DÖNEM: 22 CİLT: 123                                                          YASAMA YILI: 4

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TUTANAK DERGİSİ

 

 

115 inci Birleşim

14 Haziran 2006 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMALAR

 IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Ceylanpınar Tarım İşletmeleri sınırları içerisinde yaşayan göçerlerin sorunlarına ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı

2.- Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı'nın, UNESCO'nun 2007'yi Mevlânâ Yılı ilan etmesine ve Hz. Mevlânâ'nın tasavvufî düşünceleri ile eserlerine ilişkin gündemdışı konuşması

3.- Siirt Milletvekili Öner Ergenç'in, Türk Kızılayının kuruluşunun 138 inci yılı münasebetiyle, kurumun faaliyetlerine ilişkin gündemdışı konuşması

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Yalova Milletvekili Muharrem İnce ve 32 milletvekilinin, Millî Eğitim Bakanlığı çalışanlarının sorunları konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/30)

2.- Anavatan Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Gaziantep Milletvekili Ömer Abuşoğlu  ve Malatya Milletvekili Süleyman Sarıbaş'ın, TRT'nin yayın politikası ve personel yönetimiyle ilgili çeşitli iddiaların araştırılarak TRT'nin aslî görevlerini daha sağlıklı yürütebilmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/372)

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

 

1.- Edirne Milletvekili Nejat Gencan'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Raporu (3/961) (S. Sayısı: 1176)

2.- Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler'in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Raporu (3/982) (S. Sayısı: 1177)

3.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

4.- Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1030) (S. Sayısı: 904)

5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/1115) (S. Sayısı:1147)

6.- Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/1158) (S. Sayısı: 1206)

 

VI.- ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- (10/366) esas numaralı Meclis araştırması önergesinin öngörüşmesinin, Genel Kurulun 14.6.2006 Çarşamba günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin CHP grup önerisi

VII.- AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun, Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, konuşmasında, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

VIII.- USUL HAKKINDA GÖRÜŞMELER

1.- Hükümetin ve salt çoğunluğunu sağlayan komisyonun katıldığı bir önerge hakkında önerge sahibine söz verilmemesi üzerine, Başkanın tutumu hakkında

IX.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, bankacılık sektöründe yabancılara yapılan satışlarla ortaya çıkan sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/13952)

2.- Ankara Milletvekili Mehmet TOMANBAY'ın, Jandarma Genel Komutanlığı ile imzalanan bir protokolün iptal edilip edilmediğine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/13963)

3.- Balıkesir Milletvekili Turhan ÇÖMEZ'in, zehirli atıkların bertarafına ve çevreye etkilerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/13964)

4.- Tekirdağ Milletvekili Enis TÜTÜNCÜ'nün, Tekirdağ-Çorlu'daki 23 Nisan kutlamalarında bazı öğrencilerin kıyafetlerine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/14021)

5.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, özel kalem müdürlüğüne yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/14023)

6.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, Konya İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/14026)

7.- Denizli Milletvekili Mehmet YÜKSEKTEPE'nin, İLKSAN'a ilişkin sorusu Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/14029)

8.- Balıkesir Milletvekili Orhan SÜR'ün, Türkiye Jokey Kulübünün kiraladığı AOÇ arazisi üzerinde gerçekleştirmek istediği bir tasarrufa,

- Muğla Milletvekili Fahrettin ÜSTÜN'ün, doğal afetlerden zarar gören çiftçilere,

- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, Konya-Çeltik-İshakuşağı Köyündeki Hazine arazilerine,

- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, TMO'da yapılan bazı personel görevlendirmelerine,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/14240, 14241, 14242, 14243)

9.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün, ihale ilanlarıyla ilgili düzenleme çalışmalarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/14253)

10.- Adana Milletvekili Tacidar SEYHAN'ın, Bingöl Orman Müdürlüğünün kapatılma nedenine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/14267)

 

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak dört oturum yaptı.

 

Iğdır Milletvekili Yücel Artantaş, Iğdır'da pancar üreticilerinin ve hayvancılıkla uğraşanların karşılaştıkları sorunlar ile alınması gereken tedbirlere,

Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen ve Muğla ili Bodrum İlçesinden İngiltere'ye götürülen Mausoleion'un ülkeye tekrar ne zaman kazandırılacağına, SİT alanı içinde bulunan bazı koylara inşaat izni verilmesinin sakıncalarına,

Adana Milletvekili Recep Garip, Cahit Zarifoğlu ve Cemil Meriç'in ölüm yıldönümlerinde, eserlerine ve edebî kişiliklerine,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

 

Ankara Milletvekili Yakup Kepenek ve 32 milletvekilinin, arkeolojik değerlerin korunmasında ve müzelerin güvenliğinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi (10/371),

Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı ve 32 milletvekilinin, Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Araçları ve Donatım Dairesi Başkanlığınca yapılan ihalelerin hukuka uygunluğunun araştırılması (10/370),

Amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacakları ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı bildirildi.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili İsmail Alptekin'in, beraberinde bir Parlamento heyetiyle, Bangladeş Parlamento Başkanı Muhammad Jamuriddin Sincar'ın, Bangladeş'e resmî davetine icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

 

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

7 nci sırasında yer alan 952 sıra sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Tasarısı ve Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir ile Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan ve Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ile 12 milletvekilinin Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Tekliflerinin bu kısmın 5 inci sırasına, 291 inci sırasında yer alan 1040 sıra sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun Tasarısının 6 ncı sırasına alınmasına ilişkin CHP Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği;

