DÖNEM : 22        CİLT : 15       YASAMA YILI : 1

 

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

 

86 ncı Birleşim

28 . 5 . 2003 Çarşamba

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

                                                      Sayfa    

 

  I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. - GELEN KÂĞITLAR

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Bursa Milletvekili Mehmet Küçükaşık'ın, sözleşmeli çiftçilik uygulamaları sırasında yapılan sözleşmelerdeki boşlukların yarattığı sorunlar ve alınması gerekli tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

2. - Siirt Milletvekili Öner Ergenç'in, çocukların suç işlemelerinin önlenmesi ve suç işleyen çocukların topluma kazandırılmasına ilişkin gündemdışı konuşması

3. - Ağrı Milletvekili Naci Aslan'ın, Gürbulak gümrük tesislerinin açılışı ve sınır ticaretinin Ağrı İli ekonomisinin gelişmesine olan katkısına ilişkin gündemdışı konuşması ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in cevabı

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu ve 21 milletvekilinin, Adıyaman İli Besni İlçesinin tarihî ve kültürel değerlerinin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/93)

2. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin ve 21 milletvekilinin, Türk basınının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/94)

3. - Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan ve 23 milletvekilinin, ülkemizdeki demir ve çelik üretimi ile Erdemirin mevcut durumunun ve sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/95)

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil'in (6/226) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/62)

2. - Bazı milletvekillerine, Başkanlık tezkeresinde belirtilen sebep ve sürelerle izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/295)

3. - Bursa Milletvekili Ali Dinçer'e ödenek ve yolluğunun verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/296)

IV. - ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. - Genel Kurulun çalışma saatleriyle gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

2. - Genel Kurulun 28.5.2003 tarihli birleşiminde gündemin 7 nci sırasına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) SÖZLÜ SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü'nün, Tekirdağ'daki Kültür Merkezi Projelerine ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/160) ve yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması

2. - Balıkesir Milletvekili Orhan Sür'ün, AKP Genel Başkanı hakkında verilen beraat kararının Hazine avukatlarınca temyiz edilip edilmediğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/161) ve yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması

3. - Muğla Milletvekili Fahrettin Üstün'ün, fıstıkçamı üreticilerinin sorunlarına ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/166) ve yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması

4. - Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk'in, zorunlu tasarruf nemalarının ne zaman ödeneceğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/172) ve yazılı soruya çevrilmesi nedeniyle konuşması

5. - Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, Yalova'da yapılan kalıcı konutların yer tespitine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/173) ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı

6. - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in, yapı denetim şirketlerine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/188) ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı

7. - Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk'in, esnafın kredi faizi borcunun silinip silinmeyeceğine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/183)

8. - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in, belediyelerdeki imarla ilgili teknik personele ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/189)

9. - Manisa Milletvekili Nuri Çilingir'in, Karayolları Trafik Yönetmeliğine bir and metni eklenip eklenmeyeceğine ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/190)

10. - Antalya Milletvekili Osman Özcan'ın, muhtarlar ile köy ihtiyar heyeti üyelerinin özlük haklarına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/191)

11. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerindeki güvenlik sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/193) ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı

12. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, satılan İzmir-Gaziemir sosyal konutlarının tapularının ne zaman verileceğine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/194) ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı

13. - Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan'ın yapımı süren Karaçal Barajına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/195) ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı

14. - Manisa Milletvekili Ufuk Özkan'ın, ülkemizin rüzgar enerjisi potansiyeline ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/204) ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mehmet Hilmi Güler'in cevabı

B) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - İstanbul Milletvekili Gürsoy Erol'un, ilköğretim okullarında sigaraya karşı tedbir alınıp alınmadığına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın cevabı (7/459)

2. - Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu'nun, THY bürokratlarının görevden alınmalarına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/473)

3. - İzmir Milletvekili Oğuz Oyan'ın, Emekli Sandığının bir kişiye yüksek miktarda borç tahakkuk ettirdiği haberlerine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın cevabı (7/476)

4. - Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu'nun,

Ören yeri gelirlerinin Bakanlığa gönderilmesi yönündeki karara,

Aydın İlindeki ören yeri gelirlerine

İlişkin soruları ve Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun cevabı (7/480, 479)

5. - Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk'in, Antalya-Kaş'taki yat limanı inşaatına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı (7/482)

6. - Tokat Milletvekili Resul Tosun'un, diploma denklikleri iptal edilerek görevden alınan öğretmenlere ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in cevabı (7/501)

7. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, Bozkır Kaymakamının tayin edildiği yere gitmediği iddiasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/508)

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - 190 Sayılı Genel  Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Sağlık Bakanlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/554) (S. Sayısı : 133)

2. - Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Uzman Erbaş Kanunu, Uzman Jandarma Kanunu, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu, Türkiye Emekli Sandığı Kanunu, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve Askerlik Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Millî Savunma ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/538) (S. Sayısı : 136)

3. - Bor ve Ürünleri Araştırma Enstitüsü Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı ile Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/558) (S. Sayısı : 135)

4. - Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/556) (S. Sayısı : 124)

5. - Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/600) (S. Sayısı : 145)

6. - Doğal Afetlerle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporları (1/594) (S. Sayısı : 143)

 


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Oturum Başkanı TBMM Başkanvekili Yılmaz Ateş, son günlerde sinema, müzik ve spor alanlarında elde edilen ulusal ve uluslararası başarılar münasebetiyle yarışmacıları ve emeği geçenleri kutlayan bir konuşma yaptı.

Ankara Milletvekili Yakup Kepenek, 27 Mayıs 1960'ın siyasal tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olduğuna,

Konya Milletvekili Ahmet Işık, Konyasporun şampiyon olarak süper lige çıkmasına,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa'nın su ve elektrik sorununa ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşmasına, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen cevap verdi.

Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 19 milletvekilinin, Manyas Kuş Gölünün çevre sorunlarının araştırılarak,

Tokat Milletvekili Mehmet Ergün Dağcıoğlu ve 21 milletvekilinin, Tokat İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak,

Konya Milletvekili Remzi Çetin ve 20 milletvekilinin, madencilik sektörünün içinde bulunduğu durumun araştırılarak, altın ve bor madenleri başta olmak üzere yeraltı kaynaklarımızın değerlendirilmesi için,

Alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/90, 10/91, 10/92) Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergelerin gündemdeki yerlerini  alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Japonya Üst Meclisi Başkanı Hiroyuki Kurata'nın resmî davetine icabetle bu ülkeye yapacağı ziyarete katılacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Avrupa Birliğine üye ve Avrupa Birliğine katılmakta olan ülke parlamentoları Çevre Komisyonu Başkanları Konferansına, Yunanistan Parlamentosu Ekonomik İşler Komisyonu Başkanı John Thomopoulos tarafından ismen davet edilen TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Malatya Milletvekili Ahmet Münir Erkal'ın katılmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Genel Kurulu ziyaret eden Bosna-Hersek Başbakanı Adnan Terzic ve beraberindeki heyete Başkanlıkça "Hoş geldiniz" denildi.

