DÖNEM : 22        YASAMA YILI : 1

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 17

 

90 ıncı Birleşim

5 . 6 . 2003 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R  

I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMA

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Bayrak'ın, ülkemizdeki korsan yayıncılık faaliyetlerinin olumsuz etkileri ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

2. - Gümüşhane Milletvekili Temel Yılmaz'ın, gelişmekte olan organik tarımın dünya ve Türkiye için önemine ilişkin gündemdışı konuşması

3. - Hatay Milletvekili Züheyir Amber'in, Sigarasız Bir Dünya Gününe ilişkin gündemdışı konuşması

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan ve 22 milletvekilinin, kamuda geçici işçi statüsünde çalışanların durumu konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/102)

2. - Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan Yerlikaya ve 25 milletvekilinin, Munzur Vadisi Projesi konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/103)

3. - Manisa Milletvekili Hasan Ören ve 21 milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirliliğin ve tarımsal üretime etkilerinin araştırılarak, havzadaki tarımın geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/104)

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - (10/4) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin tezkeresi (3/298)

V. - SEÇİM

A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

1. - Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyeliklerine seçim

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/327) (S. Sayısı : 142)

2. - T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün; Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün'ün; Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri; İzmir Milletvekilleri Yılmaz Kaya ile Erdal Karademir'in, Çiftçilerin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna Devredilen Millî Aydın Bankası T.A.Ş. - Tarişbank'a Olan Ziraî Kredi Borç Faizlerinin Silinmesine ve Asıl Borcun Taksitlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Tarım, Orman ve Köyişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/604, 2/3, 2/80, 2/109, 2/111) (S. Sayısı : 151)

3. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu Arasında Merkez Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/436) (S. Sayısı : 87)

4. - Uydular Aracılığı ile Haberleşme Uluslararası Teşkilatı (INTELSAT) Anlaşmasının ve İşletme Anlaşmasında Yapılan Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/462) (S. Sayısı : 114)

5. - Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek Arasında Konsolosluk Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/517) (S. Sayısı : 147)

 

VII. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, Cumhurbaşkanıyla görüşmesinde kullandığı iddia edilen ifadeye ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in cevabı (7/477)

2. - Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk'in, Antalya-Kaş'ta yapılan trafonun ne zaman faaliyete geçeceğine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/483)

3. - İzmir Milletvekili Muharrem Toprak'ın, okul kitaplarının seçimine ve müfredat değişikliğine ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı (7/488)

4. - İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, solvent ve soğuk işlem yağı üretimine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/503)

5. - Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Erzurum-Horasan AK Parti İlçe kongresinin Meslekî Teknik Eğitim Merkezinde yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı (7/509)

6. - Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar'ın, Asi Nehrinden su taşkınlarına karşı alınan önlemlere ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/515)

7. - Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın, bor cevheri satışı ve Eti Holding'e ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/530)

8. - Yozgat Milletvekili İlyas Arslan'ın, bazı baraj ve sulama projelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/564)


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.

Sinop Milletvekili Cahit Can'ın,

Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık'ın,

Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın,

Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı  konuşmalarına, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe cevap verdi.

Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 42 milletvekilinin, kamuda bürokrasinin azaltılarak hizmetlerde etkinlik ve verimliliğin sağlanması için (10/100),

Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 22 milletvekilinin, üniversite kurulacak illerin ve (10/101),

Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Gündemin "Oylaması Yapılacak İşler" kısmının 1 inci sırasında bulunan, 29.5.2003 tarihli 87 nci Birleşimde görüşmeleri tamamlanıp tümü üzerinde yapılan açıkoylamasında Genel Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığından bu birleşimde tekrar oya sunulan, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının (1/558) (S. Sayısı : 135), elektronik cihazla yapılan açıkoylamadan sonra, kabul edilip kanunlaştığı açıklandı.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Tasarısının (1/327) (S. Sayısı : 142) görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi;

2 nci sırasında bulunan, Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/482) (S. Sayısı : 115) görüşmelerini müteakiben yapılan oylamadan sonra,

3 üncü sırasında bulunan, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/434) (S. Sayısı : 148),

4 üncü sırasında bulunan, Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/589) (S. Sayısı: 150),

5 inci sırasında bulunan, Avrupa Konseyinin İmtiyaz ve Muafiyetlerine Müteallik Umumî Anlaşmaya Ek 6 Numaralı Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/366) (S. Sayısı : 80),

6 ncı sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gürcistan Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu  Hakkında (1/386) (S. Sayısı : 81),

7 nci sırasında bulunan, Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolünde Yapılan Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/390) (S. Sayısı: 83),

8 inci sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası Çalışma Örgütü Arasında Uluslararası Çalışma Örgütünün Ankara'daki Ofisi İçin Yer Tahsisine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında (1/404) (S. Sayısı : 84),

9 uncu sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin ve Eki Sağlık Bakımı Hakkında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/422) (S. Sayısı : 86),

10 uncu sırasında bulunan, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Kyoto ve Minneapolis Tam Yetkili Konferansları Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/454) (S. Sayısı : 117),

Kanun Tasarılarının, görüşmelerini müteakiben  elektronik cihazla yapılan açıkoylamalardan sonra,

Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.