355 inci sırasında yer alan 1192 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 4 üncü sırasına, 364 üncü sırasında yer alan 1205 sıra sayılı kanun teklifinin 6 ncı sırasına, 361 inci sırasında yer alan 1202 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına, 358 inci sırasında yer alan 1199 sıra sayılı kanun teklifinin 8 inci sırasına, 360 ıncı sırasında yer alan 1201 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına, 363 üncü sırasında yer alan 1204 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 46 ncı sırasında yer alan 945 sıra sayılı kanun tasarının 11 inci sırasına, 359 uncu sırasında yer alan 1200 sıra sayılı kanun teklifinin 12 nci sırasına, 290 ıncı sırasında yer alan 933 ve 933'e 1 inci ek sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına, 297 nci sırasında yer alan 1057 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü sırasına, 362 nci sırasında yer alan 1203 sıra sayılı kanun tasarısının 15 inci sırasına, 48 inci sırasında yer alan 662 sıra sayılı kanun tasarısının 16 ncı sırasına, 344 üncü sırasında yer alan 1159 sıra sayılı kanun tasarısının 17 nci sırasına, 15 inci sırasında yer alan 949 sıra sayılı kanun teklifinin 18 inci sırasına, 356 ncı sırasında yer alan 1193 sıra sayılı kanun tasarısının 19 uncu sırasına, 7 nci sırasında yer alan 952 sıra sayılı kanun tasarısının 20 nci sırasına, 288 inci sırasında yer alan 1037 sıra sayılı kanun tasarısının 21 inci sırasına, 291 inci sırasında yer alan 1040 sıra sayılı kanun tasarısının 22 nci sırasına, 292 nci sırasında yer alan 1041 sıra sayılı kanun tasarısının 23 üncü sırasına, 16 ncı sırasında yer alan 922 sıra sayılı kanun tasarısının 24 üncü sırasına, 14 üncü sırasında yer alan 1086 sıra sayılı kanun tasarısının 25 inci sırasına, gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak dağıtılan 1206 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısının 48 saat geçmeden 5 inci sırasına alınmasına ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel Kurulun 13.6.2006 Salı ve 14.6.2006 Çarşamba günkü birleşimlerinde sözlü sorular ile diğer denetim konularının görüşülmemesine, 13.6.2006 Salı günkü birleşiminde kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; ayrıca, Genel Kurulun 13.6. 2006 Salı ve 14.6.2006 Çarşamba günleri 15.00-23.00, 15.6. 2006 Perşembe günü 14.00-22.00 saatleri arasında çalışmasına; 1192 sıra sayılı kanun teklifinin 1 ilâ 20 nci maddelerin birinci bölüm, 21 ilâ 38 inci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1206 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 23 üncü maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ geçici 4 üncü maddeleri ile 24 ilâ 41 inci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1202 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 8 inci maddelerinin birinci bölüm, 9 ilâ 16 ncı maddelerinin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1201 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 18 inci maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ geçici 3 üncü maddeleri ile 19 ilâ 31 inci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 945 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 15 inci maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ 4 üncü maddeleri ilâ 16 ilâ 31 inci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 933 ve 933'e 1 inci ek kanun tasarısının 1 ilâ 25 inci maddelerin birinci bölüm, 26 ilâ 50 nci maddelerin ikinci bölüm, 51 ilâ 75 inci maddelerin üçüncü bölüm, 76 ilâ 97 nci maddelerin dördüncü bölüm, 98 ilâ 103 üncü maddeler ile 98 inci maddeye bağlı ek 15, 16, 17, 18 ile 99 uncu maddeye bağlı geçici 19 ilâ 20 nci maddelerin de beşinci bölüm olmak üzere beş bölüm, 1057 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 30 uncu maddelerin birinci bölüm, 31 ilâ 58 inci maddelerin de ikinci bölüm, 59 ilâ 71 inci maddeler ile 69 uncu maddeye bağlı ek 3 üncü ve 4 üncü maddeler, geçici 6 ncı madde ile geçici 1, 2, 3 ve 4 üncü maddelerin de üçüncü bölüm olmak üzere üç bölüm, 662 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 20 nci maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ 2 nci maddeler ile 21 ilâ 43 üncü maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm , 1159 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 19 uncu maddeler ile 12 nci maddeye bağlı (38)A, (38)B, (38)C maddelerin birinci bölüm, 20 ilâ 40 ıncı maddeler ile 20 nci maddeye bağlı geçici 10, 11, 12 nci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1193 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 19 uncu maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ 2 nci maddeler ile 20 ilâ 33 üncü maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1037 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 15 inci maddelerin birinci bölüm geçici 1 inci madde ile 16 ilâ 31 inci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1040 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 9 uncu maddelerin birinci bölüm, geçici 1 inci madde ile 10 ilâ 16 ncı maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1041 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 20 nci maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ 5 inci ile 21 ilâ 41 inci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 922 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 13 üncü maddelerin birinci bölüm, geçici 1 ilâ 4 üncü madde ile 14 ilâ 24 üncü maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm, 1086 sıra sayılı kanun tasarısının 1 ilâ 21 inci maddelerin birinci bölüm, 22 ilâ 26 ncı maddeler ile 22 nci maddeye bağlı yeni eklenen 66 ilâ 74 üncü maddeler ile geçici 1 ve 2 nci maddelerin de ikinci bölüm olmak üzere iki bölüm halinde İçtüzüğün 91 inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesine ve bölümlerinin ekteki cetvellerdeki şekliyle olmasına ilişkin AK Parti Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği;

İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, Devlet Memurları Kanununa Ek Madde Eklenmesine İlişkin (2/763),

Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Özel Eğitim Kurumları Odası Kurulmasına Dair (2/238),

Kanun Tekliflerinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergelerinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedikleri;

Açıklandı.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı: 305), görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden;

2 nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin (1/1030) (S. Sayısı: 904),

3 üncü sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/1115) (S. Sayısı:1147),

Kanun Tasarılarının görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından;

Ertelendi.

