DÖNEM
: 22 CİLT : 57 YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
116 ncı Birleşim
15 Temmuz 2004
Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK
ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMA
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün,
canlı hayvan kaçakçılığının ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkilerine ve
alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı
2.- Sakarya Milletvekili Süleyman
Gündüz'ün, Marmara depreminin 5 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması
3.- İstanbul Milletvekili Ali Rıza
Gülçiçek'in, Hacı Bektaş Veli'yi anma, kültür ve sanat etkinliklerine, Hacı
Bektaş Dergâhı çevre düzenlemesinin altyapı çalışmalarının tamamlanması için
alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek ve
23 milletvekilinin, ülkemizde tarım sektörünün yapısal sorunlarının dışticaret
açısından araştırılarak, ABD ve AB ülkelerinin uygulamalarına koşut tarımsal
destekleme politikalarının belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/208)
2.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek ve
25 milletvekilinin, kütüphanelerin durumunun ve eksikliklerinin saptanması ve
sorunlara çözüm yollarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/209)
3.- Afyon Milletvekili Halil Ünlütepe ve
21 milletvekilinin, Eber Gölünde meydana gelen kirliliğin ve çevresel
etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/210)
C) ÇEŞİTLİ
İŞLER
1.- Genel Kurulu ziyaret eden Yakutistan
Tarım Bakanı Aial Stepanov ve beraberindeki
heyete Başkanlıkça "Hoşgeldiniz" denilmesi
V. -
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- Gündemdeki sıralama, çalışma gün ve
saatleri ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin tatile girmesine ilişkin Danışma
Kurulu önerisi
VI. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)
2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/523) (S. Sayısı : 152)
3.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı : 305)
4.- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve
Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve
Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı : 349)
5.- Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve
Bütçe Komisyonu Raporu (1/840) (S. Sayısı : 645)
6.- Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe
Komisyonu Raporu (1/825) (S. Sayısı : 635)
VII. -
AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- İstanbul Milletvekili Onur Öymen'in,
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in şahsına sataşması
nedeniyle konuşması
2.- Denizli Milletvekili Ümmet
Kandoğan'ın, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in şahsına
sataşması nedeniyle konuşması
VIII. -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Isparta Milletvekili Mevlüt COŞKUNER'in,
Teşvik Yasasının uygulamasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın
cevabı (7/2673)
2.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,
Kıbrıs'ta el değiştiren arazilere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2774)
3.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
bir Meclis araştırması komisyonu raporunda yer alan TMSF ve BDDK ile ilgili
bazı konulara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2850)
4.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
bir Meclis araştırması komisyonu raporunda tespit edilen bazı konulara ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı
(7/2898)
5.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
kıyı bankacılığının yarattığı riskler konusunda Merkez Bankasının sorumluluğu
olup olmadığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2899)
6.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,
sokak çocuklarının sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Güldal AKŞİT'in cevabı (7/2939)
7.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Marmara Bölgesinde olası bir deprem için alınan tedbirlere ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı
(7/2952)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 11.00'de açılarak
yedi oturum yaptı.
Denizli Milletvekili V. Haşim Oral'ın,
Türkiye'nin dışpolitikası ve Türkiye'ye dış dünyanın uyguladığı politikalara
ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.
Bursa Milletvekili Ertuğrul
Yalçınbayır'ın, "Kadastro Yenileme Harcı" adı altında gayrimenkul
sahiplerinden alınan harcın hukuka aykırılığına ilişkin gündemdışı konuşmasına,
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan,
Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın,
buğday üreticilerinin sorunlarına ve buğdaya bölgesel taban fiyat uygulamasının
yarattığı sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı
Sami Güçlü,
Cevap verdi.
Genel Kurulu ziyaret eden Nijerya
Parlamentosu üyelerinden oluşan heyete Başkanlıkça "Hoşgeldiniz"
denildi.
Genel Kurulun 15.7.2004 Perşembe günü saat
11.00'de toplanmasına ve bu birleşimde kanun tasarı ve tekliflerinin
görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı : 146),
2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523)
(S. Sayısı : 152),
3 üncü sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı :
305),
Görüşmeleri, daha önce geri alınan
maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden;
4 üncü sırasında bulunan, Kamu Yönetiminin
Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/731)
(S. Sayısı: 349) görüşmeleri, ilgili Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır
bulunmadığından;
Ertelendi.
5 inci sırasında bulunan, Özel Gelir ve
Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
(1/827) (S. Sayısı: 618),
14 üncü sırasında bulunan, Kültür ve
Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda (1/848, 2/175) (S.
Sayısı : 641),
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan
açıkoylamadan sonra;
6 ncı sırasında bulunan, Ölüm Cezasının
Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun
Tasarısının (1/831) (S. Sayısı : 624),
7 nci sırasında bulunan, Çeşitli
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının (1/830) (S. Sayısı :
623),
8 inci sırasında bulunan, Sağlık
Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının
(1/744) (S. Sayısı : 636),
9 uncu sırasında bulunan, Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanuna Bir Ek Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/306) (S. Sayısı : 638),
10 uncu sırasında bulunan, Ödeme Gücü
Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet
Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısının (1/832) (S. Sayısı : 642),
11 inci sırasında bulunan, Devlet
Memurları Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin
(2/211, 2/221) (S. Sayısı : 637),
12 nci sırasında bulunan, Sinema
Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında
Kanun Tasarısının (1/849) (S. Sayısı : 640),
13 üncü sırasında bulunan, Kültür
Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu Tasarısının (1/847) (S. Sayısı :
644),
Görüşmelerini müteakiben;
Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.
15 inci sırasında bulunan, Bazı Kanunlarda
ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Tasarısının (1/840) (S. Sayısı: 645) görüşmelerine devam olunarak 25 inci
maddesine kadar kabul edildi, birleşime verilen aradan sonra, ilgili Komisyon
yetkililerinin Genel Kurulda hazır bulunmadıkları anlaşıldığından, müzakereleri
ertelendi.
Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek,
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yapmış olduğu konuşmada, ileri sürmüş olduğu
görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesi nedeniyle bir açıklamada
bulundu.
