DÖNEM
: 22 CİLT : 81 YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
86 ncı Birleşim
20 Nisan 2005 Çarşamba
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.-
YOKLAMA
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GündemdIşI Konuşmalar
1.- Tokat Milletvekili Feramus Şahin'in,
Tokat İlinin sorunları ile özelleştirilmesi istenilen Tokat sigara fabrikasının
üretim durumuna ilişkin gündemdışı konuşması
2.- Antalya Milletvekili Osman Akman'ın,
Turizm Haftası münasebetiyle, Antalya'nın gelişen turizm potansiyeli ile buna
bağlı olarak artan sorunlarına ve alınması gereken tedbirlere ilişkin
gündemdışı konuşması
3.- İstanbul Milletvekili Algan
Hacaloğlu'nun, dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı çalışmalarına bir an evvel
başlanılmasının önemine ilişkin gündemdışı konuşması
B) Tezkereler ve Önergeler
1.- Belçika Temsilciler Meclisi Başkanının
TBMM Dışişleri Komisyonunu Belçika'ya resmî davetine icabet edecek Parlamento
heyetini oluşturmak üzere Gruplarınca isimleri bildirilen milletvekillerine ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/804)
2.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
Belçika'ya yapacağı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin
Başbakanlık tezkeresi (3/805)
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi
Saymanlığının 2004 Ekim, Kasım ve Aralık
ayları hesabına ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme
Komisyonu raporu (5/14) (S. Sayısı : 874)
2.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Ek-lenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Ek-lenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
3.- Esnaf ve Sanatkârlar Meslek
Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi
ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)
4.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup
Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, Mera Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Tarım, Orman ve Köyişleri ile Adalet
Komisyonları Raporları (2/386) (S. Sayısı: 867)
VI.-
ÖNERİLER
A) SİyasÎ Partİ Grubu Önerİlerİ
1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden
düzenlenmesine ilişkin CHP Grubu önerisi
2.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine
ilişkin AK Parti Grubu önerisi
VII.-
AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Sivas Milletvekili Nurettin Sözen'in,
Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın, konuşmasında, sahsına sataşması nedeniyle
konuşması
2.- Ankara Milletvekili Oya Araslı'nın,
Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa'nın, konuşmasında, sahsına sataşması nedeniyle
konuşması
3.- Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in,
İzmir Milletvekili Erdal Karademir'in, konuşmasında, şahsına sataşması
nedeniyle konuşması
VIII.- USUL
HAKKINDA GÖRÜŞMELER
1.- Mera Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Teklifinin 1 inci maddesinin af niteliği taşıyıp taşımadığı;
oylanmasında nitelikli çoğunluk aranıp aranmayacağı hakkında
IX.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YazILI Sorular ve CevaplarI
1.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Konya-Ereğli adliye binası inşaatına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil
ÇİÇEK'in cevabı (7/5057)
2.- İzmir Milletvekili K. Kemal ANADOL'un,
adlî sicil kaydı talebi karşılığında bağış alınmasına ilişkin sorusu ve Adalet
Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/5115)
3.- Diyarbakır Milletvekili Mesut
DEĞER'in, bazı il ve ilçelerdeki olaylara yönelik alınacak tedbirlere ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5228)
4.- Diyarbakır Milletvekili Mesut
DEĞER'in, 3201 Sayılı Emniyet Teşkalatı Kanununda değişiklik yapılmasının
düşünülüp düşünülmediğine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun
cevabı (7/5229)
5.- Diyarbakır Milletvekili Mesut
DEĞER'in, Eskişehir-Mahmudiye İlçesinde bir vatandaşın öldürülmesine ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5232)
6.- İstanbul Milletvekili Onur ÖYMEN'in,
İstanbul'daki olaylarda polisin şiddet kullanmasına ve alınacak tedbirlere
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5236)
7.- İzmir Milletvekili Vezir AKDEMİR'in,
Menemen Devlet Hastanesinin atıksu kanalları olmadan açıldığına ve yetkililer
hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep
AKDAĞ'ın cevabı (7/5242)
8.- İzmir Milletvekili K. Kemal ANADOL'un,
Kültür Sanat-Sen Genel Başkanının gözaltına alınmasına ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5293)
9.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
otomatik meteoroloji istasyonu ihalesine ve bazı iddialara ilişkin sorusu ve
Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/5347)
10.- Adana Milletvekili N. Gaye
ERBATUR'un, LPG'li araçların denetimsiz trafiğe çıkmasının engellenmesine
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/5369)
11.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
terör örgütü lideri hakkında AİHM'de verilen karara ve yeniden yargılanıp
yargılanmayacağına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı
(7/5405)
12.- Sinop Milletvekili Engin ALTAY'ın,
millî sporcuların eğitim ve istihdamına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/5453)
13.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa-Nilüfer-Görükle Belde Belediyesinin çöp konteynırı ihtiyacına ilişkin
sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/5523)
I.- GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
iki oturum yaptı.
Oturum Başkanı ve TBMM Başkanvekili Ali
Dinçer, köy enstitülerinin kuruluşunun 65 inci yıldönümü münasebetiyle, çağdaş
cumhuriyetin temellerinin atılmasında önemli rol üstlenen bu eğitim
kurumlarının verdiği hizmetlere ilişkin bir konuşma yaptı.
Kütahya Milletvekili Alaettin Güven, Kutlu
Doğum Haftası ile rahmet, bereket, barış ve sevgi elçisi Hazreti Peygamber’in
kişiliğine,
Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, köy
enstitülerinin kuruluşunun 65 inci yıldönümünde köy enstitülerinin Türkiye'nin
toplumsal kalkınma projesi yönünden önemine ve yaptığı hizmetlere,
Ankara Milletvekili Oya Araslı, Ankara'nın
ilçeleri ve bu ilçelere bağlı köylerin sorunları ile buralarda yaşayan köylülerin
ve çiftçilerin içinde bulundukları sıkıntılara,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Genel Kurulu ziyaret eden Letonya
Cumhurbaşkanı Vaire Vike Freiberga ve beraberindeki heyete Başkanlıkça
"Hoşgeldiniz" denildi.
