DÖNEM: 22         CİLT: 80       YASAMA YILI: 3

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

80 inci Birleşim

6 Nisan 2005 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMA

 IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GündemdIşI Konuşmalar

1.- Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'ın, Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin kuruluşunun 68 inci yıldönümünde, Türk demir-çelik sanayiinin gelişimine ve ülke ekonomisine katkısına ilişkin gündemdışı konuşması

2.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, evsel ve sanayi atıklarıyla kirlenen Gediz Nehrinin yarattığı çevre sorunlarına ve bu konuda alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

3.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün'ün, Karaman ve Konya Ovalarındaki yeraltı su kaynaklarının telafi edilemeyecek oranda azalmasının yol açabileceği olumsuz etkilere ve bu konuda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması

B) Tezkereler ve Önergeler

1.- 5319 sayılı, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesinin Anayasanın 89 uncu maddesine göre bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/793)

2.- 5321 sayılı, Emniyet Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Anayasanın 89 uncu maddesine göre bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/794)

3.- Avrupa Kıtası Habitat Global Parlamenterleri Bölgesel Konsey Başkanı Peter Götz'ün, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Münir Erkal'ı Almanya'ya davetine icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/795)

C) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI Önergelerİ

1.- Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar ve 34 milletvekilinin, terör nedeniyle göç eden yurttaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/272)

V.- ÖNERİLER

A) DanIşma Kurulu Önerİlerİ

1.- (9/12) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin görüşme gününe ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 2005 Cumartesi günü saat 14.00’te özel bir gündemle toplanmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

B) Sİyasî Partİ Grubu Önerİlerİ

1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin CHP Grubu önerisi

VI.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

2.- Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/947, 1/233) (S. Sayısı: 835)

VII.- AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1.- Hatay Milletvekili Sadullah Ergin'in, Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, konuşmasında, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

VIII.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YazIlI Sorular ve CevaplarI

1.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, tamamlanmamış yatırımlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/5024)

2.- Bursa Milletvekili Mehmet KÜÇÜKAŞIK'ın, Hükümetin şeker sektörüne yönelik icraatlarına ve yabancı bir şirket hakkındaki iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/5055)

3.- Diyarbakır Milletvekili Muhsin KOÇYİĞİT'in, matrah sıfırlaması uygulamasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/5078)

4.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, vergi tahsiline ve mükellef sayısına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/5155)

5.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, son beş yıllık vergi oranlarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/5156)

6.- Ordu Milletvekili İdris Sami TANDOĞDU'nun, SSK hastaneleri bünyesindeki kreşlerin ücretlerine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/5250)

7.- Trabzon Milletvekili Asım AYKAN'ın, din görevlilerinin özlük haklarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet AYDIN'ın cevabı (7/5270)

I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in, arı yetiştiricileri ile bal üreticilerinin sorunlarına, sahte bal nedeniyle yaşanan sıkıntılara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü,

Tokat Milletvekili Resul Tosun'un, Siyasî Partiler ve Seçim Kanunlarındaki eksiklikler ve yanlışlıklar nedeniyle yaşanan sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşmasına, Adalet Bakanı Cemil Çiçek,

Cevap verdi.

Ordu Milletvekili İ. Sami Tandoğdu, Kanser Haftasına ve kanserle mücadelenin önemine ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.

5317 sayılı, Bankalar Kanunu ile Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun, Anayasanın 89 uncu maddesine göre bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanlığının, (1/984) esas numaralı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Kanunu Tasarısının, kapsam itibariyle ihtisas alanına girmesi nedeniyle Komisyonlarına havale edilmesine ilişkin tezkeresi okundu; bu istem, İçişleri Komisyonunca da uygun bulunduğundan, söz konusu tasarının Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna havale edildiği,

İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 41 milletvekilinin, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim gören çocukların ve gençlerin karşı karşıya bulunduğu tehlikeler ile bunlardan korunma yollarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/271) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırası geldiğinde yapılacağı,

4.4.2005 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan 851 sıra sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının, 48 saat geçmeden, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 4 üncü sırasına alınmasına; 5.4.2005 Salı günkü birleşimde sadece sözlü soruların görüşülmesi ve diğer denetim konularının görüşülmemesine; 6.4.2005 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmemesine; Genel Kurulun 6.4.2005 Çarşamba günü 14.00 - 22.00; 7.4.2005 Perşembe günü de 14.00 - 20.00 saatleri arasında çalışmalarını sürdürmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisinin kabul edildiği,

Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun'un, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/338) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği,

İzmir Milletvekili Yılmaz Kaya'nın, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 5 inci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin (2/343) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği,

Açıklandı.

İçişleri Komisyonunda açık bulunan ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna düşen 2 üyeliğe Muş Milletvekili Seracettin Karayağız ve Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek,

Çevre Komisyonunda açık bulunan ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna düşen 1 üyeliğe Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen,

Seçildi.

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:

1 inci sırasında bulunan (6/749),

2 nci sırasında bulunan (6/756),

11 inci sırasında bulunan (6/786),

12 nci sırasında bulunan(6/787),

13 üncü sırasında bulunan (6/789),

14 üncü sırasında bulunan (6/791),

17 nci sırasında bulunan (6/801),

19 uncu sırasında bulunan (6/811),

29 uncu sırasında bulunan (6/831),

30 uncu sırasında bulunan (6/833),

31 inci sırasında bulunan (6/835),

32 nci sırasında bulunan (6/836),

33 üncü sırasında bulunan (6/837),

34 üncü sırasında bulunan (6/838),

35 inci sırasında bulunan (6/840),

36 ncı sırasında bulunan (6/841),

38 inci sırasında bulunan (6/843),

43 üncü sırasında bulunan(6/849),

50 nci sırasında bulunan (6/866),

53 üncü sırasında bulunan (6/870),

57 nci sırasında bulunan (6/877),

71 inci sırasında bulunan (6/916),

72 nci sırasında bulunan (6/917),

74 üncü sırasında bulunan (6/922),

75 inci sırasında bulunan (6/927),

76 ncı sırasında bulunan (6/928),

79 uncu sırasında bulunan (6/932),

81 inci sırasında bulunan (6/935),

84 üncü sırasında bulunan (6/940),

86 ncı sırasında bulunan (6/943),

106 ncı sırasında bulunan (6/978),

108 inci sırasında bulunan (6/984),

109 uncu sırasında bulunan (6/985),

110 uncu sırasında bulunan (6/986),

111 inci sırasında bulunan (6/988),

112 nci sırasında bulunan (6/989),

119 uncu sırasında bulunan (6/1000),

132 nci sırasında bulunan (6/1022),

133 üncü sırasında bulunan (6/1023),

137 nci sırasında bulunan (6/1037),

138 inci sırasında bulunan (6/1038),

139 uncu sırasında bulunan (6/1039),

144 üncü sırasında bulunan (6/1049),

147 nci sırasında bulunan (6/1055),

148 inci sırasında bulunan (6/1056),

150 nci sırasında bulunan (6/1058),

154 üncü sırasında bulunan (6/1065),

161 inci sırasında bulunan (6/1074),

165 inci sırasında bulunan (6/1082),

167 nci sırasında bulunan (6/1092),

Esas numaralı sorulara, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin cevap verdi.

(6/831), (6/811), (6/922), (6/932), (6/943), (6/1092), (6/916), (6/1065), (6/749), (6/756), (6/786), (6/787), (6/833), (6/835), (6/836), (6/837), (6/838), (6/840), (6/986), (6/988), (6/801), (6/843), (6/935), (6/984), (6/985), (6/1074) esas numaralı soru sahipleri, cevaba karşı görüşlerini açıkladı.

6 Nisan 2005 Çarşamba günü, alınan karar gereğince saat 14.00'te toplanılmak üzere, birleşime 19.07'de son verildi.

Sadık Yakut

Başkanvekili

 

Bayram Özçelik

Ahmet Küçük

 

Burdur

Çanakkale

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

 

 

                                                    II. - GELEN KÂĞITLAR                                       No.: 110

6 Nisan 2005 Çarşamba

Cumhurbaşkanınca Geri Gönderilen Kanunlar

 

1.- 23.3.2005 Tarihli ve 5319 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/1004) (Anayasa ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.4.2005)

2.- 24.3.2005 Tarihli ve 5321 Sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/1005) (Anayasa ile Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.4.2005)

Tasarı

1.- Emniyet Teşkilâtı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/1006) (Anayasa ile İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.4.2005)

Tezkere

1.- Sağlık Bakanlığına Bağlı Hastanelerde İlaç, Tıbbî Sarf Malzemesi ve Tıbbî Cihaz Yönetimi Hakkında Performans Denetimi Raporunun Sunulduğuna İlişkin Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/792) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, Mera Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5497) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

2.- Kastamonu Milletvekili Mehmet YILDIRIM'ın, Doğu Karadeniz çiftçisine ödenmesi gereken destekleme bedeline ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5498) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

3.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un, Başbakanlık Müsteşarının bir şahısla birlikte bir kitapta intihal yaptığıyla ilgili haberlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5499) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

4.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, sanayide kullanılan doğalgaz fiyatlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5500) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

5.- Balıkesir Milletvekili Ali Kemal DEVECİLER'in, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün bir firmaya bor öğütme tesisi kurduracağı iddialarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5501) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

6.- Balıkesir Milletvekili Ali Kemal DEVECİLER'in, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün bor öğütme kapasitesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5502) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

7.- Balıkesir Milletvekili Ali Kemal DEVECİLER'in, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Bandırma Hidrojen Peroksit A.Ş.'deki hisselerine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5503) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

8.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün, Ardahan-Çıldır İlçesinde dövülen bir gazeteciye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5504) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

9.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün, Ardahan-Göle-Yeniköy'deki Kura Nehri ve Yeniköy Köprüsünün onarımına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5505) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

10.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Devlet Tiyatrolarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/5506) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

11.- Çanakkale Milletvekili Ahmet KÜÇÜK'ün, Çanakkale-Troya gezi alanına yapılması planlanan müzeye ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/5507) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

12.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, özel tiyatro sayısına ve mali açıdan desteklenmelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/5508) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

13.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, eczacıların ilâç bedellerini zamanında alamamasından kaynaklanan mağduriyetlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5509) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

14.- Ordu Milletvekili İdris Sami TANDOĞDU'nun, kamu kurumlarınca alınan ilaçların eczacılara geri ödemesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5510) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

15.- Manisa Milletvekili Nuri ÇİLİNGİR'in, Manisa-Salihli Devlet Hastanesi Başhekimiyle ilgili bazı iddialara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5511) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

16.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, zehirli atıkların zeytin ağaçlarına verdiği zarara ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5512) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

17.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, ülkemizde yetiştirilen zeytin türlerine ve korunmasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5513) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

18.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, zeytin üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin insan sağlığına etkilerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5514) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

19.- Aydın Milletvekili Mehmet Mesut ÖZAKCAN'ın, arıcılık tesisi kurmak isteyenlere verilecek teşvike ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5515) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

20.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, tasfiye edilen Emlak Bankasıyla ilgili bazı bilgilere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı soru önergesi (7/5516) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

21.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun, avcılık belgesi harçlarının ödeme tarihinin değiştirilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5517) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

22.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun, Lüleburgaz Atatürk Lisesinin A tipi okuldan B tipine dönüştürüleceği iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5518) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

23.- Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun, Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne yapılan atamaya ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali ŞAHİN) yazılı soru önergesi (7/5519) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

24.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, THY uçaklarının yedek parça durumlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/5520) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.3.2005)

25.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa Tüketici Mahkemesi hakiminin Bakanlığa geri çekilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/5521) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

26.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-İnegöl-Eskiköy'de meydana gelen heyelana ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/5522) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

27.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Nilüfer-Görükle Belde Belediyesinin çöp konteynırı ihtiyacına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/5523) (Başkanlığa geliş tarihi: 31.3.2005)

Meclis Araştırması Önergesi

1.- Tunceli Milletvekili Hasan GÜYÜLDAR ve 34 Milletvekilinin, terör nedeniyle göç eden yurttaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/272) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.4.2005)

BİRİNCİ OTURUM

6 Nisan 2005 Çarşamba

Açılma Saati: 14.06

BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 80 inci Birleşimini açıyorum.

