DÖNEM:
22 CİLT: 108 YASAMA YILI: 4
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
48 inci Birleşim
4 Ocak 2006 Çarşamba
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I.- GEÇEN TUTANAK
ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in,
Nazım Hikmet'in 104 üncü doğum yıldönümünde, şairin edebiyatçı kişiliğine ve
vatandaşlığa kabulüyle ilgili son gelişmelere ilişkin gündemdışı konuşması
2.- Mersin Milletvekili Hüseyin Güler'in,
Mersin'deki narenciye üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı
konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in cevabı
3.- Samsun Milletvekili Mehmet Kurt'un,
2005 yılının kısa bir değerlendirmesine ilişkin gündemdışı konuşması
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Ateş
ve 24 milletvekilinin, gümrüklerdeki kaçakçılık ve yolsuzluk iddialarının
araştırılarak sorumluların tespiti ile alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/331)
IV.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in,
Bandırma Limanının özelleştirileceği iddialarına ilişkin Ulaştırma Bakanından
sözlü soru önergesi (6/809)
2.- Manisa Milletvekili Ufuk Özkan'ın,
engellilerin sorunlarının çözümünde kurumlar arası koordinasyon ile coğrafi ve
sosyal farklılıklara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/816) ve
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
3.- Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün
Bilgehan'ın, töre cinayetlerine karşı alınacak tedbirlere ilişkin Devlet
Bakanından sözlü soru önergesi (6/850) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun
cevabı
4.- Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün'ün,
yapılan atamalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1013) ve
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
5.- Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in,
çocuk yuvalarında ve huzurevlerinde yapılan atamalara ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/1047) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
6.- Denizli Milletvekili Ümmet
Kandoğan'ın, Bakanlık tarafından Denizli İlinde yapılan çalışmalara ilişkin
Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1141) ve Devlet Bakanı Nimet
Çubukçu'nun cevabı
7.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı
yurtlara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1160) ve Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
8.- Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in,
atanan ve görevden alınan personele ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru
önergesi (6/1228) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
9.- Antalya Milletvekili Hüseyin
Ekmekcioğlu'nun, çocukların korunmasıyla ilgili olarak yapılan çalışmalara
ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1329) ve Devlet Bakanı Nimet
Çubukçu'nun cevabı
10.- Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in,
2004 ve 2005 mali yılı bütçelerinden Iğdır İline ayrılan ödenek miktarı ve
kullanımına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1399) ve Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
11.- Denizli Milletvekili Ümmet
Kandoğan'ın, personel atamalarına ve geçici personele döner sermayeden ödenen
paya ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1443) ve Devlet Bakanı
Nimet Çubukçu'nun cevabı
12.- Balıkesir Milletvekili Sedat
Pekel'in, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesindeki yuvalar ve
yetiştirme yurtlarının sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru
önergesi (6/1455) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
13.- İzmir Milletvekili Vezir Akdemir'in,
İzmir'deki sosyal hizmet kuruluşlarının yetersizliğine ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/1590) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
14.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Antalya Limanına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi
(6/824)
15.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Devlet Demiryollarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru
önergesi (6/827)
16.- Artvin Milletvekili Yüksel
Çorbacıoğlu'nun, Barzani ve Talabani'nin Türkiye'deki statüsüne ilişkin
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/842)
17.- İstanbul Milletvekili Berhan
Şimşek'in, İstanbul bölge müdür yardımcılığına yapılan atamaya ilişkin
Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/848)
18.- Hatay Milletvekili İnal Batu'nun,
Batılı bazı ülkelerin Türk vatandaşlarına vize işlemlerinde çıkardığı
güçlüklere ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru
önergesi (6/865)
19 - Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın,
Niğde-Yeşil Gölcük Kasabasının sulama kuyularının enerji trafosu ve panolarının
TEDAŞ'ça sökülmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/867) ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
20.- Muğla Milletvekili Fahrettin
Üstün'ün, termik santralların olumsuz etkilediği yörelerdeki insanlara bazı
avantajlar sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru
önergesi (6/942) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
21.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat
Melik'in, Şanlıurfa'da bazı evlerde elektrik sayaçlarının yerinin
değiştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/968) ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
22.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, belediyelerin sokak aydınlatmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü
soru önergesi (6/1066) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
23.- Manisa Milletvekili Ufuk Özkan'ın,
Tekelin özelleştirilmesi çalışmalarına ve tütün üreticilerine ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1482) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
24.- Manisa Milletvekili Ufuk Özkan'ın,
tütün piyasasına ve üreticilerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi
(6/1483) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
25.- Tokat Milletvekili Feramus Şahin'in,
Tokat Sigara Fabrikasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1509)
ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
26.- İzmir Milletvekili Vezir Akdemir'in,
İzmir Tekel İşletme Müdürlüğünden Bandırma Tütün İşletme Müdürlüğüne tayin
edilen personele ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1540) ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
27.- İzmir Milletvekili Vezir Akdemir'in,
kamulaştırma bedellerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1541)
ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
28.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Ankara Defterdar Vekilinin KESK'e bağlı BES ile çatışma içinde
olduğu iddialarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1542) ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
29.- İzmir Milletvekili Vezir Akdemir'in,
memurların özlük haklarını iyileştirmeye yönelik çalışmalara ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1584) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
30.- Antalya Milletvekili Hüseyin
Ekmekcioğlu'nun, yabancıların kira gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin
Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1593) ve Maliye Bakanı Kemal
Unakıtan'ın cevabı
31.- Antalya Milletvekili Hüseyin
Ekmekcioğlu'nun, Antalya'daki elektrik kesintilerine ilişkin Maliye Bakanından
sözlü soru önergesi (6/1599) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
32.- Antalya Milletvekili Hüseyin
Ekmekcioğlu'nun, kültür mantarı ana hammaddesinin KDV oranına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1601) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
33.- Malatya Milletvekili Muharrem
Kılıç'ın, Malatya'da Türk Telekom bölge müdürlüğü kurulup kurulmayacağına
ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/868)
34.- Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, bir televizyon kanalında reklam adı altındaki bir yayına ve
frekans tahsisi ihalesine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/878)
ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
35.- Ankara Milletvekili Mehmet
Tomanbay'ın, Mısırlı bir gazeteciye türbanlı fotoğrafıyla basın kartı
verilmesine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/965) ve Devlet
Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
36.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in,
Mısırlı bir gazeteciye türbanlı fotoğrafıyla basın kartı verilmesine ilişkin
Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/967) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın
cevabı
37.- Muğla Milletvekili Fahrettin
Üstün'ün, yapılan atamalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi
(6/996) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
38.- Balıkesir Milletvekili Sedat
Pekel'in, uyuşturucu sorunu hakkında TRT'nin yayın yapmasına ilişkin Devlet
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1123) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
39.- Balıkesir Milletvekili Sedat
Pekel'in, TRT İstanbul Radyosu binasındaki çalışanların sorgulandığı
iddialarına ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/1164) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
40.- Balıkesir Milletvekili Sedat
Pekel'in, TRT'deki sağlık programlarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1241) ve Devlet Bakanı
Beşir Atalay'ın cevabı
41.- Ağrı Milletvekili Naci Aslan'ın, Ağrı
İlinde dağıtılan kömüre ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1408)
ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
42.- Mersin Milletvekili Ersoy Bulut'un,
Anamur'dan Mersin ve Antalya'ya deniz otobüsü ile ulaşım sağlanıp
sağlanmayacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/884)
43.- Muğla Milletvekili Fahrettin
Üstün'ün, palm yağı ithalatına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi
(6/892)
44.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Elazığ'ın Alacakaya İlçesinin ulaşım sorunlarına ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/901)
45.- Samsun Milletvekili İlyas Sezai
Önder'in, Bafra Devlet Hastanesi ek inşaatına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü
soru önergesi (6/905)
46.- Balıkesir Milletvekili Sedat
Pekel'in, sözleşmeli sağlık personeli sınavına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü
soru önergesi (6/909)
B) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Şanlıurfa Milletvekili Vedat MELİK'in,
Birecik Barajı kamulaştırmalarına ilişkin Maliye Bakanından sorusu ve Enerji ve
Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/9861)
2.- Isparta Milletvekili Mevlüt
COŞKUNER'in, Türkiye Kömür İşletmelerinin bayilik standartlarına ve kömür
karaborsasına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi
GÜLER'in cevabı (7/10851)
3.- Manisa Milletvekili Ufuk ÖZKAN'ın, Ege
Bölgesindeki OSB'lerin liman taleplerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret
Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/10887)
4.- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM'in,
tarım ve hayvancılıkla uğraşanların borçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/10904)
5.- Zonguldak Milletvekili Nadir SARAÇ'ın,
Zonguldak Gökçebey Organize Sanayi Bölgesi ödeneğine ilişkin sorusu ve Sanayi
ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/10967)
6.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Millî Güvenlik Siyaset Belgesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Savunma
Bakanı M. Vecdi GÖNÜL'ün cevabı (7/10993)
7.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
sanayide kullanılan doğalgaz fiyatlarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/11100)
8.- Hatay Milletvekili Mehmet ERASLAN'ın,
asayiş olaylarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı
(7/11104)
9.- Mersin Milletvekili Ersoy BULUT'un,
bir polisin çatışma sırasında DYP Genel Başkanı ile telefonla görüşmesine
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/11117)
10.- Muğla Milletvekili Fahrettin
ÜSTÜN'ün, trafik kazalarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir
AKSU'nun cevabı (7/11123)
11.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, Köy Merkezli Tarımsal Üretime Destek Projesine,
- Muğla Milletvekili Fahrettin ÜSTÜN'ün,
kuş gribinin kümes hayvancılığı sektörüne etkilerine,
- Kırıkkale Milletvekili Halil
TİRYAKİ'nin, Kırıkkale'de yapılan hayvancılık desteklemelerine,
- Ankara Milletvekili İsmail DEĞERLİ'nin,
bir şahsın ithal ettiği mısırların TMO silolarında depolandığı iddiasına,
- Çanakkale Milletvekili Ahmet KÜÇÜK'ün,
AB sürecinde tarım sektörünün durumuna,
- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
ipekböceği ve ipek üretimine,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/11183, 11184, 11185, 11186, 11187, 11188)
12.- İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN'in,
Kara Kuvvetleri Komutanlığının amblemindeki değişikliğe ilişkin sorusu ve Millî
Savunma Bakanı M. Vecdi GÖNÜL'ün cevabı (7/11200)
13.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
korsan yayınlara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı
(7/11254)
14.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, bal ürünlerinin denetimine,
- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
oluşturulan fonlara,
- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
kanatlı hayvan dağıtımıyla ilgili bir iddiaya,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/11270, 11271, 11272)
15.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
depremden etkilenen hizmet binalarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal
UNAKITAN'ın cevabı (7/11310)
16.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
depremden etkilenen hizmet binalarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Mehmet Mehdi EKER'in cevabı (7/11314)
17.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
depremden etkilenen hizmet binalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad
TÜZMEN'in cevabı (7/11327)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat
15.00'te açılarak üç oturum yaptı.
Ardahan Milletvekili
Ensar Öğüt, Ardahan'ın sorunlarına ve alınması gereken tedbirlere,
Mersin Milletvekili Ersoy
Bulut, Mersin'in düşman işgalinden kurtarılışının 84 üncü yıldönümüne ve
çiftçinin sorunlarına,
İlişkin gündemdışı birer
konuşma yaptılar.
İstanbul Milletvekili
Muharrem Karslı'nın, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının 20 nci kuruluş
yıldönümünde, Borsa'nın verdiği hizmetlere ilişkin gündemdışı konuşmasına,
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener cevap verdi.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın, Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Jassim M.
Al-Kharafi'nin Kuveyt'e resmî davetine beraberinde parlamento heyetiyle
icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresinin;
Gündemin "Genel
Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 13
üncü sırasında yer alan (10/41), 125 inci sırasında yer alan (10/170), 133 üncü
sırasında yer alan (10/177), 212 nci sırasında yer alan (10/263) ve 244 üncü
sırasında yer alan (10/295) esas numaralı zeytin ve zeytinyağı üretiminde
karşılaşılan sorunların araştırılmasını öngören Meclis araştırması
önergelerinin görüşmelerinin 3.1.2006 Salı günkü birleşimde ve birlikte
yapılmasına; bu birleşimde sözlü soruların görüşülmeyerek görüşmelerin
tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına; 4.1.2006 Çarşamba ve
5.1.2006 Perşembe günkü birleşimlerde kanun tasarı ve tekliflerinin
görüşülmeyerek sözlü soruların görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisinin,
Balıkesir Milletvekili
Sedat Pekel'in, 4207 Sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair
Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin
(2/382) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin;
Yapılan görüşmelerden
sonra,
Kabul edildikleri
açıklandı.
Birleştirilerek
görüşülmesi kabul edilen;
Edirne Milletvekili
Necdet Budak ve 45 milletvekilinin, yağ bitkileri tarımı ile bitkisel yağ
üretimindeki sorunların (10/41),
Aydın Milletvekili Ahmet
Ertürk ve 29 milletvekilinin, zeytin ve zeytinyağı üretiminde karşılaşılan
sorunların (10/170),
Balıkesir Milletvekili
İsmail Özgün ve 20 milletvekilinin, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin
sorunlarının (10/177),
Bursa Milletvekili Kemal
Demirel ve 31 milletvekilinin, zeytin yetiştiricilerinin sorunlarının (10/263),
Bursa Milletvekili Mehmet
Altan Karapaşaoğlu ve 19 milletvekilinin, zeytincilik sektörünün sorunlarının
(10/295),
Araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergelerinin, yapılan öngörüşmelerinden sonra kabul edildiği açıklandı.
Kurulacak komisyonun :
12 üyeden teşekkül
etmesi,
Çalışma süresinin, üye
seçimi tarihinden itibaren 3 ay olması,
Gerektiğinde Ankara
dışında da çalışması,
Kabul edildi.
Çanakkale Milletvekili
İbrahim Köşdere, Balıkesir Milletvekili Ali Kemal Deveciler'in, konuşmasında,
şahsına sataştığı iddiasıyla, bir açıklamada bulundu.
4 Ocak 2006 Çarşamba günü
saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 20.14'te son verildi.
|
Nevzat
Pakdil |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
|
|
|
|
Harun Tüfekci |
Yaşar Tüzün |
|
|
Konya |
Bilecik |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
|
|
No.:
60
II. - GELEN KÂĞITLAR
4 Ocak 2006 Çarşamba
Meclis Araştırması Önergesi
1. - Gaziantep Milletvekili Abdulkadir ATEŞ ve 24 Milletvekilinin,
gümrüklerdeki kaçakçılık ve yolsuzluk iddialarının araştırılarak sorumluların
tespiti ile alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98
inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/331) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.1.2006)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.08
4 Ocak 2006 Çarşamba
BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER : Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Harun TÜFEKCİ (Konya)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 48 inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı
vardır; görüşmelere başlıyoruz.
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, toplantı yetersayısı yok; önce yoklama yapmanızı talep ediyorum.
BAŞKAN - Gündeme geçmeden
önce üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim. Konuşma süreleri 5
dakikadır. Hükümet bu konuşmalara cevap verebilir, hükümetin cevap süresi 20
dakikadır.
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, toplantı yetersayısı yoktur. Tutumunuz hakkında usul tartışması
açılmasını istiyorum.
BAŞKAN - Gündemdışı ilk
söz, Nâzım Hikmet'in doğum yıldönümü münasebetiyle söz isteyen Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek'e aittir.
Sayın Kepenek; buyurun.
(CHP sıralarından alkışlar)
III.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek'in, Nâzım Hikmet'in 104 üncü doğum yıldönümünde,
şairin edebiyatçı kişiliğine ve vatandaşlığa kabulüyle ilgili son gelişmelere
ilişkin gündemdışı konuşması
YAKUP KEPENEK (Ankara) -
Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; bu toprakların yetiştirdiği ve dünyaya
armağan ettiği, ulusal ve evrensel değerimiz, büyük şair Nâzım Hikmet'in 104
üncü doğum yıldönümü nedeniyle gündemdışı söz aldım; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Türk şiirinin çizgisini
değiştirmiş, çok yönlü, evrensel boyutlu bir şair ve yazar olan Nâzım'ı bu kısa
sürede anlatmanın olanağı yok. Ancak, bir noktanın özenle altını çizmek
gerekiyor. Nâzım Hikmet, ulusal ve evrenselin somutlaştığı, bir araya geldiği
bir büyük değerdir ve düşünsel gücünü, bulunduğu yere bakmaksızın her zaman bu
toprakların tarihinden, bu toprakların kültüründen, bu toprakların insanından
almıştır. O nedenledir ki, onun muhteşem Kuvayı Milliye Destanı, bu ülkenin
ulusal kurtuluş hamurunu ören, yoğuran ve dünyaya mal eden çok büyük bir değer
taşır. Bakınız, bu destanın girişinde Erzurum Kongresini tanımlarken ne diyor:
"Bütün aksamı vatan
bir küldür denildi Kongrede,
Kabul olunmaz denildi
manda ve himaye."
Bu Meclis, Erzurum'un,
Sivas'ın, Samsun'un sonucudur. Türkiye Cumhuriyeti o değerlerin sonucudur.
Daha sonra Moskova'da
bulunduğu yıllarda dünya uzay çağına geçerken bakınız Nâzım ne diyor:
"Yelkenlilerle
gidiliyor kozmosa... "Uzaya, yelkenlilerle gidiliyor.
“... Piri Reis'in
haritasında yüzen yürek kadar yelkenlilerle."
Piri Reis kültürünü, Piri
Reis'i uzayla birleştirme başarısını gösteren bir büyük şairdir Nâzım.
Onunla da yetinmiyor.
Onun için, bu vatan onun yüreğidir. Memleketim diye o yürek çarpar. Bakın;
"Bir vapur geçer
Varna önünden,
Uy Karadeniz'in gümüş
telleri,
Bir vapur geçer Boğaza
doğru,
Nâzım usulcacık okşar
vapuru, yanar elleri."
Bakü'de denizi
seyrederken tepeden;
"Avuç avuç çarpar
yüzüme ışık taneleri,
Havada rast peşrevi
Boğaziçi suları gibi akar" deme büyüklüğü Nâzımı evrensel kılar.
Değerli arkadaşlar,
geçtiğimiz günlerde, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, tarihsel ve büyük
bir karar aldı. Nâzım'ın evrensel ve ulusal özelliklerinden yola çıkarak, 100
üncü doğum yılının UNESCO tarafından Nâzım yılı olmasını gerekçelendirerek,
şairin bu ülkenin yetiştirdiği en büyük şair olduğunun altını çizerek ve
gelecek yıllarda yaşayacağını belirterek, bir davacının, Sayın Kemal
İnebolu'nun, açtığı davayı esastan inceleme gereğini duydu Danıştay ve o vatandaşın,
hepimiz gibi herhangi bir vatandaşın, Nâzımla ilgili olarak, hem kişisel
menfaatlarının, meşru menfaatlarının ihlal edildiği -Nâzım'ın vatandaşlıktan
çıkarılmasının- hem de sübjektif ehliyetinin varlığını kabul etti; bu, tarihî
bir karardır, çok önemli bir karadır ve Nâzım'ın vatandaşlığının tanınmasını,
Bakanlar Kurulunun 1951 kararının kaldırılmasını isteyen tarihî bir karar aldı.
Şimdi, değerli
arkadaşlar, hükümetimize düşen çok temel bir görev var; o temel görev şudur: Bu
ülkenin geçmişinde onca yaratıcılığıyla değer kazanan ve geleceğe uzanan bir
düşünce yapısının, bir anlayışın, yalnız ezilenlerin, sömürülenlerin, horlananların
değil, ezilen ulusların da, kendi memleketinin en olmadık sorunlarının da
sözcüsü olan bir şairin vatandaşlığının, hükümet tarafından, bir an önce
tanınması gerekiyor.
Bununla da kalınmamalı,
Yüce Meclis, vatandaşlıktan çıkarılmalarla ilgili bir araştırma yapmalı ve
Türkiye, 70'li, 80'li, 90'lı yıllarda yaşadığı kardeş kavgasının yaralarını
sarmalı, Nâzım'dan başlayarak, toplumun reddettiği, vatandaşlıktan çıkardığı
kişileri vatandaşlığa kazandırmalı ve Nâzım'ın hiç -kişisel görüşümü de
özellikle belirteyim- yüreğinden çıkarmadığı vatan sevgisini vasiyetinde
yerleştirdiği Anadolu'da bir ağaç altında defnedilmeyi, gömülmeyi, yatmayı da
benimsemeli diye düşünüyorum.
Bu düşüncelerle, hepinize
saygılar, sevgiler sunuyorum; bayramınızı ve yeni yılınızı kutluyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
Çok teşekkür ediyorum
Sayın Başkan.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Kepenek.
Gündemdışı ikinci söz,
narenciye üreticilerinin sorunlarıyla ilgili söz isteyen, Mersin Milletvekili
Hüseyin Güler'e aittir.
Sayın Güler, buyurun.
2.- Mersin
Milletvekili Hüseyin Güler'in, Mersin'deki narenciye üreticilerinin sorunlarına
ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in
cevabı
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; 2006 yılının ilk günlerinde, gerçekten, sizin karşınıza, sizin
yaptığınız başarıları övecek, onore edecek bir konu olsaydı, hiç şüphesiz bunu
yürekten söylerdik; ama, birkaç defa, hatta, bundan çok söylenmesine karşın,
gündeme getirilmesine karşın, yine de bir somut adım atmadığınız bir olayı
tekrar gündemimize getirmek istiyorum; bu konuda hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
3 Ocak, dün, Mersinimizin
kurtuluş yıldönümüydü ve bu uğurda yürekleriyle canlarını veren şehitlerimizi
rahmetle anarken, gazi olanlarımıza da şükranlarımızı iletiyorum.
Evet, narenciye
üreticileri, bu ülkenin alınteriyle üretip, emeğinin karşılığını, göz nurunu
isteyen yürekli toplumların bir parçasının sesi olmaya çalıştık; ama, siz kulak
asmamaya, bunlara çözüm bulmamaya, sadece mazeret üretmeye devam etmeye
çalışmaktasınız.
Evet, 2002 yılında
aldığınız bu iktidar döneminde, daha önce saklanan bir unsur da, üre gübresinin
fiyatı 255 000 lira iken, bugün 480 000 lira; yani, artış yüzde 88. 275 000
lira olan kompoze üre, bugün 425 000 lira; artış oranı yüzde 55. 385 000 lira
olan DAP gübresi 555 000 lira, yani yüzde 43. Evet, traktörün fiyatı 17 milyar
TL'yken, bugün 32 milyar. Mazot 1 246 000 liradan, 2 040 000 liraya çıktı.
Mazeretiniz de hazır: Dünya konjonktürü; artan mazot girdisi bizim dışımızda…
Bizler de şunu söylüyoruz; sizin göreviniz mazeret üretmek değil, çözüm
üretmektir. Bugün, dolaylı vergilerin yüzde 80'ine yakını, dolaylı vergilerden
toplandığınız en önemli parçalardan biri de mazot girdisidir; ona göre de
hesabınızı yapın.
Evet, bu insanlar isyan
halinde. İçinizde Genel Başkan Yardımcınız ve bu konuda da iyi bir üretici olan
Sayın Dengir Mir Fırat bu konuları çok iyi bilir; Ali Er de yılların
tecrübesiyle burada sizlere haykırdı. Lütfen, çözüm bulun; isyan had safhada.
Geçenlerde, eski bir milletvekili arkadaşımız, Erdemli'de limon üreticisi
"dalında kaldı, satamıyoruz…" Bu kadar girdinin olduğu yerde,
maalesef, satış girdileri de düşük.
Evet, Mersin'in kendine
has ciddî anlamda farklılığı var; çünkü, yüzde 70 göç alan ve toplumsal anlamda
barışı özlemle kucaklayan bir ilimiz. Bu konuda atacağınız her adımı şimdiden
şükranla karşılamaya hazırız; ama, niyetinizin olmadığını da görüyoruz.
Evet, ikinci bir
gündemdışı konuya, Adana Tekel Sigara Fabrikasına da kısmen değinmek istiyorum.
