DÖNEM
: 22 CİLT : 50 YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
94 üncü Birleşim
27 Mayıs 2004 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMA
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GündemdIşI Konuşmalar
1.- Erzurum Milletvekili İbrahim
Özdoğan'ın, Erzurum'un tarih, kültür ve tabiat güzellikleri ile turizm
potansiyelinin değerlendirilmesine ilişkin gündemdışı konuşması
2.- İstanbul Milletvekili Mehmet Ali
Özpolat'ın, Bakırköy Sümerbank İşletmesi çalışanlarının özelleştirmeden doğan
sorunlarına ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı
3.- İstanbul Milletvekili Mehmet
Sekmen'in, İstanbul'un fethinin 551 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı
konuşması
B) Tezkereler ve Önergeler
1.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun
(6/709) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/186)
2.- Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in
(6/1088), (6/1089) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin
önergesi (4/187)
V.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/523) (S. Sayısı: 152)
3.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin; Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S.
Sayısı: 305)
4.- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve
Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve
Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı: 349)
5.- Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve
Denetlenmesine Dair 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım, Orman ve
Köyişleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporları
(1/238) (S. Sayısı : 428)
6.- Afyon Milletvekili Halil Ünlütepe ve
22 Milletvekilinin; Afyon İli Sincanlı İlçesinin Adının "Sinanpaşa"
Olarak Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre
Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/89)
(S. Sayısı: 337)
VI.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YazIlI Sorular ve CevaplarI
1.- İstanbul Milletvekili Ali Rıza
GÜLÇİÇEK'in, ilköğretimde öğretilen din kültürü ve ahlâk bilgisi dersine
ilişkin Başbakandan sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı
(7/2386)
2.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in,
Mavi Akım Projesiyle ilgili bazı iddialara,
- Antalya Milletvekili Nail KAMACI'nın,
Mavi Akım Projesiyle ilgili bir beyanına,
- Iğdır Milletvekili Dursun AKDEMİR'in,
kendisine rüşvet teklif edildiği iddiasına,
İlişkin soruları ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi GÜLER'in cevabı (7/2396,2397,2506)
3.- Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ'in,
okul servis araçlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in
cevabı (7/2408)
4.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,
Kütahya-Altıntaş İlçesine Ziraat Fakültesi açılmasına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2451)
5.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun,
Türkiye'de açılan yabancı özel okullardaki eğitim sistemine ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2467)
6.- Ankara Milletvekili A.Gülsün
BİLGEHAN'ın, kız çocuklarının okula gönderilmeleri amacıyla yapılan çalışmalara
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK'in cevabı (7/2492)
7.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in,
bir sanayi tesisinin Manyas Gölüne atıklarını bıraktığı iddiasına ilişkin
sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman PEPE'nin cevabı (7/2496)
8.- Denizli Milletvekili Ümmet
KANDOĞAN'ın, sokakta yaşayan vatandaşlara yönelik çalışmalara ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Güldal AKŞİT'in cevabı (7/2607)
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
beş oturum yaptı.
Birinci,
İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Oturumlar
Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Atilla
Maraş'ın, Şair ve Yazar Necip Fazıl Kısakürek'in 21 inci ölüm yıldönümüne,
Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un, Hatay
İlinde meydana gelen sel felaketi nedeniyle üreticilerin uğradıkları zararın
boyutlarına ve alınması gereken önlemlere,
İlişkin gündemdışı konuşmalarına, Tarım ve
Köyişleri Bakanı Sami Güçlü cevap verdi.
Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, NATO
Parlamenter Asamblesi Türk Grubu olarak Afganistan'a yaptıkları ziyaret ve
temaslarla ilgili izlenimlerine ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.
Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan
Yerlikaya ve 29 milletvekilinin, Tunceli İlinin turizm imkânlarının
araştırılması (10/192),
Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü ve 23
milletvekilinin, Türkiye'deki işsizliğin ve yoksulluğun boyutlarının
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi(10/193),
Amacıyla Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki
yerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Gıdaların
Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
(1/238) (S. Sayısı: 428),
5 inci sırasında bulunan, Kamu Yönetiminin
Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/731)
(S. Sayısı: 349),
Görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri
Genel Kurulda hazır bulunmadığından;
2 nci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146),
3 üncü sırasında bulunan, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523)
(S. Sayısı: 152),
4 üncü sırasında bulunan, Kamu İhale
Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/212) (S. Sayısı:
305),
Görüşmeleri, daha önce geri alınan
maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden;
Ertelendi.
6 ncı sırasında bulunan, Maden Kanununda
ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/360,
2/128) (S. Sayısı: 451), görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan
açıkoylamadan sonra kabul edilip kanunlaştığı açıklandı.
7 nci sırasında bulunan, Mera Kanunu ve
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/770) (S.
Sayısı: 439) tümü üzerinde bir süre görüşüldü.
Saat 22.10'da toplanılmak üzere, Dördüncü
Oturuma 22.01'de son verildi.
|
|
|
İsmail
Alptekin |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Enver
Yılmaz |
|
Yaşar
Tüzün |
|
|
Ordu |
|
Bilecik |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
Mera Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/770) (S. Sayısı: 439) görüşmeleri
tamamlandı; tasarının kabul edilip, kanunlaştığı açıklandı.
