DÖNEM
: 22 YASAMA
YILI : 1
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 18
93 üncü Birleşim
12 . 6 . 2003 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
I. -
GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMA
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Mardin Milletvekili Mahmut Duyan'ın,
Mardin İlinin sosyal ve iktisadî sorunları ile alınması gereken tedbirlere
ilişkin gündemdışı konuşması
2. - Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl'ün,
Irak'taki güncel sağlık sorunlarıyla ilgili izlenimlerine ilişkin gündemdışı
konuşması
3. - Van Milletvekili Hacı Biner'in, TBMM
Başkanı Bülent Arınç Başkanlığındaki Parlamento heyetiyle Japonya'ya yaptıkları
resmî ziyaretle ilgili bilgi ve görüşlerine ilişkin gündemdışı konuşması
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Yalova Milletvekili Muharrem İnce ve
24 milletvekilinin, Marmara depremi sonrasında yapılan yardımlar ve kamu
ihaleleriyle ilgili iddiaların araştırılması amacıyla Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/108)
V. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu
raporu (1/527) (S. Sayısı : 144)
2. - Uzman Jandarma Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarıları ve İçişleri Komisyonu raporu (1/395,1/446)
(S. Sayısı : 75)
3. - Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve
Yargılama Usulü Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu raporu (1/575) (S. Sayısı : 130)
4. - Askerî Hâkimler Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/579) (S. Sayısı :
131)
5. - Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu,
Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporu (1/580)
(S. Sayısı : 132)
6. - Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu,
Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ile Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu
raporu (1/324) (S. Sayısı : 54)
7. - Devlet Mezarlığı Dışında Defnedilen
Bazı Devlet Büyüklerinin Mezarları Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri
Komisyonu raporu (1/394) (S. Sayısı : 59)
8. - Kara Avcılığı Kanunu Tasarısı ve
Çevre ile Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonları raporları (1/286) (S. Sayısı :
60)
9. - Karayolları Trafik Kanunu ile Sigorta
Murakabe Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Sanayi,
Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu raporu (1/525)
(S. Sayısı : 70)
VI. -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1. - Mardin Milletvekili Mehmet Beşir
Hamidi'nin, Mardin-Dargeçit İlçesinde Ziraat Bankası şubesi açılıp
açılmayacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cevabı (7/553)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
üç oturum yaptı.
Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin,
Niğde İlinin sosyal, iktisadî sorunlarına,
Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı,
Tekel’in satışının tütüncülük sektörü üzerinde meydana getireceği olumsuz
etkiler ile tütün üreticilerinin sorunları ve alınması gereken önlemlere,
Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya, ÖSS
ve KPSS sınavlarının ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmesine,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Antalya Milletvekili Osman Kaptan'ın,
(6/466) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi okundu,
Dışişleri Komisyonu Başkanlığının,
Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından
Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısının (1/406)
(S.Sayısı: 94) Komisyona geri verilmesine ilişkin tezkeresi okundu,
Sorunun ve tasarının geri verildiği
bildirildi.
Gündemin "Sözlü Sorular"
kısmının:
1 inci sırasında bulunan (6/197),
2 nci sırasında bulunan (6/198),
3 üncü sırasında bulunan (6/202),
4 üncü sırasında bulunan (6/203),
5 inci sırasında bulunan (6/206),
6 ncı sırasında bulunan (6/207),
7 nci sırasında bulunan (6/208),
9 uncu sırasında bulunan (6/210),
10 uncu sırasında bulunan (6/211),
11 inci sırasında bulunan (6/212),
12 nci sırasında bulunan (6/213),
13 üncü sırasında bulunan (6/214),
14 üncü sırasında bulunan (6/215),
18 inci sırasında bulunan (6/222),
19 uncu sırasında bulunan (6/224),
20 nci
sırasında bulunan (6/225),
21 inci sırasında bulunan (6/228),
22 nci sırasında bulunan (6/229),
23 üncü sırasında bulunan (6/230),
24 üncü sırasında bulunan (6/231),
27 nci sırasında bulunan (6/234),
28 inci sırasında bulunan (6/235),
29 uncu sırasında bulunan (6/236),
30 uncu sırasında bulunan (6/237),
31 inci sırasında bulunan (6/238),
32 nci sırasında bulunan (6/239),
33 üncü sırasında bulunan (6/240),
34 üncü sırasında bulunan (6/241),
35 inci sırasında bulunan (6/242),
36 ncı sırasında bulunan (6/243),
37 nci sırasında bulunan (6/244),
38 inci sırasında bulunan (6/245),
Esas numaralı sorular, ilgili bakanlar
Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.
8 inci sırasında bulunan (6/209),
15 inci sırasında bulunan (6/216),
16 ncı sırasında bulunan (6/217),
17 nci
sırasında bulunan (6/218),
25 inci sırasında bulunan (6/232),
26 ncı sırasında bulunan (6/233),
39 uncu sırasında bulunan (6/246),
47 nci sırasında bulunan (6/258),
Esas numaralı sorulara Sanayi ve Ticaret
Bakanı Ali Coşkun cevap verdi; (6/216), (6/217), (6/218), (6/246) esas numaralı
sorularda, soru sahipleri karşı görüşlerini açıkladılar.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, 1990 Tarihli
Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili
Uluslararası Sözleşme ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısının (1/460) (S. Sayısı: 91),
2 nci sırasında bulunan, Karadeniz'in
Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin
Anlaşmanın (1/505) (S. Sayısı: 92),
6 ncı sırasında bulunan, Vatandaşlık
Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin (1/438) (S. Sayısı: 97),
7 nci sırasında bulunan, Kişi Halleri
Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin
(1/439) (S. Sayısı: 98),
8 inci sırasında bulunan, Ahvali Şahsiye
Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşmenin (1/440) (S.
Sayısı: 99),
9 uncu sırasında bulunan, Yaşam Belgesi
Verilmesine Dair Sözleşmenin (1/441) (S.Sayısı:100),
10 uncu sırasında bulunan, Ahvali Şahsiye
Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşmenin (1/442)
(S.Sayısı: 102),
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında
Kanun Tasarılarının;
Görüşmelerini takiben elektronik cihazla
yapılan açıkoylamalardan sonra;
4 üncü sırasında bulunan, Türk Ticaret
Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/586) (S. Sayısı :
154),
5 inci sırasında bulunan, Seçimlerin Temel
Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair
Kanun Tasarısının (1/587) (S. Sayısı: 149),
Görüşmelerini müteakiben yapılan
oylamalardan sonra;
Kabul edildikleri ve kanunlaştıkları
açıklandı.
