DÖNEM
: 22 CİLT : 30 YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
16 ncı Birleşim
11 Kasım 2003 Salı
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMA
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in,
Iğdır'ın düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü yıldönümüne ilişkin
gündemdışı konuşması
2. - Konya Milletvekili Ahmet Işık’ın,
Atatürk'ün 65 inci ölüm yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması
3. - Adana Milletvekili Nevin Gaye
Erbatur'un, Cumhuriyetimizin 80 inci yıldönümünde ve Atatürk'ü andığımız bir
haftada, Türkiye'de kadının statüsüne ilişkin gündemdışı konuşması ve Millî
Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül'ün cevabı
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Niğde Milletvekili Orhan Eraslan ve
65 milletvekilinin, elma yetiştiriciliğindeki sorunların araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/137)
2. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 23
milletvekilinin, futboldaki şike, Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Komitesi
ile ilgili iddiaların ve maçlardaki şiddet olaylarının nedenlerinin
araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/138)
C)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz
Ketenci'nin, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/117)
2. - Artvin Milletvekili Yüksel
Çorbacıoğlu'nun, İnsan Hakları Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin
önergesi (4/118)
3. - TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Almanya
Federal Meclisi Başkanı Wolfgang Thierse'nin resmî davetine, beraberinde bir
Parlamento heyetiyle icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/388)
4. - Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın;
Küçük Esnaf ve Sanatkârlar ile Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletme Kredilerinde
1.1.2003 Tarihine Kadar Olan Senet Protestolarının ve Karşılıksız Çeklerin
Nazara Alınmaması Hakkında Kanun Teklifinin (2/110) doğrudan gündeme alınmasına
ilişkin önergesi (4/119)
5. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün;
Atatürk Millî Parkı Kanunu Teklifinin (2/159) doğrudan gündeme alınmasına
ilişkin önergesi (4/120)
V. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe ve 23
milletvekilinin, İzmit Büyükşehir Belediyesi Kentsel ve Endüstriyel Su Temin
Projesi ile ilgili iddiaların araştırılması amacıyla Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi ve Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (10/4) (S.
Sayısı: 265)
VI. -
SEÇİMLER
A)
KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. - Adalet Komisyonunda açık bulunan
üyeliğe seçim
2. - İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda
açık bulunan üyeliğe seçim
VII.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün,
şiddetli yağıştan zarar gören Ardahan İlinin afet kapsamına alınıp
alınmayacağına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı
(7/1105)
2. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün,
yoksulluk ve işsizliğe yönelik çalışmalara ve bankazedelere yardım yapılıp
yapılmayacağına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/1126)
3. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
Anıtkabir'deki törenlere bazı basın mensuplarının ve bazı kurucu üyelerinin
alınmamasının nedenlerine ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M.Vecdi
Gönül'ün cevabı (7/1130)
4. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
bir fuel-oil taşıma ihalesiyle ilgili iddiaya ilişkin sorusu ve Millî Savunma
Bakanı M.Vecdi Gönül'ün cevabı (7/1131)
5. - İstanbul Milletvekili Onur Öymen'in,
Türkiye-KKTC Gümrük Birliği Anlaşmasıyla ilgili açıklamasına ilişkin sorusu ve
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün cevabı (7/1178)
6. - Kocaeli Milletvekili İzzet Çetin'in,
Düzce depremzedelerinin konut sorunlarını çözmek için ne gibi çalışmalar
yapıldığına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in
cevabı (7/1188)
7. - Çanakkale Milletvekili İsmail
Özay'ın, Çanakkale'nin Biga İlçesindeki bir tersanedeki ve yakınındaki okul
inşaatına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı
(7/1206)
8. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in,
kültürel değişim ve mübadele anlaşmaları gereği yurt dışına çıkan öğrencilerden
alınan çıkış harcına ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun
cevabı (7/1234)
9. - Adana Milletvekili Atilla
Başoğlu'nun, Adana Ulu Camiden çalınan İznik çinileriyle ilgili soruşturma
yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/1246)
10. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
İmar Bankasının TMSF'ye devrine ve alacaklar için yürütülen çalışmalara ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in
cevabı (7/1254)
11. - İstanbul Milletvekili Mehmet
Sevigen'in, Bağdat'a giden Türk konvoyundaki şoförlere yapılan silahlı
saldırıya ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah
Gül'ün cevabı (7/1256)
12. - Hatay Milletvekili İnal Batu'nun,
güreş sporunun geliştirilmesi için yapılacak düzenlemelere ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/1258)
13. - İstanbul Milletvekili Kemal
Kılıçdaroğlu'nun, Tekelin özelleştirme ihale şartnamesinin 14/C maddesine
ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/1267)
14.- Antalya
Milletvekili Atila Emek'in, Oymapınar Barajı Hidroelektrik Üretim Tesislerinin
Seydişehir Alüminyum A.Ş.'ye devrine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/1269)
15. - İzmir Milletvekili Muharrem
Toprak'ın, müzelerimizdeki tarihî eserlere ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm
Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/1293)
16. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
TSK'dan adî malûl olarak ilişiği kesilen uzman erbaşların emeklilik işlemlerine
ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı M.Vecdi Gönül'ün cevabı (7/1307)
17. - Adana Milletvekili Nevin Gaye
Erbatur'un, yardımcı doçent kadrolarındaki sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu
ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/1317)
18. - Mersin Milletvekili Mustafa
Özyürek'in, kamu alacaklarına uygulanan gecikme faizi oranının düşürülüp
düşürülmeyeceğine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı
(7/1327)
19. - İstanbul Milletvekili Berhan
Şimşek'in DSİ'nin bir töreninin TRT'den yayımlanmasına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı (7/1342)
20. - Adana Milletvekili Kemal Sağ'ın,
POAŞ'ın özelleştirme bedelinde yapılan borç ötelemesi kararına ilişkin sorusu
ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/1343)
21. - Adana Milletvekili Atillâ
Başoğlu'nun, milletvekillerinin çalışma odalarına ilişkin Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanından sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Vekili
İsmail Alptekin'in cevabı (7/1367)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
üç oturum yaptı.
Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı,
Cumhuriyetimizin 80 inci yıldönümünün kutlandığı günümüzde, Erzurum İlinin
içinde bulunduğu sorunlara,
İstanbul Milletvekili Hasan Aydın,
İstanbul İlinde yaşanan yoksulluk ve işsizlik sorunlarına,
Ve alınması gereken önlemlere ilişkin
gündemdışı birer kanuşma yaptılar.
Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'ın,
Malatya Sigara Fabrikasının sorunlarına ve Tekelin özelleştirilmesine ilişkin
gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen cevap verdi.
Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük ve 24
milletvekilinin, organize sanayi bölgelerinin sorunlarının araştırılarak,
alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/135),
Niğde Milletvekili Orhan Eraslan ve 66
milletvekilinin, işsizlik sorunu konusunda (10/136),
Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini
alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Orman köylülerinin sorunlarının
araştırılarak orman köylerinin kalkındırılması için alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla kurulan (10/69,118) esas numaralı Meclis Araştırması
Komisyonu Geçici Başkanlığının, Komisyonun başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip
üye seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Genel Kurulun 6 Kasım 2003 Perşembe günkü
(bugün) birleşiminde; daha önce gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve
bastırılarak dağıtılan 275 sıra sayılı kanun tasarısının 48 saat geçmeden
gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer
İşler" kısmının 4 üncü sırasına alınmasına ve bu birleşimde çalışma
süresinin bu işin bitimine kadar uzatılmasına; 265 sıra sayılı İzmit Büyükşehir
Belediyesi İzmit Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesi ile ilgili iddiaların
araştırılması amacıyla kurulan (10/4) esas numaralı Meclis Araştırması
Komisyonu Raporunun görüşmelerinin 11 Kasım 2003 Salı günkü birleşimde gündemin
"Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmında yapılmasına ilişkin AK
Parti Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
2 nci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında (1/521) (S. Sayısı: 146),
3 üncü sırasında bulunan, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin (1/523) (S. Sayısı: 152),
Kanun Tasarılarının görüşmeleri, daha önce
geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden,
4 üncü sırasına alınan, Türkiye Bilimsel
ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi
Hakkında Kanun Tasarısının (1/686)(S. Sayısı: 275) görüşmeleri, Komisyon
yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından,
Ertelendi.
1 inci sırasında bulunan, Türk Patent
Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının (1/224, 1/361)
(S.Sayısı: 272), görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan
açıkoylamadan sonra, kabul edilip kanunlaştığı açıklandı.
11 Kasım 2003 Salı günü saat 15.00'te toplanmak
üzere, birleşime 20.28'de son verildi.
|
|
Sadık Yakut |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Suat Kılıç |
Ahmet Küçük |
|
|
|
Samsun |
Çanakkale |
|
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
No. : 24
II. - GELEN KÂĞITLAR
7 Kasım 2003 Cuma
Teklif
1. - Kars Milletvekili
Selami Yiğit ile Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün; 4876 Sayılı "T.C.
Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere
Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden
Yapılandırılmasına İlişkin Kanun"da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifi (2/191) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 30.10.2003)
No. : 25
10 Kasım 2003 Pazartesi
Tasarı
1. - 2003 Malî Yılı Bütçe
Kanunu ile Bağlı Cetvellerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
(1/698) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
Sözlü Soru Önergeleri
1. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, yabancı vakıflara ve gayrimenkullerine ilişkin İçişleri
Bakanından sözlü soru önergesi (6/834) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
2. - Kastamonu
Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, Kastamonu Polis Okulu İnşaatına ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/835) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
3. - Kastamonu
Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, Kastamonu'nun yeni Adliye Sarayı ihtiyacına
ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/836) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2003)
4. - Kastamonu
Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, Kastamonu Doğu Çevreyolu inşaatına ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/837) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
5. - Kastamonu
Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, Kastamonu-Daday Hükümet Konağı inşaatı
ödeneğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/838) (Başkanlığa geliş
tarihi: 7.11.2003)
6. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, Fener Rum Patrikhanesi çevresindeki gayrimenkullerin el
değiştirmesine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/839)
(Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
7. - Kastamonu
Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın kişi başına millî gelirin hesaplanmasında doğal
zenginlik kriterine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/840) (Başkanlığa
geliş tarihi: 7.11.2003)
8. - Balıkesir
Milletvekili Sedat Pekel'in, TEKEL'in özelleştirilme ihalesiyle ilgili
iddialara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/841) (Başkanlığa geliş
tarihi: 7.11.2003)
Yazılı Soru Önergeleri
1. - İzmir Milletvekili
Bülent Baratalı'nın, özelleştirilen kuruluşlarda çalışan işçilerin kamuda
istihdamının sağlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1419)
(Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
2. - Muğla Milletvekili
Ali Cumhur Yaka'nın, elma ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/1420) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
3. - İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, Yargıtay 4. Ceza Dairesinde bir sanığın başörtülü
olduğu için dışarı çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi
(7/1421) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
4. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, Irak'taki Türkmenlere ait tapu kayıtlarının imha edilmesine
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1422) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2003)
5. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, GSM operatörlerinden tahsil edilmesi gereken KDV
gelirlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1423) (Başkanlığa
geliş tarihi: 7.11.2003)
6. - Ardahan Milletvekili
Ensar Öğüt'ün, okullardaki din dersinin içeriği ile farklı inanç gruplarına
ödenek ayrılıp ayrılmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1424)
(Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
7. - Muğla Milletvekili
Ali Arslan'ın, Dalaman Belediyesinin borçlarına ve uğradığı hacze ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1425) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2003)
8. - Kırşehir
Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, belediyelerin kurdukları iftar çadırlarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1426) (Başkanlığa geliş
tarihi: 7.11.2003)
9. - Samsun Milletvekili
İlyas Sezai Önder'in, Ballıca Sigara Fabrikasının özelleştirilmesi halinde
işçilerin durumuna ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1427)
(Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
10. - Konya Milletvekili
Atilla Kart'ın, Seydişehir ETİ Alüminyum Tesislerinin özelleştirilmesi
sürecindeki bazı ilişkilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1428)
(Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
11. - Hatay Milletvekili
Züheyir Amber'in, bazı AB üyesi ülkelerin büyükelçilikleri önünde vize için
bekleyen vatandaşlarımızın sorunlarına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/1429) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2003)