27 Mayıs 2004 Perşembe günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşime 00.28'de son verildi.
|
|
|
Nevzat
Pakdil |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Enver
Yılmaz |
|
Yaşar
Tüzün |
|
|
Ordu |
|
Bilecik |
|
|
Kâtip Üye |
|
Kâtip Üye |
No.: 137
II. - GELEN KÂĞITLAR
27 Mayıs 2004 Perşembe
Tasarı
1.- Mikro Finans
Kuruluşları Hakkında Kanun Tasarısı (1/818) (Plan ve Bütçe Komisyonuna)
(Başkanlığa geliş tarihi: 26.5.2004)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.05
27 Mayıs 2004 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER : Yaşar TÜZÜN (Bilecik), Suat KILIÇ (Samsun)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 94 üncü Birleşimini açıyorum.
III. - Y O K L A M A
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağım.
Yoklama için 5 dakikalık
süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin,
oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre
içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır
bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen
üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla 5 dakikalık
süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
sayın milletvekilimize gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz,
tarih, kültür ve doğa kenti Erzurum'un zengin turizm potansiyeliyle ilgili,
Erzurum Milletvekilimiz Sayın İbrahim Özdoğan'a aittir.
Buyurun Sayın Özdoğan.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GündemdIşI Konuşmalar
1.- Erzurum
Milletvekili İbrahim Özdoğan'ın, Erzurum'un tarih, kültür ve tabiat
güzellikleri ile turizm potansiyelinin değerlendirilmesine ilişkin gündemdışı
konuşması
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)
- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygı ve sevgiyle
selamlıyorum.
Doğu Anadolu Bölgesinin
kuzeydoğu kesiminde yer alan, 25 060 kilometrekare alanıyla bölgenin en büyük
ili olan Erzurum, eşsiz tabiat güzellikleri, tarihî zenginlikleriyle...
BAŞKAN - Sayın Özdoğan,
bir dakikanızı rica edeyim.
Değerli arkadaşlar...
Sayın milletvekilleri...
Sayın milletvekilleri,
hatibi dinlemekte zorlanıyoruz; rica ediyorum, lütfen...
Buyurun Sayın Özdoğan.
İBRAHİM ÖZDOĞAN (Devamla)
- Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğu kesiminde yer alan, 25 060 kilometrekare
alanıyla bölgenin en büyük ili olan Erzurum, eşsiz tabiî güzellikleri, tarihî
zenginlikleriyle, turizme en müsait ilimizdir. İlimizin tarihî İpek Yolu
üzerinde bulunması, tarih boyu, önemli bir yerleşim alanı ve ticaret merkezi
olmasını sağlamıştır. Bu sebeple, birçok tarihî ve kültürel değerleri içinde
barındırır. Erzurum'da, tarihöncesi devirlerden günümüze kadar ulaşan birçok
kültür ve medeniyete ait kalıntılar ile özellikle Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerine ait tarihî eserler mevcuttur.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Erzurum'da turizmin çeşitlendirilmiş potansiyelini aşağıdaki
başlıklar altında sıralayabiliriz: Kültür turizmi, inanç turizmi, termal
turizmi, akarsu sporları, rafting ve doğa yürüyüşleri, kongre turizmi, kış
turizmi, spor turizmi.
Tabiat şartlarının ve
coğrafî konumunun uygunluğu, Erzurum'un, Anadolu'daki en eski yerleşim
merkezlerinden birisi olmasını sağlamıştır. Erzurum, çok eski tarihlerden bu
yana süregelmiş tarih ve kültür varlıklarını bir arada barındırır. Erzurum'daki
tarihî değerleri, Selçuklu ve Osmanlı dönemi Türk-İslam eserleri
oluşturmaktadır. Benim inancım odur ki, Erzurum'un vitrine süreceği en önemli
değeri geçmişidir. Bilindiği gibi, Anadoluda, üç büyük dine mensup toplumlar,
yüzyıllarca bir arada yaşamışlardır. İlimizde, bu toplumlardan günümüze ulaşan,
hem dinsel hem sanat tarihi ve hem de mimarî açıdan orijinallik taşıyan önemli
eserler mevcuttur. Bu eserlerin bakım, onarım ve çevre düzenlemelerinin
yapılıp, ilimiz turizmine aktif bir şekilde katılmasının sağlanması
gerekmektedir.
İlimizin ova kesimlerinde
tektonik kökenli havzalar bulunması sebebiyle, Pasinler, Ilıca ve Köprüköy İlçelerimizde sıcak su kaynakları ve
kükürtlü kaplıcalar mevcuttur. Bu kaplıcaların turizme bütünüyle kazandırılması
için, sağlık ve tedavi merkezleriyle bütünleştirilerek, daha aktif hale
getirilmesi gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; tarihî, kültürel ve doğal değerlerle beraber bir üniversite
şehri olan ilimiz, Doğu Anadolu Bölgesinin bir kültür ve spor merkezidir.
Birçok bilimsel kongreye ev sahipliği yapan Atatürk Üniversitesi, yerli ve
yabancı turistin, akademisyen ve uzmanın ilimizi tanımasını mümkün kılacaktır.
İlimiz, kış turizmi ve
kış sporları bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. Palandöken Kayak
Merkezinde yapılan ulusal ve uluslararası spor etkinliklerinin yanında, tur
kayağı, atlı kızak, kar güreşi ve kar voleybolu gibi mahallî spor etkinlikleri
de yapılmaktadır. Amacımız, bu mahallî sporları ulusal ve uluslararası düzeyde
tanıtıp, ilimizi bu sporların cazibe merkezi haline getirmektir.
Ayrıca, bu mevkiin ulaşım
ve altyapı sorunları acilen giderilmelidir.
Palandöken Dağı, yüksek
rakımı ve yazın serin olması nedeniyle, kulüp takımlarının, bireysel
sporcuların kondisyon yükleme ve antrenman çalışmaları için oldukça uygun bir
yapıya sahiptir ve yeterli derecede konaklama ve sosyal tesisler mevcut olup,
ayrıca, antrenman sahaları tanzim edilerek, Palandöken'in yaz mevsiminde de
ulusal ve uluslararası düzeyde bir sporcu, kamp merkezi haline getirilmesiyle
Türk turizmi için de çok önemli bir rol üstlenecektir.
