DÖNEM: 22                             CİLT: 129                                 YASAMA YILI: 4

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

 

129 uncu Birleşim (Olağanüstü)

26 Eylül 2006 Salı

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 I. ­- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMA

 IV. - USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın düş­tü­ğü­ne iliş­kin TBMM Baş­kan­lı­ğı­na yap­mış ol­duk­la­rı ta­lep­le­ri­ne kar­şı­lık, TBMM Baş­kan­lı­ğı­nın “top­lan­tı çağ­rı­sı­nın de­vam et­ti­ği­ne; ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın düş­tü­ğü­ne da­ir olan gö­rü­şe ka­tıl­ma­dı­ğı­na ve ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın de­vam et­ti­ği” ce­va­bı ne­de­niy­le

V.- AÇIK­LA­MA­LAR VE SA­TAŞ­MA­LA­RA İLİŞ­KİN KO­NUŞ­MA­LAR

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Tay­yar Al­tı­ku­laç’ın, De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Üm­met Kan­do­ğan’ın, ko­nuş­ma­sın­da, şah­sı­na sa­taş­ma­sı ne­de­niy­le ko­nuş­ma­sı

VI.- ÖNE­Rİ­LER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- Ge­nel Ku­ru­lun ça­lış­ma sa­at­le­ri­nin ye­ni­den dü­zen­len­me­si­ne iliş­kin CHP Gru­bu öne­ri­si

2.- Ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı gün­de­min­de­ki sı­ra­la­ma ile ça­lış­ma gün ve sa­at­le­ri­nin ye­ni­den dü­zen­len­me­si­ne, 1236 sı­ra sa­yı­lı ka­nun ta­sa­rı­sı­nın İç­tü­zü­ğün 91 in­ci mad­de­si­ne gö­re te­mel ka­nun ola­rak ve bö­lüm­ler ha­lin­de gö­rü­şül­me­si­ne iliş­kin AK Par­ti Gru­bu öne­ri­si

VII.- KA­NUN TA­SA­RI VE TEK­LİF­LE­Rİ İLE KO­MİS­YON­LAR­DAN GE­LEN Dİ­ĞER İŞ­LER

1.- Özel Öğ­re­tim Ku­rum­la­rı Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı ve Sam­sun Mil­let­ve­ki­li Ce­mal Yıl­maz De­mir’in; Özel Öğ­re­tim Ku­rum­la­rı Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi ile Millî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor Ko­mis­yo­nu Ra­po­ru (1/1183, 2/743) (S. Sa­yı­sı: 1151)

2.- Av­ru­pa Sos­yal Şar­tı­na De­ği­şik­lik Ge­ti­ren Pro­to­ko­lün Onay­lan­ma­sı­nın Uy­gun Bu­lun­du­ğu­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı ve Sağ­lık, Ai­le, Ça­lış­ma ve Sos­yal İş­ler ile Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yon­la­rı Ra­por­la­rı (1/967) (S. Sa­yı­sı: 976)

VI­II.- SO­RU­LAR VE CE­VAP­LAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Ada­na Mil­let­ve­ki­li Ta­ci­dar SEY­HAN’ın, şu­be mü­dür­lük­le­ri­ne sı­nav­sız ata­ma ya­pıl­dı­ğı id­di­ası­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Meh­met Ali ŞA­HİN’in ce­va­bı (7/14577)

2.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Ber­han ŞİM­ŞEK’in, mil­let­ve­kil­le­ri­nin bil­gi ta­lep­le­ri­nin kar­şı­lan­ma­dı­ğı id­di­ası­na iliş­kin Baş­ba­kan­dan so­ru­su ve Dev­let Ba­ka­nı ve Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Meh­met Ali ŞA­HİN’in ce­va­bı (7/14588)

3.- Si­nop Mil­let­ve­ki­li En­gin AL­TAY’ın, öğ­ret­men is­tih­da­mı­na iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK’in ce­va­bı (7/16136)

4.- Ma­lat­ya Mil­let­ve­ki­li Mi­raç AK­DO­ĞAN’ın, öğ­ret­men is­tih­da­mı­na iliş­kin so­ru­su ve Millî Eği­tim Ba­ka­nı Hü­se­yin ÇE­LİK’in ce­va­bı (7/16142)

5.- An­tal­ya Mil­let­ve­ki­li Hü­se­yin EK­MEK­Çİ­OĞ­LU’nun, sa­hil ve yay­la köy­le­rin­de­ki ha­zi­ne ara­zi­le­ri­nin sa­tış ko­şul­la­rı­na iliş­kin so­ru­su ve Ma­li­ye Ba­ka­nı Ke­mal UNA­KI­TAN’ın ce­va­bı (7/16509)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açıldı.

 

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının:

 

1 inci sırasında bulunan ve İçtüzüğün 91 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler halinde görüşülmesi kararlaştırılan Özel Öğretim Kurumları Kanunu Tasarısı ve Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir’in, Özel Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (1/1183, 2/743) (S. Sayısı: 1151),

 

2 nci sırasında bulunan ve İçtüzüğün 91 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler halinde görüşülmesi kararlaştırılan Tohumculuk Kanunu Tasarısının (1/822) (S. Sayısı: 662),

 

Müzakereleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından, ertelendi.

 

Alınan karar gereğince, olağanüstü çağrı gündemindeki diğer işleri görüşmek ve 26 Eylül 2006 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 14.03’te son verildi.

 

 

 

 

 

Sadık Yakut

 

 

Başkanvekili

 

 

 

 

 

 

 

Mehmet Daniş

 

Ahmet Küçük

Çanakkale

 

Çanakkale

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

No.: 176

II.- GE­LEN KÂĞIT­LAR

25 Ey­lül 2006 Pa­zar­te­si (Ola­ğa­nüs­tü)

Tek­lif­ler

1.- İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Lok­man Ay­va’nın; 2828 Sa­yı­lı Sos­yal Hiz­met­ler ve Ço­cuk Esir­ge­me Ku­ru­mu Ka­nu­nu­nun Ek 7 nci Mad­de­sin­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (2/855) (Plan ve Büt­çe ile Sağ­lık, Ai­le, Ça­lış­ma ve Sos­yal İş­ler Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 18.9.2006)

2.- Es­ki­şe­hir Mil­let­ve­ki­li Mu­har­rem Toz­çö­ken ve 2 Mil­let­ve­ki­li­nin; Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Tek­li­fi (2/856) (Mil­lî Eği­tim, Kül­tür, Genç­lik ve Spor ile Plan ve Büt­çe Ko­mis­yon­la­rı­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 18.9.2006)

3.- Ko­ca­eli Mil­let­ve­ki­li Eyüp Ayar ve 36 Mil­let­ve­ki­li­nin; Ver­gi Usul Ka­nu­nun­da De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nun Tek­li­fi (2/857) (Plan ve Büt­çe Ko­mis­yo­nu­na) (Baş­kan­lı­ğa ge­liş ta­ri­hi: 18.9.2006)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bİ­RİN­Cİ OTU­RUM

Açıl­ma Sa­ati: 15.06

26 Ey­lül 2006 Sa­lı

BAŞ­KAN: Baş­kan­ve­ki­li Nev­zat PAK­DİL

KÂTİP ÜYE­LER: Ha­run TÜ­FEK­Cİ (Kon­ya), Türkân Mİ­ÇO­OĞUL­LA­RI (İz­mir)

BAŞ­KAN – Say­gı­de­ğer mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin 129 un­cu Bir­le­şi­mi­ni açı­yo­rum.

