DÖNEM : 22  CİLT : 53  YASAMA YILI : 2

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

104 üncü Birleşim

22 Haziran 2004 Salı

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, Çubuk İlçesi Sünlü Köyünde yaşanan meteorolojik hortum olayının meydana getirdiği hasara ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

2. - Denizli Milletvekili Mehmet Uğur Neşşar'ın, hükümetin uygulamakta olduğu sağlık politikasından kaynaklanan sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı

3. - Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın, Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO üyeliği için yapmış oldukları başvuruya Türkiye Cumhuriyetinin destek vermesinin önemine ilişkin gündemdışı konuşması

B) Çeşİtlİ İşler

1. - Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO'ya üye olmaları yönünde somut bir perspektif verilmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisince desteklendiğine ilişkin siyasî parti grup başkanvekilleri ve dostluk grupları başkanları ile grubu bulunmayan siyasî partiye mensup milletvekilinin müşterek önergesi (4/196)

C) Tezkereler ve Önergeler

1. - 5182 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/587)

2. - 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa aykırı olarak ve ihale yapılmaksızın bir taşınmazın kiraya verilmesine ilişkin işleme onay verdiği gerekçesiyle Devlet eski Bakanı Hasan Gemici hakkındaki dosyaya ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/588)

3. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun (6/1109) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/197)

4.- Mersin Milletvekili Hüseyin Güler'in (6/1113) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/198)

5. - Bazı milletvekillerinin, belirtilen sebep ve sürelerle izinli sayılmalarına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/589)

6. - Bir milletvekiline ödenek ve yolluğunun verilebilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/590)

7. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 4876 Sayılı T.C. Ziraat Bankası AŞ ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanundan Yararlanamayanlara Dair Kanun Teklifinin (2/222) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/199)

8. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, İzmir İlinde Karabağlar Adı ile Bir İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifinin (2/61) doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/200)

IV. - ÖNERİLER

A) DanIşma Kurulu Önerİlerİ

1. - Gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı : 152)

3. - Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı : 305)

4. - Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı : 349)

5. - Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Salih Kapusuz, Bursa Milletvekili Faruk Çelik ve 3 milletvekilinin, Optisyenlik Hakkında Kanun Teklifi ile Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/294, 1/785) (S. Sayısı : 509)

6. - Dahiliye Memurları Kanunu, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/802) (S. Sayısı : 461)

7. - Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/740) (S. Sayısı : 427)

8. - Endüstri Bölgeleri Kanununda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/823) (S. Sayısı : 611 ve 611'e 1 inci ek)

VI. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YazIlI Sorular ve CevaplarI

1. - Mersin Milletvekili Şefik ZENGİN'in, Ankara-Etimesgut Hava Lojmanlarında dairelerin gazlı şofbenden elektrikli şofbene geçmesine ilişkin Maliye Bakanından sorusu ve Millî Savunma Bakanı M. Vecdi GÖNÜL'ün cevabı (7/2364)

2. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Keles İlçesindeki tarihi Kemaliye Camiinin korunmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN'in cevabı (7/2559)

3. - Sivas Milletvekili Nurettin SÖZEN'in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının imar planı değişikliğine ve bir binaya ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2570)

4. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, Çukurova Elektrik AŞ hisse sahiplerinin mağduriyetine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2571)

5. - Muğla Milletvekili Ali ARSLAN'ın, SSK'nın radyoloji ve görüntüleme tetkikleri hizmet alımı ihalesine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2585)

6. - Mersin Milletvekili Hüseyin GÜLER'in, SSK'nın radyoloji ve görüntüleme tetkikleri hizmet alımı ihalesine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2587)

7. - Denizli Milletvekili Mehmet Uğur NEŞŞAR'ın, SSK'nın radyoloji ve görüntüleme tetkikleri hizmet alımı ihalesine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2588)

8. - Bursa Milletvekili Mustafa ÖZYURT'un, SSK'nın yapmayı planladığı bir ihaleye ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat BAŞESGİOĞLU'nun cevabı (7/2590)

9. - Yalova Milletvekili Muharrem İNCE'nin, Marmara depremi sonrasında depremzedelere yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2621)

10. - Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun, belediye başkanlarına yönelik zorunlu eğitim uygulamasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2657)

11. - Konya Milletvekili Atilla KART'ın, bir emniyet müdürüyle ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2659)

12.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, Antalya-Korkuteli yöresinde heyelan nedeniyle oluşan hasara ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2679)

13. - Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın, genetiği değiştirilmiş gıda ürünlerinin ithalinin engellenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/2686)

14. - İstanbul Milletvekili Gürsoy EROL'un, Türkiye'de üretilen Mercedes otobüslerinde imalat hatası olup olmadığına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/2706)

15. - Kastamonu Milletvekili Musa SIVACIOĞLU'nun, Devrekani'deki süt üreticilerinin alacaklarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2707)

16. - Sinop Milletvekili Engin ALTAY'ın, Sinop İli karasularındaki avcılığa,

- İstanbul Milletvekili Kemal KILIÇDAROĞLU'nun, veteriner ve ziraat teknisyenliği kadrolarına,

İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/2722, 2723)

17. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Marmaray Projesine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/2724)

18. - Trabzon Milletvekili Mehmet Akif HAMZAÇEBİ'nin, Doğu Karadeniz Bölgesinde meydana gelen don olayına ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami GÜÇLÜ'nün cevabı (7/2731)

19. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, Güneydoğu Anadolu Projesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif ŞENER'in cevabı (7/2734)

20. - Muğla Milletvekili Gürol ERGİN'in, yabancılar tarafından satın alınan arazilere,

- Sinop Milletvekili Engin ALTAY'ın, Sinop-Boyabat yolu inşaatı için kamulaştırılan arazilere,

- Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, Karayolları Genel Müdürlüğündeki atamalara,

İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2735, 2736, 2737)

21. - Edirne Milletvekili Rasim ÇAKIR'ın, Trakya-Gala Gölünün korunmasına ilişkin sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/2739)

22. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, Ankara Modern Çarşı ile ilgili çalışmalara ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali COŞKUN'un cevabı (7/2766)

23. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, iş adamlarımızın yurtdışında karşılaştıkları zorlukların giderilmesine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad TÜZMEN'in cevabı (7/2820)

24. - Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, ülkemizin Eurovision Şarkı Yarışmasında İngilizce bir şarkı ile temsiline ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Beşir ATALAY'ın cevabı (7/2821)

25. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün, Ardahan İlinin afet kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki ERGEZEN'in cevabı (7/2824)

I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Elektronik cihazla yapılan yoklamalar sonucunda Genel Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından;

22 Haziran 2004 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 15.30'da son verildi.

Yılmaz Ateş

Başkanvekili

 

Mevlüt Akgün

Suat Kılıç

 