Erzurum ve yöresinde
dağcılık ve tabiat yürüyüşleri için çekici özelliklere sahip birçok dağ, tepe,
yayla ve vadi bulunmaktadır. Erzurum'un kuzeyinde yer alan Dumlu Dağları
üzerinde, yabancı turistler tarafından günübirlik doğa yürüyüşleri
yapılmaktadır. Bu yürüyüşe giden turistler, Güngörmez Köyünden başlamak
suretiyle, 3 saatlik bir yürüyüşle, "Dumlubaba" diye adlandırılan ve
Fırat Nehrinin önemli kollarından biri olan Karasu'nun kaynağı durumundaki
Soğuksu gözesine varırlar.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN- Evet efendim;
buyurun.
İBRAHİM ÖZDOĞAN
(Devamla)- Bu dağ yürüyüşlerinin benzeri, Erzurum'un güneyinde bulunan
Palandöken Dağlarında da yapılmaktadır.
Ayrıca, rafting sporunun
en iyi yapılabildiği, dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biri olan Çoruh
Nehri İspir İlçemizden geçmekte olup, bu sporun ilimizdeki başlangıç yeri de
İspir İlçemizdir. 1993 yılında dünya rafting şampiyonası Çoruh Nehrinde
yapılmıştır.
Yapılacak bu tür
etkinlikler ve organizasyonlar, ilimizin ve ülkemizin tanıtımına ve turizm
gelirlerinin artmasına katkı sağlayacağından, ülkemiz için yapılan tanıtım
fonlarından ilimize pay ayrılması önem arz etmektedir.
Ata sporlarımızdan atlı
cirit, ilimiz, ilçe ve köylerimizde 24 takımla oynanmaktadır. Dünyada tek cirit
oyun stadının Erzurum'da olması ve bu geleneksel sporumuzun ayakta kalmasına destek
olan ilimizin bu spor dalının başta Türk dünyası olmak üzere diğer ülkelere
tanıtımının yapılması, yaygınlaştırılması, tarihimiz, sporumuz, kültürümüz ve
ülkemizin tanıtımı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu spor dalımıza
gerekli ilginin gösterilmesi ve desteklenmesini bir millî görev olarak
addetmekteyiz.
Millî mücadele
tarihimizin önemli tabyalarından olan Aziziye ve Mecidiyenin, her zaman bizim
olan ve bizim kalan misyonuna uygun olarak, kültürel, sportif ve turizm amaçlı
bir merkez haline getirilmesi, hem geçmişimizin öğrenilmesini sağlayacak hem de
ilimiz ekonomisinin reel coğrafyasını değiştirecektir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Erzurum, şehirle ilgili bölgesi, makro ölçekte
topografyasıyla, yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarıyla, tarımsal yapısıyla,
jeolojik yapısıyla, alan sınırları içinde yaşayan nüfusun sosyal, ekonomik
yapısıyla sahip olduğu kültürel ve doğal değerlerle, konunun uzmanı olan
ekipler tarafından incelenmeli, şehir için uygun gelişme koridorları
belirlenmelidir.
Anakentin yükünü
hafifletmeye dönük stratejiler oluşturulmalı, birden çok yerleşimi doğrudan
ilgilendiren ulaşım altyapı planları hazırlanmalıdır ki, Erzurum, binlerce
yıllık geçmişini yeniden tazeleyebilsin ve Türkiye'ye de turizmle yeniden bir
buluşma noktası yakalayabilme şansını verebilsin.
Yüce Heyetinizi, tekrar,
saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Özdoğan.
Gündemdışı ikinci söz,
Bakırköy Sümerbank İşletmesinin özelleştirilmesiyle ilgili, İstanbul
Milletvekili Sayın Mehmet Ali Özpolat'a aittir.
Buyurun. (CHP
sıralarından alkışlar)
2. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Özpolat’ın, Bakırköy
Sümerbank İşletmesi çalışanlarının özelleştirmeden doğan sorunlarına ve
alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in cevabı
MEHMET ALİ ÖZPOLAT
(İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakırköy Sümerbankın
satışıyla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Sümerbank işletmesi, 12 Mayıs 2004 tarihinde Özelleştirme
İdaresi Başkanlığınca yapılan bir ihale sonucu satılmıştır. Bedeli 44 000 000
dolardır. İhaleyi alan firma, Doğa Madenciliktir. Firmanın tekstille hiçbir
ilgisi yoktur, mermer ve granit ihracatı yapmaktadır.
Aslında, Sümerbank konusu
yıllardır gündemimizdedir; onbeş yıldır yoğun bir istismara uğramaktadır.
