DÖNEM
: 22 YASAMA
YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 83
93 üncü Birleşim
3 Mayıs 2005 Salı
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.-
YOKLAMALAR
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GündemdIşI Konuşmalar
1.-
Ordu Milletvekili İdris Sami Tandoğdu'nun, Ordu'daki arıcılık sektörü
ile bal üreticilerinin sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin
gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı
2.- Adana Milletvekili Recep Garip'in,
Türk Dil Bayramı ile Yunus Emre Haftası münasebetiyle dilin ve kültürün toplum
için önemine ilişkin gündemdışı konuşması
3.- Osmaniye Milletvekili Necati Uzdil'in,
buğday hasadı öncesi yaşanan pazarlama sorunları ile bu konuda yapılması
gereken çalışmalara ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Sami Güçlü'nün cevabı
B) Tezkereler ve Önergeler
1.- Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında 5333 sayılı Kanunun bir kez daha görüşülmek üzere geri
gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/814)
C) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI
Önergelerİ
1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
Grup Başkanvekilleri İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, İstanbul Milletvekili
Ali Topuz ve Samsun Milletvekili Haluk Koç'un, Ereğli Demir ve Çelik
Fabrikaları TAŞ'nin özelleştirme süreci konusunda genel görüşme açılmasına
ilişkin önergesi (8/21)
V.-
ÖNERİLER
A) DanIşma Kurulu Önerİlerİ
1.- Genel Kurulun çalışma saatlerinin
yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
2.- Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi
ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)
3.- Ankara Milletvekilleri Salih Kapusuz
ile Reha Denemeç'in, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması
Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Millî Eğitim,
Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/426) (S. Sayısı: 877)
VII.-
AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa'nın,
Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, konuşmasında, Başbakana sataşması
nedeniyle konuşması
VIII.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YazIlI Sorular ve CevaplarI
1.- Erzincan Milletvekili Erol
TINASTEPE'nin, Başbakanlık binasının bakım ve onarım ihalesine ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in
cevabı (7/5328)
2.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, kamu proje stokundaki projelerin sektörlere göre dağılımına ve
ayrılan ödenek miktarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/5330)
3.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
dört kişilik bir ailenin geçimine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5333)
4.- İstanbul Milletvekili Kemal
KILIÇDAROĞLU'nun, İdidaa adlı bahis oyunundan Tanıtma Fonuna aktarılan miktara
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali
ŞAHİN'in cevabı (7/5334)
5.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
AB Komisyonu Alt Komite toplantılarında, Ulaştırma Bakanlığı bürokratlarının
imzaladığı raporlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM'ın cevabı (7/5336)
6.- Samsun Milletvekili Musa UZUNKAYA'nın,
Türk Metal İş Sendikası Genel Başkanının malvarlığı hakkındaki iddialara
ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun
cevabı (7/5374)
*Ek cevap
7.- Bilecik Milletvekili Yaşar TÜZÜN'ün,
Basın İlan Kurumunun malî durumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5412)
8.- Bilecik Milletvekili Yaşar TÜZÜN'ün,
Basın İlan Kurumuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5413)
9.- Sinop Milletvekili Engin ALTAY'ın,
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliğine bağlı
esnafın kredi borçlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/5416)
*Ek cevap
10.- Tokat Milletvekili Resul TOSUN'un,
Basın İlan Kurumunca yapılan ödemelere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5418)
11.- Elazığ Milletvekili Abdulbaki
TÜRKOĞLU'nun, din değiştirenlerin sayısına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5433)
12.- İstanbul Milletvekili Hasan AYDIN'ın,
hırsızlık ve gasp olaylarının önlenmesine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5434)
13.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
bir belediye başkanının görevine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir
AKSU'nun cevabı (7/5436)
14.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S.
KESİMOĞLU'nun, İçişleri Bakanlığı planlama uzman yardımcılarının maaşlarına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5438)
15.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Orhaneli Termik Santralının çevreye verdiği zararlara ilişkin sorusu ve Sağlık
Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5445)
16.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Meram Ekspres Trenine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın
cevabı (7/5450)
17.- İstanbul Milletvekili Kemal
KILIÇDAROĞLU'nun, bankaları denetleyen dış denetim kuruluşlarına ve TMSF
kapsamına alınan ticarî mevduata ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/5455)
18.- Antalya Milletvekili Osman ÖZCAN'ın,
Türkiye'ye hatalı gönderilen Wolkswagen marka araçlara ilişkin sorusu ve Sanayi
ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/5456)
19.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S.
KESİMOĞLU'nun, Ankara Büyükşehir Belediyesinin borçlarına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/5477)
20.- İzmir Milletvekili Hakkı ÜLKÜ'nün,
Ulus Tarihî ve Kültürel Kentsel Dönüşüm Projesi kararına ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5481)
21.- Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, SSK emekli aylıklarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/5492)
22.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Ardahan-Çıldır İlçesinde dövülen bir gazeteciye ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5504)
23.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
zehirli atıkların zeytin ağaçlarına verdiği zarara ilişkin sorusu ve Sağlık
Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5512)
24.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
zeytin üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin insan sağlığına etkilerine
ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/5514)
25.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, bir siyasî parti il başkanının basın açıklamasına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in
cevabı (7/5528)
26.- Yozgat Milletvekili Emin KOÇ'un,
gazetecilerle ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5530)
27.- Yozgat Milletvekili Emin KOÇ'un,
gezileriyle ilgili bir açıklamasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5531)
28.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Konya İl Millî Eğitim Müdürlüğüyle ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/5563)
29- Yalova Milletvekili Muharrem İNCE'nin,
bir siyasî parti il başkanının basına verdiği bazı demeçlere ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in
cevabı (7/5585)
30.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/5599)
31.- Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, devredilen SSK'ya ait sağlık tesislerinin ilaç ve diğer
giderlerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/5625)
32.- Diyarbakır Milletvekili Mesut
DEĞER'in, işkenceyi önlemek için yapılan idarî düzenlemelere ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5636)
33.- Diyarbakır Milletvekili Mesut
DEĞER'in, posta dağıtıcılarına yıpranma tazminatı ödenmesine ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/5650)
I.- GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak
altı oturum yaptı.
İzmir Milletvekili Türkân Miçooğulları ve
25 milletvekilinin, köy enstitülerinin yaşatılması ve gelecek kuşaklara
aktarılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/279) Genel Kurulun bilgisine
sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırası
geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Etiyopya
ve Güney Afrika Cumhuriyetine yaptığı resmî ziyarete katılacak
milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi, kabul edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz
gelmediğinden,
2 nci sırasında bulunan, Esnaf ve
Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının (1/969) (S. Sayısı: 851),
6 ncı sırasında bulunan, Ankara
Milletvekilleri Salih Kapusuz ile Reha Denemeç'in; Türkiye Bilimsel ve Teknik
Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin (2/426) (S. Sayısı: 877) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak 1
inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü; birleşime verilen aradan sonra,
7 nci sırasında bulunan,Yenilenebilir
Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun
Tasarısının (1/846) (S. Sayısı: 646) görüşmeleri,
İlgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda
hazır bulunmadığından,
Ertelendi.
