Yazılı ve Sözlü Sorular Araştırma Komisyonları Soruşturma Komisyonları
                                                                      Son Tutanak Tutanak Sorgu Tutanak Metinleri Gizli Oturum Tutanakları
                                                                                                                                            Uluslararası Komisyonlar Dostluk Grupları
                                                                                      Genel Sekreterlik Mevzuat Telefon Rehberi Etik Komisyon Duyurular

DÖNEM : 21        YASAMA YILI : 3

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 41

 

1 inci Birleşim

1 . 10 . 2000 Pazar

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. - GELEN KÂĞITLAR

II. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1. - TBMM Geçici Başkanı Mehmet Vecdi Gönül’ün, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının hayırlı ve başarılı olmasını bildiren konuşması

B) ÇEŞİTLİ İŞLER

1. - Siyasî parti gruplarının, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde görüşülmekte olan sözde Ermeni soykırımı karar tasarısına ilişkin müşterek önergesi (5/8)

2. - TBMM Başkanlığı için gösterilecek adayların müracaat süresine ilişkin Geçici Başkanlık duyurusu

C )  TEZKERELER  VE   ÖNERGELER

1. - (10/139, 14, 126, 132, 133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, komisyonun görev süresinin bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/625)

III. - SÖYLEVLER

1. - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılını açış konuşması

IV. - ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçiminin yapılacağı günlere ilişkin Danışma Kurulu önerisi

V. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, 4454 sayılı basın affıyla ilgili kanundan yararlananlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/1763)

2. - Muğla Milletvekili Fikret Uzunhasan’ın, Yatağan-Çine Barajının adına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/1870)

3. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın , belediye başkanlarının eğitim semineri adı altında düzenledikleri yurtdışı gezilere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2070)

4. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Tunçbilek ilave santral projesinde yerli enerji kaynağı kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2113)

5. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Alanya yat limanı ve balıkçı barınağı inşaatına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2132)

6. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Alanya-Dim Barajı inşaatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2133)

7. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı’nın, Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu Cam Bölümü mezunlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2135)

8. - Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik’in, Etimesgut ve Güvercinlik havaalanları Mania Planına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı  Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2143)

9. - Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas’ın, Van SSK Hastanesinin sorunlarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2144)

10. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Merkez Bankasınca el konulan bankaların off-shore hesaplarına ilişkin sorusu ve DevletBakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2145)

11. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, terhis edildikten sonra tutuklanan ve askerî cezaevinde ölen bir kişiye ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2146)

12. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Emlak Bankası tarafından bazı müteahhit firmalara fazla ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Bal’ın cevabı (7/2147)

13. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Türk vatandaşlığından çıkarılanlarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2149)

14. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in, DMO ürünlerine ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2150)

15. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın, T.Z.D.K. Adapazarı Traktör Fabrikasınca üretilen traktörlerin satışına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2151)

16. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in, Ankara-Yenimahalle, Batıkent ve Ostim yerleşim alanlarını etkileyen Mania Planına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2153)

17. - Sivas Milletvekili Musa Demirci’nin, açık lise sınavlarında Ankara Ayrancı Lisesinde başörtülü öğrencilerin sınava alınmadığı iddialarına  ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2157)

18. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Kırıkkale İzzettin Köyü okulunun ne zaman eğitime açılacağına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2158)

19. - Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonuna ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2162)

20. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, okulların uyguladıkları zam oranlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2163)

21. - Aksaray Milletvekili Murat  Akın’ın, Aksaray-Helvadere-Ihlara karayoluna ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın  cevabı (7/2165)

22. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın;

Kapadokya Bölgesindeki yollara,

Aksaray’ı Kırşehir’e bağlayan ve Kızılırmak üzerine yapımı planlanan köprüye,

Aksaray - Sarıyahşi arasında ulaşımı sağlayacak karayolunun ne zaman yapılacağına,

Aksaray - Gülağaç karayoluna,

Aksaray-Gülağaç-Sofular-Bekârlar yan karayoluna,

İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın cevabı (7/2167, 2168, 2169, 2171, 2172)

23. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Ankara’da akredite edilmiş büyükelçilerin yurt içinde yaptıkları gezilere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2174)

24. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, off-shore hesaplarında batan paraların ödenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2175)

25. - Rize Milletvekili Mehmet Bekâroğlu’nun, İstanbul DGM Başsavcısına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/2176)

26. - KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın, Ayasofya Müzesine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2179)

27. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, batık bankalara ve bankalarda bulunan hesaplara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2180)

28. - KaramanMilletvekili  Zeki Ünal’ın, Konya-Sarayönü ve Bingöl-Osmaneli kaymakamları tarafından çocuklarını okula göndermeyen velilere para cezası verildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2182)

29. - Manisa Milletvekili Bülent Arınç’ın, 4207 Sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2184)

30. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, böbrek hastalığı ile organ nakli konusunda alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2186)

31. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, doğum sonrası ücretsiz izin uygulamasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2187)

32. - Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan’ın, olağanüstü hal uygulaması nedeniyle Güneydoğu Anadolu’da yaşanan sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2188)

33. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, patatese uygulanan KDV oranına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2189)

34. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, yurt dışındaki tutuklu ve hükümlü vatandaşlarımıza ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/2190)

35. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, SSK ile Bağ-Kur’un Nevşehir’deki bir özel hastaneyle anlaşma yapmamasına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2191)

36. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, özelleştirilen elektrik santrallerini ve dağıtım şebekelerini satın alan kuruluşlara ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2192)

37. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, yurt dışında çalışan işçilerimizin yurt dışı bankalarındaki mevduatlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2193)

38. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, 1999-2000 eğitim yılında yaşanan bazı sorunlara ve taşımalı eğitim uygulamasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2194)

39. - Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün;

Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca Yıldırım Hamamı ile ilgili alınan karara,

- Bursa Milletvekili Teoman Özalp’in;

Belkız Harabelerine,

İlişkin soruları ve Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın cevabı (7/2195, 2202)

40. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir’den İstanbul’a transit giden patates yüklü kamyonların Ankara Büyükşehir Belediyesi zabıtalarınca alıkonulduğu ve ceza kesildiği iddialarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2196)

41. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, patates ununun değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2197)

42. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, yerel basının sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in cevabı (7/2198)

43. - Çorum Milletvekili Melek Denli Karaca’nın, 17.10.1999 tarihinde Ankara-Dikmen’de öldürülen inşaat işçisine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2199)

44. - Osmaniye Milletvekili Birol Büyüköztürk’ün, Türkiye’nin tanıtımı amacıyla dış ülkelere gönderilen yayınlara ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in yazılı cevabı (7/2200)

45. - Bursa Milletvekili Teoman Özalp’in, GSM aktarıcılarının çevreye verdiği zararlara ilişkin  sorusu ve Çevre Bakanı Fevzi Aytekin’in cevabı (7/2201)

46. - Afyon Milletvekili Müjdat Kayayerli’nin, Almanya’daki Türk işçilerine çifte yurttaşlık hakkı sağlanması konusunda çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve Dışileri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2203)

47. - İstanbul Milletvekili İsmail Aydınlı’nın, Olağanüstü Hal Bölgesinde dağıtımı yasaklandığı iddia edilen günlük bir gazeteye ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2204)

48. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, transit geçiş ticareti kapsamında yurda sokulduğu iddia edilen tarım ürünlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2207)

49. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, bazı yabancı şirketlerin Türkiye’de toprak satın aldığı ve kiraladığı iddialarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2208)

50. - Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne ait otellerin restorasyonlarının ihalesiz olarak bir aracı firmaya verildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2209)

51. - Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, off-shore hesap sahiplerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2210)

52. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay’ın, Gaziantep-Islahiye İlçesindeki Yesemek Açık Hava Müzesine ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/2211)

53. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay’ın, Gaziantep-Islahiye  İlçesindeki Yesemek Açık Hava Müzesine ilişkin sorusu ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun cevabı (7/2212)

54. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın;

Sakarya Pamukova İlçesinin istasyon binasına,

Hemzemin geçitlerindeki trafik kontrollerine,

Marmara depreminde hasar  gören Adapazarı TÜVESAŞ Vagon Sanayi’ne,

İlişkin soruları ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2213, 2215, 2217)

55. - Sakarya Miletvekili Cevat Ayhan’ın, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonuna ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2214)

56. - Sakarya Miletvekili Cevat Ayhan’ın, fonlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2216)

57. - Rize Milletvekili Mehmet Bekâroğlu’nun, son günlerde ortaya çıkan işkence iddialarına ve bu konuda alınması gereken tedbirlere ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2218)

58. Rize Milletvekili Mehmet Bekâroğlu’nun,  kaçak olarak yurda sokulan çay yüklü TIR’lara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler’in cevabı (7/2219)

59. - Sivas Milletvekili Abdüllatif  Şener’in, bazı bankaların off-shore mevduat hesaplarına para yatırıp mağdur olmuş kişilere yapılacak ödemelere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2220)

60. - Hatay  Milletvekili Metin Kalkan’ın, Türkiye-Suriye sınırında yaşanan sorunlara ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2221)

61. - Hatay  Milletvekili Metin Kalkan’ın, demir-çelik sektöründe uygulanan teşviklere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2222)

62. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, bir günlük gazetede yayınlanan uyuşturucu sevkiyatı ile ilgili iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2223)

63. - Erzurum Milletvekili Halil İbrahim Özsoy’un, çiftçilik belgesine ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2224)

64. - Diyarbakır Milletvekili Seyyit Haşim Haşimi’nin, Zeugma Antik Kentine ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın cevabı (7/2225)

65. - Adıyaman Miletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, TBMM bünyesinde çalışan personel sayısına ve milletvekillerinin ve yardımcı personellerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesine ilişkin sorusu ve Türkiye BüyükMillet Meclisi Başkanı Yıldırım Akbulut’un cevabı (7/2226)

66. - AdıyamanMilletvekili Mahmut Göksu’nun, off-shore hesap sahiplerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2227)

67. - İstanbul Milletvekili Yücel Erdener’in, Türkiye’de avcılığın idaresi, yaban hayatı ve atıcılığa ilişkin  sorusu ve Orman Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (7/2228)

68. - İstanbul Milletvekili Yücel Erdener’in, Türkiye’de avcılığın idaresi, yaban hayatı ve atıcılığa ilişkin  sorusu ve Devlet  Bakanı Fikret Ünlü’nün cevabı (7/2229)

69. - Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik’in, bakanlığa bağlı müzelere ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın cevabı (7/2230)

70. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, vakıf üniversitelerine yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2231)

71. -  Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, vakıf üniversitelerine yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2232)

72. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, ortaöğretim okullarında meydana gelen şiddet olaylarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2233)

73. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Türkiye’nin kükürt ihtiyacına ve Isparta’daki Keçiborlu Kükürt Fabrikasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in cevabı (7/2234)

74. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, jeotermal enerji kaynaklarının kullanımına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2236)

75. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, trafik kazalarının nedenlerine ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2237)

76. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Kombassan Holdinge ayrımcı uygulama yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın  cevabı (7/2238)

77. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Uzaktan Eğitim Vakfına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2239)

78. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün,  Ankara Çankaya İlçesi Mürsel Uluç Mahallesinin sağlık sorunlarına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2240)

79. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün,  Ankara yöresindeki çiftçilerin ve hayvan yetiştiricilerinin sorunlarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2241)

80. - İstanbul Milletvekili Murat Sökmenoğlu’nun, yurtdışına çıkışlardaki vize uygulamalarına ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2242)

81. - Çanakkale Milletvekili Sadık Kırbaş’ın, özelleştirme kapsamında bulunan Çanakkale Sentetik Deri Fabrikası çalışanlarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2244)

82. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, MKE’ye bağlı bazı fabrikalara ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2245)

83. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Ermenek Orman İşletmesi Müdürlüğünde yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin sorusu ve Orman Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (7/2247)

84. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, bakanlıkça tavsiye edilen kitaplara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2248)

85. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in, Dumlupınar Üniversitesi Bilecik İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi ile ilgili bazı iddialara ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2249)

86. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, Adapazarı-İzmit-İstanbul güzergâhındaki üst geçit projelerine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2252)

87. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın,  Avanos-Kalaba Ziraat Bankasınca çiftçilere verilen kredilerden sigorta primi kesildiği iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2253)

88. - Nevşehir Millevtekili Mehmet Elkatmış’ın, Ankara’da serbest bölge kurulup kurulmayacağına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın cevabı (7/2255)

89. - Nevşehir Millevtekili Mehmet Elkatmış’ın, doğal afetlerden zarar gören çiftçilerle ilgili yayınlanan genelgeye ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2256)

90. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, MKEK’nun Millî Savunma Bakanlığına bağlanmasına ilişkin Başbakandan sorusu Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2257)

91. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, memurluk sınavını kazananlara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in cevabı (7/2258)

92. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Osmanlı dönemine ait arşiv belgeleri hakkındaki haberlere ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin Özkan’ın cevabı (7/2259)

93. - Rize Milletvekili Mehmet Bekâroğlu’nun, Rize İkizdere HES satışına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2260)

94. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez Muratdere Köyü İlköğretim Okulu inşaatına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2261)

95. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Ankara’da serbest bölge kurulmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Tunca Toskay’ın cevabı (7/2263)

96. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, İzmit Büyükşehir Belediyesince yap-işlet-devret modeliyle yaptırılan İzmit-Yuvacık Barajına  ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2264)

97. - Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, Marmara depreminden sonra Halk Bankasınca Kocaeli’nde şoför esnafına verilen kredilere ilişkin Başbakandan sorusu ve DevletBakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin Özkan’ın yazılı cevabı (7/2265)

98. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in, İskenderun Limanı Konteyner Terminaline ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2266)

99. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in, Koç Üniversitesine kiraya verilen araziye ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (7/2268)

100. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer’in, A.O.Ç. arazilerine ilişkin sorusu ve  Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2269)

101. - Bursa Milletvekili Teoman Özalp’in, organize sanayi bölgelerine tahsis edilen belediye arsalarına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2270)

102. - Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu’nun, Nergizlik Barajı sulama kanalı projesine ilişin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2271)

103. - Sivas Milletvekili Mehmet Ceylan’ın, Suriye’de bulunan Süleyman Şah türbesine ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2272)

104. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay’ın, Gaziantep İline kültür merkezi kurulup kurulmayacağına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/2273)

105. - İçel Milletvekili Turhan Güven’in, ilköğretim okullarında uygulanacak yabancı dil öğretim programına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2274)

106. - İçel Milletvekili Turhan Güven’in, ilköğretim okullarında okutulacak yabancı dil öğretim programına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2275)

107. - Diyarbakır Milletvekili Sacit Günbey’in, Diyarbakır yöresinde kuraklıktan zarar gören çiftçilerin sorunlarına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp’in cevabı (7/2279)

108. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, bilgisayar satışlarının kontrol altına alınması yönünde çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2280)

109. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, okullarda yangın önlem ve koruma çalışmaları yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2281)

110. - Erzurum Milletvekili Fahrettin Kukaracı’nın, halk ozanlarının sosyal güvence altına alınmasına yönelik çalışma olup olmadığına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/2282)

111. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, deprem konutları için yapılan ihalelerin vize işlemlerinin Sayıştay denetimine tabi olması için bir işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Yıldırım Akbulut’un cevabı (7/2284)

112. - Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu’nun, DMS’yi kazanamayan adayların atamalarının yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in cevabı (7/2285)

113. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun;

Nusaybin Gümrük Kapısına,

Mardin İlindeki nakliyeci esnafın mazot ticaretine,

İlişkin soruları ve Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler’in cevabı (7/2286, 2287)

114. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun;

Mardin Kalesine,

Mardin İlindeki Kesimiye, Şehidiye ve Zinciriye medreselerinin restorasyonlarına,

İlişkin soruları ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/2288, 2289)

115. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin İlindeki köy yollarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın cevabı (7/2290)

116. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun;

Yukarı Mezopotamya Ovası Sulama Projesi kapsamındaki Mardin ana kanal inşaatlarına,

Mardin-Nusaybin İlçesindeki Bakacık Barajı Projesine,

İlişkin soruları ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı M.Cumhur Ersümer'in cevabı (7/2292, 2293 )

117. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Ankara-Mardin uçak seferlerine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın cevabı (7/2294)

118. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin bölgesinde kuraklıktan zarar gören çiftçilere ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp'in cevabı (7/2295)

119. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Dargeçit İlçesinde Ziraat Bankası şubesi açılıp açılmayacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal'ın cevabı (7/2296)

120. - Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan'ın, Bağ-Kur ile Dicle Üniversitesi arasındaki protokolün feshedilmesine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın cevabı (7/2298)

121. - Hatay Milletvekili Mustafa Geçer'in, İskenderun Limanı Konteyner Terminali Projesine ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün cevabı (7/2299)

122. - Afyon Milletvekili Sait Açba'nın, Azerbaycan'da düzenlenen 2000 yılı mezuniyet törenlerine büyükelçinin katılmamasına ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in cevabı (7/2300)

123.- Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener'in, Sivas İlindeki tuzlaların kapatılma nedenine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen'in cevabı (7/2301)

124.- Antalya Milletvekili Mehmet Baysarı'nın, SSK Teftiş Kurulu Antalya Grup Başkanlığının İzmir'e nakledilmesinin nedenine ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın cevabı (7/2302)

125. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Samsun ve Sinop'ta depolanan zehirli varillere ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı Fevzi Aytekin'in cevabı (7/2303)

126. - Diyarbakır Milletvekili Mehmet Salim Ensarioğlu'nun, Diyarbakır eski Valisinin bir gazeteye verdiği demece ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ' ın cevabı (7 /2304)

127. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan'ın, Marmara depreminden sonra turizm firmalarının borçlarının ertelenip ertelenmeyeceğine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral'ın cevabı (7/2305)

128. -  Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu'nun, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil eğitimini düzenleyen 32 sayılı kararına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun cevabı (7/2306)

129. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil eğitimini düzenleyen 32 sayılı kararına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun cevabı (7/2307)

130. - Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan'ın, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil eğitimini düzenleyen 32 sayılı kararına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun cevabı (7/2308)

131. - İstanbul Milletvekili İsmail Aydınlı'nın, Manisa'da gençlere işkence davası sanıklarından bir komiser hakkındaki iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın cevabı (7/2309)

132.- Balıkesir Milletvekili İlhan Aytekin'in, Adana Cumhuriyet Savcısı ve düzenlediği bir iddianameye ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün cevabı (7/2310)


No. : 1

I. - GELEN KÂĞITLAR

1 . 10 . 2000  PAZAR

Sözlü Soru Önergeleri

1. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki camilere ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) sözlü soru önergesi  (6/775) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

2. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki  imam ve müezzin sayısına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H.Hüsamettin Özkan) sözlü soru önergesi (6/776) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

3. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize  Ardeşen Küçük Sanayi Sitesi altyapı çalışmalarına ilişkin Sanayi ve Ticaret  Bakanından   sözlü soru önergesi (6/777) (Başkanlığa geliş tari-hi :  3.7.2000)

4. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize  Organize Sanayi Bölgesi etüd çalışmalarına ilişkin  Sanayi ve Ticaret Bakanından  sözlü soru önergesi (6/778) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

5. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin  Sanayi ve Ticaret Bakanından  sözlü soru önergesi (6/779) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

6. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki ürün  araştırma ve yayın çalışmalarına ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/780) (Başkanlığa geliş tari-hi :  3.7.2000)

7. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde  hayvancılığın geliştirilmesi için yapılan çalışmalara ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından  sözlü soru önergesi (6/781) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

8. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki  tarımsal projelere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından  sözlü soru önergesi (6/782) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

9. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki  öğretmen açığına  ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/783) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

10. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize Pazar ve  Ardeşen öğretmenevi projesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/784) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

11. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize  Merkez görme engelliler okulu projesine  ilişkin  Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/785) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

12. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki  okul projelerine  ilişkin Millî Eğitim Bakanından  sözlü soru önergesi (6/786) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

13. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere  ilişkin Millî Eğitim Bakanından  sözlü soru önergesi (6/787) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

14. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere  ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/788) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

15. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki   içme suyu projelerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/789) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

16. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki  kanalizasyon projelerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/790) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

17. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki köy yollarına ilişkin Devlet Bakanından  (Mustafa Yılmaz) sözlü soru önergesi (6/791) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

18. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize  Ardeşen İçme Suyu Projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/792) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

19. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İçme Suyu Projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân  Bakanından sözlü soru önergesi (6/793) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

20. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun,  Karayolları Genel Müdürlüğü aracılığıyla Rize'de yürütülen projelere ilişkin  Bayındırlık ve İskân Bakanından  sözlü soru önergesi (6/794) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

21. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, İller Bankasının Rize İlinde yürüttüğü projelere  ilişkin  Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/795) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

22. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere  ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından  sözlü soru önergesi (6/796) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

23. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Çamlıhemşin - Ayder Ilıcası - Kavran Yaylası yolu projesine ilişkin  Bayındırlık ve İskân Bakanından  sözlü soru önergesi (6/797) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

24. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize - Fındıklı- Yeniköy Kanlıdere balıkçı barınağı projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından  sözlü soru önergesi (6/798) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

25. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize Devlet Hastanesi inşaatına  ilişkin Sağlık Bakanından  sözlü soru önergesi (6/799) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

26. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Fındıklı Guatr Hastanesi inşaatına  ilişkin  Sağlık Bakanından  sözlü soru önergesi (6/800) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

27. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize'de  yürütülen projelere ilişkin Turizm Bakanından  sözlü soru önergesi (6/801) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

28. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından  (Şuayip Üşenmez) sözlü soru önergesi (6/802) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

29. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi (6/803) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

30. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki  konut kooperatiflerine ve kredi  taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Bal) sözlü soru önergesi (6/804) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  3.7.2000)

31. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere  ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/805) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

32. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize'de yürütülen projelere  ilişkin Devlet Bakanından  (Rüştü Kazım Yücelen) sözlü soru önergesi (6/806) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

33. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize  İlindeki  belediyelere yapılan yardımlara ilişkin  Çevre Bakanından  sözlü soru önergesi (6/807) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

34. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/808) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

35. - Konya  Milletvekili  Veysel Candan'ın, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil öğretim etkinlikleri programı ile ilgili kararına  ilişkin  Millî Eğitim  Bakanından  sözlü soru önergesi (6/809) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

36. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Talim  ve Terbiye Kurulu'nun yabancı dil öğretim etkinlikleri programı ile ilgili kararına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/810) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

37. - Ağrı Milletvekili Musa Konyar'ın,  ilköğretim okullarında uygulanacak yabancı dil öğretim programına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/811) (Başkanlığa geliş tari-hi :  4.7.2000)

38. - Bitlis Milletvekili Yahya Çevik'in, Talim ve Terbiye Kurulunca  dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/812) (Başkanlığa geliş tari-hi :  4.7.2000)

39. - Antalya Milletvekili Salih Çelen'in, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/813) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

40. - Gaziantep Milletvekili Mehmet Ay'ın, Gaziantep - İslahiye ilçesinde bulunan Tekel Üzüm İşletme Fabrikası'nın depo olarak kullanılmasına ilişkin Devlet Bakanından (Rüştü Kâzım Yücelen) sözlü soru önergesi (6/814) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

