DÖNEM: 22 YASAMA YILI: 5
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK
DERGİSİ
CİLT : 134
15’inci
Birleşim
7 Kasım 2006 Salı
İ Ç İ N D E K İ L
E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - YOKLAMA
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1.- Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in vefatı
nedeniyle saygı duruşu
B) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1.- TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in, eski Başbakan
Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle Allah’tan rahmet dileyen konuşması
C) GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
1.- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet
Ali Şahin’in, Bülent Ecevit’in siyasi kişiliği ve hizmetlerine ilişkin
gündem dışı açıklaması ve Anavatan Partisi Ankara Milletvekili
Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu’nun, CHP Ankara Milletvekili Önder
Sav’ın ve AK Parti Bursa Milletvekili Faruk Çelik’in Grupları adına,
Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal Ağar’ın da şahsı adına konuşmaları
D) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- İrlanda Dış İlişkiler Ortak Komitesi Başkanı
ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
konuğu olarak, resmî temaslarda bulunmak üzere, ülkemizi ziyaretinin
uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1149)
2.- Slovenya Ulusal Meclisi Dış Politika Komitesi
Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin konuğu olarak, resmî temaslarda bulunmak üzere,
ülkemizi ziyaretinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/1150)
3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent
Arınç'ın, Oman Şûra Meclisi Başkanı Sheikh Abdullah bin Ali Al Qatabi’nin
vaki davetine icabetle, beraberinde bir parlamento heyetiyle
Oman’a resmî ziyarette bulunmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/1151)
4.- Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın Yunanistan’a
yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık
tezkeresi (3/1152)
5.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik
Devletleri’ne yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine
ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1153)
6.- Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun’un Yunanistan’a
yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık
tezkeresi (3/1154)
V. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın,
Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle açıklaması
2.- İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin,
Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle açıklaması
3.- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet
Ali Şahin’in, Niğde Milletvekili Orhan Eraslan’ın, konuşmasında,
Hükûmete sataşması nedeniyle konuşması
4.- İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz’ün, Bursa
Milletvekili Mehmet Küçükaşık’ın, konuşmasında, şahsına sataşması
nedeniyle konuşması
VI. - ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.- Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden
düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VII. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve
İbrahim Köşdere’nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa
Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine
İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030)
(S. Sayısı: 904)
3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika
Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına
Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine
İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/1115) (S. Sayısı: 1147)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği
Uyum ile Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239)
VIII. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL’in, müze,
teşhir ve depoların güvenliğine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm
Bakanı Atilla KOÇ’un cevabı (7/16088)
2.- Ankara Milletvekili Yakup KEPENEK’in, bazı toplantı ve faaliyetlere yapılan
müdahalelere ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir
AKSU’nun cevabı (7/16187)
3.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR’in, Yasin
El Kadı hakkındaki iddialara ve bir açıklamaya ilişkin Başbakandan
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16191)
4.- Bilecik Milletvekili Yaşar TÜZÜN’ün, bölgesel
teşvik projesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER’in cevabı (7/16203)
5.- İzmir Milletvekili Hakkı ÜLKÜ’nün, Ordu’daki
fındık mitingine yapılan müdahaleye ilişkin Başbakandan sorusu
ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16225)
6.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in, Ordu
Emniyet Müdür Vekilinin görevden alınmasına ilişkin Başbakandan
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16231)
7.- İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN’in, güvenlik
görevlilerinin lojman imkânlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16236)
8.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in, Adli
yardım kapsamında görevlendirilen avukatların ücretlerine ilişkin
sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK’in cevabı (7/16284)
9.- İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz KETENCİ’nin,
Bodrum ve civarındaki belediyelerle ilgili imar yolsuzluğu iddialarına
ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK’in cevabı (7/16287)
10.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL’in, sosyal
güvenlik kuruluşlarının hastanelere olan borçlarına ilişkin sorusu
ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU’nun cevabı
(7/16302)
11.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in, TMSF yönetimindeki
bazı çimento fabrikalarının çimento satışına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER’in cevabı
(7/16354)
12.- İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU’nun,
Ziraat Bankası İnsan Kaynakları Yönetmeliği’ndeki bir değişikliğe
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN’ın cevabı (7/16365)
13.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in, kamu
bankalarının batık kredilerinin tahsiline ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Ali BABACAN’ın cevabı (7/16368)
14.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR’in, bir emniyet
amirinin görev yerinin değiştirilmesine ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16434)
15.- Mersin Milletvekili Hüseyin ÖZCAN’ın, Ordu
Emniyet Müdür Vekilinin görevden alınmasına ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16453)
16.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in, Ordu
Emniyet Müdür Vekilinin görevden alınmasına ve demokratik kitle
eylemlerine müdahalelere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir
AKSU’nun cevabı (7/16454)
17.- İzmir Milletvekili Hakkı ÜLKÜ’nün, Ordu Emniyet
Müdür Vekilinin görevden alınmasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16455)
18.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR’un, İstanbul
Gümüşsuyu Mahallesi Muhtarının polislerce dövüldüğü iddialarına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı
(7/16469)
19.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR’un, İzmir-Karaburun’da
yaşandığı iddia edilen bir saldırıya ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/16470)
20.- Balıkesir Milletvekili Turhan ÇÖMEZ’in, hazine
bonolarına uygulanan vergi stopajına ilişkin sorusu ve Maliye
Bakanı Kemal UNAKITAN’ın cevabı (7/16493)
21.- Bilecik Milletvekili Yaşar TÜZÜN’ün, vergi
cezalarına ve matrah artırımına zorlama iddialarına ilişkin sorusu
ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN’ın cevabı (7/16503)
22.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL’in, Emekli
Sandığının hastanelere olan borçlarına ilişkin sorusu ve Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU’nun cevabı (7/16506)
23.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in, OKS sonuçlarına
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı
(7/16527)
24.- İzmir Milletvekili Türkân MİÇOOĞULLARI’nın,
okullara kayıt yaptırırken alınan ücretler ve okullara ayrılan ödeneklere
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı
(7/16530)
25.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL’in, Bursa,
Kütahya, Elazığ, Bitlis, Çankırı, Kayseri, Kars, Adıyaman, Ağrı,
Amasya, Siirt, Kilis, Düzce, Aksaray, Bolu, Bartın, Nevşehir, Gümüşhane,
Rize, Sakarya, Erzurum, Şırnak ve Bingöl illerinin bazı ilçelerindeki
taşımalı eğitime ilişkin soruları ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
ÇELİK’in cevabı (7/16538, 16539, 16540, 16541, 16542, 16543, 16544, 16545,
16546, 16547, 16548, 16549, 16550, 16551, 16552, 16553, 16554, 16556, 16557,
16558, 16559, 16560, 16561, 16562, 16563, 16564, 16565, 16566, 16567, 16568,
16569, 16570, 16571, 16572, 16573, 16574, 16575, 16576, 16577, 16578, 16579,
16580, 16581, 16582, 16583, 16584, 16585, 16586, 16587, 16588, 16589, 16590,
16591, 16592, 16593, 16594, 16595, 16596, 16597, 16598, 16599, 16600, 16601,
16602, 16603, 16604, 16605, 16606, 16607, 16608, 16609, 16610, 16611, 16612,
16613, 16614, 16615, 16616, 16617, 16618, 16619, 16620, 16621, 16622, 16623,
16624, 16625, 16626, 16627, 16628, 16629, 16630, 16631, 16632, 16633, 16634,
16635, 16636, 16637, 16638, 16639, 16640, 16641, 16642, 16643, 16644, 16645,
16646, 16647)
26.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR’in, okullardaki
zorunlu bağış iddialarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
ÇELİK’in cevabı (7/16649)
27.- Denizli Milletvekili Mustafa GAZALCI’nın,
OKS’de tercih dışı yapılan yerleştirmelere ve kıstaslarına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/16651)
28.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL’in, Bursa-Orhangazi
ilçesinde fen lisesi açılıp açılmayacağına ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/16654)
29.- Iğdır Milletvekili Yücel ARTANTAŞ’ın, Iğdır’a
yapılan atamalara ve ilin ÖSS’deki başarısına ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/16656)
30.- Tekirdağ Milletvekili Erdoğan KAPLAN’ın,
bir doktor hakkındaki iddiaya ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep
AKDAĞ’ın cevabı (7/16669)
31.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in, üniversite
hastanelerindeki sağlık hizmetlerine yönelik açıklamasına ilişkin
sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın cevabı (7/16714)
32.- Diyarbakır Milletvekili Mesut DEĞER’in, Dicle
Devlet Hastanesinin ne zaman hizmete gireceğine ilişkin sorusu
ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın cevabı (7/16723)
33.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN’ın, üniversite
hastanelerinin yatak kapasitelerine ve kamu alacaklarına ilişkin
sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın cevabı (7/16727)
34.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in, trafik
kazalarındaki artışın nedenlerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun
cevabı (7/16752)
35.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in, TMSF’nin
bir medya grubuyla ilgili SPK’ya yazdığı yazıya ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER’in cevabı
(7/16851)
36.- Antalya Milletvekili Osman ÖZCAN’ın, bazı
milletvekillerinin Serik ilçesindeki kamu görevlilerine baskı
yaptıkları iddialarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun
cevabı (7/17512)
37.- Ordu Milletvekili Kâzım TÜRKMEN’in, Ordu’da
düzenlenen fındık mitingine emniyet güçlerinin müdahalesine ve
bazı iddialara ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/17513)
38.- Konya Milletvekili Atilla KART’ın, İstanbul-Fatih’teki İsmailağa
Camii emekli imamının katilinin öldürülmesine ilişkin sorusu
ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun
cevabı (7/17525)
39.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU’nun,
İstanbul-Fatih’teki İsmailağa Camii emekli imamının katilinin öldürülmesine
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı
(7/17532)
40.- İstanbul Milletvekili Berhan ŞİMŞEK’in, OKS
yerleştirmelerine ve boş kalan kontenjanlara ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17680)
41.- Isparta Milletvekili Mevlüt COŞKUNER’in, Isparta-Çünür
Mahallesinin okul ihtiyacına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17682)
42.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI’nın, bedensel
özürlü öğrencilerin sorunlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17683)
43.- Hatay Milletvekili Mehmet ERASLAN’ın, okullardaki
şiddetin ve bağımlılık yapan maddelerin önlenmesi ile öğrenci servislerinin
kontrolüne ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in
cevabı (7/17684)
44.- Sinop Milletvekili Engin ALTAY’ın, Ders Kitapları
ve Eğitim Araçları Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17685)
45.-Sinop Milletvekili Engin ALTAY’ın, OKS yerleştirmelerine
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı
(7/17686)
46.- Sinop Milletvekili Engin ALTAY’ın, ilköğretim
ve ortaöğretim öğrencilerine ücretsiz dağıtılan kitaplara ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17687)
47.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR’un, Çernobil
Nükleer Santrali kazasıyla ilgili bir beyanına ilişkin sorusu ve
Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın cevabı (7/17695)
48.- Antalya Milletvekili Atila EMEK’in, çölyak
hastalığına ve alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı
Recep AKDAĞ’ın cevabı (7/17703)
49.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI’nın, Antalya
Müzesi ek binasıyla ilgili bir iddiaya ilişkin sorusu ve Kültür ve
Turizm Bakanı Atilla KOÇ’un cevabı (7/17771)
50.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI’nın, Antalya’daki
sahte rehberler sorununa ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı
Atilla KOÇ’un cevabı (7/17772)
51.- Eskişehir Milletvekili Mehmet Vedat YÜCESAN’ın,
Eskişehir’deki öğretmen ihtiyacına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim
Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17776)
52.- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM’in, Gümrük
Müsteşarlığındaki bazı üst düzey yöneticiler hakkındaki iddialara
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN’in cevabı (7/17849)
53.- İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU’nun,
Gümrük Müsteşarlığındaki bazı üst düzey yöneticiler hakkındaki
iddialara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN’in cevabı
(7/17850)
54.- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM’in, İstanbul-Fatih’teki
İsmailağa Camii emekli imamının katilinin öldürülmesine ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/17860)
55.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI’nın, festival
düzenleme konusunda yaptığı iddia edilen bir açıklamaya ilişkin
sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Atilla KOÇ’un cevabı (7/17875)
56.- Muğla Milletvekili Fahrettin ÜSTÜN’ün, Danıştay
saldırganının babası hakkında soruşturma açılıp açılmadığına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı (7/17946)
57.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU’nun,
Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanının bir toplantıya alınmamasına
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in cevabı
(7/17947)
58.- İzmir Milletvekili Hakkı ÜLKÜ’nün, Alliaoni
antik şehri ile ilgili Bilim Komisyonu raporuna ilişkin sorusu ve
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla KOÇ’un cevabı (7/18000)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak on oturum
yaptı.
Bazı milletvekillerinin belirtilen sebep ve sürelerle
izinli sayılmalarına ilişkin Başkanlık tezkeresinin,
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler” kısmının 205’inci sırasında yer alan 735 sıra sayılı
Kanun Teklifi ile 355’inci sırasında yer alan Kanun Tasarısı’nın bu
kısmın 5’inci ve 6’ncı sıralarına alınması ve diğer işlerin sırasının
buna göre teselsül ettirilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisinin,
yapılan görüşmelerden sonra,
Kabul edildikleri açıklandı.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
Şahin, Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’nun, konuşmasında,
ileri sürmüş olduğu görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesi
nedeniyle, bir açıklamada bulundu.
Genel Kurulu ziyaret eden Moğolistan Başbakanı
Miyegombo Enkhbold ve beraberindeki heyete Başkanlıkça “Hoş geldiniz”
denildi.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler” kısmının:
1’inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa
Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon
raporu henüz gelmediğinden;
2’nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının
Tahsil ve Terkinine İlişkin (1/1030) (S. Sayısı: 904),
3’üncü sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Yayılmanın
Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması
İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair (1/1115) (S. Sayısı: 1147),
Kanun Tasarıları’nın görüşmeleri, ilgili komisyon
yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından, ertelendi.
Bursa Milletvekili Mustafa Dündar, Samsun Milletvekili
Haluk Koç ve Konya Milletvekili Atilla Kart’ın, yaptıkları konuşmalarda,
bazı sözlerinin yanlış anlamalara neden olabilecek şekilde ifade
edildiği,
Samsun Milletvekili Haluk Koç, Amasya Milletvekili
Hamza Albayrak’ın, konuşmasında, Partisine sataştığı,
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
Şahin, Niğde Milletvekili Orhan Eraslan’ın, konuşmasında, ileri
sürmüş olduğu görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfettiği,
İddiasıyla birer açıklamada bulundular.
4’üncü
sırasında bulunan ve İç Tüzük’ün 91’inci maddesi kapsamında değerlendirilerek
temel kanun olarak bölümler halinde görüşülmesi kararlaştırılan
Vakıflar Kanunu Tasarısı’nın (1/1054) (S. Sayısı: 1239) görüşmelerine
devam olunarak ikinci bölüme kadar
7 Kasım 2006 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere,
birleşime 03.10’da son verildi.
İsmail Alptekin
Başkan
Vekili
|
Harun Tüfekci |
Yaşar Tüzün |
|
|
|
|
Bilecik |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
Bayram Özçelik
Burdur
Kâtip
Üye
No.: 22
II. - GELEN KÂĞITLAR
3 Kasım 2006 Cuma
Teklif
1.- İstanbul Milletvekili Tayyar Altıkulaç’ın;
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu, Yükseköğretim Kanunu,
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Telsiz Kanunu ile 78 ve 190 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
Geçici 1 inci Maddesinin Yeniden Düzenlenmesine Dair Kanun Teklifi
(2/886) (Anayasa ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:
3.11.2006)
Tezkere
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin Denetimine
Tâbi Kuruluşların 2005 Yılı Faaliyetleri, Bilanço, Kâr ve Zarar Hesaplarına
Ait Raporların Sunulduğuna İlişkin Başbakanlık Tezkeresi (3/1148)
(Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
2.11.2006)
No.:
23
6 Kasım 2006 Pazartesi
Raporlar
1.- 26/9/2006 Tarihli ve 5545 Sayılı Özel
Öğretim Kurumları Kanunu ve Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü Maddeleri
Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme
Tezkeresi ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu
(1/1251) (S. Sayısı: 1253) (Dağıtma tarihi: 6.11.2006) (GÜNDEME)
2.- Samsun Milletvekili Ahmet Yeni’nin;
Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi
Kullandırılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/875) (S. Sayısı: 1254) (Dağıtma tarihi: 6.11.2006) (GÜNDEME)
Sözlü
Soru Önergeleri
1.- Balıkesir Milletvekili Sedat PEKEL’in,
Balıkesir Üniversitesi Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin
bina ve derslik inşaatına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
(Abdüllatif ŞENER) sözlü soru önergesi (6/2484) (Başkanlığa geliş
tarihi: 13/10/2006)
2.- Osmaniye Milletvekili Necati UZDİL’in,
bir Türk vatandaşının KKTC’den sınır dışı edilmesine ilişkin Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/2485) (Başkanlığa
geliş tarihi:
Yazılı
Soru Önergeleri
1.- Malatya Milletvekili Süleyman SARIBAŞ’ın,
yabancı sigara üreticilerinin yaptıkları fiyat artışları ile ilgili
iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18546) (Başkanlığa
geliş tarihi:
2.- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER’in,
yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın genel seçimlerde oy kullanabilmelerine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18547) (Başkanlığa geliş
tarihi:
3.- Mersin Milletvekili Şefik ZENGİN’in,
Mersin-Mut Kaymakamı hakkındaki bazı iddialara ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/18548) (Başkanlığa geliş tarihi:
4.- Bursa Milletvekili Mehmet KÜÇÜKAŞIK’ın,
hayvancılık sektöründe enerji fiyatlarındaki farklı uygulamalara
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18549) (Başkanlığa geliş tarihi:
5.- Manisa Milletvekili Nuri ÇİLİNGİR’in,
Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezine ilişkin
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/18550)
(Başkanlığa geliş tarihi:
6.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in,
Yunanistan’dan akaryakıt kaçakçılığı yaptığı iddia edilen bir firmaya
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18551) (Başkanlığa geliş
tarihi:
7.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in,
internet gazetecilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/18552) (Başkanlığa geliş tarihi:
8.- Eskişehir Milletvekili Cevdet SELVİ’nin,
kamudaki bazı sahtecilik olaylarına ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/18553) (Başkanlığa geliş tarihi:
9.- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM’in, şehir
dışına taşınan Devlet hastanelerine ve okullara ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/18554) (Başkanlığa geliş tarihi:
10.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI’nın, hukuk dışı işlemler yapan belediyelere ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18555) (Başkanlığa geliş tarihi:
11.- İzmir Milletvekili
Erdal KARADEMİR’in, gıda bankacılığı yürüten dernek ve vakıflara
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18556) (Başkanlığa geliş
tarihi:
12.- İzmir Milletvekili
Erdal KARADEMİR’in, Fransa ile ekonomik ilişkilere ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/18557) (Başkanlığa geliş tarihi:
13.- Ankara Milletvekili
Yılmaz ATEŞ’in, uluslararası kuruluşlardan yardım alan sivil toplum
örgütlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/18558)
(Başkanlığa geliş tarihi:
14.- Malatya Milletvekili
Süleyman SARIBAŞ’ın, Abdullah Öcalan’ın ziyaretçilerine ve sağlanan
imkanlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18559)
(Başkanlığa geliş tarihi:
15.- Malatya Milletvekili
Süleyman SARIBAŞ’ın, yabancı ülkelerdeki ceza ve tutukevlerinde
bulunan Türk vatandaşlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru
önergesi (7/18560) (Başkanlığa geliş tarihi:
16.- Balıkesir
Milletvekili Turhan ÇÖMEZ’in, Abdullah Öcalan’ın yargılandığı suçlara
ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18561) (Başkanlığa
geliş tarihi:
17.- Konya Milletvekili
Atilla KART’ın, F tipi yüksek güvenlikli kapalı cezaevlerindeki
şartlara ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/18562)
(Başkanlığa geliş tarihi:
18.- Samsun Milletvekili
İlyas Sezai ÖNDER’in, Samsun’da kurulu mobil santrale ilişkin Çevre
ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/18563) (Başkanlığa geliş
tarihi:
19.- Eskişehir
Milletvekili Mehmet Vedat YÜCESAN’ın, Porsuk Çayındaki çevre kirliliğine
ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/18564)
(Başkanlığa geliş tarihi:
20.- Muğla Milletvekili
Fahrettin ÜSTÜN’ün, göl ve nehirlerdeki balık ölümlerine ilişkin
Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/18565) (Başkanlığa
geliş tarihi:
21.- Antalya Milletvekili
Hüseyin EKMEKÇİOĞLU’nun, Antalya-Elmalı’daki Avlan ve Baranda göllerine
ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/18566)
(Başkanlığa geliş tarihi:
22.- Şanlıurfa
Milletvekili Turan TÜYSÜZ’ün, RTÜK üyelerinin özlük haklarına ilişkin
Devlet Bakanından (Beşir ATALAY) yazılı soru önergesi (7/18567) (Başkanlığa
geliş tarihi:
23.- Konya Milletvekili
Atilla KART’ın, TÜİK’in özel sektöre yaptırdığı anketlere ilişkin
Devlet Bakanından (Beşir ATALAY) yazılı soru önergesi (7/18568) (Başkanlığa
geliş tarihi:
24.- İzmir Milletvekili
Serpil YILDIZ’ın, bir spor karşılaşmasında yaşanan pankart olayına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/18569) (Başkanlığa
geliş tarihi:
25.- Mersin Milletvekili
Hüseyin GÜLER’in, Mersin-Mut Kaymakamı hakkındaki bazı iddialara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/18570) (Başkanlığa
geliş tarihi:
26.- Bursa Milletvekili
Mustafa ÖZYURT’un, öğrenci yurtlarının denetimine ve güvenliklerine
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/18571) (Başkanlığa
geliş tarihi:
27.- Ordu Milletvekili
İdris Sami TANDOĞDU’nun, AK Parti Ordu-Fatsa İlçe Başkanı hakkındaki
iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18572) (Başkanlığa geliş tarihi:
28.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir grup köyün su sorununa ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/18573) (Başkanlığa geliş tarihi:
29.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köyün su kanallarına ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/18574) (Başkanlığa geliş tarihi:
30.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köy okulu ve lojmanının tamirat ve tadilatına
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/18575) (Başkanlığa
geliş tarihi:
31.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köyün yol sorununa ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/18576) (Başkanlığa geliş tarihi:
32.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köyün memba suyu ihtiyacına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/18577) (Başkanlığa geliş
tarihi:
33.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köyün su şebekesi sorununa ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/18578) (Başkanlığa geliş
tarihi:
34.- İzmir Milletvekili
Hakkı ÜLKÜ’nün, tiyatrolara ve Devlet tiyatrolarının yönetimine
ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/18579)
(Başkanlığa geliş tarihi:
35.- İzmir Milletvekili
Hakkı ÜLKÜ’nün, İzmir’in sit alanı olan İnciraltı bölgesinin durumuna
ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/18580)
(Başkanlığa geliş tarihi:
36.- Mersin Milletvekili
Hüseyin GÜLER’in, özel sektörce işletilen alanlara girişteki ücretlendirmeye
ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/18581)
(Başkanlığa geliş tarihi:
37.- Karaman Milletvekili
Mevlüt AKGÜN’ün, Karaman’a Fen Fakültesi kurulmasına ve yeni kurulacak
üniversiteler ile ilgili kanun tasarısı taslağına ilişkin Millî
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/18582) (Başkanlığa geliş
tarihi:
38.- İstanbul Milletvekili
Berhan ŞİMŞEK’in, Gebze Anadolu Lisesi İngilizce ders kitabına
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/18583) (Başkanlığa
geliş tarihi:
39.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köy okulunun bakım ve onarımına ilişkin
Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/18584) (Başkanlığa
geliş tarihi:
40.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köy okulunun bakım, onarım ve öğretmen
ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18585) (Başkanlığa geliş tarihi:
41.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köy okulunun ihtiyaçlarına ilişkin
Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/18586) (Başkanlığa
geliş tarihi:
42.- İzmir Milletvekili
Enver ÖKTEM’in, velisi bağış yapan öğrencilere özel sınıf uygulaması
yapıldığı iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/18587) (Başkanlığa geliş tarihi:
43.- Isparta Milletvekili
Mevlüt COŞKUNER’in, Isparta-Eğirdir’de taşımalı eğitimde yaşanan
bir soruna ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18588) (Başkanlığa geliş tarihi:
44.- Mersin Milletvekili
Hüseyin GÜLER’in, Tunceli’deki bir okulun açılış töreninde yaşandığı
iddia edilen bir olaya ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/18589) (Başkanlığa geliş tarihi:
45.- Mersin Milletvekili
Hüseyin GÜLER’in, Mersin-Mut Kaymakamı hakkındaki iddialara ilişkin
Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/18590) (Başkanlığa geliş
tarihi:
46.- İstanbul Milletvekili
Bihlun TAMAYLIGİL’in, Kars Devlet Hastanesine ilişkin Sağlık Bakanından
yazılı soru önergesi (7/18591) (Başkanlığa geliş tarihi:
47.- Ordu Milletvekili
İdris Sami TANDOĞDU’nun, Aksaray Devlet Hastanesinin verdiği bir
sağlık raporuna ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18592) (Başkanlığa geliş tarihi:
48.- Ordu Milletvekili
İdris Sami TANDOĞDU’nun, kent merkezlerindeki hastanelerin şehir
dışına taşınacağı iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı
soru önergesi (7/18593) (Başkanlığa geliş tarihi:
49.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’ın bir köyünün doktor ihtiyacına ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/18594) (Başkanlığa geliş tarihi:
50.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köy sağlık ocağının personel ve onarım
ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18595) (Başkanlığa geliş tarihi:
51.- Malatya Milletvekili
Süleyman SARIBAŞ’ın, TMO’nun çeltik alım fiyatlarına ilişkin Tarım
ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/18596) (Başkanlığa
geliş tarihi:
52.- Çanakkale
Milletvekili İsmail ÖZAY’ın, süt destekleme priminde yapılan bir
uygulamaya ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/18597) (Başkanlığa geliş tarihi:
53.- Tekirdağ Milletvekili
Mehmet Nuri SAYGUN’un, yurt dışından getirilen hurda gemilere ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/18598) (Başkanlığa geliş
tarihi:
54.- İzmir Milletvekili
Enver ÖKTEM’in, THY personelinin hamilelik halinde sözleşmesinin
feshine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18599) (Başkanlığa geliş tarihi:
55.- İzmir Milletvekili
Enver ÖKTEM’in, THY’nin personel seçiminde uyguladığı ankete ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/18600) (Başkanlığa geliş
tarihi:
56.- Bursa Milletvekili
Kemal DEMİREL’in, Eskişehir-Osmaneli-Bursa-Bandırma Demiryolu
projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18601) (Başkanlığa geliş tarihi:
57.- Antalya Milletvekili
Tuncay ERCENK’in, dolandırıcı olduğu iddia edilen bir heyetle yaptığı
görüşmeye ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi
(7/18602) (Başkanlığa geliş tarihi:
58.- Kırklareli
Milletvekili Yavuz ALTINORAK’ın, Lüleburgaz D-100 karayolu üzerindeki
bulvar çalışmalarına ve Babaeski-Kırklareli karayoluna ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/18603) (Başkanlığa
geliş tarihi:
59.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in,
Fransız Meclisinde kabul edilen sözde Ermeni soykırımı ile ilgili
kanunun Lozan Antlaşması karşısındaki durumuna ilişkin Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/18604)
(Başkanlığa geliş tarihi: 13/10/2006)
60.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Ardahan’daki bir köy camiinin bakım ve onarımına ilişkin
Devlet Bakanından (Mehmet AYDIN) yazılı soru önergesi (7/18605) (Başkanlığa
geliş tarihi:
61.- Kırklareli
Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU’nun, yaşlılık aylığının artırılıp
artırılmayacağına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından
yazılı soru önergesi (7/18606) (Başkanlığa geliş tarihi:
62.- İstanbul Milletvekili
Emin ŞİRİN’in, internet gazetecilerinin akredite edilmesine ilişkin
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi
(7/18607) (Başkanlığa geliş tarihi:
63.- İstanbul Milletvekili
Emin ŞİRİN’in, bir Sayıştay raporu hakkında yapılan işleme ilişkin
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi
(7/18608) (Başkanlığa geliş tarihi:
No.:
24
7 Kasım 2006 Salı
Tasarı
1.- Devlet Mezarlığı Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/1259) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığı
geliş tarihi: 7.11.2006)
Teklifler
1.- Konya Milletvekili Ahmet Işık’ın; Avukatlık
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/887) (Adalet
Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2006)
2.- Adana Milletvekili Ayhan Zeynep Tekin
Börü’nün; Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi (2/888) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2006)
Rapor
1.- Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ ve
11 Milletvekilinin; Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/870) (S. Sayısı:
1255) (Dağıtma tarihi: 7.11.2006) (GÜNDEME)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru
Önergeleri
1.- Antalya Milletvekili
Feridun Fikret BALOĞLU’nun, THY’nin kabin memuru ihtiyacına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14714)
2.- Manisa Milletvekili
Ufuk ÖZKAN’ın, yaptığı bir konuşmaya ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/14715)
3.- İzmir Milletvekili
Muharrem TOPRAK’ın, Dikili Limanına Ro-Ro hattı açılıp açılmayacağına
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14716)
4.- Uşak Milletvekili
Osman COŞKUNOĞLU’nun, Türk Telekomun özelleştirilmesine ve iletişim
güvenliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14736)
5.- Hatay Milletvekili
Züheyir AMBER’in, Türkiye’nin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla Endeks sıralamasındaki
yerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14737)
6.- İstanbul Milletvekili
Emin ŞİRİN’in, GSM ve cep telefonu şirketlerinin bazı faaliyetlerine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/14738)
7.- Ordu Milletvekili
İdris Sami TANDOĞDU’nun, Ordu İlindeki yatırımlara ilişkin Çevre
ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/14741)
8.- Yozgat Milletvekili
Emin KOÇ’un, Açık Toplum Enstitüsünün faaliyetlerine ilişkin Devlet
Bakanından (Ali BABACAN) yazılı soru önergesi (7/14752)
9.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR’in, yabancı doktor istihdamına yönelik hazırlıklara
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/14790)
10.- Afyonkarahisar
Milletvekili Reyhan BALANDI’nın, cep telefonu iletişimindeki vergilendirmeye
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/14798)
11.- Ordu Milletvekili
İdris Sami TANDOĞDU’nun, Ordu İlindeki yatırımlara ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/14799)
12.- Sivas Milletvekili
Nurettin SÖZEN’in, bir idari davanın temyiz edilmemesine ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/14800)
13.- Uşak Milletvekili
Osman COŞKUNOĞLU’nun, okullara ADSL bağlantısı kurulmasına ve Evrensel
Hizmet Fonu harcamalarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru
önergesi (7/14801)
14.- Afyonkarahisar
Milletvekili Reyhan BALANDI’nın, Diyanet İşleri Başkanının kadına
yönelik şiddetle ilgili bir açıklamasına ilişkin Devlet Bakanından
(Mehmet AYDIN) yazılı soru önergesi (7/14803)
15.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15927)
16.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15928)
17.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15929)
18.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15930)
19.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15931)
20.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15932)
21.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15933)
22.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15934)
23.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15935)
24.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15936)
25.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15937)
26.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15938)
27.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15939)
28.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15940)
29.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15941)
30.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15942)
31.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15943)
32.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15944)
33.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15945)
34.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15946)
35.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15947)
36.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15948)
37.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15949)
38.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15950)
39.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15951)
40.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15952)
41.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15953)
42.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15954)
43.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15955)
44.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15956)
45.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15957)
46.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15958)
47.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15959)
48.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15960)
49.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15961)
50.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15962)
51.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15963)
52.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15964)
53.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15965)
54.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15966)
55.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15967)
56.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15968)
57.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15969)
58.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15970)
59.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15971)
60.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15972)
61.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15973)
62.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15974)
63.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15975)
64.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15976)
65.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15977)
66.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15978)
67.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15979)
68.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15980)
69.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15981)
70.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15982)
71.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15983)
72.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15984)
73.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15985)
74.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT’ün, Gümüşhane İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/15986)
75.- Çanakkale Milletvekili
Ahmet KÜÇÜK’ün, Gelibolu Tarihi Millî Parkındaki Şehitler Anıtı ve
kütüphaneyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/15996)
76.- Çanakkale Milletvekili
Ahmet KÜÇÜK’ün, toplantı ve gezilerde çocuklara dağıtılan hediyelere
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16000)
77.- Mersin Milletvekili
Hüseyin ÖZCAN’ın, seçimlerdeki ülke barajına ve Kuzey Irak’la ilgili
bir iddiaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16005)
78.- Malatya Milletvekili
Süleyman SARIBAŞ’ın, Türk Telekom’da çalıştırılan yabancı personele
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/16010)
79.- İzmir Milletvekili
Ahmet ERSİN’in, Cüneyd Zapsu’nun Başbakanlık Danışmanı sıfatını
kullandığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/16012)
80.- Antalya Milletvekili
Feridun Fikret BALOĞLU’nun, Antalya Atatürk Parkındaki çalışmaların
çevreye verdiği zarara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/16016)
81.- Bursa Milletvekili
Kemal DEMİREL’in, Düzce İlindeki yol çalışmalarına ilişkin Bayındırlık
ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/16021)
82.- Adana Milletvekili
N. Gaye ERBATUR’un, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS özel oturumuna ilişkin
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi
(7/16039)
83.- Denizli Milletvekili
Ümmet KANDOĞAN’ın, Acil Eylem Planında öngörülen faaliyetlere ilişkin
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi
(7/16041)
84.- Hatay Milletvekili
Mehmet ERASLAN’ın, portföy yatırımlarına ilişkin Devlet Bakanından
(Ali BABACAN) yazılı soru önergesi (7/16049)
85.- Hatay Milletvekili
Züheyir AMBER’in, bono faizlerindeki artışa ilişkin Devlet Bakanından
(Ali BABACAN) yazılı soru önergesi (7/16052)
86.- Denizli Milletvekili
Ümmet KANDOĞAN’ın, Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında belediyelere
aktarılan kaynaklara ilişkin Devlet Bakanından (Beşir ATALAY) yazılı
soru önergesi (7/16056)
87.- Antalya Milletvekili
Feridun Fikret BALOĞLU’nun, bir tahkim davasında savunma ve temsil
hizmeti alımı için yapılan ihaleye ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16063)
88.- İstanbul Milletvekili
Berhan ŞİMŞEK’in, belediyelerin ağaç, fidan ve diğer süs bitkileri
ithalatına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16084)
89.- Adana Milletvekili
N. Gaye ERBATUR’un, iyot yetersizliği hastalıklarına ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16148)
90.- Bursa Milletvekili
Kemal DEMİREL’in, Türk Hava Yollarında yaşanan uçuş sorunlarına
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16165)
91.- İzmir Milletvekili
Enver ÖKTEM’in, Türkiye Denizcilik İşletmelerince römorkör ücretlerine
yapılan zamma ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16166)
92.- İzmir Milletvekili
Hakkı ÜLKÜ’nün, THY’deki insan kaynakları yönetimine ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/16167)
93.- Gaziantep Milletvekili
Abdülkadir ATEŞ’in, bazı havaalanlarının temizlik ihalelerini kazanan
firmalara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16168)
94.- Kahramanmaraş
Milletvekili Mehmet Ali BULUT’un, yerli bilişim teknolojilerinin
geliştirilmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi
(7/16169)
95.- Mersin Milletvekili
Hüseyin GÜLER’in, Türksat 1-C uydusuna ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/16170)
96.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR’in, Türk Telekomun yabancı çalışanlarına ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16171)
97.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR’in, Türk Telekomun bazı teknolojik yatırımlarına
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16172)
98.- Malatya Milletvekili
Süleyman SARIBAŞ’ın, İzmir Liman İşletmelerinin hizmet alımı ihalesine
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16173)
99.- Denizli Milletvekili
Ümmet KANDOĞAN’ın, Acil Eylem Planında öngörülen faaliyetlere ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/16174)
7 Kasım 2006 Salı
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.00
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 15’inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1.- Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle saygı
duruşu
BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanının İç Tüzük’ün 53’üncü maddesine
göre aldığı karar uyarınca, vefat eden eski Başbakanlarımızdan Sayın
Bülent Ecevit’in aziz hatırası önünde Genel Kurulu bir dakikalık
saygı duruşuna davet ediyorum.
