DÖNEM : 22 CİLT : 70 YASAMA YILI :
3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
40 ıncı Birleşim
25
Aralık 2004 Cumartesi
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
l.- 2005 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli
İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2003 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli
İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları (1/897; 1/898; 1/878,
3/669, 1/879, 3/670) (S. Sayıları: 706, 707, 708, 709)
A) ÇEVRE VE
ORMAN BAKANLIĞI
1.- Çevre ve Orman Bakanlığı 2005 Malî
Yılı Bütçesi
2.- Çevre ve Orman Bakanlığı 2003 Malî
Yılı Kesinhesabı
a) ORMAN
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.- Orman Genel Müdürlüğü 2005 Malî Yılı
Bütçesi
2.- Orman Genel Müdürlüğü 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
b) DEVLET
METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.- Devlet Meteoroloji İşleri Genel
Müdürlüğü 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Devlet Meteoroloji İşleri Genel
Müdürlüğü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
B) ADALET BAKANLIĞI 547:575,576:605,605:606
1.- Adalet Bakanlığı 2004
Malî Yılı Bütçesi 547:575,576:605,605:606
2.- Adalet Bakanlığı 2003
Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,576:605,606
C) YARGITAY BAŞKANLIĞI 547:575,576:605,606
1.- Yargıtay Başkanlığı
2005 Malî Yılı Bütçesi 547:575,576:605,606
2.- Yargıtay Başkanlığı
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,576:605,606
D) MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 547:575,576:605,607
1.- Millî Eğitim
Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi 547:575,576:605,607
2.- Millî Eğitim
Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,576:605,607
I.- YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU 547:575,577:605,607:608
1.- Yüksek Öğretim Kurulu
2005 Malî Yılı Bütçesi 547:575,577:605,607:608
2.- Yüksek Öğretim Kurulu
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,577:605,608
II.- ÜNİVERSİTELER 547:575,577:605,608:685
1.- Ankara Üniversitesi 547:575,577:605,608:610
a) Ankara Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 547:575,577:605,608:609
b) Ankara Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,577:605,609:610
2.- Orta Doğu Teknik
Üniversitesi 547:575,577:605,610:611
a) Orta Doğu Teknik
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 547:575,577:605,610
b) Orta Doğu Teknik
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,577:605,610:611
3.- Hacettepe
Üniversitesi 547:575,577:605,611:612
a) Hacettepe Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 547:575,577:605,611:612
b) Hacettepe Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 547:575,577:605,612
4.- Gazi Üniversitesi 548:575,577:605,612:613
a) Gazi Üniversitesi 2005
Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,612:613
b) Gazi Üniversitesi 2003
Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,613
5.- İstanbul Üniversitesi 548:575,577:605,614:615
a) İstanbul Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,614
b) İstanbul Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,614:615
6.- İstanbul Teknik
Üniversitesi 548:575,577:605,615:616
a) İstanbul Teknik
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,615
b) İstanbul Teknik
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,616
7.- Boğaziçi Üniversitesi 548:575,577:605,616:617
a) Boğaziçi Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,616:617
b) Boğaziçi Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,617
8.- Marmara Üniversitesi 548:575,577:605,617:619
a) Marmara Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,617:618
b) Marmara Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,618:619
9.- Yıldız Teknik
Üniversitesi 548:575,577:605,619:620
a) Yıldız Teknik
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,619
b) Yıldız Teknik
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,619:620
10.- Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi 548:575,577:605,620:621
a) Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,620
b) Mimar Sinan
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,620:621
11.- Ege Üniversitesi 548:575,577:605,621:622
a) Ege Üniversitesi 2005
Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,621:622
b) Ege Üniversitesi 2003
Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,622
12.- Dokuz Eylül
Üniversitesi 548:575,577:605,622:623
a) Dokuz Eylül
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,577:605,622:623
b) Dokuz Eylül
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,577:605,623
13.- Trakya Üniversitesi 548:575,578:605,628:630
a) Trakya Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,578:605,628:629
b) Trakya Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,578:605,629:630
14.- Uludağ Üniversitesi 548:575,578:605,630:631
a) Uludağ Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,578:605,630:631
b) Uludağ Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,578:605,631
15.- Anadolu Üniversitesi 548:575,578:605,631:632
a) Anadolu Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,578:605,631:632
b) Anadolu Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,578:605,632
16.- Selçuk Üniversitesi 548:575,578:605,632:634
a) Selçuk Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,578:605,632:633
b) Selçuk Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,578:605,633:634
17.- Akdeniz Üniversitesi 548:575,578:605,634:635
a) Akdeniz Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 548:575,578:605,634
b) Akdeniz Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 548:575,578:605,634:635
18.- Erciyes Üniversitesi 549:575,578:605,635:636
a) Erciyes Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,635:636
b) Erciyes Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,636
19.- Cumhuriyet
Üniversitesi 549:575,578:605,636:637
a) Cumhuriyet
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,636:637
b) Cumhuriyet
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,637
20.- Çukurova
Üniversitesi 549:575,578:605,637:638
a) Çukurova Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,637:638
b) Çukurova Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,638
21.- Ondokuz Mayıs
Üniversitesi 549:575,578:605,639:640
a) Ondokuz Mayıs
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,639
b) Ondokuz Mayıs
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,639:640
22.- Karadeniz Teknik
Üniversitesi 549:575,578:605,640:641
a) Karadeniz Teknik
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,640:641
b) Karadeniz Teknik
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,641
23.- Atatürk Üniversitesi 549:575,578:605,641:642
a) Atatürk Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,641:642
b) Atatürk Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,642
24.- İnönü Üniversitesi 549:575,578:605,643:644
a) İnönü Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,643
b) İnönü Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,643:644
25.- Fırat Üniversitesi 549:575,578:605,644:645
a) Fırat Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,644
b) Fırat Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,645
26.- Dicle Üniversitesi 549:575,578:605,645:646
a) Dicle Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,578:605,645:646
b) Dicle Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,578:605,646
27.- Yüzüncü Yıl
Üniversitesi 549:575,579:605,646:647
a) Yüzüncü Yıl
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,579:605,646:647
b) Yüzüncü Yıl
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,579:605,647
28.- Gaziantep
Üniversitesi 549:575,579:605,648:649
a) Gaziantep Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,579:605,648
b) Gaziantep Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,579:605,648:649
29.- İzmir Yüksek
Teknoloji Enstitüsü 549:575,579:605,649:650
a) İzmir Yüksek Teknoloji
Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,579:605,649
b) İzmir Yüksek Teknoloji
Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,579:605,649:650
30.- Gebze Yüksek
Teknoloji Enstitüsü 549:575,579:605,650:651
a) Gebze Yüksek Teknoloji
Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi 549:575,579:605,650:651
b) Gebze Yüksek Teknoloji
Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 549:575,579:605,651
31.- Harran Üniversitesi 550:575,579:605,651:652
a) Harran Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,651:652
b) Harran Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,652
32.- Süleyman Demirel
Üniversitesi 550:575,579:605,653:654
a) Süleyman Demirel
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,653
b) Süleyman Demirel Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,653:654
33.- Adnan Menderes
Üniversitesi 550:575,579:605,654:655
a) Adnan Menderes
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,654:655
b) Adnan Menderes
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,655
34.- Zonguldak Karaelmas
Üniversitesi 550:575,579:605,655:656
a) Zonguldak Karaelmas
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,655:656
b) Zonguldak Karaelmas
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,656
35.- Mersin Üniversitesi 550:575,579:605,656:658
a) Mersin Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,656
b) Mersin Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,657:658
36.- Pamukkale
Üniversitesi 550:575,579:605,658:659
a) Pamukkale Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,658
b) Pamukkale Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,658:659
37.- Balıkesir
Üniversitesi 550:575,579:605,659:660
a) Balıkesir Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,659:660
b) Balıkesir Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,660
38.- Kocaeli Üniversitesi 550:575,579:605,660:661
a) Kocaeli Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,660:661
b) Kocaeli Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,661
39.- Sakarya Üniversitesi 550:575,579:605,661:663
a) Sakarya Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,579:605,661:662
b) Sakarya Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,579:605,662:663
40.- Celal Bayar
Üniversitesi 550:575,580:605,663:664
a) Celal Bayar
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,580:605,663
b) Celal Bayar
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,580:605,663:664
41.- Abant İzzet Baysal
Üniversitesi 550:575,580:605,664:665
a) Abant İzzet Baysal
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,580:605,664:665
b) Abant İzzet Baysal
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,580:605,665
42.- Mustafa Kemal
Üniversitesi 550:575,580:605,665:666
a) Mustafa Kemal
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,580:605,665:666
b) Mustafa Kemal
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,580:605,666
43.- Afyon Kocatepe
Üniversitesi 550:575,580:605,666:668
a) Afyon Kocatepe
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 550:575,580:605,666:667
b) Afyon Kocatepe Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 550:575,580:605,667:668
44.- Kafkas Üniversitesi 551:575,580:605,668:669
a) Kafkas Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 551:575,580:605,668
b) Kafkas Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 551:575,580:605,669
45.- Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi 551:575,580:605,669:670
a) Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 551:575,580:605,669:670
b) Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 551:575,580:605,670
46.- Niğde Üniversitesi 551:575,580:605,675:677
a) Niğde Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi 551:575,580:605,675:676
b) Niğde Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı 551:575,580:605,676:677
47.- Dumlupınar
Üniversitesi 551:575,580:605,677:678
a) Dumlupınar
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 551:575,580:605,677
b) Dumlupınar
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı 551:575,580:605,677:678
48.- Gaziosmanpaşa
Üniversitesi 551:575,580:605,678:679
a) Gaziosmanpaşa
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi 551:575,580:605,678:679
b) Gaziosmanpaşa
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Kesinhesabı 551:575,580:605,679
49.- Muğla Üniversitesi
a) Muğla Üniversitesi 2005 Malî Yılı
Bütçesi
b) Muğla Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
50.- Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
a) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı
51.- Kırıkkale Üniversitesi
a) Kırıkkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı
Bütçesi
b) Kırıkkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
52.- Osmangazi Üniversitesi
a) Osmangazi Üniversitesi 2005 Malî Yılı
Bütçesi
b) Osmangazi Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
53.- Galatasaray Üniversitesi
a) Galatasaray Üniversitesi 2005 Malî Yılı
Bütçesi
b) Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2003 Malî
Yılı Kesinhesabı
2.- Çanakkale
Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî
Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu
İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
3.- Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk
Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri ile Sanayi, Ticaret, Enerji,
Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonları Raporları (1/821) (S. Sayısı:
701)
4.- 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/925) (S. Sayısı: 717)
III. -
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralama ile çalışma
saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 11.00'de açılarak
altı oturum yaptı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında bulunan:
2005 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli
İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2003 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli
İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarılarının (1/897; 1/898; 1/878,
3/669, 1/879, 3/670) (S. Sayıları: 706, 707, 708, 709) görüşmelerine devam
olunarak;
İçişleri Bakanlığı,
Emniyet Genel Müdürlüğü,
Jandarma Genel Komutanlığı,
Sahil Güvenlik Komutanlığı,
Dışişleri Bakanlığı,
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı,
Petrol İşleri Genel Müdürlüğü,
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü,
2005 malî yılı bütçeleri ile 2003 malî
yılı kesinhesapları kabul edildi.
Çevre ve Orman Bakanlığı,
Orman Genel Müdürlüğü,
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü,
2005 malî yılı bütçelerinin tümü
üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Çevre ve Orman Bakanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesi oylamasından önce istem üzerine elektronik
cihazla yapılan yoklamalar sonucunda Genel Kurulda toplantı yetersayısı
bulunmadığı anlaşıldığından; alınan karar gereğince, 25 Aralık 2004 Cumartesi
günü saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 22.05'te son verildi.
|
|
Nevzat
Pakdil |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Ahmet
Küçük |
Mehmet
Daniş |
|
|
Çanakkale |
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 11.00
25 Aralık 2004 Cumartesi
BAŞKAN: Başkanvekili Ali
DİNÇER
KÂTİP ÜYELER: Türkân
MİÇOOĞULLARI (İzmir), Harun TÜFEKCİ (Konya)
BAŞKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 40
ıncı Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı vardır; gündeme
geçiyoruz.
Sayın milletvekilleri, 2005 Malî Yılı
Genel ve Katma Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2003 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçe
Kesinhesap Kanunu Tasarıları üzerindeki görüşmelere devam ediyoruz.
GELEN DİĞER
İŞLER
1.- 2005
Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2003 Malî
Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları
(1/897; 1/898; 1/878, 3/669, 1/879, 3/670) (S. Sayıları: 706, 707, 708, 709)
(x)
A) ÇEVRE VE
ORMAN BAKANLIĞI
1.- Çevre
ve Orman Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Çevre
ve Orman Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
a) ORMAN
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.- Orman
Genel Müdürlüğü 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Orman
Genel Müdürlüğü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
b) DEVLET
METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.- Devlet
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Devlet
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- Bugün, önce, dün oylaması
yapılamayan bakanlık ve kuruluşların bütçe ve kesinhesaplarının oylamasını
yapacağız.
Çevre ve Orman Bakanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
22 - ÇEVRE
VE ORMAN BAKANLIĞI
1.- Çevre
ve Orman Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
A
- C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 13 856 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 254
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Ekonomik İşler ve Hizmetler 279 668 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
05 Çevre Koruma Hizmetleri 151 088 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Çevre ve Orman Bakanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
(x) 706, 707, 708, 709 S.
Sayılı Basmayazılar ve Ödenek Cetvelleri 20.12.2004 tarihli 35 inci Birleşim
Tutanağına eklidir.
Çevre ve Orman Bakanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Çevre
ve Orman Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Çevre ve Orman Bakanlığı 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 353 126 863 000 000
- Toplam Harcama : 298 991 389 100 000
- İptal Edilen Ödenek : 37 806 120 950 000
- Ödenek Dışı Harcama : 759 588 950 000
- 1050 S.K.55 inci Mad.ve
Özel Kanunlar
Ger.Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 17
088 941 900 000
BAŞKAN - (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Çevre ve Orman Bakanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Bugün, yoğun bir çalışma yapacağımızı
gözönünde tutarak, Kâtip Üyelerin, oturarak, yerlerinden okumalarını oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
22.91 -
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.- Orman
Genel Müdürlüğü 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 4 456 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 73
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Ekonomik İşler ve Hizmetler 367 709 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
02 Vergi Dışı Gelirler 99 985
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 15
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 272 238 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Orman
Genel Müdürlüğü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Orman Genel Müdürlüğü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 333 023 634 000 000
- Toplam Harcama : 321 703 161 750 000
- İptal Edilen Ödenek : 11 379 045 950 000
- Ödenek Dışı Harcama : 58 573 700
000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 290 981 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 384 501 381 550 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü
2005 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
22.81 -
DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.-Devlet
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 77 597 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 119
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 195
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 1 035
000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü
2005 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü
2003 malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Devlet
Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 2003
Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 54 307 131 700 000
- Toplam Harcama : 50 804 979 950 000
- İptal Edilen Ödenek : 3 476 637 350 000
- Ödenek Dışı Harcama : 10 271 900
000
- 1050 S.K.55 inci Mad.ve
Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla
Devreden Ödenek : 35 786 300
000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü
2003 malî yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Böylece, Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman
Genel Müdürlüğü, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 2005 malî yılı
bütçeleri ile 2003 malî yılı kesinhesapları kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Şimdi, onuncu tur görüşmelerine
başlıyoruz.
Onuncu turda, Adalet Bakanlığı, Yargıtay
Başkanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu ve üniversiteler
bütçeleri yer almaktadır.
B) ADALET
BAKANLIĞI
1.- Adalet
Bakanlığı 2004 Malî Yılı Bütçesi
2.- Adalet
Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
C) YARGITAY
BAŞKANLIĞI
1.-
Yargıtay Başkanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.-
Yargıtay Başkanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
D) MİLLÎ
EĞİTİM BAKANLIĞI
1.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
I.- YÜKSEK
ÖĞRETİM KURULU
1.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
II.-
ÜNİVERSİTELER
1.- Ankara
Üniversitesi
a) Ankara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ankara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
2.- Orta
Doğu Teknik Üniversitesi
a) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
3.-
Hacettepe Üniversitesi
a)
Hacettepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Hacettepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
4.- Gazi
Üniversitesi
a) Gazi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Gazi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
5.-
İstanbul Üniversitesi
a) İstanbul
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İstanbul
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
6.-
İstanbul Teknik Üniversitesi
a) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
7.-
Boğaziçi Üniversitesi
a) Boğaziçi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Boğaziçi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
8.- Marmara
Üniversitesi
a) Marmara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Marmara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
9.- Yıldız
Teknik Üniversitesi
a) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
10.- Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
a) Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mimar
Sinan Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
11.- Ege
Üniversitesi
a) Ege
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ege
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
12.- Dokuz
Eylül Üniversitesi
a) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
13.- Trakya
Üniversitesi
a) Trakya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Trakya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
14.- Uludağ
Üniversitesi
a) Uludağ
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Uludağ
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
15.-
Anadolu Üniversitesi
a) Anadolu
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Anadolu
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
16.- Selçuk
Üniversitesi
a) Selçuk
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Selçuk
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
17.-
Akdeniz Üniversitesi
a) Akdeniz Üniversitesi
2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Akdeniz
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
18.-
Erciyes Üniversitesi
a) Erciyes
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Erciyes
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
19.-
Cumhuriyet Üniversitesi
a) Cumhuriyet
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Cumhuriyet Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
20.-
Çukurova Üniversitesi
a) Çukurova
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Çukurova
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
21.-
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
a) Ondokuz
Mayıs Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ondokuz
Mayıs Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
22.-
Karadeniz Teknik Üniversitesi
a)
Karadeniz Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Karadeniz Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
23.-
Atatürk Üniversitesi
a) Atatürk
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Atatürk
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
24.- İnönü
Üniversitesi
a) İnönü
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İnönü
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
25.- Fırat
Üniversitesi
a) Fırat
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Fırat
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
26.- Dicle
Üniversitesi
a) Dicle
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Dicle
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
27.- Yüzüncü
Yıl Üniversitesi
a) Yüzüncü
Yıl Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Yüzüncü
Yıl Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
28.-
Gaziantep Üniversitesi
a)
Gaziantep Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Gaziantep Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
29.- İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü
a) İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
30.- Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü
a) Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
31.- Harran
Üniversitesi
a) Harran
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Harran
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
32.-
Süleyman Demirel Üniversitesi
a) Süleyman
Demirel Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Süleyman
Demirel Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
33.- Adnan
Menderes Üniversitesi
a) Adnan
Menderes Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Adnan
Menderes Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
34.- Zonguldak
Karaelmas Üniversitesi
a)
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
35.- Mersin
Üniversitesi
a) Mersin
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mersin
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
36.-
Pamukkale Üniversitesi
a)
Pamukkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Pamukkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
37.-
Balıkesir Üniversitesi
a)
Balıkesir Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Balıkesir Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
38.-
Kocaeli Üniversitesi
a) Kocaeli
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kocaeli
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
39.-
Sakarya Üniversitesi
a) Sakarya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Sakarya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
40.- Celal
Bayar Üniversitesi
a) Celal
Bayar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Celal
Bayar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
41.- Abant
İzzet Baysal Üniversitesi
a) Abant
İzzet Baysal Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Abant
İzzet Baysal Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
42.-
Mustafa Kemal Üniversitesi
a) Mustafa
Kemal Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mustafa
Kemal Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
43.- Afyon
Kocatepe Üniversitesi
a) Afyon
Kocatepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Afyon
Kocatepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
44.- Kafkas
Üniversitesi
a) Kafkas
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kafkas
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
45.-
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
a)
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
46.- Niğde
Üniversitesi
a) Niğde
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Niğde
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
47.-
Dumlupınar Üniversitesi
a)
Dumlupınar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Dumlupınar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
48.-
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
a)
Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
49.- Muğla
Üniversitesi
a) Muğla
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Muğla
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
50.-
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
a)
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
51.-
Kırıkkale Üniversitesi
a)
Kırıkkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Kırıkkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
52.-
Osmangazi Üniversitesi
a) Osmangazi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Osmangazi Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
53.-
Galatasaray Üniversitesi
a)
Galatasaray Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Galatasaray Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - Komisyon?.. Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Sayın milletvekilleri, 13.12.2004 tarihli
31 inci Birleşimde, bütçe görüşmelerinde soruların gerekçesiz olarak yerinden
sorulması ve her tur için soru-cevap işleminin 20 dakikayla sınırlandırılması
kararlaştırılmıştır.
Buna göre, turda yer alan bütçelerle
ilgili olarak soru sormak isteyen milletvekillerinin, görüşmelerin bitimine
kadar sorularını sorabilmeleri için, şifrelerini yazıp parmak izlerini
tanıttıktan sonra ekrandaki söz isteme düğmesine basmaları gerekmektedir. Mikrofonlarındaki
kırmızı ışıkları yanıp sönmeye başlayan milletvekillerinin söz istemleri kabul
edilmiş olacaktır.
Tur üzerindeki görüşmeler bittikten sonra,
soru sahipleri, ekrandaki sıraya göre, sorularını yerlerinden soracaklardır.
Soru sorma işlemi 10 dakika içinde tamamlanacaktır. Cevap işlemi için de 10
dakika süre verilecektir. Cevap işlemi 10 dakikadan önce bitirildiği takdirde,
geri kalan süre için, sıradaki soru sahiplerine söz verilecektir.
Bilgilerinize sunulur.
Onuncu turda, grupları ve şahısları adına
söz alan sayın milletvekillerinin isimlerini okuyorum:
AK Parti Grubu adına; Kastamonu
Milletvekili Hakkı Köylü, Uşak Milletvekili Ahmet Çağlayan, Kahramanmaraş
Milletvekili Avni Doğan, İzmir Milletvekili Mehmet Saim Tekelioğlu, Siirt
Milletvekili Öner Ergenç.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına; Niğde
Milletvekili Orhan Eraslan, Antalya Milletvekili Atila Emek, Yalova
Milletvekili Muharrem İnce, Sinop Milletvekili Engin Altay, Ankara Milletvekili
Yakup Kepenek.
Şahısları adına söz alanları okuyorum:
Lehte söz alanlar: Kahramanmaraş
Milletvekili Mehmet Ali Bulut, Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan,
Samsun Milletvekili Mehmet Kurt, Afyon Milletvekili Ahmet Koca, Kütahya
Milletvekili Alaettin Güven.
Aleyhte söz alanlar: Denizli Milletvekili
Mustafa Gazalcı, İzmir Milletvekili Yılmaz Kaya, Çorum Milletvekili Feridun
Ayvazoğlu.
Şimdi, sırayla, konuşmalarını yapak üzere,
değerli milletvekillerini kürsüye çağıracağım.
Kastamonu Milletvekili Sayın Hakkı Köylü;
buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA HAKKI KÖYLÜ
(Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 Malî Yılı Bütçe
Kanunu Tasarısındaki Adalet Bakanlığı Bütçesi hakkında, AK Parti Grubunun
görüşlerini sunmak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi
saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, birkaç yıldan beri,
özellikle de 2003 ve 2004 yıllarında "uyum yasaları" adı altında çok
önemli değişiklikler Meclisimiz tarafından kabul edilmiştir. Temel yasalar
olarak; Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve Tedbirlerin İnfazı
Hakkında Kanun Meclisimizden geçti. Ticaret Kanunu ile İdarî Usul Yasası
çalışmaları son aşamaya geldi, yakın zamanda da Meclise gelecek. Keza, Borçlar
Kanununun hazırlık çalışmaları da tamamlandı. Ayrıca, çocukların
yargılanmasıyla ilgili kanun çalışmaları da bitirilmek üzere.
Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Adalet
Bakanlığı, yasa çalışmaları konusunda geçtiğimiz yıllarda büyük bir faaliyet
göstermiştir. Bu çalışmalardan dolayı, başta Sayın Adalet Bakanımız olmak
üzere, katkıda bulunan Adalet Bakanlığı personeli ve akademisyenlere, yasa
çalışmalarında görev alan herkese, Parlamentomuza çok teşekkür ediyorum.
Meclisten çıkarılan kanunlar ile Meclise
gelmek üzere olan tasarılar, Avrupa Birliği yolunda, daha da önemlisi,
çağdaşlaşma yolunda ülkemize çok önemli katkılar sağlamış ve sağlamaya da devam
edecektir.
Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanlığı
çalışmalarını, vaktimizin elverdiği ölçüde, kısa olarak, konu başlıklarıyla
değerlendirmeye çalışacağım.
2004 yılında, yabancı ülkelerle ve
uluslararası kuruluşlarla birlikte organize edilen eğitim çalışmaları
kapsamında 1 225 hâkim ve cumhuriyet savcısına, kurs, konferans ve seminer
yoluyla eğitim verilmiştir. Bakanlık, uluslararası kuruluşlarla işbirliğiyle,
196 hâkim ve cumhuriyet savcısını, eğitim amaçlı olarak, yurtdışına, çeşitli
ülkelere göndermiştir. Yine, Eğitim Dairesinin bizzat organize ettiği kurs,
konferans ve seminerler yoluyla, 3 393 hâkim ve cumhuriyet savcısına çeşitli
konularda eğitim verilmiştir.
Ayrıca, Avrupa Konseyi ve Avrupa
Birliğiyle müştereken, 9 bölge ve 30 merkezde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının incelendiği 206 seminer
düzenlenmiştir. Bu seminerlerde, 225 eğitici vasıtasıyla, 8 750 hâkim ve cumhuriyet
savcısına insan hakları konusunda eğitim verilmiştir.
Yıllık eğitim programları doğrultusunda,
ağır ceza mahkemeleri ve mülhakatlarında görevli 3 348 personele, yine, kurs,
seminer ve konferanslar yoluyla, hizmetiçi eğitim verilmiştir.
2005 yılında ise, 1 Nisan 2005 tarihinde
yürürlüğe girecek olan Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun üzerinde yargı teşkilatında
gerekli eğitimin yapılabilmesi için, 19 bölgede, 5 806 hâkim ve savcıya, 60 seminer
düzenlenmek suretiyle, yine, eğitim verilecektir.
Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanlığı,
Posta İşletmesi Genel Müdürlüğüyle 2005 yılı için bir protokol imzalamıştır.
Buna göre, bundan sonra adlî tebligatlar ve tebligat pulları, mahallinde değil,
genel merkezde açılan bir posta hesabından mahsup edilmek suretiyle
yapılacaktır. Bu, şu demektir: Daha önceki yıllarda, pul yokluğundan dolayı,
günlerce, haftalarca, hatta aylarca yapılamayan tebligatlar, sürdürülemeyen
duruşmalar ve daha da kötüsü, izhar müzekkeresi kesilmesi gibi, insan hakkını
ihlal edici uygulamalar tamamen ortadan kalkacak ve artık, net bir şekilde bu
uygulamaya geçilmiş olunacaktır.
Adalet teşkilatı 953 adliye binasında
hizmet vermektedir. Bunlardan 152'si müstakil, 491'i hükümet konağında, 51'i
hükümet konağının ayrı bir bloğunda, geri kalanlar da çeşitli kuruluşlara ve
özel sektöre ait kiralık binalarda hizmet vermektedir. Yeni adliye binası
yapımı halen devam etmektedir. Bir taraftan açılışlar yapılmakta, diğer
taraftan temeller atılmaktadır. Ancak, geçmiş yıllarda çok önemli aksamalar
olduğundan dolayı, adliye hizmetleri de bu binalarda yeterince
görülememektedir.
Değerli arkadaşlar, 2004 yılında 61
cezaevi kapatılmış ve cezaevi hizmetleri 444 cezaevinde yürütülmüştür. İlçe
cezaevleri hariç olmak üzere, genel olarak, cezaevlerimizde uluslararası
standartların üzerinde bir hizmet verilmektedir. Büyük ölçüde cezaevine halen
ihtiyaç vardır. Ancak, yapımı devam eden 21 cezaevinin 2005 ve 2006 yıllarında
hizmete açılacak olması, 2005 yılında ihalesi yapılacak olan 25 cezaevinin ise
2007 ve 2008 yıllarında hizmete girecek olması, bu alanda büyük açığı kapatacak
önemli bir başarı demektir. Her ne kadar, cezaevi yapılması memnuniyet verici
bir şey değilse de, bu, acil bir ihtiyaçtır ve biz, bu ihtiyacın birkaç yıl
içerisinde giderileceğine inanıyoruz.
Tabiî ki, buralarda görev yapan personelin
maddî durumlarının ve sair durumlarının iyileştirilmesinde de yarar vardır.
Bütün cezaevlerinde günde 8 saat çalışma düzeninin sağlanması için personel
takviyesi yapılması ve buralardaki paralı mahkûmların da özlük haklarının
iyileştirilmesi gerekmektedir.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde, 9 629 hâkim
ve savcı görev yapmaktadır. Daha doğrusu, bu kadar kadro olmasına rağmen, bu
kadroların 682'si boştur. Şu anda 602 hâkim adayı da staj yapmaktadır.
Yargıtayın işyükü ise 450 000 ilâ 500 000
dava civarındadır ki, bu, dünyanın hiçbir yerinde emsali görülmemiş bir
fazlalıktır. Hem Yargıtayın işyükünü hafifletecek, aslî görevi olan içtihat
görevini eksiksiz yerine getirebilmesini sağlayacak hem de adil yargılamayı
temin edecek bir düzenleme olan ve istinaf görevini yapacak olan bölge adliye
mahkemelerinin kuruluş yasası çıkarılmıştır ve bu mahkemelerin de, inşallah, bu
sene içerisinde hizmete gireceğini ümit ediyoruz; ancak, yeterli sayıda
kurulmadığı takdirde, bu mahkemelerden beklenen istifadeyi sağlayamayacağımız
endişesi de belirmektedir.
Ülkemizin nüfusu hızla artmakta olup,
ekonomik krizler ve sosyal gelişmeler mahkemelerin işyüklerinde çok ciddî
artışlara neden olmaktadır. Kadrolar, bu gelişmeye paralel olarak
artırılamamıştır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1 asliye ceza mahkemesi
hakiminin yılda 800 ilâ 1 000 dosyaya bakabileceğini öngörmüşken, 1 asliye ceza
mahkemesi hâkimi, Adana'da yılda 3 500, Beyoğlu'nda 4 000, Eyüp'te ise 4 500
davaya bakmaktadır. Bu da şunu gösteriyor: Türkiye'de, 1 hâkim, 4 hâkimin
bakması gereken davaya bakmaktadır.
Avrupa ülkeleriyle kıyaslayacak olursak,
nüfus bakımından bize yakın olan ülkelerden Almanya'da 26 000 hâkim ve savcı,
İngiltere'de ise 36 000 hâkim ve savcı vardır; yani, bizdekinin 4 katıdır.
Hâkim ve savcı sayısı bizimle eşit olan İsveç vardır ki, İsveç'in de
büyüklüğünü mukayese etmeye gerek yoktur.
Değerli arkadaşlar, yeni hâkim ve savcı
alınmakla birlikte, hâkim ve savcılar ve bunlar dışında kalan adliye
personelinin özlük haklarında da önemli iyileştirmeler yapılması gerekmektedir.
Sonuç olarak, yargının uzun yıllardan beri
devam edegelen sorunlarına neşter vurulmaya, kıt bütçe imkânlarıyla önemli gelişmeler
sağlanmaya başlanmış, çıkarılan kanunlarla adil yargılama konusunda ilerleme
kaydedilmiştir. Başarılı bir dönem geçirmiş olan Adalet Bakanlığı bütçesinin
hayırlı olmasını diler; ayrıca, tüm vatandaşlarımın yeni yılını kutlar, tekrar,
Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)
BAŞKAN - Uşak Milletvekili Sayın Ahmet
Çağlayan; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 9 dakika.
AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET ÇAĞLAYAN (Uşak)
- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, anayasal bir yüksek yargı
organı olan Yargıtayımızın 2005 yılı bütçesi hakkında AK Parti Grubu adına söz
almış bulunmaktayım; Grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlarım.
Yargıtay, adlî merciler tarafından verilen
kararların hukuka uygunluğunu inceleyen ve denetleyen fonksiyonunun yanında,
ayrıca, kanunlarla kendine verilen davalarda ilk ve son derece mahkemesi olarak
da görevini yapmakta ve bakmaktadır.
İlk defa, tarihimizde, Divanı Ahkâmı
Adliye adıyla 1868 yılında kurulmuş, 1879'da Mahkeme-i Temyiz adını almış, 1922
yılına kadar, Osmanlı döneminde görevini sürdürmüş, millî mücadele sırasında
da, Sivas'ta Mahkeme-i Temyiz Heyeti olarak kurulup çalışmış, 1923'te
Eskişehir'e nakledilmiş ve Temyiz Mahkemesi adını almış, 1935 yılında, şimdi,
Ankara'da bulunan yerine nakledilerek, Mahkeme-i Temyiz Heyeti adı da Yargıtay
olarak değiştirilmiş ve 1961 Anayasasında yüksek mahkemeler arasındaki yerini
almıştır. Ayrıca, kendi iç düzenlemeleri de yapılmıştır. 1936 yılında
raportörler, 1960 yılında üye yardımcılıkları, 1973 yılında da tetkik
hâkimlikleri sistemi getirilmiş ve bugünkü çalışma sistemine ulaşmıştır.
Gerek doktrinde gerekse uygulamada çok
tartışılan istinaf mahkemeleri konusu vardır. Bugün "bölge adliye
mahkemeleri" olarak kanunu Meclisimizden geçmiş, kabul edilmiştir,
1.4.2005'te de yürürlüğe girecektir.
İstinaf mahkemeleri ilk defa 1879 yılında
Osmanlıda göreve başlamış. Üçlü bir yargılama sistemi o dönemde devam etmiş;
ancak, cumhuriyetin ilk yıllarında hâkim yetersizliği nedeniyle, istinaf
mahkemelerinin görevi asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri tarafından
yapıldığından, kuruluşundan kırkbeş yıl sonra kapatılmış ve neticede Yargıtay,
yargı hayatımızda bugünkü bilinen halini ve yerini almıştır.
Yargıtayın 21 hukuk dairesi, 11 ceza
dairesi vardır ve 1 başkan, 4 üyeyle toplanıp çoğunlukla kararlar alınmaktadır.
Yargıtayda toplam olarak 250 yüksek hâkim, 446 tetkik hâkimi, 133 Yargıtay
cumhuriyet başsavcısı, 842 personel bulunmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında da,
her ceza dairesi karşılığında bir masa vardır.
Bunlardan niye bahsettik; bunlar, biraz
sonra aşağıda bahsedeceğimiz yoğun işyükü nedeniyle Yargıtayın esas görevi olan
içtihat mahkemesi görevini neden yerine getiremediği, neden bu konuda
güçlüklerle karşılaştığı hususunu anlatmak bakımındandır.
Yargıtayın 2003-2004 yıllarında -iş
cetveli itibariyle hukuk dairelerini uzun uzun anlatmayı zait görüyorum- hukuk
dairelerine 318 560, ceza dairelerine 293 283, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına da 275 885 dosya gelmiştir ve toplam olarak Yargıtaya gelen 887
728 dosya vardır. Bunlardan 497 000 civarı çıkmış; ama, çok büyük bir yekûn,
400 000 civarındaki de kalmıştır.
Bu bakımdan, Yargıtay, yoğun işyükü
altında ezilmekte, bu nedenle içtihat mahkemesi görevini yerine getirmekte
güçlüklerle karşılaşmaktaydı.
Doktrinde ve yargı hayatımızda devamlı
tartışılmıştır; istinaf mahkemelerinin kaldırılması yerinde olmamıştır, yeniden
kurulması gerekir denilmiş ve bugüne kadar tartışılagelen istinaf
mahkemelerinin, bölge adliye mahkemeleri adıyla yargı hayatında yerini alması,
bu hükümete ve bu Meclise nasip olmuş ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kanunu kabul
edilmiştir, 1.4.2005'te de yargılama hayatına başlayacaktır.
Yargıtayın 2005 yılı bütçesi 29 150 000
YTL'dir. 2004 bütçesine göre yüzde 13 nispetinde bir artış yapılmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında adalet hizmetlerine, Adalet Bakanlığına ayrılan
bütçe, bütçenin yüzde 3,5'i nispetindeydi; bu, zamanla azalarak yüzde 1'lerin
altına düşmüştür. Bu dönemde, yine, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfının
kapatılması da birtakım sıkıntıları getirmiştir. Hatta, Sayın Bakanımızın,
işyurtlarıyla ilgili hususta özel gayretlerini, bu bütçede, gelirin artırılması
ve yargının, gerçekten, Türkiye'de yargı hayatındaki gereken yerini alabilmesi
için yaptığı gayretlerini, burada takdir etmeden geçemeyeceğim.