12. - Hatay Milletvekili
Züheyir Amber'in, AİHM kararlarının uygulamasına ilişkin Adalet Bakanından
yazılı soru önergesi (7/1430) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
13. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, GSM operatörlerinden tahsil edilen hazine paylarına ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1431) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2003)
14. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, 4207 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/1432) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
15. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, bir atamaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/1433) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
16. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, petrol yataklarının belirlenmesi çalışmalarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1434) (Başkanlığa geliş tarihi: 7.11.2003)
17. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, Suriye ve Irak'ta yaşayan Türkmenlerin nüfusuna ve
gayrimenkul edinebilme haklarına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/1435) (Başkanlığa geliş tarihi:
7.11.2003)
No. : 26
11 Kasım 2003 Salı
Rapor
1. - Karayolları Genel
Müdürlüğünce Yapılacak Bölünmüş Yol İnşasında Uygulanacak Usul ve Esaslar
Hakkında Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
Raporu (1/687) (S. Sayısı: 276) (Dağıtma tarihi: 11.11.2003) (GÜNDEME)
Yazılı Soru Önergeleri
1. - Trabzon Milletvekili
Asım Aykan'ın, Başak Sigorta eski Genel Müdürünün emekli ikramiyesine ilişkin
Devlet Bakanından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/1436) (Başkanlığa geliş
tarihi: 10.11.2003)
2. - Erzurum Milletvekili
Mustafa Ilıcalı'nın, Erzurum'daki yoğun kar yağışının afet kapsamında
değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından
yazılı soru önergesi (7/1437) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
3. - Erzurum Milletvekili
Mustafa Ilıcalı'nın, Erzurum'da ağaçların yoğun kar yağışından zarar görmesi
üzerine yapılacak çalışmalara ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru
önergesi (7/1438) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
4. - Erzurum Milletvekili
Mustafa Ilıcalı'nın, Erzurum'da yoğun kar yağışından zarar gören elektrik
dağıtım şebekesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/1439) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
5. - İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, havaalanlarında VIP salonlarını kullananlarla
ilgili bir düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin Adalet Bakanından yazılı
soru önergesi (7/1440) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
6. - İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, muhtar maaşlarının asgari ücret seviyesine
getirilip getirilmeyeceğine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/1441) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
7. - İstanbul Milletvekili
Emin Şirin'in, Başbakanlık burslarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/1442) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.11.2003)
Meclis Araştırması Önergeleri
1. - Niğde Milletvekili
Orhan Eraslan ve 65 Milletvekilinin, elma yetiştiriciliğindeki sorunların
araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98
inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/137) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.11.2003)
2. - İzmir Milletvekili
Ahmet Ersin ve 23 Milletvekilinin, futboldaki şike, Futbol Federasyonu ve
Merkez Hakem Komitesi ile ilgili iddiaların ve maçlardaki şiddet olaylarının
nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/138) (Başkanlığa geliş tarihi:
5.11.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.00
11 Kasım 2003 Salı
BAŞKAN: Başkanvekili Yılmaz ATEŞ
KÂTİP ÜYELER: Mevlüt AKGÜN(Karaman), Mehmet DANİŞ
(Çanakkale)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 16 ncı Birleşimini açıyorum.
III.-Y O K L A M A
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağız.
Yoklama için 5 dakika
süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin
oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre
içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır
bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen
üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, yine, 5
dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz, Iğdır
İlimizin 14 Kasım 1920 tarihinde düşman işgalinden kurtarılışının 83 üncü
yıldönümü münasebetiyle söz isteyen, Iğdır Milletvekili Sayın Dursun Akdemir'e
aittir.
Buyurun Sayın Akdemir.
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Iğdır
Milletvekili Dursun Akdemir'in, Iğdır'ın düşman işgalinden kurtarılışının 83
üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması
DURSUN AKDEMİR (Iğdır) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce, hepinizi saygılarımla
selamlıyorum.
Iğdır'ın 14 Kasım 1920
tarihinde kurtarılışının yıldönümü dolayısıyla, huzurlarınızda bulunuyorum.
Buradan Iğdırlı hemşerilerimin kurtarılış bayramını kutlarken, Yüce Türk
Milletine, ayrıca, saygılar sunuyorum.
"Iğdır"
kelimesi, halk arasında, yöremizde "İğdir" olarak biliniyor; ben, şu
anda Yüce Mecliste Iğdır'dan bahsetmek istiyorum; Ağrı Dağı, pancar tarlaları,
Iğdır Ovası ve pamuğuyla doğunun Adanası olan Iğdır'dan söz etmek istiyorum.
Iğdır "İğdir" kelimesinden gelmektedir. 24 Oğuz boyundan birisidir ve
Oğuz Han'ın torunudur, Cengiz Han'ın oğludur İğdir. Dolayısıyla "iyilik,
ululuk, büyüklük" anlamına gelen bu kelime, tarihte de önemli yer
tutmaktadır.
Tevrat'ta, Nuh Tufanından
sonra Nuh'un gemisinin Ağrı Dağına oturmuş olduğu ve Nuh'un üç oğluyla,
insanlığın buradan dünyaya yayıldığı söylenmektedir ve Iğdır Ovası,
"Sürmeli Çukuru" olarak bilinir; Iğdır, Tuzluca, Aralık buradadır.
Burada, dünyada kurulmuş
olan 25 devlet gelmiş geçmiştir. Bizanslılar, Selçuklular, Moğollar,
İlhanlılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve nihayet, İranlılar, Ermeniler,
Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti bu devletlerden bazılarıdır.
Sayın Başkan, muhterem
milletvekilleri; doksan yıl Çarlığın
esaretinde kalan Iğdır; yani, Sürmeli Sancağı, 1917 ihtilali
sırasında Türk-Ermeni Sancağı İcra
Komitesince idare edilirken, Ermenilerin burada yaşayan Türk Halkına yapmış
olduğu mezalimlere karşı, yörede yaşayan Türkler, Iğdır'da, Aralık'ta,
Tuzluca'da, Karakoyunlu'da toplanarak teşkilatlanmış ve korumasız ahaliyi
korumaya çalışmışlardır. Osmanlı Ordusu 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros
Mütarekesi hükümleri gereği bölgeden çekilirken, savunmasız kalan halka karşı
Ermeniler mezalime girişmişler ve bu arada yöre halkı; yani, Nahcivan, Iğdır,
Tuzluca, Aralık ve Revan'da yaşayan halk bir araya gelmiş ve 1918 yılında Aras
Türk Hükümetini resmen kurmuşlardır.
Değerli Başkanım,
saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; Aras Türk Cumhuriyeti Hükümetinin
kuruluşu, 9 uncu Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa tarafından desteklenmiş ve
Ermenilere karşı mücadele verilmiştir.
Bölgede otorite boşluğu
olması nedeniyle, İstanbul hükümeti, Kâzım Karabekir Paşayı, 15 inci Kolordu
Komutanı olarak 1919 yılında Erzurum'a göndermiştir. Kâzım Karabekir Paşa
burada yaptığı çalışmalarda, Iğdır'ın, Sarıkamış'ın, Kağızman'ın ve Oltu'nun
mutlaka millî sınırlar içinde kalması gerektiğini vurgulayarak çalışmalarını
sürdürmüştür; çünkü, Türk yurdunun, Anadolu'nun korunması, bu bölgelerin elde
olmasından geçiyordu.
