DÖNEM : 22             CİLT : 51            YASAMA YILI : 2

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

97 nci Birleşim

3 Haziran 2004 Perşembe

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'in, Burdur İlinin tarihî ve kültürel varlıkları ve doğal zenginlikleriyle turizm sektörüne katkılarına ilişkin gündemdışı konuşması

2.- İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, Şair Nazım Hikmet'in ölümünün 41 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

3.- Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'ın, Tarihî Türk Evlerini Koruma Haftasına ilişkin gündemdışı konuşması

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan'ın (6/1042) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/188)

2.- Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in (6/1087) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/189)

3.- Akdeniz Avrupa Enstitüsünün Barselona'da yapılacak IV. Yıllık AB-Türkiye Konferansına ismen davet edilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/580)

IV.- ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek ve 20 milletvekili ile Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 26 milletvekilinin; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (10/8, 48) (S. Sayısı: 335)

2.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek ve 44 milletvekilinin, yasama dokunulmazlığı konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (10/70) (S. Sayısı: 332)

3.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

4.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

5.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

6.- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S. Sayısı: 349)

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Ali Bulut ve 3 Milletvekilinin, 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bazı Maddelerin İlavesi Hakkında Kanun Teklifi ile Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/292, 2/244) (S. Sayısı: 466)

8.- Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/788) (S. Sayısı: 455)

9.- Yalova Kaplıcalarının İşletilmesi ve Kaplıcaların İnkişafı İşlerinin Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekaletine Bağlı Hükmî Şahsiyeti Haiz Bir Teşekküle Devri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/783) (S. Sayısı: 448)

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İzmir Milletvekili Sedat UZUNBAY'ın, Selçuk Kaymakamı hakkındaki bazı iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2061)

* Ek cevap

2.- İzmir Milletvekili Ahmet ERSİN'in, Selçuk Kaymakamı hakkındaki bazı iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2068)

* Ek cevap

3.- Muğla Milletvekili Ali ARSLAN'ın, yolcu trenlerinde dağıtılan veya satılan ürünlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/2471)

4.- Yozgat Milletvekili Emin KOÇ'un, Yozgat-Esenli Beldesinin ilçe yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2472)

5.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, havalimanlarındaki yolcu terminallerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/2567)

6.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, Mersin-Adana-İskenderun arası banliyö tren ulaşımına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM'ın cevabı (7/2606)

7.- Aydın Milletvekili Özlem ÇERÇİOĞLU'nun, olağanüstü hal bölgesi dışına gönderilen kamu görevlilerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir AKSU'nun cevabı (7/2629)

8.- İstanbul Milletvekili Onur ÖYMEN'in, Ege'de karasularının genişletileceği haberlerine ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah GÜL'ün cevabı (7/2690)

VII.- KOMİSYONLAR BÜLTENİ

1.- 14.11.2002 - 1.8.2003 tarihleri arasında komisyonlarda kalan işlerle birlikte 30.4.2004 tarihine kadar komisyonlara gelen neticelenen ve kalan işler
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.

Sivas Milletvekili Orhan Taş, Sivas'ın turizm potansiyelinin değerlendirilmesi için,

Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu, kredi kartı faizi uygulamalarındaki sorunlara ve bu konuda,

Alınması gereken tedbirlere,

Isparta Milletvekili Recep Özel, gül ve gülyağı üretiminin Isparta ve ülke ekonomisine katkılarına,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

(9/8) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin tezkeresi okundu; daha önce verilen 2 aylık çalışma süresini doldurması nedeniyle, İçtüzüğün 110 uncu maddesine göre, Komisyona 2 aylık kesin süre verildiği açıklandı.

Gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Samsun'da kurulma aşamasındaki mobil santralların ihale ve yer seçimi süreçleri ile çevre ve insan sağlığına muhtemel etkilerinin araştırılması amacıyla kurulmuş bulunan (10/29 ve 31) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 297 sıra sayılı raporu üzerindeki genel görüşme tamamlandı.

2 nci sırasında bulunan, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılması amacıyla,

3 üncü sırasında bulunan, yasama dokunulmazlığı konusunda,

Kurulmuş bulunan (10/8 ve 48) ve (10/70) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonlarının 335 ve 332 sıra sayılı raporları üzerindeki genel görüşmeler, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146),

2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523) (S. Sayısı: 152),

3 üncü sırasında bulunan, Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı: 305),

Görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden;

4 üncü sırasında bulunan, Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/731) (S. Sayısı: 349) görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından;

Ertelendi.

5 inci sırasında bulunan, Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/655) (S. Sayısı: 447),

6 ncı sırasında bulunan, Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin (2/280) (S. Sayısı: 449),

7 nci sırasında bulunan, Danıştay Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının (1/629) (S. Sayısı: 431),

Yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.

