DÖNEM : 22        CİLT : 19       YASAMA YILI : 1

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

99 uncu Birleşim

26 . 6 . 2003 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                      Sayfa    

  I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Isparta İli ile bazı ilçe ve köylerinde meydana gelen sel felaketinin neden olduğu hasara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

2.- Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin'in, Nusret Mayın Gemisinin müze haline getirilmesi için yapılan çalışmalar ile Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güldal Akşit'in cevabı

3.- Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar'ın, Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan Konaktepe I ve II hidroelektrik santrallarının doğa, kültür ve ekolojik dengeye yapabileceği olumsuz etkilere, elektrik üretimi için bölgede oluşturulabilecek alternatif çarelere ilişkin gündemdışı konuşması

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütünün Kuruluşuyla İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/363) geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/321)

2.- Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün'ün, KİT Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/75)

3.- Bazı milletvekillerine, belirtilen sebep ve sürelerle izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/322)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ve 33 milletvekilinin, Mersin İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/114)

2.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 25 milletvekilinin, Tekel'in özelleştirilmesinin sigara sektöründe ortaya çıkaracağı sorunların araştırılması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/115)

IV.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/521) (S. Sayısı : 146)

2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/523) (S. Sayısı : 152)

3.- Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ile Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/605) (S. Sayısı : 179)

4.- Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/549) (S. Sayısı : 182)

5.- Sivil Hava Araçları Üçüncü Şahıs Malî Mesuliyet Sigortasının Ticarî Olarak Temin Edilemeyen Kısmının Devlet Garantisi ile Karşılanması Hakkında Kanun Tasarısı ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/585)  (S. Sayısı :153)

6.- Eski Yugoslavya'da İşlenen Bazı Suçların Kovuşturulması Hakkında Kanun Tasarısı ile Dışişleri ve Adalet Komisyonları raporları (1/396) (S. Sayısı : 122)

7.- 11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Avrupa Sözleşmesine Ölüm Cezasının Kaldırılmasına Dair Ek 6 Nolu Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporu (1/607) (S. Sayısı : 184)

8.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve  Dışişleri Komisyonları raporları (1/448) (S. Sayısı : 103)

V.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek'in, Hacıbektaş Müzesine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/522)

2.- Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren'in, teşvikler konusunda hazırlanan kanun taslağına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cevabı (7/529)

3.- İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,

Demirbank'ın TMSF'na devrine ve ekonomik krizdeki para politikasına,

BDDK'nın bazı bankalarla ilgili kararlarına,

İş Doğan Holding'in bankalara olan kredi borçlarına,

İş Bankası ve Doğan Holding'in bankalardan kullandığı kredilere,

TMSF'na devredilen Etibank AŞ'ye ve Sabah Grubuna,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı (7/573, 574, 575, 578, 579)

4.- Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'nun, bir şahsın Emlak Bankasındaki miras hesabına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cevabı (7/598)

5.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, Tekirdağ-Hayrabolu'daki tarihi köprüye ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/639)

6.- İzmir Milletvekili Muharrem Toprak'ın, bir kan bağışı kampanyasının sonuçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/643)

7.- Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, Tekirdağ'daki kültür merkezi projelerine ilişkin sorusu ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/684)

8.- Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in, belediyelerdeki imarla ilgili teknik personele ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/697)

9.- Antalya Milletvekili Osman Özcan'ın, muhtarlar ve köy ihtiyar heyeti üyelerinin özlük haklarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/699)

10.- İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci'nin, akaryakıt fiyatlarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/708)

11.- Adana Milletvekili Atillâ Başoğlu'nun, Kürkçüler Köyündeki doğalgaz tesislerine araç giriş-çıkışlarına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/713)

12.- Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, Eti Alüminyum Tesislerinin Özelleştirme İdaresine devredilip devredilmeyeceğine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/715)

13.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, bir gazetede çıkan atamalarla ilgili habere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/728)

14.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Cihanbeyli-Yeniceoba'daki bazı besicilerin alacaklarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın cevabı (7/753)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.

İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü, İller Bankasının kuruluşunun 58 inci yıldönümüne,

Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan, Uyuşturucuyla Mücadele Günü münasebetiyle uyuşturucu tehlikesine ve alınması gereken tedbirlere,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Posof-Türközü gümrük kapısının sınır ticaretine kapatılmasının bölge ekonomisinde yaratacağı olumsuz etkilere ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşmasına, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım cevap verdi.

Avrupa-Akdeniz Forumu çerçevesinde oluşturulan çalışma grubu toplantılarına, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 91 inci Genel Kuruluna katılmak üzere İsviçre'ye yaptığı resmî ziyarete iştirak etmesi uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi,

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Temmuz 2003 tarihinde tatile girmemesine ve çalışmalara devam edilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi,

Kabul edildi.

Gündemin, "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Ticaret Gemilerinde Çalışan Kaptanlar ve Gemi Zabitlerinin Meslekî Yeterliliklerinin Asgarî İcaplarına İlişkin 53 Sayılı (1/496) (S. Sayısı: 163),

2  nci sırasında bulunan, Mürettebatın Gemide Barınmasına İlişkin 92 Sayılı (1/499) (S. Sayısı: 166),

3 üncü sırasında bulunan, Gemiadamlarının Sağlık Muayenesine İlişkin 73 Sayılı (1/500) (S. Sayısı : 167),

Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben yapılan açıkoylamalardan sonra, kabul edilip kanunlaştıkları,

4 üncü sırasında bulunan ve görüşmelerine bir süre devam olunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısının (1/521) (S. Sayısı: 146) 55 inci maddesine kadar kabul edildiği, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre, istemi üzerine 55 ve 56 ncı maddelerinin bir defaya mahsus olmak üzere Komisyona geri verildiği,

Açıklandı.

