DÖNEM
: 22 YASAMA
YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 58
118 inci Birleşim (Olağanüstü)
4 Ağustos 2004 Çarşamba
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. - BU BİRLEŞİM
TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMA
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ
İŞLER
1. - Kütahya Milletvekili Halil İbrahim
Yılmaz'ın vefatı nedeniyle saygı duruşu
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı
ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 127 milletvekilinin, Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım hakkında verilen gensoru önergesini görüşmek üzere, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin önergesi
(4/213)
2. - TBMM Genel Kurulunun 4 Ağustos 2004
Çarşamba günü saat 15.00'te olağanüstü toplantıya çağrıldığına ilişkin Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresi (3/635)
C) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı
ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 32 milletvekilinin, 22 Temmuz 2004
tarihinde Pamukova'da meydana gelen tren kazası nedeniyle Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/1)
V. -
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1. - (11/1) esas numaralı gensoru önergesinin,
görüşme gününe ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VI. -
GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A)
ÖNGÖRÜŞMELER
1. - Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı
ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 32 milletvekilinin, 22 Temmuz 2004
tarihinde Pamukova'da meydana gelen ve 38 yurttaşımızın yaşamlarını
yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan "Hızlandırılmış Tren"
olarak adlandırılan uygulamayı mevcut altyapı eksiklikleri tamamlanmadan
başlattığı iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında gensoru
önergesi (11/1)
VII. -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1. - İstanbul Milletvekili Ali Rıza
GÜLÇİÇEK'in, mahkûmlara yönelik sağlık hizmetlerine ilişkin sorusu ve Adalet
Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/2645)
2. - Malatya Milletvekili Muharrem
KILIÇ'ın, yurtdışındaki vatandaşlarımızın boşanma istemleriyle ilgili
sorunlarına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/2646)
3. - Çanakkale Milletvekili Ahmet
KÜÇÜK'ün, Troya kalıntısına ve hazinelerine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm
Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2694)
4. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
İznik İlçesindeki Ayasofya Müzesinin bakım ve onarımına ilişkin Kültür ve
Turizm Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/2699)
5. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
İstanbul'daki bazı mahkemelerle ilgili bilgilere ilişkin sorusu ve Adalet
Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/2709)
6. - Antalya Milletvekili Atila EMEK'in,
yapımı planlanan golf alanlarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı
Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2745)
7. - Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın,
turizm amaçlı arazi tahsisine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan
MUMCU'nun cevabı (7/2747)
8. - Hatay Milletvekili Züheyir AMBER'in,
Irak'taki savaş hurdalarının Türkiye'ye ithalinin denetimine ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/2768)
9. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
barajlar nedeniyle sular altında kalan antik kentlerin kurtarılmasına yönelik
çalışma ve projelerin olup olmadığına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı
Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2873)
10. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, Sırp asıllı bir şarkıcının bir beyanatına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/2777)
11. - Adana Milletvekili Kemal SAĞ'ın, Eti
Gümüş AŞ'nin özelleştirilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı
Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2780)
12. - İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN'in,
köy ve mahalle muhtarlarının sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2781)
13. - Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri
SAYGUN'un, hurda araçlarda uygulanan ÖTV indirim miktarının azaltılmasına
ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2782)
14. - İzmir Milletvekili Oğuz OYAN'ın,
Siirt Belediye Başkan Yardımcılığına atama yapıldığı iddiasına ilişkin sorusu
ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2795)
15. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, Truva isimli film vesilesiyle Türkiye'nin tanıtımına ilişkin
sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2801)
16. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, Eurovision Şarkı Yarışması ile ülke tanıtımında izlenen politikaya
ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2802)
17. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, Antalya Kaleiçi'ndeki tarihi Kesik Minare'nin restorasyonuna
ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/2804)
18. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, Atatürk Orman Çiftliğine ait arazilerin kullanımına ilişkin sorusu
ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/2818)
19. - İzmir Milletvekili Erdal
KARADEMİR'in, patates ve elma ihracatında teşvik uygulamasına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/2828)
20. - Ordu Milletvekili İdris Sami
TANDOĞDU'nun, Sağlıkta Dönüşüm Projesi uygulamalarına ilişkin sorusu ve Sağlık
Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/2835)
21. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
nöbetçi eczacıların güvenliğine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir
AKSU'nun cevabı (7/2841)
22. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, yabancı sermayenin ülkemize girişini kolaylaştırmaya yönelik
çalışmalara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı
(7/2845)
23. - Kastamonu Milletvekili Mehmet
YILDIRIM'ın, SSK Sağlık İşleri Genel Müdürü ile ilgili iddialara ilişkin
Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun
cevabı (7/2846)
24. - Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, akaryakıt kaçakçılığına karıştığı iddia edilen bir şirkete ilişkin
Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2855)
25. - Samsun Milletvekili Haluk KOÇ'un,
Samsun-Çarşamba'daki bazı özel dersanelere ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2856)
26.-Kırıkkale Milletvekili Halil
TİRYAKİ'nin, ülkemizde çalışan yabancılara ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2862)
27. - Niğde Milletvekili Orhan ERASLAN'ın,
hakkında soruşturma açılan ve yargıya intikal ettirilen belediyelere ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2868)
28. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulanan peyzaj projelerine ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2870)
29. - Ankara Milletvekili Yakup
KEPENEK'in, silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarına ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2871)
30. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi ihalesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal
UNAKITAN'ın cevabı (7/2877)
31. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Ardahan'daki bazı okul binalarının depreme dayanıklı hale getirilmesine ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2889)
32. - Eskişehir Milletvekili Mehmet Vedat
YÜCESAN'ın, IMF ile birlikte yürütülen ekonomik programa ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/2890)
33. - İzmir Milletvekili Erdal
KARADEMİR'in, İstanbul-Kurtköy'deki FORMÜLA-1 yarış pistine ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/2893)
34. - Hatay Milletvekili Züheyir AMBER'in,
kuzey Irak'ta rehin alınan bir vatandaşımıza ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/2895)
35. - Kırklareli Milletvekili Mehmet S.
KESİMOĞLU'nun, bir mülkiye başmüfettişinin vali yardımcılığına atanmasına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2902)
36. - Malatya Milletvekili Muharrem
KILIÇ'ın, Malatya-Doğanşehir-Topraktepe Köyündeki ağaç kesimine ilişkin sorusu
ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2903)
37. - Hatay Milletvekili Gökhan DURGUN'un,
Irak'ta rehin tutulan bir vatandaşımıza ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/2905)
38. - Antalya Milletvekili Atila EMEK'in,
Manavgat Irmağından yörenin sulama ve içmesuyu ihtiyacının karşılanmasına
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı
(7/2914)
39. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
duble yol yapımında keşif artışı yöntemiyle maliyetin yükseltildiği iddialarına
ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2915)
40. - Denizli Milletvekili Mustafa
GAZALCI'nın, iki vakfın Denizli'deki etkinliklerine yönelik iddialara ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2916)
41. - Adana Milletvekili Tacidar
SEYHAN'ın, bor madenine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı
Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2917)
42. - Antalya Milletvekili Nail
KAMACI'nın, elma ve patates ihracatındaki teşvik uygulamalarına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/2923)
43. - Yalova Milletvekili Muharrem
İNCE'nin, G-8 zirvesine katılan Başbakanın üst düzeyde karşılanmadığı
iddialarına ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah
GÜL'ün cevabı (7/2926)
44. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, Zeugma Mozaiklerinin taşınması sırasında zarar gördüğü iddiasına
ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2928)
45. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
ulusal televizyon kanallarının yayın ağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Beşir ATALAY'ın cevabı (7/2937)
46. - İstanbul Milletvekili Gürsoy
EROL'un, sac ithalatındaki haksız rekabet iddiasına ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/2940)
47. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
bölünmüş yol projesiyle ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve
İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2941)
48. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, Muğla-Dalaman Akköprü Baraj inşaatı ve kamulaştırma çalışmalarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2943)
49. - Samsun Milletvekili Musa
UZUNKAYA'nın, eğitim uçuşu yaparken düşen askerî uçaklara ve bazı iddialara
ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M.Vecdi GÖNÜL'ün cevabı (7/2944)
50. - Iğdır Milletvekili Yücel
ARTANTAŞ'ın, Türkiye Kızılay Derneğindeki bazı görev değişikliklerine ilişkin
Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2946)
51. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun kapatılan bankaların ve özelleştirilen kurumların bekleyen
personeline ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/2948)
52. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, mesaiye gelmeden maaş aldığı iddia edilen kamu personeline ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in
cevabı (7/2950)
53. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in
Boston'a düzenlenen seyahatin resmî olup olmadığına ve masrafına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün
cevabı (7/2951)
54. - Antalya Milletvekili Nail
KAMACI'nın, Antalya-Kemer duble yol inşaatına ilişkin Başbakandan sorusu ve
Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2953)
55. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Haberleşme Yüksek Kurulunun toplanamamasına,
Haberleşme Yüksek Kurulunun toplanamama
nedenine,
İlişkin Başbakandan soruları ve Devlet
Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/2955, 3013)
56. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Konya'da yapılması planlanan bir toplantının başka bir şehre alındığı iddiasına
ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah
GÜL'ün cevabı (7/2956)
57. - İzmir Milletvekili Erdal
KARADEMİR'in, 4916 sayılı Yasanın uygulanmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve
Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2957)
58. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, ABD'ye yapılan seyahate ilişkin Başbakandan sorusu ve Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/2958)
59. - Manisa Milletvekili Hasan ÖREN'in,
Et ve Balık Kurumunun özelleştirilme çalışmaları ve bazı iddialara ilişkin
Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2959)
60. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,
tarımsal üretimin sevkinde bürokratik işlemlerin azaltılmasına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/2961)
61. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in
TMSF'nin el koyduğu bir grubun yayın organlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2964)
62. - Niğde Milletvekili Orhan ERASLAN'ın
Aksaray-Ankara arasındaki bölünmüş yolun ihale, keşif artışı ve maliyetine
ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2967)
63. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa-İnegöl-Kurşunlu içmesuyu projesine ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân
Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2968)
64. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa-Büyükorhan-Harmancık karayoluna ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân
Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2969)
65. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
G-8 zirvesine katılan Başbakanın üst düzeyde karşılanmadığı iddialarına ilişkin
sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı
(7/2970)
66. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, G-8 zirvesine katılan Başbakanın üst düzeyde karşılanmadığı
iddialarına ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah
GÜL'ün cevabı (7/2971)
67. - İzmir Milletvekili K.Kemal
ANADOL'un, bazı TRT çalışanlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir
ATALAY'ın cevabı (7/2972)
68. - İzmir Milletvekili K.Kemal
ANADOL'un, iki TRT çalışanı ile ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/2973)
69. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, Bağ-Kurun esnaf ve sanatkârlarla, tarım sigortalılarından prim
alacağına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2974)
70. - Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, SSK ve Bağ-Kur primlerine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2975)
71. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün personel ihtiyacına ilişkin sorusu ve
Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/2976)
72. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin
KOÇYİĞİT'in, Ergani Çimento Fabrikasının bacalarına filtre takılmamasının
nedenlerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı
(7/2977)
73. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, Çakıt suyunun ıslah çalışmalarına ilişkin sorusu ve Enerji ve
Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2979)
74. - İzmir Milletvekili Canan ARITMAN'ın
İshakpaşa Sarayının onarım çalışmalarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm
Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2980)
75. - İstanbul Milletvekili İrfan
GÜNDÜZ'ün, Devlet Tiyatrolarında yapılan bazı uygulamalarda devletin zarara
uğratıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun
cevabı (7/2982)
76. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa-Büyükorhan-Derecik Köyünde bazilika kalıntıları bulunan arazilerin
kamulaştırılıp kamulaştırılmayacağına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı
Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2983)
77. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
Bursa-Büyükorhan-Derecik Köyündeki bazilika kalıntıları bekçisine ilişkin
sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2984)
78. - Iğdır Milletvekili Yücel ARTANTAŞ'ın
Meclis Lojmanlarının satışına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın
cevabı (7/2985)
79. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Türk Telekoma ait gayrimenkullere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal
UNAKITAN'ın cevabı (7/2986)
80. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın
Konya-Selçuklu-Aşağıpınarbaşı Köyünde bulunan bir hazine arazisinin belediyeye
tahsisine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2987)
81. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Ardahan Tekel Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğünün bina ve personel ihtiyacına
ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2990)
82. - Edirne Milletvekili Nejat GENCAN'ın,
ilköğretimde başarı ve eğitim kalitesinin artırılması ile Edirne'de anadolu ve
fen lisesi açılıp açılmayacağına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
ÇELİK'in cevabı (7/2991)
83. - Muğla Milletvekili Ali ARSLAN'ın,
din kültürü ve ahlâk derslerine giren bir öğretmenin ifadelerine ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2992)
84. - Uşak Milletvekili Osman
COŞKUNOĞLU'nun, öğrencilere Bakanlıkça
dağıtılacak kitaplara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
ÇELİK'in cevabı (7/2994)
85. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in,
küçük sanayicilerin aldığı "Kapasite Raporu" işlemlerine ilişkin
sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/2996)
86. - Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, hipermarketlerin küçük esnafın satışları üzerindeki etkilerine
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/2997)
87. - Iğdır Milletvekili Yücel
ARTANTAŞ'ın, TCDD'nin demiryolu bakım onarım ihalesini kazanan firmaya ilişkin
sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/2998)
88. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, ADSL hizmetine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM'ın cevabı (7/2999)
89. - Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, demiryolu projelerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM'ın cevabı (7/3000)
90. - Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, DHMİ'ye bağlı havaalanlarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı
Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3001)
91. - İstanbul Milletvekili Kemal
KILIÇDAROĞLU'nun, mobil telefon işletmecilerinin Hazineye olan borçlarına
ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3002)
92. - Manisa Milletvekili Hasan ÖREN'in,
üzüm üreticilerinin Tarişbank'a olan borçlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/3004)
93. - Ankara Milletvekili Ersönmez
YARBAY'ın, Merkez Bankası Mensupları Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı
Vakfına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/3005)
94. - Yalova Milletvekili Muharrem
İNCE'nin, Yalova Sivil Savunma Müdürlüğünün personel ve araç ihtiyacına ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nin cevabı (7/3006)
95. - İstanbul Milletvekili Gürsoy
EROL'un, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun daha aktif hale getirilmesine
ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent ARINÇ'ın cevabı
(7/3009)
96. - İstanbul Milletvekili Gürsoy EROL'un,
milletvekili danışmanlarının özlük haklarına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı Bülent ARINÇ'ın cevabı (7/3010)
97. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, Adana İlinde uçak seferlerinin durdurulmasına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/3015)
98. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali
ÖZPOLAT'ın, olası bir depreme karşı ne gibi önlemler alındığına ve bilimsel
çalışmaların dikkate alınıp alınmadığına ilişkin Başbakandan sorusu ve
Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/3016)
99. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, çiftçileri ilgilendiren bir yasaya ilişkin Başbakandan sorusu ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/3017)
100. - Malatya Milletvekili Muharrem
KILIÇ'ın, satışına karar verilip daha sonra özelleştirme kapsamından çıkarılan
bazı tesislere ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın
cevabı (7/3018)
101. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Ardahan İlindeki yol projelerine ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı
Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/3023)
102. - Antalya Milletvekili Nail
KAMACI'nın, Antalya Boğaçayı Köprüsünün trafiğe açılmasına ve Çevre Yolu
Projesine ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı
(7/3024)
103. - İstanbul Milletvekili Gürsoy
EROL'un, yeni banknot ve madenî para basımına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Ali BABACAN'ın cevabı (7/3027)
104. - İzmir Milletvekili K. Kemal
ANADOL'un, TRT'de danışmanlık yapan bir şahsa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Beşir ATALAY'ın cevabı (7/3029)
105. - İzmir Milletvekili K. Kemal
ANADOL'un, bir TRT çalışanına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın
cevabı (7/3030)
106. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Ardahan Sigorta İl Müdürlüğünün hizmet binası ve personel ihtiyacına ilişkin
sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı
(7/3031)
107. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Konya - Karapınar'da yaptırılan bir dispanserin sağlık personeli ihtiyacına
ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun
cevabı (7/3032)
108. - Tekirdağ Milletvekili Erdoğan
KAPLAN'ın, köylüden alınan rüsum bedellerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman
Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/3033)
109. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğüyle ilgili bazı iddialara ilişkin
sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/3034)
110. - Yalova Milletvekili Muharrem
İNCE'nin, Emekli Sandığı Yönetim Kurulunun teknik öğretmenlerle ilgili bir
kararına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/3040)
111. - İstanbul Milletvekili Gürsoy
EROL'un, İstanbul ve Ankara'daki hastanelerde yoğun bakım, yatak sayısı ve
solunum cihazı sayısına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ 'ın cevabı
(7/3044)
112. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
yeni binasına taşınan Ankara Trafik Hastanesinin eski binada kalan personel ve tıbbî cihazlarına ilişkin sorusu
ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/3045)
113. - Muğla Milletvekili Gürol ERGİN'in,
mazot için çiftçilere destekleme yapılıp yapılmayacağına,
- Diyarbakır Milletvekili Mesut DEĞER'in,
mısır ve soya fasulyesi ithalatı ile ithal ürünlerdeki bazı sorunlara,
- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün,
Gürcistan ile ticaretin geliştirilmesine,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/3046, 3047, 3048)
114. - Muğla Milletvekili Ali ARSLAN'ın,
Muğla için turizm master planı olup olmadığına ilişkin sorusu ve Kültür ve
Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/3051)
115. - Adana Milletvekili Atilla
BAŞOĞLU'nun, TSE belgesi olmayan ürünlerin denetimine ilişkin sorusu ve Sanayi
ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/3052)
116. - Aydın Milletvekili Özlem
ÇERÇİOĞLU'nun, Söke İş-Kur'un kapatılmasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/3059)
117. - Samsun Milletvekili İlyas Sezai
ÖNDER'in, Samsun - Terme Emiryusuf Köyü Jandarma Karakolunun kaldırılıp
kaldırılamayacağına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun
cevabı (7/3063)
118. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, fındıkla ilgili bazı sorunlara ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret
Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/3065)
119. - Aydın Milletvekili Özlem
ÇERÇİOĞLU'nun, işletmelere verilen sanayi sicil belgesine ilişkin sorusu ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/3066)
120. - Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, Devlet İstatistik Enstitüsüne ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Beşir ATALAY'ın cevabı (7/3070)
121. - Adana Milletvekili Tacidar
SEYHAN'ın, diplomatik gezilere katılan temsilcilere ilişkin sorusu ve Dışişleri
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/3071)
122. - Adana Milletvekili Tacidar
SEYHAN'ın, Türkiye'deki hastanelere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep
AKDAĞ'ın cevabı (7/3072)
123. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret
BALOĞLU'nun, bir proje çerçevesinde dağıtılan ineklere ve bazı iddialara
ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/3073)
124. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,
Sivil Havacılık Kanununda değişiklik yapılmasıyla ilgili bir kanun teklifine
ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı
(7/3077)
125. - Kırıkkale Milletvekili Halil
TİRYAKİ'nin, Kırıkkale Valisi hakkındaki bazı iddialara ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/3084)
126. - Antalya Milletvekili Nail
KAMACI'nın, Antalya - Kemer arası yol
çalışmalarının neden olduğu sorunlara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı
Erkan MUMCU'nun cevabı (7/3087)
127. - Bursa Milletvekili Kemal
DEMİREL'in, tarihî eserlerin korunmasına yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve
Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/3088)
128. - Hatay Milletvekili Züheyir
AMBER'in, Hatay - Samandağ İlçesindeki öğrenci pansiyonu inşaatına ve Hatay İli
yatırım programına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in
cevabı (7/3090)
129. - Sinop Milletvekili Engin ALTAY'ın
hayvan üreticilerinin et ve teşvik priminden yararlanması şartlarına,
- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
hazır gıdada kullanılan katkı maddelerine,
- Yozgat Milletvekili Emin KOÇ'un,
Yozgat'ta şiddetli dolu nedeniyle zarar gören çiftçilere,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/3094, 3095, 3096)
130. - İzmir Milletvekili Yılmaz KAYA'nın,
Karayolu Taşıma Yönetmeliğine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM'ın cevabı (7/3097)
131. - Adana Milletvekili N. Gaye
ERBATUR'un, Adana'dan bazı illere direkt uçak seferlerinin yeniden başlatılıp
başlatılmayacağına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı
(7/3098)
132. - Antalya Milletvekili Nail
KAMACI'nın, Antalya - Kemer arası yol çalışmalarının neden olduğu sorunlara
ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/3099)
133. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
oğlunun yaptığı ithalatla ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/3100)
134. - Sinop Milletvekili Engin ALTAY'ın,
Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan mevsimlik işçilere ilişkin sorusu ve
Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/3101)
135. - Bursa Milletvekili Kemal
DEMİREL'in, tarihî eser kaçakçılığını önlemek için alınan tedbirlere ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/3102)
136. - Iğdır Milletvekili Dursun
AKDEMİR'in, organ nakli konusunda yürütülen çalışmalara ilişkin sorusu ve
Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/3103)
137. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın,
5195 sayılı Kanunun uygulamada doğurduğu sorunlara ilişkin sorusu ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/3106)
138. - Bursa Milletvekili Kemal
DEMİREL'in, Bakanlığın Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi adlı yayınına ilişkin
sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/3125)
139. - Antalya Milletvekili Nail
KAMACI'nın, Antalya Devlet Hastanesi bahçesindeki 7 ağacın kestirilip
kestirilmediğine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/3126)
140. - Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat
MELİK'in, Şanlıurfa'da süne zararlısı ile mücadeleye ilişkin sorusu ve Tarım ve
Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/3130)
141. - Muğla Milletvekili Ali Cumhur
YAKA'nın, Göcek Tüneli inşaatına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı
Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/3131)
142. - Muğla Milletvekili Ali Cumhur
YAKA'nın, Marmaris - Pamucak orman içi mesire yerinin kiralandığı iddialarına
ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin yazılı cevabı (7/3174)
143. - İstanbul Milletvekili Emin
ŞİRİN'in, millî gelir rakamlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir
ATALAY'ın cevabı (7/3182)
144. - İzmir Milletvekili Hakkı ÜLKÜ'nün,
TRT'nin yurtdışı yayınlarına ve Live TV ile imzaladığı sözleşmeye ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/3183)
145. - Aydın Milletvekili Mehmet Mesut
ÖZAKCAN'ın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu için Dünya Bankasından alınan
kredilere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/3184)
146. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın,
DİE'nin millî gelir hesaplarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın
cevabı (7/3185)
147. - Yozgat Milletvekili Emin KOÇ'un,
TRT Genel Müdürünün bir beyanına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir
ATALAY'ın cevabı (7/3186)
148. - Yozgat Milletvekili Emin KOÇ'un,
TRT'deki yönetici ve danışman atamalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir
ATALAY'ın cevabı (7/3187)
I. - BU BİRLEŞİM TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00’de açıldı.
Kütahya Milletvekili Halil İbrahim
Yılmaz’ın vefatı nedeniyle saygı duruşunda bulunuldu.
