DÖNEM:
22 YASAMA
YILI: 4
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 122
110 uncu Birleşim
1 Haziran 2006 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I.- GEÇEN TUTANAK
ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.-
YOKLAMALAR
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Kırşehir Milletvekili Hüseyin
Bayındır'ın, Boğazevci Beldesinin orman bölgesi kapsamına alınması sonucunda
ortaya çıkan sıkıntılara; esnafın, kredi faizleri ile Bağ-Kur primlerinin
yüksek oluşundan dolayı karşılaştıkları sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması
2.- Konya Milletvekili Remzi Çetin'in,
Kıbrıs'taki son siyasî gelişmeler ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki
ekonomik ilerlemelere ilişkin gündemdışı konuşması
3.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S.
Kesimoğlu'nun, Sarmısaklı Tohum Üretme Çiftliğinin özelleştirme kapsamına
alınarak faaliyetinin durdurulması sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklara
ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
Şahin'in cevabı
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün
yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa
ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Raporu (3/879) (S.
Sayısı: 1169)
2.- İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün
yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi ve Anayasa
ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon Raporu (3/899) (S.
Sayısı: 1170)
3.- Ordu Milletvekilleri Eyüp Fatsa ile
Enver Yılmaz'ın yasama dokunulmazlıklarının kaldırılması hakkında Başbakanlık
tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon
Raporları (3/914) (S. Sayısı: 1171)
4.- Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay
ve 39 milletvekilinin, geleneksel Türk el sanatları üretici ve sanatkârlarının
sorunlarının araştırılarak, el sanatlarının geliştirilmesi, korunması ve
gelecek kuşaklara aktarılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve Meclis Araştırması
Komisyonu Raporu (10/128) (S. Sayısı: 1006)
5.- Ankara Milletvekili Oya Araslı ve 23
milletvekili, Adana Milletvekili N. Gaye Erbatur ve 68 milletvekili, Gaziantep
Milletvekili Fatma Şahin ve 46 milletvekili, İzmir Milletvekili Canan Arıtman
ve 28 milletvekili ile İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu ve 27
milletvekilinin, töre ve namus cinayetleri ile kadınlara ve çocuklara yönelik
şiddetin sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve Meclis Araştırması
Komisyonu Raporu (10/148, 182, 187, 284, 285) (S. Sayısı: 1140)
VI.-
ÖNERİLER
A) SİYASÎ
PARTİ GRUP ÖNERİLERİ
1.- (10/233) esas numaralı Meclis
araştırması önergesinin öngörüşmesinin, Genel Kurulun 1.6.2006
Perşembe günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin CHP Grup önerisi
VII.-
AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un,
Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin'in, konuşmasında, Genel Başkanlarına ve
Partisine sataşması nedeniyle konuşması
VIII.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM'in,
televizyon yayınlarına ve eğitici programlara ilişkin Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/13717)
2.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, TRT'nin bandrol geliri tahsilatına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Beşir ATALAY'ın cevabı (7/13755)
3.- Tunceli Milletvekili V. Sinan
YERLİKAYA'nın, TRT Genel Müdür Vekilinin uygulamalarına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/13756)
4.- Osmaniye Milletvekili Necati UZDİL'in,
yerfıstığı ithaline,
- Mersin Milletvekili Ersoy BULUT'un,
Erdemli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsüne,
- Balıkesir Milletvekili Orhan SÜR'ün,
Atatürk Orman Çiftliğine dökülen hafriyat toprağına,
- Ordu Milletvekili Kâzım TÜRKMEN'in,
petekli bal üreticisinin teşvik edilmesine ve arıcılıkla ilgili düzenleme
çalışmalarına,
- Hatay Milletvekili Gökhan DURGUN'un,
2003'ten itibaren Hatay'da yapılan ihalelere,
- Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER'in,
tarım sektörünün sorunlarına,
- Muğla Milletvekili Gürol ERGİN'in, sınır
ticaretiyle girişine izin verilen tarım ürünlerine, bazı kaçak ürünlere ve
alternatif ürün projesine,
- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un,
Adana'daki kaçak et denetimine,
- Manisa Milletvekili Ufuk ÖZKAN'ın,
özelleştirilecek şeker fabrikalarına, şeker üretimine ve kaçakçılığına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/13816, 13817, 13818, 13819, 13820, 13821,
13822, 13823, 13824)
5.- İstanbul Milletvekili Berhan
ŞİMŞEK'in, TRT'de bir yönetim kurulu üyesinin yakını personelin kayırıldığı
iddialarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/13873)
6.- İstanbul Milletvekili Berhan
ŞİMŞEK'in, TRT lojmanlarının yönetim kurulu üyelerine tahsisine ilişkin sorusu
ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/13874)
7.- İstanbul Milletvekili Onur ÖYMEN'in,
TRT-3 yayınlarının Digiturk’ten kaldırılmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Beşir ATALAY'ın cevabı (7/13875)
8.- Eskişehir Milletvekili Mehmet Vedat
YÜCESAN'ın, 6.5.2006 tarihinde TRT yayınlarında meydana gelen kesintiye ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/14224)
9.- Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, basın müşavirliğine yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/14277)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat
15.00'te açılarak altı oturum yaptı.
Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Oturumlar
Antalya Milletvekili Nail
Kamacı, Antalya Lara Kumul Kent Parkın bazı bölümlerinin inşaat alanı olarak
kullanıma açılması amacıyla özel firmalara ihaleye çıkarılmasından dolayı
duyulan endişelere ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı; Antalya
Milletvekilleri Burhan Kılıç ve Feridun Fikret Baloğlu da aynı konuda kişisel
görüşlerini açıkladı.
Düzce Milletvekili Yaşar
Yakış, Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılım süreciyle ilgili gelişmeler ile
Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Heyeti olarak Portekiz ve İspanya'ya yaptıkları
ziyaretlerdeki izlenimlerine,
Yozgat Milletvekili Emin
Koç, bölgedeki çiftçilere doğrudan gelir desteği yapılmamış olmasından dolayı
karşılaşılan sıkıntılara,
İlişkin gündemdışı birer
konuşma yaptılar.
Gündemin "Genel
Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 292
nci sırasında yer alan (10/354) esas numaralı Meclis araştırması önergesinin
öngörüşmesinin Genel Kurulun 31.5.2006 Çarşamba günkü birleşimde yapılmasına
ilişkin CHP Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği
açıklandı.