5 inci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/523) (S. Sayısı: 152) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı; maddelerine geçilmesi sırasında istem üzerine elektronik cihazla yapılan yoklamalar sonucunda Genel Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından;

26 Haziran 2003 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 21.56'da son verildi.                                                            Yılmaz Ateş

                                                       

Başkanvekili

 

 

 

 

Mehmet Danış

 

Suat Kılıç

 

Çanakkale

 

Samsun

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

                                                                                 No. : 139

II. - GELEN KÂĞITLAR

26.6.2003 PERŞEMBE

Tasarı

1.- Yargıtay Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/627) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.6.2003)

Teklifler

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in; 1479 Sayılı  BAĞ-KUR Yasasının Ek-20. Maddesinin 1. Fıkrasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/151) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.6.2003)

2.- İzmir Milletvekilleri Bülent Baratalı ve Türkan Miçooğulları'nın ; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/152) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.6.2003)

3.- Artvin Milletvekili Orhan Yıldız ve Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in; 09.07.1945 Tarih ve 4785 Sayılı Kanuna Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/153) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Anayasa ve Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.6.2003)

4.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun; Orman Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/154) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.6.2003)

5.- Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa'nın; Türk Ceza Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Kanun Teklifi (2/155) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2003)  

Raporlar

1.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası Göç Örgütü Arasında Örgütün Türkiye'deki Hukuksal durumu, Ayrıcalıkları ve Dokunulmazlıkları Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/376) (S. Sayısı : 187) (Dağıtma tarihi : 26.6.2003) (GÜNDEME)

2.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/405) (S. Sayısı : 189) (Dağıtma tarihi : 26.6.2003) (GÜNDEME)

3.- Türkiye Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/529) (S. Sayısı : 197) (Dağıtma tarihi : 26.6.2003) (GÜNDEME)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait mevduatların Vakıfbank off-shore hesabına aktarılıp aktarılmadığına ilişkin Devlet Bakanından (Ali Babacan) yazılı soru önergesi (7/872) (Başkanlığa geliş tarihi : 24.6.2003)

2.- İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in, İstanbul-Pendik-Ballıca Köyündeki bir Hazine arazisine ilişkin Çevre ve Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/873) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2003)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ve 33 Milletvekilinin, Mersin İlinin ekonomik ve sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/114) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2003)

2.- Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve 25 Milletvekilinin, TEKEL'in özelleştirilmesinin sigara sektöründe ortaya çıkaracağı sorunların araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/115) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.6.2003)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

26 Haziran 2003 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Yılmaz ATEŞ

KÂTİP ÜYELER : Suat KILIÇ (Samsun), Mehmet DANİŞ (Çanakkale)

 

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 99 uncu Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; çalışmalarımıza başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Isparta'da meydana gelen sel felaketiyle ilgili söz isteyen Isparta Milletvekili Sayın Mevlüt Coşkuner'e aittir.

Buyurun Sayın Coşkuner. (CHP sıralarından alkışlar)

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner'in, Isparta İli ile bazı ilçe ve köylerinde meydana gelen sel felaketinin neden olduğu hasara ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

MEVLÜT COŞKUNER (Isparta) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Meclisin kürsüsünü üzücü bir olay nedeniyle kullanıyorum. Oysa, günlüm isterdi ki, Isparta'nın halısını, gülünü, elmasını anlatayım; çünkü, gülü, bugün, ülkenin en güzel gülü olmasına rağmen, gül üreticisi sıkıntı içerisindedir. Bunun ötesinde, elması da, bölgenin en iyi elması olmasına rağmen, üreticisi ne teşvik kredisi alır ne de pazar bulur. Bugün, bana, Isparta'da yaşadığımız sel felaketini anlatmak düştü; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli dostlarım, 17-20 Haziran tarihleri arasında Isparta'nın üç yerinde sel felaketi yaşadık. Bu sel felaketlerini, Konya Yolu üzerinde Gelendost'un Madenli Köyünde, yine Konya Yolu üzerinde Isparta'ya 100 kilometre uzaklıkta olan Bahtiyar Köyünde ve Isparta'nın merkezinde Gülistan Mahallesinde yaşadık.

Bunun ötesinde, aynı günlerde Gümüşgün'de ve Şarkikaraağaç'ın Aslandoğmuş Köyünde, yıldırım çarpması sonucunda 2 vatandaşımızı kaybettik. Elbette ki, Bahtiyar Köyündeki sel felaketinin boyutları farklı olduğu için, onu anlatmaya çıktım; ama, burada, sel felaketi nedeniyle Bahtiyar Köyünde kaybettiğimiz 2 vatandaşımıza ve yıldırım çarpması sonucu kaybettiğimiz 2 vatandaşımıza Allah'tan rahmet, kalanlara sabır diliyorum ve köylülerimize de, gerçekten, o kötü günde gösterdikleri yardımdan dolayı teşekkür ediyorum.

Değerli dostlarım, Madenli Köyü konusunu şöyle kapatmak istiyorum: Madenli Köyündeki afette, 15-20 ev sel altında kalmıştır; ama, can kaybımız yoktur. Gördüğüm kadarıyla, her yer sivrisinekle dolmuş; oraya, sıtma ve benzeri hastalıkların gelmesi endişesini yaşamaktayız; bunu, buradan Isparta'daki yetkililere hatırlatmak isterim.

Bahtiyar Köyündeki bu elim olay, gerçekten, bize ve halkımıza üzüntülü günler yaşattı. Burada 2 vatandaşımızı kaybettik; keşke, onları kaybetmeseydik. Onları geri getirmek mümkün değil; ama, öbür taraftan ben, şunu çok rahatlıkla söylüyorum: Bahtiyar Köyünde yaşanan sel afeti dolayısıyla devleti orada gördüm. O nedenle, ben, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mumcu'ya, Sayın Valiye, Devlet Su İşleri Müdürüne ve müdür yardımcılarına, Karayollarına, belediye başkanlarımıza ve daire amirlerimize, muhtarlarımıza, buradan, sizlerin adına da teşekkür ediyorum; gerçekten, özlediğimiz tabloyu orada gördük. Bütün kurum ve kuruluşlar, araçlar gereçler, o yarayı sarmak için herkes seferber oldu. Dilerim ki, orada kaybettiğimiz vatandaşlarımızın kalanlarının yaralarının sa-rılması ve onun da ötesinde, o köyümüzün mağduriyetinin giderilmesi için, aynı duyarlılığı gösteririz diyorum.

Değerli dostlarım, Isparta Yalvaç Bahtiyar Köyünde, 17.6.2003 günü saat 15.16 sularında "Yukarı Havza" diye adlandırılan yerde yağan mevziî sağanak şeklindeki yağmurun, Yukarı Havzanın eğiminin yüksek, toprak yapısının erozyona müsait ve bitki örtüsü bakımından zayıf olması nedeniyle, ani akışa geçmesi sonucu, taşkın meydana gelmiştir. Gelen sel ve heyelan sonucu, Ayşe İnci ile Ahmet Akkuş adlı 2 yurttaşımızı kaybetmişizdir. Konuşmamın başında da söylediğim gibi, kendilerine Allah'tan rahmet, kalanlara sabır diliyorum.