5 Haziran 2003 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 20.45'te son verildi.

Sadık Yakut

Başkanvekili

Mevlüt Akgün             Yaşar Tüzün

          Karaman                      Bilecik

Kâtip Üye                Kâtip Üye

Ahmet Küçük

Çanakkale

Kâtip Üye

 


                                                                                                                                                                           No. : 125

II. - GELEN KÂĞITLAR

5 . 6 . 2003 PERŞEMBE

Teklifler

1. - İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek ve 53 Milletvekilinin; 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı Kanunu ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/142) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.6.2003)

2. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit ve 3 Milletvekilinin; 357 Sayılı Askerî Hâkimler Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/143) (Millî Savunma ve Plan ve Bütçe ve Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.6.2003)

Meclis Araştırması Önergeleri

1. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan ve 22 Milletvekilinin, kamuda geçici işçi statüsünde çalışanların durumu konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/102) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.2003)

2. - Tunceli Milletvekili V. Sinan Yerlikaya ve 25 Milletvekilinin, Munzur Vadisi Projesi konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/103) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.2003)

3. - Manisa Milletvekili Hasan Ören ve 21 Milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirliliğin ve tarımsal üretime etkilerinin araştırılarak havzadaki tarımın geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/104) (Başkanlığa geliş tarihi : 23.5.2003)

 


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

5 Haziran 2003 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİL

KÂTİP ÜYELER : Mevlüt AKGÜN (Karaman), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 90 ıncı Birleşimini açıyorum.

III. - Y O K L A M A

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.

Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim. Konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet, bu konuşmalara cevap verebilir; hükümetin cevap süresi 20 dakikadır.

Gündemdışı ilk söz, ülkemizde yayıncılık ve sorunlarıyla ilgili söz isteyen, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Bayrak'a aittir.

Buyurun Sayın Bayrak. (AK Parti sıralarından alkışlar)

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Bayrak'ın, ülkemizdeki korsan yayıncılık faaliyetlerinin olumsuz etkileri ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET FARUK BAYRAK (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, ülkemizin önemli sorunlarında biri haline gelmiş olan Türkiye'deki korsan yayıncılık faaliyetlerinin boyutu hakkında sizlere bilgi arz etmek istiyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde, sinema ve müzik eserlerinin, süreli olmayan yayınların ve bilgisayar programlarının korsanlığının çok yaygın olduğu bilinen bir gerçektir. Çok ağır para ve hapis cezası öngörülmesine rağmen, ülkemizin hemen her ilinde, cadde ve meydanlarda, alenen korsan yayın satışı yapılabilmektedir. Bir örnek vermek gerekirse, sadece İstanbul İlinde, ayda, yaklaşık 3 000 000 adet korsan film CD'si, yaklaşık 300 tezgâhta satılmakta ve bu şekilde, yıllık, 50 trilyon Türk Lirası kayıtdışı ve vergisiz kazanç sağlanmaktadır.

Yayıncılık sektöründe, 2002 yılında tespit edilen ticarî kayıp yüzde 50'dir. 2001 yılı için sinema sektöründe korsanlık, VCD'de yüzde 70, DVD'de yüzde 30 olarak tespit edilmiştir. Müzik sektöründe ise, yerli repertuarda tahmin edilen korsanlık yüzde 30, yabancı repertuarda ise yüzde 50 civarındadır.

2002 yılı içerisinde, sinema sektöründe korsan video kaset, CD, DVD gibi 290 000'e yakın materyal, müzik sektöründe ise 250 000 civarında korsan müzik kaseti ve CD'si ele geçirilmiştir. Yayıncılık sektöründe ise, Türkiye Yayıncılar Birliğinin ocak ayı açıklamalarına göre, 2002 yılında yaklaşık 273 000 adet korsan kitap yakalanmıştır. Ayrıca, Ağustos 2002'den itibaren bütün illerde faaliyete geçen ve İçişleri, Maliye ve Kültür Bakanlıkları ile meslek birlikleri temsilcilerinden oluşan denetim komisyonları tarafından yapılan denetimler sonucunda, 2002 yılının son dört ayında müzik ve sinema eserlerini içeren 100 000 civarında korsan materyal, yaklaşık 60 000 adet korsan kitap toplatılmış ve 105 kişi, haklarında işlem yapılmak üzere savcılıklara gönderilmiştir. Bütün bu çabalar olumlu; ama, yetersizdir.

Görüldüğü gibi, korsan faaliyetler, bu eserlerin sahiplerini maddî ve manevî açıdan zarara uğratmanın yanı sıra kayıtdışı ekonomi oluşmasına ve devletin büyük vergi kayıplarına uğramasına sebebiyet vermektedir. Ayrıca, bu faaliyetler, uluslararası platformlarda da ciddî eleştirilerle ve engellemelerle karşılaşılmasına da neden olmaktadır. Bu bağlamda, 2001 yılında Kültür Bakanlığının yoğun çabaları sonucu yasalaşan 4630 sayılı Kanun ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda yapılan değişiklikler, taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalara ve yükümlülüklerimize tam uyum içermesinin yanı sıra, korsan faaliyetlerle mücadeleye yönelik etkin mekanizmalar ve tedbirler içermesi açısından da büyük önem taşımaktadır.

Kanunlar ve mevzuatta sağlanan gelişmelerin uygulamaya yansıması çok önemlidir. Eğer kanunları gereğince uygulayamazsak, para cezalarından ihraç kotalarının artırılmasına, hatta, ihracatın durdurulmasına varan uluslararası yaptırımlarla karşılaşma olasılığımız büyüktür. Bu tür yaptırımların tüm ekonomimizi olumsuz etkileyeceği de açıktır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; yukarıda yaptığım açıklamalar, korsan faaliyetlerin ülkemizdeki boyutunu ve bu faaliyetlerle mücadelenin ne kadar büyük bir önem arz ettiğini bir kez daha ortaya koymuştur sanıyorum.

