DÖNEM: 22 CİLT: 90 YASAMA YILI: 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
122 nci Birleşim
30 Haziran 2005 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Malatya Milletvekili Muharrem
Kılıç'ın, yurt dışında yaşayan vatandaşların çifte vatandaşlık sorunlarına ve
alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir Aksu'nun cevabı
2.- Çanakkale Milletvekili İbrahim
Köşdere'nin, Bulgaristan'da yapılan seçim ile seçim sonuçlarına ve Hak ve
Özgürlükler Hareketi Partisinin başarısında Türklerin etkilerine ve
beklentilerine ilişkin gündemdışı konuşması
3.- Aksaray Milletvekili Ahmet Yaşar'ın,
Anadolu'nun turizm potansiyeli ile Aksaray'ın turizm değerlerine, turizmde
tanıtımın önemine ve bu konularda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı
konuşması
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in
(6/1216) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/312)
2.- Dilekçe Komisyonu Başkanlığının,
TBMM’nin tatilde bulunduğu süre içerisinde de çalışmalarına devam etmesine
ilişkin tezkeresi (3/866)
C) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Malatya Milletvekili Ahmet Münir Erkal
ve 37 milletvekilinin, İnönü Üniversitesi Rektörlüğü hakkındaki yolsuzluk ve
usulsüzlük iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/301)
2.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu ve 36 milletvekilinin, Antalya-Kaleiçi'nin korunmasına yönelik
sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/302)
D) ÇEŞİTLİ İŞLER
1.- Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer
Üstün'ün yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki (3/733) esas numaralı
dosyanın daha önce karara bağlanan (3/626) esas numaralı dosyayla aynı olduğu
tespit edildiğinden, Başbakanlığa iade edilmesi gerektiğine ilişkin Başkanlık
açıklaması
IV.-
ÖNERİLER
A) SİYASÎ
PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1.- Genel Kurulun çalışma gün ve saatleri
ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti Grubu
önerisi
V. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
2.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup
Başkanvekilleri Ankara Milletvekilleri Salih Kapusuz ve Haluk İpek, Bursa
Milletvekili Faruk Çelik, Hatay Milletvekili Sadullah Ergin ile Ordu
Milletvekili Eyüp Fatsa'nın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde
Değişiklik Yapılması Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu
(2/140) (S.Sayısı: 161)
3.-Özürlüler Hakkında ve Bazı Kanunlar ile
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı;
Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun'un Özürlüler İdaresi Başkanlığı
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi; İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'nın Özürlüler
ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Teklifi ile Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilleri İstanbul
Milletvekili Ali Topuz, İzmir Milletvekili Kemal Anadol, Samsun Milletvekili
Haluk Koç ile 46 Milletvekilinin Özürlüler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan
ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/1029, 2/215, 2/424, 2/437) (S. Sayısı: 969)
VI.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, Antalya Gündoğmuş - Çamlıalan Köyü ile Köprülü arasındaki yolun yeniden yapılıp yapılmayacağına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/6369)
2.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
isteğe bağlı sigortalıların sağlık hizmetlerinden yararlanmasına yönelik
çalışmalara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6391)
3 - Hatay Milletvekili Züheyir AMBER'in,
Millî Gençlik Vakfının kapatılmasına ve mallarının Hazineye devrine ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı
(7/6395)
4.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Düzce İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6428)
5.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Düzce İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına
ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun
cevabı (7/6334)
6.- Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın,
Antalya - Alanya İlçesindeki SSK Ödeme Bürosuna ilişkin sorusu ve Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6435)
7.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Türk Telekom ve enerji alanındaki özelleştirme faaliyetlerine ilişkin
Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/6452)
8.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Sakarya İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek
miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6457)
9.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Gümüşhane İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek
miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6458)
10.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bolu İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına
ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun
cevabı (7/6459)
11.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Kütahya İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek
miktarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/6462)
12.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Gümüşhane İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek
miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı
(7/6504)
13.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bolu İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6505)
14.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Kütahya İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek
miktarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı
(7/6506)
15.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bolu İli'nde 2005 yılı için planlanan yatırımlara ve ayrılan ödenek miktarına
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/6507)
16.- Hatay Milletvekili Mehmet ERASLAN'ın,
dışticaret taşımalarında Türk Bayraklı gemilerin payına ilişkinsorusu ve
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/6529)
17.- Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, kamuda ücret sistemindeki düzenlemelere ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6564)
18.- İzmir Milletvekili Vezir AKDEMİR'in,
trafik kazalarını önleyici tedbirlere ve otobüs taşımacılığında vergi
indirimine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı
(7/6631)
19.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, posta dağıtıcılarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM'ın cevabı (7/6632)
20.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
MİT'in şahsına ait telefon konuşmalarını ve e-posta yazışmalarını izleyip
izlemediğine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6648)
21.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, görevden ayrılan bakanlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/6651)
22.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş.nin özelleştirilmesine ilişkin sorusu ve Maliye
Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/6685)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak
beş oturum yaptı.
İstanbul Milletvekili Ali Rıza
Gülçiçek'in, Sivas olaylarının 12 nci yıldönümüne, Madımak Otelinin, barış ve
kardeşlik adına, kültür ve sanat müzesi yapılması gerektiğine,
Çankırı Milletvekili Hikmet Özdemir'in,
Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Kanununun Çankırı ekonomisine olumlu
yansımalarına,
İlişkin gündemdışı konuşmalarına, İçişleri
Bakanı Abdülkadir Aksu cevap verdi.
Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan,
Trakya halkının sosyal ve ekonomik sorunlarına ilişkin gündemdışı bir konuşma
yaptı.
