DÖNEM
: 22 YASAMA
YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 60
120 nci Birleşim (Olağanüstü)
15 Eylül 2004 Çarşamba
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - 5215 sayılı Belediye Kanununun 3, 14
ve geçici 4 üncü maddelerinin bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine
ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/644)
2. - 5229 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesinin
bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi
(3/645)
3. - Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in
Norveç'e yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık
tezkeresi (3/646)
4. - Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdullah Gül'ün Lübnan'a yaptığı resmî ziyarete katılacak
milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/647)
B) ÇEŞİTLİ
İŞLER
1. - Genel Kurulu ziyaret eden
Filistin-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Heyetine Başkanlıkça
"Hoşgeldiniz" denilmesi
2. - Genel Kurulu ziyaret eden Slovakya
Başbakan Yardımcısı Pal Czsaky ve beraberindeki heyete Başkanlıkça
"Hoşgeldiniz" denilmesi
IV. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Türk Ceza Kanunu Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/593) (S. Sayısı: 664)
V . -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ali
ÖZPOLAT'ın, İstanbul'da yapılacak olan ulaslararası toplantılar için doğal
afetlere karşı önlem alınıp alınmadığına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2962)
2. - Trabzon Milletvekili Şevket ARZ'ın,
Trabzon'un bazı ilçelerinde yaşanan sel felaketine,
- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa-Gemlik-Kumla Caddesindeki bir binanın çökme tehlikesine,
İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân
Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/3057, 3058)
3. - Muğla Milletvekili Ali ARSLAN'ın,
Muğla İlinde Kavaklıdere-Yatağan arasındaki yolun genişletilmesine ilişkin
sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/3164)
4. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
IMF ve diğer ülkelerden alınan kredilere ve faiz oranlarına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/3190)
5. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
DDY ve THY personelinin teknik yetkililerine ilişkin Başbakandan sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3325)
6. - Kocaeli Milletvekili İzzet ÇETİN'in,
Orman-İş Sendikası üyelerine sendika değiştirmeleri konusunda baskı yapıldığı
iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı
(7/3333)
7. - Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın,
Antalya-Çalkaya-Kundu yolunun yapım inşaatından zarar gören çam ağaçlarına
ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/3343)
8. - Aydın Milletvekili Özlem
ÇERÇİOĞLU'nun, hızlandırılmış tren kazasına ve sorumlularına ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3366)
9. - Hatay Milletvekili Gökhan DURGUN'un,
hızlandırılmış tren kazasına ve sorumlularına ilişkin sorusu ve Ulaştırma
Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3367)
10. - Çanakkale Milletvekili Ahmet
KÜÇÜK'ün, hızlandırılmış tren projesi ve bazı sorunlara ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3368)
11. - Antalya Milletvekili Osman KAPTAN'ın
hızlandırılmış tren projesi, karşılaşılan sorunlar ve sorumlularına ilişkin
sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3369)
12. - Iğdır Milletvekili Yücel ARTANTAŞ'ın
hızlandırılmış tren kazasına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM'ın cevabı (7/3371)
13. - Adana Milletvekili N. Gaye
ERBATUR'un, demiryollarında meydana gelen kazalara ve kazaların önlenmesine
yönelik çalışma olup olmadığına,
Hızlandırılmış tren projesi ve onay
raporuna,
İlişkin soruları ve Ulaştırma Bakanı
Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3372, 3373)
14.- İstanbul Milletvekili Berhan
ŞİMŞEK'in, bağlı genel müdürlüklere yaptıkları bürokrat atamaları ile ilgili
iddialara,
Hızlandırılmış tren kazalarına ve
sorumlularına,
İlişkin soruları ve Ulaştırma Bakanı
Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3375, 3376)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
üç oturum yaptı.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grup
Başkanvekilleri Ankara Milletvekilleri Salih Kapusuz ve Haluk İpek, Bursa
Milletvekili Faruk Çelik, Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa, Hatay Milletvekili
Sadullah Ergin ile 202 milletvekilinin; Türk Ceza Kanunu Tasarısı (1/593) ile
16.7.2004 Tarihli ve 5229 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri
gereğince Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresini
(1/872) görüşmek üzere Anayasanın 93 üncü ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün 7 nci maddeleri gereğince olağanüstü toplantı çağrı önergesi,
Olağanüstü toplantı isteminin Anayasa ve
İçtüzük hükümlerine uygun bulunduğuna ve bu nedenle TBMM Genel Kurulunun 14
Eylül 2004 Salı günü saat 15.00'te olağanüstü toplantıya çağrıldığına ilişkin
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı duyurusu,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Daha önce gelen kâğıtlar listesinde
yayımlanan ve dağıtılmış bulunan 664 sıra sayılı Türk Ceza Kanunu Tasarısı ve
Adalet Komisyonu Raporunun 48 saat geçmeden, olağanüstü toplantı gündeminin
"Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler"
kısmının 1 inci sırasına alınmasına; çalışma sürelerinin, 14.9.2004 Salı günkü
birleşimde, 15.00-22.00 saatleri arasında, 15.9.2004 Çarşamba, 16.9.2004
Perşembe, 17.9.2004 Cuma, 18.9.2004 Cumartesi ve 19.9.2004 Pazar günkü
birleşimlerde ise 11.00-13.00 ve 14.00-22.00 saatleri arasında olmasına; 664
sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin bitirilmemesi halinde, 20.9.2004
Pazartesi günü de Genel Kurulun saat 11.00'de toplanmasına ve bu işin
görüşmelerinin bitimine kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma
Kurulu önerisi kabul edildi.