Köyümüz, yerleşim alanı olarak Cevizler ve Karanlık Dereleri yatakları arasında olup, engebeli bir arazi yapısına sahiptir; iskân alanı ise, adı geçen iki derenin arasındadır; yani, köy her zaman tehlike altındadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Coşkuner, konuşmanızı tamamlar mısınız.

Buyurun.

MEVLÜT COŞKUNER (Devamla) - Devlet Su İşleri 18. Bölge Müdürlüğünce, köyün, Sorgun ve Cevizler Dereleri taşkınlarından korunması için 1996 yılında etüt edilmiş ve hazırlanan rapor onaylanmıştır. Raporda, derelerin yukarı havzasında 40 adet ıslah sekisi, 6 adet bent ve 1,5 kilometre uzunluğunda yeni yol yapılmasına karar verilmiştir. Daha sonra, 2002 yılında 1 adet bent, 2 adet ıslah sekisi yapılmıştır; 2003 yılında ödenek yetersizliği nedeniyle ihale edilememiştir. Dere ıslahının tamamen yapılamamış olması nedeniyle, taşkınlar sırasında gelebilecek suyun enerjisi kırılamamıştır. Bunu da çok açık ve net gördük. Yukarıdan gelen taşlar ve yıllanmış ağaçlar öyle bir baskı yapmıştır ki, buradaki bendi patlatıp, 11 tane evimizin yıkılmasına, 2 vatandaşımızın ölmesine, bunun ötesinde de köyümüzde bir sürü büyükbaş hayvanın telefine neden olmuştur.

Değerli dostlarım, devleti gördüm orada dedim, mutluluğumu bildirdim. Vaktimiz dar olduğu için, ben, konunun tümünü anlatma şansını bulamayacağımdan, hepinizin bilmesi gereken Bahtiyar Köyünün isteklerini Yüce Meclise iletiyorum. Elimde de teknik rapor vardır; bu rapor Sayın Bakana ve diğer milletvekillerimize ulaşmıştır, ben de, raporu Sayın Genel Başkanıma ileteceğim.

Yalvaç İlçesi Bahtiyar Köyünün acil sorunları: Köyümüzün acilen afet bölgesi ilan edilmesi, köyümüzde hasar gören ailelere acil yardım yapılması için elimizden gelenin yapılması, köyümüzde dere kenarındaki ve sele maruz kalan evlerin başka yerlerde iskân edilmesi, köyümüz ilköğretim okulunun yerinin değiştirilerek, başka bir alana nakledilerek inşa edilmesi, köyümüzdeki trafonun yetersiz olduğundan, güçlendirilmesi, tarımsal alanda yararlanmak amacıyla yeni elektrik hattı çekilmesi, dere yataklarının yeniden ıslah edilmesi, bozulan kanalizasyon şebekesinin onarılması, olmayan mahallelere ek yapılması, bozulan içmesuyu şebekesinin onarılması, Yalvaç-Bahtiyar yolunun asfaltlanması ve sağlıkevine ebe, hemşire gönderilmesi dilekleri vardır.

Yüce Meclisimizin buna dikkatini çekmek istiyorum ve beni dinlediğiniz için, tekrar, Yüce Meclisi bu duygu ve düşüncelerle saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ederim Sayın Coşkuner.

Biz de, sel felaketinde zarara uğrayan vatandaşlarımıza ve bütün Ispartalılara geçmiş olsun dileklerimizi ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Meclisimize sunduğunuz isteklere de, Meclisimiz adına hükümetin gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyorum.

Gündemdışı ikinci söz, Nusret Mayın Gemisi ve tarihe karşı olan sorumluluğumuz konusunda söz isteyen, Niğde Milletvekili Sayın Mahmut Uğur Çetin'e aittir.

Buyurun Sayın Çetin. (AK Parti sıralarından alkışlar)

2.- Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin'in, Nusret Mayın Gemisinin müze haline getirilmesi için yapılan çalışmalar ile Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güldal Akşit'in cevabı

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde)- Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Nusret Mayın Gemisi ve tarihe karşı sorumluluğumuz hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, aslında, gündeme getirmekle, artık, pek fazla bir şey ifade etmeyeceğini, şu an itibariyle belki çok şeyi değiştirmeyeceğini bildiğim, ancak, hiç olmazsa, burada yapacağımız kısa süreli de olsa özeleştiri ve kendi kendimizi sorgulama ve yargılamanın -belki, gelecekte, millet olarak yapılabilecek bu türlü hata, yanlış, ihmalkârlık ve vefasızlık eğilimlerini engelleme ve önüne geçilmesi açısından- önemli olduğunu konuşmamın başında belirtmek istiyorum. Daha kısa bir süre öncesine kadar Mersin Limanında paslar içerisinde terk edilmiş gerçek bir vefasızlık örneği, Türk Milletinin kurtuluşuna imzasını atan, Çanakkale'yi geçilmez yapan Nusret Mayın Gemisinden bahsetmek istiyorum.

Bir dünya devi olma yolunda andiçmiş, modern, çağdaş, laik ve güçlü Türkiye'nin temellerini Boğaz'ın derinliklerine bırakmış olduğu mayınlarla atmış, gerçekten, şu anki büyük, laik ve güçlü Türkiye'nin oluşumunda tarihî bir rol oynamış; ancak, ona karşı düşmanın bile yapamadığını vefasızlığın yaptığını belirterek sözlerime devam etmek istiyorum.

Çanakkale Boğazına ayırdığımız küçük, savaş ve yardımcı gemilerimizden biri Nusret Mayın Gemisi idi. Bu ufak tekne, savaşmak için değil engel kurmak için yapılmıştı. Denize mayın, yani torpil dökerdi. İskelelerden aldığı mayınları halı işlermiş gibi denizin belirli yerlerine dizerdi. Gemide bir avuç insan vardı. Birbirlerine bağlılıkları ve tutkunlukları o kadar candan idi ki, et ile kemik gibiydiler. Hepsi tek bir bedendi sanki. Bu bedenin başı, Yüzbaşı Hakkı idi.