11 inci sırasında bulunan, Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarının
(1/527) (S. Sayısı: 144),
12 nci sırasında bulunan, Uzman Jandarma
Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarılarının (1/395,1/446) (S.
Sayısı: 75),
Görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel
Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.
12 Haziran 2003 Perşembe günü saat
15.00'te toplanmak üzere, birleşime 20.35'te son verildi.
|
İsmail
Alptekin |
|
|
|
Başkanvekili |
|
|
|
|
Mehmet Daniş |
Türkân Miçooğulları |
|
|
Çanakkale |
İzmir |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
Ahmet
Küçük |
|
|
|
Çanakkale |
|
|
|
Kâtip Üye |
|
|
No. : 130
II. - GELEN
KÂĞITLAR
12 . 6 .
2003 PERŞEMBE
Tasarılar
1. - Türkiye Cumhuriyeti ve Federal
Demokratik Etopya Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı (1/609) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş
tarihi: 5.6.2003)
2. - Çeşitli Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı (1/610) (Anayasa ve Adalet Komisyonlarına)
(Başkanlığa geliş tarihi: 12.6.2003)
Teklifler
1. - Adana Milletvekili Atilla
Başoğlu'nun; Telgraf ve Telefon Kanunu ile Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/145) (Sanayi, Ticaret,
Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve
Turizm Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)
2. - Adana Milletvekili Atilla
Başoğlu'nun; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun Teklifi (2/146) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve
Teknoloji Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)
Tezkereler
1. - Tokat Milletvekili Feramus Şahin'in
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/305)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 9.6.2003)
2. - Mardin Milletvekili Süleyman
Bölünmez'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık
Tezkeresi (3/306) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma
Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.6.2003)
3. - Tokat Milletvekili Feramus Şahin'in
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/307)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 9.6.2003)
4. - Tokat Milletvekili Feramus Şahin'in
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/308)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 9.6.2003)
5. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/309)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 10.6.2003)
6. - Kars
Milletvekili Selami Yiğit'in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması
Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/310) (Anayasa ve Adalet Komisyonları
Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi: 10.6.2003)
7. - Kayseri Milletvekili Adem Baştürk ile
Kahramanmaraş Milletvekili Nevzat Pakdil'in Yasama Dokunulmazlıklarının
Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/311) (Anayasa ve Adalet
Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi:
10.6.2003)
8. - Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün'ün
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/312)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 10.6.2003)
9. - Edirne Milletvekili Ali Ayağ'ın
Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/313)
(Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa
geliş tarihi: 10.6.2003)
Yazılı Soru
Önergeleri
1. - Samsun Milletvekili Haluk Koç'un,
motorlu taşıtlar vergisiyle ilgili düzenlemeye ilişkin Maliye Bakanından yazılı
soru önergesi (7/740) (Başkanlığa geliş tarihi: 11.6.2003)
2. - İstanbul Milletvekili Halil
Tiryaki'nin, Kırıkkale Defterdarlığına ve serbest muhasebeci ve mali
müşavirlerin yetkilerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/741)
(Başkanlığa geliş tarihi: 11.6.2003)
Meclis
Araştırması Önergesi
1. - Yalova Milletvekili
Muharrem İnce ve 24 Milletvekilinin, Marmara Depremi sonrasında, yapılan
yardımlar ve kamu ihaleleri ile ilgili iddiaların araştırılması amacıyla
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/108) (Başkanlığa geliş tarihi:
11.6.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma
Saati : 15.00
12 Haziran
2003 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili
İsmail ALPTEKİN
KÂTİP
ÜYELER : Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Enver YILMAZ (Ordu)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin
93 üncü Birleşimini açıyorum.
III. - Y O
K L A M A
BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama
yapacağım.
Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını
bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen sayın
milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım
istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını,
teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı
yetersayımız vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayın
milletvekilimize gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk söz isteği, Mardin İlinin
sorunlarıyla ilgili, Mardin Milletvekilimiz Sayın Mahmut Duyan'a aittir.
Buyurun Sayın Duyan. (CHP sıralarından
alkışlar)
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Mardin
Milletvekili Mahmut Duyan'ın, Mardin İlinin sosyal ve iktisadî sorunları ile
alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
MAHMUT DUYAN (Mardin) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Mardin İli, dünya kentleri arasında tarihî
kent sıralamasında üçüncü sırayı alıyor; yani, Venedik, Kudüs ve Mardin.
Mardin, tarihsel kent dokusu, inanç ve etnik kültürel zenginliğiyle bir dünya
kenti, yakın tarihte UNESCO'ya aday bir şehir. Geçen hafta Bursa'daki
toplantıda Tarihî Kentler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı,
açıklamalarıyla durumu ilan etmiştir. Yüce Heyetinizin huzurunda Bursa
Büyükşehir Belediye Başkanına şükranlarımı sunarım.
İnsanlığın ortak mirası ve gelecek
kuşakların bize emaneti olan Mardin'i dünya kenti yapmak için tüm yetkilileri,
özellikle Kültür Bakanlığını harekete geçmeye davet ediyorum.
Hayatın devamlılığı için iki şeye ihtiyaç
vardır; hidrojen ve oksijen; yani, suya ihtiyaç vardır; ama, çok üzülerek ifade
edeyim ki, dünya kenti olan Mardin'de su yok.
Bilgi, iletişim ve üst düzey teknolojinin
tüm dünyada ve insan hayatının her evresinde çok rahat kullandığı bir yüzyılda,
Avrupa Birliği standartlarına ulaşıp, Birliğe katılmak istiyoruz; ne yazık ki,
millet aya gidiyor ve beraberinde su götürürken biz ise hâlâ yağmur suyu
içiyoruz.
BAŞKAN - Sayın Duyan, bir dakikanızı rica
edeyim.
Sayın milletvekilleri, değerli milletvekili
arkadaşımız bölgeyle ilgili çok önemli konulara değinmektedir. Genel Kurulda
bir uğultu var; değerli milletvekili arkadaşımızı sükûnetle dinlemenizi rica
ediyorum.