Genel Kurulu ziyaret eden Suriye Halk
Meclisi Başkanı Mahmoud Al Abrash'a Başkanlıkça "Hoşgeldiniz"
denildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 1 inci sırasına alınan Türk
Ceza Kanunu Tasarısının (1/593) (S.Sayısı: 664) tümü üzerindeki görüşmeler
tamamlanarak 76 ncı maddesine kadar kabul edildi.
Alınan karar gereğince, 15 Eylül 2004
Çarşamba günü saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 20.45'te son verildi.
|
|
Nevzat Pakdil |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Mevlüt Akgün |
Ahmet Küçük |
|
|
Karaman |
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
Yaşar Tüzün |
|
|
|
Bilecik |
|
|
|
Kâtip Üye |
|
No. : 174
II. - GELEN
KÂĞITLAR
15 Eylül
2004 Çarşamba (Olağanüstü)
Tasarılar
1. - Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü
Çerçeve Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
(1/880) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 6.8.2004)
2. - Yedek Subaylar ve Yedek Askeri
Memurlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/881) (Milli
Savunma Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.8.2004)
3. - Türk Ticaret Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/882) (Plan ve Bütçe ve Sanayi, Ticaret,
Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) ( Başkanlığa geliş
tarihi: 17.8.2004)
4. - İslam Özel Sektörün Geliştirilmesi
Kurumunu Kuran Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
(1/883) (Plan ve Bütçe; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve
Teknoloji ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 17.8.2004)
5. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle
Pakistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/884) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler
ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.8.2004)
6. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Şili
Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri Alanda Eğitim, Savunma Sanayii, Teknik ve
Bilimsel İşbirliği Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/885) (Milli
Savunma ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.8.2004)
7. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve İran
İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Mutabakat Zabtının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/886) (Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19.8.2004)
8. - Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri
İzleme Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı
(1/887) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.8.2004)
9 - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle
Lübnan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Bayındırlık İşleri ve Doğal Afet
Zararlarının Azaltılması Konusunda Bilimsel ve Teknik İşbirliği Protokolünün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/888) (Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 26.8.2004)
10. - A400M Uçağının Geliştirilmesi,
Üretimi ve Başlangıç Desteğine İlişkin Tek Aşamalı Bir Programda İşbirliği
Konusunda Mutabakat Muhtırası İle A400M Uçağının İşbirliği İçerisinde
Geliştirilmesi, Üretimi Evresi ve Başlangıç Desteğine İlişkin A400M Program Üst
Kurulu Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/889)
(Milli Savunma; Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 31.8.2004)
Tezkereler
1. - Konya Milletvekili Halil Ürün'ün
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/642)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 17.8.2004)
2. - Karabük Milletvekili Ali Öğüten'in
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/643)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 6.9.2004)
Raporlar
1. - Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve
Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/332) (S.Sayısı:654)
(Dağıtma Tarihi: 14.9.2004) (GÜNDEME)
2. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Karadeniz Liman Devleti Kontrolü Sekretaryası Arasında Yönetim Merkezi
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/808) (S.Sayısı: 655) (Dağıtma Tarihi: 14.9.2004) (GÜNDEME)
3. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Slovenya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Örgütlü Suçlar, Uyuşturucu Madde
Kaçakçılığı, Uluslararası Terörizm ve Diğer Ciddi Suçlarla Mücadelede İşbirliği
Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri
ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/810) (S.Sayısı: 656) (Dağıtma Tarihi:
14.9.2004) (GÜNDEME)
4. - Avrupa Birliği ile Türkiye
Cumhuriyeti Arasında Türkiye Cumhuriyetinin Makedonya Eski Yugoslav
Cumhuriyetindeki Avrupa Birliği Kuvvetine Katılımına ilişkin Anlaşma ve Buna
Bağlı Mali Düzenlemenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu (1/814) (S.Sayısı: 657) (Dağıtma Tarihi: 14.9.2004)
(GÜNDEME)
5. - Türkiye Cumhuriyeti ile Fas Krallığı
Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/826) (S.Sayısı: 658) (Dağıtma
Tarihi: 14.9.2004) (GÜNDEME)
6. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Romanya Hükümeti Arasında Kendi Vatandaşlarının ve Ülkelerinde Yasadışı Konumda
Bulunan Yabancıların Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları
Raporları (1/794) (S. Sayısı: 659) (Dağıtma Tarihi: 14.9.2004) (GÜNDEME)
7. - Aşırı Derecede Yaralayan ve Ayırım
Gözetmeyen Etkileri Bulunan Belirli Konvansiyonel Silahların Kullanımının
Yasaklanması veya Sınırlandırılması Sözleşmesi ve Sözleşmede Yapılan Değişiklik
ile Eki I inci, Tadil Edilmiş ve II nci ve IV üncü Protokollerin Onaylanmasının
Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/845) (S.