III. - YOKLAMA

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız. Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen sayın milletvekillerinin teknik personelden yardım istemelerini; bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, yoklama pusulalarını, yoklama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, 3 Nisan Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin kuruluş ve Türk demir çelik sanayiinin gelişimi hakkında söz isteyen, Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'a aittir.

Buyurun Sayın Ceylan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Sayın Ceylan, konuşma süreniz 5 dakikadır.

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GündemdIşI Konuşmalar

1.- Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'ın, Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin kuruluşunun 68 inci yıldönümünde, Türk demir-çelik sanayiinin gelişimine ve ülke ekonomisine katkısına ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET CEYLAN (Karabük) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3 Nisan, Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin ve Karabük'ün kuruluş yıldönümü olması münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım. Öncelikli olarak, bana bu konuşma fırsatını veren Sayın Başkana teşekkür ediyor ve sizleri de saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ülkemizin ilk entegre demir çelik tesisi olan Karabük Demir-Çelik İşletmeleri, bundan tam altmışsekiz yıl önce, 3 Nisan 1937 tarihinde, o zamanlar 40 haneli bir köy olan Karabük'te kurulmuştur. Bu nedenle, her yıl 3 Nisan tarihi, Karabükümüzde, Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin ve Karabük'ün de kuruluş yıldönümü olarak kutlanmaktadır.

İkinci Dünya savaşı öncesi dünyada büyük savaş tehlikesinin olduğu bir dönemde, güvenlik açısından tabiî korumalı bir bölgede olan ve demir-çelik endüstrisinin en temel iki hammaddesi olan maden kömürü havzasının Zonguldak'a yakınlığı ve mevcut demiryolu üzerinde bulunması münasebetiyle, o tarihlerde, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bizatihi talimatlarıyla, Karabük Demir-Çelik İşletmeleri Karabük'te kurulmuş bulunmaktadır.

Karabük Demir-Çelik İşletmeleri, kuruluşundan itibaren hızlı bir şekilde büyümüş, ülkemizin, yıllardır, inşaat demirinden demir-çelik profiline, demiryolu rayından her türlü demir-çelik döküm mamulüne, demir-çelik sacdan çelik konstrüksiyona kadar her türlü demir-çelik ürün ihtiyacını karşılamış; böylece, üretmiş olduğu ürün ve mühendislik hizmetleriyle, ülkemizin inşaında çok büyük katkıları bulunan bir kuruluşumuz haline gelmiştir.

Yine, daha sonraki yıllarda, 1965 yılında Ereğli'de kurulan Ereğli Demir-Çelik İşletmelerinin ve 1977 yılında kurulan İskenderun Demir-Çelik İşletmelerinin kuruluşunda, Karabük Demir-Çelik İşletmelerinin çok büyük katkıları bulunmuştur. Bu tesiste yetişen mühendis, usta ve işçiler, bizatihi bu yeni tesislerde görevlendirilerek, ülkemize daha büyük, yeni demir-çelik tesislerinin kazandırılmasına vesile olmuştur.

Sadece, bu entegre demir-çelik tesisleri değil, bugün sayıları 16'yı bulan ark ocaklı demir-çelik izabe tesisleri ile yine, sayıları 150'yi bulan yarı ürün işleyen demir-çelik haddehanelerinin hemen hepsinde Karabük Demir-Çelikte çalışarak yetişen mühendis ve ustaları görmekteyiz.

Karabük Demir-Çelik İşletmeleri, ifade ettiğim gibi, sadece demir-çelik mamulü üretmeyip, makine üreten, her türlü döküm mamulü yapan, çelik yapı yapan üniteleriyle, ülkemizde çok sayıda fabrikanın yapımında da büyük emekleri geçmiş bir tesisimizdir. Bugün ülkemizde üretim yapan çimento fabrikaları, şeker fabrikaları, çay fabrikaları gibi tesislerin yapımında Karabük Demir-Çelik mühendis ve ustalarının alınteri bulunmaktadır.

Yine, ülkemizde inşa edilen dev köprüler, baraj kapakları, büyük anten direkleri gibi tesislerin birçoğu Karabük Demir-Çelik işletmelerinde yapılmıştır.

Özetle, 1937 yılında bizatihi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Karabük'te yapım talimatı verilen Karabük Demir-Çelik İşletmeleri, aradan geçen altmışsekiz yıl boyunca, gerek ürettiği ürünler ve gerekse de mühendislik hizmetleriyle, ülkemizin imarı, inşaı ve sanayileşmesinde çok büyük emekleri olmuş, bu nedenle de fabrika yapan fabrika unvanını almıştır.

Tabiî ki, böylesi dev bir fabrika, o zamanlar 40 haneli bir köy olan, bugün nüfusu 100 000'i aşan bir cumhuriyet kenti Karabük'ün de kuruluşuna vesile olmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ceylan, toparlayabilir misiniz.

Buyurun.