Toplam 700 kişinin çalıştığı, 1976-1977 yıllarında üretime başlayan ve en son
2000 yılında yenilenen, işin enteresan tarafı, 2005 yılında da 1 trilyonluk 2
adet buhar kazanının yapıldığı bir fabrikayı, bugün satmayı, satmayı değil
kapatmayı düşünüyorsunuz. Ne oldu; 2005 yılında bunların hesabı yapılmadı mı;
bu kadar günübirlik yaşamaya hazır mısınız?! Bugün, 700 işçi, ailesiyle toplam
1 100 kişi şu anda Adana'da sigara fabrikasında eylem halinde; diyorlar ki
"biz, üretmek istiyoruz ve bunun için de diğer sigara fabrikaları gibi
satışa çıkartın." Düne kadar işçi özelleştirmeye karşıyken, bugün satışa
dahi razı. O zaman, bu sese kulak vermenizi bekliyoruz ve bu bayram döneminde,
bizim için manevî değerleri yüksek olan bayram döneminde, bu çığlıklara kulak
vermenizi bekliyorum. Evet, yaklaşık 1 100 kişi; bu toplum üretmek istiyor,
çalışmak istiyor, alınteriyle üretmek istiyor.
İşin enteresan tarafı,
Ziraat Bankasının konut kredisine uyguladığı faiz oranı, çiftçiye uyguladığı
faiz oranından daha düşük; hatırlatmak istiyorum. Bu ne perhiz, bu ne lahana
turşusu!.. Ziraat Bankasının görevi konut kredisi vermek değil, çiftçiye sahip
çıkabilmek, çiftçinin yatırımlarını yapılandırıp, günün teknoloji ve bilim
boyutlarıyla yeniden organize etmektir. Ama, tabiî ki, gördüğümüz kadarıyla,
hükümet bu faiz oranlarını dikkate almıyor; çünkü, bu siyasî oluşumda daha çok
tüketim teşvik edilmekte, üretim değil. İnsanlara doğrudan gelir desteği adı
altında verdiğiniz para, maalesef toplumumuzu asalak haline getirmektedir.
Ülkemiz, ne IMF'nin ekonomik politikalarına ne de Avrupa Birliğinin siyasal kararlarına
terk edinilecek kadar bir süreç değil; ama, sizler bu toplumu kaderiyle baş
başa bırakırken, bu toplum da sizi asla unutmayacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
HÜSEYİN GÜLER (Devamla) -
Tamamlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun Sayın
Güler.
HÜSEYİN GÜLER (Devamla) -
Teşekkür ediyorum Başkanım.
Bu toplum, kendine
yapılanları asla unutmayacaktır; kısaca, sizleri de unutmayacaktır. Bu yıl
içerisinde yapılması düşünülecek bir erken genel seçim, bizim gözlemimiz; ama,
Sayın Başbakan ne kadar "olmayacak, zamanını tamamlayacak" dese de,
2006 yılı içerisinde olacak bir erken genel seçimde bu toplum size gereken
siyasal mesajı verecektir.
Burada, yeni yılınızı ve
bayramınızı kutluyor, hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum. (Anavatan
Partisi sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Güler.
Gündemdışı konuşmaya,
Tarım ve Köyişleri Sayın Mehmet Mehdi Eker cevap verecektir.
Sayın Bakanım, buyurun.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI
MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Mersin Milletvekili Sayın Hüseyin Güler'in yaptığı gündemdışı
konuşmayla ilgili olarak cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri,
Türkiye'de yaklaşık 105 000 işletmede narenciye yetiştiriciliği yapılmakta ve
yıllık, yaklaşık olarak 2,5 milyon ton
narenciye üretilmektedir.
Bizim, esasen, sahip
olduğumuz tarımsal yapı ve üretim sistemleri gereği, birçok alanda, birçok
üründe üretimle ilgili sorunlarımız bulunmamakta; ama, sosyoekonomik yapımız ve
çok uzun yılların ihmali sebebiyle üreticilerimizin yeteri kadar örgütlü
olmaması ve pazarlama altyapısına sahip bulunmaması nedeniyle, zaman zaman
pazarlamayla ilgili sıkıntılar olmaktadır. Özellikle ürünlerin, ürün
rekoltesinin beklenenin üzerinde olduğu, arz fazlasının teşekkül ettiği yıllarda
bu fiyatlar, tabiî, göreli olarak bundan olumsuz etkilenmektedir. Bizim bu sene
de karşı karşıya kaldığımız sorun bu iki alana tekabül etmektedir. Bunlardan
bir tanesi pazarlama sorununun henüz çözülememiş olması; ki, biraz sonra arz
edeceğim hususla bizim bu konuda ciddî adımlar attığımızı ve yakın bir
gelecekte de çok daha iyi bir noktaya geleceğimizi ifade edeceğim. Bu, son
derecede önemli bir husus.
Gerek üretim ve kalite
yönünden dış pazarlarda rekabet edebilecek durumda olmamız, keza çeşit
zenginliği sebebiyle pazar üstünlüğüne sahip olduğumuz bir vakıadır. Biz, bu
pazarlama sorununu aşmak için, temel alanda, iki temel noktada düzenleme
yaptık. Bunlardan bir tanesi, bu Meclisten bu dönemde geçen Üretici Birlikleri
Yasasıdır. Bununla, Türkiye'de son birbuçuk iki yıl içerisinde 90'ın üzerinde
ürüne ait üretici birliği teşekkül etmiştir ve pazarlama organizasyonuyla
ilgili, bu alanda ciddî bir mesafe kaydedilmiştir.
İkinci husus da şudur:
Biz, 2005 yılında, 16 ilde bir pilot uygulama başlattık. Özellikle, ürünlerin
muhafazası, işlenmesi, ambalajlanması, stoklanmasına dair yatırımların, bu,
eğer kooperatifler tarafından yapılmışsa veya gerçek kişiler tarafından
yapılmışsa veya il özel idareleriyle müştereken, ortaklaşa yapılmışsa, biz,
bunları, yüzde 50'den yüzde 75'e kadar olmak kaydıyla, hibe yoluyla
desteklemekteyiz ve bugüne kadar, bu 2006 yılı içerisinde de, biz, bu desteği
Türkiye'nin 81 vilayetine yaygınlaştırdık. Dolayısıyla, şu anda bu konuyla
ilgili çok sayıda proje geldi ve biz, ayırdığımız kaynakla, gerek 2005 yılı
için ayırdığımız kaynakla gerekse 2006 yılı için ayırdığımız kaynakla, bunları
önemli ölçüde finanse edeceğiz ve bu, bu alandaki, özellikle hasat
dönemlerindeki arz fazlasının akümülasyonunu önleyecek, birikmesini önleyecek,
bunun belli zaman dilimlerine yayılmasına sağlayacak, bu şekildeki tesisler,
üreticimizin, uzun vadede, bu alandaki sorununu çözmede çok ciddî katkı
sağlayacaktır.
Tabiî, acil olarak
yapılması gereken husus şudur: Biz, bu alandaki üreticilerimize destek
veriyoruz; yani, ben, tarım destekleri içerisindekileri mütalaa etmiyorum
sadece, ihracat desteği de veriyoruz; yani, şimdi…
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Çiftçiye değil Sayın Bakanım, çiftçiye yansımıyor.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI
MEHMET MEHDİ EKER (Devamla) - Hayır, hayır, çiftçiye de veriyoruz. Biz,
çiftçiye, geçen sene 4 katrilyon lira destek ödedik; 2006 yılı içerisinde de,
bu miktardan az olmamak üzere, bu miktardan daha fazla olacak şekilde bu
destekler devam edecek. Eğer elde ürün fazlası varsa, bu ürünü dışarıya satmak
suretiyle, dışarıya pazarlamak suretiyle, ihraç etmek suretiyle biz bunu
elimine edebiliriz; yani, biz, Türkiye'deki bütün ürünleri alıp, toplayıp, bunu
kendi içimizde çürütecek durumda değiliz. Neticede, bu, bir iktisadî
faaliyettir ve eminim siz de olsanız, bir başkası da olsa, aynı bu işlemi
yapacaktır.
Sayın Güler birtakım
girdilerden falan bahsetti, bunların üretim artışından bahsetti. Tabiî, esasen
işaret ettiği hususta cevabını da kendisi verdi. Biz, tabiî mazeret
üretmiyoruz, biz çözüm üretiyoruz ve girdiler, özellikle iki girdi, enflasyonun
üzerinde artış kaydedilen uluslararası piyasalar sebebiyle artış kaydedilen iki
temel girdide, mazot ve gübrede de biz destek verdik, vermeye de devam
edeceğiz. Bunu da, Sayın Milletvekilimizin dikkatine sunmak istiyorum.
Yine bir başka husus,
Ziraat Bankasının faizlerinden bahsetti, tarımsal faiz oranlarının yüksek
olmasından bahsetti, yüzde 20 olarak. Ama, değerli arkadaşım, öncelikle şunu
söyleyeyim; o kredilerin, Ziraat Bankasının kullandırdığı kredilerin yüzde
80'in üzerindeki kısmı, yüzde 8 ile 12 arasındadır. İki gün önce yayımlandı
kararname; birçok alanda biz, Ziraat Bankasının kredi faizlerinde sübvansiyon
uyguluyoruz, yüzde 50 - yüzde 60 oranında sübvanse ettiğimiz faiz oranları
vardır; ki, bu da son derece önemli bir husustur.
Bir de, tabiî
"Ziraat Bankası neden konut kredisi veriyor" mealinde Sayın Güler
birtakım hususlar söyledi. Neticede, Ziraat Bankası bir bankadır, adının
başında "ziraat" vardır, doğrudur, çiftçilere de hizmet ediyor; ama,
aynı zamanda bir bankacılık faaliyeti yapıyor. Dolayısıyla, bankacılık
faaliyetleri içerisindeki diğer ürünler de, diğer kredi çeşitleri de Ziraat
Bankasının faaliyetleri arasında yer almak mecburiyetindedir, konut kredisi de
bunlardan bir tanesidir. Bunun, çok da yadırganmaması gerekir.
Ben, bu duygularla Yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Bakanım,
teşekkür ediyoruz açıklamalarınız için.
Gündemdışı üçüncü söz,
2005 yılının özet değerlendirmesiyle ilgili söz isteyen, Samsun Milletvekili
Mehmet Kurt'a aittir.
Sayın Kurt, buyurun.
3.- Samsun
Milletvekili Mehmet Kurt'un, 2005 yılının kısa bir değerlendirmesine ilişkin
gündemdışı konuşması
MEHMET KURT (Samsun) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 yılının özet bir değerlendirmesini
yapmak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla
selamlarım.
Değerli arkadaşlar, 2005
yılı, tatlısıyla acısıyla, sevinciyle üzüntüsüyle geride kaldı. 2006 yılının,
ülkemize ve insanlık âlemine hayırlı olmasını diliyorum.
Değerli arkadaşlar, bütün
her şeye rağmen, 2005 yılı, gerek Meclis çalışmalarımız ve gerekse hükümet
icraatları noktasında başarılı bir yıl olduğunu kabul edebiliriz ve böyledir
de. Bilhassa, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iktidarıyla muhalefetiyle, geceli
gündüzlü yoğun bir çalışma neticesinde, reform niteliğinde, kapsamlı, çerçeve
yasalar çıkarmış ve kanunlaştırmıştır.
Bunlardan en önemlileri,
bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin Sağlık Bakanlığına
devriyle ilgili, yani, sağlık teşkilatının bir çatı altında birleşmesiyle
ilişkili kanundur ki, yıllardan beri, bütün iktidarların yapmak isteyip de
gerçekleştiremediği bir reformdur bu. Diğer bir kanun, İcra ve İflas Kanunudur.
Adlî Sicil Kanunu, İl Özel İdaresi ve Belediyeler Kanunu, Köy Hiz-metlerinin il
özel idaresiyle birleştirilmesi hakkındaki kanun ki, yerel yönetimlerin
güçlendirilmesi açısından bu çok önemlidir. Yine, Avrupa Birliği müktesebatıyla
ilgili olarak, Türk Ceza Kanunu, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir
ve reform niteliğinde bir kanun tasarısı ve bu da gerçekleşmiştir.
Değerli arkadaşlar, yine,
2005 yılı içerisinde, bildiğimiz ve yakından tanıdığımız, mesai arkadaşımız
Ağrı Milletvekili Mehmet Melik Özmen'i de kaybetmenin hüznünü ve üzüntüsünü
yaşadık. Kendisine Allah'tan rahmet diliyor, acılı ailesine de sabırlar temenni
ediyorum.
Değerli arkadaşlar, 2005
yılı, ülkemizde ve dünyada önemli gelişmeler ve olaylara sebebiyet vermiştir.
Bilhassa, 2005 yılının ilk günlerinde paramızdan 6 sıfır atılarak Yeni Türk
Lirasına geçmemiz ve bunda başarılı bir durum sergilememiz de icraatların,
yani, hükümet icraatları açısından çok önemlidir. Yine, bu arada, enflasyon,
kırk sene öncesinin seviyesine, yüzde 8'lere düşmüştür. Aynı şekilde, büyüme
hızımız 2004 yılında 9,9; şimdi ise yüzde 6'lar seviyesinde seyrederekten güzel
bir gelişme seyretmiştir.
Bunun yanında, bilhassa
özelleştirmede reform niteliğinde rekorlar kırılmıştır. TÜPRAŞ gibi, Erdemir
gibi, Telekom gibi büyük kuruluşlar özelleştirilmiştir. Yine, ihracatta da 74,5
milyar dolarlarla güzel bir hamle yakalanmış ve bunun yanında bilhassa devlet
politikamız olan ve yarım asırdan beri yaşadığımız bu süreçte, Avrupa Birliği
sürecinde, Avrupa Birliğiyle müzakereler 3 Ekim tarihi itibariyle başlamış ve
bu da millî politikamız açısından önemli bir gelişmedir.
Değerli arkadaşlar, yine
aynı şekilde, 17 Kasımda, Değerli Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Samsun'da,
Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin ve yine İtalya Başbakanı Berlusconi'yle
enerji zirvesinde buluşmuşlar, Mavi Akım Projesinin devamı olarak bazı, burada,
önemli projelerin müzakerelerini yapmışlardır.
Değerli arkadaşlarımız,
bunlar, hükümetimiz ve memleketimiz açısından güzel gelişmeler. Bu güzel
gelişmelerin yanında, maalesef, dünya coğrafyasında meydana gelen doğal
felaketler neticesinde, 2004 yılı sonu itibariyle, Uzakdoğu'da, Endonezya'da
bir tsunami felaketi ve bunun yaralarını daha sarmadan Pakistan'da bir deprem
neticesinde yüzbinlerce insan hayatını kaybetmiş. Biz, Türk Milleti olarak,
devlet olarak, sivil toplum örgütleri ve Kızılayla ve bütün kuruluşlarımızla buradaki bu dost Pakistan Halkının
yaralarını sarmak hususunda önemli gayretlerimiz olmuştur.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın
Kurt.
MEHMET KURT (Devamla) -
Toparlıyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarım,
2006 yılının, ülkemiz açısından, 2005 yılından çok daha güzel gelişmelere
netice vereceğine inanıyorum. Ümit ediyoruz ki, gönlümüz ister ki, 2006 yılı,
ülkemiz ve insanlık için barış yılı olsun, anlayış yılı olsun ve bilhassa,
süper güçler, silahlanmak için harcadıkları bütün bu harcamaları,
birikimlerini, maddî birikimlerini ve parasal birikimlerini yoksul ülkelerin
açlığına ve yoksulluğuna çare olmak
için harcasınlar. Savaşlar olmasın istiyoruz; çocuklar, gençler, insanlar
ölmesin istiyoruz.
Bu güzel dilek ve
temennilerle, bütün insanlığın 2006 yılını tebrik ediyor, tüm İslam âleminin ve
vatandaşlarımızın gelecek kurban bayramını da buradan tebrik ediyor, hepinize
tekrar saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Kurt.
Sayın milletvekilleri,
birleşime 10 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati : 15.39
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.59
BAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER : Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Harun TÜFEKCİ (Konya)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 48 inci Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
Başkanlığın Genel Kurula
diğer sunuşları vardır.
Bir Meclis araştırması
önergesi vardır; okutuyorum:
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.-
Gaziantep Milletvekili Abdulkadir Ateş ve 24 milletvekilinin, gümrüklerdeki
kaçakçılık ve yolsuzluk iddialarının araştırılarak sorumluların tespiti ile
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/331)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
1 - 22 Aralık 2005'te
Kapıkule Gümrük Kapısında "Avcı-2" adıyla bir operasyon başlatılmış.
Edirne Valisi Sayın Nusret Miroğlu "Kapıkule'de bazı görevlilerin rüşvet
aldıkları ihbarı üzerine daha önceden belirlenen 58 gümrük memuru ve 28 polisi
gözaltına almak için operasyon yapıldığını" açıklamıştır.
Operasyonda 72 gümrük
muhafaza memuru ve polisin tutuklanması, kaçakçılığın önlenememesinin en önde
gelen nedenlerinden birinin; bazen işin içinde bizzat yer alma, bazen de bir
çıkar karşılığında göz yumma vb. gibi yollarla "kamu gücü"nü kendi
çıkarları için kullanan kamu görevlileri olduğunun göstergesidir.
Devlet Bakanı Sayın
Kürşad Tüzmen "Kapıkule'deki operasyonların tamamıyla bilgisi dahilinde
olduğunu ve İçişleri Bakanlığı ile ortak çalışma sürdürdüklerini" Başbakan
Sayın Recep Tayyip Erdoğan da "operasyon emrini kendisinin verdiğini"
söylemiştir. Bu açıklamalar, gümrüklerde Türkiye'nin saygınlığını zedeleyen
sorunların hükümet düzeyinde kabul edildiğini göstermektedir.
2 - Türkiye'de
akaryakıttan içki-sigaraya, 20 000 000 adet kayıtdışı cep telefonundan şekere
kadar toplam 25 milyar dolarlık kaçakçılıktan söz edilirken, bunlarla mücadele
etmekle görevli Gümrük Müsteşarlığı, müsteşar yardımcılığı ve 3 genel müdürlüğü
ile 18 gümrük muhafaza başmüdürlüğünün 14'ü vekâleten yönetilmektedir.
Gümrükler gibi, her türlü
hukukdışı ilişkiye müsait bir ortamda, üst yönetimdeki zafiyetin, alta doğru
artarak büyümesinden doğal bir şey yoktur ve güvenlik güçlerinin operasyonu
sonucunda ortaya çıkarılan rüşvet halkasında, bu zafiyetin etkisi olduğu da
açıktır.
3 -
"Kaçakçılık" suçu, bir malın Türkiye'ye yasadışı yollarla ve yasaya
aykırı olarak gümrüksüz ya da kaçak yurda sokulması yanında, kıymet, tarife ve
menşei itibariyle "farklı beyan", "eksik beyan",
"beyan etmeme" vb. gibi çeşitli yollarla devletin gümrük gelirlerinde
kayba yol açan, topluma ve ülkeye zararlı her tür eylemi kapsamaktadır.
Bunların bir bölümünün
"gümrük tarifeleri"nin yükseltilmesi ya da indirilmesi
"kota" konulması gibi "malî" tedbirlerle; bir bölümünün de
"kamera konulması" risk ölçütlerinin uygulandığı "aramalar"
yapılması gibi "idarî" tedbirlerle önlenmesinin olanaklı olduğu
konunun uzmanları tarafından dile getirildiği halde, sadece "irade"
isteyen bu önlemler bir türlü alınmamaktadır.
4 - Yurdun dört bir
yanındaki gümrük kapılarının sınırı bulunduğu ülkeye göre değişen farklı
kaçakçılık türleri olduğu da bir vakıadır. Gümrükler Muhafaza Genel
Müdürlüğünün resmî açıklamalarına göre 19 Kasım-10 Aralık 2005 arasındaki 4
haftada toplam 93 olayda 11 741 582 026 YTL'lik kaçakçılık ortaya
çıkarılmıştır. Yakalananlar içinde sigara ve içkiden vitamin, krem ve şampuana,
gözlükten fermuara, motorinden sondaj malzemesine, cep telefonundan, el bombası
ya da kalaşnikof mermisine kadar her
türde malzeme vardır ve ele geçirilenlerin ele geçirilmeyenlerle
karşılaştırılmayacak kadar az olduğu herkesçe kabul edilmektedir. Bunlara petrol,
narkotik (uyuşturucu), nükleer madde kaçakçılığı gibi türler eklendiğinde
kaçakçılığın vardığı boyut ve mücadele yöntemlerindeki zaaf, daha iyi
anlaşılmaktadır.
5 - Bu sorunlara bir de
Türkiye'nin coğrafî konumunun yüklediği, daha dramatik bir sorun olarak
"insan kaçakçılığı" eklenmiştir.
Gümrüklerdeki yolsuzluk,
rüşvet vb. gibi sorunlar ile Türkiye'nin üçüncü ülkelerden Batı'ya göçün
transit noktalarından biri haline gelmesi, Türkiye'nin yurtdışındaki imajını zedelemekte,
uluslararası platformlarda itibarımızı sarsmakta ve ülkemizin çağdaş bir hukuk devleti olma iddiasına
gölge düşürmektedir.
Son Kapıkule olayı,
gümrük kapılarımızdaki kaçakçılık, yasadışılık, usulsüzlük gibi suçların ne
kadar boyutlandığını açıkça göstermekte ve bu konulara ilişkin başta eğitim
olmak üzere teknik donanım, güvenlik vb. gibi, gümrükleri etkinleştirecek her
alanda alınacak önlemlerin günümüz koşullarında yeniden saptanması gerektiğini
ortaya koymaktadır.
Sorunların bütün
boyutlarıyla araştırılması, yeni çözüm yollarının belirlenmesi ve
gümrüklerimizin etkin bir yapıya kavuşması için bu zamana kadar alınması
gereken önlemleri almayan sorumlularının ortaya çıkarılması amacıyla Anayasanın
98 inci, TBMM İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasını dileriz.
Saygılarımızla.
|
1- Abdulkadir Ateş |
(Gaziantep) |
|
2- Ali Kemal Kumkumoğlu |
(İstanbul) |
|
3- Ali Rıza Gülçiçek |
(İstanbul) |
|
4- Gökhan Durgun |
(Hatay) |
|
5- Tuncay Ercenk |
(Antalya) |
|
6- N. Gaye Erbatur |
(Adana) |
|
7- Haluk Koç |
(Samsun) |
|
8- Harun Akın |
(Zonguldak) |
|
9- Feramus Şahin |
(Tokat) |
|
10- Orhan Eraslan |
(Niğde) |
|
11- Salih Gün |
(Kocaeli) |
|
12- Muharrem Toprak |
(İzmir) |
|
13- Ramazan Kerim Özkan |
(Burdur) |
|
14- İnal Batu |
(Hatay) |
|
15- Atila Emek |
(Antalya) |
|
16- Halil Tiryaki |
(Kırıkkale) |
|
17- Ensar Öğüt |
(Ardahan) |
|
18- Kemal Demirel |
(Bursa) |
|
19- Hasan Güyüldar |
(Tunceli) |
|
20- Bülent Baratalı |
(İzmir) |
|
21- Mevlüt Coşkuner |
(Isparta) |
|
22- Şevket Arz |
(Trabzon) |
|
23- Mustafa Gazalcı |
(Denizli) |
|
24- Hasan Fehmi Güneş |
(İstanbul) |
|
25- Oya Araslı |
(Ankara) |
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge gündemde yerini
alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırası
geldiğinde yapılacaktır.
Gündemin "Sözlü
Sorular" kısmına geçiyoruz.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubukçu, gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının 2, 7, 41, 46, 78, 89, 117, 163, 195, 213, 218, 317 nci
sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir. Sayın Bakanın bu
istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.
Ayrıca, Devlet Bakanı
Sayın Beşir Atalay, gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 11, 29, 30, 36,
72, 90, 122, 197 nci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak
istemişlerdir. Sayın Bakanın bu istemini sırası geldiğinde yerine getireceğim.
