DÖNEM : 22        CİLT : 54       YASAMA YILI : 2

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

106 ncı Birleşim

24 Haziran 2004 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Gündemdişi Konuşmalar

1. - Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan'ın, ekolojik tarım ürünlerinin Türkiye ekonomisi açısından önemine ilişkin gündemdışı konuşması

2. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, Eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'un ölümünün 44 üncü yıldönümüne, eğitimde ortaya koyduğu görüşlere ve köy enstitüleri uygulamalarındaki çalışmalarına ilişkin gündemdışı konuşması

3. - Sivas Milletvekili Orhan Taş'ın, Sivas'ın tarihî ve kültürel değerlerine ve turizm gelirlerinden daha fazla pay alabilmesi için alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI Önergelerİ

1. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 22 milletvekilinin, tarımsal destekleme politikalarının amaç ve ilkeleri ile tarımsal sorunların tespit edilmesi ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/16)

2. - İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve 22 milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirlenmenin sebeplerinin ve sorumlularının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/200)

C) Tezkereler ve Önergeler

1. - Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler ile Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin Almanya'ya yaptıkları resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/592)

2. - Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in Suriye'ye yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/593)

IV. - ÖNERİLER

A) DanIşma Kurulu Önerİlerİ

1. - Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

3. - Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

4. - Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı: 349)

5. - Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/828) (S. Sayısı: 613)

6. - Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/802) (S. Sayısı: 461)

7. - Hayvanları Koruma Kanunu Tasarısı ile İçişleri ve Çevre Komisyonları Raporları (1/323) (S. Sayısı: 446)

VI. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YazIlI Sorular ve CevaplarI

1. - İzmir Milletvekili Hakkı ÜLKÜ'nün, TPAO'nun yurtdışında yaptığı yatırımlara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2651)

2. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, Seyhan Ovası sulama projelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2655)

3. - Ankara Milletvekili Eşref ERDEM'in, Türkiye Barolar Birliği Başkanının Başbakanlık Tanıtma Fonundan bir toplantı için para talep ettiği iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/2682)

4. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Demirtaş Çim Kayağı Pistine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2691)

5. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,  Adana-Yumurtalık Santralında kullanılan kömüre ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2693)

6. - Samsun Milletvekili Haluk KOÇ'un, gastroentroloji klinik şefliği sınavı için oluşturulan jüriye ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ'ın cevabı (7/2705)

7. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarıyla ilgili basında yer alan haberlere ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2717)

8. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Edirne-Suakacağı Barajı Projesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2769)

9. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, Sümerbank Bakırköy İşletmesinin özelleştirilme çalışmasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN'ın cevabı (7/2806)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 14.00'te açılarak dört oturum yaptı.

Adıyaman Milletvekili Ahmet Faruk Ünsal, Dünya Mülteciler Gününe,

İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubunun Amerika Birleşik Devletlerindeki resmî temaslarına,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Ordu Milletvekili İ. Sami Tandoğdu'nun, Çernobil Nükleer Santralında meydana gelen kazanın ülkemiz ve komşu ülkelerdeki yansımalarına ilişkin gündemdışı konuşmasına Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen cevap verdi.

Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın (6/1108) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi okundu; sorunun geri verildiği bildirildi.

Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ve 29 milletvekilinin, cezaevlerinde yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi (10/198),

İstanbul Milletvekili Birgen Keleş ve 24 milletvekilinin, yabancıların Türkiye'de mülk edinmelerinin tüm yönleriyle araştırılması (10/199),

Amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun bir heyetle birlikte İsviçre'ye yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146),

2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523) (S. Sayısı: 152),

3 üncü sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı: 305),

Görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden;

4 üncü sırasında bulunan, Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında (1/731) (S. Sayısı: 349),

5 inci sırasında bulunan, Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair (1/802) (S. Sayısı: 461),

Kanun Tasarılarının görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından;

Ertelendi.

6 ncı sırasında bulunan, Doğu ve Orta Avrupa'da Balıkçılığın Geliştirilmesi Uluslararası Örgütünün Kurulması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/748) (S.Sayısı: 443),

7 nci sırasında bulunan, İl Özel İdareleri (1/767) (S. Sayısı: 583),

Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan sonra, kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.

24 Haziran 2004 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 14.00'te toplanmak üzere, birleşime 01.14'te son verildi.

İsmail Alptekin

Başkanvekili

 

Yaşar Tüzün

Mehmet Daniş

 

Bilecik

Çanakkale

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

Ahmet Küçük

Türkân Miçoğulları

 

Çanakkale

İzmir

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

 

 

 

          No. : 155

 

II. - GELEN KÂĞITLAR

24 Haziran 2004 Perşembe

Teklif

1. - Kayseri Milletvekilleri Taner Yıldız, Mustafa Duru ve Mustafa Elitaş'ın; Entegre Devre Topografyalarının Korunması Hakkında Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/304) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.6.2004 )


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.00

24 Haziran 2004 Perşembe

BAŞKAN: Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER: Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Ahmet KÜÇÜK(Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 106 ncı Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekilimize gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, organik tarımın Türkiye ekonomisi açısından önemiyle ilgili, Erzurum Milletvekili Sayın İbrahim Özdoğan'a aittir.

