DÖNEM
: 22 YASAMA
YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 89
117 nci Birleşim
24 Haziran 2005 Cuma
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMALAR
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Ağrı Milletvekili Naci Aslan'ın, Doğu
ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde erken yaşta evlendirilen çocukların
mağduriyetleri ile bu konunun çözümü için alınması gereken önlemlere ilişkin
gündemdışı konuşması
2.- Denizli Milletvekili Mustafa
Gazalcı'nın, 45 inci ölüm yıldönümünde köy enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı
Tonguç'un, eğitimci-araştırmacı kimliğine ilişkin gündemdışı konuşması
3.- Zonguldak Milletvekili Fazlı
Erdoğan'ın, Zonguldak Karadon Müessesesi Kilimli İşletme Müdürlügünde meydana
gelen göçük ve sonrasında yaşanan olaylara ilişkin gündemdışı konuşması ve
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman ve
22 milletvekilinin, GAP bölgesinde aşırı ve bilinçsiz sulamadan kaynaklanan
sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/294)
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
2.- Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm
ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/995) (S. Sayısı: 940)
3.- Ankara Milletvekili Salih Kapusuz'un;
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/548) (S. Sayısı:
957)
4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup
Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in; Sıvılaştırılmış Petrol Gazları
(LPG) Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve
Bütçe Komisyonu Raporu (2/538) (S. Sayısı: 955)
VI.-
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden
düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak
beş oturum yaptı.
Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz,
Bosna-Hersek Srebrenica katliamının 10 uncu yıldönümüne,
İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen,
emekli, dul ve yetimler ile memurların sorunlarına,
İstanbul Milletvekili Şükrü Mustafa
Elekdağ, Federal Almanya Parlamentosunun 1915 yılında cereyan eden Ermeni
olaylarıyla ilgili aldığı karara,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Diyarbakır Milletvekili Mehmet Fehmi
Uyanık'ın Millî Savunma Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Adana Milletvekili Atilla Başoğlu ve 22
milletvekilinin, ülkemizdeki su kaynaklarının tespiti ile etkin idare ve koruma
yöntemlerinin(10/292),
Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı ve 22
milletvekilinin, Erzurum Atatürk Üniversitesi 2004-2005 öğretim yılı
mezuniyet töreninde bir velinin salona
alınmaması olayının (10/293),
Araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel
Kurulun bilgisine sunuldu, önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve
öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı,
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 173 üncü sırasında yer alan 592'ye 1 inci ek sıra sayılı
komisyon raporunun bu kısmın 3 üncü sırasına alınmasına ilişkin CHP Grubu
önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği,
Açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz
gelmediğinden, ertelendi.
2 nci sırasında bulunan, Sivil Havacılık
Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının (1/995) (S.
Sayısı: 940), görüşmelerine devam olunarak 25 inci maddesine kadar kabul
edildi.
Kastamonu Milletvekili Musa Sıvacıoğlu,
Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, konuşmasında, şahsına sataştığı
iddiasıyla bir açıklamada bulundu.
Alınan karar gereğince, 24 Haziran 2005
Cuma günü saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 22.58'de son verildi.
İsmail
Alptekin
Başkanvekili
Harun Tüfekci Yaşar Tüzün
Konya Bilecik
Kâtip Üye Kâtip
Üye
II.- GELEN KÂĞITLAR
24 Haziran 2005 Cuma
Teklifler
1.- Kocaeli Milletvekili Sefa Sirmen ile 11
Milletvekilinin; Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi (2/549) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2005)
2.- Kayseri Milletvekili Adem Baştürk ile 2
Milletvekilinin; Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi (2/550) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.6.2005)
Raporlar
1.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim,
Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/1047) (S. Sayısı: 954) (Dağıtma
tarihi: 24.6.2005) (GÜNDEME)
2.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili
Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in; Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG)
Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe
Komisyonu Raporu (2/538) (S. Sayısı: 955) (Dağıtma tarihi: 24.6.2005) (GÜNDEME)
3.- Ankara Milletvekili Salih Kapusuz'un;
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Anayasa Komisyonu Raporu (2/548) (S. Sayısı:
957) (Dağıtma tarihi: 24.6.2005) (GÜNDEME)
Meclis Araştırması Önergesi
1.- Şanlıurfa Milletvekili Yahya AKMAN ve 22 Milletvekilinin, GAP
bölgesinde aşırı ve bilinçsiz sulamadan kaynaklanan sorunların araştırılarak
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün
104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/294) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.6.2005)
Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- İstanbul Milletvekili
Kemal KILIÇDAROĞLU'nun Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirilmeden önce
borçlandırılarak hisse değerlerinin düşürüleceği iddialarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6125)
2.- Adana Milletvekili N.
Gaye ERBATUR'un, AB sürecinde doğrudan yabancı yatırım teşviki için yapılacak
değişikliklere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6130)
3.- Adana Milletvekili N.
Gaye ERBATUR'un, AB ile müzakere sürecini yönetecek idari bir kadro oluşturulup
oluşturulmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6131)
4.- Rize Milletvekili
İlyas ÇAKIR'ın, BOTAŞ'ın doğalgaz ithalat lisansındaki bir şarta ilişkin Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6142)
5.- Adana Milletvekili
Atilla BAŞOĞLU'nun, yabancılara verilen madencilik ruhsatlarının sürelerine
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6143)
6.- Adana Milletvekili
Atilla BAŞOĞLU'nun, ATAŞ Rafinerisi yangınına ve bazı rafinerilerdeki hırsızlık
iddialarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/6144)
7.- Antalya Milletvekili
Osman ÖZCAN'ın, akaryakıt bayilerinin lisans sorununa ilişkin Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6146)
8.- Kırşehir Milletvekili
Mikail ARSLAN'ın, Kütahya-Gediz-Gökler Beldesinde meydana gelen grizu
patlamasına ve ülkemizdeki kömür ocaklarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından
yazılı soru önergesi (7/6149)
9.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT'ün, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapımı planlanan Kura Nehri
Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/6150)
10.- Trabzon Milletvekili
Asım AYKAN'ın, bir futbol maçında yaşanan hakem hatalarıyla ilgili bazı
iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali ŞAHİN)
yazılı soru önergesi (7/6159)
11.- İzmir Milletvekili
Ahmet ERSİN'in, Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu seçimlerinin
iptaline ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali ŞAHİN)
yazılı soru önergesi (7/6164)
12.- Sinop Milletvekili
Engin ALTAY'ın, eğitime katkı payı gelirlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı
soru önergesi (7/6166)
13.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR'in, İstanbul, Ankara ve İzmir'de bulunan doktor ve hasta sayısı
ile ebe bulunmayan sağlık ocaklarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru
önergesi (7/6173)
14.- Çanakkale
Milletvekili Ahmet KÜÇÜK'ün, sağlık personelinin döner sermayeden aldığı paya
ve sağlık personeli ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/6174)
15.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Almanya Başbakanının Fener Rum Patrikhanesine
ziyaretine ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru
önergesi (7/6192)
16.- İstanbul
Milletvekili Onur ÖYMEN'in, Amerika'nın İncirlik Üssünü kullanımıyla ilgili
kararnameye ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru
önergesi (7/6193)
Açılma Saati: 14.00
24 Haziran 2005 Cuma
BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Ahmet Gökhan SARIÇAM
(Kırklareli)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 117 nci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı
vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Konuşma süreleri 5'er
dakikadır. Hükümet bu konuşmalara cevap verebilir. Hükümetin konuşma süresi 20
dakikadır.