Sayın Duyan, aldığım süreyi sürenize
ekleyeceğim; buyurun.
MAHMUT DUYAN (Devamla) - Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Göletlerin ve sarnıçların içindeki sularda
kurtlar, böcekler gezerken, insan sağlığına elverişli ve hijyenik koşulların
olmadığı hepimizce malumdur.
Mardin'e gelen bütün liderler Cumhuriyet
Meydanında "Mardin'e beyaz su getireceğiz" sözünü her zaman
vermiştir; ama ne yazık ki, şimdiye kadar öyle bir şey olmamıştır. Köylülerin,
hayvanlarıyla birlikte ortak olarak
kullandığı ve içtiği suların her türlü
hastalığın çıkmasına ve yayılmasına yol açtığı belli. Değerli milletvekilleri,
bu durumu vicdanlarınıza havale ediyorum.
Köy Hizmetlerinin bir programı var; ama,
içi bomboş. İşte, iktidar partisinin milletvekilleri burada. Tek isteğimiz,
köylerimize ve ilçelerimize su; fakat "yağdır Mevlam su" diye diye
dilimizde tüy bitti.
Nusaybin-Suriye gümrük kapısının durumu
içler acısı. Avrupa'nın en büyük TIR filosu Türkiye'de; Türkiye'nin de en büyük
TIR filosu Mardin'de; ama, ne yazık ki, son zamanlarda TIR'larımız ve kamyonlarımız atıl durumda; yağmur ve güneş
altında çürümeye terk edilmiştir. Maliyle Bakanlığınca son çıkarılan ekvergi
kanunuyla bu kamyonlarımızdan hâlâ vergi alınmaktadır; ancak, şoför
esnaflarımız maalesef, bu vergiyi veremeyecektir. Kazancı olmayan bir şirketin
vergisi olur mu? Takdiri, sizlere
bırakıyorum.
Nusaybin-Suriye gümrük kapısı, halkımızın
ıstırap ve çile kapısı olmuştur. Daha önce günde 100-150 kişi bu kapıdan
geçerken, son zamanlarda günde ancak 10-15 kişi bırakılmaktadır. Bu
insanlarımız, sınır ticareti yapıyor; günübirlik, Nusaybin'den yağ, peynir,
domates, salatalık gibi gıda maddelerini Suriye'ye götürür, oradan da hurma,
çay gibi ihtiyaç maddelerini alır,
kendi çoluk çocuğunun geçimini sağlamak için bir nevi bavul ticareti yapar. Ancak,
ne yazık ki, son iki aydır, bu gümrük kapımız kapalı durumdadır, esnaflarımız
feryat ediyor. Geçen hafta bölgemde idim; insanlarımız, tek geçim kaynakğı olan
Suriye gümrük kapısıyla ilgili büyük ıstırap duymaktadır; bir milletvekili
olarak vicdan azabı duyuyorum. Özellikle, Sayın Devlet Bakanından bu kapının
açılmasını istirham ediyorum.
Enerji Bakanımızdan istirhamım, var; şu
anda hasat dönemimiz ve ikinci mahsul için pamuk ekim zamanı; ama, elektrik
kısıtlaması neticesinde, çiftçilerimiz, pamuk ekimi yapmamaktadır; çünkü, yarın
pamuğu ektiği zaman enerji giderse...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MAHMUT DUYAN (Devamla) - Çiftçilerimiz,
zaten perişan durumdadır; bu elektrik sıkıntısı, bölgeyi olumsuz yönde
etkilemektedir. İnsanlarımızın buzdolapları ve televizyonları, elektrik
kesintisi ve voltaj düşüklüğünden dolayı, atıl duruma düşmüştür. Sayın Enerji
Bakanından istirhamım, bir an evvel, bu enerji sorununun çözülmesi; yoksa,
çiftçilerimiz pamuk ekimi yapmamaktadır.
Değerli milletvekilleri, bölgemiz, son
zamanlarda, gerçekten kötü bir durumda; ekonomi çökmüş, hizmet yok; özellikle,
enerji, köy hizmetleri... Maliye Bakanının, kamyoncularımızın sorunlarını bir
an evvel çözmesini diler, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Duyan.
Gündemdışı ikinci söz isteği, Irak'taki
savaş sonrası sağlık problemlerine ait izlenimleriyle ilgili, Trabzon
Milletvekili Sayın Cevdet Erdöl'e aittir.
Buyurun Sayın Erdöl. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
2. -
Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl'ün, Irak'taki güncel sağlık sorunlarıyla
ilgili izlenimlerine ilişkin gündemdışı konuşması
CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Irak'taki güncel sağlık sorunlarını anlatmak amacına
yönelik olarak şahsıma gündemdışı söz veren Kıymetli Başkanı ve siz değerli
milletvekillerini, sözlerimin başlangıcında saygı ve hürmetle selamlarım.
Konuşmama, Amasya Tamiminin 84 üncü
yıldönümü nedeniyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet
ve minnetle anarak başlamak istiyorum.
Amasya Tamimi, Türkiye Cumhuriyetinin
bağımsızlığına giden yoldaki en önemli kilometre taşlarından birisidir ve bu
tamim, her vatandaşımız tarafından satır satır bilinmesi ve özümsenmesi gereken
bir bildirgedir. Bu tamimde geçen "milletin bağımsızlığını, yine, milletin
azim ve kararı kurtaracaktır" mesajını, tüm milletimize, tekrar,
hatırlatma gereği duyuyorum. Bugünkü ekonomik ve sosyal sorunlarımızdan tek
çıkış yolu, Aziz Atatürk'ün işaret ettiği şekilde, kendimize inanarak,
güvenerek, tüm milletimizin, elbirliğiyle, azim ve gayret içerisinde
çalışmasından geçmektedir.
Dün gece, Portekiz vizesini büyük ölçüde
garantileyen Millî Takımımıza, başta, Teknik Direktörümüz Şenol Güneş ve
futbolcu kardeşlerim olmak üzere, başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyor
ve başarılarının devamını diliyorum.
