DÖNEM
: 22 CİLT : 21 YASAMA YILI : 1
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
105 inci Birleşim
10 . 7 . 2003 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMALAR
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Muğla Milletvekili Orhan Seyfi
Terzibaşıoğlu'nun, Muğla'nın düşman işgalinden kurtarılış yıldönümüne ilişkin
gündemdışı konuşması
2. - İstanbul Milletvekili Berhan
Şimşek'in, Emekliler Haftası ve emeklilerin içerisinde bulundukları ekonomik
sorunlar ile alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
3. - Erzurum Milletvekili Muzaffer
Gülyurt'un, biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemine ve bu
alanda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı konuşması
B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI
Önergelerİ
1. - Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek
ve 77 milletvekilinin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin plansız ve programsız
projelerle kaynak israfına yol açmasına göz yumduğu ve gerekli önlemleri
almayarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu
hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/1)
2. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu ve 21 milletvekilinin, elektrik üretim politikası ve bölgesel
elektrik tarifesi uygulaması konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/119)
V. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı
ve Adalet Komisyonu raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)
2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu
(1/523) (S. Sayısı: 152)
3. - Eleman Temininde Güçlük Çekilen
Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/611)
(S. Sayısı: 209)
4. - Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı ve
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu raporu (1/354) (S. Sayısı:
141)
5. - Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Tasarısı
ile İçişleri ve Adalet Komisyonları raporları (1/591) (S. Sayısı: 199)
6. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu
raporu (1/414) (S. Sayısı: 157)
VI. -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YazIlI Sorular ve CevaplarI
1. - Manisa Milletvekili Hasan Ören'in,
bir idari göreve atanan şahsın soruşturma geçirip geçirmediğine ilişkin sorusu
ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın cevabı (7/691)
2. - İzmir Milletvekili Muharrem
Toprak'ın, çevre ve sağlığa zarar vermeyen poşet üretimine ilişkin Başbakandan
sorusu ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı (7/703)
3. - Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın,
Irak krizi sırasındaki buğday ithaline,
- Manisa Milletvekili Hasan Ören'in,
Turgutlu ve Saruhanlı'daki tarım alanlarının afet kapsamına alınıp
alınmayacağına,
- Kırklareli Milletvekili Mehmet S.
Kesimoğlu'nun, Kırklareli İlindeki süne mücadelesine,
- Adana Milletvekili Atillâ Başoğlu'nun,
çiftçiler için kullandığı bir ifadeye,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri
Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/716,724,726,729)
4. - Antalya Milletvekili Nail Kamacı'nın,
nakliyecilerin sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı
Binali Yıldırım'ın cevabı (7/731)
5. - Kırıkkale Milletvekili Halil Tiryaki'nin,
Çevre Koruma Vakfı işçilerinin bazılarının işten çıkarılmasına ilişkin sorusu
ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı (7/754)
6. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın,
Aksaray-Sultanhanındaki doğalgaz stoklama depolarının yapımında fay hattının
dikkate alınıp alınmadığına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı
Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/764)
7. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın,
Konya Ovası Projesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/765)
8. - Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri
Saygun'un, İstanbul-Halkalı Gümrüğünde iş yoğunluğunun giderilmesi için
alınacak tedbirlere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in cevabı
(7/844)
9. - Adana Milletvekili Atillâ
Başoğlu'nun, elektrik kesintilerinin ilanına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/863)
10. - Antalya Milletvekili Nail
Kamacı'nın, köy yollarının yapımı için mazot ücreti istendiği iddiasına ilişkin
sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/895)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
iki oturum yaptı.
Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül'ün,
yoksulluğun azaltılmasında mikrokredi projesiyle ilgili uygulamalar konusundaki
gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Beşir Atalay,
Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat
Melik'in, Şanlıurfa'nın Suruç İlçesinde yaşanan sulama sorununun ekonomik ve
sosyal yansımaları ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı
konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü,
Cevap verdiler.
Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar, Türk
Ordusunun İskenderun'a girişinin 65 inci yıldönümü münasebetiyle gündemdışı bir
konuşma yaptı.
(8/3) esas numaralı, Kuzey Irak'ta 11 Türk
Silahlı Kuvvetleri personelinin gözaltına alınmasıyla ortaya çıkan kriz
konusunda hükümetin yürüttüğü politikalar hakkındaki genel görüşme önergesinin
Genel Kurulun 9.7.2003 tarihli (bugünkü) birleşiminde görüşülmesine ilişkin CHP
Grubu önerisinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146) görüşmeleri, daha önce geri
alınan maddelere ilişkin komisyon raporu henüz gelmediğinden;
2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523)
(S. Sayısı: 152) görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır
bulunmadıklarından;
Ertelendi.