Avustralya Temsilciler Meclisi Başkanı
David Hawker ve Senato Başkanı Paul Calvert'in resmî davetlisi olarak
Avustralya'ya resmî ziyarette bulunacak olan Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Bülent Arınç'ın, beraberindeki parlamento heyetini oluşturmak üzere
Gruplarınca isimleri bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Bülent Arınç'ın, Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması Başkanı Boris
Grizlov'un ve Federasyon Konseyi Başkanı Sergey Mironov'un Rusya Federasyonuna
resmî davetine beraberinde parlamento heyetiyle icabetine ilişkin Başkanlık,
Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un,
Almanya'ya yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin
Başbakanlık,
Tezkereleri kabul edildi.
Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun (6/1484 ve 6/1503) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına
ilişkin önergesi okundu; soruların geri verildiği bildirildi.
Genel Kurulun 19.4.2005 Salı günkü
birleşiminde, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer
alan (9/12) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin görüşmelerinin
tamamlanmasından sonra sözlü sorular ile diğer denetim konularının
görüşülmeyerek kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine; 20.4.2005 Çarşamba
günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine; gündemin "Kanun Tasarı
ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 253 üncü
sırasında yer alan 868 sıra sayılı 23.3.2005 tarihli ve 5319 sayılı Bazı Kanun
ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve
Anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri gereğince
Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek
üzere geri gönderme tezkeresinin bu kısmın 4 üncü sırasına alınmasına; Genel
Kurulun 19.4.2005 Salı günü 15.00-20.00, 20.4.2005 Çarşamba günü 14.00-22.00, 21.4.2005
Perşembe günü de 14.00-20.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesine
ilişkin Danışma Kurulu Önerisi kabul edildi.
Milletvekili lojmanlarında Mustafa
Güngör'ün öldürülmesinin aydınlatılması ve sorumluların belirlenmesi amacıyla,
Genel Kurulun 8.2.2005 tarihli 55 inci Birleşiminde kurulan (10/185) esas
numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine, siyasî parti gruplarınca
gösterilen adaylar seçildiler.
Başkanlıkça, Komisyonun başkan,
başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yapmak üzere toplanacağı gün, saat ve
yere ilişkin duyuruda bulunuldu.
İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu
ve 62 milletvekilinin, Türkiye Jokey Kulübü tarafından düzenlenen at yarışı
hâsılatından Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun pay almasını
engelleyerek Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesi uyarınca görevlerini kötüye
kullandıkları iddiasıyla, Devlet Bakanı Güldal Akşit ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami Güçlü haklarında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesinin
(9/12), öngörüşmelerini müteakiben yapılan gizli oylama sonucunda, kabul
edilmediği açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz
gelmediğinden,
2 nci sırasında bulunan, Esnaf ve
Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının (1/969) (S. Sayısı: 851)
görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,
Ertelendi.
3 üncü sırasında bulunan, Adalet ve
Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, Mera
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/386) (S. Sayısı:
867) tümü üzerinde bir süre görüşüldü.
20 Nisan 2005 Çarşamba günü, alınan karar
gereğince saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 19.48'de son verildi.
|
Ali
Dinçer |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Harun
Tüfekci |
Ahmet
Gökhan Sarıçam |
|
|
Konya |
Kırklareli |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
Mehmet
Daniş |
|
|
|
Çanakkale |
|
|
|
Kâtip Üye |
|
|
No.: 120
II.- GELEN
KÂĞITLAR
20 Nisan
2005 Çarşamba
Raporlar
1.- Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı ve Çevre Komisyonu Raporu (1/322) (S. Sayısı: 871) (Dağıtma
tarihi: 20.4.2005) (GÜNDEME)
2.- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup
Başkanvekili Bursa Milletvekili Faruk Çelik ile 13 Milletvekilinin; Çeşitli
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Millî Eğitim, Kültür,
Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/422) (S. Sayısı: 875) (Dağıtma tarihi:
20.4.2005) (GÜNDEME)
BİRİNCİ
OTURUM
20 Nisan
2005 Çarşamba
Açılma
Saati: 14.00
BAŞKAN :
Başkanvekili Ali DİNÇER
Kâtip
Üyeler: Harun TÜFEKCİ (Konya), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 86 ncı Birleşimini açıyorum.
III.- Y O K
L A M A
BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama
yapacağız.
Yoklama için 3 dakika süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine
basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik
sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden
yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama
pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 3 dakikalık süre içerisinde
Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı
yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayın
milletvekiline gündemdışı söz vereceğim
Konuşma süreleri 5'er dakikadır.
Gündemdışı ilk söz, Tokat İli ve Tokat
Sigara Fabrikasının sorunları hakkında söz isteyen, Tokat Milletvekili Feramus
Şahin'e attir.
Buyurun Sayın Şahin. (CHP sıralarından
alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GündemdIşI Konuşmalar
1.- Tokat
Milletvekili Feramus Şahin'in, Tokat İlinin sorunları ile özelleştirilmesi
istenilen Tokat sigara fabrikasının üretim durumuna ilişkin gündemdışı
konuşması
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Sayın Başkan,
saygıdeğer milletvekilleri; Tokat İlimizin ve Tokat Sigara Fabrikasının
sorunları hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tokat İlimiz, 9 958 kilometrekarelik
yüzölçümüyle, 12 ilçeye, 636 köye, 54 belediyeye sahip, Yeşilırmak havzası
içerisinde bereketli topraklar üzerinde yer almaktadır. İlimizin bu yapısından
dolayı, nüfusumuzun yaklaşık yüzde 75'i geçimini tarımsal faaliyetlerden
sağlamaktadır. Bu istihdam göstergesiyle, yani tarımda çalışan nüfus oranı
itibariyle Tokat, 81 il içerisinde 6 ncı sırada bulunmaktadır; ancak, ne yazık
ki, son yıllarda, ülkemizin tüm tarım kesiminde olduğu gibi, Tokatlı tarım
üreticilerimiz de perişan durumdadır. Bu gerçeği, sık sık seçim bölgesine giden
bütün milletvekillerimiz kabul edecektir.
İlimizin sosyoekonomik açıdan iki önemli
ürünü vardır; şekerpancarı ve tütün. İkisi de can çekişir duruma gelmiştir. Bu
iki ürüne bağlı sanayi tesislerimiz olan Turhal Şeker Fabrikası ve Tokat Sigara
Fabrikası, ilimizin en temel kamu yatırımlarıdır; ancak, hem bu iki önemli tarım
ürününde ve hem de iki önemli sanayi tesisinde tüm Tokatlıları şaşırtan
gelişmeler, gerilemeler yaşanmaktadır.