Kocaeli Milletvekili
İzzet Çetin, Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, konuşmasında, şahsına sataştığı
iddiasıyla bir açıklamada bulundu.
Gündemin "Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan,
Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S.
Sayısı: 305), görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon
raporu henüz gelmediğinden;
2
nci sırasında bulunan, Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin
(1/1030) (S. Sayısı: 904),
3 üncü sırasında bulunan,
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında
Yayılmanın Önlenmesi Amaçlarına Yönelik Yardım Sağlanmasının Kolaylaştırılması
İçin İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
(1/1115) (S. Sayısı:1147),
Kanun Tasarılarının
görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,
Ertelendi.
4 üncü sırasında bulunan
ve İçtüzüğün 91 inci maddesi kapsamında değerlendirilerek temel kanun olarak
bölümler halinde görüşülmesi kararlaştırılmış bulunan, Cumhurbaşkanınca bir kez
daha görüşülmek üzere geri gönderilen, 19.4.2006 Tarihli ve 5489 Sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun (1/1206) (S. Sayısı: 1189),
görüşmeleri tamamlanarak,
5 inci sırasında bulunan,
Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak
Yardımlara Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının
(1/1201) (S. Sayısı: 1191), görüşmelerini müteakiben,
Kabul edilip
kanunlaştıkları açıklandı.
6 ncı sırasında bulunan,
İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşmenin Oluşturduğu
Denetim Mekanizmasının Değiştirilmesine İlişkin 14 Nolu Protokolun
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/1022) (S. Sayısı:
1007), tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul
edildi.
Saat 23.30'da toplanmak
üzere, Beşinci Oturuma 23.28'de son verildi.
|
Ali
Dinçer |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Ahmet Küçük |
Harun Tüfekci |
|
|
Çanakkale |
Konya |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
Altıncı Oturum
TBMM Genel Kurulu saat
23.33'te açıldı.
Gündemin "Kanun Tasarı
ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
6 ncı sırasında bulunan,
İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşmenin Oluşturduğu
Denetim Mekanizmasının Değiştirilmesine İlişkin 14 Nolu Protokolun
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/1022) (S. Sayısı:
1007), görüşmelerine devam olunarak;
7 nci sırasında bulunan,
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının (1/1093)
(S. Sayısı: 1126),
8 inci sırasında bulunan,
Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna Hersek Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan
Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının (1/1103) (S. Sayısı:
1127),
9 uncu sırasında bulunan,
Türkiye Cumhuriyeti ile Portekiz Cumhuriyeti arasında Gelir Üzerinden Alınan
Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma
Anlaşması ve Eki Protokolün (1/1175) (S. Sayısı:1158),
10 uncu sırasında
bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Birleşmiş Milletler Dünya Gıda
Programı Arasındaki Temel Anlaşmaya Ekin (1/1114) (S. Sayısı: 1091),
11 inci sırasında
bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Afganistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti
Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın (1/1064) (S. Sayısı:
1034),
Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben;
Elektronik cihazla
yapılan açıkoylamalardan sonra, kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.
1 Haziran 2006 Perşembe
günü, alınan karar gereğince saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 00.36'da
son verildi.
|
Sadık
Yakut |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Harun Tüfekci |
Ahmet Küçük |
|
|
Konya |
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
|
|
No.: 153
II. - GELEN KÂĞITLAR
1 Haziran 2006 Perşembe
Tasarılar
1.- Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı (1/1215) (Adalet; İçişleri; Plan ve Bütçe ile Sanayi, Ticaret, Enerji,
Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:
26.5.2006)
2.- Yükseköğretim
Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
(1/1216) (Plan ve Bütçe ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.5.2006)
3.- Genel Kadro ve Usulü
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
(1/1217) (Millî Savunma ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 30.5.2006)
Teklifler
1.- Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül'ün; Hususi Hastaneler Kanunu
ile Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi (2/808) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa
geliş tarihi: 24.5.2006)
2.- Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin'in; Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/809) (Plan ve Bütçe ile Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:
29.5.2006)
3.- Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan'ın; Uzman Erbaş Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/810) (Millî Savunma ile Plan ve
Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.5.2006)
4.- Düzce Milletvekili Yaşar Yakış ve 3 Milletvekilinin; Avrupa
Birliği İşleri Komisyonu Kuruluş Kanunu Teklifi (2/811) (Avrupa Birliği Uyum; Plan ve Bütçe ile Anayasa
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.5.2006)
5.- İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş ve 9 Milletvekilinin; Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu Teklifi (2/812) (Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm; İçişleri ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 31.5.2006)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.04
1 Haziran 2006 Perşembe
BAŞKAN: Başkanvekili Ali DİNÇER
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Türkân MİÇOOĞULLARI
(İzmir)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 110 uncu Birleşimini açıyorum.
III. - YOKLAMA
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağız.
Yoklama için 5 dakika
süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda
bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen
milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım
istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını
görevli personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Toplantı
yetersayısı yoktur; 10 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati : 14.12
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.26
BAŞKAN: Başkanvekili Ali DİNÇER
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 110 uncu Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
III.- YOKLAMA
BAŞKAN - Açılışta yapılan
yoklamada toplantı yetersayısı bulunamamıştı. Şimdi, yoklama işlemini tekrar
başlatacağım.
Yoklama için 5 dakika
süre veriyorum. Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda
bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen
milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım
istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını
görevli personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Toplantı
yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce üç
sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz,
esnafın sorunları hakkında söz isteyen, ahiliğin merkezi Ahi Evran'ın,
Cacabey'in, Aşık Paşa'nın memleketi Kırşehir'in Milletvekili Hüseyin Bayındır'a
aittir.
Buyurun Sayın Bayındır.
(CHP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.-
Kırşehir Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, Boğazevci Beldesinin orman bölgesi
kapsamına alınması sonucunda ortaya çıkan sıkıntılara; esnafın, kredi faizleri
ile Bağ-Kur primlerinin yüksek oluşundan dolayı karşılaştıkları sorunlara
ilişkin gündemdışı konuşması
HÜSEYİN BAYINDIR
(Kırşehir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle Yüce
Heyetinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan
önce, geçen hafta bir dizi ziyarette bulunduğum Çiçekdağı ve Akçakent
bölgesindeki yoksulluğa dikkatinizi çekerek, Boğazevci Beldemizin beldeye özgü
sorunlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Orman Bakanının da, bu beldeyle
ilgili dikkatini çekmek istiyorum.