Bursa Milletvekili Mustafa Özyurt, Adana
Milletvekili Recep Garip'in, konuşmasında, ileri sürmüş olduğu görüşlerden
farklı görüşleri kendisine atfetmesi nedeniyle bir açıklamada bulundu.
3 üncü sırasında bulunan, 29.3.2005
Tarihli ve 5325 sayılı Siyasî Partiler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanunun (1/1009) (S.Sayısı:876) görüşmelerini müteakiben;
4 üncü sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti ile Fas Krallığı, (1/842) (S. Sayısı: 796),
5 inci sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti ile Lübnan Cumhuriyeti (1/972) (S. Sayısı: 854),
Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının, görüşmeleri
tamamlanarak elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan sonra;
Kabul edildikleri ve kanunlaştıkları
açıklandı.
3 Mayıs 2005 Salı günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşime 19.53'te son verildi.
İsmail
Alptekin
Başkanvekili
|
|
Yaşar
Tüzün |
Bayram
Özçelik |
|
|
Bilecik |
Burdur |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
No.: 127
II.- GELEN
KÂĞITLAR
2 Mayıs
2005 Pazartesi
Raporlar
1.- Kocaeli Milletvekili Mehmet Sefa
Sirmen'in Yasama Dokunulmazlığının
Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet komisyonları
Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/213) (S. Sayısı: 496) (Dağıtma
tarihi: 2.5.2005) (GÜNDEME)
2.- Kamulaştırma Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm
Komisyonu Raporu (1/1001) (S. Sayısı: 887) (Dağıtma tarihi: 2.5.2005) (GÜNDEME)
No.: 128
3 Mayıs
2005 Salı
Tasarılar
1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Sırbistan ve Karadağ Bakanlar Konseyi Arasında Askeri-Bilimsel ve Askeri-Teknik
İşbirliği Konusunda Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı (1/1020) (Millî Savunma ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa
geliş tarihi: 28.4.2005)
2.- WIPO İcralar ve Fonogramlar
Andlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı (1/1021)
(Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Avrupa Birliği Uyum ile Dışişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.4.2005)
3.- İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini
Korumaya Dair Sözleşmenin Oluşturduğu Denetim Mekanizmasının Değiştirilmesine
İlişkin 14 Nolu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
(1/1022) (Anayasa; Adalet ile Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 28.4.2005)
4.- Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya
Cumhuriyeti Arasında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı (1/1023) (Dışişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
28.4.2005)
5.- Hava İş Kanunu Tasarısı (1/1024)
(Adalet; Plan ve Bütçe; Avrupa Birliği Uyum ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal
İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.4.2005)
Teklifler
1.- Nevşehir Milletvekilleri Mehmet
Elkatmış ile Osman Seyfi'nin; Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi (2/447) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
28.4.2005)
2.- İzmir Milletvekili Erdal Karademir ile
9 Milletvekilinin; Mülga 2613 ve 766 Sayılı Kanunlarla Hazine Adına Tescil
Edilen Miktar Fazlalıklarının İlgililerine Devrine Dair Kanun Teklifi (2/448)
(Adalet; Çevre ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:
28.4.2005)
3.- İzmir Milletvekili Erdal Karademir ile
8 Milletvekilinin; 4071 Sayılı 3 Mart 1340
(1924) Tarihli ve 431 Sayılı Kanunla Hazineye Kalan Taşınmaz Mallardan
Bazılarının Zilyedlerine Devri Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Teklifi (2/449) (Adalet ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 28.4.2005)
4.- Bursa Milletvekili Ertuğrul
Yalçınbayır'ın; Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
(2/450) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.5.2005)
5.- Kilis Milletvekili Hasan Kara ile
Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/451) (Adalet
Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:3.05.2005)
6.- Kilis Milletvekili Hasan Kara ile 2
Milletvekilinin; Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
(2/452) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.5.2005)
7.- Kilis Milletvekili Hasan Kara ile 2
Milletvekilinin; Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi (2/453) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.5.2005)
8.- Kütahya Milletvekili Soner Aksoy ile 7
Milletvekilinin; Jeotermal Enerji Kaynakları ve Mineralli Sular Kanunu Teklifi
(2/454) (Adalet; İçişleri; Plan ve Bütçe ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî
Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi:
14.4.2005)
9.- Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın;
3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/455) (Anayasa Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 25.4.2005)
10.- Kırşehir Milletvekili Mikail
Arslan'ın; 17.7.1964 Tarih ve 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/456) (Plan ve Bütçe ile Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.4.2005)
11.- Kırşehir Milletvekili Mikail
Arslan'ın; Sosyal Güvenlik ve Prim Barışı Kanunu Teklifi (2/457) (Plan ve Bütçe
ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 25.4.2005)
12.- Adana Milletvekili Kemal Sağ ile 22
Milletvekilinin; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük Değişikliği Teklifi
(2/458) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.2005)
13.- Kırşehir Milletvekili Mikail
Arslan'ın; 8.6.1949 Tarih ve 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/459) (Plan ve Bütçe
Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.4.2005)
14.- Hatay Milletvekili Sadullah Ergin'in;
İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/460)
(Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.4.2005)
Genel
Görüşme Önergesi
1.- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Adına, Grup Başkanvekilleri İzmir
Milletvekili K. Kemal ANADOL, İstanbul Milletvekili Ali TOPUZ ve Samsun
Milletvekili Haluk KOÇ'un, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş.'nin
özelleştirilme süreci konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü
maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi. (8/21)
(Başkanlığa geliş tarihi: 2.5.2005)
Süresi
İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri
1.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
yabancı misyon temsilcilerinin milletvekilleriyle görüşmelerine ilişkin
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/5359)
2.- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM'in, ABD'de
hazırlanan 2004 Dünya İnsan Hakları Raporundaki bazı ifadelere ilişkin
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/5360)
3.- Hatay Milletvekili Mehmet ERASLAN'ın,
ABD tarafından güneydoğu illerinde uygulanan kadın lider yetiştirmeye yönelik
bir eğitim programına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
yazılı soru önergesi (7/5362)
4.- Ankara Milletvekili Mehmet
TOMANBAY'ın, Su Dünyası adlı dergiye ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/5363)
5.- Bursa Milletvekili Mustafa DÜNDAR'ın,
altın rezervi kapasitesine ve ithal edilen altın miktarına ilişkin Enerji ve
Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5364)
6.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Türkiye-Yunanistan Deniz Geçişi Doğalgaz Boru Hattı Projesinin iptal edilme
nedenine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/5365)
7.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/5366)
8.- Manisa Milletvekili Nuri ÇİLİNGİR'in,
Alpagut-Dodurga linyitlerini işleten firma ile TKİ Yönetim Kurulu arasında
şartname dışı uygulamalar yapıldığı iddiasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/5367)
9.- Manisa Milletvekili Nuri ÇİLİNGİR'in,
TKİ'nin bazı firmalarla yaptığı sözleşmeye ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/5368)
10.- Tunceli Milletvekili V. Sinan
YERLİKAYA'nın, Tunceli'de "Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi"nin
uygulanıp uygulanmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/5370)
11.- İstanbul Milletvekili Kemal
KILIÇDAROĞLU'nun, İddaa adlı bahis oyunundan 2004 yılında tahsil edilen damga
vergisi miktarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5383)
BİRİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 15.00
3 Mayıs
2005 Salı
BAŞKAN:
Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP
ÜYELER: Ahmet Gökhan SARIÇAM (Kırklareli), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin
93 üncü Birleşimini açıyorum.
