DÖNEM
: 22 CİLT : 19 YASAMA YILI : 1
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
99 uncu Birleşim
26 . 6 . 2003
Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- Isparta Milletvekili Mevlüt
Coşkuner'in, Isparta İli ile bazı ilçe ve köylerinde meydana gelen sel
felaketinin neden olduğu hasara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin
gündemdışı konuşması
2.- Niğde Milletvekili Mahmut Uğur
Çetin'in, Nusret Mayın Gemisinin müze haline getirilmesi için yapılan
çalışmalar ile Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele
Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güldal Akşit'in cevabı
3.- Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar'ın,
Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan Konaktepe I ve II hidroelektrik
santrallarının doğa, kültür ve ekolojik dengeye yapabileceği olumsuz etkilere,
elektrik üretimi için bölgede oluşturulabilecek alternatif çarelere ilişkin
gündemdışı konuşması
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Uluslararası Bağ ve Şarap
Örgütünün Kuruluşuyla İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısının (1/363) geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi
(3/321)
2.- Kocaeli Milletvekili Nihat
Ergün'ün, KİT Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/75)
3.- Bazı milletvekillerine, belirtilen
sebep ve sürelerle izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/322)
C)
GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.- Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan
ve 33 milletvekilinin, Mersin İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/114)
2.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt
Aslanoğlu ve 25 milletvekilinin, Tekel'in özelleştirilmesinin sigara sektöründe
ortaya çıkaracağı sorunların araştırılması amacıyla Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/115)
IV.-
KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri
ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun
Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)
2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu
(1/523) (S. Sayısı : 152)
3.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı
Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim,
Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/605) (S.
Sayısı : 179)
4.- Gümrük Kanununda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/549)
(S. Sayısı : 182)
5.- Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs
Malî Mesuliyet Sigortasının Ticarî Olarak Temin Edilemeyen Kısmının Devlet
Garantisi ile Karşılanması Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar,
Ulaştırma ve Turizm ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/585) (S. Sayısı :153)
6.- Eski Yugoslavya'da İşlenen Bazı
Suçların Kovuşturulması Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri ve Adalet
Komisyonları raporları (1/396) (S. Sayısı : 122)
7.- 11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan
Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Avrupa Sözleşmesine Ölüm Cezasının
Kaldırılmasına Dair Ek 6 Nolu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu
Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporu (1/607) (S. Sayısı : 184)
8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Hırvatistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve
Dışişleri Komisyonları raporları (1/448) (S. Sayısı : 103)
V.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A)
YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İstanbul Milletvekili Ali Rıza
Gülçiçek'in, Hacıbektaş Müzesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı
Erkan Mumcu'nun cevabı (7/522)
2.- Tokat Milletvekili Orhan Ziya
Diren'in, teşvikler konusunda hazırlanan kanun taslağına ilişkin Başbakandan
sorusu ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cevabı (7/529)
3.- İstanbul Milletvekili Emin
Şirin'in,
Demirbank'ın TMSF'na devrine ve
ekonomik krizdeki para politikasına,
BDDK'nın bazı bankalarla ilgili
kararlarına,
İş Doğan Holding'in bankalara olan
kredi borçlarına,
İş Bankası ve Doğan Holding'in
bankalardan kullandığı kredilere,
TMSF'na devredilen Etibank AŞ'ye ve
Sabah Grubuna,
İlişkin soruları ve Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı (7/573, 574, 575, 578, 579)
4.- Antalya Milletvekili Mevlüt
Çavuşoğlu'nun, bir şahsın Emlak Bankasındaki miras hesabına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cevabı (7/598)
5.- Tekirdağ Milletvekili Enis
Tütüncü'nün, Tekirdağ-Hayrabolu'daki tarihi köprüye ilişkin sorusu ve Kültür ve
Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/639)
6.- İzmir Milletvekili Muharrem
Toprak'ın, bir kan bağışı kampanyasının sonuçlarına ilişkin Başbakandan sorusu
ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/643)
7.- Tekirdağ Milletvekili Enis
Tütüncü'nün, Tekirdağ'daki kültür merkezi projelerine ilişkin sorusu ve Kültür
ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/684)
8.- Manisa Milletvekili Nuri
Çilingir'in, belediyelerdeki imarla ilgili teknik personele ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/697)
9.- Antalya Milletvekili Osman
Özcan'ın, muhtarlar ve köy ihtiyar heyeti üyelerinin özlük haklarına ilişkin
sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/699)
10.- İstanbul Milletvekili Ahmet
Güryüz Ketenci'nin, akaryakıt fiyatlarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/708)
11.- Adana Milletvekili Atillâ
Başoğlu'nun, Kürkçüler Köyündeki doğalgaz tesislerine araç giriş-çıkışlarına
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı
(7/713)
12.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın,
Eti Alüminyum Tesislerinin Özelleştirme İdaresine devredilip devredilmeyeceğine
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı
(7/715)
13.- Konya Milletvekili Atilla
Kart'ın, bir gazetede çıkan atamalarla ilgili habere ilişkin Başbakandan sorusu
ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/728)
14.- Konya Milletvekili Atilla
Kart'ın, Cihanbeyli-Yeniceoba'daki bazı besicilerin alacaklarına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı (7/753)
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te
açılarak üç oturum yaptı.
İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü, İller
Bankasının kuruluşunun 58 inci yıldönümüne,
Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan,
Uyuşturucuyla Mücadele Günü münasebetiyle uyuşturucu tehlikesine ve alınması
gereken tedbirlere,
İlişkin gündemdışı birer konuşma
yaptılar.
Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün,
Posof-Türközü gümrük kapısının sınır ticaretine kapatılmasının bölge
ekonomisinde yaratacağı olumsuz etkilere ve alınması gereken tedbirlere ilişkin
gündemdışı konuşmasına, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım cevap verdi.
Avrupa-Akdeniz Forumu çerçevesinde
oluşturulan çalışma grubu toplantılarına, Türkiye Büyük Millet Meclisini
temsilen katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun
bilgisine sunuldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Murat Başesgioğlu'nun Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 91 inci Genel
Kuruluna katılmak üzere İsviçre'ye yaptığı resmî ziyarete iştirak etmesi uygun
görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1
Temmuz 2003 tarihinde tatile girmemesine ve çalışmalara devam edilmesine
ilişkin Danışma Kurulu önerisi,
Kabul edildi.
Gündemin, "Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Ticaret
Gemilerinde Çalışan Kaptanlar ve Gemi Zabitlerinin Meslekî Yeterliliklerinin
Asgarî İcaplarına İlişkin 53 Sayılı (1/496) (S. Sayısı: 163),
2
nci sırasında bulunan, Mürettebatın Gemide Barınmasına İlişkin 92 Sayılı
(1/499) (S. Sayısı: 166),
3 üncü sırasında bulunan,
Gemiadamlarının Sağlık Muayenesine İlişkin 73 Sayılı (1/500) (S. Sayısı : 167),
Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben yapılan
açıkoylamalardan sonra, kabul edilip kanunlaştıkları,
4 üncü sırasında bulunan ve
görüşmelerine bir süre devam olunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun
Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146) 55 inci maddesine kadar kabul edildiği,
İçtüzüğün 88 inci maddesine göre, istemi üzerine 55 ve 56 ncı maddelerinin bir
defaya mahsus olmak üzere Komisyona geri verildiği,
Açıklandı.
