DÖ­NEM: 22                         CİLT: 142       YA­SA­MA YI­LI: 5

 

 

 

TÜR­Kİ­YE BÜ­YÜK MİL­LET MEC­Lİ­Sİ

TU­TA­NAK DER­Gİ­Sİ

 

 

42’nci Bir­le­şim

24 Ara­lık 2006 Pa­zar

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                                                                                                                Say­fa    

  I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

 II. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe­ye Da­hil Da­ire­ler ve  İda­re­ler Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı (1/1252; 1/1236, 3/1139; 1/1237, 3/1140) (S.Sa­yı­sı: 1269, 1270, 1271)

A) MA­Lİ­YE BA­KAN­LI­ĞI

1.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

2.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı  2005 Ma­li Yı­lı Ke­sin­he­sa­bı

B) KA­MU İHA­LE KU­RU­MU

1.- Ka­mu İha­le Ku­ru­mu  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

C) GE­LİR İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI

1.- Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

D) ÖZEL­LEŞ­TİR­ME İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI

1.- Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

E) GE­LİR BÜT­ÇE­Sİ

III. - AÇIK­LA­MA­LAR VE  SA­TAŞ­MA­LA­RA İLİŞ­KİN KO­NUŞ­MA­LAR

1.- Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li İb­ra­him Öz­do­ğan'ın, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

2.- Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in, yap­mış ol­du­ğu ko­nuş­ma­da, ba­zı söz­le­ri­nin yan­lış an­la­şıl­dı­ğı ge­rek­çe­siy­le açık­la­ma­sı

3.- Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan'ın, Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

4.- Ma­lat­ya Mil­let­ve­ki­li Sü­ley­man Sa­rı­baş'ın, Or­du Mil­let­ve­ki­li Ce­mal Uy­sal'ın, ko­nuş­ma­sın­da, par­ti­si­ne sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

IV. - ÖNE­Rİ­LER

A) DA­NIŞ­MA KU­RU­LU ÖNE­Rİ­LE­Rİ

1.- Gün­dem­de­ki sı­ra­la­ma ile ça­lış­ma sa­at­le­ri­nin ye­ni­den dü­zen­len­me­si­ne iliş­kin Da­nış­ma Ku­ru­lu öne­ri­si

V. - SO­RU­LAR VE CE­VAP­LAR

A) YA­ZI­LI SO­RU­LAR VE CE­VAP­LA­RI

1.- Ma­lat­ya Mil­let­ve­ki­li Sü­ley­man SA­RI­BAŞ'ın, Ab­dul­lah Öca­lan'ın zi­ya­ret­çi­le­ri­ne ve sağ­la­nan im­kân­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Ada­let Ba­ka­nı Ce­mil Çİ­ÇEK'in ce­va­bı (7/18559)

2.- Ar­da­han Mil­let­ve­ki­li En­sar ÖĞÜT'ün, Ar­da­han'da İn­sa­ni Bi­lim­ler ve Ede­bi­yat Fa­kül­te­si­nin ku­rul­ma­sı için ko­nu­la­cak öde­ne­ğe iliş­kin so­ru­su ve Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal UNA­KI­TAN'ın ce­va­bı (7/18808)

3.- Or­du Mil­let­ve­ki­li İ. Sa­mi TAN­DOĞ­DU'nun, ye­ni il ku­ru­lup ku­rul­ma­ya­ca­ğı­na iliş­kin so­ru­su ve İçiş­le­ri Ba­ka­nı Ab­dül­ka­dir AK­SU'nun ce­va­bı (7/18828)

4.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Üm­met KAN­DO­ĞAN'ın, Bi­li­şim Çı­rak­lı­ğı Pro­je­si­ne iliş­kin so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı Kür­şad TÜZ­MEN'in ce­va­bı (7/18893)

5.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Fe­ri­dun Fik­ret BA­LOĞ­LU'nun, Türk iş­çi­le­rin Ka­za­kis­tan'da sal­dı­rı­ya uğ­ra­ma­sıy­la il­gi­li açık­la­ma­sı­na iliş­kin so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı Kür­şad TÜZ­MEN'in ce­va­bı (7/18895)

6.- De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Mustafa GAZALCI’nın, söz­leş­me­li öğ­ret­men­le­rin sta­tü­sü­ne iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (718981)

7.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Fe­ri­dun Fik­ret BA­LOĞ­LU'nun, An­tal­ya Öğ­ret­me­ne­vi­nin kul­la­nı­mı­na yö­ne­lik bir id­di­aya iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (718982)

8.- Ha­tay Mil­let­ve­ki­li Meh­met ERAS­LAN'ın, gö­rev­de yük­sel­me sı­na­vı­na ya­pı­lan baş­vu­ru­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK'in ce­va­bı (718984)

9.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, ida­ri kad­ro­la­ra ya­pı­lan ata­ma­la­ra iliş­kin so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı Ni­met ÇU­BUK­ÇU'nun ce­va­bı (7/19249)

10.- Bur­sa Mil­let­ve­ki­li Ke­mal DE­Mİ­REL'in, sta­tü­le­ri­ne gö­re per­so­nel sa­yı­sı­na iliş­kin so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı Ni­met ÇU­BUK­ÇU'nun ce­va­bı (7/19250)

I. - GE­ÇEN TU­TA­NAK ÖZE­Tİ

TBMM Ge­nel Ku­ru­lu sa­at 11.00'de açı­la­rak al­tı otu­rum yap­tı.

Bir ila Üçün­cü Otu­rum­lar

Türk­me­nis­tan Cum­hur­baş­ka­nı Sa­par­mu­rat Ni­ya­zov'un ce­na­ze tö­re­ni­ne ka­tıl­mak üze­re, Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Ab­dul­lah Gül baş­kan­lı­ğın­da TBMM üye­le­rin­den olu­şan he­ye­tin Türk­me­nis­tan'a ya­pa­cak­la­rı resmî zi­ya­re­te iliş­kin Baş­kan­lık tez­ke­re­si ka­bul edil­di.

2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe­li Da­ire­ler ve İda­re­ler Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı­nın (1/1252; 1/1236, 3/1139; 1/1237, 3/1140) (S. Sa­yı­sı: 1269, 1270, 1271) gö­rüş­me­le­ri­ne de­vam olu­na­rak;

Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı,

Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu,

Üni­ver­si­te­ler (53 adet),

2007 yı­lı büt­çe­le­ri ve 2005 ma­li yı­lı ke­sin­ha­sap­la­rı ile;

Yük­se­köğ­re­nim Kre­di ve Yurt­lar Ku­ru­mu Ge­nel Mü­dür­lü­ğü,

Öğ­ren­ci Seç­me ve Yer­leş­tir­me Mer­ke­zi,

Üni­ver­si­te­ler (15 adet),

2007 yı­lı büt­çe­le­ri;

Üze­rin­de bir sü­re gö­rü­şül­dü.

Or­du Mil­let­ve­ki­li Eyüp Fat­sa, Ya­lo­va Mil­let­ve­ki­li Mu­har­rem İn­ce'nin, ko­nuş­ma­sın­da, Gru­bu­na sa­taş­tı­ğı id­di­asıy­la bir açık­la­ma­da bu­lun­du.

Sa­at 17.00'de top­lan­mak üze­re, bir­le­şi­me 16.46'da ara ve­ril­di.

 

Nev­zat Pakdil

 

 

Baş­kan Ve­ki­li

 

 

 

Meh­met Daniş

Bay­ram Özçelik

 

Ça­nak­ka­le

Bur­dur

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

Dört ila Al­tın­cı Otu­rum­lar

2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe­li Da­ire­ler ve İda­re­ler Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı­nın (1/1252; 1/1236, 3/1139; 1/1237, 3/1140) (S. Sa­yı­sı: 1269, 1270, 1271) gö­rüş­me­le­ri­ne de­vam olu­na­rak;

Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı,

Yük­se­köğ­re­tim Ku­ru­lu,

Üni­ver­si­te­ler (53 Adet),

2007 yı­lı büt­çe­le­ri ve 2005 ma­li yı­lı ke­sin­ha­sap­la­rı ile;

Yük­se­köğ­re­nim Kre­di ve Yurt­lar Ku­ru­mu Ge­nel Mü­dür­lü­ğü,

Öğ­ren­ci Seç­me ve Yer­leş­tir­me Mer­ke­zi,

Üni­ver­si­te­ler (15 adet),

2007 yı­lı büt­çe­le­ri;

Ka­bul edil­di.

Alı­nan ka­rar ge­re­ğin­ce, 24 Ara­lık 2006 Pa­zar gü­nü sa­at 11.00'de top­lan­mak üze­re, bir­le­şi­me 20.18'de son ve­ril­di.

Sa­dık Yakut

 

 

Baş­kan Ve­ki­li

 

 

 

Bay­ram Özçelik

Ah­met Küçük

 

Bur­dur

Ça­nak­ka­le

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

Meh­met Da­niş

 

 

Ça­nak­ka­le

 

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

24 Ara­lık 2006 Pa­zar

Bİ­RİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 11.06

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li Nev­zat PAK­DİL

KÂTİP ÜYE­LER: Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik), Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li)

BAŞ­KAN - Say­gı­de­ğer mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 42'nci Bir­le­şi­mi'ni açı­yo­rum.

Top­lan­tı ye­ter sa­yı­sı var­dır, gö­rüş­me­le­re baş­lı­yo­ruz.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı üze­rin­de­ki gö­rüş­me­le­re de­vam ede­ce­ğiz.

Prog­ram uya­rın­ca, bu­gün, on be­şin­ci tur gö­rüş­me­le­ri­ni ya­pa­ca­ğız. On be­şin­ci tur­da, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu, Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı, Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı büt­çe­le­riy­le Ge­lir Büt­çe­si yer al­mak­ta­dır.

II. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe­ye Da­hil Da­ire­ler ve  İda­re­ler Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı (1/1252; 1/1236, 3/1139; 1/1237, 3/1140) (S.Sa­yı­sı: 1269, 1270, 1271) (x)

A) MA­Lİ­YE BA­KAN­LI­ĞI

1.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

2.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı  2005 Ma­li Yı­lı Ke­sin­he­sa­bı

B) KA­MU İHA­LE KU­RU­MU

1.- Ka­mu İha­le Ku­ru­mu  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

C) GE­LİR İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI

1.- Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

D) ÖZEL­LEŞ­TİR­ME İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI

1.- Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

E) GE­LİR BÜT­ÇE­Sİ

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

Say­gı­de­ğer mil­let­ve­kil­le­ri, tur­da yer alan büt­çe­ler­le il­gi­li ola­rak so­ru sor­mak is­te­yen mil­let­ve­kil­le­ri­nin, gö­rüş­me­le­rin bi­ti­mi­ne ka­dar so­ru­la­rı­nı so­ra­bil­me­le­ri için şif­re­le­ri­ni ya­zıp par­mak iz­le­ri­ni ta­nıt­tık­tan son­ra ek­ran­da­ki söz is­te­me bu­to­nu­na bas­ma­la­rı ge­rek­mek­te­dir. Mik­ro­fon­la­rın­da­ki kır­mı­zı ışık­la­rı ya­nıp sön­me­ye baş­la­yan mil­let­ve­kil­le­ri­nin söz ta­lep­le­ri ka­bul edil­miş ola­cak­tır.

Tur üze­rin­de gö­rüş­me­ler bit­tik­ten son­ra so­ru sa­hip­le­ri ek­ran­da­ki sı­ra­ya gö­re so­ru­la­rı­nı ye­rin­den so­ra­cak­lar­dır. So­ru sor­ma iş­le­mi on da­ki­ka içe­ri­sin­de ta­mam­la­na­cak­tır. Ce­vap ver­me iş­le­mi için de on da­ki­ka sü­re ve­ri­le­cek­tir. Ce­vap iş­le­mi on da­ki­ka­dan ön­ce bi­ti­ril­di­ği tak­dir­de, ge­ri ka­lan sü­re için sı­ra­da­ki so­ru sa­hip­le­ri­ne söz ve­ri­le­cek­tir.

Bil­gi­le­ri­ni­ze su­nu­lur.

 

(x) 1269, 1270, 1271 S. Sayılı Basmayazılar  ve Ödenek Cetvelleri  15/12/2006 tarihli 33'üncü Birleşim Tutanağına eklidir.

Şim­di, ge­lir ve fi­nans­man ile il­gi­li 2'nci mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

Ge­lir  ve fi­nans­man

MAD­DE 2- (1) Ge­lir­ler:

Bu Ka­nu­na ek­li (B) işa­ret­li cet­vel­ler­de gös­te­ril­di­ği üze­re, 5018 sa­yı­lı Ka­nu­na ek­li;

a) (I) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan ge­nel büt­çe­nin ge­lir­le­ri 184.242.515.000 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

b) (II) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan özel büt­çe­li ida­re­le­rin ge­lir­le­ri 3.263.692.290 Ye­ni Türk Li­ra­sı öz ge­lir, 9.288.386.401 Ye­ni Türk Li­ra­sı Ha­zi­ne yar­dı­mı ol­mak üze­re top­lam 12.552.078.691 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

c) (III) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan dü­zen­le­yi­ci ve de­net­le­yi­ci ku­rum­la­rın ge­lir­le­ri 1.435.179.058 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

ola­rak tah­min edil­miş­tir.

(2) Fi­nans­man:

Bu Ka­nu­na ek­li (F) işa­ret­li cet­vel­ler­de gös­te­ril­di­ği üze­re, 5018 sa­yı­lı Ka­nu­na ek­li;

a) (II) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan özel büt­çe­li ida­re­le­rin net fi­nans­ma­nı 222.734.309 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

b) (III) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan dü­zen­le­yi­ci ve de­net­le­yi­ci ku­rum­la­rın net fi­nans­ma­nı 2.000.000 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

ola­rak tah­min edil­miş­tir.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, on be­şin­ci tur­da, grup­la­rı ve şa­hıs­la­rı adı­na söz alan sa­yın üye­le­rin isim­le­ri­ni oku­yo­rum:

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu: Mus­ta­fa Öz­yü­rek, Mer­sin Mil­let­ve­ki­li; Al­gan Ha­ca­loğ­lu, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li; Oğuz Oyan, İz­mir Mil­let­ve­ki­li; Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li; Ali Ke­mal De­ve­ci­ler, Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li.

AK Par­ti Gru­bu: Ab­dul­lah Er­dem Can­ti­mur, Kü­tah­ya Mil­let­ve­ki­li; Fah­ret­tin Poy­raz, Bi­le­cik Mil­let­ve­ki­li; İl­han Al­bay­rak, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li; Şem­set­tin Mu­rat, Ela­zığ Mil­let­ve­ki­li; Gül­se­ren To­puz, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li.

Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu: Muh­sin Koç­yi­ğit, Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li; İb­ra­him Öz­do­ğan, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li.

Şa­hıs­la­rı adı­na le­hin­de: Re­cep Ga­rip, Ada­na Mil­let­ve­ki­li; Ah­met Ye­ni, Sam­sun Mil­let­ve­ki­li. Ta­bii, bu­ra­da, sa­de­ce bir ki­şi­ye söz ve­ri­le­cek­tir.

Aley­hin­de: Üm­met Kan­do­ğan, De­niz­li Mil­let­ve­ki­li.

Say­gı­de­ğer mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, bu­gün çok yo­ğun bir ça­lış­ma ola­ca­ğı için, di­ğer gün­ler­de yap­tı­ğı­mız uy­gu­la­ma­la­ra de­vam ede­ce­ğiz. Onun için, ar­ka­daş­la­rı­mın sü­re­le­ri­ni za­ma­nın­da bi­tir­me­le­ri­ni is­tir­ham edi­yo­rum. Lüt­fen, sa­de­ce bir da­ki­ka dı­şın­da ek sü­re ta­le­bin­de bu­lun­ma­sın­lar.

İlk ko­nuş­ma­cı, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na, Mer­sin Mil­let­ve­ki­li Mus­ta­fa Öz­yü­rek. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sa­yın Öz­yü­rek, bu­yu­run efen­dim.

CHP GRU­BU ADI­NA MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Baş­kan, say­gı­de­ğer mil­let­ve­kil­le­ri; Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ve şah­sım adı­na he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım.

Sa­yın Baş­ka­nın pek faz­la mü­sa­ma­ha et­me­ye­ce­ği açık­la­ma­sı­nı da dik­ka­te ala­rak, hız­lı bir şe­kil­de bel­li ko­nu­la­ra de­ğin­me­ye ça­lı­şa­ca­ğım. Ta­bii, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı büt­çe­si üze­rin­de söy­le­ne­cek çok faz­la söz var, ama on da­ki­ka­da ne­ler söy­le­ne­bi­lir di­ye şöy­le bir bak­tı­ğı­mız­da, ön­ce­lik­le bir iki ko­nu­nun al­tı­nı çiz­mek is­ti­yo­rum.

Bun­lar­dan bi­rin­ci­si: Büt­çe, he­pi­ni­zin bil­di­ği gi­bi, bir yıl­lık he­sap­la­rın gö­rül­dü­ğü ve Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin va­tan­daş­la­rı­mız adı­na ik­ti­dar­dan he­sap sor­du­ğu bir do­kü­man­dır. Onun için, biz de mu­ha­le­fet ola­rak, bu­ra­da, ik­ti­dar­dan bir an­lam­da he­sap so­ru­yo­ruz. Ya­ni, bi­zim bu­ra­da­ki ko­nuş­ma­la­rı­mı­zı va­tan­daş adı­na, mil­le­ti­miz adı­na bir he­sap sor­ma ola­rak de­ğer­len­dir­me­ni­zi ri­ca edi­yo­rum. Şim­di, ta­bii he­sap so­ru­la­bil­me­si için, he­sap­la­rın düz­gün, tu­tar­lı bir şe­kil­de or­ta­ya ko­nul­ma­sı ge­re­kir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, büt­çe­nin ya­pıl­ma­sıy­la il­gi­li ve büt­çe­nin di­ğer ko­nu­la­rıy­la il­gi­li 5018 sa­yı­lı bir Ka­nun'u, bu dö­nem­de, hep be­ra­ber çı­kar­dık. Bu Ka­nun'a gö­re, bü­tün har­ca­ma­la­rın ve ge­lir­le­rin büt­çe için­de gös­te­ril­me­si ge­re­kir; ama, ne ya­zık ki ik­ti­dar, önem­li har­ca­ma­la­rı büt­çe dı­şı­na çı­kar­mak­ta­dır ve böy­le­ce, büt­çe­ye bak­tı­ğı­mız za­man, bir yıl­lık dö­ne­mi, hem önü­müz­de­ki dö­nem ola­rak hem geç­miş dö­nem ola­rak tam ola­rak gö­re­mi­yo­ruz. Ör­ne­ğin, çı­ka­rı­lan ba­zı tor­ba ya­sa­lar­la, önem­li har­ca­ma­lar büt­çe dı­şı­na çı­ka­rıl­mak­ta­dır ve böy­le­ce, ma­li say­dam­lık bir ke­na­ra itil­mek­te­dir. Ör­ne­ğin ma­hal­li ida­re­le­re ak­ta­rı­lan pay­lar gi­der­ler için­de gös­te­ril­me­mek su­re­tiy­le, her yıl 1,3-1,5 kat­ril­yon ci­va­rın­da har­ca­ma büt­çe dı­şı­na çı­ka­rıl­mak­ta ve böy­le­ce, her ay, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız yap­tı­ğı ba­sın top­lan­tı­la­rın­da "gör­dü­nüz mü, büt­çe­miz faz­la ve­ri­yor" di­ye­bil­mek­te­dir. Oy­sa, bü­tün har­ca­ma­lar büt­çe­de yer al­mış ol­say­dı, bir faz­la­dan bah­set­mek müm­kün de­ğil­di. Büt­çe he­sap­la­rın­da gös­te­ril­me­yen har­ca­ma­la­rın ba­zı­la­rı da, ec­za­ne­le­re ve te­da­vi ku­rum­la­rı­na olan borç­lar öden­me­ye­rek, er­te­si yı­la ak­ta­rıl­mak­ta­dır. Bu, hem büt­çe tek­ni­ği açı­sın­dan önem­li so­run­lar ya­ra­tı­yor hem de dev­let­ten ala­ca­ğı olan ku­ru­luş­la­rın, ki­şi­le­rin, fir­ma­la­rın ala­cak­la­rı­nı er­te­le­miş, on­la­rı güç du­rum­da bı­rak­mış olu­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu an­lam­da mü­te­ah­hit­le­rin bü­yük meb­lağ­la­ra ula­şan ala­cak­la­rı öden­mi­yor, öden­me­mek su­re­tiy­le de büt­çe he­sap­la­rı­na gir­mi­yor.  Eğer, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı bu­ra­ya gel­di­ğin­de, öden­me­yen ve ka­mu he­sap­la­rın­da gös­te­ril­me­yen ne ka­dar ha­zi­ne bor­cu, dev­let bor­cu ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­lir­se, mem­nun olu­ruz. Ge­ne bu çer­çe­ve­de, emek­li­le­re ya­pı­lan ver­gi ia­de­si 2006 yı­lın­dan iti­ba­ren büt­çe dı­şı­na çı­ka­rıl­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu ve bu­na ben­zer pek çok uy­gu­la­may­la ma­li say­dam­lık or­ta­dan kal­dı­rıl­mak­ta­dır. Oy­sa 5018 sa­yı­lı Ka­nun'u, biz, da­ha say­dam, da­ha he­sap ve­ri­le­bi­lir, bü­tün har­ca­ma­la­rın ve ge­lir­le­rin yer al­dı­ğı bir büt­çe yap­mak için çı­kar­mış­tık.

Ge­ne Hükûme­tin çok övün­dü­ğü, üç yıl­lık büt­çe ya­pı­yo­ruz an­la­yı­şıy­la gün­de­me ge­tir­di­ği, üç yıl­lık Or­ta Va­de­li Prog­ram ve Or­ta Va­de­li Ma­li Plan ha­zır­lan­mış­tır. Ama ne ya­zık ki, bu­ra­da ön­gö­rü­len, bu­ra­da yer alan ra­kam­la­rın 2007 büt­çe­siy­le tu­tar­lı ol­ma­dı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz. 2007 yı­lı için Or­ta Va­de­li Ma­li Plan'da ön­gö­rü­len büt­çe açı­ğı 8,7 kat­ril­yon iken, 2007 yı­lı büt­çe­sin­de, gö­rüş­tü­ğü­müz büt­çe­de 16,7 kat­ril­yo­na çık­mış­tır. Ya­ni, üç yıl­lık büt­çe ya­pı­yo­ruz, ar­tık önü­mü­zü gö­rü­yo­ruz di­ye yo­la çık­tı­nız, ama da­ha baş­lar­ken, büt­çe açı­ğı gi­bi çok önem­li bir ka­le­mi yüz­de 100 ar­tır­mış olu­yor­su­nuz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Hükûme­tin, her ba­ka­nın, her ba­kan­lı­ğın büt­çe­sin­de övün­dü­ğü ve Ma­li­ye Ba­ka­nı­nın da çe­şit­li ko­nuş­ma­la­rın­da yer alan KÖY­DES ve BEL­DES har­ca­ma­la­rı var. El­bet­te biz köy­le­re hiz­met gö­tü­rül­me­sin­den ya­na­yız. O ne­den­le Köy Hiz­met­le­ri Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­nün kal­dı­rıl­ma­sı­na hep kar­şı çık­tık. Şim­di, köy­le­re da­ha ko­lay har­ca­ma yap­mak su­re­tiy­le hiz­met gö­tür­me­ye ça­lı­şı­yor Hükûmet. Hiz­met gö­tü­rül­me­si­ni tak­dir­le, te­şek­kür­le kar­şı­la­rız. Ama, bi­zim bu­ra­da üze­rin­de dur­du­ğu­muz, bu har­ca­ma­la­rın şef­faf bir şe­kil­de ya­pıl­ma­dı­ğı­dır, KÖY­DES ve BEL­DES iha­le­le­ri­nin eşe dos­ta, özel­lik­le AKP yö­ne­ti­ci­le­ri­ne keyfî bir şe­kil­de da­ğı­tıl­dı­ğı­dır. Bi­zim iti­ra­zı­mız har­ca­ma yön­te­mi­ne­dir, bi­zim iti­ra­zı­mız yol­suz­lu­ğa­dır, bi­zim iti­ra­zı­mız usul­süz­lü­ğe­dir, yok­sa hiz­met ya­pıl­ma­sı­na hiç kim­se iti­raz et­mez, biz de iti­raz et­mi­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, önem­li ko­nu­lar­dan bi­ri de AKP'nin kad­ro­laş­ma­sı­dır. Nor­mal me­mur­la­rın sı­nav­la alın­ma­sı ne­de­niy­le öy­le bir uy­gu­la­ma ge­liş­ti­ril­di ki, ge­çi­ci iş­çi­ler, söz­leş­me­li per­so­nel alın­ma­sı­na bü­yük bir ağır­lık ve­ri­li­yor ve bu­ra­da, ne ya­zık ki cid­di şe­kil­de eş dost is­tih­da­mı yo­lu­na gi­di­li­yor.

Bu çer­çe­ve­de, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı gi­bi önem­li bir ba­kan­lı­ğın, vak­tiy­le hiz­met et­mek­ten onur duy­du­ğum bir ba­kan­lı­ğın ata­ma­la­rın­da bel­li bir cid­di­ye­tin ol­ma­sı­nı he­pi­miz bek­le­riz, is­te­riz, ama ba­sı­na da yan­sı­yan bir ata­ma ha­be­ri, he­pi­mi­zi ger­çek­ten üz­müş­tür. Dört yıl­lık hiz­me­ti olan, Ba­ka­nın bir özel da­nış­ma­nı, ön­ce De­mir Çe­lik İş­let­me­le­ri Ge­nel Mü­dür­lü­ğü­ne atan­mış, da­ha son­ra ora­da ye­ter­li hiz­me­ti ol­ma­dı­ğı için alın­mış, De­niz­ci­lik İş­let­me­si­ne ge­nel mü­dür ya­pıl­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, dört yıl­lık hiz­me­ti olan, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğın­da da­ha ön­ce bir hiz­me­ti olan bir ki­şi­yi Ba­kan çok se­ve­bi­lir, Ba­kan çok tak­dir ede­bi­lir, ama keyfîlik, he­le Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğın­da keyfîlik ke­sin­lik­le ol­ma­ma­lı­dır, çün­kü Ba­sın Mü­şa­vi­ri bir açık­la­ma­sın­da "Ba­ka­nı­mı­zın tar­zı bu­dur. Ta­nı­dı­ğı, kim­ya­sı­nı bil­di­ği adam­la­rı bir ye­re ge­nel mü­dür ya­par. Ba­kan Be­yin tar­zı, ça­lış­ma üs­lu­bu bu." di­yor. Ee, şim­di, Sa­yın Baş­ba­kan da vü­cut di­lin­den an­la­yan­lar­la ça­lı­şı­yor. Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız kim­ya­sıy­la uyu­şan­dan an­lı­yor. Ee, pe­ki, nor­mal va­tan­daş­la­ra Sa­yın Ba­ka­nı­mız ve Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız­la kim­ya­sı uz­laş­ma­yan kim­se­le­re Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'nde ça­lış­ma ola­na­ğı ta­nın­ma­ya­cak mı­dır? Bun­lar doğ­ru de­ğil­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bir de me­mur­lar­la il­gi­li bir ko­nu­ya iz­ni­niz­le de­ğin­mek is­ti­yo­rum.

Şim­di, me­mur­la­ra çok önem­li ar­tış­lar ya­pıl­dı­ğı hep söy­le­ne­gel­di. Ama ra­kam­la­ra bak­tı­ğı­mız­da, bu­gün gel­di­ği­miz nok­ta­da 1999 yı­lın­da­ki dü­ze­yi bi­le tut­tu­ra­ma­dı­ğı­mı­zı söy­le­ye­bi­li­rim.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 1999 yı­lın­da net ele ge­çen fi­yat­lar­la bak­tı­ğı­mız­da, 123 pu­an­lık bir öde­me ya­pı­lı­yor­du. 2005 yı­lın­da 115 pu­an­lık öde­me ya­pı­lı­yor. Ya­ni, re­el, net ele ge­çen üc­ret­le­rin 1999 yı­lıy­la 2005, 2006'yı kı­yas­la­dı­ğı­nız­da cid­di şe­kil­de düş­tü­ğü­nü gö­rür­sü­nüz.

Şim­di, Hükûmet, işi­ne gel­di­ği za­man…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yü­rek, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (De­vam­la) - Ta­mam­lı­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

Hükûmet, işi­ne gel­di­ği za­man 2002 yı­lıy­la kı­yas­lı­yor. İşi­ne gel­di­ği za­man baş­ka yıl­lar­la kı­yas­lı­yor. Ama, kı­yas ya­pı­la­cak yıl nor­mal dö­nem­le­rin kı­yas­lan­ma­sı­dır. Çün­kü, 2002 yı­lı 2001 yı­lı kri­zi­nin et­ki­sin­de olan bir yıl­dır. 1999 yı­lı­nı, 98 yı­lı­nı al­dı­ğı­nız za­man iş­çi­le­rin, me­mur­la­rın eli­ne ge­çen üc­ret bu­gün o yıl­la­rın dü­ze­yi­ni he­nüz tut­ma­mış­tır. O ne­den­le, bu­ra­da ra­kam oyun­la­rıy­la me­se­le­ye bak­mak son de­re­ce yan­lış­tır.

Bir di­ğer önem­li nok­ta­ya da de­ğin­mek is­ti­yo­rum: Ka­mu ya­tı­rım­la­rı de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, AKP İk­ti­da­rın­da cid­di şe­kil­de düş­müş­tür. El­bet­te, enf­las­yon olan bir ül­ke­de mut­lak ra­kam ola­rak her har­ca­ma ar­tar, ama, bu­nun millî ge­li­re ora­nı­na bak­tı­ğı­nız za­man, 2002'de ka­mu ya­tı­rım­la­rı­nın millî ge­li­re ora­nı yüz­de 5,8'ken, 2006'da yüz­de 4,5'a, 2007'de de 4,6'ya düş­müş­tür.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yü­rek, te­şek­kür cüm­le­ni­zi ala­yım.

Bu­yu­run.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (De­vam­la) - Bu da gös­te­ri­yor ki, AKP İk­ti­da­rı, dur­ma­dan ver­gi alı­nan, dur­ma­dan borç ya­pı­lan, bu­na kar­şı­lık ya­tı­rım ya­pıl­ma­yan, ca­ri har­ca­ma­lar­la gün­le­rin ge­çi­ril­di­ği, say­dam­lık­tan uzak bir büt­çe­nin gö­rü­şül­dü­ğü bir dö­nem ol­muş­tur.

He­pi­ni­ze say­gı­lar su­na­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

İkin­ci ko­nuş­ma­cı, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Al­gan Ha­ca­loğ­lu.

Sa­yın Ha­ca­loğ­lu, bu­yu­run. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­da­şı­mın bı­rak­tı­ğı yer­den de­vam et­mek is­ti­yo­rum.

Sa­yın Ba­kan, AKP İk­ti­da­rı ola­rak, son dört yıl­da, her ka­de­me­de yol­suz­luk­lar­la, çı­kar ve iha­le lo­bi­le­riy­le ku­şa­tıl­dı­nız. Özel­leş­tir­me vur­gun­la­rı­na ku­cak aç­tı­nız. İş­siz­li­ği bu­na­lım nok­ta­la­rı­na ta­şı­dı­nız. İş­çi, me­mur ve emek­li­le­ri, sü­rün­me üc­ret­le­ri­ne mahkûm et­ti­niz. Ta­rı­mı çö­kert­ti­niz, üre­ti­mi, re­el sek­tö­rü, es­naf ve sa­natkârla­rı, KO­Bİ'le­ri dış­la­dı­nız. Yok­sul­luk ve eşit­siz­lik­le­ri de­rin­leş­tir­di­niz, sos­yal dev­le­ti ge­ri­let­ti­niz. IMF'ye, kent ve fa­iz rant­la­rın­dan bes­le­nen­le­re âde­ta tes­lim ol­du­nuz. Bu po­li­ti­ka­la­rı­nız­la, yurt­taş­la­rı­mı­zı âde­ta iki­ye böl­dü­nüz; bir yan­da bir avuç zen­gin mut­lu azın­lık, di­ğer yan­da gi­de­rek sa­yı­sı da­ha da ka­ba­ran bir yok­sul, mut­suz ço­ğun­luk ya­rat­tı­nız. Ül­ke­mi­zin eko­no­mi­si­nin te­mel is­tik­rar un­su­ru olan or­ta sı­nı­fı ise âde­ta sil­di­niz, erit­ti­niz, tü­ket­ti­niz. Bu­nun so­nuç­la­rı ola­rak bu­gün 20 mil­yon yurt­ta­şı­mız yok­sul­luk sı­nı­rı al­tın­da ya­şa­ma tu­tun­ma­ya ça­lı­şır­ken 1 mil­yon yurt­ta­şı­mız ise aç­lık sı­nır­la­rı al­tın­da yok ol­ma­ma sa­va­şı ver­mek­te­dir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; Sa­yın Baş­ba­kan ge­çen­ler­de "Sa­tın al­ma gü­cü­nüz düş­tüy­se par­ti­me sa­kın oy ver­me­yin." di­ye âde­ta si­ya­si bir şov yap­ma­ya kalk­tı. De­ğer­li AKP'li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, dört yıl­lık ik­ti­da­rı­nız­da, eko­no­mi bü­yür­ken bun­dan sa­de­ce ran­ti­ye­ci ve var­lık­lı ke­sim­ler, üret­me­den pa­ra­dan pa­ra ka­za­nan­lar, yük­sek re­el fa­iz ve dü­şük kur po­li­ti­ka­la­rı ile bes­le­nen­ler ya­rar­lan­dı. Bu­na kar­şın, iş­çi­ler, çift­çi­ler, me­mur ve emek­li­ler her ge­çen gün da­ha çok yok­sul­laş­tı­lar. Sağ­la­nan eko­no­mik bü­yü­me is­tih­da­ma ve hal­kın re­fa­hı­na yan­sı­ma­dı, iş­siz­li­ğe ça­re ol­ma­dı.

Sa­yın Baş­ba­ka­na bu­ra­dan ses­len­mek is­ti­yo­rum, ken­di­si­ne ha­tır­lat­mak is­ti­yo­rum: Dört yıl­lık ik­ti­da­rı­nız­da üc­ret­li­le­rin millî ge­lir­den al­dı­ğı pay art­ma­dı, ak­si­ne, yüz­de 2,6 pu­an ge­ri­le­di. İk­ti­da­rı­nız­dan ön­ce­ki dört yıl­lık dö­nem­de üc­ret­li­le­rin millî ge­lir­den al­dı­ğı pay yıl­da or­ta­la­ma yüz­de 28,6 iken, ik­ti­dar ol­du­ğu­nuz dört yıl­lık dö­nem­de yıl­lık or­ta­la­ma yüz­de 26'ya ge­ri­le­di. Di­ğer yan­dan, İs­ta­tis­tik Ens­ti­tü­sü­nün, TÜ­İK'in resmî ra­kam­la­rı­na gö­re ima­lat sa­na­yi­si iş­çi­le­ri­nin üc­re­ti sa­bit fi­yat­lar­la 1997 yı­lın­da 100 iken, -ka­mu ke­si­min­de- 2002 yı­lın­da 123,3'e çık­tı. Si­zin ik­ti­da­rı­nız­da ise ar­tış dur­du ve 2006'da 122,2'ye ge­ri­le­di. Ke­za, özel ke­sim­de yok­sul­laş­ma da­ha da de­rin­leş­ti, de­rin ol­du. Özel sek­tör ima­lat sa­na­yi­si iş­çi­le­ri­nin üc­re­ti, sa­bit fi­yat­lar­la, 1997 yı­lın­da 100 iken, ik­ti­da­rı­nız ön­ce­si dört yıl­lık dö­nem­de, ya­ni, 1999-2002 dö­ne­min­de or­ta­la­ma 95,5'a, si­zin dö­ne­mi­niz­de, ya­ni 2003-2006 dö­ne­min­de ise 84,4'e bü­yü­dü.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu mu­dur top­lu­mun ezi­len ke­sim­le­rin, emek­çi­le­rin re­fah­tan pay al­ma­sı? Ya­ni, bu­nun tek bir ya­nı­tı var. IMF'nin eme­ği bas­tı­ran, eme­ğin üze­ri­ne, emek ge­lir­le­ri­ni kıs­ma­ya yö­ne­lik po­li­ti­ka­la­rı da­ya­tan emek­çi­ler öde­di bu dö­nem­de uy­gu­la­nan po­li­ti­ka­la­rın, IMF ile im­za­la­dı­ğı­nız ni­yet mek­tup­la­rı­nın... Dört yıl­lık ik­ti­dar dö­ne­min­de emek­çi­le­rin yok­sul­laş­tı­ğı­nı, emek sö­mü­rü­sü­nün da­ha da de­rin­leş­ti­ği­ni or­ta­ya ko­yan bu tab­lo­yu, ben­ce, Sa­yın Baş­ba­kan çok de­rin­den in­ce­le­me­li, on­dan son­ra ko­nuş­ma­lı­dır.

Bu tab­lo, esa­sın­da, bü­yük ser­ma­ye­nin ne­den si­zin ik­ti­da­rı­nız­dan mem­nun ol­du­ğu­nu; hal­kı­mı­zı inim inim in­le­ten, ulu­sal çı­kar­la­rı­mı­za sır­tı­nı dö­nen ik­ti­da­rı­nız­dan hal­kı­mı­zın kur­tul­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak, er­ken se­çi­me bü­yük ser­ma­ye­nin ne­den kar­şı çık­tı­ğı­nı çok açık bir şe­kil­de or­ta­ya koy­mak­ta­dır de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, iş­siz­lik, bu­gün top­lu­mu­mu­zun en önem­li so­ru­nu­dur. İk­ti­da­rı­nız­da iş­siz­ler or­du­su yıl­da or­ta­la­ma 500 bin, dört yıl­da ise top­lam 2 mil­yon ki­şi art­tı. İk­ti­da­rı­nı­zın ilk gü­nün­den be­ri iş­siz­lik ra­kam­la­rı­nı çar­pıt­mak­ta­sı­nız. Za­ma­nım ol­ma­dı­ğı için ay­rın­tı­la­ra in­mi­yo­rum. Fa­kat, bu­gün, ül­ke­miz­de iş­ba­şı yap­ma­ya ha­zır olup da iş ara­ma­yan­lar da dâhil edil­di­ği za­man, en son iki gün ev­vel ya­yın­la­nan ra­kam­la­ra gö­re ül­ke­miz­de ge­nel­de iş­siz­lik ora­nı yüz­de 16,2; top­lam iş­siz sa­yı­sı ise 4 mil­yon 460 bin­dir. Genç­ler ara­sın­da­ki iş­siz­lik ora­nı Tür­ki­ye ge­ne­lin­de bu­nun as­ga­ri 2 ka­tı. Di­yar­ba­kır, Bit­lis, Muş, Bay­burt, Kas­ta­mo­nu'da­ki genç­ler ara­sın­da iş­siz­lik ora­nı ise yüz­de 50'ye ya­kın­dır. Bu iş­siz­lik oran­la­rı, sa­de­ce ge­liş­miş ül­ke­le­rin de­ğil, tüm ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler ara­sın­da da re­kor ra­kam­lar­dır.

İş­siz­li­ğin bu ka­dar yay­gın ve yük­sek ol­du­ğu bir ül­ke­de hu­zur­dan, ge­le­ce­ğe umut­la bak­mak­tan, re­fah­tan söz ede­bil­mek müm­kün mü? Ama, ne­den­se, Sa­yın Baş­ba­kan söz ede­bi­li­yor. Ne­oli­be­ral iç ve dış des­tek­li ta­ri­kat­lar da­ya­nış­ma­sıy­la bu­gü­ne ka­dar sür­dür­dü­ğü ik­ti­da­rı­nı, bun­dan son­ra da boş laf­lar­la, kan­dır­ma­cay­la yü­rü­te­bi­le­ce­ği­ni zan­ne­di­yor.

Yağ­ma yok Sa­yın Baş­ba­kan, tes­ti­yi kır­dı­nız, yü­kü­nü­zü al­dı­nız, ya çe­kip gi­di­niz ya da er­ken se­çim ka­ra­rı alı­nız; hal­kı­mı­zı ve la­ik, de­mok­ra­tik cum­hu­ri­ye­ti­mi­zi ra­hat­la­tı­nız. Ak­si hâlde, baş­ta genç­le­ri­miz ve emek­çi­le­ri­miz ol­mak üze­re, ez­di­ği­niz, umut­la­rı­nı tü­ket­ti­ği­niz, üret­me, iş kur­ma, ya­tı­rım yap­ma şevk­le­ri­ni kır­dı­ğı­nız tüm in­san­la­rı­mız, si­zi hay­ret­le ve ib­ret­le iz­le­mek­te olan cum­hu­ri­yet ka­dın­la­rı­mız, ya­ni Ana­do­lu ka­dın­la­rı­mız, bu­nun he­sa­bı­nı siz­den san­dık­ta el­bet so­ra­cak­tır.

İB­RA­HİM KÖŞ­DE­RE (Ça­nak­ka­le) - Büt­çe mi ko­nu­şu­yo­ruz…

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, 2007 yı­lı büt­çe­si kü­çük bir büt­çe­dir. Bu büt­çe, Tür­ki­ye'nin be­de­ni­ne dar olan bir büt­çe­dir. Bu büt­çe, ül­ke­mi­zin ya­ra­la­rı­nı sar­mak için, ül­ke­mi­zin eko­no­mi­si­ni düz­lü­ğe ta­şı­mak için, ya­rın­la­rın çağ­daş sos­yo­eko­no­mik alt­ya­pı­sı­nı kur­mak için, sos­yal dev­let so­rum­lu­luk­la­rı­nı ye­ri­ne ge­ti­re­bil­mek için ye­ter­siz bü­yük­lük­te olan bir büt­çe­dir. 2007 yı­lı büt­çe­si, hal­ka hiz­met an­la­yı­şı kı­sır olan, sos­yal dev­le­ti ge­ri­le­ten bir büt­çe­dir. 2007 yı­lı büt­çe­si, bun­dan ev­vel­ki dört büt­çe­niz­de ol­du­ğu gi­bi, ön­ce­lik­le hal­kı­mı­zı mem­nun et­mek için de­ğil, IMF'yi mem­nun et­mek için dü­zen­len­miş, be­lir­li iç ve dış odak­la­rın bek­len­ti­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me he­def­le­ri­ne ki­lit­len­miş bir büt­çe­dir.

İk­ti­da­rı­nız­da, top­lam dev­let har­ca­ma­la­rı kü­çül­müş­tür, ya­ni, büt­çe kav­ra­mı, en ge­niş ta­nı­mıy­la, kü­çül­müş­tür. Dev­let har­ca­ma­la­rı­nın gay­ri­sa­fi yurt içi ha­sı­la­ya ora­nı 2002 yı­lın­da, tüm har­ca­ma­lar dâhil edil­di­ği za­man, yüz­de 53,5 idi, 2007 büt­çe­sin­de ise yüz­de 46,9'dur. Oy­sa, bu oran, Fran­sa'da yüz­de 52,8; İs­veç'te yüz­de 56,5; Da­ni­mar­ka'da yüz­de 53'tür. Üs­te­lik bu ül­ke­ler Tür­ki­ye gi­bi ağır fa­iz yü­kü al­tın­da de­ğil­ler­dir.

MU­HAR­REM KARS­LI (İs­tan­bul) - Ora­lar­da enf­las­yon­la mü­ca­de­le var mı?

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım…

MU­HAR­REM KARS­LI (İs­tan­bul) - Enf­las­yon­la mü­ca­de­le…

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (De­vam­la) - Ora­lar­da yol­suz­luk da yok.

BAŞ­KAN - Sa­yın Kars­lı, lüt­fen…

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (De­vam­la) - Ali Di­bo­lar da yok ora­lar­da.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, CHP ola­rak he­de­fi­miz ve po­li­ti­ka­mız da­ha çok ya­tı­rım, da­ha çok ka­mu­sal hiz­met­tir. Da­ha çok ka­mu ya­tı­rı­mı ya­pıl­ma­dan, da­ha çok ka­mu ke­si­mi sa­bit ser­ma­ye ya­tı­rım­la­rı için ge­rek­li eko­no­mik ko­şul­lar ya­ra­tıl­ma­dan, bu­nun için ge­rek­li si­ya­si ira­de or­ta­ya ko­nul­ma­dan, 21'in­ci yüz­yı­lın ile­ri ki­lit sek­tör­le­rin­de tek­no­lo­jik ya­pı­lan­ma­da atı­lım sağ­la­na­maz, çağ­daş, sos­yo­eko­no­mik alt­ya­pı ku­ru­la­maz, ül­ke­mi­zin kal­kın­ma­da ge­ri kal­mış yö­re­le­ri aya­ğa kal­dı­rı­la­maz. Bu amaç­la, bu ne­den­le, her yıl gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­nın yüz­de 6'sı ora­nın­da bir kay­na­ğın, bir ka­mu kay­na­ğı­nın eko­no­mik ve sos­yal ve kent­sel alt­ya­pı ve çev­re ya­tı­rım­la­rı ve tek­no­lo­jik ya­pı­lan­ma ama­cıy­la…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ha­ca­loğ­lu, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (De­vam­la) - …ya­tı­rım­la­ra, bu yö­ne tah­sis edil­me­si ge­rek­li­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, son dört yıl­dır Ali Di­bo­lar, vur­gun­cu­lar, kap­kaç­çı­lar, üçkâğıt­çı­lar, çı­kar amaç­lı ör­güt­ler ve ta­ri­kat­lar ül­ke­si­ne dö­nüş­tük. Dört yıl­dır ka­mu iha­le­le­rin­de bir vur­gun rüzgârı es­mek­te. Bir bö­lüm AKP'li­ler ile mü­te­ah­hit­le­rin Ali Di­bo­lar ola­rak ta­nım­la­nan vur­gun iş bir­li­ği dal­ga dal­ga ül­ke­mi­ze ya­yıl­mak­ta­dır.

Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan ge­çen haf­ta bu kür­sü­de bir ga­ze­te gös­ter­di, "İş­te Ali Di­bo." de­di. An­cak bel­li ki bu söz­le­riy­le Tay­yip Bey, Ali Di­bo yok di­ye­mi­yor, ak­si­ne, bir an­lam­da Ali Di­bo­la­rı ik­rar edi­yor, ka­bul edi­yor.

MEH­MET EMİN TU­TAN (Bur­sa) - Evet, siz­de ol­du­ğu gi­bi.

FAH­Rİ KES­KİN (Es­ki­şe­hir) - Mec­lis­te var.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, za­ma­nım  bit­ti. An­cak er geç, ik­ti­da­rı­mız­da, Ka­sım 2007'de do­ku­nul­maz­lık­la­rın kal­dı­rıl­ma­sı­nın sö­zü­nü bir kez da­ha bu­ra­dan ben ve­ri­yo­rum.

He­pi­ni­ze say­gı­la­rı­mı su­na­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

İB­RA­HİM KÖŞ­DE­RE (Ça­nak­ka­le) - Bir da­ha bu­ra­da ol­ma­ya­cak­sı­nız ki.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na üçün­cü ko­nuş­ma­cı, İz­mir Mil­let­ve­ki­li Oğuz Oyan.

Bu­yu­run Sa­yın Oyan. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA OĞUZ OYAN (İz­mir) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Efen­dim, Ge­lir İda­re­si büt­çe­si­ni gö­rü­şü­yo­ruz. Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­mı­zın per­for­man­sı­nı herhâlde önü­müz­de­ki yıl da­ha iyi de­ğer­len­di­re­ce­ğiz, ama bu yıl­dan ba­zı de­ğer­len­dir­me­ler yap­ma imkânı­mız var.

Şim­di, ilk ön­ce, bir ke­re şu­na ba­ka­lım: Tür­ki­ye'de bir büt­çe ha­zır­la­nı­yor, bu büt­çe hal­kın han­gi ih­ti­yaç­la­rı­na ya­nıt ve­ri­yor? Bi­rin­ci ba­ka­ca­ğı­mız şey bu. Ya­ni, biz bu büt­çe­ler­le ger­çek­ten top­lu­mun ih­ti­yaç­la­rı­na ce­vap ve­re­bi­le­cek du­rum­da mı­yız? Top­lu­mun ih­ti­ya­cı ne, büt­çe­nin sun­du­ğu ne? Bak­ma­mız ge­re­ken bi­rin­ci pen­ce­re bu­dur. Bu­ra­dan  bak­tı­ğı­mız za­man gö­rü­yo­ruz ki, bu büt­çe­le­rin, IMF büt­çe­si ol­ma­ya de­vam eden bu büt­çe­le­rin hal­kın ta­lep­le­riy­le ör­tüş­me­si müm­kün de­ğil­dir. Bu­ra­da, be­şin­ci yıl­dır, be­şin­ci kez­dir IMF büt­çe­le­ri gö­rü­şü­yo­ruz. Bun­lar Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'nin ih­ti­yaç­la­rı­na gö­re ha­zır­lan­mış büt­çe­ler de­ğil­ler­dir.

Tür­ki­ye, AKP İk­ti­da­rın­da, ge­çi­ci büt­çe­yi de ilk sa­yar­sak al­tın­cı IMF büt­çe­si­ni gö­rü­şü­yor, ilk üç ay­lık büt­çe­yi de sa­yar­sak. Pe­ki…

MU­HAR­REM KARS­LI (İs­tan­bul) - On be­şin­ci …

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - Efen­dim?

MU­HAR­REM KARS­LI (İs­tan­bul) - On be­şin­ci, yir­mi be­şin­ci IMF büt­çe­si olu­yor, be­şin­ci fi­lan de­ğil.

BAŞ­KAN - Sa­yın Kars­lı, lüt­fen…

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - Ha, ta­mam, biz dö­ne­mi­niz­de­ki sı­ra­yı sa­yı­yo­ruz.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, kar­şı­lık­lı ko­nuş­ma­ya­lım.

MU­HAR­REM KARS­LI (İs­tan­bul) - En az yir­mi be­şin­ci büt­çe.

BAŞ­KAN - Sa­yın Kars­lı, lüt­fen efen­dim.

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - Ya­ni, bu­nun­la if­ti­har edi­yor­sa­nız onu da söy­le­ye­yim, IMF  büt­çe­le­ri si­zin­le baş­la­ma­dı, çok ho­şu­nu­za gi­de­cek­se onu söy­le­ye­yim. Siz­den ön­ce baş­la­dı.

MU­HAR­REM KARS­LI (İs­tan­bul) - Ta­bii.

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - Siz­den ön­ce baş­la­dı, 98 yı­lın­da…

MEH­MET EMİN TU­TAN (Bur­sa) - Siz de var­dı­nız.

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - Biz yok­tuk ta­bii. Lüt­fen…

MU­SA SI­VA­CI­OĞ­LU (Kas­ta­mo­nu) - Sa­yın Ke­mal Der­viş var­dı.

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - Lüt­fen, siz sı­ra­nız ge­lin­ce ko­nu­şun.

98 yı­lın­da ya­kın­dan iz­le­me an­laş­ma­sıy­la IMF'yle iliş­ki­ler baş­la­mış­tır. Siz ik­ti­da­ra gel­di­ği­niz­de bun­lar 2004 yı­lın­da bi­te­cek idi, bu­nu 2008 yı­lı­na uzat­ma ba­şa­rı­sı­nı gös­ter­di­niz, si­zi kut­lu­yo­rum.

Tür­ki­ye 2000 yı­lın­dan iti­ba­ren IMF cen­de­re­si için­de büt­çe­ler yap­mak­ta­dır. Bu büt­çe­ler­de ka­mu ya­tı­rı­mı yok­tur, en çok kı­sıt­la­nan ka­lem ka­mu ya­tı­rı­mı­dır.

Bu büt­çe­ler­de ta­rı­ma des­tek yok­tur. Ba­kı­nız, bir ya­sa çı­kar­dı­nız, de­di­niz ki bu ya­sa­da ge­çen se­ne: "Ta­rı­ma des­tek yüz­de 1'in al­tı­na ol­ma­ya­cak." Ya­ni, gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la yüz­de 1'in al­tı­na bir ta­rım­sal des­tek ol­ma­ya­cak di­ye ken­di ken­di­ni­zi de bağ­la­yan bir dü­zen­le­me çı­kar­dı­nız. Pe­ki ne gö­rü­yo­ruz? Dev­ri ik­ti­da­rı­nız­da ta­rı­ma olan des­tek­ler millî ge­li­rin or­ta­la­ma bin­de 7,5'u, ya­ni, yüz­de 0,75'i; ya­ni, yüz­de 1 ol­ma­mış­tır. Ha­zır­la­dı­ğı­nız 2007 büt­çe­sin­de yüz­de 1'i ge­ne tut­tu­ra­mı­yor­su­nuz ken­di ya­sa hük­mü­nü­ze rağ­men, yüz­de 0,83'te­si­niz. Ya­ni, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, yüz­de 1'i ya­sa hük­mü hâli­ne ge­ti­ri­yor­su­nuz, ken­di çı­kar­dı­ğı­nız ya­sa si­ze dar ge­li­yor, gi­re­mi­yor­su­nuz içi­ne. Böy­le­si­ne bir an­la­yış­la bir ül­ke yö­ne­ti­le­bi­lir mi?

"Fa­iz­le­ri azal­tı­yo­ruz" de­di­niz. Ge­çen yı­lın, ya­ni bu için­de bu­lun­du­ğu­muz yı­lın bir­ta­kım uy­gun ko­şul­la­rıy­la bel­li bir nok­ta­ya ge­lin­di, fa­kat, ma­yıs ve ha­zi­ran­dan son­ra­ki o dış dün­ya­da olan kü­çük dal­ga­lan­ma­nın biz­de tsu­na­mi gi­bi bir kriz et­ki­si ya­rat­ma­sıy­la hâlâ Ha­zi­ne şu an or­ta­la­ma yüz­de 22-23'ler­den borç­la­nı­yor. Ya­ni, ni­san ayın­da biz yüz­de 14 ile borç­la­nır­ken, Ha­zi­ne borç­la­nır­ken, şim­di bu­nun yüz­de 50-55 faz­la­sıy­la yüz­de 22-23'ten borç­la­nı­yor. No­mi­nal fa­iz bun­lar. Re­el fa­iz ola­rak bak­tı­ğı­mız­da çok yük­sek re­el fa­iz­ler var. Şu an­ki borç­lan­ma­la­rın, şu an, bu yı­lın son ay­la­rın­da­ki borç­lan­ma­la­rın, önü­müz­de­ki yı­lın enf­las­yon bek­len­ti­le­ri­ne gö­re bak­tı­ğı­nız­da yüz­de 17'lik re­el fa­iz­ler­le borç­la­nı­yor­su­nuz. Yüz­de 17 re­el, ya­ni, enf­las­yon et­ki­sin­den arın­dı­rıl­mış yüz­de 17'lik re­el fa­iz­ler­le borç­la­nı­yor­su­nuz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Tür­ki­ye'yi yıl­lar­dır IMF büt­çe­le­riy­le sık­tı­nız ve de­di­niz ki: "Biz bu­nun­la fa­iz­le­ri dü­şü­re­ce­ğiz, enf­las­yo­nu dü­şü­re­ce­ğiz." Pe­ki, ne ol­du? Ni­san ayın­da enf­las­yon bel­li bir nok­ta­day­ken, yüz­de 7'ler­dey­ken, bir­den­bi­re bu­nu yüz­de 10'la­ra ge­tir­di­niz. Ni­san ayın­da fa­iz­ler yüz­de 14 iken, yüz­de 22-23'le­re ge­tir­di­niz. Ya­ni, şim­di, so­ru­yo­rum: Bu büt­çey­le, eğer bu büt­çe­ler­le, enf­las­yon, sı­kı ma­li po­li­ti­ka enf­las­yo­nu dü­şü­re­cek­ti ise ni­ye düş­mü­yor? Bu büt­çe­ler­le da­ha dü­şük fa­iz­ler ve da­ha az fa­iz öde­ne­ği büt­çe­le­re ko­na­cak­sa ni­ye bu ger­çek­leş­mi­yor? İlk kez bu yıl, yıl­lar­dır bu cen­de­re için­de fa­iz­ler azal­mış­tı büt­çe­de ve şim­di ilk kez, be­şin­ci yı­lı­nız­da, fa­iz­le­rin tek­rar art­tı­ğı bir dö­ne­me gi­ri­yo­ruz, hem no­mi­nal ola­rak hem nis­pi ola­rak, oran­sal ola­rak. Ya­ni, si­zin büt­çe­niz­de, 46 kat­ril­yon­luk fa­iz öde­ne­ği, bu yıl, 2006 için, 2007'de 53 kat­ril­yon ola­rak açık­la­nı­yor. Üs­te­lik de 2007 için yüz­de 18-19 no­mi­nal fa­iz­ler­le borç­la­na­ca­ğı­nız he­sa­bıy­la. Eğer bu he­sap tut­maz da şu an­ki trend sü­rer, ya­ni, yüz­de 22-23 tren­di sü­rer­se, si­zin fa­iz he­sa­bı­nız, 2007'de 60 kat­ril­yo­nu bu­la­cak­tır. Şim­di, siz, bu büt­çey­le na­sıl if­ti­har edi­yor­su­nuz? Na­sıl böy­le bir büt­çe­yi, çok faz­la sı­kın­tı duy­ma­dan, sı­kıl­ma­dan di­ye­yim is­ter­se­niz, bu­ra­ya ge­ti­rip sa­vu­na­bi­li­yor­su­nuz?

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kı­nız, bu büt­çe­de, ya­tı­rım ge­ne en az pay alan ka­lem­ler­den bi­ri. Tür­ki­ye'nin… Bir ma­ki­ne na­sıl yağ ol­ma­dan ça­lış­maz, na­sıl bi­sik­let pe­da­lı dön­dür­me­den git­mez­se, bir ül­ke de, bir şir­ket gi­bi, ya­tı­rım ol­ma­dan ha­yat bu­la­maz, ken­di­ni ge­liş­ti­re­mez. Siz, Tür­ki­ye'de, bir oto­yol, bir ko­nut dı­şın­da san­ki baş­ka ya­tı­rım ta­le­bi yok­muş gi­bi, bü­tün ya­tı­rım­la­rı dur­du­rup, gö­rü­nür, hal­kın gö­zü­ne so­ka­bi­le­ce­ği­niz bir iki şe­yi öne çı­kar­dı­nız. Onun dı­şın­da­ki bü­tün ya­tı­rım­la­rı dur­du­ru­yor­su­nuz. Böy­le, ül­ke yö­ne­til­mez. Eğer IMF'ye ema­net edi­yor­sa­nız ül­ke­yi, bu ül­ke­yi IMF'nin prog­ra­mıy­la yö­ne­te­cek­se­niz, siz ni­ye se­çi­li­yor­su­nuz ve ik­ti­da­ra ta­lip olu­yor­su­nuz? Bu­nu sor­mak hak­kı­mız­dır. Eğer Tür­ki­ye IMF ta­ra­fın­dan, Was­hing­ton üze­rin­den yö­ne­ti­le­cek­se, An­ka­ra Hükûme­ti­nin işi ne­dir de­ğer­li ar­ka­daş­lar, işi ne­dir?

Şim­di, do­la­yı­sıy­la, bu­ra­da, bir büt­çe­nin ge­lir ve gi­der ra­kam­la­rı­na bak­tı­ğı­mız za­man, bu­ra­da, bu büt­çe­nin 2006 yı­lı büt­çe­si­ne kı­yas­la 4 kat faz­la açık ve­ren büt­çe ol­du­ğu­nu gö­rü­yo­ruz. Ya­ni, açık­la­rı azalt­tık di­ye se­vin­di­ği­niz 2006 yı­lın­da 4 kat­ril­yo­na dü­şür­dük di­yor­su­nuz. Şim­di, 16 kat­ril­yon kü­sur­luk açık ilan ede­rek bir büt­çe önü­mü­ze ge­ti­ri­yor­su­nuz. Ya­ni, her ba­kı­mın­dan, dört yı­lın, be­şin­ci yı­lın­da ba­şa­rı­sız­lı­ğın tes­ci­li­ni ya­pı­yor­su­nuz; bu ba­şa­rı­sız­lı­ğın, bu po­li­ti­ka­la­rın ye­ni­den çök­me­si­nin, 2001'de çök­müş­tü, si­zin eli­niz­de bir kez da­ha çök­me­si­nin tes­cil edil­me­si­dir.

Ge­lir büt­çe­si­ne bak­tı­ğı­mız za­man, 188 kat­ril­yon­luk ge­li­rin, iş­te, 184 ge­nel büt­çe ge­lir­le­ri, bu­nun 158 kat­ril­yo­nu­nun da ver­gi ge­lir­le­ri ol­du­ğu­nu gö­rü­yo­ruz. Bu­ra­da ver­gi ge­li­rin­de cid­di bir ar­tış ola­ca­ğı he­sa­bı var. Üs­te­lik de, özel­lik­le ge­lir ver­gi­sin­de yüz­de 27'lik bir ar­tış ön­gö­rü­yor­su­nuz. Bu­nu na­sıl ya­pa­cak­sı­nız, so­ru­yo­ruz. Ya­ni, bu­nun ar­ka­sın­da, yurt­ta­şa, va­tan­da­şa han­gi ye­ni ver­gi yük­le­ri ge­li­yor? Do­lay­lı ver­gi­ler­de han­gi yük­ler ge­li­yor? Ba­kı­nız, 2006 yı­lı büt­çe­sin­de si­zin büt­çe açı­ğı­nı­zın düş­me­sin­de iki önem­li ne­den var­dı: Bun­lar­dan bir ta­ne­si Tür­ki­ye'de­ki bü­yü­me ve it­ha­lat tem­po­su; it­ha­la­tın da bü­yü­me­si do­la­yı­sıy­la tah­sil et­ti­ği­niz ver­gi­ler bek­le­di­ği­ni­zin üze­rin­de ol­du, özel­lik­le it­ha­lat üze­rin­den. İkin­ci­si, büt­çe­de ver­gi dı­şı bir­ta­kım ge­lir­ler bek­len­ti­nin dı­şın­da ol­du; ge­rek Te­le­kom­dan na­kit gi­riş­le­ri ge­rek­se de GSM sa­tış­la­rın­dan, özel­leş­tir­me gi­riş­le­ri ne­de­niy­le. Bu iki ne­den­le 13 mil­yar ye­ni Türk li­ra­sı ci­va­rın­da bir açık bek­len­ti­si 4 mil­yar ye­ni Türk li­ra­sı do­la­yı­na düş­tü. Ama, şim­di, bu­na se­vi­ne­bi­lir mi­yiz? Bun­lar bir ke­re­lik ge­lir ar­tış­la­rı. Bun­dan son­ra ne ola­cak? 2007'de va­tan­da­şa ön­gör­dü­ğü­nüz da­ha iyi bir ver­gi po­li­ti­ka­sı de­ğil. Ya­ni, Tür­ki­ye'de eğer ver­gi­ler it­ha­lat art­tı­ğı için ar­tı­yor­sa, ben so­ru­yo­rum, Ge­lir İda­re­si Baş­ka­nı­nın bun­da ba­şa­rı­sı ne­re­de? Eğer, Tür­ki­ye'de do­lay­lı ver­gi­ler yüz­de 70'le­re ulaş­mış­sa, ya­ni şir­ket­ler bir an­lam­da mül­te­zim gi­bi ver­gi top­lar du­ru­ma gel­miş­se, di­ğer yüz­de 30'luk doğ­ru­dan ge­lir­le­rin de önem­li bö­lü­mü za­ten ge­ne şir­ket­ler üze­rin­den ge­li­yor, ya­ni doğ­ru­dan be­yan­na­me üze­rin­den eli­ni­ze geç­mi­yor­sa, doğ­ru­dan be­yan­na­mey­le tah­sil et­tik­le­ri­niz yüz­de 5'in al­tı­na düş­müş­se, so­ru­yo­rum, bu Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın Tür­ki­ye'de düz­gün bir ver­gi ve ge­lir po­li­ti­ka­sı uy­gu­la­mak açı­sın­dan kat­kı­la­rı ne­re­de­dir? Ya­ni, eğer ül­ke böy­le yö­ne­ti­le­cek ise, ha­ni da­ha ön­ce söy­len­di­ği gi­bi, Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­na ne ge­rek var­dır?

