DÖNEM : 22        YASAMA YILI : 2

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 49

 

88 inci Birleşim

12 Mayıs 2004 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMALAR

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun'un, ABD ve İngiliz askerlerinin Irak'ta ortaya koydukları insanlıkdışı eylemlere ilişkin gündemdışı konuşması

2. - İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu'nun, Anneler Gününe ilişkin gündemdışı konuşması

3. - Batman Milletvekili Mehmet Nezir Nasıroğlu'nun, Batman Merkez ve bazı ilçelerinde şiddetli yağmur ve dolunun tarım alanlarına verdiği zarara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - Ordu Milletvekili İ. Sami Tandoğdu ve 23 milletvekilinin, Çernobil faciasının neden olduğu sağlık sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/189)

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Üsküp'te düzenlenecek üçüncü Güneydoğu Avrupa Kadın Parlamenterleri Konferansına Makedonya Cumhuriyeti Meclisinin çağrısı üzerine TBMM'den 3 bayan milletvekilinin katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/559)

V. - ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. - Gündemdeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

3. - Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin; Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

4. - Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı: 349)

5. - Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım, Orman ve Köyişleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporları (1/238) (S. Sayısı : 428)

6. - Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/797) (S. Sayısı: 441)

 

VII. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. - İstanbul Milletvekili Ali Topuz'un, Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın, yapmış olduğu konuşmada ileri sürmüş olduğu görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesi nedeniyle konuşması

VIII. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'nın, Adlî Tıp Kurumunda istihdam edilmek üzere yapılan özürlü personel sınavına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı (7/2025)

2. - Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın, kanun tasarısı taslaklarına ve düzenleyici işlemlere ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı (7/2159)

3. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Antalya çevreyolu çalışmalarına,

Antalya-Kemer karayolundaki yol genişletme çalışmalarına,

İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı (7/2343,2344)

4. - Ağrı Milletvekili Mehmet Melik Özmen'in, İtalya Milano Kültür ve Turizm Ofisi çalışanlarına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/2359)

5. - İzmir Milletvekili Yılmaz Kaya'nın, bir paneldeki açıklamasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/2363)

6. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, bazı atamalara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/2380)

7. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, THY yolcularına dağıtıldığı iddia edilen bir broşüre ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/2401)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Oturum Başkanı TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Irak, Ortadoğu ve Afganistan başta olmak üzere birçok yerde yaşanan saldırı, işkence ve tecavüz gibi insanlıkdışı uygulamalara, bu uygulamalar içerisinde olan antidemokratik devletlere ve bunun olumsuz yansımalarına ilişkin bir konuşma yaptı.

Bingöl Milletvekili Abdurrahman Anik, Irak'ta yaşanan insan hakları ihlallerine,

Çorum Milletvekili Ali Yüksel Kavuştu, 21 inci Vakıf Haftası kutlamalarına,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen'in, taksici esnafının karşılaştığı problemler ile alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşmasına, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu cevap verdi.

Norveç Parlamentosu Dışişleri Komitesi Başkanının vaki davetine icabetle Türkiye Büyük Millet Meclisi Dışişleri Komisyonu üyelerinden oluşan bir parlamento heyetinin Norveç'e yapacağı resmî ziyarete İstanbul Milletvekili Onur Öymen'in yerine İstanbul Milletvekili Halil Akyüz'ün katılacağına ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun (6/602, 6/668),

Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun (6/1020),

Balıkesir Milletvekili Sedat Pekel'in (6/1053),

Esas numaralı sözlü sorularını geri aldıklarına ilişkin önergeleri okundu, soruların geri verildiği bildirildi.

Çankırı Milletvekili Hikmet Özdemir ve 20 milletvekilinin, Çankırı İli içerisindeki maden rezervlerinin araştırılıp ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri (10/188) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Genel Kurulun 11.5.2004 Salı günkü birleşiminde, gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 13 üncü sırasında yer alan (10/37), 14 üncü sırasında yer alan (10/38), 19 uncu sırasında yer alan (10/44), 53 üncü  sırasında yer alan (10/82), 63 üncü sırasında yer alan (10/92), 66 ncı sırasında yer alan (10/95), 67 nci sırasında yer alan (10/96) ve 86 ncı sırasında yer alan (10/116) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin öngörüşmelerinin birleştirilerek yapılmasına, çalışma süresinin bu görüşmelerin bitimine kadar uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, 2090 Sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin (2/245),

Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, 2108 Sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Kanununda Yapılması Gereken Değişiklikle İlgili (2/185),

Kanun Tekliflerinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergelerinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmedikleri açıklandı.

