DÖNEM : 22        CİLT : 17       YASAMA YILI : 1

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

92 nci Birleşim

11 . 6 . 2003 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMA

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin'in, Niğde İlinin sosyal, iktisadî sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması

2. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, Tekelin satışının tütüncülük sektörü üzerinde meydana getireceği olumsuz etkiler ile tütün üreticilerinin sorunları ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması

3. - Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya’nın, ÖSS ve KPSS sınavlarının ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmesine ilişkin gündemdışı konuşması

B) Tezkereler ve Önergeler

1. - Antalya Milletvekili Osman Kaptan'ın, (6/466) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/67)

2. - Dışişleri Komisyonu Başkanlığının, Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/406) (S. Sayısı : 94) Komisyona geri verilmesine ilişkin tezkeresi (3/304)

V. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) Sözlü Sorular ve CevaplarI

1. - Adana Milletvekili Kemal Sağ'ın, Adana Şakirpaşa Havalimanının ikinci pist ihtiyacına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/197)

2. - Adana Milletvekili Kemal Sağ'ın, taksilerin zorunlu trafik sigortası primlerine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/198)

3. - Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un, İSDEMİR'in ERDEMİR'e devrine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/202)

4. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, taksici cinayetlerine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/203)

5. - Van Milletvekili Mehmet Kartal'ın, özelleştirme kapsamındaki Van Sümerbank Kundura Fabrikasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/206)

6. - Van Milletvekili Mehmet Kartal'ın, Van-Muradiye İl Özel İdaresi sosyal konutlarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/207)

7. - Yozgat Milletvekili Emin Koç'un, fotoğrafını okullara astıracağı iddialarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/208)

8. - Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'ın, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinin kadro sorununa ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/209) ve Sanayî ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

9. - Hatay Milletvekili İnal Batu'nun, AKP Genel Başkanının bir danışmanının BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ile yaptığı iddia edilen görüşmeye ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/210)

10. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, üst yönetim kadrolarına atamalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/211)

11. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, TÜFE'deki artışların SSK emeklilerinin maaşlarına yansıtılmamasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/212)

12. - Edirne Milletvekili Necdet Budak'ın, bitki ıslahına yönelik yasal düzenlemeler yapılıp yapılmayacağına ve sertifikalı tohum kullanımına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/213)

13. - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in, sürücü adaylarının trafik sınavı yerlerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/214)

14. - Hatay Milletvekili Abdülaziz Yazar'ın, İskenderun Körfezinde demirli bulunan tehlikeli madde yüklü bir yabancı gemiye ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/215)

15. - Batman Milletvekili M.Nezir Nasıroğlu'nun, Batman'daki bazı karayolu yapım çalışmalarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/216) ve Sanayî ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

16. - Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka'nın, Marmaris-Datça Karayolu yapımına ayrılan ödenek miktarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/232) ve Sanayî ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

17. - Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka'nın, Fethiye-Dalaman Karayolu ve Göcek Tüneli yapımının ne zaman bitirileceğine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/233) ve Sanayî ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

18 - Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, özelleştirilen kuruluşlardaki işçilerin kamuda işe yerleştirilmelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/217) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

19. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Terminalinin genişletilmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/218) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

20 - Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın, Ergene Nehrindeki kirlilik ve taşkından kaynaklanan sorunlara ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/222)

21. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Malatya Çat Barajı ve Tüneli Projesindeki sulama kanallarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/224)

22. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Malatya-Arguvan Yoncalı Barajı Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/225)

23. - Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun'un, bir gazetede yer alan AKP Genel Başkanının Saddam Hüseyin ile ilgili bir ifadesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/228)

24. - Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, MGK ve TBMM Genel Kurul kapalı oturumundaki görüşmeler hakkında AKP Genel Başkanına bilgi verilip verilmediğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/229)

25 - Tunceli Milletvekili V.Sinan Yerlikaya'nın, Diyanet İşleri Başkanlığında Alevîlere yönelik çalışmalara ilişkin Devlet Bakanından  sözlü soru önergesi (6/230)

26. - İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek'in, ibadethanelerle ilgili bir kararnamede cemevlerine yer verilmeyişine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/231)

27. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, görevine son verilen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları üyelerine ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/234)

28.- Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, Hollanda'dan gönderilen Patriot rampalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/235)

29.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu'nun, Kırklareli'ndeki orman köylülerinin sorunlarına ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/236)

30. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, Erganililerin Ziraat Bankası Maden Şubesindeki hesaplarının Halk Bankası Ergani Şubesine aktarılıp aktarılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından  sözlü soru önergesi (6/237)

31. - Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, bitkisel yağ üretimine ve ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/238)

32. - Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, olası Irak savaşının turizm sektörüne etkilerine ilişkin Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/239)

33.- Kırklareli Milletvekili Yavuz Altınorak'ın, gübre ve mazot fiyatlarına yapılan zamlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/240)

34.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, hâkim ve savcıların birinci sınıfa ayrılmalarına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/241)

35. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, elektrik enerjisi piyasasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/242)

36. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, görevden alınan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyelerine ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/243)

37. - Mersin Milletvekili Ersoy Bulut'un, çiftçilerin kredi borçlarına af çıkarılıp çıkarılmayacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/244)

38. - Kırklareli Milletvekili Yavuz Altınorak'ın, pancar üretim kotasının düşürülmesi nedeniyle zarar gören üreticilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/245)

39. - Kırklareli Milletvekili Yavuz Altınorak'ın, pancar üretim kotasının düşürülmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/246) ve Sanayî ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

40. - Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa Adliye Sarayı inşaatının başlatılmasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/258) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

B) YazIlI Sorular ve CevaplarI

1. - Mardin Milletvekili Mehmet Beşir Hamidi'nin, Mardin İlindeki köy yollarının asfaltlanmasına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/557)

2. - Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı'nın, Doğrudan Gelir Desteği Projesinin Erzurum İlindeki uygulamalarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı (7/562)

3. - Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan'ın, hükümsüz kalan özürlülerle ilgili kanun tasarısıyla ilgili bir çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı (7/610)

4. - Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan'ın, Düzce-Darıyeri-Mengencik Köyünde fahrî imamlık yapan bir şahsın emeklilik haklarından faydalanıp faydalanamayacağına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı (7/613)

5. - Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan'ın, bağlı kuruluşlarda çalışan 61 yaşın üzerindeki işçilere ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı (7/616)

6. - Samsun Milletvekili Mehmet Kurt'un, BDDK Başkanının maaşına ve konaklama giderlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı (7/661)

7. - Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan'ın, şeref aylığının yükseltilip yükseltilmeyeceğine ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün cevabı (7/664)

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - 1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili Uluslararası Sözleşme ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/460) (S. Sayısı : 91)

2. - Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporu (1/505) (S. Sayısı : 92)

3. - Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları raporları  (1/406) (S. Sayısı: 94)

4. - Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu raporu (1/586) (S. Sayısı:154)

5. - Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/587) (S. Sayısı : 149)

6. - Vatandaşlık Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/438) (S. Sayısı : 97)

7. - Kişi Halleri Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/439) (S. Sayısı : 98)

8. - Ahvali Şahsiye Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/440) (S. Sayısı : 99)

9. - Yaşam Belgesi Verilmesine Dair Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/441) (S. Sayısı : 100)

10.- Ahvali Şahsiye Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/442) (S.Sayısı : 102)

11. - Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu raporu (1/527) (S. Sayısı : 144)

12. - Uzman Jandarma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarıları ve İçişleri Komisyonu raporu (1/395,1/446) (S. Sayısı : 75)

I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Ağrı Milletvekili Cemal Kaya, Türkiye'de kaçak elektrik kullanımının ülke ekonomisine uğrattığı zarara ve alınması gereken tedbirlere,

Adana Milletvekili Recep Garip, Nâzım Hikmet, Cahit Zarifoğlu ve Cemil Meriç'in ölüm yıldönümlerine,

Hakkâri Milletvekili Mustafa Zeydan, Hakkâri İlinde meydana gelen sel felaketinin yol açmış olduğu tahribata ve alınması gereken önlemlere,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü ve 27 milletvekilinin, İzmir Aliağa Nemrut Körfezi Liman Projesi konusunda (10/105),

Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar ve 34 milletvekilinin, eczacıların sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/106),

Adana Milletvekili Atilla Başoğlu ve 22 milletvekilinin, Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan Avrasya ülkeleriyle ilişkiler konusunda (10/107),

Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Avrupa Birliği Uyum Komisyonu :

Geçici Başkanlığının, Başkan,

Başkanlığının, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye,

Seçimlerini yaptıklarına ilişkin tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın, Macaristan Parlamentosu Başkanı Katalin Szili'nin resmî davetine, beraberinde bir Parlamento heyetiyle icabetine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

AB genişleme sürecinin tanıtılması amacıyla, İngiltere Parlamentosunda düzenlenecek olan "Daha Geniş, Daha Derin ve Daha Güçlü Bir Avrupa'nın Geleceği" konulu konferans ve Avam Kamarasında "Anglo-Turkish Society" Derneğinin 50 nci kuruluş yıldönümü vesilesiyle "Türkiye" konulu panele, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen Düzce Milletvekili Yaşar Yakış'ın katılmasının uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Genel Kurulun 10.6.2003 Salı günkü (bugün) birleşiminde sözlü soruların görüşülmemesine, gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 9 uncu sırasında yer alan 10/23 esas numaralı Meclis araştırması önergesi ile 11 inci sırasında yer alan 10/26 esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin görüşmelerinin birleştirilerek yapılmasına ve gündemin, "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 10 uncu sırasında yer alan 88 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 4 üncü sırasına, 12 nci sırasında yer alan 90 sıra sayılı kanun tasarısının 5 inci sırasına, 13 üncü sırasında yer alan 91 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 14 üncü sırasında yer alan 92 sıra sayılı kanun tasarısın 7 nci sırasına, 15 inci sırasında yer alan 94 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına, 43 üncü sırasında yer alan 154 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına, 41 inci sırasında yer alan 149 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 18 inci sırasında yer alan 97 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci sırasına, 19 uncu sırasında yer alan 98 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 20 nci sırasında yer alan 99 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına, 21 inci sırasında yer alan 100 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü sırasına, 23 üncü sırasında yer alan 102 sıra sayılı kanun tasarısının 15 inci sırasına, 39 uncu sırasında yer alan 144 sıra sayılı kanun tasarısının 16 ncı sırasına, 8 inci sırasında yer alan 75 sıra sayılı kanun tasarısının 17 nci sırasına, 31 inci sırasında yer alan 130 sıra sayılı kanun tasarısının 18 inci sırasına, 32 nci sırasında yer alan 131 sıra sayılı kanun tasarısının 19 uncu sırasına, 33 üncü sırasında yer alan 132 sıra sayılı kanun tasarısının 20 nci sırasına alınmasına ve bu birleşimde çalışma süresinin 15.00-21.00 saatleri arasında, 11.6.2003 Çarşamba günkü birleşimde 15.00-23.00 saatleri arasında olmasına, 12.6.2003 tarihli Perşembe günkü birleşimde ise 132 sıra sayılı Disiplin Mahkemelerinin Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Kocaeli Milletvekili Salih Gün'ün, Altı İlçe ve Bir İl Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifinin (2/117), doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği,

Bitlis Milletvekili Edip Safder Gaydalı'nın, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/114), doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesinin, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği;

Gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının:

9 uncu sırasında bulunan, İstanbul Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu ve 83 milletvekilinin (10/23),

11 inci sırasında bulunan, İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci ve 33 milletvekilinin (10/26),

Denizcilik sektörünün sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergelerinin, birleştirilerek yapılan öngörüşmelerinden sonra, kabul edilmediği,

Açıklandı.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Karadenizin Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu Arasında Merkez Anlaşmasının (1/436) (S. Sayısı: 87),

2 nci sırasında bulunan, Uydular Aracılığı İle Haberleşme Uluslararası Teşkilâtı (INTELSAT) Anlaşmasının ve İşletme Anlaşmasında Yapılan Değişikliğin (1/462) (S. Sayısı: 114),

3 üncü sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek Arasında Konsolosluk Sözleşmesinin (1/517) (S.Sayısı: 147),

4 üncü sırasına alınan, Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Değişikliğinin (1/449) (S.Sayısı: 88),

5 inci sırasına alınan, Avrupa Peyzaj  Sözleşmesinin (1/456) (S.Sayısı: 90),

Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarılarının, görüşmelerini takiben elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan sonra, kabul edildikleri ve kanunlaştıkları açıklandı.

11 Haziran 2003 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 21.00'de son verildi.

İsmail Alptekin

 

 

Başkanvekili

 

 

 

Ahmet Küçük

Mehmet Daniş

 

Çanakkale

 Çanakkale

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 

                                                    II. - GELEN KÂĞITLAR                                           No. : 129

11.6.2003 ÇARŞAMBA

Rapor

1. - Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekilleri Salih Kapusuz ve Haluk İpek, Bursa Milletvekili Faruk Çelik, Hatay Milletvekili Sadullah Ergin ile Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa'nın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılması Hakkında İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/140) (S.Sayısı : 161) (Dağıtma tarihi : 11.6.2003) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, Kilis-Elbeyli Kaymakamlığının düzenlediği bir panele ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/568) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2003)

2. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, tütün alımlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/569) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2003)

3. - İstanbul Milletvekili Onur Öymen'in, Vatikan Büyükelçiliğince İstanbul Fener Rum Patriği için kullanılan bir sıfatın düzeltilmesi için uyarı yapılıp yapılmadığına ilişkin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/570) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.6.2003)

4. - İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün, bir konferanstaki konuşması sırasında yaşanan bir olaya ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/571) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.6.2003)

Yazılı Soru Önergeleri

1. - İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Ankara Büyükşehir Belediyesinin satın aldığı doğalgaz sayaçlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/735) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2003)

2. - İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Ankara Büyükşehir Belediyesinin doğalgaz abonelerinden aldığı sayaç bedeline ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/736) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2003)

3. - Manisa Milletvekili Hasan Ören'in, Moldova Başbakanı onuruna verilen yemeğe ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/737) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.6.2003)

4. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, İşitme Engelliler Futbol Millî Takımının Avrupa turnuvasına katılabilmesi için yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/738) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.6.2003)

5. - İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün, belediyelerin kurumlara olan borçlarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/739) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.6.2003)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

11 Haziran 2003 Çarşamba

BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER :  Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Türkân MİÇOOĞULLARI (İzmir)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 92 nci Birleşimini açıyorum.

III. - YOKLAMA

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağım.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen sayın milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç değerli arkadaşımıza gündemdışı söz vereceğim.

Konuşma süreleri 5'er dakikadır.

İlk söz, Niğde İli ve iktisadî sorunlarıyla ilgili, Niğde Milletvekilimiz Sayın Mahmut Uğur Çetin'e aittir.

Buyurun Sayın Çetin. (AK Parti sıralarından alkışlar)

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Niğde Milletvekili Mahmut Uğur Çetin'in, Niğde İlinin sosyal, iktisadî sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Niğde) - Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin saygıdeğer üyeleri; Niğde İli ve iktisadî sorunları konusunda, gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Niğde İli, 1924 yılında, cumhuriyet döneminin ilk mülkî taksimatıyla il haline getirilmiş. Aynı dönemde il olan Aksaray, daha sonra 1933 yılında ilçe haline getirilerek Niğde'ye bağlanmıştır. 1954 yılında Nevşehir İlçesi il haline getirilerek Niğde'den ayrılmış, 1989 yılında il yapılan Aksaray'ın tekrar il olmasıyla bugünkü idarî durumunu almıştır.

Niğde, İç Anadolu Bölgesinin güney bölümünde yer alır. İl topraklarını doğuda Nevşehir ve Kayseri, batıda Konya ve Aksaray, güneyde ise Adana ve İçel İlleri çevreler. İlin yüzölçümü 7 795 kilometrekare, denizden yüksekliği 1 229 metredir. İl topraklarının yüzde 28,8'i dağlık, yüzde 41,2'si dalgalı arazi ve yayla, yüzde 30'u ovalıktır. Nüfusun yüzde 38'i şehirlerde, yüzde 62'si bucak ve köylerde yaşamaktadır.

Niğde İli, geçmiş dönemlerde tarımın ağırlıklı olduğu bir ekonomik yapıya sahip olmuştur; son yıllarda ise, gerek altyapının gelişmesi gerekse Niğde ve Bor Organize Sanayi Bölgelerinin kurulmasıyla sanayileşme yolunda önemli adımlar atılmıştır. Yaratılan gelir içerisinde tarımın payı yüzde 40, sanayiin payı yüzde 20, hizmetler sektörünün payı yüzde 40'lar dolayındadır.

Niğde İli, Orta Anadolu'da tekstil ve deri ağırlıklı ihracat merkezi olma imkânını yakalamış ve Orta Anadolu'da yıllardır devam eden dışarıya göçü tersine çeviren, göç alan il olmuştur.

İlimizin ekonomisinde, halen, tarım sektörü, ağırlıklı yere sahiptir. Yalnızca bitkisel üretimden 2001 yılında 288 trilyonu aşkın gayri safî gelir elde edilmiştir. Yaklaşık 320 trilyonluk tarımsal gayri safî gelirin yüzde 90'ı bitkisel üretimden, yüzde 10'u hayvansal üretimden gelmiştir. Son dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerin getirdiği bir sonuç olarak, il genelinde, 15 büyük sanayi işletmesi kapanmış veya üretimlerine ara vermek zorunda kalmışlardır.

Niğde İli, son yıllarda yapmış olduğu büyük bir atakla sanayi kenti olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Son yıllarda milletçe maruz kaldığımız iktisadî krizlerin etkilerinden kurtulmak ve yeni yeni sanayi yatırımlarını gerçekleştirme aşamasında gayret sarf ederken, iller itibariyle kişi başına gayri safî yurtiçi hâsıladan almış olduğumuz paya göre, geliri 1 500 doların altında olan 30 il arasında haklı yerimizi almayınca, Niğde olarak büyük hayal kırıklığına uğradık. Gerçekten, gayri safî yurtiçi hâsıladan almış olduğumuz pay, 1 000 dolarların dahi çok altındadır. Bilindiği üzere, uygulamaya konulacak bu teşvikler, işverene, Gelir ve Kurumlar Vergisi muafiyeti, çalıştırılan işçiden kesilen Gelir ve Damga Vergilerinin iki yıl ertelenmesi, vergi, resim ve harç muafiyeti, SSK primlerinde işveren payının Hazineden karşılanması ve indirimli elektrik sağlanması gibi birçok kolaylıklar tanımaktadır. İlimizin bu avantajlardan mahrum bırakılması, girişimcilere bölgesel ve ulusal çaptaki rekabet şansını kaybettirecektir.

Yıllardır, Anadolu bozkırlarında tarım ve hayvancılıkta bir türlü aradığını bulamayan biz Niğdeliler, çareyi, şartlar ne olursa olsun, bir an önce sanayileşmede arayacağımız kararını verdik. Dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal, 4 Mayıs 1986'da Niğde Organize Sanayi Bölgesinin temelini atmıştır. Niğde Organize Sanayi Bölgesi, 14 Mayıs 1994 tarihinde hizmete sunulmuştur. 261 000 hektar üzerine kurulu Niğde Organize Sanayi Bölgesinde, şu an, 23 adet üretim yapan tesisimiz mevcuttur. Geçtiğimiz yıllarda yaşamış olduğumuz iktisadî krizler sonucu, 8 tesisimiz üretimine ara vermek zorunda kalmıştır. İnşaat halinde 9, proje aşamasında ise 4 tesisimiz bulunmaktadır.

Gerçekten, Anadolu bozkırlarında iktisadî birlik ve beraberliğin ve kolektif çalışma zihniyetinin en güzel örneklerini veriyorduk. Daha yeni yeni onlarca projemiz mevcuttu. Kişi başına gayri safî yurtiçi hâsıladan    1 500 doların altında pay alan iller arasında yer alamayınca, kolumuz kanadımız kırıldı. Şu an itibariyle, bütün projelerimizi askıya aldık. Niğde'nin kişi başına gayri safî yurtiçi hâsıladan aldığı pay, bırakınız 1 500 doları, 1 000 dolarların da çok altındadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen, tamamlayın efendim.

MAHMUT UĞUR ÇETİN (Devamla) - Teşekkürler Başkanım.

Eğer bu yanlış düzeltilmezse, bırakın yeni yatırımları, karşı karşıya kalacağımız haksız rekabetten dolayı, dişimizi tırnağımıza takarak Anadolu bozkırlarında gerçekleştirmiş olduğumuz dünya standartlarında üretim yapan tesislerimiz de kapanmayla baş başa kalacaktır.

Daha misafirlerini ağırlamak için bir tek üç yıldızlı oteli bulunmayan, lüks bir lokantası olmayan, yurdumuzun diğer yörelerinde bir apartmanın önünde park halinde bulunan yabancı marka lüks araba sayısına vilayet olarak sahip olmayan bir iliz.

Sahip olduğumuz ilginç bir şeyden size bahsedeceğim. Türkiye'de nüfusunun 1/3'ünden fazlası yeşilkart sahibi, mağduru, fakiri olan tek iliz. Yeşil kartlı sayımız, 350 000 nüfuslu Niğde'de 117 000'dir.

