DÖNEM:
22
CİLT: 80 YASAMA YILI: 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
81 inci Birleşim
7 Nisan 2005 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III.-
YOKLAMALAR
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Oturum Başkanlarinin Konuşmalari
1.- TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un,
Polis Günü münasebetiyle vatan, millet ve bayrak sevdasında yaşamlarını yitiren
başta polisler olmak üzere tüm şehitlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve
yakınlarına başsağlığı dileyen konuşması
B) Gündemdişi Konuşmalar
1.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl'ün,
Kanser Haftasına ve kanserle mücadelenin önemine ilişkin gündemdışı konuşması
2.- Van Milletvekili Mehmet Kartal'ın,
Van-Kapıköy Sınır Ticaret Merkezinde İran'la ortak akaryakıt istasyonu
kurulmasının getireceği yararlara ve bu konuda yapılması gereken çalışmalara
ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet
Bakanı Kürşad Tüzmen'in cevabı
3.- Eskişehir Milletvekili Muharrem
Tozçöken'in, Türk Polis Teşkilâtının 160 ıncı kuruluş yıldönümünde Teşkilâtın
içinde bulunduğu sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı
Abdülkadir Aksu'nun cevabı
C) Tezkereler ve Önergeler
1.- Denizli Milletvekili Mehmet
Yüksektepe'nin (10/128) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliğinden
çekildiğine ilişkin önergesi (4/279)
D) Gensoru, Genel Görüşme, Meclıs Soruşturmasi ve
Meclıs Araştirmasi Önergelerı
1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 31
milletvekilinin, su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinin denizlerde
oluşturduğu kirlilik ile bu durumun ülke turizmine olumsuz etkilerinin
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/273)
2.- İzmir Milletvekili Canan Arıtman ve 23
milletvekilinin, suç ve suçluluk oranlarındaki artışların araştırılarak
nedenlerinin tespiti ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/274)
V.-
SEÇİMLER
A) Komısyonlarda Açik Bulunan Üyelıklere Seçım
1.- (10/128) esas numaralı Meclis
Araştırması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
2.- Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının
Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı ile Sanayi,
Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/846)
(S. Sayısı: 646)
3.- Esnaf ve Sanatkarlar Meslek
Kuruluşları Kanunu Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi
ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/969) (S. Sayısı: 851)
VII.-
AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Ankara Milletvekili Bayram Ali
Meral'in, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Özlek'in, konuşmasında, şahsına
sataşması nedeniyle konuşması
VIII.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) Yazili Sorular ve Cevaplari
1.- İzmir Milletvekili Bülent
BARATALI'nın, vatandaşlık için müracaat eden göçmenlere ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/4561)
*Ek cevap
2.- Balıkesir Milletvekili Turhan
ÇÖMEZ'in, bal üretimi ve ihracatı ile sahte bal iddialarına,
- Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın,
bebe bisküvilerindeki bir kimyasal maddenin oranına yönelik alınacak
tedbirlere,
- Diyarbakır Milletvekili Mesut DEĞER'in,
Diyarbakır'a bağlı bazı ilçelerde doğrudan gelir desteği ödemelerine,
Diyarbakır'da doğrudan gelir desteği
ödemelerinin durdurulmasına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/5256, 5257, 5258, 5259)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak
yedi oturum yaptı.
Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan,
Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin kuruluşunun 68 inci yıldönümünde, Türk
demir-çelik sanayiinin gelişimine ve ülke ekonomisine katkısına;
İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, evsel ve
sanayi atıklarıyla kirlenen Gediz Nehrinin yarattığı çevre sorunlarına ve bu
konuda alınması gereken tedbirlere,
Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, Karaman
ve Konya Ovalarındaki yeraltı su kaynaklarının telafi edilemeyecek oranda
azalmasının yol açabileceği olumsuz etkilere ve bu konuda yapılması
gerekenlere,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
5319 sayılı, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesinin,
5321 sayılı, Emniyet Teşkilâtı Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
Anayasanın 89 uncu maddesine göre bir kez
daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri;
Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar ve 34
milletvekilinin, terör nedeniyle göç eden yurttaşlarımızın sorunlarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/272);
Genel Kurulun bilgisine sunuldu; Meclis
araştırması önergesinin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası
geldiğinde yapılacağı;
Avrupa Kıtası Habitat Global
Parlamenterleri Bölgesel Konsey Başkanı Peter Götz'ün, TBMM Çevre Komisyonu
Başkanı Münir Erkal'ı Almanya'ya davetine icabetine ilişkin Başkanlık
tezkeresinin,
24.3.2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına verilen ve 29.3.2005 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan
Devlet Bakanı Güldal Akşit ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü haklarındaki
(9/12) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin gündemin "Özel
Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer almasına ve Anayasanın 100 üncü
maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması konusundaki görüşmelerin
19.4.2005 Salı günkü birleşimde yapılmasına; Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kuruluşunun
85 inci Yıldönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının kutlanması ve
günün önem ve anlamının belirtilmesi amacıyla Genel Kurulda özel bir görüşme
yapılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 2005 Cumartesi günü
saat 14.00'te toplanmasına; bu toplantıda yapılacak görüşmelerde Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanına, siyasî parti grupları başkanlarına ve grubu
bulunmayıp da Mecliste üyesi bulunan siyasî partilerin milletvekili olan genel
başkanlarına 10'ar dakika süreyle söz verilmesine; bu toplantıda başka
konuların görüşülmemesine ilişkin Danışma Kurulu önerisinin,
Kabul edildiği;
Gündeminin "Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 134 üncü
sırasında yer alan 565'e 1 inci ek sıra sayılı raporun bu kısmın 3 üncü
sırasına alınmasına ilişkin CHP Grup önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra,
kabul edilmediği;
Açıklandı.
Hatay Milletvekili Sadullah Ergin, Denizli
Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, konuşmasında, şahsına sataştığı iddiasıyla bir
açıklamada bulundu.
Kanun Tasarı ve Teklifleri ile
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305) görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz
gelmediğinden, ertelendi.
2 nci sırasında bulunan ve görüşmelerine
devam olunan, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Kanunlaştırılmasına İlişkin Tasarının (1/947, 1/233) (S. Sayısı: 835) kabul
edilip kanunlaştığı açıklandı.
7 Nisan 2005 Perşembe günü, alınan karar
gereğince saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 22.00'de son verildi.
|
|
|
Sadık
Yakut |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Bayram
Özçelik |
|
Ahmet
Küçük |
|
|
Burdur |
|
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
No.: 111
II.- GELEN KÂĞITLAR
7 Nisan 2005 Perşembe
Raporlar
1.- Türkiye Cumhuriyeti
Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Özbekistan
Cumhuriyeti Dış Ekonomik İlişkiler Ajansı Arasında İşbirliği Protokolünün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
Raporu (1/970) (S. Sayısı: 853) (Dağıtma tarihi: 7.4.2005) (GÜNDEME)
2.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Kore Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İktisadî Kalkınma İşbirliği
Fonu Kredilerine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/986) (S. Sayısı: 857) (Dağıtma
tarihi: 7.4.2005) (GÜNDEME)
3.- Trabzon Milletvekili
Cevdet Erdöl ile 6 Milletvekilinin; Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/409) (S.
