DÖNEM: 22         CİLT: 90       YASAMA YILI: 3

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

122 nci Birleşim

30 Haziran 2005 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'ın, yurt dışında yaşayan vatandaşların çifte vatandaşlık sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı

2.- Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere'nin, Bulgaristan'da yapılan seçim ile seçim sonuçlarına ve Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisinin başarısında Türklerin etkilerine ve beklentilerine ilişkin gündemdışı konuşması

3.- Aksaray Milletvekili Ahmet Yaşar'ın, Anadolu'nun turizm potansiyeli ile Aksaray'ın turizm değerlerine, turizmde tanıtımın önemine ve bu konularda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in (6/1216) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/312)

2.- Dilekçe Komisyonu Başkanlığının, TBMM’nin tatilde bulunduğu süre içerisinde de çalışmalarına devam etmesine ilişkin tezkeresi (3/866)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Malatya Milletvekili Ahmet Münir Erkal ve 37 milletvekilinin, İnönü Üniversitesi Rektörlüğü hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/301)

2.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu ve 36 milletvekilinin, Antalya-Kaleiçi'nin korunmasına yönelik sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/302)

D) ÇEŞİTLİ İŞLER

1.- Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün'ün yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki (3/733) esas numaralı dosyanın daha önce karara bağlanan (3/626) esas numaralı dosyayla aynı olduğu tespit edildiğinden, Başbakanlığa iade edilmesi gerektiğine ilişkin Başkanlık açıklaması

IV.- ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- Genel Kurulun çalışma gün ve saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

2.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekilleri Salih Kapusuz ve Haluk İpek, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, Hatay Milletvekili Sadullah Ergin ile Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa'nın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılması Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/140) (S.Sayısı: 161)

3.-Özürlüler Hakkında ve Bazı Kanunlar ile Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı; Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun'un Özürlüler İdaresi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'nın Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Ali Topuz, İzmir Milletvekili Kemal Anadol, Samsun Milletvekili Haluk Koç ile 46 Milletvekilinin Özürlüler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler  ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/1029, 2/215, 2/424, 2/437) (S. Sayısı: 969)

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, Antalya Gündoğmuş - Çamlıalan Köyü ile Köprülü arasındaki  yolun yeniden yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/6369)

2.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, isteğe bağlı sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanmasına yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6391)

3 - Hatay Milletvekili Züheyir AMBER'in, Millî Gençlik Vakfının kapatılmasına ve mallarının Hazineye devrine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6395)

4.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Düzce İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6428)

5.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Düzce İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6334)

6.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın, Antalya - Alanya İlçesindeki SSK Ödeme Bürosuna ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6435)

7.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Türk Telekom ve enerji alanındaki özelleştirme faaliyetlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/6452)

8.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Sakarya İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6457)

9.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Gümüşhane İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6458)

10.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bolu İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6459)

11.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Kütahya İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6462)

12.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Gümüşhane İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6504)

13.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bolu İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6505)

14.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Kütahya İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6506)

15.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bolu İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6507)

16.- Hatay Milletvekili Mehmet ERASLAN'ın, dışticaret taşımalarında Türk Bayraklı gemilerin payına ilişkinsorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/6529)

17.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, kamuda ücret sistemindeki düzenlemelere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6564)

18.- İzmir Milletvekili Vezir AKDEMİR'in, trafik kazalarını önleyici tedbirlere ve otobüs taşımacılığında vergi indirimine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/6631)

19.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, posta dağıtıcılarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/6632)

20.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, MİT'in şahsına ait telefon konuşmalarını ve e-posta yazışmalarını izleyip izlemediğine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6648)

21.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, görevden ayrılan bakanlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6651)

22.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş.nin özelleştirilmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/6685)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak beş oturum yaptı.

İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek'in, Sivas olaylarının 12 nci yıldönümüne, Madımak Otelinin, barış ve kardeşlik adına, kültür ve sanat müzesi yapılması gerektiğine,

Çankırı Milletvekili Hikmet Özdemir'in, Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Kanununun Çankırı ekonomisine olumlu yansımalarına,

İlişkin gündemdışı konuşmalarına, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu cevap verdi.

Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan, Trakya halkının sosyal ve ekonomik sorunlarına ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.

Çevre Bakanlığı Dönersermaye İşletmesi hesaplarına intikal etmesi gereken meblağların Türkiye Çevre Koruma Vakfı hesaplarına aktarılarak Hazinenin gelir zıyaına sebebiyet verdiği ve çevre koruma vakıflarının istihdam kapısı olarak kullanılması suretiyle bu vakıflarla çıkar ilişkisine girdiği gerekçesiyle Çevre eski Bakanı Fevzi Aytekin hakkında Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan denetim raporunun Başbakanlıkça TBMM Başkanlığına intikal ettirildiğine; Anayasanın 100 üncü maddesine göre, Meclis soruşturması açılmasının, TBMM üye tamsayısının en az onda 1'inin vereceği önergeyle istenilebileceğine; böyle bir önerge olmadan, Başkanlığın, söz konusu dosyayla ilgili olarak Meclis soruşturmasına ilişkin bir işlemi resen yürütmesinin mümkün bulunmadığına; daha önce yapılan uygulamalar doğrultusunda, konunun Genel Kurula sunulmasına ve anılan dosyaların milletvekillerinin tetkik ve takdirlerine açılmasının uygun mütalaa edildiğine ilişkin Başkanlık tezkeresi,

İzmir Milletvekili Türkân Miçooğulları'nın (10/148, 182, 187, 284, 285) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi,

Ondokuz Mayıs Üniversitesinde keyfî yönetim, kamu kaynaklarının amaç dışı kullanımı ve kadrolaşma iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan (10/251) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi,

Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Parlamentolararası Birlik Başkanının TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı Amerika Birleşik Devletlerine davetine icabet etmesine,

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun Çin'e yapacağı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine,

İlişkin Başkanlık tezkereleri, kabul edildi.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 94 üncü sırasında yer alan 502'ye 1 inci ek sıra sayılı komisyon raporunun bu kısmın 3 üncü sırasına, 29.6.2005 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan 969 sıra sayılı komisyon raporunun 48 saat geçmeden bu kısmın 4 üncü sırasına alınmasına ilişkin CHP Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği,