3 Haziran 2004 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 20.43'te son verildi.

 

 

 

Nevzat Pakdil

 

 

 

Başkanvekili

 

 

Ahmet Küçük

 

Mevlüt Akgün

 

Çanakkale

 

Karaman

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

 

 

 

 

 

     No. : 142

II.- GELEN KÂĞITLAR

3 Haziran 2004 Perşembe

Tezkere

1.- Vakıflar Genel Müdürlüğünün Sorumluluğundaki Tarihi Eserlerin Korunması Hakkında Sayıştay Raporunun Sunulduğuna İlişkin Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/578) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.5.2004)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

3 Haziran 2004 Perşembe

BAŞKAN: Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER: Mevlüt AKGÜN (Karaman), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 97 nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

A. İSMET ÇANAKCI (Ankara) - Nerede var Sayın Başkan?! Oradan öyle mi gözüküyor!

BAŞKAN - Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet, bu konuşmalara cevap verebilir; hükümetin cevap süresi 20 dakikadır.

Gündemdışı ilk söz, Burdur İlinin kültür ve turizm potansiyelinin değerlendirilmesi hakkında söz isteyen, Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'e aittir.

Sayın Özçelik, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'in, Burdur İlinin tarihî ve kültürel varlıkları ve doğal zenginlikleriyle turizm sektörüne katkılarına ilişkin gündemdışı konuşması

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; tarihî ve kültürel varlıkları ve doğal zenginlikleriyle turizm sektörüne alternatif imkânlar sunan Burdur İlimizin, bu alandaki potansiyelinin değerlendirilmesine ilişkin olarak gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, inşa etmek ve düşünmek, ikisi de insanın durduğu yer ve seçtiği duruş pozisyonu için kaçınılmaz eylemlerdir. Bu bakımdan, inşa faaliyeti ve dolayısıyla şehir kurma işi, dünyadaki bütün insan toplulukları için kültürel bir seçimdir. Diğer bir ifadeyle, şehirler, tarih içinde insanî ritmin hâkim olduğu mekânlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu çerçeveden bakıldığında, Burdur, içinde barındırdığı tarihî ve kültürel varlıklarıyla, bütün insanlığın medeniyet tecrübelerinden eserler taşımaktadır. Uygarlaşmaya dönük çağların kesişim noktasında bulunan Akdeniz Havzası, coğrafyasına, gölleri, höyükleri, tümülüsleri, antik kentleri, anıt eserleriyle yaklaşık 9 000 yıllık bir kültür kenti olan Burdur ve havalisini kondurmakla bahtiyardır.

"Burada dur" kelamıyla anlamını bulan Burdur, büyük bir potansiyelin duruş yeridir. Bütün mesele, bu potansiyeli kinetiğe dönüştürmedeki mesai, kabiliyet ve enerjide yatmaktadır. Ülkemizde turizm potansiyelinin temel kaynağı kültür ve doğa zenginliğidir. Bu anlamda, ilimiz Burdur, ülkemizin doğal zenginliklerini, kültür ve tarih birikimini en güzel şekilde gözler önüne seren bir ildir. Ancak, turizmin en önemli cazibe merkezlerinden birisi olan Batı Akdeniz Bölgesindeki bu özellikli vilayet, gelişen ülke turizminden gerektiği kadar payını alamamaktadır. Bu alanda sahip olduğu zenginlik ve avantajlı konumu yeteri kadar değerlendirilememektedir. Bu bakımdan, Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli veya turizme sunulacak kalitede tesislerin yapılması, tanıtım ve enformasyon hizmetleri büyük önem taşımaktadır.

Tınaztepe ile Burdur ve Salda Gölleri turizm alanı ilan edilerek, kamu yatırımları ile özel sektör yatırımlarının yöreye hızla ulaşması sağlanmalıdır.

Mağara turizmine, dağ turizmine ve su sporlarına yönelik projeler desteklenmelidir.

Özellikle tanıtım konusunda, Burdur Valiliği ve belediyelerimiz, Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından desteklenmeli ve yine, Bakanlık tarafından, turizm seyahat şirketleri, organizatörler ve rehberler, alternatif turizm imkânları sunan bu şirin ile yönlendirilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; turizme açılan ilk turistik mağara olan İnsuyu Mağarası, Türkiye'nin en derin ve en temiz gölü olan Salda Gölü, özellikle kış aylarında kuş varlığı bakımından Türkiye'nin en önemli göllerinden biri olan Burdur Gölü, yine, Türkiye'nin en büyük yabancı arkeolojik kazısının yapıldığı Sagalassos ve Kibyra, Kremna gibi antik kentleri, her biri mimarî şaheser olan ve Osmanlı döneminin özelliklerini sergileyen Taşoda, Mısırlılar Evi ve Bakibey Konağı gibi tarihî Türk evleri, Susuz Han ve İncir Kervansarayı gibi hanları ve kervansarayları, Hacılar ve Kuruçay Höyüğü gibi höyükleri, yaylaları, 60 000'e yakın tarihî eserin sergilendiği müzesi ve ören yerleri, Burdur'un sahip olduğu tarihî, kültürel varlıklarının ve doğal güzelliklerinin sadece birkaçıdır.

Kültür ve Turizm Bakanlığımızın büyük katkı ve destekleriyle, Burdur Müzesinin teşhir salonları ve idarî binası yapılmıştır.

5 Mayıs 2004 tarihinde Burdur, önemli bir konuğu, Belçika Prensi Sayın Philippe'yi ağırlamıştır. Sayın Prens ve beraberindeki üst düzey heyet, yerli ve yabancı 70'e yakın basın mensubu, Belçikalı Prof. Dr. Marc Woolkens tarafından kazısı yapılan Sagalassos Antik Kentini ve kazılardan çıkan eserlerin sergilendiği Burdur Müzesini gezmişlerdir.

