DÖNEM: 22 YASAMA YILI: 4
TÜRKİYE
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK
DERGİSİ
CİLT : 129
127
nci Birleşim (Olağanüstü)
21 Eylül 2006 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L E R
II. - YOKLAMALAR
III. - KANUN TASARI
VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.-
Özel Öğretim Kurumları Kanunu Tasarısı ve Samsun Milletvekili Cemal
Yılmaz Demir’in; Özel Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu
Raporu (1/1183, 2/743) (S. Sayısı: 1151)
2.-
Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma
ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/1211) (S. Sayısı: 1193)
IV.- AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Mardin Milletvekili Nihat Eri’nin, Mardin Milletvekili
Muharrem Doğan’ın, Partisine, sataşması nedeniyle konuşması
2.- Mardin Milletvekili Muharrem Doğan’ın, Mardin
Milletvekili Nihat Eri’nin, şahsına, sataşması nedeniyle konuşması
V.- SORULAR VE CEVAPLAR
A) YazIlI Sorular ve CevaplarI
1.- Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ’in, Ankara
Büyükşehir ve Keçiören Belediyeleri arasındaki gerginlik iddialarına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı
(7/14657)
2.- Ankara Milletvekili Muzaffer R. KURTULMUŞOĞLU’nun,
Ankara Büyükşehir ve Keçiören Belediyeleri arasındaki gerginlik
iddialarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun
cevabı (7/14662)
3.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT’ün, Adıyaman
İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına ilişkin soruları ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/14804, 14805, 14806,
14807, 14808, 14809, 14810, 14811, 14812, 14813, 14814, 14815, 14816, 14817,
14818, 14819, 14820, 14821, 14822 14823, 14824, 14825, 14826, 14827, 14828,
14829, 14830, 14831, 14832, 14833, 14834, 14835, 14836, 14837, 14838, 14839,
14840, 14841, 14842, 14843, 14844, 14845, 14846, 14847, 14848, 14849, 14850,
14851, 14852, 14853, 14854, 14855, 14856, 14857, 14858, 14859, 14860, 14861,
14862, 14863, 14864, 14865, 14866, 14867, 14868, 14869, 14870, 14871, 14872,
14873, 14874, 14875, 14876, 14877, 14878, 14879, 14880, 14881, 14882, 14883,
14884, 14885, 14886, 14887, 14888, 14889, 14890, 14891, 14892, 14893, 14894,
14895, 14896, 14897, 14898, 14899, 14900, 14901, 14902, 14903, 14904, 14905,
14906, 14907, 14908, 14909, 14910, 14911, 14912, 14913, 14914, 14915, 14916,
14917, 14918, 14919, 14920, 14921, 14922, 14923, 14924, 14925, 14926, 14927,
14928, 14929, 14930, 14931, 14932, 14933, 14934, 14935, 14936, 14937, 14938,
14939, 14940, 14941, 14942, 14943, 14944, 14945, 14946, 14947, 14948, 14949,
14950, 14951, 14952, 14953, 14954, 14955, 14956, 14957, 14958, 14959, 14960,
14961, 14962, 14963, 14964, 14965, 14966, 14967, 14968, 14969, 14970, 14971,
14972, 14973, 14974, 14975, 14976, 14977, 14978, 14979, 14980, 14981, 14982,
14983, 14984, 14985, 14986, 14987, 14988, 14989, 14990, 14991, 14992, 14993,
14994, 14995, 14996, 14997, 14998, 14999, 15000, 15001, 15002, 15003, 15004,
15005, 15006, 15007, 15008, 15009, 15010, 15011, 15012, 15013, 15014, 15015,
15016, 15017, 15018, 15019, 15020, 15021, 15022, 15023, 15024, 15025, 15026,
15027, 15028, 15029, 15030, 15031, 15032, 15033, 15034, 15035, 15036, 15037,
15038, 15039, 15040, 15041, 15042, 15043, 15044, 15045, 15046, 15047, 15048,
15049, 15050, 15051, 15052, 15053, 15054, 15055, 15056, 15057, 15058, 15059,
15060, 15061, 15062, 15063, 15064, 15065, 15066, 15067, 15068, 15069, 15070,
15071, 15072, 15073, 15074, 15075, 15076, 15077, 15078, 15079, 15080, 15081,
15082, 15083, 15084, 15085, 15086, 15087, 15088, 15089, 15090, 15091, 15092,
15093, 15094, 15095, 15096, 15097, 15098, 15099, 15100, 15101, 15102, 15103,
15104, 15105, 15106, 15107, 15108, 15109, 15110, 15111, 15112, 15113, 15114,
15115, 15116, 15117, 15118, 15119, 15120, 15121, 15122, 15123, 15124, 15125,
15126, 15127, 15128, 15129, 15130, 15131, 15132, 15133, 15134, 15135, 15136,
15137, 15138, 15139, 15140, 15141, 15142, 15143, 15144, 15145, 15146, 15147,
15148, 15149, 15150, 15151, 15152, 15153, 15154, 15155, 15156, 15157, 15158,
15159, 15160, 15161, 15162, 15163, 15164, 15165, 15166, 15167, 15168, 15169,
15170, 15171, 15172, 15173, 15174, 15175, 15176, 15177, 15178, 15179, 15180,
15181, 15182, 15183)
4.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT’ün, Amasya
İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına ilişkin soruları ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/15184, 15185, 15186,
15187, 15188, 15189, 15190, 15191, 15192, 15193, 15194, 15195, 15196, 15197,
15198, 15199, 15200, 15201, 15202, 15203, 15204, 15205, 15206, 15207, 15208,
15209, 15210, 15211, 15212, 15213, 15214, 15215, 15216, 15217, 15218, 15219,
15220, 15221, 15222, 15223, 15224, 15225, 15226, 15227, 15228, 15229, 15230,
15231, 15232, 15233, 15234, 15235, 15236, 15237, 15238, 15239, 15240, 15241,
15242, 15243, 15244, 15245, 15246, 15247, 15248, 15249, 15250, 15251, 15252,
15253, 15254, 15255, 15256, 15257, 15258, 15259, 15260, 15261, 15262, 15263,
15264, 15265, 15266, 15267, 15268, 15269, 15270, 15271, 15272, 15273, 15274,
15275, 15276, 15277, 15278, 15279, 15280, 15281, 15282, 15283, 15284, 15285,
15286, 15287, 15288, 15289, 15290, 15291, 15292, 15293, 15294, 15295, 15296,
15297, 15298, 15299, 15300, 15301, 15302, 15303, 15304, 15305, 15306, 15307,
15308, 15309, 15310, 15311, 15312, 15313, 15314, 15315, 15316, 15317, 15318,
15319, 15320, 15321, 15322, 15323, 15324, 15325, 15326, 15327, 15328, 15329,
15330, 15331, 15332, 15333, 15334, 15335, 15336, 15337, 15338, 15339, 15340,
15341, 15342, 15343, 15344, 15345, 15346, 15347, 15348, 15349, 15350, 15351)
5.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT’ün, Bitlis
İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına ilişkin soruları ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/15474, 15475, 15476,