(Saygı duruşunda bulunuldu)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
B) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1.- TBMM Başkan Vekili Nevzat Pakdil’in, eski Başbakan Bülent Ecevit’in
vefatı nedeniyle Allah’tan rahmet dileyen konuşması
BAŞKAN – Eski Başbakanlarımızdan, Türk siyasi
hayatının duayenlerinden, Başbakanlık, Bakanlık ve Genel Başkanlık
yaparak Türk milletine büyük hizmetlerde bulunmuş olan Sayın Ecevit’e
Allah’tan rahmet diliyorum, ruhu şad olsun.
Sayın milletvekilleri, Hükûmet adına Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in eski Başbakanlarımızdan
Sayın Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle İç Tüzük’ün 59’uncu maddesine
göre söz talebi vardır. Gündeme geçmeden önce bu talebi yerine getireceğim.
Sayın Bakanın açıklamasından sonra, istemleri
halinde siyasi parti gruplarına ve grubu bulunmayan milletvekillerinden
birine söz vereceğim.
Konuşma süreleri Hükûmet için yirmi, siyasi parti
grupları için on, grubu bulunmayan milletvekili için beş dakikadır.
Sayın Bakanım, buyurun. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
C) GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
1.- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in, Bülent
Ecevit’in siyasi kişiliği ve hizmetlerine ilişkin gündem dışı açıklaması
ve Anavatan Partisi Ankara Milletvekili Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu’nun,
CHP Ankara Milletvekili Önder Sav’ın ve AK Parti Bursa Milletvekili
Faruk Çelik’in Grupları adına, Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal
Ağar’ın da şahsı adına konuşmaları
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ
ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım;
hepinizi saygıyla selamlıyorum. Eski Başbakanlarımızdan merhum
Sayın Ecevit’in vefatı dolayısıyla, Hükûmet adına gündem dışı söz aldım.
Sayın Başkanımıza, bu imkânı verdiği için teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizin yetiştirdiği
önemli devlet ve siyaset adamlarımızdan Sayın Bülent Ecevit’i kaybetmenin
milletçe üzüntüsü içerisindeyiz. Kendisine rahmetler dilerken,
saygıdeğer eşi ve aile yakınları başta olmak üzere, uzun yıllar liderliğini
yaptığı Demokratik Sol Parti camiasına ve aziz milletimize başsağlığı
diliyorum.
Hepimiz biliyor ve inanıyoruz ki, hiçbir canlı,
hiçbir insan, ölümden muaf değildir. Kuşkusuz, her canlı, mutlaka
ölümü tadacaktır. Hayatta kalanlar açısından ölümün en önemli mesajı,
bizim de öleceğimizi haber vermesidir. Belki, ölümün ikinci büyük
mesajı, hayatın ardından hayırla yâd edilecek biçimde yaşamamız
gerektiğini bildirmesidir bize, bu kubbede hoş bir seda bırakabilmektir.
Merhum Ecevit, bu kubbede hoş bir seda, hem de çok güçlü bir seda bırakmıştır.
Değerli arkadaşlarım, iki gündür ülkemizi derin
bir üzüntüye boğan siyasetimizin duayenlerinden Sayın Ecevit’in
vefatıyla birlikte, bir devlet ve siyaset adamı olarak Sayın Ecevit’in
kimliğini, siyasetini, devlet adamlığını konuşuyoruz. Kendi hayatı
cumhuriyetle, siyasi hayatı demokrasiyle yaşıt olan Sayın Ecevit’i
konuşurken, rahmetle anarken, doğal olarak, siyasetin, yönetimin
yarım asırlık meselelerini de konuşuyoruz. Bu süreç, ne yazık ki,
demokrasimiz ve siyasetçilerimiz açısından zorluklarla dolu,
inişli çıkışlı, devlet tecrübesinin, birikimlerin, maalesef, zaman
zaman yağmalandığı, demokrasinin defalarca kesintiye uğradığı
bir süreçtir. Bu noktada, merhum Ecevit, verdiği demokratik mücadeleyle
âdeta bir sembol olmuştur. Türkiye’nin en zor zamanlarında, köşesine
çekilmek yerine demokrasi için mücadelenin bütün araçlarını kullanmıştır,
haksızlığı, vefasızlığı affetmediği gibi, tek başına kalmak pahasına
ilkelerinden taviz vermemiştir. Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerine
bağlılığı… Affedersiniz…
Bugün, henüz naaşı yerdeyken, saygıyla andığımız
Sayın Ecevit’in hayat öyküsünün en belirgin çizgilerini sivil siyaset
alanının genişlemesi için verdiği zorlu mücadele oluşturuyor. Zira,
milletvekilliği, bakanlık yaptığı, üç kez başbakan olduğu ülkesinde,
merhum Ecevit’in siyasi haklarından, özgürlüğünden mahrum kaldığı,
hatta nefes almakta zorlandığı yıllar olmuştur. Ecevit’in elli yıl
boyunca siyasetin en ön saflarındaki uzun mücadele çizgisi hepimiz
için manidar bir örnektir.
Saygıdeğer arkadaşlarım, siyaset zor bir iştir.
Siyasette kalıcı itibar kazanmak ise çok zordur. Sayın Ecevit, hiçbir
davranışıyla hak etmediği halde hapishanenin de, siyasi yasakların
da, dışlamaların da olduğu bütün zorluklara maruz kalmıştır. Toplumun
büyük bir kesimi onu Kıbrıs fatihi olarak görürken, ülkesine üç kez
başbakanlık yapmışken hem hapse girmiş hem de siyasi haklarından menedilmiştir.
Ama, Ecevit, bütün bu zorlukları büyük bir dirençle göğüslemiş ve
hepsini aşmış bir siyaset ve devlet adamı oldu.
Değerli arkadaşlarım, bütün bunlar gösteriyor
ki, Türkiye, bir devlet ve siyaset adamını -belki de en önemlisi- büyük
bir tecrübeyi kaybetti. Ölülerimizi rahmetle ve saygıyla anmak,
inancımızın ve kültürümüzün en önemli özelliklerinden biridir. Aynı
şekilde, cenazelerimizi hürmetle, hayır duayla kaldırmak da millet
olarak en bariz hususiyetlerimizden bir tanesidir. Bu nedenle,
Türkiye’ye yarım asır boyunca milletvekili olarak, bakan olarak,
başbakan olarak ve parti başkanı olarak hizmet eden Bülent Ecevit gibi
bir tarihî şahsiyetin hatırasını belki de en çok bu yüce Meclis çatısı
altında saygıyla, hürmetle anmak durumundayız. Zira, henüz dört
yıl önce başbakan olan merhum Ecevit, Millet Meclisindeki bu sıralara
bundan tam elli yıl önce oturmuştu. Çoğumuzun hayatı kadar bir siyasi
mücadeledir bu süre.
Şüphesiz, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükûmetimiz,
bu ülkeye sayısız hizmetleri geçen merhum Ecevit’e, hak ettiği saygınlıkta
bir vefa gösterecektir. Cenazenin kaldırılacağı yer ve yapılacak
devlet töreni, dün, Bakanlar Kurulumuzda bütün boyutlarıyla görüşüldü.
Cenazenin devlet töreniyle kaldırılması ve istenmesi halinde
devlet mezarlığına defnedilebilmesine imkân sağlamak üzere Türkiye
Büyük Millet Meclisi gerekli düzenlemeyi, inanıyorum ki gerçekleştirecektir.
Bir siyasi lider için yalnızca taraftarlarının
takdirini kazanmak değil, muhaliflerinin de takdirini kazanmak
bize bir paradoks gibi görünebilir, ama merhum Ecevit bu saygınlığı
hakkıyla kazanmış bir siyasetçiydi. Onun sivil karakteri, mücadeleci
kimliği, en çok demokrasinin askıya alındığı, siyasi haklarından
mahrum bırakıldığı, mesajını topluma ulaştırmak için ambargolara
maruz kaldığı 1980 sonrası yıllarda çok net görülmüştür ve siyasi
mücadelenin ne kadar azim, irade ve direnç gösterdiğini de göstermiştir.
Değerli arkadaşlarım, 1970’li yıllarda henüz lideri
olduğu Cumhuriyet Halk Partisini iktidara taşırken dile getirdiği
“ortanın solu”nu, 1980’den sonra kendi kurduğu ve lideri olduğu “Demokratik
Sol”la kavramlaştırması, bir aydın siyasetçi olarak Ecevit’in zengin
entelektüel dünyasının ürünüydü. Kuşkusuz, siyaset pratiğinin
yanı sıra, siyaset kültürümüze getirdiği kavramsal çerçeve ile
de çok önemli katkılarda bulunmuştur.
Değerli arkadaşlarım, merhum Ecevit’le farklı siyasi
çizgilere mensuptuk. Katılmadığımız düşüncelerimizin olması
son derece doğaldır, ama farklı siyasi çizgilerde olmamız, bir devlet
adamı, bir siyaset adamı, bir şair ve aydın olarak Ecevit’in Türkiye’ye
kazandırdıklarını görmemize mâni olamaz bu. Merhum Ecevit, ilkeli
bir siyaset adamı idi. Kendi ilkelerinde ısrarcı ve hatta inatçıydı.
Onun Türk milletinin belleğinde en çok yer edecek özelliklerinden biri
de, eşiyle birlikte verdiği aile fotoğrafıydı. Rahşan Ecevit Hanımefendi’ye,
bir kez daha sabır ve metanet diliyorum.
Değerli arkadaşlarım, Çalışma Bakanlığı döneminde
grev ve lokavt hakkını yasalaştırmış olması, Türk iş hukuku ve çalışma
barışı için önemli bir kazanım olduğu kadar siyasi kariyeri için
de çok önemliydi. 1974 yılında Sayın Erbakan’la koalisyon yaptıkları
ilk hükûmetlerinde, Kıbrıs Barış Harekâtını Türkiye’ye yaraşır bir
iradeyle başbakan olarak yönetmesi, merhum Ecevit’in Türk milletinin
yüreğindeki yerini tayin ediciydi. Türkiye’nin kırk yıllık devlet
politikası olan Avrupa Birliğine katkıları önemliydi. Siyasette
ilkeli olma, uzlaşma kapılarını kapatmayan karakteri, Türkiye’nin
değerleriyle, manevi dokusuyla barışık bir sol siyaset çizgi arayışı
ve bu yöndeki çabaları dikkat çekiciydi. Statükoya teslim olmak
yerine sürekli kendini yenileyen bir siyasi felsefeye sahipti. Türkiye’ye
özgü bir sol siyaset arayışı, cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerine
bağlılığı, şatafattan uzak, sade ve mütevazı üslubu ve daha birçok
insani özelliği dolayısıyla merhum Bülent Ecevit’i, Türkiye Büyük
Millet Meclisi çatısı altında şükranla anıyoruz.
Ailesine, onursal lideri olduğu Demokratik Sol
Partiye, eski lideri olduğu Cumhuriyet Halk Partisine ve milletimize
başsağlığı diliyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum
efendim. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Siyasi parti grupları adına konuşmalara geçiyoruz.
Anavatan Partisi Grubu adına, Ankara Milletvekili
Muzaffer Kurtulmuşoğlu.
Sayın Kurtulmuşoğlu, buyurun. (Anavatan Partisi
sıralarından alkışlar)
Süreniz on dakika.
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU
(Ankara) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, ülkemizin
gelmiş geçmiş liderlerinden birini kaybetmiş bulunuyoruz, ülkenin
başı sağ olsun, hepimizin başı sağ olsun.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türk siyasi
hayatının önemli şahsiyetlerinden biri olan, gerek özel yaşamıyla
gerekse siyasi yaşamıyla örnek bir insan olarak gönüllerde taht kuran,
siyasi fikrini benimseyen benimsemeyen herkesin saygı ve sevgisini
kazanan Bülent Ecevit’i kaybetmiş bulunuyoruz. Yaşamına bir göz attığımız
zaman Bülent Ecevit’in hayatı boyunca ülkesi için çalıştığını, ilkelerinden
ve kişiliğinden taviz vermeden, kendisine çizdiği aydın ve demokrat
bir çizgide, eğilmeden, azimle mücadele ettiğini görmekteyiz.
Bülent Ecevit, 28 Mayıs 1925 tarihinde İstanbul’da
doğdu. Babası A. Fahri Ecevit, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde
Adli Tıp Profesörlüğü ve 1943-1950 yılları arasında Cumhuriyet Halk
Partisinden Kastamonu Milletvekilliği yapmıştır. İstanbul doğumlu
olan annesi Fatma Nazlı Hanım ise ressamdır. Otuz iki yaşında milletvekili
olan, siyasi yaşamına başlayan Bülent Ecevit, 1957 seçimlerinde
CHP’den milletvekili olmuştur. 27 Mayıs 1960 askerî darbesinden sonraki
seçimlerde tekrar milletvekili seçilmiş, 1961 yılında İsmet İnönü’nün
kurduğu hükûmette Çalışma Bakanı olarak başlamıştır siyasete tekrar.
Bülent Ecevit, CHP’nin içinde ortanın solu görüşünün öncülüğünü
yapmaya başlamıştır.
14 Mayıs 1972 tarihinde yapılan olağanüstü kurultayda
İsmet İnönü’nün yerine Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına
seçilmiştir.
26 Ocak 1974 tarihinde Millî Selamet Partisiyle
kurduğu Koalisyon Hükûmetinde Başbakanlık görevinde bulunmuştur.
Sayın Bülent Ecevit, Kıbrıs Barış Harekâtıyla, ülkede,
Kıbrıs’ta, bir tarih olarak kitaplara geçmiştir.
Bülent Ecevit, 5 Haziran 1977 tarihindeki seçimlerde
CHP’nin oyunu yüzde 41’lere çıkarmasına rağmen, gerekli çoğunluğu
sağlayamadığı için azınlık hükûmeti kurmuştur.
Ecevit, Adalet Partisinden ayrılan 11 milletvekilinin
desteğiyle 5 Ocak 1978 tarihinde yeni bir hükûmet kurarak tekrar Başbakan
olmuştur.
12 Eylül 1980 darbesi sonrası, diğer parti başkanlarıyla
beraber, Bülent Ecevit de siyasetten uzaklaştırılmış, bir süre gözaltında
tutulmuştur.
1985 yılında Bülent Ecevit’in siyasete girme yasağı
devam ederken, eşi Rahşan Ecevit’in başkanlığında Demokratik Sol Parti
kurulmuş, 1987 yılında yapılan referandumla eski siyasi liderlerin
siyaset yasağı kaldırılınca, Bülent Ecevit, DSP’nin başına geçmiştir.
Ecevit, 1991 seçimlerinde milletvekili seçilerek,
on bir yıl sonra TBMM’ye tekrar geri dönmüştür.
1997 yılında Anavatan Partisi ve Demokrat Türkiye
Partisiyle birlikte kurulan Anasol Hükûmetinde Başbakan Yardımcısı
olmuş, daha sonra YTP ve Anavatan Partisinin desteğiyle kurulan
azınlık hükûmetinde kısa süre için Başbakanlık yapmıştır.
18 Nisan 1999’da yapılan seçimlerden sonra Başbakanlık
görevini almış ve bu görevi 2002 yılına kadar sürdürmüştür.
2002 yılında yapılan seçimlerde DSP’nin barajı
aşamayarak TBMM dışı kalması üzerine siyasetten çekilmiştir. İlerleyen
yaşıyla birlikte sağlığı bozulan Ecevit, 19 Mayıs 2006 tarihinde
beyin kanaması geçirmiş ve uzun süre yoğun bakımda kaldıktan sonra,
5 Kasım 2006 tarihinde saat 22.40’ta GATA’da vefat etmiştir.
Bülent Ecevit, siyasi yaşamının yanı sıra gazetecilik,
yazarlık ve şairliği de birlikte yürütmüş ender siyasetçilerden
birisidir. Sanskrit, Bengal ve İngilizce dillerinde çalışma yapmış
olan Ecevit’in çevirileri bulunduğu gibi, kitap halinde yayımlanmış
kendi şiirleri de bulunmaktadır.
Kimsenin kuşku duymadığı bir husus varsa, o da,
Bülent Ecevit’in son yarım yüzyılda Türkiye’nin iç ve dış politikasına
damgasını vuran güçlü bir liderlik yeteneğine sahip olduğudur. Onun
sayesinde Türk siyasetinin ufku genişlemiş, yeni değerler kazanmış
ve halkın gözünde politikanın ve politikacıların değeri yükselmiştir.
Hangi siyasi akımın mensubu olursa olsun herkes için ışık olacak, siyasi
etik açısından örnek alınacak bir siyasetçidir Sayın Bülent Ecevit.
Ancak, ona ülke çapında, hatta dünya genelinde böylesine sempati
kazandıran ve hayranlık uyandıran esas neden, kişiliğiyle ilgili
özelliklerindendir. Bu özelliklerinin başında dürüstlüğü, yüksek
ahlakı, efendiliği, alçak gönüllülüğü, insan sevgisi ve hoşgörüsü
gelmektedir.
Ecevit, idealist ve hümanist yaklaşımıyla, Türk
siyaset kültürüne yeni çağdaş bir anlayış getirmeye çalışmış, bu
yönde iz bırakan katkılarda bulunmuştur. Ecevit’in bu nitelikleri,
Türkiye’de siyasete soyunan herkesin ibret alacağı manevi miras
olarak benimseyeceği yüksek değerlerdendir.
Ecevit, siyasi hayatında ve hükûmet ettiği zamanlarda
devamlı olarak millî menfaatlere uygun, ülkesinin çıkarlarını
her zaman siyasetin üstünde tutan bir politika izlemiştir. Millî
çıkarlara uygun gördüğü hâllerde dik durmasını, kararlı davranmasını
bilmiş, ancak gerektiğinde esneklik göstermiş, ülkesi açısından
pragmatist davranabilmiştir.
İşbaşında bulunduğu dönemlerde Türkiye’nin dış
ilişkilerini çeşitlendirmeye, çok yönlü bir dış politika izlemeye
çalışmış, ancak gerek AB gerekse Amerika Birleşik Devletleri’yle
ilişkileri de geliştirmeye öncelik vermiştir.
Bülent Ecevit’in vefatı Türkiye için acı ve yeri
doldurulamaz bir kayıptır. Yakınlarına ve bütün Türkiye’ye başsağlığı
diliyor, kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Bu millet kendisine
hizmet edenleri unutmayacak ve kalbinde yaşatacaktır diye düşünüyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. Ruhu şad olsun diyorum,
Sayın Başkanım, Bülent Ecevit’in. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kurtulmuşoğlu.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Ankara Milletvekili
Önder Sav.
Sayın Sav, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ÖNDER SAV (Ankara) – Sayın Başkan,
yüce Meclisin değerli üyeleri; gündem dışı söz alarak burada Sayın
Bülent Ecevit’in ölümü nedeniyle hem Hükûmetin düşüncelerinin dile
gelmesine hem Türkiye Büyük Millet Meclisindeki partilerin düşüncelerinin
dile gelmesine katkı veren ve Sayın Bülent Ecevit’in Devlet Mezarlığı’na
gömülmesi konusunda yasa önerisini getiren Hükûmete teşekkür ediyorum.
Cumhuriyet Halk Partisinde milletvekilliği, bakanlık,
başbakanlık ve genel sekreterlik, genel başkanlık görevlerini üstlenmiş
olan Sayın Bülent Ecevit’i yitirmenin derin bir üzüntüsü ve acısı
içindeyim.
Hükûmet gibi biz de, ölüm haberini alır almaz, Cumhuriyet
Halk Partisi olarak bir heyet kurup, önce Gülhane Tıp Akademisine,
sonra Sayın Ecevit’in evine, daha sonra da onun son genel başkanlığını
yaptığı Demokratik Sol Partiye giderek onu son yolculuğuna uğurlarken
yardıma hazır olduğumuzu, yapmamız gerekenler varsa bunları yapmaya
hazır olduğumuzu bildirdik.
Sayın Ecevit, elli iki yıllık siyasal yaşamında,
Türk siyasetine yeni bir söylem, yeni bir yöntem, yeni bir soluk getirmiş
bir devlet adamıydı. Şair kişiliğini siyasete taşımış, dürüst, aydın,
Atatürk ilke ve devrimlerine, demokratik, laik cumhuriyete gönülden
bağlı bir siyaset adamıydı. Nazik, efendi, zarif, hoşgörülü, sevecen
kişiliğinin altında, kararlı, cesur, haklı düşüncelerinden ödün
vermeyen bir siyaset ve devlet adamlığı kimliği yatmaktaydı. Türk
siyasetine efendiliği, karşılıklı saygıyı ve uzlaşmayı, uzlaşmacı
yolları getirmiş, bunun yanında, güzel, akıcı öz Türkçeyi de siyaset
sahnesine taşımayı bilmiştir.
1963 yılında -Sayın Bakanın da ifade ettikleri
gibi- Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Yasası, Sendikalar Yasası
gibi çalışma hayatını çok yakından ilgilendiren yasaların çıkması
için gösterdiği sonuç alıcı çaba ve başarı Türk çalışma hayatını
yönlendirici olmuştur. Aradan geçen kırk üç yıla karşın, başta Zonguldak’taki
maden işçileri olmak üzere, tüm işçiler, tüm gerçek sendikacılar,
Bülent Ecevit’i, Sayın Ecevit’i unutmamışlar, unutamamışlardır. Otuz
sekiz yaşındaki bir genç siyasetçinin bu başarısının altında
inançlı ve kararlı tutum yatmaktaydı. Daha 1968’deki bütçe konuşmasında
-sözleri onu hep kovalamış, o sözlerini hep izlemiştir- o bütçe konuşmasında
aynen şöyle diyordu Türkiye Büyük Millet Meclisinde: “Demokratik
rejim içerisinde en kötü yönetimi, sağcı ve solcu bir dikta rejimi
içindeki en iyi yönetime tereddütsüz tercih ederiz.” Bugün mensubu
olmakla iftihar ettiğimiz Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Sekreteri
olarak, o zaman, bu sözleri söylüyordu.
12 Mart 1971 muhtırasında, kendi siyasal düşüncesine
ve ilkesine aykırı bularak, Cumhuriyet Halk Partisi yönetimiyle
ters düşüp genel sekreterliği bırakması, kendine olan saygısının
ve kararlılığının bir işaretiydi. Sayın Ecevit’in bu davranışı
uzun yıllar eleştirilmiş, tartışılmış, değişik yorumlara neden olmuştur.
Hemen söylemeliyim ki, o dönemde, ben ve şimdi Cumhuriyet Halk Partisinde
aktif siyaset yapan pek çok arkadaşımız, istifayı doğru bulmuş, benimsemiştik.
Sayın Bülent Ecevit o günün koşullarında kurulmak istenen hükûmetin
oluşturuluş biçimine ve yöntemine karşı çıkmış, o oluşturuluş biçimine
yol açan gelişmeleri benimsememişti. Ama, bu, Bülent Ecevit’in daha
önce yazdıklarıyla, söyledikleriyle çelişir bir davranış da olmamıştır.
1970 yılında, Sayın Ecevit, yazdığı bir kitapta “Şimdi, Atatürkçü geçinen
sözde devrimciler de, halkın dışına, hatta, halkın üstüne çıkmak ve
üniformalıların adına, süngülerin adına sığınmak istemektedirler.
Devrim yapabilmek için, sivilken askerliğe özenmektedirler. Barışçı
ve halkçı bir devrim ancak halkla birlikte yapılır.” demişti.
Sayın Bülent Ecevit’in Atatürk’e ve onun ilkelerine
bağlılığını ve yaşamında bunun somut ve sayısız örneklerini verdiğini
hepimiz bilmekteyiz. Ne diyordu Sayın Ecevit: “Biz, Atatürk’ün dirilmesini
de, bir başka Atatürk’ün çıkıp başımıza geçmesini de bekleyemeyiz.
Atatürk’ün meşalesi, Atatürk’ün ülküsüne doğru, onu şerefli omuzlarında
taşıyan, kafalarında, yüreklerinde taşıyan genç kuşaklar tarafından
yürütülmektedir ve yürütülecektir” diyor.
Bu inanç ve kararlılıkla, 2 Mayıs 1919 tarihinde,
Türkiye Büyük Millet Meclisindeki yemin töreninde, bu kürsüde, Genel
Kurul salonuna türbanla girip oturan Merve Kavakçı’nın davranışına
şiddetle karşı çıkmıştır ve aynen şu sözler bu kürsüden tutanaklara
geçmiştir: “Burası, hiç kimsenin özel yaşam mekânı değildir. Burası,
devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen, bu Hanım’a haddini bildiriniz!”
demişti ve ondan sonraki gelişmeleri hep beraber izledik.
Halka inanan, onun içine giren, siyaseti, kendisinin
ve partisinin doğrularını onlarla bölüşmek isteyen bir siyaset
adamıydı. Onun şu sözleri fevkalade kalıcıdır: “Belli çıkarcı çevreler,
her yerde ve her dönemde, durumlarını sarsabilecek her yeniliğe
karşı dikilmişler veya dikilmek istemişlerdir. Halkın din duygularını
sömürerek, istemedikleri her yeniliği dinle çelişirmiş gibi göstererek,
o yenilikleri önlemeye çalışmışlardır. Yanlışlıkla yenilikleri
önlemeye çalışırken de, zaman zaman halkı yanıltarak, onun desteğini
alma olanağını da bulmuşlardır.”
İlk Başbakanlık döneminde Kıbrıs’ın ve Kıbrıs
Türk halkının çıkarlarının korunması gerektiğinde, tereddütsüz
Kıbrıs Barış Harekâtı’na karar vermesi, Hükûmet üyeleri ve askerî kesimi
de buna inandırması, ikna etmesi, onun siyasal yaşamındaki önemli
başarılarının başında gelmektedir. Kıbrıs konusunda kararlı,
azimli ve sonuç alıcı tutumu, dış politikadaki başarısının en somut
örneği olmuştur.
Sayın Bülent Ecevit’in yılmaz ve yorulmaz kişiliğinin,
mücadelesinin örneklerinden birisi, 1980 sonrası siyasi yaşamıdır.
Direnci, çalışması ve başarıyı yakalaması sayesinde 1999 yılında
tekrar Başbakanlık görevini üstlenmiştir.
Sürem bitiyor Sayın Başkan, kısa bir ekleme yaparsanız,
konuşmamı tamamlayacağım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Tabii.
Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız.
ÖNDER SAV (Devamla) – Sayın Ecevit, başarıyı da,
yenilgiyi de yaşadı. Yenilgi karşısında sinmedi, durmadı, başarı
ile de şımarmadı. Her ikisini de tevazu ile olgunlukla karşılamasını
bildi.
Sayın Ecevit de, neticede bir insandı kuşkusuz. Her
insan gibi onun da hataları, yanlışları, yanılgıları olmuştur. Hatasız
politika olmaz. Ama bugün, biz, hataları, yanlışlıkları değil, iyilikleri,
güzellikleri konuşmalıyız diye düşünüyorum.
Sayın Ecevit’le ilgili olarak ne güzel, ne övücü
sözler yazıldı dış ve iç basında. Bakınız, BBC ne diyor: “Bülent Ecevit,
hem siyasal, sosyal demokrat görüşlere sahip hem de milliyetçi bir
liderdi. Türkiye’nin Batı ile yakınlaşmasında, AB adaylığında büyük
rolü oldu.” New York Times: “Yaklaşık yarım yüzyıllık siyasi kariyeriyle
solcu ve ulusalcı olarak tanınan Ecevit, kökten dinciliğe muhalifliğiyle,
Türkiye’nin en laik Müslüman ülke konumunu korumasına yardımcı
olmuştur.” Arap Televizyonu Gulf News: “Siyasi kariyeri yarım asra
uzanan solcu, milliyetçi Ecevit, yolsuzlukların salgın gibi olduğu
bir siyasi kültürde, dürüstlüğüyle çok saygı gördü.” diyor ve en etkileyici,
en çarpıcı başlık iç basında: “Dolar milyoneri olmayan tek Başbakan”
diyor. Bu onur, Ecevit ve onu sevenlere en büyük ödüldür.
Ecevit, gerçekten de sevenlerine şaibesiz, pırıl
pırıl, yolsuzlukla, hortumculukla hiçbir ilgisi olmayan, bunların
kenarından geçmeyen lekesiz bir şöhret bırakarak aramızdan ayrıldı.
11 Kasım 2006 günü, işte böyle bir dürüst, şaibesiz siyaset adamını,
devlet adamını sonsuzluğa yolcu edeceğiz.
Sayın Ecevit’in kederli eşi Sayın Rahşan Ecevit’e
ve yakınlarına, uzun yıllar milletvekili, bakan, başbakanlık yaptığı
Türkiye Büyük Millet Meclisi ailesine, milletvekillerine, içinde,
başında pek çok görevlerde bulunduğu Cumhuriyet Halk Partililere,
Demokratik Sol Partililere, Türk sosyal demokrat hareketine, siyaset
dünyasına ve Türk ulusuna başsağlığı diliyorum.
Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Sav.
Siyasi parti grupları adına son konuşmacı,
AK Parti Grubu adına Bursa Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Sayın
Faruk Çelik.
Buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA FARUK ÇELİK (Bursa) – Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bildiğiniz gibi, Türk siyasetinin önemli simalarından
biri olan eski Başbakanlarımızdan Sayın Bülent Ecevit’i kaybettik.
