DÖNEM
: 22 CİLT : 13 YASAMA YILI : 1
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
76 ncı Birleşim
7 . 5 . 2003 Çarşamba
İ
Ç İ N D E K İ L E R I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. - GELEN KÂĞITLAR
III. -
YOKLAMA
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI
KONUŞMALAR
1. - Tekirdağ Milletvekili Ahmet
Kambur'un, 1986 yılında Tekirdağ Merkez İlçede uygulanmaya başlanılan Önder
Çiftçi Projesiyle ilgili gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami
Güçlü'nün cevabı
2. - İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz
Ketenci'nin, ölüm cezaları asılmak suretiyle yerine getirilen Deniz Gezmiş,
Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın ölüm cezalarıyla ilgili kanunun yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin gündemdışı konuşması
3. - Manisa Milletvekili Hüseyin
Tanrıverdi'nin, 17 nci İş Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası nedeniyle gündemdışı
konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı
B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclıs Soruşturmasi ve Meclıs Araştirmasi
Önergelerı
1. - Manisa Milletvekili Ufuk Özkan ve 24
milletvekilinin, Akhisar Sigara Fabrikasının faaliyete geçmesi için alınması
gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin
önergesi (10/73)
2. - İzmir Milletvekili Ahmet Ersin ve 27
milletvekilinin, taksicilerin ve diğer şoför esnafın sorunlarının
araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/74)
C) Tezkereler ve Önergeler
1. - Antalya Milletvekili Nail Kamacı'nın,
(6/184), (6/185), (6/186) esas numaralı sözlü soru önergelerini geri aldığına
ilişkin önergesi (4/54)
2. - Yunanistan Meclis Başkanı Apostolos
Chr. Kaklamanis'in, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı Atina'da düzenlenecek olan
Avrupa Birliği Parlamento Başkanları Konferansına vâki davetine, TBMM Başkanını
temsilen İzmir Milletvekili Zekeriya Akçam'ın
iştirak etmesinin uygun bulunduğuna ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/256)
3. - Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan
ve Tacikistan Parlamentoları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında
parlamentolararası dostluk grubu kurulmasına ilişkin Başkanlık tezkeresi
(3/257)
V. - KANUN
TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - İş Kanunu Tasarısı ve Sağlık, Aile,
Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/534) (S. Sayısı : 73 ve 73'e 1 inci
Ek)
VI. -
AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1. - Çorum Milletvekili Agah Kafkas'ın,
Kocaeli Milletvekili İzzet Çetin'in, şahsına sataşması nedeniyle konuşması
2. - Ankara Milletvekili Bayram Ali
Meral'in, Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun'un, şahsına ve partisine
sataşması nedeniyle konuşması
VII. - SORULAR VE CEVAPLAR
A) Yazili Sorular ve Cevaplari
1. - Adana Milletvekili Nevin Gaye
Erbatur'un, Adana'da patlama meydana gelen bir binaya ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/361)
2. - Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün,
depremzedelere verilen güçlendirme kredileri ile deprem amaçlı toplanan
gelirlere ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen'in cevabı
(7/373)
3. - Adana Milletvekili Atillâ
Başoğlu'nun, Adana İlindeki mezarlıkların bakımı ve güvenliğine ilişkin sorusu
ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/380)
4. - İzmir Milletvekili Hakkı Akalın'ın,
İzmir-Konak'taki Eşrefpaşa Hastanesiyle, SSK ve BAĞ-KUR'un anlaşma yapmamasının
nedenlerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı
(7/390)
5. - İzmir Milletvekili Muharrem
Toprak'ın, yol ve meydan düzenlemeleri ile kamu binalarının yapım ve onarımında
granit taşı kullanılmasına ilişkin sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki
Ergezen'in cevabı (7/419)
I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak
iki oturum yaptı.
Tunceli Milletvekili Vahdet Sinan
Yerlikaya'nın, Tunceli İlinin sorunları ve alınması gereken tedbirlerle,
Bingöl'de meydana gelen deprem ve Tunceli İline yansımalarına,
Adana Milletvekili Ayhan Zeynep Tekin'in,
Türkiye'de kalitesiz yapılaşmanın ve standartlara uymayan inşaat malzemeleri
kullanımının özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde sebep olduğu sorunlara,
İlişkin gündemdışı konuşmalarına,
Bayındırlık ve İskân Bakanı Zeki Ergezen;
Bayburt Milletvekili Ülkü Gökalp Güney'in,
pancar ekicilerinin sorunları ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı
konuşmasına da Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü,
Cevap verdi.
Niğde Milletvekili Orhan Eraslan ve 44
milletvekilinin, özelleştirme uygulamaları konusunda Meclis araştırması
açılmasına ilişkin önergesi (10/72) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin
gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırası geldiğinde yapılacağı
açıklandı.
Mersin Milletvekili Hüseyin Güler'in
(6/371) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi okundu;
sözlü sorunun geri verildiği bildirildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın,
Sırbistan ve Karadağ'a yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen
milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi kabul edildi.
Genel Kurulun 6.5.2003 Salı günkü (bugün)
birleşimde sözlü sorular ile denetim konularının görüşülmemesine, daha önce
gelen kâğıtlar listesinde yayımlanan ve bastırılarak dağıtılan 133 sıra sayılı
kanun tasarısının, 48 saat geçmeden gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 2 nci sırasına alınmasına
ve bu birleşimde kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülerek çalışma süresinin 15.00-20.00
saatleri arasında olmasına; 7.5.2003 Çarşamba günkü birleşiminde de sözlü
soruların görüşülmemesine ve çalışma süresinin 15.00-19.00, 20.00-24.00
saatleri arasında olmasına; 8.5.2003 Perşembe günkü birleşiminde ise gündemin 3
üncü sırasına kadar olan işlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma
süresinin uzatılmasına ilişkin AK Parti Grubunun önerisi, yapılan görüşmelerden
sonra, kabul edildi.
Bitlis Milletvekili Vahit Kiler'in,
Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile 78 ve 190 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/83), doğrudan
gündeme alınmasına ilişkin talebini geri çektiğine dair önergesi okundu;
önergenin gündemden çıkarıldığı ve geri verildiği bildirildi.
Samsun'da kurulma aşamasındaki mobil
santralların ihale ve yer seçimi süreçleri ile çevre ve insan sağlığına
muhtemel etkilerinin araştırılması amacıyla kurulan (10/29, 31) esas numaralı
Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine, gruplarınca aday gösterilen
milletvekilleri seçildiler.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri
ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının,
1 inci sırasında bulunan ve 14 üncü
maddesine kadar kabul edilen, 14 üncü maddesi ile diğer maddeleri Komisyonca
geri alınan İş Kanunu Tasarısının (1/534) (S. Sayısı: 73 ve 73'e 1 inci ek)
görüşmelerine devam olunarak, 19 uncu maddesine kadar kabul edildi.
7 Mayıs 2003 Çarşamba
günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 20.15'te son verildi.