İlgi çekici bir diğer husus da, 292 000 hektarlık altyapısı neredeyse yüzde 85'lere kadar bitirilmiş Bor Organize Deri Sanayii bölgesinin de Niğde sınırları içerisinde yer almasıdır. Devlet olarak, buraya trilyonlarca lira kaynak aktarıldı ve altyapı bitti. 127 müteşebbise arsa tahsisi yaptırdı, 16 işadamımız inşaatlara başladı; fakat, dört gözle baharın gelmesini bekleyip, yatırımlarına devam etmeyi planlayan Niğde'ye haziranda kar yağdı, bütün ümitlerimiz kırıldı. Teşvik kapsamındaki iller arasındaki yerimizi alamayınca, söz konusu yatırımlar, geçen yıl bıraktığımız gibi kaldı. Sözünü ettiğim organize sanayi bölgesi, bırakın Niğde'yi, nitelikli sanayi bölgesi olma konusunda Türkiye'nin elindeki, halihazırdaki, en büyük kozudur. Hükümetimizin Bayındırlık Bakanlığının 2003 yılı bitirilmesi öncelikli hedefleri arasında birinci sırada yer alan Ereğli ayrımı Aksaray-Ankara arası 285 kilometrelik duble yola 10 kilometre uzaklıktadır; Mersin Limanına 1 saat 15 dakikalık mesafededir. Hükümetimizin istihdamı teşvik ve artırma yönündeki olağanüstü gayretlerine karşın, gerçeklerle uzaktan yakından alakası olmayan hesaplama metotları ve abartılmış rakamlar, Niğde'yi şu an içinde bulunduğu vahim durumla karşı karşıya bırakmıştır.

Saygıdeğer Başbakanımız ve değerli bakanlarımızın, Niğde ve Niğde gibi daha birçok ilimiz için söz konusu olan bu durumun bir an önce düzeltilmesi için gayret sarf edeceklerinden hiç kuşkumuz yoktur. Özellikle 22 nci Dönem milletvekillerinin de, bu konuda, hassasiyetlerini ve yardımlarını bekliyoruz. Bütün illerimizin tek tek yeniden ele alınarak, iller bazında yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasını, çok saygıdeğer hükümetimizden ve Yüce Meclisimizden özellikle istirham ediyoruz.

Konuşmama şu birkaç cümleyle son vermek istiyorum: Geçtiğimiz günlerde, Çok Saygıdeğer Meclis Başkanvekilimiz Sayın İsmail Alptekin, Devlet Bakanımız Sayın Güldal Akşit, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Murat Başesgioğlu ve çok sayıda milletvekilimiz, ilimizi, bir tekstil fabrikasının açılışına katılmak için teşrif ettiler, bizim halimizle hemhal oldular, Niğde gerçeğini gözleriyle gördüler. Açılışını yapmış olduğumuz dünya standartlarındaki bu tesisimizin sahipleri, hükümetimiz adına katılan değerli misafirlerimize, yeni bir yatırım yapmak için 647 000 metrekarelik kendilerine tahsis edilen hazine arazisinden dolayı teşekkürlerini bildirdiler; ancak, eğer, yukarıda sözünü ettiğimiz bu yanlış düzeltilmezse, yaklaşık 1 500 kişiye iş verecek bu yeni yatırımdan vazgeçeceklerini kendilerine bildirdiler.

Sayın Başkanım, geçtiğimiz günlerde Niğdemize gelerek bizleri onurlandırdınız. Şahsınızda, Tarım Bakanımız Sayın Sami Güçlü'ye, Devlet Bakanımız Sayın Güldal Akşit'e, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Murat Başesgioğlu'na ve kendilerine eşlik eden çok saygıdeğer misafir milletvekillerimize, şahsım ve hemşerilerim adına, teşekkür eder, Niğde'nin kalkınmada öncelikli yöreler arasındaki haklı yerini alma çabalarımızda desteklerinizi bekler, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çetin.

İkinci gündemdışı söz, tütün ve tütün üreticilerinin sorunlarıyla ilgili, Denizli Milletvekilimiz Sayın Mustafa Gazalcı'ya aittir.

Buyurun Sayın Gazalcı. (Alkışlar)

2. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, Tekelin satışının tütüncülük sektörü üzerinde meydana getireceği olumsuz etkiler ile tütün üreticilerinin sorunları ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması

MUSTAFA GAZALCI (Denizli) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bu gördüğünüz, geçen yıl üretilen, üreticinin elinde kalan tütün örneğidir. Bu tütünden, Denizli'de 60 000 balya, Türkiye'de yaklaşık 15 000 ton var. 400 000'den fazla aile, gece gündüz uğraşarak, bu üründen geçimini sağlar; ancak, son yıllarda izlenen yanlış politikalar sonucunda tütün üreticisi, tütüncümüz ve sigara sanayimiz büyük yara almıştır; tütün ve sigara satan Türkiye, dışarıdan tütün ve sigara alır olmuştur.

Dünya üretimindeki ve dışsatımındaki payımız, son yıllarda sürekli düşmüştür. Örneğin, 1998 yılında üretimdeki payımız yüzde 3,77 iken, 2002'de yüzde 2,49'a gerilemiştir; dışsatımda da yine aynı yıllarda yüzde 22,82'den, yüzde 16,30'a düşmüştür. Eğer ivedi önlemler almazsak, ülkemiz, bırakın dış pazarlarda söz sahibi olmayı, kendi pazarlarını bile kaptıracaktır. Bildiğiniz gibi, oldubittiye getirilerek, Tütün Yasasından sonra tütünde destekleme alımları kaldırıldı ve bu yıl, ilk kez, ülkemizde, sözleşmeli tütün üretimi yapıldı. Sözleşmeli tütün üretimi, dünyanın her yerinde üreticiyi desteklemek, üretimi artırmak için yapılırken, bizde her şey çarpıtıldığı gibi, burada da, tütün üretimini kısmak, üreticinin elindeki tütünü daha düşük fiyatla almak için yapılır oldu.

Tütün üreticileri bu yıl, yasa gereği olarak, hiç de içinde ne yazdığını bilmeden, tüccarla ve Tekelle sözleşme yaptı. Tekel, üretici başına 200 kilogram tütün aldı. 200 kilogram tütün, başfiyata yakın satılsa bile, 800 000 000 lira ediyor. 800 000 000 lirayla bir ailenin bütün yıl geçinmesi, yeniden dikim yapması, çoluğunu çocuğunu geçindirmesi, okutması olanaksızdır.

Değerli arkadaşlar, çile, bununla da bitmemiştir. Sözleşme kapsamı dışında üretilen bu tütünler, yani, bütün Türkiye'de yaklaşık 15 000 ton olan tütün alınmayarak, üretici, bir kere daha cezalandırılmaktadır.

İçinizde tütün yöresinin milletvekilleri var. Bu tütünün, bu duruma gelmesi için binbir çaba harcanmaktadır; yani, fideden dikilir, sonra ayrıkotları çapalanır; kırılır, kurutulur, kalıplanır; yıl oniki ay, yetmez, ondört ay, onbeş ay çalışılır. Şimdi, Ege'de, yeni tütün dikimleri başlamıştır, hatta, çapalar yapılmaktadır; ama, maalesef, üretici, eski tütünlerin ne olacağını bilmemektedir.

Kataloğa dayalı açık artırmalı tütün satımı fiyaskoyla sonuçlanmıştır. İlgililerin belirttiğine göre, dünyanın en kaliteli tütünlerinin yetiştirildiği Ege'de, tütün alımları -güya, borsası- mayıs ayının sonunda kâğıt üzerinde yapılmış, alıcı bulmadığı gerekçesiyle, işlem tamamlanmıştır.

Değerli arkadaşlar, bu sırada, bir de, Tekel, eldeki tütünlerin tespitini yapmıştır; sanki, alacakmış izlenimini vermiştir; ama, almamıştır, alım için en küçük bir girişimde bulunmamıştır, üreticiyi ortada bırakmıştır. Hükümet, seçimde verdiği sözü yerine getirmemiştir. Üreticinin tek güvencesi ve destekçisi Tekel, kurbanlık koyun gibi, babalar gibi satılacak diye, satışa çıkarılmıştır. Bugünlerde, ayın 26'sına kadar, Tekelin; ki, her gün, Tekelden, devletin kasasına 16 trilyon para girmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Gazalcı, mikrofonunuzu açıyorum; lütfen, tamamlayın.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Tekel, sigara tesisleri ve alkol tesisleri, yani, altın yumurtlayan tavuk, şimdi, bu ayın 26'sına kadar teklif bekliyor. 3 000 000 tütün üreticisi, 39 000 Tekel çalışanı ve bütün ulusun aklı başında düşünenleri, Tekelin satışına, hele yabancılara satışına karşıdır. Eğer, Tekel satılır ve tütüncülüğümüz baltalanırsa, cumhuriyetle birlikte elde ettiğimiz ulusal kalelerden biri daha düşmüş olacaktır. Tekelin özelleşeceğini uman kimi özel firmalar, meydanı boş bularak, sözde açık artırmaya gelmezken, şimdi, tek tek üreticileri dolaşıp, elde kalan tütünleri, ot fiyatına, pancar fiyatına satın almaktadır.

Değerli arkadaşlar, Denizli-Beyağaç İlçesinde, biz bu korsan alımı yaşadık. Bir firma -adı bizde var- kilogramı 750 000 lira ile 1 600 000 lira arasında, üreticinin elindeki tütünleri kapattı. Bu durumun, yasadışı uygulamanın, bugünkü Tütün Yasasına, üreticileri ezen Tütün Yasasına da aykırı olarak yapılan bu işlemlerin durdurulması için, Sayın Başbakana telgraf çektik, Tütün Kurulu Başkanına dilekçe verdik; bizzat, ben, telefonla konuştum.

Değerli arkadaşlar, bütün siyasî parti temsilcileriyle orada bir basın açıklaması yaptık -AKP'nin temsilcisi de vardı, bütün partiler vardı, tütün kooperatifçileri de vardı- ve basın açıklamasındaki yazılarda bakın neler yazıyordu: "Tekel özelleşmesin, yabancılara satılmasın", "yenisini diktik, eskisi elimizde kaldı", "1 litre mazota 1 kilo tütün", "15 kilo tütüne 250 gram tütün ilacı", "tütün, ekmeğimiz, aşımız, şimdi oldu gözyaşımız", "oy verdik hükümet oldunuz, ekmeğimize göz koydunuz", "IMF'ye bizi ezdirmeyin", "sesimizi duyun, tütünümüzü alın."

Değerli arkadaşlar, bu, tütün üreticilerinin çığlığıdır. Bunlara kulak vermek gerekir. Tütün Kurulu, elde kalan tütünler için bir fiyat saptadı; kimi üreticilerden, 2 750 000 lira civarında olan bu fiyatların altında, tütünler alınmaktadır; ama, birçok yerde ise, üretici, hâlâ, devlet kendisini ortada bırakmaz umudu yaşamaktadır.

BAŞKAN - Sayın Gazalcı, lütfen, toparlayın.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım, bitiriyorum, öbür arkadaşıma gösterdiğiniz hoşgörüyü bana da gösterdiniz, çok teşekkür ederim.

Hükümeti bu konuda açıklama yapmaya çağırıyoruz. Bu yıl ilk kez denenen sözleşmeli tütün dikiminden dolayı -altyapısı yoktur çünkü bunun, çok kimse söylemiştir "bu durum böyle olur, üretici ezilir" diye- devlet, hiç olmazsa, bu yıl üreticinin elindeki tütünleri almalıdır ya da o yapılmıyorsa, gerçek bir yarışma ortamında, Tekelin de alımda bulunduğu, tüccarın da alım yapacağı bir açık artırma olsun, biz de gidelim milletvekilleri olarak, nerede, nasıl yapılıyor... Hani, kâğıt üzerinde şu devlette, bu devlette bu iş böyle olur diyenlerin, piyasa özgürlüğü olsun diyenlerin nasıl bir köleci anlayışı olduğunu görelim.

Değerli arkadaşlar, o yapılmıyorsa, biz, buraya araştırma önergesi verdik. Benim ilk araştırma önergem. Ben, tütün yöresi olan Denizli-Güney doğumlu bir arkadaşınızım. Herkes zehirden ekmeğini çıkarır. Eğitimci olmama karşın, ilk önergem tütünle ilgili oldu. Soru önergeleri verdik, araştırma önergeleri verdik, Tekelle ilgili araştırma önergesi verildi; lütfen, bunları öncelikle görüşelim, Meclis olarak bir çözüm bulalım. Ben, yalnız, her şeyi bu hükümet yaptı demiyorum, eskiden gelen haksızlıklar da var.

BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi rica ediyorum; mikrofonu kapatıyorum.

MUSTAFA GAZALCI (Devamla) - Peki efendim; bitiriyorum.

Denizli'de, Manisa-Akhisar'da, Samsun-Bafra'da, yurdun çeşitli yerlerinde üretilen tütünler üreticinin elinde, alım beklemektedir. Eğer tütün üreticisinin sorunlarına eğilmezsek, hem tütüncülüğümüz hem de sigara sanayimiz zarar görecektir. Tekel özelleştirilir, hele de yabancılara satılırsa, devlet büyük bir gelirden yoksun kalacaktır, tütün üretimi ölecektir, eski, reji düzeni gelecektir; buna fırsat vermeyelim,

Meclis bu konuyu ele alsın diyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Gazalcı.

Gündemdışı üçüncü söz isteği, ÖSS ve KPSS sınavlarıyla ilgili, Konya Milletvekili Sayın Abdullah Çetinkaya'ya aittir.

Buyurun Sayın Çetinkaya. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3. - Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya’nın, ÖSS ve KPSS sınavlarının ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmesine ilişkin gündemdışı konuşması

ABDULLAH ÇETİNKAYA (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; binlerce gencimizi ilgilendiren Öğrenci Seçme Sınavı ve Kamu Personeli Seçme Sınavıyla ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, önümüzdeki pazar günü yapılacak Öğrenci Seçme Sınavına katılacak olan tüm gençlerimize başarı dileklerimi iletmek istiyorum.

Bilindiği üzere, her yıl binlerce öğrencimiz, zorlu bir ÖSS sınav maratonundan geçerek, ileride görev almak istedikleri meslekleri seçmektedir. Gelecek kaygısıyla, sürekli stres içinde hazırlanılan bu sınavlar, artık, hem gençlerimiz hem de onlarla birlikte aynı sıkıntıları yaşayan aileleri açısından hayatî önem taşır hale gelmiştir.

Geçen yıla baktığımızda, ÖSS sınavına başvuran adaylardan ancak yüzde 30'u çeşitli üniversitelere yerleştirilebilmiştir ki, bu orana açıköğretim fakülteleri de dahildir. Sadece bu tabloya bakmak bile, sınavı başarıyla geçip bir üniversiteye girebilmenin ne denli zor olduğunu ve bu gençlerin, sınav öncesi neden bu kadar strese girdiklerini anlamak için yeterlidir.

Sayın Millî Eğitim Bakanımız, ÖSS sınavına girecek gençlerimizin bu sıkıntılarını bir ölçüde de olsa azaltmak açısından, bu hafta, okullara devam mecburiyetini kaldırmıştır. Kendisine, bu hassasiyetlerinden dolayı, huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Tabiî, sınavı atlatmakla her şey bitmiyor. Bu sınav maratonunu başarıyla geçen gençlerimizi, bunun ardından ikinci bir maraton daha bekliyor. Gençlerimiz, aldıkları puanlara göre, hangi üniversiteyi  ve hangi bölümü tercih edeceklerine karar vermek zorundalar. Her yıl binlerce öğrencimiz "ben, bu bölümü bitirince ne olabilirim" sorusuna cevap arayarak, belli tercihler yapmakta ve bölümleriyle ilgili mesleklere sahip olabilecekleri hayaliyle okullarına devam ederek mezun olmaktadırlar; ancak, mezun olduklarında karşılarına çıkan tablo ise bambaşka. Bazı meslek grupları için, gençlerimize "siz bu mesleği icra etmek için yeterli değilsiniz" deniliyor. Örneğin, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak olan Kamu Personeli Seçme Sınavını ele alalım: Bilindiği gibi, önümüzdeki günlerde, Millî Eğitim Bakanlığına 51 branşta 20 000 öğretmen ataması için bir Kamu Personeli Seçme Sınavı yapılacaktır. Bu sınava ait başvurular da bugün sona ermektedir; ancak, yine, birçok bölüm mezunu bu sınava başvuramıyor. Neden; çünkü, bölümlerine girerken var olan öğretmenlik hakları, mezun olduklarında ellerinden alınmış oluyor.

Değerli arkadaşlar, burada, oturup, biraz düşünmek durumundayız. Ya öğrenciler bu bölümleri seçerken, mezun olduklarında ne olacakları kesin olarak belirtilmeli ya da bu öğrencilere, bölümlerini tercih ettikleri zaman tanınan hakları verilmelidir; çünkü, mezun olduklarında böyle bir tabloyla karşılaşan birçok gencimiz, bir yıkım yaşayarak mağdur olmaktadır.

Aslında, sadece üniversitelere yerleştirmenin sorunları çözmediği de açıkça görülmektedir. İşsizler ordumuza her yıl ilave olan 1 000 000 kişinin büyük çoğunluğunu, ne yazık ki, üniversite mezunları oluşturmaktadır. 20 000 öğretmen ataması için bile 70 000-80 000 başvuru beklenmesi de bunun bir göstergesidir.

Bu yapı içerisinde, gençlerimizin üniversite bitirmeleri, okumuş işsizler ordumuzun her yıl biraz daha büyümesi demektir. Üniversite sınavı yapılmadan önce, hangi meslek kurumlarında, ne kadar kontenjan açığı olacağının tespit edilmesi ve öğrenci yerleştirmelerinin bu verilere göre yapılması halinde, sınav maratonu içerisine girecek öğrencilerimizin ilerisi için duydukları kaygıların bir nebze olsun azaltılmış olacağına inanıyorum.

Bunun yanında, düz liseler ile meslek liseleri arasındaki puanlama haksızlığı büyük mağduriyetlere neden olmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Çetinkaya, mikrofonunuzu açıyorum; toparlayın efendim.

ABDULLAH ÇETİNKAYA (Devamla) - Meslek lisesi mezunları, üniversite sınavlarına, düz liselere oranla üç adım geriden gitmektedir. Bu da büyük bir haksızlıktır. Geçmişteki uygulamalarla, âdeta, meslek liselerinin köküne dinamit konulmuştur. Sayın Başbakanımız ve Sayın Millî Eğitim Bakanımız tarafından, önümüzdeki yıl, meslek lisesi mezunlarının bu sorunlarının çözüleceği ve fırsat eşitliğinin sağlanacağı açıkça ifade edilmiştir. Yenilikten, gelişim ve çözümden yana olan iktidarımız, gençlerimizin geleceğe daha güvenle bakmaları için, onların bu sorunlarına köklü çözümleri de en kısa sürede üretecektir.

Her iki sınava katılacak olan gençlerimize bir kez daha başarılar diliyor, Meclisimize en içten saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ediyorum Sayın Çetinkaya.

Sayın milletvekilleri, sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir tezkere var; okutuyorum :

B) Tezkereler ve Önergeler

1. - Antalya Milletvekili Osman Kaptan'ın, (6/466) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/67)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 240 ıncı sırasında yer alan (6/466) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.    10.6.2003

                                Osman Kaptan

                                           Antalya

BAŞKAN- Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Dışişleri Komisyonu Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

2. - Dışişleri Komisyonu Başkanlığının, Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının (1/406) (S. Sayısı : 94) Komisyona geri verilmesine ilişkin tezkeresi (3/304)

                             11 Haziran 2003

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Genel Kurul gündeminin 3 üncü sırasında bulunan 94 sıra sayılı Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmesini arz ederim.

                               Mehmet Dülger

                                           Dışişleri Komisyonu Başkanı

BAŞKAN- Genel Kurul gündeminin 3 üncü sırasında bulunan tasarı, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmiştir.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Sözlü Sorular" kısmına geçiyoruz.

V. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) Sözlü Sorular ve CevaplarI

1. - Adana Milletvekili Kemal Sağ'ın, Adana Şakirpaşa Havalimanının ikinci pist ihtiyacına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/197)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

2. - Adana Milletvekili Kemal Sağ'ın, taksilerin zorunlu trafik sigortası primlerine ilişkin Devlet Bakanından sözlü soru önergesi (6/198)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

3. - Hatay Milletvekili Gökhan Durgun'un, İSDEMİR'in ERDEMİR'e devrine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/202)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

4. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, taksici cinayetlerine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/203)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

5. - Van Milletvekili Mehmet Kartal'ın, özelleştirme kapsamındaki Van Sümerbank Kundura Fabrikasına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/206)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

6. - Van Milletvekili Mehmet Kartal'ın, Van-Muradiye İl Özel İdaresi sosyal konutlarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/207)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

7. - Yozgat Milletvekili Emin Koç'un, fotoğrafını okullara astıracağı iddialarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/208)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

8. - Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç'ın, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinin kadro sorununa ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/209) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Burada.

Sayın Bakanımız Ali Coşkun, soruyu cevaplandıracaklar.

Soru önergesini okutuyorum :

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan tarafından Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 96 ncı maddeleri gereğince sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 7.2.2003

                              Muharrem Kılıç

                                          Malatya

Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinin 1996'dan bu yana kadro kanunu çıkmamıştır.

Hizmetler, asgarî ücretle çalışan geçici işçi statüsündeki sağlık personeliyle yürütülmektedir.

Çalışanların ücretleri döner sermayeden karşılanmaktadır. Üniversite, ücretleri ödemede zorlandığından, 2002 yılında 960 olan geçici personel sayısını 800'e indirmiştir. Çalışanların bir kısmının işini kaybetmesine neden olan uygulama, çalışma ortamını bozmuştur. Çalışanlar ve üniversite zor durumda kalmıştır. Bu bağlamda;

1 - 1996 yılında hizmete açılan tıp merkezinin 7 yıldır kadro kanununun çıkmamasının nedenleri nelerdir?

2 - 200 milyon dolar harcamayla yapılan bu merkeze kadro tahsisi için bir çalışmanız var mı?

3 - İnönü Üniversitesinin ihtiyaç duyduğu ve 1996 yılından bu yana talep ettiği 1 708 kadronun tahsisiyle ilgili düşünceniz nedir?

BAŞKAN - Sayın Bakan, buyurun.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Malatya Milletvekilimiz Sayın Muharrem Kılıç'ın, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinin kadro ihtiyacı hakkında sormuş olduğu soruyu cevaplandırıyorum.