Bu mücadelede karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, konuyla ilgili iki ayrı kanun arasındaki cezaî müeyyide farklarından kaynaklanmaktadır. 5846 sayılı Kanunun yanı sıra, kayıt-tescil, bandrol kullanım zorunluluğu gibi fikrî mülkiyet haklarına ilişkin hükümler içeren bir diğer kanun da 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunudur. Uygulamada 3257 sayılı Kanunun bazı hükümleri, 5846 sayılı Kanunla çelişki arz etmektedir. Özellikle 3257 sayılı Kanunda bandrolsüz ve korsan nüshalara ilişkin yaptırımların 5846 sayılı Kanuna göre daha düşük cezalar içermesi ve ihlallere ilişkin yaptırımlarda 3257 sayılı Kanunun bu hükümlerinin tercih edilmesi, denetim komisyonlarının yürüttüğü faaliyetlerin caydırıcılığını da azaltmaktadır.

Bilindiği gibi, bandrol uygulamasına ilişkin ihlallerde, 5846 sayılı Kanunun değişik 81 inci maddesi, 4 ilâ 6 yıl hapis, 50 milyar ilâ 150 milyar lira ağır para cezası gibi yaptırımlar öngörmektedir. Ancak, bu yaptırımların uygulanmasından kaçınıldığı ve 3257 sayılı Kanunda öngörülen, caydırıcılık niteliği olmayan idarî para cezalarının uygulandığı görülmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla) - Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 81 inci maddesinde bandrolsüz kitap satışı bir kamu suçu olarak tarif edilmesine rağmen, CMUK'a dayanılarak, sürekli olmayan yayınlara ilişkin işlenen suçlarda bunun şikâyete bağlı suç kapsamında olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilebilmektedir. CMUK'ta yapılması düşünülen ilk değişiklikte bu husus da gözönüne alınmalı ve yasalar arasında bir uyum sağlanarak, korsan yayın, kamu suçu olarak tarif edilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kültür eski Bakanımız Sayın Hüseyin Çelik'in, bu konuda, sivil toplum kuruluşları ve hadisenin mağduru olan taraflarla başlattığı ciddî diyaloglar ve korsan yayıncılığın önlenmesi hususunda sürdürülebilecek kalıcı çalışmalar, yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Erkan Mumcu'nun görevi devralmasından sonra da hızla yürütülmektedir. Sayın Bakanımız Erkan Mumcu Beyin bu konuyu çok iyi bildiğine ve korsan yayıncılığın önlenmesi hususunda gerekli olan koordinasyonu sağlayacağına yürekten inanıyorum ve bu hususta duyduğumuz memnuniyeti belirtmek ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bayrak, lütfen konuşmanızı tamamlar mısınız; buyurun.

MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla) - Sayın milletvekilleri, konuyla ilgili bazı çözüm önerilerimi de Yüce Heyetinize arz ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum.

Sokaklarda fikir ve sanat eserlerinin satışına imkân veren mevcut uygulamaya son verilmeli; bunun için, gerekirse yasal düzenleme yapılmalıdır. Bu amaçla, Yüce Meclisimizin gündemine gelen Yerel Yönetimler Kanunu Tasarısına bir ekleme yapılarak işportada, cadde ve sokaklarda işgaliye ödeyerek kitap, kaset, CD gibi fikir ve sanat ürünlerinin satılması yasaklanmalıdır. Zira, korsan yayınların en yaygın satıldığı yerler buralardır. Tasarıya bu ekleme yapılıp uygulamaya geçildiği takdirde, korsan yayın satışı büyük bir oranda azalacaktır.

Denetim komisyonlarının denetim faaliyetleri de, ne yazık ki, tam anlamıyla etkin değildir. Korsan yayıncılığı önleyebilmek için, bu komisyonların tüm illerde tam anlamıyla çalışması sağlanmalıdır.

 (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bayrak, yayıncılığın sorunları çok kısa sürede tamamlanmaz. Lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.

Buyurun, biraz daha süratli...

MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum.

Acil önlem olarak, ilgili genel müdürlük bünyesinde meslek birliklerinin yanı sıra, yapım ve yayıncılık sektörü temsilcilerinin de yer aldığı bir "il denetim komisyonları koordinasyon birimi" oluşturulmalıdır. Bu birim tarafından denetim komisyonlarının faaliyetleri takip edilmeli, ihtiyaçları tespit edilmeli, karşılaşılan sorunların çözümüne ilişkin yöntemler belirlenmeli ve gerekli girişimlerde bulunulmalıdır.

Mevzuattan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla, Kültür Bakanlığınca hazırlanan ve 3257 sayılı Kanunun idarî para cezalarına ilişkin maddelerinin ilgasına yönelik tasarı ivedilikle yasalaşmalıdır.

Sayın milletvekilleri, 2002 yılı Avrupa Birliği İzleme Raporunda "Şirketler Hukuku" başlığı altında yer alan fikrî mülkiyet haklarına ilişkin olarak bir enstitü kurulması yönünde Türkiye'nin desteklendiğine ilişkin ifadeler yer almaktadır.

Fikrî mülkiyet hakları alanında kuralları etkin bir şekilde uygulamak, bu haklarla ilgili tüm düzenlemeleri yapmak ve korsanlıkla mücadele konusundaki faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere, fikir ve sanat eserleri enstitüsünün kurulmasının sağlanmasıyla önemli mesafeler kat edileceğine inanıyor, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Bayrak, teşekkür ediyorum.

Gündemdışı ikinci söz, organik tarımın dünya ve Türkiye için önemiyle ilgili söz isteyen, Gümüşhane Milletvekili Temel Yılmaz'a aittir.

