DÖNEM
: 22 CİLT : 82 YASAMA
YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
91 inci Birleşim
28 Nisan 2005 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Kütahya Milletvekili Alaettin
Güven'in, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki grizu patlaması sonucu
meydana gelen göçük olayı ile kömür ocaklarının sorunlarına ve alınması gereken
önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Murat Başesgioğlu'nun cevabı
2.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in,
kültür balıkçılığı ile balık çiftliklerinin yarattığı çevre kirliliğine,
turizme olan etkilerine ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı
konuşması
3.- Erzurum Milletvekili Mustafa
Ilıcalı'nın, Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü ile Trafik Haftası münasebetiyle, karayollarında
trafik güvenliğinin sağlanması konusunda alınması gereken önlemlere ilişkin
gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı
B) ÇEŞİTLİ
İŞLER
1.- Genel Kurulu ziyaret eden Bosna-Hersek
Parlamento Başkanı Şefik Dzaferoviç ve beraberindeki heyete Başkanlıkça
"Hoşgeldiniz" denilmesi
IV.-
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralama ile çalışma
günlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
2.- Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi
ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)
3.- 2006 Yılı Programının Hazırlanmasına
Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/1003) (S. Sayısı:872)
4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup
Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik ile 13 milletvekilinin, Çeşitli
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür,
Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/422) (S. Sayısı: 875)
VI.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Karaman Milletvekili Mevlüt AKGÜN'ün,
nafaka hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil
ÇİÇEK'in cevabı (7/5117)
2.- Ankara Milletvekili İsmail
DEĞERLİ'nin, Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün ihalelerine ilişkin sorusu ve Sağlık
Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5391)
3.- İstanbul Milletvekili Kemal
KILIÇDAROĞLU'nun, yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin Başbakandan sorusu
ve Devlet Bakanı Güldal AKŞİT'in cevabı (7/5414)
4.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, Bingöl çevresinde yaşanan depremlere ilişkin Başbakandan sorusu ve
Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/5417)
5.- Ankara Milletvekili İsmail
DEĞERLİ'nin, bir şirket tarafından çeşitli kurumlara verildiği belirtilen
teklife ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5447)
6.- Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, geçici köykoruculuğuna ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5467)
7.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa Tüketici Mahkemesi hâkiminin Bakanlığa geri çekilmesine ilişkin sorusu ve
Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/5521)
8.- Kocaeli Milletvekili İzzet ÇETİN'in,
İstanbul Küçükyalı Çocuk Yuvasındaki şiddet iddialarına,
SHÇEK'in İstanbul'daki yetiştirme
yurtlarında ve huzurevlerindeki yiyecek sıkıntısına,
- İzmir Milletvekili Enver ÖKTEM'in,
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun, Türkiye Jokey Kulübünün
hâsılatından alması gereken paya,
- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un,
toplumsal cinsiyet rollerinin değiştirilmesine yönelik ne tür çalışmalar
yapıldığına,
Kadınların eğitim olanaklarının
artırılmasına yönelik çalışmalara,
Çalışma yaşamında kadınların karşılaştığı
cinsiyete dayalı ayrımcılığa,
Kadın işgücünün daha iyi koşullarda
değerlendirilmesine,
CEDAW raporunun sunumundaki bir
konuşmasına,
Çocuk bakımevlerinin sayısına ve
yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalara,
Kadınların işgücüne katılımını destekleme
amaçlı meslek eğitim kurslarına,
Kadınların siyasete katılımını
destekleyici ne gibi çalışmalar yapıldığına,
İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Güldal
AKŞİT'in cevabı (7/5538, 5539, 5540, 5541, 5542, 5543, 5544, 5545, 5546, 5547,
5548)
9.- Karaman Milletvekili Mevlüt AKGÜN'ün,
fikir ve sanat eserleri sahiplerinin vergilendirilmelerine ilişkin sorusu ve
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla KOÇ'un cevabı (7/5554)
10.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Kültür ve
Turizm Bakanı Atilla KOÇ'un cevabı (7/5601)
11.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/5603)
12.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
yapılan atamalara ve atanan personel sayısına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Güldal AKŞİT'in cevabı (7/5609)
13.- Diyarbakır Milletvekili Mesut
DEĞER'in, Millî Güvenlik Konseyi döneminde çıkarılan kanun ve KHK'ların
kaldırılmasına yönelik çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı
Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/5623)
I.- GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak
altı oturum yaptı.
Çorum Milletvekili Ali Yüksel Kavuştu'nun,
Çorum İli Kargı İlçesi Saraycık Köyünde meydana gelen ve köyün tamamının
yanmasına sebep olan yangına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Bayındırlık ve
İskân Bakanı Zeki Ergezen cevap verdi.
Ankara Milletvekili Yakup Kepenek, kız
çocuklarının okula gönderilmesi girişimlerinin, gelecekte, kadınların toplumsal
ve ekonomik hayata aktif olarak katılmasına yapacağı olumlu etkilere,
Tokat Milletvekili Resul Tosun, Çanakkale
Savaşlarının 90 ıncı yıldönümüne,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Bosna Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı
Sefik Dzaferovic ve beraberindeki parlamento heyetinin Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanının konuğu olarak ülkemize resmî ziyarette bulunmasına ilişkin
Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Irak
Parlamentosu arasında Parlamentolararası Dostluk Grubu kurulmasına ilişkin
Başkanlık tezkeresi, kabul edildi.
Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez
hakkında tanzim edilen soruşturma dosyasının İçtüzüğün 75 inci maddesine göre
geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi okundu; dosyanın Hükümete
geri verildiği bildirildi.
Erzurum Milletvekili Mustafa Nuri Akbulut
ve 22 milletvekilinin, Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan belediyelerin ekonomik
koşullarının tespiti ve yaşanan olumsuzlukların araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/278) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı
ve öngörüşmesinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Tunus ve
Fas'a yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık
tezkeresi kabul edildi.
Gündeminin "Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 140 ıncı
sırasında yer alan 565'e 1 inci ek sıra sayılı komisyon raporunun bu kısmın 4
üncü sırasına alınmasına ilişkin CHP Grup önerisinin, yapılan görüşmelerden
sonra, kabul edilmediği,
Genel Kurulun 27.4.2005 Çarşamba ve
28.4.2005 Perşembe günleri saat 23.00'e kadar; 29.4.2005 Cuma günü 14.00-22.00,
30.4.2005 Cumartesi günü de 12.00-22.00 saatleri arasında çalışmasına ve bu
günlerde de kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine ilişkin AK Parti Grup
önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği,
Açıklandı.
Genel Kurulu ziyaret eden Afganistan
Devlet Başkanının Kıdemli Danışmanı ve Ticaret Bakanı Hidayet Emin Arsala ve
beraberindeki heyete Başkanlıkça "Hoşgeldiniz" denildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz
gelmediğinden,
2 nci sırasında bulunan, Esnaf ve
Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının (1/969) (S. Sayısı: 851)
görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,
Ertelendi.
3 üncü sırasında bulunan, Emniyet
Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının (1/1006) (S.
Sayısı: 869) görüşmeleri tamamlanarak,
4 üncü sırasında bulunan, Adalet ve
Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Salih Kapusuz ile
Hatay Milletvekili Sadullah Ergin'in, 633 Sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının
Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin (2/420) (S. Sayısı: 870) yapılan görüşmelerden sonra,
Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.
İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol, Samsun
Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, konuşmasında, Partisine sataşması,
Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek, İstanbul
Milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu'nun, konuşmasında, ileri sürmüş olduğu
görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesi,
Nedeniyle birer açıklamada bulundular.
5 inci sırasında bulunan, 2006 Yılı
Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısının (1/1003) (S. Sayısı:872) tümü
üzerinde bir süre görüşüldü.
28 Nisan 2005 Perşembe günü, alınan karar
gereğince saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 23.00'te son verildi.
İsmail
Alptekin
Başkanvekili
Bayram
Özçelik Ahmet Küçük
Burdur Çanakkale
Kâtip Üye Kâtip
Üye
Yaşar Tüzün
Bilecik
Kâtip Üye
No.: 125
II. - GELEN KÂĞITLAR
28 Nisan 2005 Perşembe
Tasarılar
1.- Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama
Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı (1/1017) (Millî Savunma ile Adalet Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 26.4.2005)
2.- Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye
(Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San'at ve Ticaret Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/1018) (Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.4.2005)
Teklifler
1.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu ile 12 Milletvekilinin; 3797 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilat
ve Görevleri Hakkındaki Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
(2/443) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş
tarihi: 14.4.2005)
2.- Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün; Adli
Sicil Kanunu Teklifi (2/444) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi:
21.4.2005)
3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün;
Muhtarların Sosyal Güvenlikleri Hakkında Kanun Teklifi (2/445) (İçişleri;
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 22.4.2005)
4.- Trabzon Milletvekili
Asım Aykan'ın; 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununda ve 5539 Sayılı Karayolları
Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi (2/446) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 22.4.2005)
Açılma Saati : 14.05
28 Nisan 2005 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER : Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN
(Bilecik)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 91 inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı
vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz,
Kütahya Gediz İlçesi Gökler Beldesinde meydana gelen maden kazasıyla ilgili
olmak üzere, Kütahya Milletvekili Sayın Alaettin Güven'e aittir.
Sayın Güven, buyurun. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Kütahya
Milletvekili Alaettin Güven'in, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki
grizu patlaması sonucu meydana gelen göçük olayı ile kömür ocaklarının
sorunlarına ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı
ALAETTİN GÜVEN (Kütahya)
- Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; seçim bölgem Kütahyamızın
Gediz İlçesi Gökler Beldesinde, 21 Nisan 2005 tarihinde meydana gelen ve grizu
patlaması sonucu 18 çalışanın yaşamını yitirdiği maden kazası üzerinde
gündemdışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla
selamlarken, hepimizi üzüntüye boğan bu elim kazada hayatını kaybeden
kardeşlerimize Allah'tan rahmet, kalanlarına sabır ve sağlıklı uzun ömürler diliyorum
ve buradan, kazadan sonra taziyeleriyle bizi yalnız bırakmayan, başta
Başbakanımıza ve hükümet üyelerimize, anında halkımızın yanında bulunup acımızı
paylaşan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanımız Dr. Hilmi Güler ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanımız Murat Başesgioğlu'na, gerekli kurtarma çalışmalarını
başlatan, cenazelerin ocaktan çıkarılması için önlemleri alan ilimiz valisine,
jandarma komutanına, il ve ilçe emniyet müdürlerine, araç gereçleriyle yardıma
koşan çevre ve Kütahya il ve ilçe belediyelerimize, taziyelerini ileten
milletvekili arkadaşlarımıza, şahsım ve ilimiz milletvekilleri ve
vatandaşlarımız adına teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; çalışmayı en yüce onur bilen bu madencilerimiz de,
madencilik sektöründe çalışan diğer arkadaşları gibi, her gün, evlerinden,
eşleri ve çocuklarıyla helalleşerek çıkıyorlardı. Onlar, evlerine götürecekleri
ekmek parasını kazanmak için madene inerken, evdekiler, her an gelebilecek kötü
haberin korkusu içinde beklerlerdi.
21 Nisan Perşembe sabahı,
Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesi sakinleri, Kömür İşletmeleri AŞ'nin 7
numaralı maden ocağında çalışan 10 kişiyi, son kez, işlerine giderken gördüler.
Onlar, gökyüzünün mavisinden kömürün karanlığına girdiler; güneşi son kez
gördüler, ayı ve yıldızları hiç göremeyeceklerdi. Kiminin baba olmasına iki ay
vardı; kimi, iki gün önce yeni eve taşınmıştı; bir diğeri nişanlıydı; birinin
emekliliğe hak kazandığı gündü. Madencilerin çocukları, 23 Nisana, ekmeğini
toprağın 350 metre derinliğinden çıkaran babaları olmadan girdi. Her gün evine
döndüğünde, kömür karasına boyanmış yüzünde sadece yorgun gözlerinin beyaz
parlaklığını taşıyan babaları yoktu artık; onların adlarına ve soyadlarına bir
de "öksüz" sıfatı eklenmişti.
Sayın Başkanım, değerli
milletvekili arkadaşlarım; Kütahyamızın Gediz İlçesinin Gökler Beldesinde
yaşanan ve 18 işçinin ölümüne neden olan iş kazası sonrası ortaya dökülen
gerçekler, dikkatleri madencilik sektörüne çekmektedir. Türkiye'de çalışma
yaşamını düzenleyen ilk yazılı düzenlemelere baktığımızda, maden işçilerinin
yaşamlarıyla ilgili olduğunu görürüz. 1865 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi,
Ereğli kömür bölgesinde çalışan işçilerin çalışma koşullarını ve sağlıklarının
korunmasını hedefleyen hükümler de içermiş; 1869 tarihli Maadin Nizamnamesi
ise, Dilaver Paşa Nizamnamesinden bir adım öteye giderek, maden işçilerinin
sağlıklarının korunması için bazı zorunlu kurallar getirmiştir. 1869'dan 2005'e
geldik, aradan tam 136 yıl geçti. Dile kolay, 136 yıl... Bir asırdan daha uzun
bir süre. Kütahya'nın Gediz İlçesinde maden kazasında ölen işçilerin yaşamları
gazetelerin birinci sayfalarını süslüyor. Maden işçileri, sadece Gediz'de değil;
gidin Zonguldak'a, Bolu'ya, Ermenek'e, Çorum'a, kısaca, madencilik yapılan
herhangi bir bölgede, 136 yılda, maden işçilerinin çalışma koşullarında bir
adım ilerleme sağlanamamış olduğu gerçeğiyle yüz yüze gelirsiniz.
Çalışma Bakanlığı iş
müfettişlerinin ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tespitlerine göre,
denetlenen 772 yeraltı ve yerüstü kömür endüstriyel maden ile taş ve mermer
ocağında, 469 işyerinde işçilerin sağlık raporları tutulmuyor...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun,
tamamlayın efendim.
ALAETTİN GÜVEN (Devamla)
- ...Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği uygulanmıyor. 482 işyerinde, düzenli
sağlık gözetimleri yapılmıyor. 222 işyerinde, işkoşullarına ilişkin eğitim
verilmediği tespit ediliyor. Raporlara göre, 202 işyerinde, iş makinesi
operatörlerinin ehliyeti yok. 202 madende, işçilere, çelik burunlu ayakkabı,
baret, toz maskesi verilmemiş ve kişisel koruyucu malzeme kullanımı yetersiz.
