DÖNEM
: 22 CİLT : 23 YASAMA YILI : 1
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
108 inci Birleşim
17 . 7 . 2003 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMALAR
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Iğdır Milletvekili Dursun Akdemir'in,
Iğdır İlinin Doğu Anadolu doğalgaz ana iletim hattından faydalandırılmasına
ilişkin gündemdışı konuşması
2. - Erzurum Milletvekili Ömer
Özyılmaz'ın, Erzurum Kongresinin 84 üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı
konuşması
3. - Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın,
Muğla İl sınırları içerisinde meydana gelen orman yangınlarının artış
sebeplerine ilişkin gündemdışı konuşması
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Iğdır Milletvekili Yücel Artantaş'ın
(6/506, 507) esas numaralı sözlü sorularını geri aldığına ilişkin önergesi
(4/86)
2. - Iğdır Milletvekili Yücel Artantaş'ın
(6/461) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/87)
V.-
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİSİ
1.- 225 sıra sayılı kanun tasarısının, 48
saat geçmeden, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan
gelen Diğer İşler" kısmının 4 üncü sırasına alınmasına ilişkin Danışma
Kurulu önerisi
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/523) (S. Sayısı: 152)
3. - Su Ürünleri Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile İçişleri; Tarım, Orman ve Köyişleri ve
Adalet Komisyonları Raporları (1/407) (S. Sayısı: 125)
4. - İcra ve İflas Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/550) (S. Sayısı:
225)
VII. -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLAR
1. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Antalya'daki Eti Elektro Metalurji A.Ş. lokalinde yemek sisteminde
yapılan değişikliğe ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal
Unakıtan'ın cevabı (7/744)
2. - Adana Milletvekili Atillâ
Başoğlu'nun, dövizdeki kur sistemine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali
Babacan'ın cevabı (7/750)
3. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın,
Konya-Cihanbeyli-Yeniceoba'daki bazı besicilerin alacaklarına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/753)
4. - Yalova Milletvekili Muharrem
İnce'nin, İstanbul-Yalova deniz seferlerine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/756)
5. - İzmir Milletvekili Sedat Uzunbay'ın,
su ürünleri üreticilerinin desteklenmesine ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/770)
6. - Antalya Milletvekili Osman Özcan'ın,
medya sahiplerinin ilgili kuruluşlarca denetlenmesine ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı
(7/801)
7. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret
Baloğlu'nun, Karabük-Yenice Devlet Hastanesinin uzman doktor ve tıbbî cihaz
ihtiyacına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/818)
8. - Samsun Milletvekili Mustafa Çakır'ın,
Sağlık Eğitim Enstitüleri yöneticilerine ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep
Akdağ'ın cevabı (7/826)
9. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
BDDK yönetimine geçen bir bankayla ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı (7/827)
10. - Erzurum Milletvekili Mustafa
Ilıcalı'nın, Erzurum'daki şeker pancarı üretimine ilişkin sorusu ve Sanayi ve
Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı (7/829)
11. - Mardin Milletvekili Mehmet Beşir
Hamidi'nin, Mardin ve ilçelerindeki halıcılık atölyelerine ilişkin sorusu ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı (7/836)
12. - Adana Milletvekili Tacidar
Seyhan'ın, ibadethane ve imam sayıları ile kadrolara ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Mehmet Aydın'ın cevabı (7/882)
13. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in,
İzmir'de tahsilat yetkisi verilmeyen TELEKOM bayilerine ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı (7/887)
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
beş oturum yaptı.
Manisa Milletvekili Ufuk Özkan,
sözleşmedışı ve kota fazlası tütün ile doğrudan gelir desteği ödemelerine,
Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu,
Uşak'ın il oluşunun 50 nci yıldönümüne,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Antalya Milletvekili Osman Akman'ın, orman
yangınlarının ülkemize verdiği zararlar ile bu uğurda hayatlarını kaybeden
orman çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesiyle ilgili gündemdışı
konuşmasına, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe cevap verdi.
Gündemin "Oylaması Yapılacak
İşler" kısmında bulunan, Liman İşlerinde Sağlık ve Güvenliğe İlişkin 152
Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının
(1/508) (S. Sayısı: 173), elektronik cihazla yapılan açıkoylamasından sonra,
kabul edildiği ve kanunlaştığı açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında (1/521) (S. Sayısı: 146),
2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin (1/523) (S. Sayısı: 152),
Kanun Tasarısının görüşmeleri, daha önce
geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden;
Ertelendi.
3 üncü sırasında bulunan, Sosyal Güvenlik
Kurumu Teşkilâtı (1/294) (S. Sayısı: 222),
4 üncü sırasında bulunan, Devlet Mezarlığı
Dışında Defnedilen Bazı Devlet Büyüklerinin Mezarları Hakkında (1/394) (S.
Sayısı: 59),
Kanun Tasarılarının, yapılan görüşmelerden
sonra, kabul edildikleri ve kanunlaştıkları açıklandı.