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 15 inci sırasında yer alan 918 sıra sayılı geri gönderme tezkeresinin bu kısmın 3 üncü sırasına, 298 inci sırasında yer alan 958 sıra sayılı geri gönderme tezkeresinin 4 üncü sırasına, 203 üncü sırasında yer alan 822 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına alınarak, gündemdeki diğer kanun tasarı ve tekliflerinin sıralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak dağıtılan 969 ve 962 sıra sayılı kanun tasarı ve teklifinin, 48 saat geçmeden, bu kısmın 17 nci ve 18 inci sıralarına alınmasına; Genel Kurulun 30.6.2005 Perşembe günü saat 11.00'de toplanmasına; İçtüzüğün 5 inci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Temmuz 2005 tarihinde tatile girmemesine ve çalışmalara devam edilerek, Genel Kurulun 1 Temmuz 2005 Cuma günü saat 14.00-23.00, 2 Temmuz 2005 Cumartesi ve 3 Temmuz 2005 Pazar günleri 12.00-23.00 saatleri arasında çalışmasına ilişkin AK Parti Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği,

Açıklandı.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı: 305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden, ertelendi.

2 nci sırasında bulunan, Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının (1/1039) (S. Sayısı: 951), görüşmeleri tamamlanarak,

4 üncü sırasına alınan ve Cumhurbaşkanınca bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 27.5.2005 tarihli 5357 sayılı Kanunun (1/1042) (S. Sayısı: 958), görüşmelerini müteakiben istem üzerine,

Elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan sonra,

3 üncü sırasına alınan ve Cumhurbaşkanınca bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 4.5.2005 tarihli 5344 sayılı Kanunun (1/1032) (S. Sayısı: 918), yapılan görüşmelerden sonra,

Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.

30 Haziran 2005 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 23.27'de son verildi.

 

Nevzat Pakdil

 

 

Başkanvekili

 

 

Harun Tüfekci

Ahmet Küçük

 

Konya

Çanakkale

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

 

 

 

Bayram Özçelik

 

 

Burdur

 

 

Kâtip Üye

 

 

          No.: 168

II. - GELEN KÂĞITLAR

30 Haziran 2005 Perşembe  

Raporlar

1.- WIPO İcralar ve Fonogramlar Andlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/1021) (S. Sayısı: 964) (Dağıtma tarihi: 30.6.2005) (GÜNDEME)

2.- WIPO Telif Hakları Andlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/1027) (S. Sayısı: 966) (Dağıtma tarihi: 30.6.2005) (GÜNDEME)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Etyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/1037) (S. Sayısı: 967) (Dağıtma tarihi: 30.6.2005) (GÜNDEME)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Malatya Milletvekili Ahmet Münir ERKAL ve 37 Milletvekilinin, İnönü Üniversitesi Rektörlüğü hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/301) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.2005)

2.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU ve 36 Milletvekilinin, Antalya-Kaleiçi'nin korunmasına yönelik sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/302) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.2005)


BİRİNCİ OTURUM

30 Haziran 2005 Perşembe

Açılma Saati: 11.00

BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 122 inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet, bu konuşmalara cevap verebilir. Hükümetin cevap süresi 20 dakikadır.

Gündemdışı ilk söz, Almanya'da ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın çifte vatandaşlık sorununun ilgili hükümetlerle görüşülerek giderilmesiyle ilgili söz isteyen Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'a aittir.

Sayın Kılıç, buyurun.

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'ın, yurt dışında yaşayan vatandaşların çifte vatandaşlık sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; bugün, yurt dışında yaşamakta olan, özellikle Almanya'da yaşamakta olan vatandaşlarımızın çok acil bir sorununu Yüce Meclisin gündemine getirmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yurt dışına giden vatandaşlarımız, ilk başta geçici amaçlarla gittiler; ancak, onların çoğunluğu şu anda o ülkelere yerleştiler, ev aldılar, işyeri aldılar, işyeri açtılar, çocukları orada okudu, orada iş buldu, işe yerleştiler ve o insanların, en az 100 000'den fazlası şu anda çifte vatandaş konumunda. Alman vatandaşlığına geçen Türkleri, konsolosluklar, büyükelçilikler, yeniden Türk vatandaşlığı almaya özendirdiler, teşvik ettiler; ancak, Alman mevzuatı konusunda bu insanlar uyarılmadı. Şu anda, bu insanlar kan ağlıyor.

Geçen hafta, Ankara'ya ağabeyinin cenazesine gelen bir vatandaşımız, ben, nasıl gideceğimin telaşı içindeyim; fark ederlerse, beni tekrar yurt dışına göndermeyebilirler diyor; çünkü, yeniden vize sorunu başlayacak, yeniden oturma izni sorunu başlayacak, yeniden çalışma izni sorunu başlayacak.

Değerli arkadaşlar, biz, bu insanları yurt dışına gönderdik, unuttuk. Oysa, bu insanlar Türk ekonomisine, ülkemize çok büyük katkılarda bulundular. Kırk yılı aşkın süredir, Türk ekonomisine, 140 milyar doların üzerinde katkıları vardır. Zamanında 70 sente muhtaç olan bu ülke, çok büyük ölçüde bu insanların sağladığı dövizlerle ayakta durdu; ancak, biz, bu insanlar için ne yapıyoruz; bu insanları sadece döviz kaynağı olarak görüyoruz. Bu insanlar orada ne gibi sorunlarla karşılaşıyorlar, bunlarla ilgili Meclis araştırması komisyonu oluşturduk, raporlar hazırladık; ama, o raporların gereğini yaptık mı değerli arkadaşlar; yapmadık maalesef. Bu yüzden, bu sorun çok acil değerli arkadaşlar. Türk Hükümetinin, Türk Devletinin büyüklüğüne yakışır bir biçimde bu insanlarımıza sahip olmamız gerekiyor. Yurt dışındaki insanlarımızı kendi kaderine terk edemeyiz.