41. - Van Milletvekili Maliki  Ejder Arvas'ın, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/815) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

42. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinin balıkçı barınağı ihtiyacına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/816) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

43. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından  sözlü soru önergesi (6/817) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

44. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin  Devlet  Bakanından (Mehmet Keçeciler) sözlü soru önergesi (6/818) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

45. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından  (Yüksel Yalova) sözlü soru önergesi (6/819) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

46. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından  (Ramazan Mirzaoğlu) sözlü soru önergesi (6/820) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

47. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Edip  Safder Gaydalı)  sözlü soru önergesi (6/821) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

48. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Hasan Gemici) sözlü soru önergesi (6/822) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

49. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Fikret Ünlü) sözlü soru önergesi (6/823) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

50. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Adalet  Bakanından sözlü soru önergesi (6/824) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

51. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/825) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

52. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/826) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

53. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik  Bakanından sözlü soru önergesi (6/827) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

54. - Balıkesir Milletvekili Agah Oktay Güner'in, Talim ve Terbiye Kurulunun  yabancı dil öğretim etkinlikleri programı konusunda  aldığı  bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/828) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.7.2000)

55. - Bursa  Milletvekili Faruk Çelik'in, Bulgaristan'dan gelen soydaşların bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/829) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

56. - Bursa  Milletvekili Faruk  Çelik'in, Bursa İlinin demiryolu bağlantısının ne zaman kurulacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/830) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

57. - Bursa  Milletvekili Faruk Çelik'in, Bursa - İznik ilçesinin içme suyu sorununa ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/831) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

58. - Bursa Milletvekili  Faruk Çelik'in, Bursa-Yenişehir Havaalanı inşaatına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/832) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

59. -  Bursa Milletvekili  Faruk Çelik'in, LPG'li araçların muayene ücretlerine yapılan zamma ve KDV oranının yükseltilmesine ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/833) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

60. - Bursa Milletvekili  Faruk Çelik'in, Bursa İlinin hastane ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/834) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

61. - Bursa  Milletvekili  Faruk Çelik'in, Bursa İlinde eğitime katkı payı olarak toplanan para-lara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/835) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

62. - Bursa  Milletvekili Faruk  Çelik'in, Bursa'daki ihtisas hastanesine ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi (6/836) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

63. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, cep telefonu baz istasyonlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/837) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

64. - Samsun  Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan Samsun İline gönderilen paralara ilişkin Başbakandan sözlü  soru önergesi (6/838) (Başkanlığa geliş tarihi :  9.8.2000)

65. - Samsun  Milletvekili  Musa Uzunkaya'nın, okul ve cami yakınlarında alkollü içki satış yasağına uyulmadığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/839) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.8.2000)

66. - Samsun Milletvekili Musa  Uzunkaya'nın, LPG'ye ve araç muayene ücretlerine yapılan zamma ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/840) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.8.2000)

67. - Batman  Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın, öğretmenlerin geçici  görev yolluklarına ilişkin Millî Eğitim  Bakanından  sözlü soru önergesi (6/841) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.8.2000)

68. - Samsun Milletvekili  Musa Uzunkaya'nın, deprem sonrası yapılan  bağış ve yardımlara ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/842) (Başkanlığa geliş tarihi :  17.8.2000)

69. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, afet kapsamına alınan yerlerin tespitinde uygulanan kriterlere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/843) (Başkanlığa geliş tarihi :  18.8.2000)

70. - Samsun  Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Samsun-Ayvacık baraj gölü  üzerindeki köprü inşasına ilişkin Enerji  ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/844) (Başkanlığa geliş  tarihi :  18.8.2000)

71. - Samsun  Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Samsun-Bafra yoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/845) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.8.2000)

72. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Ayvacık-Suat Uğurlu Barajının yapımı ile kaçak bina durumuna düşen yapılara ilişkin İçişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/846) (Başkanlığa geliş tarihi :  23.8.2000)

73. - Batman  Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın, başörtülü vatandaşların kamu kurum ve kuruluşlarının tesislerine ve dersanelere alınmadığı iddiasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/847) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

74. - Batman  Milletvekili Alaattin Sever Aydın'ın,  Din  Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin çıraklık yaygın eğitim programından çıkarıldığı iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından  sözlü soru önergesi (6/848) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

75. - Batman Milletvekili Alaattin Sever  Aydın'ın, görevde on yılını dolduran yöneticilerin  nakil işlemlerine ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/849) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  1.9.2000)

76. - Batman  Milletvekili  Alaattin Sever  Aydın'ın, Batman  İlindeki kapalı okul sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/850) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

77. - Batman Milletvekili  Alaattin Sever  Aydın'ın, Batman İlindeki öğretmen açığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/851) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

78. - Giresun  Milletvekili Rasim Zaimoğlu'nun, Giresun Tarım Kredi Kooperatifleri ortaklarının kredi borçlarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/852) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.9.2000)

79. - Tunceli  Milletvekili Kamer Genç'in, İzmir İlindeki vergi kaçakçılığı iddialarına ilişkin Maliye Bakanından sözlü soru önergesi (6/853) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

80. - Tunceli  Milletvekili Kamer Genç'in, Halk Bankası  yönetimi hakkındaki  yolsuzluk iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/854) (Başkanlığa geliş tarihi :  11.9.2000) 

81. - Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Ayaş Tüneli projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/855) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.9.2000)

82. - İzmir Milletvekili Güler Aslan'ın, İzmir Adnan Menderes Havaalanının uluslararası taşımacılığa açılmasına ve Çeşme'ye bir havaalanı yapılmasına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi (6/856) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

83. - Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Güneydoğu Umut Petrol  San.ve Tic. A.Ş.ne verilen krediye ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/857) (Başkanlığa geliş tarihi :  15.9.2000)

84. - İstanbul  Milletvekili Ayşe Nazlı Ilıcak'ın, İstanbul Avrupa yakası elektrik dağıtım mukavelesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/858) (Başkanlığa geliş tarihi :   19.9.2000)

85. - Samsun Milletvekili  Musa Uzunkaya'nın, YÖK  tarafından yurtdışındaki ilahiyat fakültelerinin denkliklerinin iptali ile ilgili karara istinaden görevine son verilen öğretmenlere ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/859) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.9.2000)

86. - İstanbul  Milletvekili  Ayşe Nazlı Ilıcak'ın, imam hatip ve meslek lisesi öğrencilerinin yatay geçiş haklarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/860) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

87. - İstanbul  Milletvekili  Ayşe Nazlı Ilıcak'ın,  emekli bir albayın askeri mahkemede, yargılanması sırasında  getirilen yayın yasağına ve internette yayınlanan bazı iddialara  ilişkin   Adalet Bakanından sözlü soru  önergesi     (6/861) (Başkanlığa  geliş tarihi :  21.9.2000)

88. - İstanbul   Milletvekili  Ayşe Nazlı Ilıcak'ın, emekli  bir  albayın casusluktan yargılanması sırasında getirilen yayın yasağına ve internette yayınlanan bazı iddialara ilişkin Millî Savunma Bakanından  sözlü  soru    önergesi (6/862) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

89. -  Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin  Aydın'ın, Siirt  Havaalanına  ilişkin Ulaştırma Bakanından  sözlü soru önergesi (6/863) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

                                                     Yazılı Soru Önergeleri

1. -  Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk'un, cerrahi iplik üretim izni için başvuruda bulunan bir firmaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2311) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

2. - Kocaeli Milletvekili Mehmet Batuk'un, ameliyat ipliği ithalatına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2312) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

3. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük'ün, Ankara İlinde serbest bölge kurulması yönünde bir çalışma olup olmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2313) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

4. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2314) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

5. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun Rize İlinde yürütülen projelere ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2315) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

6. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan'ın,  Sigorta Teftiş Kurulu Antalya Grup Başkanlığının kaldırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2316) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

7. - Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya'nın, DMS'yi kazanamayan bazı kişilerin memurluğa atandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2317) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

8. - İstanbul Milletvekili Erol  Al'ın, Atatürk Havalimanında verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2318) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

9. - İstanbul Milletvekili Erol  Al'ın, Atatürk Havalimanında verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2319) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

10. - Konya Milletvekili Veysel Candan'ın, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2320) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

11. - Batman Milletvekili Burhan İsen'in, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı  soru önergesi (7/2321) (Başkanlığa geliş tarihi :  3.7.2000)

12. - Diyarbakır  Milletvekili  Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı  soru önergesi (7/2322) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

13. - Ağrı Milletvekili Musa Konyar'ın, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı  soru önergesi (7/2323) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

14. - Bitlis Milletvekili Yahya Çevik'in, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı  soru önergesi (7/2324) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

15. - Antalya Milletvekili Salih Çelen'in, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı soru  önergesi (7/2325) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

16. - Erzurum Milletvekili Aslan  Polat'ın, açık ve davet usulüne göre  yapılan ihalelere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2326) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

17. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan'ın,  DMS'yi  kazanan adayların tercihlerinin değerlendirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2327) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

18. - Van Milletvekili  Maliki Ejder Arvas'ın, Talim ve Terbiye Kurulunca yabancı dil öğretimi konusunda alınan bir karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı  soru önergesi (7/2328) (Başkanlığa geliş tarihi :  4.7.2000)

19. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in, ihtisas gümrükleri uygulamasına geçilip geçilmeyeceğine ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Keçeciler) yazılı soru önergesi (7/2329) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

20. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in, D.M.O.'nin  katalog ve sözleşme şartlarının iyileşti-rilmesine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2330) (Başkanlığa geliş tarihi: 5.7.2000)

21. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in,  ithal ürünlerle yerli ürünler arasındaki haksız rekabete ve Afrika ülkelerine makine ihracatında yaşanan sorunlara ilişkin Devlet Bakanından (Tunca Toskay) yazılı soru önergesi (7/2331) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

22. - Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz'in, Kırıkkale Delice İlçesi Büyükyağlı Belediyesinin kum eleme tesisi ödeneğine ilişkin Devlet Bakanından (Tunca Toskay) yazılı soru önergesi (7/2332) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

23. - Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz'in, Kırıkkale Delice ilçesi Büyükyağlı Belediyesinin  açık pazar yeri proje ödeneğine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2333) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

24. - Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz'in, Kırıkkale  iline bağlı ilçe belediyelerinin borçlarına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2334) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

25. - Elazığ Milletvekili Latif Öztek'in, Elazığ Mikro Havza Programı kapsamındaki projelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2335) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

26. - Elazığ Milletvekili Latif Öztek'in,  dış kredilere bağlı projelere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2336) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.7.2000)

27. - Erzurum  Milletvekili Aslan Polat'ın, teknik personelin ücretlerinde  iyileştirme yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2337) (Başkanlığa geliş tarihi :  7.7.2000)

28. - Gaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş'ın, Gaziantep’teki hayalî ihracat olayında para transferlerinin bir bankanın Gaziantep şubesince yapıldığı iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2338) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.7.2000)

29. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, Ankara-Yeğenbey Vergi Dairesince yürütülen işlemlere ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2339) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.7.2000)

30. - Diyarbakır  Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Bağ-Kur'un üniversite hastaneleri ile olan anlaşmalarının feshedilmesinin nedenine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2340) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.7.2000)

31. - Balıkesir Milletvekili İlhan Aytekin'in, LPG ve araç muayene ücretlerine yapılan zamlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2341) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.7.2000)

32. - Hatay Milletvekili Namık Kemal Atahan'ın, Devlet hastanelerinde yapılan by-pass ameliyatlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2342) (Başkanlığa geliş tarihi :  11.7.2000)

33. - Hatay Milletvekili Namık Kemal Atahan'ın,  SSK ve Bağ-Kur'un anjiyo ve by-pass  operasyonları için yaptığı ödemelere  ilişkin  Çalışma ve Sosyal  Güvenlik  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2343) (Başkanlığa geliş tarihi :  11.7.2000)

 34. - Hatay Milletvekili  Namık Kemal Atahan'ın, Emekli Sandığı tarafından anjiyo ve by-pass operasyonları için ödenen paraya ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2344) (Başkanlığa geliş tarihi :  11.7.2000)

35. - İstanbul Milletvekili  Mehmet Ali Şahin'in, Haliç ve Camialtı Tersanelerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2345) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.7.2000)

36. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Konya Devlet ve Selçuk Tıp Fakültesi Hastanelerinin  zamanında sevk etmemeleri nedeniyle ölen bir hastaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2346) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.7.2000)

37. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, LPG ve araç muayene ücretlerine yapılan zamlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2347) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.7.2000)

38. - Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan'ın, şehir merkezlerindeki GSM baz istasyonlarına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2348) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.7.2000)

39. - Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan'ın, Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimliğine yapılan atamaya ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2349) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.7.2000)

40. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in, özelleştirilen Orta Anadolu Linyitleri ve Çayırhan Termik Santrali çalışanlarının sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2350) (Başkanlığa geliş tarihi :  17.7.2000)

41. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan'ın, AB ülkelerinin  vize uygulamasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2351) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.7.2000)

42. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı'nın Anadolu Liseleri Yönetmeliğinde yıl sonu  ortalamasının yükseltilmesi  ile ilgili olarak yapılan değişikliğe ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2352) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.7.2000)

43. -  İstanbul Milletvekili Ahmet Güzel'in, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu'na olan borçlarına  ilişkin  İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2353) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.7.2000)

44. - İstanbul Milletvekili Ahmet  Güzel'in, Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından olan alacağına ilişkin Devlet Bakanından (Fikret Ünlü) yazılı soru önergesi (7/2354) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.7.2000)

45. - Burdur Milletvekili Hasan Macit'in, Burdur Bayındırlık ve İskân Müdürlüğüne yapılan atamaya ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2355) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.7.2000)

46. - Balıkesir  Milletvekili Agah Oktay Güner'in, Talim ve Terbiye Kurulunun yabancı dil öğretim etkinlikleri programı ile ilgili olarak aldığı karara ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2356) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.7.2000)

47. - İstanbul Milletvekili Mustafa Baş'ın, Körfez bölgesindeki zeytin üreticilerinin ilaçlama sorunlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2357) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.7.2000)

48. - Balıkesir  Milletvekili İlyas Yılmazyıldız'ın, bağlı ve ilgili genel müdürlüklerin Türkiye genelindeki ihalelerine  ve Balıkesir - Gömeç İlçesindeki afet çalışmalarına ilişkin Bayındırlık ve  İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2358) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.7.2000)

49. - Tokat  Milletvekili M. Ergün Dağcıoğlu'nun, Anadolu Liselerinde ders geçme notunun değiştirilmesine ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2359) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.7.2000)

50. - İstanbul Milletvekili Bülent  Akarcalı'nın, Uzaktan Eğitim Vakfına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2360) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.7.2000)

51. - İstanbul  Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Şanlıurfa'da düzenlenen at yarışlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2361) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.7.2000)

52.-İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, İstanbul Atatürk Havalimanındaki ILS sistemlerinin çalışmadığı iddiasına ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2362) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.7.2000)

53. - İstanbul  Milletvekili  Bülent Akarcalı'nın, Bingöl'de şehit  olan bir  er için Bakanlıkça açılan tazminat davasına ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2363) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.7.2000)

54. - İstanbul  Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, araç eksoz muayenelerine ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/2364) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.7.2000)

55. - İstanbul Milletvekili  Bülent Akarcalı'nın, araç eksoz  muayenelerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2365) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.7.2000)

56. - Amasya Milletvekili Ahmet   İyimaya'nın, Cumhurbaşkanınca imzalanmayan KHK'ye ilişkin Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısından  (A. Mesut  Yılmaz) yazılı  soru önergesi (7/2366) (Başkanlığa geliş tarihi :  28.7.2000)

57. - Sakarya  Milletvekili Cevat Ayhan'ın, 1972-1982 yılları arasında isteğe bağlı olarak üye olan Bağ-Kur mensuplarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2367) (Başkanlığa geliş tarihi :  29.7.2000)

58. - Kocaeli  Milletvekili Mehmet Batuk'un, zorunlu kesintisiz eğitim uygulamasına ilişkin  Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2368) (Başkanlığa geliş tarihi :  31.7.2000)

59. - Ankara Milletvekili Uluç Gürkan'ın, afet bölgesi kapsamına alınan Belediyelere   İller Bankasınca yapılan yardımlara ilişkin Bayındırlık ve İskân  Bakanından yazılı soru  önergesi (7/2369) (Başkanlığa geliş tarihi :  31.7.2000)

60. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, özelleştirilen kurum ve kuruluşlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2370) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.8.2000)

61. - İstanbul  Milletvekili İsmail Kahraman'ın, Rize İlindeki  belediyelere  yapılan yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2371) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.8.2000)

62. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Bursa Özel Tip Cezaevinde ziyaretçi ve avukatlara kötü davranıldığı iddiasına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/2372) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.8.2000)

63. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Marmara depreminden sonra yapılan çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2373) (Başkanlığa geliş tarihi :  2.8.2000)

64. - Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, misyoner kuruluşların ülkemizdeki faaliyetlerine ilişkin  Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2374) (Başkanlığa geliş tarihi :  2.8.2000)

65. - Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu'nun,  fındık  üreticilerinin sorunlarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2375) (Başkanlığa geliş  tarihi :  4.8.2000)

66. - Erzurum Milletvekili Aslan Polat'ın, deprem konutları için yapılan ihalelere ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2376) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.8.2000)

67. - Diyarbakır  Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi öğretim görevlilerine polis tarafından yapılan uygulamaya ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2377) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.8.2000)

68. - Diyarbakır  Milletvekili  Osman Aslan'ın, Diyarbakır-Ergani'deki Zülküfül Dağının  tu-ristik alan kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2378) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.8.2000)

69. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize İlindeki belediyelere yapılan yardımlarda partizanlık yapıldığı iddiasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2379) (Başkanlığa geliş tarihi :  9.8.2000)

70. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, tutuklandıktan sonra serbest bırakılan bazı kişiler hakkındaki beyanlarına ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2380) (Başkanlığa geliş tarihi :  9.8.2000)

71. - Rize  Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Çay-Kur'un özelleştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2381) (Başkanlığa geliş tarihi :  9.8.2000)

72.-Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, TEDAŞ'ın elektrik tüketimi ile ilgili olarak aldığı son kararlara ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2382) (Başkanlığa geliş tarihi :  10.8.2000)

73. - Sivas  Milletvekili Musa Demirci'nin, ABD Büyükelçisinin TİGEM'e ait çiftliklere yaptığı ziyarete ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2383) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.8.2000)

74. - Sivas  Milletvekili Musa Demirci'nin, DMS sonuçlarına göre yerleştirilenlerden askerlik şartı arandığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2384) (Başkanlığa geliş  tarihi:  14.8.2000)

75. - Sivas  Milletvekili Musa Demirci'nin, ABD Büyükelçisinin ülkemizde büro açma talebine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2385) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.8.2000)

76. - Erzincan  Milletvekili Tevhit Karakaya'nın, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerinin Çıraklık Eğitimi Ders Programından çıkarıldığı iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2386) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.8.2000)

77. - Rize Milletvekili Ahmet Kabil'in, Rize İlindeki belediyelerin araç ve makine taleplerine ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/2387) (Başkanlığa geliş  tarihi :  16.8.2000)

78. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, muhtarların maaşlarına ilişkin İçişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2388) (Başkanlığa geliş tarihi :  17.8.2000)

79. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Didim'de bulunan bir camiye ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2389) (Başkanlığa geliş tarihi :  17.8.2000)

80. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, faaliyetlerine son veren firmalara ilişkin Devlet Bakanından (Recep Önal) yazılı soru önergesi (7/2390) (Başkanlığa geliş tarihi :  17.8.2000)

81. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, elektriğe yapılan  zamma ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar  Bakanından yazılı  soru önergesi (7/2391) (Başkanlığa geliş  tarihi :  17.8.2000)

82. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın,  üniversite giriş sınavı tercihlerinde uygulanan  alan sınırlamasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2392) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  17.8.2000)

83. - İstanbul  Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, yabancı araba ithal eden bir firmaya ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2393) (Başkanlığa geliş tarihi :  18.8.2000)

84. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, SEKA Dalaman kâğıt fabrikasına ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2394) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.8.2000)

85. - İstanbul  Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, yerel basının sorunlarına ve çözüm yollarına ilişkin Devlet  Bakanından (Rüştü Kâzım Yücelen) yazılı soru önergesi (7/2395) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.8.2000)

86. - İstanbul  Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, mahalle bakkallarının bazı sorunlarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2396) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.8.2000)

87. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, K.K.T.C.'ye yapılan yardımlara ve  Kıbrıs görüşmelerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2397) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.8.2000)

88. - Ankara Milletvekili Oya Akgönenç Muğisuddin'in, günlük bir gazetede yayınlanan ha-berde yer alan bazı iddialara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2398) (Başkanlığa geliş  tarihi :  23.8.2000)

89. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın,  Tarım ve Kredi Kooperatiflerinde  soruşturma yapılmaksızın iş akdi feshedilen bir yöneticiye  ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2399) (Başkanlığa  geliş tarihi :  25.8.2000)

90. - Gaziantep  Milletvekili Mehmet Ay'ın, Gaziantep Sigorta Teftiş  Grup  Başkanlığı kurulup kurulmayacağına ilişkin Çalışma ve Sosyal  Güvenlik  Bakanından  yazılı  soru önergesi (7/2400) (Başkanlığa geliş  tarihi :  29.8.2000)

91. - Siirt  Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın'ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizdeki illerimizin eğitim sorunlarına ilişkin Millî Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2401) (Başkanlığa geliş  tarihi :  29.8.2000)

92. -  Bayburt  Milletvekili Suat Pamukçu'nun,  Bayburt İlinde  kuraklıktan zarar gören  çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2402) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  25.8.2000)

93. - Karabük  Milletvekili Mustafa Eren'in, sahte fatura yolsuzluğu iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2403) (Başkanlığa geliş tarihi :  31.8.2000)

94. - Karabük  Milletvekili Mustafa Eren'in, sahte fatura yolsuzluğu iddialarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2404) (Başkanlığa geliş  tarihi :  31.8.2000)

95. - Karabük  Milletvekili Mustafa Eren'in, sahte fatura yolsuzluğu iddialarına ilişkin Adalet  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2405) (Başkanlığa geliş tarihi :  31.8.2000)

96. - Van Milletvekili Hüseyin Çelik'in, DMS kazananların yerleştirilmelerine ve Devlet Personel Başkanlığı  hakkındaki bazı iddialara ilişkin Devlet  Bakanından  (Şükrü Sina  Gürel) yazılı soru önergesi (7/2406) (Başkanlığa geliş tarihi :  31.8.2000)

97. - Çankırı  Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Ziraat  Bankası Çankırı şubesince çiftçilere yapılan haciz işlemlerine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2407) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

98. - Çankırı  Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'daki çiftçilere tohumluk yardımı yapılıp  yapılmadığına  ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2408) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

99. - Çankırı  Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'da depremden zarar gören bazı ibadet yerlerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2409) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

100. - Çankırı  Milletvekili  Hüseyin Karagöz'ün, çiftçilere verilen üretici belgelerine ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2410) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

101. - Diyarbakır  Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, üniversiteye giriş sınav sistemine ilişkin  Millî  Eğitim  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2411) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

