DÖNEM: 22 CİLT: 129 YASAMA
YILI: 4
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK
DERGİSİ
130
uncu Birleşim (Olağanüstü)
27 Eylül 2006 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Atina’da yapılacak olan “Güneydoğu Avrupa’da
Ortak Ekonomik Alana Doğru” başlıklı konferansa, Dünya Bankası Parlamenterler
Ağı Başkanı Hollanda Parlamentosu üyesi Bert Koenders tarafından
ismen davet edilen Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi
ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy’un katılmasına ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/1111)
2.- Strasburg’da düzenlenecek olan II. Avrupa Akdeniz
Tarım Konferansına, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı
Vahit Kirişci’nin katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1112)
IV.- ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Ekim 2006 Pazar
günü başlayacak olan yeni yasama yılının ilk birleşiminde, Cumhurbaşkanının
açılış konuşmasından sonra başka konuların görüşülmemesine ilişkin
Danışma Kurulu önerisi
V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Avrupa Sosyal Şartına Değişiklik Getiren
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları
Raporları (1/967) (S. Sayısı: 976)
2.- (Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/968) (S. Sayısı: 977 ve 977´ye 1 inci Ek)
VI.- SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN’in, Güney
Kıbrıs Rum Kesiminde Telsim aleyhine açılan davaya ilişkin sorusu
ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK’in cevabı (7/14349)
2.- Ordu Milletvekili İdris Sami TANDOĞDU’nun,
Irak’ta hasar gören ve yağmalanan tarihî Türk eserlerine ilişkin sorusu
ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL’ün cevabı
(7/14744)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat
15.00’te toplanarak altı oturum yaptı.
Cumhuriyet Halk Partisi
Grup Başkanvekili K. Kemal Anadol’un, olağanüstü toplantı çağrısının
düştüğüne ilişkin TBMM Başkanlığına yapmış oldukları taleplerine
karşılık, TBMM Başkanlığının “toplantı çağrısının devam ettiğine;
olağanüstü toplantı çağrısının düştüğüne dair olan görüşe katılmadığına
ve olağanüstü toplantı çağrısının devam ettiği” cevabı nedeniyle,
TBMM İçtüzüğünün 63 üncü maddesi uyarınca usul tartışması açılmasına
ilişkin önergesi üzerine yapılan usul müzakeresi sonunda, Oturum
Başkanı, TBMM Başkanının tutumunun doğru ve uygulamasının bu yönde
olacağını açıkladı.
İstanbul Milletvekili
Tayyar Altıkulaç, Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan’ın, konuşmasında,
şahsına sataşması nedeniyle, bir açıklamada bulundu.
Genel Kurulun 26.9.2006
Salı, 27.9.2006 Çarşamba, 28.9.2006 Perşembe günleri 15.00-20.00 saatleri
arasında çalışmasına ilişkin CHP Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden
sonra, kabul edilmediği;
Gündemin “Kanun Tasarı
ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 3, 4
ve 5 inci sıralarında yer alan 976, 977 ve 977’ye 1 inci ek ve 1236 sıra
sayılı kanun tasarılarının, bu kısmın 2, 3 ve 4 üncü sıralarına
alınmasına, diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine;
Genel Kurulun çalışma saatlerinin 26.9.2006 Salı günü 15.00-24.00 saatleri
arasında, 27.9.2006 Çarşamba ve 28.9.2006 Perşembe günleri 14.00-24.00
saatleri arasında olmasına; 1151 sıra sayılı kanun tasarısının
2 nci maddesinin, Hükümetin talebi doğrultusunda İçtüzüğün 89 uncu
maddesine göre TBMM Genel Kurulunda yeniden görüşülmesine; Cumhurbaşkanınca
bir kez daha görüşülmek üzere iade edilen 1236 sıra sayılı Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun tümünün İçtüzüğün 91 inci maddesine göre temel
kanun olarak, 1 ilâ 23 üncü maddelerinin (23 madde) birinci bölüm,
24 ilâ 41 inci maddeleri (18 madde) ile geçici 1 ilâ 4 üncü maddelerinin
(4 madde) ikinci bölüm (toplam 22 madde) olarak görüşülmesine ilişkin
AK Parti Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği;
Açıklandı.