Sayısı: 660) (Dağıtma Tarihi: 14.9.2004) (GÜNDEME)
8 - Aile Araştırma Kurumu Genel Müdürlüğü
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile 6.12.1989 Tarihli ve 396
Sayılı Aile Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname;
13.4.1990 Tarihli ve 423 Sayılı Aile Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ve
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları
(1/330, 1/148, 1/169) (S. Sayısı: 661) (Dağıtma Tarihi: 14.9.2004) (GÜNDEME)
9. - Tohumculuk Kanunu Tasarısı ile Tarım,
Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/822) (S. Sayısı: 662) (Dağıtma Tarihi:
14.9.2004) (GÜNDEME)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma
Saati: 11.00
15 Eylül
2004 Çarşamba
BAŞKAN :
Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP
ÜYELER : Mevlüt AKGÜN (Karaman), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin
120 nci Birleşimini açıyorum. .
Toplantı yetersayısı vardır.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
Kâtip Üyemizin sunumunu oturduğu yerden
yapması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığının 2 adet tezkeresi
vardır; okutuyorum:
III. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - 5215
sayılı Belediye Kanununun 3, 14 ve geçici 4 üncü maddelerinin bir kez daha
görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/644)
22.7.2004
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İLGİ: 22.7.2004 günlü,
A.01.0.GNS.0.10.00.02-6074/20124 sayılı yazınız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunca 9.7.2004 gününde kabul edilen 5215 sayılı "Belediye Kanunu"
incelenmiştir:
1- İncelenen yasanın 3 üncü maddesinin (c)
bendinde, "belde"nin, belediyesi bulunan yerleşim yeri olduğu
belirtilmiş; (a) bendinde de, belediye,
"Beldenin ve belde sakinlerinin
mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar
organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe
sahip kamu tüzel kişisi"
biçiminde tanımlanmıştır.
Görüldüğü gibi, yapılan düzenlemede
belediye tanımlanırken, "belde halkı" yanında "belde"
ayrıca belirtilerek, beldenin yerel ortak gereksinimlerini karşılama görevi de
belediyelere verilmiştir.
Bu ayrımla belediyeler, genel yönetimle
ilgili konuları da kapsayacak biçimde, genel yetkili yönetim birimi gibi
tanımlanmış olmaktadır.
Anayasanın 126 ve 127 nci maddelerine
göre, illerde, merkezî yönetimin uzantısı olan ve "yetki genişliği"
esasına göre oluşturulan il genel yönetimi ile yerel yönetim örgütlenmesi olan
ve "idarî vesayet" ilkesine göre oluşturulan il özel yönetimi ve
belediye bulunmaktadır.
İl halkının ortak yerel gereksinmelerinin
karşılanması il özel yönetiminin, belde halkının ortak yerel gereksinmesinin
karşılanması belediyenin, il ve belde halkının ortak yerel gereksinmeleri
dışında kalanlar ile belde de dahil "il"in tüm hizmetlerinin
karşılanması da il genel yönetiminin görev alanına girmektedir.
Ayrıca, Anayasanın yerel yönetimleri
düzenleyen 127 nci maddesinde, yerel yönetimlerin, "il, belediye veya köy
halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere" kurulacakları
açık biçimde belirtilmiştir.
Bu nedenle, incelenen yasanın, "belde
halkı" yanında "belde" hizmetlerini de içeren 3 üncü maddesinin
(a) bendi Anayasanın 126 ve 127 nci maddeleriyle bağdaşmamaktadır.
2- İncelenen yasanın 14 üncü maddesinin
birinci fıkrasında,
"Belediye, kanunlarla münhasıran
başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikteki her
türlü görev ve hizmeti yapar veya yaptırır, gerekli kararları alır, uygular ve
denetler"
denilerek, belediyenin görev ve
sorumlulukları genel ve soyut olarak belirtilmiştir.
Bu fıkraya göre belediyelere, yasalarla
"münhasıran" başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen yerel
ortak nitelikteki hizmetleri yapmak ya da yaptırmak, gerekli kararları almak,
uygulamak ve denetlemek görevi verilmiştir. Böylece belediyeler, kamu
hizmetlerinin görülmesi yönünden "genel görevli" kılınmıştır.