III.- Y O K
L A M A
BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama
yapacağız.
Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine
basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik
sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden
yardım istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama
pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde
Başkanlık Divanına göndermelerini rica ediyorum.
Yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı
yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayın
milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet,
konuşmalara cevap verebilir. Hükümetin konuşma süresi 20 dakikadır.
Gündemdışı ilk söz, Ordu İlinde arıcılık
ve arıcılığın sorunları hakkında söz isteyen Ordu Milletvekili İdris Sami
Tandoğdu'ya aittir.
Sayın Tandoğdu, buyurun. (CHP sıralarından
alkışlar)
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GündemdIşI Konuşmalar
1.- Ordu
Milletvekili İdris Sami Tandoğdu'nun, Ordu'daki arıcılık sektörü ile bal
üreticilerinin sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı
konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; Ordu İlindeki bal üretimiyle ilgili
gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisimizi ve halkımızı saygıyla,
sevgiyle selamlıyorum.
Arıcılık, tüm dünyada olduğu gibi,
ülkemizde de son yıllarda giderek gelişme gösteren ve ülke ekonomisine büyük
katkı sağlayan önemli bir sektör haline
gelmiştir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün, yani, FAO'nun, 2003
yılı verilerine göre, kovan sayısı bakımından Türkiye, Çin'den sonra 2 nci
sırada; bal üretimi bakımından ise, Çin, Arjantin ve ABD'den sonra 4 üncü
sırada yer almaktadır. Bütün ülkemizde, Türkiye'de, 50 000 ailenin
geçimini arıcılıkla sağladığı tespit edilmiştir, 50 000 ailenin geçimi
aracılıkla sağlanmaktadır. Türkiye'nin yıllık bal üretimi de 70 000 ton kadardır. Türkiye ekonomisine
katkısı da, 6-7 katrilyon TL'dir. Ayrıca,
arıcılık, 200 000 kişiye de iş sahası, iş imkânı vermekte ve istihdam sağlamaktadır.
Sayın milletvekilleri, arıcılık, Ordu
İlinde fındıktan sonra en önemli geçim kaynaklarından biridir. Ordu'nun her
ilçesinde arıcılık yapılmaktadır. Ordu
İlimiz, Türkiye arıcılığının yüzde 10'una sahip olup, bal üretiminin de yüzde 15'ini
elinde tutmaktadır. Ordu'da 2003 yılında 8 600 ton bal üretimi gerçekleşmiş ve
bal üretiminden elde edilen gelir de -44,1 trilyon lira- Ordu İline dağılmış durumdadır. 2004 yılında ise, 10 200 ton
bal ve 340 ton da balmumu elde edilmiş ve yaklaşık 60 trilyon lira para
Ordu'nun ilçelerinde dağıtılmıştır. Ordu İli genelinde 7 600 arıcı bulunmakta
ve yaklaşık 10 000 ilâ 20 000 aile geçimini arıcılıktan sağlamaktadır.
Ayrıca, 7 000'in üzerinde de, gene,
gezginci arıcı Ordu Vilayetinde
yetişmiş ve yaşamaktadır. Bu gezginci arıcılık... 1955 yılında ilk defa tarım
ürünlerinde kullanılan ilaçlamanın, fındığa kullanılan ilaçlamanın arıya
verdiği zarar tespit edilmiş, kovanlarda meydana getirdiği ölüm oranları tespit
edilmiş, bunun üzerine, Ordulular, arıcılıkta doğuya ve güneydoğuya doğru,
mevsimlerinde göçe başlamıştır. Doğudaki ve güneydoğudaki arıcılığı da, bu
şekilde, Ordulular öğretmiştir. Ordulunun arıcılıktaki payı halen devam
etmektedir.
Sayın milletvekilleri, ilimizde ve
ülkemizde arıcılık bu kadar önemli bir paya sahip olmasına karşılık, arıcılıkla
geçinen çiftçimizin birçok sorunu vardır. Özellikle son dönemde yaşanan sahte
bal krizi, ihracatçımızı ve arıcımızı zor durumda bırakmaktadır.
Sayın milletvekilleri, sahte bal nasıl
yapılıyor; bu konuya, burada, biraz, açık bir şekilde değinmek istiyorum:
Kilosu 25 milyar lira olan bal esansı ABD'den ithal edilir, Çin'den de mısır
şurubu enzimi getirilir; bunların karışımından elde edilen ticarî glikoz,
allanır pullanır, iç ve dış piyasada satılır!
Peki, bunu kimler yapıyor? Size bir örnek
vermem gerekirse -duyumlarım ve araştırmalarım neticesinde- Bursa'da bulunan
Amerikan-İsrail ortaklığı olan ve mısır şurubu üreten bir şirket var. Yine,
kulağıma gelen söylentilere göre, bu firma mısır şurubunu yapıyor, bal
esansıyla karıştırıyor, doğal bal diye piyasaya sürüyor; süzme bal adı altında,
süzme bal şeklinde, sahte bal olarak piyasaya sürüyor. Eğer söylentiler
doğruysa, bu şirketin bir an önce damarına girilmesini istiyorum. Damarına
acilen girilmesi gereken şirketlerden biri de, Bursa'dadır. Lütfen, hükümete
sesleniyorum; bunun damarına girelim ve bu sahtekârlığı, bu ahlaksızlığı, bu
hırsızlığı... Ve mağdur olan bu bal üreticisinin hakkını arayalım. Hiç olmazsa,
elinizde de, damara girdik diye, çok güzel somut bir belge olarak, gelecek
seçimlerde kullanacağınız bir belge olmuş olur. Bunu, hassaten, hükümetten rica
ediyorum. Benim bölgemde mağdur olan bal üreticilerinin bu sahte baldan
kurtuluş şekli ancak bu yöntemle olacaktır.
Sayın milletvekilleri...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
İ. SAMİ TANDOĞDU (Devamla) - Bağlıyorum...
Müsaadenizle...
BAŞKAN - Sayın Tandoğdu, lütfen
konuşmanızı tamamlar mısınız.
Buyurun.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Devamla) - 5 Nisan
2005'te, Tarım Bakanlığı, Ankara Gölbaşı'nda, tüm ülkenin, arıcılar birliği ile
ihracatçılar firmasını birleştirerek, bir toplantı yapmış. Burada, bazı
firmalar ticarî glikoz ihraç ettiklerini itiraf eder duruma gelmişlerdir ve
Bakanlık, 320 marketten, gıdacıların bu itirafları üzerine, balları toplatmış,
180 tanesinin tahlilini yaptırmış ve bu 180 tahlilin içerisinden, maalesef, 89
tanesinin hiçbirinde bal içeriği olmadığı tespit edilmiştir. Bakanlık firmalara
gerekli cezaları vermiştir. Tarım Bakanının bu konudaki hassasiyetinden dolayı
çok teşekkür ediyorum kendilerine ve çözümün halli için de mücadele verdiğini
görüyorum; fakat, bu çözümün yüzeysel değil, kökten halledilmesi gerektiğini
de, benim üreticilerim ve ben, Bakanlığıma duyurmak zorundayız.