15477, 15478, 15479, 15480, 15481, 15482, 15483, 15484, 15485, 15486, 15487,
15488, 15489, 15490, 15491, 15492, 15493, 15494, 15495, 15496, 15497, 15498,
15499, 15500, 15501, 15502, 15503, 15504, 15505, 15506, 15507, 15508, 15509,
15510, 15511, 15512, 15513, 15514, 15515, 15516, 15517, 15518, 15519, 15520,
15521, 15522, 15523, 15524, 15525, 15526, 15527, 15528, 15529, 15530, 15531,
15532, 15533, 15534)
6.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT’ün, Çankırı
İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına ilişkin soruları ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/15565, 15566, 15567,
15568, 15569, 15570, 15571, 15576, 15577, 15578, 15579, 15580, 15581, 15582,
15583, 15584, 15585, 15586, 15587, 15588, 15589, 15590, 15591, 15592, 15593,
15594, 15595, 15596, 15597, 15598, 15599, 15600, 15601, 15602, 15603, 15604,
15605, 15606, 15607, 15608, 15609, 15610, 15611, 15612, 15613, 15614, 15615,
15616, 15617, 15618, 15619, 15620, 15621, 15622, 15623, 15624, 15625, 15626,
15627, 15628, 15629, 15630, 15631, 15632, 15633, 15634)
7.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT’ün, Erzurum
İlindeki bazı köylerin yol ve su sorunlarına ilişkin soruları ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU’nun cevabı (7/15731, 15732, 15733,
15734, 15735, 15736, 15737, 15738, 15739, 15740, 15741, 15742, 15743, 15744,
15745, 15746, 15747, 15748, 15749, 15750, 15751, 15752, 15753, 15754, 15755,
15756, 15757, 15758, 15759, 15760, 15761, 15762, 15763, 15764, 15765, 15766,
15767, 15768, 15769, 15770, 15771, 15772, 15773, 15774, 15775, 15776, 15777,
15778, 15779, 15780, 15781, 15782, 15783, 15784, 15785, 15786, 15787, 15788,
15789, 15790, 15791, 15792, 15793, 15794, 15795, 15796, 15797, 15798, 15799,
15800, 15801, 15802, 15803, 15804, 15805, 15806, 15807, 15808, 15809, 15810,
15811, 15812, 15813, 15814, 15815, 15816, 15817, 15818, 15819, 15820, 15821,
15822, 15823, 15824, 15825, 15826, 15827, 15828, 15829, 15830, 15831, 15832,
15833, 15834, 15835, 15836, 15837, 15838, 15839, 15840, 15841, 15842, 15843,
15844, 15845, 15846, 15847, 15848, 15849, 15850, 15851, 15852, 15853, 15854,
15855, 15856, 15857, 15858, 15859, 15860, 15861, 15862, 15863, 15864, 15865,
15866, 15867, 15868, 15869, 15870, 15871, 15872, 15873, 15874, 15875, 15876,
15877, 15878, 15879, 15880, 15881, 15882, 15883, 15884, 15885, 15886, 15887,
15888, 15889, 15890, 15891, 15892, 15893, 15894, 15895, 15896, 15897, 15898,
15899, 15900, 15901, 15902, 15903, 15904, 15905, 15906, 15907, 15908, 15909,
15910, 15911, 15912, 15913, 15914, 15915, 15916, 15917, 15918, 15919, 15920,
15921, 15922, 15923, 15924, 15925)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak altı oturum
yaptı.
15.6.2006 tarihli ve 5521 sayılı Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun bazı maddelerinin, Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü
maddelerine göre bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine
ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
Gelen Diğer İşler” kısmının 1 inci sırasına alınan ve İçtüzüğün 91
inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler
halinde görüşülmesi kararlaştırılmış bulunan, Özel Öğretim Kurumları
Kanunu Tasarısı ve Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir’in; Özel
Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifinin (1/1183, 2/743) (S. Sayısı: 1151) görüşmelerine başlanarak
ikinci bölüme bağlı geçici 4 üncü maddeye kadar kabul edildi, geçici
4 üncü madde üzerinde bir süre görüşüldü; birleşime verilen aradan
sonra Genel Kurulda ilgili komisyon yetkilileri hazır bulunmadığı
anlaşıldığından, ertelendi.
Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz, Sinop Milletvekili
Engin Altay’ın,
Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, Yalova
Milletvekili Muharrem İnce’nin,
Konuşmasında, şahıslarına,
İstanbul Milletvekili İrfan Gündüz, Sinop Milletvekili
Engin Altay’ın,
Samsun Milletvekili Haluk Koç, Kahramanmaraş
Milletvekili Avni Doğan’ın
Konuşmasında, Gruplarına,
Sataştığı iddiasıyla birer açıklamada bulundular.
21 Eylül 2006 Perşembe günü, alınan karar gereğince
saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 23.19’da son verildi.
Sadık Yakut
Başkanvekili
|
|
Mehmet Daniş |
Ahmet Küçük |
|
|
Çanakkale
|
Çanakkale |
|
|
Kâtip
Üye |
Kâtip
Üye |
Bayram Özçelik
Burdur
Kâtip
Üye
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati:
14.02
21 Eylül 2006 Perşembe
BAŞKAN: Başkanvekili
Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Ahmet
KÜÇÜK (Çanakkale), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN
– Türkiye Büyük Millet Meclisinin 127 nci Birleşimini açıyorum.
II. - YOKLAMA
BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.
Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak
salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik
sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik
personelden yardım istemelerini, buna rağmen de sisteme giremeyen
üyelerin ise, yoklama pusulalarını, görevli personel aracılığıyla,
5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı
yoktur.
Birleşime 15 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 14.11
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.25
BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 127 nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
II. - YOKLAMA
BAŞKAN – Yapılan ilk yoklamada toplantı yetersayısı
bulunamamıştı. Şimdi tekrar elektronik cihazla yoklama yapacağız.
Yoklama için 3 dakika süre veriyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı
vardır.
Gündeme geçiyoruz.
Olağanüstü toplantı çağrı önergesine konu kanun
tasarı ve tekliflerini görüşmek için, gündemin “Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.
