DÖNEM : 22        CİLT : 82                                                               YASAMA YILI : 3

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

91 inci Birleşim

28 Nisan 2005 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

              I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Kütahya Milletvekili Alaettin Güven'in, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki grizu patlaması sonucu meydana gelen göçük olayı ile kömür ocaklarının sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı

2.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, kültür balıkçılığı ile balık çiftliklerinin yarattığı çevre kirliliğine, turizme olan etkilerine ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması

3.- Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı'nın, Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü ile  Trafik Haftası münasebetiyle, karayollarında trafik güvenliğinin sağlanması konusunda alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı

B) ÇEŞİTLİ İŞLER

1.- Genel Kurulu ziyaret eden Bosna-Hersek Parlamento Başkanı Şefik Dzaferoviç ve beraberindeki heyete Başkanlıkça "Hoşgeldiniz" denilmesi

IV.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralama ile çalışma günlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

2.- Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)

3.- 2006 Yılı Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1003) (S. Sayısı:872)

4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik ile 13 milletvekilinin, Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/422) (S. Sayısı: 875)

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Karaman Milletvekili Mevlüt AKGÜN'ün, nafaka hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/5117)

2.- Ankara Milletvekili İsmail DEĞERLİ'nin, Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün ihalelerine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5391)

3.- İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU'nun, yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Güldal AKŞİT'in cevabı (7/5414)

4.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, Bingöl çevresinde yaşanan depremlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/5417)

5.- Ankara Milletvekili İsmail DEĞERLİ'nin, bir şirket tarafından çeşitli kurumlara verildiği belirtilen teklife ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5447)

6.- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, geçici köykoruculuğuna ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5467)

7.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa Tüketici Mahkemesi hâkiminin Bakanlığa geri çekilmesine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/5521)

8.- Kocaeli Milletvekili İzzet ÇETİN'in, İstanbul Küçükyalı Çocuk Yuvasındaki şiddet iddialarına,

SHÇEK'in İstanbul'daki yetiştirme yurtlarında ve huzurevlerindeki yiyecek sıkıntısına,

- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM'in, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun, Türkiye Jokey Kulübünün hâsılatından alması gereken paya,

- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un, toplumsal cinsiyet rollerinin değiştirilmesine yönelik ne tür çalışmalar yapıldığına,

Kadınların eğitim olanaklarının artırılmasına yönelik çalışmalara,

Çalışma yaşamında kadınların karşılaştığı cinsiyete dayalı ayrımcılığa,

Kadın işgücünün daha iyi koşullarda değerlendirilmesine,

CEDAW raporunun sunumundaki bir konuşmasına,

Çocuk bakımevlerinin sayısına ve yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalara,

Kadınların işgücüne katılımını destekleme amaçlı meslek eğitim kurslarına,

Kadınların siyasete katılımını destekleyici ne gibi çalışmalar yapıldığına,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Güldal AKŞİT'in cevabı (7/5538, 5539, 5540, 5541, 5542, 5543, 5544, 5545, 5546, 5547, 5548)

9.- Karaman Milletvekili Mevlüt AKGÜN'ün, fikir ve sanat eserleri sahiplerinin vergilendirilmelerine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Atilla KOÇ'un cevabı (7/5554)

10.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Atilla KOÇ'un cevabı (7/5601)

11.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/5603)

12.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Güldal AKŞİT'in cevabı (7/5609)

13.- Diyarbakır Milletvekili Mesut DEĞER'in, Millî Güvenlik Konseyi döneminde çıkarılan kanun ve KHK'ların kaldırılmasına yönelik çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/5623)

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak altı oturum yaptı.

Çorum Milletvekili Ali Yüksel Kavuştu'nun, Çorum İli Kargı İlçesi Saraycık Köyünde meydana gelen ve köyün tamamının yanmasına sebep olan yangına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen cevap verdi.

Ankara Milletvekili Yakup Kepenek, kız çocuklarının okula gönderilmesi girişimlerinin, gelecekte, kadınların toplumsal ve ekonomik hayata aktif olarak katılmasına yapacağı olumlu etkilere,

Tokat Milletvekili Resul Tosun, Çanakkale Savaşlarının 90 ıncı yıldönümüne,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Sefik Dzaferovic ve beraberindeki parlamento heyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının konuğu olarak ülkemize resmî ziyarette bulunmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Irak Parlamentosu arasında Parlamentolararası Dostluk Grubu kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi, kabul edildi.

Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez hakkında tanzim edilen soruşturma dosyasının İçtüzüğün 75 inci maddesine göre geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi okundu; dosyanın Hükümete geri verildiği bildirildi.

Erzurum Milletvekili Mustafa Nuri Akbulut ve 22 milletvekilinin, Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan belediyelerin ekonomik koşullarının tespiti ve yaşanan olumsuzlukların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/278) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Tunus ve Fas'a yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündeminin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 140 ıncı sırasında yer alan 565'e 1 inci ek sıra sayılı komisyon raporunun bu kısmın 4 üncü sırasına alınmasına ilişkin CHP Grup önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği,

Genel Kurulun 27.4.2005 Çarşamba ve 28.4.2005 Perşembe günleri saat 23.00'e kadar; 29.4.2005 Cuma günü 14.00-22.00, 30.4.2005 Cumartesi günü de 12.00-22.00 saatleri arasında çalışmasına ve bu günlerde de kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine ilişkin AK Parti Grup önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği,

Açıklandı.

Genel Kurulu ziyaret eden Afganistan Devlet Başkanının Kıdemli Danışmanı ve Ticaret Bakanı Hidayet Emin Arsala ve beraberindeki heyete Başkanlıkça "Hoşgeldiniz" denildi.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı: 305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden,

2 nci sırasında bulunan, Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının (1/969) (S. Sayısı: 851) görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,

Ertelendi.

3 üncü sırasında bulunan, Emniyet Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının (1/1006) (S. Sayısı: 869) görüşmeleri tamamlanarak,

4 üncü sırasında bulunan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Salih Kapusuz ile Hatay Milletvekili Sadullah Ergin'in, 633 Sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin (2/420) (S. Sayısı: 870) yapılan görüşmelerden sonra,

Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.

İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, konuşmasında, Partisine sataşması,

Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek, İstanbul Milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu'nun, konuşmasında, ileri sürmüş olduğu görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesi,

Nedeniyle birer açıklamada bulundular.

5 inci sırasında bulunan, 2006 Yılı Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısının (1/1003) (S. Sayısı:872) tümü üzerinde bir süre görüşüldü.