3 üncü sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti ile Ukrayna Arasında Hukukî Konularda Adlî Yardımlaşma ve İşbirliği
Anlaşmasının (1/450) (S.Sayısı: 104),
4 üncü sırasında bulunan,Türkiye
Cumhuriyeti ile Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi Genel Müdürlüğü
Arasında Arsa Tahsisi Hakkında Protokolün (1/388) (S. Sayısı: 55'e 1 inci Ek),
5 inci sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının ve
Eki Protokolün (1/443) (S. Sayısı: 158),
6 ncı sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir ve
Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi
Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının (1/349) (S.Sayısı: 155),
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben elektronik cihazla yapılan
açıkoylamalardan sonra, kabul edildikleri açıklandı.
7 nci sırasında bulunan, Eleman Temininde
Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Tasarısının (1/611) (S. Sayısı: 209) görüşmelerine başlanılarak, 13 üncü
maddesine kadar kabul edildi.
10 Temmuz 2003 Perşembe günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşime 21.07'de son verildi.
Nevzat Pakdil
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Mehmet Daniş |
|
Ahmet Küçük |
|
|
Çanakkale |
|
Çanakkale
|
|
|
Kâtip
Üye |
|
Kâtip
Üye |
|
|
|
Türkân Miçooğulları |
|
|
|
|
İzmir |
|
|
|
|
Kâtip
Üye |
|
No. : 149
II. - GELEN KÂĞITLAR
10 .7. 2003 PERŞEMBE
Tezkere
1. - Mersin Milletvekili
Ali Er'in; Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi
(3/328) (Anayasa ve Adalet komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona)
(Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.2003)
Rapor
1. - Manisa Milletvekili
Bülent Arınç ve 30 Milletvekilinin; Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol
İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün
Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233
Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna Bir Geçici
Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
(2/165) (S. Sayısı: 214) (Dağıtma tarihi : 10.7.2003) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1. - Zonguldak
Milletvekili Harun Akın'ın, Zonguldak-Devrek bölünmüş yol projesine ve
Zonguldak-Ereğli yolundaki çalışmalara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından
sözlü soru önergesi (6/648) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)
2. - İstanbul
Milletvekili Bihlun Tamaylıgil'in, emniyet mensuplarına ödenmekte olan dikiş
paralarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/649) (Başkanlığa
geliş tarihi : 9.7.2003)
Yazılı Soru Önergeleri
1. - Kırıkkale
Milletvekili Halil Tiryaki'nin, Tekwondo Federasyonu Başkanı hakkındaki
iddialara ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali Şahin)
yazılı soru önergesi (7/932) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)
2. - Konya Milletvekili
Atilla Kart'ın, yükseköğretim mezunu polis amirlerinin terfi esaslarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/933) (Başkanlığa geliş tarihi :
9.7.2003)
Meclis Soruşturması Önergesi
1. - Mersin Milletvekili
Mustafa Özyürek ve 77 Milletvekilinin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Plansız
ve Programsız Projelerle Kaynak İsrafına Yol Açmasına Göz Yumduğu ve Gerekli
Önlemleri Almayarak Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza
Kanununun 228, 230 ve 240 ıncı Maddelerine Uyduğu İddiasıyla İçişleri Bakanı
Abdülkadir Aksu Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri
Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi (9/1) (Başkanlığa
geliş tarihi : 8.7.2003) (Dağıtma tarihi : 10.7.2003)
Meclis Araştırması Önergesi
1.
- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 21 Milletvekilinin, elektrik
üretim politikası ve Bölgesel Elektrik Tarifesi uygulaması konusunda Anayasanın
98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/119) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
10 Temmuz 2003 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP ÜYELER : Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir), Mehmet DANİŞ
(Çanakkale)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 105 inci Birleşimini açıyorum.
III. - Y O K L A M A
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağım.
Yoklama için 5 dakika
süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin,
oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre
içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır
bulunan teknik personelden yardım istemelerini; bu yardıma rağmen sisteme
giremeyen üyelerin, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 5
dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç
arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
Konuşma süreleri 5'er
dakikadır.
Hükümet bu konuşmalara
cevap verebilir; hükümetin konuşma süresi 20 dakikadır.
Gündemdışı ilk söz,
Muğla'nın düşman işgalinden kurtarılışının yıldönümü münasebetiyle söz isteyen,
Muğla Milletvekili Sayın Seyfi Terzibaşıoğlu'na aittir.