IV. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in, Bandırma
Limanının özelleştirileceği iddialarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru
önergesi (6/809)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Bu önerge, üç birleşim
içinde cevaplandırılmadığından, İçtüzüğün 98 nci maddesinin son fıkrası
uyarınca yazılı soruya çevrilecektir. Önerge gündemden çıkarılmıştır.
Sayın Pekel burada mı
efendim? Yok.
2.- Manisa
Milletvekili Ufuk Özkan'ın, engellilerin sorunlarının çözümünde kurumlar arası
koordinasyon ile coğrafi ve sosyal farklılıklara ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/816) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
3.- Ankara
Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan'ın, töre cinayetlerine karşı alınacak
tedbirlere ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/850) ve Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
4.- Muğla
Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, yapılan atamalara ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/1013) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
5.-
Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in, çocuk yuvalarında ve huzurevlerinde
yapılan atamalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1047) ve
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
6.- Denizli
Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, Bakanlık tarafından Denizli İlinde yapılan
çalışmalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1141) ve Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
7.- Antalya
Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumuna bağlı yurtlara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi
(6/1160) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
8.- Iğdır
Milletvekili Dursun Akdemir'in, atanan ve görevden alınan personele ilişkin
Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1228) ve Devlet Bakanı Nimet
Çubukçu'nun cevabı
9.- Antalya
Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, çocukların korunmasıyla ilgili olarak
yapılan çalışmalara ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1329) ve
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
10.- Iğdır
Milletvekili Dursun Akdemir'in, 2004 ve 2005 mali yılı bütçelerinden Iğdır
İline ayrılan ödenek miktarı ve kullanımına ilişkin Devlet Bakanından sözlü
soru önergesi (6/1399) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
11.-
Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, personel atamalarına ve geçici
personele döner sermayeden ödenen paya ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru
önergesi (6/1443) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
12.-
Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu
bünyesindeki yuvalar ve yetiştirme yurtlarının sorunlarına ilişkin Devlet
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1455) ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
13.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, İzmir'deki sosyal hizmet kuruluşlarının
yetersizliğine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1590) ve Devlet
Bakanı Nimet Çubukçu'nun cevabı
BAŞKAN - Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, biraz önce Heyetinize arz ettiğim gibi, Devlet
Bakanı Sayın Nimet Çubukçu, gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 2, 7,
41, 46, 78, 89, 117, 163, 195, 213, 218, 317 nci sıralarındaki soruları birlikte
cevaplandırmak istemişlerdi.
Bu soruları, sırasıyla,
önce okutacağım; sonra, Sayın Bakana cevaplandırması için söz vereceğim.
Önce, soruları
okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın,
aracılığınızla, Sayın Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlandırılmasını
arz ederim.
Ufuk
Özkan
Manisa
Dünya Sağlık Örgütünün
verilerine göre, ülkemizde 7-7,5 milyon engelli olduğu tahmin edilmektedir.
Engellilik, engelli aileleriyle birlikte 20 000 000 insanı ilgilendiren önemli
bir sosyal olgu haline gelmiştir. Bu nedenle;
1- Engellilere dönük
çalışmaların tek bir çatı altında toplanmamış olması en önemli sorunlardan
birisidir. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Özürlüler İdaresi
Başkanlığı gibi kimi kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanlarının
netleşmemiş olduğu ve pek çok konuda görüş birliğinin sağlanamadığı
görülmektedir. Kurumlar arasındaki koordinasyon sağlanacak mıdır? Nasıl?
2- Engellilerin sorunları
da bölgelere göre coğrafî ve sosyal açılardan kimi farklılıklar göstermektedir.
Söz konusu farklılıklardan kaynaklanan sorunların çözümüne dönük projeleriniz
nelerdir?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki soruların,
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz
ederim.
Gülsün
Bilgehan
Ankara
18 Kasım 2003 tarihinde
K.D.'nin zalimce öldürülmesi, sonu gelmeyen töre cinayetlerinin çarpıcı
örneklerinden biridir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yoğun
bir şekilde gözlemlenen töre cinayetleri, Avrupa Birliğine girecek olan
ülkemizin itibarını zedelemektedir.
Bu bilgiler ışığında;
1- Türk Ceza Kanununun
ilgili maddelerinin, töre cinayetlerine ilişkin ağırlaştırıcı cezalar öngörmesi
gerekmez midir?
2- Töre cinayetlerinin
engellenmesi konusunda Adalet ve İçişleri Bakanlığıyla işbirliği içinde
misiniz?
3- Töre cinayetlerinin
yoğun olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde faaliyet gösterin sivil
toplum örgütleriyle iletişim kuruyor musunuz?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın,
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Fahrettin
Üstün
Muğla
1- 58 ve 59 uncu
hükümetler döneminde size bağlı kuruluşlarda kaç atama yapılmıştır?
2- Bakanlığınıza bağlı
kuruluşlarda idarî görevlere her iki hükümet döneminde vekâleten, tedviren ve
görevlendirmeyle kaç atama yapılmıştır?
3- İdarî görevlerde
bulunan idarecilerden kaçı başka yerlere görevlendirilmiştir?
Görevlendirilenlerin
aldıkları harcırah miktarı ne kadardır?
4- 58 ve 59 uncu
hükümetler döneminde asıl veya vekil kaç idareci görevden alınmıştır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
12.4.2004
Sedat
Pekel
Balıkesir
Devlet Memurları Kanunu,
personelin üst görevlere atanma ve yükselme usul ve esaslarını düzenlemektedir.
Kurumlar, bu kanuna göre, atamaları liyakat ve kariyer esasları dikkate alarak
yapmaktadırlar. Bakanlığınıza bağlı çocuk yuvalarında ve huzurevlerinde yapılan
görevden alma ile atamalar medyada "kıyım" olarak
değerlendirilmektedir. Buna göre;
1- Yirmiye yakın çocuk
yuvası ve huzurevinin müdürlerinin görevden alınarak, yerlerine imam-hatip
lisesi, ilahiyat fakültesi mezunu görevliler atandığı doğru mudur?
2- Din eğitiminde uzman
olan bu personel, çocuk eğitimi ve sosyal hizmet konularında da uzman mıdırlar?
3- Bu atamalar
gerçekleştirilirken liyakate önem verilmiş midir?
4- Atanan müdürlerin
tamamına yakınının din eğitimi almış olmalarında belirli bir amaç var mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Devlet
Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.
Saygılarımla.
Ümmet
Kandoğan
Denizli
Soru: AKP iktidarları
döneminde Bakanlığınızca veya Bakanlığınıza bağlı ilgili kuruluşlarca Denizli
İline yapılmış olan çalışmalar nelerdir?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıda sunulan
sorularımın Anayasanın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96
ncı maddelerine göre Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını
arz ederim.
Saygılarımla.
Feridun
Fikret Baloğlu
Antalya
1- Başbakanlık Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kaç adet yurt vardır? Bu yurtlarda
kaç çocuk barınmaktadır?
2- Son 5 yıllık süreçte,
bu yurtlarda kalan çocukların yıllık sayısal dökümü nedir?
3- Yurtlardaki personel
sayısı kaçtır? Son 18 ay içerisinde yurtlara alınan personel sayısı kaçtır?
Bunların kaçı idarî görevli, kaçı bakıcıdır?
4- Son 18 aylık süreçte,
yurtlarda ölümle biten kaç olay olmuştur? Ölüm nedenlerini açıklar mısınız?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz
ederim.
Saygılarımla.
Dursun
Akdemir
Iğdır
1- Göreve başladığınız
tarihten bugüne kadar sorumluluğunuzda bulunan kurumlara, kaç kişinin devlet
memurları sınavıyla ataması yapılmıştır?
2- Aynı kurumu tercih
ettiği halde, daha az puanla göreve başlattığınız personel var mıdır? Varsa,
kaç kişidir? Niçin ve hangi gerekçeyle bu yönteme başvurulmuştur?
3- Geçici işçi statüsünde
kaç kişi, hangi kriterlere göre göreve başlatılmıştır?
4- İstisnaî kadro
hükümleri çerçevesinde kaç kişi göreve başlatılmıştır?
5- 28 Kasım 2002
tarihinden bugüne kadar, sorumluluğunuzda bulunan kurumlarda kaç personelin
görevine son verilmiştir? Gerekçesi nelerdir? Mahkeme kararıyla görevine iade
edilen personel var mıdır? Varsa, kaç kişidir?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini
saygılarımla arz ederim.
Hüseyin
Ekmekcioğlu
Antalya
Ülkemizin hızlı bir
endüstrileşme sürecine girmesiyle birlikte, ekonomik yoksulluk ve köyden kente
göç sonucu oluşan aileler, kent yaşamının dışına itilmektedir. Ayrıca,
boşanmalar, resmî nikah olmaksızın yapılan evlilikler ve ebeveynlerden birinin
evi terk etmesi gibi nedenler de, çocukların, sokakların sokak yaşamını
seçmesine neden olabilmektedir. Özellikle, gecekondulaşmanın ciddî boyutlarda
sorun olduğu ortamlarda ailelerin kontrolünden çıkan çocuk sayısı günden güne
aratmaktadır.
Soru 1: Çocukların
korunması konusunda Bakanlığınızca ne gibi çalışmalar yürütülmektedir?
Soru 2: Son beş yılda
cinayete kurban giden 18 yaşından küçük çocuk sayısı kaçtır?
Soru 3: 18 yaşından küçük
çocukların son beş yılda işlediği suç sayısı geçmişe oranla ne kadar artmıştır
veya azalmıştır?
Soru 4: Çocukların
korunmasıyla ilgili, Bakanlığınızca, Millî Eğitim, Adalet ve Çalışma
Bakanlıkları arasında koordinasyonlu bir çalışma var mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını hususunda gereğini
arz ederim.
Saygılarımla.
Dursun
Akdemir Iğdır
1- Bakanlığınızın 2004
malî yılı bütçesinden Iğdır İli için ayrılan ödeneğin tamamı kullanılmış mıdır?
Kullanılmışsa, nerelerde, hangi projeler için kullanılmıştır? Kullanılmamış
ise, gerekçesi nelerdir?
2- Bakanlığınızın 2005
malî yılı bütçesinden Iğdır İline ne kadar ödenek ayrılmıştır? Bu ödeneğin ne
kadarı yatırım, ne kadarı cari harcamalar içindir? Söz konusu ödenek hangi
yatırımlar için kullanılacaktır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak cevaplandırılması hususunun gereğini arz
ederim.
Ümmet
Kandoğan
Denizli
1- İktidarınızın
döneminde Bakanlığınıza naklen atanan personel sayısı ne kadardır? Bunlardan
üst kadrolara atanan personelin isimleri ile geldikleri kurumları açıklar
mısınız?
2- Aynı dönemde istisnaî
kadrolara atanan personel sayısı kaçtır? Bunların isimleri nelerdir?
3- 58 inci ve 59 uncu
hükümetler döneminde, Başbakanlık ve diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve
kuruluşlarından Bakanlığınıza vekâleten, asaleten ve geçici görevle atanan
toplam personel sayısı ne kadardır?
4- Bakanlığınız merkez
teşkilatında görevli geçici personele dönersermayeden ödenen pay ne kadardır?
Unvanlar itibariyle dağılımı nasıldır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Sedat
Pekel
Balıkesir
Kimsesiz çocuklar için
"modern proje" olarak kabul edilen Urla-Barbaros Çocuk Köyünde
yaşanan skandal halkımızı derinden etkilemiştir. Bu son olayla birlikte medyaya
yansıyan birçok skandal karşısında halkımız Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu (SHÇEK)'in çalışmaları hakkında endişe duymaktadır. Buna göre;
1- Yuvalarda ve
yetiştirme yurtlarında son yıllarda ciddî bir artış gösteren taciz ve tecavüz
olaylarının nedenleri araştırılıp sonuç almaya yönelik çözüm üretilmiş midir?
2- Personel bu tür
olaylara karşı önlem almak için eğitimden geçiriliyor mu? Bu eğitim yeterli
midir?
3- Yuvalara ve yetiştirme
yurtlarına bırakılan çocuklarımızın sayılarındaki artışın nedeni araştırılmış
mıdır?
4- Personel
yetersizliğinin giderilmesi konusunda Bakanlığınızın çalışmaları var mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanımız Sayın Nimet Çubukçu tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz
ederim.
Vezir
Akdemir
İzmir
İzmir İlinde korunmaya
muhtaç çocuklara hizmet vermekte olan 5 yatılı merkezin tamamının kapasite üstü
hizmet vermesi nedeniyle çocuk kabulünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Ayrıca
kuruluşlardan yoğunluk nedeniyle yaş gruplandırılması sağlıklı şekilde
yapılamamaktadır.
Bu nedenle;
1- İzmir'de korunmaya
muhtaç çocuklara hizmet vermekte olan sadece 5 yatılı merkez bulunmaktadır. Yetersiz
kalan bu kuruluşların acilen çoğaltılması gerekmektedir. Özellikle 13-21 yaş
arası özürlü vatandaşlarımızla ilgili, bakım merkezlerinin çoğaltılmasıyla
ilgili bir çalışmanız var mıdır?
2 - Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğüne bağlı ildeki tüm sosyal hizmet kuruluşlarından meslek elemanı ve
hizmetli personel sıkıntısı yaşanmaktadır. Acil ihtiyaç halinde gelen personel
sıkıntısını giderici bir çalışmanız var mıdır?
BAŞKAN - Soruları
cevaplandırmak üzere, Devlet Bakanı Sayın Nimet Çubukçu; buyurun. (AK Parti
Sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI NİMET
ÇUBUKÇU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığıma
yöneltilen sözlü soruların cevaplandırılması için söz almış bulunmaktayım; Yüce
Heyetinizi saygılarımı sunuyorum.
Manisa Milletvekili Ufuk
Özkan'ın sorusunu cevaplandırıyorum: Ülkemizde engellilere yönelik çalışmalar
Devlet Bakanlığı bünyesinde toplanmış olup, kurumlararası koordinasyonu
sağlamakla görevli kurum, 571 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığıdır. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme
Kurumu Genel Müdürlüğü ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı, aynı bakanlığa bağlı
olarak çalışmalarını yürütmektedir. Engellilere yönelik çalışmalarda
koordinatör kurumun Özürlüler İdaresi Başkanlığı olduğu düşünüldüğünde ve uygulama
çalışmalarının sosyal hizmetler çatısı altında gerçekleştirildiği göz önüne
alındığında, engellilere yönelik çalışmaların bir Devlet Bakanlığında tek bir
çatı altında toplanmış olduğu görülmektedir.
1.7.2005 tarihinde kabul
edilen ve 7.7.2005 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunla, özürlülerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım
ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunlarının çözümü ile her bakımdan
gelişmelerini sağlayacak tedbirlerin alınması ve topluma katılmalarının
sağlanmasıyla, bu hizmetlerin koordinasyonuna yönelik hizmetlerde de kamu ve
özel kuruluşlar bir araya gelmek üzere, etkin, verimli bir şekilde yürütülmesini
temin etmek, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve
koordinasyonu sağlamak, özürlülerle ilgili ulusal politikanın oluşmasına
yardımcı olmak, özürlülerin problemlerini tespit etmek ve bunların çözüm
yollarını araştırmak üzere, Başbakanlığa bağlı Özürlüler İdaresi kurulmuştur.
Ankara Milletvekili
Gülsün Bilgehan Hanımın soru önergesine cevabım:
Birinci sorunun cevabı:
12.12.2004 tarihinde Resmî Gazete yayımlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe
giren Türk Ceza Kanununda, özellikle kadına karşı işlenen suçlar bakımından
önemli düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemeler arasında, kasten adam
öldürme suçunun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli
hallerinin düzenlendiği maddeye de "töre saikiyle" ifadesi eklenerek
en yüksek cezayla cezalandırılması yer almaktadır.
İkinci sorunun cevabı: Bu
süreç içerisinde, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda,
akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarınca hazırlanan raporun yanı sıra, AK
Parti kadın milletvekilleri, TBMM Adalet Komisyonunu temsilen iki üye, Kadının
Statüsü Genel Müdürlüğü ve Aile Araştırma Genel Müdürlüğünün temsilcilerinden
oluşan komisyon tarafından oluşturulan görüş ve öneriler de TBMM Başkanlığına
iletilmiş ve Adalet Komisyonu çalışmalarında da değerlendirilmiştir. Bu
işbirliği çabaları sonucunda töre cinayetlerinin en yüksek ceza olan müebbet
hapis cezasıyla cezalandırılması hükme bağlanmıştır.
13 Ekim 2005 tarihinde
töre ve namus cinayetleriyle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin sebeplerinin
araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan
Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırma komisyonunda da Kadının Statüsü Genel
Müdürlüğümüzden bir temsilci görevlendirilmiştir.
Töre cinayetlerinin
engellenmesi konusunda, gerek kurumsal düzeyde ve gerekse projeler çerçevesinde
tüm bakanlıklarla da işbirliğimiz sürmektedir. Toplumsal zihniyet değişimi ve
dönüşümü içinde uyguladığımız projeler vardır.
Muğla Milletvekili
Fahrettin Üstün'ün birinci sorusunun cevabı: 58 ve 59 uncu hükümetler döneminde
Bakanlığıma bağlı Sosyal Hizmetler, Kadının Statüsü, Aile Araştırma, Özürlüler
İdaresi Başkanlığına toplam 1 633 personel ataması yapılmıştır.
İkinci soruya cevabımız:
Bakanlığıma bağlı kurumlarda 58 ve 59 uncu hükümetler döneminde toplam 172
personelin idarî görevlere vekâleten ve tedviren görevlendirilmeleri
yapılmıştır.
Üçüncü sorunun cevabı:
Bakanlığıma bağlı kurumlarda idarî görevlerde bulanan personelden 3'ü başka
yerlerde görevlendirilmiş olup, herhangi bir harcırah ödenmemiştir. 58 ve 59
uncu hükümetler döneminde asıl ve vekil olarak 4 kurumdan 162 idareci görevden
alınmıştır.
Balıkesir Milletvekili
Sedat Pekel'in birinci sorusunun cevabı: Çocuk yuvalarında 8 kuruluş müdürü
hizmetin gereği görevlerin daha aktif ve verimli olarak yapılabilmesi amacıyla
görevden alınmış, buna karşılık 6 çocuk yuvasına kuruluş müdürü ataması
yapılmıştır. Huzurevlerinde toplam 3 huzurevi kuruluş müdürü görevden alınmış,
buna karşılık 6 huzurevi kuruluş müdürü ataması yapılmıştır. Bu kuruluşlara
yapılan atamalardan sadece 3 kuruluş müdürünün ilahiyat fakültesi mezunu olduğu...
İddia edildiği gibi kuruluş müdürlüklerine imam-hatip mezunu ve ilahiyat
mezunlarının ağırlıklı olarak atamasının yapıldığı konusu doğru değildir.
İkinci sorunun cevabı:
Birinci sorunun cevabında da belirttiğimiz gibi, söz konusu kuruluş
müdürlerinden 3'ü ilahiyat eğitimi almış olmakla birlikte, bu personelin de
daha önce kurum personeli olduğu, kurumda ve diğer kamu kuruluşlarında da
asaleten idarecilik yaptıkları... Görevlerinde bulunan ve idarî tecrübesi
bulunan kişiler arasından seçilerek atamaları yapılmıştır.
Üçüncü ve dördüncü
soruların cevapları: Kurumumuz emrine yapılan her türlü atamalar 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler Kurumu Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1999'da
çıkarılan 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Kamu
Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair
Genel Yönetmelik ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Görevde Yükselme
ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğine uygun olarak yapılmaktadır. Kurum tecrübesi
ve liyakat ilkelerine de ayrıca önem verilmektedir.
Denizli Milletvekili
Sayın Ümmet Kandoğan'ın sözlü soru önergesine cevabımız: Birleşmiş Milletler
Nüfus Fonu ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında imzalanan Türkiye Üçüncü
Ülke Programının alt bileşenlerinden biri savunuculuk alt programı olup,
yürütücülüğü Bakanlığıma bağlı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından
yapılmaktadır.
Yerel yönetimler ve
kadın-erkek eşitliği eğitim programının pilot uygulamalarından birisi de
Denizli İlinde gerçekleştirilmektedir. 30 Kasım 2004 tarihinde bu pilot
uygulamalardan birisi Denizli'de gerçekleştirilmiştir. Bir günlük eğitim
programında merkez il ve ilçe belediye başkanlarıyla bir çalışma yapılmıştır.
Ayrıca, Denizli İline bağlı İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğünde Çocuk Yuvası,
Buldan çocuk yuvası, çocuk ve gençlik merkezi, yetiştirme yurdu, huzurevi,
yaşlı bakımevi ve rehabilitasyon merkezi, Çivril Huzurevi, kadın konukevi,
toplum merkezi gibi kuruluşlarla hizmet verilmektedir.
Denizli İlinde 15.11.2001
tarihinde hizmete açılmış bulunan 20 kapasiteli Denizli kadın konukevi de
istismar ve şiddete uğrayan ya da bu riski taşıyan kadınlara yönelik
hizmetlerini sürdürmektedir. Açılışından 2005 Ağustos ayı sonuna kadar 160
kadın ve anneleriyle birlikte kuruluşa kabulleri yapılan 143 çocuk hizmetten
yararlanmıştır.
Denizli Huzurevine büyük
onarımda kullanılmak üzere 2004 yılı için 150 milyar, Kadın Konukevinin onarımı
için 30 260 000 000 ödenek gönderilmiş, 2005 yılı içerisinde de Denizli Çocuk
Yuvasına 80 000 YTL, Denizli Yetiştirme Yurduna da 100 000 YTL ödenek tahsis
edilmiştir. Denizli İli kuruluşlarına 2004 yılında toplam 1 810 489 500 000 YTL
ödenek gönderilmiş, 2005 yılı içerisinde de 136 800 yatırım, 3 957 915 olmak
üzere toplam 4 094 715 000 YTL ödenek yollanmıştır. AK Parti İktidarları
döneminde Denizli İlinde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüklerine bağlı kuruluşlara diğer kurum ve kuruluşlardan naklen 23 açıktan
3 olmak üzere toplam 26 personel ataması yapılmıştır.
Antalya Milletvekili
Feridun Baloğlu'nun soru önergesine cevabımız: Bakanlığıma bağlı kaç adet yurt
vardır diye… Bu soruyu yetiştirme yurdu olarak algılayıp, cevabı bu şekilde
hazırladık, çocuk yuvası olarak düşünmedik. Bakanlığıma bağlı Sosyal Hizmetler
ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı 96 yetiştirme yurdunda toplam 10 545 çocuk,
genç barınmaktadır. Son beş yıl içerisinde de yetiştirme yurtlarında bakılan
çocuk sayısı yıllara göre 2000 yılında 9 087, 2001'de 9 267, 2002'de 9 554,
2003'te 9 988, 2004'te 9 948 ve Ekim 2005 tarihi itibariyle de 10 545'tir.
Üçüncü soruya cevap:
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı çocuk yuvası
ve yetiştirme yurtlarında toplam 4 982 personel görev yapmakta olup; son yirmi
ay içerisinde toplam 831 personel alımı yapılmış; bunların 103'ü idarî, 553'ü
tabip, sosyal çalışmacı, psikolog, diyetisyen, öğretmen, hemşire, memur ve
diğer unvanlar da, 155'i ise bakıcı personel olarak alınmıştır.
Yetiştirme yurtlarında
son iki yıllık süreçte ölümle sonuçlanan iki olay yaşanmıştır. Bunların her
ikisi de intihar vakasıdır.
Iğdır Milletvekili Sayın
Dursun Akdemir'in soru önergesindeki 1 inci soruya cevap: 58 ve 59 uncu
hükümetler döneminde, Bakanlığıma bağlı kurumlarda toplam 873 personelin devlet
memurları sınavıyla ataması yapılmıştır.
İkinci soruya cevap:
Bakanlığıma bağlı kurumlarda Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucuna göre yapılan
açıktan atamalar ÖSYM tarafından yapılmaktadır, kurumumuzun herhangi bir müdahalesi
ve dahli yoktur.
Geçici işçi statüsünde,
Bakanlığıma bağlı herhangi bir kurumda personel istihdam edilmemektedir.