Gündemdışı ilk söz, Doğu
ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde erken yaşta evlendirilen çocukların
mağduriyetleri ve çözüm önerileriyle ilgili söz isteyen Ağrı Milletvekili Naci
Aslan'a aittir.
Saygıdeğer milletvekili
arkadaşlarım, hatiplerin grup adına veya şahısları adına konuşma sürelerine
azamî titizlik göstermelerini, hatip olan arkadaşlara sadece 1 dakikalık uzatma
süresi vereceğimi konuşmacılara hatırlatıyorum. Tekrar, heyetinize saygılar
sunuyorum.
Sayın Aslan, buyurun
efendim.
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Ağrı
Milletvekili Naci Aslan'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde erken yaşta
evlendirilen çocukların mağduriyetleri ile bu konunun çözümü için alınması
gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması
NACİ ASLAN (Ağrı) - Sayın
Başkan, sayın milletvekilleri; gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi
saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım,
günlerce radyo, televizyon ve gazetelerde, Ağrı'da genç bir çocuğumuz, kızımız
ve genç erkeğimizin evlendirilme muamelesi söz konusuydu. Bunun, tabiî, sosyal
boyutuyla ele alınması gerekiyor. Gönlüm isterdi ki, medyamız, Ağrı'nın
fukaralığını, geri kalmışlığını, eğitim düzeyini, sağlık düzeyini, işleseydi;
Ağrı nasıl kalkındırılır, bu fakirliğin, bu fukaralığın önüne nasıl geçilir,
nasıl çözüm önerileri üretilir, ondan bahsetseydi. Bunun tamamen eğitimsizlikten
kaynaklandığını vurgulamak istiyorum. Zaten, her milletvekilimiz veya Türkiye
Cumhuriyetinin sınırları içerisinde yaşayan her yurttaşımız bu konuları
biliyor, her bölgemizde de hemen hemen bunlar cereyan eden meseleler. Mesele, o
kadar, pek de önemli olmadığı için, eğitimden kaynaklandığı için, ben eğitim
üzerinde durmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım,
Ağrı'da eğitim, gerçekten çok zor durumda. Ben, 14 Ocak 2003 tarihinde
Cumhuriyet Halk Partisinin 119 sayın milletvekilinin imzasıyla, Ağrı Dağı
Üniversitesinin kurulması noktasında bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunmuştum. O gün Sayın Bülent Arınç Bey'le Ağrı'ya giderken, Ağrı'nın
genç girişimcileri, Ağrı'nın esnafı ve okumuş aydını çok liyakat içerisinde kalarak, terbiyelerini bozmadan, gerçek
bir saygı çerçevesi içerisinde Sayın Meclis Başkanımıza Ağrı Dağı
Üniversitesinin kurulmasıyla ilgili yardım edilmesi noktasında dilekte
bulundular. Sayın Başkanımız da buna olumlu bir bakış açısıyla cevap verdi.
Şimdi, Ağrı Dağı
Üniversitesi, inşallah, temmuz ayında, Erzurum Atatürk Üniversitesi Senatosu ve
Van Yüzüncü Yıl Üniversitelerimizden fen ve edebiyat fakültelerinin kurulma
kararı çıkar, YÖK de buna karar verirse, büyük işadamımız İbrahim Çeçen Bey,
tüm mefruşatlarıyla beraber binaları yapıp Bakanlığımıza teslim edecek. Ben, bu
müjdeyi Ağrı halkına vermek istiyorum.
AHMET YENİ (Samsun) -
Hocam, sizi destekleyeceğiz.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri,
diğer taraftan, şu anda, Ağrı'da 118 000 çocuğumuz okumaktadır. Şu anda mevcut
olan öğretmen sayısı 2 888, ihtiyaç duyulan 1 603; göreve, bu sene, 2005
yılında, Millî Eğitim Bakanlığımızın Ağrı'ya gönderdiği öğretmen sayısı 131;
buna karşın, 1 603 öğretmene ihtiyaç varken, bir de 422 öğretmen Ağrı'dan
alınıyor ve bizim şu anda derslik olarak da 1 251 dersliğe ihtiyacımız var.
Şu müjdeyi bütün
Ağrılılara ve gerçekten aynı ıstırabı çeken Türk Halkına vermek istiyorum.
Ağrı'nın büyük işadamlarınca, çok şükür ki, bu sene, Ağrı'da 22 tane ilköğretim
okulu ve 1 tane de fen lisesi temeli atılmış ve inşaatlar devam ediyor; bu da
millî eğitimimize büyük bir katkıdır.
Dolayısıyla, ben diyorum
ki, değerli arkadaşlar, mutlak surette, Ağrı gibi, Ortaanadolu gibi geri kalmış
bölgelerimize, küçük mezralara,
düşünün ki, Ağrı'da 586 tane muhtarlık var, bunların her birisine küçük
okul yaptırdığınız zaman, hem masraflar büyük olur hem personel ihtiyacı yüksek
düzeyde olur; artı, eğitimin kalitesi de düşer. Ama, eğer YİBO dediğimiz yatılı
bölge okulları merkezî bölgelerde yapılırsa ve bu çocuklarımız burada
okurlarsa, kız çocuklarımızın da bir üst derecedeki okula intikali söz konusu
olabilir; aksi halde olmaz. Niçin olmaz; köy okulunda kızımız gidip okuyor;
ama, 5 inci sınıfı bitirdikten sonra, ilçe merkezinde baba ana bir ev tutmak
zorunda kalıyor; bu evi tutacak maddî imkânı yok. Aynı zamanda, belli,
biliyorsunuz, toplum olarak dinsel ve namus bakımından çok muhafazakâr
olduğumuz da ortada. O taraftan da bir korkusu var; dolayısıyla, kızımızı okula
göndermiyor.
Yalnız, ben, memnuniyetle
müşahede ediyorum. UNICEF ile Millî Eğitim Bakanlığımızın bu sene "haydi
kızlar okula" demesiyle, 600 000 kız öğrencimizin, eşitlik ilkesi
içerisinde, karşı cinsleriyle eşit bir seviyeye getirilmesi girişimi memnuniyet
vericidir ve tutmuştur. Şu anda 40 000 kızımız okula devam etmektedir bu
hareketle, bu faaliyetle.
Onun için, ben, şunu
diyorum: Bunu destekliyorum; ayrıca, Millî Eğitim Bakanımızın şu anda Meclis
gündemine getirmiş olduğu ve 30.4.1992 tarih ve 3797 sayılı Kanunun 61 inci
maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin ikinci fıkrasının….
