|
DÖNEM
: 21 YASAMA
YILI : 3 T. B. M. M. TUTANAK DERGİSİ CİLT : 41 1 inci Birleşim 1 . 10 . 2000 Pazar İ
Ç İ N D E K İ L E R I. -
GELEN KÂĞITLAR II. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI A) OTURUM
BAŞKANLARININ KONUŞMALARI 1. - TBMM Geçici Başkanı Mehmet Vecdi
Gönül’ün, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının hayırlı ve başarılı olmasını
bildiren konuşması B) ÇEŞİTLİ
İŞLER 1. - Siyasî parti gruplarının, Amerika
Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde görüşülmekte olan sözde Ermeni
soykırımı karar tasarısına ilişkin müşterek önergesi (5/8) 2. - TBMM Başkanlığı için gösterilecek
adayların müracaat süresine ilişkin Geçici Başkanlık duyurusu C ) TEZKERELER VE
ÖNERGELER 1. - (10/139, 14, 126, 132, 133) Esas
Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, komisyonun görev süresinin
bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/625) III. -
SÖYLEVLER 1. - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in,
21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılını açış konuşması IV. -
ÖNERİLER A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ 1. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
seçiminin yapılacağı günlere ilişkin Danışma Kurulu önerisi V. -
SORULAR VE CEVAPLAR A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI 1. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, 4454 sayılı basın affıyla ilgili kanundan yararlananlara ilişkin
sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/1763) 2. - Muğla Milletvekili Fikret
Uzunhasan’ın, Yatağan-Çine Barajının adına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/1870) 3. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın ,
belediye başkanlarının eğitim semineri adı altında düzenledikleri yurtdışı
gezilere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2070) 4. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in,
Tunçbilek ilave santral projesinde yerli enerji kaynağı kullanılıp
kullanılmayacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı
(7/2113) 5. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki
Okudan’ın, Alanya yat limanı ve balıkçı barınağı inşaatına ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2132) 6. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki
Okudan’ın, Alanya-Dim Barajı inşaatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı
(7/2133) 7. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat
Dayanıklı’nın, Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu Cam Bölümü
mezunlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı
(7/2135) 8. - Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik’in,
Etimesgut ve Güvercinlik havaalanları Mania Planına ilişkin sorusu ve Millî
Savunma Bakanı Sabahattin
Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2143) 9. - Van Milletvekili Maliki Ejder
Arvas’ın, Van SSK Hastanesinin sorunlarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2144) 10. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in,
Merkez Bankasınca el konulan bankaların off-shore hesaplarına ilişkin sorusu ve
DevletBakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2145) 11. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı’nın, terhis edildikten sonra tutuklanan ve askerî cezaevinde ölen bir
kişiye ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı
(7/2146) 12. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı’nın, Emlak Bankası tarafından bazı müteahhit firmalara fazla ödeme
yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Bal’ın
cevabı (7/2147) 13. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in,
Türk vatandaşlığından çıkarılanlarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin
Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2149) 14. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in,
DMO ürünlerine ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Sümer Oral’ın cevabı (7/2150) 15. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın,
T.Z.D.K. Adapazarı Traktör Fabrikasınca üretilen traktörlerin satışına ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2151) 16. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in,
Ankara-Yenimahalle, Batıkent ve Ostim yerleşim alanlarını etkileyen Mania
Planına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı
(7/2153) 17. - Sivas Milletvekili Musa Demirci’nin,
açık lise sınavlarında Ankara Ayrancı Lisesinde başörtülü öğrencilerin sınava
alınmadığı iddialarına ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2157) 18. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak’ın, Kırıkkale İzzettin Köyü okulunun ne zaman eğitime açılacağına
ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2158) 19. - Konya Milletvekili Veysel Candan’ın,
M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonuna ilişkin sorusu ve Millî
Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2162) 20. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
okulların uyguladıkları zam oranlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı
Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2163) 21. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın, Aksaray-Helvadere-Ihlara karayoluna
ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın cevabı (7/2165) 22. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın; Kapadokya Bölgesindeki yollara, Aksaray’ı Kırşehir’e bağlayan ve
Kızılırmak üzerine yapımı planlanan köprüye, Aksaray - Sarıyahşi arasında ulaşımı sağlayacak
karayolunun ne zaman yapılacağına, Aksaray - Gülağaç karayoluna, Aksaray-Gülağaç-Sofular-Bekârlar yan
karayoluna, İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân
Bakanı Koray Aydın’ın cevabı (7/2167, 2168, 2169, 2171, 2172) 23. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı’nın, Ankara’da akredite edilmiş büyükelçilerin yurt içinde yaptıkları
gezilere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2174) 24. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak’ın, off-shore hesaplarında batan paraların ödenmesine ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2175) 25. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekâroğlu’nun, İstanbul DGM Başsavcısına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet
Sami Türk’ün cevabı (7/2176) 26. - KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın,
Ayasofya Müzesine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı
(7/2179) 27. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
batık bankalara ve bankalarda bulunan hesaplara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Recep Önal’ın cevabı (7/2180) 28. - KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın, Konya-Sarayönü ve
Bingöl-Osmaneli kaymakamları tarafından çocuklarını okula göndermeyen velilere
para cezası verildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2182) 29. - Manisa Milletvekili Bülent Arınç’ın,
4207 Sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman
Durmuş’un cevabı (7/2184) 30. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa
Niyazi Yanmaz’ın, böbrek hastalığı ile organ nakli konusunda alınan tedbirlere
ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2186) 31. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa
Niyazi Yanmaz’ın, doğum sonrası ücretsiz izin uygulamasına ilişkin sorusu ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2187) 32. - Diyarbakır Milletvekili Osman
Aslan’ın, olağanüstü hal uygulaması nedeniyle Güneydoğu Anadolu’da yaşanan
sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın
cevabı (7/2188) 33. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, patatese uygulanan KDV oranına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Sümer Oral’ın cevabı (7/2189) 34. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, yurt dışındaki tutuklu ve hükümlü vatandaşlarımıza ilişkin sorusu
ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/2190) 35. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, SSK ile Bağ-Kur’un Nevşehir’deki bir özel hastaneyle anlaşma
yapmamasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın
cevabı (7/2191) 36. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, özelleştirilen elektrik santrallerini ve dağıtım şebekelerini
satın alan kuruluşlara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı
Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2192) 37. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, yurt dışında çalışan işçilerimizin yurt dışı bankalarındaki
mevduatlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2193) 38. - Erzincan Milletvekili Tevhit
Karakaya’nın, 1999-2000 eğitim yılında yaşanan bazı sorunlara ve taşımalı
eğitim uygulamasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2194) 39. - Balıkesir Milletvekili İsmail
Özgün’ün; Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulunca Yıldırım Hamamı ile ilgili alınan karara, - Bursa Milletvekili Teoman Özalp’in; Belkız Harabelerine, İlişkin soruları ve Kültür Bakanı
İstemihan Talay’ın cevabı (7/2195, 2202) 40. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, Nevşehir’den İstanbul’a transit giden patates yüklü kamyonların
Ankara Büyükşehir Belediyesi zabıtalarınca alıkonulduğu ve ceza kesildiği
iddialarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun
cevabı (7/2196) 41. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, patates ununun değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2197) 42. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, yerel basının sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in cevabı (7/2198) 43. - Çorum Milletvekili Melek Denli
Karaca’nın, 17.10.1999 tarihinde Ankara-Dikmen’de öldürülen inşaat işçisine
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2199) 44. - Osmaniye Milletvekili Birol
Büyüköztürk’ün, Türkiye’nin tanıtımı amacıyla dış ülkelere gönderilen yayınlara
ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in yazılı cevabı (7/2200) 45. - Bursa Milletvekili Teoman Özalp’in,
GSM aktarıcılarının çevreye verdiği zararlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı Fevzi Aytekin’in cevabı (7/2201) 46. - Afyon Milletvekili Müjdat
Kayayerli’nin, Almanya’daki Türk işçilerine çifte yurttaşlık hakkı sağlanması
konusunda çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve Dışileri Bakanı İsmail
Cem’in cevabı (7/2203) 47. - İstanbul Milletvekili İsmail
Aydınlı’nın, Olağanüstü Hal Bölgesinde dağıtımı yasaklandığı iddia edilen
günlük bir gazeteye ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı
(7/2204) 48. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
transit geçiş ticareti kapsamında yurda sokulduğu iddia edilen tarım ürünlerine
ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı
(7/2207) 49. - Erzincan Milletvekili Tevhit
Karakaya’nın, bazı yabancı şirketlerin Türkiye’de toprak satın aldığı ve
kiraladığı iddialarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf
Gökalp’in cevabı (7/2208) 50. - Konya Milletvekili Veysel Candan’ın,
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne ait otellerin restorasyonlarının ihalesiz
olarak bir aracı firmaya verildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı
Sümer Oral’ın cevabı (7/2209) 51. - Konya Milletvekili Veysel Candan’ın,
off-shore hesap sahiplerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın
cevabı (7/2210) 52. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay’ın,
Gaziantep-Islahiye İlçesindeki Yesemek Açık Hava Müzesine ilişkin sorusu ve
Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/2211) 53. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay’ın,
Gaziantep-Islahiye İlçesindeki Yesemek
Açık Hava Müzesine ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun cevabı
(7/2212) 54. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın; Sakarya Pamukova İlçesinin istasyon
binasına, Hemzemin geçitlerindeki trafik
kontrollerine, Marmara depreminde hasar gören Adapazarı TÜVESAŞ Vagon Sanayi’ne, İlişkin soruları ve Ulaştırma Bakanı Enis
Öksüz’ün cevabı (7/2213, 2215, 2217) 55. - Sakarya Miletvekili Cevat Ayhan’ın,
Tasarruf Mevduat Sigorta Fonuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı
Recep Önal’ın cevabı (7/2214) 56. - Sakarya Miletvekili Cevat Ayhan’ın,
fonlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı
(7/2216) 57. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekâroğlu’nun, son günlerde ortaya çıkan işkence iddialarına ve bu konuda
alınması gereken tedbirlere ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı
Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2218) 58. Rize Milletvekili Mehmet
Bekâroğlu’nun, kaçak olarak yurda
sokulan çay yüklü TIR’lara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler’in
cevabı (7/2219) 59. - Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, bazı bankaların off-shore mevduat
hesaplarına para yatırıp mağdur olmuş kişilere yapılacak ödemelere ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2220) 60. - Hatay Milletvekili Metin Kalkan’ın, Türkiye-Suriye sınırında yaşanan
sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın
cevabı (7/2221) 61. - Hatay Milletvekili Metin Kalkan’ın, demir-çelik sektöründe uygulanan
teşviklere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2222) 62. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın,
bir günlük gazetede yayınlanan uyuşturucu sevkiyatı ile ilgili iddialara
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2223) 63. - Erzurum Milletvekili Halil İbrahim
Özsoy’un, çiftçilik belgesine ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü
Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2224) 64. - Diyarbakır Milletvekili Seyyit Haşim
Haşimi’nin, Zeugma Antik Kentine ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İstemihan
Talay’ın cevabı (7/2225) 65. - Adıyaman Miletvekili Dengir Mir
Mehmet Fırat’ın, TBMM bünyesinde çalışan personel sayısına ve
milletvekillerinin ve yardımcı personellerinin çalışma şartlarının
iyileştirilmesine ilişkin sorusu ve Türkiye BüyükMillet Meclisi Başkanı
Yıldırım Akbulut’un cevabı (7/2226) 66. - AdıyamanMilletvekili Mahmut
Göksu’nun, off-shore hesap sahiplerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2227) 67. - İstanbul Milletvekili Yücel
Erdener’in, Türkiye’de avcılığın idaresi, yaban hayatı ve atıcılığa
ilişkin sorusu ve Orman Bakanı Nami
Çağan’ın cevabı (7/2228) 68. - İstanbul Milletvekili Yücel
Erdener’in, Türkiye’de avcılığın idaresi, yaban hayatı ve atıcılığa
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Fikret Ünlü’nün cevabı (7/2229) 69. - Ankara Milletvekili M. Zeki
Çelik’in, bakanlığa bağlı müzelere ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İstemihan
Talay’ın cevabı (7/2230) 70. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, vakıf üniversitelerine yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2231) 71. -
Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, vakıf üniversitelerine yapılan
yardımlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2232) 72. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
ortaöğretim okullarında meydana gelen şiddet olaylarına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2233) 73. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki
Okudan’ın, Türkiye’nin kükürt ihtiyacına ve Isparta’daki Keçiborlu Kükürt
Fabrikasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in cevabı (7/2234) 74. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
jeotermal enerji kaynaklarının kullanımına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2236) 75. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
trafik kazalarının nedenlerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin
Tantan’ın cevabı (7/2237) 76. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
Kombassan Holdinge ayrımcı uygulama yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı
(7/2238) 77. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan
Bedük’ün, Uzaktan Eğitim Vakfına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2239) 78. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan
Bedük’ün, Ankara Çankaya İlçesi Mürsel
Uluç Mahallesinin sağlık sorunlarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman
Durmuş’un cevabı (7/2240) 79. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan
Bedük’ün, Ankara yöresindeki
çiftçilerin ve hayvan yetiştiricilerinin sorunlarına ilişkin sorusu ve Tarım ve
Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2241) 80. - İstanbul Milletvekili Murat
Sökmenoğlu’nun, yurtdışına çıkışlardaki vize uygulamalarına ilişkin sorusu ve
Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2242) 81. - Çanakkale Milletvekili Sadık
Kırbaş’ın, özelleştirme kapsamında bulunan Çanakkale Sentetik Deri Fabrikası
çalışanlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2244) 82. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak’ın, MKE’ye bağlı bazı fabrikalara ilişkin sorusu ve Millî Savunma
Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2245) 83. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
Ermenek Orman İşletmesi Müdürlüğünde yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin
sorusu ve Orman Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (7/2247) 84. - Erzincan Milletvekili Tevhit
Karakaya’nın, bakanlıkça tavsiye edilen kitaplara ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2248) 85. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in,
Dumlupınar Üniversitesi Bilecik İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi ile
ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2249) 86. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin,
Adapazarı-İzmit-İstanbul güzergâhındaki üst geçit projelerine ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2252) 87. - Nevşehir Milletvekili Mehmet
Elkatmış’ın, Avanos-Kalaba Ziraat
Bankasınca çiftçilere verilen kredilerden sigorta primi kesildiği iddiasına
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2253) 88. - Nevşehir Millevtekili Mehmet
Elkatmış’ın, Ankara’da serbest bölge kurulup kurulmayacağına ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın cevabı (7/2255) 89. - Nevşehir Millevtekili Mehmet
Elkatmış’ın, doğal afetlerden zarar gören çiftçilerle ilgili yayınlanan
genelgeye ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in
cevabı (7/2256) 90. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak’ın, MKEK’nun Millî Savunma Bakanlığına bağlanmasına ilişkin
Başbakandan sorusu Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı
(7/2257) 91. - Erzincan Milletvekili Tevhit
Karakaya’nın, memurluk sınavını kazananlara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Şükrü Sina Gürel’in cevabı (7/2258) 92. - Erzincan Milletvekili Tevhit
Karakaya’nın, Osmanlı dönemine ait arşiv belgeleri hakkındaki haberlere ilişkin
Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin
Özkan’ın cevabı (7/2259) 93. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekâroğlu’nun, Rize İkizdere HES satışına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı
(7/2260) 94. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
Karaman Merkez Muratdere Köyü İlköğretim Okulu inşaatına ilişkin sorusu ve
Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2261) 95. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın,
Ankara’da serbest bölge kurulmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Tunca
Toskay’ın cevabı (7/2263) 96. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin,
İzmit Büyükşehir Belediyesince yap-işlet-devret modeliyle yaptırılan
İzmit-Yuvacık Barajına ilişkin
Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2264) 97. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin,
Marmara depreminden sonra Halk Bankasınca Kocaeli’nde şoför esnafına verilen
kredilere ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı ve Başbakan Yardımcısı H.
Hüsamettin Özkan’ın yazılı cevabı (7/2265) 98. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in,
İskenderun Limanı Konteyner Terminaline ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis
Öksüz’ün cevabı (7/2266) 99. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in,
Koç Üniversitesine kiraya verilen araziye ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman
Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (7/2268) 100. - Hatay Milletvekili Mustafa
Geçer’in, A.O.Ç. arazilerine ilişkin sorusu ve
Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2269) 101. - Bursa Milletvekili Teoman Özalp’in,
organize sanayi bölgelerine tahsis edilen belediye arsalarına ilişkin sorusu ve
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2270) 102. - Adana Milletvekili Mehmet Metanet
Çulhaoğlu’nun, Nergizlik Barajı sulama kanalı projesine ilişin sorusu ve Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2271) 103. - Sivas Milletvekili Mehmet
Ceylan’ın, Suriye’de bulunan Süleyman Şah türbesine ilişkin sorusu ve Dışişleri
Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2272) 104. - Gaziantep Milletvekili Mehmet
Ay’ın, Gaziantep İline kültür merkezi kurulup kurulmayacağına ilişkin sorusu ve
Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/2273) 105. - İçel Milletvekili Turhan Güven’in,
ilköğretim okullarında uygulanacak yabancı dil öğretim programına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2274) 106. - İçel Milletvekili Turhan Güven’in,
ilköğretim okullarında okutulacak yabancı dil öğretim programına ilişkin sorusu
ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2275) 107. - Diyarbakır Milletvekili Sacit
Günbey’in, Diyarbakır yöresinde kuraklıktan zarar gören çiftçilerin sorunlarına
ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı
(7/2279) 108. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa
Niyazi Yanmaz’ın, bilgisayar satışlarının kontrol altına alınması yönünde
çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet
Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2280) 109. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa
Niyazi Yanmaz’ın, okullarda yangın önlem ve koruma çalışmaları yapılıp
yapılmadığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun
cevabı (7/2281) 110. - Erzurum Milletvekili Fahrettin
Kukaracı’nın, halk ozanlarının sosyal güvence altına alınmasına yönelik çalışma
olup olmadığına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı
(7/2282) 111. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın,
deprem konutları için yapılan ihalelerin vize işlemlerinin Sayıştay denetimine
tabi olması için bir işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı Yıldırım Akbulut’un cevabı (7/2284) 112. - Adıyaman Milletvekili Mahmut
Göksu’nun, DMS’yi kazanamayan adayların atamalarının yapıldığı iddiasına
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in cevabı (7/2285) 113. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu’nun; Nusaybin Gümrük Kapısına, Mardin İlindeki nakliyeci esnafın mazot
ticaretine, İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mehmet
Keçeciler’in cevabı (7/2286, 2287) 114. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu’nun; Mardin Kalesine, Mardin İlindeki Kesimiye, Şehidiye ve
Zinciriye medreselerinin restorasyonlarına, İlişkin soruları ve Kültür Bakanı M.
İstemihan Talay’ın cevabı (7/2288, 2289) 115. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu’nun, Mardin İlindeki köy yollarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Mustafa Yılmaz’ın cevabı (7/2290) 116. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu’nun; Yukarı Mezopotamya Ovası Sulama Projesi
kapsamındaki Mardin ana kanal inşaatlarına, Mardin-Nusaybin İlçesindeki Bakacık Barajı
Projesine, İlişkin soruları ve Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanı M.Cumhur Ersümer'in cevabı (7/2292, 2293 ) 117. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu'nun, Ankara-Mardin uçak seferlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Yüksel Yalova'nın cevabı (7/2294) 118. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu'nun, Mardin bölgesinde kuraklıktan zarar gören çiftçilere ilişkin sorusu
ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in cevabı (7/2295) 119. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu'nun, Mardin-Dargeçit İlçesinde Ziraat Bankası şubesi açılıp
açılmayacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal'ın cevabı (7/2296) 120. - Diyarbakır Milletvekili Osman
Aslan'ın, Bağ-Kur ile Dicle Üniversitesi arasındaki protokolün feshedilmesine
ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın cevabı
(7/2298) 121. - Hatay Milletvekili Mustafa
Geçer'in, İskenderun Limanı Konteyner Terminali Projesine ilişkin sorusu ve
Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün cevabı (7/2299) 122. - Afyon Milletvekili Sait Açba'nın,
Azerbaycan'da düzenlenen 2000 yılı mezuniyet törenlerine büyükelçinin
katılmamasına ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in cevabı (7/2300) 123.- Sivas Milletvekili Abdüllatif
Şener'in, Sivas İlindeki tuzlaların kapatılma nedenine ilişkin sorusu ve Devlet
Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen'in cevabı (7/2301) 124.- Antalya Milletvekili Mehmet
Baysarı'nın, SSK Teftiş Kurulu Antalya Grup Başkanlığının İzmir'e
nakledilmesinin nedenine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Yaşar Okuyan'ın cevabı (7/2302) 125. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, Samsun ve Sinop'ta depolanan zehirli varillere ilişkin sorusu ve
Çevre Bakanı Fevzi Aytekin'in cevabı (7/2303) 126. - Diyarbakır Milletvekili Mehmet
Salim Ensarioğlu'nun, Diyarbakır eski Valisinin bir gazeteye verdiği demece
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ' ın cevabı (7 /2304) 127. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki
Okudan'ın, Marmara depreminden sonra turizm firmalarının borçlarının ertelenip
ertelenmeyeceğine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral'ın cevabı (7/2305)
128. -
Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu'nun, Talim ve Terbiye Kurulunun
yabancı dil eğitimini düzenleyen 32 sayılı kararına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun cevabı (7/2306) 129. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak'ın, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil eğitimini düzenleyen 32
sayılı kararına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun
cevabı (7/2307) 130. - Kahramanmaraş Milletvekili Avni
Doğan'ın, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil eğitimini düzenleyen 32 sayılı
kararına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun cevabı
(7/2308) 131. - İstanbul Milletvekili İsmail
Aydınlı'nın, Manisa'da gençlere işkence davası sanıklarından bir komiser
hakkındaki iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın
cevabı (7/2309) 132.- Balıkesir Milletvekili İlhan
Aytekin'in, Adana Cumhuriyet Savcısı ve düzenlediği bir iddianameye ilişkin
sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün cevabı (7/2310) No. : 1 I. - GELEN KÂĞITLAR 1 . 10 . 2000 PAZAR Sözlü Soru Önergeleri 1. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki camilere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) sözlü soru önergesi (6/775) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 2. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki imam ve
müezzin sayısına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H.Hüsamettin
Özkan) sözlü soru önergesi (6/776) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 3. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize Ardeşen Küçük
Sanayi Sitesi altyapı çalışmalarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından
sözlü soru önergesi (6/777) (Başkanlığa geliş tari-hi : 3.7.2000) 4. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize Organize Sanayi
Bölgesi etüd çalışmalarına ilişkin
Sanayi ve Ticaret Bakanından
sözlü soru önergesi (6/778) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 5. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/779) (Başkanlığa
geliş tarihi : 3.7.2000) 6. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki ürün
araştırma ve yayın çalışmalarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/780)
(Başkanlığa geliş tari-hi : 3.7.2000) 7. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde hayvancılığın
geliştirilmesi için yapılan çalışmalara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından
sözlü soru önergesi (6/781) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 8. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki tarımsal
projelere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/782) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 9. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki öğretmen
açığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından
sözlü soru önergesi (6/783) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 10. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize Pazar ve Ardeşen
öğretmenevi projesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi
(6/784) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 11. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize Merkez görme
engelliler okulu projesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi
(6/785) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 12. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki okul
projelerine ilişkin Millî Eğitim
Bakanından sözlü soru önergesi (6/786)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 13. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere
ilişkin Millî Eğitim Bakanından
sözlü soru önergesi (6/787) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 14. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere
ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/788) (Başkanlığa
geliş tarihi : 3.7.2000) 15. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki içme suyu
projelerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi
(6/789) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 16. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki
kanalizasyon projelerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz)
sözlü soru önergesi (6/790) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 17. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki köy yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/791)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 18. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize Ardeşen İçme Suyu
Projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/792)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 19. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İçme Suyu Projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/793)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 20. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Karayolları Genel
Müdürlüğü aracılığıyla Rize'de yürütülen projelere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/794) (Başkanlığa
geliş tarihi : 3.7.2000) 21. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, İller Bankasının Rize İlinde yürüttüğü projelere ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/795) (Başkanlığa
geliş tarihi : 3.7.2000) 22. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere
ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından
sözlü soru önergesi (6/796) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 23. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Çamlıhemşin - Ayder Ilıcası - Kavran Yaylası yolu projesine
ilişkin Bayındırlık ve İskân
Bakanından sözlü soru önergesi (6/797)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 24. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize - Fındıklı- Yeniköy Kanlıdere balıkçı barınağı projesine
ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru
önergesi (6/798) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 25. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize Devlet Hastanesi inşaatına
ilişkin Sağlık Bakanından sözlü
soru önergesi (6/799) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 26. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Fındıklı Guatr Hastanesi inşaatına ilişkin Sağlık
Bakanından sözlü soru önergesi (6/800)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 27. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen
projelere ilişkin Turizm Bakanından
sözlü soru önergesi (6/801) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 28. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Şuayip Üşenmez) sözlü soru önergesi (6/802)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 29. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere ilişkin Orman Bakanından sözlü soru
önergesi (6/803) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 30. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki konut
kooperatiflerine ve kredi taleplerine
ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Bal) sözlü soru önergesi (6/804) (Başkanlığa
geliş ta-rihi : 3.7.2000) 31. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere
ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/805) (Başkanlığa geliş
tarihi : 3.7.2000) 32. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere
ilişkin Devlet Bakanından (Rüştü
Kazım Yücelen) sözlü soru önergesi (6/806) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 33. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Çevre Bakanından sözlü soru önergesi (6/807) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 34. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü
soru önergesi (6/808) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 35. - Konya Milletvekili Veysel
Candan'ın, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil öğretim etkinlikleri programı
ile ilgili kararına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru
önergesi (6/809) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 36. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi
Hatipoğlu'nun, Talim ve Terbiye
Kurulu'nun yabancı dil öğretim etkinlikleri programı ile ilgili kararına
ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/810) (Başkanlığa geliş
tarihi : 3.7.2000) 37. - Ağrı Milletvekili Musa
Konyar'ın, ilköğretim okullarında
uygulanacak yabancı dil öğretim programına ilişkin Millî Eğitim Bakanından
sözlü soru önergesi (6/811) (Başkanlığa geliş tari-hi : 4.7.2000) 38. - Bitlis Milletvekili Yahya Çevik'in,
Talim ve Terbiye Kurulunca dil öğretimi
konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi
(6/812) (Başkanlığa geliş tari-hi :
4.7.2000) 39. - Antalya Milletvekili Salih Çelen'in,
Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/813) (Başkanlığa geliş
tarihi : 4.7.2000) 40. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay'ın,
Gaziantep - İslahiye ilçesinde bulunan Tekel Üzüm İşletme Fabrikası'nın depo
olarak kullanılmasına ilişkin Devlet Bakanından (Rüştü Kâzım Yücelen) sözlü
soru önergesi (6/814) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 41. - Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas'ın, Talim ve Terbiye Kurulunca
yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim
Bakanından sözlü soru önergesi (6/815) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 42. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinin balıkçı barınağı ihtiyacına ilişkin Ulaştırma
Bakanından sözlü soru önergesi (6/816) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 43. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanından sözlü soru
önergesi (6/817) (Başkanlığa geliş tarihi :
4.7.2000) 44. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet
Bakanından (Mehmet Keçeciler) sözlü soru önergesi (6/818) (Başkanlığa
geliş tarihi : 4.7.2000) 45. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) sözlü soru önergesi (6/819)
(Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 46. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Ramazan Mirzaoğlu) sözlü soru önergesi
(6/820) (Başkanlığa geliş tarihi :
4.7.2000) 47. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından
(Edip Safder Gaydalı) sözlü soru önergesi (6/821) (Başkanlığa
geliş tarihi : 4.7.2000) 48. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Hasan
Gemici) sözlü soru önergesi (6/822) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 49. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından
(Fikret Ünlü) sözlü soru önergesi (6/823) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 50. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/824)
(Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 51. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin İçişleri Bakanından
sözlü soru önergesi (6/825) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 52. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Maliye Bakanından sözlü
soru önergesi (6/826) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 53. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi
(6/827) (Başkanlığa geliş tarihi :
4.7.2000) 54. - Balıkesir Milletvekili Agah Oktay
Güner'in, Talim ve Terbiye Kurulunun
yabancı dil öğretim etkinlikleri programı konusunda aldığı
bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/828)
(Başkanlığa geliş tarihi : 19.7.2000) 55. - Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, Bulgaristan'dan gelen soydaşların
bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/829) (Başkanlığa
geliş tarihi : 20.7.2000) 56. - Bursa Milletvekili Faruk
Çelik'in, Bursa İlinin demiryolu bağlantısının ne zaman kurulacağına
ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/830) (Başkanlığa geliş
tarihi : 20.7.2000) 57. - Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, Bursa - İznik ilçesinin içme suyu
sorununa ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/831)
(Başkanlığa geliş tarihi : 20.7.2000) 58. - Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, Bursa-Yenişehir Havaalanı
inşaatına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/832) (Başkanlığa
geliş tarihi : 20.7.2000) 59. -
Bursa Milletvekili Faruk
Çelik'in, LPG'li araçların muayene ücretlerine yapılan zamma ve KDV oranının
yükseltilmesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/833) (Başkanlığa
geliş tarihi : 20.7.2000) 60. - Bursa Milletvekili Faruk Çelik'in, Bursa İlinin hastane
ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/834) (Başkanlığa
geliş tarihi : 20.7.2000) 61. - Bursa Milletvekili Faruk
Çelik'in, Bursa İlinde eğitime katkı payı olarak toplanan para-lara ilişkin
Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/835) (Başkanlığa geliş tarihi
: 20.7.2000) 62. - Bursa Milletvekili Faruk
Çelik'in, Bursa'daki ihtisas hastanesine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü
soru önergesi (6/836) (Başkanlığa geliş tarihi : 20.7.2000) 63. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, cep telefonu baz istasyonlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru
önergesi (6/837) (Başkanlığa geliş tarihi :
20.7.2000) 64. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı
Teşvik Fonu'ndan Samsun İline gönderilen paralara ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/838) (Başkanlığa
geliş tarihi : 9.8.2000) 65. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, okul ve cami yakınlarında alkollü içki satış yasağına uyulmadığı
iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/839) (Başkanlığa
geliş tarihi : 10.8.2000) 66. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, LPG'ye ve araç muayene
ücretlerine yapılan zamma ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/840)
(Başkanlığa geliş tarihi : 10.8.2000) 67. - Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın, öğretmenlerin geçici görev yolluklarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından
sözlü soru önergesi (6/841) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.8.2000) 68. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, deprem sonrası
yapılan bağış ve yardımlara ilişkin
Başbakandan sözlü soru önergesi (6/842) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.8.2000) 69. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, afet kapsamına alınan yerlerin tespitinde uygulanan kriterlere
ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/843) (Başkanlığa
geliş tarihi : 18.8.2000) 70. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Samsun-Ayvacık baraj gölü üzerindeki köprü inşasına ilişkin
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından
sözlü soru önergesi (6/844) (Başkanlığa geliş
tarihi : 18.8.2000) 71. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Samsun-Bafra yoluna ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/845) (Başkanlığa geliş
tarihi : 21.8.2000) 72. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, Ayvacık-Suat Uğurlu Barajının yapımı ile kaçak bina durumuna
düşen yapılara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/846)
(Başkanlığa geliş tarihi : 23.8.2000) 73. - Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın, başörtülü vatandaşların
kamu kurum ve kuruluşlarının tesislerine ve dersanelere alınmadığı iddiasına
ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/847) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 74. - Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın, Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi dersinin çıraklık yaygın eğitim programından çıkarıldığı iddiasına
ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü
soru önergesi (6/848) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 75. - Batman Milletvekili Alaattin
Sever Aydın'ın, görevde on yılını dolduran
yöneticilerin nakil işlemlerine ilişkin
Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/849) (Başkanlığa geliş ta-rihi
: 1.9.2000) 76. - Batman Milletvekili Alaattin
Sever Aydın'ın, Batman İlindeki kapalı okul sayısına ilişkin Millî
Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/850) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 77. - Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın, Batman İlindeki öğretmen açığına ilişkin Millî Eğitim
Bakanından sözlü soru önergesi (6/851) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 78. - Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu'nun, Giresun Tarım Kredi
Kooperatifleri ortaklarının kredi borçlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru
önergesi (6/852) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.9.2000) 79. - Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, İzmir İlindeki vergi kaçakçılığı
iddialarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/853) (Başkanlığa
geliş tarihi : 6.9.2000) 80. - Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Halk Bankası yönetimi hakkındaki yolsuzluk iddialarına ilişkin Başbakandan
sözlü soru önergesi (6/854) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.9.2000)
81. - Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in,
Ayaş Tüneli projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/855)
(Başkanlığa geliş tarihi : 12.9.2000) 82. - İzmir Milletvekili Güler Aslan'ın,
İzmir Adnan Menderes Havaalanının uluslararası taşımacılığa açılmasına ve
Çeşme'ye bir havaalanı yapılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru
önergesi (6/856) (Başkanlığa geliş tarihi :
13.9.2000) 83. - Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in,
Güneydoğu Umut Petrol San.ve Tic.
A.Ş.ne verilen krediye ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/857)
(Başkanlığa geliş tarihi : 15.9.2000) 84. - İstanbul Milletvekili Ayşe Nazlı Ilıcak'ın, İstanbul Avrupa yakası
elektrik dağıtım mukavelesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından
sözlü soru önergesi (6/858) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.9.2000) 85. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, YÖK tarafından yurtdışındaki ilahiyat
fakültelerinin denkliklerinin iptali ile ilgili karara istinaden görevine son
verilen öğretmenlere ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi
(6/859) (Başkanlığa geliş tarihi :
20.9.2000) 86. - İstanbul Milletvekili Ayşe Nazlı
Ilıcak'ın, imam hatip ve meslek lisesi öğrencilerinin yatay geçiş haklarına
ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/860) (Başkanlığa geliş
tarihi : 21.9.2000) 87. - İstanbul Milletvekili Ayşe Nazlı
Ilıcak'ın, emekli bir albayın askeri
mahkemede, yargılanması sırasında
getirilen yayın yasağına ve internette yayınlanan bazı iddialara ilişkin
Adalet Bakanından sözlü soru
önergesi (6/861) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 88. - İstanbul Milletvekili Ayşe Nazlı
Ilıcak'ın, emekli bir albayın casusluktan yargılanması sırasında
getirilen yayın yasağına ve internette yayınlanan bazı iddialara ilişkin Millî
Savunma Bakanından sözlü soru
önergesi (6/862) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 89. -
Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin
Aydın'ın, Siirt Havaalanına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/863) (Başkanlığa
geliş tarihi : 27.9.2000) Yazılı Soru Önergeleri 1. -
Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk'un, cerrahi iplik üretim izni için
başvuruda bulunan bir firmaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2311) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 2. - Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk'un,
ameliyat ipliği ithalatına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2312) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 3. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan
Bedük'ün, Ankara İlinde serbest bölge kurulması yönünde bir çalışma olup
olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2313) (Başkanlığa geliş
tarihi : 3.7.2000) 4. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin Turizm Bakanından yazılı
soru önergesi (7/2314) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 5. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2315) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 6. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki
Okudan'ın, Sigorta Teftiş Kurulu
Antalya Grup Başkanlığının kaldırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2316) (Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 7. - Erzincan Milletvekili Tevhit
Karakaya'nın, DMS'yi kazanamayan bazı kişilerin memurluğa atandığı iddialarına
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2317) (Başkanlığa geliş tarihi
: 3.7.2000) 8. - İstanbul Milletvekili Erol Al'ın, Atatürk Havalimanında verilen sağlık
hizmetlerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi
(7/2318) (Başkanlığa geliş tarihi :
3.7.2000) 9. - İstanbul Milletvekili Erol Al'ın, Atatürk Havalimanında verilen sağlık
hizmetlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2319)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 10. - Konya Milletvekili Veysel Candan'ın,
Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2320) (Başkanlığa geliş
tarihi : 3.7.2000) 11. - Batman Milletvekili Burhan İsen'in,
Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2321)
(Başkanlığa geliş tarihi : 3.7.2000) 12. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi
Hatipoğlu'nun, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan
bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2322) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 13. - Ağrı Milletvekili Musa Konyar'ın,
Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2323)
(Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 14. - Bitlis Milletvekili Yahya Çevik'in,
Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2324)
(Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 15. - Antalya Milletvekili Salih Çelen'in,
Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı
soru önergesi (7/2325) (Başkanlığa
geliş tarihi : 4.7.2000) 16. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat'ın, açık ve davet usulüne göre yapılan ihalelere ilişkin Bayındırlık ve
İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2326) (Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 17. - Sakarya Milletvekili Cevat
Ayhan'ın, DMS'yi kazanan adayların tercihlerinin
değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2327)
(Başkanlığa geliş tarihi : 4.7.2000) 18. - Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas'ın, Talim ve Terbiye
Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2328) (Başkanlığa geliş
tarihi : 4.7.2000) 19. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in,
ihtisas gümrükleri uygulamasına geçilip geçilmeyeceğine ilişkin Devlet
Bakanından (Mehmet Keçeciler) yazılı soru önergesi (7/2329) (Başkanlığa geliş
tarihi : 5.7.2000) 20. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in,
D.M.O.'nin katalog ve sözleşme
şartlarının iyileşti-rilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2330) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.7.2000) 21. - Ankara Milletvekili Cemil
Çiçek'in, ithal ürünlerle yerli ürünler
arasındaki haksız rekabete ve Afrika ülkelerine makine ihracatında yaşanan
sorunlara ilişkin Devlet Bakanından (Tunca Toskay) yazılı soru önergesi
(7/2331) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.7.2000) 22. - Kırıkkale Milletvekili Hacı
Filiz'in, Kırıkkale Delice İlçesi Büyükyağlı Belediyesinin kum eleme tesisi
ödeneğine ilişkin Devlet Bakanından (Tunca Toskay) yazılı soru önergesi
(7/2332) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.7.2000) 23. - Kırıkkale Milletvekili Hacı
Filiz'in, Kırıkkale Delice ilçesi Büyükyağlı Belediyesinin açık pazar yeri proje ödeneğine ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2333) (Başkanlığa geliş
tarihi : 5.7.2000) 24. - Kırıkkale Milletvekili Hacı
Filiz'in, Kırıkkale iline bağlı ilçe
belediyelerinin borçlarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2334) (Başkanlığa geliş tarihi :
5.7.2000) 25. - Elazığ Milletvekili Latif Öztek'in,
Elazığ Mikro Havza Programı kapsamındaki projelere ilişkin Başbakandan yazılı
soru önergesi (7/2335) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.7.2000) 26. - Elazığ Milletvekili Latif
Öztek'in, dış kredilere bağlı projelere
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2336) (Başkanlığa geliş tarihi
: 5.7.2000) 27. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat'ın, teknik personelin ücretlerinde iyileştirme yapılıp yapılmayacağına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2337) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.2000) 28. - Gaziantep Milletvekili Nurettin
Aktaş'ın, Gaziantep’teki hayalî ihracat olayında para transferlerinin bir
bankanın Gaziantep şubesince yapıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2338) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.7.2000) 29. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak'ın, Ankara-Yeğenbey Vergi Dairesince yürütülen işlemlere ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2339) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.7.2000) 30. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Bağ-Kur'un üniversite
hastaneleri ile olan anlaşmalarının feshedilmesinin nedenine ilişkin Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2340) (Başkanlığa geliş
tarihi : 10.7.2000) 31. - Balıkesir Milletvekili İlhan
Aytekin'in, LPG ve araç muayene ücretlerine yapılan zamlara ilişkin Maliye
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2341) (Başkanlığa geliş tarihi : 10.7.2000) 32. - Hatay Milletvekili Namık Kemal
Atahan'ın, Devlet hastanelerinde yapılan by-pass ameliyatlarına ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2342) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.7.2000) 33. - Hatay Milletvekili Namık Kemal
Atahan'ın, SSK ve Bağ-Kur'un anjiyo ve
by-pass operasyonları için yaptığı
ödemelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2343) (Başkanlığa geliş tarihi : 11.7.2000) 34. - Hatay Milletvekili
Namık Kemal Atahan'ın, Emekli Sandığı tarafından anjiyo ve by-pass
operasyonları için ödenen paraya ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2344) (Başkanlığa geliş tarihi :
11.7.2000) 35. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, Haliç ve Camialtı
Tersanelerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi
(7/2345) (Başkanlığa geliş tarihi :
12.7.2000) 36. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Konya Devlet ve Selçuk Tıp Fakültesi Hastanelerinin zamanında sevk etmemeleri nedeniyle ölen bir hastaya ilişkin
Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2346) (Başkanlığa geliş tarihi :
12.7.2000) 37. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, LPG ve araç muayene
ücretlerine yapılan zamlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2347)
(Başkanlığa geliş tarihi : 12.7.2000) 38. - Diyarbakır Milletvekili Osman
Aslan'ın, şehir merkezlerindeki GSM baz istasyonlarına ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2348) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.7.2000) 39. - Diyarbakır Milletvekili Osman
Aslan'ın, Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimliğine yapılan atamaya ilişkin
Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2349) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.7.2000) 40. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in,
özelleştirilen Orta Anadolu Linyitleri ve Çayırhan Termik Santrali
çalışanlarının sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı
soru önergesi (7/2350) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.7.2000) 41. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan'ın,
AB ülkelerinin vize uygulamasına
ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2351) (Başkanlığa geliş
tarihi : 12.7.2000) 42. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat
Dayanıklı'nın Anadolu Liseleri Yönetmeliğinde yıl sonu ortalamasının yükseltilmesi ile ilgili olarak yapılan değişikliğe
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2352) (Başkanlığa geliş
tarihi : 19.7.2000) 43. -
İstanbul Milletvekili Ahmet Güzel'in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin
Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu'na olan borçlarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2353) (Başkanlığa geliş
tarihi : 19.7.2000) 44. - İstanbul Milletvekili Ahmet Güzel'in, Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve
Düzenleme Kurulu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından olan alacağına
ilişkin Devlet Bakanından (Fikret Ünlü) yazılı soru önergesi (7/2354)
(Başkanlığa geliş tarihi : 19.7.2000) 45. - Burdur Milletvekili Hasan Macit'in,
Burdur Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne yapılan atamaya ilişkin Bayındırlık ve
İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2355) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.7.2000) 46. - Balıkesir Milletvekili Agah Oktay Güner'in, Talim ve Terbiye Kurulunun
yabancı dil öğretim etkinlikleri programı ile ilgili olarak aldığı karara
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı
soru önergesi (7/2356) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.7.2000) 47. - İstanbul Milletvekili Mustafa
Baş'ın, Körfez bölgesindeki zeytin üreticilerinin ilaçlama sorunlarına ilişkin
Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2357) (Başkanlığa geliş
tarihi : 20.7.2000) 48. - Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız'ın, bağlı ve ilgili genel
müdürlüklerin Türkiye genelindeki ihalelerine
ve Balıkesir - Gömeç İlçesindeki afet çalışmalarına ilişkin Bayındırlık
ve İskân Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2358) (Başkanlığa geliş tarihi :
21.7.2000) 49. - Tokat Milletvekili M. Ergün Dağcıoğlu'nun, Anadolu Liselerinde ders
geçme notunun değiştirilmesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2359) (Başkanlığa
geliş tarihi : 21.7.2000) 50. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Uzaktan Eğitim Vakfına ilişkin
Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2360) (Başkanlığa geliş tarihi
: 26.7.2000) 51. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Şanlıurfa'da düzenlenen at
yarışlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2361)
(Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2000) 52.-İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, İstanbul Atatürk Havalimanındaki ILS sistemlerinin çalışmadığı
iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2362) (Başkanlığa
geliş tarihi : 26.7.2000) 53. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, Bingöl'de şehit olan
bir er için Bakanlıkça açılan tazminat
davasına ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2363)
(Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2000) 54. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, araç eksoz muayenelerine
ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/2364) (Başkanlığa geliş tarihi
: 26.7.2000) 55. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, araç eksoz muayenelerine ilişkin İçişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2365) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.7.2000) 56. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Cumhurbaşkanınca imzalanmayan
KHK'ye ilişkin Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısından (A. Mesut Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2366) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.7.2000) 57. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan'ın, 1972-1982 yılları arasında isteğe
bağlı olarak üye olan Bağ-Kur mensuplarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2367) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.7.2000) 58. - Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk'un, zorunlu kesintisiz eğitim
uygulamasına ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2368) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.7.2000) 59. - Ankara Milletvekili Uluç Gürkan'ın,
afet bölgesi kapsamına alınan Belediyelere
İller Bankasınca yapılan yardımlara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2369) (Başkanlığa geliş tarihi
: 31.7.2000) 60. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, özelleştirilen kurum ve kuruluşlara
ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2370) (Başkanlığa geliş tarihi
: 1.8.2000) 61. - İstanbul Milletvekili İsmail Kahraman'ın, Rize İlindeki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2371) (Başkanlığa geliş tarihi :
1.8.2000) 62. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Bursa Özel Tip Cezaevinde ziyaretçi ve avukatlara kötü
davranıldığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2372)
(Başkanlığa geliş tarihi : 1.8.2000) 63. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi
Hatipoğlu'nun, Marmara depreminden sonra yapılan çalışmalara ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2373) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.8.2000) 64. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi
Hatipoğlu'nun, misyoner kuruluşların ülkemizdeki faaliyetlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2374)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.8.2000) 65. - Giresun Milletvekili Rasim
Zaimoğlu'nun, fındık üreticilerinin sorunlarına ilişkin Sanayi ve
Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2375) (Başkanlığa geliş tarihi :
4.8.2000) 66. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat'ın,
deprem konutları için yapılan ihalelere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2376) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.8.2000) 67. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Samsun 19 Mayıs
Üniversitesi öğretim görevlilerine polis tarafından yapılan uygulamaya ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2377) (Başkanlığa geliş tarihi
: 8.8.2000) 68. - Diyarbakır Milletvekili Osman
Aslan'ın, Diyarbakır-Ergani'deki Zülküfül Dağının tu-ristik alan kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Turizm
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2378) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.8.2000) 69. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki belediyelere yapılan yardımlarda partizanlık
yapıldığı iddiasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2379)
(Başkanlığa geliş tarihi : 9.8.2000) 70. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, tutuklandıktan sonra serbest bırakılan bazı kişiler hakkındaki
beyanlarına ilişkin İçişleri Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2380) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.8.2000) 71. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Çay-Kur'un özelleştirilmesine
yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2381)
(Başkanlığa geliş tarihi : 9.8.2000) 72.-Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın,
TEDAŞ'ın elektrik tüketimi ile ilgili olarak aldığı son kararlara ilişkin
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2382) (Başkanlığa
geliş tarihi : 10.8.2000) 73. - Sivas Milletvekili Musa Demirci'nin, ABD Büyükelçisinin TİGEM'e ait
çiftliklere yaptığı ziyarete ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2383) (Başkanlığa geliş tarihi :
14.8.2000) 74. - Sivas Milletvekili Musa Demirci'nin, DMS sonuçlarına göre
yerleştirilenlerden askerlik şartı arandığı iddiasına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/2384) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.8.2000) 75. - Sivas Milletvekili Musa Demirci'nin, ABD Büyükelçisinin ülkemizde büro
açma talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2385) (Başkanlığa
geliş tarihi : 14.8.2000) 76. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya'nın, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi
derslerinin Çıraklık Eğitimi Ders Programından çıkarıldığı iddiasına ilişkin
Millî Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2386) (Başkanlığa geliş tarihi :
14.8.2000) 77. - Rize Milletvekili Ahmet Kabil'in,
Rize İlindeki belediyelerin araç ve makine taleplerine ilişkin Çevre Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2387) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.8.2000) 78. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, muhtarların maaşlarına ilişkin
İçişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2388) (Başkanlığa geliş tarihi :
17.8.2000) 79. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Didim'de bulunan bir camiye ilişkin
Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2389) (Başkanlığa
geliş tarihi : 17.8.2000) 80. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, faaliyetlerine son veren firmalara
ilişkin Devlet Bakanından (Recep Önal) yazılı soru önergesi (7/2390)
(Başkanlığa geliş tarihi : 17.8.2000) 81. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, elektriğe yapılan zamma ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2391) (Başkanlığa geliş tarihi :
17.8.2000) 82. - Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, üniversite giriş sınavı
tercihlerinde uygulanan alan
sınırlamasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2392) (Başkanlığa geliş ta-rihi : 17.8.2000) 83. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, yabancı araba ithal eden bir
firmaya ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2393)
(Başkanlığa geliş tarihi : 18.8.2000) 84. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, SEKA Dalaman kâğıt fabrikasına ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel
Yalova) yazılı soru önergesi (7/2394) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.8.2000) 85. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, yerel basının sorunlarına ve
çözüm yollarına ilişkin Devlet
Bakanından (Rüştü Kâzım Yücelen) yazılı soru önergesi (7/2395)
(Başkanlığa geliş tarihi : 22.8.2000) 86. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, mahalle bakkallarının bazı
sorunlarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2396)
(Başkanlığa geliş tarihi : 22.8.2000) 87. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, K.K.T.C.'ye yapılan yardımlara ve Kıbrıs görüşmelerine ilişkin Dışişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2397) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.8.2000) 88. - Ankara Milletvekili Oya Akgönenç
Muğisuddin'in, günlük bir gazetede yayınlanan ha-berde yer alan bazı iddialara
ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2398) (Başkanlığa
geliş tarihi : 23.8.2000) 89. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, Tarım ve Kredi
Kooperatiflerinde soruşturma
yapılmaksızın iş akdi feshedilen bir yöneticiye ilişkin Tarım ve Köyişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2399) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.8.2000) 90. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay'ın, Gaziantep Sigorta Teftiş Grup
Başkanlığı kurulup kurulmayacağına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2400) (Başkanlığa
geliş tarihi : 29.8.2000) 91. - Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgelerimizdeki illerimizin eğitim sorunlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2401)
(Başkanlığa geliş tarihi : 29.8.2000) 92. -
Bayburt Milletvekili Suat
Pamukçu'nun, Bayburt İlinde kuraklıktan zarar gören çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2402)
(Başkanlığa geliş ta-rihi : 25.8.2000) 93. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, sahte fatura yolsuzluğu iddialarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2403) (Başkanlığa geliş
tarihi : 31.8.2000) 94. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, sahte fatura yolsuzluğu iddialarına
ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2404) (Başkanlığa geliş tarihi :
31.8.2000) 95. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, sahte fatura yolsuzluğu iddialarına
ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2405) (Başkanlığa geliş tarihi :
31.8.2000) 96. - Van Milletvekili Hüseyin Çelik'in,
DMS kazananların yerleştirilmelerine ve Devlet Personel Başkanlığı hakkındaki bazı iddialara ilişkin
Devlet Bakanından (Şükrü Sina
Gürel) yazılı soru önergesi (7/2406) (Başkanlığa geliş tarihi : 31.8.2000) 97. - Çankırı Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Ziraat Bankası Çankırı şubesince çiftçilere yapılan haciz işlemlerine
ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2407) (Başkanlığa
geliş tarihi : 1.9.2000) 98. - Çankırı Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'daki çiftçilere tohumluk
yardımı yapılıp yapılmadığına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/2408) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 99. - Çankırı Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'da depremden zarar gören
bazı ibadet yerlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H.
Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2409) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 100. - Çankırı Milletvekili Hüseyin
Karagöz'ün, çiftçilere verilen üretici belgelerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2410) (Başkanlığa
geliş tarihi : 1.9.2000) 101. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun,
üniversiteye giriş sınav sistemine ilişkin
Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2411)
(Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 102. - Çankırı Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'da uygulanan ecrimisil
bedellerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2412) (Başkanlığa
geliş tarihi : 1.9.2000) 103. - Çankırı Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'da deprem sonrası hasar
gören vakıf eserlerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru
önergesi (7/2413) (Başkanlığa geliş tarihi :
1.9.2000) 104. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan
Bedük'ün, Çayırhan Linyitleri
İşletmesine ilişkin Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2414) (Başkanlığa geliş
tarihi : 5.9.2000) 105. - Ankara Milletvekili M. Zeki
Çelik'in, Osmanlı belge ve arşivlerinin korunmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2415) (Başkanlığa
geliş tarihi : 6.9.2000) 106. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Merkez-Süleymanhacı Köyünde
teknik elemanların olmaması nedeniyle arazi dağıtımının yapılamamasına ilişkin
Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2416) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.9.2000) 107. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, icraya verilen çiftçilere ilişkin Tarım
ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2417) (Başkanlığa
geliş tarihi : 6.9.2000) 108. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkeze bağlı bazı Köy
yollarının ne zaman asfaltlanacağına ilişkin
Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2418)
(Başkanlığa geliş tarihi : 6.9.2000) 109. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, bölücü terör örgütünün kullandığı
mayınların menşeine ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2419) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.9.2000) 110. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Batı Çalışma Grubu ve Başbakanlık Takip Kurulu'na ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2420) (Başkanlığa
geliş tarihi : 6.9.2000) 111. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Yukarıakın Köyü TV vericisine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel
Yalova) yazılı soru önergesi (7/2421) (Başkanlığa geliş tarihi :
6.9.2000) 112. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-İhsaniye Köyünün
telefon santraline ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2422) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.9.2000) 113. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Yılangömü Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2423) (Başkanlığa geliş tarihi : 6.9.2000) 114. - Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, Karaman-Merkez-Yukarıakın Köyü yoluna ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2424) (Başkanlığa geliş tarihi :
6.9.2000) 115. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez -Paşabağı-Gülyaka köyleri arasındaki yolun ne zaman açılacağına ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2425) (Başkanlığa geliş
tarihi : 6.9.2000) 116. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Yılangömü ve Yuvatepe köyleri içme suyu depolarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2426) (Başkanlığa geliş tarihi :
6.9.2000) 117. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Narlıdere ile
Bucakkışla köyleri arasına bir yol açılıp açılmayacağına ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2427) (Başkanlığa geliş
tarihi : 6.9.2000) 118. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Muratdede Köyünün yol sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2428) (Başkanlığa geliş
tarihi : 6.9.2000) 119. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kızık Köyü yolunun ne
zaman asfaltlanacağına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2429) (Başkanlığa geliş tarihi :
6.9.2000) 120. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Gökçe Köyü sakinlerine
OR-KÖY kredisi verilip
verilmeyeceğine ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2430) (Bakanlığa
geliş tarihi : 6.9.2000) 121. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Kayseri ve İstanbul'da jandarmanın usulsüz baskınlar yaptığı iddialarına
ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2431) (Başkanlığa
geliş tarihi : 6.9.2000) 122. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Ortaoba köylülerinin borçlarına
ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2432)
(Başkanlığa geliş tarihi : 6.9.2000) 123. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, SEKA Dalaman Tesislerinin özelleştirilmesine ilişkin
Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2433) (Başkanlığa geliş
tarihi : 6.9.2000) 124. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez'e bağlı bazı
köylerin yollarına ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2434) (Başkanlığa
geliş tarihi: 6.9.2000) 125. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya'nın, ders kitaplarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2435) (Başkanlığa geliş tarihi :
6.9.2000) 126. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan
Bedük'ün, kredi borcuna ve Bağ-Kur
primlerini ödeyemeyen esnaf ve çiftçilere ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/2436) (Başkanlığa geliş tarihi :
7.9.2000) 127. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın 23 Ağustos 2000 tarihinde
Atatürk Orman Çiftliğinin arazisinde çıkan yangına ilişkin Millî Savunma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2437) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 128. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, porno yayınlara şifreli TV kanallarında izin verilmesine ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2438) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 129. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, yakıt tüketiminde tasarruf
sağlayan bir ürüne ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2439) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 130. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, öğretmenlik sınavı sonrasında Talim Terbiye Kurulu'nun aldığı kararla mağdur
edilen adayların durumuna ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2440) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 131. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, İstanbul'da bulunan köprü ve viyadüklerin depreme dayanıklı olup
olmadığına ilişkin Bayındırlık ve İskân
Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2441) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 132. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, deprem araştırmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/2442) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 133. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Bankaların kredi kartlarını
usul dışı kullandırdıkları yönündeki şikâyetlere ilişkin Devlet Bakanından (Recep Önal) yazılı soru önergesi (7/2443)
(Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 134. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Devlet Bakanı Rüştü Kazım
Yücelen'in yakınlarına menfaat
sağladığı iddialarına ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/2444) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 135. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, İstanbul'daki camilerin
ihtiyaçlarına ilişkin Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2445)
(Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 136. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Merkez Dereköy-Bozharman arası yol bakım ve onarım çalışmalarına
ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2446)
(Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 137. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Demiryurt-Gülkaya-İhsaniye köylerinin arazi ve yol
çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2447) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 138. - Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, Karaman-Merkez ve bazı köylerinin kanalizasyon sorunlarına
ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2448) (Başkanlığa
geliş tarihi : 8.9.2000) 139. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Süleymanhacı Köyü pancar üreticilerinin Bağ-Kur borçlarına
ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2449)
(Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 140. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, köylülerin çimento boru ve demir
taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2450) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 141. - Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, Karaman-Merkez-Tavşanlı Köyü konut sorununa ilişkin Devlet Bakanından
(Faruk Bal) yazılı soru önergesi (7/2451) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 142. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Kızılkaya Köyünün
ilköğretim okuluna ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2452) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 143. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Devalüasyon yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/2453) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 144. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Çanakkale Jandarma Er Eğitim Alayına
dekovil hattı döşenmesine ilişkin
Millî Savunma Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2454) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 145. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kurucabel Köyünün
pompajla sulama çalışmalarının bulunup
bulunmadığına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2455) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 146. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Eğilmez Köyünün
ilköğretim okulu ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2456) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.9.2000) 147. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Madenşehri Köyünün sit
alanı kapsamına alınmasına ilişkin Kültür
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2457) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.9.2000) 148. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, İncirlik Üssüne ilişkin Dışişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2458) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.8.2000) 149. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun,
İncirlik Üssüne ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2459)
(Başkanlığa geliş tarihi : 2.8.2000) 150. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, irticai faaliyette bulunan kamu görevlilerinin işten
çıkarılmasına yönelik hazırlanan KHK'ye ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/2460) (Başkanlığa geliş tarihi :
2.8.2000) 151. - Amasya Milletvekili Ahmet
İyimaya'nın, Amasya'nın bazı beldelerinde yaşanan afet sebebiyle çıkarılan
kararnamenin istismar edilerek uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı
soru önergesi (7/2461) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 152. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Amasya'nın bazı beldelerinde
yaşanan afet sebebiyle çıkarılan
2000/1042 sayılı Kararnamenin objektif uygulanmamasına ilişkin Bayındırlık
ve İskân Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2462) (Başkanlığa geliş tarihi :
1.9.2000) 153. - Amasya Milletvekili Ahmet
İyimaya'nın, Amasya'da afet kapsamına
alınan belediyelere ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/2463)
(Başkanlığa geliş tarihi : 1.9.2000) 154. - Karabük Milletvekili Mustafa
Eren'in, Karabük-Yenice İlçesinin
afet bölgesi kapsamına alınıp
alınmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2464) (Başkanlığa geliş tarihi
: 12.9.2000) 155. - Karabük Milletvekili Mustafa
Eren'in, Karabük'ün afet bölgesi kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2465) (Başkanlığa geliş
tarihi : 12.9.2000) 156. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, Karabük-Yenice İlçesinin afet
bölgesi kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/2466) (Başkanlığa geliş tarihi :
12.9.2000) 157. - Karabük Milletvekili Mustafa
Eren'in, Karabük'ün afet bölgesi
kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2467)
(Başkanlığa geliş tarihi :
12.9.2000) 158. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2468) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 159. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
tarımda modern sulama yöntemlerinin
uygulanması konusunda çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2469) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 160. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin köprü
taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2470) (Başkanlığa geliş tarihi:
13.9.2000) 161. - Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin
su deposu talepleri-ne ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı
soru önergesi (7/2471) (Başkanlığa geliş ta-rihi : 13.9.2000) 162. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin yol sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2472) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 163. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Göktepe ve Bademli köylerinin içme suyu
sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2473) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 164. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
özel dersane ve sürücü kurslarında uygulanan başörtüsü yasağına ilişkin Millî
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2474) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 165. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
turistik otellerin işletme ruhsatı
alabilmesi için alkollü içki bulundurma zorunluluğu olup olmadığına ilişkin
Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2475) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 166. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin kuyu ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2476) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 167. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2477) (Başkanlığa geliş ta-rihi : 13.9.2000) 168. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin
enerji sorunlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2478) (Başkanlığa geliş tarihi :
13.9.2000) 169. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin sulama
suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2479) (Başkanlığa geliş
tarihi : 13.9.2000) 170. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin trafo
sorunlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2480) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 171. - Kütahya Milletvekili Ahmet
Derin'in, Kütahya ilinin afet kapsamına ne zaman alınacağına ilişkin
Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2481) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 172. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin'in, ilkokul mezunlarına Devlet işçi
sınavlarına başvuru hakkı tanınmamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/2482) (Başkanlığa geliş tarihi :
13.9.2000) 173. - Kütahya Milletvekili Ahmet
Derin'in, Gediz Devlet Hastanesinin doktor açığına ilişkin Sağlık Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2483) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.200) 174. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali
Şahin'in, eğitim sistemine ve sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/2484) (Başkanlığa geliş tarihi :
13.9.2000) 175. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, bir okul müdürü hakkındaki
iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2485) (Başkanlığa geliş
tarihi : 13.9.2000) 176. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman iline bağlı bazı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2486)
(Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 177. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Göçer ve Güldere köylerinin su sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2487) (Başkanlığa geliş
tarihi : 13.9.2000) 178. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez Burhan köyü ilkokulunun bakım ve onarımına ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2488) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 179. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman Merkez'e bağlı bazı köylerin sulama suyu sorunlarına ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2489) (Başkanlığa geliş
tarihi : 12.9.2000) 180. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-İhsaniye, Kozlu-Bucak ve Lale köylerinin sulama beton
kanallarının yapımına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2490) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000) 181. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Çiğdemli, Üçbaş, Demiryurt ve Salur köylerinin köy konağı
ihtiyacına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2491) (Başkanlığa geliş tarihi :
13.9.2000) 182. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köy yollarının asfaltlanmasına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2492) (Başkanlığa geliş tarihi: 13.9.2000) 183. - Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan'ın, Ergani Kız Sağlık Meslek Lisesine ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2493) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 184. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı köylerin içme suyu
sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2494) (Başkanlığa geliş tarihi:
14.9.2000) 185. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Bayatlıtepe Sulama
Kooperatifinin yağmurlama projesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2495) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 186. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Bölükyazı ve
Çiğdemli köylerinin su ücreti sorununa
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2496) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 187. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin su sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2497) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 188. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez - Başkışla köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2498) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 189. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin eğitim sorunlarına ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2499) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 190. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ermenek-Yukarı Çağlar Köyü Bağ-Kur emeklilerinin sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2500) (Başkanlığa geliş tarihi
: 14.9.2000) 191. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kalaba Köyünün içme
suyu şebekesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2501) (Başkanlığa geliş tarihi :
14.9.2000) 192. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Narlıdere köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2502) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.9.2000) 193. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, 30 Ağustos Zafer
Bayramında garnizonlarda
düzenlenen kutlama törenlerine bazı belediye başkanlarının alınmadığı
iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2503) (Başkanlığa geliş
tarihi : 14.9.2000) 194. -
Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Milletvekillerinin Hükümeti
denetleme faaliyetine ve gazetecilerin MİT ile ilişkilerine ilişkin Başbakandan
yazılı soru önergesi (7/2504) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.9.2000) 195. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış'ın, 12 Eylül 1980
harekâtıyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2505)
(Başkanlığa geliş tarihi : 15.9.2000) 196. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük'ün, kayısı
üreticilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2506)
(Başkanlığa geliş tarihi : 18.9.2000) 197. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, Nevşehir Kozaklı İlçesindeki SSK Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinin açılmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2507) (Başkanlığa geliş tarihi
: 18.9.2000) 198. - İstanbul Milletvekili Bülent
Akarcalı'nın, Kosova'daki tarihî Osmanlı eserlerine ilişkin Dışişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2508) (Başkanlığa geliş tarihi : 18.9.2000) 199. - Sivas Milletvekili Abdüllatif
Şener'in, Sivas Kangal Termik
Santralinin çevreye verdiği zararlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/2509) (Başkanlığa geliş tarihi :
18.9.2000) 200. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2510) (Başkanlığa geliş tari-hi : 18.9.2000) 201. - Karabük Milletvekili Mustafa
Eren'in, Ankara Uğur Mumcu caddesinde
travestilerin çıkardığı olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2511) (Başkanlığa geliş tarihi:
19.9.2000) 202. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Nusaybin ilçesine yeni
bir lise açılıp açılmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2512) (Başkanlığa geliş ta-rihi :
19.9.2000) 203. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin'de köye dönüş projesiyle
ilgili yapılacak çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2513) (Başkanlığa geliş tarihi :
19.9.2000) 204. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Dargeçit ilçesine
Ziraat Bankası şubesi açılıp açılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından (Recep Önal) yazılı soru önergesi (7/2514) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.9.2000) 205. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu'nun, Mardin-Midyat ilçesinde küçük sanayi sitesi kurulup
kurulmayacağına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2515) (Başkanlığa geliş tarihi :
19.9.2000) 206. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Ömerli ve
Mazıdağı ilçelerinde yapımı yarım kalan hastane inşaatlarına ilişkin Sağlık
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2516) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.9.2000) 207. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu'nun, Mardin-Ömerli çevre yolu projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2517) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.9.2000) 208. - Mardin Milletvekili Metin
Musaoğlu'nun, Mardin-Ömerli ilçesinde
üzüm alım bürosu kurulup kurulmayacağına ilişkin Devlet Bakanından (Rüştü Kazım Yücelen) yazılı soru
önergesi (7/2518) (Başkanlığa geliş tarihi :
19.9.2000) 209. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, özelleştirilen bankalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi
(7/2519) (Başkanlığa geliş tarihi :
19.9.2000) 210. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, Karadeniz'e zehirli kimyasal atık bırakan gemilere ilişkin Çevre
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2520) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.9.2000) 211. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Balgusan Köyünün
sağlık evi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2521)
(Başkanlığa geliş tarihi : 20.9.2000) 212. - Karaman
Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ermenek-Gökçekent, Sarıvadi
ve Pınarönü köylerinin trafo ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2522) (Başkanlığa geliş tarihi :
20.9.2000) 213. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ermenek-Balgusan Köyünün su sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2523) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.9.2000) 214. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin
sağlık sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2524)
(Başkanlığa geliş tarihi : 20.9.2000) 215. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin kanalizasyon sorunlarına ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2525) (Başkanlığa geliş
tarihi : 20.9.2000) 216. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Karacaören Sulama Kooperatifi'nin yağmurlama sistemi ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2526) (Başkanlığa geliş tarihi : 20.9.2000) 217. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin su
kanalı sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi(7/2527) (Başkanlığa geliş
tarihi: 20.9.2000) 218. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ermenek Çavuş Köyündeki baraj inşaatına
ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2528)
(Başkanlığa geliş tarihi : 20.9.2000) 219. - Rize Milletvekili Mehmet
Bekaroğlu'nun, Rize'de yaptığı konuşmanın polis tarafından kayda
geçirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2529) (Başkanlığa
geliş tarihi : 20.9.2000) 220. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin istimlak edilen arazilerinin
bedellerine ilişkin Enerji ve Tabiî
Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2530) (Başkanlığa geliş tarihi
: 21.9.2000) 221.-Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin elektrik hattı ve trafo ihtiyacına ilişkin
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2531) (Başkanlığa
geliş tarihi : 21.9.2000) 222. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köyleri
Ayrancı Barajı'na bağlayan isale
kanalının yetersizliğine ilişkin Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2532) (Başkanlığa geliş
tarihi : 21.9.2000) 223. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köyler
arasındaki orman ihtilaflarına ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi
(7/2533) (Başkanlığa geliş tarihi :
21.9.2000) 224. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin
okul, lojman ve öğretmen ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2534) (Başkanlığa geliş tarihi :
21.9.2000) 225. - Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Berendi Köyü'nün ebe ve sağlık ocağı ihtiyacına
ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2535) (Başkanlığa geliş
tarihi : 21.9.2000) 226. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Akpınar Köyü'nün köy sınırlarının belirlenmesi için bir çalışma
yapılıp yapılmadığına ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2536) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 227. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Çatköy'ün yayla yollarına
ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2537) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 228. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Kayaönü ve Kırman köylerinin sulama sorunlarına ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2538) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 229. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Dokuzyol ve Berendi
köylerinin su deposu taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz)
yazılı soru önergesi (7/2539) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 230. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı
köylerin su borularının yenilenmesi talebine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2540) (Başkanlığa geliş tarihi :
21.9.2000) 231. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köy
yollarına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2541) (Başkanlığa geliş tarihi
: 21.9.2000) 232. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Dokuzyol Köyüne yapılan gölete ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2542) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.9.2000) 233. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin
sondaj kuyularına ilişkin Enerji ve
Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2543) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 234.- Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Dokuzyol Köyünde topraksız köylülere dağıtım yapılıp
yapılmayacağına ilişkin Tarım ve
Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2544) (Başkanlığa geliş tarihi
: 21.9.2000) 235.- Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2545) (Başkanlığa geliş tarihi :
21.9.2000) 236. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, deprem bölgesindeki ihtiyacı
karşılamak üzere ücretsiz bastırılan kitapların dağıtımına ilişkin Millî Eğitim
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2546) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 237. - Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz'in, Ankara, İstanbul ve İzmir futbol
amatör küme-lerdeki takım sayısına ilişkin Devlet Bakanından (Fikret Ünlü) yazılı soru önergesi (7/2547) (Başkanlığa
geliş tarihi : 21.9.2000) 238. - Samsun Milletvekili Musa
Uzunkaya'nın, Karadeniz'deki hidrojen sülfür gazı yataklarına ilişkin Enerji ve
Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2548) (Başkanlığa geliş tarihi :
21.9.2000) 239. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Yukarıçağlar Köyü
telefon santraline ilişkin Ulaştırma
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2549) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.9.2000) 240. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ermenek-Kayaönü Köyündeki tarihi kalıntılara ilişkin Kültür Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2550) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.9.2000) 241. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin içme suyu sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2551) (Başkanlığa geliş
tarihi : 22.9.2000) 242. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Kızılarağini ve Paşabağı köylerinin bazı sorunlarına ilişkin
Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2552) (Başkanlığa
geliş tarihi : 22.9.2000) 243. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Kayaönü Köyünün elektrik trafosuna ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2553) (Başkanlığa geliş tarihi
: 22.9.2000) 244. -
Karaman Milletvekili Zeki
Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Pınarkaya köy
arazisinin istimlak çalışmalarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanından yazılı soru önergesi (7/2554) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.9.2000) 245. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin içme suyu sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2555) (Başkanlığa geliş tarihi :
22.9.2000) 246. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Kurucabel Köyünün pompajla sulama sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2556) (Başkanlığa geliş tarihi :
22.9.2000) 247. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez-Akçaşehir Beldesinin sulama kuyusuna ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2557) (Başkanlığa geliş tarihi :
22.9.2000) 248. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Küçükkoraş Köyünün sulama pompası talebine ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2558) (Başkanlığa geliş
tarihi : 22.9.2000) 249. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ermenek-Yukarıçağlar arazi yoluna ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2559) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.9.2000) 250. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Turhal Şeker Fabrikasının
atıklarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2560)
(Başkanlığa geliş tarihi : 22.9.2000) 251. - Amasya Milletvekili Ahmet
İyimaya'nın Turhal Şeker Fabrikası atıklarının Yeşilırmak'ı kirlettiği
iddiasına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/2561) (Başkanlığa
geliş tarihi: 22.9.2000) 252. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın,
Ankara'nın köylerindeki içme suyu sorunlarına ve yatırım ödeneklerine ilişkin
Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2562) (Başkanlığa
geliş tarihi : 25.9.2000) 253. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, eğitimdeki sorunlara ilişkin Millî
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2563) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 254. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın,
ekonomik sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2564)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 255. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın,
Başbakanlık bursu formlarına ilişkin Devlet Bakanından (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/2565)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 256. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman Merkez'e bağlı bazı köylerin imam ve cami taleplerine ilişkin Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H.Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2566) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 257. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Dokuzyol ve
Kavuklar köylerinin sulama sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2567) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 258. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Kazımkarabekir-Karalgazi ve Kızılkuyu köylerinin içme suyu sorunlarına
ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2568)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 259. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Kazımkarabekir-Mecidiye, Mesudiye ve Kızılkaya köylerinin yol
sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2569) (Başkanlığa geliş tarihi :
25.9.2000) 260. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Höyükburun ve Dokuzyol
köylerinin beton kanal ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2570)
(Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 261. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Kazımkarabekir-Mecidiye ve
Karalgazi köylerinin sulama sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2571) (Başkanlığa geliş tarihi :
25.9.2000) 262. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın,
işsizlik sorununa ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2572) (Başkanlığa geliş tarihi :
25.9.2000) 263. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın,
bağış adı altında toplanan paralara ve görevine son verilen öğretmenlere
ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2573) (Başkanlığa geliş
tarihi : 25.9.2000) 264. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Başyayla-Üzümlü, Bozyaka ve Büyükkarapınar köylerinin beton kanal
taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2574) (Başkanlığa geliş tarihi
: 25.9.2000) 265. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Sarıveliler'e bağlı bazı köylerin yol sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2575) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 266. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman- Sarıveliler -Civler ve Çukurbağ köylerinin okul sorununa ilişkin Millî
Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2576) (Başkanlığa geliş ta-rihi :
25.9.2000) 267. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman- Sarıveliler-Civler ve Çevrekavak köylerinin sulama suyu sorununa
ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2577) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 268. - Balıkesir Milletvekili İsmail
Özgün'ün, pamuk üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru
önergesi (7/2578) (Başkanlığa geliş tarihi :
25.9.2000) 269. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman- Sarıveliler-Koçaşlı Köyü içme suyu şebekesi projesine ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2579) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 270. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman- Sarıveliler'e bağlı bazı köylerin sulama suyu sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2580) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 271. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman- Sarıveliler-Esentepe, Adiller ve Boyalık köylerinin içme suyu sorununa
ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2581) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 272. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman- Sarıveliler-Çevrekavak Köyünün içinden geçen karayoluna ilişkin
Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2582) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 273. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin sağlık evi, lojman, araç ve personel
ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2583)
(Başkanlığa geliş tarihi :
25.9.2000) 274. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Başyayla'ya bağlı bazı köylerin sulama suyu sorununa ilişkin Devlet
Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2584) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 275. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Ayrancı-Böğecik Köyünün telefon sorununa ilişkin Ulaştırma Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2585) (Başkanlığa geliş tarihi : 25.9.2000) 276. - Amasya Milletvekili Ahmet
İyimaya'nın, Yeşilırmak'ın Taşova için tehlike oluşturduğu iddialarına ilişkin
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2586) (Başkanlığa
geliş tarihi : 26.9.2000) 277. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın,
Selçuk Üniversitesi Rektörlüğünce öğrenci affının hukuka aykırı uygulandığı
iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2587)
(Başkanlığa geliş tarihi : 27.9.2000) 278. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Işıklı Köyünün
su deposu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru
önergesi (7/2588) (Başkanlığa geliş tarihi :
27.9.2000) 279. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Sarıveliler-Civandere Köyünün sulama sorununa ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2589) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.9.2000) 280. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Sarıveliler-Civandere Köyünün köprü talebine ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2590) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.9.2000) 281. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Sarıveliler-Civandere Köyünün futbol sahası inşaatına ilişkin Devlet
Bakanından (Fikret Ünlü) yazılı soru önergesi (7/2591) (Başkanlığa geliş tarihi
: 27.9.2000) 282. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin orman köyü statüsünden çıkarılmasına ilişkin
Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2592) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.9.2000) 283. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze
Köyündeki yol çalışmasına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı
soru önergesi (7/2593) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.9.2000) 284. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze
Köyüne bağlı Cavıralan Mahallesinin
elektrik sorununa ilişkin Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2594) (Başkanlığa geliş
tarihi : 27.9.2000) 285. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman'a bağlı bazı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından
(Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2595) (Başkanlığa geliş ta-rihi : 27.9.2000) 286. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Başyayla-Üzümlü Köyünün yol sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa
Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2596) (Başkanlığa geliş tarihi:
27.9.2000) 287. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze Köyünün gıda ta-leplerine ilişkin Devlet
Bakanından (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/2597) (Başkanlığa geliş
tarihi : 27.9.2000) 288. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Başyayla-Üzümlü ile Sarıveliler ve Çukurbağ köylerinin kanalizasyon
sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi
(7/2598) (Başkanlığa geliş tarihi :
27.9.2000) 289. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,
Karaman-Başyayla-Üzümlü Köyünün imam ihti-yacına ilişkin Devlet Bakanı ve
Başbakan Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2599)
(Başkanlığa geliş tarihi : 27.9.2000) 290. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Çukurbağ ve
Koçaşlı köylerinin ebe ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru
önergesi (7/2600) (Başkanlığa geliş ta-rihi :
27.9.2000) 291. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak'ın, öğrenci yurtları ve yüksek
öğretim kurumlarındaki öğrenci sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından
yazılı soru önergesi (7/2601) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.9.2000) 292. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak'ın, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi Tulumtaş Köyünde bulunan tarihî
mağaraya ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2602) (Başkanlığa
geliş tarihi : 28.9.2000) 293. - Kırıkkale Milletvekili Kemal
Albayrak'ın, İçel- Gülnar ve Anamur ilçeleri arasında bulunan karayoluna
ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2603)
(Başkanlığa geliş tarihi : 28.9.2000) 294. - Sivas Milletvekili Abdüllatif
Şener'in, Halkbank ve Ziraat Bankasının
görev zararına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2604) (Başkanlığa
geliş tarihi : 28.9.2000) Açılma
Saati: 15.00 1 Ekim 2000
Pazar BAŞKAN:
Geçici Başkan Mehmet Vecdi GÖNÜL KÂTİP
ÜYELER : Geçici Kâtip Üye Hüseyin ÇELİK (Van),
Geçici Kâtip Üye Melda BAYER (Ankara) BAŞKAN - Hâkimiyetin kayıtsız şartsız
sahibi büyük milletimizin aziz temsilcileri, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama
Yılının Birinci Birleşimini açıyor; hepinize, bu yasama yılı için, en iyi
dileklerimi ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar) II. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI A) OTURUM
BAŞKANLARININ KONUŞMALARI 1. - TBMM
Geçici Başkanı Mehmet Vecdi Gönül’ün, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının
hayırlı ve başarılı olmasını bildiren konuşması BAŞKAN - Bu açılış münasebetiyle,
çalışmalara başlarken, müsaadelerinizle, bazı duygularımı ifade etmek
istiyorum. Mucize kelimesinin bile anlatımda yetersiz
kaldığı millî mücadelenin mimarı ve eşsiz cumhuriyetimizin kurucusu,
milletimizin gözbebeği Büyük Millet Meclisimizin, bugün naçiz şahıslarımızla
temsil edilmesi sebebiyle ne kadar iftihar etsek azdır. Başta büyük komutan ve
devlet adamı Atatürk olmak üzere, bu abidevî kurumun banilerini şükranla ve
minnetle yâd ediyorum. Onların kuruluşta taşıdıkları iman ve hedefledikleri
idealler, Meclis çalışmalarımızın değişmez rehberi olmuştur ve olmaya devam
edecektir. Halkımızın temsilini en büyük bir onur
telakki eden milletvekillerimiz, bu asil millete kişisel olarak da layık
olabilmek için büyük gayret içerisindedirler. Milletvekillerimizin 498'i yüksek
tahsillidir. Bunlardan 170'i akademik unvana sahiptir. Yabancı dil bilgisi ise
pek çok batı ülkesinin ortalamasının üzerindedir. Müktesebatları incelendiğinde
de, hemen hepsinin, siyaset öncesi meslek kariyerlerinde kendilerini ispat
etmiş kimseler oldukları görülecektir. Atatürk'ün "en büyük eserim"
dediği Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikiyüz seneye yaklaşan parlamento
geleneğimizde pek çok ülkeye örnek olacak büyük aşamalar kaydetmiştir; ancak,
yine de yapılacak çok şey vardır. Yüksek malumları olduğu üzere, devleti
oluşturan üç kuvvetten yasama organının iki temel işlevi esastır; yasa yapmak
ve yürütme erkini denetlemek. Yasama yılının açılışı münasebetiyle, yasa yapma
ve denetleme görevimizin çağdaşlaştırılması sadedinde iki hususu huzurlarınıza
sunmak istiyorum: Yaptığımız yasalar içerisinde, hiç
kuşkusuz, en önemlilerinden birisi genel ve katma bütçelerdir. Genel Kurulumuz,
bakanlık, kurum ve kuruluşlara her yıl yeniden tahsil ve harcama yetkisi
vermezse, bilindiği gibi, bu teşekküllerin tek bir kuruşa dahi tasarruf
etmeleri mümkün olmaz. Esasen, parlamentolar, başlangıçta, kısaca "bütçe
hakkı" dediğimiz hakimiyetin bu temel unsurunun zeminini oluşturmak için
kurulmuşlardır. Son zamanlarda Türkiye'de bütçe
niteliğindeki değişiklik, zaman darlığı, Bütçe Komisyonunun yasama ve denetleme
işlemlerinin yüzde 80'inin merkezileştiği bir organ haline gelmesi, bütçe
müzakerelerinde akademisyenlerin tabiriyle bütçe dışı her konunun görüşülmesi,
bütçe hakkının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bütçeye nüfuz edemeden
kullanılması gibi bir sonucu doğurabilmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi ihtisas
komisyonlarının bütçe hazırlığında devreye alınması, bir çözüm adımı olarak
düşünülebilir. Nasıl ki bir kuruluşla ilgili yasa teklif ve tasarısı ait olduğu
Meclis komisyonundan geçmeden Genel Kurula gelemiyorsa, o kuruluşun bütçe ve
kesinhesabı da aynı ilgili ihtisas komisyonunun görüşüne mutlaka sunulmalıdır
diye düşünüyorum. Elbette, bütçeyle ilgili nihaî düzenleme, sektörel ve
kurumlararası dengeler, peşinen, Bütçe Komisyonunca sağlanacaktır. Yasama
organının halkın parası üzerindeki hâkimiyetini artıracak bu uygulama bütün
Batı parlamentolarında görülmekle beraber, en bariz örnekler olarak İsveç ve
Amerika Birleşik Devletleri parlamentoları gösterilebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim
çalışmalarındaki eksiklik ise, bilgiye ulaşımla ilgilidir. Yürütme erkinin
denetlenmesi için, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu erkin kendisinden
bilgi istenmektedir. Halbuki, anayasal olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına denetim yapmakla görevli bir Sayıştay kurumu vardır. Ancak, Türkiye Büyük
Millet Meclisi, kendi adına denetim yapan bu kurumu harekete geçirmek için
hiçbir inisiyatif kullanamamaktadır. Bunun sonucunda ve çağımızın kamu
yönetiminde tartışılmaz iki prensibi saydamlık -transparency anlamında-
hesabını verebilme (accountability) ilk şartı olan tarafsız bilgiye ulaşma
Türkiye Büyük Millet Meclisi için imkânsız hale gelmektedir. Nitekim, İngiliz
Sayıştayı (NAO) faaliyetlerinin yüzde 80'ini, Amerika Birleşik Devletleri
Sayıştayı (GAO) faaliyetlerinin yüzde 90'ını parlamentodan gelen inceleme
taleplerinin karşılanabilmesi için yapmaktadır. Sayın milletvekilleri, asla şüphe
etmiyorum ki, maziden atiye akıp giden zaman içerisinde, Atatürk'ün de ifade
ettiği gibi, milletimizin en yüksek ve feyizli hazinesi olan Türkiye Büyük
Millet Meclisinin çatısı altında bulunma onurunu iktisap eden bizler,
iktidarıyla muhalefetiyle Büyük Türk Milletinin emrinde olma şerefinin idraki
içinde, bu yeni yasama yılında da insanüstü bir gayretle halkımızın hizmetinde
olacağız. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Yeni yasama yılımızın hayırlı ve başarılı
olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar) Sayın milletvekilleri, toplantı
yetersayımız vardır. Gündemimize göre, Sayın Cumhurbaşkanımız
yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapacaklardır. Sayın Cumhurbaşkanımız, açılış konuşmasını
yapmak üzere şu anda Genel Kurul salonunu teşrif etmektedirler. (Alkışlar) (İstiklal Marşı) BAŞKAN - Hoş geldiniz Sayın
Cumhurbaşkanım. Buyurun efendim. III. -
SÖYLEVLER 1. -
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının açış
konuşması CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER - Türkiye
Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı, sayın milletvekilleri; sizleri içten
duygularla, en üstün başarı dileklerimle ve saygılarımla selamlıyorum. Türk Ulusal Kurtuluş Savaşının içinde
oluşan, ulusumuzun bağımsızlık hareketini yöneterek başarıya ulaştıran ve
ulusal iradeyi temsil eden Yüce Meclisimizde konuşmaktan büyük onur
duymaktayım. Bu Meclis, "egemenlik kayıtsız,
koşulsuz ulusundur" ilkesinin özgür seçimler yoluyla oluşturduğu,
demokratik rejimimizin temel kurumu, ulusal egemenliğin somutlaştığı ve temsil
edildiği yüce bir organdır. Her organ gibi Türkiye Büyük Millet
Meclisinin de demokrasinin temelini oluşturan "kuvvetler ayrılığı"
anlayışına uygun biçimde kendi yetki ve sorumluluklarını özenle yerine
getirmekte olması, anayasal düzenimizin bir güvencesidir. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin ve onun saygıdeğer üyelerinin güven ve desteğinin korunması,
saygınlığının yüceltilmesi konusunda en üst düzeyde duyarlılık gösterileceği
kuşkusuzdur. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
bugünkü konuşmamda, Türkiye'nin önündeki siyasal, toplumsal ve ekonomik
sorunların tümünün bir derlemesini yapmak ve bunların her birini tek tek ele
almak çabası içinde olmayacağım. Bunun yerine, başladığımız yeni binyılda
Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine erişme çabasında öncelik vermesi gerekecek
kimi konular hakkındaki görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Bunlar,
aslında, sizlerin de yakından izlediğiniz ve bu yasama döneminde üzerinde
ayrıntılı biçimde duracağınız konulardır. Her şeyden önce, Türkiye Cumhuriyetinin
ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünün, Atatürk ilke ve devrimlerinin korunup
kollanmasında hepimize sorumluluk düşmektedir. Cumhuriyetimizin değiştirilemez
nitelikteki temel özellikleri, başta laiklik ilkesi olmak üzere bizlere yol
göstermeye devam etmekte olup, buna yönelebilecek hareketlere karşı
kararlılıkla savaşım vermemiz gerektiğini vurgulamakta yarar görüyorum. Koşulların her geçen gün farklı bir boyut
kazandığı yepyeni bir dünyada yaşıyoruz. Yakın geçmişte insanlık için bir düş
olmaktan öteye geçmeyeceği sanılan pek çok düşünce, günümüzde yaşama
geçirilmiştir. Bir yandan anlamsız savaşlar, terör
olayları, afetler, yoksulluk ve acılarla hatırlayacağımız 20 nci Yüzyıl, öbür
yandan bilim ve teknoloji alanında başdöndürücü gelişmelerin yaşandığı ve her
alanda yepyeni bir yapılanmanın başladığı bir çağ olmuştur. Bu kapsamda,
düşünce sistemleri de değişmiş; demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları
kavramları, ulusların geleceğe yönelişlerinde belirleyici rol oynayan evrensel
değerler olarak önem kazanmıştır. Bu kavramlara, gerek özde gerek uygulamada
verilen değer, bugün, artık, uygar olabilmenin tek ölçütüdür. Hukuk devleti kavramı, çağdaş
demokrasilerin belirleyici özelliğidir. Yaşadığımız dünyada, yine çağdaş
uygarlık düzeyine ulaşabilmek, ancak hukuk devleti ilkesinin evrensel ölçülere
uygun olarak gerçekleştirilmesi, geliştirilmesi ve korunmasıyla olanaklıdır.
Bugün, özgürlükçü demokrasilerdeki temel anlayış, devletin birey için var
olduğudur. Bu anlayış, bireyin toplumsal yaşamın her alanında öne alınmasını ve
önde tutulmasını gerektirmektedir. Kuşkusuz, böyle bir sonuca varılması,
yalnızca sözünün edilmesiyle değil, hukuksal ve yönetsel düzenlemelerin bu
amaca yönelik olarak gözden geçirilmesiyle olanaklıdır. Buna ek olarak, eğitim
sistemimizin de bu temele oturtulması, diğer bir değişle bu anlayışın bir yaşam
biçimine dönüştürülmesi gereklidir. Sonuçta, hukuk devleti, bireylerin hak ve
özgürlüklerinin güvence altına alındığı, yönetenlerin her türlü eylem ve
işleminin yargı denetimine bağlı olduğu, böylelikle bireylere hukuk
güvenliğinin sağlandığı devlettir. Bundan da anlaşılacağı gibi, demokrasi ile
hukuk devleti, biri olmadan diğeri düşünülemeyecek iki temel kavramdır. Türkiye'nin kimi sorunlarının temelinde
kurallara uymamak ve kurumsallaşamamak yatmaktadır. Kuralların yönetilenler
için olduğu, yönetenlerin kurallara uymama özgürlüğünün bulunduğu anlayışı
birçok sorunun kaynağıdır. Sonuçta, demokratik yaşam, kurallara uymama
özgürlüğü kazanma yarışına dönüşmektedir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)
Yolsuzluklardan kayırmacılığa, trafik sorunundan organize suç olgusuna birçok
aksaklığın arkasındaki temel nedenlerden biri budur. O nedenle, yönetim
sorumluluğu üstlenenlerin öncelikle kurallara uyma ve uyulmasını gözetme
konusundaki duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Toplumsal ve siyasal yaşamda
demokrasi anlayışının ve geleneğinin gelişmesi ölçüsünde bu sorunların
üstesinden gelinmesinin yolu açılmaktadır. Hukuk devleti kavramının işlerliği
yönünden devletin hukuka bağlılığı ile yasama ve yürütme erklerinin bağımsız
yargı tarafından denetimi önemli ve zorunlu ilkelerdir. Bu anlamda, yargının bağımsızlığını
pekiştirecek ve zaman kaybının bireyler yönünden yol açtığı zararları ortadan
kaldıracak biçimde adalet düzeneklerinin hızlı işlemesini sağlayacak bir yargı
reformunun üzerinde durulması gerektiği inancındayım. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyine
erişmemiz yönündeki yönergesiyle uyumlu olacak biçimde, Anayasamızda, Türk
Ulusunun gereksinmelerine yanıt oluşturacak iyileştirmelerin yapılması ve
evrensel ölçütlerin hukuk sistemimize kazandırılması zamanı gelmiştir.
Gerçekleştirilecek anayasal değişiklikler, Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam
üyelik sürecinde uyması gereken kıstasların karşılanması gereğiyle de
örtüşmektedir. Bu değişiklikleri Avrupa Birliği istediği için değil; fakat,
halkımızın hak ettiği düzenlemeler olduğu için gerçekleştirmemiz gerekmektedir.