Şimdiye kadar konuya çözücü bir yaklaşım gösteren olmamıştır. Şimdi gelinen
nokta ise, çözüm değil, adaletsizlik noktasıdır. Burada istihdam edilen 677
kişi, bir yıldır süren belirsizlik nedeniyle çalıştırılamıyor. Her biri
birbirinden yetkin bu emekçiler, çalışamamanın, üretememenin sıkıntısını
yaşamaktadırlar; elleri kolları bağlı, yıllardır ekmek yedikleri bu önemli
işletmenin akıbetini bekliyorlar. Bu işçilerin yaş ortalamaları 35 ile 40
arasındadır; yani, en verimli çağlarındadırlar. Emekliliklerine ortalama olarak
sekiz yıl kalmıştır. Her birinin ailesinin en az 4 kişiden oluştuğunu
düşünürsek, yaklaşık 3 000 kişinin
geleceği söz konusudur. Bu kadar insan, yıllardır "ne olacağız"
kaygısıyla yaşama tutunmaya çabalıyorlar. Pek çoğunun ruh sağlığı tehdit
altındadır; ailelerinin huzuru kalmamıştır, geçimsizlikler ve boşanmalar
başlamıştır. Anneler ve babalar çocuklarının gelecek endişesi altında
ezilmektedirler. Onlar hem kendi yaşamlarının devamını sağlamak hem de yurt
ekonomisine katkıda bulunmak için çabalamaktadırlar; ama, nafile... Zaman
zaman, siyasiler, onları ziyaret etmiş, sözler vermişlerdir; ancak, bu konu,
iktidarda değişme anlayışının kurbanı olagelmiştir. Bu siyasîlerin biri de,
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ali Şahin'dir. 1999 yılında
duyarlılık göstermiş, işletmeyi ziyaret etmiştir. Kapatma kararına karşı çıkmış
ve bunu, insanlıkdışı olarak nitelendirmiştir. İşletmeye ve kurumun
çalışanlarına sahip çıkma yönünde sözler vermiştir; ancak, belli ki, devran
döndü ve pek çok şey değişti. Şimdi, insan faktörü ve kamu çıkarı hiç dikkate
alınmadan, insafsız bir özelleştirme uygulanıyor ve kimsenin sesi çıkmıyor.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Bakırköy Sümerbankın üzerinde bulunduğu arazi, çok değerli bir
arazidir; 87 dönümdür. Bir yanında Kenedy Caddesi, diğer yanında İstanbul
Caddesi uzanmaktadır. Turizm ve rekreasyon alanı, lojman ve spor alanları
vardır. Üzerinde son derece değerli bir makine parkı bulunmaktadır. Sırf bu
makine parkının ederi 5 000 000 dolardır. 1200 yıllık Bizans hamamı kalıntıları
da bu arazinin üzerindedir. Yani, burası, paha biçilmez tarihî ve doğal dokusuyla
birlikte satılmaktadır. Bunca değere biçilen rakam ise, sadece 44 000 000
dolardır. Bu rakamın gerçeği yansıtmadığı, işin uzmanı olmayanlarca bile
kolayca anlaşılır. 1999 yılında, Birleşik Emlakçılar Derneğince beyan edilen
değer 100 000 000 dolardır. Dönemin Devlet Bakanı Yüksel Yalova, bu araştırmayı
bizzat yaptırmıştır. Bugün muadili arsalarla mukayese ettiğimizde, 160 000 000
dolar etmektedir. Yani, neresinden bakarsanız bakın, bu ihale, haksızdır, hukukdışıdır,
kamu malına sahip çıkma anlayışından uzaktır. Bu nedenle, bu ihale, iptal
edilmesi gereken bir ihaledir.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Bakırköy Sümerbank işçileri çalışmak istemektedirler. Bu,
sağlanmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim,
konuşmanızı tamamlayın.
MEHMET ALİ ÖZPOLAT
(Devamla) - Askerin, polisin elbisesi için dışarıya para aktarılacağına, boş
duran işçiler ve makine parkı faaliyete geçirilmelidir. İşletme, depo olarak
kullanılan kısma, az bir maliyetle taşınabilir. Böylece, geri kalan arazi de
istenildiği gibi değerlendirilebilir.
Sümerbank, cumhuriyetin
kendi sanayiini kurma, kendi malını üretme atılımlarının ilk adımları arasında
yer almaktadır. Maddî değeri kadar, manevî ve tarihî değeri de yüksektir.
Hepimizin geçmişinde, anılarında, Sümerbank üretimi malların önemli bir yeri
bulunur.
Tüm bunların yanında, bir
de insan faktörü vardır. Dolayısıyla, sorunu, mutlaka, insanı ve kamu
çıkarlarını baz alarak çözmek gerekir, rantı değil...
Yaşadığım ilçede
bulunduğu için konuyla daima ilgilendim ve gelişmeleri yıllar boyunca kaygıyla
izledim. Şimdi, halkın malının, böyle yok pahasına elden çıkarılmasını da aynı
kaygıyla izliyorum.
Tabiî ki özelleştirme
olacaktır; ancak, biz, kamu malını, kamu yararını ve insan faktörünü
önemsemeyen, ilkesiz özelleştirmeye hayır diyoruz!
İşte, TÜPRAŞ örneğinde
olduğu gibi, haksız özelleştirme yargı engeline takılıyor. Sümerbank konusunda
da bu noktaya gelinmeden yanlışlıktan dönülmeli, ihale iptal edilmelidir; kamu
yararını ve insan faktörünü gözeten
yeni bir ihale açılmalıdır.
Bu düşüncelerle, tekrar,
hepinizi saygıyla selamlıyor, saygılar sunuyorum.(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Özpolat.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, Hükümet adına cevap
vermek istiyorum.
BAŞKAN - Evet, Hükümet
adına konu cevaplandırılacak.
Buyurun Başbakan
Yardımcımız Sayın Şahin.(AK Parti sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar;
hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Saygıdeğer adaşım, İstanbul
Milletvekili Mehmet Ali Özpolat Beyin yapmış olduğu gündemdışı konuşmayla
ilgili görüşlerimizi ifade etmek için huzurunuzdayım.
