DÖNEM : 22        CİLT : 47       YASAMA YILI : 2

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

80 inci Birleşim

27 Nisan 2004 Salı

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Sinop Milletvekili Cahit Can'ın, Sinop’ta açılacak bir üniversitenin İlin gelişmesine sağlayacağı  yararlara ilişkin gündemdışı konuşması

2. - Bayburt Milletvekili Ülkü Gökalp Güney'in, ÖSS'ye hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin karşılaştıkları sorunlara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı

3. - Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'un, Doğu Anadolu Bölgesinde besicilikle uğraşanların sorunlarına, kaçak et kesiminin ve canlı hayvan kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Macaristan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemizi resmî ziyaretine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/538)

2. - Çek Cumhuriyeti Parlamentosu Senatosu Dışişleri, Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemizi resmî ziyaretine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/539)

3. - Samsun Milletvekili İlyas Sezai Önder'in (6/926) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/174)

4. - İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/175)

5. - (10/10, 11, 36, 39, 127) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin tezkeresi (3/541)

6. - Brüksel'de yapılacak Habitat Düzeyinde Küresel Parlamenterlerin Avrupa Kıtası Başkanlar Kurulu Toplantısına, Bölgesel Konsey Başkanı Peter Götz tarafından ismen davet edilen, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Ahmet Münir Erkal'ın katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/540)

7. - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa Birliği Ara Zirvesine katılmak üzere bir heyetle birlikte Belçika'ya yaptığı resmî ziyarete ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmelerinin uygun görüldüğüne ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/542)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - İzmir Milletvekili Vezir Akdemir ve 20 milletvekilinin, ekonomik krizden etkilenen gençlerimizin sorunları konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/13)

IV. - ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİSİ

1. - Gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V .- SORULAR VE CEVAPLAR

A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, sayısal loto sisteminin bakım ve onarım ücretine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/532) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı

2. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Süper Ligdeki şike ve teşvik primi iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/535) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı

3. - İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün, KPS sınavına öğretmenlik dışındaki meslek gruplarının alınmamasının sebeplerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından  sözlü soru önergesi (6/553) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı

4. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Eurovision Şarkı Yarışmasının gelecek yıl Selçuk-Efes'te yapılması için çalışma yapılıp yapılmayacağına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/556) ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı

5. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, kamu kurum ve kuruluşlarına verilen Hazine garantilerine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/533)

6. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, Diyarbakır-Çüngüş-Yeniköy'e ziraat teknisyeni atanıp atanmayacağına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/536) ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

7. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, tohum üretimi ve ıslahına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/537) ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

8. - Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın, esnafın Halk Bankasından kullandığı kredinin faiz oranlarının düşürülüp düşürülmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/543)

9. - Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın, Niğde-Ulukışla-Darboğaz Kasabasına çok programlı lise yapılıp yapılmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/551) ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı

10. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, Nazım Hikmet'in bir şiirinin ders kitabından çıkarıldığı iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/555) ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı

B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in, Abdullah Öcalan ile ilgili bazı konulara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı (7/1851)

2. - Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk'in, Bağ-Kurlu bir hastanın tedavisine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı (7/2177)

3. - Adana Milletvekili N.Gaye Erbatur'un, DMS ile yapılacak memur atamalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/2182)

4. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, Antalya'nın Korkuteli İlçesindeki stadyum bakım ihtiyacına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/2183)

5. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın, bir spor kulübü teknik direktörünün basına yansıyan iddialarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/2184)

6. - İstanbul Milletvekili Onur Öymen'in, Almanya'nın bir eyaletinde vatandaşlığa geçecek Türkler için yapılacak uygulamaya ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün cevabı (7/2236)

7. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in, Diyanet İşleri Başkanının, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi ile yaptığı ileri sürülen görüşmelerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın cevabı (7/2239)

8. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, Adana-Ceyhan-Kurtkulağı Beldesinde bulunan kervansaraya ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/2252)

9. - Bursa Milletvekili Kemal Demirel'in, Bursa-Yenişehir İlçesi Yarhisar Köyündeki bazı eserlerin restorasyonuna ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/2254)

VI. - AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in, yapmış olduğu konuşmada ileri sürmüş olduğu görüşlerden farklı görüşleri kendisine atfetmesi nedeniyle konuşması

VII. - GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A) ÖNGÖRÜŞMELER

1. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek ve 27 milletvekilinin, korsan yayıncılığın tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/123)

VIII. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım, Orman ve Köyişleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporları (1/238) (S. Sayısı 428)

2. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

3. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

4. - Çanakkale Milletvekilleri Mehmet Daniş ve İbrahim Köşdere'nin, Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununa Geçici Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (Kamu İhale Kanununa Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/212) (S. Sayısı: 305)

5. - Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri, Plan ve Bütçe ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/731) (S.Sayısı: 349)

6. - Samsun Milletvekili Ahmet Yeni'nin, Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/273) (S.Sayısı: 406)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TMMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak iki oturum yaptı.

Elektronik cihazla yapılan yoklamalar sonucunda Genel Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından 27 Nisan 2004 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 15.17’de son verildi.

 

İsmail Alptekin

 

 

Başkanvekili

 

 

Yaşar Tüzün

Suat Kılıç

 

Bilecik

Samsun

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

 


No. : 118

II. - GELEN KÂĞITLAR

27 Nisan 2004 Salı

Teklif

1. - Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekilleri Salih KAPUSUZ, Haluk İPEK,  Bursa Milletvekili Faruk ÇELİK, Ordu Milletvekili Eyüp FATSA ve Hatay Milletvekili Sadullah ERGİN ile 193 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/278) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.4.2004)

Raporlar

1. - Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/740) (S. Sayısı: 427) (Dağıtma tarihi: 27.4.2004) (GÜNDEME)

2. - Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair 560 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım, Orman ve Köyişleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonları Raporları (1/238) (S. Sayısı: 428) (Dağıtma tarihi: 27.4.2004) (GÜNDEME)

Genel Görüşme Önergesi

1. - İzmir Milletvekili Vezir AKDEMİR ve 20 Milletvekilinin, ekonomik krizden etkilenen gençlerimizin sorunları konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/13) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.4.2004)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, bor ürünlerinin ABD'de pazarlanması için kurulan şirkete ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2186)

2. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Rusya ile yapılan doğalgaz anlaşmalarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2188)

3. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, doğalgaz anlaşmalarına ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2189)

4. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, Mavi Akım projesi ve doğalgaz fiyatlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2190)

5. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa-Mudanya-Güzelyalı Beldesinin turistik tanıtımına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2193)

6. - Bursa Milletvekili Kemal DEMİREL'in, Bursa'nın İznik İlçesinin turizm potansiyelinin değerlendirilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2194)

7. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret BALOĞLU'nun, Antalya Kaleiçi'ndeki yatçıların sorunlarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2195)

8. - Ardahan Milletvekili Ensar ÖĞÜT'ün, Ardahan İlinin ikinci derece kritik iller kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2221)

9. - Kırklareli Milletvekili Mehmet S. KESİMOĞLU'nun, Dikmen Vadisi Şelale Evleri bloklarına asılan seçim afişlerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2222)

10. - İstanbul Milletvekili Emin ŞİRİN'in, AK Parti Genel Başkanına seçim gezileri için kiralanan uçağa ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2228)

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

27 Nisan 2004 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 80 inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, 3 sayın üyemize gündemdışı söz vereceğim.

İlk söz, Sinop İlinde üniversite kurulmasıyla ilgili, Sinop Milletvekili Sayın Cahit Can'a aittir.

Buyurun Sayın Can. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

Hükümet cevap verebilir.

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Sinop Milletvekili Cahit Can'ın, Sinop’ta açılacak bir üniversitenin ilin gelişmesine sağlayacağı  yararlara ilişkin gündemdışı konuşması

CAHİT CAN (Sinop) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sinop'ta üniversite kurulması konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sinop’ta "Sinop Üniversitesi" adı altında bir üniversitenin kurulmasını gerçekleştirmek arzusuyla, 7 Ocak 2004 tarihinde, 65 milletvekili arkadaşımızın imzasıyla ve desteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bir kanun teklifi sunmuştum. Bundan dolayı, milletvekillerimize huzurlarınızda teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Belki de çoğunuzun görmediği, gezmediği, bilmediği eşsiz doğal güzelliklere sahip kale şehir Sinop, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir liman ve gemi yapım merkezi, Karadeniz'in tek tersane şehriyken, ne yazık ki, daha sonraları bir sürgün ve hapishane şehri olmuştur.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin en fazla göç veren üç ili arasına giren Sinop'un geri kalmışlığının en büyük nedeni olarak ulaşım görülmekte olup, bundan dolayı, Saraydüzü-Kargı yolu ve Boyabat tünelli geçiş yolu Sinop'un gelişmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Değerli arkadaşlar, bu yolla ilgili, hükümetimiz, gerekli çalışmayı yapmaktadır ve bu yol bitirildiğinde Sinop-Ankara-İç Anadolu mesafesi 3,5 saate inecektir ve böylece turizm ve eğitim alanında da önemli katkılar sağlanmış olacaktır.

Değerli milletvekilleri, Sinop, sanatta, edebiyatta ve politikada çok önemli ünlüler yetiştirmiştir. Hatta, 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisinin ilk Başkanlığını yapan Şerif Bey, Kurucu Meclisin ilk Başkanlığını yapan Yusuf Kemal Tengirşek de Sinopludur. Bu değerli insanların döneminde Sinop önemli bir konumdaydı. Bu nedenle, Sinop'ta kuracağımız üniversiteyle, ilimizin geri kalmışlığının giderilmesi noktasında bir aşama daha katedeceğimize inanmaktayız. İlimiz ve ilçelerimizdeki hastanelerin imkânları yetersiz kaldığından, halkımız, son derece büyük sıkıntılar çekmekte ve Sinop'tan, Ankara'ya, Samsun'a ve İstanbul'a araştırma hastanelerine, tıp fakültesi hastanelerine gitmektedirler.

Hükümetimizin de desteğiyle, kalkınmada öncelikli iller arasına giren ilimiz, doğal güzellikler ve tarihî eserler yönünden oldukça zengindir. M.Ö. 4500 yıllarından başlayarak günümüze kadar uzanan ve çeşitli uygarlıkların izlerini taşıyan kaleler, kiliseler, camiler, hamamlar, çeşmeler, tabyalar, tarihî evlerin her birine Sinopumuzun her tarafında, her köşesinde rastlamak mümkündür. Ayrıca, tüm bu özelliklerin yanı sıra, eşsiz denizi, yemyeşil ormanları, eşsiz kumsalları ve bozulmamış doğal güzellikleriyle, ilimiz, Karadeniz Bölgemizin incisi konumundadır.

Değerli milletvekilleri, halen ilimizde 19 Mayıs Üniversitesine bağlı olarak fen-edebiyat fakültesi, eğitim fakültesi, su ürünleri fakültesi, Boyabat İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi mevcut olup, dört yıllık Sinop Sağlık Yüksekokulu ve Gerze Meslek Yüksekokulu bulunmaktadır. Bu fakülte ve yüksekokullarımızda kadrolu 29 öğretim görevlisi, 29 öğretim üyesi, 34 araştırma görevlisi, uzman, okutman ve 47 idarî personel bulunmaktadır, 1 595 öğrenci de öğrenim görmektedir.

Değerli milletvekilleri, Sinop İli, daha önce de sizlere bahsettiğim nitelikleriyle...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen, sözlerinizi tamamlayın Sayın Can.

Buyurun.

CAHİT CAN (Devamla) - ...üniversite kurulması, eğitim ve kültür şehri olma amacına yönelik çalışmalarımız açısından son derece önem arz etmektedir. Ayrıca, Sinop, sosyal yapısı ve sivil toplum kuruluşlarının eğitime ve özellikle üniversite kurulmasına verdiği destekle bunu hak etmektedir. İlimizin sosyal gelişmişliği batı illerimizi aratmayacak düzeydedir. Üniversitenin kurulup gelişmesi için gerekli olan hoşgörü ortamı, uygun sosyal yapı, çağdaş, medenî ilişkiler mevcut olup, asayişi son derece düzgün ve huzurlu bir kenttir.

İlimizde kurulması planlanan üniversitenin çatısı altında mevcut fakülte ve yüksekokullara ilave olarak, teknik eğitim fakültesi, mühendislik ve mimarlık fakültesi, tıp fakültesi, iletişim fakültesi, orman fakültesi, güzel sanatlar fakültesi, bilgisayar bilimleri fakültesi, turizm işletmeciliği ve otelcilik yüksekokulu, sivil havacılık yüksekokulu -sivil havacılık için havaalanımız yeterli ve kullanılabilir vaziyettedir- rektörlüğe bağlı olarak sosyal bilimler enstitüsü, fen bilimleri enstitüsü, sağlık bilimleri enstitüsünün yanı sıra, Karadeniz deniz bilimleri ve teknolojisi enstitüsü oluşturulması da düşünülmektedir.