Boğazevci'de, bu
beldemizde tarla yok, mera yok, tek başına geçim kaynağı olan hayvancılığı var.
Onu da, beldeyi orman kapsamına aldırarak, vatandaşı açlığa mahkûm etmişsiniz.
Yoksulluk yetmiyormuş gibi, ormanla ilgili kesilen cezalar ve verilen hapis
kararları da Boğazevcili yurttaşlarımızın çığlığı ve feryadı olmuştur.
Aynı zamanda, yıllardır
çözüm bulunamayan Boğazevci Göletinin de derhal faaliyete geçirilmesi şarttır,
esastır.
Hemen Boğazevci'nin
yanındaki Kilimli Köyümüzden de feryatlar yükseliyor ve onların da ricası,
diyorlar ki Sayın Tarım Bakanına "Sayın Tarım Bakanı, duyuyoruz
İsrail'desin, duyuyoruz Almanya'dasın, bari bir de Türkiye'ye gel de doğrudan
2005 yılı gelir desteğimizi ver" diyor ve aynı zamanda, bugün, Hatay'da,
Adana'da hububat mevsimi başladı; ama, henüz taban fiyattan haber yok,
"taban fiyatını Sayın Bakan açıklasın" diyorlar; ben de Sayın Bakana
buradan sesleniyorum.
Sanayi Bakanımızın da
dikkatini çekmek istiyorum: Kırşehir'deki Şeker Fabrikasını kapatmaktan, peşkeş
çekmekten vazgeçin. Petlas'ı sattınız, çalışanları mağdur ettiniz, şimdi de
şekere tuz katıyorsunuz Kırşehir'de. Kırşehir Şeker Fabrikasını satmayı
aklınızdan çıkarın; sattırmayacak Kırşehir halkı, Kırşehir işçisi; bunu da
bilin.
Gelelim, özelinde
Kırşehir'in, genelinde de Türk esnafının içinde bulunduğu koşullara. Ülkenin
ekonomik ve sosyal yapısında esnaflarımızın vazgeçilmez bir yeri ve önemi
vardır. Esnaf ve sanatkârların ülke ekonomisi içinde hak ettiği yeri almalarını
sağlamak, onların var olan tüm sorunlarının çözümüyle mümkün olacaktır.
İşletme sayısı, istihdam
içindeki payı, üretim düzeyi ve yaratılan katmadeğer bakımından esnaf ve
sanatkârlar, sosyoekonomik dengelerin kurulmasında, tarımsal ve sınaî ürünlerin
tüketiciye ulaştırılmasında, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizin de ekonomik ve
sosyal yapısında önemli rol oynamaktadırlar.
Bugün, kayıtdışı ve
seyyar çalışan esnafın kayıt altına alınamayışı, bununla birlikte, vergi,
Bağ-Kur primlerinin ve uygulanan kredi faiz oranlarının çok yüksek olması,
esnaf ve sanatkârların önde gelen sorunları arasında yer almaktadır.
Yürürlükte olan vergi
sistemi esnaf ve sanatkârlara ağır bir yük getirmektedir. Bu nedenle, mevcut
vergi sistemi yeniden gözden geçirilerek, tüm işyeri kiralarının kira
stopajları yüzde 22'den yüzde 10'lara düşürülmeli, çek defterinden alınan
harçlar kaldırılmalıdır. Gerekli vergisel teşvikler sağlanarak, esnafın
üzerindeki istihdam maliyeti aşağıya çekilmelidir. Sektör aleyhine olan rekabet
dengesizliği de ortadan kaldırılmalıdır.
Çalışanların yüzde
60'ından fazlasını istihdam eden, katmadeğerin de yüzde 32'sinden fazlasını
yaratan esnaf ve sanatkârlar, Türkiye'de, maalesef, kredi pastasının da dörtte
1'ini ancak alabilmektedir.
Gerek yatırımlarını
gerekse giderlerini, yani, tüm ticarî hayatlarını genelde özsermayeleriyle
gerçekleştiren esnaf ve sanatkârların, yeterli düzeyde kredi alabilme
olanakları bulunmamaktadır. Esnaf kefalet kredi kooperatifleri aracılığıyla
kullandırılan kredilerin şahıs limitleri 25 000 YTL'den 50 000 YTL'ye
çıkarılmalıdır.
Kırşehir'de 1 600, Esnaf
ve Kredi Kooperatifler Birliğine üye insan var. Dün oradaydım, evvelsi gün
oradaydım, inanın buna, en az 1 400 tanesinin dükkânını açacak hali de
kalmamış, dermanı da kalmamış; bunu da, bilgilerinize sunmak isterim.
2001 yılında enflasyon
oranı yüzde 70 iken, kredi kooperatiflerinde esnafa kullandırılan faiz oranı
yüzde 50'lerdeydi; yani, enflasyon daha yukarıda olmasına rağmen, kredi
faizleri daha aşağıdaydı. Şimdi yüzde 8 olmasına rağmen, kredi faizleri yüzde
15'lerde. Dikkatinizi, yine, bu konuda da çekmek istiyorum ve esnafın içinde
bulunduğu durumu da gözler önüne sererek, onların bu yoksulluğuna, onların bu
feryadına aracılık etmek istiyorum, dile getirmek istiyorum; tabiî, duyacak,
dinleyecek kulak varsa, bu işleri yapacak yürek varsa; AKP'lilere söylüyorum.
(CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Uzakdoğu ülkelerinden
kalite ve standartlara uygun olmayan binbir çeşit ürün ülkemize
getirilmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın Sayın
Bayındır.
HÜSEYİN BAYINDIR
(Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
Bu ürünler piyasada
istediği gibi yer almakta, ondan dolayı, hem esnafımız hem de tüketici halkımız
mağdur edilmektedir. Milyonlarca dövizimizin yurt dışına çıkmasına sebep olan
bu ürünlerin yurt dışından girişine izin verilmemelidir.
Esnafım siftahsız dükkân
kapatıyor. Bu basit bir cümle değildir. Esnaf kendi evine ekmek götüremiyor.
Esnaf, geçindirmekle yükümlü olduğu çocuklarına, eşine bakmaktan acze düşmüş
durumda. Esnafın Kırşehir'de kepengi kapandı, esnafın, Türkiye'de dizlerinin,
ayaklarının üzerinde duracak dermanı kalmamıştır; bunu da bilgilerinize
sunarım.