Nihayet, Kâzım Karabekir
Paşanın çalışmaları, bölge halkından aldığı destek ve insanlarımızın kahramanca
mücadelesi sonucu, 14 Kasım 1920 tarihinde Iğdır düşmandan kurtarılarak Türk
yurduna katılmıştır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; burada kadirşinaslığın bir örneği olarak, yörede mücadeleye
katılmış olan ve emeği geçen insanların isminden bahsetmek istiyorum. Katliama
maruz kalan insanlarımız, Iğdır'da, Melekli'de, Aralık'ta, Gaziler'de ve
Tuzluca'da bir araya gelmişler; Gazilerden Şamil Bey, Tuzluca'dan Hacı Abdullah
Ağa, Kadim Sevilmiş, Narvuzali Akkılıç...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun,
sözlerinizi tamamlar mısınız.
DURSUN AKDEMİR (Devamla)
- Tamamlıyorum efendim.
Dolayısıyla, kahramanca
uğraşan Iğdırlılar, Iğdır'ı ülkeye kazandırma konusunda büyük gayretler
göstermişlerdir. Büyük Türk Milletinin ve mukaddes Türk yurdunun müdafaası ve
ebediyen yaşaması uğrunda can veren aziz şehitlerimizin ve ulu geçmişimizin
kutsal hatıralarının önünde, bir daha, saygıyla eğiliyorum.
Sayın Başkanım ve değerli
milletvekillerim; şu anda, Iğdır'ın ekonomik kurtuluşu sırada bekliyor. Türkiye
ortalamasından 6 kat daha az kamu yatırımı yapılan ve millî gelirden fert
başına 800 doların altında pay alan Iğdır, çok zor durumdadır. Dolayısıyla,
fizikî kurtuluşu sağlanmış; ama, fakirlik illetinden kurtulamamıştır. Demin
resmini gösterdiğimiz yurdumuzun Doğu Anadolu Bölgesinin Adanasına yardım
gerekiyor. Hükümetimizden bir dileğim var; uzun yıllardan beri, kırküç yıldır,
tam kırküç yıldır, proje çalışmaları yapılan, 1992 yılında ödenek ayrılması
istenilen, 1990'lı yıllardan bu yana bir türlü programa alınmayan, 2002 yılında
ödenek ayrılsın denilen, 2003 yılında hükümet tarafından programdan çıkarılan
Iğdır'ın Ünlendi Barajının programa alınmasını, 83 üncü kurtarılış
yıldönümünde, Iğdırlılar adına, Sayın Başbakanımızdan talep ediyorum.
Yüce Meclisimizi, tekrar,
saygılarımla selamlıyor, Başkanın göstermiş olduğu âlicenaplığa teşekkür
ediyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Akdemir.
Gündemdışı ikinci söz, 10
Kasım münasebetiyle Yüce Atatürk'ün tarihî kişiliği ve dünya görüşüne yönelik
söz isteyen, Konya Milletvekili Sayın Ahmet Işık'a aittir.
Buyurun Sayın Işık.
(Alkışlar)
2. - Konya Milletvekili
Ahmet Işık’ın, Atatürk'ün 65 inci ölüm yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması
AHMET IŞIK (Konya) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Kasım 2003 Atatürk'ün Ölüm Yıldönümü
nedeniyle, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün düşüncelerinin ve fikirlerinin,
dünden bugüne olduğu gibi, bugünden de ebediyete kadar yaşayacağını teyit etmek
amacıyla Yüce Önderin tarihî kişiliği ve dünya görüşüne yönelik, gündemdışı söz
almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; yaşadığı dönem ve konjonktürde, beyan, fikir ve eylemleriyle,
yalnızca onlarca yıl sonraki bugünümüze değil, yüzyıllar sonraki zamana çığır
açan Atatürk ismini ve düşüncelerini bu kürsüden zikretmenin onurunu yaşıyor,
heyecanını hissediyorum.
Mustafa Kemal Atatürk'ün
Türk Milletine bırakmış olduğu en büyük eseri, çağdaş ve modern Türkiye
Cumhuriyetini sağlam temeller üzerine kurması ve geliştirmesidir. Çok yönlü
kişiliği, üstün zekâsı, olaylar karşısındaki soğukkanlılığını asla kaybetmeden,
devlet-millet heyecanını en üst düzeyde tutarak, hızlı ve sağlıklı karar alma
özelliği, O'nu Atatürk yapan en büyük vasıflardır. O, ne yalnızca bir
başkomutan ne yalnızca bir lider ne yalnızca bir devlet adamı ne de yalnızca
bir özgürlük ve bağımsızlık savaşçısıdır. O, bu sıfatlarının yanı sıra, aynı
zamanda, bir başöğretmen, bir vatan ve millet sevdalısı ve kendini, yurduna,
insanlığa adamış sevgi ve barış elçisidir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Atatürk için, gerçek ve gerçekçilik ancak akıl ve mantığın
sınırları ölçüsünde vardır. Bu nedenle de, gerçekleştirmek istediği tüm
atılımlarında ve yeniliklerde, sürekli olarak, akıl ve mantığı kendisine şiar
edinmiştir. Onun ileri görüşlü bir komutan olması ve dünya ölçeğinde lider olma
vasfı, O'nda mevcut olan insan sevgisinden ve akla önem vermesinden
kaynaklanmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk,
Türkiye Cumhuriyetinin temelini kültür olarak görmektedir. Ulu Önder,
beyanında, medeniyet yolunda başarıyı yenileşmeye bağlamakta ve devamla
"sosyal hayatta, ekonomik hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak
için, tek gelişme ve ilerleme yolu budur" demektedir. Atatürk,
memleketlerin çeşitli, fakat, medeniyetlerin bir olduğunu ifade ederek,
Batı'yla olan bağların hayatî önemine dikkat çekmektedir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Atatürk'e göre en iyi kişi, kendinden çok, ait olduğu sosyal
toplumu düşünen, onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına kendisini adayan
insandır. Yine, Atatürk "gerçek
şudur ki, her kişisel şeref, saygınlık ve kahramanlık, hiçbir kişinin değildir;
bütün bu kişilerden oluşan milletindir" demektedir. Atatürk'e göre, temel
hak ve hürriyetler, olmazsa olmazlardandı. Kişisel hürriyete bakış açısını o
büyük insan şöyle ifade etmiştir: "Çağdaş demokraside kişisel hürriyetler
özel bir değer ve önem kazanmıştır. Artık, kişisel hürriyetlere, devletin ve
hiç kimsenin müdahalesi söz konusu değildir. Ancak, bu kadar yüksek ve kıymetli
olan kişisel hürriyetin medenî ve demokrat bir millete neyi ifade ettiği
'hürriyet' kelimesinin 'mutlak şekilde düşünülebilen' manasıyla anlaşılamaz;
söz konusu olan hürriyet, sosyal ve medenî hürriyettir. Bu sebeple, kişisel
hürriyeti düşünürken, her kişinin ve nihayet bütün milletin ortak çıkarını ve
devletin varlığını gözönünde bulundurmak lazımdır. Anlaşılıyor ki, kişisel
hürriyet mutlak olmaz; bir başkasının hak ve hürriyeti ve milletin ortak
çıkarı, kişisel hürriyeti sınırlar."