Karaman

Samsun

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

                                                    II. - GELEN KÂĞITLAR                                    No. :152

18 Haziran 2004 Cuma

Raporlar

1. - Yolsuzlukla Mücadele Kanunu Tasarısı ile İçişleri ve Adalet Komisyonları Raporları (1/801) (S. Sayısı : 610) (Dağıtma tarihi : 18.6.2004) (GÜNDEME)

2. - Endüstri Bölgeleri Kanununda  Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/823) (S. Sayısı : 611) (Dağıtma tarihi : 18.6.2004) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. - Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, tarımsal desteğin artırılması için yapılacak çalışmalara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1177) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

2. - İzmir Milletvekili Vezir AKDEMİR'in, İzmir Adliye Sarayı inşaatına ve Karşıyaka Adliye binasının taşınmasına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1178) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

3. - Niğde Milletvekili Orhan ERASLAN'ın, lokantacıların gıda ürünlerinin alımı ve satımında karşılaştıkları farklı KDV oranlarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/1179) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

4. - Bilecik Milletvekili Yaşar TÜZÜN'ün, Bilecik'te üniversite kurulup kurulmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1180) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

Yazılı Soru Önergeleri

1. - Hatay Milletvekili Gökhan DURGUN'un, özel bir firma tarafından hediye edildiği iddia edilen makam arabalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2897) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

2. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, bir Meclis araştırması komisyonu raporunda tespit edilen bazı konulara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı soru önergesi (7/2898) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

3. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, kıyı bankacılığının yarattığı riskler konusunda Merkez Bankasının sorumluluğu olup olmadığına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı soru önergesi (7/2899) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

4. - İstanbul Milletvekili Bihlun TAMAYLIGİL'in, 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren yayınlanan ithalatta standartları belirleyen genelgelere ilişkin Devlet Bakanından (Kürşad TÜZMEN) yazılı soru önergesi (7/2900) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

5. - Niğde Milletvekili Orhan ERASLAN'ın, elma ve patatesin ihracat iadesinde Gümrük Çıkış Beyannamesi aranmadığı iddialarına ilişkin Devlet Bakanından (Kürşad TÜZMEN) yazılı soru önergesi (7/2901) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

6. - Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun bir mülkiye başmüfettişinin vali yardımcılığına atanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2902) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

7.- Malatya Milletvekili Muharrem KILIÇ'ın, Malatya-Doğanşehir-Topraktepe Köyündeki ağaç kesimine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2903) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

8. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, yarım kalan yatırımlar nedeniyle Hazinenin uğradığı zarara ilişkin Devlet Bakanından (Ali BABACAN) yazılı soru önergesi (7/2904) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

9. - Hatay Milletvekili Gökhan DURGUN'un, Irak'ta rehin tutulan bir vatandaşımıza ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2905) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

10. - Tekirdağ Milletvekili Erdoğan KAPLAN'ın, Karayolları Genel Müdürlüğü 1. ve 17. Bölge Müdürlüklerine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2906) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

11. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, çiftçilerin iklim koşullarından kaynaklanan sorunları ile soğan üreticilerinin mağduriyetine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2907) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

12. - Tekirdağ Milletvekili Enis TÜTÜNCÜ'nün, BAĞ-KUR sigortalılarının prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2908) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

13. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa'da eğitim veren bir teknik lisenin ihtiyaçlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2909) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

14. - Niğde Milletvekili Orhan ERASLAN'ın, Yozgat-Saraykent Adliyesinin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2910) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

15. - İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, Göksu Deltasına ÇED Raporu olmadığı iddia edilen bir tersane inşasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2911) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

16. - Eskişehir Milletvekili Cevdet SELVİ'nin, bazı ilçe adliye teşkilâtlarının kapatılacağı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2912) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

17. - İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, İzmir'de bir gözaltına alma hadisesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2913) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

18. - Antalya Milletvekili Atila EMEK'in, Manavgat Irmağından yörenin sulama ve içme suyu ihtiyacının karşılanmasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2914) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

19. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, duble yol yapımında keşif artışı yöntemiyle maliyetin yükseltildiği iddialarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2915) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.6.2004)

20. - Denizli Milletvekili Mustafa GAZALCI'nın, iki vakfın Denizli'deki etkinliklerine yönelik iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2916) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

21. - Adana Milletvekili Tacidar SEYHAN'ın, Bor madenine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2917) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

22. - Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in, Devlet Hastanelerinin MR cihazı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2918) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

23. - Denizli Milletvekili Ümmet KANDOĞAN'ın, meyve ve sebzelerde hormon ve tarım ilacı kullanımına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2919) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2004)

24. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, TMSF'ye devredilen Star Televizyonunun mali durumu ve yayın politikasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif ŞENER) yazılı soru önergesi (7/2920) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.6.2004)

                                                        22 Haziran 2004 Salı                                  No. :153

Cumhurbaşkanınca Geri Gönderilen Kanun

1. - Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 2.6.2004 Tarihli ve 5182 Sayılı Kanun ve Anayasanın 89 ve 104 üncü Maddeleri Gereğince Cumhurbaşkanınca Bir Daha Görüşülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi (1/829) (Anayasa ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.6.2004)

Teklifler

1. - İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve 27 Milletvekilinin; 5434 Sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/301) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.6.2004)

2. - Sakarya Milletvekili Recep Yıldırım'ın; Yapı Denetimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/302) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.6.2004)

3. - Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek ve 22 Milletvekilinin; Belediyelerin, Belediyelere Bağlı Müessese ve İşletmelerin Bir Kısım Borçlarının Tahkimi Hakkında Kanun Teklifi (2/303) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2004)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

22 Haziran 2004 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER : Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104 üncü Birleşimini açıyorum.

Çalışmalarımıza geçmeden evvel, bir iki gün önce, Ankaramızın Çubuk İlçesinde, hortum ve tabiî afet sebebiyle meydana gelen bu büyük kazada, hasarda bütün Çubuklularımıza geçmiş olsun diyorum, başsağlığı diliyorum. İnşallah, ülkemizde bir daha bu tip büyük tabiî afetler meydana gelmemiş olur.

Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; görüşmelere geçiyoruz.

Üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Ankara İli Çubuk İlçesi Sünlü Köyünde meydana gelen hortum felaketi nedeniyle söz isteyen, Ankara Milletvekili Sayın Eyyüp Sanay'a aittir.

Buyurun Sayın Sanay.(AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, Çubuk İlçesi Sünlü Köyünde yaşanan meteorolojik hortum olayının meydana getirdiği hasara ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

EYYÜP SANAY (Ankara) - Değerli Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Geçtiğimiz cumartesi günü, Çubuk İlçesi Sünlü Köyünde meydana gelen hortum olayı sebebiyle, gündemdışı söz aldım.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde nadir olarak görülen bu olay, geçtiğimiz hafta sonu, cumartesi günü, saat 12.30 sıralarında Çubuk'un Sünlü Köyünde meydana geldi. Aslında, Türkiye, coğrafî konumu itibariyle çok değişik bir yapıya sahiptir. Bu sebeple de, meteoroloji radarları, daha fazla kapsama alanlarında bilgi elde etmek için en yüksek noktalara konulmuş durumdadır. Ankara radarı da, Elmadağ mevkiinde 1 850 metre yükseklikte kuruludur ve bu radardan Şubat 2004'ten bu yana düzenli olarak veri alınmaktadır.