Buyurun Sayın Özdoğan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) Gündemdişi Konuşmalar

1. - Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan'ın, ekolojik tarım ürünlerinin Türkiye ekonomisi açısından önemine ilişkin gündemdışı konuşması

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Yüce Heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Tarımsal üretimde kullanılan kimyasalların olumsuz etkilerinin insan ve toplum sağlığı üzerindeki zararları artarak kendini hissettirmeye başlamıştır. Tüm bu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla, kimyasal gübre ve tarımsal savaş ilaçlarının hiç kullanılmaması ya da mümkün olduğu kadar az kullanılması amaçlanmış, bunların yerini, aynı görevi yapan organik gübre ve biyolojik savaş yöntemlerinin alması temeline dayanan ekolojik tarım sistemi geliştirilmiştir. Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte olup, esas olarak, sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübrelerin kullanımını yasaklaması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, doğal düşmanlardan faydalanmayı tavsiye eden, bütün bu olanakların kapalı bir sistemde oluşturulmasını öneren, üretimde sadece miktar artırışının değil, aynı zamanda, ürün kalitesinin de yükselmesini amaçlayan alternatif bir üretim şeklidir.

Ekolojik tarımın başlıca üç ilkesi bulunmaktadır; bunlar, doğayla uyumlu üretim, kapalı sistem, ekim nöbeti. Bu ilkeler altında, ülkesel ve yöresel koşullar dikkate alınarak, ekolojik tarım aktiviteleri değişkenlikler kazanabilirler. Ancak, genel olarak, aşağıdaki faaliyetleri içerirler.

Bitkisel üretimde, uygun yöntemlerle, minimum toprak işleme, toprak verimliliğinin korunmasına ve artırılmasına yönelik çalışmalar, kimyasal gübre yerine organik gübre kullanımı, tohum ve bitki çeşitlerinin seçimi, uygun ekim-dikim yöntemi.

Bitki korumada doğrudan kimyasal girdi kullanımı yerine, ekolojik yöntem ve girdi kullanımı, hasat, depolama, işleme ve paketleme faaliyetlerinin ekolojik yöntemler içinde yürütülmesi.

Hayvansal üretimde sağlıklı hayvan yetiştiriciliği, uygun ahır koşulları, organik yemlerden yararlanma, damızlık ve ırk seçiminde ekolojik uygunluk.

Kontrol ve sertifikasyon:

Kontrol ve sertifikasyon, ekolojik tarımın önemli basamaklarından biridir. İç ve dış piyasalarda bir ürünün ekolojik olarak satılabilmesi için, ekolojik ürün sertifikasına sahip olması gerekmektedir. Sertifika sistemi, ürünlerin ekolojik standartlara göre üretildiğinin, işlendiğinin, paketlendiğinin garantisidir. Kontrol ve sertifikasyon kuruluşları bağımsız olmalı, üretim ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmamalı, ticaret yapmamalı ve danışmanlık hizmeti vermemelidir.

Kontrol kuruluşu, bildirilen tüm üreticileri gezerek, her üretici için detaylı anket formları ve haritalardan oluşan bir dosya hazırlamaktadır. Sertifikasyon kuruluşu, hazırladığı dosyaları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bildirmekte ve her üreticiyi ürün sezonunda en az iki kez haberli veya habersiz ziyaret etmektedir. Gerekli görüldüğü dönemlerde, toprak, yaprak ve ürün örnekleri alınarak analiz yapılmaktadır.

Organik tarım sisteminin avantajları:

Ülkemizde, sentetik kimyasallar çiftçilerimizin büyük bir kısmı tarafından ya çok az kullanılmakta ya da hiç kullanılmamaktadır; bu nedenle, ekolojik tarıma geçişin kolay olması beklenebilir.

Üretici geliri, ürüne bağlı olarak artmaktadır. Fiyatı hızla artan kimyasal gübre, pestisit ve enerji girdilerinden tasarruf edilmektedir.

Sözleşmeli tarımla, üreticinin tüm ürününün alınması garanti edilmektedir. ekolojik ürünlerin ihraç fiyatı, diğer ürünlerden yüzde 10-20 oranında daha yüksektir.

Ekolojik ürünlerin ihracatıyla, ülkemiz tarım ürünleri için ilave bir kapasite yaratılmaktadır. Dolayısıyla, ihraç edilen her ton, daha önce ulaşılmayan tüketici kitlesine gitmektedir.

Özel bilgi isteyen ekolojik tarım modeli, ziraat mühendisleri için yeni istihdam sahaları yaratmaktadır.

Ülkemizde üretilen ekolojik ürünler büyük ölçüde yurtdışı pazarlara gönderildiğinden, ekolojik ürün üretim miktarı ve çeşitliliği, yurtdışından gelen talepler doğrultusunda şekillenmektedir. İhracat organizasyonunun gerekliliğinden dolayı, üretimler, organizasyon kuruluşları tarafından sözleşmeli olarak çiftçilere yaptırılmaktadır. Sözleşmeli tarım, üreticilere fiyat ve satış garantisi getirerek avantaj sağlamaktadır. Yapılan sözleşmede, taraflar, üretimle ilgili koşulları, fiyat ve varsa prim miktarını açıklayarak, mahkemeye başvurma hakkı saklı olmak koşuluyla, kanunî güvence altına alınmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim, tamamlayın lütfen.

İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla) - Ekolojik üretimde belirli yasakların olması ve iki üç yıllık bir geçiş sürecinden sonra ekolojik üretime geçilebilmesi, uzun dönem üretim planlamasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle, yapılan araştırmaların yasal geçerliliğinin olması ve tarafların uyması, ekolojik tarımın başarısı için şarttır. Ekolojik ürünlerin çok büyük kısmı dışpazara sunulmakta ve bu ürünlerin bir kısmı doğrudan tüketilmekte, bir kısmı ise normal mamul ürünlerin karışımlarında yer almaktadır.

Ekolojik üretim projeleri ve pazarlaması farklı yöntemlerle gerçekleşir.

1- Üretim projesi, ülkede yerleşik bir firma tarafından gerçekleştirilir ve ürünler, bu firma tarafından işlenir, paketlenir ve ihraç edilir.

2- Üretim projesi, yurtdışından yabancı bir kuruluş tarafından gerçekleştirilir; elde edilen ürünler, anlaşmalı yerel firma tarafından fason olarak işlenir ve ürünler, proje sahibi firmaya ya işleyici kuruluş ya da ihracat firması tarafından ihraç edilir.

3- Üretim projesi, yurtdışından yabancı bir kuruluş tarafından gerçekleştirilir; elde edilen ürünler, yabancı firmanın Türkiye'de tek başına veya ortak olarak kurduğu tesislerde işlenir veya işleyici kuruluş veya ihracatçı firma tarafından proje sahibi firmaya ihraç edilir.

Az sayıdaki uygulamalarda da, üreticiler, kontrol ve sertifikasyon firmasıyla doğrudan temas ederek ürünleri sertifikalandırır ve serbest pazarda satışa sunar. Kontrol ve sertifikasyon ücretlerinin küçük çiftçiler tarafından üstlenilebilecek düzeyde olmaması, teknik bilgi eksikliği ve danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği, üreticilerin doğrudan sisteme ürün sağlamalarını kısıtlamaktadır.

Erzurum, geniş arazi yapısı, verimli ovaları, köylerindeki atıl vaziyette duran yüksek işgücü ve ekilip biçilmeyen, sentetik gübre ve sentetik ilaç yüzü görmemiş geniş arazisi, ayrıca, köylünün geleneksel ekolojik tarıma alışkanlıkları nedeniyle, modern ekolojik tarıma çok çabuk uyum sağlayacaktır. Bu durum da, gerek şehrin ekonomisine gerekse Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır.  Bu nedenle, Erzurum Tarım İl Müdürlüğünün, Erzurum çiftçisini, ivedilikle, organik tarım konusunda, yazılı ve görsel yayınlar yoluyla sürekli bilgilendirmesi gerekmektedir.

Sayın Tarım Bakanımızdan Erzurum'da organik tarım atağı başlatmasını, Yüce Heyetiniz ve halkımızın huzurunda rica ediyor, tekrar, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özdoğan.

Gündemdışı ikinci söz isteği, İsmail Hakkı Tonguç'un ölümünün 44 üncü yıldönümü münasebetiyle, Denizli Milletvekili Sayın Mustafa Gazalcı'ya aittir.

Buyurun Sayın Gazalcı. (CHP sıralarından alkışlar)

2. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, Eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'un ölümünün 44 üncü yıldönümüne, eğitimde ortaya koyduğu görüşlere ve köy enstitüleri uygulamalarındaki çalışmalarına ilişkin gündemdışı konuşması

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ölümünün 44 üncü yıldönümünde, büyük eğitimci İsmail Hakkı Tonguç'u saygıyla anmak ve geçen yıl önerdiğimiz bir dileği yinelemek için gündemdışı söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.

İsmail Hakkı Tonguç, eğitim görüşleri ve köy enstitüleri uygulamasıyla, ülke ve dünya eğitim tarihine geçmiştir. Tonguç'un yapıtlarıyla ortaya koyduğu görüşler ve köy enstitülerinde uyguladığı bu eğitim sistemi güncelliğini bugün de sürdürmektedir. İsmail Hakkı Tonguç başlangıçta Petalozzi, Kerschehensteiner, Dewey gibi ünlü dünya eğitimcilerinden ve yerli kimi eğitimcilerden etkilenmiştir; ancak, uzun inceleme ve gözlemlerden, uygulamalardan sonra kendine özgü eğitim görüşünü oluşturmuştur.

Fay Kırby "Türkiye'de Köy Enstitüleri" adlı Colombia Üniversitesi için yaptığı doktora tezinde, onun için şöyle bir saptama yapmıştır: "Batının büyük ünlü eğitimcileri görüşlerini kısa deneyler halinde uygulamışlardır; ancak Tonguç'un bir değil, birçok buluşu uzun süre çetin sınavlardan geçmiştir" diyerek, onu, Batı eğitbilimcilerinden bile daha üstün bir yere koymuştur.

Tonguç, Atatürk devrimleriyle amaçlanan çağdaş, üretken, özgür insanı yaratmak için eğitim yoluyla çalışmalar yapmıştır. Onun için, tek başına eğitim sorunu yok, ülke sorunu, insanlık sorunu vardır. Onun eğitim görüşü, insanı ve toplumu içinden canlandıran, bilinçlendiren, özgürleştiren bir eğitim anlayışıdır; okul, ezber bilgilerin aktarıldığı yer değil, yaşamın tam kendisidir.