Sayın milletvekilleri, balla ilgili, Türkiye'de
tek olan Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü kurulmuştur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
İ. SAMİ TANDOĞDU (Devamla) - Bağlıyorum
Sayın Başkanım; çok önemli.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Tandoğdu.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Devamla) - 1995'te, 87
dönümlük arazi üzerinde Arıcılık Araştırma Enstitüsü kurulmuş -Bakan Refaiddin
Şahin zamanında bölgeye yapılan en güzel hizmetlerden biridir, kendilerine
burada da teşekkür ediyorum- ancak, Enstitüden yeterince yararlanamıyoruz.
Enstitüde bulunan Arı Hastalıkları ve Arı Ürünleri Laboratuvarının cihazlarında
büyük ölçüde eksiklikler mevcuttur. Bunların içerisinden en önemlisi de
karbon-13 cihazının bu enstitüde olmaması; balın kalitesini ve içeriğini ortaya
çıkaracak olan bu cihazın olmaması nedeniyle, balları, tetkik ve tahlil için bu
sefer İzmir'e göndermek zorunda kalıyoruz. Bu arada arıcılarımız ve
balcılarımız çok mağdur durumdadır. Bu karbon-13 cihazının maliyeti -Sayın
Bakanıma buradan duyurmak istiyorum- sadece 200 milyar lira. Eğer, 200 milyar
liralık bu cihaz Arı Enstitüsüne gönderilirse, çok büyük yanlışlıkların,
hataların ortaya çıkarılmasında katkısı olacağı düşüncesindeyiz.
Arı yetiştirmek, arıcı yetiştirmek babadan
oğula geçen bir sistemde... Halbuki biz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
İ. SAMİ TANDOĞDU (Devamla) - Sayın Başkan,
bağlıyorum.
BAŞKAN - Sayın Tandoğdu, cümlenizi
tamamladığınızdan bu yana 2 dakika geçti.
Buyurun.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Devamla) - Çok özür
diliyorum.
Sayın milletvekilleri, Ordulu
hemşerilerimin devletten, yani, Tarım Bakanından istekleri şunlardır; onu bir
sıralamak istiyorum: Ziraat Bankasındaki kredi zorluklarının ortadan
kaldırılması ve her arıcıya hak ettiği kredinin verilmesini istiyorum.
Arıcılarımıza petek bal için teşvik priminin verilmesi çok önemlidir. Teşvikler
daha evvel verilmiştir; fakat, maalesef, süzme bala verilmiştir, petek bala
verilmemiştir.
Diğer bir sorun ise, Ordu gezginci
arıcılarının en büyük problemi, gittikleri yerleşim yerlerindeki, ilçelerdeki,
köylerdeki yetkililerin gayri kanunî yollarla kendilerinden talep ettikleri
teberrulardan yakınmaktadırlar. Bunların kanunî bir sisteme, kanunî bir
teberrua döndürülmesini istiyorum.
Benim bölgemdeki arıcıların en büyük
sıkıntıları bunlardan ibarettir.
Maalesef, konuşacaklarımı
tamamlayamıyorum.
Bütün hemşerilerime ve sizlere saygılarımı
sunuyor, iyi günler diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Tandoğdu.
Gündemdışı ikinci söz, Türk Dil Bayramı ve
Yunus Emre Haftası münasebetiyle söz isteyen, Adana Milletvekili Recep Garip'e
aittir.
Sayın Garip, buyurun. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
2.- Adana
Milletvekili Recep Garip'in, Türk Dil Bayramı ile Yunus Emre Haftası
münasebetiyle dilin ve kültürün toplum için önemine ilişkin gündemdışı
konuşması
RECEP GARİP (Adana) - Sayın Başkanım,
değerli milletvekili arkadaşlar; Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre Haftası
nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Dil, bir toplumun düşünce yapısının,
kültürünün, tarihinin, eğilimlerinin, zevk, ıstırap ve hüzünlerinin aynasıdır;
kültür ise, hayatın kalıbıdır. Bu kalıbın özü de dildir. Dil sosyal mirası
nesilden nesile aktarır, sosyal gruplar birbirleriyle ilişkilerini dille
kurarlar. Toplumlar "biz" şuuruna kendi anadilleriyle ulaşırlar,
yaratıcılık anadille olur, insanlar rüyalarında bile anadilleriyle konuşurlar.
Ülkelerinin sınırlarını aşan dillerin,
gittikleri yerlere kendi kültürünü taşıdığını, diğer ülkelerle kurduğu
ekonomik, siyasî ve kültürel ilişkilere doğrudan etki ettiğini rahatlıkla
söyleyebiliriz. Bu anlamda, dil varlık demektir; dil şuur demek, dil kültür
demek, dil inanç, dil tarih demektir; dil estetik, anlayış, kavrayış, oluş
demek, dil can demektir; dil devlet demektir.
Bu açıdan baktığımızda, dilin, sadece
edebî ve felsefî bir mesele olmadığını, aynı zamanda siyasî bir yönünün de
bulunduğunu pekala görmekteyiz.
Farklı nüanslar taşıyan kelimelerin
atılarak tek bir kelimeyle ifade edilmeye çalışılması, dili, ancak
fakirleştirir.
Dil, kimsenin tekelinde değildir. Kim
dilden bir kelime çıkartabilir, yaşantı kelimesinin dile girmesiyle ömür veya
hayat kelimesinin yok olduğunu hangimiz söyleyebiliriz. Bugün, Recaizade'yi,
Tevfik Fikret'i çevirilerinden okuyoruz. Türkçe yazan Tevfik Fikret'i, şimdi,
yine, Türkçeye çeviriyoruz. Umberto Eco'nun "Gülün Adı" romanını
Fransızcasından su gibi okuyan biri, yanlış dil politikasının sonucu, bu
romanın yeni Türkçeyle yapılan çevirisini okuyamaz hale gelmiştir. Bunları,
ciddî noktada, dil politikası olarak, yeniden, bir kez daha, düşünmemiz
gerekiyor.
Yine, Aytmatov'un mankurtlaşma hikâyesini
hatırlamakta fayda var. Aytmatov "Gün Olur Asra Bedel" adlı
romanında, tam da bizim hikâyemizi anlatmaktadır. Hikâyenin kahramanı Kolaman,
beynindeki dil alanının boşaltılmasıyla hafızası yok edilen biridir. Hafızası
yok edilen adam, efendisine tam bir itaatla hareket eden bir mankurt olur ve
kendisini hasretle arayan öz anasını öldürür. Bu hikâye, maalesef, yakın
tarihimize ışık tutmaktadır; yani, bu anlamda da dilin muhafazası, dilin
entelektüel manada bütününe bakmakta yarar görmekteyiz.
Türkçe, yüz yüze geldiği bütün bu
tehlikelere rağmen, güçlü bir dildir. Gücü, yüzyıllara varan bir tecrübeden
gelmektedir. Zaman içerisinde oluşan sözcükleri, gramer kitapları, destanları,
şiirleri, hikâyeleri, ebedî ve felsefî ürünleriyle insanlık tarihine silinmemek
üzere isimlerini yazdırmışlardır.