 

İçtüzüğün 91 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak bölümler halinde görüşülmesi kararlaştırılmış bulunan:

4 üncü sırasına alınan, Kurumlar Vergisi Kanunu Tasarısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Küçükaşık ve 47 Milletvekilinin; Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifinin (1/1170, 2/719) (S. Sayısı 1192), görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan açıkoylamadan sonra, kabul edilip kanunlaştığı açıklandı.

 

5 inci sırasına alınan, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısının (1/1158) (S. Sayısı: 1206), tümü üzerinde bir süre görüşüldü.

 

14 Haziran 2006 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 22.58'de son verildi.

 

 

 

 

 

 

Nevzat Pakdil

 

 

 

Başkanvekili

 

 

Bayram Özçelik

 

Mehmet Daniş

 

Burdur

 

Çanakkale

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Ahmet Gökhan Sarıçam

 

 

 

Kırklareli

 

 

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

 

 

No: 161

 

II.- GELEN KÂĞITLAR

14 Haziran 2006 Çarşamba

Meclis Araştırması Önergesi

1.- Anavatan Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Gaziantep Milletvekili Ömer ABUŞOĞLU ve Malatya Milletvekili Süleyman SARIBAŞ'ın, TRT'nin yayın politikası ve personel yönetimiyle ilgili çeşitli iddiaların araştırılarak TRT'nin asli görevlerini daha sağlıklı yürütebilmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/372) (Başkanlığa geliş tarihi: 9/6/2006)

Genel Görüşme Önergesi

1.- Yalova Milletvekili Muharrem İNCE ve 32 Milletvekilinin Millî Eğitim Bakanlığı çalışanlarının sorunları konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/30) (Başkanlığa geliş tarihi: 9/6/2006)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

14 Haziran 2006 Çarşamba

BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)

BAŞKAN - Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 115 inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim; konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet, bu konuşmalara cevap verebilir. Hükümetin konuşma süresi 20 dakikadır. 

Gündemdışı ilk söz…

Bunu belirtmeden önce, dün uyguladığımız şeyi bugün de uygulayacağımı belirtmek istiyorum. Grup adına veya şahıslar adına konuşacak olan arkadaşlara sadece ek 1 dakika süre verilecektir. Arkadaşlarımızın buna riayet etmelerini özellikle istirham ediyorum.

Gündemdışı ilk söz, Ceylanpınar Tarım İşletmeleri sınırları içerisinde yaşayan göçerlerin sorunları hakkında söz isteyen, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'e aittir.

Sayın Melik, buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Ceylanpınar Tarım İşletmeleri sınırları içerisinde yaşayan göçerlerin sorunlarına ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı

MEHMET VEDAT MELİK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ceylanpınar Tarım İşletmeleri sınırları içerisinde yaşayan göçerlerin sorunlarına ilişkin düşüncelerimi ifade etmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 1 750 000 dekar büyüklüğündeki Ceylanpınar Tarım İşletmesi, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü kapsamındaki en büyük işletmedir. Osmanlı dönemindeki toprak düzenine göre has arazisi olarak işletilen bu topraklar, cumhuriyetle birlikte devlet üretme çiftliği kapsamına alınmış ve 1943 yılından itibaren de çiftlik olarak tanzim edilmeye başlanmıştır. Yalnız, çiftliğin sınırları tespit edilirken, bu bölgede çok uzun yıllardan beridir yaşayan, geçimini hayvancılıkla sağlayan, bizlerin kısaca "göçer" dediğimiz insanların varlığı gözardı edilmiştir. Günümüzde, başta Hamik, Sofra, Göle ve Gellegöç olmak üzere, toplam 25 yerleşim biriminde hayvancılık yaparak yaşamlarını sürdürmeye çalışan, sayıları şu anda yaklaşık 470 aile ve 4 000'e ulaşan insanlarımız, çiftliğin kurulmasından itibaren ve özellikle de 1990'lı yıllardan sonra idareyle çok ciddî sorunlar yaşamaya başlamışlardır. İdare, göçerleri işgalci olarak nitelendirirken, göçerler de asırlardır bu bölgede yaşadıklarını, bu araziler üzerinde hakları olduğunu, tapulama tespitleri sırasında haklarını savunamadıkları için bugün bu duruma düştüklerini iddia etmektedirler.