Gündemin “Kanun Tasarı
ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:
1 inci sırasında bulunan ve İçtüzüğün
91 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak
bölümler halinde görüşülmesi kararlaştırılan Özel Öğretim Kurumları
Kanunu Tasarısı ve Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir’in, Özel
Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifinin (1/1183, 2/743) (S. Sayısı: 1151), müzakereleri tamamlanarak,
elektronik cihazla yapılan açıkoylama sonucunda, kabul edilip kanunlaştığı
açıklandı.
2 nci sırasına alınan, Avrupa Sosyal
Şartına Değişiklik Getiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısının (1/967) (S. Sayısı: 976), tümü üzerinde bir
süre görüşüldü.
27 Eylül 2006 Çarşamba
günü, alınan karar gereğince saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşime
23.51’de son verildi.
|
Nevzat Pakdil |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Harun Tüfekci |
Türkân Miçooğulları |
|
|
|
İzmir |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
No.:
177
II.-
GELEN KÂĞITLAR
27
Eylül 2006 Çarşamba (Olağanüstü)
Teklifler
1.- Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez
ve 3 Milletvekilinin; Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyelerinin Ödenek,
Yolluk ve Emekliliklerine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi (2/858) (Plan ve Bütçe ile Anayasa Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 19.9.2006)
2.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat
Melik ve 21 Milletvekilinin; 2510 Sayılı İskân Kanununa Bir Ek Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/859) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma
ve Turizm Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.9.2006)
3.- Ordu Milletvekili İdris Sami Tandoğdu
ve 19 Milletvekilinin; Fındığın Millî Ürün ve Devlet İkramı Olması
Hakkında Kanun Teklifi (2/860) (Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 20.9.2006)
4.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu
ve 21 Milletvekilinin; 26.9.2004 Tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununa
Bir Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/861) (Adalet Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 20.9.2006)
5.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü’nün;
Nakdî Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Teklifi (2/862) (Millî Savunma ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 21.9.2006)
6.- Trabzon Milletvekili M. Akif Hamzaçebi’nin;
Vergi Usul Kanununa Bir Geçici Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi
(2/863) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
21.9.2006)
Tezkere
1.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım’ın
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi
(3/1110) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.9.2006)
BİRİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 14.03
27
Eylül 2006 Çarşamba
BAŞKAN:
Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP
ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (
BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 130 uncu Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere
başlıyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının
iki tezkeresi vardır; ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.
III. - BAŞKANLIĞIN
GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE
ÖNERGELER
1.- Atina’da yapılacak
olan “Güneydoğu Avrupa’da Ortak Ekonomik Alana Doğru” başlıklı konferansa,
Dünya Bankası Parlamenterler Ağı Başkanı Hollanda Parlamentosu
üyesi Bert Koenders tarafından ismen davet edilen Sanayi, Ticaret,
Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner
Aksoy’un katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1111)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Dünya Bankası Parlamenterler Ağı Başkanı
Hollanda Parlamentosu üyesi Bert Koenders tarafından gönderilen
davet mektubunda, 29-30 Eylül 2006 tarihinde Atina’da yapılacak
olan “Güneydoğu Avrupa’da Ortak Ekonomik Alana Doğru” başlıklı Konferansa
Kütahya Milletvekili ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar,
Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy ismen davet edilmektedir.
Söz konusu davete icabet edilmesi hususu
“Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi
Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi” uyarınca Genel Kurulun
tasviplerine sunulur.
Bülent
Arınç
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN –
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2.- Strasburg’da
düzenlenecek olan II. Avrupa Akdeniz Tarım Konferansına, Tarım,
Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci’nin katılmasına
ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1112)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman
ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişci’nin, Avrupa Parlamentosu
ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi tarafından 28-29 Eylül
2006 tarihlerinde Strasburg’da düzenlenecek “II. Avrupa Akdeniz Tarım
Konferansı”na katılması öngörülmektedir.
Söz konusu davete icabet edilebilmesi
hususu “Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi
Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi” uyarınca Genel Kurulun
tasviplerine sunulur.
Bülent
Arınç
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
BAŞKAN –
Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulunun
bir öneresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım.