(FP ve DYP sıralarından alkışlar) Türkiye'nin çağdaş, demokratik uluslar
topluluğu içindeki saygınlığını artırmak yönünde Anayasamızın gözden geçirilip,
özgürlükçü, katılımcı, güvenceli, devlet organları arasında görev ve yetkileri
dengeleyen, hukuk devleti ilkesini üstün kılacak bir anayasa oluşturulmasına
gereksinme bulunmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Uyum Komisyonu
çalışmalarının yeni yasama yılında olgunlaştırılıp sonuçlandırılması için, siz
değerli milletvekillerine tarihî bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bu tarihî sınavdan başarıyla çıkacağına ilişkin güçlü inancımı bu
fırsattan yararlanarak vurgulamaktan ayrı bir mutluluk duymaktayım. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Türkiye, insan hakları alanında evrensel normlara uyum sağlamak için, Anayasa
ve yasalarında gerekli değişiklikleri yapmak zorundadır. Uygarlık düzeyinin bir
göstergesi olarak kabul edilen ve uluslararası alanda büyük gelişme gösteren
insan hakları hukuku verileri hukukumuza yansıtılmalı, uluslararası sözleşmeler
karşısında Anayasa ve yasa kuralları gözden geçirilerek, sözleşmelerde
öngörülen evrensel standartlar hukukumuza kazandırılmalıdır. Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı, yalnız
"yürütme organı" içinde değil, yargı yönünden de üstün bir konuma ve
önemli yetkilere sahip bulunmaktadır. Yasaların iptali isteminde
bulunabileceğinden, Anayasaya uygunluğun yargısal denetiminde de önemli bir
yetkiye sahiptir. Kimi yüksek mahkeme üyelerini ve özellikle
Anayasa Mahkemesi üyelerini, devletin ve bu bağlamda yürütme organının da başı
olan Cumhurbaşkanının seçmesi, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü
ilkesiyle bağdaşmamaktadır. "Hukuk devleti" ya da
"hukuka bağlı devlet", yönetenlerin de yönetilenler gibi hukukla
bağlı kılınmasını öngörür. Devletin üstün otoritesinin hukuka bağlılığının
sağlanmasının ilk koşulu, yargı denetiminin devletin tüm organlarını
kapsamasıdır. Anayasanın 105 inci maddesinde,
Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine yargı
mercilerine başvurulamayacağı; 125 inci maddesinde, Cumhurbaşkanının tek başına
yapacağı işlemlerin yargı denetiminin dışında tutulacağı; 159 ncu maddesinde,
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarına karşı yargı mercilerine
başvurulamayacağı; 129 uncu maddesinde, uyarma ve kınama cezalarının yargı
denetimi dışında bırakılacağı belirtilmiştir. Kişilerin hukuksal durumlarını
etkileyebilecek olan Cumhurbaşkanının devletin başı sıfatıyla değil, yönetimin
başı sıfatıyla tek başına yapacağı işlemler ve diğer konulardaki sınırlamalar
hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Yasama ve yürütme organlarının işlemlerin
hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli yargıçların güvenceli ve yargının
bağımsız olması, hukuk devletinin en önemli gereklerindendir. Anayasanın 140 ncı maddesinde
"Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
görev ifa ederler" denilmesine karşın, adlî ve idarî yargıda görev yapan
yargıçlar ve savcılar, Adalet Bakanının başkanlık yaptığı, müsteşarın doğal üyesi
olduğu ve diğer üyelerin Cumhurbaşkanı tarafından seçildiği, Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunun gözetim ve denetimi altındadırlar. Adalet Bakanı,
yargıç ve savcıları gerekli gördüğü yerlerde, geçici olarak görevlendirebilir.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun atama, yükselme, yer değiştirme, disiplin
ve her türlü özlük işleri hakkında aldığı kararlara karşı yargı yerlerine
başvurulamaz. Ayrıca, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi üyelerini
seçmekle görevli Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun oluşum ve çalışma
biçiminden doğan pek çok sakıncalar yargıç bağımsızlığı ve dolayısıyla hukuk
devleti ilkesini zedelemektedir. Hukuk devletinin, hukukun üstünlüğü
ilkesinin gerçekleşmesini zorlaştıran, Anayasa yargısına ilişkin kimi sorunlar
bugüne kadar hâlâ aşılamamış bulunmaktadır. Anayasanın geçici 15 inci maddesinin son
fıkrası, bunlardan en önemlisini oluşturmaktadır. Fıkraya göre, Millî Güvenlik
Konseyi dönemi içerisinde çıkarılan yasalar ile kanun hükmünde kararnamelerin
Anayasaya aykırılığı savlanamaz. Böylece, 12 Eylül 1980 ile 7 Aralık 1983
tarihleri arasında çıkarılan yasaların ve kanun hükmünde kararnamelerin
Anayasaya uygunluk denetimi yapılamamaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisince
Anayasa değişiklikleri yapılırken geçici 15 inci maddenin son fıkrasının
yürürlükten kaldırılmasına da olanak bulunamamıştır. Anayasa Mahkemesince denetlenemeyen
normların ikincisi, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleridir. Anayasanın
148 inci maddesine göre "olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş
hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından
anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz." Anayasanın 121 ve 122 nci maddelerinde de,
olağanüstü hal ve sıkıyönetim süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında
toplanan Bakanlar Kurulunun, bu durumların gerekli kıldığı konularda kanun
hükmünde kararnameler çıkarabileceği öngörülmektedir. Böylece, bu rejimlerde,
temel haklara ve özgürlüklere ilişkin getirilebilecek sınırlama ve yasaklamalar
yargı denetimine bağlı olmamaktadır. Oysa, anayasal bir rejim olan olağanüstü
yönetim usullerinde de hukukun üstünlüğü ilkesi geçerli olmak zorundadır.
Nitekim, Anayasanın 15 inci maddesinde, savaş, seferberlik ve sıkıyönetim veya
olağanüstü hallerde temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının durumun
gerektirdiği ölçüde durdurulabileceğinin öngörülmesine karşın, olağanüstü hal
kanun hükmünde kararname kurallarının 15 inci maddeye göre yargısal denetimini
yapma olanağı bulunmamaktadır. Çağdaş demokratik uluslar topluluğuna
katılabilmemiz için Anayasanın gözden geçirilip, özgürlükçü, çoğulcu,
katılımcı, güvenceli, devlet organları arasında görev ve yetkileri dengeleyen,
"hukuk devleti" ilkesini sözde bırakmayıp yaşama geçiren bir anayasa
oluşturulması gerekir. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
devlet organlarının hukuka bağlanması ve hukukla sınırlanması, erkler ayrılığı
ilkesiyle gerçekleşir; devlet organlarının üstün kurallara bağlılığı sağlandığı
ölçüde de hukuk devleti gelişir. Hukuk devletinde, yasama organı da dahil olmak
üzere, devletin tüm organlarının üstünde hukukun mutlak egemenliği vardır. Yasa
koyucunun, işlemlerinde, kendini her zaman Anayasa ve hukukun üstün
kurallarıyla bağlı tutması gerekir. Anayasanın 6 ncı maddesinde, egemenliğin
kayıtsız koşulsuz ulusun olduğu, Türk Ulusunun, egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanacağı, hiçbir kimse ya da
organın kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı
belirtilmiş; yasama, yürütme, yargı organlarının görev ve yetkilerine de 7 nci,
8 inci ve 9 uncu maddelerinde yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, Anayasada,
başlangıç bölümünde de vurgulandığı gibi, güçler ayrılığı ilkesi
benimsenmiştir. Güçler ayrılığı ilkesine göre, yasama, yürütme ve yargı
organları kendi alanlarında ulusa ilişkin egemenliği kullanırlar, birbirlerinin
görev ve yetki alanlarına karışmazlar. Anayasanın 7 nci maddesinde, yasama
yetkisinin, Türk Ulusu adına Türkiye Büyük Millet Meclisince kullanılacağı, bu
yetkinin devredilemeyeceği; 8 inci maddesinde, yürütme yetki ve görevinin,
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasaya ve yasalara uygun olarak
kullanılacağı ve yerine getirileceği belirtilerek bu iki organın görev ve yetki
alanları ayrılmıştır. Anayasanın 87 nci maddesinde, yasa koymak,
değiştirmek ve kaldırmak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
arasında sayılmıştır. Parlamenter demokratik rejimin temeli olan yasama
organları, iktidar ve muhalefetiyle tüm ulusun temsilcilerinden oluşan
organlardır. Yasal düzenleme gereksiniminin yasama organınca karşılanması,
temel anayasa kuralıdır. Devletin amacı ve varlık nedeniyle bağdaşmayan ve
belirli zamanlar için oluşan geçici çoğunluğa dayanılarak çıkarılan yasalar,
kamu vicdanında olumsuz etkiler yaratır. Anayasanın 87 nci ve 91 inci maddelerinde,
Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
verilebileceği, yetki yasasının, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin
amacını, kapsamını, ilkelerini ve süresini göstereceği belirtilmiştir. Yasama yetkisi aslî bir yetki olup,
Türkiye Büyük Millet Meclisine ilişkindir. Bakanlar Kuruluna verilecek kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi ise, kendine özgü, ayrık, konu, amaç ve
kapsam yönünden sınırlı ve türevsel bir yetkidir. Bu yetki verilirken,
Anayasada öngörülen öğelerin belli içeriğe kavuşturularak somutlaştırılması,
konunun belirginleştirilmesi ve verilen yetkinin açıkça sınırlandırılarak
çerçevenin çizilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisinin, önemli konular, ivedi ve zorunlu durumlar için verilmesi koşuldur. Kanun hükmünde kararname çıkarma
yetkisinin ivedi ve zorunlu olmayan durumlar için verilmesi, hemen her konuda
düzenleme yetkisi tanınarak uygulamaya yaygınlık ve süreklilik kazandırılması
yasama yetkisinin devri anlamına gelir ve Anayasayla bağdaşmaz. (FP ve DYP
sıralarından alkışlar) Bu durum, yasama ve yürütme erkleri
arasındaki dengenin bozulmasına, yürütme organın yasamaya karşı üstün konuma
gelmesine, kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi ayrık ve türevsel bir yetki
iken, bu yetkinin aslî yetkiye dönüşmesine neden olur. Ayrıca, Anayasanın 91 inci maddesinde
"sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci
kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve
ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez" ve 163 üncü maddesinde
"Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapma
yetkisi verilemez" denilerek, kanun hükmünde kararnameyle düzenlenemeyecek
konular belirtilip bir yasak alan yaratılmıştır. Yasak alana giren konuların
yalnızca yasayla düzenlenmesi olanaklıdır. Bütün bunlar, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin "yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesine özenle sahip
çıkması gerektiğini göstermektedir. Anayasanın 11 inci maddesinde, Anayasa
hükümlerinin devletin tüm organlarını bağlayan üstün kurallar olduğu
belirtilirken ve 104 üncü maddesinde, Cumhurbaşkanının Anayasanın uygulanmasını
gözetmesi ve Anayasanın ilgili maddelerine uyarak görev yapması ve yetki
kullanması öngörülürken, amaçlanan, hukuk devleti ilkesine geçerlilik
kazandırılmasıdır. Cumhurbaşkanının, daha önceki cumhurbaşkanları döneminde
olduğu gibi, kanun hükmünde kararnameleri Anayasaya ve hukuka uygunluk yönünden
değerlendirirken amacı, yürütmenin organlarından biri olan Bakanlar Kurulunu ya
da devlet işleyişini engellemek değil, tam tersine, yardımcı olup, Anayasaya ve
hukuk devleti ilkesine uygunluğu sağlamaktır. (FP ve DYP sıralarından alkışlar) Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
anayasa değişikliği bağlamında zaman zaman gündeme gelen bir konu da ölüm
cezasının kaldırılmasıdır. Bu konuda bir anayasa değişikliğine gereksinim
bulunmamaktadır. Aynı sonucun, Türk Ceza Yasasının ölüm cezası gerektiren
suçların, ölüm cezası dışında, örneğin, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ile
cezalandırılmasını sağlayacak bir gözden geçirmeye bağlı tutulmasıyla elde
edilebileceğini belirtmek isterim. Böylelikle, uzun yıllardır uygulanmayan ölüm
cezası yasal olarak yürürlükten kaldırılmış olacaktır. Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli
üyeleri; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve ulusuyla bölünmez
bütünlüğüne, üniter özelliğine, anayasal, demokratik, parlamenter düzenine kasteden
ve 1984'ten bu yana toplumsal ve ekonomik yaşamımız yönünden önemli bir tehdit
oluşturan bölücü terör hareketine karşı devletin verdiği savaşım, öncelikli bir
konu olma özelliğini korumuştur. Bu süre içerisinde terörün yol açtığı zararın
boyutları, ne yazık ki çok büyük olmuştur. 15 Ağustos 1984'ten bugüne kadar
Türkiye genelinde meydana gelen 36 320 olayda, güvenlik güçlerimiz 5 851 şehit
ve 11 917 yaralı vermiştir. Sivil halkın uğradığı saldırılar sonucu 5 435 vatandaşımız
yaşamını yitirmiş, 6 141 vatandaşımız da yaralanmıştır. Teröristlerden 25
587'si operasyonlarda ölmüş, 850'si yaralanmış, 9 217'si de yakalanmıştır. 2
476 terörist ise teslim olmuştur. Gelinen noktada, terörün şiddet boyutu, ezici
bir güç kullanımı ile baskı ve denetim altına alınmıştır. Devletin resmî dili, bayrağı, sınırları,
egemenlik hakları her türlü tartışmanın üstünde olup, bunların korunması
devletin meşru hak ve görevidir. Hiçbir devletin kendi anayasal düzeninin
yıkılmasına ve ülkenin bölünmesine hoşgörüyle yaklaşmasına olanak yoktur. Amacı ne olursa olsun terörizmin hiçbir
türünün haklı görülmesi düşünülemez. Günümüzün ciddî tehditlerinden biri olan
terörizmin ve terör eylemlerine katılanların ve bunu destekleyenlerin
uluslararası toplum tarafından en güçlü biçimde kınanmaları gerekir. Bu tehlike
karşısında uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi, terör eylemlerine parasal
desteğin önlenmesi ve teröristlerin adalet önüne çıkarılmasını öngören
uluslararası sözleşme ve kararların tam olarak uygulanması gerekmektedir. Tüm
ülkeleri bu yönde özendirmeye ve onların terör örgütlerinin ve bağlantılı kimi
paravan kuruluşların etkinliklerine engel olmaları yönünde çaba harcamaktayız. Bölücü terör örgütünün 1999 yılında
aldığı, kimi unsurlarıyla yurt dışına çekilme kararına ve eylemlerin terörle
savaşımda sağlanan başarılar sonucu azalmasına karşın, bu tehdit karşısında
uyanık olmamız gerekliliği ortadan kalkmış değildir. Ülke huzuru, güvenliği ve
iç barış yönünden, terör eylemlerinin Türkiye'nin gündeminden tamamen düşmesi
zorunludur. Diğer ülkelere düşen sorumluluk da, teröre destek sonucunu
doğuracak, sağduyudan uzak yaklaşımlara yönelmemeleridir. Teröre şu veya bu
biçimde verilen destek ve teröristlere gösterilen hoşgörünün sonunda ters
tepeceği ve bu ülkelerin kendi çıkarlarına zarar vereceği bilinmelidir. Bunun
geçmiş dönemlerden örnekleri az değildir. Terörle savaşımda son derece başarılı
operasyonlar sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve diğer tüm güvenlik
güçlerinin büyük bir özveri ve sorumluluk duygusuyla görevlerini yerine getiren
mensuplarına, ilgili kamu yöneticilerine ve bu tehlike karşısında sergilediği
birlik, beraberlik ve dayanışma için ulusumuza takdir duygularımı dile
getirmeyi bir görev bilirim.Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmet, kahraman
gazilerimizi minnetle anıyorum. Şehit ve gazilerimizin yakınlarına sabır ve güç
diliyorum. Yüce Meclisimize de, bu ülkenin kahraman askerlerine ve güvenlik
güçlerine terörle mücadelede her zaman sağladığı destekten dolayı
teşekkürlerimi sunuyorum. Terörün etkileri, Doğu ve Güneydoğu
Anadolu Bölgelerimizde, eskiden beri diğer bölgelerle var olan gelişmişlik
farklılıklarına ek olarak, yoğun bir yıkıma yol açmış ve bu bölgemizdeki
ekonomik ve toplumsal geri kalmışlık bir ölçüde teröre altyapı oluşturan önemli
bir etken olmuştur. Bugün terörle savaşımda sağlanan başarı, Doğu ve Güneydoğu
Anadolu Bölgelerimizin yurdun diğer bölgeleriyle her alanda bütünleşmesinin
sağlanması amacıyla gerçekçi ve uygulanabilir yeniden imar ve onarım
önlemlerinin harekete geçirilmesi için elverişli bir ortam yaratmış
bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kamu yönetimi, ekonomi, sağlık,
eğitim, kültür ve toplumla ilişkiler alanlarında bir dizi önlem içeren bir
eylem planını bölgede uygulamaya koymuştur. Bunun yanı sıra, Sekizinci Beş
Yıllık Kalkınma Planı da bölgenin kalkındırılması için önemli hükümler
içermektedir. Söz konusu önlemlerin, yeterli kaynak sağlanarak ivedilikle ve
başarılı bir biçimde uygulanmasını Türkiye Cumhuriyetinin geleceği yönünden
yaşamsal önemde görmekteyim. Devlete karşı terör yoluyla bir sonuç
alınamayacağının terör örgütünün kendisi tarafından da geç de olsa anlaşıldığı
günümüzde, geçmişin karamsarlığının yerini özgüvene ve geleceğe umutla
bakabilen bir ortama bırakmış olması ulusça memnunlukla karşıladığımız olumlu
bir gelişmedir. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
devletin siyasal, toplumsal, hukuksal ve ekonomik düzenini değiştirerek, dinî
esasları temel alan teokratik bir düzen kurulmasını amaçlayan irtica, devlete
sızma özelliği ve silahlı eylem yeteneğiyle ulaştığı yüksek tehdit düzeyiyle
toplumumuzda haklı kaygılar uyandırmaktadır. Anayasada belirtilen demokratik,
laik sosyal yapımızı yıkmayı amaçlayan her tehdidi olduğu gibi, irtica
tehdidini de önlemek devletin ana görevleri arasındadır. Türkiye Cumhuriyetinin
değiştirilemez temel niteliklerinden olan laiklik ilkesinin yol gösterici
olacağı Anayasamızda belirtilmiştir. Yine Anayasamızda, kimsenin, devletin
sosyal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal temel düzenini kısmen de olsa, din
kurallarına dayandırma ya da siyasî ya da kişisel çıkar ya da nüfuz sağlama
amacıyla her ne biçimde olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince
kutsal sayılan şeyleri istismar edemeyeceği ve kötüye kullanamayacağı
öngörülmektedir. Demokrasilerin kendini koruma hakkı
tartışma götürmez bir olgudur. Demokratik toplum düzeninin bireye sağladığı
haklar yanında, yüklediği görev ve sorumlulular da bulunduğu unutulmamalıdır.
Türkiye'de karşı karşıya bulunulan dış destekli irtica faaliyetlerine karşı,
Anayasa ve demokratik hukuk düzeni çerçevesinde, devletin tüm kurum ve
kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları tarafından anayasal düzenimizin
temelini oluşturan laikliğin korunması ve bu bağlamda dinin siyasal amaçlarla
kullanılmasının önlenmesi ve ulusal eğitimin bu tür hareketlerin etkisinden
kurtarılması amacıyla toptan savaşım verilmektedir. Bu savaşımda, toplumun
aydınlatılması özel bir önem taşımaktadır. İrticaya karşı bu savaşım, temel
dayanağını ve gücünü Atatürk ilke ve devrimlerinden, Anayasa ve yasalardan ve
ulusumuzun çağdaş değerler ve uygarlık yönünde gelişme azim ve kararlılığından
almaktadır. Bu kararlılık karşısında, karanlık düşüncelerin esin kaynağı
olduğunda kuşku bulunmayan boşa çabaların başarısızlığa mahkûm olması
kaçınılmazdır. Bu savaşımın, halkın dinî inançlarına karşı çıkmak gibi
gösterilmesi de başlıbaşına bir din sömürüsüdür. Demokratik laik düzenin, inanç
sahibi insanlarımızın birey olarak dinî yükümlülüklerini yerine getirmelerine
engel oluşturmadığını, yeri gelmişken vurgulamak isterim. İrtica ile savaşımda başarılı olunmasında,
tehdidin boyutları hakkında sağlıklı tanıya ve tehdidin ortadan kaldırılmasına
ilişkin anlayış birliğine varılmasına gereksinme duyulmaktadır. Yüce
Meclisimizin ve temsil ettiği halkımızın bu konudaki duyarlılığı ve yasa
uygulayıcılarının görev bilinci ve sorumluluğu bu savaşımın güvencesidir.
İrtica ile savaşımda gereksinme duyulan ve Yüce Meclisimize sunulan tasarıların
ivedilikle yasalaşması ve etkin biçimde uygulamaya konulması, bu konuda
başarıya ulaşmamızı sağlayacaktır. Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; yıkıcı, bölücü ve irtica yönelimli
eylemler bağlamında önemli bir konuya değinmekte yarar görüyorum. Şu anda
Türkiye genelinde yayın yapan 1 196 radyo kanalından 261'inin ve 359 televizyon
kanalından 66'sının, yayın ilkelerine aykırı olarak ideolojik amaçlı yayın
yaptığı belirlenmiştir. Bunun altında, yıkıcı ve bölücü öğelerin, kitleyle
iletişimde özel radyo ve televizyon yayınlarının oynadığı önemli rolden
yararlanma amacı yatmaktadır. Bu durum, ülkemizde özgür yayın hakkının kötüye
kullanılmasına üzücü bir örnek oluşturmaktadır. Yıkıcı, bölücü ve irticaî
yayınlara karşı zaman yitirilmeden gerekli adımların atılabileceğini umuyorum. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
ulusal ve uluslararası düzeyde örgüt oluşturarak, yasalara aykırı biçimde
haksız çıkar ve yüksek kazanç sağlamayı amaçlayan örgütlü suçlar, birçok ülkede
olduğu gibi toplumumuzda da savaşım vermemiz gereken bir sorun olmaya devam
etmektedir. Kamuoyunda haklı olarak kaygılara yol açan ve toplumsal istikrarı
tehdit eden örgütlü suçlara karşı her türlü yasal olanaktan yararlanılarak
sürdürülen savaşım, önemli bir konu olma özelliğini korumaktadır. Örgütlü suçlara karşı yönetsel ve yasal
önlemleri içeren bir eylem planı çerçevesinde sürdürülen savaşımda son yıllarda
başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Küreselleşen dünyanın ortak sorunlarından
biri olan yolsuzluk, ortaya çıktığından bu yana kamu kesimini ilgilendiren bir
olgu olarak ele alınmakta, toplumsal düzeni ve kamu kaynaklarını aşırı derecede
yıpratan bir toplumsal hastalık olarak kabul edilmektedir. Her ülkenin içinde
bulunduğu koşullara göre farklılık gösteren yolsuzluk olayı, ülkemizde,
üzerinde özenle durulması gereken bir boyut kazanmıştır. Günümüzün küreselleşen dünyasında
ülkelerdeki yolsuzlukların uluslararası bağlantıları olabilmekte ve ortaya
çıkan olumsuzluklar gelişmiş-azgelişmiş ayırımı yapmaksızın tüm ülkeleri
etkilemektedir. Yolsuzluklar, yalnızca günümüz
toplumlarına özgü olaylar değildir. Yolsuzluğun, devlet örgütünün ortaya
çıkışından beri var olduğu ileri sürülmektedir. Hemen her toplumda değişik
biçimlerde kendini gösteren bu toplumsal olayın yapısal, etik, bürokratik ve
ekonomik nedenleri vardır. Türkiye'de yolsuzluğun sosyoekonomik
nedenleri; hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme, eğitim eksikliği, çalışanlar
arasındaki ücret uçurumu ve yetersizliği, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve
bütün bunların neden olduğu toplumdaki etiksel çöküntü biçiminde sıralanabilir.
Toplumun etik ve hukuksal kurallarını
ihlal eden yolsuzluk yanında, dar bir çevreye büyük çıkar sağlanmasına olanak
veren, kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarına dönüştüren, kıt
kaynakların kamu yararına eşitlik ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına
engel olan tüm siyasal ve yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele
alıp değerlendirmek zorunlu duruma gelmiştir. Bireysel etik düşüklükleri ile
sosyoekonomik koşullardan kaynaklanan rüşvet olgusunun, yolsuzluk olaylarında
hep ilk sırayı işgal etmesi, çoğu kez, sorunu büyük boyutlarıyla görmeye engel
oluşturmaktadır. Kuşkusuz, rüşvetle savaşım büyük önem taşımaktadır. Ancak, bu
savaşım, bizi rüşvet olaylarının çok üzerinde büyük kaynakların yitirilmesine
neden olan siyasal, yönetsel ve ekonomik yolsuzluklarla savaşım amacından
uzaklaştırmamalıdır. Yolsuzluğun olumsuz etkileri, önce
demokrasinin temelini oluşturan hukuk devleti ilkesi alanında görülür; hukuka
bağlılık ve güven yok olur. Bunun yanı sıra, yolsuzluk, yasal
otoriteye karşı duyulan saygıya büyük zarar verir; siyasal otorite ile halk
arasında yabancılaşma başlar. Ekonomik yolsuzluğun en belirgin örneğini
oluşturan kayıtdışı ekonomi ve genel anlamda vergi kaçırma olgusunun boyutları
çok yüksek düzeylere ulaşır. Yolsuzluk ortamında büyük kaynakların
yitirilmesi söz konusudur. Kamuda çalışanların ücret rejimi de
yolsuzluğun bir başka nedenidir. "Eşit işe eşit ücret" ilkesiyle
düzenlenen personel rejimi, aradan geçen otuz yılı aşkın zaman içinde bozulmuş,
bürokratik kademeler ve sınıflar arasında uçurumlar oluşmuştur. Bunun yanında
bir hususu önemle vurgulamak gerekir ki, ücret, çalışmanın ölçüsü olmamalıdır.
Kamu hizmeti kutsal bir görevdir; bu hizmette yer alan tüm görevliler, en alt
kademesinden en üstte bulunanlara kadar, eğer görevlerini en iyi biçimde yerine
getirirlerse, bu bilince ulaşırlarsa, bundan ülkemiz ve halkımız kazançlı
çıkar; bu işin onuru da, görevlerini hakkıyla yapmanın vicdan rahatlığını
taşıyan kamu görevlilerinin olur. Yolsuzluk, toplum yaşamının, demokratik
rejimin ve birey etiğinin büyük aşınmaya uğramasına, bunların sonucunda da
sosyal çöküntüye neden olur. Yolsuzlukların önlenmesinde, devletin,
gereklilik, verimlilik, tutarlılık ve etkinlik ilkelerine göre
yapılandırılması, kamu personel rejiminin iyileştirilmesi, kamu hizmetinin
aksatılmadan yürütülüp bu hizmetlere hız kazandırılması, kamu yönetiminin nitelikli
hizmet sunacak biçimde saydamlaştırılması, yönetim üzerindeki siyasal
baskıların azaltılması önemli rol oynayacaktır. Yolsuzlukların önlenmesinde denetim,
kuşkusuz önemli bir etmendir. Tüm kamu birimleri ile işlemlerinin geleneksel
düzenlilik denetimi yanında içdenetim ve verimlilik denetimleri ile uygulama ve
karar alma süreçlerinde denetlenmesi olanaklarının artırılması, yolsuzlukların
en alt düzeye indirilmesinde yardımcı olacaktır. Ayrıca, kamu ihaleleri,
dışticaret, kamu borçlanmaları, bankacılık, sermaye piyasaları, yatırım
teşvikleri, özelleştirme gibi yüksek yolsuzluk riski taşıyan alanlarda
saydamlığın sağlanması, yolsuzlukların ortadan kaldırılmasında etkin olacaktır.
Yolsuzluğu önlemenin bir yolu da, yönetsel
işlem, düzenleme ve kararların yasalara uygunluğunun sağlanmasıdır; ancak,
yasalara uygunluğun her zaman tek başına yolsuzluğu önlemeye yetmediği de bir
gerçektir. Uygulayıcıların niyetleri, bu yönden, en az yasaya uygunluk kadar
önemli bir etkendir. Yolsuzlukla savaşımda alınması gereken
önlemler, hazine birliği ilkesinin benimsendiği, bütçenin samimiyet ve denklik
ilkelerine uygun hazırlanabildiği, ekonomik ve sosyal gelişmeleri olumlu
etkileyecek bir gelir-gider yapısına kavuşturulabildiği ve özellikle bütçe,
fon, dönersermaye ve vakıf dağınıklığının giderilebildiği ölçüde başarılı
olacaktır. Yolsuzlukları önlemek için saydam bir
devlet yapısı oluşturulmalıdır. Bu amaçla, halkın bilgi alma, bilgiye ulaşma ve
bilgilendirme hakkı güvence altına alınmalıdır. Yönetimde saydamlığın
sağlanması, açıklık ve etkin bir denetim, yolsuzluk yapılmasını büyük ölçüde
engelleyecektir. Ulusumuzun yaşam biçimi olarak benimsediği
demokratik rejimimizin çağdaş kural ve kurumlara, kamu yönetiminin saydamlığa
kavuşturulması, halkımızın, bürokratların ve politikacıların temiz toplum
yaratmak azim ve kararlılıkları, yolsuzlukla savaşımda var olan ve alınacak
önlemlerin başarı şansını artıracaktır. Ülkemizin demografik gelişiminde
cumhuriyetin ilanından günümüze kadar önemli dalgalanmalar olmuştur.
Cumhuriyetin kuruluşundan 1960'lı yıllara kadar, çağdaş ilkeleri
gerçekleştirecek yeni insanın yetiştirilmesi için nüfus artırıcı politikalar
uygulanmıştır. Bu dönemde, farklı dünya anlayışı ve ufku olan insanı yetiştirme
çabasındaki eğitim kurumlarının amacı "cumhuriyet, ulus, çağdaşlaşma"
üçlüsünü gerçekleştirmek olmuştur. 1960'lı yıllarda nüfus artışını özendirme
yerine demokrasi ve insan hakları çerçevesinde sağlıklı ve eğitimli nüfus
artışını öngören politikalar yürürlüğe konulmuş ise de, bu politikaların
başarısı için gerekli kaynak ayrılamamıştır. Sonraki yıllarda alınan önlemler
ve halkın bu yönde eğitilmesi yeterli olmamıştır. 1999'a kadar her yıl yüzde
2'nin üzerinde gerçekleşen nüfus artışı, 1999 yılında yüzde 1,5'e
düşürülmüştür. Gelişmiş ülkelerde bindelerle anlatıldığı ve ülkemizin kaynak
yetersizliği göz önünde bulundurulursa bu oranın ne kadar yüksek olduğu
yeterince vurgulanmış olur. Hızlı nüfus artışı ekonomiye büyük
sorunlar yüklemektedir. Gelir dağılımının bozulmasında, işsizlikte, kalkınmanın
gerçekleştirilemeyişinde, sağlıksız kentleşmede, eğitim ve sağlık sorunlarının
büyümesinde aşırı nüfus artışı önemli etmendir; toplumun sosyal ve kültürel
gelişimini etkilemektedir. Nüfus artışının olumsuz bir etkisi, gelir
dağılımındaki dengesizliği artırmasında görülür. Devlet İstatistik Enstitüsünün
1994 yılına ilişkin son istatistiklerine göre, Türkiye genelinde yüzde 20'lik
bölümlerden en altta yer alan grupta ulusal gelirden alınan pay yüzde 4,9, alt
orta grupta yüzde 8,6, orta grupta yüzde 12,6, üst orta grupta yüzde 19 ve üst
grupta yüzde 54,9'dur. Gruplar arasındaki uçurumun yorumu gerektirmeyecek kadar
açık olması, gelir dağılımındaki dengesizliği ve adaletsizliği tüm açıklığıyla
gözler önüne sermektedir. Yüksek nüfus artışı, işgücü sunumunu
artırmaktadır. Bu artışa yanıt verecek çalışma alanı yaratabilecek yeni
yatırımlar gerçekleştirmek çoğu kez kaynak yetersizliğinden dolayı
gerçekleştirilememektedir. Bu yüzden, gelişmekte olan ülkeler, artarak süren işsizlik
sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Nüfus artışındaki yükseklik, bir yandan
tüketim eğilimini artırıp üretmeden tüketmeye, öte yandan yatırımlara
aktarılacak fonların azalmasına, yatırımların niteliklerini etkileyerek,
kaynakların, kişilerin yaşam düzeylerini ve toplumun gönencini yükseltecek
ekonomik yatırımlar yerine demografik yatırımlara yönelmesine neden olmaktadır.
Nüfus artış hızının yüksek olması
sağlıksız bir kentleşmenin de temel nedenidir. Nüfus artışı özellikle kırsal
alanda daha yoğun biçimde yaşanmaktadır. Kırsal alandaki bu yoğun artış,
ekonomik nedenlerle ve özellikle 1980'lerden sonra güvenlik nedeniyle kentlere
doğru hareketlenmiştir. Kentlerde yaşayanlar 1935'te nüfusun 23,5'ini
oluştururken, 1997'de bu oran yüzde 65'e yükselmiştir. Sağlıksız kentleşme,
ekonomik ve sosyal birçok sorunu birlikte getirmektedir. Kent yerleşmelerinde
yaşayan insanların farklı kültürel nitelikleri ve yaşam biçimleri ikili toplum
yapısının oluşmasına neden olmuştur. Kentlerdeki çarpık yapılaşma da bu
sağlıksız kentleşmenin sonucudur. Ayrıca, kırsal kesimden gerçekleştirilen göç
olgusu, üretimin düşmesine neden olmuştur. Nüfusunun büyüklüğünü, artış hızını,
coğrafî dağılımını ve niteliğini etkileyerek toplumun öngörülen ereklere
ulaşmasını sağlamak ve ekonomik gelişmişlik düzeyini artırmak olanaklıdır.
Bunun için, iyi hazırlanmış programlarla oluşturulan nüfus politikalarına
gereksinim vardır. Nüfus planlamasını gerçekleştirip nüfus artışı denetime
alınmadan büyük projeleri yaşama geçirme olanağı yoktur. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
konuşmamın başında da işaret ettiğim gibi, çağdaş demokrasilerde devlet, birey
için vardır. Devlet, yurttaşına hizmet götürmek, onun gereksinmelerine yanıt
olacak uygulamalarda bulunmak ve toplumsal yaşantıyı düzen içinde işleyecek
biçimde örgütlenmek durumundadır. Bu bağlamda, devletin toplumsal yaşamdaki
rolünün, vatandaşımızın saygısını pekiştirecek bir etkinlik düzeyine
ulaştırılması yönünde Türkiye'nin devlet yapısında gerekli düzenlemelerin
yapılması gerekmektedir. Bürokratik işlemlerin azaltılıp kolaylaştırılması ve
dolayısıyla çabuklaştırılmasına gereksinme vardır. Günümüzde, kamu yönetimine yöneltilen
temel eleştiriler; verimsizlik, yavaşlık, kaynak kullanımında savurganlık,
aşırı merkeziyetçilik, kadrolarda şişkinlik, halkla ilişkilerde yetersizlik,
değişen koşullara uyum sağlama esnekliğinden ve yönetsel saydamlıktan
yoksunluk, görev, yetki ve sorumluluk dengesinin iyi kurulamamış olması,
eşgüdüm eksikliği gibi konular üzerinde odaklanmaktadır. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan
sosyo-ekonomik gelişmeler ile bilim ve teknolojideki hızlı değişim,
uluslararası rekabet ve küreselleşme olgusunun da etkisiyle, kamu yönetiminin
merkezî ve yerel düzeydeki örgütlenmesi ve işleyişinin yeniden düzenlenmesini
zorunlu kılmakta, kamu yönetim anlayışını, işleyişini, insan kaynaklarını,
bilimsel ve teknolojik gelişmeleri bütüncül bir yaklaşımla ele alan, köklü bir
değişikliği gerektirmektedir. Kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesinde
öncelikle devletin bir bütün olarak işlevinin, doğrudan, dolaylı, gözetici,
denetleyici, yol gösterici ya da izleyici olacak biçimde yer alacağı
etkinliklerin belirlenmesi gerekmektedir. Çağın teknolojik gelişmelerine, hizmetin
kapsamı ve yürütülüş biçimine ilişkin yeni anlayışlar ve gereksinmelere göre
kamu yönetiminin tümüyle gözden geçirilerek, etkinlik, verimlilik, açıklık gibi
ilkeler çerçevesinde yeniden düzenlenmesi, devletin önemli konularından birini
oluşturmaktadır. Devletin etkinliğinin artırılmasında
önemli bir ögenin, devlet memurlarının özlük haklarına ilişkin bir devlet
personel reformunun ivedilikle gerçekleştirilmesi olduğunda kuşku
bulunmamaktadır. Kamuda, norm kadrolara ve nesnel ölçütlere
dayalı, gerekli nicelik ve nitelikte personel çalıştırmaya yönelik bir işe alma
politikasının izlenmesi, atamalarda meslekî bilgi ve liyakatin esas alınması,
çok sayıda ödeme kalemini içeren mevcut karmaşık ücret sistemi yerine, eşit işe
eşit ücret ilkesine dayalı bir sisteme geçilerek, ücret dengesizliğinin
giderilmesi, sendikal hakların geliştirilmesi sağlanmalıdır. Anayasanın 127 nci maddesinde, yönetimin
bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum
yararının korunması ve yerel gereksinmelerin gereği gibi karşılanması amacıyla,
merkezî yönetimin yerel yönetimler üzerinde idarî vesayet yetkisine sahip
olması öngörülmüştür. Yerel yönetimler, seçimle oluşturulan,
yasalarca belirlenmiş yetkileri, özel gelirleri, personel kadrosu, yönetim
birimleri, karar ve yürütme organları bulunan özerk kamu tüzel kişileri olarak
tanımlanmakla birlikte, Anayasa ve ilgili birçok yasamızdaki kurallarla merkezî
yönetime tanınan yetkiler, yerel yönetimlerin yönetsel özerkliğine sınırlamalar
getirmiştir. Merkezî yönetim yerel yönetim arasındaki görev dağılımında,
ağırlık merkezî yönetimden yanadır. Bu durum dikkate alınarak, yerel
yönetimlere yetki, malî kaynak ve girişim gücü verecek bir yerel yönetim
reformundan uzun süredir söz edilmektedir. Bu yeniden düzenleme çalışmasının
geciktirilmeden yapılması önem taşımaktadır. Yerel yönetimler içinde en küçük birim
olan köylerin işlevleri artırılmalı, kendi kendilerine yeterli bir örgütlenmeye
kavuşabilmeleri için, özgelirlerini artırıcı düzenlemeler yapılmalıdır. İl özel idarelerinin yetkilerini,
görevlerini, örgüt yapısını ve bütçe gelirlerini açıklıkla belirleyen yeni bir
yasal düzenleme gereklidir. Devlet, toplumsal yaşamda gereksinme
duyulan hizmetlerin tümünü karşılayabilecek durumda değildir. Aslında bunu
beklemek de gerçekçi ve doğru olmaz. Çağdaş demokrasilerde, devletin
hizmetlerini tamamlayacak ya da var olan boşlukları dolduracak ve toplumsal
denetim rolü oynayacak sivil toplum örgütleri ortaya çıkmıştır. Bu örgütler,
demokraside gereksinme duyulan ögeler olmaya başlamışlar ve önemleri giderek
artmıştır. Ülkemizde de son yıllarda yararlı ve başarılı çalışmalar yapan sivil
toplum örgütlerinin sayısı oldukça artmış ve sivil toplum hareketinde epey yol
alınmıştır. Bu örgütlerin, kimi konularda, kamuoyuna özlem duyulan ilgi ve
duyarlılığı kazandırmakta etkili oldukları mutlulukla gözlenmektedir. İçten
dileğim, Türkiye'de güçlenen sivil toplum hareketine anayasal güvence
sağlanmasıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
hukuk devleti ilkesini temel alan demokrasilerin gücü ile toplumların ulaştığı
ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında koşutluk bulunduğunu görmekteyiz.
Demokratik toplum, çoğulcu demokrasi ile temel hak ve özgürlükleri içermekte ve
güvenceye almaktadır. Bu öğelerden birinin eksikliği ya da içeriğinin
yetersizliği toplum düzeninin
demokratikliğinin tartışılmasına neden olmaktadır. Bugün, ekonomik yönden gelişmiş, ulusal
geliri yüksek, sanayileşmiş Batı ülkelerinde, demokrasilerin işleyişinde
herhangi bir sorunla karşılaşılmamaktadır. Batı demokrasilerinin en büyük
özelliği, temel hak ve özgürlükler ile demokratik toplum düzeninin korunması
arasındaki gerekli dengeyi sağlamış olmalarıdır. Bu dengeyi sağlayamayan
toplumlarda demokrasi yeterli güvenceden yoksun demektir. Ekonomik kalkınmada
göreceli olarak geri kalmış ülkelerde ya demokrasinin hiç var olmadığını ya da
tam işlemediğini, zaman zaman ciddî sorunlarla karşılaştığını görmekteyiz.
Ekonomik gelişim çabamızın önemi, yalnız halkımızın gönenci yönünden değil,
fakat demokrasimizin daha da güçlenmesi ve sağlıklı işleyişi yönünden de
kendini hissettirmektedir. Devlet, tüm kurum ve kuruluşlarıyla
birlikte daha sosyal ve daha demokratik yapılanmalı; sosyal adalete ve
demokrasiye, evrensel düzeyde geçerlilik kazandırılmalıdır. Çağdaş demokrasiler, çoğulcu ve katılımcı
özellikleriyle öne çıkarlar. Katılımcılık özelliği, siyasal partileri,
demokrasilerin vazgeçilmez öğesi yapmıştır. Anayasamız da, çağdaş bir
anlayışla, siyasal partilerin, demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez öğeleri
olduğunu belirtmiştir. Demokrasilerde, çokpartili yaşam asıldır. Çağdaş
demokrasiyi, çokpartili siyasal yaşamın yarattığını söylemek yanlış olmaz. Demokrasinin gelişimi ile çokpartili
siyasal yaşam birbirine bağlıdır. Demokrasiler, çokpartili siyasal rejimin
egemen olduğu toplumlarda filizlenip gelişebilir. Anayasada, siyasal partilerin önceden izin
almadan kurulacakları, Anayasa ve yasalar çerçevesinde etkinliklerini özgürce
sürdürecekleri belirtilmiştir. Bundan amaç, siyasal partilerin, etkinlikte
bulunurken, eylemli engellerden ve karışmalardan uzak olmasının sağlanmasıdır. Anayasamıza göre, yurttaşlar, siyasal
parti kurma ve yöntemine göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına
sahiptirler. Siyasal partilerin etkinlikleri, parti içi düzenlemeleri ve
çalışmaları, demokrasi ilkelerine uygun olmalıdır. Seçme, seçilme ve siyasal
etkinlikte bulunma, siyasal parti kurma, siyasal partilere girme ve partilerden
çıkma özgürlükleri, demokratik süreçte,
siyasal katılma yönünden son derece önemlidir. Siyasal partilerin etkinlikleri,
çalışmaları ve özellikle parti içi düzenlemelerinin demokrasi ilkelerine uygun
olması, anayasal gerekliliktir. Kendi iç yapılarında ve uygulamalarında
demokrasinin gereklerine uygun davranmayan, demokratik kuralları geçerli ve
etkin kılmayan siyasal partilerin, demokratik devlet ilkesini tüm kural ve
kurumlarıyla gerçekleştirmesini beklemek güçtür. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
yaşadığımız dünya, özellikle 1980'li yıllardan itibaren çok hızlı bir değişim
sürecine girmiştir. Önce ticaret, daha sonra sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle
başlayan bu değişim süreci, bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki baş
döndürücü gelişmelerle büyük bir ivme kazanmıştır. Küreselleşme olarak
adlandırılan bu süreç, önce ekonomik alanda kendini göstermiş, daha sonra
sosyal ve kültürel alanda da etkili olmaya başlamıştır. Özellikle bilgisayar ve bilgi iletişimi
teknolojilerinin gelişmesiyle, hem üreticiler hem de tüketiciler bakımından
bilgiye ulaşmak çok daha hızlı ve kolay duruma gelmiş ve bunun sonucunda,
rekabet ve rekabet koşulları da küreselleşmiştir. Küreselleşme olgusu, insan hakları,
hukukun üstünlüğü gibi kavramların öneminin artmasına, demokrasinin gelişmesine
yol açmaktadır. Bu alandaki gelişmelerin 21 inci Yüzyılda daha da artacağı,
dünya nüfusunun giderek daha büyük bir kesiminin, demokrasinin sağladığı
insanca yaşama ve kendini geliştirme olanaklarından yararlanacağı olası
sayılmaktadır. Böyle bir ortamda başlıca iki öğe önplana
çıkmaktadır: İnsan ve bilgi. Bu iki ögeyi bir araya getirebilen ekonomiler,
kalkınma yarışında, diğerlerine göre daha avantajlı duruma geleceklerdir. Bir
yandan insanın siyasal, hukuksal ve sosyal alanda birey olarak önemi, diğer
yandan da iyi eğitilmiş, bilgi teknolojilerini kullanabilen, üretkenliği
yüksek, nitelikli işgücü olarak insan öğesinin kalkınma sürecindeki rolü
artmaktadır. O halde, bu iki öğeye ağırlık veren kalkınma stratejileri 21 inci Yüzyılda
başarılı olacaktır; yani, demokratik, sosyal ve hukuksal değerler sistemini
geliştiren, bu sistemde yaratıcı düşünceye sahip bireyler yetiştiren, bu
bireyleri, bilimsel, teknolojik gelişmeleri izleyecek, hatta, bu gelişmelere
katkıda bulunabilecek bir eğitim sistemiyle destekleyen, başta bilgi ve
iletişim teknolojileri olmak üzere, kalkınma için gerekli ekonomik, sosyal ve
kurumsal altyapıyı kuran ve bilim ve teknoloji alanındaki araştırma, geliştirme
etkinliklerine ağırlık veren ülkeler, kalkınma yarışında, bu koşulları
sağlayamayan ülkelerle arayı açacaklardır. Bununla birlikte, küreselleşmenin en
belirgin özelliği, gelişmiş ülkelerin daha hızla gelişmesine karşılık, geri
kalmış ülkelerin daha da geri kalması, dünyanın varsıl ve yoksul kesimleri
arasındaki uçurumun giderek genişlemesidir. Ülkeler, küreselleşmenin olumlu
yanlarından daha çok yararlanmak, olumsuz etkilerini de en aza indirmek için,
bir yandan ulusal politikalar oluşturmaya çalışırken bir yandan da, son
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun kanıtladığı gibi, uluslararası düzlemde
ortak çözüm arayışına girmektedirler. Yirminci Yüzyıl sona ererken dünya
küreselleşme olgusuyla karşı karşıya kalmıştır. Soğuk savaşın sona ermesi
uluslararası politika alanında bu süreci hızlandırmıştır. Küreselleşme,
devletler ve uluslar için yeni sorunlar yaratmıştır. Ancak, aynı zamanda yeni
olanakların, fırsatların ortaya çıkmasını da sağlamıştır. Bugün önemli olan,
küreselleşmenin herkes için yararlı sonuçlar doğurmasını, bu süreçten herkesin
yararlanmasını sağlamaktır. Dünya gündeminin son yirmi yıllık bölümünü
işgal eden küreselleşme olgusu, dünya ülkelerinin siyasal ve ekonomik
bütünleşmesini amaçlayan yeni bir dünya düzenini anlatmaktadır. Kuşkusuz,
gelişen dünya düzeninin dışında kalınması doğru görülemez. Ancak, ulusal
egemenlik ve ulus devlet niteliklerinden ödün verilmeden, dünya uluslar
topluluğunun eşit haklara sahip onurlu bir üyesi gibi davranılması, anayasal
düzenin gereğidir. Son yıllarda uluslararası örgütlenmelerin
ve birliklerin ortaya çıkmasıyla ülkelerin bağımsızlık kavramı üzerinde kimi
değişiklikler olacağı beklentisi doğmuştur. Küreselleşme ve buna bağlı
uluslararası örgütlenmeler, bağımsızlıkta aşınma ya da ulusal egemenliği
zedeleme anlamında alınamaz. Bu kavramlar, ülkelerin ortak insanlık ideali
doğrultusunda birbirlerine karşılıklı olarak aynı ölçüde gösterdikleri özveri
ve anlayış sonucu gerçekleştirilen olguları, varılan uluslararası boyutu
anlatır. Bu nedenle, devletlerarası ilişkiler ve işbirlikleri, bağımsızlığın
ortadan kaldırılması ve ulusal egemenlikten vazgeçilmesi anlamına
gelmemektedir. Ulusal egemenliğin geçerli olabilmesi ve
bağımsızlıktan söz edilebilmesi için önemli olan nokta, dışilişkileri
düzenlerken, devletin karar verme yetkisini elden çıkarmayacak dengeyi
koruyabilmektir. Devletin geleceği üzerinde doğrudan etkisi olan yaşamsal
önemdeki kararlarda, yabancıların karışmasını önleyici kuralların getirilmesi,
bağımsızlığın korunması yönünden zorunludur. Türkiye, ağır güncel ekonomik sorunlarına
çözüm aramanın yanında, dünyada yaşanan hızlı teknolojik değişim sürecine uyum
sancıları çekiyor. Cumhuriyetin kuruluşu sonrasında, gelişmiş
ülkeleri yakalamayı, giderek onlardan üstün duruma gelmeyi ekonomik ve
toplumsal politikaların temeli yapan Türkiye, son Avrupa Birliği adaylığıyla bu
doğrultusunu sürdürmeye çalışmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk'ün özenle
vurguladığı çağdaş uygarlık düzeyini yakalama, giderek onu geçme amacına da,
yine O'nun belirttiği gibi, çağdaş bilim ve tekniğin yol göstericiliğinde
ulaşacağız. Bu nedenlerle, Türkiye, küreselleşmenin olası zararlarını en aza
indirmeyi, buna karşılık yararlarını artırmayı içeren ulusal bir politika
izlemelidir. Türkiye,
ekonomi, ticaret, iletişim, çevre ve dışpolitika gibi alanlarda küreselleşmenin
yarattığı olanaklardan yararlanabilecek ve ortaya çıkan yeni sorunların
üstesinden gelebilecek biçimde hazırlıklı bulunmak zorundadır. Günümüzün
dünyası, tıpkı bireyler gibi, ulusların da kendilerini sürekli olarak
yenilemesini, geliştirmesini gerekli kılmaktadır. Türkiye'nin, yetişmiş
insangücü ve zengin kaynaklarıyla, bu gelişimini başarıyla gerçekleştirip, yeni
binyılda en ileri ülkeler arasında yerini alacağına kuşkum yoktur. Son bir yıl boyunca, ülke ekonomisi bir
dizi olumlu ve olumsuz gelişmeye tanıklık etmiştir. Ülke, bir yandan Marmara
Bölgemizde yaşanan depremlerin yaralarını sarmaya uğraşırken, bir yandan da
oldukça ağır bir ekonomik istikrar programının uygulanmasını yaşamaktadır. Bu
sırada, Avrupa Birliğine aday üyelik yolunun açılması ve enerji alanında uluslararası anlaşmaların yapılması, ekonomi
için yeni olanaklar ve sorumluluklar yaratmaktadır. Ulusal çıkarlar önde tutularak,
dünyadaki gelişmelere, özellikle de Avrupa Birliğine uyum sağlanması için,
yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Bugün, kişi başına gelirimiz 3 000 doların
altındadır; yüksek oranda işsizlik, gelir dağılımında aşırı dengesizlik,
bölgelerarası gelişmişlik farkının daha da artması, tasarruf ve yatırım
yetersizliği yaşanmaktadır. Üretim ve hizmet sektörlerinin uluslararası
pazarlarda rekabet edebilecek etkinlik ve verimlilik düzeyini yakalama çabaları
sınırlı kalmaktadır. Teknoloijik yeterliliğimizi güçlendirme yönünde yeterli
atılımlar yapılamamıştır. İç ve dışborç yükü ağırdır. Yıllardır yaşanan yüksek
oranlı enflasyondan kurtulmanın kolay olmayacağı anlaşılmaktadır. Sağlıklı bir
gelir-gider yapısına kavuşturulamayan devlet bütçesi, başta eğitim, adalet,
sağlık ve ulaştırma olmak üzere, en temel kamu hizmetlerinin toplumun
gereksinmeleri ölçüsünde karşılanmasına olanak vermemekte, yetersiz
kalmaktadır. Tüm bu olumsuzluklara karşın, genç ve
devingen nüfusu çağdaşlaşmayı amaç edinen, ileriye bakan, girişimci toplumsal
yapısı, sanayileşme düzeyi, çoğu sektörlerde dış pazarlarda rekabet etme
başarısı, bulunduğu coğrafyanın sağladığı doğal kaynakları, tarihsel ve
kültürel birikiminin olağanüstü zenginliği, laik sosyal hukuk devleti temeline
dayalı bir demokrasiyi yaşatmada gösterdiği direnme gücüyle Türkiye, ekonomik
olarak da geleceğe büyük umutlarla bakılması için yeterli donanıma sahiptir. Son yıllarda kalkınma ve gelişme
kavramları yeni boyutlar kazanmıştır. Daha önce, genellikle ulusal gelir, kişi
başına düşen ulusal gelir gibi ölçütlerle açıklanan kalkınmışlık kavramı, artık
insan ögesine daha fazla ağırlık verilerek tanımlanmaya çalışılmakta ve bu
bağlamda yaşam kalitesi kavramı önem kazanmaktadır. Toplumu oluşturan
insanların yararlandığı, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi hizmetlerin ve
temiz içmesuyu, kanalizasyon, konut, içinde yaşanılan çevre gibi çeşitli
altyapı hizmetlerinin nitelik ve nicelikleri ve bu hizmetlerden toplumun
yararlanabilme derecesi gibi göstergeler, ulusal gelir düzeyi ile birlikte
yaşam kalitesini belirleyen temel ögeler olmaktadır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
ülke ekonomisi, 1998'in ikinci yarısından başlayarak, bir küçülme süreci
yaşamış; toplam ulusal üretim, 1999'da, bir önceki yıla göre, yüzde 6,4
oranında azalmıştır. Bir başka anlatımla, ekonomi, ulusal gelir hesaplarının
düzenli tutulduğu yılların en ağır üretim ve gelir düşüşüne tanıklık etmiş;
deprem ve istikrar programı, bu sırada gündeme gelmiştir. (FP ve DYP
sıralarından alkışlar) Ülke ekonomisi, bu yılın başlarında
uygulamaya konulan istikrar önlemleriyle bir onarım süreci yaşamaktadır.