Yargıtayın, ilk derece mahkemelerinden
verilen kararların kanunlara uygunluğunun denetiminde bu yoğun işyükü
sıkıntıları, yasalardaki yetersizlik ve çağa uyamama, personel sıkıntısı,
çalışılan mekânlardaki problemler ve bilhassa, şu iş yoğunluğu meselesi
nedeniyle içtihat üreten bir yüksek mahkeme olmadaki sıkıntıları bir türlü
bugüne kadar giderilememiş, bu dönemde, istinaf mahkemelerinin kurulmasıyla bu
sıkıntının giderilmesine çalışılmıştır. Bundan sonra, Yargıtayımızı içtihat
üreten bir mahkeme olarak görmeyi gerçekten arzu ediyoruz ve yargı hayatımızda
böyle bilinmesini, böyle tanınmasını istiyoruz.
Hükümetimizin iktidara gelişinden beri,
yargı alanında muhalefetin de desteğini alarak gerçekleştirilen çalışmalar
takdire şayandır. Bu nedenle, Adalet Komisyonunda ve Genel Kurulda gösterilen
çalışmalarda AK Partili ve CHP'li arkadaşlarımın hizmetlerini burada takdirle
ve teşekkürle anıyorum.
Anayasa ve yasalarda gerçekleştirilen
demokrasi ve insan hakları, düşünce özgürlüğü ve sair alanlardaki "Avrupa
uyum yasaları" dediğimiz kanunî düzenlemeler bu dönemde
gerçekleştirilmiştir. Yine, Türkiye'de yaşanan hukuk, yargı hayatı tecrübeleri
de nazara alınarak yapılan kanunî değişiklikler İş Kanunu, İş Güvenliği Kanunu,
Çek Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Yerel Yönetimler, Belediyeler Kanunları, Ceza
Kanunu, Ceza Muhakemeleri ve İnfaz Kanunu değişiklikleri bu konuda reform
düzeyinde yapılan değişikliklerdir.
Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisinde,
Türkiye'nin kendi ihtiyaçları gözönünde bulundurulmuş, yargı alanındaki
uygulamalardan ve tecrübelerden yararlanılarak bu çalışmalar
gerçekleştirilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
AHMET ÇAĞLAYAN (Devamla) - Yukarıda
zikrettiğim gibi, kapanan istinaf mahkemelerinin yeniden açılması, yıllardır
ağır ve yoğun işyükü altındaki Yargıtay'ın bu konuda en büyük yardımcısı
olacaktır. Böylece, üç aşamalı yargılama sistemi yeniden başlayacak, geciken
adalet sızlanmalarına çare bulunmuş olacak, Yargıtay, esas görevi olan içtihat
mahkemesi olma özelliğine kavuşacaktır.
Avrupa Birliğinin kapısında tam üyelik
için gün almış bir Türkiye de çağı yakalama, dünyayla entegre olmada yoluna
devam etmektedir. Yargılama mekânları güzelleşmektedir. Adalet akademisi,
kaliteli yargı dağıtan hâkimlerin yetiştirilmesinde önemli bir aşamadır.
Yine, hâkimleri mahkemelerde bilgisayar
kullanırken ve adalet dairelerinde bilgisayara kavuşma hususunu görüyorum.
Bunlar da çağı yakalama hususunda önemli gelişmelerdir. Mesai mefhumuna bağlı
kalmaksızın yoğun işyükü altında çalışanların, yargı çalışanlarının, gerçekten,
ücret konusundaki sıkıntılarıyla ilgili çalışmaları da değerlendiriliyor.
İnşallah, bu konuda hükümetimizin bu yaralara da deva olacağını düşünüyor,
cümlenizi saygıyla selamlıyor, Yargıtay bütçesinin Yargıtaya, milletimize
hayırlı olmasını temenni ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri,
soru-cevap işlemi için bir açıklama, hatırlatma, bilgilendirme yapmak
istiyorum.
Soru-cevap işlemi bilgisayar programına
göre yapılıyor. Bu programa göre ilk başvuruda yerinizi alıyorsunuz; eğer, ilk
başvuruda acaba yerimi aldım mı almadım mı diye tereddüt edip ikinci başvuru
yaparsanız sistemden, masanızdan, bu sefer siz o anda listenin sonuna geliyorsunuz,
listenin sonu yeriniz oluyor. Belki birinci sıradaydınız ilk başvurunuzda,
aradan biraz zaman geçince tereddüte düşüp ikinci başvuruyu yaptığınızda en son
sıraya düşüyorsunuz, birinci sıradan siliniyorsunuz. Bu nedenle tereddütle
karşılaştığınız zaman sisteme girmede, sisteme girdikten sonra yer alıp
almadığınızı, gelip, Katîp Üye arkadaşlara sorabilirsiniz; ikinci defa giriş
yapmaya çalışıp, son sıralara düşmekten kurtulabilirsiniz. Zaten, bilgisayar
programı, siz ilk başvuruyu masadan sisteminizle yaptığınız zaman, eğer
ışıkları yakıyorsa, başarılı bir giriş yapmışsınız demektir, tereddüte gerek
yoktur; ama, buna rağmen, ışık yanıp sönüyor, acaba, yine de girdim mi,
giremedim mi diye tereddüde düşerseniz, hemen, Divan Kâtibine gelin; tekrar başvurmaya
kalkışmayın, en son sıraya kalırsınız. Bunu bilgilerinize sundum.
Şimdi, söz sırası, Kahramanmaraş
Milletvekili Sayın Avni Doğan'ın.
Buyurun Sayın Doğan. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA AVNİ DOĞAN
(Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 malî yılı Millî
Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına
konuşmak üzere söz almış bulunuyorum; Partim ve Grubum adına hepinize saygılar
sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz
Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin bir özelliği var; bu özellik çok önemli bir
özellik. Yıllardan bu yana, bir 2004 yılı malî bütçesinde bir de bu görüşmekte
olduğumuz bütçede, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi en büyük bakanlık bütçesi
olma özelliğini gösteriyor. Daha önceki bütçelerde, Millî Eğitim Bakanlığı
bütçesi herhangi bir bakanlık bütçesi ya da ona denk bir bütçe görünümündeydi.
Ancak, 59'uncu hükümet, iki yıldır -millî eğitime verdiği önem açısından çok
önemli bir gösterge bu- Millî Eğitim Bakanlığına, millî gelirden en büyük payı
ayırmaktadır.
Türkiye, 80 kişilik sınıfların olduğu bir
ülke. Türkiye, okullaşma oranı açısından sıkıntıları olan bir ülke. Türkiye,
öğretmenlik mesleği, öğretmen sayısı, öğretmenin niteliği açısından sıkıntıları
olan bir ülke. Eğer, bir ülke, eğitim meselesini çözemezse, hele, bu, az
gelişmekte olan bir ülkeyse, bir medeniyet taşrası halinde kalır, bir
medeniyetin kenar mahallesi olur. Onun için, çağdaş eğitimin en önemli
gereklerinden birisi, bir kere, millî eğitime ayırdığınız, millî bütçeden
ayırdığınız paradır; bu, çok önemlidir. İki yıldır, 59 uncu hükümet, Millî
Eğitim Bakanlığı bütçesini, hükümetin en büyük bakanlık bütçesi halinde
huzurlarınıza sunuyor; bundan dolayı hükümeti kutluyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'de, yıllardır
eğitim sisteminin bozuk olduğunu konuşuruz; yıllardır, eğitim sisteminin
eksiklerini konuşuruz; ama, bir türlü bir adım atmayız, bir türlü sistemi
değiştirmeyi düşünmeyiz. İşte, iki yıldır, Türkiye'de sistem değişmeye
başlamıştır. Sistemin değişmesi yeterli mi; elbette, yeterli değil; ama, şunu
söyleyeyim: Kelebek bir kere kanatlanırsa, bir daha tırtıl olmaz. Millî Eğitim
sisteminde değişim başlamıştır, bu değişim sürecektir. Ancak, bu değişimi
tamamladığımız zaman, biz, bir medeniyet taşrası olmaktan kurtuluruz,
hedeflediğimiz çağdaş uygarlığın merkezi haline geliriz.
Az gelişmiş ülkelerin en büyük hastalığı,
millî eğitime, millî bir mesele olarak bakmanın ötesinde, bilimsel bir mesele
olarak bakmanın ötesinde, ideolojik bir mesele olarak bakmalarıdır. Tabiî,
ideolojik mesele olarak bakarsanız, yetiştirmek istediğiniz nesilleri, kendi
ideolojinizin dar sınırları içerisinde yetiştirirsiniz.
Hazreti Ali'nin -kaç sene evvel
bilmiyorum, binaltıyüz sene evvel galiba- bir sözü var: "Çocuklarınızı
kendi devriniz için yetiştirmeyin, çocuklarınızı, onların yaşayacakları devir
için yetiştirin." Bu, şu demek: Çocuklarınızı kendi ideolojiniz için,
kendi düşünce kalıplarınız için değil, onların çağı için, onların devri için
yetiştirin. İslam dünyasının önemli bir bilgesinin, önemli bir büyüğünün
söylediği bir laf, bir söz, aslında, bizim medeniyetimizin dışındaki ülkelerde
neredeyse bir yol haline gelmiş, neredeyse bir ilke haline gelmiş; ama, en
fazla bizim sahiplenmemiz gereken bir görüşe, nedense, sahip olamamışız.
Tabiî, Türkiye'de, işte bu değişim,
çocukları kendi devirleri için yetiştirme dönemi başlamıştır. Bu cümleden
olarak, mesela, 2003 yılı itibariyle okulöncesi eğitimde okullaşma oranı, yüzde
11'dir; bu oran, şu an yüzde 20'lere çıkarılmıştır. Okulöncesi eğitim, bizim
hiç ciddîye almadığımız bir eğitimdir; ama, çağdaş ülkelerde, artık, bu,
eğitimin temel dinamiği haline getirilmiştir, eğitimin temel unsuru haline
getirilmiştir.
Bizim en başarılı olduğumuz okullaşma
alanı, ilköğretimdir. İlköğretimde okullaşma oranı, iki yıl önce yüzde 93,9'du,
bugün yüzde 97,4'e çıkmıştır; yani, artık yüzde 100'leri yakalamak üzereyiz.
Kesintisiz temel eğitimin en fazla tartışılan yanı, en fazla tartışılması
gereken yanı, devletin yaptığı birtakım okulların kapatılmasıdır; birtakım köy
okulları kapatılmıştır, taşımalı eğitime geçilmiştir. Mesela, ben, Andırın'da
bir köy geziyordum, okulun duvarına siyah bir kömürle şöyle yazmışlar:
"Kapatacaktınız, burayı niye yaptınız?!" Şimdi, bu iki yıllık
dönemde, devletin, vatandaşın alınteriyle yaptığı kapalı okullar tamir edilip,
tekrar eğitime-öğretime açılmaya başlamıştır. Geçtiğimiz yıl eğitim-öğretime
açılan okul sayısı 1 400'dür. Yine, bu ülkede, 80 000 dersliğe ihtiyaç olduğu
düşünülüyor veya 800 000; şu an, tam rakam aklımda değil. Geçtiğimiz yıl 40 000
derslik yapılmıştır; bu yıl 30 974 derslik yapılması hesaplanmaktadır. 21 inci
Yüzyıla girdiğimiz yıllarda, 70-80 kişilik sınıflarda öğretim yapılmasının ne
anlama geldiğini takdir edersiniz; ama, inşallah, önümüzdeki beş altı yıl
içerisinde, Türkiye'de 30 kişilik sınıflarda eğitim yapılmaya başlayacaktır.
Zaten taşımalı eğitimin altyapısı tamamlanmış, sorunları ortadan
kaldırılmıştır.
Biz, hep, eğitimde çağdaşlıktan
bahsederiz; ama, batı ülkeleri içerisinde, kızlarının hâlâ okula gitme problemi
olan ender ülkelerden biriyiz. Bu cümleden olarak, hükümetimiz tarafından,
Bakanlığımız tarafından "haydi kızlar okula" kampanyası
başlatılmıştır. Şu ana kadar, okula başlatılan kız öğrenci sayısı 40 000'dir;
bunun, 100 000'leri bulması düşünülmektedir.
Okul ve yurt binası yapan işadamlarının
masrafları Gelir Vergisinden düşürülmektedir. Bu doğrultuda, bildiğiniz gibi,
Yüce Meclisimizden bir kanun çıkarılmıştır.
Eğer, öğretmenlerin özlük problemlerini,
öğretmenlerin ikamet problemlerini çözmezsek, tabiî, eğitimde önemli bir
eksiklik vardır. Şimdiye kadar, öğretmenler, mesleğe öğretmen olarak başlar,
kırk yıl sonra, mesleği bitirir, yine, öğretmen olurdu. Yüce Mecliste, çok
önemli bir yasa çıkarıldı; öğretmenlere, uzman öğretmen, başöğretmen gibi çok
önemli kariyer basamaklarına yükselme imkânı tanındı. İnşallah, önümüzdeki
dönem, bu, devreye girecektir. Bu, hem özlük hakkı bakımından öğretmenlere
ciddî bir getiri sağlayacak hem de öğretmenlik mesleğini böyle düz bir yol
olmaktan çıkaracaktır; bu belki de geçtiğimiz dönemin en büyük çalışmasıdır,
Yüce Meclisin çıkardığı en önemli kanunlardan biridir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
AVNİ DOĞAN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın
Başkan.
Hükümetimiz döneminde çok önemli
çalışmalardan birisi öğretmenlere konut edindirilmesi projesidir. Çok az
taksitlerle öğretmenlerin konut edindirilmesi düşünülmektedir. Bu cümleden
olarak, TOKİ'yla işbirliği sürdürülmektedir.
Değerli arkadaşlar, sözlerimi bitiriyorum.
Bilgeliğin zirvesi, bugünü yaşamak, yarını planlamak, geçmişten de ders
almaktır. Zannediyorum Türkiye'nin en büyük problemi budur. Churchill'in bir
önemli sözü, "eğer bugünle geçmiş kavga ediyorsa geleceği
kaybederiz." AK Parti Hükümetinin en büyük hedefi, Türkiye'nin geçmişiyle
Türkiye'nin bugününü, Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle Yüce Türk Milletini
barıştırmaktır.
Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Doğan, bütün konuşmalar
gibi sizin konuşmanız da zapta geçti; küçük bir yanlış var onu düzeltmek
isterim. Özlü bir sözünü aktardığınız Hazreti Ali binaltıyüz değil, binüçyüz
yıl yahut bindörtyüz yıl önce yaşamıştır.
AVNİ DOĞAN (Kahramanmaraş) - Doğrudur,
doğrudur.
BAŞKAN - Sıra, İzmir Milletvekili Sayın
Mehmet Tekelioğlu'nda.
Buyurun Sayın Tekelioğlu. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET S. TEKELİOĞLU
(İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Yükseköğretim, Türkiye'de çok tartışılan
konuların başında gelmektedir, maalesef bu tartışmalar sağlıklı bir ortamda
cereyan etmemektedir. Ben bu kısır tartışmaları bir tarafa bırakarak, nasıl bir
yükseköğretime sahip olmamız gerektiği üzerinde biraz durmak istiyorum.
Yükseköğretimin toplumdaki rolü konusunda
genel olarak uzlaşmaya varılmış anlayış şudur: Sosyal gelişmede, ekonomik
büyümede rekabet edebilir mal ve hizmetlerin üretiminin desteklenmesinde,
kültürel kimliğin şekillenmesi ve korunmasında, sosyal bağın sürdürülmesinde ve
nihayet yoksulluğa karşı mücadelede ve barış kültürünün desteklenmesinde
yükseköğretim yeri doldurulamaz bir unsurdur. Bu tanım, biraz da UNESCO'dan
gelmektedir.
Üniversite, bilgi için inşa edilen bir
kurumdur. Üniversite, uygulamaya ve yarara yönelik bir amacın da ötesinde,
doğru bilgi peşindedir. Üniversite, bilgiyi üretir, öğretir, sunar ve yayar. Bu
dört fonksiyon, üniversitenin var oluş sebebi, yani misyonudur. Bilgi üretme
işlevini araştırma-geliştirme faaliyetiyle, öğretme işlevini eğitim-öğretim
faaliyetiyle, sunma işlevini topluma danışmanlık yapmak suretiyle, nihayet
yayma işlevini de yayın yapmak suretiyle yerine getirir. Üniversitenin
fonksiyonları, karşılıklı olarak birbirini etkilemektedir. Dolayısıyla, tüm
fonksiyonları birbiriyle interaktif bir ilişki içindedir.
Üniversite, yukarıda dile getirilen
fonksiyonlarının tümünü birlikte, eşzamanlı olarak yerine getirip
sürdürebildiğinde, kendini tanımlayan özniteliklere kavuşmuş sayılabilir.
Anılan fonksiyonlardan bir kısmını yapabilen, fakat diğerlerini yerine
getiremeyen bir kurum, âdeta, kimi uzuvları noksan bir vücut gibidir; adı
üniversite olsa da, hakikatte üniversite kavramıyla örtüşmez. Üniversite,
fonksiyonlarını etkin ve yetkin olarak gerçekleştirmek durumundadır. Buradaki
yetkinlik teriminin işaret ettiği kavramın anlamı, bir eğitim programının, o
programın gerektirdiği uluslararası asgarî standartları yerine getirebilir
düzeyde olmasını, yani akredite olmasını, etkinlik terimi ise bunun
sürdürülebilir olmasını ifade etmektedir.
Avrupa Birliği üyeliği gerçekleştiği,
serbest dolaşım hakkı sağlandığı takdirde, örneğin Türk mühendisler eğer
yeterli niteliklere sahip değillerse, Türkiye'de Avrupalı mühendisler Türk
mühendislerin yerini alabilecek, Türk mühendisler yeterli niteliklere sahiplerse,
bir Avrupa ülkesinde Türk mühendis tercih edilebilecektir. Bu açıklamadan
anlaşıldığı üzere, eğitimde evrensellik, bir programın yetiştirdiği insanın
uluslararası düzeyde geçerli niteliklerle donanmış olması anlamına gelmektedir.
Üniversitenin fonksiyonlarını yerine
getirebilmesi için, akademik özgürlük ve üniversite özerkliğine sahip olması
gerekmektedir. Özerklik kavramı, seçme özgürlüğü veya irade özgürlüğü olarak
dile getirilebilir. O halde, üniversite özerkliği, üniversitenin herhangi bir konuda
karar vermede ya da verdiği kararı uygulamada bağımsız olmasını, dış
baskılardan korunmasını ifade eder. Üniversite tüzelkişiliği açısından özerklik
ise, üniversitenin, akademik, idarî ve malî alanlarda kendi tercih hakkına
sahip olmasıdır; yani, seçme hürriyetidir. Üniversitenin akademik özerkliği,
araştırma geliştirme alanını, eğitim-öğretim yaptığı programların müfredatını
ve ders içerikleri ile bilim adamlarını, yani öğretim elemanlarını kendisinin
seçebilmesi, kısacası neyi öğreteceğine ve neyi araştıracağına ve kimin
tarafından araştırılıp öğretileceğine kurumun kendisinin karar verebilmesi
hakkıdır.
Bilim adamının veya insanın özerkliği ise,
çalışmak istediği alan ya da alanları kendi özgür iradesiyle seçebilme
serbestliği anlamındadır. Bilim adamının, bilimdışı faaliyetleri veya görüşleri
nedeniyle rahatsız edilmeden huzur içinde çalışabilmesidir; toplumun ve
devletin yerleşik görüşlerine, yöneticilere ve rektöre aykırı düşmenin zararını
görmeden konuşabilmesidir.
Özgürlük, ifade ve fikir özgürlüğü;
özerklik ise, irade veya fiil, yani uygulama özgürlüğü olarak nitelenebilir.
Bunlar iki taraflıdır; öğretim üyesinin kafasının içindeki özgürlük ve özerklik
ile yasal statünün tanıdığı özgürlük ve özerklik birlikte olursa anlamlı olur.
Otoriter veya totaliter yapılarda, üniversite özerkliği ve akademik özgürlük
sınırlandırılmış olabilir. Benzer bir sonuç, bizzat bilim adamından da
kaynaklanabilir. Eğer bilim adamı otoriteyi içselleştirmişse, orada artık
özgürlüğün mevcudiyetinin fazlaca bir anlamı olmaz. İşte, bu noktada, kimi YÖK
üyelerini ve üniversite rektörlerini anmadan edemiyorum.
Üniversite, günümüz dünyasında teknoloji,
küreselleşme ve rekabet dinamiklerinin etkisiyle yepyeni bir dönüşüm
yaşamaktadır. Üniversiteler, daha önce hiç olmadığı kadar dikkatlerini dış
dünyaya çevirmektedirler. Yirmi otuz yıl öncesine kadar akademik dünyadaki
gelenekte, eğitim ve araştırmanın kalitesi bizzat eğitim veren üniversitelerin
ve eğiticilerin sorumluluğu altındaydı. Bu durum, uzun yıllar az sayıdaki istikrarlı
akademik kurumlarda iyi de işledi. Araştırma sonuçları eleştiriye açıktı. Malî
kaynak hükümet tarafından garanti edilmişti. Üniversitenin tanınmışlığı, esas
itibariyle, kendi araştırma ve eğitim sonuçlarının kalitesine dayanıyordu. Son
on yıllar boyunca, yükseköğretimde birçok ülkede öğrenci sayısında büyük artış
meydana geldi. Bu eğilimlerin bir sonucu olarak, yükseköğretim giderek
kitleselleşmekte, yükseköğretim alanı, öğrenciler için ve kaynak sağlanması
bakımından çetin bir yarışma alanına dönüşmektedir. Bu durumda, düşük nitelikli
eğitim ve araştırmanın riski açıktır. Bu olguyla, akademik dünya bir sürprizle
karşılaşmış görünüyor.
Yükseköğretimde genellikle üç aşama
tanımlanıyor. Eğer yükseköğretim çağındaki öğrencilerin oranı yüzde 15'ten azsa
elit eğitim, yüzde 15 ile yüzde 30 arasındaysa kitlesel eğitim, daha da
fazlaysa kitleselleşme sonrası yükseköğretim aşaması olarak tanımlanıyor.
Türkiye'de yükseköğretimdeki toplam
okullaşma oranı -örgün öğretim ve yaygın öğretim birlikte- yüzde 30 civarında;
örgün öğretimdeki okullaşma oranı ise, yüzde 20 civarındadır. Buna göre, Türk
yükseköğretimi kitleselleşme aşamasında bulunmaktadır.
Yükseköğretimde riski azaltmanın yolu,
eğitimde minimum nitelik; yani, kalite ölçütleri için mutlaka standartlar tanımlamaktır.
Türkiye'de dönüşüme engel olan birkaç
husus vardır; ancak, bunlardan en önemlisi Türkiye üniversitelerinin kapalı
toplum tarzında yaşayagelmiş olmalarıdır. Türk üniversitesi, merkeziyetçi, tek
bir yasal statüye bağlı, üniversiteye ilişkin akademik kuralların ve
yöneticilerin merkezî bir otorite tarafından belirlendiği, kapalı toplum
yapısına sahiptir. Kapalı toplumlar, kendilerine empoze edilen kuralları zaman
içerisinde alışkanlık haline getirerek, içgüdüleriyle hareket eden toplumlara
benzer bir yaşam tarzı benimsemektedirler. Kapalı toplumlar, dışarıdan gelecek
her türlü etkiye karşı tepki göstermeye hazır, savunmayla karşılayan, değişmeye
karşı bir içdirenç oluşturmaktadır.
Türkiye üniversiteleri, sadece yasal statü
itibariyle değil, etrafı yüksek beton duvarlarla çevrelenmiş, kapısından ancak
kimlik kontrolüyle girilebilen, toplumdan fiziksel olarak da tecrit edilmiş bir
yasaklar ve otorite alanı olarak durmaktadır. Dolayısıyla, işimiz bir hayli güç
gözükmektedir.
Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım;
maalesef, süre yetersizliği dolayısıyla, üzerinde durmak istediğim çok önemli
bazı konuları özetlemek durumundayım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
MEHMET S. TEKELİOĞLU (Devamla) - Hemen toparlıyorum
Sayın Başkanım.
Üniversite kanunuyla ilgili olarak,
seviyeli bir tartışma ortamını temin etmek zorundayız. AK Parti olarak, bu
sorumluluğun bilinci içerisindeyiz. Bütün üniversiteleri aynı şablon içerisinde
görmemek gerektiğini düşünüyoruz. Hazırlanacak bir çerçeve kanunla, bu hedefe
ulaşılabileceğine inanıyoruz. Devlet üniversiteleri, sorunun aşılmasında tek
seçenek değildir. Vakıf ve şirket üniversitelerinin önünün açılması gerektiğini
belirtmek istiyoruz.
Yükseköğretimin finansmanı konusunda yeni
modellere ihtiyacımız vardır. Devlet ödeneklerinin doğrudan öğrenciye verilmesi
ve üniversitelerin bir yarışma ortamına çekilmesi, bu anlamda mutlaka
tartışılmalıdır.
Avrupa Birliğine girmede önümüzdeki en
büyük engelin eğitim meselesi olduğunu unutmamalıyız. Eğitilmiş işgücüne
şiddetle ihtiyacı olan Avrupa'nın, serbest dolaşımı engellemesini ancak bu
yolla önleyebiliriz.
Ülkemizde, ortaöğretim çağındaki
çocuklarımızın yüzde 60-65'i düz liselerde, yüzde 35-40'ı meslek
liselerindedir. Bu nispetleri değiştirmek zorunda olduğumuzu unutmamalıyız.
Eğitimde fırsat eşitliği hepimizin arzusudur. Toplumun taleplerini gözardı
etmeden, toplumsal sancılara yol açmadan, bütün çocuklarımıza bu imkânı tanımak
zorundayız.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; burada,
bir hususu daha dile getirmek zorundayım. Üniversitelerimiz için akademik
özgürlük ve üniversite özerkliğini sonuna kadar savunuyoruz; ancak, onlar da
eleştiriden muaf tutulamazlar. Hesap verilebilirlik, yerindelik ve akademik
değerlere riayet konularında sorumlulukları vardır. Genellemeden dile getirmek
isterim ki, kimi üniversitelerimizin yöneticileri, kendilerine tanınan geniş
idarî yetkileri daha da genişleterek, akademik alanı da idarî yetkilerinin
içerisine dahil etmişler; akademik unvanları, liyakat ölçülerine göre değil,
ilişkilerine ya da öğretim üyesinin akademik alan dışındaki niteliklerine göre
vermektedirler. Öğretim üyeliğinden gelen birisi olarak ifade etmek istiyorum
ki, kimi üniversite yöneticileri, kadroya atamak için ilan verme yetkisini
istismar etmektedirler. 1933, 1960, 1981 ve 28 Şubattan beri yapılan
tasfiyelerde ve halen süregelen haksız uygulamalarda, bu tutum rol
oynamaktadır. Kimi üniversitelerimizde, bu tür içsorunlar süregelmektedir.
Öğretim üyeleri, daha ağır baskılara maruz kalma endişesiyle, bu sorunlarını,
kamuoyunda dile getirmekten bile kaçınmaktadırlar. Bu tür haksızlıklar, öğretim
üyesinin şevkini kırmakta, içsürtüşmelere ve beyin göçüne yol açmaktadır.
Önümüzdeki dönemin, Türk yükseköğretimi
için hayırlı olmasını temenni ediyorum, sağlıklı bir tartışma ortamı diliyorum;
bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - AK Parti Grubu adına Siirt
Milletvekili Sayın Öner Ergenç; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 9 dakika.
AK PARTİ GRUBU ADINA ÖNER ERGENÇ (Siirt) -
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına,
Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle,
Yüce Heyetinizi ve aziz milletimi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri;
cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar, öğretim kurumu sayıları bazında,
okulöncesinde 170, ilköğretimde 6, ortaöğretimde 150, yükseköğretimde 76 kat
artış sağlanarak, toplam okul sayıları, bugün itibariyle 56 400'e ulaşmıştır.
Yine, öğrenci sayımızda buna paralel olarak artışlar sağlanmış, 19 000 000'u
aşan bir öğrenci kitlesine ulaşmış bulunmaktayız.
Tabiî ki, bunlar, cumhuriyet döneminin çok
güzel gelişmeleri ve kazanımlarıdır; ancak, eğitimde verimliliğin artırılması,
sürekli olarak gelişme ve yenileşmenin sağlanabilmesi, bilimsel araştırma ve
değerlendirmelerle mümkündür. Burada da zaten bir zorunluluk vardır; zira,
Millî Eğitim Temel Kanununun öngördüğü temel ilkelerde, eğitimde bilimselliğin
esas alınması kanunen öngörülmüştür.
Bilgiye elektronik ortamda sınırsız bir
şekilde ulaşmanın ve ulaşılan bilgiyi kullanmanın, kullanılabilecek olan
bilgiyi seçebilmenin önemi ve bilinciyle hareket eden hükümetimizce, 2003-2004
yılında okullara 84 000 bilgisayar, 17 000 tepegöz dağıtılmış, 9 127 okula
hızlı internet bağlantısı yapılmıştır. Bu yıl sonuna kadar, bu internet
bağlantısı 43 000'e tamamlanmış olacaktır. Bu yolla, böylece Avrupa ülkeleriyle
yapılan resmî bilgi paylaşımı anlaşması çerçevesinde, öğrencilerimizin, Avrupa
Birliği öğrencileriyle de bilgi paylaşımını gerçekleştirebilecek ve bu imkâna
kavuşturacak ve çocuklarımızın dünyaya açılmaları sağlanmış olacaktır. Ayrıca,
2005 yılında 1 400 okulumuza da bilgi teknolojileri sınıfı kurulmaktadır.
Güçlü, istikrarlı, hür ve demokratik bir
toplum düzeninin ve demokrasi bilincinin oluşturulabilmesi, cumhuriyetimizin
demokratik hukuk ilkeleriyle güçlendirilmesi için, çağı ve dünyadaki
gelişmeleri iyi okuyan ve doğru yorumlayan bir eğitim sistemini meydana getirmek
mecburiyetindeyiz. İşte, hükümetimiz, AK Parti İktidarı, eğitimde meydana
getirmeyi hedeflediği reformlarla bu olguyu yakalamaya çalışmaktadır.
Eğitim sistemimizde demokrasi eğitimi
öngörülmesine rağmen, ne yazık ki, bugüne kadar yeterli düzeyde insanlarımızda
bir demokrasi bilinci oluşturulamamış; ülkenin demokratik bir yapıya
kavuşturulması, ne yazık ki, tam anlamıyla sağlanamamıştır. Bu da, yine,
eğitimimizin temel ilkelerinden bir tanesi olan demokrasi eğitiminin, eğitimde
yeterince sağlanamadığını ortaya koymaktadır. Bugüne kadar yapılan uygulamalar
neticesinde, hür ve bilimsel düşünce yerine baskıcı ve dayatmacı anlayışlar
geliştirilmiş, insanlarımızın bir kısmında, kendisinde, başkalarına karşı
dayatma hakkı ve anlayışı gelişmiş, bir kısım insanlarda da, güç
yetiremedikleri için bu baskı ve dayatmalara karşı âdeta teslimiyetçi ve boyun
eğmek zorunda oldukları inancını veya anlayışını geliştirecek bir anlayış
ortaya çıkmıştır. Bunun içindir ki, AK Parti olarak, biz, tam ve eksiksiz bir
demokrasiyi oluşturmaya çalışmaktayız. Demokratik hukuk devleti ilkelerinin,
ülkemizin bütün kurumları, kurulları ve bireyleriyle hayata geçirilmesi
istikametinde bir gayretin içindeyiz. Eğitimimizde, işte bu şekilde, demokrasi
eğitimini öngören, ama kendisi demokratik olmayan eğitim sistemini demokratik
bir yapıya kavuşturmanın gayreti içindeyiz ve bunu yaparken, eğitimi, her türlü
ideolojik düşünce ve anlayıştan arınmış, tamamen bilimsel, çağdaş, gelişmiş,
kalkınmış ülkelerin yaptığı gibi, demokratik bir yapıya kavuşturmayı
amaçlamaktayız, hedeflemekteyiz.
Değerli Başkan, değerli milletvekilleri;
bugün, bu bilimsel eğitimi sağlayabilmek için, öğretmenlerimizin de bilgi
teknolojilerini yeterli biçimde kullanabilmeleri gerekmektedir ve hükümetimiz
ve bakanlığımız, bu yönde de birtakım çalışmalar yapmak suretiyle,
öğretmenlerimizi bu yönde eğitimden geçirmektedir.
Ayrıca, yine, şunu biliyoruz ki,
öğretmenlerin başarısı, öğretmenlerin huzurlu olmaları, özlük haklarının, hele
hele atamalarının ve gelişmelerinin tamamen hakkaniyet ölçüleri içerisinde
yapılmasına bağlıdır. İşte, Bakanlığımız ve hükümetimiz, iki yıldır, öğretmen
atamalarını her türlü siyasî müdahalenin dışında tutarak, tamamen puan
üstünlüğü esasına göre yapmakta ve bu konudaki haksızlıkları ortadan kaldırmış
bulunmaktadır.
Sayın milletvekilleri, bugün, öğretmen
yetiştirme konusunda hâlâ birtakım sıkıntılarımız vardır. Nitelikli öğretmen
yetiştiremiyoruz; sayı itibariyle de, Millî Eğitim Bakanlığımızın veya
toplumumuzun ihtiyaç duyduğu sayıda öğretmen yetiştirip istihdam edemiyoruz.
Bu, geldiğimiz çağdaş noktada ülkemizin bir sıkıntısıdır. Bunu mutlaka gidermek
mecburiyetindeyiz. O bakımdan, YÖK, Millî Eğitim Bakanlığıyla işbirliği yapmak
suretiyle, öğretmen yetiştirme sistemini yeniden ele almalı, toplumun ihtiyaçlarını
karşılayacak biçimde yeniden çağın öğretmenini yetiştirmenin gayreti içerisinde
olmalı ve bunu en kısa zamanda gerçekleştirmelidir.
Değerli milletvekilleri, bununla birlikte,
uygulanmakta olan müfredat programlarının da, çağın insanını yetiştirmesi,
insanlarımızı ve toplumumuzu medeniyetler çağının üstüne ve önüne çıkarması,
netice vermesi gerekmektedir. Bugüne kadar uygulanmakta olan bu müfredat
sistemimizin, maalesef, hantal, öğrenciyi merkeze almayan, öğrenciyi aktif bir
konuma getirmeyen ve öğretmen merkezli olan bu sistemin de mutlaka değişmesi
gerekiyordu. İşte, Millî Eğitim Bakanlığı, bu çerçevede, bu yönde de adımlar
atmakta ve müfredatı çağın gereklerine ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek
çağdaş bir yapıya kavuşturmaya çalışmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen toparlayın.
ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Toparlıyorum
efendim.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Ergenç.
ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Sayın Başkan,
sayın milletvekilleri; esas itibariyle, zamanın darlığından dolayı madde madde
sayamadığım birçok husus, hükümetimiz tarafından uygulamaya konulmuş
bulunmaktadır. Ben, son olarak, iki cümleyle, bugünkü meslekî eğitim yapımıza
da değinerek sözlerimi tamamlamak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün uygulanmakta
olan meslekî eğitim sistemi, toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek ve çağın
nitelikli insanını yetiştirebilecek yapıdan uzaktır. Dolayısıyla, Millî Eğitim
Bakanlığı, istihdam beklentisiyle meslek elemanı yetiştirme sisteminden
vazgeçmeli, toplumun ve iş dünyasının, piyasanın ihtiyaç duyduğu alanlarda
personel yetiştirecek şekilde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
ÖNER ERGENÇ (Devamla) - Bir cümleyle
bitiriyorum efendim.
