DÖNEM
: 22 YASAMA
YILI : 1
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
CİLT : 17
90 ıncı Birleşim
5 . 6 . 2003 Perşembe
İ
Ç İ N D E K İ L E R
III. -
YOKLAMA
IV. - BAŞKANLIĞIN
GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. - Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk
Bayrak'ın, ülkemizdeki korsan yayıncılık faaliyetlerinin olumsuz etkileri ve
alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
2. - Gümüşhane Milletvekili Temel
Yılmaz'ın, gelişmekte olan organik tarımın dünya ve Türkiye için önemine
ilişkin gündemdışı konuşması
3. - Hatay Milletvekili Züheyir Amber'in,
Sigarasız Bir Dünya Gününe ilişkin gündemdışı konuşması
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan ve 22
milletvekilinin, kamuda geçici işçi statüsünde çalışanların durumu konusunda
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/102)
2. - Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan
Yerlikaya ve 25 milletvekilinin, Munzur Vadisi Projesi konusunda Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/103)
3. - Manisa Milletvekili Hasan Ören ve 21
milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirliliğin ve tarımsal üretime etkilerinin
araştırılarak, havzadaki tarımın geliştirilmesi için alınması gereken
önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
(10/104)
C)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - (10/4) esas numaralı Meclis
Araştırması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin tezkeresi (3/298)
V. - SEÇİM
A)
KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ
1. - Avrupa Birliği Uyum Komisyonu
üyeliklerine seçim
VI. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu
Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/327) (S. Sayısı : 142)
2. - T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım
Kredi Kooperatifleri Tarafından Üreticilere Kullandırılan ve Sorunlu Hale Gelen
Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile
Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün; Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ile Muğla
Milletvekili Fahrettin Üstün'ün; Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın,
Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri; İzmir Milletvekilleri Yılmaz Kaya ile Erdal
Karademir'in, Çiftçilerin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna Devredilen
Millî Aydın Bankası T.A.Ş. - Tarişbank'a Olan Ziraî Kredi Borç Faizlerinin
Silinmesine ve Asıl Borcun Taksitlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Tarım,
Orman ve Köyişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonları raporları (1/604, 2/3, 2/80,
2/109, 2/111) (S. Sayısı : 151)
3. - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Komisyonu Arasında Merkez Anlaşmasının
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri
Komisyonları Raporları (1/436) (S. Sayısı : 87)
4. - Uydular Aracılığı ile Haberleşme
Uluslararası Teşkilatı (INTELSAT) Anlaşmasının ve İşletme Anlaşmasında Yapılan
Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve
Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri Komisyonları Raporları
(1/462) (S. Sayısı : 114)
5. - Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna-Hersek
Arasında Konsolosluk Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun
Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/517) (S. Sayısı : 147)
VII. -
SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI
1. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in,
Cumhurbaşkanıyla görüşmesinde kullandığı iddia edilen ifadeye ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in
cevabı (7/477)
2. - Antalya Milletvekili Tuncay
Ercenk'in, Antalya-Kaş'ta yapılan trafonun ne zaman faaliyete geçeceğine
ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı
(7/483)
3. - İzmir Milletvekili Muharrem
Toprak'ın, okul kitaplarının seçimine ve müfredat değişikliğine ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı (7/488)
4. - İstanbul Milletvekili Kemal
Kılıçdaroğlu'nun, solvent ve soğuk işlem yağı üretimine ilişkin sorusu ve
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/503)
5. - Yalova Milletvekili Muharrem
İnce'nin, Erzurum-Horasan AK Parti İlçe kongresinin Meslekî Teknik Eğitim
Merkezinde yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin
Çelik'in cevabı (7/509)
6. - Hatay Milletvekili Abdulaziz
Yazar'ın, Asi Nehrinden su taşkınlarına karşı alınan önlemlere ilişkin sorusu
ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/515)
7. - Adana Milletvekili Tacidar Seyhan'ın,
bor cevheri satışı ve Eti Holding'e ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/530)
8. - Yozgat Milletvekili İlyas Arslan'ın,
bazı baraj ve sulama projelerine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı (7/564)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
üç oturum yaptı.
Sinop Milletvekili Cahit Can'ın,
Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık'ın,
Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın,
Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşmalarına, Çevre ve Orman Bakanı Osman
Pepe cevap verdi.
Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 42
milletvekilinin, kamuda bürokrasinin azaltılarak hizmetlerde etkinlik ve
verimliliğin sağlanması için (10/100),
Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve
22 milletvekilinin, üniversite kurulacak illerin ve (10/101),
Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi
amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun
bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve
öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.
Gündemin "Oylaması Yapılacak
İşler" kısmının 1 inci sırasında bulunan, 29.5.2003 tarihli 87 nci
Birleşimde görüşmeleri tamamlanıp tümü üzerinde yapılan açıkoylamasında Genel
Kurulda toplantı yetersayısı bulunmadığından bu birleşimde tekrar oya sunulan,
Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısının (1/558) (S.
Sayısı : 135), elektronik cihazla yapılan açıkoylamadan sonra, kabul edilip
kanunlaştığı açıklandı.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında bulunan, Doğrudan Yabancı
Yatırımlar Kanunu Tasarısının (1/327) (S. Sayısı : 142) görüşmeleri, komisyon yetkilileri
Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi;
2 nci sırasında bulunan, Türk Vatandaşlığı
Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının (1/482) (S. Sayısı :
115) görüşmelerini müteakiben yapılan oylamadan sonra,
3 üncü sırasında bulunan, Ekonomik, Sosyal
ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair (1/434) (S. Sayısı : 148),
4 üncü sırasında bulunan, Medenî ve Siyasî
Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
(1/589) (S. Sayısı: 150),
5 inci sırasında bulunan, Avrupa
Konseyinin İmtiyaz ve Muafiyetlerine Müteallik Umumî Anlaşmaya Ek 6 Numaralı
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/366) (S. Sayısı : 80),
6 ncı sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Gürcistan Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik
Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu
Hakkında (1/386) (S. Sayısı : 81),
7 nci sırasında bulunan, Ozon Tabakasını
İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolünde Yapılan Değişikliğin
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/390) (S. Sayısı: 83),
8 inci sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası Çalışma Örgütü Arasında Uluslararası
Çalışma Örgütünün Ankara'daki Ofisi İçin Yer Tahsisine İlişkin Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında (1/404) (S. Sayısı : 84),
9 uncu sırasında bulunan, Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin ve Eki Sağlık Bakımı Hakkında
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/422) (S. Sayısı : 86),
10 uncu sırasında bulunan, Uluslararası
Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan
Kyoto ve Minneapolis Tam Yetkili Konferansları Sonuç Belgelerinin
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair (1/454) (S. Sayısı : 117),
Kanun Tasarılarının, görüşmelerini
müteakiben elektronik cihazla yapılan
açıkoylamalardan sonra,
Kabul edilip kanunlaştıkları açıklandı.