Hortum ya da tornado olayı, yer seviyesinin aşırı ısınması, atmosferin de soğuması sonucu meydana gelen ve çok nadir görülen bir tabiat olayıdır. Nitekim, ülkemizde, 1959 yılında Konya'da, 1965 yılında Adana'da, 10 Ağustos 1977'de İstanbul Şile'de, 12 Şubat 1999'da Dalaman'da, 2003 yılında ise Afyon'da gözlenmiştir ve en son olarak da, 19 Haziran 2004 Cumartesi günü Çubuk'ta vuku bulmuştur. Son derece sınırlı olan ve gözlemlenmesi, önden haber verilmesi mümkün olmayan, hatta saat öncesi bile haber verilemeyen ani bir olaydır; birkaç dakika içerisinde meydana geliyor ve genellikle 500 metre ilâ 1 000 metrelik bir alan üzerinde olay cereyan ediyor.

Cumartesi günü 12.30'da vuku bulan bu hortum olayı sebebiyle, ben, saat 15.00'te olay mahalline ulaştım; orada, bütün devlet erkânının hazır olduğunu gördüm, Ankara Valisinin, Çubuk Belediye Başkanının, hemen yakınındaki Akyurt ve Esenboğa Belediye Başkanlarının, Büyükşehir Belediye Başkanvekilinin, Büyükşehir Belediyesi imkânlarının, Kızılayımızın ve diğer yandan, sivil savunma ekiplerinin, Afet İşleri Genel Müdürlüğü ekiplerinin ve diğer bütün zevatın orada olduğunu gördüm. Hakikaten görmeye değer, çok acı bir manzara; bir anda, anne ile 2 çocuğu ölüyor; 21 kişi yaralı; 45'ten fazla ev hasar görmüş; bunlardan birkaçı içinde oturulamaz durumda; kerpiçli olan binaların sıvasını tamamen almış, sıva diye bir şey yok; betonarme ya da yığma olarak yapılmış olan, kumla sıvanmış olan binaların pek çok yerinde de, yine, sıvaları alıp götürmüş; ağaçlar ya dibinden devrilmiş, sökülmüş veya ağacın dalları, âdeta budanmış, yapraklarını alıp götürmüş; olayın vuku bulmuş olduğu toprak zeminde ise ekili arazi tamamen tahrip olmuş; orada ekili bulunan özellikle -fiğ mevsimine yaklaştığımız bugünlerde- fiğ ve burçak tamamen birbirine karışmış ve biçilmesi mümkün değil.

Aslında, olayı gören şahitlere göre, 3-4 dakika içinde vuku bulmuş ve bu 3-4 dakika içerisinde, tarlada çalışmakta olan kişilerin araçları, yani, 50NC kamyon, bir anda, 25-30 metre yukarı fırlamış ve daha sonra, geriye atılmış; öbür yandan -benim gördüğüm kadarıyla- yine, arabaları alıp başka yerlere nakletmiş, döndürmüş ve pres etmiş; römorkları, tekrar, çatıların üzerinden sokağın içerisine fırlatmış.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

EYYÜP SANAY (Devamla) - Tabiî, bu arada, kamyonun altında kalarak ölen kişiler, anne ve 2 çocuğu var; bir de, çatılardan düşen kiremitler veya diğer malzemelerden yaralananlar var. Bunlardan birisi 14 yaşında, durumu çok ağır; halen yatıyor, henüz kurtulamadı, tehlikesi devam ediyor.

Öbür yandan, cidden, hem ziraî yönden hasar var hem evlerin uğradığı zarar var hem de genel bir afet görünümü var köyde; ama, özellikle, hükümetimizin iki bakanının peş peşe gelmesi... Bizden hemen sonra Devlet Bakanımız Beşir Atalay Bey geldi, yine -televizyonlardan seyrettim- Tarım ve Köyişleri Bakanımız geldi ve her türlü imkân oraya getirildi.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) - Sayın Meclis Başkanvekilimiz Yılmaz Ateş ve ben de oradaydım.

EYYÜP SANAY (Devamla) - Efendim, söyleyeceğim.

Ben oradan ayrılırken, Sayın Yılmaz Ateş de oraya geldiler, sadece arabalarımız karşılaştı. Sanıyorum, aynı feci manzarayı gördüler ve arkadaşlarımıza anlatmışlardır.

Hakikaten, cidden düşünülmesi gereken, önceden tedbir alınması mümkün olmayan bir hadise. Tazyikten bütün evlerin camları kırılmış. Bereket versin, fazla insan kaybımız yok, sadece 3 vefat edenimiz var, hayvan telefatı yok; ancak, ziraî ürünlerde ve bilhassa ağaçlarda, meyve ağaçları ve diğer ağaçlarda fazla zarar var.

Ben, sadece, bu durumu Millet Meclisinde dile getirerek Yüce Heyetin ıttılaına arz etmek için söz aldım. Ayrıca, Çubuk'taki bu olay dolayısıyla yakınlarını kaybedenlere buradan başsağlığı, geride kalanlara sıhhat, afiyet diliyor ve en kısa zamanda bu yaraların sarılacağı ümidiyle, Yüce Meclisi bir kere daha saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Sanay.

Hükümet adına Tarım Bakanımız söz istemiştir.

Buyurun Sayın Güçlü. (AK Parti sıralarından alkışlar)

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Ankara Milletvekilimiz Sayın Eyyüp Sanay'ın, Çubuk İlçesi Sünlü Köyünde meydana gelen tabiî afetle ilgili olarak yapmış olduğu açıklamalara kısa değerlendirme yapmak üzere söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Milletvekilimizin belirttiği gibi, meydana gelen bu tabiî afet, çok seyrek rastladığımız, hatta, çok uzun yıllar hiç karşılaşmadığımız, bizim aşina olmadığımız bir tabiî  afettir. Maalesef, 2004 yılı, afetler yönünden, âdeta zirve yapan bir yıl oldu; 64 ilimizde büyüklü küçüklü afetlerle karşılaştık. Dolayısıyla, Ankara'nın Çubuk İlçesi Sünlü Köyünde de meydana gelen afet sonucunda 14 vatandaşımız yaralandı, 3 ölümüz var. Aynı ailenin fertleri olması dolayısıyla, tabiî, büyük bir acı bu ailemizi kaplamış durumda. Halen hastanede bulunan 2 fertleri de, ciddiyetini koruyan bir durum içerisindeler. Dolayısıyla, ben, önce bu aileye başsağlığı diliyorum ve hastanede olan fertleri için, kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum. Devletimizin ilgili kurumlarının ve siyasî parti temsilcilerimizin, halkımızın derdini paylaşmak üzere göstermiş olduğu hassasiyete de teşekkür ediyorum.