İstikrar sınırlamalarına karşın, toplam ulusal üretimin 2000 yılının ilk üç
ayında yüzde 4,2; ikinci üç ayında da yüzde 4,3 oranında büyümesi olumludur ve
ekonominin geleceği için umut vericidir. (MHP sıralarından alkışlar) Ancak, ekonominin büyümesinin alt
sektörlerdeki durumu incelendiğinde, yılın ilk altı ayında tarım ve sanayi
sektörlerindeki büyümenin toplam içerisindeki payının düşük olması, inşaat
sektöründeyse eksi büyüme yaşanmış olması dikkat çekicidir. Verilere göre, ilk
altı ayda ekonominin hızla büyüyen kesimleri, dışalım yüzde 29,6 ve ticaret
yüzde 10,4'tür. Ulaştırma, haberleşme ve diğer hizmet sektörleri de ülke
ortalaması dolayında bir büyüme göstermektedir. Ekonomik büyümenin sektörel durumu ile
sektörlerin çalışan sayılarının karşılaştırılması, çok kabaca da olsa gelir
dağılımını gösterir. 1999 ve 2000 yılları verileri incelendiğinde, toplam
işgücünün yüzde 60 dolayındaki bir bölümünü oluşturan tarım, sanayi ve inşaat
çalışanlarının ekonominin büyümesinden, diğer sektörlere göre, daha az pay
aldıkları gözlenmektedir. Sonuç olarak, ekonominin "gerçek
üretici" denilen tarım, sanayi ve inşaat sektörlerinin gelir artışının
yavaşlığı, son bir yıl boyunca gelir bölüşümünün bu sektörlerde çalışanların
zararına olarak değiştiğini kanıtlamaktadır denilebilir.(DYP sıralarından
"Bravo" sesleri, alkışlar; FP sıralarından alkışlar) Gelir dağılımının üretici sektörlerin
zararına bozulduğunun bir başka göstergesi tarım üreticilerinin durumudur. Son
bir yıl boyunca çiftçilerin sattığı ürünlerin fiyatı enflasyon oranının yüzde
20-25 altında kalmaktadır. (DYP sıralarından alkışlar) Çiftçilerin geliri
enflasyona yenik düşmektedir. Çiftçilerin satın aldığı akaryakıt, gübre gibi
kimi girdilerin fiyat artışı da ortalama enflasyonun çok üzerindedir. Ek
olarak, birçok ürünün satışında ürün bedelleri zamanında ödenememekte,
çiftçiler geç ödeme nedeniyle ayrıca kayba uğramaktadır. (FP ve DYP
sıralarından alkışlar) Özetle, ekonominin büyümesi çok olumlu
olmakla birlikte, bu büyümenin üretim sektörleri yönünden sağlıklı olmasına ve
gelir dağılımının giderek bozulmasına yol açmamasına özen gösterilmesi önem
taşımaktadır. Ekonominin tarım, sanayi gibi üretim
sektörlerinin toplam sabit sermaye yatırımlarından aldığı pay son yıllarda
azalma eğilimi göstermektedir. Geleneksel olarak kamu yatırımlarından yüzde 10'un
üzerinde pay alan tarım sektörünün bu payı 1998-1999'da yüzde 8'lere düşmüştür.
Kamu kesimi imalat sanayiinden el çekmekte; ancak, bu boşluk özel sektör
tarafından doldurulamamaktadır. Özel sektörün toplam yatırımları içerisindeki
imalat sektörünün payı, 1996'da yüzde 26,2; 1997'de yüzde 22,9'dan, son iki
yıl, yüzde 20'lere düşmüştür. Kısaca, ekonominin üretim sektörlerinin yatırım
payı azalmaktadır. Gerçekte, son iki yıl boyunca özel sektörün toplam
yatırımları, sabit fiyatlarla azalmaktadır. Azalma oranı, bir önceki yıla göre
1998'de yüzde eksi 3,8; 1999'da da eksi 11,6'dır. Aynı yıllarda kamu
yatırımları yüzde 4-5 dolayında da olsa artmıştır. Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine
göre, ekonomide istihdam edilenlerin toplamı, 1999 Nisanında 21 590 000'den
2000 yılının ilk üç aylık döneminde 19 006 000'e düşmüştür. Verilerin
kanıtladığı acı gerçek, son bir yılda 2 584 000 kişinin daha işsiz kaldığıdır.
İşgücüne katılma oranına ilişkin varsayımlar bir yana, işsizlik oranı artmış,
7,9'dan 8,3'e yükselmiştir; eksik istihdamla birlikte, bu oran yüzde 17,4'ü
bulmaktadır. (DYP sıralarından alkışlar) Burada, bir noktanın altı özenle çizilmelidir.
Ülkemizde, lise ve yüksekokul bitiren, yani eğitimli gençler arasında işsizlik
oranı, ülke ortalamasının çok üzerindedir. Gerçekten de, 2000 yılı verileriyle,
eğitimli gençler arasında işsizlik oranı yüzde 23,7'dir; eksik istihdamla
birlikte bu oran, yüzde 31,6'ya yükselmektedir. Ülke ekonomisi, geçerli
ücretten iş isteyen her üç eğitilmiş gençten birini işsiz bırakmaktadır. Bu,
yalnız, gençleri kişiliksiz kılmakla kalmamakta, eğitime büyük paralar harcayan
ailelerini de yıkıma sürüklemektedir. Bu büyük yaranın, eğitim düzeninden
başlayan ve ekonominin yeni iş alanları yaratmasına uzanan bir dizi ek önlemle
birlikte ele alınması gerekmektedir. İşsizlik sorunu, toplumumuzu, hem ekonomik
hem sosyal yönden çok olumsuz etkilemektedir; ekonomik yönden, mevcut işgücünün
kullanılmaması, dolayısıyla üretim düzeyinin düşük kalmasına neden olmaktadır;
sosyal yönden de, bireylerin geçimlerini insanca sağlayabilecek bir iş
bulamamaları, geleceğe umutla bakamamalarına, mutsuz ve karamsar olmalarına yol
açmaktadır. Ekonominin temeli üretimdir. Üretmeyen,
üretimini artıramayan ülke, ekonomik yönden kalkınamaz. Toplumun ulaştığı
ekonomik kalkınma düzeyi ile demokrasi ve hukuk devleti ilişkisini gözardı
edemeyiz. Ülkedeki demokrasi, eğitim, sağlık ve hukuk düzeyi de, kişi başına
düşen gelirle orantılıdır. Güçlü bir ekonomik yapı, demokrasinin de, eğitimin
de, adaletin de güvencesidir. Bu nedenle, ülkemizde, eğitim, sağlık, adalet ve
demokrasi düzeyinin yükseltilebilmesi için her etkinlik alanında üretimi ve
böylece kişi başına düşen geliri artırarak, ekonomik gelişmişlik düzeyimizi
yükseltmek zorundayız. Üretmeyen ve üretimini artırmayan kişi veya ulus
yoksulluktan kurtulamaz. Avrupa Birliğine uyum çalışmalarının
başlatıldığı dönemde Türkiye'nin siyasetinde, idarî yapılanmasında ve
ekonomisinde önemli dönüşümler yapması gerekmektedir. Türkiye'nin küreselleşen
dünyada yerini alabilmesi, toplumun gönenç, huzur ve mutluluğu buna bağlıdır. İnsan hak ve özgürlüklerini korumada, yolsuzlukla
savaşımda, adaleti sağlamada geri kalmamalıyız. Yolsuzluk ekonomisinin
zenginler üretmesine ve bunların ülkede etkinlik kazanmasına olanak
verilmemelidir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar) Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
ekonomik alanda yaşadığımız sıkıntıların ortaya çıkmasına ve çözümün
gecikmesine ve sonuç olarak Türk
Ulusunun gönenç düzeyinin hak etmiş olduğu düzeyin altında kalmasına yol açan
nedenlerin başında, yirmibeş yılı
aşkın bir süredir yaşamakta olduğumuz
yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık gelmektedir. Birkaç yıl
dışında, son yirmibeş yıldır Türk ekonomisi yüzde 60'lar ile yüzde
100'ler arasında değişen bir yapısal enflasyon süreci içinde bulunmaktadır. Bu süreç, bir yandan gelir
dağılımını dargelirliler aleyhine bozarken, diğer yandan da ekonominin
üretkenliğini azaltmakta ve uzun vadede daha yüksek büyüme hızlarına
ulaşılabilmesini engellemektedir. Uygulanmakta olan İstikrar Programının
esas amacı da, enflasyonu düşürmektir. Fiyat istatistikleri, enflasyonu düşürme
amacına ulaşılması için daha çok çaba
gösterilmesi gerektiğini işaret etmektedir; ancak, enflasyonla savaşımın
yükünün, toplumun değişik kesimlerinin üzerine, bunların ekonomik gücüne göre
dengeli dağıtılmasına özen gösterilmelidir. Dar ve sabit gelirliler üzerindeki
enflasyon baskısının azaltılması yerinde olacaktır. Ekonominin istikrara kavuşması amacıyla bundan sonra alınacak önlemlerin değişik kesimler arasında
sağlanacak bir toplumsal uzlaşmaya dayandırılması yerinde olacaktır. Böyle bir
toplumsal uzlaşma, yalnız programın başarısı için değil,
toplumsal gönencin güçlendirilmesi
yönünden de yararlı olacaktır. Uzun vadede başarılı olacak bir kalkınma
stratejisi toplumun tüm kesimleri
tarafından üzerinde ana hatlarıyla uzlaşılmış, benimsenmiş bir strateji
olmak zorundadır. Bu açıdan, özel sektörün, sivil toplum örgütlerinin, işçi ve
işveren kesimlerinin katılımının sağlanması, politikaların kararlı ve tutarlı
bir biçimde uygulanması açısından çok önemlidir. Bu katılım sürecinin toplumumuz
için uzun vadede en yüksek faydayı sağlayacak ortak bir noktada buluşabilmesi
için, her kesimin kendi kısa vadeli çıkarlarını gözetme yerine, uzun vadede tüm
toplumun çıkarlarını gözeten ve ekonomi biliminin temel kurallarını dikkate
alan bir yaklaşım içinde olmaları önkoşuldur. Türkiye'nin ulaşmış olduğu
toplumsal ve kurumsal gelişmişliği ve demokrasi geleneği bu koşulu yerine
getirebilecek düzeydedir. Dışticarette, dikkat edilmesi gereken bir
gelişme gözlenmektedir. 2000 yılının ilk altı aylık döneminde 1999'un aynı
dönemine göre dışsatım yüzde 4,5 artarak 13,4 milyar dolara, dışalım yüzde 36
artarak 25 milyar dolara yükselmiştir. 1999'un ocak-haziran döneminde 5,6
milyar dolar olan dışticaret açığı, 2000 yılının ocak-haziran döneminde yüzde
107,5 oranında bir artışla 11,6 milyar dolar olmuştur. Petrol fiyatlarındaki
artışın da katkısıyla dışticaret açığı büyümektedir. Bu dışticaret açığı
konusunda önemli bir gösterge sayılan dışsatımın dışalımı karşılama oranı
1999'un ilk altı aylık döneminde yüzde 69,4'ten 2000 yılının aynı döneminde
yüzde 53,4'e düşmüştür. Dışticaret açığının giderek büyümesi, ekonominin
önündeki önemli güçlüklerden biridir. Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gelir
ve giderleriyle dengeli ve sağlıklı bir bütçe yapısı, ekonomik istikrarın en
önemli dayanaklarından biridir. Yıllarca sürdürülen bütçe açıkları, ağır
koşullarda iç ve dış borçlanmaya neden olmuş ve ekonomiyi sık sık bunalıma
sürüklemiştir. Son yıllarda bütçe disiplini amacıyla alınan önlemler bu yönden
olumludur. Ancak, konunun bir de bütçe gelirleri yönü vardır. Bütçe
gelirlerinin esasını vergiler oluşturur. Türkiye'nin vergi yapısı, vergilemenin
temel ilkelerinden uzaktır. Vergiler, az gelirliden az, çok gelirliden çok
oranda alınmalı; ekonomik etkinlikleri özendirmeli, etkin ve verimli olmalıdır.
Varlıklı ile yoksulu ayırmayan, bu nedenle
de, vergilerin en adaletsiz türü olan dolaylı vergilerin toplam vergiler
içindeki payı yüzde 60'lardadır. (FP ve DYP sıralarından alkışlar) Öncelikle,
bu durumun düzeltilmesi yerinde olacaktır. Diğer olumlu yanları yanında, kayıtdışı
ekonomik faaliyetleri kayıt altına alacak olan 1998'de çıkarılan Vergi Yasasının tümüyle
uygulanmasından vazgeçilmesinin, vergi adaletsizliğini daha da ağırlaştıracağı
söylenebilir. Vergi yükünün, toplumun değişik kesimleri
üzerinde, onların gelirine göre dengeli dağıtıldığı da söylenemez. Ücretli ve
maaşlıların, toplam ulusal gelirden aldıkları pay, en son verilerle, yüzde
25-30'lar düzeyindedir. Buna karşılık, bu kesimin vergi yükü, toplam vergilerin
yüzde 60'ı dolayındadır. Bu dengesizliğin giderilmesi gerekir. Ek olarak, büyük boyutlara ulaştığı
belirtilen vergi kaçak ve kayıplarının ortadan kalkması için gerekli önlemler
alınmalıdır. Ülkemizde vergi yükü, bir başka anlatımla,
toplam ulusal gelirden vergi olarak alınan pay, Avrupa Birliği ülkelerine göre
çok azdır; ortalama olarak onların yarısı dolayındadır. Bu durum, öncelikle
bütçe açıklarına ve devletin ağır koşullarda borçlanmasına neden olmaktadır.
Bütçe gelirlerinin yetersizliği, sonuçta, kamu hizmetlerine yansımakta, adalet,
eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerine dahi bütçeden yeterli kaynak
ayrılamamaktadır. Bugünlerde, gelecek yılın bütçe
hazırlıkları yapılmaktadır. Hükümetimiz, 2001 yılı bütçesini, 2000 yılı bütçesi
dolayında tutacağını açıklamıştır. Enflasyonla savaşım bakımından böyle bir
yaklaşım gereklidir; ancak, 2001 bütçesinin geçen yılın düzeyinde tutulması,
kamu hizmetlerinin, gerçek anlamda ya da reel olarak, enflasyon oranında
daraltılması demektir. Enflasyonla savaşım gerekçesiyle de olsa,
bütçe sınırlamasının, en azından adalet, sağlık ve eğitim gibi temel kamu
hizmetlerinde uygulanmaması yerinde olacaktır. Sayın Başkan, sayın milletvekilleri;
Türkiye, özelleştirme konusunda çok daha açık bir tutum sergilemelidir. Onbeş
yıl boyunca uygulanmakta olan özelleştirmenin yasal ve kurumsal
düzenlemelerinde önemli eksiklikler, yetersizlikler vardır. Kamu yararı, ülkenin uzun dönemli
gelişmesi, kimi stratejik üretim ve hizmet birimlerinin kamu işletmesi olarak
kalmasını gerektirebilir. Bölgesel gelişme için gerekli girişimlerin de kamu
işletmesi olarak kalmasında yarar olabilir; ancak, eldeki kamu işletmelerinin
ekonominin kurallarına göre ve özerk yönetilmeleri, etkin ve verimli
çalışmalarının sağlanması gerekir. Özelleştirme gelirlerinin, bütçe
açıklarının kapatılması ya da devlet borçlarının ödenmesi amacıyla
kullanılmasından kaçınılması uygun olur. Özelliştirme gelirleri, yeni
yatırımlara dönüştürülmelidir. Ülkenin bilim ve teknoloji yeterliliğinin
güçlendirilmesi, bölgesel gelişme, ulaşım ve iletişim altyapısıyla, eğitim ve
sağlık gibi insana yönelik yatırımlara öncelik verilmesi düşünülmelidir. Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bilim
ve teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, ulusal ekonomik ve toplumsal
gelişmemizin yeni koşullara göre biçimlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Günümüzde, yalnız sermaye ve işgücünün sayısal büyümesi, ekonomik gelişmeyi
sağlamaya yetmemektedir. Bunlara ek olarak, toplumun bilim ve teknoloji
yeterliliğinin güçlendirilmesi, kurumlaşma, kamu yönetiminin yolsuzluktan uzak,
etkin ve verimli çalışması, tarihî ve kültürel değerlerin korunması ve çevre
duyarlılığı uzun dönemli gelişmenin ve çağı yakalamanın ana öğeleridir. Küreselleşme karşısında, özellikle
gelişmiş ülkeler, kendi çıkarlarını korumak amacıyla, ulusal yenilik
politikaları izlemektedir. Devletin ekonomideki yeri, yıllık ulusal gelirden
bütçeye ayrılan pay azalmamakta; giderek, bilim, teknoloji ve eğitim altyapısını
güçlendirecek yönde artırılmaktadır. Yapılan araştırmalar, gelişmekte olan
ülkelerin, gelişmiş ülkelere yetişmesinin ya da onları yakalamasının, öyle
kendiliğinden, yalnızca piyasa koşullarına dayalı olarak gerçekleşemeyeceğini
kanıtlamaktadır. Ülkeler, bu amaçla, ulusal yenilik programları geliştirmekte,
bilinçli bir kalkınma yaklaşımı sergilemektedir. Bu süreçte, devlete de yeni
görevler düşmekte, devletin gelişmeci özelliği yeni bir düzleme taşınmaktadır. Türkiye, sanayileşmesinin yarı yolundadır
ve bu aşamada ortaya çıkan bilim ve teknolojiye dayalı üretim yöntemlerini
yakalamalıdır. Bu amaca ulaşılması için, ülkenin, bilim, teknoloji ve yenilik
yeterliliğinin çok daha güçlendirilmesi gerekmektedir. Bilim, teknoloji ve yenilik yeterliliğinin
güçlenmesi için, yerli araştırma ve geliştirmeye önem verilmesi, en ileri
teknolojilerin alınması ve özümsenmesiyle birlikte, bunlara yerli katkı payının
da sürekli olarak yükseltilmesi, bunun gerektirdiği kurumlaşmanın sağlanması,
özel-kamu ayırımı yapılmadan tüm ulusal üretim güçlerinin, bilim insanlarının,
mühendis ve teknisyenlerin, işçilerin ve öbür iş ve meslek sahiplerinin bu
amaçla işbirliği yapmaları gereklidir. Eğitimde birliği gerçekleştiren, insanın
yaratıcı yeteneklerini güçlendirmeyi amaçlayan ve bütüncül bir toplumsal ve
ekonomik gelişme anlayışına dayanan Atatürk devrimleriyle, Türkiye, bu
konularda yeterli tarihsel deneyim ve birikime sahiptir. Önemli olan,
cumhuriyetin o topyekûn gelişme, ilerleme ve çağdaşlaşma anlayışını yeniden ve
günün koşullarına uygun olarak yaşama geçirme beceresini göstermektir. Türkiye, bilimsel ve teknolojik
gelişmelere daha yüksek oranda katkı yapabilmeli, daha da önemlisi, araştırma
ve geliştirme çalışmalarının sonuçlarını, ekonomik getiriye, yeni mal ve hizmet
üretimine ve katmadeğere dönüştürmeyi başarmalıdır. Türkiye'nin, Avrupa
Birliğine yalnız ucuz işgücüne dayalı el emeğiyle değil, beyin gücüne dayalı
emeğiyle girmesi gereklidir. Bilgi toplumuna ancak bu doğrultuda atılacak
ulusal bilinçli adımlarla ulaşılabilir. Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal
gelişmenin önünde giden ülkeleri yakalaması yaşamsal önemdedir. Halkın
gönencini artırmanın ve dünyada rekabet edebilmenin çıkar yolu da budur. Ekonomimizin uzun yıllardır sahip olduğu
yapısal bozukluklarını da ortadan kaldırmak üzere başlatılan istikrar
programının kararlılıkla uygulanması bir gerekliliktir. Bu bağlamda,
enflasyonun düşürülmesi ereklerinden asla ödün verilmemesi gerekmektedir. Bugün,
dünyada gelişmişlik düzeyi yüksek hiçbir ekonomide enflasyon, ülkemizdeki
oranda değildir. Türkiye'nin uzun yıllar yüksek enflasyon oranına sahip olduğu
düşünülürse, şu andaki düşüş eğiliminin ümit verici niteliği anlaşılır.
Halkımızın geçtiğimiz yıllarda kanıksadığı enflasyonun yüksek oranının
düşürülebileceğine olan inancının yaygınlaşması da, bu süreci olumlu yönde
etkileyecek bir psikoloji yaratmaktadır. Türkiye'nin ekonomik alanda önündeki
öncelikli ereği, yatırımları, üretimi, ihracatı ve dolayısıyla ulusal geliri
artırmak olmalıdır. Bunu sağlayacak politikalar uygulanmalı, özendirici
önlemler alınmalıdır. Ulusal gelirin bireysel ve bölgesel olarak
daha adil paylaşımı da, üzerinde özenle durulması gereken bir diğer önemli
konudur. Gelir dağılımının bozulmasının, toplumsal uyum ve istikrarı olumsuz
etkilediği, toplumsal kimi patlamanın kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Ulusal gelirin dağılımını dengelemede
vergiler önemli bir araçtır. Vergi toplama düzeneklerinin Batılı toplumlardaki
gibi etkin kılınmasına gereksinim bulunmaktadır. Çağdaş devlet anlayışı, ulusal düşünce
birliğinin yol göstericiliğinde ortak çıkarlara hizmet edecek stratejiler
belirlenmesini gerektirir. Ekonomik ve Sosyal Konseyin demokratik katılıma
olanak vereceği düşüncesiyle oluşturulmuş olması, çağdaş devlet anlayışına
uygundur. Bu Konseyin, toplumsal diyalog ve uzlaşmaya yardımcı olacak biçimde
ve toplumsal katılım ve kapsayıcılık, geniş temsil ilkeleri doğrultusunda
gözden geçirilmesinin yararlı olacağına inanmaktayım. Türk ekonomisinde tarımın önemli ve
ayrıcalıklı bir yeri bulunduğunu bilmekteyiz. Ayrıca, toplam istihdamın
yarısına yakın bir bölümü tarım kesimindedir. Bu kesimde gelirlerin düşük
olduğu da bir gerçektir. Tarım politikasının belirlenmesinde, Avrupa Birliği
kıstaslarını gözönünde bulundururken, ekonomimizde önemli bir konuma sahip olan
bu kesimin gereksinmelerini de gözetecek uzun dönemli bir bakış yönüne sahip
olmamızda yarar bulunmaktadır. Bölgelerarası toplumsal-ekonomik
kalkınmışlık farklılıklarının yol açtığı göç olgusu ve bunun neden olduğu
sağlıksız kentleşme, bir sorun olma özelliğini korumaktadır. Denetimsiz göç,
hem kentlerde yerleşme hem de sağlık, eğitim, enerji gibi temel hizmetlerin
sunulması bakımından darboğazlar yaratmaktadır. Dileğim, giderek bu
bölgelerarası gelişmişlik düzeyi farklılığının ortadan kaldırılmasını
sağlayacak önlemlerin kararlılıkla uygulanmasıdır. Son zamanlarda, kentten köye
geri dönüş açısından rastlanan sevindirici örneklerin önümüzdeki dönemde
artmasını ummaktayım. Önemli olan, halkımızın köyde kalmasını özendirecek
ekonomik ve toplumsal bir temelin yaratılabilmesidir. Bu sağlandığında
köylümüz, ekonomik beklentilerini karşılamak kaygı ve umuduyla kentlere göç
etme gereğini duymayacaktır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
burada çağdaşlaşmanın ve ekonomik kalkınmanın temel dayanağı olduğuna inandığım
eğitim konusuna değinmek istiyorum. Eğitimin, şu anda, Türkiye'nin en önemli ve
öncelikli konusunu oluşturduğu kanısındayım. Eğitim, uzun dönemli bir
tasarıdır; özveri, yatırım ve sabır gerektirir. Eğitim düzeyinin ve niteliğinin
yükseltilmesinde zorunluluk vardır. Nitelikli eğitimle iyi öğretmenler
yetiştirilebilir. İyi yetişmiş öğretmenler ise, bilgi düzeyi yüksek öğrencilere
sahip olmamıza, böylelikle toplumun eğitim ve kültür düzeyinin yükselmesine
olanak tanıyacaktır. Sekiz yıllık zorunlu temel eğitim bir gereklilik olarak
ortaya çıkmıştı; ilköğretimde başarılı bir noktaya ulaşmış olup bu
sürdürülmelidir. Şimdi ereğimiz, onbir yıllık zorunlu temel eğitim olmalıdır.
Bugün, ülkemizde bir seferberliğe gereksinme varsa, bunun geçerli olacağı alan
hiç kuşkusuz eğitimdir. Böyle bir seferberlikte, devlet kadar bireylere, sivil
toplum örgütlerine de görev düşmektedir. Devletin hizmet götürmekte
yetişemediği yerlerde vatandaş ve kuruluşlarımızın şükranla karşıladığım katkı
ve çabaları devreye girecektir. Çağdaşlık bir düşünce ve duyarlılık
gelişimidir. Düşüncenin ürünü olan insan yaratıcılığı, ancak insana yatırımla,
eğitimle gelişir. Çağdaş uygarlık düzeyini yakalayabilmek
için, dünün değil, bugünün bilgileriyle beslenen, akıldışılıktan ve
bağnazlıktan uzak, herhangi bir dogmaya saplanmadan sorgulayan, özgür düşünen,
tartışan, paylaşmayı seven ve üreten bireyler yetiştirmek zorundayız. Öğretme yerine, öğrenmeyi güçlendiren,
ilgiyi ve merakı diri tutan bir eğitim sistemi, çağdaşlığı yakalamanın
koşuludur. Toplumsal kaygı ve beklentiler
dışlanmadan, bireyin varlığı, kişiliği, üretkenliği, yaratıcılığı ve
özgürlüğünü gerçekleştirecek, toplam kaliteyi artıracak evrensel ve çağdaş
değerleri yakalamak, eğitim sürecinin özünü oluşturmalıdır. Bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler,
baş döndürücü bir hıza erişmiştir ve örgütsel sistemin bütününde değişiklikler
yapılmasını dayatmaktadır. Bu değişime uyum sağlayamayan bir eğitim sisteminin
varlığını sürdürebilme şansı kalmamıştır. Zorunlu ölçünün neredeyse okur-yazarlık
olduğu, beş yıllık eğitimi bile daha yeni sekiz yıla çıkarabilen ülkemiz, bilgi
çağına uygun eğitime geçmeden, eğitime yeterli özeni göstermeden 21 inci
Yüzyıla hazır duruma gelemez. Anayasanın 42 nci maddesinde "kimse,
eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz" denilirken, öğrenim hakkı
genel bir sosyal hak olarak nitelendirilmiştir. Bu sosyal hak, yine aynı maddede, devlete,
maddî olanaklardan yoksun başarılı öğrencilere yardım yapmak, özel eğitime
gereksinimi olanları topluma yararlı kılmak için gerekli önlemleri almak görevi
verilerek, güçlendirilmiştir. Anayasamıza göre, eğitim ve öğretim,
Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına
uygun olarak, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı
eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Devlet, bu özgürlüğün kullanılmasında,
Atatürk ilke ve devrimleri ile çağdaş bilim ve eğitim esaslarına uyulmasını
gözetmekle yükümlüdür. Anayasamızın 174 üncü maddesine göre, Türk toplumunu
çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik
niteliğini koruma amacını güden devrim yasaları arasında yer alan Öğretim
Birliği Yasasının uygulanması, devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü,
Türk Devletinin ve cumhuriyetin varlığını korumanın tek çıkar yoludur. Siyasal ve sosyal kurumları güçlendiren
laiklik, Öğretim Birliği Yasasıyla, eğitim ve öğretime de ışık tutmuştur. Laik
eğitim ve öğretim, bilimsel ve akılcı çalışma ortamında gerçekleşir. Çağdaş
eğitim ve öğretime ancak böyle bir ortamda ulaşılabilir. Öğretim birliği, Atatürk ilke ve
devrimleri etrafında bütünleşmiş, çağdaş ve evrensel bilim ve eğitim esasına
dayalı tek tip öğretim kurumlarının varlığıyla sağlanabilir. Bunu yaşama
geçirmek devletin ödevidir. Çağın gecikmelere özür kabul etmeyen hızlı
gelişim sürecine ayak uydurmak istiyorsak, evrensel ve çağdaş değerleri
eğitimde egemen kılmak zorundayız. Bu, aynı zamanda, toplum olarak kendimize
uygar uluslar düzeyinde saygın bir yer bulma umudunun önkoşuludur. Bu nedenle, eğitim uygulamaları bir sistem
bütünlüğü içinde irdelenmeli ve değiştirilmelidir. Eğitim sistemimiz, maddî kaynak yanında
insan kaynağının da savurganca harcandığını göstermektedir. Sekizinci Beş
Yıllık Kalkınma Planında yer verilen Teknik Personel Arzı ve İhtiyacı
Projeksiyonuna göre, aralarında inşaat, elektrik, elektronik, petrol, jeoloji
ve ziraat mühendislerinin de bulunduğu tam on alanda eğitimli işgücü fazlası
vardır. Eğitim uğrunda verilen hizmetler
kutsaldır. Eğitimin bu niteliğine uygun bir yapı ve konuma ulaştırılmasında
eğitim kadrosunun işlevi yaşamsaldır. Öğretmenlik, genel kültür, özel alan
eğitimi ve pedagojik formasyonla sağlanan özel uzmanlık mesleğidir.
Öğretmenler, ülkenin geleceğinin emanet edildiği ellerdir. Öğretmenden, çağdaş
ve aydın kişiliğinin yanında, öğretmenlik, gözetmenlik, danışmanlık, düzenleyicilik
beklenir. Bu içerikte öğretmen yetiştirilmesi, ülkenin geleceğine yapılan en
önemli yatırımdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, öğretmenlik,
bir prestij mesleği olmuştur. Üzülerek belirtmek gerekir ki, ilerleyen
yıllarda, eğitim sisteminde ve ücrette uygulanan politikalar yüzünden, öğretmenlik,
başka fakülteyi kazanamayan ya da başka işi olmayanların kabul ettiği bir
meslek durumuna düşürülmüştür. Öğretmenlerin maddî olanaklarının artırılarak,
bu meslek yeniden çekici duruma getirilmelidir. Üniversiteye girişte çağdaş yöntem,
yeteneklerine göre öğrenim görecekleri alanlar daha ortaöğretim sırasında
belirlenerek eğitimleri o alanlarda yoğunlaştırılmış öğrencilerin
yükseköğrenime hazırlandığı yöntemdir. Ortaöğretim sistemimiz, gençlere, geleceklerini
kurabilecekleri donanımı edindirme görevini yerine getirememektedir.
Üniversiteye girebilmek tek bir erektir. Bu erek, meslek edinme amacının da
önüne geçmiştir. Bu sonuçta, toplumsal yargıların ve değer ölçülerinin de
katkısı bulunmaktadır. Yılda yaklaşık 1,5 milyon gencimiz üniversite
sınavlarına girmektedir. Üniversiteye girişteki sınav sistemi, öğrencileri
yıllarca süren bir yarış ortamına itmektedir. Öğrencilerin çoğu, lise ikinci
sınıfta, okul dışında sınava hazırlanma gerçeğiyle tanışmaktadır. Bu durum,
sınava hazırlama sektörü olarak adlandırılabilecek, yaklaşık yılda 3,5-4 milyon
potansiyel tüketicisi olan bir sektörün oluşmasına yol açmaktadır. Üniversiteyi kazanan öğrencilerin en
önemli sorunu, beslenme ve barınmadır. Kaynaklarımız, ne yazık ki, bu iki
önemli sorunu çözmeye yeterli olacak düzeyde değildir. Üniversiteye kayıtlı
örgün öğrenci sayısının 1 milyon dolayında olmasına karşın, yurt kapasitesi 200
000 dolayındadır. Öğrencilerimizi karanlık emelli insanların eline bırakmamak
için, üniversite öğrencilerinin beslenme ve barınma sorunları çözülmelidir. Eğitim sistemimizin sorunları kuşkusuz
çoktur. Bunlardan biri de kaynak yetersizliğidir. Kıt kaynakların eğitimde en
yüksek verimi alacak biçimde, akıllıca kullanılması önemlidir. Gençlerimiz,
ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitilmeli, geleceklerini kurabilecekleri
gerekli donanıma sahip olacakları biçimde yetiştirilmelidir. Eğitime sağlanan
kaynak, ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Bu gerçeğe karşılık eğitime
gayri safî millî hâsıladan ayrılan payın yirmi yıllık ortalaması yüzde 2,7
düzeyindedir. Ülkemizde eğitimin altyapısı oldukça yetersizdir. 2000 yılında
eğitimin konsolide bütçe içindeki payı, yüzde 9,3 olarak gerçekleşmiştir. 2000
yılı, son yirmi yılda eğitime konsolide bütçeden ayrılan payın en düşük kaldığı
yıl olmuştur. Altyapı sorunu yaşamayan Avrupa ülkelerinin eğitime ayırdığı pay
ise, bizim ayırdığımızın iki katından fazladır. Kaynak yeterli olmadığı için eğitimin
altyapı eksikliği giderilememektedir. Üniversitelerden kaynaklarını
kendilerinin yaratması istenilmekte, bu da bir yandan kamu gücü ve etkisi
kullanılarak gelir elde edilmesine neden olurken, öbür yandan bütçe dışı vakıf
uygulamasının yaygınlaşmasını eğitimin sürdürülmesine yardımcı olmak için
yaşama geçirilen döner sermaye uygulamasının amacı dışına kaymasını
özendirmektedir. Bu bağlamda vurgulamak isterim ki, 4306
sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesi gereğince, sekiz yıllık kesintisiz
ilköğretim giderlerinde kullanılmak üzere kimi işlemlerden alınan katkı
paylarının süresi 31.12.2000 tarihinde sona erecektir. 4306 sayılı Sekiz Yıllık
Kesintisiz Zorunlu İlköğretim Yasasında öngörülen ereklere ulaşılabilmesi için
gerekli yasal düzenleme yapılarak 31.12.2000'den sonra da katkı paylarının
alınması sürdürülmelidir. Eğitim-öğretim sistemimizin ana
çerçevesini oluşturan cumhuriyetimizin temel ilkeleri, kuşkusuz,
değişmeyecektir. Bu ilkelere bağlı kalınırken, her düzeydeki eğitim-öğretimde
etkinliğin sağlanması, dünyanın gidiş yönü olan bilgi toplumu oluşumunun gerisinde
kalınmaması ereğimiz olmalıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
enerji konuları, 2000 yılında da gündemimizin başında yer almaktadır. Bunun
nedeni, enerjinin gelişmenin temel girdisi olmasının yanında, özellikle
elektrik enerjisi üretim-tüketim dengesindeki açıklar yüzünden yaşanan
sıkıntılardır. Elektrik enerji tüketimi 1999 yılında
yüzde 3,9 oranında artmıştır, ki, bu, son otuz yılın en düşük oranıdır. Aynı
yılın ulusal gelir düzeyinde ise, yüzde 6,4 oranında bir daralma yaşanmıştır. Ekonomimizin kendini toparlayarak, en
azından, ortalama artış oranlarını yakalayabilmesi için yoğun bir çaba içine
girilmiştir. Hükümetimiz, elektrik enerjisi açığını giderici bir dizi önlem
almıştır; ancak, istem ve dolayısıyla, enerji dışalımı oranının önümüzdeki
yıllarda giderek artacak olması, soruna önemle eğilmemizi gerekli kılmaktadır. Ülkemizde kişi başına enerji tüketimi
dünya ortalamasının altındadır; ancak, tüm olumsuzluklarına karşın, içinde
yaşadığımız dönemin, enerji sistemimizin daha sağlam temellere oturtulabilmesi
için bizlere önemli bir fırsat sağlayabileceğini de düşünmekteyim. En dinamik sektörlerden olan enerji
sektörü, Avrupa Birliğiyle bütünleşme sürecinde öncülük görevini üstlenebilecek
bir düzeydedir. Bu sektördeki yeniden yapılanma çalışmaları, sürdürülebilir bir
kalkınma modeli içinde sanayileşmenin tamamlanmasını, dünya pazarlarındaki
rekabet gücümüzün artırılmasını sağlayabileceği gibi, diğer sektörlere de örnek
olacaktır. Enerji sektörünün çeşitli alanlardaki yapılanma çalışmalarıyla
ilgili yasal ve yönetsel düzenlemelerle, enerji sektörü, başta Avrupa Birliği
Enerji Direktifi ve Enerji Şartı Anlaşması olmak üzere, uluslararası
düzenlemelere de uygun duruma getirilecektir. Piyasaların, devlet denetimi ve gözetimi
altında haklı rekabete olanak sağlayacak biçimde özgürleştirilmesi ve
saydamlaştırılmasıyla, piyasalarda istikrar ve sürekliliğin sağlanması
zorunludur. Sektörün malî açıdan güçlü ve güvenli bir yapıya kavuşturulması,
yatırım risklerinin azaltılması ve sonuç olarak, tüketiciye, yeterli, kaliteli,
sürekli, ucuz ve temiz enerji sunulması sağlanmalıdır. Bu dönemin, enerji
özelleştirmelerinde bugüne kadar uygulamaya çalıştığımız modellerin irdelenmesi
ve en uygun yöntemin belirlenmesi için de elverişli bir dönem olduğuna
inanıyorum. Geleceğin Türkiyesinde enerjinin daha
etkin ve verimli kullanılması sağlanmalı, tasarruf önlemlerine daha fazla önem
verilmeli, elektrik dağıtımında ortalama yüzde 22'ler düzeyindeki kayıp ve
kaçaklar Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 8'ler düzeyine çekilmelidir. Bir yandan santral yapımına hız
verilirken, diğer yandan onlar için gereken yakıtların zamanında sağlanmasıyla
ilgili girişimler de yoğunlaştırılmalıdır. Bunların başında, yurt dışından
alınacak doğalgazı ülkemize taşıyacak olan boru hattı tasarıları ile içhat
tasarıları gelmektedir. Dışarıdan sağlanacak santral yakıt
tasarılarıyla birlikte, yerli kaynaklarımızın daha iyi değerlendirilmesine
olanak sağlayacak yasal ve yönetsel önlemler de geciktirilmeden alınmalıdır. Bu
kapsamda, yerli kaynaklarımızdan petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıt üretiminin
artırılmasının ancak arama yatırımlarına ağırlık vererek sağlanabileceği de
kuşkusuzdur. Fosil yakıtların yanı sıra, hidrolik,
rüzgâr, jeotermal ve güneş gibi doğal kaynaklarımıza, hem ucuz ve yenilenebilir
olmaları hem de çevreye zarar vermemeleri nedeniyle daha fazla önem verilmelidir.
Enerji etkinliklerimizi, çevre ile doğal ve kültürel varlıklarımıza karşı
yükümlülüklerimizi gözönünde bulundurarak, çevreye ve bireyin sağlığına duyarlı
bir biçimde yürütmeliyiz. Günümüzün dünyasında enerji, dış
politikanın önemli öğelerinden biri durumuna gelmiştir. Ülkemiz, kısıtlı enerji
kaynaklarına sahip olması ve ekonomisindeki büyüme ve buna bağlı olarak enerji
istemindeki artış nedeniyle de enerji kaynaklarını çoğaltmak ve çeşitlendirmek
zorundadır. Türkiye, artan enerji gereksinimini karşılamak ve enerji
kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla son yıllarda birçok ikili ve uluslararası
anlaşma imzalamıştır. Son on yıl içerisinde, Hazar Havzasındaki
enerji kaynaklarının modern teknoloji kullanımıyla işletilerek uluslararası
piyasalara taşınması için yeni olanaklar doğmuştur. Türk şirketlerinin de
aralarında bulunduğu Batılı firmalar, bu bölgedeki petrol ve doğalgaz
kaynaklarının işletilmesi için büyük tutarlarda yatırımlarda bulunmaya
başlamışlardır. Hazar Havzası enerji kaynaklarının uygun biçimde işletilmesi
birçok yönden önem taşımaktadır. Ülkemizin gündeminde olan enerji taşıma
tasarılarının başında Bakü-Tiflis-Ceyhan ana petrol boru hattı gelmektedir.