15 Temmuz 2004 Perşembe günü, alınan karar
gereğince saat 11.00'de toplanmak üzere, birleşime 02.34'te son verildi.
|
Yılmaz Ateş |
|
|
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Mehmet Daniş |
|
Mevlüt Akgün |
|
|
Çanakkale
|
|
Karaman |
|
|
Kâtip
Üye |
|
Kâtip
Üye |
|
|
|
Enver Yılmaz |
|
|
|
|
Ordu |
|
|
|
|
Kâtip
Üye |
|
No. : 170
II. - GELEN KÂĞITLAR
15 Temmuz 2004
Perşembe
Cumhurbaşkanınca Geri Gönderilen Kanun
1.- İl Özel İdaresi
Hakkında 24.6.2004 Tarihli ve 5197 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü
Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme
Tezkeresi (1/856) (Anayasa ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 12.7.2004)
Tasarılar
1.- Özel Öğretim Kurumları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Tasarısı (1/857) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 8.7.2004)
2.- Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı
(1/858) (Adalet ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 8.7.2004)
Teklif
1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in; 2108 Sayılı Muhtar Ödenek ve
Sosyal Güvenlik Yasasının 1. Maddesinin 1. Fıkrasının Değiştirilmesi Hakkında
Kanun Teklifi (2/310) (İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa
geliş tarihi: 8.7.2004)
Rapor
1.- Organik Tarım Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Tarım,
Orman ve Köyişleri Komisyonları Raporları (1/841) (S. Sayısı: 653) (Dağıtma
tarihi: 15.7.2004) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1.- Adıyaman Milletvekili Şevket GÜRSOY'un, Atatürk Barajı ve
Çamgazi Barajı göletleri için yapılan kamulaştırmadaki ödemelere ilişkin Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1201) (Başkanlığa geliş
tarihi : 29.6.2004)
2.- Adıyaman Milletvekili
Şevket GÜRSOY'un, Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme
Kurumu Personeline ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdullatif
ŞENER) sözlü soru önergesi (6/1202) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
3.- Balıkesir
Milletvekili Sedat PEKEL'in, Gönen-Bandırma karayoluna ilişkin Bayındırlık ve
İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/1203) (Başkanlığa geliş tarihi :
29.6.2004)
4.- Bursa Milletvekili
Mehmet KÜÇÜKAŞIK'ın, Bursa-Karacabey Subaşı'ndaki hazine arazisinin satışına
ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1204) (Başkanlığa geliş tarihi
: 29.6.2004)
5.- Malatya Milletvekili
Ferit Mevlüt ASLANOĞLU'nun, Türk Hava
Yolları personelinin çalışma koşullarına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü
soru önergesi (6/1205) (Başkanlığa geliş tarihi : 30.6.2004)
Yazılı Soru Önergeleri
1.- Manisa Milletvekili
Hasan ÖREN'in, Genel Kurul ve komisyon çalışmalarında bulunacakların
kıyafetlerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru
önergesi (7/3107) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
2.- İzmir Milletvekili
Oğuz OYAN'ın, İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısının Devlet Memurları Kanuna
göre disiplin suçu işlediği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/3108) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
3.- İstanbul Milletvekili
Kemal KILIÇDAROĞLU'nun, 5018 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin uygulanmadığı
iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3109) (Başkanlığa geliş
tarihi : 29.6.2004)
4.- Mardin Milletvekili
Muharrem DOĞAN'ın, TDK'ca iki kelimenin eşanlamlı olup olmadığı konusunda
yapılan araştırma sonuçlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3110)
(Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
5.- Ankara Milletvekili
İsmail DEĞERLİ'nin, Kızılay Derneği Genel Başkanına ve Kızılay'ın iş yaptığı şirketlerle ilgili iddialara
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3111) (Başkanlığa geliş tarihi :
29.6.2004)
6.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya Büyükşehir Belediyesinde yapılan görev değişikliği ve
atamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3112) (Başkanlığa geliş
tarihi : 29.6.2004)
7.- Afyon Milletvekili
Halil ÜNLÜTEPE'nin, NATO Zirvesi sırasında bir bakanın üzerinin ABD Başkanının
korumalarınca arandığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/3113) (Başkanlığa geliş tarihi :1.7.2004)
8.- Antalya Milletvekili
Osman KAPTAN'ın, NATO Zirvesi sırasında ABD gizli servis ajanlarının bazı
bakanlarımıza yönelik bir uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/3114) (Başkanlığa geliş tarihi :1.7.2004)
9.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR'in, Adana-Yumurtalık-Kaldırım
Belediyesindeki iş makinelerine ve dolu afetinden zarar gören çiftçilere
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/3115) (Başkanlığa geliş tarihi
:1.7.2004)
10.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Bakü-Tiflis-Ceyhan
Boru Hattıyla ilgili bir iddiaya ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3116) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
11.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR'in, kaçak elektrikle
mücadele çalışmalarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/3117) (Başkanlığa geliş tarihi :1.7.2004)
12.- Konya Milletvekili
Atilla KART'ın, bir turizmciye hükümetçe özel uygulamalar yapıldığı iddialarına
ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/3118) (Başkanlığa
geliş tarihi : 29.6.2004)
13.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, bakanlıkça yapılan
turizm tahsislerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi
(7/3119) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
14.- Denizli Milletvekili
Mustafa GAZALCI'nın, Ankara'daki Noterler Birliği İlköğretim Okulu ile ilgili
bazı iddialara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3120 )
(Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
15.- Şanlıurfa
Milletvekili Mehmet Vedat MELİK'in, Şırnak-Kumçatı Beldesinin lise ihtiyacına
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3121) (Başkanlığa geliş
tarihi : 29.6.2004)
16.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya Millî Eğitim
Müdürünün mevzuatın öngördüğü koşulları taşıyıp taşımadığına ilişkin Millî
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/3122) (Başkanlığa geliş tarihi :