Değerli milletvekilleri, 59 uncu hükümetin
uyguladığı ekonomi politikaları sonucunda şekerpancarı üretiminde uygulanan
kotalarla, üretim nişasta bazlı şeker sanayii lehine daraltılmış, geçimini
şekerpancarı üretiminden sağlayan çiftçilerimiz kaderlerine terk edilmiştir.
Şimdi, sormak gerekir; 2000 yılında
Tokat'ta 960 000 ton olan şekerpancarı kotası, hangi gıda üreten şirketler
grubunun daha fazla tatlandırıcı üretebilmesi için 2005 yılında 680 000 tona
düşürülmüştür? Geçtiğimiz günlerde basına da yansıdı; bugünkü iktidara yakın,
hatta Sayın Başbakanla iş ilişkisi olduğu bilinen bir grup, kotaları da aşan
bir şekilde kontrolsüz olarak tatlandırıcı ürettiği için, diğer tatlandırıcı
üreticileri tarafından şikâyet edilmiştir.
Şimdi, ister istemez insan düşünüyor;
genelde ülkemizin, özelde Tokat'ın şekerpancarı üreticileri, bu firmanın
kârlarını artırabilmesi için mi feda ediliyor?! Seçim meydanlarında ve iktidara
geldikten sonra çiftçiye dönük olarak en çok kullandığınız ucuz mazot
uygulamasını unuttunuz. Şimdi, çiftçi, mazotun ucuzundan vazgeçti, zam yapmayın
diye feryat ediyor. Bir defaya mahsus olmak üzere verdiğiniz mazot parası
çiftçinin hiçbir derdine derman olmadı.
2000 yılında 426 671 lira olan mazotun
litre fiyatı, iktidarınızla birlikte, bugün 1 900 000 lirayı bulmuştur.Tarla
parası olarak bilinen ve üretimle hiçbir ilgisi olmayan doğrudan gelir desteği
paraları bile zamanında verilemiyor. Geçen yılın paralarının dağıtımını ancak
bu sene tamamlayabildiniz. Çiftçi, üretim sezonunu, yani, masraf sezonunu
çoktan açtı; şimdi, sizden, bu tarla paralarının verilmesini bekliyor. Bu
paraları ne zaman ödeyeceksiniz?
Buğday üreticilerinin durumunu ise hepiniz
biliyorsunuz. Üretim için kullandığı girdilerin bedelini bile karşılayamayacak
duruma gelmişlerdir.
Türkiye'deki kaçak etten dolayı
besicilerin durumuyla ilgili söyleyecek bir şey bulamıyorum; perişan
durumdalar.
Tarımla ilgili kamu yatırımları neredeyse
durmuştur. Devlet Su İşlerinin 2005 yatırımları incelendiğinde açıkça
görülecektir ki, pek çok projeye kaynak dahi ayrılmamıştır. Bu yatırım
planıyla, Tokat, âdeta proje çöplüğü haline gelmiştir. Tokat için hayatî
önemdeki Güzelce ve Süreyyabey Barajlarının durumu hangi aşamadadır? Bu iki çok
önemli projeye ayırdığınız ödenek komik değil midir?! Almus-Akarçay Sulama
Projesini ayırdığınız komik parayla mı bitireceksiniz?!
Her seferinde hiç beğenmeyerek andığınız
57 nci hükümet döneminde bile -yani, 2001 yılında- Tokat'ın kamu yatırımlarında
tarım sektörünün payı yüzde 11,5 iken, sizin döneminizde, 2004 yılında yüzde
1'e düşmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin ve lütfen toparlayın.
FERAMUS ŞAHİN (Devamla) - Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; ilimizin, az önce de belirtmiş olduğum gibi,
ikinci temel tarımsal ürünü tütündür. İlimizde kurulu sigara fabrikasını bu
hükümet satmak istiyor. Sigara fabrikasını satıp, sigara pazarını ve tütün
üreticilerini yabancı tekellerin insafına mı bırakmak istiyorsunuz?!
Şimdi, hükümete buradan sormak istiyorum.
Tokat sigara fabrikasında deneme niteliğinde üretilen son derece kaliteli ve
yabancı sigaralarla rekabet edebilecek iki sigaranın -yani, Fors ve Kariyerin-
üretimine neden başlanmıyor? Bu sigaraların üretimini kim ya da kimler
engelliyor? Bu sigaraların üretiminin durdurulmasından kimler kazançlı çıkacak?
Tokat halkı, hükümetten, bu sorulara cevap beklemektedir.
Tokat'ta kurulu iki önemli kamu
fabrikasının faaliyetlerinin kısıtlanması esnafımızı da zor durumda
bırakmıştır. Özellikle taşımacılık yapan esnafımız, bu sıkıntılarını, sürekli
olarak, bana ve diğer Tokat milletvekillerine aktarmaktadırlar. Çoğu esnafımız
Bağ-Kur primlerini bile ödeyemez durumdadır. Tokat esnafı, bu fabrikaların
işlevsizleştirilmesini değil canlandırılmasını, Tokat ekonomisine ve ülke
ekonomisine eskisi gibi katkıda bulunmasını istemektedirler.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz mart
ayı başlarında yaşanan yoğun yağışlarda, başta Turhal İlçemiz olmak üzere pek
çok yerleşim merkezimiz taşkınlardan zarar görmüştür, çok miktarda maddî hasar
meydana gelmiştir. Hasar gören köylerimizin durumu ne haldedir haberiniz var
mı?! Hemşerilerimizin can ve mal güvenliğini bu doğal afetlerden koruyacak yatırımlar
ise kaplumbağa hızından bile düşük ilerlemektedir. Bir an önce taşkın kontrol
ve önleme yatırımlarının tamamlanması gerekmektedir.
Tokat'ta ulaşım sorunları da orta yerde
durmaktadır. Yine, buradan, hükümete sormak istiyorum. Tokat çevre yolu yapımına
ne zaman başlayacaksınız; yine, Ankara-Tokat ulaşımını rahatlatacak olan
Zile-Alaca yolunu ne zaman bitireceksiniz? Büyük reklam ve tanıtım
kampanyalarıyla yaptığınız duble yolların son halini gelip gördünüz mü hiç, ne
durumda?! Yılan hikâyesine dönen Tokat-Turhal duble yolunu ne zaman
tamamlayacaksınız; Tokat Havaalanını kullanıma ne zaman açacaksınız?