Konuyla ilgili, Sayın İçişleri Bakanımıza yazılı soru yönelttim;  ancak, bugüne kadar -gerçi yakın zamanda yönelttim- bu soruma henüz bir yanıt verilmedi. Hükümet olarak, Başbakan düzeyinde, İçişleri Bakanı düzeyinde, Dışişleri Bakanı düzeyinde bunlara ne yaptınız? Hangi çözümleri buldunuz? Hangi çözümleri bulmayı düşünüyorsunuz? Ciddî bir devlet, ciddî bir hükümet, o insanları kendi haline terk etmez. Alman Hükümetiyle, Alman Devletiyle gerekli ilişkileri sağlayarak bu sorunlara çözüm bulmak zorundayız.

Bana gelen bir e-mailde, oradan, Gökhan Özkan adlı bir vatandaş "Türk olmak, devletim tarafından yalnız bırakılmak demektir" diyor. Bu imajı vermememiz gerekiyor. "Türk olmak, devlete güvenmeden, yalnız kendi ayakları üzerinde durabilmek demektir" diyor. Yine "Türk olmak, bir sorunun, bir mağduriyetin olduğunda, devletinin seninle saklambaç oynaması demektir" diyor.

Değerli arkadaşlar, sorun çok acil, sorun çok önemli. Oradaki vatandaşlarımızdan bir kısmı, eğer, Türk vatandaşlığından çıkmışsa ve 2 000'den sonra yeniden Türk vatandaşı olmuşsa, otomatikman Alman vatandaşlığını kaybettiler. Eğer, şu anda, Türk vatandaşlığından çıkacak olurlarsa, bu insanlar vatansız konuma gelecekler.

Bu insanların sorununa, Yüce Meclisin, bir an önce el koyması gerekiyor. Hükümet duyarsızsa, yasama organı olarak biz, gerekli uyarıları, gerekli denetim görevimizi mutlaka yapmak durumundayız. Bu sorun, acil çözüm bekliyor.

Değerli arkadaşlar, bunu Yüce Meclisin gündemine taşımak istedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kılıç, konuşmanızı tamamlar mısınız.

Buyurun.

MUHARREM KILIÇ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bizim, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza, devlet olarak, hükümet olarak, toplum olarak şükran borcumuz var, teşekkür borcumuz var. Onlar, yıllar yılı, kırk yılı aşkın süredir, orada yemediler, içmediler, Türkiye'de yatırım yaptılar, Türkiye'deki yakınlarına kaynak aktardılar, Türkiye'deki ekonomiye katkı sağladılar. Bu nedenle, bizim, bunun karşılığını mutlaka vermemiz gerekiyor. Bunların ne gibi sorunları varsa, bunlara acilen çözüm bulmamız gerekiyor.

Bu duygu ve düşüncelerle, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza, orada çalışan, kamuda çalışan, özel sektörde çalışan, kendi işini kuran tüm vatandaşlarıma saygılarımı sunuyorum, Türk Milleti adına teşekkürlerimi sunuyorum.

Herkese iyi günler diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kılıç.

Sayın Bakanımız gündemdışı konuşmaya cevap verecektir.

İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Malatya Milletvekili Sayın Muharrem Kılıç'ın, Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın çifte vatandaşlık sorununun Alman Hükümetiyle görüşülerek giderilmesi konulu gündemdışı konuşması vesilesiyle huzurlarınızdayım; bu vesileyle, hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hepinizin bildiği gibi, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, çıkma izni alarak ya da başka bir sebeple Türk vatandaşlığını kaybedenlere, başvurmaları halinde Türk vatandaşlığını yeniden kazanma hakkı vermektedir. Bu haktan, Almanya vatandaşı olan bizim eski vatandaşlarımız da faydalanarak Türk vatandaşlığını yeniden kazanmak istediklerinde kazanmışlardı; ama, Alman Vatandaşlık Kanununa göre ise, Alman vatandaşı olan eski Türk vatandaşları yeniden Türk vatandaşlığına geçtiği anda Alman vatandaşlığını kaybetmektedirler. 2000 yılından itibaren böyle bir uygulama başlattılar.

Öte yandan, biz, Türkiye Cumhuriyeti olarak, hiçbir zaman, bu vatandaşlarımızın yeniden Türk vatandaşlığına dönmeleri için herhangi bir telkin ve tavsiyede de bulunmadık; ancak, Türk vatandaşlığının yeniden kazanılmasıyla ilgili başvurulara da mevzuat gereği kayıtsız kalmamız da mümkün olmamıştır. Müracaat edenlere tekrar Türk vatandaşlığı verilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bizim tercihimiz, vatandaşlarımızın hak ve menfaatlarının her zeminde korunması yönündedir. Kaldı ki, Türkiye Cumhuriyeti, bu hususta vatandaşlarımızı rahatlatmak için gerekli tedbirleri almış ve başka ülke vatandaşlığını hak etmeleri durumunda, bulundukları ülkelerin vatandaşı olmalarını da teşvik etmiştir. Bu maksatla 403 sayılı Vatandaşlık Kanununda değişlik yapılarak, bir nevi, ayrıcalıklı bir statü oluşturulmuştur; yani, Türk vatandaşlığından çıkıp başka bir ülke vatandaşı olanlara, aynen Türk vatandaşının istifade ettiği hemen hemen tüm haklardan -bir iki hak hariç- istifade edebilmeleri için düzenleme yapmış ve böyle de bir uygulama başlatmıştır. Burada da yine amaç, vatandaşlarımızın bulundukları ülkenin vatandaşlığına teşvikti; ondan ayrılmasınlar, Türkiye'de de haklarını kullanabilsinler.

Bu düzenlemeyle, doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığından vatandaşlıktan çıkma izni alan kişilere, hemen hemen, biraz evvel de söylediğim gibi, Türk vatandaşlarına tanınan hakların neredeyse -bir iki tanesi hariç- tümü tanınmıştır. Bu kişilerin, ülkemizle bağlarını koparmadan, yaşadıkları ülkelerin vatandaşlıklarını alarak, orada sosyal, kültürel ve siyasî alanlarda aktif rol oynamalarına da imkân tanındığı açıkça görülmektedir.

