DÖNEM : 22        CİLT : 54       YASAMA YILI : 2

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

107 nci Birleşim

29 Haziran 2004 Salı

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                      Sayfa    

 

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Kocaeli Milletvekili Eyüp Ayar'ın, Kocaeli'nin düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü yıldönümü ve İlin sosyoekonomik sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması

2.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, patatesin ülke ekonomisindeki önemi ile üreticilerin ve çiftçilerimizin içinde bulundukları sorunlara ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

3.- Eskişehir Milletvekili Hasan Murat Mercan'ın, Türkiye'nin, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesinin denetim sürecinden çıkarılmasının AB sürecindeki önemine ilişkin gündemdışı konuşması

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, (6/1134, 6/1135, 6/1143 ve 6/1147) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/202)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve 22 milletvekilinin, Türkiye Kızılay Derneğinin içinde bulunduğu durumun saptanması ve sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/201)

2.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 31 milletvekilinin, işsizlik düzeyi ile istihdam hacmindeki olumsuzlukların boyutlarının araştırılarak gerekli politikaların belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/202)

IV. - ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Temmuz 2004 tarihinde tatile girmeyerek çalışmalarına devam etmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)

2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

3.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

4.- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı: 349)

5.- Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/803 ) (S.Sayısı : 617)

6.- Özel Gelir ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/827) (S.Sayısı : 618)

7.- Harp Araç ve Gereçleri ile Silah, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/561) (S. Sayısı : 458)

8.- Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/562) (S.Sayısı : 464)

9.- Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/815) (S. Sayısı: 579)

10.- Millî Eğitim Temel Kanunu ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/817) (S. Sayısı : 614)

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt ASLANOĞLU'nun, kamu kurum ve kuruluşlarınca verilen Hazine garantilerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/2446)

2.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Bilgi Edinme Hakkı Yasasına ve Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Yasaya ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/2447)

3.- Niğde Milletvekili Orhan ERASLAN'ın, esnafın Halk Bankasından kullandığı kredinin faiz oranlarının düşürülüp düşürülmeyeceğine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali BABACAN'ın cevabı (7/2468)

4.- Diyarbakır Milletvekili Mesut DEĞER'in, Eve Dönüş Yasasından yararlanmak isteyenlere ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/2475)

5.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un, çocuk gözetimevleri kurulup kurulmadığına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil ÇİÇEK'in cevabı (7/2523)

6.- Malatya Milletvekili Muharrem KILIÇ'ın, "pembe kart" sahibi vatandaşlarımıza ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2638)

7.- Adana Milletvekili Kemal SAĞ'ın, Adana İlindeki kültürel amaçlı yatırımlara ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan MUMCU'nun cevabı (7/2697)

8.- İstanbul Milletvekili Onur ÖYMEN'in, okuma yazma kurslarına ve ilköğretime ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2701)

9.- İstanbul Milletvekili Gürsoy EROL'un, hastanelerdeki döner sermaye uygulamalarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/2703)

10.- Ankara Milletvekili İsmail DEĞERLİ'nin, soru önergelerine verilen cevaplara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/2712)

11.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde görev yapan kuruculara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2716)

12.- Isparta Milletvekili Mevlüt COŞKUNER'in, 19 Mayıs törenlerinde imam-hatipli bir öğrencinin konuşma yapmasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2719)

13.- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, Çamlıdere Barajı civarında bulunan fosil kalıntılarına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/2738)

14.- Edirne Milletvekili Rasim ÇAKIR'ın, Kırklareli civarındaki Longoz ormanlarının korunmasına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/2740)

15.- Antalya Milletvekili Osman ÖZCAN'ın, Irak'taki Türkmenlere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/2742)

16.- Manisa Milletvekili Nuri ÇİLİNGİR'in, Salihli Organize Sanayi Bölgesi için gereken ödeneğe ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2744)

17.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, balıkçılarımızın sorunlarına ve bazı balık türlerinin tükenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/2776)

18.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, Orman Genel Müdürlüğü bünyesindeki harita ve kadastro mühendislerine ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/2789)

19.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait taşınmazlara ve İstanbul Deprem Master Planına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2797)

20.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, Adana Fen Lisesinin personel ve ekbina ihtiyacına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2811)

21.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un, atama nakil yönetmeliğinde yapılan değişikliğe ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/2812)

22.- Edirne Milletvekili Rasim ÇAKIR'ın, Karayolu Taşıma Yönetmeliğine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/2822)

23.- Van Milletvekili Maliki Ejder ARVAS'ın, hayvancılığın geliştirilmesine yönelik projelere,

- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, buğday üretimindeki kalite sınıflandırmasına,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/2837, 2838)

24.- Trabzon Milletvekili Asım AYKAN'ın, THY'nin fiyat tarifesine ve 2003 yılı kâr-zarar durumuna ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/2840)

25.- Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün, Ardahan Bayındırlık ve İskân Müdürlüğünün idarî ve teknik personel ihtiyacına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2892)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak üç oturum yaptı.

Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan, ekolojik tarım ürünlerinin Türkiye ekonomisi açısından önemine,

Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, Eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'un ölümünün 44 üncü yıldönümüne, eğitimde ortaya koyduğu görüşlere ve köy enstitüleri uygulamalarındaki çalışmalarına,

Sivas Milletvekili Orhan Taş, Sivas'ın tarihî ve kültürel değerlerine ve turizm gelirlerinden daha fazla pay alabilmesi için alınması gereken tedbirlere,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 22 milletvekilinin, tarımsal destekleme politikalarının amaç ve ilkeleri ile tarımsal sorunların tespit edilmesi ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla genel görüşme (8/16),

İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve 22 milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirlenmenin sebeplerinin ve sorumlularının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması (10/200),

Açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler ile Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin Almanya'ya,

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in Suriye'ye,

Yaptıkları resmî ziyaretlere katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkereleri;

Gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve dağıtılmış bulunan 613 sıra sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 48 saat geçmeden gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 5 inci sırasına alınmasına ve diğer işlerin buna göre teselsül ettirilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi;

Kabul edildi.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı : 146),

2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523) (S. Sayısı : 152),

3 üncü sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı : 305),

Görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden;

4 üncü sırasında bulunan, Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında (1/731) (S. Sayısı : 349)

6 ncı sırasına alınan, Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair (1/802) (S. Sayısı : 461),

Kanun Tasarılarının görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından;

Ertelendi.