...yeniden meslek elemanı yetiştirecek
biçimde, meslek odalarıyla ve kuruluşlarıyla bu konuyu tamamlamalıdır ve
ayrıca, YÖK de, Yükseköğretim Kurulu da ülkemizin bir ayıbı haline gelen meslek
liselerinin önündeki bu katsayı engelini kaldırmak suretiyle, ülkemizin çağdaş
bir meslekî eğitim yapısına kavuşturulmasını sağlamalıdır diyorum; bu
vesileyle, Yüce Heyetinizi, yeniden, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına, Niğde Milletvekili Sayın Orhan Eraslan;
buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde) -
Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; Adalet
Bakanlığı bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış
bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Adalet Bakanlığının 2005 malî yılı
bütçesinin konsolide bütçe içerisindeki payı, ilk defa yüzde 1,03 olmuştur.
Böylelikle, 2003 ve 2004 malî yılı nazara alındığında, Adalet Bakanlığı
bütçesinde nispî bir artış söz konusudur; ilk defa yüzde 1'in üzerine
çıkılmıştır.
Değerli arkadaşlarım, ancak, yeni
çıkarılan kanunlara göre, adlî tıp şube müdürlükleri, adalet akademisi, aile
mahkemeleri, çocuk mahkemeleri, trafik mahkemeleri, infaz hâkimlikleri, bölge
adliye mahkemelerinin kuruluşlarının tamamlanması için, personel, bina ve
donanıma gereksinim vardır. Mevcut adliye binalarının durumu ve yargının
mehabetine uygun binaların gerekliliği konusu, artık, Adalet Bakanlığı bütçe
konuşmalarının klasiği olmuştur; bu nedenle, bu konuya yeniden değinmiyorum.
Keza, yeni Ceza Kanunu ve yeni İnfaz Kanunu nazara alındığında ceza ve infaz
kurumlarının sayısının en az 1 kat artırılması gerekmektedir.
Değerli arkadaşlarım, yeni birtakım
yasalar çıkarılarak hukuk reformu yapıldığı, hatta bununla da yetinilmeyerek
hukuk devrimi yapıldığı ileri sürülmektedir. Böyle bir değişim, gerekli bütçe
desteği bulmazsa boş bir böbürlenmeden başka bir şey değildir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; gerçek
adaletin bulunduğu yerde, halkın en kötü bir hükümete dahi tahammül ettiği görülmüştür.
Devletin kuruluşunda, hükümetin işleyişinde az veya çok kusur bulunabilir;
fakat, adalet, sosyal bünyeyi sağlıkta tutar. Bir memlekette adalet kudretini
ve haysiyetini kaybederse, sosyal bağ kopar. "Mülkün temeli
adalettir" deyiminin anlamı da budur. Bu itibarla, herkesin büyük bir
dikkatle adaleti korumaya, yıpratmamaya çalışması gerekir. Hele hele, adaletin
en başında olan, adalet politikalarının belirleyicisi olan Sayın Bakanın, bu
noktaya herkesten daha çok dikkat etmesi gerekmektedir.
Adalet ve yargı, tartışmayı kaldıramayacak
kadar hassastır; çünkü, her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği,
toplumda en büyük emniyet duygusunu sağlar. Bu bakımdan, adalete güven, toplumu
tutan bağların başında gelir. Tartışılan adaletin kimseye güven vermeyeceği
açıktır. Onun için, adaleti, yargıyı tartıştırmamak, tartışılacak duruma
sokmamak gerekir. Duverger'in dediği gibi, adaletin bulunmadığı yerde herkes
suçludur. Bu bakımdan, özellikle siyasîlerin, yargıyı, adaleti yıpratıcı
davranışlardan kaçınması gerekir.
Yargı mensupları bu tartışmaya
katılmıyorsa, biliniz ki, söylenecek sözleri olmadığından değil, bulundukları
göreve bağlılıklarından ve saygılarındandır. Dünyadaki emsallerine göre çok
düşük ekonomik olanaklara sahip olan ve çok ağır şartlar altında çalışan hâkim
ve savcılarımız, adalet dağıtmak için, sınırlı olanaklarla sınırsız özverilerde
bulunmaktadırlar. Mutlulukla ifade ediyorum ki, bu koşulda hangi kurum olsa en
kısa zamanda bozulabileceği halde, yargımız, bütün gücüyle olumsuzluklara
direnmektedir.
Yargıya ekonomik ve fizikî yeni olanaklar
sunamadığımıza göre, hiç olmazsa yargı üzerinde gölge etmemeyi, siyasîler
olarak kendimize kural haline getirmeliyiz. Üzüntüyle ifade etmem gerekir ki,
Sayın Bakan, yargıya müdahale anlamını taşıyan ve kamuoyunda yargının ululuğunu
bozacak davranışlarda bulunmaktadır. Yer yer, bir VIP edebiyatından söz ederek,
sanki kendisi bu ülkenin Adalet Bakanı değil de muhalefet milletvekiliymiş
gibi, sanki yolsuzlukla mücadele için getirilen samimî yasalar, samimî
istekler, Parlamento tarafından karşılanmamış gibi "ah bir tutuklama
yetkim olsaydı" diyerek yargıyı, yargıçları, "keşke, kısa süreli de
olsa savcı olsaydım, ciğerlerini sökerdim" gibi bir üslupla da savcıları
töhmet altında bırakacak şekilde konuşmaktadır. Konuşmasının mefhumu
muhalifinden, bu ülkenin yargıçlarının ve savcılarının görev yapmadığı sonucu
çıkmaktadır.
MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Yok öyle bir şey.
ORHAN ERASLAN (Devamla) - Değerli
arkadaşlarım, pek çok yanlış bir arada olunca, doğruyu bulmak güçleşmektedir.
Sayın Adalet Bakanının söylediği bu sözün içerisinde tek doğru bir satır
yoktur. Bir defa, hukuk devletlerinde, Adalet Bakanlarının tutuklama yetkisi
olamaz. Montesquieu'nün dediği gibi, yargılama erki yasamadan ve yürütmeden
ayrılmamış ise, hürriyet yoktur.
İkincisi, hukuk devletlerinde hiç kimsenin
ciğeri sökülmez. Hukuk devletleri, hiddete bürünmüş adalete izin vermez. Zira,
hiddete bürünmüş adalet, gerçek adalet değildir, gösteri adaletidir, bir tarafı
noksan adalettir. Hiddetli adaletin intikamcı adalet olması kaçınılmazdır.
Halbuki, adalet intikama karşıdır.
Üçüncüsü, Adalet Bakanı, peşin hükümlerden
kaçınmalıdır; peşin hüküm yaratacak söylemlerden de kaçınmalıdır. Mahkeme
hükmü, peşin hükmün tescili değildir. Böyle bir durum da yargıya müdahale
niteliğini taşır. Oysa, yargı bağımsızlığı, hukuk devletinin şartıdır. Sayın
Bakan, yolsuzlukla mücadele konusunda ettiği iddialı, ama, içeriksiz sözlerden
dönebilmek için gerekçe arayışı içerisinde ise, bunu yargıyı zedeleyerek
yapmamak durumundadır. Hatırlanacağı gibi, banka sisteminden hortumlanan
paraların 56 milyar dolara ulaştığı ve bunların tahsili için yasal önlemlerin
alınması gerektiği Sayın Bakan tarafından istenilmiş ve anayasal sınırlar da
zorlanarak, tarafımızdan, bizim de katkımızla 5020 sayılı Kanunun çıkarılması
sağlanmıştır. Beklenen başarının sağlanamamasını yargıya fatura etmek,
"yerim dar" gerekçesine yargıyı ortak etmek haksız bir tutumdur.
Sayın Bakan kimler hakkında dava açılması gerekirken açılmadığını, kimlerin hangi
imtiyazlardan yararlandığını açıklamak durumundadır.
Yargı bağımsızlığı mutlaka sağlanmalıdır.
Hükümet, yargı bağımsızlığını sağlama noktasında halen ayak sürümeye devam
etmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
yargı, adalet konuşulurken sık sık kullanılan argümanlardan biri de, yargılama
engelleri ve bu doğrultudaki imtiyazlardır. Özellikle, İktidar Partisi
temsilcileri, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması konusundaki
taahhütlerini yerine getirmemek için, sık sık bunlardan dem vururlar; ancak,
şimdiye kadar, hangi davada, kim hakkında imtiyaz nedeniyle dava açılamadığı
belirtilmemiştir, gösterilmemiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
ORHAN ERASLAN (Devamla) - Toparlıyorum
efendim.
Yargılama izinleri ile dokunulmazlık
süreçleri, maksatlı olarak hep birbirine karıştırılmıştır. Şimdi, Silahlı
Kuvvetlerimiz kendi kuvvet komutanlarına dokunuyorlar. Yüksek yargı da kendi
yargıçlarına dokunuyor. Geriye siyaset kurumu kalıyor. Sıra, siyasetin temizlenmesinde.
Adalete ve hukuka saygının gereği, dokunulmazlıkların kaldırılmasıdır.
Siyasetçiye dokunulması ve adalet isteği, toplumsal talep haline gelmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu
süre içerisinde yargının, adaletin sorunlarına değinebilme şansımız
bulunmamaktadır; ancak, öncelikli bir kamu hizmeti olan adalet hizmetleri için
bütçede pay az olmamalıdır. Yargıç ve savcılar, emeklerine, şanlarına ve
sorumluluklarına yakışır ekonomik olanaklara kavuşturulmalıdırlar. Binbir
mihnet içerisinde çalışan, başta zabıt kâtipleri olmak üzere, mübaşirler ve
diğer yardımcı personelin maaş ve ücretleri mutlaka iyileştirilmelidir. Çok
ağır şartlarda görev yapan infaz koruma memurlarının maaş ve ücretleri,
işlerinin zorluğuyla dengelenmelidir. Bütün bunları karşılayamayan bir bütçeyle
karşı karşıyayız. Adalet, kişinin değil, bütün insanlığın ortak bilincidir.
Herakleitos'un dediği gibi "adalet, öncesiz sonrasız, canlı ateştir."
Bu ateşi canlı tutamayacak olan bütçeye, Cumhuriyet Halk Partisi olarak "hayır"
diyeceğiz.
Hepinizi, saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına, Antalya Milletvekili Sayın Atila Emek; buyurun. (CHP sıralarından
alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ATİLA EMEK (Antalya) - Sayın
Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; yüksek Yargıtayımızın 2005 yılı bütçesi
hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüş ve düşüncelerini açıklamak
üzere söz almış bulunuyorum. Grubum adına, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, Yargıtayımız, 1868
yılında kurulmuş ve Anayasamızın 154 üncü maddesinde tanımlanan bir yüksek
mahkememizdir; adlî yargı tarafından verilen kararların hukuka uygunluğunu
denetleme, buna bağlı olarak, ülke düzeyinde hukuk uygulamasında bütünlüğü
gerçekleştirme, yasa maddelerinin yorumunu yaparak içtihat birliğini sağlama
görevlerini yerine getirmektedir.
Yargıtayda, 1 birinci başkan, 2 birinci
başkanvekili, 1 başsavcı, 1 başsavcı vekili, 32 daire başkanı ve üyelerle
birlikte toplam 250 yüksek yargıç kadrosu bulunmaktadır. Ayrıca, 446 tetkik
hâkimi, 133 Yargıtay cumhuriyet savcısı, 842 personel görev yapmaktadır.
Yargıtayın 2003-2004 yılına ilişkin kesinleşmiş iş cetveline göre, hukuk ve
ceza daireleri ile cumhuriyet başsavcılığına toplam 887 728 iş intikal etmiş,
bunlardan 497 125'i sonuçlandırılmıştır.
2005 yılı bütçesinden Yargıtay
Başkanlığına ayrılan pay 29 150 000 Yeni Türk Lirası olup, bu miktar, 2004 yılı
bütçesine göre yüzde 13 artış sağlamış bulunmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, devlet erkinin üç
temel unsurundan birisi olan yargı yetkisi, bağımsız ve otonom olmak
zorundadır. Hukukun üstünlüğünü benimsemiş idareler için yargı bağımsızlığı
vazgeçilmez olup, bağımsızlığın sağlanması ve gözetilmesi, siyasî iktidarların
en önemli görevleridir. Yargının bağımsız olması o kadar önemlidir ki, temiz
toplum ve temiz siyasete ulaşmak ancak bu sayede mümkün olur. Hukukun olmadığı,
yargının işlevini tam olarak yerine getiremediği bir toplumda kaos vardır,
yolsuzluk vardır, adaletsizlik vardır.
Siyasî iktidarlarca, zaman zaman, yargıya
müdahale edilmek suretiyle yargının siyasallaştırılmak istendiği görülmüştür.
Bu süreçte, idarede keyfîlik, toplumda yolsuzluklar artmış, yargının etkinliği
azalmıştır. Ülkemizde yoksulluğun temel nedeni yolsuzluktur. Yolsuzluğun
önlenerek yoksulluğun ortadan kaldırılması ve temiz topluma ulaşılması, ancak
hukuk kuralları içerisinde, bağımsız yargının her türlü etkiden uzak, özgür
çalışmasına bağlıdır.
Değerli arkadaşlarım, sizlerin de çok iyi
bildiği üzere, bütçeler, hükümet politikalarının uygulamadaki göstergeleridir.
2005 bütçesinden Yargıtayımıza ayrılmış olan ödenek, bu kurumun sorunlarının
yüzde 50'sini bile çözmeye yeterli değildir. Yer, malzeme ve ihtiyaç duyulan
kadronun sağlanması mümkün olmadığı gibi, bu ödenekle yargı bağımsızlığının tam
olarak gerçekleştirilmesi de olanaklı değildir.
Değerli milletvekilleri, 2005 yılı
bütçesini görüşüyoruz. Yargının ve Yargıtayımızın içinde bulunduğu durum böyle.
Toplumun diğer kesimlerine baktığımızda acaba durum farklı mı? 2005 yılına
girerken ve Adalet ve Kalkınma Partisi iki yılı aşkın zamandan beri iktidarını
sürdürürken, başta tarım kesimindeki üreticiler olmak üzere, esnafın ve turizm
işletmecisinin hali perişandır. Tekstil sektörü bitiş çığlıkları atmakta,
batıyoruz feryatları, ne hikmetse, ilgililerce işitilmemektedir.
Üniversitelerden binbir emekle mezun ettiğimiz ülkenin geleceği gençler, işsiz,
umutsuz, sokaklarda dolaşmaktadır. Bu ekonomik ve sosyal çöküntünün doğal
sonucu olarak toplumda kapkaççılık, hırsızlık, gasp olayları gün geçtikçe
artarken, mafya örgütlenmeleri uç vermektedir.
Bütün bunlar göstermektedir ki, Adalet ve
Kalkınma Partisi İktidarının çizdiği, medya destekli pembe tablolar, halkımızın
yaşadığı acı gerçeklerle örtüşmemektedir. Bu kötü gidişin temelinde,
yolsuzlukların hâlâ önlenememiş olması gerçeği yatmaktadır. Bu kaostan çıkış,
ancak, hukuk kuralları içinde yargının güçlendirilmesi ve yargı önünde herkesin
ve toplumun her kesiminin hesap verebilir hale getirilmesiyle mümkün olacaktır.
Değerli arkadaşlarım, bu konuda halkımızı
ümitlendiren gelişmeler olmuştur. Yüksek Yargıtayımızda yaşanan ve yargıya
olumsuz etki yapacak bazı olaylarla ilgili gelişmeler karşısında, kurum,
üzerine düşeni yapmıştır. Keza, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, kamuoyuna yansıyan
olumsuzluklar karşısında gereken yapılmaktadır.
Bu olumlu gelişmeler yaşanırken, yargının
önünde engel teşkil eden yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusu daha
bir önem arz etmektedir. Milletimiz, bu konuda verilen sözlerin yerine
getirilmesini bizden beklemektedir. Yolsuzlukların üzerine gidilirken, yasama
dokunulmazlığı, yargının önünde hâlâ önemli bir engel olarak durmaktadır. Biz,
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, verdiğimiz söze ve milletin beklentisine
uygun şekilde, bu engelin kaldırılması konusunda gerekli hukukî girişimi
başlatarak üzerimize düşeni yapmış bulunuyoruz; ancak, bu değişiklik için
sayımız yeterli değil. Adalet ve Kalkınma Partisinin, verdiği söze bağlı
kalarak dokunulmazlığın sınırlandırılması girişimimize destek vermesini
bekliyoruz. Bunun zaman alacağını biliyoruz. Verilen sözlerin üzerinden iki
yılı aşkın süre geçti, sözler neredeyse unutuldu; ancak, Meclis gündeminde
bulunan ve karma komisyonlarda Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğuna dayalı
oylarla dönem sonuna bırakılan dokunulmazlığın kaldırılması dosyalarıyla ilgili
itirazlarımızın Mecliste dikkate alınıp, ilgili sayın milletvekillerine
yargılanma hakkını verebilmeliyiz.
Değerli arkadaşlarım -bugünlerde güncel-
bir eski Başbakan, Sayın Necmettin Erbakan, aldığı bir ceza nedeniyle,
raporlarla infazı durdurmaya çalışıyor; oysa, aynı konumda olan, buradaki
milletvekili dokunulmazlığından yararlanan arkadaşlarımız bakanlık koltuğunda
oturuyor. Bunu kabul etmek mümkün mü?!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Emek, lütfen toparlayın.
ATİLA EMEK (Devamla) - Sayın
Başbakanımızın çok değerli dostu İtalya Başbakanı Berlusconi "yargılandım,
aklandım" diye toplumun önüne çıktı. Şimdi, Sayın Başbakanımıza da,
burada, dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili dosyasından dolayı bu imkânı
verip de, toplumun önünde "evet, yargılandım, aklandım" deme imkânını
niye yaratmayalım.
Değerli arkadaşlarım, eğer, biz bunu
yapamazsak, aksi halde, kendimizle ilgili bu kararı veremezsek, Yüce Meclise
güven sarsılacak, milletin nazarında bu Yüce Meclis, dokunulmazlık zırhına
bürünmüş ve haklarında yargılama yapılamayan zanlıların sığınağı olacaktır.
Dokunulmazlığın kaldırılmasıyla ilgili verilecek bu karar, milletimiz önünde
Yüce Meclisin saygınlığını artıracak, yargının önündeki engelleri kaldırarak
temiz toplum olmamızın yolunu açacaktır.
Yukarıda açıkladığımız durumlar dikkate
alındığında, yargının ve Yargıtayımızın güçlendirilmesi önem arz etmektedir.
Buna bağlı olarak, devlet bütçesinden
adalete ayrılan ödenek oranının artırılmasını; Yüce Divan yetkisinin, tabiî
hâkim prensibi ve ihtisas gereği olarak, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna veya
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna verilmesini; yüksek mahkeme
üyelerinin ve yargı mensuplarının maaş ve ödeneklerinin iyileştirilmesini,
Yargıtayın onuruna yakışacak şekilde devlet protokolündeki yerinin yeniden
düzenlenmesini, Yargıtay daire başkanlarına ve ayrıca resmî görevlerle
yurtdışına çıkan yüksek mahkeme üyelerine diplomatik pasaport verilmesi için
gerekli düzenlemelerin yapılmasını, ağır işyükü altında büyük özveriyle çalışan
adliye personelinin kadro sıkıntısının giderilmesi ve maaşlarında iyileştirme
sağlanmasını, hizmet binalarının yargıya yakışır biçimde düzenlenmesini
öneriyoruz.
Değerli milletvekilleri, sonuç olarak;
yargı bağımsızlığının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı ve işleyişi değiştirilerek, Adalet
Bakanlığının dolaylı vesayetinden kurtarılmalıdır. Hukuk devleti olmanın
vazgeçilmez koşulu, yargının bağımsızlığı ve yargıç güvencesi mutlaka
sağlanmalıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
sözlerimi tamamlarken, Yüksek Yargıtayımızın 2005 yılı bütçesinin hayırlı
olmasını diler, tüm sınırlı olanaklarına rağmen sınırsız bir özveriyle çalışan
ve yargı kurumunu ayakta tutan yargıçlarımıza, cumhuriyet savcılarımıza,
savunma görevini yürüten avukatlarımıza, her türlü sıkıntıyı göğüsleyen diğer
adliye çalışanlarına en içten teşekkürlerimi, takdirlerimi bildirir, başarılar
diler; Yüce Meclise saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN- Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına, Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İnce.
Buyurun Sayın İnce. (CHP sıralarından
alkışlar)
CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova) -
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Millî Eğitim bütçesi üzerinde konuşmadan
önce, bütçenin geneli üzerinde birkaç söz söylemek istiyorum.
Burada, eşi çalışana yüzde 12,1; eşi
çalışmayanaysa yüzde 13,4 zam yapılmıştır. Yani, bir memurun eşinin
çalışmaması, ona yüzde 1,3'lük bir artı sağlamaktadır.
Yine, bu bütçede, yakıt yardımından herkes
yararlanmasına rağmen, yakıt yardımı kaldırılmıştır ve en fazla artırılan, en
çok artırılan doğum yardımı 13 katına çıkarılmıştır.
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Kaç para?..
MUHARREM İNCE (Devamla) - Yani, bir
taraftan eşinin çalışmaması özendirilirken, diğer taraftan doğum yardımı
artırılmıştır, özendirilmiştir.
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Kaç
para?..
MUHARREM İNCE (Devamla) - Yani, bu mantık,
şunu ortaya sergilemektedir; eşler çalışmasın, kadın çalışmasın, evde otursun
ve doğum yapsın; bu, bir mantıktır.
ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - O
yardım kaç para?
MUHARREM İNCE (Devamla) - Ben, rakamları
söylüyorum, ben, rakamlara bakarak yorum yapıyorum.
Şimdi, efendim, geleyim Millî Eğitim
Bakanlığının bütçesine.
Millî Eğitim Bakanlığının bütçesinde de,
birimler arasında ilginç farklar var. Örneğin; İlköğretim Genel Müdürlüğünün
bütçesi yüzde 16 artırılmıştır, Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde
1 artırılmıştır, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde 21
artırılmıştır, Özel Kalem Müdürlüğünün bütçesi yüzde 50 artırılmıştır. Özel
Kalemin içinde de, bunun içinde de, hizmet alımları yüzde 214 artırılmıştır.
Yani, en müthiş artışlar, yüzde 21'le Din Öğretimi Genel Müdürlüğünde, yüzde
50'yle Özel Kalem Müdürlüğünde ve yüzde 214'le de Özel Kalem Müdürlüğünün
içindeki hizmet alımlarında. Nedir bunlar, hediyeler falan mı, bilmiyorum,
bunları öğrenmek istiyorum Sayın Bakandan. Bir eksiğim varsa da Sayın Bakanın
bu konuda düzeltme yapmasını istiyorum.
Yuvarlak rakamlarla konuşursak, 15
katrilyonluk Millî Eğitim bütçesi, 5 katrilyon üniversiteler; 20 katrilyon.
Vatandaşın eğitime harcadığı para, devletin harcadığından daha fazla. Devlet,
toplam 20 katrilyon ayırıyor, vatandaşın harcadığı para 25 katrilyon ve
devletin Millî Eğitim Bakanlığı bütçesindeki bu 15 katrilyonun, 12 katrilyondan
fazlası da, personel, prim ve diğer giderler. Bütçe esnek bir bütçe değil.
Yani, eğitimin kalitesini, niteliğini değiştirme şansınız, onu iyiye doğru
götürme şansınız, bu bütçeye göre mümkün değil; ama, Sayın Bakan, biraz sonra,
eminim ki, buraya gelip, eğitimin niteliğini nasıl artıracağını, nasıl
artırdığını ve nasıl reformlar yaptığını sırasıyla sıralayacak.
Neden en büyük tartışmalar Millî Eğitimde
oluyor, neden Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili herhangi bir konu gündeme
geldiğinde çok sert tartışmalara yol açıyor; bunun bir gerekçesi var. Çünkü,
Millî Eğitimle ilgili getirilen düzenlemeler, bir dayatmacı anlayışla, ulusal
uzlaşmayı sağlamadan, bilimsel gerçeklerden uzak anlayışlarla yapılıyor da,
ondan.
Bakınız, Anamuhalefet Partisi Millî Eğitim
uygulamalarına karşı çıkıyor; üç büyük sendika var, ikisi karşı çıkıyor,
Cumhurbaşkanı karşı çıkıyor, YÖK karşı çıkıyor, TÜBA karşı çıkıyor, hatta
hatta, zaman zaman MÜSİAD bile karşı çıkıyor; çünkü, bilimsellikten uzak bu
Millî Eğitimdeki yapılanmalar bizleri rahatsız ediyor.
Bence, tartışmaları 3 P'de toplamak
mümkün: Para, pedagoji, personel. Para, yani, yolsuzluklar. O konuya
arkadaşlarım yeterince değiniyorlar, ben o konuyu es geçeceğim. İkincisi
pedagoji, eğitimle ilgili tartışmalar. Bir diğeri de, kadrolaşmayla, personelle
ilgili tartışmalar.
Bakınız, sadece Konya'da -şu sarı
renklerle gösterdiklerim- 160'ın üzerinde Millî Eğitim yöneticisi görevinden
alınıyor. Sadece Konya'da oluyor bu.
FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa) - Alınmaması mı
gerekiyor?!
MUHARREM İNCE (Devamla) - Şimdi, sırada,
okul müdürleri var; millî eğitim müdürleri bitti.
Burada, çok ciddî yanlışlar yapılıyor.
Bakın, ben, size, birkaç örnek vermek istiyorum. Yanlışlıklar nereden başlıyor;
yanlışlıklar, birincisi, Sayın Bakandan başlıyor. Sayın Bakan, 12 Temmuz 2004
tarihinde "öğretmenlerimize seviyeli yaklaşılması, yardımcı olunması, yol
gösterilmesi, hak ettiği değerin verilmesi gerekmektedir" diye bir genelge
yayımlıyor; ama, aynı Sayın Bakan, 26.11.2004 tarihinde Kanal 7
televizyonundaki bir programda, yirmi yıllık bir öğretmenin, maaşının
azlığından yakınması üzerine "800 000 000'u az buluyorsan istifa et, zorla
öğretmenlik yaptıran yok" diye cevap veriyor. Sayın Bakan, yirmi yıllık
bir öğretmene bu sözü söylerse, ardından da, öğretmenlere saygı duyulsun diye
bir genelge yayımlarsa, inandırıcı olmaz diye düşünüyorum.
Geçtiğimiz günlerde, Mecliste, ben,
Bakanlık merkez binasında görev yapan personelin maaşlarının bir bankaya
verilmesi sonucu "AK" plakalı araçlar tahsis edildiğini söylemiştim.
Bunda, sadece bürokratların maaşları değil, üst düzey yöneticilerin maaşları
değil, oradaki hizmetlinin maaşının da payı var. 25 araç verilmişti; ama,
bundan sadece üst düzey bürokratlar yararlanıyordu. Bu yetmedi; oradaki
personele toplutaşım bileti veriliyordu; şimdi bir de onu iptal ettiler. Yani,
paraları bir bankadan alıp başka bir bankaya verdiler; onun karşılığında,
banka, 25 tane binek aracı kiraladı. Üst düzey bürokratlar bu binek
araçlarından yararlanıyor; plakaları da "AK" serisinden hediyesi; bu
yetmedi, o küçük memurlara, az ücret alan memurlara verdikleri toplutaşım
biletlerini de Bakanlık iptal etti; bunu, sizin vicdanlarınıza bırakıyorum.
Sayın milletvekilleri, yine, bu ülkede,
biliyoruz ki, eğitimle ilgili çok ciddî sorunlar var. Bunlardan biri, af
bekleyen öğrenciler; her gün buradalar. "Biz, bunlara söz vermedik"
diyorsunuz. Sayın Bakan açıklama yapıyor "ne ben ne Sayın Başbakan ne
iktidarın hiçbir milletvekili bu konuda bir söz vermedi" diyor. Ben,
şimdi, Sayın Bakana bunu vermek istiyorum; Sayın Başbakanın, 24.3.2003
tarihinde Giresun'da halka hitap ettiği konuşma. "Bu konuda
kararlıyız" diye başlıyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MUHARREM İNCE (Devamla) - "...meslek
liseleri önündeki engelleri kaldıracağız, adaletsizlikleri gideceğiz "diye
devam ediyor.
Şimdi, yine, Sayın Bakan, belki de ilginç
bir şeye daha imza attı. Geçtiğimiz günlerde, Plan ve Bütçe Komisyonunda
tartışmaları yaşanan ilkokul öğretmenlerini konut edindirmeyle ilgili projede,
beni "olayı bilmemekle suçlamıştı Sayın Bakan; ama, belki de, Sayın Bakan,
bir ilke daha imza attı. Bakınız, bir İlksan yetkilisi "İlksanın ucuz
konut projesine yolsuzluk imajı nedeniyle ilgi yok" diyor; bunu İlksan
yetkilisi açıklıyor, bunu Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili açıklamıyor.
Sayın Başkanım, izninizle, bitiyorum.
Değerli milletvekilleri, çok ciddî
problemlerimiz var. Zil çalınca çocuklar hızla dışarı kaçıyorsa, çocukların
ilgisini çekmek için pencereleri yarıya kadar boyuyorsak, zorla o çocukları
orada tutuyorsak, ortada bir sorun var demektir; ama, her gelen bakan, çocukluk
hayallerini gerçekleştirme yeri olarak Millî Eğitim Bakanlığını görürse, her
gelen bakan reform yapmaya çalışırsa, bu sorunların içerisinden çıkamayız.
Değerli milletvekilleri "hangi
müfredat başarılı olursa biz onu alır uygularız..." Müfredat programı IMF
programı değil, böyle yapamazsınız. Yurttaş değil, piyasa adamı yetiştirme
mantığı içinde olursanız ve burada sosyal bilgiler dersinde, ülkemiz
ekonomisinin kaynakları yetersizdir"diye öğretirseniz çocuğa, daha
ilkokuldaki çocuğa ülkemizdeki kaynakların yetersiz olduğunu anlatırsanız, bu
işin içinden çıkamayız.
Bu ülkenin kaynakları yetersiz değildir,
bu ülkenin kaynakları tamdır, hatta, boldur; ama, bu ülkede bol miktarda da
hırsızlık vardır. Onun için, bu ülkenin ekonomik problemleri vardır. Bu çocuk,
ileride büyüyünce bunu nasıl kavrayacak?! Siz daha ilkokulda, çocuğa, bu
ülkenin kaynaklarının kıt olduğunu öğrettiniz. Bu ülkenin çocuklarına, üçbuçuk
tarafı denizlerle çevrili bu ülkede, dünyanın en güzel ovalarının, en güzel
akarsularının, en bol madenlerinin olduğunu, en genç Avrupa nüfusunun olduğunu
öğretmeliyiz, çocuklarımıza bunu öğretmeliyiz. Bütün bunları yapabilmemiz için
müfredat programlarımızı yeniden gözden geçirirken, ulusal bir uzlaşma
sağlamalıyız. AKP milletvekillerinin de, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin
de, MHP'lilerin, Doğru Yolcuların, HADEP'lilerin, Saadetlilerin ve herkesin
çocukları bu ülkenin okullarında okuyor. Bu dayatmalarla, millî eğitimi hiçbir
yere getiremezsiniz, sadece ve sadece, tartıştırırsınız, kadrolaşırsınız,ama,
sonuca ulaşamazsınız.
Yüce Meclise saygılar sunuyorum (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına, Sinop Milletvekili Sayın Engin Altay.
Buyurun.
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop) -
Sayın Başkan, değerli mesai arkadaşlarım; Milli Eğitim Bakanlığı Bütçesi
üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere
huzurunuzdayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin bir sosyal niteliği vardır. Anayasamızın 42 nci maddesi de,
ilköğretimi, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve devlet okullarında
parasız diye tanımlamıştır.
59 uncu hükümet işbaşına geldikten sonra,
Anayasanın bu 42 nci maddesini şöyle anlamış: Biz, bütün öğrencilere kitap
dağıtalım.
Arkadaşlar, artık, kitap, eğitimde en son
kullanılan araçlardan biri oldu.
SONER AKSOY (Kütahya) - CD mi dağıtalım!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Kaldı ki, siz,
örneğin Ertan Boyacı isimli bir tüccarın çocuğuna da bedava kitap veriyorsunuz;
bunu vermeye de hakkınız yok.
Şimdi, yapılan bir yüksek lisans tezi,
Türkiye'de çocuğu devlet okulunda okuyan velilerin 26 kalem altında okullara
para verdiğini ispatlamıştır. Bu 26 kalemden sonra bir de "diğerleri"
var. Yani, gerek bu hükümet gerek bundan önceki hükümetler -ben, hep söylerim,
Türkiye ellidört yıldır kötü yönetiliyor diye- Anayasanın bu 42 nci maddesini
görmemişler, görmezden gelmişler.
Bu kitapların içerisinde Cumhurbaşkanının
resminin olmasını çok doğal karşılayabiliriz; devletin ve milletin birliğini ve
bütünlüğün temsil eder; ama, bu kitapların içerisinde siyasî bir organın başı
olan Başbakanın resminin olmasını da bir promosyon gibi düşünürüz, çok ahlakî
bulmayız.
İşte, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
kurduğu 59 uncu Cumhuriyet Hükümetinin, 18 Mart 2003 tarihli Hükümet Programı.
Değerli arkadaşlar, lütfedin, 36 ve 37 nci sayfalara bir bakın: "Eğitim
alanında oluşacak zaaflar, hiçbir alandaki üstünlükle giderilemez." İmza,
Recep Tayyip Erdoğan. "Eğitim sisteminin ideolojik kavgaların arenası
olmaktan çıkarılması son derece önemlidir, zarurîdir." Başbakan. Sizin
programınız, 59 uncu hükümetin programı.
İktidarın eğitime ayırdığı pay, sekiz
yıllık eğitime geçişe itiraz, taşımalı eğitimin bir garabete dönüşmesi, yabancı
dil eğitimindeki başarısızlık, Türkçe öğretiminin 11 yılda ilköğretim ve
liselerde öğretilemediği için tekrar üniversitelerde Türkçe dersi okutulmak
zorunda kalınması, ÖSS'deki başarısızlık, Talim ve Terbiyedeki kadrolaşma,
öğretmenlerin sefalet ücretine mahkûm edilmesi; norm kadro uygulamasında, vali,
kaymakam, hâkim ve subay eşlerinin muaf tutularak, hükümetin gücünün gariban
öğretmene yetmesi, eğitime yetersiz pay ayrılması, iktidarın "siz
veriyorsunuz da elinizi tutuyorlar mı" mantığı, iktidarların "cek,
cak"lı ifadeleri kullanmaya haklarının olmadığı ve Meclis başkanlarının,
bakanlara daha toleranslı davranarak, Nasreddin Hocaya benzetilmesi... Bunlar
benim söylediklerim değil -zamanı iyi kullanmak için çok hızlı okudum- Prof.
Dr. Sayın Hüseyin Çelik'in 2000 yılı bütçesinde...
AHMET IŞIK (Konya) - Sayın Çelik profesör
mü oldu?!
ENGİN ALTAY (Devamla) - İşte, bak, bir şey
var.
... ve 2001 yılı bütçesinde, Hüseyin Çelik
olarak, iktidarın söylediği şeylerdir.
Bugün, Sayın Bakanın iki yıl önce, üç yıl
önce isyan ve itiraz ettiği her şey, burada madde madde açıkladığım her şey
daha vahim bir şekilde devam etmektedir.
Seçimle gelen bir kişinin -belediye reisi,
il genel meclisi üyesi, muhtar istisna, bakan- çare yok, imkân yok deme hakkı
yoktur. Vali çare yok diyebilir, kaymakam çare yok diyebilir. Seçimle gelinen
yerler çözüm müesseseleridir; ya çözeceksiniz ya emaneti sahibine geri
vereceksiniz.
Okullaşma oranından bahsettiler. Sayın
Avni Doğan, burada mısınız?.. Devlet Planlama Teşkilatının 2005 yılı programı;
Türkiye'de, 2002'de yüzde 99,9 olan ilköğretimde okullaşma oranı, döneminizde
yüzde 96,1'e düştü Sayın Doğan; devletin kitabıyla, rakamıyla konuşuyorum.