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:

1 inci sırasında bulunan                         (6/559),

2 nci          "                         "                         (6/560),

3 üncü       "                         "                         (6/561),

4 üncü       "                         "                         (6/562),

Esas numaralı sorulara Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu;

5 inci sırasında bulunan                         (6/567),

6 ncı          "                         "                         (6/568),

8 inci sırasında bulunan                         (6/571),

9 uncu       "                         "                         (6/572),

11 inci       "                         "                         (6/579),

Esas numaralı sorulara Devlet Bakanı Ali Babacan;

10 uncu sırasında bulunan                          (6/574),

15 inci       "                         "                         (6/586),

68 inci       "                         "                         (6/650),

Esas numaralı sorulara Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım;

Cevap verdi; (6/568), (6/572), (6/586), (6/650) esas numaralı soru sahipleri de cevaplara karşı görüşlerini açıkladı.

7 nci sırasında bulunan (6/570) esas numaralı soru, ilgili bakan Genel Kurulda hazır bulunmadığından, ertelendi.

Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmında yer alan:

Zonguldak Milletvekili Harun Akın ve 22 milletvekilinin, Türkiye Taşkömürü Kurumunun sorunlarının araştırılarak (10/37),

Balıkesir Milletvekili Orhan Sür ve 47 milletvekilinin, bor madeni kaynaklarımızın stratejik ve ekonomik değerinin araştırılarak gereği gibi değerlendirilmesi için (10/38),

Adana Milletvekili Atilla Başoğlu ve 39 milletvekilinin, ülkemizin madenleri ve madencilik politikası konusunda (10/44),

Çankırı Milletvekili Hikmet Özdemir ve 19 milletvekilinin, Çankırı İlinde Kuzey Anadolu fay zonu civarındaki jeotermal enerji kaynaklarının araştırılarak değerlendirilmesi için (10/82),

Konya Milletvekili Remzi Çetin ve 21 milletvekilinin, madencilik sektörünün içinde bulunduğu durumun araştırılarak altın ve bor madenleri başta olmak üzere yeraltı kaynaklarımızın değerlendirilmesi için (10/92),

Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan ve 23 milletvekilinin, ülkemizdeki demir ve çelik üretimi ile Erdemir'in mevcut durumunun ve sorunlarının araştırılarak (10/95),

Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan ve 24 milletvekilinin, Türkiye Taşkömürü Kurumunun mevcut durumunun ve taşkömürü üretimindeki sorunların araştırılarak (10/96),

Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç ve 39 milletvekilinin, ülkemizdeki demir cevheri kaynaklarının değerlendirilmesi ve demirin inşaat sektöründe kullanımı ile ilgili sorunların araştırılarak (10/116),

Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergelerinin, birleştirilerek yapılan öngörüşmelerinden sonra, kabul edilmediği açıklandı.

12 Mayıs 2004 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 19.52'de son verildi.

 

 

Sadık Yakut

 

 

 

Başkanvekili

 

 

Mevlüt Akgün

 

Türkân Miçooğulları

 

Karaman

 

İzmir

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

 

 

          No. : 128

II. - GELEN KÂĞITLAR

12 Mayıs 2004 Çarşamba

Tasarı

1.- Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/806) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 12.5.2004)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, 1999 yılında yapılan DMS sınavına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2548) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

2.- Ankara Milletvekili İsmail DEĞERLİ'nin, Et-Balık Kurumu kombinalarının özelleştirme ihalelerine  ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2549) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

3.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, çiftçilerin borçlarından kaynaklanan mağduriyetlerinin giderilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2550) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

4.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, tinerci olarak adlandırılan madde bağımlılarının rehabilitasyonuna ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2551) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

5.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, ülkemizin yurt dışı tanıtımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2552) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

6.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, örtülü reklam uygulamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2553) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

7.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, ABD Başkanının seçim kampanyalarını yürüten bir şahsın bazı ifadelerine ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2554) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

8.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, Yunanistan'daki Türkiye'ye yönelik bazı faaliyetlere ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2555) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

9.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, bir İtalyan parlamenterin DEP davasındaki davranışlarına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2556) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

10.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, ABD'nin Kaliforniya Valisinin sözde ermeni soykırımı günü ilan etmesine ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/2557) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

11.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa'daki Türk İslam Eserleri Müzesinde başlatılan tadilat çalışmalarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2558) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

12.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Keles İlçesindeki tarihi Kemaliye Camii'nin korunmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2559) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

13.- Adana Milletvekili Atilla BAŞOĞLU'nun, sinemalarda film gösterimi öncesi yayınlanan reklamlara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2560) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

14.- İzmir Milletvekili Erdal KARADEMİR'in, Yükseköğretim Yasa Tasarısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2561) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

15.- Osmaniye Milletvekili Necati UZDİL'in, Doğu Akdeniz Üniversitesine yapılan atamalara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2562) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

16.- Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Demirtaş çim kayağı pistine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali ŞAHİN) yazılı soru önergesi (7/2563) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

17.- Konya Milletvekili Atilla KART'ın, hayvancılık sektörüne ve et ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2564) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

18.- Adana Milletvekili N. Gaye ERBATUR'un, et satışının denetimine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2565) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