5 inci sırasına alınan, Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında (1/828) (S.Sayısı : 613),

7 nci sırasına alınan, Hayvanları Koruma, (1/323) (S. Sayısı : 446),

Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben, kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.

29 Haziran 2004 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 19.48'de son verildi.

                                                       

İsmail Alptekin

 

 

 

 

 

Başkanvekili

 

 

Yaşar Tüzün

 

Ahmet Küçük

 

Bilecik

 

Çanakkale

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

Mevlüt Akgün

 

 

 

Karaman

 

 

 

Kâtip Üye

 

                                                                                                         No. : 156

II. - GELEN KÂĞITLAR

 25 Haziran 2004 Cuma

 Tasarılar

1.- Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/831) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

2.- Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/832) (Plan ve Bütçe ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.2004)

Raporlar

1.- Millî Eğitim Temel Kanunu ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/817) (S. Sayısı: 614) (Dağıtma tarihi : 25.6.2004) (GÜNDEME)

2.- Bitlis Milletvekili Vahit Kiler'in; Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/249) (S. Sayısı : 615) (Dağıtma tarihi : 25.6.2004) (GÜNDEME)

Genel Görüşme Önergesi

1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 22 Milletvekilinin, tarımsal destekleme politikalarının amaç ve ilkeleri ile tarımsal sorunların tespit edilmesi ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/16) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2004)

Meclis Araştırması Önergesi

1.- İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve 22 Milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirlenmenin sebeplerinin ve sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/200) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.6.2004)

                                                                                                         No. : 157

28 Haziran 2004 Pazartesi

Raporlar

1.- Belediyeler Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum, İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/766) (S. Sayısı : 616) (Dağıtma tarihi: 25.6.2004) (GÜNDEME)

2.- Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu Tasarısı ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/803) (S. Sayısı : 617) (Dağıtma tarihi: 28.6.2004) (GÜNDEME)

                                                                                                         No. : 158

29 Haziran 2004 Salı

Cumhurbaşkanınca Geri Gönderilen Kanun

1.- Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında 9.6.2004 Tarihli ve 5186 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/833) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 25.6.2004)

Tasarılar

1.- Elektrik Piyasası Kanunu, Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/834) (Plan ve Bütçe ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

2.- Petrol Kanunu Tasarısı (1/835) (Adalet,  Plan ve Bütçe ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

3.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Uluslararası Karayolu Yük ve Yolcu Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/836) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

4.- Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/837) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

5.- Avrupa Orman Enstitüsüne İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/838) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

                    6.- Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu Tasarısı (1/839) (Adalet,  Plan ve Bütçe ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

7.- Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/840) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2004)

Teklif

1.- İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılması  Hakkındaki İçtüzük Teklifi (2/305) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.6.2004)

Tezkereler

1.- Tokat Milletvekili Mehmet Ergün Dağcıoğlu'nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/594) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

2.- Afyon Milletvekili Mahmut Koçak'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/595) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

3.- Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/596) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

4.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu'nun Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/597) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

5.- Mersin Milletvekili Vahit Çekmez'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/598) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

6.- Kocaeli Milletvekili M. Sefa Sirmen'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/599) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

                    7.- Kahramanmaraş Milletvekili Hanefi Mahçiçek Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/600) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

8.- Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/601) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

9.- Tokat Millletvekilleri Orhan Ziya Diren ve Feramus Şahin'in Yasama Dokunulmazlıklarının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/602) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2004)

Raporlar

1.- Özel Gelir ve Özel Ödeneklerin Düzenlenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/827) (S. Sayısı: 618) (Dağıtma tarihi : 29.6.2004) (GÜNDEME)

2.- Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısı ile İçişleri, Avrupa Birliği Uyum ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/768) (S. Sayısı: 619) (Dağıtma tarihi : 29.6.2004) (GÜNDEME)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve 22 Milletvekilinin, Türkiye Kızılay Derneğinin içinde bulunduğu durumun saptanması ve sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/201) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2004)

2.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 31 Milletvekilinin, işsizlik düzeyi ile istihdam hacmindeki olumsuzlukların boyutlarının araştırılarak gerekli politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/202) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2004)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

29 Haziran 2004 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER : Enver YILMAZ (Ordu), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 107 nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet, konuşmalara cevap verebilir; hükümetin konuşma süresi 20 dakikadır.

Gündemdışı ilk söz, İzmit İlinin kurtarılış yıldönümü münasebetiyle söz isteyen Kocaeli Milletvekili Eyüp Ayar'a aittir.

Sayın Ayar, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Kocaeli Milletvekili Eyüp Ayar'ın, Kocaeli'nin düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü yıldönümü ve İlin sosyoekonomik sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması

EYÜP AYAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İzmit'in düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü yıldönümü nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kocaeli halkının dört gündür coşkuyla kutladığı şenlikleri düzenleyen Valilik ve Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyorum. İzmit'in düşman işgalinden kurtarılışını bir kez daha kutluyor; Millî Mücadelemizin Büyük Önderi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve şehitlerimizi rahmetle, şükranla ve minnetle anıyor; gazilerimize uzun ömürler dileyerek saygılarımızı sunuyoruz.

Değerli milletvekilleri, Kocaeli, Avrupa-Asya yolu üzerinde, deniziyle, yeşiliyle, iklimiyle, bereketli topraklarıyla Türkiye'nin en güzel şehirlerindendir. Tarihi üçbin yıl öncesine kadar uzanır. Bu topraklarda Bithynia (Bithinya), Nicomedia (Nikomedya), Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere birçok uygarlık kurulmuştur.

Mondros Mütarekesinden sonra, 13 Kasım 1918 tarihinde İtilaf Devletlerinin donanmasının Marmara'ya girmesiyle, İzmit, son kez işgal edilmiştir. 27 Ekim 1920 tarihinde, İngilizler, İzmit'i Yunanlara bırakarak çekilmişlerdir. 28 Haziran 1921'de, Kuvayı Millîyecilerimiz çetin mücadeleden sonra İzmit'i yeniden ele geçirmişlerdir. Yüce Tanrı'dan temennimiz, şehrimizin bir daha düşman işgaline uğramamasıdır.