28 Nisan 2005 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 23.00'te son verildi.

 

İsmail Alptekin

Başkanvekili

 

            Bayram Özçelik          Ahmet Küçük

             Burdur                 Çanakkale

Kâtip Üye                Kâtip Üye

 

Yaşar Tüzün

Bilecik

Kâtip Üye

 

                                                  No.: 125

 

II. - GELEN KÂĞITLAR

28 Nisan 2005 Perşembe

 

Tasarılar

1.-      Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/1017) (Millî Savunma ile Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.4.2005)

2.-      Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San'at ve Ticaret Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/1018) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.4.2005)

 

Teklifler

1.-     Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ile 12 Milletvekilinin; 3797 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/443) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.4.2005)

2.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün; Adli Sicil Kanunu Teklifi (2/444) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.2005)

3.-     Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün; Muhtarların Sosyal Güvenlikleri Hakkında Kanun Teklifi (2/445) (İçişleri; Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.4.2005)

4.- Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın; 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununda ve 5539 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/446) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.4.2005)

 

 

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.05

28 Nisan 2005 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER : Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 91 inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Kütahya Gediz İlçesi Gökler Beldesinde meydana gelen maden kazasıyla ilgili olmak üzere, Kütahya Milletvekili Sayın Alaettin Güven'e aittir.

Sayın Güven, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

 III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Kütahya Milletvekili Alaettin Güven'in, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki grizu patlaması sonucu meydana gelen göçük olayı ile kömür ocaklarının sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı

ALAETTİN GÜVEN (Kütahya) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; seçim bölgem Kütahyamızın Gediz İlçesi Gökler Beldesinde, 21 Nisan 2005 tarihinde meydana gelen ve grizu patlaması sonucu 18 çalışanın yaşamını yitirdiği maden kazası üzerinde gündemdışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlarken, hepimizi üzüntüye boğan bu elim kazada hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, kalanlarına sabır ve sağlıklı uzun ömürler diliyorum ve buradan, kazadan sonra taziyeleriyle bizi yalnız bırakmayan, başta Başbakanımıza ve hükümet üyelerimize, anında halkımızın yanında bulunup acımızı paylaşan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanımız Dr. Hilmi Güler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Murat Başesgioğlu'na, gerekli kurtarma çalışmalarını başlatan, cenazelerin ocaktan çıkarılması için önlemleri alan ilimiz valisine, jandarma komutanına, il ve ilçe emniyet müdürlerine, araç gereçleriyle yardıma koşan çevre ve Kütahya il ve ilçe belediyelerimize, taziyelerini ileten milletvekili arkadaşlarımıza, şahsım ve ilimiz milletvekilleri ve vatandaşlarımız adına teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; çalışmayı en yüce onur bilen bu madencilerimiz de, madencilik sektöründe çalışan diğer arkadaşları gibi, her gün, evlerinden, eşleri ve çocuklarıyla helalleşerek çıkıyorlardı. Onlar, evlerine götürecekleri ekmek parasını kazanmak için madene inerken, evdekiler, her an gelebilecek kötü haberin korkusu içinde beklerlerdi.

21 Nisan Perşembe sabahı, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesi sakinleri, Kömür İşletmeleri AŞ'nin 7 numaralı maden ocağında çalışan 10 kişiyi, son kez, işlerine giderken gördüler. Onlar, gökyüzünün mavisinden kömürün karanlığına girdiler; güneşi son kez gördüler, ayı ve yıldızları hiç göremeyeceklerdi. Kiminin baba olmasına iki ay vardı; kimi, iki gün önce yeni eve taşınmıştı; bir diğeri nişanlıydı; birinin emekliliğe hak kazandığı gündü. Madencilerin çocukları, 23 Nisana, ekmeğini toprağın 350 metre derinliğinden çıkaran babaları olmadan girdi. Her gün evine döndüğünde, kömür karasına boyanmış yüzünde sadece yorgun gözlerinin beyaz parlaklığını taşıyan babaları yoktu artık; onların adlarına ve soyadlarına bir de "öksüz" sıfatı eklenmişti.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Kütahyamızın Gediz İlçesinin Gökler Beldesinde yaşanan ve 18 işçinin ölümüne neden olan iş kazası sonrası ortaya dökülen gerçekler, dikkatleri madencilik sektörüne çekmektedir. Türkiye'de çalışma yaşamını düzenleyen ilk yazılı düzenlemelere baktığımızda, maden işçilerinin yaşamlarıyla ilgili olduğunu görürüz. 1865 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi, Ereğli kömür bölgesinde çalışan işçilerin çalışma koşullarını ve sağlıklarının korunmasını hedefleyen hükümler de içermiş; 1869 tarihli Maadin Nizamnamesi ise, Dilaver Paşa Nizamnamesinden bir adım öteye giderek, maden işçilerinin sağlıklarının korunması için bazı zorunlu kurallar getirmiştir. 1869'dan 2005'e geldik, aradan tam 136 yıl geçti. Dile kolay, 136 yıl... Bir asırdan daha uzun bir süre. Kütahya'nın Gediz İlçesinde maden kazasında ölen işçilerin yaşamları gazetelerin birinci sayfalarını süslüyor. Maden işçileri, sadece Gediz'de değil; gidin Zonguldak'a, Bolu'ya, Ermenek'e, Çorum'a, kısaca, madencilik yapılan herhangi bir bölgede, 136 yılda, maden işçilerinin çalışma koşullarında bir adım ilerleme sağlanamamış olduğu gerçeğiyle yüz yüze gelirsiniz.

Çalışma Bakanlığı iş müfettişlerinin ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tespitlerine göre, denetlenen 772 yeraltı ve yerüstü kömür endüstriyel maden ile taş ve mermer ocağında, 469 işyerinde işçilerin sağlık raporları tutulmuyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın efendim.

ALAETTİN GÜVEN (Devamla) - ...Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği uygulanmıyor. 482 işyerinde, düzenli sağlık gözetimleri yapılmıyor. 222 işyerinde, işkoşullarına ilişkin eğitim verilmediği tespit ediliyor. Raporlara göre, 202 işyerinde, iş makinesi operatörlerinin ehliyeti yok. 202 madende, işçilere, çelik burunlu ayakkabı, baret, toz maskesi verilmemiş ve kişisel koruyucu malzeme kullanımı yetersiz. 122 madende, işçiler, ocağa maskesiz giriyor. 59 işletmede, yangın ve patlama tehlikesi bulunan ortamlarda sigara içiliyor.

Değerli arkadaşlarım, burada bir işverenin anlattığı şu -sigaraya dikkatinizi çekerek, konuya da dikkatinizi celbetmek için söylüyorum- işveren diyor ki: "Ocağa giren, denetimlerde, işçi, ekmeğin arasına çakmağını ve sigarasını da koyup öyle giriyor." Öyleyse, eğitim, eğitim, eğitim... Eğitim önemli.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; madencilik sektöründe, Gediz İlçemiz Gökler Beldemizde grizu patlaması sonucu oluşan elim...

BAŞKAN - Sayın Güven, süreniz doldu, siz, toparlayın. Önemini anlıyorum; ancak, toparlayın lütfen.