5 Haziran 2003 Perşembe günü saat 15.00'te
toplanmak üzere, birleşime 20.45'te son verildi.
Sadık Yakut
Başkanvekili
Mevlüt Akgün Yaşar Tüzün
Karaman Bilecik
Kâtip Üye Kâtip
Üye
Ahmet Küçük
Çanakkale
Kâtip Üye
No. :
125
II. - GELEN
KÂĞITLAR
5 . 6 .
2003 PERŞEMBE
Teklifler
1. - İstanbul Milletvekili Ali Rıza
Gülçiçek ve 53 Milletvekilinin; 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı
Kanunu ile 78 ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Teklifi (2/142) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan
ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.6.2003)
2. - Diyarbakır Milletvekili Muhsin
Koçyiğit ve 3 Milletvekilinin; 357 Sayılı Askerî Hâkimler Kanununa Bir Geçici
Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/143) (Millî Savunma ve Plan ve Bütçe ve
Adalet Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.6.2003)
Meclis
Araştırması Önergeleri
1. - Trabzon Milletvekili Asım Aykan ve 22
Milletvekilinin, kamuda geçici işçi statüsünde çalışanların durumu konusunda
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/102) (Başkanlığa geliş tarihi :
15.5.2003)
2. - Tunceli Milletvekili V. Sinan
Yerlikaya ve 25 Milletvekilinin, Munzur Vadisi Projesi konusunda Anayasanın 98
inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/103) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.5.2003)
3. - Manisa Milletvekili Hasan Ören ve 21
Milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirliliğin ve tarımsal üretime etkilerinin
araştırılarak havzadaki tarımın geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin
belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/104)
(Başkanlığa geliş tarihi : 23.5.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma
Saati : 15.00
5 Haziran
2003 Perşembe
BAŞKAN :
Başkanvekili Nevzat PAKDİL
KÂTİP
ÜYELER : Mevlüt AKGÜN (Karaman), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)
BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin
90 ıncı Birleşimini açıyorum.
III. - Y O
K L A M A
BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama
yapacağız.
Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine
basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini; bu süre içerisinde elektronik
sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden
yardım istemelerini; buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama
pusulalarını, teknik personel aracılığıyla, 5 dakikalık süre içerisinde
Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı
yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma
gündemdışı söz vereceğim. Konuşma süreleri 5'er dakikadır. Hükümet, bu
konuşmalara cevap verebilir; hükümetin cevap süresi 20 dakikadır.
Gündemdışı ilk söz, ülkemizde yayıncılık
ve sorunlarıyla ilgili söz isteyen, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk
Bayrak'a aittir.
Buyurun Sayın Bayrak. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
IV.-
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. -
Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Bayrak'ın, ülkemizdeki korsan yayıncılık
faaliyetlerinin olumsuz etkileri ve alınması gereken tedbirlere ilişkin
gündemdışı konuşması
MEHMET FARUK BAYRAK (Şanlıurfa) - Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, ülkemizin önemli sorunlarında biri
haline gelmiş olan Türkiye'deki korsan yayıncılık faaliyetlerinin boyutu
hakkında sizlere bilgi arz etmek istiyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla
selamlıyorum.
Ülkemizde, sinema ve müzik eserlerinin,
süreli olmayan yayınların ve bilgisayar programlarının korsanlığının çok yaygın
olduğu bilinen bir gerçektir. Çok ağır para ve hapis cezası öngörülmesine
rağmen, ülkemizin hemen her ilinde, cadde ve meydanlarda, alenen korsan yayın
satışı yapılabilmektedir. Bir örnek vermek gerekirse, sadece İstanbul İlinde,
ayda, yaklaşık 3 000 000 adet korsan film CD'si, yaklaşık 300 tezgâhta
satılmakta ve bu şekilde, yıllık, 50 trilyon Türk Lirası kayıtdışı ve vergisiz
kazanç sağlanmaktadır.
Yayıncılık sektöründe, 2002 yılında tespit
edilen ticarî kayıp yüzde 50'dir. 2001 yılı için sinema sektöründe korsanlık,
VCD'de yüzde 70, DVD'de yüzde 30 olarak tespit edilmiştir. Müzik sektöründe
ise, yerli repertuarda tahmin edilen korsanlık yüzde 30, yabancı repertuarda
ise yüzde 50 civarındadır.
2002 yılı içerisinde, sinema sektöründe
korsan video kaset, CD, DVD gibi 290 000'e yakın materyal, müzik sektöründe ise
250 000 civarında korsan müzik kaseti ve CD'si ele geçirilmiştir. Yayıncılık
sektöründe ise, Türkiye Yayıncılar Birliğinin ocak ayı açıklamalarına göre,
2002 yılında yaklaşık 273 000 adet korsan kitap yakalanmıştır. Ayrıca, Ağustos
2002'den itibaren bütün illerde faaliyete geçen ve İçişleri, Maliye ve Kültür
Bakanlıkları ile meslek birlikleri temsilcilerinden oluşan denetim komisyonları
tarafından yapılan denetimler sonucunda, 2002 yılının son dört ayında müzik ve
sinema eserlerini içeren 100 000 civarında korsan materyal, yaklaşık 60 000
adet korsan kitap toplatılmış ve 105 kişi, haklarında işlem yapılmak üzere
savcılıklara gönderilmiştir. Bütün bu çabalar olumlu; ama, yetersizdir.