Buyurun Sayın
Terzibaşıoğlu. (AK Parti sıralarından alkışlar)
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Muğla
Milletvekili Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu'nun, Muğla'nın düşman işgalinden
kurtarılış yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU
(Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletim; 5 Temmuz
Muğla'nın kurtuluş günü münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum;
hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bildiğiniz gibi, Kurtuluş
Savaşımız, Türk tarihi ve Türk Milleti açısından dönüm noktasıdır. Bu kurtuluş
ve bağımsızlık mücadelesinde, 5 Temmuz 1921 de, Muğla ve Muğlalılar için bir
dönüm noktasıdır.
Türk Milletini esaret
altında görmek isteyenlere karşı Muğla ve Muğlalıların direniş hareketi, Muğla
Müdafaai Milliye Heyetinin 9 Şubat 1916'da Muğla'nın bağrından bir güneş gibi
doğmasıyla başlamıştır. Bu cemiyetin kurucuları olan Serezlizade Memiş
Efendiyi, Karahafızzade İsmail Hakkı Efendiyi, Mercanzade Hamdi Efendiyi,
Köseoğlu Hüseyin Efendiyi, Kökçüzade Osman Efendiyi, Mehmet Hilmi Efendiyi,
Hacı Salih Efendiyi ve Şevket Ağaoğlu Seyfi Beyi, bugün, bir defa daha,
rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum; ruhları şad olsun.
Türk'ün onur abidesi olan
Kurtuluş Savaşımız, Türkiye'nin her köşesinde, her ilinde olduğu gibi,
Muğlamız'da da, az önce isimlerini saydığım büyüklerimizin yanı sıra, Mehmet
Cemal Karamuğla, Bozüyüklü Hacı Süleyman Efendi, Encümen Mümeyyizi Zekai Bey,
Dr. Cemil Şerif Bey, Serdengeçtiler ve burada isimlerini sayamadığım daha nice
kahramanların önderliğinde kazanılmıştır. Ellerindeki kısıtlı, hatta, yok
denecek kadar az imkânlarıyla; ama, yüreklerindeki vatan, millet, bayrak ve
Allah aşkıyla "ya istiklal ya ölüm" diyerek savaşmışlardır.
Bağımsızlık mücadelesinde
dünyanın en cesaretli milletinin Türk Milleti olduğunu hesap edemeyen Birinci
Dünya Savaşının galip devletleri, 1919 yılının ocak ayında, Paris Konferansında
buluşurlar. Niyetleri, 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla elde
ettikleri işgal topraklarını birtakım esaslara bağlamak ve yenik ülkeleri kendi
aralarında paylaşmaktır. Paris Barış Konferansının galip devletleri arasında
bulunan İtalya, 1915 yılının nisan ayında yapılan Sean Jean dö Moriven gizli
antlaşmasına göre, kendisine verilmesi kararlaştırılan İzmir, Güneybatı Anadolu
ve Oniki Adaların Yunanistan'a verileceğine kani olur. Bu nedenle, Paris Barış
Konferansından çekildiğini bildirir. Bu endişelerinden hareketle, İtalya,
Yunanistan'dan daha önce davranarak, 11 Mayıs 1919'da, Fethiye'ye çıkardığı
silahlı askeriyle Muğla'yı işgale başlar. 23 Temmuz 1919 günü Muğla İl
Merkezine giren İtalya, böylece, işgal hareketini tamamlar; fakat, ne
tesadüftür ki, tam iki yıl sonra yine temmuz ayında geldikleri gibi
gideceklerdir.
İtalya, işgal ettiği
topraklarda silah kullanmaz, halkı tahrik etmez, kendi ulusal mefkûrelerinden
çıkardığı sözde ve hayali "idea" lardan hiç söz etmez; çünkü, İtalya,
Türk Milletinin istiklal mücadelesindeki şahlanışını ve uyanışını görmüştür.
İtalyanlar kendi çıkarları doğrultusunda Yunan zulmüne karşı Türk direnişinin
arkasında olacaklarını söylemişlerdir. Nitekim, düzenli ordu döneminin
öncesinde kurulmuş bulunan Yörük Ali Efe Müfrezesinin Muğla'daki hazırlıklarına
ses çıkarmazlar. Efe'nin, Muğla'da Menderes Cephesi Kuvayı Milliyecileri için
yaptığı lojistik ikmallere engel olmazlar. Muğla'nın millî mücadeledeki yeri
önce Menderes Kuvayı Milliye Hareketi, sonra Batı Anadolu'nun düzenli ordu
cephesindedir.