5 inci sırasında bulunan, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523)
(S. Sayısı: 152) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı; maddelerine geçilmesi
sırasında istem üzerine elektronik cihazla yapılan yoklamalar sonucunda Genel
Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından;
26 Haziran 2003
Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 21.56'da son verildi. Yılmaz Ateş
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
|
Mehmet Danış |
|
Suat Kılıç |
|
|
Çanakkale
|
|
Samsun |
|
|
Kâtip
Üye |
|
Kâtip
Üye |
No. : 139
II. - GELEN KÂĞITLAR
26.6.2003 PERŞEMBE
Tasarı
1.- Yargıtay Kanununda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun Tasarısı (1/627) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :
24.6.2003)
Teklifler
1.- İzmir
Milletvekili Ahmet Ersin'in; 1479 Sayılı
BAĞ-KUR Yasasının Ek-20. Maddesinin 1. Fıkrasında Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi (2/151) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve
Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.6.2003)
2.- İzmir
Milletvekilleri Bülent Baratalı ve Türkan Miçooğulları'nın ; Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi (2/152) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi :
11.6.2003)
3.- Artvin
Milletvekili Orhan Yıldız ve Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in; 09.07.1945
Tarih ve 4785 Sayılı Kanuna Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci
Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanun Teklifi (2/153) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Anayasa ve Adalet
Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.6.2003)
4.- Adana
Milletvekili Atilla Başoğlu'nun; Orman Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Teklifi (2/154) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Adalet Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi : 13.6.2003)
5.- Ordu Milletvekili
Eyüp Fatsa'nın; Türk Ceza Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun
Teklifi (2/155) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2003)
Raporlar
1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Uluslararası Göç Örgütü Arasında Örgütün Türkiye'deki Hukuksal durumu,
Ayrıcalıkları ve Dokunulmazlıkları Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/376) (S.
Sayısı : 187) (Dağıtma tarihi : 26.6.2003) (GÜNDEME)
2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cezayir
Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki
ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/405) (S. Sayısı : 189) (Dağıtma
tarihi : 26.6.2003) (GÜNDEME)
3.- Türkiye Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı
Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve
Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/529) (S.
Sayısı : 197) (Dağıtma tarihi : 26.6.2003) (GÜNDEME)
Yazılı Soru Önergeleri
1.- İstanbul
Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait
mevduatların Vakıfbank off-shore hesabına aktarılıp aktarılmadığına ilişkin
Devlet Bakanından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/872) (Başkanlığa geliş
tarihi : 24.6.2003)
2.- İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, İstanbul-Pendik-Ballıca Köyündeki bir Hazine
arazisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/873)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2003)
Meclis Araştırması Önergeleri
1.- Mersin
Milletvekili Hüseyin Özcan ve 33 Milletvekilinin, Mersin İlinin ekonomik ve
sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci
maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/114)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2003)
2.- Malatya
Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 25 Milletvekilinin, TEKEL'in
özelleştirilmesinin sigara sektöründe ortaya çıkaracağı sorunların
araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/115)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
26 Haziran 2003 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili Yılmaz ATEŞ
KÂTİP ÜYELER : Suat KILIÇ (Samsun), Mehmet DANİŞ
(Çanakkale)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 99 uncu Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı
vardır; çalışmalarımıza başlıyoruz.
Gündeme geçmeden
önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz,
Isparta'da meydana gelen sel felaketiyle ilgili söz isteyen Isparta
Milletvekili Sayın Mevlüt Coşkuner'e aittir.
Buyurun Sayın
Coşkuner. (CHP sıralarından alkışlar)
III.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.-
Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Isparta İli ile bazı ilçe ve
köylerinde meydana gelen sel felaketinin neden olduğu hasara ve alınması
gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
MEVLÜT COŞKUNER
(Isparta) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Meclisin kürsüsünü üzücü
bir olay nedeniyle kullanıyorum. Oysa, günlüm isterdi ki, Isparta'nın halısını,
gülünü, elmasını anlatayım; çünkü, gülü, bugün, ülkenin en güzel gülü olmasına
rağmen, gül üreticisi sıkıntı içerisindedir. Bunun ötesinde, elması da,
bölgenin en iyi elması olmasına rağmen, üreticisi ne teşvik kredisi alır ne de
pazar bulur. Bugün, bana, Isparta'da yaşadığımız sel felaketini anlatmak düştü;
bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli dostlarım,
17-20 Haziran tarihleri arasında Isparta'nın üç yerinde sel felaketi yaşadık.
Bu sel felaketlerini, Konya Yolu üzerinde Gelendost'un Madenli Köyünde, yine
Konya Yolu üzerinde Isparta'ya 100 kilometre uzaklıkta olan Bahtiyar Köyünde ve
Isparta'nın merkezinde Gülistan Mahallesinde yaşadık.
Bunun ötesinde, aynı
günlerde Gümüşgün'de ve Şarkikaraağaç'ın Aslandoğmuş Köyünde, yıldırım çarpması
sonucunda 2 vatandaşımızı kaybettik. Elbette ki, Bahtiyar Köyündeki sel
felaketinin boyutları farklı olduğu için, onu anlatmaya çıktım; ama, burada,
sel felaketi nedeniyle Bahtiyar Köyünde kaybettiğimiz 2 vatandaşımıza ve
yıldırım çarpması sonucu kaybettiğimiz 2 vatandaşımıza Allah'tan rahmet,
kalanlara sabır diliyorum ve köylülerimize de, gerçekten, o kötü günde
gösterdikleri yardımdan dolayı teşekkür ediyorum.
Değerli dostlarım,
Madenli Köyü konusunu şöyle kapatmak istiyorum: Madenli Köyündeki afette, 15-20
ev sel altında kalmıştır; ama, can kaybımız yoktur. Gördüğüm kadarıyla, her yer
sivrisinekle dolmuş; oraya, sıtma ve benzeri hastalıkların gelmesi endişesini
yaşamaktayız; bunu, buradan Isparta'daki yetkililere hatırlatmak isterim.
Bahtiyar Köyündeki bu
elim olay, gerçekten, bize ve halkımıza üzüntülü günler yaşattı. Burada 2
vatandaşımızı kaybettik; keşke, onları kaybetmeseydik. Onları geri getirmek
mümkün değil; ama, öbür taraftan ben, şunu çok rahatlıkla söylüyorum: Bahtiyar
Köyünde yaşanan sel afeti dolayısıyla devleti orada gördüm. O nedenle, ben,
Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mumcu'ya, Sayın Valiye, Devlet Su İşleri
Müdürüne ve müdür yardımcılarına, Karayollarına, belediye başkanlarımıza ve
daire amirlerimize, muhtarlarımıza, buradan, sizlerin adına da teşekkür
ediyorum; gerçekten, özlediğimiz tabloyu orada gördük. Bütün kurum ve
kuruluşlar, araçlar gereçler, o yarayı sarmak için herkes seferber oldu.
