DÖNEM : 22        CİLT : 16       YASAMA YILI : 1

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

89 uncu Birleşim

4 . 6 . 2003 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - YOKLAMA

 IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Sinop Milletvekili Cahit Can'ın, Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı

2.- Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık'ın, Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı

3.- Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın, Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 42 milletvekilinin, kamuda bürokrasinin azaltılarak hizmetlerde etkinlik ve verimliliğin sağlanması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/100)

2.- Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 22 milletvekilinin, üniversite kurulacak illerin ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/101)

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı (1/588) (S. Sayısı: 135)

2.- Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/327) (S. Sayısı: 142)

3.- Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/482) (S. Sayısı: 115)

4.- Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/434) (S. Sayısı: 148)

5.- Medenî ve Siyasî Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/589) (S. Sayısı: 150)

6.- Avrupa Konseyinin İmtiyaz ve Muafiyetlerine Müteallik Umumî Anlaşmaya Ek 6 Numaralı Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/366)         (S. Sayısı: 80)

7.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gürcistan Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/386) (S. Sayısı: 81)

8.- Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolünde Yapılan Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/390) (S. Sayısı: 83)

9.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası Çalışma Örgütü Arasında Uluslararası Çalışma Örgütünün Ankara'daki Ofisi İçin Yer Tahsisine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ile Dışişleri Komisyonları Raporları (1/404) (S. Sayısı: 84)

10.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik ve Eki Sağlık Bakımı Hakkında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/422) (S. Sayısı: 86)

11.- Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Kuruluş Yasası ve Sözleşmesinde Değişiklik Yapan Kyoto ve Minneapolis Tam Yetkili Konferansları Sonuç Belgelerinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ile Dışişleri komisyonları Raporları (1/454) (S. Sayısı: 117)

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Mersin Milletvekili Ersoy Bulut'un, kamu bankalarıyla ilgili atamalara ve özelleştirme idaresinin bağlantısının değiştirilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevabı (7/369)

2.- Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün, fona devredilen bankaların sahiplerine ve devlete olan borçlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı (7/472)

3.- Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk'in, kamu işçilerinin ikramiyelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Ali Babacan'ın cevabı (7/484)


I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Tunceli Milletvekili Hasan Güyüldar'ın, Nâzım Hikmet'in ölümünün 40 ıncı yıldönümü münasebetiyle gündemdışı konuşmasına, Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu cevap verdi.

Bursa Milletvekili Faruk Anbarcıoğlu, Çınar Lisesinin, Brezilya'da yapılan dünya liselerarası basketbol turnuvasında şampiyon olmasına,

Trabzon Milletvekili Aydın Dumanoğlu, Kıbrıs Vakıflar İdaresinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin geleceğindeki önemine,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey ve 58 milletvekilinin, kamu yatırımları konusunda (10/97),

Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu ve 21 milletvekilinin, Adıyaman İlinin ekonomik ve sosyal sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/98),

Malatya Milletvekili Ahmet Münir Erkal ve 31 milletvekilinin, kayısı ürününün ekonomik değerinin artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/99),

Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

Yozgat Milletvekili Emin Koç'un (6/423) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi okundu; sorunun geri verildiği bildirildi.

AB genişleme sürecinin tanıtılması amacıyla İngiltere Parlamentosunda düzenlenecek olan "Daha Geniş, Daha Derin ve Daha Güçlü Bir Avrupa'nın Geleceği" konulu konferansa ve Avam Kamarasında "Anglo-Turkish Society" Derneğinin 50 nci kuruluş yıldönümü vesilesiyle "Türkiye" konulu panele davete Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen bir parlamenterin icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Genel Kurulun 3.6.2003 Salı günkü (bugün) birleşiminde; gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 8 inci sırasında yer alan Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük ve 41 milletvekilinin, tarım sektörünün sorunlarının araştırılarak çözüm yollarının belirlenmesine ilişkin 10/20 esas numaralı Meclis araştırması önergesinin öngörüşmesinin yapılmasına ve gündemin, "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 31 inci sırasında yer alan 115 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 2 nci sırasına, 7 nci sırasında yer alan 80 sıra sayılı kanun tasarısının 5 inci sırasına, 8 inci sırasında yer alan 81 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 9 uncu sırasında yer alan 83 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına, 10 uncu sırasında yer alan 84 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına, 12 nci sırasında yer alan 86 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına, 32 nci sırasında yer alan 117 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 13 üncü sırasında yer alan 87 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 30 uncu sırasında yer alan 114 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına alınmasına; daha önce gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak dağıtılan 148 sıra sayılı kanun tasarısının aynı kısmın 3 üncü sırasına, 150 sıra sayılı kanun tasarısının 4 üncü sırasına, 151 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci sırasına, 147 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü sırasına 48 saat geçmeden alınmasına ve 4.6.2003 tarihli Çarşamba günkü birleşimde sözlü soruların görüşülmeyerek çalışma süresinin gündemin 11 inci sırasına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar, 5.6.2003 tarihli Perşembe günkü birleşimde ise 147 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerinin tamamlanmasına kadar uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:

1 inci sırasında bulunan (6/183),

2 nci         "     "                  (6/189),

3 üncü      "     "                  (6/190),

4 üncü      "     "                  (6/191),

Esas numaralı sorular üç birleşim içinde cevaplandırılmadığından yazılı soruya çevrildi; soru sahipleri de görüşlerini açıkladı.