Birinci soruya cevap: 1996 yılında hizmete açılan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezinin acil kadro ihtiyacı sorunu 1997 yılı ocak ve mayıs aylarında Bakanlığımız, Devlet Personel Başkanlığı ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantılarda, üniversitenin tutulu kadrolarının serbest bırakılması ve serbest kadrolarında unvan, derece ve sınıf değişikliği yapılarak çözümlenmeye çalışılmıştır.

Ayrıca, dönem hükümetinin, buna ek olarak, İnönü Üniversitesinin yeni açılan tüm birimlerinin kadro ihtiyacını karşılamak amacıyla 503 adet memur ve 150 adet öğretim elemanı kadrosu ihdası için hazırladığı kanun tasarısına, Bakanlığımız 8.5.1997 tarih ve 8482 sayılı yazıyla uygun görüş vermiş; ancak, söz konusu tasarı yasalaşmamıştır.

Daha sonra, dönem hükümetinin, diğer üniversiteleri de kapsayacak şekilde hazırladığı kadro ihdasına ilişkin kanun tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonunda da uygun bulunarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna intikal ettirilmiş; ancak, seçimlerin yenilenmesi nedeniyle, tasarı, hükümsüz sayılmıştır. Dolayısıyla, Bakanlığımızca, İnönü Üniversitesinin kadro ihtiyacının giderilmesine yönelik ihdas talepleri uygun görülerek desteklenmiş; ancak, maalesef, tasarılar yasalaşamamıştır.

2 nci soruya cevap: Yeni kurulan hükümetimiz, ülkemizin içinde bulunduğu acil sorunların çözümü yönünde büyük bir fedakârlıkla çalışmaktadır. Malî imkânların izin verdiği ölçüde tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve personel ihtiyaçlarını gidermeye yönelik çalışmalar yapılırken, İnönü Üniversitesinin kadro ve personel ihtiyacı da değerlendirilmektedir; ancak, hükümetimiz döneminde, halen, İnönü Üniversitesinin kadro ihtiyacına ilişkin Bakanlığımıza ulaşan yeni bir kadro ihdas kanun tasarısı bulunmamaktadır.

3 üncü soruya cevap: Sürekli büyüyen yükseköğretim kurumlarının kadro ve personel ihtiyaçları hükümetimizce bilinmektedir. Söz konusu ihtiyaçların karşılanabilmesi için hazırlanacak bir kanun tasarısı çerçevesinde İnönü Üniversitesinin ihtiyacı da dikkate alınacaktır.

Bilgilerinize arz olunur.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.

Soru cevaplandırılmıştır.

9. - Hatay Milletvekili İnal Batu'nun, AKP Genel Başkanının bir danışmanının BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ile yaptığı iddia edilen görüşmeye ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/210)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

10. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, üst yönetim kadrolarına atamalara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/211)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Sorunun görüşülmesi ertelenmiştir.

11. - Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, TÜFE'deki artışların SSK emeklilerinin maaşlarına yansıtılmamasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/212)

BAŞKAN - Cevap verecek Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

12. - Edirne Milletvekili Necdet Budak'ın, bitki ıslahına yönelik yasal düzenlemeler yapılıp yapılmayacağına ve sertifikalı tohum kullanımına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/213)

BAŞKAN - Cevap verecek Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

13. - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in, sürücü adaylarının trafik sınavı yerlerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/214)

BAŞKAN - Cevap verecek Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

14. - Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar'ın, İskenderun Körfezinde demirli bulunan tehlikeli madde yüklü bir yabancı gemiye ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/215)

BAŞKAN - Cevap verecek Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

15. - Batman Milletvekili M. Nezir Nasıroğlu'nun, Batman'daki bazı karayolu yapım çalışmalarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/216) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

BAŞKAN - Cevap verecek Sayın Bakan?..

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkanım, yazılı müracaat etmedim; ama, cevaplayacağım (6/232) ve (6/233) esas numaralı 2 soru daha var; müsaade ederseniz, bu soruların hepsini beraber cevaplandırmak istiyorum.

BAŞKAN - Peki.

Bu 3 sorunun birincisini okumuştum; diğerlerini de okuyorum.

16. - Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka'nın, Marmaris-Datça Karayolu yapımına ayrılan ödenek miktarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/232) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

17. - Muğla Milletvekili Ali Cumhur Yaka'nın, Fethiye-Dalaman Karayolu ve Göcek Tüneli yapımının ne zaman bitirileceğine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/233) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

BAŞKAN - Sayın Bakanım, soruların 3'ünü de okutacağım, ondan sonra sizi kürsüye alacağım.

Sözlü soru önergelerini sırayla okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Zeki Ergezen tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Saygılarımla.                    19.2.2003

                        M. Nezir Nasıroğlu

                                            Batman

Türkiye'de yeni ve kaliteli karayollarının yapılması konusunda iddialı bir söylemle işe başlayan hükümetinizin bu konuda samimî olmasını bekliyoruz. Bu bağlamda;

1 - Çatalköprü-Sason arasındaki yolun 15 kilometrelik kısmı üç yıldır bitirilememektedir. Her geçen yıl maliyeti daha da artan bu yolun bu sene bitirilmesi mümkün olacak mıdır? Bunun için gerekli ödenek sağlanacak mıdır?

2 - Kozluk-Baykan yolunun bu yıl bitirilmesi için gerekli ödenek verilecek midir?

3 - Ölümlü trafik kazaları sonucu çok sayıda can kaybına yol açan Batman-Hasankeyf yolunun genişletilmesi gerçekleşecek midir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Bayındırlık Bakanı Sayın Zeki Ergezen tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                            Ali Cumhur Yaka

                                              Muğla

Muğla İlimizin turizm potansiyeli bilinmektedir. Datça İlçemiz için turizm hayatî önem taşımaktadır. Buna göre;

1 - Yapımına 1995 yılında başlanan 75 kilometrelik Marmaris-Datça Karayolu hâlâ bitirilememiştir. Turizm sezonunda bu yolda seyahat edenler işkence çekmektedir. 2003 yılı bütçesinden bu yol için ödenek ayrılmış mıdır? Ayrıldıysa ne kadardır? Bu miktar, Marmaris-Datça yolunun 2003 yılında bitmesine yeterli midir?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Bayındırlık Bakanı Sayın Zeki Ergezen tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                            Ali Cumhur Yaka

                                              Muğla

1 - Yapımına uzun süreden beri devam edilen Fethiye-Dalaman Karayolu bir türlü bitmemiştir. Bu yol Fethiye'yi Dalaman Havaalanına bağlamakta ve turizmde hayatî önem taşımaktadır. Yolun Fethiye girişiyle Yanıklar Köprüsü arası yaklaşık 10 kilometredir ve eski yol kullanılmaktadır. Ayrıca, Göcek tüneli yapımı yıllardan beri yılan hikayesine dönmüştür. Yol yapımı için 2003 yılı bütçesinden ayrılan ödenek ne kadardır? Yolun bitimi için ayrılan ödenek yeterli midir? Göcek tüneli yapımı hangi aşamadadır ve ne zaman bitirilecektir?

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Üç soru da, Sayın Ali Coşkun tarafından cevaplandırılıyor.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) -  Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Batman Milletvekili Sayın Nezir Nasıroğlu'nun (6/216) esas numaralı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum.

2002 yılı çalışma programında il yolları yapım ve onarımı devam eden işler kapsamında yer alan, Çatalköprü-Sason-Yücebağ yolu, Karayolları Genel Müdürlüğümüzce 1993 yılında ihale edilmiştir. Bugüne kadar, 2003 yılı fiyatlarıyla, 10 trilyon Türk Lirası harcama yapılarak, 24 kilometrelik kesim, sathî kaplama seviyesinde tamamlanarak trafiğe açılmıştır. Geri kalan 10 kilometrelik projenin tamamının bitirilebilmesi için, 2003 yılı fiyatlarıyla 7 700 000 000 000 Türk Liraya ihtiyaç vardır. Ancak, verilen yatırım ödeneğinin kısıtlı olması nedeniyle, söz konusu projeye 900 000 000 000 lira ödenek konulabilmiştir.

2002 yılı çalışma programı yol yapım ve onarım çalışmaları devlet yolları kapsamında yer alan Silvan-Malabadi-Haydarköprü Projesi içinde yer alan Kozluk-Baykan 11 inci Bölge Hududu yolu, 1995 yılında ihale edilmiştir. Bugüne kadar, 2003 fiyatlarıyla, 9 100 000 000 000 Türk Lirası harcama yapılarak, 20 kilometrelik kesim, sathî kaplama seviyesinde tamamlanarak trafiğe açılmıştır. Geri kalan 20 kilometrelik yolun tamamının bitirilmesi için, 2003 yılı fiyatlarıyla 14 trilyon Türk Liraya ihtiyaç vardır. Ancak, bu projede, 2003 yılı için 2 trilyon Türk Lirası ödenek öngörülmüştür.

24 kilometre uzunluğundaki Batman-Hasankeyf yolunun ilk 10 kilometrelik kesiminde platform genişliği 10 metre olacak şekilde, eksik sanat yapıları ve toprak işleri taşeron marifetiyle 2002 yılında tamamlanmıştır. Mevcut yolun standardının yükseltilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir.

Arz eder, Yüce Heyetinizi tekrar saygıyla selamlarım.

BAŞKAN - Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) -  Sayın Başkanım, izninizle, Muğla Milletvekili Sayın Ali Cumhur Yaka'nın (6/232) esas numaralı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum.

Marmaris-Datça ikinci ve üçüncü kısım yolu olarak 1973 yılında yatırım programına giren bu güzergâh, 64 kilometre uzunluğunda olup, turistik yollar yapım ve onarım çalışmaları devam eden işler içinde yer almaktadır.

Marmaris-Datça ikinci kısım yolu, 1997 yılında ihale edilmiştir. Yapım çalışmaları halen devam eden ikinci kısmın proje uzunluğu 9 kilometredir. Bugüne kadar yapılan çalışmalarla yüzde 89 fizikî, yüzde 72 de parasal gerçekleşme sağlanmıştır. Projenin 2003 yılında tamamlanabilmesi için, toplam 2 trilyon lira ödenek, bütçeye konmuştur.

Marmaris-Datça üçüncü kısım yolu, 1998 yılında ihale edilmiştir. Yapım çalışmalarına devam edilen 27 kilometre uzunluğundaki bu güzergâhta, yüzde 26 fizikî, yüzde 48 de parasal gerçekleşme sağlanmıştır. Bu projenin 2003 yılında tamamlanabilmesi için, 7 trilyon Türk Lirası ödenek ihtiyacı bulunmaktaysa da, 1 trilyon lira ödenek öngörülmüştür.

Sonuç olarak, ikinci ve üçüncü kısım halinde devam eden her iki projeye, toplam 3 trilyon lira ödenek temin edilebilmiştir.

Arz eder, Yüce Heyetinizi tekrar saygıyla selamlarım.

Sayın Başkanım, yüksek müsaadelerinizle, Muğla Milletvekili Sayın Ali Cumhur Yaka'nın (6/233) esas numaralı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum.

Antalya İlinin Kaş, Kalkan, Patara gibi turizm bölgelerini Ölüdeniz, Fethiye, Sarıgerme gibi turizm merkezlerine ve Dalaman Havaalanına bağlayan Kalkan-Fethiye ikinci bölge hudut yolu, 1979 yılında yatırım programına girmiştir. 120 kilometre uzunluğundaki bu projenin 115 kilometrelik kesimi, üç bölüm halinde ihale edilmiştir.

Kalkan-Çobanlar arası yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda olup, 1999 yılında 23 000 000 000 Türk Lirası keşif bedel üzerinden ihale edilmiştir. İşin, yüzde 84,53 keşif artışı sağlanarak, 2002 yılı sonu itibariyle, 50,2 kilometrelik projenin 40,3 kilometrelik kesimi tamamlanarak, asfalt sathî kaplamalı olarak trafiğe açılmıştır. Projenin, geriye kalan 9,9 kilometrelik (Patara Ayrımı-Proje sonu arası) kesiminin tamamlanabilmesi için, 2003 yılı birim fiyatlarıyla, 11 002 000 000 000 Türk Lirası ödenek gerekmektedir.

Çobanlar-Karagedik arası yaklaşık 28 kilometre uzunluğunda olup, 1991 yılında, 12 000 000 000 Türk Lirası keşif bedel üzerinden ihale edilmiştir. Söz konusu kesimde yüzde 66 keşif bedeli ilavesiyle birlikte, 1997 yılında tamamlanarak, asfalt sathî kaplamalı olarak trafiğe açılmıştır.

Karagedik-Dalaman Çevre Yolu arası yaklaşık 35 kilometre uzunluğunda olup, 1991 yılında, 26 milyar Türk Lirası keşif bedel üzerinden ihale edilmiştir. İşin, yüzde 88,14 keşif artışı sağlanarak, 2002 yılı sonu itibariyle 34,5 kilometrelik kesimi tamamlanmış ve asfalt sathî kaplamalı olarak trafiğe açılmıştır. 89 uncu kilometredeki Çayboğazı (Kargı) Köprüsünün yapımı da bitirilmiştir. Muhtelif kesimlerde geri kalan 11 kilometrelik kısmının tamamlanabilmesi için, 2003 yılı fiyatlarıyla 5 004 000 000 000 lira ödeneğe ihtiyaç bulunmaktadır.

Ayrıca, sözü edilen Göcek Tüneli Projesi, 830 metre tüp ve 130 metre aç-kapa olmak üzere, toplam 960 metre uzunluğunda olup, yapımı planlanan tünel, Karayolları Genel Müdürlüğümüzce, yap-işlet-devret modeliyle, 2.5.2002 tarihinde ihale edilmiştir. Tünelin, 2 yıl yapım, 26 yıl da işletme olmak üzere, toplam 28 yıllık sürenin sonunda Karayolları Genel Müdürlüğüne devri yapılacaktır.

Arz eder, Yüce Heyetinizi, tekrar, saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.

Sorular cevaplandırılmıştır.

MEHMET NEZİR NASIROĞLU (Batman) - Sayın Başkan, 15 inci sıradaki sorumla ilgili olarak söz istiyorum.

BAŞKAN - Tabiî.

Yerinizden, konuyla ilgili bir ilave, bir açıklama yapabilirsiniz.

Buyurun.

MEHMET NEZİR NASIROĞLU (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Soru önergeme cevap veren Sanayi Bakanı Sayın Ali Coşkun'a teşekkür ederim.

Bilindiği gibi, genelde Güneydoğu Anadolu Bölgesi, özelde ise seçim bölgem olan Batman, kamuoyunda pek gündeme gelmez. Gazetelerde, televizyonlarda gündeme geldiği zamanlar da pek hayırlı, mutlu anılmaz. Gündeme geldiğinde ya bu bölgeye çığ düşmüştür, insanlar ölmüştür ya deprem olmuştur ya yolcu otobüsü uçmuştur, yine insanlar ölmüştür. Yakın geçmişi hatırlayınız. Batman'da güvenlik güçleriyle ya PKK çatışmıştır ya Hizbullah mezar evleri ortaya çıkmıştır, yine insanlar ölmüştür ya da terörsel veya toplumsal bunalım sonucu Batmanlı genç kızlar, intiharda Türkiye birincisi olmuştur.

Ben bu soru önergemi verirken, seçmene selam olsun diye düşünmedim; şunu düşündüm: Benim bölgem ve ilim Batman hep kara haberlerle, kazalarla, belalarla, ölümlerle anılıyor. Bir defa iyi bir hizmet alınsın; insanların ölmesine değil, yaşamasına vesile olacak bir hizmet alınsın. Yollar yapılsın; bunun açılışını da Bakan olarak siz yapın, şerefi de size ait olsun.

Soru önergemde istediğim şunlardı:

Bir; Çatalköprü-Sason arasındaki yolun 15 kilometrelik kısmı üç yıldır bitirilmedi, maliyeti her geçen yıl artıyor. Artık, bu sene bitirilsin.

İki, Kozluk-Baykan yolunun bitirilmesi.

Üçüncüsü, ölümlü trafik kazalarında çok sayıda can kaybına yol açan Batman-Hasankeyf yolunun genişletilmesidir.

Sayın Başkan, Değerli Bakanım; bu yollar, benim şahsî yollarım değildir, villalarıma, fabrikalarıma giden yollar değildir, Batmanlıların ve çevre il ve ilçelerin insanlarının, her siyasî partiden insanların kullandığı yollardır.

Dileğim, hükümetin vaat ettiği 15 kilometre duble yolun yanında, dişin kovuğunu doldurmayacak bu mütevazı talebimin gerçekleşmesidir, bu yolların yapılmasıdır. Yapmasanız ne olur; fazla bir şey olmaz, sıkıntıya alışmış insanlarımız, ayrıca bunu da sineye çeker; ama, siz, seçim öncesi, yollarınızı yapacağım deyip de yapmayan, gelmiş geçmiş diğer politikacılar gibi popülist, sözünde durmayan politikacılar sınıfına dahil edilebilirsiniz ve sandığa gömülebilirsiniz; ama, bu hizmetleri yaparsanız "bunlar gerçekten farklıymış, dürüst adamlarmış, sözlerinde durdular" şeklinde anılırsınız. Bu, az şeref değildir. Sayın Bakan, sizin bu şerefin sahibi olmanızı diliyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Nasıroğlu.

18. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, özelleştirilen kuruluşlardaki işçilerin kamuda işe yerleştirilmelerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/217) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Burada.

Soru önergesini okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                            Muhsin Koçyiğit

                                       Diyarbakır

Başta Ergani Çimento Fabrikası olmak üzere, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarından çok sayıda işçi, işsiz kalarak özelleştirme mağduru olmuşlardır. Özelleştirme mağduru durumunda bulunan yaklaşık 4 500 işsiz işçiden 1 800'ü, 25.4.2002 tarih ve 24736 mükerrer sayılı Resmî Gazete ile 18.7.2002 tarih ve 24819 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan kararname ve buna ilişkin yönetmelik hükümleri doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilerek mağduriyetleri giderilmiştir.

Aynı koşullarda özelleştirmeye tabi tutulup, (kamu kuruluşlarından emekli olamayıp) henüz işe alınmayan yaklaşık 3 400 civarındaki özelleştirme mağduru işçinin de, kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilerek mağduriyetlerinin giderilmesi suretiyle, uygulamadaki çifte standarda son vermeyi düşünüyor musunuz?"

BAŞKAN - Bu soru da, Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Coşkun tarafından cevaplandırılacaktır.

Buyurun Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Diyarbakır Milletvekili Sayın Muhsin Koçyiğit'in (6/217) esas sayılı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum.

"Başta Ergani Çimento Fabrikası olmak üzere, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarından çok sayıda işçi, işsiz kalarak özelleştirme mağduru olmuşlardır. Özelleştirme mağduru durumunda bulunan yaklaşık 4 500 işsiz işçiden 1 800'ü, 25.4.2002 tarih ve 24736 mükerrer sayılı Resmî Gazete ile 18.7.2002 tarih ve 24819 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan kararname ve buna ilişkin yönetmelik hükümleri doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilerek mağduriyetleri giderilmiştir."

Soru: "Aynı koşullarda özelleştirmeye tabi tutulup, (kamu kuruluşlarından emekli olmayıp) henüz işe alınmayan yaklaşık 3 400 civarındaki özelleştirme mağduru işçinin de, kamu kurum ve kuruluşlarında işe yerleştirilerek mağduriyetlerinin giderilmesi suretiyle, uygulamadaki çifte standarda son vermeyi düşünüyor musunuz?"

Cevap: 4.3.2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen özelleştirme sonrası istihdam sorunlarının çözümüne ilişkin, Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısında aşağıdaki maddeler yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen genel ve özel şartları taşımaları kaydıyla, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte özelleştirme programında bulunan veya bu tarihten sonra özelleştirme programına alınan ve kamu payı yüzde 50'nin üzerinde olan kuruluşlarda çalışan ve henüz emeklilik hakkını kazanmamış bulunan işçi statüsündeki personelden (geçici işçiler dahil) çalıştıkları kuruluşun özelleştirilmesi, birleştirilmesi, tasfiye veya kapatılması kararının uygulandığı tarihten başlayarak üç ay içerisinde, mevzuata göre kazandıkları kıdem tazminatları, ihbar tazminatları, işkaybı tazminatlarının tamamının Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına devredilmesini yazılı olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığına başvurarak kabul edenler, Devlet Personel Başkanlığınca çıkarılacak yönetmelik çerçevesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre eğitim durumlarına uygun sınıf ve dereceden memur kadrolarına atanırlar. Yardımcı hizmetler sınıfı kadrolarına atanacaklar için beş yıllık ilkokul mezunu olmak yeterli sayılır.

Bu maddeye göre memur olarak atananların kıdem tazminatları, ihbar tazminatları ve işkaybı tazminatları, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, üç ay içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenir veya borçlanır.

Memur kadrolarına atanmayı kabul eden işçi statüsündeki personel için 70 000 adet kadro ihdası öngörülmüştür.

Tasarıyla, özelleştirme sonucunda sosyal güvenlik kurumlarının malî dengeleri etkilenmeden işsiz kalacak kapsamiçi personelin (geçici işçiler dahil) memur olabilmelerine imkân sağlanarak, özelleştirmenin sosyal etkilerinin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır.

Böylece, özelleştirmenin önündeki en büyük engeli oluşturan işçilerin işsizlik sorununa çözüm getirilmektedir. 

Kamuda ihtiyaç duyulan personel ihtiyacı karşılanmakta, toplumsal mutabakat ve uzlaşma, imkânlar dahilinde sağlanmaya çalışılmaktadır.

Saygılarımla. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Soru cevaplandırılmıştır.

Sayın Bakana teşekkür ediyorum.

MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN - Sayın Koçyiğit, İçtüzük maddesini bir defa daha ifade etmek istiyorum. İçtüzüğümüze göre, soru cevaplandırıldıktan sonra, bir tereddüt olursa, soru sahibi, yerinden, sadece bir açıklama isteyebilir; yoksa sorunun yeniden değerlendirilmesi şeklindeki konuşmayla, müsamahama rağmen, konular çok uzuyor; bunu arz etmek istedim.

Buna riayet etmenizi rica ediyorum.

Buyurun.

MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bakanımıza verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum.

Özelleştirmeye ilişkin olarak, özelleştirme, ekonomik ve sosyal boyutu olan bir olay. Özelleştirme, sadece ekonomik boyutuyla yapılıp, işçiler sokağa atıldı; işçiler sokakta kaldığı için bunun sosyal boyutu ihmal edilmiş durumda.

Seçimden önce, gerek AKP olarak gerekse Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, işçilere "iktidara geldiğimizde, sokakta, özelleştirme mağduru işsiz işçi kalmayacak" diye söz verdik. Hatta, bunlara örnek de verebilirim; Millî Savunma Bakanımız Sayın Vecdi Gönül, İzmit Yarımca'ya gittiği zaman, oradaki personele "özelleştirilen kurumlarda çalışanlar mağdur edilmeyecek" diye beyanatta bulunmuştu, biz de bu beyanatlarda bulunmuştuk; fakat, özelleştirme mağduru 4 800 işsiz işçi vardır. Bunlardan 1 800'ü, Türk-İşe müracaat ederek, Nisan ve Temmuz 2000 tarihlerinde işe yerleştirildi, geriye 3 000 dolayında işsiz işçi kaldı. Şimdi, bir kısmını işe alıp, bir kısmını işe almamak, toplumdaki, işçiler arasındaki adalet duygularını zedeliyor. Sanki, şöyle bir kanı oluşuyor: Adamını bulan, torpilini yapan işe girdi, kimsesiz işçiler ise sokakta kaldı; hatta, bu kimsesiz işçilerden bazıları, başta Ergani Çimento olmak üzere, bugün, Türk-İşin önünde, aşağı yukarı iki aydan beri, betonların üzerinde yatarak, açlık grevi yapıyorlar. Sayın Bakanımız, gerçekten, burada, bize müjdeli bir haber verdi; umarım, bu dedikleri olur. Komisyondan geçen işçilerin mağdur edilmemesiyle ilgili kanun tasarısı Genel Kurulumuzda yasalaşır ve hiçbir işçi işinden olmaz, işsiz işçiler tekrar eski işlerine yerleştirilirler.

6 Haziran 2003 günü, Afyon Seka Kâğıt Fabrikasının özelleştirilmesi sonucu 159 işçi, işsiz kalmış durumda...

BAŞKAN - Sayın Koçyiğit, daha önce rica ettim; açıklanmamış bir sorunuz varsa, bunu yöneltin Sayın Bakana lütfen.

MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Sayın Bakanım, 3 159 işsiz işçi var şu anda; hepsi, acilen iş bekliyorlar.

Sayın Bakanıma teşekkür ederim. Biz de bunun takipçisi olacağız. Tasarı Genel Kuruldan geçtikten sonra, inşallah, hepsi işlerinin başına dönerler.

Hepinize teşekkür eder, saygılar sunarım.

BAŞKAN - Ben de teşekkür ediyorum.

Soru cevaplandırılmıştır.

19. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar Terminalinin genişletilmesine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/218) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Burada.

Soruyu okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sayın Ulaştırma Bakanı tarafından sözlü olarak yanıtlanmasını dilerim.

                                    Ahmet Ersin

                                               İzmir

İzmir'e ve tüm Ege Bölgesine hizmet veren ve halen 1 saatte 20 uçağın iniş - kalkış yapabildiği Adnan Menderes Havalimanı, gerek ticaret ve gerekse iç ve dış turizm açısından yeterli hizmeti veremeyecek durumdadır. Özellikle 2002 yılında 473 445 kişinin giriş ve 486 530 kişinin de çıkış yaptığı iç hatlar terminali, ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktır; acilen genişletilmesi gerekir. Aksi halde, turizm sezonunda büyük sıkıntı yaşanacaktır. Bu terminalin genişletilmesi için 2002 yılında ihale yapılmış olmasına karşılık, bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamış, bir çivi bile çakılmamıştır.

1 - İhalesi 2002 yılında yapılan iç hatlar terminalinin genişletilmesini, Bakanlık olarak siz mi engelliyorsunuz? Neden?

2 - Uçak kapasitesinin artırılması için bir çalışma yapıyor musunuz?

BAŞKAN - Sözlü soru, Sayın Ali Coşkun tarafından cevaplandırılacaktır; buyurun Sayın Bakan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İzmir Milletvekili Sayın Ahmet Ersin'in (6/218) esas sayılı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum.

"İzmir'e ve tüm Ege Bölgesine hizmet veren ve halen 1 saatte 20 uçağın iniş-kalkış yapabildiği Adnan Menderes Havalimanı, gerek ticaret ve gerekse iç ve dış turizm açısından yeterli hizmeti veremeyecek durumdadır. Özellikle 2002 yılında 473 445 kişinin giriş ve 486 530 kişinin de çıkış yaptığı iç hatlar terminali, ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktır; acilen genişletilmesi gerekir. Aksi halde, turizm sezonunda büyük sıkıntı yaşanacaktır. Bu terminalin genişletilmesi için 2002 yılında ihale yapılmış olmasına karşılık, bugüne kadar hiçbir çalışma yapılmamış, bir çivi bile çakılmamıştır.

1 - İhalesi 2002 yılında yapılan iç hatlar terminalinin genişletilmesini, Bakanlık olarak siz mi engelliyorsunuz? Neden?

2 - Uçak kapasitesinin artırılması için bir çalışma yapıyor musunuz?"

Sualleri tekrar ettiğim için hoşgörünüze sığınıyorum; çünkü, önemli bir konu.

Değerli milletvekilleri; Adnan Menderes Havalimanı iç hatlar terminal binasının büyütülmesi ve otopark inşaatı işi, 2002 yılı fiyatlarıyla 2,1 trilyon lira keşif bedeli üzerinden 17.9.2002 tarihinde ihale edilmiştir; ancak, müteahhit firmanın ihale döneminde verdiği belgelerle ilgili olarak bir hukukî incelemeye gerek duyulduğundan, yükleniciyle sözleşme imzalanamamıştır.

Adnan Menderes Havalimanında mevcut 1 pist, 3 apron ve taksirut ile hizmet verilmekte olup, havalimanının yıllık uçak kapasitesi 183 960'tır. 2002 yılında gerçekleşen uçak trafiği ise 13 229 iç hat, 12 673 dış hat olmak üzere toplam 25 902 uçaktır. Liman hava trafiği kapasitesi, gerçekleşen uçak trafiğinin çok üzerindedir. Ayrıca, Adnan Menderes Havalimanının ileriye yönelik beklenen trafikleri de ikinci bir pistin yapımına şimdilik elzem olmadığından bekletilmektedir. Ancak, YİD modeliyle, yani, yap-işlet-devret modeliyle, talipli olursa, havaalanının genişletilmesi gözönüne alınacaktır. Dolayısıyla, özet olarak, şu anda iddia edildiği gibi, acil bir sorun görülmemektedir.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Sayın Ersin, buyurun.

Yine, tekrar ediyorum; sadece, Bakana, bir eksiklik varsa soru...

AHMET ERSİN (İzmir) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Sayın Bakanımızın verdiği cevaplar, aslında, yeterli; ama, bazı şikâyetlerim de olacak, izin verirseniz.

Sayın Bakanım, Adnan Menderes Havaalanı bütün Ege Bölgesine hizmet ediyor. Turizm mevsimi başladı İzmir'de, Ege'de. İç hatlar terminali ve dış hatlar terminali son derece yetersiz, Sayın Bakanım. Bu terminalin büyütülmesi, genişletilmesi için ihale açıldı, gerekli çalışmalar yapıldı; fakat, sonra, Sayın Bakanımın izah ettiği nedenlerle bu ihale iptal edildi. Fakat, sorun ortada duruyor; yani, özellikle iç hatlar terminalinin yetersizliği sorunu ortada duruyor. Dolayısıyla, Sayın Bakanımızdan, hükümetimizden beklentimiz ve ricamız, sadece İzmir'e değil, bütün Ege Bölgesine hizmet eden Adnan Menderes Havaalanının iç hatlar terminalinin mutlaka genişletilmesi lazım; çünkü, sanıyorum, bu yıl ve dolayısıyla da gelecek yıllarda çok büyük sıkıntılar yaşanacak; bunu, Sayın Bakanımızın ve hükümetimizin dikkatine sunuyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Ben de teşekkür ediyorum Sayın Ersin.

20. - Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın, Ergene Nehrindeki kirlilik ve taşkından kaynaklanan sorunlara ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/222)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Soru ertelenmiştir.

21. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Malatya Çat Barajı ve Tüneli Projesindeki sulama kanallarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/224)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Soru ertelenmiştir.

22. - Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu'nun, Malatya-Arguvan Yoncalı Barajı Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/225)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Soru ertelenmiştir.

23. - Tekirdağ Milletvekili Mehmet Nuri Saygun'un, bir gazetede yer alan AKP Genel Başkanının Saddam Hüseyin ile ilgili bir ifadesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/228)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Soru ertelenmiştir.

24. - Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, MGK ve TBMM Genel Kurul kapalı oturumundaki görüşmeler hakkında AKP Genel Başkanına bilgi verilip verilmediğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/229)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Soru ertelenmiştir.

Bu iki sorunun da, herhalde, zaten, gündemde kalması için bir gerekçe yok gibi geliyor bana da.

25. - Tunceli Milletvekili V. Sinan Yerlikaya'nın, Diyanet İşleri Başkanlığında Alevilere yönelik çalışmalara ilişkin Devlet Bakanından  sözlü soru önergesi (6/230)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Soru ertelenmiştir.

26. - İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek'in, ibadethanelerle ilgili bir kararnamede cemevlerine yer verilmeyişine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/231)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Gündemin 25 inci ve 26 ncı sıralarındaki sorular cevaplandırılmıştı.

27. - Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, görevine son verilen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulları üyelerine ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/234)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

28.- Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, Hollanda'dan gönderilen Patriot rampalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/235)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

29.- Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu'nun, Kırklareli'ndeki orman köylülerinin sorunlarına ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/236)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

30. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, Erganililerin Ziraat Bankası Maden Şubesindeki hesaplarının Halk Bankası Ergani Şubesine aktarılıp aktarılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından  sözlü soru önergesi (6/237)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

31. - Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, bitkisel yağ üretimine ve ithalatına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/238)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

32. - Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, olası Irak Savaşının turizm sektörüne etkilerine ilişkin Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/239)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

33.- Kırklareli Milletvekili Yavuz Altınorak'ın, gübre ve mazot fiyatlarına yapılan zamlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/240)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

34.- Antalya Milletvekili Feridun Fikret Baloğlu'nun, hâkim ve savcıların birinci sınıfa ayrılmalarına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/241)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

35. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, elektrik enerjisi piyasasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/242)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

36. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, görevden alınan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyelerine ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/243)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

37. - Mersin Milletvekili Ersoy Bulut'un, çiftçilerin kredi borçlarına af çıkarılıp çıkarılmayacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/244)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

38. - Kırklareli Milletvekili Yavuz Altınorak'ın, pancar üretim kotasının düşürülmesi nedeniyle zarar gören üreticilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/245)

BAŞKAN - Soruyu cevaplandıracak Sayın Bakan?.. Yok.

Ertelenmiştir.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI  ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, 39 uncu sıradaki soruyu 47 nci sıradaki soruyla birlikte cevaplandıracağım.

BAŞKAN - 2 soruyu da okutup; ondan sonra size söz vereceğim. 

39. - Kırklareli Milletvekili Yavuz Altınorak'ın, pancar üretim kotasının düşürülmesine ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/246) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

40.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa Adliye Sarayı inşaatının başlatılmasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/258) ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un cevabı

BAŞKAN - Önergeleri okutuyorum :

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Coşkun tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                             Yavuz Altınorak

                                         Kırklareli

Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, 2003 yılında Türkiye Şeker Fabrikaları (T.Ş.F.A.Ş) pancar üretim kotasını 13,5 milyon tondan 10,3 milyon tona düşürüldüğü bilinmektedir.

Soru :

I - 3,2 milyon ton pancar üretimindeki azalma, 6 şeker fabrikasının faaliyetinin durmasına sebep olacak mıdır?

II - 3,2 milyon ton pancar üretimindeki azalma sonucunda 60 000 çiftçi ailesinin pancar üretmemesi nedeniyle, bu üreticilerin net gelirlerinin dekar başına en az 100 000 000 Türk Lirası azalmasına neden olacak mıdır?

(Yukarıda belirtilen konularla ilgili olarak çiftçilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi için almayı düşündüğünüz tedbirler var mıdır, nelerdir? )

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Anayasanın 98 inci maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96 ncı ve devamı maddeleri uyarınca, Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Zeki Ergezen tarafından sözlü yanıtlanmasını saygıyla dilerim. 27.2.2003

                        Mehmet Vedat Melik

                                          Şanlıurfa

Sorular :

1 - 85K010190 no ile 2000 yılı yatırım programında yer alan ve ihale edilmiş olduğu halde "vaziyet planı" ve "tatbikat projesi" olmadığı için yükleniciye yer teslimi yapılmayan, bu nedenle de yapımına başlanamayan Şanlıurfa Merkez Adliye Sarayı inşaatı işinin tamamlanması için ne gibi tedbirler düşünülmektedir?

2 - Hâkimlerin dahi oda bulamadıkları, duruşma salonlarının ihtiyaca cevap vermediği, 6 memurun bir odada görev yaptığı, arşivi bulunmayan halihazırdaki hizmet binasında topluma adalet dağıtımında yaşanan sıkıntılarda bakanlığınızın da pay sahibi olduğu kabul edilmekte midir?

3 - Meydana gelen aksamanın kusurluları araştırılmış mıdır; olayın idarî soruşturma konusu yapılması düşünülmekte midir?

BAŞKAN - Efendim, 39 ve 47 nci sıralarda yer alan sözlü sorulara, Sayın Bakan beraber cevap verecektir.

Buyurun Sayın Bakan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kırklareli Milletvekili Sayın Yavuz Altınorak'ın (6/246) esas numaralı sözlü soru önergesini cevaplandırıyorum.

Kırklareli Milletvekili Sayın Yavuz Altınorak, 2003 ürün yılındaki şekerpancarı üretimi ve şeker üretimiyle ilgili sualleri sunmuşlardır.

2003 yılı ürün planlarına göre, 10 300 000 ton pancar kotasının tüm fabrikalar bazında dağıtımı yapılmış ve taahhüt alımları başlamıştır. Bu esaslar doğrultusunda üretilecek pancar, hiçbir fabrikanın faaliyeti durdurulmaksızın 2003-2004 kampanya döneminde işlenecektir. Oysaki, geçen iktidar zamanında, Dünya Bankası ve IMF'yle yapılan görüşmeler sonucunda, bu yıl 7 şeker fabrikasının kapatılması ve yüzde 20'lik bir kota uygulanması, gelecek dönemde de tekrar yüzde 23 kota uygulanarak yüzde 43 gibi bir kısıntı yapılması öngörülmüştü. Oysaki, takdir edersiniz ki, 600 000 civarında aile pancar ekmektedir. Ayrıca, pancar, tarımdaki özellikleri dolayısıyla fevkalade önem taşımaktadır ve 65 ilde bu ekim yapılmaktadır. 27 şeker fabrikamız, bu pancarları işlemektedir. Bu uygulama, tamamen, yine, IMF ve Dünya Bankasıyla yeniden görüşülerek, şeker fabrikalarından kapatılmak istenenler ve programa alınan konular özelleştirme planından çıkarılmış ve böylece, öncelikle yüzde 15 kota uygulanmışken, beşinci protokolün görüşme öncesinde mutabık kalınarak, 30 Hazirana kadar şeker fabrikalarının özelleştirme yol haritasının verilmesi taahhüt edilmiş; ancak, şeker fabrikalarının sermaye yapılarının düzenlenmesi, güçlendirilmesi ve ondan sonra bu yol haritasına göre özelleştirilmesi yönünde çok ciddî tedbirler alınmıştır.

Yine, Kasım 2002-mart sonu 2003 tarihleri arasındaki kampanyada, şeker fabrikaları, uzun yıllardır ilk defa kâra geçirilmiştir. Buradan cesaret alınarak, 21 Nisan-30 Nisan tarihleri arasında, yine ilk defa, pancar müstahsilinin 480 trilyon lira civarında alacağı defaten ödenmiş bulunmaktadır. Çok ciddî tedbirlerle, şeker fabrikalarında kalite ve verim hususunda önemli çalışmalar sürdürülmektedir. Tarım Bakanlığıyla müştereken yapılan bir protokol çerçevesinde, kota konusunda rahatlama getirmek için, alternatif ekim konusunda tebliğ yayımlanmış; bu tebliğe göre, eğer toprak ve iklim müsaade ediyorsa, pancar yerine mısır, ayçiçeği, kanola ve soya eken çiftçimize, doğrudan destek  primi verilmek suretiyle, otokontrol sisteminde, tamamen gönüllü bir ekimle, pancar ekiminin yerine alternatif ekim teşvik edilmektedir. Buna rağmen, eğer tedbir almamış olsaydık, gelecek dönem, yüzde 43 gibi bir kısıtlamaya gitmek mecburiyetinde kalacaktık.

Şu anda, elimizde 1 000 000 ton şeker bulunmaktadır ve muhtemelen, kampanyanın başlayacağı ekim ayına doğru, bu şekerin, talebe ve iç talepteki tüketim potansiyeline göre 300 000 ilâ 500 000 ton kadarını, hem yurt içinde, ihraç şartıyla, üretim yapan meşrubatçı, tatlıcılara -ihraç edecekleri mallara karşılık kullanacaklar şekeri- ihraç fiyatlarıyla teslim etmek hem de doğrudan ihraç yapan ihracatçılarımıza, dünya ihraç fiyatlarıyla teslim etmek konusunda da Yüksek Planlama Kurulundan yetki alınmıştır.

Böylece, şeker fabrikaları, müdebbir bir tüccar gibi, ihraç ettiği şekerden elde ettiği gelir ile yurt içinde sattığı şekerden elde ettiği gelir ve yine, Özelleştirme Yüksek Kurulundan aldığı yetkiyle, şu ana kadar atıl durumdaki varlıklarını satarak sermayesini güçlendirmek suretiyle, reformist bir hareketin içine girmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla, aslında, şu anda, 10 500 000 ton pancar, resmen, fabrikalara dağıtılmış olmakla beraber, bunun üzerinde ekim yapan pancar müstahsilinden de, bu pancarlar alınacaktır. Biliyorsunuz (A) kotası içtüketim içindir, (B) kotası, yüzde 1 nispetinde, emniyet stokudur ve bunları aşan miktar (C) kotasındadır ve ihraç etme yükümlülüğümüz vardır. Bu konularda gerekli tedbirler alınmış durumdadır. Burada, ayrıcalıklı olarak, sadece, deprem tarihinden beri çalışmayan Adapazarı Şeker Fabrikasında, herhangi bir kısıtlama yapılmamış ve oradaki pancar ekicilerinin mağdur olmaması için, gerekli kota tahsis edilmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla, Yüksek Şeker Kurulu tarafından, 1 300 000 ton şeker üretimi planlanmıştır. Bildiğiniz gibi, yine, Şeker Üst Kurulu kurulmuştur. Şeker Üst Kurulu bağımsız çalışmaktadır. Oysaki, şeker fabrikaları, Bakanlığımızla ilgili kuruluşlardır. Eğer, pancar ekimi, alternatif ekim dolayısıyla daha az olmazsa ve bütün pancar ekicileri, geçen yıllarda ektikleri kadar pancar ekerlerse, 1 300 000 ton şeker üretilmesi sonucunda, yine, bir miktar şekerin ihraç edilmesi koşulu gelecektir. Ancak, burada aslolan, şeker fabrikalarının, rehabilite edilerek, önce güzelleştirilmesi, sonra da özelleştirme hareketi üzerinde ciddiyetle durulmasıdır. Bu konuda da temaslar sürdürülmektedir ve tekrar söylüyorum, şeker fabrikalarının atıl durumda olan çiftlikleri vardır, iştirakleri vardır; bunlar da önümüzdeki günlerde satılacaktır.

Pancar konusunda, tabanfiyata ek olarak, yüzde 7-8 oranında ekdestek sağlanılması planlanmaktadır ve şu anda, pancar fiyatlarının, ilk defa, bu aylarda açıklanabilmesi için, Pankobirlik ile Şeker Üst Kurulu ve Türk Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü görüşme halindedir. Önümüzdeki günlerde, bunu açıklamak durumunda olacağız; zira, büyük ölçüde anlaşma temin edilmiştir; birkaç hususta görüşmeler devam etmektedir.

Saygıyla hepinizi selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) - Sayın Başkan, izninizle, Şanlıurfa Milletvekili Sayın Mehmet Vedat Melik'in, (6/258) esas numaralı sözlü soru önergesini cevaplandırmak istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) - Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce ihalesi tamamlanan Şanlıurfa Merkez Hükümet Konağı inşaatına ait avan proje çalışmaları, işin müellifince tamamlanarak tasdik edilmiştir; ancak, kesin proje aşamasında, hükümet ve adliye bloklarının havalandırma sisteminin ne şekilde olacağı konusunda, yatırımcı kuruluş olan Maliye Bakanlığının görüşünü geç bildirmesi sebebiyle, uygulama projelerine geçilemediğinden, aksamalar meydana gelmiştir. İşin adliye binası kısmına ait bazı blokların temel imalatına yönelik uygulama projesi 1/50 ölçekli temel kalıp, temel donatı ve bodrum kat kolon aplikasyonu planları yapılarak, inşaata bir an önce başlanılması için, 26.2.2003 tarihinde Şanlıurfa Valiliğine gönderilmiştir.