Bakû-Tiflis-Ceyhan tasarısının hukukî çerçevesini oluşturan anlaşmaların geçen
mayıs-haziran aylarında ilgili ulusal parlamentolar tarafından onaylanmasıyla
büyük bir aşamaya ulaşılmıştır. Türkiye, bu tasarının Hazar petrolünün
uluslararası piyasalara taşınması için
ekonomik, ticarî ve çevresel yönlerden en uygun seçeneği oluşturduğu
görüşündedir. Uluslararası uzmanlar, Hazar Havzasında bulunan petrol
rezervlerinin de böyle bir boru hattının yapımını gerekli kılacağı görüşünde
birleşmektedirler. Bundan sonra, tasarı için gerekli finansmanın bir an önce
bulunarak, petrol boru hattı konsorsiyumunun kurulmasını ve ayrıntılı
mühendislik çalışmalarının tamamlanmasının ardından boru hattının yapımına
başlanmasını bekliyoruz. Ümidimiz, Bakû-Tiflis-Ceyhan boru hattının öngörülen
takvime uygun olarak 2004 yılında işler duruma gelmesidir. Türkiye, doğalgaz gereksiniminin
karşılanması için de birkaç tasarının gerçekleşmesi yönünde çalışmalarını
sürdürmektedir. Türkmenistan doğalgazının Hazar Denizi, Azerbaycan ve Gürcistan
üzerinden ülkemize ulaştırılmasına olanak sağlayacak olan Hazar geçişli hatla
ilgili tasarının bir an önce yaşama geçirilmesinin ilgili tüm ülkelerin
yararına olacağını düşünüyoruz. Türkiye, ayrıca bu hattan bir miktar Azerbaycan
gazı alabileceğini de bildirmiştir. Rusya'yı Karadeniz'in altından Türkiye'ye
bağlayacak olan Mavi Akım hattı ile İran-Türkiye doğalgaz boru hattı
tasarılarıyla ilgili çalışmalar da ileri aşamalara gelmiş bulunmaktadır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
yeni binyıla çevre konularında duyarlılığı daha da artmış bir toplum olarak
girdiğimizi saptamaktan mutluluk duyuyorum. Geride bıraktığımız yüzyılda doğal
çevreyi gözardı eden bir sanayileşme
sürecinden geçilmiştir. Hızlı sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte hızlı nüfus
artışı, doğal dengenin bozulması sonucunu doğurmuş, duyulmaya başlanan kaygı
toplumları yeni arayışlara yöneltmiştir. Ekonomimizi ve toplumsal yaşamımızı
olumsuz etkileyen ve doğa dengesini altüst eden uygulamaların önüne geçecek ve
gelecek kuşaklara yaşanabilir bir çevre bırakmamıza yardımcı olacak çevreye
duyarlı önlemlerin uygulamaya konmasında zorunluluk bulunmaktadır. Öte yandan,
Anadolu toprakları onbinlerce yıldır insanoğluna her türlü yaşam mutluluğu
veren cennet doğası ile birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Dünyada
benzeri görülmeyen bu doğal ve kültürel zenginliğin korunması, geliştirilmesi
ve dünya insanına bir hazine olarak sunulması önem taşımaktadır. Bu, hem bu
hazinenin sahibi olarak bizim insanlığa borcumuzdur hem de kendi ulusal
varlığımıza sağlayacağı katkı yönünden önem taşımaktadır. Yüce Meclisimizin bu
konuda geçmişte sergilediği duyarlılığı yeni yasama döneminde de koruyacağına
olan inancımı dile getirmek isterim. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
ülkemiz geçtiğimiz yıl 17 Ağustos ve 12 Kasımda iki büyük deprem felaketi
yaşamıştır. Binlerce yurttaşımız yaşamını yitirmiş, onbinlercesi de
yaralanmıştır. Yine onbinlerce yurttaşımız sıcak yuvalarından olmuş, kışın güç
koşullarına göğüs germeye çalışmıştır. Depremde yaşamlarını yitiren
yurttaşlarımıza bu fırsattan yararlanarak Allah'tan rahmet dileklerimi
yineliyor, kederli ailelerinin acılarını paylaştığımızı belirtmek istiyorum. Depremin ardından ülkemizde büyük bir
seferberlik başlatılmıştır. Türk Ulusu kendine özgü örnek bir dayanışma sergilemiştir.
Bu dayanışmayı devlet adına minnet ve şükranla anıyorum. Ulus ve devlet olarak bu zor günlerimizde
bizlere yardım elini uzatan tüm ülke ve kuruluşlara da bu vesileyle
teşekkürlerimizi yinelemeyi bir görev biliyorum. Depremlerin ardından, devletimiz, tüm
kurumlarıyla, olanakları ölçüsünde deprem bölgesine ulaşmış ve yurttaşlarımıza
yardım elini uzatmıştır. Yaraların sarılması konusunda devlet ve ulus olarak
sergilenen birlik ve dayanışmanın yanı sıra,
gösterilen büyük çabalar sonucunda işin güç bölümü aşılmıştır. Kalıcı
konutların yapımının da ivedilikle sonuçlandırılması önem taşımaktadır. Yaşadığımız acı deneyimlerin de ortaya
koyduğu gibi, Türkiye bir deprem ülkesidir. Depremden gereken dersleri
çıkarmamız ve depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekmektedir. Bu konuda daha fazla
zaman yitirilmeden örgütlenme eksikliklerimizi hızla tamamlamalıyız. Öte
yandan, deprem bölgelerinde binaların depreme dayanıklılığını sağlayacak
zorunlu denetim düzeneklerini yaşama geçirecek ek yasal önlemlerin alınmasında
Yüce Meclisimizin üzerine düşecek görevi yerine getireceğinden eminim. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
ülkemizde trafik kazaları nedeniyle yakınlarını kaybeden insanlarımızın sayısı
ne yazık ki kabule olanak bulunmayan ölçülerdedir. Trafik kurallarına uyma yönünde
toplumumuzda duyarlılık yaratmak ya da var olan duyarlılığı artırmak hepimizin
görevidir. Bu kurallara uymaya bireyleri zorlayacak yeni önlemleri de
uygulamaya koymamız gerekmektedir. Bu bağlamda, Yüce Meclisimizin gündeminde
bulunan trafik yasa tasarısının ivedilikle görüşülerek yasalaşması önem
taşımaktadır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
soğuk savaşın sona ermesinden sonra çeşitli etnik ve ulusal çatışmalara sahne
olan bölgemizde Türkiye bir barış, denge ve istikrar öğesi olarak etkin rol
oynamaya devam etmiştir. Türkiye, bugün Batı uluslar topluluğunun bir üyesi
olarak, bölgesinde paylaştığı değerlerin savunucusu güvenilir bir müttefik,
güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunan, işbirliği
tasarılarında ağırlığı olan bir ortaktır. Türkiye, Büyük Önder Atatürk'ün temelini
attığı ilkeler üzerinde 77 yıldır barış ve istikrar içinde yaşamış ve başka
uluslar için örnek bir gelişme modeli oluşturmuştur. Cumhuriyetimizin
kuruluşundan bu yana dışpolitikamıza yön veren temel ilkeler bundan sonra da
uluslararası ilişkilerimizi yönlendirecektir. Türk dışpolitikasının dayandığı ilkelerin
başında, diğer ülkelerin içişlerine karışmama, bağımsızlık, egemenlik ve toprak
bütünlüklerine saygı gelmektedir. Türkiye bu temel üzerinde tüm ülkelerle dostluk
ilişkileri geliştirmek amacındadır. Türk dışpolitikası, üyesi bulunduğu
Birleşmiş Milletler yasasında yer alan kurallar temelinde uluslararası hukuka
dayalı bir düzeni savunmakta, tüm ulusların dış baskılardan uzak, bağımsızca ve
gönenç içinde gelişmelerini desteklemektedir. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi, bundan
sonra da insan haklarına saygılı, çağdaş, demokratik bir hukuk devleti olarak
uluslararası ilişkilere olumlu katkılarda bulunmayı sürdürecektir. Türkiye, bölgesinde işbirliğinin
öncülüğünü üstlenmiştir. Bölgesel uyuşmazlıkların çözümü, çatışmaların
önlenmesi için gönenç ve istikrara gereksinim bulunduğuna kuşku yoktur. Bu da,
ancak, bölgesel düzeyde işbirliğini geliştirmemizle ve bölge ulusları arasında
karşılıklı güven ortamının yaratılmasıyla olanaklı olabilir. Dünyanın birçok bölgesinde uluslararası
bütünleşme girişimleri ileri düzeylere ulaşmaktadır. Batı yarımküresinde,
Asya-Pasifik bölgesinde, Baltıklarda ve Batı Avrupa'da bölgesel işbirliği ve
bütünleşme çabalarının başarılı sonuçlar verdiğini görmekteyiz. Buna karşılık,
Balkanlardan Ortadoğu'ya, Kafkaslara ve Ortaasya'ya kadar uzanan bölgemizde,
değişik öğeler, bölgesel işbirliğinin gelişimini yavaşlatmaktadır. Bölgesel
işbirliğinin önünü açmak için, bölge ülkelerinin iyiniyetli ve önyargısız bir
yaklaşımla ortak paydalarda birleşmeleri ve ellerindeki olanakları yapıcı
biçimde kullanmaları gerekmektedir. Bölgemizde, ulaşım, enerji ve iletişim
altyapısının bir an önce günün koşullarına yanıt verecek ve insan, mal ve
sermaye dolaşımına olanak sağlayacak düzeye çıkarılması için ortak çaba
göstermeliyiz. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütünün
kurulmasına öncülük etmiş olan Türkiye, bölgesindeki diğer örgütlenmelerde de
etkin rol oynamakta; ayrıca, AGİT ilkeleri çerçevesinde yeni bölgesel
örgütlenme ve işbirliği çabalarına katkıda bulunmaktadır. Türkiye, yoksulluğun küresel düzeyde
ortadan kaldırılmasının ve sürdürülebilir kalkınmanın uluslararası yardımlarla
desteklenmesinin, çoktaraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesinin önemini
vurgulamakta, çevre sorunları ve bulaşıcı hastalıklarla savaşımda ivedi, etkin
ve akılcı önlemler alınması gereğini savunmaktadır. Türkiye, uluslararası örgütlere katılım
konusuna özel önem vermekte, üyesi bulunduğu kuruluşların çalışmalarında etkin
biçimde yer almaktadır. Bu çerçevede Türkiye, Birleşmiş Milletler
Örgütünün uluslararası sistemdeki etkinliğinin artırılmasına yönelik reform
programını desteklemekte ve reform sürecinde etkin rol oynamaktadır. Birleşmiş
Milletlerin uluslararası ekonomik ve toplumsal yardım çabaları içinde sahip
olduğu rolün artırılmasının yanı sıra, çatışmaları önleme ve sona erdirme
yetenekleri bakımından da güçlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye, Birleşmiş
Milletlerin barış gücü görevlerinin, uluslararası barış ve güvenliğin
sağlanmasına doğrudan katkıda bulunduğu inancıyla bu tür görevlere katılmaya
devam edecektir. Geçen yıl kasım ayında Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Teşkilatının 20 nci Yüzyıldaki son zirvesine evsahipliği yapan
ülkemiz, bu örgütün yeni Avrasya coğrafyasında barış ve istikrarın
güçlendirilmesi yönünden çok önemli bir role sahip olduğu inancındadır. Türkiye
bu anlayışla AGİT'in çalışmalarına da etkin olarak katkıda bulunmayı
sürdürecektir. Türkiye ayrıca, Sovyetler Birliğinin ardılı olan AGİT
ülkelerinin AGİT süreçlerine katılmalarını desteklemekte ve özendirmektedir. Türkiye, terörizmden en çok etkilenen
ülkelerden biri olarak, ulusal sınırları aşan bu çok boyutlu soruna karşı
uluslararası alanda savaşım verilmesi gerektiği görüşündedir. Türkiye, acı
deneyimle, terörizme karşı savaşımda başarılı olunabilmesi ve bu tehdidin
kökünün kazınabilmesi için ülkelerin mutlaka işbirliği yapmak zorunda
olduklarını her alanda dile getirmektedir. Terörizme destek veren ve
teröristlere kuçak açan devletler uluslararası toplum tarafından destek
görmemeli, tersine en güçlü biçimde kınanmalıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Türkiye bir Avrupa ülkesidir. Hukukun üstünlüğüne ve temel insan hak ve
özgürlüklerine inanan demokratik ve laik bir cumhuriyet olarak Türkiye,
yüzlerce yıllık bir süreç içinde Avrupa'da kök salmış olan değerleri benimsemiş,
bu değerlerin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Türk dış politikasının temel ereklerinden
biri de, Avrupa'nın tüm kuruluşlarında etkin biçimde yer almak, ulusal
sistemlerini Avrupa'yla bütünleştirmektir. Türkiye'nin Avrupa kuruluşlarıyla
bütünleşmesinin son aşaması Avrupa Birliğine tam üyelik olacaktır. Geçen yıl
aralık ayında yapılan Helsinki Zirvesinde Türkiye'nin Avrupa Birliğine
adaylığının kabul edilmesiyle, ülkemizin Avrupa'yla bütünleşmesi yönünde önemli
bir adım atılmıştır. Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılmasının
uzun bir süreç olacağının ve bunun önemli görev ve sorumluluklar yüklediğinin
bilincindeyiz. Bu bilinçle, tam üyelik için aranan koşulları yerine getirmek
üzere gerekli adımları kararlı biçimde atmalıyız. Türkiye, Kopenhag ölçütlerine uyum
konusundaki gerekli çalışmaları ve planlamaları sürdürmektedir. Yüce
Meclisimizin bu yönde gösterdiği çabaları takdirle karşılıyorum. Son olarak Avrupa
Birliği Genel Sekreterliğinin kurulması ve faaliyete geçmesi, ülkemizin Avrupa
Birliğine üyelik konusundaki iradesini ortaya koyan önemli bir gelişme
olmuştur. Tüm ilgili makam ve kuruluşlarımızın Avrupa Birliğine uyum
çalışmaları için üzerlerine düşen görevleri, ülkeiçi eşgüdümden sorumlu Avrupa
Birliği Genel Sekreterliğiyle işbirliği içerisinde yerine getireceklerine
inanıyorum. Kuşkusuz, Avrupa Birliğine adaylığımızla
ilgili süreçte tüm görev ve sorumluluklar Türkiye'nin omuzlarında değildir. Avrupa
Birliği üyesi dostlarımızın da Türkiye'nin adaylık sürecine önyargısız ve
yapıcı biçimde yaklaşmaları, bu süreçte kendi sorumluluklarını yerine
getirmeleri gerektiğini de hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu
tarafından hazırlanacak Katılım Ortaklığı Belgesinin bizim yönümüzden kabul
edilebilir ögeler içermesini bekliyoruz. Kendisi de Avrupalı bir güç olan Türkiye,
Avrupalıların Avrupa güvenliğinde ve savunmasında daha geniş sorumluluk
almalarını başından beri desteklemiştir. Avrupa güvenliğini pekiştirecek tüm
çabalara Türkiye olumlu katkıda bulunma kararlılığındadır. Burada önemli olan,
harcanan çabalarda tüm bağlaşık ülkelere eşit katılım ve eşit güvenlik
sağlanmasına özen gösterilmesi, güvenliğin bölünmezliği ilkesinden, hangi
amaçla olursa olsun, ödün verilmemesidir. Giderek bir güvenlik ve savunma boyutu da
kazanmakta olan Avrupa'daki bütünleşme hareketlerinin, NATO'nun en güçlü
ordularından birine sahip olan, genel bütçesinin yüzde 10'unu savunmaya ayıran
ve bölgesinde önemli bir güvenlik ve istikrar ögesi olan Türkiye'nin tam
katılımı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurgulamakta yarar görüyorum. Amerika Birleşik Devletleri ile aramızdaki
ikili ilişkiler, son yıllarda her alanda gelişerek "stratejik
ortaklık" olarak adlandırılan bir niteliğe kavuşmuştur. Bu ilişkilerin,
karşılıklı çıkarlar temelinde daha da gelişmesini istemekteyiz. Ancak, ne yazık
ki, özellikle bu ülkede, seçimlerin yapıldığı yıllarda, Türkiye'ye düşman
lobilerin, bu ilişkileri zedeleyecek kimi girişimlere yöneldikleri öteden beri
bilinmektedir. Temsilciler Meclisinde sözde Ermeni soykırım karar tasarısı konusunda
ortaya çıkan son gelişmeleri de bu bağlamda belirtmek isterim. Bu esef verici
gelişmeler, halkımızca büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Gerçekleri saptırmak
yoluyla tarihte gerçekleşmemiş bir olayı gerçekleşmiş gibi göstermek ve Türk
Ulusunu karalamaya çalışmak, hiçbirimizin kabul edebileceği bir durum değildir.
(Alkışlar) Militan Ermeni çevrelerin Amerika Birleşik Devletlerine özgü
içpolitika dinamiklerini istismar etme çabalarının boşa çıkmasını ve salt oy
kaygısıyla ulusal çıkarlarını gözardı eden Amerika Birleşik Devletleri
Temsilciler Meclisinin kimi üyelerinin, sonunda sağduyunun gereği olan bir
tutum almaya yönelmelerini diliyorum. Komşumuz Rusya ile ilişkilerimiz beşyüz
yıllık uzun bir geçmişe dayanmaktadır. Bu yönden, Türk ve Rus halklarının aynı
coğrafyayı paylaşması konusunda küçümsenmeyecek bir deneyime sahip olduklarını
söylemek olanaklıdır. İlişkilerimizin gelişmesini engelleyen soğuk savaş
ortamını geride bırakalı on yıldan fazla zaman olmuştur. Artık, ilişkilerimizi,
ikili düzeyde olduğu gibi, bölgesel ve uluslararası düzeylerde de
geliştirmemizin ve yeni boyutlara taşımamızın zamanı geldiğini düşünüyoruz.
Rusya ile aramızda var olan potansiyeli karşılıklı saygı ve ortak yarar
temelinde, her alanda geliştireceğimize inanıyoruz. Bununla birlikte, Çeçenistan'daki durum
bizi kaygılandırmaya devam etmektedir. Bu soruna, Rusya'nın toprak bütünlüğü ve
insan haklarına saygı temelinde diyalog yoluyla barışçı bir siyasal çözüm
bulunabileceğine inanıyoruz. Öte yandan, Çeçenistan'da yerlerinden olan sivil
halka yardım amacıyla yürütülen uluslararası çabalara da katkıda bulunuyoruz. Geçen yıl ülkemizdeki deprem
felaketlerinin yol açtığı halklar arası dayanışmanın, aralık ayında Helsinki'de
düzenlenen Avrupa Birliği Zirvesinin ardından, komşumuz Yunanistan ile
aramızdaki ilişkilerde bir yumuşama havasının egemen olması sevindiricidir.
Türkiye, öteden beri Yunanistan'a diyalog yolunu önermiştir. Bu kez, Yunan yetkililerinin,
Türkiye'nin önerilerine kulak verip, iki ülke arasındaki işbirliğine olanak
tanıyacak adımlar atmaya başladıklarını görmek, bizi, ilişkilerimizin geleceği
yönünden de ümitlendirmiştir. Yunanistan ile aramızda dokuz işbirliği protokolünün
imzalanmış olması ve iki ülke halkları arasında bir anlayış ve dostluk
havasının gelişmeye başlaması cesaret vericidir. Biz, ilişkilerimizi olumsuz
yönde etkileyen, Ege Denizini ilgilendiren, birbiriyle ilintili temel sorunlara
da çözüm bulunabileceğine ve bunun için zamanın geldiğine inanıyoruz. Türk-Yunan ilişkilerini geçmişin
ipoteğinden kurtararak, 21 inci Yüzyılın değerlerine uygun bir düzeye getirmek,
her iki ulusun gelecek kuşaklara borcudur. Türkiye'de, aramızdaki sorunların
barışçı yollardan çözümü yönünde bir siyasal iradenin varlığı, tüm
dostlarımızca bilinmektedir. Türkiye, Kıbrıs sorununa görüşmeler
yoluyla kalıcı bir çözüm bulunmasını istemekte ve bu çerçevede geçen aralık
ayında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından başlatılmış olan aracılı
görüşmeleri desteklemektedir. Kıbrıs Türk tarafı, bu görüşmelere
başından itibaren yapıcı bir biçimde katılmış ve kapsamlı çözüm önerileri
sunmuştur. Kıbrıs'ta varılacak bir çözüm, mutlaka gerçeklere dayandırılmak
zorundadır. Bu da, adada iki devletin siyasî eşitliğinin, egemenliğinin kabul
edilmesidir. Adada iki toplumun barış ve güvenlik içinde yanyana yaşamalarını
sağlayacak en gerçekçi çözüm, iki devletin siyasî eşitliği üzerine kurulacak
bir konfederasyon olacaktır. Türkiye, Sovyetler Birliğinin ardılı olan
yeni bağımsız devletlerin herhangi bir baskı altında olmaksızın ulusal
kimliklerini özgür iradeleriyle geliştirmelerini ve kendi kaynaklarından
bağımsız bir biçimde yararlanarak ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirmelerini
ve uluslararası toplumla tam anlamıyla bütünleşmelerini benimsemiştir. Türkiye,
bu politikasının bir gereği olarak, yeni bağımsız devletlere olanakları
ölçüsünde yardım etmektedir. Bu çerçevede, dil, kültür ve tarih
bağlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunduğumuz dost ve kardeş Azerbaycan ve Orta
Asya cumhuriyetleriyle ilişkilerimiz, dışpolitikamız yönünden çok özel bir yere
sahiptir. Türkiye, bu ülkelerle ilişkilerini her alanda daha da ileri götürmek,
halktan halka sarsılmaz işbirliği dokusunu pekiştirmek istemektedir. Bu amaçla,
Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleriyle aramızdaki potansiyelden en iyi şekilde
yararlanmalı, 1990 yılından bu yana imzalanmış anlaşmalarla oluşturulmuş
bulunan hukuksal temeli ve kurulmuş olan çeşitli düzenekleri daha da
sağlamlaştırıp geliştirmeli ve günümüzün koşullarına uygun bir niteliğe
kavuşturmalıyız. Orta Asya ülkelerinin bağımsızlıklarını
güçlendirmeleri, uluslararası toplumla bütünleşmeleri ve ekonomik ve demokratik
gelişmelerini sağlıklı bir biçimde sürdürmelerini istemekteyiz. Orta Asya
ülkeleri, sahip oldukları doğal kaynakları bağımsızca işletip uluslararası
piyasalara ihraç edebilmeli ve bu yoldan elde edecekleri zenginliği halklarının
kalkınması ve gönenci için
değerlendirebilmelidirler. Orta Asya ülkelerini tehdit eden terörizm
ve köktendincilik tehlikeleriyle savaşımlarını destekliyoruz. Bu alanda,
Türkiye, dost ve kardeş Orta Asya cumhuriyetlerine elinden gelen yardımı
yapmaya hazırdır. Türkiye, Güney Kafkasya'da istikrarın
güçlendirilmesini, bölgesel işbirliğinin gelişmesini ve ulusların ileri bir
gönenç düzeyine ulaşmalarını engelleyen Abhazya ve Yukarı Karabağ
uyuşmazlıklarının bir an önce barışçıl bir çözüme kavuşturulmasını
istemektedir. Ülkemiz, bu konuda elinden gelen çabayı göstermekte ve tarafları,
diyalog ve barışçı çözüme özendirmektedir. Türkiye, Yukarı Karabağ uyuşmazlığı
konusunda Minsk sürecinin çözüm için uygun bir çerçeve oluşturduğunu
düşünmekte, ayrıca, Azerbaycan ve Ermenistan liderleri arasındaki doğrudan
temasları desteklemektedir. Bununla birlikte, Yukarı Karabağ uyuşmazlığının
çözümünün, Ermeni işgali altındaki Azerbaycan topraklarının boşaltılmasını ve
Azeri mültecilerin evlerine geri dönmelerini gerektirdiği bir gerçektir. Sırası
gelmişken, Türkiye'nin, ancak Azerbaycan halkının kabul edeceği bir çözümü
benimseyebileceğini vurgulamak isterim. Türkiye, Azerbaycan'daki ekonomik ve
demokratik reform sürecini desteklemekte, bu ülkede 5 Kasım tarihinde
düzenlenecek olan seçimlerin kardeş Azerbaycan halkı için en yararlı sonuçlar
vereceğine inanmaktadır. Türkiye, ayrıca, Azerbaycan'ın Avrupa Konseyine
adaylığını etkin biçimde desteklemektedir. Komşumuz Gürcistan'ın toprak bütünlüğünün
ve siyasal birliğinin korunmasına da büyük önem veriyoruz. Türkiye, bu ülkenin
istikrarını tehdit eden ve kalkınmasını engelleyen Abhazya sorununun barışçı
bir çözüme kavuşturulması için elinden gelen yardımı yapmaya hazırdır. Güney Kafkasya'da barış, istikrar ve
işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla bir Kafkasya işbirliği paktı kurulması
önerisinde bulunduk ve bu önerinin yaşama geçirilmesini sağlayacak biçimde
konuyu izlemekte ve uluslararası toplumun somut ilgisini Güney Kafkasya'ya daha
fazla yöneltmesini sağlamaya çalışmaktayız. Ermenistan'ın yöneticilerine, tarihî
gerçekleri çarpıtarak Ermeni toplumunun Türk halkına karşı düşmanlık
duygularını körüklemelerinin bir yararı olmayacağını bir kez daha anımsatmak
isterim. Ermenilerin soykırım savı tarihte hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Kimi
Ermenilerin ve Ermenistan'ın şimdiki
yöneticilerinin düşüncelerinde yaratıp, diğer ulusları da inandırmaya çalıştıkları
bu sözde soykırım savının, Ermenistan'ın, komşusu Türkiye ile akılcılığın
gereği olan iyi ilişkiler ve işbirliğini geliştirmesine engel oluşturacağı
ayırdına, daha fazla gecikmeden varmalarını beklemekteyiz. Ermenistan yöneticilerini,
aynı coğrafyada Türkiye ile barış içinde bir arada yaşamalarını olanaklı
kılacak ve çıkarlarının da gereği olan sağduyulu bir tutum benimseyip,
basiretsiz politikalar izlemekte ısrar etmeleri durumunda sıkıntılar ve
sorunlarla karşı karşıya kalacakları yönünde uyarmak isterim. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
Türkiye, Ortadoğu'da adil ve kalıcı bir barışa ulaşılmasının bölgenin istikrar
ve gönenci yönünden taşıdığı önemi her zaman dile getirmiş ve Ortadoğu barış
sürecini başından bu yana desteklemiştir. Geçen ağustos ayında Amerika Birleşik
Devletleri Başkanı Clinton'un girişimiyle İsrail ve Filistin arasında yapılan
görüşmelerde somut bir sonuca varılamamış olmakla birlikte, bu görüşmelerin,
duyarlı konuların ele alındığı kaydadeğer bir ilerleme oluşturduğunu düşünüyoruz.
Türkiye, İsrail ve Filistin ile
ilişkilerinin ulaştığı düzey ve bölgedeki tarihsel birikimi temelinde, Ortadoğu
barış sürecine, kendi olanakları ölçüsünde katkıda bulunmaktadır. Son olarak,
Sayın Barak ile Sayın Arafat'ın geçen ağustos ayında ülkemize gerçekleştirdikleri
ziyaretler, tarafların Türkiye'ye gösterdikleri güvenin bir göstergesidir. Körfez Savaşından sonra Irak'ın kuzeyinde
ortaya çıkmış olan iktidar boşluğu, ne yazık ki, Türkiye'yi birçok yönden
olumsuz etkilemiştir. Türkiye, bu iktidar boşluğu nedeniyle kitlesel göç ve
terörizm gibi tehdit ögelerine karşı savaşım vermek zorunda kalmıştır. Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasî
birliğinin korunmasına büyük önem vermekte ve gerek bölge ülkelerine gerek
müttefiklerimize bu yönde telkinlerde bulunmaktayız. Irak'ın parçalanmasının,
bölgedeki tüm dengeleri altüst edebilecek gelişmelere yol açmasından kaygı
duymaktayız. Ayrıca, Irak'ın geleceğinin yalnızca Irak tarafından
belirlenebileceği, bu ülkeye dışarıdan yapılacak el atmaların istenmeyen
sonuçlara yol açabileceği görüşündeyiz. Bölücü terör örgütü elebaşısının
ülkesinden ayrılmasını ve terörle savaşım konusunda Türkiye ile işbirliği
başlatmayı kabul eden Suriye'nin yeni dönemde, akılcı ve gerçekçi bir yol izleyerek,
Türkiye ile ilişkilerinde dostluk ve işbirliğini gözetecek bir yaklaşımı
benimseyeceğini, geçmişte ilişkilerimize gölge düşüren olayların yinelenmesine
izin vermeyeceğini umuyoruz. Türkiye ile Suriye, aynı coğrafyayı, tarihi ve
kültürü paylaşmaktadır. İki ülke arasında ekonomik ve ticarî işbirliği
açısından zengin bir potansiyel bulunmaktadır. Bundan sonra atacağımız
karşılıklı adımlarla bu potansiyelden yararlanma olanaklarımızı geliştirmek
istiyoruz. Ayrıca, Suriye ile terörizmle savaşım konusunda işbirliğini
sürdürmek arzusundayız. Suriye'nin İsrail ile arasındaki
ilişkileri olağanlaştırmasının da, bölgede gerçek bir barış ortamının
kurulmasının temel koşulu olduğu inancındayız. İran, köklü bir uygarlığın temsilcisi,
büyük bir komşumuz ve önemli bir bölge gücüdür. İran ile ilişkilerimiz, diğer
komşularımızla olduğu gibi, karşılıklı saygı ve içişlerine karışmama temeline
dayanmalıdır. Bu temel üzerinde, ekonomik ve ticarî ilişkilerimizi ve bölgesel
düzeyde işbirliğimizi geliştirebileceğimiz inancındayız. Asya ve Pasifik ülkeleriyle olan
ilişkilerimizin geliştirilmesine de önem vermekteyiz. Bu ülkelerin, iki yıl
önce yaşanan bunalımın etkisinden kurtularak ekonomilerini yeniden
canlandırmaya başladıklarını görmek sevindiricidir. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
yurt dışında yaşayan yurttaşlarımızın durumuna da değinmek istiyorum. Bugün,
başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünyanın çeşitli köşelerinde milyonlarca
yurttaşımız yaşamaktadır. Bu çalışkan ve işine bağlı yurttaşlarımız, Türk ekonomisine
olduğu gibi, yaşadıkları ülke ekonomilerine de önemli katkılar yapmakta ve
bulundukları toplumları etnik ve kültürel açıdan zenginleştirmektedirler. Türkiye, yurt dışında, artık, kalıcı
biçimde yerleşmiş olan yurttaşlarının ve bulundukları ülkelerin uyruğuna geçmiş
olan soydaşlarımızın sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için elinden gelen
çabayı göstermeyi sürdürecektir. Ayrıca, bu yurttaşlarımızın, öz değerlerimizi
yitirmeden, içinde bulundukları toplumlarla bütünleşmelerinin, yeni ülkelerinin
siyasal ve toplumsal yaşamına etkin biçimde katılmalarının, genç kuşaklara daha
iyi bir gelecek sağlanmasının en uygun yolu olduğunu düşünüyorum. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
soğuksavaşın sona ermesiyle, Türkiye'nin içinde bulunduğu güvenlik ortamı
değişmiştir. Birçok ülke yönünden geleneksel güvenlik sorunlarının ortadan
kalkmasını sağlayan soğuk savaş sonrası düzen, Türkiye'nin çevresinde yeni ve
önemli sorunların, sıcak çatışmaların, yeni bunalım odaklarının doğmasına,
yüzlerce yıllık düşmanlıkların canlanmasına neden olmuştur. Savunma
politikamızı oluştururken bu yeni koşulları dikkate almak zorundayız. Dış
politikamız ile savunma politikamızın buna göre donanımlı olması gerekmektedir.
Bugüne kadar ülkemizin savunmasını üstün başarıyla yerine getirmiş olan Silahlı
Kuvvetlerimizin 21 inci Yüzyılın siyasal, toplumsal ve teknolojik gelişmelerine
koşut biçimde esnek ve hareketli duruma getirilmesi yönündeki çabalarımızı
sürdürmeliyiz. Bunların yanı sıra, ülkemiz, uluslararası
silahsızlanma çabalarını desteklemekte, küresel ve bölgesel düzeyde barış ve
güven ortamının geliştirilmesine katkısı yadsınamayacak olan uluslararası
silahsızlanma anlaşmalarına taraf olmaya önem vermektedir. Bu bağlamda Türkiye,
kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ve bölgemizde balistik füze
tehdidinin ortadan kaldırılması amacıyla uluslararası işbirliği ve denetim
düzenekleri çerçevesinde üzerine düşeni yerine getirmeyi sürderecektir. Türkiye, yeni yüzyılda izleyeceği dış
politika ereklerini, coğrafyasının, tarihinin ve ulusal çıkarlarının
oluşturduğu bir sistem içinde özgür iradesiyle belirlemiştir. Bu ereklere
ulaşmak için kararlı adımlar atmalıyız. Önümüzdeki dönemde ekonomik, siyasal ve
toplumsal reformlarını tamamlamış, Avrupa Birliğine tam üyeliğini
gerçekleştirmiş, bölgesinde barış, istikrar ve işbirliğinin güvencesi olan bir
Türkiye'nin güçlü bir biçimde ortaya çıkışını göreceğiz. Bu süreç içinde Türk
dış politikası da Türkiye'nin gelişmesinin, büyümesinin ve yeni uluslararası
mimaride küresel bir aktör olarak yerini almasının gerçek bir aracı olarak
işlev görecektir. Yüce Meclisimizin yeni yasama yılındaki
çalışmalarıyla bu yönde önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Türkiye, bulunduğu duyarlı coğrafî konum
içinde soğuksavaş sonrasında değişen jeopolitik ortamın da etkisiyle, çok
yönlü, çok boyutlu ve değişken güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya
bulunmaktadır. Yeni bin yılda Türk Silahlı Kuvvetlerinin,
yurdumuza yönelik iç ve dış tehditleri caydıracak, güvenle savunacak, ulusal
çıkarlarımızın ve 21 inci Yüzyıldaki ana ereklerimizin elde edilmesine katkıda
bulunacak ve dış politikamızı destekleyecek güç ve kudretinin ve yüksek
hazırlık düzeyinin sürdürülebilmesi, modernize edilmesi ve yeniden
yapılandırılması devletimizin ana görevleri arasındadır. Yüce Meclisimizin bu
konuda gereken duyarlılığı göstermeye devam edeceğinden eminim. Türkiye, Büyük Atatürk'ün "Yurtta
barış, dünyada barış" temel ilkesinden hareketle, barış ve istikrarın
çevresine yayılmasında, Bosna-Hersek ve Kosova harekâtlarında, Balkanlar ve
Karadenizde Çok Uluslu Bölgesel Barış Gücü oluşturulması ve Askerî Eğitim İşbirliği
ve Barış İçin Ortaklık faaliyetlerinde görüldüğü üzere doğrudan etkin bir rol
oynamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, ulusumuzun gurur
ve güvenine layık olarak, verilecek her türlü görevi eksiksiz yerine getirme
yeteneğine sahiptir. Her devletin, sınırlarını, halkını ve rejimini koruması
bir egemenlik hakkıdır. Büyük Atatürk'ün kurduğu demokratik, laik cumhuriyetin,
ulusal güç öğelerinin toptan kullanılmasıyla sonsuza kadar korunacağından
kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bir bölgesel
güç olarak etkinliğinin artırılması ve uzun dönemde küresel bir güç durumuna
gelebilmesi, yüksek teknolojiye dayanan, dinamik ve kendi kendine yeterli bir
savunma sanayii ile desteklenmesine bağlıdır. Türk savunma sanayii, bugün
gelinen noktada kayda değer bir üretim yeteneğine erişmiş olup, mal ve hizmet
alımlarındaki yerli katkı oranının daha da artırılması amaçlanmalıdır. Savunma
Sanayii Müsteşarlığınca yürütülen araştırma-geliştirmeye dayalı ortak yatırım
girişimlerine, yüksek teknolojinin ülkemize kazandırılmasına ve savunma
sistemlerinin edinilmesinde denge uygulamalarıyla döviz kaybının azaltılmasına,
savunma sanayii ticaretinde karşılıklılık ilkesinin işletilmesine ve böylece
savunmaya ayrılan sınırlı kaynakların ödemeler dengesi üzerindeki olumsuz
etkisinin en az düzeye indirilmesine büyük önem verilmektedir. Tasarılara ivedi
ve istikrarlı parasal desteği sağlamak üzere, Savunma Sanayii Destekleme Fonunun
sağlıklı oluşumuna ve gereksinme duyulan kaynakların kesintisiz akışına çaba
harcanmalıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
sonuç olarak, Türkiye'nin çağdaşlaşma ve Batı'ya yönelme ereği cumhuriyetin
kurulması ile birlikte başlatılmış olan bir süreçtir. Atatürk, Cumhuriyeti
kurarken, çağdaş uygarlık düzeyine erişmeyi ulusumuza erek olarak göstermiştir.
1998 yılında kutladığımız cumhuriyetin 75 inci yıldönümü, çağdaş uygarlığı
yakalama yarışında başarılan ve henüz başarılamayan hususların bir değerlendirmesine
olanak vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu 75 yıllık dönemi, tarihin en
uzun barış dönemi olmuş ve büyük bir kalkınma gerçekleştirilmiştir. Dünyadaki
gelişmeler Türkiye'nin önemini artırmış, ülkemiz için yeni ufuklar ve fırsatlar
yaratmıştır. Türk Ulusu ve Devletinin çağdaşlığı benimsediği ve evrensel
değerleri ilke edindiği 21 inci Yüzyıla girdiğimiz dönemde, dünyadaki hızlı
gelişmelere koşut olarak, Türkiye'ye çağı yakalatacak ulusal ana ereklerin
belirlenmesi tarihî bir görevdir. Türkiye'nin çağdaşlaşma ereğine ulaşması
için gerekli karar alma sistemi, toplumun uzun dönemli çıkarlarını koruyup
gerçekleştirecek bir yapıya oturtulmalıdır. Bunun için de saydamlığa, doğru ve
hızlı bilgi akışının sağlanmasına, hukuksal ve kurumsal altyapının ve
reformların en etkin biçimde gerçekleştirilmesine gereksinme bulunmaktadır.
Karar alma yöntemine sivil toplum kuruluşlarının da katılması, alınan
kararların uygulanmasının sürekli izlenmesi, sonuçların denetlenmesi ve
değerlendirilmesi asıl olmalıdır. Türkiye'nin, Avrupa Birliğine tam
üyeliğinin gerçekleştirilmesi, 21 inci Yüzyıl ana ereklerinin başında
gelmektedir. Türkiye'nin, Avrupa Birliğine tam üyelik süreci içinde olması,
uluslararası kurallara uyma ve bilgi toplumunun gerektirdiği koşulları yerine
getirme yönünden önemli bir fırsat yaratmaktadır. Bu çerçevede Avrupa Birliğine
tam üyelik, binlerce yıllık tarih ve kültür birikimine sahip olan ülkemizin
gerçek potansiyelini ortaya koymasına ve birikimini dünyayla paylaşmasına
yardımcı olacaktır. Önemli bir jeostratejik konuma sahip olan
ülkemiz, bulunduğu bölgede politik, ekonomik, sosyal ve kültürel etkileşimi
artırarak, bölge ve dünya barışına daha büyük katkılar yapabilecektir. Avrupa
Birliğine tam üyelik ereği, Türkiye'nin stratejik vizyonunun ayrılmaz bir
parçasıdır. Bu erek, Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ereğiyle
örtüşmektedir. Ekonomik ve sosyal yapıda gerekli
dönüşümlerin gerçekleştirilmesi durumunda, Türkiye'nin önümüzdeki yirmi yıllık
dönemde yıllık ortalama yüzde 7 büyüme hızını gerçekleştirmesi, kişi başına
gelirini Avrupa Birliği ülkeleri düzeyine yaklaştırması ve bu dönemde 1,9
trilyon dolar civarında bir gayri safî millî hâsıla düzeyine ulaşarak, dünyanın
ilk 10 ekonomisi arasına girmesi olanaklıdır. Türkiye'nin jeostratejik konumu, kültürel birikimi ve siyasal,
ekonomik, toplumsal ve askerî alanlarda gerçekleştireceği gelişmeler sonucu
2010'larda bölgesel bir güç olarak etkinliğini daha da artırması, 2020'lerde
ise küresel bir güce dönüşmesi ereklenmelidir. Cumhuriyetin kültür öğesini bugünlere
taşımak, kültürel yükselmenin yollarını açmak zorundayız. Bilimde, sanatta,
teknolojide, sporda söz sahibi olmalıyız. Kültür alanımızı genişletmeliyiz. Temel değerlerimizi ve kimliğimizi
koruyarak, bilgi toplumu düzeyine geçişin sağlanması ve toplum yaşamının
kalitesinin yükseltilmesi uzun dönemli temel hedeflerimizden biridir.
Günümüzde, ancak bilgi çağının gereklerine ayak uydurabilen, bilim ve teknoloji
üretme konumuna gelebilen uluslar, 21 inci Yüzyılda daha etkili ve güçlü
olabileceklerdir. Bilgi çağında demokrasi ve kalkınma ayrılmaz bir ikili
oluşturacaktır. Araştırma-geliştirmeye, eğitime, sağlığa, bilim ve teknoloji
yeteneğinin güçlendirilmesine artan bir önem verilmesi gerekmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, 21 inci Yüzyıl
jeostratejik ortamının gereksinmelerine yanıt verecek ve müşterek harekât
konseptinin gereklerini yerine getirecek biçimde reorganize ve modernize
edilmesi, en yüksek caydırıcılık gücüne ve hazırlık düzeyine yükseltilmesi ve
etkin bir savunma sanayii ile desteklenmesi asıldır. 21 inci Yüzyılın başı için belirlenen bu
ana hedefler, Bakanlar Kurulunca kabul edilmiş bulunan Uzun Vadeli Gelişme
Stratejisine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan Sekizinci Beş
Yıllık Kalkınma Planına ve stratejik askerî planlamalara da uygun
bulunmaktadır. Türkiye, söz konusu olan ana hedefleri en geç Cumhuriyetin 100
üncü yıldönümünü kutlayacağı 2023 yılına kadar gerçekleştirmelidir. 2023
yılından sonra da Türk Ulusunun çağın gereklerine uygun yeni dinamik ülküler
doğrultusunda ilerlemeyi sürdürmesi gerekmektedir. Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık
düzeyine ulaşma ve aşma ereği doğrultusunda, Türkiye gelişmesini daha ileri
aşamalara ulaştırmakta kararlıdır. Türkiye, 21 inci Yüzyılda, kültür ve
uygarlığın en ileri aşamasına ulaşarak dünya standartlarında üreten, gelirini
adil paylaşan, insan haklarını güvenceye alan, hukukun üstünlüğünü, katılımcı
demokrasiyi, laikliği, din ve vicdan özgürlüğünü en üst düzeyde gerçekleştiren
etkili bir dünya devleti olacaktır. Bunun en büyük güvencesi, toplumumuzun
dinamizmi ve yaratıcı gücüdür. Ulusumuza, devletimize ve demokrasimize
olan inancımızı koruyarak Yüce Atatürk'ün
kurduğu cumuhuriyetin etrafında topluca durarak, cumhuriyetin
dayandığı temel ilkelere bağlı kalarak
ve ulusal birlik ve beraberlik içinde çok çalışarak, 21 inci Yüzyılın ilk
çeyreği içinde çağdaş, demokratik, laik, bilgi çağını yakalamış, mutlu, büyük
ve güçlü bir Türkiye'yi yaratmamız gelecek kuşaklara karşı tarihî bir
sorumluluğumuzdur. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken,
Yüce Meclisimizin Sayın Başkanını ve değerli üyelerini içten saygılarımla
selamlıyorum. (Alkışlar) BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Genel
Kurulumuzu onurlandırarak, yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapan Sayın
Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızda, Sayın Cumhurbaşkanımızın
temennilerinden azamî ölçüde faydalanılacağına da inanıyorum. Sayın milletvekilleri, siyasî parti
gruplarının Başkanlığımıza verdikleri müşterek imzalı bir önerge vardır, okuyorum
: I. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam) B) ÇEŞİTLİ
İŞLER 1. - Siyasî
parti gruplarının, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde
görüşülmekte olan sözde Ermeni soykırımı karar tasarısına ilişkin müşterek
önergesi (5/8) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi, Amerika
Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde görüşülmekte olan ve halkımızın
infialine yol açan sözde Ermeni soykırımına ilişkin karar tasarısı ile ilgili
gelişmeleri üzüntü ve dikkatle izlemektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Büyük
Atatürk'ün işaret ettiği "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesine
gönülden bağlıdır. Bu ilkeye bağlılığın doğal bir sonucu olarak, dünya
milletleri arasında anlayış, barış ve dostluğun hâkim olacağı bir ortamın yaratılarak
gelecek nesillere miras bırakılmasına hizmet etmeye çalışmaktadır. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti de, dünyada ve özellikle bulunduğu bölgede barış ve
istikrarın tesisini ve sürdürülmesini istemektedir. Bu barış ve istikrarın ilk
koşulu da ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüklerine saygı gösterilmesidir. Ne yazık ki, Ermenistan'ın, komşularının
toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstermediğini, bir komşusunun
topraklarını işgal altında tutmasından ve bir diğer komşusunun topraklarında
gözü olduğunu, anayasasına derçettiği Bağımsızlık Bildirgesinden görmekteyiz.
Ayrıca, yöneticilerinin çeşitli vesilelerle yaptıkları konuşmalarda, ülkemizi
hedef alan açıklamaları da dikkat çekmektedir. Ermenistan yöneticilerine,
seçtikleri bu yanlış yoldan vazgeçerek, Türkiye aleyhine üçüncü ülke
kurumlarında sürdürdükleri girişimleri durdurmalarının ve Türkiye ile iyi
komşuluk içinde yaşama yollarını aramalarının gerektiğini hatırlatırız. Bu yolu
seçtikleri takdirde, hiç kuşkusuz, en başta Ermenistan halkı fayda görecektir. Tarih, ülkeler ve halklar arasında kin ve
nefret duygusunu körüklemek için bir husumet unsuru olarak değil, milletler
arasında hoşgörü ve anlayışın yerleştirilmesi ve geliştirilmesi için
kullanıldığı takdirde insanlık için faydalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, küçük siyasî
hesaplar için, tarihi çarpıtarak, tek yanlı ve yanlış iddialara dayalı
gerekçelerden hareketle, işin gerçek yüzünün tarihçilere bırakılması yerine,
siyasî alana çekilerek, bir milleti rencide edecek kararlardan medet uman ve
bir yasama organını bu amaçlar için kullanmaya yeltenenlerin, uzun yıllara
dayanan Türk-Amerikan dostluğunu tehlikeye düşürecek girişimlerini de kuvvetle
kınamaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, dost ve
müttefik Amerika Birleşik Devletleri Kongresini, iki ülke arasında her alanda
mevcut dünya ve bölge barışı için önem taşıyan, işbirliğine zarar verecek
davranışlardan kaçınmaya da davet etmektedir. Aydın Tümen Ömer İzgi Bülent Arınç (Ankara) (Konya) (Manisa) DSP
Grup Başkanvekili MHP Grup Başkanvekili FP Grup Başkanvekili Beyhan Aslan Saffet Arıkan
Bedük (Denizli) (Ankara) ANAP Grup Başkanvekili DYP
Grup Başkanvekili (Alkışlar) BAŞKAN- Okunan ve Türkiye Büyük Millet
Meclisince ittifakla benimsenen bu önergenin Başkanlığımızca gereği yerine
getirilecektir. (Alkışlar) Sayın milletvekilleri, gündemin diğer bir
maddesine geçiyorum. Trafik Kazalarının Nedenlerinin
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan
(10/139,14,126,132,133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu
Başkanlığının, komisyonun görev süresinin uzatılmasına dair bir tezkeresi
vardır; okutuyorum: C)
TEZKERELER VE ÖNERGELER 1. -
(10/139, 14, 126, 132, 133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu
Başkanlığının, komisyonun görev süresinin bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi
(3/625) 22
Eylül 2000 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Trafik Kazalarının Nedenlerinin
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan
(10/139,14,126,132,133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonumuzun, görev
süresi 30.9.2000 tarihinde bitmektedir; ancak, çalışmaların tamamlanıp raporun
hazırlanabilmesi için eksüreye ihtiyaç duyulmuş ve 21.9.2000 tarihli toplantıda
bu konuda karar alınmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün
105 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre Komisyonumuza 30.9.2000 tarihinden
itibaren 1 aylık eksüre verilmesini arz ederim. Saygılarımla. Ahmet
Tan (İstanbul)
Komisyon
Başkanı BAŞKAN- İçtüzüğün 105 inci maddesinin
ikinci fıkrasında yer alan "Araştırmasını üç ay içinde bitiremeyen
komisyona bir aylık kesin süre verilir" hükmü gereğince, komisyona bir
aylık eksüre verilmiştir. Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulunun
bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım : IV. - ÖNERİLER A) DANIŞMA KURULU
ÖNERİLERİ 1. -
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçiminin yapılacağı günlere ilişkin
Danışma Kurulu önerisi 29.9.2000 Danışma Kurulu Önerisi Aday bildirme süresi 10 Ekim 2000 Salı
günü saat 24.00'te sona erecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
seçimine 12 Ekim 2000 Perşembe günü başlanarak, aynı gün 1 inci ve 2 nci
oylamanın yapılmasının, seçimin bu oylamalarda sonuçlanmaması halinde; 3 üncü
oylamanın 17 Ekim 2000 Salı günü yapılmasının, bu oylamada da sonuç alınamaması
halinde 4 üncü oylamanın 18 Ekim 2000 Çarşamba günü yapılmasının Genel Kurulun
onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür. Yıldırım Akbulut Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Aydın Tümen Ömer
İzgi DSP Grubu Başkanvekili MHP
Grubu Başkanvekili Bülent Arınç Beyhan
Aslan F.P. Grubu Başkanvekili ANAP
Grubu Başkanvekili Saffet Arıkan Bedük DYP Grubu Başkanvekili BAŞKAN - Teşekkür ederim. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler...
