T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
98 inci Birleşim
25 . 6 . 2003 Çarşamba
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMALAR
IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün,
İller Bankasının kuruluşunun 58 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması
2.- Kocaeli Milletvekili Nevzat Doğan'ın,
Uyuşturucuyla Mücadele Günü münasebetiyle uyuşturucu tehlikesine ve alınması
gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
3.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün,
Posof-Türközü gümrük kapısının sınır ticaretine kapatılmasının bölge
ekonomisinde yaratacağı olumsuz etkilere ve alınması gereken tedbirlere ilişkin
gündemdışı konuşması ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.- Avrupa-Akdeniz Forumu çerçevesinde
oluşturulan çalışma grubu toplantılarına, Türkiye Büyük Millet Meclisini
temsilen katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/319)
2.- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Murat Başesgioğlu'nun, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 91 inci Genel
Kuruluna katılmak üzere İsviçre'ye yaptığı resmî ziyarete iştirak etmesi uygun
görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/320)
V.-
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1
Temmuz 2003 tarihinde tatile girmemesine ve çalışmalara devam edilmesine
ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.- Ticaret Gemilerinde Çalışan Kaptanlar
ve Gemi Zabitlerinin Mesleki Yeterliliklerinin Asgarî İcaplarına İlişkin 53
Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları Raporları
(1/496) (S. Sayısı: 163)
2.- Mürettebatın Gemide Barınmasına
İlişkin 92 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları
Raporları (1/499) (S. Sayısı: 166)
3.- Gemiadamlarının Sağlık Muayenesine
İlişkin 73 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları
Raporları (1/500) (S. Sayısı: 167)
4.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile
Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı
ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
5.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
(1/523) (S. Sayısı: 152)
VII.-
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1.- İzmir Milletvekili Muharrem Toprak'ın,
yargı mensuplarının çalışma ortamlarının ve ekonomik durumlarının
düzeltilmesine ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı (7/490)
2.- İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
ABD'nin Türkiye'deki üslerde kullandığı akaryakıtın satış şartlarına ilişkin
sorusu ve Millî Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül'ün cevabı (7/569)
3.- İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in,
bir gazetede ordudan ihraçla ilgili çıkan bir habere ilişkin Başbakandan sorusu
ve Millî Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül'ün cevabı (7/583)
4.- Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın,
Son on yılda çiftçilere kullandırılan
kredilere,
- Bursa Milletvekili Faruk
Anbarcıoğlu'nun,
Bursa-Orhaneli'nde yapılan doğrudan gelir
desteği ödemelerine ve köy yollarının asfaltlanmasına,
Bursa-Harmancık’ta yapılan doğrudan gelir
desteği ödemelerine ve köy yollarının asfaltlanmasına,
Bursa-Büyükorhan'da yapılan doğrudan gelir
desteği ödemelerine ve köy yollarının asfaltlanmasına,
Bursa-Keles'te yapılan doğrudan gelir
desteği ödemelerine ve köy yollarının asfaltlanmasına,
İlişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından
soruları ve Ulaştırma Bakanı ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Binali
Yıldırım'ın cevabı (7/603, 620, 621, 622, 623)
5.- Antalya Milletvekili Atila Emek'in,
Alanya ve Gazipaşa sahillerinde kurulan balık çiftliklerine ilişkin Başbakandan
sorusu ve Ulaştırma Bakanı ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Binali
Yıldırım'ın cevabı (7/651)
6.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, bir
ağaçlandırma sahasının satışını sağladığı iddia edilen bürokrata ilişkin
Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/652)
7.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in,
ticari araçların ek taşıt vergisine ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı
Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/679)
8.- Edirne Milletvekili Necdet Budak'ın,
ziraat mühendislerinin istihdamıyla ilgili bir projeye ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından sorusu ve Ulaştırma Bakanı ve Tarım ve Köyişleri Bakanı
Vekili Binali Yıldırım'ın cevabı (7/689)
9.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, Sinop
İli Dikmen İlçesinde çiftçilerin 2001 yılı doğrudan gelir desteği paralarını
alamadığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sorusu ve Ulaştırma
Bakanı ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Vekili Binali Yıldırım'ın cevabı (7/701)
10.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın,
Erfelek Sağlık Merkezi inşaatına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın
cevabı (7/702)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
beş oturum yaptı.
Mersin Milletvekili Ersoy Bulut, Mersin
İlinin tarım potansiyeline ve bu potansiyelde muz tarımının yeri ve önemine,
Sakarya Milletvekili Recep Yıldırım,
Sakarya İlinin düşman işgalinden kurtarılışının 82 nci yıldönümüne,
Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, köy
enstitülerinin kuramcısı ve kurucusu, eğitim bilimci İsmail Hakkı Tonguç'un
ölümünün 43 üncü yılına,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Macaristan
Parlamento Başkanı Katalin Szili'nin resmî davetine icabetle bu ülkeye yapacağı
ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun
bilgisine sunuldu
Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in
(6/524),
Mersin Milletvekili Ersoy Bulut'un
(6/244),
Esas numaralı sözlü sorularını geri
aldıklarına ilişkin önergeleri okundu, soruların geri verildiği bildirildi.
Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı ve 42
milletvekilinin, bürokratik engellerin azaltılarak hizmetlerde etkinlik ve
verimliliğin sağlanması için (10/112),
İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve 26
milletvekilinin, futboldaki şike iddialarının araştırılarak (10/113),
Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun
bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve
öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Genel Kurulun 24.6.2003 Salı günkü (bugün)
birleşiminde, sözlü sorular dışındaki diğer denetim konularının görüşülmemesi,
gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler
kısmının 33 üncü sırasında yer alan 177 sıra sayılı kanun teklifinin bu kısmın
2 nci sırasına, 26 ncı sırasında yer alan 163 sıra sayılı kanun tasarısının 3
üncü sırasına, 27 nci sırasında yer alan 166 sıra sayılı kanun tasarısının 4
üncü sırasına, 28 inci sırasında yer alan 167 sıra sayılı kanun tasarısının 5
inci sırasına, 2 nci sırasında yer alan 146 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı
sırasına, 3 üncü sırasında yer alan 152 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci
sırasına, 34 üncü sırasında yer alan 179 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci
sırasına, 17 nci sırasında yer alan 153 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu
sırasına, 9 uncu sırasında yer alan 122 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci
sırasına, 7 nci sırasında yer alan 103 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü
sırasına, 8 inci sırasında yer alan 104 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü
sırasına, 11 inci sırasında yer alan 55'e 1 inci ek sıra sayılı kanun
tasarısının 15 inci sırasına, 18 inci sırasında yer alan 158 sıra sayılı kanun
tasarısının 16 ncı sırasına, 19 uncu sırasında yer alan 155 sıra sayılı kanun
tasarısının 17 nci sırasına, 20 nci sırasında yer alan 156 sıra sayılı kanun
tasarısının 18 inci sırasına, 21 inci sırasında yer alan 157 sıra sayılı kanun
tasarısının 19 uncu sırasına, 22 nci sırasında yer alan 159 sıra sayılı kanun
tasarısının 20 nci sırasına, 23 üncü sırasında yer alan 160 sıra sayılı kanun
tasarısının 21 inci sırasına, 25 inci sırasında yer alan 162 sıra sayılı kanun
tasarısının 22 nci sırasına; daha önce, gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve
dağıtılan 182 sıra sayılı kanun tasarısının, 48 saat geçmeden 9 uncu sırasına,
184 sıra sayılı kanun tasarısının ise 12 nci sırasına alınmasına ve çalışma
sürelerinin, bu birleşimde gündemin 6 ncı sırasına kadar olan işlerin,
25.6.2003 Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmeyerek 152 sıra
sayılı kanun tasarısının, 26.6.2003 Perşembe günkü birleşiminde ise 162 sıra
sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin bitimine kadar uzatılmasına, bu işlerin
görüşmelerinin saat 24.00'e kadar tamamlanamaması halinde saat 24.00'ten sonra
da çalışmalara devam edilmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisinin, yapılan
görüşmelerden sonra, kabul edildiği açıklandı.