5 inci sırasında bulunan (6/196),

60 ıncı      "     "                  (6/266),

61 inci      "     "                  (6/267),

Esas numaralı sorulara Sağlık Bakanı Recep Akdağ cevap verdi, (6/196) esas numaralı soruda, soru sahibi karşı görüşlerini açıkladı.

  6 ncı sırasında bulunan (6/197),

  7 nci       "     "                  (6/198),

  8 inci      "     "                  (6/202),

  9 uncu    "     "                  (6/203),

10 uncu    "     "                  (6/206),

11 inci      "     "                  (6/207),

12 nci       "     "                  (6/208),

13 üncü    "     "                  (6/209),

14 üncü    "     "                  (6/210),

15 inci      "     "                  (6/211),

16 ncı       "     "                  (6/212),

17 nci       "     "                  (6/213),

18 inci      "     "                  (6/214),

19 uncu    "     "                  (6/215),

20 nci       "     "                  (6/216),

21 inci      "     "                  (6/217),

22 nci       "     "                  (6/218),

23 üncü    "     "                  (6/222),

24 üncü    "     "                  (6/224),

25 inci      "     "                  (6/225),

26 ncı       "     "                  (6/228),

27 nci       "     "                  (6/229),

28 inci      "     "                  (6/230),

29 uncu    "     "                  (6/231),

30 uncu    "     "                  (6/232),

31 inci      "     "                  (6/233),

32 nci       "     "                  (6/234),

33 üncü    "     "                  (6/235),

34 üncü    "     "                  (6/236),

35 inci      "     "                  (6/237),

36 ncı       "     "                  (6/238),

37 nci       "     "                  (6/239),

38 inci      "     "                  (6/240),

39 uncu    "     "                  (6/241),

40 ıncı      "     "                  (6/242),

41 inci      "     "                  (6/243),

42 nci       "     "                  (6/244),

43 üncü    "     "                  (6/245),

44 üncü    "     "                  (6/246),

45 inci      "     "                  (6/247),

46 ncı       "     "                  (6/248),

47 nci       "     "                  (6/251),

48 inci      "     "                  (6/252),

49 uncu    "     "                  (6/253),

50 nci       "     "                  (6/255),

51 inci      "     "                  (6/257),

52 nci       "     "                  (6/258),

53 üncü    "     "                  (6/259),

54 üncü    "     "                  (6/260),

55 inci      "     "                  (6/261),

56 ncı       "     "                  (6/262),

57 nci       "     "                  (6/263),

58 inci      "     "                  (6/264),

59 uncu    "     "                  (6/265),

Esas numaralı sorular, ilgili bakanlar Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.

Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük ve 41 milletvekilinin, tarım sektörünün sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin (10/20), öngörüşmelerini müteakiben yapılan oylamasından sonra, kabul edilmediği açıklandı.

4 Haziran 2003 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 18.48'de son verildi.

 

 

Nevzat Pakdil

 

 

 

Başkanvekili

 

 

Mevlüt Akgün

 

Ahmet Küçük

 

Karaman

 

Çanakkale

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

Yaşar Tüzün

 

Suat Kılıç

 

Bilecik

 

Samsun

 

Kâtip Üye

 

Kâtip Üye

 

                                          No.: 124

II. – GELEN KÂĞITLAR

4.6.2003 ÇARŞAMBA

Sözlü Soru Önergeleri

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, İzmir'in Konak İlçesindeki bazı mahallelerde heyelan tehlikesine karşı alınan önlemlere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/534) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)

2.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, Süper Ligdeki şike ve teşvik primi iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/535) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- Ankara Milletvekili Mehmet Tomanbay'ın, Gazi Üniversitesi Rektörlüğüyle ilgili bazı iddialara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/700) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)

2.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, Sinop İli Dikmen İlçesinde çiftçilerin 2001 yılı doğrudan gelir desteği paralarını alamadığı iddiasına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/701) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)

3.- Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, Erfelek Sağlık Merkezi inşaatına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/702) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.6.2003)

Meclis Araştırması Önergeleri

1.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 42 milletvekilinin, kamuda bürokrasinin azaltılarak hizmetlerde etkinlik ve verimliliğin sağlanması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/100) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2003)

2.- Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve 21 milletvekilinin, üniversite kurulacak illerin ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/101) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2003)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

4 Haziran 2003 Çarşamba

BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mevlüt AKGÜN (Karaman), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 89 uncu Birleşimini açıyorum.

III. - Y O K L A M A

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, yoklama pusulalarını, 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşımıza gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Dünya Çevre Günü nedeniyle söz isteyen, Sinop Milletvekili Sayın Cahit Can'a aittir.

Buyurun Sayın Can. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Sinop Milletvekili Cahit Can'ın, Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı

CAHİT CAN (Sinop) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dünya Çevre Günüyle ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünya gündemini meşgul eden en önemli konulardan biri de kuşkusuz çevre ve çevre sorunlarıdır. Yaşayan her canlı, çevrenin bir parçası olarak, çevre sorunlarının etkisi altındadır. Bilindiği üzere, geniş anlamda çevre, insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı etkileşim içinde bulundukları fizikî, sosyal, biyolojik, kültürel ve ekonomik ortam olarak tarif edilebilir.

İnsanların yeryüzünde yaşamaya başlamasından itibaren insanla doğa arasındaki hassas denge, doğal denge aleyhine bozulmaya başlamıştır. Özellikle, içinde yaşadığımız yüzyılda sanayi ve teknoloji alanlarında meydana gelen olağanüstü gelişmeler, bir yandan insanın doğa üzerindeki egemenliğini artırıp, yaşam düzeyinin yükselmesini ve kendisinin mutlu olmasını sağlarken, diğer yandan hızlı kentleşmenin etkisiyle de doğal dengenin bozulması, kaynakların hızla yok edilmesi, insan yaşamını tehdit edecek ölçülere varan çevre kirliliğini ortaya çıkarmıştır.