Mustafa Kemal Atatürk,
bağımsızlık anlayışını ise şu şekilde ifade etmektedir: "Bir millette
şerefin, onurun, namusun ve insanlığın doğup yaşayabilmesi, mutlaka o milletin
hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben, yaşayabilmek için
mutlaka bağımsız bir milletin evladı olmalıyım."
Değerli milletvekilleri,
Atatürk, eğitimde, planlı ve akılcı bir çalışmadan yanadır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun,
sözlerinizi tamamlar mısınız.
AHMET IŞIK (Devamla) -
O'nun hedefi, memleketinde okuma yazma bilmeyen tek kişinin dahi kalmamasıdır.
Eğitim politikasına
yönelik ise "çocuklarımızı aynı eğitim derecesinden geçirerek
yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki, iki parça halinde yaşayan milletler
zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza esaslı olarak şu ilkeleri benimseteceğiz:
Türk Milletine, Türk Devletine, Türkiye Büyük Millet Meclisine saygı ve
bağlılık. Millî eğitimin gayesi, yalnızca hükümete memur yetiştirmek değil;
daha çok, memlekete ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılapçı, atılgan,
becerikli, dürüst, akıllı, iradeli, hayatta karşılaşacağı engelleri aşacak
güçte genç yetiştirmektir. Eğitim programları ve sistemleri bu görüşe uygun
olarak düzenlenmelidir" demektedir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri "benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır;
fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Atatürk,
cumhuriyete ve devamına yönelik sürece de, tarihî ifadeyle, anlamlı ve kararlı
bir şekilde vurgu yapmıştır.
Değerli milletvekilleri,
Atatürk ve düşünceleri, her dönem ve durumda zengin bir yoruma, derin bir
algılamaya yönelik ince hassasiyete, nesillere kalıcı aktarılmaya yönelik
yüksek ideallere gereksinim göstermektedir. Büyük lider ve büyük insanı rahmet
ve özlemle anarken, Yüce Meclisi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Işık.
Gündemdışı üçüncü söz,
cumhuriyetimizin 80 inci yıldönümünde Türkiye'de kadının durumuyla ilgili söz
isteyen, Adana Milletvekili Sayın Nevin Gaye Erbatur'a aittir.
Buyurun Sayın Erbatur.
(CHP sıralarından alkışlar)
3. - Adana
Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, Cumhuriyetimizin 80 inci yıldönümünde ve
Atatürk'ü andığımız bir haftada, Türkiye'de kadının statüsüne ilişkin
gündemdışı konuşması ve Millî Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül'ün cevabı
N. GAYE ERBATUR (Adana) -
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Atatürk, kadınlara "Türkiye
Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi, bugün de en
muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır"
diyecek ölçüde değer vermiştir. Ulu Önder Atatürk'ü andığımız bu haftada,
kadınlarımızın toplumdaki statülerini yükseltmek için atılması gerekli bazı
adımları dikkatlerinize sunmak amacıyla, bir kadın milletvekili olarak söz
almış bulunuyor ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; cumhuriyet, ilerici ve aydın bir toplumsal proje olarak,
kadına çok büyük önem vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, köhne
bir imparatorluğun ardında bıraktığı, yıllarca gözardı edilmiş Anadolu'dan,
güçlü ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir cumhuriyet yaratmanın, ancak,
nüfusun yarısını oluşturan kadınların emeğini ve fikrini bu inanca adamasıyla
mümkün olduğunu biliyorlardı.
Osmanlıda uygulanan hukuk
sistemi, köklerini şeriat hukukundan alıyordu. Doğal olarak, bu sistemde
kadın-erkek eşitliği yoktu. Ekonomik ve sosyal yaşamda her zaman var olan;
ancak, emekleri görülmeyen kadınların emeği, ülkemizin Millî Mücadele Savaşına
girmesiyle görülür hale geldi. Kadınlar, erkeklerin savaşa gitmesi nedeniyle
ortaya çıkan işgücü açığını kapadılar. Bununla yetinmediler; millî mücadelede
bizzat görev aldılar, İzmir'in Yunanlar tarafından işgalini kınadılar, halkı
direnmeye çağırdılar, Erzurum ve Sıvas Kongrelerinde işgalci devletlere telgraf
çektiler.
Bu kadınlar, elbette,
cumhuriyetin kuruluşu ve yerleştirilmesinde de aynı sorumluluğu yükleneceklerdi
ve böyle de oldu; ancak, bilinçli bir yapılanma ve cumhuriyet değerlerinin
benimsenmesi için, altıyüz yıl boyunca eve hapsedilen kadının erkeklerle eşit
konuma yükseltilmesi, ona, en az erkek kadar değerli olduğunun hatırlatılması
gerekiyordu. Ulu Önder Atatürk, bir kez daha, ulusuna doğru yolu işaret
edecekti. O'nun liderliğinde gerçekleştirilen reformlarla, kadın, eşit yurttaş
statüsüne kavuşturuldu. Tevhidi Tedrisat Kanunu, Medenî Kanun, kılık kıyafet
kanunu, Türk Ceza Kanunu, bu reform sürecinde atılan önemli adımlar oldu.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; az önce belirttiğim gibi, 1926 yılında kabul edilen Türk
Medenî Kanunuyla kadınların eşit vatandaş olarak tanımlanması, kadınların
özgürleşmesi yolunda çok önemli bir adımdı. Özel hukuk alanındaki bu reformu,
kamu hukukunda köklü reformlar izledi. 1930'da yerel yönetimlerde, 1934 yılında
da genel seçimlerde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. O dönem
parlamentosuna 18 kadın parlamenter girmişti. Bu oran, yüzde 4,8'dir. Bugün
aradan yetmiş yıl geçmesine rağmen hâlâ o günkü orana ulaşamadık.