Dilerim ki, orada kaybettiğimiz vatandaşlarımızın kalanlarının yaralarının
sa-rılması ve onun da ötesinde, o köyümüzün mağduriyetinin giderilmesi için,
aynı duyarlılığı gösteririz diyorum.
Değerli dostlarım,
Isparta Yalvaç Bahtiyar Köyünde, 17.6.2003 günü saat 15.16 sularında
"Yukarı Havza" diye adlandırılan yerde yağan mevziî sağanak şeklindeki
yağmurun, Yukarı Havzanın eğiminin yüksek, toprak yapısının erozyona müsait ve
bitki örtüsü bakımından zayıf olması nedeniyle, ani akışa geçmesi sonucu,
taşkın meydana gelmiştir. Gelen sel ve heyelan sonucu, Ayşe İnci ile Ahmet
Akkuş adlı 2 yurttaşımızı kaybetmişizdir. Konuşmamın başında da söylediğim
gibi, kendilerine Allah'tan rahmet, kalanlara sabır diliyorum.
Köyümüz, yerleşim
alanı olarak Cevizler ve Karanlık Dereleri yatakları arasında olup, engebeli
bir arazi yapısına sahiptir; iskân alanı ise, adı geçen iki derenin
arasındadır; yani, köy her zaman tehlike altındadır.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın
Coşkuner, konuşmanızı tamamlar mısınız.
Buyurun.
MEVLÜT COŞKUNER
(Devamla) - Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğünce, köyün, Sorgun ve Cevizler
Dereleri taşkınlarından korunması için 1996 yılında etüt edilmiş ve hazırlanan
rapor onaylanmıştır. Raporda, derelerin yukarı havzasında 40 adet ıslah sekisi,
6 adet bent ve 1,5 kilometre uzunluğunda yeni yol yapılmasına karar
verilmiştir. Daha sonra, 2002 yılında 1 adet bent, 2 adet ıslah sekisi
yapılmıştır; 2003 yılında ödenek yetersizliği nedeniyle ihale edilememiştir.
Dere ıslahının tamamen yapılamamış olması nedeniyle, taşkınlar sırasında
gelebilecek suyun enerjisi kırılamamıştır. Bunu da çok açık ve net gördük.
Yukarıdan gelen taşlar ve yıllanmış ağaçlar öyle bir baskı yapmıştır ki,
buradaki bendi patlatıp, 11 tane evimizin yıkılmasına, 2 vatandaşımızın
ölmesine, bunun ötesinde de köyümüzde bir sürü büyükbaş hayvanın telefine neden
olmuştur.
Değerli dostlarım,
devleti gördüm orada dedim, mutluluğumu bildirdim. Vaktimiz dar olduğu için,
ben, konunun tümünü anlatma şansını bulamayacağımdan, hepinizin bilmesi gereken
Bahtiyar Köyünün isteklerini Yüce Meclise iletiyorum. Elimde de teknik rapor
vardır; bu rapor Sayın Bakana ve diğer milletvekillerimize ulaşmıştır, ben de,
raporu Sayın Genel Başkanıma ileteceğim.
Yalvaç İlçesi
Bahtiyar Köyünün acil sorunları: Köyümüzün acilen afet bölgesi ilan edilmesi,
köyümüzde hasar gören ailelere acil yardım yapılması için elimizden gelenin
yapılması, köyümüzde dere kenarındaki ve sele maruz kalan evlerin başka
yerlerde iskân edilmesi, köyümüz ilköğretim okulunun yerinin değiştirilerek,
başka bir alana nakledilerek inşa edilmesi, köyümüzdeki trafonun yetersiz
olduğundan, güçlendirilmesi, tarımsal alanda yararlanmak amacıyla yeni elektrik
hattı çekilmesi, dere yataklarının yeniden ıslah edilmesi, bozulan kanalizasyon
şebekesinin onarılması, olmayan mahallelere ek yapılması, bozulan içmesuyu şebekesinin
onarılması, Yalvaç-Bahtiyar yolunun asfaltlanması ve sağlıkevine ebe, hemşire
gönderilmesi dilekleri vardır.
Yüce Meclisimizin
buna dikkatini çekmek istiyorum ve beni dinlediğiniz için, tekrar, Yüce Meclisi
bu duygu ve düşüncelerle saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür
ederim Sayın Coşkuner.
Biz de, sel
felaketinde zarara uğrayan vatandaşlarımıza ve bütün Ispartalılara geçmiş olsun
dileklerimizi ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Meclisimize sunduğunuz
isteklere de, Meclisimiz adına hükümetin gerekli duyarlılığı göstereceğine
inanıyorum.
Gündemdışı ikinci
söz, Nusret Mayın Gemisi ve tarihe karşı olan sorumluluğumuz konusunda söz
isteyen, Niğde Milletvekili Sayın Mahmut Uğur Çetin'e aittir.
Buyurun Sayın Çetin.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
2.-
Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin'in, Nusret Mayın Gemisinin müze haline
getirilmesi için yapılan çalışmalar ile Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve
Kaçakçılığıyla Mücadele Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı
Güldal Akşit'in cevabı
MAHMUT UĞUR ÇETİN
(Niğde)- Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Nusret Mayın Gemisi
ve tarihe karşı sorumluluğumuz hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu
vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben, aslında, gündeme
getirmekle, artık, pek fazla bir şey ifade etmeyeceğini, şu an itibariyle belki
çok şeyi değiştirmeyeceğini bildiğim, ancak, hiç olmazsa, burada yapacağımız
kısa süreli de olsa özeleştiri ve kendi kendimizi sorgulama ve yargılamanın
-belki, gelecekte, millet olarak yapılabilecek bu türlü hata, yanlış,
ihmalkârlık ve vefasızlık eğilimlerini engelleme ve önüne geçilmesi açısından-
önemli olduğunu konuşmamın başında belirtmek istiyorum. Daha kısa bir süre
öncesine kadar Mersin Limanında paslar içerisinde terk edilmiş gerçek bir
vefasızlık örneği, Türk Milletinin kurtuluşuna imzasını atan, Çanakkale'yi
geçilmez yapan Nusret Mayın Gemisinden bahsetmek istiyorum.
Bir dünya devi olma
yolunda andiçmiş, modern, çağdaş, laik ve güçlü Türkiye'nin temellerini
Boğaz'ın derinliklerine bırakmış olduğu mayınlarla atmış, gerçekten, şu anki
büyük, laik ve güçlü Türkiye'nin oluşumunda tarihî bir rol oynamış; ancak, ona
karşı düşmanın bile yapamadığını vefasızlığın yaptığını belirterek sözlerime
devam etmek istiyorum.