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Aslan, 1
dakikalık sürenizi başlatıyorum; lütfen konuşmanızı tamamlayınız efendim.
Buyurunuz.
NACİ ASLAN (Devamla) -
... dördüncü fıkranın değiştirilmesi, ikinci fıkranın kaldırılmasına, ben,
şimdiden katkı koyuyorum; çünkü, öğretmenlere belli bir statü uygulanmazsa,
doktorlarımıza statü uygulanmazsa, arkadaşlar, oralara gitmezler.
Ben, burada,
aracılığınızla, bütün doktorlara sesleniyorum; allahaşkına, hipokrat yemini
ettiniz. Gidin, bu fakir bölgelerimizde hiç olmazsa bir iki sene görev yapınız;
ki, fazla para kazanmak istiyorsanız, en iyi para oralarda kazanılıyor. Ben
Patnos'un Develi Beldesine gittim, 5 000 nüfusu var arkadaşlar. Bu 5 000 nüfusa
iğne vuracak tek bir hemşire bile yok. Sağlık Bakanlığımız son zamanlarda
yapmış olduğu girişimlerle bunu sağladı; ama, mütehassıs doktor olmadığı için,
yazılan bir reçete, 85 kilometre geliyor ile, 85 kilometre geri dönüyor; yani,
190 kilometreden sonra ilaç alınabiliyor. Bu çok vahim bir durum. İnsan
sağlığı…
Değerli arkadaşlarım, en
acı durumumuz Doğubeyazıt Gümrük kapısı. Doğubeyazıt halkı perişandır. Mazot
ticareti ve sınır ticareti engellendiği için…
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Aslan,
teşekkür ediyorum.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Son bir dakika bana müsaade edin, rica ediyorum.
BAŞKAN - Hayır…
NACİ ASLAN (Devamla) -
Sayın Başkan, çok rica ediyorum.
BAŞKAN - Şimdi,
haklısınız da, daha sonraki bir arkadaşa niye bir dakika vermediğimi izah
edemem.
Teşekkür ederim efendim.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Çok rica ediyorum zatıâlinize.
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)
- Bir dakika daha verin.
BAŞKAN - Sayın Gazalcı,
iyi söylüyorsunuz da, sizin sürenizi uzatmam.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Bir dakika daha müsaade edin.
AHMET YENİ (Samsun) -
Sayın Başkan, bir dakika müsaade edin.
BAŞKAN - Sayın Aslan,
saygıdeğer arkadaşlarım; bakınız, önceden sizlere izah ediyorum, arz ediyorum
huzurunuzda, diyorum ki; konuşmanızı ona göre tamamlayın. 5 dakikada
Türkiye'nin hiçbir meselesini halledemeyiz. Konuya temas ediyorsunuz, söylüyorsunuz;
ama, burada sorunun çözümü için bir gayret sarf ediyorsanız, bu, 5 dakikada
olmaz; siz de takdir edersiniz bunu.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Sayın Başkan, dönemin sonu itibariyle bir dakika daha müsaade ederseniz…
Lütfen…
AHMET YENİ (Samsun) - Bir
dakika daha verin.
BAŞKAN - Saygıdeğer
arkadaşlarım…
NACİ ASLAN (Devamla) -
Son dönemde bir dakika daha verseniz Sayın Başkan, ne olur ki?!
BAŞKAN - Bakınız, Sayın
Aslan, size bir dakika verdiğim zaman adaletli uygulamam gerektiği noktasında
öbür arkadaşlara da bir dakika vermem…
NACİ ASLAN (Devamla) -
Başkan, müsaade edin.
BAŞKAN - Hayır, kendi
kararımı ihlal ettiğim zaman, onlara da vermem lazım. Sizinkini başlatıyorum,
onlara da mecburen vereceğim; fakat, şunu söylüyorum: Bakınız, konuşmanız
bittiği andan itibaren, cümleniz ağzınızda kalsa bile açmayacağım. Bunu
söylüyorum.
Buyurun.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Değerli arkadaşlar, sizin bu iyi niyetinize, Başkanımın müsamahasına çok
teşekkür ediyorum.
Bu elimdeki evraklar,
muhtarların dilekçeleri, Patnos Kaymakamıyla ilgili.
Değerli arkadaşlarım,
düşünün, bir kaymakam, eğer 62 tane muhtarın burada imzası varsa, İçişleri
Bakanına gidiyorsa, halkı makamına almıyorsa, af buyurun, halka bilmem ne
yapıyorsa, bu idareci olamaz. İdareci, halkla bütünleşmeli, halkın sorunlarını
halktan dinlemelidir. Diğer taraftan, Araphan Şanlı, Ağrı Tarım İl Müdürü,
muhtarı makamında tokatlıyor arkadaşlar; çok vahim bir durumdayız. Ben onun
için, arz etmek için buraya geldim. O bölgelere gönderdiğimiz devletin
memurları mutlaka, hamiyetli, erdemli, hukuku bilen, adaletli ve inançlı olmak
zorundalar. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AHMET YENİ (Samsun) -
Hepsinin öyle olması lazım.
NACİ ASLAN (Devamla) -
Ben şunu söylüyorum, arz ediyorum, o nedenle benim sizden ricam... Ben zaten
bir önceki konuşmamda demiştim, Erzurum-Ağrı sınırına "acemiler eğitim
kampına hoş geldiniz" diye, levha asacağım.
Hepinize saygılar
sunuyorum, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
Gündemdışı konuşmak
üzere, Sayın Gazalcı buyurun.
Sayın Gazalcı, başta ilan
ettiğim hususu, Naci Beyin, sizin ve Genel
Kuruldaki arkadaşların ısrarı üzerine kaldırdım. Sürenizi baştan 7
dakika olarak belirleyeceğim; ama, kesinlikle ondan sonra bir 10 saniye bile
isteme durumunuz olmayacaktır.
Baştan sürenizi verdim,
sonra tekrar 2 dakika filan diye herhangi bir talebiniz olmasın.
Buyurun efendim.
2.- Denizli
Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, 45 inci ölüm yıldönümünde köy enstitülerinin
kurucusu İsmail Hakkı Tonguç'un, eğitimci-araştırmacı kimliğine ilişkin
gündemdışı konuşması
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)
- Peki Sayın Başkanım, çok teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 23 Haziran
1960 tarihinde aramızdan ayrılan büyük eğitimci, köy enstitülerinin kurucusu
İsmail Hakkı Tonguç'u 45 inci ölüm yıldönümünde anmak için gündemdışı söz
aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.
İsmail Hakkı, köyünde
ilkokulu bitirdikten sonra binbir güçlük içinde İstanbul'a gelerek zamanın
Millî Eğitim Bakanı Şükrü Beye çıkmış, okumak istediğini bir dilekçeyle
bildirmiştir. Bakanın ilgisiyle önce birbuçuk yıl Kastamonu Öğretmen Okulunda okuduktan
sonra İstanbul Öğretmen Okulunu bitirmiştir. Daha sonra, Almanya'ya
gönderilerek öğrenimini ilerletmiştir.