IV.- ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Ekim 2006 Pazar günü başlayacak
olan yeni yasama yılının ilk birleşiminde, Cumhurbaşkanının açılış
konuşmasından sonra başka konuların görüşülmemesine ilişkin Danışma
Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin 1 Ekim 2006 Pazar günü başlayacak olan yeni yasama yılının
ilk birleşiminde, Cumhurbaşkanının açılış konuşmasından sonra
başka konuların görüşülmemesinin Genel Kurulun onayına sunulması
Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
|
|
|
|
Bülent Arınç |
|
|
|
|
Türkiye Büyük
Millet Meclisi |
|
|
|
|
Başkanı |
|
|
Salih Kapusuz |
Ali Topuz |
|
|
|
AK Parti Grubu
Başkanvekili |
CHP Grubu Başkanvekili
|
|
|
|
|
Ömer Abuşoğlu |
|
|
|
|
Anavatan Partisi
Grubu Başkanvekili |
|
BAŞKAN – Kabul edenler…
Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri,
olağanüstü toplantı çağrı önergesine konu kanun tasarı ve tekliflerini
görüşmek için, gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
1 inci sırada yer
alan, Avrupa Sosyal Şartına Değişiklik Getiren Protokolün Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve
Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları raporlarının görüşmelerine
kaldığımız yerden devam edeceğiz.
V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- Avrupa Sosyal Şartına Değişiklik Getiren Protokolün Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve
Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/967) (S. Sayısı:
976) (x)
BAŞKAN – Komisyon?..
Burada.
Hükümet?.. Burada.
Geçen birleşimde, tasarının
tümü üzerinde gruplar adına yapılan konuşmalar tamamlanmıştı.
Şimdi, tasarının tümü
üzerinde şahıslar adına görüşmeler yapılacaktır.
Şahsı adına ilk konuşmacı,
Ankara Milletvekili Sayın Yakup Kepenek; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
(x) 976 S. Sayılı Basmayazı 26.9.2006 tarihli 129
uncu Birleşim tutanağına eklidir.
YAKUP KEPENEK (Ankara)
– Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekili
arkadaşlarım, 976 sıra sayılı Avrupa Sosyal Şartında Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Protokolün Onaylanmasına Dair Tasarı üzerinde
kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz aldım.
Öncelikle şunu söyleyeyim:
Meclisimizin Avrupa Sosyal Şartını ele alması, Türkiye’nin ekonomik
ve sosyal gelişmesinde çok olumlu ve çok önemli bir adımdır. Bu nedenle,
bu adımın atılmasında katkısı olan tüm insanları, herkesi, çaba gösterenleri
içtenlikle kutluyorum. Eksikliklerine ve yetersizliklerine biraz
sonra değineceğim; ama, gecikmeli de olsa, Avrupa Sosyal Şartının
bu aşamaya gelmesi, onaylanır aşamaya gelmesi, Türkiye’nin çalışan
kesiminin, emekçi kesiminin, ücretiyle, maaşıyla geçinenlerin
haklarının güçlenmesine az veya çok katkı yapacağı için önemlidir
diye düşünüyorum ve bildiğiniz gibi, 1961’de Türkiye’nin de kurucusu
olduğu Avrupa Konseyi tarafından imzalanan Sosyal Şart, üzülerek
belirtmek gerekir ki, Türkiye tarafından ancak 1989’da ele alınabilmiştir
ve bizim onaylayacağımız gözden geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı da
1 Temmuz 1999’da yürürlüğe girmiştir, 1996’da ele alındığı halde.
Sosyal Şartın iki yıl
önce Ekim 2004’te imzalanmış olması, ancak, o günden bu yana geçen
iki yıl boyunca herhangi bir biçimde ele almamış olmamız ya da gecikmeli
ele alınması, kuşkusuz önemli bir eksiklik sayılmalıdır.
Değerli milletvekilleri,
ben, Sosyal Şartın gözden geçirilmiş biçimi üzerinde de kişisel görüşlerimi
açıklayacağım; ancak, bu konuyu, Sosyal Şartı ayrıntılı olarak ele
almadan önce, kanımca Sosyal Şartın önemi ve sosyal haklar konusuna
özetle değinmekte yarar var. Ayrıca, üzerinde konuştuğumuz kitlenin;
yani, çalışan kesimin durumuna da, ülkemizdeki durumuna da bakmamızda
yarar var diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar,
ekonomik ve sosyal haklar ülkemizde 1961 Anayasasıyla yasal bir çerçeveye
oturtuldu ve temel hak ve özgürlüklerin yaşama geçirilmesi için,
çalışabilir olması için, işlemesi için gerekli görülen haklardır
ekonomik ve sosyal haklar.