1 inci sırada yer alan, Özel Öğretim Kurumları Kanunu
Tasarısı ve Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir’in Özel Öğretim
Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu raporunun görüşmelerine
kaldığımız yerden devam edeceğiz.
III. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- Özel Öğretim Kurumları Kanunu Tasarısı ve Samsun Milletvekili
Cemal Yılmaz Demir’in; Özel Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik
ve Spor Komisyonu Raporu (1/1183, 2/743) (S. Sayısı: 1151)
BAŞKAN – Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
2 nci sırada yer alan, Meslekî Yeterlilik Kurumu
Kanunu Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
raporunun görüşmelerine başlıyoruz.
2.- Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı ile Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/1211) (S. Sayısı: 1193)
(x)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.
Komisyon raporu 1193 sıra sayısıyla bastırılıp
dağıtılmıştır.
Sayın milletvekilleri, Genel Kurulun 13.6.2006
tarihli 114 üncü Birleşiminde alınan karar gereğince, bu tasarı
İçtüzüğün 91 inci maddesi kapsamında görüşülecektir. Bu nedenle,
tasarı, tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanıp, maddelerine geçilmesi
kabul edildikten sonra bölümler halinde görüşülecek ve bölümlerde
yer alan maddeler ayrı ayrı oylanacaktır.
Tasarının tümü üzerinde AK Parti Grubu adına söz
isteyen Konya Milletvekili Mehmet Kılıç; buyurun. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
(x) 1193 S. Sayılı Basmayazı
tutanağa eklidir.
Sayın
Kılıç, süreniz 20 dakikadır.
AK
PARTİ GRUBU ADINA MEHMET KILIÇ (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
1193 sıra sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı hakkında
söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Meclisi şahsım ve Grubum
adına saygılarımla selamlıyorum.
Ülkemizde,
Avrupa Birliği normlarına uyumlu meslekî yeterlilik sistemimiz
bulunmamaktadır. Türkiye İş Kurumunun koordinasyonunda, ilgili
bakanlıklarımızın işçi, işveren ve esnaf kesimleri başta olmak
üzere, sivil toplum örgütlerinin bu sisteme esas oluşturacak altyapı
çalışmalarını yıllardır sürdürdüklerini biliyoruz. Bu çalışmalar,
Avrupa Birliği müzakere sürecinde iş kurma ve hizmet sunumu serbestisi
faslında da değerlendirilmiş ve Meslekî Yeterlilik Kurumuna duyulan
ihtiyaç nedeniyle bu kanun tasarısı Yüce Meclisimize gelmiştir,
komisyonumuzda 1 Haziran 2006 günü
görüşülmüştür.
Değerli
arkadaşlar, Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile diğer gelişmiş ülkelerdeki
meslekî yeterlilik sistemleri incelendiğinde, çalışma hayatı ve
eğitim kesimi arasında işlevsel bağın kurulmasında meslek standartları,
sınav ve belgelendirme sisteminin önemli bir araç olarak kullanıldığı
ve meslekî yeterliliğe ilişkin hizmetlerin ürün standartlarını belirleyen
kuruluşlardan ayrı olarak, devlet, işçi, işveren kesimlerinin katılımıyla
oluşturulan özerk kurumlar tarafından yürütüldüğü görülmektedir.
24
Temmuz 2003 tarih ve 25178 mükerrer sayılı Resmî Gazetede yayımlanan
Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Ulusal
Programın mevzuat uyum başlığı altında yer alan, en az üç yıl meslekî
eğitim ve öğretimin tamamlanmasıyla hak edilen yüksekokul diplomalarının
tanınması için bir genel sisteme ilişkin 21 Aralık 1988 tarihli Konsey
Direktifi, bu direktife ek olarak profesyonel eğitim ve öğretimin
tanınmasına ilişkin ikinci genel sistem hakkındaki 18 Haziran 1992
tarihli Konsey Direktifi, niteliklerinin tanınmasına ilişkin genel
sisteme ilave olarak liberalizasyon ve geçiş önlemleri hakkındaki
direktif tarafından kapsanan profesyonel aktivitilere ilişkin
niteliklerin tanınmasına yönelik bir mekanizma oluşturulması
hakkında 7 Haziran 1999 tarihli Konsey Direktifi mevzuatlarına
karşılık gelen ulusal mevzuatlarımızın adı “meslekî niteliklerin
karşılıklı tanınması sistemini oluşturacak kanun” olarak belirlenmiştir.
Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere, meslekî yeterlilik
sistemi, eğitim ve öğretim programlarının ulusal meslek standartlarına
göre oluşturulduğu, işgücünün, iş piyasasının gerekliliğine göre
yetiştirilip belgelendirildiği, işgücünün uluslararası düzeyde
meslekî yeterliliğin belgelenerek serbest dolaşımın kolaylaştırıldığı,
yaşam boyu öğrenmenin desteklendiği, işverenin vasıflı işgücüne
erişimini kolaylaştırdığı, istihdamı ve rekabet gücünü artıran,
işgücüne çalışma alanı ve görev tanımıyla ilgili güvence sağlayan
adil, şeffaf, güvenilir bir ortam olarak tanımlanabilir.
Meslekî yeterlilik sisteminin kurulması, işverenlere,
çalışanlara ve eğitim kesimine sayısız yararlar sağlamaktadır. Bu
sayede, işverenler, istihdam edecekleri kişilerin sahip olmaları
gereken bilgi ve becerileri konusunda önceden bilgi sahibi olurlar,
istihdam edecekleri kişilerin seçiminde, ücretlerinin belirlenmesinde
ve terfilerinde daha isabetli kararlar verebilirler. Çalışanlar,
bu sistem sayesinde, iş başvurularında sahip oldukları yeterlilikleri
daha iyi sergileyebilirler ve kendilerini nasıl geliştirebilecekleri
hakkında fikir sahibi olabilirler. Kısaca, meslekî yeterlilik sistemi,
iş yaşamı ile eğitim yaşamı arasında önemli bir köprü işlevi görmektedir.
Bugün, ülkemiz ve pek çok ülkede meslekî eğitim,
örgün ve yaygın eğitimle sunulmaktadır. Ancak, söz konusu eğitim kurumlarınca
verilen meslekî eğitimin iş piyasasının beklenti ve ihtiyaçlarını
her zaman karşılamadığı, iş yaşamının kendine has dinamiklerinin
eğitime gerektiği ölçüde yansıtılmadığı işverenler tarafından
açıkça dile getirilmektedir.