Yurda döndükten sonra,
Eskişehir, Konya, Adana, Ankara Öğretmen Okullarında resim-iş öğretmenliği
yapmıştır. Ankara'da müze ve Gazi Eğitim Müdürlüklerinde bulunmuş, 1926 yılında
yapılan ilkokul programının yenilenmesinde büyük katkı vermiştir. 1935 yılında
atandığı İlköğretim Genel Müdürlüğünü 1946 yılında görevden alınıncaya kadar
sürdürmüştür. Bu görevi sırasında 61 ilin tamamını, 305 ilçeyi, 9 150 köyü
bizzat dolaşmış, incelemelerde bulunmuştur.
O, görüşlerini düşünerek,
aklın ve bilimin süzgecinden geçirerek araştırmış, gözlemlemiş, eleştirmiş,
uygulamış ve geliştirmiştir. Kendi deyişiyle, bütün bu bilgilerini halk denilen
tükenmez kaynaktan, memleket denilen gerçeğin taşından, toprağından, suyundan,
havasından almıştır. Yaşamı boyunca da halkına hizmet etmiştir. O, köye ve
topluma bir şeyler öğretmek için, önce onlardan birçok şeyler öğrenmek
gerektiğini söylemiştir ve o da öyle yapmıştır.
Başta Petalozzi,
Kerschehensteiner ve Dewey gibi dünya çapındaki ünlü eğitimcilerden, Emrullah
Efendi, Satı Bey, Ethem Necat, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Nafi Atuf Kansu gibi
yerli eğitimcilerden etkilenmesine karşın, uzun inceleme ve araştırmalarından
sonra kendi eğitim görüşünü ortaya koymuştur. Ona göre, köye ve topluma bir
şeyler öğretmek aşk olmuştur ve ondan da birçok şeyler öğrenmiştir.
Kendi zamanında kurulan
20 köy enstitüsünün her birine birçok kez giderek, gece gündüz orada kalmış ve
oralarda bir şeyler vermiştir.
Küçük köyler için eğitmen
kurslarını başlatmış, sonra da köy enstitüleri sistemine geçmiştir. Köy
enstitüleri eleyici olmayan, üretici ve toplumu içinden canlandıran kurumlardı.
Gazeteci yazar Ahmet Emin
Yalman kimi köy enstitülerini dolaşarak
"Yarının Türkiyesine Seyahat" adlı bir kitap yazmıştır. Ne acı
ki, çıkarı bozulanlar, Yarının Türkiyesinden etkilenmişler ve köy enstitülerine
kıymışlardır. Önce Hasan Âli Yücel Millî Eğitim Bakanı olarak görevinden
alınmış, sonra da Tonguç alınmıştır. Önce Talim Terbiye Kuruluna verilmiş,
orada da bırakılmamış, öğretmenliğe -çok sevdiği öğretmenliğe- atanmıştır; ama,
Demokrat Partinin gelmesinden sonra da Bakanlık emrine alınmıştır. Tam dört
yıl, maaşını yarım alarak, maalesef, hiçbir gerekçe de gösterilmeden Bakanlık
emrinde kalmıştır ve sonunda, 1954 yılında da emekliye ayrılmak zorunda
kalmıştır.
27 Mayıs 1960'tan sonra,
yeni Anayasaya eğitimle ilgili, ilköğretimle ilgili kimi konuların girmesi için
heyecanlanmış ve bir taslak hazırlamıştır. Tutanaklara geçirmek üzere
-zamanımın da çok az olduğunu biliyorum- o hazırlıktan özetleyerek kimi
cümleleri okumak istiyorum.
Bakın, 13 maddeden
oluşan, Anayasaya girmesini istediği, bugün bile ileri hükümler şunlardır:
"7 yaşına basan
kız-erkek her çocuk, 15 yaşını bitirinceye kadar, laik ilkokula, teknik
okullara ve kurslara katılmaya zorunludur. Zorunlu öğrenim çağındaki her çocuk,
modern bir okulda, koruyucu sağlık olanaklarından ve kitaplıklardan,
taşıtlardan parasız yararlanma hakkına da sahiptir" diyor. Ayrıca,
ekonomik ve toplumsal yapısına uygun, cumhuriyetçi, laik yurttaşlar olarak
yetiştirmek gerektiğini, Anayasaya bir hüküm olarak girmesini istiyor. 200 gün
öğretim süresinin olmasını ve 5 saatten daha az ders olmamasını istiyor.
"Zorunlu öğrenim çağında bulunan çocuklar devlet okullarından başka okul
ve dershanelere gidemez" diyor. Bakılmaya muhtaç kimsesiz çocukların
devlet tarafından mutlaka okutulması gerektiğini söylüyor ve ilköğretim
harcamasının devlet, il özel idaresi, belediye ve köy bütçelerinden
karşılanmasını istiyor. 40 saniyem kaldı, geçiyorum onları.
Onun zamanında, İLKSAN
kurulmuştur; ama, bugün, öğretmen sosyal tesisleri bir bir satılmaktadır. Onun,
zamanında, taşıdığı bu hükümler ne Anayasaya girmiştir ne de
gerçekleşebilmiştir.
Değerli arkadaşlar,
Tonguç, dünya çapında bir eğitimcidir, yani kıtalararası bir eğitimcidir. Onun
için, ben, bu Mecliste birkaç kere söyledim, İsmail Hakkı Tonguç ve köy
enstitüleri araştırma kurumu oluşturulmalıdır. Bu kurum, özerk çalışmalıdır,
yalnız Türkiye'ye değil, dünyaya katkı sunmalıdır. Ölümünün 45 inci yılında,
gerçekten, önünde saygıyla eğiliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Zamanı verimli
kullandığınız için teşekkür ediyorum Sayın Gazalcı.
Gündemdışı üçüncü söz,
Zonguldak-Karadon Müessesesi Kilimli İşletmesi Müdürlüğünde meydana gelen
göçükle ilgili söz isteyen Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan'a aittir.
Sayın Erdoğan, sizin de
sürenizi, baştan uzatılmış olarak veriyorum; sürenize uygun davranınız.