Burdur'un ve ülkemizin tanıtımı için iyi bir fırsat olarak gördüğümüz bu önemli günün en iyi şekilde değerlendirildiğine inanıyoruz.

Burdur Ulu Camii ve çevresinin, önemine uygun hale getirilmesi, Taşoda'nın Etnografya Müzesine dönüştürülmesi, halen lojman olarak kullanılan Mısırlılar Evinin kültür ve turizm faaliyetlerine tahsis edilmesi, tarihî çeşmelerinin, Susuz Hanın, İncir Kervansarayının onarılması, Burdur İlinin turizme dönük diğer öncelikleridir.

Bu duygu ve düşüncelerle; ticarî ve turistik potansiyelin yoğun olduğu bir kavşak noktasında bulunan, Orta Anadolu ile Ege Bölgesini Batı Akdeniz Bölgesine bağlayan, bu üç bölge arasında ekonomik, ticarî ve kültürel bir köprü oluşturan, her celp döneminde, dünyanın en az 50 değişik ülkesinde yaşayan ve bedelli askerlik hizmetinden yararlanmak isteyen yüzlerce gencimizin askerliğini yaptığı -ki, 1980 yılından itibaren yaklaşık 240 000 kişi Burdurumuzda askerlik yapmıştır- Teke yöresi kültürünü, asırlardır, karakter, tavır ve duygu birlikteliğiyle kaynaştıran, gelenekselleştiren ve töreleştiren Burdur İlinin, ekonomisine, özellikle esnaf ve sanatkârlarına son derece önemli katkılar sağlayacağına inandığımız turizmden hak ettiği payı alması dileğiyle, siz değerli milletvekillerimize ve televizyonları başında bizleri izleyen kıymetli vatandaşlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özçelik.

Gündemdışı ikinci söz, Nazım Hikmet'in ölümünün 41 inci yılı münasebetiyle söz isteyen, İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'e aittir.

Buyurun Sayın Şimşek. (CHP sıralarından alkışlar)

2.- İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, Şair Nazım Hikmet'in ölümünün 41 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; "şiirimin kökü yurdumun topraklarındadır" diyen dünya şairi Nazım Hikmet'in ölümünün 41 inci yılı anısına gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Büyük yazarlar ve şairler, edebiyat tarihlerinde derin ve değişmez çizgiler çizerek tarihin yapıtaşlarını oluştururlar. Onları ve yazdıklarını, yaşadıkları dönemin konjonktüründen ve kendi siyasal duruşlarından ayrı değerlendiremeyiz; çünkü, insanlık tarihinin değişimine neden olan düşüncelerini eyleme dönüştürürler. Nazım, yazdıklarıyla, yazdıklarını ve inandıklarını uygulama hedefiyle hem büyük bir dünya şairi hem de büyük bir vatanseverdir.

O, tüm dünyanın tanıdığı bir şair olarak, kendi ülkesinde yazdıklarından dolayı hapse girmiş olmasına, işkencelere maruz kalmasına, sürekli ve açıkça takip edilmesine rağmen, bir Türk şairi olduğunu asla inkâr etmemiş ve yazdığı her dizede memleketine olan hasretini dile getirmiştir.

Nazım, Türk dilini ustalıkla kullanarak, güzel Türkçemizi tüm dünyaya tanıtmıştır. "Piraye'ye Mektuplar"da, "Bu millet var oldukça, yeryüzünde Türkçem konuşuldukça, ben bu dilin ve bu halkın en namuslu şiirlerini yazmış insan olarak yaşayacağım. Sen üzelme." demektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Nazım Hikmet'in mesajları insancıl, ulusçu, bir o kadar da evrenseldir. Nazım, ulusal kimliğini reddetmeden evrenselliği yakalamış ender sanatçılardan biridir.

Nazım Hikmet, umudun, aşkın ve kavganın, gurbetin, Kuvayı Milliyenin, Anadolu topraklarının, Anadolu insanının şairidir.

"Sarışın, bir kurda benziyordu

Ve, mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü, uçurumun başına kadar,

Eğildi, durdu.

Bıraksalar,

İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak

Ve, karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe'den, Afyon Ovası'na atlayacaktı..."

Nazım, Kuvayı Milliye Destanıyla, Ulusal Kurtuluş Savaşımızın hecelerle, kelimelerle, mısralarla resmini işte böyle yapmıştır.

Bir mektubunda Kurtuluş Savaşımızın lideri Mustafa Kemal Atatürk'e "...senin yaptığın her ileri devrim hamlesini anlayabilen bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var. Türk devrimine ve senin adına bağlıyım" diye seslenmektedir.

Yaşadığı dönemde ve ölümünden sonra uzun yıllar Nazım Hikmet'i vatan hainliğiyle suçlayanlar, Nazım'ın eserlerini okuyan insanlara şüpheyle bakmışlardır. Bugün, artık, onun şiirlerini kendi partilerinin kongrelerinde, Meclis kürsülerinde okuyorlar. Çünkü, Nazım'ı suçladıkları dönemde, ona önyargıyla yaklaştıkları için, onu tanımıyor, eserlerini okumuyorlardı.