Sayısı: 858) (Dağıtma tarihi: 7.4.2005) (GÜNDEME)
4.- Diyarbakır
Milletvekili Cavit Torun'un; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci
Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/338) (S. Sayısı: 859)
(Dağıtma tarihi: 7.4.2005) (GÜNDEME)
5.- Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Şili Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askerî Alanda Eğitim, Savunma
Sanayiî, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/885) (S.
Sayısı: 860) (Dağıtma tarihi: 7.4.2005) (GÜNDEME)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- İzmir Milletvekili
Ahmet ERSİN ve 31 Milletvekilinin, su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinin
denizlerde oluşturduğu kirlilik ile bu durumun ülke turizmine olumsuz
etkilerinin araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve
105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/273) (Başkanlığa geliş tarihi: 6.4.2005)
2.- İzmir Milletvekili
Canan ARITMAN ve 23 Milletvekilinin, suç ve suçluluk oranlarındaki artışların
araştırılarak nedenlerinin tespiti ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/274) (Başkanlığa geliş
tarihi: 6.4.2005)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.00
7 Nisan 2005 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER : Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Türkân MİÇOOĞULLARI
(İzmir)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 81 inci Birleşimini açıyorum.
Sayın milletvekilleri,
elektronik oylama, yoklama ve konferans sisteminde meydana gelen teknik bir
arıza nedeniyle, birleşime yarım saat ara veriyorum.
Kapanma Saati: 14.01
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.33
BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Türkân MİÇOOĞULLARI
(İzmir)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 81 inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
III.- Y O K L A M A
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağız.
Yoklama için 3 dakika
süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin,
oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre
içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır
bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen
üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 3 dakikalık
süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır.
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) Oturum Başkanlarinin Konuşmalari
1.- TBMM
Başkanvekili Sadık Yakut'un, Polis Günü münasebetiyle vatan, millet ve bayrak
sevdasında yaşamlarını yitiren başta polisler olmak üzere tüm şehitlere
Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileyen konuşması
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Polis Günü münasebetiyle, vatan için, millet için, bayrak için
seve seve canlarını feda etmekten kaçınmayan aziz şehitlerimizi anmak, bu
vesileyle, millî duygu ve düşüncelerimi ifade ettikten sonra Meclis gündemine
geçmek istiyorum.
Vatan sağ olsun diyerek
evlatlarının kanını vatan topraklarına helal eden anaların, babaların, eşlerin,
evlatların duyulamayan feryatlarını, acılı çığlıklarını seslendirmek ve tarih
sayfasına bir not düşmek amacıyla konuşmak istiyorum.
Vatanın bütünlüğü ve Yüce
Türk Milletinin bağımsızlığı uğruna hayatlarını feda ederek en yüksek mertebeye
erişen aziz şehitlerimiz sayesinde bu vatan topraklarında özgür yaşayan bizler,
şehitlerimize ve onların bize bıraktığı en yüce emanet olan şehit yakınlarına
layık olabiliyor muyuz? Bugün, özgür yurttaşlar olarak geleceğe güvenle
bakabiliyorsak, bunu, yurdu için üstlendikleri görevleri uğruna canını ortaya
koymaktan kaçınmayan, ülkesine ve ulusuna inanan şehitlerimize borçlu
olduğumuzu hatırlıyor muyuz? Birlik ve bütünlüğümüzün, vatan sevgimizin,
bağımsızlık ve özgürlüğümüzün ölümsüzleşen simgeleri olan şehitlerimiz,
elbette, her zaman gönüllerimizde yaşayacaktır. Unutulmamalıdır ki, milletimiz,
bağımsızlıklarını, özgürlüklerini, millet olma özelliklerini muhafaza
edebilmelerini, milletler arenasında onurlu bir yere sahip olmalarını ve başka
milletlerden saygı görüyor olmalarını da Türk polisine borçludur.
Bunların dünyevî hiçbir
kaygıları yoktur. Manevî anlamda vatanlarının bağımsızlığından, bayraklarının
özgürce semalarda dalgalanmasından ve şerefli bir yaşamdan başka gıdaları da
yoktur. Dinledikleri ve terennüm ettikleri şarkılarda, yazdıkları şiirlerde,
bulundukları meclislerde ve attıkları her adımda görmek, işitmek, hissetmek ve
söylemek istedikleri yegâne değer, vatan, millet ve bayrak sevdasıdır. Bu
nedenledir ki, Mersin'de şanlı bayrağımıza yönelik hain saldırıya tek başına
müdahale eden kahraman polisimiz, ödül olarak verilen parayı kabul etmeyerek
şehit ailelerine bağışlamış; manevî değer ve inançların parasal karşılığının
olmayacağının en veciz örneğini insanlık timsali olarak bir kez daha dünyaya
ispat etmiştir. Biliyoruz ve yaşıyoruz ki, Türk polisi olan evlatlarımız vatanı
bekliyor; bizler evlatlarımızı bekliyoruz. Evet, lütfen, bu derin sese kulak
verelim.
Bu vesileyle, bir kez
daha, başta polislerimiz olmak üzere, tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle,
şükranla anıyor; dün manevî inancımızın ışığı altında diri olan şehitlerimizin,
bugün manevî âlemde bizi gözlediklerini idrak ederek, onlara layık bir gelecek
olalım diyerek, tüm polislerimizin bu anlamlı günlerini ve haftalarını
kutluyorum. (Alkışlar)
Gündeme geçmeden önce, üç
sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz,
Kanser Haftası münasebetiyle söz isteyen, Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl'e
aittir.
Buyurun Sayın Erdöl.
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl’ün, Kanser Haftasına
ve kanserle mücadelenin önemine ilişkin gündemdışı konuşması
CEVDET ERDÖL (Trabzon) -
Saygıdeğer Başkan, değerli arkadaşlarım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kanser Haftası nedeniyle
gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle tüm hastalarımıza acil şifa
diliyorum; bunlarla uğraşan, canını siper ederek hastalıkla savaşan sağlık
çalışanlarını da şimdiden hayırlı çalışmalarında tebrik ediyorum. Polis Haftası
nedeniyle de, bu vesileyle, kıymetli polis arkadaşlarımızın haftasını tebrik
ediyorum.
Bugün, aynı zamanda Dünya
Sağlık Günü. Bunu da bu vesileyle hatırlatmak istiyorum; çünkü, Dünya Sağlık
Günü, bu yıl "her anne ve çocuk değerlidir" sloganıyla hareket
etmektedir. Bunun kanserle de oldukça önemli bir bağlantısı vardır.
Düşünün, insanların en
değerli varlığı olan çocuklarının kansere yakalandığını duyan bir anne-babanın
yıkılışını, biz, senelerce, hekimlik hayatımız boyunca çok acıklı bir şekilde
hissettik; ama, iftiharla söyleyebiliriz ki, tıptaki yeni gelişmeler, kanser
hastalığında da mükemmel tedavi metotları geliştirmiş ve pek çok kanser
hastalığı, şu anda, günümüzde, rahatlıkla tedavi edilebilmektedir. Bunun için
de, gerçekten, sağlık çalışanlarını, tüm dünyadaki sağlık çalışanlarını
kutlamak lazım.