İlimizde mevcut olan fen-edebiyat fakültesi ile eğitim fakültesi aynı binada hizmet vermekte olup, eğitim fakültesi için de yurt dışındaki Sinoplu hemşerilerimiz tarafından yaptırılan bina 2004 yılı sonunda bitirilecektir.

Değerli milletvekilleri, Sinop İlinin ekonomik ve sosyal gelişmesini sağlamada bir lokomotife ihtiyaç vardır. Özellikle Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde, Türkiye'nin yaptığı ikili ve çok taraflı antlaşmaların doğurduğu ekonomik potansiyeller, Sinop'ta bir üniversitenin kurulmasını zorunlu hale getirmektedir.

Sonuç olarak, fizikî ve sosyal altyapının mevcut bulunduğu ilimizde, tarihî, kültürel, coğrafî, sosyal ve ekonomik açıdan Sinop üniversitesi kurulması son derece önem arz etmektedir.

Bu vesileyle, siz sayın milletvekillerimizi, bu şirin ilimize şimdiden davet ediyorum; Yüce Heyetinizi, şahsım ve Sinoplu hemşerilerim adına saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Can.

Gündemdışı ikinci söz isteği, dershaneler ve ÖSS sınavları konusunda, Bayburt Milletvekili Sayın Ülkü Gökalp Güney'e aittir.

Buyurun Sayın Güney.

Süreniz 5 dakika.

2. - Bayburt Milletvekili Ülkü Gökalp Güney'in, ÖSS'ye hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin karşılaştıkları sorunlara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in cevabı

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, burada, ortaöğretimde eğitim sistemimizin kanayan bir yarasını gözler önüne sermek ve çarelerini aramak için söz aldım, bana bu imkânı verdiği için Sayın Başkanıma teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, her öğretim yılı, lise son sınıflarda, ikinci dönemin başlamasıyla birlikte öğrencileri ve velileri büyük bir telaş almakta; bunun nedeni, ülkemizin bir gerçeği haline gelen dershaneler ve öğrenci seçme sınavlarına hazırlama kurslarıdır. Maalesef, öğrenci ve velilerde, dershanelere gidilmediği sürece ÖSS'de başarılı olunamayacağı kanaati hâkimdir; ayrıca, lise son sınıf programları içeriğinden ÖSS'de soru sorulmadığı düşüncesi vardır. Bu düşünceler, öğrenci ve velileri sağlık kurulu raporu alma telaşına düşürmektedir. Bu durum, hasta olmadıkları halde, öğrencileri, dolayısıyla velileri, sağlık kurulu raporu alma çabasına sokmaktadır.

Sonuç olarak, öğrenciler, veliler ve doktorlar, bu durumdan son derece huzursuz ve rahatsızdırlar. Rapor alanlar dershaneye devam edebiliyor, rapor alamayanlar -şimdi olduğu gibi- yarısından fazlası boşalmış sınıflarda, gergin, küskün, huzursuz, moralsiz bir şekilde dönemi tamamlamaya çalışıyorlar. Bu durum imkânı olmayan ve rapor alamayan öğrencilerimiz aleyhine olmakta, bu durumdaki öğrenci ve velilerimiz psikolojik olarak sorunlar yaşamaktadırlar.

Millî Eğitim Bakanlığı, bu durum karşısında kanımca yeterli tedbirler alamamıştır veya almamıştır; geçiştirici, palyatif tedbirlerle yetinmiştir. Ne yapmıştır; Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliğinin 55 inci maddesinde değişiklik yaparak öğrencilerin 10 gün olan özürsüz devamsızlıklarını 20 güne, 30 gün olan mazeretli ve mazeretsiz devamsızlık toplamını da 45 güne çıkarmıştır; tabiri caizse, yaraya pansuman yapmıştır. Bu yöntemle, öğrenci ve velilerin sağlık kurulu raporu alma girişimleri önlenememiştir. Bunun asıl nedeni, Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliğinin 57 nci maddesidir; bu maddeyle,  süre sınırlaması olmaksızın, sağlık kurulu raporu alan öğrencilere, en az bir dönem notu almış bulunmak kaydıyla, devam süresini dolduran öğrenciler gibi işleme tabi tutulma imkânının verilmesidir. Özellikle başarılı öğrenciler, bu madde hükmünden yararlanarak, ikinci dönem hiç okula gitmeden, birinci dönem notlarıyla liseden mezun olma yollarını aramakta, ikinci dönem okulda geçecek süreyi dershanelerde ÖSS'ye hazırlanmak amacıyla kullanmaktadırlar.

Değerli milletvekilleri, tekrar ediyorum, altını bir defa daha önemle çizerek ifade ediyorum: Bu konu, eğitim sistemimizin kanayan bir yarasıdır ve ülkemizin mutlaka çözülmesi gereken bir gerçeğidir.

Peki, çözüm ne olmalı? Tabiî ki çözüm getirmek, Millî Eğitim Bakanlığının ve onun başındaki Bakanın görevidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın efendim.

Buyurun.

ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Devamla) - Benim şahsî kanaatim ve önerim, ülkemizin eğitim öğretim kalitesinin yükseltilerek, öğrencilerin dershaneye gitme ihtiyacının kaldırılmasıdır; bunu hepimiz düşünüyoruz, bunu hepimiz yıllarca düşündük; bütün Millî Eğitim Bakanları bu konuda çalıştılar, hizmet ettiler; ama, maalesef, bugün, istenilen seviyeye gelinmedi; bu, bir temel nedendir. Bunun yanı sıra, Sınıf Geçme Yönetmeliğinde yapılacak değişikliklerle, öğrencilerin tek dönem notuyla sınıf geçmelerinin engellenmesi lazımdır, bunu kaldırmamız lazımdır. Diğer bir husus, Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliğinin 57 nci maddesini kaldırmamız lazım.