Muğla'nın Kuvayı Milliye
hareketindeki yerini ilk defa üçüncü Cumhurbaşkanımız Sayın Celal Bayar işaret
etmiştir. 21 Haziran 1919 günü Sayın Bayar, Aydın Erbeylidedir. Yunanlılara 70
kayıp verdiren Erbeyli baskınının kahraman öncüleri Muğlalı Serdengeçtilerdir.
Serdengeçtiler ve özellikle Mehmet Cemal Karamuğla'nın başkanlığındaki Altı
Memetler Çetesi, Sayın Bayar'a, o gün "peşinde koştuğumuz hülya hakikat
oluyor" dedirten millî bir şahlanış günüdür.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN- Sayın
Terzibaşıoğlu, 1 dakikalık eksüre veriyorum.
Buyurun.
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU
(Devamla)- Teşekkür ediyorum efendim.
Muğla birlikleri, Afyon,
Kütahya ve Dumlupınar'daki birliklerle beraber millî mücadeleye katılmışlardır.
Bugün ebedî uykularını buralarda uyumakta olan Muğlalı 1 444 şehidimiz, büyük
vatan şairimiz Mehmet Âkif Ersoy'a,
"Kim bu cennet
vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı
sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün
varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek, vatanımdan
beni dünyada cüda"
dedirten ruh halinin en
yiğit askerleri arasındadırlar.
Değerli arkadaşlarım,
bugün burada Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında, bu kürsüde özgürce
konuşabilmemizi başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e, onun silah
arkadaşlarına ve onbinlerce kefensiz yatan şehitlerimize borçlu olduğumuzun
bilinci ve idraki içindeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN- Buyurun.
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU
(Devamla)- Değerli arkadaşlarım, sözlerimi, Mehmet Âkif'in dizeleriyle
bitiriyorum:
"Bastığın yerleri
toprak diyerek geçme, tanı!
Düşün, altındaki binlerce
kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun,
incitme yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan
da, bu cennet vatanı."
Hepinizi tekrar saygıya
selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri,
gündemdışı ikinci söz, emeklilerin sorunlarıyla ilgili söz isteyen İstanbul
Milletvekili Berhan Şimşek'e aittir.
Sayın Şimşek, buyurun.
2. -
İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek'in, Emekliler Haftası ve emeklilerin
içerisinde bulundukları ekonomik sorunlar ile alınması gereken tedbirlere
ilişkin gündemdışı konuşması
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul) - Sayın Başkan,
sayın milletvekilleri; emeklilerin sorunları hakkında şahsım adına gündemdışı
söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Mustafa Kemal'in,
askerlik görevinin siyasetle bağdaşmayacağı düşüncesiyle, 30 Haziran 1927'de
askerlik görevinden emekli olması nedeniyle, 30 Haziranı kapsayan hafta,
Emekliler Haftası olarak kutlanıyor.
Emekliler Haftası, bu
sene de emeklilerimizin gün geçtikçe artan sorunları nedeniyle, geçen hafta,
yine buruk kutlandı.
Yaşamı, elleri ve
beyinleriyle kuran işçi, memur ve esnaf emeklilerimiz, yıllarca süren çalışma
hayatında her türlü fedakârlığa katlanarak çalıştıktan sonra, daha iyi ve daha
rahat yaşama düşüncesiyle emekli olmuşlardır. Emeklilik, insan hayatının ikinci
baharı olması gerekirken, ülkemizde, sonbahara, hazana dönmektedir.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; banka kuyruklarında tan yeri ağarmadan beklemeye başlayan ve
kimi zaman, kuyruklarda yaşamını yitiren emeklilerimiz; günün önemli bir
bölümünü halk ekmek kuyruklarında geçiren, ezilen, horlanan, onuru kırılan
emeklilerimiz; sağlık güvencesi olarak kendilerine verilen sağlık karneleriyle,
gittikleri hastanelerde aylar sonrasına randevu alabilen emeklilerimiz; semt
pazarında akşam saatlerinde pazar artıklarını, çöpteki ekmek kırıntılarını
toplayan emeklilerimiz!..
Türkiye'de, şu anda,
işsizlerden sonra en mağdur kesim olan emekliler, maalesef, insan onuruna
yaraşır bir yaşam sürdürmekten uzaktır. Ülkemizde, SSK'da en düşük emekli
aylığı 332 000 000 lira, Bağ-Kurda ise bu rakam 236 000 000 liradır; her iki
rakam da açlık sınırının altındadır. SSK'da en yüksek emekli aylığı 620 000 000
lira, Bağ-Kurda ise 681 000 000 liradır; bu rakamlar da yoksulluk sınırının
altındadır.