1.7.2004)
17.- Iğdır Milletvekili
Dursun AKDEMİR'in, gençler arasında
görülen kötü alışkanlıklarla ilgili çalışmalara ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/3123) (Başkanlığa geliş tarihi :1.7.2004)
18.- Şanlıurfa
Milletvekili Mehmet Vedat MELİK'in,
Şırnak İlindeki sağlık kuruluşlarına ve personeline ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3124) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
19.- Bursa Milletvekili
Kemal DEMİREL'in, Bakanlığın Türkiye'ye
Özgü Beslenme Rehberi adlı yayınına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru
önergesi (7/3125) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
20.- Antalya Milletvekili
Nail KAMACI'nın, Antalya Devlet
Hastanesi bahçesindeki 7 ağacın kestirilip kestirilmediğine ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/3126) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
21.- İstanbul
Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Pamukbank'ın başka bankalarla birleşmesi halinde
kamuya maliyetine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdullatif
ŞENER) yazılı soru önergesi (7/3127)
(Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
22.- Adana Milletvekili
Atilla BAŞOĞLU'nun, Vergi Barışı
uygulamasının süresine ve uygulanan faiz oranına ilişkin Maliye Bakanından
yazılı soru önergesi (7/3128) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2004)
23.- Ankara Milletvekili
Yakup KEPENEK'in, Ankara'da
kamulaştırılması düşünülen bir parsele ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı
soru önergesi (7/3129) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6. 2004)
24.- Şanlıurfa
Milletvekili Mehmet Vedat MELİK'in, Şanlıurfa'da süne zararlısı ile mücadeleye
ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3130) (Başkanlığa
geliş tarihi : 29.6 .2004)
25.- Muğla Milletvekili
Ali Cumhur YAKA'nın, Göcek Tüneli
inşaatına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/3131)
(Başkanlığa geliş tarihi : 1.7.2004)
26.- Konya Milletvekili
Atilla KART'ın, Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanı ve EGO Genel Müdürlüğü yetkilileri hakkındaki iddialara
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/3132) (Başkanlığa geliş
tarihi : 1.7.2004)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek ve 23
Milletvekilinin, ülkemizde tarım sektörünün yapısal sorunlarının dış ticaret
açısından araştırılarak, ABD ve AB ülkelerinin uygulamalarına koşut tarımsal
destekleme politikalarının belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün
104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/208) (Başkanlığa geliş tarihi:13.7.2004)
2.- Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek ve 25
Milletvekilinin, kütüphanelerin durumunun ve eksikliklerinin saptanması ve
sorunlara çözüm yollarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/209)
(Başkanlığa geliş tarihi:13.7.2004)
3.- Afyon Milletvekili Halil Ünlütepe ve 21
Milletvekilinin, Eber Gölünde meydana gelen kirliliğin ve çevresel etkilerinin
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98
inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/210) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.7.2004)
Açılma
Saati : 11.00
15 Temmuz
2004 Perşembe
BAŞKAN :
Başkanvekili Yılmaz ATEŞ
KÂTİP
ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Mevlüt AKGÜN (Karaman)
BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 116 ncı Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere
başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayın
milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz, kaçak hayvancılıkla
ilgili söz isteyen Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'e aittir.
Buyurun Sayın Öğüt. (Alkışlar)
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt'ün, canlı hayvan kaçakçılığının ekonomimiz üzerindeki
olumsuz etkilerine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı
ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkanım,
değerli arkadaşlar; kaçak hayvancılıkla ilgili olarak söz almış bulunuyorum;
ancak, ondan önce, Türkiye'deki 51 000 muhtarın mağduriyetini dile getirmek
istiyorum.
Türkiye'de bizi yöneten 51 000
muhtarımızın büyük bir mağduriyeti var; 108 000 000 lira maaş alıyorlar, 158
000 000 lira Bağ-Kura prim ödüyorlar.
BAŞKAN - Sayın Öğüt, sürenizin 5 dakika
olduğunu biliyorsunuz değil mi?
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Biliyorum.
Ben, hükümetten rica ediyorum;
muhtarlarımıza, hiç olmazsa, asgarî ücret düzeyinde maaş ödesin; onlar da
Bağ-Kur primlerini ödeyerek tedavilerini yaptırmış olsunlar.
Değerli arkadaşlar, elimdeki bu resme
lütfen iyi bakın; bu, kutsal hayvan, kutsal inek; Hindistan'dan geliyor...
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Tövbe
estağfurullah!..
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Tövbe estağfurullah
demeyin; burada dursun isterseniz.
ÜNAL KACIR (İstanbul) - Bizim için kutsal
değil.
ENSAR ÖGÜT (Devamla) - Bu hayvan
Hindistan'dan geliyor ve bu hayvan, şu anda Türkiye'nin de her yerinde var.
Özellikle gittim, kendi bölgemde bu hayvanın resmini çektirdim. Bu hörgüçlü
olan hayvan, belli olan hayvan, sınırlarımızdan o kadar rahat geçiyor ki,
hörgüçsüz hayvanın ne kadar rahat geçeceğini siz düşünün!
Nüfusumuzun yüzde 40'ı hayvancılıkla
geçiniyor; inanın, bu insanlarımız, köylümüz, şu anda sıfır noktasında; ölme
noktasına gelmiş, bitme noktasına gelmiş.
Ben, geçen hafta Ardahan'da idim.
Ardahan'da Göle Muhtarlar Derneğimiz bir imza kampanyası başlattı. İmza
kampanyasında hükümete şunu sesleniyorlar: "Kaçak hayvan getirmeyin,
köylümüzü öldürmeyin. Kaçak hayvancılık bitmezse, biz de hükümeti
bitiririz." İmza kampanyasını bu sloganla, Göle'de, Ardahan'da başlattık;
ben de oradaydım.
Ben muhtarlarıma teşekkür ediyorum; ama,
Ardahan ve Türkiye geneline baktığınız zaman, inanın, korkunç derecede kaçak
hayvan geliyor. Burada, Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın, belki, suçu yok;
çünkü, sınırları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı kontrol etmiyor; ama, doğu ve
güneydoğudan korkunç derecede hayvan giriyor ve bunun tedbirini güvenlik
görevlilerinin alması lazım.