Ben, buradan, sözlerimi
çok fazla uzatmadan, Bağ-Kur primleri çok yüksektir diyorum. Bağ-Kur
primlerinden dolayı, çek ve senetlerinden dolayı, bunları ödeyemediğinden
dolayı esnafımız zordadır, cezaevlerine düşmektedir. Sizden bir ricam var;
Sayın Adalet Bakanını da göreve çağırıyorum buradan. Sayın Adalet Bakanı,
anlaşıldı, AKP İktidarı esnafa dışarıda
destek vermeyecek. Onların ayakta tutunmalarına, ayakta kalmalarına
olanak bırakmıyorsunuz; cezaevlerine düşürdünüz esnafı; hiç değilse, cezaevinde
bir esnaf koğuşu kurun da, tefrişini de biz yapalım.
BAŞKAN - Toparlayın
lütfen.
HÜSEYİN BAYINDIR
(Devamla) - Hiç değilse orada bari otuz kırk yıllık azılı mahkûmlarla esnafımızı yan yana yatırmayın diyorum.
Esnafların tüm selamı
sizlerle beraber olsun; ama, esnafa gidecek yüzünüzün kalmadığını da gördüm;
dileyen Kırşehir'e gelir, esnafa da gider, halinizi görürsünüz diyor, Yüce
Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri,
alkışlar)
BAŞKAN - Gündemdışı
ikinci söz, Kıbrıs'taki son gelişmeler hakkında söz isteyen Konya Milletvekili
Remzi Çetin'e aittir.
Buyurun Sayın Çetin. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
2.- Konya
Milletvekili Remzi Çetin'in, Kıbrıs'taki son siyasî gelişmeler ile Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyetindeki ekonomik ilerlemelere ilişkin gündemdışı konuşması
REMZİ ÇETİN (Konya) -
Muhterem Başkan, muhterem milletvekilleri; Doğu Akdeniz'e açılan kapımız olan
Kıbrıs, her açıdan hayatî öneme sahip bir adadır. Geride kalan çeşitli tarihî
gelişmelerden sonra bugünkü duruma gelinmiştir.
Sayın Başbakanımız ve Dışişleri
Bakanımızın yüksek gayretleri sonucu kayda değer kazanımlar elde edilmiştir. 24
Nisan 2004'te eşzamanlı yapılan Annan Planı referandumunu, Rumlar, kahir
ekseriyetle reddetmişlerdir. Barış temelinde hareket eden Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti, önemli bir çoğunlukla planı kabul etmiştir. Böylece, bütün dünya, Rum propagandasının aksine, anlaşmaz
tarafın Rumlar olduğunu açık seçik görmüştür. Ayrıca, referandumun akabinde
uluslararası camiada şu müspet gelişmeler cereyan etmiştir:
Annan, uluslararası camiaya
"izolasyonları kaldırın" çağrısı yapmıştır. Güvenlik Konseyi henüz
bir karar almamıştır. AB Konseyi de izolasyonların kaldırılması yönünde
komisyona görev vermiştir. Yeşil Hat Tüzüğü çıkmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk
Devleti adamları uluslararası her zeminde siyasî eşdeğerlik çerçevesinde kabul
görmeye başlamışlardır.
Amerika Birleşik
Devletleri yönetimi de ciddî adımlar atmıştır. Bir Kongre heyeti KKTC'yi
ziyaret etmiştir. KKTC'de büyükelçilik şartları iyileştirilmiştir. Vize
kolaylığı getirilmiştir. Sayın Powell ve Rice, Sayın Talat'la görüşmüştür.
İslam Konferansı Örgütü,
Kıbrıs Türk Devleti isimlendirmesini kabul etmiştir, izolasyonlara son
verilmesi çağrısını yinelemiştir. Sierra Leone Dışişleri Bakanı, Oman ticaret
heyeti , bir Kazak spor kafilesi, Kırgız meclis heyeti doğrudan ziyaret
gerçekleştirmişlerdir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uçağı Pakistan'a ve
Azerbaycan'a gitmiştir. Bunlara benzer pek çok müspet gelişmeler olmuş ve
olmaya devam etmektedir.
Ekonomik alanda da ciddî
iyileştirmeler görülmektedir. Büyüme hızı 2002'de yüzde 7'yken, 2005'te yüzde
11 seviyesine çıkmıştır. Kişi başına millî gelir 2001'de 4 300 dolar iken,
2005'te 11 000 dolar seviyesine yaklaşmıştır. Sanayi, tarım ve hizmetler
sektöründe ciddî artışlar söz konusudur. Dışticaret hacmi 1 milyar doları
geçmiştir. Turizmdeki yatak sayısı 12 000 olup, üç yıl içinde 20 000'e çıkması
hedeflenmiştir. Üniversitelerde 42 000 öğrenci okumaktadır. İnşaat sektöründe
de yüzde 30'u aşan büyüme söz konusudur. Araç, telefon ve beyaz eşya ürünlerindeki
artış son derece kayda değerdir.
Kıbrıs Türk Devletinde
refaha, barışa, huzura yönelik bu gelişmeler kaydedilirken, Rum tarafında
oldukça farklı bir durum söz konusudur. Kıbrıs Rum tarafında 21 Mayıs 2006
tarihinde yapılan genel seçimlerde, Kıbrıs meselesinin çözümünü reddedenler
galip çıkmıştır. Anketlerde 18-25 yaş arası Rumların Türklerle yaşamayı
reddettikleri görülmektedir.
Rumların Birleşmiş
Milletler çerçevesinde bir çözüme yanaşmayacakları ve Türklerle eşitlik
temelinde yetki paylaşımına gitme niyetinde olmadıkları, Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti ve Türkiye tarafından önemle ele alınmalıdır.
Rumlar, 1 Nisan 1955'te
EOKA terör örgütünü kurmuşlardır. Bu örgüt Ada'da sayısız katliamlar yapmıştır.
Rumlar, 2005'i EOKA yılı ilan etmişlerdir. Tasos Papadopulos'a ve diğer
EOKA'cılara onur madalyası verilmiştir. Makarios "Ada'da bir tek Türk
kalmayıncaya kadar EOKA'nın görevi bitmiş sayılmaz" diyerek, niyetlerini
açıklamıştır.
Nitekim, 1974 yılı
ağustos ayına kadar Ayvasıl, Geçitkale, Muratağa, Atlılar, Taşkent gibi Türk
yerleşim yerlerinde toplu katliamlar gerçekleştirilir. Bu soykırım tarihe kara
bir leke olarak geçmiştir.