102. - Çankırı  Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'da uygulanan ecrimisil bedellerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/2412) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

103. - Çankırı  Milletvekili Hüseyin Karagöz'ün, Çankırı'da deprem sonrası hasar gören vakıf eserlerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2413) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

104. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük'ün, Çayırhan Linyitleri  İşletmesine ilişkin Enerji ve Tabiî  Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2414) (Başkanlığa geliş tarihi :  5.9.2000)

105. - Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik'in, Osmanlı belge ve arşivlerinin korunmasına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/2415) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

106. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Merkez-Süleymanhacı Köyünde teknik elemanların olmaması nedeniyle arazi dağıtımının yapılamamasına ilişkin Devlet  Bakanından  (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2416) (Başkanlığa geliş  tarihi :  6.9.2000)

107. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, icraya verilen çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri  Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2417) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

108. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkeze bağlı bazı Köy yollarının ne zaman asfaltlanacağına ilişkin  Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2418) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

109. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, bölücü terör örgütünün kullandığı mayınların menşeine ilişkin İçişleri  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2419) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

110. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Batı Çalışma  Grubu ve Başbakanlık Takip Kurulu'na ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/2420) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

111. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Yukarıakın Köyü TV vericisine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2421) (Başkanlığa geliş  tarihi :  6.9.2000)

112. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-İhsaniye Köyünün telefon santraline ilişkin Ulaştırma  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2422) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

113. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Yılangömü Köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2423) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

114. - Karaman  Milletvekili Zeki  Ünal'ın, Karaman-Merkez-Yukarıakın Köyü yoluna ilişkin Devlet Bakanından  (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2424) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

115. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez -Paşabağı-Gülyaka köyleri arasındaki yolun  ne zaman açılacağına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2425) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

116. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Yılangömü ve Yuvatepe köyleri içme suyu depolarına ilişkin  Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2426) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

117. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Narlıdere ile Bucakkışla köyleri arasına bir yol açılıp açılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2427) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

118. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Muratdede Köyünün yol sorununa ilişkin Devlet  Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2428) (Başkanlığa geliş  tarihi :  6.9.2000)

119. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kızık Köyü yolunun ne zaman asfaltlanacağına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2429) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

120. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Gökçe Köyü sakinlerine  OR-KÖY  kredisi verilip verilmeyeceğine ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2430) (Bakanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

121. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın,  Kayseri ve İstanbul'da jandarmanın usulsüz baskınlar yaptığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2431) (Başkanlığa geliş  tarihi :  6.9.2000)

122. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Ortaoba köylülerinin borçlarına  ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2432) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

123. - Karaman Milletvekili Zeki  Ünal'ın, SEKA Dalaman  Tesislerinin özelleştirilmesine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi (7/2433) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

124. - Karaman Milletvekili Zeki  Ünal'ın, Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin yollarına ilişkin Devlet  Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2434) (Başkanlığa geliş tarihi:  6.9.2000)

125. - Erzincan  Milletvekili Tevhit Karakaya'nın, ders kitaplarına ilişkin  Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2435) (Başkanlığa geliş tarihi :  6.9.2000)

126. - Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük'ün, kredi  borcuna ve Bağ-Kur primlerini ödeyemeyen esnaf ve çiftçilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2436) (Başkanlığa geliş tarihi :  7.9.2000)

127. - Samsun Milletvekili  Musa Uzunkaya'nın 23 Ağustos 2000 tarihinde Atatürk Orman Çiftliğinin arazisinde çıkan yangına ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2437) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

128. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, porno yayınlara şifreli TV kanallarında izin verilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2438) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

129. - İstanbul  Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, yakıt tüketiminde tasarruf sağlayan  bir ürüne ilişkin  Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2439) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

130. - İstanbul  Milletvekili Bülent  Akarcalı'nın, öğretmenlik sınavı sonrasında Talim  Terbiye Kurulu'nun aldığı kararla mağdur edilen adayların durumuna ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2440) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

131. - İstanbul  Milletvekili  Bülent Akarcalı'nın, İstanbul'da bulunan köprü ve viyadüklerin depreme dayanıklı olup olmadığına ilişkin Bayındırlık ve İskân  Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2441) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

132. - İstanbul  Milletvekili  Bülent Akarcalı'nın, deprem araştırmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2442) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

133. - İstanbul  Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Bankaların kredi kartlarını usul dışı kullandırdıkları yönündeki şikâyetlere ilişkin Devlet Bakanından  (Recep Önal) yazılı soru önergesi (7/2443) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

134. - Rize  Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'in yakınlarına  menfaat sağladığı iddialarına ilişkin Başbakandan  yazılı soru önergesi (7/2444) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

135. - İstanbul  Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, İstanbul'daki camilerin ihtiyaçlarına ilişkin Devlet  Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2445) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

136. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Merkez Dereköy-Bozharman  arası yol bakım ve onarım çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2446) (Başkanlığa geliş  tarihi :  8.9.2000)

137. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın,  Karaman-Merkez-Demiryurt-Gülkaya-İhsaniye köylerinin arazi ve yol çalışmalarına ilişkin Devlet  Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2447) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

138. - Karaman  Milletvekili Zeki  Ünal'ın, Karaman-Merkez ve bazı köylerinin kanalizasyon sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2448) (Başkanlığa geliş  tarihi :  8.9.2000)

139. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Süleymanhacı Köyü  pancar üreticilerinin Bağ-Kur borçlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2449) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

140. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, köylülerin çimento boru ve demir taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2450) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

141. - Karaman  Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Tavşanlı Köyü konut sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Faruk Bal) yazılı soru önergesi (7/2451) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

142. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kızılkaya Köyünün  ilköğretim okuluna ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2452) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

143. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Devalüasyon yapılıp yapılmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2453) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

144. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Çanakkale Jandarma Er Eğitim Alayına dekovil hattı döşenmesine  ilişkin Millî  Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2454) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

145. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kurucabel Köyünün pompajla sulama çalışmalarının bulunup  bulunmadığına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2455) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

146. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Eğilmez Köyünün ilköğretim okulu ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2456) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

147. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Madenşehri Köyünün sit alanı kapsamına alınmasına ilişkin Kültür  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2457) (Başkanlığa geliş tarihi :  8.9.2000)

148. - Diyarbakır  Milletvekili  Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, İncirlik Üssüne ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2458) (Başkanlığa geliş tarihi :  2.8.2000)

149. - Diyarbakır  Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu'nun, İncirlik Üssüne ilişkin Millî Savunma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2459) (Başkanlığa geliş tarihi :  2.8.2000)

150. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, irticai faaliyette bulunan kamu görevlilerinin işten çıkarılmasına yönelik hazırlanan KHK'ye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2460) (Başkanlığa geliş tarihi :  2.8.2000)

151. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Amasya'nın bazı beldelerinde yaşanan afet sebebiyle çıkarılan kararnamenin istismar edilerek uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2461) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

152. - Amasya  Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Amasya'nın bazı beldelerinde yaşanan  afet sebebiyle çıkarılan 2000/1042 sayılı Kararnamenin objektif uygulanmamasına ilişkin Bayındırlık ve  İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2462) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

153. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Amasya'da  afet kapsamına alınan belediyelere ilişkin  Başbakandan yazılı soru  önergesi (7/2463) (Başkanlığa geliş tarihi :  1.9.2000)

154. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, Karabük-Yenice  İlçesinin afet  bölgesi kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru  önergesi (7/2464) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.9.2000)

155. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, Karabük'ün afet bölgesi kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2465) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.9.2000)

156. - Karabük  Milletvekili Mustafa Eren'in, Karabük-Yenice İlçesinin afet bölgesi kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2466) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.9.2000)

157. - Karabük  Milletvekili Mustafa  Eren'in,  Karabük'ün afet bölgesi kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2467) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.9.2000)  

158. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2468) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

159. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, tarımda  modern sulama yöntemlerinin uygulanması konusunda çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2469) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

160. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin  köprü taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2470) (Başkanlığa geliş tarihi:  13.9.2000)

161. - Karaman  Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin  su deposu talepleri-ne ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2471) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  13.9.2000)

162. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin yol sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2472) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

163. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın,  Karaman-Merkez-Göktepe ve Bademli köylerinin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2473) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

164. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, özel dersane ve sürücü kurslarında uygulanan başörtüsü yasağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2474) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

165. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, turistik otellerin  işletme ruhsatı alabilmesi için alkollü içki bulundurma zorunluluğu olup olmadığına ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/2475) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

166. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin kuyu ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2476) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

167. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2477) (Başkanlığa geliş ta-rihi :   13.9.2000)

168. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin enerji sorunlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2478) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

169. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin sulama suyu  sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz)  yazılı  soru önergesi (7/2479) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

170. - Karaman Milletvekili Zeki  Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin trafo sorunlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2480) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

171. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin'in, Kütahya ilinin afet kapsamına ne zaman alınacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2481) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

172. - Kütahya  Milletvekili Ahmet Derin'in, ilkokul mezunlarına Devlet işçi sınavlarına başvuru hakkı tanınmamasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2482) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

173. - Kütahya  Milletvekili  Ahmet Derin'in, Gediz Devlet Hastanesinin doktor açığına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2483) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.200)

174. - İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, eğitim sistemine ve sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2484) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

175. - İstanbul  Milletvekili Mehmet Ali Şahin'in, bir okul müdürü hakkındaki iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2485) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

176. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman iline bağlı bazı köylerin yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz)  yazılı soru önergesi (7/2486) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

177. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Göçer ve Güldere köylerinin su sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2487) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

178. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez Burhan köyü ilkokulunun bakım ve onarımına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2488) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

179. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Merkez'e bağlı bazı köylerin sulama suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2489) (Başkanlığa geliş tarihi :  12.9.2000)

180. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-İhsaniye, Kozlu-Bucak ve Lale köylerinin sulama beton kanallarının yapımına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2490) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.9.2000)

181. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Çiğdemli, Üçbaş, Demiryurt ve Salur köylerinin köy konağı ihtiyacına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2491) (Başkanlığa geliş tarihi :  13.9.2000)

182. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köy yollarının asfaltlanmasına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2492) (Başkanlığa geliş tarihi:  13.9.2000)

183. - Diyarbakır  Milletvekili  Osman Aslan'ın, Ergani Kız Sağlık Meslek Lisesine ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2493) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

184. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı köylerin içme suyu  sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2494) (Başkanlığa geliş tarihi:  14.9.2000)

185. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Bayatlıtepe Sulama  Kooperatifinin yağmurlama projesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2495) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

186. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Bölükyazı ve Çiğdemli köylerinin su ücreti sorununa  ilişkin Enerji ve Tabiî  Kaynaklar  Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2496) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

187. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin su sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2497) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

188. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez - Başkışla köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2498) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

189. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin eğitim sorunlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2499) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

190. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Yukarı Çağlar Köyü Bağ-Kur emeklilerinin  sorunlarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2500) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

191. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kalaba Köyünün içme suyu şebekesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2501) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

192. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Narlıdere köyünün içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2502) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

193. - Rize Milletvekili  Mehmet Bekaroğlu'nun, 30 Ağustos Zafer Bayramında  garnizonlarda düzenlenen  kutlama törenlerine  bazı belediye başkanlarının alınmadığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2503) (Başkanlığa geliş tarihi :  14.9.2000)

194. -  Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Milletvekillerinin Hükümeti denetleme faaliyetine ve gazetecilerin MİT ile ilişkilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2504) (Başkanlığa geliş tarihi :  15.9.2000)

195. - Nevşehir Milletvekili  Mehmet Elkatmış'ın, 12 Eylül 1980 harekâtıyla ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2505) (Başkanlığa geliş tarihi :  15.9.2000)

196. - Ankara Milletvekili  Saffet Arıkan Bedük'ün, kayısı üreticilerinin sorunlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2506) (Başkanlığa geliş tarihi :  18.9.2000)

197. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Nevşehir Kozaklı İlçesindeki SSK Fizik Tedavi  ve Rehabilitasyon Merkezinin  açılmamasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2507) (Başkanlığa geliş tarihi :  18.9.2000)

198. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, Kosova'daki tarihî Osmanlı eserlerine ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2508) (Başkanlığa geliş tarihi :  18.9.2000)

199. - Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener'in, Sivas  Kangal Termik Santralinin çevreye verdiği zararlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2509) (Başkanlığa geliş tarihi :  18.9.2000)

200. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2510) (Başkanlığa geliş tari-hi :  18.9.2000)

201. - Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in, Ankara Uğur Mumcu  caddesinde travestilerin çıkardığı olaylara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2511) (Başkanlığa geliş tarihi:  19.9.2000)

202. - Mardin  Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Nusaybin ilçesine yeni bir lise açılıp açılmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2512) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  19.9.2000)

203. - Mardin  Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin'de köye dönüş projesiyle ilgili yapılacak çalışmalara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2513) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

204. - Mardin Milletvekili  Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Dargeçit ilçesine Ziraat Bankası şubesi açılıp açılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından  (Recep Önal) yazılı soru önergesi  (7/2514) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

205. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Midyat ilçesinde küçük sanayi sitesi kurulup kurulmayacağına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2515) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

206. - Mardin Milletvekili  Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Ömerli ve Mazıdağı ilçelerinde yapımı yarım kalan hastane inşaatlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2516) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

207. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Ömerli çevre yolu projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2517) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

208. - Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu'nun, Mardin-Ömerli  ilçesinde üzüm alım bürosu kurulup kurulmayacağına ilişkin Devlet  Bakanından (Rüştü Kazım Yücelen) yazılı soru önergesi (7/2518) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

209. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, özelleştirilen bankalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2519) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

210. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Karadeniz'e zehirli kimyasal atık bırakan gemilere ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/2520) (Başkanlığa geliş tarihi :  19.9.2000)

211. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Balgusan Köyünün sağlık evi ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2521) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.9.2000)

 212. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın,  Karaman-Ermenek-Gökçekent, Sarıvadi  ve Pınarönü köylerinin trafo ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2522) (Başkanlığa geliş  tarihi :  20.9.2000)

213. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Balgusan Köyünün su sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2523) (Başkanlığa  geliş tarihi:  20.9.2000)

214. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin sağlık sorunlarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2524) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.9.2000)

215. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin kanalizasyon sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2525) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.9.2000)

216. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Karacaören Sulama Kooperatifi'nin  yağmurlama sistemi ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından  (Mustafa Yılmaz)  yazılı soru önergesi (7/2526) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.9.2000)

217. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin su kanalı sorununa ilişkin  Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi(7/2527) (Başkanlığa geliş tarihi:  20.9.2000)

218. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek Çavuş Köyündeki  baraj inşaatına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2528) (Başkanlığa  geliş tarihi :  20.9.2000)

219. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu'nun, Rize'de yaptığı konuşmanın polis tarafından  kayda  geçirilmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2529) (Başkanlığa geliş tarihi :  20.9.2000)

220. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin istimlak edilen arazilerinin bedellerine  ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2530) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

221.-Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin elektrik hattı ve trafo ihtiyacına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2531) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

222. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köyleri Ayrancı Barajı'na bağlayan  isale kanalının yetersizliğine ilişkin  Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2532) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

223. - Karaman Milletvekili Zeki  Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köyler arasındaki orman ihtilaflarına ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2533) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

224. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin okul, lojman ve öğretmen ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2534) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000) 

225. - Karaman Milletvekili  Zeki  Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Berendi Köyü'nün ebe ve sağlık ocağı ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2535) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

226. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Akpınar Köyü'nün köy sınırlarının belirlenmesi için bir çalışma yapılıp yapılmadığına   ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2536) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

227. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Çatköy'ün yayla yollarına  ilişkin  Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2537) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

228. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Kayaönü ve Kırman köylerinin sulama sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi  (7/2538) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

229. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Dokuzyol ve Berendi köylerinin su deposu taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2539) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

230. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin su borularının yenilenmesi talebine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2540) (Başkanlığa geliş  tarihi :  21.9.2000)

231. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köy yollarına ilişkin Devlet Bakanından  (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2541) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

232. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Dokuzyol Köyüne yapılan gölete ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2542) (Başkanlığa geliş tarihi:  21.9.2000)

233. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman İli'ne bağlı bazı köylerin sondaj kuyularına ilişkin  Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2543) (Başkanlığa  geliş tarihi :  21.9.2000)

234.- Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Dokuzyol Köyünde topraksız köylülere dağıtım yapılıp yapılmayacağına ilişkin  Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2544) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000) 

235.- Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı  bazı köylerin  yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2545) (Başkanlığa geliş tarihi :   21.9.2000)

236. - İstanbul  Milletvekili Bülent Akarcalı'nın, deprem bölgesindeki ihtiyacı karşılamak üzere ücretsiz bastırılan kitapların dağıtımına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2546) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

237. - Kırıkkale  Milletvekili Hacı Filiz'in, Ankara, İstanbul ve İzmir futbol amatör küme-lerdeki takım sayısına ilişkin Devlet Bakanından (Fikret Ünlü)  yazılı soru önergesi (7/2547) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

238. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Karadeniz'deki hidrojen sülfür gazı yataklarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2548) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

239. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Yukarıçağlar Köyü telefon santraline ilişkin  Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2549) (Başkanlığa geliş tarihi :  21.9.2000)

240. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Kayaönü Köyündeki tarihi kalıntılara ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2550) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

241. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2551) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

242. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kızılarağini ve Paşabağı köylerinin bazı sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2552) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000) 

243. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Kayaönü Köyünün elektrik trafosuna  ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar  Bakanından yazılı soru önergesi (7/2553) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

244. -  Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Pınarkaya köy  arazisinin istimlak çalışmalarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2554) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

245. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2555) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

246. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Kurucabel Köyünün pompajla sulama sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2556) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

247. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez-Akçaşehir Beldesinin sulama kuyusuna ilişkin Enerji ve  Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2557) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

248. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Küçükkoraş Köyünün sulama pompası talebine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2558) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

249. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ermenek-Yukarıçağlar arazi yoluna ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2559) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

250. - Amasya Milletvekili  Ahmet İyimaya'nın, Turhal Şeker Fabrikasının atıklarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/2560) (Başkanlığa geliş tarihi :  22.9.2000)

251. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın Turhal Şeker Fabrikası atıklarının Yeşilırmak'ı kirlettiği iddiasına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/2561) (Başkanlığa geliş tarihi:  22.9.2000)

252. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, Ankara'nın köylerindeki içme suyu sorunlarına ve yatırım ödeneklerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2562) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

253. - Ankara  Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, eğitimdeki sorunlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2563) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

254. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, ekonomik sorunlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2564) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

255. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, Başbakanlık bursu formlarına ilişkin Devlet Bakanından  (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/2565) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

256. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman Merkez'e bağlı bazı köylerin imam ve cami taleplerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H.Hüsamettin Özkan) yazılı soru  önergesi (7/2566) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

257. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Dokuzyol ve Kavuklar köylerinin sulama sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2567) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

258. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Kazımkarabekir-Karalgazi ve Kızılkuyu köylerinin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2568) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

259. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Kazımkarabekir-Mecidiye, Mesudiye ve Kızılkaya köylerinin yol sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2569) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

260. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Höyükburun  ve Dokuzyol köylerinin beton kanal ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2570) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

261. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Kazımkarabekir-Mecidiye ve Karalgazi köylerinin sulama sorunlarına ilişkin Devlet  Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2571) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000) 

262. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, işsizlik sorununa ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/2572) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

263. - Ankara Milletvekili Eyyüp Sanay'ın, bağış adı altında toplanan paralara ve görevine son verilen öğretmenlere ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2573) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

264. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Başyayla-Üzümlü, Bozyaka ve Büyükkarapınar köylerinin beton kanal taleplerine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2574)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

265. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler'e bağlı bazı köylerin yol sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2575)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

266. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman- Sarıveliler -Civler ve Çukurbağ köylerinin okul sorununa ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2576)  (Başkanlığa geliş ta-rihi :  25.9.2000)

267. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman- Sarıveliler-Civler ve Çevrekavak köylerinin sulama suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2577)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

268. - Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün'ün, pamuk üreticilerinin desteklenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2578) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

269. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman- Sarıveliler-Koçaşlı Köyü içme suyu şebekesi projesine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2579)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

270. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman- Sarıveliler'e bağlı bazı köylerin sulama suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2580)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

271. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman- Sarıveliler-Esentepe, Adiller ve Boyalık köylerinin içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2581)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

272. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman- Sarıveliler-Çevrekavak Köyünün içinden geçen karayoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2582)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

273. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Merkez'e bağlı bazı köylerin sağlık evi, lojman, araç ve personel ihtiyacına  ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2583)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

274. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Başyayla'ya bağlı bazı köylerin sulama suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2584)  (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

275. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Ayrancı-Böğecik Köyünün telefon sorununa ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2585) (Başkanlığa geliş tarihi :  25.9.2000)

276. - Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya'nın, Yeşilırmak'ın Taşova için tehlike oluşturduğu iddialarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2586) (Başkanlığa geliş tarihi :  26.9.2000)

277. - Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya'nın, Selçuk Üniversitesi Rektörlüğünce öğrenci affının hukuka aykırı uygulandığı iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2587) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

278. - Karaman Milletvekili Zeki  Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Işıklı Köyünün su deposu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2588) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

279. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Civandere Köyünün sulama sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2589) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

280. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Civandere Köyünün köprü talebine ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2590) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

281. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Civandere Köyünün futbol sahası inşaatına ilişkin Devlet Bakanından (Fikret Ünlü) yazılı soru önergesi (7/2591) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

282. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin orman köyü statüsünden çıkarılmasına ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/2592) (Başkanlığa geliş tarihi:  27.9.2000)

283. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze Köyündeki yol çalışmasına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2593) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

284. - Karaman Milletvekili  Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze Köyüne bağlı Cavıralan Mahallesinin  elektrik sorununa ilişkin  Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/2594) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

285. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman'a bağlı bazı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2595) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  27.9.2000)

286. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Başyayla-Üzümlü Köyünün yol sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2596) (Başkanlığa geliş  tarihi:  27.9.2000)

287. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Dumlugöze Köyünün gıda ta-leplerine ilişkin Devlet Bakanından (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/2597) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

288. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Başyayla-Üzümlü ile Sarıveliler ve Çukurbağ köylerinin kanalizasyon sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/2598) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

289. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Başyayla-Üzümlü Köyünün imam ihti-yacına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/2599) (Başkanlığa geliş tarihi :  27.9.2000)

290. - Karaman  Milletvekili Zeki Ünal'ın, Karaman-Sarıveliler-Çukurbağ ve Koçaşlı köylerinin ebe ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/2600) (Başkanlığa geliş ta-rihi :  27.9.2000)

291. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, öğrenci yurtları ve yüksek  öğretim kurumlarındaki öğrenci sayısına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/2601) (Başkanlığa geliş tarihi :  28.9.2000)

292. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi Tulumtaş Köyünde bulunan tarihî mağaraya ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/2602) (Başkanlığa geliş tarihi :  28.9.2000)

293. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak'ın, İçel- Gülnar ve Anamur ilçeleri arasında bulunan karayoluna ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2603) (Başkanlığa geliş tarihi :  28.9.2000)

294. - Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener'in, Halkbank ve Ziraat  Bankasının görev zararına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2604) (Başkanlığa geliş tarihi :  28.9.2000)
BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.00

1 Ekim 2000 Pazar

BAŞKAN: Geçici Başkan Mehmet Vecdi GÖNÜL

KÂTİP ÜYELER : Geçici Kâtip Üye Hüseyin ÇELİK (Van),  Geçici Kâtip Üye Melda BAYER (Ankara)

 

BAŞKAN - Hâkimiyetin kayıtsız şartsız sahibi büyük milletimizin aziz temsilcileri, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının Birinci Birleşimini açıyor; hepinize, bu yasama yılı için, en iyi dileklerimi ve saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

II. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1. - TBMM Geçici Başkanı Mehmet Vecdi Gönül’ün, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının hayırlı ve başarılı olmasını bildiren konuşması

BAŞKAN - Bu açılış münasebetiyle, çalışmalara başlarken, müsaadelerinizle, bazı duygularımı ifade etmek istiyorum.