Top­lan­tı ye­ter­sa­yı­sı var­dır; gö­rüş­me­le­re baş­lı­yo­ruz.

IV. - USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın düş­tü­ğü­ne iliş­kin TBMM Baş­kan­lı­ğı­na yap­mış ol­duk­la­rı ta­lep­le­ri­ne kar­şı­lık, TBMM Baş­kan­lı­ğı­nın “top­lan­tı çağ­rı­sı­nın de­vam et­ti­ği­ne; ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın düş­tü­ğü­ne da­ir olan gö­rü­şe ka­tıl­ma­dı­ğı­na ve ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın de­vam et­ti­ği” ce­va­bı ne­de­niy­le

BAŞ­KAN – Say­gı­de­ğer mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, cu­ma gü­nü ko­mis­yo­nun bu­lu­na­ma­ma­sı ne­de­niy­le, da­ha ön­ce alın­mış Ge­nel Ku­rul ka­ra­rı ge­re­ğin­ce ça­lış­ma­lar sa­lı gü­nü­ne -bu­gü­ne ya­ni- er­te­len­miş­ti.

Şim­di, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li ar­ka­da­şı­mı­zın bir ta­le­bi var. Da­ha ön­ce­den Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu Baş­kan­lı­ğı­nın ta­le­bi­ne Mec­lis Baş­ka­nı­mı­zın im­za­sıy­la bir ce­vap ve­ril­miş­ti. Sa­yın Mec­lis Baş­ka­nı­mız Sa­yın Arınç ça­lış­ma­la­rın de­vam et­ti­ği­ni ve bu­ra­da ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın düş­tü­ğü­ne da­ir olan gö­rü­şe ka­tıl­ma­dı­ğı­nı ve ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı­nın de­vam et­ti­ği, gö­rü­şü­nü il­gi­li Gru­ba, ya­ni, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu­na ya­zı­lı ola­rak be­yan et­miş­ti. Şu an­da da, o ya­zı­lı ge­rek­çe­si elim­de­dir; ama, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Grup Baş­kan­ve­ki­li Sa­yın Ana­dol, Baş­kan­lı­ğı­mı­za mü­ra­ca­at­la, Sa­yın Baş­ka­nın bu hu­sus­ta­ki ya­zı­lı be­ya­na­tı­na ve gö­rüş­le­ri­ne ka­tıl­ma­dı­ğı­nı be­yan ede­rek usul hak­kın­da gö­rüş­me ta­lep et­mek­te­dir ve bu hu­sus­ta­ki gö­rüş­le­ri­ni kür­sü­den ifa­de et­mek is­te­mek­te­dir.

Şim­di, İç­tü­zü­ğün 63 ün­cü mad­de­si­ne gö­re, bu hu­sus­ta, iki leh­te, iki aleyh­te söz ve­re­ce­ğim ar­ka­daş­la­rı­ma ve bu hu­sus­ta Baş­kan­lı­ğı­mı­za gel­miş olan bir di­lek­çe var; Ada­na Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Uğur Ak­söz’e ait­tir, bu ta­lep aleyh­te­dir. Aleyh­te bir ki­şi­ye da­ha ve leh­te de iki ki­şi­ye söz ve­re­ce­ğim ve şu an­da…

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) – Be­nim de aleyh­te efen­dim.

BAŞ­KAN – Siz de mi aleyh­te?

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) – Evet efen­dim.

BAŞ­KAN – Evet, o za­man, ikin­ci aleyh­te ko­nuş­ma da Sa­yın Ana­dol’a ait­tir.

İlk ko­nuş­ma­yı yap­mak üze­re, Sa­yın Ana­dol’a söz ve­ri­yo­rum.

Bu­yu­run Sa­yın Ana­dol. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Sa­yın Ana­dol, bir, beş on sa­ni­ye­ni­zi ri­ca ede­yim.

Say­gı­de­ğer mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, bu ara­da, için­de bu­lun­du­ğu­muz, rah­met, be­re­ket ve mağ­fi­ret ayı olan ra­ma­za­nı şe­ri­fi­ni­zi teb­rik edi­yo­rum ve si­zin adı­nı­za bü­tün mil­le­ti­mi­zin de ra­ma­za­nı­nı teb­rik edi­yor, mil­le­ti­miz, Müs­lü­man­lar ve in­san­lık için ha­yır­la­ra ve­si­le ol­ma­sı­nı di­li­yo­rum, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Ana­dol, bu­yu­run efen­dim.

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) – Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Sa­yın Baş­kan, Yü­ce Mec­li­sin say­gı­de­ğer üye­le­ri; he­pi­ni­zi, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ve şah­sım adı­na say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Baş­kan bi­raz ön­ce du­ru­mu özet­le­di. Bil­di­ği­niz gi­bi, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si, Ana­ya­sa­ya gö­re, çağ­rı­sız, 1 Ekim­de ken­di­li­ğin­den top­la­nır -çün­kü, ta­ti­le gir­miş­tir, ta­til bit­ti- Ana­ya­sa böy­le em­ret­mek­te­dir. Bu ara­da, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si İç­tü­zü­ğü­nün 7 nci mad­de­si­ne gö­re Mec­li­si­miz ola­ğa­nüs­tü top­lan­dı. Şim­di, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu ola­rak, baş­tan be­ri “ben yap­tım, ol­du” an­la­yı­şıy­la, Ana­ya­sal, ya­sal ku­ral­la­rı ve İç­tü­zük ku­ral­la­rı­nı bir ta­ra­fa ite­rek bu man­tık­la ha­re­ket et­me­nin yer­siz­li­ği­ni, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­nin ge­le­nek­le­ri­ne uy­ma­yan, uy­gu­la­ma­la­rı­na uy­ma­yan yan­lış bir­ta­kım uy­gu­la­ma­la­rın kar­şı­sın­da ol­du­ğu­mu­zu dört se­ne­dir söy­lü­yo­ruz. Biz söy­le­mek­ten usan­ma­dık; ama, bu uy­gu­la­ma­lar sü­rek­li de­vam edi­yor. Bu, 63’e gö­re is­te­di­ği­miz söz de, bu an­lam­da bir ta­lep.