Özetle, tüm bu saydığımız noktalarda, bir
gel-git yaşanmaktadır. Türkçe, büyük bir medeniyetin ve devletin dilidir. Eğer,
Türkçe, büyük bir dil olmasaydı, bugün, yüzlerce yıl önce yaşamış olan bir
Yunus Emre'nin gönül terennümleri okunduğunda rahatça anlaşılamaz ve yedisinden
yetmişine insanımızın damarlarındaki ses ve mana musikisini canlandıramazdı.
Yunus Emre, Anadolu'da 12 nci ve 13 üncü
Yüzyılda yaşamış, bu toprakların yükselen sesi ve ruhu olmuştur. Sevgi ve
kardeşlik duygularıyla yüklü bir medeniyetin öncülüğünü yapmıştır Yunus Emre.
Savaşların ve içkargaşanın yoğun olduğu dönemlerde, karış karış Anadolu'yu
dolaşarak insanları birlik ve beraberliğe, sevgiye ve barışa çağırmıştır Yunus.
Mısralarında sanat kaygısı olmadan,
yaşadığı ve yüreğinde hissettiği duygularını kelimelerle ifadelendirmiş, halkın
sesi ve yüreği olmuştur. Bu yönüyle, halk şiirimizin mihenk taşlarından
birisidir Yunus Emre.
Kullandığı dilin sadeliği Anadolu
insanımızın 7'den 70'e kullanmış olduğu o anadilimizdir; yani, bizim
yüzyıllardır devam eden Türkçemizdir. Dolayısıyla, Yunus Emre'nin şiirlerinde
kullanmış olduğu kelimeler tamamıyla yüzyıllardır bizim Türkçe düşündüğümüzü ve
Türkçe olarak konuşmaya devam ettiğimizi anlatan çok önemli şiir metinleridir.
Türkçeyle eserlerini yazmasından kaynaklı bize çok ciddî tarihsel doküman da
ortaya koymaktadır. O dönemde şiirlerinde kullandığı Türkçe günümüz için de çok
önemli bir kaynak olarak karşımızda durmaktadır. Şiirler, saf bir düşüncenin,
içi sevgi ve aşkla dolu berrak bir kalbin taşıdığı önemli bir mesaj olmuş,
Anadolu halkının gelecek yüzyıllarını şekillendirmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN- Buyurun Sayın Garip.
RECEP GARİP (Devamla)- Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Yunus Emre, dünya kültür ve medeniyet
tarihinde önemli bir merhale olmuştur. Kültürümüzün en değerli
yapıtaşlarındandır; çünkü, Yunus Emre, sadece yaşadığı devrin değil, çağımız ve
gelecek yüzyılların da ışık kaynağıdır. Allah ve tüm yaratılmışları içine alan
sonsuz sevgisinden kaynaklanan fikirleri dünya üzerinde insanlık var oldukça
değerini korumaya devam edecektir.
Yunus, gerçekten bizi biz yapan, maddî ve
manevî değerlerimizi ortaya koyan önemli bir şiir ustasıdır.
"Elif okudum ötürü
Pazar eyledim götürü
Yaratılanı sevdim
Yaradandan ötürü"
diyerek insan sevgisini dile getirmiştir.
Yunus Emre'nin bu mısralarını okuduğumuzda, bugün tüm insanlığın buna ne kadar
ihtiyacı olduğunu daha iyi anlamamız mümkün olabilecektir.
İşte, Yunus Emre, Allah'a özlemleri,
aşkları ve insanı merkez alan sevgileriyle içi şefkat dolu bir yürek olmuştur
Anadolu'da. Yunus Emre, her şeyden önce gönül insanıdır. Onun kaleminde can
bulan düşünceler ve duygular, Müslüman Türk olmasının yanı sıra, tüm dünya
insanlarının birleşebildiği bir üst zekâyı ve his dünyasını temsil eder
durumdadır. Anadolu'daki bütün gezen insanların, bir bakıma, Yunus gibi
düşündüğüne, Yunus gibi Anadolu'yu nakış nakış ördüğüne tanık olmaktayız.
Şiirlerinde kullandığı dil, bugünkü
Türkçeyle bile rahatlıkla anlayabileceğimiz tarzda yazılmıştır. Yunus'un
anlaşılmasında ve günümüze kadar yaşatılmasında önemli bir faktördür bu.
Anadolu'nun yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden, Türk dili ve
edebiyatının en büyük şairlerinden birisidir kuşkusuz Yunus Emre.
Arayış içerisinde olan insanın görmesi
gereken şey, yaratılan her şeydir; dağlar, ovalar, çiçekler, insanlar, yeryüzü,
gökyüzü, bulut, deniz, yağmur, güneş, sevilen her şey, çiçek ve tabiatta
bulunan her şeyin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Garip, lütfen, istirham
edeyim, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
RECEP GARİP (Devamla) - Teşekkür ediyorum
Sayın Başkanım.
...sonsuz sevgiliye, yani, Allah'a
hasretini anlattığını ve her taşın, her bitkinin Yaradana hamdüsena ettiğini
biliyoruz.
Hâsılı, Yunus Emre, içinde taşıdığı Allah
ve Peygamber ve insan sevgisiyle, hem yaşadığı döneme hem de gelecekteki
kuşaklara seslenmiş oluyor:
"Ölür ise ten ölür, canlar ölesi
değil" der Yunus.
"Ete kemiğe büründüm/Yunus diye
göründüm" diye ekler ve bütün Anadolu insanını Yunus olmaya çağırır.
Canlar canını bulunca da,
"Canlar canını buldum bu canım yağma
olsun
Assı ziyandan geçtim dükkânım yağma olsun"
diyerek, Anadolu'ya tekrar seslenir.
"Ben yürürem yane yane/Aşk boyadı
beni kane
Ne akilem ne divane/Gel gör beni aşk
neyledi.
Gâh eserem yeller gibi/Gâh tozaram yollar
gibi,
Gâh akaram seller gibi/Gel gör beni aşk
neyledi" cümleleriyle, mısralarıyla bitiriyorum ve hepinize saygılar
sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Garip.
Sayın milletvekilleri, gündemdışı üçüncü
söz, buğday hasadı pazarlama sorunları hakkında söz isteyen Osmaniye
Milletvekili Necati Uzdil'e aittir.
Sayın Uzdil, buyurun. (CHP sıralarından
alkışlar)
3.-
Osmaniye Milletvekili Necati Uzdil'in, buğday hasadı öncesi yaşanan pazarlama
sorunları ile bu konuda yapılması gereken çalışmalara ilişkin gündemdışı
konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Sayın Başkanım,
öncelikle, size teşekkür ediyorum, bana bu konuşma olanağını yarattığınız için.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bugün,
buğday hasadı öncesi, pazarlama
sorunları hakkında konuşmak üzere söz almış bulunuyorum; sizleri sevgi ve
saygıyla selamlıyorum.
Buğday hasadı da nereden çıktı diyebilir
bazı arkadaşlarımız; çünkü, Ankara'nın dışına çıktığımızda, toprak daha yeni
yeşermekte; ama, değerli arkadaşlarım, Çukurova'da, mayıs ayında, şu anda
buğday başaklandı, hatta süt olum devresine girdi. Mayıs ayının sonunda buğday
hasadı başlayacak sevgili arkadaşlarım.
Hasat, çiftçinin alınterinin karşılığı,
sevgili arkadaşlarım, bir yıllık ümidi. Eskiden hasat bayramları yapardık.