Neredeyse cumhuriyet tarihiyle özdeş bir yaşam ve cumhuriyet tarihinin
bütün önemli süreçlerini izleyen, gözlemleyen ve yaşayan Sayın
Ecevit seksen bir yaşında hayata gözlerini yumdu.
Ressam Fatma Nazlı Ecevit ile Doktor Mehmet Fahri
Ecevit’in tek çocuğu olarak sanatçı ruhlu aile ortamında dünyaya
gelen Sayın Ecevit’in ilk öne çıkan özelliklerinden biri, yazar, edebiyatçı
ve şair yönüydü.
1950’lerde siyasete giren Ecevit, otuz iki yaşında
milletvekili seçildi, otuz altı yaşında da bakan oldu. Genç Ecevit,
60’lı yılları, siyasette tırmanma, yükseliş yılları olarak değerlendirdi.
1972 Kurultayı’nda merhum İsmet İnönü’den Genel Başkanlığı devraldı
ve 1974’te de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu.
Sayın Ecevit’in Türk siyasetinde oluşturduğu uzlaşmacı
lider profili Türk demokrasisine örnek teşkil etmelidir. Zira,
1974’te kurduğu koalisyon ve yine o dönemde üç partili, liberal sağdan
milliyetçi sağa uzanan, yaptığı koalisyon, bunun en canlı örneğini
oluşturmaktadır.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Türk siyasi
hayatının yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerden birini kaybetmenin
derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Sayın Ecevit, Türk demokrasisinin en
önemli kilometre taşlarından biridir. Parlamentoya girdiği
1950’li yıllardan ölümüne kadar, halkın iradesini daima üstün tutmuş
ve bu anlayışından taviz vermemiştir. Darbelere karşı dimdik ayakta
duran ender siyasetçilerimizden biridir.
Kendi ifadesiyle “Devrimin halkla değil, halkın
dışında ve üstünde ilerici aydın kadrolara dayanarak yürütüleceğine
inananlar bizimle beraber olamazlar.” diyerek, halk iradesinin belirleyiciliğini
siyasetine esas almıştır. Bürokratik devrimciliği dışlayarak,
devrimciliğin halktan kopmadan gerçekleştirilebileceğini savunmuş
ve Türk siyasetçilerine ışık tutmuştur.
1970’li yıllarda “demokratik sol” kavramını ortaya
atan Sayın Ecevit, 80 İhtilali’nden sonra da bu söylemini partileştirmiştir.
Sayın Ecevit’in dile getirdiği soldaki çizgi,
milletimizin gözünde her zaman diğer sol zihniyetlerden ayrı bir
öneme ve değere sahip olmuştur ve çok ciddi de destek almıştır. Çünkü,
Sayın Ecevit, politikalarını halkın beklentileri doğrultusunda
şekillendirmeye çaba sarf eden bir siyasetçiydi. “Halkçı Ecevit” ve
“Karaoğlan” sıfatları, milletimizin, onun bu düşüncelerinden dolayı
ona verdiği sıfatlardı.
Bugünkü siyasetçilerin, bizlerin, Sayın Ecevit’in
siyasi yaşamından alacağı çok şey olduğuna, çok dersler olduğuna
inanıyoruz.
Millî davamız olan Kıbrıs, 1974 Harekâtı ile yeni
bir sürece girmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk halkı, o dönemin koalisyonunun
gösterdiği kararlılıkla, bir soykırımın eşiğinden dönmüştür. Bugün
ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nin dünya ülkeleri nezdinde
hak ettiği yeri almasına dönük çabalarımız ve çalışmalarımız artarak
devam etmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada,
hayat arkadaşı Rahşan Ecevit Hanımefendi’nin üzüntülerini tüm kalbimizle
paylaştığımızı ifade etmek istiyorum. Belirtmem gerekir ki, bir
piyesle başlayan sıcaklık, Gümüşsuyu’ndan Dolmabahçe’ye giderken
yapılan bir evlilik teklifiyle, uzun süren bir beraberliğin başlangıcı
olmuştur. Takdire değer olan ise, Sayın Rahşan ve Bülent Ecevit çiftinin,
siyasetin inişli ve çıkışlı yıllarında, birbirlerine duydukları
sevgi ve saygının hiçbir zaman azalmamış olmasıdır.
Sayın Ecevit’in vefatı, Türk siyasi hayatında
ciddi bir boşluk meydana getirmiştir. Merhum Ecevit, mütevazılığı,
dürüstlüğü, nezaketi ve sanatçı kişiliğiyle milletimizin gönlünde
her zaman saygıyla yâd edilecektir.
Kültür, edebiyat, şiir, siyaset ve devlet adamı
olarak tanımlayabileceğimiz bir Başbakanı ebedî yolculuğuna
uğurluyoruz. Hepimizin, milletimizin ve sevenlerin başı sağ olsun
diyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çelik.
Son konuşmacı, Elazığ Milletvekili ve Doğru Yol
Partisi Genel Başkanı Sayın Mehmet Ağar’a aittir.
Sayın Ağar, buyurun efendim. (Alkışlar)
MEHMET KEMAL AĞAR (Elâzığ) – Sayın Başkan, çok değerli
milletvekilleri; bugün bu özel bölümde, gerçekten her türlü saygı,
övgü ve anmaya değer bir devlet ve siyaset adamının hayatı hakkında,
Hükûmet adına, siyasi partiler adına değerli görüşleri dinleme
imkânı bulduk.
Gerçekten, siyasetin en temel vasfı, bence, yaşanan
siyasi olaylardan önemli ölçülerde dersler çıkarmak suretiyle, ülkenin
geleceği açısından sağlıklı bir bakışın sahibi olabilmeye gayret
edebilmektir diye düşünürüm. Dolayısıyla, Türk demokrasisinin
son elli yılında her seviyede fevkalade önemli görevler ifa eden
muhterem Bülent Ecevit gibi bir şahsiyetin hayatında ve siyasi çizgisinde
farklı dönemlerde farklı tavırları geliştirdiği bir siyaset çizgisinden
önemli dersleri çıkarmak da, belki, bugünkü Meclis açısından da fevkalade
önemli bir meseledir.
Öncelikle söylemek gerekirse, eski tabirle “namusu
mücessem”, yeni nesillerin anlayacağı tarzda, sade, dürüst ve temiz
bir yaşamın sahibi olmak, herhâlde her siyasetçi için vazgeçilmez
bir nitelik olarak karşımızda duran en önemli özelliklerden bir tanesidir.
Bir diğer açısından baktığımız vakit, 1980’e kadar
olan siyaset tarzı ve o devre kadar olan süreçte, askerî müdahalelerin
60’tan bu yana süreklilik kazandığı bir dönem ve 80’den sonra gelişen
farklı bir siyaset tarzı ve bu süreç içerisinde Sayın Ecevit’in tabii
çok belirgin vasfı, baskı ve dayatmalara karşın, sivil siyaset alanının
güçlü, önemli, demokrasi temelindeki tutarlı fikirlerinden vazgeçmeyen
kişiliğinin yanında, geçmişi çok iyi değerlendirmek suretiyle,
80 sonraki dönemde, her türlü yalnızlaşmaya rağmen, yılmayan, korkmayan,
çekinmeyen, kararlı bir mücadele adamı olmanın yanında, siyasette
zaman içerisinde özeleştirisini en iyi yapmak suretiyle, farklı
uzlaşmaların, farklı bütünleşmelerin öncüsü olmayı başaracak
ölçüde de farklı bir siyasi performans gösterdiği gerçeğini görmek
lazım.
Özellikle 71’den sonraki özgürlükçü demokrasi
yanlısı tutumunun yanında, daha sonraki gelişen süreç içerisinde,
hepimizin bildiği, büyük uzlaşmanın olmayışı, zamanında seçime
gidemeyiş nedeniyle ortaya çıkan demokrasi inkıtaını en iyi şekilde
değerlendirmek suretiyle, gelecek dönemlerde yeni baştan Mecliste
yüksek azmi, güçlü kararlılığı ve iradesiyle yeniden iktidar alternatifi
olduğu bir süreçte, hiç kimsenin beklemediği bir dönemde, 80 öncesinde
en ciddi çelişkileri yaşadığı yapıyla bile uyumlu bir hükûmet kurmanın
gayreti ve çabası içerisinde olduğu gerçeğini görmemiz lazım ve
bir yandan da kendi Başbakanlığı döneminde yürütülen ve hiçbir iktidarın
yürütüldüğü dönemde, güçlü IMF programlarına rağmen, yarısında
seçime gitmeme gibi bir inatçılığın sebebi ve sahibi olmak yerine,
günü ve zamanı geldiğinde seçime gitme basiretini de gösterebilmiştir
ve bu Mecliste seçime gitmenin önlenmesinin imkân dahili olduğu
bir dönemde dahi, verilen sözden geri dönmeyecek tutarlılığı ve
kararlılığı göstermiştir, yapılan bütün araştırmalarda partisinin
iyi sonuç alamayacağını bildiği hâlde.
Eğer, bütün bu meseleleri, bütün bu yaşananları,
bütün bu ortaya konan siyasi basiret örneklerini kavramadığımız
vakit, meseleyi sadece kuru bir övgü ve anma çerçevesi içerisine
oturttuğumuz vakit, Sayın Ecevit’in hayat hikâyesinden gerekli dersleri
çıkarmamışız demektir.
Meseleye bir dış politika açısından küçük bir
perspektiften baktığımızda, 1957 yılında, henüz çok genç bir mebus
olduğu dönemde, dönemin Demokrat Parti İktidarının merhum Dışişleri
Bakanı Zorlu öncülüğünde yürüttüğü Londra, Zürih Anlaşmalarının
Türkiye açısından öneminin fevkalade büyük olduğunu görerek, o
zaman da kendi partisi dışında, bu anlaşmaların mutlak şekilde çıkarılmasının
çok önemli olduğunu özellikle tebarüz ettirme sağduyusuna ve öngörüsüne
sahip olması ve nihayetinde 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki Başbakan
olduğu Hükûmetin içindeki siyasi kararlılığına yansımasını gördüğümüz
gibi, o günden bugüne kadar da bu millî davadaki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET KEMAL AĞAR (Devamla) – Tamamlayayım Sayın
Başkan.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Ağar, lütfen, devam ediniz.
MEHMET KEMAL AĞAR (Devamla) – …tutarlı ve kararlı
tavrını da iyice anlamak ve görmek lazımdır. Meselenin belli noktalarında,
her türlü siyasi bağnazlığın ötesinde, Türk siyaset hayatında bu
yönlü bakışını görmeksizin, bu hayat hikâyesinden gerekli dersleri
kavramaksızın bir yere varmak mümkün değildir. Elbette Türk milletinin
bir bütün halinde, kendi hasletine yaraşır bir vefa ve kadirbilirlik
içerisinde, kendisine hizmet etmiş devlet büyüklerine gösterdiği
vefa, saygıyı da Sayın Ecevit’e göstereceği tabiidir ve bu tabiilik
içerisinde Hükûmetin ve daha sonrasında elbette Hükûmetin hazırlıkları
içerisinde Meclisimizin, kendisine bu son görevleri, gerek uygulanacak
yasa gerekse törenler çerçevesinde ortaya koyacağı tabiidir.
Milletimizi, bu tür üzüntülü günler, bütünleştirmeye,
birleştirmeye ve Türkiye’nin geçmişinden bakarak geleceği konusunda
sağlıklı bakışları var etmeye yarayacaktır ki, o zaman işte, ortaya
konan seksen bir yıllık hayatın Türkiye’ye adanmış olan bütün alanları
doğru yerlere oturmuş olsun ve elbette, bu gününde, muhterem eşleri
Rahşan Ecevit Hanımefendi’ye, Genel Başkanlıklarını yaptığı, çeşitli
görevlerde bulunduğu, hem Cumhuriyet Halk Partimize hem Demokratik
Sol Partimizin bütün mensuplarına ve elbette Türkiye Büyük Millet
Meclisinde kendisiyle her dönemde görev yapmış bütün parlamenterlere
en içten başsağlığı dileğimizi, milletimizle paylaşmak suretiyle
ifade etmeyi bir borç biliyorum.
Bir de, müsaade ederseniz, çok küçük bir şekilde,
gene Sayın Ecevit’in, her türlü bağnazlıktan uzak (Şahsımı ilgilendirme
açısından Meclis kürsüsünden de bu şükranlarımı ifade etmek istiyorum.)
şahsımla ilgili bir konuda da, her türlü siyasi görüşün dışında meseleleri
objektif ve devlet adamı çerçevesinde görmek ve değerlendirmek suretiyle
tezkiyede bulunmuş olmasını, olumlu tezkiyede bulunmuş olmasını
da ailem ve kendim adına şükranla anmak istiyor, bu ölçülerde yeniden
kendisine en içten rahmet dileklerimi sunuyor, yüce Meclise saygılar
sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ağar.
Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, konuşmasındaki
bir hususun düzeltilmesiyle ilgili olarak Başkanlığımıza Sayın
Önder Sav’ın bir dilekçesi intikal etmiştir. Ben, hem dilekçesini
okuyup hem de arkadaşlarımdan gerekli düzeltmenin yapılmasını istirham
ediyorum.
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına
Konuşmamda 1999 tarihi yerine 1919 tarihi söylediğimi
arkadaşlarım ifade etti. Tutanağın 1999 olarak düzeltilmesini
takdirlerinize sunarım.
Saygılarımla.
Önder
Sav”
Evet, arkadaşlarımız
gereken düzeltmeyi yapacaklardır, teşekkür ederim.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, Hükûmetimizin gündem dışı konuşma talebinden önce,
Bursa Milletvekilimiz Sayın Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Başkanlığımıza
hitaben, Sayın Ecevit’in vefatı dolayısıyla gündem dışı bir konuşma
talebi vardı. Şimdi, mikrofonunu açacağım ve kendisine çok kısa
bir açıklama imkânı vereceğim.
Buyurun Sayın Yalçınbayır.
V.- AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın,
Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle açıklaması
ERTUĞRUL YALÇINBAYIR
(Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, İç Tüzük
59/2’ye göre Hükûmetin konuyu özel gündemle Türkiye Büyük Millet Meclisi
gündemine ve Türkiye kamuoyuna taşımasını takdirle karşılıyorum,
teşekkür ederim.
59/1’e göre benim söz
talebim vardı, maksat hasıl oldu; ancak, 60’a göre pek kısa bir şekilde
konuşmaya fırsat verdiğiniz için teşekkür ederim.
Öncelikle, Türk milleti
çok değerli bir evladını kaybetti. Kendisine, milletimize ve bütün
Türk âlemine de başsağlığı diliyorum.
Ecevit, hayatı boyunca
samimiyetle, özgürlük, eşitlik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, gelişmenin
bütünlüğü ve halkın kendi kendini yönetmesi kuralına ve cumhuriyetin
niteliklerine samimiyetle inandı ve savundu. Ecevit, siyaset adamı
olmasının yanı sıra, düşünce adamıydı da. Türkiye’nin Avrupa Birliği
yolunda ilerlemesinde, Ulusal Program’ın hazırlanmasında önemli
katkıları oldu. Özgürlük anlayışı, o Program’ın da temelidir.
Ecevit’in özgürlük anlayışını,
kendi ifadelerinden kısaca sunmak istiyorum: “Özgürlük, insan kişiliğinin,
düşüncesinin ve kavrayışının, insan yeteneklerinin ve yaratıcılığının
engelsiz ve sürekli gelişebilmesi için başta gelen koşuldur; insanın
da toplumun da kendini aşabilmesinin gereğidir. Toplumda kendi özgürlüğüyle
yetinmeyen, herkesin ve tüm insanlığın özgürlüğünü isteyen, başkalarının
düşüncelerine ve inançlarına saygılı olabilen, özgürlüğün sorumluluğunu
bilen ve yalnız dışarıya karşı değil, kendi içinde de özgür olan, kendi
kanılarını, ön yargılarını da sınayıp eleştirebilen insanı yetiştirecek
koşullar oluşturulmalıdır. Ona göre bir kültür ve eğitim politikası
uygulanmalıdır. Özgürlük içinde toplumsal barış sağlanmalıdır ve
toplumsal barış, özgürlüğü sınırlandırmanın gerekçesi değil, özgürlüğün
güvencesi olmalıdır.”
Rahmetli Ecevit’in siyasi
hayatının, düşünce hayatının -hem Partisinde hem de devlet kademelerinde-
kurulacak olan bir enstitüde incelenmesini ve gelecek nesillere
de emanet edilmesini saygılarımla arz ederim.
Teşekkür ederim.
Milletimizin başı
sağ olsun. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Yalçınbayır.
Sayın Ketenci, Başkanlık
Divanına, Başkanlığa sizin de müracaatınız vardı; ama, sadece bir
milletvekiline söz verme hakkımız olduğu için, İç Tüzük gereğince
size kürsüden söz verme imkânı bulamamıştım; ama, isterseniz, yerinizden,
kısaca, hissiyatınızı ifade edebilirsiniz.
Buyurun Sayın Ketenci.
2.- İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin,
Bülent Ecevit’in vefatı nedeniyle açıklaması
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ
(İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca, ben de
düşüncelerimi ifade etmek istiyorum ve Sayın Başkan, söz verdiğiniz
için de şükranlarımı sunuyorum.
Rahmetli Ecevit gazetecidir,
yazardır, şairdir, politikacı ve devlet adamıdır. Evet, bunlar onun
nitelikleridir; ama, asıl niteliği “Karaoğlan” olmasıdır. “Karaoğlan”,
onun efsaneleşmiş bir halk önderi olmasını anlatır. O, halktan biridir,
sıradan bir yurttaştır, bir emekçidir, bir köylüdür. O, bir yazardır,
şairdir, entelektüeldir.
Değerli milletvekilleri,
rahmetli Ecevit’i ideolojik olarak bir yere koymak gerekirse, o, inançlı
bir değişimci ve reformcu, kararlı bir antimilitarist, antişoven,
çağdaşlaşmayı hedeflemiş sivil bir demokrasi önderi, demokratik
solcu, sosyal demokrat olarak nitelemek gerekir. Gerek 12 Martta askerî
yönetimlere karşı çıkarken gerekse 12 Eylül askerî mahkemelerde
yargılanırken bu çizgisini hep korumaya çalışmıştır.
Rahmetin bol olsun
Sevgili Ecevit.
Halkımız
BAŞKAN – Teşekkür
ediyorum Sayın Ketenci.
Evet, rahmetli Ecevit’i
bir kez daha rahmetle, minnetle, şükranla anıyoruz. Ailesine, yakınlarına
ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığının iki tezkeresi vardır, ayrı ayrı okutup bilgilerinize
sunacağım.
IV.— BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI (Devam)
D) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- İrlanda Dış İlişkiler Ortak Komitesi Başkanı
ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
konuğu olarak, resmî temaslarda bulunmak üzere, ülkemizi ziyaretinin
uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1149)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanlık Divanı’nın
12 Ekim 2006 tarih ve 117 sayılı Kararı ile, İrlanda Dış İlişkiler Ortak
Komitesi Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin Türkiye
Büyük Millet Meclisinin konuğu olarak resmî temaslarda bulunmak
üzere ülkemizi ziyareti uygun bulunmuştur.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı
Kanun’un 7 nci Maddesi gereğince Genel Kurul’un bilgisine sunulur.
Bülent
Arınç
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize
sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2.- Slovenya Ulusal Meclisi Dış Politika Komitesi
Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin konuğu olarak, resmî temaslarda bulunmak üzere,
ülkemizi ziyaretinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/1150)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kuruluna
TBMM Başkanlık Divanı’nın
6 Ekim 2005 tarih ve 89 sayılı Kararı ile, Slovenya Ulusal Meclisi
Dış Politika Komitesi Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin konuğu olarak resmî temaslarda bulunmak
üzere ülkemizi ziyareti uygun bulunmuştur.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı
Kanun’un 7 nci Maddesi gereğince Genel Kurul’un bilgisine sunulur.
Bülent
Arınç
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize
sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi daha vardır, okutup oylarınıza
sunacağım.
3.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent
Arınç'ın, Oman Şûra Meclisi Başkanı Sheikh Abdullah bin Ali Al Qatabi’nin
vaki davetine icabetle, beraberinde bir parlamento heyetiyle
Oman’a resmî ziyarette bulunmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/1151)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kuruluna
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı Bülent Arınç’ın, Oman Şûra Meclisi Başkanı Sheikh Abdullah
bin Ali Al Qatabi’nin davetine icabet etmek üzere, beraberinde Parlamento
heyetiyle, Oman’a resmî ziyarette bulunması hususu Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620
sayılı Kanun’un 6. Maddesi uyarınca Genel Kurul’un tasviplerine sunulur.
Nevzat
Pakdil
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Vekili
BAŞKAN – Oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Başbakanlığın, Anayasa’nın
82’nci maddesine göre verilmiş tezkereleri vardır, üç adet; ayrı ayrı
okutup oylarınıza sunacağım.
4.- Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın Yunanistan’a
yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık
tezkeresi (3/1152)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Devlet Bakanı Prof.
Dr. Beşir Atalay’ın, İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga’nın cenaze törenine
katılmak üzere, 10 Eylül 2006 tarihinde Yunanistan’a yaptığı resmî
ziyarete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak
etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının
sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine
göre gereğini arz ederim.
Recep
Tayyip Erdoğan
Başbakan
Liste:
M. Said Yazıcıoğlu Ankara Milletvekili
M. Necati Çetinkaya Elazığ Milletvekili
BAŞKAN – Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
5.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik
Devletleri’ne yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine
ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1153)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
29 Eylül-2 Ekim 2006 tarihleri
arasında görüşmelerde bulunmak üzere, bir heyetle birlikte Amerika
Birleşik Devletleri’ne yaptığım resmî ziyarete ekli listede adları
yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu
konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine
göre gereğini arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
Liste:
Egemen Bağış İstanbul Milletvekili
Şaban Dişli Sakarya Milletvekili
K. KEMAL ANADOL (İzmir) – Karar yeter sayısının
aranılmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Arayacağım.
Birleşime beş dakika
ara veriyorum.
Kapanma Saati : 16.06
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 16.19
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15’inci Birleşiminin İkinci Oturumunu
açıyorum.
IV.— BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
D) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
5.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı
resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi
(3/1153) (Devam)
BAŞKAN – Başbakanlık tezkeresinin oylamasında
karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi, tezkereyi tekrar oylarınıza
sunacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.
Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir,
karar yeter sayısı vardır.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
6.- Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun’un Yunanistan’a yaptığı resmî
ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1154)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun’un, 21-22 Eylül
2006 tarihlerinde Yunanistan’ın Rodos Adası’nda düzenlenen 6. Avrupa-Akdeniz
Sanayi Bakanları Konferansına katılmak üzere, bir heyetle birlikte
21-23 Eylül 2006 tarihlerinde adı geçen ülkeye yaptığı resmî ziyarete,
ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi
uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti
ilişikte gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini arz
ederim.
Recep
Tayyip Erdoğan
Başbakan
LİSTE
Ahmet Yaşar Aksaray Milletvekili
Mehmet Necati Çetinkaya Elazığ Milletvekili
Soner Aksoy Kütahya Milletvekili
Vahit Çekmez Mersin
Milletvekili
BAŞKAN – Kabul edenler…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Karar yeter sayısı…
BAŞKAN – Kabul etmeyenler…
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK
(Çanakkale) – Yok, Başkan.
BAŞKAN – Nasıl yok?
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK
(Çanakkale) – Yok.
KÂTİP ÜYE MEHMET DANİŞ
(Çanakkale) – İstemekte geç kaldı.
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK
(Çanakkale) – Yok, istedi Kemal Anadol.
BAŞKAN – İstedi mi?
KÂTİP ÜYE AHMET KÜÇÜK
(Çanakkale) – İstedi.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Evet, karar yeter sayısı istedik efendim.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– İstendi karar yeter sayısı. Başkan, bakmadınız. İstendi karar yeter
sayısı.
BAŞKAN – Sayın Anadol,
elinizi kaldırdınız, ama…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Karar yeter sayısı istedim efendim. Tutanağı kontrol edebilirsiniz.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
lütfen oturun. Oylama yapacağım tekrar.
Kabul edenler… Kabul
etmeyenler…
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, kâtip üyeler arasında karar yeter sayısı konusunda
ihtilaf vardır. İşari oylamayı elektronik cihazla yapacağız.
Oylama için üç dakika
süre veriyorum.
Oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
oylama yapıldı)
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, karar yeter sayısı vardır; tezkere kabul
edilmiştir.
Danışma Kurulu önerisi
vardır, okutup oylarınıza sunacağım.
IV. - ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.- Genel Kurulun çalışma saatlerinin yeniden
düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No: 204 Tarihi:
7.11.2006
Genel Kurulun
7.11.2006 Salı günkü (bugün) Birleşiminde Sözlü Sorular ve diğer Denetim
Konularının görüşülmeyerek Kanun Tasarı ve Tekliflerinin görüşülmesinin,
8.11.2006 Çarşamba günkü Birleşimde ise Sözlü Soruların görüşülmemesinin,
çalışma sürelerinin de 7.11.2006 Salı günkü (bugün) Birleşimde saat
23.00’e kadar, 8.11.2006 Çarşamba günkü Birleşimde saat 14.00’den
23.00’e kadar, 9.11.2006 Perşembe günkü Birleşimde ise saat 14.00’den
21.00’e kadar olmasının, Genel Kurulun onayına sunulması Danışma
Kurulunca uygun görülmüştür.
İsmail
Alptekin
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
V.
İrfan Gündüz K.
Kemal Anadol Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu
AK Parti Grubu Başkanvekili CHP
Grubu Başkanvekili Anavatan
Partisi Grubu
Başkanvekili
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, Danışma Kuruluyla ilgili olarak söz
talepleri vardır; ama, konuşmalara başlamadan önce, bütün milletvekili
arkadaşlarıma Başkanlığın bir kararını iletmek istiyorum: Arkadaşlarımız
sadece süreleri içinde konuşacaklardır ve bunun dışında arkadaşlarımıza
konuşmalarını tamamlamaları için sadece bir dakikalık ek süre
verilecektir. Arkadaşlarımızın bunun dışında süre istememelerini,
ısrarcı olmamalarını istirham ediyorum. Uygulama bu şekilde olacaktır.
Bilgilerinize arz
ederim.
Danışma Kurulu önerisinin
aleyhinde, Mehmet Eraslan, Hatay Milletvekili.
Buyurun Sayın Eraslan.
MEHMET ERASLAN (Hatay)
– Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
Siyasetin duayenlerinden
olan ve milletimizin yetiştirdiği önemli devlet adamlarından biri
olan Sayın Bülent Ecevit’in ölümü bizleri ve milletimizi derinden
etkilemiştir. Kendisini rahmetle anıyoruz, ailesine, yakınlarına
ve milletimize başsağlığı diliyoruz.
Değerli milletvekilleri,
bu haftanın ilk Danışma Kurulu önerisinin aleyhinde söz aldım. Danışma
Kuruluna baktığımız zaman, sadece Salı günü, yarın (Çarşamba günü)
ve Perşembe günü olmak üzere, üç günümüzün çalışma saatlerini düzenleyen,
ama sadece çalışma saatlerini düzenleyen bir Danışma Kurulu, sözlü
soruların görüşülmediği, denetim konularının yapılmadığı, yapılmayacağını
öngören bir Danışma Kurulu, Salı günü sekiz saat, yarın (Çarşamba
günü) dokuz saat ve Perşembe günü yedi saat gibi bir süreyi kapsayan
Danışma Kurulu.
Değerli arkadaşlar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna Türkiye’nin ve milletimizin
her gün karşı karşıya kaldığı sorunların içerikli bir şekilde getirildiği
bir Danışma Kurulunu gerçekten özlemle ve hasretle bekliyoruz.
Bakın, Sayın Bakanın
yazılı soru önergesinin cevabında, Türkiye’de millî gelir dağılımındaki
adaletsizliği, en alt yüzde 5’lik gelir grubu ile en üst yüzde 5’lik gelir
grubu ile en üst yüzde 5’lik gelir grubu arasındaki makasın 25 kat arttığını,
zenginin millî gelirden aldığı payın fakirden 25 kat olduğunu söyleyen
Sayın Bakanımız. Millî gelir dağılımındaki adaletsizlikle beraber,
Türkiye’de işsizlik oranı ve işsizlik sorunu, istihdam sorunu,
özellikle genç kesimde, kırsal nüfusta ve kentsel nüfustaki işsizlik
oranı her geçen gün artarken, bu, toplumsal güvenliği tehdit eden ve
toplumsal yozlaşmayı da beraberinde getiren bir konuma gelmiştir.
Değerli arkadaşlar,
yine, Sayın Bakanımızın yazılı soru önergemize cevaben verdiğinden
anladığımız şu: Yüz binlerce esnaf ve sanâtkar kepenk kapatmış ve
grossmarketlerin ve hipermarketlerin şehir dışına çıkarılacağını
söyleyen Sayın Bakanımız, aradan dört yıl zaman geçmesine rağmen,
bundan üç yıl önce söylediğini bugüne kadar yapma noktasına gelmemiştir
ve esnaf-sanatkârlarımız grossmarketler ve hipermarketler karşısında
her geçen gün küçülen, her geçen gün muhtaç konuma gelen ve ezilen bir
konum içerisine girmiştir.
Bakıyoruz, KOBİ’lerimiz
istihdamın yüzde 95’ini oluşturmaktadır. KOBİ’lerimiz Türk ekonomisinin
en önemli unsurlarından biri olmasına rağmen, maalesef, KOBİ’lerimiz
var olma mücadelesi verirken, toplam kredilerden aldığı pay yüzde
3 ve yüzde 4 dolaylarındayken -bunlar resmî kaynaklar- toplam kredilerden
aldığı pay yüzde 3, yüzde 4 dolaylarındayken, Avrupa Birliği ülkelerinde
KOBİ’lerin toplam kredilerden aldığı pay yüzde 35, yüzde 40 civarındadır.
Şimdi, hangi esnaf ve sanatkârımız, hangi küçük, orta ve büyük işletmelerimiz,
KOBİ’lerimiz, hangi güçle hangi kaynakla ve hangi destekle global
piyasalarda, dünya piyasalarında var olabilecekler, bunun, yine,
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, özellikle Hükûmet tarafından
irdelenmesi gerekmektedir. Bu kredi oranlarıyla ve bu girdi maliyetleriyle
KOBİ’lerimizin çalışabilmesinin ve global piyasada mücadele verebilmesinin
imkânı yoktur. Bu girdi maliyetleriyle kârlı hale geçmeleri mümkün
değildir. Dolayısıyla, Türk ekonomisinin vergi hasılatının artırılması,
dolayısıyla vergi hasılatı da artmayacağı için kamu yatırımlarının
hızlandırılması ve kamu yatırımlarının artırılması cihetinde
bir çalışma yapma imkânı yoktur. Bu politikaların, yine, gözden geçirilmesi
gerektiğine inanıyorum ve Danışma Kurulu aracılığıyla Genel Kurul
gündemine getirmek suretiyle bu tedbirlerin, bu önlemlerin alınması
gerekliliğine inanıyorum. Bu, hem Türkiye ekonomisinin güçlenmesi
hem de toplumda var olan sıkıntının, işsizliğin, gelirsizliğin, parasızlığın,
fukaralığın, açlığın ve sefaletin önlenmesi açısından çok önemli
bir adım olacaktır.
Diğer taraftan, tarım
sektörüne baktığımız zaman, tarım sektörü de önemli bir sektördür
KOBİ’ler gibi, esnaf-sanatkârlar gibi. Tarım sektörü, daha önce, yılda
6-6,5 milyar dolar kaynak alırken -hükûmetler, özellikle 1996 ve 1997 yılındaki
verilere bakıyorum tarım sektörünün aldığı kaynak bütçeden 6,5
milyar dolar iken- bugünkü rakama bakıyoruz, bu yılki ve geçen yılki
rakama bakıyoruz tarım sektörünün aldığı pay sadece 2-2,5 milyar
dolaylarındadır.