Bu kahraman gemi, yaz kış demeden aylarca çalıştı, birçok mayın dizisi kurdu, kaç tanesinin de düşmanca ayıklandığını ve toplanıp götürüldüğünü gördü. Çok emekleri boşa gitmiş oldu. Yılmadı, uyguladığı her oyunu bozulmuş bir pehlivan gibi Yaradana sığınıp bir oyun daha etti; Nusret Mayın Gemisi, 8 Mart gecesiyle 9 Martın ilk saatlerinde karanlıkları deldi, denizin dalgalarını yardı, düşman mayın arama gemileri arasından görünmeden ve korkmadan sızdı. Bu, bir serüvendi. Taşıdığı 26 mayını gizlice karanlık limana yerleştirdi. Yaptığı işin düşmana ne kadar pahalıya oturacağını oranlamadan, hesaplamadan, dönüp gitti. Ertesi günler, düşman, mayın arama çabasını sürdürdü; karanlık limanı daha önceden taramış ve bulduğu mayınları ayıklamıştı; artık, buralardan korkusu yoktu; bu yüzden, karanlık limanı üstünkörü geçti. Bu 26 mayının, pusuya sinmiş birer cüce dev gibi, günlerce, yani on gün beklediğinden haberleri yoktu; ama, düşmana verdireceği kayıplarla 18 Mart Deniz Zaferinin başlıca etmeni oldu ve Nusret Mayın Gemisi, boyundan posundan çok büyük işler görmüş olacaktı. Bugün, bir mayın arama gemimiz, bu başarıyı dillerde dolaştırmak için, Yüzbaşı Hakkı'nın adını taşıyor.

Düşmanlarımızın mağlubiyetiyle neticelenen, Türkün kahramanlık ve fedakârlığını bir daha cihana ispat eden bu tarihî olaya burada değinmemiz, mayınlarımızın oynadığı büyük rol dolayısıyladır. Bu mayınlar, Nusret Mayın Gemisinin, 8 Mart 1915 sabahı puslu ve yağışlı bir havada düşman kontrolü altındaki Erenköy Koyuna döktüğü hatta aittir. Düşman donanmasına bu ağır sürprizi hazırlayan 360 tonluk küçük, mütevazı bir tekne olan Nusret'in komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey, yardımcısı Üsteğmen Salim Beydi. Müttefik filonun 3 zırhlı kaybetmesi ve 1 muharebe kruvazörünün ağır hasara uğraması, bu mayınların eseridir. Nihayet, Çanakkale seferinin teşvikçisi ve koruyucusu olan Churchill de şöyle diyor: "1915 yılında, bütün Avrupa'da milyonlarca insanın hayatı ortaya konmuş, büyük taarruzlar yapılmakta, 4 000 - 5 000 harp gemisi denizlerde dolaşmaktaydı; fakat, bunlardan hiçbiri, Nusret'in döktüğü mayınlar kadar, harbin devamına ve düşmanın istikbaline müessir olacak bir başarı gösterememiştir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun; konuşmanızı tamamlayın.

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Nusret Mayın Gemisi, bir destanın fitilini ateşlemiş kahramanlığın simgesidir. Peki, şimdi, bir milletin uyanışına öncülük eden, Çanakkale'yi geçilmez yapan bu gemi nerede, nasıl bir haldeydi? O, bu millet için üzerine düşeni yaptı, ya biz; maalesef, hayır. Çanakkale'yi geçilmez kılan Nusret Mayın Gemisi, yıllardır, Mersin'de, terk edilmişliği yaşıyordu. Cumhuriyetin temelleri belki onun sayesinde atıldı; ama, cumhuriyetin çocukları, bugünlerini borçlu oldukları Nusret'i sahipsiz bıraktı; unutuldu, çürümeye terk edildi. Oysa, cumhuriyetin ilk yıllarında, 1926'da, Gölcük Tersanesinde baştan aşağıya tamir edilmişti.

Kurtuluşun yadigârına ilk ayıp 1939 yılında yapıldı ve savaşçı bir kahramanın, kendisi gibi, adı da değiştirildi. Nusret, artık, bir mayın gemisi değil, dalgıç gemisiydi. Yapılan hata, ancak dört yıl sonra fark edildi. 1943 yılında, kahramanlık sembolü gemiye, eski adı Nusret verildi, itibarı iade edildi, müze haline getirildi; ama, tarihten gelen savaşçı, onbeş yıl hak ettiği yerlerde durabildi.

1958 yılı Nusret'e ihanetin başlangıcı oldu; çünkü, şanlı geçmişimizin en yakın tanığı, üç beş kuruşa bir işadamına satıldı. Daha da acısı, koskoca Nusret, artık, bir kum kosteri olmuştu; eski halinden eser kalmamıştı. Bir milletin bağımsızlığını borçlu olduğu cengaveri böyle ödüllendirilmişti. Nusret, yıllarca kum taşıdı, ta ki, motorları susup, iş göremez hale gelene kadar.

BAŞKAN - Sözlerinizi toparlar mısınız.

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

2002 yılının sonuna kadar Mersin Limanında tanınmayacak halde çürümeye terk edilmiş, dengesini kaybetmemesi için bir gemiyle sıkıştırılmış, artık, pas tutmuş, yüzeyinde geminin adı bile okunmuyordu. Koca Nusret Mayın Gemisi, adsız sansız, harap, sahipsiz kalmış, tarih yazan bir kahraman, tarih kitaplarındaki anılarda kalmıştı.