Burada, gerçekten, ortaya çıkan manzara, çok kısmî olmasına rağmen, bir tabiî afetin neler ortaya koyabileceğinin bir göstergesidir. Evlerde meydana gelen hasarlar, yine, akabinde ortaya çıkan dolunun bölgede meydana getirdiği ve tarımsal üretime yönelik birkısım zararları söz konusu. Ben onları çok detaylı olarak saymak istemiyorum; ancak, burada önemli olan husus, bir ailenin 3 ferdinin vefat etmesi, 2 ferdinin de önemli ölçüde ciddiyetini koruyan bir rahatsızlık içerisinde bulunmaları halidir. Diğer vatandaşlarımızın çok fazla bir yaralanma ve sağlıkla ilgili sorunlarının olmaması sevindiricidir.

Elbette, oraya yönelik olarak tedbirler ulaşmıştır. Şu anda, zaten, kamuya ait araçlar temizlik çalışmalarını yürütüyorlar, düzenleme çalışmalarını yürütüyorlar.

Yine, tespitler söz konusu. Ben, iki hususu dile getirerek sözlerime son vermek istiyorum. Birincisi, daha önce tabiî afetlerle ilgili olarak kurulan komisyonun, önümüzdeki cuma günü, ekonomik koordinasyon kurulu toplantısına beni de davet etmeleri ve dolayısıyla, bu tabiî afetlere yönelik olarak yapılacak yardımların netlik kazanma safhasına geldiğidir. Muhtemelen, 2004 yılında ortaya çıkan afetlerin karşılığı olarak, çiftçilerimize, vatandaşlarımıza ödenecek olan yardımlarla ilgili bir karar safhasını yaşayacağız. Dolayısıyla, bu, aynı zamanda, Çubuk İlçemizin Sünlü Köyündeki vatandaşlarımızı da ilgilendiren bir sonuç olacak.

İkinci olarak belirtmek istediğim husus ise, geçen hafta perşembe günü, Başbakanlıkta, sigortacılık sektörünün özellikle tarım alanında faaliyet gösteren birimlerinden ve şirketlerinden oluşan, Hazine, Başbakanlıktan seçilen bir heyet ve Tarım Bakanlığından katılan grupla birlikte, bu tarım ürünleri sigorta yasa tasarısının son defa bir değerlendirmeye tabi tutulduğu, sistem üzerinde büyük ölçüde mutabakat sağlandığı ve dolayısıyla, redaksiyon konusunun halen devam ettiği ve muhtemelen, önümüzdeki hafta, bununla ilgili tasarının Bakanlar Kurulunun imzasına açılacağıdır.

Konunun, özellikle farklı kurumlar tarafından önerilen oluşma şekliyle ilgili tereddütler de ortadan kalkmıştır. Ben, sektörümüz açısından ifade ettiği kıymete binaen bu açıklamaları sizlere duyurmak istedim.

Bu afetler vesilesiyle zarara uğrayan insanlarımıza geçmiş olsun diyorum, yakınları vefat edenlere başsağlığı diliyorum; sizleri saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Bakan.

Gündemdışı ikinci söz, Türkiye'de sağlık alanındaki son gelişmeler konusunda, Denizli Milletvekili Sayın Mehmet Neşşar'a aittir.

Buyurun Sayın Neşşar. (CHP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

2. - Denizli Milletvekili Mehmet Uğur Neşşar'ın, hükümetin uygulamakta olduğu sağlık politikasından kaynaklanan sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarının, sanki devrim yapıyormuş gibi vitrine koyduğu -tırnak içerisinde söylüyorum- her yaptığı yenilik ve sanki çok şey değiştiriyormuş gibi ortaya koyduğu, vitrine koyduğu sağlık politikalarıyla ilgili sıkıntıları burada özetlemek için bile 5 dakika yetmeyecek. Bunların hiçbirisinin, arkasında ekonomik destek, ekonomik kaynak olmadığını, hiçbir şekilde memleketin sağlık sorunlarını, sağlık göstergelerini düzeltmediğini de, zaman, yavaş yavaş göstermeye başladı; fakat, ben, bugün, burada, esas itibariyle bu konu üzerinde konuşmak istemiyorum; daha net, daha somut bazı bilgilerle karşınızdayım.

Özellikle değinmek istediğim konu, Sağlık Bakanlığındaki şef atamaları ve önümüzdeki ay  -yani, temmuzun 5 inde- yapılacak olan şef ve şef yardımcılığı sınavı.

Tabiî ki, bu atamalar yapılırken, hepimizin bildiği Sağlık Bakanlığındaki kadrolaşma sıkıntılarını dile getirmeyeceğim; burada ne bir Vanlı-Erzurumlu dayanışması var gibi bir sübjektif veriyi ne de falanca tarikatın kadrolaşmasının yapıldığına dair gözlemleri aktaracağım; tamamen somut, kanıta dayalı, belgeli örneklerle karşınızdayım.

Bunların başında, daha önce basında da yer aldığı gibi, Sağlık Bakanlığının Sayın Müsteşarı ile Sayın Müsteşar Yardımcısının, Ankara'daki birer eğitim hastanesinde şef olarak görev yaptıklarıyla ilgili konu var.

Değerli arkadaşlar, Sayın Müsteşar açıklama yaptı biliyorsunuz "ben akademisyenim, profesörüm, mesleğimden kopmak istemiyorum, onun için böyle bir uygulama içerisine girdik" diye. Ben de profesörüm, Mustafa Özyurt da profesör. Biz, şurada oturmak için mesleğimizden vazgeçmeyi göze alıyoruz, siz şurayı beğenmiyorsunuz! O zaman, burada, bir yanlışlık, bir eksiklik, bir hata, bir hırs var. Nasıl, Sayın Millî Eğitim Bakanı bütün rektörlükleri kendisine bağlamak istiyorsa, Sağlık Bakanı da bütün hastane şeflerinin kendisinden olmasını, hatta, kendisinin müsteşarının, müsteşar yardımcısının olmasını istiyor.

Sayın milletvekilleri, bu işin, hukuk sınırlarını zorlayan boyutları da var. İyi ki Sayın Millî Eğitim Bakanımız burada. Birçoğunuzun basından izlediği bir olay var, Atatürk Eğitim Hastanesi ve Trafik Hastanesiyle ilgili olarak.   Şu anda,  Atatürk  Eğitim  Hastanesinin  yasal, hukukî,   kanunî -nasıl söylerseniz söyleyin- Göz Hastalıkları Şefi, Trafik Hastanesinde, boş bir kapının arkasında, her gün sabah anahtarla kapıyı kendi açıp girerek çalışıyor; onun yerine, Millî Eğitim Bakanlığımızın Sayın Müsteşar Yardımcısı, gitmediği halde, Atatürk Eğitim Hastanesinin Göz Kliniği Şefi olarak görünüyor. İstiyorsa, gelsin Sayın Bakan, düzeltsin.