Mevcut meslekî eğitim ve sertifikasyon sistemi
eğitim faaliyetleri sonucunda verilen diploma veya sertifikalar
kişilerin sahip oldukları bilgi ve becerileri yeterince ve güvenilir
biçimde yansıtmamakta ve kişinin istihdam şansını kısıtlamaktadır.
Değerli arkadaşlar, bunun yanı sıra, herhangi
bir eğitim almadan, çalışarak beceri kazananların büyük bir bölümü,
sahip oldukları becerilerini belgelendirme imkânı bulamamaktadır.
Çalışarak beceri kazananlara verilmiş olan belgelerin bir başka
kurum tarafından kabul görmediği de bilinmektedir. Bu faktörler,
eğitim ve istihdam yaşamı arasında anlaşmazlıklara neden olmakta
ve bundan dolayı da eğitim veren kuruluşlar, eğitim alanlar ve bunları
istihdam eden işverenler arasında güvensizlik oluşmaktadır. Bu durum,
işgücü piyasası taleplerinin eğitime yansıtılmasını engellediği
gibi, eğitilmiş kişilerin istihdamını da olumsuz yönde etkilemektedir.
Türkiye’de meslek standartlarına dayalı sınav ve belgelendirme
sisteminin bulunmaması, meslek eğitimi almış kişilere istihdam
olanağı sağlanmasında herhangi bir sebeple eğitim sisteminin dışına düşmüş, ancak çalışarak beceri
kazanmış kişilerin istihdam şansının artırılmasında, istihdam
edilmiş kişilerin de eğitim yoluyla teknolojik gelişmelere adapte edilmesi ve yeni
işlere hazırlanmasında büyük sıkıntılar yaşanmaktadır.
Gelişmiş ülkeler,
değişen ve gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda ulusal meslekî yeterlilik
sistemlerini oluşturmuşlar, kurumsallaşmayı sağlamışlardır. Bu
çerçevede, geçerli bir meslek sertifikasına sahip olmayanların
gelişmiş ülkelerde iş bulması ve
mesleğini icra etmesi mümkün değildir.
Saygıdeğer milletvekilleri, görüşülmekte olan
tasarı incelendiğinde, bu hususlara özellikle dikkat edilmiş olduğu,
esasen, tasarının devlet, işçi ve işveren kesimleriyle uzlaşma sonucu
hazırlandığı, kurulacak kurumun da tam özerk olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu kanun tasarısının kanunlaşması Avrupa
Birliğiyle müzakere süreci açısından önem arz etmektedir. Türkiye’nin
Avrupa Birliğine entegrasyonuna
ilişkin hususları düzenleyen geçmiş yıllardaki ulusal programlarda
meslek standartları sınav ve belgelendirme sisteminin oluşturulacağına
dair taahhütlerde bulunulmuştu. Keza, konuşmamın başında değindiğim
üzere, Avrupa Birliği müzakere sürecinde iş kurma ve hizmet sunumu
serbestisi faslı kapsamında yapılan
taramalarda da meslekî yeterlilik
sistemi görüşülmüş ve Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulacağı
ifade edilmiştir.
Diğer taraftan, meslekî yeterlilik sistemini düzenleyen
bir kanun olmadığı takdirde, Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşlarının
Türkiye’de çalışmalarını sınırlandırmak da mümkün olmayacaktır.
Meslekî Yeterlilik Kurumu kurulduğunda, yabancıların Türkiye’de
istihdam edilmelerinin de usul ve sınırları belirlenecektir.
Meslekî yeterlilik sistemi, gerek Türk çalışma
hayatı gerekse Türkiye’nin Avrupa Birliğine uyum sürecinde mevzuat
uyumu ve serbest dolaşım süreci içinde yurt dışına gidecek vatandaşlarımızın
Avrupa Birliği ülkelerinde çalışma imkânı bulabilmesi açısından
da son derece önemlidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarı
incelendiğinde kanunun amacının ulusal meslek standartlarını temel
alarak teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını
belirlemek, denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya
ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini
kurmak ve işletmek üzere Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulmasını
sağlamak, ulusal yeterlilik çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini
sağlamak olduğu görülmektedir. Bu sayede birçok mesleğin yeterlilik
düzeyini, bu kapsamda oluşacak meslek standartlarını, sınav ve belgelendirme
çalışmalarını, iş hayatında meydana gelen değişim ve gelişmelere
paralel olarak bu hizmetlerin sürekli güncelleştirilmesini kapsamaktadır.
Meslekî Yeterlilik Kurumu bu amaçları gerçekleştirmeyi
sağlayacak şekilde kurgulanmıştır. Kurumun faaliyet alanı hem eğitim
ve hem de istihdam kesimini birlikte ilgilendirdiğinden, Kurumun,
kamu tüzelkişiliğini haiz özel hukuk hükümlerine tabi özel bütçeli
ve özerk olması, karar ve yönetim organlarının ilgili devlet kurumları,
işçi ve işveren kesimlerini temsil eden, görev güvencesi sağlanmış
üyelerden oluşması öngörülmüştür.
Meslekî Yeterlilik Kurumunun ana fonksiyonu meslekî
yeterlilik sistemini kurmak ve işletmektir. Kanunda belirtilen
hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi, idarî ve malî özerkliğe
sahip kamu tüzelkişiliğini haiz kamu kuruluşu olması öngörülmektedir.
Değerli arkadaşlar, Kurumun temel görev ve yetkileri
şunlardır:
Ulusal meslek standartlarını temel alarak teknik
ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek.
Standartları belirlenecek meslekleri ve meslek
standartları hazırlayacak kurumları tespit etmek.
Sınav ve belgelendirme sistemi kapsamında sınavlarda
başarılı olanlara meslekî yeterlilik düzeyini gösteren sertifikaların
verilmesini sağlamak.
Türkiye'de çalışmak isteyen yabancıların sahip
oldukları meslekî yeterlilik sertifikalarının doğruluğunu belirlemek.
Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Başkanlığından
oluşması planlanan Kurumda en fazla 90 personel özel hukuk hükümlerine
göre istihdam edilecektir. Sosyal tarafların ağırlıkta olduğu Genel
Kurul üyeleri Yönetim Kurulu üyelerini seçecekler. Yönetim Kurulu
üyeleri de kendi aralarından Kurum Başkanını seçecek.
Kurumun aslî faaliyetleri tüm tarafların etkin
katılımının sağlandığı sektör komiteleri tarafından icra edilecektir.
Sektör komiteleri, Millî Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, meslekle ilgili diğer bakanlıklar,
işçi ve işveren kuruluşları, meslek kuruluşları ve Kurumun birer
temsilcisinden oluşacaktır. Ayrıca, çalışmalara üniversitelerden
ilgili bölümlerden öğretim üyeleri de danışman olarak davet edilebilecektir.