MEHMET CEYLAN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karabük Demir-Çelik İşletmeleri, ifade ettiğim gibi, bugün dünyada üretim açısından 12 nci sıraya yükselen Türk demir-çelik sanayiinin kuruluş ve gelişmesinde de çok büyük katkıları bulunmuş ve bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karabük Demir-Çelik İşletmeleri, 1994 yılında, maalesef, talihsiz bir kapatılma kararının ardından, 1995 yılında, başarılı bir özelleştirmeyle, çalışanlarına, yöre halkına, sanayicisine ve halkına devredilmiştir ve bu tarihten sonra Kardemir AŞ adını almıştır. O günlerde, ekonomik ömrünü tamamlamıştır denilen Kardemir AŞ, bugün 4 000'in üzerinde çalışanıyla, yöre halkı ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Her yıl ardı ardına yaptığı yüzmilyonlarca dolar modernizasyon yatırımıyla daha da rekabetçi bir yapıya kavuşmakta, başarılı bir yönetim yapısıyla üretim ve hizmete devam etmektedir. Devlete her yıl trilyonlarca lira vergi ödemekte, istihdam sağlamaktadır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; böylesi bir tesisi kuran ve bugüne getiren insanları, bir kez daha, huzurlarınızda, Karabük halkı ve arkadaşlarım adına minnet ve şükranla anıyorum. Kardemire destek veren, başta hükümetimiz olmak üzere, eski hükümetlere, Çelik-İş Sendikasına, çalışanlarına, yöre sanayicisine ve sivil toplum örgütlerine, ayrıca yöre halkına bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu vesileyle, Karabük'ün ve Karabük Demir Çelik İşletmelerinin 68 inci kuruluş yıldönümünü bir kez daha kutluyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ceylan.

Gündemdışı ikinci söz, Gediz Nehrinin yarattığı çevre sorunları hakkında söz isteyen İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'e aittir.

Buyurun Sayın Ersin. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, evsel ve sanayi atıklarıyla kirlenen Gediz Nehrinin yarattığı çevre sorunlarına ve bu konuda alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir milletvekilleri bilirler; Kütahya'nın Murat Dağından doğan Gediz Nehri, Uşak ve Manisa'dan geçerek İzmir'in Menemen İlçesi Maltepe Beldesinden denize, yani, körfeze dökülür. 400 kilometre uzunluğunda bir nehirdir Gediz Nehri.

Sayın milletvekilleri, bu Gediz Nehrinin çevreye yaşattığı sorunlarla ilgili Sayın Meclisimizi bilgilendirmek için söz aldım; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

İzmir, bir iki yıl öncesine kadar, bütün güzelliklerini gölgeleyen kötü kokusuyla tanınırdı; ancak, 1960'lı yıllarda yapımına başlanan ve büyük bir sabır, emek ve 700 000 000 doları aşan kaynak harcamasıyla büyük kanal projesini oluşturdu, tamamladı ve bu proje, Ege'nin incisi İzmir'i bu bilinen çirkinlikten ve kötü kokusundan arındırmaya başladı. Fakat, Kütahya'dan doğup Uşak, Manisa ve İzmir üzerinden körfeze dökülen Gediz Nehri, İzmir Körfezini, neredeyse, eski kötü kokulu ve kirli konumuna döndürecektir; çünkü, Gediz Nehri çevresindeki yerleşim birimlerinin ve sanayi bölgelerinin evsel ve endüstriyel katı ve sıvı atıkları arıtılmadan nehre ve oradan da körfeze boşaltılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, bu bölgelerdeki yerleşim birimleri ile sanayi bölgelerindeki fabrika ve işletmelerin büyük bölümünde arıtma tesisi olmaması ve olanların da denetimsizlik ve umursamazlık sonucu çalıştırılmaması, sorunun özünü oluşturmaktadır. Sanayi tesis ve işletmelere göstermelik ve hatta, önceden haberli yapılan denetlemeler, sorunun özellikle canlılar için korkunç boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır. Yaratılan kirlilik, hem her türlü canlıları tehdit etmekte ve hem de İzmir Körfezini kirletmektedir.

Değerli milletvekilleri, Gediz Nehrinin, organize sanayi bölgeleri ile ilçe, belde ve köy yerleşim birimlerinin atıkları nedeniyle aşırı biçimde kirlendiğini herkes kabul ediyor; ancak, bu kirliliğe karşı alınması gereken genel önlemlerin bu dört ilin ortak işbirliğinde olmaması, sorunun başını çekmektedir. Esasen, sorun, yerel önlemlerle giderilemeyecek kadar büyük boyutlara varmıştır ve merkezî hükümetin müdahalesi gerekmektedir.

Bölgedeki sanayici, arıtma tesisi kurmanın ve sürekli çalıştırmanın ürün maliyetini yükselttiği anlayışıyla ve kâr düşüncesiyle hareket ederek, kolay ve masrafsız olanı seçiyor ve böylece, 400'e yakın fabrika ve işletme, endüstriyel ve kimyasal atıklarını doğrudan Gediz Nehrine boşaltıyor.

Bunun yanında, Gediz çevresinde, altyapısı olan belde, köy ve hatta ilçe sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Dolayısıyla, buralardaki 130'a yakın yerleşim biriminin de, evsel katı ve sıvı atıkları, direkt olarak nehre, fosseptiklere ve yeraltı suyuna akıtılıyor. Böylece, gerek sanayi atıkları ve gerekse evsel atıklarla, Gediz Nehrinde sürekli ve aşırı bir kirlenme var. Bu kirlenme olduğu gibi körfeze ulaşıyor. Üstelik, zehirli atıkların yoğun şekilde karıştığı nehir suyuyla çevredeki tarlalarda sulama yapılmakta ve dolayısıyla, bu tarlalardaki ürün, tüketici için de sorun yaratmaktadır. Yani, değerli milletvekilleri, Gediz Nehrinde yaşanan çok aşırı kirlenme ve zehirli atıklar, mutfağımıza kadar ulaşıyor.

Şimdi, bölge televizyonları, bölge basını, özellikle, Kanal Ege Televizyonu, Gediz Nehrinin yaşadığı bu sorunların çok ciddî boyutlara ulaşması ve Gediz Nehrinde yaşayan canlıları da artık yok etmesi nedeniyle, yıllardan beri, bu Gediz Nehrinde yaşanan kirliliği anlatmak için programlar yapıyorlar ve herkesi, Gediz Nehrinde yaşanan kirlilik konusunda uyarmaya çalışıyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ersin, toparlayabilir misiniz.

Buyurun.

AHMET ERSİN (Devamla) -Toparlıyorum Sayın Başkan.