Genel Kurulun 22 Mayıs 2003 tarihli 83 üncü Birleşiminde alınan karar gereğince, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının:

1 inci sırasında yer alan, Edirne Milletvekili Rasim Çakır ve 33 milletvekili ile Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ve 24 milletvekilinin, Ergene Nehrindeki kirliliğin ve çevreye etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi üzerine kurulan (10/2, 6) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (S. Sayısı : 134) üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

2 nci sırasında yer alan, Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin tasvibe sunulan 1997 (3/133) (S. Sayısı : 109),

3 üncü sırasında yer alan, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünün tasvibe sunulan 1998 ve 1999 (3/106, 107) (S. Sayısı : 110),

Yılları hesap ve işlemlerine ait, Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu Raporları üzerindeki görüşmeler tamamlandı;

Başkanlıkça, komisyon raporlarının kabul edilmesi halinde adı geçen kuruluşların belirtilen yıllara ait tasvibe sunulan hesap ve işlemlerinin onaylanmamış olacağına, kabul edilmemesi halinde ise hesap ve işlemlerinin onaylanmış ve ilgili kuruluşların yönetim kurulu ile yöneticilerinin ibra edilmiş olacağına ilişkin açıklamalardan sonra yapılan oylamalar sonucunda, komisyon raporlarının kabul edildiği bildirildi.

28 Mayıs 2003 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere,  birleşime 21.20'de son verildi.

Yılmaz Ateş

 

 

Başkanvekili

 

 

 

Yaşar Tüzün

Suat Kılıç

 

Bilecik

Samsun

 

Kâtip Üye

Kâtip Üye

 


                                                                         No. : 119

II. - GELEN KÂĞITLAR

28 . 5 . 2003 ÇARŞAMBA

Yazılı Soru Önergeleri

1. - Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu'nun, TRT Kurumunun personeline, gelir ve giderleri ile denetimine ilişkin Devlet Bakanından (Beşir Atalay) yazılı soru önergesi (7/681) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.5.2003)

2. - Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, kaçak elektrik kullanımına ve bir TEDAŞ yetkilisinin öldürülmesi olayına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/682) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.5.2003)

3. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, elektrik kesintilerinin duyurulmasına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/683) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.5.2003)

Meclis Araştırması Önergeleri

1. - Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu ve 21 Milletvekilinin, Adıyaman İli Besni İlçesinin tarihi ve kültürel değerlerinin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/93) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2003)

2. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin ve 21 Milletvekilinin, Türk basınının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/94) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2003)

3. - Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan ve 23 Milletvekilinin, ülkemizdeki demir ve çelik üretimi ile ERDEMİR'in mevcut durumunun ve sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/95) (Başkanlığa geliş tarihi: 15.5.2003)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, bilim ve araştırma merkezlerinin hazırladıkları raporlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/412)

2. - Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu'nun, ülkemize deniz yoluyla giriş yapan turistlerden alınan paraya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/413)

3. - Çorum Milletvekili Feridun Ayvazoğlu'nun, görev tazminatı alamayan personele ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/417)

4. - Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay'ın, kadrosu Ankara'nın ilçelerinde olup geçici görevle başka yerlerde çalışan personele ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/434) 

5. - Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay'ın, kadrosu Ankara'nın ilçelerinde olup geçici görevle başka yerlerde çalışan personele ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/436) 

6. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, Hükümet Programında yer alan ekonomiyi canlandırıcı tedbirlerin alınıp alınmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/448)

7. - İzmir Milletvekili Muharrem Toprak'ın, köy enstitüsü sisteminin üniversitelerde uygulanıp uygulanmayacağına ve öğretmenlerin ekonomik durumlarının iyileştirilmesi çalışmalarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/451)

8. - Sinop Milletvekili Engin Altay'ın, görevden alınan Sinop Millî Eğitim Müdürlüğü Sağlık Eğitim Merkezi Baştabibinin tekrar göreve döndürüldüğü iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/453) 

9. - Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun, vakıf hastanelerinin vergilendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/455)

10. - İstanbul Milletvekili Gürsoy Erol'un, ilköğretim okullarında sigaraya karşı tedbir alınıp alınmadığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/460)

11. - Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş'in, Ankara'daki kaldırım ve asfalt çalışmalarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/462)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.04

28 Mayıs 2003 Çarşamba

BAŞKAN : Başkanvekili Yılmaz ATEŞ

KÂTİP ÜYELER : Suat KILIÇ (Samsun), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 86 ncı Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, sözleşmeli çiftçilik konusunda söz isteyen, Bursa Milletvekili Sayın Mehmet Küçükaşık'a aittir.

Buyurun Sayın Küçükaşık. (CHP sıralarından alkışlar)

III. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Bursa Milletvekili Mehmet Küçükaşık'ın, sözleşmeli çiftçilik uygulamaları sırasında yapılan sözleşmelerdeki boşlukların yarattığı sorunlar ve alınması gerekli tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce 24 Mayıs 2003 tarihinde Bursa Yenişehir Ovasında ve Manisa Saruhanlı İlçesinde meydana gelen dolu felaketi nedeniyle zarara uğrayan tüm çiftçilerimize, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Doğal Afet Yasasının yürürlükten kalkmış olması nedeniyle, dolu ve sel felaketi nedeniyle zarara uğrayan çiftçilerimize, zararın telafi edilmesi için tüm mal varlığının yüzde 40'ının telef olmuş olması kabul edildiğinden, şu anda, Yenişehir ve Manisa Ovasında zarara uğrayan hiçbir çiftçimize yardım yapılamamaktadır. Bu nedenle, hükümet tarafından acil düzenlemeler yapılarak, Yenişehirli çiftçimizin zararının giderilmesi ve mağduriyetlerinin önlenmesi çağrısında bulunuyorum.