Kurum, faaliyete başladıktan sonra, kamuya yük
olmadan, tamamen kendi gelirleriyle tüm giderlerini karşılayacak
şekilde gelirlere kavuşturulmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sonuç
olarak, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının siz değerli milletvekili
arkadaşlarımın katkılarıyla kanunlaştığı ve Meslekî Yeterlilik
Kurumu kurulduğu takdirde, ülkemizin önemli bir ihtiyacının giderileceğine
inancımı belirtir, milletimize ve kanunun tüm taraflarına şimdiden
hayırlı olmasını temenni eder, Yüce Heyetinizi en derin saygılarımla
selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kılıç.
Tümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
söz isteyen Bayram Meral, Ankara Milletvekili.
Sayın Meral, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP
GRUBU ADINA BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri;
1193 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı üzerinde
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Saygıdeğer
milletvekilleri, bu dönem, Yüce Meclis iki defa olağanüstü toplandı.
Birisinde, hepinizin malumu, Lübnan’a, Barış Gücüne asker gönderdik.
Hepimizin ortak dileği, temennisi, giden bu evlatlarımızın sağlıkla
gidip, sağlıkla geri dönmesidir; Yüce Allah’tan bunu temenni ediyoruz.
Değerli
arkadaşlarım, biliyorsunuz, bu toplantıda da, Avrupa Birliğinin
bazı taleplerini yerine getirebilmek için toplanmış bulunmaktayız.
Eğer, müsaade ederseniz, bu Avrupa Birliğinin talep ve isteklerinin
nerede biteceğini, özellikle merak etmeye başladım.
Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, uzun yıllar
bir işçi kuruluşunda görev yaptım ve yüzkırk milyonluk Dünya Hür İşçi
Sendikalarının onbir sene yönetim kurulu üyeliğini yaptım. Yine,
uzun yıllar, daha fazla, Avrupa Sendikalar Birliğinin toplantısını
yaptım, sekiz yıl da Türkiye - Avrupa Karma İstişare Komitesinde
görev yaptığım üç yıl da eş başkan oldum Türkiye’yi temsilen ve şu hazırladığımız
kitap, “Avrupa Birliği Türkiye’den ne istiyor.”
Bunun içerisinde, değerli milletvekilleri, tarihi,
günü, saati, yazılı kararların altında belirlenmiştir. Ne istiyor:
Kıbrıs konusunu, Ermeni soykırım iddiası, azınlıklar, bölücülük,
Ege sorunu, patrikhane, Heybeliada Ruhban Okulu, IMF programları. O
zaman, talepler, teklifler bunların içerisinde Avrupa Parlamentosunun
aldığı tarihî karar yazılı ve bunu 2000 yılında Sayın Cumhurbaşkanımıza
takdim ettiğimiz zaman kamuoyunda bayağı bir tepki oluşturmuştu.
Şimdi, bunlar bir tarafta dururken, başladı Avrupa
Birliği istek sıralamasına. Ne istiyor: Vakıflar yeniden mallar,
azınlıklara özel okullar, Pontus ve Süryani soykırımı. Kürtleri bıraktı
şimdi Alevilere başladı, Alevilerin azınlık sorununu… Korkarım
ki, bir gün gelecek, Yavuz Selim bu kadar Alevinin kellesini kesmiştir,
oraya da soykırım diyecek, ondan da korkarım.
Kıbrıs’ın bütün limanlarının açılması. Arkasından
gelecek, Fırat’ın ve Dicle’nin kullanımı. Unutmayın bunu; arkasından
gelecek, Türk Ordusunun yeniden düzenlenmesi, Ege Ordusunun kaldırılması.
Değerli arkadaşlarım, dün burada çok ciddî konuşmalar
oldu; teşekkür ediyorum, yasa şimdilik geri çekildi. Bakınız, bir
Kurtuluş Savaşı verdik; Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Gaziantep, Çanakkale,
Dumlupınar, Sakarya, Erzurum, Kars, Karadeniz, buralarda dökülen
kanlar sonunda, değerli arkadaşlarım, Lozan’da mürekkep oldu ve Lozan’ın
defterlerine kayıtlara geçti.
Lütfen, saygıdeğer milletvekilleri, bunları
sildirmeyiniz. Eğer bunları sildirirsek, bunları sildirenlerin,
bir gün, çocuklarının alnına bu Lozan’daki mürekkep, karayazıyla
yazılır; buna hiçbirimizin hakkı yoktur.
Ve ne istiyor? Kusura bakmayın, bazılarını da
gizli gizli götürüyorsunuz. Ben bir zamanlar burada at etini serbest
ettiğim dediğim zaman, arkasından domuz eti gelir dediğim zaman
tepki gösterdiniz.
Saygıdeğer arkadaşlarım, şu, 7 Temmuz Cuma günü
Bakanlar Kurulunun Resmî Gazetede yayımladığı… Ne koymuş; büyükbaş
hayvanlar: sığır, manda, deve. Küçükbaş hayvanlar: Koyun ve keçi. Diğer
hayvanlar: Domuz, yabanî domuz, at ve tavşan. Bunları serbest ettiğinizi,
kasaplarda satılacağından haberiniz var mı? Haberiniz yoksa, bu
Resmî Gazete şeyinden size birer tane gönderttireyim mi?!
SABRİ VARAN (Gümüşhane) – İsteyen yesin.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) - Yani, bu, nerede, bu
istekler nerede bitecek; onu merak ediyorum, onu söylemek istiyorum
değerli arkadaşlarım. Yani, bu istekler nerede bitecek?! Yalan diyebilir
misiniz şimdi?!
Değerli arkadaşlarım, Avrupa’da bazen geziyoruz
“helal kasap, helal manav.” Gözünüzü seveyim, Türkiye’de de bunu
icat edin de, vatandaş, yanlışlıkla gidip domuz eti almasın, sonra da
karakolluk olmasın.
Şimdi, Türkiye’nin bu kadar sorunu var; eğitim de
yapalım, bir şey demiyorum.
Bakınız, değerli arkadaşlarım, bakanınız ne diyor,
bakanınız; diyor ki: “Türkiye’de 18 milyon vatandaş aç geziyor.” E,
bir şey demiyorum. Geçen de burada değerli hemşerim konuşurken, dedi
ki: “İşsizlik aza indi.” Keşke… Ama, burada ne diyor bakınız; şunu yazan
Sayın Başbakanımız diyor ki: “15-25 yaş arasında veya 24 yaş arasındaki
işsiz sayısı yüzde 21.” Kırsala giderseniz, bu yüzde 30’a geçer değerli
arkadaşlarım. Bunlar bizim sorunumuz değil mi?! Bunları görüşelim
de… Bunları görüşmeyecek miyiz; yani, bunları ne yapacağız?!