Tabiî, Portekiz'i anıp, İspanya'yı anmamak
olmaz. Bir Trabzon Milletvekili olarak, geçenlerde Trabzon'da meydana gelen
elim bir kazada, 62 askerini topraklarımızda bırakan İspanya Halkına da,
buradan, başsağlığı dileklerimi, tekrar, iletmek istiyorum.
Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri;
bilindiği üzere, sınır komşumuz Irak, birkaç ay önce, koalisyon güçleri
tarafından işgal edilmiştir. Bu işgalin neticesinde, Irak'ta gelinen noktaya
bakıldığında ve halkın durumu yakından görüldüğünde, her şeyin yolunda
olmadığı, birçok önemli problemin halen var olduğu, rahatlıkla anlaşılmaktadır.
Kardeş Irak Halkının ne durumda olduğunu
ve onlar için insanî yardım açısından neler yapılabileceğini yerinde tespit
etmek amacıyla, ilk olarak, Kızılay ekibiyle birlikte, Balıkesir Milletvekili
Sayın Turhan Çömez ve Mersin Milletvekili Sayın Dr. Hüseyin Güler, birlikte,
Irak'a gitmişler ve beraberlerinde, önemli miktarda insanî yardım malzemesi
götürmüşlerdi. Sağlık sorunlarını yerinde görmek ve yeniden, burada,
yapılabilecek olan hastane veya hastaneleri planlamak, hukukî altyapılarını
oluşturmak amacıyla, bendeniz de, yine, Kızılay ekibiyle birlikte, bir hafta
süreli bir ziyaret için Irak'a gitmiştim.
Değerli arkadaşlar, Marmara depremi gibi,
hatırlanması bile üzüntü veren o günlerde bizim imdadımıza yetişen kardeş Irak
Halkının, bugünlerde, çok ama çok yardıma ihtiyacı olduğunu, maalesef,
üzüntüyle müşahede ettim. Her şeyden önce can güvenliğine muhtaç olan bu
insanların da, onların can güvenliğini sağlamak gayretinde olan işgal güçleri
askerlerinin de -her iki tarafın da- çok gergin ve stresli olduklarını gördüm,
buna cidden üzüldüm; çünkü basına da yansıyan pek çok olumsuz olayın temelinde
bu psikoloji yatmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, işgal ve fetih
arasında ciddî ve kalın bir çizgi vardır. Görüldüğü kadarıyla Irak işgal
edilmiş; fakat, fethedilememiştir. Kalpten anlayan birisi olarak, herkese
hatırlatmakta fayda görüyorum ki, fetih ancak ve öncelikle kalpleri fethetmekle
olur, böyle bir fetih kalıcı olur. Aksi halde, işgal sadece ve sadece ve ancak
kısa süreli ve geçici bir müddet için olabilir. Aynı pencereden bakıldığında,
işgal kuvvetlerinin işinin hiç de kolay olmadığı anlaşılmaktadır. Bağdat'ın
dışında Kerbelâ, Musul ve Kerkük'te de incelemeler yaptım ve aynı intibaları
hissettim.
Her şeyden önce farklı beklentileri olan,
farklı planları olan farklı grupların bu beklentilerini bulamadıkları ve sukutu
hayale uğradıkları gözlerinden okunmaktaydı.
Irak'a bütünsel olarak bakıldığında, en
geçerli mesleğin -biraz abartılı olacak ama- hurdacılık olduğunu çoğu kimse
tahayyül edemez. Şöyle ki, tüm Irak sathı, özellikle çatışmaların olduğu
yerlerde, vurulan, yıkılan, yakılan binalar demirperdenin eski teknolojisinin
demir yığını halindedir. Özellikle Bağdat, bombardımandan daha çok talandan,
yağmalamadan zarar görmüş durumdadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
CEVDET ERDÖL (Devamla) - Teşekkürler.
Bu çizdiğim tablo, herhalde Irak'ın
durumunu özet halinde sizlere anlatmaya yeterlidir.
Bir başka açıdan bakılacak olursa,
halkıyla bütünleşemeyen, yönettiği halkından uzaklaşan liderlerin sonunun ne
olduğunu Irak'a baktığımızda kolayca anlayabiliriz. Aynı hatayı işledikleri
takdirde, aynı akıbet oradaki Amerikalı dostlarımızı da beklemektedir.
Bunun tek çaresi, Irak Halkının
değerlerine saygılı olmak şartıyla, orada özellikle can güvenliğini ve daha
sonra mal ve teşebbüs güvenliğini oluşturmaktır Aksi halde, yaklaşan yaz
sıcaklarında, insanların, daha çok stresli ve daha çok gergin olacaklarını
hesaba katarak, birçok olumsuzluğa hazırlıklı olunmalıdır.
Şu kadarını da ilave edecek olursam, Irak,
halen, varlık içinde yokluk çekmektedir. Yüzlerce araçtan oluşan benzin
kuyrukları, bir o kadar tüpgaz kuyrukları, hiçbir telekomünikasyon cihazının
(telefon, internet vesaire) olmaması ve de mutat hale gelen elektrik
kesintileri, zannederim ki, ne demek istediğimi açıkça anlatmaktadır.
Bütün bu olaylar dikkate alındığında, zor
günlerinde, kardeş Irak Halkının yanında olduğumuzu göstermenin en iyi
yollarından biri, sağlık kurumları ve personel açığını gidermeye yönelik
çalışma yapmamızdır diye düşünüyorum. Bunun için, devletimizin, Kızılay
vasıtasıyla, dost ve kardeş Irak Halkının özellikle sağlık sorunlarının çözümüne
yardım edebilmek için, belli bir bütçe ayırdığını biliyorum. Bu meyanda,
devletimizi ve milletimizi temsil edebilecek, şimdilik iki ayrı hastanenin
birkaç ay içinde yapılıp, bitirilip, faaliyete geçmesini planlıyoruz. Bunun
için, Irak'taki hukukî altyapının oluşturulması gereklidir, bunu bekliyoruz.
Şunu herkesin bilmesini isterim ki; sağlık
hizmetinde, dil, din, ırk, mezhep veya başka hiçbir unsur gözetilemez. Irak da,
bildiğiniz gibi, dinler ve diller mozaiği bir memlekettir. Burada verilmesi düşünülen
sağlık hizmetinin de, devletimiz tarafından, hiçbir unsur gözetilmeden, herkese
eşit olarak verileceğini ifade etmek istiyorum.