Çevre Bakanlığı Dönersermaye İşletmesi
hesaplarına intikal etmesi gereken meblağların Türkiye Çevre Koruma Vakfı
hesaplarına aktarılarak Hazinenin gelir zıyaına sebebiyet verdiği ve çevre
koruma vakıflarının istihdam kapısı olarak kullanılması suretiyle bu vakıflarla
çıkar ilişkisine girdiği gerekçesiyle Çevre eski Bakanı Fevzi Aytekin hakkında
Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan
denetim raporunun Başbakanlıkça TBMM Başkanlığına intikal ettirildiğine;
Anayasanın 100 üncü maddesine göre, Meclis soruşturması açılmasının, TBMM üye
tamsayısının en az onda 1'inin vereceği önergeyle istenilebileceğine; böyle bir
önerge olmadan, Başkanlığın, söz konusu dosyayla ilgili olarak Meclis
soruşturmasına ilişkin bir işlemi resen yürütmesinin mümkün bulunmadığına; daha
önce yapılan uygulamalar doğrultusunda, konunun Genel Kurula sunulmasına ve
anılan dosyaların milletvekillerinin tetkik ve takdirlerine açılmasının uygun
mütalaa edildiğine ilişkin Başkanlık tezkeresi,
İzmir Milletvekili Türkân Miçooğulları'nın
(10/148, 182, 187, 284, 285) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu
üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi,
Ondokuz Mayıs Üniversitesinde keyfî
yönetim, kamu kaynaklarının amaç dışı kullanımı ve kadrolaşma iddialarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan
(10/251) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Geçici Başkanlığının,
Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yaptığına ilişkin
tezkeresi,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Parlamentolararası Birlik Başkanının TBMM
Başkanı Bülent Arınç'ı Amerika Birleşik Devletlerine davetine icabet etmesine,
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun Çin'e
yapacağı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine,
İlişkin Başkanlık tezkereleri, kabul
edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 94 üncü sırasında yer alan
502'ye 1 inci ek sıra sayılı komisyon raporunun bu kısmın 3 üncü sırasına,
29.6.2005 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan 969 sıra sayılı komisyon
raporunun 48 saat geçmeden bu kısmın 4 üncü sırasına alınmasına ilişkin CHP
Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği,
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 15 inci sırasında yer alan
918 sıra sayılı geri gönderme tezkeresinin bu kısmın 3 üncü sırasına, 298 inci
sırasında yer alan 958 sıra sayılı geri gönderme tezkeresinin 4 üncü sırasına,
203 üncü sırasında yer alan 822 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına
alınarak, gündemdeki diğer kanun tasarı ve tekliflerinin sıralarının buna göre
teselsül ettirilmesine ve gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak
dağıtılan 969 ve 962 sıra sayılı kanun tasarı ve teklifinin, 48 saat geçmeden,
bu kısmın 17 nci ve 18 inci sıralarına alınmasına; Genel Kurulun 30.6.2005
Perşembe günü saat 11.00'de toplanmasına; İçtüzüğün 5 inci maddesine göre
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Temmuz 2005 tarihinde tatile girmemesine ve
çalışmalara devam edilerek, Genel Kurulun 1 Temmuz 2005 Cuma günü saat
14.00-23.00, 2 Temmuz 2005 Cumartesi ve 3 Temmuz 2005 Pazar günleri 12.00-23.00
saatleri arasında çalışmasına ilişkin AK Parti Grubu önerisinin, yapılan
görüşmelerden sonra, kabul edildiği,
Açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz
gelmediğinden, ertelendi.
2 nci sırasında bulunan, Hâkimler ve
Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısının (1/1039) (S. Sayısı: 951), görüşmeleri tamamlanarak,
4 üncü sırasına alınan ve Cumhurbaşkanınca
bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen Türk Ceza Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair 27.5.2005 tarihli 5357 sayılı Kanunun (1/1042) (S. Sayısı:
958), görüşmelerini müteakiben istem üzerine,
Elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan
sonra,
3 üncü sırasına alınan ve Cumhurbaşkanınca
bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilen Türkiye Bilimsel ve Teknik
Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair
4.5.2005 tarihli 5344 sayılı Kanunun (1/1032) (S. Sayısı: 918), yapılan
görüşmelerden sonra,
Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.
30 Haziran 2005 Perşembe günü, alınan
karar gereğince saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 23.27'de son verildi.
|
|
Nevzat Pakdil |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Harun Tüfekci |
Ahmet Küçük |
|
|
Konya |
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
|
|
|
|
Bayram
Özçelik |
|
|
|
Burdur |
|
|
|
Kâtip Üye |
|
No.: 168
II. - GELEN
KÂĞITLAR
30 Haziran
2005 Perşembe
Raporlar
1.- WIPO İcralar ve Fonogramlar
Andlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Millî
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/1021)
(S. Sayısı: 964) (Dağıtma tarihi: 30.6.2005) (GÜNDEME)
2.- WIPO Telif Hakları Andlaşmasına
Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür,
Gençlik ve Spor ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/1027) (S. Sayısı: 966)
(Dağıtma tarihi: 30.6.2005) (GÜNDEME)
3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Etyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kültür, Eğitim, Bilim,
Basın-Yayın, Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor
ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/1037) (S. Sayısı: 967) (Dağıtma tarihi:
30.6.2005) (GÜNDEME)
Meclis
Araştırması Önergeleri
1.- Malatya Milletvekili Ahmet Münir ERKAL
ve 37 Milletvekilinin, İnönü Üniversitesi Rektörlüğü hakkındaki yolsuzluk ve
usulsüzlük iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/301) (Başkanlığa geliş
tarihi: 29.6.2005)
2.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU ve 36 Milletvekilinin, Antalya-Kaleiçi'nin korunmasına yönelik
sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/302) (Başkanlığa geliş tarihi:
29.6.2005)
BİRİNCİ OTURUM
30 Haziran 2005 Perşembe
Açılma Saati: 11.00
BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Ahmet KÜÇÜK
(Çanakkale)
BAŞKAN- Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 122 inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı vardır;
görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce üç
sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Konuşma süreleri 5'er
dakikadır. Hükümet, bu konuşmalara cevap verebilir. Hükümetin cevap süresi 20
dakikadır.
Gündemdışı ilk söz,
Almanya'da ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın çifte vatandaşlık
sorununun ilgili hükümetlerle görüşülerek giderilmesiyle ilgili söz isteyen
Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'a aittir.
Sayın Kılıç, buyurun.
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI
KONUŞMALAR
1.- Malatya
Milletvekili Muharrem Kılıç'ın, yurt dışında yaşayan vatandaşların çifte
vatandaşlık sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı
konuşması ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı
MUHARREM KILIÇ (Malatya) -
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; bugün, yurt dışında yaşamakta olan,
özellikle Almanya'da yaşamakta olan vatandaşlarımızın çok acil bir sorununu
Yüce Meclisin gündemine getirmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, yurt
dışına giden vatandaşlarımız, ilk başta geçici amaçlarla gittiler; ancak,
onların çoğunluğu şu anda o ülkelere yerleştiler, ev aldılar, işyeri aldılar,
işyeri açtılar, çocukları orada okudu, orada iş buldu, işe yerleştiler ve o
insanların, en az 100 000'den fazlası şu anda çifte vatandaş konumunda. Alman
vatandaşlığına geçen Türkleri, konsolosluklar, büyükelçilikler, yeniden Türk
vatandaşlığı almaya özendirdiler, teşvik ettiler; ancak, Alman mevzuatı
konusunda bu insanlar uyarılmadı. Şu anda, bu insanlar kan ağlıyor.
Geçen hafta, Ankara'ya ağabeyinin
cenazesine gelen bir vatandaşımız, ben, nasıl gideceğimin telaşı içindeyim;
fark ederlerse, beni tekrar yurt dışına göndermeyebilirler diyor; çünkü,
yeniden vize sorunu başlayacak, yeniden oturma izni sorunu başlayacak, yeniden
çalışma izni sorunu başlayacak.