19.- İstanbul Milletvekili Bülent TANLA'nın, DİE tarafından yapılan "Mutluluk Araştırması" sonuçlarına ilişkin Devlet Bakanından (Beşir ATALAY) yazılı soru önergesi (7/2566) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

20.- İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, havalimanlarındaki yolcu terminallerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2567) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.5.2004)

Meclis Araştırması Önergesi

1.- Ordu Milletvekili İdris Sami TANDOĞDU ve 23 Milletvekilinin, Çernobil Faciasının neden olduğu sağlık sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/189) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.5.2004)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

12 Mayıs 2004 Çarşamba

BAŞKAN : Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mevlüt AKGÜN (Karaman), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 88 inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, son günlerde Irak'ta meydana gelen işkence olaylarıyla ilgili söz isteyen Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun'a aittir.

Buyurun Sayın Torun. (Alkışlar)

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun'un, ABD ve İngiliz askerlerinin Irak'ta ortaya koydukları insanlıkdışı eylemlere ilişkin gündemdışı konuşması

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Irak'ta işgal güçlerinden ABD ve İngiliz askerlerinin ortaya koydukları insanlıkdışı eylemlere karşı, görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

İşkence, yani, bir insanın diğer hemcinslerine karşı kötü muamelesi, insanlık tarihinin ilk gününden itibaren hep var olmuştur ve bundan sonra da varlığını sürdüreceği, ortaya konulan eylemler sebebiyle az çok tahmin ediliyor. İnsanlık, kendi özdeğerlerini binlerce yıldan beri çeşitli vesileler ve sebeplerle tahrip etmekte ve kendi hemcinslerine akla hayale gelmedik kötülükleri icra etmektedir.

Teknolojinin gelişmesi, kimyasal silahların ortaya çıkmasıyla, kimi insanlar ve devletler, sahibi oldukları bu canavarları, binlerce insanın ölümüne sebep olacak biçimde kullanmakta ve olayın doğal sonucu olarak, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar, hayatının baharında genç insanlar, yılların yorgunluğunu üzerlerinden atmak için uzlete çekilmiş yaşlılar, bir anda bu hayattan göçüp gitmektedirler. Tabiatın ve içerisinde bulunulan diğer tüm değerlerin tahribi, bir daha asla mümkün olmayacak biçimde imhası, olayın cabası olarak karşımıza çıkıyor.

Savaş ve çeşitli bahanelerle kullanılan bu acımasız canavarların insan nesli üzerindeki tahribatı kâfi değilmiş gibi, kimi insan tıynetli yaratıklar, işgal etmiş oldukları ülkelerde esir aldıkları kadın çocuk, yaşlı genç, asker sivil demeden herkese, akla hayale gelmedik kötülükler yapmaktadırlar.

Bu alanda ABD'yle birlikte hareket eden İngiliz askerî güçlerinin işgal etmiş oldukları dünya ülkeleri üzerinde işledikleri cinayet ve yaptıkları şenaatlerin, artık, bini bir para olmuş bulunmaktadır. Afganistan'da yaşanan işgal harekâtından sonra, özellikle ABD askerleri, Afgan askerlerine, kadınlarına, kızlarına büyük kötülükler yaptılar ve ele geçirmiş oldukları kişileri düşman belleyerek, onları işkencenin binbir türlüsüne maruz bıraktılar.

Bu cümleden olarak, ABD'nin, Guantanamo Üssündeki savaş esirlerine yaptığı işkence, tüm çıplaklığıyla basına yansıdı ve çırılçıplak soyulan savaş esirlerinin elleri arkadan kelepçeli halleri, tüm dünya insanlığını hayret ve dehşete düşürdü. Afganistan'ın işgalinin üzerinden iki yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, Guantanamo Üssündeki insanların zaman zaman basına yansıyan görüntüleri, insanım diyenlerin midesini bulandıracak cinstendir. Bu insanların büyük çoğunluğu, hâlâ, yargı önüne çıkarılmamış ve kendilerine savaş esiri muamelesi yapılmamıştır. ABD, bu insanları terörist olarak nitelendiriyor, kanunların öngördüğü haklardan yararlanmalarına imkân vermiyor.

Afgan işgalinden sonra, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesi içerisinde Irak'ı işgal eden ABD, Iraklılara, sizi Saddam'ın zulmünden kurtaracağız, Saddam'ın elinde bulunan ve insanlığın başına bela olan kimyasal silahları yok edeceğiz ve bu şekilde size demokrasi ve insan hakkı getireceğiz diye yola çıktı; getirilen insan hakkının ve demokrasinin ne olduğunu hepimiz gördük. Bugün, Irak'ta, hemen herkes namlunun ucundadır. Kadınların, kızların, anaların, bacıların, çocukların feryat ve figanları yeri göğü inletiyor. On günden beri, dünya basınıyla birlikte Türk medyasına da yansıyan görüntülere, bırakın dayanmak, bakmak bile mideleri bulandırıyor. Kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın, insanların çırılçıplak soyularak balık istifi gibi üst üste yığılmaları ve bu esnada esirlerin birbirlerine tecavüz görüntülerinin yaratılması, üç dört esirin aynı anda birbirlerine tecavüz etmelerinin istenmesi, anadan üryan esirin başına çuval geçirilip üzerine işenmesi, "yanımda duran bu asker babamı öldürdü ve her gün ablama tecavüz ediyor" yazılı bir tabelanın, kendisine zafer işareti yaptırılan bir çocuğun eline verilerek resim çektirilmesi, gerçekten, kanımıza dokunuyor.