Gerçekten, sevinecek bir duyum aldım. Bunca vefasızlığa ve bunca vurdumduymazlığa rağmen, yine, Nusret'in temellerinin atılmasında rolü olan cumhuriyetin bir değerli evladı, Tarsus Belediye Başkanı, bu vurdumduymazlığa yüreğini koymuş, tarihî gemiyi satın alıp, aslına uygun bir tadilattan sonra, müze haline dönüştürmek için şu an büyük gayret içerisinde. Gayretlerinden dolayı kendisini gerçekten kutluyorum; ancak, yetkililere sesleniyorum; Mersin Müzesinde bulunan birkaç orijinal Nusret parçası ve İstanbul Deniz Müzesinde bulunan ışıldak, musrap yazıları, flama, dümen, telgraf ve pusula gibi orijinal Nusret parçalarının da monte edilip, Nusret'in tekrar, ait olduğu yere, Çanakkale'ye götürülmesi gerekir diye düşünüyorum; fakat, burada unutulmaması gereken bir noktaya da dikkatlerinizi çekiyorum: Bu vefasızlığa karşı yüreğini ortaya koyarak, tarihimize ve geçmişimize olan yükümlülüğümüzü Yüce Türk Milleti adına yerine getirmenin onur ve gururunu taşıyan Tarsusumuza ve değerli Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Burada önemli olan, Tarsusumuza da kalsa, ait olduğu yere, Çanakkale'ye de götürülse, hiç olmazsa bundan sonra, hem geçmişimize hem tarihimize hem kültürümüze yapılabilecek vefasızlıklarda bir ibret vesilesi olarak Nusret'e bakar, kendimize çekidüzen veririz diyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; sözlerimi tamamlamadan önce, bugünün, Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü olması vesilesiyle, bu konuya da kısaca değinmek istiyorum. Sağlıklı toplumun ilk şartı, sağlıklı nesiller yetiştirmektir. Oysa, ülkemizde uyuşturucu kullanımının artış gösterdiği ve kullanmaya başlama yaşının düştüğü, basın ve yayın organlarına yansıyan haberlerde yer almaktadır. Özellikle büyük şehirlerimizde tiner, bali ve bunun gibi maddeleri koklayan ve toplumsal bir sorun oluşturmaya başlayan sokak çocuklarıyla ilgili haberleri, içimiz burkularak seyrediyoruz. Diğer taraftan, uyuşturucu madde satıcılarının, özellikle geleceğimizin teminatı olan okul çağındaki gençlerimizi de hedef aldığı ve bu kişilerin okullarımıza kadar girdiği haberlerini, yine, irkilerek basın organlarından okuyoruz.

Bilindiği gibi, uyuşturucu kullanımı, sadece kullanan kişiyi değil, sosyal sorunlar yaratması nedeniyle toplumun tüm üyelerini etkilemekte; böylece, toplum sağlığını tehdit ederek, ciddî bir sorun ortaya çıkarmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir saniye Sayın Çetin...

İkinci 5 dakikanız da bitti; lütfen, toparlar mısınız.

Buyurun.

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım. Teşekkür ediyorum.

Bu sebeple, madde kullanımı sorununun ele alınarak, takip edilmesi çok önemlidir. Bu nedenle, aileden sorumlu Devlet Bakanımızdan, başta gençlerimiz olmak üzere, toplumun tüm üyelerini uyuşturucu kullanımının zararlarından korumak için neler yapıldığını, gençlerimiz ve ailelerine yönelik ne tür çalışmalar yapıldığını, ülkemizin uyuşturucu kullanımıyla ilgili mücadeleyi esas alan bir ulusal politikasının olup olmadığını öğrenmek istiyorum.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çetin.

Hükümet adına, Devlet Bakanı Sayın Güldal Akşit; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN - Sayın Bakan, gündemdışı konuşmaya yanıt veriyorsunuz efendim.

Buyurun.

DEVLET BAKANI GÜLDAL AKŞİT (Devamla) - Madde kullanımı ve bağımlılığı, ortaya çıkardığı sonuçlar nedeniyle, sadece kullanan kişiyi etkilemekle kalmayıp, başta yakın çevresi olmak üzere, toplumun tüm kesimlerine yansıyarak, önemli bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Nitekim, Dünya Sağlık Örgütü, madde kullanımı ve bağımlılığının dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulamakta ve önlemler almaya yönelik gelişmeleri desteklemektedir.

Dünyada uyuşturucu kullanma alışkanlığında artış olması ve bunun, insanlık için büyük bir tehdit oluşturduğu gerçeğinden hareket eden Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1987 yılında aldığı bir kararla, uyuşturucusuz, temiz bir toplum hedefine ulaşma ve uluslararası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirme konusundaki kararlılığını vurgulamak amacıyla, 26 Haziran gününü, Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü olarak belirlemiştir. Tüm ülkelerde, 26 Haziran gününde çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Bu etkinlikler Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen temalar çerçevesinde yapılmakta olup, bugüne kadar belirlenen temalar şöyledir: 1998 yılının teması uyuşturucu istismarı ve gençler, 1999 yılının teması uyuşturucu karşıtı müzik, 2000 yılının teması gerçeklerle yüzleşme, inkâr, rüşvet ve şiddet, 2001 yılının teması uyuşturucuya karşı spor, 2002 yılının teması madde kullanımı ve AIDS, bu yılın teması ise uyuşturucu hakkında konuşalım olarak belirlenmiştir.

Bilindiği gibi, Anayasamızın 58 inci maddesinde devletin, gençleri alkol düşkünlüğünden ve uyuşturucu maddelerden korumak için gerekli tedbirleri alacağı ifadesi yer almaktadır. Madde kullanımı ve bağımlılığı sorunu, gerek ülkemizin jeopolitik konumu gerekse nüfusunun büyük çoğunluğunun gençlerden oluşması nedeniyle, üzerinde önemle durulması gereken konulardan birisidir. Bağımlılık yapan maddelerin satıcılarının özellikle gençlerimizi hedef aldığı, güvenlik güçleri kaynaklarından anlaşılmaktadır. Güvenlik güçlerimiz tarafından, uyuşturucu tacirleriyle mücadele çalışmalarına paralel olarak, madde kullanımının tehlikeleri konusunda kamuoyunun bilgilendirilip bilinçlendirilmesi çalışmaları; yani, koruyucu ve önleyici çalışmalar da yürütülmektedir.

Madde kullanımı ve bağımlılığı faaliyetlerini yürütmek, maddelerin kötü kullanımını önlemek, alınacak tedbirleri tespit etmek ve kurumlar arasındaki çalışmaları koordine etmek amacıyla, Millî Güvenlik Kurulunun 26 Nisan 1996 tarihli ve 393 sayılı tavsiye kararıyla, Uyuşturucu Kullanımıyla Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst ve Alt Kurulları oluşturulmuştur. 1997/9700 sayılı Bakanlar Kurulu kararında ise, Millî Güvenlik Kurulunun 393 sayılı tavsiye kararı kabul edilerek, kurullarda görev alacak bakanlıklar belirlenmiştir.

Anılan kararlara göre, üstkurulun başkanlığı tarafımdan, altkurulun başkanlığı ise Bakanlığıma bağlı Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı, ayrıca, her iki kurulun sekreterya işlerini de yürütmektedir. Kurulların aslî görevi, madde kullanımıyla ilgili ulusal politika ve stratejileri tespit etmek, ilgili kurumlar arasında eşgüdümü sağlamak ve konuyla ilgili araştırmalar yaptırmaktır.