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Tür­ki­ye'de çok cid­di bir ver­gi ada­let­siz­li­ği var­dır. Bu ver­gi ada­let­siz­li­ği­ni ar­tı­ran uy­gu­la­ma­lar ya­pıl­mak­ta­dır; çün­kü, tü­ke­tim üze­rin­den alı­nan ver­gi­ler, evi­ne tüp alan va­tan­da­şı, bak­kal­dan cik­let alan, gof­ret alan ço­cu­ğu ver­gi­len­dir­mek­te­dir. Gü­cü­nüz ye­ti­yor­sa, her­ke­si ma­li gü­cü­ne gö­re ver­gi­len­di­rin. Gü­cü­nüz ye­ti­yor­sa, öde­me gü­cü olan­lar­dan, ar­tan oran­lı ge­lir ver­gi­si­ni al­ma­ya gay­ret edin. Ku­rum­lar ver­gi­sin­de ye­ni bir oran in­di­ri­mi yap­tı­nız; bu­nun mat­ra­hı ge­niş­le­te­ce­ği var­sa­yı­lı­yor­du. Pe­ki, ge­liş­tir­di mi? Ba­kı­yor­su­nuz, ku­rum­lar ver­gi­sin­de önem­li aza­lış­lar gün­de­me ge­li­yor.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Oyan, bu­yu­run, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

OĞUZ OYAN (De­vam­la) - De­mek ki, bu­ra­da da bir önem­li ba­şa­rı­sız­lık söz ko­nu­su. Ya­ni, do­lay­lı de­di­ği­miz, tü­ke­tim üze­rin­den alı­nan ve en gay­ri­adil ver­gi tü­rü olan ver­gi­ler­le, yüz­de 70'le­re ulaş­mış bu tür ver­gi­ler­le yo­la de­vam ede­cek­si­niz ve bir Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın da bu­ra­da bir büt­çe­sin­den ve ba­şa­rı­sın­dan söz ede­ce­ğiz. Bu, ger­çek­ten, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti'nin, önem­li ma­li­ye bi­ri­ki­mi­ne, ta Os­man­lı'dan dev­ral­dı­ğı­mız ve cum­hu­ri­yet dö­ne­min­de ge­tir­di­ği­miz önem­li büt­çe­le­me ve ma­li­ye bi­ri­ki­mi­ne ya­kış­ma­yan bir büt­çe ve öde­nek tek­li­fi­dir. Do­la­yı­sıy­la, bu­na "ha­yır" oyu ve­re­ce­ği­mi­zi bu­ra­dan bir kez da­ha be­lir­ti­yo­rum.

Hal­kı­mı­zın ya­ra­rı­na ola­cak büt­çe­le­ri yap­mak üze­re, uma­rım, önü­müz­de­ki yıl ik­ti­dar­da biz ola­ca­ğız de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Dör­dün­cü ko­nuş­ma­cı, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu.

Sa­yın Kı­lıç­da­roğ­lu, bu­yu­run. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA KE­MAL KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU (İs­tan­bul) - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Oyan Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı Ge­lir İda­re­si büt­çe­siy­le il­gi­li ko­nuş­ma­sı­nı ya­par­ken, Ge­lir İda­re­si­nin per­for­man­sın­dan söz et­ti. Ge­lir İda­re­si­nin per­for­man­sı­nı öl­çen tek bir öl­çü var de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Za­rar eden mü­kel­lef­ler be­yan­na­me ver­di­ği za­man, "Ni­çin za­rar edi­yor­sun?" di­ye ver­gi da­ire­si­ne çağ­rı­lıp, "Gö­tür bu be­yan­na­me­yi dü­zelt, be­ya­nı­nı ar­tır, on­dan son­ra tek­rar ye­ni be­yan­na­mey­le gel." di­yen ki­şi sa­yı­sı art­tık­ça Ge­lir İda­re­si­nin per­for­man­sı da art­mış olu­yor. Aca­ba -ben me­rak edi­yo­rum- Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si mil­let­ve­kil­le­ri­ne bu yön­de bir şikâyet gel­mi­yor mu? Eğer bu ül­ke­de de­mok­ra­si var­sa, ya­sa­lar uy­gu­la­nı­yor­sa -be­nim be­ya­nım ha­zır, ve­ri­yo­rum za­ten- is­te­di­ği­niz za­man in­ce­le­me ya­pa­bi­lir­si­niz. Ama, ni­çin be­ni ça­ğı­rıp da, "Bu be­ya­nı gö­tür. Yok­sa se­ni in­ce­le­ye­ce­ğiz. Eğer bu­nu ar­tır­maz­san ba­şı­na ge­le­cek­le­ri dü­şün…" Böy­le bir ma­li­ye yö­ne­ti­mi ola­bi­lir mi, böy­le bir an­la­yış ola­bi­lir mi? Ama, Tür­ki­ye'de ma­ale­sef bu ya­pı­lı­yor.

İkin­ci önem­li nok­ta, sı­cak pa­ra­ya tes­lim olan bir ida­re eko­no­mi yö­ne­ti­min­de ba­şa­rı­lı ola­maz. Siz­ler Te­le­ko­mu özel­leş­tir­di­niz. Ben me­rak edi­yo­rum, aca­ba bir Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si mil­let­ve­ki­li­miz… Te­le­kom özel­leş­ti­ril­di, bel­li bir pa­ra gel­di, son­ra bir mi­ni kriz çık­tı, fa­iz­ler yük­sel­di, Te­le­kom­dan ge­len pa­ra mis­liy­le tek­rar dı­şa­rı git­ti. Ne yap­tı­nız siz, ne yap­tı Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­mız? Bu Par­la­men­to­ya bir ka­nun ge­tir­di, "Ben sı­cak pa­ra­nın al­dı­ğı fa­iz­le­ri ver­gi­le­me­ye­ce­ğim." di­ye. Bu ne de­mek­tir? Sı­cak pa­ra­nın önün­de diz çö­ken bir hükûmet de­mek­tir. Bu an­la­yış ol­du­ğu sü­re­ce eko­no­mi­de ba­şa­rı­lı ola­ma­yız. Eko­no­mi­de ip­ler hep dı­şa­rı­nın elin­de ola­cak­tır. Şim­di ba­kın, hem Te­le­kom git­ti hem dün­ya­nın pa­ra­sı git­ti ve siz özel­leş­tir­me ya­pı­yor­su­nuz.

Şim­di, ba­kın de­ğer­li ar­ka­daş­lar, İs­tan­bul'da bir de­ne­tim ele­ma­nı İs­tan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si­nin -Park ve Bah­çe­ler- yap­tı­ğı iha­le­ler­le il­gi­li bir in­ce­le­me baş­la­tı­yor. İs­tan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­sin­den bil­gi­ler ge­li­yor. Tam in­ce­le­me­ye baş­la­ya­cak, ken­di­si­nin önü­ne bir ya­zı ge­li­yor: "Bu in­ce­le­me­yi tes­lim et, ge­ri ver." Böy­le bir an­la­yış ola­bi­lir mi? Ki­mi kim­den ko­ru­yor­su­nuz? Ya­ni, İs­tan­bul Be­le­di­ye­si­nin yap­tı­ğı ver­gi ka­çak­çı­lı­ğı id­di­ala­rı­nı ni­çin bir de­ne­tim ele­ma­nı­na in­ce­let­mi­yor­su­nuz? Bu­nu yap­ma­ya, aca­ba ki­min ne hak­kı var­dır? Ba­na, çı­kıp "şu ya­sa­ya da­ya­na­rak biz bu­nu ge­ri is­ti­yo­ruz" de­sin­ler ve­ya "is­te­dik" de­sin­ler. Bir film ya­pım­cı­sı, te­le­viz­yon­da­ki di­zi­le­ri rey­ting re­kor­la­rı kı­ran bir di­zi, bir ya­pım­cı, bu­nun he­sap­la­rı­nı in­ce­li­yor­lar, mil­yar­lar­ca li­ra­lık nay­lon fa­tu­ra tes­pit edi­li­yor, yi­ne bir ya­zı: "İn­ce­le­me­yi şu­ra­ya tes­lim et." Bu ar­ka­da­şı­mız ya­zı ya­zı­yor: "Ben da­ha işin  ba­şın­da­yım, mil­yar­lar­ca li­ra­lık nay­lon fa­tu­ra var -2 kat­ril­yon li­ra- be­nim bu in­ce­le­me­yi sür­dür­mem la­zım." Ya­zı ge­li­yor: "Ha­yır, sen bu in­ce­le­me­yi ia­de ede­cek­sin."

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ben me­rak edi­yo­rum: Aca­ba, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si mil­let­ve­kil­le­ri bun­la­rı bil­mi­yor mu? Bu­nun he­sa­bı­nı sor­mu­yor mu­su­nuz? Ba­kın, ben, bu­ra­da söy­lü­yo­rum, Sa­yın Ba­kan is­ter­se bel­ge­le­ri ken­di­si­ne de ve­re­bi­li­rim: Na­sıl olu­yor da kim­ler, ni­çin, han­gi ge­rek­çey­le ko­ru­nu­yor? Ge­lir İda­re­si­nin ba­şa­rı­sın­dan söz edi­yo­ruz, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın ba­şa­rı­sın­dan söz edi­yo­ruz; bu olay­la­rın ol­du­ğu bir ül­ke­de ba­şa­rı­dan söz edi­le­mez, müm­kün de­ğil. Say­dam­lık­tan söz edi­yo­ruz…

Ba­kın de­ğer­li ar­ka­daş­lar, özel­leş­tir­me­den söz et­tik. Özel­leş­tir­me Ka­nu­nu'nda bir mad­de var, ay­nen oku­yo­rum: "De­ğer tes­pit so­nuç­la­rı -ya­ni, özel­leş­tir­me so­nuç­la­rı- özel­leş­tir­me­den ön­ce ya­pı­lan de­ğer tes­pit so­nuç­la­rı, ku­ru­lu­şun özel­leş­ti­ril­me­si­ne iliş­kin iha­le so­nuç­la­rı­nın onay­lan­ma­sı­nı mü­te­akip ka­mu­oyu­na du­yu­ru­lur." Özel­leş­tir­me iha­le­si onay­la­nın­ca de­ğer tes­pit so­nuç­la­rı ka­mu­oyu­na açık­la­na­cak. Ka­nun böy­le. Ben me­rak edi­yo­rum: Aca­ba içi­niz­den bir ki­şi, özel­leş­ti­ri­len bir ku­ru­lu­şun de­ğer tes­pit so­nuç­la­rı­nın ila­nı­nı gör­dü mü, duy­du mu? Böy­le bir şey yok, böy­le bir şey ya­pıl­ma­dı bi­le. Ama, ne yap­tı­nız bi­li­yor mu­su­nuz? Ba­kan­lık bu­ra­ya bir ka­nun ge­tir­di, bu­ra­ya ge­tir­di ve siz­le­rin oy­la­rıy­la geç­ti. Ne di­yor ora­da: "De­ğer tes­pit so­nuç­la­rı ku­ru­lu­şun özel­leş­tir­me iş­le­mi ta­mam­la­na­rak, de­vir söz­leş­me­sin­de yer alan yü­küm­lü­lük­le­rin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­sin­den son­ra ka­mu­oyu­na açık­la­nır." Bu ne de­mek­tir? Ben bu­nu ka­mu­oyu­na hiç açık­la­ma­ya­ca­ğım. Ha­ni, siz, şef­faf­lık­tan söz edi­yor­du­nuz ar­ka­daş­lar, dü­rüst­lük­ten söz edi­yor­du­nuz? Bu­nun ne­re­si dü­rüst­lük, ne­re­si şef­faf­lık de­ğer­li ar­ka­daş­lar? Siz de­ğer tes­pit so­nuç­la­rı­nı ka­mu­oyu­na açık­la­mak­tan âciz bir Hükûmet­le ça­lı­şı­yor­su­nuz. Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti böy­le bir Hükûme­te mu­ha­tap­tır şu an­da. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Ba­kın, Te­ke­lin özel­leş­ti­ril­me­si­ni yap­tı­nız. Bir ka­nun var de­ğer­li ar­ka­daş­lar, 2531 sa­yı­lı Ka­nun. Di­yor ki: "Ka­mu­da gö­rev ya­pan bir ki­şi, ay­nı işi ya­pan bir ku­ru­lu­şa üç yıl geç­me­dik­çe ge­çe­mez." İçi­niz­de say­gı­de­ğer de­ne­tim ele­man­la­rı var ve bun­lar bu ay­rın­tı­yı çok iyi bi­lir­ler. Te­ke­lin özel­leş­ti­ril­me­si sı­ra­sın­da, Al­kol­lü İç­ki­ler Ge­nel Mü­dü­rü özel­leş­tir­me­den he­men ön­ce özel­leş­tir­me­yi ala­cak ku­ru­ma ge­nel mü­dür ola­rak geç­ti. Bu ül­ke­de sav­cı­lar var mı? Var. Bu­nu so­ruş­tu­ran bir sav­cı var mı? Yok. Ni­çin? Yar­gı ba­ğım­sız de­ğil de onun için.

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Ne de­mek ya?

KE­MAL KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU (De­vam­la) - Pe­ki, bu ka­nun ni­ye çık­tı, ni­ye bu ka­nu­nu uy­gu­la­mı­yor kim­se? Bu ka­nu­nu uy­gu­la­ya­bi­le­cek yü­rek­li­lik­te bir sav­cı yok mu bu ül­ke­de? Yok.

HA­LİL ÖZ­YOL­CU (Ağ­rı) - Yar­gı­ya ha­ka­ret edi­yor­sun.

KE­MAL KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU (De­vam­la) - Ge­li­yo­rum baş­ka bir şe­ye. Te­ke­lin iç­ki bö­lü­mü­nü 292 mil­yon do­la­ra…

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ben bu­ra­da söy­lü­yo­rum. Eğer bir sav­cı ar­ka­da­şı­mız so­ruş­tur­ma açar­sa, bir mil­let­ve­ki­li, bir par­la­men­ter ola­rak bun­dan an­cak şe­ref du­ya­rım. Do­la­yı­sıy­la, biz yar­gı­yı eleş­ti­re­ce­ğiz, gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen her­ke­si eleş­ti­re­ce­ğiz. Hükûme­ti eleş­ti­ri­yor­sak, gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen ki­şi­ye de eleş­ti­re­ce­ğiz.

MUS­TA­FA NU­Rİ AK­BU­LUT (Er­zu­rum) - Eleş­tir­mek baş­ka, ha­ka­ret baş­ka şey. (CHP sı­ra­la­rın­dan "Ne ha­ka­re­ti?" ses­le­ri)

KE­MAL KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU (De­vam­la) - Ha­ka­ret de­ğil ar­ka­daş­lar, eleş­ti­ri­yo­ruz. Ha­ka­ret ay­rı… Ne be­nim ter­bi­yem ona ye­ter ne de be­nim gü­cüm ye­ter.

Ba­kın, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, Te­ke­lin al­kol­lü iç­ki­ler bö­lü­mü­nü 292 mil­yon do­la­ra özel­leş­tir­di, 292 mil­yon do­lar. Kı­sa bir sü­re son­ra özel­leş­ti­ri­len bö­lü­mün yüz­de 90'ı 800 mil­yon do­la­ra sa­tıl­dı. 600 mil­yon do­lar ar­ka­daş­lar, 600 mil­yon do­lar, ne di­ye­bi­li­riz biz bu­na? Eli­mi­zi vic­da­nı­mı­za ko­yup dü­şün­me­miz la­zım, doğ­ru mu ya­pı­yo­ruz biz aca­ba? TÜP­RAŞ…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Kı­lıç­da­roğ­lu, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

KE­MAL KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, te­şek­kür edi­yo­rum, ama bu büt­çe­de bun­la­rı söy­le­ye­mez­sek ne­re­de söy­le­ye­ce­ğiz.

Gem­lik Güb­re Fab­ri­ka­sı özel­leş­ti­ril­di. Hiç­bir şey oku­mu­yo­rum, Sa­yın Tur­han Çö­mez'in açık­la­ma­sı­nı oku­yo­rum, si­zin mil­let­ve­ki­li­niz: "Ön­ce Sa­yın Baş­ba­ka­na çok kap­sam­lı bir ra­por ha­zır­la­dım. Ne ya­zık ki, yak­la­şık bir yıl geç­me­si­ne rağ­men hiç­bir ge­ri dö­nüş ala­ma­dım ne Baş­ba­kan­lık da­nış­man­la­rın­dan ne de il­gi­li ba­kan­lık­tan. Da­ha son­ra bu dos­ya­yı bir ge­nel baş­kan yar­dım­cı­mı­za tak­dim et­tim. Ara­dan üç ay geç­ti, son­ra­dan öğ­ren­dim ki dos­ya Ge­nel Mer­kez­de kay­bol­muş. En so­nun­da ka­fam­da be­li­ren şüp­he­le­ri il­gi­li sa­yın ba­ka­na so­ru öner­ge­si ola­rak sor­dum, ama bu­gü­ne ka­dar on­dan da ce­vap ala­ma­dım."

Yol­suz­luk­la­rın üze­ri­ne in­şa edi­len bir özel­leş­tir­me po­li­ti­ka­sı ola­bi­lir mi ar­ka­daş­lar? Ka­pa­lı ka­pı­lar ar­dın­da bir özel­leş­tir­me po­li­ti­ka­sı ola­bi­lir mi? Tü­yü bit­me­miş ye­ti­min hak­kı­nı bu Par­la­men­to ko­ru­ma­ya­cak­sa kim ko­ru­ya­cak ar­ka­daş­lar? Şu­ra­ya ge­li­yo­ruz, eli­miz­de dün­ya ka­dar bel­ge var, do­kü­man var, ye­di bu­çuk da­ki­ka­da an­lat di­yor­lar. Ne­yi, na­sıl an­la­ta­cak­sı­nız? Halk, na­sıl, ne­yi bil­gi­le­ne­cek?

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

NUS­RET BAY­RAK­TAR (İs­tan­bul) - Tek ba­şı­nı­za siz ko­nu­şun!

KE­MAL KI­LIÇ­DA­ROĞ­LU (De­vam­la) - He­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Ba­lı­ke­sir Mil­let­ve­ki­li Ali Ke­mal De­ve­ci­ler.

Sa­yın De­ve­ci­ler, bu­yu­run efen­dim. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Ar­tık, bir büt­çe ma­ra­to­nu­nun so­nu­na gel­dik. Bu, AKP'nin son büt­çe­si. İn­şal­lah bun­dan son­ra Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti, in­san­la­rı­mız, AKP'ye bir da­ha ik­ti­dar na­sip et­mez, böy­le büt­çe­le­ri de AKP'nin ha­zır­la­ma­sı­na da za­man yet­mez.

OR­HAN SEY­Fİ TER­Zİ­BA­ŞI­OĞ­LU (Muğ­la) - Gül­dür­me Al­lah aş­kı­na, gül­dür­me!

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nun­dan bu­gü­ne ka­dar aşa­ğı yu­ka­rı iki aya ya­kın bir za­man geç­ti ve bü­yük umut­lar­la ve yok­sul­laş­mak­ta olan ge­niş halk ke­sim­le­ri­nin der­di­ne der­man ola­bi­lir ümi­diy­le baş­la­dı­ğı­mız büt­çe ça­lış­ma­la­rı­nın bu yön­de hiç­bir ge­liş­me gös­ter­me­di­ği bu­gün ar­tık açık ve net ola­rak gö­rül­mek­te­dir.

Bu büt­çe­de dul ve ye­tim yok, bu büt­çe­de emek­li yok, iş­çi yok, me­mur yok, köy­lü yok, es­naf yok, çift­çi yok, bu büt­çe­de ya­tı­rım hiç yok. Pe­ki ne var ar­ka­daş­lar? Bu büt­çe­de, ran­ti­ye­ci­nin fa­iz öde­me­le­ri­nin ga­ran­ti­si var, ran­ti­ye­ye kay­nak ak­ta­rı­mı var, ge­lir da­ğı­lı­mı­nın dev­let eliy­le bi­raz da­ha bo­zul­ma­sı var, dar ge­lir­li­nin ye­ri­ne ran­ti­ye­nin ka­yı­rıl­ma­sı var. Bu büt­çe bu hâliy­le IMF ta­ra­fın­dan test edil­miş, onay­lan­mış ve Türk hal­kı­na su­nul­ma­sı­na izin ve­ril­miş bir büt­çe­dir. Bu büt­çe, ran­ti­ye­nin fa­iz öde­me­le­ri­ni ga­ran­ti al­tı­na alan, Türk hal­kı­na ver­gi­den baş­ka bir şey ge­tir­me­yen bir büt­çe­dir.

2007 yı­lı ge­nel büt­çe ge­lir­le­ri, 184,2 mil­yar YTL ile mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri­nin yüz­de 97,9'unu oluş­tur­mak­ta­dır. Bu­na gö­re, 26,1 mil­yar li­ra olan ver­gi dı­şı ge­lir­ler, ge­nel büt­çe ge­lir­le­ri­nin yüz­de 14,2'si­ni oluş­tu­rur­ken, 158,2 mil­yar YTL olan ver­gi ge­lir­le­ri­nin pa­yı yüz­de 85,8'dir. Ge­lir­ler için­de bu den­li önem­li pa­yı olan ver­gi ge­lir­le­ri­nin 2007 yı­lın­da­ki ar­tı­şı, 2006 ger­çek­leş­me he­def­le­ri­ne gö­re yüz­de 14,9 se­vi­ye­sin­de­dir. Bu ar­tı­şın, yüz­de 4 olan yıl so­nu TÜ­FE enf­las­yon de­ğe­ri, yüz­de 5 olan gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la bü­yü­me­si dü­şü­nül­dü­ğün­de, yüz­de 5,2 re­el bir ar­tı­şa te­ka­bül et­ti­ği gö­rül­mek­te­dir. Ver­gi ge­lir­le­rin­de he­def­le­nen bu re­el ar­tış ora­nı, çok ka­za­nan­dan çok, az ka­za­nan­dan az ver­gi tah­sil edi­le­bil­me il­ke­si­ne gö­re ol­say­dı, bu ar­tı­şı he­pi­miz be­ra­ber­ce des­tek­ler­dik. Oy­sa, ma­ale­sef, ver­gi­ler de­tay­lı ola­rak in­ce­len­di­ğin­de du­rum böy­le de­ğil­dir.

Sa­yın Ba­kan, Hükûme­ti­niz, 2007 yı­lın­da­ki enf­las­yon he­de­fi­ni yüz­de 4 ola­rak tah­min eder­ken, büt­çe­ye ko­nan 2007 yı­lı ver­gi­le­ri­ni ne­den 14,9 ora­nın­da ar­tır­dı­nız? Ne­den, he­def­le­nen enf­las­yon ora­nı­nın 4 ka­tı ora­nın­da, bu in­san­la­rı­mı­za, bu hal­kı­mı­zın sır­tı­na ver­gi sa­lı­yor­su­nuz? 2007 yı­lı ver­gi ge­lir­le­ri için­de yüz­de 28,7 ora­nın­da bir pa­ya sa­hip ol­ma­sı bek­le­nen ge­lir ve ka­zanç­lar üze­rin­den alı­nan ver­gi­ler için­de, ma­ale­sef, ku­rum­lar ver­gi­sin­de bir dü­şüş ola­ca­ğı­nı bi­ze gös­ter­mek­te­dir. Ni­te­kim, 2006 yı­lı büt­çe he­de­fin­de 12,9 mil­yar YTL ola­rak be­lir­ti­len bu mik­tar, 2007 yı­lı büt­çe­sin­de 11,9 mil­yar YTL ola­rak ön­gö­rül­mek­te­dir. Bu du­rum, bi­ze, ku­rum­lar ver­gi­si oran­la­rı­nın yüz­de 10 dü­şü­rü­lür­ken bun­dan mu­rat edi­len ver­gi mat­ra­hı­nın ge­niş­le­me­si ama­cı­nın ger­çek­leş­me­di­ği­ni de açık ve net ola­rak gös­ter­mek­te­dir.

Bu ar­tı­şın ger­çek­leş­me­miş ol­ma­sı­na kar­şın ku­rum­lar ver­gi­si oran­la­rı­nın dü­şü­rül­me­si ne­de­niy­le ban­ka­cı­lık gi­bi fi­nans ke­si­mi­nin el­de et­ti­ği net ver­gi ka­zan­cı tam 2 mil­yar YTL'dir. Ya­ni, ku­rum­lar ver­gi­sin­de ya­pı­lan bu in­di­rim­den kim­ler fay­da­lan­mış­tır, bi­li­yor mu­su­nuz? Hükûme­ti­niz­ce ya­pı­lan özel­leş­tir­me­nin ne­ti­ce­si ya­ban­cı­la­ra peş­keş çe­ki­len ku­rum­lar, baş­ta Te­le­kom, Te­kel, Pet­rol Ofi­si, fi­nans sek­tö­rü ve ban­ka­lar fay­da­lan­mış­tır. Ya­ni, Ha­ri­ri­ler, Ofer­ler, ya­ban­cı fi­nans ku­ru­luş­la­rı, Yu­nan Al­fa Gru­bu ve Türk hol­din­gi Do­ğan Hol­ding fay­da­lan­mış­tır. O si­zi so­nu­na ka­dar des­tek­le­yen var ya, med­ya gru­bu, iş­te o fay­da­lan­mış­tır.

Öte yan­dan, geç­ti­ği­miz ma­yıs ve ha­zi­ran ay­la­rın­da ya­şa­nan mi­ni kri­zin önü­ne ge­çi­le­bil­me­si için sto­paj oran­la­rı­nın ya­pan­cı­lar için sı­fır­lan­ma­sı­nın ve yer­li­ler için de dü­şü­rül­me­si­nin fa­iz ka­zanç­la­rın­dan tah­sil edi­le­cek ver­gi ge­lir­le­rin­de sı­nır­lı ka­lı­na­ca­ğı ha­tır­la­tıl­dı­ğın­da, ge­lir ver­gi­sin­de ön­gö­rü­len yük­sek oran­lı ar­tı­şın, yi­ne, or­ta ge­lir­li me­mur, çift­çi, köy­lü, dul ve ye­tim, es­naf ve ran­ti­ye­ci ol­ma­yan ke­sim­ler ta­ra­fın­dan üst­le­ni­le­ce­ği bu­ra­da gö­zük­mek­te­dir.

Yi­ne, ge­lir­ler ve ka­zanç­lar üze­rin­den alı­nan ver­gi­ler gay­ri­adil bi­çim­de bir ge­liş­me gös­te­re­cek şe­kil­de ayar­la­na­rak bu­ra­dan tah­sil edil­me­si ön­gö­rü­len mik­tar­la­ra ait he­def üst li­mit­ler tes­pit edi­lin­ce, ge­lir­le­ri ar­tır­ma­nın hükûmet ta­ra­fın­dan en iyi yol­la­rın­dan bir ta­ne­si de top­lam ge­lir­ler için­de pa­yı yük­sek, 43,5 olan dâhil­de alı­nan mal ve hiz­met ver­gi­le­ri­ni re­el ola­rak ar­tır­mak ol­muş­tur.

Ni­te­kim, 2007 yı­lı­na ait ar­tış ora­nı 2006 ger­çek­leş­me he­de­fi­ne gö­re 12,7; 2006 büt­çe he­de­fi­ne gö­re de yüz­de 15,8'dir. Bu baş­lık adı al­tın­da yer alan en önem­li ka­lem­le­rin kat­ma de­ğer ver­gi­si ve özel tü­ke­tim ver­gi­si ol­du­ğu ha­tır­lan­dı­ğın­da, 2007 yı­lın­da da ver­gi­de ada­le­tin çar­pı­tıl­ma­sı an­la­yış­la­rı­na ta­ra­fı­nız­dan de­vam edi­le­ce­ği gö­rül­mek­te­dir.

Ni­te­kim, bu tür an­la­yış­la, 2002 yı­lın­da yüz­de 66 olan do­lay­lı ver­gi­le­rin top­lam ver­gi­ler için­de­ki ora­nı 2007 yı­lı büt­çe­sin­de yüz­de 69 se­vi­ye­si­ne çık­mış ola­cak­tır. İş­te, Hükûme­ti­ni­zin ver­gi­de­ki ada­le­ti ve kal­kın­ma an­la­yı­şı da bu­dur.

En önem­li ver­gi­ler­den bi­ri de, dâhil­de alı­nan mal ve hiz­met ver­gi­si­nin ka­lem­le­rin­den bi­ri olan özel ile­ti­şim ver­gi­si­dir. Söz ko­nu­su ver­gi­nin adı ge­çen baş­lık için­de 2007 yı­lı pa­yı­nın yüz­de 5,8 ol­ma­sı ön­gö­rül­mek­te­dir. Bu­na gö­re, bu ver­gi­de­ki ar­tış ora­nı­nın, 2006 ger­çek­leş­me tah­mi­ni­ne gö­re yüz­de 9,9; 2006 büt­çe he­de­fi­ne gö­re ise yüz­de 10,2 ar­tış ol­ma­sı he­def­len­mek­te­dir.

Şu hâlde, bir yan­dan Hükûme­ti­ni­zin 2007 yı­lı prog­ra­mın­da ay­nen şöy­le di­yor: "Bil­gi ve ile­ti­şim tek­no­lo­ji­le­ri­nin yay­gın­laş­tı­rıl­ma­sı ve et­kin kul­la­nı­mıy­la bil­gi top­lu­mu­na dö­nü­şüm sü­re­ci­nin hız­lan­dı­rıl­ma­sı ve bu yol­la ül­ke­mi­zin re­ka­bet gü­cü­nün ve re­fah dü­ze­yi­nin ar­tı­rıl­ma­sı­na kat­kı sağ­lan­ma­sı te­mel amaç­tır." Özel tü­ke­tim ver­gi­le­riy­le il­gi­li. Der­ken, di­ğer yan­dan da, özel ile­ti­şim ver­gi­sin­de re­el bir ar­tış yap­ma çe­liş­ki­si­ni ya­şa­yan bir AKP po­li­ti­ka­la­rı de­me­tiy­le kar­şı kar­şı­ya­yız. Ama, da­ha da dik­kat çe­ken bir hu­sus, Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu­nun Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı­nın büt­çe gö­rüş­me­le­rin­de, Sa­yın Ba­kan, 20/11/2006 ta­ri­hin­de ay­nen şu­nu di­yor: "İle­ti­şim­de­ki ver­gi­ler 1999 dep­re­min­den son­ra ar­tı­rıl­dı ve o sü­reç de­vam edi­yor. Ge­çen gün­ler­de, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız, bi­zim yap­tı­ğı­mız bir ça­lış­ma­yı Ba­kan­lar Ku­ru­lu­na da tak­dim et­tik. Önü­müz­de­ki 2007'den iti­ba­ren ile­ti­şim­de­ki ver­gi yü­kü­nü azal­ta­cak ça­lış­ma­la­ra fii­len baş­la­ya­ca­ğız." şek­lin­de ifa­de­nin 2007 yı­lı büt­çe­sin­de, şu an­da gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz 2007 yı­lı büt­çe­sin­de­ki he­def­le­ri ya­lan­la­mak­ta ol­du­ğu açık ve net ola­rak gö­zük­mek­te­dir. Prog­ra­mı­nız­da ve Ulaş­tır­ma Ba­ka­nı­nın ko­nuş­ma­la­rın­da "ar­tış yok" di­yor­su­nuz, ama 2007 yı­lı büt­çe­si­ne ile­ti­şim ver­gi­le­rin­de yüz­de 10,2 ci­va­rın­da bir ar­tış ol­du­ğu­nu gö­rü­yo­ruz. Bu te­zat de­ğil mi­dir ar­ka­daş­lar? Prog­ra­mı­nız­da baş­ka şey, Ba­ka­nın söy­le­di­ği baş­ka şey, ama 2007 yı­lı büt­çe­sin­de fark­lı şey­ler.

2007 yı­lın­da ver­gi ge­lir­le­ri­nin üre­ti­mi açı­sın­dan dar ge­lir­li­yi, emek­li­yi, üc­ret­li­yi, çift­çi­yi, es­na­fı, yok­su­lu da­ha da zor­la­ya­cak ve da­ha da yok­sul kı­la­cak bi­çim­de ha­zır­la­nan 2007 yı­lı büt­çe­sin­de ver­gi dı­şı ge­lir­le­rin 2006 ger­çek­leş­me tah­min­le­ri­ne gö­re yüz­de 14,3 ora­nın­da bir dü­şü­şe işa­ret et­mek­te­dir. Bu dü­şüş­te en önem­li ne­den, 2006 yı­lın­da bir de­fa­ya mah­sus ol­mak üze­re özel­leş­ti­ri­len ku­rum­lar­dan sağ­la­nan ge­lir­le­rin 2007 yı­lı için tah­sil edi­le­me­ye­cek ol­ma­sı­dır, ver­gi dı­şı ge­lir­le­rin dü­şü­şü.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın De­ve­ci­ler, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Çün­kü, özel­leş­tir­me uy­gu­la­ma­la­rı­nı­zı 2006 yı­lın­da bi­tir­di­niz, 2007'de tah­sil ede­me­ye­cek­si­niz.

Tüm bu dü­şün­ce ve sap­ta­ma­la­rın ışı­ğı al­tın­da, 2007 yı­lı büt­çe­si, ge­lir­le­ri açı­sın­dan, ya sa­mi­mi ol­ma­yan ya da ge­niş dar ge­lir­li top­lum ke­sim­le­ri­ne çok cid­di ver­gi yü­küm­lü­lük­le­ri ge­tir­me­ye yö­ne­lik bir büt­çe­dir.

59'un­cu AKP Hükûme­ti­nin son büt­çe­si olan 2007 yı­lı büt­çe­si ar­ka­sın­da cid­di bir ge­lir da­ğı­lı­mı ih­ti­ya­cı bı­ra­ka­cak olan büt­çe­ler di­zi­si­nin so­nun­cu­su ola­cak­tır ve ol­ma­lı­dır. Ya­ni, bu büt­çe, eme­ğiy­le ge­çi­nen iş­çi­ye, emek­li­ye, çift­çi­ye, köy­lü­ye, es­na­fa, dul ve ye­ti­me, yok­su­la hiç­bir şey ver­me­di­ği gi­bi, tüm bu ke­sim­le­re yük ge­ti­ren, ver­giy­le elin­de­ki­ni avu­cun­da­ki­ni emen, bu ke­sim­le­ri da­ha da yok­sul­laş­tı­ran, sa­de­ce ve sa­de­ce -bu büt­çe- ran­ti­ye­ci­ye re­fah ge­ti­ren son büt­çe ol­ma özel­li­ğiy­le ta­rih­te­ki ye­ri­ni alan bir büt­çe ola­cak­tır.

2007 yı­lı büt­çe­si­ne oyum ret­tir, çün­kü, bu büt­çe­de hiç­bir top­lu­mun kat­man­la­rı­na yer ve­ril­me­miş­tir, aley­hi­ne dü­zen­le­me­ler var­dır.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, he­men te­şek­kür edip bi­ti­ri­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run, te­şek­kü­rü­nü­zü ala­yım.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (De­vam­la) - Sa­de­ce ve sa­de­ce fa­iz öde­me büt­çe­si­dir. IMF'nin is­te­di­ği tarz­da bir büt­çe­dir. Onun için, oyum ret ola­cak­tır.

He­pi­ni­ze sev­gi ve say­gı­la­rı­mı su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na ko­nuş­ma­lar ta­mam­lan­mış­tır.

AK Par­ti Gru­bu adı­na ilk ko­nuş­ma­cı, Kü­tah­ya Mil­let­ve­ki­li Ab­dul­lah Er­dem Can­ti­mur.

Sa­yın Can­ti­mur, bu­yu­run.

AK PAR­Tİ GRU­BU ADI­NA AB­DUL­LAH ER­DEM CAN­Tİ­MUR (Kü­tah­ya) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; AK Par­ti Gru­bu adı­na Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın 2007 yı­lı büt­çe­si hak­kın­da söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. He­pi­ni­zi say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, büt­çe­si­ni gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, ül­ke­miz­de, ma­li­ye po­li­ti­ka­sı­nın ha­zır­lan­ma­sı ve uy­gu­lan­ma­sın­da çok önem­li bir rol oy­na­mak­ta­dır. Söz ko­nu­su Ba­kan­lı­ğın ge­rek ma­li­ye po­li­ti­ka­sı­nın be­lir­len­me­sin­de ge­rek­se uy­gu­la­ma­sın­da gös­te­re­ce­ği per­for­mans, sağ­lam bir ma­li ya­pı­ya sa­hip ola­bil­mek açı­sın­dan ha­ya­ti önem ta­şı­mak­ta­dır.

Bu kap­sam­da, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin ha­zır­lan­ma­sı ve uy­gu­lan­ma­sı, har­ca­ma ve ge­lir po­li­ti­ka­la­rı­nın oluş­tu­rul­ma­sı, dev­le­te ait mal­la­rın yö­ne­ti­mi, ge­nel büt­çe kap­sa­mın­da­ki ka­mu ida­re­le­ri­nin mu­ha­se­be hiz­met­le­ri­nin yü­rü­tül­me­si, dev­le­tin hu­kuk da­nış­man­lı­ğı ve mu­ha­ke­mat hiz­met­le­ri­nin yü­rü­tül­me­si, ka­ra pa­ra ve yok­sul­luk­la mü­ca­de­le, ver­gi in­ce­le­me­le­ri, iç kon­trol ve mu­ha­se­be stan­dart­la­rı­nın be­lir­len­me­si gi­bi ka­mu sek­tö­rün­de çok önem­li gö­rev­le­ri ye­ri­ne ge­tir­mek­te­dir.

Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, Tür­ki­ye'nin yıl­lar­dır için­de bu­lun­du­ğu yük­sek enf­las­yon ve re­el fa­iz ora­nı so­ru­nun­dan kur­ta­rıl­ma­sı ve ka­mu borç sto­ku­nun ma­kul dü­zey­le­re çe­kil­me­si, mak­ro eko­no­mik ve büt­çe per­for­man­sı­nın is­te­nen yü­ze­ye çı­ka­rıl­ma­sı ama­cıy­la son yıl­lar­da çok önem­li ça­ba­lar gös­ter­mek­te­dir. Ge­li­nen nok­ta­da, eko­no­mik is­tik­ra­rın sağ­lan­ma­sı ve mak­ro eko­no­mik gös­ter­ge­le­rin iyi­leş­ti­ril­me­sin­de Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın uy­gu­la­dı­ğı po­li­ti­ka­lar önem­li rol oy­na­mış­tır. Bu çer­çe­ve­de, ma­li di­sip­li­nin sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la ge­re­ken bü­tün ted­bir­le­ri al­mış ve kay­nak har­ca­ma den­ge­si­nin ku­rul­ma­sı yö­nün­de önem­li iler­le­me kay­det­miş­tir.

Ni­te­kim, mer­kezî yö­ne­tim büt­çe açı­ğı­nın dü­şü­rül­me­si ve et­kin bir borç yö­ne­ti­mi yü­rü­te­bil­me­si için, ge­rek­li fa­iz dı­şı faz­la­nın sağ­lan­ma­sı ko­nu­sun­da Tür­ki­ye, ta­ri­hi­nin en ba­şa­rı­lı dö­nem­le­rin­den bi­ri­ni ge­çir­miş­tir. 2003 yı­lın­dan bu ya­na, fa­iz dı­şı faz­la per­for­man­sı is­tik­rar­lı bir se­yir iz­le­miş ve prog­ram he­def­le­riy­le uyum­lu fa­iz dı­şı faz­la el­de edil­miş­tir.

Ay­nı ba­şa­rı, büt­çe açı­ğı­nın azal­tıl­ma­sın­da da ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. 2003 yı­lın­da büt­çe açı­ğı 45,2 mil­yar YTL ola­rak he­def­len­miş­ken, ger­çek­leş­me 40,2 mil­yar YTL ol­muş, 2004 yı­lın­da 45,8 mil­yar YTL ola­rak he­def­le­nen büt­çe açı­ğı, 30,3 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­leş­miş­tir. 2005 yı­lın­da ise, büt­çe açı­ğı 29,1 mil­yar YTL ola­rak he­def­len­miş­ken, ger­çek­leş­me 8,1 mil­yar YTL ol­muş­tur.

Büt­çe açı­ğı­nın dü­şü­rül­me­si ko­nu­sun­da gös­te­ri­len olum­lu per­for­mans 2006 yı­lın­da da ar­ta­rak de­vam et­miş­tir. Ocak-Ka­sım dö­ne­mi iti­ba­rıy­la mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si, yir­mi üç yıl ara­dan son­ra ilk de­fa faz­la ver­miş­tir. 2006 yı­lın­da 14 mil­yar YTL ola­rak he­def­le­nen büt­çe açı­ğı­nın, yak­la­şık 3 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­leş­me­si bek­len­mek­te­dir.

Ay­nı şe­kil­de, 2006 yı­lın­da ka­mu ge­lir­le­ri­nin ka­mu har­ca­ma­la­rın­dan da­ha hız­lı art­ma­sı ve ma­li di­sip­lin il­ke­si­ne sı­kı sı­kı­ya bağ­lı ka­lın­ma­sı so­nu­cun­da, fa­iz dı­şı faz­la ger­çek­leş­me­si­nin he­de­fin ol­duk­ça üze­ri­ne çı­ka­rak 32,3 mil­yar YTL ye­ri­ne, yak­la­şık 43,2 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­le­şe­ce­ği tah­min edil­mek­te­dir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın 2007 yı­lı ge­lir büt­çe­si, gi­der büt­çe­si için tek­lif edi­len öde­nek tu­ta­rı 46 mil­yar YTL'dir. Bu öde­ne­ğin yak­la­şık yüz­de 2'si, söz ko­nu­su Ba­kan­lı­ğın ken­di ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­mak üze­re kul­la­nı­la­cak­tır. 2007 yı­lı öde­nek tek­li­fi­nin yak­la­şık yüz­de 98'i, di­ğer ka­mu hiz­met­le­ri­nin kar­şı­lan­ma­sı ama­cıy­la ko­nul­muş­tur. Bu öde­nek­le­rin önem­li bir kıs­mı ma­lul­lük, yaş­lı­lık ve ölüm si­gor­ta­la­rı­na dev­let kat­kı­sı, ge­nel sağ­lık si­gor­ta­sı­na dev­let kat­kı­sı ve fa­tu­ra­lı öde­me­le­rin kar­şı­lan­ma­sı, kal­dı­rı­lan Köy Hiz­met­le­ri Ge­nel Mü­dür­lü­ğü per­so­ne­lin­den il özel ida­re­le­ri­ne dev­re­di­len üc­ret öde­me­le­ri, köy­le­rin iç­me su­yu ve yol so­ru­nu­nun gi­de­ril­me­si ama­cıy­la baş­la­tı­lan KÖY­DES pro­je­si­ne, yi­ne be­le­di­ye­le­rin alt­ya­pı­sı­nın des­tek­len­me­si ama­cıy­la baş­la­tı­lan BEL­DES pro­je­si, ma­hallî ida­re ve fon­la­rın, fon pay­la­rı­nın öden­me­si, si­ya­si par­ti­le­re yar­dım ve yıl için­de or­ta­ya çı­ka­cak bek­len­me­dik ih­ti­yaç­la­rın kar­şı­lan­ma­sı ama­cıy­la kul­la­nı­la­cak­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; şim­di de 2007 ge­lir büt­çe­siy­le il­gi­li de­ğer­len­dir­me­ler yap­mak is­ti­yo­rum.

Ül­ke­le­rin sağ­lık­lı bir ka­mu ma­li ya­pı­sı­na sa­hip ola­bil­me­le­ri için ka­mu har­ca­ma­la­rı­nı sağ­lam ge­lir kay­nak­la­rıy­la fi­nan­se et­me­le­ri zo­run­lu­dur. Geç­miş­te, ka­mu ge­lir­le­ri­nin, ko­puk bir şe­kil­de iz­le­nen ka­mu har­ca­ma po­li­ti­ka­la­rı­nın Tür­ki­ye'yi han­gi nok­ta­la­ra ge­tir­di­ği he­pi­miz­ce ma­lum­dur.

Ül­ke­miz, ver­gi­le­me ala­nın­da kap­sam­lı bir ye­ni­den ya­pı­lan­ma sü­re­ci içe­ri­sin­de bu­lun­mak­ta­dır. Bu sü­reç içe­ri­sin­de, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, ka­yıt dı­şı eko­no­mi­nin ka­yıt al­tı­na alı­nıp ver­gi ta­ba­nı­nın ge­niş­le­til­me­si, ver­gi sis­te­mi­nin ba­sit­leş­ti­ril­me­si, ada­let­li, eko­no­mik ve sos­yal den­ge­le­ri gö­ze­ten, özel­lik­le ya­tı­rım­cı­lar için be­lir­siz­lik­le­ri or­ta­dan kal­dı­ran dü­şük oran­lı bir ver­gi sis­te­mi­ne sa­hip olun­ma­sı yo­lun­da ge­rek­li ça­lış­ma­la­rı bü­yük bir hız­la ger­çek­leş­tir­mek­te­dir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri, ver­gi ia­de­le­ri ha­riç, 188,2 mil­yar YTL ola­rak tah­min edil­mek­te­dir. Bu­nun 158,2 mil­yar YTL'si ver­gi ge­lir­le­rin­den oluş­mak­ta­dır. Bu du­rum­da, 2006 yı­lı ger­çek­leş­me tah­mi­ni­ne gö­re, 2007 yı­lın­da mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri yak­la­şık yüz­de 9,3; ver­gi ge­lir­le­ri ise yak­la­şık yüz­de 15 ora­nın­da ar­tış gös­ter­mek­te­dir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ko­nuş­ma­mın bu bö­lü­mün­de, AK Par­ti hükûme­te gel­dik­ten son­ra Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğın­ca ger­çek­leş­ti­ri­len ba­zı önem­li fa­ali­yet­le­ri siz­le­re sun­mak is­ti­yo­rum.

2004 yı­lın­dan iti­ba­ren, mer­kezî yö­ne­tim kap­sa­mın­da­ki ida­re­ler­de, ulus­la­ra­ra­sı stan­dart­lar­la uyum­lu ana­li­tik büt­çe sı­nıf­lan­dı­rıl­ma­sı­na ge­çil­di. Ye­ni büt­çe sı­nıf­lan­dı­rıl­ma­sı, dev­let fa­ali­yet­le­ri­nin eko­no­mi içe­ri­sin­de­ki et­ki­si­nin ana­li­zi­ne ve ulus­la­ra­ra­sı ve­ri­ler­le kar­şı­laş­tır­ma ya­pıl­ma­sı­na imkân sağ­la­mak­ta­dır. Ye­ni büt­çe sı­nıf­lan­dır­ma­sı ve ta­hak­kuk esas­lı mu­ha­se­be sis­te­mi, 2006 yı­lın­dan iti­ba­ren ma­hallî ida­re­le­ri de kap­sa­ya­cak bir şe­kil­de uy­gu­la­ma­ya baş­lan­dı.

14 Tem­muz 2004 ta­rih­li ve 5217 sa­yı­lı Ka­nun'la, büt­çe di­sip­li­ni­nin ve büt­çe hak­kı­nın güç­len­di­ril­me­si ama­cıy­la özel ge­lir, özel öde­nek uy­gu­la­ma­la­rı­na son ve­ril­di. Ka­mu ma­li yö­ne­tim sis­te­mi­mi­zi ulus­la­ra­ra­sı stan­dart­la­ra uy­gun bir şe­kil­de ya­pı­lan­dı­ran 5018 sa­yı­lı Ka­mu Ma­li Yö­ne­tim ve Kon­trol Ka­nu­nu, 2006 yı­lın­dan iti­ba­ren bü­tün mad­de­le­riy­le yü­rür­lü­ğe gir­di.

Büt­çe po­li­ti­ka­sı­nın ta­sar­lan­ma­sı ve uy­gu­lan­ma­sın­da ön­gö­rü­le­bi­lir­li­ği ar­tı­ra­cak ve ma­li di­sip­li­ni güç­len­di­re­cek çok yıl­lı büt­çe sis­te­mi 2006 yı­lın­dan iti­ba­ren uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du.

OECD ör­nek­le­ri dik­ka­te alı­na­rak ge­lir po­li­ti­ka­la­rı­nın oluş­tu­rul­ma­sı ve be­lir­le­nen po­li­ti­ka­la­rın uy­gu­lan­ma­sı, fonk­si­yon­la­rın ay­rı bi­rim­ler ta­ra­fın­dan ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si, uy­gu­la­ma fonk­si­yo­nu­nun ye­ri­ne ge­ti­ril­me­sin­de da­ha faz­la es­nek­lik sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı ve Ge­lir Po­li­ti­ka­la­rı Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ku­rul­du ve ya­pı­lan­ma­la­rı bü­yük oran­da ta­mam­lan­dı.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Can­ti­mur, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

AB­DUL­LAH ER­DEM CAN­Tİ­MUR (De­vam­la) - Ver­gi de­ne­ti­mi­nin da­ha et­kin bir şe­kil­de yü­rü­tül­me­si ama­cıy­la, ver­gi in­ce­le­me bi­rim­le­ri­nin tek­no­lo­jik alt­ya­pı­sı güç­len­di­ril­di ve sek­tö­rel in­ce­le­me­le­re ağır­lık ve­ril­di. Ver­gi mev­zu­atı­nın mo­dern bir ya­pı­ya ka­vuş­tu­rul­ma­sı, ver­gi sis­te­mi­nin kal­kın­ma­yı ve is­tih­da­mı des­tek­le­yi­ci fonk­si­yo­nu­nun güç­len­di­ril­me­si ama­cıy­la ver­gi ka­nun­la­rın­da bir­çok de­ği­şik­lik ya­pıl­dı.

Ge­rek har­ca­ma ve ge­rek ver­gi sis­te­mi­nin et­kin­li­ği­nin ar­tı­rıl­ma­sı ge­rek­se gö­rev ve yet­ki ala­nı­na gi­ren po­li­ti­ka­la­rın ba­şa­rı­lı bir şe­kil­de yü­rü­tü­le­bil­me­si ama­cıy­la gös­ter­miş ol­duk­la­rı öz­ve­ri­li ça­lış­ma­lar­dan do­la­yı Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ça­lı­şan­la­rı­na ve on­la­rın şah­sın­da Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­za te­şek­kür eder, büt­çe­mi­zin ha­yır­la­ra ve­si­le ol­ma­sı­nı di­ler, he­pi­ni­zi say­gı­la­rım­la se­lam­la­rım. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

AK Par­ti Gru­bu adı­na ikin­ci ko­nuş­ma­cı, Bi­le­cik Mil­let­ve­ki­li Fah­ret­tin Poy­raz.

Sa­yın Poy­raz, bu­yu­run. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

AK PAR­Tİ GRU­BU ADI­NA FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Say­gı­de­ğer Baş­ka­nım, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun 2007 yı­lı büt­çe­si hak­kın­da AK Par­ti Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Yü­ce Mec­li­si, şah­sım ve Gru­bum adı­na say­gı­la­rım­la se­lam­lı­yo­rum.

Bi­lin­di­ği gi­bi, ka­mu alım­la­rı ko­nu­sun­da say­dam­lık, ve­rim­li­lik ve re­ka­be­ti ar­tı­ran, ay­nı za­man­da he­sap ve­ri­le­bi­lir­li­ği sağ­la­yan ye­ni ka­mu alım­la­rı sis­te­mi 4734 sa­yı­lı Ka­mu İha­le Ka­nu­nu'nda dü­zen­len­miş ve 2003 yı­lı ba­şın­dan be­ri de uy­gu­la­ma­ya ge­çil­miş, baş­lan­mış­tır.

Ben, bu ko­nuş­mam­da, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu'nun iş­le­yi­şiy­le il­gi­li ge­nel bir bil­gi ver­me­yi dü­şü­nü­yor­dum. Fa­kat, yi­ne, bek­le­di­ği­miz gi­bi, yi­ne, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu den­di­ği za­man ve­ya bu­ra­da bir ko­nu ko­nu­şul­du­ğu za­man mu­ha­le­fet­te­ki ar­ka­daş­la­rı­mız, ko­nu­yu ge­ne dön­dü­rüp do­laş­tı­rıp "Ali Di­bo" me­se­le­si­ne ge­tir­di­ler. Ar­tık, bu­na bir nok­ta koy­ma­mız ge­rek­ti­ği ka­na­atin­de­yim. Bü­tün ko­nu­la­rı da ger­çek­li­ğiy­le tar­tış­mak ge­rek­ti­ği ka­na­atin­de­yim. Bu­nu ni­çin söy­lü­yo­rum? Çün­kü, ha­ki­ka­ten, bu iş­ten ar­tık, hiç­bir su­çu ol­ma­dı­ğı hâlde üzü­len, mağ­dur olan in­san­la­rı­mız var. Bu, si­ya­si is­tis­mar ara­cı hâli­ne gel­miş, ge­ti­ril­miş­tir.

Bi­lin­di­ği gi­bi, Ka­mu İha­le Ka­nu­nu'nun 53'ün­cü mad­de­sin­de, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun na­sıl iş­le­ye­ce­ği açık­ça or­ta­ya kon­muş. Ora­da, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun şikâyet üze­re iti­ra­zen baş­vu­ru­la­rı ka­ra­ra bağ­la­ya­ca­ğı, fa­kat, bu iti­raz­la­rın söz­leş­me ta­ri­hin­den, söz­leş­me im­za­lan­ma­sın­dan son­ra dik­ka­te alın­ma­ya­ca­ğı hük­mü or­ta­ya kon­muş. Her ne hik­met­se, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu, ken­di­si­ne ya­pı­lan iti­raz­la­rı, sü­re­si geç­ti­ği hâlde, söz­leş­me ta­ri­hin­den son­ra ol­du­ğu hâlde, bi­raz ge­niş­le­ti­ci bir iç­ti­hat­la in­ce­le­me­ye al­mış ve so­nuç­ta da, ka­mu­oyun­da ma­lum ol­du­ğu üze­re, 145 ko­nu hak­kın­da da, il­gi­li ka­mu ku­rum ve ku­ru­luş­la­rı­na bil­di­ril­mek üze­re bir­ta­kım hu­sus­lar tes­pit et­miş. Fa­kat, bu 145 ko­nu gün­de­me gel­di­ği za­man ka­mu­oyun­da öy­le bir tar­tış­ma ya­pıl­dı ki, mu­ha­le­fet mil­let­ve­kil­le­ri bu kür­sü­ye ge­lip, bu 145 ko­nu­yu öy­le su­is­ti­mal et­ti­ler ki, zan­ne­der­si­niz ki, 145 ko­nu­nun 145'in­de de, ha­ki­ka­ten atı alan Üs­kü­dar'ı geç­miş, mil­le­tin, ga­rip gu­re­ba­nın hak­kı hu­ku­ku çiğ­nen­miş.

Ben si­ze bir­kaç ta­ne ör­nek ve­re­ce­ğim. Bu 145 ta­ne ko­nu ne­dir, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun al­dı­ğı ka­rar kap­sa­mın­da, is­ter­se­niz, en il­gin­cin­den baş­la­ya­yım.

Ko­nu şu, di­yor ki: "Ka­mu İha­le Bül­te­ni'nde iha­le ta­ri­hi 11/1/2006 iken, ida­ri şart­na­me­de 16/1/2006 ola­rak be­lir­til­miş. Bu çe­liş­ki gi­de­ril­me­den iha­le­nin so­nuç­lan­dı­rıl­ma­sı mev­zu­ata ay­kı­rı­dır." Ne de­mek bu? Şu de­mek ar­ka­daş­lar, kı­sa ve öz söy­lü­yo­rum, vak­ti­miz az: 11/1 ta­ri­hi da­ha ön­ce ça­lış­ma gü­nüy­ken, Kur­ban Bay­ra­mı'na denk gel­di­ği için, resmî ta­til ilan edil­di­ği için de ta­kip eden ilk iş gü­nü, iha­le, mec­bu­ren, yö­net­me­lik mad­de­si ge­re­ği ya­pıl­mış. Bu­na de­mi­şiz ki: Bu mev­zu­ata ay­kı­rı. Baş­ka? İha­le Yö­net­me­li­ği'nin 6'ncı bö­lü­mün­de… Ve­ya onu ge­çe­yim, da­ha en­te­re­san bir hu­su­su söy­le­ye­yim.

4734 sa­yı­lı Ka­nun'un 10'un­cu mad­de­sin­de is­te­nen bir­ta­kım bel­ge­ler var. Bu bel­ge­ler ne­dir? He­pi­miz bi­li­yo­ruz. Ya­ni, iha­le­yi ka­za­nan fir­ma, SSK'ya bor­cu ol­ma­dı­ğı­nı, ver­gi da­ire­si­ne bor­cu ol­ma­dı­ğı­nı, mes­lek­ten men edil­me­di­ği­ni, mes­lek oda­la­rın­dan bir­ta­kım bil­gi ve bel­ge­ler­le is­pat et­mek du­ru­mun­da. Ar­ka­daş­lar, bu­ra­da sırf ta­rih yan­lış­lı­ğın­dan ve­ya ta­ri­hin fark­lı yo­rum­lan­ma­sın­dan do­la­yı, 145 ko­nu­nun 101 ta­ne­si için den­miş ki: "Bun­lar, usu­le ay­kı­rı." Hâlbu­ki…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Pe­ki, iha­le­le­ri kim­ler ka­zan­mış?

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Söy­le­ye­ce­ğim, onu da söy­le­ye­ce­ğim.

Hâlbu­ki, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu bu 145 ko­nuy­la il­gi­li ola­rak ka­rar al­dık­tan bir haf­ta son­ra, Da­nış­ta­yın bir ka­ra­rı var. Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun, An­ka­ra De­niz İk­mal Ko­mu­tan­lı­ğın­da SSK pri­miy­le il­gi­li ola­rak bor­cu ol­ma­dı­ğı bel­ge­si­ni ge­tir­me­di­ği için iha­le­yi ver­me­di­ği, söz­leş­me­yi ip­tal et­ti­ği ve bir yıl ya­sak­lı hâle ge­tir­di­ği fir­may­la il­gi­li Da­nış­tay "ha­yır, bu­nu bir yıl ya­sak­lı hâle de ge­ti­re­mez­sin, söz­leş­me­yi de im­za­la­man ge­re­kir" di­yor. Ya­ni, bı­ra­kın ta­ri­hi, bor­cu olan fir­ma­yı… Da­nış­tay "ha­yır, bu, iha­le­nin as­li un­su­ru de­ğil­dir" di­yor. Ba­kın, 101 ta­ne ko­nu­nun ney­le bağ­lan­tı­lı ol­du­ğu­nu söy­lü­yo­ruz si­ze.

Pe­ki, baş­ka? Ad­li si­cil bel­ge­si­nin söz­leş­me ta­ri­hin­de ol­ma­sı ge­re­ki­yor­muş, beş gün ön­ce ha­zır­lan­mış, ya­ni muh­te­me­len beş gün için­de bu ar­ka­daş­la­rı­mız, iha­le­yi alan­lar suç iş­le­miş, ce­za al­mış ola­bi­lir­ler di­ye.

Baş­ka? Baş­ka bir ör­nek de, o ka­dar kü­çük ra­kam­la­ra gi­ril­miş ki: "155,25 YTL" ol­ma­sı ge­re­kir­ken, "155,22 YTL" ola­rak be­lir­len­miş. Son mad­de­si­ni oku­yo­rum: "Söz ko­nu­su ek­sik­li­ğin mik­ta­rı iti­ba­rıy­la az­lı­ğı dü­zel­til­miş hâliy­le de iha­le­nin so­nu­cu­nu et­ki­le­yen bir ay­kı­rı­lık ol­ma­dı­ğı be­lir­len­di­ğin­den, bu hu­su­sun bun­dan son­ra­ki uy­gu­la­ma­lar­da da­ha dik­kat­li dav­ra­nıl­ma­sı­nı te­mi­nen bil­di­ril­me­si­nin uy­gun ola­ca­ğı de­ğer­len­di­ril­miş­tir." Ya­ni, bir­kaç YTL'lik ra­kam için, biz, kos­ko­ca Ka­mu İha­le Ku­ru­mu ve ku­rum­la­rı ça­lış­tı­rı­yo­ruz.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Bu bel­ge si­zin eli­ni­ze ne­re­den geç­ti?

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Han­gi­si?

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun...

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Eğer, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun web say­fa­sı­na gi­rer­se­niz, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu ka­rar­la­rı­nın hep­si­nin ora­da, açık ol­du­ğu­nu gö­rür­sü­nüz, hep­si ora­da var, ora­dan te­min et­me­niz müm­kün, ad­res ora­sı.

So­nuç­ta, ar­ka­daş­lar, şu tab­lo çık­tı or­ta­ya. Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nu suç­la­ma­ya­lım bu­ra­da, çün­kü dı­şa­rı­dan her­han­gi bir et­ki­ye, bas­kı­ya açık de­ğil, ba­ğım­sız bir ku­rum. Ka­mu­oyun­da bu ka­dar su­is­ti­mal edi­lin­ce, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu bir açık­la­ma yap­mak zo­run­da kal­dı. De­di ki ar­ka­daş­lar, ya­ni…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Yö­ne­tim ku­ru­lu­na rağ­men mi?

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Efen­dim?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Yö­ne­tim ku­ru­lu ka­ra­rıy­la mı yap­mış o açık­la­ma­yı?

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - İş­te, ba­kın, bu­ra­da. Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun resmî açık­la­ma­sı­dır bu.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, kar­şı­lık­lı ko­nuş­ma­ya­lım.

Sa­yın Poy­raz, Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edi­niz.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Yö­ne­tim ku­ru­lu­nun ka­ra­rı yok.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - So­nuç­ta, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu şu­nu di­yor: "Ba­sın or­gan­la­rın­da in­ce­le­me ko­nu­su ya­pı­lan ba­zı hu­sus­lar­da, iha­le­nin ip­ta­li­ne ve ka­rar­la­rın ve­ri­liş şek­lin­de bir­ta­kım ha­ber­ler ya­yıl­mış­tır ve ay­rı­ca, bu iş­ler­le il­gi­li ola­rak, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun, cum­hu­ri­yet sav­cı­lık­la­rı­na bil­di­ril­me­si­ne ge­rek gör­dü­ğü her­han­gi bir suç tes­pi­ti ol­ma­mış­tır." di­yor.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Za­ten o öy­le ol­mu­yor, il­gi­li Ba­kan­lık­lar…

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Şim­di, si­zin az ön­ce söy­le­di­ği­niz nok­ta­ya ge­le­ce­ğim. "Bu­ra­da­ki hu­sus­lar, bu ka­dar mev­zu­ata ay­kı­rı tes­pit edil­me­yen, bel­ge ek­sik­li­ğin­den ha­re­ket­le tes­pit edi­len bu hu­sus­lar da, ye­ter­li ve mes­net ol­mak­sı­zın be­lir­li ki­şi­le­ri zan al­tın­da bı­ra­ka­bi­le­cek yan­lış bir de­ğer­len­dir­me­dir." di­yor. Şu­nu söy­lü­yor: "Ne ka­dar, kaç ki­şi al­mış­tır?" di­yor. Ka­mu İha­le Ku­ru­mu di­yor ki, ra­kam­la­rı da ve­ri­yor: "1/1/2003-17/2/2006 ta­rih­le­ri ara­sın­da 292 mil­yon 309 bin 141 YTL'lik alım ya­pıl­mış, söz ko­nu­su fir­ma­la­rın al­dık­la­rı tu­tar 11 mil­yon 655 bin 855 YTL." Ki, bu ra­ka­mın da top­lam alım­lar için­de­ki ora­nı sa­de­ce ve sa­de­ce yüz­de 4'tür ar­ka­daş­lar…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Za­ten ör­nek­le­me yap­mış­lar.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - …ki­şi ola­rak bak­tı­ğı­nız za­man. Fir­ma ola­rak bak­tı­ğı­nız za­man ise…

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Ge­ri­si­ni in­ce­le­me­di ki za­ten.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Hep­si­ni in­ce­le­me­di ki.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) -  Za­ten ek­sik­lik ora­da, biz de onu söy­lü­yo­ruz. Eğer bu iha­le ko­mis­yon­la­rı böy­le yan­lış­lık­lar ya­pı­yor­lar­sa, böy­le ha­ta­lar ya­pı­yor­lar­sa, za­ten ge­ri ka­lan bü­tün iş­ler­de de ha­ta yap­ma­sı la­zım. Ni­te­kim, az ön­ce bah­set­ti­ğim o SSK'yla il­gi­li hu­sus­lar, ver­gi prim bor­cuy­la il­gi­li hu­sus­lar, sa­de­ce Ha­tay'da de­ğil, tüm Tür­ki­ye'de­ki ko­mis­yon­la­rın yap­tı­ğı ge­nel ha­ta­lar.