Şimdi, burada, ne insaf ne etik aramak mümkün; hiçbir şey aramak mümkün değil. Gerçi, Türk Tabipler Birliğinin müracaatı sonucu, Danıştay 5. Dairesi yürütmeyi durdurma kararı verdi bu 5 Temmuzda yapılacak şeflik sınavlarıyla ilgili; ama, vaktim bitmeden, ben, burada, bana kadar intikal eden, bu şeflik sınavlarında daha önceden kimlerin nereye atanacağıyla ilgili listeyi Meclis kayıtlarına geçirmek istiyorum; vaktim kalırsa, daha fazla konuşurum.

Bu yapılması planlanan şef ve şef yardımcılığı sınavlarıyla, Ankara Eğitim Araştırma Hastanesinde, Adnan Arap, genel cerrahi şefliğine, Ahmet Temizkan, kardiyoloji şefliğine atanmak için plan yapılmış, hazırlık yapılmış; Yüksek İhtisas Hastanesinde, Derya Onuk, gastroentroloji şefliğine, İzzet Tandoğan, kardiyoloji şefliğine atanacakmış; Ankara Atatürk Eğitim Hastanesinde, Bülent Altunkeser, kardiyoloji şefliğine, Talat Keleş, kardiyoloji şef yardımcılığına atanacak ve Uzman Tahir Durmaz, şef yardımcılığına atanacak; Zekâi Tahir Burak Hastanesinde, Sayın Leyla Mollamahmutoğlu -iyi bildiğiniz bir soyadı- klinik şefi olarak atanacak; Siyami Ersek Göğüs Cerrahisi Merkezinde Atilla Kanca, kardiyovasküler cerrahi klinik şefi olarak, Osman Bolca da kardiyoloji klinik şefi olarak atanacak; Koşuyolu Kalp Merkezi kardiyoloji şefliğine Nihal Özdemir atanacak, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi genel cerrahi şefliğine de Mehmet Fatih Avşar atanacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Devamla) - Niye daha kesinleşmemiş bu listeyi ortaya koyuyorum; çünkü, Danıştayın da reddettiği, yürütmeyi durdurma kararı verdiği bu şeflik sınavlarıyla ilgili, objektif, üçlü, ÖSYM'nin yapması gereken iki aşamalı, arkasından üçüncü aşamasını Bakanlığın yaptığı sınavı ısrarla Bakanlığımız yapmıyor. Şefleri, yani, deneyimli şefleri, Sayın Müsteşar Yardımcısının laflarıyla, on yılı geçirdikleri için dinozor olarak nitelendiriyorlar ve genç, yani, geçen sene içerisinde kendi atadıkları "genç" şefleri, yeni atayacakları şefleri seçecek jürilere koyuyorlar. Tamamen keyfî olarak, bazı kesimlerin lisans sınavından muaf olmasıyla ilgili yönetmelikler çıkarıyorlar. Jüriler düne kadar gizleniyor; yani, jürilere gönderilen dosyaların döndüğü gün jüriler ilan ediliyor. Bununla ilgili çok sayıda usulsüzlük var. Zaten, bu usulsüzlükler dolayısıyla, Danıştay, bu sınav hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Dilerim, tıpkı, Sayın Başbakanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığındaki 200 000 000 dolarlık o büyük görüntüleme cihazı ihalesini iptal ettiği gibi, Sayın Bakan da bu şeflik sınavını iptal eder ve usulüne uygun bir üniversite profesörüne, bir hocaya uygun bir şekilde, objektif bir sınav yapar.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Neşşar.

Hükümet adına söz isteği var.

Millî Eğitim Bakanımız Sayın Çelik; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Denizli Milletvekili Sayın Mehmet Neşşar'ın "sağlık alanındaki son gelişmeler" başlığı altında yaptığı gündemdışı konuşmaya Hükümet adına cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum.

Değerli Sağlık Bakanımız, Sayın Başbakanımızla birlikte Amasya'ya gitmek durumunda olduğu için, Sayın Neşşar'ın sözünü ettiği atamalarla ilgili, bu detaylı prosedürle ilgili cevabı ben kendisine bırakıyorum; eminim ki, zatıâlinizi, yazılı da olsa, cevaplandıracaktır; ancak, burada, iki sefer adımı anarak bazı iddialarda bulunduğu için Sayın Neşşar, huzurunuzda onlara cevap vermek istiyorum.

Öncelikle, Sayın Sağlık Bakanlığı Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısının Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde şef olması, Sayın Vekilimiz tarafından garipseniyor. Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar; bugün, bürokraside etkin yerlerde olan birçok bürokratımız üniversitelerden gelmişlerdir. Bu, bugün, sadece bizim Hükümetimiz döneminde olan bir uygulama değil, oldum olası var. 2547 sayılı Kanunun 38 inci maddesine göre bu görevlendirmeler yapılıyor. Kadroları üniversitelerde kalmak kaydıyla geçici görevlendirmelerle, çeşitli bürokratik yerlerde, bürokratik makamlarda, akademisyenler gelirler ve devlete, kamuya hizmet ederler. Şimdi, tıp fakültesinde kadrosu bulunan bir doçent veya bir profesör, kadrosu tıp fakültesindeyken görevlendirme yoluyla gelip bir bakanlıkta çalışabiliyorsa, aynı kişi, bir devlet hastanesinde şef kadrosunda, şef yardımcısı kadrosundayken niçin gelip çalışamasın. Bu, yasal olmayan bir şey değil, bugün ilk defa yapılmış olan bir şey de değil. Bunu garipsemenin, bunu yadırgamanın anlamlı olmadığını düşünüyorum.

Sonra, bakın, Millî Eğitim Bakanlığında 7 tane müsteşar yardımcılığı makamı var. Diğer birçok Bakanlıkta olduğu gibi 3 tane müsteşar yardımcısı yok; Millî Eğitim Bakanlığının büyüklüğüne orantılı olarak 7 tane müsteşar yardımcısı var. Bildiğiniz gibi...

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Şef duruyor orada, şef yardımcısı idare ediyor orayı.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Efendim, bakın, bir şey söylüyorum. Siz bir yerde bölüm başkanısınız, 38'le üniversiteden bir bakanlığa geçebilirsiniz. Bu ne kadar yadırganmıyorsa, bu ne kadar normalse, diğer taraftaki uygulama da normal; onu söylemeye çalışıyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar...

MEHMET UĞUR NEŞŞAR (Denizli) - 1 gün de işe gitmiyor yalnız...

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Hastaneye gitmiyor, hastaneye...

 

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Müsaade edin... Müsaade edin...

Bakın, 81 ilde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık eğitim merkezlerimiz vardı ve Millî Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık ünitelerini topladığınız zaman bir bakanlık kadar ediyordu. Şimdi, biz, bunları, Sağlık Bakanlığına devrettik. Sağlık Bakanlığına bağlı 280 tane sağlık meslek lisesi Millî Eğitim Bakanlığına devredildi.