Ben, bu manzaraları görünce, Birinci Dünya Harbinde, Batılı müstevlilerin canım ülkemizi işgal ettikleri günleri hatırlıyorum ve Sevgili Irak Halkının, bize yapılanlara bakarak, bir kurtuluş mücadelesi başlatmasının gereğine inanıyorum.

Kahramanmaraş'ta, bir cuma günü, hamamdan çıkan genç bacılarımızdan birisinin başının örtüsü Fransız alçağı tarafından alınmıştı. Halk, Sütçü İmamın görev yaptığı camie cuma namazı kılmaya gitmişti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Torun.

CAVİT TORUN (Devamla) - Her şey normalmiş gibi, hutbe okumak için minbere çıkan Sütçü İmam, ayağa kalkmış ve "Sevgili Maraşlılar, bugün, bir bacımızın haremi ismetinin en büyük örneği olan başının örtüsü Fransız müstevlileri tarafından alınmıştır. Bizler, işgal altındayız ve işgal altında bulunan kişilere cuma namazı farz değildir. Bugün, cuma namazı kılamayız" diyerek minberden inmiş ve bu aziz ve asil millet, kurtuluş mücadelesini başlatan bölgesel eylemlere imza atmıştı.

Tarih boyu, coğrafyamızı sürekli işgal eden bu müstevliler, her zaman, inanılması güç alçaklıklara sebebiyet verdiler. Şunu unutmayalım: Onların gözleri topraklarımızda ve zenginlik kaynaklarımızdadır. Emperyal emellerini gerçekleştirmek için, çeşitli bahanelerle bu topraklara saldıracaklar ve kendi insanlarının mutluluğu için her şeyimize el koyma gayreti içerisinde olacaklardır. Bizler, kurtuluş mücadelesi verdiğimizde, tüm ümmetin desteğini arkamızda bulduk. O olanları unutmayalım.

Maddî bir şey yapabilir miyiz bilmiyorum; ancak, dualarımızı esirgemememiz için bir neden görmüyorum; çünkü "uzaklar yakın olur dualar uzunsa. Yusuf çağırır kardeşlerini, hele toplanın bir. Vurun putlara, puttan duvarlara. Etraf yine çöl ve diğer teki ayakkabımın yok olsun diyerek, İbrahim çıkar ortaya."

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işgalci ABD ve İngiliz askerlerine yaptıkları bu eylemlerden ötürü en fazla kınama cezası verilebilecekmiş. İnsanların savaş esnasında bile yaptıklarından tümüyle sorumsuzlukları söz konusu değildir. Her ülke, kendi hukukuna, Cenevre Sözleşmesi uyarınca, savaş esirlerine karşı nasıl davranılacağı, kötü muamele yapılması halinde hangi cezayla cezalandırılacağına yönelik hükümler koymuş bulunmaktadır. ABD yasalarına göre, yukarıda örneklerini verdiğimiz eylemler için sadece kınama cezası verilebilecekmiş. Olaya bakın! İnsanım diyenlerin cinnet geçirmesine neden olacak eylemlerin cezası, sadece kınama. Bu ceza türü, onların olaylara bakışını çok güzel izah ediyor; "gidin, vurun, kırın, öldürün, ırza geçin; biz, size sadece kınama cezası verebiliriz" diyorlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu olayların basına yansımasından sonra, ben olayları kınayan, hatta kızgınlığımızı ifade eden bir metin hazırladım ve bu metni AK Partili ve Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın imzasına açtım, 200'e yakın arkadaşımız bu metni imzaladı; ancak, ben biraz acele ederek, diğer arkadaşlarımızın imzasına başvurmadım; çünkü, hissiyatımızı ifade eden metni bir an önce ABD ve İngiliz Büyükelçiliklerine göndermek istiyordum; gereğini yaptım

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Torun, toparlar mısınız.

CAVİT TORUN (Devamla) - Toparlıyorum efendim.

Verilen imzalarla birlikte, kınama metnini, bu ülkelerin büyükelçiliklerine gönderdim. Söz konusu metni, imzalarla birlikte sevgili basınımıza verdim; ancak, yeterli bir şekilde yer almadı.