122 madende, işçiler, ocağa maskesiz giriyor. 59 işletmede, yangın ve patlama
tehlikesi bulunan ortamlarda sigara içiliyor.
Değerli arkadaşlarım,
burada bir işverenin anlattığı şu -sigaraya dikkatinizi çekerek, konuya da
dikkatinizi celbetmek için söylüyorum- işveren diyor ki: "Ocağa giren,
denetimlerde, işçi, ekmeğin arasına çakmağını ve sigarasını da koyup öyle
giriyor." Öyleyse, eğitim, eğitim, eğitim... Eğitim önemli.
Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; madencilik sektöründe, Gediz İlçemiz Gökler
Beldemizde grizu patlaması sonucu oluşan elim...
BAŞKAN - Sayın Güven,
süreniz doldu, siz, toparlayın. Önemini anlıyorum; ancak, toparlayın lütfen.
ALAETTİN GÜVEN (Devamla)
- Teşekkür ederim; toparlıyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım, değerli
milletvekili arkadaşlarım; insan, kutlu varlık; emek, kutsal; üretmek,
insanoğluna yakışan en yüce davranış biçimi; üretim, mutlu sonuç. Çalışmak ve
çalışkan olmak insanın en güzel iki özelliği. Medeniyetimizin çağlara vurduğu
mühür ve can soluğu, hep bellediğimiz gibi, insanın yaşaması, devletin
yaşaması, insanın yücelmesi, devletin yücelmesi; yaşamanın en anlamlısı ise,
başkasına yük olmadan hayatını sürdürmektir.
İşte, bu değerlerle
donanmış Kütahyamızın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki elim olayda yaşamını
yitiren madencilerimizi rahmetle anıyor, yakınlarının acılarını paylaşıyoruz.
Tüm madencilik camiasına başsağlığı dilerken, hepinize selamlarımla,
saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Güven.
Değerli milletvekilleri,
Gediz İlçesi Gökler Beldesinde meydana gelen maden kazasında hayatını
kaybedenlere, Başkanlık olarak, Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve
yaralananlara da acil şifalar diliyorum ve böyle bir kazanın bir daha
olmamasını ayrıca temenni ediyorum.
Gündemdışı ikinci söz
isteği, kültür balıkçılığının yarattığı çevre kirliliği ve turizme etkileri
hakkında İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Ersin'e aittir.
Buyurun Sayın Ersin.
2.- İzmir
Milletvekili Ahmet Ersin'in, kültür balıkçılığı ile balık çiftliklerinin
yarattığı çevre kirliliğine, turizme olan etkilerine ve alınması gereken
önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması
AHMET ERSİN (İzmir)-
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, artık, gitgide Türkiye'de bir
sorun olmaya başlayan, çevre kirliliği bakımından bir sorun olmaya başlayan
kültür balıkçılığı, balık çiftlikleriyle ilgili sizleri bilgilendirmek
istiyorum; hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri,
Ege ve Akdeniz kıyılarımız, iç ve dış turizmin çok yoğun yaşandığı bölgelerdir.
Denizi ve doğasıyla, özellikle de yaz aylarında dünyanın ve Türkiye'nin her
yerinden gelen insanlar, Ege ve Akdeniz kıyılarında tatil yapıyorlar. Ancak, bu
dünyanın her tarafından ve Türkiye içinden gelen yerli ve yabancı turistler,
maalesef, birkaç yıldan beri bu balık çiftliklerinin güzelim koylarımızı ve
kıyılarımızı işgal ediyor olması nedeniyle, ne yazık ki, bu tatil
olanaklarından ve herkese açık olması gereken denizden yeterince
yararlanamıyorlar.
Örneğin, kendi seçim
çevremde Karaburun Yarımadasının hemen hamen tamamı, Gerence Koyu, Çeşme, Aydın
ve Didim'e kadar uzanan kıyı bölgesinde güzelim koylar, ne yazık ki, insanlara
değil, balık çiftliklerine hizmet vermektedir. Üstelik bu tesisler, konutların
arasına konuşlandığından hem çevrede yaşayanlar ve hem de yerli ve yabancı
turistler herkese açık olması gereken denizden yeterince yararlanamıyorlar.
Kaldı ki, balık çiftliklerinin, kurulduğu çevrede denizin ekolojik dengesini
bozduğu ve yoğun kirlilik yarattığı da bilinmektedir.
Sayın milletvekilleri, bu
yetmezmiş gibi, bölgeye şimdi de orkinosçular dadanmaya başladı. Bilindiği
gibi, orkinos balık çiftliklerinin amacı, doğadan yakalanan, yavru halde
yakalanan orkinoslara yemlemeyle kilo kazandırıp, satmaktır. Orkinosları, daha
çok Japonlar, bildiğiniz gibi, suşi ve saşimi olarak tüketmektedirler.
Değerli milletvekilleri,
özel kafeslerde ve yoğun yemlemeyle beslenen orkinoslar, 600-700 kilogram
ağırlığa ulaşmaktadırlar. Bu balıklara 1 kilogram kazandırabilmek için en az 20
kilogramdan fazla yem vermek gerekmektedir. Bu yoğun yemlemeyle, dışkı ve diğer
atıklar, ne yazık ki, bir orkinos kafesinin altında, metrekarede 50 kilogramdan
fazla atık birikmesine neden olmaktadır.
Yine, 1 000 ton orkinos
yetiştirilen bir çiftlikte, 20 000 kişinin yaşadığı bir kentin kanalizasyon
atıklarına eşit oranda atık denize ve doğaya bırakılmaktadır.
Bütün bunlar bilimsel
tespitlidir ve bu tesislerin denize, doğaya ve insan sağlığına verdiği
zararları göstermektedir.
Sayın milletvekilleri,
gerek Avrupa Parlamentosu ve gerekse Avrupa Komisyonu ve Doğal Hayatı Koruma
Vakfı, balık üretim çiftliklerinin, deniz yaşamı ve kirliliği üzerinde global
tehdit oluşturduğunu raporlarla kanıtlamışlardır. Üstelik, besi balığı üretme
çiftlikleriyle, orkinos ve benzeri tesislerin hemen hemen tamamının, arkeolojik
ve doğal SİT alanlarında konuşlanması da dikkat çekicidir. Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 627 sayılı kararına rağmen, birinci ve
ikinci derecede arkeolojik ve doğal SİT alanlarına nasıl olup da balık çiftliği
kurulmasına izin verildiğini anlamak mümkün değildir.
Değerli milletvekilleri,
balık çiftliklerine ön izin ve proje onayı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
tarafından verilmektedir; ancak, projeler, yöre halkının mutabakatı ve ÇED
raporu alınmadan onaylanmaktadır. Yani, önce proje onaylanmakta ve sonra proje
sahibi yer beğenmektedir.
Şimdi, elimde bir belge
var değerli milletvekilleri. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl
Müdürlüğünün, talepte bulunan bir şahsa gönderdiği yazı. Bu yazıda diyor ki:
"Projeniz Bakanlığımızca onaylanmıştır. Kafesleri nereye kuracağınızı ve
kapasite miktarını bildirin."
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen,
tamamlayın efendim.
AHMET ERSİN (Devamla) -
Teşekkür ederim.
Yani, önce projenin
onaylandığı, sonra diğer koşulların arandığına tipik bir örnek.