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve
Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 127 milletvekilinin, Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım hakkında verilen gensoru önergesini görüşmek üzere, Anayasanın
93 üncü, TBMM İçtüzüğünün 7 nci maddeleri gereğince Türkiye Büyük Millet
Meclisinin olağanüstü toplantıya çağırılmasına ilişkin önergesi,
Olağanüstü toplantı isteminin Anayasa ve
İçtüzük hükümlerine uygun bulunduğuna ve bu nedenle, TBMM Genel Kurulunun 4
Ağustos 2004 Çarşamba günü saat 15.00’te olağanüstü toplantıya çağırıldığına
ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı duyurusu,
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve
Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 32 milletvekilinin, 22 Temmuz 2004
tarihinde Pamukova’da meydana gelen ve 38 yurttaşımızın yaşamlarını
yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan “Hızlandırılmış Tren” olarak
adlandırılan uygulamayı mevcut altyapı eksiklikleri tamamlanmadan başlattığı
iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında gensoru açılmasına ilişkin
önergesi (11/1),
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
4.8.2004 tarihli gelen kâğıtlarda
yayımlanan ve okunmuş bulunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkındaki
(11/1) esas numaralı gensoru önergesinin, Anayasanın 99 uncu maddesi gereğince
gündeme alınıp alınmaması hususundaki öngörüşmelerinin Genel Kurulun 4 Ağustos 2004
Çarşamba günkü birleşiminde yapılmasına; gensoru önergesinin gündeme
alınmasının kabul edilmesi halinde, gensorunun, gündemin “Özel Gündemde Yer
Alacak İşler” kısmında yer almasına ve görüşmelerinin 7 Ağustos 2004 Cumartesi
günkü birleşimde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve
Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 32 milletvekilinin, Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması
hususundaki öngörüşmeler tamamlandı; istem üzerine elektronik cihazla yapılan
açıkoylama sonucunda, önergenin gündeme alınmasının kabul edilmediği açıklandı.
Genel Kurulu ziyaret eden Hollanda
Parlamentosu Türk Grubundan bir grup milletvekiline Başkanlıkça “Hoşgeldiniz”
denildi.
1 Ekim 2004 Cuma günü saat 15.00’te
toplanılmak üzere, birleşime 17.46’da son verildi.
|
|
|
İsmail Alptekin |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Mehmet Daniş |
|
Türkân Miçooğulları |
|
|
Çanakkale |
|
İzmir |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
No. : 172
II. - GELEN KÂĞITLAR
4 Ağustos 2004 Çarşamba (Olağanüstü)
Cumhurbaşkanınca Geri Gönderilen Kanunlar
1.- 9.7.2004 Tarihli ve
5215 Sayılı Belediye Kanunu ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince
Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/871) (Anayasa
ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.7.2004)
2.- 16.7.2004 Tarihli ve
5229 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca
Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/872) (Anayasa ve Plan ve
Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.8.2004)
3.- 17.7.2004 Tarihli ve
5231 Sayılı Dernekler Kanunu ve
Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha
Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/873) (Anayasa ve İçişleri
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.8.2004)
4.- 15.7.2004 Tarihli ve
5227 Sayılı Kamu Yönetiminin Temel
İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun ve Anayasanın 89 ve 104
üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri
Gönderme Tezkeresi (1/874) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş
tarihi:3.8.2004)
Tasarılar
1.- Türkiye Cumhuriyeti
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Lübnan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı Arasında
Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Protokolünün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/875) (Tarım, Orman ve
Köyişleri ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.7.2004)
2.- Deniz Çevresinin
Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Acil Durumlarda Müdahale ve
Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun Tasarısı (1/876) (Adalet ve Çevre
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.7.2004)
3.- Türkiye Cumhuriyeti
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Hırvatistan Cumhuriyeti El Sanatları ve Kobi
Bakanlığı Arasında Düzenlenen Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/877) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî
Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve
Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2004)
4.- 2003 Mali Yılı
Kesinhesap Kanunu Tasarısı (1/878) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa
geliş tarihi : 29.7.2004)
5.- 2003 Mali Yılı Katma
Bütçeli İdareler Kesinhesap Kanunu Tasarısı (1/879) (Plan ve Bütçe Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi : 29.7.2004)
Tezkereler
1.- Niğde Milletvekili
Mahmut Uğur Çetin'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/630) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona)
(Başkanlığa geliş tarihi: 21.7.2004)
2.- Karabük Milletvekili
Mehmet Ceylan'ın Yasama
Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/631) (Anayasa
ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş
tarihi : 21.7.2004)
3.- Karabük Milletvekili
Ali Öğüten'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/632) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.7.2004)
4.- Karabük Milletvekili
Hasan Bilir'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/633) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.7.2004)
5.- Çorum Milletvekili
Ali Yüksel Kavuştu'nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında
Başbakanlık Tezkeresi (3/634) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden
Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2004)
6.- Adana Milletvekili
Tacidar Seyhan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/636) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.8.2004)
7.- Karabük Milletvekili
Mehmet Ceylan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/637) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.8.2004)
8.- Kütahya Milletvekili
Soner Aksoy'un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/638) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.8.2004)
9.- Mersin Milletvekili
Vahit Çekmez'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/639) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.8.2004)
10.- Mardin Milletvekili
Süleyman Bölünmez'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/640) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.8.2004)
Sözlü Soru Önergesi
1.- Kırşehir Milletvekili
Hüseyin BAYINDIR'ın, kızının İran seyahatine katılmasına ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/1253) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.8.2004)
Yazılı Soru Önergeleri
1.- İstanbul Milletvekili
Mehmet Ali ÖZPOLAT'ın, Afşin-Elbistan Termik Santralinin çevreye ve insan
sağlığına verdiği zarara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3317)
(Başkanlığa geliş tarihi : 19.7.2004)
2.- İzmir Milletvekili
K.Kemal ANADOL'un, Alaattin Çakıcı'nın yakalanması ve bu konuyla ilgili bazı
iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3318) (Başkanlığa geliş
tarihi: 19.7.2004)
3.- İzmir Milletvekili K.
Kemal ANADOL'un, Normandy Madencilik Şirketiyle ilgili mahkeme kararlarının
gereğini yerine getirip getirmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/3319) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.7.2004)
4.- İzmir Milletvekili
Hakkı ÜLKÜ'nün, Kıyı Yasasına muhalefetten haklarında soruşturma açılan
belediye başkanları olup olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/3320) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.2004)
5.- Antalya Milletvekili
Osman KAPTAN'ın, 2004 ÖSS sınavına ve başarısız illere ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/3321) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.2004)
6.- İstanbul Milletvekili
Güldal OKUDUCU'nun, meslek liselerine uygulanan katsayının değiştirilmesi
çalışmalarına ve konuyla ilgili bir demecine ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/3322) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.2004)
7.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR'in, hızlandırılmış tren kazasına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/3323) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.2004)
8.- Denizli Milletvekili
Mehmet U. NEŞŞAR'ın, Denizli'deki doğalgaz ihalesine ve bazı iddialara ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3324) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2004)
9.- Konya Milletvekili
Atilla KART'ın, DDY ve THY personelinin teknik yeterliliklerine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3325) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2004)
10.- Konya Milletvekili
Atilla KART'ın, hızlandırılmış tren projesi ve yaşanan sorunlara ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3326) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2004)
11.- Mersin Milletvekili
Hüseyin ÖZCAN'ın, petrol rafinerilerindeki teknolojik yetersizliklere ve ATAŞ'taki
yangına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3327) (Başkanlığa geliş
tarihi : 26.7.2004)
12.- İzmir Milletvekili
Türkan MİÇOOĞULLARI'nın, İzmir-Urla-Zeytineli'nde boğulan kız öğrencilere ve
konuyla ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3328)
(Başkanlığa geliş tarihi: 26.7.2004)
13.- Samsun Milletvekili
Haluk KOÇ'un, Samsun Gübre Sanayi A.Ş.'nin özelleştirme sürecinde ortaya çıkan
olumsuzluklara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3329) (Başkanlığa
geliş tarihi: 28.7.2004)
14.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya'nın elektrik sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/3330) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.2004)
15.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, tarımsal ve hayvansal ürün ithalatına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/3331) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.2004)
16.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya Dilek Sabancı Spor Salonu inşaatına ödenek tahsisine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3332) (Başkanlığa geliş tarihi:
28.7.2004)
17.- Kocaeli Milletvekili
İzzet ÇETİN'in, ORMAN-İŞ Sendikası üyelerine sendika değiştirmeleri konusunda
baskı yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3333)
(Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.2004)
18.- Ankara Milletvekili
Zekeriya AKINCI'nın, Mamak Yeşilöz Talebe Yurdu ile ilgili bir gazetede çıkan
iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3334) (Başkanlığa geliş
tarihi: 29.7.2004)
19.- Ankara Milletvekili
Zekeriya AKINCI'nın, Ankara-Çubuk-Sünlü Köyünde meydana gelen hortum
mağdurlarına ve yardım çalışmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/3335) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.7.2004)
20.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Boston seyahatine ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/3336) (Başkanlığa geliş tarihi : 30.7.2004)
21.- İstanbul
Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, Hızlandırılmış Tren Projesi ve karşılaşılan
sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3337) (Başkanlığa geliş
tarihi : 23.7.2004)
22.- İstanbul Milletvekili
Ali Rıza GÜLÇİÇEK'in, Hacıbektaş Belediyesinin çadır talebinin Kızılayca
karşılanmamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3338) (Başkanlığa
geliş tarihi : 2.8.2004)
23.- Iğdır Milletvekili
Yücel ARTANTAŞ'ın, Iğdır'da yaşanan doğal afete ve mağdurlarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3339) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.8.2004)
24.- İzmir Milletvekili
K.Kemal ANADOL'un, İran seyahati ile ilgili iddialara ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/3340) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.7.2004)
25.- Mersin Milletvekili
Hüseyin ÖZCAN'ın, Mersin-Silifke'deki sel felaketine ve sonuçlarına ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/3341) (Başkanlığa geliş
tarihi: 21.7.2004)
26.- İzmir Milletvekili
Erdal KARADEMİR'in, İzmir Çevre Yoluna ödenek ayrılıp ayrılmadığına ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/3342) (Başkanlığa geliş
tarihi: 23.7.2004)
27.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya-Çalkaya-Kundu yolunun yapım inşaatından zarar gören
çam ağaçlarına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/3343)
(Başkanlığa geliş tarihi: 23.7.2004)
28.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, işçilerin ayrılma ve sendika değiştirme baskısına uğradığı
iddiasına ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/3344)
(Başkanlığa geliş tarihi : 23.7.2004)
29.- Kocaeli Milletvekili
İzzet ÇETİN'in, Bakanlık bürokratlarının ORMAN-İŞ yönetici ve üyelerine sendika
değiştirmeleri konusunda baskı yaptığı iddiasına ilişkin Çevre ve Orman
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3345) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.2004)
30.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, TMSF alacak portföyünün satış yolu ile tasfiye
edileceği iddialarına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
(Abdüllatif ŞENER) yazılı soru önergesi (7/3346) (Başkanlığa geliş tarihi :
30.7.2004)
31.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, TMSF'ye borçlu bankalar ve ödeme koşullarına
ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı soru
önergesi (7/3347) (Başkanlığa geliş tarihi : 30.7.2004)
32.- Yozgat Milletvekili
Emin KOÇ'un, TRT Lojmanlarıyla ilgili bazı iddialara ilişkin Devlet Bakanından
(Beşir ATALAY) yazılı soru önergesi (7/3348) (Başkanlığa geliş tarihi :
26.7.2004)
33.- İstanbul Milletvekili
Emin ŞİRİN'in, Tanıtma Fonundan 2003 yılından itibaren yapılan ödemelere
ilişkin Devlet Bakanından (Beşir ATALAY) yazılı soru önergesi (7/3349)
(Başkanlığa geliş tarihi : 30.7.2004)
34.- Kırklareli
Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun, Kartal Kaymakamının, lokanta, pastane ve
fırınların İSO 9000: 2000 belgesi almalarını zorunlu kıldığı iddiasına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3350) (Başkanlığa geliş tarihi:
19.7.2004)
35.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya Büyükşehir Belediyesiyle ilgili kadrolaşma iddialarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3351) (Başkanlığa geliş
tarihi: 23.7.2004)
36.- Ankara Milletvekili
İsmail DEĞERLİ'nin, Mamak Belediyesinin beton santrali ile ilgili yıkım
kararına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3352) (Başkanlığa
geliş tarihi: 29.7.2004)
37.- Ankara Milletvekili
İsmail DEĞERLİ'nin, Ankara İlinde su fiyatının yüksek olduğuna ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3353) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.7.2004)
38.- Ankara Milletvekili
Zekeriya AKINCI'nın, Başbakanın bir korumasıyla ilgili bazı iddialara ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3354) (Başkanlığa geliş tarihi:
29.7.2004)
39.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Belediyeler Kanununun Geçici 2. maddesiyle
getirilen uygulamaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3355)
(Başkanlığa geliş tarihi: 30.7.2004)
40.- İzmir Milletvekili
Türkan MİÇOOĞULLARI'nın, TEKEL'de bayan personelin tayin sorununa ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/3356) (Başkanlığa geliş tarihi:
23.7.2004)
41.- Adana Milletvekili
Tacidar SEYHAN'ın, Adana'nın ilçe ve belde belediyelerinin kamu borçlarına
ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/3357) (Başkanlığa geliş tarihi:
23.7.2004)
42.- Ardahan Milletvekili
Ensar ÖĞÜT'ün, Ardahan'ın uzman öğretmen ihtiyacına ilişkin Milli Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3358) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.7.2004)
43.- Afyon Milletvekili
Halil ÜNLÜTEPE'nin, Afyon'daki öğretmen açığı ve eğitimdeki sorunlara ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3359) (Başkanlığa geliş tarihi:
23.7.2004)
44.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR'in, 2004 yılı ÖSS sınavında başarısız olan öğrencilere ilişkin
Milli Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3360) (Başkanlığa geliş tarihi:
23.7.2004)
45.- Samsun Milletvekili
Haluk KOÇ'un, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 24 üncü maddesine
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/3361) (Başkanlığa geliş
tarihi: 28.7.2004)
46.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya SSK Bölge Hastanesinden Üniversite Hastanesine yapılan
sevklerin durdurulmasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/3362) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.2004)
47.- Adana Milletvekili
Tacidar SEYHAN'ın, Adana'nın bazı ilçelerindeki afet mağduru çiftçilerimizin
sorunlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3363)
(Başkanlığa geliş tarihi: 23.7.2004)
48.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya-Isparta yolu üzerindeki Gaziler-Varsak Boğazları ile
Antalya'ya bağlanan yolun genişletme çalışmalarına ilişkin Tarım ve Köyişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3364) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.2004)
49.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya-Varsak-Gaziler Köyünde dolu yağışından mağdur olan
çiftçilere yapılacak yardımlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/3365) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.2004)
50.- Aydın Milletvekili
Özlem ÇERÇİOĞLU'nun, hızlandırılmış tren kazasına ve sorumlularına ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3366) (Başkanlığa geliş tarihi:
23.7.2004)
51.- Hatay Milletvekili
Gökhan DURGUN'un, hızlandırılmış tren kazasına ve sorumlularına ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3367) (Başkanlığa geliş tarihi:
23.7.2004)
52.- Çanakkale
Milletvekili Ahmet KÜÇÜK'ün, hızlandırılmış tren projesi ve bazı sorunlara
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3368) (Başkanlığa geliş
tarihi: 23.7.2004)
53.- Antalya Milletvekili
Osman KAPTAN'ın, hızlandırılmış tren projesi, karşılaşılan sorunlar ve
sorumlularına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3369)
(Başkanlığa geliş tarihi: 23.7.2004)
54.- Ankara Milletvekili
Yakup KEPENEK'in, uluslararası taşımacılık yapan Karadeniz yolcu gemisine
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3370) (Başkanlığa geliş
tarihi: 28.7.2004)
55.- Iğdır Milletvekili
Yücel ARTANTAŞ'ın, "Hızlandırılmış Tren" kazasına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3371) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.7.2004)
56.- Adana Milletvekili
N. Gaye ERBATUR'un, demiryollarında meydana gelen kazalara ve kazaların
önlenmesine yönelik çalışma olup olmadığına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı
soru önergesi (7/3372) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.7.2004)
57.- Adana Milletvekili
N. Gaye ERBATUR'un, hızlandırılmış tren projesi ve onay raporuna ilişkin
Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3373) (Başkanlığa geliş tarihi:
29.7.2004)
58.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, PTT bürolarından çekilen faksların muhafaza
edilmesi uygulamasına ne zaman son verileceğine ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/3374) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.7.2004)
59.- İstanbul
Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, bağlı genel müdürlüklere yaptıkları bürokrat
atamaları ile ilgili iddialara ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru
önergesi (7/3375) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.7.2004)
60.- İstanbul
Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, hızlandırılmış tren kazasına ve sorumlularına
ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/3376) (Başkanlığa geliş
tarihi: 23.7.2004)
61.- İstanbul
Milletvekili Berhan ŞİMŞEK'in, Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür
Yardımcılığına atanan şahsa ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
yazılı soru önergesi (7/3377) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.7.2004)
62.- Adana Milletvekili
N. Gaye ERBATUR'un, Pamukova tren kazasından sonra kaza yerinde inceleme
yapılmadan temizlik yapıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru
önergesi (7/3378) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.7.2004)
63.- İstanbul
Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU'nun, TPAO Adıyaman İşletmesinde işine son
verilen işçilere ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/3379) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.8.2004)
Gensoru Önergesi
1.- Cumhuriyet Halk
Partisi Grup Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz BAYKAL ve 32
milletvekilinin, 22 Temmuz 2004 tarihinde Pamukova'da meydana gelen ve 38
yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan
"Hızlandırılmış Tren" olarak adlandırılan uygulamayı mevcut alt yapı
eksiklikleri tamamlanmadan başlattığı iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali
YILDIRIM hakkında Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı maddeleri uyarınca
bir gensoru açılmasına ilişkin önergesi (11/1) (Başkanlığa geliş tarihi:
28.7.2004) (Dağıtma tarihi: 4.8.2004)
Açılma Saati : 15.00
4 Ağustos 2004 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Türkân MİÇOOĞULLARI
(İzmir)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri,
Anayasanın 93 üncü, İçtüzüğün 7 nci maddelerine göre, Cumhuriyet Halk Partisi
Grubu Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 127 milletvekili
tarafından Başkanlığımıza verilen önerge üzerine olağanüstü toplanan Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 118 inci Birleşimini açıyorum.
III. - YOKLAMA
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağım.
Yoklama için 5 dakika
süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda
bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen
sayın milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım
istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını,
teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Toplantı
yetersayısı vardır.
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ
İŞLER
1. -
Kütahya Milletvekili Halil İbrahim Yılmaz'ın vefatı nedeniyle saygı duruşu
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, vefat eden Kütahya Milletvekili Halil İbrahim Yılmaz'ın aziz
hatırası önünde Genel Kurulu 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.
(Saygı duruşunda
bulunuldu)
BAŞKAN - Allah rahmet
eylesin, ruhu şad olsun.
Sayın milletvekilleri,
gündeme geçiyoruz.
Gündemimizin
"Başkanlığın Genel Kurula Sunuşları" kısmında yer alan olağanüstü
toplantı çağrı önergesini ve Başkanlığın çağrı yazısını okutuyorum:
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. -
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile
127 milletvekilinin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verilen gensoru
önergesini görüşmek üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisinin olağanüstü
toplantıya çağrılmasına ilişkin önergesi (4/213)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Anayasanın 93 üncü ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 7 nci maddesi gereğince, ekte yer alan
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkındaki gensoru önergesini görüşmek üzere,
3 Ağustos 2004 Salı günü saat 15.00'te Türkiye Büyük Millet Meclisinin
olağanüstü toplanmasını arz ve talep ederiz.
|
|
|
Deniz
Baykal |
|
|
|
|
Antalya |
|
|
|
|
CHP Grup
Başkanı |
|
|
|
Ali
Topuz |
|
Haluk
Koç |
|
|
İstanbul
|
|
Samsun |
|
|
CHP Grup
Başkanvekili |
|
CHP Grup
Başkanvekili |
Gerekçe:
Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım, bilim çevreleri ve ilgili sivil toplum örgütleri tarafından yapılan
tüm uyarılara karşın, mevcut hatlarda yeterli iyileştirme yapılmadan ve gerekli
önlemler alınmadan hızlandırılmış treni sefere sokarak, 22 Temmuz 2004
tarihinde Pamukova'da 38 yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan
hızlandırılmış tren kazasının sorumlusu konumuna gelmiştir.
BAŞKAN - Bir dakika...
Bir dakika...
Sayın milletvekilleri,
rica ediyorum, arkadaşlarımız yerine otursunlar. Bakanlar Kurulu bölümünde olan
arkadaşlarımız da lütfen yerlerine otursunlar; çünkü, anlamakta güçlük
çekiyoruz. Rica ediyorum arkadaşlar, herkes yerine otursun.
Devam edelim.
Kazanın sonrasında
delillerin karartılmasının Ulaştırma Bakanı tarafından himaye edilmiş olması;
olayın sorumlusu olan siyasî ve idarî kadroların görevlerini sürdürmeye devam
etmeleri; sağlıklı bir soruşturma sürecinin yürütülmesini olanaksız kılmıştır.