Anayasanın 126 ncı maddesinde, merkezî
yönetimin örgütlenmesine ilişkin ölçütler "coğrafya durumu, ekonomik
koşullar ve kamu hizmetlerinin gerekleri" olarak sayılmıştır. Maddede,
merkezî yönetimin görevlerini belirginleştiren ya da sınırlayan bir düzenleme
yapılmamıştır.
Buna karşın, Anayasanın 127 nci
maddesinde, yerel yönetimlerin örgütlenmesi hem "coğrafya" hem de
"konu" yönünden sınırlandırılmıştır. Maddeye göre, yerel yönetimler,
ancak yöresel olarak örgütlenebilmekte ve yalnızca yerel ortak gereksinimlerin
karşılanması yönünden görevlendirilebilmektedir.
Anayasada, merkezî yönetimin, devlet
iktidarını yansıtacak biçimde tüm kamu hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak
üzere ülke genelinde, yerel yönetimlerin ise, sınırlı bir coğrafyada ortak
yerel gereksinimlerin karşılanması gibi sınırlı bir konuda örgütlenmesi
öngörülmüştür.
Buna göre, yönetsel örgütlenmede, merkezî
yönetim konu yönünden genel, yerel yönetimler ise özel görevlidir. Bunun sonucu
olarak, yasalarda, merkezî yönetimin görevleri soyut ve genel, yerel
yönetimlerin görevleri somut ve belirgin biçimde düzenlenmelidir.
Oysa, yukarıda açıklandığı gibi, incelenen
yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile belediyeler, kamu hizmetlerinin
yürütülmesi yönünden "genel görevli" kılınmıştır.
Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında,
belediyelerin öncelikle yapmak ya da yaptırmakla yükümlü olduğu kimi aslî
görevleri; dördüncü fıkrasında da yapılması belediyelerin inisiyatifine
bırakılan kimi görevleri belirlenmiştir. Maddenin diğer fıkralarında ise,
görev, yetki ve sorumluluk alanının yer yönünden sınırı düzenlenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, her ne kadar
"yasalarla münhasıran başka bir kamu kurum ve kuruluşuna verilmeyen",
"mahallî müşterek nitelikteki" görevlerden söz edilerek konu yününden
sınır getirilmiş izlenimi yaratılmaya çalışılmış ise de, bu ölçütler soyut
olup, belediyeleri "genel görevli" konumdan çıkarmaya yetmemektedir.
Çünkü, merkezî yönetim örgütlenmesinde yer
alan kamu kurum ve kuruluşlarının görevi kapsamında sayılmayan ya da genel
görevli bir kamu kurum ya da kuruluşunun görev alanında yer almakta iken,
yapılacak bir yasal düzenleme ile o kurum ya da kuruluşun görev kapsamından
çıkarılan her türlü kamusal hizmet, bu madde nedeniyle, başkaca bir yasal
düzenlemeye gerek kalmaksızın belediyelerin görev alanına girecektir.
Hatta, yapılan düzenlemeden, kamu kurum ve
kuruluşlarının görevli kılınması durumunda da belediyenin aynı alandaki
görevinin sona ermediği; ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına yasayla
"münhasıran" görev verilmesi durumunda belediyenin o alandaki
görevinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
"Münhasıran" sözcüğüyle merkezî
yönetimin görev ve yetki alanının daha da daraltıldığı, buna karşılık
belediyelerin görev ve yetki alanının genişletildiğini vurgulamak
gerekmektedir.
Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunda kabul edilen "Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden
Yapılandırılması Hakkında Kanun"da yer verilen ilgili kurallara kısaca
değinilmesi, konunun açıklığa kavuşturulması yönünden gerekli görülmüştür.
Yasanın 7 nci maddesinde, merkezî
yönetimce yürütülecek görevler sayılarak sınırlandırılmış; 8 inci maddesinde
ise, yerel ortak gereksinimlere ilişkin tüm görev, yetki ve sorumlulukların
yerel yönetimlerce yerine getirileceğinin belirtilmesi yeterli görülmüştür.
Madde gerekçelerinde de, merkezî
yönetimler ile yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumluluklarının, getirilen
yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak ele alındığı; merkezî yönetimin
görev ve yetkilerinin sayılarak sınırlandırıldığı, bunlar dışında kalanların
yerel yönetimlerce yürütülmesinin öngörüldüğü belirtilmiştir.
Bu yasanın 7 ve 8 inci maddeleri ile
incelenen yasanın 14 üncü maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, yerel
yönetimlerin, bu bağlamda belediyelerin, kamu hizmetlerinin görülmesinde genel
görevli örgüt durumuna getirildiği görülmektedir.