Değerli arkadaşlar, biz,
bu insanları yurt dışına gönderdik, unuttuk. Oysa, bu insanlar Türk
ekonomisine, ülkemize çok büyük katkılarda bulundular. Kırk yılı aşkın süredir,
Türk ekonomisine, 140 milyar doların üzerinde katkıları vardır. Zamanında 70
sente muhtaç olan bu ülke, çok büyük ölçüde bu insanların sağladığı dövizlerle
ayakta durdu; ancak, biz, bu insanlar için ne yapıyoruz; bu insanları sadece
döviz kaynağı olarak görüyoruz. Bu insanlar orada ne gibi sorunlarla
karşılaşıyorlar, bunlarla ilgili Meclis araştırması komisyonu oluşturduk,
raporlar hazırladık; ama, o raporların gereğini yaptık mı değerli arkadaşlar;
yapmadık maalesef. Bu yüzden, bu sorun çok acil değerli arkadaşlar. Türk
Hükümetinin, Türk Devletinin büyüklüğüne yakışır bir biçimde bu insanlarımıza
sahip olmamız gerekiyor. Yurt dışındaki insanlarımızı kendi kaderine terk
edemeyiz.
Konuyla ilgili, Sayın
İçişleri Bakanımıza yazılı soru yönelttim;
ancak, bugüne kadar -gerçi yakın zamanda yönelttim- bu soruma henüz bir
yanıt verilmedi. Hükümet olarak, Başbakan düzeyinde, İçişleri Bakanı düzeyinde,
Dışişleri Bakanı düzeyinde bunlara ne yaptınız? Hangi çözümleri buldunuz? Hangi
çözümleri bulmayı düşünüyorsunuz? Ciddî bir devlet, ciddî bir hükümet, o
insanları kendi haline terk etmez. Alman Hükümetiyle, Alman Devletiyle gerekli
ilişkileri sağlayarak bu sorunlara çözüm bulmak zorundayız.
Bana gelen bir e-mailde,
oradan, Gökhan Özkan adlı bir vatandaş "Türk olmak, devletim tarafından
yalnız bırakılmak demektir" diyor. Bu imajı vermememiz gerekiyor.
"Türk olmak, devlete güvenmeden, yalnız kendi ayakları üzerinde durabilmek
demektir" diyor. Yine "Türk olmak, bir sorunun, bir mağduriyetin
olduğunda, devletinin seninle saklambaç oynaması demektir" diyor.
Değerli arkadaşlar, sorun
çok acil, sorun çok önemli. Oradaki vatandaşlarımızdan bir kısmı, eğer, Türk
vatandaşlığından çıkmışsa ve 2 000'den sonra yeniden Türk vatandaşı olmuşsa,
otomatikman Alman vatandaşlığını kaybettiler. Eğer, şu anda, Türk
vatandaşlığından çıkacak olurlarsa, bu insanlar vatansız konuma gelecekler.
Bu insanların sorununa,
Yüce Meclisin, bir an önce el koyması gerekiyor. Hükümet duyarsızsa, yasama
organı olarak biz, gerekli uyarıları, gerekli denetim görevimizi mutlaka yapmak
durumundayız. Bu sorun, acil çözüm bekliyor.
Değerli arkadaşlar, bunu
Yüce Meclisin gündemine taşımak istedim.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Kılıç,
konuşmanızı tamamlar mısınız.
Buyurun.
MUHARREM KILIÇ (Devamla)
- Değerli arkadaşlar, bizim, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza, devlet
olarak, hükümet olarak, toplum olarak şükran borcumuz var, teşekkür borcumuz
var. Onlar, yıllar yılı, kırk yılı aşkın süredir, orada yemediler, içmediler,
Türkiye'de yatırım yaptılar, Türkiye'deki yakınlarına kaynak aktardılar,
Türkiye'deki ekonomiye katkı sağladılar. Bu nedenle, bizim, bunun karşılığını
mutlaka vermemiz gerekiyor. Bunların ne gibi sorunları varsa, bunlara acilen
çözüm bulmamız gerekiyor.
Bu duygu ve düşüncelerle,
yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza, orada çalışan, kamuda çalışan, özel
sektörde çalışan, kendi işini kuran tüm vatandaşlarıma saygılarımı sunuyorum,
Türk Milleti adına teşekkürlerimi sunuyorum.
Herkese iyi günler
diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Kılıç.
Sayın Bakanımız
gündemdışı konuşmaya cevap verecektir.
İçişleri Bakanı Sayın
Abdülkadir Aksu; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
İÇİŞLERİ BAKANI
ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Malatya
Milletvekili Sayın Muharrem Kılıç'ın, Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın
çifte vatandaşlık sorununun Alman Hükümetiyle görüşülerek giderilmesi konulu
gündemdışı konuşması vesilesiyle huzurlarınızdayım; bu vesileyle, hepinizi en
derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Hepinizin bildiği gibi,
403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, çıkma izni alarak ya da başka bir sebeple
Türk vatandaşlığını kaybedenlere, başvurmaları halinde Türk vatandaşlığını
yeniden kazanma hakkı vermektedir. Bu haktan, Almanya vatandaşı olan bizim eski
vatandaşlarımız da faydalanarak Türk vatandaşlığını yeniden kazanmak
istediklerinde kazanmışlardı; ama, Alman Vatandaşlık Kanununa göre ise, Alman
vatandaşı olan eski Türk vatandaşları yeniden Türk vatandaşlığına geçtiği anda
Alman vatandaşlığını kaybetmektedirler. 2000 yılından itibaren böyle bir
uygulama başlattılar.
Öte yandan, biz, Türkiye
Cumhuriyeti olarak, hiçbir zaman, bu vatandaşlarımızın yeniden Türk
vatandaşlığına dönmeleri için herhangi bir telkin ve tavsiyede de bulunmadık;
ancak, Türk vatandaşlığının yeniden kazanılmasıyla ilgili başvurulara da
mevzuat gereği kayıtsız kalmamız da mümkün olmamıştır. Müracaat edenlere tekrar
Türk vatandaşlığı verilmiştir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; bizim tercihimiz, vatandaşlarımızın hak ve menfaatlarının
her zeminde korunması yönündedir. Kaldı ki, Türkiye Cumhuriyeti, bu hususta
vatandaşlarımızı rahatlatmak için gerekli tedbirleri almış ve başka ülke
vatandaşlığını hak etmeleri durumunda, bulundukları ülkelerin vatandaşı
olmalarını da teşvik etmiştir. Bu maksatla 403 sayılı Vatandaşlık Kanununda
değişlik yapılarak, bir nevi, ayrıcalıklı bir statü oluşturulmuştur; yani, Türk
vatandaşlığından çıkıp başka bir ülke vatandaşı olanlara, aynen Türk
vatandaşının istifade ettiği hemen hemen tüm haklardan -bir iki hak hariç-
istifade edebilmeleri için düzenleme yapmış ve böyle de bir uygulama
başlatmıştır. Burada da yine amaç, vatandaşlarımızın bulundukları ülkenin
vatandaşlığına teşvikti; ondan ayrılmasınlar, Türkiye'de de haklarını
kullanabilsinler.