İsmail Alptekin
Başkanvekili
|
|
Mevlüt Akgün |
Ahmet Küçük |
|
|
Karaman |
Çanakkale |
|
|
Kâtip Üye |
Kâtip Üye |
|
|
|
|
II. - GELEN
KÂĞITLAR No. : 105
7.5.2003 ÇARŞAMBA
Sözlü Soru Önergeleri
1. - İzmir Milletvekili
Vezir Akdemir'in, isteğe bağlı sigortalıların prim borçlarına ilişkin Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/437) (Başkanlığa geliş
tarihi : 2.5.2003)
2. - Ankara Milletvekili
İsmail Değerli'nin, sars hastalığına karşı alınan önlemlere ilişkin Sağlık
Bakanından sözlü soru önergesi (6/438) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
3. - Ankara Milletvekili
İsmail Değerli'nin, bazı sağlık uygulamalarının bedellerinin kamu kurumlarınca
karşılanabilmesi için sağlık kurulu raporu istenmesine ilişkin Sağlık
Bakanından sözlü soru önergesi (6/439) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
4. - Şanlıurfa
Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, hububat taban fiyatlarının açıklanmasına ve
TMO'nun yapacağı alımlara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru
önergesi (6/440) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
5. - Şanlıurfa
Milletvekili Mehmet Vedat Melik'in, Şanlıurfa Devlet Hastanesi inşaatına
ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/441) (Başkanlığa geliş tarihi
: 2.5.2003)
6. - Bilecik Milletvekili
Yaşar Tüzün'ün, şerbetçiotu üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/442) (Başkanlığa geliş tarihi :
2.5.2003)
7. - Çanakkale
Milletvekili Ahmet Küçük'ün, 30.4.2003 tarihli MGK toplantısının yazılı
açıklamasının birinci maddesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/443)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
8. - Niğde Milletvekili
Orhan Eraslan'ın, Niğde İlinin doğalgaz dağıtım kapsamına alınıp alınmayacağına
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/444)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
9.
- Niğde Milletvekili Orhan Eraslan'ın, Niğde-Altunhisar-Ulukışla Kasabasının
süt inekçiliği projesine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru
önergesi (6/445) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
10. - Niğde Milletvekili
Orhan Eraslan'ın, Niğde-Bor'da sanat evi ve müze olarak kullanılacak tarihi ev
projelerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/446)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
11. - Diyarbakır
Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, Diyarbakır'daki yeni telefon santrallerinin ne
zaman hizmete açılacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi
(6/447) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
12. - Iğdır Milletvekili
Yücel Artantaş'ın, yapılan atamalara ve personelle ilgili bazı iddialara
ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/448) (Başkanlığa geliş tarihi
: 5.5.2003)
13. - Iğdır Milletvekili
Yücel Artantaş'ın, dış temsilciliklere gönderilen bir genelgeye ilişkin
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısından sözlü soru önergesi (6/449)
(Başkanlığa geliş tarihi : 5.5.2003)
14. - Denizli
Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, yaş haddinden emekli edilen sanatçılara
ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi (6/450) (Başkanlığa
geliş tarihi : 5.5.2003)
15. - Denizli
Milletvekili Mustafa Gazalcı'nın, kütüphanelerdeki personel eksikliğine ve
personel atamalarına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından sözlü soru önergesi
(6/451) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.5.2003)
16. - Afyon Milletvekili
Halil Ünlütepe'nin, Dinar Devlet Hastanesinin ambulans ihtiyacına ilişkin
Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/452) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.5.2003)
Yazılı Soru Önergeleri
1. - Ankara Milletvekili
Yakup Kepenek'in, Cumhurbaşkanıyla görüşmesinde kullandığı iddia edilen bir ifadeye
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/477) (Başkanlığa geliş tarihi :
1.5.2003)
2. - Manisa Milletvekili
Nuri Çilingir'in, Salihli'de Hukuk Fakültesi açılıp açılmayacağına ilişkin
Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/478) (Başkanlığa geliş tarihi :
2.5.2003)
3. - Manisa Milletvekili
Hasan Ören'in, BAĞ-KUR prim borçlarına ödeme kolaylığı getirilip
getirilmeyeceğine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru
önergesi (7/479) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
4. - Aydın Milletvekili
Özlem Çerçioğlu'nun, örenyeri gelirlerinin Bakanlığa gönderilmesi yönündeki
karara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/480)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
5. - Ankara Milletvekili
A. İsmet Çanakçı'nın, esnaf ve sanatkârların sorunlarına ilişkin Sanayi ve
Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/481) (Başkanlığa geliş tarihi :
2.5.2003)
6. - Antalya Milletvekili
Tuncay Ercenk'in, Antalya-Kaş'taki yat limanı inşaatına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/482) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
7. - Antalya Milletvekili
Tuncay Ercenk'in, Antalya-Kaş'ta yapılan trafonun ne zaman faaliyete geçeceğine
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/483)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
8. - Antalya Milletvekili
Tuncay Ercenk'in, kamu işçilerinin ikramiyelerine ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/484) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
9. - Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş'in, Ankara-Eryaman'daki elektrik kesintileri ile park ve bahçe
aydınlatma elektrik ücretlerine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından
yazılı soru önergesi (7/485) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
10. - Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş'in, Ankara-Eryaman'da aksadığı iddia edilen belediye hizmetlerine
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/486) (Başkanlığa geliş
tarihi : 2.5.2003)
11. - Ankara Milletvekili
Yılmaz Ateş'in, Ankara-Eryaman-Susuz'daki toplu konutların sorunlarına ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/487) (Başkanlığa geliş
tarihi : 2.5.2003)
12. - İzmir Milletvekili
Muharrem Toprak'ın, okul kitaplarının seçimine ve müfredat değişikliğine
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/488) (Başkanlığa geliş
tarihi : 2.5.2003)
13. - İzmir Milletvekili
Muharrem Toprak'ın, sars virüsü nedeniyle Güneydoğu Asya ülkelerinden yapılan
hayvan ithalinin ve taşımacılığın durdurulup durdurulmayacağına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/489) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
14. - İzmir Milletvekili
Muharrem Toprak'ın, yargı mensuplarının çalışma ortamlarının ve ekonomik
durumlarının düzeltilmesine ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi
(7/490) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
15. - İzmir Milletvekili
Muharrem Toprak'ın, fakir öğrencilerin özel okullarda okutulması çalışmalarına
ve İzmir'deki bilgisayar sınıfı olmayan okullara ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/491) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
16. - Tokat Milletvekili
Orhan Ziya Diren'in, BAĞ-KUR ve SSK primlerinde yapılan artışlara ilişkin
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/492) (Başkanlığa
geliş tarihi : 2.5.2003)
17. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, son beş yılda ithal edilen bazı deniz motorlarına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/493) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.5.2003)
18. - Adana Milletvekili
Atilla Başoğlu'nun, bazı deniz motorlarının taşıt vergisi miktarına ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/494) (Başkanlığa geliş tarihi :
2.5.2003)
19. - Konya Milletvekili
Atilla Kart'ın, İstanbul İl Müdürlüğünün bilgisayar donanımı ihalesine ilişkin
Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/495) (Başkanlığa geliş
tarihi : 2.5.2003)
20. - Edirne Milletvekili
Nejat Gencan'ın, ameliyatlarda doktorların talep ettiği ek ücret ve malzeme
bedellerine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/496) (Başkanlığa
geliş tarihi : 5.5.2003)
21. - Aydın Milletvekili
Özlem Çerçioğlu'nun, Aydın İlindeki örenyeri gelirlerine ilişkin Kültür ve
Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/497) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.5.2003)
22. - Diyarbakır
Milletvekili Muhsin Koçyiğit'in, mesleki ve teknik liselerin bir kısmının
yatılı ortaöğretim kurumlarına dönüştürülüp dönüştürülmeyeceğine ilişkin Millî
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/498) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.5.2003)
23. - İzmir Milletvekili
Muharrem Toprak'ın, Bingöl depreminde hasar gören kamu binalarının yapımından
sorumlu kişiler hakkında tahkikat yapılıp yapılmayacağına ilişkin Bayındırlık
ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/499) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.5.2003)
24. - İzmir Milletvekili
Muharrem Toprak'ın, depremde zarar gören kamu binalarının sorumlularına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/500) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.5.2003)
25. - Tokat Milletvekili
Resul Tosun'un, diploma denklikleri iptal edilerek görevden alınan öğretmenlere
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/501) (Başkanlığa geliş
tarihi : 5.5.2003)
26. - Antalya Milletvekili
Atila Emek'in, özel elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik borcu olanlara
yaptığı uygulamalara ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/502) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.5.2003)
27. - İstanbul
Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, solvent ve soğuk işlem yağı üretimine
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/503)
(Başkanlığa geliş tarihi : 6.5.2003)
Meclis Araştırması Önergeleri
1. - Manisa Milletvekili
Ufuk Özkan ve 24 milletvekilinin, Akhisar Sigara Fabrikasının faaliyete geçmesi
için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci,
İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına
ilişkin önergesi (10/73) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.5.2003)
2. - İzmir Milletvekili
Ahmet Ersin ve 25 Milletvekilinin, taksicilerin ve diğer şoför esnafının
sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis
araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/74) (Başkanlığa geliş tarihi :
6.5.2003)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati :15.00
7 Mayıs 2003 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili İsmail ALPTEKİN
KÂTİP ÜYELER : Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale), Mevlüt AKGÜN
(Karaman)
BAŞKAN - Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 76 ncı Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayısı
vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Sayın milletvekilleri,
gündeme geçmeden önce, üç değerli milletvekilimize gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı söz süresi 5
dakikadır. Hükümet, gerektiğinde cevap verebilir ve süresi 20 dakikadır.