Görüldüğü gibi, korsan faaliyetler, bu
eserlerin sahiplerini maddî ve manevî açıdan zarara uğratmanın yanı sıra
kayıtdışı ekonomi oluşmasına ve devletin büyük vergi kayıplarına uğramasına
sebebiyet vermektedir. Ayrıca, bu faaliyetler, uluslararası platformlarda da
ciddî eleştirilerle ve engellemelerle karşılaşılmasına da neden olmaktadır. Bu
bağlamda, 2001 yılında Kültür Bakanlığının yoğun çabaları sonucu yasalaşan 4630
sayılı Kanun ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda yapılan
değişiklikler, taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalara ve yükümlülüklerimize
tam uyum içermesinin yanı sıra, korsan faaliyetlerle mücadeleye yönelik etkin
mekanizmalar ve tedbirler içermesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
Kanunlar ve mevzuatta sağlanan
gelişmelerin uygulamaya yansıması çok önemlidir. Eğer kanunları gereğince
uygulayamazsak, para cezalarından ihraç kotalarının artırılmasına, hatta,
ihracatın durdurulmasına varan uluslararası yaptırımlarla karşılaşma
olasılığımız büyüktür. Bu tür yaptırımların tüm ekonomimizi olumsuz
etkileyeceği de açıktır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım;
yukarıda yaptığım açıklamalar, korsan faaliyetlerin ülkemizdeki boyutunu ve bu
faaliyetlerle mücadelenin ne kadar büyük bir önem arz ettiğini bir kez daha
ortaya koymuştur sanıyorum.
Bu mücadelede karşılaşılan en önemli
sorunlardan biri, konuyla ilgili iki ayrı kanun arasındaki cezaî müeyyide
farklarından kaynaklanmaktadır. 5846 sayılı Kanunun yanı sıra, kayıt-tescil,
bandrol kullanım zorunluluğu gibi fikrî mülkiyet haklarına ilişkin hükümler
içeren bir diğer kanun da 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri
Kanunudur. Uygulamada 3257 sayılı Kanunun bazı hükümleri, 5846 sayılı Kanunla
çelişki arz etmektedir. Özellikle 3257 sayılı Kanunda bandrolsüz ve korsan
nüshalara ilişkin yaptırımların 5846 sayılı Kanuna göre daha düşük cezalar
içermesi ve ihlallere ilişkin yaptırımlarda 3257 sayılı Kanunun bu hükümlerinin
tercih edilmesi, denetim komisyonlarının yürüttüğü faaliyetlerin caydırıcılığını
da azaltmaktadır.
Bilindiği gibi, bandrol uygulamasına
ilişkin ihlallerde, 5846 sayılı Kanunun değişik 81 inci maddesi, 4 ilâ 6 yıl
hapis, 50 milyar ilâ 150 milyar lira ağır para cezası gibi yaptırımlar
öngörmektedir. Ancak, bu yaptırımların uygulanmasından kaçınıldığı ve 3257
sayılı Kanunda öngörülen, caydırıcılık niteliği olmayan idarî para cezalarının
uygulandığı görülmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla) - Fikir ve
Sanat Eserleri Kanununun 81 inci maddesinde bandrolsüz kitap satışı bir kamu
suçu olarak tarif edilmesine rağmen, CMUK'a dayanılarak, sürekli olmayan
yayınlara ilişkin işlenen suçlarda bunun şikâyete bağlı suç kapsamında olduğu
gerekçesiyle görevsizlik kararı verilebilmektedir. CMUK'ta yapılması düşünülen
ilk değişiklikte bu husus da gözönüne alınmalı ve yasalar arasında bir uyum
sağlanarak, korsan yayın, kamu suçu olarak tarif edilmelidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Kültür eski Bakanımız Sayın Hüseyin Çelik'in, bu konuda, sivil toplum
kuruluşları ve hadisenin mağduru olan taraflarla başlattığı ciddî diyaloglar ve
korsan yayıncılığın önlenmesi hususunda sürdürülebilecek kalıcı çalışmalar,
yeni Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Erkan Mumcu'nun görevi devralmasından
sonra da hızla yürütülmektedir. Sayın Bakanımız Erkan Mumcu Beyin bu konuyu çok
iyi bildiğine ve korsan yayıncılığın önlenmesi hususunda gerekli olan
koordinasyonu sağlayacağına yürekten inanıyorum ve bu hususta duyduğumuz
memnuniyeti belirtmek ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Bayrak, lütfen konuşmanızı
tamamlar mısınız; buyurun.
MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla) - Sayın
milletvekilleri, konuyla ilgili bazı çözüm önerilerimi de Yüce Heyetinize arz
ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum.
Sokaklarda fikir ve sanat eserlerinin
satışına imkân veren mevcut uygulamaya son verilmeli; bunun için, gerekirse
yasal düzenleme yapılmalıdır. Bu amaçla, Yüce Meclisimizin gündemine gelen
Yerel Yönetimler Kanunu Tasarısına bir ekleme yapılarak işportada, cadde ve
sokaklarda işgaliye ödeyerek kitap, kaset, CD gibi fikir ve sanat ürünlerinin
satılması yasaklanmalıdır. Zira, korsan yayınların en yaygın satıldığı yerler
buralardır. Tasarıya bu ekleme yapılıp uygulamaya geçildiği takdirde, korsan
yayın satışı büyük bir oranda azalacaktır.
Denetim komisyonlarının denetim
faaliyetleri de, ne yazık ki, tam anlamıyla etkin değildir. Korsan yayıncılığı
önleyebilmek için, bu komisyonların tüm illerde tam anlamıyla çalışması
sağlanmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Bayrak, yayıncılığın
sorunları çok kısa sürede tamamlanmaz. Lütfen, konuşmanızı tamamlar mısınız.
Buyurun, biraz daha süratli...
MEHMET FARUK BAYRAK (Devamla) - Çok
teşekkür ediyorum.
Acil önlem olarak, ilgili genel müdürlük
bünyesinde meslek birliklerinin yanı sıra, yapım ve yayıncılık sektörü
temsilcilerinin de yer aldığı bir "il denetim komisyonları koordinasyon
birimi" oluşturulmalıdır. Bu birim tarafından denetim komisyonlarının
faaliyetleri takip edilmeli, ihtiyaçları tespit edilmeli, karşılaşılan
sorunların çözümüne ilişkin yöntemler belirlenmeli ve gerekli girişimlerde
bulunulmalıdır.
Mevzuattan kaynaklanan sorunların
giderilmesi amacıyla, Kültür Bakanlığınca hazırlanan ve 3257 sayılı Kanunun
idarî para cezalarına ilişkin maddelerinin ilgasına yönelik tasarı ivedilikle
yasalaşmalıdır.