Okulöncesi eğitimde yüzde 20'lere ulaştığınızı beyan ettiniz.
Değerli milletvekilleri, bu kürsüden
milletvekillerine yanlış beyanda bulunmayın. Okulöncesi eğitimdeki okullaşma
oranımız yüzde 12'lerdedir ve çok düşüktür, çok komiktir. Bunlara lütfen dikkat
edelim. Bir sürü proje ortaya atılır; ama, sonuç olumsuz...
Sayın Bakanım, sayın milletvekilleri;
okullarımız, fizikî kapasite, ekipman ve donatım bakımından perişan bir
haldedir; tam bir rezalettir. Bugün, 4 170 865 öğrenci, öğrenci sayıları 45'ten
başlayan ve 89'lara kadar ulaşan dersliklerde eğitim öğretim görmek durumunda
ve Türkiye'nin 78 750 adet yeni dersliğe ihtiyacı var. Okulların diğer fizikî
sorunlarını saymıyorum; zamanım yok.
Bugün, ülkemizde, 5 508 öğrenciye 1 spor
salonu, 29 571 öğrenciye 1 dil laboratuvarı, 6 226 öğrenciye 1 müzik odası
düşüyor. Biz böyle mi Avrupa Birliğine gireceğiz?! Mümkün değildir; bizi Avrupa
Birliğine filan almazlar! Pankobirlik'e bile almazlar bizi!
Bakanlığınızın, ortaöğretimi 4 yıla
çıkarmak gibi bir iddiası var. Siz inanıyor musunuz?!. Bu iş için 7,5 katrilyon
lazım; bütçeden 1,5 katrilyon ayırmışsınız.
Muhalefetteyken Sayın Bostancıoğlu'nu
eleştiriyordunuz "yapamayacağınız şeyleri vaat etmeyin" diyordunuz
-konuşmalarınız burada- siz de, yapamayacağınız şeyleri, lütfen, Yüce Meclise
ve Yüce Milletimize vaat etmeyiniz.
Çok şiddetle karşı olduğunuz
birleştirilmiş sınıflı ilköğretim uygulamaları, seçim bölgeniz Van İlinde bile
çok yüksek boyutta. Van İlimizde, halen, 435 okulda, birleştirilmiş sınıflı
ilköğretim uygulaması yapılıyor.
Değerli arkadaşlar, eğitim çalışanlarımız
mutsuz. Belki toplumun bütün kesimleri mutsuz; ama, eğitim çalışanları mutsuz
olursa, bu, toplumun selameti, istikbali açısından son derece büyük sıkıntılar
ortaya çıkarır. Artık, maaşları filan söylememe gerek yok; ancak, bir realite
var; bugün, Türkiye'de, öğretmenler, bırakın yoksulluk sınırını, açlık
sınırının altında maaş alıyorlar. Öğretmenini mutlu edemeyen bir devletin,
milletini mutlu etmesi düşünülemez.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hemen toparlıyorum
Sayın Başkan.
Öğretmen sinemaya gidemez, tiyatroya
gidemez, tatil yapamaz, bilimsel yayın takip edemez, sürgün kaygısıyla
örgütlenemez, hatta hatta fiyatının pahalılığından dolayı Başkent
Öğretmenevinde konaklayamaz hale gelmişse, bu öğretmenlerden daha ne
bekleyeceğiz?!..
Bu şartlarda ezilen meslektaşlarımı Avrupa
Birliği ülkelerindeki meslektaşlarına oranladığımızda, bir de, onlardan daha
fazla çalıştırıyoruz. Bir öğretmen, Almanya'da yılda 1 708 saat çalışıyor,
Yunanistan'da yılda 1 762 saat çalışıyor ve 24 000 dolar para alıyor;
Türkiye'de yılda 1 816 saat çalışan bir öğretmen ise, 5 700 dolar para alıyor.
Bu meselenin de çok acil çözülmesi lazım.
Bir bürokratınız tuttu "emekli
ikramiyelerini hisse senediyle ödeyeceğiz" diye bir şey çıkardı. Bakın,
2004 yılında 18 000 öğretmen emekli olmuş, 20 Aralık tarihine kadar da binlerce
emekli dilekçesi verilmiş. Bir bürokratın, siyasî iradenin üzerinde, basına
böyle bir açıklama yapmaya hakkı var mı?! Masadan su düşse borsanın
dalgalandığı bir ülkede, böyle bir açıklama yapmaya bir bürokratın hakkı yoktur.
İLYAS ARSLAN (Yozgat) - Öyle bir şey yok.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Geçenlerde, burada
"öğretmene rütbe" adı altında, kariyer basamakları diye bir şey
çıkardık. Şimdi, kariyer basamaklarının malî hükümleri 1 Ocak tarihinde
yürürlüğe girecek; ama, daha yönetmeliği yok.
Değerli arkadaşlarım, Türk millî eğitim
sistemimizin adsız kahramanları var. Çocuklarımızın okulda kullandığı bahçeyi,
tuvaleti, kantini, antreyi, salonları temizleyen, sıraları düzelten
"destek personeli" diye benim adlandırdığım, kamuoyunda
"hizmetliler" diye bilinen bu adsız kahramanların, ne bütçede adı var
ne Millî Eğitim Bakanlığında adı var. Bugün, Türkiye'de, 465 öğrenciye 1 destek
personeli düşüyor ve ne oluyor biliyor musunuz; okullarımızda hijyen hak
getire, okullarımız mikrop üretim merkezi haline maalesef dönüşmeye başlıyor.
Okul müdürlerinin durumu daha da vahim.
Okulun ihtiyaçlarını gidermek için, fotokopi toneri bulmak için, tıkanmış
fosseptiği açmak için, okul müdürü, eğitim-öğretimi bir kenara bıraktı,
taşeronluk yapıyor, çıkıyor dam onarıyor. Toplam kalite yönetimi, IFQM, bunlar
hak getire, hepsi gitti. Okullarda eğitim kalitesi çok doğal olarak düşüyor,
düşecektir. Artık sokakta insanlar okul müdürünü gördüğü zaman "müdür
benden okulun bir ihtiyacı için para isteyecek" diye kaçıyor. Okullarımıza
harcanan paranın -daha önce de beyan ettim- beşte 1'ini ancak devlet veriyor;
biz, beşte 4'ünü bir şekilde velilere sarıyoruz, sardırıyoruz.
Değerli arkadaşlar, kadrolaşma konusuna
arkadaşlar değindi. Benim zamanım da bitti. Sadece şu kadarını söylemek
istiyorum: Toplumun bütün kesimleri ciddî bir endişeyle bu durumu izlemektedir.
Biz, müsteşara, genel müdüre, il müdürüne itiraz etmiyoruz. Ben, doğal da
buluyorum. Ama, şube memuruyla, yani, şubedeki bayan bilgisayar memuruyla da
oynamaya başlarsak bu işin tadı kaçmış olur.
Avrupa Birliği normlarına göre eğitime
ayırdığımız pay 20-30 kat daha azdır, 1 öğrenciye harcadığımız para 10 kat daha
azdır.
Bakanlığınız şeffaflıktan da uzaktır.
Yiğidi öldür, hakkını ver. Bir konuda takdir ettiğimi de beyan ediyorum. İlk
atamalarda çok şeffaf, çok düzenli bir uygulama var; ama, bunun dışında,
eğitime katkı payı gelirleri aylık raporlar halinde açıklansa, eğitime yüzde
yüz destek kampanyası ne aşamada bilsek, yapılan ihaleler daha şeffaf yapılsa,
taşradan merkez teşkilatına görevlendirilen öğretmenler, personel, yöneticiler
kimdir, nedir, bunları bilsek daha güzel olur diye düşünüyorum.
BAŞKAN- Sayın Altay, lütfen toparlayalım.
ENGİN ALTAY (Devamla)- Hemen.
Sayın milletvekilleri, bu ülkede yatılı
ilköğretim bölge okulları ve pansiyonlu ilköğretim okulları vardır. Buralarda 7
yaşından 14 yaşına kadar yavrularımızı günde 1 650 000 lirayla -öğünde değil,
günde- doyurmaya çalışıyoruz.
Sayın Bakanım, sayın milletvekilleri; 1
650 000 lirayla gelişme çağındaki bir çocuk sağlıklı beslenebilir mi?!
Bütçe yetersizdir. Bütçenin rakamsal
artışının büyüklüğü -biraz önce sayın milletvekilimizin söylediği- sizi
yanıltmamalıdır. Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi, en geniş hacimli bir bakanlık
olduğu için, elbette geniş olacaktır; ama, 14 katrilyon 882 milyarlık bütçenin
1 katrilyon 230 milyarı yatırıma ayrılmıştır. Biraz sonra Sayın Bakan çıkacak
ve belki, verdiğimiz rakamlar üzerinde de "net, brüt" gibi bir şeyler
söyleyecek; ama, ben, devletin rakamıyla, kitabıyla konuşuyorum.
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Süre...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hemen bitiyorum;
Salih Ağabey, hemen bitiyorum.
Sayın Başkanım, son cümlelerim...
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - İşte, bütçemiz.
Sayın milletvekilleri, bu bütçenin (T)
cetvelinde, taşıt alımlarıyla ilgili, bakın, ne var biliyor musunuz; Millî
Eğitim Bakanlığı 2005'te 1 tane taşıt alacak; o da, cenaze arabası; 1 tane
cenaze arabası alacak! Varın siz düşünün!..
SALİH KAPUSUZ (Ankara) - O da bir ihtiyaç.
BAŞKAN - Konuşmanızı toparlayın lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sayın Başkanım,
bitirdim, son cümlem.
Lütfen, Millî Eğitim Bakanı, Hüseyin
Çelik'le çelişmesin. Hüseyin Çelik'i 2000'deki, 2001'deki gibi istiyoruz, öyle
görmek istiyoruz.
MUSTAFA BAŞ (İstanbul) - Siz, geriye
götürmeyi düşünüyorsunuz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Siyaseten seçimle
gelinen yerler de çözüm müessesesidir. Eğitime yeterli kaynak ayırmamanın
hiçbir mazereti olamaz. Damardan girdik, hortumdan çıktık... Bankalarda
batırılan 47 milyar dolar paranın dörtte 1'i, bu işin büyük kısmını çözmeye
yeter; bu iradeyi hükümetten bekliyorum ve Yüce Heyetinizi saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına, Ankara Milletvekili Sayın Yakup Kepenek; buyurun. (CHP sıralarından
alkışlar)
Süreniz 15 dakika.
CHP GRUBU ADINA YAKUP KEPENEK (Ankara) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli izleyenler; Yükseköğretim Kurulu
ve üniversite bütçeleri üzerine CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi
içtenlikle, sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, üniversiteler,
toplumsal ve ekonomik gelişmenin beyin işlevini gören öncüleridir. Araştırma ve
üretim birimleriyle, eğitim ve öğretimle üniversiteler toplumun gözbebeği ve
lideri olmak durumundadır. AB üyeliğine hazırlanan ülkemizin, başta, çok eksik
kaldığımız araştırma-geliştirme olmak üzere, işgücünün niteliğinin
yükseltilmesi ve ülkenin genel bilim, kültür ve sanat yaşamının güçlenmesi için
üniversitelerin geliştirilmeleri gerekiyor.
Küreselleşmeden ulusal çıkarlarımız için
yararlanma gereği vardır. Bunun da öncüsü üniversiteler olmalıdır.
Üniversitelerimiz bilimsel ve teknolojik üstünlüğümüzü dünyaya taşımak
zorundadır. Çünkü, günümüzde sermaye birikimi, bilgi birikimine eşit alınmaktadır.
Bu, insanlığın ilerlemesinde gelinen en önemli noktalardan biridir. Buna bağlı
olarak günümüzde yükseköğretimin de niteliği değişmektedir. Bilginin ömrü
kısalmaktadır. Üniversiteye girişte edinilen bilgiler dört yıl sonra eskimiş
olmaktadır.
Öğrenme, yaşamın her alanına girmekte,
yayılmaktadır. Öğrencinin yöntemsel bilgi edinmesi esastır. Bilgiye nasıl
ulaşacağını, elde ettiği bilgiyle nasıl sorun çözeceğini bilmek durumundadır.
Öğrenci akıl yürütebilmelidir. Üniversiteler, kendileri, bu bağlamda küreselleşmek
ve dünya ölçütlerine uygun olmak durumundadır. Eğitim en temel insan
haklarından biridir ve bir bütünlük içinde düşünülmelidir. Benim alanım değil;
ama, ülkemizde temel eğitimin onbir oniki yıla çıkarılması, lise öğreniminin
güçlendirilmesi...
BAŞKAN - Sayın Kepenek, alınan karar
gereği, 13.00-14.00 arası, yemek arası; fakat, sizin konuşmanız bitinceye kadar
devam etmekte yarar görüyoruz, ondan sonra yemek arası verelim diyoruz.
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Ben daha sonra
devam edebilirim.
BAŞKAN - Hayır.
Genel Kurulun oylarına sunuyorum: Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Buyurun Sayın Kepenek.
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Arkadaşlarımızın yemek hakkını ellerinden
almayacağım.
Türkiye, geçenlerde yayımlanan bir OECD
raporunda belirtildiği gibi, 15 yaş matematik öğrencileri yarışmasında 41 ülke
arasında yalnızca 34 üncü olabilmiştir. Bu büyük bir eksikliktir.
Üniversiteler geçmişten devraldıkları
önemli sorunlarla karşı karşıyadır ve 1954'ten bu yana üniversite ile siyaset
hiçbir zaman uyuşamamaktadır ve bundan yalnız ülke kaybediyor, bilim
kaybediyor, gençlik kaybediyor. O kadar ki, yakın yıllara kadar,
üniversitelerimiz, terörün yüksek maliyetinin, gençlerin birbirine
kırdırılmasının ve yaşamını kaybeden öğretim üyelerinin -Cavit Orhan
Tütengil'den Necip Hablemitoğlu'na kadar- düşünceleri yüzenden öldürülenlerin
acılarıyla kıvranmıştır. Hükümetimizin bu noktalarda gerekli düzeltmeleri
yapmasını, geleceğe çok daha aydınlık bakmamızı, öldürülen öğretim üyelerinin
faillerinin bulunmasını, 1402'lik olan öğretim üyelerinin ve diğer kamu
görevlilerinin neden görevlerinden uzaklaştırıldıklarının açıklanmasının zamanı
geldiğini düşünüyorum. Bunları, intikamcı bir duyguyla değil, geleceğe çok daha
yumuşak, çok daha kapsayıcı, çok daha dayanışmacı bir toplumsal geçişin
zorunluluğu olarak görüyorum.
Vakıf üniversiteleri, yükseköğretim
sistemimizin içine, doğru yerleştirilemedi. Daha çok, birçoğu, kamuya ait arazi
ve binalara elkonularak yapıldı. Olabilir denebilir; ama, çok sayıda öğretim
elemanı ve teknik personel kaybetti devlet üniversiteleri bu süreçte ve bu
üniversitelere yapılan parasal yardımın da çok düzgün, çok doğru ölçütlere
yerleştirildiği söylenemez. Vakıf üniversitelerinin ülke düzeyinde dağılımı da
çok dengesizdir.
Değerli arkadaşlar, bir anımsatma yapayım;
1933'te, üniversite reformundan sonra, Mustafa Kemal'in, Meclise güzel bir
tavsiyesi var; diyor ki: "İkinci üniversiteyi Van'da kurun Yüce
Meclis." Biz, Van'a, üniversiteyi çok sonra, 1982'de götürebildik;
Diyarbakır'a da 1973'te.
Şimdi, gelinen noktada durum nedir;
üzülerek belirteyim ki, hükümetimiz, AK Parti Hükümeti, bu dönemde, geçen iki
yıl içinde, yanlış yapmayı büyük ölçüde sürdürdü. Yükseköğretimi iki noktaya
indirgedi; katsayı ve türban meselesi. Onun ötesini görmek, onun ötesini
algılamak ve o yanlıştan, o saplantılardan kurtulmak yönünde çok fazla adım
atılmadığını, üzülerek söylemek zorundayım. Oysa, ülkemizde, oldukça iyi
işleyen, en azından girenlerin eşit işlem gördüğünden emin olduğu, kayırmasız
bir ÖSYM sistemi ya da ÖSYS sistemi vardır. Şimdi, dünyanın hiçbir yerinde,
üniversitelere girişte kullanılacak katsayı yasa konusu olmaz; bunda ısrar
etmenin hiçbir anlamı yoktur; bu bir teknik ayrıntıdır ve ekonomik ve toplumsal
gelişmelere göre, üniversitelerin durumuna göre saptanacak bir ölçüttür, bir
değerdir. Bu, siyasetçinin işi değildir. Böyle olmuyor; Sayın Millî Eğitim
Bakanı, her sabah, üniversitelere girişte katsayının nasıl saptanması
gerektiğini açıklıyor; yeni, üniversiteler açılacağını müjdeliyor ve
üniversiteyi, siyasetçi, kendisi yönetmek istiyor. Bütün bunlar, eski
yanlışlarda, eski başarısız tutumlarda ısrar edilmekte olduğunun açık bir
göstergesidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
üzülerek belirtmeliyim ki, devlet üniversiteleri, bu yapı içerisinde, önemli
bir çöküş ya da yıkım alarmı veriyor. Bunu, bilerek söylüyorum. Ülkemizin,
uluslararası düzeyde eşdeğer sayılan, akredite edilen -bir örnek vereceğim-
ODTÜ Mühendislik Fakültesinin 14 bölümünde, toplam öğretim üyesi sayısı
347'dir; bunların 203'ü profesördür, 57'si doçenttir, 63'ü yardımcı doçenttir
ve 24'ü araştırma görevlisidir. Değerli arkadaşlar, bu yapı geneldir, öbür
üniversitelerde, fakültelerde de böyledir ve bu yapı bozuktur. Genç ve orta yaş
öğretim elemanı kuşağı gelmemektedir, yetersizdir. Bu, tersine bir piramittir
ve bunun sonunda, onbeş yirmi yıl sonra, bu devlet üniversiteleri, eğer, böyle
giderse, çalışamaz duruma geleceklerdir.
Öğretim üyesi, fidanlığı olan öğretim
görevliliği, asistanlık kurutulmuştur. Oysa, devlet üniversiteleri, öğrenci
yükünün yüzde 93'e yakınını, yayın yükünün de yüzde 92'sini çekiyorlar. Bu
üniversitelere üvey evlat muamelesi yapılmamalıdır.
Hükümetimizin bu konudaki tutumunun en
somut olumsuz örneği, araştırma ve asistanlık kadrolarıdır. Üzülerek belirteyim
ki, bu yıl, 2004'te, hükümetimizin üniversiteye tahsis etmesi gereken toplam 4
500 araştırma görevlisi kadrosu yerine, 1 295 kadro verilmiştir. Bu, büyük bir
eksikliktir ve bu tükenme süreci, bu kaynak yitirme süreci sürüp gelmektedir.
Değerli arkadaşlar, eğitimde, bilimsel
çalışmada, kültür ve sanat çalışmalarında tasarruf olmaz. Bu alanlardaki
tasarruf, toplumun geleceğini karartır, hepimizin önünü keser, toplumsal
ilerlemeyi durdurur. Bu bilinçte olmak zorundayız.
Üniversitelerimiz, araştırma geliştirme
işinde çok daha güçlü kılınmalıdır. Ülkemizde, araştırma geliştirme
harcamalarının yüzde 60,4'ü üniversitelerde yapılıyor. Oysa, özel kesimin de,
kamu kesiminin de bu konuda bir şeyler yapması gerekiyor ve gelişme o yönde
olmalıdır; ama, ülkemizin bilimsel araştırma yayın sıralamasında, son on yılda,
37 ncilikten 22 nciliğe yükselmiş olması da önemli bir başarıdır.
Ancak, şunu söyleyeyim: Hükümetimiz, çok
olumlu bir tutumla, 2005 bütçesine, eski Türk Lirasıyla 450 trilyon ar-ge
ödeneği ayırdı, koydu. Bu, önemli bir paradır, olumlu bir tutumdur; ancak, bu
paranın etkin ve verimli kullanılması çok daha önemlidir. Para ayırmak başka
bir şey, etkin kullanmak, verimli kullanmak başka bir şey.
Şimdi, burada, çok önemli kimi
eksiklerimiz var. Buradaki eksiklik nedir; buradaki eksiklik, bizim
yükseköğretime ilişkin kurumlarımızın hem kendi içlerinde hem de hükümetle
kavgalı olmasıdır. Değerli arkadaşlar, bakın, iki yıldır TÜBİTAK'la
uğraşıyoruz; TÜBİTAK'la ilgili kararlar veriliyor, görevden alınanlar oluyor,
onlar gidiyorlar, geliyorlar; ama, başka bir şey daha yapılıyor; yasal olarak,
hükümet kararnameleriyle orada çalışan öğretim üyelerinden, eskiye dönük
olarak, onlara ödenen kimi paralar geri tahsil ediliyor. Bunun düzeltilmesi
gerekiyor; ama, bir başka bir şeyin daha düzeltilmesi gerekir; TÜBİTAK ile
YÖK'ün kavgalı durumdan mutlaka çıkarılması gerekir, o uyumun sağlanması
gerekir; çünkü, araştırmayı yapacak olan üniversitedir.
Bir şey daha anımsanmalıdır; TÜBİTAK'ın
kurulduğu 1963'te, bir ekonomik ve sosyal araştırmalar merkezi kurulacaktı; o
günlerin siyasetçileri bunu engelledi. Sosyal bilimlerdeki o açık, mutlaka
giderilmelidir; çünkü, Türkiye, bunun bedelini çok ağır ödemektedir; sosyal
bilimler alanında gerekli gelişme sağlanamamaktadır.
Bu bağlamda, ek olarak bir şey daha
söylememe izin verin. YÖK'le uğraşmanın, YÖK Başkanının lojmanıyla uğraşmanın
çok anlamı yoktur; kamu kurumları arasındaki bu kadro ve yapı uyuşmazlığına
hükümetin karışmaması gerekir. Böyle yapıldığında ne oluyor; böyle
yapıldığında, bir örnek vereceğim; Yeryüzü İzleme Grubunu oluşturan 51 ülkenin
Brüksel'de yaptığı toplantıya Türkiye katılamıyor; bu konuda yeterli olgunluk
ve bilinçli yaklaşım yok denebiliyor. Bu, son basın haberlerinden biridir.
Değerli arkadaşlar, hemen şunu
vurgulayayım; yükseköğretimin bir üst kurula gereksinimi vardır. YÖK'ü yok
etmeyi ben çok vurguladım; ama, YÖK'ü yok etmek yerine, bu Kurulun, kendi iç
dinamikleriyle, evrim geçirerek, çağın gereklerine uyarak, gelişmelere uygun
bir esneklik kazanarak ve yükseköğretimde eşgüdümü ve danışmayı yapan, bunlarla
görevli bir kuruma dönüştürülmesinde, demokratik bir yapıya kavuşturulmasında
kesin zorunluluk vardır.
Sayın Başkan, birkaç temel ilkeyi
vurgulayayım. Türkiye üniversiteleri, üzülerek belirteyim ki, hâlâ, 1961
Anayasasının sağladığı bilimsel ve yönetsel özerklikten yoksundur. Oysa,
devletin temel görevi, uluslararası anlaşmaların da vurguladığı gibi,
yükseköğretim kurumlarının özerkliğine müdahale etmemek ve bu çok daha
önemlisi, toplumun diğer güçlerinin müdahalelerini önlemektir; devletin temel
görevi budur ve özerklik, yalnız ve ancak demokratik bir özyönetimle
gerçekleşir. Biz, kendi içimizde bunları yapmalıyız. Bunlar, bizim için
gereklidir, üniversitelerimizin güçlenmesi için gereklidir; ama, işin başka bir
yönü daha var; o da, Avrupa Birliği üyeliği sürecidir. Son yıllarda, YÖK'ün de
katkılarıyla, Avrupa Birliğinin ortak yükseköğretim bölgesi çalışmalarına
ülkemizin katılması çok olumludur ve bu bağlamda yapılanlar da, yani,
öğrencilerin yönetime katılması, Avrupa Birliği ülkeleriyle işbirliğinin
güçlendirilmesi gereklidir ve önemlidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen.
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Çok teşekkür ederim;
toparlayacağım.
Ancak, bu konuda yapılanlar hiç de yeterli
değildir. Üniversite-üretici işbirliği, bilimsel özerkliği zedelememek
koşuluyla çok daha güçlendirilmelidir. Özellikle taşra üniversitelerinin bu
alandaki çalışmalarını artırmaları gerekmektedir.
Değerli arkadaşlar, acil eylem sözcüğünü
son aylarda unutmuş gibi görünüyorsunuz; bir anımsatma yapayım. Yükseköğretimde
acil eylem türünden kimi girişimlerde bulunmamız gerekiyor. Bunların başında
öğretim üyesi yetiştirilmesi geliyor. Bu konuda YÖK'ün attığı kimi adımlar
olumludur; ancak, yeterli değildir. Türkiye, öğretim elemanı yetiştirme işini,
öğretim üyesi yetiştirme işini, tıpkı öğretmen yetiştirme işinde olduğu gibi,
ciddî olarak ele alıp, bu sorunu bir an önce çözmez ise, yükseköğretimimizin
geleceği, ekonominin ve toplumun geleceği hiç de parlak olmayacaktır.
Üniversitelere bir an önce yeterli
araştırma görevlisi kadrosu verilmelidir. Bu, hükümetin elindedir ve bu çok
acildir. Bu yapılmadığı için üniversitelerde laboratuvar çalışmaları yapılamıyor,
ekdersler yapılamıyor. Bu eksiklik giderilmelidir.
Uzaktan öğretim ya da açıköğretim
öğrencilerinin oranı ülkemizde çok fazladır, yüzde 35'le Tayland'dan sonra
dünyada ikinciyiz; bu eğrilik, bu yanlışlık düzeltilmelidir. Neden
düzeltilmelidir; çünkü, üniversite öğretimi ya da üniversite olayı bir ortam
meselesidir, bir akademik ve kültürel ortam meselesidir, bir ilişkiler ağıdır.
Bundan kopuk yetişmenin hiçbir yararı da anlamı da yoktur.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde
yükseköğretimde öğrenci başına harcama 1 538 dolardır son verilere göre; dünya
ortalamasının -Afrika dahil, Güney Amerika dahil- yarısı kadardır; çünkü dünya
ortalaması 3 370 dolardır. Açıköğretimi de bu işe katarsanız, bizim öğrenci
başına harcamamız 755 dolara düşer; yani, dünya ortalamasının dörtte 1'inden
azdır. Türkiye'nin buna tahammülü olmamalıdır, buna isyan edilmelidir; bu durum
düzeltilmelidir. Bunun, Ahmet-Mehmet, muhalefet-iktidar değil, toplumun
geleceği açısından, ekonominin geleceği açısından, aydınlık bir Türkiye için
yapılması gerekiyor.
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Toparlıyorum.
Devlet üniversiteleri, AB ülkelerinin
üniversiteleri ve bizdeki vakıf üniversitelerinin sahip olduğu yönetsel ve
parasal özerkliğe sahip olmalıdır. Rekabet ancak böyle olur. Devlet
üniversitelerinin rekabet edebilmesinin koşulları kesinlikle yaratılmalıdır.
Üniversitelerimiz, yükseköğretim kurumlarının kalitesi hakkında yapılan
uluslararası ve ulusal değerlendirmelere açık olmalıdır, açıktırlar. Bundan
kaçınmamak gerekir.
Borçlanarak yükseköğretim gören öğrenciler
iş bulamazlarsa -ki, son yıllarda bu çok geçerlidir, olağandır- bunların
borçlarının geri ödemelerine mutlaka kolaylık getirilmelidir. İşsiz insana
yükseköğretim borcunu öde demenin mantığı da yoktur, anlamı da yoktur.
Burs sisteminin üniversitelerden alınıp,
tamamen merkezileştirilerek -yerelleşme eğilimlerinin tersine- Kredi ve Yurtlar
Kurumuna verilmiş olması, o zaman da belirttiğimiz gibi, yanlıştır. Bu
yanlıştan dönülmelidir. Üniversite kendi bursunu verebilmelidir. Kaldı ki,
hükümetimiz, kimi düzenlemelerle, belediyelere burs verme imkânı tanımıştır. Bu
hakkın üniversitelere verilmemesi büyük bir yanlışlıktır. Bu çelişkiyi
düzeltmeliyiz.
Acil eylem çerçevesinde söyleyeceğim
bunlar; ama, asıl önemli olan, uzun dönemli, planlı, insangücü gereksinmelerine
uygun bir yükseköğretimi hep birlikte yaratmaktır.
BAŞKAN - Lütfen toparlayalım.
YAKUP KEPENEK (Devamla) - Ben, Yüce
Meclisin, yükseköğretimle ilgili bütçeyi onaylayarak bu konuda katkı vereceğini
ve üniversitelerimizin gelecekte çok daha yararlı, çok daha büyük işler
yapacağını umuyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Saat 14.20'de toplanmak üzere,
birleşime ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 13.21
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 14.25
BAŞKAN: Başkanvekili Ali
DİNÇER
KÂTİP ÜYELER: Harun
TÜFEKCİ (Konya), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 40 ıncı Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır;
okutuyorum:
III. -
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.-
Gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin
Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No: 121 Tarihi:
25.12.2004
Genel Kurulun 25.12.2004 Cumartesi günü
bütçe görüşmelerinin bitiminden sonra çalışmalarını sürdürmesinin, gündemin
"Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler"
kısmının 114 üncü sırasında yer alan 717 sıra sayılı 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısının bu kısmın 3 üncü sırasına alınmasının ve bu birleşimde 4
üncü sıraya kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşmelerinin tamamlanmasına
kadar çalışma süresinin uzatılmasının Genel Kurulun onayına sunulması Danışma
Kurulunca uygun görülmüştür.
Nevzat
Pakdil
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Başkanı
V.
|
|
Salih Kapusuz |
Ali Topuz |
|
|
AK Parti Grubu Başkanvekili |
CHP Grubu Başkanvekili |
BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Şimdi, bütçe programına kaldığımız yerden
devam ediyoruz.
II. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER (Devam)
1.- 2005
Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2003 Malî
Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları
(1/897; 1/898; 1/878, 3/669, 1/879, 3/670) (S. Sayıları: 706, 707, 708, 709)
(Devam)
B) ADALET
BAKANLIĞI (Devam)
1.- Adalet
Bakanlığı 2004 Malî Yılı Bütçesi
2.- Adalet
Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
C) YARGITAY
BAŞKANLIĞI (Devam)
1.-
Yargıtay Başkanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.-
Yargıtay Başkanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
D) MİLLÎ
EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)
1.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
I.- YÜKSEK
ÖĞRETİM KURULU (Devam)
1.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
II.-
ÜNİVERSİTELER (Devam)
1.- Ankara
Üniversitesi
a) Ankara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ankara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
2.- Orta
Doğu Teknik Üniversitesi
a) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
3.-
Hacettepe Üniversitesi
a)
Hacettepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Hacettepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
4.- Gazi
Üniversitesi
a) Gazi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Gazi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
5.-
İstanbul Üniversitesi
a) İstanbul
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İstanbul
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
6.-
İstanbul Teknik Üniversitesi
a) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
7.-
Boğaziçi Üniversitesi
a) Boğaziçi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Boğaziçi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
8.- Marmara
Üniversitesi
a) Marmara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Marmara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
9.- Yıldız
Teknik Üniversitesi
a) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
10.- Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
a) Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
11.- Ege
Üniversitesi
a) Ege
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ege
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
12.- Dokuz
Eylül Üniversitesi
a) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
13.- Trakya
Üniversitesi
a) Trakya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Trakya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
14.- Uludağ
Üniversitesi
a) Uludağ
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Uludağ
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
15.-
Anadolu Üniversitesi
a) Anadolu
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Anadolu
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
16.- Selçuk
Üniversitesi
a) Selçuk
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Selçuk
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
17.-
Akdeniz Üniversitesi
a) Akdeniz
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Akdeniz
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
18.-
Erciyes Üniversitesi
a) Erciyes
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Erciyes
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
19.-
Cumhuriyet Üniversitesi
a)
Cumhuriyet Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Cumhuriyet Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
20.-
Çukurova Üniversitesi
a) Çukurova
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Çukurova
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
21.-
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
a) Ondokuz
Mayıs Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ondokuz
Mayıs Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
22.-
Karadeniz Teknik Üniversitesi
a)
Karadeniz Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Karadeniz Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
23.-
Atatürk Üniversitesi
a) Atatürk
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Atatürk
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
24.- İnönü
Üniversitesi
a) İnönü
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İnönü
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
25.- Fırat
Üniversitesi
a) Fırat
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Fırat
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
26.- Dicle
Üniversitesi
a) Dicle
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Dicle
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
27.-
Yüzüncü Yıl Üniversitesi
a) Yüzüncü
Yıl Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Yüzüncü
Yıl Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
28.-
Gaziantep Üniversitesi
a)
Gaziantep Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Gaziantep Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
29.- İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü
a) İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
30.- Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü
a) Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
31.- Harran
Üniversitesi
a) Harran
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Harran
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
32.-
Süleyman Demirel Üniversitesi
a) Süleyman
Demirel Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Süleyman
Demirel Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
33.- Adnan
Menderes Üniversitesi
a) Adnan
Menderes Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Adnan
Menderes Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
34.-
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
a)
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
35.- Mersin
Üniversitesi
a) Mersin
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mersin
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
36.-
Pamukkale Üniversitesi
a)
Pamukkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Pamukkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
37.-
Balıkesir Üniversitesi
a)
Balıkesir Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Balıkesir Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
38.-
Kocaeli Üniversitesi
a) Kocaeli
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kocaeli
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
39.-
Sakarya Üniversitesi
a) Sakarya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Sakarya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
40.- Celal
Bayar Üniversitesi
a) Celal
Bayar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Celal
Bayar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
41.- Abant
İzzet Baysal Üniversitesi
a) Abant
İzzet Baysal Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Abant
İzzet Baysal Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
42.-
Mustafa Kemal Üniversitesi
a) Mustafa
Kemal Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mustafa
Kemal Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
43.- Afyon
Kocatepe Üniversitesi
a) Afyon
Kocatepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Afyon
Kocatepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
44.- Kafkas
Üniversitesi
a) Kafkas
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kafkas
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
45.-
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
a)
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
46.- Niğde
Üniversitesi
a) Niğde
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Niğde
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
47.-
Dumlupınar Üniversitesi
a)
Dumlupınar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Dumlupınar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
48.-
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
a)
Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
49.- Muğla
Üniversitesi
a) Muğla
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Muğla
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
50.-
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
a)
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
51.-
Kırıkkale Üniversitesi
a)
Kırıkkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Kırıkkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
52.-
Osmangazi Üniversitesi
a)
Osmangazi Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Osmangazi Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
53.-
Galatasaray Üniversitesi
a) Galatasaray
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Galatasaray Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.
Hükümet?.. Burada.
Onuncu turda, şahsı adına, lehinde,
Kahramanmaraş Milletvekilimiz Sayın Mehmet Ali Bulut söz istemişlerdir.
Buyurun Sayın Bulut. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
MEHMET ALİ BULUT (Kahramanmaraş) - Sayın
Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2005
malî yılı bütçe görüşmelerinde, Yargıtay Başkanlığı bütçesiyle ilgili olarak,
şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Yargıtay Başkanlığına,
2005 malî yılı bütçesinde yüzde 13'lük bir artış öngörülmüştür. Kuşkusuz ki,
hükümet olarak kaynak aktarımında bulunurken, Yargıtayın ihtiyaçlarına ve
mevcut şartlara göre, elinden geldiğince uygun kaynak aktarılmaya
çalışılmıştır.
Yargıtayın bütçesinden bahsederken,
aslında, genel bir değerlendirme yaparak, bazı önemli gördüğüm hususlara
değinmekte yarar olduğuna inanıyorum.