Konya Milletvekili Atilla Kart'ın,
6.1.1982 Tarih ve 2577 Sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü
Maddesinin 1 ve 3 üncü Fıkralarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin (2/120) İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına
ilişkin önergesinin gerekçesini açıklamasından sonra, Başkanlıkça, teklif daha
önce kanunlaştığı için, yapılacak bir işlem olmadığı açıklandı.
Gündemin "Sözlü Sorular"
kısmının:
1 inci sırasında bulunan
(6/228),
2 nci " " (6/229),
4 üncü " " (6/231),
5 inci " " (6/234),
6 ncı " " (6/235),
7 nci " " (6/236),
8 inci " " (6/237),
Esas numaralı sorular üç
birleşim içinde cevaplandırılmadığından, yazılı soruya çevrildi; (6/234),
(6/236), (6/237) esas numaralı soruların sahipleri de görüşlerini açıkladılar;
3 üncü sırasında bulunan
(6/230),
9 uncu " " (6/238),
11 inci " " (6/240),
16 ncı " " (6/245),
Esas numaralı sorulara, Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin cevap verdi; (6/230) ve (6/238) esas
numaralı soruların sahipleri de karşı görüşlerini açıkladılar.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Türkiye İş
Kurumu Kanunu Tasarısının (1/297) (S. Sayısı: 137), görüşmelerine devam
olunarak, elektronik cihazla yapılan açıkoylamadan sonra,
2 nci sırasına alınan, Devlet Memurları
Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifinin (2/144) (S. Sayısı: 177) görüşmelerini müteakiben,
yapılan oylamadan sonra,
Kabul edildikleri ve kanunlaştıkları
açıklandı.
3 üncü sırasına alınan,Ticaret Gemilerinde
Çalışan Kaptanlar ve Gemi Zabitlerinin Meslekî Yeterliliklerinin Asgarî
İcaplarına İlişkin 53 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu
Hakkında Kanun Tasarısının (1/496) (S. Sayısı: 163) görüşmeleri, komisyon
yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.
25 Haziran 2003 Çarşamba günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşime 01.21'de son verildi.
|
|
|
Yılmaz Ateş |
|
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
Suat Kılıç |
|
Mehmet Daniş |
|
|
Samsun |
|
Çanakkale |
|
|
Kâtip
Üye |
|
Kâtip
Üye |
No.
: 138
GELEN
KÂĞITLAR
25 Haziran
2003 ÇARŞAMBA
Raporlar
1.- Avrupa Sınırötesi Televizyon
Sözleşmesini Değiştiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/487) (S. Sayısı: 185) (Dağıtma
tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
2.- M483-I.C.M. Mermisinin Avrupa'da Ortak
İmali İçin Endüstriyel Organizasyonun Lider Firması ile Sözleşme Yapılması
İsteği ile İlgili Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Temsilen Millî Savunma Bakanı
ve Hollanda Krallığı Hükümetini Temsilen Millî Savunma Bakanı Arasında 2 Eylül
1991 Tarihinde İmzalanmış Olan Mutabakat Muhtırasının Bir Numaralı Değişiklik
Ekinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/588) (S. Sayısı: 186) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
3.- Türkiye Cumhuriyeti ile Şili
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşma ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/389) (S. Sayısı: 188) (Dağıtma tarihi:
25.6.2003)
4.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Fas
Krallığı Hükümeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına
İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/428) (S. Sayısı: 190) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
5.- Türkiye Cumhuriyeti ve Filipinler
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/453) (S. Sayısı: 191) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
6.- Türkiye Cumhuriyeti ile İtalya
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/457) (S. Sayısı: 192) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
7.- Türkiye Cumhuriyeti ve Slovak
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/459) (S. Sayısı: 193) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
8.- Türkiye Cumhuriyeti ve Portekiz
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşma ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Dışişleri Komisyonu Raporu (1/461) (S. Sayısı: 194) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003)
(GÜNDEME)
9.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve
Yugoslavya Federal Cumhuriyeti Federal Hükümeti Arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/463) (S.
Sayısı: 195) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
10.- Türkiye Cumhuriyeti ve Yemen
Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri
Komisyonu Raporu (1/492) (S. Sayısı: 196) (Dağıtma tarihi: 25.6.2003) (GÜNDEME)
Sözlü Soru
Önergeleri
1.- İstanbul Milletvekili İsmet Atalay'ın,
22 nci Dönemdeki milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki
istemlere ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından sözlü soru önergesi
(6/601) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
2.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
ormanların korunması ile kuraklık ve erozyonla mücadele amacıyla alınacak
tedbirlere ilişkin Çevre ve Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/602)
(Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
3.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
Adana Büyükşehir Belediyesi çöplerinin Yüreğir İlçesinde oluşturduğu soruna
ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/603) (Başkanlığa geliş
tarihi: 23.6.2003)
4.- Yozgat Milletvekili Emin Koç'un,
Yozgat'ta kuraklıktan zarar gören çiftçilerin durumuna ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/604) (Başkanlığa geliş tarihi:
24.6.2003)
5.- Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in,
Ankara'da bir köprülü kavşak inşaatında meydana gelen göçüğe ilişkin İçişleri
Bakanından sözlü soru önergesi (6/605) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.6.2003)
Yazılı Soru
Önergeleri
1.- İstanbul Milletvekili Güldal
Okuducu'nun, İstanbul'daki bir ilköğretim okulunda yapıldığı iddia edilen
defileye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/861) (Başkanlığa
geliş tarihi: 20.6.2003)
2.- İstanbul Milletvekili Güldal
Okuducu'nun, İstanbul'daki bir ilköğretim okulunda yapıldığı iddia edilen
defileye ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/862)
(Başkanlığa geliş tarihi: 20.6.2003)
3.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
elektrik kesintilerinin ilanına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından
yazılı soru önergesi (7/863) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
4.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
bakanlıklarda görevli yabancı uyruklu danışmanlara ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/864) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
5.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
Adana-Damlapınar Köyünün su sorununa ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/865) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
6.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
Pozantı Belediyesinin Çakıt Suyuna çöp döktüğü iddiasına ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/866) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
7.- Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun,
Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantılarına ilişkin Devlet Bakanından (Ali
Babacan) yazılı soru önergesi (7/867) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
8.- Konya Milletvekili Atilla Kart'ın,
Halkbank Konya Bölge Müdürlüğünün kapatılmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/868) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.6.2003)
9.- Yozgat Milletvekili Emin Koç'un,
Yozgat Yatalak ve Yaşlılar Özel Bakım Rehabilitasyon Merkezi inşaatına ilişkin
Devlet Bakanından (Güldal Akşit) yazılı soru önergesi (7/869) (Başkanlığa geliş
tarihi: 24.6.2003)
10.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın,
Karasu Barajı ve çevre yolu projelerine ödenek çıkarılıp çıkarılmayacağına
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/870)
(Başkanlığa geliş tarihi: 24.6.2003)
11.- Malatya Milletvekili Muharrem
Kılıç'ın, Malatya İlindeki projelere ayrılan yatırım ödeneklerine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/871) (Başkanlığa geliş tarihi: 24.6.2003)
BİRİNCİ
OTURUM
Açılma
Saati : 15.00
25 Haziran
2003 Çarşamba
BAŞKAN :
Başkanvekili Yılmaz ATEŞ
KÂTİP
ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Suat KILIÇ (Samsun)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 98 inci Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayımız vardır; görüşmelere
başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayın
milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz, İller Bankasının
kuruluşunun 58 inci yıldönümü nedeniyle söz isteyen İzmir Milletvekili Sayın
Hakkı Ülkü'ye aittir.