Şim­di onu da geç­tik. Sa­yın Ke­mal Kı­lıç­da­roğ­lu, Plan Büt­çe Ko­mis­yo­nun­da, bir fir­ma -is­mi­ni ver­me­ye­ce­ğim- esas ala­rak Sa­yış­tay Baş­kan­lı­ğı­na so­ru so­ru­yor, di­yor ki: "Bu fir­may­la il­gi­li ola­rak her­han­gi bir yol­suz­luk, usul­süz­lük var mı­dır?" Sa­yış­tay Baş­ka­nı­nın Ke­mal Be­ye ver­di­ği ce­vap bu­ra­da, te­fer­ru­atı oku­ma­ya­ca­ğım, son cüm­le­yi oku­ya­ca­ğım: "Bi­zim de­ne­ti­miz ala­nı­mız olan hu­sus­lar­la il­gi­li ola­rak ya­pı­lan bu de­ne­tim­ler so­nu­cun­da, anı­lan ko­nu çer­çe­ve­sin­de de­ğer­len­di­ril­me­sin­de, söz ko­nu­su bu iş­ler­le il­gi­li sor­gu ve yar­gı ra­po­ru ko­nu­su ya­pıl­mış, taz­min hük­me­dil­miş ve­ya suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­nul­muş her­han­gi bir iş­le­me rast­la­nıl­ma­mış­tır."

Ge­çi­yo­ruz. Bu bir fir­may­dı. Da­ha son­ra, Grup Baş­kan Ve­ki­li­miz Sa­dul­lah Bey, söz ko­nu­su bü­tün fir­ma­lar ve ki­şi­ler­le il­gi­li ola­rak, yir­mi­ye ya­kın is­mi Sa­yış­tay Baş­kan­lı­ğı­na so­ru­yor, di­yor ki: "Bu ko­nu­lar­da siz ne yap­tı­nız, her­han­gi bir suç un­su­ru­na rast­la­dı­nız mı? " Ni­ye Sa­yış­ta­ya so­ru­yor? Çün­kü, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu sü­re­cin bel­li kıs­mı­nı in­ce­li­yor, Sa­yış­tay he­sap­la­rın tü­mü­nü, yıl iti­ba­rıy­la, yıl­lar iti­ba­rıy­la ve bü­tün şa­hıs­lar iti­ba­rıy­la, fir­ma­lar iti­ba­rıy­la in­ce­li­yor. Bu­ra­da "Ha­tay Def­ter­dar­lık Mu­ha­se­be Mü­dür­lü­ğü 2004-2005, Mer­kez Be­le­di­ye Say­man­lı­ğı 2003-2004-2005, İl Özel İda­re­si 2003-2004-2005..."

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Poy­raz, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - “...Sağ­lık Ku­rum­la­rı Say­man­lı­ğı 2004-2005, Mus­ta­fa Ke­mal Üni­ver­si­te­si Dö­ner Ser­ma­ye, Güm­rük Say­man­lı­ğı, İs­ken­de­run, Kı­rık­han Be­le­di­ye Baş­kan­lık­la­rı, Kı­rık­han Mal Mü­dür­lü­ğü, Pa­yas Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı 2003-2004-2005 yıl­la­rıy­la il­gi­li ola­rak her­han­gi bir suç un­su­ru­na rast­lan­mış mı­dır?” di­yor, so­ru­yor. El ce­vap, Ge­nel Sek­re­ter: "Aşa­ğı­da isim­le­ri ve yıl­la­rı ya­zı­lı say­man he­sap­la­rı­nın ge­nel de­ne­tim prog­ra­mı kap­sa­mın­da de­net­çi­le­ri­miz ta­ra­fın­dan ya­pı­lan de­ne­tim­le­ri so­nuç­la­rı­nın il­gi ya­zı ekin­de­ki öner­ge­de sö­zü edi­len hu­sus­lar çer­çe­ve­sin­de de­ğer­len­di­ril­me­si ne­ti­ce­sin­de, adı ge­çen bu ki­şi ve fir­ma­lar­la il­gi­li ola­rak taz­min hük­me­dil­me­miş ve­ya suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­nul­muş her­han­gi bir ka­ra­ra rast­la­nıl­ma­mış­tır." Bu­yu­run, Sa­yış­ta­yın üze­ri­ne la­fı­nız var­sa, ko­nu­şun!

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Pe­ki, bu iha­le­le­ri na­sıl pay­la­şı­yor­lar, şu­nu bir an­lat­sa­na.

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yü­rek, lüt­fen...

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Be­nim oğ­lum bi­na okur, dö­ner dö­ner ge­ne okur! Siz ko­nu­şun.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Esas o...

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Ba­kın bu da mah­ke­me ka­ra­rı. Ana­va­tan Par­ti­si Grup Baş­kan Ve­ki­li suç du­yu­ru­sun­da bu­lun­muş…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ha­tay­lı­lar ka­ra­rı­nı ver­di o ko­nu­da, halk ka­ra­rı­nı ver­di.

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yü­rek, lüt­fen efen­dim...

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, bu ka­dar sa­taş­ma­ya…

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Poy­raz.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­nul­muş ve Sü­ley­man Sa­rı­baş'ın suç du­yu­ru­sun­da, cum­hu­ri­yet sav­cı­lı­ğı ko­vuş­tur­ma­ya yer ol­ma­dı­ğı­na da­ir ka­rar ver­miş.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Poy­raz, te­şek­kür cüm­le­ni­zi ala­yım.

Bu­yu­run.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, ne­ti­ce iti­ba­rıy­la, siz ge­lip bu­ra­da is­te­di­ği­niz ka­dar…

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - So­nuç ne ol­muş?

FA­RUK ÇE­LİK (Bur­sa) - Ne ol­muş? Efen­dim, an­la­ma­dık Sü­ley­man Sa­rı­baş'ı. 

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Söy­le­di, söy­le­di.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, cum­hu­ri­yet sav­cı­lı­ğı ko­vuş­tur­ma­ya yer ol­ma­dı­ğı­na da­ir ka­rar ve­ri­yor. Hat­ta ve hat­ta di­yor ki: "Top­la­nan de­lil­le­rin de­ğer­len­di­ril­me­si, ce­za hu­ku­ku an­la­mın­da fe­sat ka­rış­tı­rıl­mış bir iha­le bu­lun­ma­ma­sı, hiç kim­se hak­kın­da ka­mu adı­na ko­vuş­tur­ma ya­pıl­ma­sı­na yer ol­ma­dı­ğı­na ve teb­liğ edi­le­cek kim­se ol­ma­dı­ğı için bu­nun da teb­li­ği­ne yer ol­ma­dı­ğı­na."

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Ali Di­bo öl­müş, baş­la­rı sağ ol­sun!

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Ben şu­nu söy­le­ye­yim ar­ka­daş­lar: Siz, çı­kın, bu­ra­da ko­nu­şun. Siz çı­kın ko­nu­şun, ba­zı sağ­du­yu­lu ba­sın or­gan­la­rı­nın da yaz­dı­ğı gi­bi, biz si­ze bu­nun ce­va­bı­nı, bu­ra­da, hu­kuk çer­çe­ve­sin­de, ka­nun çer­çe­ve­sin­de tek tek ve­re­ce­ğiz ve Ali Di­bo da ay­nen bu ha­ber­de ol­du­ğu gi­bi de fos çık­ma­ya mahkûmdur.

Son cüm­lem şu­dur Baş­ka­nım, mü­sa­ma­ha­nız için te­şek­kür edi­yo­rum.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Ku­ral­sız­lık bu­ra­da da or­ta­ya çık­tı!

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Baş­kan, bi­zim ko­nuş­ma­la­rı he­men ke­si­yor­su­nuz!

FAH­RET­TİN POY­RAZ (De­vam­la) - Ha­ki­ka­ten or­ta­da yan­lış­lar ya­pan var­sa, usul­süz­lük ya­pan var­sa, hep bir­lik­te bu­nun pe­şi­ne dü­şe­lim di­yo­rum.

Te­şek­kür edi­yo­rum ve say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Baş­kan, çok ta­raf­lı dav­ra­nı­yor­su­nuz.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Ku­ral­sız­lık bu­ra­da or­ta­ya çık­tı, bir da­ki­ka faz­la ko­nuş­tu! Sa­yın Baş­kan, ayıp et­ti­niz, ayıp!

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ko­nu­şan ar­ka­daş­la­rı­mı­zın hep­si bu­ra­da, Ge­nel Ku­ru­lun için­de, öbür ar­ka­daş­lar da bu­ra­da. Lüt­fen ar­ka­daş­lar, ku­lis­le­re çı­kın ve­ya ar­ka ta­ra­fa ge­çin, el­de bel­ge­ler var, bir­bi­ri­niz­le ko­nu­şun. Ni­ye böy­le bir­bi­ri­mi­ze laf atı­yo­ruz ki! Bu­yu­run, ko­nu­şun. Bi­zim ya­pa­ca­ğı­mız bir şey yok, her­kes ko­nuş­sun.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Baş­kan, biz bir­bi­ri­miz­le ko­nuş­mu­yo­ruz ki, her­ke­se ay­nı sü­re­yi ve­rin di­yo­ruz, o ka­dar. 

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­yü­rek, ba­kı­nız, ben te­şek­kür cüm­le­si için aç­tım, ba­zı ar­ka­daş­lar te­şek­kür cüm­le­sin­de­ki o sü­re­yi ta­ma­men kul­lan­dı, ba­zı­la­rı kul­lan­ma­dı. Ada­let­li dav­ran­dı­ğı­ma vic­da­nen de müs­te­ri­him, bü­tün Ge­nel Ku­rul da bu­na şa­hit­tir. Ama, siz, sü­rek­li ola­rak çı­kan ar­ka­daş­la­ra laf atı­yor­su­nuz, o da si­zin tak­di­ri­niz.

AK Par­ti adı­na üçün­cü ko­nuş­ma­cı, Sa­yın İl­han Al­bay­rak. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Bu­yu­run efen­dim.

AK PAR­Tİ GRU­BU ADI­NA İL­HAN AL­BAY­RAK (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, say­gı­de­ğer mil­let­ve­kil­le­ri; Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın 2007 yı­lı büt­çe­siy­le il­gi­li ola­rak Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Bu ve­si­ley­le he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; AK Par­ti ola­rak, ik­ti­da­ra ge­li­şi­mi­zin ilk gün­le­rin­den bu ya­na si­ya­set­te ve özel­lik­le eko­no­mi­de yurt için­de ve yurt dı­şın­da sağ­lam bir is­tik­rar prog­ra­mı yü­rüt­me azim, ira­de, ye­te­nek ve ka­rar­lı­lı­ğın­da ol­du­ğu­mu­zu yap­tı­ğı­mız ic­ra­at­lar­la or­ta­ya koy­muş bu­lun­mak­ta­yız.

Biz­den ön­ce alı­şıl­mış bir du­rum hâli­ne ge­len be­lir­siz­lik or­ta­mı, bi­zim ik­ti­da­rı­mız dö­ne­min­de ye­ri­ni gü­ven, is­tik­rar ve umu­da bı­rak­mış­tır. Top­lum­da ve pi­ya­sa­lar­da sağ­la­nan gü­ven or­ta­mı eko­no­mik gös­ter­ge­le­re de yan­sı­mış­tır. Hükûme­ti­mi­zin bi­linç­li po­li­ti­ka ve ter­cih­le­ri, ka­rar­lı ic­ra­at­la­rı ül­ke­mi­zin ge­nel büt­çe per­for­man­sı­nı olum­lu bir şe­kil­de et­ki­le­miş­tir.

Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı büt­çe­si­ne geç­me­den ön­ce, 2006 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin ocak-ekim dö­ne­mi­ni kap­sa­yan on ay­lık uy­gu­la­ma so­nuç­la­rı­na kı­sa­ca de­ğin­mek is­ti­yo­rum:

2005 yı­lı­nın ilk on ayı ile 2006 yı­lı­nın ilk on ayı­nı mu­ka­ye­se eder­sek, mer­kezî yö­ne­tim büt­çe açı­ğı ge­çen se­ne­ye gö­re yüz­de 52,1 ora­nın­da aza­la­rak 3,7 mil­yar YTL ol­muş­tur. Ocak-ekim dö­ne­mi iti­ba­rıy­la kon­so­li­de büt­çe açı­ğı­nın 2003'te 32,6; 2004'te 24,8; 2005'te ise 7,9 mil­yar YTL ol­du­ğu dik­ka­te alın­dı­ğın­da, 2006 yı­lın­da gös­te­ri­len büt­çe per­for­man­sın­da­ki iyi­leş­me çok da­ha net ola­rak gö­rü­le­cek­tir. Ocak-ekim dö­ne­mi büt­çe açı­ğı­nın yıl so­nu ger­çek­leş­me ora­nı açı­sın­dan 2006 yı­lı, 1984 yı­lın­dan bu ya­na en iyi per­for­man­sın gös­te­ril­di­ği yıl ol­muş­tur. Fa­iz dı­şı faz­la per­for­man­sın­da­ki iyi­leş­me de de­vam et­miş­tir. Ocak-ekim 2005 dö­ne­min­de­ki 30,8 mil­yar YTL olan fa­iz dı­şı faz­la tu­ta­rı bu yı­lın ay­nı dö­ne­min­de yüz­de 19,9 ora­nın­da bir ar­tış­la 37,1 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­leş­miş­tir.

Söz ko­nu­su dö­nem­de mer­kezî yö­ne­tim büt­çe gi­der­le­ri ge­çen yı­lın ay­nı dö­ne­mi­ne gö­re yüz­de 14,2, mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri ise yüz­de 18,7 ora­nın­da ar­tış gös­ter­miş­tir. Bu du­rum, Hükûme­ti­miz­ce ka­mu har­ca­ma­la­rın­da ka­li­te ve ma­li di­sip­lin il­ke­le­ri ve be­lir­le­nen büt­çe he­def­le­ri­nin esas alı­na­rak büt­çe fa­ali­yet­le­ri­nin ger­çek­leş­ti­ril­di­ği­nin ka­nı­tı­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2006 yı­lı­nın ilk on ayı­na ait mer­kezî yö­ne­tim büt­çe gi­der­le­ri­ni de kı­sa­ca in­ce­ler­sek, en yük­sek üç ka­le­min ca­ri trans­fer­ler, fa­iz gi­der­le­ri ve per­so­nel gi­der­le­ri ol­du­ğu gö­rül­mek­te­dir. Yi­ne, ay­nı dö­ne­min alt dü­zey har­ca­ma­la­rı­na ba­kar­sak, iç borç fa­iz öde­me­le­ri 34,7 mil­yar YTL, sos­yal gü­ven­lik ku­rum­la­rı­na ya­pı­lan trans­fer­ler 20,7 mil­yar YTL, ma­hallî ida­re­ler ve fon pay­la­rı 11,2 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­leş­miş­tir.

Mer­kezî yö­ne­tim büt­çe gi­der­le­ri­nin ger­çek­leş­me ora­nın­da ge­çen yı­la gö­re or­ta­ya çı­kan ar­tış, bü­yük oran­da, ye­şil kart gi­der­le­ri, SSK'ya ya­pı­lan trans­fer­ler, ta­rım­sal des­tek­le­me öde­me­le­ri ve ser­ma­ye trans­fer­le­ri ile Büt­çe Ka­nu­nu­nun 11 in­ci mad­de­si çer­çe­ve­sin­de tah­sil edi­len ka­mu ge­lir­le­ri kar­şı­lı­ğın­da ya­pı­lan har­ca­ma­lar­dan kay­nak­lan­mış­tır; an­cak, bu ge­liş­me­ler ek öde­nek ih­ti­ya­cı do­ğur­ma­ya­cak ve top­lam büt­çe öde­nek­le­ri için­de ka­lı­na­cak­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; de­ğin­mek is­te­di­ğim di­ğer bir ko­nu ise mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri­dir. Yi­ne, ay­nı dö­nem­de 140,5 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­le­şen mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri­nin en yük­sek üç ka­le­mi ise, 112,5 mil­yar YTL'si ver­gi ge­lir­le­rin­den, 23,1 YTL'si ver­gi dı­şı ge­lir­ler­den, 2,7 mil­yar YTL'si de özel büt­çe ida­re­le­ri­nin öz ge­lir­le­rin­den oluş­mak­ta­dır. Ekim so­nu iti­ba­rıy­la mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri­ne ba­kıl­dı­ğın­da, yıl so­nu büt­çe he­de­fi­nin yüz­de 87,7'si­nin bu dö­nem­de tah­sil edil­di­ği gö­rül­mek­te­dir. Ge­çen yı­lın ay­nı dö­ne­min­de söz ko­nu­su ora­nın yüz­de 77,6 ol­du­ğu dik­ka­te alın­dı­ğın­da, ge­lir per­for­man­sın­da dik­ka­te de­ğer bir ar­tış kay­de­dil­di­ği or­ta­ya çık­mak­ta­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ver­gi ge­lir­le­rin­den bah­se­der­ken, el­li yıl­dır her­kes­çe ko­nu­şu­lan, fa­kat, ye­ni­den ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı hu­su­sun­da kim­se­nin ce­sa­ret­le üs­tü­ne gi­de­me­di­ği et­kin bir ver­gi ida­re­si hak­kın­da da ko­nuş­mak is­ti­yo­rum; çün­kü, et­kin ver­gi top­la­ma işi, mo­dern, mü­kel­lef­le­riy­le ba­rı­şık, kı­sa­ca­sı et­kin bir ver­gi ida­re­si­nin işi­dir.

Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı, ge­lir po­li­ti­ka­sı­nı ada­let ve ta­raf­sız­lık için­de uy­gu­la­mak, ver­gi ve di­ğer ge­lir­le­ri en az ma­li­yet­le top­la­mak, mü­kel­lef­le­rin ver­gi­ye gö­nül­lü uyu­mu­nu sağ­la­mak, mü­kel­lef hak­la­rı­nın ko­run­ma­sı ve mü­kel­lef ile Baş­kan­lık iliş­ki­le­ri­nin kar­şı­lık­lı gü­ven esa­sı­na da­yan­ma­sı ko­nu­sun­da ge­rek­li ted­bir­le­ri al­mak, say­dam­lık, ka­tı­lım­cı­lık, ve­rim­li­lik ve mü­kel­lef odak­lı­lık te­mel il­ke­le­ri­ne gö­re gö­rev yap­mak üze­re 5345 sa­yı­lı Ka­nun'la 16/5/2005 ta­ri­hin­de ku­rul­muş­tur.

Ver­gi ge­lir­le­ri­ni ar­tır­ma­nın en önem­li araç­la­rın­dan bi­ri­si de ka­yıt dı­şı eko­no­miy­le mü­ca­de­le­dir. Bu­nun­la il­gi­li, sa­de­ce için­de bu­lun­du­ğu­muz bu dö­nem de­ğil, Hükûme­ti­miz­ce, gö­rev ba­şı­na gel­di­ği­miz­den bu ya­na önem­li ça­lış­ma­lar ya­pıl­mış ve yap­tı­rıl­mış­tır. Biz, ver­gi ba­rı­şı uy­gu­la­ma­sı­nı ge­tir­mek, enf­las­yon mu­ha­se­be­si­ni yü­rür­lü­ğe koy­mak ve ver­gi oran­la­rın­da­ki önem­li in­di­rim­le­ri yap­mak su­re­tiy­le mü­kel­lef­le­ri­mi­ze ka­yıt al­tı­na gir­me ko­nu­sun­da ge­rek­li or­ta­mı ha­zır­la­mış bu­lun­mak­ta­yız. Ar­tık, kim­se­nin ka­yıt dı­şı iş­lem yap­mak için hiç­bir ma­ze­re­ti kal­ma­mış­tır.

Ka­yıt dı­şı eko­no­miy­le mü­ca­de­le­de yap­tı­ğı­mız re­form­lar­dan bi­ri­si de TC kim­lik nu­ma­ra­sı­nın ay­nı za­man­da ver­gi nu­ma­ra­sı ola­rak kul­la­nıl­ma­sı­dır. Bu yıl Ka­sım 2006'dan iti­ba­ren, TC kim­lik nu­ma­ra­sı, ay­nı za­man­da ver­gi nu­ma­ra­sı ola­rak da kul­la­nıl­ma­ya baş­lan­mış­tır. Geç­ti­ği­miz dört yıl içe­ri­sin­de, Hükûme­ti­miz, mü­kel­le­fi­ne et­kin ve ve­rim­li ça­lı­şa­bi­len bir ge­lir ida­re­si­nin ya­sal alt­ya­pı­sı­nı oluş­tur­muş­tur. Ge­lir İda­re­si­nin bil­gi tek­no­lo­ji­le­rin­den ya­rar­lan­mak, mü­kel­le­fe da­ha iyi hiz­met ede­bil­me ve mü­kel­le­fi­ni da­ha iyi ta­kip ede­bil­mek için, de­net­le­ye­bil­me­si için her tür­lü imkân sağ­lan­mak­ta­dır. Mü­kel­lef­le­re elek­tro­nik be­yan­na­me ver­me imkânı sağ­lan­mış­tır. Mü­kel­le­fe, ver­gi­si­ni, ver­gi da­ire­si­ne git­me­den ken­di ban­ka­sı ara­cı­lıy­la öde­me imkânı sağ­lan­mış­tır. Şu an­da be­yan­na­me­le­rin yüz­de 70'i elek­tro­nik ola­rak alın­mak­ta. Bu du­rum, bir­çok ge­liş­miş ül­ke­le­rin de ile­ri­sin­de­dir.

Mü­kel­lef odak­lı bir an­la­yış­la ye­ni­den ya­pı­la­nan Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı "mü­kel­lef hiz­met­le­ri" kav­ra­mı­nı Türk ver­gi sis­te­mi­ne ge­tir­mek, bu­nu ha­ya­ta ge­çir­mek su­re­tiy­le, geç­ti­ği­miz bir yıl içe­ri­sin­de önem­li fa­ali­yet­ler­de bu­lun­muş­tur. Bu fa­ali­yet­ler­den ba­zı­la­rı şun­lar­dır: Mü­kel­lef hak­la­rı­nı ga­ran­ti al­tı­na al­mak ama­cıy­la Mü­kel­lef Hak­la­rı Bil­dir­ge­si ya­yın­lan­mış, mü­kel­lef­le­rin bil­gi ih­ti­yaç­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı ama­cıy­la İn­ter­net si­te­si mü­kel­le­fe bil­gi ak­ta­rım ka­na­lı hâli­ne gel­miş, en çok bil­gi ta­lep edi­len ya da uy­gu­la­ma­da en çok te­red­düt edi­len ko­nu­lar­da  bro­şür­ler ha­zır­lan­mış, e-pos­ta bil­gi­len­dir­me sis­te­miy­le ver­gi­sel de­ği­şik­lik­ler sis­te­me abo­ne olan mü­kel­lef­le­rin e-pos­ta ad­res­le­ri­ne gön­de­ril­me­ye baş­lan­mış­tır; be­yan­na­me dö­ne­min­de özür­lü­ler ve alt­mış beş yaş üs­tü ki­şi­le­rin ev­le­rin­de be­yan­na­me­le­ri­nin dol­du­rul­ma­sı ve alın­ma­sı ko­nu­sun­da yar­dım edil­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ge­lir İda­re­si mü­kel­le­fe hiz­met ka­pa­si­te­si­nin ar­tı­rıl­ma­sı ya­nı sı­ra, mü­kel­le­fi­ni ta­nı­ma ve ta­kip et­me, de­net­le­me ka­pa­si­te­si­nin de ar­tı­rıl­ma­sı ge­rek­mek­te­dir. Bu­nun en ba­sit ör­ne­ği, mü­kel­lef­ler­den kim­den mal al­dı­ğı, ki­me mal sat­tı­ğıy­la il­gi­li ola­rak alı­nan Ba, Bs form­la­rı sa­ye­sin­de, nay­lon fa­tu­ra dü­zen­le­yen ve kul­la­nan mü­kel­lef­le­rin tes­pit edil­me­si­dir. Bu çer­çe­ve­de 5.800 sa­tı­cı, 22.500 alı­cı in­ce­le­me­ye alın­mış, 1.750 in­ce­le­me so­nuç­lan­mış, 1.300 mü­kel­le­fin sah­te bel­ge dü­zen­le­di­ği, 6.359 mü­kel­le­fin bu bel­ge­le­ri kul­la­na­rak ver­gi ka­çır­dı­ğı tes­pit edil­miş­tir. Bu şe­kil­de dü­zen­le­nip kul­la­nı­lan sah­te fa­tu­ra top­la­mı 1,7 mil­yar YTL ci­va­rın­da­dır.

Özet­le şun­la­rı söy­le­ye­bi­li­rim ki Ocak-Ekim 2006 dö­ne­min­de…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Al­bay­rak, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

İL­HAN AL­BAY­RAK (De­vam­la) - Ocak-Ekim 2006 dö­ne­min­de büt­çe gi­der­le­rin­de­ki ar­tış ora­nı­nın büt­çe ge­lir­le­rin­de­ki ar­tış ora­nı­nın al­tın­da kal­ma­sı, büt­çe açı­ğın­da­ki dü­şüş eği­li­mi­nin sür­me­si ve fa­iz dı­şı faz­la­da önem­li bir per­for­mans ar­tı­şı sağ­lan­ma­sı, Hükûme­ti­miz­ce ha­zır­la­nan büt­çe ya­pı­sın­da­ki iyi­leş­me­nin de­vam et­ti­ği­ni gös­ter­mek­te­dir. Tüm bu ger­çek­leş­me­le­rin te­me­lin­de güç­lü ve et­kin bir Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın yer al­dı­ğı­nı göz ar­dı et­me­mek ge­re­kir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2007 yı­lı Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı büt­çe­si­nin ül­ke­mi­ze ve mil­le­ti­mi­ze ha­yır­lı ol­ma­sı di­le­ğiy­le söz­le­ri­mi bu­ra­da nok­ta­lar­ken, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

AK Par­ti Gru­bu adı­na dör­dün­cü ko­nuş­ma­cı, Elâzığ Mil­let­ve­ki­li Şem­set­tin Mu­rat.

Bu­yu­run Sa­yın Mu­rat. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

AK PAR­Tİ GRU­BU ADI­NA ŞEM­SET­TİN MU­RAT (Elâzığ) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri; Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın 2007 ma­li yı­lı büt­çe­si üze­rin­de AK Par­ti Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Özel­leş­tir­me dü­şün­ce­si ilk gün­de­me gel­di­ğin­de, önem­li tar­tış­ma­la­ra yol aç­mış ve bu tar­tış­ma­lar, o gün­den be­ri aza­la­rak da ol­sa de­vam et­mek­te­dir. Cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin ilk yıl­la­rın­da özel te­şeb­bü­sün ser­ma­ye bi­ri­ki­mi­nin ol­duk­ça ye­ter­siz ol­ma­sı, o gün için dev­le­tin sa­na­yi­de ak­tif rol al­ma­sı­nı mec­bu­ri kıl­mak­tay­dı. Bun­dan do­la­yı da o yıl­lar­da önem­li sa­na­yi ku­ru­luş­la­rı dev­let ta­ra­fın­dan ku­rul­muş ve iş­le­til­miş­tir. An­cak, iler­le­yen ta­rih­ler­de, bu iş­let­me­le­rin önem­li bir kıs­mı, ge­li­şen tek­no­lo­ji­ye ayak uy­du­ra­ma­mış, ay­rı­ca ik­ti­dar­la­rın si­ya­si çı­kar­la­rı­na alet edil­miş, do­la­yı­sıy­la, eko­no­mi­miz üze­rin­de önem­li yük oluş­tur­ma­ya baş­la­mış­tır. Ge­li­şen dün­ya şart­la­rın­da dev­le­tin eko­no­mik ve sı­nai fa­ali­yet­ler­den çe­ki­le­rek, kay­nak­la­rı­nı as­li fonk­si­yo­nu olan ada­let, sa­vun­ma, sağ­lık ve eği­tim hiz­met­le­ri­ne ka­na­li­ze et­me­si ge­rek­mek­te­dir. İş­te bu dü­şün­ce­den ha­re­ket­le olu­şan özel­leş­tir­me fik­ri, ül­ke­miz­de ilk de­fa 1983 yı­lın­dan son­ra gün­de­me gel­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; özel­leş­tir­me­ye iliş­kin ilk hu­ku­ki dü­zen­le­me, 29/2/1984 ta­rih ve 2983 sa­yı­lı Ka­nun ile ya­pıl­mış­tır. Bu Ka­nun, özel­leş­tir­me uy­gu­la­ma­la­rı­na ait bir ha­re­ket ala­nı be­lir­le­miş ve özel­leş­tir­me­nin ku­rum­sal me­ka­niz­ma­sı­nı oluş­tur­muş­tur. Özel­leş­tir­me­nin ana ga­ye­si­ni şöy­le izah ede­bi­li­riz: Dev­le­tin eko­no­mi­de­ki sı­nai ve ti­ca­ri ro­lü­nün en aza in­di­ril­me­si, re­ka­be­te da­ya­lı pi­ya­sa eko­no­mi­si­nin oluş­tu­rul­ma­sı, dev­let büt­çe­si üze­rin­de­ki KİT fi­nans­man yü­kü­nün azal­tıl­ma­sı, ser­ma­ye pi­ya­sa­sı­nın ge­liş­ti­ril­me­si ve atıl ta­sar­ruf­la­rın eko­no­mi­ye ka­zan­dı­rıl­ma­sı, do­la­yı­sıy­la bu yol­la el­de edi­le­cek kay­nak­la­rın alt­ya­pı ya­tı­rım­la­rı­na ka­na­li­ze edil­me­si ola­rak be­lir­len­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 1984 yı­lın­dan bu­gü­ne ka­dar özel­leş­tir­mey­le il­gi­li bir­çok ka­nun ve ka­nun hük­mün­de ka­rar­na­me­ler çı­ka­rıl­mış, za­man za­man Ana­ya­sa Mah­ke­me­si­nin ip­tal ka­rar­la­rı­nın ge­rek­çe­le­ri doğ­rul­tu­sun­da ye­ni­den dü­zen­le­me­ler ya­pıl­mış­tır. Ay­rı­ca özel­leş­tir­me ko­nu­su kap­sa­mın­da de­ğer­len­di­ri­le­bi­le­cek 8/6/1994 ta­rih ve 3996 sa­yı­lı Ka­nun ile de yap-iş­let-dev­ret mo­de­li­nin uy­gu­la­na­bil­me­si­ne imkân oluş­tu­rul­muş­tur. 1986 yı­lın­dan iti­ba­ren hız ka­za­nan ve ta­ma­mı ka­mu­ya ait ve­ya ka­mu iş­ti­ra­ki olan ku­ru­luş­lar­da­ki ka­mu pay­la­rı­nın özel­leş­tir­me kap­sa­mı­na alın­ma­sı yo­luy­la, ida­re ta­ra­fın­dan bu­gü­ne ka­dar 195 ku­ru­luş­ta his­se se­ne­di ve­ya var­lık sa­tış iş­le­mi ya­pıl­mış ve bu ku­ru­luş­lar­dan 186'sın­da hiç ka­mu pa­yı kal­ma­mış­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; bir hu­su­su dik­kat­le­ri­ni­ze sun­mak is­ti­yo­rum. 2002 yı­lı so­nu­na ka­dar ya­pı­lan özel­leş­tir­me­ler­den el­de edi­len top­lam ge­lir 7 mil­yar 996 mil­yon do­lar ol­muş­tur. AK Par­ti­nin ik­ti­da­ra gel­me­siy­le özel­leş­tir­me hız ka­zan­mış, özel­lik­le olu­şan gü­ven ve is­tik­rar or­ta­mı ne­de­niy­le de özel­leş­ti­ri­len var­lık­lar çok iyi fi­yat­lar­la de­ğer­len­di­ril­miş­tir. Son dört yıl­da el­de edi­len özel­leş­tir­me ge­li­ri 18 mil­yar do­lar ol­muş­tur. Özel­leş­tir­me uy­gu­la­ma­la­rı so­nu­cun­da el­de edi­len ge­lir­ler­den 2005 yı­lın­da 2 mil­yar 660 mil­yon do­lar, 2006 yı­lın­da ise 6 mil­yar 751 mil­yon do­lar ha­zi­ne he­sap­la­rı­na in­ti­kal et­ti­ril­miş­tir. Özel­leş­tir­me prog­ra­mın­da olup, an­cak, uzun yıl­lar özel­leş­ti­ri­le­me­yen Türk Te­le­kom, TÜP­RAŞ, Er­de­mir gi­bi önem­li ku­ru­luş­la­rın özel­leş­ti­ril­me­si de 2005 yı­lın­da, ya­ni AK Par­ti İk­ti­da­rın­da ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; AK Par­ti İk­ti­da­rı, özel­leş­ti­ri­len ku­ru­luş­lar­da ça­lı­şan per­so­ne­lin ve ai­le­le­ri­nin mağ­dur edil­me­me­si­ne ve özel­leş­tir­me­le­rin top­lu­mun sos­yal den­ge­si üze­rin­de olum­suz et­ki­ler oluş­tur­ma­ma­sı­na dik­kat et­miş­tir. Bu amaç­la ik­ti­da­rı­mız dö­ne­min­de Ba­kan­lar Ku­ru­lun­ca ya­pı­lan bir dü­zen­le­mey­le, 1992 yı­lın­dan son­ra özel­leş­tir­me so­nu­cu işi­ne son ve­ri­len yak­la­şık 21 bin iş­çi işe yer­leş­ti­ri­le­rek mağ­du­ri­yet­le­ri gi­de­ril­miş­tir.

Bu­ra­da şu­nu  be­lirt­mek is­te­rim ki, bu 21 bin iş­çi, şu an­da mu­ha­le­fet­te bu­lu­nan par­ti­le­rin ik­ti­dar­la­rı dö­ne­min­de özel­leş­tir­me so­nu­cu iş­le­ri­ne son ve­ri­lip ka­pı­ya ko­nu­lan iş­çi­ler­dir. Ay­rı­ca, özel­leş­tir­me­nin is­tih­dam ve sos­yal bo­yu­tu­na iliş­kin ça­lış­ma­lar çer­çe­ve­sin­de Özel­leş­tir­me Sos­yal Des­tek Pro­je­si oluş­tu­rul­muş­tur. Bu kap­sam­da İŞ­KUR ile bir­lik­te uy­gu­la­nan prog­ram sa­ye­sin­de 25.634 ki­şi­ye eği­tim sağ­lan­mış ve 11.710 ki­şi ay­rı­ca işe yer­leş­ti­ril­miş­tir ve yi­ne bu pro­je kap­sa­mın­da KOS­GEB ile bir­lik­te yü­rü­tü­len prog­ram sa­ye­sin­de İş Ge­liş­tir­me Mer­ke­zi ku­rul­muş, 414 iş­let­me fa­ali­ye­te geç­miş ve 1.175 ki­şi­ye is­tih­dam imkânı sağ­lan­mış­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; bu­ra­da her ve­si­ley­le özel­leş­tir­mey­le ala­ka­lı çok şey­ler ko­nu­şul­du, ko­nu­şu­lu­yor. Hat­ta, özel­leş­tir­me için bu­ra­da ifa­de et­mek­te zor­lan­dı­ğım "peş­keş" ifa­de­si kul­la­nı­lı­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, 1992-1997 yıl­la­rı ara­sın­da -ki, bu dö­nem­de hem Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si hem de Ana­va­tan Par­ti­si ik­ti­dar or­ta­ğı ol­muş­lar­dır- Çİ­TO­SAN'a ait se­kiz çi­men­to fab­ri­ka­sı top­lam 417 mil­yon 900 bin do­la­ra sa­tıl­mış­tır. Ay­nı fab­ri­ka­la­rın Uzan gru­bun­dan TMSF'ye in­ti­kal et­me­si so­nu­cu, TMSF ta­ra­fın­dan 2005 yı­lın­da 862 mil­yon 250 bin do­la­ra sa­tıl­mış­tır. İş­te, AK Par­ti far­kı bu­ra­da­dır. Bu­nu aziz mil­le­ti­mi­zin dik­ka­ti­ne su­nu­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu­ra­da büt­çe üze­rin­de ko­nu­şan sa­yın mu­ha­le­fet mil­let­ve­kil­le­ri, 2002 yı­lın­da AK Par­ti İk­ti­da­rı­na bı­rak­mış ol­duk­la­rı­nı unut­muş gö­zü­kü­yor­lar.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, 50'nci Hükûmet, DYP-SHP-CHP koa­lis­yo­nu ve ül­ke eko­no­mik kriz­de, her­kes o yıl­lar­da ne ya­pa­ca­ğı­nı şa­şır­mış va­zi­yet­te. 57'nci Hükûmet, DSP-MHP-ANAP koa­lis­yo­nu, yi­ne eko­no­mik kriz. Bu­gün ge­li­nen nok­ta­da, Al­lah'a çok şü­kür, if­ti­har­la her eko­no­mik gös­ter­ge­de fark­lı üs­tün­lük­ler sağ­la­dı­ğı­mı­zı be­lirt­mek is­ti­yo­rum.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Re­fah ve Doğ­ru Yol'dan da bah­set, ma­dem SHP- DYP di­yor­sun.

ŞEM­SET­TİN MU­RAT (De­vam­la) - On­dan da bah­se­de­ce­ğim.

Siz bu Hükûmet­te ba­kan­dı­nız Sa­yın Ha­ca­loğ­lu.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Evet, ama…

ŞEM­SET­TİN MU­RAT (De­vam­la) - Siz bu Hükûmet­te ba­kan­dı­nız.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Siz Re­fah'tan bah­se­din. Evet, evet…

ŞEM­SET­TİN MU­RAT (De­vam­la) - Ev­ve­li­ya­tı da­ha kö­tü, on­la­rı söy­le­mi­yo­rum.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Söy­le!

ŞEM­SET­TİN MU­RAT (De­vam­la) - An­cak, 2002 yı­lın­da büt­çe açı­ğı­nın millî ge­li­rin yüz­de 17'si­ni oluş­tur­du­ğu­nu, ka­mu borç sto­ku­nun millî ge­li­rin yüz­de 100'ünü aş­tı­ğı­nı, sa­de­ce fa­iz öde­me­le­ri­nin millî ge­li­rin yüz­de 20'si ol­du­ğu­nu, enf­las­yo­nun yüz­de 70'ler­de, fa­iz­le­rin yüz­de 100'ler­de ol­du­ğu­nu in­sa­nı­mız ya­şa­dı. Bun­lar siz­le­rin ik­ti­dar ol­du­ğu­nuz dö­nem­ler­di ve…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Mu­rat, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

ŞEM­SET­TİN MU­RAT (De­vam­la) - Te­şek­kür edi­yo­rum.

İn­sa­nı­mı­zın ak­şam ya­tıp, sa­bah ser­ve­ti­nin ya­rı­sı­nı kay­bet­ti­ği dö­nem­le­ri mil­le­ti­miz unut­ma­dı.

YA­VUZ AL­TI­NO­RAK (Kırk­la­re­li) - 57'nci Hükûme­tin ba­kan­la­rı, şu an­da si­zin ba­kan­la­rı­nız.

ŞEM­SET­TİN MU­RAT (De­vam­la) - Siz­ler unut­tur­ma­ya ça­lı­şı­yor­su­nuz, an­cak, mil­le­ti­miz bun­la­rı unut­ma­dı.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; da­ha ko­nu­şa­cak çok hu­sus var, ama, za­ma­nım dol­du­ğu için faz­la ko­nu­şa­mı­yo­rum. O ba­kım­dan, bu büt­çe­mi­zin ha­zır­lan­ma­sın­da eme­ği ge­çen de­ğer­li ba­kan­la­rı­mız ve bü­rok­rat­lar, eme­ği ge­çen her­kes, Plan Büt­çe Ko­mis­yo­nu üye­le­ri, her­ke­se te­şek­kür edi­yo­rum.

Büt­çe­mi­zin mil­le­ti­mi­ze, ül­ke­mi­ze ha­yır­lı ol­ma­sı di­li­yor, yü­ce he­ye­ti­ni­zi tek­rar sev­gi ve say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - 57'nci Hükûme­tin ba­kan­la­rı si­zin ba­kan­la­rı­nız, bi­ri­si şim­di bu­ra­da otu­ru­yor iş­te! 57'nci Hükûme­tin Ba­ka­nı Ce­mil Çi­çek, Ab­dül­ka­dir Ak­su… On­la­rı ni­ye söy­le­mi­yor­sun?

BAŞ­KAN - AK Par­ti Gru­bu adı­na be­şin­ci ko­nuş­ma­cı, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Gül­se­ren To­puz.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Mu­rat Ba­şes­gi­oğ­lu, hep­si… On­la­rı söy­le­ye­cek­sin.

BAŞ­KAN - Sa­yın To­puz, bu­yu­run efen­dim. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

YA­VUZ AL­TI­NO­RAK (Kırk­la­re­li) - İçiş­le­ri Ba­ka­nı­nız, Ada­let Ba­ka­nı­nız, Ça­lış­ma Ba­ka­nı­nız…

AK PAR­Tİ GRU­BU ADI­NA GÜL­SE­REN TO­PUZ (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2007…

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Re­fah­yol'u söy­le! Re­fah­yol'un ba­kan­la­rı siz­de yi­ne…

BAŞ­KAN - Sa­yın To­puz, de­vam edi­niz siz.

Sa­yın De­ve­ci­ler, lüt­fen…

GÜL­SE­REN TO­PUZ (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2007 yı­lı ge­lir büt­çe­si­ne iliş­kin, AK Par­ti Gru­bu adı­na ko­nuş­ma yap­mak üze­re hu­zur­la­rı­nız­da­yım.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Ab­dul­lah Gül yok muy­du o za­man, ba­kan de­ğil miy­di Re­fah­yol'da? Ni­ye söy­le­mi­yor­su­nuz?

GÜL­SE­REN TO­PUZ (De­vam­la) - Yü­ce he­ye­ti say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ön­ce­lik­le, mak­ro eko­no­mik is­tik­rar ve ka­mu ma­li­ye­si ala­nın­da ya­şa­nan ge­liş­me­le­re iliş­kin kı­sa bir de­ğer­len­dir­me ya­pıp ar­dın­dan da 2007 ge­lir büt­çe­si bağ­la­mın­da ver­gi po­li­ti­ka­la­rı ve ver­gi uy­gu­la­ma­la­rı hak­kın­da­ki gö­rüş­le­ri­mi siz­le­re ak­ta­ra­ca­ğım.

AK Par­ti hükûmet­le­rin­den ön­ce ve özel­lik­le de 2000 ve 2001 yıl­la­rın­da, ül­ke­miz­de si­ya­si is­tik­ra­rın sağ­la­na­ma­ma­sı, eko­no­mik is­tik­rar prog­ram­la­rı­nın uy­gu­lan­ma­sın­da­ki ak­sak­lık­lar ve ka­mu ma­li ya­pı­sın­da­ki bo­zuk­luk­lar gi­bi ne­den­ler­le, ül­ke­miz­de mak­ro eko­no­mik is­tik­rar­da be­lir­gin bir bo­zul­ma ol­muş ve bu şe­kil­de, büt­çe açık­la­rı, enf­las­yon, bü­yü­me, ta­sar­ruf açı­ğı, dış öde­me­ler den­ge­si açı­ğı gi­bi eko­no­mik gös­ter­ge­ler­de önem­li kö­tü­leş­me­ler gö­rül­müş­tür. 2001 yı­lın­da, gay­ri­sa­fi yurt içi ha­sı­la yüz­de 7,5 ora­nın­da kü­çül­müş, enf­las­yon yüz­de 68,5'a yük­sel­miş, büt­çe açı­ğı sür­dü­rü­le­bi­lir ol­mak­tan çık­mış­tır.

İş­te böy­le bir eko­no­mi dev­ra­lan AK Par­ti hükûmet­le­ri­nin ik­ti­dar­da ol­du­ğu son dört yı­la iliş­kin ola­rak özet bir de­ğer­len­dir­me yap­tı­ğı­mız­da, geç­miş dört yıl içe­ri­sin­de uy­gu­lan­mış olan eko­no­mik prog­ram­la­rı sa­ye­sin­de, ka­mu sek­tö­rün­de ma­li di­sip­li­nin sağ­lan­mış, enf­las­yon tek ha­ne­li ra­kam­la­ra in­di­ril­miş, sür­dü­rü­le­bi­lir bir bü­yü­me or­ta­mı oluş­tu­rul­muş ve di­ğer eko­no­mik gös­ter­ge­ler­de de be­lir­gin bir iyi­leş­me­nin sağ­lan­mış ol­du­ğu gö­rül­mek­te­dir.

Bu bağ­lam­da, ba­zı mak­ro­eko­no­mik gös­ter­ge­ler­de­ki ge­liş­me­le­re de­ği­ne­cek olur­sak, gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­da­ki bü­yü­me 2003 yı­lın­dan iti­ba­ren is­tik­rar­lı bir şe­kil­de ar­ta­rak 2005 yı­lın­da he­def­le­nen bü­yü­me ra­ka­mı­nı da aş­mış ve yüz­de 7,5 dü­ze­yi­ne çık­mış­tır. Bu­nun so­nu­cun­da, gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la 2001 yı­lın­da 176,5 mil­yar YTL iken, 2005 yı­lın­da 2001 yı­lı­na gö­re yak­la­şık 3 kat ar­ta­rak 486,4 mil­yar YTL'ye ulaş­mış­tır. Söz ko­nu­su mak­ro­eko­no­mik is­tik­ra­rın sağ­lan­ma­sın­da AK Par­ti hükûmet­le­ri­nin sağ­la­dı­ğı si­ya­si is­tik­rar­dan doğ­ru eko­no­mik po­li­ti­ka­la­rın ha­ya­ta ge­çi­ril­me­si­ne ka­dar çok sa­yı­da fak­tör et­ken ol­muş­tur. Bu­ra­da, ka­mu ma­li­ye­si ala­nın­da gös­te­ri­len per­for­man­sın bu mak­ro­eko­no­mik is­tik­ra­rın sağ­lan­ma­sın­da­ki ro­lü­nü özel­lik­le vur­gu­la­mak is­ti­yo­rum. AK Par­ti hükûmet­le­ri dö­ne­min­de ti­tiz­lik­le uy­gu­la­nan ma­li di­sip­lin sa­ye­sin­de, 2001 yı­lın­da yüz­de 16,5 olan büt­çe açı­ğı­nın gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nı 2005 yı­lın­da, yüz­de 3 ola­rak be­lir­le­nen Ma­as­tricht kri­te­ri­nin çok al­tın­da, yüz­de 1,7 ola­rak ger­çek­leş­miş­tir. Kuş­ku­suz, bu ge­liş­me­nin al­tın­da ya­tan en önem­li un­sur­lar­dan bi­ri­si ver­gi po­li­ti­ka­la­rı­na iliş­kin alı­nan ka­rar­lar­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; şim­di de si­ze 2007 ge­lir büt­çe­si kap­sa­mın­da, AK Par­ti hükûmet­le­ri dö­ne­min­de or­ta­ya ko­nu­lan ver­gi po­li­ti­ka­la­rı ve ver­gi uy­gu­la­ma­la­rı hak­kın­da bil­gi ver­mek is­ti­yo­rum. Bil­di­ği­niz üze­re büt­çe­ler, dev­le­tin bir yıl içe­ri­sin­de top­la­ya­ca­ğı ge­lir­ler ve ya­pa­ca­ğı har­ca­ma­lar ara­cı­lı­ğıy­la na­sıl bir ye­ni­den da­ğı­tım plan­lan­dı­ğı­nı or­ta­ya ko­yan me­tin­ler­dir. Dev­let­le­rin te­mel fonk­si­yon­la­rı­nı ye­ri­ne ge­tir­mek için ge­li­re ih­ti­yaç duy­ma­la­rı ver­gi top­la­ma ge­rek­li­li­ği­ni do­ğur­muş­tur. Ver­gi­le­me, za­man için­de, ka­mu hiz­met­le­ri için ge­rek­li kay­na­ğı sağ­la­ma ya­nın­da, ta­sar­ruf, eko­no­mik bü­yü­me­yi teş­vik, ge­lir da­ğı­lı­mı­nı dü­zelt­me şek­lin­de, fis­kal ol­ma­yan di­ğer sos­yal ve eko­no­mik amaç­lar için de kul­la­nıl­ma­ya baş­lan­mış­tır. Do­la­yı­sıy­la, ver­gi­nin öne­mi her dö­nem­de ye­ri­ni mu­ha­fa­za et­miş­tir. Ver­gi­le­me­ye iliş­kin ulus­la­ra­ra­sı ge­liş­me­le­re bir göz at­tı­ğı­mız­da, ço­ğun­luk­la ver­gi re­ka­be­ti kay­nak­lı ol­mak üze­re, ver­gi oran­la­rın­da bir azal­ma eği­li­mi göz­lem­len­mek­te­dir; an­cak, söz ko­nu­su azal­ma­ya rağ­men, ver­gi ge­lir­le­rin­de bir düş­me gö­rül­me­mek­te­dir. Bu du­rum, ver­gi sis­te­mi­nin ba­sit, ön­gö­rü­le­bi­lir ve ver­gi ta­ban­la­rı­nı ge­niş­le­te­cek şe­kil­de ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sın­dan kay­nak­lan­mak­ta­dır.

Dün­ya­da ya­şa­nan bu ge­liş­me­le­re pa­ra­lel ola­rak, AK Par­ti hükûmet­le­ri dö­ne­min­de ver­gi sis­te­mi­nin ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı ça­lış­ma­la­rı be­lir­li bir stra­te­ji çer­çe­ve­sin­de sür­dü­rü­le­rek ver­gi mev­zu­atı ile il­gi­li önem­li po­li­ti­ka de­ği­şik­lik­le­rin­de bu­lu­nul­muş­tur. Bun­lar­dan bi­rin­ci­si, eko­no­mi­de gü­ven or­ta­mı­nı sağ­la­ya­cak ver­gi­sel dü­zen­le­me­le­rin ya­pıl­mış ol­ma­sı­dır. Bu çer­çe­ve­de, ön­ce­lik­le, he­pi­ni­zin bil­di­ği gi­bi, 1998 yı­lın­da ya­sa­laş­ma­sı­na rağ­men, bu­gü­ne ka­dar eko­no­mik ge­rek­çe­ler­le uy­gu­la­ma imkânı bu­la­ma­yan ve uy­gu­lan­ma­sı da uy­gun gö­rül­me­yen ge­li­rin ta­nı­mıy­la il­gi­li dü­zen­le­me­ler, eko­no­mi­ye olan olum­suz et­ki­le­ri, ka­mu­oyun­da dü­zen­le­me­ye olan gü­ven­siz­lik ve dü­zen­le­me­den bek­le­nen olum­lu so­nuç­la­rın sağ­la­na­ma­ya­ca­ğı ko­nu­sun­da va­rı­lan ge­nel an­la­yış çer­çe­ve­sin­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

Öte yan­dan, uz­laş­ma or­ta­mı­nın oluş­tu­rul­ma­sı için, mü­kel­lef­ler ile ida­re ara­sın­da­ki ih­ti­laf­la­rı çöz­mek ve yıl­lar­dan be­ri bi­rik­miş borç tu­ta­rı­nı tah­sil edi­le­bi­lir hâle ge­tir­mek için ver­gi ba­rı­şı uy­gu­la­ma­sı ha­ya­ta ge­çi­ril­miş­tir. İş­te bu yol­la, gü­ven ve is­tik­rar or­ta­mı­nın oluş­ma­sı sağ­lan­mış ve ka­mu­nun da fi­nans­ma­nı açı­sın­dan önem­li ge­lir el­de edil­miş­tir.

Ay­rı­ca, Ku­rum­lar Ver­gi­si Ka­nu­nu sa­de­leş­ti­ri­le­rek ye­ni­den ya­zıl­mış ve ku­rum­lar ver­gi­si ora­nı yüz­de 30'dan yüz­de 20'ye in­di­ril­miş­tir. Böy­le­ce, tü­zel ki­şi­ler üze­rin­de­ki ver­gi yü­kü, yüz­de 65'ler se­vi­ye­sin­den, yüz­de 35'le­re in­di­ril­miş ve Ku­rum­lar Ver­gi­si Ka­nu­nu'na, ver­gi ka­yıp ve ka­çak­la­rın­da da­ha et­kin mü­ca­de­le için trans­fer fi­yat­lan­dır­ma­sı, kon­trol edi­len ya­ban­cı şir­ket, gi­bi hü­küm­ler ek­len­miş­tir.

Ge­lir Ver­gi­si Ka­nu­nu'nda, ge­lir ver­gi­si oran­la­rı ve ta­ri­fe ya­pı­sı ye­ni­den dü­zen­len­miş; böy­le­ce, ge­lir ver­gi­sin­de­ki di­lim sa­yı­sı azal­tıl­mış ve üst di­li­me iliş­kin oran yüz­de 40'tan yüz­de 35'e in­di­ri­le­rek ge­lir ver­gi­si mü­kel­lef­le­ri üze­rin­de­ki ver­gi yü­kü önem­li öl­çü­de azal­tıl­mış­tır. Bu­ra­da dik­ka­ti çe­ken hu­sus, do­lay­sız ver­gi­ler açı­sın­dan, sis­te­min sa­de­leş­ti­ril­me­si ve ba­sit­leş­ti­ril­me­si ve ya­tı­rım­cı­lar açı­sın­dan, dü­şük ve kat­la­nı­la­bi­lir bir ver­gi yü­kü­nün sağ­lan­ma­sı­dır.

Enf­las­yon mu­ha­se­be­si­ne ge­çil­me­si, ge­liş­miş­lik dü­ze­yi gö­re­ce­li ola­rak dü­şük il­le­ri­miz­de fa­ali­yet­te bu­lu­nan mü­kel­lef­le­re, ge­lir ver­gi­si in­di­ri­mi, si­gor­ta pri­mi des­te­ği, be­del­siz ya­tı­rım ara­zi­si tah­si­si, ener­ji des­te­ği gi­bi teş­vik­ler sağ­lan­ma­sı, kat­ma de­ğer ver­gi­siy­le il­gi­li ola­rak, teks­til, sağ­lık, eği­tim ve gı­da sek­tör­le­rin­de oran in­di­ri­mi­ne gi­dil­me­si gi­bi.

Sür­dü­rü­le­bi­lir bir bü­yü­me ve is­tih­dam ar­tı­şı için ya­tı­rım or­ta­mı­nın iyi­leş­ti­ril­me­si­ni sağ­la­ya­cak dü­zen­le­me­ler de dö­ne­mi­miz­de ha­ya­ta ge­çi­ril­miş­tir. Dev­let ge­lir­le­ri po­li­ti­ka­sı­nın plan, prog­ram, ge­nel eko­no­mik po­li­ti­ka ve stra­te­ji­ler çer­çe­ve­sin­de oluş­tu­rul­ma­sı­na iliş­kin ça­lış­ma­lar yap­mak üze­re Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı bün­ye­sin­de ana hiz­met bi­ri­mi ola­rak Ge­lir Po­li­ti­ka­la­rı Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ku­rul­muş­tur. Böy­le­ce, dev­let ge­lir­le­riy­le il­gi­li ola­rak uy­gu­la­ma ve po­li­ti­ka bi­rim­le­ri bir­bi­rin­den ay­rıl­mak su­re­tiy­le ge­lir po­li­ti­ka­la­rı­na iliş­kin ka­rar­la­rın alın­ma­sın­da uz­man­laş­mış bir ya­pı oluş­tu­rul­muş­tur.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ön­ce­ki dört yıl­da ol­du­ğu gi­bi, 2007 yı­lı ge­lir büt­çe­siy­le il­gi­li ver­gi ge­lir­le­ri­nin tah­min edil­me­si sı­ra­sın­da bir yan­dan uy­gu­lan­mak­ta olan eko­no­mik prog­ram doğ­rul­tu­sun­da ih­ti­yaç du­yu­lan fa­iz dı­şı faz­la he­de­fi­nin, di­ğer yan­dan da yu­ka­rı­da vur­gu­la­dı­ğım ver­gi ta­ban­la­rı­nın ge­niş­le­til­di­ği adil ve ön­gö­rü­le­bi­lir bir ver­gi sis­te­mi­ne iliş­kin yak­la­şı­mın dik­ka­te alın­dı­ğı gö­rül­mek­te­dir.

2007 ge­lir büt­çe­si ka­lem­le­ri­ne de­tay­lı ola­rak ba­ka­cak olur­sak, ge­nel büt­çe ge­lir­le­ri, ia­de­ler da­hil 200,1 mil­yar YTL ola­rak tah­min edil­miş­tir. 2006 yı­lın­da ise bu mik­ta­rın 182,4 mil­yar YTL ola­rak ger­çek­leş­me­si bek­len­mek­te­dir. 2006 yı­lın­da ger­çek­leş­me­si bek­le­ni­len bu tu­tar, 149,9 mil­yar YTL olan 2005 yı­lı ger­çek­leş­me ra­ka­mı­na gö­re yüz­de 21,72 ora­nın­da bir ar­tı­şı ifa­de et­mek­te­dir. 2007 yı­lı ge­lir büt­çe­sin­de tah­min edi­len ge­nel büt­çe ge­lir­le­ri ise, 2006 yı­lı ger­çek­leş­me bek­len­ti­le­ri­ne gö­re yüz­de 9,7'lik bir ar­tı­şa te­ka­bül et­mek­te­dir.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın To­puz, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yı­nız.

Bu­yu­run.

GÜL­SE­REN TO­PUZ (De­vam­la) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Ge­nel büt­çe ge­lir­le­ri­nin en önem­li kıs­mı­nı oluş­tu­ran, ia­de­ler dâhil ver­gi ge­lir­le­ri­ne bak­tı­ğı­mız­da, 2006 yı­lın­da 151,2 mil­yar YTL se­vi­ye­le­rin­de ger­çek­le­şe­ce­ği bek­len­mek­te olan bu ra­kam, 132 mil­yar YTL olan 2005 yı­lı ger­çek­leş­me ra­kam­la­rı­na gö­re yüz­de 14,6 ora­nın­da bir ar­tı­şa te­ka­bül et­mek­te­dir. Gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz 2007 yı­lı ge­lir büt­çe­si içe­ri­sin­de ise, ver­gi ge­lir­le­ri­nin, ia­de­ler dâhil 173,8 mil­yar YTL ola­rak ön­gö­rül­dü­ğü dik­ka­te alın­dı­ğın­da, ver­gi ge­lir­le­ri­nin 2006 yı­lı­na gö­re 2006 yı­lı­na gö­re ar­tış ora­nı­nın yüz­de 14,97 ol­du­ğu an­la­şıl­mak­ta­dır. 2006 yı­lın­da ger­çek­leş­me­si bek­le­ni­len ba­zı önem­li ver­gi ka­lem­le­ri­ne göz at­tı­ğı­mız­da, ge­lir ver­gi­si­nin 31,2 mil­yar YTL, ku­rum­lar ver­gi­si­nin 12,6 mil­yar YTL, dâhil­de alı­nan KDV'nin 25,5 mil­yar YTL, it­hal­de alı­nan KDV'nin 25,3 mil­yar YTL ve özel tü­ke­tim ver­gi­si­nin de 37 mil­yar YTL ol­du­ğu; 2007 yı­lı için tah­min edi­len ver­gi ge­lir­le­ri ka­lem­le­ri ara­sın­da ise ge­lir ver­gi­si­nin 36,9 mil­yar YTL, ku­rum­lar ver­gi­si­nin 14,4 mil­yar YTL…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın To­puz, Ge­nel Ku­ru­la te­şek­kür­le ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız.

Bu­yu­run.

GÜL­SE­REN TO­PUZ (De­vam­la) -…dâhi­li­de alı­nan KDV'nin 29,6 mil­yar YTL, it­hal­de alı­nan KDV'nin de 29,5 mil­yar YTL ve özel tü­ke­tim ver­gi­si­nin 41,1 mil­yar YTL he­sap­lan­dı­ğı gö­rül­müş­tür.

So­nuç ola­rak, ka­mu ala­nın­da ya­pı­lan doğ­ru har­ca­ma­la­rın sağ­lam kay­nak­lar­la fi­nan­se edil­di­ği­ni ül­ke­miz AK Par­ti hükûmet­le­ri sa­ye­sin­de gör­müş ve alı­nan ya­pı­sal ted­bir­ler ve ka­mu ma­li­ye­si ala­nın­da sağ­la­nan di­sip­lin sa­ye­sin­de eko­no­mi­mi­zin kı­rıl­gan­lı­ğı önem­li öl­çü­de azal­mış­tır.

Ko­nuş­ma­ma bu­ra­da son ve­rir­ken, ge­lir büt­çe­si­nin dev­le­ti­mi­ze ve mil­le­ti­mi­ze ha­yır­lı ol­ma­sı­nı te­men­ni eder, say­gı­la­rı­mı su­na­rım.

Te­şek­kür ede­rim. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın To­puz.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, sa­at 14.00'te top­lan­mak üze­re bir­le­şi­me ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 13.01

 

 

 

 

İKİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 14.03

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li İs­ma­il ALP­TE­KİN

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li),Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 42'nci Bir­le­şi­mi'nin İkin­ci Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

On be­şin­ci tur üze­rin­de­ki gö­rüş­me­le­re kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

Hükûmet ye­rin­de.

Ko­mis­yon? Yok.

Bir­le­şi­me beş da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 14.04

 

 

ÜÇÜN­CÜ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 14.14

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li İs­ma­il ALP­TE­KİN

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li),Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 42'nci Bir­le­şi­mi'nin Üçün­cü Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

On be­şin­ci tur üze­rin­de­ki gö­rüş­me­le­re kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

On be­şin­ci tur üze­rin­de şim­di söz sı­ra­sı, Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na Di­yar­ba­kır Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Muh­sin Koç­yi­ğit'e ait­tir.

Bu­yu­run Sa­yın Koç­yi­ğit. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sü­re­niz yir­mi iki bu­çuk da­ki­ka. Efen­dim, ben, yir­mi üçe gö­re ayar­lı­yo­rum, siz, lüt­fen ko­nuş­ma­nı­zı ona gö­re de­ğer­len­di­rin.

ANA­VA­TAN PAR­Tİ­Sİ GRU­BU ADI­NA MUH­SİN KOÇ­Yİ­ĞİT (Di­yar­ba­kır) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ko­nuş­ma­ma baş­lar­ken, bir du­ru­ma dik­ka­ti çek­mek is­ti­yo­rum: Bu­gün bu­ra­da, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın, dev­le­tin büt­çe­si gö­rü­şü­lü­yor, ma­ale­sef, Mec­lis ço­ğun­lu­ğu­nu elin­de bu­lun­du­ran AKP'nin şu an­da sa­lon­da 10 ta­ne üye­si bu­lu­nu­yor.