17 Temmuz 2003 Perşembe günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşime 00.04'te son verildi.
|
|
Sadık Yakut |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Yaşar Tüzün |
Enver Yılmaz |
|
|
|
Bilecik |
Ordu |
|
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
|
Mehmet Daniş |
|
|
|
|
Çanakkale |
|
|
|
|
Kâtip Üye |
|
|
No. : 154
II. - GELEN KÂĞITLAR
17.7.2003 PERŞEMBE
Tasarılar
1. - Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışma Kurumu Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı
(1/644) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 11.7.2003)
2. - Nüfus Kanununun Bir
Maddesinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/645) (İçişleri
Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.7.2003)
3. - Endüstriyel
Tasarımların Uluslararası Tesciline İlişkin Lahey Anlaşmasının Cenevre Metnine
Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/646) (Sanayi, Ticaret,
Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Dışişleri Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 11.7.2003)
4. - Olağanüstü Hal Bölge
Valiliği İhdası Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye Bir Geçici Madde
Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı (1/647) (İçişleri ve Plan ve Bütçe
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.7.2003)
5. - Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/648) (Plan ve Bütçe ve
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 15.7.2003)
6. - Turizmi Teşvik
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı (1/649) (Adalet ve Plan
ve Bütçe ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa
geliş tarihi: 14.7.2003)
Yazılı Soru Önergeleri
1. - Samsun Milletvekili
Haluk Koç'un, Samsun'daki mobil santrallere ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/956) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.7.2003)
2. - Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş'in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaptığı ihalelere ve
bankalardan aldığı kredilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/957) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.7.2003)
3. - Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş'in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin aldığı Hazine garantili dış
kredilere ilişkin Devlet Bakanından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/958)
(Başkanlığa geliş tarihi: 15.7.2003)
4. - Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş'in, Ankara Büyükşehir Belediyesinin BOTAŞ'tan doğalgaz alımına
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/959)
(Başkanlığa geliş tarihi: 15.7.2003)
5. - Ardahan Milletvekili
Ensar Öğüt'ün, Ardahan Valisi ve Damal Kaymakamının Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışmayı Teşvik Fonu ödeneklerini dengeli dağıtmadıkları iddialarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/960) (Başkanlığa geliş tarihi:
15.7.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 15.00
17 Temmuz 2003 Perşembe
BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Yaşar TÜZÜN
(Bilecik)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 108 inci Birleşimini açıyorum.
III. - Y O K L A M A
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağım.
Yoklama için 5 dakika
süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda
bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen
sayın üyelerin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini;
buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik
personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını
rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Toplantı
yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz, Iğdır
İlinin doğalgaz projesi programına alınmasıyla ilgili söz isteyen, Iğdır
Milletvekili Dursun Akdemir'e aittir.
Buyurun Sayın Akdemir.
(Alkışlar)
Konuşma süreniz 5
dakikadır.
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Iğdır
Milletvekili Dursun Akdemir'in, Iğdır İlinin Doğu Anadolu doğalgaz ana iletim
hattından faydalandırılmasına ilişkin gündemdışı konuşması
DURSUN AKDEMİR (Iğdır) -
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; huzurlarınızda, Doğu Anadolu doğalgaz
anailetim hattından, Iğdır'ın da faydalandırılmasını anlatmak için bulunuyorum;
hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Iğdır İlimiz, Türkiye'nin
doğusunda, İran, Ermenistan ve Nahcivan'la sınır komşusu olan, Türkiye'nin
sınır bekçisi olan müstesna illerimizden biridir. Iğdır, 1992 yılında il
olmuştur.
Değerli milletvekili
arkadaşlarım, bugün, burada, Doğu Anadolu'nun sınır bekçisi olan Iğdır'ın çok
özel bir durumunu anlatmak için huzurlarınıza geldim. Dikkatleriniz, Iğdır'a,
Doğu Anadolu'ya büyük bir destek verecektir. O nedenle, hepinize ayrıca
teşekkür ediyorum.
Iğdır'ı kısaca
tanıttıktan sonra konuya gireceğim.
Değerli milletvekili
arkadaşlarım, Iğdır, Doğu Anadolu'nun sınır ucunda, 200 000 nüfuslu bir ildir.
Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağının yüzde 65'i Iğdır il
sınırlarındadır. Iğdır'ın rakımı 860 metredir. Yüzölçümü 3 539 kilometrekare
olup, maalesef, Iğdır'da, 2 000 kişiye bir doktor düşmektedir.
Değerli arkadaşlarım,
kutsal kitap İncil'e göre, Nuh tufanından sonra sular çekilince, Nuh ve ailesi,
verimli Iğdır Ovası çevresinde bulunan Iğdır Dağından aşağıya inerek, buradan,
Dicle ve Fırat Nehirlerinin güneyine ve batısına, insanoğlunu tekrar üretmek
için yerleşti. Iğdır İlimizi, bu kadar kutsal inancın yaygın olduğu bu bölgeyi,
Türkiye'nin bir çıkış kapısı, yurtdışına açılış kapısı olarak kabul etmek
gerekir. Bu konuda büyük emekler vermiş Prof. Dr. Macit Doğru'yu anmak, bir
Iğdırlı olarak görevdir; bunu borç sayıyorum.
Değerli milletvekili
arkadaşlarım, Iğdır Ovası, Doğu Anadolu'nun Çukurovası olarak bilinir. Pamuk,
üzüm, çeltik, pancar, şeftali, meşhur kayısısı, her türlü tahıl, sebze ve meyve
olmak üzere, her şey Iğdır'da yetişmektedir.
Iğdır, tarihin,
coğrafyanın ve iklim koşullarının sunduğu çeşitli imkânlara rağmen, maalesef
geri kalmıştır. Iğdır, bağrı yaralı bir ilimizdir. Iğdır'da, gayri safî yurtiçi
hâsılada tarımın payı -yüzde 44'lere varıyor- çok büyüktür. Özel sektör
dağılımında tarımın payı yüzde 54, sanayiin payı, maalesef yüzde 3,2'dir.
Sanayi, yok denilecek durumdadır. Iğdır, millî gelir bakımından, en geri 10
ilden birisidir. Bu göstergeler, devletin, Iğdır'a özel bir program uygulamasını
gerektirecek düzeydedir.