Tarımda giderek sanayileşmenin artması ve tarımsal ürünlerin sanayi tesislerinde işlenerek mamul madde haline gelmesi, sanayi şirketleri ile çiftçiler arasında ürün bazında sözleşmeler yapılmasına neden olmuştur. Özellikle devletin pancar ve tütün üreticileriyle yapmış olduğu tekyanlı sözleşmeler, giderek gıda ve konservecilik sektöründe özel sektöre de ilham kaynağı olmuş ve fabrikalar, düzenlemiş oldukları tektaraflı sözleşmeleri, kendilerine ürün satmak isteyen örgütsüz durumdaki çiftçilere tek nüsha olarak, ya tek tek ya da gruplar halinde imzalatır duruma gelmişlerdir. 1970'li yılların başından itibaren, bu uygulamanın içerisinde, çiftçi, yetiştirdiği belli bir ürünü, alıcı gerçek ya da tüzelkişilere satmayı taahhüt etmekte, belirlenen ürünü teslim etmediği takdirde, alıcı firmanın bu nedenle uğrayacağı zararı karşılamak üzere, sözleşmeyle birlikte bir açık bono imzalayıp vermektedir. Alıcı firma ise, sözleşme konusu ürünü kendi belirlediği fiyat ve program dahilinde almayı ve bedelini ödemeyi taahhüt etmektedir. Ancak, sözleşme tek taraflı ve tek nüsha olarak şirket tarafından düzenlenmektedir. Çiftçi, yalnızca imza atar. Sözleşmedeki boşlukların hiçbiri doldurulmamaktadır. Sözleşmede, çiftçiye teslim edilen fide, gübre, ilaç miktarı ve bedelleri ve dekar başına ödenen nakdî ve aynî avanslar ile teslim alınacak ürün miktarı, evsafı, bedeli ve ödeme zamanı boş bırakılmakta, sonradan, ihtilaf halinde şirket tarafından doldurulmaktadır. Şöyle ki:

Bedel direkt olarak belirlenmemektedir. Anlaşılan bedelin yüzde 80'i sözleşmeye yazılmakta, bedelin yüzde 20'si ise prim olarak yazılmaktadır.

Ürün miktarı olarak, dekar başına tahminî rekoltenin üzerinde bir miktar yazılmakta, böylelikle, az ürün teslim edildi diye, üreticinin yüzde 20 prim hakkı engellenerek, fiyatta yüzde 20 oranında bir indirim sağlanmaktadır.

Ürün bedelinin ödenme zamanı, şirketin yetkisi dahilindedir. Örneğin, 2002 yılı temmuz, ağustos, eylül aylarında teslim edilen domatesin bedeli, en geç 28 Şubat 2003 tarihi olarak sözleşmeye yazılmakta; bu süre içerisinde de üreticiye hiçbir gecikme ve faiz ödenmemektedir. Oysa, üreticiye verilen tüm nakdî ve aynî avanslar (fide, tohum, gübre, ilaç ve benzeri) ya ödeme günündeki döviz kuru ya da teslim tarihi ile ödeme günü arasındaki temerrüt faizi eklenerek tahsil edilmektedir. Rekolte o yıl fazla veya ürünün fiyatı düşmüş ise, ürünü daha ucuza almak için zamanında tesellüm etmemekte, ürünün tarlada bozulmasına neden olmakta ve kendisiyle sözleşme imzalamayan üçüncü şahıslardan aynı ürün alınmaktadır. Örneğin, 2002 yılında, kapya dediğimiz yağ biberi üretimi oldukça fazla olmuş, alıcılar 190 000 TL/kilogramdan sözleşmeyi imzaladıkları halde, biber fiyatı 40 000 Türk Lirasına düşünce, birçok alıcı fabrika, sözleşmeli çiftçilerden biber almamış, üçüncü şahıslardan biber alarak sözleşmeli çiftçinin zarara uğramasına neden olmuştur. Ürünün alınmamasına gerekçe olarak, tohumluk fideyi kendisi vermesine karşın, ürünün istenilen büyüklükte ve evsafı olmaması gerekçe gösterilmiş, ürün tarlada kalmış, çiftçi, toplama parasını kurtaramamıştır. Mesela, tohumluk fideyi kendisi veriyor, gübreyi de kendisi veriyor; fakat "bizim, uluslararası standardımız 13 santim, senin yetiştirdiğin biber 10 santim oldu, eğri büğrü; halbuki, biz, dümdüz biber alıyoruz" diyor. Tohumu da veren alıcı firma, fideyi de veren alıcı firma, kendi teslim ettiği ürünün kendi istediği standartta olmamasını isteyerek, böylelikle köylülerin mağduriyetine neden olmaktadır.

Ürünün az olması ve o ürünün fiyatının piyasalarda yükselmesi halinde ise, alıcı firma, çiftçiye malını dışarıya satmaması için baskı yapmaktadır. Herhangi bir doğal afet nedeniyle rekoltenin az olması ve fabrikaya az ürün teslim edilmesi veya gruptan herhangi birisinin hiç ya da az ürün teslim etmesi halinde ise, çiftçilerden almış oldukları bonoları doğrudan icraya koymakta ve sözleşmeyle kendisine tanınan tüm hakları çiftçilerden talep etmektedirler.

Sözleşme nedeniyle mağdur olan çiftçiler, tek başlarına dava açmışlar; ancak, sözleşmenin yapısı nedeniyle, açmış oldukları davaları kaybetmişlerdir; üstelik, alıcı firmalar tarafından kara listeye alınarak, sözleşmeli tarım yapmaları da engellenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MEHMET KÜÇÜKAŞIK (Devamla) - Bu konuda mevcut yasal düzenleme olmaması nedeniyle, yargı tarafından, sözleşmeler, Borçlar Kanunu ve genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmiş; sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca, bu tek taraflı sözleşmeler geçerli kabul edilmek zorunda kalmıştır. Bizlerin, ziraat odaları ve çiftçilerin gayretleriyle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ancak 1996 yılında harekete geçmiş ve 30 Haziran 1996 tarihinde, sözleşmeli tarımsal ürün yetiştiricileriyle ilgili usul ve esaslar hakkında 1996/6 nolu tebliğ yayımlanmış; ancak, pratikte hiçbir yararı ve düzenleyici etkisi olmamıştır. Bu kez, 1 Ağustos 1998 tarihli 16 nolu tebliğ yayımlanmış, bu tebliğle birtakım yaptırımlar getirilmeye çalışılmış; sözleşmelerin tebliğe aykırı olamayacağının belirtilmesine karşın, yine, tebliğe aykırı tek yanlı sözleşmeler imzalanmaya devam edilmiştir. Ziraat odaları ve alıcı firmalar tarafından anlaşılarak hazırlanan ve üç yıldan beri uygulanan tek tip sözleşme bile bu eksikliği giderememiştir.

Sözleşmeli çiftçi, en yaygın haliyle, Bursa Ovasında, özellikle Mustafakemalpaşa, Karacabey, Manyas Ovasında, domates, biber, bezelye ve mısırda, özel sektör ile çiftçiler arasında; tütünde, hem özel sektör hem devletle yapılan sözleşmelerde; yine, meyve de, özel sektör ile çiftçiler arasında ve pancar sözleşmelerinde karşımıza çıkmaktadır.