Nİ­YA­Zİ PAK­YÜ­REK (Bur­sa) - Hep­si bu­ra­da, yan ta­raf­ta.

ALA­ET­TİN GÜ­VEN (Kü­tah­ya) - Do­lu, do­lu…

MUH­SİN KOÇ­Yİ­ĞİT (De­vam­la) - Bu da gös­te­ri­yor ki, ar­tık mil­let­ve­kil­le­ri ve halk da bu büt­çe­ler­den bir şey bek­le­mi­yor; ger­çek­ten de öy­le. Ben ha­tır­lı­yo­rum, es­ki­den büt­çe­ler gö­rü­şül­dü­ğü za­man kah­ve­ler tık­lım tık­lım do­lar­dı. Her­kes ev­le­rin­de te­le­viz­yon ba­şın­da olur­du, mil­let­ve­kil­le­ri Mec­lis­te olur­du. Çün­kü, bu büt­çe­ler va­sı­ta­sıy­la, gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­nın en az yüz­de 35'inin da­ğı­tı­mı top­lu­mun çe­şit­li ke­sim­le­ri ara­sın­da da­ğı­tı­lır­dı ve top­lu­mun çe­şit­li ke­sim­le­ri de bu pas­ta­dan pay ala­bil­mek için mü­ca­de­le için­de olur­lar­dı. Şu an­da bu mü­ca­de­le­yi ve­ren de yok. Çün­kü, bu büt­çe­ler IMF büt­çe­le­ri, top­la­nan ge­lir­le­rin tü­mü IMF'e gi­di­yor, hal­ka da­ğı­tı­la­cak bir şey kal­mı­yor.

Bu­nu be­lirt­tik­ten son­ra, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı büt­çe­si üze­ri­ne, Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı büt­çe­si üze­ri­ne Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu­nun gö­rüş­le­ri­ni açık­la­mak üze­re söz­le­ri­me baş­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, he­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, büt­çe­ler, par­la­men­to­lar ta­ra­fın­dan ba­kan­lar ku­ru­lu­na bir yıl sü­rey­le, ge­lir­le­rin top­la­nıl­ma­sı­na izin, gi­der­le­rin ya­pıl­ma­sı­na yet­ki ve­ren ka­nun­lar­dır. Bu ka­nun­lar bir yıl­lık sü­re­li olup, bu ka­nun­la­ra gö­re har­ca­ma­lar ya­pı­lır, gi­der­ler ya­pı­lır.

Ta­bii, büt­çe ka­nun­la­rı, eko­no­mik ve sos­yal bel­ge ola­rak, içe­ri­ğin­de bir­ta­kım te­mel il­ke­le­ri de içe­rir­ler. Bun­lar, ön­ce­lik­le büt­çe­le­rin doğ­ru ol­ma­sı, ina­nı­lır ol­ma­sı, açık, say­dam ve gü­ve­ni­lir ol­ma­sı la­zım, ama AKP büt­çe­le­ri­ne bak­tı­ğı­mız za­man bun­la­rı söy­le­ye­me­yiz. Çün­kü, AKP'nin bu­gün be­şin­ci büt­çe­si ya­pı­lı­yor, bu­gü­ne ka­dar­ki tüm büt­çe­le­rin­de, baş­lan­gıç­ta­ki öde­nek ra­kam­la­rıy­la büt­çe so­nun­da­ki ger­çek­leş­me ra­kam­la­rı ara­sın­da ba­zen bin­de 3.000'le­ri bu­lan sap­ma­lar ol­muş­tur. Ör­ne­ğin, en faz­la sap­ma da, son dört yıl­da, ca­ri iş­lem­ler açı­ğın­da ol­muş­tur. Ca­ri iş­lem­ler açı­ğı ko­nu­sun­da, AKP, is­tik­rar­sız­lı­ğın is­tik­ra­rı­nı ya­ka­la­mış­tır. Şöy­le ki: Ca­ri iş­lem­ler açı­ğın­da 2003 yı­lın­da yüz­de 29 sap­ma, 2004'te yüz­de 103, 2005'te yüz­de 101 sap­ma ol­muş­tur. 2006 yı­lın­da da 22 mil­yar do­lar ola­rak ön­gö­rü­len ca­ri iş­lem­ler açı­ğı­nın şu an­da 33 mil­yar do­la­ra çı­ka­ca­ğı ke­sin­leş­miş olup, bu se­ne için de yüz­de 51 sap­ma ola­ca­ğı ke­sin du­rum­da­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, sap­ma, sa­de­ce ca­ri iş­lem­ler açı­ğın­da, di­ğer ka­lem­ler­de de­ğil. Ge­çen yıl, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız, 2006 yı­lı büt­çe­si gö­rü­şü­lür­ken "Bun­dan böy­le iş­ve­ren­ler, ku­rum­lar, her­kes önü­nü gö­re­cek." de­di. Çün­kü, bun­dan böy­le üç yıl­lık or­ta va­de­li ma­li pla­na ge­çil­di­ği­ni açık­la­dı, ya­ni 2006, 2007 ve 2008 yıl­la­rı­nı içe­ren üç yıl­lık or­ta va­de­li ma­li plan. Ama, ne gö­rü­yo­ruz? Üç yıl­lık ma­li pla­nın da­ha bi­rin­ci yı­lı dol­ma­dan bu plan­da sap­ma­lar ol­du. Ör­ne­ğin, bu plan­da, 2007 yı­lın­da­ki gi­der­le­rin, büt­çe­nin gi­der ka­lem­le­ri­nin 152 mil­yar YTL ola­ca­ğı açık­lan­mış­tı. Oy­sa, önü­mü­ze ge­len büt­çe­de yüz­de 35 sap­may­la, ya­ni 42 mil­yar YTL ar­ta­rak, gi­der bö­lü­mü 204,9 mil­yar do­lar YTL'ye çık­mış­tır.

Sap­ma, sa­de­ce or­ta va­de­li ma­li pla­nın gi­der bö­lü­mün­de de­ğil, ge­lir bö­lü­mün­de de ol­muş­tur. Şöy­le ki: 2007 yı­lı için ön­gö­rü­len gi­der­ler baş­lan­gıç­ta 156 mil­yar YTL idi, ama, 17 Ekim­de büt­çe gel­di­ği za­man Mec­lis gün­de­mi­ne, bak­tık ki, 17 mil­yar ar­tış­la, yüz­de 20 ar­tış­la, ge­lir bö­lü­mü 156 mil­yar YTL'den 173 mil­yar YTL'ye çık­mış bu­lun­mak­ta­dır.

De­mek ki, Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız, her ne ka­dar "bu se­ne ver­gi ar­tı­şı ol­ma­ya­cak" de­se de, da­ha büt­çe uy­gu­la­ma­sı­na ge­çil­me­den 17 kat­ril­yon li­ra­lık bir ar­tış gel­di.

Bu ar­tış ne­re­den ola­cak? Baş­ta harç­lar, dam­ga ver­gi­si, mo­tor­lu ta­şıt­lar ver­gi­si, do­lay­lı ver­gi­ler… Bun­la­rın hep­sin­de sı­ray­la ola­cak. En baş­ta da, AKP'nin hal­kı ÖTV üze­rin­den sö­mür­dü­ğü­nü söy­le­ye­lim ve ÖTV'nin hem mat­ra­hın­da, kap­sa­mın­da ar­tış ola­cak hem de ÖTV kap­sa­mın­da­ki ürün­le­rin ver­gi oran­la­rı ar­ta­cak­tır. Bu ba­kım­dan, bu büt­çe de ver­gi ar­tış­la­rı­na ge­be­dir, ver­gi ar­tış­la­rı ola­cak­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, sap­ma­lar ko­nu­sun­da bir di­ğer ör­ne­ği de, 2006 ve 2007 enf­las­yon he­def­le­rin­de gös­te­re­bi­li­riz. He­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, 2006 yı­lın­da, Hükûmet, övü­ne­rek, bun­dan böy­le enf­las­yon he­def­le­me­si­ne ge­çi­le­ce­ği­ni açık­la­mış­tı ve 2006 yı­lın­da enf­las­yon he­def­le­me­si­ne ge­çil­di ve Hükûme­tin ön­gör­dü­ğü enf­las­yon mik­ta­rı da yüz­de 5'ti; ama, şu an­da ge­li­nen nok­ta o ki, da­ha bir yıl dol­ma­dan Hükûme­tin enf­las­yon he­def­le­me­si sap­mış, şaş­mış, yüz­de 150, yüz­de 100 art­may­la, yüz­de 5 ye­ri­ne yüz­de 10 ola­rak çı­ka­ca­ğı ke­sin­leş­miş bu­lun­mak­ta­dır. Za­ten, bu­nu da Hükûmet ka­bul et­ti­ği için, 2006 yı­lın­da ka­mu ça­lı­şan­la­rı­na enf­las­yon far­kı ola­rak yüz­de 2,18 ora­nın­da zam yap­ma­yı ka­bul et­ti; çün­kü, ma­aş­lar­da eri­me ol­muş­tu, me­mur­la­rın, ka­mu ça­lı­şan­la­rı­nın re­fah du­ru­mun­da ge­ri­le­me ol­muş­tu; en azın­dan bu eri­me­nin dur­du­ru­la­bil­me­si için bun­la­ra yüz­de 2,18'lik bir zam gel­me­si gün­de­me gel­di.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, sap­ma 2007 yı­lın­da da ola­cak. 2007 yı­lın­da Hükûme­tin bu büt­çey­le önü­mü­ze ge­tir­di­ği enf­las­yon he­de­fi yüz­de 4 ve id­dia edi­yo­rum ki, ilk dört ayın so­nun­da bu yüz­de 4 enf­las­yon he­de­fi şa­şa­cak­tır ve be­şin­ci ay­dan son­ra tek­rar te­la­fi edi­ci ek zam­lar gün­de­me ge­le­cek­tir. Za­ten Hükûmet ne ka­dar "yüz­de 4" de de­se, IMF ken­di he­de­fin­de 2007'nin enf­las­yo­nu­nu yüz­de 7,1 ola­rak açık­la­mış bu­lu­na­cak­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2007 yı­lı­na iliş­kin ola­rak bu büt­çe­ye bak­tı­ğı­mız za­man, Hükûme­tin büt­çe yö­ne­te­bil­me ve yö­net­ti­ği büt­çey­le eko­no­mi­yi et­ki­le­me­si müm­kün de­ğil­dir; çün­kü, bu büt­çe es­nek bir büt­çe de­ğil­dir. Şöy­le ki: Bu büt­çe­de yüz­de 6,5 fa­iz dı­şı faz­la var, 36 kat­ril­yon li­ra. Fa­iz gi­der­le­ri için 53 kat­ril­yon, per­so­nel gi­der­le­ri için 43 kat­ril­yon, sos­yal gü­ven­lik açık­la­rı­nın ka­pa­tıl­ma­sı için de 31 kat­ril­yon, top­lam 165 kat­ril­yon­luk bir gi­der ya­pıl­ma­sı gün­dem­de. Bun­la­rın hiç­bi­rin­de azalt­ma ya­pa­maz­sın, ak­tar­ma ya­pa­maz­sın, bun­la­rı yap­mak zo­run­da­sın. O za­man ne ka­lı­yor? Ge­ri­ye ya­tı­rım har­ca­ma­la­rı ka­lı­yor. De­mek ki, Hükûmet, ta­sar­ru­fu, yap­sa yap­sa, sa­de­ce ya­tı­rım har­ca­ma­la­rın­da -ka­mu sa­bit ser­ma­ye ya­tı­rım­la­rın­da bir azalt­ma- ya­pa­cak­tır. Bu­nun da an­la­mı, ül­ke­mi­zin ge­le­ce­ğin­den fe­dakârlık yap­mak, ya­tı­rım­la­rın dur­ma­sı de­mek, iş­siz­li­ğin art­ma­sı de­mek­tir. Bu ba­kım­dan, bu büt­çe­nin es­nek ol­ma­ma­sı eko­no­mi­yi et­ki­le­me ba­kı­mın­dan bir za­af ola­rak or­ta­ya çık­mak­ta­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; 2007 yı­lı büt­çe­sin­de per­so­nel gi­der­le­rin­de­ki ar­tış yüz­de 26 ora­nın­da­dır. Per­so­nel gi­der­le­rin­de ar­tış ol­ma­sı­na rağ­men per­so­nel gi­der­le­ri­nin gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nı düş­mek­te­dir. Bu ne de­mek­tir? Per­so­nel gi­der­le­ri ar­tı­yor ama, ka­mu ça­lı­şan­la­rı­nın ge­lir­le­ri aza­lı­yor, re­fah­la­rın­da azal­ma var. O hâlde bu ar­tış ne­den kay­nak­la­nı­yor? Da­ha ön­ce Ba­ka­nı­mı­zın da be­lirt­ti­ği gi­bi, önü­müz­de­ki gün­ler­de 208 bin ki­şi -ge­çi­ci kad­ro­da ça­lı­şan, söz­leş­me­li kad­ro­da ça­lı­şan­lar- asıl kad­ro­ya, dev­le­tin te­mel kad­ro­su­na ge­çi­ri­le­cek­ler­dir. İş­te, per­so­nel gi­der­le­rin­de­ki ar­tış bun­dan. Çün­kü, per­so­nel gi­der­le­rin­de ar­tış ol­ma­sı­na rağ­men per­so­nel gi­der­le­ri­nin gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nın­da düş­me var­dır, bu düş­me de ka­mu ça­lı­şan­la­rı­nın re­fa­hın­da ge­ri­le­me­ye ne­den ola­cak­tır.

KESK'in yap­tı­ğı araş­tır­ma­ya gö­re, yir­mi beş Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­sin­de ka­mu ça­lı­şan­la­rı­nın gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­dan al­dı­ğı pay 2005'te yüz­de 10,84 iken, bu oran Tür­ki­ye'de yüz­de 6,5'tur, ya­ni, Av­ru­pa'da­ki­nin ya­rı­sı ka­dar.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; ya­tı­rım­lar­da da azal­ma­lar de­vam edi­yor. 2006 yı­lı­na gö­re 2007 yı­lın­da mal ve hiz­met alım­la­rı yüz­de 10,2'den 7,6'ya, ka­mu sa­bit ser­ma­ye ya­tı­rım­la­rı da yüz­de 7,1'den 5,9'a düş­mek­te­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bun­dan ön­ce­ki büt­çe­ler gi­bi, bu büt­çe de, IMF'nin gö­ze­tim, de­ne­tim ve yön­len­dir­me­si so­nu­cu ha­zır­la­na­rak yü­ce Ge­nel Ku­ru­lun önü­ne ge­ti­ril­miş­tir. Ya­ni, bu büt­çe de IMF'nin dam­ga­sı­nı ta­şı­mak­ta­dır.

IMF'nin dam­ga­sı­nı ta­şı­dı­ğı bu büt­çe­nin te­mel özel­lik­le­ri: Git­tik­çe yok­sul­la­şan, hal­ka yük­le­nen hak­sız ve ada­let­siz do­lay­lı ver­gi­ler, sos­yal gü­ven­lik ku­rum­la­rı­nın açık­la­rı­nın ka­pa­tıl­ma­sı­na ay­rı­lan de­va­sa ra­kam­lar, yüz­de 6,5'luk fa­iz dı­şı faz­la, ran­ti­ye­ye öde­nen fa­iz gi­der­le­ri, aza­lan eği­tim, sağ­lık ve ka­mu sa­bit ser­ma­ye ya­tı­rım­la­rı ve hep­sin­den de öte, IMF'nin ga­ran­tör­lü­ğün­de iç borç­la­rın çev­ri­le­bil­me­si, dış borç­la­rın ana­pa­ra ve fa­iz­le­riy­le bir­lik­te hız­lı ve gü­ve­ni­lir bir şe­kil­de tah­si­li­ne yö­ne­lik bir büt­çe­dir. Ya­ni, büt­çe­de amaç, iç ve dış borç­la­rın en iyi şe­kil­de öde­ne­bil­me­si, bu­nun için büt­çe­de faz­la­lık­lar ya­ra­tıl­ma­sı ve bu faz­la­lık­lar­la bu borç­la­rın ge­di­ği­nin ka­pa­tıl­ma­sı.

Bi­ze di­yor­lar ki: 1999'dan be­ri IMF prog­ram­la­rı uy­gu­la­nı­yor. Bu prog­ram­la­rı uy­gu­la­yın, bu­nun so­nun­da borç­la­rı­mız aza­la­cak­tır. Ba­ka­lım, ger­çek­ten de son ye­di yıl­da IMF prog­ram­la­rı uy­gu­lan­ma­sı­na rağ­men, borç­la­rı­mız art­mış mı azal­mış mı, ona ba­ka­lım. Çün­kü, bu dö­nem­de borç­la­rın ana pa­ra­sı­nın öde­ne­bil­me­si için büt­çe­de bir yüz­de 6,5'luk fa­iz dı­şı faz­la ya­ra­tı­lı­yor.

İkin­ci­si, borç­la­rın fa­iz gi­de­ri­nin öde­ne­bil­me­si için de yi­ne büt­çe­de "fa­iz öde­ne­ği" adı al­tın­da, ör­ne­ğin bu se­ne 53 kat­ril­yon li­ra pa­ra bı­ra­kıl­mış­tır. Ay­nı şe­kil­de, son dört yıl­da, özel­leş­tir­me ge­lir­le­ri 18 mil­yar do­la­rı bul­muş­tur ki, bu ge­çen yir­mi yıl­dan da­ha faz­la­dır. Ge­çen yir­mi yıl­da özel­leş­tir­me­den 8 mil­yar ge­lir el­de edil­me­si­ne rağ­men, dört yıl­lık AKP'li dö­nem­de, 18 mil­yar do­lar­lık bir özel­leş­tir­me ge­li­ri el­de edil­miş­tir. Bu ge­lir­ler de borç­la­rın ge­ri­ye ka­pa­tıl­ma­sın­da kul­la­nıl­mış­tır. Bu­na rağ­men, ba­ka­lım, borç­lar art­tı mı azal­dı mı, on­la­ra bir ba­ka­lım:

He­pi­mi­zin bil­di­ği gi­bi, 2002 yı­lın­da iç borç sto­ku 149 kat­ril­yon, dış borç sto­ku­muz ise 130 mil­yar do­lar­dır. Ge­li­nen sü­reç içe­ri­sin­de, top­lam borç sto­ku­nun -iç ve dış borç­la­rı bir­lik­te te­laf­fuz et­ti­ği­miz za­man- 148 mil­yar do­lar art­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz, iç borç­lar­la be­ra­ber. De­mek ki, IMF prog­ram­la­rı­nı uy­gu­la­ma­sı­na rağ­men, büt­çe­de fa­iz dı­şı faz­la ya­ra­tıl­ma­sı­na rağ­men, fa­iz öde­nek­le­ri kon­ma­sı­na rağ­men, özel­leş­tir­me ge­lir­le­ri­nin tü­mü borç­la­rın öden­me­sin­de kul­la­nıl­ma­sı­na rağ­men, borç­lar azal­ma­mış, ak­si­ne art­mış­tır. Çün­kü, bu ya­pıy­la, bu IMF prog­ram­la­rıy­la borç­la­rın azal­ma­sı müm­kün de­ğil­dir. O hâlde, ar­tık, IMF prog­ram­la­rı­nın sor­gu­lan­ma­sı­nın za­ma­nı gel­miş, ge­çi­yor bi­le.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bi­lin­di­ği üze­re, bu­gün IMF, Dün­ya Ti­ca­ret Ör­gü­tüy­le bir­lik­te, ge­liş­miş Ba­tı eko­no­mi­le­ri­nin dış po­li­ti­ka­la­rı­nı uy­gu­la­ma ara­cı hâli­ne gel­miş­tir. IMF, de­ği­şik ya­pı­sal so­run­la­rı bu­lu­nan ül­ke­le­rin ay­nı ku­ram­sal prog­ra­mı uy­gu­la­mak­la, asıl ama­cı­nın so­run­la­rı çöz­mek ol­ma­dı­ğı­nı, ak­si­ne, ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler­den ge­liş­miş ül­ke­le­re doğ­ru kay­nak ak­tar­ma­sı ol­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, IMF po­li­ti­ka­sı­nı uy­gu­la­yan Türk eko­no­mi­si­nin baş­lı­ca iki­le­mi, bü­yü­me­nin sür­dü­rü­le­bil­me­si, yurt dı­şın­dan sü­rek­li sı­cak pa­ra akım­la­rı­nın gel­me­si­ne bağ­lı. Bu da yük­sek fa­iz sun­ma ge­rek­li­li­ği­ni do­ğur­mak­ta­dır. Yük­sek fa­iz­ler de ka­mu­nun borç yü­kü­nü ağır­laş­tır­mak­ta­dır. Bu ba­kım­dan, is­te­di­ği­miz ka­dar büt­çe­nin tü­mü­nü borç­la­rın öden­me­sin­de kul­la­na­lım, bu yük­sek re­el fa­iz­ler­den do­la­yı de­vam­lı borç­la­rı­mız art­mak­ta ve büt­çe, borç­la­ra tut­sak ol­mak­ta­dır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, it­ha­la­tı­mız ar­tı­yor, ih­ra­ca­tı­mız ar­tı­yor, Hükûmet, de­vam­lı, ih­ra­cat­ta­ki ar­tış­la övü­nü­yor. Ama, it­ha­lat­ta­ki ar­tış ih­ra­cat­ta­ki ar­tış­tan da­ha faz­la ol­du­ğun­dan, ca­ri iş­lem­ler açı­ğı da gi­de­rek faz­la­laş­mak­ta ve kriz sin­yal­le­ri ver­mek­te­dir ve son dört yıl­da eko­no­mi­de bü­yü­me ol­du­ğu­nu söy­le­me­si­ne rağ­men Hükûmet, bu bü­yü­me, hal­kın ya­şam gü­cü­ne yan­sı­ma­mış­tır. Halk, hak­lı ola­rak so­ru­yor: "Evet, eko­no­mi bü­yü­yor da ben ne­den bü­yü­mü­yo­rum, be­nim re­fah dü­ze­yim ne­den ge­liş­mi­yor?" Çün­kü, Tür­ki­ye'de­ki bü­yü­me fa­kir­leş­ti­ren bü­yü­me­dir; çün­kü, bu bü­yü­me it­ha­la­ta da­ya­lı bir bü­yü­me­dir, dış mal­la­ra  ta­lep ya­ra­tan bü­yü­me­dir, dış ül­ke­ler­de­ki fab­ri­ka­la­rın ça­lış­ma­sı­nı sağ­la­yan, dış ül­ke­ler­de­ki iş­siz­le­rin iş bul­ma­sı­nı sağ­la­yan bir bü­yü­me­dir, içe­ri­de­ki üre­ti­mi, is­tih­da­mı, ya­tı­rı­mı, ih­ra­ca­tı ar­tır­ma­yan bir bü­yü­me­dir, ya­ni fa­kir­leş­ti­ren bü­yü­me­dir. Adı üze­rin­de, bü­yü­me "fa­kir­leş­tir­me" olun­ca bun­dan da kim­se­ye bir şey kal­maz, bö­lü­şe­cek bir şey ol­maz. Bu ba­kım­dan, iş­siz­lik, her ne ka­dar, TÜ­İK "9-10" de­se de bu­gün ger­çek iş­siz­lik ora­nı ge­nel ola­rak yüz­de 15 ci­va­rın­da. Eği­tim­li iş­siz­lik yüz­de 26'da, böl­ge­sel iş­siz­lik de yüz­de 40'lar ci­va­rın­da bu­lun­mak­ta­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; bu­gün eko­no­mi­nin yö­ne­ti­mi dış di­na­mik­le­re bı­ra­kıl­mış­tır. Çün­kü, bor­sa­nın yüz­de 65'i, ha­zi­ne bo­no­su, dev­let tah­vil­le­ri­nin yüz­de 35'i, ban­ka­cı­lık sek­tö­rü­nün yüz­de 35'i dış di­na­mik­le­rin elin­de­dir. Ya­ni, dış di­na­mik­ler is­te­di­ği za­man Tür­ki­ye'de yir­mi dört sa­at içe­ri­sin­de kriz çı­ka­ra­bi­lir. Tür­ki­ye'den 10 mil­yar do­lar pa­ra­yı çek­ti­ği za­man bu kı­rıl­gan eko­no­mi bu­na da­ya­na­maz her an kri­ze gir­me du­ru­mu­na ge­lir. Bu ba­kım­dan, önem­li olan dış di­na­mik­ler de­ğil ül­ke­yi iç di­na­mik­le­rin yö­net­me­si, iç di­na­mik­le­rin eko­no­mi­ye fay­da sağ­la­ma­sı­dır, ona ege­men ol­ma­sı­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; enf­las­yon far­kı me­mur­la­ra he­nüz ve­ril­me­di, herhâlde önü­müz­de­ki se­ne ve­ri­le­cek. Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız, 2007 yı­lın­da, me­mur­la­ra yüz­de 4+4 ve 3+3 ora­nın­da zam ya­pı­la­ca­ğı­nı söy­le­di, ya­ni yüz­de 7. Ama, açık­la­ma­sın­da, bu zam ora­nı­nı yüz­de 7 de­ğil de yüz­de 13 ola­rak dek­la­re et­ti. Ma­te­ma­tik ola­rak, ben, bir tür­lü, 4+4'ün na­sıl 12 et­ti­ği ya­hut da 3+3'ün na­sıl 12 et­ti­ği­ni bi­le­me­dim. Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız bu­nu açık­lar­sa se­vi­ni­rim. Herhâlde, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız, 2006 yı­lın­da me­mur­la­ra ve­ri­le­cek 2,18'lik te­la­fi edi­ci zam­mı, ya­ni 2006'ya iliş­kin ma­aş­lar­da­ki, te­la­fi et­mek için, ge­ti­ri­le­cek zam­mı da bir son­ra­ki yıl, 2007 üc­ret ar­tı­şı ola­rak, ma­aş ar­tı­şı ola­rak ön­gö­rü­yor, bun­dan do­la­yı böy­le yük­sek çı­kı­yor. Bu­nun ne­de­ni­ni öğ­ren­mek is­ti­yo­ruz?

Sa­yın Ba­ka­nım, emek­li­le­rin, iş­çi ve Emek­li San­dı­ğı emek­li­le­ri­nin 2002 yı­lın­dan ka­lan ma­aş fark­la­rı var­dı. Bun­lar mah­ke­me­le­re git­ti­ler, bun­la­rı ka­zan­dı­lar. Bu­gü­ne ka­dar emek­li iş­çi­le­rin bu ma­aş fark­la­rı öden­me­di. İn­şal­lah, bu büt­çey­le bu­nun öde­me­si­ni bu­lur­su­nuz. Ma­aş­lar­da­ki azal­ma 1999 yı­lı­na gö­re yüz­de 22'yi bul­muş­tur. Bu se­ne yüz­de 7 zam yap­sak bi­le, as­ga­ri yüz­de 15 yıp­ran­ma var­dır, ye­ni­den bir yüz­de 15 zam yap­mak ge­re­ki­yor.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; AKP ik­ti­dar ol­duk­tan son­ra, Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız üç yıl bir şey bek­le­me­yin, üç yıl­dan son­ra du­ru­mu­muz dü­ze­le­cek… Ama, şu an­da dör­dün­cü yı­la geç­tik. Ma­ale­sef hiç­bir şey ol­ma­dı. Sa­yın Baş­ba­ka­nın sev­di­ği çay ve si­mit he­sa­bı­nı ver­sek bi­le, bu­nun böy­le ol­du­ğu­nu gö­re­ce­ğiz. Çün­kü, 2002 yı­lın­dan 2006 yı­lı­na gö­re si­mit fi­yat­la­rı yüz­de 133, ça­ya da yüz­de 105 zam gel­di. Ya­ni, iki­si de zam­lan­dı. Oy­sa, ön­gö­rü­len enf­las­yon, bu dört yıl­da, ger­çek­le­şen 58, Hükûme­tin he­def­le­di­ği enf­las­yon­sa yüz­de 8'di. De­mek ki, çay ve si­mi­de gö­re de bu zam gel­miş­tir. Bu, re­fah ar­tı­şı ol­ma­mış­tır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; halk, şu­nu söy­lü­yor: Hükûmet, enf­las­yon düş­tü di­yor. Fa­kat, bu dü­şük enf­las­yon­dan ben bir tür­lü fay­da­la­na­mı­yo­rum, be­nim sa­tın al­ma gü­cü­me yan­sı­mı­yor. Ya­ni, çar­şı pa­za­ra yan­sı­mı­yor. El­bet­te yan­sı­maz, çün­kü, enf­las­yon he­sap­la­ma yön­te­mi yan­lış­tır. İl­gi­li il­gi­siz 762 ta­ne ka­lem enf­las­yon he­sap­la­ma­sın­da dik­ka­te alı­nı­yor. Oy­sa, o ka­dar faz­la ka­le­mi bir ara­ya ge­tir­me­ye ge­rek yok. Sa­de­ce akar­ya­kıt gi­der­le­ri, te­mel gı­da, ener­ji gi­der­le­ri, ula­şım gi­der­le­ri, gi­yim ve ki­ra gi­der­le­ri gi­bi te­mel kıs­tas­la­rı esas alır­sak, çar­şı pa­zar enf­las­yo­nu doğ­ru çı­kar. Ama, siz, bu enf­las­yon he­sap­la­ma­sı­na hal­kın ha­ya­tın­da bir kez da­hi kul­lan­ma­dı­ğı tel ör­gü, at na­lı, kon­tak lens, ke­çi­boy­nu­zu, pin­pon to­pu, sön­müş ki­reç gi­bi un­sur­la­rı ek­ler­se­niz, hal­kın enf­las­yo­nu ile hükûme­tin enf­las­yo­nu bir­bi­ri­ni tut­maz. Bu­gün Tür­ki­ye'de iki ta­ne enf­las­yon var­dır: Bir, hal­kın ger­çek enf­las­yo­nu, ikin­ci­si, Hükûme­tin ci­ci enf­las­yo­nu. Hükûme­tin ci­ci enf­las­yo­nu, ke­çi­boy­nu­zu ve sön­müş ki­reç enf­las­yo­nu­dur. Hal­kın ger­çek enf­las­yo­nu ise, çar­şı pa­za­ra yan­sı­yan, te­mel gı­da­ya yan­sı­yan, ki­ra­la­ra yan­sı­yan, ma­zo­ta, güb­re­ye yan­sı­yan, ek­me­ğe, sü­te yan­sı­yan enf­las­yon ora­nı­dır. Bu ba­kım­dan, ina­nı­yo­ruz ki, bu ger­çek enf­las­yon he­sap­la­ma­la­rı ya­pı­la­rak, ma­aş­lar­da­ki, te­mel gı­da­lar­da­ki eri­me­ler gi­de­ri­lir ve hal­kın ya­şam gü­cü esas­lı bir şe­kil­de ar­tış ya­pı­la­rak iyi­leş­ti­ri­lir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; ta­bii, ge­lir bö­lü­mü­ne faz­la sü­re kal­ma­dı. Sa­de­ce ge­lir­le il­gi­li ola­rak şu­nu söy­le­ye­ce­ğim şu aşa­ma­da: Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız, ge­çen se­ne "Ben ya­ban­cı-yer­li ta­nı­mam. Bü­tün men­kul ser­ma­ye irat­la­rın­dan, fa­iz ge­lir­le­rin­den yüz­de 15 ver­gi ala­ca­ğım." de­di. Ken­di­si­ni kut­la­dık, teb­rik et­tik, ger­çek­ten de ol­ma­sı ge­re­ken buy­du. Ama, Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­zın er­kek­li­ği an­cak al­tı ay de­vam ede­bil­di. Al­tı ay son­ra, ma­ale­sef, bu sö­zün­den vaz­geç­ti. Çün­kü, ya­ban­cı­la­ra uy­gu­la­nan fa­iz oran­la­rı­nı sı­fı­ra in­dir­di, yer­li­ler­den ise yüz­de 10 al­ma­ya de­vam edi­yor. Ya­ni, al­tı ay içe­ri­sin­de ge­ri dö­nüş ol­muş­tur. İna­nı­yo­ruz ki, yer­li-ya­ban­cı de­me­den her­kes­ten ay­nı oran­da alın­sın ya­hut da hiç kim­se­den alın­ma­sın.

Bu­gün yıl­lık 4 mil­yar as­ga­ri üc­ret alan as­ga­ri üc­ret­li­den yüz­de 15 ora­nın­da ver­gi alı­yo­ruz, ama, 2005 yı­lın­da 304 mil­yar, 2006 yı­lın­da 407 mil­yar­lık fa­iz ge­lir­le­rin­den ver­gi al­mı­yo­ruz. Ada­let bu­nun ne­re­sin­de, si­ze sor­mak is­ti­yo­rum. Ya­ni, as­ga­ri üc­re­tin yıl­lık 4 mil­ya­rın­dan yüz­de 15 ver­gi al, ama, bir fa­iz ge­li­ri el­de eden ki­şi­nin 407 mil­yar li­ra­sı­nı ver­gi dı­şın­da tut. Bu­nun dü­zel­til­me­si ge­re­ki­yor ve as­ga­ri üc­ret­ten ver­gi alın­ma­ma­sı ge­re­ki­yor. As­lın­da, öy­le bir va­adi­niz de var­dı, ma­ale­sef, o va­adi­ni­zi ye­ri­ne ge­ti­re­me­di­niz, as­ga­ri üc­ret­ten ver­gi al­ma­ya de­vam edi­yor­su­nuz.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; es­naf­la­rı­mız zor du­rum­da­dır. Özel­lik­le is­tih­dam üze­rin­de­ki yüz­de 75'le­re va­ran aşı­rı yük­ler on­la­rı ca­nın­dan bez­dir­miş­tir. Bun­la­rı öde­ye­me­yen es­na­fın ço­ğu ke­penk­le­ri­ni ka­pat­mak­ta, ge­çen se­ne 2 mil­yon ki­şi, es­na­fı­mız dükkânı­nı ka­pa­ta­rak işi­ne son ver­miş­tir. De­vam eden­ler de se­net pro­tes­to­la­rıy­la uğ­raş­mak­ta­dır. Ör­nek al­dı­ğı­nız 2002 yı­lın­da ay­da 43.500 se­net pro­tes­to edi­lir­ken, bu­gün ay­da 93 bin se­net pro­tes­to edil­mek­te­dir. Ya­ni, pro­tes­to edi­len se­net sa­yı­sın­da yüz­de 90, yüz­de 100'ün üze­rin­de bir ar­tış var­dır.

Çift­çi­le­ri­mi­zin du­ru­mu da iyi de­ğil­dir. "Çift­çi­ler ver­gi öde­mi­yor" di­yen­ler ya­lan söy­lü­yor­lar, çün­kü çift­çi kul­lan­dı­ğı ma­zo­tun üze­rin­den yüz­de 70, güb­re­nin üze­rin­den yüz­de 70, ila­cın üze­rin­den yüz­de 70 ver­gi ödü­yor. On­dan son­ra, çift­çi­le­re di­yo­ruz ki: "Sen, gel, Av­ru­pa Bir­li­ği çift­çi­siy­le re­ka­bet et." Na­sıl re­ka­bet ede­cek? Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­ri, ken­di çift­çi­le­ri­ne ver­gi­siz te­mel ih­ti­yaç mad­de­le­ri­ni ve­ri­yor, güb­re­si­ni ve­ri­yor, ila­cı­nı ve­ri­yor ve bir de, ona, te­la­fi edi­ci "ga­ran­ti fi­yat" adı al­tın­da bel­li bir fi­yat ve­ri­yor. Tür­ki­ye'de ne bir ga­ran­ti edi­ci fi­yat var… Üs­tü­ne üst­lük, çift­çi­den bir de yüz­de 70 ora­nın­da ver­gi alı­nı­yor, bu­nun ia­de­si de ya­pıl­mı­yor.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bu­yu­run efen­dim.

MUH­SİN KOÇ­Yİ­ĞİT (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, herhâlde sü­rem yet­me­di. İn­şal­lah bun­dan son­ra­ki bö­lüm­ler­de, ge­re­kir­se mad­de­ler üze­rin­de açık­la­rız.

Söz­le­ri­me son ve­rir­ken, 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin baş­ta Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, ül­ke­miz ve tüm ulu­su­mu­za ha­yır­lar ge­tir­me­si­ni di­li­yor, yü­ce Ge­nel Ku­ru­lu­mu­zu say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Koç­yi­ğit.

Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na ikin­ci ko­nuş­ma­cı, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li Sa­yın İb­ra­him Öz­do­ğan. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Bu­yu­run efen­dim.

ANA­VA­TAN PAR­Tİ­Sİ GRU­BU ADI­NA İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Baş­ka­nım.

Sa­yın Baş­ka­nım, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; 2007 yı­lı büt­çe­si Ka­mu İha­le Ku­ru­mu ve Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı üze­rin­de Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu­nun fi­kir­le­ri­ni, gö­rüş­le­ri­ni açık­la­mak üze­re hu­zur­la­rı­nız­da bu­lu­yo­rum. He­pi­ni­ze en de­rin say­gı­la­rı­mı su­nu­yo­rum.

De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, hükûmet­ler ve hükûmet­tik­le­ri dö­nem­ler, top­lum­lar üze­rin­de iz bı­ra­kır­lar. De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, bir so­ru so­rul­sa ve de­nil­se ki: "58'in­ci ve 59'un­cu Cum­hu­ri­yet Hükûmet­le­ri­nin ic­ra­at­la­rı­na dam­ga­sı­nı vu­ran iz han­gi­si ol­muş­tur?" Bu so­ru­ya ve­ri­le­cek ce­vap­lar için­de en vu­ru­cu ola­nı şu ola­cak­tır ki, AK Par­ti Hükûme­ti, cum­hu­ri­yet ta­ri­hi­mi­zin en per­va­sız, en kon­trol­süz, göz­ler­den uzak ve giz­li ka­pak­lı özel­leş­tir­me­le­ri­ne im­za at­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, özel­leş­tir­me öy­le­si­ne bir  si­ya­si me­se­le­dir ki, bu ko­nu­da is­tis­mar ya­pan ve ken­di­ni çok akıl­lı zan­ne­de­rek top­lu­mu ve onun ku­rum­la­rı­nı bay­pas eden hiç kim­se ve hiç­bir par­ti, bu­nun so­nuç­la­rın­dan do­la­yı he­sap ver­mek­ten ka­ça­ma­mış­tır ve bun­dan son­ra da ka­ça­ma­ya­cak­tır. Özel­leş­tir­me, çün­kü, bir ulu­sun eko­no­mik millî var­lı­ğı­nın, doğ­ru, açık, he­sap ve­re­bi­lir ve millî var­lık­ta stra­te­jik ka­yıp­la­ra yol aç­mak­tan şid­det­le im­ti­na eden bir so­rum­lu­luk duy­gu­su­nu ge­rek­tir­mek­te­dir. Ül­ke eko­no­mi­si­ni yö­net­mek ti­ca­ret de­ğil­dir. Ül­ke eko­no­mi­si, şir­ket­le­rin el de­ğiş­tir­me­si de­ğil­dir. Ül­ke eko­no­mi­si "ba­ba­lar gi­bi sa­ta­rım" be­zirgânlı­ğı ve dev­let ter­bi­ye­si gör­me­miş­li­ği de hiç de­ğil­dir.

Ka­mu­ya ait bir­ta­kım var­lık­lar­da özel­leş­tir­me ol­ma­sı ve­ya ba­zı alan­la­rın ya­ban­cı ser­ma­ye­ye açıl­ma­sı, üye­si ol­ma­ya ça­lış­tı­ğı­mız Av­ru­pa Bir­li­ği­nin de ser­best pi­ya­sa eko­no­mi­si pren­si­bi çer­çe­ve­sin­de, el­bet­te ki, iyi se­çil­mek ve an­lam­lı ol­mak kay­dıy­la müm­kün­dür. An­cak, yü­ce Mec­li­sin de­ğer­li üye­le­ri, siz­le­ri te­min ede­rim ki, Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­rin­de, Türk Te­le­ko­mun mua­dil­le­ri olan ulu­sal te­le­ko­mü­ni­kas­yon şir­ket­le­ri­ni özel­leş­ti­ren pek kim­se­yi bu­la­maz­sı­nız. Al­man dev­le­ti Al­man te­le­ko­mü­ni­kas­yo­nu­nu as­la sat­maz, za­rar et­se de sat­maz; za­rar edi­yor­sa eh­li­leş­ti­rir, re­for­me eder, ye­ni eko­no­mi yön­tem­le­riy­le akıl­cı­laş­tı­rır, yö­ne­ti­mi re­vi­ze eder, ye­ni yö­ne­tim­ler bu­lur, ama as­la sat­maz. Fran­sa, Fran­sa'nın millî te­le­ko­mü­ni­kas­yo­nu­nu da as­la sat­maz. Te­le­ko­mü­ni­kas­yon ala­nın­da mev­cut ulu­sal bir sis­te­mi el­den çı­kar­mak an­cak ve an­cak be­zirgân ve dev­let ol­mak ne­dir, ül­ke ol­mak ne­dir bil­me­yen­le­re mah­sus bir özel­lik­tir, bu ne­den­le, ça­ğı­mız­da.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, be­zirgânlık­la dev­let ve mil­let ol­ma­nın ara­sın­da­ki sı­nı­rı baş­ka em­sal­ler­den iz­le­mek is­te­yen­le­re şim­di bir ör­nek ver­mek is­ti­yo­rum: 2005 se­ne­sin­de, Ame­ri­kan Pep­si Co fir­ma­sı Fran­sız Da­no­ne şir­ke­ti­ne ta­lip ol­du. Er­me­ni Soy­kı­rım Ya­sa­sı'ndan son­ra ço­cuk­la­rı­mı­za ve­ya to­run­la­rı­mı­za hâlâ bir Da­no­ne pu­din­gi alı­yor mu­yuz bu­nu bil­mem ama, Da­no­ne, bir­çok dün­ya ül­ke­le­rin­de tü­ke­ti­ci­nin ta­nı­dı­ğı bir süt ma­mul­le­ri şir­ke­ti­dir.

Ame­ri­kan Pep­si Co fir­ma­sı­nın Fran­sa'nın Da­no­ne­si­ne ta­lip ol­ma­sı üze­ri­ne, Fran­sız Hükûme­ti 2005'in Ey­lül ayın­da top­lan­dı ve bel­li stra­te­jik Fran­sız mar­ka­la­rı­nın ko­ru­ma­ya alın­ma­sı yö­nün­de si­ya­si bir adım atıl­ma­sı­na ka­rar ver­di.

Ame­ri­kan Pep­si Co fir­ma­sı Fran­sa'nın Da­no­ne­si­ni al­say­dı, Fran­sız hal­kı fa­kir­le­şe­cek miy­di? As­la. Ame­ri­kan Pep­si Co fir­ma­sı Fran­sa'yı is­ti­la mı ede­cek­ti? Yi­ne as­la.

Ama, yü­ce Türk Mec­li­si­nin üye­le­ri, şu­nu de­mek is­ti­yo­rum: Bir ül­ke­nin millî eko­no­mik var­lık­la­rı­na sa­de­ce pa­ra­sal fak­tör­le­rin göz­lü­ğüy­le ba­kı­la­maz. Mil­let­le­rin eko­no­mik var­lık­la­rı, hem stra­te­jik ola­rak top­lum­sal­lı­ğın mad­di te­me­li ama hem de bir mil­le­tin duy­gu bü­tün­lü­ğü­nün özel­li­ği­nin te­me­li­dir. Mil­le­ti­nin ve dev­le­ti­nin adı­na say­gı du­yan si­ya­set­çi­ler, eko­no­mik var­lık­la­rı­nı her şey­den ön­ce bu an­la­yış­la ele alır ve bu­na uy­gun dav­ra­nır­lar.

Yok­sa, her şe­yi sa­ta­bi­li­riz. İs­ti­yor­sa­nız İs­tan­bul Bo­ğa­zı köp­rü­le­ri­ni de sa­ta­bi­li­riz, alan­lar da iş­let­me­yi bi­lir. Dev­let De­mir­yol­la­rı­nı da sa­ta­bi­li­riz, bun­la­rı da alan­lar el­bet­te ki çok iyi iş­le­tir, ama, o za­man, bir Türk mil­le­ti ve dev­le­tin­den de­ğil, baş­ka bir şey­den bah­set­mek zo­run­da ka­lır­sı­nız bir gün. Her hükûmet için, eko­no­mi­de özel­leş­tir­me­ler­de ve­ri­le­cek ve­ya ve­ril­me­ye­cek vi­ze­nin kıs­ta­sı, yu­ka­rı­da an­lat­ma­ya ça­lış­tı­ğım duy­gu­yu ta­şı­yor ol­ma­sı ve­ya ol­ma­ma­sın­da giz­li­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, dün­ya­da­ki bü­tün özel­leş­tir­me­ler in­ce­len­miş­tir. Şu inkâr edi­le­mez bir şe­kil­de gö­rül­mek­te­dir ki, ön­ce ser­best­leş­me ol­ma­dan özel­leş­tir­me ol­maz. Ser­best­leş­me de pi­ya­sa­da re­ka­be­tin ol­ma­sı için ye­ter­li de­ğil­dir. Pi­ya­sa dü­ze­ni­ni ko­ru­ya­bi­le­cek güç­te dü­zen­le­yi­ci bir ku­ru­luş ge­rek­li­dir. Tür­ki­ye'de ser­best­leş­me he­nüz ta­mam­lan­ma­mış­tır. Ser­best pi­ya­sa eko­no­mi­si­nin iş­ler­li­ği­nin önü­nü aç­mak­ta be­ce­ri gös­te­re­me­yen bu Hükûmet ise, özel­leş­tir­me adı­na ül­ke­nin te­mel stra­te­jik ku­rum­la­rı­nı el­den çı­kar­mak yo­lu­nu seç­miş­tir ma­ale­sef. Ya­ban­cı ser­ma­ye çek­mek­le meş­gul olan Hükûmet, ya­ban­cı ser­ma­ye­yi ye­ni ya­tı­rım alan­la­rı­na de­ğil, oluş­muş, bi­rik­miş millî ser­vet kay­nak­la­rı­na çek­me­yi bir ma­ri­fet say­mış­tır.

Bu­gün Tür­ki­ye'de, Türk Te­le­kom gi­bi ye­ni bir sis­te­min oluş­ma­sı için la­zım olan pa­ra en azın­dan 25 mil­yar do­lar ci­va­rın­da­dır de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Oy­sa, Türk Te­le­kom, stra­te­jik bir var­lık­tı ve ile­ti­şim ağ­la­rı bir ül­ke eko­no­mi­si­nin de si­nir ağ­la­rı­dır. Bir ül­ke­nin bil­gi top­lu­mu stra­te­ji­si­nin ilk mad­de­le­rin­den bi­ri Te­le­kom sek­tö­rü hak­kın­da ol­mak zo­run­da­dır. Bir ül­ke tüm yurt­taş­la­rı­na, sa­de­ce bü­yük şe­hir­le­re de­ğil, üc­ra köy­le­ri­ne de ko­lay, ucuz ile­ti­şim imkânı sun­mak zo­run­da­dır. Te­le­kom, do­ğal te­kel ta­nı­mı­na uyan bir sek­tör­dür. Dü­zen­le­yi­ci ya­pı, do­ğal te­kel olan kay­nak­la­ra ra­kip­le­rin ko­lay ve ma­kul üc­ret­le eri­şi­mi­ni sağ­la­ya­rak, re­ka­be­tin ya­şa­ma­sı­na şans ver­me­li­dir. Te­le­kom sek­tö­rün­de ya­pıl­ma­sı ge­re­ken bu özel­leş­tir­me de­ğil, ser­best­leş­me­nin sağ­lan­ma­sıy­dı oy­sa­ki. Ser­best pi­ya­sa eko­no­mi­si­ni ka­mu mal­la­rı­nı be­zirgân gi­bi sat­mak gi­bi zan­ne­den AK Par­ti Hükûme­ti­nin bu top­lum­da bı­rak­tı­ğı sa­de­ce bu be­zirgânlık po­li­ti­ka­sı de­ğil­dir de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım.

Ba­kı­nız, ör­nek ver­mek is­ti­yo­rum: Ba­lı­ke­sir'de SE­KA'dan baş­la­ya­lım. Ba­lı­ke­sir SE­KA kâğıt fab­ri­ka­sı­nın bu Hükûmet ta­ra­fın­dan açı­lan iha­le­si­ne bir tek fir­ma ka­tıl­dı. Bu bir tek fir­ma ney­di, kim­di de­ğer­li ar­ka­daş­lar? Sa­yın Baş­ba­ka­nın dü­nü­rü Sa­dık Al­bay­rak'ın ak­ra­ba­sı bir baş­ka Al­bay­rak.

De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, op­ti­ğe dik­kat­le ba­kar mı­sı­nız lüt­fen. Tür­ki­ye adı­na is­tir­ham edi­yo­rum, mut­la­ka bu­nu bey­ni­niz­de bir kon­trol edin. Bir ül­ke­de bir ka­mu ma­lı iha­le­ye açı­lı­yor, bu iha­le­de bir tek ta­lip var ve o ta­lip, Sa­yın Baş­ba­ka­nın, dü­nü­rü ta­ra­fın­dan ya­kı­nı.

ASIM AY­KAN (Trab­zon) - Hiç il­gi­si yok.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bun­da, hu­ku­ken bir suç ol­ma­sı mı ge­rek­li il­la?

ASIM AY­KAN (Trab­zon) - Yan­lış efen­dim, yan­lış bil­gi ve­ri­yor­su­nuz.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bu, her tür­lü ka­nun mad­de­si­nin öte­sin­de, si­ya­si etik açı­sın­dan ye­te­rin­ce ber­bat bir op­tik de­ğil mi­dir?

ASIM AY­KAN (Trab­zon) - İb­ra­him Bey, yan­lış bil­gi ve­ri­yor­su­nuz.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ve de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu iha­le, Da­nış­tay ta­ra­fın­dan ip­tal edil­miş­tir.

ASIM AY­KAN (Trab­zon) - Yan­lış bil­gi ve­ri­yor­sun İb­ra­him Bey, yan­lış.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­ka­nı, bu iha­le ne­de­niy­le, Hükûme­tin vi­ze ver­me­me­si­ne rağ­men, Da­nış­tay Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­sı­nın ıs­rar­lı ta­le­bi üze­ri­ne yar­gı­lan­mak­ta­dır ve baş­ka bir pen­ce­re açı­yo­rum, 59'un­cu Cum­hu­ri­yet Hükûme­tin­den ve AK Par­ti Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Va­hit Ki­ler'e ve Ki­ler Şir­ket­ler Gru­bu­na ge­li­yo­rum.

AK Par­ti Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Va­hit Ki­ler'in ve kar­deş­le­ri­nin şir­ke­ti At­las Alış­ve­riş Hiz­met­ler ve Gı­da Sa­na­yii Ti­ca­ret Li­mi­tet Şir­ke­ti, özel­leş­ti­ril­me­si­nin üze­rin­den se­kiz gün geç­tik­ten son­ra Kü­tah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı­na or­tak ol­du. İha­le­ye gi­re­rek, Kü­tah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı­nın yüz­de 56'sı­nı 21,4 mil­yon do­la­ra sa­tın alan To­run­lar Gı­da, Özel­leş­tir­me İda­re­siy­le söz­leş­me im­za­lan­dık­tan se­kiz gün son­ra his­se­le­ri­nin yüz­de 28'ini Ki­ler Gru­bu­na ait şir­ke­te dev­ret­ti. Bu bir Ali cam­baz oyu­nu de­ğil mi­dir?

ZA­FER HI­DI­ROĞ­LU (Bur­sa) - Yok…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, AK Par­ti­li An­ka­ra Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si, An­ka­ra'da ya­şa­yan 370 bin ai­le­ye yar­dım pa­ket­le­ri da­ğıt­mak için bir iha­le aç­tı. İha­le­yi kim al­dı? 28 tril­yon 300 mil­yar li­ra­ya, AK Par­ti Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in şir­ke­ti olan Ki­ler Gru­bu al­dı.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, hâli­ha­zır­da, TCK'da ka­nun mad­de­le­ri­nin ala­nı­na gir­me­se de, si­ya­set mev­ki­si ve gü­cü­nün pa­ra ile bu kir­li ka­rı­şı­mı­na ge­çit ve­re­cek bir top­lum ah­la­kı var mı­dır? Bu tab­lo bir gün sor­gu­lan­ma­ya­cak mı­dır? AK Par­ti Hükûme­ti, men­sup­la­rı­nın kir­li op­ti­ği­nin ya­nı sı­ra, Türk yar­gı­sı­nı çok meş­gul eden hükûmet ola­rak da anı­la­cak­tır hep.

Bu­gün 24 Ara­lık Pa­zar ve bu Hükûmet son yar­gı ka­ra­rı­nı 22 Ara­lık Cu­ma gü­nü al­dı. Da­nış­tay, 22 Ara­lık Cu­ma gü­nü TCDD'ye ait İs­ken­de­run Li­ma­nı'nın otuz al­tı yıl özel­leş­ti­ril­me­si ama­cıy­la iha­le­ye çı­ka­rıl­ma­sı­na iliş­kin ka­rar ve iha­le­yi so­nuç­lan­dı­ran iha­le ko­mis­yo­nu ka­ra­rı­nı ip­tal et­ti. Bu Hükûme­tin al­dı­ğı iha­le ka­rar­la­rı yar­gı­nın çe­pe­ri­ne bu ka­dar sık­lık­la çar­pı­yor­sa, o Hükûme­tin si­ya­si ka­rar­la­rı­nın da çarp­ma­sı ge­re­ken top­lum­sal ve si­ya­si bir çe­pe­rin de ol­ma­ma­sı as­la ve ka­ti­yet­le dü­şü­nü­le­mez, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım.

De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, özel­leş­tir­me­ler­den ve AK Par­ti Hükûme­tin­den söz edip de, Sa­yın Re­cep Er­do­ğan 3 Ka­sım 2002 se­çim­le­ri­ne ka­tı­la­ma­yın­ca, ye­ri­ne koy­du­ğu ve bu­nun üze­ri­ne yıl­lar­dır yü­zün­den ek­sik ol­ma­yan sa­ka­lı­nı bir ge­ce­de ke­sen Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal Una­kı­tan'dan bah­set­me­mek as­la ol­maz.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ayıp de­ğil mi ya­ni?

ZA­FER HI­DI­ROĞ­LU (Bur­sa) - Ne­ler­le uğ­ra­şı­yor­sun ya!

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Uğ­ra­şa­cak baş­ka bir şey bu­la­ma­dın, bun­la­ra mı tak­tın?

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - "Ba­ba­lar gi­bi sa­ta­rım." sö­zü­nün şe­re­fi­ni al­nın­da ta­şı­mak­ta olan Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­zın oğ­lu Ab­dul­lah Una­kı­tan adı­na kur­du­ğu AB Gı­da Şir­ke­ti, ba­ba­sı Ba­kan ol­duk­tan son­ra hız­la pa­ra ka­zan­ma­ya baş­la­dı. Bi­rin­ci ham­le 2003 yı­lın­da ger­çek­leş­ti. Oğul Una­kı­tan 4.400 ton mı­sır ge­tirt­ti dı­şa­rı­dan. Bu sı­ra­da güm­rük ver­gi­si yüz­de 20'ydi. Oğul Una­kı­tan mı­sır al­dık­tan dört gün son­ra güm­rük ver­gi­si ön­ce yüz­de 45'e, son­ra yüz­de 70'e yük­sel­til­di. Böy­le­ce, güm­rük ver­gi­sin­de Ab­dul­lah Una­kı­tan yüz­de 50 do­la­yın­da bir avan­taj sağ­la­mış ol­du. Ne gü­zel bir te­sa­düf de­ğil mi? Di­ye­lim ki, bu iş te­sa­düf, fa­kat, baş­ka­la­rı da var. Ab­dul­lah Una­kı­tan, sı­vı yu­mur­ta di­ye bir yu­mur­ta icat et­ti ve işe ba­kın ki, bu yu­mur­ta­la­rın rek­la­mı te­le­viz­yon­la­ra gi­rin­ce, da­ha ön­ce yüz­de 18 olan kat­ma de­ğer ver­gi­si yüz­de 8'e dü­şü­rül­dü. Her şe­yin sı­vı­sı yüz­de 18'de kal­dı, ama, Una­kı­tan'ın oğ­lu Ab­dul­lah Bey'in imal et­ti­ği sı­vı yu­mur­ta yüz­de 8'e in­di. Top­lum­da bun­lar­dan bah­se­dil­me­ye baş­la­nın­ca da Ke­mal Bey'in ko­ru­yu­cu­su Sa­yın Baş­ba­kan Er­do­ğan öf­ke­le­ni­yor ve bu­nu ele alan­la­ra "edep­siz­ler" di­ye ko­nu­şu­yor. AK Par­ti­li mil­let­ve­kil­le­ri­ne de "Ke­mal Bey'e sa­hip çı­kın." di­ye emir ve­ri­yor.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ke­mal Abi, Ke­mal Abi'si o!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ga­la­ta­port iha­le­si­ni alan ve bu Hükûmet za­ma­nın­da Türk ka­mu­oyu­nun en çok ta­nı­dı­ğı si­ma­lar ara­sı­na gi­ren Sa­mi Ofer'le olan hikâye­si ise hiç si­lin­me­ye­cek iz­ler ha­ne­sin­de bu­lu­nu­yor Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­nın. Es­ki bir baş­ba­ka­nı iha­le­ye ka­tı­la­cak ki­şi­ler­le iha­le­den bir gün ön­ce gö­rüş­me­si se­be­biy­le Yü­ce Di­va­na yol­la­yan AK Par­ti Hükûme­ti­ne men­sup Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı, Ga­la­ta­port iha­le­si­ni alan Sa­mi Ofer'le iha­le­den al­tı ay ön­ce gö­rü­şü­yor. Siz­ce ne gö­rü­şü­yor­lar­dı sa­yın mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım? Ge­yik mu­hab­be­ti mi ya­pı­yor­lar­dı? Me­se­la, bir­lik­te İs­tan­bul'un meh­tap­lı bir ge­ce­sin­de gök­yü­zün­de­ki ku­tup yıl­dız­la­rı­na ba­kıp "ah azi­zim, şu şeh­rin gü­zel­li­ği­ne bak" mı di­yor­lar­dı bir­bir­le­ri­ne?

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - As­lan hem­şeh­rim.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bu me­se­le, de­rin­lik­li bir si­ya­si he­sap­laş­ma­nın me­se­le­si ol­ma­ya bu otu­rum­dan son­ra da el­bet­te de­vam ede­cek­tir.

Bu an­lat­tık­la­rım, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, sa­de­ce ör­nek­tir.

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Er­zu­rum se­nin­le gu­rur du­yu­yor, Er­zu­rum.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bu Hükûme­tin ic­ra­cı ba­kan­la­rı­nın ço­ğu, ya­kın ge­le­cek­te el­bet­te ki mil­let na­mı­na Yü­ce Di­van­da yar­gı­la­na­cak­lar­dır. Hat­ta, bu me­se­le öy­le bir me­se­le­dir ki Hükûme­tin ne­re­dey­se…

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Bi­raz yü­zü­nüz kı­zar­sın, Al­lah aş­kı­na! Ni­ye gü­lü­yor­su­nuz!

ZA­FER HI­DI­ROĞ­LU (Bur­sa) - Ay­na­ya bak, sen ken­di­ne bak!

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Siz ken­di­ni­ze ba­kın!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Hat­ta, ar­ka­daş­lar, bu me­se­le öy­le bir me­se­le­si­dir ki Hükûme­tin ne­re­dey­se resmî ya­yın or­ga­nı ko­nu­mun­da olan bir ga­ze­te­nin kö­şe ya­zar­la­rın­dan Sa­yın Feh­mi Ko­ru, ba­kın, bu Hükûme­ti özel­leş­tir­me­ler ko­nu­sun­da na­sıl uyar­mış­tır? Ba­kın, Feh­mi Ko­ru'dan alın­tı­lar ya­pı­yo­rum. Feh­mi Ko­ru şöy­le an­la­tı­yor: "Özel­leş­tir­me­ye bü­tü­nüy­le kar­şı, ya da sa­tı­lan mal­la çı­kar iliş­ki­si bu­lu­nan ki­şi­le­rin ko­nu­ya olum­suz yak­la­şım­la­rı işit­mez­den ge­li­ne­bi­lir. An­cak, ba­zı gö­rüş­le­ri ön yar­gıy­la ge­çer­siz say­mak, ya da her eleş­ti­ri­ye bir kulp tak­mak da doğ­ru de­ğil­dir." De­vam edi­yor Sa­yın Feh­mi Ko­ru: "Ga­la­ta­port iha­le­si­ne bu açı­dan yak­laş­tı­ğı­mız­da, top­lu­mu ra­hat­sız ede­cek pek çok özel­lik­le kar­şı­la­şa­bi­li­yo­ruz. Rah­mi Koç'a, 'Öde­me pla­nı­nın bu ka­dar uzun va­de­li ol­du­ğu­nu bil­sey­dik, grup ola­rak biz de ka­tı­lır­dık' de­dir­ten iha­le şart­la­rın­da­ki be­lir­siz­lik ola­ğa­nüs­tü dik­kat çe­ki­ci." di­yor Feh­mi Ko­ru ve Feh­mi Ko­ru de­vam edi­yor de­ğer­li ar­ka­daş­lar: "Ka­mu ma­lı­nın üze­ri­ne tit­re­mek ve ya­pı­lan ta­sar­ruf­la­rın 'şa­ibe­siz' ol­ma­sı­na ti­tiz­len­mek çok­tan­dır has­ret kal­dı­ğı­mız özel­lik­ler. Ge­çen dö­nem­ler­de ya­pı­lan iha­le­le­re fe­sat ka­rış­tır­dık­la­rı id­di­asıy­la şu an­da Yü­ce Di­van­da bir baş­ba­kan ve bir­kaç ba­kan yar­gı­lan­mı­yor mu?" di­yor Sa­yın Feh­mi Ko­ru.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, için­den alın­tı­lar yap­tı­ğım Sa­yın Feh­mi Ko­ru'nun bu ya­zı­sı, bu Hükûme­te en ya­kın­la­rı eliy­le ya­pıl­mış bir Yü­ce Di­van uya­rı­sın­dan baş­ka bir şey de­ğil­dir. En ya­kın­la­rın­dan Yü­ce Di­van uya­rı­sı alan bu Hükûme­tin, uğ­raş­tı­ğı ku­rum­lar­dan bi­ri­si de Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­dur. Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nu iha­le­le­ri zor­laş­tı­rı­cı me­ka­niz­ma­lar oluş­tur­mak­la ve ha­ki­ka­te hiç uy­ma­yan bir şe­kil­de, iha­le­ler­de sa­de­ce fi­ya­tı dik­ka­te al­mak, ka­li­te­ye önem at­fet­me­mek­le suç­la­yan bu Hükûme­tin Ha­tay'da­ki yol­suz­luk­la­rı ak­la­yan or­gan­la­rı­nın yü­zü­nü kı­zar­tan Ka­mu İha­le Ku­ru­mu ol­muş­tur.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Bak bak, bu­ra­da ya­zı­yor… Ez­be­re ko­nuş­ma!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ha­tay'da ger­çek­leş­miş iha­le­le­rin ağır­lık­lı kıs­mın­da usul­süz­lük sap­ta­yan Ka­mu İha­le Ku­ru­mu, ay­nı za­man­da, Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan açı­lan okul iha­le­le­rin­de­ki usul­süz­lük­le­ri 2005'in Ka­sım ayın­da bel­ge­le­yen ku­ru­lu­şu­muz, bir önem­li ku­ru­lu­şu­muz ol­muş­tur. Ka­mu İha­le Ku­ru­mu­nun bu tes­pi­ti ve Baş­ba­kan­lı­ğa gön­der­di­ği ra­por, Hükûmet ta­ra­fın­dan sü­men al­tı edil­miş ve 2005'in Ka­sım ayın­dan be­ri bu ko­nu­da hiç­bir ne­ti­ce alın­ma­mış­tır.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, söz­le­ri­mi bi­raz­dan bi­ti­re­ce­ğim. Yal­nız, şu­nun al­tı­nı çiz­mek is­te­rim ki, bir hükûme­tin özel­leş­tir­me­ler ko­nu­sun­da doğ­ru bir çiz­gi­ye sa­hip ol­ma­sı için, ön­ce bir da­ma­rı­nın ol­ma­sı ge­re­kir. Bu Hükûmet­te ol­ma­yan iş­te bu da­mar­dır. Bu Hükûme­tin ar da­ma­rı çat­la­mış­tır. Ül­ke da­ma­rı, ül­ke için akan da­mar­dır. Ya­ni, bu­na ne de­nir? Millî da­mar de­nir.