Şimdi, bugün manşette "ikinci
Susurluk Van'da" deniliyor. Bu hayvan kaçakçılığı ve eroin kaçakçılığı,
Van'daki ve diğer doğu ve güneydoğu illerindeki olaylar 5 tane Susurluk'a
bedel! Onun için, hayvancılığımız... Şu anda, insanların hayvanları para
etmiyor değerli arkadaşlar. Bu hayvanlar, aksine, hastalık saçıyorlar. Sıcak
bölgeden geldikleri için soğuk bölgeye alışamıyorlar, hemen hastalanıyorlar ve
hastalandıkları için de, biz, hastalıklı et yiyoruz, sucuk yiyoruz. Ben,
buradan sesleniyorum bütün vatandaşlarıma: Lütfen, et yerken yerli hayvanın
etini alın, bu çok önemlidir, kasabınıza tembih edin. (AK Parti sıralarından
"Nereden bilecek" sesleri)
Nerelerden alınacağını hükümet belirlesin.
Şimdi, değerli arkadaşlar, hayvan, Doğu
Anadoluda yaşayan insanın her şeyidir. Hayvanın dışkısını, tezeği kışın yakarak
ısınır; sütüyle, peyniriyle, yağıyla, etiyle beslenir; danasını satar çocuğunu
okutur, kendisini tedavi ettirir, hastalığını giderir. Yani, hayvan, bizim
oradaki sanayimiz, insanımızın yaşam tarzı. Bunun için, kaçak hayvancılığın
önlenmesi gerekiyor.
Ben buradan sesleniyorum; bir çiftçi dostu
olarak, bir Türkiye milletvekili, bir Ardahan milletvekili olarak, mutlak
surette bunun peşini bırakmayacağım. Bugün, Sayın Bakanla da görüştüm, sağ
olsun kabul ettiler, Sayın Bakanım da titizlikle duruyor üzerinde. Bu kaçak
hayvan girişini mutlak surette önleyeceğiz. Önleyeceğiz, köylümüzü ve
çiftçimizi kurtaracağız. Başka bir yolu yoktur.
Değerli arkadaşlar, sürem de bitiyor; ama,
şunu söyleyeyim: Bugün, Türkiye'ye Afganistan ve Hindistan'dan, İran ve Irak
üzerinden bu hörgüçlü hayvan geliyor. Bu hörgüçlü hayvan, kutsal inek; bu
hörgüçlü hayvan, kutsal; bu hörgüçlü hayvan hastalıklı. İnanın, şu anda -bugün,
bir arkadaşım söyledi- İzmir’de dahi var; bu kadar serbest, kaçakçılığa nasıl
müsaade edilir; anlayamıyorum. Bizim sınırımızda güvenlik görevlileri yok mu,
ne iş yapıyorlar?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Konuşmanızı tamamlar mısınız...
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Ben şimdi
hükümetten rica ediyorum; sınırdaki güvenlik görevlilerinin derhal araştırması
yapılsın, cezalandırılsın, kaçak hayvan girişi durdurulsun. Eğer kaçak hayvan
girişi durdurulmazsa, Meclis tatile giriyor; ama, Meclis açıldığı zaman
Türkiye'deki kaçak hayvanları getirip Meclisin bahçesinde toplayacağım. (CHP
sıralarından alkışlar)
Net konuşuyorum; hükümet kaçak hayvan
girişini durdurmazsa, ekim ayında Meclis açıldığı zaman kaçak hayvanları
getirip Meclisin bahçesine bağlayacağım kardeşim; başka çaresi kalmadı. Altı
aydır ben bunları takip ediyorum, kimse dinlemiyor. Şimdi rica ediyorum...
Burada Tarım Bakanının da suçu yoktur; onu da söyleyeyim, iyi niyetli bir
arkadaşımızdır Sayın Bakan; ama, güvenlik açısından sınırlarımız delik deşik
olmuştur; kaçak hayvanları sınırdan geçiren güvenlik yetkilileri hakkında,
validen jandarmasına kadar, soruşturma açılıp cezalandırılması lazım ve Türk
köylümüzü kurtarmamız gerekiyor.
Buna inanıyor, hepinize güveniyor,
saygılar sunuyorum.
Teşekkür ederim. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Öğüt.
Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere,
Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Sami Güçlü; buyurun.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ
(Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'ün
kaçak hayvancılık konusunda gündemdışı yaptığı konuşmaya cevap vermek
istiyorum; öncelikle kendisine teşekkür ediyorum.
Gerçekten de bugün ülkemizde, sektörümüzle
ilgili önemli bir soruna temas etmiştir; bize de yaptığımız çalışmaları ve bu
konuyla ilgili düşüncelerimizi ifade etme fırsatı doğmuştur. Dolayısıyla,
bilgilerimizi paylaşmakta ve aldığımız tedbirleri sizlere duyurmakta fayda
görüyorum.
Efendim, ülkemizde, son zamanlarda,
özellikle 2003'ün sonundan itibaren, hayvan kaçakçılığı konusunda kamuoyunda
yoğun bir gündem oluşmuştur. Dolayısıyla, bununla ilgili bizim yaptığımız
çalışmalarda, bu konuda, bu iddiaları doğrulayacak gelişmelerin olduğunu ortaya
koymuştur. Tabiî, bu kaçakçılık hadisesinin hem hayvancılık sektörümüze hem de
bunun ekonomik cephesine oldukça önemli zararlar verdiğini; fakat, olayın,
sosyal, ekonomik, siyasî, güvenlik boyutunun bulunduğunu biliyoruz.
Hayvan kaçakçılığının, ülkemizde,
özellikle iki yönde olumsuz etkisi vardır; bunlardan birincisi, bu sektörde
faaliyet gösteren üreticilerimizin faaliyetlerini sürdürülebilir olmaktan
çıkarmasıdır. Dolayısıyla, bu, en başta bizim karşı çıkmamız, önlememiz gereken
yöndür.
İkincisi ise, belki, bunun kadar önemli
olan bir başka husus; hayvan hastalıklarının kontrol edilememesidir. Bugün,
sınırlarımızdan kolayca geçtiğini zaman zaman ifade ettiğimiz ve sağlıklı olup
olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığımız bu hayvanlarla yeni hastalıklar
ülkemize girebilmekte. Nitekim, 1990'lı yıllarda, kaçak hayvan hareketi
yüzünden, ülkemizde görülmeyen sığır vebası hastalığıyla karşı karşıya kaldık.
Uzun yıllar, tüm teşkilatımız, bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kaldı ve
büyük kaynaklar ayırdık.