 Değerli milletvekilleri, 1954 yılına kadar, Kocaeli'nin bir ucu İstanbul'da, bir ucu Bolu-Düzce'dedir. 1954 yılında Sakarya'nın il olmasıyla beraber, Sapanca, Adapazarı, Hendek, Akyazı, Karasu İzmit'ten koparılmış; 1966 yılında da, Kaynarca, yine Sakarya'ya bağlanmıştır. Yalova il yapılırken, yine, Altınova da Kocaeli’nden ayrılmıştır; bir zamanlar Tuzla, Gebze'nin de mahallesiydi.

Toprak bakımından 67 vilayetin en küçük ili Kocaeli olmuştur. 81 vilayet içerisinde de, Kocaeli'nden toprak bakımından küçük 4 il daha bulunmaktadır.

Bugünkü Kocaeli, Körfezin etrafına inci gibi dizilmiş; Karamürsel'den Gebze'ye kadar ilçe ve beldelerden müteşekkil, bütünlük arz eden bir şehirdir; ayrıca, kuzeyde, sahil ilçemiz Kandıra vardır.

Bu dar coğrafyada, 2000 yılı nüfus sayımına göre 1 250 000 kişi yaşamakta, kilometrekareye 350 kişi düşmektedir; Türkiye'nin her bölgesinden göç almaya devam etmektedir. İstanbul'a bitişik olması, deniz, demir ve karayollarının bulunması, enerji ve su kaynakları, uygun arazileri, Kocaeli'ni, sanayi için cazibe merkezi yapmıştır. İlimizde, 400 büyük, 7 000 küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşu vardır.

Türkiye'de fert başına millî geliri en yüksek olan ildir Kocaeli. 2003 yılında 14 katrilyon civarında vergi ödemişiz, 2004 Ocak-Mayıs döneminde de 6 katrilyon 300 trilyon vergi tahakkuk ettirilmiştir. Yani, 2003 yılında, devlete yaklaşık 15 katrilyon vermiş, karşılığında 9 trilyon alabilmişiz. Bir başka ifadeyle, genel bütçeye yüzde 14,32'lik bir bölümü Kocaeli veriyor, bunun karşılığında da binde 65 alabiliyor; yani, 17 verip, 1 almışız.

İstanbul'dan sonra en çok vergiyi Kocaeli ödüyor, vergi tahsilatında Türkiye birincisiyiz. Ayrıca, 50 kişi üzerinde işçi çalıştıran 259 büyük firmanın vergileri de başka illere yatmaktadır. Kocaeli'nde faaliyet gösteren firmalar vergilerini ilimizde ödeseler, bu oranlar daha da katlanır. Bu durum, bilhassa büyükşehir belediye paylarının hesaplanmasında haksızlık doğuruyor.

Asrın felaketi olan 1999 yılındaki depremin merkezi Gölcük'tür, büyük can ve mal kayıpları olmuştur. 2000 ve 2001 yılı krizleri en çok İzmit'i etkilemiştir; çünkü, sanayi şehridir, binlerce insanımız işsiz kalmıştır.

Eğitimde sorunlarımız var, 2 000 civarında derslik açığımız var.

Duble yollarımızı bitirmeye çalışıyoruz.

10 000 kişiye ve 11 doktor düşüyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ayar.

EYÜP AYAR (Devamla) - ...yatak sayısı bakımından Türkiye'de 46 ncı sıradayız.

Değerli arkadaşlarım, sözlerimi şöyle bağlamak istiyorum: Bugün, Kocaeli'nin en büyük sorunu, çok kıymetli, ama, dar olan coğrafyasını kurtarmaktır, gelişigüzel yapılaşmaya dur dememiz lazım. Sadece Gebze'de, Kocaeli'ndeki sanayiini yüzde 60'ı toplanmıştır, organize sanayi bölgesi kurmak isteyen herkese izin vermişler; bir ilçe bu yükü taşıyabilir mi, hesap eden olmamış.

Bir zamanlar balık dolu olan Körfez, bugün ölüdeniz durumundadır. 35 liman ve iskele kurulmasına müsaade edilmiş; Körfez bu kadar yükü taşıyabilir mi hiç düşünülmemiş, isteyene ver gitsin mantığı uygulanmış.

Yapmamız gereken en önemli iş, ilimizin tümünü kapsayan bölgesel gelişme, yani, stratejik master plan yapmaktır, gelişigüzel kullanımlara son vermemiz lazım. Bu kıymetli toprakları hovardaca kullanmayalım, çevreyle uyum sağlayalım.

Kocaeli, Türkiye'ye yapacağı her türlü katkılarıyla parlayan yıldız olmaya devam edecek diyorum; hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Gündemdışı ikinci söz, patates üreticileri ve çiftçilerimizin sorunlarıyla ilgili olarak söz isteyen İzmir Milletvekili Sayın Oğuz Oyan'a aittir.

Buyurun Sayın Oyan.

2.- İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, patatesin ülke ekonomisindeki önemi ile üreticilerin ve çiftçilerimizin içinde bulundukları sorunlara ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

OĞUZ OYAN (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ilk kez gündemdışı söz alarak konuşuyorum.

Türkiye'de çiftçinin çok zor günler yaşadığı bir süreçten geçiyoruz. Hava koşulları ve doğal afetler gibi olağanüstü doğal koşullar da, çiftçiyi, bu yıl her zamankinden daha fazla yordu. Bütün bu doğal süreçlere karşı çiftçi savunmasız. Sosyal devletin elini toplumsal dayanışmadan çekmiş olması da çiftçiye dönük politikaların olmamasıyla birleşince, afet iyice büyüyor; yani, Türkiye'de doğal afetler, aslında, sosyal afet haline geliyor; çünkü, Türkiye'de, bugün, tarımda uygulanan politikasızlıklar nedeniyle, gerçek anlamda sosyal afet koşulları içerisinden geçiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, tarımda politikasızlık, çaresi çok bulunamayan, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Eğer, politikaları Ankara'dan değerlendirme nosyonunu, kavramını yitirirsek, bu, baş edilemez bir sorun haline gelir. İnsanlar, doğayla baş edebilirler, selle, kuraklıkla da baş edebilirler, bunun önlemlerini alabilirler; ama, böylesine bir politikasızlığın önlemi yoktur, Ankara'nın devreden çıkmasının tedavisi yoktur.