Bu nedenlerle, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkındaki gensoru önergesinin
Yüce Meclisimizce ivedi olarak ele alınması gerekmektedir.
|
Uğur Aksöz |
(Adana) |
|
Nevin Gaye Erbatur |
(Adana) |
|
Kemal Sağ |
(Adana) |
|
Tacidar Seyhan |
(Adana) |
|
Şevket Gürsoy |
(Adıyaman) |
|
Halil Ünlütepe |
(Afyon) |
|
Naci Aslan |
(Ağrı) |
|
Mustafa Sayar |
(Amasya) |
|
Zekeriya Akıncı |
(Ankara) |
|
Ayşe Gülsün Bilgehan |
(Ankara) |
|
A.İsmet Çanakcı |
(Ankara) |
|
İsmail Değerli |
(Ankara) |
|
Eşref Erdem |
(Ankara) |
|
Yakup Kepenek |
(Ankara) |
|
Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu |
(Ankara) |
|
Bayram Ali Meral |
(Ankara) |
|
Önder Sav |
(Ankara) |
|
Mehmet Tomanbay |
(Ankara) |
|
Feridun F. Baloğlu |
(Antalya) |
|
Hüseyin Ekmekcioğlu |
(Antalya) |
|
Atila Emek |
(Antalya) |
|
Tuncay Ercenk |
(Antalya) |
|
Nail Kamacı |
(Antalya) |
|
Osman Kaptan |
(Antalya) |
|
Osman Özcan |
(Antalya) |
|
Mehmet Boztaş |
(Aydın) |
|
Özlem Çerçioğlu |
(Aydın) |
|
Mehmet Mesut Özakcan |
(Aydın) |
|
Mehmet Semerci |
(Aydın) |
|
Orhan Sür |
(Balıkesir) |
|
Yaşar Tüzün |
(Bilecik) |
|
Kemal Demirel |
(Bursa) |
|
Ali Dinçer |
(Bursa) |
|
Mehmet Küçükaşık |
(Bursa) |
|
Mustafa Özyurt |
(Bursa) |
|
İsmail Özay |
(Çanakkale) |
|
Feridun Ayvazoğlu |
(Çorum) |
|
Mustafa Gazalcı |
(Denizli) |
|
V.Haşim Oral |
(Denizli) |
|
Mesut Değer |
(Diyarbakır) |
|
Muhsin Koçyiğit |
(Diyarbakır) |
|
Rasim Çakır |
(Edirne) |
|
Nejat Gencan |
(Edirne) |
|
Erol Tınastepe |
(Erzincan) |
|
Mehmet Ali Arıkan |
(Eskişehir) |
|
Abdulkadir Ateş |
(Gaziantep) |
|
Mustafa Yılmaz |
(Gaziantep) |
|
Ahmet Yılmazkaya |
(Gaziantep) |
|
Mehmet Işık |
(Giresun) |
|
Esat Canan |
(Hakkâri) |
|
Abdulaziz Yazar |
(Hatay) |
|
Yücel Artantaş |
(Iğdır) |
|
Mevlüt Coşkuner |
(Isparta) |
|
Halil Akyüz |
(İstanbul) |
|
Ersin Arıoğlu |
(İstanbul) |
|
İsmet Atalay |
(İstanbul) |
|
Hasan Aydın |
(İstanbul) |
|
Sıdıka Sarıbekir |
(İstanbul) |
|
Şükrü M.Elekdağ |
(İstanbul) |
|
Ali Rıza Gülçiçek |
(İstanbul) |
|
Hasan Fehmi Güneş |
(İstanbul) |
|
Zeynep Damla Gürel |
(İstanbul) |
|
Algan Hacaloğlu |
(İstanbul) |
|
Memduh Hacıoğlu |
(İstanbul) |
|
Birgen Keleş |
(İstanbul) |
|
Kemal Kılıçdaroğlu |
(İstanbul) |
|
Ali Kemal Kumkumoğlu |
(İstanbul) |
|
Güldal Okuducu |
(İstanbul) |
|
Onur Öymen |
(İstanbul) |
|
Mehmet Ali Özpolat |
(İstanbul) |
|
Mehmet Sevigen |
(İstanbul) |
|
Berhan Şimşek |
(İstanbul) |
|
Bihlun Tamaylıgil |
(İstanbul) |
|
Bülent H. Tanla |
(İstanbul) |
|
Vezir Akdemir |
(İzmir) |
|
K. Kemal Anadol |
(İzmir) |
|
Canan Arıtman |
(İzmir) |
|
Bülent Baratalı |
(İzmir) |
|
Ali Rıza Bodur |
(İzmir) |
|
Ahmet Ersin |
(İzmir) |
|
Abdurrezzak Erten |
(İzmir) |
|
Erdal Karademir |
(İzmir) |
|
Yılmaz Kaya |
(İzmir) |
|
Türkân Miçooğulları |
(İzmir) |
|
Oğuz Oyan |
(İzmir) |
|
Muharrem Toprak |
(İzmir) |
|
Sedat Uzunbay |
(İzmir) |
|
Mehmet Parlakyiğit |
(Kahramanmaraş) |
|
Fikret Ünlü |
(Karaman) |
|
Selami Yiğit |
(Kars) |
|
Mehmet Yıldırım |
(Kastamonu) |
|
Yavuz Altınorak |
(Kırklareli) |
|
Hüseyin Bayındır |
(Kırşehir) |
|
İzzet Çetin |
(Kocaeli) |
|
Nezir Büyükcengiz |
(Konya) |
|
Muharrem Kılıç |
(Malatya) |
|
Nuri Çilingir |
(Manisa) |
|
Hasan Ören |
(Manisa) |
|
Ufuk Özkan |
(Manisa) |
|
Mustafa Erdoğan Yetenç |
(Manisa) |
|
Mahmut Duyan |
(Mardin) |
|
Ersoy Bulut |
(Mersin) |
|
Ali Oksal |
(Mersin) |
|
Hüseyin Özcan |
(Mersin) |
|
Mustafa Özyürek |
(Mersin) |
|
Şefik Zengin |
(Mersin) |
|
Ali Arslan |
(Muğla) |
|
Fahrettin Üstün |
(Muğla) |
|
Ali Cumhur Yaka |
(Muğla) |
|
Mehmet Şerif Ertuğrul |
(Muş) |
|
Orhan Eraslan |
(Niğde) |
|
İdris Sami Tandoğdu |
(Ordu) |
|
Kâzım Türkmen |
(Ordu) |
|
Engin Altay |
(Sinop) |
|
Nurettin Sözen |
(Sivas) |
|
Mahmut Yıldız |
(Şanlıurfa) |
|
Erdoğan Kaplan |
(Tekirdağ) |
|
Mehmet Nuri Saygun |
(Tekirdağ) |
|
Enis Tütüncü |
(Tekirdağ) |
|
Şevket Arz |
(Trabzon) |
|
Hasan Güyüldar |
(Tunceli) |
|
V. Sinan Yerlikaya |
(Tunceli) |
|
Mehmet Kartal |
(Van) |
|
Harun Akın |
(Zonguldak) |
|
Nadir Saraç |
(Zonguldak) |
2. - TBMM
Genel Kurulunun 4 Ağustos 2004 Çarşamba günü saat 15.00'te olağanüstü
toplantıya çağrıldığına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
tezkeresi (3/635)
29.7.2004
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığından
Bildirilmiştir
Türkiye Büyük Millet
Meclisini; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verilen (11/1) esas
numaralı gensoru önergesinin görüşülmesi için yeter sayıdaki üyenin istemi
üzerine, 4 Ağustos 2004 Çarşamba günü saat 15.00'te Anayasanın 93 üncü ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 7 nci maddeleri gereğince olağanüstü
toplantıya çağırıyorum.
Sayın milletvekillerinin
belirtilen gün ve saatte Genel Kurul toplantısına katılmalarını rica ederim.
|
|
|
|
Bülent Arınç |
|
|
|
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi |
|
|
|
|
Başkanı |
BAŞKAN - Bilgilerinize
sunulmuştur.
Sayın milletvekilleri,
Anayasanın 93 üncü ve İçtüzüğün 7 nci maddelerine uygun olarak, bu önerge
uyarınca görüşülmesi gereken gensoru önergesi bastırılıp sayın üyelere
dağıtılmıştır.
Gensoru önergesini
okutuyorum:
C) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. -
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 32
milletvekilinin, 22 Temmuz 2004 tarihinde Pamukova'da meydana gelen tren kazası
nedeniyle Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında gensoru açılmasına ilişkin
önergesi (11/1)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
22 Temmuz 2004 tarihinde
Pamukova'da meydana gelen ve 38 yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesiyle
sonuçlanan kazaya neden olan "hızlandırılmış tren" olarak
adlandırılan uygulamayı, mevcut altyapı eksiklikleri tamamlanmadan başlatan
Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım hakkında, Anayasanın 98 ve 99 uncu, İçtüzüğün
106 ncı maddeleri uyarınca gensoru açılmasını arz ve talep ederiz.
|
1.- Deniz Baykal |
(Antalya) |
|
2.- Ali Topuz |
(İstanbul) |
|
3.- Haluk Koç |
(Samsun) |
|
4.- Oğuz Oyan |
(İzmir) |
|
5.- Önder Sav |
(Ankara) |
|
6.- Mesut Değer |
(Diyarbakır) |
|
7.- Bülent Baratalı |
(İzmir) |
|
8.- Bihlun Tamaylıgil |
(İstanbul) |
|
9.- Eşref Erdem |
(Ankara) |
|
10.- İzzet Çetin |
(Kocaeli) |
|
11.- Güldal Okuducu |
(İstanbul) |
|
12.- Ersin Arıoğlu |
(İstanbul) |
|
13.- Mehmet Sevigen |
(İstanbul) |
|
14.- Naci Aslan |
(Ağrı) |
|
15.- Mehmet Ali Özpolat |
(İstanbul) |
|
16.- Bayram Ali Meral |
(Ankara) |
|
17.- Algan Hacaloğlu |
(İstanbul) |
|
18.- Feridun Ayvazoğlu |
(Çorum) |
|
19.- Mustafa Özyürek |
(Mersin) |
|
20.- Mahmut Yıldız |
(Şanlıurfa) |
|
21.- Bülent Tanla |
(İstanbul) |
|
22.- Özlem Çerçioğlu |
(Aydın) |
|
23.- Canan Arıtman |
(İzmir) |
|
24.- Onur Öymen |
(İstanbul) |
|
25.- Yakup Kepenek |
(Ankara) |
|
26.- Ali Oksal |
(Mersin) |
|
27.- Kemal Kılıçdaroğlu |
(İstanbul) |
|
28.- İsmet Atalay |
(İstanbul) |
|
29.- Vahdet Sinan Yerlikaya |
(Tunceli) |
|
30.- Tacidar Seyhan |
(Adana) |
|
31.- Mustafa Özyurt |
(Bursa) |
|
32.- Zekeriya Akıncı |
(Ankara) |
|
33.- Ali Rıza Gülçiçek |
(İstanbul) |
Gerekçe:
Gerek bilim çevreleri
gerekse ilgili sivil toplum kuruluşları, hızlandırılmış tren uygulamasının
altyapıdaki eksiklikler tamamlanmadan başlatılmasına ilişkin kaygılarını,
değişik zamanlarda Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD yetkililerine iletmişlerdir.
Çok sayıda bilimadamı,
tren seferlerinin başlamasından önce ve sonra, defalarca gerekli uyarılarda
bulunmuşlardır. 10 Temmuz 2004 tarihli gazetelere yansıyan, bazı
bilimadamlarının beyanlarında "mevcut altyapıda iyileştirme yapılmadan hız
artırılırsa, alt ve üstyapıdaki hasar ve yol bozuklukları, hızla orantılı
olarak artar; hasarlanan taşıtları yol üzerinde tutmak zorlaşır; gerekli
önlemler alınmadan bu kadar hız uygulaması kaza olasılığını artırır"
tespitlerinde bulunularak, tehlikelere işaret edilmiş ve daha önce TCDD Genel
Müdürlüğüne yapılan başvuru ve yardım isteklerine olumlu yanıt verilmemesi
eleştirilmiştir. Köşeyazarları da hızlandırılmış tren konusunda hükümeti
uyarmış, Hikmet Bila 14 Temmuz 2004 tarihli yazısında bilimadamlarının bu
konudaki düşüncelerini aktarmıştır.
Ulaştırma sektöründe örgütlü
bir sendikamız da, "altyapı, yol geometrisi ve üstyapı malzemeleri"
açısından öngörülen hız için yeterli iyileştirme yapılmadan başlanacak
hızlandırılmış tren uygulamasının can güvenliği açısından yaratacağı
sakıncaları 15 Mart 2004 tarihinde TCDD yöneticilerine ilettikleri yazı ile
bildirmiştir.
Ancak tüm bu uyarılara
karşın, 4 Haziran 2004 tarihinde Başbakanın "milletimiz için hayırlı
olacak bu adım, Türkiye'nin medeniyet yarışında nerede olduğunu açıkça ortaya
koyacaktır" şeklinde yaptığı popülist söylemlerle hızlandırılmış tren
seferleri başlatılmıştır. Bu söylemler AKP'nin medeniyet anlayışının da bir
tezahürüdür.
Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın kendini savunmak için kaynak gösterdiği hızlandırılmış tren
uygulamasını onaylayan "Uzman Heyet Raporu"nun tren seferlerinin
başlamasından çok sonra, 13 Temmuz 2004 tarihini taşıdığı basın organlarımıza
yansımıştır. Yani AKP Hükümeti, bilim çevreleri ve sivil toplum örgütlerinin
yaptığı uyarıları hiçe saymış, bilimsel kriterlere dayalı fizibilite raporları
yerine, siyasî bir kararla hızlandırılmış tren uygulamasını başlatmıştır.
Ciddiyetten yoksun olarak
seferlerin başlamasından sonra hazırlanan teknik uygunluk raporu, bir süre
sonra bilimadamlarına da onaylatılmak istenmiş, ancak toplantıya katılan
bilimadamları Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD yetkililerine projenin
uygulanamayacağını bildirmelerine karşın seferler durdurulmamıştır.
Tüm bu yaşananlar,
hızlandırılmış tren uygulamasının bilimsel gerçekler yerine siyasal şov
amacıyla, yurttaşların can güvenliğini hiçe sayarak hayata geçirildiğini gözler
önüne sermektedir.
TCDD üst yönetimi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanları ile Ulaştırma Bakanının hemşerileri
arasından atanmış ve kurumdaki kadrolaşma hızlandırılmış treni sakıncalı gören
kamu görevlilerinin cezalandırılmasına kadar varmıştır. Siyasî yandaş ve
hemşeriler arasından belirlenen kadroların Türkiye'yi getirdiği nokta bu
kazayla daha net ortaya çıkmıştır.
Kaza sonrasında
delillerin karartılması noktasında yaşananlar, rayların ve traverslerin
değiştirilmesi, karakutunun adlî makamlardan önce çözülmesi, kamu gücü baskısı
altında sağlıklı bir soruşturma süreci yürütülemeyeceğini de ortaya koymuştur.
Kazadan hemen sonra görevden alınması gereken TCDD yönetimi tarafından
delillerin karartılması çabaları, Ulaştırma Bakanının himayesinde yürütülmüş ve
Başbakan da, Ulaştırma Bakanının sorumlu olmadığına ilişkin beyanlarıyla, hem
bu himayeyi pekiştirmiş hem de sorumluluğa ortak olmuştur.
Yukarıda belirtilen
gerekçelerle, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında, Anayasanın 98 ve 99
uncu, İçtüzüğün 106 ncı maddeleri uyarınca gensoru açılmasını arz ve talep
ederiz.
BAŞKAN - Bilgilerinize
sunulmuştur.
Gensoru önergesinin
görüşme gününe dair Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza
sunacağım.
V. -
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1. - (11/1)
esas numaralı gensoru önergesinin, görüşme gününe ilişkin Danışma Kurulu
önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No. : 94 Tarih : 4.8.2004
4.8.2004 tarihli gelen
kâğıtlarda yayımlanan ve okunmuş bulunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
hakkındaki (11/1) esas numaralı gensoru önergesinin, Anayasanın 99 uncu maddesi
gereğince gündeme alınıp alınmaması hususundaki ön görüşmelerinin Genel Kurulun
4.8.2004 Çarşamba günkü (bugün) birleşiminde yapılması; gensoru önergesinin
gündeme alınmasının kabul edilmesi halinde, gensorunun, gündemin "Özel
Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yer alması ve görüşmelerinin 7.8.2004
Cumartesi günkü birleşimde yapılmasının Genel Kurulun onayına sunulması Danışma
Kurulunca uygun görülmüştür.
|
|
|
Sadık
Yakut |
|
|
|
|
Türkiye
Büyük Millet Meclisi |
|
|
|
|
Başkanı
Vekili |
|
|
|
Salih
Kapusuz |
|
Ali
Topuz |
|
|
AK Parti
Grubu Başkanvekili |
|
CHP
Grubu Başkanvekili |
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Danışma Kurulu önerisini dinlediniz. Şu ana kadar Başkanlığımıza
öneriyle ilgili söz talebi gelmedi.
Öneriyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri,
alınan karar gereğince, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Başkanı ve Antalya
Milletvekili Deniz Baykal ve 32 milletvekilinin, 22 Temmuz 2004 tarihinde
Pamukova'da meydana gelen ve 38 yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesiyle
sonuçlanan kazaya neden olan "hızlandırılmış tren" olarak
adlandırılan uygulamayı mevcut altyapı eksiklikleri tamamlanmadan başlattığı iddiasıyla,
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında (11/1) esas numaralı gensoru
önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı hususundaki ön görüşmelere başlıyoruz.
VI. -
GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A)
ÖNGÖRÜŞMELER
1. -
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 32
milletvekilinin, 22 Temmuz 2004 tarihinde Pamukova'da meydana gelen ve 38
yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan
"Hızlandırılmış Tren" olarak adlandırılan uygulamayı mevcut altyapı
eksiklikleri tamamlanmadan başlattığı iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım hakkında gensoru önergesi (11/1)
BAŞKAN - Hükümet?..
Hazır.
Sayın milletvekilleri,
önerge az önce okunduğu için, tekrar okutmuyorum.
Anayasanın 99 uncu
maddesine göre, bu görüşmede, önerge sahiplerinden bir üyeye, siyasî parti
grupları adına birer milletvekiline ve Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir
bakana söz verilecektir.
Konuşma süreleri, önerge
sahibi için 10 dakika, gruplar ve hükümet için 20'şer dakikadır; sayın
konuşmacıların, değerli vekillerimizin, bu süreye hassasiyet göstermelerini
rica ediyor ve bekliyorum.
Şimdi, ilk söz, önerge
sahibi olarak ve grubu adına, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu Başkanı ve Genel
Başkan Sayın Deniz Baykal'a aittir.
Buyurun Sayın Genel
Başkan. (CHP sıralarından ayakta alkışlar)
Sayın Baykal, konuşma
sürenizi birleştiriyorum, süreniz 30 dakikadır.
CHP GRUBU ADINA DENİZ
BAYKAL (Antalya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri;
hızlandırılmış tren faciası dolayısıyla
verilmiş olan gensoru müzakeresi çerçevesinde söz almış bulunuyorum; sizleri
içten sevgilerle, saygılarla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken, bir
süre önce, saygı duruşuyla hatırasını yâd ettiğimiz değerli milletvekilinin
kaybı dolayısıyla üzüntülerimi kendi adıma, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
ifade etmek istiyorum.
Yine, aynı şekilde,
burada bir saygı duruşu yapamadığımız, söz konusu hızlandırılmış tren
faciasında kaybetmiş olduğumuz 39 vatandaşımızın anısını Türkiye Büyük Millet
Meclisi olarak hep birlikte saygıyla andığımızı ve bu kayıp dolayısıyla Türkiye
Büyük Millet Meclisinin derin bir üzüntü içerisinde bulunduğunu ifade etmeyi de
görev biliyorum. Kaybettiğimiz değerli vatandaşlarımıza, rahmetlilere Allah'tan
rahmet diliyorum, ailelerine ve bütün milletimize başsağlığı diliyorum,
yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Değerli arkadaşlarım,
kısa bir süre önce Irak'ta kurşunlanan masum, silahsız bir vatandaşımızın, bu
alçakça cinayeti televizyonlarda izlemek zorunda bırakılmış olmanın derin acısı
ve infiali içerisinde bu konuyu ele alabilmiş olmayı da çok istediğimizi ifade
ederek gensoru konusuna geçmek istiyorum.
BAŞKAN - Sayın Baykal,
bir dakikanızı rica ediyorum.
Değerli arkadaşlar, arkadaşlarımızın,
bir defa, yerine oturmasını özellikle rica ediyorum. (CHP sıralarından
"Ayıp, ayıp" sesleri)
Arkadaşlar, lütfen...
İZZET ÇETİN (Kocaeli) -
Dinlemeyeceklerse dışarı çıksınlar!
BAŞKAN - Efendim, burada,
Başkanlık Divanı gereğini yerine getiriyor, oradan bu sözler de aynı derecede
hoş değil. Başkanlık gereğini yerine getirmektedir, hassasiyet gösteriyor; siz
sakin olun.
Arkadaşlar, rica
ediyorum, sayın hatibi sükûnetle dinleyelim.
Teşekkür ederim.
Buyurun efendim.
DENİZ BAYKAL (Devamla)- Teşekkür
ederim Sayın Başkan.
Evet, Meclisimizin bu
olağanüstü toplantısını, Irak'ta tanığı olduğumuz, televizyondan büyük acı
içinde izlemek zorunda kaldığımız o facianın üzüntüleri, infiali içerisinde
gerçekleştirdiğimizi de anımsatmak istiyorum. Gönül isterdi ki, bu olağanüstü
buluşma dolayısıyla, ülkemizin karşı karşıya bulunduğu bu sorunları da hep
birlikte ele alıp, değerlendirebilsek ve toplum olarak bu konular karşısında
izleyeceğimiz tutumu, iktidar olarak, alınacak tedbirleri hep birlikte bir tartışma
ve değerlendirme süzgecinden geçirebilsek.
Toplantımızın konusu
hızlandırılmış tren faciasıyla ilgilidir. Bu konudaki düşüncelerimi,
görüşlerimi size iletmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım,
size kısaca anımsatmak istiyorum; her şey 4 Haziran 2004 günü başladı. 4
Haziran 2004 günü Ankara Garında bir tören vardı. Bu törende devlet erkânı,
Başbakan, ilgili Bakan, Devlet Demiryollarının Genel Müdürü, bütün yetkilileri,
basın mensupları bir aradaydılar ve bu törende Sayın Başbakan parlak bir konuşma
yaptı. Sorunların sevgiyle ve aşkla
çözüleceğini ve şu anda başlatmakta oldukları büyük projenin Türkiye'de bir
medeniyet sıçraması gerçekleştireceğini, bunun altında sevgi, aşk ve gönül
birliği anlayışının yattığını parlak bir konuşmayla dile getirdi. Bando mızıka
yerini almıştı, heyecan çok yüksek düzeydeydi ve Sayın Başbakan başındaki
kırmızı şapkasıyla, elindeki hareket diskiyle tarihî bir başlangıca tanıklık
ettiğini ifade ederek, Türkiye Cumhuriyetinin ilk hızlandırılmış tren
uygulamasını gerçekleştirdi.
Sayın Bakan,
konuşmasında, bugünün, demiryolları günü olarak ilan edilmesi gerektiğini
söyledi, 4 Haziran 2004 ve karşılıklı güzel konuşmalarla yeni bir dönem
başlatıldı.
Değerli arkadaşlarım, 4
Haziran 2004, bugün 4 Ağustos 2004, aradan iki ay geçmiştir, bu iki ay içinde,
başlatılan bu projenin sonucu 39 cenazedir; iki haftadan beri Ankara-İstanbul
demiryolunun çalışamaz hale gelmiş olmasıdır; parlak nutuklarla gündeme
getirilen hızlandırılmış tren projesinin rafa kaldırılmasıdır. Geldiğimiz nokta
iki ayda bu olmuştur.
Yaşadığımız olayı,
alışılmış, sıradan bir tren kazası gibi anlamak kadar büyük bir yanlış yoktur.
Trenler en güvenli ulaşım araçlarından birisidir; ama, zaman zaman tren
yollarında da kaza olur. Tren yollarında kaza, genellikle çarpışma şeklinde
olur; sinyalizasyon yeterince gelişmediği için, işaretlenme uygun yapılmadığı
için, hat sayısı yeterli sayıda olmadığı için zaman zaman trenler çarpışır,
tren kazası olur; bunlara alıştık, ülkemizde de geçmişte olmuştur. Zaman zaman
hemzemin geçitlerde, tren geçidi ile karayolu arasındaki çatışmadan
kaynaklanan, gereken güvencenin tren yoluna sağlanmamış olmasından kaynaklanan
nedenlerle kazalar olur. Tabiî, bunlar da idarî ve siyasî sorumluluk
gerektirir; ama, karşı karşıya bulunduğumuz olayı başka ülkelerde ve
Türkiyemizde zaman zaman yaşanmış buna benzer olaylardan birisi olarak anlarsak
çok büyük yanlış yaparız. 4 Haziranda başlatılan proje, 22 Temmuzda bir büyük
faciaya yol açmıştır. Bu faciayı, ne
Türkiye'de yaşanmış olan geçmişteki tren kazalarıyla ne de dünyanın başka
ülkelerinde zaman zaman yaşanan tren kazalarıyla karşılaştırmak olanağı vardır.