Arz eder, Yüce Heyetinizi, tekrar, saygıyla selamlarım.

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) - Sayın Başkanım, izninizle, Kırıkkale Milletvekili Sayın Halil Tiryaki'nin (6/261) esas numaralı...

BAŞKAN - Sayın Bakanım, süremiz zaten doldu, onu da okutmadık; o bakımdan, inşallah başka bir gün.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla) - Saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, soru-cevap süremiz dolmuştur.

Şimdi...

YAVUZ ALTINORAK (Kırklareli) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Tabiî, siz, bakisiniz.

İçtüzüğümüze göre, soru bakan tarafından cevaplandırıldıktan sonra, soru sahibi milletvekillerimizin, yerinden, kısa bir açıklama isteme hakları vardır.

Sayın Altınorak, buyurun.

Lütfen, sadece kısa bir açıklama rica ediyorum.

YAVUZ ALTINORAK (Kırklareli) - Sayın Başkanım, Değerli Bakanımıza, yapmış olduğu açıklamalar için öncelikle teşekkür ediyorum; ama, bu konuda anlayamadığım veya anlamakta zorluk çektiğim birtakım noktalar var. Öncelikle, tabiî ki, pancar, ülkemizde hem tarımı hem de tarıma dayalı sanayii çok yakından ilgilendiren bir ürün çeşidi. Bundan önceki sorularımın içerisinde de, yine aynı konuyu ilgilendiren, Tarım ve Köyişleri Bakanımızla ilgili de sorularımız var. Kaldı ki, bugün, onlar da yanıtlanmış olsaydı, sanıyorum, hem bizler hem de kamuoyu daha iyi algılama şansını elde edecekti; çünkü, sorularımızın ikisi de birbirini tamamlayan sorulardı; ama, maalesef, bugün, onun açıklamasını alamadık; ancak, ben, şunu özellikle Bakanımızdan öğrenmek istiyorum: Tüm dünya tarafından şekerin stratejik bir ürün olduğu kabul edilirken, bugün, ülkemizde, şekerpancarından üretilen şekerimiz stratejik bir ürün olarak kabul ediliyor mu, edilmiyor mu? Bu, çok önemli. Ben, bu konuda bir örnek söylemek istiyorum: Avrupa Birliği ülkelerini her olayda kendimize baz alıyoruz ve onları örnek gösteriyoruz. Fransa'da, yılda, ihtiyaçları bulunan 2 000 000 ton şekerin üretilmesi gerekirken, çiftçiler desteklenerek, her yıl 4 500 000 ton şeker ürettiriliyor ve bunu, hükümet olarak, devlet olarak sübvanse ediyorlar. Bunu, biz, Türkiye'de neden yapamıyoruz? Kaldı ki, çok daha geniş birtakım açıklamalar yapmak durumunda kalabilirim; ama, oraya kadar gelmek istemiyorum. Pancar üretimi, gerçekten, bu ülkede 10 000 000 yurttaşımızı yakından ilgilendiren bir konudur. İşsizlikten bahsediyoruz. Ülkemizde, yaklaşık olarak 1 500 000 kişiyi, her yıl, fiilen tarlada, işçi statüsünde çalıştıran bir ürün çeşididir. Bunun beraberinde, ülkemize yaratmış olduğu katmadeğerler, 1 ton pancarın yetiştirilmesinde, doğanın yaşamış olduğu ve insanlarımızın her gün almış olduğu enerji; bunun beraberinde, süt üretimi, hayvancılığa getirmiş oldukları ve buna benzer birçok olay...

Ben, sözlerimi çok fazla uzatmadan, şunu söylemek istiyorum:  Sayın Bakanımız alternatif ürünleri gündeme getirdiler, Sayın Bakanımızın bizlere göndermiş olduğu cevaplar da elimizde mevcuttur; ancak, bunun daha açık bir şekilde kamuoyuna anlatılmasını istiyorum. Neden; çünkü, birçok çiftçimiz, kotası olduğu halde, bu yıl üretim yapamadığı için, alternatif ürün çeşitlendirmesinden istifade edemediğini beyan etmektedir ve bu konuda talepleri vardır. Bunlar, hangi koşullarda, stratejik ürünün yetiştirmesinden vazgeçerek, alternatif ürün çeşitlendirilmesine katkıda bulunup, evini, çoluk çocuğunu geçindirebilecek şekilde istifade edebileceğini bilmemektedirler ve bunları yönlendiren de yoktur şu anda.

BAŞKAN - Efendim, tamamlayalım lütfen.

YAVUZ ALTINORAK (Kırklareli) - Bunların mutlaka bildirilmesini talep ediyor, saygılar sunuyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Altınorak.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Çok kısa cevap verebilir miyim efendim?

BAŞKAN - Açıklama yapmak istiyorsunuz; buyurun.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değerli arkadaşımıza, konuyu açıklama fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum; ama, takdir deresiniz ki, Türkiye'nin bir şeker tüketim kapasitesi var ve fabrikaların verimli olarak kapasite kullanım oranlarını değerlendirdiğimizde, demin arz ettiğim gibi, yılda 500 000 ton şeker elde kalıyor. Bu, belki, iklim şartlarına, ekim durumuna göre 300 000 ile 500 000 ton arasında oynayabilir; ama, projeksiyon 500 000 ton gösteriyor.

Dünya şeker fiyatları, tonu ortalama 225 ile 236 dolar arasında değişiyor;  bu, şekerkamışından elde edilen şeker olduğu için, dünya fiyatlarında ağırlıklı fiyatı böyle. Oysaki, şekerpancarına dayalı üretilen şekerin tonu, Avrupa'da da, Türkiye'de de 550 ile 580 dolar arasında mal oluyor; yani, fabrikaları tam kapasite çalıştırdığınız zaman, her sene 300 000 ilâ 500 000 ton şekeri yarı fiyatının altında ihraç etme durumundasınız. Bu, ekonomik bir mesele. Onun için, şimdiye kadar, ihraç edilen şekerin ihraç fiyatıyla maliyeti arasındaki fark Hazine tarafından sübvanse edildiği için, bütçeye büyük yük getirdiğinden, IMF kontrolünde olan çalışmalar sonunda, bu yükün Hazineye yüklenmemesi kararlaştırılmış ve böylece özelleştirme programına alınması öngörülmüş; dolayısıyla, şeker fabrikalarının durumu fevkalade önem taşımaktadır.

Kaldı ki, son yıllarda mısırdan elde edilen nişasta bazlı şeker, glikoz ve frükoz kullanımı Türkiye'de artmaya başladı, özellikle meşrubatçılar ve tatlıcılar, tabiî şeker yerine, doğrudan mısır bazlı şeker; yani, glikoz ve frükoz kullanmaktadırlar. Şeker Kanununa göre, bunun kotası yüzde 10'dur; hükümet, bunu, yüzde 50 azaltıp, yüzde 50 artırabilir. Geçen hükümet döneminde, bu kota yüzde 50 artırılarak yüzde 15'e çıkarılmıştır. Biz, bu nişasta bazlı şeker üreticileriyle toplantı yaptık ve kendilerine "Kotayı artırmıyoruz; çünkü, 1 000 000 ton mısır ithal ediyorsunuz. Anlaşmalı olarak mısır ektirip, ithal mısır yerine yerli mısır kullandığınız takdirde, bu kotayı artırırız" dedik ve gelen bilgilere göre, nişasta bazlı şeker imalatçıları, yerli mısır ektirme anlaşmaları yaparak yerli mısıra dönmeye başlamışlardır. Kampanyanın sonunda bunları değerlendireceğiz. Dolayısıyla, bir taraftan da, şekeri kısıtlayan, nişasta bazlı şeker konusu var. Takdir edersiniz ki, bunların, bir taraftan ekonomik, bir taraftan sosyal yönünü düşünerek -konuşmamda bahsettiğim gibi- 65 ilde ekilen, 600 000 aileyi ilgilendiren böyle bir konuda çok ciddî çalışmalar yapmaktayız.

Tekrar teşekkür ediyorum.

Saygılarımla. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sözlü sorularla ilgili soru ve cevap süresi tamamlanmış olduğundan, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili Uluslararası Sözleşme ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. - 1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili Uluslararası Sözleşme ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları raporları (1/460) (S. Sayısı : 91) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Hazır.

Hükümet?.. Hazır.

Sayın milletvekilleri, komisyon raporu, 91 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, İstanbul Milletvekili Sayın Onur Öymen; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA ONUR ÖYMEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclisimizin gündeminde, çevreyle ilgili birkaç tane sözleşme yer almaktadır. Bu sözleşmelerden, şu anda görüşülmekte olan sözleşme, petrol kirliliğiyle ilgilidir; o konuda, Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubunun görüşlerini ifade etmek için söz almış bulunuyorum.

Gündemimizde, aynı zamanda, Akdeniz'in kirliliğiyle ilgili sözleşmeler de var ve bunun dışında, katı atıklarla ilgili sözleşmeler var. Bütün bu konuları, biz, Meclis Dışişleri Komisyonunda, destekleyeceğimizi bildirdik ve petrol atıkları konusundaki sözleşmeyi de destekleyeceğimizi bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

Petrol kirliliği, bizim en ciddî sorunlarımızdan biridir. Bir örnek vermek gerekirse, bugün sadece Akdeniz kıyılarında 40 tane petrol rafinerisi, petrol yükleme tesisi veya petrol araştırma platformu olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan yılda ortalama olarak 550 000 000 ton petrol yükleniyor ve bu petrol yüklenmesi sırasında, petrol taşıması sırasında Akdeniz, kirlilik yönünden büyük ölçüde etkileniyor. Bizim elimizdeki rakamlara göre, 1972 yılında sadece, 300 000 ton petrol şu veya bu şekilde denize sızmıştır ve bu denize sızan petrol miktarı her sene artmaktadır. Elimizdeki en son verilere göre, Akdeniz'e sızan petrol miktarı 1 200 000 tona yükselmiştir. Bu konulara, biraz sonra yapacağımız başka konuşmalarda da değineceğimiz için fazla ayrıntısına girmek istemiyorum. Yal-

                                      

(1) 91 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

nız, bu petrol kirliliğinin çevre için ne kadar büyük bir felaket oluşturduğu konusunda pek çok yayın var; hafızalarda tazedir dünya denizlerini kirleten büyük petrol faciaları. Bütün bunları önlemek için, uluslararası alanda alınan kararları, sözleşmeleri biz destekliyoruz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak.

Bu vesileyle şunu da hatırlatmak isterim: Biz, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının ve Marmara Denizi'nin bir petrol boru hattı gibi kullanılmasına olumlu bakmıyoruz. Bu Boğazlardan geçen petrol tankerlerinin sayısı, her yıl, büyük ölçüde artmaktadır ve İstanbul Şehri, Çanakkale Şehri çok büyük tehdit altındadır. Sivil toplum örgütlerimizin bu konuda yaptıkları eylemleri kuvvetle destekliyoruz.

Biz, hükümetin, bu geçişleri denetim altına almak için gerekli tedbirleri bir an önce almasını bekliyoruz. Petrol trafiğinin, gemi trafiğinin, genelde, Boğazlardan kontrollü bir şekilde yapılması için, yıllardan beri üzerinde çalışılan projelerin sonuçlandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu arada, radar sistemleri kurulması projesinin henüz hayata geçirilmemiş olmasını bir eksiklik olarak görüyoruz.

Ayrıca, bazı ülkelerin uyguladığı gibi, bu kazaların azaltılması için, çift cidarlı tankerlerin kullanılması gerektiği düşüncesindeyiz. Geçmiş hükümetler zamanında da bu konu gündeme getirilmişti; fakat, bu konuda bir mevzuat düzenlemesine gidildiğini henüz duymadık.

Değerli arkadaşlar, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu konudaki olumlu kararımızı, olumlu yaklaşımımızı bir kere daha belirtmek istiyoruz. Çevre konularında, hepimiz -iktidar olarak, muhalefet olarak- büyük bir duyarlılık göstermemiz gerekiyor. Çevre, bizim, gelecek kuşaklara sorunlarıyla devredemeyeceğimiz bir mirastır. O bakımdan, çevrenin korunması konusunda, iktidar ile muhalefetin tam bir işbirliği içinde hareket etmesi, ülkemizin çıkarları açısından özel bir önem taşımaktadır.

İşte, bu düşüncelerle, gündemimizdeki sözleşmenin onaylanmasını Cumhuriyet Halk Partisi olarak desteklediğimizi belirtmek istiyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Öymen.

AK Parti Grubu adına, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Şirin; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA EMİN ŞİRİN (İstanbul) - Muhterem Başkan, muhterem milletvekilleri; 1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili Uluslararası Sözleşme ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısıyla ilgili olarak, Grubum AK Parti adına söz almış bulunuyorum; hepinizi hürmetle selamlarım.

Benden evvel Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Sayın Onur Öymen, gerek önümüzde bulunan anlaşmanın detayları gerekse konunun etrafında olan, Çanakkale ve İstanbul Boğazını alakadar eden konularla ilgili gayet güzel açıklamalarda bulundu; ben de bunlara bir iki kelime ilave etmek istiyorum.

Hakikaten, petrol kirliliği, diğer kirliliklerle beraber, son derece önemli bir sorun haline gelmiş vaziyette; özellikle, bu, Türkiye'yi de çok yakından alakadar ediyor. Sayın Öymen'in de söylediği gibi, çift cidarlı tankerler başta olmak üzere, Amerika'nın ve Avrupa'nın uygulamaya koyduğu Oil Pollution Anct; yani, Petrol Kirlenme Kanununa benzer bir kanunun, bizim bu anlaşmalarımıza ilave olarak, özellikle, Çevre Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığımız tarafından süratle ele alınıp, gündeme getirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Bu düşüncelerle, mevcut tasarıya olumlu oy vereceğimizi arz ederim; hürmetlerimle. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Şirin.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

1990 TARİHLİ PETROL KİRLİLİĞİNE KARŞI HAZIRLIKLI OLMA, MÜDAHALE VE

İŞBİRLİĞİ İLE İLGİLİ ULUSLARARASI SÖZLEŞME VE EKLERİNE KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1. - "1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili Uluslararası Sözleşme" ve eklerine katılmamız uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar varsa, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, 1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile İlgili Uluslararası Sözleşme ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 232

Kabul : 232

Böylece, tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

                                           

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.

2. - Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/505) (S. Sayısı : 92) (1)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Komisyon raporu, 92 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Adana  Milletvekili Sayın Gaye Erbatur; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA N. GAYE ERBATUR (Adana) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla artan nüfus, sanayileşme çabalarıyla teşvik edilen köyden kente göç, 1970'li yıllarda, çevrenin daha önce görülmedik ölçüde ve hızla bozulmasına yol açmıştır. Bu kriz yeni arayışların ortaya çıkmasına neden olmuş, Yeşil Barış Örgütü gibi çevreci örgütler bu arayışa sivil toplumun cevabı olarak 1971 yılında kurulmuştur. 1972 yılında Birleşmiş Milletlerin Stockholm'de düzenlediği İnsan Çevresi Konferansıyla çevre konusu uluslararası toplum gündemine girmiş, çevre sorununun uluslarüstü niteliği açıklık kazanmıştır. Stockholm Konferansı, doğal olarak, çevreci hareketlere de meşruiyet kazandırmıştır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çevrenin korunması konusunda Birleşmiş Milletlerin attığı bir diğer önemli adım bu konuda bir rapor hazırlatmasıdır. 1987 yılında hazırlanan "Ortak Geleceğimiz" başlıklı raporda, bugün herkesin sıkça söz ettiği "sürdürülebilirlik" ilkesi geliştirilmiştir. Bu ilkeye göre, her nesil, kaynakları, kendisinden sonra gelecek nesillerin kullanımındaki tercihlerini yaşama geçirmesini engellemeyecek biçimde kullanmalıdır. Daha sonra 1992'de gerçekleştirilen Rio Zirvesi sonucunda kabul edilen iki belgeden biri olan deklarasyon, çevre sorununu insan hakları ekseninde değerlendirmekte, Gündem-21 ise, çevre konusunda etkisi olan kişi, kurum ve kuruluşlara sorumluluk yüklemektedir. Johannesburg'da 2002 yılında yapılan konferansta ise yoksulluğun önlenmesi ağırlık kazanmıştır. Zirve, yoksulluk sorunuyla çevre sorunları arasındaki yakın ilişkiye işaret etmekte, zirve sonuç belgesinde, yine, hükümetlere, iş çevrelerine, sivil topluma, uluslararası kuruluşlara görevler verilmektedir. Bu bağlamda zirvede, hükümetler, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için açık taahhütlerde bulunmuşlardır. Sivil toplumun öneminin altının çizildiği zirvede, hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum arasındaki ortaklıkların sayısında patlama yaşanmıştır. Zirve sırasında, 235 000 000 Amerikan Doları tutarında bir kaynağı kontrol eden 220 ortaklık beyan edilmiş ve zirve süresince 60 ortaklık daha kurulmuştur. Afrika ülkelerinin özel bir programla desteklenmesine karar verilmesi zirvenin bir diğer özelliğidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çevrenin korunmasına ilişkin olarak Birleşmiş Milletler tarafından yapılan ve yukarıda özetle vermeye çalıştığım çalışmalar sonucunda, birçok ülke, önemli sözleşme ve protokole taraf olmuştur. Türkiye'nin taraf olduğu sözleşme ve protokollerin sayısı 70 civarındadır. Dün görüştüğümüz Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu Arasında Merkez Anlaşmasının Onaylanmasının ve bugün görüşmekte olduğumuz, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına

                                           

(1) 92 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarıları da, bu kapsamda taraf olunan 1992 tarihli Bükreş Sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilen düzenlemelerdir.

Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesine ilişkin tüm çalışmalarda, Türkiye aktif ve öncü bir rol üstlenmiştir. Karadeniz'in korunmasını sağlayacak düzenlemelerin uygulanmasında eşgüdümü sağlayacak kurumsal yapılanmanın gerçekleştirilmesinde de aktif rol üstlenen Türkiye, bu amaçla kurulan koordinasyon merkezine İstanbul'da  ev sahipliği yapmayı üstlenmiştir. Bu, Türkiye için çok olumlu bir gelişmedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Karadeniz, dünyadaki en büyük içdenizlerden biridir. Karadeniz, kıyısında bulunan devletler için özellikle balıkçılık, turizm ve deniz taşımacılığı alanlarında yaşamsal öneme sahiptir.

Karadeniz'in çevresel sorunları çok boyutludur. Karadeniz'in temel sorunları, kıyıdaş 6 ülkenin yoğun kimyasal gübre ve ilaç kullanımı, petrol sızıntıları ve çok fazla avlanmanın yarattığı sorunlardır. Karadeniz'in çevresel sorunlarını ana başlıklar altında sıralarsak;

Toplam, 530 000 kilometreküp hacmi kolan Karadeniz'in, yüzde 90'ı anoksik; yani, oksijensiz yapıdadır; burada, birçok canlı türünün yaşaması olanaksızdır. Canlıların yaşayabildiği tabaka sadece 80 ile 200 metre arasındadır. Her yıl, 111 000 ton petrol taşınmaktadır. Kara Avrupasının üçte 1'inin tüm atıkları Karadeniz'e dökülmektedir. Her yıl Karadeniz'e ulaşan azotun yüzde 53'ü, fosforun yüzde 66'sı Tuna Havzasından kaynaklanmaktadır. Boşaltılan evsel atık oranı, yaklaşık 571 000 000 metreküptür. Karadeniz'e ulaşan yıllık kirletici madde oranı, 10 830 000 tondur. Tuna'dan gelen kirleticiler ise şöyledir: 800 000 ton organik madde, 575 000 ton inorganik azot, 55 000 ton inorganik fosfor, 30 000 ton organik fosfor, 90 000 ton demir, 206 000 ton petrol kökenli kimyasallar, 48 000 ton deterjan, 12 000 ton çinko, 6 000 ton manganez, 4 000 ton kurşun, 1 700 ton arsenik ve 700 ton cıva.

Kirliliğin diğer bir sebebi ise, atılan çöplerden oluşan tehlikeli atıklar ve radyoaktif elementlerdir. Bölge devletlerdeki mevcut atık radyoaktif maddenin karakteri bozulmamıştır ve hâlâ insan sağlığına ve çevreye zarar vermektedir. Önlem alınmadığı takdirde, potansiyel nükleer kazalar olabilecektir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı standartlarında olması gereken reaktörlerin de, halen tehlikeli oldukları kararına varılmıştır.

20 nci Yüzyılın ikinci yarısına kadar nispeten dengeli bir seyir izleyen Karadeniz, 70'li ve 80'li yıllarda balık türlerinin bileşimindeki belirgin değişmeyle, ekosisteminde bozulmaların başladığının sinyallerini vermiştir. Bunun yanı sıra, yosun kütlelerinde artış ile suyun berraklığında azalmalar gözlemlenmiş ve birkaç egzotik tür ortaya çıkmıştır.

Karadeniz, bir yandan gözde bir turizm merkezi haline gelirken, diğer yandan gemi taşımacılığı, sanayi ve sahil yerleşimleri gibi talepler karşısında kıyılardaki baskılar artmıştır. Bu tabloya yerleşimlerin ve sanayiin atıksularının arıtılmadan Karadeniz'e boşaltılması durumu da eklenince, bölgedeki ülkeler, uluslararası kuruluşların da desteğiyle, Karadeniz ekosisteminin geri kazanımını ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak, Karadeniz deniz çevresinin kirlenmesini önlemek ve kıyı alanlarında çevre dostu insan faaliyetlerini teşvik etmek üzere, yasal bir çerçeve oluşturulmasına karar vermişlerdir. Bu amaç doğrultusunda, Karadeniz'e kıyısı olan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Türkiye'nin çabalarıyla, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi ve buna bağlı 3 ekprotokol, 21 Nisan 1992 tarihinde Bükreş'te imzalanarak, 15 Ocak 1994 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Bükreş Sözleşmesi ve Eki Protokolleri ile Stratejik Eylem Planında yer alan gereklilikleri yerine getirmek amacıyla, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu, bölgesel bir karar alma organı olarak oluşturulmuştur. Söz konusu Komisyon, her bir Karadeniz ülkesinin çevre konularından sorumlu üst düzey yetkililerince temsil edilmektedir.