Değerli arkadaşlar,
tarımın mutlak surette desteklenmesi gerekmektedir, tarım istihdamının
var edilmesi gerekmektedir ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi
en önemli önceliklerden biridir. Bu girdi maliyetleriyle, bu mazot
fiyatlarıyla, bu gübre fiyatlarıyla, bu tarımsal ilaç fiyatlarıyla
ve bu ürün fiyatlarıyla Türk tarımının var olma imkânı yoktur. Daha
önce Türkiye, Avrupa’ya ve dünyanın çeşitli ülkelerine tarımsal
ürünler ihraç eden bir ülke iken, bugün tarımsal ürünleri ve birçok
ara maddeleri ithal eden, daha doğrusu ara malları ithal eden bir ülke
konumuna gelmiştir ki, o yüzden, evet, ihracatımız artmaktadır,
ama, ithalatımız ihracatımızın 2 misli artmaktadır. O yüzden dış
ticaret açığı 2002 yılında 15,5 milyar dolar iken, dış ticaret açığı
2005 yılı sonu itibarıyla 45 milyar dolar düzeylerine gelmiştir. Cari
açık 2002 yılında 1,5 milyar dolar iken, cari açık 2005 yılı sonu itibarıyla
1,5 milyar dolardan 23 milyar dolara yükselmiştir. Bu rakamlar devletin
rakamıdır, resmî rakamlardır. Bunları görmemezlikten gelmemiz mümkün
değildir. Türkiye’nin toplam borcu, iç ve dış borç toplamı 230 milyar
dolar iken, geldiğimiz gün itibarıyla Türk ekonomisinin toplam borcu
360 milyar dolar düzeyine çıkmıştır ve cumhuriyet tarihi boyunca,
hemen hemen neredeyse borçlanılan para kadar üç yılda bir borçlanma
oluşturulmuş ve son üçbuçuk dört yılda 130 milyar dolar, ekstradan,
toplam borca borç eklenmiştir. Bunlar önemli konular. Bu konular,
gerçekten, hem milletimizi ilgilendiren hem siyaset kurumunu ilgilendiren
hem de Genel Kurulu, özellikle Hükûmeti ilgilendiren çok ciddi meselelerdir,
ülkemizin ve sektörel bazda toplumumuzun meseleleridir. Bunların irdelenmesi
gerekmektedir.
“Fındık 7,5 milyon lira.”
denildi. Fındık şu an Karadeniz’de 2-2,5 milyon dolaylarında. Pamuk
bundan üç yıl önce 800-900 bin liraya satıldı, şu an Çukurova’da ve
Amik Ovası’nda, pamuk, 500-600 bin liraya satılıyor ve Güneydoğu bölgemizde
sel afeti yaşandı. Acaba, şimdi, ben, soruyorum Tarım Bakanımıza...
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Eraslan,
bir dakikalık süre içerisinde konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
MEHMET ERASLAN (Devamla)
– Bu sel afeti dolayısıyla zarara uğrayan yurttaşlarımızın zararları
karşılanacak mı? Bunu biz merak ediyoruz, milletimiz de merak ediyor.
Değerli arkadaşlar,
yasaklarla mücadele, İktidarın, Hükûmetin, gerçekten programına
koymuş olduğu en önemli konulardan biridir. Yasaklar olduğu gibi
durmaktadır.
Mesleki okulların
katsayı adaletsizliği olduğu gibi durmaktadır.
Bu ülkenin kanayan
yarası olan baş örtüsü meselesi, bu Parlamentoda, 550 milletvekilinin
görevidir, ama ilk önce siyasi İktidarın görevidir. Maalesef, bu
sorun, olduğu gibi durmaktadır ve çocuklarımızın eğitim hakları
ellerinden alınmıştır.
Yoksulluk her geçen
gün artmaktadır. 18 milyon -evet, devlet, Türk İstatistik Kurumunun
verileri- insanımız yoksullukla boğuşmaktadır, 1 milyon insanımız
açlıkla boğuşmaktadır.
Yolsuzlukla ilgili
mücadele önemli, yolsuzlukla ilgili mücadele konusunda, Hükûmet,
sadece kulaklarını tıkamıştır ve kulaklarını tıkamaktan başka
hiçbir şey yapmamıştır.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Eraslan,
teşekkür ediyorum.
MEHMET ERASLAN (Devamla)
– Sayın Başkan, teşekkür edip ayrılacağım.
BAŞKAN – Süre tamam.
Açıklama yaptım bu hususta. Onun için, bugün uygulayacağım bunu. Teşekkür
ederim. Buyurun siz efendim. Teşekkür ederim.
MEHMET ERASLAN (Devamla)
– Peki.
Genel Kurulu saygıyla
selamlıyorum ve hepinize teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, başka söz talebi yoktur.
Danışma Kurulu önerisini
oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri,
alınan karar gereğince, sözlü soru önergeleri ile diğer denetim konularını
görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim
Köşdere’nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine
Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN – 1’inci sırada
yer alan Kanun Teklifi’nin geri alınan maddeleri ile ilgili komisyon
raporu gelmediğinden, Teklif’in görüşmelerini erteliyoruz.
2’nci sırada yer alan
Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı
ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız
yerden devam edeceğiz.
2.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin
Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030) (S. Sayısı: 904)
BAŞKAN – Komisyon?.. Yok.
Tasarının görüşülmesi
ertelenmiştir.
3’üncü sırada yer
alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Amerika Birleşik Devletleri
Hükûmeti Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım
Sağlanmasının Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik
Devletleri Hükümeti Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının
Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/1115) (S.
Sayısı: 1147)
BAŞKAN – Komisyon?.. Yok.
Tasarının görüşülmesi
ertelenmiştir.
4’üncü sırada yer
alan, Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Adalet Komisyonları
Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (x)
BAŞKAN – Komisyon?..
Burada.
Hükûmet?.. Burada.
Sayın milletvekilleri,
geçen birleşimde tasarının ikinci bölümü üzerindeki konuşmalar
ile soru-cevap işlemi tamamlanmıştı. Şimdi, ikinci bölümde yer alan
maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan
sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.
31’inci maddeyi okutuyorum:
(x) 1239 S. Sayılı Basmayazı 1/11/2006 tarihli 13’üncü
Birleşim Tutanağına eklidir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Vakıfların Muhasebesi
ve Denetimi
Vakıf muhasebesi
MADDE 31-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 31. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Antalya |
Çorum |
Artvin |
Madde 31.-
(A) Bu Kanun kapsamındaki
vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek usul
ve esaslara uygun olarak, muhasebe sistemlerinde tekdüzeni sağlamak;
varlık, yükümlülük ve kaynakları ile işlemlerini gerçek mahiyetlerine
uygun surette ve ihtiyatlılık ilkesi çerçevesinde muhasebeleştirmek;
finansal tablolarını finansal bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek
biçim ve içerikte, anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir,
denetim, analiz ve yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde
hazırlamak zorundadırlar.
Bu Kanun kapsamındaki
vakıflar işlemlerini kayıt dışı bırakamazlar ve gerçek mahiyetlerine
uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştiremezler; kanuni ve yardımcı
defterleri, kayıtları, şubeleri, yurt içi ve yurt dışındaki birimleri
ile hesap mutabakatı sağlamadan bilançolarını kapatamazlar.
Vakıflar tarafından
tutulacak defter ve kayıtlar ile ilgili usul ve esaslar Vakıflar Genel
Müdürlüğü tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Mazbut vakıfların gelir
ve giderleri birlikte takip edilir.
Vakıf yönetim kurulu,
vakıfın mal varlığını korumakla yükümlüdür.
(B) Sanat Eserleri ve
Yapı İşleri Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Vakıf kültür varlıklarının
tespit ve envanterini yapmak ve belgelerini arşivlemek,
b) Genel Müdürlüğe
ve mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının röleve, restitüsyon,
restorasyon ve diğer projeleri ile yıllık ve beş yıllık onarım programlarını
hazırlayarak veya hazırlatarak onarım ve restorasyonlarını yapmak
veya yaptırmak, talep halinde kontrollük görevi Genel Müdürlükçe
yürütülmek kaydıyla düzenlenecek protokol esasları dahilinde kamu
kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere yaptırmak,
c) Vakıf kültür varlıkları
birim fiyat analizlerini hazırlamak, Genel Müdürce onaylandıktan
sonra yayınlanmasını sağlamak,
d) Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının
onarım ve restorasyon projeleri ile ilgili gerekli işlemleri yapmak
ve hali hazır durumlarını röleve ve fotoğraflarla tespit etmek,
gerektiğinde eser ile koruma alanlarının kamulaştırma işlemlerini
yürütmek,
e) Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının
onarımı ile yeni yapıların inşa, onarım ve ihale işlemlerini yürütmek,
f) Vakıf kültür varlıklarının
ve yeni yapıların onarımı için gerekli görülen malzemeleri satın
almak, şantiye kurmak ve şantiyeleri kontrol etmek,
g) 2863 sayılı Kültür
ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile ilgili işlemleri yürütmek
üzere Turizm ve Kültür Bakanlığı ve koruma kurulları ile ilgili
ilişkileri yürütmek,
h) Genel Müdür tarafından verilen diğer benzer görevleri yapmak
(C)Yatırım ve Emlak
Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Genel Müdürlüğe,
mazbut, mülhak ve cemaat vakıflarına ait taşınmaz malların envanterini
çıkarmak, kütük kayıtlarını tutmak,
b) Bu Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca vakfına intikali gereken
taşınmaz malların tespitini yaparak vakfı adına tapuya tescilini
sağlamak, vakfı adına tescil kararı verilmiş olanların işlemlerini
yürütmek, vakıf kültür varlıklarının mülkiyet ve tasarruf işlemlerini
yürütmek,
c) Genel Müdürlüğe
ve mazbut vakıflara ait taşınmazların; imar uygulama ve kadastro
çalışmalarını takip etmek; kamulaştırma, kiralama, vakıf konut
veya hizmet statüsüne alma, çıkarma işlemlerini yürütmek; kiralama
usul ve esaslarını belirlemek; kat karşılığı, yapım veya onarım karşılığı
kiralama modelleri ile değerlendirilmelerini sağlamak; hür türlü
tecavüzden korunmaları ile ilgili tedbirleri almak; elde tutulmasında
fayda görülmeyenlerin değiştirilmesi, satılması ve gerekli görülen
taşınmazların satın alınması işlemlerini yürütmek,
d) Genel Müdürlüğe yapılacak taşınmaz mal bağış işlemlerini yürütmek,
e) Tavize tabi olan
taşınmaz malların tespiti ile taviz bedellerinin tahsilini sağlamak,
f) Görev ve faaliyetlerinin
gerektirdiği alt yapı çalışmalarını yapmak veya yaptırmak,
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Buyurun Sayın Eraslan.
Süreniz beş dakika.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; kaldığımız
yerden Vakıflar Yasası’nı görüşmeye devam ediyoruz.
Başından da, geçen
oturumlarda da anlattığımız gibi, bu Yasa, düzenlenişi, kuruluşu
itibarıyla başından sonuna kadar yanlış bir yasa olduğu için ve Yasa
da esas itibarıyla madde madde değil de bölüm bölüm temel yasa biçiminde
görüşüldüğü için, biz, Yasa’nın, verdiğimiz değişiklik önergelerinde
tümü üzerinde görüşlerimizi ifade etmeye devam edeceğiz.
Mademki “Yasa temel
yasadır” diye bölüm bölüm görüşülmesi öngörüldü, karar altına
alındı; mademki, maddeleri kamuoyundan saklandı; mademki, maddeleri
kamuoyundan kaçırıldı; o zaman, Yasa’nın tümü üzerinde, neler getiriyor,
neler götürüyor, kamuoyunu aydınlatmak gibi bir görevimiz olduğuna
inanıyoruz, bunu dile getirmek durumundayız.
Değerli arkadaşlarım,
Vakıflar Yasası’nın, azınlık vakıflarıyla ilgili neler getirdiğini
anlatmaya çalışmıştım daha önceki konuşmalarımda; anlaşılmayan
yeri varsa onları tekrar anlatacağız. O zaman değinmediğimiz bir
nokta kaldı. Zannedildi ki, belki zannediyor ki kimi arkadaşlarımız,
bu Yasa Tasarısı sadece azınlıklara birtakım haklar getiriyor,
olağan dışı haklar getiriyor da başka, Türkiye açısından sakınca
yaratacak düzenlemeler içermiyor gibi anlaşılabilir. Bu doğru
değil değerli arkadaşlarım, bu düzenlemeyle yabancı vakıflar açısından
da çok büyük farklılıklar meydana geliyor.
Şimdi, bu Yasa tasarısıyla
vakıflar hukukumuz karşısında yabancıların durumu şöyle, değerli
arkadaşlarım:
1) Yabancı vakıfların
Türkiye’de şube açmalarıyla ilgili durum,
2) Yabancılarca Türk
yasasına göre kurulan vakıfların durumu,
3) Türk vakıflarına
yabancıların yönetici olabilmeleri,
4) Cemaat vakıflarına
yabancıların yönetici olabilmeleri,
Ana başlıkları altında,
dört başlık altında incelemek gerekiyor.
Bu düzenlemeyle -eskiden
de vardı gerçi- yabancı vakıflar Türkiye’ye şube açabiliyorlar,
bunda bir sınır yok, bu sınır kaldırılıyor, bir hassasiyet yok. Oysa,
belli koşulların getirilmesi daha doğru olurdu. Şu, zevahiri kurtarmaz
değerli arkadaşlarım: “Mütekabiliyet koşulu koyduk, mütekabiliyet
var, varsın açsınlar, ne mahzuru var?” diye düşünülebilinir.
Şimdi, mütekabiliyet
teorik olarak doğrudur, ancak, Amerika Birleşik Devletleri’nde kaç
Türk vatandaşı Amerika’nın sistemini sarsabilecek vakıf kurabilir
ya da hangi Türk vakıfları şube açabilir ya da Amerika Birleşik Devletleri’nin
vakıflarının Türkiye’de açtığı şubelerin durumu ne olabilir, bunları
bir değerlendirmek lazım. Mütekabiliyet, her zaman durumu kurtarmaya yeterli
değildir.
Şimdi, bir örnek biliyoruz.
Bir ünlü vakıf var, bir ünlü vakıf. Gittiği ülkelerde rejimlere müdahaleler
yapıyor, rejimleri değiştiriyor. Soros Vakfı dediğimiz vakıf. Şimdi,
bu, kontrol altına alınmaz bir biçimde çeşitli ülkelerde “Turuncu
Devrim” adı altında yönetim müdahaleleri, yönetim değişiklikleri
yaptı. Nerede yaptı, bir hatırlayalım: Kırgızistan’da yaptı, Gürcistan’da
yaptı. Kiminde “Mandalina Devrimi” oldu, kiminde “Turuncu Devrim”
oldu. Ukrayna’da yaptı, Lübnan’da yaptı. Kiminde…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Kestane devrimi.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Yani, bu sarı devrimler devam ediyor. Bu sarı devrimleri yapan, yani,
yönetimleri Amerikanlaştıran, yönetimleri Amerikan hegemonyasına
boyun eğdiren vakfın adı Soros Vakfı.
Değerli arkadaşlar,
bakınız, bir civar ülkelere bakın, Lübnan’dan Ukrayna’ya kadar, Gürcistan’dan
Sırbistan’a kadar, Arnavutluk’tan Kırgızistan’a kadar müdahale
edilmeyen yer yok.
Şimdi, bu düzenlemeyle,
bu tür vakıflara karşı da Türkiye bir anlamda savunmasız hale getiriliyor.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Eraslan,
bir dakika içinde konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Böyle bir yapıya Vakıflar
Yasası’yla olanak sağlanması, sınır tanınmaz hale getirilmesi,
doğrusu Türkiye için bizi derinden endişelendiriyor. Nasıl endişelendirmesin?
Türkiye'de de, ne yazık ki bu Sorosçuların, Soros Vakfı taraftarlarının
yandaşları var. Türkiye’de de bu tür müdahalelerin edilebilme olanakları
vardır. Yani, ulus devlet odur ki, kendine saygısı olan devlet odur ki,
yönetimlerini başka ülkelere boyun eğer durumda tutmamak durumundadır,
bunun kapılarını kapatmak durumundadır. Bu açıklık bu Yasa’yla getiriliyor.
Buna dikkatinizi çekmek istiyorum.
Diğer bölümde söz aldığımda
konuşmama devam edeceğim.
Şimdilik hepinize
saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Sayın milletvekilleri,
önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Önerge kabul edilmemiştir.
31’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
32’nci maddeyi okutuyorum:
Beyanname verme yükümlülüğü
MADDE 32-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 32. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Antalya |
Çorum |
Artvin |
Madde 32-
(A) Vakıf yönetimi;
vakfın yönetici veya yönetim kurulu üyeleri listesini, bir önceki
yıla ait faaliyet raporlarını, mali tablolarını ve bu tabloların
uygun araçlarla yayınlandığına dair belgeyi, vakıf taşınmazlarının
listesini, işletme ve iştiraklerinin mali tabloları ile yönetmelikle
belirlenecek diğer bilgileri içeren beyannameyi her takvim yılının
ilk altı ayı içerisinde elektronik ortamda Genel Müdürlüğe verir.
(B) Genel Müdürlüğün
görevleri şunlardır:
a) Mazbut vakıfların
vakfiyelerinde veya vakfiye yerine geçen hüccet, berat, ferman gibi
belgelerinde yazılı hayrî, sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri
yerine getirmek,
b) Vakfiyelerde öngörülen
hizmetlerin en iyi şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak
amacıyla Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait paralar ile malları
değerlendirmek, daha fazla gelir getirici yatırımlara tahsis etmek,
c) Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait paralar ile işletmeler
kurma, kurulmuş şirketlere iştirak etme, bunların sermaye artışları
hususlarında karar vermek,
d) Yurt içi ve yurt dışındaki
vakıflara ait vakıf kültür varlıklarını ihya etmek,
e) Mülhak, cemaat ve
yeni vakıflar ile esnaf vakıflarının denetimini yapmak,
f) Vakıflarla ilgili
konularda; araştırma, geliştirme, eğitim, kültür ve yayın faaliyetlerinde
bulunmak, ulusal ve uluslararası koordinasyonu sağlamak,
g) Vakıf kültür varlıklarından
oluşan koleksiyonlar meydana getirmek; müze, kütüphane ve kültür
merkezleri kurmak,
h) Vakıflara ait müesseseleri
amaçlarına uygun olarak yaşatmak.
ı) Bu Kanun ve diğer
kanunlar ile Genel Müdürlüğe verilen görevleri yapmak.
Genel Müdürlük, vakıflara
ilişkin görevlerle ilgili olarak diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği
içerisinde çalışır ve koordinasyonun sağlanması hususunda gerekli
tedbirleri alır. Genel Müdürlük gerektiğinde ihtiyaç duyulan konuyla
sınırlı olmak üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olmaksızın
uzman kişi, kurum ve kuruluşlardan danışmanlık ve hukuki mütalaa
şeklinde hizmet satın alabilir.
(C) Genel Müdürlüğün
bütçesi; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde
hazırlanır. Bütçe, Vakıflar Meclisinin uygun görüşünden sonra süresi
içerisinde ilgili mercilere sunulur.
Gelir fazlaları ertesi
yıla devreder.
(D) Meclis üyeleri,
görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren
iki yıl süre ile Genel Müdürlük ve ilgili kuruluşlarına karşı doğrudan
doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve
temsilcilik yapamaz.
Meclis üyeleri görevleri
süresince edindikleri gizli bilgi ve belgeleri kanunen yetkili
kılınan mercilerden başkasına açıklayamaz, kendilerinin veya
üçüncü şahısların lehine veya aleyhine kullanamazlar. Bu yükümlülük
görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.
Mazereti olmaksızın
üst üste üç veya yılda toplam on toplantıya katılmayanların üyeliği
sona erer.
(E) Genel Müdürlüğün
merkez teşkilatı; ana hizmet, danışma, denetim ve yardımcı hizmet
birimlerinden oluşur.
Genel Müdürlüğün merkez
teşkilatı ekli (I) sayılı cetvelde gösterilmiştir.
(F) Genel Müdür, Genel
Müdürlüğün en üst amiri olup Genel Müdürlüğü temsil eder.
Genel Müdür, Genel Müdürlük
faaliyetlerini; vakfiye şartlarına, kalkınma planlarına, yıllık
programlara ve mevzuata uygun olarak, görev alanına giren konularda
diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde Başbakana veya
Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Devlet Bakanına karşı
sorumlu olarak yürütür.
Genel Müdür, merkez
ve taşra teşkilatının faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını
denetlemek veya denetletmekle ayrıca vakıfların faaliyetlerinin
amaçlarına uygunluğunun denetimini gözetlemekle görevli ve yetkilidir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Eraslan,
buyurun.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine önerge üzerine söz
almış bulunuyorum.
Ne acıdır ki, hiçbir
niteliği itibarıyla temel yasa özelliğini taşımayan bu Yasa’yı
madde madde görüşerek onun üzerinde doğru değişiklikler yapabilmemize
imkân tanınmadı, görüşlerimizi ifade etmemize de imkân tanınmadı,
kamuoyunun da bilgilenmesine imkân tanınmadı değerli arkadaşlarım.
Bu çerçevede, yani, İç Tüzük’ün tanıdığı bir hakkın değerli İktidar
Partisi Grubunca kötüye kullanılması sonucu, biz de görüşlerimizi
ancak bu şekilde verdiğimiz önergeler üzerine söz alarak dile getirebilme
olanağına kavuştuk, kavuşmak için çaba sarf ediyoruz. Yani, konuşmalarımız
parça parça oluyor. Yani, selamlama ve veda etme faslını bir yana
bırakırsak, üçer dakikalık konuşmalarla Genel Kurulu bilgilendirmeye,
düşüncelerimizi açıklamaya çalışıyoruz.
Değerli arkadaşlarım,
Cumhuriyet Halk Partisi Vakıflar Yasası’na niye bu kadar önem veriyor,
niye bu kadar karşı çıkıyor, niye İç Tüzük’teki bütün olanakları
kullanarak sizlerin bir yanlış adım atmanıza engel olmaya çalışıyor?
Demin, geçen oturumlarda azınlıklarla ilgili konuları açıklamaya
çalıştım. Demin yabancı vakıflarla ilgili konuları açıklarken
söz sürem bittiği için, orada kalmıştık, ona devam edeceğim.
Değerli arkadaşlarım,
bu Yasa’yla, sadece yabancı vakıfların sınırsız bir biçimde ülkemizde
şube açmalarına olanak tanımıyoruz. Bunun dışında, yabancılarca
Türkiye’de vakıf kurulmasına da sınırsız olanak tanıyoruz. İşin daha
garibini söyleyeyim: Şimdi, kurucularının tamamı yabancı olan
vakıf Türk yasalarına göre kurulduğunda bu vakıf Türk vakfı sayılıyor.
Türk vakıflarının tabi olduğu ahkâma, hükümlere tabi olmak durumunda.
Yani, herhangi bir sınırlama yok. Türk vakfı neyse, yabancının, tümü
kurucularının yabancı olan şahısların kurduğu vakıf da o özellikleri
taşıyor. Bu konuda ilk başta Hükûmet tasarısında mülkiyetle ilgili de
bir sınırlama yoktu. Biz, buna itiraz ettik Cumhuriyet Halk Partililer
olarak: “Aman efendim, Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesini tamamen deliyorsunuz,
buradaki sınırlara uymamak suretiyle bireyler adına yaptığınız
sınırlamanın bir mantığı yoktur, hiç olmazsa bunu koyun.” diye ısrarımız
üzerine 12’nci maddenin son fıkrasına, yani “kurucularının çoğunluğu
yabancı uyruklu olması halinde Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesindeki
sınırlara uyulur” gibi bir hüküm getirildi, ama, bu, sınırsız mülkiyet
edinmesini yabancı vakıfların, yabancılarca kurulan vakıfların
yeteri kadar engelleyen bir unsur değil değerli arkadaşlarım. Çünkü,
bu Vakıflar Yasası’nda şöyle bir özellik var: Vakıflara sınırsız teşvikler
verildi. Bunlar verilmeli mi? Belki Türk vakıfları açısından düşünülecek
noktalar, verilmesi arzu edilecek noktalar vardır; bunlar tamam
ama, hepsini bir yasayla çözmeye kalktığımız için istenilmeyen neticeler
de doğuyor.
Şimdi, şirket kurabilecek
vakıflar, değerli arkadaşlar, ticari faaliyet yapabilecekler
her alanda; alan sınırlaması yok; gelir getirici, kazanç getirici
ve bu uğurda sınırsız mülkiyet edinimlerinde bulunabilecekler. Şimdi,
olayı bu şekilde düşündüğünüz zaman, ülkenin savunması açısından,
geleceği açısından sıkıntılı durumların ortaya çıkacağı tabiidir.
Yine, değerli arkadaşlarım,
süremiz bitiyor ama, bitmeden önce bir noktayı daha söyleyeceğim:
Yabancılar, Türk vakıflarına da yönetici olabilecekler, bu konuda
da bir sınırlama yoktur. İşin enteresanı, bu yönetici olmaları
hem yeni vakıflara -yani Medeni Yasa ahkâmına göre kurulmuş vakıflara-
hem de eski vakıflara yönetici olmayı, idareci olmayı kapsıyor. Yani,
cemaat vakıflarına da yabancılar, sınırsız bir biçimde yönetici
olabilecekler. Yani, herhangi bir cemaat vakfı, yani, Türk vatandaşlarına
ait olan cemaat vakfı…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Konuşmanızı
tamamlayın Sayın Eraslan.
Buyurun.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Biliyorsunuz, azınlıklar bizim vatandaşlarımızdır. Onların kurduğu,
onlarca yönetilen vakıflar eskiden ancak onların yönetiminde eksilme
olduğu takdirde ancak onların kendi içinden tamamlanabilirdi. Şimdi,
yeni getirilen düzenlemeyle, diyelim ki, herhangi bir Rum vakfı,
herhangi bir kilise vakfı, yani o cemaatin yöneticileri kalmasa
bile, bu defa, diyelim ki Amerika’dan, diyelim ki Almanya’dan, diyelim
ki Yunanistan’dan, diyelim ki herhangi bir ülkeden gelerek Türkiye’de
yönetici olabilecekler, eski vakıflara da yönetici olabilecekler.
Bunun getirdiği çok büyük problemler olacaktır. Bunları şimdiden
arkadaşlarımız tahayyül edemiyor, öngöremiyor ama, çok büyük problemleri
birlikte yaşayacağımızı göreceğiz. Bu konuda sizleri uyarmayı
kendimize bir vazife sayıyoruz.
Şimdilik yine söz sürem
bitti, saygıyla selamlıyorum. Devam edeceğim değerli arkadaşlar.
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Eraslan.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
32’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
33’üncü maddeyi okutuyorum:
Vakıfların denetimi
MADDE 33-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır; önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 33. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Ayvazoğlu |
Feridun Baloğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Çorum |
Antalya |
Artvin |
Madde 33 –
(A) Mazbut, mülhak, cemaat
ve yeni vakıflarda Vakıflar Genel Müdürlüğünün denetimi esastır.
Vakıf; organları tarafından denetlenebileceği gibi, bağımsız
denetim kuruluşlarına da denetim yaptırabilir.
Vakıf yöneticileri,
en az yılda bir defa yapılacak iç denetim raporları ile sonuçlarını,
rapor tarihini takip eden iki ay içerisinde Genel Müdürlüğe bildirir.
Vakıfların amaca ve
yasalara uygunluk denetimi ile iktisadi işletmelerinin ve iştiraklerinin
faaliyet ve mevzuata uygunluk denetimi Genel Müdürlükçe yapılır.
(B) Kültür ve Tescil
Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Genel Müdürlük arşivinde bulunan vakfiye, ferman, berat, hüccet
ve benzeri belgelerin tercüme ve transkripsiyonunu yapmak, tasnif
etmek ve arşivlemek,
b) Vakıfların merkezî
sicil kayıtlarını tutmak, kurulacak yeni vakıfların merkezî sicile
tescilini yapmak,
c) Devlet arşiv, kütüphane
ve müzeleri ile gerçek ve tüzel kişilerin elinde bulunan vakfiye
ve benzeri belgeleri tespit ederek bunların Genel Müdürlük arşivine
intikalini sağlamak,
d) Tevliyet, intifa
hakkı, mazbutiyet, şart tebdili ile hayır şartlarının güncelleştirilmesi
gibi belgeleri sicile kaydederek arşivlemek,
e) İlmi araştırmaların
güvenlik içinde yürütülmesini sağlamak,
f) Teberrukat eşyanın
en geç beş yılda bir sayımını yaptırarak demirbaş kayıtları ile mutabakatını
sağlamak,
g) Vakıflarla ve vakıf
kültür varlıklarıyla ilgili yayın faaliyetinde bulunmak,
h) Vakıf müze, kütüphane
ve kültür merkezlerini açmak, denetlemek,
ı) Yurt içi ve yurt dışındaki
vakıf ve üst kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde bilimsel, kültürel
ve sosyal etkinlikler düzenlemek, projeler üretmek,
j) Arşivlerin kullanılmasını
kolaylaştıracak ve her tür ilmi çalışmalar için fayda sağlayacak
şekilde bir arşiv yönetim sistemi kurmak ve bu sistemin çalışmasını
sağlamak,
k) Ulusal ve uluslararası
toplantılar, konferans, panel, sempozyum, açık oturum, sergi, fuar
gibi etkinlikler düzenlemek,
l) Vakıflara ait taşınır
kültür varlıklarının korunması ve kaçakçılığın önlenmesi için gerekli
tedbirleri almak ve kaçırılan eserlerin iadesi ile ilgili işlemleri
yürütmek,
m) Genel Müdür tarafından verilen diğer benzer görevleri yapmak.
(C) Dış İlişkiler Daire
Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Dışişleri Bakanlığının bilgisi altında Genel Müdürlüğün
uluslararası kuruluşlarla ilişki ve işlemlerini yürütmek,
b) Vakıflarla ilgili
uluslararası alandaki gelişmeleri takip etmek,
c) Yurt dışı vakıf emlak
konuları ile ilgili işlemleri yürütmek,
d) Genel Müdürlüğün Avrupa Birliği ile ilgili yapacağı çalışmaları,
diğer birimlerle koordinasyon sağlayarak yürütmek,
e) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda Türkiye’de düzenlenecek
uluslararası toplantıların organizasyonunu yapmak ve buna ilişkin
işlemleri yürütmek,
f) Genel Müdür tarafından verilen diğer benzer görevleri yapmak.
(D) Genel Müdürlüğün
danışma birimleri şunlardır:
a) Hukuk Müşavirliği,
b) Rehberlik ve Teftiş
Başkanlığı,
c) Strateji Geliştirme
Daire Başkanlığı,
d) Basın ve Halkla
İlişkiler Müşavirliği.
(E) Genel Müdürlüğün
yardımcı hizmet birimleri şunlardır:
a) Personel ve Eğitim
Dairesi Başkanlığı,
b) İdari İşler Daire
Başkanlığı.
(F) Genel Müdürlüğün
taşra teşkilatı ekli (II) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Bu cetvelde
yer alan birimlerin kurulup kaldırılmasına, yer ve bağlantı değişikliklerinin
yapılmasına Genel Müdürlüğün önerisi üzerine Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
Taşra teşkilatının
çalışma usul ve esasları tüzükle belirlenir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Eraslan.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tekrar saygıyla selamlıyorum.
Büyük bir inançla, büyük
bir dirençle ve büyük bir umutla bir yanlışın önlenmesi için çaba
sarf ediyorum. Çabamı anlayışla karşılayacağınızı umuyorum değerli
arkadaşlarım. İnşallah faydası olur, inşallah “Meclis tutanaklarında,
ya, adam da zamanında söylemişmiş, niye böyle yaptık” denilmez, inşallah,
temenni ediyorum bunlar dikkate alınır.
Değerli arkadaşlar,
şimdi, yabancı vakıfların ve yabancılarca kurulan vakıfların durumunu
değerlendirdikten sonra, vakıflar hukukumuzda yabancıların durumunu
da bir değerlendirme ihtiyacı duyduk ve dedik ki, yeni yasal düzenlemeyle
yabancılar… Arkadaşlar, yabancı ne demek? Yabancı, Türk vatandaşı
olmayan demektir. Yani, bizim İstanbul’da oturan azınlığa mensup
Rum, Ermeni, Musevi cemaatine mensup insanlar yabancı değildir,
onlar bizim vatandaşımızdır. Yabancı, diyelim ki Amerika Birleşik
Devletleri, diyelim ki Yunanistan, diyelim ki Kıbrıs Rum Kesimi,
Fransa vesaire gibi ülkelerin tabiiyetinde olan, onların uyruğunda
olan kişilerdir.
Şimdi, getirilen düzenlemeyle
hiçbir vakıf çeşidi ayrılmaksızın bunlar yönetime gelebilecekler.
Bunun anlamı şudur arkadaşlar: Şimdi, bizde azınlık vakıfları var.
Azınlık vakıflarının hukuki dayanağını Yasa’nın bütünü üzerine
konuşmamda açıklamıştım. Lozan Barış Antlaşması’nın 37-44 maddelerinden
kaynaklanır ve Anayasa’nın 90’ıncı maddesi çerçevesinde bir istisna
olgusudur, yani bir istisnadır. Dinsel, etniksel, mezhepsel konularda
vakıf kurulamaz hükmünün, Medeni Kanun’un 101/4 hükmünün bir istisnasıdır;
kaynağı da Anayasa’nın 90’ıncı maddesidir diye açıklamıştım.