Değerli milletvekilleri,
nitekim, bu tesislerin yoğun olduğu yerlerde yöre halkı ve çevre koruma
dernekleri yaratılan deniz ve görüntü kirliliği nedeniyle protesto eylemleri
yapmaktadır ki, bu eylemler, önümüzdeki süreçte daha da artacaktır. Avrupa, bu
sorunu, tesisleri açık denize taşıyarak çözmüşken, ülkemizde, hemen kıyıda, güzelim
koylarda ve konutların arasında konuşlanmasına izin verilmesi, tarihe, doğaya,
insan sağlığına ve turizme önem verilmemesinin eseridir. Doğru dürüst denetim
bile yapılmaması ilginçtir.
Sayın milletvekilleri,
sonuç olarak, Ege ve Akdeniz kıyılarını ve koylarını işgal eden balık
çiftlikleri ve orkinos tesisleri, yarattıkları deniz ve görüntü kirliliğiyle iç
ve dış turizmi son derecede olumsuz etkilemektedir. Konuyu, sadece döviz ve
kazanç hırsıyla değerlendirmek tarihe ve doğaya ihanettir. Artık, bu sorunu,
daha da büyüyüp içinden çıkılmaz hale gelmeden çözüme ulaştırmanın zamanı geldi
de geçiyor. Artık, kıyılarımızı ve koylarımızı bu balık çiftliklerinin
işgalinden kurtarmanın zamanı geldi değerli milletvekilleri. Eğer, bu konuda
gecikilirse, önümüzdeki yıllarda, artık, sorun, içinden çıkılmaz hale gelir,
daha da büyür ve büyük sorunlar yaratır.
Beni dinlediğiniz için
hepinize teşekkür ediyorum. Yalnız, ilgili bakanın bu ciddî, önemli konuyu
dinlemesi ve değerlendirmesi gerekirdi; ancak, ne yazık ki, sadece ilgili bakan
değil, hükümetin kendisi Mecliste yok.
Değerli milletvekilleri,
hep söylüyorum, burada, hepimiz, Türkiye'nin, ülkemizin, halkımızın bazı
sorunlarını gündeme getiriyoruz ve bu sorunlara çözüm bulması gereken hükümet,
maalesef, milletvekillerine de saygısızlık yapıyor, Meclise de saygısızlık
yapıyor.
Sevgili Başkanım, değerli
dostlarım, arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum.
(Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyoruz Sayın Ersin.
Gündemdışı üçüncü söz
isteği, karayolları güvenliği ve Trafik Haftası münasebetiyle, Erzurum
Milletvekili Sayın Mustafa Ilıcalı'ya aittir.
Buyurun Sayın Ilıcalı.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
3.-
Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı'nın, Uluslararası Karayolu Trafik
Güvenliği Günü ile Trafik Haftası
münasebetiyle, karayollarında trafik güvenliğinin sağlanması konusunda alınması
gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı
Zeki Ergezen'in cevabı
MUSTAFA ILICALI (Erzurum)
- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği
Günü ve Trafik Haftası konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım. Bu
konuşmamı yapmama vesile olan AK Parti Grubumuza, bana söz veren Başkanlığımıza
teşekkür ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, dünyanın
her ülkesinde olduğu gibi, bizim ülkemizde de, her yıl, mayıs ayının ilk
cumartesi günü Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü, bunu takip eden
hafta da Karayolu Trafik Haftası olarak kabul edilmiştir. Bu münasebetle, siz
değerli milletvekillerimize bu çok önemli konuda bazı bilgileri verip, bazı
çarpıcı rakamlar verip, bunları sizlerle paylaşacağım. Karayolu trafik
güvenliği konusuna iktidarımızın ve muhalefetimizin çok hassas olduğunu biliyorum.
Bu konuşmama da, bu 5 dakikalık kısa konuşmama da ilgi göstereceğinizden hiçbir
şüphem yok.
Değerli milletvekilleri,
dünyada ilk trafik kazası üzerinden yaklaşık 100 yıl geçmiş, o zamandan bu
zamana yaklaşık 25 000 000 insan trafik kazalarında hayatını kaybetmiştir.
Dünya savaşları hariç, hiçbir savaşta bu kadar insan ölmemiştir. Ülkemizde, her
55 dakikada, 1 vatandaşımızı trafik terörüne kurban etmekteyiz.
1 000 nüfusa düşen araç
sayısı Türkiye'de 136, Almanya'da 616'dır. 100 000 000 taşıt/kilometre
uluslararası bir standart. Ölüm oranı Almanya'da 1,2; Türkiye'de 9,20; yani, 9
kat daha fazla.
Trafik kazaları, dünya
genelinde bir sorun olup, her yıl 700 000'den fazla kişi ölmekte, 6 000 000
kişi ise yaralanmakta veya sakat kalmaktadır. Dünya Bankasının yapmış olduğu
araştırmalara göre, bu kazaların maddî boyutunun da, gayri safî millî hâsılanın
yüzde 2'si oranında olduğu tahmin edilmektedir.
Ülkemizde, trafikte
kaybettiğimiz maddî değerlerin yanında, bizim bu çatı altında yaşamış olan
bakanlarımızı, milletvekillerimizi, birçok değerimizi trafik kazalarında
kaybetmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle, tüm, trafik kazasında hayatını
kaybedenleri rahmetle anıyor, Allah'tan rahmet diliyoruz.
Değerli milletvekilleri,
son 15 yıl içerisinde 30 000 yurttaşımızı bölücü terör olayında, son 50 yıl içerisinde
50 000 yurttaşımızı deprem felaketinde kaybettik, buna karşılık, 10 yılda
trafik kazasında kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı 100 000'lere
yaklaşmıştır.
Yine, Dünya Bankasınca
Harward Üniversitesine yaptırılan bir araştırmada, trafik kazaları, ölüm
sebeplerinin üçüncü sırasında yer almaktadır.
Geçtiğimiz yıl,
karayollarımızda 407 247 trafik kazası neticesinde 3 082 vatandaşımız
kaybedilmiş, 109 681 kişi yaralanmış, 652 trilyon liralık bir maddî zarar
meydana gelmiştir.
Ülkemizdeki yolcu ve yük
taşımacılığında karayolunun payının yüzde 90'ların üzerinde olması,
karayollarına binen yükün fazlalaşmasıyla trafik kazaları olumsuzluk olarak
karşımıza çıkmaktadır. Halbuki, diğer bazı ülkelere baktığımız zaman, Amerika
Birleşik Devletlerinde karayolunun taşımadaki payı yüzde 27, Almanya'da ise
yüzde 58 dolaylarındadır.
Türkiye
karayollarımızdaki diğer bir olumsuz durumumuz, taşıtların yüzde 50'den
fazlasının ağır taşıt olması. Diğer taraftan, karayolunun demiryoluna göre 18
kat, havayoluna göre 27 kat daha riskli olduğu da düşünülürse, bu kadar önemli
bir sorunu nasıl çözeceğiz? Şimdi, bu sorunun çözülmesi için biz
milletvekillerine çok önemli görev düşmektedir.
Bizden önceki dönemde, 21
inci Dönemde bir araştırma komisyonu kurulmuş ve Sayın Ahmet Tan Başkanlığında
şu rapor hazırlanmıştır. Her yaptığım benzer konuşmada bu rapordan
bahsediyorum; çünkü, oldukça önemlidir; içerisine, birçok bilim adamının, bu
konuyla ilgili sivil toplum temsilcisinin görüşü alınmıştır. Bakın, şu rapor
içerisinde, öneriler, buradaki değerlendirmeler geniş bir şekilde yapılmıştır.