Şim­di, baş­tan bir yan­lış ol­du ar­ka­daş­lar. Ba­kı­nız, hep be­ra­ber, uy­ma­ya mec­bur ol­du­ğu­muz İç­tü­zü­ğün 7 nci mad­de­si­ni bir oku­ya­lım so­ğuk­kan­lı­lık­la:

“Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si, ta­til ve­ya ara­ver­me sı­ra­sın­da Cum­hur­baş­ka­nı ve­ya Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­ka­nı ta­ra­fın­dan top­lan­tı­ya çağ­rıl­ma­sı ha­lin­de, be­lir­ti­len gün ve sa­at­te top­la­nır.

Cum­hur­baş­ka­nı, top­lan­tı çağ­rı­sı­nı doğ­ru­dan doğ­ru­ya ve Ba­kan­lar Ku­ru­lu­nun is­te­mi üze­ri­ne ya­par.

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­ka­nı doğ­ru­dan ge­rek gö­rür­se top­lan­tı çağ­rı­sı­na ka­rar ve­re­bi­lir. Üye­le­rin beş­te bi­ri­nin im­za­sı­nı ta­şı­yan ge­rek­çe­li öner­ge­de­ki çağ­rı is­te­mi­ni ise en geç ye­di gün için­de ye­ri­ne ge­ti­rir.”

De­mek ki ar­ka­daş­lar, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si üç şe­kil­de top­la­nır:

1-Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­ka­nı­nın çağ­rı­sı üze­ri­ne,

2-Cum­hur­baş­ka­nı­nın çağ­rı­sı üze­ri­ne,

3-Beş­te bir mil­let­ve­ki­li­nin im­za­sı­nı kap­sa­yan bir baş­vu­ru üze­ri­ne top­la­nır.

Hü­kü­me­tin, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ni ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­ya ça­ğır­ma hak­kı var mı; yok. De­miş ki: “Eğer, Hü­kü­met, Mec­li­sin ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­sın­da bir za­ru­ret gö­rür­se Cum­hur­baş­ka­nı­na mü­ra­ca­at eder; Cum­hur­baş­ka­nı, Hü­kü­me­tin bu ta­le­bi­ni ile­tir ve bu ta­lep üze­ri­ne Mec­li­sin ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­ya çağ­rıl­ma­sı­nı is­te­ye­bi­lir.” Hü­kü­me­tin, Mec­li­sin ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­ya çağ­rıl­ma­sı­nı is­te­me, böy­le bir ta­lep­te bu­lun­ma hak­kı, de­mek ki, yok; Ana­ya­sa­ya gö­re yok, 7 nci mad­de­ye gö­re yok. Ama, ne ol­du ar­ka­daş­lar, ne ol­du?! İm­za­lar Mec­lis Baş­kan­lı­ğı­na ve­ril­me­den ön­ce -te­le­viz­yo­nu aç­tık- Ba­kan­lar Ku­ru­lu top­lan­dı. Ba­kan­lar Ku­ru­lu top­lan­tı­sı­nın so­nun­da Hü­kü­met Söz­cü­sü, Ba­kan­lar Ku­ru­lu­nun Mec­li­si ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­ya ça­ğır­dı­ğı­nı, sa­ati­ni, gü­nü­nü söy­le­ye­rek ilan et­ti. Bu ba­sit bir olay de­ğil. Baş­tan be­ri söy­lü­yo­ruz; güç­ler ay­rı­lı­ğı, kuv­vet­ler ay­rı­lı­ğı il­ke­si, si­zin bu uy­gu­la­ma­la­rı­nız, Hü­kü­me­tin bu uy­gu­la­ma­la­rı so­nun­da or­ta­dan kal­kı­yor. Ya­sa­ma or­ga­nı yü­rüt­me­nin ta­hak­kü­mü al­tın­da­dır di­yo­ruz, di­yo­ruz, di­yo­ruz… Biz söy­le­mek­ten bık­tık, siz uy­gu­la­mak­tan bık­ma­dı­nız. Ya­ni, Hü­kü­me­tin Mec­li­si ça­ğır­ma hak­kı ol­ma­dı­ğı hal­de, te­le­viz­yon ek­ran­la­rın­dan, Ba­kan­lar Ku­ru­lu ka­ra­rı ala­rak bu­nu ka­mu­oyu­na du­yur­mak su­çüs­tü ya­ka­lan­mak­tan baş­ka bir şey de­ğil. Ne hak­la bu ey­le­mi, bu iş­le­mi yap­tı­nız?! De­mek ki, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Ba­kan­lar Ku­ru­lu­nun em­rin­de­dir fel­se­fe­si hâkim, bi­le­rek ve­ya bil­me­ye­rek, bel­ki bi­lin­çal­tın­da. Ger­çek şu: Sa­yın Re­cep Tay­yip Er­do­ğan Baş­ba­kan­lık ile İs­tan­bul Be­le­di­ye Baş­kan­lı­ğı­nı bir­bi­ri­ne ka­rış­tır­mak­ta ve Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si­ni be­le­di­ye mec­li­si zan­net­mek­te­dir. Du­rum bu.

SA­LİH KA­PU­SUZ (An­ka­ra) – Ge­çen­de de söy­le­din.

K. KE­MAL ANA­DOL (De­vam­la) – Bu alış­kan­lık­lar­la Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si ile bir hü­kü­me­tin doğ­ru bir iliş­ki kur­ma­sı, ya­sa­la­rı uy­gu­la­ma­sı, İç­tü­zü­ğü uy­gu­la­ma­sı müm­kün de­ğil, yan­lış.

Şim­di, ay­nı şe­kil­de, söy­le­dik işin özü­ne mü­te­al­lik. Ni­ye Tür­ki­ye’nin ger­çek­ten ge­rek­si­ni­mi olan, gün­de­min­de olan ya­kı­cı so­run­lar yok da, ola­ğa­nüs­tü top­lan­ma ge­rek­çe­sin­de bu say­dı­ğı­nız ya­sa­lar var, va­kıf­lar var, Sa­yış­tay Ya­sa­sı var, nor­mal dü­ze­nin­de Mec­li­sin gö­rüş­me­si ge­re­ken ya­sa­lar var da ni­ye te­rör yok? Bir teğ­me­ni­miz da­ha şe­hit ol­du, Al­lah rah­met ey­le­sin, ha­in bir sal­dı­rı­ya kur­ban git­ti ve Ba­lı­ke­sir’de bu­gün ha­zin bir ce­na­ze tö­re­niy­le def­ne­dil­di; ama, hâlâ te­rör yok! Va­kıf­lar Ya­sa­sı var, Özel Okul­lar Ya­sa­sı var! Ve biz bun­la­rı söy­le­di­ği­miz va­kit, çok yan­lış, hak­sız it­ham­la­ra ma­ruz ka­lı­yo­ruz.