Sayıları 7 000 000'u
bulan emeklilerimiz, gerek aldıkları ücret gerekse diğer sosyal olanaklar
bakımından, çağdaş dünya ülkelerinin emeklilerine sağladıkları yaşam
standartlarının çok gerisinde yaşamlarını sürdürüyorlar.
Oysa, sosyal devletin
görevi, yurttaşlarının insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürmesinin
olanaklarını sağlamaktır. Seçilene kadar, halkın yanında olduğunu iddia eden,
seçildikten sonra da imtiyazlıların hükümeti olan bu iktidar tarafından bu
görev yerine getirilmemiştir.
Yoksulluğu yenmek için
bazı projeleri olduğu iddia edilen ve bu konuda mikrokredi gibi uygulamaları
gündeme getirenler, sekiz ay içerisinde, ne emekli sorunlarına ne de
yoksulluğun yenilmesine dair ciddî adımlar atmıştır. Bu çalışmalar, medyanın ve
toplumun gözünü boyamanın ötesine, vitrine konulan malzemeler olmanın ötesine
gitmemiştir. Sadece söylenecek tek söz: Görüntü var, ses yok!
Geçen hükümet döneminde
yürürlüğe giren yasaya göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine her ay TÜFE oranında
zam yapılacaktı. Bu zamlar, maalesef, enflasyon oranının çok gerisinde kaldı.
Mutfaktaki enflasyon ile maaşlardaki enflasyon arasında ciddî farklar oluşmaya
başladı. Çünkü, enflasyon rakamı hesaplanırken, soba, çalı süpürge, hamam
ücreti, oto jantı gibi ürünlerin dikkate alınması nedeniyle, emeklinin
enflasyonu farklı çıkmaktadır. Emekli aylıklarına yapılacak zamları, gerçek
değerleri esas alarak belirlemeliyiz.
Sayın Başbakan, miting
alanlarında, bu maaşların, emeklilerimize, bir çay, bir simit yeseler bile, üç
öğün yetmeyeceğini söylüyordu. Bugün, emekliler, miting alanlarında verilen
sözlerin yerine getirilmesini istiyorlar. İşbaşına geldikten sonra
emeklilerimize 75 ve 100'er milyon sosyal yardım yaptığını şaşaalı bir şekilde
açıklayarak, sanki, bir lütufta bulunuluyormuş gibi bir görüntü verilmiştir.
Ancak, çok geçmeden, bu sosyal yardım zammının, her ay yasa gereği uygulanan
TÜFE oranındaki artışların kaldırılarak yapıldığı ortaya çıkmıştır. Böylece,
sonuçta, yine, mağdur olan emekliler olmuştur. Emeklilere verdiğimiz bu sosyal
yardım zammını ve yine, 8 yıllık eğitime katkı olarak emeklilerin torunlarına
yapacağınız 150 000 000 dolarlık kitap yardımını, emeklilerin çocuklarından
aldığınız 15,7 katrilyonluk ekvergilerle yaptığınızı unutmayın. Bu konuda da
yolsuzlukların, hortumlamaların önünü keserek, kaynak yarattığınızı söylüyorsunuz.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; TÜFE uygulamasının her ayın 1'inde başlaması gerekirken, bu,
uygulanmamış ve emekliler bir kez daha mağdur edilmişlerdir. Bu nedenle,
emeklilerin kaybı, kişi başına yaklaşık 150 000 000-200 000 000 olmak üzere,
toplam 350 trilyondur. Bu uygulamayı emekliler dava konusu yapmış ve
kazanmışlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) -
Şimdi hükümete düşen, bu farkları emeklilere ödemektir. Helikopterlerine
bindiklerinize diyet borcu ödemek için kullandığınız kaynakları,
emeklilerimizin ve halkımızın yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanmak
mecburiyetindesiniz.
Ayrıca, aynı sürede ve
miktarda prim ödedikleri halde, farklı zamanlarda emekli oldukları için çok
düşük miktarlarda emekli aylığı alanlar vardır. Bu haksız ve adaletsiz
uygulamaya son vermek için emeklilerin beklediği intibak yasasını çıkarmak
mecburiyetindeyiz.