Tonguç'a göre, uygulanmayan bilgi boş ve gereksiz bilgidir; bilmek demek yapmak demektir.

Onun eğitim ilkesi, Batı'da örneği görüldüğü gibi salt iş üretimine dayanmaz; elin yaptığı işe beyin komuta etmeli, insanı bilinçlendirmeli, insan, aldığı eğitimle özgür, tasarımcı, uygulayıcı olmalı, kendine güvenmelidir. Bunun için, insan, işi kendisi yapmalı, kendisi yönetmelidir, okumalı, paylaşmalıdır. Sonra da, bu bilinçle, Türkiye Büyük Millet Meclisi dahil, ülkenin her alanında yönetime katılmalıdır. Özellikle yoksul halk çocuklarının, fırsat eşitliği içinde, nitelikli eğitim alarak bilinçlenmesi ve ülke yönetimine katılması, onun için temel amaçtır.

Tonguç'un kendisi de bir köy çocuğudur, okumak için binbir güçlüğe katlanarak, doğduğu köyden İstanbul'a gelmiştir. Öğretmen okulunu bitirdikten sonra, devlet, onu, eğitimini yükseltmek için 2 kez Almanya'ya göndermiştir. Yurda döndükten sonra da resim-iş öğretmenliği, müze müdürlüğü, Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü yapmıştır. 1935 yılında, Millî Eğitim Bakanı Saffet Arıkan, kendisini İlköğretim Genel Müdürlüğüne getirmiştir.

O zaman, nüfusun yüzde 80'i köylerde yaşıyordu. Köyler, eğitim bakımından, ekonomik bakımdan, kültürel bakımdan, toplumsal bakımdan çok geriydi. Tonguç, yaklaşık onbir yıl yaptığı genel müdürlüğü sırasında, 61 il merkezinin tamamını, 305 ilçeyi ve 9 150 köyü gezmiş, gözlemiş ve incelemiştir. Sonra, arkadaşlarıyla birlikte, nüfusu az köylerde üç sınıflı okullar için eğitmen kurslarını başlatmıştır. Bu kurslar başarılı olunca da, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün ve Millî Eğitim Bakanı Hasan  Âli Yücel'in siyasal desteğiyle, yurdun 21 yerinde köy enstitülerini kurmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Gazalcı.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Köy enstitüleri, alışılmış, klasik okullar değildir, ezbercilik, eleyicilik yoktur bu okullarda. Bu kurumlar, başta öğretmen olmak üzere, köye, topluma her yönden yararlı eleman yetiştirmek için kurulan çok amaçlı okullardır. Köy ilkokulundan bölge okuluna, köy enstitülerine, yüksek köy enstitüsüne, İLKSAN Sosyal Yardımlaşma Sandığına, rehberlik hizmetlerine kadar köy enstitüleri bir sistemdir, bir yaşamdır. Tarihimizde ilk kez köy çocuğu, ilkokuldan üniversiteye kadar, yani yüksek köy enstitüsüne kadar, parasız, nitelikli, çağdaş bir eğitimden geçirilerek o zaman yükselebilmiştir. Bu, ilk kez oluyordu; unutulmuş köyler, köy çocukları aydınlığa kavuşuyordu, insan olduklarının bilincine varıyorlardı. Öğrenciler kendi elleriyle 700'e yakın bina yaptılar, sebze,  meyve yetiştirdiler, marşlar, türküler söylediler. Kısa sürede köy enstitülerinden 30 000 insan gelip geçti; o okulları bitirenler, gittikleri yerlerde insanı ve doğayı canlandırdılar.

Köy enstitüleri, ekonomik, kültürel ve sanatsal yaşamımızı zenginleştirdi. Bu okulları bitirenler, ülke yönetimine katıldılar, örgütçülüğün öncülüğünü yaptılar, yazın ve sanat yaşamımızı zenginleştirdiler. O yapılan plana göre, onbeş yıl içinde okuma yazma bilmeyen kimse kalmayacaktı Türkiye'de; ancak, aydınlıktan korkanlar, egemen olanlar, yönetimi paylaşmak istemediler. Çeşitli karalamalar ve asılsız suçlamalarla, önce İsmail Hakkı Tonguç'u görevden aldılar, sonra da köy enstitülerini kapattılar. Önce yüksek köy enstitüsünü, sonra ilkelerini yozlaştırdılar, 1954'te de temelli kapattılar; sonuç ortada!..

Bugün, her aşamada ezberci, eleyici, paralı, birliği ve niteliği bozulmuş bir eğitim sistemimiz var. Köyler cılızlaştı; taşıma nedeniyle köylerde artık okul da yok. Sağlıksız göç yaşandı. Her aşamada okullaşma oranı çok düşük. Bugün, UNESCO'nun araştırmasına göre, 10 000 000 yetişkinimiz okuma yazma bile bilmiyor. Aynı oranda insan da açlık ve yoksulluk sınırında.

Bugün, her zamankinden çok, Tonguç'un işe yarar, insanı ve toplumu içinden canlandıran, özgürleştiren eğitim görüşlerine ve bu görüşlerin uygulandığı köy enstitüsü sistemine gereksinim var.