Tahmin ederim sizler de biliyorsunuz. Ancak, son zamanlarda, hasat zamanı
yaklaştığında, bu yıl olduğu gibi, bir belirsizlik, bir endişe başlar
çiftçimizde. Nasıl endişe etmesin; şöyle bir düşünelim; biz, tarım ülkesiyiz,
bir yılda 1 000 000 ton buğday ithal ediyoruz. Amerikasından tutun,
Kanadasından, Ukraynasından, Arjantinine kadar.
Değerli arkadaşlarım, ithal ettiğimiz
buğdayın ton fiyatı 208 - 210 dolar civarında. Bir şey olduğu zaman bize derler
ki "hemen ithal edin, dünya piyasası şu!"
Değerli arkadaşlarım, ürünlerin, dünya
piyasasında, fiyatı belirlenirken, lütfen, girdilerin fiyatını da unutmamasını
diliyorum hükümetimizden. Bizdeki en son duruma bir bakalım: Geçen sene Toprak
Mahsulleri Ofisi 352 000 lira fiyat koydu ekmeklik buğdaya. Peki, şu anda
ekmeklik buğdayın ülkemizde serbest piyasada, fiyatı ne? Ben size hemen
söyleyeyim: 310 000, en kalitelisi 320 000 lira civarında.
Arkadaşlar, hasat yaklaştığı zaman buğday
fiyatları artar sözde; ama, maalesef, bu sene aşağılarda. O zaman, hasat
başladığında buğday 300 000 liraya kadar düşecektir.
Peki, girdi fiyatları ne oldu sevgili
arkadaşlarım bir yılda?.. Girdi fiyatlarına bir baktığımızda; bir yıl önce
mayıs ayında mazot 1 400 000 lira, şu anda 1 800 000- 1 900 000 lira.
Değerli arkadaşlarım, üre gübresinin
kilogramı bir yıl önce 300 000 lira, şu an 520 000 lira. Daha fazla rakamlarla
sizi sıkmak istemiyorum
Devlet ne için var; devlet, vatandaşımız
için var, halkımız için var, yurttaşımız için var. Bu fiyatlar artarken bu
hükümet buradaydı, yarın buğday fiyatları belirlenirken, serbest piyasa, devlet
bu işe karışmıyor deme hakkı olmadığını da burada belirtmek istiyorum değerli
arkadaşlarım.
Şu anda, hasadın ilk başlangıç yeri olan
Çukurova'da Toprak Mahsulleri Ofisinin depoları mısır dolu sevgili
arkadaşlarım. Hükümetin bir an önce, buğday hasadıyla ilgili, buğday alımıyla
ilgili çiftçilerin yardımına koşması için hazırlık yapması gerekir, buğday
depolarını boşaltması gerekir; o bölgeye diğer bölgelerden geçici personel
göndermesi gerekir, fiyatı açıklaması gerekir sevgili arkadaşlarım. Biz
istikrarı sağlamaya çalışıyoruz, fiyat açıklamayacağız derlerse ben de şunu
söylüyorum: Geçen seneki fiyatı düşünsünler, girdi fiyatlarındaki artışı da
düşünsünler, serbest piyasada oluşacak fiyattan sonra, hemen, hiç olmazsa,
fiyat açıklasınlar diye düşünüyorum. Bu konuda, değerli arkadaşlarım...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Uzdil, size eksürenizi
veriyorum; lütfen konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun.
NECATİ UZDİL (Devamla) - Tamamlıyorum
efendim.
Değerli arkadaşlarım, 1980'lerden bu yana
tarım sektörü tahrip edildi. Tarım sektörü, şu anda, dünyada stratejik
sektörlerden bir tanesi değil, teki. Sonuçta, çiftçi perişan.
Değerli arkadaşlarım, tarım sektörüne bu
güçlükleri yaşatanlara şunu söylemek istiyorum: Hükümeti, lütfen, ilgiye davet
ediyorum. Tarım sektörüne ihanet, ülkeye ihanetle eşanlamlıdır diyorum.
Bu duygularla, sizleri, tekrar, sevgi ve
saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Uzdil.
Gündemdışı konuşmalara Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sayın Sami Güçlü cevap vereceklerdir.
Sayın Bakan, buyurun.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
İki milletvekili arkadaşımın, Ordu
Milletvekili Sayın İdris Sami Tandoğdu'nun Ordu İlinde arıcılık ve arıcılığın
sorunlarıyla ilgili gündemdışı konuşmasına ve Osmaniye Milletvekili Sayın
Necati Uzdil'in buğday hasadı öncesi, bölgesini de öne çekerek yapmış olduğu
konuşmalara cevap vereceğim.
Ama, en son Necati Beyin söylediği söz,
tabiî, yine, çok üzücü ifadeler. İhanet... Tarıma ihanet, ülkeye ihanet...
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Benim içimdeki
duygu efendim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Devamla) - Necati Bey, bu kavramları bu kadar kolay kullanmayın. Bu kavramlar
kolay kullanılacak kavramlar değil.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Size öyle bir
şey demedim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Devamla) - İnsanlara, lütfen, böyle ithamlarda bulunmadan önce, bu kavramların
içine iyi bakın ve kime ne söyleyeceğinizi bilin.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Sizi itham
etmedim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Devamla) - Bu sektörün mensuplarını, bu sektörde hizmet etmeye çalışanları
ilgiye davet etmek başka, ihanetle nitelendirmek başka şeyler.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Sizi itham
etmedim...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Devamla) - Lütfen, insanları bu kadar rencide...
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Hayır...
Hayır...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Devamla) - Ben, sizi, bu konuda, lütfen, daha özenle konuşmaya davet ediyorum.
Sayın Sami Tandoğdu'nun, Ordu İlini öne
çekerek, arıcılık, bal ve bu sektörün sorunlarıyla ilgili konuşmasına, ben de,
şu düşüncelerle katkıda bulunmak istiyorum: Evvela, ülkemiz, bal açısından
büyük bir potansiyele sahip; dünyada koloni varlığı bakımından ikinci, üretim
bakımından da beşinci sırada. Dolayısıyla, geldiğimiz yer çok iyi ve
potansiyelimiz, bu üretim seviyemize ve dünyadaki konumumuza göre, çok daha
gelişebilecek durumda.
Bu bakımdan da, başta kurumumuza ve
konuyla ilgili sektör temsilcilerimize önemli görevler düşüyor. Nitekim, bunun
gereği olarak, mevzuatla ilgili düzenlemeler, ülkesel arıcılık projesi, arı
yetiştiricileri birliğinin kurulması, ana arı üreten işletmelerin artırılması
ve kayıt altına alınması, Türkiye ballı bitkiler flora haritasının çıkarılması
gibi, bu sektörü çok yakından ilgilendiren konularda adımlar atılıyor ve
dolayısıyla hukukî altyapı, teknik donanım ve bununla ilgili olarak örgütlenme
konusunda önemli çalışmalar var.