Mucize kelimesinin bile anlatımda yetersiz kaldığı millî mücadelenin mimarı ve eşsiz cumhuriyetimizin kurucusu, milletimizin gözbebeği Büyük Millet Meclisimizin, bugün naçiz şahıslarımızla temsil edilmesi sebebiyle ne kadar iftihar etsek azdır. Başta büyük komutan ve devlet adamı Atatürk olmak üzere, bu abidevî kurumun banilerini şükranla ve minnetle yâd ediyorum. Onların kuruluşta taşıdıkları iman ve hedefledikleri idealler, Meclis çalışmalarımızın değişmez rehberi olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Halkımızın temsilini en büyük bir onur telakki eden milletvekillerimiz, bu asil millete kişisel olarak da layık olabilmek için büyük gayret içerisindedirler. Milletvekillerimizin 498'i yüksek tahsillidir. Bunlardan 170'i akademik unvana sahiptir. Yabancı dil bilgisi ise pek çok batı ülkesinin ortalamasının üzerindedir. Müktesebatları incelendiğinde de, hemen hepsinin, siyaset öncesi meslek kariyerlerinde kendilerini ispat etmiş kimseler oldukları görülecektir.

Atatürk'ün "en büyük eserim" dediği Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikiyüz seneye yaklaşan parlamento geleneğimizde pek çok ülkeye örnek olacak büyük aşamalar kaydetmiştir; ancak, yine de yapılacak çok şey vardır.

Yüksek malumları olduğu üzere, devleti oluşturan üç kuvvetten yasama organının iki temel işlevi esastır; yasa yapmak ve yürütme erkini denetlemek. Yasama yılının açılışı münasebetiyle, yasa yapma ve denetleme görevimizin çağdaşlaştırılması sadedinde iki hususu huzurlarınıza sunmak istiyorum:

Yaptığımız yasalar içerisinde, hiç kuşkusuz, en önemlilerinden birisi genel ve katma bütçelerdir. Genel Kurulumuz, bakanlık, kurum ve kuruluşlara her yıl yeniden tahsil ve harcama yetkisi vermezse, bilindiği gibi, bu teşekküllerin tek bir kuruşa dahi tasarruf etmeleri mümkün olmaz. Esasen, parlamentolar, başlangıçta, kısaca "bütçe hakkı" dediğimiz hakimiyetin bu temel unsurunun zeminini oluşturmak için kurulmuşlardır.

Son zamanlarda Türkiye'de bütçe niteliğindeki değişiklik, zaman darlığı, Bütçe Komisyonunun yasama ve denetleme işlemlerinin yüzde 80'inin merkezileştiği bir organ haline gelmesi, bütçe müzakerelerinde akademisyenlerin tabiriyle bütçe dışı her konunun görüşülmesi, bütçe hakkının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bütçeye nüfuz edemeden kullanılması gibi bir sonucu doğurabilmektedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi ihtisas komisyonlarının bütçe hazırlığında devreye alınması, bir çözüm adımı olarak düşünülebilir. Nasıl ki bir kuruluşla ilgili yasa teklif ve tasarısı ait olduğu Meclis komisyonundan geçmeden Genel Kurula gelemiyorsa, o kuruluşun bütçe ve kesinhesabı da aynı ilgili ihtisas komisyonunun görüşüne mutlaka sunulmalıdır diye düşünüyorum. Elbette, bütçeyle ilgili nihaî düzenleme, sektörel ve kurumlararası dengeler, peşinen, Bütçe Komisyonunca sağlanacaktır. Yasama organının halkın parası üzerindeki hâkimiyetini artıracak bu uygulama bütün Batı parlamentolarında görülmekle beraber, en bariz örnekler olarak İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri parlamentoları gösterilebilir.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim çalışmalarındaki eksiklik ise, bilgiye ulaşımla ilgilidir. Yürütme erkinin denetlenmesi için, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu erkin kendisinden bilgi istenmektedir. Halbuki, anayasal olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapmakla görevli bir Sayıştay kurumu vardır. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi, kendi adına denetim yapan bu kurumu harekete geçirmek için hiçbir inisiyatif kullanamamaktadır. Bunun sonucunda ve çağımızın kamu yönetiminde tartışılmaz iki prensibi saydamlık -transparency anlamında- hesabını verebilme (accountability) ilk şartı olan tarafsız bilgiye ulaşma Türkiye Büyük Millet Meclisi için imkânsız hale gelmektedir. Nitekim, İngiliz Sayıştayı (NAO) faaliyetlerinin yüzde 80'ini, Amerika Birleşik Devletleri Sayıştayı (GAO) faaliyetlerinin yüzde 90'ını parlamentodan gelen inceleme taleplerinin karşılanabilmesi için yapmaktadır.

Sayın milletvekilleri, asla şüphe etmiyorum ki, maziden atiye akıp giden zaman içerisinde, Atatürk'ün de ifade ettiği gibi, milletimizin en yüksek ve feyizli hazinesi olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısı altında bulunma onurunu iktisap eden bizler, iktidarıyla muhalefetiyle Büyük Türk Milletinin emrinde olma şerefinin idraki içinde, bu yeni yasama yılında da insanüstü bir gayretle halkımızın hizmetinde olacağız. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Yeni yasama yılımızın hayırlı ve başarılı olmasını diliyor, saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır.

Gündemimize göre, Sayın Cumhurbaşkanımız yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapacaklardır.

Sayın Cumhurbaşkanımız, açılış konuşmasını yapmak üzere şu anda Genel Kurul salonunu teşrif etmektedirler. (Alkışlar)

(İstiklal Marşı)

BAŞKAN - Hoş geldiniz Sayın Cumhurbaşkanım.

Buyurun efendim.

III. - SÖYLEVLER

1. - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, 21 inci Dönem Üçüncü Yasama Yılının açış konuşması

CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER - Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı, sayın milletvekilleri; sizleri içten duygularla, en üstün başarı dileklerimle ve saygılarımla selamlıyorum.

Türk Ulusal Kurtuluş Savaşının içinde oluşan, ulusumuzun bağımsızlık hareketini yöneterek başarıya ulaştıran ve ulusal iradeyi temsil eden Yüce Meclisimizde konuşmaktan büyük onur duymaktayım.

Bu Meclis, "egemenlik kayıtsız, koşulsuz ulusundur" ilkesinin özgür seçimler yoluyla oluşturduğu, demokratik rejimimizin temel kurumu, ulusal egemenliğin somutlaştığı ve temsil edildiği yüce bir organdır.

Her organ gibi Türkiye Büyük Millet Meclisinin de demokrasinin temelini oluşturan "kuvvetler ayrılığı" anlayışına uygun biçimde kendi yetki ve sorumluluklarını özenle yerine getirmekte olması, anayasal düzenimizin bir güvencesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve onun saygıdeğer üyelerinin güven ve desteğinin korunması, saygınlığının yüceltilmesi konusunda en üst düzeyde duyarlılık gösterileceği kuşkusuzdur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugünkü konuşmamda, Türkiye'nin önündeki siyasal, toplumsal ve ekonomik sorunların tümünün bir derlemesini yapmak ve bunların her birini tek tek ele almak çabası içinde olmayacağım. Bunun yerine, başladığımız yeni binyılda Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine erişme çabasında öncelik vermesi gerekecek kimi konular hakkındaki görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Bunlar, aslında, sizlerin de yakından izlediğiniz ve bu yasama döneminde üzerinde ayrıntılı biçimde duracağınız konulardır.

Her şeyden önce, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünün, Atatürk ilke ve devrimlerinin korunup kollanmasında hepimize sorumluluk düşmektedir. Cumhuriyetimizin değiştirilemez nitelikteki temel özellikleri, başta laiklik ilkesi olmak üzere bizlere yol göstermeye devam etmekte olup, buna yönelebilecek hareketlere karşı kararlılıkla savaşım vermemiz gerektiğini vurgulamakta yarar görüyorum.

Koşulların her geçen gün farklı bir boyut kazandığı yepyeni bir dünyada yaşıyoruz. Yakın geçmişte insanlık için bir düş olmaktan öteye geçmeyeceği sanılan pek çok düşünce, günümüzde yaşama geçirilmiştir.

Bir yandan anlamsız savaşlar, terör olayları, afetler, yoksulluk ve acılarla hatırlayacağımız 20 nci Yüzyıl, öbür yandan bilim ve teknoloji alanında başdöndürücü gelişmelerin yaşandığı ve her alanda yepyeni bir yapılanmanın başladığı bir çağ olmuştur. Bu kapsamda, düşünce sistemleri de değişmiş; demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları kavramları, ulusların geleceğe yönelişlerinde belirleyici rol oynayan evrensel değerler olarak önem kazanmıştır. Bu kavramlara, gerek özde gerek uygulamada verilen değer, bugün, artık, uygar olabilmenin tek ölçütüdür.

Hukuk devleti kavramı, çağdaş demokrasilerin belirleyici özelliğidir. Yaşadığımız dünyada, yine çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmek, ancak hukuk devleti ilkesinin evrensel ölçülere uygun olarak gerçekleştirilmesi, geliştirilmesi ve korunmasıyla olanaklıdır. Bugün, özgürlükçü demokrasilerdeki temel anlayış, devletin birey için var olduğudur. Bu anlayış, bireyin toplumsal yaşamın her alanında öne alınmasını ve önde tutulmasını gerektirmektedir. Kuşkusuz, böyle bir sonuca varılması, yalnızca sözünün edilmesiyle değil, hukuksal ve yönetsel düzenlemelerin bu amaca yönelik olarak gözden geçirilmesiyle olanaklıdır. Buna ek olarak, eğitim sistemimizin de bu temele oturtulması, diğer bir değişle bu anlayışın bir yaşam biçimine dönüştürülmesi gereklidir. Sonuçta, hukuk devleti, bireylerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığı, yönetenlerin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine bağlı olduğu, böylelikle bireylere hukuk güvenliğinin sağlandığı devlettir. Bundan da anlaşılacağı gibi, demokrasi ile hukuk devleti, biri olmadan diğeri düşünülemeyecek iki temel kavramdır.

Türkiye'nin kimi sorunlarının temelinde kurallara uymamak ve kurumsallaşamamak yatmaktadır. Kuralların yönetilenler için olduğu, yönetenlerin kurallara uymama özgürlüğünün bulunduğu anlayışı birçok sorunun kaynağıdır. Sonuçta, demokratik yaşam, kurallara uymama özgürlüğü kazanma yarışına dönüşmektedir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar) Yolsuzluklardan kayırmacılığa, trafik sorunundan organize suç olgusuna birçok aksaklığın arkasındaki temel nedenlerden biri budur. O nedenle, yönetim sorumluluğu üstlenenlerin öncelikle kurallara uyma ve uyulmasını gözetme konusundaki duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Toplumsal ve siyasal yaşamda demokrasi anlayışının ve geleneğinin gelişmesi ölçüsünde bu sorunların üstesinden gelinmesinin yolu açılmaktadır.

Hukuk devleti kavramının işlerliği yönünden devletin hukuka bağlılığı ile yasama ve yürütme erklerinin bağımsız yargı tarafından denetimi önemli ve zorunlu ilkelerdir.

Bu anlamda, yargının bağımsızlığını pekiştirecek ve zaman kaybının bireyler yönünden yol açtığı zararları ortadan kaldıracak biçimde adalet düzeneklerinin hızlı işlemesini sağlayacak bir yargı reformunun üzerinde durulması gerektiği inancındayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyine erişmemiz yönündeki yönergesiyle uyumlu olacak biçimde, Anayasamızda, Türk Ulusunun gereksinmelerine yanıt oluşturacak iyileştirmelerin yapılması ve evrensel ölçütlerin hukuk sistemimize kazandırılması zamanı gelmiştir. Gerçekleştirilecek anayasal değişiklikler, Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyelik sürecinde uyması gereken kıstasların karşılanması gereğiyle de örtüşmektedir. Bu değişiklikleri Avrupa Birliği istediği için değil; fakat, halkımızın hak ettiği düzenlemeler olduğu için gerçekleştirmemiz gerekmektedir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Türkiye'nin çağdaş, demokratik uluslar topluluğu içindeki saygınlığını artırmak yönünde Anayasamızın gözden geçirilip, özgürlükçü, katılımcı, güvenceli, devlet organları arasında görev ve yetkileri dengeleyen, hukuk devleti ilkesini üstün kılacak bir anayasa oluşturulmasına gereksinme bulunmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Uyum Komisyonu çalışmalarının yeni yasama yılında olgunlaştırılıp sonuçlandırılması için, siz değerli milletvekillerine tarihî bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu tarihî sınavdan başarıyla çıkacağına ilişkin güçlü inancımı bu fırsattan yararlanarak vurgulamaktan ayrı bir mutluluk duymaktayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, insan hakları alanında evrensel normlara uyum sağlamak için, Anayasa ve yasalarında gerekli değişiklikleri yapmak zorundadır. Uygarlık düzeyinin bir göstergesi olarak kabul edilen ve uluslararası alanda büyük gelişme gösteren insan hakları hukuku verileri hukukumuza yansıtılmalı, uluslararası sözleşmeler karşısında Anayasa ve yasa kuralları gözden geçirilerek, sözleşmelerde öngörülen evrensel standartlar hukukumuza kazandırılmalıdır.

Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı, yalnız "yürütme organı" içinde değil, yargı yönünden de üstün bir konuma ve önemli yetkilere sahip bulunmaktadır. Yasaların iptali isteminde bulunabileceğinden, Anayasaya uygunluğun yargısal denetiminde de önemli bir yetkiye sahiptir.

Kimi yüksek mahkeme üyelerini ve özellikle Anayasa Mahkemesi üyelerini, devletin ve bu bağlamda yürütme organının da başı olan Cumhurbaşkanının seçmesi, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

"Hukuk devleti" ya da "hukuka bağlı devlet", yönetenlerin de yönetilenler gibi hukukla bağlı kılınmasını öngörür. Devletin üstün otoritesinin hukuka bağlılığının sağlanmasının ilk koşulu, yargı denetiminin devletin tüm organlarını kapsamasıdır.

Anayasanın 105 inci maddesinde, Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine yargı mercilerine başvurulamayacağı; 125 inci maddesinde, Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemlerin yargı denetiminin dışında tutulacağı; 159 ncu maddesinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağı; 129 uncu maddesinde, uyarma ve kınama cezalarının yargı denetimi dışında bırakılacağı belirtilmiştir.

Kişilerin hukuksal durumlarını etkileyebilecek olan Cumhurbaşkanının devletin başı sıfatıyla değil, yönetimin başı sıfatıyla tek başına yapacağı işlemler ve diğer konulardaki sınırlamalar hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Yasama ve yürütme organlarının işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemekle görevli yargıçların güvenceli ve yargının bağımsız olması, hukuk devletinin en önemli gereklerindendir.

Anayasanın 140 ncı maddesinde "Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler" denilmesine karşın, adlî ve idarî yargıda görev yapan yargıçlar ve savcılar, Adalet Bakanının başkanlık yaptığı, müsteşarın doğal üyesi olduğu ve diğer üyelerin Cumhurbaşkanı tarafından seçildiği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun gözetim ve denetimi altındadırlar. Adalet Bakanı, yargıç ve savcıları gerekli gördüğü yerlerde, geçici olarak görevlendirebilir. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun atama, yükselme, yer değiştirme, disiplin ve her türlü özlük işleri hakkında aldığı kararlara karşı yargı yerlerine başvurulamaz. Ayrıca, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi üyelerini seçmekle görevli Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun oluşum ve çalışma biçiminden doğan pek çok sakıncalar yargıç bağımsızlığı ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesini zedelemektedir.

Hukuk devletinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin gerçekleşmesini zorlaştıran, Anayasa yargısına ilişkin kimi sorunlar bugüne kadar hâlâ aşılamamış bulunmaktadır.

Anayasanın geçici 15 inci maddesinin son fıkrası, bunlardan en önemlisini oluşturmaktadır. Fıkraya göre, Millî Güvenlik Konseyi dönemi içerisinde çıkarılan yasalar ile kanun hükmünde kararnamelerin Anayasaya aykırılığı savlanamaz. Böylece, 12 Eylül 1980 ile 7 Aralık 1983 tarihleri arasında çıkarılan yasaların ve kanun hükmünde kararnamelerin Anayasaya uygunluk denetimi yapılamamaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisince Anayasa değişiklikleri yapılırken geçici 15 inci maddenin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına da olanak bulunamamıştır.

Anayasa Mahkemesince denetlenemeyen normların ikincisi, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleridir. Anayasanın 148 inci maddesine göre "olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz."

Anayasanın 121 ve 122 nci maddelerinde de, olağanüstü hal ve sıkıyönetim süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun, bu durumların gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararnameler çıkarabileceği öngörülmektedir. Böylece, bu rejimlerde, temel haklara ve özgürlüklere ilişkin getirilebilecek sınırlama ve yasaklamalar yargı denetimine bağlı olmamaktadır. Oysa, anayasal bir rejim olan olağanüstü yönetim usullerinde de hukukun üstünlüğü ilkesi geçerli olmak zorundadır. Nitekim, Anayasanın 15 inci maddesinde, savaş, seferberlik ve sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının durumun gerektirdiği ölçüde durdurulabileceğinin öngörülmesine karşın, olağanüstü hal kanun hükmünde kararname kurallarının 15 inci maddeye göre yargısal denetimini yapma olanağı bulunmamaktadır.

Çağdaş demokratik uluslar topluluğuna katılabilmemiz için Anayasanın gözden geçirilip, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı, güvenceli, devlet organları arasında görev ve yetkileri dengeleyen, "hukuk devleti" ilkesini sözde bırakmayıp yaşama geçiren bir anayasa oluşturulması gerekir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devlet organlarının hukuka bağlanması ve hukukla sınırlanması, erkler ayrılığı ilkesiyle gerçekleşir; devlet organlarının üstün kurallara bağlılığı sağlandığı ölçüde de hukuk devleti gelişir. Hukuk devletinde, yasama organı da dahil olmak üzere, devletin tüm organlarının üstünde hukukun mutlak egemenliği vardır. Yasa koyucunun, işlemlerinde, kendini her zaman Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla bağlı tutması gerekir.

Anayasanın 6 ncı maddesinde, egemenliğin kayıtsız koşulsuz ulusun olduğu, Türk Ulusunun, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanacağı, hiçbir kimse ya da organın kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı belirtilmiş; yasama, yürütme, yargı organlarının görev ve yetkilerine de 7 nci, 8 inci ve 9 uncu maddelerinde yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, Anayasada, başlangıç bölümünde de vurgulandığı gibi, güçler ayrılığı ilkesi benimsenmiştir. Güçler ayrılığı ilkesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları kendi alanlarında ulusa ilişkin egemenliği kullanırlar, birbirlerinin görev ve yetki alanlarına karışmazlar.

Anayasanın 7 nci maddesinde, yasama yetkisinin, Türk Ulusu adına Türkiye Büyük Millet Meclisince kullanılacağı, bu yetkinin devredilemeyeceği; 8 inci maddesinde, yürütme yetki ve görevinin, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasaya ve yasalara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği belirtilerek bu iki organın görev ve yetki alanları ayrılmıştır.

Anayasanın 87 nci maddesinde, yasa koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Parlamenter demokratik rejimin temeli olan yasama organları, iktidar ve muhalefetiyle tüm ulusun temsilcilerinden oluşan organlardır. Yasal düzenleme gereksiniminin yasama organınca karşılanması, temel anayasa kuralıdır. Devletin amacı ve varlık nedeniyle bağdaşmayan ve belirli zamanlar için oluşan geçici çoğunluğa dayanılarak çıkarılan yasalar, kamu vicdanında olumsuz etkiler yaratır.

Anayasanın 87 nci ve 91 inci maddelerinde, Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verilebileceği, yetki yasasının, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin amacını, kapsamını, ilkelerini ve süresini göstereceği belirtilmiştir.

Yasama yetkisi aslî bir yetki olup, Türkiye Büyük Millet Meclisine ilişkindir. Bakanlar Kuruluna verilecek kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi ise, kendine özgü, ayrık, konu, amaç ve kapsam yönünden sınırlı ve türevsel bir yetkidir. Bu yetki verilirken, Anayasada öngörülen öğelerin belli içeriğe kavuşturularak somutlaştırılması, konunun belirginleştirilmesi ve verilen yetkinin açıkça sınırlandırılarak çerçevenin çizilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin, önemli konular, ivedi ve zorunlu durumlar için verilmesi koşuldur.

Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin ivedi ve zorunlu olmayan durumlar için verilmesi, hemen her konuda düzenleme yetkisi tanınarak uygulamaya yaygınlık ve süreklilik kazandırılması yasama yetkisinin devri anlamına gelir ve Anayasayla bağdaşmaz. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Bu durum, yasama ve yürütme erkleri arasındaki dengenin bozulmasına, yürütme organın yasamaya karşı üstün konuma gelmesine, kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi ayrık ve türevsel bir yetki iken, bu yetkinin aslî yetkiye dönüşmesine neden olur.

Ayrıca, Anayasanın 91 inci maddesinde "sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez" ve 163 üncü maddesinde "Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapma yetkisi verilemez" denilerek, kanun hükmünde kararnameyle düzenlenemeyecek konular belirtilip bir yasak alan yaratılmıştır. Yasak alana giren konuların yalnızca yasayla düzenlenmesi olanaklıdır.

Bütün bunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin "yasama yetkisinin devredilmezliği" ilkesine özenle sahip çıkması gerektiğini göstermektedir.

Anayasanın 11 inci maddesinde, Anayasa hükümlerinin devletin tüm organlarını bağlayan üstün kurallar olduğu belirtilirken ve 104 üncü maddesinde, Cumhurbaşkanının Anayasanın uygulanmasını gözetmesi ve Anayasanın ilgili maddelerine uyarak görev yapması ve yetki kullanması öngörülürken, amaçlanan, hukuk devleti ilkesine geçerlilik kazandırılmasıdır. Cumhurbaşkanının, daha önceki cumhurbaşkanları döneminde olduğu gibi, kanun hükmünde kararnameleri Anayasaya ve hukuka uygunluk yönünden değerlendirirken amacı, yürütmenin organlarından biri olan Bakanlar Kurulunu ya da devlet işleyişini engellemek değil, tam tersine, yardımcı olup, Anayasaya ve hukuk devleti ilkesine uygunluğu sağlamaktır. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; anayasa değişikliği bağlamında zaman zaman gündeme gelen bir konu da ölüm cezasının kaldırılmasıdır. Bu konuda bir anayasa değişikliğine gereksinim bulunmamaktadır. Aynı sonucun, Türk Ceza Yasasının ölüm cezası gerektiren suçların, ölüm cezası dışında, örneğin, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ile cezalandırılmasını sağlayacak bir gözden geçirmeye bağlı tutulmasıyla elde edilebileceğini belirtmek isterim. Böylelikle, uzun yıllardır uygulanmayan ölüm cezası yasal olarak yürürlükten kaldırılmış olacaktır.

Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğüne, üniter özelliğine, anayasal, demokratik, parlamenter düzenine kasteden ve 1984'ten bu yana toplumsal ve ekonomik yaşamımız yönünden önemli bir tehdit oluşturan bölücü terör hareketine karşı devletin verdiği savaşım, öncelikli bir konu olma özelliğini korumuştur. Bu süre içerisinde terörün yol açtığı zararın boyutları, ne yazık ki çok büyük olmuştur. 15 Ağustos 1984'ten bugüne kadar Türkiye genelinde meydana gelen 36 320 olayda, güvenlik güçlerimiz 5 851 şehit ve 11 917 yaralı vermiştir. Sivil halkın uğradığı saldırılar sonucu 5 435 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 6 141 vatandaşımız da yaralanmıştır. Teröristlerden 25 587'si operasyonlarda ölmüş, 850'si yaralanmış, 9 217'si de yakalanmıştır. 2 476 terörist ise teslim olmuştur. Gelinen noktada, terörün şiddet boyutu, ezici bir güç kullanımı ile baskı ve denetim altına alınmıştır.

Devletin resmî dili, bayrağı, sınırları, egemenlik hakları her türlü tartışmanın üstünde olup, bunların korunması devletin meşru hak ve görevidir. Hiçbir devletin kendi anayasal düzeninin yıkılmasına ve ülkenin bölünmesine hoşgörüyle yaklaşmasına olanak yoktur.

Amacı ne olursa olsun terörizmin hiçbir türünün haklı görülmesi düşünülemez. Günümüzün ciddî tehditlerinden biri olan terörizmin ve terör eylemlerine katılanların ve bunu destekleyenlerin uluslararası toplum tarafından en güçlü biçimde kınanmaları gerekir. Bu tehlike karşısında uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi, terör eylemlerine parasal desteğin önlenmesi ve teröristlerin adalet önüne çıkarılmasını öngören uluslararası sözleşme ve kararların tam olarak uygulanması gerekmektedir. Tüm ülkeleri bu yönde özendirmeye ve onların terör örgütlerinin ve bağlantılı kimi paravan kuruluşların etkinliklerine engel olmaları yönünde çaba harcamaktayız.

Bölücü terör örgütünün 1999 yılında aldığı, kimi unsurlarıyla yurt dışına çekilme kararına ve eylemlerin terörle savaşımda sağlanan başarılar sonucu azalmasına karşın, bu tehdit karşısında uyanık olmamız gerekliliği ortadan kalkmış değildir. Ülke huzuru, güvenliği ve iç barış yönünden, terör eylemlerinin Türkiye'nin gündeminden tamamen düşmesi zorunludur. Diğer ülkelere düşen sorumluluk da, teröre destek sonucunu doğuracak, sağduyudan uzak yaklaşımlara yönelmemeleridir. Teröre şu veya bu biçimde verilen destek ve teröristlere gösterilen hoşgörünün sonunda ters tepeceği ve bu ülkelerin kendi çıkarlarına zarar vereceği bilinmelidir. Bunun geçmiş dönemlerden örnekleri az değildir.

Terörle savaşımda son derece başarılı operasyonlar sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve diğer tüm güvenlik güçlerinin büyük bir özveri ve sorumluluk duygusuyla görevlerini yerine getiren mensuplarına, ilgili kamu yöneticilerine ve bu tehlike karşısında sergilediği birlik, beraberlik ve dayanışma için ulusumuza takdir duygularımı dile getirmeyi bir görev bilirim.Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmet, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum. Şehit ve gazilerimizin yakınlarına sabır ve güç diliyorum. Yüce Meclisimize de, bu ülkenin kahraman askerlerine ve güvenlik güçlerine terörle mücadelede her zaman sağladığı destekten dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Terörün etkileri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde, eskiden beri diğer bölgelerle var olan gelişmişlik farklılıklarına ek olarak, yoğun bir yıkıma yol açmış ve bu bölgemizdeki ekonomik ve toplumsal geri kalmışlık bir ölçüde teröre altyapı oluşturan önemli bir etken olmuştur. Bugün terörle savaşımda sağlanan başarı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizin yurdun diğer bölgeleriyle her alanda bütünleşmesinin sağlanması amacıyla gerçekçi ve uygulanabilir yeniden imar ve onarım önlemlerinin harekete geçirilmesi için elverişli bir ortam yaratmış bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kamu yönetimi, ekonomi, sağlık, eğitim, kültür ve toplumla ilişkiler alanlarında bir dizi önlem içeren bir eylem planını bölgede uygulamaya koymuştur. Bunun yanı sıra, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı da bölgenin kalkındırılması için önemli hükümler içermektedir. Söz konusu önlemlerin, yeterli kaynak sağlanarak ivedilikle ve başarılı bir biçimde uygulanmasını Türkiye Cumhuriyetinin geleceği yönünden yaşamsal önemde görmekteyim. Devlete karşı terör yoluyla bir sonuç alınamayacağının terör örgütünün kendisi tarafından da geç de olsa anlaşıldığı günümüzde, geçmişin karamsarlığının yerini özgüvene ve geleceğe umutla bakabilen bir ortama bırakmış olması ulusça memnunlukla karşıladığımız olumlu bir gelişmedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; devletin siyasal, toplumsal, hukuksal ve ekonomik düzenini değiştirerek, dinî esasları temel alan teokratik bir düzen kurulmasını amaçlayan irtica, devlete sızma özelliği ve silahlı eylem yeteneğiyle ulaştığı yüksek tehdit düzeyiyle toplumumuzda haklı kaygılar uyandırmaktadır. Anayasada belirtilen demokratik, laik sosyal yapımızı yıkmayı amaçlayan her tehdidi olduğu gibi, irtica tehdidini de önlemek devletin ana görevleri arasındadır. Türkiye Cumhuriyetinin değiştirilemez temel niteliklerinden olan laiklik ilkesinin yol gösterici olacağı Anayasamızda belirtilmiştir. Yine Anayasamızda, kimsenin, devletin sosyal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma ya da siyasî ya da kişisel çıkar ya da nüfuz sağlama amacıyla her ne biçimde olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemeyeceği ve kötüye kullanamayacağı öngörülmektedir.

Demokrasilerin kendini koruma hakkı tartışma götürmez bir olgudur. Demokratik toplum düzeninin bireye sağladığı haklar yanında, yüklediği görev ve sorumlulular da bulunduğu unutulmamalıdır. Türkiye'de karşı karşıya bulunulan dış destekli irtica faaliyetlerine karşı, Anayasa ve demokratik hukuk düzeni çerçevesinde, devletin tüm kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları tarafından anayasal düzenimizin temelini oluşturan laikliğin korunması ve bu bağlamda dinin siyasal amaçlarla kullanılmasının önlenmesi ve ulusal eğitimin bu tür hareketlerin etkisinden kurtarılması amacıyla toptan savaşım verilmektedir. Bu savaşımda, toplumun aydınlatılması özel bir önem taşımaktadır. İrticaya karşı bu savaşım, temel dayanağını ve gücünü Atatürk ilke ve devrimlerinden, Anayasa ve yasalardan ve ulusumuzun çağdaş değerler ve uygarlık yönünde gelişme azim ve kararlılığından almaktadır. Bu kararlılık karşısında, karanlık düşüncelerin esin kaynağı olduğunda kuşku bulunmayan boşa çabaların başarısızlığa mahkûm olması kaçınılmazdır. Bu savaşımın, halkın dinî inançlarına karşı çıkmak gibi gösterilmesi de başlıbaşına bir din sömürüsüdür. Demokratik laik düzenin, inanç sahibi insanlarımızın birey olarak dinî yükümlülüklerini yerine getirmelerine engel oluşturmadığını, yeri gelmişken vurgulamak isterim.

İrtica ile savaşımda başarılı olunmasında, tehdidin boyutları hakkında sağlıklı tanıya ve tehdidin ortadan kaldırılmasına ilişkin anlayış birliğine varılmasına gereksinme duyulmaktadır. Yüce Meclisimizin ve temsil ettiği halkımızın bu konudaki duyarlılığı ve yasa uygulayıcılarının görev bilinci ve sorumluluğu bu savaşımın güvencesidir. İrtica ile savaşımda gereksinme duyulan ve Yüce Meclisimize sunulan tasarıların ivedilikle yasalaşması ve etkin biçimde uygulamaya konulması, bu konuda başarıya ulaşmamızı sağlayacaktır.

Sayın  Başkan, değerli milletvekilleri; yıkıcı, bölücü ve irtica yönelimli eylemler bağlamında önemli bir konuya değinmekte yarar görüyorum. Şu anda Türkiye genelinde yayın yapan 1 196 radyo kanalından 261'inin ve 359 televizyon kanalından 66'sının, yayın ilkelerine aykırı olarak ideolojik amaçlı yayın yaptığı belirlenmiştir. Bunun altında, yıkıcı ve bölücü öğelerin, kitleyle iletişimde özel radyo ve televizyon yayınlarının oynadığı önemli rolden yararlanma amacı yatmaktadır. Bu durum, ülkemizde özgür yayın hakkının kötüye kullanılmasına üzücü bir örnek oluşturmaktadır. Yıkıcı, bölücü ve irticaî yayınlara karşı zaman yitirilmeden gerekli adımların atılabileceğini umuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ulusal ve uluslararası düzeyde örgüt oluşturarak, yasalara aykırı biçimde haksız çıkar ve yüksek kazanç sağlamayı amaçlayan örgütlü suçlar, birçok ülkede olduğu gibi toplumumuzda da savaşım vermemiz gereken bir sorun olmaya devam etmektedir. Kamuoyunda haklı olarak kaygılara yol açan ve toplumsal istikrarı tehdit eden örgütlü suçlara karşı her türlü yasal olanaktan yararlanılarak sürdürülen savaşım, önemli bir konu olma özelliğini korumaktadır.

Örgütlü suçlara karşı yönetsel ve yasal önlemleri içeren bir eylem planı çerçevesinde sürdürülen savaşımda son yıllarda başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

Küreselleşen dünyanın ortak sorunlarından biri olan yolsuzluk, ortaya çıktığından bu yana kamu kesimini ilgilendiren bir olgu olarak ele alınmakta, toplumsal düzeni ve kamu kaynaklarını aşırı derecede yıpratan bir toplumsal hastalık olarak kabul edilmektedir. Her ülkenin içinde bulunduğu koşullara göre farklılık gösteren yolsuzluk olayı, ülkemizde, üzerinde özenle durulması gereken bir boyut kazanmıştır.

Günümüzün küreselleşen dünyasında ülkelerdeki yolsuzlukların uluslararası bağlantıları olabilmekte ve ortaya çıkan olumsuzluklar gelişmiş-azgelişmiş ayırımı yapmaksızın tüm ülkeleri etkilemektedir.

Yolsuzluklar, yalnızca günümüz toplumlarına özgü olaylar değildir. Yolsuzluğun, devlet örgütünün ortaya çıkışından beri var olduğu ileri sürülmektedir. Hemen her toplumda değişik biçimlerde kendini gösteren bu toplumsal olayın yapısal, etik, bürokratik ve ekonomik nedenleri vardır.

Türkiye'de yolsuzluğun sosyoekonomik nedenleri; hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme, eğitim eksikliği, çalışanlar arasındaki ücret uçurumu ve yetersizliği, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve bütün bunların neden olduğu toplumdaki etiksel çöküntü biçiminde sıralanabilir.

Toplumun etik ve hukuksal kurallarını ihlal eden yolsuzluk yanında, dar bir çevreye büyük çıkar sağlanmasına olanak veren, kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarına dönüştüren, kıt kaynakların kamu yararına eşitlik ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına engel olan tüm siyasal ve yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele alıp değerlendirmek zorunlu duruma gelmiştir.

Bireysel etik düşüklükleri ile sosyoekonomik koşullardan kaynaklanan rüşvet olgusunun, yolsuzluk olaylarında hep ilk sırayı işgal etmesi, çoğu kez, sorunu büyük boyutlarıyla görmeye engel oluşturmaktadır. Kuşkusuz, rüşvetle savaşım büyük önem taşımaktadır. Ancak, bu savaşım, bizi rüşvet olaylarının çok üzerinde büyük kaynakların yitirilmesine neden olan siyasal, yönetsel ve ekonomik yolsuzluklarla savaşım amacından uzaklaştırmamalıdır.

Yolsuzluğun olumsuz etkileri, önce demokrasinin temelini oluşturan hukuk devleti ilkesi alanında görülür; hukuka bağlılık ve güven yok olur.

Bunun yanı sıra, yolsuzluk, yasal otoriteye karşı duyulan saygıya büyük zarar verir; siyasal otorite ile halk arasında yabancılaşma başlar.

Ekonomik yolsuzluğun en belirgin örneğini oluşturan kayıtdışı ekonomi ve genel anlamda vergi kaçırma olgusunun boyutları çok yüksek düzeylere ulaşır.

Yolsuzluk ortamında büyük kaynakların yitirilmesi söz konusudur.

Kamuda çalışanların ücret rejimi de yolsuzluğun bir başka nedenidir. "Eşit işe eşit ücret" ilkesiyle düzenlenen personel rejimi, aradan geçen otuz yılı aşkın zaman içinde bozulmuş, bürokratik kademeler ve sınıflar arasında uçurumlar oluşmuştur. Bunun yanında bir hususu önemle vurgulamak gerekir ki, ücret, çalışmanın ölçüsü olmamalıdır. Kamu hizmeti kutsal bir görevdir; bu hizmette yer alan tüm görevliler, en alt kademesinden en üstte bulunanlara kadar, eğer görevlerini en iyi biçimde yerine getirirlerse, bu bilince ulaşırlarsa, bundan ülkemiz ve halkımız kazançlı çıkar; bu işin onuru da, görevlerini hakkıyla yapmanın vicdan rahatlığını taşıyan kamu görevlilerinin olur.

Yolsuzluk, toplum yaşamının, demokratik rejimin ve birey etiğinin büyük aşınmaya uğramasına, bunların sonucunda da sosyal çöküntüye neden olur.

Yolsuzlukların önlenmesinde, devletin, gereklilik, verimlilik, tutarlılık ve etkinlik ilkelerine göre yapılandırılması, kamu personel rejiminin iyileştirilmesi, kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülüp bu hizmetlere hız kazandırılması, kamu yönetiminin nitelikli hizmet sunacak biçimde saydamlaştırılması, yönetim üzerindeki siyasal baskıların azaltılması önemli rol oynayacaktır.

Yolsuzlukların önlenmesinde denetim, kuşkusuz önemli bir etmendir. Tüm kamu birimleri ile işlemlerinin geleneksel düzenlilik denetimi yanında içdenetim ve verimlilik denetimleri ile uygulama ve karar alma süreçlerinde denetlenmesi olanaklarının artırılması, yolsuzlukların en alt düzeye indirilmesinde yardımcı olacaktır. Ayrıca, kamu ihaleleri, dışticaret, kamu borçlanmaları, bankacılık, sermaye piyasaları, yatırım teşvikleri, özelleştirme gibi yüksek yolsuzluk riski taşıyan alanlarda saydamlığın sağlanması, yolsuzlukların ortadan kaldırılmasında etkin olacaktır.

Yolsuzluğu önlemenin bir yolu da, yönetsel işlem, düzenleme ve kararların yasalara uygunluğunun sağlanmasıdır; ancak, yasalara uygunluğun her zaman tek başına yolsuzluğu önlemeye yetmediği de bir gerçektir. Uygulayıcıların niyetleri, bu yönden, en az yasaya uygunluk kadar önemli bir etkendir.

Yolsuzlukla savaşımda alınması gereken önlemler, hazine birliği ilkesinin benimsendiği, bütçenin samimiyet ve denklik ilkelerine uygun hazırlanabildiği, ekonomik ve sosyal gelişmeleri olumlu etkileyecek bir gelir-gider yapısına kavuşturulabildiği ve özellikle bütçe, fon, dönersermaye ve vakıf dağınıklığının giderilebildiği ölçüde başarılı olacaktır.

Yolsuzlukları önlemek için saydam bir devlet yapısı oluşturulmalıdır. Bu amaçla, halkın bilgi alma, bilgiye ulaşma ve bilgilendirme hakkı güvence altına alınmalıdır. Yönetimde saydamlığın sağlanması, açıklık ve etkin bir denetim, yolsuzluk yapılmasını büyük ölçüde engelleyecektir.

Ulusumuzun yaşam biçimi olarak benimsediği demokratik rejimimizin çağdaş kural ve kurumlara, kamu yönetiminin saydamlığa kavuşturulması, halkımızın, bürokratların ve politikacıların temiz toplum yaratmak azim ve kararlılıkları, yolsuzlukla savaşımda var olan ve alınacak önlemlerin başarı şansını artıracaktır.

Ülkemizin demografik gelişiminde cumhuriyetin ilanından günümüze kadar önemli dalgalanmalar olmuştur. Cumhuriyetin kuruluşundan 1960'lı yıllara kadar, çağdaş ilkeleri gerçekleştirecek yeni insanın yetiştirilmesi için nüfus artırıcı politikalar uygulanmıştır. Bu dönemde, farklı dünya anlayışı ve ufku olan insanı yetiştirme çabasındaki eğitim kurumlarının amacı "cumhuriyet, ulus, çağdaşlaşma" üçlüsünü gerçekleştirmek olmuştur. 1960'lı yıllarda nüfus artışını özendirme yerine demokrasi ve insan hakları çerçevesinde sağlıklı ve eğitimli nüfus artışını öngören politikalar yürürlüğe konulmuş ise de, bu politikaların başarısı için gerekli kaynak ayrılamamıştır. Sonraki yıllarda alınan önlemler ve halkın bu yönde eğitilmesi yeterli olmamıştır. 1999'a kadar her yıl yüzde 2'nin üzerinde gerçekleşen nüfus artışı, 1999 yılında yüzde 1,5'e düşürülmüştür. Gelişmiş ülkelerde bindelerle anlatıldığı ve ülkemizin kaynak yetersizliği göz önünde bulundurulursa bu oranın ne kadar yüksek olduğu yeterince vurgulanmış olur.

Hızlı nüfus artışı ekonomiye büyük sorunlar yüklemektedir. Gelir dağılımının bozulmasında, işsizlikte, kalkınmanın gerçekleştirilemeyişinde, sağlıksız kentleşmede, eğitim ve sağlık sorunlarının büyümesinde aşırı nüfus artışı önemli etmendir; toplumun sosyal ve kültürel gelişimini etkilemektedir.

Nüfus artışının olumsuz bir etkisi, gelir dağılımındaki dengesizliği artırmasında görülür. Devlet İstatistik Enstitüsünün 1994 yılına ilişkin son istatistiklerine göre, Türkiye genelinde yüzde 20'lik bölümlerden en altta yer alan grupta ulusal gelirden alınan pay yüzde 4,9, alt orta grupta yüzde 8,6, orta grupta yüzde 12,6, üst orta grupta yüzde 19 ve üst grupta yüzde 54,9'dur. Gruplar arasındaki uçurumun yorumu gerektirmeyecek kadar açık olması, gelir dağılımındaki dengesizliği ve adaletsizliği tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir.

Yüksek nüfus artışı, işgücü sunumunu artırmaktadır. Bu artışa yanıt verecek çalışma alanı yaratabilecek yeni yatırımlar gerçekleştirmek çoğu kez kaynak yetersizliğinden dolayı gerçekleştirilememektedir. Bu yüzden, gelişmekte olan ülkeler, artarak süren işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır.

Nüfus artışındaki yükseklik, bir yandan tüketim eğilimini artırıp üretmeden tüketmeye, öte yandan yatırımlara aktarılacak fonların azalmasına, yatırımların niteliklerini etkileyerek, kaynakların, kişilerin yaşam düzeylerini ve toplumun gönencini yükseltecek ekonomik yatırımlar yerine demografik yatırımlara yönelmesine neden olmaktadır.

Nüfus artış hızının yüksek olması sağlıksız bir kentleşmenin de temel nedenidir. Nüfus artışı özellikle kırsal alanda daha yoğun biçimde yaşanmaktadır. Kırsal alandaki bu yoğun artış, ekonomik nedenlerle ve özellikle 1980'lerden sonra güvenlik nedeniyle kentlere doğru hareketlenmiştir. Kentlerde yaşayanlar 1935'te nüfusun 23,5'ini oluştururken, 1997'de bu oran yüzde 65'e yükselmiştir. Sağlıksız kentleşme, ekonomik ve sosyal birçok sorunu birlikte getirmektedir. Kent yerleşmelerinde yaşayan insanların farklı kültürel nitelikleri ve yaşam biçimleri ikili toplum yapısının oluşmasına neden olmuştur. Kentlerdeki çarpık yapılaşma da bu sağlıksız kentleşmenin sonucudur. Ayrıca, kırsal kesimden gerçekleştirilen göç olgusu, üretimin düşmesine neden olmuştur.

Nüfusunun büyüklüğünü, artış hızını, coğrafî dağılımını ve niteliğini etkileyerek toplumun öngörülen ereklere ulaşmasını sağlamak ve ekonomik gelişmişlik düzeyini artırmak olanaklıdır. Bunun için, iyi hazırlanmış programlarla oluşturulan nüfus politikalarına gereksinim vardır. Nüfus planlamasını gerçekleştirip nüfus artışı denetime alınmadan büyük projeleri yaşama geçirme olanağı yoktur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamın başında da işaret ettiğim gibi, çağdaş demokrasilerde devlet, birey için vardır. Devlet, yurttaşına hizmet götürmek, onun gereksinmelerine yanıt olacak uygulamalarda bulunmak ve toplumsal yaşantıyı düzen içinde işleyecek biçimde örgütlenmek durumundadır. Bu bağlamda, devletin toplumsal yaşamdaki rolünün, vatandaşımızın saygısını pekiştirecek bir etkinlik düzeyine ulaştırılması yönünde Türkiye'nin devlet yapısında gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Bürokratik işlemlerin azaltılıp kolaylaştırılması ve dolayısıyla çabuklaştırılmasına gereksinme vardır.

Günümüzde, kamu yönetimine yöneltilen temel eleştiriler; verimsizlik, yavaşlık, kaynak kullanımında savurganlık, aşırı merkeziyetçilik, kadrolarda şişkinlik, halkla ilişkilerde yetersizlik, değişen koşullara uyum sağlama esnekliğinden ve yönetsel saydamlıktan yoksunluk, görev, yetki ve sorumluluk dengesinin iyi kurulamamış olması, eşgüdüm eksikliği gibi konular üzerinde odaklanmaktadır.