İsmail Hakkı Tonguç, İş ve Meslek Terbiyesi, Köyde Eğitim, Canlandıracak Köy, İlköğretim Kavramı, Öğretmen Ansiklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü gibi kitaplar yazmıştır. Tonguç hakkında da yüzlerce eser çıkmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimi bitirirken bir öneriyi yinelemek istiyorum: Artık daha fazla gecikmeden, bilimsel olarak, ülke ve insanlık tarihine, bir özerk kuruluş kurarak -Batı'da örnekleri olduğu gibi- bu eğitim görüşlerini ortaya koymalıyız; o da şudur: İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma kurumu. Üniversitelerimiz harekete geçmelidir ya da burada özel bir yasa çıkararak, gerçekten, dünya çapındaki bu sistemi, bu eğitimcimizin görüşlerini yaymalıyız. İsviçre Eğitim Ansiklopedisinde tek Türkün adı vardır; o da İsmail Hakkı Tonguç'tur. Böyle bir zenginliği, Türkiye olarak değerlendirmeliyiz, İsmail Hakkı Tonguç ve köy enstitüleri araştırma kurumunu oluşturmalıyız.

23 Haziran 1960'ta yitirdiğimiz büyük eğitimciyi saygıyla anıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Gazalcı.

Dün akşam, devam eden Meclis çalışmaları sırasında, Sayın Millî Eğitim Bakanımız Meclis Başkanlığımıza şifahî müracaatta bulunarak, Sayın Gazalcı'nın gündemdışı konuşmasında merhum İsmail Hakkı Tonguç'la ilgili olarak dile getirdiği konularda Sayın Gazalcı'dan sonra Genel Kurula hitap etmeyi ve düşünce ve hissiyatını ifade etmeyi çok istediğini belirtmiş; ancak, bugün itibariyle yurtdışında olduğundan, bugünkü çalışmalarımıza katılamamıştır. Sayın Millî Eğitim Bakanımızın bu ricasını da Yüce Heyetinize iletmiş bulunuyorum.

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Yerine başka bir bakan da konuşabilirdi.

BAŞKAN - Gündemdışı üçüncü söz isteği, Sivas İlinin tarihî ve kültürel değerleri konusunda, Sivas Milletvekilimiz Sayın Orhan Taş'a aittir.

Buyurun Sayın Taş. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3. - Sivas Milletvekili Orhan Taş'ın, Sivas'ın tarihî ve kültürel değerlerine ve turizm gelirlerinden daha fazla pay alabilmesi için alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

ORHAN TAŞ (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivas'ın tarihî ve kültürel değerleri konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum. Yüce Heyetinize saygılar sunarım.

Sivas, yazısız ve yazılı tarih döneminin çeşitli uygarlık izlerini ve eserlerini barındırmaktadır. Özellikle, Anadolu topraklarının Selçuklu Türklerinin egemenliğine girmesinden sonra, Sivas, Selçuklu Devletinin bir ilim ve kültür merkezi olmuştur. Osmanlılar yönetiminde eyalet merkezi olan Sivas, aynı zamanda bölgenin bir kültür merkezi durumuna gelmiştir.

Türk Milletinin istiklal mücadelesinde, 4 Eylül Kongresini yaparak Atatürk'ü bağrına basmış, Anadolu'nun kurtuluş meşalesini tutuşturmuştur. Türk Devletinin temeli de Sivas'ta atılmıştır.

Tarihî seyir içerisinde çeşitli devletlerin egemenliğine giren Sivas, bu devletlerin birçoğuna başkentlik yapmış ya da askerî, siyasî, ekonomik ve kültürel açıdan önemli ve büyük bir şehir hüviyetine sahip olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivas halkı, çeşitli kültür ve medeniyetler içerisinde yapıcı ve yaratıcı bir kişiliğe erişmiş, daima iyinin, güzelin ve doğrunun yanında olmuş, sanata ve sanatkâra, güzelliğe, ilme ve alime saygı göstermiştir. Şimdi, ben de, Sivaslının Türk kültürü ve tarihi açısından bıraktığı zenginliklerden bahsedeceğim.

Sivas, dörtbin yıllık tarihiyle âdeta bir kültür ve sanat şehridir. Selçuklu eserleri görülmeye değer bir niteliktedir. Özellikle tarihî camileriyle de son derece önemli bir merkezdir. Bunların başında, Mengücük oğullarından Hükümdar Süleyman Şah oğlu Ahmet Şah tarafından 1228 yılında yaptırılan, tarihî eser olarak eşsiz bir yere sahip olan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası gelmektedir. 1 280 metrekarelik bir alana oturan camie, kuzey, doğu ve batı yönünde yer alan, taş süslemeleriyle hayret uyandıran üç güzel kapıdan girilmektedir. Darüşşifası ise, Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek tarafından 1228 yılında yaptırılmıştır. Bu eşsiz anıt, 768 metrekarelik bir alana oturmaktadır; 18 inci Yüzyılda medrese haline getirildiği için, Şifahiye Medresesi de denilmektedir. Anadolu'da erken dönem mimarisinin en seçkin örneği olan Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi, plan, mimarî, süsleme ve örtü biçiminin dengeli ve uyumlu bir şekilde ayarlanmasıyla, başlıbaşına, kendine özgü bir yapıttır.