Cumhuriyetle başlayan
laik eğitim sistemiyle bugün kız çocuklarının okullaşma oranı oldukça
artmıştır. Kadınların eğitimi, uluslararası değerlendirmelerde, insanî
gelişmeyi gösteren temel ölçütlerden biridir. Dördüncü Dünya Kadın
Konferansında imzaladığımız Pekin Eylem Platformuna göre, kadın
okuryazarlığının 2000 yılında yüzde 100'e çıkarılacağını taahhüt etmiştik;
ancak, bugün yüzde 23 oranında okumaz yazmaz kadınımız var. Devlet Planlama
Teşkilatının 2000 yılı verilerine göre okuryazar olmayan kadın oranı kırsal
kesimde yüzde 30,4; kentte yüzde 18,7'dir. Seksen yıl önce yüzde 5'ler
civarında olan okuryazarlığın, bugün yüzde 77'ye çıkarılmış olması cumhuriyetin
temel başarılarından biridir; ancak, durmak ve elimizdekiyle yetinmek, Atamızın
temellerini attığı cumhuriyetimize ve bize yakışmaz; daha yapılacak çok iş var.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; cumhuriyet dönemindeki en önemli kazanımlardan biri de
kadınların, çalışma yaşamına ve ekonomik hayata katılımlarıdır; ancak, yaşanan
ekonomik krizler nedeniyle son yıllarda kadınların işten çıkarılması artmıştır.
Devlet İstatistik Enstitüsünün 2000 yılı verilerine göre kadınların yüzde
26'sı, erkeklerin yüzde 73'ü çalışmaktadır. Çalışan kadınlar içinde işveren
durumunda olanların oranı sadece yüzde 0,7'dir, ücretsiz aile işçisi kadınların
oranı ise yüzde 51'dir. İş güvencesi olmaması, sosyal haklardan yoksun ve düşük
ücretli olması nedeniyle erkeklere cazip gelmeyen enformal sektörde çoğunlukla kadınlar
çalışmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun,
konuşmanıza devam edebilirsiniz.
N. GAYE ERBATUR (Devamla)
- Kadına yönelik şiddet, kadının fiziksel, cinsel, psikolojik zarar görmesi ya
da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel olan hareketlerle
tehdidini, baskıyı ya da özgürlüğü kastî engellemesini içeren, ister toplum
önünde ister özel hayatta meydana gelen cinsiyete dayalı her tür şiddet
anlamına gelmektedir.
Türkiye'deki her 4
kadından 1'i şiddete uğramaktadır. Tecavüze uğrayanların yüzde 50'si 18 yaş
altındaki çocuklardır. Bunların yüzde 10'u erkek çocukları, yüzde 90'ı kız
çocuklarıdır. Cinsel saldırganların yüzde 75'i tanıdık biridir. Kadına yönelik
şiddetin önlenmesi için yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Ailenin
korunması için aile mahkemelerinin kurulması, bu açıdan atılan önemli bir
adımdır. İşte bu nedenle, Türk Ceza Kanununda bu konuda yapılacak düzenlemeler
de bir o kadar önemlidir.
Türk Ceza Kanununun
yeniden yapılandırılmasında gözetilmesi gereken en önemli ilkelerden biri,
kadınların insan haklarının korunması ve kadınlara karşı ayırımcılığın tam
anlamıyla ortadan kaldırılması için gerekli yasal zeminin hazırlanmasıdır.
Cinsiyetçiliğin hukuk alanından tamamen tasfiye edilmesi için, yasaların,
toplumun ilerisinde, toplumu daha demokratik ve eşitlikçi düzeye taşıyacak
nitelikte olması gerekir.
Türk Ceza Kanunuyla
ilgili çalışmalarını sürdüren komisyondan dileğimiz, yasaya, kadın-erkek
eşitliğini tam anlamıyla gözeten bir bakış açısı kazandırmaları ve gerekli
düzenlemelerin yapılmasını sağlamalarıdır.
Gündemdeki tasarıda,
gerçek anlamda kadın-erkek eşitliğinin yerini bulabilmesi için, yasada
kullanılan dilin, cinsel suçlar tanımlarının ve bu suçların düzenlemelerinin
altında yatan yanlış ve ayırımcı değerlerin değiştirilmesi gerekmektedir.
Türkiye'de kadın ve
çocukların yaşadığı insan hakları ihlallerinin çoğunluğunu oluşturan cinsel
tecavüz, cinsel bütünlüğe tasaddi, namus ve töre cinayetleri, zorla evlendirme,
çocukların cinsel istismarı gibi suçlar Türk Ceza Kanunu kapsamı içerisindedir
ve bu suçların ihlal ettiği hakları korumak Türk Ceza Kanununun temel
görevidir. Türk Ceza Kanununda yeni düzenlemelere gidilirken, değişikliklerin
ana çerçevesi insan hakları normları olmalıdır.
Kimi yasalar, görünüşte
eşitlikten yana olmasına rağmen, uygulamada eşitsizlikler ortaya çıkmaktadır.
Türkiye'de hukuk sistemindeki cinsiyetlerarası eşitliğe aykırı hükümleri
tümüyle ortadan kaldıracak, cinsiyetlerarası eşitliği sağlamak için başvurulacak
uygulamaları, olumlu ayırımcılık önlemlerini düzenleyecek bir çerçeve eşitlik
kanunu yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi Programında belirtildiği gibi, bir
çerçeve eşitlik kanunu çıkarılarak, bu eksiklik giderilmelidir.
Diğer taraftan, yasama
organında daimî eşitlik komisyonlarının kurulması da, Partimiz tarafından talep
edilen düzenlemelerden biridir.
BAŞKAN - Sözlerinizi
tamamlar mısınız.
N. GAYE ERBATUR (Devamla)
- Tamamlıyorum Sayın Başkan.
Geçtiğimiz yasama
döneminde, 1994 yılından bu yana teşkilat yasası olmaksızın faaliyet gösteren
kadına yönelik ulusal mekanizma, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün teşkilat
yasası tasarısının çıkarılması yolundaki çabalara destek verdik. Şu anda, yasa
tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonunda, bir an evvel görüşülerek Genel Kurula
gelmesini istiyoruz.
Diğer taraftan, Medenî
Kanunun yürürlüğüne ilişkin 10 uncu maddesinin yeniden düzenlenmesi ve konunun
yürürlüğü girdiği tarihten önceki evlilikleri de kapsaması gerek, 17 000 000
kadını mağdur etmemek için bunu yapmalıyız.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türkiye'de kadınların konumlarındaki iyileşmeler, çağdaş bir
cumhuriyetin öngördüğü çıtanın altındadır. Bu çıtayı elbirliğiyle yükseltmemiz
gerek. Bunu başarabileceğimize inanıyorum; çünkü, biz, koca bir cumhuriyeti,
imkânsızlıklara rağmen yoktan var eden Ulu Önder Atatürk'ü ve O'nun dinlenmek
bilmeyen ilerici felsefesini kendimize dayanak noktası olarak alıyoruz.