Partisinin kongrelerinde,
partisinin adının AK Parti olduğunu defalarca gündeme getiren ve bu partiye AKP
diyenlerin midesine oturduklarını iddia edenlerin, bu uygulamalarıyla,
çözümsüzlükleriyle, asıl emeklilerimizin, çalışanlarımızın, işçilerimizin,
dargelirlilerimizin, yurttaşlarımızın ve bütün Türkiye'nin midesine oturduğu
yadsınmaz bir gerçektir. "AK, AK" diye bağıranlar, önce
"AK" olmayı hak etmelidir.
Hükümetin Ekonomiden
Sorumlu Devlet Bakanı, işlerin iyi gitmesinin göstergesini, kendisinin kilo
alması ve evine daha fazla gitmesi olarak açıklamaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Şimşek,
lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla) -
Sayın Bakan belki kilo almıştır; ama, AKP İktidarının ekonomik politikaları
altında inim inim inleyen kesimler, saatlerce bekledikleri kuyruklarda kilo
vermektedirler.
Ulusal Liderimiz Mustafa
Kemal'in "bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu,
o milletin yaşama kudretinin göstergesidir" sözünden yola çıkarak,
emeklilerimize sahip çıkmalıyız.
Bu koşullar içerisinde
kutlanan haftalar "emeklilerin kutlama haftası" değil,
"emeklilerin ağlama haftası" olsa gerek.
Yüce Meclisi saygıyla
selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum.
Gündemdışı üçüncü söz,
biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki önemiyle ilgili söz
isteyen Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'a aittir.
Sayın Gülyurt, buyurun.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
3. -
Erzurum Milletvekili Muzaffer Gülyurt'un, biyoteknoloji ve genetik biliminin
sağlık alanındaki önemine ve bu alanda yapılması gerekenlere ilişkin gündemdışı
konuşması
MUZAFFER GÜLYURT (Erzurum) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; biyoteknoloji ve genetik biliminin sağlık alanındaki
önemi konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Biyoteknoloji konusu
günümüzde, ne yazık ki, çok bilinmeyen, belki çok fazla da önemsenmeyen; ama,
21 inci Yüzyıla damgasını vuracak olan bir bilim alanıdır; teknolojide de çok
fazla önemsenmektedir.
Biyoteknoloji, biyolojik
sistemleri ve canlı yapıları kullanan teknolojik uygulamalardır. Tarihçe olarak
baktığımız zaman, çok eski yıllara hatta milattan önceki yıllara kadar uzanır;
ancak, bilimsel manada gerçek gelişimi 20 inci Yüzyılda hatta 20 nci Yüzyılın
son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.
Biyoteknoloji,
endüstrinin tüm alanlarına hitap edecek şekilde geniş uygulama alanları
bulmaktadır; ancak, bu uygulama alanlarını, bu kadar geniş olmasına rağmen, biz
böyle bir sınıflamaya tabi tutacak olursak, esas önemli olarak, sağlık
alanında, tarım ve hayvancılık alanında, maden teknolojisinde, metalurji
alanında, doğanın ve doğal kaynakların korunmasıyla ilgili olarak turizm
alanında dahi biyoteknolojik uygulamaların çok önemli olduğunu buradan ifade
etmek istiyorum.
Biyoteknoloji, son çeyrek
yüzyılda genler üzerinde yapılan çalışmalarla son derece önem kazanmış, gen
haritasının çözülmesiyle birçok hastalıkların önlenmesi ve tedavisi sağlanır
olmaya başlanmıştır. Özellikle kalıtımsal hastalıkların tedavisinde ve bu
hastalıkların önlenmesinde biyoteknoloji çok büyük önem arz etmektedir. Kanser,
kalp-damar hastalıkları, şeker, hemofili, hipertansiyon, alzheimer gibi
hastalıklar artık insanların korkulu rüyası olmaktan çıkacaktır.
Ayrıca, sağlık alanında
diagnostikte, yani teşhiste çok önemli şekilde kullanılmaktadır. Bugün dünya
teknolojisine, dünya biyoteknoloji pazarına baktığımız zaman 2000 yılında
sadece 63 milyar dolar teşhis için harcanmıştır; bu rakamın 2010 yılında 160
milyar dolar olacağı ifade edilmektedir. Bizim, yurt içinde ise teşhis alanında
hiçbir üretimimiz bu noktada yoktur ve Türkiye olarak yıllık 1 milyar dolarlık
bir giderimiz söz konusudur. Bunun, komşu ülkelerimizle beraber olduğu
düşünülürse, 5 milyar dolara çıktığını ifade etmek mümkündür.