Diğer yandan, bu Alman Vatandaşlık Yasası sonucu olarak Alman vatandaşlığını kaybettiği öne sürülen kişilerle ilgili sorun, bize göre, sadece hukukî bir sorun değil, teknik bir sorun ve bu teknik bir sorunun ötesinde de her iki tarafı da eşit derecede ilgilendiren insanî bir sorun olduğu açıkça görülmektedir. Esasen, Almanya kamuoyunda da çifte vatandaşlığa sahip olan kişilerin problemlerinin çözülmesine yönelik araçlar da bulunmaktadır.

Bakın, birazdan da temas edeceğim, ben, bu konuyla ilgili olarak, geçtiğimiz ay, Alman İçişleri Bakanı Sayın Otto Schily'in davetlisi olarak Almanya'ya gitmiştim, ağırlıklı olarak bu konu görüşüldü ve benim oradaki teklifim -biraz evvel de ifade ettiğim gibi- şu olmuştur: Bu konuya, sizin, sadece hukukî açıdan bakmamanız lazım. Doğrudur, Vatandaşlık Kanununuzu çıkarmışsınız; 2000 yılından sonra Türk vatandaşlığına tekrar geçenler Alman vatandaşlığını kaybeder diyorsunuz; ama, bu olayın, bu hukukî boyutunu tek başına kale alamazsınız; olayın teknik ve insanî boyutu vardır. Onun için, gelin, yeni bir anlaşmayla bu insanlara bir süre tanıyalım. Oturalım bir anlaşma imzalayalım, bir süre tanıyalım, örneğin altı ay süre tanıyalım; bunlardan, bu vatandaşlarımız Alman vatandaşlığında kalmak istiyorlarsa biz onları Türk vatandaşlığından çıkaralım, Türk vatandaşlığına geri dönmek istiyorsa, yani Türk vatandaşı olarak kalmak istiyorlarsa, siz de Alman vatandaşlığından çıkarın; ama, bir süre tanıyalım, makul bir süre tanıyalım; fakat, tabiî, bu teklifimiz o sıra kabul görmedi; ancak, Alman kamuoyunda da bu konu tartışılmaya başlandı ve bu bizim görüşümüz doğrultusunda bazı Alman basın-yayın organlarında yazılar çıktı. Örneğin, Berlin'de yayımlanan Die Tageszeitung Gazetesinin 12.4.2005 tarihli nüshasında "çifte uyrukluların, artık, iki vatandaşlık arasından birine karar vermeleri için yeni bir süre tanımak uygun olacaktır" deniliyor bu yazıda. "Bu, aynı zamanda, onların, Almanya'yla entegre olmalarının arzu edildiği yönünde de bir işaret olacaktır" denilerek, insanî açıdan bir yaklaşım sergilemiştir ve aslında bizim tezimizi, bizim söylediklerimizi de desteklemiş oluyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; vatandaşlarımızın problemini yerinde çözebilmek amacıyla -biraz evvel ifade etmiştim- nisan ayında Almanya'ya gittim. Sorunun insanî yönünün önemli olduğunu, Almanya Federal İçişleri Bakanı Sayın Otto Schily'e ısrarla ifade ettim. Yani, ben, dönüp dolaşıp, bu konu sadece bir hukukî mesele değil, işin teknik ve insanî yönü vardır dedim. Teknik bakımdan şunu söyledim: Vatandaşlarımız 2000 yılından önce bize müracaat etmişler, Türk vatandaşı olmak için; ancak, formaliteler, işin yoğunluğu nedeniyle… Bir kısmı 2000 yılından önce Türk vatandaşlığını almış, şimdi sizin yasanıza göre onlara bir şey yok; ama, bazıları, kendi ellerinde olmadan 2000 yılını geçirmişler, 2001, 2002'de Türk vatandaşı olmuş. Şimdi, siz, burada bir haksızlık yapmış oluyorsunuz. Aynı anda irade belirtmiş olan iki vatandaşımızdan birinin işi süratle yürümüştür, 2000 yılından önce Türk vatandaşlığını almış, ona bir şey yok; ama, öbürünün işi biraz uzamış, 2000 yılını geçirmiş, onu siz Alman vatandaşlığından çıkarıyorsunuz. Onun için, meseleye sadece hukukî açıdan bakmayın, işin teknik ve insanî boyutunu da gözönüne alalım diye ısrar ettik. Tabiî, bu görüşmemizde, çifte vatandaş durumunda olanlara -biraz evvel de ifade ettiğim gibi- ısrarla, belli bir süre verelim, o süre bitiminde size yardımcı olalım dedim.

Özellikle, sorunun çözümü için Almanya'yla karşılıklı işbirliğine hazır olduğumuzu ve oluşturulacak işbirliği ortamında yapılacak bir sözleşmeyle, bu kişilerin Alman hukuk düzeninde kazandığı hakların korunmasının da sağlanacağı tarafımdan ifade edilmişti.

Aynı zamanda, bu ziyarette, konu, uzmanlar düzeyinde de görüşülmüştü. Hemen orada teknik heyetlerimizi kurduk ve iki taraf oturdu, biz Sayın Schily'le görüşmeler yaparken, bu arkadaşlarımız da bir arada görüştüler. Bizim görüşmelerimiz bittikten sonra da bu arkadaşlarımızın görüşmeleri devam etti.

Tabiî, görüşmemizde önemli olan bir nokta da, Almanya, bizden, Hükümetimizden, çifte vatandaş durumunda olan vatandaşlarımızın bir listesini istemiştir; ısrarla bu konu üzerinde durmuşlardır; ancak, biz, vatandaşlarımızın haklarının korunması bakımından ve ayrıca, Alman tarafının bu talebi, bizim yasalarımıza göre vatandaşlarımızın kişisel hal bilgilerinin verilmesi anlamına geldiğinden dolayı, isimlerini Almanya'ya vermemizin mümkün olmayacağını da açıkça orada ifade ettik.