Bugünlerde Limasol
yakınlarında Palodya Köyünde bir EOKA sarayı açma kararı alınmıştır. RIK-1
Kanalında halka duyurulmuş, yardım toplanmaya başlanmıştır. Burada terör örgütü
mensupları kalacaktır.
Bu gelişmelerin ışığı
altında, Türk Barış Harekâtının ne kadar önemli olduğu ve aradan geçen zaman
içinde Ada'da var olan barış ve huzurun bu sayede sağlandığı görülmektedir.
Rumlar, boş
durmamaktadırlar. Son yirmibeş yılda 5 milyar Kıbrıs Lirasını savunma için
harcamışlardır. Türkiye'nin ve KKTC'nin, soydaşlarımızı ve millî
menfaatlarımızı Rumların insafına terk etmeyeceği kesindir. Rumlar hiçbir zaman
iyi niyetli olmamışlardır.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti Birleşmiş Milletlerin bütün çabalarına destek vermiştir. 8
Mayıs-31 Temmuz 1975'te, Kurt Waldheim'in gözetiminde nüfus mübadelesi
imzalanır. Buna göre, Türkler kuzeyde, Rumlar güneyde yerleşir. 1977 ve 1979 yıllarında
Birleşmiş Milletler himayesinde iki önemli anlaşma imzalanır. Buna göre, iki
kesimlilik önşart olarak belirtilir. 1990'lı yıllarda Butros Gali Fikirler
Dizisi gündeme gelir; fakat, Rumlarca reddedilir. Beş kez revize edilen Annan
Planının da reddi hepimizin malumudur. Rum Yönetimi Enosis'i kafasından bir
türlü çıkaramamıştır. Rum lider, Eylül 2005'te Birleşmiş Milletler Genel
Kurulunda, bütün dünyanın gözünün içine baka baka "osmosis"den bahsedebilmiştir;
yani, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini zaman içinde Rum yönetimi içinde
eriteceklerini söylemiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
NURETTİN SÖZEN (Sivas) -
Remzi Bey, ek sözleşmeden de bahsedin lütfen.
BAŞKAN - Toparlayalım
lütfen.
Müdahale etmeyin.
REMZİ ÇETİN (Devamla) -
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Fransız gazetesinde
verdiği bir demeçte de, iki taraf arasında eşitlik temelinde bir ortaklık
kurulmasını istemediğini açıkça ifade etmiştir.
Kırk yılı aşan Kıbrıs
meselesinde Rumları bu kadar anlaşmaz, katı tutuma iten asıl sebep, 1 Mayıs
2004'te AB'ye girmeleri olmuştur. Garanti ve İttifak Anlaşmasında yer alan
"Türkiye ve Yunanistan'ın aynı anda üye olmadığı bir uluslararası
organizasyona Kıbrıs taraf olamaz" açık hükmüne rağmen, Rum tarafı AB'ye
kabul edilmiştir. Bu, çok vahim siyasî bir hata olmuştur. Ayrıca, uluslararası
hukuk da çiğnenmiştir.
İzolasyonlar devam
ediyor. AB, vermeyi vaat ettiği malî yardımda ciddî tadilatlar yapıyor.
Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin çok yüksek değerli barış
gayretleri hak ettiği şekilde cevap bulamıyor. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi,
AB dönem başkanı ile Rum yönetimi, Maraş'a mukabil Magosa Limanının Rum
yönetiminde açılmasını teklif etmeyi düşünebiliyor. Bunlar, Türkiye'yi ve Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ne zannediyorlar, izah etmek mümkün değil. Böyle, her
türlü ferasetten yoksun bir teklifi ancak Rum yönetimi yapabilir diye teselli
buluyoruz.
Türkiye'nin ve Kıbrıs
Türk Devletinin kararlı, azimli tavrını sürdüreceğine olan yüksek inancımı
ifade etmek isterim.
Zaman zaman basında
okuduğumuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yetkililerine atfen Maraş'la ilgili
haberlerin kesinlikle doğru olmayacağına inanıyorum.
Son günlerde,
Papadopulos, birkaç kez Annan'la görüştü; katı ve anlaşmaz tavrında herhangi
bir değişiklik olmadı. Yunanistan'ın yeni Dışişleri Bakanı Dora Bakoyani
"Annan Planı ölmüştür, tarih olmuştur" dedi. Kırk yıldır varlığıyla
Ada'da barışı sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında haksız nitelendirmeler
yapılıyor. Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk Devletinin bu gelişmeleri çok iyi
değerlendireceğine inanıyoruz.
Kıbrıs, Türkiye'nin millî
davasıdır; herhangi bir şekilde geri adım atılması, anlaşmalardan kaynaklanan
hak ve yükümlülüklerinden, Kıbrıs Türk Devletine yönelik tarihî ve ahdî
sorumluluklarından feragat etmesi söz konusu değildir. Türkiye, bu yöndeki bazı
taleplere rağmen, Ada'da tek bir askerini dahi çekmemiştir. AK Parti Hükümeti
"ne pahasına olursa olsun çözüm" anlayışıyla hareket etmemektedir.
Annan Planının, Türk
tarafının yapabileceği fedakârlıkların son noktası olduğunu bilmekten
duyduğumuz memnuniyeti ifade eder, tekrar, hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın Başkan, teşekkür
ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Gündemdışı
üçüncü söz, Sarmısaklı Tohum Üretme Çiftliğinin özelleştirilmesi hakkında söz
isteyen Kırklareli Milletvekili Mehmet Kesimoğlu'na aittir.
Buyurun Sayın Kesimoğlu.
(CHP sıralarından alkışlar)
3.-
Kırklareli Milletvekili Mehmet S. Kesimoğlu'nun, Sarmısaklı Tohum Üretme
Çiftliğinin özelleştirme kapsamına alınarak faaliyetinin durdurulması sonucunda
ortaya çıkan olumsuzluklara ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Kırklareli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Lüleburgaz İlçesinde, 1926
yılından bu yana faaliyette olan ve her dönemde kârlılığını muhafaza etmiş;
ancak, 1 Aralık 2005 tarihinde özelleştirme kararı verilen Sarmısaklı Tohum
Üretme Çiftliği hakkında gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce
Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekili
arkadaşlarım, dört yıldan bu yana yaşam mücadelesi veren işletmeyi ve bu
özelleştirme kararına karşı onurlu mücadele ortaya koyan Lüleburgaz halkının,
Kırklareli halkının mücadelesini, takdir edersiniz ki, beş dakikada sizlerle
paylaşmam mümkün değil. Ancak, kısaca, başlıklar halinde, bunu yapmaya
çalışacağım.