Dünya genelinde ve ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik gelişmeler ile bilim ve teknolojideki hızlı değişim, uluslararası rekabet ve küreselleşme olgusunun da etkisiyle, kamu yönetiminin merkezî ve yerel düzeydeki örgütlenmesi ve işleyişinin yeniden düzenlenmesini zorunlu kılmakta, kamu yönetim anlayışını, işleyişini, insan kaynaklarını, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri bütüncül bir yaklaşımla ele alan, köklü bir değişikliği gerektirmektedir.

Kamu yönetiminin yeniden düzenlenmesinde öncelikle devletin bir bütün olarak işlevinin, doğrudan, dolaylı, gözetici, denetleyici, yol gösterici ya da izleyici olacak biçimde yer alacağı etkinliklerin belirlenmesi gerekmektedir.

Çağın teknolojik gelişmelerine, hizmetin kapsamı ve yürütülüş biçimine ilişkin yeni anlayışlar ve gereksinmelere göre kamu yönetiminin tümüyle gözden geçirilerek, etkinlik, verimlilik, açıklık gibi ilkeler çerçevesinde yeniden düzenlenmesi, devletin önemli konularından birini oluşturmaktadır.

Devletin etkinliğinin artırılmasında önemli bir ögenin, devlet memurlarının özlük haklarına ilişkin bir devlet personel reformunun ivedilikle gerçekleştirilmesi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Kamuda, norm kadrolara ve nesnel ölçütlere dayalı, gerekli nicelik ve nitelikte personel çalıştırmaya yönelik bir işe alma politikasının izlenmesi, atamalarda meslekî bilgi ve liyakatin esas alınması, çok sayıda ödeme kalemini içeren mevcut karmaşık ücret sistemi yerine, eşit işe eşit ücret ilkesine dayalı bir sisteme geçilerek, ücret dengesizliğinin giderilmesi, sendikal hakların geliştirilmesi sağlanmalıdır.

Anayasanın 127 nci maddesinde, yönetimin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve yerel gereksinmelerin gereği gibi karşılanması amacıyla, merkezî yönetimin yerel yönetimler üzerinde idarî vesayet yetkisine sahip olması öngörülmüştür.

Yerel yönetimler, seçimle oluşturulan, yasalarca belirlenmiş yetkileri, özel gelirleri, personel kadrosu, yönetim birimleri, karar ve yürütme organları bulunan özerk kamu tüzel kişileri olarak tanımlanmakla birlikte, Anayasa ve ilgili birçok yasamızdaki kurallarla merkezî yönetime tanınan yetkiler, yerel yönetimlerin yönetsel özerkliğine sınırlamalar getirmiştir. Merkezî yönetim yerel yönetim arasındaki görev dağılımında, ağırlık merkezî yönetimden yanadır. Bu durum dikkate alınarak, yerel yönetimlere yetki, malî kaynak ve girişim gücü verecek bir yerel yönetim reformundan uzun süredir söz edilmektedir. Bu yeniden düzenleme çalışmasının geciktirilmeden yapılması önem taşımaktadır.

Yerel yönetimler içinde en küçük birim olan köylerin işlevleri artırılmalı, kendi kendilerine yeterli bir örgütlenmeye kavuşabilmeleri için, özgelirlerini artırıcı düzenlemeler yapılmalıdır.

İl özel idarelerinin yetkilerini, görevlerini, örgüt yapısını ve bütçe gelirlerini açıklıkla belirleyen yeni bir yasal düzenleme gereklidir.

Devlet, toplumsal yaşamda gereksinme duyulan hizmetlerin tümünü karşılayabilecek durumda değildir. Aslında bunu beklemek de gerçekçi ve doğru olmaz. Çağdaş demokrasilerde, devletin hizmetlerini tamamlayacak ya da var olan boşlukları dolduracak ve toplumsal denetim rolü oynayacak sivil toplum örgütleri ortaya çıkmıştır. Bu örgütler, demokraside gereksinme duyulan ögeler olmaya başlamışlar ve önemleri giderek artmıştır. Ülkemizde de son yıllarda yararlı ve başarılı çalışmalar yapan sivil toplum örgütlerinin sayısı oldukça artmış ve sivil toplum hareketinde epey yol alınmıştır. Bu örgütlerin, kimi konularda, kamuoyuna özlem duyulan ilgi ve duyarlılığı kazandırmakta etkili oldukları mutlulukla gözlenmektedir. İçten dileğim, Türkiye'de güçlenen sivil toplum hareketine anayasal güvence sağlanmasıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukuk devleti ilkesini temel alan demokrasilerin gücü ile toplumların ulaştığı ekonomik gelişmişlik düzeyi arasında koşutluk bulunduğunu görmekteyiz. Demokratik toplum, çoğulcu demokrasi ile temel hak ve özgürlükleri içermekte ve güvenceye almaktadır. Bu öğelerden birinin eksikliği ya da içeriğinin yetersizliği  toplum düzeninin demokratikliğinin tartışılmasına neden olmaktadır.

Bugün, ekonomik yönden gelişmiş, ulusal geliri yüksek, sanayileşmiş Batı ülkelerinde, demokrasilerin işleyişinde herhangi bir sorunla karşılaşılmamaktadır. Batı demokrasilerinin en büyük özelliği, temel hak ve özgürlükler ile demokratik toplum düzeninin korunması arasındaki gerekli dengeyi sağlamış olmalarıdır. Bu dengeyi sağlayamayan toplumlarda demokrasi yeterli güvenceden yoksun demektir. Ekonomik kalkınmada göreceli olarak geri kalmış ülkelerde ya demokrasinin hiç var olmadığını ya da tam işlemediğini, zaman zaman ciddî sorunlarla karşılaştığını görmekteyiz. Ekonomik gelişim çabamızın önemi, yalnız halkımızın gönenci yönünden değil, fakat demokrasimizin daha da güçlenmesi ve sağlıklı işleyişi yönünden de kendini hissettirmektedir.

Devlet, tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte daha sosyal ve daha demokratik yapılanmalı; sosyal adalete ve demokrasiye, evrensel düzeyde geçerlilik kazandırılmalıdır.

Çağdaş demokrasiler, çoğulcu ve katılımcı özellikleriyle öne çıkarlar. Katılımcılık özelliği, siyasal partileri, demokrasilerin vazgeçilmez öğesi yapmıştır. Anayasamız da, çağdaş bir anlayışla, siyasal partilerin, demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez öğeleri olduğunu belirtmiştir. Demokrasilerde, çokpartili yaşam asıldır. Çağdaş demokrasiyi, çokpartili siyasal yaşamın yarattığını söylemek yanlış olmaz.

Demokrasinin gelişimi ile çokpartili siyasal yaşam birbirine bağlıdır. Demokrasiler, çokpartili siyasal rejimin egemen olduğu toplumlarda filizlenip gelişebilir.

Anayasada, siyasal partilerin önceden izin almadan kurulacakları, Anayasa ve yasalar çerçevesinde etkinliklerini özgürce sürdürecekleri belirtilmiştir. Bundan amaç, siyasal partilerin, etkinlikte bulunurken, eylemli engellerden ve karışmalardan uzak olmasının sağlanmasıdır.

Anayasamıza göre, yurttaşlar, siyasal parti kurma ve yöntemine göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptirler. Siyasal partilerin etkinlikleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları, demokrasi ilkelerine uygun olmalıdır. Seçme, seçilme ve siyasal etkinlikte bulunma, siyasal parti kurma, siyasal partilere girme ve partilerden çıkma özgürlükleri,  demokratik süreçte, siyasal katılma yönünden son derece önemlidir.

Siyasal partilerin etkinlikleri, çalışmaları ve özellikle parti içi düzenlemelerinin demokrasi ilkelerine uygun olması, anayasal gerekliliktir. Kendi iç yapılarında ve uygulamalarında demokrasinin gereklerine uygun davranmayan, demokratik kuralları geçerli ve etkin kılmayan siyasal partilerin, demokratik devlet ilkesini tüm kural ve kurumlarıyla gerçekleştirmesini beklemek güçtür.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaşadığımız dünya, özellikle 1980'li yıllardan itibaren çok hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Önce ticaret, daha sonra sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle başlayan bu değişim süreci, bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişmelerle büyük bir ivme kazanmıştır. Küreselleşme olarak adlandırılan bu süreç, önce ekonomik alanda kendini göstermiş, daha sonra sosyal ve kültürel alanda da etkili olmaya başlamıştır.

Özellikle bilgisayar ve bilgi iletişimi teknolojilerinin gelişmesiyle, hem üreticiler hem de tüketiciler bakımından bilgiye ulaşmak çok daha hızlı ve kolay duruma gelmiş ve bunun sonucunda, rekabet ve rekabet koşulları da küreselleşmiştir.

Küreselleşme olgusu, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi kavramların öneminin artmasına, demokrasinin gelişmesine yol açmaktadır. Bu alandaki gelişmelerin 21 inci Yüzyılda daha da artacağı, dünya nüfusunun giderek daha büyük bir kesiminin, demokrasinin sağladığı insanca yaşama ve kendini geliştirme olanaklarından yararlanacağı olası sayılmaktadır.

Böyle bir ortamda başlıca iki öğe önplana çıkmaktadır: İnsan ve bilgi. Bu iki ögeyi bir araya getirebilen ekonomiler, kalkınma yarışında, diğerlerine göre daha avantajlı duruma geleceklerdir. Bir yandan insanın siyasal, hukuksal ve sosyal alanda birey olarak önemi, diğer yandan da iyi eğitilmiş, bilgi teknolojilerini kullanabilen, üretkenliği yüksek, nitelikli işgücü olarak insan öğesinin kalkınma sürecindeki rolü artmaktadır. O halde, bu iki öğeye ağırlık veren kalkınma stratejileri 21 inci Yüzyılda başarılı olacaktır; yani, demokratik, sosyal ve hukuksal değerler sistemini geliştiren, bu sistemde yaratıcı düşünceye sahip bireyler yetiştiren, bu bireyleri, bilimsel, teknolojik gelişmeleri izleyecek, hatta, bu gelişmelere katkıda bulunabilecek bir eğitim sistemiyle destekleyen, başta bilgi ve iletişim teknolojileri olmak üzere, kalkınma için gerekli ekonomik, sosyal ve kurumsal altyapıyı kuran ve bilim ve teknoloji alanındaki araştırma, geliştirme etkinliklerine ağırlık veren ülkeler, kalkınma yarışında, bu koşulları sağlayamayan ülkelerle arayı açacaklardır.

Bununla birlikte, küreselleşmenin en belirgin özelliği, gelişmiş ülkelerin daha hızla gelişmesine karşılık, geri kalmış ülkelerin daha da geri kalması, dünyanın varsıl ve yoksul kesimleri arasındaki uçurumun giderek genişlemesidir.

Ülkeler, küreselleşmenin olumlu yanlarından daha çok yararlanmak, olumsuz etkilerini de en aza indirmek için, bir yandan ulusal politikalar oluşturmaya çalışırken bir yandan da, son Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun kanıtladığı gibi, uluslararası düzlemde ortak çözüm arayışına girmektedirler.

Yirminci Yüzyıl sona ererken dünya küreselleşme olgusuyla karşı karşıya kalmıştır. Soğuk savaşın sona ermesi uluslararası politika alanında bu süreci hızlandırmıştır. Küreselleşme, devletler ve uluslar için yeni sorunlar yaratmıştır. Ancak, aynı zamanda yeni olanakların, fırsatların ortaya çıkmasını da sağlamıştır. Bugün önemli olan, küreselleşmenin herkes için yararlı sonuçlar doğurmasını, bu süreçten herkesin yararlanmasını sağlamaktır.

Dünya gündeminin son yirmi yıllık bölümünü işgal eden küreselleşme olgusu, dünya ülkelerinin siyasal ve ekonomik bütünleşmesini amaçlayan yeni bir dünya düzenini anlatmaktadır. Kuşkusuz, gelişen dünya düzeninin dışında kalınması doğru görülemez. Ancak, ulusal egemenlik ve ulus devlet niteliklerinden ödün verilmeden, dünya uluslar topluluğunun eşit haklara sahip onurlu bir üyesi gibi davranılması, anayasal düzenin gereğidir.

Son yıllarda uluslararası örgütlenmelerin ve birliklerin ortaya çıkmasıyla ülkelerin bağımsızlık kavramı üzerinde kimi değişiklikler olacağı beklentisi doğmuştur. Küreselleşme ve buna bağlı uluslararası örgütlenmeler, bağımsızlıkta aşınma ya da ulusal egemenliği zedeleme anlamında alınamaz. Bu kavramlar, ülkelerin ortak insanlık ideali doğrultusunda birbirlerine karşılıklı olarak aynı ölçüde gösterdikleri özveri ve anlayış sonucu gerçekleştirilen olguları, varılan uluslararası boyutu anlatır. Bu nedenle, devletlerarası ilişkiler ve işbirlikleri, bağımsızlığın ortadan kaldırılması ve ulusal egemenlikten vazgeçilmesi anlamına gelmemektedir.

Ulusal egemenliğin geçerli olabilmesi ve bağımsızlıktan söz edilebilmesi için önemli olan nokta, dışilişkileri düzenlerken, devletin karar verme yetkisini elden çıkarmayacak dengeyi koruyabilmektir. Devletin geleceği üzerinde doğrudan etkisi olan yaşamsal önemdeki kararlarda, yabancıların karışmasını önleyici kuralların getirilmesi, bağımsızlığın korunması yönünden zorunludur.

Türkiye, ağır güncel ekonomik sorunlarına çözüm aramanın yanında, dünyada yaşanan hızlı teknolojik değişim sürecine uyum sancıları çekiyor.

Cumhuriyetin kuruluşu sonrasında, gelişmiş ülkeleri yakalamayı, giderek onlardan üstün duruma gelmeyi ekonomik ve toplumsal politikaların temeli yapan Türkiye, son Avrupa Birliği adaylığıyla bu doğrultusunu sürdürmeye çalışmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk'ün özenle vurguladığı çağdaş uygarlık düzeyini yakalama, giderek onu geçme amacına da, yine O'nun belirttiği gibi, çağdaş bilim ve tekniğin yol göstericiliğinde ulaşacağız. Bu nedenlerle, Türkiye, küreselleşmenin olası zararlarını en aza indirmeyi, buna karşılık yararlarını artırmayı içeren ulusal bir politika izlemelidir.

 Türkiye, ekonomi, ticaret, iletişim, çevre ve dışpolitika gibi alanlarda küreselleşmenin yarattığı olanaklardan yararlanabilecek ve ortaya çıkan yeni sorunların üstesinden gelebilecek biçimde hazırlıklı bulunmak zorundadır. Günümüzün dünyası, tıpkı bireyler gibi, ulusların da kendilerini sürekli olarak yenilemesini, geliştirmesini gerekli kılmaktadır. Türkiye'nin, yetişmiş insangücü ve zengin kaynaklarıyla, bu gelişimini başarıyla gerçekleştirip, yeni binyılda en ileri ülkeler arasında yerini alacağına kuşkum yoktur.

Son bir yıl boyunca, ülke ekonomisi bir dizi olumlu ve olumsuz gelişmeye tanıklık etmiştir. Ülke, bir yandan Marmara Bölgemizde yaşanan depremlerin yaralarını sarmaya uğraşırken, bir yandan da oldukça ağır bir ekonomik istikrar programının uygulanmasını yaşamaktadır. Bu sırada, Avrupa Birliğine aday üyelik yolunun açılması ve enerji alanında  uluslararası anlaşmaların yapılması, ekonomi için yeni olanaklar ve sorumluluklar yaratmaktadır. Ulusal çıkarlar önde tutularak, dünyadaki gelişmelere, özellikle de Avrupa Birliğine uyum sağlanması için, yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılması gerekmektedir.

Bugün, kişi başına gelirimiz 3 000 doların altındadır; yüksek oranda işsizlik, gelir dağılımında aşırı dengesizlik, bölgelerarası gelişmişlik farkının daha da artması, tasarruf ve yatırım yetersizliği yaşanmaktadır. Üretim ve hizmet sektörlerinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek etkinlik ve verimlilik düzeyini yakalama çabaları sınırlı kalmaktadır. Teknoloijik yeterliliğimizi güçlendirme yönünde yeterli atılımlar yapılamamıştır. İç ve dışborç yükü ağırdır. Yıllardır yaşanan yüksek oranlı enflasyondan kurtulmanın kolay olmayacağı anlaşılmaktadır. Sağlıklı bir gelir-gider yapısına kavuşturulamayan devlet bütçesi, başta eğitim, adalet, sağlık ve ulaştırma olmak üzere, en temel kamu hizmetlerinin toplumun gereksinmeleri ölçüsünde karşılanmasına olanak vermemekte, yetersiz kalmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklara karşın, genç ve devingen nüfusu çağdaşlaşmayı amaç edinen, ileriye bakan, girişimci toplumsal yapısı, sanayileşme düzeyi, çoğu sektörlerde dış pazarlarda rekabet etme başarısı, bulunduğu coğrafyanın sağladığı doğal kaynakları, tarihsel ve kültürel birikiminin olağanüstü zenginliği, laik sosyal hukuk devleti temeline dayalı bir demokrasiyi yaşatmada gösterdiği direnme gücüyle Türkiye, ekonomik olarak da geleceğe büyük umutlarla bakılması için yeterli donanıma sahiptir.

Son yıllarda kalkınma ve gelişme kavramları yeni boyutlar kazanmıştır. Daha önce, genellikle ulusal gelir, kişi başına düşen ulusal gelir gibi ölçütlerle açıklanan kalkınmışlık kavramı, artık insan ögesine daha fazla ağırlık verilerek tanımlanmaya çalışılmakta ve bu bağlamda yaşam kalitesi kavramı önem kazanmaktadır. Toplumu oluşturan insanların yararlandığı, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi hizmetlerin ve temiz içmesuyu, kanalizasyon, konut, içinde yaşanılan çevre gibi çeşitli altyapı hizmetlerinin nitelik ve nicelikleri ve bu hizmetlerden toplumun yararlanabilme derecesi gibi göstergeler, ulusal gelir düzeyi ile birlikte yaşam kalitesini belirleyen temel ögeler olmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülke ekonomisi, 1998'in ikinci yarısından başlayarak, bir küçülme süreci yaşamış; toplam ulusal üretim, 1999'da, bir önceki yıla göre, yüzde 6,4 oranında azalmıştır. Bir başka anlatımla, ekonomi, ulusal gelir hesaplarının düzenli tutulduğu yılların en ağır üretim ve gelir düşüşüne tanıklık etmiş; deprem ve istikrar programı, bu sırada gündeme gelmiştir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Ülke ekonomisi, bu yılın başlarında uygulamaya konulan istikrar önlemleriyle bir onarım süreci yaşamaktadır. İstikrar sınırlamalarına karşın, toplam ulusal üretimin 2000 yılının ilk üç ayında yüzde 4,2; ikinci üç ayında da yüzde 4,3 oranında büyümesi olumludur ve ekonominin geleceği için umut vericidir. (MHP sıralarından alkışlar)

Ancak, ekonominin büyümesinin alt sektörlerdeki durumu incelendiğinde, yılın ilk altı ayında tarım ve sanayi sektörlerindeki büyümenin toplam içerisindeki payının düşük olması, inşaat sektöründeyse eksi büyüme yaşanmış olması dikkat çekicidir. Verilere göre, ilk altı ayda ekonominin hızla büyüyen kesimleri, dışalım yüzde 29,6 ve ticaret yüzde 10,4'tür. Ulaştırma, haberleşme ve diğer hizmet sektörleri de ülke ortalaması dolayında bir büyüme göstermektedir.

Ekonomik büyümenin sektörel durumu ile sektörlerin çalışan sayılarının karşılaştırılması, çok kabaca da olsa gelir dağılımını gösterir. 1999 ve 2000 yılları verileri incelendiğinde, toplam işgücünün yüzde 60 dolayındaki bir bölümünü oluşturan tarım, sanayi ve inşaat çalışanlarının ekonominin büyümesinden, diğer sektörlere göre, daha az pay aldıkları gözlenmektedir.

Sonuç olarak, ekonominin "gerçek üretici" denilen tarım, sanayi ve inşaat sektörlerinin gelir artışının yavaşlığı, son bir yıl boyunca gelir bölüşümünün bu sektörlerde çalışanların zararına olarak değiştiğini kanıtlamaktadır denilebilir.(DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; FP sıralarından alkışlar)

Gelir dağılımının üretici sektörlerin zararına bozulduğunun bir başka göstergesi tarım üreticilerinin durumudur. Son bir yıl boyunca çiftçilerin sattığı ürünlerin fiyatı enflasyon oranının yüzde 20-25 altında kalmaktadır. (DYP sıralarından alkışlar) Çiftçilerin geliri enflasyona yenik düşmektedir. Çiftçilerin satın aldığı akaryakıt, gübre gibi kimi girdilerin fiyat artışı da ortalama enflasyonun çok üzerindedir. Ek olarak, birçok ürünün satışında ürün bedelleri zamanında ödenememekte, çiftçiler geç ödeme nedeniyle ayrıca kayba uğramaktadır. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Özetle, ekonominin büyümesi çok olumlu olmakla birlikte, bu büyümenin üretim sektörleri yönünden sağlıklı olmasına ve gelir dağılımının giderek bozulmasına yol açmamasına özen gösterilmesi önem taşımaktadır.

Ekonominin tarım, sanayi gibi üretim sektörlerinin toplam sabit sermaye yatırımlarından aldığı pay son yıllarda azalma eğilimi göstermektedir. Geleneksel olarak kamu yatırımlarından yüzde 10'un üzerinde pay alan tarım sektörünün bu payı 1998-1999'da yüzde 8'lere düşmüştür. Kamu kesimi imalat sanayiinden el çekmekte; ancak, bu boşluk özel sektör tarafından doldurulamamaktadır. Özel sektörün toplam yatırımları içerisindeki imalat sektörünün payı, 1996'da yüzde 26,2; 1997'de yüzde 22,9'dan, son iki yıl, yüzde 20'lere düşmüştür. Kısaca, ekonominin üretim sektörlerinin yatırım payı azalmaktadır. Gerçekte, son iki yıl boyunca özel sektörün toplam yatırımları, sabit fiyatlarla azalmaktadır. Azalma oranı, bir önceki yıla göre 1998'de yüzde eksi 3,8; 1999'da da eksi 11,6'dır. Aynı yıllarda kamu yatırımları yüzde 4-5 dolayında da olsa artmıştır.

Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, ekonomide istihdam edilenlerin toplamı, 1999 Nisanında 21 590 000'den 2000 yılının ilk üç aylık döneminde 19 006 000'e düşmüştür. Verilerin kanıtladığı acı gerçek, son bir yılda 2 584 000 kişinin daha işsiz kaldığıdır. İşgücüne katılma oranına ilişkin varsayımlar bir yana, işsizlik oranı artmış, 7,9'dan 8,3'e yükselmiştir; eksik istihdamla birlikte, bu oran yüzde 17,4'ü bulmaktadır. (DYP sıralarından alkışlar)

Burada, bir noktanın altı özenle çizilmelidir. Ülkemizde, lise ve yüksekokul bitiren, yani eğitimli gençler arasında işsizlik oranı, ülke ortalamasının çok üzerindedir. Gerçekten de, 2000 yılı verileriyle, eğitimli gençler arasında işsizlik oranı yüzde 23,7'dir; eksik istihdamla birlikte bu oran, yüzde 31,6'ya yükselmektedir. Ülke ekonomisi, geçerli ücretten iş isteyen her üç eğitilmiş gençten birini işsiz bırakmaktadır. Bu, yalnız, gençleri kişiliksiz kılmakla kalmamakta, eğitime büyük paralar harcayan ailelerini de yıkıma sürüklemektedir. Bu büyük yaranın, eğitim düzeninden başlayan ve ekonominin yeni iş alanları yaratmasına uzanan bir dizi ek önlemle birlikte ele alınması gerekmektedir.