Parlamentonun kıymetli
mensupları, bugün, gündemdışı konuşmamda amacım, Iğdır'ın ekonomik, sosyal,
kültürel durumunu irdelemek değildir; amacım, Iğdır'ın faydalanması kolay ve
yakın olan imkânları ortaya koymak, bunlardan faydalanma yolunu açmaktır.
Değerli arkadaşlarım, bir
ülkenin ve bir yörenin, enerjiden yeterince faydalanma olanağı bulması halinde
kalkınması tetiklenmektedir. Bu nedenle, enerji önem kazanıyor. Iğdır, bu
imkânı 1996 yılında yakaladı. 1996 yılında Nahcivan'dan petrol ürünleri ihraç
etmeye başlayınca, bu dönemde, Iğdır, gelirinden, devlete ekonomik katkı yapan
Türkiye'deki 10 ilden birisi oldu; ama, maalesef, 1996'da başlayan bu imkân,
2002 yılında devlet eliyle kapatılan bu ticaret Iğdır'a büyük bir sefalet
getirdi. Iğdır'a ekonomik yönden çöken bu sıkıntı, aynı zamanda, sınır komşumuz
Nahcivan'ı da zor duruma düşürdü.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Akdemir,
konuşmanızı toparlayabilir misiniz.
Buyurun.
DURSUN AKDEMİR (Devamla)
- Peki efendim, toparlıyorum.
Değerli Başkanım,
muhterem milletvekilleri; bugünkü konumuz, Iğdır'ın hemen yanı başından geçen
Doğu Anadolu doğalgaz anailetim hattından Iğdır'ın faydalandırılmamasıdır. İran
gazını Türkiye'ye taşıyacak olan bu projenin kapsadığı dönem 1995-2003'tür.
Projenin ihalesine beş bölüm halinde çıkılmıştır; bunlar, Doğu Beyazıt-Erzurum,
Erzurum-Sıvas, Sıvas-Kayseri, Kayseri-Ankara, Kayseri-Konya-Seydişehir'dir.
Bu hatların yapım
çalışmaları tamamlanarak, İran'dan doğalgaz 2001 yılında alınmaya başlanmıştır;
ama, maalesef, bu illerimize doğalgaz dağıtırken Iğdır'a gelmemiştir. Haritayı
belki seçemeyeceksiniz; ama, örnek olsun diye bu haritayı göstermek istiyorum;
BOTAŞ'ın doğalgaz hattını göstermektedir. Hemen Iğdır'ı geçtikten sonra
Kars-Ardahan'a planlanan doğalgaz boru hattı, diğer taraftan,
Bayburt-Trabzon-Artvin-Rize'ye doğru planlandığı halde, maalesef, Iğdır, plan
içerisinde değildir. Dolayısıyla, bu önemli konuyu gündeme getirip
Parlamentonun ve hükümetin dikkatini çekmek istedim.
Konunun özüne gelecek
olursak, bu kadar geniş kapsamlı bir projede Iğdır niçin kapsama alınmamıştır?
Şu anda, hem proje kapsamında hem planlanan hatların içinde değildir. O halde,
Iğdır cezalandırılıyor mu? Şayet, cezalandırılmıyorsa, ne zaman bu imkâna
kavuşacaktır?
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; buradan konunun önemini belirtmek için, Sayın Başkandan bana 1
dakika daha müsaade vermesini rica edeceğim.
BAŞKAN - Sayın Akdemir,
konuşmanızı toparlayabilmeniz için 2 dakikalık ek süre verdim; bu süre
içerisinde tamamlarsanız sevinirim.
DURSUN AKDEMİR (Devamla)
- Peki; teşekkür ediyorum Değerli Başkanım.
Konunun önemine binaen,
ben, Doğu Anadolu doğalgaz anailetim hattından Iğdır'ın faydalanmasının,
aşağıda vereceğim örneklerle aynı akıbete düşmemesini temenni ediyorum.
Kırküç yıl önce proje
çalışmalarına başlanan Iğdır-Tuzluca Ünlendi barajı fizibl olmasına rağmen,
Devlet Planlama Teşkilatının vermediği ödenek nedeniyle halen askıda
durmaktadır.
Halk ortaklığı şeklinde
otuz yıl önce inşaına başlanan Iğdır iplik fabrikası inşaatının iskeleti, ibret
abidesi olarak durmaktadır.
Aras Tekstil Fabrikasının
temeli Sümerbank tarafından 1976'da atıldı; maalesef, 1986'da üretime geçerken
özelleştirildi. Özelleştirilen ve deneme üretimine başlayan bu fabrika, ödeme
zorluğundan dolayı üç yıl sonra
kapatıldı, on yıl atıl kaldı; on yıl sonra, Unit International adında
bir firma aldı; halen kullanılmamakta, atıl olarak durmaktadır.
Türkiye'nin en önemli
çiftliklerinden biri olan Iğdır Aralık'taki Kâzım Karabekir Devlet Üretme
Çiftliği kurtarıcı beklemektedir.
Iğdır havaalanı 1996
yılında ihale edilmiş, inşaatı bir süre sürdürülmüş; ama, şu anda çalışmalar
durdurulmuş vaziyettedir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
DURSUN AKDEMİR (Devamla)
- Sayın Başkana inisiyatifi için teşekkür ediyor; Yüce Meclisin değerli
milletvekillerine ve Sayın Başkana tekrar saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Akdemir.
Gündemdışı ikinci söz, 23
Temmuz Erzurum Kongresiyle ilgili söz isteyen Erzurum Milletvekili Ömer
Özyılmaz'a aittir.
Buyurun Sayın Özyılmaz.