Değerli milletvekillerimizin, özellikle sürelere riayet etmelerini istirham
ediyorum.
Gündemdışı ilk söz, Önder
Çiftçi Projesiyle ilgili, Tekirdağ Milletvekili Sayın Ahmet Kambur'a aittir.
Buyurun Sayın Kambur. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
IV. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A)
GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. -
Tekirdağ Milletvekili Ahmet Kambur'un, 1986 yılında Tekirdağ Merkez İlçede
uygulanmaya başlanılan Önder Çiftçi Projesiyle ilgili gündemdışı konuşması ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü'nün cevabı
AHMET KAMBUR (Tekirdağ) - Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; ilk defa 1986 yılında Tekirdağ Merkez İlçede
uygulanmaya başlanan Önder Çiftçi Projesi hakkında gündemdışı söz almış
bulunuyorum; bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri,
tarım ve tarıma bağlı sanayi, Türk ekonomisinin candamarıdır. Oluşturulacak
politikaların ve izlenecek yolun, uzun vadeli bir vizyonla, çeşitli görüş ve
menfaatlar arasındaki hassas dengeleri gözeterek ortaya konulması
gerekmektedir.
Türk tarımının temel
sorunu, üretim ve verim düşüklüğüdür. Bu sorunun kaynağında ve sebeplerinin
başında ise teknoloji geriliği, devlet tarafından sunulan tarımsal eğitim,
yayın ve danışmanlık hizmetlerinin yeterince etkin olmayışı, sorunlarının
çözümünde çiftçilerin aktif tavır göstermemeleri olarak sıralanabilir.
Türk tarımındaki en büyük
eksikliklerden biri olan örgütlenme sorununa az da olsa bir çözüm getirmek,
üreticilerimizin karşılaştığı sorunların çözümü için sorunun kaynağına inmek ve
sebeplerinden en önemli bir tanesini ortadan kaldırmak üzere, devletin
danışmanlık sistemi dışında, çiftçilerin katılımı ve katkılarını da öngören,
çiftçilerin sorumluluğunda bağımsız bir organizasyon modelinin, özel bir
danışmanlık sisteminin ülkemizde de kurulması ve yaygınlaştırılmasına ihtiyaç
bulunduğu tespit edilmiştir.
Değerli milletvekilleri,
yaklaşık onbeş yıl önce Alman Tarım Birliği (DLG)'nin 100 üncü kuruluş
yıldönümü nedeniyle bu yönde yapılan proje teklifi Türkiye Ziraat Odaları
Birliğince olumlu karşılanmıştır. 1950'li yıllardan beri Almanya'da uygulanan
bu sistemin Türkiye'de, Tekirdağ'da denenmesine karar verilmiş ve Aralık
1986'da Tekirdağ Merkez İlçe pilot bölge olarak seçilmiş ve proje uygulamaya
konulmuştur. Bu projenin başlangıcından itibaren altı yıl süreyle derneğin tüm
malzeme ve ekipman ihtiyaçları, danışmanların yurtiçi ve yurtdışı eğitimi ile
derneğin cari giderlerinin yüzde 100'ü Alman Hükümetince karşılanmıştır. 1992
yılından itibaren, Türk Hükümeti ve dernek üyesi çiftçiler cari masraflara
katkıda bulunmaya başlamışlardır. 1996 yılında Alman Hükümetinin desteği
tamamen sona ermiştir. Bu yıldan itibaren, derneğin giderlerinin yüzde 50'si
üye aidatları, yüzde 50'si de Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, Türkiye Ziraat
Odaları üzerinden yaptığı yardımla karşılanmaktadır.
Önder Çiftçi Projesinin
temel amacı, tarımsal işletmelerde verimliliğin artırılması, çiftçi
gelirlerinin yükseltilmesi için önder çiftçilerin karşılıklı yardım ilkeleri
çerçevesinde danışmanlık grupları oluşturmalarını teşvik ederek tarım
sektöründe meslekî bilgi ve tecrübenin yaygınlaşmasına yardımcı olmaktır;
böylece, tarımda teknik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin önkoşulunu
hazırlamaktır.
Değerli milletvekilleri,
Türkiye tarımına 1980'li yılların ikinci yarısından itibaren giren Önder Çiftçi
Projesi, gerek uygulandığı bölgede ve gerekse tüm yurt çapında bazı kavramların
yeniden düzenlenmesine ve tanımlanmasına ortam hazırlamıştır. Bu kavramların
başında "tarımsal yayın" kavramı gelmektedir. Önder Çiftçi
Projesiyle, ülkemizde adı ilk kez duyulmaya başlanan "tarımsal
danışmanlık" kavramı bu projenin ruhunu oluşturmaktadır. Önder Çiftçi
Projesiyle, meslekî bilgisi yüksek, ekonomik düşünce yapısına sahip üreticiler
yetiştirilmiştir. Özellikle, maliyetlerin düşürülmesi konusunda önemli adımlar
atılmıştır.
Bu gelişmelerin ışığında
yapılan anket ve değerlendirmeler neticesinde şu sonuçlar elde edilmiştir:
Üyelerin yüzde 91'i gübre, ziraî ilaç ve tohum gibi tarımsal girdilerin
kullanımında önemli tasarruf yaptıklarını, yüzde 73'ü projeye dahil olduktan
sonra yeni ürünler yetiştirdiklerini, yüzde 20'si derneğin teknik bilgi
desteğinden sonra hayvancılığa başladıklarını, yüzde 92'si proje sayesinde yem
hazırlama şeklini (rasyon) değiştirdiklerini, yüzde 81'i projeye katılım
sonrası toprak tahlili yaptırdıklarını, yüzde 86'sı dernekte teknik bilgilenme
sonucu tohum atma biçimini değiştirdiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca, üyelerin
yüzde 48'i gelir-gider, yüzde 31'i ineklerin süt verimi, yüzde 53'ü dekar
başına atılan ilaç ve gübre miktarları, yüzde 58'i de dekar başına verimle
ilgili kayıt tuttuklarını bildirmişlerdir.
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen
tamamlayın efendim.