İşsizlik sorunu, toplumumuzu, hem ekonomik hem sosyal yönden çok olumsuz etkilemektedir; ekonomik yönden, mevcut işgücünün kullanılmaması, dolayısıyla üretim düzeyinin düşük kalmasına neden olmaktadır; sosyal yönden de, bireylerin geçimlerini insanca sağlayabilecek bir iş bulamamaları, geleceğe umutla bakamamalarına, mutsuz ve karamsar olmalarına yol açmaktadır.

Ekonominin temeli üretimdir. Üretmeyen, üretimini artıramayan ülke, ekonomik yönden kalkınamaz. Toplumun ulaştığı ekonomik kalkınma düzeyi ile demokrasi ve hukuk devleti ilişkisini gözardı edemeyiz. Ülkedeki demokrasi, eğitim, sağlık ve hukuk düzeyi de, kişi başına düşen gelirle orantılıdır. Güçlü bir ekonomik yapı, demokrasinin de, eğitimin de, adaletin de güvencesidir. Bu nedenle, ülkemizde, eğitim, sağlık, adalet ve demokrasi düzeyinin yükseltilebilmesi için her etkinlik alanında üretimi ve böylece kişi başına düşen geliri artırarak, ekonomik gelişmişlik düzeyimizi yükseltmek zorundayız. Üretmeyen ve üretimini artırmayan kişi veya ulus yoksulluktan kurtulamaz.

Avrupa Birliğine uyum çalışmalarının başlatıldığı dönemde Türkiye'nin siyasetinde, idarî yapılanmasında ve ekonomisinde önemli dönüşümler yapması gerekmektedir. Türkiye'nin küreselleşen dünyada yerini alabilmesi, toplumun gönenç, huzur ve mutluluğu  buna bağlıdır. İnsan hak ve  özgürlüklerini korumada, yolsuzlukla savaşımda, adaleti sağlamada geri kalmamalıyız. Yolsuzluk ekonomisinin zenginler üretmesine ve bunların ülkede etkinlik kazanmasına olanak verilmemelidir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik alanda yaşadığımız sıkıntıların ortaya çıkmasına ve çözümün gecikmesine ve  sonuç olarak Türk Ulusunun gönenç düzeyinin hak etmiş olduğu düzeyin altında kalmasına yol açan nedenlerin başında, yirmibeş  yılı aşkın  bir süredir yaşamakta olduğumuz yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık gelmektedir. Birkaç  yıl  dışında, son yirmibeş yıldır Türk ekonomisi yüzde 60'lar ile yüzde 100'ler arasında değişen bir yapısal enflasyon süreci içinde  bulunmaktadır. Bu süreç, bir yandan gelir dağılımını dargelirliler aleyhine bozarken, diğer yandan da ekonominin üretkenliğini azaltmakta ve uzun vadede daha yüksek büyüme hızlarına ulaşılabilmesini engellemektedir.

Uygulanmakta olan İstikrar Programının esas amacı da, enflasyonu düşürmektir.

Fiyat istatistikleri, enflasyonu düşürme amacına  ulaşılması için daha çok  çaba  gösterilmesi gerektiğini işaret etmektedir; ancak, enflasyonla savaşımın yükünün, toplumun değişik kesimlerinin üzerine, bunların ekonomik gücüne göre dengeli dağıtılmasına özen gösterilmelidir. Dar ve sabit gelirliler üzerindeki enflasyon  baskısının  azaltılması yerinde olacaktır.

Ekonominin istikrara  kavuşması amacıyla  bundan sonra alınacak önlemlerin değişik kesimler arasında sağlanacak bir toplumsal uzlaşmaya dayandırılması yerinde olacaktır. Böyle bir toplumsal  uzlaşma, yalnız  programın başarısı için değil, toplumsal  gönencin güçlendirilmesi yönünden de yararlı olacaktır.

Uzun vadede başarılı olacak bir kalkınma stratejisi toplumun tüm kesimleri  tarafından üzerinde ana hatlarıyla uzlaşılmış, benimsenmiş bir strateji olmak zorundadır. Bu açıdan, özel sektörün, sivil toplum örgütlerinin, işçi ve işveren kesimlerinin katılımının sağlanması, politikaların kararlı ve tutarlı bir biçimde uygulanması açısından çok önemlidir. Bu katılım sürecinin toplumumuz için uzun vadede en yüksek faydayı sağlayacak ortak bir noktada buluşabilmesi için, her kesimin kendi kısa vadeli çıkarlarını gözetme yerine, uzun vadede tüm toplumun çıkarlarını gözeten ve ekonomi biliminin temel kurallarını dikkate alan bir yaklaşım içinde olmaları önkoşuldur. Türkiye'nin ulaşmış olduğu toplumsal ve kurumsal gelişmişliği ve demokrasi geleneği bu koşulu yerine getirebilecek düzeydedir.

Dışticarette, dikkat edilmesi gereken bir gelişme gözlenmektedir. 2000 yılının ilk altı aylık döneminde 1999'un aynı dönemine göre dışsatım yüzde 4,5 artarak 13,4 milyar dolara, dışalım yüzde 36 artarak 25 milyar dolara yükselmiştir. 1999'un ocak-haziran döneminde 5,6 milyar dolar olan dışticaret açığı, 2000 yılının ocak-haziran döneminde yüzde 107,5 oranında bir artışla 11,6 milyar dolar olmuştur. Petrol fiyatlarındaki artışın da katkısıyla dışticaret açığı büyümektedir. Bu dışticaret açığı konusunda önemli bir gösterge sayılan dışsatımın dışalımı karşılama oranı 1999'un ilk altı aylık döneminde yüzde 69,4'ten 2000 yılının aynı döneminde yüzde 53,4'e düşmüştür. Dışticaret açığının giderek büyümesi, ekonominin önündeki önemli güçlüklerden biridir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gelir ve giderleriyle dengeli ve sağlıklı bir bütçe yapısı, ekonomik istikrarın en önemli dayanaklarından biridir. Yıllarca sürdürülen bütçe açıkları, ağır koşullarda iç ve dış borçlanmaya neden olmuş ve ekonomiyi sık sık bunalıma sürüklemiştir. Son yıllarda bütçe disiplini amacıyla alınan önlemler bu yönden olumludur. Ancak, konunun bir de bütçe gelirleri yönü vardır. Bütçe gelirlerinin esasını vergiler oluşturur.

Türkiye'nin vergi yapısı, vergilemenin temel ilkelerinden uzaktır. Vergiler, az gelirliden az, çok gelirliden çok oranda alınmalı; ekonomik etkinlikleri özendirmeli, etkin ve verimli olmalıdır.

Varlıklı ile yoksulu ayırmayan, bu nedenle de, vergilerin en adaletsiz türü olan dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payı yüzde 60'lardadır. (FP ve DYP sıralarından alkışlar) Öncelikle, bu durumun düzeltilmesi yerinde olacaktır.

Diğer olumlu yanları yanında, kayıtdışı ekonomik faaliyetleri kayıt altına alacak olan 1998'de  çıkarılan Vergi Yasasının tümüyle uygulanmasından vazgeçilmesinin, vergi adaletsizliğini daha da ağırlaştıracağı söylenebilir.

Vergi yükünün, toplumun değişik kesimleri üzerinde, onların gelirine göre dengeli dağıtıldığı da söylenemez. Ücretli ve maaşlıların, toplam ulusal gelirden aldıkları pay, en son verilerle, yüzde 25-30'lar düzeyindedir. Buna karşılık, bu kesimin vergi yükü, toplam vergilerin yüzde 60'ı dolayındadır. Bu dengesizliğin giderilmesi gerekir.

Ek olarak, büyük boyutlara ulaştığı belirtilen vergi kaçak ve kayıplarının ortadan kalkması için gerekli önlemler alınmalıdır.

Ülkemizde vergi yükü, bir başka anlatımla, toplam ulusal gelirden vergi olarak alınan pay, Avrupa Birliği ülkelerine göre çok azdır; ortalama olarak onların yarısı dolayındadır. Bu durum, öncelikle bütçe açıklarına ve devletin ağır koşullarda borçlanmasına neden olmaktadır. Bütçe gelirlerinin yetersizliği, sonuçta, kamu hizmetlerine yansımakta, adalet, eğitim ve sağlık gibi temel kamu hizmetlerine dahi bütçeden yeterli kaynak ayrılamamaktadır.

Bugünlerde, gelecek yılın bütçe hazırlıkları yapılmaktadır. Hükümetimiz, 2001 yılı bütçesini, 2000 yılı bütçesi dolayında tutacağını açıklamıştır. Enflasyonla savaşım bakımından böyle bir yaklaşım gereklidir; ancak, 2001 bütçesinin geçen yılın düzeyinde tutulması, kamu hizmetlerinin, gerçek anlamda ya da reel olarak, enflasyon oranında daraltılması demektir.

Enflasyonla savaşım gerekçesiyle de olsa, bütçe sınırlamasının, en azından adalet, sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetlerinde uygulanmaması yerinde olacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye, özelleştirme konusunda çok daha açık bir tutum sergilemelidir. Onbeş yıl boyunca uygulanmakta olan özelleştirmenin yasal ve kurumsal düzenlemelerinde önemli eksiklikler, yetersizlikler vardır.

Kamu yararı, ülkenin uzun dönemli gelişmesi, kimi stratejik üretim ve hizmet birimlerinin kamu işletmesi olarak kalmasını gerektirebilir. Bölgesel gelişme için gerekli girişimlerin de kamu işletmesi olarak kalmasında yarar olabilir; ancak, eldeki kamu işletmelerinin ekonominin kurallarına göre ve özerk yönetilmeleri, etkin ve verimli çalışmalarının sağlanması gerekir.

Özelleştirme gelirlerinin, bütçe açıklarının kapatılması ya da devlet borçlarının ödenmesi amacıyla kullanılmasından kaçınılması uygun olur. Özelliştirme gelirleri, yeni yatırımlara dönüştürülmelidir. Ülkenin bilim ve teknoloji yeterliliğinin güçlendirilmesi, bölgesel gelişme, ulaşım ve iletişim altyapısıyla, eğitim ve sağlık gibi insana yönelik yatırımlara öncelik verilmesi düşünülmelidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bilim ve teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, ulusal ekonomik ve toplumsal gelişmemizin yeni koşullara göre biçimlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Günümüzde, yalnız sermaye ve işgücünün sayısal büyümesi, ekonomik gelişmeyi sağlamaya yetmemektedir. Bunlara ek olarak, toplumun bilim ve teknoloji yeterliliğinin güçlendirilmesi, kurumlaşma, kamu yönetiminin yolsuzluktan uzak, etkin ve verimli çalışması, tarihî ve kültürel değerlerin korunması ve çevre duyarlılığı uzun dönemli gelişmenin ve çağı yakalamanın ana öğeleridir.

Küreselleşme karşısında, özellikle gelişmiş ülkeler, kendi çıkarlarını korumak amacıyla, ulusal yenilik politikaları izlemektedir. Devletin ekonomideki yeri, yıllık ulusal gelirden bütçeye ayrılan pay azalmamakta; giderek, bilim, teknoloji ve eğitim altyapısını güçlendirecek yönde artırılmaktadır.

Yapılan araştırmalar, gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ülkelere yetişmesinin ya da onları yakalamasının, öyle kendiliğinden, yalnızca piyasa koşullarına dayalı olarak gerçekleşemeyeceğini kanıtlamaktadır. Ülkeler, bu amaçla, ulusal yenilik programları geliştirmekte, bilinçli bir kalkınma yaklaşımı sergilemektedir. Bu süreçte, devlete de yeni görevler düşmekte, devletin gelişmeci özelliği yeni bir düzleme taşınmaktadır.

Türkiye, sanayileşmesinin yarı yolundadır ve bu aşamada ortaya çıkan bilim ve teknolojiye dayalı üretim yöntemlerini yakalamalıdır. Bu amaca ulaşılması için, ülkenin, bilim, teknoloji ve yenilik yeterliliğinin çok daha güçlendirilmesi gerekmektedir.

Bilim, teknoloji ve yenilik yeterliliğinin güçlenmesi için, yerli araştırma ve geliştirmeye önem verilmesi, en ileri teknolojilerin alınması ve özümsenmesiyle birlikte, bunlara yerli katkı payının da sürekli olarak yükseltilmesi, bunun gerektirdiği kurumlaşmanın sağlanması, özel-kamu ayırımı yapılmadan tüm ulusal üretim güçlerinin, bilim insanlarının, mühendis ve teknisyenlerin, işçilerin ve öbür iş ve meslek sahiplerinin bu amaçla işbirliği yapmaları gereklidir.

Eğitimde birliği gerçekleştiren, insanın yaratıcı yeteneklerini güçlendirmeyi amaçlayan ve bütüncül bir toplumsal ve ekonomik gelişme anlayışına dayanan Atatürk devrimleriyle, Türkiye, bu konularda yeterli tarihsel deneyim ve birikime sahiptir. Önemli olan, cumhuriyetin o topyekûn gelişme, ilerleme ve çağdaşlaşma anlayışını yeniden ve günün koşullarına uygun olarak yaşama geçirme beceresini göstermektir.

Türkiye, bilimsel ve teknolojik gelişmelere daha yüksek oranda katkı yapabilmeli, daha da önemlisi, araştırma ve geliştirme çalışmalarının sonuçlarını, ekonomik getiriye, yeni mal ve hizmet üretimine ve katmadeğere dönüştürmeyi başarmalıdır. Türkiye'nin, Avrupa Birliğine yalnız ucuz işgücüne dayalı el emeğiyle değil, beyin gücüne dayalı emeğiyle girmesi gereklidir. Bilgi toplumuna ancak bu doğrultuda atılacak ulusal bilinçli adımlarla ulaşılabilir. Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal gelişmenin önünde giden ülkeleri yakalaması yaşamsal önemdedir. Halkın gönencini artırmanın ve dünyada rekabet edebilmenin çıkar yolu da budur.

Ekonomimizin uzun yıllardır sahip olduğu yapısal bozukluklarını da ortadan kaldırmak üzere başlatılan istikrar programının kararlılıkla uygulanması bir gerekliliktir. Bu bağlamda, enflasyonun düşürülmesi ereklerinden asla ödün verilmemesi gerekmektedir. Bugün, dünyada gelişmişlik düzeyi yüksek hiçbir ekonomide enflasyon, ülkemizdeki oranda değildir. Türkiye'nin uzun yıllar yüksek enflasyon oranına sahip olduğu düşünülürse, şu andaki düşüş eğiliminin ümit verici niteliği anlaşılır. Halkımızın geçtiğimiz yıllarda kanıksadığı enflasyonun yüksek oranının düşürülebileceğine olan inancının yaygınlaşması da, bu süreci olumlu yönde etkileyecek bir psikoloji yaratmaktadır.

Türkiye'nin ekonomik alanda önündeki öncelikli ereği, yatırımları, üretimi, ihracatı ve dolayısıyla ulusal geliri artırmak olmalıdır. Bunu sağlayacak politikalar uygulanmalı, özendirici önlemler alınmalıdır.

Ulusal gelirin bireysel ve bölgesel olarak daha adil paylaşımı da, üzerinde özenle durulması gereken bir diğer önemli konudur. Gelir dağılımının bozulmasının, toplumsal uyum ve istikrarı olumsuz etkilediği, toplumsal kimi patlamanın kaynağı olduğu unutulmamalıdır.

Ulusal gelirin dağılımını dengelemede vergiler önemli bir araçtır. Vergi toplama düzeneklerinin Batılı toplumlardaki gibi etkin kılınmasına gereksinim bulunmaktadır.

Çağdaş devlet anlayışı, ulusal düşünce birliğinin yol göstericiliğinde ortak çıkarlara hizmet edecek stratejiler belirlenmesini gerektirir. Ekonomik ve Sosyal Konseyin demokratik katılıma olanak vereceği düşüncesiyle oluşturulmuş olması, çağdaş devlet anlayışına uygundur. Bu Konseyin, toplumsal diyalog ve uzlaşmaya yardımcı olacak biçimde ve toplumsal katılım ve kapsayıcılık, geniş temsil ilkeleri doğrultusunda gözden geçirilmesinin yararlı olacağına inanmaktayım.

Türk ekonomisinde tarımın önemli ve ayrıcalıklı bir yeri bulunduğunu bilmekteyiz. Ayrıca, toplam istihdamın yarısına yakın bir bölümü tarım kesimindedir. Bu kesimde gelirlerin düşük olduğu da bir gerçektir. Tarım politikasının belirlenmesinde, Avrupa Birliği kıstaslarını gözönünde bulundururken, ekonomimizde önemli bir konuma sahip olan bu kesimin gereksinmelerini de gözetecek uzun dönemli bir bakış yönüne sahip olmamızda yarar bulunmaktadır.

Bölgelerarası toplumsal-ekonomik kalkınmışlık farklılıklarının yol açtığı göç olgusu ve bunun neden olduğu sağlıksız kentleşme, bir sorun olma özelliğini korumaktadır. Denetimsiz göç, hem kentlerde yerleşme hem de sağlık, eğitim, enerji gibi temel hizmetlerin sunulması bakımından darboğazlar yaratmaktadır. Dileğim, giderek bu bölgelerarası gelişmişlik düzeyi farklılığının ortadan kaldırılmasını sağlayacak önlemlerin kararlılıkla uygulanmasıdır. Son zamanlarda, kentten köye geri dönüş açısından rastlanan sevindirici örneklerin önümüzdeki dönemde artmasını ummaktayım. Önemli olan, halkımızın köyde kalmasını özendirecek ekonomik ve toplumsal bir temelin yaratılabilmesidir. Bu sağlandığında köylümüz, ekonomik beklentilerini karşılamak kaygı ve umuduyla kentlere göç etme gereğini duymayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada çağdaşlaşmanın ve ekonomik kalkınmanın temel dayanağı olduğuna inandığım eğitim konusuna değinmek istiyorum. Eğitimin, şu anda, Türkiye'nin en önemli ve öncelikli konusunu oluşturduğu kanısındayım. Eğitim, uzun dönemli bir tasarıdır; özveri, yatırım ve sabır gerektirir. Eğitim düzeyinin ve niteliğinin yükseltilmesinde zorunluluk vardır. Nitelikli eğitimle iyi öğretmenler yetiştirilebilir. İyi yetişmiş öğretmenler ise, bilgi düzeyi yüksek öğrencilere sahip olmamıza, böylelikle toplumun eğitim ve kültür düzeyinin yükselmesine olanak tanıyacaktır. Sekiz yıllık zorunlu temel eğitim bir gereklilik olarak ortaya çıkmıştı; ilköğretimde başarılı bir noktaya ulaşmış olup bu sürdürülmelidir. Şimdi ereğimiz, onbir yıllık zorunlu temel eğitim olmalıdır. Bugün, ülkemizde bir seferberliğe gereksinme varsa, bunun geçerli olacağı alan hiç kuşkusuz eğitimdir. Böyle bir seferberlikte, devlet kadar bireylere, sivil toplum örgütlerine de görev düşmektedir. Devletin hizmet götürmekte yetişemediği yerlerde vatandaş ve kuruluşlarımızın şükranla karşıladığım katkı ve çabaları devreye girecektir.

Çağdaşlık bir düşünce ve duyarlılık gelişimidir. Düşüncenin ürünü olan insan yaratıcılığı, ancak insana yatırımla, eğitimle gelişir.

Çağdaş uygarlık düzeyini yakalayabilmek için, dünün değil, bugünün bilgileriyle beslenen, akıldışılıktan ve bağnazlıktan uzak, herhangi bir dogmaya saplanmadan sorgulayan, özgür düşünen, tartışan, paylaşmayı seven ve üreten bireyler yetiştirmek zorundayız.

Öğretme yerine, öğrenmeyi güçlendiren, ilgiyi ve merakı diri tutan bir eğitim sistemi, çağdaşlığı yakalamanın koşuludur.

Toplumsal kaygı ve beklentiler dışlanmadan, bireyin varlığı, kişiliği, üretkenliği, yaratıcılığı ve özgürlüğünü gerçekleştirecek, toplam kaliteyi artıracak evrensel ve çağdaş değerleri yakalamak, eğitim sürecinin özünü oluşturmalıdır.

Bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler, baş döndürücü bir hıza erişmiştir ve örgütsel sistemin bütününde değişiklikler yapılmasını dayatmaktadır. Bu değişime uyum sağlayamayan bir eğitim sisteminin varlığını sürdürebilme şansı kalmamıştır.

Zorunlu ölçünün neredeyse okur-yazarlık olduğu, beş yıllık eğitimi bile daha yeni sekiz yıla çıkarabilen ülkemiz, bilgi çağına uygun eğitime geçmeden, eğitime yeterli özeni göstermeden 21 inci Yüzyıla hazır duruma gelemez.

Anayasanın 42 nci maddesinde "kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz" denilirken, öğrenim hakkı genel bir sosyal hak olarak nitelendirilmiştir.

Bu sosyal hak, yine aynı maddede, devlete, maddî olanaklardan yoksun başarılı öğrencilere yardım yapmak, özel eğitime gereksinimi olanları topluma yararlı kılmak için gerekli önlemleri almak görevi verilerek, güçlendirilmiştir.

Anayasamıza göre, eğitim ve öğretim, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına uygun olarak, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Devlet, bu özgürlüğün kullanılmasında, Atatürk ilke ve devrimleri ile çağdaş bilim ve eğitim esaslarına uyulmasını gözetmekle yükümlüdür. Anayasamızın 174 üncü maddesine göre, Türk toplumunu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik niteliğini koruma amacını güden devrim yasaları arasında yer alan Öğretim Birliği Yasasının uygulanması, devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü, Türk Devletinin ve cumhuriyetin varlığını korumanın tek çıkar yoludur.

Siyasal ve sosyal kurumları güçlendiren laiklik, Öğretim Birliği Yasasıyla, eğitim ve öğretime de ışık tutmuştur. Laik eğitim ve öğretim, bilimsel ve akılcı çalışma ortamında gerçekleşir. Çağdaş eğitim ve öğretime ancak böyle bir ortamda ulaşılabilir.

Öğretim birliği, Atatürk ilke ve devrimleri etrafında bütünleşmiş, çağdaş ve evrensel bilim ve eğitim esasına dayalı tek tip öğretim kurumlarının varlığıyla sağlanabilir. Bunu yaşama geçirmek devletin ödevidir.

Çağın gecikmelere özür kabul etmeyen hızlı gelişim sürecine ayak uydurmak istiyorsak, evrensel ve çağdaş değerleri eğitimde egemen kılmak zorundayız. Bu, aynı zamanda, toplum olarak kendimize uygar uluslar düzeyinde saygın bir yer bulma umudunun önkoşuludur.