Uyuşturucu Kullanımıyla Mücadele, Takip ve Yönlendirme Üst ve Altkurulları, konuyla ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşmaktadır. Bakanlıkların müsteşar, kuruluşların genel müdür ve başkan düzeyinde temsil edildiği üstkurul, bugüne kadar 7 kez, kamu kurum ve kuruluşlarının daha çok uzman düzeyinde temsil edildiği altkurul ise, 65 kez toplanmıştır. Ayrıca, kurullara bilimsel açıdan destek hizmet vermek üzere, üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan, bağımlılık konusunda uzman öğretim üyeleri de, bir bilimsel danışma komitesi oluşturmuşlardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde kullanımı ve bağımlılığı sorunuyla baş edebilmenin en önemli yollarından birisi, konuyla ilgili bilimsel yöntemlerle elde edilmiş kapsamlı ve güvenli verilerin olmasıdır.

Bakanlığıma bağlı Aile Araştırma Kurumu Başkanlığınca 2002 yılında yaptırılan, Türkiye'de madde kullanım profili araştırmasının verilerinden kısaca bahsetmek istiyorum. 72 il, 74 ilçe ve 54 köyde, toplam 7 680 kişiyle gerçekleştirilen çalışmanın verilerine göre, araştırmaya katılanların halihazırda yüzde 32'si sigara, yüzde 10'u alkol, yüzde 3,5'i hekim kontrolü dışında ilaç, yüzde 2'si hekimin önerdiği süre ve dozdan daha uzun süre ilaç ve yüzde 0,3'ü de madde kullanmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, alkole ilk başlama yaşı 17'dir.

Araştırmanın verilerine göre ise, her 5 kadından 1'i sigara içmektedir ve yine kadınlar arasında alkol tüketimi artma eğilimi göstermektedir. Bu sonuçlar, üreme çağındaki kadınlarda sigara içiciliğinin, hamilelik ve doğum riski açısından ciddî bir kadın sağlığı sorunu oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Araştırma bulgularına göre, sigara, alkol ve madde kullanmaya başlamada en önemli etken, arkadaş etkisi, merak ve özenmedir.

Değerli milletvekilleri, madde kullanımıyla mücadele edebilmek için, üretim aşamasından başlayarak, pazar aşaması ve kullanıcı bireye ulaştığı son nokta da dahil, tüm evrelerde denetleyici, caydırıcı politikalar benimsenmelidir. Bu nedenle, gerek talebin yok edilmesi gerekse hiç talebin oluşmaması için koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılmalıdır. Önleme politikalarında ve uygulamalarda, başta gençler ve çocuklar olmak üzere, ailelerin, gençlere hizmet veren meslek elemanları ve toplumun tüm üyelerinin madde kullanımının zararları konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Madde kullanımıyla mücadelede, aileler, eğitim kurumları, medya kuruluşları, işverenler, gençlik örgütleri, güvenlik güçleri ve toplumun tüm taraflarına önemli görevler düşmektedir. Bu doğrultuda, Türk Milletinin tüm fertlerini, ailesini, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına saygılı, beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli, sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişilik ve karaktere sahip kılmak, toplumun her ferdinin amacı olmalıdır.

Aileler, uyuşturucunun hedefi durumundaki gençlerimizle sağlıklı bir iletişim sağlamalı ve onlara karşı daha duyarlı olmalıdırlar. Basın ve yayın kuruluşlarını, konuya duyarlılık göstererek, toplumsal bir boyutu bulunan madde bağımlılığı ve kullanımıyla ilgili sorunun çözümünde anahtar rol oynamaya davet ediyorum. Gençlerin merakını uyandırabilecek özendirici yayınlar yerine caydırıcı ve bilgilendirici yayınlar yapılmalıdır. Üniversiteler, sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve özel sektör, mücadele faaliyetini yürüten kamu kurum ve kuruluşlarına destek vererek sorumluluğu paylaşmalıdır.

26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü nedeniyle, özellikle risk grubunda bulunan gençlerimizin geleceklerini teminat altına almak üzere, toplumun tüm kesimlerini işbirliği ve güç birliğine davet ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ederim Sayın Akşit.

Gündemdışı üçüncü söz, Tunceli Munzur Konaktepe Barajıyla ilgili söz isteyen Tunceli Milletvekili Sayın Hasan Güyüldar'a aittir.

Buyurun Sayın Güyüldar. (CHP sıralarından alkışlar)

3.- Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar'ın, Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan Konaktepe I ve II hidroelektrik santrallarının doğa, kültür ve ekolojik dengeye yapabileceği olumsuz etkilere, elektrik üretimi için bölgede oluşturulabilecek alternatif çarelere ilişkin gündemdışı konuşması

HASAN GÜYÜLDAR (Tunceli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Tunceli Munzur Vadisinde planlanan Konaktepe I ve II hidroelektrik santralı konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım; konuşmama başlamadan evvel, Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum.

Bir ülkenin kalkınmasında en önemli etken enerjidir. Ülkemizdeki zengin su kaynaklarının enerji üretimine dönüştürülmesine her iktidarın programında yer vermesi, ulusal bir görevdir.

Tunceli'de Uzunçayır Barajı ve Ovacık Mercan Vadisindeki hidroelektrik santralı yapımı devam etmekte olup, bu baraj ve santralın yapılması Tunceli insanını sevindirmiş ve bu projelerin bir an evvel tamamlanması için de, her Tuncelili, üzerine düşen görevi seve seve yapmıştır. Ülkemizin tabiat güzelliklerine, doğal ve zengin doğa varlıklarına sıkı sıkı sahiplenilerek üretime dönük daha nice barajların yapılması, her Tuncelili yurttaşın içten dileğidir, ülkesine olan bağlılığıdır, sevgisidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Tunceli'de yapılan Uzunçayır Barajı ve Mercan Hidroelektrik Santralı dışında, Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan diğer baraj ve santrallar, Tunceli halkını üzüntüye sevk etmiştir; çünkü, Türkiye'nin en çok yaban hayvanının yaşadığı, Türkiye'nin ve dünyanın resmî olarak açıkladığı en zengin 1 518 bitki çeşidinin yetiştiği, dünyada sadece endemik kırmızı pullu alabalık türünün yaşadığı bu vadinin, bilimsel ve estetik açısından istisnaî bir evrensel oluşumun oluşturduğu Munzur Vadisinin tahrip olmasından, yok olmasından dolayı, Tunceli halkıyla beraber, çevreciyi, turizmciyi, bilim adamını tedirgin etmiş ve üzüntüye sevk etmiştir.