Görüldüğü üzere, Türkiye'de tüm çiftçilerimiz sözleşmeli çiftçi kapsamında olup, sözleşmeli çiftçilik uygulaması giderek tüm bitkisel ve hayvansal ürünler ile su ürünlerinde uygulanmaya başlanacaktır. Ancak, bu konuda, üretici çiftçinin haklarını koruyan bir yasal düzenleme olmaması, çiftçilerin örgütlü ziraat odaları yasasının yetersizliği ve ziraat odalarının işlevsizliği göz önüne alındığında ve Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanmakta olan tarımsal üretici birlikleri yasası yürürlüğe girmediğinden, üreticiler sahipsiz ve güçlü alıcıların insafına terk edilmiş durumdadır.

Bu nedenle, yakında Meclis gündemine getirilecek olan tarımsal üretici birlikleri yasası çok önemlidir; ancak, tasarı, bu haliyle, güçlü üretici birlikleri oluşturmaktan çok uzaktır. Yasanın, üretici ile alıcı arasındaki güç dengesini dengelemesi ve Türk çiftçisinin gerçekten de örgütlenebileceği birliklerin kurulmasını sağlaması, sözleşmeli çiftçiliğin bir model olarak uygulanmasını mümkün kılacaktır.

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Küçükaşık.

Gündemdışı ikinci söz, çocuk suçluluğunun önlenmesi ve suç işleyen çocukların topluma kazandırılmasıyla ilgili söz isteyen Siirt Milletvekili Sayın Öner Ergenç'e aittir.

Buyurun Sayın Ergenç. (AK Parti sıralarından alkışlar)

2. - Siirt Milletvekili Öner Ergenç'in, çocukların suç işlemelerinin önlenmesi ve suç işleyen çocukların topluma kazandırılmasına ilişkin gündemdışı konuşması

ÖNER ERGENÇ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hızla artmakta olan kapkaç, hırsızlık ve tinerci olaylarıyla işsizlik arasında belli bir ilişkinin bulunduğu hepimiz tarafından bilinmektedir. Geçen yılın verileri, atıl işgücü oranının yüzde 16,5, işsiz sayısının da 3 660 000'e ulaştığını gösteriyor. 18-25 yaş arası yükseköğrenimli gençlerde işsizlik oranının yüzde 30'lara dayandığı görülmektedir; yani, her 3 yükseköğrenimli gençten 1'i işsiz bulunmaktadır.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hedeflenen büyümenin sağlanabilmesi ve istihdamın artırılabilmesi için, öncelikle, enflasyonun düşürülmesi, reel faizin indirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi, yatırımı ve üretimi caydıran düzenlemelerin yapılmaması gereklidir. Bu konu suç işleyen çocuklarla neden ilgilidir diye aklımıza bir soru gelecek olursa, netice itibariyle, çocukların suça sürüklenmesinde, çok ciddî bir şekilde, ailelerin geçimlerini temin edememeleri ve bu sebeple, çocuklarına yeterince sahip çıkamamaları olayı da yatmaktadır. Özellikle kırsal kesimden şehirlere ve özellikle de metropollere göç eden aileler işsizlikle karşı karşıya kalınca, o gün akşam evine yiyebileceği kadar yiyecek götüremeyen bir baba veya aile reisi, çareyi, çocuklarına mendil sattırmakta, araba temizliği yaptırmakta bulmakta veya daha kötüsü, dilendirme yoluyla ihtiyaçlarını karşılamaya yönelmektedir ve dolayısıyla, çocuklarını, bu zorunlu sebepler yüzünden suç işlemeye hazır bir ortamın içerisine itmektedir. Dolayısıyla, kendimizi, bir an için, öyle bir babanın yerine koyduğumuzda, böyle bir ailenin, o günkü ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için de yapabileceği çok fazla değişik bir şey görülmüyor.

Bu itibarla, özellikle kırsal kesimden şehirlere ve metropollere olan göçün durdurulması gerekmektedir. Bunun durabilmesi için, o yörelerin, köyünde, kentinde yaşayan insanların, geçimlerini temin edebilecekleri bir ekonomik yapıya kavuşturulması gerekir. Dolayısıyla, meseleye böyle baktığımızda, bu ailelerin, göç etmekten çok fazla memnun olmadıklarını da görebiliyoruz.

Bir taraftan, böyle tedbirlerin alınması zarurî olmakla birlikte, öte taraftan, suça itilmiş ve suç işletilmiş çocukların da yeniden topluma kazandırılmasını zorunlu kılan birtakım tedbirlerin alınması, sosyal devlet olmanın gereğidir. Dolayısıyla, gerek Adalet Bakanlığının gerek Çocuk Esirgeme Kurumunun bağlı bulunduğu devlet bakanlığı, Millî Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının, müştereken bir çözüm arayışına girmek suretiyle "suçlu çocuk yoktur; ama, suça itilmiş, suç işletilmiş çocuk vardır"  ilkesinden hareketle, bu çocuklarımızın, rehabilite edilmek suretiyle, topluma yeniden kazandırılmaları çok acil ve halledilmesi gereken bir problemdir. Zira, geleceğimizin teminatı olan bu çocuklarımızın, fünyesi çekilmiş, patlamaya hazır bir bomba gibi toplumun içerisinde ne zaman kimin karşısına çıkacağı, ne zaman nasıl bir suç işleyeceği belli olmayan bir ortamdaki bu çocuklarımızın, mutlaka, illerimizde kurulacak olan rehabilitasyon merkezlerinde -tam donanımlı, sosyologlarının, psikologlarının, pedagoglarının ve tam donanımlı personelinin de bulunduğu birtakım rehabilitasyon merkezlerinin kurulması suretiyle- yeniden topluma kazandırılmaları gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun.

ÖNER ERGENÇ (Devamla)- Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bu, sadece bir bölgenin, sadece bir ilin değil, topyekûn Türkiye olarak hepimizin meselesidir ve değerli arkadaşlarım, bu konu, hepimizin, parlamentosuyla, hükümetiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, ailesiyle, toplum olarak hepimizin görevinde ve sorumluluğunda olan bir konudur. Dolayısıyla, ben, bugünkü konuşmamda, son yıllarda ve özellikle de, yakın zamanlarda artan ve hatta bali koklayan ve uyuşturucu bağımlısı olan, madde bağımlısı olan çocukların, işte, şehirlerimizde, nasıl cinayete varabilecek kadar birtakım suç işlediklerini, suça itildiklerini görmüş olmakla birlikte, bu olayın önemine binaen, bunu, Yüce Meclisin gündemine bugün taşımak istedim.