Gen haritasının
belirlenmesinin, hastalıkların çok erken teşhis edilmesi ve ilaç sanayiinin
gelişmesine bir yön vermesi açısından önemli olduğunu ifade edebiliriz. Ayrıca,
ülkemizde yüzde 20 civarında olan akraba evliliklerinin ve buna bağlı irsî
hastalıkların önlenmesi de biyoteknoloji sayesinde sağlanabilecektir; ekonomik
olarak da ülkeye katkısı son derece fazla olacaktır. Örneğin, talasemi
dediğimiz Akdeniz anemisi için, bir hastada, yıllık 100 milyar lira dolayında
bir masraf yapılmaktadır. Ülkemizin, bu noktadaki yurtdışına ödemeleri
katrilyonları bulmaktadır.
Gen tedavisi, bugün,
artık, tıpta çok popüler bir seviyeye gelmiştir. Potansiyel tedavi
yöntemlerinin en son noktası olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, bunun,
stratejik önemi de vardır. Gen haritasının çözülmesiyle, savaşlarda kullanılabilecek
mikrobiyolojik silahlar daha da önem kazanacaktır. Biyolojik terör ve biyolojik
teröre karşı koruyucu önlemler, ancak bu şekilde alınabilecektir. Belirli bir
gen yapısına hazırlanan mikrobiyolojik silahlar, o gen yapısına sahip insanlara
daha fazla zarar verecektir. Onun için, önümüzdeki yüzyılda, stratejik açıdan
ülkelerin korunması, güvenliği açısından biyoteknoloji son derece önem arz
etmektedir.
Sonuç olarak şunları
ifade edebilirim: Bilgi ve teknoloji çağına girerken, Türkiye, önemli bir
seçimle karşı karşıyadır. Ülkemiz bir şeye karar vermek durumundadır;
geleneksel ekonomik yapıyı sürdürmek ve bunun yanında, yüksek teknolojiye ve
işgücüne dayalı yeni ekonomik yapıyı oluşturmak mecburiyetindeyiz.
Tüm endüstri alanında
olduğu gibi, özellikle sağlık alanında farmakogenomik çalışmalar yaparak
geliştirilen ilaçlardan Türk toplumunun faydalanması sağlanmalıdır. Bugün,
yurtdışında, bu manada üretilen ilaçların ithalatına yaparak yurtiçine
getiriyoruz; ama, bu ilaçlar, oradaki insanların gen yapısına göre hazırlandığı
için ...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN -Buyurun Sayın
Gülyurt.
MUZAFFER GÜLYURT
(Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
... bizim ülkemiz
insanına hiçbir tedavi edici etkisi olmayacaktır. O bakımdan, bu tür
farmakogenomik çalışmalar mutlaka yapılmalıdır.
Ayrıca, akademisyenlerin
Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi gerekir. Bugün ülkemizde bu alanda çok
değerli bilim adamları vardır; bunların "TÜBA" dediğimiz, Türkiye
Bilimler Akademisi tarafından desteklendiğini biliyoruz; ama, bunun yeterli
olmadığını da buradan ifade etmek istiyorum.
Ayrıca, Sağlık
Bakanlığımızın önderliğinde genetik taramalar mutlaka başlatılmalıdır. Üretimin
teşvik edilmesi, bu teknolojinin ülkemize geciktirilmeden bir an önce
getirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Böylece, sağlıklı bir toplum ve
sağlıklı nesillerin oluşumu gerçekleşecek ve ülke ekonomisinde çok büyük
gelişim hamleleri yaşanacaktır.
Biyoteknolojiyle
yapılacak olan endüstriyel gelişim, son derece maliyeti düşük, ama, geliri çok
olan şeylerdir; yani, bir yerde, yükte hafif, pahada ağır olan işlerdir.
Mutlaka ülkemiz buna önem vermek durumundadır.
BAŞKAN - Sayın Hocam, lütfen konuşmanızı
tamamlar mısınız...
MUZAFFER GÜLYURT
(Devamla) - Cümlemi hemen tamamlıyorum.
Bu, 21 inci Yüzyılın
teknolojisidir. Bugün ülkemizde ne yazık ki, bu konuya gerekli önem
verilmemekte ve endüstri bu noktada geliştirilmemektedir. Biz, inşallah, ümit
ediyorum, AK Parti iktidarında, bunun önünü açacağız ve ülkemizin, 21 inci
Yüzyılın biyoteknoloji yönünden gelişmiş bir ülkesi olmasını sağlayacağız.
Ben, bu duygularla,
hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Gülyurt,
teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri,
Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.
Sayın milletvekilleri,
çalışma süremizin uzun olması münasebetiyle kâtip üyemizin sunumunu oturduğu
yerden yapmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Kabul edilmiştir.