Buyurun Sayın Yılmaz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

2. - Gümüşhane Milletvekili Temel Yılmaz'ın, gelişmekte olan organik tarımın dünya ve Türkiye için önemine ilişkin gündemdışı konuşması

TEMEL YILMAZ (Gümüşhane) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada ve Türkiye'de gelişmekte olan organik tarımla ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Türk Milletini ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Organik tarım, sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan tabiî dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içine alan bir modeldir. Dünyada organik tarıma Avrupa öncülük etmiştir. Organik tarım, Avrupa'da 1910'lu yıllarda başlamış; ancak, asıl gelişme, 1972 yılında kurulan Uluslararası Organik Tarım Federasyonunun çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır. Bugün, başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesi ve Amerika Birleşik Devletlerinde, tahıllardan meyve ve sebzeye, hatta süt ürünlerine kadar çeşitli alanlarda ekolojik tarım ürünleri üretilmektedir.

Hızlı nüfus artışı ve sanayileşmedeki gelişmeler, insan ve çevre sağlığı konusunda birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunların en önemlilerinden birisi, tarımda üretim artışını sağlamak amacıyla, çok çeşitli kimyasalların yaygın şekilde  kullanılmasıdır. Bu uygulama, tarımsal verimliliği artırırken, gerek kullanılan sentetik, kimyasal ilaçların tarımsal ürünlerde neden olduğu kalıntılar gerekse sentetik mineral gübrelerin yeraltı sularına karışarak içmesularında meydana getirdiği olumsuzluklarla insan sağlığında ciddî tehditler oluşturmaya başlamıştır. Kimyasal ilaç ve gübreler yanında, hormonların da devreye girişiyle kısa sürede tabiî dengede görülen bozulmalar, bu tip girdilerin olumsuz etkilerini azaltabilmek için, tabiatla uyuşan tekniklerin uygulanmasını gündeme getirmiştir.

Dünyada, halen, 120 ülkede, toplam 17 000 000 hektar alanda organik üretim yapılmaktadır. En önemli ihracatçı ülkeler ise, Çin, Hindistan ve Türkiye'dir. Ülkemizde organik tarım, Avrupalı firmaların talebiyle, 1984-1985 yıllarında başlamıştır. Başlangıçta 8 olan organik ürün sayısı, günümüzde, meyve, sebze, hububat, baklagiller, tıbbî ve aromatik bitkiler, yağ bitkileri, sanayi bitkileri, kurutulmuş meyve ve sebzeler, işlenmiş gıda ürünleri olmak üzere, 95 çeşit ürüne ulaşmıştır.

Türkiye'de toplam tarım arazilerimiz içerisinde organik üretim yapılan alan çok düşük seviyelerdedir. Tüm dünyada organik ürün pazarı hızla gelişmektedir. Gelişen pazarlarda talep halen arz edilenden fazladır. Özellikle Akdeniz ülkeleri, benzer iklim ve üretim deseniyle, aynı pazarlara mal satmaktadır. Bu nedenle, ülkemizin, oluşturacağı plan ve politikalar doğrultusunda fırsat alanları yaratması ve bir eylem planı hazırlayarak, gelişmeleri yönlendirmesi gerekmektedir.

Türkiye, organik üretim potansiyeline sahip ülkelerden birisidir; ancak, şu an potansiyeli tam manasıyla değerlendirdiğimiz söylenemez. Organik tarım, sadece gıda üretim kaynağı değil, aynı zamanda, sürdürülebilir bir kalkınmanın, ekoturizmin, tarımın sürdürülebilirliğinin, biyolojik çeşitliliğin korunmasının, erozyon, çölleşme ve iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin giderilmesinin başlıca dayanağıdır.

Türkiye'de organik tarımın gelişmesi, sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunması yoğun işgücü gerektirdiği için, istihdama katkı, kırsal alanda yaşanan göçün önlenmesi, ihracat artışıyla ekonomiye katkı; içpiyasada ise, tüketicinin sağlıklı ürünlerle beslenmesi, organik ürünleri işleyen gıda ve dokuma sanayiine katkı ile entegrasyonu sağlaması ve katmadadeğer yaratması gibi pek çok yararlar sağlayacaktır.

Değerli milletvekilleri, bu kısa değerlendirmeden sonra, Gümüşhane ve Kelkit Vadisinin organik tarım açısından önemine geçmek istiyorum. Ülkemiz, konumu itibariyle çok farklı ekolojilere sahip olması ve bazı bölgelerimizde sentetik girdilerin ve kimyasalların çok az miktarda ya da hiç kullanılmaması sebebiyle organik ürünler açısından avantajlı konumda bulunmaktadır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirlenen stratejiler çerçevesinde organik tarımın yaygınlaştırılması projesinde yer alan illerden birisi de, Gümüşhane İlimizdir. Kelkit Havzası, organik tarım ürünleri açısından çok uygun bir bölge oluşturmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

TEMEL YILMAZ (Devamla) - Türkiye'nin hayvancılık merkezlerinden biri olan bölgenin bol su kaynaklarına sahip olması, kimyasal gübre kullanım oranının Türkiye ortalamasının oldukça altında olması ve kapalı bir havza olması nedeniyle çevre kirlenmesine karşı korumalı durumdadır.

Bu avantajlara sahip bölgemizde, ilçemizin yetiştirdiği değerli işadamımız Sayın Aydın Doğan tarafından, Kelkit İlçemize, Türkiye'nin en büyük organik tarım sanayii ve buna bağlı olarak et entegre tesisleri kurulmakta ve ayrıca, bu uygulamalara paralel olarak, bir yüksekokul yapılmaktadır. Böyle büyük yatırımları bölgemize yapan işadamımız Sayın Aydın Doğan'a huzurlarınızda teşekkür ediyor, diğer işadamlarımıza örnek olmasını diliyor ve onları da, bölgemize yatırım yapmaya davet ediyorum.