Sayın milletvekilleri, 2002 yılı Avrupa
Birliği İzleme Raporunda "Şirketler Hukuku" başlığı altında yer alan
fikrî mülkiyet haklarına ilişkin olarak bir enstitü kurulması yönünde
Türkiye'nin desteklendiğine ilişkin ifadeler yer almaktadır.
Fikrî mülkiyet hakları alanında kuralları
etkin bir şekilde uygulamak, bu haklarla ilgili tüm düzenlemeleri yapmak ve
korsanlıkla mücadele konusundaki faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülmesini
sağlamak üzere, fikir ve sanat eserleri enstitüsünün kurulmasının sağlanmasıyla
önemli mesafeler kat edileceğine inanıyor, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Sayın Bayrak, teşekkür ediyorum.
Gündemdışı ikinci söz, organik tarımın
dünya ve Türkiye için önemiyle ilgili söz isteyen, Gümüşhane Milletvekili Temel
Yılmaz'a aittir.
Buyurun Sayın Yılmaz. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
2. -
Gümüşhane Milletvekili Temel Yılmaz'ın, gelişmekte olan organik tarımın dünya
ve Türkiye için önemine ilişkin gündemdışı konuşması
TEMEL YILMAZ (Gümüşhane) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; dünyada ve Türkiye'de gelişmekte olan organik tarımla
ilgili gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Türk Milletini ve
Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Organik tarım, sistemde hatalı uygulamalar
sonucu kaybolan tabiî dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost
üretim sistemlerini içine alan bir modeldir. Dünyada organik tarıma Avrupa
öncülük etmiştir. Organik tarım, Avrupa'da 1910'lu yıllarda başlamış; ancak,
asıl gelişme, 1972 yılında kurulan Uluslararası Organik Tarım Federasyonunun
çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır. Bugün, başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa
ülkesi ve Amerika Birleşik Devletlerinde, tahıllardan meyve ve sebzeye, hatta
süt ürünlerine kadar çeşitli alanlarda ekolojik tarım ürünleri üretilmektedir.
Hızlı nüfus artışı ve sanayileşmedeki
gelişmeler, insan ve çevre sağlığı konusunda birçok sorunu da beraberinde
getirmiştir. Bu sorunların en önemlilerinden birisi, tarımda üretim artışını
sağlamak amacıyla, çok çeşitli kimyasalların yaygın şekilde kullanılmasıdır. Bu uygulama, tarımsal
verimliliği artırırken, gerek kullanılan sentetik, kimyasal ilaçların tarımsal
ürünlerde neden olduğu kalıntılar gerekse sentetik mineral gübrelerin yeraltı
sularına karışarak içmesularında meydana getirdiği olumsuzluklarla insan
sağlığında ciddî tehditler oluşturmaya başlamıştır. Kimyasal ilaç ve gübreler
yanında, hormonların da devreye girişiyle kısa sürede tabiî dengede görülen
bozulmalar, bu tip girdilerin olumsuz etkilerini azaltabilmek için, tabiatla
uyuşan tekniklerin uygulanmasını gündeme getirmiştir.
Dünyada, halen, 120 ülkede, toplam 17 000
000 hektar alanda organik üretim yapılmaktadır. En önemli ihracatçı ülkeler
ise, Çin, Hindistan ve Türkiye'dir. Ülkemizde organik tarım, Avrupalı
firmaların talebiyle, 1984-1985 yıllarında başlamıştır. Başlangıçta 8 olan
organik ürün sayısı, günümüzde, meyve, sebze, hububat, baklagiller, tıbbî ve
aromatik bitkiler, yağ bitkileri, sanayi bitkileri, kurutulmuş meyve ve
sebzeler, işlenmiş gıda ürünleri olmak üzere, 95 çeşit ürüne ulaşmıştır.
Türkiye'de toplam tarım arazilerimiz
içerisinde organik üretim yapılan alan çok düşük seviyelerdedir. Tüm dünyada
organik ürün pazarı hızla gelişmektedir. Gelişen pazarlarda talep halen arz
edilenden fazladır. Özellikle Akdeniz ülkeleri, benzer iklim ve üretim
deseniyle, aynı pazarlara mal satmaktadır. Bu nedenle, ülkemizin, oluşturacağı
plan ve politikalar doğrultusunda fırsat alanları yaratması ve bir eylem planı
hazırlayarak, gelişmeleri yönlendirmesi gerekmektedir.
Türkiye, organik üretim potansiyeline
sahip ülkelerden birisidir; ancak, şu an potansiyeli tam manasıyla
değerlendirdiğimiz söylenemez. Organik tarım, sadece gıda üretim kaynağı değil,
aynı zamanda, sürdürülebilir bir kalkınmanın, ekoturizmin, tarımın
sürdürülebilirliğinin, biyolojik çeşitliliğin korunmasının, erozyon, çölleşme
ve iklim değişikliğine neden olan faktörlerin etkisinin giderilmesinin başlıca
dayanağıdır.
Türkiye'de organik tarımın gelişmesi,
sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunması yoğun işgücü gerektirdiği için,
istihdama katkı, kırsal alanda yaşanan göçün önlenmesi, ihracat artışıyla
ekonomiye katkı; içpiyasada ise, tüketicinin sağlıklı ürünlerle beslenmesi,
organik ürünleri işleyen gıda ve dokuma sanayiine katkı ile entegrasyonu
sağlaması ve katmadadeğer yaratması gibi pek çok yararlar sağlayacaktır.
Değerli milletvekilleri, bu kısa
değerlendirmeden sonra, Gümüşhane ve Kelkit Vadisinin organik tarım açısından
önemine geçmek istiyorum. Ülkemiz, konumu itibariyle çok farklı ekolojilere
sahip olması ve bazı bölgelerimizde sentetik girdilerin ve kimyasalların çok az
miktarda ya da hiç kullanılmaması sebebiyle organik ürünler açısından avantajlı
konumda bulunmaktadır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından
belirlenen stratejiler çerçevesinde organik tarımın yaygınlaştırılması
projesinde yer alan illerden birisi de, Gümüşhane İlimizdir. Kelkit Havzası,
organik tarım ürünleri açısından çok uygun bir bölge oluşturmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
TEMEL YILMAZ (Devamla) - Türkiye'nin
hayvancılık merkezlerinden biri olan bölgenin bol su kaynaklarına sahip olması,
kimyasal gübre kullanım oranının Türkiye ortalamasının oldukça altında olması
ve kapalı bir havza olması nedeniyle çevre kirlenmesine karşı korumalı
durumdadır.