2. -
Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz'ın, Erzurum Kongresinin 84 üncü yıldönümüne
ilişkin gündemdışı konuşması
ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) -
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Şu günlerde, Erzurum'da
ciddî bir çalışma, yoğun bir hazırlık ve gitgide doruğa yaklaşan bir heyecan
var. Bu, icra edilişinin 84 üncü yıldönümünde, 23 Temmuz Erzurum Kongresini
yeniden anlama, anlatma ve yaşama heyecanıdır. Bu vesileyle, hemşerilerimizin
his ve heyecanlarını sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; aynı
heyecanı, siz değerli milletvekillerinin de paylaşacağından zerre kadar kuşkum
yoktur. Zira, Erzurum Kongresinin, millî mücadele ya da Ulusal Kurtuluş
Savaşımızın başlatılmasında, genç cumhuriyetimizin kuruluşunda ne kadar önemli
bir yerinin ve öneminin olduğunu sizler de çok iyi bilirsiniz.
Değerli arkadaşlar,
bilindiği gibi, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi, gerçekte, Osmanlı
Devletini bitirmişti; çünkü, bu anlaşma, Osmanlı Devletini ayakta tutan, en
önemli unsur olan silahlı kuvvetlerini dağıtma ve silahlarını bıraktırmanın
yanında, aleyhte olmak üzere, siyasal nitelikli pek çok madde de içeriyordu.
İmparatorluğun paylaşılmasını, emperyalist güçler tarafından yıllardır
planlanan bir biçimde, Anadolu'da yeni ve uydu devletçiklerin ortaya çıkmasını
sağlayan hükümler de vardı. Artık, Anadolu, her türlü keyfî işgale
uğrayabilirdi. Halkın, iç ve dış tehlikelere karşı can güvenliğini koruyacak
bir devleti artık yoktu.
Asırlardan beri güvendiği
koca devletinin böylesine çöktüğünü gören halkımız, özellikle 30 Ekim 1918'den
itibaren birleşerek örgütlenmeye ve herkes, kendi yöresinin kurtuluşu için
çalışmaya başladı. Bu çalışmalar, belli kuruluşlar bünyesinde gerçekleşiyordu.
Bu kuruluşlar, asırlardır hakka, hukuka riayet etmeyi kendisine şiar edinmiş
halkımızın kurduğu müdafaai hukuk cemiyetleri ve bu cemiyetlere can veren
Kuvayi Milliye ruhuydu. İşte, tam bu sırada, bu cemiyetleri ulus bilincinde bir
araya getirecek ve Kurtuluş Savaşımızı başlatacak bir yiğit asker
görevlendirildi: Gazi Mustafa Kemal. Bilindiği gibi, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a
çıkan rahmetli Atatürk, 45 gün içerisinde millî mücadelenin askerî ve stratejik
altyapısını hazırlamış, 3 Temmuzda Erzurum'u teşrif etmişti.
Rahmetli Atatürk'ün,
Samsun'dan Erzurum'a gelişinin, stratejik, sosyolojik ve oluşumsal pek çok
sebebi vardır. Bunlardan birisi de, diğer bölgelerin yanında, bu bölge
insanının yiğitliği, kahramanlığı ve sadakatli oluşunun yanında, en büyük
örgütlenmenin İstanbul'dan sonra Erzurum'da gerçekleşmiş olmasıydı.
BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)
- Aslan hemşerim, söyle de bilsinler; söyle.
ÖMER ÖZYILMAZ (Devamla)
Erzurum'da kurulmuş olan Doğu Vilayetleri Müdafaai Hukuk Cemiyeti, rahmetli
Atatürk'ün öncülüğünde Erzurum, Erzincan, Bitlis, Siirt, Bayburt, Sıvas,
Amasya, Tokat, Trabzon, Rize, Gümüşhane, Giresun, Ordu ve Van İllerinden gelen
56 delegeyle kongreyi topladı. Rahmetli Atatürk'ün kongre divan başkanı olduğu
toplantıda, yaklaşık onbeş gün süren yoğun çalışmalar sonunda kısaca şu
kararlar alındı:
"Ulusal sınırlar
içerisinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; asla bölünemez.
Ne türlü olursa olsun,
yabancıların topraklarımıza girmesine ve işlerimize karışmasına karşıyız.
Osmanlı Hükümetinin
dağılması halinde, ulus, birlikte direnecek ve yurdu savunacaktır.
Yurdun ve bağımsızlığın
korunmasına ve güvenliğin sağlanmasına İstanbul hükümetinin gücü yetmezse,
amacı gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri
ulusal kongre tarafından seçilecektir.
Ulusal gücü etkin ve
millî iradeyi hâkim kılmak esas olacaktır.
Yabancı devletlerin
mandası ve koruyuculuğu asla kabul edilemez.
Hıristiyan azınlıklara,
siyasal egemenliğimizi ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıklar asla
verilemez."
Değerli arkadaşlar,
rahmetli Atatürk'ün halkımızla bütünleştiği ilk toplumsal olay Erzurum
Kongresidir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özyılmaz,
konuşmanızı toparlayabilir misiniz; buyurun.
ÖMER ÖZYILMAZ (Devamla) -
Teşekkürler Sayın Başkan.