Dünya insanlığı bu eylemlere yeterince tepki vermediği, en azından Birleşmiş Milletleri toplantıya çağırıp bir kınama metnini kabul ettirmediği için çok karmaşık duygular içerisindeyim. Bugün basına yansıyan, Irak'taki eylemlerin emrini İslam düşmanı bir ABD'li generalin verdiği haberi doğruysa, bu olayları bir defa daha değil bin defa daha düşünmemiz gerektiğini düşünüyor; eylem faillerini, zulme müsaadesi olmayan Yüce Güce havale ederek, sizleri sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Tezkerede kimin imzası var?

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Dışişleri Bakanı yok mu; cevap versin.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Torun.

Gündemdışı ikinci söz, Anneler Günüyle ilgili söz isteyen, İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu'ya aittir.

Buyurun Sayın Okuducu. (CHP sıralarından alkışlar)

2. - İstanbul Milletvekili Güldal Okuducu'nun, Anneler Gününe ilişkin gündemdışı konuşması

GÜLDAL OKUDUCU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anneler Günü nedeniyle söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

2004 yılının Anneler Gününü geride bıraktık. Bu anneler gününde kimimiz bir demet çiçek verdik, kimimiz yumuşak yanaklara öpücükler kondurduk, kimilerimiz ise ulaşamamanın acısıyla hüzne bulandık. Kuşkusuz, ülkemizde böyle günler buruk yaşanıyor; analarımıza, kadınlarımıza, hak ettikleri adil, mutlu, güzel bir yaşam sunamamanın burukluğu da, yine kuşkusuz ki, Türkiye'yi yönetmekle yükümlü olanlarındır, Parlamentonundur.

Değerli milletvekilleri, bilinenleri tekrarlayacağım. Biliyoruz değil mi, her gün 133 bebek, onunla birlikte 2 anne ölmektedir. Ülkemizde 6 500 000 çocuk çalışmakta, annelerin yüzde 90'ı baskı ve şiddet altında bulunmakta ve her gün yeni bir tecavüz, yeni bir töre cinayeti haberlere yansımakta. Kamusal alanın en temel göstergesi olan çalışma hayatında, siyasette anneler yok, kadınlar yok. Bu örnekleri çoğaltmak olanaklı; ama, şunu söyleyerek bitirelim: Türkiye'nin gerçeğinde gözünü açmadan yaşamını yitiren bebekler var, oyun oynamayı öğrenmeden çalışmayı öğrenen çocuklar var, eli kalem tutmadan hayatta kaybolan kızlarımız var, şiddetin ve yoksulluğun bedelini, işsizliğin bedelini her gün ödeyen kadınlar, çocuklar...

Sayın milletvekilleri, onlar bizim yarınlarımız, onlar bizim aydınlığımız ve onlar bizim karanlığımız. Bu karanlığı ortadan kaldırmak lazım. Bizim karanlığımıza son vermek, önce bizi yönetenin, hükümetin görevidir.

Kadın-erkek eşitliğini sözden gerçeğe dönüştürmek ve bununla ilgili uygulama adımlarını atmak zorunda olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Anayasanın 10 uncu maddesindeki değişiklikler sırasında takınılan tutucu, geri, ilkel tavırdan vazgeçilmesi gerektiğini söylemek istiyorum. Kederli bir sesle "ekmek" diyen, "iş" diyen, "adalet" diyen, "eşitlik" diyen "özgürlük" diyen seslere kulak tıkanmaması gerektiğini ifade etmek istiyorum ve ülkemin anneleriyle, bu mayıs ayında, onların en çok hak ettikleri kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir yasal düzenlemeyi sunamamış olmakla birlikte, bir Cumhuriyet Halk Partili olarak, Cumhuriyet Halk Partili bir kadın, bir anne olarak, savaşsız bir yıl sunduğumuzun onurunu paylaşmak istiyorum.

Evet, biz, kadın-erkek eşitliğini sağlayacak yasal düzenlemeleri belki önümüzdeki döneme bıraktık; belki, bu anlamda, gereken adımları, hükümetin tıkayıcı tavrı nedeniyle atamadık; ama, ey sevgili anneler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, geçtiğimiz günlerde, bugün acı sonuçlarını tartıştığımız tezkereye "hayır" diyerek analarımıza evlat acısı yaşatmadık. Biraz önce AKP'li bir milletvekili arkadaşımızın çerçevesini çizdiği, Irak'tan yansıyan o görüntülerin içerisinde Türk oğullarının olmamasını sağlayarak ve oradan geriye gelen şehitler içerisinde Türk evlatlarının olmamasını sağlayarak, inanıyorum ki, analarımıza verilmesi gereken ve onların hakkı olan en büyük armağanı verdik. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, burada tezkereyi tartıştığımız günleri anımsatmak isterim. Heyecanlıydık, coşkuluyduk ve müttefiklerimizin barış ve demokratik bir gelişme sağlama adına Irak'a gidişlerini kutluyorduk. O oyları verirken, el kaldırırken, mutluyduk, heyecanlıydık. Burada, öyleyse, bugüne yansıyan fotoğraflardan sonra hiç kimsenin timsah gözyaşları dökmeye hakkı yoktur.