Çanakkale Boğazına
ayırdığımız küçük, savaş ve yardımcı gemilerimizden biri Nusret Mayın Gemisi
idi. Bu ufak tekne, savaşmak için değil engel kurmak için yapılmıştı. Denize
mayın, yani torpil dökerdi. İskelelerden aldığı mayınları halı işlermiş gibi
denizin belirli yerlerine dizerdi. Gemide bir avuç insan vardı. Birbirlerine
bağlılıkları ve tutkunlukları o kadar candan idi ki, et ile kemik gibiydiler.
Hepsi tek bir bedendi sanki. Bu bedenin başı, Yüzbaşı Hakkı idi.
Bu kahraman gemi, yaz
kış demeden aylarca çalıştı, birçok mayın dizisi kurdu, kaç tanesinin de
düşmanca ayıklandığını ve toplanıp götürüldüğünü gördü. Çok emekleri boşa
gitmiş oldu. Yılmadı, uyguladığı her oyunu bozulmuş bir pehlivan gibi Yaradana
sığınıp bir oyun daha etti; Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart gecesiyle 9 Martın ilk
saatlerinde karanlıkları deldi, denizin dalgalarını yardı, düşman mayın arama
gemileri arasından görünmeden ve korkmadan sızdı. Bu, bir serüvendi. Taşıdığı
26 mayını gizlice karanlık limana yerleştirdi. Yaptığı işin düşmana ne kadar
pahalıya oturacağını oranlamadan, hesaplamadan, dönüp gitti. Ertesi günler,
düşman, mayın arama çabasını sürdürdü; karanlık limanı daha önceden taramış ve
bulduğu mayınları ayıklamıştı; artık, buralardan korkusu yoktu; bu yüzden,
karanlık limanı üstünkörü geçti. Bu 26 mayının, pusuya sinmiş birer cüce dev
gibi, günlerce, yani on gün beklediğinden haberleri yoktu; ama, düşmana
verdireceği kayıplarla 18 Mart Deniz Zaferinin başlıca etmeni oldu ve Nusret
Mayın Gemisi, boyundan posundan çok büyük işler görmüş olacaktı. Bugün, bir
mayın arama gemimiz, bu başarıyı dillerde dolaştırmak için, Yüzbaşı Hakkı'nın
adını taşıyor.
Düşmanlarımızın
mağlubiyetiyle neticelenen, Türkün kahramanlık ve fedakârlığını bir daha cihana
ispat eden bu tarihî olaya burada değinmemiz, mayınlarımızın oynadığı büyük rol
dolayısıyladır. Bu mayınlar, Nusret Mayın Gemisinin, 8 Mart 1915 sabahı puslu
ve yağışlı bir havada düşman kontrolü altındaki Erenköy Koyuna döktüğü hatta
aittir. Düşman donanmasına bu ağır sürprizi hazırlayan 360 tonluk küçük,
mütevazı bir tekne olan Nusret'in komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey,
yardımcısı Üsteğmen Salim Beydi. Müttefik filonun 3 zırhlı kaybetmesi ve 1
muharebe kruvazörünün ağır hasara uğraması, bu mayınların eseridir. Nihayet,
Çanakkale seferinin teşvikçisi ve koruyucusu olan Churchill de şöyle diyor:
"1915 yılında, bütün Avrupa'da milyonlarca insanın hayatı ortaya konmuş,
büyük taarruzlar yapılmakta, 4 000 - 5 000 harp gemisi denizlerde
dolaşmaktaydı; fakat, bunlardan hiçbiri, Nusret'in döktüğü mayınlar kadar,
harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı
gösterememiştir."
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun;
konuşmanızı tamamlayın.
MAHMUT UĞUR ÇETİN
(Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Nusret Mayın Gemisi,
bir destanın fitilini ateşlemiş kahramanlığın simgesidir. Peki, şimdi, bir
milletin uyanışına öncülük eden, Çanakkale'yi geçilmez yapan bu gemi nerede,
nasıl bir haldeydi? O, bu millet için üzerine düşeni yaptı, ya biz; maalesef,
hayır. Çanakkale'yi geçilmez kılan Nusret Mayın Gemisi, yıllardır, Mersin'de,
terk edilmişliği yaşıyordu. Cumhuriyetin temelleri belki onun sayesinde atıldı;
ama, cumhuriyetin çocukları, bugünlerini borçlu oldukları Nusret'i sahipsiz
bıraktı; unutuldu, çürümeye terk edildi. Oysa, cumhuriyetin ilk yıllarında,
1926'da, Gölcük Tersanesinde baştan aşağıya tamir edilmişti.
Kurtuluşun yadigârına
ilk ayıp 1939 yılında yapıldı ve savaşçı bir kahramanın, kendisi gibi, adı da
değiştirildi. Nusret, artık, bir mayın gemisi değil, dalgıç gemisiydi. Yapılan
hata, ancak dört yıl sonra fark edildi. 1943 yılında, kahramanlık sembolü
gemiye, eski adı Nusret verildi, itibarı iade edildi, müze haline getirildi;
ama, tarihten gelen savaşçı, onbeş yıl hak ettiği yerlerde durabildi.
1958 yılı Nusret'e
ihanetin başlangıcı oldu; çünkü, şanlı geçmişimizin en yakın tanığı, üç beş
kuruşa bir işadamına satıldı. Daha da acısı, koskoca Nusret, artık, bir kum
kosteri olmuştu; eski halinden eser kalmamıştı. Bir milletin bağımsızlığını
borçlu olduğu cengaveri böyle ödüllendirilmişti. Nusret, yıllarca kum taşıdı,
ta ki, motorları susup, iş göremez hale gelene kadar.
BAŞKAN - Sözlerinizi
toparlar mısınız.
MAHMUT UĞUR ÇETİN
(Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.
2002 yılının sonuna
kadar Mersin Limanında tanınmayacak halde çürümeye terk edilmiş, dengesini
kaybetmemesi için bir gemiyle sıkıştırılmış, artık, pas tutmuş, yüzeyinde
geminin adı bile okunmuyordu. Koca Nusret Mayın Gemisi, adsız sansız, harap,
sahipsiz kalmış, tarih yazan bir kahraman, tarih kitaplarındaki anılarda
kalmıştı.