Şimdi, peki, bizim ne
yapmamız lazım da, bu trafik kazalarındaki olumsuzluğu ortadan kaldıracağız?
Meclis olarak neler yapacağız? hükümetimizden neler bekliyoruz? Şimdi, açık ve
net olarak belirtmem gerekir ki, Ahmet Tan'ın Başkanlığındaki araştırma
komisyonunca belirtilen önerilerin birçoğunu 58 inci ve 59 uncu
hükümetlerimizin yerine getirdiğini büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Nedir bu?
Burada belirtilen, işte, bir yılın trafik yılı ilan edilmesi...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın
Ilıcalı, tamamlayın efendim.
MUSTAFA ILICALI (Devamla)
- Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2004 yılı "Trafik
Yılı" olarak ilan edilmiştir.
Bunun haricinde, yine, bu
raporda, taşıma sistemleri arasında dengenin kurulmasından bahsedilmiştir. Bu
manada da, 58 inci hükümetimiz zamanında başlamış, şu anda da tamamlanmak üzere
olan ulaşım anaplanı stratejisi çalışması son noktaya gelmiştir.
Diğer taraftan, denetim
konusunda önemli mesafeler elde edilmiş. Diğer taraftan -tabiî, çok boyutlu bir
sistem- sağlık konusunda, ilkyardım konusunda, yine, önemli mesafeler alınmış.
Konuşmamın bundan sonraki
kalan kısmında, karayollarındaki standardın artırılmasından, getirilen önemli
faydaları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu raporda da standartların, geometrik,
fizikî standartların iyileştirilmesi önerilmiş.
Hükümetimiz, göreve
başladığında, 15 000 kilometrelik bölünmüş yol projesini gündeme getirmişti.
Bugün, şu ana kadar, Karayolları Genel Müdürlüğü kurulduğundan 58 inci hükümet
göreve başlayıncaya kadar 3 859 kilometre bölünmüş yol yapılmışken, şu anda
Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yürütmekte olduğu proje 4 800 kilometre olup,
bunun 3 600 kilometresi hizmete açılmıştır. Diğer kalan kısmın da yüzde 80'i
tamamlanmış vaziyettedir. 3 000 kilometrenin de bu yıl tamamlanacağı
düşünülürse, 15 000 kilometre hedefinin, 2005 yılı itibariyle, 11 500
kilometresi gerçekleşmiş olacaktır.
Değerli milletvekilleri,
şurada çok az bir rakam kaldı, bunlar çok önemli, bunları da sizlerle paylaşmak
istiyorum:
2004 senesinde
Türkiye'deki büyüme yüzde 9,9; bunun trafiğe artışı... 2004 yılında -bu rakam
son derece önemli; ben de Karayolları Genel Müdürlüğünden aldığım zaman oldukça
etkilendim daha önce bu konularda çalışan bir öğretim üyesi olarak- trafikteki
artış yüzde 20. Bu, çok muazzam bir rakam; yani, bizim trafik tahminleri
yaparken yüzde 3-4 olarak aldığımız rakam yüzde 20 artmış. Bunu nereden
biliyoruz; akaryakıt artışından çıkarıyoruz.
Diğer taraftan, değerli
milletvekilleri, yolun standardını artırıyorsunuz; bölünmüş hale getirdiğiniz
zaman bunun çektiği trafik artıyor; yani, üreyen trafik ve saptırılan trafik.
Bunun da yaklaşık yüzde 30 olduğu tahmin edildiğinde, yüzde 20 doğal artıştan,
yüzde 30 da yolun standardındaki artıştan dolayı, yıllık ortalama günlük trafik
değerlerinde yüzde 50'lik bir artış olmuştur. Bu çok önemli bir rakamdır; yüzde
50, önemli bir rakam. Şu ana kadar hizmete giren bölünmüş yollarımızda 5 000
ile 50 000 arasında değiştiğini görüyoruz YOGT değerinin; fakat, şimdi hemen
size şunu söyleyelim: Trafik kazalarında bu bölünmüş yolun önemini vurgulamak
için, yaklaşık olarak...
BAŞKAN - Sayın Ilıcalı,
süreniz çok aştınız; tamamlayın lütfen.
MUSTAFA ILICALI (Devamla)
- Hemen tamamlıyorum Değerli Başkanım.
...Karayolları Genel
Müdürlüğünün elindeki bölünmüş yolları... Ramazan bayramını esas alarak bir
değerlendirme yapmış. Bu manada da Bakanlığımızı, Genel Müdürlüğümüzü tebrik
ediyorum. 2001 yılında, gözlenen bu yollarda, dört günlük bayram tatilinde 20
vatandaş hayatını kaybetmişken -daha fazla yılları vermiyorum- 2004'te bu 2
kişiye düşmüş. Bu ne demek; ölümlü trafik kazalarında yüzde 90 bir azalma
demek. Diğer taraftan, tüm yollara baktığımız zaman, yollar bölünmüş hale
geldiği zaman ölümlü kazalardaki azalmanın yüzde 55-60 olduğunu görüyoruz.
Bunlar son derece önemli. Tabiî, bundan sonra da, yine, bu bölünmüş yol
çalışmalarımızla, raylı sisteme verdiğimiz önemle, diğer sistemlerin artmasıyla
beraber, trafik kazalarındaki bu olumsuzluk, diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi
olumlu bir duruma gelecektir.
Yalnız, bu arada, tabiî,
zamanım az olduğu için, Meclisimizi de sizler adına tebrik etmek istiyoruz;
trafikle ilgili önemli yasalar çıktı. Çok önemli bir kanun da -şu anda İçişleri
Komisyonunda- yakın bir zamanda çıkacak. Buradan, bir taraftan, demek ki,
yapacağımız yasalarla, Hükümetimizin yeni uygulamalarıyla, Bayındırlık
Bakanlığımızın, İçişleri Bakanlığımızın, Ulaştırma Bakanlığımızın
çalışmalarıyla çok önemli mesafeler alacağız.
BAŞKAN - Sayın Ilıcalı,
son cümleyi istiyorum.
MUSTAFA ILICALI (Devamla)
- Teşekkürlerimle son cümlemi söylüyorum Başkanım, çok özür diliyorum.
Yapılan bütün bu
çalışmaların trafik güvenliğine olumlu katkı yapmasını diler, ülkemizde daha
güvenli bir trafik ortamının bir an önce temin edilmesinin mümkün olması için
hepinizin desteğini bekler, kazasız günler diler, beni sabırla dinlediğiniz
için teşekkür eder, hepinizi saygılarımla selamlarım. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Ilıcalı.
Sayın Bakanın söz isteği
var; ancak, Gediz İlçesi Gökler beldesinde meydana gelen maden kazasıyla
ilgili, Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın da bir söz isteği var;
önceliği kendilerine veriyorum.
Buyurun Sayın Bakan.