AHMET KAMBUR (Devamla) -
Tüm üyelerin yaptıkları bu çalışmalar sonucu ilaç, gübre ve tohum kullanımında
ortalama yüzde 15 tasarruf sağlanmış, dekar başına verimde yüzde 16, süt
üretiminde de yüzde 13 artış olmuştur.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Önder Çiftçi Projesi, şu anda, Trakya'da, Tekirdağ-Merkez,
Malkara, Muratlı, Hayrabolu; İstanbul'da, Silivri; Anadolu'da ise,
Ankara-Polatlı, Samsun-Bafra; Şanlıurfa'da, Merkez ve Ceylanpınar olmak üzere 9
yerleşim biriminde uygulanmaktadır. Projenin finans durumu, yüzde 50 çiftçi
katkısı ve yüzde 50 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı katkısı olduğu için, bu
bağımsız modelin yaygınlaştırılması, biraz da siyasî iradenin kararına
bağlıdır.
Dünyadaki örneklerinde
görüldüğü gibi, uygulanabilir bölgelerde tarımsal yayın özelleştirilmiş,
çiftçiler, kendi kararlarını vererek sorumluluk almışlar, üretim planlamalarını
yapmışlar ve teknik alandaki değişimler ışığında verimlerini ve dolayısıyla
gelirlerini artırmışlardır.
Bizler de, bu modeli,
ülkemizin uygulanabilir nitelikli bölgelerinde yaygınlaştırırsak, tahıl ve
yağlı tohumlarda olsun diğer tarım ürünlerinde olsun hiç de küçümsenmeyecek
verim artışları sağlamanın yanında, girdilerde de önemli ölçüde tasarruf
sağlamış olacağız. Ayrıca, çiftçilerimiz bilinçlendiği için, alternatif
ürünleri geliştirme ve deneme şansını da bulacağız.
Sözlerimi tamamlarken,
tarlanın içinde ve dışında örgütlü halde çalışmak, yüksek bilgi ve teknolojiyi
kullanmak, ülkemiz tarımına büyük faydalar sağlayacaktır. Önder Çiftçi
Projesinin, Türk tarımında yeniliğin, tasarrufun ve verimliliğin adı olacağına
olan inancımı belirtirken, hükümetimizin bu projeyi ciddî manada sahiplenmesini
diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Kambur.
Sayın Bakanımız bu konuda
konuşma talebinde bulunmuşlardır.
Buyurun Sayın Güçlü.
Süreniz 20 dakika.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI
SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Tekirdağ
Milletvekilimiz Sayın Ahmet Kambur Beyin, Önder Çiftçi Danışmanlık Derneğiyle ilgili
olarak yapmış olduğu konuşma üzerinde bir değerlendirme yapmak için söz aldım;
hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Hepimizin bildiği gibi
tarımsal üretim, yeni teknoloji, girdi, pazar, ulaşım, örgütlenme gibi birçok
faktörün entegrasyonuyla gerçekleşmektedir. Artan nüfus, birim alanda artan
verimin yükseltilmesi ve dolayısıyla, üreticilerin tarımsal bilgi ihtiyacının
karşılanmasını gerektirmektedir. Ülkemizde, yüzkırk yıllık bir geçmişi olan
yayın konusunda pek çok gelişme kaydedilmiş, farklı sistemler geliştirilmiş ve
üretimin artırılması yönünde pek çok fayda da sağlanmıştır.
BAŞKAN - Sayın Bakanım,
bir dakikanızı rica edeceğim.
Sayın milletvekilleri,
görüyorsunuz ki, yapılan gündemdışı konuşmaya hükümet adına gerekli açıklama
yapılmaktadır; ama, Genel Kurulumuzda bir uğultu var, kendi aramızda
konuşuyoruz. Sayın Bakanın bu değerli açıklamalarını paylaşalım, ortak olalım,
bilgilenelim; o bakımdan, arkadaşlarımızın sükûnetle dinlemelerini rica
ediyorum.
Buyurun efendim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son yıllarda
ortaya çıkan gelişmeler, tarımın diğer alanlarında olduğu gibi, çiftçi eğitimi
ve yayında da politika değişikliklerini ortaya çıkarmıştır. Bugüne kadar tarım
politikalarının uygulanmasında politikacıların elinde bulunan önemli araçlardan
birisi olan ve bir kamu görevi olduğu tartışılmayan yayın hizmetlerinin,
kamudışı hizmet sağlayıcılar tarafından yürütülmesi sıkça gündeme gelmeye
başlamıştır. Yayın hizmetlerinin özelleştirilmesi yolundaki eğilimler birçok
ülkede farklı uygulanmış ve sonuçlanmıştır; ancak, unutulmaması gereken bir
gerçek olarak karşımıza çıkan, ülkelerin politika yapıcılarının yayın
hizmetlerini nasıl algıladıklarıdır.
Tarımsal yayın alanında
sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen, son yıllarda ülke geneline
yaygınlaştırılmak istenen ilginç uygulamalardan birisi olan ve Türkiye Ziraat
Odaları Birliği tarafından Tekirdağ'da uygulanmaya başlanan Önder Çiftçi
Projesi, çiftçiler tarafından kurulan danışmanlık derneklerinin yürüttükleri
yayın çalışmaları sırasında ortaya çıkan maliyetin, yine, çiftçiler tarafından
karşılanması esasına dayanmaktadır. Almanya'nın kuzey eyaletlerinde uygulanan
bu sistemin Türkiye'ye gelişi, 1986 yılında, Alman Tarım Birliği tarafından uygulanmak
üzere Türkiye Ziraat Odaları Birliğine önerilen projenin kabul görmesiyle
oluşmuştur. Çiftçilerin eğitim ve yayın ücretlerine katılmalarında kademeli bir
artış öngörülmüştür. 1986- 1992 yıllarında giderlerin tamamı Almanya tarafınca
karşılanmış olup, bu çerçevede Alman hükümeti 8 500 000 mark yardım yapmıştır.
Şu anda kurulmuş olan Önder Çiftçi Danışmanlık Derneklerinin giderlerinin yüzde
50'si Bakanlık tarafından, yüzde 50'si ise üyeler tarafından karşılanmaktadır.
Proje, ülkemizin tarımsal
açıdan en gelişmiş bölgelerinden olan Trakya Bölgesinde uygulanması nedeniyle,
çiftçi tarafından, bir ölçüye kadar, kabul görmüştür; ancak, bugünkü çalışma
esasları çerçevesinde söz konusu modelin ülkemizin diğer bölgelerinde de
uygulanabilirliği soru işareti taşımaktadır. Söz konusu model, bir pilot proje
olarak bazı bakımlardan başarılar göstermişse de, onyedi yıllık uygulama
neticesinde genel bir değerlendirmede bazı eksiklikler tespit edilmiştir;
bunları, şöyle sıralamak mümkündür:
Proje, bugün ülkemizde uygulanan
diğer yayın hizmetleriyle karşılaştırıldığında maliyeti oldukça yüksektir.
Sistem, daha çok büyük çiftçilere yöneliktir. Yönetimlerde görev yapan
çiftçilerin eğitim düzeylerinin düşük olması, bu kişilerin hem diğer üyelerle
hem de danışmanla problem yaşamalarına neden olmaktadır. Çalışma gruplarının
izleme ve değerlendirme sistemi kurulmamıştır. Danışmanlar, meslekî formasyonla
yeterince donatılmamıştır. Bölgedeki diğer kuruluşlarla yapılan işbirliği de
çok yeterli değildir. Bu nedenlerle, önder çiftçi çalışma grupları modelinin,
bu aşamada kayıtsız şartsız yaygınlaştırılmasını tavsiye etmek güçtür. Önder
çiftçi modeli bu aşamada, ancak, diğer danışmanlık sistemlerinin tamamlayıcısı
olarak görülebilir.