Ancak, sayın milletvekilleri, Gediz Nehrinin doğduğu yerden döküldüğü yere kadar yarattığı kirliliğin nedenleri ve bu durumun, çevre, insan sağlığı ve körfez temizliğine olumsuz etkileriyle alınması gereken önlemlerin tespiti için 10 Aralık 2003 tarihinde verdiğim Meclis araştırması önergesinin bir an önce görüşülmesi ve oluşturulacak komisyonun, bu sorunun irdelenmesiyle ilgili çalışmalara bir an önce başlaması gerekiyor.

Sayın Bakandan, bu konuda birbuçuk yıl önce verdiğim Meclis araştırması önergesinin bir an önce görüşülmesi ve komisyonun oluşumu için yardımcı olmasını diliyorum. Diliyorum; ama, sayın bakan, maalesef, bugün Mecliste yok. Bırakın sayın bakanın Mecliste olmamasını, hükümet de yok. Herhalde, cumhuriyet tarihinde Meclise bu kadar saygısız, Meclisi bu kadar işlevsiz kılan, Meclisi bu kadar umursamayan bir hükümet gelmemiştir. Yani, Bakanlar Kurulu üyelerinin tümü de yok. Allah için bir tanesi burada olsa, şu Mecliste yapılan konuşmaları dikkate alsa ne olur! Kime konuşuyoruz burada biz?! Kim bizi dinliyor?!

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Millete... Millet dinliyor.

AHMET ERSİN (Devamla) - Sadece millete konuşuyoruz. Milletimizden de Allah razı olsun; ama, bu hükümete de yazıklar olsun!

Teşekkür eder, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ersin.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Sayın Başkan...

AHMET YENİ (Samsun) - Öyle laf olur mu?!

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ne demek hükümete yazıklar olsun?! Oldu mu?!

AHMET ERSİN (İzmir) - Oldu bile! Oldu bile!

BAŞKAN - Gündemdışı üçüncü söz, Karaman ve Konya Ovaları yeraltı sularının durumu hakkında söz isteyen, Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün'e aittir.

Buyurun Sayın Akgün. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün'ün, Karaman ve Konya Ovalarındaki yeraltı su kaynaklarının telafi edilemeyecek oranda azalmasının yol açabileceği olumsuz etkilere ve bu konuda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karaman ve Konya çevresindeki yeraltı sularının telafi edilemeyecek oranda azalması nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Karaman ve Konya Ovası hızla çölleşiyor; deyim yerindeyse o güzelim topraklar verimsizleşiyor, çoraklaşıyor. Dünyanın küresel ısınma tehlikesiyle karşı karşıya bulunması, iklimlerin değişmesi, yağış miktarlarının azalması gibi etkenlere bağlı olarak ve özellikle bilinçsiz su tüketimi de dikkate alındığında su kaynaklarının hızla tükendiği, enerji maliyetlerinin arttığı ve özellikle yeraltı kuyularındaki su seviyesinin gittikçe düştüğü görülmektedir.

DSİ yetkililerinin verilerine göre, mevsim itibariyle yağış miktarı, ortalama yağış miktarının oldukça altındadır. Mevcut su kaynakları ve nüfus dikkate alındığında, ülkemizde kişi başına düşen su miktarı yılda 1 700 metreküp, su potansiyeli ise 3 700 metreküp civarındadır. Günümüzde, bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, kişi başına düşen su miktarının yılda 10 000 metreküp olması gerekmektedir. Bu rakamlar da göstermektedir ki, ülkemiz, aslında, su zengini bir ülke değildir.

Konya ve Karaman Ovaları, tarımsal üretim açısından Türkiye'de önemli bir yere sahiptir. Ovada yıllık yağışın yetersiz olmasından dolayı, özellikle yaz aylarında, sulama, bitkisel üretim için büyük bir önem taşımaktadır.

Karaman ve Konya Ovalarında, yerüstü sulamaları olan Konya Ovası Projesi, Deliçay Barajı, İbrala Barajı gibi sulama projelerinin bitirilememesi nedeniyle, tek alternatif olarak geriye yeraltı sulaması kalmaktadır. Konya ve Karaman Ovasının su kaynakları açısından yetersiz bir bölge oluşu, mevcut su kaynaklarının etkin bir şekilde kullanımını zorunlu kılmaktadır. Uzun yıllar bölgede yapılan incelemeler sonucunda, çiftçilerin, mevcut sulamasuyu kaynaklarını fazla kullanmakta oldukları, hatta, gelişigüzel kuyular açtıkları görülmekte, bunun da yeraltı su potansiyelinde hızla azalmaya sebebiyet verdiği ortadadır.

Ülkemizde yıllık yeraltı su rezervi 12 milyar metreküp olup, bunun ancak 5 milyar metreküpü tarımsal sulamaya tahsis edilmiştir. Ancak, açılan çok sayıda yeraltı kuyusu ve bilinçsiz sulama nedeniyle, bu potansiyel de hızla tükenmektedir. Sadece Karaman ve Konya bölgesinde 20 000'i ruhsatlı, 20 000 civarında ise kaçak yeraltı kuyusu bulunduğu bilinmektedir. Sulama tekniği olarak açık sulama sisteminin benimsenmesi nedeniyle, zaten kıt olan suyun yüzde 50'si, daha toprakla buluşmadan kaybolmaktadır. Bu nedenle, bölgeyi bekleyen çölleşme ve kuraklık tehlikesinin önlenmesi için, mutlaka acil tedbirlerin alınması gerekmektedir. Doğal kaynakların etkin kullanılarak, tarımsal üretimin artırılması, AB standartlarına uyum ve kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımızın gelirinin ve yaşam düzeyinin yükseltilmesi, Türk tarımına hizmet eden her kesimin başlıca hedefi olmalıdır.

Su kaynaklarının etkin kullanılması için bölgemizde alınması gereken tedbirler kısaca şunlardır:

Bölgedeki önemli su kaynaklarından olan Göksu Çayının ovaya akıtılması projesi olan Konya Ovası Projesi, bir an önce tamamlanmalıdır.