Kansere pek çok şey sebep
olabilmektedir arkadaşlar; çevresel faktörler, kimyasal faktörler, fiziksel
faktörler, özellikle radyasyon, virüsler, beslenme alışkanlıkları, sigara,
alkol ve benzerleri. Bunların içerisinde özellikle akciğer kanserine yol açan
asbest, arsenik, krom, nikel sayılmakla birlikte, sigara da kanserleri, akciğer
kanserlerini oldukça önemli oranda artırmaktadır. Bu, çok önemli bir bulgudur.
Arkadaşlar, bir diğer
söyleyeceğim, özellikle alkolün ağız boşluğu, ağız kavitesindeki kanserlere,
yemek borusundaki kanserlere ve karaciğer kanserlerine yol açabildiği. Bu
nedenle, özellikle yiyecek içeceklerimize ve kötü alışkanlık sahibi olan
-yakınımızda olan- insanlara mutlaka müdahale etmemiz lazım, onları uyarmamız
lazım. Özellikle sigara içmememiz ve yanımızdakilere de içirmememiz lazım.
Bakınız, ben, size bir
misal vereceğim. Mesela, kanserojen olan polonyum gibi, radon gibi, metanol
gibi, tolüen gibi, aseton, naftalin, arsenik, amonyak vesaire gibi pek çok
zararlı maddeleri ihtiva eden bir içeceği, bir sigarayı, bir insana, özellikle
kanser yaptığını bile bile nasıl tavsiye edebiliriz? Nasıl, yanımızdaki
insanlara "aman bunu içme" demekten kendimizi alıkoyabiliriz?
Düşünün, çok sevdiğiniz
küçücük bir kediniz var. Bu kedinize, siz, gidiyorsunuz, bir mama alıyorsunuz
ve bu mamada şu yazıyor: Aman, sakın, bunda iki ayrı mama var; bir tanesinin
muhtevasında kanser yapan maddeler var, bir diğeri de normal mama. Siz kanser
yapan mamayı kedinize alabilir misiniz veya kuşunuza alabilir misiniz?! Onun
için, yavrularınızı, kanser yapabilecek sigara illetinden ve alkol illetinden
mutlaka arındırmanız lazım; anne-baba olarak, hekim olarak, herkese düşen
toplumsal bir görevdir.
Bu, toplumsal bir
hastalık ve toplumsal savaş gerektiren bir hastalıktır. Bütün herkesin,
topyekûn, mutlaka bu zararlı alışkanlıklarla mücadele etmesi gerekir. Kanser
Haftası nedeniyle buna bir daha dikkatinizi çekmek istedim; çünkü, özellikle,
bugün, Dünya Sağlık Örgütünün sloganı olan "her anne ve çocuk
değerlidir" perspektifinden bakacak olursanız, mesela, sigara içen
herhangi bir kişinin yanında bir hamile anne adayının olduğunu düşünün;
korunmasız, savunmasız bir yavru, sırf zevk alıyorum diye bir diğerinin,
annesinin yanında oturan kişinin sigarasından çıkan dumanla zehirlenecek veya
bir küçük yavru annesinin elini tutmuş, yolda yürürken veya bir toplantıda
otururken, kapalı ortamda otururken, yanında birisi keyif alıyorum diye sigara
içecek, ondan, belki, onun kanser olmasına sebep olabilecek bir durum ortaya
çıkacak. Bunlara...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
CEVDET ERDÖL (Devamla) -
Tamamlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sayın Erdöl,
lütfen toparlayın.
Buyurun Sayın Erdöl.
CEVDET ERDÖL (Devamla) -
Demek ki, arkadaşlar, bu, çok önemli toplumsal bir sorun. Mutlaka, kanserle
savaş yapalım derken, ilk önümüze alacağımız referans noktalarından biri,
sigarayla ve alkolle ve tabiî ki diğer zararlılarla mücadele etmek. Kanserle
savaşın temelinde bu yatmakta.
Bu vesileyle, Kanser
Haftası münasebetiyle, kanserle uğraşan sağlık çalışanlarını ve polislik
mesleğinde uğraşı veren tüm polis arkadaşlarımızı tebrik ediyorum, başarılar
diliyorum, çalışmalarında, vazifelerinde hayırlı sonuçlar almalarını temenni
ediyorum; tüm kanser hastalarımıza ve ayrıca diğer hastalarımızın hepsine acil
şifalar diliyorum. Sizlere de sağlıklı, mutlu günler diliyorum efendim.
Teşekkür ederim. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Erdöl.
Gündemdışı ikinci söz,
Van-İran Kapıköy Sınır Ticaret Merkezinde ortak akaryakıt istasyonu kurulması
hakkında söz isteyen Van Milletvekili Mehmet Kartal'a aittir.
Buyurun Sayın Kartal. (CHP
sıralarından alkışlar)
Sayın Kartal, süreniz 5
dakikadır.
2.- Van Milletvekili Mehmet Kartal’ın, Van-Kapıköy Sınır
Ticaret Merkezinde İran’la ortak akaryakıt istasyonu kurulmasının getireceği
yararlara ve bu konuda yapılması gereken çalışmalara ilişkin gündemdışı
konuşması ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in cevabı
MEHMET KARTAL (Van) -
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Van-Kapıköy Sınır Ticaret Merkezinde İran'la ortak akaryakıt
istasyonu kurulmasıyla ilgili görüşlerimi bildirmek üzere huzurunuzdayım;
saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri,
ülkemize sınır ticareti yoluyla girişine izin verilmeyen mal ve eşyaların büyük
bir kısmının kaçak yollarla sokulduğu bilinen bir gerçektir. Bu ürünlerin
başında, denizyoluyla sokulan benzin, motorin gelmektedir.
Ekonomik bir olgu olan
kaçakçılığın özünde farklılıklar olduğu bilinmektedir. Kaçak giren petrol,
ülkemizde tüketilen petrolün yüzde 30'u kadardır. Burada devletin ciddî şekilde
vergi kaybı vardır.
Kaçakçılığı tek başına
kolluk kuvvetlerine havale etmek yetmiyor. Tamamen ortadan kaldıramayız. Aynı
zamanda, ekonomik kurallarla da çelişmektedir. Kaçakçılığı önlemek, yöre
halkının maddî olarak rahatlamasını sağlamak, devletin ciddî vergi kaybını
önlemek için ÖTV ve KDV'de belirli indirimler yapılarak makul bir fiyat
oluşturulması kanaatindeyim; örneğin, uçak şirketlerine uygulandığı gibi.