Buyurunuz efendim. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
3.-
Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan'ın, Zonguldak Karadon Müessesesi Kilimli
İşletme Müdürlüğünde meydana gelen göçük ve sonrasında yaşanan olaylara ilişkin
gündemdışı konuşması ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in
cevabı
FAZLI ERDOĞAN (Zonguldak)
- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; geçen hafta, Zonguldak, iki
konuyu gündemine almıştır; bunlardan bir tanesi, 84 üncü kurtarılış
yıldönümüdür. 18 Haziranda Karadeniz Ereğlisinin, 20 Haziranda Zonguldak'ın
kurtarılışı, tarihte olduğu gibi, gerçekleşmiştir. Bu kurtuluşta, cephede
savaşan, özellikle denizden gelen düşmana karşı üzerine düşen görevi yaparak, o
toprak parçasını Türkiye'ye kazandıran şehitlerimize Allah'tan rahmet
diliyorum, gazilerimize, bize, bu Türkiye coğrafyasının Zonguldak Havzasını
kazandıranlara şükranlarımızı sunuyorum. Bunlar, bizim için, kurtuluşumuzun
parçası, övünç kaynağımız, gurur kaynağımız oldu; ama, bu hafta başında, üzüntü
verici, Türkiye'de geçmiş yıllarda olduğu gibi, Zonguldak'ta, gaz kaçağından
meydana gelen bir grizu patlaması oldu. 6 madencimizin ölümünü duyunca, yine,
geçmişte olduğu gibi, Türkiye olarak üzüntümüzü hep beraber paylaştık. TTK
Genel Müdürlüğü Karadon Müessesesi Kilimli İşletmesi Müdürlüğünde 16.6.2005
tarihinde meydana gelen göçükte 6 işçimiz vefat etmiştir. Bu vesileyle,
TTK'nın, Valiliğin, emniyet güçlerimizin, maden sendikamızın bu olaya göstermiş
oldukları duyarlı çalışmalarına teşekkür ediyorum. Bu elim kazada ölenlere
Allah'tan rahmet, geride kalanlarına, ailelerine, Türk Milletine başsağlığı
diliyorum.
Değerli Başkanım, değerli
arkadaşlar; takdir edersiniz ki, burada 6 gencimiz,elinde olmayan nedenlerle,
işte çalışırken bir kaza neticesinde ölmüştür. Bu gençlerimiz, İsmail Yavaşçı,
Durmuş Dereli, Baki Veren, Erkan Çengel, Mehmet Çoban, Erol Gökbayrak'tır. Daha
önce, Kozlu'da, 3 arkadaşımız aynı kaza nedeniyle ölmüştür; yine, bu yıl,
dinamit patlaması neticesinde 1 arkadaşımız ölmüştür. Yani, Zonguldak'ın
tarihinde, birbuçuk asırdan beri, yaklaşık olarak her yıl ortalama 58 kişi,
toplam 4 500 kişi ekmeğini kazanırken, işyerinde bir kaza neticesinde hayata
gözlerini yummuşlardır. Onun için, Zonguldak, yeraltında ekmeğini kazananla,
onunla beraber, yeryüzünde de ekmeğini bütün Türkiye'yle, dünyayla paylaşan bir
vilayettir.
Bu cenazeye katılan Sayın
Bakanımıza ve bütün yetkililere teşekkür ediyorum.
Zonguldak, ekonomik
olarak, geçmişte Türkiye'nin gündemine özel bir gündemle, geri kalmışlığıyla
değil de, Türkiye'nin önünü açan bir lokomotif noktasında gündeme gelmiştir.
Hafta başında, değerli bir arkadaşımızın, Zonguldak milletvekilimizin bu
konuyla ilgili yaklaşımı, gerçekten, bizim için sadece popülizm örneğidir;
bunun da gerekçesi şudur: Ajitasyon yapmaya gerek yok. Ölülerin üzerinden
siyaset yapmaya, tribüne oynamaya gerek yok. O şehitler, hepimizin şehitleridir.
Cephede savaşan da bizim için şehittir, ekmek parası kazanırken ölen de bizim
için şehittir. O nedenle, Zonguldak'ın bu konuda eğer eksiği varsa, gerek
Enerji Bakanlığımızın gerek Türkiye Taşkömürü Kurumu yetkililerinin, sebep ve sonuç
ilişkisine bakarak, önemli tedbirleri alıp, bu konuda bundan sonra böyle
olaylara daha önceden duyarlı hale gelmeleri gerekir. Bunun için gerekli
tavsiyeler, tedbirler, talimatlar verilmiştir. Dileriz, bundan sonra böyle bir
hadise tekrar gerçekleşmesin.
Bu nedenle, özel sektörü,
bu noktada, yeniden, Zonguldak taşkömürünün işletmeciliğine sokan bir hükümetin
parçası olarak, bu konuda, çok eğitimli, çok deneyimli, uzman insanlar
tarafından, yurtiçi ve yurtdışı tedbirleri Zonguldak özel sektörünün önüne
koymak lazım. 22 tane küçük, 4 tane de büyük havza olmak üzere, 26 tane yeni
işletme özel sektöre verilmiştir, 170 yıllık TTK tecrübesi, birikimi özel
sektörün de hizmetine, önüne konulup gereken tedbirleri almaları gerekir diye
düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım,
zamanımız kısa, Zonguldak'ı, TTK'yı küçültmek gibi bir düşüncemiz yoktur; ama,
gerek Türkiye Taşkömürünü gerek Ereğli Demir-Çelik Fabrikasını, bu iki sektörü
Zonguldak'ın gündeminde tutarak Zonguldak'ı büyütme şansımız da yoktur.
Bunların yanına yeni sektörleri açmaya çalışıyoruz.
Özellikle, Türkiye'nin
her yerinde olduğu gibi, ekonominin gelişmesi için hazine arazilerini özel
sektöre bedava tahsis ederek orada yeni işletmelerin, yeni müesseselerin
kurulmasına gayret eden bir hükümetimiz var. Bu çalışmaları gören herkes takdir
ederken, Türkiye'deki istikrarı, Türkiye'deki iyi niyeti, Türkiye'deki güven
unsurunu kimse gözardı etmediği gibi, Zonguldak'ın tümüne baktığımız zaman,
duble yollarda... 132 kilometrelik duble yol, planlanan biçimde Çaycuma-Devrek-Gökçebey-Zonguldak-Ereğli-Alaplı
Havzası en iyi şekilde yapılmaya devam edilirken, özel sektöre tahsis edilen
organize sanayilerde her türlü çalışma hızlı bir şekilde yürümektedir.
Bunun ötesinde, takdir
edersiniz, 1 dakikalık bir zamanım var, Ereğli Demir-Çelik Fabrikası üzerinden,
bütün siyasî partiler, sendikalar, kendisine görev olarak düşen veya düşmeyen
bütün sivil toplum kuruluşları, bugünlerde, açıkça, gündemi saptırmak, hedefi
saptırmak noktasında farklı yaklaşımlarda bulunmaktadırlar. Biz inanıyoruz ki,
Sayın Genel Başkanımızın, Başbakanımızın ve değerli bakanlarımızın bu konudaki
düşünceleri Türkiye'yi koruyacak -Türkiye'yi dünyaya örnek bir memleket olarak
sunmada kararlılar- Zonguldak'ın da, Karadeniz Ereğlisinin de, Erdemirin de en
iyi şekilde -Türkiye'nin gündeminde- en verimli şekilde büyümesini, istihdamını
ve gelişmesini sağlayacak şekilde tedbirler alacaklardır.
Ben, bu duygular
içerisinde, Değerli Başkanımı ve Mecliste bulunan siz değerli milletvekillerimi
en kalbî duygularla selamlıyor, şehit olanlara, tekrar, Allah'tan rahmet
diliyor, onların yakınlarına ve Türk Milletine bir kez daha başsağlığı diliyor
ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Erdoğan.