Sayın milletvekilleri,
Sarmısaklı Tohum Üretme Çiftliği, Alpullu Şeker Fabrikasının şekerpancarı
ihtiyacını karşılamak düşüncesiyle, 1926 yılında, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu
Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurdurulmuştur. 15 500 dönümü
ekilebilir, 12 000 dönümü sulanabilir nitelikte, yaklaşık 18 000 dönüm
büyüklüğe sahiptir. Trakya çiftçisinin tüm tohum ihtiyacı bu çiftlikten
karşılanmaktadır.
Çiftlikte sadece tohum
üretilmemekte, tarım yapılmakta, modern tarım uygulamaları geliştirilmekte,
Avrupa'da en iyi seçilen damızlık hayvanlar yetiştirilmektedir. İşletmede, 2005
yılında ekim yapılan alanlarda tüm ürünlerdeki verim Türkiye ortalamasının çok
üzerindedir.
Hal böyleyken, sayın
milletvekilleri, işletme 1.12.2005 tarihinde, Özelleştirme Yüksek Kurulunun
kararıyla özelleştirme kapsamına alınmıştır. Karar 6.12.2005 tarihinde Resmî
Gazetede yayımlanmış ve benim Sayın Sanayi Bakanı Ali Coşkun'a yönelttiğim soru
önergesinden aldığım yanıtta öğrendiğim kadarıyla da, Sümer Holding Anonim
Şirketine devri yapılmıştır. Özelleştirme süreci onsekiz ayda tamamlanacaktır.
Sayın milletvekilleri, bu
aşamadan sonra, bu çiftlikte faaliyet durduruldu. Artık tohum üretilmez hale
geldi ve dışarıdan alım başladı. Çiftliğin en iyi damızlık hayvanları alelacele
satıldı, çalışanları mağdur edildi. 2005-2006 döneminde de yaklaşık 10 000
dönüm birinci sınıf tarım arazisi boş bırakılarak, ülke ekonomisi tam 2 trilyon
lira zarara uğratılmıştır.
Sonuçta, sayın
milletvekilleri, "babalar gibi satarım" anlayışı Sarmısaklı Tohum
Üretme Çiftliğinin kapısına geldi dayandı. Hükümet böyle diyor, böyle istiyor;
ama, yöre halkı böyle düşünmüyor sayın milletvekilleri. "KİT'ler, nüfus kâğıdında
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yazan herkesin malıdır" diyor. "Bizi
yabancı tohum tekellerine biraz daha muhtaç edecek, sadece ülkemizin
yoksullaşmasına katkısı olacak böyle bir özelleştirmeye karşıyız, kabul
etmiyoruz" diyor. "Sarmısaklı Tarım İşletmesi halkındır, satılamaz,
sattırmayacağız" diyor sayın milletvekilleri. Birinci sınıf tarım
topraklarının bir kısmında sürüm ve ekim yapılmayınca da cumhuriyet
savcılığının kapısına dayanıyorlar. "Böyle bir avantajı yok etmekle suç
işliyorlar. Eğer, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal hukuk devletidir diyorsak,
insanlar doğdukları yerde mutlu edilmelidir" diyor Lüleburgaz halkı, sayın
milletvekilleri.
Yani, sayın
milletvekilleri, Lüleburgaz halkı, doğduğu ve doyduğu yerde mutlu olmak
istiyor, bunu hak ettiğine inanıyor, hak ediyor da. Bunu ortaya koymak için de
büyük bir mücadele başlatıyorlar; ayırım yapmaksızın siyasî parti temsilcilerinden,
dernek, sendika temsilcilerinden, çiftçi kurumlarından, sivil toplum örgütü
temsilcilerinden demokrasi platformu oluşturuyorlar. Onlar önde, Lüleburgaz
halkı, Kırklareli halkı arkada, çalmadık kapı, gitmedik yer bırakmıyorlar.
Binlerce bildiri dağıtıyorlar. Her gün gazetelerde tepkilerini dile
getiriyorlar. Onlarca panel, açıkoturum, bilgilendirme toplantıları
düzenliyorlar. Mitingler yapıyorlar. En son 2 Nisan mitinginde, üreticisi,
çiftçisi, işçisi, bir parti hariç, çeşitli parti temsilcileri Lüleburgaz'da tek
yürek, tek ses oluyorlar, "Sarmısaklı halkındır, satılamaz" diyorlar
sayın milletvekilleri; ama, Hükümete seslerini duyuramıyorlar. İşte ben bugün,
o sesi aldım, milletin kürsüsüne getirdim.
Sayın milletvekilleri, bu
konuda ilgili bakanlara çok sayıda soru önergesi yönelttim. Birçoğunda olduğu
gibi aldığım cevaplar, suya sabuna dokunmayan cevaplar. Bütçe görüşmelerinde
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan, konuyla ilgili olarak…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın
lütfen.
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
…"parayı veren
düdüğü çalar" dedi; hatta ekledi: "Yabancı bir grup bile
alabilir."
Değerli milletvekili
arkadaşlarım, bu Çiftlikte tohum üretilir. Tohum deyince, dünyada akla İsrail
gelir, İsrail denince de Ofer Ailesi. Sayın Bakan yabancı bir gruptan
bahsederken, umarım, Ofer Ailesinden bahsetmemiştir; çünkü, bu halk,
Unakıtan-Ofer filmini seyretmekten bıktı. (CHP sıralarından "Bravo"
sesleri, alkışlar)
Sayın milletvekilleri,
bir kamu kuruluşu olan Sarmısaklı'nın özelleştirilmesi, hem amaç açısından hem
de Özelleştirme Yüksek Kurulunun yetkileri açısından hukuka aykırıdır, yasal
değildir. Sarmısaklı'nın özelleştirme kararında yer alan "taşınmaz
hisselerin satışı" diye bir usul Özelleştirme Yasasında yoktur.
Taşınmazların satış yoluyla özelleştirilmesi hukuken mümkün değildir. İşlem bu
nedenle amaç yönünden hukuka aykırıdır.
Diğer yandan, bu
taşınmazlar, kamu hizmetine tahsis edilmiş mallardır. Özelleştirme Yüksek
Kurulunun, bir tarım işletmesinin taşınmazlarını tahsis amacı dışına çıkarak
satma yetkisi yoktur. Yani, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yetki yönünden de
hukuka aykırıdır.