Bu itibarla, hayvan sağlığı bakımından da,
hadise, kesinlikle önlenmesi gereken bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.
Nitekim, şap hastalığıyla teşkilatımızın mücadelesi ülke çapında devam
etmektedir; henüz arzu ettiğimiz sonucu da almış değiliz.
Bununla ilgili olarak, elbette, sınır
güvenliği için, jandarma, emniyet ve tarım teşkilatı aktif olarak rol alan
kurumlardır ve her bir kurumun konuyla ilgili işbirliği, koordinasyonu şarttır.
Bu olay fiilen vuku bulduğu takdirde de, bu kurumlarımızın birkısım
eksikliklerinin olması kaçınılmazdır. Yalnız, bu konunun önemli olduğunu
hepimiz biliyoruz ve önlenmesi
konusunda saydığım iki sebep, dikkatimizi buraya çekmek için yeterlidir;
birincisi, bu sektörde faaliyet gösterenlerin üretimini sürdürebilmesi
açısından; ikincisi, hayvan hastalıkları açısından.
Dolayısıyla, bununla ilgili tedbirler
almak zorundayız. Örneğin, hayvan hareketlerinin ve hayvan hastalıklarının etkin
olarak kontrolünü sağlamak amacıyla, hayvancılık işletmelerinin belirlenmesi,
hayvanların kimliklendirilerek kayıt altına alınması ve hayvan hareketlerinin
takibi önem arz eder. Bu yıl içinde kimlik ve kayıt işlemlerini bitirme
konusunda bir karar aldık. Bu sisteme girmeyen hiçbir büyükbaş hayvanın yurtiçi
hareketine izin vermememiz gerekiyor; ama, bunun kamuoyunda doğuracağı birkısım
olumsuzluklara da birlikte göğüs germemiz lazım. Mezbahanelerde, kesimhanelerde
bu hayvanların kesilmesini önlemek zorundayız. Bazı yetersizlikler nedeniyle
küpeleme yapamayan çiftçilere, Bakanlık olarak, ücretsiz küpe temin edilecek ve
bunu tamamlayacağız.
Özellikle konunun Doğu Anadolu
Bölgesindeki yönüne geliyorum. Aylardır bölge ve sınırda yapılan inceleme ve
alınan tedbirlere ilave olarak, geçen hafta, benim de dahil olduğum bir ekip,
Van, Hakkâri, Şırnak, Batman, Siirt, Bitlis ve Diyarbakır İllerinde, sırf
birinci öncelik olarak bu konuyla ilgili çalışmalar yapmak üzere gitti. Ben,
Hakkâri ve Şırnak'a gitmedim; bu illere iki genel müdürümüz ve bir daire
başkanımız gitti. Diğer illerin valileriyle, sınır güvenlik komutanı, jandarma
komutanı, emniyet müdürü ve kaçakçılıkla ilgili emniyet birimindeki sorumlu
arkadaşlarla beraber toplantılar yaptık. Bu toplantılarda, Van İli Başkale,
Hakkâri İli Şemdinli, Çukurca ve Yüksekova, Şırnak İli Beytüşşebap ve Uludere
İlçelerimiz, kaçak hayvan girişi için hassas yerler olarak tespit edildi.
Bölgede sınırlarımızın uzunluğu ve coğrafî yapısı nedeniyle, kontrolünün
zorluğu biliniyor. Komşu ülkelerde sınır güvenliğine gerekli önemin verilmemesi,
burada, bizim açımızdan aleyhte bir durumdur. Sınırdan herhangi bir şekilde
yurda giren hayvanlar için muhtardan menşe belgesi alınması, tarım
müdürlüklerinden de sağlık ve hayvan sevk belgesi alınarak millîleştirilmesi,
yani legalleştirilmesi, kanunlaştırılması hadisesi en büyük problemdir. Hatta,
Ankara ve diğer illerimize bile, yabancı orijinli hayvanların bu şekilde
getirilerek piyasaya sunulduğuna şahidiz. Biz, Ankara'da, bu yöntemle gelen, bu
şekilde gelen hayvanlara el koyduk, bu hayvanları karantinaya aldık, hukukî
süreci başlattık ve en son, kesip, bu hayvanların etlerini satıp, bunu sahibi
olan şahsa iade edeceğiz; yani, konuyla ilgili olarak, legalleşme hadisesinin
de hukuken geriye dönmesini sağlamalıyız. Kaçak olduğu apaçık belli olan -biraz
önce Ensar Beyin bahsettiği- bu topraklarda yetişmeyen bir hayvanın, menşe
şahadetnamesi, sağlık belgesi alarak legalleşmesinin de bir bakıma iptal
edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla, burada, kamunun, etkin bir şekilde hareket
etmesi gerektiğine inanıyorum.
Görevli bazı personelin zaafları, feodal
yapıyla olan ilişkileri nedeniyle kontrol ve denetim işlerinin aksadığını,
yasal mevzuatımızın yeterince caydırıcı olmadığını, sorunun, güvenlik, ekonomik
ve yasal yönleri de bulunduğunu, yurtdışından oldukça düşük fiyatla hayvan
temin edilebildiğini -yani, bir ekonomik yönü de var, ülkemizdeki fiyatların
yüksekliği bunu teşvik edici bir mekanizmadır- Irak sınırımızdaki kaçakçılık
faaliyetlerinde terör örgütünün de rolü olduğunu ifade ediyoruz.
Tedbirlere gelince, Bakanlığımızca,
sınırlarımızda kaçak hayvan ve hayvansal ürünlerin girişlerinin önlenmesine
yönelik, idarî, istihbarî ve güvenlik tedbirlerinin alınması için, kurumlar
arasında gerekli girişimleri yaptık. Bu bağlamda, Genelkurmay Başkanlığı, Millî
Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve sınır ili
valiliklerimizle işbirliği halinde yapılan çalışmalar sonucu, kaçak hayvan
hareketlerinin engellenmesinde olumlu gelişmeler sağlanmıştır. Biraz önce
saydığım illerden bazıları sınır illeri değildir; ama, sınırlardan geçmişse,
kontrol noktalarında, valilerimize verdiğimiz uygulama planına göre
kontrollerin çok derli toplu yapılması ve dolayısıyla, Anadolu'ya intikalinin
kesinlikle önlenmesi gerekmektedir.