Çok bilinen iki örnek
vereyim: Konut dokunulmazlığı temel insan hakkıdır; ama, konutu
olmayan için konut dokunulmazlığının hiçbir anlamı yoktur. Bunun
gibi, eğer, siz, işsiz ve yoksul iseniz, düşünecek zamanınız yoksa,
düşünce ve anlatım özgürlüğünün sizin için çok fazla anlamı ve yararı
yoktur. O nedenle, ekonomik ve sosyal şartlar, haklar, bu Şartta düzenlenen
haklar demokrasinin, insanın özgürleşmesinin, kişilik kazanmasının,
özgür bireyin ve -burada ihmal edildiğini biraz sonra konuşacağız-
örgütlü toplumun en temel, en esaslı öğesidir, dayanağıdır.
Değerli arkadaşlar,
Sosyal Şartın Meclisin onayına gelmesinden önceki macerasına,
geçtiği aşamalara da değinmekte yarar var. Önce şunu söyleyeyim,
işin biçimsel yönüne değineyim: Komisyonda belli bir metin hazırlanıyor,
hükümetin çekincelerinin bir bölümü kaldırılıyor ve onaylanıyor.
Ancak, başka bir şey yapılıyor; dün bunu burada yaşadık: Komisyonun
onayladığı metin daha sonra yeniden ele alınıyor ve 4 üncü maddenin
birinci fıkrası değiştirilerek yeniden yazılıyor.
Şimdi, bu durum, aslında,
biçim yönünden Sosyal Şartı ele almamızdaki eksikliğimizin en
önemli öğelerinden biridir. Oraya, bu noktalara gelirken neyin üzerinde
konuştuğumuzu da bilmemizde yarar var.
Değerli arkadaşlar,
bizim ekonomimizde, bizim ülkemizde ekonomide çalışanların durumu
öyle çok iç açıcı değildir. Hangi bakımlardan iç açıcı değildir; şu
yönleriyle iç açıcı değildir: Önce, çalışanların en son verilere
göre, İstatistik Enstitüsünün en son verilerine göre yüzde 50’si
kayıtdışıdır ve kayıtşılık, gerçekten çok yaygındır. Şimdi, ücretlilerin
yüzde 23’ü -Türkiye ortalaması olarak- yevmiyelilerin, gündelikçilerin
yüzde 91’i, işverenlerin yüzde 27,6’sı, kendi hesabına çalışanların
yüzde 65’i ve sıkı durun, sayıları 3 000 000’un üzerinde olan ücretsiz
aile işçilerinin de yüzde 95’i kayıtdışı çalışmaktadır. Kolayca
tahmin edeceğiniz gibi, kayıtdışılık tarım kesiminde çok daha fazladır,
çok daha yoğundur; ama -ortalamaları verdim biraz evvel- tarımdışı
kesimlerde de hiç az değildir. Tarım dışında yüzde 88’e çıkan kayıtdışılık
kentsel kesimde de yüzde 34,6 dolayındadır; yani, Türkiye’de çalışan
kesim kayıtdışıdır. Kayıt dışında olmasının anlamı şudur: Bu kesim
sosyal güvenlik haklarından yararlanamamaktadır; en temel sosyal
güvenlik haklarından yoksundur; bu bir.
İkincisi ve çok daha
önemlisi, kayıt dışındaki kesim, yalnız sosyal güvenlik haklarından
yoksun olmakla kalmıyor, örgütlenme olanaklarından da yoksun; yani,
bunların örgütlü olarak hak arama yolları, doğal olarak, işin yapısı
gereği, kapalıdır, tıkalıdır. O nedenle, ele aldığımız Sosyal
Şart iki noktada; bir, örgütlenme özgürlüğüne vereceği omuzla, destekle;
iki, eğer ekonomide, ücret, diğer sosyal haklar, işyerindeki çalışma
koşullarının iyileştirilmesi gibi konularda, ülkemizde çalışanlara
yardımcı olursa, kuşkusuz bundan ekonomimizin yalnız çalışan kesimi
değil, bütünüyle yararlanacağı da çok açık bir gerçektir. Sosyal
hakların gelişmesinde, ekonomik ve sosyal hakların güçlenmesinde
en önemli dayanak, demokratikleşmenin, hak arama yollarının açılmasının
aynı zamanda işverenlerin de yararına olduğunun bilimsel olarak
kanıtlanmış olmasıdır; yani, ekonomik ve sosyal haklar, bir hayırseverlik,
bir lütuf, bir iyilik yapma anlamında verilmiş haklar değildir. Tam
tersine, ekonomik ve sosyal haklar ne kadar sağlam olursa, ne kadar
doğru sağlanırsa ve bireyin özgürleşmesi, temel bir gelir düzeyine
kavuşması, toplumun örgütlü bir yapıya kavuşması ve demokrasinin
güçlenmesi ne kadar iyi sağlanırsa, sağlam kurallara oturtulursa,
ülkelerin ekonomik gelişmesi de, sermaye birikiminin artışı da
o çerçevede olumlu ve büyük oranda olmaktadır, iyi olmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAKUP KEPENEK (Devamla)
– Sayın Başkan, 1 dakika izin verirseniz cümlemi tamamlayacağım,
sonra devam edeceğim.