Ve cu­ma gü­nü ne ol­du ar­ka­daş­lar; cu­ma gü­nü şu ol­du: 9 mad­de­lik bir ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı ta­le­bi­niz var; Da­nış­ma Ku­ru­lun­da ka­bul gör­me­di; İk­ti­dar Gru­bu­nun, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si Gru­bu­nun ta­le­bi bu­ra­da mü­za­ke­re edil­di, ka­bul edil­di. Na­sıl uy­gu­la­na­cak bu?! “Bi­ti­mi­ne ka­dar” di­yor bir de.

Bir ya­sa ta­sa­rı­sı gel­di, gö­rü­şül­dü; ikin­ci ya­sa ta­sa­rı­sı­na sı­ra gel­di, Hü­kü­met yok, Ko­mis­yon yok; ne olur; di­ğer ya­sa­ya sı­ra ge­lir. Ay­nı şe­kil­de bir mu­ame­le söz ko­nu­su ol­du­ğu va­kit di­ğe­ri­ne sı­ra ge­lir. Uy­gu­la­ma böy­le ol­du baş­tan ve “bi­ti­mi­ne ka­dar” den­di­ği­ne gö­re cu­ma gü­nü Mec­li­sin gün­de­min­de olan ya­sa, ta­sa­rı, Hü­kü­met yok­sa, ko­mis­yon yok­sa di­ğe­ri­ne sı­ra ge­lir ve cu­ma gü­nü mü­za­ke­re de­vam eder. Ne za­ma­na ka­dar; bi­tin­ce­ye ka­dar. Cu­ma gü­nü bit­mez­se mü­za­ke­re­ler, sa­at 24.00’e ka­dar de­vam edi­yor­sa cu­mar­te­si­ye sar­kar; ama, ne ol­du; sa­lı gü­nü­nü gün ver­di otu­ru­mu yü­rü­ten Sa­yın Baş­kan. Cu­ma­yı at­la­dı, cu­mar­te­si­yi at­la­dı, pa­za­rı at­la­dı, pa­zar­te­si­yi at­la­dı, sa­lı­ya bı­rak­tı. Biz de di­yo­ruz ki, ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı is­te­mi­nin ge­rek­çe­si or­ta­dan kalk­tı bu uy­gu­la­may­la be­ra­ber.

Son­ra, Sa­yın Sa­lih Ka­pu­suz’un de­me­ci çık­tı Ana­do­lu Ajan­sın­da. Var, is­ter­se ken­di­si­ne ve­re­yim, gör­müş­tür za­ten: “Efen­dim, to­hum­cu­luk­la il­gi­li ya­sa gel­di, bu­nun­la il­gi­li, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­li­ler fın­dık­la il­gi­li so­ru so­ra­cak­lar -ne­re­den bi­li­yor­sa so­ru so­ra­ca­ğı­mı­zı, öğ­ren­di- bu fın­dık­la il­gi­li so­ru­la­rı -Kül­tür Ba­ka­nı var o sı­ra­da, Ta­rım Ba­ka­nı yok- onun ce­vap­lan­dı­ra­ca­ğı­na inan­mı­yo­ruz, o ne­den­le sa­lı­ya er­te­len­di.” Ken­di Ba­ka­nı­nı­za ni­ye hak­sız­lık edi­yor­su­nuz?! Ya­ni, va­li­lik yap­mış, bü­yük­şe­hir be­le­di­ye­si ge­nel sek­re­ter­li­ği yap­mış bir Ba­ka­nı­nı­zı ka­mu­oyu­nun önün­de bu ka­dar kü­çük dü­şü­re­rek, o ne­den­le, Kül­tür Ba­ka­nı­nın ye­ter­siz­li­ği ne­de­niy­le er­te­le­dik de­me si­ze ne ge­ti­ri­yor, me­rak edi­yo­rum.

Pe­ki, bir so­rum var şim­di: Millî Eği­tim Ba­ka­nı bu­ra­da yok­tu. En önem­li ya­sa, Mec­li­si ola­ğa­nüs­tü top­la­mış­sı­nız, Özel Okul­lar Ya­sa­sı­nı… Millî Eği­tim Ba­ka­nı yok; kim var ye­ri­ne; Ti­ca­ret Ba­ka­nı var; ya­ni, özel okul­la­rı pa­zar­la­mak için, Millî Eği­tim Ba­ka­nı ye­ri­ne, Ti­ca­ret Ba­ka­nı­nı ora­ya koy­muş­su­nuz. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) On­dan son­ra, Kül­tür Ba­ka­nı­na bu hak­sız­lı­ğı ya­pı­yor­su­nuz, Millî Eği­tim Ba­ka­nı ye­ri­ne, pa­zar­la­ma­cı Ti­ca­ret Ba­ka­nı­nı ora­ya ko­yu­yor­su­nuz ve on­dan son­ra da, Sa­yın Baş­ba­kan, Sa­yın Bay­kal’a ve Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­ne “pa­zar­la­ma­cı” di­yor. Bir de­fa, pa­zar­la­ma­cı­lık Sa­yın Baş­ba­ka­nın mil­let­ve­ki­li ol­ma­dan ev­vel­ki mes­le­ği.

MU­HAR­REM İN­CE (Ya­lo­va) – Bis­kü­vi pa­zar­la­ma­cı­lı­ğı…

K. KE­MAL ANA­DOL (De­vam­la) – İki: Dört se­ne­den be­ri pa­zar­la­ma­cı bir uy­gu­la­ma­nın sim­ge­si Sa­yın Baş­ba­kan, o Hü­kü­me­tin ba­şı ola­rak. Ve bu­ra­da ken­di­si­ne söy­lü­yo­rum: “Pa­zar­la­ma­cı” söz­cü­ğü bir el­di­ven gi­bi Sa­yın Re­cep Tay­yip Er­do­ğan’a ya­kış­mak­ta­dır, bir el­di­ven gi­bi.

CA­NAN ARIT­MAN (İz­mir) – Göm­lek…

K KE­MAL ANA­DOL (De­vam­la) – Şim­di, bu Mec­lis top­la­na­cak. De­vam­lı, meş­ru­iyet tar­tış­ma­sı yap­mak­tan bık­tık ar­ka­daş­lar. Eğer bu Mec­li­sin nor­mal ça­lış­ma dü­ze­ni­ni sür­dür­sey­di­niz, cu­ma gü­nü de­vam et­sey­di, böy­le uy­dur­ma ge­rek­çe­ler­le “fın­dı­ğa ce­vap ve­re­mi­yo­ruz, Ta­rım Ba­ka­nı yok” di­ye…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN – Sa­yın Ana­dol, 1 da­ki­ka ek­sü­re ve­ri­yo­rum.

Bu­yu­run efen­dim.

K.KE­MAL ANA­DOL (De­vam­la) – Son cüm­lem, bi­ti­ri­yo­rum. 