Değerli milletvekilleri, bütün dünyada
bacasız sanayi olarak bilinen ve tanıtımı için büyük kaynaklar harcanan kültür
ve turizm alanında da bu hükümetin yaklaşımı ortadadır. Zengin bir Türk kültürü
mirasına sahip olan Tokat'ta turizm bugün maalesef istenilen noktada değildir.
İlimiz, Selçuklular, Danişmentliler, İlhanlılar, Osmanlılar ve cumhuriyet
dönemine ait birçok esere sahiptir; ancak, bu eserlerin tanıtılması anlamında
gerekli yatırımlar ve harcamalar yapılmamaktadır; örneğin, her fırsatta
icraatlarını beğenmediğiniz 57 nci hükümet döneminde bile Tokat'ta turizme
yatırım yapılırken, hükümetiniz döneminde 2003 ve 2004 yıllarında turizm için
hiçbir yatırım yapılmamıştır.
Konuşmamı bitirirken ünlü seyyah Evliya
Çelebi'nin Tokat'a ilişkin bir
gözlemini aktarmak istiyorum. Seyahatnamesinde şöyle diyor Tokat halkı için:
"Gariplere dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, selim ve halim
insanlardır." Tokat insanı o gün öyle olduğu gibi bugün de böyledir.
Bu insanlar, Ankara'dan hizmet ve yatırım
bekliyorlar. Bu vesileyle Yüce Meclisi, tekrar saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
(CHP sıralarından alkışlar)
FARUK ÇELİK (Bursa) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurun Sayın Çelik.
FARUK ÇELİK (Bursa) - Değerli milletvekili
arkadaşımız, Sayın Başbakanımızı açıkça itham ederek bir şirkette ortak olduğu
veya bir şirketle ilişki içerisinde olduğu...
İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Ortak saikiyle
suçlamadı.
FARUK ÇELİK (Bursa) - Bakınız, Sayın
Milletvekilinin, konuştuğu şahıs Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı; eğer elinde bir
delil varsa, bir iddia varsa çıkıp açık ve net bir şekilde burada ifade
etmesini istiyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Özellikle, tutanaklardan bakılıp, Değerli
Milletvekili arkadaşımızın bu konuda açık ve net ifade kullanmasını istirham
ediyorum.
BAŞKAN - Anlaşıldı.
Tokat Milletvekili Sayın Resul Tosun,
yerinizden kısa bir söz talebiniz var; pek kısa olmak kaydıyla, İçtüzük 60'a
göre size söz veriyorum.
Buyurun Sayın Resul Tosun.
RESUL TOSUN (Tokat) - Çok teşekkür
ediyorum Sayın Başkanım.
Değerli Tokat Milletvekilimiz Feramus
Şahin Bey bazı konulara temas ettiler. Tokat Milletvekili olmamız
hasebiyle... Zannediyorum bazı
bilgilere eksik ulaşmış. Geçtiğimiz haftalarda Turhal'da vuku bulan afetle
ilgili olarak, hükümetimiz acilen o gün hemen bölgeye 100 milyar, ertesi gün
150 milyar göndermiş. O hafta sonunda da İçişleri Bakanımız ve Bayındırlık
Bakanımız ile 5 Tokat milletvekili birlikte bölgeye hareket etmiş ve afet
yerini, afet mekânlarını yerinde görmüş, gereken müdahale zamanında
yapılmıştır. Arkadaşımızın, zannediyorum bilgisi yoktu; çünkü, henüz o bölgeye
gittiğini biz işitmedik.
Doğrudan gelir desteğine gelince, önceki
yıllarda verilemeyen, sadece Tokatımızda iki yıl içerisinde 71 trilyon,
çiftçimize doğrudan gelir desteği, mazot desteği ve alternatif ürün desteği
ödenmiştir. İlçelere göre de...
BAŞKAN - Anlaşıldı; ama, pek kısa olacak.
RESUL TOSUN (Tokat) - Bir cümle, Sayın
Başkanım.
BAŞKAN - Kelime ekonomisiyle, pek kısa.
RESUL TOSUN (Tokat) - İlçelere göre aydan
aya ödeme yapılmaktadır.
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Sayın Başkan,
hükümet adına cevap veriyor; ben de söz istiyorum.
BAŞKAN - Tamam, anlaşıldı...
RESUL TOSUN (Tokat) - Son olarak,
Tokat-Turhal yolumuzu yine Bayındırlık Bakanımızla son teftişimizde... Bu
senenin ekim ayında Tokat-Turhal yolunun asfaltı da bitecektir.
Saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Anlaşıldı.
NAİL KAMACI (Antalya) - Sayın Başkan,
hükümet adına cevap veriyor.
BAŞKAN - Bir dakika arkadaşlar.
Sayın arkadaşımızın söylediği sözler
arasında Sayın Feramus Şahin'i ilgilendiren bir tek söz var. Tokat'a
gitmediğiyle ilgili bir beyanatta bulundu.
RESUL TOSUN (Tokat) - Tokat'a değil, afet
bölgesine...
BAŞKAN - Tokat'a da... Neyse, Tokat'a
veya...
RESUL TOSUN (Tokat) - Afet bölgesine...
BAŞKAN - Tokat'a veya afet bölgesine diğer
milletvekillerinin, diğer ilgililerin gidip gitmediğiyle ilgili tam anlamıyla
herhangi başka bir milletvekilinin tespit yapması mümkün değildir, sürekli
orada beklemesi gerekir.
RESUL TOSUN (Tokat) - Eğer gittilerse,
sözümü geri alıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Bir dakika arkadaşlar...
Anlaşılmıştır...
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Gitmişler de ne
yapmışlar! Ne değişti afet bölgesinde, ne oldu?!
HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Tekel işçilerinin
yürüyüşünde neredeydiniz pekala?!
RESUL TOSUN (Tokat) - Oradaydım.
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Yazıtepe'de uçan
köprünün yerine köprü mü yapmışlar, tahrip olan yerlerde tamir mi yapmışlar, ne
yapmışlar bugüne kadar?!
BAŞKAN - Anlaşıldı, teşekkür ederiz.
Karşılıklı tartışmayı keselim arkadaşlar.
Gündemdışı ikinci söz...
FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Hayır, ne yaptınız
gittiniz de; 2 bakan götürdünüz, ne değişti orada?!
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt) - Sayın
Başkan, böyle oturum olmaz!
BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım
arkadaşlar, böyle bir usul yok. Böyle, karşılıklı konuşarak, karşılıklı
bağırarak...
ZEYİD ASLAN (Tokat) - Başkanım, bize
dönerek niye söylüyorsunuz; konuşan onlar!
NAİL KAMACI (Antalya) - Siz gündemdışı
konuşmaya cevap veriyorsunuz, siz hükümet misiniz?!
BAŞKAN - Kardeşim, siz niye alınıyorsunuz;
ben, Genel Kurula bakıyorum...
NAİL KAMACI (Antalya) - Bakan mı
arkadaşımız?!
BAŞKAN - ...herkese bakıyorum, bu arada
sizi de görüyorum, gayet doğal. Uyarıyı herkese yapıyorum, alınmanıza gerek
yok.
Sayın milletvekilleri, Meclis
çalışmalarında böyle bir usul yok. Karşılıklı bağırarak, çağırarak, konuşarak
Meclis çalışmalarını sürdürmemiz mümkün değildir.
NAİL KAMACI (Antalya) - Sayın Başkan,
hükümet adına konuşma hakkına sahip değiller ki!
BAŞKAN - O nedenle, sükûneti temin
etmenizi rica ediyorum, sakin olun.
Şimdi, gündemdışı ikinci söz, Turizm
Haftası münasebetiyle söz isteyen Antalya Milletvekili Sayın Osman Akman'a
aittir.
Buyurun Sayın Akman. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
Ayrıca, Antalya'da, Antalya turizmine ve
Türk turizmine hizmet edecek olan ikinci büyük yabancı terminalinin açılması,
ülkemize hayırlı, uğurlu olsun diyoruz.
2.- Antalya
Milletvekili Osman Akman'ın, Turizm Haftası münasebetiyle, Antalya'nın gelişen
turizm potansiyeli ile buna bağlı olarak artan sorunlarına ve alınması gereken
tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
OSMAN AKMAN (Antalya) - Çok teşekkür
ediyorum.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri,
Turizm Haftası nedeniyle şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce
Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Toplumda turizm bilincini geliştirmek, iç
turizmi canlandırmak ve halkın turizm hareketlerine katılımını sağlamak
amacıyla, her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanmakta olan Turizm
Haftasını, bu yıl 29 uncu kez kutluyoruz. Dünyada, bir yılda, 700-800 milyon
civarında insan 500-600 milyar dolar para harcayarak seyahat etmektedir. Her
yıl yüzde 17 artışla dünyada önemli bir sektör haline gelmiştir. Sektörler
arasında dünyada üçüncü sıradadır. Bu artış hızıyla, çok yakın bir gelecekte,
ilk sıraya yükseleceği kuşkusuzdur. Bizim inancımızda da, imkânı olanlar için
hac ibadeti, tarihî yerlerin görülmesi ve seyahat edilmesi vardır.
Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye'de
turizm, kültürü, doğayı, tarihi, denizi, kumu, güneşi, Anadolu'nun güzel
insanlarının hoşgörüsünü, misafirperverliğini bir bütün olarak, bozmadan,
değiştirmeden, koruyarak, güzelleştirerek kazanca dönüştürme sanatı ve
becerisidir. Ülkemiz, bahsedilen bu imkânlara fazlasıyla sahiptir. Dünya
üzerinde, 23 uygarlığın iz bırakarak geçtiği Türkiyemiz gibi ikinci bir ülke
yoktur. Böylesi bir kültür mirası, bütün dünya milletleri için çok değerli bir
hazinedir. Bu tarihsel mirasın bu denli çeşitliliğe varabildiği bir başka
Akdeniz ülkesi hemen hemen yok gibidir. Bütün dünyanın bildiği, tanıdığı,
imparatorluklara başkentlik yapmış olan İstanbul -turizm için ne aransa
barındıran, gururumuz İstanbul- Erzurum, Konya, Kapadokya, Edirne, Denizli,
Bursa, İzmir, dinler mozaiği Urfa ve Mardin ve de Büyük Önder Atatürk'ün "hiç
şüphesiz dünyanın en güzel şehri" dediği Antalyamız. 81 ilimizden
hangisine bakarsanız, her birinde saymakla bitiremeyeceğiniz tarihî, doğal,
kültürel güzelliklerimiz.
FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman) - Adıyaman
da var...
OSMAN AKMAN (Devamla) - Adıyaman'ı da
unutmadık.
Değerli arkadaşlar, turizm deyince,
biliyorum, hepinizin aklına Antalya geliyor, Antalya denilince de turizm. Yani,
deniz kenarında dinlenenler, güneşlenenler, yüzenler, tatil yapanlar, hoş
günler geçirenler, güzellikler vesaire vesaire... Elbette, Antalya, turizmin
başkenti. Antalya İlimiz, çok sayıda yabancı ve yerli turist ağırlıyor. Mesela,
geçen yıl, 2004 yılında Antalyamıza gelen yabancı turist sayısı 6 257 000.
Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısının 17,2 milyon olduğunu düşünürsek, Antalya'nın
birinci sırada olduğunu hemen görürüz, hemen dikkatimizi çeker. İkinci sırayı 3
500 000'e yaklaşan turist sayısıyla İstanbul almakta; üçüncü sırayı ise, 2 500
000'i az geçen turist sayısıyla Muğla almaktadır.
Ülkemize, dolayısıyla Antalya'ya gelen
turistlerin yüzde 65-70'i Avrupa Birliği ülkelerinden, özellikle en çok
Almanya'dan, sonra da Rusya'dan gelmektedir. Bu yılın ilk üç ayında Antalya'ya
685 000 yabancı turist gelmiştir. 2004 yılının rakamlarına baktığımızda 172 000
artış vardır; yani, bu yılın ilk üç ayında turist sayısı yüzde 33,5 artmıştır.
Turistin çokluğu ve artışıyla Antalya olarak, Türkiye olarak iftihar ediyoruz.