Gelip çatan yaz sıcakları, kanalizasyon
sisteminin yetersiz oluşu ve sağlıklı su teminindeki zorluklar, birçok bulaşıcı
hastalığa davetiye çıkaracaktır. Bunun için, yapılacak olan, ilaç, tıbbî
malzeme ve diğer yardımların hızla yapılması elzemdir. Tüm milletimizin bu sese
kulak vererek, ilaç, gıda, giyecek ve yardım amaçlı diğer imkânlarını kardeş
Irak Halkı için seferber edeceğini umuyorum.
Ülkemizin ve komşularımızın, bir daha,
böylesine, savaş, sel, deprem, kaza gibi üzücü durumlarla karşılaşmaması
temennisiyle, hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Erdöl.
Üçüncü söz isteği, Japonya seyahatiyle
ilgili bilgi vermek üzere, Van Milletvekilimiz Sayın Hacı Biner'e aittir.
Buyurun Sayın Biner. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
3. - Van
Milletvekili Hacı Biner'in, TBMM Başkanı Bülent Arınç Başkanlığındaki
Parlamento heyetiyle Japonya'ya yaptıkları resmî ziyaretle ilgili bilgi ve
görüşlerine ilişkin gündemdışı konuşması
HACI BİNER (Van) - Sayın Başkan,
saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
1-7 Haziran 2003 tarihlerinde Japonya'ya
yaptığımız ziyarete ilişkin bilgi ve görüşlerimi arz etmek üzere
huzurlarınızdayım.
Japonya Üst Meclisi Başkanı Hiroyuki
Kurata'nın daveti üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Bülent
Arınç Beyin başkanlığında, Adalet ve Kalkınma Partisi Ankara Milletvekili ve
Türkiye-Japonya Parlamentolararası Dostluk Grubu Üyesi Sayın Telat Karapınar,
Van Milletvekili ve Türkiye-Japonya Parlamentolararası Dostluk Grubu Genel
Sekreteri olarak bendeniz ve Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili
Sayın Hasan Aydın'dan oluşan bir parlamento heyetiyle 1-7 Haziran 2003
tarihleri arasında Japonya'ya resmî bir ziyarette bulunduk.
Ziyaretimiz sırasında, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanımız Sayın Bülent Arınç, Majesteleri Japon İmparatoru
Akihito tarafından kabul edildi. Sayın Meclis Başkanımız, İmparatorun amcası
Prens Mikasa'yı ziyaret etti. Japonya Üst Meclisi Başkanı Kurata, Alt Meclis
Başkanı Watanuki, Japonya Üst Meclisinde bulunan siyasî partilerin temsilcileri
ve Japonya Üst ve Alt Meclislerinde kurulmuş bulunan Türkiye Dostluk
Gruplarıyla kapsamlı görüşmeler yapıldı.
Düzenlenen tüm resmî görüşmelerde,
olabilecek en üst düzeyde kabul gördük. Görüşmelerimiz, son derece yapıcı,
samimî ve dostluk ortamı içerisinde gerçekleşmiştir.
Majesteleri Akihito ve 2003 Türkiye Yılı
Hazırlık Komitesinin Onursal Başkanı Prens Mikasa, 2003 Türkiye Yılını,
ilişkilerimizin daha üst düzeye çıkarılması için iyi bir fırsat olarak
gördüklerini ifade etmişlerdir. Bu arada, Prens Mikasa, Prens Tomahito'nun 18
Haziranda iki hafta müddetle Türkiye'de kazı yapmayı programladıklarını dile
getirmişlerdir.
Japon Parlamentosunda yaptığımız
görüşmelerde, muhataplarımız, her alanda, ülkemizle ciddî işbirliği yapma
arzusunu izhar etmişlerdir.
2 Haziran 2003 tarihinde, Üst Meclis
Başkanı Hiroyuki Kurata, Başkan Yardımcısı Shoji Motoaka, Alt Meclis Başkanı
Tamisuke Watanuki ile yapılan görüşmelerde, muhataplarımız, özetle, iki ülke
arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin çok canlı biçimde geliştiğini;
Şubat 2003 - Mart 2004'ün Japonya'da Türk Yılı olduğunu; 21 inci Yüzyıla
girerken, önümüzde, uluslararası alanda kitle imha silahları ve çevre sorunları
gibi ciddî problemlerin bulunduğunu; bu sorunlara global çözümler bulmak
yolunda, iki ülke arasında işbirliğine önem verdiklerini; Irak savaşı
sonrasında, Irak'ın yeniden yapılandırılmasıyla ilgilendiklerini; ayrıca,
Ortadoğu'da İsrail ve Filistin'in barışa kavuşması gerektiğini; Türkiye'nin
yardımı olmaksızın bu sorunların çözümünün zor olduğunu; ülkemizin stratejik
konumu nedeniyle, tarihten gelen rolüyle, bu iki konuda Japonya'ya yardımcı
olmasını dilediklerini; Japonya'nın ve ABD'nin, Kuzey Kore'yle de kitle imha
silahları nedeniyle sorunları bulunduğunu; bu meselenin, tüm dünyanın barış ve
düzenini tehdit ettiğini; Irak'a yapıldığı gibi bir askerî müdahaleye mahal
vermeden, bu sorunun görüşmelerle çözülmesini tercih ettiklerini; bütün bu konularda,
Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Japonya Meclisleri arasında temaslarda
bulunulmasını ve hükümetlere telkinler yapılmasını arzu ettiklerini; heyetin
Hiroşima'yı ziyaretinden büyük memnuniyet duyduklarını; Hiroşima ve Nagasaki'ye
58 yıl önce atılan atom bombasından Japonya'nın büyük zarar gördüğünü; nükleer
gücün, temiz enerji anlamında önemli olduğunu; ancak, bunun silah olarak
kullanılmasının insanlık onuruna aykırı olduğunu ve Kuzey Kore'de nükleer silah
üretimi sürecini hiçbir zaman kabul edemeyeceklerini ifade etmişlerdir.
Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanımız, muhataplarına "Türkiye ile Japonya Halkları arasında 19 uncu
Yüzyıla dayanan çok köklü, tarihî ve kültürel ilişkiler bulunmakta; her iki
halk da birbirini çok sevmektedirler. Yıllar önce Ertuğrul Fırkateyninin
Japonya'da batmasından çok üzüntü duymuştuk. Japon Halkı, bizim bu üzüntümüzü
paylaştı. Sevgimiz, o günden bugüne, daha çok arttı. Türkiye'de Japon Halkına
duyulan sevgi ve sempati kadar, Japon Halkında da aynı duyguların bulunduğunu
görmekten büyük memnuniyet duyuyorum..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
HACI BİNER (Devamla) - "...Ülkemizde
3 Kasım seçimlerini takiben yeni bir parlamento oluştu, yeni bir hükümet
kuruldu. Bu yeni dönemde ilişkilerimiz en üst düzeye çıkacaktır. Bu yıl içinde
Türkiye'nin Sayın Başbakanı da Japonya'yı ziyaret edecektir. Japonya'da her iki
mecliste de ayrı ayrı Türk dostluk grupları olması, bizi çok memnun etmiştir.
Yeni hükümet döneminde ekonomik, ticarî, siyasî ilişkiler çok gelişecektir,
parlamentolararası ilişkiler daha da güçlenecektir. Türk Halkı, Japon
Hükümetinin ve Halkının 1999 depreminde ve Bingöl depreminde gösterdiği
yakınlığı unutmayacaktır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sayın milletvekilleri, bu kadar güzel,
mükemmel geçen toplantıların ardından, fevkalade iyi gelişen görüşmeler
sırasında, Sayın Meclis Başkanımızla birlikte, heyetimizle birlikte, Tokyo'daki
şaheser camimizi ziyaret ettik. O sırada, komünizm zulmünden kaçan ve orada
hayat bulan, bir mekânı ibadethaneye çeviren ve orada, ayrıca bir Türk okulu
yapan soydaşlarımız, oradaki komünizmden kötülük görmediklerini, bilakis
hoşgörüyle karşılaştıklarını ifade ettiler. Sayın Meclis Başkanı, bunu
memnuniyetle ifade buyurdu; ancak, gel gör ki, bir gazetemiz bunu "umarım,
Japonlar Müslüman olur"şeklinde manşete taşıdı ve siyasî gaf olarak
nitelendirdi.
Aziz arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi
Milletvekili arkadaşımızla birlikte, heyetimizde Japonya Büyükelçimiz de vardı,
orada basınımız da vardı, biz de vardık, hiç böyle bir ifade kullanılmadı. Biz,
Japonya'da, Japon Parlamentosundan, başkanlarından tutun, otel müdüründen
işçisine kadar, şoförüne kadar, bu insanlarda, gerçekten, insanlık vasfı
olduğunu gördük. Basınında da aynı vasfı gördük; çünkü, bizim oradaki
görüşmelerimiz basında büyük yer aldı; ne bir kelime fazla ne bir kelime
noksan; ama, maalesef, bizim basınımızın, habbeyi kubbe yaparak, bunu, siyasî
bir gaf olarak nitelendirmiş olmasını, bilemiyorum, doğrusu ifade edecek laf da
bulamıyorum; ama, Japonlardaki bu insanî vasıfları gördüm... Bizim
basınımızdaki bu vasıfları da siz ve aziz milletimiz takdir edecektir!
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Biner.
Sayın milletvekilleri, gündemdışı
konuşmalar tamamlanmıştır.
Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları
vardır.
Sayın milletvekilleri, okunacak metinlerin
uzun olması dikkate alınarak, Kâtip Üyemizin oturarak okuması hususunu Yüce
Heyetinizin takdirine ve onayına sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler...
Kabul edilmiştir; teşekkür ederim.
Meclis araştırması önergesi var;
okutuyorum:
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Yalova
Milletvekili Muharrem İnce ve 24 milletvekilinin, Marmara depremi sonrasında
yapılan yardımlar ve kamu ihaleleriyle ilgili iddiaların araştırılması amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/108)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
17 Ağustos 1999'da gerçekleşen Marmara
depremi sonrasında depremin etkilediği Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Yalova,
Bolu, Bilecik, Düzce, Bursa İllerinde doğrudan devlet kurumlarınca veya bu
kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilen maddî yardımların amaca uygun dağıtılıp
dağıtılmadığı veya kullanılıp kullanılmadığı ile bu illerde deprem sonrasında
gerçekleştirilen kamu ihalelerinin her aşamasının incelenmesi ve bu konuda
kamuoyuna yansıyan iddiaların gerçek olup olmadığı hakkında Anayasanın 98,
İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için
gereğinin yapılmasını arz ederiz.
1 - Muharrem İnce (Yalova)
2 - Mehmet Sefa Sirmen (Kocaeli)
3 - Canan Arıtman (İzmir)
4 - Ahmet Güryüz Ketenci (İstanbul)
5 - Yakup Kepenek (Ankara)
6 - Hüseyin Özcan (Mersin)
7 - Berhan Şimşek (İstanbul)
8 - Mustafa Erdoğan
Yetenç (Manisa)
9 - Mehmet Ali Arıkan (Eskişehir)
10 - Nuri Çilingir (Manisa)
11 - Mehmet S. Kesimoğlu (Kırklareli)
12 - Muzaffer R.
Kurtulmuşoğlu (Ankara)
13 - Salih Gün (Kocaeli)
14 - Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır)
15 - Feramus Şahin (Tokat)
16 - Fuat Çay (Hatay)
17 - Nejat Gencan (Edirne)
18 - Yavuz Altınorak (Kırklareli)
19 - Halil Akyüz (İstanbul)
20 - Mehmet Yıldırım (Kastamonu)
21 - Feridun Ayvazoğlu (Çorum)
22 - Erol Tınastepe (Erzincan)
23 - Şevket Arz (Trabzon)
24 - Ahmet Yılmazkaya (Gaziantep)
25 - Ali Kemal Deveciler (Balıkesir)
Gerekçe:
17 Ağustos 1999'da gerçekleşen Marmara
depremi, ülkemizin geçen yüzyılda yaşadığı en büyük felaketlerden biridir.
Deprem sonucunda, resmî makamlara göre 18 000'in üzerinde, resmî olmayan
rakamlara göre ise 40 000'in üzerinde insanımız yaşamını yitirmiştir, 400 000'e yakın konut ve işyeri hasar
görmüş veya yıkılmıştır.