Gerçekten, sevinecek
bir duyum aldım. Bunca vefasızlığa ve bunca vurdumduymazlığa rağmen, yine,
Nusret'in temellerinin atılmasında rolü olan cumhuriyetin bir değerli evladı,
Tarsus Belediye Başkanı, bu vurdumduymazlığa yüreğini koymuş, tarihî gemiyi
satın alıp, aslına uygun bir tadilattan sonra, müze haline dönüştürmek için şu
an büyük gayret içerisinde. Gayretlerinden dolayı kendisini gerçekten
kutluyorum; ancak, yetkililere sesleniyorum; Mersin Müzesinde bulunan birkaç
orijinal Nusret parçası ve İstanbul Deniz Müzesinde bulunan ışıldak, musrap
yazıları, flama, dümen, telgraf ve pusula gibi orijinal Nusret parçalarının da
monte edilip, Nusret'in tekrar, ait olduğu yere, Çanakkale'ye götürülmesi gerekir
diye düşünüyorum; fakat, burada unutulmaması gereken bir noktaya da
dikkatlerinizi çekiyorum: Bu vefasızlığa karşı yüreğini ortaya koyarak,
tarihimize ve geçmişimize olan yükümlülüğümüzü Yüce Türk Milleti adına yerine
getirmenin onur ve gururunu taşıyan Tarsusumuza ve değerli Belediye Başkanımıza
şükranlarımı sunuyorum. Burada önemli olan, Tarsusumuza da kalsa, ait olduğu
yere, Çanakkale'ye de götürülse, hiç olmazsa bundan sonra, hem geçmişimize hem
tarihimize hem kültürümüze yapılabilecek vefasızlıklarda bir ibret vesilesi
olarak Nusret'e bakar, kendimize çekidüzen veririz diyorum.
Sayın Başkanım,
değerli milletvekilleri; sözlerimi tamamlamadan önce, bugünün, Uluslararası
Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü olması vesilesiyle, bu
konuya da kısaca değinmek istiyorum. Sağlıklı toplumun ilk şartı, sağlıklı
nesiller yetiştirmektir. Oysa, ülkemizde uyuşturucu kullanımının artış
gösterdiği ve kullanmaya başlama yaşının düştüğü, basın ve yayın organlarına
yansıyan haberlerde yer almaktadır. Özellikle büyük şehirlerimizde tiner, bali
ve bunun gibi maddeleri koklayan ve toplumsal bir sorun oluşturmaya başlayan
sokak çocuklarıyla ilgili haberleri, içimiz burkularak seyrediyoruz. Diğer
taraftan, uyuşturucu madde satıcılarının, özellikle geleceğimizin teminatı olan
okul çağındaki gençlerimizi de hedef aldığı ve bu kişilerin okullarımıza kadar
girdiği haberlerini, yine, irkilerek basın organlarından okuyoruz.
Bilindiği gibi,
uyuşturucu kullanımı, sadece kullanan kişiyi değil, sosyal sorunlar yaratması
nedeniyle toplumun tüm üyelerini etkilemekte; böylece, toplum sağlığını tehdit
ederek, ciddî bir sorun ortaya çıkarmaktadır.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir saniye
Sayın Çetin...
İkinci 5 dakikanız da
bitti; lütfen, toparlar mısınız.
Buyurun.
MAHMUT UĞUR ÇETİN
(Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım. Teşekkür ediyorum.
Bu sebeple, madde
kullanımı sorununun ele alınarak, takip edilmesi çok önemlidir. Bu nedenle,
aileden sorumlu Devlet Bakanımızdan, başta gençlerimiz olmak üzere, toplumun
tüm üyelerini uyuşturucu kullanımının zararlarından korumak için neler
yapıldığını, gençlerimiz ve ailelerine yönelik ne tür çalışmalar yapıldığını,
ülkemizin uyuşturucu kullanımıyla ilgili mücadeleyi esas alan bir ulusal
politikasının olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
Yüce Heyetinizi
saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ederim Sayın Çetin.
Hükümet adına, Devlet
Bakanı Sayın Güldal Akşit; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)
DEVLET BAKANI GÜLDAL
AKŞİT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 26 Haziran
Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü nedeniyle
gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN - Sayın Bakan,
gündemdışı konuşmaya yanıt veriyorsunuz efendim.
Buyurun.
DEVLET BAKANI GÜLDAL
AKŞİT (Devamla) - Madde kullanımı ve bağımlılığı, ortaya çıkardığı sonuçlar
nedeniyle, sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp, başta yakın çevresi
olmak üzere, toplumun tüm kesimlerine yansıyarak, önemli bir sağlık sorunu
haline gelmektedir. Nitekim, Dünya Sağlık Örgütü, madde kullanımı ve
bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulamakta ve önlemler
almaya yönelik gelişmeleri desteklemektedir.
Dünyada uyuşturucu
kullanma alışkanlığında artış olması ve bunun, insanlık için büyük bir tehdit
oluşturduğu gerçeğinden hareket eden Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1987
yılında aldığı bir kararla, uyuşturucusuz, temiz bir toplum hedefine ulaşma ve
uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirme konusundaki kararlılığını
vurgulamak amacıyla, 26 Haziran gününü, Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve
Kaçakçılığıyla Mücadele Günü olarak belirlemiştir. Tüm ülkelerde, 26 Haziran
gününde çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.
Bu etkinlikler
Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen temalar çerçevesinde yapılmakta olup,
bugüne kadar belirlenen temalar şöyledir: 1998 yılının teması uyuşturucu
istismarı ve gençler, 1999 yılının teması uyuşturucu karşıtı müzik, 2000
yılının teması gerçeklerle yüzleşme, inkâr, rüşvet ve şiddet, 2001 yılının
teması uyuşturucuya karşı spor, 2002 yılının teması madde kullanımı ve AIDS, bu
yılın teması ise uyuşturucu hakkında konuşalım olarak belirlenmiştir.
Bilindiği gibi,
Anayasamızın 58 inci maddesinde devletin, gençleri alkol düşkünlüğünden ve
uyuşturucu maddelerden korumak için gerekli tedbirleri alacağı ifadesi yer
almaktadır. Madde kullanımı ve bağımlılığı sorunu, gerek ülkemizin jeopolitik
konumu gerekse nüfusunun büyük çoğunluğunun gençlerden oluşması nedeniyle,
üzerinde önemle durulması gereken konulardan birisidir. Bağımlılık yapan
maddelerin satıcılarının özellikle gençlerimizi hedef aldığı, güvenlik güçleri
kaynaklarından anlaşılmaktadır. Güvenlik güçlerimiz tarafından, uyuşturucu
tacirleriyle mücadele çalışmalarına paralel olarak, madde kullanımının
tehlikeleri konusunda kamuoyunun bilgilendirilip bilinçlendirilmesi
çalışmaları; yani, koruyucu ve önleyici çalışmalar da yürütülmektedir.
Madde kullanımı ve
bağımlılığı faaliyetlerini yürütmek, maddelerin kötü kullanımını önlemek,
alınacak tedbirleri tespit etmek ve kurumlar arasındaki çalışmaları koordine
etmek amacıyla, Millî Güvenlik Kurulunun 26 Nisan 1996 tarihli ve 393 sayılı
tavsiye kararıyla, Uyuşturucu Kullanımıyla Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst
ve Alt Kurulları oluşturulmuştur. 1997/9700 sayılı Bakanlar Kurulu kararında
ise, Millî Güvenlik Kurulunun 393 sayılı tavsiye kararı kabul edilerek,
kurullarda görev alacak bakanlıklar belirlenmiştir.