Değerli milletvekilleri, çevre kirliliği, özellikle son elli-altmış yılda, sanayileşmiş ülkelerde olduğu gibi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde de önemli boyutlara ulaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütüne göre, dünyada her yıl milyonlarca ve günde yaklaşık 5 500 çocuk, çevre kirliliği yüzünden hayatını kaybetti ve kaybetmektedir.

Dünya Çevre Zirvesi için hazırlanan Birleşmiş Milletler raporunda, kuraklığın başladığı, açlığın devam ettiği, ormanların yok olduğu ifade edilmektedir. Dünya nüfusunun yüzde 40'ının su sıkıntısı içinde yaşamakta olduğu; küresel ısınma sonucunda tüm dünyada deniz seviyelerinin yükseldiği, çok sayıda hayvan ve bitki türünün yok olmakla karşı karşıya olduğu; petrol, kömür gibi fosil kökenli yakıt kullanımının artış gösterdiği ve bunun sonucu olarak da Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerinde kuraklıkların başladığı vurgulanmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bilim adamlarına göre, hemen önlem alınmazsa, okyanus kıyısındaki şehirler sular altında kalacak, aşırı kuraklıklar, şiddetli fırtınalar ve görülmemiş boyutlarda sel felaketleri, baskınları yaşanacaktır.

Yine, dünyada artan nüfus ve aşırı avlanma nedeniyle, gelişen ülkelerdeki yaklaşık 1 milyar insan, yirmi yıl içerisinde balık kıtlığıyla karşı karşıya kalacaktır. Aşırı avlanmadan sadece insanlar değil, doğal deniz yaşamı da etkilenecektir. Kişi ve toplum hayatını ciddî şekilde tehdit eden çevre kirliliğinden dolayı fertler, hükümetler, ulusal ve uluslararası kuruluşlar çevreyi korumak, oluşmuş ve oluşması muhtemel zararları en aza indirmek adına, büyük bir seferberlik içerisine girmişlerdir. İlk ciddî girişimler 1972 yılında başlatılmış ve 1992 yılındaki Rio Zirvesiyle birlikte, son olarak dünyanın en büyük toplantılarından biri olan Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi de 16-22 Eylül 2002 tarihlerinde Güney Afrika'da 160 ülkenin katılımıyla gerçekleşmiştir. Çevre konusunda başlatılan bu süreçler, ulusal ve uluslararası politikaların önemli unsurlarından biri haline gelen çevre olgusunun yüzyılımızda devletlerarası ilişkilerde belirli bir rol oynayacağını açıkça göstermektedir.

Global düzeyde karşılaştığımız çevre sorunlarının başlıcaları, hava kirliliği, gürültü, dünyanın ısınmasına yol açan sera etkisi, toprak erozyonu, çölleşme ve su kaynaklarının kirlenmesidir. Sera etkisi yaratan gazların atmosfere bırakılması ve ozon tabakasının incelmesi insan sağlığını ve diğer yaşam türlerini ciddî biçimde tehdit etmektedir. Her geçen gün büyük miktarda bitki ve hayvan çeşidi yok olmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Can.

CAHİT CAN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, küresel bir nitelik taşıyan çevre sorunları ülkemizde de her geçen gün doğal hayatı tehdit eder hale gelmiştir. Kalkınmaya paralel olarak, özellikle kentlerimizde meydana gelen hava ve gürültü kirliliği, kimyasal atıklar, insan sağlığını; yeşil alan ve orman alanlarının yok edilmesi, erozyon, su kaynaklarının kirlenmesi de ekosistemi olumsuz yönde etkilemektedir.

Türkiye'de kanalizasyon sularının yüzde 98'i, endüstriyel atık sularının yüzde 78'i arıtılmadan ırmak ve denizlere bırakılıyor. Türkiye'deki endüstriyel işletmelerin yüzde 81'inde arıtma tesisi yoktur. Arıtma tesisine sahip işletmelerin yüzde 14'ü büyük kentler dışında. Çöpler düzenli olarak depolanmıyor. Düzensiz bir şekilde depolanan çöpler büyük felaketlere neden oluyor.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaşanan çevre sorunlarına ilişkin olarak, maalesef, çok sayıda örnek mevcuttur: Ağrı'da Balıklı Göl kuruyor; Küçük Menderes Nehri, ot ve kum yığını haline döndü; Uludağ'da kurulan tesisler dereleri kirletiyor; Karadeniz sahil yolu sayesinde, yöredeki hemen hemen tüm illerin çöpleri direkt olarak Karadenize bırakılıyor; Ege Bölgesindeki içsular büyük bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya; bilim adamları, Gediz Deltasından sonra, Ege'deki diğer akarsu ve göllerin de tükenmekte olduğuna dikkat çekmektedirler; İstanbul, elektromanyetik kirlilik alarmı veriyor, çevresindeki yeşil alan ve ormanlar tahrip ediliyor; Ege Denizinin birçok koyunda yapılaşma başladı...