Kabul etmeyenler... Danışma Kurulunun önerisi kabul edilmiştir. II. -
BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam) B) ÇEŞİTLİ
İŞLER (Devam) 2. - TBMM
Başkanlığı için gösterilecek adayların müracaat süresine ilişkin Geçici
Başkanlık duyurusu BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bugünkü
gündemimizde başkaca bir konu bulunmamaktadır; ancak, şunu açıklamak istiyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının seçimine, alınan karar gereğince, 12
Ekim 2000 Perşembe günü başlanacaktır. Anayasanın 94 üncü maddesi gereğince,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı için gösterilecek adaylar, bugünden
itibaren 10 gün içinde, yani, 10 Ekim 2000 Salı gününün bitimine, saat 24.00'e
kadar Geçici Başkanlık Divanımıza bildirilecektir. Anayasanın 94 üncü ve İçtüzüğümüzün
10 uncu maddesi gereğince, Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden
itibaren 10 gün içinde tamamlanacaktır. Sayın milletvekilleri, alınan karar
gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçimini yapmak için, 12 Ekim
2000 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyor, yeni ve
hayırlı bir yıl dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. Kapanma
Saati:17. 43 V. - SORULAR VE CEVAPLAR A) YAZILI
SORULAR VE CEVAPLARI 1. -
Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, 4454 sayılı basın affıyla ilgili
kanundan yararlananlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün
cevabı (7/1763) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın Sayın Adalet Bakanı
tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygı ile arz ederim. Mehmet Elkatmış Nevşehir TCK’nun 312 nci
maddesinin siyasal amaçlarla ve biraz da zorlanarak sıkça kullanıldığı bir
vakıadır. Bu maddeden ve Terörle Mücadele Kanunu ile mahkûm olanlardan bir
kısım kişilerin cezasına 4454 sayılı kanun hükümlerine göre af getirilirken bir
kısım kişilerin mahkûmiyetleri af kanunu dışında tutulmuştur. Sorular: 1. 4454 sayılı basın affı
hükümlerinden kaç kişi faydalanmıştır? 2. Bu kanun hükümlerinden
faydalananların isimleri ve suçları nedir? 3. Bu kanun hükümlerinden
faydalananlardan kimler TCK’nun 312 nci maddesinden kimler, Terörle Mücadele
Kanunu hükümlerinden mahkûm olmuş veya haklarında dava açılmıştır? T.C. Adalet Bakanlığı 2.8.2000 Bakan : 971 Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İLGİ: a) Kanunlar ve
Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 10/04/2000 tarihli ve
A.01.0.GNS.0.10.00.02-5089 sayılı yazınız. b) 17/04/2000 tarihli ve
506 sayılı yazımız. c) Kanunlar ve Kararlar
Dairesi Başkanlığı ifadeli, 22/05/2000 tarihli ve A.0l.0.GNS.0.10.00.02-5670
sayılı yazınız. d) 29/05/2000 tarihli ve
700 sayılı yazımız. İlgi (a) yazınız ekinde
alınan, Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış tarafından Bakanlığımıza
yöneltilen ve yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1763-5011 Esas No.lu
soru önergesinde yer alan hususlarla ilgili cevaplarımız ilgi (d) yazımız
ekinde bildirilmiştir . Söz konusu soru
önergesine verilen cevabımızda ayrıca bildirileceği belirtilen konulara ilişkin
cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim. Prof. Dr. Hikmet Sami Türk Adalet Bakanı Sayın Mehmet Elkatmış Nevşehir Milletvekili Bakanlığımıza
yönelttiğiniz ve yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/1763-5011 Esas
No.lu soru önergesine daha önce verilen cevabımızda, ayrıca bildirileceği
belirtilen konuya ilişkin bilgiler aşağıda sunulmuştur: İlgili Cumhuriyet
Başsavcılıklarından alınan yazılarda yer alan bilgi1ere göre 2000 yılı Mayıs
ayı itibarıyla düzenlenen, basın yoluyla işlenen suçlardan dolayı haklarında
hazırlık soruşturması yapılan ve 4454 sayılı Kanun gereği kamu davasının
açılmasının ertelenmesine karar verilenlere ait (1) No.lu cetvel, basın yoluyla
işledikleri suçlardan dolayı haklarında kamu davası açılan ve 4454 sayılı Kanun
gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilenlere ait
(2) No.lu cetvel, basın yoluyla işlenen suçlardan mahkûm olan ve cezaları 4454
sayılı Kanun gereğince ertelenenlere ait (3) no.lu cetvel ekte sunulmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Prof. Dr. Hikmet Sami Türk Adalet Bakanı 2. - Muğla Milletvekili Fikret Uzunhasan’ın, Yatağan-Çine
Barajının adına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sorusu ve Kültür
Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/1870) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Sayın Cumhur Ersümer tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla. 18.4.2000 Fikret Uzunhasan Muğla Yapılmakta olan
Yatağan-Çine arasındaki Çine Barajı göl sahasında kalan, arkeolojik ve antik
değeri olan “İnce Kemer” köprüsünün üzerinde bulunduğu çay ve alanla birlikte
mitolojik hikaye-lerdeki adı “Marsiyas”dır. Yerli ve yabancı pek çok turist
tarafından bu isimle ziyaret edilmekte olan bu köprü, baraj tamamlandığında,
mitolojik alanla birlikte sular altında kalacaktır. Soru : Bu tarihi eseri ve
çevresini doğal haliyle başka bir yere taşımamız mümkün olamayacağına göre
kurulacak olan barajın adını: a) “Marsiyas” Barajı? b) “İnce Kemer” Barajı? c’ “Marsiyas İnce Kemer”
Barajı? Veya bu üç seçenekten
birini koyarak mitolojiyi sürdürmemiz mümkün müdür? T.C. Kültür Bakanlığı 26.7.2000 Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Sayı : B.16.0.APK.0.12.00.01.940-478 Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : a)T.B.M.M.
Başkanlığı Kan. Kar. Müd.’nün 28 Nisan 2000 gün ve A.01.0.GNS. 0.10.00.02-12460
sayılı yazısı. b) 15 Mayıs 2000 tarih ve
B.16.0.APK.0.12.00.01.940-259 sayılı yazımız. Muğla Milletvekili Sayın
Fikret Uzunhasan’ın Çine Barajı’nın adının değiştirilmesi hususundaki önergesi
ile ilgili olarak Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığından alınan cevabi yazıda;
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü hizmet alanı içerisine giren sulama, enerji,
taşkın koruma amaçlı projeler kapsamında inşa edilen tesislerin adını genel
olarak bulunduğu çevreden aldığı ve Bütçe Kanunu ile uygulama programlarında da
yine bu isimle anıldığı için baraj adının değiştirilmesinin mümkün olamadığı
belirtilmektedir. Bilgilerinize arz ederim. M.
İstemihan Talay Kültür
Bakanı 3. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, belediye
başkanlarının eğitim semineri adı altında düzenledikleri yurt dışı gezilere
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2070) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
İçişleri Bakanı Sayın Sadettin Tantan tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 10.5.2000 Zeki
Ünal Karaman Bir kısım yazılı basında,
“Skandal üstüne skandal” başlığıyla yapılan bir açıklamada; yüzlerce belediye
başkanının eğitim semineri adı altında, Rio, Paris ve Singapur gibi eğlence
merkezlerine giderek, tatil yaptıkları, İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimler
sonucunda tespit edilmiştir. Ancak daha sonra; ilgili
belediyelerin başkanları partileri aracılığı ile bakanlığa baskı yaparak
denetlemenin tekrar yapıldığı ve aklandıkları hatta denetim yapan Bilal Uçar’ın
görevini kötüye kullanmakla suçlandığı iddia ve ifade edilmektedir. Sorularım şunlardır: 1. Böyle bir seminer
düzenlendi ise, bu seminer nerede ve hangi tarihlerde düzenlenmiştir: Hangi
belediye başkanları katılmıştır? 2. Seminere katılan
belediye başkanlarına ayrı ayrı ödenen harcırah miktarı ne kadar olmuştur? T.C. İçişleri Bakanlığı 10.7.2000 Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.002/80769 Konu: Yazılı soru
önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : a) TBMM
Başkanlığının 22.5.2000 tarihli ve Kan.Kar. Md.
01.0.GNS.0.10.00.02-7/2070-5586/5678 sayılı yazısı. b) 30.5.2000 tarihli ve
B050MAH0650002/80601 sayılı yazımız. İlgi (a) yazı ekinde
alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen Karaman Milletvekili Sayın
Zeki Ünal’ın “Belediye başkanlarının eğitim semineri adı altında düzenledikleri
yurt dışı gezilere ilişkin” yazılı soru önergesine ilgi (b) yazımızla verilen
cevapta, yurt dışında hangi tarihlerde ve nerede seminer düzenlendiği, bunlara
hangi belediye başkanlarının katıldığı ve ödenen harcırah miktarına ilişkin
bilgiler hakkında daha sonra bilgi verileceği ifade edilmiştir. 18 Nisan 1999 Mahallî
İdareler Seçimlerinden sonra seminere katılmak amacıyla yurt dışına giden
belediye başkanları ve bunlara ödenen harcırahlara ilişkin bilgiler ekte
sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim. Sadettin
Tantan İçişleri
Bakanı 4. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Tunçbilek ilave
santral projesinde yerli enerji kaynağı kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin
sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2113) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Sayın Devlet Bakanı Recep Önal tarafındanyazılı olarak cevaplandırılmasının
teminini saygılarımla arz ederim. 23.5.2000 Ahmet
Derin Kütahya 1. Enerji Bakanlığına ait
1997 yılı yatırım programında yer alan Tunçbilek TEAŞ’a 300 MW ilave santral
projesi ne zaman devreye girecektir? 2. Döviz ödeyerek ithal
ettiğimiz enerji kaynakları yerine, yerli kaynaklarımızın öncelikle
kullanılması niçin tercih edilmemektedir. T.C. Devlet Bakanlığı 11.7.2000 Sayı : B.02.0.0.004/(16)2627 Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : a) 29.5.2000
tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2113-5734/13775 sayılı yazınız. b) 30.5.2000 tarihli ve
B.02.0.004/(16)2105 sayılı yazımız. c) 10.7.2000 tarihli ve
B.02.0.001/1895 sayılı yazı. Tunçbilek ilave santral
projesinin devreye girme zamanı ve yerli enerji kaynakları ile ilgili olarak
Kütahya Milletvekili Ahmet Derin tarafından Bakanlığıma yöneltilen ve ilgisi
nedeniyle Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı (DPT) ile Enerji ve Tabiî Kaynaklar
Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına intikal ettirildiği ilgi (b) yazımızla
Başkanlığınıza bildirilen 7/2113-5734 sayılı yazılı soru önergesi konusunda
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığından alınan ilgi (c) yazı ve ekinin
suretleri ilişikte gönderilmiştir. Bilgilerine arz ederim. Recep
Önal Devlet
Bakanı T.C. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı 10.7.2000 Sayı : B.02.0.001/1395 Devlet Bakanlığına (Sn.
Recep Önal) İlgi : a) 30.5.2000 gün
ve B.02.0.004(16)2105 sayılı yazınız. b) DPT Müsteşarlığının
29.6.2000 gün ve B.02.1.DPT.08.03.223/2635 sayılı yazısı. Kütahya Milletvekili
Ahmet Derin’in tarafınızdan cevaplandırılması istenilen 7/2113-5734 esas
numaralı yazılı soru önergesi ile ilgili olarak Bakanlığım bağlı kuruluşu
Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığınca hazırlanan ilgi (b) görüş yazısı ekte
gönderilmiştir. Bilgilerinizi ve gereğini
rica ederim. Dr.
Devlet Bahçeli Devlet
Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı (İktisadî Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü) 29.6.2000 Sayı : B.02.1.DPT.0.08.03.223/2635 Konu : Soru önergesi Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcılığına (Sn.
Dr. Devlet Bahçeli) İlgi : 31 Mayıs 2000
tarih ve 1449 sayılı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı (Sn. Dr. Devlet
Bahçeli) evrak akış formu eki 30 Mayıs 2000 tarih ve 2105 sayılı Devlet
Bakanlığı (Sn. Recep Önal) yazısı ve eki. Kütahya Milletvekili
Sayıh Ahmet Derin’in Tunçbilek Santralına ait tevsiat ünitelerinin dev-reye
giriş tarihi ve yerli enerji kaynaklarının öncelikli kullanımı konu edilen soru
önergesiyle ilgili açıklamalarımız aşağıdadır. Ülke elektrik talebi
önümüzdeki dönemlerde de yüksek artış hızını sürdürecek ve yılda ortalama yüzde
8-10 arasında değişen hızlarla 2010 yılına 300 milyar kWh’e yaklaşacaktır. Bu
yüksek talep seyrine cevap verebilecek üretim, iletim ve dağıtım yatırımlarının
istikrarlı bir şekilde yürütülebilmesi için yerli ve yabancı özel sermayenin
sektöre yönlendirilmesi gerekli görülmüştür. Bu doğrultuda son onbeş yıldır
sürdürülen özelleştirme çalışmaları çerçevesinde yatırımlarda ağırlık ve
öncelik özel şirket yatırımlarına verilmiştir. Soru önergesinde konu
edilen Tunçbilek santralı tevsiat ünitesi, özel kesim yatırımlarında olabilecek
aksama ve gecikmelere karşı bir yedek proje paketi oluşturulmak amacıyla, Soma
C, Kangal 4 ve Çayırhan 5,6 tevsiat üniteleri ile birlikte Türkiye Elektrik
Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ)’ın 1997 Yılı Yatırım Programına dahil edilmiştir. Ancak geçen zaman dilimi
içinde, toplam 5830 mw güçte dört adet doğalgaz kombine çevrim ve bir adet
ithal kömürlü santral projesinden oluşan beş adet Yap-İşlet Projesinin 2001
yılı ve sonrasında işletmeye girmek üzere anlaşmaya bağlanması üzerine bu projelerin
bu dönemde başlatılmasına gerek duyulmamıştır. Söz konusu proje paketi, yeniden
yapılandırma çalışmaları ve TEAŞ’ın finansman imkânları paralelinde, önümüzdeki
yıllarda ele alınmak üzere hazır tutulmaktadır. T.C.
Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilâtı Ülke fosil enerji
kaynaklarımız rezerv, maliyet ve ısıl değer açısından kullanıma çok uygun
bulunmamaktadır. Bu nedenle ithal enerji kaynakları kaçınılmaz bir şekilde
tüketimde ağırlık kazanmaya devam edecektir. Bununla beraber çalışmalarımızda,
ülke enerji kaynaklarının gelişti-rilmesi, mümkün olan en üst düzeyde kullanımı
ve enerji alanında dışa bağımlılığın asgari düzeyde tutulması esas
alınmaktadır. Bilgilerinizi ve gereğini
arzederim. Dr.
Akın İzmirlioğlu Müsteşar 5. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Alanya yat
limanı ve balıkçı barınağı inşaatına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis
Öksüz’ün cevabı (7/2132) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına TBMM İç Tüzüğünün 96 ncı
Maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Ulaştırma Bakanı tarafından yazılı
olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Mehmet
Zeki Okudan Antalya - Alanya’da inşaatı devam
eden yat limanı ve balıkçı barınağının şu anki durumu nedir? - Ne zaman bitirilmesi
beklenmektedir? T.C. Ulaştırma Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 4.7.2000 Sayı : B.11.0.APK.0.10.01.21/EA/-970-18353 Konu : Antalya
Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın yazılı soru önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : 22.6.2000 tarih ve
A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2132-5778/13927 sayılı yazınız. Antalya Milletvekili
Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın 7/2132-5778 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı
ekte sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim. Prof.
Dr. Enis Öksüz Ulaştırma
Bakanı Antalya
Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın 7/2132-5778
Sayılı Yazılı Soru Önergesi ve Cevabı Sorular : - Alanya’da inşaatı devam
eden Yat Limanı ve Balıkçı barınağının şu anki durumu nedir? - Ne zaman bitirilmesi
beklenmektedir? Cevap : Ulaştırma Bakanlığı DLH
İnşaatı Genel Müdürlüğü 2000 Yılı Yatırım Programındaki; - Alanya Yat Limanı
İnşaatı, 5 Trilyon 280 Milyar TL. proje bedeli ve 813 Milyar TL. yıl ödeneği
ile yer almaktadır. İnşaat çalışmaları devam etmekte olan işin fizikî
gerçekleşmesi % 56 olup, 2001 yılında tamamlanması planlanmıştır. - Alanya Balıkçı Barınağı
İnşaatı, 1 Trilyon 336 Milyar TL proje bedeli ve 297 Milyar TL yıl ödeneği ile
yer almaktadır. İnşaat çalışmaları devam etmekte olan işin fizikî gerçekleşmesi
% 82 olup, 2000 yılı sonunda tamamlanması planlanmıştır. 6. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Alanya-Dim
Barajı inşaatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2133) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına TBMM İç Tüzüğünün 96 ncı
Maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Sayın M. Cumhur Ersümer tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. Mehmet
Zeki Okudan Antalya Alanya’da inşaatı devam
etmekte olan Dim Barajı’nın şu anki durumu nedir? Ne zaman Bitirilmesi
beklenmektedir? T.C. Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 3.7.2000 Sayı : B.15.0.APK.0.23-300-1165.13736 Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
5.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2133-5779/13928 sayılı yazısı. Antalya Milletvekili
Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın tarafıma tevcih ettiği, 7/2133-5779 esas no.lu
yazılı soru önergesi TBMM İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanarak
ekte gönderilmiştir. Bilgilerinize arz ederim. M.
Cumhur Ersümer Enerji
ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Antalya
Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın Yazılı
Soru Önergesi ve Cevabı (7/2133-5779) Soru : Alanya’da inşaatı
devam etmekte olan Dim Barajının şu anki durumu nedir? Ne zaman bitirilmesi
beklenmektedir? Cevap : Sulama, enerji ve
içmesuyu amaçlı Alanya II. Merhale projesi kapsamında Alanya İlçesinin 13 km
kuzeydoğusunda Dim Çayı üzerinde inşa edilmekte olan Dim Barajında depolanacak
250 milyon m3 su ile 5312 hektarlık alanın sulanması, 36 mw kurulu güçteki
santral vasıtasıyla yılda ortalama 126 milyon kwh, enerji üretilmesi ve Alanya
İlçesine yılda 47,3 milyon m3 içmesuyu sağlanması hedef alınmış olup, proje
Bakanlığım DSİ Genel Müdürlüğünün yatırım programında sulama ve enerji yönüyle
yer almaktadır. Projenin su kaynağı olan
Dim Barajı 26.12.1996 tarihinde ihale edilmiş olup, halen, inşaatı sürdürülen
barajda ulaşım yolları ve derivasyon kazısı işlerine devam edilmektedir.
Mukavelesine göre de 20.7.2002 tarihinde ikmali öngörülmüşür. Sulama tesisleri ile
baraj daimi teçhizat işleri de baraj inşaatının seyrine göre önümüzdeki
yıllarda ele alınabilecek olup, projenin 2004 yılında enerji üretimine geçmesi
programlanmıştır. Projeye 2000 yılı için
iki sektörden toplam 14,250 trilyon TL. ödenek talep edilmiş ve 10,050 trilyon
TL. ödenek verilmiştir. 7. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı’nın,
Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu Cam Bölümü mezunlarına ilişkin
sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2135) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
yazılı olarak Millî Eğitim Bakanı tarafından yanıtlanmasını saygılarımla arz
ederim. B.
Fırat Dayanıklı Tekirdağ Trakya Üniversitesine
bağlı Meslek Yüksek Okulu Cam Bölümü mezunu bir çok gencimiz mevcut olup, bu
gençlerimizin hiçbirisi bir çok cam fabrikası olmasına rağmen işe girememiştir.
Cam fabrikaları gerekçe olarak da bu okul mezunlarını almadıklarını, bu okulların
açılmaması hususunda uyarılarda bulunduklarını belirtmektedirler. Şu anda cam
bölümünden mezun birçok gencimiz bu konuya bir çözüm beklemektedirler. 1. Bakanlığınızın, bu
gençlerimizin mağduriyetini gidermek için ne gibi bir çalışması mevcuttur? 2. Kamu kuruluşlarında
çalışabilmeleri açısından herhangi bir düzenleme yapılmakta mıdır? T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 17.7.2000 Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1826 Konu : Soru önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
5.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2135-5792/23968 sayılı yazısı. Tekirdağ Milletvekili
Sayın Bayram Fırat Dayanıklı’nın, “Trakya Üniversitesine bağlı Meslek
Yüksekokulu Cam Bölümü mezunlarına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir. 1. Cam fabrikalarının,
Meslek Yüksekokulu Cam Bölümü mezunlarını istihdam etmedikleri yolunda,
Bakanlığımıza ulaşmış herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Gerek kamu gerekse özel
sektörde istihdam, tamamen arz-talep dengesine bağlı olan bir husustur. 2. Ülkemizde, zorunlu
hizmet karşılığı yükseköğrenim görenler dışında kalanların, kamuda
görevlendirilmelerinin zorunlu olduğu hakkında yasal bir düzenleme
bulunmamaktadır. Söz konusu mezunların,
kamuda görev almaları, emsalleri için olduğu gibi, yasalarla belirlenmiş olan
hükümler çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bilgilerinize arz ederim. Metin
Bostancıoğlu Millî
Eğitim Bakanı 8. - Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik’in, Etimesgut ve
Güvercinlik havaalanları Mania Planına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı
Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2143) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına TBMM İçtüzüğünün 96 ncı
maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Millî Savunma Bakanı Sabahattin
Çakmakoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla. M.
Zeki Çelik Ankara 1. Genel Kurmay
Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 6048-297-99/UÇS-EMN-Ş, 2123 sayı ve
18.11.1999 sayılı yazısı ve, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğü B.11.0.SHG-00-12-00-6107-7061 sayı ve 24.12.1999 tarihli yazısıyla
uygulamaya konan Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanları Mania Planı ile ilgili
Bakanlığınızın, belediyelerin ve şehir planlamacıların görüşü alınmış mıdır? 2. Bu uygulamayla 10.848
hektar toplam alanı bulunan Yenimahalle Belediyesinin yüzde 70’ine yapılaşma
sınırı getirilmekte ve bu durumda Yenimahalle Belediyesinin tüm imar gelirleri
engellenmiş olmuyor mu? 3. Söz konusu mania Planı
ile Ankara’nın en önemli kentsel şehirleşme koridorlarında gerçekleştirilmesi
planlanmış kamu ve özel sektöre ait tüm rasyonel projeler tamamen durdurulmuş
ve şehrin gelişmesi engellenmiş olmuyor mu? 4. Mal sahibinin arsası
veya yarım kalmış inşaatı üzerinde kullanım hakkını hiçbir tazminat ödemeden
elinden almayı hukuk mantığıyla bağdaştırıyor musunuz? 5. Ankara’nın şehir
gelişimini, mekansal ve ekonomik yönden olumsuz etkileyen bu ‘mania planının’
yerel yönetimlerin de görüşlerinin alınacağı bir komite oluşturularak yeniden
görüşülmesini düşünüyor musunuz? 6. Eğitim amaçlı
uçuşların yapıldığı Güvercinlik ve Etimesgut havaalanlarını şehir dışında bir
yere taşımayı düşünüyor musunuz? T.C. Millî Savunma Bakanlığı 30.6.2000 KAN.KAR. : 2000/7019-GK Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD:A.01.0.GNS.0.10.00.02- 7/2143-5837/14043 sayılı
yazısı. Ankara Milletvekili M.
Zeki Çelik tarafından verilen “Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanları Mania
Planına ilişkin” 7/2143 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı Ek’te
sunulmuştur. Arz ederim. Sabahattin
Çakmakoğlu Millî
Savunma Bakanı Ankara
Milletvekili M. Zeki Çelik Tarafından Verilen 7/2143
Sayılı Yazılı Soru Önergesinin Cevabı 1. Soru önergesinde 1999
yılında yürürlüğe konulduğu belirlenen Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanı mania
planının her ölçekteki imar planına işaretlenmesi, Millî Savunma Bakanlığınca
28 Eylül 1994 ve 5 Mart 1997 tarihli yazılar ile ilgili belediyelerden talep
edilmiştir. Havaalanı çevresinde
yapılaşmanın uçuş güvenliğini etkilemeyecek biçimde gerçekleşme zorunluluğu,
bizimde taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde belirtilen standartlara uyma
yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. 2. Yenimahalle Belediyesi
sınırları içerisindeki yeni yapılaşma talepleri konusunda uçuş güvenliğini
sağlayacak şekilde yönlendirme yapılırken, kesinlikle yasal prosedüre
uyulmaktadır. 3. Söz konusu soru
önergesinde yer verilen Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanları 1940’lı yıllardan
beri faaliyete devam etmekte olup, çevresi sonradan sağlıksız kentleşme
nedeniyle meskûn mahal haline gelmiştir. Bu nedenle anılan havaalanlarının
şehrin gelişmesini etkilediğinden bahsetmek olanaksızdır. 4. Mania planları
kapsamında ve mevzuata uygun olarak inşaasına başlanılmış yapılar bakımından,
herhangi bir şekilde kazanılmış haklara aykırılık oluşturacak tahdit
uygulanmamaktadır. 5. Uçakların yerleşim
merkezlerinden etkilenmemesi için, yüksek binaların üstüne ışıklandırma
konulmasına çalışılmaktadır. Ayrıca, kişi ve kuruluşların bu planlardan en az
şekilde etkilenmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. 6. Söz konusu
havaalanları çok yüksek maliyette olup, taşınması imkansızdır. Bilgilerinize sunarım. Sabahattin
Çakmakoğlu Millî
Savunma Bakanı 9. - Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas’ın, Van SSK
Hastanesinin sorunlarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2144) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Yaşar Okuyan tarafından yazılı olarak
cevaplandırılması gereğini arz ederim. Saygılarımla. 31.5.2000 Maliki
Ejder Arvas Van Seçim bölgem olan Van
İlindeki SSK Hastanesi bölgesi olup, Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri İl ve
ilçelerindeki toplam 227 000 işçiye sağlık hizmeti vermektedir. İnsanlarımız,
işçilerimiz en zor şartlarda, terör tehlikesi altında emek sarf etmektedirler.
Perişan ve kaderlerine terk edilmiş durumdadırlar. 1. SSK Van Hastanesinde
KBB Uzmanı, Beyin Cerrahi, Ortopedi, Ruh ve Sinir Hastalıkları ve buna benzer
hayati önem arz eden alanlarda hiç doktor bulunmamaktadır. Bu sorunu ne zaman
ve ne şekilde gidermeyi düşünüyorsunuz? 2. Aynı sorun SSK Hakkâri
Dispanseri için de geçerli Dahiliye Uzmanı, Çocuk Hastalıkları Uzmanı, Genel
Cerrahi, Kadın Doğum Uzmanı ve Pratisyen kadrosu bulunmasına rağmen hiçbir
alanda doktor mevcut değildir. Buna nasıl bir çözüm getireceksiniz? 3. SSK Erciş Sağlık
İstasyonunda 1 adet pratisyen tabip kadrosu mevcut olup, ancak yine tabip
bulunmaktadır. En kısa zamanda tabip göndermeniz mümkün olacak mı? 4. Yine SSK Van
Hastanesinin teknik personel açığı hemşire yetersizliği ve ihtiyaca cevap
veremeyen tıbbî malzemelerin temini için program dahilinde olan bir çalışmanız
var mı? Varsa ne zaman gerçekleştirilmesi beklenmektedir? 5. 1990 yılında Van SSK
Hastanesi polikliniklerinin en azından dışarıya alınması, prefabrik olması
yönünde yetkililerce söz verilmesine rağmen 10 yıldır bu konu hâlâ
gerçekleşmemiştir. Bu yönde bir çalışmanız veya verilmiş bir kararınız var
mıdır? T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Güvenlik Kuruluşları Genel Müdürlüğü 10.7.2000 Sayı : B.13.0.SGK.0.13.00.01/5519-017993 Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : 12.6.2000 tarihli
ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2144-5839/14041 sayılı yazınız. Van Milletvekili Maliki
Ejder Arvas tarafından hazırlanan “Sosyal Sigortalar Kurumu Van Hastanesinin
sorunlarına ilişkin” 7/2144-5839 Esas No.lu yazılı soru önergesi ile ilgili
olarak Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre; Van Hastanesinde halen 2
Dahiliye Uzmanı, 1 Hariciye Uzmanı, 2 Göz Hastalıkları Uzmanı, 1 Nisaiye
Uzmanı, 1 Cildiye Uzmanı, 1 Çocuk Sağlığı Uzmanı, 1 Üroloji Uzmanı, 3 Tabip ve
2 Diş Tabibi fiilen görev yapmaktadır. Ayrıca, 2 KBB Uzmanının naklen atanmasına
ilişkin yazışmalar sürdürülmekte olup, söz konusu hastanede boş bulunan 1 Beyin
Cerrahi, 2 Ortopedi, 1 Nöroloji Uzmanı kadrolarına atama yapılması yönündeki
çalışmalar devam etmektedir. Hakkâri Dispanserine
naklen atama yapılmak üzere 1 tabibin atamasına yönelik çalışmalar devam
etmekte, ayrıca 1 dahiliye, 1 çocuk hastalıkları, 1 genel cerrahi ve 1 kadın
doğum uzmanı kadrolarına atama yapılmak üzere çalışmalar da sürdürülmektedir. Erciş Sağlık İstasyonunun
1 tabip norm kadrosu bulunmakta ve bu kadroda halen Dr. Ali Doğan görev
yapmaktadır. Van Hastanesinin 3 adet
teknisyen norm kadrosuna karşılık 2 elektrik, 2 motor, 3 sıhhi tesisat
teknisyeni fiilen görev yapmakta, bu durumda adı geçen hastaneye tahsis edilen
norm kadro sayısının üzerinde personel istihdam edildiği görülmektedir. Diğer taraftan; aynı
hastanede 80 hemşire, 12 ebe norm kadrosuna karşılık 41 hemşire ve 5 ebe fiilen
görev yapmakta olup, boş bulunan diğer kadrolar için Devlet Memurluğu Sınavında
başarılı olanlar arasından atama yapılmak üzere durum Devlet Personel Başkanlığına
bildirilmiştir. Ayrıca, Van Hastanesi
Baştabibliğinin talebi üzerine hastaneye tahsisi uygun görülen ve temin işlemi
devam eden tıbbî malzemelerin listesi ekte sunulmuştur. Öte yandan; Van
Hastanesinde sağlık hizmetinin en iyi şekilde verilmesinin sağlanması
bakımından adıgeçen hastanenin bahçesine ek poliklinik binası yapılması konusu
kurumun 2001 Yılı Yatırım Programı Teklifi hazırlık çalışmalarında
değerlendirilmeye alınacaktır. Bilgilerinize arz ederim. Yaşar
Okuyan Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanı Tıbbî Malzeme Adı Miktarı Binoküler Mikroskop 1 Adet Benmari 1 Adet Otoanalizör (orta tip) 1 Adet Elektrokoter 1 Adet KBB Muayene Koltuğu 2 Adet Diyasemen 2 Adet KBB Fotöyü 1 Adet Otoskop 1 Adet Clar Aynası 1 Adet Nebulizatör 1 Adet Eskar Yatağı 1 Adet Laringaskop Sapı 1 Adet Laringaskop 2 Adet Otomatik Film Banyo
Cihazı 1 Adet Kan Sayım Cihazı (18
Parametreli) 1 Adet 10. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Merkez Bankasınca
el konulan bankaların off-shore hesaplarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı
Recep Önal’ın cevabı (7/2145) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Sayın Devlet Bakanı Recep Önal tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının
teminini saygılarımla arz ederim. Ahmet
Derin Kütahya 1. Merkez Bankası
Tasarruf Sigorta ve mevduat fonu tarafından el konan, 5 bankanın herbiri
Off-Shore hesaplara ne kadar para toplamıştır? 2. Off-Shore hesaplara
toplanan paraları bu bankalar ne yapmıştır? Paralar yurtdışına havale edilmiş
midir? Yurtdışına gitmemiş ise nerede kullanılmıştır? 3. Off-Shore hesaplara
diğer bankalar tarafından da para toplanmakta mıdır? 4. Off-Shore hesaplara
bankalar ne zamandan beri, vekil sıfatı ile para toplamaktadır? Bu para toplama
işinden, Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankasının bilgisi var mıdır? Off-Shore
hesaplara para toplamak için bir izin gerekiyor mu? 5. Bankalar Yeminli
Murakıplarının Off-Shore hesapları konusunda bir raporları mevcut mudur?
Murakıpların her banka denetim ve incelemesinde bu konuda bir değerlendirmesi
var mıdır? T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü 7.7.2000 Sayı : B.02.1.HM.0.BAK.02.02/BG.55667 Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : 12.6.2000 tarih ve
A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2145-5840/14042 sayılı yazınız. Kütahya Milletvekili
Ahmet Derin’in ilgide kayıtla yazınız ekinde yer alan 7/2145-5840 sayılı soru
önergesinde belirtilen hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır. 1. Egebank A.Ş.,
Sümerbank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Yaşarbank A.Ş.
aracılığıyla sırasıyla Egebank Off-Shore Ltd, Efektif Bank Off-Shore Ltd, Yurt
Security Off-Shore Ltd. ve Yaşar Foreign Trade Off-Shore Ltd’nde 4296 gerçek
kişi tarafından açılan mevduat tutarı toplam 88.159 milyar TL’dir. 2. Egebank A.Ş., Yurt
Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Sümerbank A.Ş.’nin anılan Off-Shore bankalarda
doğrudan ve/veya dolaylı hiçbir ortaklık payı olmadığından, söz konusu
Off-Shore bankalar nezdindeki mevduatların nerelere aktarıldığı konusunda,
Egebank A.Ş., Yurtbank A.Ş. ve Sümerbank A.Ş.’nin hiçbir yükümlülüğü olmadığı
gibi, hukukî sorumluluğu da bulunmamaktadır. Yaşarbank A.Ş.’nin ise, Yaşarbank
Foreign Trade Off-Shore Ltd’ndeki dolaylı ortaklık payı % 94.93 olup, Yaşarbank
A.Ş.’nin Fona devir tarihinden önce adı geçen Off-Shore bankadaki kaynakları,
Türkiye’de yerleşik firmalara kredi olarak kullandırılmış, bu kredilerin bir
kısmı ödenerek kapatılmıştır. Diğer krediler ise sözleşmede öngörülen çerçevede
tasfiye edilmektedir. 3-4. Bilindiği üzere,
mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 13 üncü maddesine paralel hükümler içeren
mer’i 4389 sayılı Bankalar Kanununun 10/1 inci maddesi “Bu Kanuna göre izin
verilen bankalarla özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek
veya tüzel kişi aslen veya fer’an meslek edinerek mevduat kabul edemeyeceği
gibi ticaret unvanları ve kamuya yapacakları açıklamalar ile ilan ve
reklamlarında mevduat kabul ettikleri izlenimini yaratacak ifade ve de-yimleri
kullanamazlar. Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya
herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz
karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü
mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı ye-rine katılma belgesi,
makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat
sayılmasına engel değildir” hükmünü amirdir. Hazine Müsteşarlığının T.
Bankalar Birliği vasıtasıyla tüm bankalara gönderdiği 23.11.1995 tarih ve 50703
sayılı genelgesi ile, 3182 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde
ülkemizde faaliyet göstermekte olan bankaların yurtdışında kurulu iştirakleri
yada başka malî kuruluşlar adına mevduat kabul etmelerinin, yasal olarak
yetkili olmayan yabancı kuruluşların mevduat kabul etmelerine ve bu işlemler
yoluyla Kanunun 13 üncü maddesi hükmünün bertaraf edilmesine aracılık niteliği
taşıdığı ve bu bankalar hakkında Kanunun 80 inci maddesi uyarınca yasal
takibata geçilmesini gerektireceği duyurulmuş bulunmaktadır. Diğer taraftan, söz
konusu hükümlere aykırılık teşkil eden uygulamalarla ilgili olarak Hazine
Müsteşarlığına, yasal takip yapılmasını gerektiren herhangi bir mevzuat raporu
intikal ettiril-memiştir. 5. Bankalar Yeminli
Murakıplarının görev ve yetkileri, 4491 sayılı Kanunla değişik 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 5 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, Bankalar
Yeminli Murakıpları ve Yardımcıları bu Kanun ile diğer kanunların bankalarla
ilgili hükümlerinin uygulanmasının ve her türlü bankacılık işlemlerinin
denetimini, bankaların varlıkları, alacakları, özkaynakları, borçları, kâr ve
zarar hesapları arasındaki ilgi ve dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen diğer
tüm unsurların tespit ve tahlilini yapmakla yetkili oldukları gibi, bankalar ve
bankaların iştirak ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanun
hükümleri ile ilgili görecekleri bütün bilgileri istemeye, bunların tüm defter,
kayıt ve belgelerini incelemeye yetkilidirler. Söz konusu mevzuat hükümleri
gözönünde bulundurulduğunda, Bankalar Yeminli Murakıplarının Egebank A.Ş., Yurt
Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Sümerbank A.Ş.’den bağımsız, ayrı tüzel
kişiliği haiz ve kurulu olduğu ülkenin mevzuatına tabi olarak faaliyet gösteren
off-shore bankalar nezdinde inceleme yapma yet-kisi bulunmamaktadır. Bilgilerine arz olunur. Recep
Önal Devlet
Bakanı 11. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, terhis
edildikten sonra tutuklanan ve askerî cezaevinde ölen bir kişiye ilişkin sorusu
ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun ce-vabı (7/2146) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Millî Savunma Bakanı Sayın Sabahattin Çakmakoğlu tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. Bülent
Akarcalı İstanbul Burak İnci, Çorlu 5 inci
Kolordu Komutanlığı Askerî Cezaevinde tutuklu iken ateşli silah yaralanması
sonucu ölmüştür. Kendisi tezkere almasından 9 ay sonra fazla izin kullandığı
iddiası ile tutuklanmış, Burak İnci, Marmara Ereğlisi kampında bir binbaşının
14-15 yaşındaki kızını denizde boğulmakta iken kurtardığından dolayı “Üstün
Başarı Belgesi” almış bir askerdi. Bu ölümle ilgili olarak; 1. Burak İnci’yi kim
öldürmüştür? 2. Askerî cezaevine kim,
nasıl silah sokabilmiştir? 3. Burak İnci’yi öldüren
kurşunun balistik incelemesi ne sonuç vermiştir? 4. Bu konuda ne gibi
soruşturma ve kovuşturma başlatılmıştır? 5. Burak İnci,
tutuklanmasını takiben mahkemeye çıkarılmış mıydı? 6. Burak İnci’nin cezası
belirlenmiş miydi? 7. Askerî Cezaevinde
esrar ticareti olduğu iddiaları doğru mudur? 8. Burak İnci’nin bu
ticarete bulaşmak istemediği için öldürüldüğü iddiası araştırılmış mıdır? 9. Askerî cezaevlerinde
son beş yılda kaç adet ölüm vakası meydana gelmiştir? 10. Mahkemede tespit
edilmemiş “fazla izin kullanıldığı” gibi bir gerekçeyle 9 ay sonra tutuklanıp
sonra da öldürülen bir gencimizin ailesine bu acı hadise neden çok kaba bir
şekilde ve tamamen yetkisiz, rütbesiz biri tarafından bildirilmiştir? 11. Çocuklarını kaybetmek
gibi çok acı bir durumun aileye sıcak, yumuşak ve şevkat dolu bir şekilde
duyurulma imkânı yok muydu? T.C. Millî Savunma Bakanlığı 30.6.2000 KAN.KAR. : 2000/7021-GK Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD:A.01.0.GNS.0.10.00.02- 7/2146-5847/14065 sayılı
yazısı. İstanbul Milletvekili
Bülent Akarcalı tarafından verilen “Terhis edildikten sonra tutuklanan ve
askerî cezaevinde ölen bir kişiye ilişkin” 7/2146 sayılı yazılı soru
önergesinin cevabı Ek’te sunulmuştur. Arz ederim. Sabahattin
Çakmakoğlu Millî
Savunma Bakanı İstanbul Milletvekili
Bülent Akarcalı Tarafından Verilen 7/2146
Sayılı Yazılı Soru Önergesinin Cevabı 1. Soru önergesinde adı
geçen Er Burak İnci, askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçnudan 5 inci
Kolordu Komutanlığı Askerî Cezaevinde tutuklu iken, 12 Mayıs 2000 tarihinde
cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler tarafından çıkarılan isyan sırasında,
başına isabet eden bir mermi sebebiyle ölmüştür. 2. Bu olayla ilgili
olarak: 5 inci Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı tarafından hazırlık
soruşturmasına devam edilmektedir. 3. Ölüm olayı ile ilgili
olarak anılan Askerî Savcılıkça yürütülen hazırlık soruşturmasının gizliliği
açısından, bahse konu Yazılı Soru Önergesinin 1, 2, 3, 5, 6 ve 8 inci
sorularına cevap veri-lememiştir. Askerî Savcılığın soruşturma sonucuna ilişkin
kararı, talep edildiği taktirde bilahare gönderilecektir. 4. 5 inci Kolordu
Komutanlığı Askerî Cezaevinde esrar ticareti yapıldığına ilişkin yaptırılan
soruşturma sonucu, kamu davası açılmasını gerektirecek inandırıcı deliller
bulunmamıştır. 5. Söz konusu Soru
Önergesinde adı geçen Burak İnci’de dahil olmak üzere, askerî cezaevlerinde son
beş yıl içerisinde intihar ve hastalık sonucu on üç ölüm olayı meydana gelmiş
ve her olay ile ilgili yasal işlem başlatılmıştır. Bilgilerinize sunarım. Sabahattin
Çakmakoğlu Millî
Savunma Bakanı 12. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Emlak
Bankası tarafından bazı müteahhit firmalara fazla ödeme yapıldığı iddiasına
ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Bal’ın cevabı (7/2147) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Başbakan Sayın Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz
ederim. Bülent
Akarcalı İstanbul Eski Devlet Bakanı Sayın
Sadi Somuncuoğlu verdiği bir beyanda, Emlak Bankası tarafından yaptırılan
İstanbul Bahçeşehir konutlarının kimi müteahhit firmaların sekiz (8) yıldır
kesin hesapları bankaya vermedikleri ve firmalara 40-45 Trilyon fazla ödeme yapıldığını
belirtmiştir. 1. Bu beyanların doğruluk
dereceleri nelerdir? 2. Beyanlar doğru ise : a) Kesin hesap vermeyen
firmalar ile bu hesapları istemeyen Banka yöneticileri hakkında ne gibi
tedbirler almayı düşünmektesiniz? b) 40-45 Trilyonluk fazla
ödeme faiziyle birlikte geri alınacak mıdır? c) Fazla ödemeyi
alanlarla ödemeyenler hakkında ne gibi tedbirler alacaksınız? T.C. Devlet Bakanlığı 30.6.2000 Sayı : B.02.0.008/00183 Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : Başbakanlığın
15.6.2000 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-266-1/2929 sayılı yazısı. Başbakanlığın ilgi yazısı
eki İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın Sayın Başbakana tevcih ettiği
yazılı soru önergesine T. Emlak Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından
gönderilen bilgilerde dikkate alınarak hazırlanan cevap aşağıdadır. T. Emlak Bankasının toplu
konut üretim projelerinden olan Bahçeşehir Projesi, 8 Kasım 1989 tarihinde
imzalanan sözleşmelerle iki ayrı müteahhit firmaya, işin tamamının firmalar
arasında yarı yarıya paylaştırmak suretiyle ve “Maliyet + Kâr” esasına göre, 6
etap halinde gerçekleştirilmek üzere başlatılmıştır. I. Etabın geçici
kabulleri kısımlar itibariyle 1993, 1995 ve 1996 yıllarında, kesin kabulleri
ise 1995, 1996 ve 1997 yıllarında yapılmasına rağmen kesin hesapları
sonuçlandırılamamıştır. I. Etap I. Kısım geçici kabulünden itibaren yedi yılı
aşkın bir süredir kesin hesapların yapılamadığının tespit edilmesi üzerine, T.
Emlak Bankası yönetimince 20 kişilik bir çalışma grubu oluşturularak, müteahhit
firmalardan birine ait kesin hesap çalışmaları sonuçlandırılmış ve
güncelleştirilmiş fiyatlar ile 9 334 867 566 274.- TL. fazla ödeme yapıldığı
tespit edilmiştir. Bu tespit sonucu, ilgili firmaya 9.5.2000 tarihinde tebliğ
edilmiş olup, firmanın itirazı üzerine sözleşme gereği yapılan uzlaşma
toplantılarında mutabakata varılamamıştır. Yine sözleşme gereği uyuşmazlık
tahkim marifetiyle karara bağlanacaktır. Diğer müteahhide ait I.