Öte yandan, bir yerel yönetim birimi olan
il özel idaresine ilişkin yasanın 78 inci maddesine 3360 sayılı Yasayla eklenen
13 üncü bendin ikinci tümcesindeki "İl özel idarelerinin görevli olduğu
mahallî ve müşterek ihtiyaçların kapsamı ve sınırı Bakanlar Kurulunca tespit
olunur" kuralının iptaline ilişkin, Anayasa Mahkemesinin 22.6.1988 günlü,
E.1987/18, K.1988/23 sayılı kararında,
"Yerel yönetimlere ilişkin temel
kavramlar üzerinde yapılan bu açıklamalar da göstermektedir ki, yerel
yönetimlerin kuruluş esasları, karar organlarının oluşumu, görev ve
yetkilerinin belirlenmesi, merkezî yönetimle bağ ve ilgileri, bunlar üzerinde
uygulanacak idarî vesayet yetkisi yasal bir düzenlemeyi gerektirmekte,
'yasallık' vazgeçilmez bir koşul olmaktadır. Anayasanın 123 ve 127 nci
maddeleri bu koşulu açık seçik vurgulamaktadır. O halde:
İl Özel İdaresi Kanunu (İUVKM)'nun 78 inci
maddesine 3360 sayılı Yasanın 2 nci maddesiyle eklenen 13 üncü bendin ikinci
tümcesiyle 'İl Özel İdarelerinin görevli olduğu mahallî ve müşterek
ihtiyaçların kapsamı ve sınırının saptanması yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesi,
yasallık ilkesi ile çatışmaktadır. Burada Bakanlar Kurulu kararı, yasa yerini
almaktadır.
Bakanlar Kuruluna bu yetkinin yasayla
verilmiş olması da, Anayasa açısından yasal düzenleme koşulunun yerine
getirildiği biçiminde yorumlanamaz. Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin
kararlarında ortaya koyduğu ölçütlere göre, yasa koyucu, genel kuralları
koyarak, yönetime, takdir yetkisine göre düzenleyebileceği bir alan bırakırken,
Anayasanın öngördüğü yönetimin yargısal denetiminin etkinliğini engellemeyecek
nesnel kurallara bağlamalıdır"
denilerek, yasallık ilkesi gereği, yerel
yönetimlerin görevlerinin yasada sayılarak belirtilmesi gerektiği kabul
edilmiştir.
Yasama organının, her şeyden önce bir
hizmetin yerel mi, yoksa ülke düzeyinde mi olduğunu belirlemesi; yerel düzeyde
görülen hizmetlerin yasada tek tek sayılması gerekmektedir.
Tersi durumda, yurttaşlara standart bir
kamu hizmeti sunma olanaksızlaşacak, hizmetler yönünden bölgesel ve yerel
dengesizlikler artacaktır.
İncelenen yasanın 14 üncü maddesinin
birinci fıkrasında, belediyelerin görevlerinin sınırlı ve belirgin değil, genel
ve soyut kavramlar kullanılarak düzenlendiği görülmektedir. Bu genel ve soyut
kavramların içeriğinin belirginleştirilmesinde belediyelerin yetkili
organlarının etkili olması kaçınılmazdır.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda
açıklanan kararlarıyla Bakanlar Kurulu yönünden Anayasaya uygun görülmeyen bir
yetkinin belediyelere tanındığı sonucuna varılmaktadır ki, bunun olanaksızlığı
açıktır.
Bu nedenle de, incelenen yasanın 14 üncü
maddesi, Anayasanın 126 ve 127 nci maddesindeki ilkelerle bağdaşmamaktadır.
3- İncelenen yasanın geçici 4 üncü
maddesinde,
"Konusu suç teşkil etmemek ve
kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı
tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka
bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde
çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun eködemede bulunmaları
nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî, adlî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden
kaldırılır"
denilmektedir.
a- Maddede, konusu suç oluşturmamak ve
kesinleşmiş yargı kararına dayanmamak koşuluyla bu yasanın yayımlandığı güne
kadar yerel yönetimlerde çalışan kamu personeline yasal dayanağı bulunmadan
yapılan eködemeden dolayı başta belediye başkanları olmak üzere sorumlular için
başlatılan idarî, adlî ya da malî
yargılama ve soruşturmanın işlemden kaldırılması öngörülmekte, bu nedenle
soruşturma ve yargılama yapılamayacağı belirtilmektedir.
Maddedeki "konusu suç teşkil etmemek
ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla" anlatımından,
madde kapsamına giren idarî, adlî ya da
malî yargılama ve soruşturmanın suç oluşturabilecek nitelikteki eylemleri de içerdiği
anlaşılmaktadır.
Bu içerikteki yargılama ve soruşturmanın
yapılmasını engelleyen ya da işlemden kaldırılmasını öngören düzenleme af
niteliğindedir.
Anayasanın, 3.10.2001 günlü 4709 sayılı
Yasayla değişik 87 nci maddesinde, "hürriyeti bağlayıcı ceza-para
cezası" ya da "adlî
ceza-idarî ceza" ayırımı yapılmadan genel ve özel af ilanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte 3 çoğunluğunun kararına
bağlanmıştır.