Bu konuda görevli olan herkesi, her kurumu göreve davet ediyorum ve bu çocuklarımızın topluma kazandırılması için ne lazımsa elbirliğiyle bunu birlikte yapalım diyorum. Bu vesileyle, hepinize, Yüce Meclisin çatısı altında hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ederim Sayın Ergenç.

Gündemdışı üçüncü söz, Gürbulak gümrük tesislerinin açılışı ve sınır ticaretinin Ağrı İli ekonomisinin gelişmesine olan katkısıyla ilgili söz isteyen Ağrı Milletvekili Sayın Naci Aslan'a aittir.

Buyurun Sayın Aslan. (CHP sıralarından alkışlar)

3. - Ağrı Milletvekili Naci Aslan'ın, Gürbulak gümrük tesislerinin açılışı ve sınır ticaretinin Ağrı İli ekonomisinin gelişmesine olan katkısına ilişkin gündemdışı konuşması ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in cevabı

NACİ ASLAN (Ağrı) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 30 Mayıs 2003 tarihinde, Ağrı Gürbulak Sınır Kapısında inşa edilen tesisleri açmak üzere ilimize teşrif buyuracak Sayın Başkanımızın ilimizi onurlandıracak olması nedeniyle söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

1639 yılındaki Kasrışirin Antlaşmasıyla çizilen İran-Türkiye sınırımızda ve o günden bugüne kadar değişmeden devam eden bu sınırımız üzerinde, 14 Mart 1937 yılında, Büyük Önder Atatürk'ün emirleri doğrultusunda, Tahran'da yapılan antlaşmayla, bu gümrük kapılarının kurulması gündeme gelmiştir.

Yine, 7 Haziran 1937 yılında, 3216 sayılı Kanunla Gürbulak Sınır Kapısı kurulmuş ve ilan edilmiştir. Yine, 4 Eylül 1953 tarihinde, Bakanlar Kurulumuzun 4/1407 sayılı kararıyla, bu gümrük kapısı, kara sınır kapısı olarak tayin edilmiştir.

Gümrük kapılarının mana ve önemi, ülkeler arasındaki seyrüseferin, ticaretin, ekonomik faaliyetlerin, istişarelerin gelişmesi içindir. Ağrı Gürbulak Sınır Kapısı, bundan beş altı yıl önce, o bölgemizin bütün ekonomik sorunlarını çözecek nitelikte bir işlev görmekteydi; ama, gelin görün ki, bazı yanlış uygulamalar neticesinde, burada bütün yatırımını İran'dan ithal ettikleri petrol üzerine kuran Doğubeyazıt girişimcisinin yapmış olduğu antrepolar, yatırımlar... Ama, alınan bir kararla, bu gümrük kapımızdan ithal edilen bütün mallar asgarîye indirildi ve günübirlik ticaret haline dönüştürüldü. Vatandaşımız, 24 saat içerisinde dönüş yapmadığı takdirde 50 dolar vergi ödemektedir. Bu da, o bölgede olan fakir insanlarımızın, bir poşet içinde, bir telis içinde, o heyecanla, o olanaksızlıklarla, günübirlik olarak kapıdan geçmesine, geçmediği zaman da, getirdiği malın bedelinden daha fazla parayı kapıya ödemesine neden oluyor.

Şimdi, Başbakanımız, elbette ki, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı. Ben köylü çocuğuyum. Biz köydeyken, babamız şehre gittiği zaman, dönüşünde, acaba bize ne getirdi diyorduk. Şimdi, Başbakanımız da devleti temsil etme sıfatıyla, bir baba sıfatıyla Ağrımıza gidiyor. Ben, bir Ağrılı olarak şunu ümit ediyorum, bütün Ağrılılar da ümit ediyor: Sayın Başbakanımızın -nasıl ki, hükümet, bir acil eylem planıyla göreve başladıysa- Ağrı'ya da bir acil eylem paketiyle gitmesini diliyorum. Sayın Başbakanımızın açacağı bu tesise yaraşır bir şekilde, sınır ticaretimizin, yeniden şekillendirilmesi, yeniden düzenlenmesini talep ediyorum.

Ayrıyeten, Sayın Başbakanımızdan, Ağrı'da bir Ağrı Dağı üniversitesi kurulmasıyla ilgili yasa tasarısının, siz değerli milletvekillerinin kıymetli oylarıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçeceğini müjdelemesini diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bölgemizin bir başka özelliği şudur: Bizde, sadece tarım ve hayvancılık mevcuttur. Kış şartları çok ağırdır. Yani, bizde başka bir sanayiin gelişmesi ve vatandaşın geçimini o sanayi koluyla idame ettirmesi olanağı yoktur. Biz, altı ay karın altında mücadele ediyoruz, karın altından çıktıktan sonra da işsizlikle mücadele ediyoruz. O nedenle, bizim, başta, toprağımızın sulanması gerekiyor. 1994 yılında temeli atılan ve bugün 57,6 nakdî gerçekleşmesi olan Yazıcı Barajı için, bu sene 1,5 trilyon lira ödenek ayrılmıştır. Hesaplıyorum, bu ödenekle, bu baraj, 38 yılda ancak biter. O halde, Sayın Başbakanımızın, bu Yazıcı Barajının ödeneğini de artıracağı müjdesini vermesini diliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Aslan.

NACİ ASLAN (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, gerçekten, Ağrı, tamamıyla unutulmuş ve gerçekten, bu tek partili iktidar döneminde, Ağrı'ya yeni bir programla hayat getirilmesi gerekiyor.

Şunu söylemek istiyorum; ayrıyeten, bunu, Sayın İçişleri Bakanıma arz ediyorum: Şu anda, Ağrılı, köyden, kentten, ilçeden hayvanını canlı hayvan borsasına getirememektedir. Niçin?.. Sağlık Bakanıma da arz ettim. Veteriner ilaçlarının Ağrı'ya gönderilmesi gerekiyor. Bu aşı yapılmadığı için jandarma yolu kesiyor; af buyurun, 1 keçi 100 000 000 lira etmez, 1 800 000 000 lira ceza kesiyor. O gün, Taşlıçay İlçemizde, bir minibüse 2 koyun, 1 keçi konulmuş, 3 milyar 800 küsur milyon lira ceza kesilmiş, artı, minibüsçünün aracı da, üç ay çalışamaz diye garaja çekilmiş. Bu nedenle -zannediyorum, Tarım ve Köyişleri Bakanımız dinliyorlar- Ağrı İlimize ve ilçelerine veteriner ilaçlarının derhal gönderilmesi gerekiyor; çünkü, yöremiz fakir, halk bu ilaçları alamıyor; ama, Sağlık Bakanlığımızın elemanları da yardımcı olacakları taahhüdünde bulunmuşlar. İlaç olduğu takdirde bu aşı taraması yapılacak ve böylelikle, halkımız ile jandarmamız arasındaki, polisimiz arasındaki bu nahoş itişme kakışma da giderilmiş olacaktır.