Ülkemiz genelinde, teşkilatımız tarafından
alınması gereken tedbirler artırılmaktadır. Bu kapsamda, bütün hayvan
pazarlarında ve taşıma sırasında yapılan kontrol ve denetimler
sıklaştırılacaktır ve emniyetin yanında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına mensup
uzmanlar da bulunacaktır. Diğer taraftan, sınırlarımıza giren hayvanların
yurtiçinde sevklerinin ve pazarlanmasının engellenmesi için, Hayvan Sağlığı ve
Zabıtası Kanunundaki cezalar artırılacaktır. Sınır illerimizde personel
takviyesi başlamış olup, görevini gereği gibi yapmayanlar hakkında yasal işlem
başlatılacak ve bu konuda ihmali bulunan personel, özverili çalışmayan
personelin kesinlikle görev yerlerini değiştirmek zorundayız. Bakanlık, emniyet
teşkilatı, askerî birlikler ve yerel idarelerle sağlanan işbirliği ve
koordinasyonla bölgede denetimler yoğunlaştırılmıştır, bazı il ve ilçelerden
hayvan sevklerine sınır getirilmiştir.
Arkadaşlar, bir müddet sonra bu bölgedeki
milletvekillerimiz bize çok yoğun bir taleple gelecekler. Kaçakçılığın bir
müddet önlenebilmesi için, o bölgeden hayvan çıkışını durdurmak zorunda kaldık.
Eğer önlemek istiyorsak, burada, belki o bölgenin kendi malı olan hayvanların
da kendi il sınırlarının dışına çıkması konusunda çok da doğru olmayan, onlar
için bir engel teşkil edecek bu uygulamanın bir müddet katlanılması gereken bir
yönü vardır.
Mezbahane ve kombinaların kontrollerini
yoğunlaştıracağız.
Efendim, son sözler olarak şunu
söylüyorum: Hayvancılık sektörünün geliştirilmesi konusundaki gayretimize
şahitsiniz. Ülkenin içinde bulunduğu malî yapı içerisinde aktarılabilecek
kaynaklar büyük ölçüde aktarılıyor. Şu anda, 2004 yılında bu sektöre 500
trilyonluk bir teşvik uygulaması var. Bu, ülkedeki hayvancılığı geliştirme ve
ıslah etme konusundaki bir gayretin sonucu. Biz, kaçakçılığa, önem verdiğimiz
bu sektörün ve ihtiyacımız olan sağlıklı nesillerin yetişmesi için ihtiyaç
duyduğumuz en temel besinleri sağlayacağımız bu sektörün üreticilerinin
üretimden vazgeçmesine, hayvan hastalıklarının yaygınlaşmasına ve ekonomik
kayıpların olmasına mâni olmak zorundayız. Bu konuda sizlerden destek
bekliyoruz, yasal düzenlemeler, idarî düzenlemelerle ilgili hazırlıklarımızı
yapıyoruz; ama, özellikle idarî tedbirler konusunda, bölgelerimizden gelecek
baskılar konusunda da lütfen bize yardımcı olun. Bunu önlemek zorunda olduğumuz
bir gelişme olarak ifade ediyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Güçlü.
Gündemdışı ikinci söz, 17 Ağustos Marmara
depremiyle ilgili söz isteyen, Sakarya Milletvekili Sayın Süleyman Gündüz'e
aittir.
Buyurun Sayın Gündüz. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
2.- Sakarya
Milletvekili Süleyman Gündüz'ün, Marmara depreminin 5 inci yıldönümüne ilişkin
gündemdışı konuşması
SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Sakarya) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Meclis tatilde olacağından, 17 Ağustos
1999 Marmara depreminin 5 inci yıldönümünün yaklaşması münasebetiyle gündemdışı
söz almış bulunuyorum.
Depremi yaşamak ve anlatabilmek ne kadar
zor. Her şey, bir gece ve 45 saniyede oldu. Gündelik hayatın dilinde anlamsız;
ama, felaketin içinde ne kadar da uzun ve bitimsiz...
Depremi anlatabilmek ne kadar zor. Bunun
tanımlanmasını, var edenin diline bırakmak gerekir. Yer sarsılışıyla ve yer
ağırlıklarını çıkardığında ve insan, buna "ne oluyor" dediğinde, o
gün, yer, öyküsünü anlatacak.
Yunus Emre şöyle der:
"Yıkılmış sinleri dolmuş
Hep evleri harab olmuş
Kamu endişeden kalmış
Ne düşvar halleri gördüm"
Cemal Süreyya, belki de, yaşadıklarımızı
en iyi anlatabilenlerden birisiydi. Depremden sonra, depremi yaşamış olan
çocuklardan, depremi anlatmaları için birer resim yapmalarını istediğimizde,
bizlere, hep, gökyüzünü yerde gösteren ve yıldızların yere döküldüğü resimleri
yapmışlardı. Cemal Süreya, bunu şöyle anlatır:
"Büyük bir ihtimalle ölmüştük
Şehir kan kıyametti ayaklarımızda
Gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
Yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü
bütün"
Marmara depremi, başta Adapazarı, İzmit,
Yalova, Düzce, İstanbul olmak üzere 7 büyük ilimizi etkilemişti. Geniş bir
coğrafyayı etkilemiş olması, ülke insanlarımızın üzüntüsünü kat kat artırmıştır
ve defeatle anılmasına sebebiyet vermektedir.
Depremin en büyük ekonomik katmadeğer
üreten Marmara Havzasında meydana geldiğini düşünürsek, o günkü verilere göre
depremin maliyeti yaklaşık 13 milyar dolar olarak tespit edilmiştir. Yüreklerde
derin yaralar açan 17 Ağustos depreminin üzerinden beş yıl geçmesine karşın,
belleklere kazınan büyük acı, hâlâ, ilk günkü acılığını ve tazeliğini
korumaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
önümüzdeki ay, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin beşinci yılı; ne kadar da
hızlı geçiyor zaman. Ben, depremi Adapazar'ında yaşadım. Buradan, Meclis
kürsüsünden o günün tekrar tekrar hatırlanmasında yarar olduğuna inanıyorum.