Değerli milletvekilleri, gerek 22 nci Dönemde KİT Komisyonunun Ceylanpınar Tarım İşletmesine yaptığı geziyle ilgili tutanaklar olsun gerekse başta Ceylanpınar Kaymakamlığı olmak üzere bütün resmî birimlerin verdiği raporlarda olsun "göçer" dediğimiz bu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının 19 uncu Yüzyıl şartlarında yaşadıkları açıkça belirtilmektedir; çünkü, bu vatandaşlarımız idarece işgalci olarak kabul edilmekte, dolayısıyla, başta eğitim, sağlık, su, yol olmak üzere, hiçbir hizmet bunlara götürülmemektedir. Çevre ilçelerde kendini bir mahalle veya köye kaydettiremeyenlerin, nüfus cüzdanları olmadığı için, birçoğu yeşilkart dahi alamamaktadır. 2005 yılı öğretim yılı itibariyle bu yerleşim yerlerinde yaşayan yaklaşık 500 çocuk, hiç okula başlayamamıştır. Bu yerleşim birimlerindeki evlerin çok büyük çoğunluğunda tuvalet dahi yoktur. İşgalci olarak kabul edildikleri için, tuvalet yapmalarına dahi izin verilmemektedir. 2005 yılı haziran ayında Hamik yerleşim yerinde buğday saplarını koymak amacıyla 1 metre yüksekliğinde bir yer yaptığı için İsmail Demir isimli vatandaş, çiftliğin bekçileri tarafından bütün köy halkının gözleri önünde vurularak öldürülmüştü. Vuranlardan hiçbiri tutuklu değildir; ancak, olaya şahitlik etmek isteyen bazı yerel bekçiler derhal başka tarım işletmelerine sürgüne gönderilmişlerdir. Gerçi, göçerlerin eğitim sorunlarının çözümü için çiftlik sınırları dışında iki alana okul yapılması için Sayın Millî Eğitim Bakanı söz ve talimat vermişlerdir. Yöre insanları, 2006-2007 öğretim yılında, çocuklarını yeni açılacak bu okullara göndermeyi dört gözle beklemektedirler.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz yıl, özellikle Hamik Köyünden İsmail Demir'in öldürülmesinden sonra, KİT Komisyonu kapsamında benim de davet edildiğim ve çalışmalarına katıldığım bir komisyon kurulmuştu. Komisyonun yaptığı uzun çalışmalardan sonra, göçerlerin sorununa köklü bir çözüm getirilebilmesi için yasa değişikliği gerektiği, bunun için de 2510 sayılı İskân Kanununa bir madde eklenerek sorunun çözülebileceğine karar verilmiş, bu amaçla da bir taslak hazırlanmıştı; ancak, bu çalışmaların üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bir sonuca varılamamış ve derhal de dosya rafa kaldırılmıştır.

Değerli arkadaşlar, Türkiye ilginç bir ülkedir. Aslında, ülkede bir şey yoktur da, ülkeyi yönetenler tuhaftır. Bunları niye söylüyorum; bakın, şimdi, Ceylanpınar göçerleri söz konusu olduğu zaman ilgili-ilgisiz herkes bölgenin stratejik önemi ve güvenlik kaygılarını öne sürmektedir. Eğer ilgilenirseniz, lütfen, tutanakları açın, okuyun, bu iddiaları açıkça göreceksiniz; ama, Ceylanpınar'ın da güney sınırını çizen mayınlı sahanın yabancı firmalara kırkdokuz yıllığına yap-işlet-devret modeliyle verilmesi kararından ya haberdar değildirler veya daha kötüsü, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk vatandaşları için yapılacak bir düzenlemenin Türkiye'nin güvenliğini etkileyeceğini, daha doğrusu, bu vatandaşlarımızın, sınırın sıfır noktasını boydan boya elinde tutacak olan, ne olduğu belli olmayan yabancı firmalardan ülke için daha tehlikeli olduğu görülmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu bölgede yaşayan insanların büyük bölümü, daha bu işletme oluşturulmadan yıllar öncesinden beri bu bölgede oturmaktadırlar. Bunları işgalci olarak nitelendirmek biraz haksızlık olmaktadır. Göçerlerin tarım işletmesi alanı içinde bulunmalarının kendilerine göre nedenleri vardır; ama, acaba, Atatürk Orman Çiftliğini işgal eden kişi veya kurumların geçerli nedenleri nelerdir; yoksa, onların babaları ve dedeleri de Atatürk Orman Çiftliği alanında koyun mu otlatmaktaydı?! Göçerlere işgalci diyenlerin, Türkiye Cumhuriyetinin ve özellikle Ankara'nın simgesi olan Atatürk Orman Çiftliğinde şimdiye kadar yapılan arazi yağmasını unutmamalarını ve bundan sonra planlanan arazi talanını önlemek için ne tür tedbirler alacaklarını iyice düşünmelerini öneriyorum. Ama, benim başka bir teklifim var: Gelin, önce, Atatürk Orman Çiftliği içindeki tüm işgalcileri, ama tümünü, yani, şu kadar yıllığına, kırkdokuz, ellidokuz yıllığına çiftliğin arazisini kiralayıp tesis yapanlar da dahil dışarı atalım, Atatürk Orman Çiftliğini temizleyelim, ardından da Ceylanpınar arazisi içindeki göçerleri kovalayalım.

Değerli milletvekilleri, bütün Türk Halkı gibi Ceylanpınar göçerleri de sorunlarının çözüm yerinin ve adaletin dağıtıldığı merciin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğu yönündeki inançlarını halen muhafaza etmektedirler. Bu nedenle, Afgan göçmenlerini, Ahıska Türklerini yerleştiren Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Ceylanpınar göçerlerine bir yer bulması şarttır.

Bu arada, ben buradan Hamik halkı adına Sayın Adalet Bakanına seslenmek istiyorum; İsmail Demir'in katillerini bulun ve cezalandırın ki, kamu vicdanı huzura kavuşsun.

Değerli arkadaşlar, üzülerek söylüyorum ki, ben, bu sorunun Hükümet tarafından ciddîye alınarak çözüleceğine inanmıyorum; ama, ülkemizin acı gerçeklerinin ve vatandaşımızın içler acısı durumunun bir kez daha tutanaklara geçmesini istiyorum; çünkü, üçbuçuk senedir GAP Projesinin en büyük sulama alanı olan…

BAŞKAN - Sayın Melik…

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Bitiriyorum.

BAŞKAN -  Hayır, bitiriyorsunuz da, sistemde bir arıza oldu, benim bildiğim kadarıyla şu anda 10 dakikaya yakın bir konuşma oldu; ama, sistemde arıza olduğu için ben de sözünüzü kesmek istemedim.