Yine, yılda 3 000 000'un üzerinde yerli
turist ilimizi ziyaret ediyor. Bir de -Antalyamız, 80 ilden göç alan bir şehir-
başka illerden Antalya'ya yerleşenler, Antalya'da çalışanlar ve Antalyalıların
evlerinde ağırladıkları misafir turistlerimiz... Elbette, Antalyamıza turistin
çok gelmesinde, başta Kültür ve Turizm Bakanlığının, turizm acentelerinin,
yerli tur operatörlerinin, işletme sahiplerinin, kısaca turizmcilerin payı
büyük; kendilerini kutluyor ve teşekkür ediyorum. Ancak, gerçekten, Antalya
dünyanın en güzel şehridir; insanlarımızın misafirperverliği, güneş, deniz,
kum, tarih, doğal güzellikler, şelaleler, rafting yapılan akarsularımız...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Akman, devam edin ve
toparlayın lütfen.
OSMAN AKMAN (Devamla) - ...mağaralar, kaya
mezarlarımız -Demre'de olmak üzere- dağ turizmi ve kayak, otomobil sporları,
velhasıl, Antalya'nın hemen hemen her ilçesinde, her beldesinde, neredeyse her
köyünde ayrı bir engin doğal güzellik, ayrı bir tarihsel derinlik; saymakla
bitmez.
Değerli arkadaşlar, 2000 nüfus sayımına
göre Antalya'nın nüfusu 1 720 000. Antalya'ya gelen yerli-yabancı turistleri,
misafir ettiklerimizi ve Antalya'nın yıllık nüfus artışını hesapladığımız
zaman, şu an itibariyle, Antalya'nın nüfusunu en az 3 000 000 olarak kabul
etmek gerekir, mevcut durum bu. Ancak, altyapı, 2000 nüfus sayımı, yani 1 720
000 nüfusa göre planlanıyor ve belirleniyor. Bu nedenle, zaman zaman, bazı
devlet kurumlarında kuyruklar, izdihamlar, sıralarda kavgalar yaşanabiliyor.
Fizikî mekân yetersizliği ve birçok kurumda personel açığı var. Özel bankalarda
bile zaman zaman gerçekten izdihamlar görebiliyoruz.
Son yıllarda, özellikle, başta Antalya
olmak üzere, sokak çocukları meselesi var. Şu anda pilot il içerisine alındı.
Turizmi destekleyen ilgili kurumların bağlı bulunduğu Sağlık, Tarım, Çalışma,
Maliye, Bayındırlık, İçişleri Bakanlıklarının bu durumları dikkate aldığını
biliyorum ve bundan sonra da konuya ilgilerinin artarak devam edeceğine inancım
tamdır. Bunu, Başbakanımızın hemen hemen her ay Antalya'ya gelişinden ve
Antalya'da yapılan yatırımlardan, yapılan tesis açmalardan net olarak görebiliriz.
En son, biliyorsunuz, biraz önce Sayın Meclis Başkanvekilimizin de ifade ettiği
gibi, pazar günü, havaalanı ikinci terminal açılışı, Kumluca Devlet
Hastanemizin açılışı yapılmıştı. Bu tesislerimizin açılışlarını saymakla
bitiremeyiz.
Değerli arkadaşlar, önümüzde, şimdi üçüncü
olan; fakat, yakın gelecekte kesinlikle birinci olacağına inandığımız turizm
sektörünün, hiç şüphesiz eksikleri ve yapılması gerekenleri vardır. Bu konuda
Kültür ve Turizm Bakanlığının ve hükümetin çalışmalarını biliyorum. Mesela,
turizmle ilgili yeterli envanterin henüz tamamlanamamış olması, ayrıca, şu anda
turizmde KDV'nin Türkiye'de yüzde 18, turizm anlamıyla rakip ülkelerde KDV
oranının yüzde 8 ve 10 oluşu; her şey dahil sistemi nedeniyle, gelen
turistlerin, özellikle yabancı turistlerin, bizim insanımızın
misafirperverliğini ve onlara olan ikramlarını yeterince görememiş olmaları...
Ki, bunu çok önemsiyorum; çünkü, Türkiye'ye gelip, kendi memleketlerine
döndükten sonra yabancı turistlerin, başka devletlerin insanlarının,
mensuplarının, gerçekten, Türkiye'yle ilgili fikirleri çok değişiyor. Her şey
dahil (all inclusive) biraz açılır, gelen turistlerimiz eğer halkın arasına
karıştırılır, bizim insanımızın ve diğer bütün tarihsel, kültürel
derinliklerimizin görülmesi sağlanırsa, çok daha iyi olur.
Ayrıca, meslek birlikleri yasasıyla
ilgili, hükümetin çalışmaları var. Rehberlik yasasıyla ilgili çalışmalar var.
İnşallah, kısa sürede tamamlanacaktır. Turizm faaliyetlerinin oniki aya ve
bütün Türkiye'ye yayılmasıyla ilgili çalışmaları var Kültür ve Turizm
Bakanlığının.
Ayrıca, Antalya için, özellikle üzerinde
durduğumuz Antalya milletvekilleri olarak, Antalya'daki turistik ve diğer
işletmelerin vergi kaydının Antalya dışında olması nedeniyle -Antalya için özel
konuşuyorum bu noktada- belediyelerin ve özel idare payının kaybı oluyor
Antalya'da. Bilmiyorum, Yüce Heyetiniz olarak, şirketin bulunduğu yere verginin
yatırılmasıyla ilgili bir çalışmayı hep beraber yaparız inşallah.
Saygıdeğer milletvekilleri, bu
düşüncelerle, Yüce Heyetinizi, tekrar, selamlarken, Kutlu Doğum Haftası ve
Mevlit Kandilinin Heyetimiz, ülkemiz, tüm İslam âlemi ve bütün insanlık için
hayırlara vesile olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Gündemdışı üçüncü söz, Sekizinci
Beş Yıllık Kalkınma Planı hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Algan
Hacaloğlu'na aittir.
Buyurun Sayın Hacaloğlu.
Süreniz 5 dakika.