Erzurum Kongresinin
tarihimiz içerisindeki yeri ve önemine baktığımızda birçok maddeyi
sıralayabiliriz. Bunlardan birincisi, rahmetli Atatürk'ün halkımızla
bütünleştiği ilk mekân ve ilk toplantı Erzurum Kongresidir. İkincisi, ulusal egemenlik
ve bağımsızlık konusundaki hassasiyetimizin, yine, ulusal boyuta ulaştığı ilk
toplantı Erzurum Kongresidir. Yine, ulusal bağımsızlık ateşinin yakıldığı ilk
toplantıdır. Bugünkü çağdaş, demokratik devletimizin temellerinin atıldığı,
sosyal boyuta ulaştığı ilk toplantıdır. Kuvayi Milliye ruhunun ulusumuzu bir
yumak gibi sarıp sarmaladığı sürecin başlangıcıdır bu toplantı. Diğer bir
ifadeyle, Erzurum Kongresi, millî mücadele ruhunun milletimizin bütününe mal edildiği
bir toplantıdır. Başta Atatürk olmak üzere, toplantıya katılan ve emeği geçen
herkesi ve kahraman hemşerilerimi rahmet ve minnetle anıyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; kongrenin verdiği mesajlara kısaca değinecek olursak, devlet
ile millet arasında sevgi ve saygıya dayalı çok ciddî bağlar sürekli olmalı ve
bunlar sürekli beslenmelidir. Devlet ve millet bütünlüğü içerisinde bilimsel,
teknolojik ve ekonomik yönden çağın ilerisine geçmek esas olmalıdır. Devletin
de vatanın da son tahlilde koruyucusu ve sahibi halktır; onun, anlayış,
kavrayış ve değerlerine bağlı ve en azından saygılı olmak gerekir.
Bugünkü rasyonel ortamda
dahi Kuvayi Milliye ruhunun dipdiri ve canlı tutulması gerekmektedir.
Özellikle, zor zamanlarda devletimiz ve milletimizin sıkıntılarını gidermeyi
kendisi için en önemli görev olarak bilen ve bunu en iyi şekilde yapan Erzurum,
şu anda hem devletten hem de özel sektörden yatırım beklemekte ve kalkınması
için gereken desteği istemektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
ÖMER ÖZYILMAZ (Devamla) -
İşte, bütün bu hedeflere ulaşmak ve yeniden 23 Temmuz Kongresini yaşatmak
üzere, Sayın Başbakanımız, Bakanlar Kurulu üyelerimiz, milletvekillerimiz ve iş
dünyasının temsilcileri kongre başlangıç gününde; yani, 23 Temmuzda Erzurum'u
teşrif edeceklerdir.
Ben, bu vesileyle, sizin
huzurunuzda, şimdiden kendilerine hoş geldiniz diyor, tekrar hepinizi sevgi ve
saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür ediyorum
Sayın Özyılmaz.
Gündemdışı üçüncü söz,
Muğla İlindeki orman yangınlarıyla ilgili söz isteyen, Muğla Milletvekili Ali
Arslan'a aittir.
Buyurun Sayın Arslan.
(CHP sıralarından alkışlar)
3. - Muğla
Milletvekili Ali Arslan'ın, Muğla İl sınırları içerisinde meydana gelen orman
yangınlarının artış sebeplerine ilişkin gündemdışı konuşması
ALİ ARSLAN (Muğla) -
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; güzel yurdumuzun cennet
köşelerinden birisi olan ve büyük umut bağladığımız turizmimizin önemli
kentlerinden olan Muğla'nın dünya markası olan iki ilçesinde, Bodrum ve
Marmaris'te son 15-20 günden beri çıkan ve hepimizi çok üzen orman
yangınlarıyla ilgili söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Muğla, Ege Denizi ile
Akdeniz'in kucaklaştığı yerde, 1 124 kilometre kıyı uzunluğu, eşsiz koyları,
ilimizin yüzde 68'ini kapsayan nefis ormanları, florası ve faunasıyla, tarih
boyunca değişik medeniyetlere önemli yerleşim özelliği gösteren, gerçekten,
muhteşem bir il. Ancak, son günlerde Muğlalılar çok üzgün. Muğla'da çok güzel
bir deyim vardır: Mavi ile yeşilin buluştuğu yerdir Muğla; ama, son günlerde,
yeşilimizin üstünde alevler, karadumanlar yükseliyor ve ne yazık ki, bu, birkaç
yıldan beri sistemli olarak devam ediyor.
Değerli arkadaşlarım, son
günlerde Marmaris'te ve Bodrum'da meydana gelen yangınlar, maalesef, orman
yangınlarını yeniden Türkiye'nin gündemine getirdi, oturttu. Ben, orman
yangınlarıyla ilgili yapılan bir araştırma üzerinde birkaç noktaya dikkat
çekmek istiyorum. Elimdeki belgeden dileyen arkadaşlarıma verebilirim. 1937
yılından beri Türkiye'de çıkan yangınların dokümanı bu belge. Türkiye'de ne
zaman seçim gündeme geldiyse ya da Türkiye'de ne zaman ormanla ilgili bir yasa
değişikliği gündeme geldiyse, orman yangınları, bir önceki yıla göre 2 kat,
hatta, bazı dönemlerde 4 kat artmış. Burada örnekler vererek zaman harcamak
istemiyorum; ama, dediğim gibi, isteyen arkadaşlarımıza bu dokümanı veririm.
Bir başka önemli noktaya
dikkat çekmek istiyorum. 15 Temmuz tarihi itibariyle 2002 ve 2003 yıllarında
Muğla'da çıkan orman yangınlarıyla kaybettiğimiz alanları karşılaştırdığımızda,
hepinizin tüyleri diken diken olacak.
Değerli arkadaşlarım, 15
Temmuz 2002 tarihine kadar orman yangınlarıyla 2002 yılında kaybettiğimiz alan
miktarı 53 hektar, sadece 53 hektar; ama, bu yıl, 2003 yılında 15 Temmuza kadar
orman yangınlarıyla kaybettiğimiz alan miktarı 558 hektar; 10 katı sevgili
arkadaşlarım! Bu rakam bize bir şeyler anlatmıyor mu?! Bence, bu 10 katın
anlamında şu var: Son dönemde yaşadığımız 2/B ile ilgili satışlar ve SİT
alanlarının imara açılması uygulamaları.