Sayın Özpolat, Bakırköy
Konfeksiyon Sanayii İşletmesinin -ki, Sümer Holdinge bağlıdır-
özelleştirilmesiyle ilgili bir değerlendirme yaptılar ve benim, geçmişte, bir
muhalefet partisi milletvekili olarak, bu işletmenin özelleştirilmesine karşı
çıktığımı, bu nedenle, bahis konusu fabrikayı Bakırköy'de ziyaret ettiğimi
söylediler. Bu beyan doğrudur. Evet, ben, 1999 yılında, bu fabrikayı, Sümer
Holdinge bağlı, Bakırköy İşletmesi olarak bilinen Bakırköy Konfeksiyon Sanayii
İşletmesini ziyaret etmiştim. Sadece bununla kalmadım -Sayın Özpolat eğer
araştırma yapmış olsalardı, bu kürsüye çıkıp, bu konuda konuştuğumu da tespit
ederlerdi- buraya çıktım ve şunları söyledim; özet halinde takdim ediyorum: Yıl
1999. Bu fabrika, Galatasaray Üniversitesine hiçbir bedel alınmaksızın
verilmişti. Bu uygulamaya karşı çıktım. Böylesine değerli bir mülkün, tesisin
bir kamu kuruluşuna ücretsiz olarak verilmesini doğru bulmadığımı ifade ettim;
çünkü, devletimizin kaynağa şiddetle ihtiyacı olduğu bir dönemde, eğer, mutlaka
özelleştirilmesi gerekiyorsa, bu tesisin özelleştirilmesi gerektiğini söyledim
ve bir şey daha ifade ettim; burada çalışan işçiler asla mağdur edilmemelidir,
diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, mutlaka, bunlara iş bulunmalıdır dedim 1999
yılında.
"Peki, siz ne
yaptınız?.." Şimdi buna cevap veriyorum: Değerli arkadaşlarım, neden bu
fabrika özelleştirilmek zorunda kalınmıştır. 1850 yılına dayanır bu fabrikanın
geçmişi. O yılda, sarayın ve ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuş
olan bir fabrikaydı. 1933 yılında Sümerbanka bağlanmıştır. 1985 yılında da, bu
fabrika, birtakım bölümleri kapatılarak, sadece konfeksiyon işi yapan bir
fabrikaya dönüştürülmüştür. 2002 yılına kadar, Millî Savunma Bakanlığının ve
Jandarma Genel Komutanlığının hazır giyim ihtiyacını karşılıyordu ve tabiî ki,
buradaki işçiler de, ellerinde iş olduğu için çalışıyorlardı.
Değerli arkadaşlarım,
ancak, 1999 yılından sonra Kamu İhale Kanunu çıktı. Şimdi, hem Millî Savunma
Bakanlığımız hem Jandarma Genel Komutanlığımız, eğer, mensupları için giysiye
ihtiyaçları varsa, Kamu İhale Kanununa göre, ihaleye çıkmak zorundalar.
Bizde konfeksiyon sanayii
gelişti. Bu ihalede, Bakırköy Sümerbank Konfeksiyon Sanayiinin verdiği
değerler, özel sektörün verdiği değerlerle eşit olmuyor; özel sektör çok daha
iyi fiyatlar verdiği için, bu ihaleleri özel sektör alıyor ve dolayısıyla, bu
fabrika, artık, iş alamaz duruma geldi.
Sonra ne oldu; bakınız,
2000 yılında 9 trilyon 461 milyar lira, 2001 yılında 14 trilyon 32 milyar lira,
2002 yılında 18 trilyon 54 milyar lira, 2003 yılında da 21 trilyon 672 milyar
lira zarar etti. Bu yıl ne kadar zarar olacak, bilemiyorum; şu artış oranına
bakarsanız, 25 trilyon gibi bir zararı olacak.
Şimdi, ne yaparsınız, ne
yapmanız gerekir?.. Sürekli, Hazineden, milletten topladığınız vergilerden, bu
zararı kapatmak için, oraya para vereceksiniz.
Orada çalışan işçilerin
bunda bir kusuru yok; onlar, gerçekten, çalışmak istiyorlar; ama, demin
söylediğim nedenlerle, iş verilemiyor, iş alamıyor; çünkü, Türkiye, serbest
piyasa ekonomisine geçti. Demin söylediğim gibi, Kamu İhale Kanunu çıktı. Kamu
kuruluşları, ancak, bu ihalelerle bir işi verebiliyorlar; bir mal alacaklarsa,
bu ihaleler sonucu alabiliyorlar. Bu fabrika, artık, kamudan iş alamaz duruma
geldi. Yapmanız gereken nedir; yapmanız gereken, bir an önce, bu fabrikayı,
değerine elinizden çıkarmaktır.
MEHMET ALİ ÖZPOLAT
(İstanbul) - Yok pahasına satılma yok ama...
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Şimdi, 2003 yılında ihaleye çıkarıldı,
değerini bulamadı. Bu yıl tekrar ihale yapıldı ve -biraz önce Sayın Özpolat'ın
da ifade ettiği gibi- 44 000 000 dolara ihale edildi. Türk parasına çevirirsek,
herhalde bu 66 trilyon lira yapar; bunun KDV'si de var, vergisi de var, buradan
aşağı yukarı 70 trilyonu geçecek bir bedeldir devletin alacağı; çünkü, buradan
KDV falan da alacaktır.
MEHMET ALİ ÖZPOLAT
(İstanbul) - Bir binanın değeri 60 trilyon lira.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) - Şimdi, bu değer, uzmanların ifade
ettiğine göre, şu ana kadar verilmiş en iyi değerdir. Tabiî, daha henüz ihale
süreci bitmedi; çünkü, Rekabet Kurumu Başkanlığından görüş isteniyor. Rekabet
Kurumu Başkanlığı bu ihaleyi ve değeri uygun bulursa zaten özelleştirme işlemi
tamamlanacak.