Bu tren kazası, yaşanmış tren kazalarının hepsinden farklıdır. Bu tren kazası
diyorum, bu bir dil sürçmesidir, kesinlikle söz konusu olan bir tren kazası
değildir, bir büyük faciadır, "Hızlandırılmış Tren Projesi
faciası"dır.
Değerli arkadaşlarım,
hızlandırılmış tren diye literatürde bir kelime yoktur; dünyada hızlandırılmış
tren diye bir uygulama yoktur; hızlandırılmış tren diye bir kategori yoktur;
bilimde yoktur, kitapta yoktur, uygulamada yoktur. Tren vardır, hızlı tren
vardır, çok hızlı tren vardır. 250 kilometrenin üzerinde hızla giden, hızlı
trendir, TGV diye bilinen, Fransa'da, 250 kilometreye kadar; 200 kilometre ile
250 kilometre arasındaki hızla giden tren hızlı trendir; onun altındaki hızla
giden trenler de normal trendir. Hızlandırılmış tren diye bir uygulama yoktur.
Hızlı tren ve çok hızlı
tren, bu amaçla yapılmış özel demiryolları üzerinde, bu amacın gerektirdiği
teknolojik şartlar gözönünde bulundurularak, başından itibaren bir entegre
proje anlayışı içerisinde gerçekleştirilir. Yüzkırk yıl önce gerçekleştirilmiş
olan demiryollarının üzerinde, o demiryollarında ciddî hiçbir çalışma yapmadan,
altyapı hazırlığını gerçekleştirmeden, bilimsel önerileri dikkate almadan
"biz yaptık, oldu" anlayışı içerisinde, tepeden inme bir yaklaşımla
"burada, biz, hızlı tren uygulaması gerçekleştireceğiz" hevesine
kapılırsanız, bunun bir faciayla
sonuçlanması kadar kaçınılmaz bir sonuç düşünülemez. Ne yazık ki, Türkiye'de
yaşanan bu olmuştur. Türkiye'de "Hızlandırılmış Tren Projesi" denilen
projeyi Demiryolları idaresi kendi içinden üretmemiştir, bilim âlemi kendi
içinden üretmemiştir, uzmanlar kendi içinden böyle bir proje hazırlamamıştır.
Bu proje, tepeden inme bir projedir. Bu proje, teknik ve bilimsel bir proje
değildir. Bu proje, tepeden inme, siyasî bir projedir. Yani, siyaset, idareye
yön vermiştir. Siyaset, idareye elbette yön verecektir; ama, bilimin, tekniğin,
idarenin gereklerini yok sayarak yön verdiğiniz ve dayattığınız zaman, yanlış
sonuçlar ortaya çıkarsa, o sonucun sorumluluğunu da üstlenmekten
kaçınamazsınız. Burada yaşanan aynen bu olmuştur.
Demiryolları idaresinin
içinden böyle bir öneri gelmemiştir; tam tersine, siyasetten gelen bu proje,
idarenin içinde eleştirilmiştir, dirençle karşılanmıştır, kuşkuyla
karşılanmıştır, tepkiyle karşılanmıştır.
Bilim dünyası, buna
şiddetle karşı çıkmıştır; bunun uygun olmadığını, doğru olmadığını anlatmaya
çalışmıştır. Bilimadamları, ayrıntılı, uzun uyarılar yapmışlardır. Toplantılar
gerçekleştirilmiştir. O toplantılarda bunlar dile getirilmiştir. Bu
toplantıların bir kısmı, proje yürürlüğe konulmadan önce yapılmıştır.
Uyarıların bir kısmı, proje yürürlüğe konulmadan önce dile getirilmiş; bir kısmı
da, proje uygulanmaya başlandıktan sonra anlatılmaya çalışılmıştır.
Bir bilimadamı, aralık
ayında bir rapor yayımlamış ve bunun yanlış olduğunu söylemiştir. O bilim
adamı, ağır bir şekilde, şov yapmakla suçlanmış ve kendisine çeşitli tepkiler
dile getirilmiştir; Sayın Bakan da "ben, hocamın lafıyla, treni
durdurmam" demiştir. Bilimadamı, bu sözü aktardıktan sonra, Bakanın da
katıldığı son toplantıda, kazadan bir hafta önceki toplantıda "tekrar
söylüyorum, bu trenler şu anda durdurulmalıdır; çok ciddîyim, size bunu
kanıtlayabilirim" demiştir, Bakanın huzurunda demiştir. Bunu yazılı olarak
ifade etmiştir, kazadan kısa bir süre önce yapılan bilimsel toplantılarda dile
getirmiştir. Söz konusu öğretim üyesi, teşkilattaki öğrencilerinin kendisini
arayarak "hocam, bunu nasıl uygulayacağız" diye sorduklarına dikkat
çekmiştir ve hoca, o toplantıda, yine "ben, bu bildiriyi verdiğim tarihe
kadar, aralık ayından bu yana sürekli uyardım. 'Nasıl olacak' dedi Sayın Genel
Müdür, geleyim Ankara'ya, yardım edeyim" diye konuştu. Ne zaman konuştu,
kazadan sonra mı; hayır, kazadan önce. Nerede konuştu; Sayın Bakanın, kazadan
önce düzenlediği toplantıda konuştu. Kim konuştu; konunun, Türkiye'deki en önde
gelen uzmanlarından birisi söyledi "yapmayın, kaza geliyor" dedi.
Aralık ayında söyledi, daha sonra söyledi, proje uygulamaya konulduktan sonra
yapılan toplantıda söyledi; ama, hiçbir şekilde dikkate alınmadı.
Değerli arkadaşlarım,
böyle bir şey olmaz. Yani, bilimadamı uyaracak, orada çalışan bütün çevreler
uyaracak, sendikacılar uyaracak... Sendikalar, demiryolları alanında
örgütlenmiş olan sendikal kuruluşlar ısrarla açıklamalar yaptılar, tekrar
tekrar, bunun, bir faciaya yol açacağını dile getirdiler. 15 Mart 2004
tarihinde Hür Anadolu Ulaşım Sendikası -kaza 22 Temmuzda- Birleşik Taşımacılık
Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Fehmi Kutan, yine, kazadan önce, 4-8 Temmuz
tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilen Dünya Ulaştırma Araştırma
Konferansında, bütün bilimadamları bunun yanlış olduğunu ve bunun bir faciayla
sonuçlanacağını ilan ettiler.
Demiryollarında
çalışanlar görevlerinden istifa ettiler, bu konuya onay vermemek için
direndiler. Makinistler hızlandırılmış tren uygulaması içerisinde yer almamak
için ellerinden geleni yaptılar, rapor aldılar, tayin istediler, kaytarmaya
çalıştılar; zorla göreve sokuldular. Makinistler sabahleyin işlerine giderken
eşleriyle helalleşerek ayrılıp gitme durumunda kaldı.
Değerli arkadaşlarım,
yolcular, bir büyük tepki ve heyecan içerisine girdiler. Bir yolcu, bayan Mine
Kanatlı, bu tren yolculuğunu yaptıktan sonra notere gitti, derhal, trenden iner
inmez; noterden... Bunun bir kazayla sonuçlanacağını ve buna derhal son
verilmesi gerektiğini söyledi; Eskişehirli bir vatandaşımız bunu kazadan önce
söyledi. Göz göre göre "geliyorum" diyen bir facia bu; bunun kaza
neresinde?!. Bilimadamı söylüyor, sendikacı söylüyor, makinist söylüyor,
yolcu söylüyor.
Kazadan sonra olay yerine
gittim; yaralanmış 2 genç vatandaşımızla konuştum; "nasıl durum, trendeki
durum neydi, anlatın" dedim.
"Müthiş bir heyecan içerisindeydik" dediler;
"sallana sallana, trende, 'bu iş
bitsin' diye dua ediyorduk" dediler. "Yemek restoranına geçmiştik;
restoranda, bir elimle kola şişesini tutuyordum, öbür elimle yemeğimi güçlükle
yemeye çalışıyordum; çünkü, bıraksam, kola şişesi devrilecekti" dediler.
Bu şartlar altında bir
yolculuk! Niye; çünkü, medeniyet aşaması yapacağız ve 7 - 7,5 saatlik yolculuğu
5 saate indirmiş olmayı; para harcamadan, yatırım yapmadan, altyapıyı
düzeltmeden, işin bilimsel gereklerini yerine getirmeden, gösteriş adına bunu
yapabilmiş olmayı arzu ediyoruz ve oldu diye, heyamolayla herkesi buna
inandırmaya çalışıyoruz! Böyle bir
devlet yönetimi anlayışı olabilir mi?!
İnsanlar, 39
vatandaşımız, bu macera uğruna canını kaybetmiştir. Tren kazası olabilir, daha
büyük facialar da olabilir; ama, bu, bu uydurma projenin uygulanmasının sonucu
olarak ortaya çıkmıştır ve bu kabul edilemez; yanlış olan budur.
Trafikte de insanlarımızı
kaybediyoruz, üzülüyoruz, onları önlemenin yolları çok daha karmaşık; ama,
burada, bu olaya yol açan proje, ülkede ulaştırma sorumluluğunu üstlenmiş,
bakanlık ve Demiryolları Genel
Müdürlüğü sorumluluğunu üstlenmiş kişilerin anlayışı, hevesi, dayatması,
zorlaması sonucunda ortaya çıkmıştır; bu, çok açık bir gerçektir. Eski Milletvekili
Mustafa Düz, yolculuğu tamamlıyor heyecan içerisinde. İner inmez, Sayın Genel
Müdüre veya Sayın Bakana "vallahi, bildiğim bütün duaları yol boyunca
okudum. Bir an önce şu iş bitse diye dua ettim. Bitti, Allah'a şükür, sağ salim
indik; ama, bu olmaz" deyince, Sayın Bakan ya da Sayın Genel Müdür
"bak, ne kadar iyi; sayemizde, Allah'a daha yakın oluyorsunuz" diyor.
Değerli arkadaşlarım, bu
anlayışla, bu yaklaşımla bu konular yönetilemez. Bu işin şakaya gelir tarafı
yoktur. 39 aileye ateş düşmüştür. 39 vatandaşımız, hiç yere, bir heves uğruna
canını kaybetmiştir. Bunun acısı, bunun ıstırabı yok mudur?! Bunun hesabını
vermek gerekmiyor mu?! Bunun siyasî sorumluluğu yok mu?! Bu, çok ciddî bir
manzaradır. Göz göre göre bu tablo yaşanmıştır. Hiç kuşku duymuyorum, bunun,
hukukî, cezaî sorumluluğu da vardır; ama, siyasî sorumluluğu da vardır.
"Canım, hiçbir şey olmadı, biz buradayız, biz göreve devam ediyoruz; ben
güç günlerin adamıyım" anlayışıyla, bu konunun üstesinden gelinmez.
Türkiye, bir demokrasi, bir hukuk devleti; insana saygı esas. İyi niyetli
olabilirsiniz, iyi bir insan da olabilirsiniz; ama, bu olayın sorumluluğunun
altından kalkamazsınız. Bunun hesabını mutlaka vermek durumundasınız.
Değerli arkadaşlarım, bu
kadar uyarıya rağmen, bu dayatma yapılmış ve sonuç ortaya çıkmış.
Dünyada ve ülkemizde,
tren yolculuğu, en güvenli yolculuk diye bilinir. Hele, hızlı tren, daha da
güvenceli tren. Japonya'da hızlı tren uygulaması var; 1964'te başlamış ve kırk
yıldan beri bir tek kaza olmamış. Bu trenler her yıl 300 000 000 yolcu taşıyor.
Değerli arkadaşlarım,
tren kazası oldu. Kaza yerine gittik, olayları gördük, inceledik. Tren
kazasının hemen arkasından, 200 metre demiryolu yenilenmiş, traversler
yenilenmiş; olayın değerlendirilmesine yardımcı olacak delillerin tümü ortadan
kaldırılmış, olay sıfırlanmış. Bir defa, bu olmaz; durumun, ciddî şekilde, bir
delil tespitiyle değerlendirilmesine imkân vermek lazımdır. Buna hiçbir özen
gösterilmediği anlaşılıyor. Bir trafik kazasında gösterilen özen, 39 vatandaşımızın
vefat ettiği bir tren kazasında esirgeniyor.
Karakutu nerede, kimse
bilmiyor. Karakutu kimin elinde ve niçin onun elinde? Yargının elinde olması
lazım şu anda. Karakutu üzerinde oynandı mı oynanmadı mı, belli değil.
Değerli arkadaşlarım, bunlar,
hiçbir şekilde kabul edilemez tablolar. O gün, makinistlerin gözaltına
alındığını öğrendim, ilgililerin izniyle, savcılığın izniyle, makinistleri de
ziyaret edip, bir geçmiş olsun demek, durum hakkında bir bilgi almak istedim;
bir türlü makinistlerle temas kuramadık, bir türlü gerekli izni alamadık.
Sayın Adalet Bakanı
"elbette, niçin olmasın, sağlarız" diyor; ama, bir türlü, o görüşme
gerçekleştirilmiyor. Bir süre sonra öğrendik, aynı binadayız, makinistleri,
bizim bulunduğumuz binadan aldılar ve kaçırdılar. Makinistlerle görüşme, bir
geçmiş olsun deme, kaza hakkında bilgi alma olanağını bulamadık.
Değerli arkadaşlarım,
Van'da, Emniyet Müdürlüğünü birileri basıyor, orada gözaltına alınmış olan
kişiyi çekip çıkarıyor dışarıya ve 40 kilo eroini alıyor, götürüyor, kimsenin
gıkı çıkmıyor; oradaki güvenlik güçlerini, polisleri, komiserleri tokatlıyor,
tekmeliyor, darp ediyor, dövüyor, bir kişi elini kaldıramıyor, bir silah
patlamıyor, Emniyet Müdürlüğüne yapılan bu baskın ve o baskında gözaltına
alınmış birisinin kaçırılması, eroinin alınması gerçekleşirken Emniyet
Müdürlüğünden bir tek kişi buna tepki gösteremiyor, cumhuriyet hükümetinin bir
bakanı bu olayı gerçekleştiren zata telefon açıyor ve ona "geçmiş
olsun" diyor, o da "teşekkür ederim, olur böyle şeyler" diyor;
bu telefon konuşması yapılırken, bakan telefon açarken, bakanın yanında vali,
kendisine telefon açılan, baskını düzenleyen insanın yanında da Emniyet Müdürü
var -al gülüm, ver gülüm- bu manzara Türkiye Cumhuriyetinin içinde yaşanıyor;
Türkiye'de, Anamuhalefet Partisinin Genel Başkanı, 39 vatandaşımızın öldüğü bir
tren kazasında "şu makiniste geçmiş olsun diyebilir miyim, ona iki tane
soru sorabilir miyim" diye savcıdan izin istiyor "hayır,
soramazsın" deniliyor ve kaçırılıyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, bu,
olaylar karşısında takınılması gereken doğru ve sağlıklı tavır değildir. Her
kazadan sonra, elbette, bakanların istifa etmesi gerekmez; ama, ortada siyasî
sorumluluk varsa istifa gerekir. Kazanın sorumlusu, elbette, bakan olmak
durumunda değildir.
Şimdi neye tanık
oluyoruz, 39 kişi öldü, 2 makinist tutuklu. Yolu tamir ettiniz, yolda bir eksik
yok. Niye hızlı tren uygulamasına devam etmiyorsunuz?! Niye devam
etmiyorsunuz?! (CHP sıralarından alkışlar) İki haftadır, Türkiye'nin en önemli
demiryolu hattı tıkalı. İkinci Dünya Savaşında kapanmamıştı o hat; iki haftadır
kapalı!.. Niye kapalı allahaşkına?! Niye kapalı?!. Eğer, o olayın sorumlusu o 2
makinistse -o 2 makinist cezaevinde- 2 yeni makinisti koyunuz o trene, tekrar
başlatın da, bir görüverelim bakalım olabiliyor mu olamıyor mu?! Olamıyorsa, bu
neyi ortaya koyuyor; bu, suçluluğun itirafıdır, itirafı!.. (CHP sıralarından
alkışlar) İki haftadır, tren geçmiyor o demiryolundan; yol tamir edildiği halde
geçmiyor.
Hızlandırılmış Tren
Projeniz devam ediyor mu; yürürlükte mi; işleyecek mi? Niye işlemeyecek? Niye
işletmiyorsunuz? Niye işletmiyorsunuz canım; bu bir kaza idi, o 2 kişi idi onun
sorumlusu!.. Yok mu makinist buralarda?!
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Mevcut trenlerin hızlarını bile düşürdüler, 60 kilometreye indirdiler.
DENİZ BAYKAL (Devamla) -
Değerli arkadaşlarım, sevgili vatandaşlarım, değerli milletvekilleri; bakınız,
bu tablo, hepimiz için, ibret dolu bir tablodur. Buradan hepimizin almamız
gereken çok ciddî dersler var. Bakınız, bu manzaranın yanlışları bellidir.
Öncelikle, bu proje neye
yol açmıştır, kısaca bir hatırlayalım.
Elbette, 39 vatandaşımızı kaybettik, 4 vatandaşımız komada, 80 yaralı var. Bu
en büyük tablodur; ama, düşünün, iki haftadır bu demiryolu çalışamıyor;
Hızlandırılmış Tren Projesinin sonucudur. Hızlandırılmış Tren Projesinin
uygulandığı 4 Hazirandan 22 Temmuza kadar olan süre içerisinde demiryolları tam
kapasiteyle çalışılamaz hale gelmiştir. Hızlandırılmış Tren Projesi uygulanacak
diye, diğer bütün demiryolları çalışamaz hale gelmiştir. Tehirler artmıştır,
tıkanıklıklar artmıştır, mal intikal ettirme işi giderek güçleşmiştir ve şimdi,
iki haftadan beri, Çukurovaya hasada gidecek olan harman makineleri,
yüklendikleri vagonlarda beklemektedir, Silahlı Kuvvetler ihtiyaçlarını
gönderemez haldedir, Irak'a sevk edilecek olan mallar gönderilemez haldedir,
ekonomi ve ticaret, şu anda, bunun bedelini ödemektedir; yani, astarı yüzünden
pahalı bir iş olmuştur. Şu anda, yaşadığımız ekonomik ve malî bedel, olağanüstü
yüksek, trilyonlarca liranın kaybını ortaya koyduğu bir noktaya ulaşmıştır.
Hızlandırılmış tren uygulaması nedeniyle demiryollarının bakımı, burajı
yapılamaz hale gelmiştir; çünkü, Genel Müdür, hızlandırılmış trenin hiçbir
zaman sarı ışık görmemesi gerektiğini söylemiştir ve bütün trenler ona göre
devredışına çıkarılmıştır. Sadece bu yapılacak diye demiryollarının diğer
işleri askıya alınmıştır.
Buna yol açan yanlış
uygulamadan birisinin de demiryollarımıza kış aylarında yapılan müdahale olduğu
açıkça tespit edilmiştir. Kış koşulları içinde demiryoluna yapılan müdahalenin
daha sonra ciddî sıkıntılar doğurduğu açıkça herkesin bildiği bir gerçek
halindedir.
Değerli arkadaşlarım, bu
hızlandırılmış tren faciasında, makinist olan insan, ilk kez hızlandırılmış
tren uygulamasını gerçekleştirmiştir. Bir eğitim verilmiş midir; hayır, bir
eğitim yoktur. Bir hazırlık var mıdır; hayır, bir hazırlık yoktur. İlk kez
"geç" demişlerdir, göndermişlerdir. Kimseye de hızlandırılmış tren
uygulaması dolayısıyla özel bir eğitim verilmiş değildir.
Hızlandırılmış tren
uygulamasında deniliyor ki: "İşte, orada makinist hata yaptı; 80
kilometreyle gidecekti, 80 kilometreyle gitmedi." (AK Parti sıralarından
"118" sesi)
Evet, 118 kilometreyle
geçti. Değerli arkadaşlarım, ondan 200 metre önce 130 kilometreyle geçmesini
öngörmüşsünüz. Elimde raporlar var. Bilimadamları diyor ki: "Bu
demiryolunda 120 kilometrenin üzerindeki hız risklidir." 120 kilometrenin
üzerinde burada hız yapılmaz deniliyor. Siz, 130 kilometreyle, kaza yapılan
yere 200 metreye yakın noktaya kadar gidilebileceğini öngörüyorsunuz. Niye;
çünkü, hızlı tren!..
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN- Buyurun efendim;
toparlarsanız...
DENİZ BAYKAL (Devamla) -
Teşekkür ederim.
Niye; çünkü, hızlandırılmış
tren uygulamasının olabilmesi için orada 130 kilometre olması lazım. Orada 130
kilometre olursa, siz, beşerî bir takdirle, bir insanın takdiriyle, ondan
sonra, belli bir noktadan itibaren -183+100 metreden itibaren- birdenbire 80
kilometreye ineceğinin garantisini nasıl alabiliyorsunuz?! Kim sokabilir, nasıl
sokabilir?!
İşaret var mı; işaret
yok. Uyarı var mı; uyarı yok. Eğitim var mı; eğitim yok. Ben kitaba yazdım...
Sen, kitaba o 130 kilometreyi yazdığın anda, zaten, yanlışı yaptın.
Sonra, falan yerde şu
kadar olacak diyeceksin; 100 metre içerisinde bir noktada frene basılırsa kaza
olmayacak, 100 metre sonra basılırsa kaza olacak ve sen, yüzlerce insanın
hayatını, bu takdire, bu beşerî takdire bırakacaksın! Dünyanın her yerinde bu
konu -çok iyi biliyoruz- bilgisayar kontrollü elektronik, otomatik sistemlerle
götürülüyor. Bu var mı; hayır, o da yok.
Değerli arkadaşlarım,
bunların tümü yanlıştır, tümü siyasî takdir hatasıdır, hazırlık hatasıdır ve
dünyanın her yerinde de siyasetçiler, bu kadar açık siyasî sorumluluk
gerektirmediği halde dahi istifa ederler. Size, birkaç tane istifa örneği
vereyim. Mesela, 2002 yılında İngiltere'de bir kazada 7 kişi hayatını kaybetti;
10 Mayıs 2002 tarihinde 4 vagon raydan çıktı, 7 kişi hayatını kaybetti ve Ulaştırma
Bakanı Stephen Byers istifa etti.
1999 yılında
Hindistan'da, tren kazalarının sık sık meydana geldiği bu ülkede, Batı Bengal
Eyaletinde 2 Ağustos günü 2 tren çarpıştı. "Tren yolundaki ışıkların
çalışmaması nedeniyle bu kaza meydana geldi" iddiası üzerine, çok sayıda
kişinin de öldüğü bu kaza sonucunda Demiryolları Bakanı Nitish Kumar,
soruşturma bile açılmadan, anında istifa etti.
Yine, Hindistan'da 2
Aralık 2000 tarihinde 2 tren çarpıştı, 40 kişi öldü ve olayın ardından
Demiryolları Bakanı Mamata Banerjee, Başbakana bir mektup yazarak istifasını
sundu.