1.- Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun, Kütahya Milletvekili Alaettin
Güven'in, Kütahya'nın Gediz İlçesi Gökler Beldesindeki grizu patlaması sonucu
meydana gelen göçük olayı ile kömür ocaklarının sorunlarına ve alınması gereken
önlemlere ilişkin gündemdışı konuşmasına cevabı (Devam)
ÇALIŞMA VE SOSYAL
GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Kütahya Milletvekilimizin, geçtiğimiz günlerde, Gediz
İlçesinde meydana gelen maden kazası dolayısıyla yapmış olduğu gündemdışı
konuşmaya cevap vermek üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri,
Gediz İlçemizde, faal işletilen kömür işletmelerinde geçtiğimiz günlerde
meydana gelen kazada, 1'i mühendis olmak üzere, 17'si işçi 18 vatandaşımız,
maalesef, hayatını kaybetmiş bulunmakta. Sözlerimin başında, hayatını kaybeden
bu işçi kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlarım,
yüzde 38'i Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu, yüzde 30'u Pankobirlik, yüzde 10'u
Özelleştirme İdaresi, yüzde 5'i Şekerbank ve yüzde 2,5'i de Kütahya Şeker
Fabrikasına ait gerçek ve tüzel kişilerden oluşan bir işletme söz konusu. Bu
işletmede, kazanın oluş şekline ilişkin incelemeler devam ediyor; ancak, ilk
tespitlere göre, ani metan gazı deşarjı nedeniyle grizu patlamasından dolayı bu
kazanın meydana gelmiş olması ihtimal dahilindedir, yüksek oranda bu şekilde
bir kaza nedeni söz konusudur; ancak, kazanın kesin oluş nedeni, ancak teknik
bilirkişilerin yapacağı incelemeler neticesinde ortaya çıkacaktır.
Bakanlık olarak, kaza
meydana gelir gelmez, Bakanlığımıza bağlı İş Teftiş Kurulu müfettişleri derhal
olay mahalline intikal etmişler ve ocağın elverdiği ölçüde, ilk incelemelerini,
ilk tespitlerini yapmışlardır. Biz de, aynı gün, Enerji Bakanımızla birlikte
olay mahalline gittik; Sayın Kütahya Milletvekillerimizle birlikte, hem cenaze
merasimlerine katıldık hem de olayın boyutlarıyla ilgili, ilgililerden bilgi
aldık.
Değerli arkadaşlarım,
maden sektörü, bilhassa kömür işletmeleri, çok ağır risk taşıyan işletmeler. Bu
işletmelerde, mutlaka, iş sağlığı ve güvenliği açısından öngörülmüş tedbirlere
uyulması gerekiyor. Aksi takdirde, maliyeti, hem can hem de ekonomik açıdan,
işletmelere ve ülkeye çok ağır bedeller ödetiyor.
Biz, bu konunun önemini
müdrik olarak, 2004 yılında, Maden Denetim Projesi kapsamında, bütün Türkiye
genelinde bulunan 772 maden işletmesini teftişten geçirdik. Bunlardan 247'si
kömür işletmesidir. Bu sektörde 45 576 vatandaşımız çalışmaktadır. Kazanın
olduğu kömür işletmesinde ise, 2002 yılında, 2003 yılında, 2004 yılında iki kez
olmak üzere, dört kez, Bakanlığımızın teftiş elemanları ilgili ocakta gerekli
denetimleri yapmışlar, iş sağlığı ve güvenliği yönünden eksik görülen, alınması
gereken tedbirler konusunda işletmeye gerekli ikazları ve duyuruları
yapmışlardır. Ancak, bu kazanın olduğu bölüm, henüz, işletmeye yeni açılma
çalışmaları devam eden bir bölümdür; üretime henüz başlanmamış, üretime
hazırlık çalışmaları devam eden bir ocaktır. Müfettişlerimiz, denetim
aşamasında, ancak açılmış bulunan 250 metrelik mesafede bir inceleme
yapabilmişlerdir.
Sayın Milletvekilimi
dinleme imkânını bulamadım; ama, kazanın oluş şekliyle ilgili ve bu konuda
gelişen olaylar hakkında sizleri bilgilendirdiğini zannediyorum. Onun için,
değerli vakitlerinizi fazla almak istemiyorum.
Şu anda, Bakanlığımızın
Teftiş Kurulu elemanları, olayın oluş şekli, olaydaki sorumluluklar açısından
gerekli incelemeleri yapıyorlar. Raporlar kesinleştiği zaman, bu konuda,
sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. Ayrıca, bildiğiniz gibi,
cumhuriyet savcılığı da, ceza hukuku açısından, sorumluları tespit etmek üzere,
teknik bilirkişiler marifetiyle bir soruşturma yapmaktadır. Bu soruşturmalar neticesinde,
kimin sorumluluğu varsa, kimin kusuru varsa, bu elbette ortaya çıkacak ve
gerekli müeyyideler uygulanacaktır.
Sayın milletvekilleri, bu
vesileyle, bu tür kazaların ülkemizde bir daha yaşanmamasını temenni ediyor ve
maden sektörü gibi ağır risk taşıyan sektörlerde çalışanları ve bu işletmelerin
sahiplerini iş güvenliği ve sağlığı konusundaki tedbirlere harfiyen uymaları
konusunda, bir kez daha, kendilerine bu hususun hassasiyetini hatırlatıyor,
tekrar, hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyor,
hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyoruz Sayın Bakan.
Yine, Hükümet adına,
Bayındırlık ve İskân Bakanımız Sayın Zeki Ergezen.
Sayın Bakan, buyurun. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
3.- Bayındırlık ve
İskân Bakanı Zeki Ergezen'in, Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı'nın,
Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü ile Trafik Haftası münasebetiyle, karayollarında trafik güvenliğinin
sağlanması konusunda alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşmasına cevabı
(Devam)
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN
(Bitlis) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Trafik Haftası ve karayolu
güvenliği nedeniyle gündemdışı söz alan Profesör Sayın Mustafa Ilıcalı'nın,
trafik kazalarının azalmasına neden olan bölünmüş yollarla ilgili
söylediklerine teşekkür etmek ve Meclisimizin siz sayın vekillerini biraz da
bilgilendirmek bakımından söz almış bulunuyorum; bu nedenle de, hepinize
saygılarımı sunarım.
Gerçekten, Sayın
Ilıcalı'nın vermiş olduğu rakamlarda, trafik kazalarının ne kadar ölümcül
olduğunu, son on yılla ilgili vermiş olduğu rakamların çok korkutucu olduğunu,
bunlarla ilgili her türlü tedbirin alınması gerektiğine inanıyoruz.
Bu nedenle, Hükümetimiz,
bölünmüş yollarla ilgili azim ve kararlılığını devam ettirmektedir. Türkiye'nin
15 000 kilometre değil, 18 000-19 000 kilometre bölünmüş yola ihtiyacı olduğu
gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. Yalnız, 2007'nin sonunda Türkiye 15 000
kilometre bölünmüş yola kavuşacak ve şu Meclisin vekilleri seçim meydanlarına
çıktığı zaman, 15 000 kilometre yolu bitirdik, huzurunuza geldik
diyebilecekler. Rahatlıkla bu fotoğrafı görebiliyoruz. Bu hedefimizde hiçbir
sapma yok.
Nedir 15 000 kilometre;
Karayollarının kuruluş tarihinden bugüne kadar çoğu belediye hudutları içinde
olan 3 859 kilometre bölünmüş yola 11 200'ü de 2007'nin sonuna kadar biz
ekleyeceğiz. Dolayısıyla, 15 000 kilometre yol bitmiş olacak. 2007'den sonra da
3 000 kilometre yola ayrıca devam edeceğiz. Dolayısıyla, 2007'nin sonunda 15
000 kilometre kavramı Türkiye'nin gündeminde, herkesin defterinin arasında, bir
tarih olarak, milat olarak kalacaktır.