Sayın milletvekilleri,
Van Valiliğinin bir önerisi var. Van Valiliği, İran resmî heyetleriyle yapılan
mülakatlar sonucu, Kapıköy Sınır Ticaret Merkezinde ortak akaryakıt istasyonu
kurulmasını önermektedir. Van trafiğine kayıtlı araçlara belirli günlerde depo
hacmine göre akaryakıt verilmesi talep edilmektedir. Zaten, ülkemiz, petrolün
yüzde 70'ini dışarıdan ithal etmektedir. Bu istasyonun kurulması sayesinde,
yöre halkı biraz daha rahatlayıp ucuz mazot temin edecektir. Bizler, seçim
öncesi, meydanlarda, bu halka ucuz mazot sözü verdik; bu vesileyle, bu
politikanıza hiç olmazsa sahip çıkın.
Teklif akaryakıt
olduğunda, sadece Dış Ticaret Müsteşarlığının değil, aynı zamanda, Maliye
Bakanlığının, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının, bu hususta hassasiyet
göstermesi gerekmektedir. Van Valiliğinin defalarca müracaatı, Hazine
Müsteşarlığınca cevapsız kalmaktadır. Bu hususu -bakanlarımız da burada- bu
vesileyle, çok yakın zamanda ele almalarını bekliyoruz.
Sayın milletvekilleri,
Vanlı hemşerilerimden biraz evvel telefonla bir not aldım. Van Gölüne adını
veren ilimizde kurulması gereken Sahil Başkanlığının, Bitlis ve Tatvan yöresine
kaydırılması görüşülüyormuş, konuşuluyormuş. Hemşerilerim, Vanımız için büyük
önem arz eden Sahil Başkanlığının başka bir ile kaydırılmasına... İktidara 5
milletvekili, 1 de bakan veren ilimizi üzmüştür. Bunu, huzurlarınızda beyan
ediyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Van, Ağrı, Hakkâri, Şırnak Valilikleri, bölgenin ortak geçim
kaynağı olan hayvancılığı yeniden canlandırmak üzere, bir kanun teklifini
Başbakanlığa sunmuşlardır. Bu valilerimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MEHMET KARTAL (Devamla) -
Bölge halkı, bu yasanın bir an evvel çıkarılması için büyük bir umutla
beklemektedir. Yapılacak olan yasal düzenlemeyle, bölgede hayvancılık
sektörünün canlanması sağlanmış olacaktır. Kanun hükümleri ve getirilecek
teşvikler, bölgenin tekrar hayvancılık üssü olmasını sağlayacak, ülke
ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.
Bu illerimizde, bacası
tüten fabrikalar yoktur. Van, Hakkâri, Ağrı ve Şırnak İllerimizin, hepsinin
ortak geçim kaynağı hayvancılıktır. Bu iller, çok büyük göç almıştır. Bu
illerde, işsizlik had safhadadır. Bölge halkı, bu kanun tasarısını Sayın
Başbakanımızdan beklemektedir.
Bu vesileyle, Yüce
Meclise saygılarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Kartal,
teşekkür ediyorum.
Gündemdışı konuşmaya,
Hükümet adına, Devlet Bakanı Sayın Kürşad Tüzmen cevap vereceklerdir; buyurun.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI KÜRŞAD
TÜZMEN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Van Milletvekili
Sayın Mehmet Kartal'ın gündeme getirdiği Kapıköy Sınır Ticaret Merkezinde ortak
akaryakıt istasyonu kurulması konusunda söz almış bulunuyorum.
Bilindiği üzere, komşu
ülkelerle ticaretimizin artırılması özellikle üzerinde durduğumuz ve yoğun bir
şekilde mesai harcadığımız hususların başında gelmektedir. Bu kapsamda, sınır
ticaretini bir düzene oturtacak, kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturacak, sınır
ticaret merkezlerini kurmak üzere yasal altyapıyı oluşturacak Gümrük Kanunu
değişikliği ve Bakanlar Kurulu kararı 2003 yılında çıkarılmıştır. Bugün,
halihazırda, İran sınırında, Kapıköy, Esendere ve Sarısu Kapılarında, sınır
ticaret merkezleri faaliyete geçmiş bulunmaktadır. Suriye'yle, Gürcistan'la yer
konusunda sürdürülen görüşmelerin neticelenmesiyle, bu ülke sınırlarında da
sınır ticaret merkezleri hizmet vermeye başlayacaktır.
Sınır ticaret
merkezlerini kurarken amacımız belliydi; özellikle, ülkemizin azgelişmiş
bölgeleri olan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bölge halkının gelir ve
refah seviyesini artırmak, buralarda ürün çeşitliliği ve istihdama katkı
sağlamak ve bu sayede, bölgelerimizin ekonomik ve altyapı farklılıklarını
gidermek ve sınır ticaretinin kontrol ve denetiminin daha etkin bir şekilde
yapılmasını sağlamak.
Bildiğiniz gibi, geçmiş
yıllarda uygulanan sınır ticareti sistemi, motorin ticaretine imkân tanıması
nedeniyle -kolay kazanç elde edilen bu ticarî faaliyet- zaman içerisinde sınır
ticareti sistemini dejenere etmiş ve sınır ticareti, illegal olarak yapılan
petrol ürünleri ticaretiyle özdeşleşir hale gelmiştir. Bu nedenle, sınır
bölgelerimizdeki ekonomik faaliyetlerin tercihli ticaretten faydalanılarak
geliştirilmesini öngören sınır ticareti uygulaması devam ettirilememiştir. Bu
olumsuz gelişmeler dikkate alınarak, sınır ticaret merkezlerinin kuruluş
aşamasında, ağırlıklı olarak, bölgedeki ekonomik aktiviteleri artırıcı ticarî
faaliyetlere izin verilmesi esas alınmıştır.
Öte yandan, sınır ticaret
merkezlerinin kuruluş aşamasında ilgili bakanlık ve kuruluşlarımızla yapılan
titiz çalışmalar sonucunda, bu bölgelerde akaryakıt ticaretine hiçbir şekilde
izin verilmemesi konusunda ortak karar almıştır kurumlar.
Geçtiğimiz yıl, sınır
ticaret merkezlerinin işleyişi açısından, bir anlamda deneme yılı olmuştur.
Mevcut ve yeni açılacak merkezlerin, daha etkin hizmet vermesi için, işleyişi
sürekli takip edilmektedir. Halihazırda, sınır ticaret merkezlerinin
işleyişiyle ilgili uygulamadan kaynaklanan sorunların ve alınacak tedbirlerin
tespiti için, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Gümrük Müsteşarlığı yetkililerinden
oluşan bir komisyon tarafından, bölge valiliklerinin ve yerel idarelerin
talepleri doğrultusunda, bir çalışma başlatılmıştır. Bu komisyon, ithalata konu
il kotalarının artırılması -yani, ilgili ilin kotasının artırılması veya azaltılması
konusunda- ürün yelpazesinin genişletilmesi -buradaki ürün çeşidinin
artırılması konusunda- idarî mekanizmadaki iyileştirilmeler ve ithalatta alınan
vergi oranları, teknik mevzuat uygulamasının basitleştirilmesi, gözetim ve
koruma önlemlerine tabi ürünlerin ithalata konu edilebilmesi, yolcu beraberi,
günübirlik geçişlerin sınır ticaret merkezleri üzerinden yapılması ve sınır
ticaret merkezleri altyapılarının ve bağlantı yollarının, fizikî altyapının
iyileştirilmesi... Bu komisyon, bu konudaki çalışmalarını, önümüzdeki onbeş gün
içerisinde tamamlayacaktır.