Değerli milletvekilleri, ülkenin normal koşullarda yaşayan anneleri bu durumda da, Meclise yüzde 4'lük oran içerisinde bir milletvekili olarak gelmeyi başarmış anneleri acaba ne durumda, onlar neyle karşı karşıyalar?

Size bir mektuptan birkaç satır okumak istiyorum ve zannediyorum ki, bu tür yazılar ve bu tür sözler, Parlamentonun ilgi çerçevesi içindedir. Bu mektuplardan çokça geliyor, bu mektuplar istif oluyor; ama, ilk defa, adresiyle, ismiyle geldiği için kayda değer ve ciddîye değer buldum. Sadece son birkaç satırını okuyacağım, üzerindeki bölümler Parlamento kürsüsünde okunmaya uygun değil; ama, burasını okuyacağım ve tabiî, sonrasını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Okuducu.

GÜLDAL OKUDUCU (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

"Keser döndü sap döndü, bugün geldi, hesabınız sorulacak. Önce sizin, çocuklarınızın ırzına geçip, sonra da halkın gözü önünde sizleri katledeceğiz. Siz laikler, bir an evvel pılınızı pırtınızı toplayıp Türkiye'yi terk edin." Devamını okumayacağım. Bu mektup Madımak'ın ateşlerinin arasından geliyor, Sivas'tan geliyor.

Değerli arkadaşlarım, söylemek istediğim şudur: Bu mektup Parlamentodaki milletvekillerine geliyor.

ASIM AYKAN (Trabzon) - Ayıp oluyor!..

GÜLDAL OKUDUCU (Devamla) - Ayıp olan, bu mektupların yazılabileceği zeminin ve cesaretin insanlar tarafından kendilerinde bulunulabilmesidir, bu mektubu yazma cesaretinin nerelerden beslendiğidir. Bu mektubu yazma cüretinin nerelerden beslendiğini ise, mektubun üst kısımlarını okuduğumuzda çok iyi anlıyoruz. Cumhuriyete, demokrasiye ve laikliğe sıkılan kurşunların bu zihniyetten kaynaklandığını da biliyoruz. Ben bilmiyorum ve merakımdan soruyorum: Belki de bu mektup, Parlamentonun sipariş yasa olarak çıkardığı o yasadan yararlanan bir Hizbullahçınındır. Bu konuda bir bilgi sahibi değilim; ama, bu mektuplarla, bu mektubu üreten bataklıklarla mı Avrupa Birliğine gireceğimizi, burada, huzurunuzda sormak zorundayım. Çeşitli konuşmalarda -dünkü konuşmalarda da- çeşitli kesimlere çeşitli değerlendirmeler gönderen, önüne gelene çatan Sayın Başbakanın, o cesaretiyle, bu mektubu yazan, üreten kaynakların üzerine yürümesini, bataklığı kurutmasını ve sivrisineklerin ses çıkarmamasını sağlayacak bir Türkiye'yi oluşturması gerektiğini burada ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Sayın Okuducu, toparlar mısınız.

GÜLDAL OKUDUCU (Devamla)-  Toparlıyorum Sayın Başkan.

Bu Anneler Gününde, savaşsız ve sömürüsüz bir Türkiye, adaletin egemen olduğu, aklın egemen olduğu bir Türkiye diliyorum ve büyük ustanın, Nazım'ın dört dizesiyle konuşmamı bitiriyorum:

"Analardır adam eden adamı

Aydınlıklardır önümüzde gider

Sizi de bir ana doğurmadı mı?

Analara kıymayın efendiler."

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ederim Sayın Okuducu.

Gündemdışı üçüncü söz, Batman İlinde geçen hafta meydana gelen şiddetli yağış ve dolunun tarım alanlarına verdiği zararla ilgili söz isteyen, Batman Milletvekili Nezir Nasıroğlu'na aittir.

Buyurun Sayın Nasıroğlu. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3. - Batman Milletvekili Mehmet Nezir Nasıroğlu'nun, Batman Merkez ve bazı ilçelerinde şiddetli yağmur ve dolunun tarım alanlarına verdiği zarara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı

MEHMET NEZİR NASIROĞLU (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Batman merkez ve bazı ilçelerinde geçen hafta meydana gelen şiddetli yağmur ve dolu sebebiyle ortaya çıkan hasar ve zararlarla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, konuşmama başlamadan önce, hepinizi saygılarımla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, öteden beri doğu ve güneydoğu, sel, çığ, deprem gibi tabiî afetler nedeniyle basının ve kamuoyunun gündemine gelir.