Mısır'da 20 Şubat 1988
tarihinde bir trenin üçüncü sınıf vagonunda bir patlama meydana geldi ve çok
sayıda kişi öldü. Şubat ayında bu kaza gerçekleşti; olaydan sonra, Başbakan
olay yerinde kazaya bir piknik tüpünün yol açtığını iddia etti. 20 demiryolu
çalışanı mahkemeye sevk edildi; ancak, yargıç "bana günah keçilerini
yollamayın" dedi ve 20 işçi ile makinisti serbest bıraktı. Hemen sonra
Ulaştırma Bakanı İbrahim El Demeiry ve Demiryolları Genel Müdürü Ahmet El Şerif
istifa ettiler. Mısır'da, değerli arkadaşlar!..
Çin'de 1988 yılında,
sinyal çalışmadığı için, benzin taşıyan bir tren ile bir yük treni çarpıştı,
bir kişi öldü, ancak, bu kaza aynı zamanda ülkede bir ay içinde meydana gelen
üçüncü kaza idi ve olayın ardından, Demiryolları Bakanı Ding Guangen görevinden
istifa etti.
Değerli arkadaşlarım, bu
olayların yaşandığı yerlerin hiçbirisinde kazanın siyasî boyutu, Türkiye'de
bizim 22 Temmuzda yaşadığımız kazanın siyasi boyutu kadar belirgin değildir.
Bu, tamamen siyasetin sonucunda ortaya çıkmıştır, gösteriş yapma hevesinin ve
demiryolları gibi uzmanlık gerektiren bir konuda, kendine yakın insanları,
belediyedeki çalışma arkadaşlarını ülkenin sorumluluğuna taşıma zihniyetinin,
"beden dilimizden anlayanlarla iş tutalım" anlayışının yol açtığı bir
faciadır. Çok açık gerçek budur.
Böyle bir facia
yaşanmışsa, buna siyaseten sorumluluk taşıyan insanların gereken saygıyı
göstererek görevlerini hemen, derhal boşaltmaları gerekir. (CHP sıralarından alkışlar)
Bu bir görevdir; bunu Sayın Bakanın takdir etmesini diliyorum. Sayın Bakanın
takdir etmediği görülüyor. Bu şartlar altında, herhalde, bunu Türkiye Büyük
Millet Meclisimizin değerlendirmesi gerekir. Partizanlık duygularının, bizim
adamımız, sizin adamınız anlayışının düşünülemeyeceği bir noktadayız.
Türkiye'de demokrasi varsa, hukuk devleti varsa, bu olay karşısında, bu
sorumluluğu taşıyan insana güvenoyu vermek ya da "güvenoyu verip vermemeye
gerek yok, bunu konuşmaya gerek yok" demek, bu olayın sorumluluğunu
paylaşmak demektir.
Bakınız, Sayın Bakan
tedirginlik içine girdi bir süre önce -kazadan bir hafta önce- ve herkes
şikâyetçi, herkes rahatsız; olay çıktı, çıkıyor, kokuyor, geliyor, belli. Bu
manzara karşısında, Sayın Bakan, bir miktar vicdanını rahatlatabilmek, bir çare
bulabilmek için bir toplantı düzenledi; toplantıya bilimadamlarını çağırdı;
demiryolcularını çağırdı ve bu arada da, AKP Grubundaki öğretim üyesi iki
değerli milletvekilini çağırdı; hep beraber konuştular. Daha sonra, Sayın Bakan
"o konuşmadan, o toplantıdan onay aldım" demeye kalkar gibi oldu,
başta o iki AKP'li milletvekili arkadaşımız "olmaz böyle şey" diye
tepki gösterdiler "biz onay vermedik, o toplantı onay toplantısı değil,
karar toplantısı değil" dediler. Diğer akademisyenler reddetti "biz,
böyle bir şey bildirmedik" dediler. Efendim, ben, o akademisyenlerin
bazılarından rica ettim; hızlandırılmış trene bindiler, yolda da telefon ettim
"nasıl gidiyor" dedim "iyi gidiyor" dediler; "e, canım, oldu bu iş." Böyle bir
iş olur mu?! Rica ederim... Ortada toplantı, söylenen görüşler... O iki AKP'li
arkadaşım, iki profesör "bu iş doğru değildir" diye kanaatlerini daha
sonra ifade ettiler. Şimdi merak ediyorum, o iki değerli arkadaşımız nasıl oy
verecekler bu olay karşısında?! Nasıl tavır takınacaklar?! "Biz
sorumluluğu üstlenmedik; ama, sorumluluğu taşıyanların üzerine gitmenin de
gereği yok" mu diyecekler?! Olabilir mi değerli arkadaşlarım?!
Bakın, bu, takdiri ilahî;
yani, kaza, Allah'ın takdiri yapacak bir şey yok anlamında değil. Bu takdiri
ilahî; neyin takdiri ilahîsi biliyor musunuz; bir süre önce, Sayın Başbakan
çıkmıştı "bu memleketi demir ağlarla ördük diye övünenlerin halini
görüyorsunuz. Neyi örmüşler allahaşkına?! Biz, o demiryollarını ayağa
kaldırıyoruz" diyordu ve "demir ağlarla vatanı ördük" diye
övünenlerle alay etmeye teşebbüs ediyordu. Bir o noktaya bakın, bir şimdi
geldiği şu noktaya bakınız; onu söyleyen Başbakan şimdi ne halde?! (CHP
sıralarından alkışlar) O insanlar, Türkiye'yi demir ağlarla örmeye çalıştılar;
Türkiye, yıllardır, seksen yıldır o demiryollarının üzerinde işini görüyor.
Siz, hızlandırılmış tren uygulaması yapacağız diyorsunuz, hızlandırılmış tren
uygulamasını o insanların ördükleri demir ağların üzerinde yapmaya
çalışıyorsunuz ve yapamıyorsunuz!
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz!
DENİZ BAYKAL (Devamla) -
Değerli arkadaşlarım, gerçekten ıstırap verici bir manzaradır; yani, geçmişe bu
kadar saygısız davranıp, dünyayı biz yeniden icat ediyoruz, keşfediyoruz
havasıyla yola çıkanların ne hale düştüklerini takdirinize bırakıyorum.
Ben, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin, bu konuya sorumluluk duygusuyla yaklaşacağını umut ediyorum ve bu
konuda, Meclisimizin, üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getireceğine,
getirmesi gerektiğine inanıyorum; eğer, Meclisimiz görevini yerine getirmezse,
Sayın Bakanı göreve çağırıyorum. Meclisimiz, şu nedenle bu nedenle, bu konuda
eğer görevini yerine getiremezse, Sayın Bakanın üzerine kişisel olarak çok
büyük bir sorumluluk düşüyor. Sayın Bakan, kimseyi üzmeden, yormadan, üzerine
düşeni kendisi yapmalıdır ve istifa etmelidir. Bu istifa, Türkiye'de insana
saygının olup olmadığının bir kanıtı olacaktır, bir sınavı olacaktır. (CHP
sıralarından alkışlar) Eğer, insana saygı varsa, insana değer vermek söz
konusuysa, bu noktada istifa etmeyeceksiniz de ne zaman istifa edeceksiniz?! 39
vatandaşımızın kaybı yetmiyor, kaç vatandaşımızın kaybedilmesi gerekiyor bu
istifa için?! Demiryollarındaki bir facia yetmiyor, başka nerede facia
arıyoruz; havayollarında mı arıyoruz, denizyollarında mı arıyoruz, nerede
arıyoruz?!
Değerli arkadaşlarım,
bilimadamlarından birisi, o toplantıda, çok güzel bir Konfüçyüs sözüne atıf
yapmış, demiş ki: "Bilenle dolaş, öğrenirsin; bilmeyenle dolaş,
öğretirsin; ama, sakın ha, bilgiyi bilmeyenle dolaşma." Bilgi, işin özü.
Türkiye'nin, büyük
deneyim sahibi, devlet adamı İsmet İnönü'nün, 1925 yılında, demiryolları
konusunun önde gelen bir sahibi konumundaki devlet adamı olarak, söylediği bir
sözü hatırlatarak sözlerime son vermek istiyorum: "Siyasette ve yönetimde
en zararlı şey, milletler ve toplumlar için telafisi en zor olan felaket, yarım
bilgili insanların yetki sahibi olmasıdır." İnönü'nün sözü bu. Herhalde,
ona, bir de şunu eklemek lazımdır. Eğer, o yetkili, yarım bilgili insanlar tam
bilgili insanlara tepki duyuyorlarsa, onları dışlıyorlarsa, işte, o ülkeler
için felaket kaçınılmaz olur. Allah Türkiye'yi
korusun.
Sevgiler, saygılar
sunuyorum. (CHP sıralarından ayakta alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Baykal.
İkinci söz isteği, AK
Parti Grubu adına, İstanbul Milletvekili Sayın Nusret Bayraktar'a aittir.
Buyurun Sayın Bayraktar.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 20 dakika.
AK PARTİ GRUBU ADINA
NUSRET BAYRAKTAR (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 22 Temmuz
2004 Perşembe günü Sakarya'nın Pamukova İlçesi sınırları içerisinde meydana
gelen elim tren kazası nedeniyle, Ulaştırma Bakanı hakkında, Cumhuriyet Halk
Partisinin talebiyle öngörüşmesini yaptığımız gensoru önergesiyle ilgili, AK
Parti Grubu adına konuşmak üzere huzurlarınızdayım; bu vesileyle, hepinizi
saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında,
Grubum ve şahsım adına taziyelerimi belirtmekte fayda mülahaza ediyorum.
Özellikle, bu tren kazasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralı
olanlara acil şifalar, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyor ve geçmiş
olsun temennilerimi iletmek istiyorum. Yine, başta, 22 Temmuzdan bu yana
karayollarında meydana gelen trafik kazalarında -yaklaşık 200 insanımız olmak üzere- rahmete kavuşanlar,
hayatını kaybedenler, yakınları ve yaralılar için de aynı temennilerimi
belirtirken, değerli insan, Grubumuzun mensubu, Kütahya Milletvekili
arkadaşımız merhum Halil İbrahim Yılmaz'ı da rahmetle yâd ediyor, yakınlarına
ve Türkiye Büyük Millet Meclisi camiasına başsağlığı diliyorum.
Ülkemiz, maalesef, 22
Temmuz 2004 tarihinde meydana gelen tren kazasının şokunu henüz atlatamadan,
karayollarında peş peşe meydana gelen daha elim, daha vahim, âdeta savaş alanı
gibi kazalara sahne olmuş, daha fazla can ve mal kaybına, binlerce kişinin
yaralanmasına ve bu tür kazaların sıkıntılarına sürekli maruz kalmışken,
üzülüyoruz ve izliyoruz ki, can ve mal kaybını en aza indirecek bir proje,
ulaşım ve taşıma vasıtası olan demiryollarındaki bir kazanın -ki, bu kaza, son
kaza- sebepleri ve gerçek boyutları anlaşılmadan, çarpıtılmak suretiyle, âdeta
siyasî rant ve hükümeti yıpratma aracı olarak kullanılmak istenilmesi, acıların
en yoğun olduğu ortamda bile ölü ve yaralılar üzerine siyaset yapmak
isteyenler, sanki... Tenzih ederim; ama, bu tür düşüncede olanlar var; olay,
sadece Meclis içinde, Muhalefet Grubunu ilgilendirmiyor; bu olay, kamuoyuna mal
olmuş ve kamuoyunu derinden yaralamış, hepimizi üzen son derece elim bir
olaydır. Bir insanın ölümünün dahi ne kadar önemli olduğunu bilen bir
anlayışla, bir kişinin ölümüne vesile olan insanların bütün insanların ölümüne
vesile olacak kadar mesuliyet içerisinde olduğunu; ama, aksine, bir insanın
kurtuluşuna vesile olan tedbir ve anlayışa sahip olan insanların da tüm insanların
kurtuluşuna vesile olacak anlamda olduğunu düşünerek söylüyorum. Olay, bu
bakımdan her kesimi ilgilendiriyor; ama, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, tüm
kamuoyu önünde bunların bir kez daha açıklığa kavuşturulabilme imkânının
bulunabilmesi aslında kayda değer önemli bir gelişmedir. Bu bakımdan, eğer
sükûnetle izleyecek, dinleyecek olursanız, konunun tümünü ayrıntılı olarak süre
içerisinde özetlemeye çalışacağım.
Böyle bir ortamda,
acıların en yoğun olduğu ortamda bile ölü ve yaralılar üzerinden siyaset yapmak
isteyenler, sanki, mal bulmuş Mağribî gibi yazılar, pankartlar... (CHP
sıralarından gürültüler)
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Çok ayıp, çok ayıp!..
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Müsaade edin.
Bakın...
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Çok ayıp!.. Yakışmıyor!..
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - ...ve çeşitli sözlerle, herkesçe başarısı ve samimî gayretleri
bilinen hükümetimizin iki yıllık fotoğrafı buymuş gibi...
HÜSEYİN BAYINDIR
(Kırşehir) - Burası mevlit okuma yeri değil; mevlit okuma!
NUSRET BAYRAKTAR -
(Devamla) - Bakın, iki yıllık fotoğrafı buymuş gibi, çarpıtıcı, gerçeği
yansıtmayan gayretin içinde olmaları üzüntü vericidir.
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Çok ayıp! Vicdanına sor önce, vicdanına!..
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Bu gayretin içinde olanları söylüyorum; sizler böyle bir gayretin
içerisindesiniz iddiasında bulunmuyorum. Onun için, olayı hep üzerinize
almayın.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; önce, projenin ne olduğunu bir kez daha gözönüne koymak
istiyorum. Bu proje hızlı tren mi; çok hızlı tren mi, yoksa, hızlandırılmış
tren mi. Neden hızlandırılmış tren ismi konuldu.
Sayın Baykal'ın
açıklamalarını dikkatle dinledim. Gerçekten, ılımlı, olumlu, gerçek
eleştirilerde bulundular.
"Hızlı tren",
"çok hızlı tren" ve "hızlandırılmış tren" terimi Türkiye'de
yoktu.
ALİ KEMAL DEVECİLER
(Balıkesir) - Dünyada yok, dünyada!..
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Neden "hızlandırılmış
tren" ismi konulduğunu biraz sonra açıklayacağım.
Bu, daha önceki
şekillerden de yavaşlandırılmış olan, 1960 yılı sonrasında çok daha yavaş hale
gelen... Önceden, bu güzergâhta ortalama hız 85 kilometre/saat iken, şimdi,
zaman kayıpları ortadan kaldırılarak, bazı yenileştirmeler, altyapı ve
değişimler yapıldıktan sonra, ortalama hızın 106 kilometre/saate çıkarılması gayretiyle,
75 dakikalık bir süre kazanımı projesidir ve bu Hızlandırılmış Tren Projesiyle,
her türlü tedbir alınarak, tren hattı, bakım, yenileme gibi işlemlere tabi
tutulmuş, çeşitli zaman kayıpları ortadan kaldırılarak, 6,5 saatlik hat, 5 saat
15 dakikaya indirilmiş. Güzergâh, 80 kilometre ile 140 kilometre arasında hız
şartlarına göre düzenlenmiş.
Kazanın vuku bulduğu
mahalde, eskiden de, şimdi de, hız sınırının 80 kilometre olduğunu ve
değişmediğini biliyoruz. Buradaki sistemin nasıl uygulandığı konusu,
Demiryolları Tüzüğü ve demiryolları uygulamalarında detay şekliyle biliniyor.
Asıl hızlı tren projesi, Ankara-İstanbul hattını 2,5-3 saate indirebilecek bir
projedir, bu proje çalışmaları devam ediyor.
Hızlandırılmış tren,
yaklaşık iki ay boyunca 165 sefer yapmış, o seferler esnasında fazla ses
çıkarmayanlar, daha önce ben bunu söylemiştim diyenler var; ama, daha önce
söylemiştim terimleri aslında hep geride kalıyor; ancak, kaza meydana geldikten
sonra, daha gür bir sesle, demiryolları hatırlanmış ve yitirilen canlar
üzerinden siyaset ve hamaset edebiyatı yapılırken, elli yıldan bu yana
demiryolları üzerindeki o susulan, tedbirsizliğin, sorunun ne şekilde
çözüleceği hususunda tartışmaların daha bilimsel yollarla dile getirilmesi
hususunda gereği yapılmamıştır.
Cumhuriyet Halk
Partisinin Sayın Genel Başkanının iddialarına ben de şöyle katılıyorum:
Bilimadamlarının büyük bir bölümü, gerçekten, iddiayla, bu iş böyle değildir
demişlerdir; doğrudur, konular, bilimadamlarının önünde olumlu ve olumsuz
yönleriyle tartışılır, konuşulur, görüşülür; ama, o bilimadamları olumsuz rapor
verirken, diğer yandan diğer bilimadamları, bu olumludur demişlerdir. Ne gibi;
tüpgeçitte olduğu gibi.
Tüpgeçidin tartışıldığı
yıllar yılı, bir bölüm bilimadamı deprem açısından uygun değildir demişlerdir.
Boğaz Köprüsü yapılırken aynı bilimadamları karşı çıkmışlardır; ama, diğer
bilimadamları olmasının daha faydalı olduğunu söylemişlerdir. Burada, depremde
de aynı konuda, bilimadamları, mutlak bir mutabakatla karar safhasına gelemezler.
Bu bakımdan, bilimin ve ilmin ışığı dışında hareketin yapılmasını, biz de,
hiçbir zaman tasvip etmiyoruz. Demiryollarının da böyle bir şeyi tasvip etme
lüksünün olmadığını, açık ve net ifadeyle tekrarlamak istiyoruz.
Bu konuların açıklığa
kavuşturulabilmesi için, hükümet, üzerine düşeni, şeffaf bir şekilde yapacağı
gibi, AK Parti Grubu olarak bizim de, konunun arkasında olduğumuzdan; her türlü tedbirin alınması, nereye, kime,
nasıl yansıyacaksa yansısın -konuyla ilgili ihmal varsa- her şeyin günyüzüne
çıkarılarak gereğinin yapılması hususunda üzerimize düşen görevi yapacağımızdan
kimsenin şüphesi olmasın.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
İşinize geldiği zaman "Avrupa Birliği" diyorsunuz!
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Cumhuriyet Halk Partisi tarafından verilen bu önergenin de,
geçerli, yeterli ve doğru bilgilerin temelinden yoksun olduğu kanaati bende
hâsıl oluyor. Bir teknik eleman olarak, mahallinde de bir inceleme yaptım. AK
Parti İktidarına ve başarısına karşı olan bazı kesimlerin iddialarına da
dayandırılmış şekilde gözüken önergeyle, bu gensoru önergesiyle ulaşılmak
istenilen amaç, sanki, 59 uncu hükümet tarafından, elli yıldan beri çivi
çakılamamış demiryollarına verilen önemin ve yatırımların önünü keserek
iktidarı yıpratmaktır.
Bütün bunlara rağmen, herkesin
iddialarını önemsiyoruz ve araştırmadan yana tavırlarını destekliyoruz.
Nitekim, gensoru önergesinin görüşülmesi, ihmal ve kusuru olanlarla ilgili
konuların araştırılması hususunda, AK Parti olarak, Mecliste çoğunlukla
bulunmamız, bu işin en önemli kanıtı ve ölçüsüdür.
Cumhuriyet Halk Partisi,
hükümetimize muhalif çevrelerin söylemlerini, iddialarını, kimi örgütlü
sendikaların bazı ifadelerini Yüce Meclise taşıma görevini üstlenmiştir; bu,
doğal hakkıdır, görevidir ve memnuniyet verici bir görevdir, saygı da
duyuyoruz, iyi de olmuştur. Neden iyi olmuştur; çünkü, olayın bütün vahametiyle
açıklığa kavuşturulabilmesine imkân sağlamışlardır; artı, bu çalışmaların yanı
sıra da, yoğun çalışma temposuna alıştığımız Türkiye Büyük Millet Meclisinin
yirmi günlük tatili sonrası bir araya gelmemize ve yeniden olayları
değerlendirerek, âdeta hasret gidermemize de vesile olmuşlardır. Teşekkür
ediyoruz.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Daha iyi şeylerde bir araya gelelim. Ayıp!.. Alay ediyorsunuz!
NUSRET BAYRAKTAR (Devamla)
- Kamuoyunca da açıkça bilindiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları
tarafından uygulamaya konulan proje, ilgili alternatif çalışmalar ve projeler
var olduğu takdirde hep kapıları açık tutmuşlardır ve daha güzel projelerin
ortaya çıkışı için gayretlerini sarf etmişlerdir.
Gensoru önergesinde, alt
ve üstyapıda gerekli iyileştirmeler yapılmadan hızlandırılmış tren seferleri
konulmuş olduğu iddia edilmektedir. Bu iddia doğru değildir. Bu tren kazası
vesilesiyle yapılan değerlendirmeler gösteriyor ki, Ulaştırma Bakanlığı,
hızlandırılmış tren seferlerine başlamadan önce, aylar süren hummalı
çalışmaları yürütmüş ve hükümetimizin politikaları ve hedefleri arasında yer
alan demiryollarının geliştirilmesi ve hızlı tren işletmeciliği gelişmiş ülkelerde
de önemini koruduğu ve tartışıldığı gibi, Türkiye'de de vazgeçilmesi mümkün
olmayan bir yaklaşım olduğu bilinci içerisinde çalışma yapmıştır.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Salih Neftçi'yi okumanızı tavsiye ederim.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Yıllarca, hiçbir yatırım yapmadığı için, alt ve üstyapısı ile çeken
ve çekilen araçlarını yenilemeyen TCDD, karşılaştığı işletme sorunlarını,
çözmek yerine, hep sorunları öteleyerek veya trenlerin hızlarını azaltarak,
yani, sistemi yavaşlatarak aşmaya çalışmıştır. Bu yanlış politikaların sonucu,
Devlet Demiryollarının, yolcu ve yük taşımalarındaki, ulaşımdaki payının yüzde
40'tan, yükte yüzde 4'e, yolcuda ise yüzde 2'lere kadar gerilemiş olarak,
yüzlerce trilyon zarar eden bir kurum olması hepimizi üzmektedir.
AK Parti Hükümeti göreve
geldiğinde, bu politikaların sürdürülebilir olmadığını görmüş ve bu olumsuz
gidişata son vermek için, pek çok projenin yanında, aslında ilk etapta
yavaşlatılmış olan, şimdi ise normale döndürme amacı taşıyan, ancak, kamuoyunda
daha iyi aktarılabilsin, anlaşılabilsin diye, "Hızlandırılmış Tren
Projesi" adı altındaki -bu ifade verilmiş- bu projeyle kolları sıvamış;
yani, bu bir gerçek.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Salih Neftçi'yi okuyun.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Bazı olayları anlatmak, aktarmak için, meşru olan isimleri
kullanmanın herhangi bir sakıncası yok. Halk hangi dilden anlıyorsa, neyi ne
şekilde tasvip ediyorsa, halkın dilinde konuşma ve uygulamanın suç olduğunu ben
hiç duymadım.