Öyle bir noktaya geldik ki…
MEHMET KILIÇ (Konya) – Ona uğraşıyoruz işte; istihdamı
artırmaya uğraşıyoruz.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Eline sağlık; neye uğraştığınızı
ben biliyorum.
Dün, üzüldüm, kusura bakmayın. İnanır mısınız,
dün, burada, bakınız, ben, şunu söyleyeyim değerli arkadaşlarım;
hiç tahrik olmayacağım, kusura bakmayın, sizi üzüyorum, ondan sonra,
iki gün de kendim üzülüyorum. Niye sizi üzeceğim, niye kendim üzüleceğim.
Şimdi, dün, burada, bazı milletvekilleri, elini şöyle kaldırıyor
biliyor musun; yani, neredeyse sıradan görünmeyecek. Yapmayın bunu
değerli arkadaşlarım! Bu işkenceye, bu eziyete kendinizi niye
kaptırıyorsunuz?! Bakın, ne güzel, şimdi, rahat nefes aldınız, rahat
oturuyorsunuz, yüzünüz gülüyor. E, gelin, ülkenin sorunlarını da çözelim de halkın
da yüzü gülsün, hepimizin yüzü gülsün.
Ne ettik şimdi; efendim, vatandaşı geziyoruz. Değerli
arkadaşlarım, biz de vatandaşı geziyoruz. Vatandaşı gezerken,
oranın belediye başkanını yanınızda götürmeyin, kaymakamı yanınızda
götürmeyin, zabıtayı yanınızda götürmeyin de, o zaman vatandaşın,
köylünün ne söylediğini bir görün.
AHMET RIZA ACAR (Aydın) – Korumaya ihtiyacımız
yok… Bizim korumaya ihtiyacımız yok.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Ne yaptınız, biliyor
musunuz; çiftçiyi ektiğine biçtiğine pişman ettiniz, emekliyi yaşadığına
pişman ettiniz, memuru sokaklara döktünüz.
AHMET RIZA ACAR (Aydın) – Hüsnükuruntunu anlatma!
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Esnafı süpermarketlere,
hipermarketlere yem ettiniz. Çalışan işçileri, ne zaman işimden
olacağım beklentisine soktunuz; ama, büyük bir başarı sağladınız;
işsizleri Avrupa Birliğine gönderdiniz, Türkiye’de işsiz kalmadı!
Değerli arkadaşlarım, ne yaptınız biliyor musunuz,
kusura bakmayın, ne yaptınız; güzel bir yol çizdiniz. Türkiye’yi ihaleye
çıkardınız, ihaleye… Terörü Amerika’ya havale ettiniz. Türkiye’nin
bölünmesini, parçalanmasını, yeni yeni etnik kökenler icat edilmesini
Avrupa Birliğine havale etiniz, ekonomiyi de IMF’ye havale ettiniz.
Kusura bakmayın da, özelleştirme de size kaldı.
Demiyorum, yani, Grup Başkanvekiliniz burada
oturuyor. Ali Dibo diyecektim; ama, ağzım varmadı; sanki demedik.
SADULLAH ERGİN (Hatay) – De… De… Korkma, de…
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Şimdi, değerli arkadaşlarım,
Türkiye’nin durumları bu, bunları yapalım. Burada konuştunuz, teşekkür
ederim.
Eğitimsiz, yani, bilenle bilmeyen bir olur mu, okuyanla
okumayan bir olur mu, çalışanla çalışmayan bir olur mu?! Biz taa bunun temelini
çok önceleri attık.
MEHMET KILIÇ (Konya) – 88…
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Evet, çok önceleri attık; fakat, değerli
arkadaşlarım, bir şeyi yaparken alt zeminini yapmak zorundayız.
Burada 15 tane üniversite açılmasına karar aldınız.
İzledik, birçok üniversite açılması gereken illerde davullar çalındı,
zurnalar çalındı, halaylar tutuldu; hoşumuza gitti. Şimdi, üniversitelerden
mezun olan arkadaşlarımız var, Sayın Başbakanımızın hoca efendilere
dediği gibi, çifte diplomalı gençlerimiz var; onlara iş bulabildiniz
mi değerli arkadaşlarım, bunların işi var mı?! 15 tane daha üniversite
açıyorsunuz; bitirdiği zaman okulu nerede çalışacağına dair bir
programınız var mı?! Türkiye’nin her tarafından, bilhassa doğusundan,
güneydoğusundan habire göç geliyor; Van için, Siirt için, Şırnak
için, Kars için, Erzurum için, Artvin için, saymakla bitmez, o yöreler
için, hatta Yozgat için bir programınız var mı; oradaki işçilerin, çalışanların,
üniversiteyi bitirenlerin yarın ne yapacağına dair bir programınız
var mı değerli arkadaşlarım; bir ödenek ayrıldı mı?! Faizlere ayırdığınız
paranın yarısından fazlasını yatırımlara ayırdınız mı?! 6 trilyonla
nerede yatırım yapacaksınız?! Kimi kandırıyorsunuz, hangi kişiye
iş bulacaksınız?!
Burada eğitsen ne olacak, eğitmesen ne olacak?! Mühendisin
var, mühendisin; mühendisin var, makine mühendisin var; senin tankını,
topunu İsrailli uzmanlar tamir etti; duruyor orada senin makine
mühendislerin. Ne yaptırıyorsunuz değerli arkadaşlarım, yapılan
bir şey var mı; yok. Eğitim… Ee, güzel; biz de istiyoruz…
Yalnız, yasa tasarısına hiçbir dediğimiz yok. Ben,
özellikle şunu ifade etmek istiyorum ki, bu yasa tasarısının mimarı,
temeli Türk-İş’tir. Biz, bunu önerdik ve birçok kez de Ekonomik Sosyal
Konseyde tartıştık; adı var, kendi yok ya; korkarım, yarın, bunun da
adı olur kendisi olmaz; ondan da korkarım.
Ve burada bir şey yapıldı değerli arkadaşlarım;
meslek odaları, YÖK, bunları saf dışı bıraktık; bunlar, yıllardır bu
işleri yöneten, yürüten… Konuştun, çok teşekkür ederim; ama, orada
bir konu var; yani, yüksek tahsil görmüş bir insanın sertifikasını,
burada oluşan yönetim veya onun oluşturduğu birimler mi verecek?! Burada
bir çelişki var. Bunu buradan ayırmak lazım değerli arkadaşlarım;
yani, bu bizim de bazen gözümüzden kaçıyor; çünkü, bu teknik bir konu.