Yapılan bu yatırımlar Kelkit çevresindeki nüfusun önemli bir kısmı için, hem alternatif gelir kaynağı oluşturacak hem de gelir artışı sağlanarak bölgede bir ekonomik canlanmaya neden olacak, diğer yandan yaşanan yoğun göçün ve işsizliğin de önüne geçecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TEMEL YILMAZ (Devamla) - Başkanım, 1 dakika daha...

BAŞKAN - Lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız...

TEMEL YILMAZ (Devamla) - Bu çerçevede, organik ürün ekim alanlarının ve üretimin artırılması için etkili ve destekleyici politikalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Bölgemizde uygulanmakta olan organik tarım projesinden beklenen neticenin istihsali ve bölgemiz için hayatî önem taşıyan Sadak Barajının bir an önce yapımının tamamlanarak faaliyete geçirilmesi gerekmektedir. Daha önce programa alınan; ancak, ödenek yetersizliği nedeniyle programdan çıkarılan bu projenin, ödeneğinin ayrılması ve bir an önce programa alınarak ihale edilmesi gerekmektedir. Bu yapılmadığı takdirde, bölgede yapılan bu kadar büyük yatırımlar sekteye uğrayacak, burada yaşayan çiftçilerimiz, bir yerde, cezalandırılmış olacaktır; çünkü, Sadak Barajı olmadan; yani, su olmadan, bu bölgenin ayağa kalkması mümkün görülmemektedir. Bölgedeki bu büyük su potansiyeli akıp gitmekte ve heba olmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yılmaz, lütfen, son cümlenizi alalım.

TEMEL YILMAZ (Devamla) - Gümüşhane halkı için bu projenin ne kadar önemli olduğuna bir kere daha dikkatlerinizi çekmek istiyor, Sayın Enerji Bakanımızdan da, bu barajın bir an önce yapılması için desteklerini arz ediyorum.

Yüce Heyetinize saygılarımı sunuyor, teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yılmaz.

Gündemdışı üçüncü söz, Dünya Sigarasızlar Günü nedeniyle söz isteyen Hatay Milletvekili Züheyir Amber'e aittir.

Buyurun Sayın Amber. (CHP sıralarından alkışlar)

3. - Hatay Milletvekili Züheyir Amber'in, Sigarasız Bir Dünya Gününe ilişkin gündemdışı konuşması

ZÜHEYİR AMBER (Hatay) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; "31 Mayıs 2003, Sigarasız Bir Dünya Günü" nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinize saygılarımı sunarım.

Değerli arkadaşlar, kendiniz için, aileniz için, toplum için bugün sigarasız ilk gününüz olsun ve yakmamak üzere söndürün diyerek konuşmama başlıyorum.

Sigarayı bırakmanın ilk günlerinin güç olacağını bilin; ama, zor günlerin gelip geçeceğini, sigarasız yaşamın çok daha güzel olacağını düşünün.

Sigara, başta akciğer kanseri olmak üzere kalp vedamar hastalıklarına, erken yaşlanmaya ve ölmeye yol açmaktadır. Sigara içenlerin dörtte 1'i 70 yaşlarında, diğer dörtte 1'i de hayatlarından yirmiüç yıl kaybederek öleceklerdir. Bugün aramızda yaşayan 4 000 000 Türk vatandaşı sigara içtikleri için yirmiüç yıl erken öleceklerdir. Tüm dünyada sigara kullanımı nedeniyle 8 saniyede, maalesef, 1 kişi kaybedilmektedir; yani, ölmektedir. Bu durum, güçlü bir bağımlılık yapıcı etken olan sigarının etkisinden kurtulabilmek için sadece birey olarak tiryakilerin değil, devlet yönetimlerinin ve halkların da topyekûn çaba göstermelerine gerek olduğunu, açıkça göstermektedir.

Değerli arkadaşlar, Dünya Sağlık Örgütünün araştırmalarına göre, dünyada 1 100 000 000 sigara içicisi var. Sigara içenlerin, maalesef, 8 000 000'dan fazlası, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdedir ki, Türkiye nüfusunun yüzde 47'sinin sigara içtiği bilinmektedir ve Türkiye'de -yine, maalesef diyorum- sigara alabilmek için peşin ve nakit olarak her gün 17 000 000 dolar para harcanmaktadır; biz, bunu yıllık hesapladığımız zaman, yılda 6 500 000 000 dolar sigara için harcanmakta ve bu para, bu şekilde heba edilmektedir.

Sigara firmaları, yılda 350 000 kişiyi, günde 1 000 kişiyi öldüren bu ölümcül zehri pazarlayarak, ölümü satmaktadırlar. Bu pazarlama faaliyetlerini yaparken, müşterilerinin üçte 1'inin 13 yaşına kadar, yüzde 90'ının da 20 yaşından önce sigaraya başladıklarını bilirler. Kârlılığının devamı, hatta, sigara endüstrisinin ayakta kalması, 18 yaşın altındakilere yapılan satışın başarısına bağlıdır.

Yapılan araştırmalar, sigara firmaları hakkındaki şu çıplak gerçekleri ortaya çıkarmıştır: Sigaranın zararlı sağlık etkilerini ve bağımlılık özelliğini bilerek inkâr ettiklerini, çocukları hedef alarak acımasız pazarlama taktikleri uyguladıklarını, pasif sigara içme konusundaki bilimsel gerçekleri çarpıttıklarını, tüketicileri düşük nikotin ve düşük katran sahte tanımlarıyla aldattıklarını, gelişmekte olan ülkelerde en saldırgan politikaları sürdürdüklerini, sigara kaçakçılarına yardımcı olduklarını hepimiz bilmekteyiz.

Bu çerçevede, sigarayı özendiren direkt-endirekt tüm reklamlar, promosyonlar ve sponsorluklar yasaklanmalıdır. Ülkemizde reklam yasağı vardır; ancak, bu yasak, bilinçli veya bilinçsiz, maalesef, delinmektedir. Buna, en son örnek olarak, Türkiye'de yapılacak olan Formula 1 araba yarışlarını burada gösterebiliriz.