Kanımca, en önemli ve en radikal çözüm, ortaöğretim kurumlarında, sistem değişikliğine gidilerek, ders geçme ve kredi sisteminin yeniden hayata geçirilmesidir. Hepiniz hatırlayacaksınız; bu, daha önceden uygulanmış, bazı sakıncaları görüldüğü için kaldırılmıştı. Neydi o sakıncalar; fizikî mekân yetersizliği, personel ve öğretmen ihtiyacının karşılanamaması, boş zamanlarda öğrencileri okulda tutacak sosyokültürel mekânların hizmete sokulamaması, bunların yetersizliğiydi; eğer bunlar süratle tamamlanabilirse, bana göre, en ideal çözüm yöntemi, ders geçme ve kredi sisteminin getirilmesidir. Biz, bu kanayan yarayı ancak böyle tedavi edebiliriz.

Muhterem arkadaşlarım, hepimiz milletvekiliyiz; zannediyorum, bu konuda, size, rapor almak için, seçmenlerinizden, çevrenizden onlarca insan geliyor. Bir hekim olarak, bana, ciddî boyutlara varan rakamlarda insanlar, rapor almak için geldiler. Hem sağlık kuruluşlarını işgal ediyoruz, onları yanlışa sevk ediyoruz hem daha hayata atılmadan, hasta olmadıkları halde rapor alma gibi bir yanlışı öğrencilerimizin önüne koyuyoruz hem de rapor alma imkânı olmayan insanlarımızı o boşalmış sınıflara mahkûm ediyoruz. Burada, eğitimde fırsat eşitliği ortadan kalkmış oluyor.

İsterdim ki, Sayın Bakanımız burada olsun, bu ciddî ve önemli konuya yanıt versin; inşallah, uygun bir zamanda bu yanıtı kendilerinden alırız, biz de bu konuda bir katkıda bulunmanın mutluluğuna erişiriz.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Güney.

Gündemdışı üçüncü söz, Doğu Anadolu Bölgesinde besiciliğin son durumu, kaçak et ve hayvancılığın sorunlarıyla ilgili söz isteyen Erzurum Milletvekili Sayın Muzaffer Gülyurt'a aittir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Buyurun.

3. - Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'un, Doğu Anadolu Bölgesinde besicilikle uğraşanların sorunlarına, kaçak et kesiminin ve canlı hayvan kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı

MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Doğu Anadolu Bölgesinde hayvancılığın, besicilerimizin sorunları, kaçak hayvancılık ve et kesimiyle ilgili düşüncelerimi burada sizlere arz edeceğim. Bu konuda bana konuşma fırsatı verdiği için Sayın Başkanıma teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

Bilindiği gibi, Avrupa Birliğine girme aşamasında olan ülkemizde bölgelerarası kalkınmışlık farkı önemli bir düzeydedir. Özellikle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz, bölgelerarası kalkınmışlık farkından en çok etkilenen bölgelerimizdir. Özellikle, 1983 ve 2000 yılları arasındaki dönemde, gayri safî millî hâsıladan düşen pay Doğu Anadolu Bölgesinde ve Erzurum'da oldukça düşük düzeyde olmuştur; en az gelişme kaydeden iller, Doğu Anadolunun illeri olmuştur.

Doğu Anadoluda en önemli sektörler, hayvancılık ve tarım sektörleridir. Bu açıdan baktığımız zaman, ülkemizdeki hayvancılık sektörünün yıllarca ihmal edildiğini, besicilerimizin büyük sıkıntılar içerisinde olduğunu görmekteyiz. Hayvancılığın gayri safî millî hâsıladaki payı, tarımın içerisinde, yüzde 6'ya kadar düşmüştür, tarımın payı ise yüzde 14'tür. 1980'li yıllara kadar nüfus artışımıza paralel olarak hayvancılıkta da bayağı artış görülmüş, yurtdışına ihraç eden bir ülke olmamıza rağmen, daha sonraları ithalatın serbest bırakılması, hayvansal ürünlerde ithalatın artışı, pazarlama sorunları, ekonomik düzensizlikler, ne yazık ki, üzülerek yaşadığımız Doğu Anadolu Bölgesindeki özellikle terör olayları ve bir de kaçak canlı hayvan ve et girişi gibi faktörler, doğudaki hayvancılık sektörünü ve besicilerimizi son derece etkilemiştir. Dolayısıyla, bu açıdan baktığımız zaman, hayvancılığı ciddî bir kriz içerisinde görmekteyiz.

Burada, hayvancılığı kriz içerisinden kurtarmak için gerekli önlemlerin Tarım Bakanlığımız tarafından alındığını yakinen biliyoruz; ancak, şurada bazı ilaveler de yapmak istemekteyim. Verimi düşük olan yerli ırk sayısında, ırk ıslahında çok fazla istenildiği düzeyde başarılı olunamamıştır. Et kesimi azalmış, özel kombinacılık ne yazık ki iflas etmiştir. Bir yandan yem bitkilerinde fiyat artışı olurken -ki, bu artış yüzde 70'lere varmıştır- diğer yandan kaçak canlı hayvan ve et girişi, et fiyatlarındaki düşüşe neden olmuştur. Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum. Özellikle, kurban bayramı döneminde 7 700 000 lira olan et fiyatı, şu anda 5 900 000 liraya kadar düşmüştür. Kaldı ki, kombinanın besicilerimize ödediği tarihler de gittikçe uzatılmaktadır. Örneğin, 30 gün sonrasına ödeme planı yapan kombina, daha sonra bu tarihi 45 güne, daha sonra 60'a ve en sonra da 67 güne kadar çıkarmıştır. Şu anda kombinanın 1,7 trilyon lira, besicilere, çiftçilerimize borcu bulunmaktadır. Bu ise besicilerimizi cidden zor durumda bırakmaktadır. Bu açıdan baktığımız zaman, kaçak canlı hayvan ve et girişi mutlaka önlenmelidir. Bunun için, kamu kurum ve kuruluşları acilen tedbir almalıdır.

Ayrıca, yurt içinde, ortalama, yüzde 36-38 oranında kontrolsüz ve kayıtdışı hayvan kesimi yapıldığı ifade edilmektedir. Bunu söylerken, yine, son zamanlarda, televizyon programlarında dikkati çeken ve birçok vatandaşımızın bize ilettiği, domuz çiftlikleri ve bu çiftliklerde yetiştirilen hayvanlarla ilgili olarak vatandaşlarımızın tedirginliklerini de ifade etmek istiyorum. İnancı ve sağlığı açısından bu tür etleri yemek istemeyen, bunlardan uzak kalmak isteyen insanlarımız tedirgin olmuşlardır. Tabiî ki, insanlar istediği şeyi yemekte serbesttirler; ancak, domuz eti içeren et ve et mamulleri -Batı ülkelerinde olduğu gibi- belirtilmemiş ve insanlarımız ne yediğini dahi tam manasıyla bilmemektedirler. Bu açıdan baktığınız zaman, gerek sağlığımızı tehdit eden gerekse insanların inancı gereği etini yemediği bu tür hayvanların kesildiğinde nereye gönderildiği, tüketimlerinin nasıl olduğu hakkında halkımız tamamen bilgisizdir ve bu da, onları, büyük bir sıkıntıya sokmakta, rahatsız etmektedir.