Otuzbeş yıldır dillendirilen bu projenin ilk merhalesi olan Mavi Tünelin programa alınması için bizzat talimat veren Sayın Başbakanımıza, bölge halkı adına, teşekkür ediyorum.

Yeraltı suyu kaynaklı projelerde, klasik açık sistemler yerine, modern sulama teknolojilerinin kullanılması hedeflenmelidir.

Suyun bilinçli kullanılmasına yönelik eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

Ekonomik sulama yöntemleri olan damlama ve yağmurlama sisteminin hızla artırılması ve bu konuda, gerekirse, çiftçiye teşvik verilmesi gerekmektedir.

İzinsiz, kaçak açılan sondaj kuyuları mutlaka durdurulmalıdır.

Emniyetli rezervin üzerindeki tahsisler mutlaka kaldırılmalıdır.

Su kaynaklarının sonsuz olmadığının bilincine varan bir çiftçi grubu oluşturulmalıdır.

Havzadaki rezervin yetmemesi durumunda yeni su kaynaklarının temin edilmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yapılan tespitler ve bunlara yönelik elde edilen çözüm önerilerinin uygulanmasında gecikme gösterilmesi durumunda, havzada ciddî boyutlara varan su krizinin gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımı konusunda DSİ yetkililerini ve Enerji Bakanlığımızı, acil tedbirlerle, duyarlı olmaya davet ediyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEVLÜT AKGÜN (Devamla) - ...bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.  (AKP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Akgün.

Gündeme geçiyoruz.

Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.

Kâtip üyenin oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığının 2 adet tezkeresi vardır; ayrı ayrı okutup, bilgilerinize sunacağım.

B) Tezkereler ve Önergeler

1.- 5319 sayılı, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33 üncü maddesinin Anayasanın 89 uncu maddesine göre bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/793)

Sayı: B.01.0.KKB.01-18/A-3-2005-257                      5.4.2005

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İLGİ: 25.03.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-8980/27762 sayılı yazınız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca 23.3.2005 gününde kabul edilen 5319 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" incelenmiştir.

İncelenen Yasanın 33 üncü maddesinde,

"Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Genel Müdürlüğün işletiminde bulunan havaalanlarını yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırarak işletimini özel sektöre verdiği tesislerini, işletme dönemleri sonunda ve hizmetin bütünlüğü yönünden gerek gördüğü diğer tesislerini ihale yoluyla kiralamak suretiyle üçüncü şahıslar eliyle işlettirebilir"

düzenlemesine yer verilmiştir.

Yapılan düzenlemeyle, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne,

-Genel Müdürlüğün işletiminde bulunan havaalanlarını,

-İşletme dönemleri sonunda, yap-işlet-devret yöntemi ile yaptırılarak işletimi özel sektöre verilen tesisleri,

-Hizmetin bütünlüğü yönünden gerek gördüğü diğer tesisleri,

ihale yoluyla kiralayarak üçüncü şahıslara işlettirebilmesi için yetki verilmekte ve havaalanı ile tesislerin işletme haklarının, kiralama yoluyla üçüncü kişilere devredilebilmesine olanak sağlanmaktadır. Bu niteliği ile havaalanları ve tesislerin işletme hakkının devri özelleştirme kavramı kapsamında bulunmaktadır.

Çünkü, özelleştirme uygulamalarının düzenlenmesine ilişkin 24.11.1994 günlü, 4046 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin (A) fıkrasının (f) bendi ile 15 inci maddesinde,

-Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıklarının,

-Kamu iktisadî kuruluşları, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletme birimlerinin,

işletme haklarının verilmesi, kiralanması ya da mülkiyetin devri dışındaki benzeri yöntemlerle özelleştirilmesinin bu Yasa kurallarına göre yapılacağı belirtilirken, işletme hakkının kiralama yöntemiyle devrinin bir özelleştirme işlemi olduğu vurgulanmaktadır.

Anayasanın "Devletleştirme ve özelleştirme" başlıklı 47 nci maddesine, 13.08.1999 günlü, 4446 sayılı Yasayla eklenen üçüncü fıkrada,

"Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir"

düzenlemesine yer verilerek, özelleştirme esas ve usullerinin yasada gösterilmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.

Oysa, incelenen yasanın 33 üncü maddesinde, havaalanı ve tesislerin işletme hakkının "ihale yoluyla" kiralanarak devredilebileceği belirtilmiş; ancak, ihale usul ve esasları ile işletme hakkının devir süresi gibi önemli konulara yer verilmemiştir.

8.11.1984 günlü, 18569 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) Ana Statüsü"nün 1 inci maddesinde, Devlet Hava Meydanları İşletmesinin, 233 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kurallarına bağlı, tüzelkişiliğe sahip bir kamu iktisadî kuruluşu olduğu belirtilmiştir.

Ana Statünün 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında, kuruluşun, Devlet İhale Yasası kurallarına bağlı olmadığı; 2 nci fıkrasında da, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü kuralları saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine bağlı olduğu belirtilmiştir.

233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin incelenmesinden, bu Kanun Hükmünde Kararnameye bağlı kamu iktisadî kuruluşlarının uyacakları ihale usul ve esaslarına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

Özelleştirmenin teknik, ekonomik, yönetsel ve hukuksal altyapısı, 4046 sayılı "Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile düzenlenmiştir.

Yasanın,

-1 inci maddesinin (A) fıkrasının (f) bendinde, "...kamu iktisadî kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek" Yasanın amaçları arasında sayılmış,

-15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kamu hizmeti gören tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri üreten kamu iktisadî kuruluşları ile bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme ve işletme birimlerinin işletme haklarının verilmesi, kiralanması ya da mülkiyetin devri dışındaki benzeri yöntemlerle özelleştirilmesinin bu Yasa kuralları çerçevesinde yapılacağı belirtilmiş,

-Aynı maddenin son fıkrasında, bu madde gereğince işletme hakkı verilmesi, kiralama ya da benzeri yöntemlerle kullanma hakkının devrinde sürenin 49 yılı geçemeyeceği kurala bağlanmış,

-18 inci maddesinde de, değer saptaması ve ihale yönetmelerine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir.