Dördüncü soruya cevap:
Bakanlığıma bağlı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünde
istisnaî kadro alarak 1 adet personel ataması yapılmıştır; bu da, özel kalem
müdürüdür.
Beşinci soruya cevap:
Bakanlığıma bağlı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünde
28.11.2002-30.12.2005 tarihleri arasında, 14 personel, devlet memurluğundan
çıkarmayı gerektiren zimmet, hırsızlık, evrakta sahtekârlık, ihaleye fesat
karıştırmak, menfaat temin etmek, cinsel taciz, gayri ahlakî tutum ve
davranışlarda bulunmak gibi, Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla; 3 personel, 657
sayılı Kanunun 98/b maddesi gereğince, memurluktan alınma şartlarından herhangi
birini taşıması veya kaybetmesi maddesine dayalı olarak görevden alınmış;
toplam 17 personelin görevine son verilmiş olup, bunlardan mahkeme kararıyla
dönen henüz olmamıştır.
Antalya Milletvekili
Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sorularının
cevapları şu: Genel toplam içerisinde... çocukların korunması konusunda
Bakanlığıma bağlı Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce yapılan
çalışmalar, kısaca, özetlemek gerekirse, şu şekildedir:
Bir, yetişkin ve çocuk
hükümlü ve tutukluların aile envanteri çalışması, araştırması.
İki, kapkaç suçluları
araştırmasıdır.
Yukarıda bahsedilen ve
çocukların korunmasının hedeflendiği, yetişkin ve çocuk hükümlü ve tutukluların
aile envanteri çalışması ve kapkaç suçluları araştırmasında da Adalet
Bakanlığıyla ortak çalışmalar yürütmekteyiz.
Sokakta çalışan, sokakta
yaşayan çocukların sorunlarının tespit ve çözüm önerileri ve şiddeti önleme
platformu çalışmaları sürdürülmektedir. Toplam olarak, bu çalışmalarda da,
yine, özetle -çok kapsamlı çalışmalardır bunlar, bu süreç içerisinde
cevaplandırmak biraz güç, o sebeple, özetle veriyorum, ayrıntılı olarak, talebi
halinde milletvekilimize de gönderebiliriz bu çalışmaları- sokakta yaşayan,
çalıştırılan çocuklarla ilgili olarak, konunun tüm boyutlarıyla ele alınması
amacıyla, Başbakanlığımızın talimatları ve Devlet Bakanlığımın Başkanlığında,
Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık
Bakanlığından oluşan bir komite kurulmuştur. Bakanlardan oluşan komitenin
talimatları doğrultusunda, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüğü tarafından, sokakta yaşayan, çalıştırılan çocuklara yönelik,
koruyucu, önleyici ve rehabilite edici hizmetleri içeren bir model
hazırlanmıştır. 16-17 Haziran 2005 tarihlerinde, İstanbul'da, sokakta yaşayan,
çalıştırılan çocuklara yönelik hizmet modeli koordinasyon toplantısı da,
Başkanlığımda, diğer bakanlarımızın katılımıyla gerçekleştirilmiştir.
Son olarak, yapılan
çalışmaların değerlendirilmesi ve yapılacak çalışmalarla ilgili, 21.12.2005
tarihinde 5 bakanın katılımıyla, tekrar, sonuçları değerlendiren bir
koordinasyon toplantısı gerçekleştirilmiştir.
Iğdır Milletvekili Sayın
Dursun Akdemir'in sorusunun birinci cevabı şu: Iğdır İline 2004 yılı içerisinde
toplam 282 772 550 000 Türk Lirası ödenek gönderilmiş olup, bu ödenekten, 164
520 950 000 Türk Lirası harcanmıştır. 2004 yılında yatırım ödeneği bulunmayıp,
ödeneğin hepsi cari giderlerde kullanılmıştır. Söz konusu ödeneğin
kullanılmamış kısmı da tenkis olunmuştur.
İkinci cevabım şu: Iğdır
İline, 2005 malî yılı bütçesinden, 96 350 YTL yatırım, 302 934 YTL de cari
olmak üzere, toplam, 399 284 YTL ödenek göndermiştir. Yatırım ödeneği olan 96
350 YTL, Iğdır Anadolu Kalkınma Vakfı Toplum Merkezinin büyük onarımı için
kullanılmıştır.
Denizli Milletvekili
Sayın Ümmet Kandoğan'ın sözlü sorusunun; birinci cevabı: Bakanlığıma bağlı
Özürlüler İdaresi Başkanlığınca verilen cevaba göre, 58 ve 59 uncu hükümetler
döneminde Başkanlığımıza 11 adet naklen personel atanmıştır. Bunlardan üst
kadrolara atanan personelin isimleri ve geldiği kurumlar şöyledir:
Abdullah Güven, Sağlık
Bakanlığı; Osman Çetinkaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı; Ekrem Baytaş, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;
Abdülkadir Anaç, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü;
Mustafa Kazkayası, Millî Eğitim Bakanlığı.
Yine, Bakanlığıma bağlı
Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Teşkilat Yasasının 6 Kasım 2004 tarihinde
yürürlüğe girmesinden sonra, 1 genel müdür, 3 daire başkanı olmak üzere, toplam
15 atama gerçekleştirilmiştir. Görevleri ve geldikleri kurumlar şu şekildedir:
Genel Müdür Esengül Civelek, Türkiye Kalkınma Bankası; Daire Başkanı Sedat Ahi,
Aile ve Araştırmalar Kurumu Genel
Müdürlüğü; Daire Başkanı Zehra İmamoğlu, Gümrük Müsteşarlığı; Hukuk Müşaviri
Gülsüm Büker, Başbakanlık; Daire Başkanı Selda Özgüven ise İçişleri
Bakanlığından gelmiştir, 7.10.2005 tarihi itibariyle de görevinden ayrılmıştır.
Bakanlığıma bağlı Aile
Araştırma Kurumundan verilen cevaba göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74 ve 76 ncı maddeleri gereğince
47 personelin ataması yapılmıştır. Genel Müdürlük görevini vekâleten Genel Müdürlüğümüz
Uzmanı Nesrin Avşar Çelik yürütmektedir.
Eğitim ve
Yayın-Dokümantasyon Daire Başkanlığını Mesut Taşçı, Aile ve Sosyal Sorunları
Araştırma Daire Başkanlığını İsmail Yelpaze, İnsan Kaynakları ve Destek
Hizmetleri Daire Başkanlığını Bekir Sıtkı Bayoğlu, Dışilişkiler Daire Başkanlığını Necdet Eyikoçak yürütmektedir. Strateji
Geliştirme Daire Başkanlığına Millî Eğitim Bakanlığından Şube Müdürü Nurcan
Çetin atanmıştır..
Bakanlığıma bağlı Sosyal
Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün merkez teşkilatı ve taşra
teşkilatına ait kuruluşlarda, 30.12.2005 tarihine kadar, genel idarî hizmetler,
sağlık hizmetleri, teknik hizmetler, yardımcı hizmetler sınıfı gibi hizmet
sınıflarına toplam 527 personelin naklen ataması yapılmış olup, bunlardan üst
yönetim kadrolarına atanan Genel Müdür Yardımcısı Dr. İlhan Bilge, SSK Genel
Müdürlüğünden naklen; Genel Müdür Yardımcısı Sefer Koç, Denizcilik
Müsteşarlığından naklen; Eğitim Merkezi Daire Başkanı Halit Lütfi Öztürk, Millî
Eğitim Bakanlığından naklen; Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanı Abdurrahman Çuhaz,
Van Belediye Başkanlığından; Strateji Geliştirme Daire Başkanı Dr. Özcan Kars,
Hacettepe Üniversitesi araştırma görevlisi görevinden sonra kurumumuza açıktan
atanmıştır.
Aynı dönemde istisnaî
kadrolara atanan personel sayısı sorusuna gelince: Az önce cevapladığım gibi,
istisnaî kadroya sadece 1 personel ataması yapılmıştır; bu da, Çocuk Esirgeme
Kurumu Genel Müdürünün Özel Kalem Müdürü olarak atanmıştır.
Üçüncü sorunun cevabı: 58
ve 59 uncu hükümetler döneminde Başbakanlık ve diğer bakanlıklar ile kamu kurum
ve kuruluşlarından Bakanlığıma bağlı kurumlara vekâleten, asaleten ve geçici
görevli toplam 563 personel ataması yapılmıştır.
Dördüncü sorunun cevabı:
Bakanlığıma bağlı kurumların merkez teşkilatında kadrolu ya da geçici olarak
çalışılan personele, dönersermaye olmadığından, herhangi bir ödeme
yapılmamaktadır.
Balıkesir Milletvekili
Sedat Pekel'in sözlü sorularına vereceğimiz cevaplar sırayla şu şekildedir:
Yine, bu soruda da yetiştirme yurtları olarak soruluyor. Biz, yuvalar ve
yetiştirme yurtlarına genel olarak cevap veriyoruz. "Yuvalarda ve yetiştirme
yurtlarında yaşanan taciz ve tecavüz olaylarında son yıllarda ciddî bir artış
olduğu iddiası vardır..." Böyle bir artış söz konusu değildir; tam
tersine, bu tür olaylarda ciddî bir azalma söz konusudur.
Kuruluşlarımızda -ki, oransal olarak bunların da
ayrıntılarını verebilirim- sosyal hizmet uzmanı, psikologlar, çocukların
aileleri ve yakın çevreleriyle de meslekî çalışmalar yapmaktadırlar. Çocukların
psikososyal gelişimlerindeki olumsuzlukları bir an önce rehabilite ve tedavi
edilmeye çalışılmakta, çocuk, sosyal, kültürel faaliyetlere yönlendirilmekte,
eğitimlerini başarılı bir şekilde sürdürmeleri için gerekli takip ve izlenmesi
sağlanarak rehabilitasyon ve çözümüne yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Toplu yaşanılan kuruluş
ortamlarının yarattığı sakıncalar ve yukarıda konu edilen olumsuzluklar dikkate
alınarak, farklı hizmet modelleri de geliştirilmeye başlanmış ve bu konudaki çalışmalar yaygınlaştırılmaktadır.
En önemli projelerimizden "sevgi evleri" ve "grup evleri"
projesi de bu yöndeki önemli çalışmalarımızdan biridir.
İkinci sorunun cevabı: Bu
tarz olayların yaşanmaması ve hizmetin kalitesinin artırılması amacıyla,
özellikle sorun yaşanılan konulara ilişkin, üniversiteler ve diğer kurum ve
kuruluşlardan uzman katılımcılar sağlanarak, hizmetiçi eğitim programları da
düzenlenmektedir. Yaklaşık 3 000 küsur personelimizin hizmetiçi eğitimini
tamamlamış bulunmaktayız.
Üçüncü sorunun cevabı:
Yuva ve yetiştirme yurtlarında bakılan çocuklarımızın sayılarındaki artışın,
son yıllarda yaşanan ekonomik krizlerle birlikte, göç gibi olgularla, aile
yapısındaki değişikliklerle de ilgili olduğu düşünülmektedir.
Yıllara göre, koruma
altına alınan başvurular şu şekildedir: 2001 yılında 5 122 kişi, 2002 yılında 7
906 kişi. Dikkat ederseniz, en yüksek artışın olduğu yıl 2001 ile 2002 arası.
2003 yılında azalma var, 7 392 kişi, 2004 yılında 6 193 kişi, 2005 yılı
içerisinde, ilk dokuz ay olarak, 4 052 kişi kuruluş bakımına alınmıştır. Ancak,
başvurular azalmasına rağmen, başvuru yapılan işlemler sonucunda kuruluş
bakımına alınma sayılarında yüzde 10 civarında da bir artıştan söz etmek
mümkün.
Personel yetersizliğine
ilişkin dördüncü sorunun cevabı: SHÇEK Genel Müdürlüğü olarak, merkez ve taşra
teşkilatı olmak üzere, 58 inci hükümet döneminde, kamu personel sınavıyla,
Sağlık Bakanlığı kurasıyla, 3413 sayılı Kanun kapsamında, korunmaya muhtaç
çocuklar arasından olmak üzere, açıktan 184, istifa ve müstafi sonrası açıktan
17, kurumlararası naklen 342, 59 uncu hükümet döneminde ise, açıktan 757,
istifa ve müstafi sonrası 48, kurumlararası naklen 177 kişi olmak üzere, toplam
1 523 atama yapılmıştır.
İzmir Milletvekili Sayın
Vezir Akdemir'in sözlü soru önergesine cevabımızdır.
Birinci cevabımız: İzmir
İli içerisinde, korunmaya muhtaç çocuklara yönelik olarak, 3 çocuk yuvamızda
hizmet verilmekte olup, toplam kapasitesi 307 çocuğa hizmet verecek şekilde
yapılandırılmıştır.
Ayrıca, bu 3
kuruluşumuzun kayıtlarında olup, aynî, nakdî yardımla, Eve Dönüş Projesi
doğrultusunda işlem yapılan 71 çocuğumuz, ailelerin yanında desteklenmektedir.
Korunmaya muhtaçlığı ekonomik nedenlerle tespit edilen çocukların, kuruluş
bakımına alınmadan, aynî ve nakdî yardımla desteklenerek, aile birlikteliği
içerisinde büyümeleri sağlanmaktadır. Bu amaçla, 2005 yılı içerisinde, nakdî
yardım miktarının oranı da yüzde 100 artırılmıştır.
Çocuklarımızın ev tipi
modellerde büyümeleri için illerin ihtiyaç duyacağı sayıda çocukevi açılması da
planlanmaktadır. 2006 yılında ülke genelinde 50 çocukevi açılabilmesi için de
çalışmalar sürdürülmektedir. Çocuklarımızın ev tipi modellerde büyümeleri için
illerin ihtiyaç duyacağı sayıda çocukevi açılması ve bu çocukevleri
uygulamasının 5-8 kişilik gruplar halinde planlanması, kuruluşlarımızın yeniden
yapılandırılarak ev ortamına dönüştürülmesi ve ıslah çalışmaları yapılmaktadır.
"Sevgi evleri"
uygulamasıyla ise, yeni yatırım programına alınan çocuk yuvalarının, artık, ev
tipi küçük villa, bağımsız bir şekilde oluşturulan evlerin ve sitelerin
planlanması şeklinde gerçekleşmektedir.
İzmir İlinde bulunan
özürlülerimizin bakım ve rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla, Karşıyaka
Çocuk Yuvasının bir bölümünün bu amaçla yeniden düzenlenmesi çalışmaları da
sürdürülmektedir. Projelerimiz, ilin talebi doğrultusunda da gerçekleşmektedir.
İkinci cevabımız: 2005
yılı içerisinde, İzmir İl Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarına 24 personel ataması
yapılmıştır. Personel sıkıntısını giderici çalışmalarımız da sürdürülmektedir.
Mümkün olduğu kadar kısa
sürede cevaplandırmaya çalıştık. Cevaplarımız çok daha ayrıntılıydı, özet
geçmeye çalıştım.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; sözlü sorulara verdiğimiz cevaplar bu kürsüyle sınırlı
değildir, Parlamentonun denetim rolü çerçevesinde ayrıntılı olarak da bilgi
aktarmaya devam edeceğiz.
Yaklaşan Kurban
bayramımızın, mübarek Kurban bayramımızın milletimize hayırlar, uğurlar
getirmesini temenni ediyorum.
Heyetinizi saygıyla
selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
Sayın milletvekilleri,
İçtüzüğün amir hükmü gereğince, soru önergesi cevaplandırılan sayın
milletvekillerimize yerlerinden söz vereceğim.
Sayın Bilgehan, buyurun.
AYŞE GÜLSÜN BİLGEHAN
(Ankara) - Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.
Ben bu soruyu soralı üç
yıl olmuş. Ne yazık ki, üç yıl içerisinde, töre cinayetleri Türkiye'nin
gündeminde yer almaya devam ediyor. Sizden önceki Bakan arkadaşınıza sormuştum;
ama, konu hâlâ gündemde.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Töre ve Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu ile Emniyet Genel
Müdürlüğü verilerine göre, son beş yıl içinde 1 091 töre suçu işlenmiş,
bunların 322'si namus gerekçesiyle.
Belirttiğiniz gibi, 1
inci sorumdaki, Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinin değişimiyle ilgili
konularda önemli düzenlemeler yapıldı yeni Türk Ceza Kanunuyla ve bu
düzenlemeleri zaten birlikte yaptık. Buna rağmen, uygulamada önemli eksiklikler,
sorunlar olduğunu görüyoruz; zira, cezalarda "namus" kavramı hâlâ
hafifletici neden olarak uygulanıyor, kabul ediliyor. Bunun, o zaman da bizim
çok sık vurguladığımız "namus" ile "töre" terimleri
arasındaki ayrılıktan, yanlış algılamadan ileri geldiğini sanıyorum. Yani, bu
insanlık suçuna bir isim verirken korkmamamız lazım; yani, töre diyerek bu suçu
hafifletmiş olmuyoruz, namus diyebilmemiz gerekirdi.
İkinci sorum güvenlik
güçleriyle ilgiliydi. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarıyla işbirliği içinde
olduğunuzu söylediniz. Oysa, ben, cevabınızın biraz daha somut olmasını
beklerdim. Örneğin, güvenlik güçlerinin bu konuda eğitimi yapılıyor mu? Daha
somut olarak, kadın polis oranı ne kadar artırılmıştır? Bu oran çok önemlidir,
bilinçlendirme konusunda da önemlidir. Oysa, kadın polis oranının düştüğünü
sanıyorum.
Sığınma evleriyle ilgili
herhangi bir bilgi vermediniz. Avrupa Birliği şartları ve yeni Belediyeler
Kanununa göre 50 000 kişiye bir sığınma evi düşmesi gerekiyor. Türkiye'de,
bugün, kaç tane kadın sığınma evi vardır? Bu konuda belediyelerimizin duyarsız
olduğunu düşünüyorum. Başka konularda çok mahir ve çalışkan oldukları halde, bu
konuyu görmezden geliyorlar.
Sivil toplum örgütleriyle
de işbirliği içinde olduğunuzu belirttiniz. Bu konuda, kaynak aktarımı
konusunda biraz daha fazla bilgi istiyorum; çünkü, bildiğim kadarıyla, sivil
toplum örgütleri kendi imkânlarıyla, birtakım bilinçlendirme çalışmaları,
kampanyalar yapıyorlar; ama, sizin desteğiniz, devlet desteği, Bakanlığınızın
desteğinin ne kadar olduğunu bilemiyorum ve bu destek olmadığı sürece de, bu
sivil toplum örgütleri, özellikle, yurt dışından, çeşitli fonlardan yardım
almak zorunda kalıyorlar. Bu, bugünkü Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizde, artık,
normal kabul edilebilir; ama, yine de, yanlış algılanmalara, yanlış
değerlendirmelere yol açıyor…
BAŞKAN - Sayın Bilgehan,
istirham ediyorum...
AYŞE GÜLSÜN BİLGEHAN
(Ankara) - Peki efendim.
Örneğin, 4320 sayılı
Aileyi Koruma Kanunu da bilinmiyor. Bunun daha fazla tanıtılması gerekiyor.
Neler yapıyorsunuz?
Sayın Bakanım, biliyorum,
hükümetteki bütün diğer bütün bakanların görevleri sizden farklı. Onlar
sayılarla, üretimle, tüketimle ilgileniyorlar. Sizin göreviniz, zihniyet
değişikliği. Bunun çok zor olduğunu biliyorum ve size başarılar diliyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bilgehan.
Buyurun Sayın Bakanım.
DEVLET BAKANI NİMET
ÇUBUKÇU (İstanbul) - Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.
Gülsün Hanımın sorularına
verdiğimiz cevaplarda... Gerçekten, o tarihten bu tarihe de çok olumlu
gelişmeler oldu. Her şeyden önce, Türkiye'de, töre cinayetlerine ilişkin
olarak, aile içi şiddete ilişkin olarak hem oluşturulan platformlar hem de
toplumsal duyarlılığın ciddî oranda arttığı bir döneme girdik. Geçen yıl
itibariyle de bunların çok tartışıldığını biliyorum; ama, önceki yıllara göre
ciddî ilerlemeler kaydettik.
Türk Ceza Kanunundaki
namus ve töre kavramındaki tartışmanın hukukî ve teknik bir tartışma olduğu bir
gerçek. Namus kavramı, sadece insanların bu alanlarıyla sınırlı değil. Bir
bilimsel ahlaktan da söz ediyoruz; bilimsel namustan da söz edebiliriz.
Dolayısıyla, namus, kapsam itibariyle çok geniş. Benim de içinde bulunduğum ve
taraftar olduğum görüş, töre cinayetlerinin çok daha simgesel ve belli bir
olaya yönelik olmasıydı. Namus, kavramsal olarak çok geniş bir kavramdı ve bu
konuda, uygulanma safhasında, yargıçların şu ankinden çok daha karışık
vakalarda, karışık olaylarda hükümlerini vermelerinde ciddî hukuk ihlallerine
de, adaletsizliğe de yol açılabilirdi. Bu sebeple, burada bir hukukî teknik
terim tercihi yapılmıştır. Yoksa, kadınların ve kadınlara yönelik uygulanan
şiddetin hiçbir hafifletici nedeni olamaz. Hafifletici neden uygulamalarına
ilişkin olarak da, özellikle son dönemde basında yer alan haberlere baktığımız
zaman, çoğu zaman suç tarihi verilmiyor. Suç tarihi, sanığın lehine olan
tarihtir. Sonuçta 2002 yılında işlenmiş bir töre cinayetinin yargılaması ve
hükmü bugün veriliyorsa, elbette suçun işlendiği tarihteki indirim
koşullarından da, sanığın lehine olduğu için yararlandırılıyordur diye
düşünüyorum.
Özellikle aile içi
şiddete yönelik koordine olduğumuz kurumlar ve kadına yönelik şiddeti önlemek
için yaptığımız çalışmalar çok kapsamlı. Bunu yazılı olarak da sunmayı tercih
ederim. Ama, hizmet içi eğitimde geçen yıl itibariyle İçişleri Bakanlığı
yaklaşık 100 000 küsur emniyet mensubunu eğitti ve İçişleri Bakanımız şiddet
konusunda emniyetin duyarlılığı için çok önemli bir genelge yayımladı. Dün
itibariyle de Sayın Adalet Bakanımız Ailenin Korunması Kanunu konusunda bir
genelge yayımladı. Bu genelgeyle, ailenin korunması hükümlerinin uygulanması
esnasında hem müdahalelerin hem yargının derhal koruma kararları vermesi, bu
konudaki kararları geciktirmeden vermesi konusunda hassasiyetini gösterdi. 3
Aralık tarihinden itibaren, şiddet ve istismara uğrayan kadınların da
başvurabileceği 183 numaralı telefon hattımıza 24 saat işlerlik kazandırdık.
Bize bu anlamda başvuran kadınlarımızın tamamına bu anlamda koruma sağlıyoruz.
Belediyelerimizin sığınma
evleri konusundaki çalışmalarının yavaş gittiği bir gerçek; fakat, Türkiye'de,
sadece kadın politikaları konusunda değil, sosyal politikalar konusunda da,
merkezî idare tarafından yürütülen tüm bu hizmetler, kurumsal kapasiteleri
anlamında belediyelerimiz çok da hazırlıklı değiller sosyal politikalara. Bu
dönem ve dönemecin, bunlara da bu anlamda olumlu katkısı olacağını düşünüyorum.
Biz, belediyeleri bu konuda yüreklendiriyoruz. Yaklaşık 1 400 belediye
başkanına, ben, bizzat yazı yolladım ve kadın politikaları konusunda, yapmaları
gerekenler konusunda, bizim, bilgilendirici, mihmandar olarak, yönlendirici
Bakanlık olarak çalışacağımızı söyledim; ama, bu çalışmalardan sonra da iyimserim;
çünkü, ciddî oranda, belediyelerden bize dönüşler var, kadın merkezleri ve
sığınma evleri oluşturmakla ilgili olarak.
Onun dışında, cevap
vermediğim bir şey var mı, bilmiyorum; ama, eğer, eksik kalmışsa, daha sonra…
Ben de, sizin
çalışmalarınız için teşekkür ediyorum, sorularınız için de; sağ olun.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
Saygıdeğer arkadaşlarım,
Sayın Bakanım, sizden de istirham edeyim, bundan sonra, arkadaşlarımız topluca
konuştuktan sonra, ben, tek tek sizin sözünüzü kesmeyeyim; isterseniz kürsüden,
isterseniz yerinizden, cevap verebilirsiniz.