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim
Sayın Erbatur.
Gündemdışı konuşmaya,
Hükümet adına, Millî Savunma Bakanı Sayın Vecdi Gönül cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Gönül.
MİLLÎ SAVUNMA BAKANI
MEHMET VECDİ GÖNÜL (Kocaeli) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Adana
Milletvekilimiz Sayın Gaye Erbatur'a, bu önemli konuyu gündeme getirdikleri
için teşekkürle sözlerime başlamak istiyorum.
Kadınlar ile erkekler
arasındaki eşitliğin, bir insan hakları sorunu, sosyal adaletin en önemli bir
şartı ve aynı zamanda kalkınma ve barışın vazgeçilmez bir keyfiyeti olduğunda,
bugün artık bütün insanlık birleşmiş durumdadır.
Çağdaş demokrasi
anlayışının temel ilkelerinden biri olan kadın-erkek eşitliğine, özellikle
kadınların etkin ve uzun süren mücadeleleri sonucunda ulaşılmış ve bu anlayış,
günümüzde, hemen tüm demokratik ülkelerde yasalarla güvence altına alınmıştır.
Sayın milletvekilleri,
bildiğiniz gibi, Türkiye Cumhuriyetinin bu konuda parlak bir sicili vardır. Pek
çok Avrupa ülkesinin kadına seçme ve seçilme hakkını esirgediği bir zamanda,
Sayın Erbatur'un da işaret ettiği gibi, 1933 yılında, Türkiye Cumhuriyeti,
kadınlara, önce belediyelerde, 1934 yılında da genel seçimlerde seçme ve
seçilme hakkını vermiştir.
1970'li yıllarda, bütün
dünyaya yayılan kadın hareketi, yeni bir eşitlikçi anlayışı gündeme getirmiş,
bu durum ülkemizde de yansımasını bulmuştur. Giderek ivme kazanan kadın
hareketi öncülüğünde, söz konusu anlayış, hem dünyada hem de ülkemizde
toplumsal bir talebe dönüşmüştür.
Kadın-erkek eşitsizliği
sorunu, dünyanın hemen tüm ülkelerinde, farklı bir biçim ve düzeyde
yaşanmaktadır. Bu konunun bir sorun olarak ele alınışı, Birleşmiş Milletlerin
teşebbüsüyle uluslararası platforma taşınmak suretiyle olmuştur.
Son yirmibeş yılda, ilki
1975 yılında Mexico City'de, ikincisi 1980'de Kopenhag'ta, 1985'te Nairobi'de
ve 1995 yılında Pekin'de yapılan Birleşmiş Milletler Kadın Konferansları,
toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu küresel gündeme yerleştirmekte önemli bir
hizmet vermiştir. Bu konferanslar, dünya ülkelerini, toplumsal cinsiyet
eşitliği, kalkınma ve barış ortak hedefleri etrafında birleştirmiştir. Bu
hedeflere ulaşabilmek amacıyla, siyasî iradenin oluşturulması ve uygulamaya
geçilmesi için, pek çok ülkede, devlet bünyesinde ulusal mekanizmalar
kurulmuştur. Birleşmiş Milletlerin, kadın-erkek eşitliğini sağlamak üzere,
kadınlara karşı her türlü ayırımcılığın önlenmesi konusunda yaptığı bir dizi
uluslararası toplantı sonucunda ortaya çıkan sözleşme metni, üye ülkelerin
onayına sunulmuştur.
Türkiye de, Kadına Karşı
Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini 1985 yılında imzalayarak taraf
olmuş ve 1986 yılında onaylayarak yürürlüğe girmesini sağlamıştır. Kadın
Hakları Bildirgesi olarak da tanımlanan bu sözleşmenin yürürlüğe girmesi,
ülkemiz açısından önemli bir aşamayı temsil etmektedir. Gerek imzaladığımız bu
sözleşmenin verdiği yükümlülükler ve yüklendiği görevler ile gerekse
uluslararası platformda alınan kararlar, ulusal düzeyde, özellikle kadın
konusunda yeni bir bakış açısı, yeni örgütlenme biçimlerinin genişletilmesi ve
teşkilatlanması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.
Bu çerçevede, Türkiye'de
yıllardır uygulanan sosyal devlet politikalarının sonucu olarak, kadının
sorunlarını çözümlemek üzere Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü
kurulmuştur. Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, ülkemizde kadın
haklarının korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, kadınların
sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamdaki konumlarını güçlendirmek, hak
ve fırsat imkânlarından eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere kurulmuştur.
Genel Müdürlük, bir politika oluşturma ve koordinasyon kuruluşu olup, ilgili
kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, yerel yönetimler, üniversiteler ve
sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde çalışmalarını sürdürmektedir.
25 Ekim 1990 tarih ve
3670 sayılı Kanunla, kadın konusunda ulusal bir mekanizma olarak Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı olarak kurulan Kadının Statüsü ve Sorunları
Genel Müdürlüğü, 24 Haziran 1991 tarihinde Başbakanlığa bağlanarak,
sorumluluğu, kadın konularıyla ilgili bir devlet bakanlığına verilmiştir.
58 inci hükümet
döneminde, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 77 nci maddesi gereğince, o
tarihte kurumun bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından
Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilen genel müdürlüğün teşkilatlanmasına
ilişkin kanun tasarısı, Temmuz 2003'te Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler
Komisyonunda görüşülerek kabul edilmiştir. Tasarı, Plan ve Bütçe Komisyonu
tarafından altkomisyona sevk edilmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri,
Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü, ülkemizdeki kadınların temel
sorun alanlarıyla ilgili olarak çalışmalarını yürütürken, diğer taraftan,
uluslararası platformda alınan karar ve sonuçları izlemekte, değerlendirmekte
ve ülke çapında yaygınlaştırmaktadır.
Bu çerçevede, 1995
yılında, Pekin'de "Taahhütler Konferansı" olarak da adlandırılan
Dördüncü Dünya Kadın Konferansının sonucunda "Pekin Deklarasyonu" ve
"Eylem Platformu" isimli iki belge kabul edilmiş ve Türkiye, her iki
belgeyi de, hiçbir çekince koymadan kabul ederek, millî kodifikasyonlar arasına
dahil etmiştir.
Eylem platformunun
uygulanması ve izlenmesinde temel görev hükümete verilmiştir.