Sonuç olarak, ortak
akaryakıt istasyonları kurulması önerisi -ilgili bakanlık, diğer bakanlıklar ve
kuruluşlarımızla- üzerinde tekrar çalışılacak ve esas, bunun ötesinde, sınır
ticaret merkezlerinin daha aktif ve daha etkin bir hale getirilmesi için
bahsettiğim tedbirleri alacağız.
Bu nedenle, hepinize
teşekkür ediyor ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Bakan,
teşekkür ediyorum.
Gündemdışı üçüncü söz,
Polis Haftası münasebetiyle söz isteyen, Eskişehir Milletvekili Muharrem
Tozçöken'e aittir.
Buyurun Sayın Tozçöken.
(Alkışlar)
3.- Eskişehir Milletvekili Muharrem Tozçöken’in, Türk Polis
Teşkilâtının 160 ıncı kuruluş yıldönümünde Teşkilâtın içinde bulunduğu
sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun
cevabı
MUHARREM TOZÇÖKEN
(Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Nisan 2005 tarihi, Türk
Polis Teşkilatının 160 ıncı kuruluş yıldönümüdür, bu vesileyle gündemdışı söz
almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Meclis Başkanımız
Sadık Yakut Beyin veciz konuşması dolayısıyla da duygulandığımı ifade etmek
istiyorum.
Bilindiği üzere devletin
aslî ve birinci görevi, bireylerin güvenliğini ve kamu düzenini sağlamaktır. Bu
bakımdan, güvenlik hizmetleri, diğer hizmetlerin önkoşuludur. Türk Polis
Teşkilatı, İçişleri Bakanlığına bağlı kuruluşları olan Jandarma ve Sahil
Güvelik Teşkilatlarıyla beraber yüzaltmış yıldan beri, büyük bir özveriyle,
başarıyla bu görevini sürdürmektedir.
Yine, Türk Polis
Teşkilatının, diğer polis teşkilatları içerisinde saygın bir yeri vardır.
Vatanın bölünmez bütünlüğü için yüzlerce şehit veren, gazi veren Emniyet
Teşkilatının, yılların biriktirdiği büyük sorunları bulunmaktadır. Bunlardan
birincisi, iş güçlüğü, iş riski ve en çok ve en fazla stresi olan bir meslek
olmasına rağmen, bir insanın kaldıramayacağı kadar mesai sürelerinin fazla
olmasıdır. Bir memur haftada 40 saat çalışırken, polisin haftada 72 saat
çalışmış olması, bayram ve tatillerde daha fazla mesai yapması, yıllardan beri
devam eden bir uygulama idi. Mesleğin içinden gelen İçişleri Bakanımız, göreve
gelir gelmez, ilk genelgeyle polisin mesaisinin haftada 40 saat olarak
düzenlenmesini sağlamıştır. İnşallah, bu genelge, Kamu Personeli Yasa
Tasarısında da yerini bulacaktır.
Diğer taraftan, Avrupa
Birliği ülkelerinde polis, işin stresi gereği haftada 38 saat çalışmakta olup,
fazla çalıştıkları süre için, normal zamanlarda aldıkları ücretin 2 katı kadar
ücret almaktadırlar. Polisimizin maddî haklarının düzeltilmesi ve mesai
sürelerinin kısaltılarak topluma daha sağlıklı hizmet vermesi çalışmalarının
hükümetimiz tarafından devam ettiğine ve Kamu Personeli Yasa Tasarısıyla eşit
işe eşit ücret ilkesinin gerçekleşeceğine olan inancım tamdır.
Polislerimizin halen 4
üncü dereceden itibaren almakta oldukları ekgöstergelerin, diğer memurlarda
olduğu gibi 8 inci dereceden başlaması, inanıyorum ki, emeklilerimizi ve
çalışanlarımızı memnun edecektir.
Bugün, hiçbir polis, yaş
haddi gelmedikçe emekli olamamaktadır; çünkü, emekli olduklarında maaşları yarı
yarıya düşmektedir.
Bekçilerimizin yardımcı
hizmetler sınıfından çıkarılarak emniyet hizmetleri sınıfına alınmasının bu
yasa tasarıyla sağlanacağına inanıyorum.
Son ikibuçuk yıl içinde
hükümetimizin, ülkemizi hangi noktalardan alıp ne kadar güzel noktalara
getirdiği, hepimizin malumlarıdır. İnşallah, polisimizin maddî ve diğer
sorunlarının düzeltilmesi konusunda, başta Sayın Başbakanımızın, hükümet
üyelerinin ve siz değerli milletvekillerimizin duyarlılığına inanıyoruz.
Sizleri, bu duygularla,
tekrar, saygıyla selamlıyor, Polis Teşkilatımızın 160 ıncı Kuruluş Yıldönümünü
kutluyor, hepinize, tekrar, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür ediyorum
Sayın Tozçöken.
ÜLKÜ GÖKALP
GÜNEY(Bayburt) - Sayın Başkan...
BAŞKAN- Buyurun Sayın
Güney.
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY
(Bayburt)- Polis Günümüz dolayısıyla müsaade ederseniz, İçtüzüğün 60 ıncı
maddesine göre kısa bir söz istiyorum...
BAŞKAN- Sayın Güney,
sisteme girer misiniz...
İçtüzüğün 60 ıncı maddesi
gereğince, çok kısa bir açıklama için, buyurun Sayın Güney.
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY
(Bayburt)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de, feragat ve çok
büyük özveriyle çalışan Polis Teşkilatımızın ve mensuplarının bu 160 ıncı
yıldönümünü içtenlikle kutluyorum. Bu vesileyle, birkaç önemli noktayı da
kısaca ifade etmek istiyorum.
Polisimizin özlük
haklarında mutlaka iyileştirme yapılmalıdır. Emniyet Teşkilatı personel kanunu
mutlaka çıkarılmalıdır. Polislerin mevcut ekgöstergeleri mutlaka artırılmalı,
polise verilen 4 üncü dereceden ekgösterge, sağlık, eğitim ve askerî personelin
ekgöstergeleri gibi 8 inci dereceden başlatılmalıdır. Fazla mesai ücretleri
yeniden düzenlenmelidir.
Ayrıca, askerliğini
yapmamış takriben 5 000 civarındaki amir ve memur sınıfındaki polislerimizin
askerliği için bir çözüm getirilmelidir. Bu da, kısa dönemli bir temel eğitimle
mümkündür. Bu, mutlaka yapılmalıdır. Kanımca, en önemli konu...
BAŞKAN- Sayın Güney...
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY
(Bayburt)- Son cümlelerimi söyleyeceğim.