Evet, ilk açıklama Sayın
Ufuk Özkan'ın.
Buyurun.
UFUK ÖZKAN (Manisa) -
Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Ben de, önce, sorunun ne
kadar geç cevaplandığını dile getirerek başlayacağım. Gerçekten, tam 790 gün
sonra cevaplandırılan bir soru. O günden bu güne çeşitli düzenlemeler
yapılmasına rağmen, geldiğimiz noktada gerekli düzenlemenin yapılamadığı,
çeşitli aksaklıkların, çeşitli problemlerin, hâlâ, devam ettiği göz önündedir.
Bunlarla ilgili çeşitli
rakamları vereceğim. Hiçbir sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımızın özürlü
vatandaşlar içindeki oranı yüzde 39,72. Hiç eğitim almayan engelli
vatandaşlarımızın oranı yüzde 79,55. Yine, engelli vatandaşlarımız arasında
İŞKUR hizmetinden yararlananların oranı yüzde sıfır.
Değerli arkadaşlarım, 8
431 437 engelli vatandaşımızın olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Yaklaşık bir ülke
nüfusuna yakın insanımız engelli; ama, vatandaşlarımızı toplumun içinde
görebilme şansı hiç elde edilemiyor, göremiyoruz. Göremeyişimizin sebebi,
dışarıda yaşam olanaklarının son derece sınırlı olması, çalışma olanaklarının
son derece sınırlı olması. Bu ciddî nüfusa sahip vatandaşlarımızı toplum içinde
daha çok görebilmenin çalışmalarının yapılmasını tavsiye ediyorum.
Yine, İŞKUR'un
yayımladığı istatistikî bir bilgiye göre, 2004 yılı itibariyle iş arayan özürlü
sayısı, 2 773; oysa, özürlülere açık olan kontenjan sayısı kamuda 4 254; özel
sektörde 15 990. Bu rakamlar görülmesine rağmen, işe başlamak için sırada
bekleyen vatandaşlarımızın sayısı 62 776. Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere,
hiçbir rakam sağlıklı bilgiyi bizim karşımıza koymuyor. O bakımdan,
Bakanlığınızın ya da ilgili bakanlığın, yurt çapında bir tarama yapıp, gerçek ve
doğru bilgileri saptamasının, engelli vatandaşlarımızın yaşamını
kolaylaştırmasındaki en önemli işaretlerden birisi olacağını düşünüyorum.
Yine, toplumun yaklaşık
yarısı, engelli vatandaşlarımızın ailesi. Her engelli vatandaşımızın bir
anne-babası ve bir kardeşi olduğunu düşünsek, yaklaşık 34 000 000 insanımızı
direkt ilgilendiren bir konuda, engellilerin ve engelliye yaklaşım konusunda,
ilkokuldan başlayarak vatandaşlarımıza, çocuklarımıza bir eğitim vermeyi
düşünüyor musunuz? Böyle bir programınız var mı?
Yine, engelli vatandaşlarımızın, bilhassa,
ortopedik özürlü vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştırmak için… İzmir'deki
Atatürk İl Halk Kütüphanesinde dahi ortopedik özürlü vatandaşımızın bu
kütüphaneden faydalanma şansı yok. Bunun gibi, kamuda ve özel sektörde yüzlerce
kurumumuz var. Bu kurumlara yaptırımı zorlayacak mısınız?
Bilgisayar, muhasebe, el
sanatları, santral operatörlüğü gibi mesleklerde öncelikli olarak engelli
vatandaşlarımıza, bu işleri yönlendirecek bir çalışmayı yapacak mısınız? Yine…
BAŞKAN - Sayın Özkan…
UFUK ÖZKAN (Manisa) - Son
soruyu soruyorum Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum…
BAŞKAN - Hayır, bunlar
soru değil de… Arkadaşlar, şunu istirham edeyim…
UFUK ÖZKAN (Manisa) -
Konuyu açmak için soruyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Çok kısa bir
açıklama için size fırsat verdik, ortam da müsait, ben, hiçbir milletvekili
arkadaşımın, genel itibariyle, sözünü kesmek istemiyorum; ama, daha kısa bir
zamanda cevaplarlarsa memnun olacağım.
Buyurun.
UFUK ÖZKAN (Manisa) -
Teşekkür ediyorum; son, Sayın Başkanım.
Medyanın, televizyonun ve
gazetelerin bu kadar etkin olduğu bir ortamda, televizyonlar ve gazeteler
sayesinde özürlü vatandaşlarımıza ait bir bölüm yapmayı, televizyonlarda ve
gazetelerde, bunlarla ilgili bir çalışmayı, medya sorumlularıyla görüşmeyi
düşünüyor musunuz?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Özkan.
Buyurun Sayın Pekel
SEDAT PEKEL (Balıkesir) -
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Malatya'da yaşanan
olaylarda göremediğimiz Sayın Bakanı, cevaplar için de olsa burada görmekten
memnuniyet duyduğumu ifade etmekle söze başlamak istiyorum; ancak, bu
memnuniyetimi gölgeleyen, özellikle geciken cevabı toplumsal olarak yaşadığımız
o acı olaylarla almak bu memnuniyetimi de gölgeliyor.
Ben ilk önergemi 12 Nisan
2004 tarihinde vermişim, bu atamalarla ilgili ve aradan yaklaşık dokuz ay
geçmiş ve Ocak 2005 tarihinde Barbaros Çocuk Köyünde toplumumuzu derinden
sarsan o olayı yaşamışız. Hemen onun arkasından, 1 Şubat 2005 tarihinde, yine
bu Barbaros Köyüyle bağlantılı önergemi vermişim; cevap beklerken, Ekim 2005
ayında Malatya Çocuk Yuvasında olay yaşanmış. O nedenle, ben diğer arkadaşlarım
gibi cevabın geç verilmesinden yakınmayacağım; çünkü, ben ve toplum, benim soru
önergemde dile getirdiğim sıkıntıların karşılığını çok ağır bir şekilde cevap
olarak yaşayarak aldık. Oysa, bu önerilerimiz dikkate alınmış olsa, yeterli
personel o kurumlarda görevlendirilse ve bu görevlendirilmede liyakat, bilgi,
birikim ön plana çıkarılmış olsa ve bu konuda Bakanlığınız denetim
mekanizmaları oluşturup onu işletse ve sizin, son dönemde, Bakanlığınızda,
geldikten sonra "her çocuk yuvasında muhbirlerim var, onlardan haber
alıyorum, gereken yapılıyor" denmesi yerine, az önce saydığım diğer
konular dikkate alınıp gerekleri yapılmış olsa bunlar yaşanmazdı.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu çok önemli bir hizmet veriyor. Annesiz, babasız, kimsesiz
kalmış ya da olup da ilgilenmeyen insanların çocukları, yani hepimizin
çocukları, yani toplumumuzun geleceği, son derece önemli olan o grubun kendi
çocuklarımızdan daha önemli olduğunu, onların üzerinde çok, anne-baba
şefkatinin de ötesinde, devletin sıcaklığını hissettirmenin bir görev olduğunu
biliyorum; Anayasa da bu görevi size vermiş. Ancak, bu yaşananlar -ki, yaşananları
da yine, üzüntüyle söylemek istiyorum- televizyonun, basının, ciddî sıkı
takibiyle ortaya çıkmış ve kamuoyu da Bakanlığınız da, maalesef, bu şekilde
bilgilenmiştir ve ben açıkça, sadece bunlarla sınırlı olmadığını, birçok yerde
bu boyutta olmasa da bu olayların yaşandığını düşünüyorum ve bu yönde
kaygılıyım. O nedenle, sizlerden, özellikle toplum adına ricam, bu konu
üzerine, her ne kadar Bakanlığınızda geride bıraktığınız süre çok uzun, çok
fazla değilse de ve Bakanlığa geldiniz ilk günlerde bu tür olayları yaşama
şanssızlığını da yaşamış olsanız, önünüzdeki dönemde bu açığınızı kapatmanız,
üzerinize düşen sorumluluğu, yasalarla size ödev, görev olarak verilen konuları
yerine getirmeniz konusunda bir kez daha uyarıyor ve önümüzdeki dönemde
bunların yaşanacağını, olumlu gelişmeleri toplum olarak hep beraber
göreceğimizi umut ediyor, size başarılar diliyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Pekel.
Sayın Akdemir, buyurun.
DURSUN AKDEMİR (Iğdır) -
Sayın Başkan, Sayın Bakanımız Çubukçu'yla teşekkür ediyorum, verdiği
cevaplardan dolayı. İki yıl önce sorduğum, özellikle kadrolarla ilgili soruda,
birinci soruma cevaptaki 8 053 atamanın devlet memurları sınavına göre
yapıldığını söylemesinin, devlette devamlılığın ne kadar güzel bir örneği
olduğunu burada belirtmek istiyorum ve Ecevit zamanında konulmuş olan bu
sistemin, bundan sonra da iyi örnek olarak, üzerine daha iyilerinin konularak
devam ettirilmesi… Hatta, geçici işçi olarak hiç almadıklarını, özel kalem
müdürünü istisnaî kadroda aldıklarını beyan ettiler. Umut ediyorum ki, bütün
bakanlıklarda da aynı özeni gösterir hükümetimiz ve buradan, kendi Bakanlığına
teşekkür ediyorum ve kendinden önceki Bakan Sayın Güldal Akşit Hanımefendiye
de, bu titiz davranışından dolayı teşekkür ediyorum.
Yalnız, ikinci sorumda
öğrenmek istediğim, Sayın Bakanımdan "2004 yılı için Iğdır'a 282 milyar
lira ödenek ayrıldı ve bunun ancak 164 milyarı kullanıldı" dediniz.
Yaklaşık 118 milyarı niçin kullanılmadı, sebebini sordunuz mu, kullanılması
için ilgili görevliler uyarıldı mı? Uyarılmadıysa, Türkiye'nin en doğu ucunda,
200 000 nüfusa sahip bir il, özellikle, özürlüsüyle fazla olan bir il kabul
etmek gerekiyor Iğdır'ı da. Benim dikkatimi çeken şeylerden, Türkiye ortalamasında
yüzde 10'a varan özürlü bulunduğunu kabataslak bir rakamla hesaplarsak,
Iğdır'da yaklaşık 20 000'e yakın bir özürlü rakamı ortaya çıkmış oluyor.
Mademki bu kadar bir
ihtiyaç varken, ayrılmış olan bu ödeneğin kullanılmamış olmasını bir eksiklik
olarak görmüyor musunuz? İlgilileri ne zaman uyaracaksınız; sormak istiyorum.
İkinci, yani, 2005 yılı
ödeneğinde -ki ne kadardır toplamı, ben kaçırdım, alamadım- 96 000 YTL'nin
Anadolu Kalkınma Vakfı Toplum Merkeziyle kullandırıldığını söylediniz. Bu
vakfın sizin Bakanlığınızla bağlantısı nedir; bu konuda bir açıklama
getirebilir misiniz. Bu 96 000 YTL nerede kullanıldı ve ne üretildi? Bu konuda
bir açıklık bekliyorum Sayın Bakanım.
Buradan, şu yaklaşıma
varmam Iğdır için… Bana, sizin verdiğiniz cevap da bir yaklaşım geliştirdi;
demek ki, Bakanlığımıza bağlı bu kurumlarca yürütülmekte olan projelerden,
Iğdır'ın yeterince faydalandırılması için ek bir çalışma yapılması gerektiği
ortaya çıkıyor. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bu konuda yeterli bir
çalışmanın yanında, sosyal riskleri azaltma projelerinin özellikle Iğdır'a
tanıtılması konusunda, Bakanlığınızın aktif hale gelmesini önermek istiyorum;
çünkü, verdiğiniz cevap da, bana, bu şekilde bir uyarıda bulunmayı en azından
haklı kıldı. Bu konuda desteklemeler, özellikle Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumunun…
BAŞKAN - Sayın Akdemir,
biraz kısaca… Konuşmanızı tamamlar mısınız, istirham ederim.
DURSUN AKDEMİR (Iğdır) -
En kısa sürede tamamlamaya çalışayım.
BAŞKAN - Çünkü, çok kısa
bir açıklama diye İçtüzükte amir hüküm var; yani, en az bakan kadar diğer
arkadaşlar da bu şekilde ikinci bir açıklama yaparlarsa, takdiri Genel Kurula
bırakıyorum.
Buyurun.
DURSUN AKDEMİR (Iğdır) -
Sayın Başkanım, o kadar uzadığını düşünemedim ben, herhalde…
BAŞKAN - Efendim, çok
özel bir şeyler varsa, Sayın Bakanın makamı da açık; diğer şeyler Sayın Bakanla
özel olarak da görüşülebilir, Genel Kurulda da görüşülebilir; onu söylüyorum.
Yani, bu hususta konuşmanızı daha kısa bir zamanda toparlarsanız memnun olurum.
Buyurun.
DURSUN AKDEMİR (Iğdır) -
Iğdır'da dikkate alınması gereken proje ve faaliyetlerde kadınlarımız önplanda
tutulmalı; çünkü, Doğu Anadolu Bölgesi, sosyal yönden geri. Kadınlarımızın
statüsü geliştirildikçe, eğitime ve sağlığa ayrılacak imkân da yeterli
olacağından, bu konuda verecekleri destek için Iğdırlılar adına teşekkür ediyor
ve Başkanlığınıza da saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Akdemir.
Sayın Bakanım, bu
konuşmalara açıklık getirmek isterseniz ister yerinizden ister kürsüden, nasıl
isterseniz; buyurun.
DEVLET BAKANI NİMET
ÇUBUKÇU (İstanbul) - Sayın Başkan, çok kısa bir açıklama getireceğim.
Özürlülük ve özürlülere
ilişkin Ufuk Özkan Beyin sorularına ve yorumlarına, özellikle yorumlarına
katılmamak mümkün değil. İşte bu sebeple, özürlüler ve özürlülük alanında geniş
bir politika değişikliğine ihtiyaç var. Türkiye'de, bugüne kadar, belki de
kadınlara yönelik politikalarda da genel olarak yoksul başlı ve yardım endeksli
bir politika öngörülürken, Özürlüler Yasasıyla birlikte -2005'in belki de en
önemli yasalarından birisiydi- artık toplumsal hayata tam ve eşit katılımlarını
sağlamayı hedeflediğimiz özürlüleri, bireysel haklardan tam ve eşit olarak
yararlandırdığımız, temel haklardan tam ve eşit olarak yararlandırdığımız,
istihdam ve eğitim olanaklarından tam ve eşit olarak yararlandırdığımız bir
kitle olarak düşünüyoruz. Bu sebeple de, Özürlüler Yasasının bu genel politika
değişikliğine, özürlülük politikasına yönelik genel politika değişikliğine
uygun olarak, mümkün olduğu kadar, özürlülük alanındaki olanaksızlıkları
ortadan kaldırmayı hedefleyen yaygın politikalar uyguluyoruz. Bunlardan en
önemlisi de, eğitim alanında verdiğimiz destek. Özürlüler Yasasından önce,
Emekli Sandığı mensuplarının çocuklarının özel eğitim kurumlarındaki eğitim
giderlerini devlet karşılarken, yasayla birlikte, sosyal korunma altında, SSK
ve Bağ-Kurlu ailelerin çocuklarının da özel eğitim imkânlarından
yararlanmalarına olanak sağlayan bir düzenleme yapıldı ve bu, devlet tarafından
karşılanıyor. 2006 yılı itibariyle de, hiçbir sosyal güvencesi olmayan
çocukların, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğümüz
tarafından giderleri karşılanmak kaydıyla özel eğitim olanaklarından
yararlanmalarını sağlayacağız. Özellikle çocukların, eğitim olanaklarından tam
ve eşit yararlanması en büyük hedefimiz. Yaklaşık 300 000 civarında, öğrenim
çağında özürlü çocuk olduğunu tahmin ediyoruz. Bunların henüz 24 000'i okullara
gidebiliyor ve yine, Özürlüler İdaresi Başkanlığı olarak, yaptığımız bir
projeyle, çocukların özel eğitim giderlerini karşılamamıza rağmen, özel
okullarına erişimlerinin giderlerinin de karşılanmasının eğitim olanaklarını
artıracağı düşüncesiyle, yapmış olduğumuz bir projeyle, Devlet Bakanımız Sayın
Beşir Atalay Beyefendiye bağlı olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonuyla, özel eğitim kurumlarına devam eden özürlü çocukların tamamının eğitim
kurumlarına erişim ve ulaşım giderlerini de, devlet olarak, biz karşılıyoruz bu
yıl itibariyle. Bu sebeple, mümkün olduğu kadar, hem yasanın tanıtımı hem
özürlü çocuklarımızın eğitim olanaklarına kavuşması açısından çok sıkça
vurgulamaya çalışıyoruz. İki kampanya yürütüyoruz özürlülere ilişkin; henüz,
başlangıç itibariyle, biri başlamış olmakla, diğeri de etkin bir şekilde
gelişsin istiyoruz.
Söylediğiniz gibi,
toplumsal duyarlılığın artırılması, özürlülerin haklarına saygı gösterilmesi, o
hakların kullanılabilir kılınması açısından, devlete düşen görevlerden çok daha
önemli bir rol üstleniyor. Özellikle ortopedik engellilerin erişimlerini
sağlayamayan fizikî mekânlar -kütüphaneler dahil- en önemli sorun. Özürlüler Yasası, yedi yıl
içerisinde, tüm kamu kurum ve kurumlarının yedi yıl içerisinde, erişimini
sağlayacak, özürlülerin erişimini sağlayacak, hayatlarını kolaylaştıracak
fizikî şartların oluşturulması zaruretini getirmiştir. Ümit ediyorum ki,
inşallah, bu kapsamda, şu anda, en hızlı şekilde, belediyeler, kamu kurum ve
kuruluşları, bir kapsam içerisinde hareket etsinler.
Özürlü istihdamına
yönelik olarak, özürlülerin eğitimi birinci planda. Biliyorsunuz, özellikle
Avrupa Birliğinin en çok desteklediği projeler özürlü istihdamına yönelik; daha
doğrusu, dezavantajlı gruplar dediğimiz, kadınlar, çocuklar ve özürlüler ve
bunların meslekî eğitimleri, istihdamını çok önemsiyor. Bu yıl itibariyle, hem
korumalı işyeri kavramı, ilk kez, Özürlüler Yasasıyla birlikte geldi; ama,
yasadan önce de, korumalı işyerleri uygulaması Türkiye genelinde yaygınlaşıyor.
2005 yılı, Sayın Başbakanımızın "Özürlü İstihdam Yılı" ilan
etmesiyle, hem söylediğiniz gibi, yayınladığı genelge doğrultusunda,
özürlülerin devlet dairelerindeki kontenjanları ve özürlülerin özel
kurumlardaki istihdam kontenjanlarının uygulanması konusunda bir genelgesi
olduğu gibi, 2005 yılını Özürlü İstihdam Yılı ilan etmesinin de özürlü
istihdamına yüzde 27 oranında bir artış sağladığını rakamsal olarak biliyoruz,
bunu da olumlu karşılıyoruz. Fakat, bu anlamda yürüttüğümüz, özürlülere yönelik
Engel Yok Kampanyası dahil, Gökkuşağı Kampanyası dahil, tamamının toplumsal
bilinçlendirmeye yönelik olarak yürütüldüğünü de söylemek isterim.
Diğer soruları bilahara
cevaplandırmak istiyorum.
Teşekkür ediyorum, sağ
olun.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
14.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun,
Antalya Limanına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/824)
BAŞKAN - Sayın Bakan?..
Yok.
Sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
15.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Devlet
Demiryollarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/827)
BAŞKAN - Sayın Bakan?..
Yok.
Sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
16.- Artvin Milletvekili Yüksel Çorbacıoğlu'nun, Barzani ve
Talabani'nin Türkiye'deki statüsüne ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/842)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
17.- İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, İstanbul Bölge
Müdür Yardımcılığına yapılan atamaya ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru
önergesi (6/848)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
18.- Hatay Milletvekili İnal Batu'nun, Batılı bazı ülkelerin
Türk vatandaşlarına vize işlemlerinde çıkardığı güçlüklere ilişkin Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/865)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
19 - Niğde
Milletvekili Orhan Eraslan'ın, Niğde-Yeşil Gölcük Kasabasının sulama
kuyularının enerji trafosu ve panolarının TEDAŞ'ça sökülmesine ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/867) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
20.- Muğla
Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, termik santralların olumsuz etkilediği
yörelerdeki insanlara bazı avantajlar sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/942) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
21.-
Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa'da bazı evlerde
elektrik sayaçla-rının yerinin değiştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü
soru önergesi (6/968) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
22.-
Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, belediyelerin sokak
aydınlatmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1066) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
23.- Manisa
Milletvekili Ufuk Özkan'ın, Tekelin özelleştirilmesi çalışmalarına ve tütün
üreticilerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1482) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
24.- Manisa
Milletvekili Ufuk Özkan'ın, tütün piyasasına ve üreticilerine ilişkin Maliye Bakanından
sözlü soru önergesi (6/1483) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
25.- Tokat
Milletvekili Feramus Şahin'in, Tokat Sigara Fabrikasına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1509) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
26.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, İzmir Tekel İşletme Müdürlüğünden Bandırma Tütün
İşletme Müdürlüğüne tayin edilen personele ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru
önergesi (6/1540) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
27.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, kamulaştırma bedellerine ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1541) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
28.-
Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Ankara Defterdar Vekilinin
KESK'e bağlı BES ile çatışma içinde olduğu iddialarına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1542) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı
29.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, memurların özlük haklarını iyileştirmeye yönelik
çalışmalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1584) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
30.-
Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, yabancıların kira gelirlerinin
vergilendirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1593) ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
31.-
Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, Antalya'daki elektrik
kesintilerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1599) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
32.-
Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, kültür mantarı ana hammaddesinin
KDV oranına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1601) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
BAŞKAN - Saygıdeğer
milletvekili arkadaşlarım, şimdi Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan'ın,
gündemin sözlü sorular kısmının 9, 23, 31, 53, 230, 231, 252, 275, 276, 277,
312, 320, 326, 328 inci sıralarındaki soruları birlikte cevaplandırmak isteği
vardır. Bu soruları önce sırasıyla okutup, sonra Sayın Bakana, cevaplandırması
için söz vereceğim.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması
için gerekli işlemin yapılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Orhan
Eraslan
Niğde
Niğde Merkez Yeşil Gölcük
Kasabasında Toprak Su Kooperatifinin işlettiği 40'a yakın sulama kuyusu
bulunmaktadır.
Geçtiğimiz günlerde
sulama kuyularının enerji trafosu panoları TEDAŞ tarafından kooperatifin borcu
gerekçe gösterilerek sökülmüştür.
Kooperatif yetkililerince
bu durum AKP Niğde Milletvekillerine bildirildiğinde "yerel seçimlerde
partimizin oyunu yüzde 51'e çıkarın trafonuzu geri taktıralım" şekilde bir
cevap verildiği belirtilmektedir.
Soru 1- Söz konusu enerji
trafoları ve panoları hangi gerekçeyle sökülmüştür?
Soru 2- Niğde ve diğer
illerimizde faaliyet gösteren benzer durumdaki kooperatiflere de aynı işlem
yapılmakta mıdır?
Soru 3- Bu işlemden ötürü
zarar gören çiftçilerimizin mağduriyetleri nasıl önlenecektir?
Soru 4- Bakanlığınıza
bağlı kuruluşun faaliyet alanında olan bu konunun siyasî şantaj vesilesi olarak
kullanılmasına müsaade edilecek midir?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Maliye Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Fahrettin
Üstün
Muğla
Bilindiği üzere Yatağan,
Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralarının başta insan sağlığı olmak üzere,
ekolojik dengeye, tarım ve hayvancılığa olumsuz etkileri vardır.
Bu etkilerin
giderilebilmesi için;
1- Termik santralardan
etkilenen bölgede elektrik enerjisinde indirim yapmayı düşünüyor musunuz?