…yap­ma­say­dı­nız, bu Mec­lis top­lan­tı­sı, gün­de­mi içi­mi­ze sin­me­se bi­le, de­vam ede­cek­ti, biz de, si­zin ça­lış­ma­la­rı­nı­za ko­lay­lık sağ­la­ya­cak­tık, İç­tü­zük­ten, Ana­ya­sa­dan do­ğan hak­la­rı­mı­zı kul­la­na­cak­tık; öner­ge­ler ve­re­cek­tik, ko­nu­şa­cak­tık her ne ka­dar ku­şa çe­vir­se­niz… Ar­tık, Te­mel’in ya­sa­sı ol­du, o Ka­ra­de­niz’de­ki Te­mel’in ya­sa­sı; ya­ni, Mec­li­sin ya­sa­sı ol­mak­tan çık­tı, her ya­sa­sı ol­mak­tan çık­tı; her ya­sa Te­mel’in, her ya­sa Te­mel’in… Te­mel bi­le gü­lü­yor­dur bu uy­gu­la­ma­ya.

Şim­di, o ne­den­le, ge­rek­çe­si kal­ma­yan, dü­şen bu ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı is­te­mi düş­tük­ten son­ra bu mü­za­ke­re­nin de­va­mı İç­tü­zük ba­kı­mın­dan müm­kün de­ğil­dir. Eğer top­lan­tı­nın de­va­mı­nı is­ti­yor­sa­nız, ye­ni­den im­za top­lar­sı­nız; 1 Eki­me ka­dar, bu top­lan­tı an­cak öy­le müm­kün­dür; ak­si hal­de, bu ça­lış­ma­la­rı Mec­li­sin bo­şa gi­de­cek­tir. Bir yan­lış da­ha yap­ma­yın; si­zi uya­rı­yo­ruz.

Be­ni din­le­di­ği için Yü­ce Mec­li­sin bü­tün üye­le­ri­ne sev­gi­ler, say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN – Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Ana­dol.

Öne­ri­nin le­hin­de ikin­ci ko­nuş­ma­cı, Ada­na Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Uğur Ak­söz.

Bu­yu­run Sa­yın Ak­söz. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

UĞUR AK­SÖZ (Ada­na) – Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; Yü­ce He­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, bu­gün­kü ko­nu­muz, biz şu an­da Mec­lis ça­lış­ma­sı­nı ola­ğa­nüs­tü şart­lar­da mı ya­pı­yo­ruz, nor­mal bir ça­lış­ma mı ya­pı­yo­ruz; ora­da dü­ğüm­le­mek la­zım. Şu an­da Mec­li­si­miz nor­mal ça­lış­ma dü­ze­nin­de de­ğil­dir. Ola­ğa­nüs­tü çağ­rıy­la top­lan­mış, ola­ğa­nüs­tü ça­lı­şan bir Mec­lis ko­nu­mun­da­dır. Bu­nu, her­hal­de tar­tış­ma­ya ge­rek yok­tur. Ola­ğa­nüs­tü ça­lış­ma ko­şul­la­rı da, Mec­li­sin ola­ğan ça­lış­ma ko­şul­la­rın­dan fark­lı­dır.

Mec­lis, ola­ğan ça­lış­ma dü­ze­ni için­de ya­sa­la­rı gö­rü­şür, er­te­ler, ko­mis­yon bu­lu­nur, bu­lun­maz, her şey olur; Tü­zük­te bun­la­rın hep­si dü­zen­len­miş­tir; ama, ola­ğa­nüs­tü ça­lış­ma ko­şul­la­rı bun­lar­dan fark­lı­dır. Bir Mec­lis ola­ğa­nüs­tü top­lan­dı­ğı za­man, ola­ğan du­ru­mun şart­la­rı­nı uy­gu­la­ya­maz. Ola­ğa­nüs­tü top­la­nan Mec­lis, ola­ğa­nüs­tü top­lan­ma şart­la­rı­nı uy­gu­la­mak zo­run­da­dır, bu şart­lar şun­lar­dır; bu­nu her­kes bi­lir de bir ke­re da­ha tek­rar­la­ya­yım:

1- Çağ­rı­da­ki gün­dem ney­se o gün­dem de­ğiş­mez. Ya­ni, çağ­rı­yı ya­pan mil­let­ve­kil­le­ri­nin ek­le­di­ği bir, iki, üç, dört, beş, kaç ya­sa var­sa onun dı­şın­da bir şey gö­rü­şül­mez.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rı­mız çağ­rı­yı ya­par­ken 9 adet ya­sa­yı alt al­ta yaz­mış­lar, de­miş­ler ki: “Biz, bun­la­rı gö­rü­şe­ce­ğiz.” Ta­mam, bu de­ğiş­mez. Top­lan­tı açıl­mış, ikin­ci şart ço­ğun­luk ol­ma­sı­dır ilk gün, ço­ğun­lu­ğu da bul­muş ve gö­rüş­me­ler baş­la­mış. İş­te, bu­ra­da bir in­ce­lik var. O an­dan iti­ba­ren Ge­nel Ku­rul, hiç­bir şey gö­rüş­me­den er­te­le­me ya­pa­maz; çün­kü, ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı ha­lin­de­yiz. Ya­ni, bi­rin­ci sı­ra­da­ki ya­sa­yı gö­rü­şür, gö­rüş­mez­se bir son­ra­ki­ni gö­rü­şe­cek­tir; çün­kü, do­kuz ya­sa için bu Mec­lis top­lan­tı­ya çağ­rıl­mış, bir ya­sa için de­ğil. Ola­ğa­nüs­tü top­lan­dık. Pe­ki, ikin­ci­ye ba­ka­cak, ikin­ci yok, üçün­cü­ye ba­ka­cak; ya­ni, Baş­kan­lık Di­va­nı, çağ­rı ko­nu­su do­kuz ya­sa­nın ta­ma­mı­nı yok­la­ya­rak “bir son­ra­ki iş, bir son­ra­ki iş” di­ye­rek, ta­ma­mı­nı yok­la­ya­rak bi­ri­si­ni gö­rüş­mek ve­ya oy­lat­mak zo­run­da­dır.