Ayrıca, bunlarla ilgili olarak, gıda kontrol laboratuvarlarının sıkı bir denetim içerisine girmesi gerektiğini burada ifade etmek istiyorum. Gıdalar içerisindeki etlerin analizlerinin yapılması, bu manada, biyoteknolojik yöntemleri, gen teknolojisi kullanarak çalışan özel laboratuvarların kurulması, yeni yöntemlerin kullanılması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Gülyurt, mikrofonu açıyorum efendim; lütfen, tamamlayın.

MUZAFFER GÜLYURT (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

Gerek Sağlık Bakanlığımıza gerekse Tarım ve Köyişleri Bakanlığımıza bağlı gıda kontrol laboratuvarlarımızın bu konuda ciddî çalışmalar yaptığını burada ifade etmek ve bu konuda da Sayın Bakanımıza ve hükümetimize teşekkür etmek istiyorum.

Ayrıca, 428 sıra sayılı gıdaların üretimi ve denetimi hakkında tasarının çok yakında Meclisimizin gündemine getirileceğini ve kanunlaştığı takdirde, bu tür olumsuzlukların giderileceğini ümit ediyorum.

Hepinize selam ve saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Gülyurt.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere Tarım ve Köyişleri Bakanımız söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bakan.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Erzurum Milletvekilimiz Sayın Muzaffer Gülyurt'un, Doğu Anadolu Bölgesindeki besicilerin sorunlarıyla ilgili gündemdışı konuşmasına cevap vermek için söz aldım. Konu iki anabaşlık altında dile getirildi; birincisi, besicilerin, içinde bulunduğumuz dönemde karşılaştığı sorunlar -biraz daha bölgesel açıdan- ikincisi de, ülkemizde 2003 yılının son aylarında ortaya çıkan ve 2004 yılının ilk iki ayı içerisinde kamuoyumuzu belli ölçüde meşgul eden domuz çiftlikleriyle ilgilidir. Ben, kamuoyumuzu büyük ölçüde etkileyen bu iki konuyla ilgili açıklamalarımı bu sıra içerisinde yapmak istiyorum.

Evvela, hayvancılık sektörüyle ilgili kısa bir değerlendirmeyi şöyle yapmak mümkün: Bu sektör, insanlarımızın sağlıklı ve dengeli beslenmesi, gıda sanayiinin gelişmesi, kırsal kesime istihdam sağlaması, aile ekonomisini desteklemesi ve ihracatın geliştirilmesi açısından çok önemli bir sektördür. Hayvancılık sektörünün, tarımın diğer alt sektörlerine göre daha fazla katmadeğer sağladığını ve çalışanlara daha uzun süreli istihdam imkânı sağladığını biliyoruz. Hayvancılık sektörü,1970'li yıllarda, tarımın alt sektörüleri içerisinde çok önemli bir paya sahip ve toplam millî gelir içerisindeki payı 1970'li yıllarda yüzde 8 ile 10 arasında. Şu anda toplam tarım sektörünün payı yüzde 15'in altına düşmüş durumdadır. Geçen dönemde bu alt sektör değer kayıpları göstermiş, toplam tarımsal üretim içerisindeki payı 1977'de yüzde 37 iken, 2000 yılında yüzde 20'lere düşmüştür.

Tarımın ihracatımız içerisinde 1980'li yıllarda yüzde 57 gibi büyük bir pay aldığını biliyoruz. Ayrıca, mevcut hayvan varlığımızda da bazı düşmeler olduğuna yine bu dönem içerisinde şahidiz, özellikle 1980'den sonraki dönemde.

Toplam sığır varlığımız içerisinde 1990 yılında kültür ırkı oranı yaklaşık yüzde 9, kültür melezi oranı da yüzde 32 iken, bu oranlar 2002 yılında yüzde 19 ve 45 olmuş, böylece toplam popülasyondaki kültür ve kültür melezi oranı yüzde 64'e yükselmiştir.

Ülkemizde, tarım işletmelerinin yüzde 96,4'ü bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yaparken, sadece yüzde 3,6'sı ihtisas olarak hayvancılığı seçmiştir. Büyükbaş hayvan işletmelerinin yüzde 72'sinde hayvan mevcudu 5 başın altındadır, yüzde 20'sinde ise 5 ile 9 baş arasındadır; dolayısıyla, çok küçük ölçekli işletmelerimiz olarak karşımızda durmaktadır.

Ülkemizde, son yıllarda yaklaşık 850 000 ton kırmızı et, 630 000 ton beyaz et üretimi olmak üzere, yaklaşık 1 500 000 ton et üretimimiz bulunmaktadır. Kırmızı et üretiminin yüzde 77'si büyükbaştan, yüzde 23'ü ise küçükbaştan sağlanmaktadır.

Bu arada, hayvancılığımız bakımından çok önemli bir başka ilgi alanı ise meralardır. Meralarımızda, bu son yirmi yılda bir azalmaya şahit olduğumuzu biliyoruz; dolayısıyla, kabayem ihtiyacı konusunda bir açığın da mevcut olduğunu söyleyebiliriz.

Hayvancılığın geliştirilmesi, planlı dönemde de ele alınmış ve bu konuda birkısım tedbirler getirilmeye çalışılmıştır. Buna yönelik olarak gelen ve çözüm bekleyen sorunlar ise halen mevcudiyetini korumaktadır. Bu sorunları şöyle sıralayabiliriz:

Ülkemizde hayvancılığın en önemli darboğazlarından biri işletmelerin ekonomik olarak yeterli ölçüde olmamasıdır.

Sunî tohumlama yoluyla hayvan ıslahı çalışmalarına çok erken başlanmış olmasına rağmen, halen bu oran yüzde 64'e ulaşabilmiştir.

Mera ve yaylaların bir dönem güvenlik nedeniyle kullanılamaması büyükbaş hayvan varlığımızın sayısal olarak azalmasında önemli rol almıştır.