Değerli arkadaşlar, bu konunun vatandaşlarımız için ne denli önemli olduğunu bildiğimiz için, benim Alman İçişleri Bakanı Sayın Otto Schily'le görüşmeme ilave olarak, Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da, Almanya Başbakanının buraya geldiği sırada, bu konuyu içeren bir dosyayı ve aynı teklifleri Sayın Alman Başbakanına da sunmuş ve bu konunun bir an önce çözülmesini ondan da talep etmişlerdi. Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın çifte vatandaşlıkla ilgili problemlerini çözmek amacıyla, şunu ifade etmeliyim ki, Hükümetimiz her türlü girişimde bulunmuştur ve bu girişimlere de devam etmektedir. Bu yöndeki çalışmalarımız da yoğun olarak devam etmektedir. Söz konusu sorun çözüme kavuşturuluncaya kadar her türlü gayreti, çalışmayı da göstereceğiz.

Sonuç olarak şunları söyleyebilirim: 2000 yılından sonra yeniden Türk vatandaşlığına dönen kişilerin, vatandaşlarımızın sorunu, gerek Almanya gerek Türkiye açısından, hukukî olduğu kadar insanî ve sosyal boyutları olan bir sorundur ve biz, bu kişilerle ilgili sorunun ancak ikili bir anlaşmayla çözülebileceğine inanmaktayız. Alman Vatandaşlık Yasasının 25 inci maddesinin sonucu olarak Alman vatandaşlığını kaybeden kişilerin sorunlarının, her iki tarafı ilgilendiren ortak bir sorun olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de ortak bir çözüm arayışı içerisinde bulunuyoruz. Mağdur olan vatandaşlarımız için, Alman Vatandaşlık Yasasında, bir defaya mahsus olmak üzere, geçici bir yasal düzenlemeye gidilerek, belirli bir tarihe kadar, iki vatandaşlıktan birini tercih etmeleri için imkân tanınması -ki, biraz evvel uzun uzun anlattım- ve benzer durumların ileride tekerrür etmemesi için yasal önlemlerin alınmasını ısrarla savunuyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz.

Değerli arkadaşlarım, böylesi önemli bir konuyu gündeme getirdiği için de, değerli arkadaşıma teşekkür ediyorum; onun soru önergesinin de cevabı hazırlanmıştı, daha yeni vermiş, aynı, bu şekilde, kendisine o cevabı da göndereceğiz.

Ben, bu vesileyle, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

Saygıdeğer milletvekilleri, gündemdışı ikinci söz, Bulgaristan'da yapılan seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili söz isteyen Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere'ye aittir.

Sayın Köşdere, buyurun efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

2.- Çanakkale Milletvekilli İbrahim Köşdere'nin, Bulgaristan'da yapılan seçim ile seçim sonuçlarına ve Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisinin başarısında Türklerin etkilerine ve beklentilerine ilişkin gündemdışı konuşması

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Sayın Başkan, sayın bakanlarım ve değerli milletvekili arkadaşlarım; Bulgaristan'da 25 Haziran 2005 tarihinde yapılan erken genel seçimle ilgili söz almış bulunmaktayım.

Yaklaşık 7 000 000 kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 240 sandalyeli Parlamentonun 40 ıncı Dönem üyelerinin belirlenmesi için, seçmenler sandık başına giderek oy kullanmışlardır.

240 milletvekilliği için 6 666 aday katılmıştır. Oyların yüzde 30,95'ini alarak, 82 milletvekiliyle Sosyalist Parti sandıktan birinci çıkmıştır. Eski Kral Sipeon Sakskoburgotski'nin iktidardaki partisi olan Ulusal Hareket yüzde 19,88'le ikinci parti olurken, Parlamentoya 53 milletvekiliyle girmiştir. Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi seçimlerde yüzde 14,17 oy oranıyla 34 milletvekili çıkararak Bulgaristan'da üçüncü parti olmuştur. Türk karşıtı propagandasıyla ATAKA Partisi yüzde 8,14 oy oranıyla 21 milletvekili çıkarak dördüncü parti olarak Meclise girmiştir. Dışişleri eski Bakanı Nadejda Mihaylova Başkanlığındaki Demokratik Güçler İttifak Partisi yüzde 7,68 oy oranıyla 20 milletvekili çıkarmış, beşinci parti olmuş. Eski Başbakan İvan Kostov'un Başkanlığındaki Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar yüzde 6,44 oy oranıyla 17 milletvekili çıkararak altıncı parti olurken, Sofya Belediye Başkanı ve Serbest Demokratlar Birliği Başkanı Stefan Sofianski'nin Başkanlığındaki Bulgar Halkı Birliği 5,19 oy oranıyla 13 milletvekili çıkararak yedinci parti olarak Parlamentoya giren son parti olmuştur. 22 siyasî partinin 7'si Parlamentoda temsil hakkı kazanmış, diğer partiler yüzde 4 seçim barajına takılıp Parlamentodışı kalmıştır.

Parlamento seçimleri için, başta Türkiye olmak üzere, yurt dışında yaşayan Bulgar vatandaşları da oy kullanmışlardır. Resmî olmayan verileri göre, Türkiye'ye göç eden ve oy kullanma hakkına sahip 326 000 soydaştan en az 120 000'i Bulgaristan'a giderek veya ülkemizde yoğun olarak ikamet edilen İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Kocaeli, Yalova, Kırklareli, Çerkezköy, İzmit, Sakarya, Eskişehir, Lüleburgaz, Çorlu, Tekirdağ, Antalya ve Edirne'de kurulan sandıklarda, Bulgaristan'dan göç etmelerine rağmen, Bulgar pasaportu taşıyan vatandaşlarımız oy kullanmışlardır.

Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Partisi oy oranını 1 misli artırarak, yüzde 14,17 oy oranıyla, 6'sı Bulgar vatandaşı olmak üzere toplam 34 milletvekiliyle Meclise girmiştir.

Hak ve Özgürlükler Partisinin başarısında, ülkemizde yaşayan ve Bulgar vatandaşlığı bulunan vatandaşlarımızın kullandığı oy etkili olmuştur. Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi, seçim öncesinde ortaya atılan tüm iddialara rağmen sandıktan büyük bir başarıyla çıktı ve son onbeş yılın en büyük oy oranına ulaştı; Türkiye'de yaşayan seçmenlere teşekkürü bir borç bilmesi gerekiyor, seçmenler vatandaşlık görevini yerine getirmiş, artık sıra Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi ve milletvekillerinindir. Soydaşlarımızın sorunlarına çözüm üretmek ve hak ettikleri insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde iyi yaşam hakkının temini ve aslî görevlerini yerine getirmelerini beklemektedirler.