Teşekkür ederim.
Bir Meclis soruşturması
önergesi vardır, okutuyorum:
B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclİs SoruşturmasI ve Meclİs AraştIrmasI
Önergelerİ
1. - Mersin
Milletvekili Mustafa Özyürek ve 77 milletvekilinin, Ankara Büyükşehir
Belediyesinin plansız ve programsız projelerle kaynak israfına yol açmasına göz
yumduğu ve gerekli önlemleri almayarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin
önergesi (9/1)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Yerel seçimlerin
yaklaştığı bir dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının, Belediyenin,
dolayısıyla da devletin kaynaklarını plansız programsız projelerle israf
ederek, milyonlarca doları heba etmiştir. İçişleri Bakanı, Anayasanın 112 nci
maddesinin kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirmeyerek ve bu hususlarla
ilgili tedbirleri almayarak görevini kötüye kullanmıştır. Bu eylemleri Türk
Ceza Kanununun 228, 230 ve 240 ncı maddelerine uyduğundan, İçişleri Bakanı
Abdülkadir Aksu hakkında, Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci maddeleri
uyarınca Meclis soruşturması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif
ederiz. 1.7.2003
|
1- Mustafa Özyürek |
(Mersin) |
|
2- Oğuz Oyan |
(İzmir) |
|
3- Haluk Koç |
(Samsun) |
|
4- Zekeriya Akıncı |
(Ankara) |
|
5- Mehmet Tomanbay |
(Ankara) |
|
6- İsmail Değerli |
(Ankara) |
|
7- Bayram Ali Meral |
(Ankara) |
|
8- A.İsmet Çanakçı |
(Ankara) |
|
9- İzzet Çetin |
(Kocaeli) |
|
10- Abdulkadir Ateş |
(Gaziantep) |
|
11- Ali Rıza Gülçiçek |
(İstanbul) |
|
12- Sedat Pekel |
(Balıkesir) |
|
13- Ahmet Yılmazkaya |
(Gaziantep) |
|
14- Nadir Saraç |
(Zonguldak) |
|
15- Ömer Zülfü Livaneli |
(İstanbul) |
|
16- V.Haşim Oral |
(Denizli) |
|
17- Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu |
(Ankara) |
|
18- Mustafa Yılmaz |
(Gaziantep) |
|
19- Mehmet Boztaş |
(Aydın) |
|
20- Ali Oksal |
(Mersin) |
|
21- Ramazan Kerim Özkan |
(Burdur) |
|
22- Hüseyin Ekmekçioğlu |
(Antalya) |
|
23- Ali Rıza Bodur |
(İzmir) |
|
24- Osman Özcan |
(Antalya) |
|
25- Bülent Baratalı |
(İzmir) |
|
26- Yakup Kepenek |
(Ankara) |
|
27- Emin Koç |
(Yozgat) |
|
28- Halil Tiryaki |
(Kırıkkale) |
|
29- Vezir Akdemir |
(İzmir) |
|
30- Muharrem Eskiyapan |
(Kayseri) |
|
31- Yücel Artantaş |
(Iğdır) |
|
32- Ahmet Küçük |
(Çanakkale) |
|
33- Ali Cumhur Yaka |
(Muğla) |
|
34- Mustafa Sayar |
(Amasya) |
|
35- Tuncay Ercenk |
(Antalya) |
|
36- Tacidar Seyhan |
(Adana) |
|
37- Nurettin Sözen |
(Sıvas) |
|
38- Uğur Aksöz |
(Adana) |
|
39- Hüseyin Özcan |
(Mersin) |
|
40- Ali Topuz |
(İstanbul) |
|
41- Birgen Keleş |
(İstanbul) |
|
42- Gürol Ergin |
(Muğla) |
|
43- Mehmet Nuri Saygun |
(Tekirdağ) |
|
44- Mehmet Mesut Özakcan |
(Aydın) |
|
45- Engin Altay |
(Sinop) |
|
46- Hakkı Akalın |
(İzmir) |
|
47- Fuat Çay |
(Hatay) |
|
48- Orhan Eraslan |
(Niğde) |
|
49- Erdal Karademir |
(İzmir) |
|
50- Erdoğan Kaplan |
(Tekirdağ) |
|
51- İlyas Sezai Önder |
(Samsun) |
|
52- Halil Akyüz |
(İstanbul) |
|
53- Özlem Çerçioğlu |
(Aydın) |
|
54- Sıdıka Sarıbekir |
(İstanbul) |
|
55- Feramus Şahin |
(Tokat) |
|
56- Nezir Büyükcengiz |