Burada dikkat edilmesi
gereken bir başka nokta da, tarımsal yayın hizmetlerinin kamudışı hizmet
sağlayıcılara devredilmesinde Bakanlığımızın önündeki tek alternatif, Önder
Çiftçi Danışmanlık Dernekleri olmamasıdır. Zira, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, tarımsal kooperatifler gibi geniş
alanlara yayılmış ve Bakanlıkla organik bağları bulunan örgütler de dikkate
alınmalıdır. Bu nedenle, ülkemiz koşullarında bu derneklerin belirli bölgeler
dışında ve yasal altyapı kurulmaksızın yaygınlaştırılması düşünülemez.
Diğer taraftan, ülkemizde
halen tarımsal yayın alanındaki kurumsal ve yasal düzenlemeler de yeterli
değildir. İşte, Bakanlığımız, bu gerçekten hareketle tarımsal yayın
uygulamalarına yeni bir yön vermek amacıyla bazı çalışmalar başlatmış olup, en
önemli hareket noktası, hazırlıkları halen sürdürülmekte olan Tarım Çerçeve
Kanunu Tasarısıdır. Bu konuda, üreticilerin doğrudan yayın ve eğitim
faaliyetine girmelerini sağlayacak bir diğer yasa çalışmamız ise, Üretici
Birlikleri Yasa Tasarısıdır. Bu tasarıların kanunlaşıp yürürlüğe girmesiyle
birlikte hazırlanacak olan yönetmeliklerle çiftçi eğitimi ve yayın
çalışmalarında, kamunun dışındaki hizmet sağlayıcılarının, özellikle üretici
örgütlerinin etkinlikleri artırılacak ve Bakanlık, bu uygulamada gereken
desteği sağlayacaktır.
Bu çalışmaların
sonuçlanmasıyla, Bakanlığımız, bu konuda, sadece üreticilerin önündeki yasal ve
kurumsal sorunları aşacak düzenlemeleri yapacak, buna bağlı olarak, yönlendirme
ve kontrol görevlerini de yerine getirmiş olacaktır.
Genel bir değerlendirme
yapmak gerekirse, elbette, bölgesel olarak çok önemli katkıları olan, bu, önder
çiftçi danışmanlık faaliyetinin ülkemiz geneline yaygınlaştırılması yanında,
konuşmamın son kısmında belirttiğim Üretici Birlikleri Yasa Tasarısındaki
gelişme ve bunun yasalaşmasıyla birlikte, Türkiye'de üreticilerimiz önündeki en
önemli sorun olan çiftçi eğitimi ve pazarlama konusuna yaygın ve etkin bir
çözüm imkânı bulunmuş olacaktır.
Türkiye'de çiftçilerin
kurtuluşu bu yasadadır diye söylemiyorum; ama, bir arayış içerisindeyiz, bugüne
kadar çiftçi örgütlerimizin, çiftçilerin eğitimi konusunda sınırlı katkıları
olmuştur. Bakanlığımızın bu konudaki çalışmaları yine aynı şekildedir, tam
anlamıyla başarılı olduğunu söylemeye imkân yoktur. Ancak, bizzat,
üreticilerin, kendi sorunlarını, kendilerinin, bir araya gelerek çözmesi ve
bunun finansmanına katılması en sağlıklı yol olarak düşünülüyor. Dolayısıyla,
bu dönem içerisinde gerçekleşecek bu yasalarla, Türkiye'de, çiftçilerin
eğitilmesi, yayın faaliyetinin etkin bir şekilde sürdürülmesi mümkün hale
gelecektir. Bu konu içerisinde, önder çiftçi danışmanlık faaliyetlerinin de
tecrübelerinden faydalanma imkânı bulacağız.
Hepinizi saygıyla
selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Hükümetimiz
adına gerekli açıklamaları yapan Tarım Bakanımız Sayın Sami Güçlü'ye teşekkür
ediyoruz.
Sayın milletvekilleri,
gündemdışı ikinci söz isteği, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın ölüm
cezalarının yerine getirilmesine ilişkin kanunun yürürlükten kaldırılmasıyla
ilgili, İstanbul Milletvekili Sayın Ahmet Güryüz Ketenci'ye aittir.
Buyurun Sayın Ketenci.
(CHP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır.
2. -
İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci'nin, ölüm cezaları asılmak suretiyle
yerine getirilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın ölüm cezalarıyla
ilgili kanunun yürürlükten kaldırılmasına ilişkin gündemdışı konuşması
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ
(İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan tam otuzbir yıl
önce, 12 Mart askerî müdahale sürecinin yaşandığı günlerde, siyasî bir kararla
ölüm cezasına mahkûm edilen, cezaları asılmak suretiyle yerine getirilen üç
genç insan, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'la ilgili olarak tarihî
bir tespit yapmak üzere söz aldım; Yüce Meclisi en içten saygılarımla
selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri,
kararı veren mahkeme bağımlı bir mahkemeydi. Karar, doğal hâkim ilkesine aykırı
bir şekilde, ulusal ve uluslararası hukuk kuralları hiçe sayılarak yapılan
yargılama sonucunda verilmiştir.
Haksız ve hukuka aykırı
karar, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaşanan yoğun tartışmalardan sonra,
2.5.1972 tarih ve 1586 sayılı kararla onaylanmış, Resmî Gazetede
yayımlanmasından bir gün sonra da, alelacele, 6.5.1972 tarihinde, asılmak
suretiyle infaz edilmiştir.
Değerli milletvekilleri,
kararı veren Ankara 1 no'lu Sıkıyönetim Askerî Mahkemesi, gerçekten, bağımlı
bir mahkemeydi. Hem o gün yürürlükteki Anayasamıza göre hem de Türkiye Büyük
Millet Meclisi tarafından onaylanmış yasa hükmündeki İnsan Hakları Evrensel
Bildirgesinin 10 uncu maddesine göre, herkesin bağımsız ve yansız bir mahkeme
tarafından hakça ve açık yargılanma hakkına sahip olmasına rağmen, bağımlı bir
mahkemede yargılanmışlar ve ölüm cezasına mahkûm edilmişlerdir.
Değerli milletvekilleri,
bağımsız ve yansız bir mahkemede yargılanma hakkı, bütün dünyada, kaldırılamaz,
yok farz edilemez, vazgeçilemez temel bir insan hakkıdır. Oysa, Deniz Gezmiş ve
arkadaşlarını yargılayan mahkeme böyle bir mahkeme değildi. 353 sayılı Askerî
Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Yasasına göre, mahkemenin hâkim ve
savcıları o dönemdeki askerî hiyerarşi içinde atanıyor, görevden alınabiliyor,
başka bir yere sürgün edilebiliyor, kadrolar kaldırılabiliyor, gerektiğinde ise
mahkeme lağvedilebiliyordu.
12 Mart uygulamaları
içinde İstanbul'da bir sıkıyönetim askeri mahkemesi -o günkü Genelkurmayın emir
ve talimatına aykırı bir şekilde- Türk Ceza Kanununun 146/1 maddesinden idam
cezası vermeyince, mahkeme lağvedilmiş, kimi hâkim ve savcılar sürülmüş,
kimileri ise emekli edilmişlerdir. Hatta, yürürlükteki Anayasa ve yasalarımıza
göre "mahkemelere emir ve talimat verilemez" hükmüne rağmen, Deniz
Gezmiş ve arkadaşlarının eylemlerine benzer eylemi yapanlar, adam öldürmemiş
olsalar bile, haklarında 146/1 maddesinden dava açılabileceği ve gerektiğinde
idam kararı verilebileceği yolunda yorum içeren bir genelge askerî hâkimlere ve
savcılara gönderilebilmişti; o nedenle mahkeme bağımlı bir mahkemeydi.