Türkiye, Karadeniz deniz çevresinin ve doğal kaynaklarının korunmasıyla ilgili çalışmalara, Bükreş Sözleşmesinin hazırlanmasıyla başlayan yıllardan bu yana öncülük etmektedir. Bu kapsamda, Karadeniz Komisyonu ile Komisyona destek sağlamak üzere kurulan Daimî Sekreteryaya, İstanbul, ev sahipliği yapmaktadır.

Sözleşme ve programların hükümleri çerçevesinde kurulan faaliyet merkezleri ve bunlara bağlı danışma grupları, taraf ülkelerce yürütülmektedir. Karadeniz Komisyonuna bağlı olarak mevcut 6 faaliyet merkezi bulunmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye, karasal kaynaklardan kaynaklanan kirletici madde boşaltımlarının değerlendirilmesi ve kontrolüne ilişkin eylemler konusunda teknik destek sağlayacaktır.

Ukrayna, bölgesel olarak koordine edilen ulusal durum ve eğilim izleme programları ağının oluşturulması ve daha sonra, çevresel kalite hedeflerinin geliştirilmesi üzerinde yoğunlaşacaktır. Bu grup, ayrıca, bölgesel izleme stratejisine dahil edilecek kirliliğin biyolojik etkilerinin izlenmesine ilişkin bölge çapında bir program hazırlanması için de çalışacaktır.

Bulgaristan, petrol veya tehlikeli kimyasal maddelerin çıkarılması, deniz yoluyla nakliyesi, bulundurulması ve depolanmasına ilişkin kazalar sonucundaki acil durum önlemlerini, özellikle uluslararası önlemlere ilişkin bölgesel yaklaşımı koordine edecektir.

Rusya Federasyonu, sürdürülebilir kaynak kullanımının sağlanmasına yönelik ortak bilgi ve deneyim değişimini kolaylaştıracak ve özellikle piyasa ekonomisine geçişten kaynaklanan çevreye yönelik tehditler dışında kıyı bölgesi yönetimi için metodolojiler geliştirecektir.

Gürcistan, Karadeniz'de biyolojik çeşitliliğin korunması için önlemler, koordinasyon ve teknik destek sağlayacak, biyolojik çeşitliliğin envanterini hazırlayacak ve bunları düzenli olarak güncelleştirecektir.

Romanya ise, esas olarak deniz ekosistemlerinin korunması ve restorasyonu konularında teknik destek sağlamak ve faaliyetleri koordine etmek üzere görev yapacaktır.

Karadeniz çevresinin iyileştirilmesi ve korunması çabaları, kıyı devletlerinin ulusal düzeydeki uygulamaları ve Dünya Bankası küresel çevre imkânı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Avrupa Komisyonu ve Uluslararası Denizcilik Örgütü gibi bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği halinde devam etmektedir. Bu bağlamda, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun ayrıcalık ve bağışıklıklarına ilişkin anlaşma hazırlanmıştır. 28 Nisan 2000 tarihinde İstanbul'da imzaya açılan bu anlaşma, Karadeniz ülkelerinin gerek İstanbul'daki merkezinde gerek 6 kıyıdaş ülkedeki aktivite merkezlerinde yapılacak toplantılara, geçici veya sürekli görevlerle katılacak temsilci ve bağışıklıkları düzenlemektedir. Anlaşma, bugüne kadar 5 Karadeniz ülkesi tarafından imzalanmıştır. Anlaşma hükümlerinin yürürlüğe girmesi için, 4 imzacı devlet tarafından onaylanması öngörülmektedir. Karadeniz Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın yeterli sayıda kıyıdaş devlet tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesi, Komisyonun etkin biçimde çalışmasını ve Bükreş Sözleşmesinin hükümlerinin gereğince uygulanmasını sağlayacaktır. Bu nedenle, bu anlaşmanın onaylanmasına olumlu oy kullanacağız.

Ancak, bu gelişmelere rağmen, Karadeniz'de kirliliğin önüne geçildiğini söylemek, ne yazık ki, mümkün değildir. Bu nedenlerle, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının, Karadeniz kirliliğinin önlenmesine olumlu katkıda bulunacağına inanıyorum.

Sayın Başkan, değerli üyeler; burada çok önemli temel bir sorun vardır. Bu kanun tasarısının ve çevreye ilişkin diğer uluslararası sözleşmelerin, protokollerin, uluslararası bildirge ve kararların uygulayıcısı, Çevre ve Orman Bakanlığı olacaktır. Çok önemli görevleri bulunan Çevre Bakanlığının güçlendirilmesi yerine, bir başka bakanlıkla birleştirilerek güçsüzleştirilmesini doğru bulmadığımızı, daha önce defalarca belirttik.

Bir uluslararası sözleşmenin imzalanması ve onaylanması, o anlaşmanın hayata geçirilmesini sağlayacak kurumsal yapıların bulunduğu varsayımına dayanılarak yapılır. Türkiye, hem bu sözleşmeleri onaylıyor hem de kurumsal yapılanmayı zayıflatmayı tercih ediyorsa, bu durum, sadece, dostlar alışverişte görsün mantığıyla açıklanabilir.

1978 yılından bu yana, önce müsteşarlık olan, sonra genel müdürlüğe dönüştürülen ve nihayetinde bakanlık yapılanmasına kavuşan, olanaksızlıklara rağmen, çevre gibi çok boyutlu bir konuda başarılı sınavlar verebilen bir yapılanmayı ortadan kaldırarak başka bir bakanlıkla birleştirmek, çağı ve çağın gereklerini anlamamak demektir.  Dileriz ki, bakanlıkların sayısını azaltmak zorlamasıyla birleştirilen ve esnek olmayan, eşgüdüm sorunları bulunan, devasa bir yapıya dönüşen Çevre ve Orman Bakanlığı, bu protokollerin uygulanmasını sağlayabilir; değilse, kâğıt üzerinde kalan düzenlemeleri kabul etmekle kalacağımızı, üzülerek belirtmek isterim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sözlerime son verirken, hükümetin çevre sorunlarını kavrayışındaki karmaşaya rağmen, bu anlaşmanın onaylanmasını olumlu bulduğumuzu bir kez daha belirtir, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Erbatur.

İkinci söz isteği, AK parti Grubu adına, Şanlıurfa Milletvekili Sayın Müfit Yetkin'e ait.

Buyurun Sayın Yetkin. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA A. MÜFİT YETKİN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Karadeniz'in doğal kaynaklarının, sağlık yönünden, ekonomik ve sosyal açılardan sahip olduğu değerlerin bilincinde olarak, Karadeniz'in deniz çevresinin ve canlı kaynaklarının korunması amacıyla Karadenizin Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi; yani Bükreş Sözleşmesi ve Eki Protokolleri, 21 Nisan 1992 tarihinde Bükreş'te, Karadeniz'e kıyısı bulunan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna arasında imzalanarak, 15 Ocak 1994 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Bükreş Sözleşmesi ve Eki Protokolleri, Karadeniz çevresinin korunması için Karadeniz ülkelerinin ortak eylemler gerçekleştirmesine yönelik çerçeveyi belirlemektedir.

Diğer taraftan, Bükreş Sözleşmesine taraf 6 Karadeniz devleti, Karadeniz çevresinin rehabilitasyonu, korunması ve Karadeniz bölgesinde sürdürülebilir bir kalkınma sağlanması amacıyla, bölgesel stratejiyi belirleyen Karadeniz'in Korunması ve Rehabilitasyonuna İlişkin Stratejik Eylem Planını, 31 Ekim 1996 tarihinde, İstanbul'da kabul ederek, Bükreş Sözleşmesi ve Eki Protokollerinde yer alan taahhütlerini eyleme dönüştüreceklerini bir kez daha teyit etmişlerdir.

Türkiye, Bükreş Sözleşmesi ve Eki Protokolleri ile Stratejik Eylem Planını onaylayarak, Karadeniz bölgesinin çevresinin korunması yönünde bölgesel düzeyde taahhütte bulunmuş ve Karadeniz'in ekosisteminin sosyal ve ekonomik eşsiz değerlerinin korunabilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için önemli sorumluluklar üstlenmiştir.

Türkiye,  Bükreş Sözleşmesi kapsamında böylesine önemli bölgesel bir platforma ev sahipliği yaparken ve yıllardır süregelen, bölgedeki öncü devlet kimliğini korurken, söz konusu merkez anlaşmasının onaylanması, ülkemiz açısından büyük önem arz etmektedir.

Karadeniz Komisyonunun 6 kıyıdaş ülke arasında paylaşılmış olan, her biri farklı alanlarda görevlendirilmiş aktivite merkezleri bulunmaktadır.

28 Nisan 2000 tarihinde İstanbul'da imzaya açılan Karadeniz Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşma, Karadeniz ülkelerinin gerek İstanbul'daki yönetim merkezinde gerek 6 kıyıdaş ülkedeki aktivite merkezlerinde, toplantılara geçici veya sürekli görevlerle katılacak temsilci veya uzmanların görevlerinin bağlantıları ile yararlanacakları ayrıcalık ve bağışıklıkları düzenlemektedir.

Anlaşma, bugüne kadar 5 Karadeniz ülkesi tarafından imzalanmıştır. Anlaşma hükümleri, yürürlüğe girmesi için, 4 imzacı devlet tarafından onaylanması gereğini öngörmektedir.

Karadeniz Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın yeterli sayıda kıyıdaş devlet tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesi, Komisyonun etkin biçimde çalışmasını ve Bükreş Sözleşmesinin hükümlerinin gereğince uygulanmasını sağlayacaktır.

Bu anlaşmanın onaylanmasına vereceğiniz destek için şimdiden teşekkür ediyor; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yetkin.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

KARADENİZ'İN KİRLİLİĞE KARŞI KORUNMASI KOMİSYONU'NUN AYRICALIK VE BAĞIŞIKLIKLARINA İLİŞKİN ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 28 Nisan 2000 tarihinde İstanbul'da imzalanan "Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşma"nın onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - 3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 4 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 4 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 4 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonunun Ayrıcalık ve Bağışıklıklarına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 216

Kabul : 215

Ret : 1

Böylece, kanun tasarısı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

Sayın milletvekilleri, birleşime 10 dakika ara veriyorum.

 

Kapanma Saati : 17.32

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 17.47

BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 92 nci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

3. - Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları Raporları  (1/406) (S. Sayısı : 94)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Akdeniz'de Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Hareketleri ve Bertarafından Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesi Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Dışişleri Komisyonunca, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre komisyona geri alındığından, müzakeresini erteliyoruz.

Sayın milletvekilleri, Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.

4. - Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/586) (S. Sayısı :154) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Hazır.

Hükümet?.. Hazır.

Komisyon raporu 154 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, AK Parti Grubu adına, Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Ahmet Edip Uğur; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET EDİP UĞUR (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına, görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan küreselleşme akımı, sermayenin dünyanın bütün bölgelerinde rahatça dolaşmasını ve yatırımlarda kullanılmasını kolaylaştırmıştır; zaten, küreselleşme ve dünyayla entegrasyon düşüncesinin asıl amaçlarından biri de budur.

                                        

(1) 154 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Yabancı sermaye, fark gözetmeksizin, kendisi için uygun ortam bulunan bütün ülkelere gitmekte, bu ortam bozulduğunda ise, çıkmaktadır. Yabancı sermayenin bir ülkeye girişi, ülke ekonomisi için nasıl olumlu bir etki yapıyorsa, çıkışı da, ülke ekonomisini o ölçüde olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı bütün ekonomik ve finansal krizlerde gözlenmektedir. Bu nedenle, yabancı sermayenin ülkeye sağlıklı bir şekilde girmesi, üretime ve ekonomik yatırımlara yöneltilmesi için gerekli ortamın sağlanması, iyi işleyen bir ekonominin oluşturulması ve dünyada yaşanan ekonomik ve finansal krizlerden en az şekilde etkilenmede zorunlu görülmektedir.

Diğer taraftan, ülkeye yabancı sermaye girişini artırmanın yanı sıra, yatırım yapmak isteyen yerli girişimcilerin de özendirilmesi ve teşvik edilmesi, ülke ekonomisinin sağlıklı bir yapıya kavuşması için hayatî önem arz etmektedir.

Bir kere ve en başta söylenmesi gereken bir husus, Türkiye'deki idarî engellerin iş maliyetini artırdığıdır. Dünya Ekonomik Forumunun global rekabet gücü raporuna göre, Türk iş ortamının rekabet alanında en önde gelen dezavantajlarından biri, bürokratik engellerdir. Ortalama olarak, Türkiye'deki yatırımcılar, yönetim için harcadıkları zamanın yaklaşık yüzde 20'sini devlet düzenlemeleri ve idarî gereklilikleri aşmak için harcamaktadırlar. Bir karşılaştırma yaparsak, bu oranın, Merkezî ve Doğu Avrupa'da sadece yüzde 8 ve Latin Amerika'da yüzde 4 olduğu bu raporda belirtilmektedir. Türk firmaları, aynı zamanda, özellikle devlet prosedürleriyle uğraşmak üzere, tam zamanlı birçok eleman çalıştırdıklarını bildiriyor. Yabancı Yatırım Danışmanlık Servisi (FIAS) tarafından incelenen yatırımcıların yüzde 65'inden fazlası, bürokrasiyle daha etkin bir biçimde başa çıkmak için, uzmanlaşmış danışman veya Ankara'nın prosedür ve ilişki bilgilerini haiz olan evrak takipçisi kullandıklarını bildirmişlerdir. Basitçe dile getirilirse, bürokrasiyle uğraşmanın ekmaliyeti ve buna bağlı gecikmeler, Türkiye'de iş yapmayı daha pahalı hale getirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümetimizin ortaya koyduğu ve kamuoyuna tarihleriyle birlikte taahhüt olarak sunduğu acil eylem planında, özel sektör odaklı, doğrudan yabancı yatırımları özendiren tedbirlerin yürürlüğe konulacağı kapsamında, şirketlerin kaydına ilişkin prosedürleri basitleştirmek ve daha verimli hale getirmek amacıyla yapılacak yasal değişiklikler, bu kanun tasarısının kabulüyle gerçekleşmiş olacaktır. Gerek Türkiye Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları Birliği gerekse de iş âleminin diğer temsilcileri tarafından, bürokratik işlemlerin basitleştirilmesi, hemen hemen her platformda dile getirilmektedir. Şirket kuruluşu esnasında ve müteakip yıllarda tasdiki zorunlu olan yasal defterlerin, noterler yerine, odalar bünyesindeki ticaret sicil memurluklarında tasdik edilmesi, bu yönde yasal değişikliklerin acilen yerine getirilmesi talep edilegelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun tasarısı, şirket kuruluşlarında yaşanan gereksiz ve mükerrer işlemlerin giderilmesine yönelik olarak hazırlanmış; bu tasarının yasalaşmasıyla, yeni düzenlemeyle, şirket kuruluşunda 19 aşamadan oluşan işlemler -ki bunları tek tek sayarak zamanınızı alacak değilim- üç aşamaya indirilmiştir. Bu üç aşama;

1 - Hazırlanan taslak anasözleşmenin noter tarafından onaylanması,

2 - Bankaya sermayenin binde 1'i oranındaki tüketici fonunun ve ticaret sicil harcının yatırılması,

3 - Ticaret odası bünyesinde, ticaret sicil memurluğuna şirketin kuruluş tescilinin yaptırılmasıdır.

Üç aşamaya indirilmesiyle, şirket kuruluş işlemlerinin, oluşturulan tek tip bildirim formu sayesinde, aynı gün ve tek merkezde, doğrudan doğruya ticaret sicil memurları tarafından, ticaret ve sanayi odalarında sonuçlandırılması sağlanacaktır.

Geliştirilecek tek tip şirket kuruluş bildirim formunun, ticaret sicili memurlarınca ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmesiyle, yerli ve yabancı yatırımcıların değişik kamu kurum ve kuruluşlarına -örneğin, Maliye Bakanlığına, vergi dairesine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Sosyal Sigortalar Kurumuna- yapacakları başvurulara ilişkin işlemler yerine getirilmiş olacaktır. Yatırımcıların değişik kamu kurum ve kuruluşlarına çoğu benzer belgelerle müracaat ederken kaybettikleri zaman önlenmiş olacaktır. Böylece, ticaretin, ticarî girişimcilerin, yerli ve yabancı yatırımcıların özendirilmesi, bürokrasinin azaltılması, kamu hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı şekilde yerine getirilmesi sağlanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yatırım olursa, işyeri olacak; işyeri olursa, iş ve istihdam imkânı, en önemlisi üretim olacaktır. Bu tasarının temel amacı da, zaten, üretim ve yatırımın hızlandırılmasıdır.

Bu vesileyle, tasarının kanunlaşarak yürürlüğe girmesi ve girişimciye -ki, neticede topluma- bir yararı olacağı inancıyla sözlerimi tamamlıyor; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Uğur.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Mustafa Özyürek; buyurun efendim.

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı, çeşitli kanunlarda değişiklik yapmak suretiyle şirket kuruluşunu kolaylaştırma amacını taşıyan bir tasarı. Öncelikle, uzun zamandır Türkiye'de üzerinde durulan, şirket kuruluşuyla ilgili, yabancı sermayeyle ilgili işlerin kolaylaştırılması, çabuklaştırılması, bürokrasinin azaltılması amacıyla bu tasarı hazırlanmıştır. Bu tasarının getirilmiş olması, gerçekten, son derece yararlıdır.

Türkiye, uzun zamandır, pek çok konuda bürokratik işlem yaratan, yapılması gereken işleri zorlaştıran bir anlayışla yüzlerce kanun çıkardı, binlerce tüzük ve yönetmelik çıkardı. Vatandaşa güvensizlikten kaynaklanan, insanlara güvensizlikten kaynaklanan, bu, işi zorlaştırma, mükerrerleştirme, tekrar tekrar evrak isteme yönteminin, mutlaka, önüne geçilmesi gerekiyor. Bu kadar yoğun evrak istenmesinin, işlerin zorlaştırılmasının temelinde, belki, Türkiye'de yolsuzlukları önleme anlayışı vardır; ama, görülmüştür ki, evrak sayısını artırarak, işlem sayısını artırarak, imza sayısını artırarak usulsüzlük yapılmasının önüne geçmek mümkün değildir. Bütün mesele, yasayla çerçevenin iyi çizilmesi ve çizilen bu çerçeveye uygun şekilde icraatın yapılmasıdır. Geçen hafta, artık, yabancı sermayeyle ilgili olarak bu tip şikâyetleri ortadan kaldıracak bir çerçeve yasasını Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul etmiştir. Meclis, bu konuda üzerine düşen görevi yapmıştır.

Şimdi, şirket kuruluşuyla ilgili olarak önümüze gelen bu tasarıyı kabul etmek suretiyle, şirket kuruluşlarındaki şikâyetleri de ortadan kaldıracak bir çerçeve kanunu kabul etmiş olacağız; ama, Meclisten kanun çıkarılmış olması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin amacını açık seçik ortaya koymuş olması, sorunların çözümünde yeterli olmuyor. Bürokrasinin de, bu konuyla yetkili olan yöneticilerin de, Türkiye Büyük Millet Meclisinin neyi amaçladığını düşünerek ona uygun işlem yapması, ona uygun çalışma yapmasıyla sonuç alınabilir. Yoksa, bürokrasi işi zora sokmak istiyorsa, bürokrasi vatandaşın işini kolaylaştırmak istemezse, "verdiğiniz dilekçenin virgülü eksik" diye geri çevirir, "istenen evrakların bazıları eksik olmuş, yanlış olmuş" der ve "bugün git yarın gel" anlayışıyla işleri yine çıkmaza sokabilir. Öyle inanıyorum ki, bürokrasimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konudaki niyetini, amacını, doğru yorumlamak suretiyle işleri hızlandıracaktır.

Şimdi, Türkiye'de iş yapmak isteyen özel sektörümüz için, Türkiye'de iş yapmak isteyen yabancı sermaye için, formalite, bürokrasi açısından, bu tasarı kabul edildikten sonra bir sorun kalmaması lazım. Dediğim gibi, uygulamada da, Türkiye Büyük Millet Meclisinin amacı, niyeti doğru anlaşılır ve doğru tatbikat yapılırsa. Bunun sağlanması gerekiyor.

Umarım ve dilerim ki, özel sektörümüz, Türkiye'de iş yapmak isteyen insanlar, iş yapmamak için veya işte, paralarını daha kolay kaynaklarda değerlendirmek için reel sektörden, iş yapmaktan uzak durmazlar, artık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendilerine sağladığı bu olanaktan da yararlanmak suretiyle daha çok yatırım yaparlar, daha çok şirket kurarlar ve daha çok yabancı sermayeyi, doğrudan yabancı sermayeyi, Türkiye'ye çekme fırsatını buluruz.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, doğrudan yabancı sermayenin önündeki engellerin kaldırılmasından yanayız; o nedenle, geçen hafta görüşülen tasarıya olumlu oy verdik. Özel sektörün iş yapması, şirket kurması, yatırım yapmasının önündeki engellerin de kaldırılmasından yana olduğumuz için bu tasarıya da olumlu oy vereceğiz. Yeter ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu iyi niyetli girişimi aynen uygulamaya yansısın ve vatandaş "bugün git yarın gel" anlayışından kurtulsun. Bütün mesele, bundan sonra daha çok şirket kurulması, daha çok yatırım yapılması, daha çok iş yapılmasıdır.