ALAETTİN GÜVEN (Devamla) - Teşekkür ederim; toparlıyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; insan, kutlu varlık; emek, kutsal; üretmek, insanoğluna yakışan en yüce davranış biçimi; üretim, mutlu sonuç. Çalışmak ve çalışkan olmak insanın en güzel iki özelliği. Medeniyetimizin çağlara vurduğu mühür ve can soluğu, hep bellediğimiz gibi, insanın yaşaması, devletin yaşaması, insanın yücelmesi, devletin yücelmesi; yaşamanın en anlamlısı ise, başkasına yük olmadan hayatını sürdürmektir.

İşte, bu değerlerle donanmış Kütahyamızın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki elim olayda yaşamını yitiren madencilerimizi rahmetle anıyor, yakınlarının acılarını paylaşıyoruz. Tüm madencilik camiasına başsağlığı dilerken, hepinize selamlarımla, saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Güven.

Değerli milletvekilleri, Gediz İlçesi Gökler Beldesinde meydana gelen maden kazasında hayatını kaybedenlere, Başkanlık olarak, Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralananlara da acil şifalar diliyorum ve böyle bir kazanın bir daha olmamasını ayrıca temenni ediyorum.

Gündemdışı ikinci söz isteği, kültür balıkçılığının yarattığı çevre kirliliği ve turizme etkileri hakkında İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Ersin'e aittir.

Buyurun Sayın Ersin.

2.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, kültür balıkçılığı ile balık çiftliklerinin yarattığı çevre kirliliğine, turizme olan etkilerine ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması

AHMET ERSİN (İzmir)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, artık, gitgide Türkiye'de bir sorun olmaya başlayan, çevre kirliliği bakımından bir sorun olmaya başlayan kültür balıkçılığı, balık çiftlikleriyle ilgili sizleri bilgilendirmek istiyorum; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Ege ve Akdeniz kıyılarımız, iç ve dış turizmin çok yoğun yaşandığı bölgelerdir. Denizi ve doğasıyla, özellikle de yaz aylarında dünyanın ve Türkiye'nin her yerinden gelen insanlar, Ege ve Akdeniz kıyılarında tatil yapıyorlar. Ancak, bu dünyanın her tarafından ve Türkiye içinden gelen yerli ve yabancı turistler, maalesef, birkaç yıldan beri bu balık çiftliklerinin güzelim koylarımızı ve kıyılarımızı işgal ediyor olması nedeniyle, ne yazık ki, bu tatil olanaklarından ve herkese açık olması gereken denizden yeterince yararlanamıyorlar.

Örneğin, kendi seçim çevremde Karaburun Yarımadasının hemen hamen tamamı, Gerence Koyu, Çeşme, Aydın ve Didim'e kadar uzanan kıyı bölgesinde güzelim koylar, ne yazık ki, insanlara değil, balık çiftliklerine hizmet vermektedir. Üstelik bu tesisler, konutların arasına konuşlandığından hem çevrede yaşayanlar ve hem de yerli ve yabancı turistler herkese açık olması gereken denizden yeterince yararlanamıyorlar. Kaldı ki, balık çiftliklerinin, kurulduğu çevrede denizin ekolojik dengesini bozduğu ve yoğun kirlilik yarattığı da bilinmektedir.

Sayın milletvekilleri, bu yetmezmiş gibi, bölgeye şimdi de orkinosçular dadanmaya başladı. Bilindiği gibi, orkinos balık çiftliklerinin amacı, doğadan yakalanan, yavru halde yakalanan orkinoslara yemlemeyle kilo kazandırıp, satmaktır. Orkinosları, daha çok Japonlar, bildiğiniz gibi, suşi ve saşimi olarak tüketmektedirler.

Değerli milletvekilleri, özel kafeslerde ve yoğun yemlemeyle beslenen orkinoslar, 600-700 kilogram ağırlığa ulaşmaktadırlar. Bu balıklara 1 kilogram kazandırabilmek için en az 20 kilogramdan fazla yem vermek gerekmektedir. Bu yoğun yemlemeyle, dışkı ve diğer atıklar, ne yazık ki, bir orkinos kafesinin altında, metrekarede 50 kilogramdan fazla atık birikmesine neden olmaktadır.

Yine, 1 000 ton orkinos yetiştirilen bir çiftlikte, 20 000 kişinin yaşadığı bir kentin kanalizasyon atıklarına eşit oranda atık denize ve doğaya bırakılmaktadır.

Bütün bunlar bilimsel tespitlidir ve bu tesislerin denize, doğaya ve insan sağlığına verdiği zararları göstermektedir.

Sayın milletvekilleri, gerek Avrupa Parlamentosu ve gerekse Avrupa Komisyonu ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı, balık üretim çiftliklerinin, deniz yaşamı ve kirliliği üzerinde global tehdit oluşturduğunu raporlarla kanıtlamışlardır. Üstelik, besi balığı üretme çiftlikleriyle, orkinos ve benzeri tesislerin hemen hemen tamamının, arkeolojik ve doğal SİT alanlarında konuşlanması da dikkat çekicidir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 627 sayılı kararına rağmen, birinci ve ikinci derecede arkeolojik ve doğal SİT alanlarına nasıl olup da balık çiftliği kurulmasına izin verildiğini anlamak mümkün değildir.

Değerli milletvekilleri, balık çiftliklerine ön izin ve proje onayı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından verilmektedir; ancak, projeler, yöre halkının mutabakatı ve ÇED raporu alınmadan onaylanmaktadır. Yani, önce proje onaylanmakta ve sonra proje sahibi yer beğenmektedir.

Şimdi, elimde bir belge var değerli milletvekilleri. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünün, talepte bulunan bir şahsa gönderdiği yazı. Bu yazıda diyor ki: "Projeniz Bakanlığımızca onaylanmıştır. Kafesleri nereye kuracağınızı ve kapasite miktarını bildirin."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen, tamamlayın efendim.

AHMET ERSİN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Yani, önce projenin onaylandığı, sonra diğer koşulların arandığına tipik bir örnek.

Değerli milletvekilleri, nitekim, bu tesislerin yoğun olduğu yerlerde yöre halkı ve çevre koruma dernekleri yaratılan deniz ve görüntü kirliliği nedeniyle protesto eylemleri yapmaktadır ki, bu eylemler, önümüzdeki süreçte daha da artacaktır. Avrupa, bu sorunu, tesisleri açık denize taşıyarak çözmüşken, ülkemizde, hemen kıyıda, güzelim koylarda ve konutların arasında konuşlanmasına izin verilmesi, tarihe, doğaya, insan sağlığına ve turizme önem verilmemesinin eseridir. Doğru dürüst denetim bile yapılmaması ilginçtir.