İdama mahkûm edilen bu üç
genç ne istiyorlardı:
Ülkenin tam bağımsız
olmasını istiyorlardı.
Vatan topraklarının üs
olarak kullanılmasına neden olan, ABD ile yapılan ikili anlaşmaların iptal
edilmesini istiyorlardı.
Sömürünün, soygunun
bitmesini, adaletli bir paylaşımın hayata geçmesini, çağdaş ve demokratik
ülkelerde var olan özgürlüklerin ülkemizde bulunmasını istiyorlardı.
Demokratik, laik
cumhuriyetin tüm kurum ve kurallarıyla hayata geçmesini istiyorlardı.
Halkın parasını ve
birikimlerini açık ve hileli yollardan çalan çetelere karşı çıkıyorlardı.
"Bu Anayasayla
memleket yönetilmez" diyen hükümet başkanına karşı, Anayasaya sahip çıkmak
için, Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal yürüyüşü düzenliyorlardı.
Hiç kimseyi
öldürmemişlerdi, hiç kimsenin burnunu kanatmamışlardı; kaçırdıkları
Amerikalıları, sakladıkları evde bırakarak gitmişlerdi.
Sonuç olarak, onlar için
şunları söyleyebilirim: Onlar, güzel bir dünya kurmak için mücadele ettiler.
Taşıdıkları devrimci bayrağı hiç yere düşürmediler; onu hep yukarıda tutmaya
çalıştılar. Her türlü bedeli göze alarak, ölüme, güle oynaya, yaşama sevincini
bir nebze bile yitirmeden gittiler. İdam edilirken bile, hiç tereddüt etmeden
çıktılar idam sehpasına "şerefimizle bir kez ölürüz" dediler. Ölürken
son sözlerini "şimdi bu bayrağı Türk Halkına emanet ediyoruz; yaşasın
işçiler, köylüler, yaşasın devrimciler, kahrolsun faşizm" diye bitirdiler.
Bir devrimci "kırılgandır
tarih; iyilikler ve umutlar alınırsa elinden, aklı kötülüğe ve zulme
çalışır" derdi. Nitekim öyle oldu 1972'nin 6 Mayısında...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen,
tamamlayın...
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ (Devamla) - Bakın, bir yazar, nasıl
anlatıyor 1972'nin 6 Mayısını: "Mayıs devlet midir? Mayıs öfke, direniş
midir? Mayıs zulüm müdür? Mayıs hüzün müdür? Mayıs, bu ülkenin son masum ve
lekesiz üç gencinin adı mıdır; kırılan tarih mi, yoksa hayatın kendisi midir?
Nedir mayıs?"
Sayın milletvekilleri, 2
Mayıs 1997'de yapılan bir televizyon programında, program yapımcısı Hulki
Cevizoğlu, idam kararını veren mahkemenin sayın savcısına soruyordu: "Hiç
adam öldürmemiş bir insan, Deniz Gezmiş, idam edildi. 'Bu bir hukukî karar değildir;
bu bir siyasî karardır, emirle gelen, verilen idam kararıdır, idam isteğidir'
deniliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?"
Sayın savcı "olayı,
sadece, bir Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının olayı olarak ele alırsanız,
söylenenler doğrudur; ancak, olayı Türkiye genelinde gelişen hareket şeklinde
ele aldığınız zaman, Türkiye genelinde topyekûn anarşik olaylar olarak mütalaa
ettiğiniz takdirde, Türk Ceza Kanununun 146 ncı maddesi karşınıza çıkıyor"
şeklinde cevap verir. İşte, bu noktada Sayın Cevizoğlu en can alıcı soruyu
sorar: "İdam şart mıydı?"
Cevap olarak
"elbette idam şart değildi; ancak, biliyorsunuz, Türk Ceza Kanununun 59
uncu maddesi, sanıkların duruşmadaki tavırlarıyla ilgilidir. Duruşmada sanıklar
birazcık mahkemeye saygılı olmuş olsalardı, zannediyorum Türk Ceza Kanununun 59
uncu maddesi uygulanır ve bu gençler idam edilmezlerdi. Ancak, bu çocuklar
mahkemeye çok sert ve haşin davrandılar; mahkeme heyetine karşı olumlu davranış
içinde olmadılar" şeklinde beyanda bulundu. Damarlarımızdaki kanı donduracak
kadar etkili bu acı itiraf; Allah'ın verdiği...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ
(Devamla) - Biraz daha eksüre istiyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Efendim, 2
dakika eksüre verdim arkadaşlara da; son cümleniz için açıyorum, lütfen...
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ
(Devamla) - ...bu üç canı, mahkemeye biraz saygı göstermedikleri için
alabilenler, idam kararı verenler, tarih önünde, utançlarından hep yere
bakacaklar; bir kez değil, bin kez öleceklerdir.
Sevgili arkadaşlarım,
lütfen hafızanızı zorlayınız, sizi biraz gerilere taşımak istiyorum.
BAŞKAN - Efendim, o kadar
vaktimiz yok Sayın Ketenci.
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ
(Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım, yarım dakika istiyorum; yani, bu konu
beş dakikaya sığmayacak kadar önemli bir konudur; onun için, yarım dakika
istiyorum sizden.
BAŞKAN - Özetlenebilir.
HALUK KOÇ (Samsun) -
Sayın Başkan, her gün, Tarım Bakanını yarım saat dinliyoruz, Sayın Ketenci bir
iki dakika daha konuşsun.
AHMET GÜRYÜZ KETENCİ
(Devamla) - Bu ülkenin gençleri, geçmişte sevginin, sevdanın değil, kavgaların,
çatışmaların, savaşların şiirleriyle, destanlarıyla büyütüldü; bu ülkenin
aydınları, yazarları işkencehanelerden geçti; bu ülkede adaletsizlik idam
sehpalarında resimleşti. Kin ve nefret tohumlarının ekildiği bir toplumda
sevgiden, kardeşlikten, barıştan, demokrasiden, huzurdan, hatta istikrardan söz
edilebilir mi?! 27 Mayıs Adnan Menderes, Hasan Polatkan, Fatin Rüştü Zorlu'yu
astı; 12 Mart Deniz Geçmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'la öcünü aldı. Rahmetli
Menderes ve arkadaşlarının itibarlarını bu Meclis iade etti. Şimdi,
anıtlarında, dilerim, huzur içinde yatıyorlar. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve
Hüseyin İnan idam edildi, kararı verenler ve infazı onaylayanlar şimdi
pişmanlık duyuyorlar ve kararlarını savunmuyorlar.
Bitiriyorum Sayın
Başkanım.
Değerli arkadaşlarım,
bununla ilgili bir yasa teklifi hazırladık. Bu yasa teklifine, diliyorum ki
bütün Meclis sahip çıkacaktır. Bunun iki temel amacı var: Birincisi, Türkiye'de
çağdaşlaşma ve uygarlaşma yolunda demokrasi çıtasının biraz daha yükseğe
çıktığının mesajını verebilmektir, Türkiye'de özgürlük alanlarının daha
genişlemiş olduğunun mesajını verebilmektir. İkincisi, tarihî bir hatayı
ortadan kaldırmaktır, bir yanlışı düzeltmektir; yoksa, af dilemek, af talebinde
bulunmak değildir, itibar talebinde bulunmak değildir. Dileğimiz budur.