Buyurun Sayın Ülkü. (CHP sıralarından
alkışlar)
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1.- İzmir
Milletvekili Hakkı Ülkü'nün, İller Bankasının kuruluşunun 58 inci yıldönümüne
ilişkin gündemdışı konuşması
HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; İller Bankasının kuruluş yıldönümü üzerine gündemdışı söz
almış bulunuyorum.
İller Bankası, 1933 yılında kurulan
Belediyeler Bankasının daha sonraki işlemlerinin genişlemesi nedeniyle, il özel
idareleri ve köylerin görev alanına katılmasıyla 23 Haziran 1945 tarihinde
kurulmuş bir bankadır. Banka, cumhuriyetin devrim yasalarının uygulanmasında
önemli bir yer teşkil eder. "Belediyeler Bankası" ismiyle anıldığında
yetmiş yıllık süre içerisinde birçok yatırıma imza atmıştır. Ulusal
kalkınmacılıkta özgün bir modeldir. Çağdaş kentlerin yaratılmasında çok büyük
katkıları vardır. Bu kadar uzun süre finans kaynağı yaratan ve bunlardan, başta
belediyeler olmak üzere, özel idarelerin ve köylerin faydalanmasını sağlayan
çok önemli bir kuruluştur. İkinci Dünya Savaşında bile işlevini hiç sapmadan
yerine getirmiştir.
Bankanın kuruluş yıllarında köylerde
yaşayan nüfusla kentlerde yaşayan nüfus arasında kıyaslama yaparsak, köy nüfusu
daha fazladır. Günümüzle kıyaslama yaparsak, belediye sayısı daha azdı, il
sayısı, ona bağlı olarak da il özel idare sayısı daha azdı.
Bunları rakamlarla ifade ederek sizleri
rakamlara boğmak istemiyorum; ama, şimdilerde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde
76'sı belediye sınırları içerisinde yaşamaktadır. 3 216 belediye oluşmuştur.
Bunların 16'sı büyükşehir belediyesi statüsünde, geri kalan 3 200 adedi de 1580
sayılı Belediye Yasasına bağlı olarak hizmet yapmaya çalışmaktadır. Ama, İller
Bankasının kapsamı içerisinde 3 314 mahallî idare vardır. Dolayısıyla,
böylesine büyük bir coğrafyaya hitap eden bir tüzelkişilik konumundadır banka.
Dünya Bankasına göre, ülkemiz, 2010 yılına
kadar kentsel altyapı yatırımları için, her yıl 1 500 000 000 dolar harcamak
durumundadır. Bunun yanı sıra, ayrıca, hizmet kalitesinin yükseltilmesi, yeni
tür hizmet talepleri ve yenileme yatırımları da dikkate alındığında, ihtiyaç
duyulan 1 500 000 000 dolarlık finansın da yeterli olmadığı söylenebilir. Bu
bağlamda, kentsel altyapı yatırımlarının yeni organizasyonlarla geliştirilmesi
ve uygulamaya konulması büyük önem taşımaktadır. İller Bankası, tüm
yozlaştırmalara rağmen, yetişmiş birçok teknik elemanıyla, uluslararası
sermayenin bazı baskılarına karşı emniyet sübabı görevini sürdürmektedir. Buna
karşın, İller Bankası, bazı hizmetleri oldukça da pahalıya yapmaktadır. Onun
için, yeniden yapılanmaya gidilmesi gerekmektedir; bunu, eski bir belediye
başkanı olarak özellikle vurgulamak istiyorum. Şimdi merkezîleşmiş olan,
otoritesini gücünü Bayındırlık Bakanlarının partizanca tutumuna bağlı olarak
sürdüren, belediyelere eşit yakınlıkta duramayan, her dönemde bazı yatırımların
bile bile yarıda bırakıldığı bir banka bu koşullarda belediyelere yardımcı
olamaz.
Bu banka "partizanlık" deyimi
hafif kalacak kadar, iktidarların kendi yandaşlarına parasal kaynak aktarma
yeri olmuştur. İsterseniz, size, bu konuda bir örnek vereyim. Kırıkkale'nin
Keskin İlçesinin nüfusu 35 000'dir; İller Bankasına olan toplam borcu 2
trilyondur. Aydın'a bağlı Didim İlçesinin nüfusu 25 000'dir; kamu kurumlarına
ve İller Bankasına olan borcu 110 trilyondur. Ancak, Aliağa Belediyesinin
borcu, kamuya olan borçlarıyla birlikte 260 milyardır. Bunu, başka türlü ifade
edersek, Didim Belediyesi, devlete ödemediği vergiler nedeniyle, Aliağa
Belediyesine göre 106,5 trilyon fazladan yatırım yapıyor. Aliağa'da oturanlar
da Didim Belediyesinin yapmış olduğu yatırımlara katkıda bulunuyor. Örnekleri
çoğaltmak mümkün.
Buradan yola çıkarak, bir partizanlık
örneği daha vermek istiyorum. İller Bankasının keyfî durumuna çarpıcı örnek
olacağını zannettiğim bu partizanlık, birçok belediye gibi benim de Belediye
Başkanlığını yaptığım Aliağa'da yıllardır sürmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Ülkü, toparlar mısınız.
HAKKI ÜLKÜ (Devamla) - 1999 yılında Aliağa
Belediyesine gönderilmesi gereken para sekiz aylık dönemde 350 milyar olması
gerekirken, 145 milyar gönderilmiştir. Bu, biraz iyimser rakamdır. Daha
sonraları, 2000 yılında 713 milyar gönderilmesi gerekirken, 222 milyar
gönderilmiştir; 2001 yılında 1 trilyon 200 milyar gönderilmesi gerekirken, 263
milyar gönderilmiştir; 2002 yılında da 1 trilyon 580 milyar gönderilmesi
gerekirken, 312 milyar gönderilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
kamunun yeniden yapılandırılması gündemde. Her şeyden önce bazı yerleşim
birimleri belediye yapılarak siyasî rüşvetlerle oy toplanılmasına
çalışılmaktadır. Yakın geçmişte bunun örnekleri çoktur; önergelere baktığımızda
da görülmektedir.