Elbette, sadece formaliteleri azaltmak suretiyle, yatırımların birden artacağı, yabancı sermaye geleceği gibi bir hayale kapılmak gerçekçi değildir. Zaten, bu formalitelerin, bir kısmı eziyete dönüşmüş olan bu bürokrasinin kaldırılması gerekir. Bu, bizim görevimizdir; yani, vatandaşa güvenen, vatandaşın kolay hizmet almasını sağlayan bir kamu yönetimi kurmak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevidir; bunun gereğini elbirliğiyle yapmalıyız. Bunun gibi pek çok alanda, vatandaşımızın şikâyet ettiği kırtasiyeciliği, bürokratik engelleri, işi zorlaştıran formaliteleri kesinlikle kaldıran, bütün işleri basitleştiren yolları elbirliğiyle gerçekleştirmeliyiz. Bu, Cumhuriyet Halk Partisinin de seçim bildirgelerinde yer alan bir düzenlemedir; çünkü, biz, vatandaş odaklı bir devlet yapılanmasından yanayız. Vatandaşına güvenmeyen, vatandaşı hakkında, mutlaka yanlış yapacaktır diye düşünen değil, öncelikle vatandaşının beyanına güvenen, vatandaşının beyanını doğru kabul eden, eğer bu güvene rağmen yanlış yapan, yolsuzluk yapan varsa, onun üstüne kararlılıkla giden bir kanunlar kararlar sistemini kurmak ve ona uygun mekanizmaları hayata geçirmek lazım. Biz, bu yasa tasarısını, bu açıdan atılmış önemli bir adım olarak görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu tasarıyı destekliyoruz ve çıktığı andan itibaren de, gerekli formalitelerin ortadan kaldırılmasını, çıkarılması gereken tüzüklerin, yönetmeliklerin en kısa sürede yürürlüğe konulmasını ve bürokrasinin hızlı bir şekilde çalışması suretiyle, yatırımcının, şirket kurmak isteyen insanların önündeki engellerin kaldırılmasını diliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, şirketlerin kurulmasında, bugüne kadar, serbest muhasebeciler, serbest muhasebeci malî müşavirler ve yeminli malî müşavirler, büyük görev yapmışlardır; bu formaliteleri bilmeyen vatandaşlarımıza kolaylık sağlamışlardır ve formaliteleri hızlandırma yönünde çaba harcamışlardır. Bugün, kolaylaştırdığımız sistemin, daha da hızlı işlemesi noktasında, yine bu meslek mensuplarının, elbette avukatlarımızla birlikte, elbette bu konuda ihtisası olan diğer insanlarla birlikte, etkin bir şekilde görev yapacaklarından kuşku duymuyorum. Bakanlığımızın, bu meslek mensuplarının ve avukatlarımızın da, yerini, şirket kuruluşundaki fonksiyonunu tespit etmek suretiyle, mekanizmaları hızlandıracağına inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum ve bu yasa tasarısına Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak olumlu oy vereceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Teşekkürler ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özyürek.

Şimdi, şahsı adına, Adana Milletvekili Sayın Tacidar Seyhan; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

TACİDAR SEYHAN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî, önce komisyonumuzda görüşülen, bugün de Genel Kurulda görüştüğümüz kanun tasarısıyla ilgili çok memnuniyet verici gelişmeler yaşandı hem komisyonumuzda hem daha önceki hazırlıklarda.

Bilindiği gibi, Türkiye'de hep şikâyet ettiğimiz şey, bürokrasinin tıkanıklığı, işlemeyişi, işlerliği sırasında vatandaşa, işletmeye çok ciddî engeller çıkarmasıydı. Büyük bir ölçüde bunları aştık, aşıyoruz bu tasarıyla.

Bilindiği gibi, bu tasarı, işlemleri tamamen ortadan kaldırmıyor aslında; 19 işlemi, sadece şirketler ve teşebbüsler anlamında, yani, onlar nezdinde 3'e indiriyor; fakat, bu işlemi kim üstleniyor; ticaret sicil memurlukları üstleniyor. Maliye Bakanlığı nezdinde ve Çalışma Bakanlığı nezdinde, bütün işlemler ticaret sicil memurluklarınca yapılıyor, buralara bildiriliyor. Zaten, olması gereken de bu idi.

Şimdi, Sayın Bakanım ve Müsteşarım buradayken, ciddî bir sıkıntıyı dile getirmek istiyorum. Tabiî, koordinasyon merkezi oluşturmak kolay değil, buralarda işlem yürütmek kolay değil. Sayın Bakanımın yazılı beyanından da öğrendiğimiz gibi, yılda 3 000 anonim şirket, 35 000 limitet şirket kuruluyor. Bugünkü miktarda, nisan ayı itibariyle anonim şirketler 92 313, limitet şirketler de 526 639'a ulaşmıştır; yani, ticaret sicil memurluklarında, eğer, anasözleşmelerin yenilenmesini saymazsak, o zaman tabi olunacak işlemi saymazsak, sanıyorum, bir yıl içerisinde 38 000 müracaat yaşanacak. Eskiden olmuyor muydu; oluyordu tabi; ama, sadece ticaret sicil memurluğunun görevini üstleniyordu orası, bir bilgi merkezi olarak geliyordu; ama, şimdi, hem bilgi merkezi hem koordinasyon merkezi. Bu bilinçle, ticaret sicil memurluklarında ciddî düzenlemelerin yapılması gerekir; yani, bizim bu işlemi yaparken bir yönetim planlaması reformuna da ihtiyacımız olduğu açıktır. Neyi kaldırdı? Hakikaten, bundan önce kamu idaresinin yükü çok fazlaydı, kanunu bu halde düzenlemeden önce fazlaydı, bürokratik işlemler çoğaltılıyordu, gereksiz zaman ve ekonomi kaybına neden oluyordu. Şimdi, biz, bunların hepsini bir kenara bırakıyoruz. Peki, yerine ne getiriyoruz; gereksiz mükerrer işlemi önlüyoruz, işlem akışı sağlamaya çalışıyoruz; fakat, bunun dışında, karışıklıkları önlemenin dışında çok ciddî bir şey daha geliyor, ferdî; yani, kişisel işlemleri kurumsallaştırma yolunda da bir adım atıyoruz. Türkiye'nin kurumsal yapılanmalarla yönetilmesinin zamanı gelmişti. Biz de buna hep birlikte el atmaya çalıştık ve düzenlemeye çalıştık; fakat, bunun doğru işleyebilmesi için sadece vatandaşı teferruattan kurtarmak yetmez. Siz, eğer, devletin idarî merkezlerini, idare kademelerini de teferruattan kurtarmazsanız, bu işleyişi sağlayamazsınız. Biz, nasıl, işlemlerde bu teferruatı kaldırıyorsak, idarî ve yönetsel yapılanmada da ciddî gelişmeler sağlamak zorundayız değerli arkadaşlarım. Nedir? Eğitilmiş işgücü... Eğer, biz, bu kurumlarımızda eğitilmiş işgücü, bilgiişlem ve otomasyona uygun personel çalıştıramazsak, yığılmanın önüne geçemeyeceğiz. Bunları, müştereken tedbir alabilelim diye söylüyorum. Yönetimi, tekniğe ve planlamaya bağlamazsanız, ona dayatmazsanız, işlemin sürekliliğini de sıkıntıya sokarsınız. Tabiî, bunları yaparken, denetimden ve tamamen yaptırımdan uzak bir ilişki söylemiyorum, öyle, uzaktan yapalım demiyorum, tabiî ki denetimimiz olacak; ama, Türkiye'de yapmamız gereken bir şeyi de birlikte yapacağız; idarede kesin esneklik sağlayacağız değerli arkadaşlarım.

Tabiî, İspanya'da 7, İsviçre'de -sanıyorum- 3 işlem yapılıyordu, Türkiye'de 19 işlem yapılıyordu; biz, bunu 3'e indiriyoruz, çağdaş bir yapılanma; ama, bilgisayara geçmiş olmamıza güvenmeyelim. Bilgisayar, elektronik iletişim anlamına gelmez. Bu otomasyonu sağlayamazsanız, hem ticaret odaları nezdinde -sicilde, tescilde- hem de Çalışma Bakanlığı nezdinde, bunun dışında, Maliye nezdinde ciddî sıkıntılar yaşamaya başlarız.

Bakın, bildirim süremiz on gün. Sanayi Bakanlığı temsilcilerimiz, bize, çok kısa sürede Maliyeyle otomasyona geçeceklerini ve direkt vergi numarası alacaklarını söylediler. Bunu, acilen yapmalıyız, eğer yapmazsak zaten, bu on gün içerisinde işletmeyi farklı yapılanmalara itmek zorunda kalırız; yani, irsaliyesini erteleyecek, mal almışsa faturasını erteleyecek ve vergi numarası geldikten sonra yeniden bu işlemleri yapmak zorunda kalacak. Bir an önce, bu sıkıntıları beraber aşabilmemiz için, bir yönetim planlamasına gitmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, sonuç olarak, bizim yapmak istediğimiz şey, kurumsal güvendir. Bilgiye ve teknolojiye, iletişime geçişi sağlamanın yanında, kurumsal güveni de sağlamak zorundayız. Düzenli ve doğru bilgi almanın, vatandaşı, düzenli, doğru davranmaya zorlamanın tek çaresi, kurumsal düzeni sağlamaktır. Bu düzen içerisinde, özellikle söylüyorum, iletişime ve teknik haberleşmeye son derece büyük yer vermemiz lazım. Bu ağ içerisinde, devleti, kapsayıcı bir üst kurum olarak görmek zorundayız; kapsayıcı ama, bu devlet, tescil eden olmamalı -hep "tescil" lafı geçiyor- devlet, düzenleyen, bu kurumsal kimliği yapısal çalışmaya, ilişkiye dönüştüren bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, kurumları tarif etmek çok zordur. Kurumları tarif ederken kesinlikle bir şeyi gözardı etmemek zorundayız: Sıkışmada ortaya çıkacak sorunların çözümünü yine vatandaşın üzerine yıkarsak, vatandaş birkaç kere geri dönerse, bu işin altından kalkamayız.

Yeterince çağdaşlaştırdık mı; evet, tasarı öyle; ama, devletin ve kurumun sadece kanunlarla yönetilmeyeceğini, kişisel iradenin, kişisel becerinin, yönetim konusunda, farklı değerlendirmelere neden olacağını da bilmek zorundayız.

Bu tasarıya çağdaş bir görüntü kazandırabilmek için, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda, özellikle 1 inci maddede "ciltli defter, sabit mürekkep" kavramlarını kaldırdık, düzenli formda önümüze gelen defterleri tescil edebilmeyi onayladık ve bunun dışında "sabit mürekkep" yerine, genelde işlemin yapılabildiği her tür şartı kabul ettik. Bu, bize bir şeyi gösteriyor: Bu işlem hızlılığı, hem teknik anlamda sürecek hem personel ilişkisi anlamında sürecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu tasarıyı çok uygun bulduğumuzu ve bu tasarıya destek vereceğimizi bildiriyor, hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Seyhan.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

TÜRK TİCARET KANUNU, VERGİ USUL KANUNU, DAMGA VERGİSİ KANUNU,

İŞ KANUNU VE SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI

HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Şirket kuruluş aşamasında 66 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı defterler kullanılmaya başlanmadan önce tacir tarafından ticarî işletmenin bulunduğu yerin Ticaret Sicil Memurluğuna veya notere ibraz edilir. Bu defterler, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerinde yer alan bilgileri içerecek şekilde tasdik ve imza olunur. Sicil memuru veya noter defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmî mühür ve imzasıyla tasdik eder. Noterlerce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicil memurluğuna bildirilir. Şirketlerin müteakip yıl defterleri ile kullanılması zorunlu diğer defterler 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tasdik olunur."

BAŞKAN - Madde üzerinde, şahsı adına, Van Milletvekilimiz Sayın Yekta Haydaroğlu; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

ASUMAN YEKTA HAYDAROĞLU (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 154 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu,  İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, son on yılda ülkemizde her gün gerileme gösteren ekonomimize bir canlılık kazandırmak amacıyla, 58 inci ve 59 uncu hükümetler tarafından bir dizi tasarı getirilmekte ve akabinde yasalar çıkarılmaktadır.

Ticaretin, ticarî girişimcilerin, yerli ve yabancı yatırımcıların özendirilmesi, bürokrasinin azaltılması, kamu hizmetlerinin verimli, etkin ve hızlı şekilde yapılabilmesi için, 154 sıra sayılı tasarı hazırlanıp, Yüce Meclise sunulmuştur. Ülkemizde ticaretin daha iyi işlerlik kazanması ve avantajlardan daha iyi yararlanabilmek için, ferdî işletmeler, şahıs şirketlerine, anonim ve limitet şirketlerine dönüşümüne hız vermişlerdir. Son yıllarda şirket kuruluşlarındaki artış da bunu göstermektedir; dolayısıyla, her yıl 3 000 civarında anonim şirket, 3 500 civarında limitet şirket kurulmasıyla birlikte, ülke genelinde anonim şirket sayısı 92 313'e ve limitet şirket sayısı 526 639'a ulaşmıştır. Bu kadar yoğun olan bu kuruluşların kurulması aşamasında, vatandaşları bezdirici ve zaman alıcı mükerrer evrak ve matbuatın tekrarlanmaması açısından, şimdiye kadar uygulanan ve vatandaşa eziyet çektiren 19 aşamadan oluşan kuruluşun çağdaş bir tasarı getirilerek, 3 aşamaya indirilmesi olumlu olmuş ve sadece illerde aynı günde ve tek merkezde; yani, ticaret ve sanayi odalarında sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Bu da, hükümetimizin, sivil toplum kuruluşlarına, özel sektöre vermiş olduğu güven ve önemin bir göstergesidir.

Değerli milletvekilleri, 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası "Şirket kuruluş aşamasında 66 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı defterler kullanılmaya başlanmadan önce tacir tarafından ticarî işletmenin bulunduğu yerin Ticaret Sicil Memurluğuna veya notere ibraz edilir" şeklinde değiştirilmiştir. Daha önceleri "ciltli olarak noter tarafından tasdik edilir" şeklindeydi. Bu "ciltli" kelimesi de Tacidar Beyin söylediği gibi, kaldırılarak, daha teknik bir şekilde düzenlenmiştir.

Defter tasdiklerinde, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdiklerine ilişkin hükümlerinde yer alan bilgileri içerecek şekilde tescil ve imza olunur.

Komisyonda, şirketlerin, kuruluş aşamasında, tutmak zorunda oldukları defterlerin tasdikinin sadece ticaret sicil memurluklarında olması, ticaret sicil memurlukları olmayan ilçelerde sıkıntı yaratacağından; ayrıca, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde yığılmalar olacağından, bu tasarıya "veya notere ibraz" ibaresi ilave edilmiştir. Komisyonda bu çalışmalar yapılırken, Noterler Birliği temsilcisinin de görüşleri alınarak "veya notere ibraz" cümlesi ilave edilerek, şirket kurucularına kolaylık getirilmiştir.

Bu vesileyle, bunun, tasarı olarak Meclise getirilmesinde emeği geçen tüm şahıslara, sivil toplum kuruluşlarına, kurumlara ve iki partinin komisyon üyelerine teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Haydaroğlu.

1 inci madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2.- 6762 sayılı Kanunun 273 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Madde 273.- Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yayımlanacak tebliğle faaliyet alanları tespit ve ilân edilecek anonim şirketler Bakanlığın izni ile kurulur. Bu şirketlerin esas mukavele değişiklikleri de Bakanlığın iznine tâbidir. Bunun dışında anonim şirketlerin kuruluşu ve esas mukavele değişiklikleri Bakanlığın iznine tâbi değildir."

BAŞKAN - Madde üzerinde, şahsı adına, Konya Milletvekili Sayın Hasan Anğı; buyurun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

HASAN ANĞI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 154 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 2 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının tümüne baktığımızda, iş hayatının bürokrasiden kurtarılması adına ve yerelleşme adına önemli adımlar atıldığı görülmektedir. Pek çok kanunda yapılan değişikliklerle, şirket kuracak arkadaşlarımızın, ticaret sicil memurlukları vasıtasıyla, birçok yere ulaşmadan, yapacakları müracaatların vergi dairelerine ve Sosyal Sigortalar Kurumuna iletilmesiyle iş kolaylaşmış oluyor.

Tasarının diğer olumlu bir yanı da, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yayımlanacak tebliğle faaliyet alanları belirlenen şirketler hariç olmak üzere, şirketlerin, çok daha kolay bir şekilde, izin almadan, anasözleşmeleriyle ilgili değişiklikleri yapabilmesidir. Bugüne kadarki uygulamada iş gecikiyordu; mükellefler, Türkiye'nin dört bir tarafından Ankara'ya kadar gelip, bu süreci takip etmek zorunda kalıyorlardı; bu şekildeki bir düzenlemeyle, bu iş kolaylaşmış oluyor. Yabancı sermayeye yönelik geçen hafta yapılan düzenlemeyle de, hem yabancı sermayenin hem de yerli sermayenin -müteşebbis ruhun gelişmesi adına- önündeki bürokratik engellerin azaltılması adına önemli adımlar atılmış oluyor.

Bu düzenleme, komisyon çalışmaları sırasında, hem değerli bürokratlarımızın hem iktidar grubumuza ait hem muhalefet grubuna ait arkadaşlarımızın değerli katkılarıyla, Genel Kurula gelmiş bulunuyor.

Tasarının ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Anğı.

2 nci madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3. - 6762 sayılı Kanunun 386 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"2. İlân ve tebliğ :

Madde 386. - Umumî heyet esas mukavelenin değiştirilmesi için toplantıya davet edildiği takdirde değişiklik metninin asıl metin ile birlikte 368 inci maddede yazılı olduğu üzere ilânı ve ilgililere tebliği lâzımdır."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

4 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 4. - 6762 sayılı Kanunun 510 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

"Müdürler, 31 inci madde hükümlerine uygun olarak şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline kaydedilmesini talep ederler."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

4 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

5 inci maddeyi okutuyorum :

MADDE 5. - 6762 sayılı Kanunun 509 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 514 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

5 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

6 ncı maddeyi okutuyorum :

MADDE 6. - 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"1. Gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya vekillerince, şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama bildirimleri ise işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde ticaret sicili memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır. Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine yapılır."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

Maddeyle ilgili bir önerge vardır; okutuyorum :

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

154 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı maddesinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Abdullah Erdem Cantimur

Mustafa Özyürek

Niyazi Pakyürek

 

Kütahya

Mersin

Bursa

 

Tacidar Seyhan

 

Mehmet Emin Tutan

 

Adana

 

Bursa

Madde 6.- 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"1. Gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren 10 gün içerisinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca, şirketlerin kuruluş aşamasında işe başlama bildirimlerini ise işe başlama tarihinden itibaren 10 gün içinde ticaret sicil memurluğunca ilgili vergi dairesine yapılır. Şirketlerin işe başlama bildirimleri dışında yapılacak bildirimler ile işi bırakma ve değişiklik bildirimleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden itibaren bir ay içerisinde mükellef tarafından vergi dairesine yapılır."

BAŞKAN - Okunan önergeye Komisyon katılıyor mu?

SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ ve TEKNOLOJİ KOMİSYONU BAŞKANI SONER AKSOY (Kütahya) - Takdire bırakıyoruz efendim.

BAŞKAN - Sayın Hükümet katılıyor mu?

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Katılıyoruz.

BAŞKAN - Sayın Özyürek, gerekçeyi mi okutayım?

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Gerekçe okunsun efendim.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum :

Gerekçe :

Hem gerçek kişilerin hem de tüzelkişilerin işe başlama bildirimlerini daha hızlı yapabilmeleri ve ticaret sicil memurluğunun iş yoğunluğunun azaltılabilmesi için, kendi yasalarına göre bu konularda yetkili ve deneyimli olduğu kabul edilen avukatlardan ve 3568 sayılı Yasaya göre yetki almış meslek mensuplarından yararlanılması düşünülmektedir.

BAŞKAN - Gerekçesini okuttuğum, Komisyonun takdire bıraktığı, Hükümetin katıldığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Şimdi, 6 ncı maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

7 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 7. - 213 sayılı Kanunun 223 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

7 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... 7 nci madde kabul edilmiştir.

8 inci maddeyi okutuyorum :

MADDE 8. - 213 sayılı Kanunun 224 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 "Noterlerin yapacağı tasdik şerhleri ile anonim ve limited şirketlerin kuruluşu aşamasında ticaret sicil memurlarınca da yapılacak tasdik şerhleri defterin ilk sayfasına yazılır ve aşağıdaki malumatı ihtiva eder."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

8 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

9 uncu maddeyi okutuyorum :

MADDE 9. - 1.7.1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 22 nci maddesinin (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"a) Anonim, eshamlı komandit ve limited şirket mukavelenamelerinin veya bunların süre uzatmaları hakkındaki kararlarının tescil tarihinden itibaren üç ay içinde,"

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... 9 uncu madde kabul edilmiştir.

10 uncu maddeyi okutuyorum :

MADDE 10. - 25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Şirketlerin tescil kaydı ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği kuruluş belgeleri üzerinden yapılır ve işyeri tescil numarası doğrudan şirket tüzel kişiliğine bildirilir."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

Madde üzerinde verilmiş 1 önerge vardır; önergeyi okutuyorum :

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 154 sıra sayılı Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 10 uncu maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

 

Faruk Çelik

Mahmut Kaplan

Fatma Şahin

 

Bursa

Şanlıurfa

Gaziantep

 

Mehmet Özlek

Mustafa Nuri Akbulut

Nihat Eri

 

Şanlıurfa

Erzurum

Mardin

Madde 10.- 22. 05. 2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise, ticaret sicil memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicil memurluğunca bir ay içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir."

BAŞKAN - Önergeye Sayın Komisyon katılıyor mu?

SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİÎ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU BAŞKANI SONER AKSOY (Kütahya) - Takdire bırakıyoruz.

BAŞKAN - Önergeye Sayın Hükümet katılıyor mu?