UNESCO'nun koruma çalışmaları kapsamında yürütülen Dünya Kültür Mirası Listesinde, Türkiye'den 9 doğal varlık ve kültür varlığı bulunmaktadır. 1985 yılında, bu listede yer alan ilk üç varlık içerisinde yer alan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, özgün mimarisi, estetik, kültürel ve evrensel değerleri ile ayrıca 13 üncü Yüzyılda kadın - erkek eşitliğini de simgeleyen bir anıt olarak bu listeye alınmaya layık görülmüştür.

Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıklar içerisinde Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, eser olarak tek örnektir, diğerleri SİT alanıdır.

Yine aynı şekilde, Kızılaslan Bin İbrahim tarafından 1196 - 1197 yıllarında yaptırılan Sivas Ulu Cami ve 13 üncü Yüzyılda inşa edilen tuğla örgülü, silindirik gövdeli ve sekizgen kaidesinde kûfi yazı şeritleri, firuze renkli sırlı tuğladan olan minaresi çok önemlidir.

1580 yılında yapılan Kale Camii, Osmanlı dönemi camilerinin en güzelidir; yine, Meydan Camii, Aliağa Camii, Alibaba Camii tarihî öneme sahip yapıtlardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; diğer yandan, İlimiz, medreseleri, hanları ve hamamlarıyla da göz kamaştırıcı ecdat eserleriyle bezenmiştir. İlhanlı Veziri Şemsettin Mehmet Cüveyni tarafından 1271 yılında yaptırılan Çifte Minareli Medresenin de, hadis ilmi okutulan doğu yönündeki asıl cephesi ayakta kalmıştır.

Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1271 yılında yaptırılan Gök Medrese, adını, taç kapı üzerinde yükselen tuğla örgülü iki minaresindeki mavi çinilerden almıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın efendim.

ORHAN TAŞ (Devamla) - Taç kapı, plastik sanatların şaheserlerindedir. Medresede, mescit ve darül hadis bölümü mevcuttur.

Şifahiye Medresesi, 1217 yılında Selçuklu Sultanı I. İzzettin Keykavus tarafından yaptırılmış olup, Anadolu Selçuklu tıp sitelerinin ve hastanelerinin en eski ve en büyük boyutlularındandır. 1220 yılında vefat eden I. İzzettin Keykavus, vasiyeti üzerine, çok sevdiği Sivas'taki Şifahiye Medresesinin güney eyvanındaki türbede, ailesiyle birlikte medfundur.

Buruciye Medresesi: Anadolu Selçuklu Sultanı III. Gıyasettin Keyhüsrev zamanında 1271 yılında yapılan medrese, taç kapıdaki taş işçiliğiyle, girişin solunda yer alan türbe çinileriyle önemlidir.

Bu kadar zengin tarih ve kültür mirasına sahip, açık hava müzesi olan ilimiz, maksatlı ve bilinçli olarak, her alanda olduğu gibi turizm alanında da geri bırakılmış ve bu eserlere hak ettikleri ilgi gösterilmemiştir.

İlimiz, her alanda yetiştirdiği insanlarla, Türk kültürüne büyük hizmetlerde bulunmuştur. Sağlam tarihî dokusunu "göl yerinde su eksik olmaz" atasözünü teyit edercesine, Selçuklu, Eratna, Danişment ve Osmanlı bileşkesiyle meydana getirdiği bir medeniyet beşiği olan Sivas, yetiştirdiği büyük şair, ilim ve devlet adamları itibariyle, verimli bir beldedir. Kadı Burhanettinleri, İbni Humamları, Molla Hüsrevleri, Hasan ve Behram Paşaları yetiştiren Sıvas, Pir Sultan Abdalları, Muzaffer Sarısözenleri ve özellikle de âşıklık geleneğinin dost ve gönül adamı Âşık Veysel'i bağrından çıkarmıştır, adına festivaller düzenlenmektedir.

"Ben giderim adım kalır,

Dostlar beni hatırlasın,

Düğün olur bayram gelir,

Dostlar beni hatırlasın"

diyen Âşığımızı, adına düzenlenen festivalle 9-10-11 Temmuz 2004 tarihlerinde hatırlıyoruz ve tüm vatandaşlarımızı ve özellikle siz sayın vekillerimizi festivalimize bekliyoruz.

Sayamayacağımız kadar çok kültürel ve tarihî esere sahip Sivasımızın mevcut ecdat yadigârlarının korunmasını, bakım ve onarımının yapılıp bir an önce Türk turizmine kazandırılmasını ve görkemli, ihtişamlı günlerine dönmesini sabırsızlıkla beklemekteyiz.

Sanayide geri kalmış illerimiz için hükümetimizin çıkarmış olduğu teşvik yasasından faydalanan ilimiz, sanayi şehri olma yolundadır. Bu yasadan daha fazla faydalanabilmek için bütün işadamlarımızı Sivas'a yatırım yapmaya bekliyoruz. Yatırımcıya yardımcı olmak için elimizden gelen bütün gayreti sarf edeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum.