Şimdi, bu çerçevede
kurulan bir istisna vakfa yabancının yönetici olabilmesi söz konusu
olabilecektir değerli arkadaşlarım. Bunun anlamı şudur: İstanbul’da
Patrikhane olarak adlandırdığımız organizasyon dört vakıftan ibarettir.
Bu dört vakfın yönetimine Amerikan vatandaşlarının girmesine olanak
tanınıyor, örneğin Amerikan vatandaşlarının veya Yunanistan vatandaşlarının
girmesine olanak tanınıyor. Yani, bizim vatandaşımız olan kişilerin
vakıf yönetiminde olmasına bir itirazımız yok, hangi dinî inanıştan,
hangi mezhepten, neden olursa olsun; ama, böyle bir istisnayı içeren
vakfa, yabancılar, yönetimine girebilecekler.
Şimdi, zaten bunun,
hani söyleniyor hep Patrik ekümenik olacak, olmayacak. İşte, Patriğin
ekümenikliğine doğru bir adım atılıyor. Bunu, lafla, biz yapmayacağız
demekle olmaz. Patrikhanenin ekümenikliğine doğru adım adım döşeniyor
bu. Nasıl döşeniyor? Şimdi:
1) Yabancılar yönetimde
yer alabilecekler. Dolayısıyla, cemaati azaldı, çoğaldı, şöyle oldu,
böyle oldu, gittiydi, geldiydi diye bir sorun yok.
2) Değerli arkadaşlarım,
bu da yetmiyor, sınırsız olarak dışarıdan yardım alabilecekler,
yurt dışındaki kuruluşlara, birliklere, üst birliklere katılabilecekler,
yani, evrensel bir durumu söz konusu olabilecek.
3) Mallarını birbirine
devredip belki o Patrikhanenin dört vakfı bir vakıf haline gelme ve
bir tüzel kişilik haline gelebilme imkânına sahip olabilecek.
Değerli arkadaşlarım,
mallarını birbirine devretmek ne demek? Yani, mazbutaya alınmış
bir vakfın dahi, bu maddeden hareketle, yani, infisah etmiş, sönmüş
bir azınlık vakfının dahi bu maddeden hareketle mal varlığını yaşayan
bir vakfa devretmesine olanak tanınıyor. 59 tane mazbutaya alınan
azınlık vakfı vardır, cemaate mahsus vakıf vardır. Bunlar, devletin
yönetimindedir, mazbutaya alınmıştır, cemaati bitmiştir. Şimdi,
bu düzenlemeyle, bu Kanun’daki düzenlemeyle, onların aynı amaçtaki
diğer vakıflara mallarını devredebilir hükmü gereği, o mallara
talep hakkını veriyoruz. Yine, birbirine devir gereği güçlü organizasyonları,
tek vakıflar halinde tüzel kişilikleri ve olanak verebiliyor…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– …ve değerli arkadaşlarım, bunu yaparken, bir yandan da yabancıyı
vakıf yönetimine alabiliyoruz. Bunun sonu nereye varır, bakınız,
ben size söyleyeyim değerli arkadaşlar: Vakıf yönetimine yabancı
girebiliyorsa, Patrik de yabancı olabilir anlayışına varır. Bunun
sonucu, bunu tarih düşmek için söylüyorum, Amerika Birleşik Devletleri’nden
Patrik getirmeye, Patrikhaneye Patrik getirmeye kadar gider ve o
zaman, Patrik ekümenik mi olur, ekümenik mi olmaz, onun orasını siz düşünün,
birazcık muhayyilenizi zorlayın. Haa, ekümenik olursa ne olur derseniz,
onu ileride söz aldığımda açıklamaya çalışacağım.
Değerli arkadaşlarım,
tehlikeli bir yoldasınız, yanlış bir yoldasınız. Lütfen, geri dönün.
Hepinize saygılar
sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkan…
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Sayın Mehmet Ali Şahin Bey, İç Tüzük’ün 69’uncu maddesine göre, Hükûmetin
teklif etmediği, fakat, Hükûmete atfedilen, yanlış olarak sunulan
bir görüşle ilgili olarak açıklama yapma talebinde bulunmuştur.
Şimdi, İç Tüzük’ün
69’uncu maddesine göre Hükûmet adına Sayın Mehmet Ali Şahin’e söz vereceğim.
Buyurun Sayın Bakanım.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
V.- AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)
3.- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
Şahin’in, Niğde Milletvekili Orhan Eraslan’ın, konuşmasında, Hükûmete sataşması
nedeniyle konuşması
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar;
Başkanım çok teşekkür ederim.
Deminden beri, üst üste,
önergeler üzerinde söz alan Değerli Arkadaşımız Sayın Eraslan, çok
üzülerek söylemek zorundayım, bu tasarıda olmayan bir şeyi varmış
gibi göstererek, maalesef, Parlamentoyu ve kamuoyunu bilerek aldatmaya
çalışmaktadır. Son derece üzülüyorum.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Cevabını alırsınız…
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Bir milletvekili arkadaşımızın,
gerçek yüzünü bildiği halde, bu tasarıda olmadığını bildiği halde,
sanki varmış gibi burada değerlendirmeler yapması, bu tasarıyı
sevk eden Hükûmeti, “efendim yanlış yapıyorsunuz, lütfen geri alın” gibi
birtakım tavsiyelerle, tasarının sanki kötü niyetle hazırlanmış
intibaını verici cümlelerle değerlendirme yapmasını üzüntüyle
karşılıyorum.
Şimdi diyor ki: “Yabancı
vakıflar Türkiye’de, bu Yasa’yla istedikleri gibi faaliyette bulunma,
şube açma imkânına sahip oluyorlar.” Değerli arkadaşlar, şu tasarının
hiçbir yerinde, başka ülkelerde kurulmuş yabancı vakıflarla ilgili
bir tek cümlelik bir düzenleme yoktur. Ama, Sayın Sözcü, Sayın Eraslan,
bu tasarıyla, bizim, yabancı ülkelerde kurulmuş vakıfların Türkiye’de
faaliyette bulunma, şube açma haklarını elde edeceğini söylüyor.
Halbuki, böyle bir düzenleme şu anda yürürlükte bulunan Medeni Kanun’da
var. Türk Medeni Kanunu’nun 92’nci maddesi şöyle diyor: “Yabancı dernekler,
Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle, İçişleri Bakanlığının
izniyle Türkiye’de faaliyette ve iş birliğinde bulunabilirler,
şube açabilirler, üst kuruluşlar kurabilir ve kurulmuş üst kuruluşlara
katılabilirler.” Peki, Medeni Kanun’un bu cümlesi, diyeceksiniz
ki, derneklerle ilgili, vakıflardan bahsetmiyor. Ama, Medeni Kanun’un
117’nci maddesi “Derneklerin uluslararası faaliyette bulunmalarına
ve üst kuruluş kurmalarına ilişkin hükümler kıyas yoluyla vakıflar
hakkında da uygulanır.” 92 ve 117. Demek ki, bu düzenlemeler bu Kanun’la
gelmemiş, daha önce yürürlüğe girmiş olan, hâlâ yürürlükte bulunan
Medeni Kanun’la gelmiş.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Doğru değil, açıklayacağız efendim. Belgeli açıklayayım. Mahcup
olursunuz. Belgeli açıklayayım. Cevap hakkı kullanacağım.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – O nedenle, Sayın Eraslan, maalesef,
kendi vehimlerini…
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Vehim değil.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – …vehimlerini burada gerçekmiş
gibi göstermek suretiyle sizleri ve sizlerin şahsında muhterem kamuoyunu
yanıltıyor. O nedenle, Hükûmet olarak, üzülerek de olsa, açıklama
yapma ihtiyacını duyuyorum.
Bir şey daha söyledi
biraz önce: “Efendim, bu cemaat vakıfları var ya, bu cemaat vakıflarına
Amerika’dan Amerikalı bir vatandaş gelir, yönetici olabilir.”
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Evet.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Eraslan, Allah aşkına,
bakar mısınız şu 3’üncü maddeye… Arkadaşlar, önünüzdeyse lütfen
açın, bu tasarının 3’üncü maddesine bir bakın. Ne diyor bakın… Cemaat
vakfı neymiş? Cemaat vakfını tarif ediyor bu Yasa: “Vakfiyeleri
olup olmadığına bakılmaksızın 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince
tüzel kişilik kazanmış mensupları, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olan Türkiye’deki gayrimüslim cemaate ait vakıflardır.” Sayın Eraslan
ne diyor? “Bu cemaat vakıflarına Amerikalı vatandaşlar gelir üye
olur, yönetici olur.” Yahu arkadaş, 3’üncü maddede, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olmak koşulunu beraber getirmedik mi? Bu var mı, yok muydu?
Niye yanıltıyorsunuz kamuoyunu, elinize ne geçecek? (AK Parti sıralarından
alkışlar)
Efendim, mazbutiye
alınmış cemaat vakıfları var, onlar, şu anda hâlâ faaliyette bulunan
diğer vakıflarla birleşebilirler. Yok böyle bir şey, bir düzenleme.
Mazbutiye alınmış hiçbir vakfı, biz, mazbutiyeden çıkarmayız, bu
Yasa böyle bir düşünceyi de getirmiyor. O nedenle, söylediklerinin,
şu ana kadar söylediklerinin tamamı, maalesef, doğru değildir. Başka
kelime kullanacaktım, ama, en hafifini kullanıyorum, doğru değildir;
kamuoyunu yanıltmaya yönelik ifadelerdir.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Onlar size inikas edecektir. Sayın Bakan, dikkatli açıklama yapın,
aksini ispat edeceğim, mahcup olacaksınız.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Yani, böylesine, bu konularla
ilgili araştırma yapmış, araştırma yaptığını burada defalarca
ifade eden, üstünde çok çalıştığını ifade eden bir arkadaşımızın,
tasarıya bağlı kalarak ve gerçeklere bağlı kalarak burada konuşmasını
bekliyoruz ve kamuoyunu yanıltıcı beyanlardan uzak durmasını
özenle, bir parlamenter olarak, bir parlamenter arkadaşımız olarak,
kendisinden istirham ediyorum. Böyle bir açıklamayı yapmak zorunda
kaldım, çünkü, gerçek, söyledikleri gibi değildir.
Hepinize saygılar
sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Açıklama değil ki, suçlama.
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Karar yeter sayısı…
BAŞKAN – Arayacağım
Sayın Anadol. Maddeyi oylarınıza sunup karar yeter sayısını arayacağım.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, Kâtip Üyeler arasında ihtilaf vardır, işari oylamayı
elektronik cihazla yapacağım ve karar yeter sayısını arayacağım.
Sayın milletvekilleri,
33’üncü maddenin oylamasıdır ve karar yeter sayısını arıyoruz.
Oylama için iki dakika
süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
oylama yapıldı)
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, karar yeter sayısı vardır, madde kabul
edilmiştir.
34’üncü maddeyi okutuyorum:
Yönetim ve temsil masrafı
MADDE 34 –
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, okutup işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 34. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Ayvazoğlu |
Feridun Baloğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Çorum |
Antalya |
Artvin |
Madde 34 –
(A) İntifa hakkına
konu mazbut vakıfların yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde otuz
beşi ile Genel Müdürlük tarafından geçici olarak yönetilen vakıfların
yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde yirmisi yönetim ve temsil masrafı
olarak Genel Müdürlük bütçesine gelir kaydedilir.
(B) Genel Müdürlük
personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir.
Genel Müdürlükte; Genel
Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Vakıflar Meclisi Üyesi, I. Hukuk Müşaviri,
Rehberlik ve Teftiş Başkanı, Daire Başkanı, Bölge Müdürü, Hukuk Müşaviri,
Müdür, Şube Müdürü, müfettiş yardımcıları ve müfettişler, Vakıf
Uzmanı, sanat tarihçileri, müze araştırmacıları, Avukat, Mimar
ve Mühendis ile Tekniker kadrolarına atananlar, kadroları karşılık
gösterilmek suretiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması
hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli çalıştırılabilir.
Sözleşmeli olarak Genel
Müdürlükte fiilen çalışan personele bu Kanuna ekli (III) sayılı
cetvelde unvanlar itibarıyla yer alan taban ve tavan ücretleri arasında
kalmak üzere, Meclis tarafından belirlenecek tutarda aylık brüt
sözleşme ücreti ödenir. Başbakanlık merkez teşkilatında sözleşmeli
olarak çalıştırılan emsali personelin yararlandığı ücret artışlarından
Genel Müdürlükte çalışan sözleşmeli personel de aynı usul ve esaslara
göre aynen yararlandırılır. Bu personel T.C. Emekli Sandığı ile
ilişkilendirilir. Söz konusu personele, çalıştıkları günlerle
orantılı olarak (hastalık ve yıllık izinleri dahil), ocak, nisan, temmuz
ve ekim aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarında ikramiye
ödenir. Bunlardan üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine
göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Genel Müdürün
teklifi, ilgili Bakanın uygun görüşü üzerine Başbakan onayı ile
haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına
kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar ile söz konusu personele yapılacak diğer ödemeler
Bakanlar Kurulunca tespit edilir.
Genel Müdürlük merkez
ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlara (kadro karşılığı
sözleşmeli personel hariç) 10/10/1984 tarihli 3056 sayılı Başbakanlık
Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabulü Hakkında Kanunun 31 inci maddesinde yer alan fazla çalışma
ücreti aynı usul ve esaslara göre ödenir.
(C) Genel Müdürlük görevlerinin
gerektirdiği uzmanlık hizmetleri, Vakıf Uzmanı ve Uzman yardımcılarından
oluşan meslek personeli eliyle yürütülür.
Vakıf Uzman Yardımcılığına
atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde
sayılanlara ek olarak aşağıdaki şartlar aranır:
a) En az dört yıllık
eğitim veren yurt içi veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu
tarafından onaylanmış yurt dışındaki fakülte veya yüksek okullardan
mezun olmak,
b) Merkezi sistemle
yapılacak memur seçme sınavında başarılı olmak veya Vakıflar Genel
Müdürlüğünde en az on yıl hizmetinin bulunması ve son altı yıl sicil
notunun yetmiş ve üzeri olması,
c) Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavında
en az (B) düzeyinde başarılı olmak,
d) Genel Müdürlükçe yapılacak sınavda başarılı olmak,
e) Genel Müdürlükçe yapılacak sınavın yapıldığı tarihte otuz
yaşını doldurmamış olmak.
Vakıf Uzman Yardımcılığına
atananlar, üç yıl çalışmak, olumlu sicil almak ve hazırlayacağı tezin
kabul edilmesi kaydıyla açılacak Vakıf Uzmanı mesleki yeterlilik
sınavına girme hakkını kazanırlar. Sınavda başarılı olanlar Vakıf
Uzmanı olarak atanırlar. İkinci sınavda da başarılı olamayanlar
durumlarına uygun memur kadrolarına atanırlar.
Vakıf Uzman Yardımcılığı
sınavı, eğitim programları ve süresi, tez hazırlama, mesleki yeterlilik
sınavı ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Eraslan.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; şimdi, yabancıların vakıflarının
durumuyla, yabancılarca kurulacak vakıfları ben aynı başlık altında
inceledim. Herhâlde, Sayın Bakan bunu kaçırmış. Öyle anlaşılıyor ki,
benim anlattıklarımdan ya hiçbir şey anlamamış ya da bilinçli olarak
Genel Kurulu ve kamuoyunu yanıltma çabası içerisinde görüyorum.
Hele hele, tasarıyı söylerse, Adalet Komisyonu raporunu değil
de, tasarıyı söylerse, tasarı’da söyleyecek o kadar çok şeyimiz
var ki. Bu tasarı, arkadaşlar, Sevr’in ihyasıdır. Bu bir vehim değildir.
Tasarı Sevr’in ihyasıdır. Biz buna birtakım müdahalelerde bulunduk
Cumhuriyet Halk Partili üyeler olarak. Bir parça, bizim müdahalelerimizle
tasarı toplandı. Şimdi, burada hak inkâr gelerek, yoktur diyerek
gerçeği nasıl değiştirebilirsiniz?
Bakın, şimdi, iki noktada
ben konuyu irdelemiştim. Birincisi, yabancıların vakıflarının
şube açmalarıyla ilgili. Tutanağı getirin bakın “O eskiden de
mevcuttu ama, birtakım sınırlamalar kaldırıldı.” dedim, onun üzerinde
çok uzun değinmedim, sadece Soros vakıflarıyla ilgili değinme yaptım.
Asıl değindiğim nokta şu: Yabancıların Türkiye’de vakıf kurmaları
ve Türkiye’de kurulmuş vakıflara yönetici olabilmeleri.
Diyor ki Sayın Bakan:
“Yabancıların Türkiye’de kurulmuş vakıflara yönetici olabilmeleri
nerede düzenlendi de… Sayın Eraslan gerçeği ifade etmiyor.”
“Başka şey diyecektim,
ama…” Ona nezaketim elvermiyor demek istedi. Yalan söylüyor demek
istiyor.
Peki, hangimiz yalanız,
okuyorum yasa maddesi. Değerli arkadaşlar…
MUSTAFA NURİ AKBULUT
(Erzurum) – Yanlış söylüyorsun…
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Ee canım Nuri bey, buyur gel sen açıkla, söz al, engel hâl mi var!
Şimdi, değerli arkadaşlar,
bakınız, 6’ncı madde, açın lütfen bakın. Hükûmet tasarısı, son fıkrası:
“Vakıfların yönetim organlarında görev alanların çoğunluğunun
Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.”
“Türk vatandaşı olması
gerekir” değil arkadaşlar, “Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.”
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Yeni vakıflar… Üçüncü fıkrayı
oku.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Hayır, bakın, o yeni vakıfları, iyi dinleyin, Cumhuriyet Halk Partililer
-getirelim tutanakları da oradan bakın- biz söyledik “yanlış yapıyorsunuz
kardeşim, hiç olmazsa ‘yeni vakıfları’ deyin, hiç olmazsa burada
vakfiye şartlarına uydurun” diye.
Bakınız Hükûmet tasarısında
diyor, Hükûmet tasarısında. Hükûmet tasarısını okuyorum, Hükûmet tasarısının
6’ncı maddesinin son fıkrası, tekrar okuyorum, bir daha dinleyin:
“Vakıfların yönetim organlarında görev alanların çoğunluğunun,
Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir.”
Şimdi, değerli arkadaşlar,
bu bir.
İki, bakın, aynı maddenin
üçüncü fıkrası, Hükûmet tasarısı. “Hükûmet tasarısı’nda yok” diyordu
ya Sayın Bakan, Hükûmet tasarısında olmadığı hâlde benim yalan söylediğimi
söylüyordu ya Sayın Bakan. Bakınız, üçüncü fıkrasında ne diyor: “Cemaat vakıflarının
yöneticileri mensuplarınca seçilir. Vakıf yöneticilerinin seçim
usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.” Bakınız, bu Hükûmet tasarısında.
Kimi seçer cemaat vakıfları
mensuplarınca, orası belli değil. Hangi vatandaşı seçer, orası da
belli değil. Orada bir sınırlama mı var?.. Aynı
maddenin son fıkrasında da, zaten, Türk vatandaşı olmayanların da
yer alabileceği söz konusu.
Biz bu tehlikeyi gördüğümüz
için Cumhuriyet Halk Partililer olarak, şunu, şu değişikliği yaptırtmak
için… Tutanakları burada, gelir okurum, mahcup olur. Onun için Sayın
Bakanınıza söyledim. Mahcubiyet yaşarsınız, doğruyu konuşun;
mahcubiyet yaşarsınız, kamuoyunu yanıltma adına konuşmayın burada.
Şimdi, onun için biz
“yeni vakıflar” dedik. Yeni vakıfların yöneticileri… Bizim düşüncemiz
şuydu: “Türk vatandaşı olsundu”. Bunu kabul ettiremeyince, hiç olmazsa
bunu yeni vakıflara hasredin… Cemaat vakıflarında da “kendi aralarından”
lafını eklettirdik. Bunlar Cumhuriyet Halk Partililerin çabalarıyla
eklenmiş şeylerdir.
Burada, Sayın Bakan,
“ya, bir badireye sokuyorduk ülkeyi, yani, teşekkür ederiz size,
bir parça topladınız…” Ama, hâlâ tehlike geçmiş değil, hâlâ sıkıntı
devam ediyor.
Arkadaşlar, bu proje,
çok açık söylüyorum, Patriği ekümenik yapma projesidir; çok açık söylüyorum,
Amerika’dan patrik getirme projesidir. Buna “hayır” demenizi bekliyorum.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayır Eraslan,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Bakınız, ilk, bunun, işaretini verdiniz; ilk defa cumhuriyet tarihinde,
Sen Sinot Meclisine bir yabancıyı seçtiniz. Bir defa daha, 1950’li
yıllarda Sen Sinot Meclisine yabancı seçilmişti, ama, o yabancı,
seçilmeden önce -futbolcu transferi gibi- Türk vatandaşı yapılmıştı.
Celal Bayar -merhum- buna izin vermemişti.
Şimdi, siz, doğrudan
doğruya yabancıyla birlikte gidiyorsunuz, bunun işaretlerini veriyorsunuz.
Bizim kaygılarımız yersiz değil, bizim kaygılarımız vehim değil.
Ayrıca bir gerçek var
ortada: Yani, konuştuğumuz ülkemiz, başkasının ülkesi değil. Yani,
kendi ülkemizi konuşuyoruz. Bu konuda endişe belirtmek, kaygı belirtmek
ne zamandan beri yanlış anlaşılır oldu? Ne zamandan beri… Sanki,
gerçek dışı bir şey bahsediyormuşuz gibi, Sayın Bakan çıkıyor burada,
bizim yalan söylediğimizi ihsas etmeye çalışıyor. Buyurun, tasarının
her maddesini Sayın Bakanın kendisiyle, her ortamda, Türkiye televizyonlarında,
her yerde, her ortamda sınırsız tartışmaya hazırım.
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
34’üncü maddeyi oylarınıza
sunuyorum…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Karar yeter sayısı...
BAŞKAN – Arayacağım.
34’üncü maddeyi oylarınıza
sunup, karar yeter sayısını arayacağım.
Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Karar yeter sayısı vardır, madde kabul edilmiştir.
35’inci maddeyi okutuyorum:
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vakıflar Genel Müdürlüğü,
Vakıflar Meclisi, Genel Müdürlük Teşkilatı ve İstihdam
BİRİNCİ BÖLÜM
Vakıflar Genel Müdürlüğü
Vakıflar Genel Müdürlüğü
MADDE 35-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alıyorum:
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 35. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Ayvazoğlu |
Feridun Baloğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Çorum |
Antalya |
Artvin |
Madde 35-
(A) Bu Kanun ile kendisine
verilen görevleri yerine getirmek üzere, kamu tüzel kişiliğini
haiz Başbakanlığa bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
Başbakan, yönetim
ile ilgili yetkilerini gerekli gördüğü takdirde görevlendireceği
Devlet Bakanı vasıtasıyla kullanabilir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü,
merkez ve taşra teşkilatından oluşur.
Genel Müdürlüğün merkezi
Ankara’dadır.
(B) Vakıflar Meclisi
Vakıfların en üst seviyede danışma ve karar organıdır. Meclis bir
başkan ve dört üyeden teşekkül eder.
Meclis üyeleri tercihen
kamu yönetiminde bilgi ve tecrübesiyle temayüz etmiş ve teşkilatın
faaliyet alanı ile hukuk, maliye, iktisat, tarım, işletme ve mühendislik
alanlarında bilgi ve tecrübe sahibi olanlar arasından Başbakanın
teklifi üzerine müşterek kararname ile atanır. Vakıflar Genel Müdürü
Meclisin başkanıdır. Meclis kararları salt çoğunlukla alınır. Vakıflar
Genel Müdürü muhalif kaldığı kararları on beş gün içinde Başbakanlığa
sunabilir, bu durumda Başbakanlığın, Danıştay’ın görüşünü almak
suretiyle verdiği karar doğrultusunda işlem yapılır.
(C) Meclis üyelerinin,
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile belirlenen
devlet memuru olma şartlarını taşıması, hukuk, maliye, iktisat,
işletme, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler ve mühendislik
alanlarında en az dört yıllık yüksek öğretim yapan kurumlardan birini
bitirmiş olması, on beş yıldan az olmamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında
görev yapmış olması ve vakıflar konusunda tecrübeli olması gerekir.
Meclis üyelerinin görev
süresi üç yıldır. Ancak, göreve engel hastalık ve sakatlık durumunda
iş görememeleri veya Meclis üyeliği şartlarını kaybetmeleri durumunda
yerlerine ortak kararnameyle yenileri atanabilir.
Memur veya diğer kamu
görevlisi iken ortak kararnameyle Meclis üyeliğine atananların
Mecliste görev yaptıkları sürece eski görevleriyle olan ilişikleri
kesilir. Bu üyelerin; memuriyete giriş şartlarını kaybetme dışındaki
herhangi bir nedenle görevlerinin sona ermesi, görevden ayrılma
isteğinde bulunması veya görev sürelerinin dolması durumunda
otuz gün içinde eski kurumlarına başvurmaları halinde mükteseplerine
uygun bir kadroya atanırlar. Bu durumda Genel Müdürlükte geçirdikleri
süreler atandığı kurumda geçmiş gibi değerlendirilir. Akademik
unvanların kazanılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla
üniversitelerden gelen personel hakkında da aynı hükümler uygulanır.
(D) Bu Kanun kapsamındaki
vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek usul
ve esaslara uygun olarak, muhasebe sistemlerinde tekdüzeni sağlamak;
varlık, yükümlülük ve kaynakları ile işlemlerini gerçek mahiyetlerine
uygun surette ve ihtiyatlılık ilkesi çerçevesinde muhasebeleştirmek;
finansal tablolarını finansal bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek
biçim ve içerikte, anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir,
denetim, analiz ve yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde
hazırlamak zorundadırlar.
Bu Kanun kapsamındaki
vakıflar işlemlerini kayıt dışı bırakamazlar ve gerçek mahiyetlerine
uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştiremezler; kanuni ve yardımcı
defterleri, kayıtları, şubeleri, yurt içi ve yurt dışındaki birimleri
ile hesap mutabakatı sağlamadan bilançolarını kapatamazlar.
Vakıflar tarafından
tutulacak defter ve kayıtlar ile ilgili usul ve esaslar Vakıflar Genel
Müdürlüğü tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Mazbut vakıfların gelir
ve giderleri birlikte takip edilir.
Vakıf yönetim kurulu,
vakıfın mal varlığını korumakla yükümlüdür.
(E) Vakıf yönetimi;
vakfın yönetici veya yönetim kurulu üyeleri listesini, bir önceki
yıla ait faaliyet raporlarını, mali tablolarını ve bu tabloların
uygun araçlarla yayınlandığına dair belgeyi, vakıf taşınmazlarının
listesini, işletme ve iştiraklerinin malî tabloları ile yönetmelikle
belirlenecek diğer bilgileri içeren beyannameyi her takvim yılının
ilk altı ayı içerisinde elektronik ortamda Genel Müdürlüğe verir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Ayvazoğlu.
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Çorum) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzun günlerden beri
tartıştığımız bu Tasarı’nın geçmişine bakıldığında, özel olarak,
olağanüstü bir gündemle toplantıya çağrılan yüce Meclisin, gerek
komisyonlarda gerekse Genel Kurulda yapmak zorunda kaldığı bir tasarı.
Tasarı’nın 35’inci
maddesi konusunda vereceğimiz teknik bilgileri şu şekilde yüce
Meclise sunarsak: 2762 sayılı mevcut Vakıflar Kanunu’nun 5’inci maddesi
“Vakıflar Umum Müdürlüğü” şeklinde yer almış olup, daha sonra 1938,
1949, 1981 ve 3/8/2002 ile 2003 tarihli yasalarla Genel Müdürlük şeklinde
-bu Yasa’da- yerini almıştır.
Vakıflar Genel Müdürlüğü,
gerçekten, ulusumuza miras olarak bırakılan vakıfların emanetçisidir
şeklinde tarif etsek, yerini bulacağı kanısındayız. Toplam 41.500
mazbut vakfı tek çatı altında toplayan Vakıflar Genel Müdürlüğünün
görevi gerçekten önem taşımaktadır. Bugüne kadar gerek bunların
idaresi ve temsili gerekse 161 adet cemaat vakfının ve Türk Medeni
Kanunu’nun yürürlüğünden sonraki 4.499 vakfın denetim görevinin
yerine getirilmiş olması, Vakıflar Genel Müdürlüğünün önemini
bir kez daha ortaya koymaktadır.
Değerli arkadaşlar,
en eski düzenlenen, 29 Aralık 1048 tarihli, ilk resmî vakıf belgeli
vakfa ait belgenin de yine Vakıflar Genel Müdürlüğünün arşivinde
saklandığını da bilmemizde fayda olacağı kanısındayım.
Yine, Vakıflar Genel
Müdürlüğünün en önemli, asıl işlevi, gerek Selçuklular gerekse Osmanlılardan,
yani atalarımızdan cumhuriyetimize kadar devretmiş vakıflar ile
cumhuriyetimiz sonrası vakıfların idaresi, gözetimi ve denetlenmesi
gibi görevleri olduğunu belirtmemizin de gereği olduğunu vurgulamak
istiyorum.
Değerli milletvekilleri,
Osmanlı İmparatorluğu zamanında gerçekten vakıf kurumunun yaygın
olduğu, gerek, Hükûmetin, bu Tasarı’nın gerekçesinde açıklandığı
şekilde ortaya konulduğu gibi, gerekse toplumun çok çeşitli alanlarında
hizmet veren konularda ancak daha sonra özel hukuk tüzel kişiliğine
sahip durumuna gelmiş vakıfların görevlerinin o dönemlere göre
ayrı yargılanması ve tartışılması gerektiği, şimdi ise ayrı bir
açıdan bakılması gerektiğini yüce Meclise burada açıklamak zorundayız.
Günlerden beri açıkladığımız konu ve endişelerimiz, dile getirdiğimiz
tartışmalar hep bu noktada düğümlenmiştir.
Şimdi, bugüne kadar
vakıflarla ilgili yapılan çalışmalarda gerçekten herhangi bir sıkıntının,
bu sıkıntının gerek ulusumuzu ilgilendiren çok önemli boyutlar taşımadığını
görmekteyiz. Bununla ilgili gerek mahkemelerde olsun gerek uluslararası
boyutlarda olsun Vakıflar Kanunu’nun bize bu tür sıkıntıları yaratmadığını
hepimiz bilmekteyiz, fakat, her nasılsa, nereden ihtiyaç hasıl olduysa,
nereden vahiy geldiyse, Avrupa Birliği İlerleme Raporu’na bakıldığında,
Avrupa Birliği müktesebatına bakıldığında, böyle bir ihtiyacın
Avrupa Biriliği müktesebatında olmadığını görüyoruz. Sayın Bakanın
açıklamalarında da Avrupa Birliği müktesebatının olmadığından
bahsediliyor. Ancak, Sayın Bakanın daha sonraki bir açıklamasında,
Avrupa Birliğinden gelen -yani, burada, tarif olarak uyarı şeklinde
demek istemiyoruz, ama- istekler sonucu böyle bir tasarının gündeme
getirilmesi gerektiği noktasında da bizlerin çelişkiye düşmemesi
mümkün değildir. Ya, Avrupa Birliği müktesebatında olmayan bir
şey Hükûmete ve şu andaki İktidara nasıl, ne şekilde, telefonla mı
talimat verilerek iletiliyor, uyarılıyor; bunu anlamak mümkün değildir.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Ayvazoğlu,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun, bir dakikalık
ek süre…
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Devamla) – Değerli arkadaşlarım, bu çelişkiyi giderebilmek, bu
tasarının 91 ve daha sonraki maddelerinde de belirtileceği gibi,
bu maddelerle ihtiyacın giderilebilmesi kanısında değiliz. Ve
bütün tartışılan ve hepimizi ilgilendiren bir konuyu bir kez daha
gündeme getirmenin, burada, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu endişeleri
dile getirmenin bizlere düşen bir görev olduğunu söylüyoruz. Yoksa,
buraya getirilen tasarılarla sizi eleştirmek suretiyle sizlerden
alınacak herhangi bir öç şeklinde bir şeyin düşünülmesi de mümkün
değildir. Bizim iddiamız, bununla, bu tasarıyla, Vakıflar Tasarısı’yla
ulusumuzun tapusunu oluşturan Lozan Anlaşması’nın 37 ve devamı
maddelerindeki, bugüne kadar uygulanan ve hiçbir sıkıntı yaratmayan
vakıflarla ilgili uygulamanın devam etmesinden yanadır Cumhuriyet
Halk Partisinin görüşü. Ama, bir bakıyoruz ki, bunları bir tarafa
bırakmak suretiyle ve Lozan Anlaşmasının hiçbir şekilde tarafı
olmayan Avrupa Birliğinin…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Ayvazoğlu
teşekkür ediyorum.