Pe­ki, cu­ma gü­nü ne ol­muş­tur; cu­ma gü­nü, Baş­kan­lık Di­va­nın­da­ki Sa­yın Baş­kan, bir ya­sa­ya baş­la­mış­tır, o ya­sa gö­rü­şül­me­yin­ce “bir son­ra­ki” de­miş, bir son­ra­kin­de de dön­müş “Ko­mis­yon yok, Sa­yın Ba­kan yok, Hü­kü­met yok, ben otu­ru­mu ka­pat­tım” de­miş. İş­te, bu­nu ya­pa­maz; çün­kü, nor­mal ça­lış­ma dü­ze­nin­de de­ği­liz, ola­ğa­nüs­tü dü­zen­de­yiz. Ola­ğa­nüs­tü dü­zen­de ol­du­ğu­muz için, Sa­yın Baş­kan “bir son­ra­ki” de­di­ği za­man üçün­cü­ye, o yok­sa dör­dün­cü­ye, hiç­bi­ri­ni bu­la­maz­sa son sı­ra­da­ki ulus­la­ra­ra­sı an­laş­ma­yı gö­rüş­tür­mek ve oy­lat­mak zo­run­da­dır; çün­kü, biz, bu­nun için top­lan­dık, ola­ğa­nüs­tü çağ­rı bun­lar için ya­pıl­dı. Sa­yın Baş­kan bun­la­rı yap­ma­dı­ğı için biz iti­raz et­tik ve Mec­lis Baş­kan­lı­ğı­na bir di­lek­çey­le baş­vur­duk. Mec­lis Baş­kan­lı­ğı ce­vap ve­ri­yor “o gün ilk ya­sa ko­nu­şul­muş, son­ra bir son­ra­ki iş olan ya­sa ele alın­mış­tır” di­yor bi­rin­ci gün için; ya­ni, bi­zim de­di­ği­mi­zi sa­vu­nu­yor “bir son­ra­ki iş alın­dı kar­de­şim” di­yor. Pe­ki, cu­ma gü­nü ni­ye bir son­ra­ki iş alın­ma­mış; ya­ni, Sa­yın Baş­kan ver­di­ği şu ya­zı­lı ce­vap­ta da bi­zim de­di­ği­mi­zi ik­rar edi­yor “ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı, hak­lı­sı­nız, bir son­ra­ki iş alı­nır, biz, per­şem­be gü­nü de böy­le yap­tık, cu­ma gü­nü de öy­le yap­ma­dık, bu­nun hu­kukî te­me­li yok­tur, top­lan­tı de­vam eder” di­yor. Ya­ni, Sa­yın Baş­kan­lık “top­lan­tı de­vam eder” hük­mü­nü ku­ru­yor; ama, ge­rek­çe­si bi­zim ge­rek­çe­miz; bu na­sıl iş?!

O ba­kım­dan, biz, bu­gün bir usul tar­tış­ma­sı is­te­dik ve de­dik ki: Sa­yın Baş­kan­lı­ğın bu uy­gu­la­ma­sı yan­lış­tır; çün­kü, cu­ma gün­kü top­lan­tı­da, top­lan­tı açıl­mış, hiç­bir ya­sa gö­rü­şül­me­den “Hü­kü­met yok, Ko­mis­yon yok” de­nip ka­pa­tıl­mış­tır. Ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­da, o gün, bü­tün me­sai için­de bir tek ya­sa gö­rü­şül­me­miş, bir tek ya­sa oy­lan­ma­mış ol­du­ğu için, bu Tü­zü­ğe ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı şar­tı­nı ko­yan ka­nun ko­yu­cu­nun ira­de­si bu­ra­da yok­tur ve bu ne­den­le de ar­tık ola­ğa­nüs­tü çağ­rı­ya de­vam ede­mez­si­niz di­yo­ruz; ede­me­yiz, sa­kat olur. Eğer, bir son­ra­ki iş de­yip ta­ma­mı­nı gö­rüş­sey­di­niz, bir son­ra­ki iş de­yip hiç­bi­ri­ni bu­la­maz­sa­nız, ulus­la­ra­ra­sı söz­leş­me­yi oy­lat­say­dı­nız hak­lıy­dı­nız; çün­kü, o gün bir şey gö­rü­şül­müş ola­cak­tı; ama, ola­ğa­nüs­tü top­la­nan bu Mec­lis­te cu­ma gü­nü hiç­bir şey gö­rü­şül­me­yip, hiç­bir şey oy­lan­ma­mış­sa, bu­ra­da, İç­tü­zük mad­de 7 gün­de­me ge­lir ve ora­da der ki: İş­ler ta­mam­la­nın­ca, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si ça­lış­ma­la­rı­na de­va­ma ka­rar ver­me­di­ği tak­dir­de, ta­ti­le de­vam olu­nur di­yor İç­tü­zük. Ya­ni, böy­le bir ka­rar da ol­ma­dı­ğı­na gö­re, ta­ti­le de­vam olu­nu­yor. Ta­ti­le de­vam olu­nu­yor ki, Sa­yın Baş­kan bi­ze da­ve­ti­ye gön­der­miş, 1 Ekim­de açı­lış ya­pa­ca­ğım di­yor. Şim­di, bu Mec­lis 1 Eki­me ka­dar açık­sa ve de­vam edi­yor­sa, açı­lı­şa, tö­re­ne ne lü­zum var? De­mek ki, biz ta­til­de­yiz ki, Baş­kan, açı­lı­şı 1’in­de ya­pı­yor.

Ya­ni, ne­ti­ce­de, bi­zim söy­le­dik­le­ri­mi­zi Sa­yın Baş­kan­lık Di­va­nı ka­bul et­miş, bu­ra­da­ki ce­va­bın­da da ka­bul et­miş; ama, so­nuç­ta bir sa­tır­la “ha­yır, Mec­lis ça­lış­ma­ya de­vam eder” de­miş.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bun­lar şu­ra­dan kay­nak­la­nı­yor: Bu İç­tü­zük­te, ola­ğa­nüs­tü top­lan­tıy­la il­gi­li ye­ter­li mad­de yok. Za­ten, biz, yıl­lar­dır ay­nı şe­yi sa­vu­nu­yo­ruz. Bu İç­tü­zü­ğü de­ğiş­ti­re­lim, dü­zel­te­lim, ola­ğa­nüs­tüy­le il­gi­li, di­ğer ko­nu­lar­la il­gi­li mad­de­le­ri ko­ya­lım, ih­ti­laf ol­ma­sın di­yo­ruz. Bu ko­nu­da açık hü­küm yok, bu­na sı­ğı­nı­yor Baş­kan­lık Di­va­nı; ama, bir de hu­ku­kun ev­ren­sel il­ke­le­ri var, hu­ku­kun te­mel pren­si­bi var. Bu ko­nu­da açık hü­küm yok­sa te­amü­le ba­kı­lır, tea­mül yok­sa mu­ka­ye­se ya­pı­lır. Bir mu­ka­ye­se ya­pa­cak olur­sak…

SA­LİH KA­PU­SUZ (An­ka­ra) – Ge­nel Ku­rul ka­rar ve­rir.

UĞUR AK­SÖZ (De­vam­la) - Efen­dim?..

Şim­di Sa­lih Bey ge­ne ko­nu­şa­cak, du­ra­maz; söy­le Sa­lih Bey.