Yargı, bir ülkenin en önemli ve öncelikli
konularından birisi olarak görülmelidir. Devlet hizmetleri içerisinde
vazgeçilmez bir öneme sahiptir ve ülkenin geleceğine yönelik sorumlulukları da
içinde barındırmaktadır. Bu nedenle, bağımsız ve güçlü bir yargı sistemi tüm kurumlarıyla
işletilirse, hukukun üstünlüğü sağlanmış olacaktır. Şüphe yok ki, bundan memnun
olmayacak hiç kimse olamaz, olmamalıdır.
Hukuk devleti ilkesi, bir ülkenin
vazgeçilmez unsurlarındandır. Demokrasi, hukukun üstünlüğüne dayalı
çoğulculukla ve katılımcılıkla şekillenir. Hukuk devletinde, hukuk, insanların
hak ve özgürlüklerini güvence altına alması bakımından, önemli bir kurumdur.
Hukuk devletinde, yasama organı da dahil, devletin tüm kurumları, anayasa ve
hukukun üstünlüğüne göre hareket etmelidir. Ayrıca, uluslararası sözleşmelerde
de hukukun üstünlüğüne sürekli vurgu yapıldığı görülmektedir. Bu sebeple,
bireylerin haklarını korumak için etkili bir yargı denetimine ihtiyacımız
vardır. Yargı yetkisi bağımsız mahkemelerce kullanıldığına göre, adil ve
tarafsız mahkemelerin yer aldığı etkin bir yargı sistemi kurulmalıdır.
Demokrasi, kuvvetler ayrılığı prensibi
üzerine kurulmuştur ve bu sistemin en önemli ayaklarından biri de, şüphesiz,
adalet kavramıdır. "Adalet mülkün temelidir" diyorsak ve bir ülke için
olmazsa olmaz bir aslî hizmet ise, onu güçlendirmek, etkinleştirmek ve tüm
diğer kurumlardan bağımsız kılmak gerekmektedir.
Ülkemizde, son yıllarda, devletin yüksek
kademelerinde görev yapan bazı kamu görevlilerinin, anayasa ve yasalarla
kendilerine görev verilmeyen konularda, bulundukları makamın onuru, saygınlığı
ve ciddiyetiyle bağdaşmayacak şekilde, siyasî nitelikte söylem ve demeçler
verdiklerine rastlanmakta; yasal düzenlemelere aykırı olmasına rağmen, değişik
amaç, beklenti ve düşüncelerle böyle bir davranış içine girildiğine tanık
olmaktayız. Yargı da bağımsızlığı, tarafsızlığı ve güvenilirliği konusunda
kendi üzerine düşeni yapmalı ve bu konuda herkesten ve her kurumdan daha hassas
olmalıdır.
Burada, özellikle 2004 yılı boyunca
Yargıtay hâkim ve üyeleri hakkında medyada yer alan iddialara değinmeden geçmek
eksiklik olacaktır herhalde. Hâkim ve Yargıtay üyeleri hakkındaki iddialar ve
haberler, bir hukukçu olarak beni ziyadesiyle üzmüştür. Yaklaşık yüzkırk yıldan
beri hukukumuza yön veren, adaletin gerçekleşmesinde tüm hukukçulara ışık
tutan, saygın bir kurum olan Yargıtayın saygınlığına herkesten önce kendi
mensuplarının dikkat etmesi, her türlü davranışlarında mesleğin onur ve
vakarına uygun davranması, bazı hatalı ilişkilere karışan mensupları hakkında,
olay şüyu bulmadan, gerekli tedbirleri alması gerekirdi; çünkü, adaletin
toplumda tartışılır hale gelmesi kadar tehlikeli bir durum herhalde olamaz.
Nitelikli ve etkin bir yargı ancak
nitelikli hâkim ve savcılardan oluşur. Şu anki yapı itibariyle, hâkim ve savcı
sayısında eksikliklerimiz bulunmaktadır. Bunu gidermek için, tabiî ki,
çalışmalar yapılmakta ve yapılacaktır; ancak, bu aşamada yapılması gereken,
hukukî bilgi ve beceriye sahip ve değişen şartlara paralel olarak, gereçlerle,
donatılmış olmalarını sağlamak gerekir. Bu amaçlar doğrultusunda kurulan Adalet
Akademisini de hâkimlerin niteliklerinin artırılmasında çok önemli bir adım
olarak görmekteyim.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de,
bilindiği gibi, 5235 sayılı Yasadan önce, adlî yargıda iki dereceli bir
yargılama söz konusuydu; içtihat mahkemesi olarak görev yapması gereken
Yargıtay ve ilk derece mahkemesi olarak adlî mahkemeler. 5235 sayılı Yasayla
kurulan bölge adliye mahkemeleriyle, yargılamada üçlü bir sisteme geçilmiş
olmaktadır.
Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın
başka bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümleri son merci olarak
incelemekle görevli olan Yargıtay, 6 Mart 1869'da kurulmuş ve Türk yargı
sisteminde en önemli kurumlardan biri haline gelmiştir. Şu anki yapısıyla, 11
ceza, 21 hukuk dairesinden oluşmaktadır. Ceza Daireleri Genel Kurulu ve Hukuk
Daireleri Genel Kurulu olmak üzere iki de Genel Kurulu bulunmaktadır. Yargıtay,
bu mevcut durumuyla, çok yoğun bir çalışma temposuyla ağır bir işyükü altında kalarak,
bir yandan içtihat mahkemesi olarak görev yapmaya, diğer taraftan da verilen
ilk derece mahkemesi kararlarını, hem maddî hem de yasalara uygunluk açısından
denetlemeye çalışmaktadır.
Benim asıl üzerinde durmak istediğim,
içtihat mahkemesi olarak görev yapması gereken yüksek Yargıtayın çok büyük bir
işyükü altında kalarak asıl görevini yerine getirememesidir. Senede yaklaşık
olarak 450 000-500 000 dava dosyasının gönderildiği bir kurumdan, bizler, nasıl
asıl görevini getirerek içtihat mahkemesi olmasını bekleyebiliriz.
Adalet mekanizmasıyla ilgili olarak en çok
karşılaşılan eleştirilerin başında yasal sürecin gecikmesinin geldiği
bilinmektedir. Geç gelen adaletin adalet olamayacağı teziyle hareket edecek
olursak, adalet sistemimizi tüm kurumlarıyla etkin hale getirmek ve bunu
sürekli kılmak bizlerin en önemli ve aslî görevi olmalıdır. Bu noktada, asıl
vurgulanması gereken, hiç kuşkusuz ki, bölge adliye mahkemelerinin, diğer bir
deyişle istinaf mahkemelerinin kurulmasının Türk hukuk sistemindeki zorunlu
varlığıdır.
Değerli milletvekilleri, 1879 yılında
Mehakimi Nizamiyenin Teşkilatı Kanunu Muvakkatiyle ilk derece mahkemeleri ile
temyiz mahkemesi arasında istinaf mahkemeleri kurulmuş; fakat, kırkbeş yıl
sonra günün koşulları ve özellikle hâkim yetersizliğinden, 24 Nisan 1924
tarihinde kaldırılmıştır. Bu üst mahkemelerin tekrar kurulmasıyla ilgili 1932
yılından bu yana bu yönde çeşitli yasa tasarıları hazırlanmış; fakat, kurulması
için somut adımlar atılamamıştır. Bu adımların atılması ve istinaf mahkemelerinin;
yani, bölge adliye mahkemelerinin kurulması bizim hükümetimize nasip olmuştur;
bizim hükümetimiz tarafından kurulmuştur.
Bölge adliye mahkemeleri, yargı
sistemimizde olması gereken bir mekanizmadır ve bu anlayıştan hareketle, 5235
sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 26.9.2004 tarihinde yasalaşmıştır;
yasalaşmadan itibaren iki yıl içerisinde de hayata geçirilecektir. Bununla
amaçlanan, yargılamayı hızlandırmak, Yargıtayın hukuk denetlemesi yaparak
içtihat mahkemesi niteliğini korumasını sağlamaktır. Yargıtayın Türk hukuk
sistemindeki yeri tartışılmazdır ve bu kurum asıl amacına ve görevine uygun bir
yapıya, bölge adliye mahkemelerinin kurulmasıyla kavuşturulmuş olacaktır.
Değerli milletvekilleri, tarihî gelişimi
içinde Batılı demokratik ülkelerde istinaf mahkemelerinin adlî yargı sistemi
içinde uzun yıllar yer aldığı bilinmektedir. Fransa, Almanya, Avusturya,
İsviçre ve Yunanistan bu ülkelerdendir. Örnekler çoğaltılabilir; ama,
vurgulanması gereken, istinaf mahkemelerinin teminatlı olduğu davanın iki
derecede görülmesi, yani iki defa esasın incelenmesiyle Yargıtayın işinin
azaltılması ve asıl önemli olan, Yargıtayın aslında bir içtihat mahkemesine
olduğuna yapılan vurgudur.
Bölge adliye mahkemelerinde mutlaka yeni
baştan yargılama yapılmayacak; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas
yönünden hukuka uygunluğunun tespiti durumunda başvurunun esastan reddine karar
verilecektir.
Kanunun getirdiği bir diğer özellik ise, bölge
adliye mahkemeleri, bölgenin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu gözönünde
tutularak kurulacak ve adlî yargılama bu paralellikte yerine getirilecektir.
Bölge Adliye Mahkemeleri Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren, biraz önce
de söylediğim gibi, iki yıl içinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen, toparlayalım.
MEHMET ALİ BULUT (Devamla) - Değerli
milletvekilleri, sonuç olarak şunları da ifade etmek istiyorum.
Uyum paketleri çerçevesinde kanunlarda
yapılan değişikliklere, maalesef, yargımız uyum sağlayamamıştır. Örneğin, Türk
Ceza Kanununun 312 nci maddesi değiştirilmesine rağmen, önceki 312 nci madde
paralelinde uygulamalar devam etmiştir; yazarlar, çizerler yargılanmış ve
cezalandırılmıştır.
Bir devlette yozlaşmanın bazı kurumlarda
telafisi mümkündür; ama, yargıda asla mümkün değildir. Kuşkusuz, herkesin gözü
gibi bakması gereken kurumların başında yargı gelmektedir; ama, başta yargı
camiası olmak üzere, sorumluluk herkese düşmektedir. Açıkça söylemek gerekirse,
son dönemde yaşanan bazı olaylar, yargıya güveni maalesef aşındırmıştır.
2005 yılı bütçesinin öncelikle yargı
camiamıza ve tüm milletimize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi, tekrar,
saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Hükümet adına, Adalet Bakanı
Sayın Cemil Çiçek, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 20 dakika.
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bakanlık bütçesinin hazırlanmasında büyük
katkı sağlayan başta Plan ve Bütçe Komisyonu Değerli Başkan ve üyeleri olmak
üzere, bugün Genel Kurulda Bakanlık bütçesiyle ilgili görüş serdeden tüm
arkadaşlarıma huzurunuzda teşekkür ediyorum.
Aslında, gerek Genel Kurulda gerek
komisyonda gerekse kamuoyu önünde yargıyla ilgili beyanların, serdedilen
görüşlerin tamamı, yargıya verilen önemden kaynaklanıyor. İster bu görüşler,
beyanlar bizi tatmin etsin ya da etmesin, isterse tenkit edilir yanları
bulunsun, bunların hepsi, yargıyı daha yükseklerde, daha yücelerde görme adına
yapılan beyanlardır, değerlendirmelerdir. Meseleye böyle bakmakta fayda var;
çünkü, bir devlet hayatı içerisinde iki iş var, iki faaliyet alanı var ki,
bunlar Türk Milleti adına yapılmaktadır. Bunlardan birincisi, Türk Milleti adına
yasama yetkisini bu Meclis kullanıyor, Meclisin şahsında milletin işleri burada
sürdürülüyor, yürütülüyor. İkincisi, yargı faaliyeti, Türk Milleti adına
yapılıyor. Devlet hayatı içerisinde başkaca pek çok faaliyet olmasına rağmen,
bu iki faaliyetin önünde "Türk Milleti adına yasama yetkisi",
"Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan" ifadesi var.
Dolayısıyla, yargıya olan saygı, bir anlamda, millete olan saygıyla eşdeğerdir.
Yargının itibarı, aynı zamanda, devletin ve milletin itibarıdır. Onun için, hepimiz,
bu mesleğin, bu hizmetin üzerinde duruyoruz, önemsiyoruz; onun problemlerini
çözme adına, hep birlikte bir çabanın, bir gayretin içerisindeyiz. Kimsenin
niyeti, maksadı, bu kurumu, bu hizmeti yürütenleri bir başka şekilde görmek,
bir başka şekilde göstermek değildir; bu da olamaz. Meseleye böyle bakmak
lazım. Bugün, burada, dile getirilen hususlar da, bu çerçevede değerlendirdiğim
hususlardır.
Şimdi, şüphesiz, yargı bu derece
önemliyken, yargıyla ilgili olarak bugüne kadar lafların doğrusu hep söylendi.
Yargı adına, yargının önemi adına, yüceliği adına bugüne kadar söylenmedik laf
kaldığı kanaatinde değilim. Geriye dönük, bakanlık bütçeleri üzerindeki
müzakerelere bakalım; geriye dönük, yargı yılının açılışı dolayısıyla sayın
başkanların veya yüksek mahkemelerin kuruluş yıldönümlerindeki açıklamalara
bakalım, konuşmalara bakalım, yargının önemiyle ilgili olarak söylenmedik söz
kalmamıştır. Bunların hepsini kabul ediyoruz; ama, yargı adına, esas
itibariyle, işlerin çoğu yapılmamıştır. Bunu da, bir tespit olarak, burada
ifade etmek istiyorum. İlk defadır ki, birçok konuyu biz gündeme getirdik, bu
hükümet döneminde getirdik. Bu, hem yargıya olan saygımızdan hem de içinden
geçtiğimiz süreçte yargıya düşen sorumluluktan kaynaklanıyor.
Bakınız, bir Avrupa Birliği süreci var.
Hep birlikte götürdüğümüz ve bu hedefi yakalayabilme adına da pek çok çalışmayı
birlikte yaptığımız Avrupa Birliği süreci. Bu sürecin gündem maddesi, Kopenhag
Kriterleridir. Görüntüsü itibariyle siyasî kriterler olarak ifade edilse de, özü
itibariyle hukukî düzenlemelerden ibarettir büyük ölçüde ve sizler de
biliyorsunuz ki, şu son iki sene içerisinde Genel Kurulda en çok görüşülen
kanun tasarıları Adalet Bakanlığının hazırladığı tasarılardır; büyük bir
özveriyle, büyük bir gayretle yasalaştırdığımız yasalardır. Şayet, bu geçen iki
yıllık süre içerisinde Adalet Bakanlığı olarak biz bu yasaların hazırlanmasında
tekleseydik, Adalet Komisyonu geceyi gündüze katarak çalışmasaydı, sizler büyük
bir özveriyle bu tasarılara destek vermeseydiniz; herhalde, 17 Aralıkta bizim
için bazı sıkıntılar orta yere çıkacaktı ya da Türkiye'nin Avrupa Birliği
üyeliği noktasında muhalefeti olanlar, bunları, en azından bahane olarak kabul
edip; şunları yapmadınız, bunları yapmadınız tarzında birkısım iddiaları ileri
sürebileceklerdi. Dolayısıyla, bugün, Adalet Bakanlığı bütçesi konuşulurken biz
Bakanlık olarak, takdir ederseniz de Adalet Bakanı olarak, görevini yapmış
olmanın huzuru içerisinde bu bütçeyi görüşüyoruz ve bunu da tarihe bir not
olarak düşüyoruz.
Kaldı ki, bu iki yıllık süre içerisinde
sadece yasaların çıkarılması yetmedi; uygulama, en az yasa çıkarmak kadar önem
arz etti; bundan sonra da önem arz ediyor. Uygulama söz konusu olduğunda da
devletin iki kurumu öne çıkıyor; bir taraftan, yargı, yargılama faaliyetleri;
öbür tarafta da güvenlik güçlerinin uygulamalarıdır. Dışarıda, içeride,
devletin yürüttüğü politikalara en fazla desteği sağlayan; ama, yeri geldiği
zaman de en fazla tenkit konusu olan husus, bu iki alandaki
değerlendirmelerdir, uygulamalardır, verilen kararlardır. Dolayısıyla, bu
geçtiğimiz süre içerisinde yargıya çok fazla görev düşmüştür. Yargı, bazı
eksiklikleri olabilir; ama, büyük bir başarıyla da bu görevlerini bugüne kadar
yerine getirmiştir, bundan sonra da getirecektir; bunu da bir hakşinaslık
olarak burada ifade etmemiz gerekiyor.
Şüphesiz, yargıçlarımız, savcılarımız
çıkardığımız yasaları uyguluyor. Biz, ne kadar düzgün yasa çıkarırsak, büyük
ölçüde şikâyet ettiğimiz hususları da belli ölçüde ortadan kaldırırız diye
düşünüyoruz; ama, geriye dönük, Türkiye'deki mevzuata baktığımızda, çıkarıldığı
dönemin izlerini taşır. Belli bir tarihe kadar bütün dünyada ceza hukuku
alanıyla ilgili olarak öne çıkan husus güvenliktir. Güvenliğin öncelikli konu
haline geldiği ülkelerde ve dönemlerde yasaklar çoktur, yasaklamalar çoktur,
özgürlükler -daha çok- istisna teşkil eder. Elbette, çıkarılan yasalar ya da
yürürlükteki yasalar yasaklamaları kural haline getirmiş, özgürlüğü ikinci
plana itmişse, yargılama faaliyetinde de ister istemez ona uygun sonuçlar
çıkacaktır. O sebeple, bir kurumun sorumluluğunu tartışırken, fotoğrafı tümüyle
orta yere koyup, ona göre şurada sorumluluğu var, burada sorumluluğu yok demek
lazım.
Çok şükür, geriye dönük iki yıllık süreç
içerisinde, elbirliğiyle, sadece bizim çıkardığımız uyum yasalarıyla ilgili
paket 6 tanedir. 6 tane uyum paketini biz bu Parlamentodan geçirdik. Daha şunun
şurasında birkaç gün evveline kadar, ceza hukuku alanıyla ilgili seksen yıllık,
yetmişbeş yıllık, kırk yıllık temel yasaları elbirliğiyle değiştirdik ve
bunları gerçekleştirirken de, bu yasaların hem felsefesini hem sistematiğini
hem önceliğini hem de birçok noktada suçun unsurlarını ve buna tekabül eden
cezaları değiştirdik.
Şimdi, uygulamada bazı aksaklıklar
olabilirse, işte, yargının sorumluluğu da bu andan itibaren başlıyor ya da
başlayacak demektir. O sebeple, çıkarılmış olan yasalar o dönemin izlerini
taşıdığı için ve büyük ölçüde değişen dünya şartlarına, Türkiye şartlarına
cevap veremediği için, eskiyen yasalar sebebiyle, yargılamada da zaman zaman
sıkıntılar meydana gelmiştir. Bunu burada ifade etmek istiyorum.
İkincisi, tabiî, hem dünyada hem de
ülkemizde çok önemli, çok köklü bir değişim yaşanıyor. Bu değişimi yasalarımıza
yansıtmamız lazım. Bu değişim yasalara yansımadığı sürece, değişimi doğru bir
hukukî çerçeveye oturtmak da mümkün değil. İşte, bir taraftan uyum
paketleriyle, öbür taraftan temel yasalarda yaptığımız ve bundan sonra da
yapacağımız değişikliklerle, Türkiye'de gerek dıştalepten gerekse içtalepten
kaynaklanan bu değişimi doğru bir hukukî zemine en kısa sürede oturtabilirsek,
yargıyla ilgili beklentiler azalacak, şikâyetler azalacaktır.
Ceza hukuku alanında bunu büyük ölçüde
gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz. Güvenliğin öne çıktığı dönemin felsefesi,
yasal düzenlemeleri büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Geri kalanları da zaman
içerisinde ayıklayacağız; ama, özel hukuk alanına baktığımızda da, kapalı
ekonominin öne çıktığı dönemlerde hazırlanmış olan borçlar hukuku, ticaret
hukuku ve benzeri özel hukuk kurallarıyla, düzenlemeleriyle, rekabetin öne
çıktığı, rekabete açık bir ekonomik hayatın sürdürüldüğü ülkelerde, mecburen bu
temel yasaların da değiştirilmesi gerekiyor. Bu yasaları değiştirdikten
sonradır ki, o zaman, yargılamada aksaklık var mı yok mu, yargı bu anlamda
görevini yerine getiriyor mu getirmiyor mu, bunu daha net görebilme imkânımız
var. Ümit ediyorum ki, nasıl 2004 yılında ceza hukuku alanında köklü
değişiklikleri yaptıysak, 2005 yılında, Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu başta
olmak üzere, İdarî Yargılama Usulü Kanunu, İdarî Usul Kanununu -ki, her biri
yüzlerce maddeden müteşekkil- bu temel yasalarımızı da Meclisimizden geçirmiş
olmamız kaydıyla, inanıyorum ki, bu hukukî altyapıyı büyük ölçüde tamamlamış
olacağız. Demek ki, yargıdan beklenilen hizmetlerin büyük ölçüde yerine
getirilmesi, evvela, kaliteli yasaları yapmaktan geçiyor, çağın gerçeklerine
uygun, toplumun gerçeklerine uygun temel yasaları gözden geçirmekten geçiyor.
Bunu belli ölçüde başardık; önümüzdeki dönemde de bunu birlikte başaracağız.
İkinci husus, şüphesiz, bu yasaların
çıkmış olması tek başına yetmiyor; bunları uygulayacak kişilerin yeni bir
eğitimden geçirilmesi gerekiyor. Şüphesiz, bu konuşmayı yapan kişi olarak,
benim hukuk fakültesinde okuduğum dönemlerde görmediğimiz birkısım suçlar,
birkısım ihtilaflar, birkısım yeni yeni konular gündeme geldi. Mesela, biz, o
dönemde, fikrî ve sınaî hakları okumadık; o zaman böyle bir konu gündemde
yoktu. Mesela, iş hukuku, birçoğumuz bakımından -İstanbul Hukuk Fakültesinden
olanlar daha iyi takdir edecekler, takip edeceklerdir- o zaman seçimlik dersti;
kriminolojiyi seçen iş hukukunu okumazdı veya buna benzer bazı dallarda...
Halbuki, o gün seçimlik ders olan veya hukuk fakültelerinde okutulmayan veya
günümüzde internet suçları dediğimiz... Şimdi internet üzerinden kumar oynanır
hale geldi; internet kavramını biz o zaman okumadık. Bu neviden suçlar nasıl
oluşur, nasıl teşekkül eder, bunun unsurları nedir, o dönemde olmadığı için ve
şimdi gündeme geldiği için, pekâlâ, bizim hâkim ve savcılarımızın da bu konuda
bilgilendirilmeleri, bir eğitimden geçmeleri gerekiyor.
Bununla söylemek istediğim şey şu: Belki,
her alanda eğitimin sürekli yapılması lazım; ama, yargı hizmetleri alanındaki
bu süreklilik daha önemlidir. Ondan dolayıdır ki, biz, belki, Millî Eğitim
Bakanlığından sonra, en fazla eğitim yapan kurumların başında geliyoruz. Şu iki
sene içerisinde çıkardığımız uyum yasalarından beklenen muradın hâsıl
olabilmesi, uygulamadaki aksaklıkların ortadan kaldırılabilmesi adına, sayısız
eğitim programları düzenledik. Üç tane temel yasa çıktı; Ceza Kanunu, Ceza
Muhakemesi Kanunu ve Ceza İnfaz Kanunu. Yılbaşını takiben, Türkiye'deki
yaklaşık 5 000 hâkim ve savcımızı, bu yeni anlayış çerçevesinde, ortaya
koyduğumuz bu yasalar çerçevesinde bir eğitimden geçirmeye gayret ediyoruz.
Bunun da tek başına yetmeyeceği kanaatindeyiz. Aynı zamanda, hâkim ve
savcılarımızı, en başta insan hakları alanındaki gelişmeler dahil, bir mukayese
imkânı bulabilmeleri açısından, zaman zaman, gruplar halinde yurtdışına
gönderiyoruz.
Belki, şu anda, devlet kurumları
içerisinde bilgisayar problemi olmayan tek kuruluş Adalet Bakanlığıdır. Bugün,
en ücra, beşinci sınıf ilçedeki bir hâkim ve savcımızda dahi bilgisayar vardır.
Belki, birçoğumuzun evinde yok, birçoğumuzun böyle bir imkânı henüz mevcut
değil; ama, biz, bu imkânı sağladık. Bu iş için, 89 000 000 dolarlık bir
projeyi yürürlüğe koyduk, hiçbir ödenek problemi yok. Geri kalanı teknik
meseledir, geri kalanı bu işi yürüten ilgili firmanın -HAVELSAN- ve bu işte
çalışanların gayretine, çabasına bağlı, belli ölçüde de, bu işleri yürütecek
olan hâkim ve savcılarımızın, aman, bizim zamanımız geçti demeden konuya
eğilmelerine bağlı; çünkü, bu, biraz da merak meselesidir. Dolayısıyla, eskiye
nazaran, adalet hizmetlerinde bilgiye ulaşmada en son teknoloji -bilgisayar-
kullanılmaktadır. e-devlet projesinin belki en önemli ayağı olarak e-adalet
projesini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla, yargıdan beklenen
hizmetler açısından eğitim önemlidir.
Yine, sizlerin oylarıyla, Türkiye Adalet Akademisinin
kuruluş kanununu çıkardık; kuruluş safhasındadır, ciddî bir çalışmanın ve
çabanın içerisindedir. Muhatap ülkelerdeki adalet akademileriyle veya benzeri
okullarla da işbirliği yapmak suretiyle, Türkiye'de çağdaş bir akademiyi bütün
unsurlarıyla ortaya koymanın çabası ve gayreti içerisindeyiz.
Üçüncü husus şudur: Türkiye'de, adaletten
beklenen maksadın hâsıl olabilmesi, bu hizmetin yürütüldüğü mekânlar açısından
önem arz ediyor. Hepimiz, bir seçim bölgesinden seçilip gelmiş insanlarınız.
Gidiniz, bakınız, devlet kurumları içerisinde en olumsuz şartlarda görev
yapanlar hâkimlerimiz ve savcılarımızdır; bunu burada ifade etmek, itiraf etmek
mecburiyetindeyiz. Neden bu böyledir dersek; geriye dönük, hangi dönemden
başlatırsak başlatalım, adalet hizmetleri, siyasî iktidarlar tarafından
öncelikli bir hizmet olarak algılanmamıştır -bunu ben de biliyorum siyasetin
içinden gelen insan olarak- çünkü, adalete yapılan yatırım, iktidarlara seçim
kazandırmaz; ama, ülkenin geleceğini kazandırır. Bunu anlayabilmemiz için,
Türkiye'nin büyük bir bedel ödemesi gerekti, bu bedeller ödene ödene, şimdi
artık hepimiz biliyoruz, hepimiz görüyoruz ki, adalet olmadan, yargıya gerekli
imkânı sağlamadan, ona gerekli önemi vermeden Türkiye'nin geleceğini teminat
altına almakta ciddî zorluk vardır; bağırmamız, çağırmamız, çabamız, düz cümle,
devrik cümle kullandığımız her şey, bu önemli alakalıdır. Bu konuyu Türkiye'nin
gündeminde tutmaya, bu konuda daha hızlı adımlar atmaya gayret ediyoruz.
Bakınız, imar planlarını inceleyin; hiçbir
belediyenin, hiçbir ilin imar planında adalet hizmetlerine ayrılmış bir arazi
göremezsiniz; hastaneye yer ayrılır -şüphesiz lazımdır- okula yer ayrılır,
başka devlet hizmetlerine yer ayrılır, meteorolojinin yeri vardır, Şap
Enstitüsünün yeri vardır, şurası da adalet hizmetlerine ayrılmıştır diye bir
tek imar planında yer gösteremezsiniz. Buradan özellikle ifade etmek istiyorum:
İstanbul dünyanın en önde gelen merkezlerinden bir tanesidir. İstanbul'da, bir
yabancı heyet geldiğinde götürüp ziyaret ettireceğiniz eli yüzü düzgün bir
adalet sarayı gösteremezsiniz, yargı hizmetinin görüldüğü bir mekân
gösteremezsiniz. Herkes geldi geçti, sağ iktidar geldi, sol iktidar geldi;
suçlama anlamında katiyen söylemiyorum, benim de, bu dönemin belli bir kısmında
sorumluluğum var, ayrı bir olay, bunu da burada itiraf ediyoruz. İlk defadır ki
bu dönemde, biz, bu konuyu, geceyi gündüze katarak, sizlere güvenerek -ki, bu
konuda her türlü desteği veriyorsunuz, müteşekkirim- bu dönemde çözmeye
kararlıyız. Zaten dikkat ederseniz, her birinizin seçim bölgesinde, adalet
hizmetiyle ilgili bir yatırım mutlak surette başlıyor ya da başlamak üzeredir.
Bunu önemsiyoruz, bunu önemli buluyoruz; çünkü "yüce" kavramına
uygun, düzgün mekânların olması şarttır. İnsanlar, daha kapıdan girerken,
yargılama yapılan mekânda, hâkime, savcıya saygı duymalıdır. Bir gümrükçünün
odasına girerken, bir polis komiserinin odasına girerken veya filanca müdürün
odasına girerken duyduğu saygıyı, en azından yargı hizmetleri bakımından,
onları yürütenlere de duyabilmelidir. Şimdi, kırık dökük sandalye, kahveden
bozma yer, masanın bir köşesinde savcı, öbür köşesinde hâkim, kırık dökük
daktilo... Şimdi, böyle bir yargı hizmeti ortadayken, yargıdan, bunun ötesinde
bir hizmet beklemekte de zorluk var; ama, şunu, teşekkürle, şükranla ifade
etmek isterim ki, bütün bu olumsuzluklara rağmen, Türkiye'nin en ücra köşesine
yüzü buruşmadan giden birkaç kamu görevlisinden birisi de hâkim ve
savcılarımızdır. Kurayı çeker, beşinci sınıf ilçeye gider, beşten dörde,
dörtten üçe; Ankara'ya, İstanbul'a gelebilmesi on onbeş sene sürer. Bu mesleğin
mensupları, bütün bu olumsuzluklar içerisinde bu görevi ifa ediyorlar;
kendilerine, huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, onun içindir ki,
önümüzdeki üç yıl içerisinde Türkiye'de bir iddiamız, bir hedefimiz var; en
başta büyük şehirlerimiz ve illerimiz olmak üzere, fizikî mekân problemini
kesinlikle çözeceğiz. Bunun başında İstanbul geliyor. İstanbul için de
-İstanbul milletvekillerimiz var- en az 500 trilyonluk bir kaynağa ihtiyacımız
var. Bu hükümet, bu beklentinin, bu projenin arkasındadır. Anadolu yakası için
projeyi bugün yarın bitirmek üzereyiz, Avrupa Yakası için yer tahsisi yapıldı;
yani, Anadolu yakasında 2 adliye, Avrupa yakasında da 2 ya da 3 adliye olmak
üzere, çok dağınık, 40'a yakın yerde, bu neviden faaliyet gösteren
arkadaşlarımızı, derli toplu, gerçekten modern binalarda bu hizmeti verir hale
getirmeye çalışıyoruz. İllerimizin dışında, büyük ilçelerimiz ve özellikle Türkiye'nin
dışa dönük ilçeleri var, turistik ilçeleri var. Bakınız, yolunuz düşerse -yine,
Aydınlı olan arkadaşlarımız var- Kuşadası, Türkiye'ye en fazla döviz getiren
ilçelerimizin başında gelir. Orada, hâkim ve savcılarımız...
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla) -
Bodrum...
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Devamla) -
Bodrum... Misal olarak söylüyorum. Alanya'daki bitti, Manavgat'ta yapılacak
olan adliye binasının ihalesini yaptık; inşallah, seneye bitireceğiz. Hep sahil
boyu giderek söylüyorum.
Kuşadası'na, Yunanistan'dan, gemilerle,
her gün insanlar gelir gider. Orada hâkim ve savcılar nerede görev yapıyor;
sizi temin ederim, merdiven boşluğunda, zabıt kâtibi, evrak işlemlerini
yapıyor. Bu, şimdiye kadar görülemedi mi, anlaşılamadı mı, iyi mi takip edilemedi?
Birilerinin, gelip, bunların hepsinin, teker teker, burada hesabını vermesi
lazım; ama, şunu söylemek istiyoruz: İlk defadır ki, büyük bir heyecanla, büyük
bir şevkle, biz, bu işi çözmeye çalışıyoruz. Bize herkesin yardımcı olması
gerekiyor, en evvel de, bize, yargının yardımcı olması lazım; çünkü, işin bu
kısmını takip edecek olanlar da onlardır. Gayet açık; eğer, cumhuriyet
başsavcılarımız, işlerini iyi takip ederse, arsa tahsisinde, yapılan inşaatları
takipte, bize, belli ölçüde katkı sağlayabilirlerse, bizim, bu işleri, kısa
sürede bitirme imkânımız var.
Hükümet, bu noktada, bir para esirgeme
çabası içerisinde değildir; bundan dolayı da Hükümetimize teşekkür ediyorum.
Sayın Başbakan bu işin arkasındadır. Maliye Bakanına teşekkür ediyorum; bugüne
kadar taleplerimizi geri çevirmemiştir. Bizim sıkıntımız parada değil; bizim
sıkıntımız, zamandadır. Maalesef, zaman, geriye dönük, yığılmış bu işleri
bitirmeye yetmiyor, bunu bir yere getirmeye çalışıyoruz. Takdir edersiniz ki,
kış şartları ağır geçen bir ülkede, bazı işleri iki seneden evvel bitirme
imkânı, maalesef, yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Bakan, toparlayın lütfen.
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Devamla) -
Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.
Bununla şunu söylemek istiyorum:
Türkiye'de yargı hizmetleri iyi yoldadır. Hiç şüphesiz, geldiğimiz noktayı
yeterli bulamayız; geriye dönük çok kayıplarımız var. Biz, bütçe rakamları
dışında da Hükümetin sağladığı başkaca imkânları kullanıyoruz. Devletin,
özelleştirme sebebiyle, başka sebeple, elinde sayısız binalar var. Şimdi, yeni
baştan para harcayıp, devletin kaynaklarını, milletin imkânlarını israf etmek
yerine, bu binaları, adlî hizmetlerin emrine vermek suretiyle, hiç olmazsa,
oradan trilyonların tasarrufuna gitmeye çalışıyoruz. Zannediyorum, bu anlamda,
Türkiye'de -iddiayla söylüyorum- tasarrufa en fazla riayet eden bakanlıkların
başında Adalet Bakanlığı geliyor. Bu söylediğim çerçevede köklü değişiklikler
adına yaptığımız birkısım tasarruflar da dahil -ki, bunlar, politikacı olarak
yapmamamız gereken; ama, doğruyu yapmamız adına da- mutlaka, yapmamız gereken
hususlardır. Mesela, 137 tane adliye kapatılmıştır. Bu, siyaseten çok da
istismar edilebilecek bir konudur. En başta, Sayın Başbakanın kendi ilçesi
dahil olmak üzere, tasarruf adına, yargı hizmetlerinde verimlilik adına, adalet
adına doğru bir iş yaptık. Bundan dolayı 2004'te tasarrufumuz 116 trilyon
liradır. Diğer tasarruflarla beraber bunları alt alta koyduğumuzda, demek ki,
biz, 2004 yılında, 200 trilyon liralık bir tasarrufla, bir taraftan bütçeden
pay alan; ama, öbür taraftan da devlet hazinesine imkân sağlayan bir Bakanlık
olarak huzuruna geldik.
Hepinize teşekkür ediyorum
desteklerinizden dolayı; saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Millî Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin
Çelik.