Bir
şey söyleyeyim size değerli arkadaşlarım: Bu gibi konularda uzman
vasıflı insanların -severseniz de sevmeseniz de- görüşünü alın.
Burada, mimar mühendis odaları veya başkanları, yönetimleri saf
dışı konulmuştur. YÖK’ten bir… Son günü çağırmakla… Bakınız, benim
hastam vardı, o gün gelemedim, son günü çağırmakla… Her şey bitmiş,
yani misafir kapıya çıkmış, sen diyorsun ki, otursaydın,
Ben,
Sayın Bakanımızdan şunu özellikle beklerim: Yani, bir gün sonra olsa
ne olur?! Hakikaten burada bazı çelişkiler var, arkadaşlardan gelen
bilgileri okudukça… Ben teknik bir zat değilim; ama, ben, vasıflı insanların
yetişmesinden, onların ülkeye hizmet üretmesinden yanayım; niye;
vasıflı, eğitimli bir insan:
1- Daha az iş kazası yapar.
2- Kendisini korur, daha az meslek hastalığına
yakalanır.
3- Üretken olur, ürettiğinden pay alır; hem ülkeye
katkısı olur, hem kendisine katkısı olur, hem çalıştırana katkısı
olur.
Bir şey daha var: Kâr eden bir müessese süreklilik
arz eder ve orada bu insanlara sürekli çalışma imkânı sağlanır.
Biz bunların hepsini düşünüyoruz, biliyoruz;
ama, burada özellikle şunu ifade etmek isterim değerli arkadaşlarım:
Bakınız, şimdi Genel Kurul kimlerden oluşuyor: Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığından iki üye, Millî Eğitim Bakanlığından üç üye, Maliye Bakanlığından
bir üye, Bayındırlık Bakanlığından bir üye, Sağlık Bakanlığından
bir üye, Tarım Bakanlığından bir üye, Sanayi ve Ticaret Bakanlığından
bir üye…” Yani, sıralamayla bitmez. Ben, şunu söylüyorum…
MEHMET KILIÇ (Konya) – Alt tarafını da oku.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Altını mı okudum? Sendikalardan…
Bakınız orada bir…
MEHMET KILIÇ (Konya) - Oku, devam et.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Okuyorum, onu da okuyorum.
Bir dakika, orada bir şey daha var.
MEHMET KILIÇ (Konya) – İşine geldiği yerde kesiyorsun.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Burada çoğunluk esasını
gözardı etmişsiniz. Burada üç konfederasyonu dahil etmişsiniz,
burada bir konfederasyon olması lazım. Çoğunluk esası burada ortadan
kaldırılmış. Okuyun...
“… üniversitelerin çalışma, ekonomi, işletme
ve meslekî eğitimle ilgili alanlardan sorumlu bölümünden bir kişi,
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından bir kişi, Avrupa Birliği
Genel Sekreterliğinden bir kişi, Türkiye İş Kurumundan bir kişi,
Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme ve Denetleme İdare Başkanlığından
bir üye, Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan bir üye, Türk Standartları
Enstitüsünden bir üye, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden dört
üye…” Niye Türk-İş’den değil, ondan dört üye?
MEHMET KILIÇ (Konya) – Devam et, devam et.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – “… Türkiye Esnaf ve
Sanatkârlar Kurumundan dört üye, Ziraat Odalarından bir üye…” Eksiği
ne?! “…Türkiye Serbest Muhasebeciler
Odalarından bir üye, Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğinden
-ki, işin ağırlığı, özü budur değerli arkadaşlarım- iki üye” neyi eksik; işin ehli, yürüten mimar,
mühendislerden- iki üye de diğerlerinden, dört üye?! Sonra, bu iki üye
ne iş yapacak; onu da merak ediyorum. “…Türkiye Seyahat Acenteleri
Birliğinden bir üye, Türkiye İhracatçılar Meclisinden bir üye…” En
fazla üyeye sahip üç işçi kuruluşundan… Çoğunluk esası burada ortadan
kalkmadı mı?!
MEHMET KILIÇ (Konya) – “En fazla” diyor, en fazla.
BAYRAM ALİ MERAL (Devamla) – Müsaade eder misiniz.
Siz nasıl bölüştünüz şeyi; çoğunluk esasına göre
bölüşmediniz mi Divanı, her şeyi; burada niye yok çoğunluk esası?!
3 tane şeyi niye katıyorsunuz? Bakınız, bazı şeyleri karnınızda
saklamayın. Deyin ki, bizim bir kuruluşa borcumuz var, onun hatırına
öbürünü de yanına kattık, kimin hakkını bölüştürdük; Türk-İş’in. Bunu
böyle deyin de, helal olsun diyelim, açık açık söyleyelim. Yani, yuvarlamanın,
toprağa katmanın, toza gömmenin ne âlemi var değerli arkadaşlarım;
bunların adı budur, söyleyin böyle.
Yönetim kurulu... Yönetim kurulu da, Çalışma Bakanlığı
ile -başkanı, yardımcısı- Millî Eğitim Bakanlığı.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu neye benzer biliyor
musunuz -kusura bakmayın- bir Ekonomik ve Sosyal Konsey oluşturduk
ya, zamanında göklere çıkardık, şey yaptık, adı var şanı yok, hiçbir
etkisi yok. Etkisi yok demiyorum, burada bir sorun daha var. Burada,
tek kuruş, belki de, görünüme göre, devletin ekonomik katkısı olmayacak;
biraz önce siz de söylediniz. Bugün, ekonomik yönden, yani, üye aidatıyla
geçinen kuruluşlar var. İsim vermek istemiyorum. Bunlardan katkı
alamadığınız zaman ne yapılacaktır orada? Ne yapacaksınız? Bunun
hesabı yapıldı mı?
Sayın
Çalışma Bakanımız, bu konuların hepsini, kimin nereden geldiğini,
kimin nereden gittiğini, kimin bankada neyi var, kimin bankada neyi
yok; düğmeye basıyoruz, şimdi hepimizin gözünün önüne geliyor. Öyle
kuruluşlar var ki bugün, zor yaşamını sürdürüyor. Onlardan herhangi
bir katkı alamadığınız zaman ne olacaktır burada değerli arkadaşlarım?
Yoksa, eğitimde insanları yetiştiriyorsunuz, bilgilendiriyorsunuz,
bilgisi karşısı sertifikasını veriyorsunuz, her gittiği yerde o
sertifikanın geçerliliği sağlanıyor, üretken oluyor, az kaza yapıyor,
verimi artırıyor. Buna, kim, ne der değerli arkadaşlarım?! Buna
hiç kimsenin bir şey dediği yok; ama, bunun içinde, özünde bazı çelişkiler
var.