Sigara kaçakçılığı, mutlaka önlenmelidir. Sigara paketleri üzerinde bulunan "sigara sağlığa zararlıdır" ve benzeri sağlık uyarıları, daha büyük puntolarla yazılmalı, paketin en az yüzde 50'sini kaplamalıdır. Hatta "18 yaşından küçüklere satılamaz" ibaresi yazılmalıdır. Bilimsel olmayan, halkı, özellikle gençleri yanıltan, hafif, light veya düşük nikotinli gibi tanım ve semboller önlenmelidir. Tütün ürünlerine konulan vergiler artırılmalı, gümrüksüz sigara satışı engellenmeli ve alınan vergilerin bir kısmı, sigarayı bırakma yöntemlerine ayrılmalıdır. Tütün ürünlerinin desteklenmesi önlenmeli; ancak, bu yapılırken, üreticiler mağdur edilmemelidir.

Değerli arkadaşlar, özelleştirmeler, işletmelerin verimlerini artırmak için yapılmaktadır. Sigara işletmelerinin verimini artırmak, tüketimi artırmak, hastalık ve ölümü artırmak anlamını taşımaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ZÜHEYİR AMBER (Devamla) - Çokuluslu sigara firmaları için, Türkiye, çok iştah açıcı bir pazardır ve kendi beyanlarında, Türkiye'nin genç nüfusuyla ilgili, çok ümit verici olduğu ibaresi yer almaktadır. Tekel Sigara İşletmesini satın alacak çokuluslu sigara firmalarının, pazarı genişletmek ve tüketimi artırmak için, geçmişte de çok acımasızca sergiledikleri taktikleri uygulayacakları şüphe götürmemektedir. Alelacele satılacak Tekel, devletimizi ve ulusumuzu büyük zararlara sokacak, ayrıca, halkımızın sağlığına büyük tahribatlar verecektir. Bu, hepimizi büyük vebal altında bırakacaktır. Bu konuda daha duyarlı olmanızı diliyorum ve hepinize saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Amber.

Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

3 adet Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan ve 22 milletvekilinin, kamuda geçici işçi statüsünde çalışanların durumu konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/102)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarında geçici işçi statüsünde çalışanların durumlarını görüşmek üzere Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ediyoruz.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz.                                 17.12.2002

1.- Asım Aykan                                (Trabzon)

2.- Yahya Baş                                (İstanbul)

3.- Yüksel Coşkunyürek                                (Bolu)

4.- Azmi Ateş                                (İstanbul)

5.- Harun Tüfekçi                                (Konya)

6.- Fahri Keskin                                (Eskişehir)

7.- Mustafa Cumur                                (Trabzon)

8.- Ahmet Uzer                                (Gaziantep)

9.- Yusuf Selahattin Beyribey                                (Kars)

10.- Ali Küçükaydın                                (Adana)

11.- Mahmut Durdu                                (Gaziantep)

12.- Mustafa Çakır                                (Samsun)

13.- Mehmet Ali Bulut                                (Kahramanmaraş)

14.- Mehmet Sarı                                (Gaziantep)

15.- Nevzat Yalçıntaş                                (İstanbul)

16.- Faruk Nafiz Özak                                (Trabzon)

17.- Vahit Kirişçi                                (Adana)

18.- Mahmut Göksu                                (Adıyaman)

19.- Mehmet Yılmazcan                                (Kahramanmaraş)

20.- Ali Öğüten                                (Karabük)

21.- Reha Denemeç                                (Ankara)

22.- Reyhan Balandı                                (Afyon)

23.- Murat Yılmazer                                (Kırıkkale)

BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:

2. - Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan Yerlikaya ve 25 milletvekilinin, Munzur Vadisi Projesi konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/103)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Tunceli İlinin sınırları içerisinde yer alan Munzur Vadisi, Türkiye'nin ilk millî parkı özelliğini taşımaktadır. Munzur Vadisi ve çevresinde "Munzur Projesi" adı altında sekiz adet baraj yapımı projelendirilmiş, bunlardan Konaktepe Barajı ve Konaktepe (I) ve (II) HES'leri, Munzur Vadisi Millî Parkı içerisinde inşa edilmesi hedeflenmiştir. Munzur Vadisi ile çevresinin doğasının yıkıma uğratılması, bölgenin tabiî, ekolojik, biyolojik ve demografik yapısını ciddî şekilde değiştirecek, şu anda öngörülemeyen olumsuzluklar yaşanabilecektir. Bunun için alınması gereken önlem ve tedbirlerin tespiti amacıyla, Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.

1.- V. Sinan Yerlikaya                                (Tunceli)

2.- Hasan Güyüldar                                (Tunceli)

3.- Muharrem Kılıç                                (Malatya)

4.- Bülent Baratalı                                (İzmir)

5.- Erol Tınastepe                                (Erzincan)

6.- Muhsin Koçyiğit                                (Diyarbakır)

7.- Ensar Öğüt                                (Ardahan)

8.- Turan Tüysüz                                (Şanlıurfa)

9.- Mehmet Sefa Sirmen                                (Kocaeli)

10.- Mustafa Yılmaz                                (Gaziantep)

11.- Vahit Çekmez                                (Mersin)

12.- Selami Yiğit                                (Kars)

13.- Rasim Çakır                                (Edirne)

14.- Şevket Gürsoy                                (Adıyaman)

15.- Bayram Ali Meral                                (Ankara)

16.- Ali Topuz                                (İstanbul)

17. Ahmet Güryüz Ketenci                                (İstanbul)

18.- Fahrettin Üstün                                (Muğla)