Sayın milletvekilleri, sonuç olarak, Ege ve Akdeniz kıyılarını ve koylarını işgal eden balık çiftlikleri ve orkinos tesisleri, yarattıkları deniz ve görüntü kirliliğiyle iç ve dış turizmi son derecede olumsuz etkilemektedir. Konuyu, sadece döviz ve kazanç hırsıyla değerlendirmek tarihe ve doğaya ihanettir. Artık, bu sorunu, daha da büyüyüp içinden çıkılmaz hale gelmeden çözüme ulaştırmanın zamanı geldi de geçiyor. Artık, kıyılarımızı ve koylarımızı bu balık çiftliklerinin işgalinden kurtarmanın zamanı geldi değerli milletvekilleri. Eğer, bu konuda gecikilirse, önümüzdeki yıllarda, artık, sorun, içinden çıkılmaz hale gelir, daha da büyür ve büyük sorunlar yaratır.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Yalnız, ilgili bakanın bu ciddî, önemli konuyu dinlemesi ve değerlendirmesi gerekirdi; ancak, ne yazık ki, sadece ilgili bakan değil, hükümetin kendisi Mecliste yok.

Değerli milletvekilleri, hep söylüyorum, burada, hepimiz, Türkiye'nin, ülkemizin, halkımızın bazı sorunlarını gündeme getiriyoruz ve bu sorunlara çözüm bulması gereken hükümet, maalesef, milletvekillerine de saygısızlık yapıyor, Meclise de saygısızlık yapıyor.

Sevgili Başkanım, değerli dostlarım, arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Ersin.

Gündemdışı üçüncü söz isteği, karayolları güvenliği ve Trafik Haftası münasebetiyle, Erzurum Milletvekili Sayın Mustafa Ilıcalı'ya aittir.

Buyurun Sayın Ilıcalı. (AK Parti sıralarından alkışlar)

 3.- Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı'nın, Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü ile  Trafik Haftası münasebetiyle, karayollarında trafik güvenliğinin sağlanması konusunda alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı

MUSTAFA ILICALI (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü ve Trafik Haftası konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım. Bu konuşmamı yapmama vesile olan AK Parti Grubumuza, bana söz veren Başkanlığımıza teşekkür ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, dünyanın her ülkesinde olduğu gibi, bizim ülkemizde de, her yıl, mayıs ayının ilk cumartesi günü Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü, bunu takip eden hafta da Karayolu Trafik Haftası olarak kabul edilmiştir. Bu münasebetle, siz değerli milletvekillerimize bu çok önemli konuda bazı bilgileri verip, bazı çarpıcı rakamlar verip, bunları sizlerle paylaşacağım. Karayolu trafik güvenliği konusuna iktidarımızın ve muhalefetimizin çok hassas olduğunu biliyorum. Bu konuşmama da, bu 5 dakikalık kısa konuşmama da ilgi göstereceğinizden hiçbir şüphem yok.

Değerli milletvekilleri, dünyada ilk trafik kazası üzerinden yaklaşık 100 yıl geçmiş, o zamandan bu zamana yaklaşık 25 000 000 insan trafik kazalarında hayatını kaybetmiştir. Dünya savaşları hariç, hiçbir savaşta bu kadar insan ölmemiştir. Ülkemizde, her 55 dakikada, 1 vatandaşımızı trafik terörüne kurban etmekteyiz.

1 000 nüfusa düşen araç sayısı Türkiye'de 136, Almanya'da 616'dır. 100 000 000 taşıt/kilometre uluslararası bir standart. Ölüm oranı Almanya'da 1,2; Türkiye'de 9,20; yani, 9 kat daha fazla.

Trafik kazaları, dünya genelinde bir sorun olup, her yıl 700 000'den fazla kişi ölmekte, 6 000 000 kişi ise yaralanmakta veya sakat kalmaktadır. Dünya Bankasının yapmış olduğu araştırmalara göre, bu kazaların maddî boyutunun da, gayri safî millî hâsılanın yüzde 2'si oranında olduğu tahmin edilmektedir.

Ülkemizde, trafikte kaybettiğimiz maddî değerlerin yanında, bizim bu çatı altında yaşamış olan bakanlarımızı, milletvekillerimizi, birçok değerimizi trafik kazalarında kaybetmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle, tüm, trafik kazasında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyor, Allah'tan rahmet diliyoruz.

Değerli milletvekilleri, son 15 yıl içerisinde 30 000 yurttaşımızı bölücü terör olayında, son 50 yıl içerisinde 50 000 yurttaşımızı deprem felaketinde kaybettik, buna karşılık, 10 yılda trafik kazasında kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı 100 000'lere yaklaşmıştır.

Yine, Dünya Bankasınca Harward Üniversitesine yaptırılan bir araştırmada, trafik kazaları, ölüm sebeplerinin üçüncü sırasında yer almaktadır.

Geçtiğimiz yıl, karayollarımızda 407 247 trafik kazası neticesinde 3 082 vatandaşımız kaybedilmiş, 109 681 kişi yaralanmış, 652 trilyon liralık bir maddî zarar meydana gelmiştir.

Ülkemizdeki yolcu ve yük taşımacılığında karayolunun payının yüzde 90'ların üzerinde olması, karayollarına binen yükün fazlalaşmasıyla trafik kazaları olumsuzluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Halbuki, diğer bazı ülkelere baktığımız zaman, Amerika Birleşik Devletlerinde karayolunun taşımadaki payı yüzde 27, Almanya'da ise yüzde 58 dolaylarındadır.

Türkiye karayollarımızdaki diğer bir olumsuz durumumuz, taşıtların yüzde 50'den fazlasının ağır taşıt olması. Diğer taraftan, karayolunun demiryoluna göre 18 kat, havayoluna göre 27 kat daha riskli olduğu da düşünülürse, bu kadar önemli bir sorunu nasıl çözeceğiz? Şimdi, bu sorunun çözülmesi için biz milletvekillerine çok önemli görev düşmektedir.

Bizden önceki dönemde, 21 inci Dönemde bir araştırma komisyonu kurulmuş ve Sayın Ahmet Tan Başkanlığında şu rapor hazırlanmıştır. Her yaptığım benzer konuşmada bu rapordan bahsediyorum; çünkü, oldukça önemlidir; içerisine, birçok bilim adamının, bu konuyla ilgili sivil toplum temsilcisinin görüşü alınmıştır. Bakın, şu rapor içerisinde, öneriler, buradaki değerlendirmeler geniş bir şekilde yapılmıştır.

Şimdi, peki, bizim ne yapmamız lazım da, bu trafik kazalarındaki olumsuzluğu ortadan kaldıracağız? Meclis olarak neler yapacağız? hükümetimizden neler bekliyoruz? Şimdi, açık ve net olarak belirtmem gerekir ki, Ahmet Tan'ın Başkanlığındaki araştırma komisyonunca belirtilen önerilerin birçoğunu 58 inci ve 59 uncu hükümetlerimizin yerine getirdiğini büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Nedir bu? Burada belirtilen, işte, bir yılın trafik yılı ilan edilmesi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ilıcalı, tamamlayın efendim.