SA­LİH KA­PU­SUZ (An­ka­ra) – Din­li­yo­rum, din­li­yo­rum…

UĞUR AK­SÖZ (De­vam­la) – Pe­ki din­le, din­le! Pe­ki…

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu top­lan­tı cu­ma gü­nü ya­pıl­ma­dı­ğı için bi­zim sa­vun­ma­mız şu­dur ve ıs­rar­lı­yız: Hiç­bir gö­rüş­me ve oy­la­ma ya­pıl­ma­dı­ğı için, bir son­ra­ki ya­sa­lar da araş­tı­rıl­ma­dı­ğı için bu top­lan­tı çağ­rı­sı düş­müş­tür, ye­ni bir çağ­rı ya­pıl­ma­dan ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı de­vam et­mez di­yo­ruz. Bu bir.

Şim­di Sa­lih Bey ge­ne ko­nuş­tu ya, ben de bir şey söy­le­ye­yim. Son­ra, dün­ya­nın ne­re­sin­de gö­rül­müş ar­ka­daş­lar, ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­ya Mec­li­si ça­ğı­rı­yor­su­nuz… Han­gi hal­ler­de Mec­lis çağ­rı­lır? Ol­gun­laş­mış, gö­rü­şül­müş, bit­miş, oy­la­ma­ya ha­zır ya­sa­lar için çağ­rı­lır de­ğil mi? Bu­ra­ya ge­li­yo­ruz, bi­ze de­ni­li­yor ki, da­ha ko­mis­yon­da ba­zı ya­sa­lar.

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) – Yol­da…

UĞUR AK­SÖZ (De­vam­la) – Yol­da, tren­de ge­li­yor!..

Ya ar­ka­daş­lar, ko­mis­yon­da olan ya­sa için siz bi­zi na­sıl ça­ğı­rır­sı­nız? Onun ko­mis­yon­dan çı­ka­ca­ğı bel­li mi? Ko­mis­yo­nun top­la­na­bi­le­ce­ği bel­li mi? Bun­lar hep mu­al­lak. Ee siz ko­mis­yon­da­ki için de bi­zi ça­ğır­dı­nız. O da ikin­ci yan­lış.

Pe­ki, üçün­cü yan­lı­şı söy­le­ye­yim; ya­ni hep yan­lış yan­lış yan­lış… Biz söy­le­mek­ten yo­rul­ma­yız, üçün­cü yan­lı­şı söy­le­ye­yim: Ba­kın, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, bu iş oyun­cak de­ğil. Biz bu­ra­da ev­ci­lik mev­ci­lik oy­na­mı­yo­ruz. Bu­ra­sı ya­sa­ma Mec­li­si. Ya­sa­ma Mec­li­sin­de bir çağ­rı ya­pıl­dıy­sa, onun ge­re­ği ya­pıl­ma­lı­dır. Halk bi­ze gü­ler. Pe­ki, ne yap­tı Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si; ye­ter­li ço­ğun­luk­la im­za­yı bul­du, top­la­dı de­ğil mi. Pe­ki, top­la­dı­nız; şim­di, bu­ra­da, mik­ro­fo­nu alıp da “efen­dim, ko­mis­yon yok” de­mek ca­iz mi­dir? Ra­ma­zan­dır da, onun için ca­iz mi­dir di­yo­rum. Ca­iz mi­dir? Ko­mis­yon si­zin içi­niz­de de­ğil mi? Pe­ki, şim­di dö­nüp de, bu ta­ra­fa dö­nüp de “hü­kü­met yok” de­mek ca­iz mi­dir? Hü­kü­met siz de­ğil mi­si­niz?! (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Pe­ki, de­ğer­li ar­ka­daş­lar, ko­mis­yo­nu bul­mak­tan âciz­se­niz, hü­kü­me­ti oturt­mak­tan âciz­se­niz, pe­ki ko­mis­yon­da ya­sa­la­rı hâlâ bir tür­lü bi­tirt­tir­mek­ten âciz­se­niz ni­ye bi­zi ça­ğır­dı­nız? Ni­ye bu Mec­li­si top­la­dı­nız? Ni­ye? (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Bu­nun adı şu­dur, ben adı­nı ko­yu­yo­rum, bu işin bir tek adı var: İk­ti­dar­sız ik­ti­dar­sı­nız.

Say­gı­lar su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

FA­RUK ÇE­LİK (Bur­sa) – Le­hin­de söz is­ti­yo­rum Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN – Sa­yın Çe­lik si­ze söz ve­re­ce­ğim, is­ter­se­niz en son ola­rak ko­nu­şun. Sa­yın Kan­do­ğan’ın da leh­te bir ta­le­bi var­dır.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) – Ön­ce Sa­yın Çe­lik­se… Sı­ray­la Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN – Sa­yın Kan­do­ğan…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) – Ön­ce Sa­yın Çe­lik ver­diy­se… Sı­ray­la Sa­yın Baş­kan…

BAŞ­KAN - Say­gı­de­ğer ar­ka­daş­la­rım, ko­nuş­ma­la­rın sı­ra­sı­nı, usu­lü­nü Baş­kan­lık Di­va­nı­nın ken­di­si ka­rar­laş­tır­mak­ta­dır.

Sa­yın Kan­do­ğan, şu an­da ko­nuş­ma sı­ra­sı, ta­le­bi­ni­ze gö­re, si­zin­dir; ko­nu­şa­cak­sa­nız bu­yu­run, ko­nuş­ma­ya­cak­sa­nız Sa­yın Çe­lik’e söz ve­re­ce­ğim.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) – Ko­nu­şa­ca­ğım.

BAŞ­KAN - Leh­te, De­niz­li Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Üm­met Kan­do­ğan; bu­yu­run.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) – Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri;  siz­le­ri say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

Sa­yın Baş­ka­nın tu­tu­mu­nun da yan­lış ol­du­ğu inan­cın­da­yım; çün­kü, bu­gü­ne ka­dar­ki uy­gu­la­ma­lar, di­lek­çe­le­rin, ko­nuş­ma is­tek­le­ri­nin, Baş­kan­lık Di­va­nı­na ve­ril­me sı­ra­sı­na gö­re ya­pıl­ma­sı ge­nel bir ku­ral­dır. Sa­yın Baş­kan, her ne hik­met­se, be­nim ko­nuş­ma­la­rım­dan son­ra, ken­di par­ti­si­ne men­sup olan grup baş­kan­ve­ki­li­nin be­nim ko­nuş­ma­la­rı­ma da ce­vap ver­me­si­nin ze­mi­ni­ni ha­zır­la­ma­ya ça­lı­şı­yor her­hal­de. Onun için, Sa­yın Baş­ka­nın bu tu­tu­mu­nun yan­lış ol­du­ğu­nu ifa­de et­mek is­ti­yo­rum. Kal­dı ki, be­nim ko­nuş­mam da leh­te bir ko­nuş­ma; ya­ni, Sa­yın Çe­lik’in ko­nuş­ma­sın­dan fark­lı bir ko­nuş­ma ol­ma­ya­cak. O ba­kım­dan, Sa­yın Baş­ka­nın bu tu­tu­mu­nu tas­vip et­me­di­ği­mi, yan­lış ol­du­ğu­nu, her za­man ol­du­ğu gi­bi, be­nim­le il­gi­li hâlâ ön­yar­gı­lar içe­ri­sin­de ol­du­ğu­nu ifa­de et­mek is­ti­yo­rum.