Bu avantajlara sahip bölgemizde, ilçemizin
yetiştirdiği değerli işadamımız Sayın Aydın Doğan tarafından, Kelkit İlçemize,
Türkiye'nin en büyük organik tarım sanayii ve buna bağlı olarak et entegre
tesisleri kurulmakta ve ayrıca, bu uygulamalara paralel olarak, bir yüksekokul
yapılmaktadır. Böyle büyük yatırımları bölgemize yapan işadamımız Sayın Aydın
Doğan'a huzurlarınızda teşekkür ediyor, diğer işadamlarımıza örnek olmasını
diliyor ve onları da, bölgemize yatırım yapmaya davet ediyorum.
Yapılan bu yatırımlar Kelkit çevresindeki
nüfusun önemli bir kısmı için, hem alternatif gelir kaynağı oluşturacak hem de
gelir artışı sağlanarak bölgede bir ekonomik canlanmaya neden olacak, diğer
yandan yaşanan yoğun göçün ve işsizliğin de önüne geçecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
TEMEL YILMAZ (Devamla) - Başkanım, 1
dakika daha...
BAŞKAN - Lütfen, konuşmanızı tamamlar
mısınız...
TEMEL YILMAZ (Devamla) - Bu çerçevede,
organik ürün ekim alanlarının ve üretimin artırılması için etkili ve
destekleyici politikalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Bölgemizde uygulanmakta olan organik tarım
projesinden beklenen neticenin istihsali ve bölgemiz için hayatî önem taşıyan
Sadak Barajının bir an önce yapımının tamamlanarak faaliyete geçirilmesi
gerekmektedir. Daha önce programa alınan; ancak, ödenek yetersizliği nedeniyle
programdan çıkarılan bu projenin, ödeneğinin ayrılması ve bir an önce programa
alınarak ihale edilmesi gerekmektedir. Bu yapılmadığı takdirde, bölgede yapılan
bu kadar büyük yatırımlar sekteye uğrayacak, burada yaşayan çiftçilerimiz, bir
yerde, cezalandırılmış olacaktır; çünkü, Sadak Barajı olmadan; yani, su
olmadan, bu bölgenin ayağa kalkması mümkün görülmemektedir. Bölgedeki bu büyük
su potansiyeli akıp gitmekte ve heba olmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Yılmaz, lütfen, son
cümlenizi alalım.
TEMEL YILMAZ (Devamla) - Gümüşhane halkı
için bu projenin ne kadar önemli olduğuna bir kere daha dikkatlerinizi çekmek
istiyor, Sayın Enerji Bakanımızdan da, bu barajın bir an önce yapılması için
desteklerini arz ediyorum.
Yüce Heyetinize saygılarımı sunuyor,
teşekkür ediyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yılmaz.
Gündemdışı üçüncü söz, Dünya Sigarasızlar
Günü nedeniyle söz isteyen Hatay Milletvekili Züheyir Amber'e aittir.
Buyurun Sayın Amber. (CHP sıralarından
alkışlar)
3. - Hatay
Milletvekili Züheyir Amber'in, Sigarasız Bir Dünya Gününe ilişkin gündemdışı
konuşması
ZÜHEYİR AMBER (Hatay) - Sayın Başkan,
değerli arkadaşlar; "31 Mayıs 2003, Sigarasız Bir Dünya Günü"
nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinize saygılarımı sunarım.
Değerli arkadaşlar, kendiniz için, aileniz
için, toplum için bugün sigarasız ilk gününüz olsun ve yakmamak üzere söndürün
diyerek konuşmama başlıyorum.
Sigarayı bırakmanın ilk günlerinin güç
olacağını bilin; ama, zor günlerin gelip geçeceğini, sigarasız yaşamın çok daha
güzel olacağını düşünün.
Sigara, başta akciğer kanseri olmak üzere
kalp vedamar hastalıklarına, erken yaşlanmaya ve ölmeye yol açmaktadır. Sigara
içenlerin dörtte 1'i 70 yaşlarında, diğer dörtte 1'i de hayatlarından yirmiüç
yıl kaybederek öleceklerdir. Bugün aramızda yaşayan 4 000 000 Türk vatandaşı
sigara içtikleri için yirmiüç yıl erken öleceklerdir. Tüm dünyada sigara
kullanımı nedeniyle 8 saniyede, maalesef, 1 kişi kaybedilmektedir; yani,
ölmektedir. Bu durum, güçlü bir bağımlılık yapıcı etken olan sigarının
etkisinden kurtulabilmek için sadece birey olarak tiryakilerin değil, devlet
yönetimlerinin ve halkların da topyekûn çaba göstermelerine gerek olduğunu,
açıkça göstermektedir.
Değerli arkadaşlar, Dünya Sağlık Örgütünün
araştırmalarına göre, dünyada 1 100 000 000 sigara içicisi var. Sigara
içenlerin, maalesef, 8 000 000'dan fazlası, Türkiye gibi gelişmekte olan
ülkelerdedir ki, Türkiye nüfusunun yüzde 47'sinin sigara içtiği bilinmektedir
ve Türkiye'de -yine, maalesef diyorum- sigara alabilmek için peşin ve nakit
olarak her gün 17 000 000 dolar para harcanmaktadır; biz, bunu yıllık
hesapladığımız zaman, yılda 6 500 000 000 dolar sigara için harcanmakta ve bu
para, bu şekilde heba edilmektedir.
Sigara firmaları, yılda 350 000 kişiyi,
günde 1 000 kişiyi öldüren bu ölümcül zehri pazarlayarak, ölümü satmaktadırlar.
Bu pazarlama faaliyetlerini yaparken, müşterilerinin üçte 1'inin 13 yaşına
kadar, yüzde 90'ının da 20 yaşından önce sigaraya başladıklarını bilirler.
Kârlılığının devamı, hatta, sigara endüstrisinin ayakta kalması, 18 yaşın
altındakilere yapılan satışın başarısına bağlıdır.