Bu düzenlemeyle, doğumla
Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığından vatandaşlıktan çıkma izni alan
kişilere, hemen hemen, biraz evvel de söylediğim gibi, Türk vatandaşlarına
tanınan hakların neredeyse -bir iki tanesi hariç- tümü tanınmıştır. Bu
kişilerin, ülkemizle bağlarını koparmadan, yaşadıkları ülkelerin
vatandaşlıklarını alarak, orada sosyal, kültürel ve siyasî alanlarda aktif rol
oynamalarına da imkân tanındığı açıkça görülmektedir.
Diğer yandan, bu Alman
Vatandaşlık Yasası sonucu olarak Alman vatandaşlığını kaybettiği öne sürülen
kişilerle ilgili sorun, bize göre, sadece hukukî bir sorun değil, teknik bir
sorun ve bu teknik bir sorunun ötesinde de her iki tarafı da eşit derecede
ilgilendiren insanî bir sorun olduğu açıkça görülmektedir. Esasen, Almanya
kamuoyunda da çifte vatandaşlığa sahip olan kişilerin problemlerinin
çözülmesine yönelik araçlar da bulunmaktadır.
Bakın, birazdan da temas
edeceğim, ben, bu konuyla ilgili olarak, geçtiğimiz ay, Alman İçişleri Bakanı
Sayın Otto Schily'in davetlisi olarak Almanya'ya gitmiştim, ağırlıklı olarak bu
konu görüşüldü ve benim oradaki teklifim -biraz evvel de ifade ettiğim gibi- şu
olmuştur: Bu konuya, sizin, sadece hukukî açıdan bakmamanız lazım. Doğrudur,
Vatandaşlık Kanununuzu çıkarmışsınız; 2000 yılından sonra Türk vatandaşlığına
tekrar geçenler Alman vatandaşlığını kaybeder diyorsunuz; ama, bu olayın, bu
hukukî boyutunu tek başına kale alamazsınız; olayın teknik ve insanî boyutu
vardır. Onun için, gelin, yeni bir anlaşmayla bu insanlara bir süre tanıyalım.
Oturalım bir anlaşma imzalayalım, bir süre tanıyalım, örneğin altı ay süre
tanıyalım; bunlardan, bu vatandaşlarımız Alman vatandaşlığında kalmak
istiyorlarsa biz onları Türk vatandaşlığından çıkaralım, Türk vatandaşlığına
geri dönmek istiyorsa, yani Türk vatandaşı olarak kalmak istiyorlarsa, siz de
Alman vatandaşlığından çıkarın; ama, bir süre tanıyalım, makul bir süre
tanıyalım; fakat, tabiî, bu teklifimiz o sıra kabul görmedi; ancak, Alman
kamuoyunda da bu konu tartışılmaya başlandı ve bu bizim görüşümüz doğrultusunda
bazı Alman basın-yayın organlarında yazılar çıktı. Örneğin, Berlin'de
yayımlanan Die Tageszeitung Gazetesinin 12.4.2005 tarihli nüshasında
"çifte uyrukluların, artık, iki vatandaşlık arasından birine karar
vermeleri için yeni bir süre tanımak uygun olacaktır" deniliyor bu yazıda.
"Bu, aynı zamanda, onların, Almanya'yla entegre olmalarının arzu edildiği
yönünde de bir işaret olacaktır" denilerek, insanî açıdan bir yaklaşım
sergilemiştir ve aslında bizim tezimizi, bizim söylediklerimizi de desteklemiş
oluyor.
Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; vatandaşlarımızın problemini yerinde çözebilmek
amacıyla -biraz evvel ifade etmiştim- nisan ayında Almanya'ya gittim. Sorunun
insanî yönünün önemli olduğunu, Almanya Federal İçişleri Bakanı Sayın Otto
Schily'e ısrarla ifade ettim. Yani, ben, dönüp dolaşıp, bu konu sadece bir
hukukî mesele değil, işin teknik ve insanî yönü vardır dedim. Teknik bakımdan
şunu söyledim: Vatandaşlarımız 2000 yılından önce bize müracaat etmişler, Türk
vatandaşı olmak için; ancak, formaliteler, işin yoğunluğu nedeniyle… Bir kısmı
2000 yılından önce Türk vatandaşlığını almış, şimdi sizin yasanıza göre onlara
bir şey yok; ama, bazıları, kendi ellerinde olmadan 2000 yılını geçirmişler,
2001, 2002'de Türk vatandaşı olmuş. Şimdi, siz, burada bir haksızlık yapmış
oluyorsunuz. Aynı anda irade belirtmiş olan iki vatandaşımızdan birinin işi
süratle yürümüştür, 2000 yılından önce Türk vatandaşlığını almış, ona bir şey
yok; ama, öbürünün işi biraz uzamış, 2000 yılını geçirmiş, onu siz Alman
vatandaşlığından çıkarıyorsunuz. Onun için, meseleye sadece hukukî açıdan
bakmayın, işin teknik ve insanî boyutunu da gözönüne alalım diye ısrar ettik.
Tabiî, bu görüşmemizde, çifte vatandaş durumunda olanlara -biraz evvel de ifade
ettiğim gibi- ısrarla, belli bir süre verelim, o süre bitiminde size yardımcı
olalım dedim.
Özellikle, sorunun çözümü
için Almanya'yla karşılıklı işbirliğine hazır olduğumuzu ve oluşturulacak
işbirliği ortamında yapılacak bir sözleşmeyle, bu kişilerin Alman hukuk düzeninde
kazandığı hakların korunmasının da sağlanacağı tarafımdan ifade edilmişti.
Aynı zamanda, bu
ziyarette, konu, uzmanlar düzeyinde de görüşülmüştü. Hemen orada teknik
heyetlerimizi kurduk ve iki taraf oturdu, biz Sayın Schily'le görüşmeler
yaparken, bu arkadaşlarımız da bir arada görüştüler. Bizim görüşmelerimiz
bittikten sonra da bu arkadaşlarımızın görüşmeleri devam etti.