Bütün arkadaşların bu
yasa teklifine sahip çıkacağına inanıyor, hepinizi en yüce duygularımla
selamlıyorum, Sayın Başkana da şükranlarımı sunuyorum.
Sağ olun. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Ketenci.
Gündemdışı üçüncü söz
isteği, 17 nci İş Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası münasebetiyle, Manisa
Milletvekili Sayın Hüseyin Tanrıverdi'ye aittir.
Buyurun Sayın Tanrıverdi.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
3. - Manisa
Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi'nin, 17 nci İş Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası
nedeniyle gündemdışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat
Başesgioğlu'nun cevabı
HÜSEYİN TANRIVERDİ
(Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün başlayan, eğitim ve
bilinçlenme faaliyetleriyle bir yıla yayılarak kutlanan 17 nci İş Sağlığı ve
Güvenliği Haftası nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Dünyada ekonomik, sosyal
ve politik değişime paralel olarak, özellikle son yirmibeş yıl içinde, sağlık,
çevre ve güvenlik alanında önemli gelişmeler gözlenmektedir. İş kazalarının ve
meslek hastalıklarının hem işletmelere hem de ülke ekonomisine verdiği büyük
kayıpları azaltmak ve insanlara daha uzun, sağlıklı ve üretken bir hayat
sağlamak için koruyucu çalışmalar büyük önem kazanmaktadır.
İş sağlığı ve güvenliği
konusu, sosyal tarafların ortak menfaat ve amaçlarının merkezini
oluşturmaktadır. Bu alanda sağlanacak başarılar, öncelikle işçilerin -aynı
zamanda, işverenlerin de- menfaatına olacaktır. Toplumun ve kişilerin refahının
sağlanmasında esas kaynak olan üretimin, sağlıklı ve güvenli bir çalışma
ortamında yapılması, her çalışanın en doğal hakkıdır.
İnsan hayatı, salt rakamlardan
ibaret değildir. Tezgâh başında çalışan işçilerimizin güvenli ve verimli
çalışması için, öncelikle, zihni sağlıklı olmalıdır, yarınından endişe
duymaması gerekir, işveren yarın bana işe gelme diyecek mi şeklinde bir
endişesi olmaması gerekir. Unutulmamalıdır ki, bir işyerinde azamî verimin
sağlanması için, üretimin kaliteli, ekonomik ve hızlı yapılması gerekir; yani,
üreten insanın, kendisini işyeriyle aynileştirmesi, işyerine olan aidiyet
duygusunun güçlendirilmesi gerekir. Bu da, işçilerin örgütlü ve yarınlarından
emin olmalarıyla mümkündür.
Başta Anayasamızda ve
diğer temel kanunlarımızda, iş sağlığı ve güvenliği konularında çok çeşitli ve
detaylı hükümler bulunmasına rağmen, çoğu işyerlerimizde, çalışma koşulları
bakımından yeterli, çağdaş bir ortamın sağlandığını söylemek mümkün değildir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Sosyal Sigortalar Kurumu istatistiklerine göre, 2001 yılında,
ülkemizde, 72 367 iş kazası ve 883 meslek hastalığı vakası meydana gelmiş;
bunların 1 065'i ölümle sonuçlanmış, 1 866 kişi de sürekli iş göremez hale
gelmiştir.
SSK istatistiklerine
yansımayan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu kayıplar da dikkate
alındığında, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle meydana gelen maddî
kayıpların büyüklüğünü hesap etmek mümkündür.
İş kazalarının ve meslek
hastalıklarının hesaplanmayan manevî zararları da vardır. İnsanın en kutsal
hakkı olan yaşama hakkını, sağlıklı yaşama hakkını elinden alan bu felaketi
önlemek ya da en aza indirmek, ülkemizin önemli sorumluluklarından biridir.
Değerli arkadaşlarım, iş
kazalarının yüzde 43,1'i, 1 ilâ 3 işçi çalıştıran küçük işyerlerinde meydana
gelmektedir. 50'den az işçi çalıştıran işyerlerinde meydana gelen kazalar, tüm
iş kazalarının yüzde 73,8'ini oluşturmaktadır. İş kazalarının yüzde 41,8'i,
kıdemleri bir yıldan az olan işçilerde görülmektedir. Bu durum, iş kazalarının
oluşumunda eğitim, tecrübe ve alışkanlık eksikliğinin payı olduğunu
göstermektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının yüzde 4,4'ü sakatlıkla,
yüzde 1,5'i ölümle sonuçlanmaktadır. SSK istatistiklerine göre, iş kazaları
sonucunda, Türkiye'de, her gün, ortalama 3 işçi kardeşimiz hayatını
kaybetmektedir. Uluslararası Çalışma Teşkilatı ILO'nun kayıtlarına göre,
sigortalı her 1 000 işçinin iş kazası nedeniyle ölüm riski, Türkiye'de ortalama
yüzde 5, Avrupa ülkelerinde yüzde 1'dir. Bu veriler göstermektedir ki, iş
kazaları ve meslek hastalıkları vakaları sürekli artmaktadır. Bu vakalar sonucu
ölen ya da yaralanan işçilerin sayısı da, yıldan yıla artmaktadır. Bu tespitler,
ülkemizde iş sağlığı ve iş güvenliği alanında, uluslararası norm ve
standartları da dikkate alarak, köklü değişim çalışmalarının zorunluluğunu
ortaya koymaktadır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri, Çalışma ve Sosyal...
(Mikrofon otomatik cihaz
tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen
tamamlayın.
HÜSEYİN TANRIVERDİ
(Devamla) - Sağlıklı çalışma ortamı, iş barışının, hızlı ve sağlıklı
kalkınmanın da önşartıdır. Özellikle, küçük ve orta ölçekli işletmeler için
hayatî önem taşıyan koruyucu hekimlik ve koruyucu mühendislik hizmetlerinin, bu
işyerlerinin toplu olarak bulunduğu küçük sanayi sitelerinde, ortak işyeri
sağlık ve güvenlik birimleri vasıtasıyla sağlanması ve bu birimlere devlet
desteği sağlanması konusunda yapılacak yasal düzenleme, Meclisimizin bu alanda
yapacağı önemli bir reform olacaktır. Yapılacak yasal değişiklikle, Bakanlık
bünyesinde, katılımcıları ile görev ve yetkileri açıkça belirlenen, belirli
ölçüde yaptırım gücü bulunan iş sağlığı ve güvenliği yüksek konseyinin
oluşturulmasında büyük fayda görülmektedir.
Değerli milletvekilleri,
iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında önem taşıyan husus, işyeri sağlık
örgütlenmesi ve işyerinde, bu alanda yapılan çalışmaların koordinasyonudur. Bu
amaca ulaşmanın tek yöntemi ise, iş sağlığı ve güvenliği kurullarının sağlıklı
çalışmalarıdır.
İşyeri hekimliği sistemi
yeniden düzenlenmelidir. Sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkının
korunması ve geliştirilmesi, bir anlamda hekim katkısını da gündeme
getirmektedir. Bu alanda hizmet üretebilecek hekimlerin konuyla ilgili meslekî
bilgilerinin artırılması gerekmektedir.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; iş sağlığı ve güvenliği sorunlarının çözümünün temelinde
insana saygı düşüncesi yatmaktadır. Sorun, sadece yetkililerin değil, devlet,
işveren ve çalışanların ortak sorunudur; çözüm de müşterek olarak
sağlanmalıdır.
Yarınların bugünden daha
sağlıklı ve güvenli olması, bugün başlayan etkinliklerin yararlı sonuçlar
vermesi dileğiyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyoruz Sayın Tanrıverdi.