Anılan kararlara
göre, üstkurulun başkanlığı tarafımdan, altkurulun başkanlığı ise Bakanlığıma
bağlı Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Aile
Araştırma Kurumu Başkanlığı, ayrıca, her iki kurulun sekreterya işlerini de
yürütmektedir. Kurulların aslî görevi, madde kullanımıyla ilgili ulusal
politika ve stratejileri tespit etmek, ilgili kurumlar arasında eşgüdümü
sağlamak ve konuyla ilgili araştırmalar yaptırmaktır.
Uyuşturucu
Kullanımıyla Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst ve Altkurulları, konuyla ilgili
bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşmaktadır.
Bakanlıkların müsteşar, kuruluşların genel müdür ve başkan düzeyinde temsil
edildiği üstkurul, bugüne kadar 7 kez, kamu kurum ve kuruluşlarının daha çok
uzman düzeyinde temsil edildiği altkurul ise, 65 kez toplanmıştır. Ayrıca,
kurullara bilimsel açıdan destek hizmet vermek üzere, üniversitelerin ilgili
bölümlerinde görev yapan, bağımlılık konusunda uzman öğretim üyeleri de, bir
bilimsel danışma komitesi oluşturmuşlardır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; madde kullanımı ve bağımlılığı sorunuyla baş edebilmenin en
önemli yollarından birisi, konuyla ilgili bilimsel yöntemlerle elde edilmiş
kapsamlı ve güvenli verilerin olmasıdır.
Bakanlığıma bağlı
Aile Araştırma Kurumu Başkanlığınca 2002 yılında yaptırılan, Türkiye'de madde
kullanım profili araştırmasının verilerinden kısaca bahsetmek istiyorum. 72 il,
74 ilçe ve 54 köyde, toplam 7 680 kişiyle gerçekleştirilen çalışmanın
verilerine göre, araştırmaya katılanların halihazırda yüzde 32'si sigara, yüzde
10'u alkol, yüzde 3,5'i hekim kontrolü dışında ilaç, yüzde 2'si hekimin
önerdiği süre ve dozdan daha uzun süre ilaç ve yüzde 0,3'ü de madde
kullanmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, alkole ilk başlama yaşı 17'dir.
Araştırmanın
verilerine göre ise, her 5 kadından 1'i sigara içmektedir ve yine kadınlar
arasında alkol tüketimi artma eğilimi göstermektedir. Bu sonuçlar, üreme
çağındaki kadınlarda sigara içiciliğinin, hamilelik ve doğum riski açısından
ciddî bir kadın sağlığı sorunu oluşturduğunu ortaya koymaktadır.
Araştırma bulgularına
göre, sigara, alkol ve madde kullanmaya başlamada en önemli etken, arkadaş
etkisi, merak ve özenmedir.
Değerli
milletvekilleri, madde kullanımıyla mücadele edebilmek için, üretim aşamasından
başlayarak, pazar aşaması ve kullanıcı bireye ulaştığı son nokta da dahil, tüm
evrelerde denetleyici, caydırıcı politikalar benimsenmelidir. Bu nedenle, gerek
talebin yok edilmesi gerekse hiç talebin oluşmaması için koruyucu ve önleyici
çalışmalar yapılmalıdır. Önleme politikalarında ve uygulamalarda, başta gençler
ve çocuklar olmak üzere, ailelerin, gençlere hizmet veren meslek elemanları ve
toplumun tüm üyelerinin madde kullanımının zararları konusunda
bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Madde kullanımıyla
mücadelede, aileler, eğitim kurumları, medya kuruluşları, işverenler, gençlik
örgütleri, güvenlik güçleri ve toplumun tüm taraflarına önemli görevler
düşmektedir. Bu doğrultuda, Türk Milletinin tüm fertlerini, ailesini, milletini
seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına saygılı, beden, zihin,
ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli, sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişilik
ve karaktere sahip kılmak, toplumun her ferdinin amacı olmalıdır.
Aileler,
uyuşturucunun hedefi durumundaki gençlerimizle sağlıklı bir iletişim sağlamalı
ve onlara karşı daha duyarlı olmalıdırlar. Basın ve yayın kuruluşlarını, konuya
duyarlılık göstererek, toplumsal bir boyutu bulunan madde bağımlılığı ve
kullanımıyla ilgili sorunun çözümünde anahtar rol oynamaya davet ediyorum.
Gençlerin merakını uyandırabilecek özendirici yayınlar yerine caydırıcı ve
bilgilendirici yayınlar yapılmalıdır. Üniversiteler, sivil toplum örgütleri,
meslek kuruluşları ve özel sektör, mücadele faaliyetini yürüten kamu kurum ve
kuruluşlarına destek vererek sorumluluğu paylaşmalıdır.
26 Haziran
Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü nedeniyle,
özellikle risk grubunda bulunan gençlerimizin geleceklerini teminat altına
almak üzere, toplumun tüm kesimlerini işbirliği ve güç birliğine davet ediyor,
hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN- Teşekkür
ederim Sayın Akşit.
Gündemdışı üçüncü
söz, Tunceli Munzur Konaktepe Barajıyla ilgili söz isteyen Tunceli Milletvekili
Sayın Hasan Güyüldar'a aittir.
Buyurun Sayın
Güyüldar. (CHP sıralarından alkışlar)
3.-
Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar'ın, Munzur Vadisi üzerinde yapılması
planlanan Konaktepe I ve II hidroelektrik santrallarının doğa, kültür ve
ekolojik dengeye yapabileceği olumsuz etkilere, elektrik üretimi için bölgede
oluşturulabilecek alternatif çarelere ilişkin gündemdışı konuşması
HASAN GÜYÜLDAR
(Tunceli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Tunceli Munzur Vadisinde
planlanan Konaktepe I ve II hidroelektrik santralı konusunda gündemdışı söz
almış bulunmaktayım; konuşmama başlamadan evvel, Yüce Heyetinize saygılar
sunuyorum.
Bir ülkenin
kalkınmasında en önemli etken enerjidir. Ülkemizdeki zengin su kaynaklarının
enerji üretimine dönüştürülmesine her iktidarın programında yer vermesi, ulusal
bir görevdir.
Tunceli'de Uzunçayır
Barajı ve Ovacık Mercan Vadisindeki hidroelektrik santralı yapımı devam etmekte
olup, bu baraj ve santralın yapılması Tunceli insanını sevindirmiş ve bu
projelerin bir an evvel tamamlanması için de, her Tuncelili, üzerine düşen
görevi seve seve yapmıştır. Ülkemizin tabiat güzelliklerine, doğal ve zengin
doğa varlıklarına sıkı sıkı sahiplenilerek üretime dönük daha nice barajların
yapılması, her Tuncelili yurttaşın içten dileğidir, ülkesine olan bağlılığıdır,
sevgisidir.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Tunceli'de yapılan Uzunçayır Barajı ve Mercan Hidroelektrik
Santralı dışında, Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan diğer baraj ve
santrallar, Tunceli halkını üzüntüye sevk etmiştir; çünkü, Türkiye'nin en çok
yaban hayvanının yaşadığı, Türkiye'nin ve dünyanın resmî olarak açıkladığı en
zengin 1 518 bitki çeşidinin yetiştiği, dünyada sadece endemik kırmızı pullu
alabalık türünün yaşadığı bu vadinin, bilimsel ve estetik açısından istisnaî
bir evrensel oluşumun oluşturduğu Munzur Vadisinin tahrip olmasından, yok
olmasından dolayı, Tunceli halkıyla beraber, çevreciyi, turizmciyi, bilim
adamını tedirgin etmiş ve üzüntüye sevk etmiştir.