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Son cümleyi söyleyeyim mi?

BAŞKAN - Buyurun, buyurun.

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Son cümleyi söyleyeyim mi? İstemiyorsanız keseyim yani.

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MEHMET VEDAT MELİK (Devamla) - Çünkü, üçbuçuk senedir GAP Projesinin en büyük sulama alanı olan Harran Ovasını Türkiye'ye bağlayan Akçakale-Urfa arasındaki 50 kilometrelik yolu bile bitiremeyen bir Hükümetin, daha karmaşık bir konuyu çözmeye çalışacağına inanmıyorum.

Yüce Meclisi saygılarımla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Melik.

Gündemdışı konuşmaya, Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek cevap vereceklerdir.

Buyurun Sayın Bakanım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gündemdışı konuşmayla ilgili kısaca bilgi vermek isterim.

Ceylanpınar Tarım İşletmesi, Türkiye'deki, Bakanlığa bağlı tarım işletmelerinin en büyüklerinden bir tanesidir ve burada bir göçer sorunu da vardır. Ancak, göçer sorunu, elli yıllık hukukî, sosyal ve ekonomik boyutları olan da bir sorundur. İlk defa 1995 yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından rapora alınmış, daha sonra her yıl raporda yer almasına rağmen, bugüne kadar da kesin bir çözüme kavuşturulamamıştır.

Hükümetimiz döneminde bu sorunu yerinde tespit edip, çözmek amacıyla KİT Komisyonu toplantısı ve devletin ilgili birimleri bir araya gelmek suretiyle, buna bir köklü çözüm bulma yoluna gitmiştir. Bu statüde olan vatandaşlarımızın hem barınma hem iştigal alanlarıyla ilgili olarak kendilerine her türlü imkânı sağlayabilmek noktasında nasıl bir çözüm bulunabilir, bu toplantılarda tartışılmış, sonuçta bir karara da varılmıştır.

Şimdi, önümüzdeki günlerde, bu konuyla ilgili olarak, arkadaşlarımızın, devletin ilgili birimleriyle beraber hazırlamış olduğu kanun tasarısı ya da teklifi -tasarı tarzında da gelebilir, teklif tarzında da gelebilir- Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna gelecektir. Böylece, yarım asrı aşan bir zamandan beri Türkiye'nin önünde bir sorun olarak kalan bu konu, kökten bir çözüme kavuşmuş olacaktır. Bunu yaparken, hak, hukuk, adalet duyguları içerisinde bu sorunun çözülmesi gerekmektedir. Kanun tasarısı huzurlarınıza geldiğinde, hiç şüphesiz, buradaki değerli arkadaşlarımızın ve bu konuyu açıklamamıza fırsat veren çok değerli milletvekilimizin de katkısıyla, bu sorun kökten çözülmüş olacak, bir daha bu konuya tekrar dönme imkânımız da kalmayacaktır.

Kısaca bu açıklamayı yapmayı ve size bilgi sunmayı görev saydım; hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

Gündemdışı ikinci söz, UNESCO'nun 2007 yılını Hazreti Mevlânâ Yılı olarak kabul etmesiyle ilgili söz isteyen, Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı'ya aittir.

Sayın Ünaldı, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

2.- Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı'nın, UNESCO'nun 2007'yi Mevlânâ Yılı ilan etmesine ve Hz. Mevlânâ'nın tasavvufî düşünceleri ile eserlerine ilişkin gündemdışı konuşması

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; UNESCO'nun 2007 yılını Mevlânâ Yılı ilan etmesi dolayısıyla, gündemdışı söz aldım; bu konuda düşüncelerimi sizlerle paylaşmak, sizlere arz etmek istedim. Öncelikle, hepinize, en iyi dileklerle selam ve saygılar sunarken, söz verdiği için Sayın Başkana teşekkür ederim.

Maksadım, çok önemli bulduğum, 2007 yılının Mevlânâ Yılı ilan edilmesi olayını, duymamış olanlara duyurmak, unutanlara hatırlatmak, aklında tutup heyecan duyanlarla duygularımızı paylaşmaktır. Ayrıca, zamanın değerlendirilmesi için gündemde tutmak da, işin diğer yönü. İşte, 2006 yılını yarıladık, geldi, gidiyor 2006, yarın 2007 sanki. UNESCO'nun bu kararını çok önemsiyorum. Konya için de ülkemiz için de insanımız için de çok önemli kazanımlar sağlayacağını düşünüyorum. Konyamız ve ülkemiz için, tanıtım başta olmak üzere, birçok yönden kazanımlar sağlayacaktır ve bu durum bir yılla da bağlı kalmayacaktır; dilerim, bu kazanımların sürdürülmesi için gerekli olanları, üzerimize düşenleri yerine getiririz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu vesileyle, bir gündemdışı konuşmaya sığacak kadar, Konya'dan ve Hazreti Mevlânâ'dan, onun tefekküründen bazı hatırlatmalarda bulunmak isterim.

İnsanlık ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip, büyük bir hatırayla yüklü olan Konya, Mevlânâ'yla birlikte anıldığında, bunu duyan bütün insanlarda, ifade edilmesi güç, muhteşem duygular uyandırmaktadır. Uygarlıklar kavşağında, dokuz bin yıllık bir süre birçok medeniyete ev sahipliği yapan Konya, Anadolu Selçuklu başkenti olmasıyla da ünlü olmakla beraber, esas ününü ve kimliğini ve bir cazibe merkezi oluşunu Mevlânâ'dan kazanır.