Yıllarca vatan haini olarak tanıtılmaya çalışılan Şair, ölümünün 41 yıl sonrasında, ülkesinin ve ulusunun sahip çıktığı, dünyanın her köşesinde bilinen bir şair olmuştur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Nazım, ayrılıkların ve özlemlerin her türlüsünü bilir. "Şu gurbetlik zor zanaat zor" dizelerinde, gurbette yaşamanın zorluğunu anlatır.

"Sen" başlıklı şiirinde, memleketine duyduğu özlemi şöyle dile getirir:

"Sen, esirliğim ve hürriyetimsin

Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan, etimsin

Sen, memleketimsin..."

Memleketi, Nazım Hikmet için ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretidir.

1950 yılında, şiirlerini yazma, kitaplarını yayımlatma olanağı kalmayınca, ülkesinden zorunlu olarak ayrılır.

Nazım Hikmet, gurbetin kendisi için uzun süreceğini bilir ve bunu yurt dışına çıkışının ikinci yılında "Vasiyet" şiirinde şöyle ele alır: "Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü" diye başlayan şiirinin son dizesinde yine memleketi Anadolu vardır, Anadolu'da bir köy mezarlığına gömülmeyi ister.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Nazım Hikmet gurbetteyken, memleketinde, dönemin iktidarı bütün gücüyle ülkemizi kasıp kavurmaktadır. Tahkikat komisyonları, "siz, isterseniz, hilafeti bile getirirsiniz" söylemleri ve muhalifler için işkenceler, hapisler yaşanmaktadır. O, bütün bu olanlara tepkisini "bu vatana nasıl kıydılar" dizeleriyle dile getirir.

Bugün, onun dünya görüşü, yok sayılarak ya da içi boşaltılarak, magazinleştirilerek aktarılmaya çalışılsa da, onun şiirlerindeki toplumculuk ve vatan sevgisi inkâr edilemez.

Nazım Hikmet, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya özlemini şiirlerine konu etmiştir. Şiirlerinde dünya barışını istemiştir.

"Bulutlar adam öldürmesin" şiirinde;

"Analara kıymayın efendiler.

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

Uçurtması geçiyor ağaçlardan,

Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler"

Diyerek, Hiroşima'ya atılan bombalar sonrasında, çocukların, anaların çığlığını anlatır.

Bu dizeler, bugün, Irak'ta düğün evine yapılan saldırılar neticesinde yaşamını yitiren çocuklar, anneler, masum insanlar için de yazılmıştır. Görüldüğü gibi, dünya şairleri, sadece yaşadıkları döneme değil, kendilerinden sonraki dönemlere de seslendikleri için ölümsüzdür. Onların istedikleri, savaşın ölümlü olmasıdır.

Kore'de ölen yedek subayımızın acısı, Nazım'ın şiirlerinde, mısralarında vücut bulur.

"Yok edin insanın insana kulluğunu" haykırışı, bugün, Irak'ta, Filistin'de ve dünyanın başka coğrafyalarında kendilerine kul yaratma, sömürgeleştirme hedefinde olan ülkeleredir.

Dünyada terör ve şiddet olaylarının yaşandığı, savaşlarda masum kadınların, çocukların, silahsız insanların üzerine bomba yağdırıldığı bir dönemde, Nazım Hikmet'in tüm insanlık adına özlem duyduğu barış ve insancıl düşüncelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktayız.

Irak'a demokrasi ve barışı götürecekleri iddiasıyla müdahalede bulunan güçlerin, bu topraklara şiddet, işkence götürdüklerini dehşetle izlediğimiz bugünlerde, Nazım Hikmet'in,

"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,

Ve bir orman gibi kardeşçesine..."

Dizelerini yüksek bir sesle dünyaya duyurmak, haykırmak gerekir diye düşünüyorum.

Ölümünün 41 inci yılında Nazım Hikmet'in anısı önünde eğiliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Şimşek.

Gündemdışı üçüncü söz, Tarihî Türk Evlerini Koruma Haftası münasebetiyle söz isteyen, Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'a aittir.

Sayın Ceylan, buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3.- Karabük Milletvekili Mehmet Ceylan'ın, Tarihî Türk Evlerini Koruma Haftasına ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET CEYLAN (Karabük) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; geçtiğimiz hafta, ülkemizde, Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği öncülüğünde, ÇEKÜL Vakfı ve diğer kuruluşların da işbirliği çerçevesinde "Tarihî Türk Evlerini Koruma Haftası" olarak kutlanılmıştır. Aslında, bu hafta münasebetiyle geçen hafta söz almak istedim; ancak, Meclisin yoğun gündemi nedeniyle bugün söz alabildim; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği, bu haftayı, yirmiiki yıldır, ilgili sivil toplum örgütleriyle birlikte kutlamaktadır. Tabiî, bu girişimlerinden dolayı, kendilerini ve destek veren kuruluşları yürekten kutluyorum.

Bu haftanın esas amacı, ülkemizin sahip olduğu ve giderek yok olmayla karşı karşıya kalan tarihî Türk evlerini koruma konusunda kamuoyu nezdinde bilinç oluşturmak ve bu bilinci uygulama alanına taşımaktır.