2- Bu santrallarda
çalışan işçi ve memurlara sağlıksız çalışma koşulları nedeniyle ek zam vermeyi
düşünüyor musunuz?
3- Tarımsal sulama ve
içme suyunda kullanılan enerjide indirim yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Anayasanın 98 inci maddesi ve TBMM İçtüzüğünün 96 ncı ve devamı maddeleri
uyarınca, Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak
yanıtlanmasını arz ederim. 16.12.2004
M.
Vedat Melik
Şanlıurfa
Sorular:
1- Şanlıurfa İlinde,
özellikle kenar mahalleler ve avlulu evlerde, elektronik sayaçların sokak
kapısının yanına aldırıldığı haberi doğru mudur?
2- Doğru ise, alınma
sebebi nedir?
3- Bu uygulama
Türkiye'nin başka illerinde var mıdır?
4- Yan yana bulunan
müstakil veya avlulu evlerde bu uygulama yapılırken, apartman dairelerinde
yapılmamasının sebepleri nelerdir?
5- Sayaçların sokağa
aldırılması sırasında, maddî olanaksızlıklar nedeniyle bu işlemi yaptıramayan
abonelere uygulanan yasal bir yaptırım var mıdır?
6- Bölgenin sosyal yapısı
göz önüne alındığında, sokakta olduğundan dolayı kendi denetiminde olmayan
sayaçla ilgili olarak bir abonenin sorumluluk payı nedir?
7- Şanlıurfa'nın şehir
şebekesinin yenilenmesiyle ilgili yatırım programı var mıdır? Varsa ne
kadardır?
8- Şanlıurfa'ya her okuma
döneminde alınan enerji ile satılan enerji kw cinsinden nedir?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıda sunulan
sorularımın, Anayasanın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96 ncı vd. maddelerine göre
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını
arz ederim.
Saygılarımla.
Feridun
Fikret Baloğlu
Antalya
1- Belediyelerin en büyük
sorunlarından birisi olarak gündemde yer tutan sokak aydınlatması konusunda
çözüm arayışları hangi aşamadadır?
2- Tüm belediyelere
ücretsiz sokak aydınlatması olanağı verilecek midir?
3- Bu uygulamayı
öncelikli olarak turizm bölgelerinde hemen başlatmayı düşünüyor musunuz?
4- Belediyelerin
aydınlatmadan doğan bugüne kadarki borçlarını kaldıracak mısınız?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın,
aracılığınızla, Sayın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak
yanıtlandırılmasını arz ederim.
Ufuk
Özkan
Manisa
1- Zarar etmeyen bir
kuruluş olan Tekel neden özelleştirilmeye çalışılmaktadır?
2- Tekel'de özelleştirme
sonrasında ülke pazarımıza girecek olan yabancı çok uluslu tekelleşmelere karşı
ne türden önlemler aldınız?
3- Bugüne kadar uygulanan
kararlar, Türk tütününün her geçen gün darboğaza girmesine/yok olmasına ve
tütün üreticimizin de mağdur duruma düşmesine neden olmuştur. Başka bir ürün
ekme şansı olmayan tütün üreticimiz geçimini nasıl sağlayacaktır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın,
aracılığınızla, Sayın Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak
yanıtlandırılmasını arz ederim.
Ufuk
Özkan
Manisa
Tekel, yalnızca ticarî ve
sınaî değil, aynı zamanda destekleme alımları yoluyla tütün ekicilerinin ve
tütün tarımının korunması, az gelişmiş bölgelerde istihdam yaratılması
açısından büyük öneme sahiptir.
1. Ülkemiz dünyada şark
(Türk) tipi tütün üretiminin yüzde 65'ine sahiptir. Bu önemli payın yönetiminin
çok uluslu şirketlere devredilmesi ulusal çıkarlarımıza engel olmayacak mıdır?
2. Tekel'in
özelleştirilmesi durumunda gelirinin yabancı tekeller aracılığıyla yurt dışına
akması nasıl engellenecektir?
3. Bugüne dek, Türk
tütününün yaşaması, Tekelin yaşamasıyla aynı paralelde gelişme göstermiştir.
Tekelin yok edilmesinden kazanç sağlayacak olan kuruluşlar hangileridir? Tütün
üretiminden geçinen milyonlarca insanın işsizlik ve sefaletle karşı karşıya
kalmasının sonuçları neler olacaktır? Doğabilecek sonuçlara hükümet olarak
hazır mısınız?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından cevaplandırılmasını saygılarımla
arz ederim.
Feramus
Şahin
Tokat
Tokat AK Parti İl Başkanı
Mustafa Boyraz'ın 8.3.2005 tarihinde yaptığı basın açıklamasında 6.3.2005
tarihinde yaptığınız toplantıda Tokat Sigara Fabrikasının kapatılmayacağı
kararı aldığınızı söylüyor.
Bu bağlamda;
1- 6.3.3005 tarihinde
yaptığınız toplantıda Tokat Sigara Fabrikasının kapatılmayacağı kararı alındığı
doğru mudur?
2- Yapılan basın
açıklamasında sizin 9-10.3.2005 tarihlerinde Meclisten açıklamada bulunacağınız
söyleniyor. Bu konuyla ilgili ne zaman açıklamada bulunacaksınız?
3- Bahsi geçen olay doğru
ise Tokat Sigara Fabrikasını özelleştirme kapsamı dışına ne zaman
çıkaracaksınız?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Maliye
Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz
ederim.
Vezir
Akdemir
İzmir
Ülkemizde en başarılı en
verimli en rekabet kabiliyeti yüksek kuruluşların başında Tekel gelmektedir. Bu
kurumun yıllık kârı 176 trilyondur. Emsaline az rastlanan kâr elde eden bu
kurumun içki bölümü satıldı. Sigara bölümü de satılmaya çalışılıyor. Tekel
Genel Müdürlüğüne bağlı olarak İzmir'de bulunan muhtelif müdürlüklerde
çalışmakta olan bayan ve erkek olarak toplam 73 işçi hiçbir mazeret
gösterilmeden Bandırma Yaprak Tütün İşletmesine tayin edilmişlerdir.
1- Medenî Kanunumuza göre
aile birliğinin sağlanması esastır. Tekel Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet
gösteren İzmir İşletme Müdürlüğüne bağlı birimlerde personel açığı varken,
mevcut çalışan personelden aile birliğini bozacak derecede bayan erkek demeden 73 kişi Bandırma Tütün İşletme
Müdürlüğüne tayin edilmişlerdir. Bu işçilerimizin mağduriyetinin giderilmesi
için Bakanlığınızca herhangi bir tedbir alınmış mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını
arz ederim.
Vezir
Akdemir
İzmir
Mevcut iktidarın
vatandaşa karşı olan keyfî uygulamaları kamulaştırma alanında da baş
göstermektedir. Kamu hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için
vatandaşın mülkiyetinde bulunan ev ve arsaların bazen bir yol güzergâhının
geçmesi, bazen de bir kamu binasının yapılması için kanun gereği
kamulaştırılmaktadır.
1- Vatandaşın mülkiyetinde
bulunan ev veya arsaların bazen yol yapımı bazı alanlarda ise kamu binasının
yapılması için kamulaştırılan gayrimenkullerin gerek devletin verdiği düşük
beyanlar ve gerekse bilirkişilerin verdiği değerler günün rayiç değerlerine
göre düşük olmaktadır. Bakanlık olarak vatandaşın bu mağduriyetinin giderilmesi
için ne tür bir çalışma yapılmaktadır?
2- Vatandaşın
mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin kamulaştırılmasından dolayı verilen düşük
değerler ekonomik olarak vatandaşı mağdur etmektedir. Dolayısıyla olay yargıya
intikal etmektedir. Yargının verdiği karar neticesinde, ev ve arsa bedelleri
Maliye Bakanlığının bu fasıla zamanında para aktarmadığı için vatandaş mağdur
olmaktadır. Vatandaşın bu mağduriyetini gi-dermek için Bakanlıkça bu konuda
çalışmanız var mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıda sunulan
sorularımın, Anayasanın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96 ncı vd. maddelerine göre
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını
arz ederim.
Saygılarımla.
Feridun
F. Baloğlu
Antalya
1- Ankara Defterdar
Vekilinin sendikal haklarını kullanan KESK'e bağlı Büro Emekçileri Sendikası
(BES) ile kamuoyuna yansıyan bir çatışma içinde olduğu haberleri doğru mudur?
2- Söz konusu yöneticinin
kimi vergi dairelerine giderek, çalışanları bir salonda topladığı ve sendika
üyelerine baskı yaptığı, suçlamalar yönelttiği iddialarına ilişkin haberler
doğru mudur?
3- Söz konusu
yöneticilerin iş bırakma eyleminden sonra Çankaya ve Hitit Vergi Dairelerine
giderek, çalışanlara "kendimi sendikayı bitirmeye adadım" dediğine
ilişkin basına yansıyan haberler gerçeği ifade etmekte midir?
4- Haberler gerçeği
yansıtıyor ise;
a) Yöneticiniz hakkında
Bakanlığınız bir işlem yapmış mıdır?
b) Söz konusu yönetici,
sendikal haklara saygılı olması için uyarılmış mıdır?
c) Yoksa, Defterdar
Vekiliniz bu davranışları, iktidar partisinin sendikal örgütlenmeye bakışının
bir yansıması mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz
ederim.
Vezir
Akdemir
İzmir
Ülkemizde
vatandaşlarımızın her kesimi mağdur olduğu gibi, kamu kesiminde çalışan
memurlarımız da açlık sınırındadır. Ülkemizde açlık sınırı 520 YTL'dir.
Yoksulluk sınırı ise 1.580 YTL'dir. Yüzbinlerce memurumuzun haklarının
verilmemesi, maaşlarının hükümet tarafından düşük tutulması nedeniyle
memurlarımız açlık ve yoksulluk sınırında yaşamlarını devam ettirmektedirler.
1- IMF talimatları
doğrultusunda her türlü ekonomik ve sosyal sorun ve sıkıntılara kulaklarını
tıkayan AKP Hükümetinin uygulamalarıyla memurların insanca yaşama hakları
elinden alınmaktadır. Refah artışı niteliğindeki artışlar memur maaşlarına
yansıtılmamaktadır. Bakanlık olarak memurların durumunu iyileştirici bir
çalışmanız var mıdır?
2- 2006 yılı memur
zamları için yapılan toplu görüşmelerde ortaya çıkan sonuç göstermeliktir. 2006
yılında öngörülen altı aylık yüzde 2,5; yıllık yüzde 5'lik zamma sendikalar
kabul ettirilmeye zorlanmıştır. Çünkü sendikalarımızın grev hakkı olmadığı için
hareket kabiliyetleri zayıftır. Hükümet olarak memurlarımıza Avrupa normlarında
grev ve toplusözleşme yapma hakkıyla ilgili bir çalışmanız var mıdır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Maliye
Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için
gereğini saygılarımla arz ederim.
Hüseyin
Ekmekcioğlu
Antalya
Ülkemizde, yabancıların,
özellikle turizm beldelerinde, Antalya'da Kaş, Kalkan, Alanya, Kemer, Manavgat,
Belek, Muğla'da Fethiye, Bodrum, Kuşadası vb. satın aldıkları gayrimenkulleri,
villaları ve evlerini, kendi yakınımdır adıyla, başka yabancı vatandaşlara
kiraya verdikleri gözlenmiştir. Daha da ileri gidilerek, kiralanacak olan
villaların internet sitelerinde adresleri
ve fotoğrafları, istenirse
görülebilmektedir. Son yıllarda,
Kaş-Kalkan'da 28 pansiyon, otel ve motel kapanmıştır. Yapılan bu
uygulama, hem turizme zarar vermekte hem de ülkemize büyük bir vergi kaybı
getirmektedir.
Soru 1- Türkiye'de
taşınmaz satın alan yabancılar gayrimenkul sermaye iradı ödemekte midir?
Soru 2- Satın aldığı
taşınmazı yaz aylarında kiralayan yabancıların vergi yükümlülükleriyle ilgili
görevlerini yerine getirip getirmedikleri denetlenmekte midir? Bu konuda
yapılan tespit sayısı (tespit edilen mükellef sayısı) kaçtır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Maliye
Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için
gereğini saygılarımla arz ederim.
Hüseyin
Ekmekcioğlu
Antalya
16.8.2004 tarihinde
tarafınıza verilmiş olan sözlü soru önergem, 8.3.2005 tarihli birleşimde
cevaplandırılacağı belirtilmesine ve yine aynı birleşimde sorumun okunmasına
rağmen, ilgili sayın bakanımızca cevaplandırılmamıştır. Aynı sorumu tekrar
tarafınıza arz ediyorum.
Yurdumuz genelinde
elektrik tüketiminin aylara göre dağılımında, aralık ve ocak aylarında maksimum
düzeye ulaştığı görülmesine rağmen, bu rakamlara, turizmin etkisiyle,
Antalya'da temmuz ve ağustos aylarında ulaşılmaktadır. Gazipaşa, Alanya, Kemer,
Antalya Merkez ve civar tüm turizm beldelerinde bu aylarda sıkça görülen
elektrik kesintileri turizmimizi olumsuz etkilemektedir.
Soru: Gerek yetersiz
kalan trafolar, gerekse güç aktarımı sağlanan santralarımızla ilgili olarak,
bakanlığınızca, turizmin başkenti olan Antalyamızda ülke ekonomisine olumsuz
etkide bulunan bu önemli sorunla ilgili olarak ne gibi önlemler almayı
düşünüyorsunuz?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun Maliye
Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için
gereğini saygılarımla arz ederim.
Hüseyin
Ekmekcioğlu
Antalya
Kültür mantarcılığının
ana hammaddesi komposttur. Komposttaki yüzde 18 KDV oranı çok yüksektir. Bu
oranın yüksek olması üreticiye büyük yük getirmektedir. Bundan dolayı, kültür
mantarı üretim maliyeti yükselmekte ve ithal edilen mantarla rekabet şansı
azalmaktadır.
Soru: Kültür mantarının
üretiminde kullanılan kompostun KDV oranının, tohum ve fide gibi diğer tarım
girdilerinde olduğu gibi, yüzde 8'e indirilmesini düşünüyor musunuz?
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, birleşime 5 dakika ara veriyorum.
5 dakika sonra, Sayın
Bakan soruları cevaplandıracak ve arkadaşlarımıza tekrar açıklama
yapacaklardır.
Kapanma Saati : 17.24
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati : 17.34
BAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER : Harun TÜFEKCİ (Konya), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 48 inci Birleşiminin Üçüncü
Oturumunu açıyorum.
IV. - SORULAR VE CEVAPLAR (Devam)
A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI (Devam)
19. - Niğde
Milletvekili Orhan Eraslan'ın, Niğde-Yeşil Gölcük Kasabasının sulama
kuyularının enerji trafosu ve panolarının TEDAŞ'ça sökülmesine ilişkin Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/867) ve Maliye Bakanı
Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
20.- Muğla
Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, termik santralların olumsuz etkilediği
yörelerdeki insanlara bazı avantajlar sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/942) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı (Devam)
21.-
Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa'da bazı evlerde
elektrik sayaçla-rının yerinin değiştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü
soru önergesi (6/968) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı(Devam)
22.-
Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, belediyelerin sokak
aydınlatmasına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1066) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
23.- Manisa
Milletvekili Ufuk Özkan'ın, Tekelin özelleştirilmesi çalışmalarına ve tütün
üreticilerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1482) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
24.- Manisa
Milletvekili Ufuk Özkan'ın, tütün piyasasına ve üreticilerine ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1483) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı (Devam)
25.- Tokat
Milletvekili Feramus Şahin'in, Tokat Sigara Fabrikasına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1509) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı (Devam)
26.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, İzmir Tekel İşletme Müdürlüğünden Bandırma Tütün
İşletme Müdürlüğüne tayin edilen personele ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru
önergesi (6/1540) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
27.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, kamulaştırma bedellerine ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1541) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı (Devam)
28.-
Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Ankara Defterdar Vekilinin
KESK'e bağlı BES ile çatışma içinde olduğu iddialarına ilişkin Maliye
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1542) ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın
cevabı (Devam)
29.- İzmir
Milletvekili Vezir Akdemir'in, memurların özlük haklarını iyileştirmeye yönelik
çalışmalara ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1584) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
30.-
Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, yabancıların kira gelirlerinin
vergilendirilmesine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1593) ve
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
31.-
Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, Antalya'daki elektrik
kesintilerine ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1599) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
32.-
Antalya Milletvekili Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, kültür mantarı ana hammaddesinin
KDV oranına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1601) ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (Devam)
BAŞKAN - Şimdi, sözlü
soru önergelerini cevaplandırmak üzere Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan'a söz
veriyorum.
Sayın Bakanım, buyurun.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
MALİYE BAKANI KEMAL
UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, ilk 4 sözlü soruya ben yazılı olarak cevap
verdim. Acaba onları tekrar okumama gerek var mı?
BAŞKAN - Tamam, siz nasıl
takdir ederseniz Sayın Bakanım.
MALİYE BAKANI KEMAL
UNAKITAN (Devamla) - Peki, onlara, yazılı olarak ben cevap verdim, hepsine, tek
tek, sizin vasıtanızla.
Manisa Milletvekili Sayın
Ufuk Özkan'ın 1482 sayılı sözlü sorusuna cevap vermek istiyorum; Tekel'le
ilgili soru. Tekel, bildiğiniz gibi, özelleştirme kapsamına alınmıştır. Bunun
amacı da, ekonominin uluslararası rekabet gücüne kavuşturulması,
rasyonelleştirilmesi olarak görülmektedir. Kâr eden bir kuruluş olan Tekel'in
özelleştirilmesi sonrası kârının daha da artması ve alınan dolaylı vergiler
yoluyla Hazine kaynak girişinin artırılması da amaçlanmaktadır.
Bir, burada, tekelleşme
söz konusu değildir; çünkü, son yıllarda memleketimizde üretilen sigaralar
dolayısıyla, çeşitli sigaralar üretilmektedir. Dolayısıyla, burada bir
tekelleşme söz konusu olmamaktadır. Ayrıca, sektörel düzenlemeler için de
Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu ve Kurulu
oluşturulmuştur. Tütün üretiminden vazgeçerek üreticilerin yeni ürünler
üretimine yönelmesi amacıyla, alternatif tarım politikalarıyla ilgili olarak,
Tarım Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı koordinasyonunda da çalışmalar
sürdürülmektedir.
Yine, Sayın Ufuk Özkan'ın
sorusuna cevap vermek istiyorum, tütün piyasası üreticilerine ilişkin olarak
sorduğu soruya. Avrupa Birliği müktesebatıyla ilgili olarak, ulusal program
çerçevesinde, üreticiyi koruyacak kurumsal yapılanmalar oluşturulacaktır. AB
mevzuatına göre, 45 000 ton ve
üzerinde tütün üretimi yapan ülkelerde üreticiyi korumaya yönelik müdahale
kurumu öngörülmektedir. Tekelin özelleştirilmesi ile şark tipi tütün üretiminin
çokuluslu şirketlere devredilmesi arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Tütün sektörü, çoğu dünya ülkesinde olduğu gibi,
ülkemizde de tekel konumundan uzaklaşmıştır. Özel firmaların yurt içinde veya
yurt dışında kâr transferiyle ilgili ülkelerin mevzuatına göre genel olarak
düzenlenen bir konudur. Tekelin özelleştirilmesi yok edilmesi anlamına
gelmemektedir. Tekel özelleştirilmesine olan talep, halen ürettiği sigaraların
pazar payıyla ilişkilidir. Özelleştirme sonrasında da mevcut markaların pazar
payını devam ettirmek, hatta artırmak, şark tipi mevcut tütünleri kullanma
zorunluluğu bulunduğundan, sorun yaşanmayacaktır.
Tokat Milletvekili Sayın
Feramus Şahin'in sorusuna cevap veriyorum. Tekel Sigara Sanayi İşletmeleri ve
Ticaret AŞ'ye ait tütün mamulleri üretim işiyle ilgili varlıkların
özelleştirilmesine ilişkin ihale, yeterli teklif gelmemesi nedeniyle iptal
edilmiştir. Tokat Sigara Fabrikasının mevcut sigara fabrikaları içinde önemli
bir yeri ve işlevi bulunmaktadır. Özelleştirmenin gerçekleşmesi halinde,
alıcıların söz konusu fabrikada üretimi daha da artırarak sürdürmesi beklenmektedir.
Sayın Vezir Akdemir'in
sorusuna cevabı sunuyorum. Tekel Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren
yaprak tütün işletme müdürlüklerinde bayan işçiler tütün işleme işinde
çalıştırılmak üzere istihdam edilmektedir. İzmir Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü
ve bağlı birimlerindeki bayan üretim işçileri, anılan mahallerde işletme
atölyesi bulunmaması nedeniyle atıl durumda kalmışlardır. Sigara harmanlarında
kullanılan Marmara Bölgesi tütünlerinin tamamını işleyen ve emeklilikleri
nedeniyle bayan işleme işçisi kalmayan Bandırma Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü
İşleme Atölyesinin faaliyetini sürdürebilmesi amacıyla, bu işçilerin anılan
mahallerden Bandırma İşletme Müdürlüğüne nakilleri gerçekleştirilmiştir. Nakle
konu işçilerin atıl durumda bulunmaları ve önemli maliyet yükü getirmeleri de
dikkate alınarak, önceden nakle rızalarının alınması yoluna gidilmiştir. Kendi
tercihleri doğrultusunda bu işlem gerçekleştirilmiştir. İzmir'de, Tekele bağlı
birimlerde işçi ihtiyacı bulunmamaktadır.
Yine, Sayın Vezir
Akdemir'in sorusuna cevabım şudur: 2492 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca,
bedellerin tespitiyle ilgili olarak çok sayıda tezyidi bedel davası açıldığı ve
yargılanmanın uzun süre aldığı görüldüğünden, anılan kanunda değişiklik yapan
4650 sayılı Kanunla, kamulaştırılacak taşınmazın öncelikle satın alma yoluyla
edinilmesi ve bu aşamada bedel konusunda malikin muvafakatinin de alınması
öngörülmüştür. Rızaen satın alma usulünün gerçekleşmemesi halinde, bedel de
dahil olmak üzere konunun çözüme kavuşturulması mahkemelere bırakılmıştır.
Tarafların anlaştığı
halde veya tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli
olarak tespit edilen miktarın peşin veya nakit olarak hak sahibi adına, hak
sahibi tespit edilememiş ise ilerde ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere,
mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması,
yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre
verilmekte ve gerekli hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemelerce
uzatılmaktadır.
Sonuç olarak, 4650 sayılı
Kanunla getirilen değişikliklerle, idarece belirlenen kamulaştırma bedelinin,
maliklerin de rızası alınmak suretiyle tespitine olanak sağlanmış olup, bedelde
anlaşma sağlanamaması halinde konunun çözümü de mahkemelere bırakılmış
olduğundan ve ödeneklerin serbest bırakılmasının ardından mahkemece belirlenen
bankalara belirlenen sürede ödeme yapılması gerektiğinden, bu konuda
vatandaşların mağduriyeti giderilmiş bulunmaktadır.
Antalya Milletvekili
Sayın Feridun Fikret Baloğlu tarafından sorulan sorunun cevabını arz ediyorum:
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu ve konuyla ilgili diğer
mevzuata göre, sendikal haklarını kullanan personel ile Ankara Defterdar Vekili
arasında bir çatışma söz konusu değildir. Defterdar Vekilinin kendisine
kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken çalışma huzurunu bozan ve
disiplin kurallarına uymayan personel hakkında gerekli disiplin hükümlerinin
uygulandığı anlaşılmış olup, iş bırakma eylemlerine ilişkin basında çıkan
haberler doğru değildir. Kamu İşveren Kurulu ile yetkili sendikalar ve bunların
bağlı bulunduğu konfederasyonlar arasında 2004 yılı toplu iş görüşmeleri
neticesinde hazırlanan, üzerinde mutabık kalınan hususlar hakkında, kamu kurum
ve kuruluşlarına, azamî dikkati göstermeleri hususu, Başbakanlığın genelgesiyle
duyurulmuştur. Arz olunur.