Rahmanî, ümitlerle dopdolu, kâmil bir insan, ulu bir şahsiyet olan Hazreti Mevlânâ, yani Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Horosan'ın Belh Vilayetinde 1207'de doğmuş, 5-6 yaşlarındayken ailesi, uzun bir göç serüveninden sonra, Karaman'a gelmiş, orada, 18 yaşında, Lalasının kızıyla evlenmiş ve 20-21 yaşlarında ailesiyle birlikte Konya'ya yerleşmiştir. Burada, yani Konya'da kırk seneden fazla ikamet ile tefekkürünü geliştirip eserlerine aktarmış, ebediyete de burada intikal etmiştir. İlk Hanımı Gevher Hatun'un genç yaşta vefatı üzerine, Gera Hatunla evlenmiş, her iki hanımından 3 erkek, 1 kız, 4 çocuğu olmuştur.

Hazreti Mevlânâ'nın, başta Mesnevî olmak ve diğerleri de, Divan-ı Kebir, Fihi Mâ Fih, Mecalis-i Seb'a ve Mektubat olmak üzere 5 büyük eseri vardır. En büyük eseri Mesnevî, binlerce beyitten oluşmuş muazzam bir umman gibidir. Bu sahanın uzmanları, Fihi Mâ Fih için "eşsiz bir hazine", Mecalis-i Seb'a için "bir şölen", Mektubat için "sevginin, saygının ve büyüklere hürmetin ne olduğunu gösteren bir zarafet, rikkat ve dikkat yüklü bir kaynaktır" derler. Bu 5 kitap bir sofradır. Bu sofra Mevlânâ'nındır. Onun sofrası, gelip oturan bütün insanlara açık durumdadır.

Yunus Emre, Nasreddin Hoca ve Sadrettin Konevi gibi çok büyük şahsiyetlerle de çağdaş olan Hazreti Mevlânâ'nın tefekküründen beslenenler Konya'ya akın etmişler ve etmektedirler. Onun tefekkürü ve tasavvufî düşünceleri, aradan geçen sekizyüz yıla yakın bir süreye rağmen taptaze ve canlı olarak etkisini devam ettirmektedir. Böylesine uzun bir süre etkileyen ve etkilemesini azalmadan sürdüren bu büyük mutasavvıf hakkında yerli yabancı çok sayıda eserler ortaya konulmuş, Goethe başta olmak üzere, ondan etkilenen ve onun hayatını, tefekkürünü ortaya koymaya çalışan Alman, Fransız, İtalyan, İngiliz, Macar, Romanyalı, Güney Amerikalı ve Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı çok sayıda ilim adamı, mütefekkir, şair, sanatkâr, bu konuda eserler vermişlerdir.

Evrensel olduğu kadar insanî ihtiyaçlara da cevap veren hazret, Türkiye'nin coğrafî olarak oluşturduğu köprü vaziyetini gönül ve kültür alanında gerçekleştirmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ünaldı, süreniz doldu; lütfen, 1 dakika içerisinde konuşmanızı tamamlarsanız efendim… Mevlânâ'ya, tabiî, dakikalar, saatler, günler yetmeyeceği için ben onu istirham ediyorum.

Buyurun efendim.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

O, aklı ve kalbi uzlaştıran, ilme dayanan bir tefekkürü temsil etmektedir. Onu salt bir turistik anlayışla ele almak herhalde hataların en büyüğü olur.

Özet olarak, Prof. Arberry'nin ifade ettiği gibi, Mevlânâ Celâleddin Rûmî sekizyüz yıl evvelde dünyayı büyük bir kargaşadan kurtarmıştır. Günümüzde de Avrupa'yı kurtaracak tek şey, onun eserleridir.

Orta Asya'dan kopup gelmiş, Anadoluya yerleşmiş ve Anadolunun cazibe merkezî haline gelmiş Mevlânâ'yı Ahmet Kabaklı'nın ifadesinden bir kırıntıyla hatırlatıverirsek, "Aydın, halk, tarikatlı, medreseli, mektepli, besteci, nakkaş, hattat, şair, bilgin. Herkes aynı ışığın tılsımında uçarken, birbirinden ayırt edilemez pervaneler oluyorlar."

Konyamızın, ülkemizin, milletimizin haklı bir iftihar kaynağı olan Hazreti Mevlânâ'nın gönlünden fışkıran şey sadece belli kalıplara sıkıştırılmış beşerî fikirler değil, ilham kaynağı olarak benimsediği ilahî kaynaklardan süzülen ideallerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ünaldı, son cümlenizi alabilir miyim.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Efendim, bakınız, dün de tatbik ettik ve arkadaşlardan olumlu cevap aldık. Lütfen, cümlenizi alayım; çünkü, bütün arkadaşlara aynı muameleyi uygulayacağım.

Buyurun efendim.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Aynı muamele olmuyor Sayın Başkan.

BAŞKAN - Son cümlenizi alayım efendim.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Bu idealle, insanları, güzele…

BAŞKAN - Sayın Ünaldı, teşekkürünüzü alabilir miyim efendim; istirham edeyim yani.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Son sözlerimi söylüyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Bu idealle, insanları, güzele, doğruya, birlik, beraberlik ve huzura davet etmiştir. Allah'a olan güçlü imanı Kur'an'a ve Hazreti Peygambere tam bağlılığı o'nun en önde gelen özelliklerindendir. Bunun dışında bütün isnatlardan da rahatsız olacağını açıkça belirtir. Bunu açıkça ortaya koyan kendi ifadelerini, Hasan Ali Yücel manzum bir ifadeyle tercüme ve ifade etmiştir.

"Can tende var oldukça kulum Kur'an'a…"

BAŞKAN - Sayın Ünaldı, bundan sonraki arkadaşlarıma tatbik edemem; ama, Hocam. İstirham edeyim, yani, lütfen…

Buyurun.