Irkçı ve aşırı milliyetçi ATAKA'nın Parlamentoda temsil hakkı elde etmesi ise son derece düşündürücüdür. Irkçı söylemleriyle ortaya çıkan ATAKA'nın bir tehdit olabileceği, seçime katılan bu partiye verilen oylara da saygı duyulması gerektiği, ancak her şeye rağmen bekleyip sonucun görülmesi gerekmektedir. ATAKA lideri Siderov'un, seçimden sonra düzenlediği basın toplantısında Türk ve Pomak vatandaşlarımız hakkında yaptığı açıklamalar Bulgaristan ve Avrupa'da tepki çekmiştir.

Ortaya çıkan bu tabloya göre iki partili bir koalisyon hükümeti BSP ve NDSV Partileri aralarında kurulabiliyor; ancak, seçim öncesinde yapılan açıklamalar ve karşılıklı suçlamalar bu partilerin ikili bir koalisyon kurmalarını zora sokmaktadır. Bu yüzden merkez solda üç partili koalisyon ağırlık kazandığı gibi, siyasî gözlemcilere göre ve seçim sonuçlarına bakıldığında bu formül içerisinde üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi tartışmasız bir şekilde koalisyon hükümetinde yer alacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Köşdere, lütfen, konuşmanızı tamamlayınız size 1 dakikalık eksüre veriyorum.

İBRAHİM KÖŞDERE (Devamla) - Hak ve Özgürlükler  Partisinin, koalisyon hükümetinde yer alarak milletvekillerinin bakan olması bizleri gururlandıracaktır.

Seçim sonuçlarının komşumuz Bulgaristan'a hayırlı olmasını diliyor ve Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Köşdere.

Gündemdışı üçüncü söz, Anadolu'nun turizm potansiyeli ve Aksaray'ın turizm değerleri hakkında söz isteyen, Aksaray Milletvekili Ahmet Yaşar'a aittir.

Sayın Yaşar, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3.- Aksaray Milletvekili Ahmet Yaşar'ın, Anadolu'nun turizm potansiyeli ile Aksaray'ın turizm değerlerine, turizmde tanıtımın önemine ve bu konularda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması

AHMET YAŞAR (Aksaray) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anadolu'nun turizm potansiyeli ve Aksaray'ın turizm değerleriyle ilgili düşüncelerimi açıklamak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyeti sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Turizm; başlangıçta, yalnız, zevk için seyahat etme olgusunu tanımlayan bu terim, günümüzde, bu tür seyahate bağlı faaliyetlerin tümünü birden içine alır. Zevk için seyahat etme alışkanlığının geçmişi antik çağa kadar uzanır. Zengin Yunanlar ve daha da zengin Romalılar, sık sık kaplıcalara giderlerdi. Bu turizm hareketi orta çağda da, hac ziyaretleri, askerî seferler ve kaplıca işletmeciliğiyle sürdü. Rönesansta zevk için yapılan seyahatler arttı. 18 inci Yüzyılda, İngiltere'de de, Bath ve Dalmaçya kıyıları gibi, su kenarlarındaki şehirlere ilgiler arttı. Akdeniz kıyıları turistlerin uğrak yerleri olmaya başladı. 19 uncu Yüzyılda demiryollarının gelişmesiyle, turizmde gerçek bir patlama oldu. Turizmi rasyonel bir biçimde organize etme çabaları başladı. Bu yüzyılın ortalarında birçok turist organizasyonu yapan kulüplere, küçük ve orta büyüklükte otellerin yanına, birçok lüks otelin yapıldığına da tanık olundu.

Bütün bunlara rağmen, turizm, ancak, İkinci Dünya Savaşından sonra gerçek anlamda gelişti. 1944 yılında, Fransa'da, Turizm ve Çalışma Derneği kuruldu. Artık, kitle turizmi çağına girilmiş oldu. İnsan ömrünün uzaması, emeklilik yaşının indirilmesi, gelirlerin artması, haftalık çalışma sürelerinin kısaltılması, ücretli izin süresinin artırılması gibi olgular boş zamanların çoğalmasına yol açtı. Şehirlerde yaşayanların şehir sıkıntılarından kaçmak istemeleri turizmi hareketlendirdi. Bu şekilde sanayi toplumunun bazı özelliklerinden kaynaklanan turizm, Batılılar için temel bir ekonomik ve sosyal olgu haline geldi. İşte, bu talebi karşılamak için, devletler, ulusal turizm politikalarını yürürlüğe soktu. Hava taşımacılığının gelişmesiyle, turizmde de akıl almaz bir gelişme olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; turizm, ikiyüz yıllık geçmişi olan bir sektördür ve şu anda dünyada tüm sektörlerde durgunluk varken, turizm yüzde 5 civarında büyüyen bir sektördür. Turizm amaçlı seyahat eden insan sayısı dünyada 700 000 000 civarında ve takribi 700 milyar dolarlık bir parasal hacme sahip olup, dünyanın en büyük sektörüdür.

Turisti bir ülkeye çeken elbette çeşitli sebepler vardır. Bunların başında, gidilecek ülkenin güvenirliliği, ulaşımın kolaylığı, fiyatın uygunluğu, iklimin güzelliği, tarihî ve kültürel değerleri, doğal çevre güzellikleri, denizi, kumu, termal tesisleri, spor tesisleri, kayak tesisleri vesaire gibi çeşitli etkinlikler gelmektedir.

Türkiye'nin sahip olduğu doğal çevre güzellikleri, tarihî ve kültürel birikimi, uygarlıkların beşiği olması, dinlerin ve birçok medeniyetlerin yaşadığı bir ülke olması nedeniyle son derece önemli bir turizm merkezidir. Son yıllarda turizm alanında yapılan 36 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'nin bu işe ne kadar önem verdiği de görülmektedir. Ancak, tüm bunlar yeterli midir; elbette, değildir. Türkiye'nin sahip olduğu turistik değerleri, her nedense, bugüne kadar hâlâ iyi anlatabilmiş değiliz. Ne kadar değerli turistik varlıklarınız olursa olsun, eğer bunları tanıtamamışsanız, yeterli turisti çekemezsiniz. Tanıtım için yeterli kaynağımız var ve bunu da harcıyoruz; ancak, maalesef, karşılığını alamıyoruz.