Türkiye, beş yıldır, IMF, Dünya Bankası politikalarını izliyor ve birçok çiftçi, bugün, bu politikaların süne zararlısından daha zararlı olduğunu görmeye başladı; buna karşı çıkıyor. Dolayısıyla, bugün bu politikaları harfiyen uygulayanların, tarımın çökertilmesi konusunda tarihî bir sorumluluk taşıdıklarının bilincinde olması gerekir.

Değerli arkadaşlar, 2000 yılından beri bütün destekler terk edildi, bir tek doğrudan gelir desteği var; bunun da üretimle ilgisi yok, gecikmeli ödeniyor. 2003 yılının ödemeleri henüz gerçekleşmedi. "İkinci taksiti 1 Haziranda ödenecek" denildi, 24 Haziranda Sayın Bakan "önümüzdeki günlerde ödenmeye başlanılacak" dedi. Dolayısıyla, o dahi yürümüyor. Üstelik, 2004 yılı için yapılacak ödemeler de faizdışı fazla hedeflerine feda edildi, 2004'te dönüm parası sabit bırakıldı; yani, enflasyonun erime sürecine terk edildi.

Mazot desteği, sadece 2003 için uygulandı. Herhangi bir yasal dayanağı yok, bundan sonra da mazotla ilgili herhangi bir destek gündemde değil.

Pamukta prim uygulaması da faizdışı fazlaya feda edildi ve 90 000 lirada tutuldu. Bütün bunlar neye yol açıyor; pamuk ekmeyen patatese yöneliyor ya da başka bir ürüne yöneliyor. Dolayısıyla,Türkiye'de ürün deseni bilinçsizce değişiyor.

Bakınız, Türkiye, patates üretiminde dünyada çok önemli bir noktada değil, yüzde 2'sini temsil ediyor dünya üretiminin. 6 000 000 ton patates üretiyoruz; fakat, tüketimimiz sadece 2 000 000 ton. Aradaki fazlayı ne yapacaksınız; ya ihraç edeceksiniz ya da içtüketimi artıracaksınız. Peki, ihracata yönelik ciddî bir politikanız var mı; hayır. Geçenlerde bir kararname vesilesiyle ton başına 19 dolarlık bir destek gündeme geldi. Kararname, 23 Mayısta Resmî Gazetede yayımlanıyor, 1 Nisandan geçerli, 31 Mayısta son buluyor; yani, bunun çiftçiye bir yarar sağlaması mümkün değil. Bundan yararlananlar, önceden haber alan, iktidara yakın bazı ihracatçılar oluyor. Böyle bir politika, politikasızlığın aslında bir başka biçimi; yani, tarıma dönük politika olmamasının, teşvikin de teşvik gibi uygulanmamasının bir başka yönü.

İçtüketimi geliştirmek gerekiyor. İnsan beslenmesinde, hayvan beslenmesinde ve nişasta, vesaire birtakım ürünler elde etmek bakımından sanayi üretiminde ve sanayie dönük yeni patates türlerinin geliştirilmesini desteklemek lazım.

Ben, birkaç haftadır Ödemiş'e gidip geliyorum. Ödemiş, Türkiye'deki patates üretiminin yüzde 10-12'sini temsil ediyor; yani, Ege Bölgesi bu kadarını temsil ediyor; ama, Ödemiş de bunun yüzde 90'ını tek başına temsil ediyor. Ödemiş, ilginç bir yer; patateste iki ürün alınabilen tek yer, tek nokta Türkiye'de; ama, üreticiler, bugün, patatesi tarlada bırakmaya kararlılar. Niçin; çünkü, kiloda toplama maliyeti 40 000 lira; toptan satsanız, nakliye, vesaire, 50 000-60 000 lira. Bu da, asla giderleri karşılamıyor; daha önce yapılmış elektrik giderlerini, vesaireyi saymıyorum. Şu an üretici, ürettiği ürünün, bir doğal afetten daha fazla bir afete uğramışçasına, yüzde 100'ünü tarlada bırakma noktasına gelmiş.

Değerli arkadaşlarım, peki, bu üreticilerin girdisi nasıl ödenecek, bunların elektrik borçları nasıl ödenecek, bunların kredileri nasıl ödenecek? Sayın Tarım Bakanı, geçenlerde, 24 Haziranda şöyle bir şey söyledi: "Patates üreticisi -bir ilimiz için veriyor- bir ilimizin tarımsal elektrik borcunun 200 trilyon lira olduğunu biliyorum." Ama, bunu bilmek yetmiyor. Sayın Bakan şunu söylüyor: "Bir müddet sonra cerrahî müdahale gerekiyor, ya haciz ya da elektriği kesme yoluna gidilecek. Faizle ilgili birikmiş borçları yaymak gerekiyor" diyor. Şimdi, cerrahî müdahalenin elektriği kesmek biçiminde olması kadar antisosyal bir şey olamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun Sayın Oyan.

OĞUZ OYAN (Devamla)- Evet, borçları yaymak, ertelemek çözüm burada; bu çözümü bulmak zorundayız. Türkiye'de üreticiler perişan. Üreticinin gerek TEDAŞ'a olan borçlarının mutlaka ertelenmesi gerekiyor gerekse de tarım kredi kooperatiflerine ya da Ziraat Bankasına olan borçlarının ertelenmesi gerekiyor. Sadece Ödemiş için değil, sadece Nevşehir, Niğde için değil, Türkiye'de birçok üründe bu var, birçok ürün afete konu oldu. Bütün bu kesimleri gözeten politikalara ihtiyaç var.

Tabiî, çözüm yolları, uzun vadeli politikalar geliştirmekten geçiyor, Türkiye'de ulusal ve bölgesel anlamda tarım politikalarını oluşturmaktan geçiyor, ürün desteğini yeniden tanımlamaktan geçiyor; arz fazlası veya eksiği olan ürünlerde bu politikaların ürün bazlı olarak gündeme getirilmesi gerekiyor. Prim desteğinin buna bağlı olarak mutlaka gündemde olması ve doğrudan gelir desteğinin de üretimle bağlantısının kurulması gerekiyor. Dolayısıyla, patates için de benzer çözüm yollarına ihtiyaç var. Bu üründe, mutlaka, ulusal ve bölgesel üretim politikaları geliştirmek lazım. Siyasetüstü bir kalıcılık geliştirmek lazım; yani, burada, üreticinin, üniversitenin, kamu ve özel sektör temsilcilerinin birlikte işbirliği yapabileceği alanlar oluşturmak lazım; yani, ürün bazlı politikaları, sektör bazlı politikaları geliştirmek lazım; alternatif ürünlere desteği politika haline getirmek lazım.