Ben, bu iddialarımı
hukuka taşıdım sayın milletvekilleri, Danıştay 13. Dairede yürütmeyi durdurma
talepli iptal davası açtım. Yürüyen bir dava olduğu için ayrıntılarına
girmiyorum.
Değerli milletvekilleri,
özetle, Lüleburgaz halkı, özelleştirme gerçekleşirse tohumda dışa bağımlılığın
artacağına inanıyor. Kanserojen maddeler içeren tohumların kullanılacağına
inanıyor. Çiftliğin amaç dışı kullanılması durumunda, kirlilikten zaten
yeterince yorulmuş Lüleburgaz ve çevresinin yeni kirlilikler içerisine
sürükleneceğine inanıyor.
Sözlerimi tamamlamak
istiyorum sayın milletvekilleri. Geçenlerde bir yerde okumuştum, ithal edilen
soğuğa dayanıklı domates tohumunun içerisine balık geni konuluyormuş. O
domatesleri yiyenlerin ne olacağı şimdilik bilinmiyor. Biyoteknoloji uzmanları,
bunun son derece tehlikeli olduğunu söylüyorlar; ama, geçmişte ülkemize sokulan
bir tohum çeşidinin paslı mısır hastalığına yol açtığı ve bu yüzden bütün mısır
rekoltesinin mahvolduğu bilinen bir gerçek…
BAŞKAN - Toparlayın.
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.
İşin daha kötü yönü, bu
yolla bulaşan tarım hastalıklarıyla mücadele ilaçlarını imal edenlerin de, çoğu
zaman da, tohumlarda gen değişikliğini yapan aynı yabancı firmalar olması.
Yani, bizim gibi ülkeleri önce deneme tahtası yapıp, hastalığa yol açan tohum
satışıyla para kazanıyorlar, sonra da o hastalık için ilaç satarak… Bu açıdan
bakarsak, 18 000 dönümlük Sarmısaklı Tohum Üretme Çiftliğinin satılması bir
cinayettir! Bir cinayettir sayın milletvekilleri ve Lüleburgaz halkı, bu
cinayetin mağduru olmak istemiyor.
Sayın Başkan,
hoşgörünüzden dolayı size teşekkürlerimi, şükranlarımı sunuyorum; Yüce Heyeti,
saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Gündeme
geçiyoruz…
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, izin verirseniz,
arkadaşımın konuşmasıyla ilgili kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.
BAŞKAN - Gündeme geçmeden
önce, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ali Şahin, Sayın Mehmet
Kesimoğlu'nun konuşması üzerine söz istedi.
Buyurun Sayın Şahin.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım;
Kırklareli Milletvekili arkadaşımız Sayın Mehmet Kesimoğlu, Sarmısaklı Tohum
Üretme Çiftliğinin özelleştirilmesiyle ilgili gündemdışı düşüncelerini ortaya
koydu. Ben de, kısaca, bu işletmeyle ilgili kısa bilgi arz etmek ve
özelleştirme süreciyle ilgili Genel Kurulu bilgilendirmek istiyorum.
Biraz önce, Sayın
Kesimoğlu'nun da ifade ettikleri gibi, Sarmısaklı Tarım İşletmesi, 1925
yılında, Alpullu Şeker Fabrikasının pancar ihtiyacının karşılanması amacıyla
kurulmuş. 1930'lu yıllarda başlayan hayvancılık ve tarla ziraatı
faaliyetleriyle, yöre üreticilerine modern tarım teknikleri öğretilmesinde ve
damızlık hayvan yetiştirilerek hayvancılığın geliştirilmesinde öncülük
etmiştir; ancak, söz konusu işletmenin, zaman içinde, kuruluş amacındaki işlevleri
ortadan kalkmıştır. Bunun üzerine, TÜRKŞEKER'in malî ve hukukî yönden
özelleştirmeye hazırlık çalışmaları kapsamında, faaliyeti ve kullanımıyla
doğrudan ilgisi olmayan işletme dışı atıl durumdaki varlıkların ve şeker
üretimiyle ilgisi olmayan birimlerin
TÜRKŞEKER tarafından satılması
yönündeki 2003/35 ve 2003/40 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları
doğrultusunda, satış yetkisi TÜRKŞEKER'e verilmiştir. Şöyle ki: TÜRKŞEKER
tarafından, bu hükümler çerçevesinde, Sarmısaklı Tarım İşletmesinin
arazileriyle, üzerindeki mütemmimlerinin satışı için, muhtelif tarihlerde,
yani, 23.12.2003, 25.8.2004 ve 8.8.2005 tarihlerinde yapılan ihalelerde verilen
teklifler muhammen bedelden düşük olduğundan, satış gerçekleşmemiştir. Ancak,
arazilerin boş kalmaması için tarımsal faaliyetlere de devam edilmiştir.
Değerli arkadaşlarım,
işletmenin son beş yıllık kâr-zarar durumu incelendiğinde şu görülmektedir:
2001 yılında bu işletme 593 000 YTL, yani, 593 milyar Türk Lirası, 2002 yılında
677 000 YTL, yani, 677 milyar Türk Lirası, 2005 yılında 478 000 YTL zarar
etmiştir.
İşletmede mevcut 835 baş
sığır, bedeli mukabilinde, 2003 yılı kasım ayında Tarım İşletmeleri Genel
Müdürlüğüne, yani, TİGEM'e satılmıştır.
Özelleştirme Yüksek
Kurulunun 1.12.2005 tarihli ve 2005/133 sayılı kararlarıyla, TÜRKŞEKER'e ait
Sarmısaklı Tarım İşletmesinin, işletme TÜRKŞEKER bünyesinde kalacak şekilde
kullanımında bulunan ve karar eki listede yer alan taşınmaz hisselerinin
özelleştirme programına alınmasına, alınan varlıkların satış yöntemiyle onsekiz
ay içerisinde özelleştirilmesine karar verilmiştir. İdare, 6.12.2005 tarihli ve
1687 sayılı olurlarıyla da, söz konusu varlıkların Sümer Holding AŞ'ye, yani,
Sümer Holdinge devredilmesine karar vermiş ve devre yönelik işlemlerin de Sümer
Holding tarafından yürütülmesi sağlanmıştır.
Şimdi, değerli
arkadaşlarım, artık, dünyada, çağdaş dünyada devletler, kamu, üretim işiyle
meşgul olmaz. Bunu, artık, özel sektör yapar; yani, devlet tüccarlığı bırakır.