Sivas'ın turizmden de hak ettiği payı alması için, doğal zenginlikleri, gölleri, şelaleleri, kaplıcaları ve tarihî eserleriyle bir açık hava müzesi ve kültür merkezi olan Sivas, Kültür ve Turizm Bakanlığından, daha fazla tanıtım, daha fazla ilgi, beklemekte ve ekonomik kazanımlardan da nasibini almayı istemektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Taş.

Sayın milletvekilleri, gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.

Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Bu bölümünde okunacak tezkereler ve diğer metinler uzun olduğundan, Kâtip Üyemizin oturduğu yerden okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Genel görüşme önergesi vardır; okutuyorum:

B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI Önergelerİ

1. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ve 22 milletvekilinin, tarımsal destekleme politikalarının amaç ve ilkeleri ile tarımsal sorunların tespit edilmesi ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/16)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tarım politikalarının genel amaçları, tarımsal üretimin iç ve dış talebe uygun bir şekilde gelişmesini sağlamak, yeterli ve güvenilir gıda arzının sağlanması, tarımsal işletmelerin altyapılarının geliştirilmesi, tarımsal sanayiinin geliştirilmesi ve üretim sanayii entegrasyonunun sağlanması, tarım sektörünün kredi ve finansman ihtiyacının karşılanmasına ilişkin düzenlemeler yapılmasını sağlamak, kırsal kalkınma ve tarım sektöründeki refah düzeyini yükseltmektir.

Ancak, uygulanan yanlış politikalar sebebiyle ülkemizde tarımla uğraşan çiftçilerimiz perişan durumdadır. Buna rağmen, işsizliğin yüzde 40'ını istihdam eden çiftçimiz, tarımsal üretim yapabilmek için canını dişine takarak çalışmaktadır.

Tarımla uğraşan vatandaşlarımızın sıkıntılarını biraz olsun hafifletebilmek, tarımsal destekleme politikalarının amaç ve ilkelerinin saptanmasını sağlamak ve tarımsal sorunların belirlenerek acil çözüm önerileri getirebilmek için Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 nci ve 103 üncü maddeleri uyarınca genel görüşme açılmasını istiyoruz.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz. 3.6.2004

1. Ensar Öğüt                                 (Ardahan)

2. Şevket Arz                                (Trabzon)

3. İzzet Çetin                                (Kocaeli)

4. Salih Gün                                (Kocaeli)

5. Halil Ünlütepe                                (Afyon)

6. Mustafa Gazalcı                                (Denizli)

7. İsmet Atalay                                (İstanbu)l

8. Atilla Kart                                (Konya)

  9. Necati Uzdil                                (Osmaniye)

10. Ali Rıza Gülçiçek                                (İstanbul)

11. Mustafa Özyurt                                (Bursa)

12. Osman Özcan                                (Antalya)

13. Atila Emek                                (Antalya)

14. Abdulkadir Ateş                                (Gaziantep)

15. İsmail Değerli                                (Ankara)

16. Ayşe Gülsün Bilgehan                                (Ankara)

17. Mehmet Parlakyiğit                                (Kahramanmaraş)

18. İdris Sami Tandoğdu                                (Ordu)

19. Nurettin Sözen                                (Sivas)

20. Halil Tiryaki                                (Kırıkkale)

21. İlyas Sezai Önder                                (Samsun)

22. Mevlüt Coşkuner                                (Isparta)

23. Zekeriya Akıncı                                (Ankara)

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge gündemde yerini alacak ve genel görüşme açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:

2. - İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve 22 milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirlenmenin sebeplerinin ve sorumlularının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/200)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kütahya Murat Dağı eteklerinden doğan ve İzmir'in Menemen ve Foça İlçeleri arasından denize dökülen Gediz Nehri, Ege Bölgesi için yaşamsal önemdedir. Etrafında Türkiye nüfusunun yüzde 4'ünü barındıran ve 4 il, 17 ilçe, 32 belde ve 74 köy yerleşiminin olduğu Gediz Nehri, endüstriyel ve evsel zehirli atıkların arıtma tesisleri olmaksızın nehre dökülmesi nedeniyle çevre kirliliğine maruz kalmaktadır. Gediz Nehrinin taşımakta olduğu zehirli atıklar halk sağlığını ciddî bir biçimde tehdit etmektedir.

Gediz Nehrinin zararlı ve tehlikeli atıklardan arındırılması, kirlenmesinde sorumlu olanların tespiti ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, TBMM İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

1 - Hakkı Ülkü                                 (İzmir)

2 - Muharrem Toprak                                 (İzmir)

3 - Bayram Ali Meral                                 (Ankara)

4 - Mustafa Erdoğan Yetenç                                 (Manisa)

5 - Şevket Gürsoy                                 (Adıyaman)

6 - Turan Tüysüz                                 (Şanlıurfa)

7 - Ali Kemal Kumkumoğlu                                 (İstanbul)

  8 - Zeynep Damla Gürel                                 (İstanbul)

  9 - Mehmet Yıldırım                                 (Kastamonu)

10 - Hasan Fehmi Güneş                                (İstanbul)

11 - Mehmet Küçükaşık                                 (Bursa)

12 - İdris Sami Tandoğdu                                (Ordu)

13 - Mustafa Gazalcı                                 (Denizli)

14 - Ufuk Özkan                                 (Manisa)