Etap kesin hesap çalışmaları devam etmekte olup en kısa zamanda
sonuçlandırılacaktır. Kesin hesap
çalışmalarının tamamlandığının tespit edilmesinden sonra, 1993 yılından
itibaren Bahçeşehir Projesinin kontrollük hizmetlerini yürütmekte olan T. Emlak
Bankası iştiraki Emlak Pazarlama, Proje Yönetimi ve Servis A.Ş.’nin üst düzey
yöneticileri görevden alınmıştır. T. Emlak Bankası Müfettişlerince bu konu ile
ilgili araştırma ve soruşturmalar devam etmekte ve Bakanlığımızca titizlikle
takip edilmektedir. Elde edilecek delillere
göre; kusuru görülen banka mensupları hakkında yasal işleme tevessül
edilecektir. Ayrıca banka aleyhine sonuç doğuran işlemlerin sorumluları ile
lehine haksız sonuç doğmuş şirketler aleyhine gereken tüm tedbirlere ve hukukî
yollara başvurulacaktır. Bilgilerinize arz ederim. Faruk
Bal Devlet
Bakanı 13. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Türk
vatandaşlığından çıkarılanlarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin
Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2149) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun Sayın
Başbakan Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini
saygılarımla arz ederim. 1.6.2000 Ahmet
Derin Kütahya Alman vatandaşlığına
geçebilmek için T.C. vatandaşlığından çıkarılma evrakları tekemmül etmiş
listelerin, Resmî Gazetede ilan için Bakanlar Kurulu Kararı ne zaman
alınacaktır? T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü 26.6.2000 Sayı : B050NÜV0080003.226-9830 Konu : Soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : Başbakanlık
Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 15.6.2000 günlü ve
B.02.0.-KKG.0.12/106-266-3/2930 sayılı yazıları. Kütahya Milletvekili
Sayın Ahmet Derin tarafından TBMM Başkanlığına sunulan ve Sayın Başbakanımız Bülent
Ecevit’e tevcih ettiği yazılı soru önergesi incelendi. 403 Sayılı Türk
Vatandaşlığı Kanununun 20 nci maddesi uyarınca, yabancı devlet vatandaşlığına
geçmek üzere Türk vatandaşlığından çıkma izin talepleri Bakanlar Kuruluna liste
halinde sunulmaktadır. Ülke ayırımı yapılmadan düzenlenen listeler yaklaşık
3000 kişiyi kapsamaktadır. Alman Vatandaşlığına geçmek üzere çıkma izni
talepleri de bu listeler içinde değerlendirilmektedir. En son olarak, 17.5.2000
gün ve 37551 sayılı yazımızla 2998, 15.6.2000 gün ve 43023 sayılı yazımızla
2901, 15.6.2000 gün ve 43024 sayılı yazımızla 2893, olmak üzere oplam 8792
kişinin vatandaşlıktan çıkma kararnameleri Başbakanlığa sunulmuştur. Arz ederim. Sadettin
Tantan İçişleri
Bakanı 14. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in, DMO ürünlerine ve
haksız rekabetin önlenmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın
cevabı (7/2150) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Makina imalatçılarının
sorunlarıyla ilgili olarak aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın
Ahmet Kenan Tanrıkulu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda
gereğini arz ederim. Saygılarımla. 1.6.2000 Cemil
Çiçek Ankara Sorular : 1. Kamu kurum ve
kuruluşları ile belediyeler, Devlet İhale Yasasının formalitelerinden ötürü
DevletMalzeme Ofisinden doğrudan alım yapmayı tercih etmektedir. DevletMalzeme
Ofisi’nin malzeme kataloğunun yerli ürünler açısından zenginleştirilmesi ve
yerli üreticilerle ilgili sözleşme şartlarının iyileştirilmesi hususlarında ne
gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz? 2. İthal ürünlerin yerli
ürünlere karşı haksız rekabetinin önlenmesi amacıyla, özellikle dampinge karşı
ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz? 3. Gümrüklerde daha
düzgün bir işleyiş ve ithal edilen malların özelliklerinin daha doğru ve daha
çabuk tespit edilebilmesi amacıyla “İhtisas Gümrükleri” uygulamasına geçmeyi
düşünüyor musunuz? 4. Makina alımı için
ihale açan Afrika ülkeleri ihaleye girebilmek için Afrika Kalkınma Bankasına
üyelik şartı aramaktadır. Yerli ürünlerin Afrika ülkelerine ihracının
sağlanması amacıyla hükümet olarak adı geçen bankaya ortak üye olmayı düşünüyor
musunuz? T.C. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Malî Kontrol Genel Müdürlüğü 4.8.2000 Sayı : B.07.0.BMK.0.11.600/18199 Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : Başbakanlık
Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 12.7.2000 tarih ve
B.02.0.KKG.0.12/106-294-/3427 sayılı yazısı. Ankara Milletvekili Sayın
Cemil Çiçek’in 7/2150 esas no.lu yazılı soru önergesine ait cevaplar aşağıda
sunulmuştur. 1. Devlet Malzeme Ofisi,
kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarını belli standartlarda ve en ekonomik
fiyatlarla karşılama amacıyla faaliyetlerini sürdüren bir İktisadî Devlet
Teşekkülü’dür. Kuruluşların ihtiyaçları,
Devlet Malzeme Ofisince her yıl yayımlanan malzeme katalogunda iki bölüm
halinde gösterilmekte olup, I. Bölümünde yer alan ve esas stokları oluşturan
yaklaşık 1100 kalem malzemeden büyük bir kısmını yerli üretim malzemeler oluşturmaktadır.
Söz konusu malzemelerin günün teknolojik gelişmeleri ve malzeme yapısında
meydana gelen yenilikler dikkate alınarak geniş bir yelpazede yer almasına özen
gösterilmektedir. Ayrıca, Türk standartları
ve yerli üretimler dikkate alınarak hazırlanan teknik şartnamelerle, rekabete
açık, şeffaf, aleni ve standart normlara dayalı bir ihale sistemi uygulanarak
yerli üreticilerin korunması sağlanmaktadır. 2. Ülkemizde dampinge
veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim
dalının korunması amacıyla yapılacak işlemler ve alınacak önlemler, 14.6.1989
tarih ve 3577 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun” ile düzenlenmiştir. Ayrıca Dünya Ticaret
Örgütü Anlaşmasından kaynaklanan uluslararası yükümlülüklerimiz çerçevesinde,
21.7.1999 tarih ve 4412 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” yürürlüğe konularak, ilgili mevzuatın
anlaşmalara uyumlu hale getirilmesi sağlanmıştır. Anılan mevzuat ve Dünya
Ticaret Örgütü Anti-Damping Anlaşması çerçevesinde dampingli ithalata karşı
önlem alınabilmesi, gerekli bilgileri içeren bir başvuru üzerine; damping
yapıldığının, yerli üretim dalında zarar oluştuğunun ve dampingli ithalat ile
zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edilmesi ile mümkün olmaktadır. Dampinge karşı önlemleri
etkin bir şekilde kullanan ülkeler arasında yer alan ülkemiz, bugüne kadar
dampingli ithalatla ilgili olarak 108 adet soruşturma açmış, bunların 51 tanesi
dampinge karşı önlemlerin yürürlüğe konulması ile sonuçlandırılmıştır. Ayrıca, dampingli
ithalattan şikayetçi olan yerli üreticilerimize, Anti-Damping Anlaşmasına uygun
başvuru hazırlamaları konusunda gerekli teknik yardım ve hukukî destek
sağlanmaktadır. 3. Gümrük idarelerinin
daha disiplinli hale getirilmesi, belli eşyanın gümrük işlemlerinin yapılması
yönünde uzmanlaşmaya gidilmesi ve özellik arzeden eşyanın bu konuda uzmanlaşmış
gümrüklere yönlendirilmesi Gümrük Müsteşarlığının temel politikasını oluşturmakta
olup, değişen ekonomik yapı ve teknolojiye bağlı olarak “İhtisas Gümrükleri”
kurulmuştur. Bu çerçevede otomotiv,
tekstil, petrokimya ve gıda ürünlerinin ithalatının sadece ihtisas
gümrüklerinden yapılması yönünde gerekli düzenlemeler yapılarak, Gebze
Petrokimya Ürünleri, Yeşilköy ve Gebze Otomotiv, İstanbul Gıda Ürünleri, Bursa
Tekstil ve Halkalı Tekstil İhtisas Gümrük Müdürlükleri faaliyete geçirilmiştir. 4. Türkiye’nin yeni
ülkelere, dolayısıyla yeni pazarlara yönelmesi önem arz etmekle birlikte,
Afrika Kalkınma Bankasına üye olmamız halinde birtakım malî yükümlülükler
altına girilmesi ve bankacılıkla ilgili gerekli alt yapı ihtiyaçlarına çözüm
getirilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan bölgesel krizlerin
yanısıra 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin yarattığı olumsuz etkilerden
kurtulmak amacıyla uygulamaya konulan istikrar programının başarısı ve
Afrika’ya açılımın Afrika Kalkınma Bankasına üyelik dışında alt yapı gibi başka
etkenlere de bağlı olması nedeniyle, söz konusu üyeliğin yakın bir gelecekte
mümkün olmadığı düşünülmektedir. Bilgilerine arz ederim. Maliye
Bakanı Sümer
Oral 15. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın, T.Z.D.K.
Adapazarı Traktör Fabrikasınca üretilen traktörlerin satışına ilişkin sorusu ve
Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2151) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki soruların
Türkiye Ziraî Donatım A.Ş.’nin ilgili bakanlığı tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. Cevat
Ayhan Sakarya Sorular : 1. Türkiye Ziraî Donatım
A.Ş.’nin Adapazarı traktör fabrikasında imal edilen traktörlerden 2000 yılında
satılan miktarlar, - Aylar itibari ile
miktarlar, - Kuruluşun merkezinden
satılan miktarları, - Kuruluşun bölge ve
şubeleri vasıtası ile satılan miktarları, - Bayiler vasıtası ile
satılan miktarları, - Kuruluşdan doğrudan ve
bayiler vasıtası ile satılan miktarların illere ve ilçelere göre dağılım
miktarları, ne kadardır? 2. 2000 yılında traktör
satış fiyatları ne olmuşdur? 3. Kuruluşun 31 Aralık
1999 tarihli ve 31 Mayıs 2000 tarihleri itibari ile mevcut bayilerin illere
göre kimler olduğunun bildirilmesi, T.C. Devlet Bakanlığı 18.7.2000 Sayı : B.02.0.006/01-1707 Konu : Soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : 30.6.2000 tarih,
A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2151-5864/14108 sayılı yazınız. Sakarya Milletvekili
Cevat Ayhan tarafından tevcih edilen ve tarafımdan cevaplandırılmasını istediği
7/2151-5864 esas sayılı soru önergesi incelenmiştir. Türkiye Ziraî Donatım
A.Ş.’nin Adapazarı Traktör Fabrikasında imal edilen traktörlerden, 1.1.2000 ile
31.5.2000 tarihleri arasında satılan miktarlar aşağıdadır. Aylar Traktör Sayısı Ocak 14 Adet Şubat 130 Adet Mart 403 Adet Nisan 1 350 Adet Mayıs 944 Adet Toplam 2 841 Adet Şirketin merkezinde
doğrudan satış yapılmamaktadır. Satışlar bayiler ve faaliyette bulunan 5 bölge
müdürlüğü vasıtasıyla yapılmaktadır. Bölgeler vasıtasıyla 2000
yılında 69 adet Başak traktörü satılmıştır. Şubelerin tamamı kapatılmış
olduğundan satış faaliyeti bulunmamaktadır. 2000 yılında bayiler
vasıtasıyla satılan traktör 2772 adet olmuştur. Başak 2073 SH traktörün
şirket satış fiyatları aşağıdadır. Aylar Satış Fiyatı (KDV haric) Ocak 2000 5 116 000 000.- TL Şubat 2000 5 193 000 000.-
TL Mart 2000 5
297 000 000.- TL Nisan 2000 5 403 000 000.-
TL Mayıs 2000 5 511 060 000.-
TL Şirkete bağlı olarak
faaliyet gösteren bayilerin, 1.1.2000 ile 7.6.2000 tarihleri arasındaki ve
31.12.1999 tarihli listesi ile bunlara ilişkin satış miktarı ektedir. Bilgilerinize arz ederim. Dr.
Yüksel Yalova Devlet
Bakanı Şirketimize Bağlı Olarak
Faaliyet Gösteren Bayilerimizin 1.1.2000 Tarihinden 7.6.2000 Tarihine Kadar
Satmış Oldukları Traktörlerin Listesidir S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 1 Adana Merkez İsmail
Karakış 36 2 Adana Ceyhan Çukurova
Tarım 73 3 Adana Yüreğir Hasan
Sazan 90 4 Adana Ceyhan Yıldırımlar
Ltd. Şti. 76 5 Adana Ceyhan Ali
Uzel 48 6 Adana Merkez Yıldız
oto 86 7 Afyon Merkez Hilmi
Kaçmaz 14 8 Afyon Merkez Selahattin
Aydoğan 56 9 Amasya Merzifon Türeli
Ltd. Şti. 7 10 Ankara Ş. Koçhisar Nasuhoğulları 6 11 Ankara Polatlı Mustafa
Akkaya 112 12 Ankara Merkez Murat
Ticaret 11 13 Ankara Polatlı Asyağmur 21 14 Antalya Serik Kuşlar
Ltd. Şti. 30 15 Aydın Söke Özserçin 46 S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 16 Aydın Nazilli İbrahim Yılmaz 193 17 Aydın Merkez Gezer Galeri 16 18 Balıkesir Gönen Sami
Dinkçi 12 19 Balıkesir Gönen Gön
Trak 14 20 Balıkesir Merkez Mehmet
Erden 4 21 Balıkesir Gönen Birlik
Ticaret 24 22 Balıkesir Bandırma Babadağlı
Ticaret 3 23 Balıkesir Susurluk Aydın
Güngör 58 24 Bingöl Merkez Yusuf
Demir 13 25 Bolu Merkez Hakkı Helvacıoğlu 4 26 Burdur Tefenni Hüseyin
ünlü 11 27 Bursa Karacabey Erdemler Ticaret 47 28 Bursa M. Kemalpaşa Mehmet
Özmen 20 29 Bursa Yenişehir Halil Malkoç 107 30 Çanakkale Biga Mahmut
Tüzgen 48 31 Çanakkale Bayramiç Öztürkler
Otomotiv 19 32 Çanakkale Biga Ali
Fahri Eren 2 33 Çorum Merkez Hüseyin Görgülü 29 34 Edirne Keşan Rıfat
Eren 11 35 Edirne Uzunköprü Ahmet
Yeni 6 36 Erzurum Merkez Musa
Efe 28 37 Eskişehir Merkez A.
Kemal Yayla 28 38 Eskişehir Merkez Hüsamettin
Sarı 274 39 Eskişehir Merkez Özgür
Oto 18 40 Eskişehir Merkez Ünlü
Otomotiv 10 41 Eskişehir Çifteler Ahmet
Yılmaz 8 42 Gaziantep Nurdağı H.
Mehmet Coşkun 6 43 Hatay Merkez Şağben Mazi 10 44 İstanbul Merkez Nurpar
A.Ş. 7 45 İzmir Menemen Akın Uysal 21 46 İzmir Bergama Vedat Tuncan 12 47 İzmir Torbalı İsmail Atak 14 48 İzmir Torbalı Süleyman Fikri Colayır 6 49 Kastamonu Merkez Narin
Ticaret 4 50 Kayseri Merkez Gülsoylar 18 51 Kırklareli Merkez Ertürk
Otomotiv 10 S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 52 Konya Akşehir K. İbrahim
Soğukpınar 6 53 Konya K. Hanı Büyükyetişler 24 54 Konya Ilgın Cemal Bacak 11 55 Konya Merkez İlyas Koç 2 56 Konya Merkez Sunko Turizm 9 57 Konya Merkez Ateş Oto 1 58 Malatya Merkez Yeni
Enes 4 59 Manisa Kırkağaç Pazılar 30 60 Manisa Akhisar Özhak
Tarım 1 61 Manisa Kınık Ferudun
Duymaz 9 62 Manisa Kırkağaç Ufuk
Erişçi 3 63 Manisa Merkez Harun
Uludemir 40 64 Manisa Akhisar Hüseyin
Ak 20 65 Manisa Turgutlu İsmail
Üstünel 24 66 Manisa Salihli Hüsnü
Güngör 8 67 Kahramanmaraş Merkez Ali
Aktaş 11 68 Kahramanmaraş Elbistan Mehmet
Erdoğan 6 69 Mardin Kızıltepe Hüseyin
Beşer 4 70 Mardin Nüsaybin İlkgöz
Tarım 2 71 Muş Bulanık Özdemir Ticaret 10 72 Nevşehir Derinkuyu Mustafa
Uçar - 73 Nevşehir Merkez H.
Ertaş-Ahmet Ünal - 74 Sakarya Pamukova Turan
Kardeşler 10 75 Sakarya Merkez Kırıcı
Otomotiv 64 76 Sakarya Akyazı İsmail
Yılmaz 6 77 Sakarya Merkez Emek
Ticaret 84 78 Sakarya Merkez Has
Otomotiv 110 79 Sakarya Merkez Burak
Ticaret 55 80 Sakarya Merkez Mustafa
Özkan 10 81 Samsun Çarşamba Salih
Galeri 4 82 Samsun Bafra Yalçınlar
Otomotiv 36 83 Samsun Bafra Atasoylar 12 84 Samsun Bafra Demirler
Otomotiv 50 85 Sivas Merkez Ataman Ticaret 5 86 Tekirdağ Muratlı Osman
Büyükyıldız 1 87 Tekirdağ Hayrabolu Nihat
Can 2 S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 88 Tekirdağ Çorlu Servet
Akbaş 10 89 Tekirdağ Merkez Ünal
Ticaret 10 90 Tokat Zile Usta Galeri 41 91 Tokat Turhal Top Ticaret 34 92 Tokat Zile Şahin Galeri 38 93 Van Merkez Mehmet
Sünnetcioğlu 8 94 Yozgat Sarıkaya Hüseyin
Büyükata 18 95 Yozgat Yerköy Bekir
Altuntaş 8 96 Karaman Merkez Yılmazlar
Tarım 7 97 Karaman Karapınar Yücel
Uğurlu 3 98 Iğdır Merkez Hamit Şek 4 99 Osmaniye Kadirli İrfan
Kader Oğlu 33 100 Osmaniye Düziçi Börklüler 6 101 Denizli Güney Yanıklar Ticaret 9 102 Denizli Merkez Albayrak Mot. Taş. 2 103 Kırklareli Vize Haluk Özalp 10 104 Osmaniye Merkez İbrahim Uluğ 38 105 T. K. Kooperatifleri 44 106 TZD.A.Ş. Bölge Satışı 69 Genel
Toplam 2893 Not : Toplam satışın 52
Adedi Haziran ayında gerçekleşmiştir. 31.12.1999 Tarihi
İtibariyle Mevcut Bayiler S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 1 Adana Yüreğir Hasan
Sazan 90 Adet 2 Adana Merkez Yıldız
Oto 86 Adet 3 Afyon Merkez Hilmi
Kaçmaz 13 Adet 4 Afyon Merkez Selahattin
Aydoğan 56 Adet 5 Amasya Merzifon Türelli
Ltd. Şti. 7 Adet 6 Ankara Şereflikoçhisar Nusuğoğulları 6 Adet 7 Ankara Polatlı Mustafa
Akkaya 112 Adet 8 Ankara Polatlı As
Yağmur 21 Adet 9 Ankara Merkez Murat
Ticaret 11 Adet 10 Antalya Serik Kuşlar
A.Ş. 30 Adet 11 Aydın Söke Öz Serçin 46 Adet 12 Aydın Nazilli İbrahim Yılmaz 193 Adet S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 13 Balıkesir Merkez Mehmet
Erden 4 Adet 14 Balıkesir Gönen Sami
Dinkçi 12 Adet 15 Balıkesir Gönen Birlik
Kol. Şti. 24 Adet 16 Balıkesir Bandırma Babadağlı
Ticaret 3 Adet 17 Balıkesir Susurluk Aydın
Güngör 58 Adet 18 Bingöl Merkez Yusuf
Demir 13 Adet 19 Burdur Tefenni Hüseyin
Ünlü 11 Adet 20 Bursa Karacabey Erdemler Ticaret 47 Adet 21 Bursa M. Kemalpaşa Mehmet
Özmen 20 Adet 22 Bursa Yenişehir Malkaçlar Ltd. Şti. 107 Adet 23 Çanakkale Biga Mahmut
Tüzgen 48 Adet 24 Çanakkale Bayramiç Öztürkler
Otomotiv 19 Adet 25 Çanakkale Biga Ali
Fahri Eren 2 Adet 26 Çorum Merkez Hüseyin Görgülü 29 Adet 27 Denizli Merkez Albayrak
Galeri 2 Adet 28 Denizli Güney Yanıklar
Ticaret Ltd. Şti. 9 Adet 29 Edirne Keşan Rifat
Eren 11 Adet 30 Edirne Uzunköprü Ahmet
Yeni 6 Adet 31 Erzurum Merkez Musa
Efe 28 Adet 32 Eskişehir Merkez Anıl
Kemal Yayla 28 Adet 33 Eskişehir Merkez Hüsamettin
Sarı 274 Adet 34 Eskişehir Merkez Özgür
Oto 18 Adet 35 Eskişehir Merkez Ünlü
Otomotiv 10 Adet 36 Eskişehir Çifteler Ahmet
Yılmaz 8 Adet 37 Gaziantep Nurdağı Hacı
Mehmet Coşkun 6 Adet 38 İstanbul Ümraniye Nurpar
A.Ş. 7 Adet 39 İzmir Menemen Akın Uysal 21 Adet 40 İzmir Bergama Vedat Tuncan 12 Adet 41 İzmir Torbalı İsmail Atak 14 Adet 42 İzmir Kınık Feridun Duymaz 9 Adet 43 Kastamonu Merkez Narin
Ticaret 4 Adet 44 Kayseri Merkez Gülsoylar
Mot. Araç.A.Ş. 18 Adet 45 Kırklareli Merkez Ertürk
Otomotiv 10 Adet 46 Kırklareli Vize Haluk
Özalp 10 Adet 47 Konya Akşehir K. İbrahim
Soğukpınar 6 Adet 48 Konya Kadınhanı Büyükyetişler
Ltd.Şti. 24 Adet 49 Konya Ilgın Cemal Bacak 11 Adet 50 Konya Merkez İlyas Koç 2 Adet 51 Konya Merkez Sunko Tur. Tic. San. 9 Adet S.No İli İlçesi Bayinin
Adı S. Olduğu Traktör 52 Konya Merkez Ateş Oto 1 Adet 53 Manisa Kırkağaç İsmail
Pazı 30 Adet 54 Manisa Akhisar Öz-Hak
Tarım 1 Adet 55 Manisa Kırkağaç Ufuk
Erişçi 3 Adet 56 Manisa Merkez Harun
Uludemir 40 Adet 57 Manisa Akhisar Hüseyin
Ak 20 Adet 58 Manisa Turgutlu İsmail
Üstünel 24 Adet 59 Manisa Salihli Hüsnü
Güngör 8 Adet 60 Kahramanmaraş Merkez Ali
Akdaş 11 Adet 61 Kahramanmaraş Elbistan Mehmet
Erdoğan 6 Adet 62 Mardin Kızıltepe Hüseyin
Beşer 4 Adet 63 Mardin Nusaybin İlkgöztarım 2 Adet 64 Nevşehir Derinkuyu Mustafa
Uçar - 65 Sakarya Pamukova Turan
Kardeş.Tic.Ltd.Şti. 10 Adet 66 Sakarya Merkez Kırıcı
Otomotiv 64 Adet 67 Sakarya Merkez Emek
Ticaret 84 Adet 68 Sakarya Merkez Has
Otomotiv 110 Adet 69 Sakarya Merkez Burak
Ticaret 55 Adet 70 Samsun Çarşamba Salih
Galeri 4 Adet 71 Samsun Bafra Yalçınlar
Otomotiv 36 Adet 72 Samsun Bafra Atasoylar 12 Adet 73 Samsun Bafra Demirler
Otomotiv 50 Adet 74 Sivas Merkez Ataman Ticaret 5 Adet 75 Tekirdağ Muratlı Osman
Büyükyıldız 1 Adet 76 Tekirdağ Hayrabolu Nihat
Can 2 Adet 77 Tekirdağ Çorlu Servet
Akbaş 10 Adet 78 Tekirdağ Merkez Ünal
Ticaret 10 Adet 79 Tokat Zile Usta Galeri 41 Adet 80 Tokat Turhal Top Ticaret 34 Adet 81 Tokat Zile Şahin Galeri 38 Adet 82 Van Merkez Mehmet
Sünetçioğlu 8 Adet 83 Yozgat Sarıkaya Hüseyin
Büyükata 18 Adet 84 Yozgat Yerköy Bekir
Altuntaş 8 Adet 85 Karaman Merkez Yılmazlar
Tarım 7 Adet 86 Karaman Karapınar Yücel
Uğurlu 3 Adet 87 Iğdır Merkez Şek Ticaret 4 Adet 88 Osmaniye Kadirli İrfan
Kederoğlu 33 Adet 16. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in,
Ankara-Yenimahalle, Batıkent ve Ostim yerleşim alanlarını etkileyen Mania
Planına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı
(7/2153) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun
Başbakan Sayın Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılması
hususunda gereğinin yapılmasını arz ederim. Saygılarımla. Cemil
Çiçek Ankara Bilindiği gibi
havaalanlarının etkin kullanımı ve uçakların güvenli iniş-kalkışının sağlanması
ile ilgili prensip ve teknik standartlar, dünyadaki birçok ülke gibi ülkemizde
de “havaalanı hizmetleri kılavuzu” ile belirlenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti,
Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de bu kılavuz
doğrultusunda, havaalanları sınırları içinde veya çevresinde yeralan doğal ve
insan yapımı engellerin kontrolünü düzenleyen “mania planları” hazırlamış ve
Ankara Büyükşehir ve ilçe belediyelerine tebliğ etmiştir. Söz konusu “mania
planları” Yenimahalle Belediye’sinin toplam alanlarının % 70’ini, planlı
alanların % 83’ünü etkilemektedir. Yenimahalle ilçesinin planlı alanlarının %
60’ının yapılaşmış olduğu gözönünde bulundurulduğunda, mania planlarının bundan
sonraki yapılaşmalarda büyük problemlere yol açacağı açıktır. İlçe sınırları içerisinde
bulunan ve yapılaşmanın % 90’a ulaştığı OSTİM, aynı şekilde % 90 oranında
yapılaşmış olan Batıkent toplu konut alanı, doğal mania alanı içerisinde
kalmaktadır. Bundan sonra imar
haklarını kullanmak isteyecek olan vatandaşlarla belediyeleri karşı karşıya
getirecek olan mezkûr mania planlarının bütün yönleriyle incelenip, yeniden
değerlendirilmesi ve uygulanabilir kriterlerle yeniden düzenlenmesi
gerekmektedir. Mezkûr mania planlarının
yeniden gözden geçirilmesi hususunda hükümet olarak yeni bir çalışma yapılmış
mıdır? Yapılmamış ise konuyu ele alıp yeni bir düzenleme yapmayı düşünüyor
musunuz? T.C. İçişleri Bakanlığı Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü 3.7.2000 Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.002/80742 Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : a) Başbakanlığın
15.6.2000 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-264-1/2931 sayılı yazısı. b) TBMM Başkanlığının
12.6.2000 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2153-5872/14181 sayılı
yazısı. Ankara Milletvekili Sn.
Cemil Çiçek tarafından Sayın Başbakan’a tevcih edilen ve Başbakan adına
koordinatörlüğümde cevaplandırılması tensip buyurulan “Havaalanları mania
planlarına ilişkin” yazılı soru önergesiyle ilgili olarak yapılan araştırma
neticesinde Yenimahalle, Batıkent, Ostim ve Etimesgut yerleşim birimlerini
etkileyen havaalanının askerî havaalanı olduğu anlaşılmış olup, konu hakkında
Millî Savunma Bakanlığından alınan 26.6.2000 tarihli ve 2000/7022-GK sayılı
yazıda; Askerî Havaalanları
Çevresinde Uygulanacak İnşaat ve Her Türlü Mania Sınırlamaları Hakkında Kanun
Tasarısı”nın, halen TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunduğu, Bahse konu Tasarının
yasalaşması halinde, askerî havaalanları mania planlarının revize
edilebileceği, İfade edilmektedir. Bilgilerinize arz ederim. Sadettin
Tantan İçişleri
Bakanı 17. - Sivas Milletvekili Musa Demirci’nin, açık lise
sınavlarında Ankara Ayrancı Lisesinde başörtülü öğrencilerin sınava alınmadığı
iddialarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı
(7/2157) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına TBMM İçtüzüğünün 96 ncı
maddesi gereğince aşağıdaki sorularımın yazılı olarak Millî Eğitim Bakanı Sayın
Metin Bostancıoğlu tarafından cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 1.6.2000 Musa
Demirci Sivas Sorularım : 1. Ankara Ayrancı
Lisesinde Açık Lise sınavına giren bir grup başörtülü öğrencinin sınava
alınmadıkları doğru mudur? 2. Sınava alınmadılar ise
sebepleri nelerdir? 3. Millî Eğitim
Bakanlığının ilgili genelgesinin 41 inci maddesine göre kılık-kıyafet
yönetmeliğinde böyle bir yasak olmadığı halde keyfi olarak yasağı uygulayanlar
hakkında ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz? T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 21.7.2000 Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1902 Konu : Soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMMBaşkanlığının
12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-5953-7/2157-5878/14187 sayılı yazısı. Sivas Milletvekili Sayın
Musa Demirci’nin, “Açık lise sınavlarında Ankara Ayrancı Lisesinde başörtülü
öğrencilerin sınava alınmadığı iddialarına ilişkin” yazılı soru önergesi
incelenmiştir. Bakanlığımız personelinden
görev yetki ve sorumluluklarıyla bağdaşmayan fiilleri bulunan veya buna dair
duyum alınanlar hakkında hukuk kuralları çerçevesinde gerekli idarî işlem
yapılmaktadır. 1-2. 28 Mayıs 2000
tarihinde söz konusu sınavların sabah oturumunda, Ayrancı Lisesinde kılık
kıyafet yönetmeliğine uymayan bazı şahıslar öğleden sonraki oturuma (sınava)
katılmıştır. 3. Olay hakkında inceleme
başlatılmıştır. Bilgilerinize arz ederim. Metin
Bostancıoğlu Millî
Eğitim Bakanı 18. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Kırıkkale
İzzettin Köyü okulunun ne zaman eğitime açılacağına ilişkin sorusu ve Millî
Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2158) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun Millî
Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. 1.6.2000 Kemal
Albayrak Kırıkkale 1. Kırıkkale İzzettin
Köyü’nün 50’nin üzerinde öğrencisi ve okul binası olmasına rağmen okul
açılmamıştır. Okul ne zaman eğitim ve öğretime açılacaktır? T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 17.7.2000 Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1827 Konu : Soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-5953-7/2158-5879/14188 sayılı yazısı. Kırıkkale Milletvekili
Sayın Kemal Albayrak’ın, “Kırıkkale-İzzettin Köyü okulunun ne zaman eğitime
açılacağına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir. Valilikçe, Kırıkkale
İlinin Balışeyh İlçesine bağlı İzzettin Köyündeki, 2 derslik ve 1 lojmandan
oluşan okul binasının onarılarak, 2000-2001 eğitim ve öğretim yılında, 1., 2.,
3., 4. ve 5’inci sınıflarda bulunan öğrencilerin bu okulda, 6., 7. ve 8’inci sınıflarda
bulunan öğrencilerin de taşınmak suretiyle eğitim ve öğretimlerini sürdürmeleri
planlanmıştır. Bilgilerinize arz ederim. Metin
Bostancıoğlu Millî
Eğitim Bakanı 19.- Konya Milletvekili Veysel
Candan’ın, M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonuna ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin
Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2162) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Millî Savunma Bakanı SayınSabahattin Çakmakoğlu tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. 6.3.2000 Veysel
Candan Konya Basına intikal eden
bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, M-60 Model ana muharebe tanklarının modernizasyonu
için ihaleye çıkılmadan İsrail’in IMİ Firmasına verildiği ve 160 adet tankın
modernize edilerek, 2003 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim
edileceği; adı geçen İsrailli firmaya bu modernizasyon için 170-300 milyon
dolar para ödeneceği yazılmaktadır. Bu sebeple; 1. Savunma Sanayii İcra
Komitesince M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonu için İsrail’in
IMİ Firmasına ihalesiz olarak verildiği ve 160 adet tank için 170-300 milyon
Dolar ödeneceği doğru mudur? 2. Yapılan bu işlem yasal
mıdır? İhale Kanunu kapsamı dışında neden yapılmıştır? 3. Yasal değilse, kimler
için nasıl bir işlem yapılacaktır? T.C. Millî Savunma Bakanlığı 30.6.2000 KAN.KAR. : 2000/7020-GK Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD : A.01.0.GNS.0.10.00.02- 7/262-5884/14193 sayılı
yazısı. Konya Milletvekili Veysel
Candan tarafından verilen “M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonuna
ilişkin” 7/2162 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı Ek’te sunulmuştur. Arz ederim. Sabahattin
Çakmakoğlu Millî
Savunma Bakanı Konya Milletvekili Veysel
Candan Tarafından Verilen 7/2162 Sayılı Yazılı Soru
Önergesinin Cevabı 1. 2 Haziran 2000
tarihinde toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında; a) Türk Silahlı
Kuvvetleri envanterinde bulunan 170 Adet M-60 tankının atış gücü, hareket
kabiliyeti ve zırh koruma özelliğinin artırılması amacıyla modernizasyonu için,
İsrael Military Industries Ltd. firması
ile, sistemleri öncelikle prototip üzerinde denenmek ve bilahare seri modernizas-yonuna başlamak şartıyla görüşmelere
başlanmasına, b) Söz konusu modernizasyonda,
halen tank bakım-onarım ve yenileştirme konularında altyapısı bulunan askerî
fabrikalar ile millî sanayiiden azami ölçüde istifade edilmesine, c) Anılan firmanın teklif
edeceği sistemlerin tümünün ya da bir kısmının, Kara Kuvvetleri Komutanlığının
taktik veya teknik isteklerini karşılamaması, sistemlerin tümünün veya alt
sistemlerinin fiyat tekliflerinin uygun bulunmaması ya da bu firma ile yapılacak
görüşmelerden olumlu sonuç alınamaması halinde söz konusu tankların
modernizasyonu için, alt sistemlerin tedarikine veya projenin ihale yoluyla
gerçekleştirilmesine, karar verilmiş olup, işin
bahse konu firmaya ihalesiz olarak verildiğine ilişkin iddiaların gerçekle
ilgisi bulunmamaktadır. 2. Savunma Sanayii
Müsteşarlığı, 3238 sayılı Kanunun 11 inci maddesi gereğince Devlet İhale
Kanununa tabi bulunmayıp, İcra Komitesi toplantılarında alınan kararlarda
tahdit değerlendirmesi, ihtiyaçlar, teknik özellikler ve belirlenen öncelikler
dikkate alınarak sonuca varılmaktadır. Bilgilerinize sunarım. Sabahattin
Çakmakoğlu Millî
Savunma Bakanı 20. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, okulların
uyguladıkları zam oranlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2163) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Millî Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 5.6.2000 Zeki
Ünal Karaman Bakanlığınızın, 2000 yılı
özel okullara yapılacak ücret artışlarına ilişkin açıklamanızda, artışların %
25 düzeyinde olması şeklindeydi. Ancak bu günlerde yazılı basındaki haberlerde,
özel okullara yapılacak zam oranının % 60 - % 70 olduğu belirtilmektedir. Bu
gelişmelerden son derece rahatsız olan öğrenci velileri gereken önlemlerin
alınmasını istemektedirler. Sorularım şunlardır : 1. Özel okullara
yapılması düşünülen, yüksek ücret artışı nasıl değerlendirilmektedir? 2. On binlere varan ve bu
okullarda öğrenim gören öğrencilerin, ücretleri karşılayamamaları halinde,
bakanlığınızca ne tür bir çözüm yolu düşünülmektedir? T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 20.7.2000 Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1891 Konu : Soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
14.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2163-5885/14194 sayılı yazısı. Karaman Milletvekili
Sayın Zeki Ünal’ın, “Özel okulların uyguladıkları zam oranlarına ilişkin”
yazılı soru önergesi incelenmiştir. 1. Özel öğretim kurumları
öğrenci ücretlerini; Millî Eğitim Bakanlığı Öğretim Kurumları Ücret Tespit ve
Tahsil Yönetmeliğinin 6 ncı maddesindeki; “Kurumlar öğrenci ücretlerini, 625
sayılı Kanunun 2 nci maddesinde ifade edilen hükümlere uygun olarak; a) Sağladıkları
eğitim-öğretim imkânlarına, b) Gelişmelerine de imkân
verecek yatırım ve hizmetlere, c) Personel ve işletme
giderlerine, ç) Devlet İstatistik
Enstitüsünün Nisan ayı itibariyle ilan etmiş olduğu o ildeki yıllık tüketici
fiyat endekslerine göre tespit ve ilan
ederler. Kurumlar yapmış oldukları
yatırımlara ilişkin bilgi ve belgelerini en geç Nisan ayının başında valiliğe
bildirirler. Yatırımlardan kaynaklanan farklar, Devlet İstatistik Enstitüsünün
Nisan ayı itibariyle ilan etmiş olduğu o ildeki yıllık tüketici fiyat endekslerinin
en çok % 10’u kadar, öğrencinin bir yıllık eğitim ücretine yansıtılabilir. Kurumlar, ücretlerini
yukarıdaki esaslara göre tespit ve ilan ettikleri yetkili makamlara
belgelendirmek zorundadırlar” hükmüne göre belirlemektedirler. 2. Millî Eğitim Bakanlığı
Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Hakkında Yönetmeliğin 9
uncu maddesindeki; “Kurumlarda ücretsiz okumak için müracaat eden öğrencilerde
aşağıdaki şartlar aranır. a) T.C. vatandaşı olması
(T.C. vatandaşı olmayıp Türkiye’de yaşayan soydaşlarımız dahil), b) Kuruma kayıtlı ve
öğrenim görüyor olması, c) Özel öğretim
kurumlarında okuyan kardeşlerden yalnız birisi için müracaat edilmiş olması, d) Öğrenci ailesinin
aylık toplam gelirinin 5 bin memur maaş katsayısından fazla olmaması (Bu miktar
Bakanlıkça azaltılıp artırılabilir), e) Usulüne uygun
müracaatta bulunulması, f) Öğrencinin bir önceki
sınıfını doğrudan geçmiş olması (Okullarda ara sınıflar için), g) Öğrencinin ahlâk
notunu kıracak şekilde disiplin cezası almamış olması, h) (...), gerekir. Resmî görevde iken şehit
olan veya sakat kalan anne veya babanın özel öğretim kurumlarına devam eden
çocuklarının, ailesinin aylık toplam gelirine bakılmaksızın müracaatları kabul
edilir.” hükmü gereğince maddî imkânı yetersiz olan öğrencilerin ücretsiz okuma
olanağı bulunmaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Metin
Bostancıoğlu Millî
Eğitim Bakanı 21. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın,
Aksaray-Helvadere-Ihlara karayoluna ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık
ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın cevabı (7/2165) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun yazılı
olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan Sayın Bülent Ecevit’e yöneltilmesi
hususunu arz ve talep ederim. Murat
Akın Aksaray Soru : 1. Aksaray İli Hasandağı
arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bugüne kadar gerçekleşmemiştir.
Hasandağı’nın kayak merkezi olacağını düşünürsek, Hasandağı üzerine yatırım
yapmayı düşünen özel teşebbüs yol olmaması sebebiyle yatırıma yönelememektedir.
Aksaray-Helvadere ve Ihlara Kasabaları da aynı güzergâhta olması sebebiyle her
yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı aynı karayolunu kullanmaktadır. Mevcut
ulaşımın çok zor şartlar altında gerçekleştiği bir gerçektir. Gerek yöre halkımız,
gerek yerli ve yabancı turist, gerekse Hasandağı bölgesine turizm amaçlı
yatırım yapılması açısından ilimizin en büyük ihtiyacı olan, ülkemizin refah
düzeyini direkt olarak etkileyecek söz konusu Aksaray-Helvadere-Ihlara karayolu
ile ilgili çalışmalarınız hangi safhadadır? T.C. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 16.8.2000 Sayı : B.09.0.APK.0.22.00.00.17/1349 Konu : Aksaray
Milletvekili Murat Akın’ın yazılı soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : a) TBMMKAN. KAR.
MD. 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02/14204 sayılı yazısı. b) Başbakanlığın
15.6.2000 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/2933 sayılı yazısı. Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın Aksaray İli Hasandağı arasında ulaşımı sağlayacak kara- yolu
hakkında Sayın Başbakanımıza yönelttiği Sayın Başbakanımızın da Bakanlığımız
koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını tensip ettikleri TBMM 7/2165 esas no.lu
yazılı soru önergesi incelenmiş olup, cevabı ekte sunulmuştur. Bilgi ve gereğini arz
ederim. Koray
Aydın Bayındırlık
ve İskân Bakanı Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın (7/2165-5888) Esas No.lu Yazılı Soru
Önergesinin Soru ve Cevapları Soru : 1. Aksaray İli
Hasandağı arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bugüne kadar gerçekleşmemiştir.
Hasandağı’nın kayak merkezi olacağını düşünürsek, Hasandağı üzerine yatırım
yapmayı düşünen özel teşebbüs yol olmaması sebebiyle yatırıma yönelememektedir.
Aksaray-Helvadere ve Ihlara kasabaları da aynı güzergâhta olması sebebiyle her
yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı aynı karayolunu kullanmaktadır. Mevcut
ulaşımın çok zor şartlar altında gerçekleştiği bir gerçektir. Gerek yöre halkımız,
gerek yerli ve yabancı turist, gerekse Hasandağı bölgesine turizm amaçlı
yatırım yapılması açısından ilimizin en büyük ihtiyacı olan, ülkemizin refah
düzeyini direkt olarak etkileyecek söz konusu Aksaray-Helvadere-Ihlara karayolu
ile ilgili çalışmalarınız hangi safhadadır? Cevap : 1.
Taşpınar-Helvadere-Ihlara Yolu; 31 km. uzunluğundaki
Taşpınar-Helvadere-Ihlara köy yolu ve 24 km. uzunluğundaki Aksaray-Helvadere
köy yolları Karayolları Genel Müdürlüğünün yol ağında bulunmamaktadır. Ancak,
Turizm Bakanlığından verilen ödenekle, Taşpınar-Helvadere yolunun 0+000-20+231
km. leri arasında ihaleli olarak Karayolları 6. Bölge Müdürlüğünce komple
projesi yapılmıştır. Helvadere-Ihlara arasındaki 11 km.lik kesimin de yine 6.