BAŞKAN – Buyurun Sayın
Kepenek, 1 dakikalık sürenizi başlattım.
YAKUP KEPENEK (Devamla)
– Şimdi, bütün bu verilere baktığımız zaman, gelişmelere baktığımız
zaman, Türkiye’nin, tarihsel süreç içinde şöyle bir durumu gündeme
geliyor: Türkiye, gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen, Avrupa
Konseyinin 12 kurucu üyesinden biri olarak, ekonomik ve sosyal hakları,
demokratikleşmeyi özümsemeyi kendisine iş edinmiş bir ülkedir. Daha
sonra, 12 Marttan başlayarak, 12 Eylülde gelen askerî darbenin ekonomik
ve sosyal haklara çok büyük zarar verdiği bilinen bir gerçektir.
Şimdi, bu önümüzdeki
Sosyal Şart ile Türkiye, eğer, bu açığını, sosyal hak açığını kapatmayı
başarırsa, vereceğimiz önergelerle güçlendirirse, kuşkusuz, bu,
hem ülkemizin çalışanları, emekçileri açısından bir atılım olacaktır
hem de demokrasi için bir kazanım olacaktır.
Hepinize saygılar
sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim
Sayın Kepenek.
Şahsı adına ikinci konuşmacı,
Kocaeli Milletvekili İzzet Çetin.
Sayın Çetin, buyurun.
Süreniz 10 dakika.
İZZET ÇETİN (Kocaeli)
– Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Avrupa Sosyal
Şartına Değişiklik Getiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum;
hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar,
sözlerime başlamadan önce, dünkü konuşmamda yanlış anlaşılabilecek
bir konuyu düzeltmek istiyorum öncelikle. Dünkü konuşmamda, bu,
şu anda görüşmekte olduğumuz Ek Protokolün, yani, Torino Protokolünün,
denetim sistemini, Avrupa Sosyal Şartındaki denetim sistemini
hızlandırmak, süratlendirmek adına yapılan bir protokol olduğunu
ifade etmeye çalıştım. Sözlerimden, tutanaklara baktığımda, sanki,
Ortak Şikâyet Protokolünü Türkiye onaylamış gibi bir anlam çıkıyor.
Türkiye’nin, bir an önce, Ortak Şikâyet Protokolünü onaylaması gerekir;
ama, onaylamış değil. (Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartının
bir anlamda işleyebilmesinin mekanizması, Ortak Şikâyet Protokolünün
de Yüce Meclisimizce onaylanmasından geçiyor.
Değerli arkadaşlar,
dün, yine, bu protokolün tümü üzerinde yapılan görüşmeler sırasında,
AKP Grup Sözcüsü arkadaşımız Sayın Kafkas, burada yapmış olduğu konuşmada,
gerçekten hem bana ait olmayan birtakım sözcüklerle bir nevi iftira
düzeyinde bir konuşmaya yöneldi, diğer yandan da konuları çarpıttı.
Ben, çok fazla ayrıntıya girmeden, evvel Agâh Kafkas arkadaşımızın
tutanaklardaki konuşmalarına yanıt vermek istiyorum.
Sayın Kafkas, dünkü
konuşmasında “İçimizde, tabiî ki, her bakımdan takdir ettiğimiz rejimle
problemi olmayan çok sayıda arkadaşımız var. Biz, bunu biliyoruz;
ama, biliyoruz ki, takıntılı arkadaşlarımız da var, bunları da biliyoruz.
Rejimle sorunu olan arkadaşlarımız da var, bunları da biliyoruz
ve bunun üzerine biz arkadaşımıza şunu söylüyoruz” diyor; yani,
Kafkas’ı tebrik ediyorum konuşması nedeniyle.
NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep)
– Konuyla ne alakası var?!