Tabiî, görüşmemizde
önemli olan bir nokta da, Almanya, bizden, Hükümetimizden, çifte vatandaş
durumunda olan vatandaşlarımızın bir listesini istemiştir; ısrarla bu konu
üzerinde durmuşlardır; ancak, biz, vatandaşlarımızın haklarının korunması
bakımından ve ayrıca, Alman tarafının bu talebi, bizim yasalarımıza göre
vatandaşlarımızın kişisel hal bilgilerinin verilmesi anlamına geldiğinden
dolayı, isimlerini Almanya'ya vermemizin mümkün olmayacağını da açıkça orada
ifade ettik.
Değerli arkadaşlar, bu
konunun vatandaşlarımız için ne denli önemli olduğunu bildiğimiz için, benim
Alman İçişleri Bakanı Sayın Otto Schily'le görüşmeme ilave olarak, Başbakanımız
Sayın Recep Tayyip Erdoğan da, Almanya Başbakanının buraya geldiği sırada, bu
konuyu içeren bir dosyayı ve aynı teklifleri Sayın Alman Başbakanına da sunmuş
ve bu konunun bir an önce çözülmesini ondan da talep etmişlerdi. Almanya'da
yaşayan vatandaşlarımızın çifte vatandaşlıkla ilgili problemlerini çözmek
amacıyla, şunu ifade etmeliyim ki, Hükümetimiz her türlü girişimde bulunmuştur
ve bu girişimlere de devam etmektedir. Bu yöndeki çalışmalarımız da yoğun
olarak devam etmektedir. Söz konusu sorun çözüme kavuşturuluncaya kadar her
türlü gayreti, çalışmayı da göstereceğiz.
Sonuç olarak şunları
söyleyebilirim: 2000 yılından sonra yeniden Türk vatandaşlığına dönen
kişilerin, vatandaşlarımızın sorunu, gerek Almanya gerek Türkiye açısından,
hukukî olduğu kadar insanî ve sosyal boyutları olan bir sorundur ve biz, bu
kişilerle ilgili sorunun ancak ikili bir anlaşmayla çözülebileceğine
inanmaktayız. Alman Vatandaşlık Yasasının 25 inci maddesinin sonucu olarak
Alman vatandaşlığını kaybeden kişilerin sorunlarının, her iki tarafı
ilgilendiren ortak bir sorun olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de ortak bir çözüm
arayışı içerisinde bulunuyoruz. Mağdur olan vatandaşlarımız için, Alman
Vatandaşlık Yasasında, bir defaya mahsus olmak üzere, geçici bir yasal
düzenlemeye gidilerek, belirli bir tarihe kadar, iki vatandaşlıktan birini
tercih etmeleri için imkân tanınması -ki, biraz evvel uzun uzun anlattım- ve
benzer durumların ileride tekerrür etmemesi için yasal önlemlerin alınmasını
ısrarla savunuyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz.
Değerli arkadaşlarım,
böylesi önemli bir konuyu gündeme getirdiği için de, değerli arkadaşıma
teşekkür ediyorum; onun soru önergesinin de cevabı hazırlanmıştı, daha yeni
vermiş, aynı, bu şekilde, kendisine o cevabı da göndereceğiz.
Ben, bu vesileyle, Yüce
Meclisin siz değerli üyelerini tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
Saygıdeğer
milletvekilleri, gündemdışı ikinci söz, Bulgaristan'da yapılan seçim ve seçim sonuçlarıyla
ilgili söz isteyen Çanakkale Milletvekili İbrahim Köşdere'ye aittir.
Sayın Köşdere, buyurun
efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
2.-
Çanakkale Milletvekilli İbrahim Köşdere'nin, Bulgaristan'da yapılan seçim ile
seçim sonuçlarına ve Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisinin başarısında
Türklerin etkilerine ve beklentilerine ilişkin gündemdışı konuşması
İBRAHİM KÖŞDERE
(Çanakkale) - Sayın Başkan, sayın bakanlarım ve değerli milletvekili
arkadaşlarım; Bulgaristan'da 25 Haziran 2005 tarihinde yapılan erken genel
seçimle ilgili söz almış bulunmaktayım.
Yaklaşık 7 000 000
kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede, 240 sandalyeli Parlamentonun 40 ıncı Dönem
üyelerinin belirlenmesi için, seçmenler sandık başına giderek oy
kullanmışlardır.
240 milletvekilliği için
6 666 aday katılmıştır. Oyların yüzde 30,95'ini alarak, 82 milletvekiliyle
Sosyalist Parti sandıktan birinci çıkmıştır. Eski Kral Sipeon
Sakskoburgotski'nin iktidardaki partisi olan Ulusal Hareket yüzde 19,88'le
ikinci parti olurken, Parlamentoya 53 milletvekiliyle girmiştir. Çoğunluğunu
Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi seçimlerde yüzde
14,17 oy oranıyla 34 milletvekili çıkararak Bulgaristan'da üçüncü parti
olmuştur. Türk karşıtı propagandasıyla ATAKA Partisi yüzde 8,14 oy oranıyla 21
milletvekili çıkarak dördüncü parti olarak Meclise girmiştir. Dışişleri eski
Bakanı Nadejda Mihaylova Başkanlığındaki Demokratik Güçler İttifak Partisi
yüzde 7,68 oy oranıyla 20 milletvekili çıkarmış, beşinci parti olmuş. Eski
Başbakan İvan Kostov'un Başkanlığındaki Güçlü Bulgaristan İçin Demokratlar
yüzde 6,44 oy oranıyla 17 milletvekili çıkararak altıncı parti olurken, Sofya
Belediye Başkanı ve Serbest Demokratlar Birliği Başkanı Stefan Sofianski'nin
Başkanlığındaki Bulgar Halkı Birliği 5,19 oy oranıyla 13 milletvekili çıkararak
yedinci parti olarak Parlamentoya giren son parti olmuştur. 22 siyasî partinin
7'si Parlamentoda temsil hakkı kazanmış, diğer partiler yüzde 4 seçim barajına
takılıp Parlamentodışı kalmıştır.
Parlamento seçimleri için,
başta Türkiye olmak üzere, yurt dışında yaşayan Bulgar vatandaşları da oy
kullanmışlardır. Resmî olmayan verileri göre, Türkiye'ye göç eden ve oy
kullanma hakkına sahip 326 000 soydaştan en az 120 000'i Bulgaristan'a giderek
veya ülkemizde yoğun olarak ikamet edilen İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir,
Kocaeli, Yalova, Kırklareli, Çerkezköy, İzmit, Sakarya, Eskişehir, Lüleburgaz,
Çorlu, Tekirdağ, Antalya ve Edirne'de kurulan sandıklarda, Bulgaristan'dan göç
etmelerine rağmen, Bulgar pasaportu taşıyan vatandaşlarımız oy kullanmışlardır.