İller Bankası, böyle yapıla yapıla, malî
ve teknik yardım yapmaktan ziyade, ihaleci bir kuruma büründürülmüştür. Şimdi
de, uluslararası kuruluşların da bastırmasıyla, zor duruma sokularak, yalnızca
bankacılık yapması önerilmektedir. Oysa, İller Bankası, bir ihtiyaçtan dolayı
ortaya çıkmıştır. Kuruluşundan beri, teknik altyapısıyla, teknik
donanımlarıyla, eşine rastlanmayan bir modeldir.
Sağ siyasal iktidarlar, âdeta sözbirliği
etmişçesine, Atatürk döneminde kurulmuş ne kadar kurum varsa, önce yozlaştırıp,
sonra yok etme noktasına getirmektedirler. Olur olmaz, plansız, düzensiz
özelleştirmeler de bunun son kanıtlarıdır. İller Bankası da bu kanıtların bir
devamıdır. Oysa, banka, gerçek anlamda özerk, kurumsal işleyişi demokratik, tüm
işlemleri katılıma açık ve saydam bir banka hüviyetini kazanabilmiş olsa,
yetişmiş uzman personeliyle, belediyelerin altyapısına çok büyük katkılar
koyar, ülkemizde yaşanabilir kentlerin çoğalmasına yardımcı olur ve köyden
kente göçleri de azaltan bir görev yapmış olur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
sözlerimi toparlarsam, finansman yetersizliği yanında, bankanın son birkaç yıl
içinde sürüklendiği durum, bu değişim ve yeniden yapılanmaya, sadece zorunluluk
değil, aynı zamanda ivedilik de kazandırmıştır. Bankanın, Türkiye Büyük Millet
Meclisi KİT Komisyonunda "en kötü KİT" bulunması yönüyle kınanan
kuruluş olmaktan uzaklaştırılarak, bir an önce, eski saygın bir kurum olma
özelliğine yeniden kavuşturulması gereğine işaret ediyor ve bunu içtenlikle
diliyorum.
Bu dileklerimle, İller Bankasının 58 inci
kuruluş yıldönümünü kutluyor; hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ülkü.
Gündemdışı ikinci söz, uyuşturucu
tehlikesi konusunda söz isteyen, Kocaeli Milletvekili Sayın Nevzat Doğan'a
aittir.
Buyurun Sayın Doğan. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
2.- Kocaeli
Milletvekili Nevzat Doğan'ın, Uyuşturucuyla Mücadele Günü münasebetiyle
uyuşturucu tehlikesine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı
konuşması
NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; uyuşturucuyla mücadele günü dolayısıyla şahsım adına
gündemdışı söz almış bulunuyorum;Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
İnsanoğlu var olduğundan beri, keyif
verici maddelere karşı hep bir zafiyet içerisinde olmuştur. Bunun neticesinde,
uyuşturucu kullanımı, her dönemde, hemen her ülkede, toplumların değer
yargılarına ve aile yapılarına göre değişik oranlarda varolagelmiştir.
Bağımlılık yapıcı maddeler, bazen, çökertilmek istenen milletlere karşı soğuk
savaş silahı olarak da kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır.
Ülkemizdeki tarihçesine baktığımız zaman,
Anadolu'da asırlardır haşhaş ve kenevir yetiştirilmesine rağmen, Osmanlılarda
IV. Murat Dönemi dışında, uyuşturucu, bir sorun olarak karşımıza gelmemiştir.
1920'lerde ise, ülkemizde işgal güçleri, mukavemeti kırmak için gemiler dolusu
alkol ve uyuşturucu maddeyi İstanbul'a getirerek gençler arasında
yaygınlaştırmaya çalışmışlardır. Yine, 1930 - 1935 yılları arasında bir Japon
firmasının ülkemizde bir eroin fabrikası kurması sonucu, büyük bir uyuşturucu
salgını tehlikesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Daha sonra, 1970'li yıllardan
itibaren, giderek artan, bağımlılık yapıcı madde kullanımı, gençlerimizi,
dolayısıyla da geleceğimizi tehdit eder duruma gelmiştir. Bugün, ülkemizde
uyuşturucu, sigara ve alkol gibi zararlı madde kullanımı bir salgın olarak
nitelenecek boyutlara gelmiştir.
Yapılan araştırmada, Türkiye'nin yedi
büyük ilindeki liselerde okuyan öğrencilerin yüzde 53'ü esrarı deniyor, yüzde
22'si ara ara kullanıyor, yüzde 8,5'i sürekli kullanıyor; eroini deneyenler
yüzde 10, sürekli kullananlar yüzde 4; öğrencilerin yüzde 8,8'i kokaini
denerken, yüzde 4'ü sürekli kullanmaktadır; yüzde 35'i yapıştırıcı ve uçucu
maddeleri deniyor, yüzde 6'sı devamlı kullanıyor. Ayrıca, ülkemizde, 25 000
000'a yakın sigara tiryakisi, 20 000 000 alkol dostu, 5 000 000 ilaç bağımlısı
bulunmaktadır. Ayrıca, bu rakamların dışında daha tespit edemediğimiz belki
ilave edilecek miktarlar da vardır.
Görüldüğü gibi, uyuşturucu kaçakçılığı,
alkol ve sigara içimini teşvik eden reklamlar, bu maddelere kolay
ulaşabilirlik, son yıllarda bu zararlı maddeleri kullananların çığ gibi
artmasına neden olmuştur. Maalesef, yapılan araştırmalar, bu maddeleri kullanma
yaşının 12 yaşa kadar indiğini göstermektedir. Tüm bunlar, vatanımıza ve
milletimize yapılan en büyük kötülük değil midir?!
Değerli milletvekilleri, gençlerimizi
uyuşturucu ve diğer zararlı maddelerin içine çeken çeşitli nedenler vardır.
Bunların en önemlilerinden biri, içki, uyuşturucu, kumar, fuhuş ve evden kaçma
gibi faaliyetlerin tümünü besleyen ortamlardır ki, uyuşturucu kültürü olarak
tanımlanmaktadır. Buna bir de ek olarak, daha çok bali ve tiner türü maddelere
müptela olmuş sokak çocuklarının yaşadığı ortamları eklemeliyiz.
Gençlik, geleceğimizin teminatıdır. Kötü
alışkanlıkların gençlerimizin güzel yaşamını kemirmesine izin vermemeliyiz. Bu
konuda devlete, ailelere, medyaya ve sivil toplum örgütlerine büyük görevler
düşmektedir; yani, tam bir seferberliğe ihtiyaç vardır.
Bağımlılık yapıcı maddelere karşı
verilecek mücadelede uygulanacak stratejiler; gençliğin, caydırma,
bilgilendirme, kişisel ve sosyal becerileri artırma gibi faaliyetlerle bu
zararlı maddelere karşı yönelmesinin önlenmesi; bu zararlı maddelere
ulaşabilirliğin zorlaştırılması ve bulaşmışsa, bundan kurtarılması, yani,
rehabilite edilmesi hususlarını içermelidir.