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Zaman zaman bu Mecliste bizim konuşmalarımıza gösterdiğiniz
tepkilerin, Sayın Kafkas haksız olduğunu tepkilerin, bizim buradaki
konuşmalarımızın doğru olduğunu çok açıkça ifade ediyor ve diyor
ki Sayın Kafkas: “Burada Yüce Mecliste bütün parlamenterler yemin
etmiştir ve rejimle problemi olan insanlar bu Parlamentonun,Yüce
Parlamentonun çatısı altında olamaz. Rejimi korumak, kollamak
kimsenin tekeli altında olamaz ve bir başkalarını rejim muhalifi
gibi göstermeye de bu ülkede kimsenin hakkı ve haddi olamaz diye düşünüyorum;
çünkü, bu Parlamento iktidarıyla muhalefetiyle cumhuriyetin temel
ilkelerini ortaya koymuş bir Parlamentodur.” Tebrik ediyorum arkadaşımızı.
Devam ediyor: “Şimdi, ben, burada üzüntüyle seyrediyorum. Ben inanıyorum
ki, bu Meclis, bu Yüce Çatı, Kurucu Mecliste ruh, heyecan, iman, azim,
ülkenin birliği, bütünlüğü adına ne kararlılık varsa, 22 nci Dönem
Parlamentosunda da aynı kararlılık vardır, 102 nci parlamento döneminde
de aynı kararlılık ebediyen sürecektir. (AKP Grubundan alkışlar)”
Şimdi, ben, Sayın Kafkas’a
hatırlatmak istiyorum. Sayın Kafkas, bu alkışların arasında, acaba,
Kürt Soruşturması kitabını yazan milletvekili arkadaşınızın da
alkışları var mı?! Bu Meclis konuşmanızın CD’sini alıp bir izleyin.
Arkadaşımız orada diyor ki… Biraz evvelki konuşmalarınızda, demek
ki kuşkulanmışsınız, demek ki AKP Grubundan, AKP Partisinden rahatsızlık
duymuşsunuz, bize doğru yönelmek istiyorsunuz; ama, kapımız size
kapalı Sayın Kafkas.
Bakın, burada ne diyor
arkadaşınız, ne diyor arkadaşınız… Bir daha bizim arkadaşlarımıza,
Cumhuriyet Halk Partililerin ya da diğer muhalefet partisi sözcülerinin,
burada, cumhuriyetle, rejimle sorunu olmakla ilgili konuşma yaptığında
sakın tepki göstermeyin.
Bakınız, bu satırların
sahibi aranızda. Diyor ki bu satırların sahibi, okuyacağım satırların
sahibi: “Kemalist, laik ve demokratik ilkeler Türkiye’de yaşayan
herkese zorla dayatılmaktadır. Türklük adına yönetimi ellerinde
bulunduranlar, halkları için, Kemalizm adında bir din tercih etmişlerdir.”
BAŞKAN – Sayın Çetin…
Sayın Çetin…
İZZET ÇETİN (Devamla)
– “Biz Müslümanların tezi, kesinlikle ulus devlet olmamalıdır.”
BAŞKAN – Sayın Çetin...
İZZET ÇETİN (Devamla)
– “Bizler için devlet, ana unsurlarını ideolojimizden, İslamdan
alan devlet olmalıdır.” Bu satırların sahibi aranızda Sayın Kafkas.
(AK Parti sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Saygıdeğer
arkadaşlarım, bütün kürsüye çıkan arkadaşlarım için genelde hitap
ediyorum. Lütfen, Genel Kurulda konuyla ilgili olarak konuşmalar
yapınız.
Buyurun.
MUHARREM CANDAN (Konya)
– Sayın Başkan, konuya gelecek mi? (CHP sıralarından gürültüler)
ATİLA EMEK (Antalya)
– Otur!... Doğru, değil mi?
MUHARREM CANDAN (Konya)
– Kesin sesinizi!
ATİLA EMEK (Antalya)
– Lafa bak!.. Tavra bak!..
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Sayın Başkan…
BAŞKAN – Buyurun, buyurun
devam edin efendim
İZZET ÇETİN (Devamla)
– …ben, dün, Kafkas’ı ikaz etmeniz konusunda uyardım sizi.
MUHARREM CANDAN (Konya)
– Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi! (CHP sıralarından gürültüler)
ATİLA EMEK (Antalya)
– Açığa çıkıyor değil mi?!