Tabiî, bu arada, verimliliği artırmak, ama, maliyetleri de bir başka açıdan düşürmek gerekiyor. Maliyeti düşürmenin yolu şu: Patates ya da başka ürünlerde -ama, patates için çok önemli- sulama, maliyetin yüzde 20'si ve bunu, mutlaka düşürmek gerekiyor; damlama yöntemine geçmek gerekiyor. Küçük Menderes için söylüyorum; Beydağı Barajını bitirmek gerekiyor. Onun dışında, tohum tescil yasasının bugün tohumda üretim maliyetini çok artırıcı bir noktaya gelmiş olmasına çözüm aramak gerekiyor. Bu maliyetlerle, Türkiye'de, üreticinin bu üretime devam etmesi ve Türkiye'nin, dünya tüketiminin, kişi başına tüketimin yirmide 1'i, otuzda 1'i düzeylerinden daha yukarı çıkacak bir noktaya getirilmesi mümkün gözükmüyor. Bütün bunlara çözüm bulmamız lazım. Türkiye'de tarımı ne IMF'ye ne Dünya Bankasına ne de çokuluslu şirketlerin, tohum ya da diğer üretimler yapan şirketlerin insafına terk edebiliriz. Mutlaka, tarımda da ulusal düşünme geleneğini yeniden kazanmamız gerekiyor. Umarım, bu uyarılar bir işe yarar.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Gündemdışı konuşmaya, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Sami Güçlü cevap verecektir.

Sayın Güçlü buyurun.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; İzmir Milletvekilimiz Sayın Oğuz Oyan, İzmir bölgesindeki patates üreticilerinin sorunlarıyla ilgili olarak gündemdışı yaptığı konuşmada, tarım politikalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu, düşüncelerini ifade etti. Ben, kendilerine teşekkür ediyorum ve ben de, konuyla ilgili düşüncelerimi ve patates üreticilerinin sorunlarıyla ilgili gözlemlerimizi, düşüncelerimizi bu vesileyle kamuoyuna duyurmak istiyorum.

Türkiye'de, içinde bulunduğumuz dönemde, geçen on yılın etkilerini yok saymak ve bir fotoğraf çekerek bugün hadiseleri konuşmak, değerlendirmeleri buna göre yapmak elbette doğru değildir; böyle bir şey, hayatı, olayları gerçek olarak tanımlamak açısından, kamuoyunu doğru bilgilendirmek olarak düşünülemez. Geçmişte, geçen on yıllık bir süre içerisinde Türkiye'de meydana gelen gelişmeleri çok iyi bilen insanlar olarak sizlere, elbette, bugün, meydana gelen olumsuzlukları telafi etme, özellikle kamu maliyesinde meydana gelen boşlukları, olumsuzlukları, eksiklikleri giderme konusunun hükümetimizin öncelik verdiği bir konu olarak bilinmesini ve bunun sonucu olarak da, reel sektörde meydana getirmeye çalıştığımız iyileşmelerin bunun devamı olarak ortaya çıktığını ifade ediyorum.

Tarım politikalarıyla ilgili olarak, Sayın Hocamız Oğuz Oyan, Türkiye'nin, IMF'ye, Dünya Bankasına ve uluslararası şirketlere tarımı terk etmemesi gerektiği şeklinde bir düşünceyi son cümleler olarak ifade etti; buna, elbette, bu milletin bütün fertleri olarak katılıyoruz. Biz, ulusal politikalarımızı, herkesten daha çok geliştirmek, tatbik etmek mevkiinde olan insanlarız, parti olarak da bu anlayışın mensupları olarak buradayız ve ben, kendi ülkemde, toplumumuzun, milletimizin, özellikle kırsal kesimin ihtiyaçlarına yönelik olarak politikalarımızı belirlerken, araçlarımızı tespit ederken bu bakış açısına göre yapılması gerektiği konusunda hiç tereddüt taşımayan bir insan olarak, bu sözü, aynen, ben de ifade ediyorum ve birbuçuk yılı aşkın bir dönem içerisinde uyguladığımız politikalarda, elbette, Dünya Bankasıyla devam eden anlaşmanın tezahürleri olarak politikalarımızda, araçlarımızda çok önemli değişiklikler olmadığını da biliyoruz.

Ama, bütün bunlara rağmen, Sayın Oğuz Oyan'ın ifade ettiği "bir tek doğrudan gelir desteği var" ifadesinin hiç de doğru bir tespit olmadığını, mutlaka tashih edilmesi, düzeltilmesi gereken bir yönü olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün, doğrudan gelir desteği, tarımsal destekler içerisinde yüzde 75'in üzerinde payı olan bir ana destektir; ancak, Hükümetimizin, gerek primler gerekse hayvancılığa yönelik gayretleriyle, neredeyse 800 trilyona yaklaşan bir ekkaynağın ilave olarak tarıma aktarılmaya çalışıldığını ve bununla ilgili olarak birkısım başka kurumlarımızın harcadığı kalemlerin sektörümüze yansıdığını ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla, konuşma arasında belirttiği, Türkiye'de sanayiin ihtiyaç duyduğu temel tarımsal hammaddelerin yurt içerisinde üretimini artırmak, talebi giderek artacak olan hayvansal üretimi canlandırmak, gerektiğinde bunların ihraç edilebilir bir seviyeye yükseltilmesi konusunda çalışmalar yapmak, Hükümetimizin de, Bakanlığımızın da öncelik verdiği hususlardır. Nitekim, beyazette bugünlerde Avrupa Birliğinden beklediğimiz cevap, bu sektörümüzü dışa açabilecek bir gelişmeyi ortaya koyacak niteliktedir.

Aynı zamanda, hayvancılık sektöründe yapmış olduğumuz desteklerin boşa gitmemesi ve bu sektörün sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik olarak fiyatlarda meydana gelen düşmeyi telafi etmek için ekdestek primi uygulamamız, yine, bizim bu anlayışımızın tabiî bir tezahürüdür.