Madde bağımlılığıyla mücadele, Millî
Eğitim, Sağlık, Millî Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının işbirliğiyle sistemli
ve etkin bir şekilde yapılmalıdır. Okul müfredatı gözden geçirilerek,
uyuşturucu bağımlılığı, alkol ve sigara kullanımı gibi konularda yılda bir iki
saatlik dersler değil, sürekli bir eğitim tercih edilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Doğan, buyurun; sözlerinizi
toparlar mısınız.
NEVZAT DOĞAN (Devamla ) - Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Gençleri işe yaramaz yığınlar haline
getiren, millî gücümüzü her yönüyle sarsan bu illetten korunmada en büyük
vazife aileye düşmektedir. Toplumun çekirdeği olan aileyi oluşturan anne ve
baba, çocuklara, davranışlarıyla örnek olmalıdırlar.
Güçlü ve yaygın eğitim ve yönlendirme
kurumu olan medyanın, bağımlılık yapıcı madde kullanımı konusunda büyük bir
sorumluluğu vardır. Medyanın bu konularda uyarıcı ve koruyucu çalışmalar
yapması sağlanmalıdır. Mutlaka bir disiplin getirilmeli ve sıkı bir şekilde
denetlenmelidir.
Sonuç olarak, uyuşturucu ve alkol gibi
maddelerin "çağın vebası" diye nitelendirilen AIDS hastalığına da
zemin hazırladığı düşünülürse, gençlerimizin çok yönlü bir risk altında olduğu
görülecektir.
Türk gençliği, 1900'lü yıllarda çeşitli
zamanlarda maruz kaldığı uyuşturucu salgınlarını atlatmasına rağmen, şu anki
salgın çok şiddetlidir ve çok daha müsait bir zeminde gelişmektedir.
Anayasamızın 58 inci maddesinde
"devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli
tedbirleri alır" denilmektedir.
Anayasadaki bu emredici hükmün gereği
olarak, yürürlükteki yasalar mutlaka uygulanmalıdır. 18 yaş altındaki kimselere
alkol ve sigara satışının mutlaka önüne geçilmelidir. Bali türü
yapıştırıcıların ve tiner gibi maddelerin satışı belli kurallara bağlanmalıdır.
Ayrıca, geleneksel aile yapımızın, millî ve manevî değerlerimizin, uyuşturucu
kültürünün panzehiri niteliğinde olduğu da unutulmamalıdır.
Büyük Önder Atatürk'ün de belirttiği gibi,
hiçbir mücadele yoktur ki, ahlak esaslarına dayanmadan ilerleyebilsin.
Daha sağlıklı, daha mutlu ve güçlü bir
gelecek için, gençlerimizi bu değerlerle yetiştirmeliyiz diyor, hepinize
saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Doğan.
Gündemdışı üçüncü söz, Kafkaslarda sınır
ticareti yapılmasıyla ilgili söz isteyen Ardahan Milletvekili Sayın Ensar
Öğüt'e aittir; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
3.- Ardahan
Milletvekili Ensar Öğüt'ün, Posof-Türközü gümrük kapısının sınır ticaretine
kapatılmasının bölge ekonomisinde yaratacağı olumsuz etkilere ve alınması
gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Ulaştırma Bakanı Binali
Yıldırım'ın cevabı
ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; beni izleyen tüm vatandaşlarıma selam ve saygılarımı sunarak,
sözlerime başlamak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, Kafkaslar, Ortaasya
veya Avrasya, yeraltı kaynakları bakımından zengin bir bölge; ama, zengin bir
bölgenin komşusu Ardahan İli ve diğer illerimiz fakir. Yüzde 70 işsizlik, yüzde
90 yoksullukla kıvranan bir bölgenin milletvekili olarak, ben şahsen hem
utanıyorum hem düşünüyorum; ne yapmamız lazım?..
Şimdi, devlet, Ardahanlıya demiş ki:
"Ben, Posof-Türközü kapısını açıyorum; gidin mazot alın, getirin, sınır
ticareti yapın." İnsanlar -1 000 aile- yüksek faizle borçlanıyor, tanker
alıyor, başlıyorlar ticaret yapmaya... Bir akıllı çıkıyor diyor ki: "Hayır
kardeşim, yasakladım, ticaret yaptırmıyorum." İnsanlar tankerlerini icra
yoluyla sattıkları gibi, bir de bankalara borcunu ödeyemiyor ve insanlar iflas
ediyorlar. Şu anda, Ardahanlı 750 esnaf ailesinin 50 trilyon civarında devlete
borcu var.
Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi
Hükümetine soruyorum: Sizin bir yıllık bir acil eylem planınız vardı; yedi ayı
gitti... Ne yaptınız? Yedi ayda, fakirliği, fukaralığı, yoksulluğu, işsizliği
çözdünüz mü?.. Çözmediniz. Beş ayınız kaldı. İnsaflı, merhametli davranıyoruz
ve olumlu bakıyoruz; diyoruz ki; size imkân veriyoruz, her konuda da
destekliyoruz; gelin, acil eylem planıyla Doğu Anadolu'yu ve Türkiye'yi
kalkındırın, bölgeler arasındaki dengesizliği giderin.
Şimdi size bir teklifim var: Akıllı bir iş
yapalım; Gürcistan'dan, hiç olmazsa, 1 ton mazot getirmeye müsaade edelim. Bu 1
ton mazot gelirse, Ardahan bölgesindeki hem çifti hem de esnaf kalkınmış olacak
ve de bu insanlar devlete olan borcunu da ödeyecek. Bakın, iki taraflı
kalkındırıyoruz, hem insanları kalkındırıyoruz hem de onların kazancıyla devlet
alacağını alıyor. Bu sistemi kuralım ve bu sınır ticaretiyle o bölgeyi
kalkındıralım. O bölge kalkınmazsa, Türkiye'nin kalkınması zordur arkadaşlar.
Niçin diyeceksiniz?.. Kafkaslar ve Ortaasya (Avrasya) bölgesinden bizim
bölgemize petrol ve doğalgaz boru hattı geliyor. Görüşmelerimde "doğalgaz
boru hattı geliyor; ama, Ardahan'a doğalgazı veremeyiz" diyorlar. Ben de
Ardahan Milletvekili olarak diyorum ki, o doğalgaz hattını oradan geçirin de
göreyim! Evet, geçiremeyeceksiniz. Geçerken ya Ardahan'a doğalgazı vereceksiniz
ya da doğalgazı geçiremeyeceksiniz. Net konuşuyorum. (Alkışlar)
İkincisi, petrol boru hattı geçiyor.
Biliyorsunuz, petrol boru hattı, çok riskli konumda bir boru hattı; sabotaj da
olabilir, sızıntı da olabilir, on yıl sonra bitki örtüsü de gidiyor. Bu riski
Ardahanlılar olarak biz üstleniyorsak... Seksen yıldır Ardahan köylüsünün suyu
yok, Ardahan köylüsü içecek su bulamıyor. Bu devlete Ardahanlı askerlik yapmış,
vergi vermiş, şehit olmuş, anadan doğma da sınırda bekçilik yapmış. Devlet ne
yapmış; fakirleştirmiş, fukaralaştırmış, göçe zorlamış, getirmiş insanları
gecekondularda yaşamaya mahkûm etmiş. Oranın milletvekili olarak soruyorum:
Petrol boru hattını geçireceksiniz, doğalgazı geçireceksiniz, o bölgede
insanlarımız eşeklerin sırtında veya kadınlarımız omuzları yara olurcasına su
taşıyacaklar, o suyla banyo yapacaklar, o suyu içecekler; böyle bir
adaletsizlik olur mu!..