MEH­MET CEY­LAN (Ka­ra­bük) - Ya­zık­lar ol­sun!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ya­zık­lar ol­sun ye­ti­min hak­kı­nı yi­ye­ne! (Ana­va­tan Par­ti­si ve CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Ya­zık­lar ol­sun ye­ti­min hak­kı­nı yi­ye­rek ce­hen­nem ate­şi­ne gi­de­cek olan­la­ra! Ben bu­nun için uğ­ra­şı­yo­rum.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ca­yır ca­yır ya­na­cak­lar.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bu Hükûmet yet­miş do­kuz ül­ke­den et it­ha­la­tı ya­pan bir hükûmet­tir.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Hep­si ce­hen­nem­de ya­na­cak.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Av­ru­pa­lı ül­ke halk­la­rı bı­ra­kın yet­miş do­kuz ül­ke­den et it­hal et­me­yi, kom­şu ül­ke­ler­den ge­len do­muz eti­ni da­hi ye­mez­ler.

MEH­MET CEY­LAN (Ka­ra­bük) - Ya­zık­lar ol­sun! Ya­zık­lar ol­sun!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - O ne­den­le, Al­man­ya, Fran­sa gi­bi ül­ke­ler­de­ki mar­ket­ler et sa­tı­şı pro­mos­yon­la­rın­da bu Fran­sa'nın do­muz eti ve­ya bu Al­man­ya'nın do­muz eti şek­lin­de rek­lam ya­par­lar ar­ka­daş­lar, çün­kü, et ay­nı za­man­da ulu­sal bir ta­dın adı­dır, çün­kü, ye­mek ye­mek ve et ye­mek de bir ül­ke­ye ait ol­ma­nın adı ve duy­gu­su­dur ay­nı za­man­da de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Al­lah bu duy­gu­yu biz­de­ki Hükûme­te de na­sip et­sin di­ye­rek, söz­le­ri­mi ta­mam­la­ma­dan ön­ce bir­kaç hu­su­sa da­ha de­ğin­mek is­ti­yo­rum de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım.

Ma­ale­sef dör­dün­cü se­ne­yi geç­tik bu Hükûmet dö­ne­min­de, hâlâ Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı ye­rin­de otur­mak­ta­dır.

ME­DE­Nİ YIL­MAZ (Muş) - Ne­re­ye gi­de­cek?

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Se­be­bi ne­dir? Se­be­bi Sa­yın Baş­ba­kan­dır. Çün­kü, ata­la­rı­mız bir şey de­miş­ler­dir: "Söy­le ar­ka­da­şı­nı ne ol­du­ğu­nu söy­le­ye­yim." de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

MAH­MUT GÖK­SU (Adı­ya­man) - Ni­ye sen AK Par­ti­den gel­din?

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ey aziz mil­le­tim, ey aziz mil­le­ti­min fert­le­ri…

RE­CEP GA­RİP (Ada­na) - Er­zu­rum'a na­sıl gi­di­yor­sun, Er­zu­rum'a?

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - …Sa­yın Ke­mal Una­kı­tan si­ya­se­te sa­ka­lı­nı ke­se­rek adım at­tı.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ayıp, ayıp!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Kes­ti­ği nay­lon fa­tu­ra­la­rın he­sa­bı ka­pan­ma­dan Ma­li­ye Ba­ka­nı ol­du. Ba­kan­lı­ğı­nı il­gi­len­di­ren her ka­nu­na ken­di­si ve­ya ya­kın­la­rıy­la il­gi­li bir mad­de sı­kış­tır­may­la ün­len­di. "Her şe­yi sa­ta­rım.", "Sat­tıy­sam ben sat­tım. Ne var bun­da?", "Bi­zim ço­cuk­lar ne ye­sin?" gi­bi ve­ciz söz­le­ri ve özel af­la­rıy­la kı­sa za­man­da AK Par­ti­nin sem­bo­lü hâli­ne gel­di.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ço­cuk­la­rı mı­sır yi­yor, mı­sır.

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Pat­la­mış mı­sır yi­yor.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ofer gö­rüş­me­le­rin­de­ki hü­ne­riy­le ünü­ne ün kat­tı. Sa­yın Baş­ba­ka­nın "Ke­mal Abi'si" tam da na­mı­na uy­gun ola­rak ko­ru­nup kol­lan­dı.

Sa­yın Ke­mal Una­kı­tan, ka­çak vil­la­la­rı, oğ­lu­na kur­dur­du­ğu şir­ket­ler ve bu şir­ket­le­re sağ­la­nan özel ver­gi in­di­rim­le­ri bu ko­ru­ma ve kol­la­ma­nın do­ğal te­za­hür­le­ri sa­yıl­dı, çok cid­di söz­le­ri bi­le es­pri sa­yı­lıp gü­lüş­me­le­re ne­den ol­du. Ba­kan­lık gö­re­viy­le il­gi­li ül­ke ve mil­let fay­da­sı­na tek bir ke­la­mı du­yul­ma­mış, tek bir ic­ra­atı­na rast­lan­ma­mış­tır, ama muh­te­rem eş­le­ri ha­nı­me­fen­diy­le di­ya­log­la­rı, duy­gu­sal an­la­rı ve ro­man­tik gö­rün­tü­le­ri çok tak­dir top­la­dı.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ayıp edi­yor­sun ya!

MEH­MET CEY­LAN (Ka­ra­bük) - Ka­rış­tır­ma… Ya­kış­mı­yor sa­na, ya­kış­mı­yor!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ne ya­pa­lım, ka­ba­hat Sa­yın  Baş­ba­kan­da­dır de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Utan, utan! Ha­nım­la­rı da sok­tun…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Asıl sen utan ve Al­lah'tan kork.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Sen utan!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Asıl sen utan ve Al­lah'tan kork.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Sen utan!

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Çün­kü, ye­ti­min hak­kı­nın ye­nil­me­si­ne, ora­da otur­du­ğun için se­bep olu­yor­sun.

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan, siz Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edin.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ha­nım­lar üze­rin­den si­ya­set ya­pı­yor­sun, ayıp sa­na ayıp!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ben se­ni hiç ka­le bi­le al­mı­yo­rum.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ayıp, ayıp!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ayıp­tır. Bir de Sa­yış­tay­dan ge­li­yor­sun.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ayıp! Utan­maz!

BAŞ­KAN - Sa­yın Poy­raz, lüt­fen mü­da­ha­le et­me­yin.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bil­mi­yor mu­sun, bu ül­ke­de usul­süz­lük ve yol­suz­luk ol­du­ğu­nu sen bil­mi­yor mu­sun?

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan…

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Ha­yır, ko­nuş­ma! Bak, bak, bak…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Sa­yış­tay­cı de­ğil mi­sin sen? 

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Al bak. Al, al, al!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Utan! Al­lah'tan kork.

BAŞ­KAN - Sa­yın Öz­do­ğan, Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edin.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Al, al, al, al, al.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Bir de na­ma­zı­nı kı­lı­yor­sun.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Al, al.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ya­zık­lar ol­sun, ye­ti­min ma­lı­nı ko­ru­ma­yan na­maz ka­lan­la­ra!

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Da­va bu­ra­da!

BAŞ­KAN - Sa­yın Poy­raz, lüt­fen otu­run.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ya­zık­lar ol­sun!

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Bu­ra­da, al, al.

BAŞ­KAN - Lüt­fen otu­run.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Uta­nın ve Al­lah'tan kor­kun.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) - Bak, Sü­ley­man Sa­rı­baş… Da­va açan Sü­ley­man Sa­rı­baş, bak!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - Çıl­gın ate­şe gi­re­cek­si­niz ye­tim hak­kı­nı ye­di­ği­niz için.

FAH­RET­TİN POY­RAZ (Bi­le­cik) -  Al…

ALİ KE­MAL DE­VE­Cİ­LER (Ba­lı­ke­sir) - Din­le… Din­le… Ce­hen­ne­me… Ce­hen­ne­me… Ce­hen­nem ate­şi­ne!

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (De­vam­la) - He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (Ana­va­tan Par­ti­si ve CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar, AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­riz Sa­yın Öz­do­ğan.

Grup­lar adı­na ko­nuş­ma­lar ta­mam­lan­mış­tır.

Şim­di, şa­hıs­lar adı­na ko­nuş­ma ta­le­bi var.

Leh­te ol­mak üze­re, Ada­na mil­let­ve­ki­li Sa­yın Re­cep Ga­rip. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sü­re­niz on da­ki­ka.

RE­CEP GA­RİP (Ada­na) - Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın 2007 yı­lı büt­çe­si­nin ge­ne­li üze­rin­de ko­nuş­ma yap­mak üze­re söz al­dım. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Söz­le­ri­me, Türk dün­ya­sı­nın önem­li isim­le­rin­den Türk­men­ba­şı'nın ve­fa­tı do­la­yı­sıy­la bü­tün Türk dün­ya­sı­na baş­sağ­lı­ğı di­le­ye­rek baş­la­mak is­ti­yo­rum.

Ben­den ön­ce­ki ko­nuş­ma­cı­nın üs­lu­bu­nu tas­vip et­me­di­ği­mi, ce­vap ver­me­ye bi­le ge­rek duy­ma­dı­ğı­mı be­lir­ti­yo­rum. Ker­van yo­la de­vam edi­yor de­ğer­li ar­ka­daş­lar. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Ya­zık­lar ol­sun sa­na!

RE­CEP GA­RİP (De­vam­la) - Ker­van yo­la de­vam edi­yor. Hiz­met­le­ri, er ya da geç öğ­re­ne­cek ve gö­re­cek­si­niz. Ana­do­lu Tür­ki­ye'si ya­pı­lan hiz­met­le­ri gö­rü­yor.

Ön­ce­lik­le be­lirt­mek is­te­rim ki, ma­li ve eko­no­mik po­li­ti­ka­lar­da ba­şa­rı­lı ol­mak için ge­rek­li olan en önem­li un­sur gü­ven ve is­tik­rar­dır. 3 Ka­sım 2002'den bu ya­na Hükûme­ti­miz, hal­kı­mız nez­din­de bu gü­ven ve is­tik­ra­rı sağ­la­mış, ül­ke­mi­zi bu­gü­ne ta­şı­mış­tır, ay­nı an­la­yış­la ay­dın­lık ya­rın­la­ra ta­şı­ma­ya da de­vam et­mek­te­dir. Sos­yal, eko­no­mik ve hu­kuk­sal alan­lar­da ger­çek­leş­ti­ri­len ya­pı­sal de­ği­şik­lik­ler de bu sü­re­cin bir so­nu­cu­dur. Yi­ne, bu is­tik­rar sa­ye­sin­de­dir ki, ül­ke­mi­zin dün­ya üze­rin­de­ki nü­fu­zu ve stra­te­jik öne­mi, bir kez da­ha, güç­lü bir şe­kil­de or­ta­ya kon­muş­tur.

Büt­çe­si­ni gö­rüş­mek­te ol­du­ğu­muz Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, ma­li­ye po­li­ti­ka­sı­nın ha­zır­lan­ma­sın­da ve uy­gu­lan­ma­sın­da çok önem­li gö­rev­le­ri ba­şa­rıy­la ye­ri­ne ge­tir­mek­te­dir. Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­mı­zın bu alan­da gös­ter­miş ol­du­ğu per­for­mans ve ya­ka­la­dı­ğı ba­şa­rı, eko­no­mik ve­ri­le­rin po­zi­tif bir gö­rün­tü­ye ka­vuş­ma­sın­da çok önem­li rol­ler üst­len­miş­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ik­ti­da­rı­mı­zın dört yıl bo­yun­ca eko­no­mik gös­ter­ge­le­ri­nin olum­lu­ya gi­di­şi­ne he­pi­miz şa­hit ol­duk. Enf­las­yon­dan ca­ri açı­ğa, bü­yü­me hı­zı­na, fa­iz­le­rin düş­me­sin­den iç ve dış borç­lan­ma­nın azal­ma­sı­na ka­dar bir­çok alan­da po­zi­tif ge­liş­me­ler ya­şan­mış­tır. Tüm bun­la­rı gör­mez­den gel­mek, si­ya­si bir za­af­tır. Ama, hal­kı­mız, ik­ti­da­rı­mız dö­ne­min­de ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rı ya­kın­dan gör­mek­te ve tak­dir et­mek­te­dir. Ma­li di­sip­li­nin ta­viz ve­ril­mek­si­zin uy­gu­lan­ma­sı so­nu­cun­da ise, büt­çe açık­la­rın­da el­de edi­len ba­şa­rı­lar or­ta­ya ko­nul­muş­tur.

Büt­çe açık­la­rı, tüm eko­no­mik fe­la­ket­le­rin se­be­bi olan enf­las­yo­nun en önem­li ne­de­ni­dir. Eğer, bir ül­ke­nin büt­çe­si ulus­la­ra­ra­sı stan­dart­la­rın öte­sin­de açık ve­ri­yor­sa, bu ül­ke­nin eko­no­mi­si­nin dü­zel­me­si müm­kün de­ğil­dir. Bu bi­linç­le ha­re­ket eden Hükûme­ti­miz, 2002 yı­lın­da -gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la- yüz­de 14,6 oran­la­rın­da al­dı­ğı büt­çe açı­ğı­nı, 2005 yı­lın­da yüz­de 1,7'ye dü­şür­müş­tür. 2006 yı­lın­da ise, eli­miz­de­ki son ve­ri­ler olan ka­sım ayı­na, gö­re büt­çe faz­la ver­miş­tir.

Çok de­ğer­li ar­ka­daş­lar, 2006 yı­lı büt­çe­sin­de büt­çe açı­ğı­nın gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nı yüz­de 2,6 ola­rak he­def­len­miş­ken, ger­çek­leş­me­nin, yak­la­şık, yüz­de 0,5 ol­ma­sı bek­len­mek­te­dir. Bun­la­rı gör­me­niz­de, bun­la­rı bil­me­niz­de ya­rar gör­mek­te­yim.

Biz, biz­den ön­ce­ki­ler gi­bi, mil­le­ti­mi­zin biz­le­re ema­ne­ti olan büt­çe­yi ha­yalî ya­tı­rım­lar­da kul­lan­ma­dık; ema­net­le­re sa­hip çık­tık, doğ­ru ya­tı­rım­lar­la ve­rim­li so­nuç­la­rı kı­sa sü­re­de al­dık, ya­tı­rım­lar­da sü­rek­li özel­leş­tir­me­yi özen­dir­dik. Ba­kı­nız, bu sa­ye­de, önü­müz­de­ki üç beş yıl içe­ri­sin­de ku­ru­la­cak olan yüz­ler­ce ye­ni ba­raj, sa­na­yi­mi­ze ve ül­ke eko­no­mi­mi­ze çok cid­di nok­ta­da güç ka­ta­cak­tır.

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Ada­na'da­ki Te­kel ne ola­cak?

RE­CEP GA­RİP (De­vam­la) - Bu, ül­ke­miz ve mil­le­ti­miz adı­na, son de­re­ce mem­nu­ni­yet ve­ri­ci bir du­rum­dur.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu, çok önem­li ve al­tı çi­zil­me­si ge­re­ken bir ba­şa­rı­dır. Eko­no­mi çev­re­le­ri çok iyi bi­lir­ler ki, bu ge­li­nen nok­ta… Dört se­ne ön­ce, bel­ki, ha­yal bi­le edi­le­me­yen bir nok­ta­ya Tür­ki­ye gel­di­ği için, şu an­da, TÜ­Sİ­AD gi­bi, Tür­ki­ye Oda­lar ve Bor­sa­lar Bir­li­ği gi­bi önem­li ku­ru­luş­lar, se­çim­le­rin za­ma­nın­da ya­pıl­ma­sı ko­nu­sun­da ıs­rar­la açık­la­ma­lar yap­mak­ta­dır. Bu­nun, dik­kat­le ka­yıt­la­ra dü­şül­me­si­ni arz edi­yo­rum.

Büt­çe po­li­ti­ka­la­rın­da ba­şa­rı­ya ula­şıl­ma­sı, mak­ro­eko­no­mik gös­ter­ge­ler­de dik­ka­te de­ğer iyi­leş­me­le­rin ger­çek­leş­me­si­ni de sağ­la­mış, eko­no­mi, dü­şük enf­las­yon-yük­sek bü­yü­me or­ta­mı­na gir­miş, ka­mu borç sto­ğu­nun azal­tıl­ma­sı ve fa­iz oran­la­rı­nın dü­şü­rül­me­si yö­nün­de, dört yıl­lık sü­reç­te, önem­li iler­le­me­ler kay­de­dil­miş­tir. Bu ba­şa­rı­nın ar­ka­sın­da, bu­gün büt­çe­si­ni gö­rüş­tü­ğü­müz Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın çok önem­li fonk­si­yon­la­rı ol­du­ğu­nu, ko­nuş­ma­mın ba­şın­da söy­le­miş­tim. Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın bu alan­da­ki uy­gu­la­ma­la­rı­na bak­tı­ğı­mız za­man, bir ta­raf­tan har­ca­ma di­sip­li­ni­nin, di­ğer ta­raf­tan da ge­lir ar­tı­şı­nın sağ­lan­dı­ğı­nı ra­hat­lık­la söy­le­ye­bi­li­riz. Ka­mu ida­re­le­ri­nin yap­tı­ğı har­ca­ma­la­rı kon­trol al­tın­da tut­mak için, har­ca­ma prog­ram­la­rın­dan ta­viz ver­mek­si­zin yap­tı­ğı et­ki­li mü­ca­de­le­yi he­pi­miz bi­li­yor ve tak­dir edi­yo­ruz. Bu kap­sam­da, dev­le­tin is­tih­dam ede­ce­ği, ya­ni açık­tan ata­ma ya­pa­ca­ğı kad­ro­lu per­so­nel sa­yı­sı­nın da büt­çe ka­nun­la­rın­da sı­nır­lan­dı­rıl­ma­sı olum­lu bir ge­liş­me­dir. Hükûme­ti­miz dö­ne­min­de, as­la, ih­ti­yaç faz­la­sı per­so­nel is­tih­da­mı yo­lu­na gi­dil­me­miş ve po­pü­lizm ya­pıl­ma­mış­tır.

Büt­çe açı­ğı­nı et­ki­le­yen di­ğer un­sur, ge­lir­ler­dir. Kon­so­li­de büt­çe ge­lir­le­ri 2002 yı­lın­da 70 mil­yar ye­ni Türk li­ra­sı iken, 2007 yı­lı büt­çe­sin­de bu ra­kam 172 mil­yar ye­ni Türk li­ra­sı­dır. Bu açı­dan ba­kıl­dı­ğı za­man da, ge­lir­le­rin, 2002-2007 yıl­la­rı ara­sın­da 2,5 kat art­tı­ğı açık­ça gö­rül­mek­te­dir. Bu ar­tış­ta, ka­yıt dı­şı eko­no­miy­le ya­pı­lan mü­ca­de­le, ve­ri am­ba­rı uy­gu­la­ma­sıy­la ya­pı­lan çap­raz kon­trol­ler ve ge­lir ida­re­si­nin da­ha et­kin bir ya­pı­ya ka­vuş­tu­rul­ma­sı­nın da et­ki­si ol­muş­tur. Ay­nı za­man­da, ver­gi mev­zu­atın­da ya­pı­lan ge­rek oran dü­zen­le­me­le­ri ge­rek­se sa­de­leş­tir­me ça­lış­ma­la­rı da bu ba­şa­rı­nın ar­dın­da­ki önem­li se­bep­ler­den­dir. Ba­kı­nız, bu sa­ye­de, Tür­ki­ye eko­no­mi­si, 2003-2005 dö­ne­min­de, yıl­da, or­ta­la­ma 7,8 ora­nın­da bü­yü­müş­tür.

Çok de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ka­mu ma­li yö­ne­ti­min­de 2006 yı­lı özel bir öne­me sa­hip­tir. Sek­sen yıl­dır uy­gu­lan­mak­ta olan es­ki ma­li sis­tem kal­dı­rıl­mış, 2006 yı­lı ba­şın­dan iti­ba­ren ye­ni ma­li sis­tem yü­rür­lü­ğe gir­miş­tir. Ye­ni ma­li sis­tem, stra­te­jik plan­la­ma, per­for­mans esas­lı büt­çe­le­me, çok yıl­lı büt­çe­le­me, iç kon­trol ve iç de­ne­tim gi­bi mo­dern ma­li sis­tem uy­gu­la­ma­la­rı­nı sis­te­mi­mi­ze dâhil et­miş­tir. Bu­nun ya­nın­da, büt­çe­nin kap­sa­mı ge­niş­le­til­miş, har­ca­ma yet­ki­li­li­ği mü­es­se­se­si oluş­tu­rul­muş­tur. Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın di­ğer ka­mu ku­rum­la­rın­dan bi­ri olan büt­çe da­ire baş­kan­lık­la­rı kal­dı­rı­la­rak, ye­ri­ne, ida­re­le­re bağ­lı ola­rak stra­te­ji ge­liş­tir­me bi­rim­le­ri ku­rul­muş­tur.

Kı­sa­ca ana hat­la­rı­nı çiz­di­ğim ye­ni ma­li sis­te­min tam ola­rak uy­gu­la­na­bil­me­si için, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, bin­ler­ce ka­mu gö­rev­li­si­ne eği­tim ver­miş ve bu alan­da olu­şa­bi­le­cek sı­kın­tı­la­rı derhâl çöz­mek üze­re ge­rek­li ted­bir­le­ri al­dı­ğı­nı, 2006 yı­lı­nı da ba­şa­rı­lı bir şe­kil­de ta­mam­la­dı­ğı­nı gör­mek­te­yiz.

Bu­ra­da, Say­gı­de­ğer Ba­ka­nı­mı­zın şah­sın­da, eme­ği ge­çen tüm Ma­li­ye per­so­ne­li­ne, kat­kı­la­rın­dan ve ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­rın­dan do­la­yı kalbî te­şek­kür­le­ri­mi arz edi­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ba­kan­lı­ğın bir di­ğer önem­li ça­lış­ma­sı da, ken­di he­sa­bı­nı bi­len bir dev­let ol­ma yo­lun­da yap­tı­ğı ve ma­hal­li ida­re­le­ri de kap­sa­yan bir ve­ri sis­te­mi­ni, Say2000'i sü­rek­li ge­liş­tir­me­si­dir. Bu kap­sam­da, önü­müz­de­ki yıl, tüm ka­mu­yu kap­sa­yan ra­por­la­ra ulaş­ma imkânı­nı el­de et­miş ola­ca­ğız. E-dev­let kap­sa­mın­da Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın uy­gu­la­dı­ğı e-be­yan­na­me de, va­tan­da­şı­mı­zı fev­ka­la­de ra­hat­la­tan, va­tan­daş odak­lı dev­le­tin en iyi uy­gu­la­ma­la­rın­dan bi­ri­si­dir. Bu sa­ye­de, va­tan­daş, ver­gi da­ire­le­rin­de kuy­ruk­ta bek­le­mek­ten kur­ta­rıl­mış, İn­ter­net or­ta­mın­da, is­te­di­ği yer­den be­yan­na­me ver­me imkânı­na ka­vuş­tu­rul­muş­tur.

Çok de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bir di­ğer e-dev­let uy­gu­la­ma­sı olan e-büt­çe sa­ye­sin­de, mer­kezî yö­ne­tim kap­sa­mın­da yer alan ida­re­ler ile Ba­kan­lık ara­sın­da ke­sin­ti­siz ile­ti­şim sağ­la­na­rak, bir­çok ya­zış­ma­nın ye­ri­ni elek­tro­nik ha­ber­leş­me al­mış ve bu sa­ye­de önem­li ta­sar­ruf­lar sağ­lan­mış­tır.

Di­ğer ta­raf­tan, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın gö­rev­le­rin­den bi­ri­si de, dev­let hu­kuk da­nış­man­lı­ğı ile mu­ha­ke­mat hiz­met­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­mek­tir. Ger­çek­ten, bu ko­nu­da, Ba­kan­lı­ğın mer­kez bi­rim­le­rin­den bi­ri olan Baş Hu­kuk Mü­şa­vir­li­ği ve Mu­ha­ke­mat Ge­nel Mü­dür­lü­ğü, hu­ku­ki alan­da dev­le­ti­mi­zin hak­la­rı­nı mu­ha­fa­za et­mek­te da­ha ak­tif rol­ler üst­len­miş­tir, Ba­kan­lı­ğın bu yön­de­ki ça­lış­ma­la­rı­na da reh­ber­lik et­ti­ği­ni gör­mek­te­yiz.

Çok de­ğer­li ar­ka­daş­lar, söz­le­ri­mi bu­ra­da ta­mam­lar­ken, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın yap­mış ol­du­ğu ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­ra bun­dan son­ra­ki yıl­lar­da da de­vam et­me­si di­le­ğiy­le, Ba­kan­lık büt­çe­si­nin le­hin­de oy kul­la­na­ca­ğı­mı ve büt­çe­nin, ül­ke­mi­ze ve mil­le­ti­mi­ze ha­yır­lı ol­ma­sı­nı te­men­ni edi­yor, he­pi­ni­ze sev­gi­ler ve say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Ga­rip.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Hükûme­tin söz is­te­ği var. An­cak, Sa­yın Hükûme­te söz ver­me­den ön­ce, Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Va­hit Ki­ler, Baş­kan­lı­ğa ya­zı­lı mü­ra­ca­at­ta bu­lu­na­rak, bi­raz ön­ce Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na ko­nu­şan Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li Sa­yın İb­ra­him Öz­do­ğan'ın, is­min­den açık­ça bah­set­mek su­re­tiy­le ken­di­si­ne sa­taş­tı­ğı ve doğ­ru ol­ma­yan be­yan­lar­da bu­lun­du­ğu, bu ne­den­le, 69'un­cu mad­de­ye gö­re açık­la­ma yap­mak is­te­di­ği­ni bil­dir­miş­tir. Ken­di­si­ne, 69'a gö­re söz ve­re­ce­ğim, kı­sa ve öz bir şe­kil­de açık­la­ma­sı­nı yap­ma­sı için. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Bu­yu­run efen­dim.

III. - AÇIK­LA­MA­LAR VE SA­TAŞ­MA­LA­RA İLİŞ­KİN KO­NUŞ­MA­LAR

1.- Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li İb­ra­him Öz­do­ğan'ın, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­ka­nım, te­şek­kür edi­yo­rum.

De­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, ön­ce­lik­le he­pi­ni­zi, yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Bi­raz ön­ce, dı­şa­rı­da ol­du­ğum bir an­da, bir mil­let­ve­ki­li­mi­zin, şah­sım hak­kın­da ve ai­le şir­ke­ti­miz hak­kın­da, çok çir­kin, ağ­za alın­ma­ya­cak şe­kil­de, -he­le he­le, o şa­hıs, mil­let­ve­ki­liy­le il­gi­li bak­tı­ğı­mız za­man, hiç­bir za­man onun ko­nuş­ma­ma­sı ge­re­ken ko­nu­la­rı ko­nu­şan mil­let­ve­ki­li­miz hak­kın­da- şir­ke­ti­miz hak­kın­da ko­nuş­ma­la­rın­dan do­la­yı söz al­dım.

Şim­di, üç se­ne ön­ce­ki bir özel­leş­tir­mey­le il­gi­li, şir­ke­ti­miz hak­kın­da ko­nu­şu­yor. Evet, üç se­ne ön­ce Kü­tah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı özel­leş­ti. Ki­ler AŞ de -bir ai­le şir­ke­ti­miz- en do­ğal hak­kı ola­rak bu özel­leş­tir­me­ye ka­tı­lan bir şir­ket­ti. Ali Cen­giz oyu­nuy­la bu­ra­sı alın­ma­dı. Bu­gün, Ki­ler AŞ, Tür­ki­ye ge­ne­lin­de 130 ma­ğa­za­sıy­la, 5 bin ki­şi­nin üze­rin­de ça­lı­şa­nıy­la, Tür­ki­ye…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan, rek­la­ma gi­ri­yor bu, Sa­yın Baş­kan.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ayıp ol­mu­yor mu!

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ha­yır, Ki­ler AŞ'nin rek­la­ma ih­ti­ya­cı yok. Bir sa­ni­ye din­ler­se­niz…(CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler) Da­ha ön­ce de çün­kü…

BAŞ­KAN - Siz Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edin efen­dim.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Da­ha ön­ce de as­lı as­ta­rı ol­ma­yan ko­nu­lar­la il­gi­li bu kür­sü­ye ge­tir­di­niz. Ben de açık­la­ma ya­pa­ca­ğım. Da­ha ön­ce de baş­ka­la­rı ko­nuş­tu.

BAŞ­KAN - Efen­dim, sü­re­ni­zi kay­bet­me­yin siz, açık­la­yın.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ben ce­vap ver­me­dim. Ama, bu­gün, bu ce­vap hak­kım, ar­tık, şart ol­muş­tur. Üç se­ne ön­ce­ki bir özel­leş­tir­me iha­le­siy­le il­gi­li Mec­lis kür­sü­sü­ne ge­ti­ri­li­yor.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Mil­let­ve­ki­li ola­rak se­nin özel­leş­tir­me­ye gir­men…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Ba­kan ce­vap ver­sin bu­na.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bu yü­ce Mec­li­sin ça­tı­sı al­tın­da, bu ko­nu­la­rı gün­de­me ge­tir­me­yi çok doğ­ru bul­mu­yo­rum, ama, bu­gün, ar­tık, he­le he­le dı­şa­rı­da ol­du­ğum bir sa­at­te bu­nun gün­de­me gel­me­si be­ni çok üz­dü.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Ba­kan ce­vap ve­rir bu­na.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - İçe­ri­de ol­man la­zım­dı.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - İçe­ri­de ol­man la­zım, ni­ye dı­şa­rı­day­dın?

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bir su­sar­sa­nız… Bir din­ler­se­niz…

BAŞ­KAN - Efen­dim, siz Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edin.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Kü­tah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı­nın iha­le­si, bü­tün Tür­ki­ye'nin gö­zü önün­de ya­pı­lan bir iha­le. Bu­na Ki­ler AŞ de ka­tıl­mış­tı, bağ­lı şir­ke­tiy­le ka­tıl­mış­tı. Bu­gün… (CHP sı­ra­la­rın­dan "İha­le­nin şart­la­rı na­sıl­dı?" ses­le­ri) Şart­la­rı… Ki­ler AŞ ka­za­na­ma­mış, To­run­lar AŞ ka­zan­mış­tır iha­le­yi. Da­ha son­ra, yir­mi beş yıl­lık bir ta­nı­şık­lı­ğın so­nun­da, gel­miş, ay­nı gı­da işi ya­pan iki fir­ma ol­du­ğu için, bi­zim şir­ke­ti­mi­ze de, be­nim kar­deş­le­ri­me tek­lif et­miş­tir ve bir­lik­te­lik sağ­lan­mış­tır.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Bu ka­dar pa­ra­yı ne­re­den bul­du­nuz? Kaç ya­şın­dan be­ri ça­lı­şı­yor­sun sen?

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Şu­ra­ya tek­rar gel­mek is­ti­yo­rum. Eğer, Ki­ler AŞ… To­run­lar Gı­da bu iha­le­yi al­ma­say­dı, Kü­tah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı 6 mil­yon do­lar da­ha ucu­za sa­tı­la­cak­tı.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ne ka­dar ver­gi ödü­yor­su­nuz, onu da söy­le.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ama, si­zin…

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Bu şir­ket, ne za­man bu ka­dar bü­yü­dü?

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ya­hu, bir su­sun, din­le­yin! Bir din­le­me­si­ni öğ­re­nin! (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Hikâye an­la­tı­yor­sun, ne din­le­me­si.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ko­nu­yu gün­de­me ge­ti­ren, he­le he­le bu ko­nu­yu gün­de­me ge­ti­ren mil­let­ve­ki­li dört se­ne için­de üç par­ti ge­zip üç par­ti­yi do­la­şan mil­let­ve­ki­li ise, ben bu­nu çok ah­lak­lı bul­mu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ki­ler, siz ken­di ko­nu­nu­zu an­la­tın, lüt­fen.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Se­nin yü­zün kı­za­ra­ca­ğı­na, çı­kıp rek­lam ya­pı­yor­su­nuz.

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Mil­let­ve­ki­li bu iş­ler­le uğ­raş­maz.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ser­ma­ye düş­man­lı­ğı­nı bı­ra­kın. Bu­gün, yir­mi beş yıl­lık bir şir­ket…

ATİL­A EMEK (An­tal­ya) - Ol­maz böy­le bir şey!

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - …ai­le­den bi­ri­si mil­let­ve­ki­li ol­du di­ye, herhâlde, 5 bin ki­şi­yi ka­pı dı­şa­rı ya­pıp bü­tün ti­ca­re­ti­ni bi­ti­re­mez. Ser­ma­ye düş­man­lı­ğı­na… (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Mil­let­ve­ki­li bu­nu ya­pa­bi­lir mi?

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ayıp, ayıp, yü­zün kı­zar­mı­yor!

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ayıp si­ze…

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, ya­ni, si­zin yap­tı­ğı­nız da çok hoş bir şey de­ğil, aya­ğa kal­ka­rak…

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Be­nim yap­tı­ğım ayıp­sa, se­nin yap­tı­ğın ter­bi­ye­siz­lik. Din­le­me­si­ni öğ­ren ön­ce. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Lüt­fen, Sa­yın Ki­ler… Lüt­fen an­la­tın.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, bir mü­da­ha­le eder­se­niz, ben…

BAŞ­KAN - Efen­dim, siz de Ge­nel Ku­ru­la hi­tap edin Sa­yın Ki­ler.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ha­yır, ama…

Bu­gün yir­mi beş yıl­lık… Ba­kı­nız, yir­mi beş yıl­lık ti­ca­ri ha­ya­tı­mız bo­yun­ca en ufak bir ka­mu işiy­le hiç­bir za­man işi­miz ol­ma­mış­tır.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Yir­mi beş yıl­da, ne ka­dar ver­gi öde­din?

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - He­le he­le dört yıl­da üç par­ti ge­zen bir mil­let­ve­ki­li­nin bi­zim ai­le şir­ke­ti­mi­zi ağ­zı­na al­ma­sı hiç­bir za­man müm­kün de­ğil­dir. Ge­lip laf et­me­si… (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler) Laf da ede­mez.

RA­SİM ÇA­KIR (Edir­ne) - Sa­de o de­ğil, bü­tün Tür­ki­ye bu­nu ko­nu­şu­yor, bü­tün Tür­ki­ye!

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ben, 5 bin ki­şi ça­lı­şan bir şir­ke­te laf ede­nin de al­nı­nı ka­rış­la­rım. Bul­sun­lar, her­han­gi bir… Her­han­gi bir… (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - His­se­le­ri­ni­zi kay­yu­ma dev­ret­ti­niz mi? Kay­yu­ma dev­ret­ti­niz mi his­se­le­ri?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ne ka­dar ver­gi ver­din sen, onu söy­le.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Bı­ra­kın şim­di. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

Ba­kı­nız, he­le he­le…

BAŞ­KAN - Sa­yın Ki­ler, siz açık­la­ma­nı­zı yap­tı­nız…

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Ha­yır, Sa­yın Baş­ka­nım, ba­kı­nız, şim­di…

BAŞ­KAN - Sü­re­niz dol­du za­ten. Ba­kın efen­dim, siz açık­la­ma­nı­zı yap­tı­nız. An­lat­tı­ğı­nın yan­lış ol­du­ğu­nu, şef­faf bir şe­kil­de, ya­sa­lar içe­ri­sin­de ge­re­ği­nin ya­pıl­dı­ğı­nı söy­le­di­niz.

Ben, te­şek­kür edi­yo­rum efen­dim si­ze.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, mü­sa­ade eder­se­niz…

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, bir da­ki­ka mü­sa­ade eder­se­niz.

BAŞ­KAN - Efen­dim, ge­re­ği ka­dar sü­re ver­dim za­ten.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Ba­ka­na dü­şer bu açık­la­ma, mil­let­ve­ki­li­ne düş­mez.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Şim­di, bu­ra­da, za­ma­nı­mın ya­rı­sı­nı…

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, "ter­bi­ye­siz" di­ye ha­ka­re­ta­miz söz­ler söy­le­di.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, lüt­fen, siz otu­run.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - 69'a gö­re söz is­ti­yo­rum.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - "Ter­bi­ye­siz" de­di ada­ma ya!

BAŞ­KAN - Si­zi ne il­gi­len­di­ri­yor efen­dim? (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

Otu­run efen­dim lüt­fen ye­ri­ni­ze.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - "Ter­bi­ye­siz" de­di ada­ma ya­hu!

BAŞ­KAN - Efen­dim, son te­şek­kür cüm­le­ni­zi söy­ler mi­si­niz.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, ba­kı­nız…

BAŞ­KAN - Efen­dim, son te­şek­kür cüm­le­ni­zi söy­ler mi­si­niz.

VA­HİT Kİ­LER (De­vam­la) - Sa­yın Baş­ka­nım, ay­rı­lı­yo­rum, son bir cüm­le söy­le­ye­ce­ğim.

He­le he­le bu­ra­ya ge­lip ko­nu­şan za­tın, Sa­yın Baş­ba­ka­nın adı­nı ağ­zı­na al­ma­sı, şir­ke­ti­mi­zin adı­nı ağ­zı­na al­ma­sı için, ön­ce gi­dip ağ­zı­nı çok iyi çal­ka­la­yıp yı­ka­yıp öy­le gel­me­si la­zım.

He­pi­ni­ze te­şek­kür edi­yo­rum. Sağ olun. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Ki­ler.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Baş­kan…

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - "Ter­bi­ye­siz" de­di.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, 69'a gö­re söz is­ti­yo­rum efen­dim.

BAŞ­KAN - Efen­dim?

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ha­ka­re­ta­miz söz sarf et­ti.

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya) - "Ağ­zı­nı çal­ka­la" ne de­mek ya­hu!

BAŞ­KAN - Ki­me söz sarf et­ti?

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Ba­na efen­dim.

BAŞ­KAN - Za­bıt­lar gel­sin ka­rar ve­ri­rim.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Olur mu Baş­kan!

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Hep be­ra­ber din­le­dik efen­dim.

MU­ZAF­FER R. KUR­TUL­MU­ŞOĞ­LU (An­ka­ra) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Hükûme­tin söz is­te­ği var.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ne de­mek ağ­zı­nı çal­ka­la!

NA­İL KA­MA­CI (An­tal­ya) - Sa­yın Baş­kan, siz "ter­bi­ye­siz" ke­li­me­si­ni duy­du­nuz! (AK Par­ti ve CHP sı­ra­la­rın­dan kar­şı­lık­lı laf at­ma­lar)

II. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER (Devam)

1.- 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe­ye Da­hil Da­ire­ler ve  İda­re­ler Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı (1/1252; 1/1236, 3/1139; 1/1237, 3/1140) (S.Sa­yı­sı: 1269, 1270, 1271) (Devam)

A) MA­Lİ­YE BA­KAN­LI­ĞI (Devam)

1.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

2.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı  2005 Ma­li Yı­lı Ke­sin­he­sa­bı

B) KA­MU İHA­LE KU­RU­MU (Devam)

1.- Ka­mu İha­le Ku­ru­mu  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

C) GE­LİR İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI (Devam)

1.- Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

D) ÖZEL­LEŞ­TİR­ME İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI (Devam)

1.- Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

E) GE­LİR BÜT­ÇE­Sİ (Devam)

BAŞ­KAN - Sa­yın Ba­kan, sü­re­niz kırk beş da­ki­ka. Bu sü­re­de ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­ma­nı­zı ri­ca edi­yo­rum.

Bu­yu­run. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - "Abi"niz gel­di, "Abi"niz gel­di!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın 2005 yı­lı ke­sin he­sa­bı, 2007 yı­lı gi­der büt­çe­si, Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı, Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı ve Ka­mu İha­le Ku­ru­mu büt­çe­le­riy­le, 2007 yı­lı ge­lir büt­çe­si üze­rin­de söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Söz­le­ri­me baş­la­ma­dan ön­ce, siz­le­ri, şah­sım ve ba­kan­lı­ğım adı­na say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

2007 yı­lı büt­çe­si­nin gö­rüş­me sü­re­ci, ya­rın ya­pı­la­cak büt­çe­nin tü­mü üze­rin­de­ki gö­rüş­me­ler­le bir­lik­te ta­mam­lan­mış ola­cak­tır. Büt­çe gö­rüş­me­le­ri­ne yap­tık­la­rı kat­kı­lar­dan do­la­yı, tüm mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rı­ma, şah­sım ve Hükûme­tim adı­na te­şek­kür edi­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ko­nuş­ma­mı siz­le­re bir ki­tap­çık hâlin­de da­ğıt­tı­ğım için, za­man­dan do­la­yı, ba­zı­la­rı­nı at­la­ya­rak siz­le­re sun­ma­ya gay­ret ede­ce­ğim, onun için an­la­yı­şı­nı­za te­şek­kür edi­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; sağ­lam büt­çe­ler -da­ha ön­ce­ki ko­nuş­mam­da da büt­çe­nin su­nuş ko­nuş­ma­sın­da da arz et­miş­tim- güç­lü ül­ke­le­rin sa­hip ol­du­ğu büt­çe­ler­dir. Büt­çe, ne ka­dar sağ­lam, ön­gö­rü­le­bi­lir ve gü­ve­ni­lir ise, ül­ke­nin kü­re­sel eko­no­mi­de­ki ye­ri de o de­re­ce sağ­lam ve güç­lü olur. Bu ne­den­le, büt­çe­le­rin iyi ida­re edil­me­si zo­run­lu­lu­ğu var­dır. İyi ida­re edi­le­mez­se büt­çe­ler, o ül­ke­le­rin eko­no­mik du­ru­mu, o ül­ke­le­rin ge­le­ce­ği ma­ale­sef par­lak de­ğil­dir. Bu, fev­ka­la­de önem­li­dir.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, büt­çe açık­la­rı eko­no­mi­nin te­mel has­ta­lık­la­rı­dır. Eğer, bir ül­ke­de al­tın­dan kal­kı­la­ma­yan de­re­ce­de büt­çe açık­la­rı var­sa, o ül­ke­nin eko­no­mi­sin­de bü­yük bir has­ta­lık var de­mek­tir. Bu­nu, ül­ke­miz, geç­miş dö­nem­ler­de ya­şa­dı ve çok bü­yük mik­tar­da­ki büt­çe açık­la­rı, ül­ke­nin yıl­lar­dır çek­ti­ği enf­las­yo­nun te­mel ne­de­ni ol­du ve yi­ne, büt­çe açık­la­rı, o ül­ke­ler­de, eko­no­mik is­tik­ra­rın, eko­no­mik gü­ve­ni­lir­li­li­ğin ol­ma­dı­ğı­nı gös­ter­di. On­dan do­la­yı da eko­no­mi­miz, sü­rek­li ola­rak, iyi bir bü­yü­me gös­ter­di, ar­ka­sın­dan he­men o bü­yü­me­ler kü­çül­dü ve is­tik­rar­sız vo­la­ti­li­te­si çok faz­la olan bir eko­no­mik se­yir iz­le­me­mi­ze se­bep ol­du ve bun­dan do­la­yı­dır, ba­kı­nız, son yir­mi yı­lın bü­yü­me­si yüz­de 2,5'lar ci­va­rın­da kal­dı.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, eko­no­mi ta­ri­hi­ne bak­tı­ğı­mız za­man, şöy­le otuz yıl, kırk yıl, el­li yıl ön­ce­le­ri­ne git­ti­ği­miz za­man, es­ki­den, el­li yıl ön­ce, ay­nı du­rum­da ol­du­ğu­muz ül­ke­ler var­dı bi­zim. Me­se­la, bun­lar­dan Gü­ney Ko­re. Gü­ney Ko­re, 60'lı yıl­lar­da öy­le bir du­rum­da idi ki, bi­zim ül­ke­miz­den da­ha bi­le kö­tü du­rum­day­dı. Yıl­lar­dır Gü­ney Ko­re'de ba­kan­lık yap­mış, çe­şit­li ba­kan­lık­lar yap­mış… Biz­zat, ge­çen­ler­de be­ni zi­ya­ret et­ti, "Ben 1960'lı yıl­lar­da üni­ver­si­te öğ­ren­ci­siy­dim, o za­man, ba­zı gün­ler oku­la aç git­mek mec­bu­ri­ye­tin­de ka­lı­yor­dum." de­di. Şim­di, bir Gü­ney Ko­re'yi alın, bir de Tür­ki­ye'yi alın. Gü­ney Ko­re'nin gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­sı 15 bin do­la­rın üze­ri­ne geç­miş. Bi­zim­ki, da­ha, hâlâ 5 bin do­la­rı zor bul­du. O da, son dört yıl­da yap­tı­ğı­mız bü­yük atı­lım­lar­dan. 2.500 do­lar­dı biz gel­di­ği­miz­de, 2.590 do­lar. 5 bin do­la­rı, ya­ni 2 mis­li kat­la­ya­nı bi­zim Hükûme­ti­miz za­ma­nın­da gör­dü. De­mek ki, Tür­ki­ye'nin eko­no­mi ta­ri­hin­de bu büt­çe açık­la­rı, fev­ka­la­de, Tür­ki­ye'nin ge­ri kal­ma­sı­na ya­hut ye­te­ri de­re­ce­de iler­le­ye­me­me­si­nin ana se­be­bi­dir de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Bun­lar, o ka­dar önem­li­dir.

Şim­di, bu büt­çe açı­ğı… "Ne ola­cak büt­çe açı­ğı?" di­yo­ruz. Büt­çe açı­ğı ol­du­ğu za­man bun­lar olu­yor iş­te ba­şı­mı­za. Bü­tün büt­çe­ler… Ben­de lis­te­si var. 1983 yı­lın­dan be­ri bü­tün büt­çe­le­rin ge­lir­le­ri, gi­der­le­ri, büt­çe öde­nek­le­ri ne ol­muş, ger­çek­leş­me­le­ri ne ol­muş elim­de var. Bü­tün büt­çe­ler, biz şu ka­dar mas­raf ya­pa­ca­ğız, de­miş­ler, onu ar­şın­la geç­miş­ler. Büt­çe açı­ğı­mız şu ka­dar ola­cak, de­miş­ler, da­ha tem­muz, ağus­tos ol­ma­dan onu geç­miş­ler ve ek büt­çe­ler yap­mak için de Mec­li­se tek­rar gel­miş­ler. Bu ne­dir? Bu­nun ma­na­sı, büt­çe­yi iyi ida­re ede­me­mek de­mek­tir. Bu­nun ne­ti­ce­si ne de­mek­tir? Bu­nun ne­ti­ce­si, Türk mil­le­ti­nin re­fah se­vi­ye­si­nin dü­şük kal­ma­sı­na se­bep ol­mak de­mek­tir. Bu, bu ka­dar açık. Ya­ni, büt­çe açı­ğı bu.

MEH­MET AKİF HAM­ZA­ÇE­Bİ (Trab­zon) - 2004 yı­lın­da ek büt­çe ge­tir­di­niz Sa­yın Ba­ka­nım.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kı­nız, bu Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ve bu Hükûmet ne yap­tı? Biz gel­di­ği­miz za­man büt­çe açı­ğı 40 kat­ril­yon li­ray­dı es­ki pa­ray­la, ya­ni, 40 mil­yar YTL'ydi. Şim­di, 2006 yı­lı­na gel­di­ği­miz­de, eli­miz­de ka­sım so­nu­cu var, ka­sım so­nu­cu­na gö­re büt­çe denk. Ya­ni, faz­la­sı var, ama, ha­di onu söy­le­mi­yo­rum. Büt­çe denk. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Kim yap­tı bu­nu? Bu Hükûmet yap­tı. Ya­ni, ne yap­tı bu Hükûmet? Bu mil­le­tin iki ya­ka­sı­nı bir ara­ya ge­tir­di. Ya­ni, ne yap­tı bu Hükûmet? Bu mil­le­tin pa­ra­sı­na sa­hip çık­tı ar­ka­daş. Bu, bu ka­dar açık.

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Aca­ba öy­le mi Sa­yın Ba­kan?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu mil­let­ten, bu fa­kir fu­ka­ra­dan top­la­dı­ğı pa­ra­la­ra sa­hip çık­tı. Ya­ni, bu­nu çar­çur et­tir­me­di.

Şim­di, bi­ze ge­li­yor­lar… (CHP sı­ra­la­rın­dan "Al­lah Al­lah"' ses­le­ri) Evet… Ya­ni, fa­ki­rin fu­ka­ra­nın hak­kı­nı bu Hükûmet ko­ru­du ilk de­fa. bu Hükûmet ko­ru­du.

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Mil­let in­li­yor, pa­ra­sı pu­lu kal­ma­dı.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Es­ki­den, ora­ya har­ca, bu­ra­ya har­ca, har vu­rup har­man sa­vur, çar­çur et, on­dan son­ra çık mil­le­tin kar­şı­sı­na "ey mil­let, ben, se­nin için şu­nu yap­tım, bu­nu yap­tım…" Ne yap­tın? Mil­le­tin pa­ra­sı­na sa­hip çık­ma­dın. Bu, bu. Şim­di, bu Hükûmet, bu mil­le­tin pa­ra­sı­na sa­hip çık­tı.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Al­lah Al­lah! İş­te bu IMF büt­çe­si.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu mu IMF büt­çe­si? Ha, bu­na "IMF büt­çe­si" di­yor­lar de­vam­lı. Bu mu, mil­le­tin pa­ra­sı­na sa­hip çık­mak mı IMF büt­çe­si? (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Bu, IMF büt­çe­si ta­bii.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Mil­le­tin pa­ra­sı­nı Ofer'e ver­mek!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ha, gel de ba­ka­yım, ve­rir­sen bu büt­çe denk tu­tar mı? Öy­le laf­la pey­nir ge­mi­si yü­rü­mü­yor. Laf­la, ko­nuş ko­nuş ko­nuş, bu mil­le­ti se­ne­ler­dir böy­le avut­tu­lar iş­te. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Bu büt­çe ne ka­dar açık ve­ri­yor Sa­yın Ba­kan?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ra­kam var bu­ra­da, ra­kam. Şim­di, ora­dan laf at, bu­ra­dan laf at; gel kür­sü­ye -il­ko­kul ço­cuk­la­rı­nın- ya­ni, bay­ram gün­le­ri nu­tuk çe­ker gi­bi ko­nuş­ma­lar yap, bil­mem ne­ler yap, on­dan son­ra büt­çe açık ver­sin. Ee, ne ol­du bu iş? Yok böy­le nu­ma­ra! Bu­ra­da ra­kam­la­ra ba­ka­cak­sı­nız. Ra­kam­lar bu­ra­da. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ofer'le iliş­ki­niz ne Sa­yın Ba­kan?

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Has­ta­ne­le­rin pa­ra­sı ne ol­du?

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Zey­tin­bur­nu ki­me ve­ril­di Sa­yın Ba­kan?

FİK­RET BA­DAZ­LI (An­tal­ya) - Ha­lep ora­da, ar­şın bu­ra­da!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kı­nız, şim­di, 2005 yı­lı ke­sin he­sap ka­nu­nu­nu gö­rü­şü­yo­ruz bu­ra­da. Bun­dan ön­ce­ki bü­tün ke­sin he­sap ka­nun­la­rın­da, ya­ni bi­zim Hükûme­ti­miz­den ön­ce, ne ka­dar gi­der de­nil­miş­se, onun çok faz­la­sı­nı yap­mış­lar; ne ka­dar açık de­miş­ler­se, onun çok faz­la­sı­nı yap­mış­lar. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "ör­nek ver" ses­le­ri) Ba­kın, şim­di, 1995 büt­çe­si­ni söy­lü­yo­rum. Ör­nek… Vak­ti­miz kı­sa, onun için az ve­re­ce­ğim. De­miş ki: Gi­de­ri­miz 1 mil­yar 330 mil­yon TL ola­cak.

HA­SAN FEH­Mİ Kİ­NAY (Kü­tah­ya) - Han­gi hükûmet za­ma­nın­da?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Hâlbu­ki, son­ra, se­ne so­nu gel­miş, ya­hu, ku­su­ra bak­ma, 1 mil­yar 724 ol­du gi­der, de­miş­ler. Ne­re­ye bun­lar? Hem böy­le di­yor­sun, ne­re­ye har­cı­yor­sun bu mil­le­tin pa­ra­sı­nı?

FİK­RET BA­DAZ­LI (An­tal­ya) - Po­pü­lizm!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu mil­le­tin pa­ra­sı­nı na­sıl har­car­sın ar­ka­daş? "Kim ne ve­rir­se ben 5 ku­ruş faz­la ve­ri­rim, 5 li­ra faz­la ve­ri­rim." Ve­rir­sin de, bu mil­le­tin pa­ra­sı­nı ve­rir­sin.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Bu mil­le­tin ma­lı­nı sa­tı­yor­sun, ma­lı­nı! Fa­kir fu­ka­ra­nın ma­lı­nı sa­tı­yor­sun ba­ba­lar gi­bi!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Son­ra, bu mil­let­ten ver­gi top­la­ya­cak­sın. Ver­gi al­ma. Ver­gi al­ma­dı­ğı­nız za­man, gi­di­yor, borç alı­yor, o borç­la­rın fa­iz­le­ri­ni ödü­yor bu se­fer bu mil­let. Baş­ka­sı öde­mi­yor, baş­ka mil­let öde­mi­yor, Türk mil­le­ti ödü­yor bun­la­rı.

Onun için, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, mil­le­tin men­fa­ati, bu büt­çe­ye sa­hip çık­mak­tan ge­çer.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Se­nin men­fa­atin?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ba­kın, şim­di, biz­den ön­ce… Ha­ni "Siz­den ön­ce baş­la­dı bu iş." di­yor­lar. Biz­den bir se­ne ön­ce, 2002 yı­lın­da 98 mil­yar de­miş­ler har­ca­ya­ca­ğı­mız pa­ra, so­nun­da bir bak­mış­lar, 115,5 mil­yar har­ca­mış­lar. Ha­ni sa­hip çı­kı­lı­yor­du, biz­den ön­ce baş­la­mış­tı? De­mek ki, biz­den ön­ce de bu bo­zuk­luk de­vam edi­yor­du.

Şim­di 2003 yı­lı­na gel­mi­şiz. 2003 yı­lın­da de­mi­şiz ki, 145 mil­yar har­ca­ya­ca­ğız, 140 mil­yar har­ca­mı­şız. Bak, ta­sar­ruf yap­mı­şız.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - 2007 yı­lın­da?

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Kaç pa­ra­lık iş yap­tı­nız Sa­yın Ba­kan?

FİK­RET BA­DAZ­LI (An­tal­ya) - Tun­cay, ra­kam­lar or­ta­da. Tun­cay ra­kam­la­rı din­le.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­mi­şiz ki, 149 mil­yar har­ca­ya­ca­ğız, 141 mil­yar har­ca­mı­şız. 155 mil­yar har­ca­na­cak de­mi­şiz, 146 mil­yar har­ca­na­cak de­miş… Şim­di, bu ke­sin he­sap ka­nu­nun­da, ben si­ze söy­le­ye­yim, 2005 yı­lı­nın ke­sin he­sa­bın­da 29 mil­yar açık ve­re­cek di­ye he­sap­la­mı­şız nor­mal­de, biz bu­nu, ge­lir­le­ri­mi­zi faz­la­laş­tır­mı­şız, gi­der­le­ri­mi­zi azalt­mı­şız 8 mil­yar açık ver­mi­şiz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Sat­tı­ğı­nız fab­ri­ka­lar ne­re­ye git­ti?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ke­sin he­sap ka­nu­nu­nun öze­ti bu. Onun için, bu­ra­sı Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın büt­çe­si… Büt­çe de­mek ra­kam de­mek, büt­çe de­mek ra­kam. Büt­çe de­mek laf de­mek de­ğil, büt­çe de­mek ra­kam de­mek.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - So­ma­li he­ye­tiy­le il­gi­li ne söy­le­ye­cek­si­niz?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Giz­le­nen har­ca­ma­lar­dan da bah­set­se­ni­ze Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Haa, bu böy­le iş­te.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ra­kam­lar ver­dim giz­le­nen har­ca­ma­lar­la il­gi­li, on­la­rı da söy­le­se­niz.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, biz bu­na Hükûmet ola­rak ne di­yo­ruz bi­li­yor mu­su­nuz? Tür­ki­ye'nin nor­mal­leş­me­si di­yo­ruz. Öy­le, çok faz­la, Tür­ki­ye şöy­le at­la­dı, böy­le zıp­la­dı fa­lan de­ğil. Öy­le atı­lım­lar yap­tık ki, ar­tık, Tür­ki­ye şi­ra­ze­sin­den çık­mış­tı, Tür­ki­ye'yi nor­mal­leş­tir­dik. Bu­nun adı bu.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Bel­li olu­yor!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ya­ni, çok faz­la bö­bür­len­mi­yo­ruz. Tür­ki­ye'yi nor­mal­leş­ti­ri­yo­ruz.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Val­la­hi, ya­vuz hır­sız ev sa­hi­bi­ni bas­tı­rır­mış der­ler, an­cak bu ka­dar olur ha!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, Tür­ki­ye'yi nor­mal­leş­tir­mek ne de­mek? Tür­ki­ye'nin gü­ve­ni­lir ol­ma­sı sağ­lan­dı, is­tik­rar­lı ol­ma­sı sağ­lan­dı.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - So­ma­li he­ye­ti?..

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - İs­tik­rar­lı ol­du da ne ol­du? Haa...

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ne­re­de o is­tik­rar Sa­yın Ba­kan, ne­re­de? Kim gü­ven­me­ye ça­lı­şı­yor? Kim gü­ve­ni­yor Tür­ki­ye'ye?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, içe­ri­de ve dı­şa­rı­da, ar­tık, Tür­ki­ye'nin pres­ti­ji art­tı.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ba­kan­la­rı bi­le ka­pı­da bek­le­ti­yor­lar. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Din­le­ye­lim bey­ler, din­le­ye­lim!" ses­le­ri)

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu­nun ra­kam­sal ma­na­sı ne­dir bi­li­yor mu­su­nuz de­ğer­li ar­ka­daş­lar? Es­ki­den, Tür­ki­ye'ye, 1 mil­yar do­lar ci­va­rın­da ya­ban­cı ser­ma­ye ge­lir­di...

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Şim­di mı­sır gi­bi 15!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - ...o da doğ­ru dü­rüst gel­mez­di bi­le.

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Şim­di mı­sır gi­bi, mı­sır!

ALİ CUM­HUR YA­KA (Muğ­la) - Kaç ton mı­sır gel­di?

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Kaç ton mı­sır gel­di?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, ga­ze­te­le­rin eko­no­mi say­fa­la­rı de­ğil, ar­tık, man­şet­le­ri­ne ka­dar çı­kı­yor­du. Tür­ki­ye'ye ne­den ya­ban­cı ser­ma­ye gel­mi­yor? Bü­tün mem­le­ket­ler, ge­liş­mek­te olan mem­le­ket­ler, ken­di­le­ri­ne ya­ban­cı ser­ma­ye çe­ke­bil­mek için âde­ta bü­yük bir ya­rış ve re­ka­be­tin içe­ri­si­ne gir­miş du­rum­da­lar ve her­kes de çe­ki­yor, Tür­ki­ye ba­kı­yor­du. Ne­den? Tür­ki­ye'nin ken­di evi düz­gün de­ğil­di, ken­di evi ber­bat bir du­rum­day­dı....

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Yüz­de 15 re­el fa­iz ve­ri­yor­sun, on­dan!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Se­nin evin ber­bat du­rum­da olur­sa kim ge­lir sa­na Al­lah aş­kı­na? Kim­se bak­maz bi­le, yü­zü­ne bi­le bak­maz. Haa, şim­di, Tür­ki­ye ora­dan bu du­ru­ma gel­di. Şim­di ora­dan bu du­ru­ma ge­lin­ce ne ol­du? (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Kâr eden te­sis­le­ri sat­tı­nız, Te­ke­li sat­tı­nız!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - 1 mil­yar­dan, şim­di, bu se­ne, onun­cu ay iti­ba­rıy­la, 15,8 mil­yar do­lar şu an­da bil­fi­il ya­ban­cı ser­ma­ye gel­di. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar; CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Kaç ki­şi­yi is­tih­dam et­ti­niz?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ne­re­ye ya­tı­rım yap­tı­nız, ne­re­ye? Kim ya­tı­rım yap­tı?

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Par­sel par­sel sa­tı­yor­su­nuz! Ne­re­ye ya­tı­rım yap­tı­nız, söy­ler mi­si­niz? Han­gi fab­ri­ka­yı kur­du­nuz? Han­gi fab­ri­ka?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Han­gi fab­ri­ka­yı kur­du­nuz? Ki­me iş bul­du­nuz?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu ekim­den eki­me, ya­ni, bir yıl­lık alır­sak bu...

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, lüt­fen mü­da­ha­le et­me­ye­lim, ri­ca edi­yo­rum.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Han­gi fab­ri­ka­yı kur­duk­la­rı­nı söy­le­sin!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - ...21 mil­ya­ra te­ka­bül edi­yor bu. Ya­ni, 1 mil­yar ne­re­de, 20 mil­yar ne­re­de? Ara­da­ki fark bu ka­dar açık. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

MEH­MET KAR­TAL (Van) - Te­ke­lin özel­leş­me­sin­den bel­li!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ara­da­ki fark bu ka­dar açık.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, iş­te, AK Par­ti Hükûme­ti­nin far­kı bu. Bu­nu, ar­tık, ka­bul ede­lim.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Si­zin vil­la­lar ne ol­du Sa­yın Ba­kan, si­zin vil­la­lar?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Haa, şim­di bu­ra­da di­yor­lar ki: "Efen­dim, aca­ba, biz, be­ya­zı na­sıl si­yah gös­te­ri­riz?" Bi­raz ön­ce ko­nuş­ma­la­rı ben din­le­dim.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - O ko­nu­yu en iyi sen ya­par­sın Sa­yın Ba­kan! En iyi sen ya­par­sın!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Be­ya­zı na­sıl si­yah gös­ter­me­nin tür­lü us­ta­lık­la­rı bu­ra­da di­le ge­ti­ril­me­ye ça­lı­şıl­dı, ama mil­let, bun­la­rı, her şe­yi bi­li­yor, gö­rü­yor

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ya­pa­lım bir se­çim de, gö­rü­yor mu gör­mü­yor mu…

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Gö­rü­yor, hiç lü­zum yok.

SA­LİH GÜN (Ko­ca­eli) - Mil­let iş­siz­lik­ten kı­rı­lı­yor.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ba­na laf at­ma­ya da ge­rek yok de­ğer­li ar­ka­daş­lar. Sa­kin ola­lım, ya­vaş ya­vaş bun­la­ra ba­ka­lım.