Ülkemizde, son yıllarda, çevre sorunlarını çözmek amacıyla, mevzuat ve kurumsal düzeyde bir yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş; insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyacak, sürekli ve ekonomik kalkınmaya imkân verecek ve gelecek kuşaklara daha sağlıklı çevre bırakacak çalışmalara başlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

CAHİT CAN (Devamla)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ancak, tüm bunlar, insanımıza sağlıklı bir çevre oluşturmak için yeterli değildir. Genel anlamda, çevre sorunlarıyla ilgili olarak, bugünkü ve gelecek nesiller için, çevrenin korunması konusunda özenli planlama ve yönetim gerçekleştirilmeli; ülkemizin doğal kaynakları, havası, suyu, flora ve faunası dahil, özellikle, doğal sistemi temsil eden örnekler mutlaka korunmalıdır. Denizlerin insan hayatını ve deniz canlılarını tehlikeye atabilecek maddelerle kirlenmesi, mutlaka önlenmelidir. Çevreye olan olumsuz etkileri önlemek amacıyla, yerleşmeler ve kentleşmeler, mutlaka plan dahilinde yapılmalı ve bu konuda etkin tedbirler alınmalıdır.

Ülkemizdeki çevre sorunlarının sebepleri ve sonuçları konusundaki bilimsel araştırmalar ve gelişmeler, mutlaka teşvik edilmelidir. Çevrenin korunmasında hem kurumlara ve hem de halkımıza büyük görevler düşmektedir. Doğayı ve çevreyi koruma çalışmalarının etkinleştirilmesi, ancak çevre bilincinin artırılmasıyla mümkün olacaktır. Bu noktada, devlet, düzenleyici rolünü...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CAHİT CAN (Devamla) - Sayın Başkanım, çok az, bir cümlem kaldı...

BAŞKAN - Sayın Can, konuşma sürenizi ikinci defa uzattım.

CAHİT CAN (Devamla) - Çok rica ediyorum; sözümü toparlayıp, bitiriyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Can.

CAHİT CAN (Devamla) - 1 dakika daha rica ediyorum.

BAŞKAN - Sayın Can, 1 dakika fazla süre verdim; teşekkür ediyorum.

CAHİT CAN (Devamla) - Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Gündemdışı ikinci söz, yine aynı konuda söz isteyen, Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık'a aittir.

Buyurun Sayın Karabıyık. (AK Parti sıralarından alkışlar)

2.- Van Milletvekili Cüneyt Karabıyık'ın, Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı

CÜNEYT KARABIYIK (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 18 inci Yüzyılın ortalarında çevreyle ilgili sorunların farkına varan ülkeler, 20 nci Yüzyılın özellikle son çeyreğinde yaşadıkları çevreye ilişkin ürkütücü gerçeklerle karşı karşıya kalmışlardır. 21 inci Yüzyılın ise, gelişmenin, kalkınmanın yanında, çevre sorunlarını da beraberinde getirdiği bir gerçektir.

Her geçen gün, büyük miktarda, bitki, hayvan ve diğer yaşam ürünleri çeşidi yok olmakta, insan hayatı için gerekli olan temel değerler yok edilmektedir. Bu sorunlar, sınırları aşan nitelikte ve boyuttadır; artık, hiçbir ülkenin gücü, bu sorunları tek başına çözmeye yetmemektedir.

İşte, bu sebeplerin ortadan kaldırılması için, çevreyle ilgili uluslararası politikaların dönüm noktası olarak kabul edilen 5 Haziran 1972 tarihinde gerçekleşen Stockholm Konferansıyla, 113 ülkenin, çevre konusunda yaygın bir politika izlenmesi ve çevre sorunlarına evrensel düzeyde sahip çıkılması zorunluluğunu imza altına almaları dünyamız için son derece önemlidir.

Bu konferans sonucunda yayımlanan deklarasyonla 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmiş, ülkemizde ve dünyada, çevre korumacılığına bilinçli katılmanın sağlanması amacıyla, önemli mesafeler kaydedilmiştir.

Ülkemizde, çevre bilincinin, Anayasamızın 56 ncı maddesiyle oluşturulması ve bunun, Çevre ve Orman Bakanlığımızla desteklenmesi yanında, sivil toplum kuruluşlarının ve toplumun her kesiminin de görevidir. Bunlar, çevre bilincinin yerleşmesi açısından son derece umut verici gelişmelerdir.

1992 yılında Rio'da gerçekleşen ve Türkiye'nin de aralarında bulunduğu Rio Bildirgesindeki ülkeler, devletlerin, toplumların ve bireylerin bu yöndeki çabalarını, çokboyutlu, dinamik, demokratik yaklaşımlarla gerçekleştirmesini öngörmektedir. Rio Bildirgesini imzalayan ülkeler de, bu çerçevede, uluslararası sorumluluklarını yerine getirme çabalarını artırmış ve ulusal çevre stratejisi ve eylem planını tamamlayarak uygulamaya koymuşlardır.

Değerli milletvekilleri, ekonomik sürdürülebilirlik kavramı üzerinde özellikle durmak istiyorum. Bu kavram, yaşamın devamıyla doğru orantılıdır, dünya nüfusunun giderek artmasıyla da yakın irtibatı bulunmaktadır. Hayatiyet, tabiatın bize verebileceğinden daha fazlasını talep etmeme anlamına gelmektedir. Kalkınmanın, yaşadığımız çevrenin tahribatına yol açmaması gerektiği bilinci, işte, bu bakımdan, son derece önemlidir.

Değerli milletvekilleri, 21 inci Yüzyıla, insanlığın ve dünyanın bekası için, yeni bir sorumluluk anlayışıyla hazırlanmamız gerekmektedir. Amacımız, ekolojik açıdan sağlıklı ve ekonomik bakımdan yeni yaşamları yaratmaktır. Aksi takdirde, bu dünyada yaşayacak olan gelecek nesillerin yaşamlarını da tehdit altına almış oluruz. Daha temiz, daha yeşil bir dünyada yaşamak, gelecek nesillerin en doğal ve tabiî haklarıdır; onların haklarını gözetmek de bizlerin sorumluluğundadır. Bu sorumluluğumuzu mutlaka yerine getirmek zorundayız.