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Öğüt, sözünüzü toparlar
mısınız.
Buyurun.
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Teşekkür ederim.
Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinden,
adına yakışır bir şekilde, hem de adaletli bir şekilde doğuyu kalkındırmasını
bekliyorum. Değerli arkadaşlar, çünkü, doğalgaz ve hampetrol boru hattı oradan
geçtiği zaman, biz, risk taşıyoruz. Buradan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı
yetkililerine sesleniyorum: Ardahan'ın boru hattının geçtiği 24 köyü var; eğer,
o köylerin suları akmaz, su hattı yapılmaz, sosyal imkânları geliştirilmezse,
biz, boru hattına karşı çıkarız kardeşim; kazmayı ben alır, boru hattını
sökerim...
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Nasıl
sökeceksin?!
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Net konuşuyorum:
Evet, sökerim!..
Değerli arkadaşlar, çünkü, Ardahan farklı
bir il. Ardahan, Osmanlı'nın borcundan ötürü Rusya'ya savaş tazminatı olarak
verilmiş; kırküç yıl Rus işgali altında kalmış, kırküç yıl bayraksız yaşamış;
biz daha ne yapacağız ki!.. Su yok, ekmek yok, aş yok, iş yok, fabrika yok;
yani, insanlar göç etmiş, bitmiş, 700 000 Ardahanlıdan 130 000'i orada kalmış,
Ermenistan orada güçleniyor, Ahıska bölgesine 500 000 Ermenistanlı gelmiş
yerleşmiş, Ardahan'ı devlet daha boşaltmaya çalışıyor. Yani, siz, Ardahan
milletvekili olup ne yapacaksınız?! Ben, buradan söylüyorum: Petrol boru hattı
da, doğalgaz hattı da geçtiği zaman, Ardahan'ın başta su sorunu, en kutsal iş.
Su, temizliktir; temizlik olmayan yerde hiçbir şey olmaz. Bu su işi çözülmezse,
biz bu projeye karşıyız. Bana garanti verecekler, topluma garanti verecekler,
biz de bunu onaylayacağız. Aksi takdirde, net konuşuyorum, bu işin içinden
çıkamayacağız. Benim AK Partili arkadaşlardan da istirhamım, duyarlı
davransınlar. Özellikle, Sayın Ulaştırma Bakanım da burada; Kars-Tiflis
demiryolunun yapılmasını istirham ediyorum.
Bakın, İngiltere'den kalkan tren, sadece
Kars'ta duruyor. Kars ile Tiflis arasında demiryolu yapılırsa, tren, Moskova'ya
gidiyor, Çin'e gidiyor. Arkadaşlar, eski ipek yolu, demiryoluna dönüşüyor.
Düşünebiliyor musunuz; Türkiye, dünyanın köprüsü oluyor.
Bir de, Avrasya Ekonomi Birliğini
Türkiye'nin bir an evvel kurması lazım. Avrupa Birliğine girelim; ama, Avrupa
Birliğinde biz sonuncuyuz. Rusya Büyükelçiliğiyle görüştük, onlar da sıcak
bakıyor. Avrasya Birliğini kurarsak, Türkiye ile Rusya lider olur. Lider olduğu
zaman, Türkiye kalkınır; o zaman Avrupa Birliği gelir bize "gelin
kardeşim, siz başa geçin; istemiyoruz birtakım şeyler; gelin, bizim birliğimize
girin" der. Niye; çünkü; Kafkaslarda, Ortaasya'da 450 000 000 insan
yaşıyor; Çin'i katarsanız 1 500 000 000 insan...
BAŞKAN - Sayın Öğüt, sözlerinizi toparlar
mısınız.
ENSAR ÖGÜT (Devamla) - Hemen toparlıyorum.
Burada 450 000 000 insan potansiyeli var.
En hızlı tüketen, insandır. Orada yeraltı kaynakları var, bakir bir bölg, hem
doğalgazı hem petrolü var. Gelin, orada bu birliği kuralım; Türkiye güçlensin,
Türkiye dünya devleti olsun; Avrupa da gelsin bizimle beraber; biz, Avrupa'nın
arkasında değil, Avrupa'nın önünde olalım. Nasıl Osmanlı her şeyde Avrupa'nın
önünde idiyse, biz de Avrupa'nın önünde olalım istiyorum.
Değerli arkadaşlar, kışın sekiz ay kar
altında esir olan bir Ardahanlıyı, üç ay sonra tekrar kış bekliyor; üç ay sonra
kış gelecek, kar yağacak. Sizden istirham ediyorum ve Köy Hizmetlerinden de
rica ediyorum -ben söylüyorum buradan- 2003 yılında Ardahan'a içmesuyu için kaç
para ayırmışlar biliyor musunuz; 37 500 000 000 lira!.. Yanlış duymadınız, 2003
yılı bütçesine, Ardahan'a, 37 500 000 000 lira içmesuyu parası olarak
koymuşlar. Bu, utanç verici bir olaydır arkadaşlar, böyle bir şey olur mu?!
Ardahan'da, kepçe yok, dozer yok, kamyon yok, yani insanlar perişan! Ya, biz,
nerede kaldık, Türkiye'nin değil mi burası da?!
BAŞKAN - Sayın Öğüt, rica ediyorum, son
cümlenizi alalım.
ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Ben, hükümetten,
Ardahan'ı kalkındırmasını, Doğuyu kalkındırmasını, Türkiye'yi kalkındırmasını
istirham ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Öğüt.
Hükümet adına, Ulaştırma Bakanı Sayın
Binali Yıldırım cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Yıldırım.(AK Parti
sıralarından alkışlar)
ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM
(İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ardahan Milletvekilimiz
Sayın Ensar Öğüt'ün dile getirdiği, Ardahan ve sınır illerimizin sorunlarıyla
ilgili söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sınır ticareti, Doğu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgelerinde, sınaî ve ticarî gelişmenin sağlanması ve böylelikle bölgede
yapılan ihracatın artırılması, ayrıca sınır illerinin ihtiyaçlarının bir
bölümünün de, ithal yoluyla, düşük maliyetle karşılanmasını amaçlamaktadır.
Sınır ticaretinin sağladığı en büyük avantaj ise, ihracat mevzuatında
belirtilen ihracatçı birliklerine üyelik şartının aranmaması ve ihracat-ithalat
işlemlerinde, kambiyo mevzuatından sarfınazar edilmesidir. Başka deyişle,
bölgede faaliyet gösteren tacirlere, genel dışticaret işlemlerine tabi olmadan,
bulunduğu ilin valiliğince düzenlenen belgeye istinaden, basitleştirilmiş bir
mevzuatla ticaret yapma kolaylığının getirilmesidir. Bu çerçevede, ithal ve
ihraç işlemleri, valilikçe tanzim edilen sınır ticareti belgesi ile vali
başkanlığında toplanan il değerlendirme kurulunca tahsis edilen uygunluk
belgesiyle gerçekleştirilmektedir. İthalat, sadece ilgili ilde, en az üç aydır
faaliyette bulunan tüzelkişiler tarafından, ayda 200 000 dolar karşılığı Türk
Lirasını aşmayacak değerde yapılabilmektedir.