Tıp kökenli bir müsteşar yardımcısının Millî Eğitim Bakanlığında olmasını -bu Parlamentonun çatısı altında da defalarca duyduğum için, ifade edildiği için söylüyorum- yadırgamanın anlamlı olmadığını, bir kez daha, huzurunuzda ifade etmek istiyorum; ama, öte taraftan, Sayın Neşşar bir şey söyledi; dedi ki: "Nasıl ki Sayın Millî Eğitim Bakanı bütün rektörleri kendine bağlamak istiyor idiyse..." Sayın Neşşar, benim böyle hiçbir beyanım olmadı, böyle bir beyanat vermedim, böyle bir arzum, böyle bir isteğim asla olmadı.

Üniversitelerimizin hangi konumda olduğunu, üniversitelerimizin yasal altyapısının ne olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz, ben de çok iyi biliyorum; siz de, ben de akademisyen kişileriz. Üniversiteler, anayasal kuruluşlar olarak, Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili olan kuruluşlardır; ama, rektörler, akademik faaliyetleri ve işleyişleri itibariyle Millî Eğitim Bakanlığına bire bir bağlı değillerdir. Ben de böyle bir talepte bulunmadım; benim adıma sizin böyle bir şey ifade etmenize de asla gerek yok. Söylemediğim bir şeyi, lütfen, bana izafe etmeyin. Biz, YÖK Yasasını hazırlarken de böyle bir hedef hiçbir zaman gözetmedik. Yapmak istediklerimiz ortadadır. Dolayısıyla, bizim adımıza böyle bir niyet beyanında, lütfen, bulunmayınız.

FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Böyle bir arzunuz olmuştur da...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Diğer iddialarınızla ilgili olarak, Değerli Sağlık Bakanımız, sanırım, gerekli cevabı verecektir.

Nasıl?

FERAMUS ŞAHİN (Tokat) - Böyle bir arzunuz olmuştur da...

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Böyle bir arzumun olup olmadığını siz... Arzu okuyucu makineniz falan mı var sizin?! Yani, ben, şimdi, sizin şu arzunuz var şeklinde bir beyanda bulunursam, bu doğru olur mu arkadaşlar?!

İ. SAMİ TANDOĞDU (Ordu) - Sayın Bakan, ben beyin tomografisinden iyi anlarım.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Devamla) - Arkadaşlar, birbirimizin rüyalarını  tefsir etmeye, birbirimizin niyetini okumaya kalkışmayalım; bu, doğru değildir.

Saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gündemdışı üçüncü söz isteği, Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO'ya üye olarak alınması hususunda, Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Yılmazcan'a aittir;  buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

3. - Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan'ın, Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO üyeliği için yapmış oldukları başvuruya Türkiye Cumhuriyetinin destek vermesinin önemine ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET YILMAZCAN (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Arnavutluk, Hırvatistan ve Makedonya Cumhuriyetlerinin NATO üyeliği için yapmış oldukları başvuruya Türkiye Cumhuriyeti olarak destek vermemizin önemi hakkında konuşmak üzere, Türkiye-Arnavutluk- Hırvatistan ve Makedonya Parlamentolararası Dostluk Grupları adına gündemdışı söz almış bulunmaktayım;  bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO, kurulduğu günlerde hangi amaçlara hizmet etmesi öngörüldüyse, soğuksavaş döneminde büyük oranda o amaçlara hizmet etti ve kuruluş felsefesinin gereklerini yerine getirdi. Bilindiği gibi, Amerika Birleşik Devletlerinin dışpolitikası uzun yıllar Monroe Doktrini ekseninde şekillendi. Amerika Birleşik Devletleri, bu dönem süresince çoğunlukla kendi coğrafyasında kapalı kaldı ve özellikle Avrupa diplomasisinden uzak durmaya çalıştı; böylelikle, Amerika Birleşik Devletleri, hem kendi iç birliğini pekiştirmiş hem de Latin Amerika'nın, Avrupa'dan gelen İspanyol, Hollanda, Portekiz İngiliz ve Fransız gibi güçlerin sömürgesi olmaktan çıkmasını sağlamıştır; tabiî, bu dönemde Pasifik Okyanusunda da aynı stratejiyi gütmüştür. O dönemde bugünküne göre çok daha geniş topraklara hâkim emperyal bir güç olarak bölgede varlığını sürdüren Japonya'yla da zaman zaman sorunlar yaşamışsa da, hem bazı girdilerin sağlanması hem de ekonomisinin ürünlerini dışarıya satarak halkının refahını yükseltmek düşüncesiyle, Amerika Birleşik Devletleri, Pasifik bağlarını, Atlantik gibi açık tutmaya çalışmıştır. Birinci Dünya Savaşında, bir başka gücün tekrar Avrupa'ya hâkim olabileceği endişesiyle, Amerika Birleşik Devletleri, savaşa müdahale etmiş, savaşı sona erdirmiş ve geri çekilmiştir.

İkinci Dünya Savaşında, Almanya'nın, Avrupa'nın tümüne hâkim bir güç olarak Amerika'nın ikmal yollarını kesme ihtimali ortaya çıktığında, Amerika Birleşik Devletleri, tekrar, Avrupa'ya müdahale etme ihtiyacı duymuş ve bu kez, Avrupa'ya geldikten sonra geri dönmemiştir; çünkü, önceki dönemlere nazaran, çok önemli bir tehdidin gelişimini önceden fark etmiştir; o da, kıtalararası menzile sahip olabilecek füzelerin geliştirilmesidir. İkinci Dünya Savaşı, füzelerin ilk kullanıldığı savaştır. Bunların teknoloji olarak nerelere varabileceğini öngörebilecek kadar teknolojik kapasiteye sahip olan Amerika Birleşik Devletleri, karşıtı olan Sovyetler Birliğinin bu konudaki güçlü altyapısını da dikkate alarak, özellikle, Doğu ve Batı diye ikiye ayrılmış Avrupa'nın Batı kısmını içerisine alan NATO'nun oluşumuna önayak olmuştur.

Soğuksavaş yılları, Amerika'nın öngörüsünü bir bakıma doğrulamıştır. Özellikle, 1960'lı yılların başına geldiğimizde, ilk kıtalararası balistik füzeyi yapan Sovyetler Birliği olmuş, bunu Amerika Birleşik Devletleri takip etmiş, hemen ardından da nükleer dehşet dengesi oluşmuştur. Bu sürecin, bir çatışmaya ya da çok büyük sayıda insanın hayatına mal olabilecek bir savaşa yol açmadan atlatılması, NATO'nun varlığıyla ve Doğu ile Batı blokları ya da Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği arasındaki dehşet dengesiyle temin edilmiştir.