Saygıdeğer milletvekilleri, gönlümüzdeki sevgi pınarından bir pencere de çevreye açmamız lazımdır. Yaradan'ın ürünü olan bu sonsuz evrendeki ahenk, şüphesiz, sevgiyle yoğrulmuş tükenmez bir enerji kaynağını oluşturmaktadır. Bu enerji kaynağının zerreleri de bizim içimizde mevcuttur elbet. O zaman, gelin, hep birlikte, çevrenin yeni nesillere en iyi şekilde intikal ettirilmesi için çaba sarf edelim; çünkü, çevre, doğal sistemler, yaşamın ve üretimin hem kaynağı hem de sınırını teşkil etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Karabıyık.

CÜNEYT KARABIYIK (Devamla) - Bu vesileyle, Türkiye'nin ve özellikle, Türkiye'nin gözbebeği olan Van Gölümüzün kirliliğinin önlenmesi açısından elbirliğiyle gerekeni yapalım diyorum.

Diğer taraftan, yine bu vesileyle, Yüce Meclisimizin siz değerli üyelerine ve bütün halkımıza, korunan bir çevrede mutlu bir yaşam dileyerek, saygılar sunarım.

Teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Karabıyık.

Gündemdışı üçüncü söz, yine aynı konuda söz isteyen, Tekirdağ Milletvekili Sayın Erdoğan Kaplan'a aittir.

Buyurun Sayın Kaplan. (CHP sıralarından alkışlar)

3.- Tekirdağ Milletvekili Erdoğan Kaplan'ın, Dünya Çevre Gününe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin cevabı

ERDOĞAN KAPLAN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Dünya Çevre Günü nedeniyle, gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

5 Haziran Dünya Çevre Günü, ülkemizde ve tüm dünyada, çevre korumacılığının yaygınlaştırılması, çevresel kalitenin iyileştirilmesi ve bilinçli katılımın sağlanması amacıyla çeşitli etkinliklerle değerlendirilen bir uluslararası bilinçlendirme günüdür. Çevre, insanın insanla ve diğer canlı ve cansız varlıklarla yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içerisinde bulundukları fiziksel, biyolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik ortamdır. Genel olarak, çevre, üzerinde yaşadığımız dünya ve bu dünya üzerindeki olaylardır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çevre ve çevre kirliliği sorunları, insanlık tarihinde, yüz yüzelli yıllık bir geçmişe sahiptir. Sanayileşme, çevre sorunlarının yaygınlaşmasına, yoğunlaşmasına ve çeşitlenmesine yol açmıştır; ancak, çevre sorunu, son elli yılda dünyayı tehdit edecek düzeye ulaşmış ve bu tehdidin boyutu arttıkça, insan sağlığını ve yaşamını olumsuz etkilemeye başlamıştır. İşte, bu olumsuzluklarla birlikte, toplumda, çevreye karşı duyarlılık da artmıştır.

İlk Dünya Çevre Konferansı olarak tarihe geçen ve 5-16 Haziran 1972 tarihlerinde 113 ülkenin katılımıyla Stockholm'de toplanan Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansının en önemli özelliği, aralarında ekonomik gelişmişlik düzeyi, sosyal, kültürel ve siyasal farklılıklar bulunan ülkeleri bir araya getirmesidir. Bu konferansın sonucunda kabul edilmiş olan Stockholm Deklarasyonu, çevre konusunda ilk uluslararası değerlendirme olması açısından çok önemlidir. Konferansın en önemli sonuçları, insanları ve ülkeleri "tek bir dünyamız var" sloganıyla dayanışmaya çağırması, "kirleten öder" ve "sürdürülebilir kalkınma" politikalarının çevresel olarak kabulü ile 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmesidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme, sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, verimi artırmak amacıyla kullanılan tarım ilaçları, yapay gübreler ve deterjan gibi kimyasal maddeler çevreyi kirletmeye başlamış ve bunun sonucu olarak, hava, su ve toprak büyük oranda kirlenmiş ve canlılar için zararlı olabilecek boyutlara ulaşmıştır. Bilindiği gibi, hava, toprak ve su, insan yaşamı için vazgeçilmez niteliktedir. Bu unsurlardan birinin bozulması dahi, doğayı, canlılar için yaşanamaz hale getirecektir. Bu açıdan çevre bilincinin geliştirilmesi yaşamsal bir önem taşımaktadır.

Hal böyleyken, ülkemizde, Çevre Bakanlığı gibi geçmişte önemli başarılara imza atmış bir bakanlık, bu Mecliste, bütün uyarılarımıza rağmen kapatılmıştır.

İstanbul gibi büyük bir kenti iyi idare ettiğini ve bu nedenle de Türkiye'yi iyi idare edeceğini iddia eden bir Başbakanımız var. Acaba, Sayın Başbakan, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde çevreyle ilgili, İstanbul'daki çarpık yapılaşmayla ilgili, plansız sanayileşme, sağlıksız kentleşmeyle ilgili hangi girişimlerde bulunmuş ve hangi sonuçları almıştır?