Buyurun Sayın Bakan. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
Süreniz 25 dakika.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, Millî Eğitim
Bakanlığı 2005 malî yılı bütçesinin hazırlanmasında büyük emekleri olan, başta
Millî Eğitim Bakanlığı çalışanlarına, Plan ve Bütçe Komisyonunun Değerli Başkan
ve üyelerine ve bu müzakerelerde takdirleriyle, tenkitleriyle, teklifleriyle
katkıda bulunan, iktidara ve muhalefete mensup bütün milletvekili arkadaşlarıma
huzurlarınızda teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, öncelikle, bir
teşekkür borcumu ifa ederek konuşmak istiyorum. 2004 yılında Millî Eğitim
Bakanlığının bütçesi, ilk defa bizim Hükümetimiz döneminde en büyük bakanlık
bütçesi oldu, 2005 yılında da bu özelliğini sürdürmektedir. Bundan dolayı,
başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, Hükümetimize, Maliye Bakanımıza, Türkiye
Büyük Millet Meclisine çok çok teşekkür ediyorum; bu iradeyi koyan, bu iradeyi
sürdüren AK Parti yönetimine, siyasetine teşekkür ediyorum.
Şimdi, tabiî, biz, bunları söyledikten
sonra, değerli muhalefet partisine mensup milletvekili arkadaşlarımız
"efendim, bu böyledir; ama, hâlâ eğitimde birçok problem var; peki, Sayın
Bakan, bu yeterli midir" şeklinde soru soruyorlar. Bir bakanlık bütçesinin
en büyük bakanlık bütçesi olması, onun yeterli olduğu anlamına gelmez; biz,
zaten, böyle bir şey söylemiyoruz. Bizim ekonomik pastamızın ebadı bellidir.
Eğer, birileri çıkıp "adalete para ayırmayalım, köy hizmetlerine para
ayırmayalım, tarıma para ayırmayalım, savunmaya para ayırmayalım, hariciyeye
para ayırmayalım veya oraya ayırdıklarımızı keserek millî eğitime bunları
aktaralım" diyorlarsa, bunu açıkça ifade etsinler. Şu anda Türkiye'nin
içerisinde bulunduğu ekonomik durum itibariyle, Millî Eğitim Bakanlığına, yine,
bütçeden en büyük pay verilmiştir. Ekonomik pasta büyüdükçe bu pay artacaktır;
bunu, huzurlarınızda ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım "yatırım bütçesi
yeterli midir Sayın Bakan?! Bu, bir personel bütçesidir, personel maaşı
bütçesidir" dediler. Değerli arkadaşlarım, OECD ülkelerinin eğitim
yatırımlarının genel bütçe içerisindeki; yani, eğitim bakanlıkları bütçesi
içerisindeki payı yüzde 8'dir. Türkiye'de, şu anda, bizim 2005 yılı bütçesinde,
bu, yüzde 12,3'tür. Niçin diyeceksiniz, biz onlardan daha mı fazla yatırım
yapıyoruz; hayır, oralarda öğrenci sayısı daha azdır. Londra'da yeni okul
yapmaya falan gerek yok, ihtiyaç hissetmiyorlar. Bizim bu yıl okula başlayan öğrenci
sayımız, değerli arkadaşlarım, 1 340 000 kişidir. Bu, ülkemizin genç nüfusundan
kaynaklanan, ülkemizin demografik yapısından kaynaklanan bir durumdur. Bunu,
sizlerle paylaşmak isterim.
Geldiğimizden beri yaptığımız bazı
icraatları anlatarak, aynı zamanda arkadaşlarımın bazı eleştirilerine de cevap
vermek istiyorum. Bizim Hükümetimiz döneminde, 58 inci ve 59 uncu AK Parti
Hükümetleri döneminde, Türkiye'de, toplam 43 000 yeni öğretmen ataması
yapılmıştır ve ben, rakamlarla konuşuyorum; bunlar, istatistikler, her şey
ortada ve yine, iki yıllık iktidarımız süresi içerisinde 40 000 yeni derslik
inşa edilmiştir. Şüphesiz ki, bunların hepsi konsolide bütçe imkânlarıyla
yapılmamıştır. Bunların bir kısmı özel idare imkânlarıyla yapılmıştır, bir
kısmı eğitime yüzde yüz destek kampanyası çerçevesinde hayırseverlerin
katkılarıyla yapılmıştır; ama, netice itibariyle, bizim iki yıllık iktidarımız
döneminde 40 000 yeni derslik inşa edilmiştir değerli arkadaşlarım ve binlerce
okulumuz depreme karşı dayanıklı hale getirilmiştir, yani, güçlendirme
yapılmıştır.
Eğitime yüzde yüz destek kampanyasıyla,
eğitime, konsolide bütçe imkânlarının haricinde 1 milyar dolarlık ek kaynak
sağlanmıştır.
Şimdi, yapılan güzellikleri, yapılan
olumlu şeyleri eğer sayarsak, olumsuzlukları da birlikte masaya yatırıp, onları
giderme ve çözme imkânını buluruz. Eğitime yüzde yüz destek kampanyası bütün
hızıyla devam etmektedir. Daha dün, İstanbul'da, bir hayırsever vatandaşımızın
yedinci okul olarak yaptırdığı okulu gidip açtım. Göztepe'de, Merdivenköy
Mahallesinde, 24 derslikli okulu beş altı ay gibi bir sürede yaptırdı.
Van'ın Özalp İlçesinde, İstanbul'da oturan
bir işadamı, 24 derslikli bir lisenin temelini dört ay önce attı. dört ay önce
birlikte gidip temelini attık ve tam dört ay sonra gidip okulu açtık.
Kerliferli bir lise, bütün yan üniteleriyle birlikte hizmete açılmıştır.
Sadece Edirne'de, Tekirdağ'da,
Kırklareli'nde, Sinop'ta veya Mersin'de değil, ülkenin her tarafında eğitime
yüzde yüz destek kampanyası, bu özellikte, bu güzellikte devam etmektedir.
"Haydi kızlar okula" diye bir
kampanya açtık; sadece 2003'ün ilk altı ayında, şu veya bu sebepten dolayı okul
dışında kalmış olan 40 000 kız çocuğumuz okullu hale getirilmiştir, 2004
yılının kesin rakamları henüz çıkmamıştır, kabataslak ilk belirlemelere göre,
bu, 70 000'in üzerindedir. Yani, toplamda, 120 000 civarında, okul dışında
kalmış olan kız çocuğumuz okullu hale getirilmiştir. UNICEF'le birlikte
yürütülen bir kampanyadır. Sayın Başbakanımızın, Sayın Başbakanımızın değerli eşlerinin,
milletvekillerimizin, il teşkilatlarımızın, valiliklerimizin bu konuda çok
büyük gayretleri var; onlara teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, bakın, bu sene, 2005
yılı içerisinde, İstanbul'da, bilgi teknolojisi sınıfı olmayan okul kalmayacak.
Sadece İstanbul'daki ilköğretim okullarının bilgi teknolojisi sınıfları için 13
trilyon para harcanmıştır. Bilgisayar ihalesi yapılmıştır ve 2005 yılının ilk
aylarında İstanbul'daki bütün okullarımız, bu şekilde, bilgisayar teknolojisi,
bilgi teknolojisi sınıflarına kavuşacaklardır. Peki, bunları görmezlikten
gelmek mümkün müdür?!.
Biz, Millî Eğitim Bakanlığına geldikten
sonra, Türkiye çapında 84 000 tane yeni bilgisayar gönderdik okullara. Bu,
görülmez mi allahaşkına!..
Dedik ki, 2005 yılının sonuna kadar
Türkiye'deki bütün okullarımıza, tek derslikli mezra okulları hariç, 43 000
küsur okulumuza internet bağlantısı sağlayacağız. Telekomun bize verdiği son
rakamlara göre, bakın, 2004 yılının sonuna kadar, yani 31 Aralık itibariyle 18
000 rakamına ulaşacaklarını taahhüt ettiler bize. Modem ihalesinde gecikme
olduğu için bir durağanlık dönemi yaşandı; ama, 18 000 rakamına ulaşılacak.
Bunu görmemiz lazım.
Diğer taraftan, ücretsiz kitap dağıtımı
2003 yılında başlatıldı, 2004 yılında devam etti. 2004 yılında 83 119 000 kitap
dağıtıldı. Sadece Türkiye'ye değil, 11 ülkeye gönderildi.
Biraz önce Sayın Altay gerçekten beni üzen
bir ifade kullandı, dedi ki: "Sayın Cumhurbaşkanının resmi eğer kitaplarda
olursa, bu, anormal değil, devleti temsil ediyor, Sayın Başbakanın resminin
kitaplarda ne işi var."
Arkadaşlar, hiçbir ders kitabında
Atatürk'ün dışında hiç kimsenin resmi yoktur. Ders kitabında Sayın Başbakanın
resmi hiçbir zaman için yer almamıştır.
ENGİN ALTAY (Sinop) - Kitapların içinde
Sayın Bakan; kitapların içine poster koydunuz!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Müsaade edin.
Bakın, ders kitabında yer alması demek,
kitabın baş tarafına, ilk sayfalarına bu resmin konması demektir; halbuki,
Sayın Başbakanın, bir A4 kâğıdına, öğrencilerin yeni eğitim-öğretim yılını
kutlayan, onlar için moral ve motivasyon unsuru olabilecek bazı ifadeler
içeren, velilere, öğretmenlere, öğrencilere yönelik mesajlarının bulunduğu 1
sayfalık -arka tarafta da benim bir mesajımın bulunduğu- bir metin ders
kitaplarının bulunduğu poşetin içerisine konmuştur.
MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - O da aynı!..
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Değerli arkadaşlarım, şunu söyleyeyim: Bakın, Sayın Başbakan oraya
"AK Parti Genel Başkanı, Siirt Milletvekili" diye imza atmamıştır,
oraya "Başbakan" sıfatıyla imza atmıştır, ben "Millî Eğitim
Bakanı" sıfatıyla onu imzaladım. Biz, her gün genelgeler gönderiyoruz.
Öte taraftan, hali vakti yerinde olan
tüccarın çocuğuna, zenginin çocuğuna niçin bu kitaplar veriliyor diye bize sorular
soruyorsunuz. Allahaşkına... Şunu söyleyeyim: Değerli arkadaşlarım, yan yana
oturan iki öğrenci düşünün. Siz, birine götürüp diyorsunuz ki, al, sen
fakirsin, sana bu kitabı ücretsiz verdik. Hemen yanı başındaki de o kitabı
almıyor veya ona vermiyorsunuz; o da zengindir. Bir sınıfta bu çocukların
psikolojik durumunun, ruh halinin ne olacağını tahmin edebiliyor musunuz?!
Dünyanın hiçbir yerinde, ücretsiz kitap uygulaması bu şekilde yapılmaz. Onun
için, bunlara defalarca cevap verdiğimiz halde, arkadaşlarımız bunu tekrar
tekrar soruyorlar, ben de tekrar tekrar cevap vereceğim. İktidarın görevi cevap
vermektir, muhalefet de soracaktır.
Müfredatın hazırlanmasında yeteri
katılımcılığı sağlayamadığımız, ideolojik davrandığımız, diğer sivil toplum
örgütlerine, diğer kurumlara başvurmadığımız şeklinde bir eleştiri geldi; bu,
çok haksız bir eleştiridir. Değerli arkadaşlar, 11 üniversite öğretim üyesinin
içerisinde bulunduğu, 30 küsur sivil toplum örgütünün içerisinde bulunduğu bir
süreç yaşanmıştır. Biz, bunu, defalarca kamuoyuna deklare ettik.
Bakın, ben, dün İstanbul'daydım. Bu sabah
saat 8.00 uçağıyla İstanbul'dan döndüm. Saat 9.30'da Başkent Öğretmenevinde,
ortaöğretim kurumları için hazırlanan yeni müfredatı görüşmek üzere,
Türkiye'nin muhtelif bölgelerinden 100 kadar bilim adamı, sivil toplum
örgütünün mensubu, kurum mensubu davet edilmişti ve biz, onlarla bir toplantı
düzenledik. Bu toplantının açılışını yaptım ve buraya geldim. Şimdi, biz, bu
katılımcılığı, her konuda Türkiye'nin birikiminden yararlanma ve birikimini
paylaşma irademizi ortaya koyuyoruz. Ben, bu ithamları kesinlikle kabul
etmiyorum, bunun haklı olmadığını düşünüyorum. Bununla ilgili bütün dokümanı da
-kim katılmıştır, bu süreçte kimin görüşü alınmıştır, kim işin içerisinde
vardır- bunun bütün detaylarını da her an sizlerle paylaşmaya hazırım.
Şimdi, bakın, biz, bütçeleri... Millî
Eğitim Bakanlığının bütçesinin artışında, özellikle Sayın İnce bazı örnekler
verdi ve dedi ki: "Özel Kalem Müdürlüğünün bütçesi niçin yüzde 50
artmıştır; Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün bütçesi niye yüzde 21 artmış da, Kız
Teknik Öğretim Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde 1 artmış?"
MUHARREM İNCE (Yalova) - İlköğretim Genel
Müdürlüğü...
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - İlköğretim Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde 16 artmış.
Değerli arkadaşlar, olay şu: Geçen yıl,
biliyorsunuz, daha önce, 2003 yılında program bütçe dediğimiz, bazılarının
torba dediği bütçe, 2004 yılından itibaren analitik bütçe olarak yapıldı. Geçen
yıl, Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde çalışan 41 kişiyle ilgili sağlık giderleri
buraya konulmamış; daha sonra, transferler yoluyla 300 milyar liralık bir
transfer yapılmış ve bu giderilmiş; bu, burada görünmediği için, bu artış, çok
büyük bir artış gibi görünüyor. Bu yıl, transfer yoluyla, aktarma yoluyla bunu
giderme yerine, bizatihi bütçenin içine konulmuştur. Zaten, toplam rakam da 1,5
trilyon liradır. Yoksa, bu, hediyelerle, behiyyelerle, temsil ve ağırlama
giderleriyle değildir; bu 1,5 trilyon lira, orada çalışan 41 insanın maaşı,
sağlık gideri ve her şeyidir; mesele budur.
Bir de, Sayın İnce -bakın, bütçesi çok
daha fazla artan- şimdi, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü yüzde 21 artmış ya,
oradan bir yere yol bulacak...
MUHARREM İNCE (Yalova) - Niye bir yol
bulayım; benim dinle ilgili bir problemim mi var?!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Başka şeylere...
MUHARREM İNCE (Yalova) - Sizin olabilir;
ama, benim yok.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Hayır... Bakın, müsaade edin...
MUHARREM İNCE (Yalova) - Din sizin
tapunuzda değil.
BAŞKAN - Yerimizden müdahale etmeyelim
arkadaşlar.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığının bütçesi
yüzde kaç artmış arkadaşlar biliyor musunuz; yüzde 361 artmış. Bu niye bu kadar
artmış falan diye sormuyoruz. Yatırımlar ve Tesisler Daire Başkanlığının
bütçesi yüzde 92 artmış, Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığının
bütçesi yüzde 184 artmış, Ortaöğretim Burs ve Yurtlar Dairesi Başkanlığının
bütçesi yüzde 99,84 artmış ve Yurtdışı Eğitimi Genel Müdürlüğünün yüzde 35
artmış; Sayın İnce bunları sormuyor; Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün niye yüzde
21 artmış?.. Sebebini söyleyeyim arkadaşlar; biz, birimlerimizin bütçelerini
artırırken, ihtiyaç neyse, ona göre artış yaparız, birine öz, birine üvey evlat
muamelesi yapamayız.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Bakan, ben
niye artmış dedim mi?!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Müsaade edin.
Mesela, Ortaöğretim Burs ve Yurtlar
Dairesi Başkanlığının bütçesi niçin yüzde 100 artmış, sebebini söyleyeyim ben
size: Biz iktidara geldiğimiz zaman ortaöğretim bursları, arkadaşlar, 2003
yılında 13 000 000 liraydı. Şimdi ne kadar biliyor musunuz; 2005 yılında bu 40
000 000'a çıkıyor, ortaöğretimde çocuklara harçlık olarak verilen burs. Artış
yüzde kaç; yüzde 200'den daha fazla; bunu niçin ifade etmiyoruz?!
Biz iktidara geldiğimizde yükseköğretim
bursları, öğrenci başına 45 000 000'du, şu anda, 2005 yılı bütçesi çerçevesinde
110 000 000 Türk Lirası oldu. Artış kaç; yüzde 145 bir artış oldu. Şimdi
bunlardan da söz etmemiz lazım.
Diğer taraftan, bakın, burslarla ilgili
olarak Sayın Kepenek'in de bir iddiası vardı; ona da cevap vermek istiyorum.
Üniversitelerin elindeki burs imkânını, onların burs verme yetkisini aldığımızı
ifade etti; biz, böyle bir şey yapmadık.
YAKUP KEPENEK (Ankara) -Yaptınız,
yaptınız.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
((Devamla)-Değerli arkadaşlarım, yapılan şey şudur...
MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Belediyeler
kaldı.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) -Bütün burs ve kredi sistemi, Kredi ve Yurtlar Kurumunun bünyesinde
toplanmıştır. Bakın, altı yıl boyunca -niçin altı yıl; üniversitelerin birinci,
ikinci, üçüncü, dördüncü... Beş yıl olan fakülteler var, tıp fakülteleri altı
yıl- Türkiye'deki bütün üniversitelerin kendi öğrencilerine üniversiteden
tahsis ettiği burs miktarı 19 646 idi. Biz sadece 2004-2005 öğretim yılında,
bir sınıf için, birinci sınıfa başlayacak öğrenciler için bizim tahsis
ettiğimiz liste üniversiteden gelecek, kime burs verileceğini üniversite
belirleyecek, bu bursu biz vereceğiz. Bir sınıf için bizim tahsis ettiğimiz
burs ne kadar arkadaşlar biliyor musunuz; 17 758 kişilik burstur, 17 758! Bütün
altı sene için 19 000, bizim tahsis ettiğimiz, sadece birinci sınıf öğrencisi için
neredeyse 18 000'dir. Biz, bunu artırdık. Niye artırdık; eğer, israfı
önlerseniz, kaçakları önlerseniz, dublikasyonu önlerseniz bunu yapabilirsiniz
ve bu yapılmıştır.
Netice itibariyle, üniversitelerin
elindeki bir yetki gasbedilmemiştir; üniversitelerin öğrencilerimize verdikleri
burslar kısılmamıştır; aksine, artırılmıştır; bunu da ifade ediyorum.
Yine, Sayın Kepenek
"üniversitelerimize toplam 1 200 araştırma görevlisi kadrosu
verilmiştir" dedi. Başbakan Yardımcımız ve Devlet Bakanımız -Sayın Mehmet
Ali Şahin'den bana bir not geldi- ben olaya yakından şahit olduğum için,
bildiğim için, ayrıca teyiden kendisinden de istedim- arkadaşlar, bizim sadece
bu yıl üniversitelere tahsis ettiğimiz araştırma görevlisi kadrosu 5 905
kişidir.
Şunu gözardı etmeyelim: Bakın, 2003
yılında, bütün kamu kuruluşlarının kullanımı için izin çıkan toplam kadro
sayısı 35 000'di. Bunun 23 200'ü eğitime tahsis edildi, 3 200'ü YÖK'e verildi;
yani, üniversitelere dağıtıldı.
Bu yıl -2004 yılından söz ediyorum-
serbest bırakılan, kullanıma açılan toplam kadro sayısı 40 000'di. Bunun 24
600'ü eğitime tahsis edildi, 6 600'ü üniversitelere verildi.
Şimdi, bütün bunlar ortadayken...
YAKUP KEPENEK (Ankara) - Ne kadarı
araştırma görevlisi?
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla)
- Sayın Kepenek, onu söylüyorum, bakın, sadece bu sene 5 905 araştırma
görevlisi kadrosu verilmiştir; ama, üniversiteler bunu ilan etmemişse,
kullanmamışsa, o, bahsimizin dışındadır. Bu, tahsis edilmiştir Sayın Kepenek.
YAKUP KEPENEK (Ankara) - 6 600 araştırma
görevlisi kadrosu mu tahsis edilmiştir?..
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - 6 600 kadro verilmiştir. Bunun 5 905 tanesi araştırma görevlisi
kadrosu olarak verilmiştir.
Yine, bir arkadaşımız, Sayın Altay
"iş bulamayan üniversite öğrencilerinin kredi borçlarının ertelenmesi
gerekiyor" dedi. Biz, bununla ilgili...
ENGİN ALTAY (Sinop) - Ben söylemedim.
YAKUP KEPENEK (Ankara) - Ben söyledim.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Affedersiniz, Sayın Kepenek söyledi.
Bununla ilgili bir yasa tasarısı
hazırladık, komisyondan geçti, şu anda gündemin 33 üncü sırasında, görüşülmeyi
beklemektedir.
Bununla, şunu getiriyoruz: Üniversite
öğrencilerinin -eğer kredi almışlarsa- iş buluncaya kadar birer yıllık borçları
erteleniyor; oraya, sadece TEFE faizi uygulanıyor. Bu, eğer, Türkiye Büyük
Millet Meclisi tarafından kabul edilip yasalaşırsa, böylelikle, gençlerimizin,
iş bulamayan üniversite mezunlarımızın rahatlamış olmasını sağlayacağız.
Kapalı olan 1 400 okulumuzun açıldığını
ifade ettik. Daha önce kapısına kilit vurulmuş bu okullar açılmıştır. Bunu,
arkadaşlarımız da ayrıca dile getirdiler.
Yine, okullaşma oranıyla ilgili Sayın
Altay'ın verdiği bilgiler doğru değildir. Bakınız, bizim Devlet İstatistik
Enstitüsünden aldığımız son rakam...
ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Bakan,
Türkiye'de bundan daha geçerli bir kaynak var mı?!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Müsaade edin... Bakın, onu söylüyorum Sayın Altay, müsaade edin...
Bakın, şu anda, ilköğretimdeki okullaşma
oranı yüzde 97,4'tür. Okulöncesindeki okullaşma oranı biz iktidara geldiğimizde
yüzde 11'di, şu anda yüzde 16,1'dir. Bakınız, seksen yıllık cumhuriyet
tarihinde ulaştığımız yüzde 11'di; bizim bu süre içerisinde aldığımız mesafe
yüzde 5'ten daha fazla bir mesafedir ve hedef yüzde 20'ye ulaşmaktır. Sekizinci
Beş Yıllık Kalkınma Planının gösterdiği hedef ise yüzde 25'tir. Biz, mobil
anaokullar dahil olmak üzere, anaokulu meselesinde Türkiye çapında bir
seferberlik başlattık. Bu yeterli midir; elbette size katılıyorum, sizin bu
söylediklerinizi ben defalarca söyledim; yeterli değildir, gerekenlerin
yapılması gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de fen
liseleri var. Biz, ayrıca, sosyal bilimler alanında kabiliyetli olan
gençlerimizin yetişmesi için de sosyal bilimler liselerini açtık; özellikle,
mürekkep yalamış mektepli sporcular yetiştirmek üzere de spor liseleri açtık;
Türkiye'de bunları yaygınlaştıracağız. 20 ili bilişim merkezi ilan ettik. Bu
yıl, bazı illerimizde bilişim teknolojileri bölümleri açtık. Önümüzdeki yıldan
itibaren, çok mükemmel bir şekilde bilgisayarlarla donatılmış, özellikle,
bilişim elemanı ihtiyacını karşılayacak -bu, meslekî ve teknikeğitimde de
alınmış önemli bir mesafedir- bilişim liselerini açacağız ve bu vesileyle
birçok gencimizi eğitip, sektörün ihtiyacını karşılayacağız, onlara da iş bulma
imkânı sağlayacağız.
Meslekî ve teknikeğitimde Avrupa Birliği
standartlarına, ISCED 97 normlarına ulaşabilmek için Bakanlığımız büyük bir
gayret içerisindedir. Avrupa Birliğinin desteklediği MEGEP Projesi (Meslekî
Eğitim ve Öğretim Sistemini Güçlendirme Projesi), MTEM Projesi (Meslekî ve
Teknik Eğitimin Modernizasyonu Projesi) devam etmektedir.
Efendim, biz, yine, diğerleriyle işbirliği
yapmıyorsunuz, paylaşımcı değilsiniz şeklinde eleştiriye muhatap oluyoruz.
Meslekî ve teknikeğitim konusunda kimlerle işbirliği yapıyoruz, sosyal
ortaklarımız ve paydaşlarımız kimlerdir; onları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bütün işveren sendikaları, bütün işçi sendikaları, başta, TOBB, TÜSİAD olmak
üzere birçok sivil toplum örgütü, bizimle beraber, bu projenin içerisinde
-sadece kenarından kıyısından işi tutanlar değil- bizatihi partner olarak
vardır, sosyal ortak olarak vardır; yurtdışı gezilerinde, müfredat
hazırlanmasında, stratejinin tespit edilmesinde bu insanlar vardır.
Ayrıca, yine onbeş gün kadar önce Sayın
Hisarcıklıoğlu'yla birlikte imzaladığımız bir protokolle, Türkiye'nin 81
vilayetinde, bütün sanayi ve ticaret odaları, bütün ticaret borsaları, bizim
meslekî ve teknikeğitim okullarımızın hamisi konumuna gelmiştir. Sektörün
ihtiyacı, sanayiin ihtiyacı olan elemanların yetiştirilmesi, sanayi-okul
işbirliğinin sağlanması, stajların, pratiklerin çok daha iyi yapılması için çok
ciddî bir işbirliği protokolü imzalanmıştır.
Arkadaşlar, bu konularda, eksiklik,
aksaklık olarak gördüğümüz, noksanlık olarak gördüğümüz bütün meselelerde, bir
değil, birden fazla projemiz vardır ve arkadaşlarımız, gerçekten, bunları büyük
bir dikkatle takip etmektedirler.
Okullardan para toplanması meselesi
gündeme geldi, okullardan 26 başlık altında para toplandığı ifade edildi. Ben,
burada, daha önce, değişik vesilelerle söyledim. "Okullarda hiç para
toplanmıyor" şeklinde bir iddiayla karşınıza çıkarsam doğru söylememiş
olurum; tespit ettiklerimiz var, soruşturma açtıklarımız var, ceza
verdiklerimiz var; ancak "eğitime katkı payı" adı altında, her
dönemin başında Millî Eğitim Vakfı tarafından yapılan o zorakî para toplama işi
kesinlikle kaldırılmıştır. Okullarımızda böyle bir şey söz konusu değildir.
MUHARREM İNCE (Yalova) - 30 kalemde para
toplanıyor Sayın Bakan! 30 kalemde para toplanıyor!
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Okul aile birlikleriyle ilgili yasa çıkarılarak, bu işlere bir
disiplin getirilmeye çalışılmıştır; bunları daha önce konuştuk.
Türkiye'de, rehberlik sistemi, adamakıllı
bir rehberlik sistemi değildi ve hâlâ birçok sıkıntımız var. Yeni yeni,
Türkiye'nin 81 ilinde rehberlik araştırma merkezleri kuruyoruz. Çocuklarımızı,
kabiliyetlerine göre, hâkim zekâ türlerine göre tespit edip yönlendirmek için büyük
bir hamle içerisindeyiz.
Kariyer sistemi meselesinde, efendim,
öğretmenlere getirdiğimiz kariyer sisteminin yönetmeliği hazır değilmiş, 2005
yılında yürürlüğe girecek... 2005 yılında, öğretmen, sınava girip bu hakkı elde
etmediği sürece, bunun malî tarafı şüphesiz ki çalışmaz. Bunun da yönetmeliği
hazırdır ve 2005 yılında yürürlüğe girecektir.
Öğretmenlerimizin bilgisayar sahibi olması
için Laptop Projemiz vardı; yani, dizüstü bilgisayar verilmesi söz konusu idi;
ama, biz, bedava dizüstü bilgisayar dağıtacağımızı hiçbir zaman söylemedik.
Vakıfbank ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştır. Ocak ayı
sonu itibariyle, yani, şubat ayının başında, öğretmenler, kendilerine sağlanan
çok avantajlı şartlarda bilgisayar sahibi -eğer, olmak istiyorlarsa-
olacaklardır.
Konut meselesinde bir polemiğe girmek
istemiyorum. İlksanı biz kurmuş değiliz. İlksanda yaşanan birçok problem var.
Biz, bunları gidermek, İlksanı bütün öğretmenlerin yardım sandığı haline
getirmek istiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığının, İlksanla, özellikle, konut
projesindeki irtibatı şudur: Sincan'da, İlksana ait çok büyük bir arazi vardı
ve atıl olarak duruyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) -Bitiriyorum Sayın Başkanım.
Biz, bu araziyi İlksandan satın alarak,
öğretmenlerimize konut inşa etmek üzere TOKİ'yle bir işbirliği yaptık; ama,
henüz, bu temel atılmamışken, insanlar ortada bir şey görmezken, kitleler
halinde, büyük yığınlar halinde, insanların bu konutları havada kapışmasını
beklemek safdillik olur. Arkadaşlarımız -geçen gün, Plan ve Bütçe
Komisyonundaki görüşmelerde de söyledim- özellikle, İlksan mensupları arasında
yapılan bir araştırmada, bu ihtiyacın çok üzerinde, daha doğrusu potansiyelin
çok üzerinde bir talebin olduğunu ifade ettiler, tespit ettiler, bana
söylediler, ben de, bunu, değerli milletvekili arkadaşlarımla paylaştım.
E-eğitim; yani, elektronik eğitim,
e-devlet projeleri çerçevesinde, başta öğretmen atamaları olmak üzere, Türkiye
ilkellikten kurtarılmıştır. Yüzlerce binlerce öğretmen, yağmurda, çamurda,
uygunsuz mevsim şartlarında kuyruklarda âdeta sürünüyordu, öğretmenlik
mesleğinin haysiyetine aykırı bir muameleyle karşı karşıya idi; bütün Türkiye
çapında öğretmen atamaları internet ortamında yapılmaktadır, müracaatlar böyle
alınmaktadır. İl dışı atamalar objektif kriterlere bağlanmıştır.
Milletvekilleri olarak sizler rahat ettiniz, Millî Eğitim Bakanlığı da bu
anlamda rahat etti; ancak, sürekli yer değiştirmeye tabi olan personelle ilgili
bir sıkıntının olduğunu kabul ediyorum. O eleştiriyi yönelten arkadaşlarımın
eleştirisine katılıyorum. 4855 sayılı Yasanın hükümleri, 2000 yılında
yönetmelik olarak tespit edilmiş, uygulanıyordu. Bu, yasalaştırıldı; ama, bu
yasanın uygulanmasında ortaya haksızlıklar çıktı. Parlamentoların görevi, eğer
bir yasa derde deva değilse, ihtiyacımızı görmüyorsa, onu değiştirmektir. Onu
sizin huzurlarınıza getireceğiz, hep birlikte değiştireceğiz.
Yine, bir taraftan internet altyapısı
oluşurken, okullarımıza bilgisayar gönderilirken, yine aralık sonu itibariyle,
Millî Eğitim Bakanlığının çok büyük bir bilgi birikimine, hazinesine sahip olan
eğitim portalı devreye girecektir. Bu çok önemli bir gelişmedir.
Değerli arkadaşlarım, aslında, ben Sayın
Başkanın da, sizlerin de sabrını taşırmak istemiyorum.
Şeffaflık denildi. Millî Eğitim
Bakanlığındaki bütün yatırımlar elektronik ortamda izlenebiliyor, takip
edilebiliyor.
Bakın, personel atamaları konusunda
kadrolaşmadan söz ediliyor. Bizim bütün yaptığımız atamalar, bizim yaptığımız
bütün iş ve işlemler yargı denetimine tabidir. Üstelik, Parlamentonun
denetimine tabidir. Bugüne kadar, gerek muhalefetten gerekse iktidardan, hangi
arkadaşımız Millî Eğitim Bakanlığının hangi icraatıyla ilgili bir soru sordu da
cevabını alamadı! Sözlü veya yazılı soru önergesi olarak gelenlere cevap
verdik. Telefon açıp da Sayın Bakan bu neyin nesidir diye soranlara da cevap
verdik. Mesela, Konya'da 160 yöneticinin görevden alındığı ifade ediliyor.
Arkadaşlarıma soruyorum... Orada, diyelim ki bir öğretmen arkadaşımız bir hafta
okul müdürlüğüne vekâlet etmişse, kendisini yönetici kabul ediyor; ama,
gerçekten eğitim yöneticisi konumunda olan 20 kadar yönetici - Personel Genel
Müdürümüzün bana verdiği bilgiyi söylüyorum- soruşturma veya yer değiştirme
çerçevesinde oradan alınmış, başka yerlere verilmiştir.
Şu saplantıdan da kurtulalım arkadaşlar:
Bakın, geçenlerde Beyoğlu İlçe Millî Eğitim Müdürümüzü aldım, bir başka yere
verdim. Oniki yıldan beri orada müdürlük yapmaktadır. Oniki yıl bir yerde bir
insan kaldığı zaman onu kanıksamaya başlarsınız. Artık o size bir şey ifade
etmez, heyecanınızı yitirirsiniz. Dolayısıyla, zaman zaman devletin valisi,
hâkimi, savcısı, generali yer değiştirdiği gibi, Millî Eğitim personelinin de
yer değiştirmesinin anormal olmadığını bizim kesinlikle bilmemiz gerekiyor;
yapılan tasarruflar bu çerçevededir.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Milletvekili
adayı olup da seçilemeyeni de Esenler'e millî eğitim müdürü yaptınız.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK
(Devamla) - Bir devlet memurunun milletvekili adayı olmak üzere istifa etmesi,
buna teşebbüs etmesi, aslında, kötü bir durum değildir; demokratik bir cesaret
örneği göstermiştir, bir erdemdir ve kazanmamış olması veyahut da milletvekili
aday adayıyken aday olamaması bir eksiklik değildir ve onu değerlendirmiş
olmamız da bir gariplik değildir.
Değerli arkadaşlar, bakın, ben şunu
bilmenizi özellikle istirham ediyorum. Bizim verilemeyecek bir hesabımız
yoktur. Türkiye'de eğitim alanındaki eksiklikler, aksaklıklar biz geldikten sonra
başlamış değildir. Bugün dünden çok iyidir, yarınlar da, kesinlikle bugünden
çok çok daha iyi olacaktır. Ben şahsen buna inanıyorum.
Hepinize en derin sevgiler, saygılar
sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sinop Milletvekili Sayın Engin
Altay, Sayın Bakanın konuşmalarında, kendi verdiği bilgilerin eksik
yansıtıldığını ve yanlış anlaşılmamak için bir açıklama yapmak istediğini
söyledi.
Yerinizden, 5 dakika için
konuşabilirsiniz.
Buyurun.
ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan,
teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - 5 dakikadan daha az konuşursanız,
vakit kazandırırsanız seviniriz.
ENGİN ALTAY (Sinop) - 5 dakikadan daha az
konuşacağımı söylemek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım, Sayın
Bakanım; benim Parlamentoda, bu kürsüde, hak kürsüsünde çok yanlış, eksik rakam
verdiğim vaki değildir, olmaz. Elimdeki bu kaynak, Sekizinci Beş Yıllık
Kalkınma Planının 2005 yılı programıdır ve aslı da Resmî Gazetedir; 31 Ekim
2004 Pazar; Bakanlar Kurulu kararıdır. 31 Ekim 2004 Pazar günü yayımlanmış bir Resmî
Gazeteden ben size okuyorum. Türkiye'de de Resmî Gazeteden daha resmî, daha
yetkili bir kaynak olacağını düşünemiyorum. Kaldı ki, şimdi okuyacağım tablo,
Sayın Bakanımızın da imzasının olduğu bir tablodur. İlköğretimde okullaşma
oranı gerilerken, ortaöğretimde, büyük kısmı genel ortaöğretimden kaynaklanmak
üzere, bir artış sağlanmıştır. Bu, Resmî Gazete ve Bakanlar Kurulu kararı.
Bakın, okulöncesi eğitimde artış var, 9,1; ama, sayın milletvekilinin dediği
gibi "yüzde 20" değil, yüzde 12'dir, 2004'teki okulöncesi; ama,
ilköğretimde 2001-2002'de 99,9 iken, 2003-2004 yıllarında 96,1'e düşmüştür.
Bundan daha resmî bir kaynak da ben bilmiyorum; varsa, Sayın Bakan, göstersin.
Ben, bunu söyledim bu kürsüde. Genel Kurulun sözlerimi yanlış anlamaması ve
bizleri izleyenlerin yanlış anlamaması bakımından bu düzeltmeyi gerekli gördüm.