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Katılıyoruz.

BAŞKAN - Gerekçeyi mi okutalım?..

FARUK ÇELİK (Bursa) - Evet Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum :

Gerekçe :

İş Kanununun tarih ve numarası, 22. 05. 2003 tarih ve 4857 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Bu nedenle değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN - Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Şimdi, 10 uncu maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

11 inci maddeyi okutuyorum :

MADDE 11. - 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Şirket kuruluşu aşamasında, sigortalı çalıştırmaya başlayacağı tarihi ve çalıştırılacak sigortalı sayısını beyan eden şirketlerin ticaret sicil memurluklarına yaptıkları bu bildirimler, ticaret sicil memurluklarınca on gün içinde ilgili Kurum ünitesine gönderilir ve bu bildirim, işverence Kuruma yapılmış sayılır. Bildirimin bu süresi içerisinde Kuruma gönderilmemesi halinde ilgili ticaret sicil memurluğu hakkında bu Kanunun 140 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca işlem yapılır."

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

11 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

12 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 12. - 213 sayılı Kanunun 153 üncü maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Ticaret sicili memurlukları, kurumlar vergisi mükellefi olup da Türk Ticaret Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca tescil için başvuran mükelleflerin başvuru evraklarının bir suretini ilgili vergi dairesine intikal ettirir. Bu mükelleflerin işe başlamayı bildirme yükümlülükleri yerine getirilmiş sayılır. Bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurları hakkında işe başlamanın zamanında bildirilmemesine ilişkin usulsüzlük cezası hükümleri uygulanır.

BAŞKAN - 12 nci madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

12 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

13 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 13.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 13 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

14 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 14.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - 14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, teşekkür edebilir miyim?

BAŞKAN - Sayın Bakanımız bir teşekkür konuşması yapacaklar.

Buyurun Sayın Bakanım. (Alkışlar)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısının kabulü dolayısıyla, Hükümetimiz adına, sizlere şükranlarımı sunuyorum.

Bu yasa tasarısı, aslında, muhalefet partilerimizin de iktidar partimizin de seçim programlarında yer alan, devleti hantal yapıdan kurtarmak, şeffaf bir yönetimi getirmek, e-devlet ilkesine hızla yaklaşmak; dolayısıyla, bir taraftan, her şeyin Ankara'dan karara bağlandığı bir devlet yapısından kurtulmak bir taraftan, yılların birikimiyle meydana gelen, aslında bürokrat arkadaşların bile şikâyetçi olduğu, ama, mevzuattan kaynaklanan bürokratik engellerin kaldırılması, üçüncü olarak da, hizmetin müteşebbisin ayağına, halkın ayağına götürülmesi bakımından, fevkalade önemli bir adımdır.

Bu konuda, özellikle, Anamuhalefet Partimizin gerek komisyonlarda gerekse Genel Kurulda verdiği desteğe teşekkür ediyorum. Bu yasanın da Genel Kurulda anlayışla çıkmasının diğer çalışmalarımıza da örnek olması dileklerimle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakanım.

Sayın milletvekilleri, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.

5. - Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/587) (S. Sayısı: 149) (1)

BAŞKAN - Hükümet ve Komisyon yerinde.

Komisyon raporu, 149 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteği?.. Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmış olduğundan, maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1. - 26.4.1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 22. - Yüksek Seçim Kurulu; 28 inci maddede tanımlanan bilgisayar ortamında seçmen kütüğü oluşturmanın alt yapısını teşkil eden SEÇSİS Projesi kapsamında, seçmen olan vatandaşları bilgisayar kayıtlarına aktarmasına kadar, 36 ncı maddenin birinci fıkrasında öngörülen genel yazım ve denetleme yapılmaz."

                                        

(1) 149 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - 3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (Alkışlar)

Sayın milletvekilleri, 19.30'da toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.

Kapanma Saati : 18.44

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 19.35

BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN

KÂTİP ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 92 nci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Kanun tasarı ve tekliflerini görüşmeye devam ediyoruz.

Vatandaşlık Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

6. - Vatandaşlık Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/438) (S. Sayısı : 97) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Komisyon raporu, 97 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, AK Parti Grubu adına, Bolu Milletvekili Sayın Mehmet Güner; buyurun.  (AK Parti sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET GÜNER (Bolu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün komisyonumuzda görüşülerek Genel Kurula inen Vatandaşlık Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu sözleşmenin onaylanıp, kanunlaşmasının ardından gündeme gelecek olan, Kişi Halleri Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşme, Ahvali Şahsiye Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşme, Yaşam Belgesi Verilmesine Dair Sözleşme ve Ahvali Şahsiye Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşme gibi, kanunlaşacak sözleşmeler var. Bu arada, bu sözleşmelerin hepsi, aşağı yukarı, içerik bakımından birbirlerinin aynı olması hasebiyle, bundan sonra, gündeme gelecek bu kanunlar hakkında AK Parti Grubu adına söz almayacağız; ancak, bu sözleşmenin maddelerini tek tek açıklamaya gerek olmadığını söyleyerek, bu sözleşmeler genel amaçları hakkında bir şeyler söyleyebiliriz.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bugün, milletlerarası siyasî, askerî ve kültürel entegrasyonun giderek arttığı ve önem kazandığı bir dünyada yaşıyoruz. Günümüzde insanlar çok sık seyahat etmekte, yabancı ülkelerde çalışmakta ve ticaret yapmaktadır; ancak, bu arada, gitmiş oldukları ülkelerde, o devletin hukukuyla ilişkiye girdiklerinde, gelmiş oldukları ülkelerin vatandaşlığını ispat etmekte oldukça zorlanmaktadırlar; çünkü, taşıdıkları belgelerde ortak bir lisan bulunmamaktadır.

Bu gelişmelere paralel olarak, kişileri ve devletleri çok yakından ilgilendiren vatandaşlık ve ahvali şahsiye konuları da, ülke sınırlarını süratle aşarak, milletlerarası bir boyut kazanmıştır. Artık,

                                       

(1) 97 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

devletler, vatandaşlarının ülke içinde olduğu kadar, ülke sınırları dışında da vatandaşlık ve ahvali şahsiye sorunlarını bilmek, takip etmek ve çözmek ihtiyaç ve zaruretiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu ihtiyaç ve zaruret, sözü edilen olayların en üst seviyede yaşandığı ve bilindiği Avrupa'da, daha çabuk hissedilmiştir; Avrupa devletlerini, birlikte çalışma ve yardımlaşmaya sevk etmiştir.

Bu düşünceden hareketle, Belçika hükümeti, Fransa, Lüksemburg, Hollanda ve İsviçre'nin de katılımıyla, Bern Şehrinde toplanarak, 25 Eylül 1950 tarihinde Milletlerarası Ahvali Şahsiye komisyonunu kurmuşlardır. Türkiye'nin 24 Eylül 1953 tarihinde katıldığı Komisyonun üye sayısı, Almanya, İtalya, Yunanistan, Avusturya, İspanya, Portekiz, İngiltere, İskoçya, Hırvatistan, Macaristan ve Polonya'nın da üye olmasıyla, 16'ya ulaşmıştır.

Yukarıda sözü edilen konulara ilişkin olarak, milletlerarası işlemleri kolaylaştırmak, çalışmalara etkinlik ve süratlilik kazandırmak, ülkelerin mevzuatları arasında birlik, bütünlük ve ahengi sağlamak düşüncesiyle seri toplantılar düzenleyen komisyon, bir dizi sözleşme gerçekleştirmiş ve üye ülkelerin imzasına sunmuştur. Her ülke, taraf olduğu sözleşmeyi parlamentosunda onaylatarak yürürlüğe koymaktadır. Uluslararası sözleşmelerin, kanun hükmünde kabul edilmesi ve Anayasaya aykırılık iddiasıyla dava konusu yapılamaması, bu sözleşmelerin kanunlaşmasının önemini ortaya koymaktadır.

Değerli arkadaşlar, biraz sonra oylarınızla kanunlaşacak olan bu sözleşmeler, ülkemizin Avrupa Birliğine girme noktasında da önem arz etmektedir.

Bu vesileyle de, kanunlaşacak bu sözleşmelerin ülkemize hayırlı olması dileğiyle, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Güner.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

VATANDAŞLIK BELGESİ VERİLMESİNE İLİŞKİN SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 14 Eylül 1999 tarihinde Lizbon'da imzalanan "Vatandaşlık Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşme"nin onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - 3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Vatandaşlık Belgesi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 191

Kabul : 191

Böylece, kanun tasarısı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

Sayın milletvekilleri, Kişi Halleri Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporlarının görüşmelerine başlıyoruz.

7. - Kişi Halleri Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/439) (S. Sayısı : 98) (2)

BAŞKAN - Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Komisyon raporu, 98 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteği?.. Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmış olduğundan maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

KİŞİ HALLERİ KONUSUNDA MİLLETLERARASI KARŞILIKLI BİLGİ VERİLMESİNE İLİŞKİN SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU

HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 12 Eylül 1997 tarihinde Neuchatel'de imzalanan "Kişi Halleri Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşme"nin onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

                                        

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(2) 98 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - 3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Kişi Halleri Konusunda Milletlerarası Karşılıklı Bilgi Verilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum :

Kullanılan oy sayısı : 201

Kabul : 201

Böylece, tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

Sayın milletvekilleri, Ahvali Şahsiye Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporlarının görüşülmesine başlıyoruz.

8. - Ahvali Şahsiye Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/440) (S. Sayısı : 99) (2)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Komisyon raporu 99 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, İzmir Milletvekili Sayın Hakkı Ülkü; buyurun. (Alkışlar)

                                        

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(2) 99 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

CHP GRUBU ADINA HAKKI ÜLKÜ (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ahvali Şahsiye -kişi halleri ya da kişi durumları diye Türkçeye çevrilebilecek olan- Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında "ulusal bilgi altyapısı genişletilerek bilgiye erişim kolaylaştırılacak, internete erişim kapasitesi uluslararası gelişmelerin gerektirdiği düzeye yükseltilecek, elektronik ticareti geliştirmek ve bilgi güvenliğini sağlamak için uluslararası kural ve standartlar çerçevesinde hukukî ve kurumsal düzenlemeler yapılacaktır" denilmektedir ve ilave olarak "telekomünikasyon hizmet yeteneğinin küresel düzeyde geliştirilmesi amaçlanacak, kullanıcıların makul ücretlerle telekomünikasyon hizmetleri ve altyapısından yararlanması temin edilecek, saydamlık ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde tüketici hakları korunacak ve sektörde etkin bir rekabet ortamı sağlanacaktır" diye bitmektedir.

Değerli milletvekilleri, küreselleşme, bir olgu,  bir vakıa, bir gerçek. Önemli olan, küreselleşmenin yaşanılan ülkeye zarar vermesini önlemek, ülke ihtiyaçlarına göre de akıllıca davranmak ve o ihtiyaçları günün koşullarına göre saptamak ya da ayıklamaktır.

Küreselleşmenin başlangıç tarihi bazıları için buhar ve buharlı makinelerin icadı, bazıları için telgraf ya da telefonun icadı, bazıları içinse bilgisayarın ve internetin icadı olarak gösteriliyor. Hatta bilgisayarın ve internetin yaygınlaşması sonucunda, insanlararası mesafenin kalkacağını, insanların köydeki yaşam kadar birbirlerine yakınlaşacağını ve sanki dünyanın bir köy olacağını iddia ediyor iletişim kuramcıları. Evet, dünya, eskisine nazaran herkese biraz daha yakın, yoğun bir trafik var insanlar arasında. Bu durum, hükümetler için de, devletlerin organlar için de geçerli.

Zaman en önemli kavram oldu artık. Bir işi yapabilmek için, aylar, haftalar, günlere gerek kalmadı; saatle değil, dakikayla yarışan, insanların yaşamlarını kolaylaştıran e-devlete -yani, elektronik devlete- adım adım gidilmektedir. Elektronik devlet projelerinin hayata geçmesiyle birlikte bürokrasideki kırtasiyecilik ve hantal yapı en aza indirilebilecek, devletin işleyişi daha saydam bir hale getirilecektir; ancak, böyle bir düzenlemenin yapılabilmesi için yeterli altyapı donanımının kurulması gerekmektedir.

Geçtiğimiz ay, Cezayir'de meydana gelen deprem sonucunda internet bağlantısı sağlayan fiberoptik kablolar kopmuş, içerisinde Türkiye'nin de bulunduğu Akdeniz havzasındaki devletlerin bazılarının internet bağlantısı yüzde 80 oranında azalmıştır. Sadece, Türkiye'nin, bu durumdan, bugün için, en az 1 000 000 000 dolar zarar ettiği söylenebilir. Türk Telekomdan yapılan açıklama, arızanın bir hafta içerisinde giderileceği yönündeydi; ancak, bugüne kadar ne internet bağlantısı eski hızında ne de bir yetkili, bu durumu izah edecek bir açıklamada bulunuyor. İşte, bu durumun da göz önüne alınarak, bilgisayar merkezli uluslararası veri tabanının kurulmasına ilişkin sözleşmenin görüşüldüğü bir sırada, Türkiye'nin iletişim altyapısına biraz değinmek istiyorum.

Burada temel bir  soru akla geliyor; biz, çocuklarımızı yeterince bilgi çağına hazırlayabiliyor muyuz; altyapımız yeterli mi; altyapımızın alternatifleri var mı; acil eylem planlarımız içinde 15 000 kilometrelik duble yol yapmak dışında, deprem gibi felaketlerde devreye girebilecek alternatif acil eylem planlarımız var mı? Bu soruları kendimize sorup, dürüstçe cevaplamadığımız sürece, bizler, sadece günü yaşayan, üretmek yerine tüketen, kol gücüyle yaşayan üçüncü dünyacı bir ulus olmaya mahkûm kalırız. Sonra da torunlarımız "hani dünyayı bizden ödünç almıştınız; biz, hâlâ bir mail bile alamadık" diye yakınırlar. Hatta, gün gelir, hesap da sorarlar.

Bakın, ben size, şu anda, gelişmiş ülkelerde bilginin ve teknolojinin nasıl kullanıldığına ilişkin çarpıcı bir gerçeği anlatayım: Aslında, Matrix filminde de buna benzer ipuçları var; ama, reklam olmasın diye onu geçiyorum. Diyelim, Batı Avrupa'da uygar bir kentte caddede yürüyorsunuz. Birden, gürültülü bir öksürük sesi... Şöyle, boğazını temizler gibi, hani, gıcık gidermek için gibi. Ses o kadar yüksek ki, hani, kim bu acaba diye etrafınıza bakınıyorsunuz; yakınınızda pek birileri yok; ama, o da ne; bir kez daha bir öksürük; çok da yakından üstelik. Birden, sesin, yanından geçtiğiniz reklam panosundan geldiğini fark ediyorsunuz. Panoya bakıyorsunuz ve öksürük bir kez daha... Panoya bakınca reklamı görüyorsunuz. Oysa, yanından, hiç bakmadan geçecektiniz; belki, orada reklam panosu olduğunun farkında bile olmayacaktınız. Öksürük, sizi reklama baktırdı. Reklam panosu, yanından geçeni fark edip, öksürük sesi çıkaran bir elektronik düzene ayarlanmış. İşte "outernet" denilen ve artık yeni bile sayılmayan bir uygulama... "İnternet" bir şeyin içinden geçen ağ anlamına "outernet" ise -tıpkı internet gibi yakıştırma bir sözcük- bir şeyin dışından geçen ağ anlamına geliyor. Bilgi ve iletişim teknolojisi sayesinde, örneğin, cadde ve sokaklardaki reklam panolarına, mutlaka bakmayı ve görmeyi sağlayan muziplikte kullanılabilir.

Öksüren afişin daha ileri bir aşaması da, konuşan afişler. Aslında, konuşan afişin, bildiğimiz kâğıt afişle bir ilgisi yok; elektronik kâğıttan yapılıyor. Bu da, elbette kâğıt değil, başka türlü tarif edilemediği için "kâğıt" demek zorundayız. Bir plazma ekran aslında; ama, aynen afiş büyüklüğünde ve afiş tarzında.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bunlara, şimdilik, Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinin, ileri bilgi toplumu niteliği kazanmış, seçkin sayılı kentlerinde, en çok sinema ve tiyatro fuayelerinde rastlanıyor. Afişe baktığınız an, afişte kimin resmi varsa, sizinle konuşmaya başlıyor; yani, afişten size doğru bir konuşma duyuyorsunuz.

"Düşünen Resimler" adlı bir şirketin icadı olan konuşan afişlerde, plazma ekran kullanılıyor. Ekranın afişten farkı yok, sadece, yukarısında bir elektronik göz, belli bir yakınlığa kadar gelenleri fark ediyor; göz, hareketi sezince, düzenek konuşmaya başlıyor. Elbette, kendi kendine konuşuyor; ama, şimdilik. Sizinle karşılıklı konuşmaya başlayacağı günler de uzak değil.

Amerika Birleşik Devletlerinde 5 700 sineması olan bir şirketler grubu, bütün sinema fuayelerini merkezî bir sisteme bağlamaya hazırlanıyor. Böylece, hangi sinemada ne oynuyorsa, ona uygun afişi merkezden oraya ışınlayacak, afişler, seyirciyle etkileşimli olacak. Bu, elektronik kâğıdın, pazarlama ve perakendeciliğe getirdiği müthiş bir kolaylık; çünkü, afiş planlaması ve tasarımı için bilgisayar yeterli; basımevine gerek yok, renk ayırımı derdi yok, afişleri sırtlayıp tek tek gidip asmak, takmak yok, bunun için adam tutmak ve denetlemek derdi de yok. Tek yapılacak şey, uygun afişi bilgisayar ekranında tasarlayıp doğru adrese elektronik olarak göndermek; çünkü, elektronik kâğıt, üzeri sürekli silinip yazılan bir ekran; bir tuşla yeniden yazılıyor, bir tuşla siliniyor. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kendi kendine konuşan afişin daha ileri aşaması da, sinema seyircisine akıllı kart vererek, afiş ile seyirci arasında gerçek bir etkileşim yaratmak. Afiş, önünden geçen herkesle değil, üzerinde akıllı kartı olan seyirciyi tanıyacak ve sadece onunla konuşacak; bunun adı da doğrudan pazarlama.

Elektronik kâğıtla yapılan bu yeni uygulamaların, reklam ve pazarlama sektörüne sağlayacağı olanakları düşünmek bile bizim için çok zor. Klasik anlayışların geçmediği yeni ortamlar bunlar ve ileri bilgi toplumunda yaşamak sayesinde oluyor bütün bunlar. Türkiye ise, ileri bilgi toplumu niteliğini kazanmış ülkelerin erişmeye başladığı bu yepyeni yaşam biçimlerinden hızla geride kalmaya devam ediyor. İyi ki bu tasarı görüşülüyor.

Görüşmekte olduğumuz bu kanun tasarısı, yoğunlaşan bu tür ilişkilerin bir sonucu olarak, bilgiye hızla ulaşmanın yolunu açıyor, zaten açmalıdır da. Biz de, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, böyle baktığımız için, bu tasarıyı uygun buluyoruz. Bu vesileyle, hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Ülkü.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum :Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

AHVALİ ŞAHSİYE BELGELERİNDE YER ALAN BİLGİLERİN KODLANMASINA İLİŞKİN SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 6 Eylül 1995 tarihinde Brüksel’de imzalanan “Ahvali Şahsiye Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşme”nin onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde  söz isteği?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum :Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum :Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN- Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum :Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açıkoylamaya tâbidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum :Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Ahvali Şahsiye Belgelerinde Yer Alan Bilgilerin Kodlanmasına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum :

Kullanılan oy sayısı : 209

Kabul : 209

Böylece, kanun tasarısı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Yaşam Belgesi Verilmesine Dair Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.

9. - Yaşam Belgesi Verilmesine Dair Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/441) (S. Sayısı : 100) (2)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Komisyon raporu, 100 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteği?.. Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

YAŞAM BELGESİ VERİLMESİNE DAİR SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ

UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 10 Eylül 1998 tarihinde Paris'te imzalanan "Yaşam Belgesi Verilmesine Dair Sözleşme"nin onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

                                        

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(2) 100 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Yaşam Belgesi Verilmesine Dair Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 209

Kabul : 209

Böylece, tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

Ahvali Şahsiye Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları raporlarının müzakeresine başlıyoruz.

10. - Ahvali Şahsiye Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/442) (S. Sayısı : 102) (2)

BAŞKAN - Komisyon ve Hükümet yerinde.

Komisyon raporu 102 sıra sayısıyla bastırılmış ve dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde söz isteği?.. Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Tasarının maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum :

AHVALİ ŞAHSİYE CÜZDANLARININ TANINMASINA VE GÜNCELLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN SÖZLEŞMENİN ONAYLANMASININ UYGUN  BULUNDUĞU

HAKKINDA KANUN TASARISI

MADDE 1. - 5 Eylül 1990 tarihinde Madrid'te imzalanan "Ahvali Şahsiye Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşme"nin onaylanması uygun bulunmuştur.

BAŞKAN - Madde üzerinde söz isteği?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum :

MADDE 2.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN - 2 nci madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum :

MADDE 3.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

                                        

(1) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.

(2) 102 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

BAŞKAN - Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tasarının tümü açıkoylamaya tabidir.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Oylama için 5 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar varsa, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Ahvali Şahsiye Cüzdanlarının Tanınmasına ve Güncelleştirilmesine İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 214

Kabul : 214

Böylece, kanun tasarısı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır; hayırlı olsun. (1)

Sayın milletvekilleri, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

11. - Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu raporu (1/527) (S. Sayısı : 144)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Uzman Jandarma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

12. - Uzman Jandarma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarıları ve İçişleri Komisyonu raporu (1/395,1/446) (S. Sayısı : 75)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Sayın milletvekilleri, bu durumda, Genel Kurulda, çoğunluk yönünden görüşmelerin devamına imkân görülmediğinden, kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 12 Haziran 2003 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyorum.

Kapanma Saati : 20.35