AK Parti İktidarıyla demokratikleşmede esen son olumlu hava, mutlaka, ekonomik alanda da yansımasını bulmalıdır. Şu bir gerçek ki, AK Parti Hükümetinin ülkemize getirdiği siyasî istikrar piyasalara güven getirmiştir. Ülke ekonomisi olumlu bir noktayı yakalamıştır. Ancak, işler yoluna girmekte iken elimizde olmayan nedenlerle meydana gelen doğal afet, Batmanlıları mağdur etmiştir.

Sayın milletvekilleri, geçen hafta Batman İlinde, önce, kuraklık, ardından meydana gelen şiddetli yağış ve dolu, bölgemizde büyük zarar ve hasara yol açmıştır.

Batman merkezinde ve özellikle Beşiri ve Kozluk İlçelerinde, toplam, yaklaşık 88 000 hektar arazi yüzde 60 oranında hasar görmüştür. Meydana gelen bu hasarın parasal zarar miktarıysa yaklaşık 3 trilyon 500 milyar lira olmuştur.

Değerli milletvekilleri, kuraklığın ve dolu yağışının meydana getirdiği hasar, özellikle buğday, arpa ve mercimek alanlarında yüzde 60 oranında verim düşüşüne sebebiyet vermiştir. Zaten dargelirli durumda bulunan üretici köylülerimiz mağdur ve çaresiz duruma düşmüşlerdir. Batman Valiliğimiz bu konuda kesin hasar tespiti çalışmalarını sürdürmektedir. Sayın Valimizin öncülüğünde ilgili kamu kurumlarının yardım çalışmalarına teşekkür ediyoruz; ancak, sizler de takdir edersiniz ki, valiliğin çabaları ve gücü, büyük zarara uğrayan çiftçilerimizin maddî zararlarını karşılamaya yetmemektedir. Yürürlükte bulunan 2090 sayılı Yasa çerçevesinde köylüye yardım götürülemiyor; çünkü, yapılan tespitlerde köylünün mal varlığının yüzde 40'ı esas alındığından, yardım yapılmıyor. Örneğin, çiftçinin 100 dekarlık buğday ekim alanında dolu hasarı varsa, tüm mal varlığı hesaplandığında, sözünü ettiğim yasa gereği bu çiftçiye herhangi bir yardım yapılamıyor.

Bu hususlar dikkate alındığında, 2090 sayılı Yasayla, ödeneğin yetersiz olması sonucu, çiftçilerin mağduriyeti giderilemiyor. Bu nedenle de gerekli ödeneğin bir şekilde aktarılması gerekiyor. Böylesi durumlarda, özellikle devlet desteğinde, tarımsal ürün sigortasının yürürlüğe girmesi yararlı olacaktır diye düşünüyoruz.

Tarım ürün sigortasının poliçe bedelleri, yapılacak düzenlemeyle çiftçiye ödenen doğrudan gelir desteğinden çiftçi adına mahsup edilebileceği gibi, çiftçimize faizsiz kredi şeklinde destek de verilebilir. Böylece, çiftçinin mağduriyeti giderilecek, bütün zarar sigorta tarafından nakden ödenecektir.

Ayrıca, çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi için doğrudan gelir desteği ve mazot bedellerinin ikinci taksitinin acilen ödenmesi sıkıntıyı bir miktar azaltacaktır.

Bölge ve Batmanlı çiftçilere bu  yardım ve dayanışmanın, Tarım Bakanlığı ve Ziraat Bankası başta olmak üzere hükümetimiz ve ilgili bakanlıklarımız tarafından gösterileceğine inanıyorum.

Diğer, Batman Milletvekili arkadaşlarım Sayın Ahmet İnal, Sayın Afif Demirkıran, Sayın Mehmet Ali Suçin ve bölge milletvekillerinin tümü bu konudaki ıstırabımızı paylaşmaktadırlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu arada, geçen hafta Batman'da meydana gelen bir başka üzücü olaya da değinmek istiyorum.

Basında açıklandığı gibi, Toptancılar Sitesinde gaz sızıntısı sonucu büyük bir patlama olmuştur. Yangına dönüşen bu patlamada 3 kişi ölmüş, 20'den fazla vatandaşımız yaralanmıştır. Ayrıca, 60 işyeri büyük zarar görmüştür.

Bu üzücü olayda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim. Başta Şirinevler Mahallesi ve Toptancılar Sitesi sakinleri olmak üzere, tüm Batmanlılara geçmiş olsun diyorum.

Hükümetimizin bu konuyla yakından ilgilendiğini biliyorum. Mağdur olanlara gerekli yardım ve desteğin en kısa sürede yapılacağına inanıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Nasıroğlu, toparlar mısınız...

Buyurun.

MEHMET NEZİR NASIROĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, can ve mal kaybına sebep  olan bu patlamadan sonra uzmanlar Batman'a gelerek çeşitli incelemelerde bulundular. Verilen bilgilere göre, kazılan birçok yerde benzin-mazot karışımı toprakla karşılaşılmıştır. Bu sonuç, Batman halkı için gelecekte de büyük tehlike arz etmektedir. Başta, TÜPRAŞ olmak üzere, ilgili kamu kuruluşlarının uzun vadeli tedbirler almalarını bekliyoruz.