Bilindiği gibi, bir toplumu millet yapan unsurların başında, o toplumun sahip olduğu tarihi ve kültürü gelmektedir. Tarihî ve kültürel miras, bu anlamda, milletlerin gerçek anlamda millet olma yolunda önemli ve vazgeçilmez değerleridir.

Üzerinde yaşadığımız kutsal vatan toprağımız olan ve yüzyıllar boyu birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu toprakları ise, zengin tarihî ve kültürel eserlerle doludur. Bu eserlerin başında da, her biri eşsiz sivil mimarî özelliği haiz tarihî Türk evleri gelmektedir. Yöresine göre, taş ve ahşap ağırlıklı veya her ikisinin müştereken kullanıldığı, her bir köşesi ince bir ustalıkla işlenmiş bu tarihî evler, maalesef, giderek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.

Anadolu insanının yaşam tarzını, medeniyet anlayışını ve hoşgörüsünü kanıtlayan bu değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması ve dünya ortak mirasıyla bütünleştirilmesi ancak ve ancak toplumda yüksek düzeyde koruma bilincinin yerleştirilmesiyle mümkün olabilecektir.

Ülkemizde, elbette, az sayıda da olsa, bu eserlerin yıkımına seyirci kalmayan, onları koruma mücadelesi veren Safranbolu, Beypazarı, Mudurnu, Göynük, Kastamonu, Amasya gibi kentlerimiz de bulunmaktadır. Tarihî ve kültürel mirasın korunmasında öncülük eden, yıkıma "dur" diyen şehirler ile onların yönetici ve halkını da buradan kutluyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, ülkemizde yaklaşık olarak 7 000 adet SİT alanı, 48 000 adet de tarihî ve mimarî değeri haiz korunması gerekli tescilli yapı bulunmaktadır. Bunların yaklaşık    10 000 adedini vakıf eserleri oluşturmaktadır. Paha biçilmesi imkânsız bu eserleri tescil ederek, koruma altına almışız. Peki, bu eserleri yeterince koruyabiliyor muyuz, korumak için ne yapıyoruz, yeterli kaynak ayırabiliyor muyuz?.. İşte, bu hususlarda "evet" demenin oldukça zor olduğu kanaatini taşımaktayım.

Bu eserlerin korunması, onarımı ve restorasyonu, özel ihtimam, büyük malî olanaklar ve planlama isteyen, zor ve zahmetli bir iştir. Bu zor ve zahmetli işin başarılması, sadece kamu kurum ve kuruluşlarının gayretleri ve gücüyle değil, örgütlü ve gönüllü kuruluşların katılımı ve katkısıyla mümkün olabilecektir.

2003 yılı içerisinde, hepinizin de hatırladığı gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir kanun kabul ettik. Vakıf eserleri ile diğer kamu kuruluşlarına ait olan eski tarihî eserlerin bakım ve onarımındaki harcamaların tümünün masrafa yazılmasının, bu eserlerin korunması konusunda önemli bir gelişme sağlayacağı inancındayız; ancak, bu tescil edilip korunması gereken kültür varlıklarının birçoğu, bilindiği gibi, özel mülkiyete tabi olan eserlerdir. İşte bu anlamda sıkıntı var değerli arkadaşlarım. Kamu eserlerini Vakıflar Genel Müdürlüğü veya diğer kuruluşlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ceylan.

MEHMET CEYLAN (Devamla) - Özel mülkiyete tabi taşınmaz kültür varlıklarının korunmasında gerçekten sıkıntı var değerli arkadaşlarım. Bu konuda, 1985 yılında kabul edilmiş ve Kültür Bakanlığı bünyesinde oluşturulmuş bir fon bulunmaktaydı, Eski Eserleri Onarım Fonu. Bilindiği gibi, bu fon, 2001 yılında bütçeleştirilerek, bütçe içerisine alınmış durumdadır. Tabiî ki, belli bir miktar ödeneği var, 140 milyar lira gibi bir ödeneği var; ancak, bu ödenek, takdir edersiniz ki, son derece yetersiz bir ödenektir.

Tabiî, birçok gelişmiş ülke, eski tarihî eserlerini korumak adına önemli kaynaklar, önemli fonlar aktarmaktadır, kaynak ayırmaktadır. Elbette, ülkemizin yetersiz olan bu kaynaklarını daha da artırmak durumundayız.

Diğer taraftan, bu eserlere sahip insanların birçoğu, fakir insanlar, dargelirli vatandaşlarımız. Bunların tamirini, onarımını yapmak, yaptırmak, onlar açısından da son derece güç bir durum ortaya çıkarmaktadır. İşte, bu insanlara sahip olmanın, onlara hibe yardımında, kredi yardımında bulunmanın, devletimizin en tabiî görevleri arasında bulunduğu kanaatini taşımaktayım. Bu evlerin birçoğu ahşaptan, keresteden oluşuyor. Bu evlerin korunmasında, tamirinde, ahşap, kereste yardımının çok uygun şartlarda sübvanse edilerek yapılması yararlı olacaktır.

Bu anlamda diğer bir sıkıntı; onarım ve restorasyon konusundaki proje giderleri oldukça büyük maliyetler oluşturmaktadır. Devlet olarak da, bu insanlara proje katkısı yapmak, gerçekten yararlı olacaktır.