Bu konuyla ilgili olarak, ilk defa, bu
sektör -yani arıcılık sektörü ve bal üretimi- 2003 yılında teşvik kapsamına
katılıyor ve ana arı başına, 2003 yılında, 4 000 000 lira destek veriliyor. Bu,
arıcılığın ve bal üretiminin gelişmesi bakımından çok önemli bir adım. 2005
yılında ise, üreticilere, ana arı başına 7,5 milyon, birliğe üye olması halinde
ise -yani örgütlenmeyi teşvik
etmek amacıyla- 15 000 000 lira olarak ödeme gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla,
sektör, birkaç yönden bir gelişme içerisine sokulmaya çalışılıyor.
Buna ilave olarak, 2005 yılında, birlik
üyelerine, kilogram başına -süzme bal açısından- 400 000 lira destek veriliyor
üye olmayanlara ise -bir miktar daha
az- 300 000 lira bal primi ödeniyor.
İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Bakanım, petek
bala, petek bala...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Devamla) - Ayrıca, bildiğiniz gibi, ihracat başına da, bala, bir teşvik primi
uygulanıyor.
Sorunlarımız çok. Bunların içerisinde en
önemlisi, naftalin kullanımı, bilinçsiz şekerle besleme, ruhsatsız birkısım
ilaçların kullanılması, damızlık ana arı üretimindeki yetersizlik gibi -ben
devamını saymıyorum- oldukça önemli sorunlarımız var.
Ordu'ya gelince; Ordu, gerçekten,
Türkiye'de, bu sektöre öncülük eden bir ilimiz. Türkiye'de arı varlığının yüzde
8'ine, üretimin de yüzde 12'sine sahip. Yani, böyle bir ilimizin yüzde 12'lik
üretimden bir pay alması, yüksek bir verimle çalışması anlamına geliyor.
Nitekim, Türkiye'de kovan başına ortalama 18 kilogram iken, Ordulu
üreticilerimiz kovan başına 32 kilogram ürün elde edebiliyorlar; dolayısıyla,
bu konuda bir ihtisas kazandıkları belli. Dolayısıyla, Ordu'nun ikinci önemli
gelir kaynağı.
Bu konuda, Ordu Arıcılık Araştırma
Enstitüsüyle ilgili, Sayın Milletvekilimizin ifade ettikleri hususla ilgili,
ilkönce, ona, sevineceği bir haber vereyim: Konuyla ilgili uzman bir yönetici
arkadaşın tayini bugünlerde çıkıyor. En önemli unsur bu; yani, arıcılık
konusunda ihtisas yapmış, üniversitede bir akademisyen arkadaş, bu enstitünün
başına geliyor. Dolayısıyla, insangücü eksikliğini kısa bir süre içerisinde
telafi edeceğiz.
Kendisinin bahsettiği o teknik donanımlar
konusunda ise, ben, şu anda, tam, kesin olarak bir bilgiye sahip değilim.
Onunla ilgili konuyu da inceleyeceğim. Dolayısıyla, bölgenin bu potansiyelini
çok daha ileriye götürebilecek bir gayretin de Bakanlığımız tarafından yerine
getirileceğini ifade etmek istiyorum.
Esas konumuz, bu zaman diliminde, sahte
bal konusudur. Bu konuda, en başta ilaç, naftalin kalıntısı ve yapay bal
konuları, bizim en çok başımızı ağrıtan hususlardır. Bu, sektörün gelişme
potansiyelini de büyük ölçüde etkilemektedir. Nitekim, 2003 yılındaki
ihracatımıza nispetle 2004 yılındaki gerilemenin de en önemli kaynağı bu
hususlardır. Yurt dışında da bu konuda birkısım olumsuz sonuçlarla karşılaştık,
ithalatçı firmalar bunları da ilettiler. Dolayısıyla, Bakanlığımız, kamunun en
önemli görevi olan denetim görevi konusunda, yine, Sayın Milletvekilimizin
belirttiği, bakanlığımızın hassasiyetle üzerinde durduğu için teşekkür ettiği
konuda, ben, 2005 yılının ilk dört ayı içerisindeki denetleme sonuçlarını
bilgilerinize sunmak istiyorum.
2005 yılının ilk dört ayının sonuçlarına
göre, 8 115 denetim gerçekleştirdik -bu, sadece balla ilgilidir- 994 numune
aldık. Bunların 356'sının analiz işlemi tamamlandı, diğerlerinin devam ediyor.
Bunların içerisinden 216'sında herhangi bir sorun çıkmadı, 137'sinde ise
olumsuzlukla karşılaştık. Dolayısıyla, sektörde problem olduğu ifade edilen
konuda çok yüksek rakamlarla yapılan denetimlerde de oran, yine, yüksek
çıkmaktadır. Dolayısıyla, buna yönelik yoğun tedbirlerimiz ve hukukî
tedbirlerimiz, cezaî tedbirlerimiz devam ediyor. Bu ballardan 21 tonuna el
koyduk, bunlardan 5 tanesi şu anda savcılığa intikal etti, 66 tanesine idarî
para cezası verdik, 10'un üzerindeki işyerini kapattık. Bu, çok zor bir karar;
ama, şunu gösteriyoruz: Bu firmaların içerisinde sektörde nispî ağırlığı yüksek
olanlar da var. Dolayısıyla, şunu demek istiyorum: Bu sektördeki sorun, bu
konuda bir problemin olduğunu yapılan denetimlerde ortaya koymaktadır; ama,
sorunu çözmeye yönelik kararlılığımızın da sonuçları buradadır. Dolayısıyla,
gelişmenin bundan sonra daha olumlu olacağını ve bu şekilde hareket eden, sahte
bal üretimiyle uğraşan firmalara fırsat vermememiz gerektiğini, bu konuda
Bakanlığımızın üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğini söylüyorum.
Yalnız, saygıdeğer milletvekilimizin ifade
ettiği bir husus var; o da, Bursa'yla ilgili. Bursa İl Müdüründen aldığım
bilgi, Bursa'da 4 firma bal üretiyor. Bu 4 firmanın ürünleri 2005 yılı içinde
de kontrol edilmiş ve dolayısıyla, şu anda bir sorun gözükmüyor. Yalnız, tabiî,
isim vermedi ve mısır şurubu üreten bir işletmeyle ilgi kurarak, bal esansı
karıştırarak bunu pazarladığını söylediler. Ben, bu konuda kendisinden ilave,
ek bilgi talep ediyorum. Bu hususla da ilgili, normal denetim fonksiyonumuzu
yerine getirmeyi arzu ediyorum. Kendisinin konuya gösterdiği hassasiyet için
teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, kamuoyuna da, biz, yaptığımız çalışmaları
ifade etme imkânını bulduk; teşekkür ediyorum.
Şimdi, efendim, müsaadenizle, Sayın Necati
Uzdil'e de bir cevap vermek istiyorum. Sayın Necati Uzdil, özellikle tahılla
ilgili, buğdayla ilgili konuda düşüncelerini ifade ettiler. Ben de, kısa bir
genel bilgiden sonra, 2005 yılına hangi şartlarda giriyoruz; onu, kamuoyuna ve
sizlere arz etmek istiyorum.