Biz de, Zonguldak'taki
Kilimli İşletme Müdürlüğünde meydana gelen göçük neticesinde Hakk'ın rahmetine
kavuşan işçi kardeşçilerimize Allah'tan rahmet diliyoruz; kederli ailelerine, Zonguldaklılara
ve tüm Türk Milletine başsağlığı dileklerimi arz ediyorum.
Sayın Bakanım, buyurun
efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR
BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Zonguldak Milletvekili
Sayın Fazlı Erdoğan'ın Karadon Müessesesi Kilimli İşletmesi Müdürlüğündeki elim
kazayla ilgili olarak yaptığı konuşmaya hem kendi adıma hem de Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Murat Başesgioğlu adına -konuşma metnini okuyarak-
cevap vermek istiyorum. Sayın Murat Başesgioğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı olarak yaptığı çalışmaları bana iletti, kendileri olmadığı için ben
sunuyorum.
Söz konusu Bakanlık;
yani, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş güvenliği açısından işyeri
denetimlerini İş Teftiş Kurulu vasıtasıyla yürütmektedir. Yüksek risk grubuna
giren bu gibi yerlerde bu çalışmalar sıklıkla yapılıyor. Hem iş sağlığı hem de
iş güvenliği yönünden denetimlerin sıklıkla yapıldığını belirtiyor. Bu sebeple,
maden işyerleri, proje denetimleri halinde periyodik olarak teftiş
programlarına alınmaktadır.
Zonguldak Türkiye
Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Karadon Müessesesi Kilimli İşletme Müdürlüğü
de, özelliği itibariyle, yüksek risk grubuna giren işyerlerinden olduğu için,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından, kısa aralıklarla
denetime tabi tutulmaktadır.
Bu işyerlerinde, 5 Nisan
1999 ile 8 Aralık 2004 tarihleri arasında 7 kez iş sağlığı ve güvenliği
açısından denetim yapılmış; bu denetimlerin 2'sinde, işyerinde tespit edilen
noksanlıkların derhal giderilmesi istenmiş, 5'inde ise, işyerine idarî para
cezası uygulanmıştır. Bu denetimlerin sonuncusu 8-15 Aralık 2004 tarihleri
arasında yapılmış, işyerinde tespit edilen 13 adet noksan hususun derhal
giderilmesi istenmiştir.
16 Haziran 2005 günü saat
18.30 sıralarında işyerinde 4 üncü Ocak - 456 Taban Acılık Başyukarıda 409
arında 6 işçimizin ölümüyle sonuçlanan metan gazı degajı meydana gelmiştir. İş
Teftiş Zonguldak Grup Başkanı Sezgin Ayhan kazadan hemen sonra olay yerinde
önincelemelerde bulunmuştur.
Ocakta erken uyarı
sistemi mevcuttur; yani, bu sistem çalışıyor, ocak gazları bir merkezden
otomatik olarak gözlemlenmektedir. Buna rağmen, söz konusu olay meydana
gelmiştir. İşyerinde yapılan son denetimde gaz izleme merkezinde, sadece ısı ve
nem sensörlerinin çalışmadığı, diğer gaz sensörlerinin ise çalışmakta olduğu
tespit edilmiştir.
Maden sektöründeki
çalışmalar yüksek risk taşıdığından, gelişmiş ülkelerde de buna benzer kazalar
meydana gelmektedir.
Olayla ilgili İş Teftiş
Zonguldak Grup Başkanlığında görevli maden mühendisleri Baş İş Müfettişi Ali
Seydi Tatar ve Baş İş Müfettişi Zeki Kömürcü görevlendirilmiş olup, olayın
incelenmesi devam etmektedir diyor, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve dolayısıyla, ben bu notları Sayın Başesgioğlu
adına sizlere sunmuş oluyorum.
Bu arada, Bakanlığımla
ilgili olarak da şunları söylemek isterim: Aslında, burada, Japon uzmanlar
tarafından TTK'nın mühendisleri ve işçileri eğitilmektedir. Aslında, 185 tali
vantilatör sistemi çalıştırılmakta, yeraltı ocaklarında da 12 fan vasıtasıyla
dakikada 54 000 metreküp hava yaklaşık 300 kilometrelik galeriler boyunca
emilmektedir. Aslında, doğru kurulmuş bir sistem var ve burada da Japon
uzmanlar tarafından havalandırma programı kullanımı konusunda elemanlar
eğitilmektedir.
Ayrıca, el tipi gaz
dedektörleri çalışıyor. Armutçuk, Kozlu ve Amasra'da bulunan gaz
laboratuvarları vasıtası ve taşınabilir cihazlarla bunlar ölçülmektedir.
Ayrıca, ocak havası, 5
müessesede bulunan merkezî gaz izleme sistemiyle sürekli olarak izlenmektedir.
Kozlu, İncivez aspiratörü
çıkışına kurulan gaz analizörleriyle çıkış havası sürekli analiz edilmektedir.
Müesseselerde her maden
mühendisi ve maden nezaretçisi el tipi metan gazı ölçme cihazına sahiptir.
İnterferometre tipi
gazölçerler yanında, dijital gaz ölçme cihazları ve alarmlı metanometrelerle
ocaktaki gazlar ölçülmektedir.
Tabiî, ani gaz
konsantrasyonu yükselmelerinde ocak makinelerinin elektriği de otomatik olarak
kesilmektedir. Bunlar önlem olarak çalışmaktadır.
2004 yılında Armutçuk
merkezî gaz izleme sisteminin ihalesi yapılmıştır. Karadon ihalesi de 2005
yılında gerçekleştirildi. Ayrıca, İngiliz ADC firmasından da 5 adet tam gaz
analiz seti alınarak servise verilmiştir.
Japon Hükümetiyle de,
kömür ocaklarında iş güvenliğini geliştirmek ve teknik işbirliği yapmak
amacıyla JICA'yla teknik işbirliği projesi gerçekleştirilmiştir. Bu projeyle
çeşitli iş güvenliği ekipmanı temin edilmiş ve TTK Kurumu teknik elemanları
Japonya'da eğitime tabi tutulmuşlardır.
Bu eğitimlerin yanı sıra,
yeni bir önlem olarak da, bu konuda uzman olan Ukraynalı maden mühendisleriyle
ve kömür işletmeciliğiyle… TTK'dan 10 uzmanı ayrıca oraya gönderiyoruz. Orada
da ayrıca bunlar eğitime tabi tutulacaklar.
Bu noktada bir problem
yok; çünkü, biz, bu gibi kazalarda iş güvenliğini her şeyin üstünde tutuyoruz.
İşçimizin sağlığı, hayatı bizim için her şeyin üstünde. Onun için, paradan,
herhangi bir yatırımdan çekinmiyoruz. Bunun için de, elimizden gelen diğer
çalışmaları da yapacağız.