Deprem sadece can ve mal kaybına yol
açmakla kalmamış, bölge insanının yaşamını da tümüyle değiştirmiştir. Bölge
insanı, bu olayın etkisiyle artık geleceğine güven ve umutla bakamamaktadır.
Çünkü, depremle birlikte yakınlarını, çocuklarını, eşlerini kaybeden, tüm maddî
birikimlerini yitiren bu insanlar, devletten kendilerine sahip çıkılmasını
istediler. Ne yazık ki, bu beklentinin ve isteğin karşılığı, hayal kırıklığı
oldu. Devlet adına görev yapan kurum veya kişilerin çeşitli uygulamaları ve
davranışları, bölge insanında, yaşadığı acıyla bütünleşen burukluk ve öfke
karışımı bir ruh hali oluşturmuştur.
1 - Bu ruh halinin oluşumunda en önemli
etkenlerden biri, devlet eliyle yapılan yardımlardır.
Bu yardımların dağıtımında ve
paylaştırılmasında yaşanan partizanlık, adam kayırma, o günlerde kamuoyumuza
yansıdığı gibi bugün de yansımaya devam etmektedir. Örneğin, bu iddiaların
oluşumunda, dönemin Hazineden sorumlu Devlet Bakanının açıklamaları çok etkili
olmuştur. Sayın Bakan, söz konusu açıklamasında, IMF'den alındığı belirtilen
500 000 000 dolarlık deprem kredisinin devlet memurlarının maaşlarına
ödendiğini söylemiştir. Bu açıklamaların ardından, kamuoyundan gelen
tepkilerle, bunun doğru olmadığı, dönemin Başkanınca dile getirilmiştir; ancak,
bu açıklama, bölge insanında olduğu kadar tüm Türkiye'de de samimî ve
inandırıcı bulunmamış ve dönemin hükümetinin deprem yardımları konusundaki
tutumuna yönelik kuşkuların oluşmasına yol açmıştır.
Yazılı ve görsel basınımızda, sık sık,
yapılan yardımlar konusunda şikâyetler dile getirildikçe, dönemin yetkililerine
bu konuyla ilgili sorular sorulmuştur. Sorulan bu sorularla bağlantılı olarak
dönemin Sayın Başbakanı "deprem dolayısıyla yapılan bağışlar bir havuzda
toplanmıştır ve adaletli bir şekilde dağıtılmaktadır" demişlerdir. Buna
karşılık dönemin İstanbul Valisi "deprem için toplanan 1,5 trilyon liraya
Ankara el koymuştur" biçiminde basına açıklamalarda bulunabilmiştir.
Depremin hemen sonrasında sürekli gündemde
kalan bu konu, zamanla belediyelere yapılan yardımlar konusuyla bir süre daha
gündemde kalmıştır. Dönemin İzmit Belediye Başkanı, deprem yardımlarında
iktidar partilerinin açıkça partizanlık yaptıklarını, depremden en çok
etkilenen il olmalarına rağmen yardım konusunda iktidar partilerinin olumsuz
tutumlarıyla karşı karşıya kaldıklarını, kamuoyuna bütün yönleriyle
açıklamıştır. Buna karşılık, depremden etkilenmeyen, ama, iktidar partilerinden
olan belediyelere yapılan deprem yardımları, kamuoyumuza bütün kanıtlarıyla
yansımıştır.
Gelinen noktada, hem bireysel bazda hem de
belediyeler bazında deprem yardımlarının adaletli dağıtılmadığı iddiası, genel
kabule dönüşmüş bulunmaktadır.
En son Bingöl depremi sonrasında
yaşanılanlar göstermektedir ki, ülkemizde deprem veya doğal afetler
yaşanıldığında iktidara ve bürokrasiye yakın olmak, yardım alabilmenin
önkoşuludur.
2- İkinci önemli etken ise, deprem
bölgelerinde gerçekleştirilen kamu ihaleleridir. Hatırlanacağı üzere, deprem
sonrası yapılan ihalelerde, dönemin iktidarında, Bayındırlık Bakanlığını elinde
bulunduran partiye yakın olmak, ihale alabilmek için resmî olmayan şarta
dönüşmüştür. Bu konuda basınımızda sayısız haber yer almıştır. Söz konusu
partinin il, ilçe, belde başkanları ve onların yakınları üzerinden ihale
kazanma zinciri kurulmuş, böylece, yaşanılan felaket, bildik, tanıdık rant
kazanma yollarının aracı olmuştur. Özellikle deprem bölgesinde yapılması
öngörülen prefabrike konut ihalelerinin nasıl yapıldığı hatırlanırsa, olayın
boyutları herkesçe anlaşılabilir.
Yüce Meclisimizin bu konuda açacağı bir
Meclis araştırmasıyla, hem deprem yardımları konusunda yaşanılanlar hem de
deprem sonrası gerçekleştirilen kamu ihaleleri konusundaki iddiaların gerçeklik
düzeyi en açık haliyle ortaya konulabilir. Ayrıca, yapılacak araştırmanın
sonucunda elde edilecek veriler ve bilgiler ışığında, kamuoyumuzda, deprem
yardımlarının nasıl yapılacağı ve kamu ihaleleri konusunda ortak bir akıl ve
anlayış birliği sağlanabilir; Meclisimizce, yürütme organlarına, çalışmalarını
daha etkin yapabilmesi noktasında yeni öneriler sunulabilir ve devlet
kurumlarına karşı azalmış bulunan güven artırılabilir.
BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis
araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırası geldiğinde
yapılacaktır.
Sayın milletvekilleri, Kırşehir
Milletvekili Hüseyin Bayındır, gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 81
inci sırasında yer alan (6/307) esas numaralı ve Samsun Milletvekili Mehmet
Kurt, aynı kısmın 283 üncü sırasında yer alan (6/518) esas numaralı sözlü
sorularını, (4/68) ve (4/69) kayıt numaralı önergeleriyle geri almışlardır.
Sözlü soru önergeleri geri verilmiş ve
gündemden çıkarılmıştır.
Bilgilerinize sunulur.