3.-
İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu'nun, dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı
çalışmalarına bir an evvel başlanılmasının önemine ilişkin gündemdışı konuşması
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; ben, dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı üzerinde söz
almış bulunuyorum. Henüz üzerinde hiçbir çalışma başlatılmamış olan ve gelecek yılbaşından
itibaren Anayasa gereği yürürlüğe girmesi gereken dokuzuncu beş yıllık kalkınma
planı üzerinde söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, yıllardır,
ülkemizde, neoliberal ekonomi politikaları eşliğinde bir talan ve sömürge
düzeni sürdürülmektedir. Üretim ekonomisi devredışı bırakılmakta, teknolojik
yapılanma ve çağın sektörlerine yatırım dışlanmakta, piyasalarda tekelci yapı
aşılamamaktadır. Kamunun finansman aracına dönüştürülen içborçlanmayla, bir
avuç rantiye kesimi için, yüksek reel faizli vergisiz bir cennet
yaratılmaktadır. Sosyal devlet geriletilmekte, emek sömürüsü ve gelir
dağılımında bozukluk tırmandırılmakta, tarım desteksiz, çiftçi ve güçsüzler
korumasız bırakılmaktadır. Avrupa Birliğiyle üyelik sürecinde, ülkemizin
vazgeçilmez kırmızı çizgileri kırılmakta, IMF'yle, teslimiyetçi ilişkiler
sürdürülmektedir.
Değerli arkadaşlarım, bu çarpık yapı, bu
bozuk düzen sürdürülemez. Bu sürecin sonu kaostur. Bu ilişki ve politikaların
sonunda, bu süreçle, Türkiye, düzlüğe taşınamaz. Türkiye, ulusal birikimleri ve
üretici güçleri dışlayan, yüksek reel faizle beslenen neoliberal ekonomik
düzene mahkûm kılınamaz. Sosyal duyarlılıktan yoksun, sadece borç üreten IMF
programı Türkiye'nin tek seçeneği olamaz.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'nin yeni bir
vizyona ve atılıma ihtiyacı vardır. Türkiye, artık, kendi ulusal programını,
ulusal değişim programını yaşama geçirmelidir; zira, vizyonu olmayan toplumlar
çağı paylaşamazlar, geçmişe tutsak kalırlar. Avrupa Birliğiyle tam üyelik gibi
çok önemli bir dönemeçten geçmekte olan Türkiye'nin, bu kısırlığı paylaşma, bu
sığlığı taşıma lüksü olamaz; ancak, Türkiye, ne yazık ki, son yıllarda vizyon
kısırlığı ve ufuk sığlığı yaşamaktadır. Hükümet, içeriden ve dışarıdan
kurgulanan bu vizyonsuz sığ yapıya, âdeta, teslim olmuş vaziyettedir. AKP
Hükümetiyle, ekonomimiz, âdeta, okyanusta dümensiz kalan bir gemi gibi rotasız
yalpalanmaktadır.
Şimdi, Hükümete bu kürsüden sormak
istiyorum: Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planını yapmaya niyetiniz yok mu? Bu
sığlığı aşmak, ekonomimizi kuşatan kıskacı kırmak için en etkin araç olan
stratejik planlamayı niye rafa kaldırıyorsunuz?
Bilindiği gibi, Anayasanın 166 ncı
maddesi, kalkınma girişimlerinin plana göre sürdürülmesini öngörmektedir. Bu
amaçla, kırküç yıl evvel Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş ve geçen dönemde, 8
adet, beşer yıllık kalkınma planları hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Sekizinci Beş Yıllık Planın uygulama dönemi, hükümet umursamasa dahi, dikkate
almasa dahi, bu yıl sona erecektir. Demek ki, gelecek yılbaşından itibaren yeni
bir kalkınma planına ihtiyaç vardır; dokuzuncu beş yıllık kalkınma planının
başlatılması gerekmektedir. Oysa, hükümette ve Devlet Planlama Teşkilatında
rüzgâr esmemekte, hiçbir hazırlığın izleri görülmemektedir.
Bundan evvel, Sekizinci Beş Yıllık Planda,
92 adet özel ihtisas komisyonu raporu planın uygulamaya geçmesinden bir yıl
evvel hazırlanmış ve içinde bulunduğumuz günlerde plan tamamlanarak Türkiye
Büyük Millet Meclisinde tartışmaya açılmıştı. Şimdi, önümüzde sekiz ay var. Ne
zaman özel ihtisas komisyonlarını başlatacaksınız? Ne zaman tamamlayacaksınız?
Ne zaman planı hazırlayacaksınız? Ne zaman burada kabul edeceğiz? Ondan sonra,
ne zaman, o planı temel alarak, 2006-2008 dönemi üç yıllık program bütçe
uygulamasının temel makro büyüklüklerini belirleyeceksiniz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
ALGAN HACALOĞLU (Devamla) - Belli ki, IMF
ve Avrupa Birliği arasında sıkışmış bulanan hükümet, anayasal bir görev olan
kendi ulusal planını hazırlama iddiası ve iradesinden yoksundur. Oysa, biraz
evvel belirttiğim gibi, ancak dokuzuncu beş yıllık kalkınma planının Türkiye
Büyük Millet Meclisinde kabulünden sonra 2006 yılı programının ve ona bağlı
olarak -aynı zamanda Kamu Malî Yönetimi Yasasının gereği olarak- üç yıllık
bütçe dengesi ile 2006 yılı bütçesinin hazırlanmasına geçilebilir.
Avrupa Birliğince sağlanacak olan, AB ile
ekonomik ve sosyal uyumu sağlamaya yönelik katılım öncesi malî yardımların
kullanımında temel teşkil etmek üzere, hükümetin, âdeta, Türkiye Büyük Millet
Meclisinden kaçırarak hazırlamış olduğu 2004-2006 dönemine ait ulusal kalkınma
planının, 2006 yılına ait makro büyüklüklere temel teşkil etmesi düşünülemez.
Bu belgenin AB'ye tam üyelik dışındaki hedefleri ve iddiaları, ekonomimizin
yönlendirilmesine temel teşkil edemez.
Türkiye, örgütlü kesim temsilcilerinin
katkısı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararıyla, AB ile eşit koşullarda
tam üyelik perspektifini de kapsayan, 2005-2023 dönemini kapsayan bir atılım ve
yeniden yapılanma stratejisini, perspektifini, burada, bu Yüce Mecliste
tartışarak kabul etmelidir. 2006-2010 dönemini kapsayacak olan dokuzuncu beş
yıllık kalkınma planı, bu uzun vadeli strateji ve perspektifin temel çerçevesi
içerisinde ele alınmalı ve hızla hazırlanmalıdır. 2006-2008 dönemini kapsayacak
üç yıllık konsolide bütçe de, onun genel dengesi de, bu makro hedefler üzerine
inşa edilmelidir.