Söz konusu bu sınır ticaretiyle, 1990'da
bağımsızlıklarını kazanan, ancak yeterli sermayeyi oluşturamamış Kafkasya
bölgesindeki komşularımız Gürcistan, Azerbaycan ve Nahcivan Halkına da günlük
malzemelerini Türkiye'den temin etme şansı tanınmıştır. Bunun yanı sıra, bu
ülkelerdeki tüccarların, bilhassa üçüncü ülke menşeli ürünleri, ülkeleri
üzerinden transit ticaret yoluyla ülkemize satmalarına ve böylelikle, bir
anlamda kendi sermayelerini de oluşturmalarına yardımcı olunmuştur. Bu
çerçevede, Artvin ve Ardahan İlleri, Gürcistan ile; Iğdır İli, Nahcivan ile
sınır ticareti yapmaya yetkili kılınmıştır. 1996-2000 yılları arasında bu
illerden yapılan sınır ticaretinin ağırlıklı yapısı, vergi muafiyeti sağlamak
suretiyle gerçekleştirilen petrol ürünleri ticaretinden oluşmaktadır. Söz
konusu ülkeler, başka ülkelerden tedarik ettikleri petrol ürünlerini, sınır
ticareti kapsamında, ülkemize ihraç etmektedir. Bu uygulama, bölgedeki ticarî
hayata belirli bir canlılık ve sermaye kazandırmakla birlikte, petrol
sektöründe zamanla disiplinsizliğe neden olması dolayısıyla tedricen
uygulamasına son verilmiştir.
Diğer yandan, sınır ticaretine, bölge
halkının ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak, valilikler, ildeki meslek
kuruluşları tarafından ortaklaşa belirlenerek talep edilen ürünler üzerinde Dış
Ticaret Müsteşarlığı koordinesi ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığı arasında yapılan ortak değerlendirme sonucunda yıllık
ithalat kotalarının tahsis edilmesine yönelik tatbikat halen devam etmektedir.
Bu kapsamda, Ardahan Valiliğinin talebi dikkate alınarak, 2003 yılı için bu
ilimize il ihtiyacı olarak 3 000 ton kereste, 20 000 ton kömür, 15 000 ton
yakmaya mahsus odun, 6 000 metreküp tomruk tahsisi yapılmıştır.
Gürcistan ile ülkemiz arasındaki sınır
ticareti verilerine baktığımızda, 1998 yılında 20 000 000 dolar değerindeki
ithalat, 1999 ve 2000 yıllarında azalma eğilimine girmiş, sırasıyla 10 000 000
ve 5 000 000 dolar olarak gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık, bu dönemler
itibariyle yapılan ihracat ise 1 600 000 000 dolar seviyesini geçmemiştir. Bu
durum ise, sınır ticaretinin, zamanla gerçek amacından uzaklaşarak ihracatın
önemini yitirmesinden, sadece ithalat ağırlıklı bir yapıya dönüşmüş olmasından
kaynaklanmaktadır. Söz konusu gelişmede belirleyici unsuru ise, komşu
ülkelerdeki sermaye yetersizliği ve tüketim alışkanlığının geliştirilmemesi
göstermektedir.
Bu noktada, değerli milletvekilimizin de
ifade ettiği gibi, bu sınır illerimizde ulaşımla ilgili olarak, demiryolu
ulaşımında, Ermenistan sınırının kapalı olmasından dolayı, ne yazık ki, bu
bölgeden, Kafkas Cumhuriyetleri ve Ortadoğu'ya uzanan demiryolu entegrasyonu
sağlanamamaktadır. Buna karşılık, Kars-Tiflis demiryolu projesi üzerinde
Bakanlığımız çalışmalarını devam ettirmektedir. Projeyle ilgili etüt
çalışmaları tamamlanmış olup, projenin büyük kısmının Gürcistan tarafında
kalmış olması ve bu kısımda kalan inşaatın bedeline karşı gelecek finansmanın
teminatının Gürcistan Devleti tarafından verilememesi dolayısıyla, bu projenin
tamamlanması açısından, finansmana bir model arayışımız devam etmektedir. Bunu
çözdüğümüzde, proje hızlanacak ve böylelikle, ticaretin gelişmesinde çok önemli
bir unsur olan ulaşım altyapısı, kesintisiz olarak Kafkasya bölgesi
cumhuriyetlerine ve hatta oradan da Uzakdoğu'ya kadar ulaşması mümkün
olacaktır.
Bu düzenlemelerde, ayrıca, diğer bazı
illerimiz de, örneğin, Erzurum, Muş, Bitlis, Siirt, Diyarbakır, Batman,
Adıyaman İlleri de mücavir alan kapsamına alınmış olup -bu kapsamda bulunan
diğer bir ilimiz de Kars İlidir- bu kapsama giren illerimizde kurulacak ticaret
merkezlerinde, bölgedeki esnaf, tacir, bilhassa küçük ve orta imalatçılar
tarafından işletilmesi öngörülen mağazalarda sergilenecek ürünlerin, sınır
hattında pazarlanması yoluyla komşu ülkelere ihracat yapma şansı sağlanmış
olacaktır. Böylelikle, gerek nakliye gerek pazarlama unsurları açısından
maliyetin aşağı çekilmesi, daha ucuz mal temin etme imkânını sağlayacaktır.
Bu kapsamda, teminat almak suretiyle,
sınır ticaret merkezlerine gönderilecek eşya, ihracat rejimi kapsamında
değerlendirilmek suretiyle, yürürlükteki ihracat teşviklerinden de
yararlandırılacaktır. Ayrıca, vergi kolaylıkları sağlanarak, il ihtiyacı
dahilinde ithalat yapılmasına da imkân sağlanmıştır.
Sınır ticaret merkezlerine ilişkin
çalışmaların diğer önemli bir bölümünü de, komşu ülkelerdeki bu merkezlere
ilişkin gerçekleştirilen temaslar oluşturmaktadır.
Bu bağlamda, İran ile görüşmelere resmen
başlanılmıştır. Teknik heyetler arasındaki görüşmeler, 25-26 Mayıs'ta İran'da
gerçekleştirilmiş; İran heyetine, ticaret merkezlerinin yeri, dizaynı, inşaı,
işleyişi, ticarete konu ürünler, merkezlerdeki yolculara ve mallara uygulanacak
avantajlar, muafiyetler, mevzuatlar hakkında görüşlerimiz iletilmiş
bulunmaktadır. İran heyetiyle Temmuz 2003'te Ankara'da yapılacak görüşmede, bu
hususlar karara bağlanacaktır.
Diğer yandan, 31 Ocak-2 Şubat 2003
tarihleri arasında Suriye'de gerçekleştirilen ziyaret sırasında, Suriyeli
yetkililere, ticaret merkezleri hakkında bilgi iletilmiş ve Suriyeli
yetkililerde olumlu bir görüş olduğu müşahede edilmiştir. 2003 yılı temmuz
ayında Ankara'da yapılacak olan Türkiye-Suriye Karma Ekonomik Toplantısında bu
hususlar tekrar dikkate alınacaktır.