SA­LİH GÜN (Ko­ca­eli) - Mil­let aç, hâlâ "mil­let bi­li­yor" di­yor!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - "Efen­dim, evet, şu art­tı bu art­tı, ama, re­el ola­rak üc­ret­ler düş­tü." di­yor. Al­lah Al­lah!

Şim­di, bu­ra­da an­lat­tık. Yi­ne de ben an­la­ta­yım. Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız an­lat­tı, ben an­lat­tım.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Hikâye an­la­tı­yor­sun.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Bu­ra­da, si­zin 2007 prog­ra­mı­nız­da yaz­mış­sı­nız.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kın, dört yıl­lık TÜ­FE yüz­de 53,1.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - İş­çi­le­ri an­lat.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bi­zim, şim­di, en dü­şük me­mur ma­aşı 2002'de 392 li­ray­mış, 2006 Ka­sım ayın­da 765 li­ra. Ya­hu, 392 li­ra mı bü­yük, 765 li­ra mı? Ya­ni, yap­ma­yın… (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Ma­zot ne ka­dar?

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ma­zot ne ka­dar, ma­zot?

SA­LİH GÜN (Ko­ca­eli) - Ma­zot 800 bin­den 3 mil­yo­na çık­tı.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, bu­ra­da, çık­mış, 765 li­ra 392 li­ra­dan na­sıl kü­çük, onu gös­ter­me­ye ça­lı­şı­yor. Ol­maz bu ya, ol­maz!

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Se­nin vil­la ne ol­du, vil­la?

SA­LİH GÜN (Ko­ca­eli) - Ma­zot 800 bin­den 3 mil­yo­na çık­tı, 3 mil­yo­na…

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ba­kın, şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, çok kıy­met­li mu­ha­le­fet, be­ni din­le­yin.

SA­LİH GÜN (Ko­ca­eli) - Ne din­le­ye­ce­ğiz?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, 2002 Ara­lık ayın­da as­ga­ri üc­ret 184 li­ray­dı, 2006 yı­lın­da 380 li­ra.

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Ma­zot kaç pa­ra, ma­zot?

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ma­zot, ma­zot… Ma­zo­tu söy­le…

 MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - 184 li­ra mı bü­yük, 380 li­ra mı bü­yük? Ya, bu­nu bir söy­le­yin ya, han­gi­si bü­yük?

SA­LİH GÜN (Ko­ca­eli) - 800 bin mi bü­yük, 3 mil­yon mu bü­yük?

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Sa­yın Ba­kan, aç­lık sı­nı­rı ne­dir?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Böy­le şey nu­ma­ra­la­rı ol­ma­sın, ya­ni, böy­le, o mu bü­yük…

RA­MA­ZAN KE­RİM ÖZ­KAN (Bur­dur) - 200 gram ek­mek kaç pa­ra Sa­yın Ba­kan?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - 380 li­ra 184 li­ra­dan da­ha kü­çü­ğü na­sıl is­pat ede­cek, böy­le gay­ret­le­re gir­me­yin. Ol­maz bu. Mil­let bu­nu bi­li­yor.

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Sa­yın Ba­kan, aç­lık sı­nı­rı ne­dir?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Mil­let ma­te­ma­tik bi­li­yor, mil­let ra­kam­la­rı bi­li­yor, mil­let geç­mi­şi bi­li­yor. Mil­let si­zi de bi­li­yor, bi­zi de bi­li­yor. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

RA­MA­ZAN KE­RİM ÖZ­KAN (Bur­dur) - 200 gram ek­mek kaç li­ra Sa­yın Ba­kan? 200 gram ek­mek kaç pa­ra, onu söy­le­yin.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Sen git fı­rı­na, ora­dan bir öğ­re­ni­ver. Hiç fı­rı­na uğ­ra­mı­yor­sun.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Se­nin ha­be­rin var mı?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Hep sos­ye­te yer­le­rin­de do­la­şı­yor­su­nuz, on­dan son­ra, ge­li­yor­su­nuz, halk­tan bah­se­di­yor­su­nuz. Ol­maz böy­le şey! Gi­din… Gi­din, bi­raz do­la­şın. Pa­zar ma­zar do­la­şın, gi­rin. Kork­ma­yın, bir şey yap­maz mil­let. Se­çim za­ma­nı zor gi­rer­si­niz, ama, şim­di gi­din, bir şey de­mez­ler. Bir şey de­mez­ler.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Sen ken­din­den kork Sa­yın Ba­kan, bi­zim bir kor­ku­muz yok halk­la!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, şim­di, ba­kı­nız, yap­tı­ğı­mız, ta­bii, bir sü­rü şey­ler var. Ge­çen se­fer de Sa­yın Baş­kan be­ni uyar­mış­tı, "Geç­miş hü­kü­met­ler bir sa­at­te an­la­tı­yor, siz de onun ka­dar an­la­tın." de­di. Ben de söy­le­dim, geç­miş hükûmet­ler az iş yap­mış­lar, çok bi­le on­la­rın bir sa­at ko­nuş­ma­la­rı. Bi­zim­ki yap yap bit­mi­yor.

Şim­di, ba­kın, bir KÖY­DES pro­je­sin­den bah­se­de­yim si­ze, pek hoş­lan­mı­yor­su­nuz; ama, yi­ne de bah­se­de­yim.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ta­bii çün­kü, bü­tün hor­tum­cu­lar ora­da.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, KÖY­DES pro­je­si, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bi­zim Hükûme­ti­miz za­ma­nın­da tat­bi­ke kon­muş, köy­lü­mü­zün en önem­li, ra­ha­ta ka­vuş­tu­ran, re­fah se­vi­ye­si­ni ar­tı­ran, yo­lu­nu, su­yu­nu, ar­tık, be­nim su­yum yok, yo­lum yok de­dirt­me­ye­cek bir pro­je tat­bi­ke koy­duk. Öy­le mi? Şim­di, köy köy do­la­şın, il­çe il­çe do­la­şın, kay­ma­kam­la­ra so­run, va­li­le­re so­run, ba­kın ba­ka­lım, cum­hu­ri­yet ta­ri­hin­de na­sıl bir pro­je bu pro­je. Köy­lü­le­re gi­din so­run, na­sıl bir pro­je bu pro­je. Bu pro­je ile bin­ler­ce ki­lo­met­re yol ya­pıl­dı, yüz­ler­ce ye­re, bin­ler­ce kö­ye su ge­ti­ril­di, hâlâ da gö­tü­rül­me­ye de­vam edi­yor. Ge­çen se­ne biz koy­duk 2 mil­yar YTL öde­nek, 2007 yı­lın­da, şim­di ka­bul ede­ce­ği­niz büt­çe­de de ay­nı öde­ne­ği koy­duk. Bu­nun üze­ri­ne bir de, 10 bi­nin al­tın­da ka­lan be­le­di­ye­le­ri­mi­zin köy ve iç­me su­yu ih­ti­ya­cı­nı gör­mek için BEL­DES pro­je­si ge­tir­dik. 300 mil­yon YTL de bu­na koy­duk. Şim­di gö­re­cek­si­niz. Mil­le­tin yü­zü gü­lü­yor yü­zü...

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Sa­na gü­lü­yor­lar sa­na.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Si­zin yü­zü­nüz gül­mü­yor; ama, mil­le­tin yü­zü gü­lü­yor. Bu­ra­da­ki şu Gru­bun da yü­zü gü­lü­yor. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Bu mil­le­te hiz­met et­mek gü­zel bir şey de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Se­nin ve oğ­lu­nun yü­zü­nün gül­dü­ğü ke­sin, hal­kın yü­zü gül­mü­yor.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, bu pro­je­le­re bir kulp ta­ka­cak­lar ya, bir şey di­ye­cek­ler ya, efen­dim, bu­nu ak­ra­ba­ya ver­di­niz, ta­nı­dık­la­ra ver­di­niz iha­le­le­ri, eşe dos­ta ta­nı­dı­ğa yol­dan ça­ğı­rıp ça­ğı­rıp ver­di­niz. De­ğil mi?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ali Di­bo yön­te­miy­le ver­di­niz.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, KÖY­DES'in pa­ra­la­rı­nı, ben, kay­ma­kam­la­ra gön­der­dim, il­çe baş­kan­la­rı­na gön­der­me­dim. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - İha­le­le­ri kim al­dı, iha­le­le­ri?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - O kay­ma­kam­lar pa­ra­la­rı har­car­ken de…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - İha­le­le­ri kim al­dı?

RA­SİM ÇA­KIR (Edir­ne) - Ta­li­mat­la­rı din­le­me­yen kay­ma­ka­mı sür­gün et­ti­niz ama.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - …va­li­le­rin de­ne­ti­mi al­tın­da yap­tı­lar onu. Öy­le mi? (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

RA­SİM ÇA­KIR (Edir­ne) - Kay­ma­ka­ma gön­der­di­ğin pa­ra­yı, Ke­şan Kay­ma­ka­mı ta­li­ma­tı din­le­me­di di­ye sür­gün et­ti­niz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Otur ye­ri­ne!" ses­le­ri)

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu kay­ma­kam­lar, bu va­li­ler, hep bun­lar ka­ta­kul­li mi yap­tı­lar ya­ni, hep şey mi ol­du­lar ha?  (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Sen yap­tın!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bun­la­ra laf mı edi­li­yor? Bun­la­rın baş­kan­lı­ğın­da har­can­dı bu pa­ra­lar. KÖY­DES'le­re gön­der­dik, kay­ma­kam­la­rın baş­kan­lı­ğın­da ya­pıl­dı bun­lar. Pa­ra­la­rı on­la­ra ver­dik ve iha­le­le­ri de on­lar yap­tı­lar, on­la­rın baş­kan­lı­ğın­da yap­tı­lar.

HA­LİL AK­YÜZ (İs­tan­bul) - Ora­da is­te­me­di­ğin ka­dar Ali Di­bo­lar var Sa­yın Ba­kan.

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Be­le­di­ye mec­lis üye­le­ri ya­pı­yor Sa­yın Ba­kan, Al­lah'tan kork!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu ül­ke­nin mül­ki amir­le­ri­ne kim­se­nin laf et­me­ye hak­kı yok, kim­se­nin öy­le laf et­me­ye hak­kı yok. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar) Eğer, var­sa elin­de bir bel­ge, ge­ti­rir­sin, so­nu­na ka­dar ta­kip ede­riz. Öy­le laf et­me­nin âle­mi yok. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - Bir sü­rü bel­ge var. Bel­ge­le­ri ver­dik, ne yap­tı­nız bel­ge­le­ri?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ha, şim­di, iha­le­yi o da alı­yor, o da alı­yor… Muğ­la'da bir par­ke iha­le­si­ni Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti Be­le­di­ye­si al­mış, şey mi ol­muş ora­da ya­ni? Ha? Ora­da da yol­suz­luk mu var?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Kırk yıl­da bir denk gel­miş.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - CHP alın­ca yol­suz­luk yok, bil­mem ne alın­ca yol­suz­luk var… Bu zih­ni­ye­ti bı­ra­kın ar­tık, Al­lah aş­kı­na bı­ra­kın, mil­let bu­nu bi­li­yor ya! Ta­mam, bı­ra­kın! (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar)

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Aman ip­tal edin Sa­yın Ba­kan onu; yan­lış­lık ol­muş, ip­tal edin!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ne­yi ip­tal ede­ce­ğiz?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - CHP'li be­le­di­ye al­mış ya, ip­tal edin, yan­lış­lık ol­muş.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Mil­le­te hiz­me­ti mi ip­tal ede­ce­ğiz?

RA­SİM ÇA­KIR (Edir­ne) - Azı­cık da be­le­di­ye­le­re gön­de­rin.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın büt­çe­si­ni ko­nu­şu­yor ol­ma­mız ha­se­biy­le, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­na bağ­lı olan Millî Em­lak, ha­zi­ne­ye ait ta­şın­maz­lar da bu dö­nem­de et­kin ve ve­rim­li ola­rak kul­la­nıl­dı, iş­siz­lik, ko­nut açı­ğı, çar­pık kent­leş­me, böl­ge­ler ara­sı eko­no­mik ve sos­yal den­ge­siz­lik gi­bi, ül­ke­mi­zin kan­gren hâli­ne gel­miş so­run­la­rı­nın çö­zü­mün­de önem­li rol oy­na­dı.

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Unut­tun, yi­ne at­la­dın Sa­yın Ba­kan.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Zey­tin­bur­nu Ma­ri­na­sı…

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Ne olur bir açık­la­yı­ver.

RA­MA­ZAN KE­RİM ÖZ­KAN (Bur­dur) - Biz da­na­bur­nu bi­li­yo­ruz.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Evet, so­run, açık­la­ya­lım her şe­yi, so­run, açık­la­ya­lım.

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Bek­li­yo­ruz.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) -  Hiç kim­se­den bi­zim kor­ku­muz yok, bu­nu bi­lin.

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Ne var bu Zey­tin­bur­nu'nda?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bir de bi­zim MA­SAK Baş­kan­lı­ğı­mız var. MA­SAK Baş­kan­lı­ğı ola­rak, biz, te­mel gö­re­vi, bi­li­yor­su­nuz ka­ra pa­ra­nın ak­lan­ma­sıy­la il­gi­li her tür­lü suç­la­rı in­ce­le­mek­tir. Bu kap­sam­da, bir de­fa, MA­SAK, ye­ni bir ka­nu­nu çık­tı siz­le­rin gay­ret­le­riy­le ve bu ma­na­da bir­çok eği­tim fa­ali­yet­le­ri ger­çek­leş­ti. 2005, 2006 yı­lın­da ül­ke ge­ne­lin­de 22 eği­tim fa­ali­ye­ti ger­çek­leş­tir­di, 1.453 ban­ka per­so­ne­li eği­til­di. Ay­rı­ca, du­yar­lı­lı­ğın ar­tı­rıl­ma­sı ve yü­küm­lü grup­la­rıy­la iş bir­li­ği­nin aza­mi dü­zey­de ger­çek­leş­ti­ril­me­si ama­cıy­la şüp­he­li iş­lem bil­di­rim reh­be­ri ha­zır­lan­dı.

Bu fa­ali­yet­ler so­nu­cun­da 2006 yı­lı­nın ilk on bir ayın­da şüp­he­li iş­lem bil­di­rim sa­yı­sı 868'e ula­şır­ken, ay­nı ay­da yüz­de 136'lık bir ar­tış sağ­lan­mış ol­du. Yi­ne, yü­küm­lü­lük de­ne­ti­mi fa­ali­yet­le­ri çer­çe­ve­sin­de 2005, 2006 yıl­la­rın­da 30 ban­ka, 11 si­gor­ta şir­ke­ti, 257 yet­ki­li mü­es­se­se, 104 ara­cı ku­rum ol­mak üze­re, top­lam 402 yü­küm­lü de­net­len­miş ol­du. Ay­rı­ca, cum­hu­ri­yet sav­cı­lı­ğı­na 26 adet suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­nul­du.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ül­ke­miz, ver­gi­le­me ala­nın­da kap­sam­lı bir ye­ni­den ya­pı­lan­ma sü­re­ci içe­ri­sin­de bu­lu­nu­yor. Tür­ki­ye'de, bi­li­yor­su­nuz en önem­li hu­sus -biz­den ön­ce- ver­gi­le­ri top­la­ya­ma­mak­tı. Şim­di, Ge­lir İda­re­siy­le il­gi­li… Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­mız var bi­zim. Bu Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı bi­zim Hükûme­ti­miz za­ma­nın­da ku­rul­du. Yıl­lar­dan be­ri söy­le­ni­yor­du: "Ge­lir ida­re­si baş­kan­lı­ğı ne za­man ku­ru­la­cak, ne za­man re­form ya­pı­la­cak?" Çün­kü, ver­gi­le­rin top­lan­ma­sı için üç sa­ca­ya­ğı var. Bun­lar­dan bir ta­ne­si mev­zu­at­tır. İyi bir mev­zu­at ol­ma­dık­tan son­ra ver­gi top­la­ya­maz­sı­nız. İkin­ci­si, iyi bir ver­gi ida­re­si ol­ma­dık­tan son­ra et­kin bir ver­gi de­ne­ti­mi, et­kin bir ver­gi top­la­ma işi­ni ya­pa­maz­sı­nız. Üç, iyi bir ver­gi de­ne­ti­mi ol­ma­dık­tan son­ra, yi­ne ver­gi­de­ki et­kin­li­ği sağ­la­ya­maz­sı­nız. O ba­kım­dan, biz bu­nu üç ayak hâlin­de bü­tün re­form­la­rı­mı­zı yap­ma­ya gay­ret et­tik.

Bir de­fa, gel­di­ği­miz za­man, mem­le­ke­ti­miz ağır bir eko­no­mik kriz­den geç­miş­ti. Her­ke­sin ver­gi bor­cu var­dı. Ver­gi ida­re­siy­le her­kes mah­ke­me­lik du­ru­ma düş­müş­tü. Çün­kü, öde­ye­cek hâlle­ri kal­ma­mış­tı.

Biz gel­di­ği­miz­de, bir de­fa, o ne­re­den bul­dun fa­lan o ka­nun­la­rı ta­ma­men kal­dır­dık, ver­gi ba­rı­şı ge­tir­dik. Ver­gi ba­rı­şıy­la bin­ler­le dos­ya, raf­lar­da olan bin­ler­le dos­ya, bir de­fa, ta­ma­men, kar­şı­lık­lı ola­rak dev­le­tin uzat­tı­ğı ele va­tan­daş­la­rı­mız da el ver­di­ler ve ver­gi ba­rı­şı su­re­tiy­le, hem on­lar dert­ler­den, sı­kın­tı­lar­dan, mah­ke­me­ler­den, ih­ti­laf­lar­dan kur­tul­du­lar -bin­ler­ce va­tan­da­şı­mız, bin­ler­ce mü­kel­le­fi­miz- hem de dev­le­ti­miz on­la­rı bo­şu bo­şu­na ta­kip et­me iş­le­min­den kur­tul­du ve dev­le­tin ka­sa­sı­na da, 4,7 mil­yar YTL pa­ra gir­di. Bun­dan do­la­yı, ben, bü­tün va­tan­daş­la­rı­mı­za ve mü­kel­lef­le­ri­mi­ze, bu­ra­dan bir ke­re da­ha te­şek­kür edi­yo­rum. Ya­ni, bu mil­let is­ter­se, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu mil­let is­ter­se, ver­gi­si­ni de tam ola­rak öder, is­ter­se, bu büt­çe­si­ni de, bu mil­le­ti baş­ka yer­le­re muh­taç et­me­ye­cek bir hâlde tu­tar. Şim­di, dev­let­le mil­le­tin kay­naş­ma­sı­nın önem­li ne­ti­ce­si bu­dur.

Ben, şim­di Ma­li­ye Ba­ka­nı ola­rak ba­kı­yo­rum, Ma­li­ye Ba­ka­nı ola­rak bi­zim hiç kim­se­ye ih­ti­ya­cı­mız yok. Bu mil­le­tin en bü­yük dos­tu ken­di­si. Ken­din­den baş­ka da ha­ki­ki dos­tu yok­tur. Bu­nu böy­le bil­mek la­zım. O za­man, bu mil­le­tin ken­di aya­ğı üs­tün­de du­ra­bil­me­si için bu ver­gi­le­ri­ni tam ola­rak öde­yip, bi­zi, bu mil­le­ti, bu dev­le­ti kim­se­ye muh­taç et­me­me­si la­zım. İş­te, bu Hükûmet bu­nu be­cer­di, bu Hükûmet, bu­nu sağ­la­dı.

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Ka­yıt dı­şı ne ka­dar Sa­yın Ba­kan? Ka­yıt dı­şı re­kor kır­dı dö­ne­mi­niz­de.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, biz, ay­rı­ca bir iş da­ha yap­tık. Bu ge­lir­ler ar­tar­ken biz­de, top­lam ge­lir­ler ar­tar­ken, biz ver­gi­le­rin nis­pet­le­ri­ni dü­şür­dük, va­tan­da­şın üze­rin­de­ki yü­kü dü­şür­dük. Me­se­la, ku­rum­lar ver­gi­si ilk gel­di­ği­miz­de yüz­de 33'ler­di ha­tır­lar­sı­nız, yüz­de 20'le­re dü­şür­dük bu­nu. Ku­rum­lar ver­gi­si ve da­ğı­tı­lan ver­gi­ler top­la­mı yüz­de 65'ti ver­gi­ler ve OECD'nin en yük­sek ver­gi alan ül­ke­le­ri için­dey­dik biz. Şim­di, bun­la­rı biz yüz­de 35'le­re dü­şür­dük. 65 ne­re­de, 35 ne­re­de? Biz bun­la­rı in­dir­dik, bi­zim ver­gi­le­ri­miz art­tı, top­la­dı­ğı­mız ver­gi­ler art­tı. "At bi­ne­nin, kı­lıç ku­şa­na­nın" de­miş­ler, böy­le… (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Biz, Hükûmet ola­rak ver­gi­le­ri dü­şü­rü­yo­ruz, bi­zim ver­gi ge­lir­le­ri­miz ar­tı­yor. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler) Ama, ne ol­muş? Ba­kın, ben si­ze söy­le­ye­yim: OECD ül­ke­le­ri ara­sın­da en dü­şük beş ül­ke­nin ara­sı­na gir­dik. Ya­ni, ver­gi­si en dü­şük beş ül­ke­nin ara­sı­na gir­dik.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Rü­ya­nı an­lat­mı­yor­sun de­ğil mi Sa­yın Ba­kan? Bu gör­dük­le­rin, an­lat­tık­la­rın rü­ya de­ğil!

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Sen Tür­ki­ye'yi mi an­la­tı­yor­sun, baş­ka  ye­ri mi an­la­tı­yor­sun?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ta­bii, siz, Tür­ki­ye'de do­laş­mı­yor­su­nuz ki, si­zin ka­fa­nız baş­ka yer­ler­de, baş­ka yer­ler­de si­zin.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Biz bu­ra­da­yız da, siz bu­ra­da de­ğil­si­niz. Baş­ba­ka­nın da, si­zin de Tür­ki­ye'ye uğ­ra­dı­ğı­nız yok.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Si­zin şe­yi­niz, si­zin ka­fa­nız baş­ka yer­de, si­ne­yi­mil­let mi, baş­ka yer mi, bil­mi­yo­rum ki, an­la­ya­ma­dım ben ya­ni, onu da pek ka­fam şey et­mez. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­lüş­me­ler)

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ama, biz bu ta­rih­te ne yap­tık? Şim­di, ka­yıt dı­şı, evet, ka­yıt dı­şı fev­ka­la­de önem­li. Şim­di, bi­zim za­ma­nı­mız­da, biz gel­dik, o da mü­kel­lef, bu da mü­kel­lef. Bir bak­tık, ba­zı­la­rı öl­müş, hiç ala­ka kal­ma­mış, şu ol­muş, bu ol­muş, bir de­fa on­la­rı te­miz­le­dik.

On­dan son­ra, bi­zim za­ma­nı­mız­da, 330 bin ki­şi ye­ni­den mü­kel­lef ol­du. Ta­ban ar­tı­yor, ver­gi ta­ba­nı ta­ba­na ya­yı­lı­yor.

HÜ­SE­YİN ÖZ­CAN (Mer­sin) - 189.301 iş ye­ri ka­pa­tıl­dı!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bun­la­rın içe­ri­sin­den 170 bin ta­ne­si­ni, bi­zim ele­man­la­rı­mız… Ver­gi da­ire­si­nin yo­lu­nu fa­lan bil­mi­yor adam, 170 bin ça­lı­şı­yor ama hiç kay­dı kuy­du yok. "Gel ba­ka­lım" de­dik, on­la­rı bul­duk tek tek. 170 bin ki­şi­yi, biz, tes­pit­le­ri­miz ve kon­trol­le­ri­miz sa­ye­sin­de ye­ni ver­gi mü­kel­le­fi yap­tık.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Bra­vo.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ye­ni ver­gi mü­kel­le­fi yap­tık, ver­gi ta­ba­na ya­yıl­dı ve do­la­yı­sıy­la, ba­kı­nız, şim­di, hem bun­la­rı yap­tık hem ma­li di­sip­li­ne ria­yet et­tik, bu mil­le­tin pa­ra­sı­na sa­hip çık­tık hem de hiz­met­le­ri­mi­zi ar­tır­dık, hal­ka olan hiz­met­le­ri­mi­zi ar­tır­dık. Na­sıl hiz­met­le­ri­mi­zi ar­tır­dık? Bir de­fa bir ör­nek ve­re­ce­ğim: Biz­den ön­ce­ki 2002 yı­lı­nın büt­çe­si 98 mil­yar YTL'ydi, bi­zim şim­di bu 2007 büt­çe­si 204 mil­yar YTL. Ya­ni, mil­le­te hiz­me­tin be­de­li. Sa­de­ce sağ­lık­ta, sa­de­ce sağ­lık­ta, biz gel­di­ği­miz­de 9,9 mil­yar YTL sağ­lık mas­ra­fı ya­pı­lı­yor­du, biz, şim­di 25 mil­yar YTL ya­pı­yo­ruz.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ec­za­ne­le­rin ala­ca­ğı ne ka­dar Sa­yın Ba­kan?

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Has­ta­ne pa­ra­la­rı­na el koy­du­nuz!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Her­kes şim­di ec­za­ne­ler­den pa­şa pa­şa, gü­zel gü­zel, ra­hat ra­hat, gi­dip ilaç­la­rı­nı alı­yor. Es­ki­den mil­le­ti so­ku­yor­du­nuz kuy­ruk­la­ra, kuy­ruk­lar­da bek­le Al­lah… Adam has­ta ya; has­ta adam, bir de kuy­ruk­ta bek­le.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Şim­di, bek­le­mi­yor mu kuy­ruk­ta?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - İki gün kuy­ruk, so­nun­da da "Yok se­nin ila­cın."

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Has­ta­ne­le­ri sen gör­me­din ga­li­ba Sa­yın Ba­kan?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu mil­le­te böy­le ezi­yet çek­ti­ri­li­yor­du. Bi­zim Hükûme­ti­miz za­ma­nın­da, bu mil­let, ar­tık ra­hat gör­dü, ra­hat yü­zü gör­dü, in­san gi­bi mu­ame­le gö­rü­yor in­san. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Bu­nu bi­lin, bu Hükûme­tin kıy­me­ti­ni bi­lin. Bu­ra­da, çı­kıp, be­ya­zı na­sıl ka­ra gös­te­re­ce­ğiz, onu yap­ma­ya gay­ret ede­ce­ği­ni­ze, ya­ni bu mil­let adı­na şu Hükûme­te bir te­şek­kür edin ya! Ama, siz et­me­se­niz de mil­let edi­yor.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Mil­let baş­ka bir şey edi­yor, baş­ka bir şey!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Gö­re­ce­ğiz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, âdet ye­ri­ni bul­sun di­ye bir de ba­zı ra­kam­lar ve­re­yim si­ze. Biz, 2007 büt­çe­mi­zi 204 mil­yar ola­rak tah­min et­tik. Bu­ra­dan, ge­lir­ler ola­rak da, 173,9 mil­yar ver­gi ge­lir­le­ri, 26,3 mil­yar YTL ver­gi dı­şı ge­lir­ler ala­ca­ğız. Özel büt­çe­li ida­re­le­rin öz ge­lir­le­ri 3,3; dü­zen­le­yi­ci, de­net­le­yi­ci ku­rum­la­rın ver­gi­le­ri de 0,7 mil­yar YTL ola­cak. Top­lam net ge­nel büt­çe ge­li­ri 184,3 mil­yar YTL.

Şim­di, bir de de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu se­fer pek ol­ma­dı, ama, yu­ka­rı­da, Plan ve Büt­çe­de ol­muş­tu, bel­ki bun­dan son­ra­ki ko­nuş­ma­lar­da olur; do­lay­lı ver­gi­ler, do­lay­sız ver­gi­ler, iki­de bir ge­lir­ler, der­ler ki: Do­lay­lı ver­gi­ler çok art­tı, Av­ru­pa'da şöy­le, iş­te, OECD'de böy­le. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ora­da­ki do­lay­lı ver­gi­le­rin he­sap­lan­ma­sıy­la, do­lay­sız ver­gi­le­rin, biz­de­ki­ler ay­rı. On­lar, sos­yal si­gor­ta prim­le­ri­ni de do­lay­sız ver­gi­le­rin içi­ne ko­yu­yor­lar, do­la­yı­sıy­la, oran­lar de­ği­şik çı­kı­yor. Şim­di, ben de de­dim ki: Ko­yun on­la­rı da içi­ne, ba­ka­lım bi­zim­ki ne çı­kı­yor? Bi­zim­ki de, koy­du­ğu­nuz za­man, do­lay­sız ver­gi­le­rin pa­yı yüz­de 49 olu­yor…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Es­ki­den na­sıl he­sap­la­nı­yor­sa o yön­tem­le he­sap­la­yın Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Efen­di­me söy­le­ye­yim, do­lay­lı ver­gi­le­rin de yüz­de 51 çı­kı­yor. Şim­di, hiç öy­le de­ğil ya­ni, gö­rün­dü­ğü gi­bi de­ğil. Ay­rı­ca, yüz­de 30'du şey­de de, OECD ül­ke­le­ri içe­ri­sin­de­ki ver­gi­ler de 31,6; on­lar da 33'e doğ­ru çı­kı­yor. Şim­di, do­la­yı­sıy­la, bü­tün ma­li­ye li­te­ra­tü­rün­de ve­ya­hut da dün­ya ma­li­ye ta­ri­hin­de, ar­tık, bir de­ği­şim söz ko­nu­su. Ge­lir­ler art­tık­ça ve ge­lir da­ğı­lı­mı içe­ri­sin­de­ki da­ğı­lım da­ha ada­let­li hâle gel­dik­çe do­lay­lı ver­gi­le­re da­ha önem ve­ri­yor­lar. Bü­tün ül­ke­ler­de, ba­kı­nız, bü­tün ül­ke­ler­de ku­rum­lar ver­gi­si­ni dü­şü­rü­yor­lar, ge­lir ver­gi­si­ni dü­şü­rü­yor­lar. Ne­den? Ya­ban­cı ser­ma­ye­yi da­ha faz­la çek­mek için, bir de ya­tı­rım ya­pa­cak olan mü­te­şeb­bi­sin önün­de­ki ver­gi en­gel­le­ri­ni kal­dır­mak için.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Siz ya­tı­rım in­di­ri­mi­ni kal­dır­dı­nız; ku­rum­lar ver­gi­si­ni in­dir­di­niz, ya­tı­rım in­di­ri­mi­ni kal­dır­dı­nız; na­sıl olu­yor bu?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Onun için, har­ca­ma­lar­da me­se­la, bi­zim şim­di in­dir­di­ği­miz ba­zı KDV oran­la­rı, Av­ru­pa'da çok da­ha yük­sek, çok da­ha faz­la. Şim­di Bul­ga­ris­tan Ma­li­ye Ba­ka­nı gel­di, de­di ki: Biz her şey­de yüz­de 15 ya­pı­yo­ruz. Su­da da mı yüz­de 15? Evet. Ek­mek­te de mi yüz­de 15? Evet. İlaç­ta da mı? Evet. Hep­sin­de yüz­de 15 ya­pı­yo­ruz, de­di.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ey­vah, bu­nu du­yun­ca ek­me­ğin KDV'si­ni ar­tır­ma­yın Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, biz­de öy­le de­ğil ta­bii, biz­de öy­le de­ğil. Ama, biz­de bir şey var, ona dik­kat et­me­miz la­zım.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ek­me­ğin KDV'si­ni ar­tır­ma­yın da.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, bu büt­çe var ya, eli­miz­de­ki büt­çe, ko­nuş­tu­ğu­muz, gün­ler­den be­ri ko­nuş­tu­ğu­muz ve ya­rın da in­şal­lah son ko­nuş­ma­lar ya­pı­lıp da oy­la­ya­ca­ğı­mız büt­çe, iş­te o büt­çe­nin açık ver­me­me­si­ne çok dik­kat et­me­miz la­zım. O fa­iz dı­şı faz­la fev­ka­la­de önem­li. Şim­di, bu­na dik­kat et­mez­sen ne olu­yor? İş­te son, yüz­de 10'un üze­rin­de büt­çe açık­la­rı çık­tı Ma­ca­ris­tan'da, ge­tir­me­dik ver­gi bı­rak­ma­dı­lar; mec­bur, baş­ka ça­re­le­ri yok. Kos­ko­ca Al­man­ya bi­le, büt­çe açı­ğı­nı ön­le­ye­bil­mek için, KDV oran­la­rı­nı ora­da 3 pu­an da­ha ar­tır­dı. Biz in­di­ri­yo­ruz... Ba­kı­nız şim­di, Hükûme­ti­mi­zin du­ru­mu­nu tak­dir­le­ri­ni­ze arz edi­yo­rum. Biz ver­gi­le­ri­mi­zi in­di­ri­yo­ruz. Teks­til­de in­dir­dik mi? İn­dir­dik. De­ri eş­ya­la­rın­da in­dir­dik mi? İn­dir­dik. Sağ­lık­ta in­dir­dik mi? İn­dir­dik. İlaç­ta in­dir­dik mi? İn­dir­dik.

AL­GAN HA­CA­LOĞ­LU (İs­tan­bul) - Ni­yet mek­tu­bun­da ne ya­zı­yor?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Gı­da­da in­dir­dik mi? İn­dir­dik. Millî eği­tim­de in­dir­dik mi? İn­dir­dik. Hep­sin­de in­dir­dik. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Se­nin adın in­di­re­ne çık­tı za­ten!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - İn­dir­dik mi bin­dir­dik mi?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Sen in­di­ren­sin za­ten!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - İn­di mi bin­di mi? O ka­dar. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) İn­di, in­di... Uzun la­fın kı­sa­sı, ver­gi yü­kü­nü in­di­ri­yo­ruz.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Se­nin adın "in­di­ren Ke­mal" ola­cak!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Za­ten bu top­la­dı­ğı­mız pa­ra­la­rın da tur­şu­su­nu kur­ma­ya­ca­ğız. Ne ka­dar faz­la ka­yıt dı­şın­dan da ge­lin­ce, in­dir­me­ye de de­vam ede­ce­ğiz, bu­nu her­kes de bil­sin, va­tan­da­şa da­ğı­ta­ca­ğız. Biz va­tan­da­şa hiz­met için gel­mi­şiz, ni­ye­ti­miz bu, bu­nun için gel­mi­şiz.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ke­se­ni dol­dur­mak da­ha önem­li gi­bi ge­li­yor ba­na, pas­tö­ri­ze yu­mur­ta­dan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Her­kes ken­di­ni ken­di gi­bi bi­li­yor! Ne ya­pa­lım? Ay­na­ya ba­kın, ay­na­ya!

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ben hiç ti­ca­ret­le uğ­raş­ma­dım, yu­mur­ta ti­ca­re­ti yap­ma­dım.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ay­na­ya, ay­na­ya, ay­na­ya! Sa­yın Baş­ba­ka­nı­mız öy­le de­di "Ay­na­ya bak ay­na­ya!" O ka­dar.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ay­na­ya bak ay­na­ya! Ne­yi gö­re­cek­sin? Her­kes bir bak­sın ay­na­ya!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kı­nız, Ma­li­ye ola­rak yap­tı­ğı­mız, va­tan­da­şı­mız da­ha ön­ce gi­di­yor­du -ya­hu, pa­ra öde­ye­cek, pa­ra- di­yor ki: "Ey dev­let, ben pa­ra ka­zan­dım, on­dan da ver­gi öde­ye­ce­ğim, bu ver­gi­mi de bu­yur al." Onu ver­mek için kuy­ruk­ta bek­li­yor adam ya!

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Üç gün gi­dip ge­li­yor!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Üç gün gidip ge­li­yor, doğ­ru. Üç gün gi­dip ge­li­yor.

MEH­MET AKİF HAM­ZA­ÇE­Bİ (Trab­zon) - Ne za­man bek­li­yor­du Sa­yın Ba­kan?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Kuy­ruk, kuy­ruk, kuy­ruk. On­dan son­ra ter içe­ri­sin­de…

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ne za­man bu?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Şim­di, siz aya­ğı­na ka­dar gö­tü­rü­yor­su­nuz!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ben o kuy­ruk­ta ba­yı­lan­la­rı bi­li­yo­rum. Vak­ti za­ma­nın­da ben de o kuy­ruk­ta bek­le­yen­ler­den­dim.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Fır­sat kol­lu­yor­dun sen o za­man, ne kuy­ru­ğu?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, biz, bir şey ge­tir­dik…

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Nay­lon fa­tu­ra­dan do­la­yı mı?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Sa­yın Ba­kan pat­ron ol­ma­dan ön­ce­ki dö­nem. Çok es­ki ya­ni!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, biz öy­le bir sis­tem ge­tir­dik ki…

Yal­nız bir şey var, onu da söy­le­ye­yim: Bu sis­te­min baş­lan­gı­cı da, VE­DOP pro­je­si­nin baş­lan­gı­cı, VE­DOP-1 biz­den ön­ce baş­la­dı, on­la­ra da te­şek­kür edi­yo­rum ha. Ney­se, hak­kı­nı ve­re­lim. Şim­di, biz bu­nu ge­liş­tir­dik, VE­DOP-2 kur­duk, şim­di VE­DOP-3 olu­yor. Şim­di, va­tan­da­şı­mız otur­du­ğu yer­den düğ­me­ye ba­sı­yor, pıt, be­yan­na­me git­ti. Otur­du­ğu yer­den… Şim­di, ver­gi da­ire­si­ne git­mi­yor, za­man har­ca­mı­yor, pa­ra har­ca­mı­yor, efen­dim, tra­fi­ği sı­kış­tır­mı­yor.

AH­MET IŞIK (Kon­ya) - Za­man eko­no­mi­si.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Efen­di­me söy­le­ye­yim, kâğıt bil­mem ne har­ca­ma şey­le­ri yok, düğ­me­ye bas­tı, be­yan­na­me git­ti. Böy­le, 18 Ara­lık ta­ri­hi iti­ba­rıy­la 44 mil­yon 402 bin be­yan­na­me bu yol­la alın­mış. Bu bü­yük bir şey. Ben, doğ­ru­su hiz­me­ti ge­çen bü­tün ar­ka­daş­la­rı­ma te­şek­kür edi­yo­rum. Sağ ol­sun­lar. Bu fev­ka­la­de önem­li.

Şim­di, be­yan­na­me­yi ve­ri­yor, pa­ra­yı öde­ye­mi­yor­du es­ki­den. İş­te, pa­ra­yı, yok ban­ka­da gö­zü­kü­yor… Şim­di, on­da da bü­tün iş­lem­ler ya­pıl­dı, yi­ne düğ­me­ye ba­sı­yor, pa­ra da git­ti.

Şim­di, bir şey da­ha ge­tir­dik "e-mü­kel­lef" di­ye. Mü­kel­lef gi­di­yor, ba­zı­la­rı, tam yurt dı­şı­na çı­ka­cak, "se­nin ya­sa­ğın var" di­yor­lar. Al­lah Al­lah, adam, şim­di, bu ka­dar git­ti­ği­ne mi ya­zık ol­sun, bir de ya­nın­da ar­ka­daş­la­rı var, on­la­ra ayıp olu­yor, dı­şa­rı­da­ki­le­re ayıp olu­yor fi­lan. Şim­di ar­tık, her­kes düğ­me­ye ba­sı­yor, ken­di du­ru­mu­nu öğ­re­ni­yor. Bor­cu mu var, ala­ca­ğı mı var, yurt dı­şı­na çı­kış ya­sa­ğı mı var, baş­ka işi mi var; şim­di, her­kes tak di­ye he­men bu şey­den li­ne'a gi­ri­yor; tak di­ye öğ­re­ni­yor. Bu de­re­ce önem­li ol­du.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ne ka­dar bü­yük bir iş, ne önem­li bir iş!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, bu de­re­ce çok şey­ler ge­tir­dik mü­kel­lef­le­re ama, şim­di, yi­ne, biz de düğ­me­ye ba­sı­yo­ruz, o mü­kel­lef ne yap­mış ay­na gi­bi çı­kı­yor kar­şı­mı­za.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Ba­sı­yor­sun düğ­me­ye af ge­li­yor.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bas düğ­me­ye al ne­ti­ce­yi. Ta­bii, bu ka­dar ba­sit.

Bak, öğ­ren­di­niz de­ğil mi? Ta­mam, çok gü­zel.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Bas düğ­me­ye af gel­sin. Ka­çak­çı­lık af­fı da gel­sin.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, böy­le düğ­me­ler­le, o za­man da yan­lış ya­pan bin­ler­ce de mü­kel­lef kar­şı­mı­za çı­kı­yor ta­bii. On­la­rın da de­ne­ti­mi ona gö­re ya­pı­lı­yor ar­tık.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Böy­le düğ­me­ler­le iş gi­de­cek!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ne­tim, ha­ni de­dik ya, bir aya­ğı da güç­lü bir de­ne­tim­den ge­çer. O güç­lü de­ne­tim de ar­tık ku­rul­du. Şim­di­ye ka­dar bir ve­ri ta­ba­nı yok­tu. O ve­ri ta­ba­nı bu­ra­ya ger­çek­leş­ti. Bü­tün ar­tık, mü­kel­lef­le­rin nü­fus kâğı­dı nu­ma­ra­sı, hü­vi­yet nu­ma­ra­sı mü­kel­lef nu­ma­ra­sı ol­du. Hiç, tek­rar, gi­dip de mü­kel­lef nu­ma­ra­sı ala­yım da, uğ­ra­şa­yım da, üç gün bek­le­ye­yim yok.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Mü­kel­lef mi kal­dı?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bak nü­fus kâğı­dı­na, o se­nin mü­kel­lef nu­ma­ran kar­de­şim.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ke­penk ka­pa­tı­yor­lar.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu ka­dar ba­sit­leş­ti.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Çift­çi if­las et­ti. Es­naf if­las et­ti. Mü­kel­lef kal­mış, ne mü­kel­le­fi?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, ben si­ze ya­pı­lan in­ce­le­me­le­rin ne­ti­ce­le­ri­ni faz­la vak­ti­ni­zi al­ma­mak için söy­le­mi­yo­rum.

Ma­li­ye ola­rak, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bir ema­net al­dık üs­tü­mü­ze. O ema­ne­ti la­yı­kıy­la ye­ri­ne ge­tir­me­nin gu­ru­ruy­la kar­şı­nız­da bu­lu­nu­yo­rum. Al­nı­mız ak, ba­şı­mız dik­tir. Mil­le­ti­mi­ze hiz­me­ti­miz tam­dır ar­ka­daş­lar. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Ve bu his­ler­le, bu duy­gu­lar­la 2007 yı­lı­nın büt­çe­si­ni si­ze arz edi­yo­rum.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Şu do­ku­nul­maz­lı­ğı da bir kal­dı­rı­ve­rin Sa­yın Ba­ka­nım.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, kı­sa­ca Özel­leş­tir­me Baş­kan­lı­ğı­nın da büt­çe­si­ne ge­le­yim.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, özel­leş­tir­me, en bü­yük re­form­lar­dan bir ta­ne­si­dir ül­ke­le­rin eko­no­mik ha­ya­tın­da. Ya­pı­sal re­form­lar de­di­ği­miz re­form­lar­dan bir ta­ne­si­dir. Ül­ke­de bir­çok ba­şa­rı­lar el­de ede­bi­lir­si­niz, fa­kat ya­pı­sal re­form­lar yap­maz­sa­nız, o ba­şa­rı­la­rı ka­lı­cı hâle ge­ti­re­mez­si­niz. Ver­gi re­for­mu ya­pa­cak­sı­nız, ban­ka­cı­lık re­for­mu ya­pa­cak­sı­nız, ada­let re­for­mu ya­pa­cak­sı­nız, özel­leş­tir­me ya­pa­cak­sı­nız, bun­lar fev­ka­la­de önem­li­dir.

MAH­FUZ GÜ­LER (Bin­göl) - Sos­yal gü­ven­lik…

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Sos­yal gü­ven­lik re­for­mu ya­pa­cak­sı­nız. Di­yo­rum ya, say say bit­mi­yor. Onun için, ku­su­ru­ma bak­ma­yın, ya­ni, ba­zı­la­rı­nı söy­le­ye­mi­yo­ruz, onun için ku­su­ru­ma bak­ma­yın.

Şim­di, bu özel­leş­tir­me, 1980 yıl­la­rın­dan be­ri Tür­ki­ye li­te­ra­tü­rü­ne gir­di, eko­no­mi li­te­ra­tü­rü­ne gir­di. Özel­leş­tir­me yap­ma­mız la­zım. Da­ha o za­man­dan, bir­çok mil­let baş­la­dı ve on­lar bi­tir­di­ler özel­leş­tir­me­le­ri­ni ve ma­ale­sef, es­ki­den de­mir­per­de ge­ri­si ül­ke­ler der­dik, on­lar bi­le bi­tir­di­ler.

Şim­di, biz, söy­le, ko­nuş, ko­nuş… Özel­leş­tir­me şöy­le özel­leş­tir­me böy­le, fa­lan, yir­mi se­ne­yi aş­kın bir za­man ya­hut yir­mi se­ne­ye ya­kın bir za­man, ya­pı­la ya­pı­la 8 mil­yar özel­leş­tir­me ya­pıl­dı. Bi­zim eko­no­mi po­li­ti­ka­la­rı­nın önem­li bir aya­ğı özel­leş­tir­me. Bu­nu, da­ha Par­ti Prog­ra­mı'nda an­lat­tık. Par­ti­yi ku­rar­ken de­dik ki, biz bun­la­rı ya­pa­ca­ğız. Hükûmet ol­duk, Hükûmet Prog­ra­mı'nda da söy­le­dik ve işe baş­la­dık, hız­lı bir özel­leş­tir­me yap­ma mec­bu­ri­ye­ti­miz var­dı.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ofer ne de­miş­ti, Ofer?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - O az­mi­mi­zi be­lir­te­bil­mek için, o ka­rar­lı­lı­ğı­mı­zı be­lir­te­bil­mek için, bi­raz da halk­tan ge­len ta­ra­fı­mız da ol­du­ğu için, ba­ba­lar gi­bi sa­ta­rız de­dik ya­ni, kö­tü mü et­tik ya. Ya­ni, şim­di…

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ofer ne de­miş­ti?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ken­di ba­ba­nın ma­lı de­ğil ki sa­ta­sın, mil­le­tin ma­lı.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, ar­ka­daş, biz dört yıl­da 18 mil­yar do­lar özel­leş­tir­me yap­tık; bu mil­le­tin ka­sa­sı­na gir­di. Bu pa­ra, bu dev­le­tin ka­sa­sı­na gir­di.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ya­ni, mil­le­tin ma­lı­nı sat­tı­nız Sa­yın Ba­kan.

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Sa­yın Ba­kan, ne­re­de o pa­ra?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Şim­di, bir sü­rü, ta­bii, laf­lar edi­li­yor. Ben si­ze bir şey so­ra­ca­ğım.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Mil­le­tin ma­lı­nı sat­tı­nız.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - O ka­dar açık ve şef­faf yap­tık ki, özel­leş­tir­me iha­le­le­ri­ne gi­rip de, be­nim hak­kım yen­di di­yen bir ki­şi duy­du­nuz mu ar­ka­daş­lar ya, bir ki­şi duy­du­nuz mu?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - 14,76'lar ne ol­du?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu mu­ha­le­fet­ten baş­ka bir ki­şi duy­du­nuz mu? (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ba­lı­ke­sir SE­KA'yı ki­me ver­din, ka­ça ver­din?

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - 14,76 ne ol­du?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - İha­le­ye gi­ri­yor adam, "ya, be­nim hak­kım yen­di ya, bu iha­le­de" de­sin bir ki­şi, çık­sın. Yok.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - An­lat, an­lat, TÜP­RAŞ'ı da an­lat.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Te­le­viz­yon­lar­la bü­tün mil­le­tin hu­zu­run­da ya­pı­yo­ruz.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Yüz­de 14,76 TÜP­RAŞ his­se­si na­sıl sa­tıl­dı Sa­yın Ba­kan? Du­yan yok.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN -  Sa­yın Ba­kan, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­la­yın lüt­fen.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ta­mam Sa­yın Baş­ka­nım.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Ofer'le, Oger'le na­sıl gö­rüş­tü­nüz? Ki­min uça­ğıy­la git­ti­niz?

GÖK­HAN DUR­GUN (Ha­tay) - Ki­min uça­ğı­na bin­din?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Ne der­ler? İş­te, ere­me­di­ği üzü­me ko­ruk der­ler­miş ya­ni. Der­ler iş­te, di­yor­lar ne ya­pa­lım? Ama, o şu­nu de­sin, bu bu­nu, kim ne der­se de­sin, bi­zim al­nı­mız açık.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Biz de­mi­yo­ruz, mah­ke­me di­yor, mah­ke­me.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - Bu özel­leş­tir­me­yi de ha­ki­ka­ten ba­ba­lar gi­bi yap­tık. Yap­tık ya­ni, ne ya­pa­lım, ya­pı­yo­ruz.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bir de il­gi­li Ba­kan­lık ol­du­ğu­muz için Ka­mu İha­le Ku­ru­mu büt­çe­si­ni de si­ze kı­sa­ca an­la­ta­ca­ğım. On­dan son­ra da hu­zur­la­rı­nız­dan ay­rı­la­ca­ğım.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Ha­tay ka­ra­rın­dan da bah­se­din Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (De­vam­la) - De­ğer­li ar­ka­daş­lar, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu, bi­li­yor­su­nuz, ida­ri ve ma­li özerk­li­ğe sa­hip ka­mu tü­zel ki­şi­li­ği­ni ha­iz olan bir ku­rum. Şim­di, bu­nun gö­rev­le­ri; iha­le sü­re­cin­de il­gi­li ida­re­ce ya­pı­lan iş­lem­le­re iliş­kin şikâyet­le­ri in­ce­le­ye­rek so­nuç­lan­dır­ma; Ka­mu iha­le Ka­nu­nu ve Ka­mu İha­le Söz­leş­me­le­ri Ka­nu­nu'na iliş­kin bü­tün mev­zu­atı, stan­dart iha­le do­kü­man­la­rı­nı, tip söz­leş­me­le­ri ha­zır­la­mak; iha­le ilan­la­rıy­la il­gi­li esas ve usul­le­ri dü­zen­le­mek ve bun­la­rı ya­yım­la­mak ve di­ğer ba­zı gö­rev­le­ri var. Şim­di, bu gö­rev­le­ri­ni şim­di­ye ka­dar la­yı­kıy­la yap­mış olan bir ku­ru­mu­muz. Bu Ku­rum, 2006 yı­lı­nın ilk on bir ayın­da 3.039 ta­ne şikâyet in­ce­le­miş ve so­nuç­lan­dır­mış. 43.900 adet iha­le ila­nı ya­yım­la­mış. 7.677 adet elek­tro­nik, ba­sı­lı ve ti­ca­ri bül­ten abo­ne­si de ya­pıl­mış.

Ku­ru­mun tek­lif edi­len öde­ne­ği, öde­nek ve ay­nı za­man­da el­de ede­ce­ği ge­lir 66,3 mil­yon YTL ola­rak tah­min edil­miş­tir. Ca­ri trans­fer­ler har­ca­ma ka­le­mi için­de­ki 5018 sa­yı­lı Ka­nun'un 78'in­ci hük­mü ge­re­ği ge­nel büt­çe­ye ge­lir-gi­der far­kı ola­rak ak­ta­rı­la­cak olan 8,5 mil­yon YTL yer al­mak­ta­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ik­ti­da­rı­mı­zın dör­dün­cü yı­lı­nı bi­ti­rip be­şin­ci yı­lı­na gir­di­ği­miz bu dö­nem­de, ma­li di­sip­lin ve güç­lü büt­çe yö­ne­ti­mi ko­nu­sun­da el­de et­ti­ği­miz ba­şa­rı açık bir şe­kil­de or­ta­da­dır. Büt­çe açı­ğı­nın gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nı dört yıl gi­bi kı­sa bir sü­re­de ha­yal edil­me­ye­cek nok­ta­la­ra gel­miş­tir.

Geç­ti­ği­miz dört yı­la bak­tı­ğı­mız za­man, sa­de­ce güç­lü ve gü­ve­ni­lir büt­çe­ler ya­pıl­ma­dı; ay­nı za­man­da bu büt­çe­le­rin iş­le­yi­şi­ne ve uy­gu­la­ma­sı­na yö­ne­lik ola­rak önem­li re­form­lar ge­liş­ti­ril­di. Ulus­la­ra­ra­sı stan­dart­la­ra uy­gun bir ka­mu ma­li yö­ne­tim sis­te­mi oluş­tu­ru­la­rak tüm ka­mu ida­re­le­ri­nin, büt­çe hak­kı kap­sa­mın­da, Mec­li­se he­sap ver­me imkânı sağ­lan­dı.

Hükûme­ti­miz, tüm so­run­la­rın üze­ri­ne ce­sa­ret­le gi­de­rek di­ğer bir­çok alan­da ol­du­ğu gi­bi bu alan­da da ba­şa­rı­yı ya­ka­la­dı. Ma­li yö­ne­tim sis­te­mi­mi­zin ya­pı­sal­laş­ma­sı­na ve per­for­man­sı­na çok bü­yük önem ve­ri­yo­ruz. Çün­kü, bi­li­yo­ruz ki cum­hu­ri­ye­ti­mi­zin ku­ru­cu­su Ata­türk'ün de ifa­de et­ti­ği gi­bi, millî ege­men­lik an­cak ma­li ege­men­lik­le müm­kün ola­bi­le­cek­tir.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; 2007 yı­lı büt­çe­si ül­ke­miz ve mil­le­ti­mi­ze ha­yır­lı ol­sun. Yap­tı­ğı­nız yo­ğun ve yo­ru­cu ça­lış­ma­lar için Hükûme­tim ve şah­sım adı­na siz­le­re tek­rar te­şek­kür edi­yor, he­pi­ni­zi say­gı ve sev­giy­le se­lam­lı­yo­rum. Sağ olun. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Ba­kan.

Ma­li­ye Ba­ka­nı Sa­yın Ke­mal Una­kı­tan, Hükûmet adı­na gö­rüş­le­ri­ni açık­la­dı.

Şim­di, aleyh­te söz is­te­ği var.

De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Üm­met Kan­do­ğan.

Sa­yın Kan­do­ğan, sü­re­niz on da­ki­ka.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; siz­le­ri say­gı ile se­lam­lı­yo­rum.

Fark­lı bir ko­nuş­ma yap­mak dü­şün­ce­sin­dey­dim. An­cak, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­zı din­le­dik­ten son­ra ko­nuş­ma­mın muh­te­va­sı­nı de­ğiş­tir­mek ih­ti­ya­cı his­set­tim. Ön­ce­lik­le, Sa­yın Ba­kan "geç­miş hükûmet­ler ne yap­tı, bu büt­çe­de­ki pa­ra­la­rı ne­re­le­re har­ca­dı­lar" şek­lin­de bü­tün geç­miş hükûmet­le­ri it­ham al­tın­da bı­ra­kan açık­la­ma­lar yap­tı.

Şim­di, Sa­yın Ba­kan, ben, si­ze söy­le­mek is­ti­yo­rum: Geç­miş dö­nem­ler­de, bu fa­kir fu­ka­ra­nın pa­ra­sıy­la, GAP'a 16 mil­yar do­lar pa­ra har­can­dı. Tür­ki­ye'nin ye­di kü­pe­li ge­li­ni­ne 16 mil­yar do­lar, bu ül­ke­nin in­san­la­rı pa­ra har­ca­dı­lar, ama, dört yıl­lık AK Par­ti İk­ti­da­rı dö­ne­min­de GAP'a bir tek çi­vi bi­le çak­ma­dı­nız.

Ge­çen ak­şam, Sa­yın Baş­ba­kan "Te­ke Tek" prog­ra­mın­da "GAP'a ye­tiş­ti­re­cek pa­ra­mız yok­tur" di­ye, 70 mil­yo­nun önün­de bu söz­le­ri söy­le­di. Ha­ni büt­çe­niz­de çok pa­ra var­dı, ha­ni her şey bol­du, büt­çe­niz açık ver­mi­yor­du? GAP'a bir tek çi­vi ça­ka­ma­dı­nız Sa­yın Ba­kan.

Şim­di, geç­miş­te ne­ler ya­pıl­mış? Ereğ­li ya­pıl­mış, TÜP­RAŞ ya­pıl­mış, Pet­kim ya­pıl­mış, İs­ken­de­run De­mir-Çe­lik ya­pıl­mış, Ka­ra­bük De­mir-Çe­lik ya­pıl­mış, Sey­di­şe­hir Alü­min­yum ya­pıl­mış, SE­KA'da, ça­lış­tı­ğı­nız SE­KA Kâğıt Fab­ri­ka­sı ya­pıl­mış, çi­men­to fab­ri­ka­la­rı ya­pıl­mış, oto­ban­lar ya­pıl­mış, li­man­lar, ha­va­ala­nı, üni­ver­si­te­ler, has­ta­ne­ler ve 35 bin kö­ye yol, su, okul, elek­trik, te­le­fon, sağ­lı­ke­vi, sağ­lık oca­ğı gi­bi çok bü­yük hiz­met­le­re bu mem­le­ke­tin ev­lat­la­rı im­za at­mış.

Ge­lip, bu­gün, 2006 Tür­ki­ye'sin­de bü­tün geç­miş hükûmet­le­ri yok sa­yan böy­le bir an­la­yı­şı, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si kür­sü­sün­den şid­det­le red­de­di­yo­rum Sa­yın Ba­kan. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)  

Şim­di, Sa­yın Ba­kan KÖY­DES pro­je­sin­den bah­set­ti, san­ki Tür­ki­ye'de köy­le­re ilk de­fa hiz­met gö­tü­rü­lü­yor, san­ki köy­le­re geç­miş­te hiç hiz­met git­me­miş gi­bi KÖY­DES pro­je­sin­den bah­se­di­yor. Şim­di, geç­miş­te, bu hiz­me­ti Köy Hiz­met­le­ri Ge­nel Mü­dür­lü­ğü ya­pı­yor­du, il özel ida­re­le­ri ken­di büt­çe­le­rin­den ayır­dı­ğı kay­nak­lar­la ya­pı­yor­lar­dı Sa­yın Ba­kan.

Ba­kı­nız, siz­le­re ra­kam­lar ve­re­ce­ğim: Tür­ki­ye'de 35 bin köy var…

Sa­yın Ba­kan… Sa­yın Ba­ka­nım, din­le­yi­niz lüt­fen. Tür­ki­ye'de 35 bin köy var. Siz, ik­ti­da­rı dev­ral­dı­ğı­nız gü­ne ka­dar, Tür­ki­ye'de 31.299 kö­ye iç­me su­yu gö­tü­rül­müş, 31.299 kö­ye iç­me su­yu git­miş ve sa­de­ce -bu ra­kam si­zin ra­kam­la­rı­nız­dır, Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri Ba­kan­lı­ğın­dan al­dım bu ra­kam­la­rı- ik­ti­da­ra gel­di­ği­niz 2003 yı­lı­nın 1 Oca­ğın­da Tür­ki­ye'de su­suz olan köy sa­yı­sı 875 Sa­yın Ba­ka­nım.

Sa­yın Ba­ka­nım, dik­ka­ti­ni­zi bu ta­ra­fa… Di­ğer yer­le­re bak­ma­yı­nız. Tür­ki­ye'de su­suz köy sa­yı­sı 875 sa­de­ce, 875. Şim­di, Ta­rım Ba­ka­nı bu­ra­ya gel­di, "On bin­ler­ce kö­ye su gö­tür­dük." di­yor. Ta­rım Ba­ka­nı ya köy sa­yı­sı­nı bil­mi­yor ya gö­tü­rü­len hiz­met­ler­den ha­be­ri yok de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri.

Şim­di, yol­la­ra da ge­li­yo­rum. Şim­di, ba­kı­nız, Tür­ki­ye'de siz ik­ti­da­ra ge­lin­ce­ye ka­dar -yi­ne, bu ra­kam da Ta­rım ve Kö­yiş­le­ri­nin ra­ka­mı­dır, resmî ra­kam­dır- Tür­ki­ye'de 291 bin ki­lo­met­re yol ya­pıl­mış de­ğer­li ar­ka­daş­lar.

CA­VİT TO­RUN (Di­yar­ba­kır) - Di­yar­ba­kır'da 1.100 yer­le­şim ye­ri­ne su gel­di.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - 291 bin ki­lo­met­re yol ya­pıl­mış.

CA­VİT TO­RUN (Di­yar­ba­kır) - Üm­met Bey… Üm­met Bey…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ba­kı­nız, bun­la­rın 90.460 ki­lo­met­re­si as­falt, 1.742 ki­lo­met­re­si be­ton.

Ge­le­ce­ğim Sa­yın To­run, ge­le­ce­ğim…

CA­VİT TO­RUN (Di­yar­ba­kır) - Di­yar­ba­kır'da 1.100 yer­le­şim ye­ri­ne su gel­di.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Sta­bi­li­ze 129 bin…

Ba­kın, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı gi­di­yor ar­ka­daş­lar. Ba­kı­nız, ba­kı­nız, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı gi­di­yor.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kı­nız, ge­çen se­ne bu kür­sü­de Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı büt­çe­si üze­rin­de ben ko­nuş­tum. Ba­kı­nız, ora­da ne de­mi­şim Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı büt­çe­si üze­rin­de? "Ben çı­kın­ca -ya­ni, ben kür­sü­ye çı­kın­ca- Ma­li­ye Ba­ka­nı gi­di­yor bu­ra­dan ve ben bu­gün id­di­aya gir­dim. Ba­kı­nız, ben kür­sü­ye çık­tı­ğım­da -on­lar­ca mil­let­ve­ki­li­ne söy­le­dim ki- Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı bu­ra­yı terk ede­cek de­dim, terk et­ti. Kaç kez­dir ay­nı şey olu­yor."

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Kaç­tı…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ba­kı­nız, ge­çen se­ne de ku­lis­te söy­le­dim mil­let­ve­kil­le­ri­ne, tu­ta­nak­la­ra ge­çir­dim. Ben ko­nu­şur­ken ge­çen se­ne çık­tı, şim­di de çık­tı Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Ka­çı­yor…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Eğer, siz biz­le­ri din­le­me zah­me­ti­ne kat­lan­mı­yor­sa­nız, o söy­le­di­ği­niz söz­le­rin ar­ka­sın­da dur­ma­nız la­zım.

Şim­di, di­yor ki: "Büt­çe ra­kam işi­dir." Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı, ben de ra­kam­la­rı çok se­vi­yo­rum. Git­ti­niz, ama, bü­rok­rat­la­rı­nız bu­ra­da. Ben ra­kam­la­rı çok se­vi­yo­rum. O ra­kam­lar­la il­gi­li siz­le­re ba­zı ra­kam­lar ve­re­yim ki, Tür­ki­ye ne­re­den ne­re­ye gel­miş.

Ca­ri açık, 3 kez re­vi­ze et­ti­niz bu se­ne, na­sıl bir ma­li­ye ba­ka­nı­dır, na­sıl bir hükûmet ki, ca­ri açık tah­mi­nin­de bu­lu­nu­yor, da­ha yıl içe­ri­sin­de 3 kez re­vi­ze edi­yor ve yıl so­nun­da o he­de­fe ula­şa­mı­yor. 22 de­di­niz ön­ce, 26'ya re­vi­ze et­ti­niz, 30'a çı­kar­dı­nız, yıl so­nun­da 34. Bu na­sıl si­ya­si is­tik­rar­dır? Bu na­sıl ön­gö­rü­le­bi­lir­lik­tir ki ca­ri açık­ta yüz­de 50 ora­nın­da ya­nı­lı­yor­su­nuz? Dış ti­ca­ret açı­ğı, 38 mil­yar do­lar ola­rak ilan et­ti­niz, ra­kam 54 mil­yar do­lar. Bu na­sıl ön­gö­rü­le­bi­lir­lik­tir ki, yüz­de 50 ora­nın­da ya­nı­lı­yor­su­nuz? Enf­las­yon, de­di­niz ki yüz­de 5, şim­di yüz­de 10. Yüz­de 100, enf­las­yon tah­mi­nin­de ya­nı­lan tüm dün­ya­da bir baş­ka ma­li­ye ba­ka­nı ve hükûmet var mı­dır ar­ka­daş­lar si­ze so­ru­yo­rum?