Diğer taraftan -tabiî ki, sıkıntılar çok- koruma kurullarına işlerlik kazandırılmalı, kurula gelen bir proje, geciktirilmeden neticelendirilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerimin sonunda şunu da belirtmek istiyorum: Ülkemizde, UNESCO tarafından kabul edilmiş, Dünya Kültürel Miras Listesine girmiş sadece 9 tane yerimiz bulunmaktadır. Bu ülke buna layık değil. Avrupa ülkeleri gibi, UNESCO'nun Dünya Kültürel Miras Listesine girmesi gereken yüzlerce eserimiz bulunmaktadır. Ancak, bu konuda yeterince kaynak ayıramadığımız için, şimdilik, sadece 9'la yetinebilmiş durumdayız.

Bu konuşmayı, bu tarihî eserlere paha biçilmesi, bu eserlerin korunması, kamuoyu oluşturulması konusunda desteğinizin sağlanması için yapmış bulunmaktayım.

Önümüzdeki günler içerisinde, bu konunun daha detaylı bir şekilde araştırılarak, ulusal bir politika izlenmesinin yararlı olacağı kanaatindeyim.

Bu münasebetle, Tarihî Türk Evleri Haftasını tekraren kutluyorum. Bu konuda destek veren bütün kişi ve kuruluşları gönülden kutluyor, teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ceylan.

Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair 2 adet önerge vardır; birincisini okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan'ın (6/1042) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/188)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 404 üncü sırasında yer alan (6/1042) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                   Sabri Varan

                                                                                   Gümüşhane

BAŞKAN - Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

2.- Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in (6/1087) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/189)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 447 nci sırasında yer alan (6/1087) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                                                                                   Sedat Pekel

                                                                                     Balıkesir

BAŞKAN - Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım.

3.- Akdeniz Avrupa Enstitüsünün Barselona'da yapılacak IV. Yıllık AB-Türkiye Konferansına ismen davet edilen milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/580)

                                                                                     2.6.2004

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Dışişleri Bakanlığının 10 Mayıs 2004 tarihli ve 196237 sayılı yazısında, Akdeniz Avrupa Enstitüsünün 20-21 Haziran 2004 tarihleri arasında Barselona'da yapılacak olan IV. Yıllık AB-Türkiye Konferansına Ankara Milletvekili Reha Denemeç'i, Antalya Milletvekili Mehmet Dülger'i ve İstanbul Milletvekili Kemal Derviş'i ismen davet ettiği bildirilmektedir.

TBMM Başkanlığının da olumlu görüşü doğrultusunda söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                  Bülent Arınç

                                                                       Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                     Başkanı

BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım.

IV.- ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Danışma Kurulunun 3.6.2004 Perşembe günü (bugün) yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.

                                                                                   Faruk Çelik

                                                                                       Bursa

                                                                        AK Parti Grup Başkanvekili

Öneri:

Genel Kurulun 03.06.2004 Perşembe günkü (bugün) birleşiminde; gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 36 ncı sırasında yer alan 466 sıra sayılı kanun teklifinin bu kısmın 5 inci sırasına alınması ve diğer işlerin sırasının buna göre teselsül ettirilmesi önerilmiştir.

BAŞKAN - Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca kurulmuş bulunan (10/8, 48) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 335 sıra sayılı raporu üzerindeki genel görüşmeye başlayacağız.

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1.- İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek ve 20 milletvekili ile Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa ve 26 milletvekilinin; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (10/8, 48) (S. Sayısı: 335)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Raporun görüşmelerini erteliyoruz.

Yasama dokunulmazlığı konusunda kurulmuş bulunan (10/70) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 332 sıra sayılı raporu üzerindeki genel görüşmelere başlayacağız.

2.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek ve 44 milletvekilinin, yasama dokunulmazlığı konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi ve Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (10/70) (S. Sayısı: 332)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Raporun görüşmelerini erteliyoruz.

Görüşmelere, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifler ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında bulunan ve öncelikle, yarım kalan işlerden başlayarak devam edeceğiz.

3.- Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

4.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

5.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

BAŞKAN - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının ve Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporları henüz gelmediğinden, tasarıların ve teklifin görüşmelerini erteliyoruz.

Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

6.- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S. Sayısı: 349)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Tasarının görüşmeleri ertelenmiştir.

Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Ali Bulut ve 3 milletvekilinin, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bazı Maddelerin İlavesi Hakkında Kanun Teklifi ile Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu raporunun müzakeresine başlayacağız.

7.- Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Ali Bulut ve 3 Milletvekilinin, 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bazı Maddelerin İlavesi Hakkında Kanun Teklifi ile Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (2/292, 2/244) (S. Sayısı: 466)

BAŞKAN- Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu raporunun müzakerelerine başlıyoruz.

8.- Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Raporu (1/788) (S. Sayısı: 455) (x)

BAŞKAN- Komisyon?.. Yerinde.

Hükümet?.. Yerinde.

Komisyon raporu 455 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum:

ZİRAAT ODALARI VE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1. - 15.5.1957 tarihli ve 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanununun l inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Odaların kuruluş amacı ve kapsamı

Madde l. - Ziraat odaları, bu Kanunda yazılı esaslar uyarınca meslek hizmetleri görmek, çiftçilerin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, çiftçilik mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak, meslek disiplin ve ahlâkını kollayıp gözetmek, çiftçilikle iştigal edenlerin meslekî hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır."