Pekin Konferansında,
kadın sorunları 12 kritik alanda toplanmıştır. Bunların başlıcaları, sağlık,
eğitim, çalışma yaşamı, kadına yönelik şiddet, karar mekanizmalarına katılım
gibi alanlardır. Bu alanlarla ilgili çalışmaların koordinasyonunu, Kadının
Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü yürütmektedir. Bu görevlerini, tüm
toplumsal tarafların katılımıyla yerine getirmektedir.
Saygıdeğer
milletvekilleri, bugün, ülkemizde, eğitim, sağlık, istihdam, karar
mekanizmalarına katılım gibi, kalkınmanın temel göstergelerine ilişkin verilere
bakıldığında, kadının durumunun, henüz, kadın-erkek eşitliği açısından arzu
ettiğimiz seviyede olmadığını görmekteyiz. Eğitim, çalışanlar açısından
göstergelerin en olumsuz olduğu alandır. 2000 yılı nüfus sayımına göre, halen,
ülkemizin 100 kadınından 19,4'ü okuma yazma bilmemektedir. Bu, sayı olarak
yaklaşık 5 000 000 kadına tekabül etmektedir.
Hızlı nüfus artışı,
gelişmekte olan birçok ülkede olduğu gibi, bizim ülkemizde de bu sorunun
besleyicilerindendir. Elbette, eğitim, doğurganlığı etkileyen en önemli
faktördür. Yüksek doğurganlığa bağlı olarak, bebek ve anne ölümü hızı da
yüksektir. Annelerin yüzbinde 54'ü doğum sırasında ya da doğuma bağlı
komplikasyon nedeniyle hayatını kaybederken, doğan 1 000 bebekten 43'ü, 1
yaşına gelmeden hayatını kaybetmektedir.
Öte yandan,
kadınlarımızın istihdama katılım oranları da yıllar itibariyle azalma
göstermektedir. Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 26'dır. İşgücüne
katılan kadınların yüzde 61'i tarım sektöründe, bunların yüzde 76'sı ise
ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır.
Kırdan kente göçün yoğun
yaşandığı ülkemizde, kadın, kentte ya işgücünün dışına çıkmakta ya da enformal
sektörde düşük ücretle ve her türlü sosyal güvenceden yoksun olarak
çalışmaktadır. Sosyal güvenlik şemsiyesi altında bulunanlar, çalışan
kadınlarımızın, sadece, yüzde 14'üdür.
Kadınlar, eğitim seviyeleri
ve çalışma yaşamındaki durumlarına paralel biçimde, karar alma mekanizmalarında
da yeterince temsil edilmemektedir. Nitekim, yüzde 4,4 olan kadın parlamenter
oranı, halen, kadınların katıldığı ilk genel seçimlerdeki yüzde 4,6 temsil
oranına -Gaye Hanımın da ifade ettiği gibi- ulaşmamıştır. Ancak, biliyoruz ki,
bugün, ülkemizde, farklı sektörlerde çalışan kadın sayısı giderek artmakta,
önemli başarılara imza atmaktadırlar. Örneğin, üniversitelerde öğretim elemanı
kadın oranı yüzde 36 olup, toplam profesörler içerisinde kadın oranı yüzde 25'e
ulaşmıştır. Mimarların yüzde 31'i, doktor ve operatörlerin yüzde 29'u,
avukatların yüzde 26'sı kadındır.
Görüldüğü gibi, bazı
alanlarda olumlu göstergeler olmakla birlikte, ülke genelinde kadınlarımızın
statüsünün yükseltilmesi için tüm kesimlere önemli görevler düşmektedir. Devlet
olarak, kurumsal düzeyde eğitim, sağlık istihdam alanlarında ve yasal düzeyde
pek çok çalışma yapılmaktadır.
Anılan Genel Müdürlük,
1993 yılından bu yana, Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası destekli projeler
de yürütmekte olup, bu kapsamda, bugün, sayıları 14'e ulaşan üniversite, kadın
sorunlarını araştırma ve uygulama merkezlerinin, gönüllü kadın kuruluşlarının
projelerini desteklemek suretiyle güçlenmelerine katkıda bulunmuştur.
Saygıdeğer
milletvekilleri, yasalarımızın kadın-erkek eşitliği ilkesi doğrultusunda gözden
geçirilmesi yolunda çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bilindiği gibi,
Anayasada yapılan değişiklikler çerçevesinde, kadın-erkek eşitliği açısından
atılan önemli adımlar söz konusudur. Bunlardan ilki, Anayasanın 41 inci
maddesinde yer alan "Aile, Türk toplumunun temelidir" ibaresinden
sonra gelmek üzere "ve eşler arasında eşitliğe dayanır" ibaresinin
eklenmiş olmasıdır. Diğer değişiklik ise, Anayasanın 66 ncı maddesinin ikinci
fıkrasındaki "yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı
kanunla düzenlenir" cümlesinin madde metninden çıkarılmasıdır. Bu
değişiklikler, 17 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yüce Meclisimiz
tarafından kabul edilerek 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk
Medenî Kanunu, yıllarca süren bir çalışmanın sonucudur. Bu çalışma, başta
Adalet Bakanlığımız olmak üzere, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü,
üniversiteler ve gönüllü kadın kuruluşlarının emekleri ve işbirliğinin sonucu
ortaya çıkan toplumsal bir sözleşme niteliğindedir.
Medenî Yasa, yeni
şekliyle, kadın-erkek eşitliğini gözeten, cinsiyet ayırımcılığına son veren,
kadınları, aile içerisinde, yaşamın her alanında erkeklerle tamamen eşit kılan,
kadın emeğini görünür kılan ve değerlendiren bir düzenlemedir.
Yeni Medenî Kanunla,
özellikle aile hukuku alanında bugüne kadar yaşanan gelişmeler, değişim ve
sorunlar dikkate alınarak çok önemli adımlar atılmıştır.
Yeni Türk Medenî
Kanununun kabul edilmesi, aile mahkemelerinin kurulmasını da zorunlu kılmıştır.
Bilindiği gibi, aile bireylerini, özellikle çocuk ve kadınları ilgilendiren
aile hukuku alanına ait uyuşmazlıklar, günümüzde giderek daha karmaşık,
uzmanlık isteyen bir kapsama ulaşmıştır. Hükümetimiz tarafından hazırlanan Aile
Mahkemelerinin Kurulmasına İlişkin Kanun Tasarısı, 18 Ocak 2003 tarihinde
Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.
Yapılan bir önemli yasal
düzenleme de, aileiçi şiddeti önlemek amacıyla, 1998 yılında, 4320 sayılı
Ailenin Korunması Yasasının çıkarılmış olmasıdır.