87 nci maddenin nitelikli çoğunluk
öngörülen bu özel düzenlemesi karşısında, Türkiye Büyük Millet Meclisinin afla
ilgili yasa kurallarını kabulünde, Anayasanın genel düzenleme içeren 96 ncı
maddesinin uygulanamayacağı ve bu maddede öngörülen karar yetersayısının
geçerli olamayacağı açıktır.
Başka bir anlatımla, incelenen yasanın
geçici 4 üncü maddesinde yapılan düzenleme, af niteliğinde olduğu için, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte 3 çoğunluğunun oyuyla kabul
edilmesi anayasal zorunluluktur.
Tutanakların incelenmesinden, geçici 4
üncü maddenin kabulünde sayı belirlenmediği görülmekte, bu nedenle maddenin üye
tamsayısının beşte 3 çoğunluğunun oyuyla kabul edilip edilmediği
anlaşılamamaktadır.
Anayasada, genel kuraldan ayrılarak
toplantı ve karar yetersayısı için özel düzenlemeler bulunan durumlarda,
herhangi bir itiraz olmasa da, sonradan ortaya çıkacak duraksama ve
tartışmalara neden olmamak için toplantı ve karar yetersayılarının tutanaklara
geçirilmesi gerekmektedir.
Tutanaklarda böyle bir açıklık
bulunmadığından geçici 4 üncü maddenin kabulü için gerekli yetersayının
oluşturulamadığı sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, tutanakların incelenmesinden,
yasanın tümünün de 235 oyla kabul edildiği görülmektedir ki, bu sayı da af için
gerekli karar yetersayısının altında kalmaktadır.
Bu nedenle, geçici 4 üncü madde biçimsel
yönden Anayasanın 87 nci maddesiyle bağdaşmamaktadır.
b- Öte yandan, geçici maddeyle getirilen
af, haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunanları kapsamamaktadır.
Böylece, yargılama ve takibat aşamasında
bulunan kamu görevlileri af kapsamına alınırken, haklarında kesinleşmiş yargı
kararı bulunanlar aftan yararlandırılmamışlardır.
Anayasanın 2 nci maddesinde, "hukuk
devleti" ilkesi Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri arasında sayılmış; 10
uncu maddesinde de, herkesin yasa önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye,
zümreye ya da sınıfa ayrıcalık tanınamayacağı, devlet organları ile yönetimin
tüm işlemlerinde eşitlik ilkesine uygun davranmak zorunda oldukları
belirtilmiştir.
Hukuk devleti, yurttaşlarına hukuk
güvenliği sağlayan ve adil bir hukuk düzeni kurup, bu düzeni sürdürmek için
gerekli önlemleri alan devlettir.
Yurttaşların devlete karşı güven
duygularının zedelenmemesi için hukuk güvenliğinin sağlanması, yasaların adil
olması ve eşitlik ilkesine uygun kurallar içermesi gerekmektedir.
Hukuk ve adalet toplumun ve devletin
temeli ve amacı; eşitlik ise, adaletin temel öğesidir. Benzer durumlarda
eşitlik ilkesine uygun davranılması adil hukuk düzeninin gereğidir; farklı
uygulama yapılması ise adalet duygusunu zedeleyecektir.
Yasa önünde eşitlik, eylemli değil
hukuksal anlamdadır. Eşitlik ilkesi yurttaşlar arasında hukuksal ayırım
yapılmasını önlemek için getirilmiştir. Bu ilke, yasal düzenlemelerin niteliği,
görev, yetki ve sorumluluğu, görülen hizmetin özellikleri ve ayrıntıları aynı
ya da benzer olan kişiler arasında ayırım yapılmasına izin vermemektedir.
İncelenen yasanın geçici 4 üncü maddesinde
aynı hukuksal konumda olan kişiler arasında af konusunda farklılık
yaratılmıştır.
Bu nedenle, anılan madde hukuk devleti ve
eşitlik ilkelerine uygun düşmemektedir.
Yayımlanması yukarıda açıklanan
gerekçelerle uygun görülmeyen 5215 sayılı "Belediye Kanunu", 3, 14 ve
geçici 4 üncü maddelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kez daha
görüşülmesi için, Anayasanın değişik 89 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ilişikte
geri gönderilmiştir.
Ahmet Necdet Sezer
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2. - 5229
sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanunun 2 nci maddesinin bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine
ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/645)
2.8.2004
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
İLGİ: 22.7.2004 günlü,
A.01.0.GNS.0.10.00.02-6074/20124 sayılı yazınız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunca 16.7.2004 gününde kabul edilen 5229 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" incelenmiştir:
İncelenen yasanın 2 nci maddesinin (e)
bendiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Yasasının 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasına
eklenen son bentte,
"Bakanlar Kurulu veya yasama organı
üyeliğinde geçen süreler akademik unvanların kazanılması için gerekli sürelerde
değerlendirilir"
düzenlemesine yer verilmiştir.