Bu arada, size bir
istatistikî bilgi de vermek istiyorum. 1941 yılından bugüne kadar yaşanan 70
gaz olayında 754 işçi hayatını yitirmiş, 599 kişi yaralanmış.
TTK'da meydana gelen
toplam iş kazalarına da bakarsak, 3 713 kişi vefat etmiş, 377 369 kişi
yaralanmış. Ölümlü kazaların yıllık ortalaması 58, yaralanma kazalarının ise 5
989.
2004 yılında, 1'i kalp
krizi olmak üzere 5 ölü ve 2 202 yaralanma olmuş. Yani, çift haneli rakamlardan
tek haneli rakamlara inmeyi, bir teselli ifadesi olarak söylüyorum. Bu, alınan
tedbirlerle böyle olmuştur; ama, bütün ümidimiz ve çalışmalarımız, bunun hiç
olmaması yönündedir. Bunun için de gayretlerimiz sürüyor; ama, tabiatı icabı,
maden mühendisliği, maden işleri, bu endüstri, kendine has özellikleri de
içerdiği için, bütün tedbirlerin alınmasına rağmen, zaman zaman, istenmeyen bu
tip kazalar olmaktadır; ama, dediğim gibi, teknolojinin ulaştığı seviye, bizim
üzerinde durmak için yapacağımız, göstereceğimiz ciddiyet, bunu sıfıra
yaklaştırmalıdır diye düşünüyoruz. Bunun için de, bütün gayretlerimizi bu yönde
seferber ettik, yatırımlarını da ona göre yapıyoruz.
Bu arada, Sayın Fazlı
Erdoğan Beye, yapılan bir çalışma hakkında da bilgi vermek istiyorum.
Bildiğiniz gibi, Ereğli Demir-Çelik ile TTK arasındaki mesafe, aşağı yukarı 46
kilometredir. Buna rağmen, geçen konuşmamda da ifade ettiğim gibi, 46 kilometre
uzaktan kömür almayıp, 16 000 kilometre uzaktan, Avustralya'dan kömür
almaktadır.
Bununla ilgili güzel bir
proje hazırladık. Bildiğiniz gibi, Zonguldak ile Ereğli arasında 46
kilometrelik yolun 22 kilometresinde demiryolu var, geri kalan kısmında
demiryolu yoktu. Buraya demiryolu yapmaya kalksaydık 200 000 000 dolar para
harcayacaktık; fakat, çok akıllıca bir proje geliştirdik. 200 000 000 dolar
harcayacağımız yerde, 20 000 000 dolar
para harcayarak, ikisi arasına tren ferisi koyduk. Tren ferisi koyarak,
vagonları trene yüklüyoruz; dolayısıyla, vagonları, feriye koyuyoruz ve
denizden vagonları taşıyoruz. Böylece 20 000 000 dolara 200 000 000 dolara yapılan işi yaptık ve iki yılda da
bunun parası çıkıyor. Çünkü, her yıl 10 000 000 dolar Türkiye Taşkömürü
İşletmelerine buradan para kalıyor.
Bunun iki faydası var:
Hem kömürü alıyoruz oradan Ereğli'ye götürüyoruz, hem de Ereğli Demir-Çeliğin
ürünlerini denizyoluyla Zonguldak'a, oradan tren yoluyla Ankara'ya ve diğer yerlere gidiyor.
Dolayısıyla, bu bağlantıyı da sağlamış olduk ve iki yılda da bunun parası
çıkacak. 200 000 000 dolar yerine 20 000 000 dolarla bu işi hallettik ve 10 000
000 dolar da TTK'ya para kalmış olacak. Böylece yerli kaynakları da daha fazla
kullanma imkânına sahip olmuş oluyoruz.
Dolayısıyla, Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Murat Başesgioğlu'nun görüşlerini size
ifade ettim. Bu arada, kendi görüşlerimi de sizlere sunma imkânını buldum. Bu
kazaların, tabiî ki, olmaması en büyük dileğimiz. Gayretimiz ve çalışmalarımız
da bu yöndedir.
Hepinize saygılar
sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Bakanım.
Sayın milletvekilleri,
gündeme geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
1 adet Meclis araştırması
önergesi vardır; okutuyorum:
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.-
Şanlıurfa Milletvekili Yahya Akman ve 22 milletvekilinin, GAP bölgesinde aşırı
ve bilinçsiz sulamadan kaynaklanan sorunların araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/294)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Fırat ve Dicle Nehirleri
üzerinde yapılması öngörülen barajları, hidroelektrik santralleri ve sulama
tesisleri ile altyapıdan sanayie, tarımdan sağlığa, ulaşımdan eğitime kadar pek
çok alanda birbirleriyle ilişkili projeler bütünü olan GAP, çoksektörlü,
entegre bölgesel kalkınma projesi olarak ülkemiz için hayatî öneme sahiptir.
Bu projenin 2005 yılında
tamamlanması öngörülmüşse de, gelinen noktada enerji üretimi dışındaki tüm
hedeflerin tutturulamadığı görülmektedir. Proje yatırımların durma noktasına
gelmesi nedeniyle, tamamlama yılı 2010 yılına uzatılmıştır. 35 yılda 16 milyar
dolar harcanan ve 75 bin kilometrekarelik bir alanı ve 9 ili kapsayan GAP'ın
2010 yılında bitirilebilmesi için 16 milyar dolarlık bir bütçeye daha
gereksinim bulunmaktadır.
Ülkenin en önemli
yatırımı olan projenin en dikkat çekici hedeflerinden biri de, yıllarca suya
hasret Harran Ovası ile diğer tarıma elverişli arazinin suya kavuşması
olmuştur. Ancak, gerçekleştirilen
sulama projeleri tarımda umulan gelişmeyi henüz sağlayamamıştır. Bölgenin sulanabilir
topraklarının sadece yüzde 13'lük bir bölümü sulanabilmiştir. Her yıl 30 000
hektar alanın sulamaya açıldığı dikkate alınırsa, sulama yatırımlarının ancak
2040 yılında tamamlanması beklenmektedir.
Proje tamamlandığında 1
700 000 hektarlık alanın sulanması planlanırken, bugün itibariyle proje
kapsamında yaklaşık 222 000 hektarlık bir alan sulanabilmekte, sulanan bu
alanların aşırı ve bilinçsiz sulanması yanında, proje gereği yapılması gereken
tarla içi drenaj sisteminin yapılmaması sonucunda, GAP topraklarında 15 000
hektarlık bir alanda tuzlanma, çoraklanma meydana gelmiştir. Uzun yıllar sulu
tarım yapılmamış alanlarda drenaj sistemi büyük önem taşıdığı halde yeterli
drenaj kanalının olmaması bölgeyi çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya
bırakmıştır.
Harran Ovası arazisi
genellikle kil ağırlıklı olup yüksek özgül tutma kapasitesiyle bünyesinde çok
miktarda su tutmaktadır. Dolayısıyla, çoraklanma ve tuzlanma gibi
olumsuzlukların bir an önce giderilmesi için, proje gereği yapılması gereken
tarlaiçi drenajın, ovadaki arazilerin jeolojik özellikleri dikkate alınarak en
kısa sürede gerçekleşmesi gerekmektedir.