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Ayvazoğlu,
bugünkü uygulamam bu şekilde. Bir dakikanın dışında ek süreyi biraz
önce arkadaşlarıma da vermedim. Onun için, beni bağışlarsanız…
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Devamla) – Son cümlem Sayın Başkan.
BAŞKAN – Bu şekilde
bu uygulamaya devam edelim. Lütfen… Daha sonra konuşursunuz; oldu
mu?
Teşekkür ederim.
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Önerge kabul edilmemiştir.
35’inci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Birleşime beş dakika
ara veriyorum.
Kapanma Saati: 17.45
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 17.55
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Harun TÜFEKCİ
(Konya)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15’inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu
açıyorum.
1239 sıra sayılı Kanun
Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Komisyon ve
Hükûmet yerinde.
Tasarı’nın 36’ncı maddesini
okutuyorum:
Genel Müdürlüğün görevleri
MADDE 36-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 36. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Ferit Mevlüt
Aslanoğlu |
Mehmet Küçükaşık |
|
|
Niğde |
Malatya |
Bursa |
|
|
Feridun Ayvazoğlu |
Muharrem Kılıç |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Çorum |
Malatya |
Artvin |
|
Feridun Baloğlu |
|
|
|
|
Antalya |
|
|
|
Madde 36-
(A) Genel Müdürlüğün
görevleri şunlardır:
a) Mazbut vakıfların
vakfiyelerinde veya vakfiye yerine geçen hüccet, berat, ferman gibi
belgelerinde yazılı hayrî, sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri
yerine getirmek,
b) Vakfiyelerde öngörülen
hizmetlerin en iyi şekilde yerine getirilebilmesini sağlamak
amacıyla Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait paralar ile malları
değerlendirmek, daha fazla gelir getirici yatırımlara tahsis etmek,
c) Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait paralar ile işletmeler
kurma, kurulmuş şirketlere iştirak etme, bunların sermaye artışları
hususlarında karar vermek,
d) Yurt içi ve yurt dışındaki
vakıflara ait vakıf kültür varlıklarını ihya etmek,
e) Mülhak, cemaat ve
yeni vakıflar ile esnaf vakıflarının denetimini yapmak,
f) Vakıflarla ilgili
konularda; araştırma, geliştirme, eğitim, kültür ve yayın faaliyetlerinde
bulunmak, ulusal ve uluslararası koordinasyonu sağlamak,
g) Vakıf kültür varlıklarından
oluşan koleksiyonlar meydana getirmek; müze, kütüphane ve kültür
merkezleri kurmak,
h) Vakıflara ait müesseseleri
amaçlarına uygun olarak yaşatmak.
ı) Bu Kanun ve diğer
kanunlar ile Genel Müdürlüğe verilen görevleri yapmak.
Genel Müdürlük, vakıflara
ilişkin görevlerle ilgili olarak diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği
içerisinde çalışır ve koordinasyonun sağlanması hususunda gerekli
tedbirleri alır. Genel Müdürlük gerektiğinde ihtiyaç duyulan konuyla
sınırlı olmak üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olmaksızın
uzman kişi, kurum ve kuruluşlardan danışmanlık ve hukuki mütalaa
şeklinde hizmet satın alabilir.
(B) Müfettiş Yardımcısı
olabilmek için:
a) 657 Sayılı Devlet
Memurları Kanunun 48 inci maddesinde sayılan şartlara sahip olmak,
b) Üniversitelerin
dört yıllık eğitim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme,
iktisadi ve idari bilimler, mimarlık, mühendislik fakülteleri mezunu
olmak veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul
edilmiş yurt içi ve yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun
olmak,
c) Sağlık durumunun,
her türlü iklim ve yolculuk koşullarına elverişli olduğunu sağlık
kurulu raporu ile belgelemek,
d) Merkezi sistemle
yapılacak memur seçme sınavında başarılı olmak,
e) Genel Müdürlük tarafından yapılacak yarışma sınavında başarılı
olmak,
f) Yarışma sınavının
yapıldığı tarihte otuz yaşını doldurmamış olmak,
gerekir.
Müfettiş Yardımcılığında
en az üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak şartıyla açılan mesleki
yeterlik sınavında başarılı olanlar Müfettiş kadrosuna atanırlar.
Yapılacak yarışma
ve yeterlik sınavının şekli ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir.
Yapılacak mesleki
yeterlik sınavına girmeye hak kazandığı halde geçerli mazereti
olmaksızın sınava girmeyenler, yapılan iki sınavda da başarılı
olamayanlar veya Müfettiş Yardımcılığı süresi içerisinde olumsuz
sicil alanlar bu unvanlarını kaybederler ve durumlarına uygun memur
kadrolarına atanırlar.
(C) Vakıflar Genel Müdürlüğünün
190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
eki (I) sayılı cetvelde yer alan kadroları iptal edilerek bu cetvelden
çıkarılmış, ekli (I) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek
aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvele Vakıflar
Genel Müdürlüğü olarak eklenmiştir.
(D) Genel Müdür, Rehberlik
ve Teftiş Başkanı, Genel Müdür Yardımcıları, I. Hukuk Müşaviri,
Bölge Müdürleri ile Daire Başkanları ortak kararnameyle, diğer
personel ise Genel Müdür tarafından atanır.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Aslanoğlu.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkanım, izin
verirseniz, önce, geçen hafta sonu Malatya’mızın Doğanşehir ilçesinde
yaşanan sel felaketi, oradaki Sürgü, Kurucuova ve Erkenek beldelerimizde
çok önemli hasarlar meydana getirdi. Özellikle, bu beldelerimizde,
gerek konutlar gerek köprüler gerek insanlarımızın ekinleri -özellikle
fasulye deposudur burası- çok büyük hasar gördü. Ancak, şunu ifade
edeyim: Bu sel afetinde, duyarlılığından dolayı, yirmi dört saat
orada yaşayan Sayın Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz’e, Doğanşehir
Kaymakamı Sayın Mustafa Eldivan’a, Tarım İl Müdürlüğü yetkililerine
ve Bayındırlık İl Müdürlüğü yetkililerine teşekkürlerimi iletiyorum.
Hakikaten, yirmi dört saat oradaki insanlarımızla yattı, oradaki
insanlarımızla kalktı. Büyük bir afetin, zamanında alınan önlemlerle
daha büyümesini, can kaybı olmasını önledikleri için bir kez daha
teşekkürlerimi iletiyorum.
Sayın milletvekilleri,
bu bölge bizim fasulye depomuzdur. Burada, artık, gelecek yılki
tüm ürünler yok oldu. Bu nedenle, ben -bu raporlar herhâlde en kısa sürede
gelecektir- burada, Bayındırlık Bakanlığı yetkililerinden, Afet
İşleri Genel Müdürlüğünden, bu bölgedeki afete uğrayan insanlarımıza…
Özellikle belediyelerimizin altyapı sorunları, büyük bir şekilde
hasara uğramıştır. Bu belediyelerimiz, bütçesi çok olmayan belediyelerimiz.
Gerek bu üç belediyemize gerekse oradaki hasar gören insanlarımızın
hasarları öncelikle tespit edilerek, bu maddi hasarın öncelikle
karşılanmasını, özellikle Bayındırlık Bakanlığı yetkililerinden
hassaten rica ediyorum.
Değerli milletvekilleri,
önerge üzerine konuşmama gelince, denetim, her yerde hesap vermek,
hesap sormak çok önemlidir. Burada, dikkatinizi çekeceğim: Sadece,
sadece “isterlerse bağımsız denetçilere de denetletebilir…”
Değerli milletvekilleri,
vakıfların gelirleri var, giderleri var. Örnek vereceğim: Vakıf
üniversiteleri. Buradan örnek vereceğim: Topluyorsunuz parayı
veya toplanan paralara gayrimenkul alıyor. Bunların kiralanması…
Özellikle Vakıflar Genel Müdürlüğü sadece mevzuat açısından denetliyor
-dikkatinizi çekerim; burada, yine, geçtiğimiz 33’üncü maddede-
faaliyet ve mevzuata uygunluğunu, ama harcamaların denetimi yoktur.
Yani, diyelim devlet üniversiteleri Sayıştay denetimine tabi,
ama hiçbir vakıf üniversitesi Sayıştay denetimine tabi değil.
Şimdi, dikkatinize
sunuyorum: Bu vakıflar, toplanan paraları, eğer hesap sormazsanız,
bu insanlar, bir yerde sadece mevzuat açısından bir şekilde incelemeye
tabi tutarsanız, hakikaten, yarın önemli sorunlarla karşı karşıya
geliriz. Bir bağımsız denetim kuruluna bile, yani “istenirse yapılabilir”
ifadesi bazı vakıfların özellikle harcamalarında veya aktiflerin,
özellikle gayrimenkullerin kullanımında ne kadar becerikli, ne
kadar acaba adil, ne kadar vakıf yararına hareket edeceğini ben hepinizin
takdirine sunuyorum. Bu, büyük bir boşluktur. Özellikle harcamalar
yönünden çok büyük boşluktur. Bir birim harcamayı nasıl… Türkiye’deki
birim fiyatları biliyorsunuz, bayındırlık fiyatlarını biliyorsunuz,
inşaat… O açıdan, ben bunların denetiminde yarın hepimizin vicdanını
yaralayacak büyük sorunlar çıkacağına inanıyorum. Yani, bir kere,
bağımsız denetim kurulu raporunu mutlaka, mutlaka “yapılabilir”
şeklinde değil, “yapılmalıdır” ifadesini, mutlak, hepimizin vicdanı
açısından, kamu vicdanı açısından mutlak koymalıyız. Bir kere, senede
bir kere, Vakıflar, mevzuata uygunluğunu denetleyecek. Olmaz arkadaşlar!
Onun için, biz bu maddede verdiğimiz önergede… Bir şekilde bir önceki
madde geçti ama, ben Sayın Bakanımdan rica ediyorum. En azından, bir
vakıf, özellikle gider bütçelerini bağımsız denetim kurumlarına
mutlaka denetletmelidir arkadaşlar. Büyük haksızlıklar olur burada,
büyük haksızlıklar yaşanacaktır. Özellikle bazı vakıflarda aşırı
harcamalar ve belli gelirlerin, önemli ölçüde o vakfı yöneten insanların,
kötü niyetli insanların, kötü niyetli insanlara bu madde…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Aslanoğlu,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun lütfen.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU
(Devamla) – …kötü niyetli vakıf yöneticilerine önemli bir olanak
sağlıyor.
Onun için, değerli milletvekilleri,
kamu adına görev yapan ve kamu adına, özellikle kamudan topladığı
-belli vakıflar- yardımları bir şekilde harcama yaparken bunları
eğer biz denetletmiyorsak özellikle gider bütçeleri açısından, sonuçta
hepimizi ve kamu vicdanını yaralayacaktır.
Benim ricam Hükûmetten,
mutlaka, en azından gider bütçelerinin yılda bir defa, hakka, hukuka,
birim fiyatlarına uygun bir şekilde denetletmediği takdirde önemli
sorunlar çıkaracaktır. Mutlaka buraya “Bağımsız denetim firmalarına
yaptırılabilir.” ifadesinin “Yılda bir defa bağımsız bir denetçi
firmasınca tüm giderleri denetlenir.” ifadesini koymazsak yarın
karşımıza büyük sorunlar çıkacaktır.
Hepinizin vicdanına
sunuyorum. Kamu vicdanı açısından… Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Aslanoğlu.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Karar yeter sayısı istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Tamam, karar
yeter sayısını arayacağım.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… (CHP sıralarından
“Yok, yok” sesleri)
Sayın milletvekilleri,
işari oylamayı elektronik cihazla yapacağım.
Oylama için iki dakikalık
süre veriyorum ve oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
oylama yapıldı)
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, pusula gönderen arkadaşlarımın isimlerini
okuyup, Genel Kurulda olup olmadıklarını arayacağım.
Sayın Muzaffer Gülyurt?..
Sayın Mahmut Kaplan?..
Sayın Ekrem Erdem?..
EKREM ERDEM (İstanbul)
– Buradayım.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– Ekrem Erdem burada.
BAŞKAN – Ekrem Bey’in
burada olduğunu gördüm, Ekrem Erdem’in.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, karar yeter sayısı yoktur.
Birleşime beş dakika
ara veriyorum.
Kapanma Saati : 18.11
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 18.18
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Harun TÜFEKCİ
(Konya)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15’inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu
açıyorum.
1239 sıra sayılı Kanun
Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Komisyon?.. Yerinde.
Hükûmet?.. Yerinde.
Tasarının 36’ncı maddesi
üzerinde verilen önergenin oylanmasında karar yeter sayısı bulunamamıştı.
Şimdi, önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısını
arayacağım.
Sayın milletvekilleri,
önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Önerge kabul edilmemiştir, karar yeter sayısı vardır.
36’ncı maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
37’nci maddeyi okutuyorum:
Genel Müdürlüğün denetimi
MADDE 37-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır. Önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 37. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Fikret
Baloğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
|
|
|
Artvin |
Çorum |
|
|
|
Yakup Kepenek |
|
|
|
|
|
|
Madde 37-
(A) Genel Müdürlüğün denetimi, Rehberlik
ve Teftiş Kurulu Başkanlığı ve
(B) Genel Müdürlük görevlerinin gerektirdiği
uzmanlık hizmetleri, Vakıf Uzmanı ve Uzman yardımcılarından oluşan
meslek personeli eliyle yürütülür.
Vakıf Uzman Yardımcılığına atanabilmek
için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılanlara
ek olarak aşağıdaki şartlar aranır:
a) En az dört yıllık
eğitim veren yurt içi veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu
tarafından onaylanmış yurt dışındaki fakülte veya yüksek okullardan
mezun olmak,
b) Merkezi sistemle yapılacak memur
seçme sınavında başarılı olmak veya Vakıflar Genel Müdürlüğünde
en az on yıl hizmetinin bulunması ve son altı
yıl sicil notunun yetmiş ve üzeri olması,
c) Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi
Seviye Tespit Sınavında en az (B) düzeyinde
başarılı olmak,
d) Genel Müdürlükçe yapılacak sınavda
başarılı olmak.
e) Genel Müdürlükçe yapılacak sınavın
yapıldığı tarihte otuz yaşını doldurmamış olmak.
Vakıf Uzman Yardımcılığına atananlar,
üç yıl çalışmak, olumlu sicil almak ve hazırlayacağı tezin
Vakıf Uzman Yardımcılığı
sınavı, eğitim programları ve süresi, tez hazırlama, mesleki yeterlilik
sınavı ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.
(C) Müfettiş Yardımcısı olabilmek
için;
a) 657 Sayılı Devlet
Memurları Kanunun 48 inci maddesinde sayılan şartlara sahip olmak,
b) Üniversitelerin
dört yıllık eğitim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme,
iktisadi ve idari bilimler, mimarlık, mühendislik fakülteleri mezunu
olmak veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul
edilmiş yurt içi ve yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun
olmak,
c) Sağlık durumunun,
her türlü iklim ve yolculuk koşullarına elverişli olduğunu sağlık
kurulu raporu ile belgelemek,
d) Merkezi sistemle
yapılacak memur seçme sınavında başarılı olmak,
e) Genel Müdürlük tarafından yapılacak yarışma sınavında başarılı
olmak,
f) Yarışma sınavının
yapıldığı tarihte otuz yaşını doldurmamış olmak,
gerekir.
Müfettiş Yardımcılığında
en az üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak şartıyla açılan mesleki
yeterlik sınavında başarılı olanlar Müfettiş kadrosuna atanırlar.
Yapılacak yarışma
ve yeterlik sınavının şekli ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir.
Yapılacak mesleki
yeterlik sınavına girmeye hak kazandığı halde geçerli mazereti
olmaksızın sınava giremeyenler, yapılan iki sınavda da başarılı
olamayanlar veya Müfettiş Yardımcılığı süresi içerisinde olumsuz
sicil alanlar bu unvanlarını kaybederler ve durumlarına uygun memur
kadrolarına atanırlar.
(D) Vakıflar Genel Müdürlüğünün
190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
eki (I) sayılı cetvelde yer alan kadroları iptal edilerek bu cetvelden
çıkarılmış, ekli (I) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek
aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvele Vakıflar
Genel Müdürlüğü olarak eklenmiştir.
(E) Genel Müdürlüğün
merkez ve taşra teşkilatının her kademedeki idarecileri; yapmakla
yükümlü bulundukları hizmet ve görevleri Genel Müdürün ve üst amirlerinin
emir ve direktifleri doğrultusunda mevzuata, plan ve programlara
uygun yürütmekten sorumludur.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Kepenek.
Süreniz beş dakika.
YAKUP KEPENEK (Ankara)
– Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; görüşülmekte olan 1239 sıra sayılı Vakıflar Yasa
Tasarısı’nın 37’nci maddesi için verdiğimiz önergenin onaylanması
için söz aldım, desteklenmesi için söz aldım. Sözlerime başlarken hepinizi
saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Bu arada, ülkemizin
yetiştirdiği hak, özgürlük ve demokrasi savaşçısı eski Başbakanlarımızdan
Bülent Ecevit’i yitirmemiz karşısında anısını burada tekrarlıyor,
önünde saygıyla eğiliyorum ve ulusumuza, çalıştığı kurumlara,
herkese başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlar,
önergemizin onayının ötesinde, benim bu Yasa Tasarısı ile ilgili
olarak dikkatinizi çekmek istediğim çok önemli bir konu var. Tasarının
birinci bölümünün görüşmeleri sırasında Sayın Bakanımız Mehmet
Ali Şahin, burada, bu kürsüde, Türkiye ile Yunanistan’ı, vakıf konusundaki
düzenlemelerini karşılaştırdı, gündeme getirdi ve Yunanistan’ın
bu konuda bizden geri kaldığını, hak ve özgürlükler yönünden bizim
daha ileri gitmemiz gerektiğini, ileride olmamız gerektiğini;
oradaki soydaşlarımıza da, bu konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine
götürmeleri gerektiğini söylememiz gerektiğini, bunu gür sesle
yapmamız gerektiğini ve bizim bu çerçevede dünyaya örnek olmamızın
Türkiye açısından çok yararlı olacağını vurguladı gecenin geç saatlerinde,
altını çizdi.
Şimdi, değerli arkadaşlar,
burada, kanımca, Yasa’nın asıl boşluğu, asıl yanlışlığı, asıl ters gelen
tarafı şudur: Lozan Barış Anlaşması, bildiğiniz gibi Kurtuluş Savaşımız
sonrasında imzalanmıştır ve Osmanlı’nın Avrupa’nın hasta adamı,
ikincil devleti tutulmasına karşı ulusumuzun verdiği o görkemli
bağımsızlık savaşının ürünüdür, sonucudur. Lozan’da eşitlik esastır,
Lozan eşitliğe dayanır ve o eşitlik burada, bu Yasa ile bozulmaktadır.
Şimdi, Lozan Anlaşması’ndaki müzakereler çok güç olmuştur. Lozan’da
doğu sorununun hesabı görülmüştür. O hesaplaşmada, Osmanlı’nın
borçları, kapitülasyonlar, insan hakları, sınırlar, azınlıklar vesaire,
hukuk sistemi her yönüyle ele alınmış ve Türkiye, uluslararası düzeyde
eşitliğini düveli muazzamaya, büyük devletlere kabul ettirmiştir.
Şimdi, bu süreçte, daha
sonraki yıllarda “Türkiye’de şunlar uygulanmış, Yunanistan’da böyle
olmuş” demenin yerine, Hükûmetimizin bu konuyu buraya getirmeden
önce, Lozan’ı yeniden müzakereye açmak değil, tam tersine, uluslararası
platformlarda, düzlemlerde Yunanistan’la ikili görüşmelerde -her
yönüyle ikili görüşmelerimiz her zaman yapılıyor, oluyor. Daha geçenlerde
Genelkurmay Başkanımız Yunanistan’a gitti- o düzlemlerde ya da
uluslararası düzlemlerde bu konuyu gündeme getirerek, Yunanistan’dan,
tıpkı bizim yaptığımız gibi, eşitlik anlayışı içinde bir vakıflar
yasası düzenlemesi yapmasını, gene, Sayın Bakanımın dediği gibi,
gür sesle, bütün dünyaya haykırarak söylemeliydi. Hükûmetimizin
asıl eksiği, asıl yetersizliği, kanımca, bu noktada ortaya çıkıyor.
Lozan’ın gerçekleştirdiği eşitlik anlayışından önemli ölçüde bir
vazgeçme, onu bir tarafa bırakma, “biz güçlüyüz, biz büyük devletiz,
biz veririz” anlayışını sergileme görülüyor. Bu anlayış Osmanlı’dan
bu yana, “biz güçlüyüz, veririz” ya da karşı tarafın “siz büyüksünüz,
verin” mantığının bu ulusa, bu topluma, bu halka, bu kültüre nelere
mal olduğunu tarihin sayfaları yazıyor.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Kepenek,
lütfen, konuşmanızı tamamlayınız.
YAKUP KEPENEK (Devamla)
– Bir dakika istiyorum Sayın Başkan, daha fazla değil.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Kepenek, bir dakika…
YAKUP KEPENEK (Devamla)
– O nedenle, ben, Hükûmetimizin, bir taraftan bu Yasa’nın yüce Meclisten
geçmesini sağlamaya çalışırken, diğer taraftan da bu konuyu Yunanistan’la,
ikili ilişkilerde de Avrupa Birliği düzleminde, çok güçlü bir biçimde,
çok gür sesle gündeme getirmesini, gündemde tutmasını ve hak ve özgürlüklerin
gelişmesinde, güçlenmesinde oradaki soydaşlarımızla, buradaki
yurttaşlarımızın eşit işlem görmelerini sağlamada çaba harcamasını
özellikle istiyorum. Önergemize oy vermenizi, destek vermenizi
diliyorum.
Hepinize saygılar,
sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Kepenek.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
37’nci maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, saat 19.30’da toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.
Kapanma Saati: 18.31
BEŞİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 19.36
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Ahmet KÜÇÜK
(Çanakkale)
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15’inci
Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.
1239 sıra sayılı Kanun
Tasarısı’nın görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Komisyon ve
Hükûmet yerinde.
Tasarının 38’inci
maddesini okutuyorum:
Genel Müdürlüğün bütçesi
MADDE 38-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 38. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Antalya |
Çorum |
Artvin |
MADDE 38-
(A) Genel Müdürlüğün
bütçesi; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde
hazırlanır. Bütçe, Vakıflar Meclisinin uygun görüşünden sonra süresi
içerisinde ilgili mercilere sunulur.
Gelir fazlaları ertesi
yıla devreder.
(B) Bu Kanunun diğer
maddeleri ile belirlenen görevlerinin yanı sıra, Meclis aşağıdaki
görevleri de yerine getirir:
a) Genel Müdürlüğe,
mazbut ve mülhak vakıflara ait akar ve hayrat taşınmazların tahsis,
satış ve trampasına yönelik tasarruflarla, kamulaştırmalarda kamu
yararı kararını vermek,
b) Genel Müdürlük ve işletme müdürlüklerinin bütçelerini onaylamak,
c) Genel Müdürlük ve vakıflarla ilgili tüzük ve yönetmelik taslaklarını
karara bağlamak,
d) Genel Müdürlükçe gerek görülen hususları karara bağlamak.
e) Bu Kanun ve ilgili kanunlarla belirlenen diğer görevleri yerine
getirmek.
(C) Meclis üyelerinin;
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile belirlenen
Devlet memuru olma şartlarını taşıması, hukuk, maliye, iktisat,
işletme, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler ve mühendislik alanlarında
en az dört yıllık yüksek öğretim yapan kurumlardan birini bitirmiş
olması, on beş yıldan az olmamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında
görev yapmış olması ve vakıflar konusunda tecrübeli olması gerekir.
Meclis üyelerinin görev
süresi üç yıldır. Ancak, göreve engel hastalık ve sakatlık durumunda
iş görememeleri veya Meclis üyeliği şartlarını kaybetmeleri durumunda
yerlerine ortak kararnameyle yenileri atanabilir.
Memur veya diğer kamu
görevlisi iken ortak kararnameyle Meclis üyeliğine atananların
Mecliste görev yaptıkları sürece eski görevleriyle olan ilişikleri
kesilir. Bu üyelerin; memuriyete giriş şartlarını kaybetme dışındaki
herhangi bir nedenle görevlerinin sona ermesi, görevden ayrılma
isteğinde bulunması veya görev sürelerinin dolması durumunda
otuz gün içinde eski kurumlarına başvurmaları halinde mükteseplerine
uygun bir kadroya atanırlar. Bu durumda Genel Müdürlükte geçirdikleri
süreler atandığı kurumda geçmiş gibi değerlendirilir. Akademik
unvanların kazanılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla
üniversitelerden gelen personel hakkında da aynı hükümler uygulanır.
(D) Ortak kararnameyle
atanan üyeliklerde herhangi bir sebeple boşalma olduğu takdirde
otuz gün içerisinde 43 üncü madde doğrultusunda üç yıllığına yenisi
seçilir.
Uhdesinde kamu görevi
bulunmayan Meclis üyelerine, ayda dörtten fazla olmamak üzere her
toplantı günü için (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı
ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.
(E) Meclis, Genel Müdürün
çağrısı üzerine ayda en az iki defa, üye tam sayısının beşte üçü ile
toplanır ve Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar alır. Meclis
üyeleri çekimser oy kullanamaz. Meclis üyeleri oy ve kararlarından
sorumludur.
Meclis üyeleri, kendilerini
ve üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile evlatlıklarını
ilgilendiren toplantı ve oylamaya katılamazlar.
Vakıflar, kendilerini
ilgilendiren toplantılarda; oy hakkı olmaksızın bir yetkili ile
temsil edilebilirler.
(F) Meclis üyeleri,
görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren
iki yıl süre ile Genel Müdürlük ve ilgili kuruluşlarına karşı doğrudan
doğruya veya dolaylı olarak taahhüde giremez, komisyonculuk ve
temsilcilik yapamaz.
Meclis üyeleri görevleri
süresince edindikleri gizli bilgi ve belgeleri kanunen yetkili
kılınan mercilerden başkasına açıklayamaz, kendilerinin veya
üçüncü şahısların lehine veya aleyhine kullanamazlar. Bu yükümlülük
görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.
Mazereti olmaksızın
üst üste üç veya yılda toplam on toplantıya katılmayanların üyeliği
sona erer.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Ayvazoğlu,
buyurun.
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Çorum) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Yasası
Tasarısı’nın 38’inci maddesindeki önergeyle ilgili, Cumhuriyet
Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar,
tartışılagelen ve bizlerin Cumhuriyet Halk Partisi olarak endişe
etmiş olduğu noktaları hep dile getirdik. Şimdi, bu Tasarı’nın
özellikle genel gerekçe bölümünün ikinci paragrafından itibaren
şu hususları sizlere sunmak istiyorum ve kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Vakıf tarif edildikten
sonra, amacı tarif edildikten sonra, gerekçede aynen şu şekilde yer
alıyor:
“Vakfın, Osmanlı Devleti’nde
gördüğü başlıca hizmetler;
Dinî hizmetler (Mescit,
cami, türbe, darülhadis, darülkurra gibi)
Eğitim hizmetleri
(Sıbyan mektebi, idadi, mektep, medrese gibi)
Sağlık hizmetleri
(Hastane, darüşşifa, bimarhane gibi)
Şehircilik hizmetleri
(Su, su yolları, temizlik gibi)
Bayındırlık hizmetleri
(Köprü, yol, sebil, kervansaray, çeşme, kemer, kanal gibi)
Askerî hizmetler (Kale,
istihkâm, gemi, donanma gibi)
Sosyal hizmetler (Aşevi,
tabhane, ihtiyaç sahibi insanlara yiyecek, giyecek yardımı gibi)
Çevre ve diğer canlılara
yönelik hizmetler olarak özetlenebilir.
Yukarıda da belirtildiği
üzere -devam ediyor- Osmanlı’da iç ve dış güvenlik ile adli hizmetlerin
haricindeki tüm hizmetler vakıflar eliyle yürütülmüş, bu sayede
sosyal adalet sağlanmış ve sosyal çatışmalar önlenmiş, gelir ve servet
dağılımında denge sağlanmış, kişi ve toplumlar arasındaki sosyal
ilişkiler düzenlenmiştir.”
Şimdi, değerli arkadaşlarım,
şu ana kadar yaptığımız konuşmalarda, biz, bu gerekçelere dayanarak
ve daha önceki söylemlerimizde de belirttiğimiz gibi, sanki, Osmanlı
Devleti’ndeki vakıflarla ilgili bu kuruluşlar bütün hizmet alanlarını
mükemmel bir şekilde yerine getirmişler ve hiçbir eksiği olmadan
bu hizmetlere cevap vermişler; döndük dolaştık, bu günlere geldiğimizde
ise, cumhuriyet rejiminden sonra, bu kuruluşlar, vakıflarla ilgili
hizmet veren kuruluşlar bu hizmetlerini yerine getiremediği
için, biz de bu gerekçeleri göz önüne alarak, sanki, Osmanlı Devleti’ndeki
kurum ve kuruluşlara ve özleme geri dönüş yapmak amacıyla böyle
bir tasarıyı getirdik, gibi bir gerekçe altında, sanki, saklanan
bir zihniyet var. Biz böyle olduğunu veya olabileceğini kesinlikle
kabul etmiş değiliz. Sizlerin de gerçek niyetinin bu noktada olduğuna
inanmak istemiyoruz, inanmıyoruz. Ancak, şu gerekçeye bakıldığında,
geçmişe özlem, geçmişe duyulan bir nostalji ihtiyacından dolayı
ve o günlerde verilen hizmetlerin mükemmel olduğundan bahisle,
şimdiki bütün cumhuriyetin kurum ve kuruluşları yanlış iş yaptı,
bütün devlet hizmetleri vakıflar eliyle mükemmel bir şekilde yapılır,
şeklindeki zihniyeti ortaya koymuş oluyoruz.
Kim ne derse desin, yani,
sizlerin niyetinden, iyi niyetinden bir an için kuşku duymadığımızı
hep beraber düşünelim. Ama, şu gerekçeye bakıldığında, gerçekten,
bu tür anlayışın dışında başka bir şeyi anlayabilmek mümkün müdür
ve bu tasarının maddelerinde de sanki buna benzer, bu amaca matuf
bir şekilde bunun değiştirildiği noktasında bu endişeleri dile
getirdik.
Yine, gerekçe bölümünde
aynen devam ediyor değerli arkadaşlarım: “Vakıf hizmetlerinin yürütülebilmesi
için personel çalıştırılması ve zamanla yıpranan, onarım ihtiyacı
duyan vakıf eserlerinin onarımları da ayrıca toplumda istihdam
imkânı sağlamıştır.”
Şimdi, değerli arkadaşlarım,
öyle bir gerekçe bölümü daha var ki, istihdamla ilgili ihtiyaçlar
sanki bütün vakıf kurumları Osmanlı Devleti’nde hizmet görürken
hiç işsizlik sorunu olmamış. Şu anda dört yıldır AKP İktidarında yaşanan
işsizlik sorunlarının temeline bakıldığında, diplomalı gençlerimizin
işsizliğinden tutunuz da bütün istihdam alanlarındaki işsizlik
ve çiftçilerin perişanlığını bir tarafa bırakmak suretiyle istihdamı
da vakıfların bünyesine getiriyoruz. Vakıfların bünyesinde istihdam
sorununu da çözüyoruz veya çözeceğiz, gibi bir anlayışın dışında…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Ayvazoğlu,
konuşmanızı tamamlayın.
Buyurun.
FERİDUN AYVAZOĞLU
(Devamla) – …bunun dışında başka bir anlam verebilmek mümkün müdür?
Değerli arkadaşlarım,
lütfen, az önce de belirttik, bu Vakıflar Yasası Tasarısı’nı isteyen
niyetin Avrupa Birliği ve ABD olduğunu lütfen unutmayalım, bir.
İkincisi: Bizim, vakıflarla
ilgili bugüne kadar hiçbir sorunumuz olmadı, sorun yaşamadık. Artı,
Lozan, vakıflarla ilgili, azınlıklarla ilgili bütün hakları çözmüş,
halletmiş. Bununla ilgili bir sorun olmadığına göre ve Lozan’da Avrupa
Birliği ülkeleri taraf olmadığına göre, taraf olmayan Avrupa
Birliğinin, Lozan’ı bir tarafa bırakmak suretiyle bizlerden bir
şeyler istemesi taviz değildir de nedir, ödün değildir de nedir? Biz,
bu noktalardaki endişelerimizi Cumhuriyet Halk Partisi olarak
dile getiriyoruz, tarih tutanaklarla ispat olacaktır diyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerimizi
yüce Türk Parlamentosuyla ve Türk halkıyla paylaştığımızı ifade
ediyorum ve sizlere saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Ayvazoğlu.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Karar yeter sayısı.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza
sunup karar yeter sayısını arayacağım.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.