Hayvansal üretimlerde yem, girdiler içerisinde yüzde 65-70 gibi önemli bir paya sahip olmasına rağmen, kabayem açığımız devam etmektedir. Halen yem bitkileri üretimimiz, toplam ekim alanlarının yüzde 6'sına ulaşmıştır; ancak, bu oranın yüzde 20'lere kadar ulaşması hayvancılığımızın gelişmesi bakımından temel bir hedeftir.

Sektörün bir diğer önemli sorunu ise örgütlenme sorunudur. Pazarlama organizasyonundaki yetersizlik fiyatlarda istikrarsızlığa yol açabilmektedir.

Ayrıca, bir başka önemli problemimizse hayvan hastalıklarıdır. Bugün, hayvancılık sektörü içerisinde besicilikle uğraşan üreticilerimizin bir sorunla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Özellikle kurban bayramına kadar olan dönemde son üç yıl içerisinde çok olumlu olan gelişmeler, kurban bayramının akabinde, bir bakıma aleyhe dönmüştür. Özellikle üreticilerimizin, kurban vesilesiyle satmayı düşündükleri miktara yönelik olarak arzu edilen ölçüde talebin olmaması üzerine, ellerinde birkısım besili hayvanlar kalmış ve bu konu sektörde bir gerilemeye yol açmıştır. Burada anafikir olarak ortaya çıkan husus, bir temel gerekçe, kaçak canlı hayvan ve kaçak et girişleri olarak kamuoyuna yansımış, sektörle ilgili olan birçok kesim de bu ifadeye sahip çıkmış ve dolayısıyla, bir kaçakçılık konusu, âdeta, sektörde fiyatların düşmesi üzerinde bir baskı yapmıştır.

Bu dönem içerisinde, yine, olayı olumsuz geliştiren bir başka husussa, yem ve hammadde fiyatlarındaki artıştır. Et fiyatlarında, özellikle karkas fiyatlarında, bir zaman dönemi içerisinde fiyatlar sabitken, son dönemde de biraz düşme göstermesine rağmen, yem fiyatlarında meydana gelen artışla birlikte, gerçekten, üreticilerimiz zor durumda kalmışlar ve bu konu, gittiğimiz her yerde bize iletilen bir konu olarak karşımıza çıkmıştır. Bunun üzerine, Bakanlığımız, bu sektörde ülkemizin bellibaşlı bütün yörelerinde, önde olan, öne çıkmış olan Erzurum, Elazığ, Amasya, Konya, Kayseri ve daha birçok ilimizde, bu besi üreticilerinin temsilcileriyle, birlik temsilcileriyle ve kamu kurumlarının konuyla ilgili mensuplarını bir araya getirerek konunun bir değerlendirmesi yapılmış ve alınabilecek tedbirler konusunda tespitlerde bulunulmuş ve bu konuda çeşitli kararlar alınmıştır. Bununla ilgili olarak anafikir şudur: Evvela, sektörde, en temel sorun olarak, canlı hayvan girişi ve kaçak et girişi dile getirilmiş; bunun, hangi dönemler içerisinde, hangi bölgelerden ve hangi gözlemler sonucu belirlendiği konusunda hep sözlü bir izahla karşılaşılmış; doğu bölgesinden belli dönemlerde kaçak hayvan girişlerinin olduğu, akabinde, Trakya dahil, Karadenizden, hatta başka bölgelerden -serbest bölgelerden de- kaçak et girişinin olduğu ifade edilmiş.

Bu konuda, sektörün temsilcileriyle, bu konudaki iddiaların ne derece hakikat olduğunu tespite yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Evvela, doğu bölgemiz, bütün güneydoğu ve doğu illerimizin sınırları, sınır bölgeleri tamamen gezilmiş, bu bölgelerde -özellikle, Şemdinli, Yüksekova ve benzeri yerlerde- hayvan girişleriyle ilgili olarak gözlem, tespit ile oradaki emniyet ve askerî yetkililerle görüşmeler yapılmış; bugünkü tarih itibariyle, bu dönem içerisinde, Türkiye'de fiyatların düşmesinden de sonra, hayvan girişi konusunda bir durum tespitinin söz konusu olmadığı, yani, mevcut piyasa mekanizmasının bu fiyat seviyesinde hayvan girişinin olmadığı gerek emniyet yetkilileri gerekse askerî yetkililer tarafından ifade edilmiş; bölgede de, pazar yerlerinde ve hayvan ticaretinin yapıldığı yerlerde kaçak hayvana rastlanmamıştır; ancak, Türkiye'de, fiyatların 8 000 000'un üzerinde olduğu dönemde -karkas fiyatından bahsediyorum- kaçak girişlerin olduğu -bu kurban bayramının öncesine rast gelen bir dönemdir- iddiaları vardır. Halen, Trakya'da ve Türkiye'nin başka yerlerinde, et kaçakçılığının yapıldığı merkezler ve yollar olarak belirtilen yerlerde, Bakanlığımıza bağlı birimler ile emniyet güçleri arasında bir işbirliği yapılarak, bu konuda, hadise, bir gözleme tabi tutulmaktadır. Eğer, bir giriş varsa, bir yolu, işleyen bir mekanizması varsa, bununla ilgili tespit konusuna çok önem vermekteyiz. Dolayısıyla, ilkönce, kaçakçılık konusundaki bu spekülasyonun sektörümüzü çok olumsuz etkilediğinin farkındayız. Gerçekleşiyorsa, bunun tespit edilmesi ve dolayısıyla, ilgili tüm kurumları harekete geçirerek, bunun önlenmesi; ama, bir spekülasyonsa da, bunun sektörümüze olumsuz etki etmesinin önüne geçmemiz gerekiyor.

Tabiî, bunun dışında, esas belirtilmesi gereken hadise şudur: Türkiye'de, gelir seviyesinin düşük olması, kırmızı ete karşı olan talebin düşmesine sebep olmuştur. Talebin çok fazla olmaması karşısında, biz, bugün, bu sektörü canlı tutabilmemiz için, maliyetleri düşürmemiz gerekiyor, ek bir talep oluşturmamız gerekiyor. Aksi halde, maliyetleri düşürmeden, talep artışını sağlamadan, bu sektördeki sorunları da kısa vadede çözecek bazı mekanizmalar bulsak bile, sürdürülebilirliği konusunda bir sıkıntıyla karşı karşıya kalmamız söz konusu olabilir.