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; orman ve SİT alanlarının korunması, geliştirilmesi ve genişletilmesi hangi nedenle yapılırsa yapılsın, imha ve işgal edilmesinin önlenmesi, çevre politikasının temelini oluşturmaktadır. Daha birkaç hafta önce, bu Parlamentoda, ormanları sürpriz kaynak söylemine alet eden ve bu ülkenin geleceğini, bugünden satmak isteyen anlayışla karşılaşmadık mı? Şimdi "her şeyi satarım, bal gibi satarım" mantığıyla, hükümet edenlerden, böylesine önemli bir günde, böylesine önemli bir konuda, hamasi nutuklar atarak değil; geleceğimizi, çocuklarımızı ilgilendiren bir konuda, tüm insanlığın geleceği adına, iktidar olmanın sorumluluğunu yerine getirmelerini beklemekteyiz.

Yaşanılabilir bir çevre, yaşanılabilir kentler yaratmak için yapılması gerekli tüm çalışmalar bir an önce yapılmalıdır. Çevrenin korunması, geliştirilmesi konusunda gösterilen çabaların amacı; insanların daha sağlıklı, daha güvenli bir çevrede, diğer canlılara zarar vermeden yaşamasıdır. Bu açıdan yapılması gerekenleri kısaca sıralamak istiyorum:

Çevreye zarar veren teknolojiler mutlaka terk edilmelidir. Özellikle, kimya ve tarım sektöründe tehlikeli ve zararlı maddelerden arındırılmamış teknolojiler ülkemize sokulmamalıdır.

Tarım ilaçlarının kullanımının yetkili kişi ve kuruluşlarca yapılması gerçekleştirilmeli, çevreye zarar verici nitelikte kullanımı yasaklanmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaplan.

ERDOĞAN KAPLAN (Devamla) - Avrupa Birliği çevre müktesebatı, uluslararası kabul görmüş ilkeler içhukukumuza aktarılıp, uygulanması sağlanmalıdır.

Çevrenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli eğitim mutlaka, ama mutlaka sağlanmalıdır. Avrupa Birliği kapılarında o başkentten bu başkente dolaşan Sayın Başbakandan, o kentlerde gördüğü çevre politikası uygulamalarını bizim kentlerimize de uygulamak için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz. Oysa, sayın hükümet üyeleri, ne yapıyor; Çevre Bakanlığını kapatıyor, çevrenin korunması için gerekli çalışmaları yapacak kurumsal yapıyı ortadan kaldırıyor!

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde, çevre sorunlarının çözümünde önemli adımlar atmak mecburiyetindeyiz; çünkü, çevre, gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Üzerinde yaşadığımız bu ülke, bu topraklar, bu çevre bizim.

Birbirimizin haklarına saygılı, sağlıklı ve temiz bir çevrede insanca yaşarken, tüm canlılara da yaşama hakkını tanımak için, bütün yasal düzenlemelerin bu dönemde yapılması umudunu içimde taşıdığımı ifade ediyor, bu yasal düzenlemelerin bu dönemde yapılacağına yürekten inanıyor ve Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kaplan.

Hükümet adına, Çevre ve Orman Bakanı Sayın Osman Pepe söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bakan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 Haziran, dünyadaki, çevreye karşı insanlığın yapmış olduğu haksızlıkların farkına vardığı, bir milat olarak tarihe geçen bir gündür.

Dünya insanlığının, sanayileşme sürecindeki yoğun kâr hırsıyla yapmış olduğu çevre tahribatının, sonunda, bütün dünya insanlığının geleceğini tehlikeye düşürdüğünü fark eden aydınlar, bu duyarlılığın bütün uluslar tarafından paylaşılması, bunun bir ortak bilinç olarak özümsenmesi gerektiğini gördükleri, fark ettikleri için, buna bir gün koydular. Aslında, dünyada, böyle anma günleri var. Tabiî, bu anma günlerini, doğrusu, ben pek de içime sindirmiyorum, paylaşmıyorum. Aslında, çevreyi yılda bir kez anmanın, bunun gereğini yerine getirmeye yeteceğini hiç kimsenin ifade etmesi mümkün değildir; ama, insanların, daha yoğunlaştıkları bu konuyu çeşitli etkinliklerle, sempozyumlarla, bütün ulusların kendi iç dokularına sindirmeye gayret ettikleri bir gün olarak, yine de, anılmasını, değer verilmesini gerekli gördüğüm bir gündür diye ifade ediyorum.

Değerli milletvekilleri, elbette ki, dünyada sanayileşmenin, çevre tahribatını hangi noktalara getirdiğini, pekâlâ, biliyoruz. Türkiye henüz sanayileşme sürecini yeterince tamamlayamadığı için, çağdaş dünyanın şu anda karşı karşıya kalmış olduğu çevre problemlerine o kadar da aşina değil, onlarla o kadar başı dertte değil; ama, çevre, artık, bir ulusun malı olmaktan çıkmıştır. Dünyanın herhangi bir noktasında çevreye ve insanlığa verilen zararın faturasını, milyarlarca insan bir anda ödemekle karşı karşıya kalıyor. Onun içindir ki, geçmişte Çernobil faciasının, onun içindir ki, Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin ve Tuna'nın, Volga'nın, yani, Orta Avrupa'nın, Ukrayna'nın, Beyaz Rusya'nın, Rusya Federasyonunun bütün atıklarının kirletmiş olduğu bir Karadeniz'deki talihsizliği, Türkiye ve Türk insanı, kendi bölgesindeki, aynı coğrafyayı paylaştığı insanlarla birlikte yaşıyor.