İzmir Milletvekili Sayın
Vezir Akdemir'in sorusuna cevabımı arz ediyorum: Hükümetimiz, maaşlardaki
sorunların çözümüne büyük önem atfetmiş, aldığı kararlar ve uyguladığı
politikaların bir sonucu olarak, devletin malî imkânları dahilinde, her yıl,
düşük maaş alana daha yüksek, yüksek maaş alana ise daha düşük oranda zamlar
yapılmıştır; maaşların reel olarak erimesine neden olan yüksek enflasyon
artışlarını sürekli düşürerek tek haneli rakamlara indirmiştir. Böylece, hükümetimiz,
kısa dönemde, bir yandan maaşları enflasyonun üzerinde belirlerken, bir yandan
da enflasyonu düşürerek maaşların reel alım gücünü artırmayı başarmış, düşük
maaş alanların durumlarının iyileşmesini sağlamıştır. Hükümetimiz döneminde
memur maaşlarında sağlanan artışlar ile yapılan düzenlemeler IMF'nin
talimatlarıyla değil, tamamen ülkemizin ekonomik gelişmesi, devletin malî
imkânları, genel geçim şartları ve enflasyon hedefleri dikkate alınarak
gerçekleştirilmiştir. Arz olunur.
Antalya Milletvekili
Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun sorusunu cevaplandırıyorum: Gelir Vergisi
Kanununa göre, Türkiye'de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler, dar mükellefiyet
esasında, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden
vergilendirilmektedir. Anılan yabancılar, Türkiye'de satın aldıkları
gayrimenkullerini mesken olarak kiraya vermeleri halinde elde ettikleri kira
gelirlerinin, 2005 yılı için, yıllık 2 000 YTL'lik kısmı Gelir Vergisinden istisna
edilmektedir; bu tutarın aşılması durumunda, aşan kısım, yıllık beyannameyle
beyan edilerek vergilendirilmektedir. Yabancıların tevkifat oranı da yüzde
22'dir. Yabancıların, kira gelirlerini yasalarda belirtilen şekilde beyan etmemeleri
halinde, ilgili yasalarda belirtilen cezalı vergi tarhiyatı ve gecikme
cezalarına muhatap tutulmaktadır. Diğer taraftan, turizm yörelerinde, yaz
aylarında, merkez denetim elemanlarının koordinatörlüğü altında, otel, motel, pansiyon
ve eğlence yerleri gibi turistik işletmeler nezdinde yaygın ve yoğun vergi
denetimleri yapılmaktadır.
Yine, Sayın Hüseyin
Ekmekcioğlu'nun sorusuna cevabımı arz ediyorum: Antalya İlimizin yaz ve kış
puantı birbirine yakın olup, artan enerji talebini karşılamaya yönelik, iletim
hattı, 154 kilovat gücündeki trafo merkezi inşaatları ile mevcut merkezlerde
güç artırımına yönelik yatırımlar hızla devam etmektedir. Kısa süreli oluşan
elektrik kesintileri, ağırlıklı olarak TEDAŞ ve TEİAŞ'ın artan talebi
karşılamaya yönelik, yenileme amaçlı, programlı kesintilerinden kaynaklanmakta
olup, basın yoluyla, önceden, kesinti yapılacak bölgelere bildirilmektedir.
Yine, Antalya
Milletvekili Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun sözlü sorusunu cevaplandırıyorum:
Katma Değer Vergisi oranları; Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesinde,
Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan kararname eki 1 sayılı
listede yer alan mal ve hizmetler için yüzde 1, 2 sayılıda yüzde 8, 3 sayılıda
yüzde 18 olarak tespit edilmiştir. Bu çerçevede, kültür mantarcılığının ana
hammaddesi olarak kullanılan kompost teslimleri, yürürlükte bulunan Katma Değer
Vergisi mevzuatı uyarınca, yüzde 18 oranında Katma Değer Vergisine tabi
bulunmaktadır. Şu anda bu oranın daha düşürülmesi için alınmış bir kararımız
söz konusu değildir, yoktur.
Bilgilerinize arz
ediyorum.
Çok teşekkür ediyorum.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Bakanım,
siz yerinize oturduğunuzda, sayın arkadaşlarımızın, İçtüzük gereği kısa bir
açıklamaları olacak.
Sayın Özkan, buyurun.
UFUK ÖZKAN (Manisa) -
Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Maalesef, sormuş olduğum
soruların hiçbir tanesine doyurucu, detaylı bilgi ve cevap alamadığımı
bildirmek istiyorum.
En son olarak
"doğacak sonuçlara hükümetiniz hazır mı" diye bir soru sormuştum.
İnşallah, hükümet bunlara hazırdır.
Tekel'in yönetimi
Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilinceye kadar, pazar payı yüzde 70'ler
düzeyindeydi; fakat, Özelleştirme İdaresine, yani sizlere geçtikten sonra,
pazar payı yüzde 40'lara kadar geriledi. Bu pazarın bu kadar gerilemesinin
sorumluluğu sizin üzerinizde değil midir? Bu pazarın bu kadar gerilemesi, Türk
tütüncüsüne ve tütününe ihanet değil midir? Tütün piyasası geçmiş yıllarda bu
aylarda açılırdı ve tütün piyasasını, tütün başfiyatını, esnafından tütüncüsüne,
evdeki çocuklardan eşlere herkes, o günü, beklerdi. Tütünü ve tütüncüyü
öldürdünüz. Artık öyle bir beklentileri kalmadı. Yabancı tekelleri yaşattığınız
gibi, Türk tütüncüsünü yabancı tekellerin önüne ölü bir vaziyette attınız. Ne
açık artırmalarda ne sözleşmelerde Türk tütününü ve tütüncüsünü destekleyecek,
geliştirecek hiçbir şeyi, maalesef, öngörmediniz.
Şimdi, bu gerçekleri
görmeyerek, burada vermiş olduğunuz cevaplarla, sanki Türk tütününde hiç
problem yokmuş gibi, Türk Tekelinde hiç problem yokmuş gibi, özelleştirmenin de
devlete çok ciddî katkılar sağladığını ifade ederek, sanki, Türk tütüncüsüne ve
Türk vatandaşlarına müjde verecek gibi cevaplar vereceksiniz… Bu cevaplarla
vatandaşlarımız ne kadar tatmin olmuştur bilmiyorum.
Yapmış olduğunuz
düzenlemelerle, ÖTV ve KDV'deki yüksek oranlardan dolayı, kaçak sigarayla
mücadele edebilme şansınız da hiç yok. Bütün markaların, Bakanlığınızın önüne
kadar bile geldiğine inanıyorum. Kaçak ve sahte sigaraları Anadolu'nun dört bir
tarafında görmemiz mümkün. Bakanlığınızın bununla ilgili gerekli çalışmaları
yaparken, Türk tütününü ve tütüncüsünü destekleyecek, onların taleplerini de
göz önüne alacak bazı konuları dikkate alacağınızı tahmin ediyorum. Fakat, bir
şeyi de söylemeden geçemeyeceğim.
Görev başına getirmiş
olduğunuz genel müdür... Yabancı sigara şirketleriyle ilgili sormuş olduğum bir
soru vardı. Bunu, bütçe görüşmeleri esnasında, Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kuruluna sormuştum. Verdikleri cevap aynen
şu... Soruyu soruyorum, sonra cevabını söyleyeceğim Sayın Bakan.
BAŞKAN - Sayın Özkan…
UFUK ÖZKAN (Manisa) -
Bitiriyorum, son cümlem.
BAŞKAN - Lütfen!..
UFUK ÖZKAN (Manisa) -
"Yabancı sigara şirketleri ve özelleştirmede teklif verecek firmalar,
sigara fabrikalarını istemiyorlar. Malatya ve Adana fabrikalarını onun için
kapatıyoruz" diyen bir genel müdürü Tekelin başında tutuyorsunuz. Bu zihniyet
Tekelin başında durur ise, Türk Tekelinin hak ettiği bir noktada
özelleştirilmesi söz konusu olabilir mi?
Teşekkür ederim Sayın
Başkan.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Özkan.
Buyurun Sayın Şahin.
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) -
Sayın Başkan, benim sorduğum soruyla Sayın Bakanın vermiş olduğu cevap arasında
bir bağlılık göremedim. Sorumu tekrar soruyorum Sayın Bakan: İl Başkanınız
Sayın Mustafa Poyraz, 8.3.2005 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla, Tokat
Sigara Fabrikasının özelleştirme kapsamı dışına çıkacağını söylemiştir, ifade
etmiştir. Bu toplantıda sizin de olduğunuzu ifade ettiler. Bu bağlamda, böyle
bir toplantı yapılmış mıdır? Eğer böyle bir toplantı yapıldıysa, 9.3.2005
tarihinde Mecliste bir açıklama yapacağınız da ifade edilmiştir. Bu, Tokat'taki
il başkanınızın basına yapmış olduğu açıklama. Bu bağlamda "Tokat Sigara
Fabrikasını özelleştirme kapsamı dışına çıkaracak mısınız" diye bir soru
sormuştum; ancak, Sayın Bakan, bu konuda herhangi bir şey ifade etmedi. Sayın
Bakan, AKP'nin, Tekele ve sigara fabrikalarına genel bakışını biliyoruz.
Malatya ve Adana sigara fabrikalarının da kapanacağı konusundaki yaklaşımınız
da ortadadır. Her iki sigara fabrikasında
çalışan arkadaşlarımızın başına gelenlerin, Tokat Sigara Fabrikasında
çalışanların başına gelmemesi için -tekrarlıyorum: Tokat Sigara Fabrikasında
çalışanların başına gelmemesi için- Tokat Sigara Fabrikasını özelleştirme
kapsamı dışına çıkaracak mısınız? Sayın İl Başkanınızın açıklaması buradadır,
benim sorum da bu konudadır.
Teşekkür ediyor, saygılar
sunuyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Şahin.
Sayın Melik, buyurun.
MEHMET VEDAT MELİK
(Şanlıurfa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Gerçi, Sayın Bakan, benim
Enerji Bakanına yöneltmiş olduğum soruya cevap vermedi; ama, ben, sırası
gelmişken, bu konuda kısa bir açıklama yapmak istiyorum: Ben bu soru önergesini
verdiğim tarihlerde, yani, 16 Şubat 2004 tarihinde, Urfa'da, özellikle kenar
mahallelerde ve avlulu evlerde elektronik sayaçlar sokak kapısının yanlarına
aldırıldı. Sebebi sorulduğu zaman da, kaçak elektriği önlemek amacıyla böyle
bir tedbir alındığı ifade edilmişti; ama, sanayide, apartman dairelerinde,
büyük işyerlerinde böyle bir uygulama yapılmadı. Halbuki, elektrik tüketiminin
yüzde 90'ı bu gibi yerlerde kullanılmaktadır, halen de öyledir. Bizce, asıl
önlem alınması gereken yerler de burasıydı. Bu uygulama Türkiye'nin başka
illerinde de yapılmadı. Ben, bunun sebebini sormak istemiştim. Yani, niçin
sadece avlulu veya tek katlı evlerde yapılmaktadır?
Bu şöyle bir hukuksal
sonuç da doğurmaktadır: Kendi denetiminde olmayan bir sayaçla tüketim yapan bir
abonenin iradesi dışında yapılacak herhangi bir sayaca müdahale durumunda,
sorumluluk payının olmaması gerekir diye düşünüyoruz. Halbuki, sayacın dışarı
alınıp da başkası tarafından tahrip edilmesi durumunda, o ev sahibi mesul
tutulmaktadır.
Değerli Başkanım, tabiî,
esas sorun, Sayın Enerji Bakanının, Urfa'daki kaçak elektrikten bahsederken,
Urfa'daki kayıp elektrik oranını hiç dile getirmemesidir. Kayıp elektrik
enerjisi tamamen Bakanlığın sorumluluğundadır, idarenin sorumluluğundadır.
Zaten öyle olduğu için, bu önerge verildikten sonra Urfa İline yapılan
yatırımlardan dolayı, özellikle sulama kuyularının bulunduğu Viranşehir ve
Karakeçi hattına yapılan yatırımlardan dolayı kayıp/kaçak oranı artmıştır; ama,
bence, özellikle dile getirilmesi gereken ve Bakanlığın, üzerinde
kaçak-elektrik kadar durması gereken konunun biri de kayıp elektriktir.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Melik.
Son olarak Sayın
Ekmekcioğlu; buyurun.
HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU
(Antalya) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Özellikle Korkuteli,
Elmalı İlçelerimizde halkımızın büyük bir bölümü geçimini kültür mantarıyla
sağlamaktadır. Kültür mantarının ana hammaddesi olan komposttaki KDV oranı
gerçekten çok yüksektir ve ithal mantarla da rekabet şansını azaltmaktadır. Bu
konuda, Tarım Bakanımız, 2005 Ağustos ayında ilimizi ziyareti sırasında
üreticilerimize söz vermiştir -bu
konuyu Bakanlar Kurulunda gündeme getireceğini- hükümet olarak bu sorunun
üzerine hassasiyetle gidilmesi için söz vermiştir; ama, maalesef, az önce
Bakanımızı dinledim, bu konuda gerekli bir çalışmanın olmadığını belirtti. Ben
de diyorum ki, lütfen bu konunun üzerine eğiliniz. Bu, önemli bir sorundur. Bu
sorunun çözümü için hükümetimizden gerekli hassasiyetin... Üzerinde durulması
gerektiğini belirtmek istiyorum.
Antalyamızda elektrik
kesintileri, yazın sık sık olmaktadır Sayın Bakanım. Gazetelerde ilan vermek,
bunu belirtmek sorunu çözmüyor. Özellikle, bu kış aylarında bu altyapı
eksikliklerini tamamlayabilecek misiniz; bu konuda gerekli çalışmalar
yapılabiliyor mu? Bunu öğrenmek istiyorum.
Yine, Türkiye'de taşınmaz
mal alan yabancılar, aldıkları gayrimenkulleri, ülkelerinde, kendi yakınlarına
kiraya veriyorlar ve vatandaşlar da buraya gelip, kilidi açıp, kendileri
oturuyor. Tabiî, bu, o bölgedeki otel ve pansiyoncuları büyük çapta etkiliyor.
Az önce bunun yapıldığını söylediniz; ama, maalesef, ben, Kaş ve Kalkan
İlçelerinde yapmış olduğum ziyaretlerde bunun olmadığını tespit ettim. Onun
için bu sorunu buraya getirdim Sayın Bakanım.
Bakanlık olarak bu
konunun üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini de vurguluyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Sayın
Ekmekcioğlu, teşekkür ediyorum.
Sayın Yeni, sizin bir soru
önergeniz yok bildiğim kadarıyla; dolayısıyla, böyle bir olay da yok.
Sayın Bakanım, buyurun.
MALİYE BAKANI KEMAL
UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, çok
teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, bu
söylediklerinize, Feramus Beyin de, Ufuk Beyin de, Sayın Ekmekcioğlu'nun
söylediklerine, ben, müsaade ederseniz, yazılı olarak tekrar cevap vereceğim.
Feramus Beyle çeşitli
şekillerde karşılıklı da konuşarak söyledik bunu; ama, o yine de ben şey
yapmadım diyor. Yine de biz söyleriz.
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) -
Sayın Bakanım sizinle ilgisi yok; sadece il başkanınızın ifadesini söyledim.
MALİYE BAKANI KEMAL
UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Ekmekcioğlu'nun dediğinden de, özel, Sayın Tarım
Bakanlığımızla konuşacağım; o konuyu da konuşurum.
Yazılı olarak cevap
vereceğim.
Hepinize çok teşekkür
ediyorum ve saygılar sunuyorum.
MEHMET VEDAT MELİK
(Şanlıurfa) - Cevap vermiyorsunuz Sayın Bakan.
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum.
33. - Malatya
Milletvekili Muharrem Kılıç'ın, Malatya'da Türk Telekom Bölge Müdürlüğü kurulup
kurulmayacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/868)
BAŞKAN - Cevaplandıracak
Sayın Bakan?.. Yok.
Görüşülmesi
ertelenmiştir.
34.- Samsun
Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, bir televizyon kanalında reklam adı altındaki
bir yayına ve frekans tahsisi ihalesine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru
önergesi (6/878) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
35.- Ankara
Milletvekili Mehmet Tomanbay'ın, Mısırlı bir gazeteciye türbanlı fotoğrafıyla
basın kartı verilmesine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/965)
ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
36.- Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek'in, Mısırlı bir gazeteciye türbanlı fotoğrafıyla
basın kartı verilmesine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/967)
ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
37.- Muğla
Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, yapılan atamalara ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/996) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
38.-
Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in, uyuşturucu sorunu hakkında TRT'nin yayın
yapmasına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1123) ve Devlet
Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
39.-
Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in, TRT İstanbul Radyosu binasındaki
çalışanların sorgulandığı iddialarına ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1164) ve Devlet
Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
40.-
Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in, TRT'deki sağlık programlarına
ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru
önergesi (6/1241) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
41.- Ağrı
Milletvekili Naci Aslan'ın, Ağrı İlinde dağıtılan kömüre ilişkin Devlet
Bakanından sözlü soru önergesi (6/1408) ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay, gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının 11, 29, 30, 36, 72, 90, 122, 197 nci sıralarındaki
soruları birlikte cevaplandırmak istemişlerdir.
Şimdi, bu soruları
sırasıyla okutacağım; sonra Sayın Bakana söz vereceğim.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak cevaplandırılması
hususunda gereğini saygılarımla arz ederim. 5.12.2005
Musa
Uzunkaya
Samsun
Soru 1 : Bir özel TV'de
"Bu Bir Reklamdır" diye devamlı bir siyasî partinin propagandasının
yapılması RTÜK ve TRT kanun ve yönetmeliklerine uygun mudur? Adı geçen
kurumların yönetmeliğinde bir boşluk varsa bu boşluğun doldurulması amacıyla
bir çalışma yapılmakta mıdır?
Soru 2: Özel kanallara
ulusal, bölgesel ve yerel frekans tahsisi ihalesinin gecikmesinin ve tahsis
ihalesinin yapılacağının ilan edilmesine rağmen birkaç kez ertelenmesinin özel
bir sebebi var mıdır? Varsa nelerdir?
Soru 3: Frekans tahsisi
ihalesinin gecikmesinden dolayı ülke ekonomisinin uğradığı kayıplar ne
kadardır? Varsa bu kayıpları önleyici bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını
dilerim.
Mehmet
Tomanbay
Ankara
Birkaç gün önce
Cumhurbaşkanlığına türbanlı fotoğrafı olan basın kartıyla Mısır uyruklu bir
bayan gazeteci girmek istemiştir.
1- İlgili yönetmeliğin 23
üncü maddesine ve devrim yasalarına karşı olarak bu türbanlı kimlik kartı
verilmesine siz mi izin verdiniz?
2- Bundan sonra türbanlı
fotoğrafla kimlik vermeye dönük bir karar mı aldınız?
3- Eğer böyle bir karar
almadınız ve sizin bilginiz dışında verildi ise, bu yönetmelik dışı uygulamayı
yapan ve bu izni veren görevliler hakkında gerekli yasal uygulamayı başlattınız
mı?
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Aşağıdaki sorumun
Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 96 ncı ve 98 inci maddesi gereğince, Basın
Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünden sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay
tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını istiyorum.
Saygılarımla.
Yakup
Kepenek
Ankara
Mısır Cumhurbaşkanının
ülkemizi ziyareti sırasında, İran El Âlem Televizyonunun Mısırlı muhabiri Sahla
Allam'a basın kartı verilmesi konusunda:
1- Sahla Allam'a basın
kartı ne zaman ve nasıl verilmiştir?
2- Basın kartında kullanılan
türbanlı vesikalık fotoğraf, Basın Kartları Yönetmeliğine uygun mudur?
3- Yönetmeliği çiğneyen
görevliler hakkında ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Fahrettin
Üstün
Muğla
1- 58 inci - 59 uncu
Hükümetler döneminde size bağlı kuruluşlarda kaç atama yapılmıştır?
2- Bakanlığınıza bağlı
kuruluşlarda idarî görevlere, her iki hükümet döneminde, vekâleten, tedviren ve
görevlendirmeyle kaç atama yapılmıştır?
3- İdarî görevlerde
bulunan idarecilerden kaçı başka yerlere görevlendirilmiştir?
Görevlendirilenlerin aldıkları harcırah miktarı ne kadardır?
4- 58 inci ve 59 uncu
hükümetler döneminde asıl veya vekil kaç idareci görevden alınmıştır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz
ederim. 20.05.2004
Sedat
Pekel
Balıkesir
Alkol, uyuşturucu ve sigara
bağımlılığı her geçen gün daha da tehlikeli boyutlara ulaşmakta ve genç
nesillerimizi tehdit etmektedir. Bakanlığınıza bağlı TRT'nin bu konuda yaptığı
yayınlar yetersiz kalmaktadır. Buna göre;
1.- Uyuşturucu sorununa
karşı TRT'nin sonuç almaya yönelik yayınları var mıdır? Varsa, bu yayınlar
yeterli midir?
2.- Kamu yararını gözeten
TRT, özel televizyon kanallarına örnek teşkil edebilmekte midir?
3.- TRT, 09.00-21.00
saatleri arasında caydırıcı nitelikte yayınlar yapmak zorundayken, bu
yayınlarını çoğu zaman gece geç saatlere koymasındaki neden diğer kanallarda
olduğu gibi rating kaygısı mıdır?
4.- RTÜK, bu konuyla
ilgili olarak, yayımladığı yönetmeliğin 5 ve 6 ncı maddesi gereği TRT'ye
herhangi bir uyarıda bulunmuş mudur?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından
sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim. 01.06.2004
Sedat
Pekel
Balıkesir
TRT'nin İstanbul Radyo
Binası, NATO Zirvesinde kullanılmak üzere tahsis edilmiştir. Bir bölümü
gazeteci, bir bölümü de devlet memuru statüsünde çalışan personelin bu durum
nedeniyle zor anlar yaşadığı belirtilmektedir.
1.- Zirve öncesi TRT
İstanbul Radyo Binasında personel, polis tarafından sorgulanmış mıdır?
2.- Sorgulanan personelin
bir bölümü zirve boyunca işe gelmemeleri konusunda uyarılmışlar mıdır?
Uyarılmışlarsa neden?
3.- TRT personelinden
gözaltına alınanlar var mıdır?
4.- Sorgulaması
yapılanlar ve işe gelmemeleri konusunda uyarılanlar arasında sendikalı
personelin bulunması tesadüf müdür?
5.- Anayasanın 133 üncü
maddesine göre özerk bir kurum olan TRT'ye yöneticiler davet etmediği sürece
emniyet kuvvetleri girmesi mümkün olmadığına göre, polis kuruma neden davet
edilmiştir?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz
ederim. 07.07. 2004
Sedat
Pekel
Balıkesir
TRT "Yıllık Genel
Yayın Planında" bir görev olarak tanımlanan Eğitim-Kültür Programları
içinde "Sağlık" başlığı altında yayın yapıldığını bildirmiştir.
Sağlık programlarının TRT'nin yayınları içindeki oranı kanallara göre yüzde 4
ile yüzde 19 arasında değişmektedir. Buna göre;
1.- Sağlık programları
içinde, uyuşturucu, sigara, alkol bağımlılığıyla ilgili olarak hangi oranda
yayın yapılmaktadır?
2.- Uyuşturucu
kullanımının çok küçük yaşlara kadar düştüğü ülkemizde kamu yayıncılığı yapan
TRT'nin programları yeterli midir?
3.- TRT'nin "Yıllık
Genel Yayın Planında" bağımlılık yaratan maddelerle ilgili olarak program
yayınının artırılması düşünülüyor mu?
4.- Genel Müdür Sayın
Şenol Demiröz'ün belirttiği gibi, TRT bağımlılık yaratan maddelerle ilgili olan
programlarında "övgüye değer" hangi sonuçları almıştır?
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Aracılığınızla Devlet
Bakanı Sayın Beşir Atalay'ın aşağıdaki
sorularıma sözlü cevap vermesini arz ederim.
Sorularım :
1.- Türkiye'nin çeşitli
kesimlerinde olduğu gibi, Ağrı İlinde
dağıtılan kömürün kalorisi ne kadardır, cinsi nedir?