2003 yılı mayıs ayında,
kaybedilen zamanların bir kısmında, tasarrufa yönelik yapılması gereken
-Demiryolları tarafından yapılan inceleme, araştırma sonucu- projeler için
gerekli malzemeler ve her şey temin edilmiş, 15 Aralık 2003 tarihinden itibaren
altı ay süreyle, demiryolu, gündüzleri ulaşıma kapatılmış ve sadece bu hattın
iyileştirilmesi için 15 trilyon Türk Lirası harcama yapılmıştır. Traverslerin
değiştirilmesi, makasların değiştirilmesi, sinyalizasyon sistemlerinin
değiştirilmesi gibi konular, Devlet Demiryollarının bu konularla ilgili
yatırımını göstermektedir.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Rakamları da şaşırtıyorsunuz.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Bu çerçevede, yol güzergâhında, makas, ray ve traversler yenilenmiş
ve gereken tedbirler alınmış, iki aylık deneme süreçleri sonucunda, aslında, bu
tren hizmete sokulmuştur.
Kısacası, gensoru
önergesindeki iddiaların aksine, hızlandırılmış tren faaliyete geçmeden önce
gerekli ön hazırlıklar ve raporlar, aslında, enine boyuna hazırlanmıştır.
Teknik bilgi ve detayları Sayın Bakanımız vaktinin elverdiği ölçüde sizlere
aktaracaklardır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; önergede yer alan diğer bir iddia, hızlandırılmış tren
uygulamasının tren seferi başlamasından çok sonra, 13 Temmuz 2004 tarihinde
uzman heyet tarafından onaylandığıdır. Devlet Demiryolları geleneğinde, sürekli
olarak, saatlik, günlük, haftalık, aylık, yıllık periyodik raporlar ve
muayeneler hep yapılır; hem teknik açıdan hem ulaşım açısından. Dolayısıyla,
sefere konulan bu hizmetlerle ilgili sürekli raporlar hazırlanırken işin daha
sonrasında da raporların olumlu olduğu yönüyle araştırmaları yine detaylarda
görüyoruz. Vaktimin uygun olmadığı açısından, bu detayları, bu raporları
sizlere gösteremiyorum.
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
O raporları kim vermiştir?
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Ancak, şunun altını çizmek istiyorum: Devlet Demiryollarının bütün
çalışmaları uluslararası UIC standartlarına uygun olarak yapılır. Bütün dünyada
demiryolları aynı dili, aynı lisanı, aynı tekniği, teknolojiyi kullanırlar. Her
ne kadar gelişmiş dünya ülkelerinde, Japonya'da, Almanya'da, Avrupa'da daha
gelişmiş teknik ve teknoloji uygulanabiliyorsa dahi, aslında, sistem
itibariyle, prensipte aynı esaslara bizlerde de uyulduğunu ve yüzkırksekiz
yıllık geleneği olan, köklü, güçlü bir kuruluşun öyle sıradan bir yanlış yapmasının
mümkün olduğunu düşünmek mümkün değil.
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Hızlı trene yük treniyle geçmez.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Sinyalizasyon ve elektrifikasyon açısından neler yapıldığı, hangi
önlemlerin alındığı hususu da tutanaklarda gözükmektedir, görebiliyoruz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyetinin hiçbir kuruluşunun bilimi dikkate
almama gibi bir lüksü asla olamaz; hele hele Türkiye Cumhuriyeti Devlet
Demiryollarında bu görev daha da önemlidir; personeli, demiryolu konusunda
üniversitelerde ders okutmuş ve ders okutmaya devam eden bilimadamlarından
oluşmaktadır...
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Kaç tanesi öyle o personelin; Allah rızası için söyleyin!
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Şu anda dahi Devlet Demiryolları personeli üniversitelerde hocalık
yapmaktadırlar.
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Kimler?..
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Kaç tanesi öyle, örnek verin, örnek!..
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Türkiye demokratik bir ülkedir. Burada her şeyin kamuoyu önünde
açıkça tartışılması gayet doğaldır. Gerekli altyapı çalışmaları yapılmadan
hızlandırılmış tren seferlerine başlanıldığı iddialarında da bulunmak ve
tartışmak da doğaldır...
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
İslamda yalan günahtır.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) Ancak, böyle bir projenin uygulanmasında Devlet Demiryolları gibi
ciddî bir kuruluşun, bilimi dışlayarak hareket ettiği, önerilere kayıtsız
kaldığı iddialarına katılmak mümkün değildir. Gerekli bütün şartlar yerine
getirilmeden böyle bir projenin uygulamaya konulması düşünülemez. Nitekim,
bütün araştırmalarımız ve gerçekler açıkça gösteriyor ki, hızlandırılmış tren
seferleri başlatılmadan hazırlıkların önceden bitirildiği kanaatindeyiz.
HÜSEYİN BAYINDIR
(Kırşehir) - Bu başarınız mı?
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Ne yazık ki, 80 kilometre hızla geçilmesi gereken bir virajın
-yani, ben, kamuoyu tabiriyle kullanıyorum- 80 değil, 132 kilometreyle
geçildiği gözüküyor; ama "ne işaret levhası var ne de bu eğitim
verilmiş" diyenlere... Uzun yıllar makinistlik yapmış bu makineciler, 166
seferin hepsinde, aynı güzergâhtan 76 kilometre hızla, 79 kilometre hızla
geçmişlerdir. Onun tekniğinde de, kitabında da, eğitiminde de bunu görenler,
yıllar yılı böyle bir kazayı yapmadılar; ama, o gün nasıl oluyor da, buradan 80
kilometre yerine 132 kilometreyle geçiyor.
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Çünkü "130'la geçin" dediniz, o yüzden.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
4 Haziran-22 Temmuz... Hangi yıllar?!
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Bakın, size delillerin karartıldığı iddiasında bulunanlara karşı...
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Çarpılacaksınız!
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Biraz sonra, aslında, savcılık ve mahkemelerin ne yaptığı belli.
Bakın, karakutudan çıkan raporun sureti burada; bu hiçbir zaman tahribata
uğramayacak tarzda. 110 kilometre hızla...
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
Sizde ne arıyor o?! Sizde ne arıyor?!
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Sureti, sureti...
Burada görülüyor;
karakutunun özeti burada ve 110 kilometre gösteriyor; ama, skalasındaki 180
ile...
V. HAŞİM ORAL (Denizli) -
O raporun sizde ne işi var?! Savcılığın verdiği sizde ne arıyor?!
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - ...bu tablonun 150 kilometre arasındaki 30 kilometrelik fark,
hesapların yapılmasında...
BAŞKAN - Sayın Bayraktar,
bir dakikanızı rica ediyorum.
Sayın milletvekilleri,
burada, sayın hatibin konuşmasının Genel Kurulca anlaşılması noktasında önceden
ricalarımız oldu. Arkadaşlar, yerimizden laf atmak hoş bir manzara vermiyor;
dinleyelim. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Genel Başkan verilen süre
içerisinde rahatlıkla düşüncelerini aktardı. Rica ediyorum arkadaşlar...
Buyurun Sayın Bayraktar.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Bu teknik dokümanları
niçin anlatıyoruz; aslında bulgularla ilgili, teknik verilerle ilgili, işin
prosedürüyle ilgili bir gelişmenin bir parçası olduğunu bilerek ve biz, bu
konunun da teknik yönünü az çok bildiğimiz için, sizlerle de paylaşmak istedik.
110 kilometre gözüküyor;
ama, neden 132 kilometre diyenler vardır. Lokomotifin skalasında 180 kilometre
yazar; ama, bu diyagram 150 kilometreye göre hazırlanmıştır, aradaki 30
kilometrelik fark, 100'ün üzerinde yüzde 20'lik bir ilaveyi gerektirdiği için
-deneyler de bunu gösteriyor- 1,20'yle çarpılıyor -bilimadamları da aynı
noktada birleşiyorlar- ve 132 kilometreyle geçilirken ani fren yaptığı
noktasında herkes birleşiyor. Böyle bir yerden geçilirken, elbette, yaralı
olanlar da, telaş ve heyecan içerisinde, o virajda savrularak geçtiğinden
tereddütlerini belirtmiş olacaklar.
Değerli arkadaşlar,
önergenin bir diğer bölümünde, delillerin karartılması hususundaki iddiaların
tekrarlandığı görülüyor. Oysa, kazadan 25 dakika sonra, Pamukova Cumhuriyet
Başsavcısı olay mahalline intikal ediyor, jandarmayla birlikte olaya el
koyuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir dakikanızı
rica edeyim.
Buyurun.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Karakutu delilleri dahil, bütün delillerle ilgili her türlü
araştırma, savcılıkla birlikte, hukukî, yasal prosedürlerin içerisine giriyor
ve 24 Temmuz tarihinde de ilgili cumhuriyet başsavcısı bu konuyla ilgili basın
açıklamasını devam ettiriyor. Nitekim 3 Ağustosta, yani dün, bağımsız bilim
kurulu adına açıklama yapan değerli profesörümüz de, orada herhangi bir delil
karartılması ve kaybedilmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını; ancak,
seferlere başlanılıp başlanılmaması hususunda her şeyin bitmediğini, üç ay daha
araştırmaların yapılması gerektiğini söylüyor.
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Oraya mı gitmiş?!.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Bu konularda, üç ay içerisinde gelişecek olaylarda, biz de sizlerle
beraber olduğumuzu belirtiyoruz. Sorumlusu ve suçlusu çıktığı takdirde, Grup
adına bizlerin de, aslında -inanıyorum- hükümet adına Sayın Bakanımızın da
üzerine düşen görevi yapacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Yapamazsınız.
ÜNAL KACIR (İstanbul) -
Niye bu kadar neşelisiniz?!
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Siz, yargıda hesap vereceksiniz.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Değerli arkadaşlar, vaktim bittiği için işin detayına
giremeyeceğim; ancak, bir örnek olsun diye söyleyeceğim. Bu kaza Türkiye'de ilk
kez meydana gelmiş değil...
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
İlk kez...
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - ...dünyada da ilk kez meydana gelmiş değil. Sayın Baykal
anlattılar; en çok Hindistan'da tren kazaları olur; doğru. Avrupa'da olur.
Önümde bilgiler var. Ben, şurada, Avrupa'da, Almanya başta olmak üzere,
gelişmiş ülkelerde bile yüzlerce tren kazalarının özetlerini görüyorum. Yani,
1989 yılında Rusya'da 400 ölülü, 1998'de Almanya'da 100 ölülü, 2003 yılının
mayıs ayında yine Almanya'da 33 ölülü, Hindistan'da 800 ve 373 ölülü tren
kazaları hep vuku bulmuştur. Türkiye'de de geçmiş yıllarda ciddî kazalar olmuş.
Bu kazalardan birkaç tanesini şöyle söylemek istiyorum: 1957'de Yarımburgaz'da
iki yolcu treninin çarpışması sonucu 95 kişinin öldüğü bir kaza söz konusu
olmuş; olabilir.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Çarpışma... Çarpışma başka.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Altyapı eksikliği var mıydı orada?!.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - 1979 yılında, Sayın Baykal'ın da Kabinenin içinde olduğu bir
dönem... Aslında ben bunlara değinmek istemezdim; ama... (CHP sıralarından
"değin, değin" sesleri)
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Değin, değin.
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Müsaade ediniz... Değineceğim. Yani, her olayda, bahsettikleri
gibi, bir bakanın istifasına gerek yoktur; doğrudur. Hele hele, böyle acılı ve
sıkıntılı günlerde siyaset yapmanın, hamaset yapmanın yanlış olduğunu...
FERİDUN FİKRET BALOĞLU
(Antalya) - Yapıyorsunuz...
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - O vatandaşlarımızın gerek yaralılarının gerek ölülerinin arkasından
âdeta tedbir alma noktasında gereğini yapmayan hükümetler, siyasiler, kamuoyu
gelip de kuru kuru tartışmalar yaparsa, bunun sorumluluğunun altında hepimiz
kalırız. Bu bakımdan ben bu konulara değinmezken, hemen, bu olay olur olmaz,
muhalefet parti liderlerinin, işte hükümetin fotoğrafı budur, istifa etmelidir,
şudur budur diyerek darağaçlarını kurmaları ve gerekçeler ile neticelerin belli
olmadığı bir anda, ne olacağı belli olmayan bir ortamda kamuoyunun vicdanının
daha çok yaralanmasına, kafaların karışmasına, güven ve istikrarın bozulmasına
yönelik sözler bizi üzmektedir. AK Parti İktidarında fotoğraf bu ise, sormak ve
söylemek lazım; iki yıldan bu yana uygulanan politikalarla, ülkede enflasyonun
nerelere geldiğini, güven ve istikrarın nasıl sağlandığını, Avrupa Birliği
yolunda birlikte nasıl mesafe katettiğimizi, kalkınma hızının ve millî
gelirlerin nasıl olumlu yönde geliştiğini gördükten sonra, bu konularla ilgili
bir eksiklik gibi varsayılıyorsa -ki, biz onu kabul etmiyoruz; olduğu takdirde
gereği yapılacak- hemen istifa sözcüğünün doğru olup olmadığını tartışmak
lazım.
Nitekim, 4.1.1979'da,
Ankara-Esenkent'te iki yolcu treninin çarpıştığını ve 16 ölü, 112 yaralının
olduğunu, 9.1.1979'da, yine Ankara-Behiçbey'de iki yolcu treninin sinyalizasyon
hatası sonucu çarpıştığını ve 31 ölü, 81 yaralının olduğunu gördükten sonra,
siyasetüstü bazı siyasîler yanlış polemikler yaptıklarında, Türkiye Büyük
Millet Meclisinde, aynı şekilde, böyle yanlış siyasetin uygulanmaması
gerektiğini ve o dönemin Ulaştırma Bakanı Güneş Öğüt'ün de gerekli cevaplarla
araştırma önergesi ile gensoruya gerek kalmadığı hususundaki oylamalarda neler
yapıldığını; Sayın Deniz Baykal'ın da Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı olarak,
o hükümetin içerisinde olarak, bugünlere kadar geliniş serüveninde, aslında
geçmişi bizden çok daha iyi bildiği bilinci içerisinde, tabiî ki, muhalefet
etme anlayışı ve sorumluluğu içerisinde kamuoyunda bu olayların tartışılmasına,
açıklığa kavuşturulmasına katkı sağlayacaklardır; buna saygı duyuyoruz; ama,
bundan sonra, ille istifa edilecek, edilmeyecek konusunu tartışmak doğru
değildir. Şunu sormak gerekir: 1979'dan bu yana Devlet Demiryollarında nereden
nereye gelinebildi; yani, yük taşımacılığında, yolcu taşımacılığında,
tesislerde, raylarda, hangi yenilikler yapıld, ne kadar ödenek aktarıldı, nasıl
gelişmeler elde edildi?! İşte, ilk kez, Ulaştırma Bakanımız ve Hükümetimizin,
bu konularla ilgili gerekli tedbirlerinin, bir bütünlük içerisinde,
havayolunda, karayolunda, denizyolunda, gerek ÖTV indirimleriyle gerek yeni
filolara uçak takviyesiyle, karayollarında özellikle duble yollarla ilgili
uygulamalarının ne kadar samimî ve doğru projeler olduğunu söylemeden geçmek
mümkün değil.
Değerli arkadaşlar, son
olarak, Sayın Başbakanımız, bu ülkeyi demir ağlarla örmeye karar veren
cumhuriyetin kurucularının peşinden gidiyor ve cumhuriyet hükümetleri içinde
demiryollarına en çok önemi verdiğini icraatlarıyla ispatlıyor. Sayın
Başbakanımız, demir ağlarla donatılmış veya donatılmaya çalışılan ülkeyle ilgili
istismar edenleri eleştiriyor aslında; istismarı eleştiriyor, icraatı
destekliyor ve icraattan yana bir tavır takınıyor.
Değerli arkadaşlar, sürem
bittiği için, biliyorum, şu anda çok daha fazla konuşma şansım yok.
Son olarak şunu söylemek
istiyorum: Yirmi yılda 11 milyar dolar gibi bir para yutan demiryollarının
rehabilitasyonu ve hızlı tren gelişmeleriyle ilgili çalışmaları yürüten
Ulaştırma Bakanımızın gayret ve çalışmalarını biz takdirle izliyoruz. (CHP
sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar [!]) Bu güzel çalışmaları
devam ettiği süre içerisinde aynı desteğimiz devam edecektir; ama, herhangi bir
sorumlu kişi varsa, o kişilerle ilgili ilk görevi de kendilerinin yapacağı
hususunda kuşkumuz da yoktur.
Son sözüm şu: Sayın
Baykal "bu bir ilahî tecellidir" dediler; doğrudur.
HÜSEYİN BAYINDIR
(Kırşehir) - Binali Yıldırım'ın trene baktığı gibi derler...
NUSRET BAYRAKTAR
(Devamla) - Bu bir kazadır. Birilerinin ihmali veyahut yanlışlığı olmuştur.
Bunun teknik donanımdan değil, yönetim hatasından, hız sınırını aşmasından
kaynaklandığı kanaatindeyiz; ama, kesin kanaatler üç ay sonra oluşacaktır.
Fakat, şunu söyleyeyim: Ülkemiz güzel, icraatlarımız güzelliklerle dolu;
iktidarımız ve partimiz güzel. Güzelliklere ne derler; "Allah sizi kem gözden saklasın"
derler. (CHP sıralarından gürültüler) Vatandaş böyle der. İşte, bu olay,
aslında kem gözlerin bir nazarıdır, ilahî tecelli bu şekilde tecelli etmiştir.
Allah bir daha böyle kazaları ülkemiz ve milletimize yaşatmasın diyor; hepinize
saygılar, sevgiler sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyoruz Sayın Bayraktar.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Kürsüden kaçmayalım, konuşalım...
ALGAN HACALOĞLU
(İstanbul) - Bu kafayla daha çok can yakarsınız.
BAŞKAN - Hükümet adına
Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım söz istemiştir.
Buyurun Sayın Yıldırım.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 20 dakikadır.
Değerli arkadaşlar, rica
ediyorum, hatibi hep beraber dinleyelim.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Sadece biz değil, ülke dinliyor Sayın Başkanım.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 22 Temmuz 2004
Perşembe günü Pamukova'da meydana gelen ve 38 yurttaşımızın hayatını
kaybetmesiyle sonuçlanan kazayla ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun
Ulaştırma Bakanı hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesi üzerine
Hükümetimizin görüşlerini açıklamak için huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Sözlerime başlarken, bir
süre önce vefat eden milletvekilimiz Halil İbrahim Yılmaz'a Allah'tan rahmet
diliyorum. Ayrıca, bu kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet,
yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Her şeyden önce,
gensoruya konu olan tren kazası hakkında kasıtlı olarak kamuoyunda oluşturulan
bilgi kirliliğinin giderilmesine fırsat tanıdığı için, Cumhuriyet Halk Partisi
Grubuna özellikle teşekkür ediyorum. AK Parti Grubuna da, bu önergeye müspet
yaklaşıp destek verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Birazdan göreceğiz Sayın Bakan!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Olayın kamuoyuna yansıma şekline, yazılanlara,
konuşulanlara, zaman zaman insaf ve hakkaniyet ölçülerini aşan eleştirilere
cevap vermek üzere huzurunuzda değilim. Milletimin vekillerine ve onları bu
yüce çatı altına gönderen aziz milletimize seslenmek istiyorum; zira, kamu
vicdanı, en önemli hakem olarak bütün uygulamalarımızın en yakın takipçisidir.
Sözlerimin başında,
kamuoyunun bu konunun takipçisi olması gerektiğini bir kez daha talep ediyorum.
Sonuçları ne olursa olsun, gereğinin yapılacağı konusunda halkımız hiç tereddüt
etmemelidir. 22 Temmuz akşamı meydana gelen tren kazasında hayatını yitiren
vatandaşlarımızın acısını, hepimiz, hâlâ yüreğimizde hissediyoruz.
Bir trafik kazasında, bir
uçak kazasında, bir gemi kazasında neler yapılır; tabiî ki, kazaya derhal
müdahale edilir, ölenler ve yaralananlar tespit edilir, ölü sayısının artmaması
için yaralılar üzerinde gerekli tıbbî tertibatlar alınır, teknik yardımlar
ulaştırılır; kKazada ölenler için insanlık görevi neyse, devletin görevi neyse
onlar yapılır, yaralananların tedavileriyle meşgul olunulur, yakınları teskin
edilmeye çalışılır, yaralar sarılır, acılar dindirilmeye çalışılır. Bütün
bunlar yerine getirildikten sonra da, o kazanın sebepleri araştırılır; kazada
hatası, kusuru olanlar tespit edilir, kazanın insanî boyutu, teknik boyutu,
idarî boyutu incelenir.
Pamukova'da meydana gelen
kazada da, devlet organları, Bakanlık olarak biz de bunlarla ilgilendik; ancak,
biz bunlarla ilgilenirken, bazı siyasîler, ne yazık ki, bu kazadan siyasî çıkar
elde etme gayreti içerisine girmişlerdir. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Hiçbir
kaza, hiçbir olay, hiçbir insan ölümü siyasî çıkar sağlamanın malzemesi
olmamalıdır.
Ulaştırma araçlarında
kazalar insanlığın ortak sorunudur. 1997 de trafik kazalarının 100 üncü
yıldönümüydü ve yüz yıl içerisinde dünyada 26 000 000 insan trafik kazalarında
hayatını kaybetti. Savaşlarda bile bu sayıda insan kaybı olmamıştır. Bu
bakımdan, kazalar, bugün insanlığın ortak bir sorunudur ve mutlaka çözüm
bulunmalıdır.
Kimse kaza olmasını
istemez değerli arkadaşlar; ancak, hepimiz biliyoruz, karada, denizde,
demiryollarında meydana gelen kazaları tamamen yok etmek mümkün değildir.
Alınan bütün önlemlere ve teknolojideki olağanüstü gelişmelere rağmen, ne yazık
ki, dünyanın hiçbir yerinde kazaların önüne geçmek mümkün olmamıştır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; yine, ülkemizde 5 000'e yakın vatandaşımız trafik kazalarında
her yıl hayatını kaybediyor, 100 000'e yakın vatandaşımız yaralanıyor.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Göreviniz ne Sayın Bakan...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - 2002 yılı sonu itibariyle -buraya özellikle dikkatinizi
çekmek istiyorum değerli milletvekilleri- karayolunun ülke taşımacılığımızdaki
payı yüzde 94'e ulaşmıştır; geri kalan yüzde 6'lık orana ise, hava
taşımacılığı, deniz taşımacılığı ve demiryolu taşımacılığı sıkışmıştır. Elli
yıllık ihmalin bizi getirdiği nokta budur. Bir kere bunun tespitini yapmamız
lazım.
M. CEVDET SELVİ
(Eskişehir) - Onun için mi hızlandırdınız?!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Bu dengesizliğin sürdürülebilme imkânı yoktur. Bunu gören
Hükümetimiz ve Bakanlığımız, karayollarındaki yükü azaltmak ve ulaşım modları
arasında yeniden dengeyi kurmak için süratle çalışmalara başlamıştır. Bu amaçla
bilim adamlarından oluşturulan 20 kişilik bir çalışma grubu ulaşım ana planı
çalışmalarını başlatmış, çalışmaların birinci raporu çıkmış, ikinci raporu da
ağustos ayında bitmiş olacaktır. Amaç, ulaşım modları arasında denge sağlamak,
deniz, hava, demiryolu taşımacılığının birbirini tamamlar nitelikte uyumlu
gelişimini sağlamak ve karayoluyla entegrasyonunu geliştirmektir.