Özelleştirme bünyesindeki Et ve Balık Kurumu dahil, Devlet Planlama Teşkilatı, Hazine ve ilgili tüm kamu kurumları, üretici birlikleri ve bizzat üreticilerden oluşturduğumuz bir çalışma grubu, halen bu sektöre yönelik tedbirleri almaya devam etmektedir. Daha somut olarak söylemek gerekirse, yem fiyatları üzerindeki baskıyı kırmak için arpa ithalatı konusunda bir çalışma başlattık. Komşu güney ülkelerden yem amaçlı birkısım ürünlerin ithalatı konusunda esneklik getirdik. Dolayısıyla, bugünlerde, yem fiyatlarında bir düşmenin başladığını söyleyebilirim.

Özellikle yem bitkileri ve silajlık mısır konusundaki ekim alanlarının artırılması şarttır. Bu konuda vermiş olduğumuz teşvik de, çok hızlı bir gelişmeye sebep olmaktadır; ama, bunun daha çok geliştiği bölgeler batı bölgelerimizdir. İzmir'in bir ilçesinde toplam ekim alanlarının yüzde 27,5'ine kadar yükselen bu yem bitkileri ekim alanlarının, ülkemizde, İç Anadoluda ve doğuya doğru da yaygınlaşması gerektiğini ifade edebilirim.

Biz, Bakanlık olarak, besicilerimizin içerisinde bulunduğu durumu takip etmekte olduğumuzu ve çözüm üretme konusunda maliyetleri düşürücü ve piyasa talebini artırıcı yönde tedbirler almamız gerektiğini biliyor ve bu hususta, bir işbirliği içerisinde çalışmamızı yürütüyoruz; ancak, şu anda piyasaya ek bir talep oluşturacak, Et ve Balık Kurumunun yeni bir alım yaparak piyasadaki fiyatları artırma konusundaki çalışmalarımız da sürüyor; bölgede son zamanlarda kısmış olduğu et alımının tekrar canlanması halinde, fiyatlarda bir nebze daha yükselme meydana gelebilir. Bu, sektörümüz açısından önemlidir.

Sayın Milletvekilimiz Muzaffer Gülyurt Beyin gündemdışı konuşmasında ifade ettiği ikinci konu ise, kamuoyumuzu, yine, 2003 yılı sonunda meşgul eden çiftlikler meselesidir. Bu çiftliklerle ilgili konuda, ben, evvela bir durum tespiti yapmak istiyorum, sonra da, yapılan çalışmalar hakkında kısa bilgi vermek istiyorum.

Türkiye'de, çevreyi kirletmesiyle ve bir su havzasında, atıkların buradaki sulara karışmasıyla bir anda hepimizin çok irkilmesine ve şaşırmasına neden olan bir görüntüyle, birdenbire kamuoyunun gündemine gelen domuz çiftlikleri konusundaki son durum -içinde bulunduğumuz zaman dilimi itibariyle söylüyorum- 11 ilimizde 25 domuz çiftliği olduğudur. Bu işletmelerde, toplam 6 364 tane bu hayvandan mevcuttur. Trakya, İstanbul, Ege Bölgesinde, Akdeniz ve hatta, Doğu Anadolu Bölgemizde bu çiftliklerden olduğu tespit edilmiştir. Evvela, bu çiftliklerimizin varlığı ve tespiti, hayvan sayısına kadar tespiti konusunda yapılan çalışmalar ise, özellikle, ocak ayında İzmir'de çıkan trişin hastalığının tespitiyle ve bunun kamuoyunda oluşturduğu tepki üzerine meydana gelen gelişmelerle alakalıdır. Akabinde, hatırlarsanız, Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununda bir değişiklik yaparak, bu konuda, işletmelerin izin ve denetiminin tamamen Bakanlığımıza geçmesi akabinde çıkarılan yönetmeliklerle, evvela bu çiftlikler tespit edilmiş -biraz önce saydığım tespit, bu yasal düzenlemenin akabinde meydana gelmiştir- hayvan varlıkları tespit edilmiş ve bunlar kontrol altına alınmıştır. İkincisi, bu işletmelerin hiçbiri ruhsatlı değildir. Dolayısıyla, yönetmelikle birlikte, bu işletmelerin hepsine belli bir süre verilerek, bir aylık bir süre verilerek izin alacak şartları oluşturmaları istenmiş, aksi halde, kapatılacağı ve el konulacağı bildirilmiştir. Bunun üzerine, işletmelerin bir kısmı faaliyetlerini azaltmışlar, hayvanlarını kesmeye başlamışlardır. Nitekim, bu işlemlerin sonucu olarak 769 hayvanın kesildiğini biliyoruz, takip ettik; çünkü, bunların nerede kesileceği, hangi kesimhanelere ruhsat verilerek kesileceğini tespit ettik. Dolayısıyla, bunların kesimlerini de kontrol ediyoruz; bu kesimhanelerde kesilen etlerin, soğukhava depolarında, nerelerde biriktirilip stok edildiğini ve hangi işletmelere satıldığını da takip ediyoruz.

Kısaca, Sayın Milletvekilimizin bu sorusu üzerine kamuoyuna da söylemek istediğim husus şudur : Bu işletmeler, şu anda tam anlamıyla kontrol altındadır. Hayvan varlıkları tespit edilmiş, sağlıksız olanlar kesilerek imha edilmiş; sağlıklı olanlar ise kesilerek, izin alamayan, izin için müracaat etmeyen işletmelerin kapatılması işlemine başlanılmıştır. Mevcut kesilen ve soğukhava deposunda bekletilen etlerin talebe göre sevki konusunda da Tarım Bakanlığımız hadiseyi takip etmektedir; ne zaman çıktığı, hangi ile gittiği ve hangi işletmede bunların kullanıldığına kadar bir takip mekanizması sürmektedir.

Kamuoyumuzun bu vesileyle bilmesini istediğim hususu tekrar etmek istiyorum: Türkiye'de kültürel olarak da çok ilgi alanımıza girmeyen, insanların tercihleri itibariyle doğrudan tüketmedikleri; ancak, "bilmeden tükettik mi" kaygısına düştükleri bu hayvanlarla ilgili olarak, Bakanlığımız, sorumluluk duygusu içerisinde hareket etmiş ve bugün, domuz ürünü satan işletmelere, üzerindeki belgesinde "domuz ürünüdür" ifadesinin bulunması şartıyla müsaade etmiş; aksi halde, bu ürünlerin nerede satıldığını kayıtlarla takip ederek, insanlarımızın, tüketicilerimizin bir tedirginlik yaşamasının önüne geçmiştir.