Munzur Vadisi Ulusal
Parkı 1971 yılında Türkiye'nin ilk millî parkı olarak ilan edilmiştir. 42 000
hektar olan bu park, Türkiye'nin en büyük ulusal parkı olup, dünyanın da ikinci
büyük vadisidir.
Munzur Vadisi Ulusal
Parkı, 1972 yılında UNESCO'nun 17 nci Genel Kurulu tarafından "estetik ve
bilimsel açıdan istisnai, evrensel doğa" olarak kabul edilmiştir.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; şu anda etüt ve sondaj çalışmaları yapılan Munzur Vadisi
üzerindeki Konaktepe hidroelektrik santrallarının yapılması halinde yılda 579
000 000 kilovat/saat enerji üretecek ve bu üretilen enerji, tüm Türkiye
genelinde üretilen enerjinin yüzde 1'ini bile karşılamamaktadır.
Rantabl olmayan bu
projenin uygulanması halinde Türkiye'nin en büyük ve en zengin Munzur ulusal
vadisi yok olacaktır.
Bugün ülkemizde yılda
20 000 000 000 kilovat/saat enerji, nakil kaybı ve kaçak olarak, kayıtdışı kullanılmaktadır.
Bu kayıp, yapılması planlanan 40 adet Konaktepe Projesi yapımına bedeldir.
Sayın
milletvekilleri, düşünün, bugün ülkemizde 40 adet Konaktepe barajı kayıptır.
Biz, bu kaçağı bulacağımız yerde, ekonomik sıkıntı içinde olduğumuz bu dönemde
2003 yılı birim fiyatlarıyla 2 katrilyonla başlayan yeni bir santral yapma
çaresizliğine düşüyoruz. Bununla da kalmıyoruz; bu bölgenin canlanmasına,
kalkınmasına etken olan iç ve dış turizmi de öldürmüş oluyoruz; ama, mutlaka bu
bölgede enerji üretimi gerekiyorsa, en ekonomik enerji üretimi olan rüzgâr
enerjisi üreterek, bu ihtiyaç giderilebilir. Bölgenin coğrafî konumu
değerlendirildiğinde, rüzgâr enerjisi üretimine son derece elverişli olup,
dolayısıyla, Munzur Vadisi gibi bu ulusal servet de kurtulmuş olur.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Tunceli İliyle ilgili sorunları, zaman zaman, bu kürsüde,
Sayın Yerlikaya ile beraber dile getirmekteyiz.
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın
Güyüldar, konuşmanızı toparlar mısınız.
HASAN GÜYÜLDAR
(Devamla) - Ama, maalesef, hiç dikkate alınmadığı görülmektedir.
Cumhuriyet tarihinden
bu yana, Tunceli'de tam teşekkülü bir sağlık ekibinin çalıştığını ne bilen var
ne de duyan vardır. Su şanda bile, devlet hastanesinde bir uzman doktor dahi
bulunamamaktadır.
Tunceli'de, kırk yıl,
elli yıl evvel ne sorunlar yaşandıysa, bugün de, aynı sorunlar katlanarak devam
etmektedir. Elli yıl evvel, yol sorunu, su sorunu, eğitim sorunu vardı, bugün
de devam etmektedir. Elli yıl evvel insanlar daha huzurluydu, daha sorunsuzdu;
hiç olmazsa, taştan, çamurdan bir damları vardı; o da, yıllar evvel yıkılmış,
yakılmış, kurda çıyana terk edilmiş öyle bekliyor.
Şu anda bir çaba
içinde olan Sayın Valimize ödeneklerle destek verilmeden, bu köye dönüşlere ve
diğer sorunlara nasıl çözüm bulunur, bilinmez.
Üretimi olmayan, köye
dönüşü olmayan, tarlası sürülmeyen, hayvancılığı tükenen, nüfusun yüzde 55'i
göçe uğrayan, millî gelir pastasından binde 1 gibi çok düşük ve komik bir pay
alıp, herkesin işsiz olduğu Tunceli'de, ilginçtir ki, fert başına düşen millî
gelir, bugün, gelişmiş birçok ilimizden daha yüksek olarak gösterilmiş olup, 1
584 dolar olarak hesaplanmıştır. Böyle olunca, Kırşehir, Giresun, Amasya, Uşak,
Malatya, Sıvas, Tokat, Ordu, Afyon, Erzurum ve daha birçok ilimize tanınacak
vergi, sigorta ve diğer muafiyetlerden, Tunceli İlimiz yararlanamayacaktır.
BAŞKAN - Sayın
Güyüldar, toparlar mısınız.
HASAN GÜYÜLDAR
(Devamla) - Toparlıyorum efendim.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; milyarlarca yıl süren jeomorfolojik oluşumlar sonucunda oluşan
Munzur Vadisindeki olağanüstü doğal ve kültürel ekolojik dengeyi bozmayalım,
öldürmeyelim. Masmavi, süt beyaz temiz Munzur'un akışını değiştirmeyelim,
dozerlerle ezmeyelim, dinamitlerle yok etmeyelim.
Bir toplum ki, Munzur
ile kişilik bulmuştur. Bunu, festivallerle, Türkiye ve dünyanın her yerinden
gelen insanlarla her yıl kutlayan ve ruhlarının derinliklerinde filizlenen bu
fide kurutulmamalı, kanatılmamalıdır.
Yaz ve kış,
uluslararası turizmin odak noktası olacağına inandığımız Munzur Vadisini,
Türkiye'nin en büyük ulusal parkı olmakla övünç duyduğumuz bu hazinemizi
köreltmeyelim. Millî Parklar ve Av Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğünce, 2873
sayılı Millî Parklar Kanunu esasları gereğince, Munzur Vadisinde yapılması
planlanan Konaktepe Projesinin yapımına izin verilmemiştir; ancak, buna rağmen,
etüt ve proje çalışmaları devam etmektedir. İnanıyorum ki, ilgililerin, bu
projeyi tekrar inceleyip, ülkemize olan katkısını, artılarını ve eksilerini
hesaplayarak, buna göre karar vereceklerdir ve Munzur Vadisi Ulusal Parkını,
insanlarımızın akciğerine şifa olan bu oksijeni esirgemeyecekleri dileğiyle,
hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ederim Sayın Güyüldar.
Sayın
milletvekilleri, Başbakanlığın, İçtüzüğün 75 inci maddesine göre verilmiş bir
tezkeresi vardır, okutuyorum:
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.-
Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütünün Kuruluşuyla İlgili Anlaşmanın
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/363) geri
gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/321)
25.6.2003
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
İlgi: 10/1/2003
tarihli ve B.02.0.KKG.0.10/101-535/256 sayılı yazımız.