Denizyolu taşımacılığının
payını artırmak için, yine, bu Yüce Parlamento, Özel Tüketim Vergisini
sıfırlayarak sahillerimiz arasındaki deniz taşımacılığına çok önemli teşvik
vermiş ve bunun akabinde de, sadece bir şirkette, İDO'da, ilk altı ay
içerisinde 4 500 000 yolcu, 300 000 araç taşınmıştır. Yapılan bu
düzenlemelerle, geçen yıla kıyasla 1 000 000'dan fazla yolcu, 80 000'den fazla
araç karayolundan alınarak, deniz yoluna kaydırılmıştır. Bunun,
karayollarındaki yükü ve trafik kazalarını ne ölçüde azalttığını takdirlerinize
sunuyorum.
Diğer yandan, değerli
milletvekilleri, karayolundaki yükü ve yine trafik kazalarını azaltmaya yönelik
olarak, havayollarında Bölgesel Uçuş Projesini başlattık.
ALİ KEMAL DEVECİLER
(Balıkesir)- Kazaya gel kazaya!..
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla)- İç hat taşımacılığında Türk Hava Yollarının yanı sıra, özel
havayolu şirketlerine de uçuş izni verilmiş ve birtakım vergiler indirilmiş,
havaalanı servis ücretleri indirilmiş, 20 Ekim tarihi itibariyle de, iç hat
taşımacılığında özel sektörün çalışmasına imkân verilmiştir. Bu şekilde, 1 000
000'un üzerinde insanımız havayoluyla taşınmış ve Türk Hava Yolları da bilet
ücretlerini indirmiş; böylece, 70 000 000 ilâ 80 000 000 liraya ülkenin her
tarafına uçma imkânı sağlanmıştır. Sadece üst gelir gruplarının değil, sıradan
vatandaşımızın da havayoluyla seyahat etmesine imkân sağlanmıştır.
ALİ KEMAL DEVECİLER
(Balıkesir) - 129 000 000 uçaklar, 80 000 000 değil.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Yine, Karayolu Taşıma Kanunu elli yıl aradan sonra
çıkarılmış, sektöre giriş disiplin altına alınmış, meslekî saygınlık, malî yeterlilik
ve ülke, Avrupa Birliği normlarına uygun bir karayolu taşıma mevzuatına
kavuşturulmuştur.
ALİ KEMAL DEVECİLER
(Balıkesir) - Daha bu sabah geldim, 129 000 000.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, izninizle -raylı sistemde neler yapılmıştır- olaya
gelmeden önce, demiryollarımıza bir göz atalım.
Karayolunun ülke
taşımasındaki payını düşürerek, trafik kazalarını azaltmanın yegâne yolu raylı
sistemin geliştirilmesine bağlıdır. Alınan mesafeyi belirlemek için, nereden
hareket edildiğinin çok iyi bilinmesi lazımdır. Demiryollarına, hepinizin
bildiği gibi, elli yıldır hiçbir ciddî yatırım yapılmamıştır. Ben, burada,
Cumhuriyet Halk Partisinin, tek partili dönemde, 1946'ya kadar, öncelikli
sektör kabul edip demiryollarına yaptığı yatırımları da sizlere hatırlatmak
istiyorum; bunu da takdir ediyorum.
Mevcut rayların günlük
bakımı, onarımı ihmal edilmiş, karşılaşılan sorunlar sürekli ertelenmiştir.
Buraya dikkatinizi özellikle çekiyorum değerli arkadaşlar; 1950'de
demiryollarının yük taşımacılığındaki payı yüzde 75, yolcu taşımacılığındaki
payı yüzde 45; bugüne geliyoruz, yük taşımacılığında yüzde 4,5; yolcu
taşımacılığında yüzde 2,3.
Hükümetimiz, göreve
geldiğinde, doğrudan 523 trilyon lira zarar eden, verilen sübvansiyonlarla
zararla 900 trilyonu bulan bir demiryolu sistemi devralmıştır. Bu durum,
milletimize ve ülkemize yakışmadığı gibi, sürdürülebilir bir durum da değildir.
O halde, ya kapatacaksınız ya da çağdaş dünyanın gereğini yerine
getireceksiniz.
Cumhuriyetin kuruluşuyla
demiryollarına verilen önem, daha sonra tamamen ihmal edilmiştir. Elli yıldır
milletin hafızasına kazınmak istenen bu gündemi değiştirmek niyetiyle biz yola
çıktık. İstedik ki, tren hiç gecikmesin; istedik ki, demiryollarımız çağın
ihtiyaçlarına cevap versin, saatte 250 kilometre hız yapan yüksek hızlı trenler
yanında bizim trenlerimiz 40 kilometre hızla gitmesin; istedik ki,
demiryollarımızla ulaşım kolaylaşsın; istedik ki, demiryollarında iyileşmeyle
karayollarında meydana gelen ölümlü trafik kazaları bir nebze azalsın ve
istedik ki ülkemizin seksen yıllık sevdası yeniden canlansın.
Değerli arkadaşlar, işte,
bunun için, 2002 yılında demiryollarına 111 trilyon ayrılmışken, bizim
dönemimizde 2003 yılında 423 trilyon, 2004 yılında 951 trilyon yatırım ödeneği
ayrılmıştır. Bu, toplam ülke yatırımlarının altıda 1'idir. Böylece, 1946
döneminden bu tarafa demiryollarımız yeniden öncelikli sektör haline gelmiştir.
Yıllardır demiryollarını geliştirmek için hiçbir iş yapmayan, trafik
kazalarında ölenlerin vicdanî sorumluluğunu taşımayan, idarecilerin sadece
yaptıklarından değil yapmadıklarından bile sorumlu olduklarını bilmeyen ve de
sorumlu tutmayan bir sistemde rasgele yöneticilik yapmış, hiç hizmet
yapmadıkları için millet tarafından tasfiye edilmiş kişilerin, bu kaza sonrası,
demiryolu üzerine konuşma yapabildiklerini de gördük, kendilerinin
yapamadıklarını yapanlara karşı nasıl bir husumet ve garez duygusu
taşıdıklarına şahit olduk.
Devlet ve millet bir
olduğunda bu memleketin çözülmeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bu düşüncede olan
Hükümetimiz, hiçbir dönemde olmadığı kadar, raylı sisteme destek vermiştir.
İçinde bulunduğumuz çağ, ulaşımda, demiryolu çağı olarak adlandırılmıştır.
Raylı sistemi gelişmiş ülkeler, gelişmişlik düzeyini yakalamışlardır. Bu
düşünceyle, raylı sistemde, ülkemiz için, çağdaş medeniyetin üzerine çıkmak
için yaptığımız bazı projeleri kısa kısa sizlerle paylaşmak istiyorum.
Birincisi,
Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresini 3 saat 10 dakikaya düşürecek Hızlı
Tren Projesinin inşaatına başlanılmıştır.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Daha yeni mi başladınız Sayın Bakan?!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Burada, Sayın Baykal'ın bir tespitini ben de paylaşmak
istiyorum. Ülkemizde veya dünyada hızlandırılmış tren diye bir kavram, bir
mefhum yoktur. Bu doğrudur; ama, ülkemizdeki demiryolu sisteminin de dünya
literatüründe yeri yoktur. (AK Parti sıralarından alkışlar) Çünkü, dünyada
trenlerin ortalama konvansiyonel hızları 140 ilâ 160 kilometre iken, Türkiye'de
ortalama tren hızı 55 kilometredir. Böyle bir tren tanımı da, ne yazık ki,
dünyada yoktur.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Orası ağlama duvarı değil, gereğini yapın Sayın Bakan.
ALİ KEMAL DEVECİLER
(Balıkesir) - Neden yürüttünüz o zaman Sayın Bakan?!
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Vicdanen rahat mısınız Sayın Bakan?!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - İkinci proje, İstanbul'un Avrupa ve Asya Kıtasını deniz
altından bağlayacak ve 2008 sonunda hizmete girecek tüpgeçit, Marmaray
Projesidir. Bu iki projenin toplam bedeli 3 milyar doların üzerindedir.
Değerli arkadaşlar,
üçüncü yaptığımız iş, rehabilite ederek, üstyapı, cer, tesis, diğer işletme
imkânlarını iyileştirerek kullanmak suretiyle taşıma süresini kısaltmak için
yapılan çalışmalardır.
Şimdi, ülkemizde,
demiryolunda ben de varım diyebilmek için, gelişmiş dünya ülkeleri arasında
demiryolunda biz de varız diyebilmek için 20 tane proje var. Ben, zamanınızı
almamak için bunları okumuyorum. Bu 20 proje için on yıl süreye ve 20 milyar
dolara ihtiyaç var.
ATİLA EMEK (Antalya) -
Kazaya gel, kazaya... Hızlandırılmış treni dinleyelim Sayın Bakan.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Bu projelerin, tabiî ki, ülke kaynakları, ülkenin ekonomik
şartları ortadayken, yapılması çok kolay değildir. Onun için, alternatif finans
modelleriyle bunların gerçekleştirilmesi yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Kazaya gel Sayın Bakan.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şimdi, devam eden projeleri geçiyorum.
Sivas-Divriği yük
taşımacılığında blok tren uygulaması, sanayi bölgelerine konteyner terminalleri
yapılması, TÜLOMSAŞ'ta, TÜVASAŞ'ta yerli vagon imalatı yapılması ve...
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Daha Pamukova'ya gelemediniz Sayın Bakan, çok yavaş gidiyorsunuz.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Demiryollarımız yavaş.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Siz de çok hızlısınız!
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Olayla ilgili bilgi verin Sayın Bakan.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bütün idarî ve teknik çalışmalar
sonucu, demiryolları etkin işletmecilik anlayışına kavuşturulmuştur. Bunun
sonucu, 2003 yılına göre, 2003 yılında anahatlarda yolcu taşımacılığı yüzde 36
artmış, gelirleri yüzde 31 artmıştır; yük taşıması yüzde 20 artmış, gelirleri
yüzde 41 artmıştır; limanlardaki yük elleçlemesi yüzde 14,5 artmış, gelirleri
yüzde 24 artmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Süre bitti, hâlâ Pamukova'ya geleceksiniz Sayın Bakan.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Sayın Bakan, o trene kaç defa bindiniz?
BAŞKAN - Sayın Bakan, bir
dakikanızı rica ediyorum.
Değerli arkadaşlar,
doğrusu söyleyecek bir şey bulamıyorum. Rica ediyorum arkadaşlar... Konuşma
yeri bu kürsüdür, usule göre söz ister
konuşursunuz, yerinizden laf atmayın lütfen. (AK Parti sıralarından "Bravo
Başkan"sesleri, alkışlar)
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Sayın Başkan, Sayın Bakan konuyla ilgili bir şey söylesin.
BAŞKAN - Efendim,
cumhuriyet hükümetinin bir bakanı size bilgi veriyor, bize bilgi veriyor,
milletimize bilgi veriyor; bu bilgiye ihtiyacımız var; beğeniriz, beğenmeyiz...
Rica ediyorum arkadalar, lütfen...
HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)
- Bu, bilgi mi Sayın Başkan?! Biz buraya bakanın istifasını almaya geldik.
BAŞKAN - Bakın, Sayın
Tiryaki, Sayın Bodur, sizi ikaz ediyorum, bir daha bu müdahaleyi yapmamanız
için rica ediyorum.
Buyurun Sayın Bakan, siz
Genel Kurula hitap edin.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Yapılan bu çalışmalar sonucunda, Devlet Demiryollarının
2002 yılına göre reel zararı yüzde 21 oranında düşürülmüştür. Bunun parasal
bedeli 130 trilyondur.
İşte, bütün bunlar
"siyasî atama, yandaş" diye suçlanan yönetim kadrosunun başarısıdır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; şimdi, sizlere, milletimize gensoru önergesine konu olan
Hızlandırılmış Tren Projesiyle ilgili Devlet Demiryolları, Bakanlığımız ne
yaptı, ne yapmadı, bunları, teker teker, bütün detaylarıyla anlatacağım.
BAŞKAN - Efendim, mümkün
olduğu kadar özetlerseniz memnun olurum. Süreyi ona göre belirledik.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Öncelikle şunu belirtmemiz lazım: Bütün ülkelerde normal
tren, konvansiyonel tren süratleri 150-160 kilometre. Ülkemizde, 1960 yılında,
İstanbul-Ankara hattında ortalama hız 120 kilometredir; ancak, bugün, 55
kilometreye gerilemiştir. Bunun nedeni, yol yenileme çalışmaları yıllar boyunca
yapılamamış; çeken, çekilen araçlardaki eksiklikler giderilememiş ve işletme
sorunları hep ötelenmiştir. Hatta, otuz kırk yıldır, Nusaybin-Cizre'de olduğu
gibi yüz yıldır bakımı yapılamayan yollar mevcuttur.
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Sayın Bakan, iki yılda neler yapıldı, onlardan bahsedin.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, yol yenileme, mevcut sistemi iyileştirme
çalışmalarıyla, tren ortalama hızını 100 kilometreye çıkarmak hedeflenmiştir.
Bandırma-İzmir-Ankara-Kayseri-Sivas hattında da, bu yönde 1 500 kilometrelik
yolda çalışmalar halen devam etmektedir.
İstanbul-Ankara yolunda
yapılan çalışmalar: Aralıksız beş ay süreyle, bu hat gündüzleri trafiğe
kapatılmış. Kamuoyunda "hızlandırılmış tren" diye anılan, aslında,
normal hızına yaklaştırılmış trenler, Haziran 2004'te seferlerine başlamıştır.
Şimdi, belki, şu soru
sorulabilir: Neden, bu trenin adı hızlandırılmış tren diye anıldı? Eğer, bir
sistemde, işletme sorunlarını çözemiyorsanız ve hep öteliyorsanız, bu yüzden
hızlarınız gittikçe düşüyorsa, bunları giderip trenin hızını artırıyorsanız
veya daha doğru deyişle seyahat süresini azaltıyorsanız, o zaman, tabiî ki, bir
hızlandırma söz konusudur. O bakımdan, yapılan iş, toplam seyahat süresinin
6,5-7 saatten 5 saat, 5 saat 15 dakikaya indirilmesidir.
Bununla ilgili neler
yapıldı, şimdi, sizlere, bunların izahını teker teker vereceğim.
2003 Mayıs ayında,
inceleme, araştırma, hazırlık çalışmalarını takiben, bütün malzemeler temin
edildi. Aralık 2003 tarihinden itibaren de, Ankara-İstanbul hattı, kesintisiz,
beş ay süreyle gündüzleri trafiğe kapatılarak çalışmalar yapıldı; hatta, 185
adet makas yeni makaslarla değiştirildi, makaslara giriş hızındaki tahditler
kaldırıldı ve böylelikle, toplam seyahat süresinden 44 dakika tasarruf
sağlandı.
Avrupa ülkelerinde de
uygulanan, makasların doğru yoldan geçiş tahdidi -az önce söyledim- yapılarak,
livrede belirtilen hızlarda geçişine imkân tanındı.
Deverler kontrol edildi.
Dever dediğimiz şey, virajlarda savrulma kuvvetine karşı iç ve dış raylar
arasındaki kot farkıdır. Bunlar, oradan geçiş hızına uygun olarak tamamen elden
geçirildi, uygunsuzluk olan kısımlar varsa bunlar giderildi.
Bir şey daha yapıldı; bu
uygulamada, dar kurplarda, yani dar virajlarda, 500 metre yarıçap ve daha küçük
virajlarda kesinlikle hız artırımına gidilmedi; yani, önceden hangi hız
uygulanıyorsa, bu uygulamada da aynı hızın uygulanmasına önemle riayet edildi.
Hattın üstyapısının
tamamında yol makineleri takım olarak çalıştırılarak yol geometrisi kontrol
edildi; hatta, uluslararası normlara uygun travers ve betonlar kullanıldı.
Can ve mal güvenliği ile
seyrüsefer emniyeti bakımından, hattaki 178 adet hemzemin geçidin, taşıtlar ve
yayalar tarafından kullanım yoğunluğu dikkate alınarak, 75 adedi kapatıldı;
geriye kalanların 12 adedinin, ray devreli, flaşörlü ve diğerlerinin de bekçi
yerleştirmek suretiyle emniyet tedbirleri alındı; 44 adedi bekçili ve
bariyerli, 44 adedi ise bekçili hale getirildi.
Hat üzerinde, geçiş yapılan
yerlerde ihata çalışmaları yapıldı. Bugüne kadar yapılan ihata çalışması 28
kilometre olup, halen bu çalışmalar devam etmektedir.
Yol kontrolünde görevli
personel, günlük, haftalık, aylık şekillerde, sürekli olarak, MPV-7 denilen
otomatik yol kontrol makinesiyle sık sık kontroller yaptı.
Elektrifikasyon,
sinyalizasyon sistemleri, yolun geometrisine bağlı olarak, hat boyunca, bu
seferlere uygun hale getirildi.
Çeken-çekilen araçlar,
bilhassa vagonlar tamamen yenilendi veya revizyondan geçirildi, lokomotifler
elden geçirildi ve ondan sonra sefere konuldu.
Sonuç olarak, 80 teknik
eleman, 602 işçi, 8 adet makineyle, beş aylık bir çalışma sonunda, 185 makas
değişimi, 293 ray değişimi, 5 743 adet travers değişimi, 2 835 adet termit
kaynağı, 472 adet dolgu kaynağı, 450 adet makine kaynağı, 1 159 690 metre buraj
işlemi, yani bağlantı elemanı, 308 adet makas burajı, 12 590 metre balast işi,
60 815 adet küçük malzeme değişimi, 1 525 810 metre balast regajı, 497 160
metre sıkıştırma yapılmak suretiyle, kaza olan bölge de dahil, hattın tamamında
her türlü yenileme, bakım yapılmış, yol iyileştirilerek, trenin normal süratine
yaklaşık süratle seyredebileceği, bir raporla tespit edilmiştir.
Bütün bu yapılan
çalışmalar sonunda makas geçişlerinden 44 dakika, geniş kurp, düz yollar ve
hemzemin geçitlerin kontrol altına alınmasından 50 dakika, istasyon sayılarının
azaltılmasından 6 dakika tasarruf sağlanmış, toplam 100 dakika tasarruf
sağlanmış ve bunun da 75 dakikası seyir süresine yansıtılmak suretiyle, seyir süresi
6,5 saatten 5 saat 15 dakikaya düşürülmüştür. İşte, hızlandırılmış tren öyküsü
budur; yani, bazı zaman kayıplarını azaltmak suretiyle seyahat süresinin
düşürülmesi, bu projenin özünü teşkil etmektedir.
Sayın Başkan,
yaptıklarımız bunlardır. Peki, yapmadıklarımız nedir; tabiî, yapmadıklarımız da
var. Hayatında livre dahi görmemiş kişiler gibi, livrenin nasıl okunacağı
hakkında çıkıp ahkâm kesmedim. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmadık; yerli
veya yabancı uzmanlar raporlarını hazırlamadan kaza hakkında peşin yargıya
varmadık, yargısız infaza gitmedik. Daha önceki yetkililer gibi "böyle
gelmiş, böyle gitsin" demedik. Her sorun çıktığında, sorunu ötelemedik,
çözüm için üzerine gittik. Yüzkırksekiz yıllık geleneği olan demiryolu
çalışanlarına güvensizlik göstermedik. En az 1 685 saatlik bir eğitimden
geçirildikten sonra makinist görevini üstlenen personelimize
"eğitimsizdir" demedik.
Yeri gelmişken,
demiryollarında görev yapan 1 843 makinist ile 501 yardımcı makinistin
eğitimleri hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.
Makinistler en az
endüstri meslek lisesi mezunu olmak durumunda ve bu vasıflarla kuruma giren her
personel 240 saat hazırlama stajı, 390 saat yardımcı makinist kursu, 175 saat
tamamlama stajı olmak üzere 805 saatlik bir eğitimden sonra yardımcı makinist
olmakta ve iki sene yardımcı makinist olarak çalıştıktan sonra da tekrar 280
saat makinistlik stajı, 300 saat makinistlik kursu, 300 saat makinistlik
stajını tamamlayarak toplam 880 saat eğitim almaktadır.
Değerli milletvekilleri,
22 Temmuz günü 1 elektrikli lokomotif, 4 pulman, 1 yemekli vagondan müteşekkil,
toplam 234 yolcu, 11 personeliyle Haydarpaşa'dan saat 18.00'de -zamanında-
kalkan Yakup Kadri treni Pamukova'nın Mekece mevkiinde saat 19.43 sularında
183+387 kilometrede 345 metre yarıçaplı virajda yoldan çıkmıştır, deray
olmuştur. Kazada maalesef 37 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 81 vatandaşımız
yaralanmış, halen 11 vatandaşımızın hastanelerde tedavisi sürmektedir. 1'i
dışında hepsinin durumu iyidir. Kaza sonrası en kısa sürede ilkyardım ve
kurtarma ekipleri kaza mahalline intikal etti. Yaklaşık 1,5 saat içinde de,
kazadan etkilenenlerin tamamı hastanelere taşınmıştır. Burada bu çalışmalara
katılan herkese bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Kazanın muhtemel
sebepleriyle ilgili olarak birçok kişi tarafından, medya aracılığıyla yapılan
değerlendirmelere dayanarak, oluşturulan henüz hiçbir rapor olmazken, çeşitli
spekülasyonlar yapıldı. Ömründe "deray, livre, kurp, dever" gibi
terimleri duymayan kişiler, kırk yıllık demiryolu uzmanı kesilmiş gibi
açıklamalar yaparak kamuoyunda bilgi kirliliğine neden olmuşlardır. Bu
değerlendirmelerin aslının astarının olmadığı, bugün elimize gelmeye başlayan
uzman raporlarında da görülmeye başlamıştır. Milletimiz, bir kere daha, bilgi sahibi
olmadan fikir sahibi olanların yanıldığına tanık olmuştur.
Değerli Başkan, değerli
üyeler; Genel Başkan Sayın Baykal'ın konuşmasında dile getirdiği, bu projenin
siyasî iradenin tepeden yön vermesiyle kararlaştırıldığına ilişkin bir beyanı
var, bir iddiası var. Burada şunu söylemek istiyorum. Elimde 2001 ve 2002 yılı
Yüksek Denetleme Kurulu raporları var. 2001 yılı raporuna göre, mevcut altyapı,
cer, tesis ve diğer işletme imkânlarının daha verimli, etkin kullanılarak
toplam taşıma sürelerinin kısaltılması gerekir. Bizim yaptığımız, altyapının
iyileştirilerek kayıp zamanların giderilmesidir.