Birleşime beş dakika
ara veriyorum.
Kapanma Saati: 19.48
ALTINCI OTURUM
Açılma Saati: 19.57
BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Ahmet KÜÇÜK
(Çanakkale)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 15’inci Birleşiminin Altıncı Oturumunu
açıyorum.
1239 sıra sayılı Kanun
Tasarısının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Komisyon ve
Hükûmet yerinde.
Tasarının 38’inci
maddesi üzerinde verilen önergenin oylamasında karar yeter sayısı
bulunamamıştı, şimdi önergeyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar
yeter sayısını arayacağım.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Sayın milletvekilleri,
oylamayı elektronik cihazla yapacağım.
Üç dakika süre veriyorum
ve oylama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
oylama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
karar yeter sayısı vardır; önerge reddedilmiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
39’uncu maddeyi okutuyorum:
Genel Müdürlüğün gelirleri
MADDE 39-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 39. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Antalya |
Çorum |
Artvin |
Madde 39-
(A) Genel Müdürlüğün
gelirleri şunlardır:
a) Kira gelirleri,
b) İşletme kârları,
c) İştirak gelirleri,
d) Yönetim ve temsil
payları,
e) Mazbut vakıflara
ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirler,
f) Taviz bedelleri,
g) Şartlı bağışlar,
h) Şartsız bağışlar,
ı) Diğer gelirler.
(B) a) 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun;
1) 36 ncı maddesinin
“ORTAK HÜKÜMLER” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendine;
“Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettiş Yardımcıları” ibaresinden
sonra gelmek üzere “Vakıf Müfettiş Yardımcıları”; “Başbakanlık Uzman
Yardımcıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Uzman Yardımcıları”,
“Müfettişliğe” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıflar Müfettişliğine”
ve “Başbakanlık Uzmanlığına” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf
Uzmanlığına” ibareleri,
2) 152 nci maddesinin
“II-Tazminatlar” bölümünün “A-Özel Hizmet Tazminatı” bendinin (g)
alt bendine; “Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi, Müfettiş ve Müfettiş
Yardımcıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Müfettişi ve
Vakıf Müfettiş Yardımcıları”; (i) alt bendine; “Kültür ve Turizm Uzmanları”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Uzmanları” ibareleri,
3) Eki (I) sayılı ek
gösterge cetvelinin, (g) bendine “Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişleri,
Sosyal Güvenlik Uzmanları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf
Müfettişleri”; (h) bendine “Kültür ve Turizm Uzmanları” ibaresinden
sonra gelmek üzere “Vakıf Uzmanları” ibareleri,
4) Eki (IV) sayılı Makam
Tazminatı cetvelinin 8 inci sırasının (a) bendine “Sosyal Güvenlik
Kurumu Müfettişleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Müfettişleri”
ibaresi,
eklenmiştir.
b) 8/9/1983 tarihli
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasına
“devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan
taşınmaz” ibaresinden sonra gelmek üzere “malları ve Vakıflar Genel
Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz”
ibaresi eklenmiştir.
c) 4/1/2002 tarihli ve
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun;
1) 3 üncü maddesine
(j) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (k) bendi,
“(k) Vakıf vakıf kültür
varlıklarının onarımları ve restorasyonları ile çevre düzenlemesine
ilişkin mal veya hizmet alımları,
2) Geçici 4 üncü maddesine
aşağıdaki fıkra,
“Bu Kanunun 3 üncü maddesinin (k) bendine
ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun
görüşleri alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılacak
bir yönetmelikle belirlenir.”
eklenmiştir.
(C) İdari İşler Daire
Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Genel Müdürlük için gerekli araç, gereç, kırtasiye ve malzemeleri
temin etmek, dağıtımını sağlamak, onarım hizmetlerini yürütmek,
kayıtlarını tutmak ve harcamalara ilişkin tahakkuk işlemlerini
yapmak,
b) Genel Müdürlük hizmetleri için ihtiyaç duyulan taşınır ve taşınmazların
kiralanması işlemlerini yürütmek,
c) Genel Müdürlük hizmet binalarının temizlik, aydınlatma, ısıtma,
bakım, onarım ve taşıma işlemlerini yürütmek,
d) Konut tahsisi, sağlık
ve sosyal tesislerin kurulması ve yönetilmesi ile ilgili hizmetleri
yürütmek,
e) Genel evrak ve arşiv
faaliyetlerini düzenlemek,
f) Genel Müdürlüğün sivil savunma ve seferberlik hizmetlerini
planlamak ve yürütmek,
g) Genel Müdür tarafından verilen diğer benzer görevleri yapmak.
(D) Genel Müdürlüğün
taşra teşkilatı ekli (II) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Bu cetvelde
yer alan birimlerin kurulup kaldırılmasına, yer ve bağlantı değişikliklerinin
yapılmasına, Genel Müdürlüğün önerisi üzerine Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
Taşra teşkilatının
çalışma usul ve esasları tüzükle belirlenir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Küçükaşık.
MEHMET KÜÇÜKAŞIK
(Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, sözlerime başlamadan
önce, Sayın Bülent Ecevit’in ölümü nedeniyle tüm ulusumuza başsağlığı
diliyorum.
Efendim, bizce, yaklaşık,
Vakıflar Kanunu gündeme geldiğinden beri en büyük sıkıntılardan
bir tanesi, vakıflarda oluşacak kültür birikimlerinin neler olacağı
konusunda, sanıyorum AKP ile aramızda bir tartışma vardı. Şimdi,
“Birlik Vakfı” diye bir vakıf var. Birlik Vakfına baktım, şu anda Birlik
Vakfı Yüksek İstişare Kurulunda, Sayın İçişleri Bakanımız Abdülkadir
Aksu, Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanımız Ali Coşkun, Hüseyin Coşkun,
Sayın Adalet Bakanımız Cemil Çiçek, İsmail Kahraman, Hasan Kalyoncu
ve Profesör Doktor Erman Tuncer varmış. Merak ettim kurucuları kimlerdir
diye bu Vakfın. 29 Mayıs 1985 tarihinde kurulmuş bu Vakıf.
Şu anda isimleri sayıyorum,
bilinen şahıslar olduğu için:
Sayın Abdülkadir Aksu:
İçişleri Bakanı.
Sayın Ali Coşkun: Sanayi
ve Ticaret Bakanı.
Sayın Cemil Çiçek:
Adalet Bakanı.
Profesör Doktor Ömer
Dinçer: Başbakanlık Müsteşarı.
Recep Tayyip Erdoğan: Sayın Başbakan.
Zeki Ergezen: Eski
Bayındırlık ve İskân Bakanı.
Profesör Doktor İrfan
Gündüz: AKP Grup Başkan Vekili.
Sayın İsmail Kahraman:
Eski Kültür Bakanımız, bildiğim kadarıyla.
Devam ediyorum:
Sayın Recai Kutan: Şu
anda Saadet Partisi Genel Başkanı.
Sayın Mehmet Özyol:
Sanıyorum, halen Adıyaman Milletvekili, burada bulunuyor.
Bu Vakfın neler yaptıklarına
baktığımda… Çünkü, idari işlemler var. “Birlik Vakfı Hukukçular Kulübü”
diye bir sitesi var. Faaliyetlerine baktığımda -bir hukukçu olarak
ilgimi çekti, neler vardır diye burada, bakabilirim diye- Hukukçular
Kulübü Başkanı Avukat Abdurrahman Dursun “Avrupa Birliğine Doğru
Kopenhag Siyasi Kriterleri” manşeti var. Tıkladığınızda karşınıza
“Türkiye İçin Bir Demokratikleşme ve Sivilleşme Perspektifi; Profesör
Doktor Mustafa Erdoğan, Hacettepe Üniversitesi” diye, yirmi sekiz
sayfalık bir metin çıkıyor.
AHMET YENİ (
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)
– Şimdi, ben, bu metinle ilgili… Özellikle Anayasa’yla ilgili çok ilginç
önerileri var; ama, vakıflar, azınlıklar, Türkiye’deki ve Türk dili
konusundaki, buradaki o vakfın, Bilgi Vakfının çalışmasından birkaç
bölümler okumak istiyorum ve bu bölümleri okuduğumuzda -tahmin
ediyorum bundan sonraki maddede de okuyacağım- endişelerimizin…
AHMET YENİ (
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) – Birlik
Vakfı zaten.
SALİH KAPUSUZ (
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) – Şimdi geliyorum,
teker teker. Bir: Bakınız, aynen şunu ekliyor: “Anayasa’nın 42’nci
maddesi değiştirilmesi gerekir.” diyor “Ve şöyle olması gerekir
Anayasa’nın 42’nci maddesi:
Barışçı olmak
kaydıyla her türlü eğitim ve öğretim serbesttir. Velilerin okulların
yönetimine katılma hakkı vardır.
Kimse öğrenim
hakkından yoksun bırakılamaz.
İlköğretim herkes için zorunlu olup devlet okullarında
parasızdır.
Din öğretimi devlet okullarında isteğe
bağlıdır. Bu öğretim, belirli bir dinin veya mezhebin
inanç ve uygulama esaslarının aşılanması biçiminde olamaz.
Özel din okullarının ve din eğitimi ağırlıklı
özel okulların kurulması serbesttir.” Sayın Profesör
Mustafa Erdoğan’ın Anayasa’nın 42’nci maddesindeki önerdiği değişiklik
bu.
Devam ediyorum yine:
“Temel haklarla ilgili başka bir nokta da, kültürel farklılıkların
kendilerini serbestçe ifade etmelerine imkân verilmesiyle ilgilidir.
Bu konuda, Anayasa’nın etnik vurgular taşıyan ‘milliyetçilik, Atatürk
milliyetçiliği, Türk devleti’ gibi, ibarelerinin ve eğitim ve öğrenim
hakkını düzenleyen 42’nci maddenin son fıkrasındaki ‘Türkçeden başka
hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana
dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez’ hükmünün kaldırılması
gerekir.
Ayrıca, Avrupa Konseyi
çevresinde kabul edilmiş ve 1998 yılında yürürlüğe girmiş olan ‘Bölgesel
veya Azınlık Dilleri Avrupa Şartı’ ile ‘Ulusal Azınlıkların Korunması
Çerçeve Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanması, bu konuda
ileri bir adım olacaktır. Bu münasebetle belirtmek gerekir ki, söz
konusu sözleşmeler, genellikle sanıldığının tersine, ülke bütünlüğüne
karşı bir hak talebine temel oluşturan hükümler içermemektedir. Bunlar,
kültürel kimliklerin esas olarak bireysel düzeyde korunmasına ve
ifadesine imkân veren hukuki belgelerdir.’
Şimdi, ben sormak istiyorum:
Burada bakanlık yapan, bu Vakıf üyesi olan ve Sayın Grup Başkan Vekiline
sormak istiyorum: Burada, internet sitesinde tıkladığınızda hemen
karşınıza çıkacak bu siyasi görüşleri savunuyorlar mı savunmuyorlar
mı? Savunuyorlar mı savunmuyorlar mı? Çünkü, Vakfın kurucularından
Sayın…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Küçükaşık,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun, bir dakikalık
süre…
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)
– Sayın Başbakan ve 3 tane bakanımız var ve sayın grup başkan vekilleri
var. Buradaki görüşleri, temel görüşleri kabul ediyorlar mı etmiyorlar
mı? İnternet sitelerinde… Çünkü, o Vakfa girdiğimizde… Devamını
da diğer maddelerde okuyacağım. Bunu, ben, samimi olarak burada
ifade etmelerini istiyorum.
Teşekkür ederim. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Küçükaşık.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– Sayın Başkan…
BAŞKAN – Buyurun.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– İsmimden de bahisle bir sataşma oldu, buna cevap vermek istiyorum.
(CHP sıralarından “sataşma yok” sesleri)
AHMET YENİ (Samsun) –
İsminden bahsetti.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– İsmimden bahsetti.
BAŞKAN – İsminizden
bahsetti; ama, sataşmasını tam anlamadım.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– Var, var…
SALİH KAPUSUZ (Ankara)
– İnceleyin…
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Sataşma değil ki o, soru sordu.
BAŞKAN – Yani, açıklama
mı yapacaksınız 69’a göre.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– Evet.
BAŞKAN – Buyurun. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Biz isteyince vermiyorsunuz Sayın Başkan bunu. Yalnız, bunun verilmesinden
tarafız; yol oldu. Bundan sonra biz de isteyeceğiz aynı doğrultuda;
aynı anlayışı göstereceğinize inanıyorum.
BAŞKAN – Buyurun.
V.- AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR (Devam)
4.- İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz’ün, Bursa
Milletvekili Mehmet Küçükaşık’ın, konuşmasında, şahsına sataşması nedeniyle
konuşması
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en
derin sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ayrıca, aramızdan yeni ayrılan,
Türk siyasetinin etkin isimlerinden, eski Başbakanlardan Sayın Bülent
Ecevit’e de rahmet dileyerek sözlerime başlıyorum.
Tabii, burada arkadaşımızın
bahsettiği Birlik Vakfı, Türkiye’de, gerçekten, ilmî, objektif, partilerüstü,
hemen hemen her kesime de açık, ilmî toplantılar düzenleyen bir vakıf.
Toplumu kaynaştırmaya çalışan, toplumun entelektüel birikimini
bir araya getirerek bunu toplumla paylaşmaya çalışan, adı üstünde
Birlik Vakfı. Bendeniz de kurucuların arasındayım ve kurucusu olmaktan
da iftihar ediyorum.
Şimdi, arkadaşımızın,
internet sitesine girildiğinde hemen tıkladığınız zaman karşınıza
bu, Mustafa Erdoğan, Anayasa Profesörü; onun “Demokratikleşme ve
Sivilleşme Perspektifi” adlı bir tebliği…
Bu tebliğ… Bakın kimler?
Sunucu: Mustafa Erdoğan, Profesör Doktor. Müzakereciler: Profesör
Doktor Bilal Eryılmaz, Doktor Ömer Bolat, Doçent Doktor Şükrü Karatepe;
Salim Uslu, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı; Murat Yalçıntaş,
İstanbul Ticaret Odası Başkanı.
Bunların da dinleyiciler
huzurunda bu müzakereci heyet tarafından da tenkide tabi tutulan,
eleştirilen bir metin. Bu, metnin Birlik tarafından bütünüyle kabul
edildiği, bütünüyle paylaşıldığı anlamına gelmez. Bunlar ilmî tebliğlerdir
ve tamamen sahibine aittir sorumluluğu. Bunlar tartışılır, bunlardan
süzülerek ortaya çıkan doğrular Birlik tarafından da kamuoyuna
iletilir ve toplumla paylaşılır.
Ben bunu arz ediyor,
hepinize saygılar sunuyorum.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür
ederim Sayın Gündüz.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN
DİĞER İŞLER (Devam)
4.-
Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Adalet Komisyonları
Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum:
Maddeyi oylarınıza sunuyorum:
40’ıncı maddeyi okutuyorum:
Bazı gelirler ile bağışların
harcanması
MADDE 40-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 40. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
Antalya |
Çorum |
Artvin |
Madde 40-
(A) 39 uncu maddenin
(e) ve (f) bentlerinde yer alan gelirler; ait olduğu vakfa taşınmaz
alımında, vakfın taşınmazlarının onarım ve yapımında kullanılır.
Ayrıca Meclis kararıyla gelir getirici yatırımlarda, yurt içi ve
yurt dışında bulunan ve geliri kalmayan vakıflara ait vakıf kültür
varlıklarının bakım ve onarımlarında da kullanılabilir.
Genel Müdürlüğe yapılan
şartlı bağışlar, bağış yapanın şartları doğrultusunda harcanır.
Yapılan harcamalar
ve işlemler hakkında Meclis onayı alındıktan sonra bağış yapana yazılı
bilgi verilir.
(B) Sanat Eserleri ve
Yapı İşleri Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Vakıf kültür varlıklarının
tespit ve envanterini yapmak ve belgelerini arşivlemek,
b) Genel Müdürlüğe
ve mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının röleve, restitüsyon,
restorasyon ve diğer projeleri ile yıllık ve beş yıllık onarım programlarını
hazırlayarak veya hazırlatarak onarım ve restorasyonlarını yapmak
veya yaptırmak, talep halinde kontrollük görevi Genel Müdürlükçe
yürütülmek kaydıyla düzenlenecek protokol esasları dahilinde kamu
kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere yaptırmak,
c) Vakıf kültür varlıkları
birim fiyat analizlerini hazırlamak, Genel Müdürce onaylandıktan
sonra yayınlanmasını sağlamak,
d) Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının
onarım ve restorasyon projeleri ile ilgili gerekli işlemleri yapmak
ve hali hazır durumlarını röleve ve fotoğraflarla tespit etmek,
gerektiğinde eser ile koruma alanlarının kamulaştırma işlemlerini
yürütmek,
e) Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının
onarımı ile yeni yapıların inşa, onarım ve ihale işlemlerini yürütmek,
f) Vakıf kültür varlıklarının
ve yeni yapıların onarımı için gerekli görülen malzemeleri satın
almak, şantiye kurmak ve şantiyeleri kontrol etmek,
g) 2863 sayılı Kültür
ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile ilgili işlemleri yürütmek
üzere Turizm ve Kültür Bakanlığı ve koruma kurulları ile ilgili
ilişkileri yürütmek,
h) Genel Müdür tarafından verilen diğer benzer görevleri yapmak.
(C) Yatırım ve Emlak
Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Genel Müdürlüğe,
mazbut, mülhak ve cemaat vakıflarına ait taşınmaz malların envanterini
çıkarmak, kütük kayıtlarını tutmak,
b) Bu Kanun ve ilgili kanunlar uyarınca vakfına intikali gereken
taşınmaz malların tespitini yaparak vakfı adına tapuya tescilini
sağlamak, vakfı adına tescil kararı verilmiş olanların işlemlerini
yürütmek, vakıf kültür varlıklarının mülkiyet ve tasarruf işlemlerini
yürütmek,
c) Genel Müdürlüğe
ve mazbut vakıflara ait taşınmazların; imar uygulama ve kadastro
çalışmalarını takip etmek; kamulaştırma, kiralama, vakıf konut
veya hizmet statüsüne alma, çıkarma işlemlerini yürütmek; kiralama
usul ve esaslarını belirlemek; kat karşılığı, yapım veya onarım karşılığı
kiralama modelleri ile değerlendirilmelerini sağlamak; her türlü
tecavüzden korunmaları ile ilgili tedbirleri almak; elde tutulmasında
fayda görülmeyenlerin değiştirilmesi, satılması ve gerekli görülen
taşınmazların satın alınması işlemlerini yürütmek,
d) Genel Müdürlüğe yapılacak taşınmaz mal bağış işlemlerini yürütmek,
e) Tavize tabi olan
taşınmaz malların tespiti ile taviz bedellerinin tahsilini sağlamak,
f) Görev ve faaliyetlerinin
gerektirdiği alt yapı çalışmalarını yapmak veya yaptırmak,
g) Genel Müdür tarafından verilen diğer benzer görevleri yapmak.
(D) Sona eren yeni vakıfların
borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar; vakıf senedinde
yazılı kurum veya kuruluşa, senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda
ise Genel Müdürlüğün görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer
amaçlı bir vakfa; dağıtılan vakıfların borçlarının tasfiyesinden
arta kalan mal ve haklar ise Genel Müdürlüğe intikal eder.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Küçükaşık,
buyurun.
MEHMET KÜÇÜKAŞIK
(Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Grup Başkan
Vekili İrfan Gündüz’ün verdiği cevaba... Ben bir şeye… Aldık biraz
önce, hepimiz öğrendik; ama, hâlâ bir şeyi öğrenmedik. Acaba bu görüşlere
katılıp katılmadığı konusunda bir kelime etmedi Sayın Başkan Vekili.
İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)
– Katıldığım taraflar var, katılmadığım taraflar var.
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)
– Bu arada, hakikaten, Vakfın kurucusu olan Sayın Azmi Ateş ve tahmin
ediyorum geçen akşam tartışmaya neden olan Sayın Albayrak da, Vakfın
kurucusu değil; ama, üyesi olarak Meclisteki tanıtım albümünde
kendini belirtiyorlar bizzat.
Şimdi, ben, tekrar o
metinden devam etmeye çalışacağım. Çok ilginç şeyler var çünkü o metinde.
Türkiye’deki Vakıflar Kanunu’nun niçin hazırlandığını, niçin önümüze
geldiğini, niçin önümüze geldiğindeki haklar, özgürlükler ve ticari
şirketlerin niçin kurulduğunu, azınlık kavramının ve dinsel azınlık
cemaatlerinin hangi anlama geldiğini bu makalede çok net bir şekilde
belirtiyorlar. O tasarıdaki bütün temel tartışmalardan bir tanesi
oydu. O yüzden, bu görüşlere katılıp katılmadığını muhakkak öğrenmek
istiyorum ben.
“Genel nüfus için olduğu
kadar azınlıklar için de güvence sağlayacak olan sivil ve kültürel
haklar bakımından da Türkiye’nin durumu, son yıllardaki anayasal
ve yasal iyileştirmelere rağmen, çok parlak değildir. Genel sivil
özgürlükler bakımından en problemli alanlar vicdan, ifade ve örgütlenme
özgürlükleriyle ilgili alanlardır. Din ve vicdan özgürlüğü bakımından,
gayrimüslim azınlıklar gibi Müslüman çoğunluğun da ciddi sorunları
vardır. Bu sorunların bir kısmı Diyanet İşleri Başkanlığının bir
kamu kurumu olarak varlığından, bir kısmı da devlet elitlerince laikliğin
ideolojik bir program ve bir hayat tarzı olarak anlaşılıp uygulanmasından
kaynaklanmaktadır. İfade özgürlüğüyle ilgili yapılan iyileştirmeler
de çoğulcu-demokratik bir sistem için yeterli değildir. Türkiye’de
hâlâ düşünce suçu vardır, özellikle devlet otoritesi kullanan kişi
ve kurumları eleştirmek hâlâ çok risklidir. Örgütlenme özgürlüğü
bakımından da durum buna benzemektedir. Özellikle vakıf kurma özgürlüğü
ciddi ve bir kısmı gayrimakul olan sınırlamalara tabidir.”
“Azınlıkların korunması
bakımından özel bir önemi bulunan kültürel hakların durumu daha da
ciddidir. Türkiye anadili Türkçe olmayan vatandaşlarının kendi
dillerinde öğrenim görme hakkını tanımamıştır. Bu haklar konusundaki
çekingenliği yüzünden, Avrupa Konseyinin Bölgesel veya Azınlık
Dilleri Avrupa Şartı ile Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve
Sözleşmesini onaylamaktan kaçınmaktadır.”
Şimdi, daha ilginç
bir şeye geliyoruz. Yani, burada, “vakıflar darbeler yapar” demiştik
daha önce ben konuşmamda; Ukrayna’da yaptılar, Gürcistan’da darbeler
yaptılar, “demokrasi yok burada, seçim barajlarını indirin dediler”
demiştim.
Şimdi, geliyoruz; bakınız,
daha başka bir şey söylüyor, bir noktaya geliyor seçim barajı konusunda,
parlamentoda: “Parlamentonun ‘temsilî’ özelliğini artırmak için
seçim sisteminin yeniden ele alınmasına ihtiyaç vardır. Bu da, siyasi
istikrarı da gözetecek şekilde, ya milletvekili seçiminde uygulanan
yüzde 10’luk ulusal barajın düşürülmesi (tercihen yüzde 4’ler seviyesine)
ya da dar bölge esaslı iki turlu çoğunluk sisteminin benimsenmesi
yoluyla olabilir. Bu yüksek baraj yüzünden, 2002 seçimleri sonrasında
olduğu gibi, seçmen kitlesinin bazen yarıya yakını parlamentoda
temsil edilememektedir. Böylesine yüksek bir baraj parlamentonun
halkı yeterince temsil etmesine engel olduğu gibi, kimi sabit ideolojik
ve etnik-kültürel azınlıkların -tekrar ediyorum, bakınız: Kimi sabit
ideolojik ve etnik-kültürel azınlıkların- siyasal sistemden sürekli
olarak dışlanmalarına ve sistemi etkileme şanslarının ileriye
dönük olarak ortadan kalkmasına yol açtığı için genel demokratik
meşruluğu ve toplumsal-siyasal entegrasyonu zayıflatan bir unsurdur.”
Şimdi, bu görüşlere
gerçekten de samimi olarak katılıp katılmama konusunda tekrar beyanda
bulunmalarını bir kere daha istiyorum.
Şimdi, geliyoruz tekrar…
Devam ediyorum dernekler ve vakıflarla ilgili ve bu Yasa’yla ilgili
yazılanlara. Öneriler konulmuş: “Medeni bir toplumda örgütlenme
özgürlüğünün tipik modeli dernek ve vakıftır. Türkiye’nin bu konudaki
temel problemi, kişilerin ortak amaçlar etrafında bir araya gelmelerini
medeni hayatın doğal bir durumu olarak değil de ancak mevzuatla tanımlanan
çerçeve içinde var olan bir devlet bağışı gibi gören ve özellikle kamu
görevlilerinde hâkim olan zihniyetten kaynaklanmaktadır…” Anlatmış
biraz… “… Onun için, şimdiki hâlde hemen yapılması gereken, özellikle
dernekler ve vakıflar üstündeki kısıtlayıcı anayasal ve yasal hükümlerin
kaldırılmasıdır. Son yıllarda kabul edilen ‘uyum kanunları’ dernek
özgürlüğü bakımından kısmi bir rahatlama getirmiş olmakla beraber,
bu konuda daha yapılacak işler vardır. Bunların başında, Kanun’un
derneklere amaç ve faaliyet türü dayatmasının önlenmesi gelmektedir…”
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Küçükaşık,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla)
– Bitireceğim.
“… Aynı durum vakıf
kurma özgürlüğü bakımından da varittir. Bu konuda, yeni Medeni Kanun’un
vakıflarla ilgili kimi hükümleri sivil bir anlayıştan uzaktır. Bunların
başında Medeni Kanun’un 101/4 hükmü gelmektedir. Bu hüküm şöyledir:
‘Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasa’nın
temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve millî menfaatlere
aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek
amacıyla vakıf kurulamaz.”
Ne yazık ki, bu hüküm,
yeni getirilen Vakıflar Yasası’nda aşılmak suretiyle, genel kanun-özel
kanun ilişkisi içerisinde, Vakıflar Kanunu’ndan çıkarılmak istenmektedir.
Devamını diğer maddelerde
söyleyeceğim.
Teşekkürler. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler…Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
41’inci maddeyi okutuyorum:
İKİNCİ BÖLÜM
Vakıflar Meclisi
Meclisin oluşumu
MADDE 41-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
1239 sıra sayılı Vakıflar Kanunu Tasarısının 41 inci maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
Süleyman
Sarıbaş
Malatya
Madde 41- Meclis, vakıfların en üst seviyedeki
karar organıdır.
Meclis; Genel Müdür,
vakıf konusunda bilgi ve deneyim sahibi yükseköğrenim mezunları
arasından Başbakanın teklifi üzerine ortak kararname ile atanacak
beş, yeni vakıflarca seçilecek üç, mülhak ve cemaat vakıflarınca
seçilecek birer üye olmak üzere toplam on bir üyeden oluşur. Ayrıca,
yeni vakıflar üç, mülhak ve cemaat vakıfları ise birer yedek üye seçer.
Seçimler; yeni vakıflarda yönetim organının, mülhak vakıflarda
vakıf yöneticilerinin, cemaat vakıflarında yönetim kurullarının
seçeceği birer temsilcinin iştiraki ile Genel Müdürlüğün daveti
üzerine ayrı ayrı yapılır.
Genel Müdür aynı zamanda
Meclisin de başkanıdır.
Genel Müdür alınan kararları
yürütmeye yetkili ve görevlidir. Genel Müdürün çeşitli nedenlerle
görevinde bulunmadığı durumlarda Genel Müdüre vekâlet eden Meclis
Başkanlığına da vekâlet eder.
Meclisin çalışmasına
ilişkin usul ve esaslar tüzükle düzenlenir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılamıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Gerekçeyi
okutuyorum:
Gerekçe:
Tasarının Vakıflar
Meclisinin oluşumunu düzenleyen 41. maddesi ile daha başlangıç
ibaresinde meclisin bağımsız karar organı olma özelliği ortadan
kaldırılarak Genel Müdürlüğün vesayetinde hareket eder bir kurum
görünümü kazandırılmaktadır. 227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğünün
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü
maddesinde “Vakıflar Meclisi vakıfların en üst seviyede danışma
ve karar organıdır.” Denilmiş; 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 1 inci
maddesinin üçüncü fıkrasında “...Genel Müdürlük de İdare Meclisinin
kontrolü altındadır.” denilmişken tasarıda Genel Müdürlüğün en
üst seviyedeki karar organıdır denilerek vakıflar meclisinin
önemi ve fonksiyonu indirgenmiş Genel Müdürlüğe bağlı hale getirilmiştir.
Öte yandan hiyerarşik
olarak Genel Müdürün altında yer alan Genel Müdür yardımcılarının
ve I. Hukuk Müşavirinin Vakıflar Meclisinde üye olarak yer almalarının
meclise kazandıracağı bir şey bulunmamakta aksine meclisin üst
düzey karar organı olmaktan çıkarak Genel Müdürün gözetiminde
fonksiyonsuz ve emir komuta zincirinde hareket etmeye meyilli bir
kurul haline dönüştürmektedir.
Öte yandan tasarıda
meclisin çalışmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği
belirtilmektedir. Sürekli niteliği bulunan ve çok önemli görevler
ifa edecek vakıflar meclisinin fonksiyonlarının indirgenmesi yanında
çalışma usul ve esaslarının da yönetmelikle belirlenmesi uygun değildir.
Danıştayın denetiminden geçecek şekilde düzenlemenin tüzükle
yapılması daha uygun olacaktır.
Değişiklik teklifi
ile Vakıflar Meclisinin Genel Müdürlüğe bağlı olmadığı belirtilip,
Genel Müdür yardımcıları ve I. Hukuk Müşaviri meclis üyeliğinden
çıkarılarak atanacak ve seçimle gelecek üyeler arasındaki dengenin
sağlanması ve bu yolla meclisin kendisinden beklenen fonksiyonları
mümkün olduğunca bağımsız bir şekilde icra edebilmesinin sağlanması
amaçlanmıştır.
BAŞKAN – Gerekçesini
dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
42’nci maddeyi okutuyorum:
Meclisin görevleri
MADDE 42-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 42. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
|
Çorum |
Artvin |
|
|
|
M. Nuri Saygun |
|
|
|
|
Tekirdağ |
|
Madde 42-
(A) Bu Kanunun diğer maddeleri ile belirlenen
görevlerinin yanı sıra, Meclis aşağıdaki görevleri de yerine getirir:
a) Genel Müdürlüğe, mazbut ve mülhak vakıflara
ait akar ve hayrat taşınmazların tahsis, satış ve trampasına yönelik
tasarruflarla, kamulaştırmalarda kamu yararı kararını vermek,
b) Genel Müdürlük ve işletme müdürlüklerinin
bütçelerini onaylamak,
c) Genel Müdürlük ve vakıflarla ilgili
tüzük ve yönetmelik taslaklarını karara bağlamak,
d) Genel Müdürlükçe gerek görülen hususları
karara bağlamak.
e) Bu Kanun ve ilgili kanunlarla belirlenen diğer görevleri yerine
getirmek.
(B) a) 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun;
1) 36 ncı maddesinin
“ORTAK HÜKÜMLER” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendine;
“Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettiş Yardımcıları” ibaresinden
sonra gelmek üzere “Vakıf Müfettiş Yardımcıları”; “Başbakanlık Uzman
Yardımcıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Uzman Yardımcıları”,
“Müfettişliğe” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıflar Müfettişliğine”
ve “Başbakanlık Uzmanlığına” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf
Uzmanlığına” ibareleri,
2) 152 nci maddesinin
“II-Tazminatlar” bölümünün “A- Özel Hizmet Tazminatı” bendinin (g)
alt bendinde; “Sosyal Güvenlik Kurumu Baş Müfettişi, Müfettiş ve Müfettiş
Yardımcıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Müfettişi ve
Vakıf Müfettiş Yardımcıları”; (i) alt bendine; “Kültür ve Turizm Uzmanları”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Uzmanları” ibareleri,
3) Eki (I) sayılı ek
gösterge cetvelinin, (g) bendine “Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişleri,
Sosyal Güvenlik Uzmanları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf
Müfettişleri”; (h) bendine “Kültür ve Turizm Uzmanları” ibaresinden
sonra gelmek üzere “Vakıf Uzmanları” ibareleri,
4) Eki (IV) sayılı Makam
Tazminatı cetvelinin 8 inci sırasının (a) bendine “Sosyal Güvenlik
Kurumu Müfettişleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “Vakıf Müfettişleri”
ibaresi,
eklenmiştir.
b) 8/9/1983 tarihli ve
2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasına
“devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan
taşınmaz” ibaresinden sonra gelmek üzere “malların ve Vakıflar Genel
Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz”
ibaresi eklenmiştir.
c) 4/1/2002 tarihli ve
4734 sayılı Kamu İhale Kanununun;
1) 3 üncü maddesine
(j) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (k) bendi,
“k) Vakıf vakıf kültür
varlıklarının onarımları ve restorasyonları ile çevre düzenlemesine
ilişkin mal ve hizmet alımları,
2) Geçici 4 üncü maddesine
aşağıdaki fıkra,
“Bu Kanunun 3 üncü
maddesinin (k) bendine ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ve
Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.”
eklenmiştir.