Bu
çelişkilerin ana noktası; bir, YÖK dışlanmıştır; iki, Türkiye Mimar
Mühendis Odaları dışlanmıştır; çünkü, işin ana noktasını yürüten,
yöneten onlardır.
Umuyorum
ki, Sayın Bakanım bu durumları da dikkate alır; böyle, bütün tarafların
kabulleneceği, verimin artması için daha yetişkin elemanların gelecekte
iş bulacağı bir ortamın yaratılmasını hepimiz istiyoruz.
(Mikrofon
otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN
– Sayın Meral, lütfen, toparlar mısınız.
Buyurun.
FİKRET
BADAZLI (
BAŞKAN-
Sayın Badazlı, lütfen…
Sayın
Meral, buyurun.
BAYRAM
ALİ MERAL (Devamla) - 35 yaşındaki adamların çalışmasından rahatsız
oluyorsanız…
FİKRET
BADAZLI (
BAYRAM
ALİ MERAL (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, o zaman, yaşı niye yükselttiniz?!
Bakınız,
şimdi, laf lafı açıyor, söylesem bir türlü söylemesem bir türlü. Şimdi,
sizin iş verdiklerinize gidin deyin ki, şu emekli olmuş adamlar, iş
verdikleriniz var ya, o müteahhitler - biz vermiyoruz, siz iyi bilirsiniz;
sizi de kastederek söylemiyorum- o müteahhitlere deyin ki “tığ gibi
gençler var; iş bekliyor -asgarî ücret de vermiyor onlara- karın tokluğuna
bu insanları çalıştırmayın. Çalıştırırsanız size iş vermeyiz, size
ihale vermeyiz” deyin; bu kadar basit sayın milletvekilim.
Elindeki baltayı niye bir başkasının eline veriyorsun?!
O, baltayı kullanmayı bilmezse, kendi dizine de vurur, senin dizine
de vurur bugün olduğu gibi.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Meral.
Tümü üzerinde, Anavatan Partisi Grubu adına söz
isteyen Ankara Milletvekili Muzaffer Kurtulmuşoğlu.
Buyurun Sayın Kurtulmuşoğlu. (Anavatan Partisi
sıralarından alkışlar)
ANAVATAN
PARTİSİ GRUBU ADINA MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU (Ankara)- Sayın Başkan,
sayın milletvekilleri; 1193 sıra sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu
Kanunu Tasarısının geneli üzerinde Anavatan Grubu adına söz almış
bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın
Başkan, sayın milletvekilleri; hepimizin
Bugün, ülkemizin en büyük sorunlarından birisi
işsizlik. Doğru… İktidara gelirken de işsizliği yok edecektiniz;
olmadı, yüzde 11’e çıktı.
TEVFİK AKBAK (Çankırı) – Yüzde 8’e indi.
MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU (Devamla) - Türkiye
nüfusunun yüzde 11’i işsiz, genç nüfusun da yüzde 17’si işsiz.
Bu yıl, ÖSS’ye giren genç sayısı 1 679 000 kişi. Ümitlerini,
üniversite kapılarında, geleceğini garantiye almak için, yükseltmek
için imtihana girdiler. 1,5 milyon insan, üniversite kapısından geri
döndü. Hoş, üniversite mezunu olanlar sanki iş mi buldu bu ülkede;
hayır. Aşağı yukarı 3 000 000’a yakın da neredeyse, kravatlı dediğimiz,
biz elitlerin -güya elitiz- işsiz üniversite mezunu demiyoruz da,
kravatlı insanların sokaklarda işsiz dolaştığını söylüyoruz. Bu
bir yeni moda.
Hükümetlerin işi, insanlara iş bulmaktır, aş bulmaktır;
huzur bulmaktır ülkede, sokakta insanların huzurlu yürümesini
temin etmektir; ama, ne yazık ki, bugün, ne iş bulabildik ne aş bulabildik
ne de sokakta rahatça yürüyebiliyoruz. Evet, senede 40 000 ara eleman
yetiştirilmesi lazım Türkiye için. Doğru; ama, hangi iş sahasına
hangi yatırımı yaptın da, bunları, 40 000 kişi senede yetiştirip
işyerlerine koyacaksınız?!
Sevgili arkadaşlarım, yasa çıkarmak -işte, burada
çoğunlukta olduğunuz için de, belli olduğunuz için, kaldır parmağını,
indir parmağını, çıkıyor- kolay da, asıl mesele bu yasaları uygulamak.
İşsizliği önlemek, gayemiz; ama, nasıl önleyeceğiz?!
Bakınız, size bir şey söyleyeyim: Hükümet, diğer olaylarda olduğu
gibi, işsizliği önlemede de sınıfta kaldı. Sevgili arkadaşlarım,
eğer, insanların ürünlerine normal değeri vermezseniz, insanların
işinde ekmek kazanabilecek, temin edebilecek bir iş bulduramazsanız
işsizliği devamlı artırırsınız. Bunlardan bir tanesi, son zamanlarda,
Karadeniz’de, fındıkta oynanan oyundur. Sevgili arkadaşlarım, 8 000 000 insan bu fındıktan nasibini
alıyordu. Şöyle bir bakınız Karadeniz vilayetlerine; eğer, bunların,
Giresun’un, Ordu’nun, Trabzon’un, Düzce’nin fındıktan başka geliri nedir
diye bir bakınız; hiçbir geliri yok, iki senede de bir olur. Ne yaptınız;
bu insanların da emeğinin karşılığını vermeyerek bu insanları
mağdur ettiniz.
ASIM AYKAN (Trabzon) – Yanlış!.. Yanlış!..
MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU (Devamla) - Sevgili
arkadaşlarım, sadece mağdur etmekle kalınmıyor. Bakınız, işsizliği
önlemek için uğraşıyoruz.
ASIM AYKAN (Trabzon) – Yanlış ama!..
MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU (Devamla) - O yanlış
senin yanlışın; benim doğrularım ayrı.
ASIM AYKAN (Trabzon) – Olur mu öyle şey?!. Rakamlar
konuşuyor, rakamlar…
MUZAFFER R. KURTULMUŞOĞLU (Devamla) – Şimdi, bakınız,“rakamla
konuş” diyen arkadaşıma söylüyorum; Giresun’dan, aşağı yukarı,
göç eden 1 000 000’a yakın insan İstanbul’da, Trabzon’dan 700 000... Söyle
bakalım, var mı yok mu yanlışı?!
ASIM AYKAN (Trabzon) – Yok!..