Değerli arkadaşlarım, Sayın
Bakan, dünkü konuşmasında "biz, orman yangınlarının tahrip ettiği alanları
hemen ağaçlandıracağız; konuta açmayacağız" diyor. Zaten, bu, yasa hükmü,
bu böyle; ama, uygulama böyle değil. Yangınla kaybettiğimiz alanları hemen
ağaçlandıramıyoruz; bu bölgeleri, kanser gibi, konutlar işgal ediyor.
Yine, Sayın Bakan, dünkü
konuşmasında, Avrupa'daki orman yangınlarıyla ilgili örnek vererek "eh,
biz onlara göre daha iyiyiz, biz onlardan on kat daha iyiyiz" diyerek,
bazı rakamlar verdi. Değerli arkadaşlarım, dikkatinizi çekmek isterim;
Avrupa'daki ormanlar özel ormanlar. Özel sektör, kendi ormanında çıkan yangını
söndürmek için, çok zahmetli ve çok masraflı olan yangın söndürme çalışmaları
yapmadıklarından, oralarda, ormanlar, bize göre, daha çok yanmış gibi
görünüyor. Zaten ölçümler, sanıyorum, daha rasyonel, daha gerçekçi yapıldığı
için, rakam biraz da ondan fazla.
Değerli arkadaşlarım,
dikkatinizi çekiyorum; Orman Mühendisleri Odasının yayın organındaki -mart ve
nisan sayısında- bir uyarıyla konuşmamı tamamlamak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Arslan,
konuşmanızı toparlayabilir misiniz.
Buyurun.
ALİ ARSLAN (Devamla) -
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu yayın organında, daha
nisan ayında, üç ay önce, Sayın Osman Pepe'nin 2/B yoluyla satışlar konusundaki
ilgili açıklamalarından sonra aynen şöyle deniliyor: "Önümüzdeki yaz
aylarında orman yangınlarında ulusal yıkım boyutunda bir durum olursa, bunun
sorumlusu Orman Bakanıdır; ancak, yok edilen ormanlarımızı geriye getirmek
mümkün değildir." Bunu, bu kürsüden, anayasa değişiklikleri görüşülürken,
Cumhuriyet Halk Partisinin değerli milletvekilleri de dile getirmişlerdi. Yani,
işin uzmanları ve Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri, bugünü daha üç ay
öncesinden dile getirmişlerdi. O açıdan, bence, bugün, Muğla'da yaşanan orman
yangınlarının asıl sorumlusu, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarıdır ve Sayın
Orman Bakanı Osman Pepe'dir.
Konuşmama son verirken,
Muğlamıza, ulusumuza ve tüm ormanseverlere geçmiş olsun dileklerimi sunuyor,
Yüce Meclisi yeniden saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Arslan.
Başkanlığın Genel Kurula
diğer sunuşları vardır.
Kâtip Üyenin oturarak
okuması hususunu Genel Kurulun oylarına sunuyorum: Kabul edenler... Kabul
etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sözlü soruların geri
alınmasına ilişkin 2 adet önerge vardır; birinci önergeyi okutuyorum:
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - Iğdır
Milletvekili Yücel Artantaş'ın (6/506, 507) esas numaralı sözlü sorularını geri
aldığına ilişkin önergesi (4/86)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının 225 ve 226 ncı sıralarında yer alan (6/506) ve (6/507)
esas numaralı sözlü soru önergelerimi geri alıyorum.
Gereğini saygılarımla arz
ederim.
Yücel Artantaş
Iğdır
BAŞKAN - Sözlü soru
önergesi geri verilmiştir.
Diğer önergeyi
okutuyorum:
2. - Iğdır
Milletvekili Yücel Artantaş'ın (6/461) esas numaralı sözlü sorusunu geri
aldığına ilişkin önergesi (4/87)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına sunmuş bulunduğum 8.5.2003 tarih ve (6/461) esas numaralı
sözlü soru önergemi geri alıyorum.
Gereğini arz ederim.
18.6.2003
Yücel Artantaş
Iğdır
BAŞKAN - Sözlü soru
önergesi geri verilmiştir.
Danışma Kurulunun bir
önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım.
V.-
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- 225
sıra sayılı kanun tasarısının, 48 saat geçmeden, gündemin "Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan gelen Diğer İşler" kısmının 4 üncü sırasına
alınmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No: 41 17.7.2003
Genel Kurulun 17.7.2003
Perşembe günkü (bugün) birleşiminde; daha önce Gelen Kâğıtlar listesinde
yayımlanan ve dağıtılmış bulunan 225 sıra sayılı kanun tasarısının, 48 saat
geçmeden gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan gelen
Diğer İşler" kısmının 4 üncü sırasına alınmasının, Genel Kurulun onayına
sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
|
|
Bülent Arınç |
|
|
|
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi |
|
|
|
|
Başkanı |
|
|
|
|
Eyüp Fatsa |
|
Haluk Koç |
|
|
AK Parti Grubu Başkanvekili |
|
CHP Grubu Başkanvekili |
BAŞKAN - Söz talebi?..
Yok.
Öneriyi oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gündemin "Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına
geçiyoruz.
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1. - Adli
Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve
Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S.
Sayısı: 146)
2. - Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve
Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)
BAŞKAN - Adli Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısı ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon
raporları Başkanlığa verilmediğinden, tasarıların müzakerelerini erteliyoruz.