MUSTAFA ILICALI (Devamla) - Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2004 yılı "Trafik Yılı" olarak ilan edilmiştir.

Bunun haricinde, yine, bu raporda, taşıma sistemleri arasında dengenin kurulmasından bahsedilmiştir. Bu manada da, 58 inci hükümetimiz zamanında başlamış, şu anda da tamamlanmak üzere olan ulaşım anaplanı stratejisi çalışması son noktaya gelmiştir.

Diğer taraftan, denetim konusunda önemli mesafeler elde edilmiş. Diğer taraftan -tabiî, çok boyutlu bir sistem- sağlık konusunda, ilkyardım konusunda, yine, önemli mesafeler alınmış.

Konuşmamın bundan sonraki kalan kısmında, karayollarındaki standardın artırılmasından, getirilen önemli faydaları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu raporda da standartların, geometrik, fizikî standartların iyileştirilmesi önerilmiş.

Hükümetimiz, göreve başladığında, 15 000 kilometrelik bölünmüş yol projesini gündeme getirmişti. Bugün, şu ana kadar, Karayolları Genel Müdürlüğü kurulduğundan 58 inci hükümet göreve başlayıncaya kadar 3 859 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, şu anda Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yürütmekte olduğu proje 4 800 kilometre olup, bunun 3 600 kilometresi hizmete açılmıştır. Diğer kalan kısmın da yüzde 80'i tamamlanmış vaziyettedir. 3 000 kilometrenin de bu yıl tamamlanacağı düşünülürse, 15 000 kilometre hedefinin, 2005 yılı itibariyle, 11 500 kilometresi gerçekleşmiş olacaktır.

Değerli milletvekilleri, şurada çok az bir rakam kaldı, bunlar çok önemli, bunları da sizlerle paylaşmak istiyorum:

2004 senesinde Türkiye'deki büyüme yüzde 9,9; bunun trafiğe artışı... 2004 yılında -bu rakam son derece önemli; ben de Karayolları Genel Müdürlüğünden aldığım zaman oldukça etkilendim daha önce bu konularda çalışan bir öğretim üyesi olarak- trafikteki artış yüzde 20. Bu, çok muazzam bir rakam; yani, bizim trafik tahminleri yaparken yüzde 3-4 olarak aldığımız rakam yüzde 20 artmış. Bunu nereden biliyoruz; akaryakıt artışından çıkarıyoruz.

Diğer taraftan, değerli milletvekilleri, yolun standardını artırıyorsunuz; bölünmüş hale getirdiğiniz zaman bunun çektiği trafik artıyor; yani, üreyen trafik ve saptırılan trafik. Bunun da yaklaşık yüzde 30 olduğu tahmin edildiğinde, yüzde 20 doğal artıştan, yüzde 30 da yolun standardındaki artıştan dolayı, yıllık ortalama günlük trafik değerlerinde yüzde 50'lik bir artış olmuştur. Bu çok önemli bir rakamdır; yüzde 50, önemli bir rakam. Şu ana kadar hizmete giren bölünmüş yollarımızda 5 000 ile 50 000 arasında değiştiğini görüyoruz YOGT değerinin; fakat, şimdi hemen size şunu söyleyelim: Trafik kazalarında bu bölünmüş yolun önemini vurgulamak için, yaklaşık olarak...

BAŞKAN - Sayın Ilıcalı, süreniz çok aştınız; tamamlayın lütfen.

MUSTAFA ILICALI (Devamla) - Hemen tamamlıyorum Değerli Başkanım.

...Karayolları Genel Müdürlüğünün elindeki bölünmüş yolları... Ramazan bayramını esas alarak bir değerlendirme yapmış. Bu manada da Bakanlığımızı, Genel Müdürlüğümüzü tebrik ediyorum. 2001 yılında, gözlenen bu yollarda, dört günlük bayram tatilinde 20 vatandaş hayatını kaybetmişken -daha fazla yılları vermiyorum- 2004'te bu 2 kişiye düşmüş. Bu ne demek; ölümlü trafik kazalarında yüzde 90 bir azalma demek. Diğer taraftan, tüm yollara baktığımız zaman, yollar bölünmüş hale geldiği zaman ölümlü kazalardaki azalmanın yüzde 55-60 olduğunu görüyoruz. Bunlar son derece önemli. Tabiî, bundan sonra da, yine, bu bölünmüş yol çalışmalarımızla, raylı sisteme verdiğimiz önemle, diğer sistemlerin artmasıyla beraber, trafik kazalarındaki bu olumsuzluk, diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi olumlu bir duruma gelecektir.

Yalnız, bu arada, tabiî, zamanım az olduğu için, Meclisimizi de sizler adına tebrik etmek istiyoruz; trafikle ilgili önemli yasalar çıktı. Çok önemli bir kanun da -şu anda İçişleri Komisyonunda- yakın bir zamanda çıkacak. Buradan, bir taraftan, demek ki, yapacağımız yasalarla, Hükümetimizin yeni uygulamalarıyla, Bayındırlık Bakanlığımızın, İçişleri Bakanlığımızın, Ulaştırma Bakanlığımızın çalışmalarıyla çok önemli mesafeler alacağız.

BAŞKAN - Sayın Ilıcalı, son cümleyi istiyorum.

MUSTAFA ILICALI (Devamla) - Teşekkürlerimle son cümlemi söylüyorum Başkanım, çok özür diliyorum.

Yapılan bütün bu çalışmaların trafik güvenliğine olumlu katkı yapmasını diler, ülkemizde daha güvenli bir trafik ortamının bir an önce temin edilmesinin mümkün olması için hepinizin desteğini bekler, kazasız günler diler, beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür eder, hepinizi saygılarımla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ilıcalı.

Sayın Bakanın söz isteği var; ancak, Gediz İlçesi Gökler beldesinde meydana gelen maden kazasıyla ilgili, Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın da bir söz isteği var; önceliği kendilerine veriyorum.

Buyurun Sayın Bakan.