İlgide kayıtlı
yazımız ekinde Başkanlığınıza sunulan "Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütünün
Kuruluşuyla İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı"nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 75 inci maddesine
göre, geri gönderilmesini arz ederim.
Recep
Tayyip Erdoğan
Başbakan
BAŞKAN -
Bilgilerinize sunulmuştur.
Dışişleri
Komisyonunda bulunan tasarı hükümete geri verilmiştir.
Komisyondan istifa
önergesi vardır; okutuyorum:
2.-
Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün'ün, KİT Komisyonu üyeliğinden çekildiğine
ilişkin önergesi (4/75)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Üyesi bulunduğum KİT Komisyonundan istifa
ediyorum.
Gereğini arz ederim.
Nihat Ergün
Kocaeli
KİT Komisyonu Üyesi
BAŞKAN -
Bilgilerinize sunulmuştur.
Sayın
milletvekilleri, Meclis araştırması önergeleri vardır; birincisini okutuyorum:
C)
GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.-
Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ve 33 milletvekilinin, Mersin İlinin
ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/114)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Mersin, coğrafî
konumu itibariyle, ülkemizin Akdeniz kıyı bandında yer almakla beraber, aynı
zamanda, bir Ortadoğu ve dünya kenti olma özelliği de taşımaktadır.
Mersin ekonomisi, son
yıllarda, ticaret, sanayi, tarım ve turizm gibi pek çok alanda önemli adımlar
atmaktadır. Bu bağlamda, turunçgil yetiştiriciliği, turfanda sebze meyve
üretimi ve bağcılıkla tarımsal bir yapı görünümü verse de petrol, cam, çimento,
krom, soda, gübre, selüloz kâğıt, dokuma, gıda, makine imalat sanayii ile de
bir sanayi kentidir. Doğu Akdeniz'in en büyük ithalat-ihracat limanına sahip
olması ve serbest bölgenin de bulunması nedeniyle, Mersin, tarım ve sanayi
ürünleri ihracatında da önemli bir yere sahiptir. Bunların yanında, 2002-2003
itibariyle, Mersin Üniversitesi, 18 000 öğrenciyle, gerek yarattığı ekonomik
talep gerekse sosyal ve kültürel katkıları bakımından İlimiz için önemli bir
değerdir.
Bütün bu olumlu
unsurların yanında, ilin ciddî ekonomik, sosyal sorunları da bulunmaktadır. Bu
sorunların aşılmasında devletin katkısına hiçbir dönemde olmadığı kadar ihtiyaç
duyulmaktadır.
Mersin'in nüfusu, son
yirmi yıl içinde, kontrolsüz bir artış göstermiş ve kent nüfusu ikiye
katlanmıştır. Göçle gelen ve hızla artan nüfus, üretim sürecine katılamamıştır.
İlin özellikle Körfez krizi döneminde ticarî ilişki kurduğu Arap ülkelerine
ihracatın azalması, yaşanan ekonomik krizler üretim daralmasına neden olmuştur.
İşsizlik, kentin en önemli problemi haline dönüşmüştür. Yaşanan göç konusunda,
bugüne kadar hükümetlerin bir devlet politikası oluşturamaması, bu sorunun
ağırlığını her geçen gün biraz daha artırmaktadır.
Kente göç eden
yurttaşlarımız, tarım, hayvancılık ve işportacılık gibi faaliyetlere
yönelmiştir. Kent yönetimleri ise, bir kent merkezinde olmaması gereken bu
faaliyetleri engellemeye çalışmaktadır. Bu durum, ileride onarılması güç sosyal
yaralar açacak ve sosyal patlamalara gebe bir dokunun oluşmasını hızlandıracaktır.
Çözüm yönünde adımlar atılmaması, Mersin'in devasa bir köy görünümü almasına
yol açmaktadır. Göçün uyumlu bir şekilde içselleştirilebilmesi için üretim
yapılması ve bu yurttaşlarımızın sürece dahil edilmesi şarttır.
Bu amaçla, Mersin'de,
başta organize sanayi bölgeleri olmak üzere, yatırım bölgeleri, en az on yıllık
geçici bir süre için kalkınmada öncelikli yöre statüsüne alınmalı veya
kalkınmada öncelikli yörelere uygulanan kimi teşvikler, Mersin'de de uygulamaya
konulmalıdır.
Mersin Limanında
ücretlerin yüksek oluşu ve altyapının eski olması, gemileri başka ülke
limanlarına yönlendirmektedir. Limanda verilen hizmetlerin günün koşullarına
göre geliştirilmesi ve hizmet standartlarının yükseltilmesi için gerekli
tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Mersin Serbest
Bölgesi, Türkiye'de kurulan ilk serbest bölgedir; fakat, halihazırda tüm
kullanım alanı dolmuş olduğundan, yeni yatırımcılara yer temini bakımından,
serbest bölge sınırlarındaki bazı kamu arazilerinin bölgeye tahsis edilmesi
yerinde bir uygulama olacaktır.
İlde,
üniversite-sanayi işbirliğini geliştirecek bir teknoloji araştırma merkezi
kurulması zorunluluk halini almıştır.
Ayrıca, Mersin'in, İç
Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin dışa açılan kapısı olduğu gerçeği ve
bir turizm merkezi olma potansiyeli de gözönüne alındığında, kentin ulaşım
problemlerini giderici önlemler alınmalıdır. Bu amaçla, Adana Havaalanının uzun
vadede bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde genişlemeye elverişli
olmaması sebebiyle, Mersin'e, bölge için bir zorunluluk olan kargo
taşımacılığının da yapılabileceği uluslararası bir havalimanı inşa edilmesi,
Mersin'in, ekonomik, sosyal, kültürel ve turizm alanındaki gelişmesi için
önemli bir basamak olacaktır.
Mersin'in ekonomik,
sosyal, kültürel, göç ve şehircilikle ilgili sorunlarının, özellikle kamu
yatırımları ve özel sektörün teşvik edilmesi, ilan edilen turizm bölgelerinde
gerekli çalışmaların ihmal edilmesinin ortaya çıkardığı problemlerin ve çözüm
yollarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla,
Anayasanın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince
Meclis araştırması yapılmasını arz ederiz. 24.06.2003
|
1- Hüseyin Özcan |
(Mersin) |
|
2- Mustafa Özyürek |
(Mersin) |
|
3- Ersoy Bulut |
(Mersin) |
|
4- Nurettin Sözen |
(Sıvas) |
|
5- Muhsin Koçyiğit |
(Diyarbakır) |
|
6- Hasan Aydın |
(İstanbul) |
|
7- Orhan Eraslan |
(Niğde) |
|
8- Mehmet Küçükaşık |
(Bursa) |
|
9- K. Kemal Anadol |
(İzmir) |
|
10- Harun Akın |
(Zonguldak) |