Yine, Sayın Hocamızın çok iyi bildiği gibi, hayvancılık sektörünün gelişmesi açısından en temel girdi olan yem bitkileri üretiminin Türkiye'de ne kadar hızlı arttığını, özellikle kendi bölgesinde yem bitkisi ekim alanlarının, tarım alanlarının yüzde 25'ine kadar yükseldiğini ifade edebiliriz. Bu, ülkemiz açısından gerçekten çok sevindirici bir gelişmedir; bunlar, elbette, kendiliğinden de olan şeyler değildir. Dolayısıyla, sektörde meydana gelen gelişmeleri sıralayacak olursak, evvela elbette, bir öncelik sırası içerisinde hareket etmeliyiz ve Türk çiftçisinin bugün için gelirini, üretimini artıracak olan temel konular üzerine yönelmeliyiz; çünkü, eğer sorunlar olarak sayacak olursak, yüzlerce kaleme ulaşabiliriz; ama, buna, ne kaynak ne de insangücü, kısa sürede, topluca cevap vermek ve çözüm üretmek imkânındadır.

Ben, 2004 yılında, ülke çapında, Bakanlığımın şu anda üzerinde yaygın, etkin olarak durduğu ve sonuç alma konusunda, kamuoyunun, özellikle sektörümüzle ilgili insanların çok yakından takip ettiği ve ortaya çıkacak sonuçların, çiftçilerimiz başta olmak üzere, toplumumuz açısından çok önemli gelişmelere sebep olacak bazı alanları sizlere sıralamak istiyorum:

Şu anda 35 ilimizde yürüttüğümüz süne mücadelesinin çok önemli bir kısmı tamamlandı. Sadece Çukurova yöresi hariç, Türkiye'nin bütün bölgelerinde bu konuda iyi sonuçların ortaya çıkacağını, süne zararlısının etkisinin çok aza indirileceğini, yüzde 1'in altında emgi oranıyla, bu sene çiftçilerimizin ürün satacağını büyük oranda tahmin ediyoruz. Bunun, gelir artışı itibariyle, çiftçilerimiz açısından çok kıymet ifade edeceğini ve yine, bunu, sektörümüzle ilgili olan, takip eden arkadaşlarımızın bilebileceğini söylüyorum.

Cumhuriyet Halk Partisine mensup arkadaşlarımız geldiler, tohumculuk konusunda projemizi gördüler, biz kendilerine bilgiler de gönderdik. Bu sene, tahıl tohumculuğunda çok önemli bir adım atıyoruz. Bu insanların ihtiyaç duyduğu tohumların yüzde 50'sini sağlayacak bir projeyi hayata geçirdik ve 300 000 ton sertifikalı tohumu tahıl üreticisine sunacağız; dolayısıyla, bunun, Türkiye'de, hem üretimin hem verimin hem de kalitenin artmasına sebep olacağını hepimiz tahmin edebiliriz.

Bir başka husus, özellikle doğu bölgelerimizi çok ilgilendiren bir husus, İç Anadolu'yu ilgilendiren bir husus, mera konusudur. Bununla ilgili olarak daha önce bir karış merayı bile teslim etmeyen bir ülkede bu seneki hedefimiz 600 000 dekardır ve hayvancılık açısından çok örnek bir gelişme olacak niteliktedir.

Sebze tohumculuğundaki gelişmeyi daha önce ifade ettim.

3 Temmuzda, Konya'da "Anadolu Esmeri" diye ifade ettiğimiz hayvan ıslah projesini de başlatacağız.

Şimdi, kıymetli arkadaşlarım, tarım sektörüyle ilgili bu saydığım hususların ne kadar temel konular olduğunu ifade etmeye, altını çizmeye ihtiyaç yok; ama, maalesef, Türkiye'de, âdeta, tarımın adı geçtiğinde, ilk anda akla gelen en önemli meseleler, bugün, 2004 yılında bizim uğraştığımız konulardır. Bunlar, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlar itibariyle yapılması gereken, ertelenemeyecek nitelikteki işlerdir ve bununla yoğun olarak uğraşıyoruz; inşallah, bu konudaki projelerimiz, hayata geçirmeye çalıştığımız gayretlerimiz olumlu sonuçlar verecek ve hep birlikte, bunun sonuçlarını, bu ülkede, zaman içerisinde göreceğiz ve çiftçilerimize yansımasına şahit olacağız; tabiî, bu, hepimiz açısından çok büyük bir mutluluk kaynağı olacaktır.

Patatesle ilgili konuya gelince; elbette, üreticimiz açısından çok olumlu geçmeyen bir zaman dönemindeyiz. 2003 yılı, patates üreticisi açısından, gerçekten, çok ıstıraplı geçti; üretim fazlası doğdu ve dolayısıyla, 2003 yılı mahsulünün 2004 yılına intikal ettiğini ve halen ülkemizin büyük patates üretim merkezlerinde, belki niteliğini de büyük ölçüde kaybetmiş ürünlerin bulunduğunu biliyoruz. Bu arada yeni mahsul de çıktı; dolayısıyla, İzmir bölgemizde sorunlarla karşı karşıya kalındı, devralınan bir sorun âdeta. 2004 yılı birinci ürün patates sökümlerinin nispeten erken yapılması ve Adana yöresi hasadına rastlamasıyla birlikte, 2003 yılı ikinci ürün sonbahar patatesinden kalan stokların da varlığı, piyasada fiyatların düşmesine neden oldu veya arzu edilen seviyede oluşmasına engel oldu. Geçtiğimiz iki haftada, çiftçimizin, Ödemiş İlçemizde patatesin kilogramını 40 000 ilâ 50 000 liradan satabildiğini biliyoruz. Bunda, çiftçimizin ürününü kabuğu tam olgunlaşmadan satmak istemesi ve bu ürüne de tüccarın depolama özelliği olmamasından dolayı düşük fiyat vermesinin de bir etkisi var. Ancak, bugün itibariyle, patatesin olgunlaşmasıyla birlikte çiftçilerimizin eline geçen fiyatlar, birinci boy patatesin kilogramı için 70 000 liraya yükselmiştir,  nispî bir iyileşme söz konusudur; ama, bu da, çiftimizin kâr edecek bir fiyat seviyesine ulaştığını göstermez. Bugün için maliyetlerin, bu piyasada teşekkül eden fiyattan daha yüksek olduğunu biliyoruz.