Söz verdiğiniz için, teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Şahsı adına, aleyhte söz isteyen
Denizli Milletvekili Sayın Mustafa Gazalcı; buyurun. (CHP sıralarından
alkışlar)
MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde
kişisel söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, büyük devlet
adamı İsmet İnönü'yü, ölümünün 31 inci yıldönümü nedeniyle saygıyla anıyorum.
İsmet İnönü, ülkemizde birçok hizmetler vermiştir. Eğitim alanında da,
ilköğretimin yerleşmesinde, gelişmesinde, bir ulus olma, insan olma davası
olarak ilköğretimi görmüştür ve insanı, içinden canlandıran köy enstitüleri
uygulamasının yapılmasında çok büyük katkıları olmuştur. Onu, önce saygıyla
anıyorum.
Değerli arkadaşlar, Millî Eğitim
Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz. İnsanı, ülkeyi, hatta bütün insanlığı
olumlu geliştiren bir bakanlığın bütçesi, eğitimin bütçesi.
Millî Eğitim Bakanı az önce konuştu;
tozpembe bir tablo çizdi. Öyle ki, Türkiye'nin, okulları bilgisayara, internete
kavuşuyor; öğretmenlerimiz dizüstü bilgisayar alıyor; neredeyse eğitimin,
öğretmenlerin sorunu AKP'nin iki yıllık iktidarı döneminde çözülmüş gibi!..
Değerli arkadaşlar, elbette eğitim
teknolojisinin bütün okullara girmesi; öğretmenlerin, öğrencilerin bu
teknolojiyi kullanması çok sevindirici bir şeydir; ama, ne acı ki, Millî Eğitim
Bakanı, her zaman yaptığı gibi, burada da gerçekleri söylemiyor, açıkları söylemiyor;
yaptığı bir iki küçük şeyi büyütüyor da büyütüyor...
Bakın, şu anda, bırakın Anadolu'nun
yolsuz, bakımsız uzak köylerindeki okullarının durumunu, hemen Ankara'da,
Mamak'ta, Altındağ'da, hatta Çankaya'da -okul adı da veriyorum- Akşemsettin
İlköğretim Okulu...
Değerli arkadaşlar, suyu, yakıtı ve
elektriği yok... Karta geçildiği için... Bugün, Ankara'nın gecekondu
okullarında çocuklar okula pet şişeyle su getiriyor. Hemen bütçeden sonra
-dışarıda ilgili arkadaşlar da var o bölgeden- gidelim, o gecekondu okullarını
bir görelim. Yani, bakın, verilsin, ben bir şey söylemiyorum; camiler, Kur'an
kursları, elektriği, suyu parasız kullanıyor. Bir kampanya aç, biz de sana
destek olalım. Okulların suyu, elektriği, yakıtı... Sayın Bakan, bırakın
bilgisayarı, bakın, Ankara'nın gecekondu okullarında sular kesik. Sayenizde
okul aile birliği salma salıyor -sayenizde diyorum; siz okul aile birliğinin
niteliğini değiştirdiniz, konuşmam içinde şimdi anlatacağım- o parayı
veremediği için çocuklar, okullarda su yok, yakıt yok, elektrik yok.
Değerli arkadaşlar, var olanları da
söyleyelim: Yani, Türkiye büyük bir ülke, eğitime yüzde yüz katkı kampanyası...
Her zaman bunu söylüyor Sayın Bakan. Vergiden düşerek hayırsever vatandaşların
okul yaptırması... Van'da nasıl yaptırmışlar, şurada nasıl yaptırmışlar. Ben
birkaç kere daha söyledim, siz devletin bakanısınız, devletin bütçesiyle siz de
okul yapacaksınız Sayın Bakan, daha fazla yapacaksınız. Bakın, yalnız o
hayırsever yurttaşların yaptığı okullarla Türkiye'de okul açığı kapanmaz. Siz
kendiniz "birleştirilmiş sınıflar, ikili öğretim son bulsa, 30 kişilik
sınıflara göre eğitim yapılsa Türkiye'de 95 441 dersliğe gereksinim var"
diye söylüyorsunuz, Millî Eğitim Bakanlığı söylüyor.
MEHMET ALP (Burdur) - Burdur'da 6 tane
var.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Yeni, acil
olarak bu durumda 3 200 okul yapılması gerekir. Bu okulların yapılması için de
yaklaşık 10 katrilyona gereksinim var.
Şimdi, en büyük bütçe diye durmadan
söylüyoruz, güzel; peki kaç para bu; 14,8 katrilyon. Yalnız okulların yapımına
10 katrilyon gidecek değerli arkadaşlar; onun da yüzde 65'i personel gideri
olacak.
Bakın, "en büyük bütçe" diye
durmadan söylediği Sayın Bakanın, yıllar içinde ne olmuş bakalım: Genel
bütçeden 1991'de 14,10 eğitime pay ayrılıyormuş, 1994'te 11,36; bu yıl, genel
bütçeden eğitime ayrılan pay 9,57.
Şimdi, değerli arkadaşlar, rakamları
kendimize göre yorumlamayalım, çarpıtmayalım. Hele, yatırım, yatırım... Düşmüş,
düşmüş!.. Dersliğe gereksinim var, okula gereksinim var. 2000 yılında, yüzde
28,35 yatırıma pay ayrılmış; ama, 2004'te yüzde 14,40; bu yıl ise yüzde 12,13.
Bakın, yatırımlar düşmüş, kendi dağıttığı kitaplardan bu rakamları alıyorum
ben. Sayın Bakanım, siz diyorsunuz ki, koyunlar kuzular geçecek; o yünlerle biz
kazak öreceğiz... Hayırsever yurttaşlarımız okullar yaptıracak, bu 95 000
derslik açığı kapanacak.
Sayın Bakan, bakın, rakamları doğru
vermiyorsunuz. Siz, bu Plan ve Bütçe Komisyonunda, belki de, tarihimizde ilk
kez, bir bakan olarak, ikili öğretimi savundunuz; sabahçı, öğleci olmayı
savundunuz; en azından sakıncasız buldunuz.
Değerli arkadaşlar, şu anda, sizin
verdiğiniz rakama göre, 8 018 ilköğretim okulunda ve 651 ortaöğretim okulunda
ikili öğretim yapılmaktadır; 17 636 okuldaki sınıflar ise, birleştirilmiş
sınıflardır; bakan, bunları, hiçbir zaman söylemiyor. Yani, birden fazla
çocuk... Bazen, 5 sınıfı bir öğretmen okutuyor 17 636 okulda. Tabiî, kaç
öğrenciye bir bilgisayar laboratuvarı düştüğü, kaç kütüphaneye... Efendim,
okullarda kütüphane var mı yok mu; bunları söylemiyorum. Zaten, eğitimin
durumunu, uluslararası ve ulusal yaptığımız sınavlar ortaya çıkarıyor. Kendisi
söylüyor, "ortaöğretim iflasın eşiğine geldi" diyor. Hâlâ, yakınıyor;
hâlâ, durmadan yakınıyor; sorunları çözeceği yerde, durmadan yakınıyor.
Değerli arkadaşlar, şu anda, 4 ile 18 yaş
arası yaklaşık 1 000 000 engelli insanımız var bizim; 8 000 000'un 1 000 000'u,
eğitim çağında. Bunların eğitebildiğimiz kısmı, yalnızca 30 000. Niye söz
edilmiyor?! Niye söz etmiyor Sayın Bakan, "bunu yapamadık, desteğinizi
isteriz" niye demiyor?!
Değerli arkadaşlar, amaç, gerçekten -Sayın
Çelik'in özellikle başında bulunduğu Millî Eğitim Bakanlığı- eğitimi biraz daha
paralı yapmak, biraz daha özelleştirmek ve öğretim birliğinden uzaklaştırmak.
Bakın, kendisi söylüyor; 30 kişilik
sınıflara göre -ki, bu batıda daha az- 110 000 öğretmene gereksinim var.
Değerli arkadaşlar, bu yıl atanan öğretmen sayısı 18 228; "iktidarımız
döneminde 40 000" diyor; ama, emekli olanları yine söylemiyor. Bakın, bu
yıl emekli olan öğretmen sayısı, 2004'te, atanan öğretmenden fazla. Yanlış
duymadınız; 20 000'e yakın öğretmen emekli olmuş, 18 228 öğretmen gelmiş.
Böyle, öğretmen açığı giderilir mi?! Peki, ne oluyor açıklar; ben size
söyleyeyim: "İlkel koşullardan kurtardık" diyor ya; neymiş "öğretmenlerin
atamasını."
Rahmetli Necdet Uğur zamanında başladı
öğretmenlerin bilgisayar ortamına girişi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Mustafa Bey, toparlayalım.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Değerli
arkadaşlar, ücretli öğretmenler, 250 000 000 ortalama aylıkla çalıştırılıyor;
bakın, 250 000 000... Onlar arasında bile ayırım var; İngilizce öğretmenlerini
ayırıyor; hem öğretmen alınmıyor hem alınan ilkel koşullarda çalıştırılıyor;
aylığı 250 000 000- 300 000 000'u geçen bir tek öğretmen yok, birçok primleri
de yatmıyor. Öbür tarafta, İngilizce öğretmenlerinin ders ücretleri farklı.
Aynı işi yaptıkları halde, Türkçeye giriyorsa öğretmen 250 000 000 civarında
para alıyor, İngilizce öğretmenliğine fazla alıyor. Değerli arkadaşlar, böyle
bakanlık yönetilmez, çok yanlış bir şey.
Bir de, Millî Eğitim Bakanlığının yaptığı
işlerden birisi -hızlıca, metne bakmadan gidiyorum Sayın Başkanım- kendi
politikalarına göre yasaları değiştirmek; yasalara göre eğitim politikası
yapmak değil, yasaları değiştirmek. Hüseyin Çelik, geldi, ilk iş olarak -bu
kıyımlar, şunlar bunlar dışında- 30.4.2003'te Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilat
Yasasını değiştirdi, kendine göre bir yönetmelik yaptı; atama yönetmeliği,
yükselme yönetmeliği; Bakanlar Kurulunun kabul ettiği yönetmeliği kaldırdı.
Sayın milletvekilleri, ben, geçen yıl da söyledim, çok önemli bir şeyi söylemek
istiyorum: Kendine göre yönetmelik yaptı, Bakanlar Kurulunun yönetmeliğini
ortadan kaldırdı, kendi yönetmeliğini uyguladı. Sonra, birileri uyardı...
Bakın, 11 Haziran ile 1 Temmuz arasında 7 tane... Sonra, Bakanlar Kurulu kendi
yönetmeliğini ortadan kaldırdı, Sayın Bakanın yönetmeliğini kabul etti. Arada
tayinler yaptı; hemen kaçırdı Millî Eğitim Bakanlığı....
Değerli arkadaşlar, Millî Eğitim Temel
Kanunumuz vardır bizim, şu kanun... Sayın Hüseyin Çelik tam 4 kez değiştirdi
bunu, tam 4 kez!.. Niçin mi değiştirdi; okulları satmak için değiştirdi, özel
okullarda devlet parasıyla öğrenci okutturmak için değiştirdi; bereket, o,
Danıştaydan döndü, Cumhurbaşkanı döndürdü de, sonra onu rafa kaldırdı; ama,
okul satış yetkisi için bu değişiklik yapıldı. Başka ne yaptı?.. (AK Parti
sıralarından "iyi yaptı" sesi)
"İyi yaptı" diyor, arkadaş da.
Okul satmaya "iyi" diyor; okul yapmaya sesini çıkarmıyor da, okul satmaya
"iyi" diyor. Halka şikâyet ediyorum. (AK Parti sıralarından
gürültüler)
ALİM TUNÇ (Uşak) - 1 tane satınca, yerine
2 tane 3 tane yapacaksa...
BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım... Lütfen
arkadaşlar, karşılıklı konuşmayalım.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Değerli
arkadaşlar, okul aile birlikleri para toplamak için görevlendirildi.
BAŞKAN - Mustafa Bey toparlayalım lütfen.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Tabiî Sayın
Başkanım.
Bakın, değerli arkadaşlar, bizleri de
-AKP'li arkadaşlara da söylüyorum- Meclisi atlattı Sayın Bakan. Daha geçenlerde
yasası çıktı bu okul aile birliğinin...
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Sayın Altay
geldi, lehte oy kullandı!
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Hayır, hayır!
Sayın Bakan ne yaptı; mart ayında, bakın
daha geçen ay yasası çıkan bir konuyu, mart ayında -elimde belgesi var- Maliye
Bakanlığıyla protokol yapıp, para toplayın okul aile birlikleri diye genelge
gönderdi. Genelge elimde, sizlere verebilirim. Bakın, nasıl olsa yasa çıkar.
Peki, sen, onu bir yönetmeliğe göre, 1984'teki bir yönetmeliğe göre yaptıysan,
niçin yasa değişikliğini sonradan getirdin? Bakın, arkadaşlar, burası, zaman
zaman atlatılıyor. İlksan konusunda da öyle oldu. Adam, kendine dönük ücreti
fazla alabilmek için, Avukatlar Yasasına ek bir madde ekletti. Millî Eğitim
Bakanı, İlksan konusunda hiç sesini çıkarmıyor, öğretmenlerin haklarını
savunmuyor; sandık, trilyonlarca lira zarara uğratıldı, Sayın Bakan sesini
çıkarmıyor.
Sayın Başkanım, hemen bitiriyorum...
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - 5 dakikayı
geçti...
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - 6 dakika fazla
da konuşuldu, Bakan da konuştu.
BAŞKAN - Sayın Baştopçu, tam dördüncü
defadır müdahale ediyorsunuz.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Değerli
arkadaşlar, Sayın Millî Eğitim Bakanı, bakın, öğretmenleri derecelendirdi; onu
geçiyorum. Okul aile birlikleri için, para toplama işi... Okul aile
birliklerine kıydı; yani, onlar öğrencinin başarısı için, okulun başarısı
için... Maalesef, onu yapmadı.
Şimdi, Sayın Bakan, sanki büyük bir iş
yapar gibi, diyor ki: "Milletvekilleri ne zaman soru sordu da ben yanıt
vermedim." Yasama görevinde, benim hakkım, senin de görevin; ama, nasıl
yanıt veriyor biliyor musunuz arkadaşlar. Ben, İlköğretim Yönetmeliği için bir
soru sordum; dedim ki: Niye parasızlık niteliğini sen buraya yazmadın Sayın
Bakan? Bakın, allahaşkına, bir bakan, bir milletvekiline böyle sorabilir mi?
"Yakıştırmanız iyi niyetli bulunmamıştır." Anayasada varmış...
"Sizin yakıştırmanız" diyor bana...
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Ama, neye yakıştırma?..
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - İsterseniz
cümleyi tam okuyayım.
BAŞKAN - 1 dakika... Dinleyelim...
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bakın, değerli
arkadaşlar, burada, ben diyorum ki...
MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Tam oku,
tam...
BAŞKAN - Lütfen toparlayalım, kısa keselim
artık...
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - İlköğretim
Yönetmeliğine, parasız olmasını niçin...
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Cümleyi tam oku...
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bakın
"Anayasamızda ve söz konusu kanunlarda ilköğretim zorunlu ve parasız
olduğu vurgulandığından, yönetmelikte parasız nitelemesinin yer almamasının,
ilköğretimin parasız yapılacağı hükmünü ortadan kaldırmadığı bilinmesine
rağmen, bu konudaki farklı yorum ve yakıştırmalar iyi niyetle
bağdaştırılmamaktadır." Bakın, farklı yorummuş; yani, yönetmelik yapıyor,
Anayasadaki parasızlık niteliğini saymıyor.
Değerli arkadaşlar, böyle unutma olmaz.
Geçen gün, özel yurtlarla ilgili bir yönetmelik yaptı, orada bir şeyleri gene
kaçırdı Sayın Bakan.. Irkçılık yapmak, din sömürüsü yapmak, bölgecilik yapmak
artık suç değil oraya göre. "Efendim, biz geneli yazdık" diyor.
Bunların ben sehven unutulduğunu değil, kasıtla yapıldığına inanıyorum. Bakın,
Millî Eğitim Bakanlığına bir milletvekili arkadaşımız...
BAŞKAN - Sayın Gazalcı... Sayın Gazalcı...
Süreyi çok aştınız, lütfen...
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bitiriyorum.
Peki efendim.
... soru soruyor "Niçin 25 tane
arabanın plakası AK." Diyor ki Sayın Bakan: “Efendim bu bir
tesadüftür." Bakın, onbinlerce, milyonlarca araçtan, insaf!.. Bir
yanlışlık oldu deyin.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Sırayla veriyorlar.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bir yanlışlık
oldu deyin.
Değerli arkadaşlar, bu bir tesadüf değil,
bu bir politika. Gelin -süre yetmeyecek- benim size bir önerim var; biz, Millî
Eğitim Bakanının uygulamalarıyla ilgili bir araştırma önergesi verdik.
BAŞKAN - Sayın Gazalcı, bir an önce
bitirin.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bitiriyorum
Sayın Başkanım.
Çarşamba günü, Kamu İhale Kurumunun (KİK),
kendisi hakkında yaptığı araştırmada ortaya çıkardığı ve Başbakana sunduğu
ihalelerdeki usulsüzlük ve mevzuata aykırılık konuşulacak. Ayrıca, bizim
Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş araştırma önergelerimiz var, iki yıldır
bekliyor. Değerli arkadaşlar, gelin, kıyımları, haksızlıkları, usulsüzlükleri,
yolsuzlukları öğrenmek istiyorsanız.
BAŞKAN - Biraz sonra keseceğim
konuşmanızı, kusura bakmayın.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Son
cümlelerimi söylüyorum.
Millî Eğitim Bakanlığı büyük bir
bakanlıktır. Hüseyin Çelik olmasaydı, o bakanlıkta çok daha güzel işler
yapılırdı, bu araştırma önergelerini gündeme getirelim, burada yapalım, siz de
hak vereceksiniz. AKP'nin içinde bu işi çok daha iyi yapacak, yasalara, hukuk
devletine uyacak insanlar olduğuna inanıyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum değerli
arkadaşlarım. (CHP sıralarından alkışlar)
ÖNER ERGENÇ (Siirt) -Sayın Başkan,
otomatik sistemi bir incelettirin lütfen; ne hikmetse, bizimkinde otomatik
olarak kesintiler oluyor; ama başka arkadaşlarınkinde kesintiler olmuyor.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - 8 dakika, var mı
öyle?!
BAŞKAN - Onları da kesiyoruz arkadaşlar.
Değerli arkadaşlarım, burada, bu
Parlamento çatısı altında hep birlikte en etkin ve verimli çalışma ortamını
oluşturmak durumundayız. Ben fark gözetmeksizin konuşma sürelerine uymaları
konusunda bütün milletvekili arkadaşlarımı uyarıyorum; ama, bazıları, bütün
uyarılarıma rağmen süreyi aşıyor, bazıları uyuyor. Sürelere uyup da, çalışma
ortamını etkin ve verimli hale getirmek durumunda olanlar sağ olsunlar,
diğerleri de uyma çabası gösterirlerse memnun olurum.
Ankara Milletvekili Sayın Yakup Kepenek,
akademik dünyada, akademisyen hazırlamakla ilgili son derece önemli bir kademe
olan araştırma görevlilerinin sayılarıyla ilgili yerinden bir açıklama yapmak
istiyor.
Sayın Kepenek, bir iki dakikayı geçmesin.
Buyurun.
YAKUP KEPENEK (Ankara) - Sayın Bakanın,
araştırma görevlisi sayılarıyla ilgili, benim verdiğim sayıların gerçekdışı
olduğu yönünde bir beyanı oldu.
Şimdi burada bir yanlış anlama var, bir
yanlışlık var. Sayın Bakanım, yanlışlık şu: Şimdiye kadar, bu 5 900 ve benzeri
sayılarda tıpta uzmanlık dahildir, TUS dediğimiz kadro bunun içindedir sizin
verdiğiniz sayılarda. Oysa, tıpta uzmanlık her yıl ayrıca verilir ve bu
zorunludur; yani, araştırma görevlisi kadrosu içinde olmaz. Dolayısıyla,
2002'de, sizin iktidarınızdan bir yıl önce -TUS çıkarılırsa- verilen araştırma
görevlisi kadrosu sayısı 4 250'dir. 2003'te, sizin zamanınızda verilen 1 000
eksiktir, ki, buna sekreterler, teknik elemanlar, diğer personel dahildir. Verdiğiniz
kadro miktarı 3 250'dir. Bir önceki yıla göre, 1 000 daha azdır ve bunlar,
yalnız araştırma görevlisi değildir, bunun içinde öbür kadrolar da vardır.
2004 yılına gelelim: 2004'te, sizin,
araştırma görevlisi ve idarî personelin tümü için ayırdığınız kadro 3 200'dür.
Bunun 1 410'u daha önce kullanılmıştı -araştırma görevlisine ayrılabiliyor-
daha sonra da ekim ayında -benim verdiğim sayı odur- 1 295 ek araştırma
görevlisi kadrosu verilmiştir Sayın Bakan. Böylelikle, 2004'te hükümetinizin
tahsis ettiği araştırma görevlisi sayısı, tamı tamına 2 705'tir. Yani, bir
önceki hükümet zamanında verilen, 2002'de verilen sayıdan 1 500 daha eksiktir.
Bunun altını çizelim. Dolayısıyla benim vurguladığım, iktidarınız döneminde
araştırma görevlisi sayılarındaki hızlı azalmanın gerçeği yansıttığının tekrar
altını çiziyorum. Bürokrasinin, YÖK'teki temsilcilerin bana verdiği bilgiler
için ayrıca teşekkür ediyorum.
Bir şey daha söyleyeyim: Benim doktora
yaptığım günlerde Amerika'da yeni bir kitap çıkmıştı "İstatistiklerle
Nasıl Yalan Söylenir" isimli. İktidarımızın ve sayın bakanlarımızın
istatistiklerle yalan söylememesini temenni ediyorum, saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Kepenek.
Sayın Bakan yerinden çok kısa bir açıklama
yapacaklar.
Buyurun Sayın Bakan.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Partimizin, özellikle araştırma ve
yükseköğretime verdiği önemin bir göstergesi olarak bir iki şeyi ifade etmek
istiyorum.
Bakınız, 2003 yılında Hükümetimiz,
Türkiye'nin Avrupa Araştırma Alanına ortak olmasıyla birlikte, sadece Avrupa
Birliği araştırma fonlarından, özellikle üniversitelerimizin yararlanması için,
48 000 000 euro ödemiştir, 2004 yılında, yine bu amaçla 59 000 000 euro ödemiştir.
Biraz önce, Sayın Kepenek de bunu olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi.
Hükümetimiz, sadece araştırma için 450 trilyonluk bir ekkaynak ayırmıştır.
Önünüzdeki kitapçıkta vardır, lütfen, şöyle bir bakın. Bakın, birçok bakanlık
bütçesi yüzde 12, yüzde 13, yüzde 14 gibi artarken, üniversitelerimizin
bütçesinin globaldeki artış oranı yüzde 41,43'tür; yani, üniversitelerimizin
bütçesi, bu yıl yüzde 41,5'lik bir oranda artırılmıştır.
Sonra, bizim o üniversitelere verdiğimiz
kadroları, eskiden ayırarak veriyorlarmış; şu anda, şu kadarını sekreter, şu
kadarını araştırma görevlisi veya fakülte sekreteri olarak kullanın demiyoruz;
biz, toptan veriyoruz, onlar istedikleri gibi kullanıyorlar.
Bu arada, benim size zikrettiğim rakam,
Devlet Personel Başkanlığı tarafından verilen rakamdır. Sayın Kepenek'in
söylediği mi, benim zikrettiğim mi daha doğrudur, daha sağlam bilgilere
dayanmaktadır sorusuna cevap bulunmak isteniyorsa, oradan da tekrar çek
edilebilir. Bunu bir kez daha belirtmek istiyorum.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, görüşmeler
tamamlandı.
Şimdi, soru-yanıt bölümüne geçiyoruz.
Biliyorsunuz, 10 dakika soru sormak için,
10 dakika da yanıt için, toplam 20 dakika süremiz var.
Arkadaşlarımı, Nasrettin Hoca misali, soru
sormayla ilgili baştan uyarmak istiyorum. Aslında, ne kadar açık, net, kısa ve
somut soru sorulursa, o kadar iyi anlaşılır ve daha çok sayıda arkadaş soru
sorma şansına sahip olur. Buna dikkat etmenizi rica ediyorum.
İlk soru sorma hakkı, Sayın Mehmet Ziya
Yergök'te.
Buyurun.
MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan,
Sayın Adalet Bakanımızın yanıtlamasını istediğim iki soru var; bunlardan
birincisi şudur: Bizim hukuk alanımızın en tartışmalı konularından biri istinaf
mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri konusuydu. Meclisimiz bununla ilgili
yasayı kabul etti ve 1 Nisan 2005'te yürürlüğe girecek. Yine, yeni Ceza
Kanunumuz ve yeni Ceza Muhakemesi Kanunumuz da 1 Nisan 2005'te yürürlüğe
girecek. Bunlar A'dan Z'ye değişmiştir.
Şimdi, bu yeni Ceza Kanunu ve yeni Ceza
Muhakemesi Kanunu yürürlüğe girdiğinde, Türk ceza hukukunun yetmişsekiz yıllık
birikimini oluşturan içtihatlar, uygulama bakımından âdeta boşlukta kalacaktır.
İçtihat birliğinin sağlanması açısından, bu mahkemelerin kuruluşunun bir süre
ertelenmesi yönünde, Yargıtaydan da yansıyan görüşler vardır. Yargıtay Ceza
Genel Kurulu Başkanının bu yönde açıklamalarını okumuştum. Acaba,
Bakanlığımızın bu konudaki düşüncesi nedir? Birinci sorum bu.
İkinci sorum da, biz, yıllardır, her
platformda ve Meclis Genel Kurulunda yargının çeşitli sorunlarına değinirken,
bunlardan biri olarak da, yargıda nitelikli ve eğitimli personel seçiminin
önemine değiniyorduk. Bu bağlamda sorum şu: Adalet meslek yüksekokulları
açıldığı günden bu yana, bu okulun mezunlarının ne kadarı Adalet Bakanlığı teşkilatlarında
ve yargı birimlerinde çalışmaktadır? Bunun yanıtlanmasını rica ediyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Sayın Ahmet Işık, buyurun.
AHMET IŞIK (Konya) - Sayın Başkan,
teşekkür ediyorum.
İki Bakanımıza da ayrı ayrı sormak
istiyorum. İlk sorum Millî Eğitim Bakanımıza.
Sayın Bakanım, okulları ziyaret
ettiğimizde, genel idare hizmetleri sınıfında hizmet veren temizlikçi,
kaloriferci ve güvenlikçi gibi görevlilere daha da ihtiyaç olduğunu
görmekteyiz. Bu sıkıntıyı aşmak için bir çalışmanız var mıdır?
İkinci sorum Adalet Bakanımıza. Yayımlanan
yeni Ulusal Programımızda, hem siyasî kriterler hem de adalet ve içişleri
bölümlerinde, yargısal alanla ilgili ülkemizin taahhütleri ayrıntılı olarak yer
almıştır. Bu taahhütlerin gerçekleşmesi için Bakanlıkça yerine getirilen
çalışmalar nelerdir? Kısa adı UYAP olan Ulusal Yargı Ağı Projesinde gelinen
nokta nedir? Adlî Sicil Bilişim Sistemi Projesi ne aşamadadır? Devletin tek
resmî bilirkişi kurumu olan Adlî Tıp Kurumunda, teknik donanım ve nitelikli
eleman istihdamına yönelik çalışmalarınız var mıdır?
Son sorum: Cezaevlerinde, infaz
hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarınız nelerdir?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Sayın Muharrem İnce, buyurun.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Sayın Millî Eğitim Bakanına sorularım
olacak.
Birinci sorum: Bakanlık çalışanları, Bilgi
Edinme Değerlendirme Kurulu kararına rağmen, neden sicillerini öğrenemiyorlar?
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun, Millî Eğitim Bakanlığı için ayrı bir karar
alması mı gerekiyor?
İkinci sorum: Fen Liseleri Yönetmeliğinde,
bir yılda 3 defa değişiklik yaptınız. 7.9.2003 tarihinde yaptığınız
değişiklikle, bu okullarda görev yapacak öğretmenlerde aranan şartlardan olan
90 sicil notunu, 80'e indirdiniz. 31.3.2004 tarihinde yaptığınız değişiklikte
ise, atanacak öğretmenlerde aranan şartlardan olan aylıktan kesme ya da daha
ağır bir ceza almamış olma şartını kaldırdınız. Üç ay sonra, 3.6.2004 tarihli
değişiklikte ise, bu şartı yeniden yönetmeliğe eklediniz. Bu yönetmelik
değişikliklerine uygun olarak, döneminizde, fen liselerine ne kadar atama
yapıldı? Özellikle, 31.3.2004 tarihi ile 3.6.2004 tarihi arasında bu okullara
öğretmen ataması yapıldı mı? Eğer, böyle bir atama yapılmış ise, atanan
kişilerin kimler olduğunu, daha önceden disiplin cezaları alıp almadıklarını ve
hangi okullara atandıklarını açıklar mısınız?
Son sorum: Türkiye genelinde, TSE
standartlarına göre hizmet yeterliği belgesi veya bilinen adıyla İSO kalite
sistem belgesi alan kaç okulumuz vardır? Döneminizde, eğitim öğretime açtığınız
okullarda bu belgenin aradığı kriterler yerine getirilmiş midir?
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Sayın Atilla Kart, buyurun.
ATİLLA KART (Konya) - Sayın Adalet
Bakanına sorumu yöneltiyorum. Kritik soru önergelerimizin bir bölümüne, Meclis
Başkanlığı tarafından, kişisel ve özel nitelikte olduğu gerekçesiyle cevap
verilmediğini biliyoruz. İşleme koymama yolundaki bu uygulamada, bazı önergeler
yönünden haklılık payı bulunduğunu da, yeri gelmişken ifade ediyorum. Ben,
farklı bir olaydan söz etmek istiyorum. Meclis Başkanlığı, Başbakan, Adalet ve
İçişleri Bakanlarıyla ilgili olan ve Yargıtay, emniyet, Alaattin Çakıcı ile
hükümet ilişkilerini irdelemeye yönelik olan önergemi işleme koydu; yani,
önergemde, kişisel ve özel nitelikte bir yön bulunmadığını, İçtüzüğe uygun
olduğunu kabul etti. Doğrusu da buydu. Sayın Başbakan ise, bir aylık eksüreyi
de kullandıktan sonra, sorumun kişisel ve özel nitelikte olduğundan bahisle,
cevap veremeyeceğini, Sayın Adalet Bakanı aracılığıyla tarafıma bildirdi.
Buna göre, Sayın Başbakanın bu uygulaması,
Meclis Başkanlığının görev, yetki ve takdir alanına müdahale anlamına gelmez
mi? Usul ve İçtüzüğe uygun olduğu Meclis Başkanlığı tarafından da kabul edilen
bir soru önergesine, hangi yasal gerekçeyle cevap verilmemiştir? Bu anlayış ve
uygulama, demokrasiyle bağdaşır mı? Böyle bir yaklaşım, kendisini Meclisin de
üstünde görmek anlamına gelmez mi?
Nihayet, son sorum: Kamu yetkisinin
kullanılmasıyla doğrudan ilgili olduğu İçtüzüğe göre açıklık kazanan bu
önergeme, bundan böyle cevap verecek misiniz?
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Sayın Osman Kaptan, buyurun.
OSMAN KAPTAN (Antalya) - Sayın Başkan,
teşekkür ederim.
Benim de Sayın Bakanlara sorularım var.
Önce, Sayın Millî Eğitim Bakanına sormak istiyorum.
Sayın Bakan, ülkemizde yoksulluk sınırı 1
500 000 000 lira; öğretmenlerimizin ortalama maaşları ise 700 000 000 lira. AB
ülkelerindeki öğretmenlere göre, öğretmenlerimiz 8-10 kat daha az maaş
alıyorlar ve onlardan daha çok, daha fazla saat derse giriyorlar.
Birinci sorum: Sayın Bakan, Millî Eğitim
Bakanı olarak, öğretmenlerimizin, yoksulluk sınırının bile yüzde 50 altında
maaş almalarını içinize sindirebiliyor musunuz?
İkinci sorum: AB ülkelerinde olduğu gibi,
öğretmenlerimize grevli, toplusözleşmeli sendikal hakkın verilmesini
destekliyor musunuz? Çalışma Bakanlığıyla bu konuda gerekeni yapacak mısınız?
Üçüncü sorum: Millî Eğitim Bakanlığı
merkez örgütünde ve her kademe okullarda, değiştirmediğiniz kaç yönetici
kalmıştır?
Son sorum Sayın Millî Eğitim Bakanına:
Sayın Bakan, okul yapımı için İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının
Bakanlığınıza verdiği 400 trilyon lira paranın kullanımı hakkında üçbuçuk ay
önce soru önergesi verdim, cevap vermediniz; Plan ve Bütçe Komisyonunda soru
sordum, cevap vermediniz. Sayın Bakan, cevap vermemenizin nedeni nedir? Bu
ihalelerde Bakanlığın 87 trilyon lira zarara uğratıldığı doğru mudur?
Ankara-Etimesgut-Sincan ihalesinde daha ucuz teklif veren 34 firma varken, 35
inci sırada olan Ilgın İnşaata ihalenin verilmesinin nedeni nedir? İhale alan
bir firma sahibinin babasının AKP milletvekili olduğu doğru mudur?
Sayın Adalet Bakanımıza sormak istiyorum:
Adalet ve Kalkınma Partisinin Acil Eylem Planında, Anayasa ve yasalardaki
tarafsız yargı, hâkimlik teminatı ve yargı bağımsızlığıyla bağdaşmayan
düzenlemelerin gözden geçirilerek hâkimlerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını
sağlayacak düzenlemelerin yapılacağı açıklanmıştı. Şimdiye kadar bu konuda ne
yaptınız?
Teşekkür ederim.
Sayın Aslanoğlu, buyurun.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın
Millî Eğitim Bakanıma soruyorum.
Sayın Bakanım, yirmibeş yıl önce, Malatya
İnönü Üniversitesi kampusunda 500-500'lük iki tane yurt binasının temeli
atıldı; yirmibeş yıl önce!.. Artık, içinde fareler cirit atıyor. Yirmibeş
yıldır, acaba, bu 1 000 kişilik kız yurdunun yapılmama nedeni nedir?
Üç yıl önce, Kredi ve Yurtlar Kurumumuza
110 000 metrekare üniversite bünyesinden arsa tahsis edildi ve bir protokolle
devredildi. Yine, üç yıldır hiçbir çivi çakılmıyor. Acaba, Malatya İnönü
Üniversitesi, Bakanlığınız tarafından çizilen bir üniversite midir? Oradaki
öğrenciler bizlerin öğrencisi değil midir? Her konuda, Malatya Üniversitesi,
acaba.. Bunu da Malatyalı olarak bilmemiz, en tabiî hakkımız. Yirmibeş yılda
yapılmayan yurtları nasıl açıklıyorsunuz?
BAŞKAN -Sayın Tekelioğlu, süre dolmak
üzere, son soru hakkı sizin.
MEHMET S. TEKELİOĞLU (İzmir) - Teşekkür
ederim Sayın Başkanım.
Yurt dışında doktora yapıp dönen çok
sayıda insanımız var. Bunların bir kısmı üniversitelerde kadro alamamaktadırlar.
Benim Sayın Bakandan sorum şudur: Acaba, bu şekilde, yurt dışında doktora yapıp
dönmüş olan kaç kişi vardır; kaçına kadro verilmiştir; kaçı kadroya müracaat
ettiği halde jüri tarafından uygun bulunmamıştır; şu anda kadro bekleyen sayı
ne kadardır? Bunun şu bakımdan büyük önemi var: Biz, bu insanlarımız için büyük
masraflar yapıyoruz, yurt dışında okutuyoruz; ama, döndükleri zaman, onları
burada iyi değerlendirmiyoruz. Bu bakımdan, üniversite rektörlerinden herhangi
bir bilgi gelmiş midir?