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) - Ayıp be, ayıp!

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Yüz­de 100, yüz­de 100 ya­nı­lı­yor­su­nuz.

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) - Utan­ma­dan ko­nu­şu­yor­sun!

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Yüz­de 5 di­yor­su­nuz, yüz­de 10 çı­kı­yor. Yüz­de 100 ya­nı­lı­yor­su­nuz.

Şim­di, re­el fa­iz… Re­el fa­iz, de­di­niz ki "yüz­de 8-9 re­el fa­iz." Şim­di 13. Yüz­de 50 ya­nı­lı­yor­su­nuz. Re­el fa­iz­de yüz­de 50 ya­nıl­mış­sı­nız. Şim­di siz, si­ya­si ve eko­no­mik is­tik­rar­dan bah­se­di­yor­su­nuz. Pe­ki, siz­le­re bu va­tan­daş­lar na­sıl gü­ve­ne­cek­ler? Na­sıl ina­na­cak­lar? Sa­na­yi­ci, iş ada­mı "yüz­de 5 enf­las­yon, yüz­de 8-9 re­el fa­iz" de­dik­ten son­ra, yüz­de 100 ve yüz­de 50 ya­nıl­ma­dan son­ra na­sıl ya­tı­rım ya­pa­cak? Siz­le­re na­sıl gü­ve­ne­cek? Na­sıl ina­na­cak? E, si­ya­si ve eko­no­mik is­tik­rar, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, böy­le olur!

Şim­di, Ma­li­ye Ba­ka­nı de­di ki: "Biz özel­leş­tir­dik, iha­le­le­re gi­ren  bir tek mü­te­ah­hit var mı? Be­nim hak­kım yen­di di­yen bir mü­te­ah­hit var mı?" di­ye sor­du. Mü­te­ah­hit ol­ma­ya­bi­lir, ama, 70 mil­yon in­san di­yor ki: "Bu özel­leş­tir­me­ler­de be­nim hak­kım yen­di. Fa­ki­rin fu­ka­ra­nın, ga­rip gu­re­ba­nın hak­kı yen­di." di­yor 70 mil­yon in­san. Ba­kı­nız, elim­de bel­ge­ler­le gel­dim, bel­ge­ler­le gel­dim. İş­te bel­ge­ler.

TÜP­RAŞ'ın 14,76'sı­nı sat­tı­nız. De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, dik­kat edi­niz. Bu bel­ge­le­ri is­te­yen var­sa gel­sin ve­re­ce­ğim. Bun­lar ib­ret ve­si­ka­sı­dır ve si­zin dö­nem­den son­ra he­sap so­ru­la­cak ve­si­ka­lar­dır bun­lar, gö­re­cek­si­niz. Şim­di, 28 Şu­bat­ta bir ara­cı ku­rum, Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­na ya­zı ya­zı­yor, 28 Şu­bat, "Biz" di­yor "TÜP­RAŞ'ın 14,76'sı­nı 15,40 YTL'den al­mak is­ti­yo­ruz." Bir ara­cı ku­rum ya­zı­yor Baş­ba­kan­lık Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­na. Baş­ba­kan­lık Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı ay­nı gün -ar­ka­daş­lar, dik­ka­ti­ni­zi çe­ki­yo­rum, ay­nı gün- olur ve­ri­yor sa­tıl­ma­sıy­la il­gi­li. İş­te, bu­ra­da. Olur, bu­ra­da. Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­ka­nı ay­nı gün TÜP­RAŞ'ın 14,76'sı­nın sa­tıl­ma­sıy­la il­gi­li onay ve­ri­yor ve yi­ne ay­nı gün -bu hı­za ba­kın ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye'de iş­le­rin na­sıl hız­lı git­ti­ği­nin çok açık bir de­li­li- Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı bir baş­ka ya­zı ya­zı­yor bir ara­cı ku­ru­ma "bi­zim adı­mı­za bu 14,76'sı­nı sa­tın" di­yor.

Şim­di, ba­kı­nız, bir gün­de bir ara­cı ku­rum ta­lep­te bu­lu­nu­yor, bir gün­de onay çı­kı­yor, bir gün­de ya­zı­sı gön­de­ri­li­yor, sa­tın… Şim­di, bu iha­le mi ar­ka­daş­lar? Bu, peş­keş çek­me­dir bu­nun adı. Ni­ye peş­keş çek­me­dir? Çün­kü, o gün TÜP­RAŞ'ın bor­sa­da­ki his­se de­ğe­ri 17 YTL, siz 15,4 YTL'ye, yüz­de 10 is­kon­toy­la ver­di­niz.

Ni­ye ver­di­niz? Han­gi hak­la ver­di­niz? Ni­çin iha­le­ye çı­kar­ma­dı­nız? Ni­çin hal­ka arz et­me­di­niz? Ge­lin, bu­ra­da bu­nun he­sa­bı­nı ve­rin de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri. AK Par­ti mil­let­ve­kil­le­ri­ne ses­le­ni­yo­rum: İçi­ni­ze si­ni­yor­sa, içi­ni­ze si­ni­yor­sa Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­nı al­kış­la­ma­ya de­vam edin, ama, bu 70 mil­yon in­sa­nın, Ma­li­ye Ba­ka­nı­nı al­kış­la­ma nok­ta­sın­da si­zin­le ay­nı ka­nı­da ol­ma­dı­ğı­nı çok ya­kın­dan bi­len bi­ri­si ola­rak di­yo­rum ki, ak­lı­nı­zı ba­şı­nı­za top­la­yın ne olur.

Ve, yi­ne, TÜP­RAŞ'ın yüz­de 65,76'sı­nı 1 mil­yar 304 mil­yon do­la­ra sat­tı­nız ve ben çık­tım de­dim ki, er­te­si gün ba­sın top­lan­tı­sı yap­tım: Bu fi­yat ol­maz, TÜP­RAŞ'ı yok pa­ha­sı­na sat­tı­nız de­dim. Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı açık­la­ma yap­tı, de­di ki: "TÜP­RAŞ'ı çok iyi fi­ya­ta sat­tık." Var ev­rak­la­rı, bü­tün ba­sın ve te­le­viz­yon­da yer al­dı. "TÜP­RAŞ'ı çok iyi fi­ya­ta sat­tık." de­di. Son­ra ne ol­du? İha­le ip­tal edil­di. 3 de­ğer­li hâkim bu nok­ta­da çok du­yar­lı dav­ran­dı, iha­le ip­tal edil­di.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

HA­LİL AY­DO­ĞAN (Af­yon­ka­ra­hi­sar) - Sos­yal gü­ven­lik­ten de bah­set.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ge­le­ce­ğim…

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Te­kel, Te­kel…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ora­ya da ge­le­ce­ğim…

Ve iha­le ye­ni­len­di. İha­le ye­ni­len­di -dik­ka­ti­ni­zi çe­ki­yo­rum- yüz­de 65,76'sı de­ğil, yüz­de 51'i, on ay son­ra, 3 mil­yar 140 mil­yon do­la­ra git­ti.

BAY­RAM ALİ ME­RAL (An­ka­ra) - 4 mil­yar…

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - 4 mil­yar…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - İş­te, 4 mil­yar 140 mil­yon do­la­ra git­ti. Dev­le­tin bu­ra­dan ka­zan­cı, 2 mil­yar 800 mil­yon do­lar de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri. Eğer Sa­yın Una­kı­tan'ın de­di­ği gi­bi ol­muş ol­say­dı, de­ğe­rin­de git­miş ol­say­dı ve o iha­le ip­tal edil­me­miş ol­say­dı, dev­le­tin kay­bı 2 mil­yar 800 mil­yon do­lar­dı. İş­te o 2 mil­yar 800 mil­yon do­lar­la Sa­yın To­run, si­zin bah­set­ti­ği­niz, ili­ni­zin bü­tün alt­ya­pı hiz­met­le­ri bi­ti­ril­miş olur­du.

Te­le­kom, 6,5 mil­yar do­la­ra git­ti. Son­ra, ku­rum­lar ver­gi­si­ni yüz­de 30'dan 20'ye in­dir­di­niz. Eğer iha­le­den ön­ce ku­rum­lar ver­gi­si­nin yüz­de 30'dan 20'ye ine­ce­ği bi­lin­miş ol­say­dı, Te­le­kom, 10 mil­yar do­la­ra gi­der­di ar­ka­daş­lar, 10 mil­yar do­la­ra gi­der­di. Evet, dev­le­tin mil­yar do­lar­la­rı iş­te böy­le uçup git­ti ha­va­ya de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Son cüm­le­le­rim…

BAŞ­KAN - Sa­yın Kan­do­ğan, ek sü­re­ni­zi ver­dim, si­zin, se­lam­la­ma için mik­ro­fo­nu açı­yo­rum.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Ta­mam.

Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı, iş­siz­lik­ten bah­set­ti, düş­me­ye baş­la­dı di­ye. Ken­di ki­ta­bı bu­ra­da, açın, say­fa 41, iş­siz­lik oran­la­rı­nın düş­me­di­ği, ken­di ra­kam­la­rıy­la or­ta­da, say­fa 41. İh­ra­ca­tın it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nı, yüz­de 69,9 dev­ral­dı­ğı­nız­da -say­fa 133- şim­di, is­tik­rar­lı bir şe­kil­de yüz­de 60'la­ra ka­dar dü­şür­müş­sü­nüz! İş­te, is­tik­rar, ge­lir da­ğı­lı­mın­da, va­tan­daş­la­rın ge­lir da­ğı­lı­mı­nın bo­zul­ma­sın­da iyi is­tik­rar sağ­la­mış­sı­nız! İh­ra­ca­tın it­ha­la­tı kar­şı­la­ma ora­nın­da iyi is­tik­rar sağ­la­mış­sı­nız! İş­siz­li­ğin düş­me­me­sin­de iyi is­tik­rar sağ­la­mış­sı­nız ve Tür­ki­ye'nin çok önem­li me­se­le­le­ri­nin ya­pıl­ma­sın­da, ya­tı­rım­lar­da…

BAŞ­KAN - Sa­yın Kan­do­ğan, lüt­fen, son cüm­le­ni­zi ala­yım.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - …ma­ale­sef, ya­pı­lan hiç­bir şe­yin ol­ma­dı­ğı­nı çok açık ve net bir şe­kil­de gö­rü­yo­ruz.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler­le, yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP ve Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Kan­do­ğan.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ko­nuş­ma­lar ta­mam­lan­mış­tır.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - 69'un­cu mad­de­ye gö­re söz is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bi­raz ön­ce, ken­di­si­ne sa­ta­şıl­dı­ğın­dan ba­his­le söz alan Sa­yın Ki­ler'in ko­nuş­ma­sın­da, Sa­yın Or­han Eras­lan, Niğ­de Mil­let­ve­ki­li, ken­di­si­ne ha­ka­ret edil­di­ğin­den ba­his­le, 69'a gö­re söz is­te­miş­tir.

Şim­di, za­bıt­la­rı ge­tirt­tim. Aşa­ğı yu­ka­rı tü­mü­ne ya­kı­nı­nı ge­tirt­tim. İlk sa­taş­ma, da­ha doğ­ru­su ilk mü­da­ha­le, sa­taş­ma de­me­ye­yim; Sa­yın Eras­lan "Se­nin yü­zün kı­za­ra­ca­ğı­na, çı­kıp rek­lam ya­pı­yor­sun." di­yor. Yi­ne, Sa­yın Ki­ler de "Ai­le­den bi­ri­si mil­let­ve­ki­li ol­du di­ye, herhâlde 5 bin ki­şi­yi ka­pı dı­şa­rı at­ma­yız, ti­ca­re­ti­mi­zi bi­ti­re­me­yiz." ve­sa­ire di­yor ve ila­ve­ten, Sa­yın Eras­lan "Ayıp, ayıp, yü­zün kı­zar­mı­yor mu?" di­yor. Ben mü­da­ha­le edi­yo­rum. Da­ha son­ra, Sa­yın Ki­ler "Be­nim yap­tı­ğım ayıp­sa, se­nin yap­tı­ğın ter­bi­ye­siz­lik. Din­le­me­si­ni öğ­ren ön­ce." di­yor.

Şim­di, ön­ce­lik­le, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, hiç­bir za­man, Sa­yın Eras­lan'ın hi­ta­bı da, Sa­yın Ki­ler'in kar­şı hi­ta­bı da bu Par­la­men­to­nun içe­ri­sin­de ko­nu­şul­ma­sı ge­re­ken şey­ler de­ğil. Bu­nu bir de­fa he­pi­miz bi­li­yo­ruz. An­cak, bu­ra­da, Sa­yın Ki­ler…

CA­VİT TO­RUN (Di­yar­ba­kır) - Meş­ru mü­da­faa ya­pı­yor.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, bir da­ki­ka mü­sa­ade eder mi­si­niz.

Sa­yın Ki­ler, bu za­bıt­la­rı açık­la­dım -si­ze hi­tap edi­yo­rum- bu son cüm­le ola­rak, "Be­nim yap­tı­ğım ayıp­sa, se­nin yap­tı­ğın ter­bi­ye­siz­lik. Din­le­me­si­ni öğ­ren..." cüm­le­si­ni -bu­ra­da, bir­bi­ri­miz, mu­ha­le­fet olu­ruz, ik­ti­dar olu­ruz, be­ra­ber hiz­met edi­yo­ruz- açık­la­mak, tav­zih et­mek is­ter mi­si­niz? Böy­le bir hak­kı­nız var.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Evet

BAŞ­KAN - Ye­ri­niz­den. Sa­de­ce bu cüm­le­ni­zi ya tav­zih eder ya da ge­ri alır­sı­nız, o si­zin tak­di­ri­niz.

Bu­yu­run.

III. - AÇIK­LA­MA­LAR VE SA­TAŞ­MA­LA­RA İLİŞ­KİN KO­NUŞ­MA­LAR (Devam)

2.- Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in, yap­mış ol­du­ğu ko­nuş­ma­da, ba­zı söz­le­ri­nin yan­lış an­la­şıl­dı­ğı ge­rek­çe­siy­le açık­la­ma­sı

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­ka­nım, özel­lik­le, yap­mış ol­du­ğum açık­la­ma­da, ta­bii ki, ba­na ya­pı­lan mü­da­ha­le­le­re ce­vap ver­mem ge­re­ki­yor­du. Ama, bu­ra­da, di­rekt, hiç kim­se­nin is­mi­ni kul­la­na­rak, ben "ter­bi­ye­siz" ke­li­me­si kul­lan­ma­dım.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Bi­ze mi söy­le­din!

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Do­la­yı­sıy­la, he­le he­le, ba­na kar­şı­dan "yü­zün kı­zar­mı­yor mu" gi­bi ke­li­me­ler ge­lin­ce, bel­ki, o an­da kas­tı­mı aş­mış ola­bi­li­rim, do­la­yı­sıy­la dü­zel­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Dü­zel­ti­yor­su­nuz, ge­ri alı­yor­su­nuz sö­zü­nü­zü.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Evet. Ama, ben de yap­mış ol­du­ğum açık­la­ma­yı, Mec­li­sin doğ­ru al­gı­la­ma­sı açı­sın­dan ya­pı­yor­dum. Ta­bii, kar­şı­dan ge­len mü­da­ha­le­ler kar­şı­sın­da…

BAŞ­KAN - Ta­mam, o si­zin hak­kı­nız, ama, bu sö­zü dü­zelt­miş olu­yor­su­nuz.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, ar­ka­da­şı­mız dü­zelt­ti. Söz is­ti­yor mu­su­nuz?

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - İs­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run, ama çok kı­sa. Bu dü­zelt­me­den son­ra­ki ko­nuş­ma­nı­zın çok kı­sa ol­ma­sı­nı ri­ca edi­yo­rum, çün­kü, si­zin ifa­de­le­ri­ni­zi de bu­ra­da oku­dum.

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Söz dü­zel­dik­ten son­ra bu söz ne olu­yor Sa­yın Baş­kan?

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Bi­raz eğ­ri kal­dı da, onu dü­zel­te­cek.

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Hay­ret bir şey ya!

3.- Niğ­de Mil­let­ve­ki­li Or­han Eras­lan'ın, Bit­lis Mil­let­ve­ki­li Va­hit Ki­ler'in, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­ka­nım, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım; 69'un­cu mad­de­ye gö­re söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Şim­di…

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Söz dü­zel­til­dik­ten son­ra hük­mü kal­ma­dı ki.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Sa­yın Ka­cır, mü­sa­ade eder­se­niz, ne­yi dü­zel­te­ce­ği­mi­ze de biz ka­rar ve­re­lim.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ik­ti­dar par­ti­si­nin mil­let­ve­ki­li, bir ta­raf­ta gü­cü var, ik­ti­dar kul­lan­ma gü­cü var. İk­ti­dar gru­bun­dan dü­rüst bir sü­rü ar­ka­da­şı­mız var, on­la­ra hiç­bir sö­zü­müz var mı?

NUS­RET BAY­RAK­TAR (İs­tan­bul) - Hep­si dü­rüst.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Si­zi kas­tet­me­dim.

TA­NER YIL­DIZ (Kay­se­ri) - Hep­si dü­rüst, o da dü­rüst.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Şim­di…

MUS­TA­FA ELİ­TAŞ (Kay­se­ri) - Sa­yın Baş­ka­nım "bir sü­rü" di­ye ifa­de et­ti.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bir iha­le olu­yor, bir ta­raf­ta dev­let var, dev­let. Dev­le­tin yap­tı­ğı iha­le­ye…

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, o ko­nu­da si­ze söz ve­re­mem. Sa­de­ce, bu çüm­ley­le il­gi­li, si­zin söy­le­ye­ce­ği­niz.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Efen­dim, mü­sa­ade edin.

BAŞ­KAN - Efen­dim, o si­zin ya­pa­ca­ğı­nız iş de­ğil. Bu­ra­da, biz Ki­ler'in iha­le­si­ni tar­tış­mı­yo­ruz.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Efen­dim, ben ni­ye o açık­la­ma­yı yap­tı­ğı­mı…

BAŞ­KAN - Ba­kın, be­nim iyi ni­ye­ti­mi, lüt­fen, iyi ni­yet­le kul­la­nın.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Ben ni­ye söy­le­di­ği­mi açık­la­mak du­ru­mun­da­yım.

BAŞ­KAN - Baş­ka bir açık­la­ma­ya izin ve­re­mem.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Bir da­ki­ka efen­dim.

BAŞ­KAN - Lüt­fen, 69'dan is­te­di­ği­niz, bu cüm­ley­le il­gi­li.

HÜ­SE­YİN EK­MEK­Cİ­OĞ­LU (An­tal­ya) - Gi­riş ya­pı­yor, gi­riş.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Lüt­fen, Sa­yın Baş­kan… Sa­yın Baş­kan… Bu­ra­da bir sü­rü…

BAŞ­KAN - İs­te­di­ği­niz, bu cüm­ley­le il­gi­li…

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Mü­sa­ade edin de ko­nuş­sun Sa­yın Baş­kan.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Mü­sa­ade eder mi­si­niz… Mü­sa­ade eder mi­si­niz… Sa­yın Baş­kan…

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Bir da­ki­ka git­ti Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Baş­ka ko­nu­la­rı an­la­ta­ma­yız bu­ra­da.

TA­NER YIL­DIZ (Kay­se­ri) - Var mı öy­le şey ya!

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Efen­dim, ko­nuş­tur­mu­yor­su­nuz, ko­nuş­tur­mu­yor­su­nuz…

BAŞ­KAN - El­bet­te ko­nuş­tur­mam…

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Böy­le şey ola­bi­lir mi?

BAŞ­KAN - Çün­kü, si­zin ko­nuş­mak is­te­di­ği­niz, İç Tü­zük'e uy­gun de­ğil.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Uy­gun efen­dim.

BAŞ­KAN - Na­sıl uy­gun?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Din­le­di­niz mi? Da­ha açık­la­ma­dım bir şey. Lüt­fen… Lüt­fen, efen­dim…

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, içi­niz­de bir sü­rü he­kim ar­ka­da­şı­mız var, bir sü­rü avu­kat ar­ka­da­şı­mız var. Bu ar­ka­daş­la­rı­mız, mil­let­ve­kil­li­ği sü­re­si içe­ri­sin­de gö­rev­le­ri­ni ya­pı­yor­lar mı? Mes­lek­le­ri­ni ya­pı­yor­lar mı? Ya­pa­mı­yor­lar. Yap­ma­ma­la­rı da ge­re­kir. Doğ­ru­su bu.

Şim­di, ti­ca­re­te biz… El­bet­te hak­tır ti­ca­ret.

TA­NER YIL­DIZ (Kay­se­ri) - Ya, ken­di­si ça­lı­şı­yor mu?.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Din­ler mi­si­niz.

TA­NER YIL­DIZ (Kay­se­ri) - Ken­di­si uğ­ra­şı­yor mu?

BAŞ­KAN - Lüt­fen mü­da­ha­le et­me­yin efen­dim.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Ti­ca­ret el­bet­te hak­tır, el­bet­te ti­ca­re­ti­ni ya­pa­cak va­tan­daş. Ama, ik­ti­dar mil­let­ve­ki­li bu­ra­dan, çı­kıp, "Be­nim ai­le şir­ke­tim." di­ye, Mec­lis kür­sü­sü­nü, ya­ni, ko­nuş­ma­lar­dan son­ra rek­lam alın­mış gi­bi, rek­lam amaç­lı kul­lan­ma­sı ve bir ta­raf­ta dev­let iha­le­si­ne ken­di­si­nin "Ai­le şir­ke­tim." de­di­ği şir­ke­tin hak ol­du­ğu­nu, ken­di gü­cü­nün bu­ra­da yer al­ma­sı­nın yan­lış ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­me­si fev­ka­la­de şa­şır­tı­cı. Bu el­bet­te ayıp­tır ar­ka­daş­lar. Bu­na be­nim de­ğil, he­pi­ni­zin kar­şı çık­ma­sı la­zım. En ön­ce ik­ti­dar mil­let­ve­kil­le­ri­nin de­me­si la­zım ki: "Bu doğ­ru de­ğil­dir. Bi­zi yük al­tı­na koy­ma; şah­si ka­zanç­la­rı­nız için, ai­le­vi ka­zanç­la­rı­nız için bi­zi yük al­tı­na koy­ma." de­me­niz ge­re­kir. Bu­nu bir mu­ha­le­fet mil­let­ve­ki­li söy­le­di di­ye…

TA­NER YIL­DIZ (Kay­se­ri) - Ama, it­ham yap­ma­ya­cak­sın.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Efen­dim, din­ler mi­si­niz.

BAŞ­KAN - Sa­yın Yıl­dız, lüt­fen mü­da­ha­le et­me­yin.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Şim­di, si­ya­si etik di­ye bir şey var. De­ğer­li ar­ka­daş­lar, si­ya­si etik şu­dur: Yap­tı­rım gü­cü olan, ken­di­si­nin akit­te et­ki­si ola­bi­le­cek adam, akit­te et­ki­si ola­bi­le­cek ki­şi, ak­din di­ğer ta­ra­fın­da da ol­maz. Bu­ra­da dev­let-bu­ra­da ik­ti­dar mil­let­ve­ki­li; ma­sa­nın hem bu ba­şın­da ik­ti­dar hem bu ba­şın­da ik­ti­dar! Ne âlâ mem­le­ket! Bu­nu eleş­ti­rin­ce de, he­men "Ter­bi­ye­siz­lik" de­ni­li­yor.

TA­NER YIL­DIZ (Kay­se­ri) - Sö­zü­nü ge­ri al­man la­zım.

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Ar­ka­daş­lar, asıl, mil­le­tin var­lık­la­rı­nı ta­lan et­mek, soy­mak yan­lış­tır; asıl, mil­le­tin var­lık­la­rı so­yu­lur­ken ses çı­kar­ma­mak ter­bi­ye­siz­lik­tir. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, lüt­fen…

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Asıl, mil­le­tin var­lık­la­rı yağ­ma­la­nır­ken ses çı­kar­ma­mak ter­bi­ye­siz­lik­tir. Si­ze ha­tır­la­tı­yo­rum. Ba­kı­nız…

ZE­YİD AS­LAN (To­kat) - En bü­yük ter­bi­ye­siz sen­sin.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan, lüt­fen…

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Nam­dar Rah­mi Ka­ra­tay'ın bir şi­iri var…

MEH­MET SOY­DAN (Ha­tay) - Sa­yın Baş­kan, on da­ki­ka ko­nu­şa­cak mı bu­ra­da?

OR­HAN ERAS­LAN (De­vam­la) - Nam­dar Rah­mi Ka­ra­tay'ın bir şi­iri var. Di­yor ki: "So­ğan bi­le so­yu­lur­ken ya­şa­rı­yor da göz­ler / Bu mil­let so­yu­lur­ken al­dır­mı­yor öküz­ler." di­yor. Öküz du­ru­mu­na düş­me­mek için biz de ses çı­ka­rı­yo­ruz.

He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar, AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

ZE­YİD AS­LAN (To­kat) - Sen­sin en bü­yük say­gı­sız, en bü­yük ter­bi­ye­siz sen­sin.

BAŞ­KAN - Sa­yın Eras­lan…

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­ka­nım…

BAŞ­KAN - Bir da­ki­ka efen­dim.

Bu, böy­le… Ba­kın, mo­no­log şek­lin­de, di­ya­log şek­lin­de bu iş yü­rü­mez.

Sa­yın Eras­lan'ın ko­nuş­ma­sı­nın ne de­re­ce doğ­ru ol­du­ğu­nu tar­tı­şa­bi­li­riz. Yal­nız, Eras­lan, iyi bir avu­kat. Ken­di­si­ne şu­nu Mec­lis Baş­kan­lı­ğı ola­rak ifa­de edi­yo­rum ki, ya­sa­la­rın açık ve net bir şe­kil­de ya­sak et­me­di­ği bir hu­su­su, Mec­lis kür­sü­sün­den, yo­rum­lar­la, de­ği­şik şe­kil­de ifa­de et­mek yan­lış­tır. O ko­nu­da söz­le­ri­ne kim­se­nin ka­tıl­ma­sı müm­kün de­ğil­dir. Öy­le, Ana­ya­sa'da, İç Tü­zük'te, ya­sa­da, mil­let­ve­kil­le­ri­nin ne­le­ri ya­pa­bi­le­ce­ği ne­le­ri ya­pa­ma­ya­ca­ğı açık. Bu şart­lar­da bu­ra­da­ki ifa­de­le­ri yan­lış yo­rum­la­ra mey­dan ve­re­bi­lir. Ama, ba­kın, ben, Par­la­men­to­da mil­let­ve­ki­li­nin ta­lep­le­ri­ni kür­sü­de ifa­de ede­bil­me­le­ri imkânı­nı sağ­la­dım. O be­yan ken­di­le­ri­nin­dir.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın Ki­ler, bu­nun so­nu gel­mez.

MUS­TA­FA ÜNAL­DI (Kon­ya) - Sa­yın Baş­kan, sö­zü­nü ge­ri al­sın.

BAŞ­KAN - Yan­lış söy­le­ye­bi­lir, baş­ka bir şart­lar­da siz du­ru­mu­nu­zu açık­lar­sı­nız, ba­sın top­lan­tı­sı ya­par­sı­nız, baş­ka bir şey ya­par­sı­nız. (AK Par­ti ve CHP sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li Sa­yın İb­ra­him Öz­do­ğan, yi­ne ko­nuş­ma­sı sı­ra­sın­da Sa­yın Ki­ler'in, ken­di­si hak­kın­da ha­ka­ret­te bu­lun­du­ğun­dan ba­his­le söz is­te­miş­tir. Ne de­miş Sa­yın Ki­ler? "Tay­yip Er­do­ğan ve be­nim is­mi­mi ağ­zı­na alır­ken ön­ce ağ­zı­nı çal­ka­la" de­miş, böy­le bir ifa­de kul­lan­mış.

İç Tü­zük'ümüz açık…

ZE­YİD AS­LAN (To­kat) - Çok doğ­ru de­miş.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­kan… Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Bir da­ki­ka efen­dim, ba­na mü­da­ha­le et­me­yin. Otu­run ye­ri­ni­ze… Otu­run ye­ri­ni­ze… Sa­yın Ki­ler, ye­ri­ni­ze otu­run.

Sa­yın Öz­do­ğan, İç Tü­zük'ün 69'un­cu mad­de­si ve geç­miş tat­bi­kat­lar ve iç­ti­hat­lar çer­çe­ve­sin­de bu cüm­le­nin si­ze bir ha­ka­ret ma­hi­ye­tin­de ol­ma­dı­ğı­nı, ko­nuş­ma­nı­zın üs­lu­bu çer­çe­ve­sin­de, si­zin ko­nuş­ma­nı­zın üs­lup ve ifa­de­le­ri­niz çer­çe­ve­sin­de bir ha­ka­ret ko­nu­su ol­ma­dı­ğı­nı Baş­kan­lık ola­rak dü­şü­nü­yo­ruz.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Ben ken­di­le­ri­ne ha­ka­ret et­me­dim. 

BAŞ­KAN - Ta­le­bi­ni­zi ka­bul et­mi­yo­rum, 69'a gö­re söz hak­kı ver­mi­yo­rum. Yal­nız…

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Ada­let­li dav­ra­nın Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Ben çok ada­let­li ol­du­ğum ka­na­atin­de­yim.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Mil­let si­zi sey­re­di­yor, ken­di­ni­ze ya­zık et­me­yin.

BAŞ­KAN - Sa­yın Ki­ler'in ba­na bir şi­fa­hi ta­le­bi var.

İB­RA­HİM ÖZ­DO­ĞAN (Er­zu­rum) - Ya­zık si­ze!

BAŞ­KAN - Di­yor ki: "Sa­yın Eras­lan be­nim iha­le­ye gir­di­ği­mi ifa­de et­ti bu­ra­da" öy­le mi?

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Evet.

BAŞ­KAN - Ye­ri­niz­den "ben iha­le­ye gir­me­dim" di­yor­su­nuz, onu za­bıt­la­ra ge­çi­rin, ta­mam, baş­ka söz ver­mem.

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Efen­dim, ni­ye ye­rin­den?

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­kan, kür­sü­den açık­la­mak is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Efen­dim, ye­ri­niz­den.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Ora­dan efen­dim.

BAŞ­KAN - Ye­ri­niz­den efen­dim.

Efen­dim, za­bıt­la­ra geç­me­si ba­kı­mın­dan si­ze söz ve­ri­yo­rum. Böy­le bir usu­lü­müz yok.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Sa­yın Ki­ler, ak­si tak­dir­de o sö­zü de ver­mem. Ye­ri­niz­den... Za­bıt­la­ra geç­sin. Ne de­di, ne doğ­ru, onu açık­la­yın o ka­dar.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, ai­le şir­ke­ti de­dim.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Sa­yın Baş­ka­nım, Sa­yın Eras­lan kür­sü­de­ki ko­nuş­ma­sın­da, bi­zim açık açık iha­le­ye gir­di­ği­mi­zi ve bu­nu sa­vun­du­ğu­mu­zu söy­lü­yor.

OR­HAN ERAS­LAN (Niğ­de) - Sa­yın Baş­kan, ai­le şir­ke­ti de­dim Sa­yın Baş­kan.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - As­la ve ka­ta… Ti­ca­ri ku­ral­la­ra, ti­ca­ri eti­ğe, ti­ca­ri ah­la­ka uy­gun bir şe­kil­de ti­ca­ret ya­pan her şir­ke­tin hak­kı olan iha­le alın­dık­tan son­ra, baş­ka bir şir­ket ta­ra­fın­dan alı­nan iha­le­yi bir ay son­ra bi­zim şir­ke­ti­mi­ze ya­pı­lan tek­lif son­ra­sın­da ya­pı­lan bir or­tak­lık var, iş bir­li­ği var.

ALİ ARS­LAN (Muğ­la) - Pa­ra­van şir­ket, pa­ra­van.

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Bu, ta­ma­men… İha­le­nin ya­pı­mı aşa­ma­sın­da Ki­ler AŞ iha­le­ye gir­me­miş­tir. İha­le bit­tik­ten bir ay son­ra, ba­kı­nız…

BAŞ­KAN - Şim­di, Sa­yın Ki­ler, iha­le­ye gir­me­di­niz...

VA­HİT Kİ­LER (Bit­lis) - Gir­me­dik Baş­ka­nım.

BAŞ­KAN - Ta­mam, za­bıt­la­ra geç­miş­tir.

Te­şek­kür ede­rim.

Bir­le­şi­me beş da­ki­ka ara ve­ri­yo­rum.

Ka­pan­ma Sa­ati: 16.34

 

DÖR­DÜN­CÜ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 16.53

BAŞ­KAN: Baş­kan Ve­ki­li İs­ma­il ALP­TE­KİN

KÂTİP ÜYE­LER: Ah­met Gök­han SA­RI­ÇAM (Kırk­la­re­li),Ya­şar TÜ­ZÜN (Bi­le­cik)

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 42'nci Bir­le­şi­mi'nin Dör­dün­cü Otu­ru­mu'nu açı­yo­rum.

On be­şin­ci tur üze­rin­de­ki gö­rüş­me­le­re kal­dı­ğı­mız yer­den de­vam ede­ce­ğiz.

II. - KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN

GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER (Devam)

1.- 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Büt­çe­ye Da­hil Da­ire­ler ve  İda­re­ler Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı (1/1252; 1/1236, 3/1139; 1/1237, 3/1140) (S.Sa­yı­sı: 1269, 1270, 1271) (Devam)

A) MA­Lİ­YE BA­KAN­LI­ĞI (Devam)

1.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

2.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı  2005 Ma­li Yı­lı Ke­sin­he­sa­bı

B) KA­MU İHA­LE KU­RU­MU (Devam)

1.- Ka­mu İha­le Ku­ru­mu  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

C) GE­LİR İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI (Devam)

1.- Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

D) ÖZEL­LEŞ­TİR­ME İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI (Devam)

1.- Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı  2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

E) GE­LİR BÜT­ÇE­Sİ (Devam)

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon ve Hükûmet ye­rin­de.

Şim­di, so­ru­la­ra ge­çi­yo­ruz.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, 18 sa­yın mil­let­ve­ki­li­miz söz is­te­miş du­rum­da. Aşa­ğı yu­ka­rı her mil­let­ve­ki­li­ne, as­ga­ri, müm­kün ol­du­ğu ka­dar en az 10 mil­let­ve­ki­li­ne söz ver­me imkânı­nı sağ­la­mak için, da­ha ön­ce­ki otu­rum­lar­da da bir­le­şim­ler­de de ifa­de et­ti­ği­miz gi­bi, her sa­yın mil­let­ve­ki­li­mi­ze bir da­ki­ka sü­re ve­re­ce­ğiz. Bu sü­re içe­ri­sin­de so­ru­la­rı­nı kı­sa ve öz bir şe­kil­de sor­ma­la­rı­nı ri­ca edi­yo­rum. Sü­re­yi uzat­ma­ya­ca­ğız.

Sa­yın As­la­noğ­lu, bu­yu­run.

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Sa­yın Ba­ka­nım, özel­lik­le, özel ida­re­le­re ve be­le­di­ye pay­la­rı­na ve­ri­len pa­ra­lar­da, özel­lik­le ye­rel be­le­di­ye­ler­de, kay­na­ğı az be­le­di­ye­le­re bü­yük hak­sız­lık­lar ya­pı­lı­yor. Ya­ni, nü­fu­sa gö­re ve­ri­yor­su­nuz, ama bu be­le­di­ye­le­ri­mi­zin alt­ya­pı so­run­la­rı… Bu be­le­di­ye­le­ri­mi­zin kı­şın nü­fu­su 2 bin, ya­zın 10 bin. Onun için, bu be­le­di­ye­le­ri­miz­le il­gi­li her­han­gi bir ya­sa de­ği­şik­li­ği dü­şü­nü­yor mu­su­nuz? En azın­dan bun­la­ra bir sos­yal pay ver­me­yi dü­şü­nü­yor mu­su­nuz?

İkin­ci so­rum özel­leş­tir­mey­le il­gi­li. Ma­lat­ya Si­ga­ra Fab­ri­ka­sın­da­ki in­san­la­rı­mız "biz ça­lış­ma­dan pa­ra al­mak is­te­mi­yo­ruz" di­yor­lar. Bu in­san­lar vic­da­nen ra­hat­sız. Lüt­fen, Ma­lat­ya Si­ga­ra Fab­ri­ka­sı­nın so­nun­da ne ola­ca­ğı­nı bi­ze net bir şe­kil­de bil­di­rin.

Üçün­cü­süy­se, Ma­lat­ya'da sos­yal ba­rı­şı boz­du­nuz, en ba­şa­rı­lı şe­ker fab­ri­ka­sı­nın ara­zi­si­ni be­le­di­ye­ye ve­re­rek, ama ya­sa dur­dur­du. Lüt­fen, Ma­lat­ya'da sos­yal ba­rı­şı ye­ni­den…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim.

Sa­yın Kı­lıç…

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - Sa­yın Ba­kan, Ma­lat­ya Sü­mer­bank Fab­ri­ka­sı, siz­den ön­ce, 2002 yı­lın­da 11 mil­yon do­la­ra özel­leş­tir­me­de iha­le edil­miş­ti. İha­le be­de­li dü­şük bu­lun­du­ğun­dan iha­le ip­tal edil­miş­ti. Ay­nı fab­ri­ka, Şu­bat 2004'te, üze­rin­de­ki bi­na­la­rı ve ma­ki­ne­le­ri, şe­hir mer­ke­zin­de­ki 144 bin met­re­ ka­re ar­sa­sıy­la bir­lik­te 6,4 mil­yon do­la­ra iha­le edil­miş­tir.

Bi­rin­ci so­rum Sa­yın Ba­kan: Siz he­sap­tan an­lar­sı­nız. 11 mil­yon do­lar mı bü­yük, 6,4 mil­yon do­lar mı bü­yük? Bu­nu öğ­ren­mek is­ti­yo­rum.

İkin­ci so­rum Sa­yın Ba­kan: Fab­ri­ka ola­rak ça­lış­tı­ra­ca­ğı­nı açık­la­yan alı­cı grup, Ma­lat­ya'da ba­sın açık­la­ma­sı ya­pa­rak, bu ala­na lüks ko­nut ve ti­ca­ret mer­ke­zi ya­pa­ca­ğı­nı be­lir­te­rek, imar pla­nı de­ği­şik­li­ği ya­pa­ca­ğı­nı açık­la­mış­tır. İmar de­ği­şik­li­ği ya­pı­lır­sa, bu ar­sa­nın de­ğe­ri 100 mil­yon do­la­rın üze­ri­ne çı­ka­cak­tır. Halk­tan top­la­nan ver­gi­ler­le ya­ra­tı­lan bu ül­ke kay­nak­la­rı­nın ba­zı grup­la­ra ak­ta­rıl­ma­sı­nı ah­la­ki bu­lu­yor mu­su­nuz?

Üçün­cü so­rum: Sa­yın Ba­kan, şu an­da da Ma­lat­ya Te­kel Fab­ri­ka­sı­nı ça­lış­tır­ma­ya­rak ka­pa­tıl­ma­sı­nın ze­mi­ni­ni ha­zır­la­ma­ya ça­lış­mak­ta­sı­nız. Ni­ye­ti­niz Te­kel Fab­ri­ka­sın­da…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Kı­lıç.

Sa­yın Os­man Öz­can…

OS­MAN ÖZ­CAN (An­tal­ya) - Sa­yın Ba­kan, za­rar be­yan et­ti di­ye ver­gi da­ire­si­ne da­vet edi­lip, be­ya­nı ar­tır di­ye teh­dit edi­len mü­kel­lef sa­yı­sı kaç­tır?

İki: Ba­lı­ke­sir SE­KA iş­let­me­si­nin pi­ya­sa de­ğe­ri 51,2 mil­yon do­lar iken, bu fab­ri­ka­yı 1,1 mil­yon do­la­ra sa­tar­ken vic­da­nı­nız sız­la­ma­dı mı? Bu fab­ri­ka­nın alı­cı­sı, par­ti­ni­zi des­tek­le­yen Al­bay­rak­lar ol­du­ğu için mi sa­tı­şı yap­tı­nız?

Üç: Sa­de­ce es­naf ve sa­natkârla­rı kap­sa­yan bir ver­gi in­di­ri­mi dü­şü­nü­yor mu­su­nuz?

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Öz­can.

Sa­yın Os­man Kap­tan…

OS­MAN KAP­TAN (An­tal­ya) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Ba­kan, Sa­yın Baş­ba­kan, ka­sım ayı­nın ba­şın­da cep te­le­fo­nun­dan özel ile­ti­şim ver­gi­si­nin yüz­de 25'ten yüz­de 20'ye in­di­ri­le­ce­ği­ni, ya­ni yüz­de 20 in­di­rim ya­pı­la­ca­ğı­nı açık­la­mış­tı. Ay­nı yön­de Ulaş­tır­ma Ba­ka­nı da açık­la­ma yap­mış­tı. 20 Ara­lık 2006 ta­rih­li Resmî Ga­ze­te'de ya­yım­la­nan teb­liğ­de cep te­le­fo­nun­da ilk kez abo­ne olan­lar­dan alı­nan ver­gi­yi 2007 için yüz­de 7,8 ar­tır­dı­nız. Ver­gi­yi azal­ta­ca­ğız di­yor­su­nuz, ver­gi­yi ar­tı­rı­yor­su­nuz.

Sa­yın Ba­kan, Baş­ba­ka­nın ve ba­kan­la­rı­nın de­dik­le­ri­nin ter­si mi doğ­ru­dur?

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Kap­tan.

Sa­yın Işık…

AH­MET IŞIK (Kon­ya) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Ba­ka­nım, Baş­ba­ka­nı­mı­zın ta­li­ma­tıy­la ka­mu­da­ki 200 bin ge­çi­ci iş­çi­nin kad­ro­ya alın­ma­sı­na yö­ne­lik ça­lış­ma­lar de­vam et­mek­te­dir. Bu ça­lış­ma­lar han­gi aşa­ma­da­dır?

Ay­rı­ca, 1992 yı­lın­dan iti­ba­ren özel­leş­tir­me ne­de­niy­le iş­siz ka­lan 13.500 in­sa­nı­mı­zı 657'ye 4/C kap­sa­mın­da ka­mu ku­ru­luş­la­rın­da işe baş­lat­tı­nız. Bun­lar içe­ri­sin­de Kon­ya Sey­di­şe­hir iş­çi­le­ri de mev­cut­tur, si­ze mü­te­şek­ki­riz. Fa­kat 4/C kap­sa­mın­da­ki söz ko­nu­su iş­çi­le­ri­mi­ze yö­ne­lik ise Baş­ba­ka­nı­mız du­rum tes­pi­ti ya­pıl­ma­sı ta­li­ma­tı ver­miş­tir. Bu ça­lış­ma­la­rın da han­gi aşa­ma­da ol­du­ğu­nu öğ­ren­mek is­ti­yo­rum.

Di­ğer so­rum: Dört yıl­lık sü­reç­te büt­çe açık­la­rı­nın gel­di­ği nok­ta ne­dir?

Bir di­ğe­ri ise 2006 yı­lın­da pet­rol ürün­le­ri ve do­ğal gaz baş­ta ol­mak üze­re ma­ki­ne ve ara mal it­ha­la­tı ne ka­dar ol­muş­tur? Bun­la­rın ca­ri açı­ğa yan­sı­ma­sı ne­dir?

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Işık.

Sa­yın Ala­et­tin Gü­ven'in, biz ci­haz­da yan­lış­lık­la ka­pat­mış ol­duk mik­ro­fo­nu­nu açı­yo­ruz.

Bu­yu­run Sa­yın Gü­ven.

ALA­ET­TİN GÜ­VEN (Kü­tah­ya) - Sa­yın Baş­ka­nım, te­şek­kür edi­yo­rum.

Sa­yın Ba­ka­nım, Kü­tah­ya ili­mi­zin 3 Ka­sım 2002'den son­ra eko­no­mik ola­rak yüz­de 30 bü­yü­me­sin­de kat­kı­la­rı­nız, Kü­tah­ya'mı­za ikin­ci or­ga­ni­ze sa­na­yi böl­ge­mi­zin ka­zan­dı­rıl­ma­sın­da yer te­mi­ni kat­kı­la­rı­nız; Cav­dar­hi­sar Hükûmet Ko­na­ğı, Al­tın­taş Böl­ge Ha­va­ala­nı, Beş­ka­rış Ba­ra­jı ve bö­lün­mez yol­la­rı­mı­za öde­nek kat­kı­la­rı­nız ve Kü­tah­ya'mı­zın 2002 ya­tı­rım pro­je tu­ta­rı­nın 300 mil­yon­dan 700 mil­yo­na ar­tı­rıl­ma­sın­da­ki kat­kı­nız için te­şek­kür eder­ken iki so­rum var:

Sa­yın Ba­ka­nım, si­zin Ba­kan­lı­ğı­nız dö­ne­min­de ül­ke­miz eko­no­mi­si is­tik­ra­rı ya­ka­la­ya­rak üst üs­te dört yıl bü­yü­müş­tür. Ge­li­nen bu nok­ta ile is­tih­dam ar­tı­şı ara­sın­da bir iliş­ki ku­ru­la­bi­lir mi?

İkin­ci­si, sağ­la­nan 2 mil­yon is­tih­dam ar­tı­şın­da, eko­no­mik is­tik­rar…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Gü­ven.

Sa­yın Tunç, bu­yu­run.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Baş­ka­nım.

Sa­yın Ba­ka­nım, on yıl­dır çö­zü­mü bek­le­yen ve Uşak'ta 2.500 ko­nu­tu il­gi­len­di­ren ko­ope­ra­tif­ler so­ru­nu­nu çöz­dü­ğü­nüz için, bü­yük oran­da çö­zül­dü­ğü için siz­le­re ön­ce­lik­le te­şek­kür et­mek is­ti­yo­rum. Yal­nız, bu ko­ope­ra­tif­ler­den sa­de­ce bir ta­ne­si, Yu­nus Em­re Ko­ope­ra­ti­fi şu an­da yi­ne çö­züm bek­le­mek­te. Bu­nun­la il­gi­li de çö­zü­mü sağ­la­ma­nı­zı bek­li­yo­rum Sa­yın Ba­ka­nım.

Te­şek­kür edi­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Tunç.

Sa­yın Sı­va­cı­oğ­lu, bu­yu­run.

MU­SA SI­VA­CI­OĞ­LU (Kas­ta­mo­nu) - Sa­yın Baş­ka­nım, de­la­le­ti­niz­le, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mı­za bir­kaç ta­ne so­ru sor­mak is­ti­yo­rum.

Sa­yın Ba­ka­nım "Kas­ta­mo­nu Şe­ker Fab­ri­ka­sı özel­leş­ti­ril­di." ba­zen de "Özel­leş­ti­ril­me­den vaz­ge­çi­li­yor." di­ye ma­hallî ba­sın­da sık sık ha­ber­ler çı­kı­yor. Bu fab­ri­ka­nın du­ru­mu ne­dir?

İkin­ci so­rum: İne­bo­lu Ter­sa­ne­si için Teş­vik Ka­nu­nu kap­sa­mın­da yer tah­sis ça­lış­ma­la­rı var. Han­gi aşa­ma­da­yız ve ne za­man so­nuç­la­na­cak? Bu­nu öğ­ren­mek is­ti­yo­rum.

Bir de, ba­zı köy­ler­de­ki muh­tar­lar hem ka­mu iş­çi­si hem de köy muh­ta­rı ola­rak gö­rev­le­ri­ni de­vam et­ti­ri­yor­lar. Kaç ta­ne muh­ta­ra kaç li­ra pa­ra öde­ni­yor? Bu­nu öğ­ren­mek is­ti­yo­rum.

Bir de, han­gi ver­gi çe­şit­le­rin­de, ne oran­lar­da ver­gi in­di­rim­le­ri yap­tık?

Ah­met Bey'in sor­du­ğu so­ru­ya ila­ve­ten, ka­mu iş­çi­le­ri­nin kad­ro­ya geç­me­le­ri­nin kap­sa­mı ne­dir? Kim­ler iş­çi ola­rak…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Sı­va­cı­oğ­lu.

Sa­yın Zül­fü De­mir­bağ, bu­yu­run.

ZÜL­FÜ DE­MİR­BAĞ (Elâzığ) - Sa­yın Baş­ka­nım, ara­cı­lı­ğı­nız­la, Sa­yın Ba­ka­nı­ma iki so­ru sor­mak is­ti­yo­rum.

Bi­rin­ci­si: 2002 ön­ce­si dö­nem­de ya­pı­lan özel­leş­tir­me ile AK Par­ti İk­ti­da­rı­mız dö­ne­min­de ya­pı­lan özel­leş­tir­me­yi kı­yas­lar mı­sı­nız?

İkin­ci­si: Hep, ko­nuş­ma­cı­lar ta­ra­fın­dan, bor­cu­mu­zun art­tı­ğı ifa­de edi­li­yor. Bu­nu, tek­nik bir şe­kil­de or­ta­ya ko­yar mı­sı­nız?

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın De­mir­bağ.

Sa­yın Ca­vit To­run…

CA­VİT TO­RUN (Di­yar­ba­kır) - Sa­yın Baş­kan, Sa­yın Ba­ka­nım; GAP ola­rak bi­li­nen Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu Pro­je­si'ne bu­gü­ne ka­dar top­lam­da ne oran­da ya­tı­rım ya­pıl­mış ve kar­şı­lı­ğın­da ne ka­dar ge­lir el­de edil­miş­tir?

Böl­gem olan Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu Böl­ge­si ül­ke­mi­zin en bü­yük su hav­za­sı­dır. Bu böl­ge­de yer alan Ke­ban, Ka­ra­ka­ya, Ata­türk, Dic­le, Kral­kı­zı Ba­raj­la­rın­dan ül­ke­mi­zin ener­ji ih­ti­ya­cı­nın önem­li bir kıs­mı sağ­lan­mak­ta­dır. Su­la­ma ya­tı­rım­la­rı­mı­zın ay­nı hız­la iler­le­me­si için ne­ler yap­ma­yı dü­şü­nü­yor­su­nuz?

2007 yı­lı büt­çe­sin­de su­la­ma ya­tı­rım­la­rı­mı­za ayır­dı­ğı­nız kay­nak ne ka­dar­dır?

Yıl­lar­dan be­ri plan­la­nan, an­cak kay­nak ye­ter­siz­li­ği ge­rek­çe gös­te­ri­le­rek ge­ri­ye bı­ra­kı­lan Çer­mik-Ka­le, Er­ga­ni ve Çün­güş-Oyuk­lu Ba­raj­la­rı­nın ya­pı­mıy­la il­gi­li fi­nans­man te­mi­ni için ne tür ça­lış­ma­lar yap­ma­yı dü­şü­nü­yor­su­nuz?

Sa­yın Ba­ka­nım, Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu Böl­ge­si'nin kal­kın­ma­sı su­la­ma har­ca­ma­la­rı­na ay­rı­lan ya­tı­rım mik­tar­la­rı­nın yük­sek­li­ğiy­le doğ­ru oran­tı­lı­dır. Sil­van Pro­je­si bü­yük dış kay­nak ge­rek­ti­ri­yor…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın To­run.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, so­ru sor­ma sü­re­miz ta­mam­lan­mış­tır.

Sa­yın Ba­kan şim­di ce­vap ve­re­cek­ler.

Bu­yu­run efen­dim.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, çok te­şek­kür edi­yo­rum.

Sa­yın As­la­noğ­lu "Nü­fu­sa gö­re be­le­di­ye­le­re yar­dım ya­pı­yor­su­nuz. Bu, za­man za­man ada­let­siz bir du­rum mey­da­na ge­ti­ri­yor. Ye­ni ka­nun dü­şü­nü­yor mu­su­nuz?" di­yor. Bu­nun­la il­gi­li ka­nun Mec­li­se sevk edil­di, ya­kın­da da Ge­nel Ku­ru­la ge­lir, öy­le tah­min edi­yo­rum.

Şim­di, Te­kel… Ma­lat­ya'ya yi­ne so­ru­yor­su­nuz, Ma­lat­ya Mil­let­ve­ki­li ol­ma­nız ha­se­biy­le. Ma­lat­ya Si­ga­ra Fab­ri­ka­sı üre­ti­mi­ne de­vam edi­yor, ama, za­man za­man da si­pa­ri­şe bağ­lı ola­rak ge­çi­ci du­ruş­lar ola­bi­li­yor.

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Sa­yın Ba­kan, hiç et­mi­yor.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Şim­di, eğer bu si­pa­riş­ler de­vam et­ti­ği müd­det­çe de biz üre­ti­me şu an­da de­vam edi­yo­ruz.

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - Sa­yın Ba­kan, si­zi ya­nıl­tı­yor­lar. Et­mi­yor şu an­da, ça­lış­mı­yor.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - İş­te, söy­le­di­ğim gi­bi, si­pa­ri­şe bağ­lı ola­rak za­man za­man du­ra­bi­lir.

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - İş­çi­le­ri de da­ğı­tı­yor­lar di­ğer fab­ri­ka­la­ra.

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Sa­ta­ca­ğız ora­yı, sa­ta­ca­ğız!

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Ve şu­nu da… Te­kel, bi­li­yor­su­nuz, özel­leş­tir­me prog­ra­mın­da özel­leş­ti­ri­le­cek…

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - Ya­ni, en­di­şe­miz, onun ar­sa­sı­nı da bi­ri­le­ri­ne aca­ba dev­ret­me­yi mi dü­şü­nü­yor­su­nuz Sa­yın Ba­kan?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Ama, onu bi­zim he­men ka­pat­mak gi­bi bir dü­şün­ce­miz de yok, onu da açık­lık­la be­lirt­mek is­ti­yo­rum.

Yi­ne, Sa­yın Kı­lıç, Ma­lat­ya Sü­mer­bank Fab­ri­ka­sıy­la il­gi­li ola­rak so­ru sor­du. Ora­sı da, iş­te, da­ha ön­ce 11 mil­yon do­la­ra sa­tıl­dı, bu ip­tal edil­di. Ta­bii, bi­zim dö­ne­mi­miz­den ön­ce­ki dö­nem­de sa­tı­lıp ip­tal edi­len bir şey söz ko­nu­su. On­dan son­ra "11 mil­yo­na sa­tı­la­nı 6 mil­yon do­la­ra sat­tı­nız." di­yor. Ora­sı iki par­ça­dır, bir par­ça­sı 6  mil­yon do­la­ra sa­tıl­dı. Onu be­lir­te­yim.

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - İmar de­ği­şik­li­ğiy­le il­gi­li…

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Şim­di, "Fab­ri­ka ola­rak ça­lış­tı­ra­cak olan grup bun­da imar de­ği­şik­li­ği yap­mak is­ti­yor." di­yor. Bu­ra­da, ta­bii, özel­leş­tir­mey­le il­gi­li Ka­nun söz ko­nu­su ve imar de­ği­şik­li­ği­ni ya­pa­cak da be­le­di­ye­dir. Be­le­di­ye ne ya­pa­cak, onu biz ta­bii bi­le­mi­yo­ruz, imar­da ne ya­par ne yap­maz. Ama, her­ke­sin ka­nun­lar çer­çe­ve­si­ne gö­re ha­re­ket et­me mec­bu­ri­ye­ti var­dır bil­di­ği­niz gi­bi.

Yi­ne, Ma­lat­ya Te­kel Fab­ri­ka­sıy­la il­gi­li ola­rak so­ru­nu­za bi­raz ön­ce­ki ce­va­bı­mı si­ze de ay­nen tek­rar­la­mak is­ti­yo­rum.

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - Yi­ne, Sü­mer­bank­ta ol­du­ğu gi­bi ar­sa­sı bi­ri­le­ri­ne mi dev­re­di­le­cek? O so­rum ye­tiş­me­miş­ti Sa­yın Ba­kan.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, izin ve­rir­se­niz...

Sa­yın Ba­kan ce­vap­lan­dır­sın Sa­yın Kı­lıç.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Şim­di, bi­zim sa­tı­şı­mız bel­li, sa­tış şart­la­rı­mız bel­li, Özel­leş­tir­me Ka­nu­nu bel­li. Her şe­yin bu şart­lar ve ka­nun­la­ra uy­gun ol­ma­sı icap eder; uy­gun ol­maz­sa da, ka­nun­lar ge­re­ği ney­se o ye­ri­ne ge­ti­ri­lir, ya­pı­lır.

Yi­ne, Sa­yın Os­man Öz­can, "Be­ya­nı­nı ar­tır de­di­ği­niz mü­kel­lef sa­yı­sı kaç­tır?" di­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, şim­di, ka­yıt dı­şıy­la il­gi­li şikâyet eder­ken, he­pi­miz şikâyet­le­ri­mi­zi ye­re gö­ğe sığ­dı­ra­mı­yo­ruz. O ka­dar şikâyet... Ya­ni, ben­den faz­la siz­ler şikâyet edi­yor­su­nuz o ko­nu­da. Ka­yıt dı­şı de­mek, sa­de­ce ver­gi da­ire­si­ne mü­kel­le­fi­ye­ti­ni te­sis et­tir­me­miş in­san­lar de­ğil, ka­yıt dı­şı de­mek, öde­me­si ge­re­ken ver­gi­yi da­ha az öde­yen­ler de ka­yıt dı­şı ha­re­ket edi­yor de­mek­tir. Evet, mü­kel­le­fi­ye­ti var ama, mü­kel­le­fi­ye­ti­nin ge­re­ği olan, öde­me­si ge­re­ken ver­gi­den çok da­ha dü­şük ver­gi öde­ni­yor. Ba­zen öy­le du­rum­lar mey­da­na ge­li­yor ki, be­yan­na­me­ye bak­tı­ğı­nız za­man, bir adam, bir se­ne za­rar ede­bi­lir, iki se­ne za­rar ede­bi­lir, ama sü­rek­li za­rar eder­se, bun­da bir yan­lış­lık var de­mek­tir ve­ya­hut da bir adam sü­rek­li ola­rak, ya­nın­da ça­lış­tır­dı­ğı ka­dar ver­gi öde­mi­yor­sa, bu­ra­da bir yan­lış­lık var de­mek­tir ve­ya­hut da bir in­san, evi var, ara­ba­sı var, yaz­lı­ğı var, efen­dim, ço­cuk­la­rı­nı özel oku­la gön­de­ri­yor, fa­kat be­yan et­ti­ği ver­gi as­ga­ri üc­ret­li­nin ver­gi­si ka­dar, bun­da bir yan­lış­lık var de­mek­tir. Ee, ta­bii, ver­gi da­ire­si, be­yan­na­me­yi al­dı­ğı za­man bir ön in­ce­le­me­si de söz ko­nu­su; ya­ni, bu­ra­da bir yan­lış­lık var­sa, "Bu­ra­da bir yan­lış­lık var, bu­ra­da­ki yan­lış­lı­ğa bir ba­kı­yor mu­su­nuz?" de­me­si, ver­gi da­ire­si­nin en ta­bii hak­kı. Ya­ni "Git ver­gi­ni dü­zelt de gel de, şöy­le yap da gel de..."  Böy­le bir şey söz ko­nu­su de­ğil ama, bu­gün tra­fik bi­le ra­dar­lar ko­yu­yor yol­la­ra, ra­dar­lar; di­yor ki: "Bu yol­da ra­dar var, dik­kat edin, hı­zı­nı­zı ona gö­re ayar­la­yın, yan­lış iş­ler yap­ma­yın, tra­fik ku­ral­la­rı­na ay­kı­rı ha­re­ket et­me­yin." di­yor­sa, o di­yor da, ver­gi da­ire­si mü­dü­rü ola­rak, ver­gi da­ire­si ola­rak biz ni­ye "Ba­zı ku­ral­la­ra dik­kat edin ar­ka­daş, ver­gi­ni­zi doğ­ru dü­rüst öde­yin, mü­kel­le­fi­ye­ti­ni­zi ye­ri­ne ge­ti­rin." de­me­ye­lim ya­ni? Bun­da ne bir suç var ne bir ka­nun­suz­luk var. Böy­le şey­le­ri… Hem ge­lip, bu­ra­da, bu kür­sü­ler­de ça­tır ça­tır ka­yıt dı­şın­dan şikâyet ede­cek­si­niz hem de… Bir adam, her şe­yiy­le, bü­tün, ge­li­yor, ya­nın­da­ki iş­çi­si ka­dar ver­gi öde­mi­yor ve­ya­hut da bir gün­lük tak­si­si ka­dar, bir gün­lük tak­si mas­ra­fı ka­dar ver­gi öde­mi­yor, biz bu­nu uyar­ma­ya­ca­ğız! Böy­le iş mi var ya­ni! Eli­ni­zi vic­da­nı­nı­za ko­yun. Bu ko­nu­da, bı­ra­kın şikâyet et­me­yi, lüt­fen, Ma­li­ye Ba­ka­nı­na ve Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­na yar­dım­cı olun ya­ni.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - İn­ce­le­me ya­pın Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - İn­ce­le­me de ya­pı­yo­ruz.

MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Öy­le kor­ku­ta­rak ol­maz o iş­ler. Hak­kı­nı­zı kul­la­nın, in­ce­le­me ya­pın.

FE­Rİ­DUN FİK­RET BA­LOĞ­LU (An­tal­ya) - Es­naf­la uğ­raş­ma­yın, pat­ron­lar­la uğ­ra­şın da gö­re­lim gü­cü­nü­zü. Emek­le uğ­ra­şı­yor­su­nuz, ser­ma­yey­le uğ­ra­şın da gö­re­lim.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, önem­li bir ko­nu­ya da­ha te­mas et­mek is­ti­yo­rum. Sa­yın Os­man Kap­tan "Özel ile­ti­şim ver­gi­si ine­ce­ği yer­de bin­di." de­di.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, biz­den ön­ce ha­zır­lan­mış bir ka­nun var. O Ka­nun­da da mak­tu ver­gi­ler -mak­tu, ya­ni li­ra ola­rak be­lir­len­miş- her se­ne bel­li bir de­ğer­le­me öl­çü­sün­de enf­las­yo­na adap­te edi­lir. Yok­sa, ay­nı pa­ra ka­lır ve enf­las­yon kar­şı­sın­da erir, erir, erir, bir za­man ge­lir de, hiç­bir şe­ye ben­ze­mez.

Şim­di, bü­tün ver­gi­ler, mo­tor­lu ta­şıt ver­gi­le­ri ol­sun, özel ile­ti­şim ver­gi­le­ri ol­sun, mak­tu ver­gi­ler­dir. Mak­tu ver­gi­ler bel­li bir de­ğer­len­me öl­çü­sün­de ar­tı­rı­lır. Bu es­ki­den­di. Enf­las­yon­lar çok yük­sek ol­du­ğu için, yük­sek ar­tı­rı­lı­yor­du. Şim­di, bu se­ne­ki de­ğer­le­me öl­çü­sü yüz­de 7,8'dir. Yüz­de 7,8 bü­tün ver­gi­le­re de­ğer­le­me far­kı ola­rak… Ya­ni, ge­çen se­ne­ki de­ğe­ri­ni ko­ru­ma­sı do­la­yı­sıy­la böy­le bir ar­tı­rım söz ko­nu­su olu­yor. Bu de­ğer­le­me­den mey­da­na ge­lir. Bu bir ver­gi ar­tı­şı, ver­gi nis­pet­le­ri­nin ar­tı­şı ma­na­sın­da de­ğil­dir. Bu, yıl­lar­dan be­ri -biz­den ön­ce de- ya­pı­la­ge­len bir usul­dür. Bu­nu özel­lik­le be­lirt­mek is­ti­yo­rum.