Amerika'nın, nükleer gücünü ve öncephe savunma hattını NATO çerçevesinde oluşturması, bu süreçte çok büyük rol oynamıştır. NATO'nun bu dönemdeki stratejisi, hepimizin gayet iyi bildiği gibi, öncelikli olarak, Sovyetler Birliğini ve daha sonra kurulan Varşova Paktını çevrelemektir. Özellikle, nükleer dehşet dengesi ortamında herhangi bir kazananı olmayan nükleer savaşın çıkma imkânının az olduğu dikkate alınırsa, NATO'nun hedefi, konvansiyonel, yani nükleer olmayan silahlarla bir savaşın çıkmasını önlemek olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO, birinci genişleme dalgasını 1997 yılında Madrid Zirvesiyle gerçekleştirdi. Yeni kabul edilen ülkeler, 21-22 Kasım 2002 tarihlerinde Prag'ta gerçekleştirilen NATO Zirvesinde, NATO'nun genişlemesiyle ilgili olarak alınan bir kararla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın efendim.

MEHMET YILMAZCAN (Devamla) - ...7 Orta ve Doğu Avrupa ülkesi (Bulgaristan, Romanya, Slovenya, Slovakya, Letonya, Estonya, Litvanya) NATO üyeliğine davet edilmiştir. Prag'ta üyeliğe davet edilmeyen ülkeler için ise ittifakın açık kapı politikasının devam ettirileceği, Prag Zirve Bildirisiyle teyit edilmiştir.

Ülkemiz, NATO'nun genişlemesini ve üyelik kriterlerini yerine getiren aday ülkeler için, ittifakın açık kapı politikasını desteklemiş ve NATO'nun genişlemesinin coğrafî açıdan dengeli olması gerektiğini savunmuştur. İttifak üyeliğinin, Güneydoğu Avrupa bölgesindeki ülkelerin demokrasilerinin güçlendirilmesine, barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesine muhtemel katkıları ışığında, müteakip aşamalarda, genişlemenin diğer Güneydoğu Avrupa ülkelerini de kapsaması gerektiği düşünülmektedir.

Türkiye, soğuksavaş sonrası ilk NATO genişlemesi sırasında Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan'ın, gerçekleşen ikinci genişleme çerçevesinde ise Slovenya, Slovakya, Letonya, Estonya, Litvanya, Romanya ve Bulgaristan'ın NATO üyeliğini, ittifakın açık kapı politikasına desteği çerçevesinde, başından itibaren olumlu mütalaa etmiş ve desteklemiştir.

NATO ittifakı mensubu ülkelerin paylaştıkları ortak değerler bulunmaktadır; özgürlük, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi bu değerlerin daha fazla sayıda ülke tarafından benimsenmesi, uluslararası barış ve istikrarın pekiştirilmesini sağlayacaktır. Türkiye, NATO'nun genişlemesine bu açıdan da olumlu yaklaşmaktadır. Çağdaş kültür değerleri, Batı normlarına uygun devlet yapısı, laik devlet düzeni, serbest pazar ekonomisi, coğrafyası ve tarihiyle Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olan ülkemiz, Avrupa Birliğine tam üyelik yoluyla söz konusu değerlerin geliştirilmesine özel katkı yapabilecek konum ve çaba içerisindedir. Bu noktanın Avrupa Birliği tarafından gereğince dikkate alınması ve Türkiye'nin NATO'nun genişleme sürecindeki yapıcı tutumuna karşılık verilmesi beklenilmektedir.

1 Mayıs 2004 tarihi itibariyle, Estonya, Letonya, Litvanya, Slovakya ve Slovenya, Avrupa Birliğine tam üye olmuşlardır. Bu ülkelerin Avrupa Birliğine üyeliklerinin birçok alanda ikili işbirliği ilişkilerimiz üzerinde olumlu etkileri olacağına ve ilişkilerimizin giderek yoğunlaşacağına inanılmaktadır. Yapılan çeşitli temaslar ve girişimlerde, bu ülkelerle mevcut iyi ilişkilerimiz ve NATO üyeliklerine vermiş olduğumuz destek çerçevesinde, öncelikle yıl sonunda yapılacak zirvede Avrupa Birliğine katılım müzakerelerinin başlatılması kararının alınması için destek sağlamaları beklenilmektedir. Bunun yanı sıra, Türk Hükümeti olarak, daha uzun vadede, Avrupa Birliğine üye olabilmemiz konusunda bu ülkelerle dayanışma ve işbirliğini artırmamız esasen talep edilmektedir.

Yukarıda adı geçen ülkelerin tümü, ilke olarak, Kopenhag Siyasî Kriterleri yerine getirildiği sürece Türkiye'nin Avrupa Birliğine üyelik sürecine destek veren bir yaklaşım sergilemekte ve NATO üyeliklerine verilen desteği dikkate alacakları izlenimini vermektedirler. Tabiatıyla, Avrupa Birliği içinde kararların konsensüsle alınmasının bu ülkelerin üyelik sorumluluğu içinde hareket etmelerini gerektirebileceği hususu da, bu konuda yapılacak değerlendirmelerde gözönünde bulundurulmalıdır.

AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkan, Grup konuşması mıdır, nedir bu?

MEHMET YILMAZCAN (Devamla) - NATO üyeliği için aday olan Arnavutluk, Hırvatistan ve Makedonya Cumhuriyetleri ile ülkemiz arasında, tarihten gelen dostluk ve kardeşlik bağları vardır. Ülkemiz, bu ülkelerle, ticarî ve kültürel konularda yakın işbirliği içerisindedir. Bu ülkelerin NATO üyesi olmaları, bu kuruluşun gücünü artıracaktır.

Bu hususlar dikkate alındığında, NATO'nun genişleme süreci adı altında, özellikle Güneydoğu Avrupa ülkelerine yönelik açık kapı politikası kapsamında yer alan Arnavutluk, Hırvatistan ve Makedonya Cumhuriyetlerinin NATO üyeliği için vereceğimiz destek, gerek ikili gerekse uluslararası ilişkiler anlamında ülkemiz kazanımlarına katkı sağlayacaktır.

Sözlerime son verirken, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yılmazcan.

Sayın milletvekilleri, konuyla ilgili olarak, AK Parti Grup Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Faruk Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol, Arnavutluk Dostluk Grubu Başkanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Yılmazcan, Makedonya Dostluk Grubu Başkanı ve Bursa Milletvekili Niyazi Pakyürek ile Hırvatistan Dostluk Grubu Başkanı ve Sakarya Milletvekili Süleyman Gündüz, Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan ve Bayburt Milletvekili Ülkü Gökalp Güney'in, Başkanlığımıza verdikleri müşterek imzalı bir önerge vardır, bu önergeyi okuyorum :

B) Çeşİtlİ İşler

1. - Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO'ya üye olmaları yönünde somut bir perspektif verilmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisince desteklendiğine ilişkin siyasî parti grup başkanvekilleri ve dostluk grupları başkanları ile grubu bulunmayan siyasî partiye mensup milletvekilinin  müşterek önergesi (4/196)

"Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO Üyeliklerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarafından Desteklenmesine İlişkin Bildiri

TBMM, Avrupa-Atlantik bölgesinde barış, güvenlik ve istikrarın daha da pekişmesi amacıyla NATO üyeliği için gerekli siyasî iradeye sahip olan ve bunun için İttifakın ileri sürdüğü koşulları yerine getiren Güneydoğu Avrupa ülkeleri için İttifakın "açık kapı" politikasının sürdürülmesinden yana olduğunu bu vesileyle bir kez daha vurgulamakta, bu çerçevede halen İttifakın Üyelik Eylem Planı (MAP) mekanizmasına dahil olan Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'ın NATO üyeliklerini desteklemektedir.