Bilimsel bir araştırma tezine göre, Türkiye, tanıtıma 2000 yılı itibariyle 61 000 000 dolar civarında harcamış, İspanya ise 63 000 000 dolar civarında harcamış. Türkiye, tanıtım için harcadığı 1 dolarına 125 dolar kazandırabilmiş, İspanya ise 1 dolarına 465 dolar kazandırmıştır. Bu, tanıtımın isabetli yapılmadığını gösteriyor. Turizm, ülkemiz için henüz çok genç bir sektördür. Bu yüzden, otellerimiz hem çok yeni hem de en son teknolojiyle donatılmıştır. Avrupa Birliğine en hazır sektör turizm sektörüdür; ancak, uygulanan fiyatlar son derece düşük olmasından dolayı arzu edilen gelir elde edilememektedir. Turizm sektöründen bizden çok pay alan ülkelerin bizim kadar turistik malzemeleri yoktur; ancak, iyi tanıtımla çok güzel turist çekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yaşar, konuşmanızı tamamlar mısınız lütfen.

AHMET YAŞAR (Devamla) - Eyfel Kulesi yılda 30 000 000  turist çekerken, bizde, deniz turizmi, kış turizmi, termal turizm, sağlık turizmi, kongre turizmi, fuar turizmi, inanç turizmi, kültür turizmi, spor turizmi gibi olanaklara rağmen, geçen yıl, ancak 17 000 000 turist çekebilmişiz. Diğer turizm ülkelerine göre Türkiye'de yaşam zaten daha ucuzdur. Acentelerde ucuz turiste yönelik faaliyetlerinden dolayı, en ucuz turist bize gelmektedir. Halbuki, Türkiye'nin turizm değerleri devlet tarafından çok daha iyi tanıtılabilseydi, diğer ülkelere giden zengin turistleri buraya çekebilirdik diye düşünüyorum. Şu anda bize gelen 17 000 000 turistin, Türkiye'ye turist getiren acentelerin kendi gayretleri ve paralarıyla yaptıkları tanıtım sonucunda olduğunu düşünüyorum. Turizm olgusu bir tanıtım ve pazarlama işidir. Ne kadar turizm potansiyeliniz olursa olsun, bunu tanıtamazsanız, istediğiniz verimi alamazsınız.

Türkiye tanıtım yaparken, artık…

BAŞKAN - Sayın Yaşar, süreniz azalıyor; lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.

AHMET YAŞAR (Devamla) - Sayın Başkan, hemen tamamlıyorum.

…her turistik değerini ayrı ayrı tanıtmalıdır. Örneğin, İstanbul başlı başına çok önemli bir turizm merkezidir, İstanbul tek başına tanıtılmalıdır. Buna benzer turistik değerleri olan iller tek tek öne çıkarılarak tanıtılmalıdır. Mesela, Kapadokya, Efes, Pamukkale, Antalya, Datça, Kuşadası, Karadeniz, Mardin, Urfa, Diyarbakır, Hatay, Erzurum, Trabzon, Van, Konya, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve daha sayamadığımız birçok illerimiz var. Bunlardan başka, Anadolu'da daha birçok ilimiz, âdeta açık hava müzesi gibidir. Termal turizmi, dağ turizmi, dinlence turizmi, tarih turizmi, kültür turizmi, inanç turizmi gibi birçok turizm değerlerini birlikte taşıyan onlarca ilimiz var.

Yapılması gereken şudur: Her ilin turizm değerleri, Turizm Bakanlığınca ele alınarak, bir master plan yapmak ve bunu zamanla hayata geçirmektir. Yani, turizm varlıklarını ortaya çıkararak gerekli önemi vermek, onları restore etmek, çevrelerini düzenleyerek o ildeki diğer turistik değerlerle entegre hale getirmek gereklidir. Örneğin, turist geliyor, ilde kilise var, kiliseyi görmek, kiliseye giden yol…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yaşar, sürenizi uzattım; ama, o metni bitirmeniz için değil. Lütfen, son cümlelerinizi alayım, kapatayım. Daha Aksaray'a gelemediniz.

AHMET YAŞAR (Devamla) - Aksaray'a da geleceğim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Son cümlenizi alalım da kapatalım, lütfen.

Sayın Yaşar, istirham ediyorum, son 1 dakikalık süre veriyorum, lütfen konuşmanızı tamamlayınız.

ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum) - Çorum da var!..

AHMET YAŞAR (Devamla) -  Tabiî ki, Çorum da var.

Kiliseye giden yollar toz toprak, oraya zorla gidiliyor; bir de bakıyor ki turist, maalesef, kilisenin yerinde yeller esiyor, tahrip olmuş bir varlıkla karşılaşıyor.

Mesela, Aksaray'da yapılan kazılarda, Aşıklı Höyük'te, milattan önce 8000 yılında yapılmış ilk insanların yerleşik hayata geçişlerini belgeleyen izler tespit edilmiştir.

Yine, Aksaray'da Acem Höyük'te milattan önce 3000 yıllarında insanların yaşadığı tespit edilmiştir. Burada 3 600 metrekare ve…

BAŞKAN - Sayın Yaşar, son 30 saniyeniz, lütfen tamamlayınız.

AHMET YAŞAR (Devamla) - …5 460 metrekare alanı kaplayan iki adet saray açığa çıkarılmıştır. Saray toprağın altından çıkarılınca, tabiat şartlarına dayanamamış ve duvarlar yavaş yavaş yıkılmaktadır.

Sayın Başkan, o zaman biraz kısaltayım konuşmamı.

BAŞKAN - Sayın Yaşar, konuşmanız bittiğinde… Lütfen, istirham edeyim… Lütfen… Lütfen….