Bir kez daha şunu ifade
etmek istiyorum. Meydana gelen kazanın olduğu yerde bütün trenlerin uymaları
gereken hız 80 kilometre/saattir, bunun adı ister hızlandırılmış olsun ister
normal tren olsun ister yük treni olsun ve bu bölgede, dolayısıyla,
hızlandırılmış tren uygulamasından dolayı bir kaza meydana gelmemiştir. Bu
gerçek, en temel gerçektir. Eğer bu tren kazası, düz bir yolda, dümdüz bir
yolda, tren yüksek hızla, müsaade edilen hızın üzerinde bir hızla gitseydi,
traversler parçalansaydı, raylar yerinden oynasaydı, bu kaza olsaydı, o zaman
bu kaza, hızlandırılmış tren kazası olarak adlandırılabilirdi. Bu gerçeğin, bu
temel hakikatin bir kez daha kamuoyunca bilinmesi gerekir; ben bunu ifade etmek
istiyorum.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Makinistleri yargısız infaz ediyorsun, mahkûm ediyorsun!
BAŞKAN - Sayın Bakan,
toparlar mısınız.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Diğer taraftan, yine, Sayın Genel Başkanın... Mine Kanatlı
adlı bayanın noter kanalıyla bir ihbarname gönderdiği ve hızdan dolayı duyduğu
rahatsızlığı belirttiği doğrudur. Ancak, bu bayan, Başkent Ekspresi adlı normal
trenle seyahat etmiştir, hızlı trenle seyahat eden bir yolcu değildir. (AK Parti
sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Özrün kabahatinden büyük!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, bu bir gerçek. Ben, bir
yanlışı düzeltiyorum. Hızlı trenle seyahat etmemiştir; normal trenle seyahat
eden bir yolcunun, duyduğu huzursuzluğu idareye bildirmesidir. Bir yanlışı
düzelttim; sadece onu söylüyorum.(CHP sıralarından gürültüler) Demek ki...
NAİL KAMACI (Antalya) -
Önlemini al!..
BAŞKAN - Değerli
arkadaşlar, rica ediyorum...
Sayın Bakan, konuşmanızı
tamamlar mısınız.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Peki efendim; toparlıyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
üyeler; şimdi, biz kaza sonrası yaptığımız basın toplantısında bir şey
söyledik. Bakın, demiryollarının yüzkırksekiz yıllık tarihinde kazalara nasıl
müdahale edileceği, neler yapılacağı belli ve bunun yüzlerce, binlerce
uygulaması var. Bu uygulamada, Demiryolları, 640 sayılı kendi İç Yönetmeliği
vasıtasıyla kaza yerine heyetlerini gönderiyor, raporlarını tutuyor ve hemen
demiryolu ulaşıma açılıyor.
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Delilleri yok ediyorsunuz!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, oraya da geliyorum.
Ancak, biz, bu kazada,
çok fazla şey söylenildiği için, bilimadamlarının uyarılarına kulak asılmadı
denildiği için ve binbir türlü spekülasyonlara yol açıldığı için, farklı bir
uygulama yaptık. Dedik ki, Demiryolları yine raporlarını tutsun,
araştırmalarını yapsın; ama, bunun yanı sıra, bağımsız bir bilim kurulu da
olayı incelesin, tespit etsin; yabancı ülkelerin bilimadamları, uzmanları
gelsin, bunlar da tespitlerini yapsın. Bunun yanı sıra, tabiî, savcılık, ölümlü
bir kazadır, olaya doğal olarak el koymuştur ve 25 dakika sonra da olay yerine
savcı intikal etmiştir. Savcının 24 Temmuz tarihli açıklamasında, delillerin
karartılmasının söz konusu olmadığı beyan edilmiştir.
Şimdi, demokratik hukuk
sisteminde, işinize geldiği zaman yargıya güveneceksiniz, işinize gelmediği
zaman yargıya güvenmeyeceksiniz; böyle bir şey yok! (AK Parti sıralarından
alkışlar)
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Onu siz yapıyorsunuz Sayın Bakan!..
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Devletin savcısı, eğer "burada delil karartma
yok" diyorsa "burada herhangi bir problem yok" diyorsa, buna
herkesin saygı duyması lazım.
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Gerçekleri saptırıyorsunuz Sayın Bakan; raporlar var; "deliller
karartıldı" diye bilirkişi raporları var.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
İstanbul Barosu "var" diyor.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Bunun dışında, ben, devletin adlî kurumlarının
söyleyeceğini esas alırım değerli arkadaşlar.
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Adlî kurumları söylüyorum ben de size; bilirkişi heyeti, mahkeme heyeti
"deliller karartılmış" diye rapor vermiş.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Danıştay kararı var...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Değerli arkadaşlar, diğer bir konu da makinistlerin...
MEHMET SEVİGEN (İstanbul)
- Sabaha kadar neredeydiniz Sayın Bakan?! Biz, o insanların yanındaydık, siz
sabaha kadar neredeydiniz?!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - ... Sayın Genel Başkana...
BAŞKAN - Değerli
arkadaşlar, eğer siz izin verirseniz, yerinizden konuşmakta ısrar etmezseniz,
Sayın Bakan sözlerini tamamlayacak.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
21 dakika oldu...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Sayın Genel Başkan... Sayın Genel Başkan...
BAŞKAN - Rica ediyorum;
böyle bir usulümüz yok. Herkesin yerinden istediği gibi konuştuğu şeklinde, bu
Parlamentoda usul yok; rica ediyorum arkadaşlar.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) -...makinistlerin kendilerine gösterilmediği, görüşmesine
izin verilmediğini dile getirdi. Sayın Baykal hukukçudur, ben hukukçu değilim.
Gözaltındaki insanlarla nasıl görüşüleceğinin usul kanununda yeri yordamı
bellidir; ben, orada, savcının tasarrufunun yorumunu yapacak değilim; çünkü,
bunu, Sayın Baykal da savcı da en iyi şekilde bilmektedir.
Değerli arkadaşlar,
şimdi, bilimadamlarının uyarılarına kulak asılmadığı yönünde çok önemli
vurgular yapıldı; bu, çok önemli bir konu ve hakikaten, bu kazayı çok daha
önemli yapan da bu husustur. Şimdi, o değerli bilimadamımızın, Yıldız Teknik
Üniversitesindeki bilimadamımızın zaman zaman uyarılar yaptığı doğrudur...
ALİ RIZA BODUR (İzmir)-
Aydın Bey...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Bu uyarılar üzerine, kendisiyle temasa geçilmiş ve
kendisinden destek de istenilmiştir; ama, bu, bir türlü gerçekleşmemiştir.
Fakat, uygulama başladıktan sonra, 4 Temmuz 2004 tarihinde uluslararası bir
toplantı olan Dünya Ulaştırma Araştırma Konferansındaki açış konuşmasından
sonra, kendisiyle görüştüm ve davet ettim; diğer bilimadamlarını da davet
ettik. Ankara'da, Ulaştırma Komisyonu Başkanı ve ulaştırma konularında uzman
milletvekillerimizin de katıldığı bir toplantı organize edildi; toplam 13 kişi
katıldı. Ben, bu toplantıda yoktum; ama, keşke olsaydım diye düşünüyorum.
Şimdi, bu toplantının 40 sayfa tutanağı var. Bu toplantı, bir karar toplantısı
değildir, proje hakkında yapılan çalışmaları bilimadamlarına, uzmanlara anlatma
toplantısıdır. Peki, buradan ne sonuç çıkmıştır; buradan çıkan sonuç şudur: Bu
bilimadamımız hariç -bu, fikrini muhafaza etmiştir- diğerleri "bu proje
iyi bir girişimdir, düzgün bir projedir, takip etmeli; ancak sürekli kontrol
edilmelidir" demişlerdir ve toplantı böylece bitmiştir, bunun gereği de
yapılmıştır. Kaldı ki, bu sayın bilimadamımızın öngördüğü 4 maddelik işlem var;
biz, bu 4 maddenin hepsini yapmışız; bunun detayları var; burada, 2 klasör
bunun detayı var; ben, bunları, siz ne zaman isterseniz sizinle paylaşmaya hazırım.
TUNCAY ERCENK (Antalya) -
Sayın Bakan, "bu kaza olmadı" de, çık işin içinden!..
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, dolayısıyla, bilime, bilimin ışığına kapalı olmak,
bunları reddetmek diye bir şey mümkün değildir.
Değerli arkadaşlar...
BAŞKAN - Sayın Bakan,
sürenizi çok aştınız...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Efendim, toparlıyorum. (CHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Arkadaşlar, rica
ediyorum...
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Süresi 20 dakikaydı, eksüre 24 dakikaya çıktı.
BAŞKAN - İşte, Başkanlık
gereğini yapıyor.
Buyurun efendim.
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, tabiî, tren yolu neden sefere açılmadı; bu soru da
önemli bir soru. Bir yanda delil karartma iddiası var, bir yanda demiryolunun
hemen açılması; başka sıkıntıların da getirileceği düşünülmüştür ve onun için,
ilk gün de dediğimiz gibi, uzmanların raporlarının ortaya çıkması ve izin
vermeleriyle başlayacağız demişizdir...
ZEKERİYA AKINCI (Ankara)
- 1 saat de konuşsanız gerçekleri değiştiremezsiniz...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - ...çünkü, demiryolu ulaşıma açılabilir, problem yok, ilk
gün de açılabilirdi; ancak, bu hassasiyeti dikkate alarak... Bundan sonra,
demiryolunun seferleri başlayacaktır. Dün, bu bağımsız kurul "demiryolu
seferleri başlayabilir" diye açıklamasını yapmıştır. Devlet Demiryolları,
o yolu da henüz yapmamıştır. Şimdi, süratle yapacak, birkaç gün içerisinde
açıklayacaktır. Ayrıca, Almanya'dan, Kore'den, İspanya'dan ve Hollanda'dan ilk
raporlar çıkmıştır. Savcılığın bilirkişi araştırması halen devam etmektedir.
Diğer yandan, İstanbul Barosunun talep ettiği, sulh mahkemesinde istediği
bilirkişi de çalışmalarını sürdürmektedir; görüldüğü gibi, olayın beş koldan
takibatı sürmektedir.
Şimdi, bunların sonuçlarının
bir kısmı çıkmıştır, bir kısmı yakında ortaya çıkacaktır; hatta, bunların bir
kısmı, kamuoyunda, gazetelerde yer almıştır; ama, ortak bir kanaat var,
raporlara baktığımızda iki noktaya vurgu yapılıyor; bir, yolun altyapısı ve
üstyapısında problem yok, geometrisinde bozukluk yok, çeken-çekilen araçlarda
sorun yok. Bu, ortak bir kanaattir. Demek ki, orada yoğunlaşılan nokta, bir hız
aşımı olduğu yönündedir; ama, olay bütün boyutlarıyla değerlendirilecek, çıkan
raporları da kamuoyuyla paylaşacağız.
Haa "Bakan istifa
etsin..." Şimdi, Sayın Genel Başkanım, Bakan ilk gün şunu söyledi: Bu işin
araştırılması yapılsın, gerçekler ortaya çıksın, benim ne sorumluluğum varsa...
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Sen yaptırıyorsun...
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Ben yaptırmıyorum, yabancı uzmanlar yapıyor.
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
Kim seçiyor o uzmanları?!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Bağımsız kurullar yapıyor, savcılık yapıyor, mahkeme
yapıyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Şimdiye kadar, Devlet
Demiryolları, sadece kendi yaptığı araştırmaları beş koldan yaptırıyor. Bu,
Türkiye'de bir ilktir, bizim şeffaflığımızın da bir delilidir, bir
göstergesidir değerli arkadaşlar. (AK Parti sıralarından "Bravo"
sesleri, alkışlar)
HÜSEYİN GÜLER (Mersin) -
Sayın Bakan, vicdanınız rahat mı, geceleri rahat uyuyor musunuz?!
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Ben, tekrar, bu kazadan dolayı hayatını kaybeden
insanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
K.KEMAL ANADOL (İzmir) -
Cinayet!.. Kaza değil, cinayet!..
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Onların yakınlarının duyduğu acıyı bizim duymamız mümkün
değil. Ne kadar üzülsek, onların acısını hissedemeyiz...
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Üzül üzül otur orada, istifa etme!..
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ
YILDIRIM (Devamla) - Ancak, şunu da söyleyeyim ki; başından beri, bu işle
ilgili her türlü sorumluluğu almışım ve bundan sonra da, yaptığım bütün işlerin
arkasındayım. Bunun doğuracağı sonucu da memnuniyetle kabul etmeye hazırım.
Bu duygularla, yüce
milleti, yüce halkımızı saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
K. KEMAL ANADOL (İzmir) -
İstifa et...
BAŞKAN - Teşekkür
ediyoruz Sayın Bakan.
İSMET ATALAY (İstanbul) -
Sayın Başkan, tutumunuz hakkında söz istiyorum.
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri...
İSMET ATALAY (İstanbul) -
Sayın Başkan, yarım saatten fazla konuşturdunuz, tutumunuz hakkında söz
istiyorum.
BAŞKAN - Buyurun efendim,
yerinize oturun lütfen.
İSMET ATALAY (İstanbul) -
Söz istiyorum efendim...
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Hollanda Parlamentosu üyesi Türk asıllı iki milletvekili,
Sayın Coşkun Gürüz ve Sayın Nihat Eski, Genel Kurulumuzu teşrif etmişlerdir.
(Alkışlar)
Kendilerine Yüce Meclis
adına hoş geldiniz diyorum.
Sayın milletvekilleri,
Sayın Ağar, İçtüzüğün 60 ıncı maddesine göre, yerinden kısa bir söz isteğinde
bulunmuşlardır; Başkanlığımızca uygun görülmüştür.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) -
Sayın Başkan, soru sormak istiyorum.
BAŞKAN - Efendim, söz
isteği daha önce, zatıâlinizden önce yazılı olarak yapılmıştır.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) - Ama, ben, İçtüzüğün 60 ıncı
maddesine göre soru sormak istiyorum.
BAŞKAN - Sayın Ağar, kısa
bir açıklama rica ediyorum.
Buyurun Sayın Ağar.
MEHMET KEMAL AĞAR
(Elazığ) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye'yi onbeş günden bu yana
çok yakından ilgilendiren bir konunun görüşmesi tamamlanmış gözüküyor; ancak,
kabul etmek gerekir ki, bu kadar süreyle bu kadar detaylı bir konu kamuoyu
önünde yeterli ölçüde aydınlığa kavuştu mu? Umut ve tahmin ediyoruz ki, bu
görüşmelerin yapılması, müspet oylar verildiği takdirde, Danışma Kurulu kararı
gereğince, önümüzdeki cumartesi günü devam edegelecektir.
Ben, bir konunun üzerinde
durmak istedim. Sayın İktidar Partisi sözcüsü ve Sayın Bakanın zorluğunu anlamamak
mümkün değil. Ancak "meseleyi, muhalefet partileri bunu bir siyasî rant
haline çevirdiler" sözünü yanlış bir söz olarak anladığımı ifade etmek
istiyorum.
Türkiye'de, burada
siyaset yapmayacaksınız, milletin talebi üzerine, vatandaşın arzusu üzerine
olay yerine gitmeyeceksiniz, insanlarla hayatı paylaşmayacaksınız, bilim ve
teknolojinin net ve açık ikazlarına rağmen böylesine emirle yapılan bir iş
sonunda ortaya çıkmış bir facia var olduğunda siz orada olmayacaksınız da ne
zaman olacaksınız; bunun çok açıkça bilinmesi lazım ve bu konuyla ilgili siyasî
takip de elbette devam edecektir.
Burada sormak isterim;
ateşin düştüğü yeri, yanan yürekleri bu konuşmalar tatmin etmiş midir?! Vicdanî
bir rahatlama söz konusu olmuş mudur?! Haklarını size helal etmişler midir?!
Bunu, ben şahsen, bu ailelerden tahkik etmeye devam edeceğim.
Bir diğer konu da, Sayın
İktidar Partisi sözcüsü, yine "enflasyon düştü, hükümetin başarıları, kem
gözlerin nazarı" dedi, Allah ülkemizi nazardan korusun. Eğer bu konuda
tartışmayı arzu ediyorsanız, bir genel görüşme yaparız; enflasyonun düşmesi
yanında cari açığı, 40 derece sıcakta kuyruklarda Toprak Mahsulleri Ofisine
buğday satmaya çalışan çiftçiyi, köylüyü, işçiyi, emekliyi, işsizi, hep
beraber, hazır Meclis açılmışken, kapatmayız, görüşürüz; üzümü, pamuğu, tütünü,
inciri, her şeyi oturur görüşürüz; millet nezdinde kimin haklı, kimin başarılı
kimin başarısız olduğu belli olur. Elbette ki, Türkiye'de her hükümetin
başarısı herkesi memnun eder; ama, ortada, birtakım eksikler ve noksanlar
varsa, hazır Meclis açılmışken ve millet ıstırap içerisindeyken Türkiye'nin her
tarafında, Yüce Meclisin çatısı altında bunlar tartışılırsa, zannederim ki daha
iyi olur.
Son olarak ifade edeceğim
bir konu, 3 Kasım öncesi ve sonrasıdır. Farklı bir siyaset anlayışı var olduğu
için, geçmişte bu çatı altında olan birçok siyasî parti bugün yok. Bunu
bilerek, anlayarak, siyasette yeni bir dönemin, düzenin başladığını ifade eden
İktidar Partisinin bilmesi lazımdır ki, aynı bakış açısı içerisinde, geçmiş
dönemlerde de üstü örtülen soruşturmalar, farklı şekilde kalkan parmaklarla
kamuoyundan kaçırılan manzaralar, sizin oturduğunuz sıralarda sizin oturmamanız
sonucunu doğurabilir. Bu ihtimal gözden ırak tutulmaksızın, farklı bir siyaset
anlayışını var ettiğinizi ifade ediyorsanız, o zaman, mutlak şekilde buna
müspet oy kullanmak suretiyle, milletin gözünün önünde bu tartışmaların daha
açık ve seçik olarak yapılması gerekiyor. Tarihte var olan olaylardan ders
almak, tekerrürü önlemek içindir. Zannediyorum ki, yeni, şeffaf ve gerçek
anlamda vatandaş taleplerine uyan siyaset anlayışını var etmek, hepimizin temel
görevi olmalıdır.
Saygılar sunuyorum
Başkanım. (DYP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Ağar.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) -
Sayın Başkan, söz istedim ve ışığım yanıyor. Söz değil, soru sormak istiyorum
zaten, İçtüzüğün 60 ıncı maddesine göre.
BAŞKAN - Efendim,
İçtüzüğe göre böyle bir usulümüz yok.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) -
Usulümüz var efendim.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) -
Buradaki düğmeye basarak söz istedim ve ışığım yanıyor. Söz değil, soru sormak
istiyorum.
BAŞKAN - Sayın
Coşkunoğlu, bu, bir gensoru. Gensoruda, Anayasanın ilgili maddesine göre, kimin
ne şekilde konuşabileceği açık ve net. Başkanlığımız, Anayasa ve İçtüzüğe bağlı
olduğuna göre, böyle bir soru sorma usulü yoktur.
Teşekkür ediyorum.
OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak) -
Sayın Başkan, burada açık ve net; görüşmeler genel hükümlere göre yapılır.
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, bir hususu açıklamak istiyorum. Bu görüşmeler başladığında,
kimlerin, ne kadar süre içerisinde konuşabileceğini Genel Kurula arz ettim ve
bu arada da, gensoru önergesinin sahibi olarak Cumhuriyet Halk Partisi Sayın
Genel Başkanının konuşmasında herhangi bir kesinti olmadı. Diğer konuşmada da
süreye herhangi bir engelim olmadı.
DENİZ BAYKAL (Antalya) -
Sayın Başkan, 10 dakika konuştum; bilseydim süreyi 2 katına çıkarırdım.
BAŞKAN - O sizin
takdiriniz.
Sayın Bakan, işin tekniği
itibariyle süresini elbette aştı,
Başkanlık da kendisini ikaz etti.
Bu bakımdan, Başkanlığın,
usule aykırı herhangi bir tutumu olmamıştır.
ALİ RIZA BODUR (İzmir) -
Süre 2 kat artacak; usulsüzlük olmayacak?!..
BAŞKAN - Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım hakkında (11/1) esas numaralı gensoru önergesinin gündeme
alınıp alınmayacağı hususundaki görüşmeler tamamlanmıştır.
Gensoru önergesinin
gündeme alınıp alınmayacağı hususunu oylarınıza sunacağım; ancak, oylamanın,
açıkoylama şeklinde yapılmasına dair bir önerge vardır.
Önergeyi okutup, önerge
sahiplerinin Genel Kurulda olup olmadıklarını arayacağım.
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan (11/1)
esas numaralı, 22 Temmuz 2004 tarihinde Pamukova'da meydana gelen ve 38
yurttaşımızın yaşamlarını yitirmesiyle sonuçlanan kazaya neden olan
"hızlandırılmış tren" olarak adlandırılan uygulamayı, mevcut altyapı
eksiklikleri tamamlanmadan başlattığı iddiasıyla Ulaştırma Bakanı Binalı
Yıldırım hakkındaki gensoru oylamasının açıkoylamayla yapılmasını arz ve teklif
ederiz.
BAŞKAN - Şimdi, önerge
sahiplerinden ismini okuduğumuz arkadaşlarımız, lütfen Genel Kurulda
olduklarını bildirsinler.
Ali Topuz?.. Burada.
Önder Sav?.. Burada.
Eşref Erdem?.. Burada
Kemal Anadol?.. Burada.
Haluk Koç?.. Burada.
Erdoğan Kaplan?.. Burada.
Haşim Oral?.. Burada.
Halil Tiryaki?.. Burada.
Ali Oksal?.. Burada.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu?..
Burada.
Atila Emek?.. Burada.
Osman Kaptan?.. Burada.
Birgen Keleş?.. Burada.
Muharrem Eskiyapan?..
Burada.
Mehmet Işık?.. Burada.
Teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri,
açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.
Açıkoylamanın elektronik
oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)-
Sayın Başkan, oylamanın şeklini izah eder misiniz?
ALİ TOPUZ (İstanbul) -
Oylamanın şeklini, ret ve kabulün ne anlama geldiğini açıklar mısınız?
BAŞKAN - Değerli
arkadaşlar, arkadaşlarımızın bir ikazı var.
Ulaştırma Bakanımız
hakkında -biraz önce detaylarını dinledik, tartıştık- bir gensoru önergesi
verilmiştir. Önergenin gündeme alınıp alınmaması hususunda elektronik cihazla
oylama yapacağız.
Şimdi, bu gensoru
önergesinin gündeme alınmasını kabul edenler kabul oyu kullanacak, kabul
etmeyenler de ret oyu kullanacak. Bu bakımdan, bu bilgiler dahilinde oylama
yapacağız.
Oylama için 5 dakika süre
vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden
yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy
pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Ayrıca, vekâleten oy
kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını,
oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy
pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Oylama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
oylama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verilen (11/1) esas
numaralı gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması hususunda yapılan
açıkoylama sonucunu arz ediyorum:
|
Kullanılan oy sayısı: |
493 |
|
Kabul : |
171 |
|
Ret: |
319 |
|
Çekimser: |
1 |
|
Mükerrer |
2 (X) |
Böylece, gensoru
önergesinin gündeme alınması kabul edilmemiştir.
Sayın milletvekilleri,
olağanüstü toplantıyı gerektiren konu üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
1 Ekim 2004 Cuma günü
saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.
Hepinize hayırlı günler
diliyorum.
Kapanma Saati : 17.46
(X) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın
sonuna eklidir.