İkinci bir sorunumuzu anlatmak istiyorum. Hayvancılıkta... Bölgemizde Et ve Balık Kurumu vardı. Et ve Balık Kurumu özelleştirildi; fakat, birleşen hisseler bunu götüremediler. Yeniden, özel idare müdürlüğü satın aldı; ama, özel idare müdürlüğü de işletemediği için, şu anda atıl vaziyette bekliyor ve bizim besicilerimiz, mallarını, Kars ve Van Et Kombinalarına götürüyorlar. Van ve Kars Et Kombina müdürlükleri de, ekonomik yetersizlik nedeniyle, üç ay sonra parayı ödeyebiliriz diye... Hatta, kesimi de çok kısıtlı. Sebebi de şu: Yapılan et ihalelerini, özellikle askeriyemizin o bölgedeki et ihalelerini tamamıyla özel kesimhaneler almıştır. Yani, orada devletin karma ekonomik sisteminin devreye girip yöreyi kurtarması gerekirken, maalesef, şu anda, Ağrılı çiftçi ve Ağrılı besiciler perişan durumdadır.

Bir hakkı da teslim etmek istiyorum. Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımıza ve Sayın Maliye Bakanımıza çok teşekkür ediyorum. Doğrudan gelir desteği paralarının yüzde 40'ını 11 Mayısta ödediler, yüzde 60'ı da şu anda ödenmektedir ve Ağrı halkı minnettardır. O konuda, her iki Bakanıma da teşekkürlerimi sunuyorum.

BAŞKAN - Sayın Aslan, sözlerinizi toparlar mısınız.

NACİ ASLAN (Devamla) - Hemen toparlıyorum.

Bizim diğer bir sıkıntımız: Şu anda Ağrı Millî Eğitim Müdürlüğünde bir facia yaşanmaktadır. Ne idüğü belirsiz soruşturmalar başlamış. Tabiî, ben, bunu, hükümeti şikâyet etme noktasında söylemiyorum. Benim, bir eğitimci olarak, yüreğim sızlıyor. Bir eğitimci olarak, bir okulda veya millî eğitim müdürlüğünde veya şube müdürlüklerinde en az sekiz yıl idarecilik yapmak gerekiyor; ama, maalesef, Doğubeyazıt, Diyadin ve Patnos İlçelerimizde, ikibuçuk yıl öğretmenlik yapan, stajyerliği yeni kalkmış değerli kardeşlerimiz, millî eğitim müdürlüklerine veya şube müdürlüklerine tayin edilmişlerdir. Ağrı için çok büyük bir şans ki, çok değerli bir valimiz var; ama, bu soruşturmalar, valilikçe değil, bakanlık müfettişlerince sürdürülmekte. Bu nedenle, Sayın Millî Eğitim Bakanımızın bu konuya duyarlılık göstermesini diliyorum.

Ağrı'da, sekiz yıllık eğitimin kaliteli ve seviyeli yürütülmesi gerekiyor. Sayın Başbakanımız Ağrı'ya geldiklerinde, inşallah, kendilerine refakat edeceğiz; ama, ben, bu sefer değil gelecek sefer, Ağrı-Erzurum il sınırına "acemi eğitim kampına hoş geldiniz" diye bir tabela asmak istiyorum. Yani, stajyerlikleri kaldırılmamış, kendi mesleklerinde formasyonu yakalayamamış, tecrübe edinememiş insanlar doğuya ve güneydoğuya gönderiliyor.

Alınacak bir tedbir var. Elbette ki, onbeş yirmi yıllık öğretmen ve idareci doğuya gitmeyebilir; ama, hükümetimiz, en azından, bu tecrübeli kadrolara, maaşlarını ve ev kiralarını ekstradan ödemek kaydını ve kuralını getirirse, herkes, seve seve doğuya da, güneydoğuya da hizmet etmeye gider ve oradaki insanlarımız eğitimin kalitesini yakalamış olabilirler.

O nedenle, biz Ağrılılar olarak, millî eğitimde şu anda devam eden bu tayinlerin durdurulmasını, sürgünlerin durdurulmasını, hak edenlerin, liyakate uygun eğitimcilerin işbaşına getirilmesini diliyoruz.

BAŞKAN - Sayın Aslan...

NACİ ASLAN (Devamla) - Bitiriyorum efendim.

Değerli arkadaşlarım, üçüncüsü, Tarım Bakanıma yine arz ediyorum; bizim orada hayvancılığın kooperatifleşmesi... Yani, süt inekçiliği kooperatifleri kurulmuştur; 2002 yılında işletme kredileri verilmiş, bu işletme kredilerinin belli bir kısmı ödenmesine rağmen, kalan kısımları halen ödenmemiştir. Aylardan mayıs ayı ve dolayısıyla, bu mayıs ayı bitmeden, bu işletme kredilerinin gönderilmesini talep ediyorum.

Millî Eğitim Bakanıma tekrar dönüyorum; bitirilen okulların paralarının ödenmesini, anahtarlarının müteahhitlerden alınmasını diliyorum.

Beni dinlediğiniz ve Sayın Başkanım da, hoşgörüyle, bana bu fırsatı verdiği için, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aslan.

Hükümet adına, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güler.

Buyurun Sayın Güler. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ENERJİ VE TABİî KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ağrı Milletvekili Sayın Naci Aslan'ın gündemdışı konuşmasına, Kürşad Tüzmen Bey adına cevap veriyorum:

Biliyorsunuz, İran ve Ortaasya'ya, Avrupa ve Türkiye'yi bağlayan Gürbulak Sınır Kapısı, 1937 yılında hizmete açılmıştır ve bilindiği üzere, aksayan tesisleriyle, hizmetini tam olarak verememiştir, yetersiz kalmaktadır. Bunun için, kısa bir sürede yeniden yapılanması zarurî bir hal almıştır.

Bununla ilgili olarak daha evvelden alınan bir karar gereğince, burasının, Hazineye yük olmadan, hükümete yük olmadan, yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilmesi kararlaştırılmıştır ve 5 Aralık 2000 tarihinde Yüksek Planlama Kurulunca karar verilmiştir; ancak, ihalelerdeki gecikmelerden dolayı, bazı mevzuat sıkıntılarından dolayı gecikmiştir. Ancak, gümrük kapısı, cuma günü, Sayın Başbakanımız tarafından açılarak hizmete sunulacaktır.