Değerli arkadaşlarım, dokuzuncu beş yıllık
kalkınma planının büyüme stratejisi, kamu ve özel kesim üretim kalelerinde
teknolojik yapılanma, çağın ileri kilit sektörlerinde yoğunlaşma, dışrekabet
gücü ve verimlilikte atılım temellerinde, stratejik ve bölgesel planlama
eşliğinde sürdürülebilir bir çerçeveye oturtulmalıdır. Dokuzuncu beş yıllık
kalkınma planı, örgütlü ve dışrekabet gücü yüksek, sosyal piyasa düzeni eşliğinde,
verimli ve teknolojik düzeyi yeterli üretim ekonomisine geçilmesini, AB'ye tam
üyelik iddiamızın, ulusal duyarlılıklarımızdan ödün vermeden, eşitlik
koşullarında kararlılıkla sürdürülmesini öngörmelidir.
Değerli arkadaşlarım, dokuzuncu beş yıllık
kalkınma planı, gelecek on yıl süresince, yıllık ortalama reel yüzde 7'lik bir
büyüme hızına ulaşılmasının, on yıl sonra, sadece büyümeden kaynaklanacak gayri
safî millî hâsılanın ve devlet bütçesinin; yani, toplumsal refahın ikiye
katlanmasının, gelecek on yıl boyunca, her yıl ortalama 1 000 000 ek istihdam
yaratılmasının, on yıl sonunda gerçek işsizlik oranının yüzde 5'in altına
çekilmesinin hedeflerini içermelidir.
Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planı,
gelecek on yıl boyunca, konsolide bütçede, gayrî safî millî hâsılanın yüzde 3'ü
oranında faizdışı fazla yaratılarak, bütçenin asgarî yüzde 10'unun yatırım ve
teknolojik yapılanmaya, diğer bir yüzde 10'unun ise, bölgesel, sosyo ekonomik
kalkınmaya ayrılmasını hedef almalıdır.
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
ALGAN HALCALOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye, ancak
böylelikle, Mustafa Kemal Atatürk'ün çizmiş olduğu çağdaş uygarlıkları aşma
yolunda, ulusal onurunu, bütünlüğünü koruyarak, demokrasisini geliştirerek,
işsizlik, eşitsizlik ve yoksulluğu aşarak, yoluna başı dik olarak devam
edebilir.
Hükümete hâkim olan, günü kurtaralım,
bizden sonrası tufan, kim öle kim kala mantığı kesinlikle ülkemizin çıkış
yolunu oluşturamaz. Hükümeti bu konuda uyarmayı, bir siyasetçi ve bir eski
planlamacı olarak görev biliyorum. Hükümete, derhal, dokuzuncu beş yıllık
kalkınma planı çalışmalarına başlaması için bu yüce kürsüden çağrıda
bulunuyorum.
Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, gündeme
geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının
bir tezkeresi vardır; okutup, bilgilerinize sunacağım.
Bugün yorucu bir çalışma programımız
olacak, saat 22.00'ye kadar. Kâtip arkadaşların yerinden okumalarında büyük
yarar var. Bunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul
edilmiştir. Kâtip arkadaşımız yerinden okuyabilir.
Lütfen okuyun.
B) Tezkereler ve Önergeler
1.- Belçika
Temsilciler Meclisi Başkanının TBMM Dışişleri Komisyonunu Belçika'ya resmî
davetine icabet edecek Parlamento heyetini oluşturmak üzere Gruplarınca
isimleri bildirilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/804)
19 Nisan 2005
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kuruluna
Belçika Temsilciler Meclisi Başkanının
vaki davetine icabetle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu
üyelerinden oluşan bir Parlamento heyetinin 25-27 Nisan 2005 tarihleri arasında
Belçika'ya resmî bir ziyarette bulunması, Genel Kurulun 12 Ekim 2004 tarihli 4
üncü Birleşiminde kabul edilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış
İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesi
uyarınca, heyeti oluşturmak üzere siyasî parti gruplarının bildirmiş olduğu
isimler Genel Kurulun bilgilerine sunulur.
Bülent Arınç
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Mehmet Dülger (Antalya)
V. Haşim Oral (Denizli)
Aziz Akgül (Diyarbakır)
İnal Batu (Hatay)
Mehmet Denizolgun (İstanbul)
BAŞKAN- Bilgilerinize
sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonunun raporu vardır; okutup, bilgilerinize
sunacağım.
Lütfen okuyun.
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Türkiye
Büyük Millet Meclisi Saymanlığının 2004 Ekim, Kasım ve Aralık ayları hesabına ait Türkiye Büyük Millet Meclisi
Hesaplarını İnceleme Komisyonu raporu (5/14) (S. Sayısı : 874) (x)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
2004 yılı Ekim ayı
başında mevcut para : 4 740 269 753 596.-TL
2004 yılı
Ekim-Kasım-Aralık aylarında
Ziraat Bankasının aldığı
para : 67 332 481 610 106.-TL
+
Toplam
: 72 072 751 363 702.-TL
2004 yılı
Ekim-Kasım-Aralık aylarında
Ziraat Bankasının
harcadığı para : 67 238 164 746 622.-TL
2005 yılı Ocak ayı
başında Bankada
mevcut para : 4 834 586 617 080.-TL
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Saymanlığının 2004 yılı Ekim-Kasım-Aralık aylarına ait hesapları
incelendi;
2004 yılı Ekim ayında
Ziraat Bankasındaki mevcut para 4 740 269 753 596.- TL'dir. Ekim-Kasım-Aralık
dönemi itibariyle Hazineden 67 332 481 610 106.- TL alınarak Bankadaki toplam
para 72 072 751 363 702.- TL olmuştur. Mevcut paradan bu üç aylık dönemde
yapılan harcamalar 67 238 164 746 622.- TL, kalan paramız 4 834 586 617 080.- TL
olup saymanlıktaki defterlerle sarf evrakının birbirine uygun olduğu
görülmüştür.
Genel Kurulun bilgisine
arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa sunulur.
|
|
Başkan |
Kâtip |
Denetçi |
|
|
İsmail Özgün |
Mustafa Cumur |
Mehmet Emin Tutan |
|
|
Balıkesir |
Trabzon |
Bursa |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Saffet Benli |
Ahmet Işık |
Mustafa Zeydan |
|
|
Mersin |
Konya |
Hakkâri |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|