Ayrıca, 4046 sayılı Yasanın 3 ve 4 üncü maddelerinde, bir kuruluşun özelleştirme kapsamına alınmasından özelleştirmenin gerçekleştirilmesine kadar tüm süreçte karar verme yetkisi Özelleştirme Yüksek Kuruluna, bu kararları uygulama görev ve yetkisi de Özelleştirme İdaresi Başkanlığına verilmiştir.

4046 sayılı Yasanın yukarıda yer verilen kuralları, bir kamu iktisadî kuruluşu olan Devlet Hava Meydanları İşletmesinin hizmet üretim birimleri olan havaalanlarının ve bu alanlarla ilintili tesislerin özelleştirilmesinin bu yasa kuralları uyarınca yapılmasını gerektirmektedir.

Ne var ki, incelenen yasanın 33 üncü maddesindeki özel kural uyarınca, bu yasanın yürürlüğe girmesiyle Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ilişkin havaalanları ve tesislerin özelleştirilmesinde 4046 sayılı Yasanın uygulama olanağı kalmayacaktır.

Çünkü, incelenen yasanın 33 üncü maddesinde 4046 sayılı Yasaya gönderme yapılmadığı gibi, özelleştirme yetkisi Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne verilmekte ve özelleştirmenin "ihale yoluyla kiralamak suretiyle" yapılacağı belirtilmektedir.

Anayasanın 47 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, yasakoyucu, kuşkusuz 4046 sayılı Yasadan başka yasalarla da özelleştirmeye ilişkin düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Ancak, bu durumda, özelleştirmeye ilişkin ihale ve bedel belirleme yöntem ve ilkeleri ile kiralama süresinin yasada gösterilmesi anayasal zorunluluktur.

Çünkü, yasa ile düzenleme, özelleştirme gibi kamu varlıklarının özel kesime satışına ya da işlettirilmesine olanak sağlayan durumlarda temel ilkelerin yasada düzenlenip, yönetime hukuksal çerçevesi yasa ile çizilmiş bir alan bırakılmasını gerektirmektedir. Yönetime, bu alanda ancak teknik ayrıntılar ve uygulamaya ilişkin düzenlemeler yapma olanağı bırakılabilir. Tersi durum, yasama yetkisinin devri anlamına gelmektedir.

İncelenen yasanın 33 üncü maddesinde, havaalanları ve tesislerin işletmesinin kiralanarak özel sektöre bırakılmasında uygulanacak ihalenin yöntem ve ilkelerinin, bedel saptama yönteminin, devir süresinin ve personel özlük haklarının düzenlenmemesi nedeniyle, Anayasanın 6 ncı, 7 nci ve 47 nci maddelerine uygun düşmemektedir..

Yayımlanması yukarıda açıklanan gerekçelerle uygun görülmeyen 5319 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 33 üncü maddesinin Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kez daha görüşülmesi için, Anayasanın değişik 89 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ilişikte geri gönderilmiştir.

                        Ahmet Necdet Sezer

                               Cumhurbaşkanı

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer tezkereyi okutuyorum:

2.- 5321 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Anayasanın 89 uncu maddesine göre bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/794)

SAYI : B.01.0.KKB.01-18/A-4-2005-258                      5.4.2005

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İLGİ : 25.03.2005 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-9413/29105 sayılı yazınız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca 24.03.2005 gününde kabul edilen 5321 sayılı "Emniyet Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" incelenmiştir.

İncelenen yasada, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Yasasında değişiklik yapılarak,

- Emniyet Teşkilatının polis gereksinimini karşılamak üzere, Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığının önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı ile polis meslek eğitim merkezleri açılabileceği,

- En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarını ya da bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarını bitirip, belli yaşı geçmeyen adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanların, en az altı ay süreli polis meslek eğitimine alınacakları,

- Polis meslek eğitim merkezlerindeki eğitim-öğretim süresi içinde giriş koşullarını taşımadıkları sonradan anlaşılanlar, eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayamayanlar, sağlık ve disiplin yönünden polis olamayacağına yetkili kurullarca karar verilenlerin polis eğitim merkezleriyle ilişkilerinin kesileceği,

- Polis eğitim merkezlerinde eğitimlerini başarıyla tamamlayanların, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına aday polis memuru olarak atanacakları,

- Bunun için 10480 kadro ihdas edilerek Emniyet Genel Müdürlüğü kadro cetveline eklendiği,

- Polis meslek eğitim merkezlerinin kuruluşu, çalışma usul ve esasları, öğrencilerde aranacak koşullar, bitirdikleri okulların nitelikleri, sınavlar, disiplin, eğitim - öğretimle ilgili konular, öğrenciliğin sona ermesi, tazminat ve yükümlülük esasları ile giysi ve diğer konuların İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği,

- 2005 yılında aday polis memuru olarak atanacakların sayısının 2 000'i geçmemek üzere, Bütçe Yasasının 25 inci maddesinin (a) fıkrasındaki sınırlamaya bağlı olmayacağı

Belirtilmiştir.

1- Yönetim, kolluk hizmetleriyle ilgili alanda, anayasal hak ve özgürlüklere karışma, onları kısıtlama, zor kullanma, hatta gerektiğinde silah kullanma yetkisiyle donatılmıştır. Bunun için yönetimin, kolluk alanındaki tutum ve davranışlarının, diğer alanlara oranla çok daha sıkı denetim altında olması zorunludur.

Kamu düzenini sağlamak yönünden toplum yaşamında önemli yer tutan kolluk hizmetlerinde etkinliğin ve kaliteli hizmet sunmanın, ancak nitelikli eğitimle gerçekleştirilebileceği açıktır.