AHMET YAŞAR (Devamla) - Mesela, Güzelyurt İlçesinde milattan önce 2500 yıllarına dayanan yaşam vardır ve bu 4 500 yıllık tarih dimdik ayakta durmaktadır; ama, bakıma ihtiyacı vardır.

Yine, Aksaray'da Ihlara Vadisinde ve Manastır Vadisinde 200 civarında kilise vardır…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN ERASLAN (Niğde) - Ahmetciğim, biz iktidar olunca Aksaray'a bakacağız; not ettik.

BAŞKAN - Sayın Yaşar, teşekkür cümlenizi alayım; çünkü, malumunuz, turizmin bütün sorunlarını halledemeyiz burada. Lütfen, son cümlenizi, teşekkürünüzü alayım.

Buyurun efendim.

AHMET YAŞAR (Devamla) - O zaman şunu söylemek istiyorum değerli milletvekili arkadaşlara: Aksaray gibi birçok il de, elbette, turistik değerlere sahiptir. Aksaray'da bu turistik değerleri tanıtmak için 8-9-10 Temmuz günlerinde Aksaray Kültür ve Turizm Festivali yapılmaktadır. Bu turizm ve kültür festivalinde sizleri Aksaray'da ağırlamaktan onur duyarız.

Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum. (AKP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir önerge vardır, okutuyorum :

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in (6/1216) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/312)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 179 uncu sırasında yer alan (6/1216) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz  ederim.

                                                             Dursun Akdemir

                                                                                 Iğdır

BAŞKAN - Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

2 adet Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Malatya Milletvekili Ahmet Münir Erkal ve 37 milletvekilinin, İnönü Üniversitesi Rektörlüğü hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/301)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizin bugün tüm kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle, bilimin gerekleri doğrultusunda geleceği yakalamak arzusunu hayata geçirmenin yollarını aramakta olduğu bir dönemde, özellikle çağdaş medeniyetin lokomotifi olma özelliğine sahip üniversitelerimizin bazılarında bu çerçevenin dışına çıkılarak keyfî yaklaşımların sergilendiğini, hukuka ve kanuna aykırı uygulamaların yapıldığını görmekteyiz.

Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü hakkında gerek Malatya gerekse ülkemiz kamuoyunda çıkan iddialar, sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer kişilerin rektör hakkındaki ihbarları; rektörün, araştırma görevlileri, öğretim üyeleri ve üniversitede çalışan işçiler üzerinde uyguladığı iddia edilen hukuka aykırı ve haksız uygulamaları, bu araştırma önergesinin temel nedenlerini oluşturmaktadır.

Bu iddialarda devlet bütçesinden aktarılan milyarlarca lira ödenek, fon, teknolojik imkân ve olanakların hukukdışı bir anlayışla farklı amaçlar için kullanıldığı ifade edilmekte, halkımızın gözü önünde cereyan eden bu uygulamalar sonucu eğitim ve öğretimin saygınlığı zedelenmekte, bu güzide çağdaş eğitim kurumlarımız toplum tabanlı tartışmaların odağı haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Özellikle Türkiye'ye ve Ortadoğu ülkelerine hizmet vermek için kurulmuş olan Turgut Özal Tıp Merkezinde çok sayıda öğretim üyesinin görevinden ayrılması, bu merkezi her geçen gün daha işlevsiz hale getirmekte ve bu durum Malatya kamuoyunda çok ciddî tepkilere neden olmaktadır. Bu ortamın oluşturduğu kaynak israfı bölgeyi etkileyecek bir tartışma konusudur ve esefle değerlendirilecek boyuttadır.

Bu iddialarla gündeme gelen yolsuzluk, usulsüzlük, keyfîlik ve akademik kıyım, Parlamentonun denetim yollarını harekete geçirmesini gerektirmektedir. Böylece, sorumluluk sahibi olanların gerek yargı organlarında gerekse millet önünde hesap vermesinin yolu açılmalıdır.

Yukarıda özet olarak sunulan sebepler çerçevesinde yerelde Malatya, genelde ise ülkemiz kamuoyunda büyük bir tartışmanın odağı haline gelen Malatya İnönü Üniversitesinde yaşananlar ve Rektörünün yapmış olduğu işlem ve eylemlerinin araştırılarak, alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddelerine göre Meclis araştırması açılması gereğini saygılarımızla arz ederiz.

1. Ahmet Münir Erkal                                (Malatya)

2. Abdullah Çalışkan                                (Adana)

3. Remzi Çetin                                (Konya)

4. Yüksek Çavuşoğlu                                (Karaman)

5. Selami Uzun                                (Sivas)

6. Ali Sezal                                (Kahramanmaraş)

7. Mehmet Çerçi                                (Manisa)

8. Ziyattin Yağcı                                (Adana)

9. Avni Doğan                                (Kahramanmaraş)

10. Halil Kaya                                (Van)

11. Hanefi Mahçiçek                                (Kahramanmaraş)

12. Mehmet Ali Bulut                                (Kahramanmaraş)

13. Ersönmez Yarbay                                (Ankara)

14. Mehmet Alp                                (Burdur)

15. Eyyüp Sanay                                (Ankara)

16. Kemalettin Göktaş                                (Trabzon)

17. Ahmet Çağlayan                                (Uşak)

18. Mustafa Duru                                (Kayseri)

19. Zülfü Demirbağ                                (Elazığ)

20. Niyazi Özcan                                (Kayseri)

21. Hacı Biner                                (Van)

22. Mustafa Said Yazıcıoğlu                                (Ankara)

23. Mehmet Fehmi Uyanık                                (Diyarbakır)

24. Osman Aslan                                (Diyarbakır)

25. İlyas Arslan                                (Yozgat)

26. Burhan Kılıç                                (Antalya)

27. Rıtvan Köybaşı                                (Nevşehir)

28. Mehmet Çiçek                                (Yozgat)

29. Hasan Aydın                                (Giresun)

30. Adem Tatlı                                (Giresun)

31. Cahit Can                                (Sinop)

32. Mehmet Beyazıt Denizolgun                                (İstanbul)

33. Mehmet Asım Kulak                                (Bartın)

34. Fahri Çakır                                (Düzce)

35. Mustafa Nuri Akbulut                                (Erzurum)