Gün geçtikçe halkın
yollara olan talebi artmakta, siyasetçilerin talebi artmakta; çünkü, gerçekten,
bölünmüş yolların yapıldığı yerlerde hem yolculuk stressiz yapılmakta hem
güvenli yolculuk yapılmakta hem de trafik kazalarında yüzde 70 azalmanın
olduğunu, bizzat, istediğimiz rakamlarda görebiliyoruz.
Bölünmüş yollar
yapıldıkça mevcut yollarımızın standardının ne kadar düşük olduğunu, yol
profillerinin çok iç açıcı olmadığını, kaza karanoktalarının sayısının çok
fazla olduğunu; hele hele, gün geçtikçe karayolundaki taşımacılığın ve yolcu
sayısının artmış olması, başka bir ifadeyle, Türkiye'deki yük taşımacılığının
ve yolcu taşımacılığının yüzde 95'inin karayolu ağında olduğunu dikkate
aldığımız zaman, yollarımıza ne kadar önem vermemiz gerektiğini bir kez daha
hafızalarınıza nakşettirmek istiyorum. Ancak, Türkiye'nin sıkıntıları var,
imkânsızlıklar var, ödenek yetersizlikleri var. Bütün bu yetersizliklere rağmen
-bir rakam olsun diye sayın milletvekillerimizin bilmesinde, Türk kamuoyunun
bilmesinde de yarar var- 2002 yılında karayollarına ayrılan ödenek 2004
fiyatlarıyla 2,8 katrilyon, 2004 yılında ayrılan 2 katrilyon, 2005'te ayrılan
2,2 katrilyon. Bir mukayese yapmak istiyorum. Tekrar dönüyorum; 2002 yılında
2,8 katrilyona karşılık, 2003'te verilen 2 katrilyonla 2002'nin 9 katı bölünmüş
yol yapılmıştır. Yol bakım onarımları 2 katına çıkarılmış, otoyollar 2'ye
katlanılmış, diğer devlet ve il yolları da bundan geri kalmamıştır. Bununla, ne
kadar özverili çalışıldığını, Türk Milletinden toplanan vergilerin ne kadar
dikkatli kullanıldığını; Türkiye'deki mühendisimizin, işçimizin, makine
parkımızın, devletin gücünün ne kadar verimli bir organize olduğunu da tekrar
hatırlatmak istiyoruz. Bunu sizlere duyurmak da biz Bayındırlık Bakanlığının en
tabiî hakkıdır. Bununla kalmamışız, bugüne kadar bunları yaparken de 2,5
katrilyon tasarruf yapmışız. Nedir yaptığımız tasarruf; geçmiş yıllarda yapılan
ihaleleri müteahhitlerimizle mutabakat sağlayarak ve müteahhitlerimizin gönül
rızasıyla, Türkiye'nin ekonomik durumu da dikkate alınarak... Ben buradan
müteahhitlerime teşekkür etmek istiyorum. Hepsi dilekçe vermiştir, keşif
artışlarının hepsinde tenzilatları yüzde 35'e çıkarmışlardır. Dolayısıyla,
ödeyeceğimiz paraları ödememek gibi bir durumla karşılaşırken, bu paralarla da
yollar yapıyoruz. Burada hem karayollarını hem müteahhitleri ben tebrik
ediyorum, alkışlıyorum. Demek ki "at sahibine göre kişnermiş" lafı da
gerçekten doğruymuş, "inanç tekeden süt çıkarırmış" lafı da boşuna
söylenilmemiş. Bunu görüyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Biz, sadece 15 000
kilometre yolu yapıp "buyurun, yolu yaptık, hadi asfaltı da döktük; yollar
delinirse delinsin, bozulursa bozulsun" demiyoruz. Her sene, bu
yollarımıza, ikinci, üçüncü kat sathî kaplama asfaltları yapacağımız gibi, sıcak
asfaltı da yapmaya devam ediyoruz. Bu sene, en azından, Türkiye'de 400-500
kilometre de sıcak asfalt yapacağız.
Peki, Meclisin her iki
kanadı diyebilir, Türk bürokrasisi diyebilir, halkımız diyebilir ki, neden
peki, sıcak asfalt bu kadar kaliteli, bu kadar güzel; hakikaten, yoldan
geçtiğiniz zaman yüzünüz gülüyor, arabanın tekerlerinin sesini bile duymuyorsunuz;
o halde, bu kadar kaliteyi niye esirgiyorsunuz?! Her sene 200-300 kilometre
yapacağınıza, 2 000 kilometre, 3 000 kilometre yolu her yıl yaparken, bunun
sıcak asfaltını da atsanıza ya!
İlk zamanlar, zaten, bu
engelle çok karşılaştık önümüzü kesmek için. Bir kez daha hatırlatıyorum: 63
000-64 000 kilometre olan karayolları ağımızın 53 000 kilometresi sathî
kaplamalı yol. O sathî kaplamalı ve yamalı, delik deşik yollardan geçerken
kimse sesini çıkarmıyordu. Senede 3 000 kilometre yol yapmaya çalışınca, hemen
başladılar bağırmaya "yollarda yama var." Eski büyük yamaları
görmediniz de, bizim küçük yamaları niye büyüttünüz?! Bunun bir sebebi vardı;
gerçekten, halkın teveccühüne mazhar olan, Türk Milletinin gönlünde yer alan bu
çalışmaların önünü kesmek içindi. Bunu başaramadılar; Allah'a şükür, şu anda
yolumuza devam ediyoruz.
Dönüyorum fotoğrafın
diğer tarafına, diğer yüzüne. Sıcak asfaltın kalınlığı, bitümlü temel, aşınma
ve diğer 8 santimle beraber toplam 25 santimdir. Bu 25 santim asfaltı attığımız
zaman, 12 metre genişliğinde 1 kilometrenin maliyeti, tenzilatsız 420 milyardır
2004 fiyatlarıyla. Türkiye'deki tenzilatları dikkate aldığımız zaman -özellikle
Meclisin bilmesini istiyorum, tenzilatlar Türkiye'de ortalama yüzde 40'tır-
tenzilatları dikkate aldığım zaman, 1 kilometre, 12 metre genişliğinde iki
şeritli bir yolun maliyeti 270 milyar. Ben, 2 000 kilometre yol bitirsem ve
bunu sıcak asfalt yaptığımız zaman, o sathî kaplamalı olan diğerine de sıcak
asfalt koymam lazım; çünkü, bir tarafı sıcak, bir tarafı sathî kaplama olmaz.
Dolayısıyla, 2 000 kilometre sadece sıcak asfalt için, bana 1 katrilyon 50
trilyon para lazım. Halbuki, biz, her sene 3 000 kilometre yol yapıyoruz; 3 000
kilometre yol yaptığım zaman ve bunun sıcak asfaltını koymak istediğim zaman
1,6 katrilyon para lazım. Halbuki, bu yolları, ben sathî kaplamayla yaptığım
zaman, bana yılda 125 trilyon para lazım. 125 trilyon parayı bulmakta zorlanan
bir Bakan, nasıl olur da kamuoyunun önünde "ben, bütün bu yolları bir anda
sıcak asfalt yapacağım..." Kendi kendimizi aldatmış oluruz. Türkiye'nin
imkânlarını bilmek mecburiyetindeyiz, bütçemizi bilmek mecburiyetindeyiz.