Biz, pürçevrecilik endişesiyle sorunlara bakarsak, doğruyu görmüş olamayız. Eğer, sadece ağacı görürsek, ormanı görmekten uzaklaşırız. Bizim, sorunun tamamına objektif bir bakış atfetmemiz lazım. Gelişme ile çevrenin, tez ve antitez olarak algılanmaması lazım. Günümüzde, edinilen tecrübelerin ışığında, kullanırken korumayı becermemiz lazım geldiğini, bunu eğitimin her kademesinde, toplumun her katmanının mutlaka ve mutlaka içine sindirmesi gereken bir olgu olduğunun altını çizmekte fayda görüyorum.

Aslında, bugün, çevre, demokrasinin en önemli argümanlarından birisidir; çünkü, çevreciliğin en temel, olmazsa olmaz öğesi katılımcılıktır. Katılımcılık, demokrasinin, yine, olmazsa olmaz bir öğesidir. Yani, bugün, çevreyle alakalı sorunları Parlamento gündeminde, sivil toplum gündeminde, medyanın gündeminde, bütün ülkenin ve bütün insanlığın gündeminde eğer tartışıyorsak, bu, demokrasinin de bize lütfetmiş olduğu, bağışlamış olduğu, vermiş olduğu bir imkândır diye meseleye bakmak lazım. Yani, demokrasi olmasaydı çevrenin farkına insanların varması mümkün değildi. Demokrasinin gelişmiş olduğu ülkelerde çevreye, çevreciliğe ve insanın geleceğine daha fazla saygının olduğu da, bugün, artık, herkesin kabul etmiş olduğu bir realitedir.

Tabiî, bizim, Türkiye olarak, sürdürülebilir bir çevre, sürdürülebilir bir kalkınma ikilemini dikkatli bir şekilde önümüze koyup, masanın üzerinde, burada, doğruları, Türkiye'nin ve dünyanın gerçekleriyle birlikte yüzleştirerek bir terkip, bir sentez yapmamız lazım.

Türkiye'nin önünde Avrupa Birliği süreci var. Bu sürecin artık kaçınılmaz bir süreç olduğunu, yine bu sürecin, Türkiye'de, Avrupa Birliğinin, insanlığın geleceğine, çevrenin geleceğine vermiş olduğu değer doğrultusunda, Avrupa Birliğinin, bugün, milyarlarca dolarlık çevre fonlarını seferber ettiğini, yine, önümüzdeki orta vadede, Avrupa Birliğinin, 100 milyar dolardan daha fazla, çevre fonlarını, kullanmaya hazırladığını, bunun hazırlıkları içerisinde olduğunu; ama, Avrupa Birliği sürecindeki Türkiye'nin, bugüne kadar, Avrupa Birliğinin fonlarından yeterince istifade edemediğini, hatta, kendi iç kaynaklarını, kendi iç dinamiklerini yeterince harekete geçiremediğini de burada bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyorum.

Değerli arkadaşlar, biraz önce, değerli milletvekili arkadaşlarımızı, burada görüş ve düşüncelerini dile getirirken hep birlikte dinledik. Tabiî, Çevre Bakanlığının kapatıldığı ve Türkiye'de, AK Parti Hükümetlerinin çevreye yeterince duyarlı olmadığı noktasındaki eleştirileri kabul etmek, bunları paylaşmak mümkün değil. Şu realiteyi görmek lazım: Burada, komisyonlarda ve çeşitli platformlarda, muhalefet sözcüsü arkadaşlarımızın, Çevre Bakanlığı kapatıldı diye ifade ettikleri sözler, şu andaki fotoğrafı ifade etmekten son derece uzak, gerçekleri görmekten son derece uzak, sadece politika yapmış olmak için söylenen sözlerdir. Aslında, keşke, burada, bu milletin kürsüsünde, iktidar ve muhalefetin Türkiye'nin çevre sorunları karşısındaki ortak duyarlılığı geliştirme noktasında, ortak projelere imza atma noktasında, yaptıklarımızı, yapacaklarımızı, sadece muhalefet etmek için, eleştiri yapmak için söylemenin ötesinde, başka şeylere de tanık olabilseydik.

HALUK KOÇ (Samsun)-Tam öyle değil...

 ERDOĞAN KAPLAN (Tekirdağ) - Kötü bir şey söylemedik Sayın Bakan.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Bakın, Çevre Bakanlığı, bugün, Çevre ve Orman Bakanlığı olarak bütün birimleriyle, bütün genel müdürlükleriyle, bütün daire başkanlıklarıyla, özel çevre kurumu birimiyle, tam teşkilatlı olarak, eskisinden çok daha güçlü ve çok daha kuşatıcı bir anlayış içerisinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye'de Çevre ve Orman Bakanlığı var.

Efendim, Sayın Başbakanın, çevreyle alakalı olarak İstanbul'da yaptıklarını Türkiye'deki        70 000 000 biliyor. Muhalefet Partisi sözcüsü arkadaşımız, zannediyorum, İstanbul'a ya Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan önce hiç gitmedi veyahut da o belediye başkanı olduktan sonra hiç gitmedi.

ERDOĞAN KAPLAN (Tekirdağ) - Her hafta oradan geçiyorum Sayın Bakan, her hafta!

ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Devamla) - Bakın, Türkiye, İstanbul'daki yeşile, çevreye, denize, doğalgaza duyarlılığı, çevre korumayla alakalı endişeleri, en yoğun olarak, Recep Tayyip Erdoğan'ın döneminde yaşamıştır, görmüştür! (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bugün, takdir buyurursunuz ki, Parlamentoda bulunan milletvekilleri olarak, buraya çıkacağız, görüş ve düşüncelerimizi ifade edeceğiz; iktidar olarak projelerimizi anlatacağız, muhalefet katkılarını koyacak, eleştirilerini getirecek. 21 inci Dönem içerisinde, ben, bu kürsüde, onlarca kez, çevre konusunda konuştum; çevre bakanlarıyla komisyonlarda, Genel Kurulda, bu konularla alakalı karşılıklı görüş ve düşüncelerimizi paylaşma imkânına sahip olduk. Biz, burada ne söylersek söyleyelim, ne yaparsak yapalım, bazılarının kulakları buna ille de tıkalı olacaksa, yapılanları görmezlikten gelecekse, buna da söyleyecek sözümüz yok; ama, şundan emin olunuz ki, siz görmeseniz de millet görüyor, millet farkına varıyor. (AK Parti sıralarından alkışlar) Önemli olan, zaten, milletin görmesidir, milletin takdir etmesidir. Bugün, şu Parlamento tablosu, Parlamento aritmetiği, milletin, olanların farkında olduğunun bir fotoğrafıdır.

Değerli milletvekilleri, bizim, elbette ki hedeflerimizin olması lazım. İnsanların, mutluluk içerisinde yaşayabilecekleri bir çevreyi oluşturmak, Avrupa Birliği sürecindeki hedeflerimizi, çevre kalitesi yönünden de, yine, Avrupa Birliği standartlarını Türkiye'de gerçekleştirmek için, hakikaten, Çevre Bakanlığının değerli bürokratlarıyla çalışıyoruz; ama, bu konunun, sivil toplumun bütün katmanları tarafından, mutlaka ve mutlaka, paylaşılması lazım. Sivil toplumun paylaşmadığı, destek vermediği, halkın bigâne kaldığı, halkın destek vermediği, inanmadığı hiçbir fikrin, hiçbir projenin başarıya ulaşma şansı yoktur. Biz, çevreyle alakalı, ormanla alakalı, kalkınmayla alakalı, Türkiye'de ne yapacağımızı, milletten almış olduğumuz ilhamla, milletten almış olduğumuz enerjiyle ortaya koymaya çalışıyoruz. Elbette ki, biz, Türkiye'de imkânlarımızın bu noktada sınırlı olduğunu biliyoruz, ekonominin sınırlı olduğunu biliyoruz, ekonominin imkânlarının, Türkiye'de, çevre açısından yapılması gerekenleri yapmamız için, yeterli finans imkânlarını bize vermediğini biliyoruz.

Bugün, bizim, Gölbaşı'nda, Haymana yolu üzerinde, Avrupa'da akredite edilmek üzere çalışmaları sürdürülen bir laboratuvarımız olduğunu ve çok kısa süre içerisinde, dünyadaki saygın laboratuvarlardan birisi olarak yerini alacağını söylemek istiyorum. Türkiye'deki hava, toprak ve su kalitesinin çok önemli olduğunun, çevre kalitesinin, çevre yönetiminin, Türkiye'de arzu ettiğimiz standartlarda olması için hükümetimiz üzerine düşeni yapmaktadır ve bundan sonra da, burada, yaptıklarımızı, düşüncelerimizi, projelerimizi sizlerle paylaşma imkânını bulacağımızı ümit ediyor, arkadaşlarımıza, bize, burada, fikir ve düşüncelerimizi sizlerle paylaşma imkânı verdiği için teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Meclis araştırması önergeleri vardır; okutuyorum:

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün ve 42 milletvekilinin, kamuda bürokrasinin azaltılarak hizmetlerde etkinlik ve verimliliğin sağlanması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/100)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kamu bürokrasisinin azaltılması ve vatandaşlarımızın devlet hizmetlerinden daha kolay ve etkin bir biçimde yararlanabilmeleri amacıyla, Türkiye'nin idarî yapılanmasının yeniden ele alınması da dahil olmak üzere, alınacak tedbirlerin ve yeniden düzenlenmesi gereken kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmeliklerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 üncü maddelerine istinaden bir Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

Saygılarımızla. 25.12.2002

1- Mevlüt Akgün                                (Karaman)

2- Hasan Fehmi Kınay                                (Kütahya)

3- Zeyid Aslan                                 (Tokat)

4- Selami Uzun                                (Sıvas)

5- Telat Karapınar                                (Ankara)

6- Mehmet Daniş                                (Çanakkale)

7- Enver Yılmaz                                 (Ordu)

8- Ali Ayağ                                (Edirne)

9- Fetani Battal                                 (Bayburt)

10- Murat Yılmazer                                (Kırıkkale)

11- Ersönmez Yarbay                                (Ankara)

12- Vahit Erdem                                (Kırıkkale)

13- Ramazan Can                                (Kırıkkale)

14- Ali İbiş                                (İstanbul)

15- İsmail Bilen                                 (Manisa)

16- Nurettin Aktaş                                (Gaziantep)

17- Yusuf Selahattin Beyribey                                (Kars)

18- Abdülbaki Türkoğlu                                (Elazığ)

19- İbrahim Köşdere                                (Çanakkale)

20- Mehmet Kurt                                (Samsun)

21- Suat Kılıç                                (Samsun)

22- Mustafa Eyiceoğlu                                (Mersin)

23- Mehmet Erdemir                                (Yozgat)

24- Mehmet Yaşar Öztürk                                (Yozgat)

25- Kerim Özkul                                (Konya)

26- Hasan Bilir                                (Karabük)

27- Turhan Çömez                                (Balıkesir)

28- Mustafa Öztürk                                 (Sinop)

29- Mehmet Yüksektepe                                (Denizli)