1.- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun, Kütahya Milletvekili Alaettin Güven'in, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki grizu patlaması sonucu meydana gelen göçük olayı ile kömür ocaklarının sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşmasına cevabı (Devam)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kütahya Milletvekilimizin, geçtiğimiz günlerde, Gediz İlçesinde meydana gelen maden kazası dolayısıyla yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Gediz İlçemizde, faal işletilen kömür işletmelerinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen kazada, 1'i mühendis olmak üzere, 17'si işçi 18 vatandaşımız, maalesef, hayatını kaybetmiş bulunmakta. Sözlerimin başında, hayatını kaybeden bu işçi kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, yüzde 38'i Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu, yüzde 30'u Pankobirlik, yüzde 10'u Özelleştirme İdaresi, yüzde 5'i Şekerbank ve yüzde 2,5'i de Kütahya Şeker Fabrikasına ait gerçek ve tüzel kişilerden oluşan bir işletme söz konusu. Bu işletmede, kazanın oluş şekline ilişkin incelemeler devam ediyor; ancak, ilk tespitlere göre, ani metan gazı deşarjı nedeniyle grizu patlamasından dolayı bu kazanın meydana gelmiş olması ihtimal dahilindedir, yüksek oranda bu şekilde bir kaza nedeni söz konusudur; ancak, kazanın kesin oluş nedeni, ancak teknik bilirkişilerin yapacağı incelemeler neticesinde ortaya çıkacaktır.

Bakanlık olarak, kaza meydana gelir gelmez, Bakanlığımıza bağlı İş Teftiş Kurulu müfettişleri derhal olay mahalline intikal etmişler ve ocağın elverdiği ölçüde, ilk incelemelerini, ilk tespitlerini yapmışlardır. Biz de, aynı gün, Enerji Bakanımızla birlikte olay mahalline gittik; Sayın Kütahya Milletvekillerimizle birlikte, hem cenaze merasimlerine katıldık hem de olayın boyutlarıyla ilgili, ilgililerden bilgi aldık.

Değerli arkadaşlarım, maden sektörü, bilhassa kömür işletmeleri, çok ağır risk taşıyan işletmeler. Bu işletmelerde, mutlaka, iş sağlığı ve güvenliği açısından öngörülmüş tedbirlere uyulması gerekiyor. Aksi takdirde, maliyeti, hem can hem de ekonomik açıdan, işletmelere ve ülkeye çok ağır bedeller ödetiyor.

Biz, bu konunun önemini müdrik olarak, 2004 yılında, Maden Denetim Projesi kapsamında, bütün Türkiye genelinde bulunan 772 maden işletmesini teftişten geçirdik. Bunlardan 247'si kömür işletmesidir. Bu sektörde 45 576 vatandaşımız çalışmaktadır. Kazanın olduğu kömür işletmesinde ise, 2002 yılında, 2003 yılında, 2004 yılında iki kez olmak üzere, dört kez, Bakanlığımızın teftiş elemanları ilgili ocakta gerekli denetimleri yapmışlar, iş sağlığı ve güvenliği yönünden eksik görülen, alınması gereken tedbirler konusunda işletmeye gerekli ikazları ve duyuruları yapmışlardır. Ancak, bu kazanın olduğu bölüm, henüz, işletmeye yeni açılma çalışmaları devam eden bir bölümdür; üretime henüz başlanmamış, üretime hazırlık çalışmaları devam eden bir ocaktır. Müfettişlerimiz, denetim aşamasında, ancak açılmış bulunan 250 metrelik mesafede bir inceleme yapabilmişlerdir.

Sayın Milletvekilimi dinleme imkânını bulamadım; ama, kazanın oluş şekliyle ilgili ve bu konuda gelişen olaylar hakkında sizleri bilgilendirdiğini zannediyorum. Onun için, değerli vakitlerinizi fazla almak istemiyorum.

Şu anda, Bakanlığımızın Teftiş Kurulu elemanları, olayın oluş şekli, olaydaki sorumluluklar açısından gerekli incelemeleri yapıyorlar. Raporlar kesinleştiği zaman, bu konuda, sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Ayrıca, bildiğiniz gibi, cumhuriyet savcılığı da, ceza hukuku açısından, sorumluları tespit etmek üzere, teknik bilirkişiler marifetiyle bir soruşturma yapmaktadır. Bu soruşturmalar neticesinde, kimin sorumluluğu varsa, kimin kusuru varsa, bu elbette ortaya çıkacak ve gerekli müeyyideler uygulanacaktır.

Sayın milletvekilleri, bu vesileyle, bu tür kazaların ülkemizde bir daha yaşanmamasını temenni ediyor ve maden sektörü gibi ağır risk taşıyan sektörlerde çalışanları ve bu işletmelerin sahiplerini iş güvenliği ve sağlığı konusundaki tedbirlere harfiyen uymaları konusunda, bir kez daha, kendilerine bu hususun hassasiyetini hatırlatıyor, tekrar, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Bakan.

Yine, Hükümet adına, Bayındırlık ve İskân Bakanımız Sayın Zeki Ergezen.

Sayın Bakan, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

 3.- Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in, Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı'nın, Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü ile  Trafik Haftası münasebetiyle, karayollarında trafik güvenliğinin sağlanması konusunda alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşmasına  cevabı  (Devam)

 BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Trafik Haftası ve karayolu güvenliği nedeniyle gündemdışı söz alan Profesör Sayın Mustafa Ilıcalı'nın, trafik kazalarının azalmasına neden olan bölünmüş yollarla ilgili söylediklerine teşekkür etmek ve Meclisimizin siz sayın vekillerini biraz da bilgilendirmek bakımından söz almış bulunuyorum; bu nedenle de, hepinize saygılarımı sunarım.

Gerçekten, Sayın Ilıcalı'nın vermiş olduğu rakamlarda, trafik kazalarının ne kadar ölümcül olduğunu, son on yılla ilgili vermiş olduğu rakamların çok korkutucu olduğunu, bunlarla ilgili her türlü tedbirin alınması gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenle, Hükümetimiz, bölünmüş yollarla ilgili azim ve kararlılığını devam ettirmektedir. Türkiye'nin 15 000 kilometre değil, 18 000-19 000 kilometre bölünmüş yola ihtiyacı olduğu gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. Yalnız, 2007'nin sonunda Türkiye 15 000 kilometre bölünmüş yola kavuşacak ve şu Meclisin vekilleri seçim meydanlarına çıktığı zaman, 15 000 kilometre yolu bitirdik, huzurunuza geldik diyebilecekler. Rahatlıkla bu fotoğrafı görebiliyoruz. Bu hedefimizde hiçbir sapma yok.

Nedir 15 000 kilometre; Karayollarının kuruluş tarihinden bugüne kadar çoğu belediye hudutları içinde olan 3 859 kilometre bölünmüş yola 11 200'ü de 2007'nin sonuna kadar biz ekleyeceğiz. Dolayısıyla, 15 000 kilometre yol bitmiş olacak. 2007'den sonra da 3 000 kilometre yola ayrıca devam edeceğiz. Dolayısıyla, 2007'nin sonunda 15 000 kilometre kavramı Türkiye'nin gündeminde, herkesin defterinin arasında, bir tarih olarak, milat olarak kalacaktır.

Gün geçtikçe halkın yollara olan talebi artmakta, siyasetçilerin talebi artmakta; çünkü, gerçekten, bölünmüş yolların yapıldığı yerlerde hem yolculuk stressiz yapılmakta hem güvenli yolculuk yapılmakta hem de trafik kazalarında yüzde 70 azalmanın olduğunu, bizzat, istediğimiz rakamlarda görebiliyoruz.