Şimdi, 22 Nisan 2002 tarihinde temeli atılan ve 30 Mayıs Cuma günü hizmete açılması planlanan Gürbulak Gümrük Kapısı Yapım İşleri Projesi, sınır kapısındaki idarî ve ticarî tesislerin inşaat, mekanik, elektrik tesisat işleri, altyapı ve tüm arazinin çevre düzenlemesini içermektedir. 9,5 trilyona mal olmuştur ve bu tesisle birlikte, bina ve altyapı tesisleri, gümrük başmüdürlüğü, yolcu salonu binası, TIR gümrük binası, TIR arama ve kaçak eşya hangarı, İran tarafındaki kontrol birimleri ve kantarlar, giriş ve çıkışta ayrı ayrı olmak üzere 2 adet sosyal tesis binası, işletme binası, antrepo, depo ve su deposundan oluşmaktadır.

Dediğim gibi, bu 9,5 trilyon; yap-işlet-devret modeliyle de yapıldığı için, gerçekleştiği için de, devletin kasasından para çıkmamıştır.

Sınır ticaretinin Ağrı İli için önemine gelince, birkaç cümleyle de bunu özetlemek istiyorum. Bildiğiniz gibi, sınır ticaretiyle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde ihracatın artırılması ve yapılacak ihracat sayesinde de, bu illerde sınaî ve ticarî gelişmenin sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, sınır illerinin ihtiyaçlarının da bir bölümünün, komşu ülkelerden, basitleştirilmiş ithalat yoluyla daha çabuk ve ucuz maliyetle karşılanması ve bu bölgelere ekonomik ve ticarî canlılık getirilmesi amacıyla, Ağrı İli de dahil olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde 12 sınır ilinde yürütülen bir uygulamadır. Dolayısıyla, sınır ticareti dediğimiz zaman, günümüz itibariyle bu, 12 sınır ilini kapsamaktadır; ancak, hükümetimiz, sınır ticaretine önem vermektedir; bu noktada çalışmaları daha geniş bir il yelpazesini kapsayacaktır.

Sınır ticareti kapsamında ithalat ve ihracat işlemleri, üçer aylık uygunluk belgesi kapsamında hazırlanmaktadır. Bunun için bir "il ihtiyaçları listesi" hazırlanmaktadır. Her bir ürün için, il değerlendirme kurulunca bu tanzim edilmektedir ve her yılın ekim ayı sonuna kadar Dış Ticaret Müsteşarlığına bildirilmektedir. Valiliklerce talep edilen ürünler, Dış Ticaret Müsteşarlığı koordinatörlüğünde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında yapılan ortak çalışmada değerlendirilmekte ve uygun görülenler ilgili valilere duyurulmaktadır.

Bu kapsamda, Ağrı İlimizin Gürbulak Sınır Kapısı ve Sarısu açık pazaryeri üzerinden İran'la sınır ticareti yapılmaktadır. 2003 yılı için Ağrı İlinde 43 kalem malın sınır ticareti kapsamında ithaline izin verilmiştir. 2001 yılı içinde, bununla ilgili rakam da, Ağrı İli için ithalat 1,6, ihracat da 1,7 milyon Amerikan Doları olarak gerçekleşmiştir.

Öte yandan, mevcut sınır ticareti uygulaması yerine, biz, daha değişik bir modeli öngörmekteyiz. Bununla ilgili olarak illerimizde sınır ticaret merkezlerinin kurulmasına imkân veren bir çalışmayı, müsteşarlığımız hazırlamaktadır. Bu söz konusu çalışmayla sınır ticareti daha kolay, daha etkin, daha verimli olacaktır.

Burada şu avantajlar öngörülmektedir: Söz konusu kararla, Artvin, Ardahan, Ağrı, Kars, Iğdır, Van, Hakkâri, Şırnak, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis ve Hatay İllerinde sınır ticaret merkezleri kurulacak ve ayrıca bu illerin komşusu durumunda olan Erzurum, Muş, Bitlis, Siirt, Diyarbakır, Batman ve Adıyaman İlleri de burada mücavir il kapsamında uygulamadan yararlanacaktır.

Sınır ticaret merkezlerinin kurulması, Dış Ticaret Müsteşarlığının koordinatörlüğünde Millî Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Gümrük Müsteşarlığı temsilcilerinden oluşan bir komisyonun, oybirliğiyle yapacağı teklif üzerine, Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığı onayıyla kurulacaktır.

Sınır ticaret merkezlerinin inşaı, işletilmesi ve fizikî düzenlemesine ilişkin usul ve esaslar, Gümrük Müsteşarlığınca belirlenecektir. Bu çalışmalar sıkı bir şekilde yürümektedir. Sınır ticaret merkezlerinin idarî yönetimi, bu merkezlerin işleticisi şirket, bulunduğu ilin il özel idaresi, ticaret odası veya sanayi ve ticaret odası, esnaf ve sanatkârlar odası ile ilgili ihracatçı birliklerin katılımıyla oluşturulan ve sınır ticaret merkezini işletenler -bunun bir anonim şirket olmasını öngörmekteyiz- tarafından yerine getirilecektir.

Sınır ticaret merkezinde faaliyet göstermek üzere mağazalar kurulacaktır. Mağaza işletme izinleri, sınır ticaret merkezleri işleticisinin teklifi üzerine Gümrük Müsteşarlığınca verilecektir. İhracat ve ithalat, yine, bu merkezlerin işleticisi durumunda olan ve bunun içindeki mağazalar tarafından yapılacaktır. İthalatta il ihtiyacı ölçütü esas alınacaktır. İthalatta, mevcut vergi oranlarına kıyasla daha düşük bir maktu vergi uygulanacaktır. Böylece, bu çalışmalarla dışticaret, özellikle sınır ticaretine, hükümetimiz, daha evvel programında ve acil eylem planında belirtildiği üzere önem vermektedir ve bunun en kısa zamanda, aylar mertebesinde tamamlanması beklenmektedir ve bu sayede, başta Ağrı olmak üzere, biraz önce saydığım iller bu imkândan yararlanacak, hem ekonomik hem de sosyal avantajlar sağlamış olacaktır.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Meclis araştırması önergeleri vardır; birincisini okutuyorum:

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. - Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu ve 21 milletvekilinin, Adıyaman İli Besni İlçesinin tarihî ve kültürel değerlerinin korunması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/93)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Adıyaman İlimizin Besni İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden birisidir ve pek çok tarihî ve kültürel eserlere sahiptir. Ancak bugün bu varlıklarımız yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bu sebeple, Adıyaman-Besni İlçesinde sahip olduğumuz tarihî ve kültür değerlerimizin yok olmaması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılması hususunda gereğinin yapılmasını arz ederiz.