Bu nedenle, Türk Polis Teşkilatının yönetici kademesi ortaöğretim üzerine dört yıllık eğitim-öğretim yapan Polis Akademisine bağlı fakültelerde; polis memurları ise, yine ortaöğretim üzerine iki yıllık eğitim-öğretim yapan ve Polis Akademisine bağlı meslek yüksekokullarında yetiştirilmektedir.

Polis memurlarını yetiştiren polis okulları dokuz aylık eğitim veren kurumlar iken, bu eğitim yeterli görülmeyerek sözü edilen okullar, 25.04.2001 günlü, 4652 sayılı Yasayla iki yıl süreli eğitim-öğretim yapan meslek yüksekokullarına dönüştürülmüşlerdir.

4652 sayılı Yasanın genel gerekçesinde özetle; içinde bulunulan bilgi çağının gereği olarak polislik anlayışında yeni gelişmeler, değişmeler ve dinamiklerin ortaya çıktığı, bu gelişmelere koşut olarak polisin görev ve işlevinin yeniden oluştuğu, Emniyet Teşkilatının gelişen teknoloji ve buna bağlı olarak ortaya çıkan yeni suç ve suçlu türleri ile savaşımının, alacağı eğitimin çağın gereklerine uygun olmasıyla doğru orantılı olduğu, bugün için elektronik ortamda işlenen sahtecilik, dolandırıcılık, hırsızlık gibi suçlarla ya da organize suç örgütlerinin sürekli çeşitlilik gösterdiği ülkemizde suç ve suçlulukla savaşım yöntemlerini geliştirirken gerekli hukuksal ve eğitime ilişkin donanımlara Türk Polis Teşkilatının da kavuşmak zorunda bulunduğu, diğer gelişmiş ülkelere bakıldığında polisin temel eğitiminin ortalama iki yıllık bir sürede tamamlandığının görüldüğü, Avrupa Birliğine uyum sürecinde Türk Polis Teşkilatının dünyadaki değişimlerin gerisinde kalmasının düşünülemeyeceği, bu bağlamda dokuz aylık eğitim veren polis okullarındaki eğitim-öğretim süresinin iki yıla çıkarılarak 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının gereklerine ve genel çerçevesine uygun biçimde Polis Akademisine bağlanmasının öngörüldüğü, böylece polis okullarındaki eğitime akademik nitelik kazandırılıp daha fazla uygulama yapılarak gücünü otoritesinden değil, saygınlığından alan 21 inci Yüzyıl polislerinin yetiştirilebileceği belirtilmiştir.

İncelenen yasa ile mevcut uygulama korunmakla birlikte, bunların dışında, dört yıllık yükseköğretim kurumlarını bitirenlere, açılacak polis meslek eğitim merkezlerinde verilecek en az altı aylık eğitim sonucu polis memurluğuna atanma olanağı getirilmektedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanakları incelendiğinde, Yasanın iki temel gerekçeye dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Bunlardan biri, ülkemizde bir polise düşen nüfus sayısındaki yükseklik; ikincisi ise, toplumdaki suç sayısı ve türlerindeki artıştır.

Ülkemizde suç sayısı ve türlerindeki artış ve polis sayısındaki yetersizlik bilinen gerçekler olmakla birlikte, bu sorunun çözümünün polis meslek eğitiminin süresinin ve kalitesinin düşürülmesiyle sağlanabileceği olanaklı görülmemektedir.

Nitekim, polis mesleğine gireceklerin eğitim süresini dokuz aydan iki yıla çıkararak eğitim kurumuna meslek yüksekokulu statüsü kazandıran 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Yasasının yukarıda da yer verilen gerekçesinde, yine suç sayıları ve türlerindeki gelişme, değişme ve artıştan söz edilerek, bununla savaşımın ancak polisin meslek eğitim düzeyinin yükseltilmesiyle olanaklı bulunduğu belirtilmiştir.

Dört yıl süreli yükseköğretim kurumlarının çoğunda polis mesleğiyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili eğitim-öğretim yapılmadığından, bu okulları bitirenlerin altı ay gibi çok kısa bir eğitimden geçirilerek polis memurluğuna atanmaları, sorunun çözümü için yeterli olmayacaktır. Çünkü, polislik, çok özel ve uzun süreli eğitim verilmesini gerektiren bir meslektir.

Ayrıca, maddelerin incelenmesinden yasanın,

- Yalnızca belli bir polis açığının giderilmesi amacıyla getirilmediği, kalıcı ve sürekli olduğu,

- Yürürlüğe girmesiyle onbin kişinin hemen polis mesleğine alınarak yetiştirilmesinin öngörülmediği, istihdamın zamana yayıldığı, 2005 yılında yalnızca ikibin kişinin alınmasının planlandığı,

anlaşılmaktadır.

Her iki durumun da, Yasanın suçu önlemek için polis açığının ivedi olarak kapatılması amacıyla bağdaşmadığı açıktır.

Ayrıca, bu düzenlemeyle iki yılda yaklaşık dörtbin polis memurunun alınacağı planlandığına göre, iki yıldan sonraki açığın, iki yıllık eğitim-öğretim veren polis meslek yüksekokullarının sayısı ve kapasitesinin artırılmasıyla giderilebileceği de ortadadır.

Polis gereksiniminin yeterli meslekî eğitim-öğretim görmemiş, gerekli meslekî nitelikler kazanmamış kişilerle karşılanmasına neden olacak söz konusu düzenlemeler, hizmet gereklerine uygun düşmediği gibi, kamu huzurunun ve kamu düzeninin sağlanmasında da önemli sorunlar yaratabilecek niteliktedir.

Bu nedenle, incelenen Yasada kamu yararı bulunmadığı düşünülmektedir.

2- İncelenen Yasanın 2 nci maddesiyle, 3201 sayılı Yasaya eklenen ek 24 üncü maddenin,

- İkinci fıkrasındaki,

"En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibariyle 27 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini yapmış 29 yaşından gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimine alınırlar." ve

-Son fıkrasındaki,

"Polis meslek eğitim merkezlerinin kuruluş ve çalışma usul ve esasları; bu merkezlerde eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, mezun oldukları okul