Eğer yaşananları tekrar gözümüzün önüne getirirsek, ders almış oluruz.
Marmara depreminde, resmî verilere göre 17
127 vatandaşımız hayatını kaybederken, 43 953 yaralı bulunmaktadır. Daha düne
kadar hiç yıkılmayacağına inanılan devasa binalar depremde âdeta yerle bir
olurken, binlerce insan için de mezara dönüştü. Oysa, depremle gündelik
hayatını sürdüren Japonya'da depremlerin şiddeti daha büyük olmasına rağmen can
kaybı olmazken, minimal düzeyde mal kaybına rastlanmaktadır. Bu durum, bize kabuk
devletten teknik devlete geçmemiz gerektiğini göstermektedir. AK Parti İktidarı
bunun için de bir fırsattır.
Sakarya'da depremde 10 000 işyeri, 24 723
konut yıkılmış, 60 000'e yakın konut oturulamayacak hale gelmiştir. Bayındırlık
ve İskân Bakanlığı, Dünya Bankası ile çeşitli hibeci kuruluşların Camili ve
Karaman Mahallesi ile Ferizli İlçesinde toplam 8 228 kalıcı konut yaptırma
imkânı olmuştur. Bu bağlamda, devletimiz tarafından Sakarya İlimize toplam 401
trilyon yardım yapılmıştır. 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin ardından
bölgedeki depremzedelerin konut, altyapı ve çeşitli ihtiyaçlarının da
karşılanması amacıyla, bugüne kadar toplam 1 katrilyon 523 trilyon 254 milyar
lira harcama yapılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
ülkemiz dünyanın en aktif deprem kuşağında bulunmaktadır. 1900'lü yıllardan
bugüne kadar 5,5'ten büyük olmak üzere toplam 89 deprem felaketi yaşanmıştır.
Bu deprem felaketlerinde 82 139 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Geçen yıl
Bingöl'de, birkaç ay önce Erzurum'da, en son Doğubeyazıt İlçemizde 2 Temmuz
2004 tarihinde 5,1 büyüklüğünde orta şiddette bir deprem meydana gelmiş ve can
kaybına sebebiyet vermiştir. Buradan, deprem felaketlerinde ölenlerin
yakınlarına başsağlığı ve yaralılara şifalar diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
bilindiği gibi, 17 Ağustos tarihinde yaşanan ve asrın felaketi olarak
tanımlanan deprem felaketine maruz kalan iller, ekonomik ve sosyal açıdan büyük
kayıplara uğramıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Gündüz; konuşmanızı
tamamlayın.
SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Devamla) - Hükümetlerin
özverili çalışmasına rağmen, travmanın büyüklüğü nedeniyle sorunlar gerektiği
gibi giderilememiştir. Deprem riski nedeniyle bu illere yapılan yatırımlar
durma noktasına gelmiş, işsizlik had safhaya ulaşmıştır.
Sakarya İlimiz de, bu mağduriyeti yaşayan
illerin başında gelmektedir. Sakarya İlimiz, sosyoekonomik yönden gelişme
gösteren illerden birisiydi. Deprem, Sakarya sanayii ve ticaretini büyük
zararlara uğrattı. Ayrıca, yaşanan derin ekonomik krizin piyasalarda neden
olduğu daralma, üretimin düşmesine sebep olmuştur. Kalkınma ve refah seviyesi
son derece düşük ve 50 000'i aşkın işsizi olan Sakarya İlimizin içerisinde
bulunduğu durumdan kurtulabilmesi için, sosyoekonomik açıdan özel bir kalkınma
modeli uygulanmasına ivedilikle ihtiyaç duyulmaktadır. Sağlıkta, eğitimde ve
diğer altyapı sorunlarında ciddî yatırımlar gerekmektedir.
Serbest bölgelere ilişkin yapılması
düşünülen ve ülkemizi, bulunduğumuz coğrafyanın lider ülkesi yapma iddiasına
sahip olan ve en büyük serbest bölgenin de Sakarya İli sınırları içerisinde
gerçekleştirilmesi planlanan İpek Yolu Vadisi Projesinin hayata geçirilmesi
durumunda, ilimiz kalkınmasına ve ulusal ekonomiye büyük katkı sağlanacak ve
büyük bir istihdam potansiyeli yaratmış olacağız.
17 Ağustosta, depremin beşinci yılını
idrak edeceğiz.
Bir çalışma dönemini daha geride
bırakırken, çalışmalarımızın, ülkemiz ve insanlık için hayırlara vesile
olmasını dilerim.
Allah, bir daha bu millete felaket yüzü
göstermesin.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Gündüz.
Gündemdışı üçüncü söz, Hacı Bektaş Veli'yi
anma törenleriyle ilgili söz isteyen, İstanbul Milletvekili Sayın Ali Rıza
Gülçiçek'e aittir.
Buyurun Sayın Gülçiçek.
3.-
İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek'in, Hacı Bektaş Veli'yi anma, kültür ve
sanat etkinliklerine, Hacı Bektaş Dergâhı çevre düzenlemesinin altyapı
çalışmalarının tamamlanması için alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı
konuşması
ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul) - Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; her yıl 16-17-18 Ağustos tarihlerinde,
Hacıbektaş İlçesinde düzenlenen Hacı Bektaş Veli'yi anma törenleri ve kültür,
sanat etkinlikleri nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi
saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, 12 nci ve 13 üncü
Yüzyılın savaş ve kargaşa ortamında, barışın ve mazlumun simgesi olan bir
güvercin donuyla Horasan Nişabur'dan Anadolu'ya gelen Hacı Bektaş Veli, savaş
yerine barışı, düşmanlık yerine dostluğu, kin yerine sevgiyi ve hoşgörüyü temel
ilke edinen bir hümanist ve bu ekole farklı dillerden, farklı kökenlerden ve
kültürlerden gelen insanları bir çatı altında toplayan, ceylan ile aslanı,
zayıf ile güçlüyü dost olarak kucaklayan bir halk önderiydi.