Su Ürünleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile İçişleri; Tarım, Orman ve
Köyişleri ve Adalet Komisyonları raporlarının müzakeresine başlayacağız.
3. - Su
Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile İçişleri;
Tarım, Orman ve Köyişleri ve Adalet Komisyonları Raporları (1/407) (S. Sayısı:
125)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.
Hükümet?.. Yok.
Kanun tasarısının
müzakeresi ertelenmiştir.
4 üncü sıraya alınan,
İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.
4. - İcra
ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/550) (S. Sayısı: 225) (1)
BAŞKAN - Komisyon ve
Hükümet yerinde.
Komisyon raporu 225 sıra
sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde
söz isteyen?.. Yok.
Tasarının tümü üzerindeki
görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddelerine geçilmesini
oylarınıza sunuyorum...
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, itiraz ediyorum.
BAŞKAN - Kabul edenler...
Kabul etmeyenler...
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, 69 uncu maddeye göre söz istiyorum.
BAŞKAN - Sayın Grup
Başkanvekili, tasarının tümü üzerinde...
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, usul üzerinde söz istiyorum. 69 uncu maddede sizin takdir
yetkiniz yok, bunu daha önce de tartışmıştık. Yoksa, Adalet ve Kalkınma Partisi
Grubu, tek başına yasama görevini yapmaya devam edebilir.
BAŞKAN - Sayın Başkan, 69
uncu madde, açıklama hakkıyla ilgili.
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, Grup Başkanvekili arkadaşımız Sayın Eyüp Fatsa'yla benim telefon
görüşmelerim var ve bu konuda mutabakat sağlanarak, elden imzaladığımız bir
Danışma Kurulu Önerisi var; bu, okundu ve oylandı. Öneriye göre su ürünleriyle
ilgili kanun tasarısı görüşülecekti ve biz, Grup olarak hazırlıklarımızı ona
göre yaptık; ama, Komisyon ve Hükümet yerinde olmadığı için, sıradaki tasarının
görüşmesini erteleyip, şu anda hazır olmadığımız bir tasarının görüşmesine
geçiyorsunuz. Bu, siyaseten şık değil, yakışık almıyor; bunu ifade etmek
istiyorum.
BAŞKAN - Birleşime 5
dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 15.39
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 16.04
BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Enver YILMAZ (Ordu), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 108 inci Birleşiminin İkinci
Oturumunu açıyorum.
Grupların anlaşması
üzerine, birleşime, saat 17.00'ye kadar ara veriyorum.
Kapanma Saati: 16.05
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 17.00
BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Enver YILMAZ (Ordu), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 108 inci Birleşiminin Üçüncü
Oturumunu açıyorum.
225 sıra sayılı İcra ve
İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüşmelerine
kaldığımız yerden devam ediyoruz.
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER (Devam)Ê
4. - İcra
ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/550) (S. Sayısı: 225) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon ve
Hükümet yerinde.
Tasarının tümü üzerinde,
AK Parti Grubu adına Sayın Mahmut Durdu; buyurun. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
Konuşma süreniz 20
dakikadır.
AK PARTİ GRUBU ADINA
MAHMUT DURDU (Gaziantep)- Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; İcra ve
İflas Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde AK Parti
Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclise ve yüksek
huzurunuzda aziz milletime selam ve saygılarımı sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım,
incelemenize sunulan İcra ve İflas Kanunundaki değişiklik konusuna geçmeden
önce, icra ve iflas mevzuatımızın tarihçesini özetlemek istiyorum.
1808 tarihli Senedi
İttifak, 1839 tarihli Gülhane Hattı Hümayunu, diğer adıyla Tanzimat Fermanı,
Batı hukukuyla tanışmamız olmuştur. Tanzimattan önce ve çok sonra, icra işleri,
şeriat hükümleri dairesinde basit bir tarzda cereyan ediyordu; kadılar veya
yüksek idarî memurlar yürütüyordu; fıkhî meseleler, Mecelle ahkâmına göre
dağınık, kodifikasyonu eksik hükümlerle yürütülüyordu. O nedenle, icra ve iflas
hukukunun tarihçesini -yaptığım incelemelerden ve okuduğum kitaplardan özet
çıkararak- 5 safhada ve merhalede incelemek gerekir.
Birinci safhası şöyledir:
1295-1296 tarihli İlamatı Hukukiyyenin Sureti İcrasına Dair Muvakkat Kanunuyla
başlamıştır. Bu yasa, 69 esas madde ve 1 geçici maddedir. İcra meselelerini
karşılamaktan uzaktı. Adliye Nezaretinde teşkil edilen adliye encümeni
kararlarıyla ve içtihatlarıyla bu boşluklar mümkün mertebe doldurulmaya
çalışılmıştır.
Bu karar ve içtihatlar,
28.4.1340 Hicrî (1914 Miladî) tarihli Muvakkati Kanunuyla yasa durumuna
gelmiştir. Bu ikinci İcra Kanunu Muvakkati, 149 maddeden ibaret olup, bariz
özelliği, ilk defa hapis cezası getiriyordu. Değerli arkadaşlarım, daha önceki
uygulamalarda bir hapis cezası söz konusu değildi.
Eski hukuk sistemlerinde
-Hammurabi, Mısır, İsrail, Antik Yunan ve Roma hukukunda- borçluluk, köleliğe
sebep oluyordu. Yani, bir kişinin köle olması için borçlu olması, borcunu
ödeyememesi kâfi geliyordu. İslam hukukunda, borçtan dolayı esaret veya kölelik
yoktur.