Ülkemizde tarımsal ürünlerde yaşanan fiyat istikrarsızlığı, yıllardan beri süregelmektedir. Üretim kararlarını kendileri almakta, ancak, yıllar itibariyle üretimde büyük dalgalanmalar ortaya çıkmaktadır. Sonuçta, hem üreticimiz hem de tüketiciler, fiyat istikrarsızlığı nedeniyle mağdur olabilmektedir. İşte, burada ön önemli sorun, üretici örgütlerinin eksik olması ve fonksiyonlarını yerine getirememesidir.

İşte bu noktada, bugün Meclisimizde, Üretici Birlikleri Yasası Tasarısını görüşeceğiz. Elbette, Türk çiftçisinin tüm sorunlarını çözecek bir yasal düzenleme değildir; ama, başta patates olmak üzere, sebze ve meyveyle ilgili olarak, bu tip dayanıksız ürünlerimizde en önemli katkıyı yapacak örgütlenme biçiminin, üretici birlikleri olduğunu biliyoruz.

Dolayısıyla, bugün vereceğiniz katkılarla ortaya çıkacak, hayata geçecek olan üretici birliklerinin, aynı zamanda patates üreticilerimiz açısından da kendi sorunlarına cevap arama ve çözüm yolu üretme konusunda katkısı olacağı ortadadır.

Bu arada, tohumluk konusu, elbette, bütün alanlarda olduğu gibi patates için de önemlidir. 2004 yılında 25384 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, tohum üretimi için düşük faizli tarımsal kredi kullanma imkânı getirilmiştir ve bu çerçevede çiftçimize 2 katrilyon liralık düşük faizli kredi kullandırılacaktır. Kararname kapsamında, sertifikalı tohum ve meyve fidanı kullanan çiftçilerimize, tarımsal kredilere uygulanan cari faiz oranından yüzde 40 ilâ 50 oranında indirimli ve üç yıl vadeli bir kredi kullanımı imkânı söz konusudur; bu, patates üreticileri için de geçerlidir.

Geçen yıl patates ihracatı konusunda karşılaştığımız durum, elbette, sektörün sorununa çözüm getirememiştir. Yaşadığımız bu olumsuz durum ve getirilen tedbirin bir bakıma sektörde nefes aldırma imkanının olmaması nedeniyle, bu yıl, en başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olarak konu üzerinde çok daha hassasiyetle duracağımıza ve İç Anadolu açısından esas büyük üretim sezonu geldiği anda bu tedbirin mutlaka hayata geçirilmesi ve ihracat desteğinin yürürlüğe konulmuş olması gerektiğine inanıyorum. Bununla ilgili olarak üzerimize düşen görevi yapacağız ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ve bakanlıklarla işbirliği içerisinde, hayata geçirme konusunda çalışmalarımızı yürüteceğiz.

Elektrik borçlarıyla ilgili konuda, elbette, sorumlu bakanlığın Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olmadığını biliyorsunuz. Türkiye'de özellikle tarımsal sulamalarda kullanılan elektrikle ilgili bir büyük sorunu da görmezlikten gelemeyiz. Bugün için anapara ve faiziyle birlikte toplam 782 trilyon liralık sulama amaçlı kullanılan bir elektrik borcu birikmiştir. İlgili kurumumuzun, yani, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığımızın ve ilgili genel müdürlüğümüzün bu konuda bir çalışma yaptığını biliyoruz; ancak, henüz önümüze fiilen bir çözüm önerisi gelmiş değildir; ama, bu durum, çözülmesi gereken bir sorun olarak varlığını hissettirmektedir.

Ben, konuşmamın sonunu şu şekilde tamamlamak istiyorum: Sektörümüzün içerisinde bulunduğu durum, elbette, bazı alanlarda piyasa mekanizmasından olumsuz olarak etkilenmektedir. Afetler, bu yıl üreticimizin durumunu biraz daha zorlaştırmıştır; ama, Hükümetimizin bu konuda tedbire yönelik olarak başlatmış olduğu çalışmalar ilk sonuçlarını vermiştir. Ekonomik Koordinasyon Kurulu, 2004 yılında, zarara uğrayan çiftçilerimize yönelik belli oranda ödemenin yapılması konusunda bir karar almış ve bu, önümüzdeki günlerde daha da kesinlik kazanacaktır.

Yasa düzenleme çalışmaları devam etmekte; ilki, bugün huzurunuza gelecek olan Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu Tasarısıdır; İnşallah, önümüzdeki günlerde, Meclisimiz tatile girmeden önce getirmeyi ve kanunlaşmasını beklediğimiz Tarım Ürünleri Sigorta Yasa Tasarısıdır, diğer taraftan da, Türk çiftçisinin ihtiyaç duyduğu tarımsal destekleri sağlama konusunda şimdiden başladığımız hazırlıklardır. Önümüzdeki dönem, 2006-2010 yılları arasında uygulayacağımız tarımsal politikalar bakımından, daha kabul edilebilir, doğrudan gelirin payını yüzde 45'lere çeken, bunun yanında, yeni destek unsurlarını hayata geçirmeye çalışan çalışmalarımızı da kamuoyuna zaman zaman duyuruyoruz. Dolayısıyla, tarımla ilgili konularda ortaya koyduğumuz gayretler kısaca böyle.

Halkımızdan, çiftçilerimizden de bu konuda çok olumlu mesajlar aldığımızı söyleyebilirim. Evet, biraz gecikti; ama, 28 Mart seçimlerinde, belediye olmayan yerlerde; yani, Türk köylüsünün yaşadığı, çiftçisinin yaşadığı yerlerde AK Partinin aldığı oy oranı yüzde 47'dir arkadaşlar. Dolayısıyla, bu, bir bakıma, gelecekle ilgili ümidi konusunda, Türk çiftçisinin, Hükümetimize, partimize güvendiğinin açık bir ifadesidir. Daha da iyileştirmek, geliştirmek de bizim görevimizdir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Gündemdışı üçüncü söz, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi çalışmaları hakkında söz isteyen, Eskişehir Milletvekili Sayın Hasan Murat Mercan'a aittir.

Sayın Mercan, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

 3.- Eskişehir Milletvekili Hasan Murat Mercan'ın, Türkiye'nin, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesinin denetim sürecinden çıkarılmasının AB sürecindeki önemine ilişkin gündemdışı konuşması

HASAN MURAT MERCAN (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilli arkadaşlarım; hepinizin bildiği gibi, geçen hafta, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi toplantısında Türkiye'yle ilgili çok önemli bir konu vardı. Bu konu, yine, birçoğunuzun basından takip ettiği gibi, Türkiye'nin denetim süreciyle alakalı konuydu.