Munzur Vadisi Ulusal Parkı 1971 yılında Türkiye'nin ilk millî parkı olarak ilan edilmiştir. 42 000 hektar olan bu park, Türkiye'nin en büyük ulusal parkı olup, dünyanın da ikinci büyük vadisidir.

Munzur Vadisi Ulusal Parkı, 1972 yılında UNESCO'nun 17 nci Genel Kurulu tarafından "estetik ve bilimsel açıdan istisnai, evrensel doğa" olarak kabul edilmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şu anda etüt ve sondaj çalışmaları yapılan Munzur Vadisi üzerindeki Konaktepe hidroelektrik santrallarının yapılması halinde yılda 579 000 000 kilovat/saat enerji üretecek ve bu üretilen enerji, tüm Türkiye genelinde üretilen enerjinin yüzde 1'ini bile karşılamamaktadır.

Rantabl olmayan bu projenin uygulanması halinde Türkiye'nin en büyük ve en zengin Munzur ulusal vadisi yok olacaktır.

Bugün ülkemizde yılda 20 000 000 000 kilovat/saat enerji, nakil kaybı ve kaçak olarak, kayıtdışı kullanılmaktadır. Bu kayıp, yapılması planlanan 40 adet Konaktepe Projesi yapımına bedeldir.

Sayın milletvekilleri, düşünün, bugün ülkemizde 40 adet Konaktepe barajı kayıptır. Biz, bu kaçağı bulacağımız yerde, ekonomik sıkıntı içinde olduğumuz bu dönemde 2003 yılı birim fiyatlarıyla 2 katrilyonla başlayan yeni bir santral yapma çaresizliğine düşüyoruz. Bununla da kalmıyoruz; bu bölgenin canlanmasına, kalkınmasına etken olan iç ve dış turizmi de öldürmüş oluyoruz; ama, mutlaka bu bölgede enerji üretimi gerekiyorsa, en ekonomik enerji üretimi olan rüzgâr enerjisi üreterek, bu ihtiyaç giderilebilir. Bölgenin coğrafî konumu değerlendirildiğinde, rüzgâr enerjisi üretimine son derece elverişli olup, dolayısıyla, Munzur Vadisi gibi bu ulusal servet de kurtulmuş olur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Tunceli İliyle ilgili sorunları, zaman zaman, bu kürsüde, Sayın Yerlikaya ile beraber dile getirmekteyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Güyüldar, konuşmanızı toparlar mısınız.

HASAN GÜYÜLDAR (Devamla) - Ama, maalesef, hiç dikkate alınmadığı görülmektedir.

Cumhuriyet tarihinden bu yana, Tunceli'de tam teşekkülü bir sağlık ekibinin çalıştığını ne bilen var ne de duyan vardır. Su şanda bile, devlet hastanesinde bir uzman doktor dahi bulunamamaktadır.

Tunceli'de, kırk yıl, elli yıl evvel ne sorunlar yaşandıysa, bugün de, aynı sorunlar katlanarak devam etmektedir. Elli yıl evvel, yol sorunu, su sorunu, eğitim sorunu vardı, bugün de devam etmektedir. Elli yıl evvel insanlar daha huzurluydu, daha sorunsuzdu; hiç olmazsa, taştan, çamurdan bir damları vardı; o da, yıllar evvel yıkılmış, yakılmış, kurda çıyana terk edilmiş öyle bekliyor.

Şu anda bir çaba içinde olan Sayın Valimize ödeneklerle destek verilmeden, bu köye dönüşlere ve diğer sorunlara nasıl çözüm bulunur, bilinmez.

Üretimi olmayan, köye dönüşü olmayan, tarlası sürülmeyen, hayvancılığı tükenen, nüfusun yüzde 55'i göçe uğrayan, millî gelir pastasından binde 1 gibi çok düşük ve komik bir pay alıp, herkesin işsiz olduğu Tunceli'de, ilginçtir ki, fert başına düşen millî gelir, bugün, gelişmiş birçok ilimizden daha yüksek olarak gösterilmiş olup, 1 584 dolar olarak hesaplanmıştır. Böyle olunca, Kırşehir, Giresun, Amasya, Uşak, Malatya, Sıvas, Tokat, Ordu, Afyon, Erzurum ve daha birçok ilimize tanınacak vergi, sigorta ve diğer muafiyetlerden, Tunceli İlimiz yararlanamayacaktır.

BAŞKAN - Sayın Güyüldar, toparlar mısınız.

HASAN GÜYÜLDAR (Devamla) - Toparlıyorum efendim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; milyarlarca yıl süren jeomorfolojik oluşumlar sonucunda oluşan Munzur Vadisindeki olağanüstü doğal ve kültürel ekolojik dengeyi bozmayalım, öldürmeyelim. Masmavi, süt beyaz temiz Munzur'un akışını değiştirmeyelim, dozerlerle ezmeyelim, dinamitlerle yok etmeyelim.

Bir toplum ki, Munzur ile kişilik bulmuştur. Bunu, festivallerle, Türkiye ve dünyanın her yerinden gelen insanlarla her yıl kutlayan ve ruhlarının derinliklerinde filizlenen bu fide kurutulmamalı, kanatılmamalıdır.

Yaz ve kış, uluslararası turizmin odak noktası olacağına inandığımız Munzur Vadisini, Türkiye'nin en büyük ulusal parkı olmakla övünç duyduğumuz bu hazinemizi köreltmeyelim. Millî Parklar ve Av Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğünce, 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu esasları gereğince, Munzur Vadisinde yapılması planlanan Konaktepe Projesinin yapımına izin verilmemiştir; ancak, buna rağmen, etüt ve proje çalışmaları devam etmektedir. İnanıyorum ki, ilgililerin, bu projeyi tekrar inceleyip, ülkemize olan katkısını, artılarını ve eksilerini hesaplayarak, buna göre karar vereceklerdir ve Munzur Vadisi Ulusal Parkını, insanlarımızın akciğerine şifa olan bu oksijeni esirgemeyecekleri dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Güyüldar.

Sayın milletvekilleri, Başbakanlığın, İçtüzüğün 75 inci maddesine göre verilmiş bir tezkeresi vardır, okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütünün Kuruluşuyla İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/363) geri gönderilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/321)

                                                                        25.6.2003

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi: 10/1/2003 tarihli ve B.02.0.KKG.0.10/101-535/256 sayılı yazımız.