MUSTAFA ÜNALDI (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan, bitiriyorum son sözlerimi söylüyorum.

"Can tende var oldukça, kulum Kur'an'a

Yol toprağıyım, Peygamber-i zişana

Hakkımda bunun zıddına söz etse birisi

Vay bu söze

Vay böyle diyen insana."

Bu Mevlânâ Yılı başlı başına bir olay olacak, insanlığın onu daha çok ve daha yakından tanımasına vesile teşkil edecektir diyor, Heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Saygıdeğer arkadaşlarım -Sayın Ergenç sizden de istirham ediyorum- lütfen efendim, yani, gezmeler, görmeler, doğmalar, ölmeler; onlar değil, mesajınızı net olarak iletirseniz herkese vakit kalır. İstirham ediyorum, yani, bizi de adalet duygusundan uzak tutmayınız efendim, lütfen.

Gündemdışı üçüncü söz, Kızılayın kuruluşuyla ilgili olarak söz isteyen, Siirt Milletvekili Öner Ergenç'e aittir.

Sayın Ergenç buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3.- Siirt Milletvekili Öner Ergenç'in, Türk Kızılayının kuruluşunun 138 inci yılı münasebetiyle, kurumun faaliyetlerine ilişkin gündemdışı konuşması

ÖNER ERGENÇ (Siirt) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan; süreye riayet etmeye azamî ölçüde dikkat edeceğim efendim.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, savaş alanında yaralı ve hastalara, askerlere yardım fikrinden doğan Türk Kızılayı, bu ulvî görevine yüzotuzsekiz yıldır büyük bir azim ve kararlılıkla ve çalışmalarını, çalışma alanlarını genişleterek ve çeşitlendirerek devam etmektedir. Hamiyetperver halkımızdan aldığı güç ve destekle, yüzotuzsekiz yıldır ülkemizde ve dünyada meydana gelen doğal afetlerde, kriz ve savaşlarda ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılayı, birbuçuk asra yaklaşan tarihî birikimiyle geleceğe de umutla bakmaktadır.

Türkiye'nin taraf olmadığı savaşlardan kaynaklı acıları dindirmek için de tüm varlığıyla çalışan Türk Kızılayı, Birinci Körfez Savaşından etkilenen ve ülkemize sığınmak zorunda kalan onbinlerce mülteciye hizmet vermiş, Afganistan, Bosna-Hersek ve Irak'taki savaştan etkilenen insanlara yardım elini uzatmış olan Kızılay, Somali ve Filistin başta olmak üzere, dünyadaki çatışma alanlarında zarar gören sivil halka Türk Halkının şefkatli ve sıcak dost elini uzatmanın yanı sıra, doğal afetlerden etkilenen ülkelerin de yardımına ve imdadına koşmuş ve bu alanda 38 ülkeye ulaşmıştır. Türk Kızılayı global bir aktör olarak son dönemde Irak, İran, Gürcistan, Endonezya, Sri Lanka, Pakistan ve Sudan'da meydana gelen afetler ve çatışma ortamlarında zarar gören insanların imdadına yetişmiş ve oralardaki insanların yaralarını sarmaya çalışmıştır.

Bundan takriben iki ay kadar önce Sudan'a yaptığımız bir ziyarette, gittiğimizde, özellikle 70 000 mültecinin, evini, köyünü, yurdunu terk ederek, üzerinde bir çadır bile olmadan güneşin altında, yağışın altında on yıldır yaşayan o insanların imdadına yine Türk Kızılayının koştuğunu bizatihi orada müşahede ettik ve nitekim, Sayın Başbakanımızın, oradaki insanlara, su bulamayan, yiyecek bulamayan, ilaç bulamayan o zor durumdaki insanlara bir nebze de olsun sağlık hizmeti verebilmesi bakımından bir hastane yaptırılması talimatı üzerine, Türk Kızılayını, orada bu hastaneyi inşa etme çabası ve çalışması içerisinde gördük ve bu, bu milletin bir ferdi ve bir milletvekili olarak oralarda bizi gururlandırdı ve göğsümüzü kabarttı.

Ancak, bütün bunlar yapılırken, Kızılayın, bu çalışmaları yürütmedeki temel ilkeleri insancıllık, ayırım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik olmuştur ve bugün de bu ilkelerle hizmet vermeye devam etmektedir.

Ancak burada bir hususun altını da kalın çizgilerle çizmek istiyorum ki, Türk Kızılayı, Türkiye'de bir anda 250 000 insanın yardımına koşabilecek tarzda mobilize edilmiş, bütün stoklarını hazırlamış olmasına rağmen, dünyada meydana gelen olaylarda, bu olaylardan zarar gören insanların yardımına koşan, sıralamada, dünyada ikinci kurum olmuştur.

Bugün, bütün dünyanın çeşitli bölgelerinde yardım bekleyen, yemek bekleyen, ekmek bekleyen, çadır bekleyen, ilaç bekleyen, su bekleyen bunca insan varken, dünyada, insanlık, ne yazık ki, kulağını bu problemlere kapatmış ve sadece 2005 yılı içerisinde silahlanmaya 1 trilyon doların üzerinde para harcamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ergenç, 1 dakika eksüre veriyorum; lütfen, konuşmanızı tamamlayın

Buyurun.

ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Bitiriyorum efendim.

Ne yazık ki, bu harcamayı yapanlar, dünyada, gelişmiş ülkeler; ama, öte taraftan, savaşlarda yok olan çocuklara, sakat kalan çocuklara, anasız babasız kalan çocuklara, sahiplenme noktasında, bu duyarlılığı göstermemişlerdir.