Sayın milletvekilleri, gündemin
"Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler"
kısmına geçiyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu raporunun
görüşmelerine başlıyoruz.
V. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER
İŞLER
1. - Türk
Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu raporu (1/527) (S. Sayısı : 144) (1)
BAŞKAN - Komisyon?.. Hazır.
Hükümet?.. Hazır.
Komisyon raporu, 144 sıra sayısıyla
bastırılıp, dağıtılmıştır.
Tasarının tümü üzerinde, AK Parti Grubu
adına, Eskişehir Milletvekili Sayın Fahri Keskin söz istemiştir.
Buyurun Sayın Keskin.
AK PARTİ GRUBU ADINA FAHRİ KESKİN
(Eskişehir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 144 sıra sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanununda -devlet madalya ve nişanları hususunda-
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum; bu
vesileyle, hepinizi şahsım ve Grubum adına saygıyla selamlarım.
Madalya denilince, bir kimseye
başarısından ya da becerisinden dolayı, o günün anısına verilen, o günün
anılarını üzerinde taşıyan, genellikle kabartma resim ve yazılarla döşenmiş,
manevî değeri haiz metal parçası olarak ifade edilebilir.
Türkiye'de, bugün için madalyalar,
24.10.1983 tarih ve 2933 sayılı Kanuna göre çıkarılan Devlet Madalya ve
Nişanları Yönetmeliğine göre verilmektedir. Bu yönetmeliğe göre madalya, aynen
şöyle tarif edilmiştir: "Yurt içinde veya dışında, Türkiye Cumhuriyetinin
bekasında, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünün korunmasında, devletin
yücelmesinde ve millî menfaatlara katkıda, hizmet ve vazifede üstün feragat,
fedakârlık, başarı ve yararlık gösteren kişilere verilen muhtelif cins ve
değerde sembolü ifade eder."
Bu, 2933 sayılı Kanuna göre, dört tür
madalya vardır. Bunlar, Devlet Şeref Madalyası, Devlet Övünç Madalyası, Devlet
Üstün Hizmet Madalyası, Devlet Savaş Madalyasıdır.
Nişanlar ise, yabancı devlet
mensuplarından, ülkemiz yararına, ülkemizin tanıtılmasında, ülkemizin
beynelmilel sahada ifade edilmesinde, ilim ve sanat alanında ülkemizin
yüceltilmesi ve yükseltilmesinde katkıda bulunanlara verilen sembolü ifade
etmektedir.
Üç tür nişan söz konusudur: Devlet Nişanı,
Cumhuriyet Nişanı, Liyakat Nişanı.
Madalya ve nişanlara hak kazananların
ölümleri halinde, bunların devri hususunda, kendisinin bir tercihi varsa,
kanunen, o husus hüküm ifade eder. Eğer, kendisinin bu şekilde bir iradesi söz
konusu değilse, geriye bıraktığı erkek evlatlarından, yaş grubuna göre en
yaşlısı bu madalya ve nişanın sahibi olur. Eğer erkek evladı yoksa, geriye
bıraktığı en yaşlı kız evladı bunun hak sahibi olur. Kız evladı da yoksa, ölen
şahsın babasına verilir bu madalya; babası da ölmüş ise, annesine verilir;
annesi de ölmüş ise, eşine verilir. Eğer eşi de yok ise, burada, Medenî Kanun
hükümlerine göre, kanunî mirasçılarına bırakılır.
(1) 144 S.
Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda,
Kurtuluş Savaşının önemi çok büyüktür arkadaşlar. Bu vesileyle, başta Mustafa
Kemal Atatürk olmak üzere, bütün gazilerimizi, bütün şehitlerimizi rahmetle
anar, hepsine şükranlarımızı arz ederiz. İstiklal uğruna, gerek cephede gerekse
cephe gerisinde mücadele eden bu kahramanlar unutulmamış; 4 Nisan 1921'de,
İstiklal Madalyasıyla ilgili olarak 66 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bu çıkan
kanuna göre düzenlenen madalya, İstiklal Madalyasıdır. Bunun ön yüzünde, bir
güneş doğmaktadır. Bu doğan güneş, 1920'de açılan ilk Meclisimizi sembolize
etmektedir; yanında da, dünya haritası vardır. Arka tarafında ise, ayyıldız
içerisinde bir Türkiye haritası vardır ve "1 Teşrinisani 1338"
yazılıdır.
Bu madalyaların göğüste takılmasının da
adabı, erkânı vardır. Bu madalyalar, gerek elbise gerekse frak üzerine, göğsün
sağ üst köşesine takılır.
Madalyaların yanında, bunların
kurdelelerinin de anlamı, ifadesi ayrı ayrıdır. Genellikle, madalyalarımızın
üzerindeki kurdelelerin rengi kırmızıdır; bu, harbe, cepheye bizzat iştirak
eden şahısların aldığı madalyadır. Cephe gerisinde mücadele eden kahramanlarımız
da vardır; bunlar da madalyayla onurlandırılmış, taltif edilmiştir, bunların
madalyalarının ucundaki kurdele beyazdır. Cephede ve cephe gerisinde yapılan
mücadeleler sırasında açılan ilk Meclisin mensupları, milletvekilleri de aynı
mücadele içindedirler arkadaşlar; bunlar da İstiklal Madalyasıyla
onurlandırılmıştır, bunların madalyalarındaki kurdelenin rengi yeşildir. Hem
Meclisi Mebusanda olup hem cephede olanlar da vardır; bunların farkını
gösterebilmek için, madalyalarının kurdelesi yeşil ve kırmızı olarak
düzenlenmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 12 madalya
almıştır. Bu madalyaları şöyle sıralayabiliriz arkadaşlar:
Sıra Nişan ve Verildiği
No Madalyanın adı İhdas eden Madeni tarih
1 Mecidî Nişanı Padişah
Abdülmecid gümüş 25.12.1906
2 Mescidî Nişanı Padişah
Abdülmecid ortası altın 12.12.1916
3 Mescidî Nişanı Padişah
Abdülmecid ortası altın 16.12.1917
4 Osmanî Nişanı Padişah
Abdülaziz gümüş 6.11.1912
5 Osmanî Nişanı Padişah
Abdülaziz gümüş 1.2.1915
6 Osmanî Nişanı Padişah Abdülaziz