İlgide kayıtlı yazımız ekinde Başkanlığınıza sunulan "Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütünün Kuruluşuyla İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı"nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 75 inci maddesine göre, geri gönderilmesini arz ederim.

                                                        Recep Tayyip Erdoğan

                                                                         Başbakan

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Dışişleri Komisyonunda bulunan tasarı hükümete geri verilmiştir.

Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:

2.- Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün'ün, KİT Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/75)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

 Üyesi bulunduğum KİT Komisyonundan istifa ediyorum.

Gereğini arz ederim.

     Nihat Ergün

            Kocaeli

                 KİT Komisyonu Üyesi

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, Meclis araştırması önergeleri vardır; birincisini okutuyorum:

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Mersin Milletvekili Hüseyin Özcan ve 33 milletvekilinin, Mersin İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/114)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Mersin, coğrafî konumu itibariyle, ülkemizin Akdeniz kıyı bandında yer almakla beraber, aynı zamanda, bir Ortadoğu ve dünya kenti olma özelliği de taşımaktadır.

Mersin ekonomisi, son yıllarda, ticaret, sanayi, tarım ve turizm gibi pek çok alanda önemli adımlar atmaktadır. Bu bağlamda, turunçgil yetiştiriciliği, turfanda sebze meyve üretimi ve bağcılıkla tarımsal bir yapı görünümü verse de petrol, cam, çimento, krom, soda, gübre, selüloz kâğıt, dokuma, gıda, makine imalat sanayii ile de bir sanayi kentidir. Doğu Akdeniz'in en büyük ithalat-ihracat limanına sahip olması ve serbest bölgenin de bulunması nedeniyle, Mersin, tarım ve sanayi ürünleri ihracatında da önemli bir yere sahiptir. Bunların yanında, 2002-2003 itibariyle, Mersin Üniversitesi, 18 000 öğrenciyle, gerek yarattığı ekonomik talep gerekse sosyal ve kültürel katkıları bakımından İlimiz için önemli bir değerdir.

Bütün bu olumlu unsurların yanında, ilin ciddî ekonomik, sosyal sorunları da bulunmaktadır. Bu sorunların aşılmasında devletin katkısına hiçbir dönemde olmadığı kadar ihtiyaç duyulmaktadır.

Mersin'in nüfusu, son yirmi yıl içinde, kontrolsüz bir artış göstermiş ve kent nüfusu ikiye katlanmıştır. Göçle gelen ve hızla artan nüfus, üretim sürecine katılamamıştır. İlin özellikle Körfez krizi döneminde ticarî ilişki kurduğu Arap ülkelerine ihracatın azalması, yaşanan ekonomik krizler üretim daralmasına neden olmuştur. İşsizlik, kentin en önemli problemi haline dönüşmüştür. Yaşanan göç konusunda, bugüne kadar hükümetlerin bir devlet politikası oluşturamaması, bu sorunun ağırlığını her geçen gün biraz daha artırmaktadır.

Kente göç eden yurttaşlarımız, tarım, hayvancılık ve işportacılık gibi faaliyetlere yönelmiştir. Kent yönetimleri ise, bir kent merkezinde olmaması gereken bu faaliyetleri engellemeye çalışmaktadır. Bu durum, ileride onarılması güç sosyal yaralar açacak ve sosyal patlamalara gebe bir dokunun oluşmasını hızlandıracaktır. Çözüm yönünde adımlar atılmaması, Mersin'in devasa bir köy görünümü almasına yol açmaktadır. Göçün uyumlu bir şekilde içselleştirilebilmesi için üretim yapılması ve bu yurttaşlarımızın sürece dahil edilmesi şarttır.

Bu amaçla, Mersin'de, başta organize sanayi bölgeleri olmak üzere, yatırım bölgeleri, en az on yıllık geçici bir süre için kalkınmada öncelikli yöre statüsüne alınmalı veya kalkınmada öncelikli yörelere uygulanan kimi teşvikler, Mersin'de de uygulamaya konulmalıdır.

Mersin Limanında ücretlerin yüksek oluşu ve altyapının eski olması, gemileri başka ülke limanlarına yönlendirmektedir. Limanda verilen hizmetlerin günün koşullarına göre geliştirilmesi ve hizmet standartlarının yükseltilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Mersin Serbest Bölgesi, Türkiye'de kurulan ilk serbest bölgedir; fakat, halihazırda tüm kullanım alanı dolmuş olduğundan, yeni yatırımcılara yer temini bakımından, serbest bölge sınırlarındaki bazı kamu arazilerinin bölgeye tahsis edilmesi yerinde bir uygulama olacaktır.

İlde, üniversite-sanayi işbirliğini geliştirecek bir teknoloji araştırma merkezi kurulması zorunluluk halini almıştır.

Ayrıca, Mersin'in, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin dışa açılan kapısı olduğu gerçeği ve bir turizm merkezi olma potansiyeli de gözönüne alındığında, kentin ulaşım problemlerini giderici önlemler alınmalıdır. Bu amaçla, Adana Havaalanının uzun vadede bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde genişlemeye elverişli olmaması sebebiyle, Mersin'e, bölge için bir zorunluluk olan kargo taşımacılığının da yapılabileceği uluslararası bir havalimanı inşa edilmesi, Mersin'in, ekonomik, sosyal, kültürel ve turizm alanındaki gelişmesi için önemli bir basamak olacaktır.

Mersin'in ekonomik, sosyal, kültürel, göç ve şehircilikle ilgili sorunlarının, özellikle kamu yatırımları ve özel sektörün teşvik edilmesi, ilan edilen turizm bölgelerinde gerekli çalışmaların ihmal edilmesinin ortaya çıkardığı problemlerin ve çözüm yollarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması yapılmasını arz ederiz. 24.06.2003

1- Hüseyin Özcan

(Mersin)

2- Mustafa Özyürek

(Mersin)

3- Ersoy Bulut

(Mersin)

4- Nurettin Sözen

(Sıvas)

5- Muhsin Koçyiğit

(Diyarbakır)

6- Hasan Aydın

(İstanbul)

7- Orhan Eraslan

(Niğde)

8- Mehmet Küçükaşık

(Bursa)

9- K. Kemal Anadol

(İzmir)

10- Harun Akın

(Zonguldak)