Bölünmüş yollar yapıldıkça mevcut yollarımızın standardının ne kadar düşük olduğunu, yol profillerinin çok iç açıcı olmadığını, kaza karanoktalarının sayısının çok fazla olduğunu; hele hele, gün geçtikçe karayolundaki taşımacılığın ve yolcu sayısının artmış olması, başka bir ifadeyle, Türkiye'deki yük taşımacılığının ve yolcu taşımacılığının yüzde 95'inin karayolu ağında olduğunu dikkate aldığımız zaman, yollarımıza ne kadar önem vermemiz gerektiğini bir kez daha hafızalarınıza nakşettirmek istiyorum. Ancak, Türkiye'nin sıkıntıları var, imkânsızlıklar var, ödenek yetersizlikleri var. Bütün bu yetersizliklere rağmen -bir rakam olsun diye sayın milletvekillerimizin bilmesinde, Türk kamuoyunun bilmesinde de yarar var- 2002 yılında karayollarına ayrılan ödenek 2004 fiyatlarıyla 2,8 katrilyon, 2004 yılında ayrılan 2 katrilyon, 2005'te ayrılan 2,2 katrilyon. Bir mukayese yapmak istiyorum. Tekrar dönüyorum; 2002 yılında 2,8 katrilyona karşılık, 2003'te verilen 2 katrilyonla 2002'nin 9 katı bölünmüş yol yapılmıştır. Yol bakım onarımları 2 katına çıkarılmış, otoyollar 2'ye katlanılmış, diğer devlet ve il yolları da bundan geri kalmamıştır. Bununla, ne kadar özverili çalışıldığını, Türk Milletinden toplanan vergilerin ne kadar dikkatli kullanıldığını; Türkiye'deki mühendisimizin, işçimizin, makine parkımızın, devletin gücünün ne kadar verimli bir organize olduğunu da tekrar hatırlatmak istiyoruz. Bunu sizlere duyurmak da biz Bayındırlık Bakanlığının en tabiî hakkıdır. Bununla kalmamışız, bugüne kadar bunları yaparken de 2,5 katrilyon tasarruf yapmışız. Nedir yaptığımız tasarruf; geçmiş yıllarda yapılan ihaleleri müteahhitlerimizle mutabakat sağlayarak ve müteahhitlerimizin gönül rızasıyla, Türkiye'nin ekonomik durumu da dikkate alınarak... Ben buradan müteahhitlerime teşekkür etmek istiyorum. Hepsi dilekçe vermiştir, keşif artışlarının hepsinde tenzilatları yüzde 35'e çıkarmışlardır. Dolayısıyla, ödeyeceğimiz paraları ödememek gibi bir durumla karşılaşırken, bu paralarla da yollar yapıyoruz. Burada hem karayollarını hem müteahhitleri ben tebrik ediyorum, alkışlıyorum. Demek ki "at sahibine göre kişnermiş" lafı da gerçekten doğruymuş, "inanç tekeden süt çıkarırmış" lafı da boşuna söylenilmemiş. Bunu görüyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Biz, sadece 15 000 kilometre yolu yapıp "buyurun, yolu yaptık, hadi asfaltı da döktük; yollar delinirse delinsin, bozulursa bozulsun" demiyoruz. Her sene, bu yollarımıza, ikinci, üçüncü kat sathî kaplama asfaltları yapacağımız gibi, sıcak asfaltı da yapmaya devam ediyoruz. Bu sene, en azından, Türkiye'de 400-500 kilometre de sıcak asfalt yapacağız.

Peki, Meclisin her iki kanadı diyebilir, Türk bürokrasisi diyebilir, halkımız diyebilir ki, neden peki, sıcak asfalt bu kadar kaliteli, bu kadar güzel; hakikaten, yoldan geçtiğiniz zaman yüzünüz gülüyor, arabanın tekerlerinin sesini bile duymuyorsunuz; o halde, bu kadar kaliteyi niye esirgiyorsunuz?! Her sene 200-300 kilometre yapacağınıza, 2 000 kilometre, 3 000 kilometre yolu her yıl yaparken, bunun sıcak asfaltını da atsanıza ya!

İlk zamanlar, zaten, bu engelle çok karşılaştık önümüzü kesmek için. Bir kez daha hatırlatıyorum: 63 000-64 000 kilometre olan karayolları ağımızın 53 000 kilometresi sathî kaplamalı yol. O sathî kaplamalı ve yamalı, delik deşik yollardan geçerken kimse sesini çıkarmıyordu. Senede 3 000 kilometre yol yapmaya çalışınca, hemen başladılar bağırmaya "yollarda yama var." Eski büyük yamaları görmediniz de, bizim küçük yamaları niye büyüttünüz?! Bunun bir sebebi vardı; gerçekten, halkın teveccühüne mazhar olan, Türk Milletinin gönlünde yer alan bu çalışmaların önünü kesmek içindi. Bunu başaramadılar; Allah'a şükür, şu anda yolumuza devam ediyoruz.

Dönüyorum fotoğrafın diğer tarafına, diğer yüzüne. Sıcak asfaltın kalınlığı, bitümlü temel, aşınma ve diğer 8 santimle beraber toplam 25 santimdir. Bu 25 santim asfaltı attığımız zaman, 12 metre genişliğinde 1 kilometrenin maliyeti, tenzilatsız 420 milyardır 2004 fiyatlarıyla. Türkiye'deki tenzilatları dikkate aldığımız zaman -özellikle Meclisin bilmesini istiyorum, tenzilatlar Türkiye'de ortalama yüzde 40'tır- tenzilatları dikkate aldığım zaman, 1 kilometre, 12 metre genişliğinde iki şeritli bir yolun maliyeti 270 milyar. Ben, 2 000 kilometre yol bitirsem ve bunu sıcak asfalt yaptığımız zaman, o sathî kaplamalı olan diğerine de sıcak asfalt koymam lazım; çünkü, bir tarafı sıcak, bir tarafı sathî kaplama olmaz. Dolayısıyla, 2 000 kilometre sadece sıcak asfalt için, bana 1 katrilyon 50 trilyon para lazım. Halbuki, biz, her sene 3 000 kilometre yol yapıyoruz; 3 000 kilometre yol yaptığım zaman ve bunun sıcak asfaltını koymak istediğim zaman 1,6 katrilyon para lazım. Halbuki, bu yolları, ben sathî kaplamayla yaptığım zaman, bana yılda 125 trilyon para lazım. 125 trilyon parayı bulmakta zorlanan bir Bakan, nasıl olur da kamuoyunun önünde "ben, bütün bu yolları bir anda sıcak asfalt yapacağım..." Kendi kendimizi aldatmış oluruz. Türkiye'nin imkânlarını bilmek mecburiyetindeyiz, bütçemizi bilmek mecburiyetindeyiz. İçborcumuz, dışborcumuz, Türkiye'nin yapısı, hepsi değerlendirildiği zaman yaptığımızın doğru olduğunu, isabetli bir kararda sebat ettiğimizi, her gün seçim bölgelerini gezdiğimizde halkın teveccühünden de bunu anlıyoruz. Hele hele, anaların gözünün yaşının azaldığı bu yollarda alkış almamak, dua almamak, teşekkür almamak mümkün değil.