Şimdi, bakınız, eğer burası
elden çıkarılmazsa, bir an önce özelleştirilmezse, şimdi 44 000 000 dolar değil
mi, Türk parasına çeviriyoruz, 66 trilyon lira, ikibuçuk sene sonra bu para
sıfırlanır; çünkü, zaten sürekli Hazineden 25 000 000 dolar aktarıyorsunuz.
Akıllı tüccar ne yapar; bir an önce, zararın neresinden dönülürse kârdır
diyerek hareket eder ve bu özelleştirmeyi yapar.
Cumhuriyet Halk
Partisinin de programında özelleştirme var. Cumhuriyet Halk Partisi de,
iktidarda olsa, bunu aynen böyle yapacaktı. Bunun başka türlü bir alternatifi
yok. Bu para, şu anda verilmiş olan en iyi değerdir; ben bir araştırma yaptım.
1999 yılında söylediğim şuydu: Bunu bedava vermeyin; bir kamu kuruluşuna bedava
veriyorsunuz. Biz bedava vermiyoruz. Bir şey daha söyledim: Bu işçileri ne
yapacaksınız? Bakın, biz, onbeş gün önce Bakanlar Kurulunda bir karar aldık.
Bakanlar Kurulu bu kararıyla, özelleştirme nedeniyle işsiz kalan ve işsiz
kalacak olanları, Devlet Memurları Kanununun 4/c maddesine göre, diğer kamu
kurum ve kuruluşlarında geçici personel olarak görevlendirecektir. Peki, niye hemen
uygulamaya geçmediniz; uygulamaya geçeceğiz; ama, bu insanlara nasıl para
ödeyeceğiz; bütçe kanununun bir maddesinde değişiklik gerekiyor, Özelleştirme
İdaresinin yasasında bir maddelik değişiklik gerekiyor. Bu değişikliklerle ilgili
hazırladığımız bir kanun taslağı Bakanlar Kurulunun imzasındadır, önümüzdeki
hafta muhtemelen buraya gelecektir. Süratle buradan geçecek.
Daha önce, 1994 yılından
beri özelleştirme nedeniyle mağdur olmuş, emekliliği de hak edemediği için, iş
de bulamadığı için gerçekten güç durumda olan insanları, biz, kamu kurum ve
kuruluşlarında istihdam edeceğiz. Demin söylediğim Sümer Holdinge bağlı
Bakırköy Konfeksiyon Sanayii İşletmesinde çalışan 694 kişinin -sanıyorum, burada 14 de memur var- hiçbiri
mağdur edilmeyecektir.
1999 yılında ne
söylemişsek onu yapıyoruz. Bu işçileri mağdur etmeyin dedik o zamanki iktidara.
Şimdi biz İktidar olduk, biz geldik; ama, mağdur etmeyeceğiz. İşte, mağdur
etmeyeceğimize dair Bakanlar Kurulu kararını hazırladık, yasası da geliyor.
Şu anda beni dinleyen, bu
fabrikada çalışan sevgili işçi kardeşlerim hiç müteessir olmasınlar, hiçbir
yeise düşmesinler. Biz kendilerine sahip çıkacağız, eğer emekliliklerini hak
etmemişlerse, mutlaka kamu kurum ve kuruluşlarında kendilerine iş vereceğiz.
(AK Parti sıralarından alkışlar) Sigortalı da olacaklardır. Mutlaka bu sosyal
haklarını da koruyacağız. O bakımdan...
MUHARREM ESKİYAPAN
(Kayseri)- Değerine sat, değerine!
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN
YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla)- Şimdi arkadaşlarımız "değerine mi
gitti" diyorlar. İşte Rekabet Kurumu Başkanlığından bunu bekliyoruz.
Rekabet Kurumu Başkanlığı derse ki, bu ihale, mevcut yasalara ve nasafet
kurallarına uygun değildir; işte o zaman yeniden ihaleye çıkarırız. Türkiye
hukuk devletidir, her şeyin çaresi vardır. O bakımdan, endişeye mahal yoktur.
Ben, beni televizyonları
başında dinleyen tüm vatandaşlarımı ve özellikle bu konuşmayı ve cevabı izleyen
Bakırköy'deki Sümer Holdinge ait Konfeksiyon Sanayiinde çalışan tüm işçi
kardeşlerimi saygıyla buradan selamlıyorum. Hiç üzülmesinler, Hükümet olarak,
AK Parti İktidarı olarak ve özellikle bu işten sorumlu bir Bakan olarak
kendilerine sahip çıkacağız, çoluk çocuklarıyla bundan sonra da bir kamu
kuruluşunda mesailerine devam edecekler.
Hepinize saygılar
sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür ediyoruz
Sayın Bakan.
Gündemdışı üçüncü söz
isteği, İstanbul'un fethinin 551 inci yıldönümü münasebetiyle, İstanbul
Milletvekili Sayın Mehmet Sekmen'e aittir.
Buyurun Sayın Sekmen. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
3. - İstanbul
Milletvekili Mehmet Sekmen’in, İstanbul’un fethinin 551 inci yıldönümüne
ilişkin gündemdışı konuşması
MEHMET SEKMEN (İstanbul)
- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 29 Mayıs 2004 Cumartesi günü
kutlayacağımız İstanbul'un fethinin 551 inci yıldönümü münasebetiyle, şahsım
adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce Yüce Heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu
fetih yıldönümünde, özellikle Sevgili Peygamberimizin "İstanbul mutlaka
fetholunacak; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fethedecek asker ne
güzel asker" methiyesine mazhar olmuş komutan ve askerlerini ve bu güzel
yurdu bize emanet eden başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını
rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.