İçborcumuz, dışborcumuz, Türkiye'nin yapısı, hepsi değerlendirildiği zaman yaptığımızın
doğru olduğunu, isabetli bir kararda sebat ettiğimizi, her gün seçim
bölgelerini gezdiğimizde halkın teveccühünden de bunu anlıyoruz. Hele hele,
anaların gözünün yaşının azaldığı bu yollarda alkış almamak, dua almamak, teşekkür
almamak mümkün değil.
Kıskananlar oluyor.
Kıskançlık, Yusuf Aleyhisselamı bile kuyuya attırdı. Bizi de bu kadar
kıskansınlar canım, bu kadar da olacak yani! (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bu, insanın mayasında var, geninde var, fıtratında var. Tabiî ki, doğruları
örtmek isteyenler olacak. Hatta hatta, kendi yandaşlarınızdan bile insanları
kıskananlar olur. Bu, insan yapısı, bu, insan fıtratı. Bunu görerek hareket
ediyoruz, yolumuza devam ediyoruz, hiçbir engel tanımıyoruz, çok doğru yürüyoruz.
Bir başka önemli konu:
Yollarımızı sathî kaplamayla takviye ederken, sıcak asfalt, bakın,
Sivrihisar-Eskişehir ihale edildi; Konya makastan Şereflikoçhisar'a,
Kırıkkale'den Keskin'e, Denizli-Horsunlu-Aydın yolu, Gaziantep'te, bilmem
nerede birçok yolumuzun sıcak asfaltını ihaleye çıkardık; ama, bununla da
kalmıyoruz, bir hedef daha koyduk önümüze. İki sene sonra; yani, önümüzdeki
senenin sonunda veya bu senenin sonunda, çalışmalarımız devam ediyor...
İstanbullular hep uçağa biniyorlar ve İstanbullular uçakla gidip geldikleri
için Türkiye'nin gerçeğini de göremiyorlar; neler yapılıyor, ne oluyor. (AK
Parti sıralarından alkışlar) Bir dakika. Onun için, ben, İstanbullu
kardeşlerime diyorum ki, bu senenin sonunda karayoluyla giderseniz, çok güzel
bir manzarayla karşılaşacaksınız. Tenkit etmek için söylemiyorum canım, bir
şeyin altını çizmek için söylüyorum. Buradan İstanbul'a kadar, otoyolların orta
refüjlerinin tamamını ağaçlandırılmış olarak göreceksiniz. (AK Parti
sıralarından alkışlar) Seneye bu vakitler, Ankara'dan Şereflikoçhisar'a kadar,
Niğde'ye, Ereğli'ye kadar yolların sağının solunun ağaçlandırılmış olduğunu
göreceksiniz.
MUSTAFA BAŞ (İstanbul) -
Tekirdağ yolu ne oldu?
BAYINDIRLIK VE İSKÂN
BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla) - Kayseri yolu ağaçlandırıldı ve bitirildi.
Şunu söylemek istiyorum:
15 000 kilometre bölünmüş yolun sağını solunu, ortasını çimlendireceğiz,
ağaçlandıracağız; Türkiye'ye güzel yollar değil, bir de, ağaçlarla,
yeşilliklerle giden yollar teslim edeceğiz. Bu sene, 2 000 000 ağacı ihale
ettik ve bu yollara dikilecek.
Dolayısıyla, biz, sizin
taleplerinizi zaman zaman karşılayamayabiliyoruz. Bazen suratınız asık
dönüyorsunuz, bazen iktidar ve muhalefet bizde aradıklarını bulamıyor; çünkü,
bu iş para istiyor, zaman istiyor, proje istiyor, imkân istiyor. Yoksa, biz,
sizlerin tekliflerini geri çevirmek için değil, sizleri üzmeden bir sonraki
seneye teklifinizi nasıl erteleyebiliriz diye, onun çabası, gayreti içindeyiz;
çünkü, yol yapmak çok zor bir iştir. Birilerinin dediği gibi, işi basitleştirmek,
küçük göstermek için, canım, ne var, greyderi gönder, toprağı kazsın, doldursun
demekle yol yapılmaz. Bu bilmezliktir, bu küçümsemektir, bu teknikten bir
uzaklıktır; gerçekten, yol yapmak, mühendislik işidir, tecrübe işidir, birikim
işidir, tekniktir. Karayollarımız, bu yönden gerçekten takdir edilecek
seviyededir. O arkadaşlarımızı da, sizin huzurunuzda bir kez daha tebrik
ediyoruz. Mustafa Ilıcalı bu imkânları bizlere bahşettiği için kendisine teşekkür
ediyoruz.
Bir şey daha söyleyeyim
ve huzurunuzdan ayrılayım. "Bölünmüş yollara çok para gidiyor"
diyorlar. Bölünmüş yollara paranın çok falan gittiği yok. Bize ayrılan paranın
çoğunu, geçmiş yıllarda ihale edilen Bolu Dağı, Bursa çevre yolu, İzmir çevre
yolu, Karadeniz sahil yolu... 2,2 katrilyon para buralara gidiyor. Türkiye'de
yapılan bütün yollara ayrılan, bölünmüş yollara ayrılan para 580 trilyon; 35
trilyon da valilerden aldık, eder 600 trilyon. Alkışlanır bu; başka bir şey değil,
sadece alkışlanır. (AK parti sıralarından alkışlar)
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür
ediyoruz Sayın Bakan.
Sayın milletvekilleri,
birleşime 5 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 14.53
İKİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 15.11
BAŞKAN:
Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP
ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 91 inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
Danışma Kurulunun bir önerisi var;
okutuyorum:
IV.- ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.-
Gündemdeki sıralama ile çalışma günlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin
Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No: 147 Tarihi: 28.4.2005
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 6 ncı sırasında yer alan
875 sıra sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
bu kısmın 4 üncü sırasına, 8 inci sırasında yer alan 876 sıra sayılı 5325
Sayılı Siyasî Partiler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve
Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha
Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresinin 5 inci sırasına, 9 uncu sırasında
yer alan 796 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 10 uncu sırasında
yer alan 854 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına alınmasının, 30 Nisan
2005 Cumartesi günü Genel Kurulun çalışma yapmamasının, Genel Kurulun onayına sunulması
Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
Bülent
Arınç
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
İrfan Gündüz Kemal
Anadol
AK Parti Grubu Başkanvekili CHP
Grubu Başkanvekili
BAŞKAN - Söz isteği?.. Yok.
Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1.-
Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu
Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun
Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN - 1 inci sırada yer alan kanun
teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporu henüz gelmediğinden,
teklifin görüşmelerini erteliyoruz.
2 nci sırada yer alan, Esnaf ve
Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji,
Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu raporunun görüşmelerine
kaldığımız yerden devam edeceğiz.
2.- Esnaf
ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji,
Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet?.. Yok.
Ertelenmiştir.
3 üncü sırada yer alan, 2006 Yılı
Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu
raporunun görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
3.- 2006
Yılı Programının Hazırlanmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (1/1003) (S. Sayısı:872) (X)
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet?.. Yerinde.
Tasarının tümü üzerinde gruplar adına
yapılan konuşmalar tamamlanmıştı.
Şimdi, şahıslar adına söz isteği var.
Şahıslar adına, ilk sırada, Bursa
Milletvekili Sayın Sedat Kızılcıklı.