1- Mahmut Göksu                                (Adıyaman)

2- İsmail Bilen                                (Manisa)

3- Ahmet Faruk Ünsal                                (Adıyaman)

4- Fehmi Hüsrev Kutlu                                (Adıyaman)

5- Sabahattin Yıldız                                (Muş)

6- Mehmet Melik Özmen                                (Ağrı)

7- Mehmet Ceylan                                (Karabük)

8- Halil Kaya                                (Van)

9- Ekrem Erdem                                (İstanbul)

10- Rıtvan Köybaşı                                (Nevşehir)

11- Vahit Kiler                                (Bitlis)

12- Nihat Eri                                (Mardin)

13- Mehmet Dülger                                (Antalya)

14- Atilla Koç                                (Aydın)

15- Azmi Ateş                                (İstanbul)

16- Özkan Öksüz                                (Konya)

17- Afif Demirkıran                                (Batman)

18- Hakan Taşçı                                (Manisa)

19- Osman Akman                                (Antalya)

20- Fehmi Öztunç                                (Hakkâri)

21- Mustafa Ataş                                (İstanbul)

22- Ramazan Toprak                                (Aksaray)

Gerekçe:

Adıyaman'ın Besni İlçesi Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Araştırmalara göre Besni'de ilk yerleşim yerleri korunmaya ve savunmaya son derece elverişli bir yapı arz eden Besni Kalesi ve Değirmen Çayı yöresidir. Tarih sahnesinde Besni'nin ilk hâkimi Hititlerdir. Aynı dönemde yaşayan Hurriler M.Ö. 1400 yıllarında Besni'ye hâkim olmuşlar, ancak ilçede kalıcı izler bırakmamışlardır. Sonraları sırasıyla Babil, Urartu, Kummun Krallığı, Asurlar, Selakidler, Kommagene, Romalılar, Sasani gibi uygarlıkların etkisine girmiş, Hz. Ömer zamanında Besni'ye giren Müslümanlık, Emevi ve Abbasiler döneminde sistemli olarak yayılmıştır. Abbasilerden sonra Selçuklular, Memlükler, Dulkadiroğlulları ve son olarak Mercidabık Savaşı sonunda Osmanlı hâkimiyetine girmiştir.

Besni İlçesi 1954 yılına kadar Gaziantep'e bağlı bir ilçe iken 1954 yılında Adıyaman'ın il olmasıyla Adıyaman'a bağlanmıştır.

Günümüze kadar çeşitli isimlerle anılan Besni, tarihte ilk defa Tavarih-i Emeviye devrinde "Hasen" ismiyle anılır. Bu da Arapçada "güzel" anlamına gelir. Süryaniler devrinde de ismi yine "güzel yer" anlamına gelen Bathesna olarak kullanılmıştır. Besni'nin Müslüman olmasından sonra bu isim Arap kültürünün etkisiyle Behişti olarak değişmiştir. Bulunmaz yer, cennete eş manasına gelen Behişti 1350 yıllarında Bisni olarak şekil bulur. Bu isim Besni olarak günümüze gelmiştir.

Anadolu binlerce yıldan bu yana gelip geçen medeniyetlerin kalıntılarını barındırmış, kıskançlıkla koruyarak günümüze kadar taşımış eşsiz bölgelerden biridir. Kültürlerin yoğrulup hamur olduğu geniş bir kazan gibidir.

Tarihî geçmişi ve kültürel zenginliği ile Besni ilçesi de aynı özellikleri taşımaktadır. Konumu ve sahip olduğu tarıma elverişli arazileri dolayısıyla geçmişten günümüze değişik medeniyetlerin istilasına uğramış, değişik kültürlere harman yeri olmuştur. Son dönemde ise konar göçer yaşayan Türkmenlere yurtluk yapmıştır. Evliya Çelebi'nin belirttiğine göre Besni Bölgesi Türkmen aşiretlerinin en çok bulunduğu bir yer olmuştur. 1691 yılındaki zorunlu iskândan sonra Besni tamamıyla bir Türk yurdu haline gelmiştir.

Adıyaman'ın batı istikametinde yer alan Besni, il merkezine 42 kilometre uzaklıkta ve 1650 kilometrekare yüzölçümüne sahiptir.

Besni'de;

a) Arkeolojik Sit Alanı

1-Eski Besni Ören Yeri

2-Sofraz Tümülüsü

3-Sesönk Tümülüsü

4-Özbağlar Kaya Mezarları

5-En son olarak Sofraz (Üçgöz) Beldesinde Zeugma'yı kıskandıracak bir anıt mezar daha bulunmuştur. Roma döneminde M.S. II.Yüzyılda yapıldığı tahmin edilen anıt mezarlar Kommagene Krallığının dinî başkenti olan Sofraz'da yapılan kazılarda gün yüzüne çıktı.

b) Dinî ve Kültürel Yapılar

1-Kızılcaoba Camii

2-Kurşunlu Camii

3-Alipaşa Camii

4-Ulu Camii

5-Hacı Ali Bey Camii

c) Sivil Mimarî Yapılar

1-Bekirbey Hamamı

2-Meydan Hamamı

d) Askerî Yapılar

Besni Kalesi

Kültürel kimlikleri konusunda kıskanç bir yapıya sahip Besnililer kültürel benliklerini ve Besni İlçesine bağlılıklarını kaybetmeden bu varlıklarını korumaya çalışmaktadırlar. Ancak buna rağmen bu çok değerli kültür varlıklarımızın bakımı ve korunması için bir dizi tedbirlerin alınması amacıyla bir Meclis araştırması açılması gerekmektedir.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırası geldiğinde yapılacaktır.

İkinci önergeyi okutuyorum :

2. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin ve 21 milletvekilinin, Türk basınının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/94)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Demokrasilerin vazgeçilmez unsuru ve kamu niteliğinde hizmet veren medyamız, toplumda yükselen değer haline gelen kirlenmişliğin tesiri altındadır. Türk medyasının son dönemine medya kavgaları damga vurmuş ve toplumu oluşturan bireyler adına kullanılan haber alıp-verme hakkı, medya gruplarının çıkarlarına alet edilir olmuştur.

Türk medyasını hak ettiği saygınlığa eriştirmek, basının sorunlarına köklü ve gerçek çözümler bulabilmek amacıyla bir Meclis araştırması yapılmasında yarar bulunmaktadır.

Konuya dair gerekçe ekte sunulmuştur.

Anayasanın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması için gereğini saygıyla arz ederiz.

1- Emin Şirin                                 (İstanbul)

2- Azmi Ateş                                 (İstanbul)

3- Süleyman Gündüz                                 (Sakarya)

4- Nevzat Yalçıntaş                                 (İstanbul)