19.- Ali Kemal Deveciler                                (Balıkesir)

20.- Gürol Ergin                                (Muğla)

21.- Mesut Değer                                (Diyarbakır)

22.- Mehmet Şerif Ertuğrul                                (Muş)

23.- Ali Cumhur Yaka                                (Muğla)

24.- Sıdıka Aydoğan                                (İstanbul)

25.- İnal Batu                                (Hatay)

26.- Nurettin Sözen                                (Sıvas)

Gerekçe:

Ülkemizin kalkınması için gerekli olan elektrik enerjisi üretiminin önemli bir konu olduğu bilinmektedir. Ancak, bu ihtiyacın karşılanması, Türkiye'nin sahip olduğu enerji, üretim kaynaklarının tam ve doğru olarak belirlenmesi, önem ve öncelik derecelerine göre planlanması, elde edilen enerji üretim gücünün verimli bir şekilde nakil olunması ve kaçak elektrik kullanımının önlenmesi gerekmektedir.

Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinin Fırat Havzasında yer alan Tunceli İlinin Munzur Vadisi 1971 yılında millî park olarak ilan edilmiştir. Bu vadi, estetik ve bilimsel bakımdan istisnaî düzeyde evrensel değerlere sahip olan fizikî ve biyolojik bir oluşumdur. Vadide ve çevresindeki derelerde bütün dünyada değeri yüksek düzeyde takdir edilerek korunan çengel boynuzlu ve bezuvar dağ keçisi, ür kekliği, kırmızı benekli alabalık ve diğer yaban hayvanları yaşamaktadır. Bu niteliğinden ötürü de, Anayasanın 63 üncü maddesi ile Doğa ve Çevre Mevzuatına, Türkiye'nin onaylamış bulunduğu, 16 Kasım 1972 tarihinde yapılan UNESCO'nun, XVI ncı Genel Kurulunda kabul edilen Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme hükümlerine ve Türkiye'nin üyesi olmak sürecine girmiş bulunduğu Avrupa Birliğinin çevre kriterlerine göre, olduğu gibi korunması gerekmektedir.

Konaktepe Barajı ve HES Projesinin yapılması halinde 4 990 hektar büyüklüğünde bir göl meydana gelecek ve bu durumda millî park alanının "mutlak koruma zonu" olarak ayrılan kısmının yüzde 63,5'i sular altında kalacaktır. Dolayısıyla, bilimsel ve estetik bakımdan millî ve milletlerarası ender güzelliklere, doğal ve kültürel kaynak değerlerine sahip, yüzyıllar süren jeomorfolojik oluşumlar sonucunda meydana gelen Munzur Vadisinde tabiî ve ekolojik denge bozulacak, yaban hayatı tahrip edilecek, Munzur Nehrinin akışı değişecek, en dinamik tür olan Munzur alabalığının nesli yok olacak, biyolojik çeşitlilik ortadan kalkacak, yaşam ortamlarının bozulmasıyla birlikte besin zinciri kırılacak ve ekosistemlerde şu anda öngörülemeyen olumsuzluklar yaşanabilecektir.

Tunceli'de yaşayan insanların temel ekonomik faaliyetleri, arıcılık ve hayvancılıktan ibarettir. İlde sanayi yoktur, ticaret ve hizmet sektörü ise gelişme halindedir. İlin coğrafî konumu ile topografik yapısı bakımından yörede imalat veya ağır sanayi tesislerinin kurulması neredeyse imkânsız olduğu gibi, rantabl da değildir. Buna karşılık, yörenin, olağanüstü düzeyde hayvancılık, arıcılık ile dağ, su, orman turizmi potansiyeli mevcuttur.

Sonuç olarak, yöresel, bölgesel, ulusal ve uluslararası boyutta önem ve öncelik taşıyan Munzur Vadisinin doğal çevre değerleriyle birlikte korunarak, turizm kullanımının temin edilmesi gerek merkezî kamu yönetimi, gerek yerel yönetimler gerekse yöre halkı ve yöre kalkınması bakımından büyük bir önem ve öncelik taşımaktadır; bunun için gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir.

Bu nedenle, Anayasanın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:

3. - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir ve 21 milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirliliğin ve tarımsal üretime etkilerinin araştırılarak, havzadaki tarımın geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/104)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gediz Nehri, ülkemizin büyük ve en önemli nehirlerinden birisidir. Gediz İlçesinin güneydoğusundan başlayan ve İzmir Körfezine dökülen Gediz Nehri, geçtiği bölgelerin tarımsal üretimine önemli katkı sağlamaktadır.

Bölge açısından hayatî değer taşıyan Gediz Nehri, 1980'li yıllardaki düzensiz endüstriyel ve kentsel gelişimle birlikte aşırı derecede kirlenmiştir. Ülkemiz açısından bu kadar önemli olan Gediz Nehri, Türkiye'nin de taraf olduğu Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (RAMSAR) eklerinde sayılarak uluslararası koruma altına alınmıştır.

401 kilometre uzunluğunda olan Gediz Nehrinin su havzası alanı 17 500 kilometrekare olup, Türkiye yüzölçümünün yüzde 2,3'üne sahiptir. Gediz Nehri, Nif, Murat, Kum, Medar, Selendi, Alaşehir, Derbent ve Gördes Çayları gibi birçok yan kollarla birleşerek İzmir Körfezine dökülmektedir.

Uşak, Manisa, İzmir İlleri sınırları içine giren Gediz havzası içinde önemli yerleşim merkezleri bulunmaktadır. Manisa Turgutlu, Salihli, Ahmetli, Alaşehir, Demirci, Gediz, Kemalpaşa, Foça ve Menemen, yerleşim yerlerinden bazılarıdır.