2.- Dağıtılan kömürün
tonu için müteahhide ne kadar para ödeniyor?
3.- Kömür müteahhide
ihaleyle mi veriliyor, 4734 sayılı Kamu İhalesi Yasasının hangi maddesine göre yapılıyor?
Arz ederim. 5.1.2004
Naci
Aslan
Ağrı
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, yöneltilmiş olan soru önergelerine Devlet Bakanı Sayın Beşir
Atalay cevap vereceklerdir.
Sayın Bakan, buyurun. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI BEŞİR
ATALAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Şahsıma yöneltilen sözlü
sorulara cevap vermek için huzurunuzdayım. Esasen, bu sözlü soruların, biraz
önce değerli milletvekillerimizin ifade ettiği gibi, bir kısmı, çok süresi geçmiş ve o günün olaylarıyla
ilgili;ama, ben, bir kısmını en azından soru
eski tarihli de olsa bugüne
kadarki faaliyetler olarak arz etmeye çalışacağım.
Önce, Sayın Samsun Milletvekili Sayın Musa Uzunkaya'nın
sorusunun cevabı; 3984 sayılı Kanunun
19 ve 22 nci maddelerinde reklamlarla ilgili olarak, genel düzenleme
yapılarak ilkeleri belirlenmiş ve içerik, biçim, sunuluş, yerleştirme ve belli
ürünlerin reklamlarına ilişkin hükümler vazedilmiştir. Bu hükümler dışında, 4
üncü maddenin (n) bendinde yer alan genel yayın ilkesinde, siyasi partiler ve
demokratik gruplar arasında eşitlik sağlanması, tek yanlı yayın yapılmaması
esası getirilmiştir. Yine, aynı bentten seçim dönemlerinde özellikle,
belirlenen seçim yasaklarıyla ilgili ilkelere aykırı davranılmaması
öngörülmüştür. Özetle, seçim dönemi ile seçim dışı dönem arasında reklam
yayınları bakımından önemli fark, seçim zamanlarında seçim mevzuatı
hükümlerinin uygulanmasıdır.
Söz konusu yayınlar, Üst
Kurulca, 3984 sayılı Kanunun yayın ilkeleri ve reklamlara ilişkin hükümleri
muhtevasında izlenip değerlendirilmekte olup, yayın ihlali halinde Üst Kurulca
gerekli müeyyide uygulanmaktadır.
Anılan yayın kuruluşunda
yer alan reklamın, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu muhtevasında
Üst Kurulca değerlendirilmesi söz konusu değildir. TRT Kurumu yayınlarının Üst
Kurul tarafından denetlendiği 3984 sayılı Kanunun 35 inci maddesi 2002 tarihli
ve 4756 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, şu anda
TRT Kurumu yayınları kendi iç denetimine ve yürürlükteki mevzuata göre
yapılmaktadır.
Diğer sorunun cevabı:
Bilindiği gibi, 2001 yılında frekans ve kanal tahsisi ihalesinin tüm safhaları
tamamlanarak ihaleye çıkılacağı sırada Başbakanlığın genelgesiyle ihale
durdurulmuştur. İkinci ihale ise Danıştay kararıyla iptal edilmiştir ve yeni
düzenlemelere ihtiyaç göstermiştir.
2002 yılında yapılan
değişiklikle, frekans planını düzenleme yetkisi de RTÜK'ten alınarak,
Telekomünikasyon Kurumuna geçmiştir. Telekomünikasyon Kurumu karasal ve sayısal
sisteme göre bir plan hazırlamıştır. Haberleşme Yüksek Kurulu konu üzerinde
değerlendirmeler yapmış ve ülkemizde de, dünyadaki gelişmelere paralel olarak,
dijital veya sayısal sisteme geçilmesine, yayın lisanslandırmasının da buna
göre yapılmasına karar vermiştir. Şu anda da RTÜK, Telekomünikasyon Kurumu,
Ulaştırma Bakanlığı ve TRT konu üzerinde çalışmaktadır.
Daha önce, Yüce Meclise,
bütçe görüşmeleri esnasında da arz etmiştim, bu, gerçekten, önümüzdeki önemli
konulardan biri. Hem radyo ve televizyonların bir lisansa kavuşturulması hem
belli bedel alınması hem de ülkemizdeki özellikle de interfranslar birbirinin
yayınını bertaraf etme gibi olayların, uygulamaların da önlenmesi bu plan
çerçevesinde. Bu çerçevede, önce, büyük şehirlerimizden başlanacak. Sayısal
yayıncılık, dünyanın bugün geçtiği, Avrupa Birliği ülkelerinde hepsinin bir
takvim verdiği veya büyük oranda geçtiği bir sistem. Biz de 2006 yılını
başlangıç yılı olarak ilan etmiştik ve en geç 2014 yılına kadar da Türkiye
geneli bu dijital yayıncılığa geçilecek ve ocak ayının sonunda İstanbul'da
deneme yayınları başlayacak. Daha sonra da, başta diğer büyük kentlerimiz olmak
üzere, ülke geneline yayılacak. Bu çerçevede de, lisanslandırma ve ihale
sistemi yapılacak. Yani, şu anda karasal yayıncılık var, bunun süresi kısadır. Dolayısıyla,
sayısal yayıncılığa geçiş ile lisanslandırma birlikte yapılsın diye düşünülmüştür;
ama, bu geçiş sürecinde de, bu yıldan başlayarak, ilk defa, bütün radyo ve
televizyon kuruluşlarından belirli bir kullanım bedeli yıllık olarak
alınacaktır. Bunun çalışmaları da şu anda RTÜK tarafından tamamlanmak üzeredir.
İhale sonucu elde
edilecek gelirle ilgili bir soru var. Bu, tabiî, ihale şartları içinde
oluşacaktır. Ancak, gecikmeden dolayı kayıp, belli oranda, sayısal yayına geçiş
ve lisans bedeli alınmasıyla telafi edilecektir. O şartlar bu çerçevede de göz
önüne alınacaktır.
Ankara Milletvekili Sayın
Tomanbay'ın sorusunun cevabı: Bilindiği gibi, 231 sayılı Basın Yayın ve
Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 9 uncu maddesinin (b) bendi, Türk ve yabancı basın yayın organları
mensuplarına basın ve akreditasyon belgesi düzenleme görev ve yetkisini Genel
Müdürlüğe vermiş bulunmaktadır. Genel Müdürlüğümüz, bu yetkisini, Basın Kartı
Yönetmeliği çerçevesinde, herhangi bir Bakanlık kararı söz konusu olmadan;
yani, Bakanlığımızın bir izni veya kararı gerekmeden, mutat olarak yerine
getirmektedir. Soruya konu yabancı uyruklu, Mısırlı basın mensubunun kartı, bir
anlamda, akreditasyon belgesi, yabancı basın mensubu olduğu için Genel
Müdürlüğümüzün yabancı basın mensuplarının akreditasyon ve Türkiye'de
yürüteceği faaliyetlerle görevli Enformasyon Dairesi Başkanlığınca,
yönetmeliğin ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Basın Yayın ve Enformasyon
Genel Müdürlüğü, kendisine verilmiş bu görevleri, mevcut mevzuat çerçevesinde
yürütmektedir. Yeni bir yönetmelik de çıkarılmamıştır bu konuda, eski bir
uygulamadır, zaten başka bir örneği de yoktur. Burada, yalnız, yabancı ve yerli
basın mensuplarıyla ilgili, birinde daha çok akreditasyon, birinde basın kartı
diyebileceğimiz uygulama yapılmaktadır.
Yine, Sayın Yakup
Kepenek'in sorusu da aynı çerçevede. 1993 yılından beri ülkemizde gazetecilik
yapan bu gazeteciye, Genel Müdürlüğümüzce, Basın Kartı Yönetmeliği
çerçevesinde, 1994 tarihinden itibaren basın kartı düzenlenmektedir.
Muğla Milletvekilimiz
Sayın Fahrettin Üstün'ün sorusunun cevabı. Soru, yine, önceki tarihlerde
sorulmuş; fakat, Bakanlığın bağlı kuruluşlarındaki atamalarla ilgili olduğu
için ben, 2005 yılı sonu itibariyle bunu cevaplamış oluyorum. Bakanlığın bağlı
kuruluşlarında 167 açıktan atama yapılmıştır; bunun büyük kısmı Türkiye
İstatistik Kurumu uzman yardımcılığı ve TİKA uzman yardımcılığıdır.
Başka yerlerde
görevlendirilen idareci yoktur. Dolayısıyla, harcırahı söz konusu değildir.
İdareci konumunda 10 kişi
görevden alınmıştır. Genelde Türkiye İstatistik Kurumundandır. Kendi talebiyle
görevi değiştirilenler vardır, başka kuruma geçenler vardır.
Sayın Sedat Pekel'in
sorusunun cevabı; uyuşturucu yayınlarıyla ilgili TRT'nin verdiği açıklama:
"Alkol, uyuşturucu, sigara gibi bağımlılık yapan maddelerle ilgili olarak,
kurumumuz, sonuç almaya yönelik olarak yayınlar yapmaktadır. Alkol, uyuşturucu,
sigara gibi bağımlılık yapan maddelerle ilgili yayınlarımız, her yıl, yıllık
genel yayın planında da bir görev olarak tanımlanarak, yeterli sayıda,
kurumumuz yayınlarında, eğitim, kültür programları içinde, sağlık başlığı altında
yer almaktadır.
Sağlık programlarının
yayınlarımız içindeki oranı ise, radyo programlarında, Radyo-1 yayınlarında
yüzde 5, Radyo-2 yayınlarında yüzde 5; televizyon programlarında, TRT-1'de
yüzde 8, TRT-2'de yüzde 5, TRT-GAP'ta yüzde 19, TRT-Int'te yüzde 4 ve
TRT-Türk'te yüzde 6'dır.
Yayınlanan
programlarımızda, sigara, alkol, uyuşturucu, kumar gibi kötü ve zararlı
alışkanlıklara karşı dinleyici ve seyirciler uyarılmakta, özellikle
öğrencilerin beden, zihin, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı, gelişmiş
bir kişiliğe sahip kişiler olarak yetişmelerine yardımcı olunmaktadır.
Programlarımızda,
bağımlılık yapan maddeleri kullananların yakalandıkları hastalıklar ile içine
düştükleri sosyal problemler anlatılmakta ve konunun özel uzmanlarından
yararlanılmaktadır.
Her yıl kurumumuzun
yıllık genel yayın planında görev olarak tanımlanarak yapılan bu yayınlar
gözönünde bulundurulduğunda, kurumumuzun, kamu radyo ve televizyon yayıncısı
olarak, özel radyo ve televizyon kuruluşlarına örnek olduğu düşünülmektedir.
Kurumumuz, kamuoyunu
ilgilendiren bütün konularda daima öncü rolünü üstlenmiş, kamu kurum ve
kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yapmış ve övgüye değer sonuçlar almıştır.
Kurumumuzun, kamu yayın
kuruluşu olarak, kamuoyunun sağlıklı bir şekilde oluşması ve bilgilendirilmesi
konularındaki programların yayın saatleri, reyting kaygısı içinde olmadan,
dinleyici ve izleyici profili gözönünde bulundurularak belirlenmekte ve bu
konulara ilişkin yayınlar, haberlerde, haber programlarında, kuşak
programlarda, program aralarında spot olarak ve sağlık haftaları içinde
yayınlanan programlarda yer almaktadır.
Kurumumuz, konuyla ilgili
olarak, RTÜK tarafından uyarılmamıştır."
Yine, Sayın Pekel'in
farklı bir sorusu…
SEDAT PEKEL (Balıkesir) -
Uyarılmış mıdır, onu duyamadım Sayın
Bakan; uyarılmış mıdır RTÜK tarafından?
DEVLET BAKANI BEŞİR
ATALAY (Devamla) - Hayır, uyarılmamıştır.
Sayın Pekel'in TRT
İstanbul Radyosuna ilişkin sorusunun cevabı: Bilindiği gibi, NATO Devlet
Başkanları Zirvesi 28-29 Haziran 2004 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenmiştir.
Bu zirveyi izleyecek, yaklaşık, 2 500 gazetecinin akredidasyonu, güvenlik
kalkanı içerisindeki kurumumuz Harbiye Radyoevi binasında yapılmıştır.
Zirve süresince, güvenlik
kalkanı içerisinde kalan yerler, araç ve yaya trafiğine kapatılmış, sadece
akredidasyonları yapılan basın mensupları ve görevliler konferans vadisine
girebilmişlerdir.
NATO zirvesinin,
genişlemiş ilk zirve toplantısı olması nedeniyle, güvenlik önlemlerinin yoğun
biçimde uygulanmasına başvurulmuştur. Bu çerçevede:
1- Radyoevi binasının
konferans vadisinde yer alması, kurum çalışanlarının akredidasyonlarının
yapılmasını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla, yürütülen akredidasyon işlemleri
kapsamında, isim benzerliği ve askerlik tecili sebebiyle ilgili bazı personel
emniyet kuvvetleri tarafından karakola davet edilerek sorgulanmışlardır.
2- NATO Zirvesi
Organizasyon Komitesinin direktifleri doğrultusunda, zirve süresince yayın
akışı aksatılmayacak şekilde, personelin en alt seviyede tutulması kararı
alınmıştır. Karar sorgulanan personel için değil, tüm personel içindir.
3- Gözaltına alınan kurum
personeli olmamıştır.
4- Yukarıda bilgisi
verilen sorgulama işlemine tabi tutulmuş olan personelimiz arasında sendikalı
olanların bulunması tesadüfidir; çünkü, akreditasyon işlemleri için emniyete
tüm personelin isimleri liste halinde verilmiş olup, listede personelin
sendikalı olup olmadığı bilgisi bulunmamaktadır.
5- Konuyla ilgili olarak
emniyet kuvvetleri kuruma davet edilmemiştir.
Sayın Pekel'in, diğer bir
sorusunun cevabı; yine, TRT'deki yayınlarla ilgili: Kurumumuz 2004 yılı genel
yayın planında, radyo ve televizyon yayınlarında sağlık programları için
öngörülen yüzde oranları, Radyo-1'de yüzde 5, TRT-FM'de yüzde 5, TRT-1
televizyonunda yüzde 8, TRT-2 televizyonunda yüzde 5, TRT-GAP televizyonunda
yüzde 4 ve TRT-Türk televizyonunda ise, yüzde 6'dır. Uyuşturucu, sigara, alkol
bağımlılığıyla ilgili konuların sağlık programları içerisindeki oranı yüzde 1,
televizyon yayınlarında ise yüzde 12,5 kadardır. Ayrıca, konu, kurumumuz
bölgesel radyo yayınları içindeki kuşak programlarda da ele alınmaktadır.
2- Kurumumuz
yayınlarında, kamu hizmeti yayıncılığının gereği olarak, aile, kadın ve çocuk
eğitimi ile sorunlarından hukuk, sağlık, çevre, sanat, din ve ahlak konularına
kadar çok geniş bir yelpazede program üretilmektedir. Bu geniş yelpaze içinde
uyuşturucu programları da yeterince yer almaktadır.
3- Kamu yayıncılığı yapan
kurumumuz, genel yayın planlarında, sağlık programları içinde, uyuşturucu,
alkol ve sigara bağımlılığı konularına
özel önem vermektedir. Kültür programları içinde sağlık programlarına
bir yüzde oran verilmekteyse de, alkol, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı konusu
genel yayın planlarında kampanya şekline dönüştürülerek öncelikli işlenecek
konular arasında yer almaktadır. Eğitim, kültür, drama, haberler ve eğlence
programları içinde de konu hakkında zaman zaman bilgi verilmektedir. Radyo ve
televizyon yayınlarında kültür programları içinde sağlık programları için 2005
yılı içinde de gerekli oranlarda düzenleme yapılmıştır.
Aralık 2003 ve Haziran
2004'te yapılmış olan iki ayrı kamuoyu araştırmasına göre, TRT 2 haber-bilgi
kanalında yer alan programlardan Sağlık Olsun programının seyredilme oranı da
oldukça yüksek görünmektedir.
Sayın Naci Aslan'ın Ağrı
İliyle ilgili olarak kömürle ilgili bir sorusu var. Onun cevabını arz ediyorum:
Bilindiği gibi, ihtiyaç
sahibi vatandaşlara dağıtılan bedelsiz kömür Türkiye Kömür İşletmeleri
tarafından temin edilmektedir. Bölgenin şartları göz önünde bulundurularak
kalorisi ve cinsi en uygun olan kömür gönderilmektedir. Yani, bu kömürle
ilgili, illerdeki, ilçelerdeki çevre kurulu raporları göz önüne alınmakta ve o
çerçevede kömür gönderilmektedir. Dağıtılan kömürün vatandaşlara ulaştırılması,
vali ve kaymakamlıkların başında bulunduğu sosyal yardımlaşma ve dayanışma
vakıflarınca koordine edilmektedir. TKİ, teslimi planlanan kömürleri, kömür
ocağından teslim noktalarına kadar Devlet Demiryolları veya zorunlu hallerde
-eğer yoksa demiryolu ulaşımı- karayoluyla teslim etmektedir. Bu noktalardan
teslim alınan kömürler çevre il ve ilçelere, valilik veya kaymakamlıklarca,
sadece nakliye ve işçilik ücreti ödenerek vatandaşlara ulaştırılmaktadır.
Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Genel Müdürlüğü, sadece teslim noktalarından il veya ilçelere kadar
olan mesafe için, fatura ve harcama belgeleri karşılığı, talep nakliye ücretini
bu vakıflarımıza göndermektedir. Dağıtılan kömür, TKİ'den Sosyal Yardımlaşma
Dayanışma Vakfına bedelsiz gelmektedir; fakat, bunun bedeli Hazine tarafından
ödenmektedir, yani, sosyal yardım bütçemizden TKİ'ye ödeme yapılmamaktadır. Bir
Bakanlar Kurulu kararıyla, hazine tarafından ödenmektedir.
İl merkezine teslim
edilmesi noktasına kadar da TKİ'nin sorumluluğundadır. Daha sonrası, biraz önce
arz ettiğim gibi, ilçelere, köylere ve vatandaşların evlerine dağıtımı
vakıflarca yapılmakta; bunun da nakliye ücreti, fon tarafından merkezden
gönderilmektedir.
Teşekkür ediyor, saygılar
sunuyorum.
Hepinizin, tekrar yeni
yılını kutluyor, hayırlı bir yıl diliyorum, hayırlı tatiller ve kurban
bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
Soru önergeleriyle ilgili
olarak, Sayın Sedat Pekel'in kısa bir açıklaması olacak.
Sayın Pekel, buyurun
efendim.
SEDAT PEKEL (Balıkesir) -
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Bu iki soru önergemle
ilgili açıklamalara geçmeden önce, bunların nasıl doğduğunu, izninizle, kısaca
anlatmak istiyorum.
Dönemin Sayın Genel
Müdürüne bir mektup yazdım; alkol, uyuşturucu ve sigara bağımlılığının her
geçen gün daha da arttığı, tehlikeli boyutlara ulaştığı ve genç nesli tehdit
ettiği gerçeğinden hareketle, bu konuda gerçekten önemli bir rol oynayan, katkı
sunan, görev yapan TRT'nin -ki, çok önemli bir kitle iletişim aracı- benim
birtakım eksiklerini gördüğümü, ne yapıyorsunuz, hangi saatlerde, ne kadar
yayın yapıyorsunuz, bunları öğrenmek istediğim -kısa, özü bu- bir mektup yazdım.
Aradan makul bir süre geçmesine rağmen yanıt alamadığım için Sayın Genel
Müdürden, ilk soru önergemi verdim. O soru önergeme biraz beni tatmin eden;
ama, birçok konunun açıkta kaldığını gördüğüm bir mektup sonrası, ikinci önergemi
verdim ve gerçekten, toplumumuzun çok geniş bir bölümünün kabul ettiği ve
göreve geldiğim bu Parlamento çatısı altında ilk aylardan beri mücadele ettiğim
sigara, alkolle ilgili mücadelede TRT'nin öneminden hareketle ve özellikle, son
yaptığım konuşmada da, teşekkür ediyorum Yüce Heyete de, sigara içilen
alanların daraltılmasıyla ilgili teklifime destek verip, Genel Kurul gündemine
alınmasıyla ilgili çalışmaların önemli bir desteği olacak bu çalışmalar.
Şimdi, gelen ikinci
mektupta yüzde 4 ile 19 arasında bir yayın olduğu söyleniyor. Sizin de ifade
ettiğiniz gibi, bunların ağırlıklı bir bölümü radyo ve bütün bunların genel bir
çerçeve içerisinde sağlık programı adı altında olduğunu siz de söylediniz ve
yine, teşekkür ediyorum, bu sağlık programının çok izlendiğini de söylediniz.
Demek ki, toplum, bu konuda susuz, aç, böyle bir beklenti içerisinde. Bu yayın
saatlerinin mutlaka artırılması; ama, hepsinden önemlisi izlenilir saatlerde
yapılması. Yoksa, ben, bazen görüyorum, 04.00'te, 05.00'te oluyor, o saatte
insanların yattığı, özellikle, genç nesillerimizin takip konusunda şansının
sıfır olduğu saatlerde yayın yapmanın da mantığı yok. O nedenle, önümüzdeki
dönemde bu konuda çok ciddî bir çalışmanın yapılması gerektiği konusunda çok
samimîyim. Ben sizin de öyle olduğunuzu, en az kendim kadar samimî olduğunuzu
biliyorum, inşallah, önümüzdeki dönemde, kamu yararına yayın yapan TRT, diğer
kanallara örnek oluşturacak bu çalışmayı daha geniş bir alanda, daha doyurucu
güzel programlarla yapar diyorum ve o alınan sonuçlara da pek değinilmedi.
Övgüye değer birtakım sonuçlar; onun da aslında merak ediyorum ne olduğunu, bana
göre pek öyle bir şey yok; ama, bugün, görevde olmayan eski sayın genel müdürle
ilgili artık söylenecek fazla bir şey yok; ama, sizin bu konuda, inanıyorum ki,
bundan sonra yapacağınız daha çok şey var. Onları beklediğimi ifade ediyor, teşekkür
ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Pekel.
Sayın Bakanım, bir
açıklamada bulunacak mısınız, yoksa…
DEVLET BAKANI BEŞİR
ATALAY (Ankara) - Sadece teşekkür ediyorum Sayın Pekel'e; tabiî, hepimiz,
aslında, değerli milletvekillerimiz, aynı hassasiyetleri taşıyoruz. Bugünkü
görüşme vesilesiyle, buradaki talep ve beklentiyi TRT'ye ben tekrar iletmiş
olacağım. Umuyorum, bu konuda daha iyi örnek yayınlar yapar. Hassasiyetiniz
için ben teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Sayın Bakanım,
teşekkür ediyorum.
Soru önergeleri
cevaplandırılmıştır.
42. - Mersin Milletvekili Ersoy Bulut'un, Anamur'dan Mersin
ve Antalya'ya deniz otobüsü ile ulaşım sağlanıp sağlanmayacağına ilişkin
Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/884)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sözlü sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
43. - Muğla
Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, palm yağı ithalatına ilişkin Devlet Bakanından
sözlü soru önergesi (6/892)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sözlü sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
44. - Antalya
Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Elazığ'ın Alacakaya İlçesinin ulaşım
sorunlarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/901)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sözlü sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
45. - Samsun
Milletvekili İlyas Sezai Önder'in, Bafra Devlet Hastanesi ek inşaatına ilişkin
Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/905)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sözlü sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
46. - Balıkesir
Milletvekili Sedat Pekel'in, sözleşmeli sağlık personeli sınavına ilişkin
Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/909)
BAŞKAN - Soruyu
cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.
Sözlü sorunun görüşülmesi
ertelenmiştir.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, şu anda Genel Kurulumuzda sözlü soru önergelerini cevaplandıracak
sayın bakanlar bulunmadığından, çalışma süremiz de soru cevaplarıyla, soru
önergeleriyle sınırlı olduğundan, alınan karar gereğince, sözlü soru
önergelerini sırasıyla görüşmek için, 5 Ocak Perşembe günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati : 18.29