Sa­yın Işık, ka­mu­da­ki 200 bin ki­şi­nin kad­ro­ya alın­ma­sıy­la il­gi­li ça­lış­ma­lar Sa­yın Ça­lış­ma Ba­kan­lı­ğı­mı­zın ko­or­di­nas­yo­nun­da yü­rü­tü­lü­yor. Bu­nun­la il­gi­li bir ta­sa­rı ça­lış­ma­la­rı var ve bu­nun­la il­gi­li ola­rak Ba­kan­lar Ku­ru­lu­na iki de­fa da su­num ya­pıl­dı. Son şek­li herhâlde ha­zır­la­nıp, Baş­ba­kan­lı­ğa ya­kın­da su­nu­la­cak di­ye ben bi­li­yo­rum; ama, da­ha de­tay nok­ta­sı­nı Sa­yın Ça­lış­ma Ba­ka­nı­mız­dan ala­bi­lir­si­niz, bil­gi­le­ri­ni ala­bi­lir­si­niz.

Ye­ni, özel­leş­tir­me ile özel­leş­tir­me­den do­ğan per­so­ne­lin 4/C kap­sa­mın­da ça­lış­tı­rıl­ma­sı için ye­ni bi­ze mü­ra­ca­at­lar olur, o Ka­nun kap­sa­mın­da ise, onun da ge­re­ği hiç şüp­he­siz ki, ya­pı­la­cak­tır.

Şim­di, Sa­yın Gü­ven, ca­ri açık­lar­la il­gi­li bir so­ru­nuz var­dı ama, onu tam ala­ma­dım, onu ya­zı­lı ola­rak bil­di­re­lim is­ter­se­niz.

Ge­li­nen eko­no­mik ge­liş­me-is­tih­dam ar­tı­şı ara­sın­da­ki oran; bu fev­ka­la­de önem­li. Şim­di, Sa­yın Ala­et­tin Gü­ven önem­li de bir so­ru sor­du. Mu­hak­kak su­ret­te eko­no­mik ge­liş­me ay­nı za­man­da is­tih­dam­da­ki ar­tı­şı sağ­lar. Tür­ki­ye'miz­de yal­nız ken­di­ne öz­gü olan bir du­rum var de­ğer­li ar­ka­daş­lar. O da şu: Tür­ki­ye'de bü­yük bir nü­fus ar­tı­şı var. Nü­fus ar­tı­şı­na bir iş, ar­tan nü­fu­sa iş bu­la­cak­sı­nız. On­dan son­ra bir de Tür­ki­ye'de ta­rım nü­fu­su, ta­rım­da ça­lı­şan nü­fus fev­ka­la­de faz­la. Şim­di, bu nü­fus­tan da sü­rek­li ola­rak ta­rım dı­şı alan­la­ra, sek­tör­le­re bü­yük bir ka­yış var, bir de on­la­ra iş bu­la­cak­sı­nız. On­dan son­ra bir de ila­ve­ten iş bu­la­cak­sı­nız, iş­siz­li­ği azal­ta­cak­sı­nız. Bi­zim Hükûme­ti­miz za­ma­nın­da bu üçü de ol­muş­tur ve ol­ma­ya da de­vam et­mek­te­dir. Yal­nız hem ta­rım dı­şın­da­ki­ne hem ar­tan nü­fu­sa iş bul­ma sağ­lan­mış­tır, 35'ler­den 28,5'la­ra in­miş­tir ta­rım için­de­ki ça­lış­ma is­tih­da­mı. Do­la­yı­sıy­la, ara­da­ki 6,5 pu­an­lık ta­rım­dan ta­rım dı­şı­na bir ka­yış ol­muş­tur, ta­rım dı­şın­da­ki sa­na­yi ve hiz­met sek­tö­rü bun­la­rı ab­sor­be et­miş­tir, ya­ni bun­la­ra iş bul­muş­tur. Ay­rı­ca, ye­ni…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Şim­di, ko­nuş­ma­nı­zı ta­mam­lar mı­sı­nız Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Ta­mam Sa­yın Baş­ka­nım.

Ve ila­ve­ten de bu iş­siz­ler­de aza­lış ol­muş­tur ve bi­zim za­ma­nı­mız­da, 2 mil­yon ki­şi­ye ya­kın is­tih­dam sağ­lan­mış­tır, ila­ve is­tih­dam sağ­lan­mış­tır.

Sa­yın Alim Tunç'un, Yu­nus Em­re Ko­ope­ra­ti­fi­nin bu prob­le­mi­nin çö­zü­mü için ça­lış­ma­la­rı­mız son aşa­ma­ya gel­miş­tir. Onu da mem­nu­ni­yet­le be­lirt­mek is­ti­yo­rum.

Mu­sa Sı­va­cı­oğ­lu Bey'in, İne­bo­lu Ter­sa­ne­si'yle il­gi­li ola­rak: Dos­ya­sın­da­ki ek­sik­le­rin gi­de­ril­me­si için Kas­ta­mo­nu Va­li­li­ğin­den bil­gi is­ten­miş, on beş gün içe­ri­sin­de de iş­lem ta­mam­la­na­cak­tır. İl­gi­li­ler de be­nim­le özel ola­rak ge­lip gö­rüş­tü­ler ve bu iş­lem­le­ri de kı­sa za­man­da ta­mam­lan­mış ola­cak.

Kas­ta­mo­nu Şe­ker­de özel­leş­tir­me ya­pıl­ma­dı. Ma­lat­ya Şe­ker… O ay­rı… "Kas­ta­mo­nu Şe­ker­de de özel­leş­tir­me ya­pıl­ma­dı." di­ye not gel­di.

Sa­yın De­mir­bağ'ın özel­leş­tir­mey­le il­gi­li so­ru­su, bir de "Borç­lar art­tı mı?" di­ye. Şim­di, borç­lar, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bir de­fa, gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nıy­la öl­çü­lür borç­lar. Bü­tün ül­ke­ler­de, dün­ya­da böy­le­dir. Şim­di, biz­den ön­ce, hat­ta 2001 yı­lın­da -ak­lım­da ka­lan şe­ye gö­re- borç­la­rın gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nı yüz­de 90,5'tu. Şim­di, bu oran 2006'nın so­nun­da yüz­de 49,6'ya ge­ri­li­yor.

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Yüz­de 60, Sa­yın Ba­kan.

ALİ CUM­HUR YA­KA (Muğ­la) - Art­tı mı art­ma­dı mı?

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Borç­lar, no­mi­nal ola­rak art­tı mı art­ma­dı mı? İlk de­fa, 2006 yı­lın­da azal­ma­ya baş­la­dı. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan "Bra­vo" ses­le­ri, al­kış­lar) Ka­mu ke­si­mi borç­lan­ma ge­re­ği ek­si­ye düş­tü, bu borç­lar 2006 yı­lın­da azal­ma­ya baş­la­dı. Ya­ni, 2006 yı­lın­da hem no­mi­nal hem de oran­sal ola­rak bü­yük mik­tar­da borç­la­rı­mız düş­me­ye baş­la­dı.

Bu­nu da be­lirt­mek is­ti­yo­rum ve say­gı­lar su­nu­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ba­kan.

Ge­re­kir­se ya­zı­lı ce­vap ve­rir­si­niz.

So­ru-ce­vap bö­lü­mü de ta­mam­lan­mış­tır.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, şim­di sı­ra­sıy­la, on be­şin­ci tur­da yer alan büt­çe­le­rin bö­lüm­le­ri­ne ge­çil­me­si hu­su­su­nu ve bö­lüm­le­ri­ni ay­rı ay­rı oku­tup oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım.

Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri­ne ge­çil­me­si­ni oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Bö­lüm­le­ri oku­tu­yo­rum:

12 - MA­Lİ­YE BA­KAN­LI­ĞI

1.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

A - C E T V E L İ

  Ko­du        Açık­la­ma                                                                               (YTL)

     01           Ge­nel Ka­mu Hiz­met­le­ri                                          26.006.211.171

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     02           Sa­vun­ma Hiz­met­le­ri                                                           801.220

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     03           Ka­mu Dü­ze­ni ve Gü­ven­lik Hiz­met­le­ri                           59.467.960

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     06           İs­kan ve Top­lum Re­fa­hı Hiz­met­le­ri                          3.700.000.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     09           Eği­tim Hiz­met­le­ri                                                             3.496.050

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir

     10           Sos­yal Gü­ven­lik ve Sos­yal Yar­dım Hiz­met­le­ri      16.230.700.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir

                   TOP­LAM                                                               46.000.676.401

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri ka­bul edil­miş­tir.

Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2005 ma­li yı­lı ke­sin­he­sa­bı­nın bö­lüm­le­ri­ne ge­çil­me­si­ni oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

2.- Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2005 Malî Yı­lı Ke­sin­he­sa­bı

BAŞ­KAN - (A) cet­ve­li­nin ge­nel top­la­mı­nı oku­tu­yo­rum:

Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2005 Malî Yı­lı Ke­sin­he­sa­bı

A  -  C E T V E L İ

                                                                     Li­ra        

- Ge­nel Öde­nek Top­la­mı                :       26.489.560.678,95

- Top­lam Har­ca­ma                          :       25.490.540.130,01

- Öde­nek Dı­şı Har­ca­ma                  :            170.885.030,18

- İp­tal Edi­len Öde­nek                     :         1.169.832.779,12

- Er­te­si Yı­la Dev­re­di­len Öde­nek    :                     72.800,00

BAŞ­KAN - (A) cet­ve­li­ni ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı 2005 ma­li yı­lı ke­sin­he­sa­bı­nın bö­lüm­le­ri ka­bul edil­miş­tir.

Ka­mu İha­le Ku­ru­mu 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri­ne ge­çil­me­si­ni oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Bö­lüm­le­ri oku­tu­yo­rum:

42.06 - KA­MU İHA­LE KU­RU­MU

1.- Ka­mu İha­le Ku­ru­mu 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

A - C E T V E L İ

  Ko­du        Açık­la­ma                                                                               (YTL)

     01           Ge­nel Ka­mu Hiz­met­le­ri                                                 13.814.335

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     02           Sa­vun­ma Hiz­met­le­ri                                                           138.100

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     04           Eko­no­mik İş­ler ve Hiz­met­ler                                         52.360.565

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

                   TOP­LAM                                                                      66.313.000

BAŞ­KAN- Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

(B) cet­ve­li­ni oku­tu­yo­rum:

B - C E T V E L İ

  Ko­du        Açık­la­ma                                                                               (YTL)

     03           Te­şeb­büs ve Mül­ki­yet Ge­lir­le­ri                                     43.363.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     05           Di­ğer Ge­lir­ler                                                                22.950.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

                   TOP­LAM                                                                      66.313.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Ka­mu İha­le Ku­ru­mu 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri ka­bul edil­miş­tir.

Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri­ne ge­çil­me­si­ni oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Bö­lüm­le­ri oku­tu­yo­rum:

12.76 - GE­LİR İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI

1.- Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

A - C E T V E L İ

  Ko­du        Açık­la­ma                                                                               (YTL)

     01           Ge­nel Ka­mu Hiz­met­le­ri                                            1.298.950.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

                   TOP­LAM                                                                 1.298.950.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri ka­bul edil­miş­tir.

Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri­ne ge­çil­me­si­ni oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Bö­lüm­le­ri oku­tu­yo­rum:

40.35 - ÖZEL­LEŞ­TİR­ME İDA­RE­Sİ BAŞ­KAN­LI­ĞI

1.- Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe­si

A - C E T V E L İ

  Ko­du        Açık­la­ma                                                                               (YTL)

     01           Ge­nel Ka­mu Hiz­met­le­ri                                                   9.355.425

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     04           Eko­no­mik İş­ler ve Hiz­met­ler                                           9.640.575

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

                   TOP­LAM                                                                      18.996.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

(B) cet­ve­li­ni oku­tu­yo­rum:

B - C E T V E L İ

  Ko­du        Açık­la­ma                                                                               (YTL)

     03           Te­şeb­büs ve Mül­ki­yet Ge­lir­le­ri                                          276.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     05           Di­ğer Ge­lir­ler                                                                18.720.000

BAŞ­KAN- Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

                   TOP­LAM                                                                      18.996.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın 2007 yı­lı mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­si­nin bö­lüm­le­ri ka­bul edil­miş­tir.

Böy­le­ce, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı, Ka­mu İha­le Ku­ru­mu, Ge­lir İda­re­si Baş­kan­lı­ğı ve Özel­leş­tir­me İda­re­si Baş­kan­lı­ğı­nın 2007 yı­lı büt­çe­le­ri ile Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın 2005 yı­lı ke­sin­he­sa­bı ka­bul edil­miş­tir. Ha­yır­lı ol­ma­sı­nı di­li­yo­rum.

On be­şin­ci tur­da­ki gö­rüş­me­ler ta­mam­lan­mış­tır.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Ma­li Yı­lı Ge­nel ve Kat­ma Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı­nın 1'in­ci mad­de­le­ri kap­sa­mı­na gi­ren ba­kan­lık ve il­gi­li ku­ru­luş­la­rın büt­çe­le­ri ve ke­sin­he­sap­la­rı ile ge­lir ve fi­nans­man ile il­gi­li 2'nci mad­de­le­ri­nin gö­rüş­me­le­ri ta­mam­lan­mış bu­lun­mak­ta­dır.

Şim­di, prog­ram uya­rın­ca sı­ra­sıy­la, 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ile 2005 Yı­lı Ke­sin­he­sap Ka­nu­nu Ta­sa­rı­la­rı­nın mad­de­le­ri­ni oku­tup oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım.

Şim­di, 2007 Yı­lı Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı'nın gi­der büt­çe­siy­le il­gi­li 1'in­ci mad­de­si­ni okut­tuk­tan son­ra oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım.

2007 YI­LI MER­KE­Zİ YÖ­NE­TİM BÜT­ÇE KA­NU­NU TA­SA­RI­SI

Bİ­RİN­Cİ KI­SIM

Ge­nel Hü­küm­ler

Bİ­RİN­Cİ BÖ­LÜM

Gi­der, Ge­lir, Fi­nans­man ve Den­ge

Gi­der

MAD­DE 1- (1) Bu Ka­nu­na bağ­lı (A) işa­ret­li cet­vel­ler­de gös­te­ril­di­ği üze­re, 10/12/2003 ta­rih­li ve 5018 sa­yı­lı Ka­mu Ma­li Yö­ne­ti­mi ve Kon­trol Ka­nu­nu­na ek­li;

a) (I) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan ge­nel büt­çe kap­sa­mın­da­ki ka­mu ida­re­le­ri­ne 200.902.066.401 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

b) (II) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan özel büt­çe­li ida­re­le­re 12.720.119.000 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

c) (III) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan dü­zen­le­yi­ci ve de­net­le­yi­ci ku­rum­la­ra 1.437.179.058 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

öde­nek ve­ril­miş­tir.

BAŞ­KAN - 1'in­ci mad­de­yi da­ha ev­vel ka­bul edil­miş bu­lu­nan cet­vel­le­riy­le bir­lik­te oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

Ge­lir büt­çe­si­ne iliş­kin 2'nci mad­de­yi tek­rar oku­tu­yo­rum:

Ge­lir ve fi­nans­man

MAD­DE 2- (1) Ge­lir­ler:

Bu Ka­nu­na ek­li (B) işa­ret­li cet­vel­ler­de gös­te­ril­di­ği üze­re, 5018 sa­yı­lı Ka­nu­na ek­li;

a) (I) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan ge­nel büt­çe­nin ge­lir­le­ri 184.242.515.000 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

b) (II) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan özel büt­çe­li ida­re­le­rin ge­lir­le­ri 3.263.692.290 Ye­ni Türk Li­ra­sı öz ge­lir, 9.288.386.401 Ye­ni Türk Li­ra­sı Ha­zi­ne yar­dı­mı ol­mak üze­re top­lam 12.552.078.691 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

c) (III) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan dü­zen­le­yi­ci ve de­net­le­yi­ci ku­rum­la­rın ge­lir­le­ri 1.435.179.058 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

ola­rak tah­min edil­miş­tir.

(2) Fi­nans­man:

Bu Ka­nu­na ek­li (F) işa­ret­li cet­vel­ler­de gös­te­ril­di­ği üze­re, 5018 sa­yı­lı Ka­nu­na ek­li;

a) (II) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan özel büt­çe­li ida­re­le­rin net fi­nans­ma­nı 222.734.309 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

b) (III) sa­yı­lı cet­vel­de yer alan dü­zen­le­yi­ci ve de­net­le­yi­ci ku­rum­la­rın net fi­nans­ma­nı 2.000.000 Ye­ni Türk Li­ra­sı,

ola­rak tah­min edil­miş­tir.

BAŞ­KAN - Şim­di, 2'nci mad­de­ye bağ­lı cet­ve­lin bö­lüm­le­ri­ni oku­tup ay­rı ay­rı oy­la­rı­nı­za su­na­ca­ğım:

GENEL BÜTÇENİN GELİRLERİ

(2007 Yı­lı Ge­nel Büt­çe­li İda­re­le­rin İl­gi­li Mev­zu­ata Gö­re Tah­si­li­ne De­vam Olu­na­cak Ge­lir­ler)

B - C E T V E L İ

                                                                                                     2007 YILI BÜTÇE

KOD­LAR

AÇIK­LA­MA                                                 

GE­LİR­LE­Rİ (YTL)

 

 

01

Ver­gi Ge­lir­le­ri

173.861.616.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

 

 

 

 

03

Te­şeb­büs ve Mül­ki­yet Ge­lir­le­ri

7.826.459.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

 

 

 

 

04

Alı­nan Ba­ğış ve Yar­dım­lar ile Özel Ge­lir­ler

480.118.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

 

 

 

 

05

Di­ğer Ge­lir­ler

15.394.039.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

 

 

 

 

06

Ser­ma­ye Ge­lir­le­ri

2.569.283.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler… Et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

 

 

 

 

 

GE­NEL TOP­LAM

200.131.515.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

     09           Red ve İa­de­ler ( - )                                                         15.889.000.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

                   NET BÜT­ÇE GE­Lİ­Rİ                                                 184.242.515.000

BAŞ­KAN - Ka­bul eden­ler... Et­me­yen­ler... Ka­bul edil­miş­tir.

2'nci mad­de­yi, ka­bul edi­len ek­li cet­ve­liy­le bir­lik­te oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir.

3'ün­cü mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

Den­ge

MAD­DE 3- (1) Bu Ka­nu­nun 1 in­ci mad­de­si­nin (a) ben­din­de be­lir­ti­len öde­nek­ler top­la­mı ile 2 nci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sı­nın (a) ben­din­de yer alan tah­mi­ni ge­lir­ler top­la­mı ara­sın­da­ki fark, net borç­lan­ma ha­sı­la­tı ile kar­şı­la­nır.

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na ve şah­sı adı­na, Te­kir­dağ Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Enis Tü­tün­cü.

Sa­yın Tü­tün­cü, sü­re­ni­zi bir­leş­ti­ri­yo­rum.

CHP GRU­BU ADI­NA ENİS TÜ­TÜN­CÜ (Te­kir­dağ) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, 2007 büt­çe ta­sa­rı­sı­nın "den­ge" mad­de­si üze­rin­de söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Söz­le­ri­me baş­lar­ken, he­pi­ni­zi sev­giy­le, say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Büt­çe den­ge­siy­le il­gi­li ana ka­lem­le­re şöy­le kı­sa­ca bir göz at­tı­ğı­mız­da, şöy­le bir man­za­ray­la kar­şı­la­şı­yo­ruz: Mer­kezî yö­ne­tim büt­çe gi­der­le­ri 2007 he­de­fi ola­rak 205 mil­yar YTL, mer­kezî yö­ne­tim büt­çe ge­lir­le­ri 188 mil­yar YTL ve büt­çe açı­ğı da 2007 yı­lı ola­rak 16,8 mil­yar YTL ola­rak prog­ram­lan­mış, yak­la­şık 17 mil­yar YTL. Bu du­rum­da, 2007'de büt­çe açı­ğı­nın, 2006 yı­lı­na gö­re yak­la­şık 5 kat da­ha faz­la ola­ca­ğı ön­gö­rül­mek­te­dir.

Bu büt­çe açı­ğı ne an­la­ma ge­li­yor? Dev­le­tin iki ya­ka­sı­nın yi­ne açıl­ma­ya baş­la­ya­bi­le­ce­ği an­la­mı­na ge­li­yor. Dev­le­tin iki ya­ka­sı­nın yi­ne -yi­ne­li­yo­rum- açıl­ma­ya baş­la­ya­bi­le­ce­ği­ni ifa­de edi­yor. Dev­le­tin iki ya­ka­sı­nı bir ara­ya ge­ti­re­bil­mek ama­cıy­la, bu yü­ce mil­let­ten, yıl­lar­dır öz­ve­ri is­ten­di. Mil­let bu­na kat­lan­dı, ama ger­çek­ten çok ezil­di, pe­ri­şan edil­di. İş­te bu­nun so­nun­da, büt­çe açı­ğı 3 mil­yar YTL'ye ka­dar ge­ri­le­til­di 2006 yı­lın­da -biz 2007 yı­lı büt­çe­siy­le il­gi­li ko­nu­şu­yo­ruz- ve bu ge­liş­me­yi tüm AKP'li­ler, ko­ro hâlin­de, Hükûme­tin ba­şa­rı­la­rın­dan bi­ri ola­rak sü­rek­li ola­rak tak­dim edi­yor­lar. Ama, bir de bu ge­liş­me­nin al­tın­da ya­tan ger­çe­ğe bak­ma­lı­sı­nız de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri. Bu­ra­ya ne­den bak­mı­yor­su­nuz? İşi­ni­ze gel­mi­yor, on­dan bak­mı­yor­su­nuz. Övün­dü­ğü­nüz bu tab­lo­yu, dar ve sa­bit ge­lir­li hal­kı­mı­zın ümü­ğü­nü sı­ka­rak ya­rat­tı­nız. Bu tab­lo­ya ba­şa­rı ma­dal­ya­sı ve­ri­le­cek­se, bu si­ze de­ğil, yü­ce mil­le­tin sab­rı­na, di­ren­ci­ne ve efen­di­li­ği­ne ve­ril­me­li­dir. Hâlâ gör­mü­yor mu­su­nuz, mil­le­tin bü­yük bö­lü­mü aç, se­fil, pe­ri­şan hâle gel­di. Şu an­da borç­la ayak­ta kal­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar. Ör­ne­ğin, kul­la­nı­lan tü­ke­ti­ci kre­di­si ar­tı ban­ka kar­tı bor­cu top­lam ola­rak, 2002 yı­lın­da ki­şi ba­şı­na 64 do­lar idi, Ey­lül 2006'da bu 648 do­la­ra çık­tı. Bu­na gö­re 9 kat ar­tış ol­muş. Bu olum­suz tab­lo si­ze hiç­bir an­lam ifa­de et­mi­yor mu de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri?

Ba­kı­nız, aç­lık so­ru­nu en faz­la kır­sal ke­si­mi vur­ma­ya baş­la­dı. Ta­rım, hay­van­cı­lık ve or­man­cı­lık ar­tık in­sa­nı­nı bes­le­ye­mi­yor, kent­le­re doğ­ru ta­rım in­sa­nı­nı sür­me­ye baş­la­dı.

2006 yıl so­nun­da 46 mil­yar YTL fa­iz öde­me­si yap­mış ola­cak­sı­nız. 2007'de ise fa­iz öde­me­si yak­la­şık 53 mil­yar YTL'ye çı­ka­cak. Bu fa­iz öde­me­si­ni kim­le­re ya­pı­yor­su­nuz? Yurt içi ve yurt dı­şı var­lık­lı ke­sim­le­re ya­pı­yor­su­nuz.

Şim­di, bu acı ger­çek­ler bu­ra­da du­ra­cak, son­ra, siz, kür­sü­le­re çı­kıp "Efen­dim, ta­rı­ma ver­di­ği­miz des­te­ği 2007 yı­lın­da 5,3 mil­yar YTL'ye çı­kar­dık." di­ye övü­ne­cek­si­niz. Hem de bu mik­ta­rın, ta­rım­da ayak­ta kal­ma mü­ca­de­le­si ve­ren üre­ti­ci çift­çi­mi­ze bir can su­yu bi­le ol­ma­dı­ğı­nı bi­le bi­le övü­ne­cek­si­niz. Bir avuç in­sa­na 53 mil­yar YTL fa­iz öde­me­si, ama, çift­çi­ye, ger­çek üre­ti­ci­ye, ai­le­le­riy­le bir­lik­te en az 25 mil­yon in­sa­na 5 mil­yar YTL des­tek. Bra­vo(!) Val­la­hi bra­vo(!) Sor­maz­lar mı in­sa­na, ada­le­tin bu mu ey AKP? So­rar­lar. Ve ni­te­kim so­ra­cak­lar. Ne­den böy­le olu­yor sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri?

İk­ti­da­rı­nı­zın ikin­ci yı­lın­da IMF ile yap­tı­ğı­nız üç yıl­lık ye­ni stand-by an­laş­ma­sı var ya, bu­ra­da IMF'ci­le­ri ik­na ede­me­di­niz ve IMF'ye tam an­la­mıy­la tes­lim ol­du­nuz. Si­ze so­ru­yo­ruz: IMF ile an­laş­ma yap­mış han­gi ül­ke­de Tür­ki­ye'de­ki gi­bi ağır bir eko­no­mik prog­ram uy­gu­lan­dı? Sa­hi, söy­ler mi­si­niz, han­gi ül­ke­nin hükûme­ti hal­kı­nın böy­le­si­ne acı­ma­sız­ca ezil­me­si­ne ra­zı ol­du? Sa­de­ce bi­zim hal­kı­mız, o da AKP sa­ye­sin­de ezil­di.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; yi­ne, bu büt­çe den­ge­sin­de büt­çe ge­lir­le­ri 188 mil­yar YTL ola­rak prog­ram­lan­mış. Bu meb­lağ için­de ver­gi ge­lir­le­ri he­de­fi 158 mil­yar YTL. Ver­gi ge­lir­le­ri­nin ay­rın­tı­sı­na ba­kı­yo­ruz, as­lan pa­yı­nın yi­ne ga­ri­ban­lar­dan top­la­na­ca­ğı açık­ça gö­rü­lü­yor. KDV ve ÖTV, top­la­nan do­lay­lı ver­gi­le­rin ora­nı yüz­de 69. Bu, ne an­lam ifa­de edi­yor? Ver­gi­de­ki sos­yal ada­let­siz­lik, çar­pık­lık ar­ta­rak de­vam edi­yor AKP İk­ti­da­rın­da.

Ba­kı­nız, 2006'nın ilk on ay­lık so­nuç­la­rı­na gö­re, top­la­nan ge­lir ver­gi­si­nin yüz­de 90'ı sto­paj yo­luy­la alın­mış. Bu­ra­da asıl yük hâlâ bor­dro mahkûmla­rı ola­rak bi­li­nen iş­çi ve me­mu­run üze­rin­de. İş ye­ri ki­ra, ser­best mes­lek, fa­iz, re­po gi­bi öde­me­le­rin pa­yı ol­duk­ça dü­şük. Evet, re­po gi­bi öde­me­le­rin sto­paj­da ora­nı ol­duk­ça dü­şük. Bu tab­lo­nun 2007'de de de­vam ede­ce­ği an­la­şıl­mak­ta­dır.

Şim­di si­ze so­ru­yo­ruz: Ver­gi­de­ki bu çar­pık­lı­ğı ve ada­let­siz­li­ği dört yıl­dır ne­den dü­zelt­me­di­niz, dü­zel­te­me­di­niz? Herhâlde, bu tab­lo­nun, bu so­ru­nun ezik­li­ği al­tın­da ol­sa ge­rek, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı­mız çı­kı­yor di­yor ki: "Mev­cut ver­gi­ler art­ma­ya­cak." He­men söy­le­ye­lim; bu, ta­ma­men ger­çek dı­şı bir be­yan­dır. Si­ze bir te­mel ik­ti­sat ku­ra­lı­nı anım­sat­mak is­ti­yo­rum: Ba­kı­nız, bel­li bir millî ge­lir bü­yük­lü­ğün­de, bel­li bir har­ca­ma ve bel­li bir ta­sar­ruf gü­cü var­dır. 2007 yı­lı millî ge­lir ar­tı­şı­nı yüz­de 5 ola­rak he­def­le­di­niz. Bu­na gö­re, 2007 için ön­gör­dü­ğü­nüz 158 mil­yar YTL'lik ver­gi ge­li­ri­ni na­sıl top­la­ya­cak­sı­nız? Şöy­le top­la­ya­cak­sı­nız: Ör­ne­ğin, si­ga­ra­dan alı­na­cak ÖTV yak­la­şık yüz­de 24 ar­ta­cak. Al­kol­lü iç­ki­ler­de de ben­zer bir ar­tış söz ko­nu­su. Ha­yır efen­dim, ÖTV art­ma­ya­cak di­yor­sa­nız, o za­man, si­ga­ra ve iç­ki içen­le­rin sa­yı­sı mı ar­ta­cak ve­ya sa­yı­sı art­ma­ya­cak­sa, si­ga­ra ve iç­ki tir­ya­ki­le­ri ken­di­le­ri­ni si­ga­ra ve iç­ki­ye da­ha faz­la mı vu­ra­cak­lar? Evet, öy­le an­la­şı­lı­yor, da­ha faz­la vu­ra­cak­lar. Ha­tır­lı­yor mu­su­nuz Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; bir ara, çok se­vi­len bir şar­kı var­dı: "Ki­mi dert­ten içer­miş, ki­mi ne­şe­den." Öy­le an­la­şı­lı­yor ki, dev­ri ik­ti­da­rı­nız­da, ne­şe­den içen­ler ne­re­dey­se yok ol­du, ama eko­no­mik sı­kın­tı­nın der­din­den içen­le­rin sa­yı­sı da çığ gi­bi art­tı.

Yi­ne, 2007'de mo­tor­lu ta­şıt ver­gi­le­rin­de yüz­de 15'lik bir ar­tış, buz­do­la­bı, ça­ma­şır ma­ki­ne­si, fı­rın gi­bi mal­lar­da yüz­de 26'lık ÖTV ar­tış­la­rı ön­gö­rü­yor­su­nuz. Lis­te uza­yıp gi­di­yor. Ör­ne­ğin, dam­ga ver­gi­si, harç­lar, em­lak ver­gi­si, tra­fik pa­ra ce­za­la­rı, ida­re pa­ra ce­za­la­rı gi­bi ge­lir ka­lem­le­rin­de ke­sin­lik­le ar­tış­lar ola­cak. Ya­ni, şu or­ta­ya çı­kı­yor: AKP ik­ti­da­ra gel­me­den ön­ce de ver­gi­de an­la­yış "vur aba­lı­ya, vur ga­ri­ba­na" idi, oto­ma­tik, bi­li­yo­rum. Siz bu­nu eleş­ti­re­rek ik­ti­da­ra gel­di­niz, ama bu an­la­yı­şı da­ha da ka­tı uy­gu­lu­yor­su­nuz: Vur aba­lı­ya!..

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; bir ata­sö­zü var: "Bir ko­yun­dan bir post çı­kar." Siz, bir ko­yun­dan iki pos­tu çı­kar­dı­nız, üçün­cü­yü de çı­kar­ma­ya ça­lı­şı­yor­su­nuz. Ne di­ye­lim? El in­saf, el in­saf de­ğer­li AKP'li­ler, el in­saf!

Ba­kı­nız, bu ül­ke­de aç­lık sı­nı­rı -ki, iki ço­cuk­lu dört ki­şi­lik bir ai­le­nin zo­run­lu gı­da har­ca­ma­la­rı­nı kar­şı­la­ya­cak pa­ra mik­ta­rı­dır- Türk-İş'in he­sap­la­ma­la­rı­na gö­re 605 YTL do­la­yın­da. As­ga­ri net üc­ret ne ka­dar? 380 YTL. Bu­na gö­re, as­ga­ri üc­ret­ten baş­ka ge­li­ri ol­ma­yan ne ka­dar ça­lı­şan in­san var­sa, ai­le re­isi var­sa, bun­la­rın ai­le fert­le­riy­le bir­lik­te tü­mü aç­lık sı­nı­rı­nın al­tın­da ya­şam mü­ca­de­le­si ve­ri­yor­lar de­mek­tir. Kal­dı ki, as­ga­ri üc­ret, bu­gün Tür­ki­ye'de ne­re­dey­se or­ta­la­ma üc­ret dü­ze­yi­ne gel­miş du­rum­da. Öy­le ka­bul edi­li­yor. Hat­ta, bir­çok yö­re­ler­de as­ga­ri üc­re­tin al­tın­da, ya­ni, 380 YTL'nin al­tın­da iş bu­la­bil­mek için in­san­lar uzun iş­siz kuy­ruk­la­rı oluş­tu­ru­yor­lar. Öte yan­dan, üc­ret ve ge­lir­le­ri 380 YTL'nin üs­tün­de, an­cak 605 YTL'nin al­tın­da olan ne ka­dar çift­çi, iş­çi, me­mur, kü­çük es­naf ve sa­natkâr var­sa ve ay­rı­ca ne ka­dar emek­li, dul ve ye­tim var­sa, bun­la­rın da tü­mü aç­lık sı­nır­la­rı­nın al­tın­da ya­şa­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar de­mek­tir.

Ba­kı­nız, elim­de bir tab­lo var: Emek­li ay­lı­ğı alan­lar… Şim­di, bu­ra­ya ba­kı­yo­rum: Tem­muz 2006 iti­ba­rıy­la SSK emek­li­le­rin­de en az ay­lık 477 YTL. SSK emek­li­le­ri­nin yüz­de 40'ı en az ay­lık ka­te­go­ri­sin­de bu­lu­nu­yor. Or­ta­la­ma ay­lık ise 522 YTL. 605 YTL eğer aç­lık sı­nı­rıy­sa, de­mek ki, SSK emek­li­le­ri­nin çok önem­li bir bö­lü­mü, Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, aç­lık sı­nı­rı­nın al­tın­da ya­şam mü­ca­de­le­si ya­pı­yor­lar de­mek­tir. Emek­li San­dı­ğı­nın en az ay­lık­la­rı­na ba­kı­yo­ruz; bu­nun da 606 YTL'ye Tem­muz 2006 iti­ba­rıy­la ulaş­tı­ğı­nı gö­rü­yo­ruz, ya­ni, Emek­li San­dı­ğın­da, ki, di­ğer sos­yal si­gor­ta prog­ram­la­rı­na gö­re ol­duk­ça yük­sek ma­aş ve­ren Emek­li San­dı­ğın­da da de­mek ki en az ay­lık aç­lık sı­nı­rı dü­ze­yi­ne düş­müş. Bağ-Kur'a ba­kı­yor­su­nuz, Bağ-Kur'da en az ay­lık 349 YTL, or­ta­la­ma ay­lık 461 YTL. Bir de Bağ-Kur'da ta­rım ke­si­min­den emek­li olan­lar var. Bun­la­rın du­ru­mu­na bak­tı­ğı­mız­da yü­rek­ler acı­sı. 231 YTL en az ay­lık, Bağ-Kur'a bağ­lı çift­çi­ler­de ve or­ta­la­ma ay­lık 313 YTL.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ön­ce­le­ri, biz, Tür­ki­ye'de kim­se­siz­le­rin, iş­siz­le­rin, ga­ri­ban­la­rın ya da ba­kı­ma ve ko­run­ma­ya muh­taç kim­se­le­rin aç­lı­ğın­dan, yok­sul­lu­ğun­dan söz edi­yor­duk; ama, za­ma­nı­nız­da, ik­ti­da­rı­nız­da, ne ya­zık ki üre­tim sü­re­cin­de olan­la­rın, ça­lı­şan­la­rın ya da sos­yal gü­ven­lik şem­si­ye­si al­tın­da olan­la­rın aç­lık ve yok­sul­lu­ğun­dan söz eder du­ru­ma gel­dik.

Bu du­rum kar­şı­sın­da, AKP ola­rak aca­ba biz ne­re­de yan­lış yap­tık di­ye hâlâ dü­şü­ne­mi­yor­su­nuz. Si­ze bir da­ha söy­le­ye­lim: Yan­lı­şı­nı­zın te­me­lin­de dı­şa ba­ğım­lı ve bu ne­den­le de bir avuç ya­ban­cı­ya ve yurt dı­şın­da­ki az sa­yı­da var­lık­lı­ya ça­lı­şan, on­la­rın de­ğir­me­ni­ne su ta­şı­yan eko­no­mik bü­yü­me mo­de­li ya­tı­yor. Bu­nu de­ğiş­tir­me­liy­di­niz. Bu mo­del­de çift­çi yok. Bu mo­del­de iş­çi yok. Bu mo­del­de kü­çük es­naf ve sa­natkâr yok. Emek­li, dul, ye­tim yok. İş­siz­ler­le aç­lık ve yok­sul­luk çe­ken­ler hiç yok. Yok, yok, yok. Halk yok bu mo­del­de. Özel­lik­le son iki yıl­dır sü­rek­li ola­rak bu­na işa­ret edi­yo­ruz: Yok, yok, yok! Ee, bun­dan son­ra ne di­ye­lim, Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, herhâlde siz de san­dık­ta yok ola­cak­sı­nız. Bu­nu hep bir­lik­te gö­re­ce­ğiz.

Bu duy­gu ve dü­şün­ce­ler­le bu mad­de­nin, den­ge mad­de­si­nin, büt­çe den­ge mad­de­si­nin ha­yır­lı uğur­lu ol­ma­sı­nı di­li­yo­rum, he­pi­ni­zi tek­rar en de­rin sev­giy­le, say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­ruz Sa­yın Tü­tün­cü.

Şah­sı adı­na ikin­ci ko­nuş­ma­cı, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Ala­at­tin Bü­yük­ka­ya. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sü­re­niz beş da­ki­ka.

ALA­AT­TİN BÜ­YÜK­KA­YA (İs­tan­bul) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Baş­kan, çok de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; ön­ce, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. 2007 Mer­kezî Yö­ne­tim Büt­çe Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı'nın 3'ün­cü mad­de­si üze­ri­ne şah­sım adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum.

Evet, bu mad­de, den­ge mad­de­si, "ge­lir ve gi­der ara­sın­da­ki fark borç­la­na­rak kar­şı­la­na­cak" di­yor. An­cak, şöy­le bir, 2002'de ney­di, bu­gün han­gi nok­ta­da­yız, na­sıl borç­la­nı­yo­ruz, borç­lan­ma ih­ti­ya­cı­mız ne du­rum­da? Tür­ki­ye'nin za­ten bü­tün prob­le­mi de ka­mu ke­si­mi­nin borç­lan­ma ih­ti­ya­cın­dan doğ­muş. 2002'ler­de, ya­ni biz ik­ti­dar ol­du­ğu­muz dö­nem­ler­de, ka­mu ke­si­mi­nin borç­lan­ma ih­ti­ya­cı millî ge­li­rin yüz­de 16'sı se­vi­ye­sin­de. Şim­di ne ka­dar? Ar­tık yüz­de 1'in bi­le al­tı­na düş­müş, 0,5 nok­ta­sın­da 2006 so­nu iti­ba­rıy­la. Ne­re­den ne­re­ye ge­lin­miş ve Tür­ki­ye, bu sa­ye­de borç tu­za­ğı­nı kır­mış.

Do­la­yı­sıy­la, ben­ce, ik­ti­da­rı­mı­zın bu mil­le­te yap­tı­ğı en önem­li iyi­lik­ler­den bi­ri, ma­li di­sip­li­ni sağ­la­mış ve borç­lan­ma ih­ti­ya­cı­nı or­ta­dan kal­dır­mış ve denk bir büt­çe­ye gel­miş ol­ma­sı­dır.

Do­la­yı­sıy­la, bu nok­ta­da, in­şal­lah, ina­nı­yo­rum ki, ar­tık faz­la ve­ren büt­çe­le­ri bu Mec­lis ya­pa­cak­tır ve böy­le­ce, ül­ke­mi­zin bu makûs ta­li­hi­ni de kı­ra­cak­tır ve bu­nu yap­mak­la da bu ül­ke­nin ge­le­ce­ği­ni te­mi­nat al­tı­na ala­cak­tır.

He­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum, ha­yır­lı uğur­lu ol­ma­sı­nı di­li­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Bü­yük­ka­ya.

Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, mad­de üze­rin­de so­ru-ce­vap iş­le­mi­ne baş­la­ya­ca­ğım.

Beş da­ki­ka so­ru, beş da­ki­ka da ce­vap.

Yi­ne, da­ha ön­ce­ki Baş­kan­lık Di­va­nı ka­ra­rı ge­re­ğin­ce, so­ru­la­rın bir da­ki­ka sü­re içe­ri­sin­de so­rul­ma­sı­nı da ri­ca edi­yo­rum.

So­ru sor­mak is­te­yen ar­ka­daş­la­rı ön­ce oku­yo­rum, her­kes sı­ra­sı­nı bil­sin: Sa­yın Tü­tün­cü, Sa­yın Ek­mek­ci­oğ­lu, Sa­yın Emek, Sa­yın As­la­noğ­lu, be­şin­ci sı­ra­da Sa­yın Çe­tin, al­tın­cı sı­ra­da Sa­yın Kı­lıç, ye­din­ci sı­ra­da Sa­yın Ba­loğ­lu, se­ki­zin­ci sı­ra­da Koç, do­ku­zun­cu sı­ra­da Sa­yın Ga­zal­cı, onun­cu sı­ra­da Sa­yın Kap­tan.

Bu­na gö­re, Sa­yın Tü­tün­cü, bu­yu­run.

ENİS TÜ­TÜN­CÜ (Te­kir­dağ) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Be­nim, Sa­yın Ba­ka­nı­mı­za iki so­rum ola­cak. Bir ta­ne­si, az ön­ce ko­nuş­mam­da da be­lirt­ti­ğim gi­bi, Tür­ki­ye'de özel­lik­le dar ve sa­bit ge­lir­li hal­kı­mız çok ağır bir borç yü­kü al­tı­na gir­miş­tir. Tü­ke­ti­ci kre­di­le­ri ve kre­di kart­la­rı­na borç dü­ze­yi 2002 yı­lı­na gö­re 2006'nın or­ta­sın­da, Ey­lü­lün­de da­ha doğ­ru­su, yak­la­şık 9 kat art­mış­tır.

Sa­yın Ba­ka­nı­mız, aca­ba hal­kı­mı­zın böy­le­si­ne ağır, hız­lı bir borç­lan­ma­sı kar­şı­sın­da…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sü­re bit­ti, ama cüm­le bit­me­di.

Sa­yın  Tü­tün­cü, cüm­le­ni­zi ta­mam­la­ma­nız için açı­yo­rum. Da­ha, ikin­ci bir so­ru­ya imkân yok.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan, ara­da çok za­man ge­çi­yor.

BAŞ­KAN - Ben, di­ğer sa­yın mil­let­ve­ki­li­mi­ze…

ENİS TÜ­TÜN­CÜ (Te­kir­dağ) - Ta­mam, ta­mam efen­dim, mik­ro­fon açıl­dı.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run.

ENİS TÜ­TÜN­CÜ (Te­kir­dağ) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

As­lın­da bir da­ki­ka dol­ma­mış­tı, ke­sil­di, ama, tak­di­ri­ni­ze bı­ra­kı­yo­rum.

BAŞ­KAN - Ci­haz…

ENİS TÜ­TÜN­CÜ (Te­kir­dağ) - Ta­mam efen­dim.

Şim­di, ta­mam, ya­ni bu bor­cun art­ma­sı­nın al­tın­da ya­tan ger­çek ne­dir, ne­den ne­dir? Sa­yın Ba­ka­nı­mız­dan bu­nun ya­nı­tı­nı is­ti­yo­rum.

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Tü­tün­cü.

Sa­yın Ek­mek­ci­oğ­lu, bu­yu­run.

HÜ­SE­YİN EK­MEK­Cİ­OĞ­LU (An­tal­ya) - Sa­yın Baş­kan te­şek­kür edi­yo­rum. Sa­yın Ba­ka­nı­mı­za bir so­rum var.

2006 Yı­lı Büt­çe Ka­nu­nu'yla büt­çe açı­ğı yak­la­şık 13,5 mil­yar YTL ola­rak ön­gö­rül­müş­ken, 2007 ma­li yı­lın­da bu mik­tar yak­la­şık 17 mil­yar YTL ola­rak ön­gö­rül­müş­tür. 2007 yı­lı büt­çe açı­ğı, bir yıl ön­ce­ki büt­çe açı­ğın­dan 3,5 mil­yar YTL faz­la­sıy­la, yak­la­şık yüz­de 30 da­ha faz­la­dır. Büt­çe açı­ğı­nı ka­pat­mak için ver­gi oran­la­rın­da ar­tış ola­cak mı­dır? Va­tan­daş­la­rı­mı­zı ye­ni ver­gi­ler bek­le­mek­te mi­dir? Büt­çe açı­ğı­nı ka­pat­mak ama­cıy­la 2007 yı­lın­da ver­gi oran­la­rın­da ar­tış ol­ma­ya­ca­ğı­na ve ye­ni ver­gi­ler ge­ti­ril­me­ye­ce­ği­ne söz ve­re­bi­lir mi­si­niz?

Te­şek­kür edi­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ek­mek­ci­oğ­lu.

Sa­yın Emek, bu­yu­run.

ATİ­LA EMEK (An­tal­ya) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Ba­kan, bu ta­sa­rı­nın 3'ün­cü mad­de­si­nin 4749 sa­yı­lı Ka­nun'un, Ka­mu Fi­nans­man ve Borç Yö­ne­ti­mi­nin Dü­zen­len­me­si Hak­kın­da Ka­nun'un 5'in­ci mad­de­si­ne, ön­gö­rü­len büt­çe den­ge­si ta­nı­mı­na uy­gun ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yor mu­su­nuz? Bi­rin­ci so­rum bu.

İkin­ci so­rum Sa­yın Ba­kan: Bu­gün ge­nel ba­sı­na yan­sı­yan İs­tan­bul Zey­tin­bur­nu ma­ri­na iha­le­siy­le il­gi­li çok çar­pı­cı ve ka­mu­oyu­nu et­ki­le­yen açık­la­ma­lar ya­pıl­mış­tır. Bi­raz ön­ce ko­nuş­ma­nız­da bu ko­nu­yu açık­la­ya­ca­ğı­nı­zı ve ko­nuş­ma­nı­zın so­nun­da bu ko­nu­da bil­gi ve­re­ce­ği­ni­zi söy­le­miş­ti­niz. Ka­mu­oyu­nu ay­dın­la­tı­cı bir bil­gi ve­re­bi­lir mi­si­niz?

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Emek.

Sa­yın As­la­noğ­lu, bu­yu­run.

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Sa­yın Ba­ka­nım, ec­za­ne­le­rin ala­cak­la­rı­nı öde­ye­cek mi­si­niz? Ma­lat­ya'da 10 tril­yon ala­cak var, ec­za­ne­ler if­las et­mek üze­re.

İkin­ci so­rum: Teş­vik Ya­sa­sı çı­ka­lı yak­la­şık üç yıl ol­du. Üç yıl­da bu Teş­vik Ya­sa­sı bu ül­ke­ye ne ge­tir­di? Aca­ba bu ül­ke­ye bir kat­kı sağ­la­dı mı? Özel­lik­le ulu­sal sa­na­yi­ci açı­sın­dan, millî eko­no­mi açı­sın­dan -ya­ban­cı­lar açı­sın­dan de­ğil- ne ge­tir­di? Kal­kın­ma ön­ce­lik­li han­gi ili­mi­ze bir tek çi­vi ça­kıl­dı?

Üçün­cü so­rum: Ya­tı­rım in­di­ri­mi­ni kal­dır­dı­nız. Ulu­sal sa­na­yi­ci bü­yük za­rar gör­dü.

Za­ma­nım var­sa, dör­dün­cü so­ru: Ku­rum­lar ver­gi­si in­di­ri­min­den da­ha çok aca­ba ya­ban­cı şir­ket­ler mi yok­sa yer­li şir­ket­ler mi, han­gi oran­da da­ha faz­la ya­rar­lan­dı?

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın As­la­noğ­lu.

Sa­yın Çe­tin…

İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Sa­yın Ba­kan "üc­ret­li­le­rin fiş ve fa­tu­ra top­la­ma zul­mü­ne 2007 yı­lın­da son ve­re­ce­ğiz" de­miş­ti­niz. 20 Ara­lık 2006 ta­rih­li Resmî Ga­ze­te'de ya­yım­la­nan 259 no­lu ge­nel teb­liğ­le, ye­ni ta­ri­fe­le­ri koy­muş­su­nuz. Ya­ni, 2007 yı­lın­da üc­ret­li­le­rin ver­gi ia­de fiş top­la­ma işi de­vam ede­cek mi et­me­ye­cek mi? Bu bir.

İkin­ci so­rum: Ka­sım ayı­nın ilk haf­ta­sın­da Baş­ba­kan özel ile­ti­şim ver­gi­si ora­nı­nın yüz­de 25'ten yüz­de 20'ye dü­şe­ce­ği­ni söy­le­miş­ti. Oy­sa, bu cep te­le­fo­nu­nun ver­gi­sin­de in­di­rim bek­le­nir­ken, yüz­de 7,8'lik bir bin­di­rim var. Bu in­di­rim mi­dir bin­di­rim mi­dir ver­gi­ye, açık­la­ma­nı­zı ri­ca edi­yo­rum.

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Çe­tin.

So­ru sor­ma sü­re­miz ta­mam­lan­dı.

Sa­yın Ba­kan, ce­vap sü­re­si­ni beş da­ki­ka ola­rak be­lir­le­dim.

Bu­yu­run Sa­yın Ba­kan.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Sa­yın Baş­kan, te­şek­kür edi­yo­rum.

Sa­yın Tü­tün­cü, dar ve sa­bit ge­lir­li hal­kın borç­la­rı­nın art­tı­ğı­nı, tü­ke­ti­ci kre­di­le­ri­nin borç­la­rı­nın 9 kat art­tı­ğı­nı, bu bor­cun ne­de­ni­ni sor­du.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu tü­ke­ti­ci kre­di­le­rin­de­ki borç­la­rın art­ma­sı, bi­zi çok faz­la en­di­şe­ye kap­tır­ma­sın, ka­pıl­ma­ya­lım. Ne­den der­se­niz, tü­ke­ti­ci kre­di­le­ri, Tür­ki­ye'de, ya­kın ta­ri­he ka­dar çok ge­liş­me­miş kre­di­ler­di. Se­be­bi de Tür­ki­ye'de­ki is­tik­rar ol­ma­dı­ğı için, ile­ri­de ne öde­ye­ce­ği, fa­iz­le­re ne öde­ye­ce­ği bel­li de­ğil­di. Fa­iz­le­rin ge­ce­lik yüz­de 5 bin­le­re var­dı­ğı yer­de tü­ke­ti­ci­nin kre­di kul­lan­ma­sı müm­kün de­ğil­dir, ha­yal bi­le edi­le­mez. Eğer tü­ke­ti­ci önü­nü gö­rür­se bir kre­di­yi ala­bi­lir. Me­se­la, ne­re­de kul­la­nı­yor bu­nu? Ev al­ma­da kul­la­nı­yor tü­ke­ti­ci, ara­ba al­ma­da kul­la­nı­yor ve­ya­hut da ba­zı da­ya­nık­lı tü­ke­tim mad­de­le­ri­ni al­mak­ta kul­la­nı­yor. Ama, bu­nu alır­ken de "kaç se­ne­de, ne öde­ye­ce­ğim" pla­nı­nı ya­pı­yor. Eğer bu "kaç se­ne­de, ne öde­ye­ce­ğim" pla­nı­nı ya­pa­maz­sa, ya­ni, tü­ke­ti­ci önü­nü gö­re­mez­se, bu kre­di­yi hiç­bir za­man al­maz. Ay­rı­ca, ban­ka­lar da ver­mez za­ten bu kre­di­yi. Ya­ni, ile­ri­de ala­ma­ya­ca­ğı bir kre­di­yi ban­ka­lar ko­lay ko­lay ver­mez­ler.

Do­la­yı­sıy­la, tü­ke­ti­ci kre­di­le­ri­nin art­ma­ya baş­la­mış ol­ma­sı, Tür­ki­ye'de gü­ven ve is­tik­ra­rın gel­di­ği­nin ve tü­ke­ti­ci­nin de kre­di ve­re­nin de önü­nü gör­me­ye baş­la­dı­ğı­nın bir işa­re­ti­dir ve bu­nu ya­ban­cı mem­le­ket­ler­le kı­yas­la­dı­ğı­mız za­man, yurt dı­şın­da, Av­ru­pa'yla, Ame­ri­ka'yla, di­ğer ge­liş­miş ül­ke­ler­le kı­yas­la­dı­ğı­mız za­man, bu, çok da­ha dü­şük se­vi­ye­ler­de, bi­zim ül­ke­miz çok dü­şük se­vi­ye­ler­de. Bu, da­ha da ar­ta­cak­tır, bun­dan hiç kuş­ku­nuz ol­ma­sın. Tür­ki­ye'de­ki gü­ven ve is­tik­rar gel­di­ği oran­da, fi­yat is­tik­ra­rı yer­leş­ti­ği oran­da ve Tür­ki­ye eko­no­mi­si ge­li­şip de hal­kın ge­lir se­vi­ye­si, ge­le­ce­ğe doğ­ru ge­lir umut­la­rı art­tı­ğı müd­det­çe bu ar­ta­cak­tır. Bu ya­ban­cı mem­le­ket­ler­le, ge­liş­miş ül­ke­ler­le kı­yas­la­dı­ğı­mız­da, biz çok dü­şük se­vi­ye­ler­de­yiz. Bu da­ha da ar­ta­cak­tır. Bu­nun böy­le bi­lin­me­si ge­re­ki­yor.

Sa­yın Ek­mek­ci­oğ­lu, 2006 yı­lın­da 13,5 mil­yar he­sap­la­nan, büt­çe ha­zır­la­nır­ken he­sap­la­nan büt­çe açı­ğı 2007 yı­lın­da 17 mil­yar ol­du, ara­da­ki far­kı ney­le, na­sıl kar­şı­la­ya­cak­sı­nız in­di­rir­se­niz eğer, di­yor. Şim­di, ben, ko­nuş­mam­da da arz et­tim, bi­zim Hükûme­ti­mi­zin di­ğer hükûmet­ler­den bir far­kı var; o ne­dir? Büt­çe açı­ğı ne he­sap­lan­mış­sa, biz onun çok al­tın­da, per­for­mans ser­gi­le­dik. Ya­ni, me­se­la, büt­çe açı­ğı­nı 45 mil­yar de­dik, 30 mil­yar­la ka­pat­tık; 29,5 mil­yar de­dik, 8 mil­yar­la ka­pat­tık; 13,5 mil­yar di­yo­ruz,  3 mil­yar ve­ya da­ha al­tın­da ola­cak bu se­ne­ki büt­çe açı­ğı. Ya­ni, ilk gel­di­ği­miz­de büt­çe açık­la­rı­nın gay­ri­sa­fi millî ha­sı­la­ya ora­nı yüz­de 14,6'ydı, şim­di yüz­de ya­rı­ma düş­tü bu oran, 1-2 de­ğil. Ma­as­tricht kri­te­ri yüz­de 3'tür, dik­ka­ti­ni­zi çek­mek is­te­rim. 3'tür Ma­as­tricht kri­te­ri, 3'ün içe­ri­sin­de olan­lar "biz ye­ri­ne ge­tir­dik" di­yor­lar. Bi­zim­ki yüz­de ya­rı­ma düş­tü, bel­ki da­ha bi­le aşa­ğı dü­şe­cek. Şim­di, bu de­re­ce bi­zim per­for­man­sı­mız ba­şa­rı­lı ve bu­nu da ya­par­ken, de­di­ği­miz mas­raf­lar­dan da­ha az mas­raf ya­pı­yo­ruz, dü­şün­dü­ğü­müz ge­lir­ler­den da­ha faz­la ge­lir top­la­ya­bi­li­yo­ruz. 2007 yı­lın­da da 17 mil­yar ola­rak he­sap­la­dık, büt­çe­nin den­ge­si bu­dur, fa­kat, geç­miş per­for­mans­la­rı­mı­za ba­ka­rak, dört yıl­lık per­for­man­sı­mı­za ba­ka­rak, bu­nun çok da­ha dü­şük ola­ca­ğı­nı şim­di­den tah­min et­mek çok güç ol­ma­sa ge­rek.

Bu­nun için ye­ni bir ver­gi ge­li­yor mu? Biz, ye­ni isim­le bir ver­gi ge­tir­mi­yo­ruz, ge­tir­me­ye­ce­ğiz de. Bu­na da ih­ti­ya­cı­mız yok. Onu açık­ça söy­le­ye­yim. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) İlk gel­di­ği­miz gün­ler gi­bi de­ği­liz biz.

Haa, şim­di "yüz­de 7,8 ora­nın­da mak­tu ver­gi­le­re bir ye­ni­den de­ğer­le­me ge­li­yor..." Bu yıl­lar­dan be­ri ya­pı­lı­yor. Bi­zim işi­miz de­ğil bu. Yıl­lar­dan be­ri, mak­tu ver­gi­le­re bir de­ğer­le­me ya­pı­lır. Es­ki­den bun­lar, 35-40'lar­dı, 50'ler­di; şim­di 7,8. Bu, da­ha ön­ce, biz­den ön­ce ha­zır­lan­mış bir ka­nu­nun ge­re­ği­dir.

Ay­rı­ca, Sa­yın Emek "büt­çe ka­nu­nu ka­mu fi­nans­ma­nı­na uyu­yor mu?" di­yor. Evet, ka­mu fi­nans­ma­nı­nın o il­gi­li mad­de­si­ne ay­nen uyu­yor, hiç şe­yi­miz yok.

Şim­di, Zey­tin­bur­nu'yla il­gi­li ola­rak bir, efen­dim, her yer­de il­gi uyan­dır­mış fa­lan. Bu, yap­tı­ğı­mız iha­le­ler­den bir iha­le, böy­le iha­le çok ya­pı­yo­ruz biz, ye­ni de­ğil bun­lar. Yi­ne, Zey­tin­bur­nu'nda iha­le, 2886 sa­yı­lı Dev­let İha­le Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ya­pıl­mış ve çı­ka­rı­lan yö­net­me­lik ve teb­liğ hü­küm­le­ri­ne gö­re ya­pıl­mış­tır.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Ke­sin ge­ce ya­pıl­mış­tır.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Efen­dim?

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Ge­ce ya­pıl­mış­tır.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Ge­ce mi? Haa… Val­la, za­ma­nı da şa­şır­dı­nız ama, Al­lah ha­yır ey­le­sin.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Siz şa­şır­dı­nız.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­kan. Sü­re­niz dol­du.

MA­Lİ­YE BA­KA­NI KE­MAL UNA­KI­TAN (İs­tan­bul) - Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, 3'ün­cü mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum.

HA­LUK KOÇ (Sam­sun) - Sa­yın Baş­kan, ka­rar ye­ter sa­yı­sı is­ti­yo­ruz.

BAŞ­KAN - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı ara­ya­ca­ğım.

Ka­bul eden­ler…

Ge­len ar­ka­daş­lar otu­rur­sa, say­ma ko­lay­lı­ğı olur. Ar­ka­daş­lar, ayak­ta sa­ya­mı­yo­ruz, otu­run, otu­ra­lım lüt­fen, ge­len her­kes ye­ri­ne otur­sun.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Ge­len­le­ri ni­ye bek­li­yor­su­nuz, bu­ra­yı sa­ya­cak­sı­nız Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Ar­ka­daş­lar otu­ra­lım.

MU­HAR­REM KI­LIÇ (Ma­lat­ya) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sın­da ku­lis­te­ki­le­ri de mi bek­li­yo­ruz?

BAŞ­KAN - Ka­bul et­me­yen­ler… Ka­bul edil­miş­tir ve ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır.

4'ün­cü mad­de­yi oku­tu­yo­rum:

İKİN­Cİ BÖ­LÜM

Büt­çe Dü­ze­ni­ne İliş­kin Hü­küm­ler

Bö­lüm dü­ze­ni ve de­yim­ler

MAD­DE 4- (1) Gi­der cet­ve­li­nin bö­lüm­le­ri, ana­li­tik büt­çe sı­nıf­lan­dır­ma­sı­na uy­gun ola­rak fonk­si­yon­lar şek­lin­de dü­zen­le­nir. Fonk­si­yon­lar; bi­rin­ci, ikin­ci, üçün­cü ve dör­dün­cü dü­zey­de alt fonk­si­yon­la­ra ay­rı­lır.

(2) Bu Ka­nun­da ve di­ğer ka­nun­lar­da gi­der­le­re iliş­kin yer alan;

a) "Fa­sıl ve bö­lüm" de­yim­le­ri, fonk­si­yo­nel sı­nıf­lan­dır­ma­nın bi­rin­ci dü­ze­yi­ni,

b) "Ke­sim" de­yi­mi, fonk­si­yo­nel sı­nıf­lan­dır­ma­nın ikin­ci dü­ze­yi­ni,

c) "Mad­de" de­yi­mi, fonk­si­yo­nel sı­nıf­lan­dır­ma­nın üçün­cü dü­ze­yi­ni,

ç) "Ter­tip" de­yi­mi, ku­rum­sal, fonk­si­yo­nel ve fi­nans­man ti­pi kod­la­rın bü­tün dü­zey­le­ri ile eko­no­mik sı­nıf­lan­dır­ma­nın ilk iki dü­ze­yi­ni,

d) Borç öde­me­le­ri yö­nün­den "il­gi­li hiz­met ter­ti­bi" de­yi­mi, borç ko­nu­su hiz­met­le­rin yü­rü­tül­dü­ğü il­gi­li ter­tip­le­ri,

ifa­de eder.

(3) Ta­hak­kuk et­ti­ri­le­cek gi­der­ler Dev­let mu­ha­se­be­si ka­yıt­la­rın­da eko­no­mik sı­nıf­lan­dır­ma­nın dör­dün­cü dü­ze­yi­ni de kap­sa­ya­cak şe­kil­de gös­te­ri­lir; ke­sin­he­sap ka­nu­nu ta­sa­rı­sı ise ikin­ci dü­zey­de ha­zır­la­nır.

(4) İl­gi­li mev­zu­at hü­küm­le­riy­le ana­li­tik büt­çe sı­nıf­lan­dır­ma­sı ara­sın­da ge­rek­li uyu­mu sağ­la­ma­ya ve or­ta­ya çı­ka­bi­le­cek so­run­la­rı gi­der­me­ye yö­ne­lik dü­zen­le­me­ler yap­ma­ya Ma­li­ye Ba­ka­nı yet­ki­li­dir.

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ve şah­sı adı­na Mer­sin Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Mus­ta­fa Öz­yü­rek. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Efen­dim, bir­leş­tir­dim ko­nuş­ma­nı­zı Sa­yın Öz­yü­rek.

Bu­yu­run.

CHP GRU­BU ADI­NA MUS­TA­FA ÖZ­YÜ­REK (Mer­sin) - Çok te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Baş­kan, yü­ce Mec­li­sin say­gı­de­ğer üye­le­ri; he­pi­ni­zi Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ve şah­sım adı­na say­gıy­la se­lam­la­rım.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Sa­yın Ma­li­ye Ba­ka­nı bu­ra­da özel­lik­le mu­ha­le­fe­te ce­vap ve­rir­ken de­di ki: "İl­ko­kul öğ­ren­ci­le­ri gi­bi ko­nu­şu­yor­su­nuz." Şim­di, ta­bii, il­ko­kul öğ­ren­ci­le­ri­ne ben­ze­mek bir na­ki­sa de­ğil, bir ek­s