2547 sayılı Yasanın 60 ıncı maddesinin (a)
fıkrasının birinci bendinde, bir süre öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra
Bakanlar Kuruluna ve yasama organı üyeliğine seçilenlerin, bu görevlerde
geçirdikleri süreler hesaba katılmak ve buna göre aylık dereceleri
yükseltilmek, meslek unvan ve sıfatlarını kazanma ile ilgili kurallar saklı
kalmak koşuluyla, başvurmaları durumunda ayrıldıkları yükseköğretim kurumuna
kadro koşulu aranmaksızın dönecekleri belirtilmiştir.
Bu bentte, Bakanlar Kurulu ve yasama
organı üyeliğinde bulunan öğretim üyelerinden bu görevleri sona erdikten sonra
yeniden yükseköğretim kurumuna dönmek isteyenlerin atanmalarına olanak
sağlanmakta ve bu gibilerin Bakanlar Kurulu ve yasama organı üyeliğinde geçen
sürelerinin yalnızca aylık derecelerinin yükseltilmesi yönünden
değerlendirilmesi öngörülmekte, meslek unvan ve sıfatlarını kazanmayla ilgili
kurallar ise saklı tutulmaktadır.
İncelenen yasayla getirilen düzenlemede
ise, Bakanlar Kurulu ya da yasama organı üyeliğinde geçen sürelerin akademik
unvanların kazanılması için gerekli süreler yönünden de değerlendirilmesine
olanak sağlanmaktadır.
Anayasanın 2 nci maddesinde Türkiye
Cumhuriyetinin bir "hukuk devleti" olduğu belirtilmiştir. Hukuk
devleti ilkesi, yasaların kamu yararı amacıyla çıkarılmasını gerektirmektedir.
2547 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinde,
profesör, en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişi olarak tanımlanmış; 26
ncı maddesinde de, profesörlüğe yükseltilmede, doçentlik unvanını aldıktan
sonra açık bulunan profesörlük kadrosuyla ilgili bilim alanında en az beş yıl
çalışmış olmak koşulu getirilmiştir.
İncelenen yasayla yapılan düzenleme,
doçent akademik unvanı taşıyanların profesör olabilmeleri için gerekli beş
yıllık yasal sürenin hesabında Bakanlar Kurulu ve yasama organı üyeliğinde
geçen sürelerin değerlendirilmesini sağlamaktadır.
2547 sayılı Yasada, profesörlüğe
yükseltilmek için öngörülen süre, doçentlerin bilimsel yeterliklerini
artırmaları ve profesörlüğün gerektirdiği bilimsel düzeye erişmeleri amacıyla,
ilgili bilim alanında bilimsel çalışmalar yaparak geçirilmesi gereken süredir.
Başka görevlerde geçen sürelerin
profesörlüğe yükseltilmek için gerekli süreden sayılması, bu süreden beklenen
yarar ve amaçla bağdaşmamaktadır.
Bakanlar Kurulu ve yasama organı üyeliği
gibi siyasal içerikli etkinliklerin bilimsel çalışmayla eşdeğer ve eşdüzeyde
tutularak profesörlük akademik unvanının kazanılmasında gerekli süreden
sayılması kamu yararına ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesine uygun
düşmemektedir.
Öte yandan, Anayasanın 10 uncu maddesinde,
herkesin yasa önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye ve sınıfa
ayrıcalık tanınamayacağı belirtilmiştir.
İncelenen yasayla, Bakanlar Kurulu ya da
yasama organı üyeliğinde geçen sürelerin akademik unvanların kazanılması için
gerekli sürelerde değerlendirilmesi öngörülerek, 2547 sayılı Yasanın 26 ncı
maddesinin (a) fıkrasında düzenlenen kurala ayrıklık getirilmekte, kapsama
girenlere, diğer profesör adaylarının hiçbirinde olmayan bir ayrıcalık
tanınmaktadır. Bu ayrıcalığın haklı bir nedeni de bulunmamaktadır.
Bu nedenle, incelenen yasanın ilgili
kuralı eşitlik ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.
Yayımlanması yukarıda açıklanan
gerekçelerle uygun görülmeyen 5229 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 2 nci maddesinin
Türkiye Büyük Millet Meclisince bir kez daha görüşülmesi için, Anayasanın
değişik 89 ve 104 üncü maddeleri uyarınca ilişikte geri gönderilmiştir.
Ahmet Necdet Sezer
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci maddesine
göre verilmiş 2 adet tezkeresi vardır; ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.
3. - Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in Norveç'e yaptığı resmî ziyarete katılacak
milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/646)
21.7.2004
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin
Çelik'in, Oslo'da yapılan 8 inci Avrupa Eğitim Bakanları Gayriresmî
Konferansına ve Svalbard'da düzenlenen eğitim bakanları araştırma gezisine
katılmak üzere bir heyetle birlikte 24-28 Haziran 2004 tarihlerinde Norveç'e
yaptığı resmî ziyarete, Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek'in de iştirak etmesi
uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte
gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini
arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
4. -
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün Lübnan’a yaptığı resmî
ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/647)
21.7.2004
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdullah Gül'ün, görüşmelerde bulunmak üzere bir heyetle birlikte 2-4 Temmuz
2004 tarihlerinde Lübnan'a yaptığı resmî ziyarete, Tokat Milletvekili Resul
Tosun'un da iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu
Kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini
arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, birleşime 10 dakika
ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 11.22
İKİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati: 12.00
BAŞKAN :
Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP
ÜYELER : Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale) , Mevlüt AKGÜN (Karaman)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 120 nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Alınan karar gereğince, Türk Ceza Kanunu
Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporunun müzakerelerine kaldığımız yerden devam
ediyoruz.
IV. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1. - Türk
Ceza Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/593) (S. Sayısı: 664) (x)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Tasarının 75 inci maddesi Genel Kurulda
kabul edilmişti; şimdi, 76 ncı maddeyi okutuyorum:
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
İnsanlığa Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım
Soykırım
MADDE 76. - (1) Bir plânın icrası
suretiyle, millî, etnik, ırkî, dinî veya bunlar dışında bir özellikle
belirlenen bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu grupların
üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, soykırım suçunu
oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal
bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi
sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Doğumların zorla engellenmesi.
e) Çocukların zorla başka yerlere
götürülmesi.
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.
BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
1 adet önerge vardır; önergeyi okutup
işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ceza Kanunu
Tasarısının İkinci Kitap altında yer alan Birinci Kısım başlığının
"Uluslararası Suçlar" olarak; bu kısım altında yer alan Birinci Bölüm
başlığının "Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar" olarak; 76 ncı maddesi
hükmünün aşağıdaki şekilde değiştirilmesinin kabulünü arz ve teklif ederiz.
Soykırım
Madde 76. - (1) Bir planının icrası
suretiyle, millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubun tamamen veya kısmen
yokedilmesi maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden
birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur.
a) Kasten öldürme,
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal
bütünlüklerine ağır zarar verme,
c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi
sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması,
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya
yönelik tedbirlerin alınması,
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba
zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme
ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima
hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
|
|
Kemal Anadol |
Feridun Baloğlu |
Haluk İpek |
|
|
İzmir |
Antalya |
Ankara |
|
|
Cüneyit Karabıyık |
Fahrettin Poyraz |
|
|
|
Van |
Bilecik |
|
BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ HALİL
ÖZYOLCU (Ağrı) - Takdire bırakıyoruz.
BAŞKAN - Hükümet?..
ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) -
Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Değişiklik önergesiyle, madde metninin
ilgili uluslararası sözleşmelere uyumunun sağlanmasının yanı sıra, suçların
içtimaı açısından belirlenmiş hükümlerle madde metni arasındaki çelişki
giderilmiş olmaktadır.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyonun
takdire bıraktığı Hükümetin katıldığı önergeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
76 ncı maddeyi kabul edilen önerge
doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
77 nci maddeyi okutuyorum:
İnsanlığa karşı diğer suçlar
MADDE 77. - (1) Bir plân doğrultusunda;
siyasal, felsefî, ırkî veya dinî saiklerle nüfusun sivil bir grubuna karşı
sürgün etme, tutsaklaştırma, kitlesel biçimde ve sistemli olarak kişilerin
öldürülmesi, insanların kaçırıldıktan sonra yokedilmeleri, insanları işkence
veya insanlık dışı işlemlere veya bireysel biyolojik deneylere tâbi kılma,
cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı, zorla hamile bırakma,
zorla fuhşa sevketme fiillerini işleyenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.
BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
1 adet önerge vardır; önergeyi okutup
işleme alacağım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türk Ceza Kanunu
Tasarısının 77 nci maddesi hükmünün aşağıdaki şekilde değiştirilmesinin
kabulünü arz ve teklif ederiz.
İnsanlığa karşı suçlar
Madde 77.- (1) Aşağıdaki fiillerin,
siyasal, felsefî, ırkî veya dinî saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan
doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur.
a) Kasten
öldürme
b) Kasten
yaralama,
c) İşkence,
eziyet veya köleleştirme,
d) Kişi
hürriyetlerinden yoksun kılma,
e) Bilimsel
deneylere tabi kılma,
f) Cinsel
saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı,
g) Zorla
hamile bırakma,
h) Zorla
fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki fiilin
işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına; diğer
bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri
kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından,
belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzelkişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.
|
|
Kemal Anadol |
Feridun Baloğlu |
Haluk İpek |
|
|
İzmir |
Antalya |
Ankara |
|
|
Cüneyit Karabıyık |
Fahrettin Poyraz |