Harran Ovasında 2000
yılında 11 403 hektar tuzlu alan bulunurken 2005 yılında bu alan 15 000 hektara
ulaşmıştır. Yine, 1993 yılında 2 675 hektar alanda taban suyu sorunu ortaya
çıkmışken, 2005 yılında tabansuyundan etkilenen alan 50 000 hektarı ulaşmıştır.
Bu ürkütücü tablo, önlen alınmazsa giderek artmaya devam edecektir.
Suya kavuşan alanların
büyük kısmını kapsayan Urfa-Harran Ovasında aşırı sulama nedeniyle verim artışı
değil toprak kaybı yaşanmıştır. 130 000 hektarlık ovanın yaklaşık dörtte 1'inde
bu yüzden tarım yapılamaz hale gelmiştir. Vatandaşlarımız, çok sulamayla daha
çok ürün alırım düşüncesiyle toprağın bu özelliğinden habersiz olarak toprağı
sulamıştır; sonuç ortadadır.
Harran Ovasındaki
sulamanın birliklere devriyle beraber yürütülen hizmetlerde aksamalar
başgöstermiş, ortaya çıkan tabloda ise, personel yetersizliği, bakım-onarımdaki
ödenek eksikliği, temizlik için makine parkı eksikliği gibi sorunlar çıkmıştır.
Ayrıca, kurumların ve ilgili odaların, bölgenin durumuyla ilgili istatistikî
bilgilerinde belirgin farklılıklar göze çarpmaktadır. Bölgede şu anda 50 000
hektar alanın drenaj sorunu bulunduğu bilinirken, sadece 8 000 hektara drenaj
sistemi tesis edilmiş, kalan 42 000 hektar alanda ise henüz drenaj sistemi
kurulmamıştır. Bu önlemin gecikmesi her geçen gün topraklarımızın biraz daha
kaybına neden olmaktadır. Uzmanlar ise, tuzlanan toprağın bir daha geriye
kazanılamayacağını, ayrıca, bilinçsiz sulama ve yetersiz tesviye nedeniyle
ciddî miktarda toprağın sulamayla birlikte erozyona uğrayarak kaybolduğunu
ifade etmektedir.
Ortaya çıkan bu tablonun
nedenleri ile alınması gereken tedbirlerin tüm devlet olanaklarıyla ortaya
çıkarılıp koordineli bir şekilde mücadele etme zamanının geçmekte olduğu
görülmektedir.
Bu nedenle, aşırı ve
bilinçsizce sulamayla toprakta ortaya çıkan çoraklanma ve tuzlanmanın
önlenebilmesi ve bu sorununun önüne geçilebilmesi için daha etkin bir
araştırmanın yapılabilmesi amacıyla, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105 inci
maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılması konusunda gereğini arz
ederiz.
Saygılarımızla.
1 - Yahya Akman (Şanlıurfa)
2 - Zülfükar İzol (Şanlıurfa)
3 - Sabahattin Cevheri (Şanlıurfa)
4 - Mahmut Kaplan (Şanlıurfa)
5 - Mehmet Özlek (Şanlıurfa)
6 - A. Müfit Yetkin (Şanlıurfa)
7 - Ali İhsan Merdanoğlu (Diyarbakır)
8 - M. Nezir Nasıroğlu (Batman)
9 - Mehmet Ali Suçin (Batman)
10 - Nihat Eri (Mardin)
11 - İbrahim Hakkı Birlik
(Şırnak)
12 - Mehmet Sarı (Gaziantep)
13 - Veli Kaya (Kilis)
14 - Ahmet Uzer (Gaziantep)
15 - Mehmet Faruk Bayrak (Şanlıurfa)
16 - Nurettin Aktaş (Gaziantep)
17 - Cavit Torun (Diyarbakır)
18 - Mehmet Fehmi Uyanık (Diyarbakır)
19 - Selahattin Dağ (Mardin)
20 - Fatma Şahin (Gaziantep)
21 - Abdullah Veli Seyda (Şırnak)
22 - Hasan Kara (Kilis)
23 - Öner Ergenç (Siirt)
BAŞKAN - Bilgilerinize
sunulmuştur.
Önerge gündemde yerini
alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırası
geldiğinde yapılacaktır.
Sayın milletvekilleri,
alınan karar gereğince, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1.-
Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu
Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun
Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN - 1 inci sırada
yer alan kanun teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporu
gelmediğinden, teklifin görüşmelerini erteliyoruz.
2 nci sırada yer alan,
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı
ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Plan ve Bütçe Komisyonları
raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
2.- Sivil
Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları
(1/995) (S. Sayısı: 940) (x)
BAŞKAN - Komisyon?..
Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Tasarının 25 inci
maddesini okutuyorum:
Personelin statüsü
MADDE 25.- Genel Müdürlük
personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbidir. Genel Müdürlükte, bu
Kanunun eki (II) sayılı cetvelde yer alan pozisyonlarda belirtilen unvan ve
sayıda teknik personel idarî hizmet sözleşmesiyle istihdam edilebilir. İdarî hizmet
sözleşmesiyle istihdam edilenler, ücret ve mali haklar dışında 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa tâbidir.
İdarî hizmet sözleşmesi
ile çalıştırılanlar emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tâbidir. Bunlar emeklilik açısından
Bakanlık bağlı genel müdürlüklerinin emsali personeline denk statüde olduğu
kabul edilir.
İdarî hizmet sözleşmesi
ile istihdam edilenlerin sözleşme usûl ve esasları ile ücret miktarı ve her
çeşit ödeme tutarı, Genel Müdür için belirlenen her türlü ödemeler dahil mali
ve sosyal haklar tutarını geçmeyecek şekilde, Bakanlığın teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.
İdarî hizmet sözleşmesi
ile çalıştırılan personel, Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılır ve
bu personelin ifa ettikleri
görevlerinden doğan suçlardan dolayı haklarında memurlarla ilgili
hükümler uygulanır.
Ayrıca, özel bir meslek
bilgisi ve ihtisası gerektiren işlerde, zaruri hallere münhasır olmak üzere,
genel hükümlere tâbi olmaksızın geçici olarak yabancı uyruklu sözleşmeli
personel çalıştırılabilir. Ancak, bu şekilde çalıştırılacakların sayısı (II)
sayılı cetvelde belirtilen pozisyon
sayısının yüzde onunu geçemez.
23 üncü maddeye göre
teknik denetçi olarak görevlendirilenlerden idarî hizmet sözleşmesi ile istihdam edilmeyenlere her ay aylıkla
birlikte, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının yüzde ikiyüzünü geçmeyecek
şekilde, Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile
belirlenecek miktarda sivil havacılık denetleme tazminatı ödenir.
BAŞKAN - Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu ve şahsı adına, Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İnce; buyurun.
(Alkışlar)
Konuşma sürenizi
birleştirerek veriyorum.