Değerli arkadaşlar, bir
çağı kapatıp bir çağı açan İstanbul'un fethinden almamız gereken çeşitli
mesajlar vardır; çünkü, bu fetih sıradan bir fetih değildir, Fatih Sultan
Mehmet sıradan bir devlet adamı değildir. Fatih, bir gaye adamı, bir devlet
adamı ve bir barış adamıdır. Fatih Sultan Mehmet, insanı insan yapan yüce
dinimizin coşkusundan sapmadan, zamanın ilim ve bilimine, fen ve sanatına sahip
çıkarak, ortaçağın taassubunu yıkarak yeni bir çağ açan devlet adamıdır. Bu çağla
beraber Batı'da Rönesans ve aydınlanma hareketi başlatılmıştır.
Değerli arkadaşlar,
İstanbul 28 kez kuşatma altına alınmış; ancak, 29 uncu kuşatmada Fatih Sultan
Mehmet tarafından alınabilmiştir. Fatih İstanbul'u fethettikten sonra, farklı
dinlere mensup olan insanlara "bundan sonra inancınız, yaşantınız,
ibadetiniz, canınız, malınız, her şeyiniz benim teminatım altındadır"
demekle, özgürlüğün ve barışın bu fetihle beraber yayılacağını ifade etmiştir.
İstanbul, bir
imparatorluk şehri; Roma'nın, Bizans'ın, Osmanlı'nın şaheserlerini bünyesinde
toplamış, tabiatın ona sunduğu muhteşem konumunu büyük sanatkârların güzel
eserleriyle uyum içinde gözler önüne sermiştir. Ancak, ne üzücüdür ki, geçen
yüzyıllar, bu şehri her bakımdan yıpratmış, çaptan düşürmüş, hak etmiş olduğu
değerlere kavuşturamamıştır. Klasik bir nostalji edebiyatıyla, yıkılıp
yakılanlara, uçup gidiverenlere ağlayıp sızlamak yerine, Uğur Derman Beyefendinin
"Türk Hat Sanatının Şaheserleri" albümünde zikrettiği o zarif
beytiyle "Ele geçmezse eğer sevdiğimiz/ Çare ne, eldekini sevmeliyiz"
felsefesiyle hareket ederek, eldekini sevmek ve geliştirmek durumundayız.
Değerli arkadaşlar,
İstanbul, tarih boyunca birçok insanın ilgisini çekmiş, nice seyyahlar,
edebiyatçılar, turistler bu şehri seyir için gelmişlerdir. Bir kısmı bakıp
geçmiş, bir kısmı ise can gözüyle İstanbul'u derinlemesine incelemiş ve
keşfetmeye çalışmıştır.
İstanbul'u diğer dünya
şehirlerinden ayıran, farklılaştıran birçok özgün tarafı sıralanabilir. Kıtalar
arasında geçiş noktası olması ve üç büyük deniz ulaştırma ağının düğüm
noktasını oluşturması gibi coğrafî ve stratejik birçok yönü vardır. Bunun için,
hakkında en çok şiir yazılan, şarkı bestelenen büyüleyici bir şehirdir.
İstanbul'u sevmek, eldekinin kıymetini bilmekle, eldekini sevmekle olur. Bu
kadar tarihî, coğrafî, kültürel ve mana yüklü şehri nasıl koruyabiliriz;
güzelliklerini, modern dünyanın imkânlarıyla gerek kendi insanımıza gerekse
dünya insanlığının istifadesine nasıl sunabiliriz ve bizler, bu güzel şehrin
temsilcileri olarak neler yapabiliriz?
Değerli arkadaşlar,
sadece nüfusuyla ülkemizin en büyük kenti olmasının yanında, sanayiin, ticaret,
finans kültür ve turizmin de merkezi olan İstanbul, bu özellikleriyle ülke
ekonomisinin can damarını oluşturmaktadır. Ancak, başta deprem riski olmak
üzere, ulaşım, çarpık kentleşme, tarihî eserlerin bakım, onarım ve korunması...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
MEHMET SEKMEN (Devamla) -
... turistik tesislerin yetersizliği, eğitim ve sağlık gibi önemli sorunları
vardır.
Değerli arkadaşlar,
dünyanın en büyük metropollerinden olan İstanbulumuzun yapısal sorunlarını
tespit etmek ve bunların ortaya çıkardığı tüm sorunlarla yakinen ilgilenerek
çözüm üretilmesine katkıda bulunmamız gerekmektedir.
Ülkemizin kalkınması
bakımından âdeta lokomotifi sayılabilecek İstanbul, gerek hükümet gerekse
bakanlıklar, milletvekilleri, belediye başkanları, aydınlar, üniversiteler,
sivil toplum örgütleri, yaşayan halk tarafından sahip çıkılması ve sorunları
üzerine hızla gidilmesi gereken bir şehirdir.
İstanbulumuzun
sorunlarını elbirliğiyle çözerek, en kısa zamanda bu güzel şehrimizi, tarih,
kültür, turistik, finans ve kongreler merkezi haline getirerek, gerek ülkemizin
kalkınmasında gerekse dünya gündeminde söz sahibi olması için var gücümüzle
çalışmalıyız.
Değerli arkadaşlar, tarih
boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan bu büyüleyici şehir
İstanbul'a belediye başkanlığı döneminde büyük hizmetlerde bulunmuş olan başta
Başbakanımıza ve bugüne kadar değişik dönemlerde İstanbul'un gelişimine ve
kalkınmasına katkıda bulunmuş olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum ve Necip
Fazıl Kısakürek'in "Canım İstanbul" şiirinden bir bölüm okuyarak
sözlerime son vermek istiyorum. Büyük üstat şöyle der:
"Yedi tepe üzerinde
zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten
sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy
süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgâr, uçan
eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda
oklar çıkar yayından,
Hâlâ çığlıklar gelir
Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz,
İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun,
ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sümbül kokan,
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul...