Türkiye de böyle bir tercihte bulunmuştur. O bakımdan, devletin şunu üretmesi,
bunu üretmesi, ürettiğini satması devri, bugün, çağdaş ekonomik anlayışın bir
gereği değildir.
Şimdi, biraz önce ifade
ettim; bu işletme, her yıl zarar ediyor. Her yıl zarar etmesi demek, kamuya bu
kadar yeni yük yüklemesi demektir. O bakımdan, böylesine zarar eden bir
işletmenin özelleştirilerek elden çıkarılmasının kamuya ne zararı olacaktır;
üstelik faydası olacaktır.
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Kırklareli) - Hem zarar ediyor hem nasıl satıyorsunuz Sayın Bakan?!
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Her yıl, yani Sayın Kesimoğlu'nun
mantığıyla hareket ederek burayı elde tutacak olursak, zarar edecek, her yıl
Hazineden buraya, bu zararı kapatmak için para aktaracaksınız, buna da bir
ekonomik yeni yaklaşım diyeceksiniz!..
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Kırklareli) - Zarar etmiyor Sayın Bakan, zarar etmiyor!
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Biz, Hükümet olarak ve Parti olarak
kabul etmiyoruz böyle bir anlayışı; böyle bir ekonomik anlayış olmaz.
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Kırklareli) - Sayın Bakan, o zaman çiftçi de zarar ediyor, sizin mantığınızla
bakarsak.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Personelden bahsedildi… Arkadaşlar,
burada, 3 memur var, 13 sözleşmeli memur var, 11 sözleşmeli yardımcı hizmetli
var, 17 daimî işçi var, 26 geçici işçi var; toplam 70. Bununla ilgili, mevcut
Özelleştirme Yasası bağlamında, bu arkadaşlarımız başka kurumlara gönderilerek
bunların mağduriyetleri kuşkusuz ki giderilir ve giderilecektir. Dolayısıyla,
kamu, bu özelleştirmeyle bir yükten kurtuluyor.
Şimdi, Sayın Kesimoğlu
diyor ki: "İşte, bunları Oferlere satıyorsunuz" falan… Kardeşim, bak
bunu nereye vermişiz, biraz önce söyledim; bunu TİGEM'e vermişiz, Tarım
İşletmeleri Genel Müdürlüğüne vermişiz. Yani, Ofer'e falan vermedik. Yani,
gelip burada, milletin kafasını karıştırmak için hiç alakası olmayan şeyler
söylüyorsunuz. Nereye vermişiz bunu; Sümer Holdinge vermişiz. Sümer Holding,
allahaşkına, hangi uluslararası kuruluşun, hangi ülkenin kuruluşudur; bu
ülkenin kuruluşudur.
MEHMET S. KESİMOĞLU
(Kırklareli) - O zaman, vermeyeceğinizi söyleyin.
TUNCAY ERCENK (Antalya) -
Sürprizlere hazır olun!..
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - O nedenle, bu tür beyanlar, konuşmalar,
Türkiye gerçekleriyle, ekonomik gerçeklerle asla bağdaşmamaktadır. Ekonomik
gerçeklerle bağdaşan neyse, dünyanın ekonomide gittiği istikamet neyse,
Hükümetimiz de o istikamete doğru gitmektedir. Bunlar, yapılması gereken
işlerdir; kamunun üstündeki birtakım kamburlardan kurtulma işlemleridir.
Hükümet olarak, bu doğrultuda, bu anlayışla özelleştirme uygulamalarına
kararlılıkla devam edeceğiz.
Hepinize saygılar
sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Gündeme
geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
Anayasa ve Adalet
Komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyonun, bazı sayın milletvekillerinin
yasama dokunulmazlıkları hakkında 3 adet raporu vardır; sırasıyla okutup,
bilgilerinize sunacağım.
İlk raporu okutuyorum:
V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün Yasama
Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve
Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/879) (S.
Sayısı: 1169) (x)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Hakaret suçunu işlediği
iddia olunan İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü hakkında düzenlenen yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasına dair Başbakanlık tezkeresi ve eki dosya
hakkındaki hazırlık komisyonu raporu, Karma Komisyonumuzun 3 Mayıs 2006 tarihli
toplantısında görüşülmüştür.
İzmir Milletvekili Hakkı
Ülkü Komisyonumuza yazılı olarak savunmasını göndermiştir.
Karma Komisyonumuz isnat
olunan eylemin niteliğini dikkate alarak İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü
hakkındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar
ertelenmesine karar vermiştir.
Raporumuz, Genel Kurulun
bilgilerine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla sunulur.
Burhan
Kuzu
İstanbul
Komisyon
Başkanı ve üyeler
Karşı Oy Yazısı
Anayasanın 83 üncü
maddesinin ikinci ve sonraki fıkralarında kurala bağlanan yasama
dokunulmazlığı; yasama organı üyelerinin sorumsuz ve cezasız kalmaları için
değil, görevlerini her yönden özgür, bağımsız ve endişesiz yerine getirmelerini
sağlamak için öngörülmüştür. Yasama sorumsuzluğundan farklı olarak
dokunulmazlık, nispî ve geçici nitelikte bir ayrıcalıktır.
Gerek kapsamı ve
kaldırılma usulü gerek uygulamadaki aksaklıklar nedeniyle yasama
dokunulmazlığı, TBMM'nin saygınlığını zedeler bir kurum haline gelmiştir. Kamu
yararı dikkate alınarak milletvekillerine görevlerinin gereği tanınmış bir
ayrıcalık olan yasama dokunulmazlığının, kişisel bir ayrıcalığa dönüşmesi, bir
hukuk devletinde asla kabul edilmesi mümkün olmayan bir husustur.
(x) 1169 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Kamu yararı ile
açıklanamayacak ölçüde ceza adaleti ve dolayısıyla "temiz toplum"
özlemi aleyhine sergilenen bu ayrıcalıklı durumun ortadan kaldırılması için
gereken Anayasa değişikliğinin şu güne kadar gerçekleştirilememiş olması karşısında,
başvurulabilecek tek yol olarak, "hakkında dokunulmazlığının kaldırılması
istemi bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının TBMM tarafından derhal
kaldırılması" kalmıştır. Bu, aynı zamanda dokunulmazlığının kaldırılması
istenen milletvekillerinin savunma hakkından bir an önce yararlanabilmelerine
de imkân verecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Anayasa ve Adalet Komis