Yapılan araştırmalar, sigara firmaları
hakkındaki şu çıplak gerçekleri ortaya çıkarmıştır: Sigaranın zararlı sağlık
etkilerini ve bağımlılık özelliğini bilerek inkâr ettiklerini, çocukları hedef
alarak acımasız pazarlama taktikleri uyguladıklarını, pasif sigara içme
konusundaki bilimsel gerçekleri çarpıttıklarını, tüketicileri düşük nikotin ve
düşük katran sahte tanımlarıyla aldattıklarını, gelişmekte olan ülkelerde en
saldırgan politikaları sürdürdüklerini, sigara kaçakçılarına yardımcı
olduklarını hepimiz bilmekteyiz.
Bu çerçevede, sigarayı özendiren
direkt-endirekt tüm reklamlar, promosyonlar ve sponsorluklar yasaklanmalıdır.
Ülkemizde reklam yasağı vardır; ancak, bu yasak, bilinçli veya bilinçsiz,
maalesef, delinmektedir. Buna, en son örnek olarak, Türkiye'de yapılacak olan
Formula 1 araba yarışlarını burada gösterebiliriz.
Sigara kaçakçılığı, mutlaka önlenmelidir.
Sigara paketleri üzerinde bulunan "sigara sağlığa zararlıdır" ve
benzeri sağlık uyarıları, daha büyük puntolarla yazılmalı, paketin en az yüzde
50'sini kaplamalıdır. Hatta "18 yaşından küçüklere satılamaz" ibaresi
yazılmalıdır. Bilimsel olmayan, halkı, özellikle gençleri yanıltan, hafif,
light veya düşük nikotinli gibi tanım ve semboller önlenmelidir. Tütün
ürünlerine konulan vergiler artırılmalı, gümrüksüz sigara satışı engellenmeli
ve alınan vergilerin bir kısmı, sigarayı bırakma yöntemlerine ayrılmalıdır.
Tütün ürünlerinin desteklenmesi önlenmeli; ancak, bu yapılırken, üreticiler
mağdur edilmemelidir.
Değerli arkadaşlar, özelleştirmeler,
işletmelerin verimlerini artırmak için yapılmaktadır. Sigara işletmelerinin
verimini artırmak, tüketimi artırmak, hastalık ve ölümü artırmak anlamını
taşımaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ZÜHEYİR AMBER (Devamla) - Çokuluslu sigara
firmaları için, Türkiye, çok iştah açıcı bir pazardır ve kendi beyanlarında,
Türkiye'nin genç nüfusuyla ilgili, çok ümit verici olduğu ibaresi yer
almaktadır. Tekel Sigara İşletmesini satın alacak çokuluslu sigara
firmalarının, pazarı genişletmek ve tüketimi artırmak için, geçmişte de çok
acımasızca sergiledikleri taktikleri uygulayacakları şüphe götürmemektedir.
Alelacele satılacak Tekel, devletimizi ve ulusumuzu büyük zararlara sokacak,
ayrıca, halkımızın sağlığına büyük tahribatlar verecektir. Bu, hepimizi büyük
vebal altında bırakacaktır. Bu konuda daha duyarlı olmanızı diliyorum ve hepinize
saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Amber.
Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel
Kurula diğer sunuşları vardır.
3 adet Meclis araştırması önergesi vardır;
okutuyorum:
B) GENSORU,
GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. -
Trabzon Milletvekili Asım Aykan ve 22 milletvekilinin, kamuda geçici işçi
statüsünde çalışanların durumu konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/102)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105 inci
maddeleri uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarında geçici işçi statüsünde
çalışanların durumlarını görüşmek üzere Meclis araştırması açılmasını arz ve
talep ediyoruz.
Gereğini saygılarımızla arz ederiz. 17.12.2002
1.- Asım Aykan (Trabzon)
2.- Yahya Baş (İstanbul)
3.- Yüksel Coşkunyürek (Bolu)
4.- Azmi Ateş (İstanbul)
5.- Harun Tüfekçi (Konya)
6.- Fahri Keskin (Eskişehir)
7.- Mustafa Cumur (Trabzon)
8.- Ahmet Uzer (Gaziantep)
9.- Yusuf Selahattin Beyribey (Kars)
10.- Ali Küçükaydın (Adana)
11.- Mahmut Durdu (Gaziantep)
12.- Mustafa Çakır (Samsun)
13.- Mehmet Ali Bulut (Kahramanmaraş)
14.- Mehmet Sarı (Gaziantep)
15.- Nevzat Yalçıntaş (İstanbul)
16.- Faruk Nafiz Özak (Trabzon)
17.- Vahit Kirişçi (Adana)
18.- Mahmut Göksu (Adıyaman)
19.- Mehmet Yılmazcan (Kahramanmaraş)
20.- Ali Öğüten (Karabük)
21.- Reha Denemeç (Ankara)
22.- Reyhan Balandı (Afyon)
23.- Murat Yılmazer (Kırıkkale)
BAŞKAN - Diğer önergeyi
okutuyorum:
2. - Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan Yerlikaya ve 25
milletvekilinin, Munzur Vadisi Projesi konusunda Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/103)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
Tunceli İlinin sınırları
içerisinde yer alan Munzur Vadisi, Türkiye'nin ilk millî parkı özelliğini
taşımaktadır. Munzur Vadisi ve çevresinde "Munzur Projesi" adı
altında sekiz adet baraj yapımı projelendirilmiş, bunlardan Konaktepe Barajı ve
Konaktepe (I) ve (II) HES'leri, Munzur Vadisi Millî Parkı içerisinde inşa
edilmesi hedeflenmiştir. Munzur Vadisi ile çevresinin doğasının yıkıma
uğratılması, bölgenin tabiî, ekolojik, biyolojik ve demografik yapısını ciddî
şekilde değiştirecek, şu anda öngörülemeyen olumsuzluklar yaşanabilecektir.