Gediz havzası, toprak kaynakları açısından 521 000 hektarlık tarıma elverişli alana sahip bilinmektedir. Bu arazilerin 386 000 hektarlık bölümü sulanabilir arazi olmasına karşın, bugün, ancak 124 000 hektar tarım alanı sulanabilmektedir. Tarımsal üretim içerisinde sulamanın önemi tartışmasız çok büyüktür. Gediz havzası, tarımsal üretim ve tarım ekonomisi yönünden de önemli yer tutmaktadır. Tarımsal sulamanın bilinçli yapılması, sulanabilir alanların genişletilmesi, bölgeye ve toprağa uygun ürün deseninin doğru olarak tespit edilmesi ve buna yönelik proje ve planların oluşturularak uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.

Gediz Nehrindeki kirlilik, tarımı da olumsuz etkilemektedir. Nehrin geçtiği il ve ilçelerin arıtma sistemlerinin bulunmaması nedeniyle, zehirli atıklar taşıyan suyun tarımsal sulamada kullanılması sonucu, bor ve diğer ağır maddeler toprakta birikmekte ve toprak, verimlilik özelliğini kaybetmektedir.

Nehirden alınan kumlar nedeniyle, nehir yatağının değişmesi sonucu, nehir çevresindeki arazilerin taban suları kaybolmuş, birinci sınıf tarım arazileri çoraklaşarak verimsizleşmiştir.

Gediz havzasında yoğun olarak; buğday, üzüm, pamuk, tütün, zeytin, meyve tarımı yapılmaktadır; ancak, sadece bölgede alışılagelen tarım çeşitliliği dışında üretim yapılmamaktadır; bugüne kadar da böyle bir çalışma yapılmamıştır. Alternatif ürün deseni konusunda ilgili kurum ve kuruluşlarca gerekli araştırmalar yapılarak bölge çiftçisinin önü açılmalıdır.

Gediz Nehrinin kirliliğinin tarımsal üretime etkileri ile bölge halkının refah ve gelir düzeylerini artırmak için ürün deseninin geliştirilmesi, tarımsal sulanabilir alanların geliştirilmesi, ulusal ve yöresel düzeyde koordinasyonun sağlanması, destekleme yollarının araştırılması, idarî ve kurumsal ve yasal düzenlemelerin yapılması, teknik bilgi ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi amacıyla Anayasanın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1- Hasan Ören                                (Manisa)

2- Nuri Çilingir                                (Manisa)

3- Mustafa Erdoğan Yetenç                                (Manisa)

4- Mehmet Semerci                                (Aydın)

5- Mehmet Yıldırım                                 (Kastamonu)

6- Ufuk Özkan                                (Manisa)

7- Salih Gün                                (Kocaeli)

8- Mehmet Boztaş                                (Aydın)

9- Necdet Budak                                (Edirne)

10- Feridun Ayvazoğlu                                (Çorum)

11- Atilla Başoğlu                                (Adana)

12- Ali Rıza Bodur                                (İzmir)

13- Mehmet Nuri Saygun                                (Tekirdağ)

14- Sıdıka Sarıbekir                                (İstanbul)

15- Zeynep Damla Gürel                                (İstanbul)

16- Zekeriya Akıncı                                (Ankara)

17- Nail Kamacı                                 (Antalya)

18- Nurettin Sözen                                (Sıvas)

19- Ali Arslan                                (Muğla)

20- Yılmaz Kaya                                (İzmir)

21- Vezir Akdemir                                (İzmir)

22- Şevket Arz                                (Trabzon)

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Önergeler, gündemde yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.

İzmit Büyükşehir Belediyesi İzmit Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesiyle ilgili iddiaların araştırılması amacıyla kurulan (10/4) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin uzatılmasına dair bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - (10/4) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin tezkeresi (3/298)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İzmit Büyükşehir Belediyesi İzmit Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesiyle ilgili iddiaların araştırılması amacıyla Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca (10/4) esas numaralı bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmuştur. Genel Kurul tarafından verilen üç aylık sürede çalışmalarını tamamlayamamıştır. Bu nedenle, 5.6.2003 tarihinde toplanan Komisyonumuz, Genel Kuruldan, İçtüzüğün 105 inci maddesine göre, 12.6.2003 tarihinden itibaren bir aylık eksüre istenmesine karar vermiştir.

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

         Muzaffer Baştopçu

            Kocaeli

       Komisyon Başkanı

BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, İçtüzüğün 105 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "araştırmasını üç ay içinde bitiremeyen komisyona bir aylık kesin süre verilir" hükmü gereğince, komisyona bir aylık eksüre verilmiştir.

Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.

V. - SEÇİM

A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

1. - Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyeliklerine seçim

BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyelikleri için siyasî parti gruplarınca aday gösterme işlemi tamamlanmıştır.

Şimdi, komisyon üyelikleri için siyasî parti gruplarınca gösterilen adayların listesini İçtüzüğün 21 inci maddesine göre okutup, oylarınıza sunacağım.

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi (18)

AK Parti (12)

Vahit Kirişçi                                Adana

Yaşar Yakış                                Düzce

Abdülbaki Türkoğlu                                Elazığ

Muzaffer Gülyurt                                Erzurum

Muharrem Karslı                                İstanbul

İbrahim Reyhan Özal                                İstanbul

Nükhet Hotar                                İzmir

Hanefi Mahçiçek                                Kahramanmaraş

Musa Sıvacıoğlu                                Kastamonu

Ömer İnan                                Mersin

Şaban Dişli                                Sakarya

Aydın Dumanoğlu                                Trabzon

CHP (6)

Yakup Kepenek                                Ankara

İnal Batu                                Hatay

Kemal Derviş                                İstanbul