Çoğunluğunu Türklerin
oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Partisi oy oranını 1 misli artırarak, yüzde
14,17 oy oranıyla, 6'sı Bulgar vatandaşı olmak üzere toplam 34 milletvekiliyle
Meclise girmiştir.
Hak ve Özgürlükler
Partisinin başarısında, ülkemizde yaşayan ve Bulgar vatandaşlığı bulunan
vatandaşlarımızın kullandığı oy etkili olmuştur. Hak ve Özgürlükler Hareketi
Partisi, seçim öncesinde ortaya atılan tüm iddialara rağmen sandıktan büyük bir
başarıyla çıktı ve son onbeş yılın en büyük oy oranına ulaştı; Türkiye'de
yaşayan seçmenlere teşekkürü bir borç bilmesi gerekiyor, seçmenler vatandaşlık
görevini yerine getirmiş, artık sıra Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi ve
milletvekillerinindir. Soydaşlarımızın sorunlarına çözüm üretmek ve hak
ettikleri insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde iyi yaşam hakkının temini ve
aslî görevlerini yerine getirmelerini beklemektedirler.
Irkçı ve aşırı milliyetçi
ATAKA'nın Parlamentoda temsil hakkı elde etmesi ise son derece düşündürücüdür.
Irkçı söylemleriyle ortaya çıkan ATAKA'nın bir tehdit olabileceği, seçime
katılan bu partiye verilen oylara da saygı duyulması gerektiği, ancak her şeye
rağmen bekleyip sonucun görülmesi gerekmektedir. ATAKA lideri Siderov'un,
seçimden sonra düzenlediği basın toplantısında Türk ve Pomak vatandaşlarımız
hakkında yaptığı açıklamalar Bulgaristan ve Avrupa'da tepki çekmiştir.
Ortaya çıkan bu tabloya
göre iki partili bir koalisyon hükümeti BSP ve NDSV Partileri aralarında
kurulabiliyor; ancak, seçim öncesinde yapılan açıklamalar ve karşılıklı
suçlamalar bu partilerin ikili bir koalisyon kurmalarını zora sokmaktadır. Bu
yüzden merkez solda üç partili koalisyon ağırlık kazandığı gibi, siyasî
gözlemcilere göre ve seçim sonuçlarına bakıldığında bu formül içerisinde üyelerinin
çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi tartışmasız bir
şekilde koalisyon hükümetinde yer alacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Köşdere,
lütfen, konuşmanızı tamamlayınız size 1 dakikalık eksüre veriyorum.
İBRAHİM KÖŞDERE (Devamla)
- Hak ve Özgürlükler Partisinin,
koalisyon hükümetinde yer alarak milletvekillerinin bakan olması bizleri
gururlandıracaktır.
Seçim sonuçlarının
komşumuz Bulgaristan'a hayırlı olmasını diliyor ve Yüce Meclisimizi saygıyla
selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Köşdere.
Gündemdışı üçüncü söz,
Anadolu'nun turizm potansiyeli ve Aksaray'ın turizm değerleri hakkında söz
isteyen, Aksaray Milletvekili Ahmet Yaşar'a aittir.
Sayın Yaşar, buyurun. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
3.- Aksaray
Milletvekili Ahmet Yaşar'ın, Anadolu'nun turizm potansiyeli ile Aksaray'ın
turizm değerlerine, turizmde tanıtımın önemine ve bu konularda yapılması
gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması
AHMET YAŞAR (Aksaray) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anadolu'nun turizm potansiyeli ve
Aksaray'ın turizm değerleriyle ilgili düşüncelerimi açıklamak üzere gündemdışı
söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyeti sevgi ve saygılarımla
selamlıyorum.
Turizm; başlangıçta,
yalnız, zevk için seyahat etme olgusunu tanımlayan bu terim, günümüzde, bu tür
seyahate bağlı faaliyetlerin tümünü birden içine alır. Zevk için seyahat etme
alışkanlığının geçmişi antik çağa kadar uzanır. Zengin Yunanlar ve daha da zengin
Romalılar, sık sık kaplıcalara giderlerdi. Bu turizm hareketi orta çağda da,
hac ziyaretleri, askerî seferler ve kaplıca işletmeciliğiyle sürdü. Rönesansta
zevk için yapılan seyahatler arttı. 18 inci Yüzyılda, İngiltere'de de, Bath ve
Dalmaçya kıyıları gibi, su kenarlarındaki şehirlere ilgiler arttı. Akdeniz
kıyıları turistlerin uğrak yerleri olmaya başladı. 19 uncu Yüzyılda
demiryollarının gelişmesiyle, turizmde gerçek bir patlama oldu. Turizmi
rasyonel bir biçimde organize etme çabaları başladı. Bu yüzyılın ortalarında
birçok turist organizasyonu yapan kulüplere, küçük ve orta büyüklükte otellerin
yanına, birçok lüks otelin yapıldığına da tanık olundu.
Bütün bunlara rağmen,
turizm, ancak, İkinci Dünya Savaşından sonra gerçek anlamda gelişti. 1944 yılında,
Fransa'da, Turizm ve Çalışma Derneği kuruldu. Artık, kitle turizmi çağına
girilmiş oldu. İnsan ömrünün uzaması, emeklilik yaşının indirilmesi, gelirlerin
artması, haftalık çalışma sürelerinin kısaltılması, ücretli izin süresinin
artırılması gibi olgular boş zamanların çoğalmasına yol açtı. Şehirlerde
yaşayanların şehir sıkıntılarından kaçmak istemeleri turizmi hareketlendirdi.
Bu şekilde sanayi toplumunun bazı özelliklerinden kaynaklanan turizm, Batılılar
için temel bir ekonomik ve sosyal olgu haline geldi. İşte, bu talebi karşılamak
için, devletler, ulusal turizm politikalarını yürürlüğe soktu. Hava
taşımacılığının gelişmesiyle, turizmde de akıl almaz bir gelişme olmuştur.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; turizm, ikiyüz yıllık geçmişi olan bir sektördür ve şu anda
dünyada tüm sektörlerde durgunluk varken, turizm yüzde 5 civarında büyüyen bir
sektördür. Turizm amaçlı seyahat eden insan sayısı dünyada 700 000 000
civarında ve takribi 700 milyar dolarlık bir parasal hacme sahip olup, dünyanın
en büyük sektörüdür.
Turisti bir ülkeye çeken
elbette çeşitli sebepler vardır. Bunların başında, gidilecek ülkenin
güvenirliliği, ulaşımın kolaylığı, fiyatın uygunluğu, iklimin güzelliği, tarihî
ve kültürel değerleri, doğal çevre güzellikleri, denizi, kumu, termal
tesisleri, spor tesisleri, kayak tesisleri vesaire gibi çeşitli etkinlikler
gelmektedir.