BAŞKAN- 1 inci madde üzerinde söz talebi?.. Yoktur.

1 inci maddeyi oylarınıza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2. - 6964 sayılı Kanuna 1 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 1/A maddesi eklenmiştir.

"Tanımlar

MADDE 1/A. - Bu Kanunda geçen;

Bakanlık : Tarım ve Köyişleri Bakanlığını,

Oda : Ziraat Odasını,

Birlik : Ziraat Odaları Birliğini,

Çiftçilik : Bu Kanunun uygulanması bakımından ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini, bu ürünlerin yetiştiricileri tarafından işlenip değerlendirilmesini, muhafaza ve pazarlanmasını,

Çiftçi : Çiftçilik faaliyetlerini mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir ekim veya yetiştirme devresi yapanları,

Seçim çevresi : Oda genel kurulu için yapılacak seçimlerde her köy; kasaba ve şehirlerde ise mahalle muhtarlığı birer seçim çevresini,

İfade eder."

BAŞKAN - 2 nci madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3. - 6964 sayılı Kanunun 2 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Odaların kuruluş ve çalışma alanları ile tasfiyesi

Madde 2. - Odalar, merkez ilçeler dahil en az ondört seçim çevresi olan ilçelerde, kurucu listelerinin Birlik Yönetim Kurulunca onayı ve genel kurulunun bu Kanun ile tüzükte gösterilen usullere göre dört ay içinde yapılması ve ilgili ilçe seçim kurulunun sonuçları ilân etmesi ile kurulmuş ve tüzel kişilik kazanmış olurlar. Bu sürenin aşılması halinde, Birliğin izni alınmadan kuruluş genel kurul toplantısı yapılamaz.

Kuruluş genel kurulunu oluşturan delegeler, kuruluşu takip eden ilk delege seçimlerine kadar, oda organları ise kuruluşu takip eden ilk oda genel kurul toplantısına kadar görev yaparlar.

Odaların kuruluş ve çalışma alanları ilçe sınırlarıdır.

Odası bulunmayan ilçeler, Birlik Yönetim Kurulunun gerekçeli kararı ile en yakın ilçe ziraat odasının çalışma alanı içine alınabilir.

Birliğin yapacağı denetimler sonucunda; faaliyetinin bulunmadığı veya bölgesindeki tarım potansiyelinin yetersizliği ya da çiftçi sayısının azlığı nedeniyle, bu Kanunda gösterilen hizmetleri yeterince yerine getiremediği tespit edilen oda, Birlik Yönetim Kurulunun gerekçeli kararının odaya yahut mahallî mülkî amirliğe tebliğ tarihi itibarıyla kapatılır. Bu şekilde kapatılan odalar, il kongrelerine temsilci gönderemezler.

Kapatılan odalarda yürütülecek tasfiye işlemleri ile tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esaslar tüzükte gösterilir.

Odalar kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar."

BAŞKAN - Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Osmaniye Milletvekili Sayın Necati Uzdil; buyurun. (Alkışlar)

CHP GRUBU ADINA NECATİ UZDİL (Osmaniye) - Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 455 sıra sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sizleri ve çiftçi arkadaşlarımı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ziraat odaları ve Ziraat Odaları Birliği 1957 tarihinde kurulmuştur. Ziraat odası, kanları ve canlarıyla Anadolu'yu vatan yapan, devleti kuran, devletimizi bugünlere taşıyan çiftçilerimizin meslek örgütüdür.

Bugün, 690 ziraat odası, 3 800 000 çiftçiyi bünyesinde toplayan bir meslek örgütü, bizleri, özlemimiz olan Avrupa Birliği üyeliğine taşıyacaktır.

Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan, istihdamın yüzde 35-40'ını sağlayan çiftçilerimizin örgütü ziraat odaları ve Ziraat Odaları Birliği, tarımımız için, ülkemizin geleceği için, Avrupa Birliğiyle ilgili görüşmeler için, ortak tarım politikalarının hayata geçirilmesi için önemlidir.

Bugün, Fransa'da, ziraat odalarının 2003 yılı bütçesi 665 000 000 eurodur.

Ziraî Yayın, ziraat odaları tarafından yapılmakta. Ziraî Araştırma Enstitüsü, ziraat odalarının yönetimindedir. Ziraî araştırma konuları, çiftçilerin önerileri doğrultusunda, ziraat odaları tarafından belirlenmektedir. Arazi parçalanması, ziraat odaları tarafından önlenmekte; tarımsal kooperatifler, üretici birlikleri, dernekler, ziraat odalarının kanatları altındadır. Oda, 6 000 ziraat mühendisi ve veteriner istihdam etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Anadolu'da bir deyim vardır "güç ver, güç al" diye. Ziraat odalarımızı güçlendirelim, çiftçilerimize güç katmasını sağlayalım. Her fırsatta "sonuna kadar demokrasi" diyoruz. Sonuna kadar demokrasi, örgütlü toplumla olur. İşte, çiftçilerimiz de, ülke yönetimine, demokratik örgütleri olan ziraat odaları ve üst kuruluşu olan Ziraat Odaları Birliğiyle katılacaklar ve demokrasimizi daha da güçlendireceklerdir. Öyleyse, ziraat odaları ve Ziraat Odaları Birliği güçlü olmalıdır. Bir örgütün güçlü olabilmesi, idarî yapılanmasına, daha da önemlisi, ekonomik açıdan gücüne bağlıdır. Bu yasa, ziraat odaları ve Ziraat Odaları Birliğinin güçlü, demokratik bir meslek örgütü haline gelmesi için büyük bir olanak sağlayacaktır; Avrupa Birliği kapısındaki ülkemizin, uyum döneminde en önemli konu olduğuna inandığımız tarım sektörünün temsilcisi olacaktır; ortak tarım politikalarının hayata geçirilmesi aşamalarında, Avrupa Birliği karşısında ihtiyaç duyduğumuz güçlü örgütün oluşmasını sağlayacaktır.