Patlama 5 kilometrelik bir alanda tahribat yapmıştır. Soruna uzun vadeli bakmalıyız. Eskidiği için sızıntı yapan ve yapma ihtimali olan boruların değiştirilmesi konusunu yetkililerin dikkatine sunmak istiyorum.

Ayrıca, bu olayda büyük zarara uğrayan esnafımıza yardım için, olayın afet kapsamında değerlendirilmesi doğru olacaktır.

Konuşmama burada son verirken, Yüce Meclisi saygılarımla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Nasıroğlu.

Gündemdışı konuşmaya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener cevap vereceklerdir.

Buyurun Sayın Bakan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sivas) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Batman Milletvekili Sayın Nezir Nasıroğlu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisinde gündemdışı yapmış olduğu konuşmaya cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemiz, başta kuraklık olmak üzere, sel, dolu, don zararı gibi doğal afetlere daima açık olan ve bu afetlerin sık sık vuku bulduğu bir coğrafyada yer almaktadır. Tarımsal faaliyetler, doğası gereği, bu afetlerden etkilenmektedir. Ülkemizde, bu yıl, birçok yörede doğal afetler meydana gelmiştir.

Batman İlimizde 23 Nisan 2004 tarihinde meydana gelen dolunun, ilk tespit çalışmalarına göre, merkez, Kozluk ve Beşiri İlçelerinde hasara yol açtığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine, il merkezi ve ilçelerde, 2090 sayılı Yasa çerçevesinde hasar tespit komisyonları oluşturulmuş olup, hasar tespit çalışmaları en seri şekilde devam etmektedir. Batman merkez ve ilçelere bağlı 17 köyde 796 ailenin 60 400 dekarlık buğday, arpa ve mercimek ekili alanında dolu hasarı meydana gelmiştir. Meydana gelen dolu hasarında, merkez ilçede, 6 köyde 12 000 dekar alanda 183 aile; Kozluk İlçesinde, 6 köyde 34 400 dekar alanda 430 aile; Beşiri İlçesinde ise, yine, 5 köyde 14 000 dekar alanda 183 aile zarar görmüştür.

Batman İlinin, 2003 yılı mart ayında 111 milimetre yağış aldığı halde, 2004 yılı mart ayında 0,6 milimetre yağış aldığı gözlenmiştir; aynı şekilde, 2003 yılı nisan ayında 104 milimetre yağış alırken, 2004 yılı nisan ayında 55,2 milimetre yağış aldığı gözlenmiştir. Görüldüğü üzere, son iki aydır Batman İlimizin belli bölgeleri yeterli yağış almadığından, özellikle buğday, arpa ve mercimek üretiminde, kuraklıktan dolayı hasar meydana gelmiştir. Son iki haftadır ilimizde yeterli yağış olmasına rağmen, yağışların gecikmesinden dolayı hububatta istenilen düzelme görülememiştir.

Don olayı sonucunda yapılan ilk tespitlere göre, merkez ilçede 4 köyde 25 000 dekar alanda 205 aile, Beşiri İlçesinde 1 köyde 2 000 dekar alanda 23 aile zarar görmüştür. Tarım İl Müdürlüğümüzce bu konudaki çalışmalar ve gözlemler devam etmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün itibariyle doğal afetlere maruz kalan üreticilerimize yardım edilmesi amacıyla, yürürlükte bulunan yasalar, bütçeden yeterli kaynak bulunabildiği ölçüde kullanılmaktadır.

2002 yılı başına kadar, ülkemizde doğal afetlere maruz kalan üreticilere  yardım yapılmasını sağlayan iki yasa mevcut idi. Bunlardan birincisi, 14 Temmuz 1948 tarihinde yürürlüğe giren 5254 sayılı Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanundur. Bu kanun çerçevesinde, kuraklık, don, sel, haşere, yangın ve benzeri afetlerden mahsulü zarara uğrayıp tohumluğu kalmamış ve kendi kuruluşlarından tohum kredisi alamayacak halde bulunan üreticilere gerekli yardım yapılmaktaydı. 5254 sayılı Kanun, 3 Mart 2001 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanunla, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.

2090 sayılı Kanun kapsamında, tarımsal ürünleri, canlı- cansız üretim araçları ve tesisleri değer itibariyle en az yüzde 40 oranında zarar gören ve tarımsal üretim imkânı  kalmayan çiftçilere yardım yapılması öngörülmektedir. 2090 sayılı Kanun yürürlükte olmasına rağmen, kanunun fonla ilgili maddeleri yürürlükten kaldırıldığı ve bütçede yeterli kaynak bulunamadığı için, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren, doğal afete maruz kalan üreticilere aynî veya nakdî olarak ihtiyaç duyulan yardımlar aksamıştır.