Kıskananlar oluyor. Kıskançlık, Yusuf Aleyhisselamı bile kuyuya attırdı. Bizi de bu kadar kıskansınlar canım, bu kadar da olacak yani! (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu, insanın mayasında var, geninde var, fıtratında var. Tabiî ki, doğruları örtmek isteyenler olacak. Hatta hatta, kendi yandaşlarınızdan bile insanları kıskananlar olur. Bu, insan yapısı, bu, insan fıtratı. Bunu görerek hareket ediyoruz, yolumuza devam ediyoruz, hiçbir engel tanımıyoruz, çok doğru yürüyoruz.

Bir başka önemli konu: Yollarımızı sathî kaplamayla takviye ederken, sıcak asfalt, bakın, Sivrihisar-Eskişehir ihale edildi; Konya makastan Şereflikoçhisar'a, Kırıkkale'den Keskin'e, Denizli-Horsunlu-Aydın yolu, Gaziantep'te, bilmem nerede birçok yolumuzun sıcak asfaltını ihaleye çıkardık; ama, bununla da kalmıyoruz, bir hedef daha koyduk önümüze. İki sene sonra; yani, önümüzdeki senenin sonunda veya bu senenin sonunda, çalışmalarımız devam ediyor... İstanbullular hep uçağa biniyorlar ve İstanbullular uçakla gidip geldikleri için Türkiye'nin gerçeğini de göremiyorlar; neler yapılıyor, ne oluyor. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bir dakika. Onun için, ben, İstanbullu kardeşlerime diyorum ki, bu senenin sonunda karayoluyla giderseniz, çok güzel bir manzarayla karşılaşacaksınız. Tenkit etmek için söylemiyorum canım, bir şeyin altını çizmek için söylüyorum. Buradan İstanbul'a kadar, otoyolların orta refüjlerinin tamamını ağaçlandırılmış olarak göreceksiniz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Seneye bu vakitler, Ankara'dan Şereflikoçhisar'a kadar, Niğde'ye, Ereğli'ye kadar yolların sağının solunun ağaçlandırılmış olduğunu göreceksiniz.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) - Tekirdağ yolu ne oldu?

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla) - Kayseri yolu ağaçlandırıldı ve bitirildi.

Şunu söylemek istiyorum: 15 000 kilometre bölünmüş yolun sağını solunu, ortasını çimlendireceğiz, ağaçlandıracağız; Türkiye'ye güzel yollar değil, bir de, ağaçlarla, yeşilliklerle giden yollar teslim edeceğiz. Bu sene, 2 000 000 ağacı ihale ettik ve bu yollara dikilecek.

Dolayısıyla, biz, sizin taleplerinizi zaman zaman karşılayamayabiliyoruz. Bazen suratınız asık dönüyorsunuz, bazen iktidar ve muhalefet bizde aradıklarını bulamıyor; çünkü, bu iş para istiyor, zaman istiyor, proje istiyor, imkân istiyor. Yoksa, biz, sizlerin tekliflerini geri çevirmek için değil, sizleri üzmeden bir sonraki seneye teklifinizi nasıl erteleyebiliriz diye, onun çabası, gayreti içindeyiz; çünkü, yol yapmak çok zor bir iştir. Birilerinin dediği gibi, işi basitleştirmek, küçük göstermek için, canım, ne var, greyderi gönder, toprağı kazsın, doldursun demekle yol yapılmaz. Bu bilmezliktir, bu küçümsemektir, bu teknikten bir uzaklıktır; gerçekten, yol yapmak, mühendislik işidir, tecrübe işidir, birikim işidir, tekniktir. Karayollarımız, bu yönden gerçekten takdir edilecek seviyededir. O arkadaşlarımızı da, sizin huzurunuzda bir kez daha tebrik ediyoruz. Mustafa Ilıcalı bu imkânları bizlere bahşettiği için kendisine teşekkür ediyoruz.

Bir şey daha söyleyeyim ve huzurunuzdan ayrılayım. "Bölünmüş yollara çok para gidiyor" diyorlar. Bölünmüş yollara paranın çok falan gittiği yok. Bize ayrılan paranın çoğunu, geçmiş yıllarda ihale edilen Bolu Dağı, Bursa çevre yolu, İzmir çevre yolu, Karadeniz sahil yolu... 2,2 katrilyon para buralara gidiyor. Türkiye'de yapılan bütün yollara ayrılan, bölünmüş yollara ayrılan para 580 trilyon; 35 trilyon da valilerden aldık, eder 600 trilyon. Alkışlanır bu; başka bir şey değil, sadece alkışlanır. (AK parti sıralarından alkışlar)

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri, birleşime 5 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 14.53

 

 

 

 

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.11

BAŞKAN: Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 91 inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Danışma Kurulunun bir önerisi var; okutuyorum:

 IV.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralama ile çalışma günlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No: 147    Tarihi: 28.4.2005

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 6 ncı sırasında yer alan 875 sıra sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin bu kısmın 4 üncü sırasına, 8 inci sırasında yer alan 876 sıra sayılı 5325 Sayılı Siyasî Partiler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresinin 5 inci sırasına, 9 uncu sırasında yer alan 796 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 10 uncu sırasında yer alan 854 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına alınmasının, 30 Nisan 2005 Cumartesi günü Genel Kurulun çalışma yapmamasının, Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.

                                   Bülent Arınç

                        Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                           Başkanı

İrfan Gündüz          Kemal Anadol

AK Parti Grubu Başkanvekili CHP Grubu Başkanvekili

BAŞKAN - Söz isteği?.. Yok.

Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

 V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

BAŞKAN - 1 inci sırada yer alan kanun teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporu henüz gelmediğinden, teklifin görüşmelerini erteliyoruz.

2 nci sırada yer alan, Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu raporunun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

2.- Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet?.. Yok.

Ertelenmiştir.

3 üncü sırada yer alan, 2006 Yılı Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

3.- 2006 Yılı Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1003) (S. Sayısı:872) (X)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet?.. Yerinde.

Tasarının tümü üzerinde gruplar adına yapılan konuşmalar tamamlanmıştı.

Şimdi, şahıslar adına söz isteği var.

Şahıslar adına, ilk sırada, Bursa Milletvekili Sayın Sedat Kızılcıklı.