Türkiye'nin sahip olduğu
doğal çevre güzellikleri, tarihî ve kültürel birikimi, uygarlıkların beşiği
olması, dinlerin ve birçok medeniyetlerin yaşadığı bir ülke olması nedeniyle
son derece önemli bir turizm merkezidir. Son yıllarda turizm alanında yapılan
36 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'nin bu işe ne kadar önem verdiği de
görülmektedir. Ancak, tüm bunlar yeterli midir; elbette, değildir. Türkiye'nin
sahip olduğu turistik değerleri, her nedense, bugüne kadar hâlâ iyi
anlatabilmiş değiliz. Ne kadar değerli turistik varlıklarınız olursa olsun,
eğer bunları tanıtamamışsanız, yeterli turisti çekemezsiniz. Tanıtım için
yeterli kaynağımız var ve bunu da harcıyoruz; ancak, maalesef, karşılığını
alamıyoruz.
Bilimsel bir araştırma
tezine göre, Türkiye, tanıtıma 2000 yılı itibariyle 61 000 000 dolar civarında
harcamış, İspanya ise 63 000 000 dolar civarında harcamış. Türkiye, tanıtım
için harcadığı 1 dolarına 125 dolar kazandırabilmiş, İspanya ise 1 dolarına 465
dolar kazandırmıştır. Bu, tanıtımın isabetli yapılmadığını gösteriyor. Turizm,
ülkemiz için henüz çok genç bir sektördür. Bu yüzden, otellerimiz hem çok yeni
hem de en son teknolojiyle donatılmıştır. Avrupa Birliğine en hazır sektör
turizm sektörüdür; ancak, uygulanan fiyatlar son derece düşük olmasından dolayı
arzu edilen gelir elde edilememektedir. Turizm sektöründen bizden çok pay alan
ülkelerin bizim kadar turistik malzemeleri yoktur; ancak, iyi tanıtımla çok
güzel turist çekmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Yaşar,
konuşmanızı tamamlar mısınız lütfen.
AHMET YAŞAR (Devamla) -
Eyfel Kulesi yılda 30 000 000 turist
çekerken, bizde, deniz turizmi, kış turizmi, termal turizm, sağlık turizmi,
kongre turizmi, fuar turizmi, inanç turizmi, kültür turizmi, spor turizmi gibi
olanaklara rağmen, geçen yıl, ancak 17 000 000 turist çekebilmişiz. Diğer
turizm ülkelerine göre Türkiye'de yaşam zaten daha ucuzdur. Acentelerde ucuz turiste
yönelik faaliyetlerinden dolayı, en ucuz turist bize gelmektedir. Halbuki,
Türkiye'nin turizm değerleri devlet tarafından çok daha iyi tanıtılabilseydi,
diğer ülkelere giden zengin turistleri buraya çekebilirdik diye düşünüyorum. Şu
anda bize gelen 17 000 000 turistin, Türkiye'ye turist getiren acentelerin
kendi gayretleri ve paralarıyla yaptıkları tanıtım sonucunda olduğunu
düşünüyorum. Turizm olgusu bir tanıtım ve pazarlama işidir. Ne kadar turizm
potansiyeliniz olursa olsun, bunu tanıtamazsanız, istediğiniz verimi
alamazsınız.
Türkiye tanıtım yaparken,
artık…
BAŞKAN - Sayın Yaşar,
süreniz azalıyor; lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.
AHMET YAŞAR (Devamla) -
Sayın Başkan, hemen tamamlıyorum.
…her turistik değerini
ayrı ayrı tanıtmalıdır. Örneğin, İstanbul başlı başına çok önemli bir turizm
merkezidir, İstanbul tek başına tanıtılmalıdır. Buna benzer turistik değerleri
olan iller tek tek öne çıkarılarak tanıtılmalıdır. Mesela, Kapadokya, Efes,
Pamukkale, Antalya, Datça, Kuşadası, Karadeniz, Mardin, Urfa, Diyarbakır,
Hatay, Erzurum, Trabzon, Van, Konya, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve
daha sayamadığımız birçok illerimiz var. Bunlardan başka, Anadolu'da daha
birçok ilimiz, âdeta açık hava müzesi gibidir. Termal turizmi, dağ turizmi, dinlence
turizmi, tarih turizmi, kültür turizmi, inanç turizmi gibi birçok turizm
değerlerini birlikte taşıyan onlarca ilimiz var.
Yapılması gereken şudur:
Her ilin turizm değerleri, Turizm Bakanlığınca ele alınarak, bir master plan
yapmak ve bunu zamanla hayata geçirmektir. Yani, turizm varlıklarını ortaya
çıkararak gerekli önemi vermek, onları restore etmek, çevrelerini düzenleyerek
o ildeki diğer turistik değerlerle entegre hale getirmek gereklidir. Örneğin,
turist geliyor, ilde kilise var, kiliseyi görmek, kiliseye giden yol…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Yaşar,
sürenizi uzattım; ama, o metni bitirmeniz için değil. Lütfen, son cümlelerinizi
alayım, kapatayım. Daha Aksaray'a gelemediniz.
AHMET YAŞAR (Devamla) -
Aksaray'a da geleceğim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Son cümlenizi
alalım da kapatalım, lütfen.
Sayın Yaşar, istirham
ediyorum, son 1 dakikalık süre veriyorum, lütfen konuşmanızı tamamlayınız.
ALİ YÜKSEL KAVUŞTU
(Çorum) - Çorum da var!..
AHMET YAŞAR (Devamla)
- Tabiî ki, Çorum da var.
Kiliseye giden yollar toz
toprak, oraya zorla gidiliyor; bir de bakıyor ki turist, maalesef, kilisenin
yerinde yeller esiyor, tahrip olmuş bir varlıkla karşılaşıyor.
Mesela, Aksaray'da
yapılan kazılarda, Aşıklı Höyük'te, milattan önce 8000 yılında yapılmış ilk
insanların yerleşik hayata geçişlerini belgeleyen izler tespit edilmiştir.
Yine, Aksaray'da Acem
Höyük'te milattan önce 3000 yıllarında insanların yaşadığı tespit edilmiştir.
Burada 3 600 metrekare ve…
BAŞKAN - Sayın Yaşar, son
30 saniyeniz, lütfen tamamlayınız.
AHMET YAŞAR (Devamla) -
…5 460 metrekare alanı kaplayan iki adet saray açığa çıkarılmıştır. Saray
toprağın altından çıkarılınca, tabiat şartlarına dayanamamış ve duvarlar yavaş
yavaş yıkılmaktadır.
Sayın Başkan, o zaman
biraz kısaltayım konuşmamı.
BAŞKAN - Sayın Yaşar,
konuşmanız bittiğinde… Lütfen, istirham edeyim… Lütfen… Lütfen….