Bunun için alınması gereken önlem ve tedbirlerin tespiti amacıyla, Anayasanın
98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri
gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
1.- V. Sinan Yerlikaya (Tunceli)
2.- Hasan Güyüldar (Tunceli)
3.- Muharrem Kılıç (Malatya)
4.- Bülent Baratalı (İzmir)
5.- Erol Tınastepe (Erzincan)
6.- Muhsin Koçyiğit (Diyarbakır)
7.- Ensar Öğüt (Ardahan)
8.- Turan Tüysüz (Şanlıurfa)
9.- Mehmet Sefa Sirmen (Kocaeli)
10.- Mustafa Yılmaz (Gaziantep)
11.- Vahit Çekmez (Mersin)
12.- Selami Yiğit (Kars)
13.- Rasim Çakır (Edirne)
14.- Şevket Gürsoy (Adıyaman)
15.- Bayram Ali Meral (Ankara)
16.- Ali Topuz (İstanbul)
17. Ahmet Güryüz Ketenci (İstanbul)
18.- Fahrettin Üstün (Muğla)
19.- Ali Kemal Deveciler (Balıkesir)
20.- Gürol Ergin (Muğla)
21.- Mesut Değer (Diyarbakır)
22.- Mehmet Şerif Ertuğrul (Muş)
23.- Ali Cumhur Yaka (Muğla)
24.- Sıdıka Aydoğan (İstanbul)
25.- İnal Batu (Hatay)
26.- Nurettin Sözen (Sıvas)
Gerekçe:
Ülkemizin kalkınması için gerekli olan
elektrik enerjisi üretiminin önemli bir konu olduğu bilinmektedir. Ancak, bu
ihtiyacın karşılanması, Türkiye'nin sahip olduğu enerji, üretim kaynaklarının
tam ve doğru olarak belirlenmesi, önem ve öncelik derecelerine göre
planlanması, elde edilen enerji üretim gücünün verimli bir şekilde nakil
olunması ve kaçak elektrik kullanımının önlenmesi gerekmektedir.
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinin Fırat
Havzasında yer alan Tunceli İlinin Munzur Vadisi 1971 yılında millî park olarak
ilan edilmiştir. Bu vadi, estetik ve bilimsel bakımdan istisnaî düzeyde
evrensel değerlere sahip olan fizikî ve biyolojik bir oluşumdur. Vadide ve
çevresindeki derelerde bütün dünyada değeri yüksek düzeyde takdir edilerek
korunan çengel boynuzlu ve bezuvar dağ keçisi, ür kekliği, kırmızı benekli
alabalık ve diğer yaban hayvanları yaşamaktadır. Bu niteliğinden ötürü de,
Anayasanın 63 üncü maddesi ile Doğa ve Çevre Mevzuatına, Türkiye'nin onaylamış
bulunduğu, 16 Kasım 1972 tarihinde yapılan UNESCO'nun, XVI ncı Genel Kurulunda
kabul edilen Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme
hükümlerine ve Türkiye'nin üyesi olmak sürecine girmiş bulunduğu Avrupa
Birliğinin çevre kriterlerine göre, olduğu gibi korunması gerekmektedir.
Konaktepe Barajı ve HES Projesinin
yapılması halinde 4 990 hektar büyüklüğünde bir göl meydana gelecek ve bu
durumda millî park alanının "mutlak koruma zonu" olarak ayrılan
kısmının yüzde 63,5'i sular altında kalacaktır. Dolayısıyla, bilimsel ve
estetik bakımdan millî ve milletlerarası ender güzelliklere, doğal ve kültürel
kaynak değerlerine sahip, yüzyıllar süren jeomorfolojik oluşumlar sonucunda
meydana gelen Munzur Vadisinde tabiî ve ekolojik denge bozulacak, yaban hayatı
tahrip edilecek, Munzur Nehrinin akışı değişecek, en dinamik tür olan Munzur
alabalığının nesli yok olacak, biyolojik çeşitlilik ortadan kalkacak, yaşam
ortamlarının bozulmasıyla birlikte besin zinciri kırılacak ve ekosistemlerde şu
anda öngörülemeyen olumsuzluklar yaşanabilecektir.
Tunceli'de yaşayan insanların temel
ekonomik faaliyetleri, arıcılık ve hayvancılıktan ibarettir. İlde sanayi
yoktur, ticaret ve hizmet sektörü ise gelişme halindedir. İlin coğrafî konumu
ile topografik yapısı bakımından yörede imalat veya ağır sanayi tesislerinin
kurulması neredeyse imkânsız olduğu gibi, rantabl da değildir. Buna karşılık,
yörenin, olağanüstü düzeyde hayvancılık, arıcılık ile dağ, su, orman turizmi
potansiyeli mevcuttur.
Sonuç olarak, yöresel, bölgesel, ulusal ve
uluslararası boyutta önem ve öncelik taşıyan Munzur Vadisinin doğal çevre
değerleriyle birlikte korunarak, turizm kullanımının temin edilmesi gerek
merkezî kamu yönetimi, gerek yerel yönetimler gerekse yöre halkı ve yöre
kalkınması bakımından büyük bir önem ve öncelik taşımaktadır; bunun için
gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir.
Bu nedenle, Anayasanın 98, Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis
araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
BAŞKAN - Diğer önergeyi okutuyorum:
3. - Manisa
Milletvekili Nuri Çilingir ve 21 milletvekilinin, Gediz Nehrindeki kirliliğin
ve tarımsal üretime etkilerinin araştırılarak, havzadaki tarımın geliştirilmesi
için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/104)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gediz Nehri, ülkemizin büyük ve en önemli
nehirlerinden birisidir. Gediz İlçesinin güneydoğusundan başlayan ve İzmir
Körfezine dökülen Gediz Nehri, geçtiği bölgelerin tarımsal üretimine önemli
katkı sağlamaktadır.
Bölge açısından hayatî değer taşıyan Gediz
Nehri, 1980'li yıllardaki düzensiz endüstriyel ve kentsel gelişimle birlikte
aşırı derecede kirlenmiştir. Ülkemiz açısından bu kadar önemli olan Gediz
Nehri, Türkiye'nin de taraf olduğu Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar
Hakkında Sözleşmenin (RAMSAR) eklerinde sayılarak uluslararası koruma altına
alınmıştır.
401 kilometre uzunluğunda olan Gediz
Nehrinin su havzası alanı 17 500 kilometrekare olup, Türkiye yüzölçümünün yüzde
2,3'üne sahiptir. Gediz Nehri, Nif, Murat, Kum, Medar, Selendi, Alaşehir,
Derbent ve Gördes Çayları gibi birçok yan kollarla birleşerek İzmir Körfezine
dökülmektedir.
Uşak, Manisa, İzmir İlleri sınırları içine
giren Gediz havzası içinde önemli yerleşim merkezleri bulunmaktadır. Manisa
Turgutlu, Salihli, Ahmetli, Alaşehir, Demirci, Gediz, Kemalpaşa, Foça ve
Menemen, yerleşim yerlerinden bazılarıdır.