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanımız Sayın Murat Başesgioğlu, hükümet adına söz istemiştir.
Buyurun Sayın Bakan. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
ÇALIŞMA VE SOSYAL
GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Manisa Milletvekilimiz Sayın Hüseyin Tanrıverdi'nin, 17 nci İş
Sağlığı ve Güvenliği Haftası münasebetiyle yapmış olduğu gündemdışı konuşmaya
cevap vermek üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla
selamlıyorum. Sayın Milletvekilimize de çok teşekkür ediyorum, çalışanlarımızın
daha güvenli ortamlarda çalışmalarını sağlamaya yönelik iş sağlığı ve güvenliği
gibi hassas bir konuyu Yüce Meclisin gündemine getirdikleri için.
Sayın milletvekilleri,
Değerli Milletvekilimizin de ifade ettiği gibi, 2001 yılında, ülkemizde 72 362
iş kazası ve 883 meslek hastalığı meydana gelmiştir. Bunların neticesinde,
maalesef, 1 008 işçi kardeşimiz hayatını kaybetmiş, 2 183 kişi de sürekli iş
göremez hale gelmiştir. Bu rakamların yanı sıra, SSK istatistiklerine
yansımayan iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu oluşan kayıplar da ayrıca
dikkate alınmalıdır.
Bu rakamlardan da
anlaşılacağı üzere, iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu maddî ve manevî
kayıplar, ülke ekonomisi açısından fevkalade önemli boyutlara ulaşmaktadır. Bu
nedenle, ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği alanında da çok ciddî tedbirlerin
alınması mecburiyeti vardır.
Bugün açılışını
yaptığımız İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası etkinlikleri, konunun önemi dikkate
alınarak, bu hafta yerine bütün bir yıla yaygınlaştırılmıştır. Yani, daha önce
bir hafta süreyle kutlanan bu iş sağlığı ve güvenliği etkinlikleri bütün bir
yıla yayılmış bulunmaktadır.
Bakanlığımızın
koordinasyonunda, işçi ve işveren kuruluşları, meslek örgütleri, üniversiteler
ve konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarından oluşan Ulusal Düzenleme Komitesi
tarafından düzenlenecek çeşitli konferanslar, paneller, sergiler ve eğitim
kampanyalarıyla zenginleştirilen etkinliklerin, iş sağlığı ve güvenliği
alanında toplumsal duyarlılığın geliştirilmesine büyük bir katkı sağlayacağına
inanıyoruz. Bu vesileyle, Bakanlığımızın bu çalışmalarına iştirak eden bütün
kurum ve kuruluşlara huzurunuzda bir kez daha teşekkür ediyorum.
Avrupa Birliğiyle bütünleşme
sürecinde, iş sağlığı ve güvenliği, uluslararası boyutuyla da gündeme gelmiş,
üç yıldır sürmekte olan Bakanlığımızın mevzuat çalışmaları bu yönde ivme
kazanmıştır. Bakanlığımız iş müfettişlerinden oluşan mevzuat hazırlama
komisyonumuz, iş sağlığı ve güvenliği tüzüğü ve 24 yönetmelik taslağını
hazırlamış ve ilgili taraflarca tartışmaya hazır hale getirmiştir. Bu şekilde,
iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili düzenlemeler çağdaş bir temele oturtulacak ve
günümüz teknolojisine cevap verecek yeterliliğe ulaştırılacaktır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; özellikle küçük ve orta ölçekli işyerlerinin koruyucu hekimlik
ve koruyucu mühendislik hizmetlerinden yararlanabilmeleri amacıyla, küçük ve
orta ölçekli işletmeler için yeni bir yönetim sisteminin oluşturulması ve ortak
işyeri sağlık ve güvenlik birimlerinin kurulması, bizim de paylaştığımız önemli
bir adımdır.
Bu konuda yapılacak olan
düzenlemelere Bakanlık olarak yardımcı olacağımızı ifade ediyor, Yüce
Heyetinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Efendim, Sayın
Bakanımıza teşekkür ediyoruz.
Sayın milletvekilleri,
Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.
2 adet Meclis araştırması
önergesi var; ayrı ayrı okutacağım ve Sayın Genel Kurulun bilgilerine
sunacağım.
Efendim, gerek Meclis
araştırması önergeleri gerekse yasa tasarısı uzun metinler ihtiva ediyor; o
nedenle, Kâtip Üyemizin oturarak okuması hususunu Genel Kurulun oylarına
sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Birinci önergeyi
okutuyorum :
B) Gensoru, Genel Görüşme, Meclıs Soruşturmasi ve Meclıs Araştirmasi
Önergelerı
1. - Manisa
Milletvekili Ufuk Özkan ve 24 milletvekilinin, Akhisar Sigara Fabrikasının
faaliyete geçmesi için, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla
Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/73)
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Bilineceği üzere,
Akhisar, Türkiye'nin ve Ege Bölgesinin en önemli tütün merkezlerinden biridir.
Tekel Genel Müdürlüğünce temeli atılan ve yapımına 1977 yılında başlanılan
Akhisar Tütün Fabrikası, 1 300 dönümlük alanıyla, İzmir Fuarının 3 katı
büyüklüğündedir. Fabrika için, bugüne kadar, tam olarak 222 trilyon lira
harcanmıştır. Tütün deposu olarak kullanılmakta olan fabrika, ana bina, 7
bloktan oluşan 42 dairelik lojman, kreş, sosyal tesisin büyük ölçüde
tamamlanmasına rağmen, yarım kalan yatırımlar içindeki yerini almıştır.
Yılda 10 000 ton tütün
işlenmesi hedeflenmiştir. 2001 yılı itibariyle, 21 855 ekici; 10 200 000 kilo
tütünden söz edilmektedir. Akhisar Sigara Fabrikasının üretime geçmesi
durumunda, hem tütün bölgesi Akhisar ve dolayısıyla tüm ülke ekonomisinde bir
sirkülasyon sağlanmış olacak hem de istihdam sorununa da katkıda bulunulmuş
olunacaktır.
Akhisar halkı, fabrikanın
bütçeye konulan göstermelik ödeneklerle bitirilemeyeceğinin farkındadır.
Akhisar Sigara Fabrikasının bir an önce açılması gerekmektedir. Yarım kalan çok
sayıdaki kamu yatırımının tamamlanamaması açısından önemli bir adım olması ve
ulusal ve yöresel düzeyde ekonomiye ivme kazandırması amacıyla Anayasanın 98,
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince
bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
1. Ufuk Özkan (Manisa)
2. Harun Akın (Zonguldak)
3. Nuri Çilingir (Manisa)
4. Hasan Güyüldar (Tunceli)
5. Muharrem Eskiyapan (Kayseri)
6. Nurettin Sözen (Sıvas)
7. Sıdıka Aydoğan (İstanbul)
8. N. Gaye Erbatur (Adana)
9. Enis Tütüncü (Tekirdağ)
10. Hakkı Ülkü (İzmir)
11. Gürol Ergin (Muğla)
12. Halil Tiryaki
(Kırıkkale)
13. Ali Topuz (İstanbul)
14. V. Haşim Oral
(Denizli)
15. Halil Akyüz
(İstanbul)
16. Mesut Değer
(Diyarbakır)
17. Fuat Çay (Hatay)
18. Yakup Kepenek
(Ankara)
19. İzzet Çetin (Kocaeli)
20. Güldal Okuducu
(İstanbul)
21. Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu
(Ankara)
22. Bayram Ali Meral
(Ankara)
23. Ali Kemal Deveciler
(Balıkesir)