Bölge Müdürlüğünce emanet olarak komple projesi yapılmış ve onaylanması için
Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir. Turizm Bakanlığından Turistik
Yollar kapsamında temin edilecek ödenekler çerçevesinde gerekli çalışmaların
yapılabilmesi için, söz konusu yol 2001 yılı Yatırım Programı Turistik Yollar
Yapım ve Onarımı bölümüne teklif edilecektir. Ayrıca, bahse konu
Aksaray-Helvadere arasındaki 24 km. köy yolu için herhangi bir proje çalışması
yapılmamıştır. 2. Helvadere-Hasandağı
Yolu; Bu yol, karayolları
ağında bulunmamaktadır. Komple projesi Turizm Bakanlığından verilen ödenekler
doğrultusunda Karayolları Genel Müdürlüğünün 6. Bölge Müdürlüğü tarafından
yapılmaktadır. Helvadere’den 1393 kotlarından çıkarak 0+000-7+000 km.leri
arasını kapsayan Hasandağı kayak merkezi yolunda, Aksaray Valiliği
Koordinatörlüğünde kısmen sanat yapıları ve toprak işleri tamamlanmış olup,
proje 1940 kotlarında son bulmaktadır. Turizm Bakanlığından, Turistik Yollar
kapsamında temin edilecek ödenekler çerçevesinde gerekli çalışmaların
yapılabilmesi için, söz konusu yol 2001 yılı Yatırım Programı Turistik Yollar
Yapım ve Onarım bölümüne teklif edilecektir. 22. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın; Kapadokya Bölgesindeki yollara, Aksaray’ı Kırşehir’e bağlayan ve Kızılırmak üzerine yapımı
planlanan köprüye, Aksaray-Sarıyahşi arasında ulaşımı sağlayacak karayolunun ne
zaman yapılacağına, Aksaray Gülağaç karayoluna, Aksaray-Gülağaç-Sofular-Bekarlar yan karayoluna, İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray
Aydın’ın cevabı (7/2167, 2168, 2169, 2171, 2172) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun yazılı
olarak cevaplanmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a
yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim. 31.5.2000 Murat
Akın Aksaray Soru : 1. Aksaray İli
sınırları içerisinde bulunan Ihlara Kasabası Belisırma Köyü, Gülağaç İlçesi,
Güzelyurt İlçesi, Gülpınar Kasabası ile Nevşehir İline kesit olan mahal
bilindiği üzere Kapadokya bölgesi içinde olup, Ihlara Vadisini Nevşehir’e
bağlayan ören yerleridir. Söz konusu ören yerlerinden Nevşehir’e geçiş 21 km
asfalt yol 5 yıldır hiçbir şekilde tamiri ve onarımı yapılmamış, yapılması da
mümkün olmayacak şekilde bozulmuştur. Bu nedenle Gülağaç İlçesi-Camili,
Ören-Nevşehir kavşağı yolu 2. kaplama olarak en kısa zamanda yapılması
gerekmektedir. Bakanlığınızca (onbinler
hatta yüzbin turist ve ülkemiz vatandaşlarının kullandığı) bu kara-yolu ile
ilgili bir çalışmanız var mıdır? Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun yazılı
olarak cevaplanmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a
yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim. 31.5.2000 Murat
Akın Aksaray Soru : 1. Aksaray İli
Sarıyahşi İlçesine bağlı Bekdik Kasabası ile Kırşehir arasını birbirine
bağlaması planlanan Kızılırmak üzerine inşa edilecek olan köprünün yapımına
bugüne kadar başlanmamıştır. Bilindiği üzere İrfanlı
Barajının yapımı ile ırmak üzerinden geçişi sağlayan eski köprü de su altında
kalmıştır. Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesi ve Kırşehir İlini çok yakından
ilgilendiren, yapıldığında yöre halkının ekonomik yönden bilhassa ticaret açısından
canlanma sağlayacak olan söz konusu köprünün yapılması için yerinde inceleme
yapılmış ayrıca Sayın Bakanımız Koray Aydın Bey de bu projeyi en kısa zamanda
gerçekleştireceğine mahallînde söz vermiştir. Söz konusu köprü yapım
çalışması projesi ne aşamadadır. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun yazılı
olarak cevaplandırılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a
yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim. 31.5.2000 Murat
Akın Aksaray Soru : 1. Aksaray İli ile
Sarıyahşi İlçesi arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bulunmamaktadır. İlçe ile il bağlantısı çok
zor şartlar altında köy yollarından gerçekleşmektedir. Yolların stabilize
olması sebebiyle elim trafik kazaları meydana gelmektedir. Dolayısıyla maddî ve
manevî zararlar vuku bulmaktadır. Aksaray İli ile Sarıyahşi
İlçesini birbirine bağlayacak, yöremiz halkının ihtiyacını karşılayacak olan
karayolu ile ilgili bir çalışmanız var mıdır? Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun yazılı
olarak cevaplandırılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a
yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim. 31.5.2000 Murat
Akın Aksaray Soru : 1. Aksaray ile
Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan karayolu ulaşıma elverişsiz olduğundan
çeşitli kazalara ve maddî hasarlara, ölümlere sebebiyet vermektedir. Mevcut
ulaşımı sağlayan karayolunun genişletilmesi ve ıslahı gerekmektedir. İlçe halkının ve araç
sahiplerinin aracıyla yola çıkmaya cesaret edemediği söz konusu Gülağaç
İlçesinin Aksaray İli ile ulaşımını sağlayan karayolunun genişletme ve ıslahı
ile ilgili bir çalışmanız var mıdır? Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun yazılı
olarak cevaplandırılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a
yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim. 31.5.2000 Murat
Akın Aksaray Soru : 1. Niğde İlimize
bağlı iken Aksaray İlimize bağlanan Aksaray İli Gülağaç İlçesi, Sofular ve
Bekarlar Kasabasının Aksaray İli ile Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan
mevcut karayolu kaplama yapılmaması sebebiyle tamamen gidilmez bir hale
gelmiştir. Sofular ve Bekarlar
Kasasını Gülağaç İlçesi ile Aksaray İline bağlayan karayolunun 2. kaplamasının
yapılması için çalışmanız var mıdır? T.C. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 10.7.2000 Sayı : B.09.0.APK.0.22.00.00.17/1006 Konu : Aksaray
Milletvekili Murat Akın’ın yazılı soru önergeleri Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMMGenel
Sekreterliğinin 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.00.02-5951 sayılı yazısı. Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın, TBMM(7/2167, 2168, 2169, 2171, 2172) Esas No.lu yazılı soru
önergesi incelenmiş olup, cevabı ekte sunulmuştur. Bilgi ve gereğini arz
ederim. Koray
Aydın Bayındırlık
ve İskân Bakanı Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın (7/2167-5890) Esas No.lu Yazılı Soru
Önergesinin Soru ve Cevapları Soru : 1. Aksaray İli
sınırları içerisinde bulunan Ihlara Kasabası, Belisırma Köyü, Gülağaç İlçesi,
Güzelyurt İlçesi, Gülpınar Kasabası ile Nevşehir İline kesit olan mahal
bilindiği üzere Kapadokya bölgesi içinde olup, Ihlara Vadisini Nevşehir’e
bağlayan ören yerleridir. Söz konusu ören yerlerinden Nevşehir’e geçiş 21 km
asfalt yol 5 yıldır hiçbir şekilde tamiri ve onarımı yapılmamış, yapılması da
mümkün olmayacak şekilde bozulmuştur. Bu nedenle Gülağaç İlçesi-Camili
Ören-Nevşehir kavşağı yolu 2. kaplama olarak en kısa zamanda yapılması
gerekmektedir. Bakanlığınızca (onbinler
hatta yüzbin turist ve ülkemiz vatandaşlarının kullandığı) bu kara-yolu ile
ilgili bir çalışmanız var mıdır? Cevap : Kapadokya Bölgesi
olarak tarif edilen ve Aksaray ili sınırları içinde kalan (Aksaray-Nevşehir)
Ayr.-Selime-Ihlara, Ihlara-Güzelyurt Ayr. ve Ayr.-Gülağaç İl yolları
Karayolları Genel Müdürlüğümüzün ağında bulunmakta olup,
Gülağaç-Gülpınar-Camiliören-Nevşehir Ayr. yolu ağımızda bulunmamaktadır.
Ağımızda bulunan kesimlerde gerek projeli ve gerekse onarım şeklinde kesim
kesim olmak üzere yapım onarım çalışmaları yapılmıştır. Ağımızda bulunan söz
konusu yolların tamamı asfalt kaplamalıdır. Bununla birlikte 2000 yılı asfalt
çalışma programında muhtelif kesimlerde asfalt sathi kaplama çalışmaları devam
edecektir. Ayrıca, Selime-Güzelyurt
ve Ayr.-Ihlara yolu Turistik Yollar Yatırım Programımızda
Nevşehir-Niğde-Aksaray Turistik Yolları projesi kapsamında yer almakta olup, 50
Milyar 650 milyon TL. ödeneği bulunmaktadır. Selime-Güzelyurt yolunda
2000 yılı ödeneği ile kesim kesim üstyapı iyileştirilmesi yapılacak olup,
Ihlara geçişinde ödenek yetersizliği nedeniyle herhangi bir çalışma
yapılamamaktadır. Selime-Ihlara yolu üzerinde bulunan ve yetersiz olan Yaprakhisar
Köprüsünde yeni köprü çalışmalarına esas olmak üzere sondaj çalışmaları 2000
yılı içinde yapılacaktır. Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın (7/2168-5891) Esas No.lu Yazılı Soru
Önergesinin Soru ve Cevapları Soru : 1. Aksaray İli
Sarıyahşi İlçesine bağlı Bekdik Kasabası ile Kırşehir arasını birbirine
bağlaması planlanan Kızılırmak üzerine inşa edilecek olan köprünün yapımına
bugüne kadar başlanmamıştır. Bilindiği üzere İrfanlı
Barajının yapımı ile ırmak üzerinden geçişi sağlayan eski köprüde su altında
kalmıştır. Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesi ve Kırşehir İlini çok yakından
ilgilendiren, yapıldığında yöre halkının ekonomik yönden bilhassa ticaret açısından
canlanma sağlayacak olan söz konusu köprünün yapılması için yerinde inceleme
yapılmış ayrıca Sayın Bakanımız Koray Aydın Bey de bu projeyi en kısa zamanda
gerçekleştireceğine mahallînde söz vermiştir. Söz konusu köprü yapım
çalışması projesi ne aşamadadır. Cevap : Aksaray İli
Sarıyahşi İlçesine bağlı Bekdik Kasabasını Kızılırmak üzerinden Kırşehir’e
bağlantısını sağlayacak yol Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yol ağında
bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu köprü için Karayolları Genel
Müdürlüğümüzce herhangi bir çalışma yapılmamaktadır. Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın (7/2169-5892) Esas No.lu Yazılı Soru
Önergesinin Soru ve Cevapları Soru : 1. Aksaray İli ile
Sarıyahşi İlçesi arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bulunmamaktadır. İlçe ile il bağlantısı
çok zor şartlar altında köy yollarından gerçekleşmektedir. Yolların stabilize
olması sebebiyle elim trafik kazaları meydana gelmektedir. Dolayısıyla maddî ve
manevî zararlar vuku bulmaktadır. Aksaray İli ile Sarıyahşi
İlçesini birbirine bağlayacak, yöremiz halkının ihtiyacını karşılayacak olan
karayolu ile ilgili bir çalışmanız var mıdır? Cevap : Aksaray İlini
Sarıyahşi İlçesine bağlayan iki alternatif il yolu bulunmaktadır.
Aksaray-Ortaköy-Ağaçören yolu 105 km. Aksaray-Şereflikoçhisar-Sarıyahşi yolu
125 km. uzunluğunda olup, her iki yolun tamamı asfalt kaplamalıdır. Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın (7/2171-5894) Esas No.lu Yazılı Soru
Önergesinin Soru ve Cevapları Soru : 1. Aksaray ile
Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan karayolu ulaşıma elverişsiz olduğundan
çeşitli kazalara ve maddî hasarlara, ölümlere sebebiyet vermektedir. Mevcut
ulaşımı sağlayan karayolunun genişletilmesi ve ıslahı gerekmektedir. İlçe halkının ve araç
sahiplerinin aracıyla yola çıkmaya cesaret edemediği söz konusu Gülağaç
İlçesinin Aksaray İli ile ulaşımını sağlayan karayolunun genişletme ve ıslahı
ile ilgili bir çalışmanız var mıdır? Cevap : Genişletilmesi
istenen Aksaray-Gülağaç yolu toplam 52 km. uzunluğunda olup, tamamı asfalt
kaplamalıdır. Söz konusu yol üzerinde Selime-Güzelyurt kesimi Karayolları Genel
Müdürlüğümüzün Yatırım Programında bulunmaktadır. Söz konusu yolda yıl içinde
üst yapı iyileştirilmesi yapılacaktır. Aksaray Milletvekili
Murat Akın’ın (7/2172-5895) Esas No.lu Yazılı Soru
Önergesinin Soru ve Cevapları Soru : 1. Niğde İlimize
bağlı iken Aksaray İlimize bağlanan Aksaray İli Gülağaç İlçesi, Sofular ve
Bekarlar Kasabasının Aksaray İli ile Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan
mevcut karayolu kaplama yapılmaması sebebiyle tamamen gidilmez bir hale
gelmiştir. Sofular ve Bekarlar
Kasabasını Gülağaç İlçesi ile Aksaray İline bağlayan karayolunun 2.
kaplamasının yapılması için bir çalışmanız var mıdır? Cevap : Asfalt kaplama
yapılması istenilen Sofular ve Bekarlar Kasabalarına ait yollar Karayolları
Genel Müdürlüğümüzün yol ağı üzerinde bulunmamaktadır. Ancak, Aksaray İli
Gülağaç İlçesinin bağlantısını sağlayan il yollarının tamamını trafiğe rahat
geçiş sağlayacak şekilde asfalt kaplamalı olup, ayrıca Ayr.-Güzelyurt il yolu
ayrımında 2000 yılı içinde asfalt çalışması yapılacaktır. 23. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Ankara’da
akredite edilmiş büyükelçilerin yurt-içinde yaptıkları gezilere ilişkin sorusu
ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2174) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağadaki sorularımın
Dışişleri Bakanı Sayın İsmail Cem tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını
arz ederim. Bülent
Akarcalı İstanbul 1. Ankara’da akredite
edilmiş büyükelçilerin yurtiçinde yaptıkları geziler, hiç olmazsa güvenlik
tedbirlerinin alınması açısından belirli usullere tabi midir? 2. Bu elçilere gezdikleri
yerlerdeki Mülkî Amirlerin ve özellikle kaymakam ve valilerin İçişleri veya
Dışişleri Bakanlığından izin almadan brifingler vermeleri usulden midir? 3. Elçiliklerin ülkemizin
çeşitli bölgelerinde yapmak istedikleri ticarî-sınaî temaslar için Odalar
Birliğinin yardımını istemeleri gerekmez mi? 4. Dışişleri Bakanlığının
belirtilen bu hususlara dair politikaları nelerdir? 5. Bu hususlarda son 5
yıl içinde hangi elçilerin dikkati çekilmiştir? T.C. Dışişleri Bakanlığı Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü 17.7.2000 Sayı : SPGM/418-388 Konu : Yazılı soru
önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : 12 Haziran 2000
tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2174-5902/14235 sayılı yazıları. İstanbul Milletvekili
Sayın Bülent Akarcalı’nın ilgide kayıtlı yazılarına konu soru önergesine
verilen yanıt ilişikte sunulmuştur. Saygılarımla arz ederim. İsmail
Cem Dışişleri
Bakanı İstanbul Milletvekili
Sayın Bülent Akarcalı’nın Sayın Bakanımıza
Yönelttiği Yazılı Sorular ve Yanıtları Soru 1 : Ankara’da
akredite edilmiş büyükelçilerin yurtiçinde yaptıkları geziler, hiç olmazsa
güvenlik tedbirlerinin alınması açısından belirli usullere tabi midir? Cevap 1 : Yabancı
ülkelerin Ankara’daki büyükelçilikleri mensuplarının ülkemizin çeşitli
bölgelerine seyahatlerinde ilke olarak herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Söz konusu seyahatler
öncesinde güvenlik önlemi talep edilmesi halinde, mütekabiliyet ilkeleri esas
alınmak suretiyle Bakanlığımızca, keyfiyet ilgili makamlarımıza intikal
ettirilmekte ve gerekli görülecek tedbirlerin alınması istenmektedir. Soru 2 : Bu elçiliklere
gezdikleri yerlerdeki Mülkî Amirlerin ve özellikle kaymakam ve valilerin
İçişleri veya Dışişleri Bakanlığından izin almadan brifingler vermeleri usulden
midir? Cevap 2 : Söz konusu ziyaretler
sırasında, ziyaret edilen birimlerin mülkî amirleri ile görüşülmesinin
düzenlenmesi münhasıran Bakanlığımızın yetki alanı dahilinde bulunmamaktadır.
Bu itibarla, vakî randevu talepleri konuya ilişkin değerlendirmemizle birlikte
ilgili makamlarımıza iletilmekte; ancak, talebin karşılanması hususu
makamlarımızın takdirine bağlı bulunmaktadır. Soru 3 : Elçiliklerin
ülkemizin çeşitli bölgelerinde yapmak istedikleri ticarî-sınaî temaslar için
Odalar Birliğinin yardımını istemeleri gerekmez mi? Cevap 3 : Yabancı
temsilciliklere ticarî-sınaî konularda bilgi alış-verişinde bulunmak üzere,
başta TOBB ve DEİK olmak üzere uzman kuruluşlarımızla biraraya gelmeleri
tavsiye olunmaktadır. Nitekim, yabancı ülkelerin Ankara’daki
büyükelçiliklerinin, ülkemizin çeşitli bölgelerinde ilgilendikleri ticarî ve
sınaî konular hakkında kendi ülkelerindeki iş çevrelerine proje bazında veya
genel mahiyette bilgi temin etmek için meslek odaları ve uzman kuruluşlar
nezdinde temaslarda bulundukları bilinmektedir. Soru 4 : Dışişleri
Bakanlığının belirtilen bu hususlara dair politikaları nelerdir? Cevap 4 : Ülkemizde
yerleşik yabancı temsilciliklerin ülkemizin çeşitli bölgelerinde ticarî-sınaî
alanlarda ilgilendikleri projelere dair ya da genel anlamda uzman
kuruluşlarımızla bilgi alışverişinde bulunmaları, bu faaliyetlerin “ikili/çok
taraflı fayda” ölçütü gözönüne alınarak değerlendirilmektedir. Bunun yanısıra,
hayata geçirilecek projelerin incelenerek, yabancı/Türk ortaklı-yabancı
firmaların faaliyetlerinin yukarıda sayılan amaçlara hizmet edecek şekilde ve
mevzuatımıza uygun olarak çalışmalarda bulunmaları ve denetimleri tabiatıyla
ilgili Bakanlık, Müsteşarlık ve kurumlarımızca yürütülmektedir. Soru 5 : Bu hususlarda
son 5 yıl içinde hangi elçilerin dikkati çekilmiştir? Cevap 5 : Ülkemizdeki
yabancı temsilciliklerin iyi niyet ölçüleri içinde ve esasen aralarında
temsilcilikler bulunan bütün ülkelerin yaptığı gibi, ülkemizle ticarî ve sınaî
işbirliğini geliştirme ve ticaret hacmini artırma çabaları tarafımızdan olumlu
karşılanmakta, bu hususta aksaklık ve yanlış anlamaların önlenebilmesi için, bu
temsilciliklerin ekonomik işbirliği alanında ülkemizde yürüttükleri çalışmalar
hakkında bilgilendirilmemizin arzettiği önem, düzenli olarak muhataplarımızla
olan görüşmelerde vurgulanmaktadır. 24. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, off-shore
hesaplarında batan paraların ödenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet
Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2175) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Başbakan Sayın Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını
saygılarımla arz ederim. 7.6.2000 Kemal
Albayrak Kırıkkale 1. Hükümetin
Off-Shorezede’lere ödemek üzere ayırdığı para ne kadardır? 2. Bu paradan
yararlanacak kişiler kimlerdir? Toplam sayıları ne kadardır? 3. Bu paradan
yararlanmadaki kıstası nedir? Nasıl uygulanacak ve ne miktar alacaktır? 23.6.2000 tarihli 116 ncı
birleşim tutanak dergisinde yeralan 7/2175’e ek cevap T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü 7.7.2000 Sayı : B.02.1.HM.0.BAK.02.02/BG.55666 Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : 13.6.2000 tarih ve
KAN.KAR.MD.A.01.0.GND.0.10.00.02-7/2175-5905/14273 sayılı yazınız. Kırıkkale Milletvekili
Kemal Albayrak Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, ilgide kayıtlı yazınız ekinde
yeralan 7/2175-5465 esas no.lu soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin
açıklamalar aşağıda yer almaktadır. Bakanlar Kurulunun
21.12.1999 tarih ve 99/13765 sayılı Kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna
devredilen Egebank A.Ş., Sümerbank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve
T. Tütüncüler Bankası A.Ş. aracılığıyla sırasıyla Egebank Off-Shore Ltd., Efektifbank
Off-Shore Ltd., Yurt Security Off-Shore Ltd. ve Yaşar Foreign Trade Off-Shore
Ltd.’de 4296 gerçek kişi tarafından toplam 88.159 milyar TL. tutarında mevduat
açılmıştır. Diğer taraftan, söz
konusu mevduat hesapları bakiyesinin 20 milyar TL.’ye kadar olan kısmının aracı
bankalar tarafından hak sahiplerine ödenmesine ilişkin Kanun Tasarısı
hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Bilgilerine arz olunur. Recep
Önal DevletBakanı 25. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun, İstanbul DGM
Başsavcısına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı
(7/2176) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Adalet Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını talep ediyorum. Gereğini saygılarımla arz
ederim. 8.6.2000 Mehmet
Bekaroğlu Rize İstanbul DGM Başsavcısı
Oktar Çakır’ın, hakkında çeşitli yolsuzluk iddiaları bulunan bir iş adamı ile
aynı araçta yolculuk yaparken kaza geçirmesinden sonra, basınyayın
organlarında, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk,
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldı.
Oktar Çakır’ın DGM Başsavcısı olarak ataması yapılmadan önce adı geçen
işadamıyla karanlık işler çevirdiğinin bilindiği, bunun bizzat İçişleri Bakanı
Sadettin Tantan tarafından, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e adı geçen savcının
“karanlık işleri olduğu”nu söylediği, Adalet Bakanının bu bilgiyi, Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kuruluna aktardığı, ancak buna rağmen, Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun bu atamayı yaptığı iddia edilmektedir. Bu iddiaların hukukun
siyasallaştığının, bazı hâkim ve savcıların bazı işadamları ile birlikte bir
yargı çetesi oluşturduğunun iddia edildiği bir ortamda dile getirilmesi,
yargıya olan güveni daha da sarsmıştır. İnsanlığın sığınağı son kale olan
yargının, bu tür iddialarla gündeme gelmesi halkımızın yaşama azmini kırmakta,
gelecekle ilgili ümitsizliğe düşmelerine neden olmaktadır. Bütün bunlar
dışarıdaki görünümümüzü de bozduğundan ülkemizin uluslararası ilişkilerini de
olumsuz etkilemektedir. Ayrıca bu durum, görevlerini zor şartlarda ve en iyi
şekilde yerine getiren hâkim ve savcılarımızı da töhmet altında bıraktığı,
olanların çalışma azmini kırdığı gibi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun
yaptığı bütün atamalardan kuşku duyulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle; 1. Başsavcısı Oktar
Çakır’ın iddia edildiği gibi “karanlık işleri olduğu” biliniyor ise, niçin
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından ataması yapılmadan önce bu
“karanlık işleri” ile ilgili hakkında bir araştırma veya soruşturma
açılmamıştır? 2. Trafik kazası meydana
gelip, konu basının gündemine girmesinden sonra açılmış herhangi bir soruşturma
var mıdır? Varsa hangi aşamadadır? 3. Savcı Oktar Çakır’ın
özellikle İstanbul DGM’de baktığı davalarla ve bu davaların akibetleriyle
ilgili olarak herhangi bir araştırma ve soruşturma açılmış mıdır? Açılmış ise
hangi aşamadadır? Açılmamış ise açılması düşünülmekte midir? 4. Savcı Oktar Çakır’ın
“karanlık işleri olduğu” en yetkili ağızlar tarafından iddia edildiğine göre,
bu “karanlık işler nelerdir ve hangi tarihleri kapsamaktadır? Savcı bu
“karanlık işlerini” tek başına mı gerçekleştirmiştir? Bu “karanlık işlere”
karışan başka herhangi bir yargı mensubu var mıdır? Varsa bunlarla ilgili hangi
işlem yapılmıştır? 5. Oktar Çakır olayında
olduğu gibi Sayın Adalet Bakanı veya başka bir merci tarafından olumsuz bilgi
ulaştırılmasına rağmen atamaları yapılmış, başka hâkim ve savcılar da olmuş
mudur? 6. Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun daha şeffaf ve kamu yararına uygun çalışabilmesi için
başlatılmış herhangi bir çalışma mevcut mudur? Mevcut ise bu çalışma şu an ne
durumdadır? 7. Yargı sisteminin en
yüksek yerlerinde, para karşılığında adaletin tecellisini saptıran, içlerinde
yargıçların ve savcıların olduğu bir yargı mafyasından söz edilmektedir.
Bakanlık olarak bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz. Konu ile ilgili Hükümet
nezdinde yapmış olduğunuz herhangi bir gi-rişim söz konusu mudur? T.C. Adalet Bakanlığı 10.7.2000 Bakan : 883 Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : a) Kanunlar ve
Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13.6.2000 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.-00.02-7/2176-5906/14274
sayılı yazınız. b) 22.6.2000 tarihli ve
805 sayılı yazımız. İlgi (a) yazı ekinde
alınan, Rize Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu tarafından Bakanlığımıza
yöneltilen ve yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2176-5906 Esas No.lu
soru önergesine verilen cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim. Prof.
Dr. Hikmet Sami Türk Adalet
Bakanı Sayın Prof. Dr. Mehmet
Bekaroğlu Rize Milletvekili TBMM Bakanlığımıza
yönelttiğiniz ve yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/2176-5906 Esas
No.lu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur : Bilindiği üzere, hâkim ve
savcılar hakkındaki atama, nakil, terfi gibi özlük işlemlerinin tamamı
Anayasanın 159 uncu maddesi uyarınca oluşturulan Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca yürütülmektedir. Soru önergesinde adı
geçen kişi, Şişli Cumhuriyet Başsavcısı iken, 2845 sayılı Devlet Güvenlik
Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi
gereğince, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 4.4.2000 tarihli ve 4 sayılı
kararıyla İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına atanmış
ve 10.4.2000 tarihinde buradaki görevine başlamıştır. Adı geçen hakkında,
Ankara’ya gelişi sırasında, 2.5.2000 tarihinde geçirdiği trafik kazası
nedeniyle 3.5.2000 tarihli “Olur”la araştırma ve incelemeye başlanmış, Adalet
Başmüfettişliğince düzenlenen 5.5.2000 tarihli ve 21 sayılı ön rapor, Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunca görüşülerek soruşturma konusu olayın niteliğine
göre ilgilinin, soruşturma sonuçlanıncaya kadar 2802 sayılı Hâkimler ve
Savcılar Kanununun 77 nci maddesi uyarınca tedbiren görevden uzaklaştırılmasına
ilişkin 5.5.2000 tarihli ve 511 sayılı karar verilmiş olup, soruşturma henüz
tamamlanmamıştır. İstanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına 10.4.2000 tarihinde atanan savcının, bu
mahkemedeki faaliyetleri ile ilgili olarak hakkında herhangi bir araştırma,
inceleme ve soruşturma bulunmamaktadır. Öte yandan, 2461 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca, Kurulda
yapılan işlemler ve bunlarla ilgili görüşmeler “gizli” olduğundan başkaca bilgi
sunulamamaktadır. Bilgilerinize arz ederim. Prof.
Dr. Hikmet Sami Türk Adalet
Bakanı 26. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Ayasofya Müzesine
ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2179) Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
DevletBakanı Sayın, Yüksel Yalova tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını
saygılarımla arz ederim. 7.6.2000 Zeki
Ünal Karaman 1. Fethin sembolü olan
Ayasofya Camii hangi gerekçe ile müze haline getirilmiştir? 2. Müze haline
getirilirken bir kanun çıkarılmış mıdır? Çıkarılmış ise kanunun tarihi ve
sayısı nedir? 3. Böyle bir kanun yoksa
neye dayanılarak, müze yapılmıştır? 4. Ayasofya’yı ibadete
açmayı düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız sebebi nedir? T.C. DevletBakanlığı 30.6.2000 Sayı : B.02.0.006/01-1549 Konu : Soru önergesi Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına İlgi : 13.6.2000 tarih,
A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2179-5909/14277 sayılı yazınız. Karaman Milletvekili Zeki
Ünal tarafından tevcih edilen ve tarafımdan cevaplandırılmasını istediği
7/2179-5909 esas sayılı soru önergesi incelenmiştir. Ayasofya Camii’nin tarihi
vaziyeti itibariyle müzeye çevrilmesinin bütün şark alemini sevindireceği ve
insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle müzeye çevrilmesi
tasvip ve kabul olunmuş ve Bakanlar Kurulunun 24.11.1934 gün ve 2/1589 sayılı
kararıyla müzeye çevrilmesi tasvip ve kabul olunarak müze yapılmıştır. Bilgilerinize arz ederim. Dr.
Yüksel Yalova DevletBakanı 27. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, batık bankalara ve
bu bankalarda bulunan hesaplara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın
cevabı (7/2180) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Devlet Bakanı Sayın, Recep Önal tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını
saygılarımla arz ederim. 7.6.2000 Zeki
Ünal Karaman 1. Şimdiye kadar hangi
bankalar batmıştır? Batırılan para miktarı nedir? 2. Tasarruf Mevduat
Sigorta Fonunda halen ne kadar para vardır? Bu para batan bankaların
kayıplarını karşılayacak mıdır? Karşılamaz ise; mevduat sahiplerinin parası hangi
kaynaktan karşılanacaktır? 3. Off-Shorezedelerin
bankalardaki batık paralarının toplam miktarı nedir? Bu bankaların isimleri
nedir? 4. Off-Shorezedelerin
batık mevduatlarının, zorunlu tasarruf fonundan karşılanacağı doğru mudur?
Doğru değil ise, off-shorezedelerin zararları nereden karşılanacaktır? T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü 7.7.2000 Sayı : B.02.1.HM.0.BAK.02.02/BG.55664 Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : 13.6.2000 tarih ve
A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2180-5910/14278 sayılı yazınız. Karaman Milletvekili Zeki
Ünal’ın ilgide kayıtlı yazınız ekinde yeralan 7/2180-5910 sayılı soru
önergesinde belirtilen hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır. 1. Mülga 70 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 12 ve 67 nci maddeleri gereğince 25.10.1983 tarih ve 7231
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İşçi Kredi Bankası T.A.Ş.’nin, 25.1.1984
tarih ve 7657 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de Türkiye Bağcılar Bankası
A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkileri kaldırılmış
ve yönetim ve denetimleri için T. İş Bankası A.Ş. ve Vakıflar Bankası T.A.O.
görevlendirilmiştir. Müflis İşçi Kredi Bankası
T.A.Ş. mudilerine nezaretçi banka aracılığıyla sigorta limiti kapsamında 1.717
milyon TL tutarında ödemede bulunulmuştur. Söz konusu avansa yürütülen faiz ve
sigorta primi borcuyla birlikte 3.033 milyon TL.’ye ulaşan tutar iflas
idaresince muhtelif tarihlerde yapılan ödemelerle 1.739 milyon TL.’ye
düşmüştür. Adıgeçen bankanın 3.2.1999 tarihi itibariyle iflası mahkeme kararı
ile kapanmıştır. Müflis T. Bağcılar
Bankası A.Ş. mudilerine ödenen toplam 3.148 milyon TL. tutarındaki avansa
yürütülen faiz ve sigorta primi borcu ile birlikte 6.166 milyon TL.’ye ulaşan
tutarın tamamı iflas idaresince yapılan ödemelerle kapanmıştır. Mülga 3182 sayılı
Bankalar Kanununun 68 inci Maddesi gereğince bankacılık işlemleri yapma ve
mevduat kabul etme izinleri Bakanlar Kurulunun 11, 20, 23 Nisan 1994 tarih ve
sırasıyla 94/5456, 94/5483, 94/5485 sayılı Kararları ile kaldırılan T. Turizm
Yatırım ve Dış Ticaret Bankası (TYT Bank) A.Ş., Marmara Bankası A.Ş. ve T.
İthalat ve İhracat Bankası (İmpeksbank) A.Ş.’nin gerçek kişi tasarruf mevduatı
hesap sahiplerine 92/2707 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 94/5455 no.lu
Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 2 nci maddesi kapsamında müflis TYT Bank
A.Ş. için 990.545 milyon TL, Marmara Bankası A.Ş. için 1 555 404 milyon TL,
Impeksbank A.Ş. için ise 1 275 773 milyon TL olmak üzere toplam 3 821 722
milyon TL ödeme yapılmıştır. Yapılan ödemelerle ilgili olarak nezaretçi
bankalar verilen avanslara, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont faiz
oranlarına göre faiz yürütülmüştür. Müflis Marmara Bankası A.Ş. ve müflis
İmpeksbank A.Ş.’nin avans, faiz ve sigorta primi tutarı İflas İdaresi
tarafından tamamen ödenerek kapatılmıştır. Müflis TYT Bank A.Ş.’nin ise 212 417
milyon TL. borcu kalmıştır. 4389 sayılı Bankalar
Kanununun geçici 3 üncü maddesi gereğince, tasfiye halindeki müflis TYT Bank
A.Ş., Marmara Bank A.Ş. ve İmpeksbank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve
mevduat kabul etme izinlerinin kaldırıldığı tarihler itibariyle bu bankalar nezdinde
hesabı bulunan bir gerçek kişiye ait Türk Lirası cinsinden tasarruf mevduatı
ile tasarruf mevduatı niteliğini haiz döviz tevdiat hesaplarının toplamının
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Fon) tarafından sigorta kapsamında nakden veya
hesaben yapılan ödemeler düşüldükten sonraki bakiyesinin 1 milyar TL.’ye kadar
olan kısmı, bankaların bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme
izinlerinin kaldırıldığı tarihte geçerli T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru
üzerinden ABD Dolarına çevrilerek, söz konusu Kanunun yayımlanma tarihi olan
23.6.1999 tarihinde geçerli T.C. Merkez Bankası ABD Doları döviz alış kuru
üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılıkları 12.7.1999 tarihinden itibaren Fon
tarafından tasarruf mevduatı hesabı sahiplerine ödenmektedir. 4389 sayılı
Bankalar Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında Fon tarafından 16.6.2000
tarihi itibariyle Marmara Bankası A.Ş. için 573 mudiye 2 487 291 milyon TL, TYT
Bank A.Ş. için 2 674 mudiye 8 053 845 milyon TL, İmpeksbank A.Ş. için ise 3 938
mudiye 17 094 958 milyon TL olmak üzere toplam 27 636 094 milyon TL.
ödenmiştir. 2. 15.6.2000 tarihi
itibariyle Fon’da toplam 305 trilyon TL likit varlık bulunmaktadır. 4491 sayılı Kanun ile
değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci Maddesinin 2 nci fıkrasının son
paragrafında, “Olağanüstü hallerde, Fon Hazine Müsteşarlığından izin almak
kaydıyla borçlanabileceği gibi ihtiyaç hasıl olduğunda Hazine Müsteşarlığınca Fona
ikrazen verilmek üzere uzun vadeli özel tertip Devlet İç Borçlanma Senedi ihraç
edilebilir”, 5 inci fıkrasının (a) bendinde “Fon mevcudunun ihtiyacı
karşılayamaması durumunda bankalardan ileride doğacak prim yükümlülüklerine
mahsuben bir önceki yılda ödedikleri sigorta primi toplamına kadar avans
alınabilir...”, yine 5 inci fıkrasının (b) bendinde ise, “Olağanüstü hallerde,
Fon kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda Kurumun talebi üzerine
Merkez Bankasınca Fona avans verilir...” hükümleri yer almaktadır. 3. Egebank A.Ş.,
Sümerbank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Yaşarbank A.Ş.
aracılığıyla sırasıyla Egebank Off-Shore Ltd, Efektif Bank Off-Shore Ltd, Yurt
Security Off-Shore Ltd. ve Yaşar Foreign Trade Off-Shore Ltd.’nde 4296 gerçek
kişi tarafından açılan mevduat tutarı toplam 88.159 milyar TL.’dir. 4. Söz konusu mevduat
hesapları bakiyesinin 20 milyar TL.’ye kadar olan kısmının aracı bankalar
tarafından hak sahiplerine ödenmesine ilişkin Kanun Tasarısı hazırlanarak
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Bilgilerine arz ederim. Recep
Önal Devlet
Bakanı 28. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Konya-Sarayönü ve
Bingöl-Osmaneli kaymakamları tarafından çocuklarını okula göndermeyen velilere
para cezası verildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin
Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2182) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorumun Millî
Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından yazılı olarak
cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 7.6.2000 Zeki
Ünal Karaman Konya’nın Sarayönü İlçesi
ile Bingöl’ün Osmaneli İlçesinde 8 yıllık kesintisiz eğitim yasası çıktıktan
sonra, çocuklarını okula göndermek istemeyen velilere kaymakamlıklar tarafından
para cezası verilmektedir. Sorum Şudur : Kaymakamlıkların para
cezası verme yetkisi var mıdır? Var ise, hangi yasaya dayanarak vermektedir? T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı 17.7.2000 Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1828 Konu : Soru önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : TBMM Başkanlığının
13.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2182-5912/14280 sa-yılı yazısı. Karaman Milletvekili
Sayın Zeki Ünal’ın, “Konya-Sarayönü ve Bingöl-Osmaneli kaymakamları tarafından
çocuklarını okula göndermeyen velilere para cezası verildiği iddiasına ilişkin”
yazılı soru önergesi incelenmiştir. 222 sayılı İlköğretim ve
Eğitim Kanununun, 12.10.1983 tarih ve 2917 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
değişik 56 ncı maddesi; “Muhtarlıkça veya mülkî amirce yapılan duyuruya rağmen,
çocuğunu okula göndermeyen veli veya vasi veya aile başkanları”na millî eğitim
müdürünün teklifi üzerine, kaymakamlarca para cezası verilmesi işleminin
tesisini hükme bağlamıştır. Bilgilerinize arz ederim. Metin
Bostancıoğlu Millî
Eğitim Bakanı 29. - Manisa Milletvekili Bülent Arınç’ın, 4207 Sayılı
Kanunun uygulanmasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı
(7/2184) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Sağlık Bakanı Sayın Osman Durmuş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasına
delaletlerinizi saygılarımla arz ederim. Bülent
Arınç Manisa Sorular : 1. Umuma açık
alanlarda sigara içilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanunun öngördüğü cezaların
uygulanabilmesini öngören yönetmelik yürürlükte midir? 2. Sigara içilmesini
yasaklayan alanlarda uygulanan cezalar için, bugüne kadar toplanan para tutarı
ne kadardır? 3. Sigara içenlere
uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını uygulamaya kim yetkilidir? 4. Sigara içenlere
uygulanacak cezalara ilişkin bir yönetmelik yoksa, bir yönetmelik düzenlemeyi
düşünüyor musunuz? 5. Sigara içenlere
uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını toplama ve kullanma için Yeşilay’a
yönetmelikte yer vermeyi düşünüyor musunuz? T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü 4.7.2000 Sayı : B100TSH0140002.9693 Konu : Soru önergesi Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına İlgi : 13 Haziran 2000
tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2184-5914/14282 sayılı yazınız. İlgi yazınızla bildirilen
Manisa Milletvekili Bülent Arınç tarafından verilen soru önergesinin cevabı
yazımız ekinde yer almaktadır. Bilgilerinizi ve gereğini
arz ederim. Doç.
Dr. Osman Durmuş Sağlık
Bakanı Soru
Önergesi Soru ve Cevapları Soru 1. Umuma açık
alanlarda sigara içilmesini yasaklayan 4207 Sayılı Kanunun öngördüğü cezaların
uygulanabilmesini öngören yönetmelik yürürlükte midir? Cevap : Umuma açık
alanlarda sigara içilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanunun amacı, kişileri
tütün ve tütün mamullerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici
reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirler
almaktır. Bahsedilen yasada yönetmelik çıkarılması ile ilgili bir husus
bulunmamaktadır. Soru 2 : Sigara
içilmesini yasaklayan alanlarda uygulanan cezalar için, bugüne kadar toplanan
para tutarı ne kadardır? Cevap : Sigara içilmesini
yasaklayan alanlarda uygulanan cezalar için, bugüne kadar toplanan para tutarı
konusu Bakanlığımızın sorumluluğu altında değildir. Zira, Kanunu yürütmekle
Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Yasa tüm Türkiye’de uygulanmakta ve uygulanan
para cezaları İl Defterdarlıkları tarafından tahsil edilmektedir. 4207 Sayılı
Kanunun 5 inci Maddesinde “Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı
ve yasağa ilişkin yazılı uyarıların bulunduğu yerlerde tütün ve tütün
mamullerini içenlere, ilgili yerin yetkilisi veya amiri durumundaki kişi
tarafından yazılı uyarı gösterilmek suretiyle yasağa uyması, aksi takdirde o
yeri terk etmesi gerektiği bildirilir. Bu bildirime rağmen tütün ve tütün
mamulleri içenler genel zabıta marifetiyle o yerden uzaklaştırılır.”, 6 ncı
Maddesinde “Bu Kanunun 5 inci maddesine göre uyarıda bulunmayan tütün ve tütün
mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri
hakkında on mil-yon lira para cezası verilir. Uyarıya rağmen tütün ve tütün
mamulü içen kişi hakkında da aynı ceza uygulanır” ifadeleri yer almaktadır.
Para cezası ancak yazılı ve sözlü uyarılara uymayanlara ve-rilmektedir.
Toplanan paralar, Maliye Bakanlığına aktarıldığı için tutarı hakkında ayrıntılı
bilgi Bakanlığımızda mevcut değildir. Soru 3 : Sigara içenlere
uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını uygulamaya kim yetkilidir? Cevap : Sigara içenlere
uygulanan cezalara ilişkin 4207 Sayılı Kanunun 6 ncı Maddesindeki para
cezaları, aynı Kanunun 8 inci Maddesi gereğince o yerin en büyük mülkî amiri
tarafından verilir. Soru 4 : Sigara içenlere
uygulanacak cezalara ilişkin bir yönetmelik yoksa, bir yönetmelik hazırlamayı
düşünüyor musunuz? Cevap : Sigara içenlere
uygulanacak cezalara ilişkin bir yönetmelik düzenlenmesi çalışmaları
Bakanlığımız sorumluluğuna girmemektedir. Soru 5 : Sigara içenlere
uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını toplama ve kullanma için Yeşilay’a
yönetmelikte yer vermeyi düşünüyor musunuz? Cevap : Konu hakkında
yeni yasal bir düzenleme yapılması halinde konunun Maliye Bakanlığı tarafından
değerlendirilmesi gerekmektedir. Doç.
Dr. Osman Durmuş Sağlık
Bakanı 30. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın,
böbrek hastalığı ile organ nakli konusunda alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve
Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2186) Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Aşağıdaki sorularımın
Sayın Sağlık Bakanı Osman Durmuş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının
teminini saygılarımla arz ederim. 5.6.2000 Mustafa
Niyazi Yanmaz Şanlıurfa Ülkemizde uygulamaya
konulan aşılama ve bilinçlendirme kampanyaları ile bir çok hastalığın ve
dolayısıyla can kaybının önüne geçilebildiği gerçeğinden hareketle, 1. Hergün birçok
vatandaşımızın hayatını kaybetmesine binlercesininde diyaliz makinalarına
mahkûm yaşamalarına neden olan ve çok sinsi bir hastalık olan böbrek
hastalığının önlenmesi ve korunma yolları hakkında bir kampanya yapılması
düşünülmekte midir? 2. Yine bu hastalığın
pençesine düşmüş insanımızın tek kurtuluş yolu olan böbrek nakli için çok büyük
çaplı bir organ bağış ve bilinçlendirme kampanyası düşünülmekte midir? 3. Organ nakli konusunda
hastaların doku tespiti ve nakil uyuşma bilgileri hakkında hastahenelerin tam
bir işbirliği ve bilgi ağı mevcut mudur? Yoksa bu önemli konuda ne gibi
çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz? T.C. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü 6.7.2000 Sayı : B100THG0100003-12337 Konu : Yazılı soru
önergesi cevaplandırılması Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği (Kanunlar
ve Kararlar Dairesi Başkanlığına) İlgi : 27.6.2000 tarih ve
3721 sayılı yazınız. İlgi yazınız ile
gönderilen Şanlıurfa Milletvekilimiz Sayın Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, 5.6.2000
tarihinde TBMM Başkanlığına vermiş olduğu ve şahsıma yöneltilen soru
önergesinin cevabı ektedir. Bilgilerinize
saygılarımla arz ederim. Doç.
Dr. Osman Durmuş Sağlık
Bakanı Soru 1. Ülkemizde
uygulamaya konulan aşılama ve bilinçlendirme kampanyaları ile bir çok
hastalığın ve dolayısıyla can kaybının önüne geçilebildiği gerçeğinden
hareketle, Her gün bir çok
vatandaşımızın hayatını kaybetmesine binlercesinin de diyaliz makinelerine
mahkûm yaşamalarına neden olan ve çok sinsi bir hastalık olan böbrek
hastalığının önlenmesi ve korunma yolları hakkında bir kampanya yapılması
düşünülmekte midir? Cevap 1. Modern tıbbın en
karmaşık, ancak özellikle 20 nci yüzyılın ikinci yarısında oldukça popüler
alanlardan biri haline gelen doku ve organ transplantasyonları son yıllarda
ülkemizde de büyük önem kazanmaktadır. Modern cerrahinin en
karmaşık ve en sorunlu alanlarından biri olan organ transplantasyonu, tarih
öncesi çağlardan bu yana güncelliğini korumuş ve tıp bilim adamlarının başlıca odak
noktalarından biri olmuştur. Son yıllarda erişilen
toplumsal bilinç düzeyi, organ nakli çalışmalarını hem dünyada hem de ülkemizde
daha güncel kılmıştır. Böbrek, göz, kalp, kornea, kemik iliği, deri ve
karaciğer nakillerinin artık başarı ile gerçekleşebildiği ülkemizde
transplantasyon çalışmalarındaki gelişmeler birçok kronik organ hastasına
yeniden yaşam imkânı sağlarken, tüm dünya için geçerliliğini koruyan organ
sıkıntısı sorununa her geçen gün yeni alternatif çözümler üretebilmektedir. Bugünkü anlamıyla 1970’li
yıllarda başlatılan doku ve organ transplantasyonları her ne kadar arzu edilen
düzeye ulaşamamış ise de, halen yaygın olarak devam eden eğitim, organ bağışı
ve kurumlararası koordinasyon oluşturma çalışmaları yakın bir gelecekte
semeresini verecek ve birçok kronik organ hastası yeniden yaşama dönme
olanağına kavuşacaktır. Dünyada ve ülkemizde,
insan doku ve organ transplantasyonlarına gösterilen ilgi giderek artmaktadır.
Kronik böbrek hastalığı başta olmak üzere, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas
gibi iyileşme şansı bulunmayan irreversibl hastalıklarda uygulanan transplantasyon
sonuçlarının toplumlarda oluşturduğu ümit ve güven, doku organ nakli olayının
giderek benimsenmesine neden olmuştur. Ülkemizde 1975 yılı ile
1999 yılı arasında toplam 4259 böbrek, 215 karaciğer, 47 kalp, 66 kalp kapağı,
4 pankreas, 9155 kornea, 958 kemik iliği transplantasyonu yapılmış, sadece 1999
yılı içinde ise 368 böbrek 47 karaciğer, 13 kalp, 6 kalp kapakçığı, 1471
kornea, 222 kemik iliği nakli yapılmıştır. Kronik böbrek
yetmezliğinin tedavi yöntemlerinden diyaliz, hastanın genel durumunu düzeltmek,
su-elektrolit dengesini ve vücutta biriken toksinlerin atımını sağlayarak
hayatı kaliteli bir şekil-de devam ettirmek ve transplantasyona hazırlamak için
önemlidir. Günümüzde kronik böbrek
yetmezlikli hastaların % 10’nun transplantasyon olma şansı olduğu gözönüne
alınırsa, kronik böbrek yetmezlikli hastaların tedavisinde diyalizin önemi
anlaşılmış olmaktadır. Hastanın primer hastalığı, diyalize uyum sağlaması,
diyaliz ünitesinin tedavi uygulamada yeterliliği, hastanın yaşam süresini
belirlemektedir. Şartların iyi olması durumunda hastanın yaşama süresi ortalama
on yıl olabilmekte, 25 yıla kadar yaşam süresi olan da bulunmaktadır. Bugün ülkemizde ortalama
milyonda 60 kişinin her yıl kronik böbrek hastası olarak toplumumuza katıldığı,
bu hastalığın bir nevi orta yaş hastalığı gibi göründüğü ve hastaların çok geç
hekime müracaat ettiği saptanmıştır. Kronik böbrek yetmezliği
her gün birçok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, binlercesinin de diyaliz
makinelerine mahkûm olmalarına neden olan çok sinsi bir hastalıktır. Bu hastalığın
önlenmesinde toplumun bilgi düzeyinin artırılması ve bilinçlendirilmesi
çalışmaları büyük önem taşımaktadır. Sağlık Bakanlığımıza
bağlı tüm kuruluşlarımızda, başta sağlık ocaklarımız ve devlet hastanelerimiz
olmak üzere, eğitim çalışmalarımız toplumun konuyla ilgili bilinçlendirilmesi
adına sürdürülmektedir. Ayrıca erken teşhis ve yeterli tedavinin de önemi yadsınamaz.
Bu konuda da tüm sağlık kuruluşlarımız, ellerindeki imkânlar dahilinde
çalışmaktadır. Soru 2. Yine bu
hastalığın pençesine düşmüş insanımızın tek kurtuluş yolu olan böbrek nakli
için çok büyük çaplı bir organ bağış ve bilinçlendirme kampanyası düşünülmekte
midir? Cevap 2. Organ bağışını
artırmak amacı ile, vatandaşlarımızın yazılı, görsel, işitsel iletişim araçları
aracılığıyla bilgilendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilmektedir. Bu
konuda Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı,
Silahlı Kuvvetler, İçişleri Bakanlığı, Belediyeler, diğer kamu kurum ve
kuruluşları ile Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği çalışmaları sürmektedir. Soru 3. Organ nakli konusunda hastaların doku tesp |