15 - Nuri Çilingir                                 (Manisa)

16 - Mehmet Ali Arıkan                                 (Eskişehir)

17 - Salih Gün                                (Kocaeli)

18 - Mehmet Vedat Yücesan                                 (Eskişehir)

19 - Nejat Gencan                                 (Edirne)

20 - Ali Kemal Deveciler                                 (Balıkesir)

21 - Yavuz Altınorak                                 (Kırklareli)

22 - Halil Akyüz                                (İstanbul)

23 - Hüseyin Güler                                 (Mersin)

Gerekçe:

Dünyada çevre bilinci ve çevreye uyumlu teknolojiler geliştirme yönünde çalışmalara ağırlık verilirken, Türkiye'de böyle bir sorun yok sayılarak bilinçsizce çevre yok edilmektedir. Endüstriyel ve evsel atıkların kontrolsüzce akarsulara bırakılması, büyük çevre felaketlerine yol açmakta ve dolayısıyla insan sağlığını tehdit etmektedir.

Kaynağı Murat Dağı olan Gediz Nehri de yoğun olarak çevre kirliliğine maruz kalmaktadır. Geçmekte olduğu yerleşim birimlerinden özellikle Uşak'ta Uşak Organize Sanayi Bölgesinin zehirli endüstriyel atıkları, Manisa'nın ilçelerindeki sanayi tesislerindeki endüstriyel atıkları ve akarsu boyunda bulunan belediyelerin kanalizasyonlarından etkilenmektedir. Arıtma yapılmaksızın dökülen atıklar, akarsuyun kanserojen maddeleri yoğun olarak taşımasına neden olmaktadır.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsünün yapmış olduğu ölçüm sonuçlarına göre, Gediz Nehri, İzmir Körfezine yılda ortalama 1 893 kilo nikel, 790 gram çinko, 148 kilo cıva ile 55 gram kadmiyum taşımaktadır. Ayrıca yılda 22 ton kimyasal kirletici olarak organik yük girdisini de Körfeze akıtmaktadır. Bunların sonucunda Kuş Cenneti ve Çamaltı Tuzlası kirlenmekte, nehirden yapılan sulama nedeniyle tarım arazileri kullanılamaz hale gelmektedir.

Bir yandan Aliağa çevresinde bulunan demir-çelik fabrikalarından çıkan kükürtdioksit, diğer yandan Gediz Nehrinden ve nehirden alınan sudan binlerce dekar arazi âdeta çoraklaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bu nedenle, konunun Meclis araştırmasıyla aydınlığa kavuşturulması ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacak irade ve kararlılık en kısa sürede alınmalıdır.

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci maddesine göre verilmiş, 2 adet tezkeresi vardır; ayrı ayrı okutup, oylarınıza sunacağım.

C) Tezkereler ve Önergeler

1. - Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler ile Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin Almanya'ya yaptıkları resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/592)

22.6.2004

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ile Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin, 1-4 Haziran 2004 tarihlerinde Bonn'da düzenlenen Uluslararası Yenilenebilir Enerji Konferansına katılmak üzere bir heyetle birlikte Almanya'ya yaptığı resmî ziyarete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.

Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.

     Recep Tayyip Erdoğan

               Başbakan

                Liste

Nejat Gencan                                (Edirne)

Soner Aksoy                                 (Kütahya)

BAŞKAN - Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

İkinci tezkereyi okutuyorum:

2. - Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in Suriye'ye yaptığı resmî ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/593)

23.6.2004

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in, görüşmelerde bulunmak üzere bir heyetle birlikte 29 Mayıs-2 Haziran 2004 tarihlerinde Suriye'ye yaptığı resmî ziyarete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.

Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.

     Recep Tayyip Erdoğan

               Başbakan

                 Liste

Akif Gülle                                (Amasya)

Mustafa Tuna                                (Ankara)

Nurettin Aktaş                                (Gaziantep)

Mehmet Sarı                                (Gaziantep)

Fatma Şahin                                (Gaziantep)

Ahmet Uzer                                (Gaziantep)

Züheyir Amber                                (Hatay)

Fuat Çay                                (Hatay)

Gökhan Durgun                                (Hatay)

Mehmet Eraslan                                 (Hatay)

Mehmet Soydan                                (Hatay)

İsmail Soylu                                (Hatay)

Abdulaziz Yazar                                (Hatay)

Nevzat Pakdil                                (Kahramanmaraş)

Hasan Kara                                (Kilis)

Selahattin Dağ                                (Mardin)

Nihat Eri                                (Mardin)

Mehmet Beşir Hamidi                                (Mardin)

Vahit Çekmez                                (Mersin)

Ali Oksal                                (Mersin)

Mehmet Sarı                                (Osmaniye)

Şükrü Ünal                                (Osmaniye)

Zülfükar İzol                                (Şanlıurfa)

Mahmut Kaplan                                (Şanlıurfa)

Mehmet Atilla Maraş                                (Şanlıurfa)

Mehmet Vedat Melik                                 (Şanlıurfa)

A. Müfit Yetkin                                (Şanlıurfa)

BAŞKAN - Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım.

IV. - ÖNERİLER

A) DanIşma Kurulu Önerİlerİ

1. - Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu Önerisi

No. : 85                Tarihi: 24.6.2004