Sayın milletvekilleri, bu yasa tasarısının hazırlanmasında, Tarım Bakanımız, özellikle Tarım Bakanlığı bürokratlarımız, tarımcılarımız, çiftçiden yana, kırsal alandan yana olduklarını gösterdiler. O nedenle, bir tarımcı olarak tümüne teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, AK Partili Komisyon üyesi ve milletvekili arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. (Alkışlar) Bu yasanın, uzlaşma sağlandığı zaman çok olumlu sonuçlar alındığına örnek olmasını da yürekten diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa tasarısının komisyonlarda görüşülmesi sırasında ve Genel Kurula gelmesi aşamasında katkıda bulunan ve Genel Kurulda görüşülürken omuz vereceklerine inandığım AK Partili ve Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarıma, tekrar, teşekkür ediyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, yasa tasarısının tümüne oy vereceğiz; maddelerinin tümü üzerinde, her iki Grup da anlaşmış durumda.

Değerli arkadaşlarım, sözlerime son verirken, Sayın Tarım Bakanımdan, Çukurova'da buğday hasadının hızla devam etmekte olduğunu, düzenleyici kurum olarak Toprak Mahsulleri Ofisinin acilen devreye sokulması gerektiğini tekrar hatırlatır, yasanın çiftçilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diler, saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Uzdil.

AK Parti Grubu adına, Diyarbakır Milletvekili Sayın Mehmet Mehdi Eker; buyurun.

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Yasasıyla ilgili tasarısının 3 üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün görüşmekte olduğumuz tasarı, tarım sektörümüz için, 23 000 000 tarım sektörü çalışanımız ve tüketici olarak da 70 000 000 insanımız için son derece önemlidir. AK Parti ve AK Parti Hükümetleri, tarım sektörüyle ilgili temel yasaları çıkarma hususunda programlarında vaatte bulunmuşlardır. Mevcut tasarıyla da, bugün bu taahhütlerden birini daha yerine getiriyoruz.

Bu tasarıyla getirilmekte olan husus şudur değerli arkadaşlar: Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu 1957 yılında çıkarılmıştır. 1957 yılından bugüne, Türkiye'de, bütün sektörlerde olduğu gibi, bütün alanlarda olduğu gibi, çok ciddî gelişmeler meydana gelmiştir. Gerek organizasyon açısından gerek malî açıdan gerekse fonksiyon açısından Ziraat Odaları Birliği, bugün ihtiyaca cevap verebilmekten maalesef uzaktır. Getirilen tasarıyla, hem teşkilatlanma konusunda hem malî konularda hem de ziraat odalarından beklenen fonksiyonların tahkimi açısından son derecede ciddî, son derecede önemli düzenlemeler öngörülmektedir.

Ziraat Odaları Birliği, ciddî bir malî sıkıntı içerisindedir değerli arkadaşlar. Bununla ilgili çok küçük bir örnek vermek istiyorum: Giriş aidatı 1 000 lira, yıllık aidat ise 50 000 lira; yanlış duymadınız, mevcut yasada 1 000 lira ve 50 000 lira olarak zikredilmektedir. Bu tasarıyla bu konuda düzenlemeler yapılmakta ve Ziraat Odaları Birliğinin, kendi ayakları üzerinde durabilecek bir malî imkâna sahip olması öngörülmektedir.

Keza, Ziraat Odaları Birliğinin teşkilatlanması konusunda da yeni düzenlemeler getirilmektedir. Mevcut yasada, idarî bölünmeye göre odalar kurulmakta, ilçelere göre odalar kurulmaktadır; bu da zaman içerisinde, çiftçilikle ilişkisi bulunmayan, tarımla hiçbir ilişkisi bulunmayan, özellikle merkez metropol ilçelerinin ziraat odalarının disfonksiyonel ve atıl olarak kalmasına yol açmıştır. Yeni düzenlemeyle bu konuda bir standart getirilmekte ve asgarî 14 muhtarlık bir ziraat odası alanı olarak önerilmektedir; bu da yine, son derecede önemli düzenlemelerden bir tanesidir.

Değerli arkadaşlar, ziraat odalarının bundan sonraki faaliyetleri içerisinde sadece temsil görevi olmayacak; bunun yanında, Ziraat Odaları Birliği, ciddî anlamda fonksiyonlar da üstlenecektir. Özellikle çiftçile