Gediz havzası, toprak kaynakları açısından
521 000 hektarlık tarıma elverişli alana sahip bilinmektedir. Bu arazilerin 386
000 hektarlık bölümü sulanabilir arazi olmasına karşın, bugün, ancak 124 000
hektar tarım alanı sulanabilmektedir. Tarımsal üretim içerisinde sulamanın
önemi tartışmasız çok büyüktür. Gediz havzası, tarımsal üretim ve tarım
ekonomisi yönünden de önemli yer tutmaktadır. Tarımsal sulamanın bilinçli
yapılması, sulanabilir alanların genişletilmesi, bölgeye ve toprağa uygun ürün
deseninin doğru olarak tespit edilmesi ve buna yönelik proje ve planların
oluşturularak uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.
Gediz Nehrindeki kirlilik, tarımı da
olumsuz etkilemektedir. Nehrin geçtiği il ve ilçelerin arıtma sistemlerinin
bulunmaması nedeniyle, zehirli atıklar taşıyan suyun tarımsal sulamada
kullanılması sonucu, bor ve diğer ağır maddeler toprakta birikmekte ve toprak,
verimlilik özelliğini kaybetmektedir.
Nehirden alınan kumlar nedeniyle, nehir
yatağının değişmesi sonucu, nehir çevresindeki arazilerin taban suları
kaybolmuş, birinci sınıf tarım arazileri çoraklaşarak verimsizleşmiştir.
Gediz havzasında yoğun olarak; buğday,
üzüm, pamuk, tütün, zeytin, meyve tarımı yapılmaktadır; ancak, sadece bölgede
alışılagelen tarım çeşitliliği dışında üretim yapılmamaktadır; bugüne kadar da
böyle bir çalışma yapılmamıştır. Alternatif ürün deseni konusunda ilgili kurum
ve kuruluşlarca gerekli araştırmalar yapılarak bölge çiftçisinin önü açılmalıdır.
Gediz Nehrinin kirliliğinin tarımsal
üretime etkileri ile bölge halkının refah ve gelir düzeylerini artırmak için
ürün deseninin geliştirilmesi, tarımsal sulanabilir alanların geliştirilmesi,
ulusal ve yöresel düzeyde koordinasyonun sağlanması, destekleme yollarının
araştırılması, idarî ve kurumsal ve yasal düzenlemelerin yapılması, teknik
bilgi ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi amacıyla Anayasanın 98, Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis
araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
1- Hasan Ören (Manisa)
2- Nuri Çilingir (Manisa)
3- Mustafa Erdoğan Yetenç (Manisa)
4- Mehmet Semerci (Aydın)
5- Mehmet Yıldırım (Kastamonu)
6- Ufuk Özkan (Manisa)
7- Salih Gün (Kocaeli)
8- Mehmet Boztaş (Aydın)
9- Necdet Budak (Edirne)
10- Feridun Ayvazoğlu (Çorum)
11- Atilla Başoğlu (Adana)
12- Ali Rıza Bodur (İzmir)
13- Mehmet Nuri Saygun (Tekirdağ)
14- Sıdıka Sarıbekir (İstanbul)
15- Zeynep Damla Gürel (İstanbul)
16- Zekeriya Akıncı (Ankara)
17- Nail Kamacı (Antalya)
18- Nurettin Sözen (Sıvas)
19- Ali Arslan (Muğla)
20- Yılmaz Kaya (İzmir)
21- Vezir Akdemir (İzmir)
22- Şevket Arz (Trabzon)
BAŞKAN - Bilgilerinize
sunulmuştur.
Önergeler, gündemde
yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki
öngörüşmeler, sırası geldiğinde yapılacaktır.
İzmit Büyükşehir
Belediyesi İzmit Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesiyle ilgili iddiaların
araştırılması amacıyla kurulan (10/4) esas numaralı Meclis Araştırması
Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun görev süresinin uzatılmasına dair bir
tezkeresi vardır; okutuyorum:
C)
TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. - (10/4)
esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının süre uzatımına ilişkin
tezkeresi (3/298)
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına
İzmit Büyükşehir
Belediyesi İzmit Kentsel ve Endüstriyel Su Temin Projesiyle ilgili iddiaların
araştırılması amacıyla Anayasanın 98, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri
uyarınca (10/4) esas numaralı bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmuştur.
Genel Kurul tarafından verilen üç aylık sürede çalışmalarını tamamlayamamıştır.
Bu nedenle, 5.6.2003 tarihinde toplanan Komisyonumuz, Genel Kuruldan, İçtüzüğün
105 inci maddesine göre, 12.6.2003 tarihinden itibaren bir aylık eksüre
istenmesine karar vermiştir.
Gereğini bilgilerinize
arz ederim.
Muzaffer Baştopçu
Kocaeli
Komisyon Başkanı
BAŞKAN- Sayın
milletvekilleri, İçtüzüğün 105 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
"araştırmasını üç ay içinde bitiremeyen komisyona bir aylık kesin süre verilir"
hükmü gereğince, komisyona bir aylık eksüre verilmiştir.
Gündemin
"Seçim" kısmına geçiyoruz.
V. - SEÇİM
A)
KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ
1. - Avrupa
Birliği Uyum Komisyonu üyeliklerine seçim
BAŞKAN- Sayın
milletvekilleri, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyelikleri için siyasî parti
gruplarınca aday gösterme işlemi tamamlanmıştır.
Şimdi, komisyon
üyelikleri için siyasî parti gruplarınca gösterilen adayların listesini
İçtüzüğün 21 inci maddesine göre okutup, oylarınıza sunacağım.
Avrupa Birliği Uyum
Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi (18)
AK Parti (12)
Vahit Kirişçi Adana
Yaşar Yakış Düzce
Abdülbaki Türkoğlu Elazığ
Muzaffer Gülyurt Erzurum
Muharrem Karslı İstanbul
İbrahim Reyhan Özal İstanbul
Nükhet Hotar İzmir
Hanefi Mahçiçek Kahramanmaraş
Musa Sıvacıoğlu Kastamonu
Ömer İnan Mersin
Şaban Dişli Sakarya
Aydın Dumanoğlu Trabzon
CHP (6)
Yakup Kepenek Ankara
İnal Batu Hatay
Kemal Derviş İstanbul