BAŞKAN – Devam edin…
Ben genel konuştum, devam edin…
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Ve devam ediyor arkadaşlarımızın satırları. (AK Parti sıralarından
gürültüler)
BAŞKAN – Devam edin…
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Meclis Kütüphanesinde bu kitap duruyor, isteyen bakabilir. Git,
Meclis Kütüphanesinden bak, alabilirsin. Diyor ki: “Rejimin, yani
cumhuriyet rejiminin yüz yıllık zulmü, halifeliği kaldırması ve
İslam düşmanlığı halen bütün şiddetiyle devam ediyorken, kimi Müslümanın
Apo’nun sosyalistliğinden bahsetmesi” diye devam ediyor arkadaşınız.
Aranızda, aranızda!.. (AK Parti sıralarından
gürültüler)
Sayın Kafkas da konuşmasında
“elbette” diyor “takıntılı arkadaşlarımız vardır, bunları biliyoruz.”
Biliyorsun mademki Sayın Kafkas, o zaman, konuşmalarına dikkat
et.
AGÂH KAFKAS (Çorum) –
Bir dakika!.. Onu ben demiyorum, sizin, arkadaşınızın söylediğine
cevap veriyorum. Çarpıtma.
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Şimdi, diyor ki, yine Sayın Kafkas…
AGÂH KAFKAS (Çorum) –
Çarpıtma!.. Çarpıtma!..
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Yine, Sayın Kafkas, senin konuşmandan okuyorum, aynen, Meclis tutanağından…
BAŞKAN – Sayın Çetin…
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Meclis tutanağı, Sayın Başkan.
BAŞKAN – Saygıdeğer
arkadaşlarım, burada…
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Bu, Meclis tutanağı…
BAŞKAN - …geçmişte, yani, aynı sivil toplum örgütlerinde
görev yapmış olan arkadaşlar bu şekilde birbirlerinize konuşursanız…
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Sayın Başkan, sizi ben uyardım. Sayın Kafkas diyor ki…
BAŞKAN – Olmaz…Lütfen…
ATİLA EMEK (Antalya)
– Burada konuşulmayacak da nerede
konuşulacak Sayın Başkan?!
İZZET ÇETİN (Devamla)
– “…hemen sözlerinin başında “hastanelerin devri, birleşmesi” dedi.
Ya, Allah aşkına vatandaşın arasına girin, lütfen, vatandaşın arasına
girin ve lütfen, vatandaşın arasına girin...”
M. CEVDET SELVİ (Eskişehir)
– Kolay mı?!
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Sen, iktidar olunca, cam fanusta yaşıyorsun Sayın Kafkas. Siz, vatandaşın
ilaç parasını, kanserli hastanın ilaç parasını kestiniz, burada
“devrim” diye sunuyorsunuz. Meclis çatısı altında, 1 000’den fazla insan, 1
000’den fazla çalışan, 657 sayılı Yasanın 4/C maddesine mahkûm edildi.
Özelleştirme adı altında kapatılan, yandaşlara peşkeş çekilen kurumlardan
çıkardığınız işçiler, 500 lira, 2-2,5 milyar lira maaş alanlar, şimdi,
500 000 000’a zapturapt altına alındı.
AGÂH KAFKAS (Çorum) –
Söylediğin her şeyin cevabını veririm; onun için ölçülü ol!.. Ölçülü
ol!..
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Mecliste, her gün, her hafta, yandaşlarınızı alırken, on yıldan bu
yana çalışanları hâlâ kadroya almadınız. Sayın Kafkas yine “Türkiye’de,
iş güvencesini yasal uygulamaya AK Parti döneminde koyuyoruz”
diyor. Sayın Kafkas konuları çarptırmakta pek mahir maşallah. Oysa
iş güvencesi, 1992 yılında, zamanın DYP-SHP Koalisyonunun döneminde
ilk defa tartışmaya açıldı; daha sonra, bu uluslararası sözleşme
kabul edildi. Ecevit Hükümeti, 57 nci Hükümet Döneminde, Yaşar Okuyan’ın
Çalışma Bakanlığında İş Güvencesi Yasası çıkarıldı. Siz, çıkarılan
yasayı budadınız. Dalını budağını kopardınız Sayın Kafkas.
MUSA SIVACIOĞLU
(Kastamonu) – Sayın Başkan, ikisi çıksınlar, dışarıda konuşsunlar;
böyle olmaz ki!..
ATİLA EMEK (Antalya)
– Sakin ol! Dinle!..