De­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri, yaz ta­ti­li de­vam eder­ken, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si, Mec­li­si ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı­ya ça­ğır­dı. Se­bep; Av­ru­pa Bir­li­ği uyum ya­sa­la­rı­nın Mec­lis­ten bir an ön­ce ge­çi­ril­me­si. Ni­çin; Av­ru­pa Bir­li­ği böy­le is­te­di­ği için. Av­ru­pa Bir­li­ği İler­le­me Ra­po­ru, bi­li­yor­su­nuz, önü­müz­de­ki gün­ler­de gö­rü­şü­le­cek. İler­le­me Ra­po­ru­nun içe­ri­si­ne ba­zı müs­pet ila­ve­ler yap­tı­ra­bi­lir mi­yiz bu şe­kil­de­ki bir ça­lış­may­la di­ye ola­ğa­nüs­tü top­lan­tı çağ­rı­sı yap­tı­nız. Ka­bul et­tik, gel­dik, biz de gel­dik, ça­lış­ma­la­ra da kat­kı ver­dik. Ya­pı­lan ça­lış­ma­lar ne­ti­ce­sin­de sa­de­ce iki ka­nun gö­rü­şül­dü: Bir, İskân Ka­nu­nu; iki, Mes­lekî Ye­ter­li­lik Ku­ru­mu Ka­nu­nu. Ge­çen haf­ta­ki bü­tün ça­lış­ma­la­rı­nın ne­ti­ce­sin­de iki ka­nun bu­ra­dan geç­ti. Bir di­ğer ka­nun var­dı, Özel Öğ­re­tim Ku­rum­la­rı Ka­nu­nu Ta­sa­rı­sı, bu­ra­da geç­ti, oy­lan­dı, öner­ge­ler ve­ril­di; ama, so­nun­da, Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si, tek­ri­ri mü­za­ke­re ta­le­biy­le bu ka­nun ta­sa­rı­sı­nın 1 mad­de­si­nin ye­ni­den gö­rü­şül­me­si­ni is­te­di. Şim­di, ben, bu­ra­dan, bü­tün Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si mil­let­ve­kil­le­ri­ne sor­mak is­ti­yo­rum. Şim­di, bu ka­nun ta­sa­rı­sın­dan ha­be­ri­niz var mıy­dı? Ha­be­ri­niz yok­tu.

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) – Var­dı; ko­mis­yon­dan geç­ti.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) – Ko­mis­yon­dan geç­ti, bi­li­yo­rum.

İkin­ci­si, Hü­kü­me­tin, ka­nun ta­sa­rı­sı bu­ra­da gö­rü­şü­lür­ken, ve­re­ce­ği öner­ge­den ha­be­ri­niz var mıy­dı? Var mıy­dı?.. So­ru­yo­rum ar­ka­daş­lar.

ASIM AY­KAN (Trab­zon) – Ne ge­re­ği var?

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) – Öner­ge sa­hip­le­ri­ne sor­mak la­zım.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) – Bir ar­ka­da­şı­mız ora­dan di­yor ki: Ne ge­re­ği var. Şim­di, De­ğer­li Mil­let­ve­ki­lim, ba­kı­nız, siz, geç­miş­te, o ka­nun­la il­gi­li, o ka­nu­nun bu şe­kil­de geç­me­siy­le il­gi­li bir du­rum ol­sa, Tür­ki­ye'yi aya­ğa kal­dı­rır­dı­nız; baş­ta siz... Hü­kü­met böy­le bir ka­nun ta­sa­rı­sı ge­ti­ri­yor ha­be­ri­niz yok, de­ği­şik­lik öner­ge­si ge­ti­ri­yor ha­be­ri­niz yok! Eğer, Hü­kü­met de­ği­şik­lik öner­ge­si ge­tir­miş ve bu doğ­ruy­sa, o za­man ni­çin ge­ri çe­ki­yor? Eğer o ve­ri­len öner­ge doğ­ruy­sa, Sa­yın Ali Coş­kun’un im­za­sıy­la ve­ri­len öner­ge doğ­ruy­sa, ni­çin ge­ri çe­kil­di? Ben bu­nu me­rak edi­yo­rum.

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) – Biz­de de­mok­ra­si var.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) – Siz­de de­mok­ra­si fa­lan yok Sa­yın Mil­let­ve­ki­lim. Siz­de de­mok­ra­si ol­sa, Sa­yın Çer­çi, Ma­ni­sa Mil­let­ve­ki­li­miz, siz, o ka­nun­la il­gi­li de­ği­şik­lik öner­ge­si­ni bu­ra­da de­ğil, da­ha ön­ce­den öğ­re­nir­di­niz. Par­ti içe­ri­sin­de de­mok­ra­si kal­ma­dı, yok.

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) – Bi­zim ko­mis­yon­dan gel­di.

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) – Ben de onu an­lat­ma­ya ça­lı­şı­yo­rum. Öner­ge­den ha­be­ri­niz yok. O öner­ge öy­le bir öner­ge ki, geç­miş­te, onun­la il­gi­li on­lar­ca ar­ka­da­şı­mı­zın mü­te­ad­dit ko­nuş­ma­la­rı­nı çı­ka­ra­bi­li­rim, or­ta­ya ko­ya­bi­li­rim. Böy­le bir öner­ge­yi –Mec­li­se gel­me­di­ği­niz için, dı­şa­rı­da otu­ru­yor­su­nuz- öğ­ren­ci az­lı­ğın­dan do­la­yı ka­pan­mak­ta olan o azın­lık men­su­bu okul­la­rıy­la il­gi­li ve­ri­len öner­ge­yi, siz, imam-ha­tip­ler­le il­gi­li bir dü­zen­le­me zan­net­ti­niz. (CHP sı­ra­la­rın­dan gü­lüş­me­ler) Evet, siz öy­le zan­net­ti­niz. İmam-ha­tip li­se­le­ri­nin öğ­ren­ci­le­ri­nin azal­ma­ya baş­la­ma­sı üze­ri­ne, böy­le bir ka­nun ta­sa­rı­sı ge­ti­ri­lip, bir öner­gey­le de, Sa­yın Ali Coşkun’un, Hü­kü­me­tin öner­ge­siy­le de imam­-ha­tip li­se­le­ri­nin aza­lan öğ­ren­ci­le­ri­ne tak­vi­ye ya­pıl­ma­sıy­la il­gi­li bir dü­zen­le­me zan­net­ti­niz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan gü­rül­tü­ler)

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) – Bu ka­dar da at­ma!

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­vam­la) - Evet, öy­le zan­net­ti­ni