Ben, bu vesileyle, Sayın Milletvekilimize teşekkür ediyorum. Aynı zamanda, kamuoyuna, bu konuda gönülleri daha rahat olarak hareket etmelerini ve kamunun, devletin bu husustaki sorumluluğunu çok ciddîye alarak yerine getirdiğini, artık, bu hususta bir tedirginliğin yaşanmasına gerek olmadığını belirterek, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Tarım ve Köyişleri Bakanımıza teşekkür ediyoruz.

Konu açıklanmıştır.

Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının 2 adet tezkeresi var; bunları ayrı ayrı okutup, bilgilerinize sunacağım.

Sayın milletvekilleri, Kâtip Üyemizin tezkereleri oturduğu yerden okuması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - Macaristan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemizi resmî ziyaretine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/538)

22.4.2004

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

TBMM Başkanlık Divanının 5 Nisan 2004 tarih ve 34 sayılı kararıyla, Macaristan Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento Heyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisinin konuğu olarak resmî temaslarda bulunmak üzere ülkemizi ziyareti uygun bulunmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgisine sunulur.

    Bülent Arınç

           Türkiye Büyük Millet Meclisi

            Başkanı

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

İkinci tezkereyi okutuyorum:

2. - Çek Cumhuriyeti Parlamentosu Senatosu Dışişleri, Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı ve beraberindeki parlamento heyetinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının konuğu olarak ülkemizi resmî ziyaretine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/539)

22.4.2004

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

TBMM Başkanlık Divanının 24 Haziran 2003 tarih ve 15 sayılı kararıyla, Çek Cumhuriyeti Parlamentosu Senatosu Dışişleri, Savunma ve Güvenlik Komisyonu Başkanı ve beraberindeki Parlamento Heyetinin Türkiye Büyük Millet Meclisinin konuğu olarak resmî temaslarda bulunmak üzere ülkemizi ziyareti uygun bulunmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince Genel Kurulun bilgisine sunulur.

    Bülent Arınç

           Türkiye Büyük Millet Meclisi

            Başkanı

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir önerge vardır; okutuyorum:

3. - Samsun Milletvekili İlyas Sezai Önder'in (6/926) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/174)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 360 ıncı sırasında yer alan (6/926) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum

Gereğini saygılarımla arz ederim.

İlyas Sezai Önder

            Samsun

BAŞKAN - Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:

4. - İzmir Milletvekili Bülent Baratalı'nın Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/175)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Üyesi bulunduğum Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonundan istifa etmiş bulunuyorum.

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Saygılarımla.

Bülent Baratalı

                İzmir

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, bir genel görüşme önergesi vardır; okutuyorum:

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - İzmir Milletvekili Vezir Akdemir ve 20 milletvekilinin, ekonomik krizden etkilenen gençlerimizin sorunları konusunda genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/13)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde yaşayan halkın sosyal, ekonomik ve kültürel yönden büyük sorunlar yaşadığı bu dönemde gençliğin içinde olduğu tartışılmaz bir gerçektir.

Metropol iller başta olmak üzere, milletvekili olduğum İzmir İlinde, vatandaşın ticarî faaliyetini sürdürdüğü işyerlerinin, halkın oturduğu meskenlerin, serbest meslek erbabının çalıştığı büroların, devlet okullarının, taşıt araçlarının, gece, kapıları kırılarak, başta bilgisayar gibi elektronik cihazlar, para ve mal gibi eşyalar çalındığı gibi, vatandaşın can ve mal güvenliği de kalmamıştır.

Ülkemizde meydana gelen son ekonomik krizden bu yana, zararlı madde kullanımından dolayı, gerek eğitim kurumları civarında ve gerekse alt gelir gruplarının yaşadığı bölgelerdeki genç yaştaki çocuklarımıza kullandırılarak, bu gençler potansiyel suçlu haline getirilmiştir ve sağlıkları da büsbütün bozulmuştur. Dolayısıyla, sade vatandaşta güvenli olarak ailesiyle caddede gezme olanağı kalmamıştır ve ülkede yaşam dayanılmaz noktaya gelmiştir.

Emniyet güçlerinin aldığı tedbirler yetersiz kalmaktadır. Bu sorunun çözümü için, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ile koordineli çalışması sonucu, işin ekonomik ve sosyolojik boyutu gözönünde bulundurularak, tedbir alınması zorunlu hale gelmiştir.

Sokak terörü boyutuna ulaşan bu sorunun hükümet nezdinde ele alınarak, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 102 ve 103 üncü maddeleri gereğince genel görüşme açılmasını istiyoruz.

Saygılarımızla.

1 - Vezir Akdemir                                 (İzmir)

2 - Mehmet Parlakyiğit                                 (Kahramanmaraş)

3 - Nail Kamacı                                 (Antalya)

4 - Mustafa Gazalcı                                 (Denizli)

5 - Muhsin Koçyiğit                                 (Diyarbakır)

6 - Erol Tınastepe                                 (Erzincan)

7 - Uğur Aksöz                                (Adana)

8 - Mahmut Duyan                                (Mardin)

9 - Nezir Büyükcengiz                                 (Konya)

10 - Hasan Ören                                 (Manisa)

11 - Atila Emek                                (Antalya)

12 - Abdurrezzak Erten                                 (İzmir)

13 - Hüseyin Bayındır                                 (Kırşehir)

14- - Ali Kemal Kumkumoğlu                                (İstanbul)

15 - Muharrem Toprak                                (İzmir)

16 - Berhan Şimşek                                 (İstanbul)

17 - Mehmet Uğur Neşşar                                (Denizli)

18 - Engin Altay                                 (Sinop)

19 - Halil Tiryaki                                (Kırıkkale)

20 - Hakkı Ülkü                                (İzmir)

21 - Muharrem Kılıç                                (Malatya)

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge gündemde yerini alacak ve genel görüşme açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırası geldiğinde yapılacaktır.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun faaliyetlerinin ve bunlara ilişkin iddiaların araştırılması amacıyla kurulan (10/10, 11, 36, 39, 127) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, komisyonun görev süresinin uzatılmasına dair bir tezkeresi vardır; okutuyorum.

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

5. - (10/10, 11, 36, 39, 127) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin tezkeresi (3/541)