Daha önce, burada, Yüce
Mecliste bir kanun çıkardık. Bu kanun da, 4 yıllık yükseköğretim kurumu
mezunlarının altı ay süreli kursa tabi tutularak polisliğe atanmasıyla
ilgiliydi.
Değerli arkadaşlarım, bu
kanun son derece sakıncalıdır. Bunun en önemli sakıncası şudur: Polis
mesleğinin ve polisliğin kalitesini düşürecektir. İkincisi, emniyet mensupları
arasında ikilik yaratacaktır.
Bu kanun, hepinizin
bildiği gibi, haklı olarak, Sayın Reisicumhur tarafından Meclisimize iade
edilmiştir. Umarım ki, değerli İçişleri Bakanımız ve bizler, burada çalışan
arkadaşlarımız, hizmet veren arkadaşlarımız, bu düzenlemeyi yaparlar.
Çok teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Güney.
Sayın Kandoğan, İçtüzüğün
60 ıncı maddesi gereğince, çok kısa olarak; buyurun.
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)
- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun
160 ıncı yıldönümünü, ben de, en iyi dileklerimle kutlamak istiyorum.
Gündemdışı bir söz
talebim olmuştu; ancak, bunu alamadım. Yüzaltmış yıldan beri ülkemize büyük
hizmetleri bulunan bu teşkilatın mensuplarını gönülden kutlamak istiyorum;
çünkü, yıllardan beri, ülkenin birlik ve beraberliği için, bölünmez bütünlüğü
için canlarını feda etmekten çekinmeyen polislerimizin moralinin en üst seviyede
olması hepimizin arzusudur. Bizim milletimiz, polisine "polis amca"
bekçisine de, yine kendisinin en yakını olan "bekçi baba" hitaplarını
uygun gören bir millettir. Polislerimiz de yüzaltmış yıldan beri bu hitaplara
uygun olarak çalışmaktadırlar; ancak, biraz önce, Sayın Bakan Ülkü Güney de
güzelce izah ettiler, polislerimizin içinde bulundukları sıkıntıların da çok
kısa süre içerisinde giderilmesi hepimizin en büyük arzusudur. Özellikle içinde
bulunduğumuz günler, hassas günlerdir, kritik günlerdir.
BAŞKAN - Sayın
Kandoğan...
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)
- Toparlıyorum.
Dün, Trabzon'da bir anda
meydana gelen olay polisimizin sağduyusuyla kısa sürede önlenmiştir. O
bakımdan, Polis Teşkilatımız, geçmişte olduğu gibi bugün de, yine, birlik ve
beraberliğimizin en büyük teminatıdır.
Bu duygu ve düşüncelerle,
bütün polislerimizin 160 ıncı kuruluş yıldönümlerini gönülden kutluyor,
kendilerine de sonsuz başarılar diliyorum.
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Kandoğan.
Gündemdışı konuşmaya,
Hükümet adına, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Bakan. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
İÇİŞLERİ BAKANI
ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Eskişehir
Milletvekilimiz Sayın Muharrem Tozçöken'in "10 Nisan Polis Haftası"
konulu gündemdışı konuşması ve bilahara, Sayın Ülkü Güney ve Sayın Ümmet
Kandoğan'ın da yerlerinden buna yapmış oldukları ilaveler dolayısıyla bana da
bu imkânı, bu fırsatı verdikleri için kendilerine teşekkür ediyorum ve
konuşmama başlamadan önce Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Modern Türkiye
Cumhuriyetine Osmanlıdan miras birkaç devlet kurumundan birisi de Türk Polis
Teşkilatı olduğu hepimizin malumudur. Polis unvanıyla 10 Nisan 1845 yılında
İstanbul'da faaliyete başlayan Emniyet Teşkilatımızın sahip olduğu imkân ve
kabiliyetleri ile bugün geldiği nokta arasında mukayese dahi edilmeyecek fark
olduğu şüphesizdir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; bugün, Türk Polis Teşkilatı, eğitilmiş insangücü, modern araç
ve gereçleriyle ülkemizin yüzakı bir kuruluş haline gelmiştir. Amacımız,
personel sayısı 200 000'i bulan Emniyet Teşkilatımızı geldiği seviyeden daha da
ileri götürmektir. 21 inci Yüzyıla uyum ve kendini yenileme konusunda devamlı
olarak arayış ve gelişim içindeyiz. Esas gayesi ülkemizin huzur ve güvenini
sağlamak olan Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız ve Sahil Güvenlik
Komutanlığımızla beraber, kesintisiz 24 saat içgüvenlik hizmeti veren birkaç
kamu kurumundan birisidir. Bu ayırıcı vasfıyla polisimiz, devletin bütünlüğünü,
genel güvenliği, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunmasını, suç
işlenmesinin önlenmesini, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığı ve insan
haklarına saygıyı kendisine şiar edinmiştir. İşte, bu nedenle de, polisin
eğitimine öncelik vererek, personelimizi Avrupa Birliği standartları
seviyesinde yetiştirmeye gayret etmekteyiz; çünkü, biliyoruz ki, insan
haklarına saygı ve demokrasi, 21 inci Yüzyılın en önemli siyasal mekanizmaları
olarak insanlık tarihinde yerini alacaktır.
Bizim öngördüğümüz yeni
polis tipi, disiplinli, çalışkan, halkla ilişkilere önem veren, sorun çözücü,
çağın gelişmelerini takip eden ve uyum gösteren, insan haklarına saygılı ve
yardımsever kişilik yapısına sahip olacaktır. Bu çerçevede alınması gereken
bütün tedbirleri alıyor ve 21 inci Yüzyıl anlayışına uygun polis
yetiştiriyoruz.
Oluşturduğumuz eğitim
altyapısıyla, bir yandan, polis kaynağını polis meslek yüksekokullarına ve
akademisine kaydırırken, öte yandan da, teşkilatımızın mevcut eğitim kalitesini
yükseltmek üzere, 10 Aralık 2002 tarihinde, Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü ile
Emniyet Genel Müdürlüğümüz arasında imzalan protokollerle, polisimize, iki
yıllık polis meslek eğitimi önlisans programına katılabilme imkânı sağladık. Bu
programa, 2003-2004 eğitim-öğretim döneminde 43 413, 2004-2005 eğitim-öğretim
döneminde 21 548 olmak üzere, toplam 64 961 polisimiz kayıt yaptırmıştır. Bu
vesileyle, Polis Teşkilatında, ileriki yıllarda, yükseköğrenim almayan personel
hemen hemen kalmayacaktır.
Yine, Emniyet Genel
Müdürlüğümüzün hizmetiçi eğitim etkinliklerini gerçekleştirebileceği teknoloji
tabanlı bir eğitim ortamını geliştirmek ve uygulamak amacıyla, yine, Emniyet
Genel Müdürlüğü Uzaktan Eğitim (e-öğrenme) Projesi, 23.2.2005 tarihinde Orta
Doğu Teknik Üniversitesiyle işbirliği yapılarak bir protokole bağlanmıştır.
Proje tamamlandığında, yıllık 3 000 000 dolar tasarruf sağlanacak ve her
görevliye de web ortamında ulaşılabilecektir. Böylece, halkımızın huzuruna daha
nitelikli bir polis imajıyla çıkmayı hedefliyoruz.