Dolayısıyla, Kızılayımızın bu örnek çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Başta Genel Başkanı olmak üzere, bütün çalışanlarını ve Kızılaya yardım eden bütün vatandaşlarımızı tebrik ediyorum ve bir çağrıyla konuşmamı bağlamak istiyorum.

Bütün vatandaşlarımızdan, aziz milletimizden, Kızılaya, başta kan bağışı olmak üzere, her alanda yardım ve destek verilmesini, bir kere daha, milletin kürsüsünden istirham ediyorum ve bu vesileyle, Yüce Heyetinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ergenç.

Biz de Kızılayımıza başarılar diliyoruz.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonun, bazı sayın milletvekillerinin yasama dokunulmazlıkları hakkında 2 adet raporu vardır; sırasıyla okutup bilgilerinize sunacağım.

Okutuyorum:

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1.- Edirne Milletvekili Nejat Gencan'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Raporu (3/961) (S. Sayısı:1176) (x)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tehdit suçunu işlediği iddia olunan Edirne Milletvekili Nejat Gencan hakkında düzenlenen yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair Başbakanlık tezkeresi ve eki dosya hakkındaki hazırlık komisyonu raporu, Karma Komisyonumuzun 3 Mayıs 2006 tarihli toplantısında görüşülmüştür.

Karma Komisyonumuz isnat olunan eylemin niteliğini dikkate alarak Edirne Milletvekili Nejat Gencan hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla sunulur.

   Burhan Kuzu

           İstanbul

       Komisyon Başkanı ve üyeler

Karşı Oy Yazısı

Anayasanın 83 üncü maddesinin ikinci ve sonraki fıkralarındaki kurala bağlanan yasama dokunulmazlığı; yasama organı üyelerinin sorumsuz ve cezasız kalmaları için değil, görevlerini her yönden özgür, bağımsız ve endişesiz yerine getirmelerini sağlamak için öngörülmüştür. Yasama sorumsuzluğundan farklı olarak dokunulmazlık, nispî ve geçici nitelikte bir ayrıcalıktır.

Gerek kapsamı ve kaldırılma usulü gerek uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle yasama dokunulmazlığı, TBMM'nin saygınlığını zedeler bir kurum haline gelmiştir. Kamu yararı dikkate alınarak milletvekillerine görevlerinin gereği tanınmış bir ayrıcalık olan yasama dokunulmazlığının, kişisel bir ayrıcalığa dönüşmesi, bir hukuk devletinde asla kabul edilmesi mümkün olmayan bir husustur.

Kamu yararıyla açıklanamayacak ölçüde ceza adaleti ve dolayısıyla "temiz toplum" özlemi aleyhine sergilenen bu ayrıcalıklı durumun ortadan kaldırılması için gereken Anayasa değişikliğinin şu güne kadar gerçekleştirilememiş olması karşısında, başvurulabilecek tek yol olarak "hakkında dokunulmazlığının kaldırılması istemi bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının TBMM tarafından derhal kaldırılması" kalmıştır. Bu, aynı zamanda dokunulmazlığının kaldırılması istenen milletvekillerinin savunma hakkından bir an önce yararlanabilmelerine de imkân verecektir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonun kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona  ermesine kadar ertelenmesi yolundaki kararına katılmıyoruz.

 

Oya Aralsı

Sezai Önder

Muharrem Kılıç

 

 

Ankara

Samsun

Malatya

 

 

Ziya Yergök

Feridun Baloğlu

Uğur Aksöz

 

 

Adana

Antalya

Adana

 

 

Feridun Ayvazoğlu

Mehmet Küçükaşık

Atilla Kart

 

 

Çorum

Bursa

Konya

 

BAŞKAN -Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum :

2.- Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler'in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Raporu (3/982) (S. Sayısı: 1177 (x)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Basın yoluyla görevli memura hakaret suçunu işlediği  iddia olunan Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler hakkında düzenlenen yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair başbakanlık tezkeresi ve eki dosya hakkındaki hazırlık komisyonu raporu, Karma Komisyonumuzun 3 Mayıs 2006 tarihli toplantısında görüşülmüştür.

Karma Komisyonumuz isnat olunan eylemin niteliğini dikkate alarak Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun bilgilerine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla sunulur.

   Burhan Kuzu

           İstanbul

       Komisyon Başkanı ve üyeler

Karşı Oy Yazısı

Anayasanın 83 üncü maddesinin ikinci ve sonraki fıkralarında kurala bağlanan yasama dokunulmazlığı; yasama organı üyelerinin sorumsuz ve cezasız kalmaları için değil, görevlerini her yönden özgür, bağımsız ve endişesiz yerine getirmelerini sağlamak için öngörülmüştür. Yasama sorumsuzluğundan farklı olarak dokunulmazlık, nispî ve geçici nitelikte bir ayrıcalıktır.

Gerek kapsamı ve kaldırılma usulü gerek uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle yasama dokunulmazlığı, TBMM'nin saygınlığını zedeler bir kurum haline gelmiştir. Kamu yararı dikkate alınarak milletvekillerine görevlerinin gereği tanınmış bir ayrıcalık olan yasama dokunulmazlığının, kişisel bir ayrıcalığa dönüşmesi, bir hukuk devletinde asla kabul edilmesi mümkün olmayan bir husustur.

Kamu yararıyla açıklanamayacak ölçüde ceza adaleti ve dolayısıyla "temiz toplum" özlemi aleyhine sergilenen bu ayrıcalıklı durumun ortadan kaldırılması için gereken Anayasa değişikliğinin şu güne kadar gerçekleştirilememiş olması karşısında başvu