İstanbul..."
Yüce Heyetinizi saygıyla
selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Sekmen.
Sayın milletvekilleri,
gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.
Başkanlığın Genel Kurula
diğer sunuşları vardır.
Sözlü soru önergelerinin
geri alınmasına dair iki önerge var; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu’nun (6/709) esas
numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/186)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının 110 uncu sırasında yer alan (6/709) esas numaralı sözlü
soru önergemi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz
ederim.
Atilla Başoğlu
Adana
BAŞKAN - Sözlü soru
önergesi geri verilmiştir.
İkinci önergeyi
okutuyorum:
2. - Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel’in (6/1088),
(6/1089) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi (4/187)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının 450 ve 451 inci sırasında yer alan (6/1088) ve (6/1089)
esas numaralı sözlü soru önergelerimi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz
ederim.
Sedat Pekel
Balıkesir
BAŞKAN - Sözlü soru
önergesi geri verilmiştir.
Sayın milletvekilleri,
bundan sonraki gündem maddelerinde metinlerin uzun olması gözönüne alınarak,
Kâtip Üyenin oturduğu yerden okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gündemin "Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına
geçiyoruz.
Önce, yarım kalan
işlerden başlayacağız.
V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye
Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S.
Sayısı: 152)
3.- Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim
Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde
Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine
Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)
BAŞKAN - Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısının, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının ve Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş
ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici
Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin geri alınan maddeleriyle ilgili
komisyon raporları henüz gelmediğinden, tasarıların ve teklifin müzakeresi
ertelenmiştir.
Kamu Yönetimi Temel
Kanunu Tasarısının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
4.- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden
Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa
Komisyonları Raporları (1/731) (S. Sayısı: 349)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.
Komisyon bulunmadığından,
tasarının müzakeresi ertelenmiştir.
Gıdaların Üretimi,
Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili
tasarı ile Tarım, Orman ve Köyişleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler
Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.
5.- Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım, Orman ve Köyişleri ve Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporları (1/238) (S. Sayısı: 428) (X)
BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.
Hükümet?.. Burada.
Komisyon raporu 428 sıra
sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Kanun hükmünde
kararnameyle ilgili tasarının tümü üzerinde söz istekleri vardır; şimdi, söz
isteklerini Genel Kurula arz ediyorum:
Cumhuriyet Halk Partisi
Grubu adına Muğla Milletvekili Sayın Gürol Ergin, AK Parti Grubu adına Uşak
Milletvekili Sayın Alim Tunç.
Şahısları adına -6
arkadaşımızın söz isteği var; ancak, geliş sırasına göre söz vereceğim-
Eskişehir Milletvekili Fahri Keskin, Konya Milletvekili Ahmet Işık, Bursa
Milletvekili Şerif Birinç, Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt, Adana
Milletvekili Tacidar Seyhan ve Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün.
Hükümet adına, tasarının
tümü üzerinde, Sayın Bakanın da söz isteği var; Sayın Bakan, gruplardan önce mi
konuşmak istiyorsunuz, sonra mı?
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI
SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Gruplardan sonra konuşayım.
BAŞKAN - İlk söz,
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Muğla Milletvekili Sayın Gürol Ergin'e
aittir.
Süreniz 20 dakika Sayın
Ergin.
Buyurun.
CHP GRUBU ADINA GÜROL
ERGİN (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk
Partisi Grubunun görüşünü açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; sizleri ve
yüce ulusumuzu, kendi adıma ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, saygı ve
sevgiyle selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri,
sosyal antropologlar, insanoğlunun yaradılışından sonra duyduğu ilk korkunun
ölüm korkusu değil açlık korkusu olduğunu ifade etmektedirler. Dünyamız, bugün,
yaşadığı ilk korku olan açlık korkusunu yeniden yaşıyor. Her 7 insandan 1'inin
kronik yetersiz beslenme durumunda olması, tüm dünyanın ilgisinin, bugüne kadar
hiç olmadığı ölçüde, gıda ve beslenme konusunda yoğunlaşmasına neden oluyor.
Daha önemlisi, gittikçe küçülen dünyamızda, açlığın Afrika'nın en ulaşılamayan
bölgelerinde yarattığı sorunlar, en ileri ülkelerinde yansımasını buluyor;
yani, artık "tok açın halinden anlamaz" özdeyişi, yerini "aç ve
açıkta olan varsa tok olana da huzur yok" gerçeğine bırakıyor. Tok
olanlar, en azından kendi rahat ve huzurları için, açları anlamak, açlığı
ortadan kaldırmak için, bir şeyler yapmak zorunluluğunu duyuyor.
1974'te toplanan Dünya
Gıda Konferansında, açlık, gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmenin on yıl
içerisinde ortadan kaldırılması hedeflenmişti; aradan geçen otuz yıl sonunda,
bırakınız hedefe ulaşmayı, tam aksine, bölgesel, ülkesel ve bireysel gıda
güvencesinde, her geçen yıl daha olumsuz bir tablo ortaya çıkıyor.
Dünyamızın yaşadığı bu ve
benzeri sorunlar, ülkemizde değişik boyutlarıyla yaşanmaktadır. Nitekim,
ülkemizde de, son yıllarda, hem de tüm dünyanın yaşadığından daha önemli
boyutlarda üretim düşmeleri yaşanmaktadır.