(C) Bir sözleşme mevcut
olmasa dahi, Genel Müdürlük menfaatinin olması kaydıyla hangi aşamada
olursa olsun;
a) Genel Müdürlük ile diğer kamu kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel
kişiler arasında çıkan hukuki ihtilafların anlaşma ve sözleşme
değişikliği ile neticelendirilmesinde Meclis,
b) Maddi ve hukuki sebeplerle
takibinde veya yüksek dereceli mahkemelerce incelenmesini istemekte
fayda umulmayan dava ve icra takiplerinden vazgeçilmesi, bir hakkın
tanınması, menfaatin terkininde otuzbin Türk Lirasına kadar Genel
Müdür, bu miktarı aşanlarda Meclis,
yetkilidir.
Genel Müdür bu yetkisini
kısmen veya tamamen Genel Müdür yardımcılarına ya da 1. Hukuk Müşavirine
devredebilir.
Bu maddenin uygulanmasına
ve miktarların tespitine ilişkin hususlar Meclisçe belirlenir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeyi katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Eraslan.
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; önemli bir yasayı
görüşüyoruz, Vakıflar Yasası’nı görüşüyoruz; ama, ne yazık ki, İç
Tüzük’ümüzde bulunan bir hüküm nedeniyle, İktidar Partisi tarafından
önerilen bir hüküm nedeniyle temel yasa biçiminde görüştüğümüzden,
Yasa maddeleri görüşülmüyor, madde madde görüşemiyoruz, bölüm
bölüm görüşüyoruz. Böyle olunca bütünselliği de olmuyor. O çerçevede
olunca temel yasaya, önergeler de ona göre hazırlanmak durumunda
oluyor. Doğrusu bu hayhuy arasında önemli bir yasa geçiyor.
Şimdi, burada konuşuyoruz,
günlerdir söylüyoruz, “arkadaşlar, çok doğru olmayan bir yasa, bir
lütfen dinleyin” diye; hiç dinlenmeden, arkadaşlar kuliste oturuyorlar,
çay kahve içiyorlar. Yani, oylama sırasında ellerini kaldırarak
geliyorlar. Benim burada ne konuştuğumu, umarım, herhâlde televizyondan,
kulistekinden dinliyorlardır.
ZEYİD ASLAN (Tokat) –
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Aksi halde, işe yararlı bir çalışma yapmıyoruz demektir.
Değerli arkadaşlar,
vakıf nedir, buna bir kısaca değinmek gerekir.
Şimdi, Sayın Akbulut,
siz Erzurum Milletvekilisiniz. Sizin ilinizde… Yani, her çıktığımda
bana sataşıyorsunuz, ama, sizin ilinizde, sizin seçmenleriniz,
Patrikhane’nin yapacağı şeylere destek olun diye size oy vermemişlerdir
umarım. Bunu herhâlde anlatırsınız Erzurumlu insanlara, Erzurum’un
yiğit insanlarına.
MUSTAFA NURİ AKBULUT
(Erzurum) – Öyle bir şey yok, onu siz söylüyorsunuz.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– Lütfen… Yani, her çıktığımda söz atıyorsunuz, ama, bir gün de gelip
şurada bir şey söylemiyorsunuz. Söyleyin de biz istifade edelim.
MUSTAFA NURİ AKBULUT
(Erzurum) – Keşke konuşma hakkı düşse…
ORHAN ERASLAN (Niğde)
– Şimdi, değerli arkadaşlar…
Tabii, söz atan, cevabını
alır.
Değerli arkadaşlar,
vakıflar, bizim kültürümüzden geliyor. Kuşkusuz, bir hayır hasenat
kuruluşudur, ama, niteliği olarak, arkadaşlar söylediği için, yanlış
bakışlar olduğu için, yanlış perspektifler olduğu için, burada düzeltmek
zorundayız.
Vakıf bir örgütlenme
modeli değildir, vakıf bir örgüt değildir; belli mal ve hakların,
belli amaçlar için, belli hayır işleri için tahsis edilmesidir, bir
tahsisattır, bir tesisattır. Şimdi, vakfı bir örgütlenme biçimine
dönüştürürseniz, siyasetin bir parçası biçimine dönüştürürseniz,
yani, bir dernek biçimine dönüştürürseniz, doğru bir şey yapmazsınız.
Bu tasarıyla, işte bu da ne yazık ki yapılıyor. Yani, belli amaçlarla,
belli amaçların tahakkuku için belli mal ve hakların devrinden ibaret
değil, yani, mal topluluğu değil, sanki bir örgütlenme modeliymiş
gibi, şubesiyle, bilmem, alt birliğiyle, üst birliğiyle, her şeyiyle
böyle bir yapı getirilmek isteniyor. Oysa, şimdi Ankara’da kurulan
bir vakfın -diyelim ki öğrencilere burs vermek için kuruldu- Erzurum’daki
öğrencilere burs vermesine mâni hâl mi vardır, Edirne’deki öğrencilere
burs vermesine mâni hâl mi vardır? Şimdi, burada, kendi, birtakım
grupların, grupçukların kendi ihtiyaçları nazara alınarak vakıf
kültürünü bozarsanız, bunun, bu açtığınız yoldan başkaları da geçer.
Bakınız, şimdi, iki
şey yapamazsınız: Bir, vakıf, sosyal devletin yerine ikame olunamaz.
Sosyal devlet, çağımızın bir zaruretidir. Vakıf da sosyal devletin
yanında var olacaktır, ama, sosyal devlet ianelerle kurulmaz, bütçeyle
kurulur, anlayışla kurulur. Yani, elbette, hayır da olacak, iane
de olacak. Bu, hem dinimizin gereğidir hem kültürümüzün gereğidir.
Vakıf da sosyal devletin yanında olacak, ama, ikisini birbirine karıştırmamak
durumundasınız, birincisi bu. Sosyal devletin yerine vakfı getiremezsiniz.
Gerekçe, o bakımdan, hükûmet gerekçesi baştan aşağı hatalıdır. Yani,
güvenlik dışında, güvenlik ve adalet dışında her şeyin vakıfla yapılacağını
düşünmek hatalıdır, doğru değildir. Yani, bu vakfı sosyal devletin
yerine ikame etmedir.
İkinci yanlış da şudur
değerli arkadaşlarım: Vakıflar bir demokratik kitle örgütü değildir,
bir örgütlenme modeli değildir, insanların örgütlendiği bir yer
değildir; malların vakfedildiği, malların yer aldığı bir yerdir. Bu
açıdan, vakıfları düzenlerken, işte, demin bir arkadaşım söylemeye
çalıştı…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Eraslan, konuşmanızı tamamlayınız.
ORHAN ERASLAN (Devamla)
– …bugün ülkemizde, doğrudur, bazı anlayışların siyasal örgütlenme
içinde yer alamadığını biz de biliyoruz; bunun bir bölümü, yer almaması
gerektiğinden, bir bölümü, belki siyaset alanındaki sınırlamalardan.
Şimdi, varsa bu sınırlamalar demokratik bir biçimde bunu tartışmaya
açalım, bunu kaldıralım -bu, başka bir şey- eğer kaldırılması gerekiyorsa,
ülkenin onda çıkarı varsa. Ama, onun yerine başka yerlerde örtülü
şekilde vakıfta örgütlenerek, orada siyaset yaparak vakıfları,
dernekleri yahut bu tür şeyleri siyaset alanı olarak kullanmanın
kimseye bir yararı yoktur. Ne ülkeye yararı vardır ne de yapanlara
yararı vardır. Bu açıdan, olayı kolaylaştırırız derken başka zorluklara
yol açıyorsunuz. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum.
Hepinize saygılar
sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Eraslan.
Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
43’üncü maddeyi okutuyorum:
Meclis üyelerinin nitelikleri
ve görev süresi
MADDE 43-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır. Önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan
1239 sıra sayılı Vakıflar Kanunu Tasarısının 43 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif
ederim.
Süleyman
Sarıbaş
Malatya
“Meclis üyelerinin
görev süresi üç yıldır. Genel Müdürün üyeliği görev süresiyle sınırlıdır.
Ancak, göreve engel bir hastalık veya sakatlık nedeniyle iş görememeleri
veya üyelik şartlarını kaybetmeleri durumunda ortak kararnameyle
atanmış üyelerin görevleri ortak kararnameyle, atanmış diğer üyelerin
görevleri ise Genel Müdürün teklifi ve Meclis kararı ile sona
erer.”
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Gerekçeyi
okutuyorum:
Gerekçe:
Tasarının Vakıflar
Meclisinin oluşumunu düzenleyen 41. maddesi ile değişiklik önergemizde
Genel Müdür haricindeki Genel Müdürlük bürokratları meclis üyeliğinden
çıkarıldığından değişiklik teklifi ile bu maddenin de 41 inci madde
ile uyumlu hale getirilmesi amaçlanmıştır.
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
44’üncü maddeyi okutuyorum:
Meclis üyelerinin yenilenmesi
ve huzur hakkı
MADDE 44-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır. Önergeyi okutup işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 44. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan
|
Mehmet Küçükaşık
|
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Yüksel Çorbacıoğlu
|
Feridun Baloğlu
|
M. Nuri Saygun |
|
|
Artvin |
Antalya |
Tekirdağ |
|
|
|
Feridun Ayvazoğlu |
|
|
|
|
Çorum |
|
Madde 44-
(A) Ortak kararnameyle
atanan üyeliklerde herhangi bir sebeple boşalma olduğu takdirde
otuz gün içerisinde 43 üncü madde doğrultusunda üç yıllığına yenisi
seçilir.
Uhdesinde kamu görevi
bulunmayan Meclis üyelerine, ayda dörtten fazla olmamak üzere her
toplantı günü için (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı
ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.
(B) Genel Müdürlüğe
ve mazbut vakıflara ait taşınmazlar Devlet malı imtiyazından yararlanır,
haczedilemez, rehnedilemezler. Tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi,
resim, harç ve katılım payından istisnadır.
Genel Müdürlük tarafından
açılacak davalarda teminat aranmaz.
Genel Müdürlüğün ve
mazbut vakıfların tahsil edilemeyen gelirleri 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre Genel
Müdürlükçe tahsil edilir.
Vakıf, vakıf kültür
varlıklarının onarımları ve restorasyonları ile çevre düzenlemesi
ve kamulaştırma işlemleri 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine
tabidir.
Vakıf, vakıf kültür
varlıklarının, restorasyon veya onarım karşılığı kiralama işlemleri;
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabidir.
Bu harcama ve kiralamalara
ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
Yurt içi veya yurt dışında
vakıf kültürünü araştırmak, geliştirmek ve desteklemek amacıyla
gerçek ve tüzel kişiler; Genel Müdürlüğün görev alanı ile ilgili faaliyet
ve yatırım programlarında yer alan her türlü ilmi organizasyon,
stratejik araştırma, konferans, sempozyum ve benzeri kültürel faaliyetlerin
yürütülmesi kapsamında sponsorluk yapabilirler. Bu faaliyetlerle
ilgili sponsor kişi veya şirketler Genel Müdürlüğün belirleyeceği
esaslar dahilinde reklam alabilirler. Vakıflar adına kayıtlı taşınır
ve taşınmaz vakıf kültür varlıklarının; bakım, onarım ve restore
edilmesi, yaşatılması, çevre düzenlemesi ve kamulaştırılması
dahil Genel Müdürlüğün kontrolünde gerçek ve tüzel kişilerin kendileri
tarafından yapılacak harcamalar, bağış ve yardımlar ile sponsorluk
harcamalarının tamamı Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahından düşülür.
Kuruluşunda veya kurulduktan
sonra vakıflara bağışlanan taşınır ve taşınmaz mallar Veraset ve
İntikal Vergisinden istisnadır.
Genel Müdürlüğe ve
mazbut vakıflara ait meralar 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine
tabidir.
(C) Bir sözleşme mevcut
olmasa dahi, Genel Müdürlük menfaatinin olması kaydıyla hangi aşamada
olursa olsun;
a) Genel Müdürlük ile diğer kamu kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel
kişiler arasında çıkan hukuki ihtilafların anlaşma ve sözleşme
değişikliği ile neticelendirilmesinde Meclis,
b) Maddi ve hukuki sebeplerle
takibinde veya yüksek dereceli mahkemelerce incelenmesini istemekte
fayda umulmayan dava ve icra takiplerinden vazgeçilmesi, bir hakkın
tanınması, menfaatin terkininde otuzbin Türk Lirasına kadar Genel
Müdür, bu miktarı aşanlarda Meclis,
yetkilidir.
Genel Müdür bu yetkisini
kısmen veya tamamen Genel Müdür yardımcılarına ya da I. Hukuk Müşavirine
devredebilir.
Bu maddenin uygulanmasına
ve miktarların tespitine ilişkin hususlar Meclisçe belirlenir.
(D) Vakıflar Genel Müdürlüğünün
190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
eki (I) sayılı cetvelde yer alan kadroları iptal edilerek bu cetvelden
çıkarılmış, ekli (I) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek
aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvele Vakıflar
Genel Müdürlüğü olarak eklenmiştir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Biz de katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Saygun,
buyurun.
MEHMET NURİ SAYGUN
(Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Vakıflar
Yasası’nın 44’üncü maddesindeki değişiklik önergesiyle ilgili
söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım,
birkaç gündür Vakıflar Yasası’yla ilgili, Meclis gündeminde çeşitli
konuşmalarla, Yasa’nın içeriğini, yapısını, neleri götürüp neleri
götüreceğini sizlere ifade etmeye çalıştık. Aslında, işe biraz
daha geriden başlamak lazım. Meclisteki konuşmalarımızdan önce,
bu konularla ilgili olarak önce Adalet Komisyonundaki değerlendirmeleri,
tartışmaları sizlerin bilgisine sunmak lazım. Ama, bu bilgileri
sunma gayreti içinde olmamıza rağmen, üzülerek, bir şeyi ifade etmek
zorunda hissediyorum kendimi: Önce, bu kadar önemli bir yasa konuşuyor
olmamıza rağmen, Mecliste bulunan arkadaşlarımızın Yasa’dan çok
uzak, konuşmacılardan çok uzak tutum ve davranışları, bizim, burada
ne kadar gerçekleri ifade etmeye çalışırsak çalışalım, sonunda
bu anlattıklarımızın pek de bir fayda vermeyeceğini gösteriyor. Tabii,
bunu biraz daha çekersek, oylamalarda da aynı şeyi yaşıyoruz. Bu
kadar anlatmaya çalışıyoruz, bu kadar ifade etmeye çalışıyoruz,
bu kadar ülkeye getirebileceği zararları ortaya koymaya çalışıyoruz;
ama, sonra oylamaya geçiyoruz, içeride yeteri sayıda arkadaşımız
olmuyor; kapılar açılıyor, eller havada arkadaşlarımız giriyor.
Çok
merak ediyorum.
AHMET YENİ (
MEHMET NURİ SAYGUN
(Devamla) – Anlatacağım efendim.
Çok merak ediyorum.
Bu hususta, bu oy veren arkadaşlarımız, acaba neyi oyladıkları ya
da neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda ciddi bilgi sahibiler
mi? Şimdi, “bir şey anlat da dinleyelim” dediniz efendim.
AHMET YENİ (Samsun) –
Vakit doluyor…
MEHMET NURİ SAYGUN
(Devamla) – Vakit dolarsa, bundan sonraki maddelerde de derdimizi
tekrar anlatmaya çalışırız.
Ben, dört yıldır Adalet
Komisyonundayım ve dört yıldır da, şu kürsüye çıktığım aşağı yukarı
her konuşmada bir şeyi ifade etmeye çalıştım: Kanun yapma tekniği.
Değerli arkadaşlarım,
Meclisin Genel Kurul gündemine getirilen kanunlar, belirli komisyonların
koyduğu emeklerle getiriliyor, çalışmalarla getiriliyor ve doğru
olduğu iddiasıyla, Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vereceği iddiasıyla
getiriliyor, ama, ne yazık ki, bu gelen yasaların çok önemli bir bölümü,
burada yasalaşmasına rağmen bu tasarıların, daha sonra, pek zaman
geçmeden, iki ay, üç ay gibi bir süre sonra, bilemedin altı aylık bir
süre sonunda, tekrar değişikliklere tabi oluyor, Türk Ceza Kanunu
gibi, diğer yasalar gibi. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nu örnek vermem,
Türk Ceza Kanunu’nun Tasarı’sını yasalaştırdığımızdan bu yana, yanılmıyorsam
dördüncü kez değişiklik çalışmaları yapıyor olmamızdandır. Böylesine
bir kanun tekniği, Meclisin çok çalışıyor görünmesine, ama üretim
yapamamasına neden oluyor. Yani, aynı yasayı biz burada, Genel Kurulda
üç defa, dört defa görüşürsek, bunun ciddi bir üretim olduğunu bana
kimse söylemesin, sanıyorum, hepiniz de aynı görüştesiniz. Aynı
şeyi dört defa görüşüyorsak, yaptığımız iş, bir kerelik iş; demek
ki, üç defasını ekstradan, gereksiz zaman kaybına neden olacak bir
görüşme sistemiyle götürüyoruz. Bu, doğru değil. İşte, bugün görüşmesini
sürdürdüğümüz Vakıflar Yasası da değerli arkadaşlarım, aynı nitelikte
bir yasa. Bir kere, Yasa’yı tümden ele aldığımızda, birtakım değişikliklerle
ihya olması, derlenip toparlanması ve Türkiye’de vakıf dünyasını
yeterince karşılayacak hükümleri içermesi mümkün değil. Adalet
Komisyonunda, her konuşmamızda bunu tekrarladık. Yani “Doğru olan
tarafı olmadığına göre, bu Yasa’nın içinde değişiklikler yapmak
yeterli olmayacak. Gelin, arkadaşlarım, bu Yasa’yı geriye çekelim,
oturalım, hep birlikte derleyelim, toparlayalım ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına
cevap verecek bir hale getirelim” dedik, ama, bizim bu iddialarımız
onay görmedi. Onay görmediği için de, bugün buraya bu şekliyle geldi.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Saygun,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
MEHMET NURİ SAYGUN
(Devamla) – Yalnız, geçen gün, tasarının ilk günkü konuşmalarında,
Sayın Bakanımız çıkarak “Cumhuriyet Halk Partisinin mademki böyle
iddiaları var, niye katkı sunmuyorsunuz? Niye yanlış olan tarafları
düzeltmiyorsunuz? Bir öneri mi verdiniz?” şeklinde bir iddiası oldu.
Ben burada saymıştım, bir kez daha tekrar etme ihtiyacı duyuyorum.
Evet, biz değişiklik önergesi vermedik, yazılı olarak değişiklik
önergesi vermedik, ama hep şunu söyledik: Yazılı değişiklik önergeleriyle
bu Yasa ihya olmaz. Ama, biz gene de bilgimizle, birikimimizle, düşüncelerimizle
sizleri sözlü olarak uyarma görevini yerine getiriyoruz. Siz de,
gerekli değişiklikleri kendi dünyanızda yapın dedik ve en az on on
iki maddede bizim iddialarımız doğrultusunda, bizim sözlü iddialarımız
doğrultusunda değişiklikler yapıldı. Bu bir kazanç mı? Evet, olabildiğince
bir kazanç. Yasa’yı kurtarır mı? Hayır. Bu Yasa’nın sağlıklı bir Vakıflar
Yasası olması konusunda gerekli değişikliği…
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET NURİ SAYGUN
(Devamla) – …sağlamadığı için bu Yasa’yı kurtarmaz.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum
Sayın Saygun.
Sayın milletvekilleri,
önergeyi…
III. - YOKLAMA
(CHP sıralarından
bir grup milletvekili ayağa kalktı)
K. KEMAL ANADOL (İzmir)-
Yoklama istiyoruz efendim.
SALİH KAPUSUZ (Ankara)
– 20 kişi yok.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)
– Var efendim.
BAŞKAN – Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, bir yoklama talebi vardır. Yoklama talebinde
bulunan milletvekili arkadaşlarımın isimlerini tespit edeceğim.
Sayın Anadol, Sayın
Emek, Sayın Yücesan, Sayın Arz, Sayın Kaya, Sayın Küçükaşık, Sayın Çakır,
Sayın Büyükcengiz, Sayın Eraslan, Sayın Ersin, Sayın Akdemir, Sayın
Seyhan, Sayın Yergök, Sayın Kart, Sayın Yetenç, Sayın Kamacı…
SALİH KAPUSUZ (Ankara)
– Sayın Başkan, yoklama yaptıracak sayıyı bile bulamıyor Cumhuriyet
Halk Partisi.
BAŞKAN – …Sayın Melik,
Sayın Ünlütepe, Sayın Işık, Sayın Pekel, Sayın Coşkunoğlu.
20 milletvekili arkadaşımızın
ismini kaydettik.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, yoklama için beş dakika süre veriyorum.
Adlarını okuduğum
sayın üyelerin, yoklama için elektronik cihaza girmemelerini rica
ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri,
toplantı yeter sayısı vardır.
VII.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
4.- Vakıflar Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile
Adalet Komisyonları Raporları (1/1054) (S. Sayısı: 1239) (Devam)
BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
45’inci maddeyi okutuyorum:
Meclisin toplantı
şekli ve karar nisabı
MADDE 45-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, önergeyi okutup işleme alıyorum.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 45. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
Muharrem Kılıç |
|
|
Niğde |
Bursa |
Malatya |
|
|
Feridun Baloğlu |
Feridun Ayvazoğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
|
Çorum |
Artvin |
|
|
|
M. Nuri Saygun |
|
|
|
|
Tekirdağ |
|
Madde 45-
(A) Meclis, Genel Müdürün çağrısı üzerine
ayda en az iki defa, üye tam sayısının beşte üçü
ile toplanır ve Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar
alır. Meclis üyeleri çekimser oy kullanamaz. Meclis üyeleri oy ve kararlarından sorumludur.
Meclis üyeleri, kendilerini ve üçüncü
dereceye kadar
Vakıflar, kendilerini
ilgilendiren toplantılarda, oy hakkı olmaksızın bir yetkili ile
temsil edilebilirler.
(B) Vakıflar Genel Müdürlüğünün 190 sayılı
Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki (I) sayılı
cetvelde yer alan kadroları iptal edilerek bu cetvelden çıkarılmış,
ekli (I) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek aynı Kanun
Hükmünde Kararnamenin ekli (I) sayılı cetvelde Vakıflar Genel Müdürlüğü
olarak eklenmiştir.
(C) Bezm-i Alem Valide Sultan Vakfı Gureba
Hastanesi personelinin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden
bu birimde çalışan memurlara; hizmet sunum şartları, personelin
unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı,
serbest çalışıp çalışmaması ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel
işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar
esas alınmak suretiyle, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarında
unvanlara göre uygulanan tavan ödeme miktarları aşılmamak kaydıyla,
Sağlık Bakanlığı personeli için tespit edilen esas ve usuller de dikkate
alınarak Meclisçe belirlenecek usul, esas ve oranda ödeme yapılabilir.
Bu şekilde yapılacak ödeme, cari yılda elde edilen döner sermaye
gelirinin yüzde ellisini geçemez.
Birinci fıkrada belirtilen
haklardan faydalanan personel haricinde kalan tüm personele, vakıf
kira gelirinin yüzde üçünü geçmemek ve maaşlarının üçtebirini
aşmamak üzere, Vakıflar Meclisince belirlenecek usul, esas ve oranda
ödeme yapılabilir. Bu ödemelerden damga vergisi hariç kesinti yapılmaz.
Genel Müdürlük lehine
sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı
taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara ve hukuk
servislerinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında
02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat
ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas
yoluyla uygulanır.
(D) Genel Müdürlüğün
merkez ve taşra teşkilatının her kademedeki idarecileri; yapmakla
yükümlü bulundukları hizmet ve görevleri Genel Müdürün ve üst amirlerinin
emir ve direktifleri doğrultusunda mevzuata, plan ve programlara
uygun yürütmekten sorumludur.
(E) Genel Müdür ve her
kademedeki yöneticiler hukuksal sınırlarını açıkça belirlemek
şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilirler.
Yetki devri uygun
araçlarla ilgililere duyurulur.
Yetki devri devredeni
sorumluluktan kurtarmaz.
(F) Mazbut ve mülhak
vakıfların vakfiyelerindeki şartlar doğrultusunda, ilgililerin
hakları saklıdır. Bu hakların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar
tüzükle düzenlenir.
(G) Mülhak vakıflarda
vakıf yönetimine karşı açılan, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasını
taşıyan davalarda vakıf yönetimi ile Genel Müdürlük birlikte hasım
gösterilir.
(H) Genel Müdürlüğün
taşra teşkilatı ekli (II) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Bu cetvelde
yer alan birimlerin kurulup kaldırılmasına, yer ve bağlantı değişikliklerinin
yapılmasına Genel Müdürlüğün önerisi üzerine Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
Taşra teşkilatının
çalışma usul ve esasları tüzükle belirlenir.
BAŞKAN – Komisyon
önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKAN
VEKİLİ RECEP ÖZEL (Isparta) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükûmet?
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Saygun,
buyurun.
MEHMET NURİ SAYGUN
(Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; az
evvel 44’üncü maddede genel iddialarla ilgili bazı sözler sarf etmeye
çalışmış, sizlere bir şeyler anlatmaya çalışmıştım. Şimdi, 45’inci
maddede özel bir pozisyon var, izin verirseniz bunu söylemek istiyorum.
Demin konuşmamın en sonunda Sayın Bakanın, bizim önerge vermediğimiz
ve bu Yasa’ya katkı yapmadığımız iddiasına karşılık, örnek madde
arıyorsanız bu örnek maddelerden bir tanesi şu anda hakkında konuşma
yaptığım 45’inci madde.
Efendim, 45’inci maddede,
Vakıf Meclisinin toplantı yeter sayısı meclis sayısının salt çoğunluğuydu,
karar yeter sayısı da toplantıya katılanların salt çoğunluğuydu.
Biz, bu konuda, doğrudur, yazılı önerge vermedik, ama, iddialarımızla,
taleplerimizle ve haklı olmamızı bir gerekçe göstererek bu çoğunluğun
doğru olmadığını ve çok az sayıda meclis üyesiyle karar verilebileceğini
ifade ettik, oranların değiştirilmesini istedik. İddialarımız,
gerek Bakan tarafından gerek Komisyon tarafından onay gördü ve meclis
toplantı sayısı üçte 2’ye çıkarıldı; karar sayısı da, meclis üye sayısının
salt çoğunluğu olarak kabul edildi. Böylece, bu 45’inci maddede, Adalet
Komisyonundaki Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin iddiaları,
destekleri, bu Yasa’da bir maddenin daha derli toplu olmasına imkân
tanıdı.
Şimdi, değerli arkadaşlarım,
az evvel konuşmamda ifade ediyordum, biz, olabildiğince katkı verdik.
Çünkü, bir şeyi çok iyi biliyoruz: Şu Genel Kuruldan çıkacak olan bütün
yasalar, sonunda bu ülkemizin ihtiyacına yönelik, yaşamsal dünyasına
yönelik birtakım düzenlemeler getirecek. Şimdi, Vakıflar Yasası
da bu nitelikte bir yasa. Türkiye’nin vakıf dünyasını ve bu vakıflarla
ilintili olan insanların dünyalarına katkı verecek, onların değerlendirmelerini
sağlayacak bir yasa. Bizim buna duyarsız kalmamız mümkün değildi,
duyarsız kalmadık, elimizden geleni yapmaya çalıştık. Ama, bakın,
bütün Adalet Komisyonu sürecince hep aynı şeyi tekrar ettik: Sapla
saman birbirine karışıyor. Bir kere, Türkiye’de vakıflar dediğimizde,
Genel Müdürlük bünyesine alınmış mazbut vakıflar var, mülhak vakıflar
var, cemaat vakıfları var, bir tane de olsa esnaf vakfı var ve Medeni
Kanun’a göre kurulan yeni vakıflar var. Şimdi, hepsini bir torbanın
içine koyduk, yerleştik ve Vakıflar Yasası çıkardık. Biz de dedik
ki, bunu böyle yapmayalım, kanun tekniği bu değildir, bu doğru değildir.
Alın bunları, başlıklar halinde mazbut vakıflarla ilgili bir bölüm
ayıralım ve mazbut vakıfları o bölümde değerlendirelim, sistemize
edelim, ihtiyaçlarını, taleplerini oraya yerleştirelim. Sonra
dönelim mülhak vakıflara, sonra cemaat vakıflarına ve sonra yeni
vakıflara. En son çeşitli hükümler veyahut da ortak hükümler diye
bir düzenleme yapalım ve orada da bunların ortak hükümlerini koyalım.
Böylece sağlıklı bir yasa olsun, sapla saman birbirine karışmasın
dedik. Bütün Komisyon sürecinde bu iddiamızı tekrar ettik.
Aslında, bu iddiamızın
doğruluğunu Komisyonda çalışan AKP’li milletvekili arkadaşlarımızın
da doğru bulduklarına inancım tam. Ama, doğru bulsalar dahi, Hükûmetin
getirmiş olduğu bir tasarıyı farklı boyutlarda değerlendirme
şansları olmadı, bizim iddialarımızı destekleyemediler ve bu nedenle
de bu tasarı sizin önünüze bu şekliyle geldi. Eğer benim söylediğim
şekilde bu Tasarı, Kanun’un sistematiğine uygun olarak getirilseydi,
bizim iddia ve taleplerimiz ciddi anlamda değerlendirilseydi, bugün
bizim Vakıflar Yasası’na karşı çıkmak gibi bir iddianın içinde olmamız
söz konusu olmazdı.
Yani, buraya şu dört
yıl boyunca birçok yasa geldi değerli arkadaşlarım. Doğru sistemize
edilmiş, ülkenin ihtiyaçlarına doğru cevap verir nitelikte düzenlenmiş
hangi yasaya Ana Muhalefet Partisi olarak karşı çıktık?
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Saygun,
konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun efendim.
MEHMET NURİ SAYGUN
(Devamla) – Tamamlıyorum.
Hangi yasaya karşı
çıktık değerli arkadaşlarım? Biz, doğru olan, sağlıklı olan, toplumun
ihtiyaçlarına cevap verebileceğine inandığımız bütün yasalara
burada destek verdik ve bu desteğimizle de buradan birçok yasayı
oy birliğiyle, ortak düşüncelerimizle çıkardık.
Şimdi, yer yer arkadaşlarımız
söylüyor: “Sizin işiniz muhalefet etmek”, işte, “bize karşı çıkıyorsunuz…”
Değerli arkadaşlarım,
o günlerde biz iktidar partisi değildik, o yasalarda da muhalefet
partisiydik. Ama, muhalefet olmak her şeye karşı çıkmak demek değil,
muhalefet olmak yanlışlıklara karşı çıkmak. Muhalefetin temel görevi
iktidarın hata yapmasına fırsat vermemektir. Biz de bunu yapmaya
çalıştık. Ama bugün bir hata yapıyorsunuz, biz de Ana Muhalefet Partisi
olarak sizin bu hata yapmanızı engellemeye çalışıyoruz.
Sonuçta bu Yasa böyle
çıkar ise, biz tarihin önünde üstümüze düşen görevleri yerine getirmiş
olacağız. Ama, sonuç itibarıyla, 22’nci Dönemde, Türkiye, hiç de hak
etmediği bir vakıflar yasasına kavuşmuş olacaktır.
BAŞKAN – Sayın Saygun,
teşekkür ederim.
Sayın milletvekilleri,
önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler…
Kabul edilmemiştir.
Maddeyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
46’ncı maddeyi okutuyorum:
Meclis üyelerince
uyulması gereken hususlar
MADDE 46-
BAŞKAN – Madde üzerinde
bir adet önerge vardır, okutup işleme alacağım.
Buyurun.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1/1054 Esas Numaralı
Vakıflar Kanunu Tasarısının 46. maddesinin
aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
|
|
M. Nuri Saygun |
Orhan Eraslan |
Mehmet Küçükaşık |
|
|
Tekirdağ |
Niğde |
|
|
|
Muharrem Kılıç |
Feridun Baloğlu |
Yüksel Çorbacıoğlu |
|
|
|
|
Artvin |