Büyük bilgin Ahmet Yesevî'nin yetiştirdiği
Lokman Perende tarafından eğitilen ve onun ekolünden ve öğretisinden esinlenen
Hacı Bektaş Veli'nin, 13 üncü Yüzyılda Anadolu'da uyardığı bu bilim ışığı,
savunduğu düşünceler ve başlattığı yenilikçi hareketler, sadece Avrupa'daki
hümanizm ve rönesans hareketlerini değil, aynı zamanda, 17 nci ve 18 ini
Yüzyılda gelişen sivilleşme hareketlerini de andırıyordu.
Değerli arkadaşlarım, Hacı Bektaş Veli,
bundan yaklaşık yediyüz yıl önce, Alevîlik-Bektaşîlik yaşam görüşü adına, bütün
günlerin aydınlığa, bütün canların ermişliğe kavuşmasını dileyen bir yürek
vuruşuyla seslendi gönül yoldaşlarına: "Gelin canlar, bir olalım."
Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti
kurmadan önce, Kurtuluş Savaşı sürecinde, sosyal yaşamın en büyük kültürünün
inanç merkezi Hacıbektaş'ı 21 Aralık 1919'da ziyaret etti, Türkiye'deki
çağdaşlaşma, aydınlanma hareketinde laik ve demokratik hukuk sisteminin
yerleşmesinde ve cumhuriyet temelinin atılmasında, bu öğretinin önemli
katkıları vardır.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu
karanlıktır" diyen Hacı Bektaş Veli ile "hayatta en hakiki mürşit
ilimdir" diyen Atatürk arasında düşünce paralelliği vardır. Onun için,
Hüdaî Ozanın şu dizeleri çok anlamlıdır:
"Balık susuz olmaz, insan vatansız
Gönlüm Hacı Bektaş, elim Atatürk
İlim nihayetsiz, bilim hatasız
İlim Hacı Bektaş, bilim Atatürk.
Hünkâr ruhumdaki yeşeren daldır
Atam o daldaki yetişen güldür
Tıpkı buna benzer, buna misaldir
Dalım Hacı Bektaş, gülüm Atatürk."
Değerli arkadaşlarım, onbin yıllık Anadolu
kültürü, Anadolu Alevîliği ve yediyüz yıllık Bektaşî inancının harman olduğu
Anadolu topraklarında, bugün, sevgi, barış ve hoşgörüye daha fazla ihtiyaç
duymaktayız. İnsanların birbirleriyle savaştığı, insanların inancına, rengine,
cinsine göre sınıflandırıldığı bugünkü dünya düzeninde, yetmişiki ulusa aynı
gözle bakan ve "hiçbir ulusu ve insanı ayıplamayın" diyen, insanı
merkez alıp "okunacak en büyük kitap insan" diyen bir felsefeye tüm
insanlığın ne kadar ihtiyacı olduğunu bir kez daha düşünmemiz gerekir. Bugün
Hacıbektaş İlçemizde cezaevinin kapalı olması bu öğretinin bir göstergesidir.
Değerli arkadaşlarım, Hacı Bektaş Veli,
tanrısal gerçeğe ancak sevgi yoluyla varılacağını, bütün insanların kardeş
olduklarını, kişi ile Tanrının özdeşliği ve bu nedenle, kendisini sevenin
Tanrıyı da sevmiş olacağını, dinî ayrılıkların gereksiz olduğunu savunan ve
herkesi kucaklayan bir insandı. Hacı Bektaş Veli "Allah'ı özümüzde,
özümüzü Allah'tan bildik", "yaratılanı severim Yaradandan ötürü"
ve "düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayın" sözleriyle, bunu, en güzel
şekliyle ifade etmiştir.
Değerli arkadaşlarım, Hacı Bektaş Veli,
savaşların, saldırıların yoğun olarak yaşandığı, yoksulun daha yoksul, azgının
daha azgın olduğu bir ortamda Anadolu halkının kolektif belleğinin, toplu
eyleminin, söyleminin bir simgesi olarak bu topraklara ayak bastı. Hacı Bektaş
Veli, özlemlerin, umutların kucağında beslenerek, önce kendi nesnel yaşamının
sınırlarını aşarak, sonra da, doğa, insan yaşamının sınırlarını aşarak evrenin
sonsuzluğuna uzanan bir davranışın taşıyıcısı oldu.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Hacı
Bektaş Dergâhı, barışa, sevgiye ve hoşgörüye ışık tuttu. Binlerce yıldır,
dünyamız, uygarlıklar ve dinlerarası çatışmalara ve amansız savaşlara sahne oldu;
ancak, Anadolumuzun pirleri, düşünürleri, manevî önderleri, Mevlânâ, Hacı
Bektaş, Yunus, hep barışı, bağımsızlığı ve bağışlamayı öğrettiler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Konuşmanızı tamamlar mısınız...
Buyurun.
ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (Devamla) - Yunus Emre,
hoşgörüsünü şöyle ifade ediyor:
"Evvel benim, ahir benim.
Canlara can olan benim.
Bir nazarda dünya düzen,
Dört kitabı doğru yazan,
İncil benim, Kur'an benim."
Değerli arkadaşlarım, Hacı Bektaş Veli,
biz takipçilerine "ara, bul" tavsiyesinde bulunurken, kendisi bizi
aradı buldu ve ışığıyla bizi aydınlattı. Kendisi incinse de insanları
incitmedi, düşmanının bile insan olduğunu bize hatırlattı. Hiçbir milleti ve
insanı ayıplamadan, ışığın aydınlığına çağırdı. Nefsine ağır geleni kimseye
tatbik etmemeyi tavsiye etti. Eline, beline, diline sahip olmanın erdemini
insanlığa öğretti.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; eğer
Hacı Bektaş Veli sevgi ve hoşgörüsü öğretilip insanlarımıza anlatılsaydı, 2
Temmuz 1993'te Sivas'taki vahşeti yaşamazdık.
Hacı Bektaş Veli'nin yaşadığı topraklar
olan ve bugün Nevşehir İli sınırlarında yer alan Hacıbektaş İlçemizde,
ülkemizin eğitim, bilim ve kültür dünyasına büyük katkılar sağlayacağına
inandığımız, "Hacı Bektaş Veli" ismiyle üniversite kurulması için
vermiş olduğum kanun teklifinin, bir an önce, hükümet tarafından, gündeme
alınmasını ümit etmekteyim.