Türkiye, 1996 yılından bu yana denetim sürecinde olan bir ülke. Halbuki, Avrupa Konseyinin Kurucular Kurulu kurucu üyesi olan Türkiye'nin denetim sürecinde olması, aslında, hepimiz için büyük bir üzüntü kaynağı ve bir ayıptı.

Bir ülkenin denetim sürecinde olması, o ülkenin demokratik standartlarının, insan hakları karnesinin Avrupa standartlarına uyumlu olmadığını göstermektedir. Avrupa Konseyinin denetiminde olan ülkelere baktığımız zaman, bu ülkelerin, daha çok, demirperde ülkeleri, soğuksavaş döneminden sonra ortaya çıkmış ülkeler olduğunu hep beraber gördük; fakat, ne yazık ki, Türkiye, özellikle son yirmi yılda, gerek demokrasisindeki gerekse insan hakları uygulamalarındaki eksiklikler nedeniyle, Avrupa Konseyinin denetimindeydi.

Biz, geçen hafta, benim başkanlığımda, AK Partili milletvekili arkadaşlarım Mevlüt Çavuşoğlu, Yüksel Çavuşoğlu, Süleyman Gündüz, İrfan Gündüz, Mehmet Tekelioğlu, Zekeriya Akçam, Ruhi Açıkgöz ve Cumhuriyet Halk Partili milletvekili arkadaşlarım Abdülkadir Aksu, Gülsün Bilgehan, Ali Rıza Gülçiçek ve Zülfü Livaneli Beyin yerine Yakup Kepenek'ten oluşan 12 kişilik bir heyetle, Türk delegasyonu olarak Türkiye'yi temsil ettik.

ALİ DİNÇER (Bursa) - Abdülkadir Aksu değil, Abdulkadir Ateş...

HASAN MURAT MERCAN (Devamla) - Özür dilerim; Abdulkadir Ateş. Özür diliyorum, özür diliyorum...

Türk delegasyonu, gerçekten, büyük bir özveriyle, Konsey bünyesindeki bütün parlamenterler nezdinde yoğun bir çaba gösterdi ve bu çabanın sonucunda da, 152 parlamenterin 144'ünün oyunu alarak, biz, denetimden çıktık; 4 oy aleyhimizde, 4 oy da çekimserdi.

Her şeyden önce şunu açıklıkla söylemek gerekir ki, Türkiye'nin, son yıllarda, özellikle son iki yılda yaptığı atılımlar Avrupa'da ses getirdi. Başta hükümet olmak üzere, bu Parlamentonun, gerek anayasa değişiklikleri konusunda gerekse uyum yasaları konusunda gösterdiği çabalar, bütün Avrupa ülkelerinin, Avrupalı parlamenterlerin takdirlerini kazandı. Ben, bu nedenle, kendim ve arkadaşlarım adına, hepinize şükranlarımı sunmak istiyorum; çünkü, gerçekten, bize, Avrupa Konseyinde, başımız dik, alnımız ak bir şekilde Türkiye'yi temsil etme fırsatı sağlayan, hükümet ve Yüce Parlamento olmuştur. Bunu açıklıkla ortaya koymak lazım. Eğer, biz, bu Meclisten bu yasaları geçirmemiş olsaydık, Anayasa değişikliklerini yapmamış olsaydık, kesinlikle bizim denetimden çıkma diye bir şansımız olmazdı.

Denetimden çıkmanın en önemli avantajı ise, özellikle, aralık ayında yapılacak olan Avrupa Birliği Zirvesinde Türkiye'ye müzakere tarihi verilip verilmemesi konusundaki bir engelin aşılmasıdır. Eğer, Avrupa Konseyinde denetimden çıkmamış olsaydık, çıkacak olan ilerleme raporunun olumlu olmasını beklememek gerekirdi; çünkü, Avrupa Birliğinde ilerleme raporunu hazırlayanlar ile Konseyin raportörleri sürekli olarak işbirliği içerisinde, düşünce alış-verişinde bulunuyorlar. Bu bakımdan, bizim için, gerçekten, önemli bir engel de bu vesileyle aşılmış oldu.

Aslında, Konseyde dikkat çeken bir başka husus daha oldu, onu da sizlere söyleyeyim. Türkiye'nin görüşüldüğü oturum sırasında, tüm siyasî grup başkanları, Türkiye'nin çok aleyhine konuşanlar, Türkiye'nin lehine konuşmaya başladılar; gerek Avrupa Halklar Partisi Grubu gerek Sosyalist Partisi Grubu gerek Avrupa Demokratik Birliği Grubu gerek Liberal Demokratik Birliği Grubu gerek Avrupa Birleşik Solu Grubu başkanları ve temsilcileri Türkiye'nin çok lehine, olumlu sözler söylediler.

Bunun yanında, Türkiye aleyhinde raporlarıyla maruf olan ve sürekli olarak Türkiye'nin aleyhine sözler söyleyen bazı milletvekilleri de, Türkiye'nin lehine konuştukları zaman, biz gurur duyduk. Tabiî, bu arada, özellikle, Azerbaycan ve bölge ülkelerinin bize verdiği desteği de hiçbir zaman unutmamamız lazım. Azerbaycan'ın olsun, Makedonya'nın olsun, hatta ve hatta Yunanistan'ın olsun, bize verdikleri destekleri, burada, huzurlarınızda söylemek ve kendilerine teşekkür etmek istiyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, aslında, yaptıklarımız, gerçekten, çok kayda değer şeyler; fakat, daha yapacağımız şeyler olduğunu da, burada, sizlerin huzurunda söylemek istiyorum.

Eksikliklerimiz var; bu eksikliklerimizi tamamlama iradesini de bu Meclisin göstereceğine olan inancım sonsuzdur.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Mercan.

Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Sayın milletvekilleri, Kâtip Üyemizin, sunumunu, oturduğu yerden yapmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sözlü soru önergelerinin geri alınmasına dair bir önerge vardır; okutuyorum:

 B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın, (6/1134, 6/1135, 6/1143 ve 6/1147) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/202)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 481, 482, 490 ve 494 üncü sıralarında yer alan (6/1134, 1135, 1143 ve 1147) esas numaralı sözlü soru önergelerimi geri