Ticaret merkezleri kanalıyla yapılacak
dışticaret sayesinde, bölge halkı için ilave istihdam imkânı sağlanması ve
buralara yapılacak mal nakliyesinde kullanılacak güzergâhlarda faaliyet
gösteren hizmet sektörü açısından da bir hareketlilik temin edilmesi
öngörülmüştür.
Bu vesileyle, bu bilgileri Yüce
Heyetinizin takdirine sunuyor, saygılarımı arz ediyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yıldırım.
Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel
Kurula diğer sunuşları vardır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının
bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
B)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1.-
Avrupa-Akdeniz Forumu çerçevesinde oluşturulan çalışma grubu toplantılarına,
Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen katılacak milletvekillerine ilişkin
Başkanlık tezkeresi (3/319)
24.6.2003
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Avrupa-Akdeniz Forumu çerçevesinde
oluşturulan Çalışma Grubu toplantılarına Türkiye Büyük Millet Meclisinden iki
milletvekilinden oluşan bir Parlamento heyeti katılması hususu Genel Kurulun 20
Haziran 2003 tarih ve 96 ncı Birleşiminde kabul edilmiştir.
Buna göre, siyasî parti gruplarınca
bildirilen ve ekli listede belirtilen üyelerin isimleri Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesi uyarınca Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Bülent Arınç
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı
Heyet Listesi:
Öner Gülyeşil (Siirt) AK Parti
Haluk Koç (Samsun) CHP (Grup Başkanvekili)
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci maddesine
göre verilmiş bir tezkeresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım.
2.- Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun, Uluslararası Çalışma Örgütünün
(ILO) 91 inci Genel Kuruluna katılmak üzere İsviçre'ye yaptığı resmî ziyarete
iştirak etmesi uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi
(3/320)
23.6.2003
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
Başesgioğlu'nun, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nün, 3-19 Haziran 2003
tarihlerinde Cenevre'de yapılan 91 inci Genel Kurul Konferansına katılmak üzere
bir heyetle birlikte İsviçre'ye yaptığı resmî ziyarete, ekli listede adları
yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki
Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasanın 82 nci maddesine göre gereğini
arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
Liste:
Bayram Meral (Ankara)
Mahfuz Güler (Bingöl)
Agâh Kafkas (Çorum)
Bekir Bozdağ (Yozgat)
BAŞKAN - Oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Teşekkür ederim. Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır;
okutup, oylarınıza sunacağım.
V.-
ÖNERİLER
A) DANIŞMA
KURULU ÖNERİLERİ
1.- Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 1 Temmuz 2003 tarihinde tatile girmemesine ve
çalışmalara devam edilmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
26.6.2003
Danışma Kurulu Önerisi
İçtüzüğün 5 inci maddesine göre, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 1 Temmuz 2003 tarihinde tatile girmemesi ve çalışmalara
devam edilmesinin Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun
görülmüştür.
Yılmaz Ateş
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
Sadullah
Ergin Mustafa Özyürek
AK Parti Grubu Başkanvekili CHP
Grubu Başkanvekili
BAŞKAN - Öneri üzerinde söz isteği?.. Yok.
Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Teşekkür ederim. Kabul etmeyenler... Teşekkür ederim. Öneri kabul
edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, alınan karar
gereğince sözlü soruları görüşmüyor ve gündemin "Kanun Tasarı ve
Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
Ticaret Gemilerinde Çalışan Kaptanlar ve
Gemi Zabitlerinin Meslekî Yeterliliklerinin Asgarî İcaplarına İlişkin 53 Sayılı
Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık,
Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları raporlarının
müzakeresine başlıyoruz.
VI.- KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1.- Ticaret
Gemilerinde Çalışan Kaptanlar ve Gemi Zabitlerinin Meslekî Yeterliliklerinin
Asgarî İcaplarına İlişkin 53 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu
Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri
Komisyonları raporları (1/496)
(S. Sayısı: 163) (1)
BAŞKAN - Komisyon?.. Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Komisyon raporu, 163 sıra sayısıyla
bastırılıp dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde söz isteyen,
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, İstanbul Milletvekili Sayın Onur Öymen;
buyurun efendim. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ONUR ÖYMEN (İstanbul) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Gemilerinde Çalışan Kaptanlar ve
Gemi Zabitlerinin Meslekî Yeterliliklerinin Asgarî İcaplarına İlişkin 53 Sayılı
Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde,
Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış
bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Daha önce başka vesilelerle de Yüce
Meclise arz ettiğimiz gibi, maalesef, bazı uluslararası anlaşmaların,
sözleşmelerin imzalanmasında, onaylanmasında, Türkiye çok geç kalmıştır. Şu
anda Meclisin huzurundaki sözleşme, bunun en açık örneklerinden biridir. Bu
sözünü ettiğim sözleşme, imzaya 1936 yılında açılmıştır. Altmışyedi yıldan
beri, Türkiye, bu sözleşmeyi onaylamamıştır. Bunun, hiçbir izahı yoktur; bunu
mazur gösterecek hiçbir gerekçe bulmamız kabil değildir ihmalden başka.
Bu konudaki teknik görüşmelerimiz
sırasında bize denildi ki: "Efendim, bu hususların birçoğu, zaten, millî
mevzuatla düzenlendiği için, şimdiye kadar ihtiyaç duyulmamıştır. Şimdi de,
uygulamayla ilgili bazı sorunlar çıktığı için, buna ihtiyaç duyduk."
Arkadaşlar, bu iddia, ikna edici değildir. Diğer ülkelerin millî mevzuatı yok
mu; diğer ülkeler, niye bu sözleşmeyi zamanında imzaladılar da, biz
imzalayamadık?! O bakımdan, bu gibi gecikmeler, Türkiye'ye, çok şey kaybettirmektedir
ve hiçbir şey kazandırmamaktadır. Neticede, bizim, gemi kaptanlarımızın, gemi
zabitlerinin meslekî yeterliliklerinin saptanmasında birçok sıkıntı doğmuştur
geçmişte. Bunun sonuçlarını, değerli arkadaşlarımız çok iyi biliyorlar.
Gemi kaptanlarının ve diğer zabitanın bilmesi gereken hususular, yalnız gemicilikle ilgili değildir; uluslararası deniz hukukunun icaplarını da, bizim gemicilerimizin çok iyi bilmesi gerekiyor. Zaman zaman gazetelerde görüyorsunuz, bu eksikliklerimiz, bu bilgi eksikliğimiz dolayısıyla, pek çok Türk gemisine, uluslararası limanlarda, başka limanlarda el konuluyor. Bu, hem büyük ticarî zarara yol açıyor hem de ülkemizin itibarını zedeliyor. Bize deniliyor ki: "Başka limanlarda el konulan gemiler Türkiye'ye geldiği zaman, sıkı bir teftişten geçiriyoruz, bütün eksikliklerini gidermeden, bir daha sefere çıkarmıyoruz." Peki de, niçin ilk sefere çıkışta bu denetimi yapmıyoruz? Bize söylediler teknik uzmanlarımız, bazı ha