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Yine, Kafkas diyor ki…
ÜNAL KACIR (İstanbul)
– Ya burası Kafkas kürsüsü mü?!
İZZET ÇETİN (Devamla)
- Dün dinlemedin mi sen!..
MUSA SIVACIOĞLU
(Kastamonu) – Ya, ikiniz dışarı çıkın…
İZZET ÇETİN (Devamla)
- Yine Kafkas diyor ki: “Bitmiş, artık bitmiş, iflas etmiş, norm ve
standart birliğini kaybetmiş üç ayrı kuruluşu birleştirdik, çocuklara,
sosyal güvenlik hakkını, sağlık hakkını verdik.” Çocuklar, zaten
sosyal güvence altındaydı; siz, o övdüğün yasayla, 18 yaşını aşmış,
evlenmemiş, bekâr kız çocuklarının sağlık sigortasını ortadan kaldırdınız.
O, muhtaç konumda olan 18 yaşın üzerindeki kız çocukları ne yapacak?
Sayın Kafkas’ın devrim
diye sunduğu SSK ve sosyal güvenlik konusunda, yine, bakınız diyor
ki Kafkas: “Hak grevini çıkardık.” Ben burada dün de söyledim, önceki
günlerde de söyledim, uluslararası toplantılarda, Türkiye, Avrupa
Birliği nezdinde sürekli eleştiriliyor. Toplusözleşmelerin çıkmaza
girmesi halinde bile grev yapabilmenin prosedürü çok zor. Oysa, dayanışma
grevi, hak grevi bütün ülkelerde var, bizde de olması gerekir. Şart
da bunu öngörüyor. Sen, Şartın o bölümlerini onaylamıyorsun ki… 6
ncı maddeye çekinceyi niye koydun, 5 inci maddeye çekinceyi niye
koydurdun?
Değerli arkadaşlar,
yine burada görüyoruz ki, Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinin
birleştirilmesinden sonra açıklar öylesine artmış ki, iktidar olduğunuzda,
açık -2002 yılında- 1,6 milyon dolarken, bugün 6,8 milyar dolara çıkmış.
Bu, ne biçim iflastan kurtarma Kurumu?!
Diğer taraftan, üç
sosyal güvenlik kuruluşunun açıklarına baktığınız zaman, süratle
artmış. Tıpkı, Türkiye’yi dört yılda seksen yıllık borçlara eşdeğer
borçlandırdığınız gibi, kurumları da borç batağına düşürdünüz. Tabiî,
ne oldu, kimler ne yaptı; Ali Dibo’lar türedi, ilkönce de Ali Dibo, sayenizde
Çorum’da çıktı orta yere, sonra Hatay’da, sonra başka yerlerde türedi.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Buyurun.
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Toparlıyorum Sayın Başkan.
Bakın, bu mektup bugün
geldi, 22.9.2006. O cam fanustan bir çık, vatandaşın içine bir git Sayın
Kafkas, ne diyor, emekli ne diyor... Tam da, senin dünkü konuşmana cevap
veriyor, 22.9.2006, diyor ki: “Bizim, Sayın Maliye Bakanı, emekliye
verilen birçok ilacı tasarruf diye vermiyor. Sayın Bakan, ilacı kesmekle
değil, yolsuzluğu önlemekle tasarruf yapılır.“ Ders veriyor emekli,
Maliye Bakanına. Tabiî, bunların durumu bu. Diğer taraftan, köylünün
durumunu bundan da perişan ettiniz. 1 bardak çay içebilebilmek
için 1,5 kilogram buğday satıyor benim köylüm, 2 kilogram arpa satıyor…
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)
– Hilton’da mı içiyor çayı?!
İZZET ÇETİN (Devamla)
- … ya da 1 bardak çay içtiğinde, kahvehanede, yanına 1 litre süt
koymak zorunda kalıyor veya 1 litre mazot alabilmek için 9 kilogram
buğday, 12 kilogram arpa, 8 kilogram mısır satmak zorunda bıraktınız
köylüyü…
Ondan sonra, çıkıp,
burada ahkâm kesiyorsun Sayın Kafkas.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)
– Çayı Sheraton Otelinde mi içiyor?!
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)
- Sen nerede içiyorsun çayı?!
İZZET ÇETİN (Devamla)
– Bir daha, öyle hamasi nutuk atarak, burada konuşma yaparsan cevabını
alırsın; bunu bil de konuş.
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)