Muvakkat Kanunun 32 nci
maddesinde "ifayı deynden imtina eden medyunun buna kudreti olduğunu
alacaklı evrak veya muteber ihbarat ile ispat ederse reis borçlunun hapsini
emreder" diye bir hüküm vardı. 35 inci maddesinde ise, hapis süresi
belirtilmiştir ve bu süre 90 gündür. Bu müddet zarfında, alacaklı, borçluya
nafaka bedeli olarak günlük 5 kuruş ödeyecekti.
Değerli arkadaşlarım,
saygıdeğer milletvekilleri; bundan sonraki aşamada, 1330 tarihli Muvakkat
Kanunun bir özelliği de, ilamlı takiplere ilişkin olmasıdır. İlamsız takipler
için bir takip yolu, maalesef, yoktu. İlamsız takip, Alman hukukundan
esinlenilerek, 15 Mart 1928 tarih ve 1215 sayılı İcra Kanununa Bazı Mevat
İlavesine Müteallik Kanunla ihdas edilmiştir. Ödemeye davet, borca itiraz,
itirazın iptali, haksız itiraza yüzde 10 tazminat bu yasayla gelmiştir.
Bu safhada iflas ve
konkordato müessesesi ise, Hicrî 18 Ramazan 1286 tarihli Ticareti Beriye
Kanunuyla çözülüyordu. Özelliği ise, tüccar şahıslar ile ticaret şirketleri
aleyhine olması idi.
24 Nisan 1929 tarih ve
1424 sayılı İcra ve İflas Kanunuyla ikinci safha başlamıştır. Bu yasa,
İsviçre'den iktibas edilmiş olup, 345 maddeden ibarettir.
Değerli arkadaşlarım,
saygıdeğer milletvekilleri; ikinci safhada çıkarılan bu yasanın özelliği ise,
cebrî icra hukukunun redaksiyon ve kodifikasyonuna dikkat edilerek tek kanunda
toplanmasıdır. Hapis ile tazyik tamamen kaldırılmıştır. Borçlu korunmuş ve bu
sebeple icra yavaşlamıştır. O nedenle, çok ciddî tenkitler almıştır. Bu
tenkitler sonuç vermiş ve üç yıl sonra 19.6.1932 tarih ve 2004 sayılı Yasayla
150 madde tadil edilmiş ve böylece üçüncü safha başlamıştır. Bugün meriyetteki
yasa esas itibarıyla bu yasadır. Özelliği ise, ilamların icrası ayrı bir bap
olarak tanzim edilmesidir. İlamsız takiplerde; tetkik mercii hâkimlerinin
yetkisi artırılmış, hacze iştirak daraltılmış ve cezalar artırılmıştır.
Dördüncü safhada, yasanın
bekleneni vermemesi sebebiyle, İsviçre'den memleketimize davet edilen Prof.Dr.
Hans Leeman'ın hazırladığı rapor ve dokümanları, 11.7.1940 tarihli ve 3890
sayılı Yasayla değişiklikler yapılmış ve yürürlük almıştır.
Bu yasayla merci hâkimine
imza inkârında tetkikat yetkisi tanınmış, istihkak iddialarını neticelendirme,
itiraz ve itirazın kaldırılması yetkisi ticaret mahkemelerinden alınarak merci
hâkimliklerine verilmiştir.
Beşinci safha ise,
18.2.1965 tarih ve 538 sayılı İcra ve İflas Kanununun Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılmasına ve Bazı Madde ve Fıkralar Eklenmesine Dair Kanunla
başlamıştır.
Bunun için, İstanbul
Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden, öğrencisi olduğumdan onur ve şeref
duyduğum, merhum Prof. Dr. İlhan Postacıoğlu görevlendirilmiştir. 2004 sayılı
Yasanın 538 sayılı Yasayla değişik hükümleri elan yürürlüktedir.
Saygıdeğer arkadaşlarım,
bugün müzakeresini yapacağımız İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Tasarısının gerekçesi incelemenize sunulmuştur. Kısacası, bir
ülkenin sağlıklı olması için, siyasî, hukukî, sosyal ve ekonomik ayaklarının
sağlıklı olması gerekmektedir. Bu koşullar arasında uyum gerekir. Ekonomik
hayat kimi zaman iniş ve kimi zaman çıkışlar gösterir. Ekonominin bu
meddücezirinde şahıslar, hükmî şahıslar, ticarî işletmeler, vesaire borçlarını,
edimlerini yerine getiremezler. Bu durumda, ekonomik varlığın devamı için
koruyucu önlemler gerekmektedir. Alacaklıların ve borçluların karşılıklı hak ve
yükümlülüklerini düzenlemek herkesin yararınadır. Kötü niyetli kişilerin İcra ve
İflas Kanunundaki boşluklardan faydalanmaya çalıştıkları sık sık görülmektedir.
Bu tasarı hazırlanırken
ödeme güçlüğü çeken şirketler hukukunda, Avrupa Birliği üyesi devletlerinde
sorunları olduğu ve bunun için icra iflas mevzuatında tadil veya ilga
çalışmalarının yapıldığı müşahede edilmiştir. Örneğin, Fransa ve İtalya'da bu
çalışmanın yapıldığını biliyoruz. Avrupa Birliği ülkelerinin tamamını içeren
bir yasa da mevcut değildir, tasarı çalışmaları bitmemiştir. O nedenle, işbu
tasarı hazırlanırken Anglosakson mevzuatı ve Kıta Avrupa yasal düzenlemeleri
incelenmiştir. Bu cümleden olmak üzere, İsviçre İcra İflas Kanununun 1 Ocak
1997'de yürürlüğe giren metni esin kaynağı olmuştur. Bu metinde, hâkimin
takdirine, adalet anlayışına, sağduyusuna önem verilmiş ve ilkeler önplana
çıkmıştır.