Evvela, efendim, Türkiye'de, tarımsal
alanların yüzde 50'sinde tahıl ziraatı yapılıyor. Bunun da yüzde 68'inde, yani,
yüzde 50'nin yüzde 68'inde ise buğday üretimi var. Bir başka ifadeyle, Türkiye'de,
kırsal kesimde yaşayan yaklaşık 12-13 milyon insanın temel gelir kaynağı buğday
üretimi. Türkiye, 2004 yılı itibariyle, rekor bir üretim elde etti tahılda; 34
000 000 ton. Bu, son on yılın en yüksek rakamıdır. Buğdayın payı ise 21 000 000
ton. Dolayısıyla, Türkiye, 21 000 000 ton buğday üretimiyle, dünyada yedinci
sırada bir üreticidir; büyük bir üreticidir, önemli bir üreticidir. Türkiye'de,
tabiî, hem nüfusunun çok önemli bir kısmının gelir kaynağı hem de dünyada
önemli bir üretici olmasından dolayı, bu temel ürünle ilgili, geçmişte olduğu
gibi bugün de hasat bayramları her bölgede yapılıyor. Dolayısıyla, hasadı,
hasat zamanını kuşkuyla, tedirginlikle beklemiyor; yani, bir insan, gelir
kaynağını, bu kadar yüksek oranda insanın gelir kaynağı olan bir hasat
dönemini, elbette bir sevinçle, umutla bekler. Nitekim, bunun hep böyle olması
da lazım; devam da ediyor.
Şimdi, ülkemizde, ithalat-ihracatla ilgili
birkaç rakamı söyleyeyim. Türkiye'nin buğday üretimi, 19-21 milyon ton arasında
değişiyor, son yılları kastediyorum; ihtiyacı ise, 16 000 000 tondur; yani,
Türkiye, 2004 yılında, 6 000 000 ton üretim fazlası olan bir ülkedir; ama,
Türkiye, buğday ithal etmiştir, etmektedir. Nitekim, 2003'te 1,8 milyon ton,
2004'te ise 1 000 000 tonun altında, 900 000 ton civarında buğday ithal
etmiştir ve bu, 2004 yılının eylül ayına kadar olan ithalattır. Buradaki
ithalatın en temel sebebi, Türkiye'nin buğday ürünleri ihracatçısı bir ülke
olmasıdır. Nitekim, 2003 yılında 669 000 ton un, 2004 yılında ise 941 000 ton
un ihraç etmiştir; makarna ihracatı 125 000 ton, bulgur ihracatı 38 000 tondur;
2004 yılında bisküvi ihracatı ise 156 000 tondur. Dolayısıyla, Türkiye'nin bu
ürünlerini ihraç edebilmesi için, hem belli kalitede buğday kullanması
gerekiyor hem de ucuz kullanması gerekiyor; çünkü, bu ürünleri uluslararası
piyasada satıyor. Dolayısıyla, Türkiye'nin, eğer kaliteli buğday üretiyorsa,
buğday ithalatını yapması anlamsızdır; ama, ihtiyaç varsa da, ihracat için
şarttır. Yani, bunda iktisadî olarak bir yanlışlık da yoktur.
2004 yılı eylülünden sonra, Türkiye,
buğday ithal etmemektedir, 2005 yılının ilk dört ayı sonucunda da durum
aynıdır. Yani, yaklaşık dokuz aydır Türkiye buğday ithal etmiyor; sebebi de,
2004 yılında üretilen mahsulün niteliğinin, ihtiyaç duyulan kalitede buğday
teminine imkân vermesidir. Dolayısıyla, 2005 yılında da, aldığımız buğday
rejimi -yani buğday ithalat-ihracat
rejimi- tedbirleri içerisinde, şu anda, buğday ithalatı da söz konusu değildir.
Dolayısıyla, Türkiye'nin, 2005 yılında, 1 000 000 tonun çok üzerinde, 1 500 000
ton un ihracatı, özellikle Irak'a olmak üzere ve bağlantıları da bu konuda
yapılmış durumdadır. Ben, kendim, cumartesi günü Gaziantep'te idim; orada,
ziyarete gelen sektörün mensuplarının içerisinde, yeni bağlantı kuran
insanlarla da karşılaştım. Onlar da, bu konuda düşüncelerini, duygularını ifade
ettiler. Dolayısıyla, Türkiye, un ihracatı konusunda giderek daha büyük
rakamlara ulaşacaktır.
2004 yılıyla ilgili konularda... Evet,
biz, 370 000 lira başfiyatla açtık. Ekmeklik buğday fiyatları 352 000 lira
olarak ifade edildi; fakat, üretimin yüzde 11 fazla olması, dünya fiyatlarının
160 dolar civarında olması, sanayicinin ve tüccarın, Türkiye'deki bu üretim
fazlasını, anlaşılır bir şey olduğu için, teminini ilerleyen zaman içerisinde
de mümkün gördükleri için piyasaya çok kuvvetle girmediler ve dolayısıyla, biz,
çok miktarda buğday almamıza rağmen, buğday fiyatlarını, Sayın Necati Uzdil'in
dediği gibi, 370 000'lerde tutamadık. Bu konuda fiyatların daha fazla düşmemesi
için, ilk defa, kış ayında, aralıkta, ocakta, şubatta, biz, Türkiye'nin her
yerinde buğday almaya devam ettik ve bu şekilde bir uygulama yaptığımız için,
buğday fiyatlarının daha fazla aşağıya düşmesini de önlemeye çalıştık. Bu,
zaten, iktisadî olarak da bir alıcının varlığı, fiyatları bir noktada tutmak
için elbette gereklidir.
Türkiye şu anda ithalat yapmıyor. Toprak
Mahsulleri Ofisinin elinde buğday stokları kalmadı, 2003 ve 2004 kaldı.
Halbuki, bizim, 2004 yılında elimizde, geriye doğru kalan beş yıllık stoklar
vardı. Toplam miktarı belki büyük değildi; ama, 2001'den, 2002'den kalan
stoklarımız vardı. Bunların hepsini bu dönem içerisinde satma imkânını bulduk.
Elimizde minimum stoklarımız var. Piyasada
da tüccarın elinde çok fazla buğday kalmadı. Dolayısıyla, sezona girerken,
piyasa, talep yönünden çok uygun bir vasata geldi. Biz kurum olarak, Türkiye'de
çiftçilerimizin çok önemli bir kısmını, neredeyse yüzde 50'sini ilgilendiren bu
kesimin ümitsiz girmesini, karamsar girmesini elbette kabul edemeyiz. Yani,
kamu olarak bu insanlara bir yol göstermek, piyasa şartları içerisinde
düzenleyici bir rolle onların ürünlerinin değerlendirmesini yapmak zorundayız,
hazırlığımız bu yöndedir. Necati Beyin bahsettiği hususlar bir uyarıysa
teşekkür ediyoruz; ama, onun ötesindeki ifadelerine ve düşüncelerine
katılmadığımızı, zaten konuşmamın başında belirledim ve ifade ettim. Onları çok
ağır ifadeler olarak buluyorum ve ona ait bir izin bizde olmadığını da sözle
değil, davranışla açıklamaya çalışmanın doğru olacağına inanıyorum.
Bu vesileyle, hepinizi saygıyla
selamlıyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündeme geçiyoruz.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Sayın Başkan,
İçtüzüğün 69 uncu maddesi gereği bir açıklama yapmak istiyorum...
BAŞKAN - Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Açıklama yapmak
istiyorum... Yanlış anlamış olabilirler, bilemiyorum; ben, öyle bir şey
demedim.
BAŞKAN - Sayın Uzdil...