İyi yetiştirilmiş personelin,
amaca uygun sevk ve idaresi için tedbirler geliştirmeyi de ihmal etmiyoruz.
Vatandaş odaklı kamu hizmeti anlayışıyla hazırladığımız Toplum Destekli
Polislik Projesi, bu tedbirler paketinin ilk aşamasıdır. Bu bakımdan,
polis-halk ilişkilerini karşılıklı olarak geliştirmek amacıyla, vatandaş
taleplerini öne çıkartan bir yaklaşımla hareket ediyoruz.
Suç ve suçlularla
mücadelede, vatandaşın desteğini alan, halkın polise karşı güven duygusunu
geliştiren hizmet politikaları üretiyoruz. Bu şekilde, suçlulukla daha iyi
mücadele edileceğine inanıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda bekçi babalarla
sağladığımız, sağlamaya çalıştığımız alan hâkimiyetini, artık, teknolojik
imkânlardan faydalanarak gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Buna bağlı olarak da,
çeşitli projeler geliştirip uygulamaya koyuyoruz. Bu projelerden birisi ve
önemlisi POLNET diye adlandırdığımız Polis Bilgi Sistemi Projesidir. Bu proje,
polisin görevinin gerekli kıldığı her türden bilgiye en hızlı, kolay ve
güvenilir şekilde ulaşmasını sağlayacak modern bir bilgi sistemi olarak
tanımlanabilir. POLNET, ulusal ve uluslararası tüm bilgi ağları ve bilgi
bankalarına entegre olabileceği düşünülerek tasarlanmış, ülkemizin bilgi
toplumu olmasını sağlayacak önemli projelerden biridir. Emniyet Teşkilatına
bilgi işlem hizmeti verilmesi amacıyla kurulan ve bilgisayar sistemleri ile
bilgi sistemlerinin tamamını kapsayan POLNET, bünyesinde 39 farklı projeyi
barındırmaktadır. Bu projemiz, 2003 yılı e-TR ödülleri yarışması e-devlet
kategorisinde ilk büyük ödüle layık görülmüştür.
Diğer bir önemli projemiz
de MOBESA (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyon Projesi)'dır. Bu proje, Emniyet
Genel Müdürlüğü araçları için tasarlanmış, iletişim altyapısı olarak GPRS
teknolojisini kullanan yazılım ve mobil donanım birimlerinden oluşan coğrafî
bilgi sistemleri ve bilgi yönetim sistemlerinin entegrasyonudur. MOBESA
Projemiz 2001 yılından beri Diyarbakır İlinde kullanılmaktadır. NATO zirvesi
sırasında İstanbul'da bir müddet denendi. İstanbul için bunun hazırlıkları
tamamlandı, bir yıldan beri çalışılıyor. Bu içinde bulunduğumuz nisan ayı
sonunda inşallah İstanbul'da faaliyete geçirilecektir. Diğer büyük illerimizde
de bu projenin çalışmaları yapılmaktadır.
Ayrıca, yine, bu MOBESA
Projemiz de, 2001-2002 yılı interpro bilim ödülleri mobil uygulamalar birincisi
olarak ödül almış bir projedir.
Bir başka projemiz ise,
Trafik Bilgi Sistemi Projesidir.
Tabiî, bir önemli
projemiz, ki, son günlerde güncel olan konuları da ihtiva eden Asayiş
Projemizdir. Bu projeyle -ki, geçtiğimiz ay bu proje uygulamaya başlatıldı-
ülke genelinde işlenen bütün asayiş olaylarının veri bankası oluşturularak suç
haritalarının hazırlanmasını sağlamayı ve bu bilgileri kullanarak polisimizin
önleme hizmetlerindeki başarı oranını yükseltmeyi amaçlamaktayız.
Yine, Asayiş Projesinin
veritabanını kullanarak, Suç Analiz Merkezi Projesi vasıtasıyla da dijital
haritalar kullanılarak, ülke genelinde meydana gelen olayların sayısal
haritaları, suç haritaları, suç analizi ve suç-suçlu profilleri de
oluşturulacaktır.
Böylelikle, hangi suçlar,
hangi zamanlarda ve kimler tarafından işlenmektedir bilgisine bilimsel olarak
da sahip olunacaktır.
İllerimizde oluşturulacak
suç analiz merkezleriyle, araç takibi ve yönlendirilmesi, sorgulama yapılması,
araçlardan bilgisayar yardımıyla telsiz üzerinden bilgi bankasına ulaşılarak
olay yerinde sorgulama yapılmasına da imkân sağlanacaktır.
Yine, AFIS olarak
adlandırdığımız Otomatik Parmak İzi Teşhis Sistemi Projesi de uzun zamandan
beri teşkilatımızda kullanılmaktadır.
Değerli milletvekili arkadaşlarım,
bilindiği gibi, Hükümetimizin üzerinde ısrarla durduğu ve gerçekleştirdiği
reformların en önemlilerinden birisi, değişmez gibi gözüken Türk Ceza Kanunu ve
Ceza Muhakemesi Kanunu Yüce Heyetinizin büyük bir desteğiyle yeniden düzenlendi
ve yürürlüğe girecek.
Elbette ki, sadece
kanunları çıkarmak yetmiyor; bu çıkan kanunları uygulayıcı personele iyi bir
şekilde de anlatmak gerekiyor. İşte, bununla ilgili olarak, Adalet Akademisi
öğretim görevlilerinden de istifade etmek suretiyle, amir sınıfımız da dahil
olmak üzere, polislerimiz için eğitim kursları düzenledik. Şimdiye kadar
düzenlenen, TCK ve CMK ile ilgili kurslarda eğitilen emniyet mensubumuzun
sayısı 40 000'i geçmiştir; ancak, yine, Adalet Bakanlığımız Eğitim Daire
Başkanlığı hâkim ve savcılarımızın katkılarıyla önümüzdeki dönemde de bu
kursları devam ettireceğiz.
İnsan hakları konusuna da
Hükümet olarak çok önem veriyoruz. Daha işin başında, hükümet programımızı
açıklar açıklamaz "işkenceye sıfır tolerans" sloganıyla bakışımızı
açıkça ortaya koyduk. Bu denli iddialı bir yaklaşımı ortaya koymak, elbette ki,
Hükümetimizin güvenci, sağduyu sahibi ve iyi eğitilmiş polis gücünün varlığı ve
güvenlik güçlerimizin varlığı olmuştur. Avrupa Birliği karar otoriteleri de
dahil olmak üzere, önyargılı olmayan herkes, bu konuda bizi takdir ediyor ve
Türkiye'de, kesinlikle sistematik işkencenin olmadığını kabul ediyorlar.
Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; tüm bunlarla birlikte, polisimizin maddî ve manevî
moralini yüksek tutmaya çalışıyoruz. Göreve gelir gelmez, Bakanlık görevine
başlar başlamaz verdiğim ilk talimat -ki, biraz önce değerli arkadaşım da
belirttiler- bütün valilerimize gönderdiğim, emniyet müdürlerimize gönderdiğim
genelgeyle, polisimizin çalışma süresinin haftada 40 saati aşmaması için tedbir
almalarını istedim. Yine, polis mesleğinin tabiatından kaynaklanan stres
ortamını dağıtmak üzere, polislerimiz ve aileleri için, spor, sanat ve diğer
sosyal aktiviteler için, uygun zaman ve zemin oluşturulmasını istedik. Gelişmiş
Batı ülkelerindeki güvenlik birimlerinin kişi başına düşen oranına ulaşmak
için, yasal mevzuat değişiklikleri de dahil, büyük bir gayret içerisindeyiz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekili arkadaşlarım; polis mesleğinin bazı sorunlarının yasal altyapıyla
düzeltilebileceğini biliyoruz. Hükümetimiz, polisimizin, modern araç ve gereç
durumu, bilişim teknolojilerinden yararlanması, özlük haklarının
iyileştirilmesi ve emeklilik başta olmak üzere, diğer tüm alanlardaki eksiklik
ve sorunlarının çözümü konusunda, yasal mevzuat değişiklikleri de dahil, büyük
bir gayret ve heyecanla çalışmaktadır. İnşallah, bunları, yakın bir zamanda da
gerçekleştireceğiz. Ayrıca, çarşı ve mahalle bekçilerimizin durumlarıyla ilgili
çalışmalarımız da devam etmektedir.
Bakınız, polisimiz için,
emniyet mensuplarımız için, çok büyük bir projeyi daha hayata geçirdik.
Bununla, kira öder gibi düşük taksitler ödeyerek, ödeme planı uzun vadeye
dayalı olarak, polisimizin mutlaka evsahibi olmasını istiyoruz ve bununla
ilgili olarak da, Emniyet Genel Müdürlüğümüz ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
arasında -birlikte yürüttüğümüz çalışmaların ilki- 8.6.2004 tarihinde bu
protokol imzalandı. 768 konuttan oluşan bu ilk etap inşaatlara başlandı ve
inşallah, Temmuz 2005'te bu konutları polislerimize teslim edeceğiz.
Yine, ikinci etapta -ki,
geçen hafta bunun protokolünü de imzaladık- TOKİ'yle yapılan görüşmelerde,
Ankara-Eryaman'da tekrar 360, Bursa- Nilüfer'de 240 adet olmak üzere, toplam
600 adet konutun yapımıyla ilgili olarak da protokol imzalandı. Bu konutlardan
Ankara-Eryaman'da olanlar 31 Ekim 2005, Bursa-Nilüfer'de olanlar 31 Aralık 2005
tarihinde teslim edilecektir.
Tabiî, bu çalışmalar
bununla bitmiyor, devam ediyor. İleriki günlerde de Toplu Konut İdaresiyle,
yine, işbirliği halinde, Ankara-Eskişehir Yolunda, İstanbul-Halkalı ve
İzmir'de, ihtiyacı olan emniyet mensuplarımızı aynı yolla konut sahibi
yapabilmek için, yine, Toplu Konut İdaresi ile Polis Bakım ve Yardım Sandığının
imzalayacağı protokollerle, inşallah, bütün polislerimizi, bütün emniyet mensuplarımızı
evsahibi, konutsahibi yapmanın gayreti içerisindeyiz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Emniyet Teşkilatımız,ülkemizin güzide bir kurumudur. Sahip
olduğu birikimiyle, pek çok ülkeden meslektaşlarına eğitim verecek seviyeye
gelmiş, kendisine gıptayla bakılan güzel bir yuvadır. Teşkilatın bugünkü
başarısını yakalaması için emeğini esirgemeyen herkese ve bütün mensuplarımıza,
huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.
Bu vesileyle, özellikle
temel gayemiz olan vatanın bölünmez bütünlüğünün korunması ve ülkemizde emniyet
ve asayişin sağlanması uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah'tan
rahmet diliyorum; gazilerimize, tekrar, geçmiş olsun diyorum. Elbette ki, biz,
şehit mensuplarımıza sadece rahmet dilemekle kalmıyoruz; şehitlerimizin eş,
çocuk ve ailelerine de devletimizin her türlü yardımını sunmaya çalışıyoruz.
Şehitlerimizin eşleri, çocukları ve aileleri, bize onların kutsal emanetidir;
onlarla ilgili her türlü çalışmayı yapmak, imkânları kullanmak boynumuzun
borcudur.
Emniyet Teşkilatımızın ve
tüm vatandaşlarımızın Polis Haftasını tekrar tebrik ediyorum, başarılı
çalışmalarının devamını temenni ediyorum, bütün Emniyet Teşkilatı
mensuplarımızın gözlerinden öpüyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Bakan.
Başkanlığın Genel Kurula
diğer sunuşları vardır.
Kâtip Üyenin sunuşları
oturarak okuması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(10/128) esas numaralı
Meclis Araştırması Komisyonundan bir istifa önergesi vardır; okutuyorum:
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Denizli Milletvekili Mehmet Yüksektepe’nin (10/128) esas
numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi
(4/279)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
(10/128) esas numaralı
geleneksel Türk el sanatları üretici ve sanatkârlarının sorunlarının
araştırılmasıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Gereğinin yapılmasını arz
ederim.
Mehmet Yüksektepe
Denizli
BAŞKAN - Bilgilerinize
sunulmuştur.
Meclis araştırması
açılmasına dair 2 adet önerge vardır; okutuyorum:
D) Gensoru, Genel Görüşme, Meclıs Soruşturmasi ve
Meclıs Araştirmasi Önergelerı
1.- İzmir
Milletvekili Ahmet Ersin ve 31 milletvekilinin, su ürünleri yetiştiriciliği
tesislerinin denizlerde oluşturduğu kirlilik ile bu durumun ülke turizmine
olumsuz etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/273)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Kültür balığı
yetiştiriciliği ile off-shore orkinos ve benzeri tesislerin, kurulduğu çevrede
denizin ekolojik dengesini bozduğu ve yoğun kirlilik yarattığına ilişkin
tartışmalar yıllardan beri devam etmektedir.
Kültür balıkçılığının
yapıldığı Avrupa ülkelerinde, besi balığı üretme çiftlikleri ile orkinos
tesislerinin açık denizlerde konuşlanmalarına izin verilirken, ülkemizde, tam
tersi, kıyıya çok yakında, koylarda ve yerleşim alanlarında kurulmaktadır.
Üstelik, ciddî şekilde görüntü ve çevre kirliliği yaratan bu çiftliklerin yoğun
olarak kurulduğu bölgelerin, arkeolojik ve doğal SİT alanları olması ve bu
alanlarda balık çiftliği kurulmasına onay verilmesi, tarihe ve doğaya olan
ilgisizliğin göstergesidir. Kaldı ki, yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan
Ege ve Akdeniz kıyıları ve koylarını âdeta istila eden balık çiftlikleri,
yarattıkları görüntü ve deniz kirliliğiyle, iç ve dış turizmi de olumsuz
etkilemektedir.