AHMET YAŞAR (Devamla) -
Mesela, Güzelyurt İlçesinde milattan önce 2500 yıllarına dayanan yaşam vardır
ve bu 4 500 yıllık tarih dimdik ayakta durmaktadır; ama, bakıma ihtiyacı
vardır.
Yine, Aksaray'da Ihlara
Vadisinde ve Manastır Vadisinde 200 civarında kilise vardır…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
ORHAN ERASLAN (Niğde) -
Ahmetciğim, biz iktidar olunca Aksaray'a bakacağız; not ettik.
BAŞKAN - Sayın Yaşar,
teşekkür cümlenizi alayım; çünkü, malumunuz, turizmin bütün sorunlarını
halledemeyiz burada. Lütfen, son cümlenizi, teşekkürünüzü alayım.
Buyurun efendim.
AHMET YAŞAR (Devamla) - O
zaman şunu söylemek istiyorum değerli milletvekili arkadaşlara: Aksaray gibi
birçok il de, elbette, turistik değerlere sahiptir. Aksaray'da bu turistik
değerleri tanıtmak için 8-9-10 Temmuz günlerinde Aksaray Kültür ve Turizm
Festivali yapılmaktadır. Bu turizm ve kültür festivalinde sizleri Aksaray'da
ağırlamaktan onur duyarız.
Hepinize sevgi ve
saygılar sunuyorum. (AKP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Sayın milletvekilleri,
gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
Sözlü soru önergesinin
geri alınmasına dair bir önerge vardır, okutuyorum :
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Iğdır
Milletvekili Dursun Akdemir'in (6/1216) esas numaralı sözlü sorusunu geri
aldığına ilişkin önergesi (4/312)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının 179 uncu sırasında yer alan (6/1216) esas numaralı sözlü
soru önergemi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla
arz ederim.
Dursun Akdemir
Iğdır
BAŞKAN - Sözlü soru
önergesi geri verilmiştir.
2 adet Meclis araştırması
önergesi vardır; okutuyorum:
C) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Malatya
Milletvekili Ahmet Münir Erkal ve 37 milletvekilinin, İnönü Üniversitesi
Rektörlüğü hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/301)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Ülkemizin bugün tüm kamu
kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle, bilimin gerekleri
doğrultusunda geleceği yakalamak arzusunu hayata geçirmenin yollarını aramakta
olduğu bir dönemde, özellikle çağdaş medeniyetin lokomotifi olma özelliğine
sahip üniversitelerimizin bazılarında bu çerçevenin dışına çıkılarak keyfî
yaklaşımların sergilendiğini, hukuka ve kanuna aykırı uygulamaların yapıldığını
görmekteyiz.
Malatya İnönü
Üniversitesi Rektörü hakkında gerek Malatya gerekse ülkemiz kamuoyunda çıkan
iddialar, sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer kişilerin rektör hakkındaki
ihbarları; rektörün, araştırma görevlileri, öğretim üyeleri ve üniversitede
çalışan işçiler üzerinde uyguladığı iddia edilen hukuka aykırı ve haksız
uygulamaları, bu araştırma önergesinin temel nedenlerini oluşturmaktadır.
Bu iddialarda devlet
bütçesinden aktarılan milyarlarca lira ödenek, fon, teknolojik imkân ve
olanakların hukukdışı bir anlayışla farklı amaçlar için kullanıldığı ifade
edilmekte, halkımızın gözü önünde cereyan eden bu uygulamalar sonucu eğitim ve
öğretimin saygınlığı zedelenmekte, bu güzide çağdaş eğitim kurumlarımız toplum
tabanlı tartışmaların odağı haline getirilmeye çalışılmaktadır.
Özellikle Türkiye'ye ve
Ortadoğu ülkelerine hizmet vermek için kurulmuş olan Turgut Özal Tıp Merkezinde
çok sayıda öğretim üyesinin görevinden ayrılması, bu merkezi her geçen gün daha
işlevsiz hale getirmekte ve bu durum Malatya kamuoyunda çok ciddî tepkilere
neden olmaktadır. Bu ortamın oluşturduğu kaynak israfı bölgeyi etkileyecek bir
tartışma konusudur ve esefle değerlendirilecek boyuttadır.
Bu iddialarla gündeme
gelen yolsuzluk, usulsüzlük, keyfîlik ve akademik kıyım, Parlamentonun denetim
yollarını harekete geçirmesini gerektirmektedir. Böylece, sorumluluk sahibi
olanların gerek yargı organlarında gerekse millet önünde hesap vermesinin yolu
açılmalıdır.
Yukarıda özet olarak
sunulan sebepler çerçevesinde yerelde Malatya, genelde ise ülkemiz kamuoyunda
büyük bir tartışmanın odağı haline gelen Malatya İnönü Üniversitesinde
yaşananlar ve Rektörünün yapmış olduğu işlem ve eylemlerinin araştırılarak,
alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 ve TBMM
İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddelerine göre Meclis araştırması açılması
gereğini saygılarımızla arz ederiz.
1. Ahmet Münir Erkal (Malatya)
2. Abdullah Çalışkan (Adana)
3. Remzi Çetin (Konya)
4. Yüksek Çavuşoğlu (Karaman)
5. Selami Uzun (Sivas)
6. Ali Sezal (Kahramanmaraş)
7. Mehmet Çerçi (Manisa)
8. Ziyattin Yağcı (Adana)
9. Avni Doğan (Kahramanmaraş)
10. Halil Kaya (Van)
11. Hanefi Mahçiçek (Kahramanmaraş)
12. Mehmet Ali Bulut (Kahramanmaraş)
13. Ersönmez Yarbay (Ankara)
14. Mehmet Alp (Burdur)
15. Eyyüp Sanay (Ankara)
16. Kemalettin Göktaş (Trabzon)
17. Ahmet Çağlayan (Uşak)
18. Mustafa Duru (Kayseri)
19. Zülfü Demirbağ (Elazığ)
20. Niyazi Özcan (Kayseri)
21. Hacı Biner (Van)
22. Mustafa Said Yazıcıoğlu (Ankara)
23. Mehmet Fehmi Uyanık (Diyarbakır)
24. Osman Aslan (Diyarbakır)
25. İlyas Arslan (Yozgat)
26. Burhan Kılıç (Antalya)
27. Rıtvan Köybaşı (Nevşehir)
28. Mehmet Çiçek (Yozgat)
29. Hasan Aydın (Giresun)
30. Adem Tatlı (Giresun)
31. Cahit Can (Sinop)
32. Mehmet Beyazıt Denizolgun (İstanbul)
33. Mehmet Asım Kulak (Bartın)
34. Fahri Çakır (Düzce)
35. Mustafa Nuri Akbulut (Erzurum)