TBMM, 28-29 Haziran 2004 tarihinde İstanbul'da yapılacak olan NATO ve Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinin Sonuç Bildirisinde, Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan'a İttifaka üye olmaları yönünde somut bir perspektif verilmesini desteklemekte ve bunun için müttefikler arasında oydaşma sağlanmasına yönelik girişimlerde bulunmak üzere Hükümete çağrıda bulunmaktadır.

 

Faruk Çelik

Kemal Anadol

 

Bursa

İzmir

 

AK Parti Grubu Başkanvekili

CHP Grubu Başkanvekili

 

Mehmet Yılmazcan

Niyazi Pakyürek

 

Kahramanmaraş

Bursa

 

Arnavutluk Dostluk Grubu Başkanı

Makedonya Dostluk Grubu Başkanı

Süleyman Gündüz

 

 

Sakarya

 

 

Hırvatistan Dostluk Grubu Başkanı

 

 

 

Ülkü Gökalp Güney

Ümmet Kandoğan

 

Bayburt

Denizli"

Sayın milletvekilleri, okuduğum ve Türkiye Büyük Millet Meclisince de ittifakla benimsenen bu önergenin gereği Başkanlığımızca yerine getirilecektir.

Cumhurbaşkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup bilgilerinize sunacağım.

Sayın milletvekilleri, okunacak tezkereler biraz fazla hacimli olduğundan, Sayın Katîp Üyemizin oturduğu yerden okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Buyurun.

C) Tezkereler ve Önergeler

1. - 5182 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderildiğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/587)

               17.6.2004

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 4.6.2004 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-5361/18394 sayılı yazınız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca 2.6.2004 gününde kabul edilen 5182 sayılı "Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" incelenmiştir.

İncelenen Yasanın 1 inci maddesiyle 11.4.1928 günlü, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Yasaya eklenen geçici 7 nci maddede,

"Yan dal asistanlık sınavlarında, Sağlık Bakanlığınca yeni bir Tıpta Uzmanlık Tüzüğü ve bu tüzüğe göre bir yönetmelik hazırlanıp yürürlüğe konuluncaya kadar, 10.7.2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile mülga 21.8.1981 tarihli ve 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Kanunun 6 ncı maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan Yan Dal Asistanlık Sınav Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına devam olunur"

Denilmektedir.

Tıpta uzmanlık eğitiminin dayanağını, 1219 sayılı Yasanın 9 uncu maddesine göre yürürlüğe konulan Tıpta Uzmanlık Tüzüğü oluşturmaktadır.

14.5.2002 günlü, 2002/4198 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilen "Tıpta Uzmanlık Tüzüğü" 19.6.2002 günlü, 24790 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.

Tüzüğün 18 inci maddesinde,

- Yan dal asistanlığın tanımı yapılmış,

- Yan dal uzmanlık eğitimi yapmak isteyenlerin seçme ve yeterlik sınavında başarılı olmaları zorunlu kılınmış,

- Uygulanacak seçme ve yeterlik sınavının yöntem ve ilkeleri ile sınava giriş koşullarının yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmüştür.

Ne var ki, açılan dava üzerine Danıştay 8. Dairesince verilen 19.11.2003 günlü, E.2002/3784, K.2003/5027 sayılı kararla tüzüğün kimi temel maddelerinin iptal edilmesi nedeniyle yönetmelik çıkarılamamıştır. Tüzüğün iptal edilen kuralları yeniden düzenlenmeden yönetmeliğin çıkarılması olanağı da bulunmamaktadır.

İncelenen yasada, yeni bir tıpta uzmanlık tüzüğü ve bu tüzüğe göre bir yönetmelik yürürlüğe konuluncaya kadar, mülga 2514 sayılı Bazı Sağlık Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüğüne Dair Yasa uyarınca çıkarılan "Yan Dal Asistanlık Sınavı Yönetmeliği"nin yeniden uygulanması öngörülmektedir.

Madde gerekçesinde,

"Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında uzmanlık eğitimi görecek asistan alımı, Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün Danıştayca yürürlüğü durdurulan hükümleri yerine düzenleme yapılmasını müteakiben hazırlanacak yönetmeliğin yürürlüğe gireceği tarihe kadar yukarıda açıklanan hukukî durum nedeniyle mümkün değildir. Yeni bir tüzük hazırlanmasının ve yürürlüğe konulabilmesinin ve bunu takiben yönetmeliğinin yürürlüğe konulmasının alacağı süre gözönüne alındığında, ülkenin ihtiyaç duyduğu yan dallarda uzman tabip ihtiyacının karşılanmasının bu süre zarfında fiilen imkânsız hale geldiği ve kamu hizmetinin aynı süre zarfında kesintiye uğrayacağı takdir edilebilecektir. Oysa, sağlık hizmetinin niteliği gereği kesintiye uğramaya tahammülü ve bu hizmetlerdeki aksama ve gecikmeden doğan sonuçların telafisinin olmadığını açıklamaya gerek bulunmamaktadır.

Bu çerçevede, yan dal asistanı alınması ve yan dal uzmanlık eğitimi yaptırılmasında ülkemizin yan dal uzmanına olan ihtiyacının karşılanması ve böylelikle insanlarımızın en temel insan haklarından olan sağlık ve sağlıklı yaşamak haklarının hiçbir hukukî sıkıntıya mahal verilmeksizin korunup gözetilebilmesi için"

Denilerek, yasal düzenlemeye, konuyla ilgili yönetsel düzenlemelerin yapılması uzun süreceği için başvurulduğu belirtilmektedir.

İncelenen yasayla yapılan düzenlemede,

- Bir yönetsel düzenleyici işlem olan yönetmelik bir yasama işlemiyle yürürlüğe konulmaktadır,

- Yasa kuralının sonlandırılması yönetsel işlemlere bağlanmaktadır,

- Yürürlükten kaldırılmış bir yasaya dayalı yönetmelik yürürlüğe konulmaktadır.

Bu hususların hukuksal yönden irdelenmesi gerekmektedir.

1- Çağdaş anayasal rejimlerde olduğu gibi, Anayasamızda da erkler ayrımı ilkesi kabul edilmiştir.

Anayasanın 6 ncı maddesinde, egemenliğin kayıtsız koşulsuz ulusun olduğu belirtildikten sonra, erkler ayrımı ilkesinin gereği olarak, Türk Ulusunun egemenliğini Anayasanın koyduğu kurallara göre yetkili organları eliyle kullanacağı vurgulanmış; 7, 8 ve 9 uncu maddelerinde, yasama, yürütme ve yargı organlarının görev ve yetki alanları belirl