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Şimdi, sıra, sorulara yanıt
vermekte.
Millî Eğitim Bakanımız Sayın Hüseyin
Çelik; buyurun.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, Konya
Milletvekilimiz Sayın Ahmet Işık Beyin okullardaki yardımcı personelle ilgili
sorusuna cevap vermek istiyorum.
Sayın Işık haklıdır; okullarımızda,
özellikle hizmetli kadrolarında büyük bir sıkıntımız vardır; ancak,
Bakanlığımızın bu konuyla ilgili çok önemli bir çalışması var. Özelleştirme
kapsamında olan kurumlardan çıkarılan ve özelleştirme mağduru olarak anılan
insanlara bu hakkın verilmesi için Devlet Bakanlığımız bir çalışma yaptı.
Malumunuz, onun yasası çıktı, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylandı. Şu
anda, Devlet Personel Başkanlığı bu konuda bir çalışma yapmaktadır. Bizim, bu
kapsamda Devlet Bakanlığından talebimiz 18 000 kişidir; ama, müracaatlar
sonucu, şüphesiz ki, bir değerlendirme yapılacak ve bunların önemli bir kısmı
Millî Eğitim Bakanlığına tayin edilecek. Bu atamalarla açıkların önemli bir
kısmını kapatacağımızı umuyoruz. Bu konudaki açığın fazla olduğu konusunda size
katılıyorum; bu bir eksiklik.
Öte yandan, Yalova Milletvekili Sayın
Muharrem İnce Beyin, sicil öğrenmeyle ilgili, Bilgi Edinme Kurulunun kararı
gereği olarak, insanlar kendi sicilleriyle ilgili Millî Eğitim Bakanlığına
başvurdukları zaman niçin bilgilenmiyorlar veyahut da kendilerine bilgi
verilmiyor şeklinde bir sorusu oldu. Yine, arkadaşlarımızın ifade ettiğine
göre, bu, özellikle sicil öğrenme kişinin kendisi ve şahsıyla ilgili bir
olaydır. Kişi, bizzat kendisi Millî Eğitim Bakanlığına müracaat ettiği zaman,
kesinlikle sicillerinin kendilerinden gizlenmesi, kendilerine bilgi verilmemesi
söz konusu değildir.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Yazınız var Sayın
Bakan.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Nitekim, bugün, bu kapsamda müracaat eden arkadaşlara bu bilginin verildiği
ifade edilmektedir.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Cevaplar var
Sayın Bakanım, "bu konu Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde
değerlendirilemeyeceği için" deniliyor.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Ben tekrar söylüyorum Sayın İnce; yasalar çerçevesinde formata uygun bir
şekilde müracaat yapıldığı zaman kesinlikle cevap verilmektedir; ama, üzerinize
vazife olmayan, sizi doğrudan ilgilendirmeyen veyahut da gizlilik derecesi olan
-siciller için söylemiyorum- bir şeyi eğer talep ediyorsa kişi, ona bilgi
verilmemiş olabilir. Bu, konumuzun dışındadır.
Sayın İnce'nin, fen liselerindeki
atamalarla ilgili yapılan yönetmelik değişikliği, kimlerin buralara atandığı,
bunların isimlerinin ne olduğu şeklindeki sorusu, takdir edersiniz ki, detaylı
bir cevap gerektirir. Kendisine yazılı cevap vereceğiz. Daha sonraki sorusu
için de, özellikle Türk Standartları Estitüsünün belirlediği ISO-9001'le ilgili
olarak, biz kendisine yazılı olarak cevap vereceğiz.
Sayın Osman Kaptan'ın sorduğu soruya cevap
vermek istiyorum. Ülkemizde yoksulluk sınırı şu kadardır, öğretmenlerimiz de şu
kadar maaş almaktadır meselesi, hepimizin bildiği bir meseledir. Ben, hiçbir
zeminde, hiçbir platformda öğretmenlerimizin yeterli maaş aldıklarını, daha
fazla almamaları gerektiğini söylemedim. Ben hep şunu söyledim: Keşke, Millî
Eğitim Bakanı olarak, bizim Hükümet olarak, ülke olarak kendi çalıştırdığımız
eğitim çalışanlarımıza, öğretmenlerimize, öğretim üyelerimize çok daha fazla
para verebilsek; keşke, onlara 700 000 000, 800 000 000, 900 000 000 maaş
ödeyeceğimize ayda 3 milyar maaş ödeyebilsek! Ancak, takdir edersiniz ki,
bugün, ülkemizin imkânları, ülkemizin bütçesi buna yetmektedir. Öğretmen
camiası Türkiye'deki en geniş memur kitlesidir; 600 000 öğretmenimiz vardır;
bu, gözönünde bulundurulmalıdır.
Avrupa Birliği ülkeleriyle mukayese
yaptığımız zaman, sadece öğretmenleri mukayese etme hakkına sahip olmayız;
oradaki hâkimler ne kadar maaş alıyor, hemşireler ne kadar maaş alıyor,
mühendisler ne kadar maaş alıyor hesabını da yapmamız lazım. Bu hesapla yola
çıkıldığı zaman, sanırım, bulunacak olan rakamlar, bütün kamu personeli için üç
aşağı beş yukarı aynı olacaktır.
Avrupa Birliği ülkelerinde öğretmenlerin
daha az çalıştığı şeklinde verilen birçok bilgiye de ben katılmıyorum. Daha bir
ay kadar önce İngiltere'deydim. Almanya'da bir öğretmen 24 saat ile 28 saat
arasında derse girmektedir. Yani, genellikle sendikalar, şüphesiz ki, kendi
mensuplarına daha fazla haklar elde edebilmek için bazı istatistikî rakamlar
ortaya atıyorlar, özellikle kendi lehlerine olabilecek istatistikî rakamları
daha önplana çıkarıyorlar; ama, buralarda da mukayeseler yapıldığı zaman,
dediğim gibi, o ülkedeki geçim standardı, o ülkedeki paranın alım gücü, o
ülkedeki insanların kira için ödediği bedel vesaire, bunların hepsi hesaba
katılmalıdır ve ona göre bir hesap yapılmalıdır. Dolayısıyla, bu çerçevede
olaya baktığımız zaman, şüphesiz ki, öğretmenlerimizin maaşı yeterli değildir,
daha fazla olmalıdır, öğretmenlerimize daha fazla kaynak ayrılmalıdır; ama,
olmayanı vermek, hiçbirimizin yetkisinde, hiçbirimizin yetki sınırları
içerisinde değildir. Kimin malını, kimin olmayan malını kime vereceksiniz. Ama,
bütün memurlarımız, bütün çalışanlarımız, bütün işçilerimiz, şüphesiz ki, şu
anda aldıkları ücretlerden daha çok ücret almalıdır. Bu konuda hepimiz aynı
görüşleri paylaşıyoruz.
Ben, Sayın Çiçek'in hakkına tecavüz
etmemek için kısa kesmek istiyorum. Özellikle bazı arkadaşlarımın, okullarda
sular kesiktir vesaire şeklindeki açıklamaları var. Ben, şimdi, arkadaşlarımdan
öğrendim. Kartlı sisteme geçildiği için bir günlük bir kesinti olmuş. Böyle bir
şey söz konusu değildir. Okullarımızda, özellikle Ankara'daki hiçbir okulda
susuzluk diye bir problem söz konusu değildir. Lütfen, bunları abartmayalım.
Teşekkür ederim.
MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Okul adı
verdik.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın
Bakanım, yurtlarımız ne oldu?
BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım
arkadaşlar.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) -
Sayın Aslanoğlu, size yazılı olarak cevap vereceğiz. Ben, Sayın Bakanın hakkına
tecavüz etmek istemiyorum.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım.
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın
Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Yergök'ün sorusunu öncelikle cevaplamak
isterim.
Bölge adliye mahkemelerinin kuruluşuyla
ilgili iki yıllık bir süre var; yani, yürürlüğe girdiğinin ertesi günü,
hemencecik kurulması gerekmiyor. Bu iki yıllık süre, zaten, bu anlamda bir
geçiş içindir. Kaldı ki, Yargıtay Başkanlığımız da, bu çıkan yasaya paralel
olarak kendi yasasında bir değişiklik yapması gerekiyor; bildiğim kadarıyla, o
hazırlıkları yapıyor. Dolayısıyla, onu da çıkardıktan sonra, bu iki yıllık süre
içerisinde bunu kurmuş olacağız; bu beklentileri de bir ölçüde karşılamış
olacak.
Meslek yüksekokullarıyla ilgili olarak,
biz, hazırladığımız yönetmelikte -ki, bunları siz de biliyorsunuz- adalet
meslek okullarından çıkanları, özellikle zabıt kâtipliği başta olmak üzere, öncelikle
alıyoruz. Ayrıca, icra müdür ve yardımcılığı için, yönetmeliğin 4 üncü maddesi
gereğince, adalet meslek yüksekokulu veya hukuk fakültesi mezunu olma şartı
aranmaktadır. Demek ki, orada da böyle bir önceliği veriyoruz. Şube müdürü,
yazı işleri müdürü ve idarî işler müdürü kadrolarına atanabilmek için de, yine,
dört yıllık fakülte ya da adalet meslek yüksekokulu mezunu olması şartı
aranıyor.
Bu durumda, adalet meslek
yüksekokullarının, 1980 tarihinden sonra, mezun vermeye başladığı günden
bugüne, 1 501 icra müdür ve yardımcısından 423'ü bu okullardan mezun
olanlardır. Mahkemelerde halen 553 adalet meslek yüksekokulu mezununun yazı
işleri müdürü veya zabıt kâtibi olarak görev yaptığı kayıtlarımızda vardır.
Halen bu okullarda da 200'e yakın zabıt kâtibi adayı okuyor. Dolayısıyla, biz,
mevzuatımızda bunlara öncelik veriyoruz; doğrusu, bundan da yeteri kadar
faydalanmaya çalışıyoruz.
Sayın Işık'ın sorduğu sorulara kısaca
cevap vermek istiyorum. UYAP projesinde, şu anda 30 merkezde, pilot bölgede
deneme çalışmalarına başladık. 2005 yılı içerisinde, umuyoruz ki, bütün
Türkiye'de bunu bu sisteme entegre edip, bütün Türkiye'de bu sistemi
çalıştırmaya gayret ediyoruz.
Adlî sicil hizmetleri bakımından şu an 200
yerde bilgisayara geçilmiş vaziyette; 4 yerde daha çalışma devam ediyor. Bu
sene bütçeye gerekli ödenek de konuldu. 2005 yılı içerisinde bütün Türkiye'de
tümüyle bilgisayara geçilmiş olacak.
Adlî tıp kurumu bakımından da bu sene
önemli ölçüde katkı sağladık. Sadece İstanbul'da -değişik binalarda ve uygun olmayan şartlarda
çalışıyorlardı- ihalesi yapıldı ve 12 trilyonluk bir yatırımı biz orada
gerçekleştirdik. Anadolu'nun muhtelif yerlerindeki başkanlıklar ve birimler
açısından da, bu sene önemli ölçüde yatırımı sağlamış bulunuyoruz. 2005 yılında
bu noktada da büyük ölçüde eksiklikleri tamamlamış olacağız.
Ceza infaz kurumlarıyla ilgili olarak, son
çıkardığımız Ceza İnfaz Yasasıyla ilgili görüşmeler sırasında bu konuya nasıl
baktığımızı ve neleri hedeflediğimizi ifade etmeye çalışmıştık. Bunlar içerisinde
özellikle işyurtlarında, buradaki insanları üretime katkı sağlayacak hale
getirmek suretiyle rehabilite etmeye, meslek sahibi kılmaya ve tahliye olduktan
sonra iş bulmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu, uzun bir konuşmayı ya da
yazılı bir cevabı gerektiriyor; arzu ederseniz size bu konuda yazılı da cevap
verebiliriz.
Sayın Kart'ın sorduğu soruya gelince; bu
önemlidir. Biz kendi Hükümetimiz döneminde, değil bir değerli milletvekilimiz
için, sade bir vatandaşın bile bilgi edinme hakkı adına, Bilgi Edinme Hakkı
Kanununu birlikte çıkardık. Dolayısıyla, mevzuata uygun olmak kaydıyla,
istisnalardan olmamak kaydıyla, biz, sade vatandaşa bile cevap vermekteyiz;
bizimle ilgiliyse Bakanlığımız veya diğer bakanlıklarla ilgiliyse o
bakanlıklar, sorulan sorulara cevap vermektedir. Ben de, şu ana kadar sizin
sorduğunuz soruların, hatırlayabildiğim kadarıyla, çokçasına cevap verdim,
vermeye de çalıştım. Bu, yaptığınız işe saygımdan dolayıdır; ancak, bazı
önergeler İçtüzüğün 96 ncı maddesine uymuyor. 96 ncı maddesine uymayan
önergelerle ilgili olarak uymadığını yazmak da bir cevap teşkil eder. Eğer,
tekrar o önergeler usulüne uygun verilirse, 96 ncı maddenin şartlarını
taşıyorsa, ona da cevap vermekten mutluluk duyarım.
Sayın Aslanoğlu'nun sorduğu soru, önemli
bir sorudur. Tabiatıyla, hâkimlerin bağımsızlığı ve sair şartlarıyla ilgili
olarak birkısım düzenlemelerin Anayasada yapılması gerekiyor. Hatırlarsanız,
ben, Meclis kürsüsünden müteaddit defalar, yargı bölümü de dahil olmak üzere,
bir anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğunu hep ifade etmeye çalıştım. Anayasa
değişikliği gerçekleştirilmeden, Yüksek Kurulun yapısı dahil olmak üzere pek
çok konuda yapılacak düzenlemeler son derece sathî kalacaktır; ama, bütün
bunlara rağmen... 2004 yılı içerisinde Yüksek Kurul üyelerinden bazıları Avrupa
Birliği ülkelerini ziyaret ettiler ve Fransa'da, İngiltere'de, İsveç'te, Avrupa
Birliği ülkelerinde acaba hâkim teminatından ne anlaşılıyor, yargı bağımsızlığı
ne anlama geliyor, oralarda tayin, nakil ve özlük haklarıyla ilgili olarak
nasıl bir düzenleme öngörülmüş, bu konularla ilgili bir çalışma yaptılar.
Zaten, ilerleme raporunda da bu konuya atıf var. Biz, Bakanlık olarak da,
Hâkimler ve Savcılar Kanunuyla ilgili olarak bir değişiklik taslağı üzerinde
çalıştık. Belki belli bir noktaya kadar geliyor. Yüksek Yargıtayın ve diğer
yüksek yargının da görüşlerini almak suretiyle, bunu, Parlamentoya sevk
edeceğiz; ama, bunu buradan tekrar ifade ediyorum: Anayasada gerekli değişiklik
yapılmadan, bu anlamda çok köklü bir adım atmak mümkün değil.
Ne olur -bugün, ben o konuya tekrar girmek
istemedim- milletvekili dokunulmazlığı da dahil, Türkiye'deki tüm imtiyazları
da belli bir düzene, belli bir disipline alacak tarzda, gelin, şu anayasa
değişikliğini yapalım; istiyorsanız, en evvel yargı bölümünden başlayalım bu
işe, bu değişikliği birlikte yapalım; çünkü, neticede anayasa değişikliği
Parlamentonun işidir, hükümetin işi değil; ama, ben de elimden geldiği kadar,
sizin bu hizmetlerinize bu çabalarınıza katkı sağlayayım. Bunu da bu vesileyle
ifade etmek istiyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Soru-cevap işlemleri tamamlandı.
Şimdi, sırasıyla, onuncu turda yer alan bütçelerin
bölümlerine geçilmesi hususunu ve bölümlerini ayrı ayrı okutup oylarınıza
sunacağım.
Adalet Bakanlığı 2005 malî yılı bütçesinin bölümlerine
geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
08 - ADALET BAKANLIĞI
1.- Adalet Bakanlığı 2005
Malî Yılı Bütçesi
A
- C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 97 230 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 1 060
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 1 504 825 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 1
259 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Adalet Bakanlığı 2005 malî yılı bütçesinin
bölümleri kabul edilmiştir.
Adalet Bakanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Adalet
Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Adalet Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 1 149 190 026 600 000
- Toplam Harcama : 1 125 813 096 200 000
- İptal Edilen Ödenek : 26 947 610 950 000
- Ödenek Dışı Harcama : 5 725 389 700 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 2
154 709 150 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Adalet Bakanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Yargıtay Başkanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
04 -
YARGITAY BAŞKANLIĞI
1.-
Yargıtay Başkanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 6 774 300
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 22 704 700
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Yargıtay Başkanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Yargıtay Başkanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.-
Yargıtay Başkanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Yargıtay Başkanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 28 133 000 000 000
- Toplam Harcama : 27 521 941 200 000
- İptal Edilen Ödenek : 611 058 800 000
BAŞKAN - (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Yargıtay Başkanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
13- MİLLÎ
EĞİTİM BAKANLIĞI
1.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 496 320 281
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 471
500
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 1
056 000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 25 589 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 14 358 822
719
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Millî Eğitim
Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Millî Eğitim Bakanlığı 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 10 694 254 053 500 000
- Toplam Harcama : 10 582 870 763 400 000
- İptal Edilen Ödenek : 292 212 856 600 000
- Ödenek Dışı Harcama : 221 228 474 100 000
- 1050 S.K.55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek :
40 398 907 600 000
- 1050 S.K. 83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden : 14
671 134 100 000
BAŞKAN - (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Yüksek
Öğretim Kurulu 2005 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.01-
YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU (YÖK)
1.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 6 553 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 5
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 2 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 8
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 16 385
000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
02 Vergi Dışı Gelirler 219
404
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 1
596
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 22 732 500
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Yüksek Öğretim Kurulu 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Yüksek Öğretim Kurulu 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Yüksek Öğretim Kurulu 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 7 521 490 000 000
- Toplam Harcama : 6 927 816 000 000
- İptal Edilen Ödenek : 593 674 000 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 9 301 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 7 695 856 300 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Yüksek Öğretim Kurulu 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Ankara Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
II.-
ÜNİVERSİTELER
97.02-
Ankara Üniversitesi
a) Ankara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 12 622 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 42
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 41
189 200
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve
Din Hizmetleri 2
087 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 216 484
300
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 1 054
997
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 50
002
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 271 320 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Ankara Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin
bölümleri kabul edilmiştir.
Ankara Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Ankara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Ankara Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 219 593 750 250 000
- Toplam Harcama : 203 922 895 250 000
- İptal Edilen Ödenek : 9 472 215 500 000
- Ödenek Dışı Harcama : 20 228 800 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 6
218 868 300 000
- 1050 S.K. 83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden : 1
557 847 150 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 187 459 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 200 530 877 650 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Ankara Üniversitesi 2003 malî yılı kesinhesabının
bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2005 malî
yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.03.-
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
a) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 21 035 599
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 31
030
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 1
585 350
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 4 082 335
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 152 357
686
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 1 549
995
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 4
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 177 542 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2005 malî
yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2003 malî
yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 145 346 378 300 000
- Toplam Harcama : 121 689 313 300 000
- İptal Edilen Ödenek : 22 742 907 550 000
- Ödenek Dışı Harcama : 29 595 950 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 943
753 400 000
- 1050 S.K. 83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden : 20
180 396 300 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 120 039 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 127 181 208 050 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi 2003 malî
yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Hacettepe Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.04-
Hacettepe Üniversitesi
a)
Hacettepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 21 755 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 150
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 2 765 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 59
963 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 5 337 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 173 833
500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 25
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 5 014
994
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 6
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 258 765 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin
bölümleri kabul edilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b)
Hacettepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Hacettepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 222 051 719 850 000
- Toplam Harcama : 214 523 554 000 000
- İptal Edilen Ödenek : 4 587 209 450 000
- Ödenek Dışı Harcama : 496 673 000 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek :
3 437 629 400 000
- 1050 S.K.83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden :
874 192 100 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 187 332 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 216 615 322 850 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Gazi Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.05- Gazi
Üniversitesi
a) Gazi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 14 353 750
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 51
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 1 988 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 17
334 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 546 650
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 193 173
100
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 10
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 774
990
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 30
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 226 642 500
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Gazi Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin
bölümleri kabul edilmiştir.
Gazi Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Gazi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Gazi Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 179 700 505 700 000
- Toplam Harcama : 174 267 006 950 000
- İptal Edilen Ödenek : 4 029 233 050 000
- Ödenek Dışı Harcama : 260 157 450 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 1
664 423 150 000
- 1050 S.K. 83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden : 785
864 500 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 138 690 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 179 449 760 550 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gazi Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.06-
İstanbul Üniversitesi
a) İstanbul
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 32 371 800
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 27
300
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Ekonomik İşler ve Hizmetler 17 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 74
162 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 2 077 300
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 218 804
100
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 2
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 3 107
177
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 821
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 324 352 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) İstanbul
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
İstanbul Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 269 515 888 200 000
- Toplam Harcama : 249 934 145 300 000
- İptal Edilen Ödenek : 17 517 974 850 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 2
063 768 050 000
BAŞKAN- (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 226 846 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 285 623 226 100 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
İstanbul Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
İstanbul Teknik Üniversitesi 2005 malî
yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.07-
İstanbul Teknik Üniversitesi
a) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 15 843 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 31
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 656 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 216
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 5 362 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 113 420
000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 989
098
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 402
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 134 538 500
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
İstanbul Teknik Üniversitesi 2005 malî
yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
İstanbul Teknik Üniversitesi 2003 malî
yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
İstanbul Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 118 880 500 350 000
- Toplam Harcama : 105 740 587 200 000
- İptal Edilen Ödenek : 12 955 627 900 000
- Ödenek Dışı Harcama : 11 458 150 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 195
743 400 000
- 1050 S.K.83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden : 2
346 208 400 000
BAŞKAN- (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 117 130 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 109 062 575 150 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
İstanbul Teknik Üniversitesi 2003 malî
yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Boğaziçi Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.08-
Boğaziçi Üniversitesi
a) Boğaziçi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 7 233 661
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 66
000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 778 800
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 5 365 847
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 58 375
692
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 499
984
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 15
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 71 320 000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
b) Boğaziçi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Boğaziçi Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 58 185 394 600 000
- Toplam Harcama : 54 443 325 250 000
- İptal Edilen Ödenek : 3 280 341 350 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 461
728 000 000
BAŞKAN - (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 46 479 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 54 493 440 500 000
BAŞKAN - (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Marmara Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.09-
Marmara Üniversitesi
a) Marmara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 7 613 100
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 38
000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 436 000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 14
694 000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 1 670 100
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 128 993
800
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD Açıklama
YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 599
717
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 282
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 152 845 000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Marmara Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Marmara Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Marmara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Marmara Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 119 126 389 000 000
- Toplam Harcama : 107 380 688 200 000
- İptal Edilen Ödenek : 7 650 069 850 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 4
095 630 950 000
BAŞKAN - (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 93 747 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 107 957 783 200 000
BAŞKAN - (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Marmara Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Yıldız Teknik Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.10-
Yıldız Teknik Üniversitesi
a) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 5 634 500
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 16
500
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 102 000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 1 510 000
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 70 798
500
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 21
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 331
828
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 151
BAŞKAN - Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 77 729 500
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Yıldız Teknik Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Yıldız Teknik Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Yıldız Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 61 447 703 450 000
- Toplam Harcama : 59 510 594 850 000
- İptal Edilen Ödenek : 309 674 050 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 1
627 434 550 000
BAŞKAN - (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 47 368 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 59 477 227 650 000
BAŞKAN - (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Yıldız Teknik Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
2005 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.11-
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
a) Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 4 122 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 619 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 450 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 30 802
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 22
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 244
960
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 18
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 35 749 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
2005 malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Mimar Sinan Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Mimar
Sinan Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Mimar Sinan Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 26 813 325 200 000
- Toplam Harcama : 25 737 825 300 000
- İptal Edilen Ödenek : 906 249 500 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 169
250 400 000
BAŞKAN- (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 25 100 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 26 833 916 350 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Mimar Sinan Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Ege Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin
bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.12- Ege
Üniversitesi
a) Ege
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 16 525 600
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 52
290
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 38
377 020
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 2 077 695
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 139 759
895
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 545
948
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 4
051
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 196 242 500
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Ege Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin
bölümleri kabul edilmiştir.
Ege Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Ege
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Ege Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 151 970 232 300 000
- Toplam Harcama : 150 097 906 750 000
- İptal Edilen Ödenek : 433 006 900 000
- Ödenek Dışı Harcama : 406 293 050 000
- 1050 S.K.55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Ger. Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 1
845 611 700 000
BAŞKAN- (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 128 029 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 162 738 939 050 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Ege Üniversitesi 2003 malî yılı kesinhesabının
bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Dokuz Eylül Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.13-
Dokuz Eylül Üniversitesi
a) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 9 139 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 42
500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 2 281 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 17
079 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 2 265 300
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 143 311
450
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 484
995
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 4
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 173 634 750
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını
okutuyorum:
Dokuz Eylül Üniversitesi 2003 Malî Yılı
Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 134 704 288 050 000
- Toplam Harcama : 126 404 166 700 000
- İptal Edilen Ödenek : 1 593 256 800 000
- Ödenek Dışı Harcama : 665 861 700 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek :
7 372 726 250 000
- 1050 S.K. 83 üncü Mad.
ve Dış Proje
Kredilerinden Ertesi Yıla Devreden : 617
092 300 000
BAŞKAN- (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahminî : 112 969 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 137 804 033 500 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Dokuz Eylül Üniversitesi 2003 malî yılı
kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Değerli arkadaşlarım, birleşime 10 dakika
ara veriyorum.
Kapanma
Saati : 17.05
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 17.22
BAŞKAN: Başkanvekili Ali DİNÇER
KÂTİP ÜYELER: Harun TÜFEKCİ (Konya), Türkân MİÇOOĞULLARI
(İzmir)
BAŞKAN- Değerli milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 40 ıncı Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
Bütçe programıyla ilgili görüşmelere
kaldığımız yerden devam ediyoruz.
II. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMiSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER (Devam)
1.- 2005
Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2003 Malî
Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler ve Kuruluşlar Kesinhesap Kanunu Tasarıları
(1/897; 1/898; 1/878, 3/669, 1/879, 3/670) (S. Sayıları: 706, 707, 708, 709)
(Devam)
B) ADALET
BAKANLIĞI (Devam)
1.- Adalet
Bakanlığı 2004 Malî Yılı Bütçesi
2.- Adalet
Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
C) YARGITAY
BAŞKANLIĞI (Devam)
1.-
Yargıtay Başkanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.-
Yargıtay Başkanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
D) MİLLÎ
EĞİTİM BAKANLIĞI (Devam)
1.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Millî
Eğitim Bakanlığı 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
I.- YÜKSEK
ÖĞRETİM KURULU (Devam)
1.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2005 Malî Yılı Bütçesi
2.- Yüksek
Öğretim Kurulu 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
II.-
ÜNİVERSİTELER (Devam)
1.- Ankara
Üniversitesi
a) Ankara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ankara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
2.- Orta
Doğu Teknik Üniversitesi
a) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Orta
Doğu Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
3.-
Hacettepe Üniversitesi
a)
Hacettepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Hacettepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
4.- Gazi
Üniversitesi
a) Gazi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Gazi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
5.-
İstanbul Üniversitesi
a) İstanbul
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İstanbul
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
6.-
İstanbul Teknik Üniversitesi
a) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İstanbul
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
7.-
Boğaziçi Üniversitesi
a) Boğaziçi
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Boğaziçi
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
8.- Marmara
Üniversitesi
a) Marmara
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Marmara
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
9.- Yıldız
Teknik Üniversitesi
a) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Yıldız
Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
10.- Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
a) Mimar
Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mimar
Sinan Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
11.- Ege
Üniversitesi
a) Ege
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ege
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
12.- Dokuz
Eylül Üniversitesi
a) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Dokuz
Eylül Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
13.- Trakya
Üniversitesi
a) Trakya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Trakya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
14.- Uludağ
Üniversitesi
a) Uludağ
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Uludağ
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
15.-
Anadolu Üniversitesi
a) Anadolu
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Anadolu
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
16.- Selçuk
Üniversitesi
a) Selçuk
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Selçuk
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
17.-
Akdeniz Üniversitesi
a) Akdeniz
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Akdeniz
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
18.-
Erciyes Üniversitesi
a) Erciyes
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Erciyes
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
19.-
Cumhuriyet Üniversitesi
a)
Cumhuriyet Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Cumhuriyet Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
20.-
Çukurova Üniversitesi
a) Çukurova
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Çukurova
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
21.-
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
a) Ondokuz Mayıs
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Ondokuz
Mayıs Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
22.-
Karadeniz Teknik Üniversitesi
a)
Karadeniz Teknik Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Karadeniz Teknik Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
23.-
Atatürk Üniversitesi
a) Atatürk
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Atatürk
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
24.- İnönü
Üniversitesi
a) İnönü
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İnönü
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
25.- Fırat
Üniversitesi
a) Fırat
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Fırat
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
26.- Dicle
Üniversitesi
a) Dicle
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Dicle
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
27.-
Yüzüncü Yıl Üniversitesi
a) Yüzüncü
Yıl Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Yüzüncü
Yıl Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
28.-
Gaziantep Üniversitesi
a)
Gaziantep Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Gaziantep Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
29.- İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü
a) İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) İzmir
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
30.- Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü
a) Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Gebze
Yüksek Teknoloji Enstitüsü 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
31.- Harran
Üniversitesi
a) Harran
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Harran
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
32.-
Süleyman Demirel Üniversitesi
a) Süleyman
Demirel Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Süleyman
Demirel Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
33.- Adnan
Menderes Üniversitesi
a) Adnan
Menderes Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Adnan
Menderes Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
34.-
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
a)
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
35.- Mersin
Üniversitesi
a) Mersin
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mersin
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
36.-
Pamukkale Üniversitesi
a)
Pamukkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Pamukkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
37.-
Balıkesir Üniversitesi
a)
Balıkesir Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Balıkesir Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
38.-
Kocaeli Üniversitesi
a) Kocaeli
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kocaeli
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
39.-
Sakarya Üniversitesi
a) Sakarya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Sakarya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
40.- Celal
Bayar Üniversitesi
a) Celal
Bayar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Celal
Bayar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
41.- Abant
İzzet Baysal Üniversitesi
a) Abant
İzzet Baysal Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Abant
İzzet Baysal Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
42.-
Mustafa Kemal Üniversitesi
a) Mustafa
Kemal Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Mustafa
Kemal Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
43.- Afyon
Kocatepe Üniversitesi
a) Afyon
Kocatepe Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Afyon
Kocatepe Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
44.- Kafkas
Üniversitesi
a) Kafkas
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Kafkas
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
45.-
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
a)
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
46.- Niğde
Üniversitesi
a) Niğde
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Niğde
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
47.-
Dumlupınar Üniversitesi
a)
Dumlupınar Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Dumlupınar Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
48.-
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
a)
Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
49.- Muğla
Üniversitesi
a) Muğla
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b) Muğla
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
50.-
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
a)
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
51.-
Kırıkkale Üniversitesi
a)
Kırıkkale Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Kırıkkale Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
52.-
Osmangazi Üniversitesi
a)
Osmangazi Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Osmangazi Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
53.-
Galatasaray Üniversitesi
a)
Galatasaray Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
b)
Galatasaray Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.
Trakya Üniversitesi 2005 malî yılı
bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.14-
Trakya Üniversitesi
a) Trakya
Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama
YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 4 474 250
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 677 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 13
470 400
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme,
Kültür ve Din Hizmetleri 545
000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim
Hizmetleri 65
168 850
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B
- C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi
Gelirleri 1
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi
Dışı Gelirler 273
988
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye
Gelirleri 11
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan
Bağış ve Yardımlar 84
062 000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Trakya Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin bölümleri
kabul edilmiştir.
Trakya Üniversitesi 2003 malî yılı kesinhesabının
bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
b) Trakya Üniversitesi
2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
Trakya
Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
A
- C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 64 316 793 800 000
- Toplam Harcama : 59 660 656 200 000
- İptal Edilen Ödenek : 3 749 557 150 000
- Ödenek Dışı Harcama : 256 956 400 000
- 1050 S.K. 55 inci Mad.
ve Özel Kanunlar
Ger. Ertesi Yıla
Devreden Ödenek: : 1 163 536 850 000
BAŞKAN- (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
B
- C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 55 808 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 64 266 160 850 000
BAŞKAN- (B) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Trakya Üniversitesi 2003 malî yılı kesinhesabının bölümleri
kabul edilmiştir; hayırlı olsun.
Değerli milletvekilleri, bir önceki oturumda Kahramanmaraş
milletvekili arkadaşımız Mehmet Yılmazcan, Sayın Mustafa Gazalcı'nın
konuşmasında kendisine sataşma olduğunu belirtti; bir başvuruda bulundu. Gerçi,
oturumu içinde değerlendirmek gerekiyordu; ama, tutanaklar, geç geldiği için
daha sonra değerlendirdik; ama, baktık tutanaklara, şahsıyla ilgili hiçbir...
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)
- İsmi yok, ben isim vermedim. Gocunduysa bilemiyorum.
BAŞKAN - ...cümle yok. O
yüzden, söz veremeyeceğiz; fakat, bu arada, bir konuyu gündeme getirmek
istiyorum, konuşmamız gerekiyor. Burada konuşmaların her birinde Türkiye Büyük
Millet Meclisinin büyüklüğüne uygun nezaket kurallarını, nezih konuşma üslubunu
kullanmamız gerekiyor. Yüzlerce, binlerce yıllık devlet geleneğine sahip bir
ülkenin Parlamentosu, halkın Parlamentosu.
Sayın Gazalcı, 1980
öncesinde de parlamenterlik yapmış, değerli, deneyimli bir parlamenter
arkadaşımız. Büyük olasılıkla, samimiyetten kaynaklanıyor, halk arasındaki
konuşma üslubundan kaynaklanıyor; ama, burada olmamasında yarar olan ifadeler
var. Örneğin, Sayın Bakana hitap ederken "sen" diye değil
"siz" diye hitap etmek, daha nezih bir üsluptur. Onu uyarmak istedim.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
İkincisi,
"yanıltıyorsunuz" diyebilirsiniz; ama "atlatıyorsunuz",
"uyutuyorsunuz" şeklinde sıfatlandırmak da, bana göre pek doğru
kaçmıyor. (AK Parti sıralarından alkışlar) Kendisinin de anlayışla
karşılayacağını düşünerek, bu uyarıyı, genel anlamda, diğer milletvekili
arkadaşlarımız da değerlendirsinler diye yapmak durumundayım.
MEHMET YILMAZCAN
(Kahramanmaraş) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Vaktinizi aldım,
kusura bakmayın.
Şimdi, Uludağ
Üniversitesi 2005 malî yılı bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
97.15- Uludağ Üniversitesi
a) Uludağ Üniversitesi 2005 Malî Yılı Bütçesi
A - C E T V E L İ
Fonksiyonel Kod Açıklama YTL
01 Genel Kamu Hizmetleri 5 886 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 72
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik
Hizmetleri 1 952 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
07 Sağlık Hizmetleri 16
514 500
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
08 Dinlenme, Kültür ve Din
Hizmetleri 1 654 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 106 413
000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
KOD
Açıklama YTL
01 Vergi Gelirleri 1
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Vergi Dışı Gelirler 659
996
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Sermaye Gelirleri 3
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar 131 832 000
BAŞKAN- Kabul edenler...
Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Uludağ Üniversitesi 2005
malî yılı bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Uludağ Üniversitesi 2003
malî yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
b) Uludağ Üniversitesi 2003 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN- (A) cetvelinin
genel toplamını okutuyorum:
Uludağ Üniversitesi 2003
Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 101 536 106 400 000
- Toplam Harcama : 99 114 646 650 000
- İptal Edilen Ödenek : 1 311 573 700 000
- 1050 S.K.55 inci Mad.ve
Özel Kanunlar
Gereği Ertesi Yıla Devreden Ödenek : 1
109 886 050 000
BAŞKAN- (A) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel
toplamını okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Lira
- Bütçe tahmini : 76 695 000 000 000
- Yılı tahsilatı : 109 067 436 000 000
BAŞKAN- (B) cetvelini
kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Uludağ Üniversitesi 2003
malî yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir; hayırlı olsun.