Bu nedenle, eğitim uygulamaları bir sistem bütünlüğü içinde irdelenmeli ve değiştirilmelidir.

Eğitim sistemimiz, maddî kaynak yanında insan kaynağının da savurganca harcandığını göstermektedir. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında yer verilen Teknik Personel Arzı ve İhtiyacı Projeksiyonuna göre, aralarında inşaat, elektrik, elektronik, petrol, jeoloji ve ziraat mühendislerinin de bulunduğu tam on alanda eğitimli işgücü fazlası vardır.

Eğitim uğrunda verilen hizmetler kutsaldır. Eğitimin bu niteliğine uygun bir yapı ve konuma ulaştırılmasında eğitim kadrosunun işlevi yaşamsaldır.

Öğretmenlik, genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyonla sağlanan özel uzmanlık mesleğidir. Öğretmenler, ülkenin geleceğinin emanet edildiği ellerdir. Öğretmenden, çağdaş ve aydın kişiliğinin yanında, öğretmenlik, gözetmenlik, danışmanlık, düzenleyicilik beklenir. Bu içerikte öğretmen yetiştirilmesi, ülkenin geleceğine yapılan en önemli yatırımdır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında, öğretmenlik, bir prestij mesleği olmuştur. Üzülerek belirtmek gerekir ki, ilerleyen yıllarda, eğitim sisteminde ve ücrette uygulanan politikalar yüzünden, öğretmenlik, başka fakülteyi kazanamayan ya da başka işi olmayanların kabul ettiği bir meslek durumuna düşürülmüştür. Öğretmenlerin maddî olanaklarının artırılarak, bu meslek yeniden çekici duruma getirilmelidir.

Üniversiteye girişte çağdaş yöntem, yeteneklerine göre öğrenim görecekleri alanlar daha ortaöğretim sırasında belirlenerek eğitimleri o alanlarda yoğunlaştırılmış öğrencilerin yükseköğrenime hazırlandığı yöntemdir. Ortaöğretim sistemimiz, gençlere, geleceklerini kurabilecekleri donanımı edindirme görevini yerine getirememektedir. Üniversiteye girebilmek tek bir erektir. Bu erek, meslek edinme amacının da önüne geçmiştir. Bu sonuçta, toplumsal yargıların ve değer ölçülerinin de katkısı bulunmaktadır.

Yılda yaklaşık 1,5 milyon gencimiz üniversite sınavlarına girmektedir. Üniversiteye girişteki sınav sistemi, öğrencileri yıllarca süren bir yarış ortamına itmektedir. Öğrencilerin çoğu, lise ikinci sınıfta, okul dışında sınava hazırlanma gerçeğiyle tanışmaktadır. Bu durum, sınava hazırlama sektörü olarak adlandırılabilecek, yaklaşık yılda 3,5-4 milyon potansiyel tüketicisi olan bir sektörün oluşmasına yol açmaktadır.

Üniversiteyi kazanan öğrencilerin en önemli sorunu, beslenme ve barınmadır. Kaynaklarımız, ne yazık ki, bu iki önemli sorunu çözmeye yeterli olacak düzeyde değildir. Üniversiteye kayıtlı örgün öğrenci sayısının 1 milyon dolayında olmasına karşın, yurt kapasitesi 200 000 dolayındadır. Öğrencilerimizi karanlık emelli insanların eline bırakmamak için, üniversite öğrencilerinin beslenme ve barınma sorunları çözülmelidir.

Eğitim sistemimizin sorunları kuşkusuz çoktur. Bunlardan biri de kaynak yetersizliğidir. Kıt kaynakların eğitimde en yüksek verimi alacak biçimde, akıllıca kullanılması önemlidir. Gençlerimiz, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitilmeli, geleceklerini kurabilecekleri gerekli donanıma sahip olacakları biçimde yetiştirilmelidir. Eğitime sağlanan kaynak, ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Bu gerçeğe karşılık eğitime gayri safî millî hâsıladan ayrılan payın yirmi yıllık ortalaması yüzde 2,7 düzeyindedir. Ülkemizde eğitimin altyapısı oldukça yetersizdir. 2000 yılında eğitimin konsolide bütçe içindeki payı, yüzde 9,3 olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılı, son yirmi yılda eğitime konsolide bütçeden ayrılan payın en düşük kaldığı yıl olmuştur. Altyapı sorunu yaşamayan Avrupa ülkelerinin eğitime ayırdığı pay ise, bizim ayırdığımızın iki katından fazladır.

Kaynak yeterli olmadığı için eğitimin altyapı eksikliği giderilememektedir. Üniversitelerden kaynaklarını kendilerinin yaratması istenilmekte, bu da bir yandan kamu gücü ve etkisi kullanılarak gelir elde edilmesine neden olurken, öbür yandan bütçe dışı vakıf uygulamasının yaygınlaşmasını eğitimin sürdürülmesine yardımcı olmak için yaşama geçirilen döner sermaye uygulamasının amacı dışına kaymasını özendirmektedir.

Bu bağlamda vurgulamak isterim ki, 4306 sayılı Yasanın geçici 1 inci maddesi gereğince, sekiz yıllık kesintisiz ilköğretim giderlerinde kullanılmak üzere kimi işlemlerden alınan katkı paylarının süresi 31.12.2000 tarihinde sona erecektir. 4306 sayılı Sekiz Yıllık Kesintisiz Zorunlu İlköğretim Yasasında öngörülen ereklere ulaşılabilmesi için gerekli yasal düzenleme yapılarak 31.12.2000'den sonra da katkı paylarının alınması sürdürülmelidir.

Eğitim-öğretim sistemimizin ana çerçevesini oluşturan cumhuriyetimizin temel ilkeleri, kuşkusuz, değişmeyecektir. Bu ilkelere bağlı kalınırken, her düzeydeki eğitim-öğretimde etkinliğin sağlanması, dünyanın gidiş yönü olan bilgi toplumu oluşumunun gerisinde kalınmaması ereğimiz olmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; enerji konuları, 2000 yılında da gündemimizin başında yer almaktadır. Bunun nedeni, enerjinin gelişmenin temel girdisi olmasının yanında, özellikle elektrik enerjisi üretim-tüketim dengesindeki açıklar yüzünden yaşanan sıkıntılardır.

Elektrik enerji tüketimi 1999 yılında yüzde 3,9 oranında artmıştır, ki, bu, son otuz yılın en düşük oranıdır. Aynı yılın ulusal gelir düzeyinde ise, yüzde 6,4 oranında bir daralma yaşanmıştır.

Ekonomimizin kendini toparlayarak, en azından, ortalama artış oranlarını yakalayabilmesi için yoğun bir çaba içine girilmiştir. Hükümetimiz, elektrik enerjisi açığını giderici bir dizi önlem almıştır; ancak, istem ve dolayısıyla, enerji dışalımı oranının önümüzdeki yıllarda giderek artacak olması, soruna önemle eğilmemizi gerekli kılmaktadır.

Ülkemizde kişi başına enerji tüketimi dünya ortalamasının altındadır; ancak, tüm olumsuzluklarına karşın, içinde yaşadığımız dönemin, enerji sistemimizin daha sağlam temellere oturtulabilmesi için bizlere önemli bir fırsat sağlayabileceğini de düşünmekteyim.

En dinamik sektörlerden olan enerji sektörü, Avrupa Birliğiyle bütünleşme sürecinde öncülük görevini üstlenebilecek bir düzeydedir. Bu sektördeki yeniden yapılanma çalışmaları, sürdürülebilir bir kalkınma modeli içinde sanayileşmenin tamamlanmasını, dünya pazarlarındaki rekabet gücümüzün artırılmasını sağlayabileceği gibi, diğer sektörlere de örnek olacaktır. Enerji sektörünün çeşitli alanlardaki yapılanma çalışmalarıyla ilgili yasal ve yönetsel düzenlemelerle, enerji sektörü, başta Avrupa Birliği Enerji Direktifi ve Enerji Şartı Anlaşması olmak üzere, uluslararası düzenlemelere de uygun duruma getirilecektir.

Piyasaların, devlet denetimi ve gözetimi altında haklı rekabete olanak sağlayacak biçimde özgürleştirilmesi ve saydamlaştırılmasıyla, piyasalarda istikrar ve sürekliliğin sağlanması zorunludur. Sektörün malî açıdan güçlü ve güvenli bir yapıya kavuşturulması, yatırım risklerinin azaltılması ve sonuç olarak, tüketiciye, yeterli, kaliteli, sürekli, ucuz ve temiz enerji sunulması sağlanmalıdır. Bu dönemin, enerji özelleştirmelerinde bugüne kadar uygulamaya çalıştığımız modellerin irdelenmesi ve en uygun yöntemin belirlenmesi için de elverişli bir dönem olduğuna inanıyorum.

Geleceğin Türkiyesinde enerjinin daha etkin ve verimli kullanılması sağlanmalı, tasarruf önlemlerine daha fazla önem verilmeli, elektrik dağıtımında ortalama yüzde 22'ler düzeyindeki kayıp ve kaçaklar Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 8'ler düzeyine çekilmelidir.

Bir yandan santral yapımına hız verilirken, diğer yandan onlar için gereken yakıtların zamanında sağlanmasıyla ilgili girişimler de yoğunlaştırılmalıdır. Bunların başında, yurt dışından alınacak doğalgazı ülkemize taşıyacak olan boru hattı tasarıları ile içhat tasarıları gelmektedir.

Dışarıdan sağlanacak santral yakıt tasarılarıyla birlikte, yerli kaynaklarımızın daha iyi değerlendirilmesine olanak sağlayacak yasal ve yönetsel önlemler de geciktirilmeden alınmalıdır. Bu kapsamda, yerli kaynaklarımızdan petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıt üretiminin artırılmasının ancak arama yatırımlarına ağırlık vererek sağlanabileceği de kuşkusuzdur.

Fosil yakıtların yanı sıra, hidrolik, rüzgâr, jeotermal ve güneş gibi doğal kaynaklarımıza, hem ucuz ve yenilenebilir olmaları hem de çevreye zarar vermemeleri nedeniyle daha fazla önem verilmelidir. Enerji etkinliklerimizi, çevre ile doğal ve kültürel varlıklarımıza karşı yükümlülüklerimizi gözönünde bulundurarak, çevreye ve bireyin sağlığına duyarlı bir biçimde yürütmeliyiz. 

Günümüzün dünyasında enerji, dış politikanın önemli öğelerinden biri durumuna gelmiştir. Ülkemiz, kısıtlı enerji kaynaklarına sahip olması ve ekonomisindeki büyüme ve buna bağlı olarak enerji istemindeki artış nedeniyle de enerji kaynaklarını çoğaltmak ve çeşitlendirmek zorundadır. Türkiye, artan enerji gereksinimini karşılamak ve enerji kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla son yıllarda birçok ikili ve uluslararası anlaşma imzalamıştır.

Son on yıl içerisinde, Hazar Havzasındaki enerji kaynaklarının modern teknoloji kullanımıyla işletilerek uluslararası piyasalara taşınması için yeni olanaklar doğmuştur. Türk şirketlerinin de aralarında bulunduğu Batılı firmalar, bu bölgedeki petrol ve doğalgaz kaynaklarının işletilmesi için büyük tutarlarda yatırımlarda bulunmaya başlamışlardır. Hazar Havzası enerji kaynaklarının uygun biçimde işletilmesi birçok yönden önem taşımaktadır.

Ülkemizin gündeminde olan enerji taşıma tasarılarının başında Bakü-Tiflis-Ceyhan ana petrol boru hattı gelmektedir. Bakû-Tiflis-Ceyhan tasarısının hukukî çerçevesini oluşturan anlaşmaların geçen mayıs-haziran aylarında ilgili ulusal parlamentolar tarafından onaylanmasıyla büyük bir aşamaya ulaşılmıştır. Türkiye, bu tasarının Hazar petrolünün uluslararası  piyasalara taşınması için ekonomik, ticarî ve çevresel yönlerden en uygun seçeneği oluşturduğu görüşündedir. Uluslararası uzmanlar, Hazar Havzasında bulunan petrol rezervlerinin de böyle bir boru hattının yapımını gerekli kılacağı görüşünde birleşmektedirler. Bundan sonra, tasarı için gerekli finansmanın bir an önce bulunarak, petrol boru hattı konsorsiyumunun kurulmasını ve ayrıntılı mühendislik çalışmalarının tamamlanmasının ardından boru hattının yapımına başlanmasını bekliyoruz. Ümidimiz, Bakû-Tiflis-Ceyhan boru hattının öngörülen takvime uygun olarak 2004 yılında işler duruma gelmesidir.

Türkiye, doğalgaz gereksiniminin karşılanması için de birkaç tasarının gerçekleşmesi yönünde çalışmalarını sürdürmektedir. Türkmenistan doğalgazının Hazar Denizi, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden ülkemize ulaştırılmasına olanak sağlayacak olan Hazar geçişli hatla ilgili tasarının bir an önce yaşama geçirilmesinin ilgili tüm ülkelerin yararına olacağını düşünüyoruz. Türkiye, ayrıca bu hattan bir miktar Azerbaycan gazı alabileceğini de bildirmiştir.

Rusya'yı Karadeniz'in altından Türkiye'ye bağlayacak olan Mavi Akım hattı ile İran-Türkiye doğalgaz boru hattı tasarılarıyla ilgili çalışmalar da ileri aşamalara gelmiş bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni binyıla çevre konularında duyarlılığı daha da artmış bir toplum olarak girdiğimizi saptamaktan mutluluk duyuyorum. Geride bıraktığımız yüzyılda doğal çevreyi  gözardı eden bir sanayileşme sürecinden geçilmiştir. Hızlı sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte hızlı nüfus artışı, doğal dengenin bozulması sonucunu doğurmuş, duyulmaya başlanan kaygı toplumları yeni arayışlara yöneltmiştir. Ekonomimizi ve toplumsal yaşamımızı olumsuz etkileyen ve doğa dengesini altüst eden uygulamaların önüne geçecek ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir çevre bırakmamıza yardımcı olacak çevreye duyarlı önlemlerin uygulamaya konmasında zorunluluk bulunmaktadır. Öte yandan, Anadolu toprakları onbinlerce yıldır insanoğluna her türlü yaşam mutluluğu veren cennet doğası ile birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Dünyada benzeri görülmeyen bu doğal ve kültürel zenginliğin korunması, geliştirilmesi ve dünya insanına bir hazine olarak sunulması önem taşımaktadır. Bu, hem bu hazinenin sahibi olarak bizim insanlığa borcumuzdur hem de kendi ulusal varlığımıza sağlayacağı katkı yönünden önem taşımaktadır. Yüce Meclisimizin bu konuda geçmişte sergilediği duyarlılığı yeni yasama döneminde de koruyacağına olan inancımı dile getirmek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz geçtiğimiz yıl 17 Ağustos ve 12 Kasımda iki büyük deprem felaketi yaşamıştır. Binlerce yurttaşımız yaşamını yitirmiş, onbinlercesi de yaralanmıştır. Yine onbinlerce yurttaşımız sıcak yuvalarından olmuş, kışın güç koşullarına göğüs germeye çalışmıştır. Depremde yaşamlarını yitiren yurttaşlarımıza bu fırsattan yararlanarak Allah'tan rahmet dileklerimi yineliyor, kederli ailelerinin acılarını paylaştığımızı belirtmek istiyorum.

Depremin ardından ülkemizde büyük bir seferberlik başlatılmıştır. Türk Ulusu kendine özgü örnek bir dayanışma sergilemiştir. Bu dayanışmayı devlet adına minnet ve şükranla anıyorum.

Ulus ve devlet olarak bu zor günlerimizde bizlere yardım elini uzatan tüm ülke ve kuruluşlara da bu vesileyle teşekkürlerimizi yinelemeyi bir görev biliyorum.

Depremlerin ardından, devletimiz, tüm kurumlarıyla, olanakları ölçüsünde deprem bölgesine ulaşmış ve yurttaşlarımıza yardım elini uzatmıştır. Yaraların sarılması konusunda devlet ve ulus olarak sergilenen birlik ve dayanışmanın yanı sıra,  gösterilen büyük çabalar sonucunda işin güç bölümü aşılmıştır. Kalıcı konutların yapımının da ivedilikle sonuçlandırılması önem taşımaktadır.

Yaşadığımız acı deneyimlerin de ortaya koyduğu gibi, Türkiye bir deprem ülkesidir. Depremden gereken dersleri çıkarmamız ve depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekmektedir. Bu konuda daha fazla zaman yitirilmeden örgütlenme eksikliklerimizi hızla tamamlamalıyız. Öte yandan, deprem bölgelerinde binaların depreme dayanıklılığını sağlayacak zorunlu denetim düzeneklerini yaşama geçirecek ek yasal önlemlerin alınmasında Yüce Meclisimizin üzerine düşecek görevi yerine getireceğinden eminim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde trafik kazaları nedeniyle yakınlarını kaybeden insanlarımızın sayısı ne yazık ki kabule olanak bulunmayan ölçülerdedir. Trafik kurallarına uyma yönünde toplumumuzda duyarlılık yaratmak ya da var olan duyarlılığı artırmak hepimizin görevidir. Bu kurallara uymaya bireyleri zorlayacak yeni önlemleri de uygulamaya koymamız gerekmektedir. Bu bağlamda, Yüce Meclisimizin gündeminde bulunan trafik yasa tasarısının ivedilikle görüşülerek yasalaşması önem taşımaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; soğuk savaşın sona ermesinden sonra çeşitli etnik ve ulusal çatışmalara sahne olan bölgemizde Türkiye bir barış, denge ve istikrar öğesi olarak etkin rol oynamaya devam etmiştir. Türkiye, bugün Batı uluslar topluluğunun bir üyesi olarak, bölgesinde paylaştığı değerlerin savunucusu güvenilir bir müttefik, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkıda bulunan, işbirliği tasarılarında ağırlığı olan bir ortaktır.

Türkiye, Büyük Önder Atatürk'ün temelini attığı ilkeler üzerinde 77 yıldır barış ve istikrar içinde yaşamış ve başka uluslar için örnek bir gelişme modeli oluşturmuştur. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana dışpolitikamıza yön veren temel ilkeler bundan sonra da uluslararası ilişkilerimizi yönlendirecektir.

Türk dışpolitikasının dayandığı ilkelerin başında, diğer ülkelerin içişlerine karışmama, bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüklerine saygı gelmektedir. Türkiye bu temel üzerinde tüm ülkelerle dostluk ilişkileri geliştirmek amacındadır.

Türk dışpolitikası, üyesi bulunduğu Birleşmiş Milletler yasasında yer alan kurallar temelinde uluslararası hukuka dayalı bir düzeni savunmakta, tüm ulusların dış baskılardan uzak, bağımsızca ve gönenç içinde gelişmelerini desteklemektedir.

Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da insan haklarına saygılı, çağdaş, demokratik bir hukuk devleti olarak uluslararası ilişkilere olumlu katkılarda bulunmayı sürdürecektir.

Türkiye, bölgesinde işbirliğinin öncülüğünü üstlenmiştir. Bölgesel uyuşmazlıkların çözümü, çatışmaların önlenmesi için gönenç ve istikrara gereksinim bulunduğuna kuşku yoktur. Bu da, ancak, bölgesel düzeyde işbirliğini geliştirmemizle ve bölge ulusları arasında karşılıklı güven ortamının yaratılmasıyla olanaklı olabilir.

Dünyanın birçok bölgesinde uluslararası bütünleşme girişimleri ileri düzeylere ulaşmaktadır. Batı yarımküresinde, Asya-Pasifik bölgesinde, Baltıklarda ve Batı Avrupa'da bölgesel işbirliği ve bütünleşme çabalarının başarılı sonuçlar verdiğini görmekteyiz. Buna karşılık, Balkanlardan Ortadoğu'ya, Kafkaslara ve Ortaasya'ya kadar uzanan bölgemizde, değişik öğeler, bölgesel işbirliğinin gelişimini yavaşlatmaktadır. Bölgesel işbirliğinin önünü açmak için, bölge ülkelerinin iyiniyetli ve önyargısız bir yaklaşımla ortak paydalarda birleşmeleri ve ellerindeki olanakları yapıcı biçimde kullanmaları gerekmektedir.

Bölgemizde, ulaşım, enerji ve iletişim altyapısının bir an önce günün koşullarına yanıt verecek ve insan, mal ve sermaye dolaşımına olanak sağlayacak düzeye çıkarılması için ortak çaba göstermeliyiz.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütünün kurulmasına öncülük etmiş olan Türkiye, bölgesindeki diğer örgütlenmelerde de etkin rol oynamakta; ayrıca, AGİT ilkeleri çerçevesinde yeni bölgesel örgütlenme ve işbirliği çabalarına katkıda bulunmaktadır.

Türkiye, yoksulluğun küresel düzeyde ortadan kaldırılmasının ve sürdürülebilir kalkınmanın uluslararası yardımlarla desteklenmesinin, çoktaraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesinin önemini vurgulamakta, çevre sorunları ve bulaşıcı hastalıklarla savaşımda ivedi, etkin ve akılcı önlemler alınması gereğini savunmaktadır.

Türkiye, uluslararası örgütlere katılım konusuna özel önem vermekte, üyesi bulunduğu kuruluşların çalışmalarında etkin biçimde yer almaktadır.

Bu çerçevede Türkiye, Birleşmiş Milletler Örgütünün uluslararası sistemdeki etkinliğinin artırılmasına yönelik reform programını desteklemekte ve reform sürecinde etkin rol oynamaktadır. Birleşmiş Milletlerin uluslararası ekonomik ve toplumsal yardım çabaları içinde sahip olduğu rolün artırılmasının yanı sıra, çatışmaları önleme ve sona erdirme yetenekleri bakımından da güçlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye, Birleşmiş Milletlerin barış gücü görevlerinin, uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına doğrudan katkıda bulunduğu inancıyla bu tür görevlere katılmaya devam edecektir.

Geçen yıl kasım ayında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının 20 nci Yüzyıldaki son zirvesine evsahipliği yapan ülkemiz, bu örgütün yeni Avrasya coğrafyasında barış ve istikrarın güçlendirilmesi yönünden çok önemli bir role sahip olduğu inancındadır. Türkiye bu anlayışla AGİT'in çalışmalarına da etkin olarak katkıda bulunmayı sürdürecektir. Türkiye ayrıca, Sovyetler Birliğinin ardılı olan AGİT ülkelerinin AGİT süreçlerine katılmalarını desteklemekte ve özendirmektedir.

Türkiye, terörizmden en çok etkilenen ülkelerden biri olarak, ulusal sınırları aşan bu çok boyutlu soruna karşı uluslararası alanda savaşım verilmesi gerektiği görüşündedir. Türkiye, acı deneyimle, terörizme karşı savaşımda başarılı olunabilmesi ve bu tehdidin kökünün kazınabilmesi için ülkelerin mutlaka işbirliği yapmak zorunda olduklarını her alanda dile getirmektedir. Terörizme destek veren ve teröristlere kuçak açan devletler uluslararası toplum tarafından destek görmemeli, tersine en güçlü biçimde kınanmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye bir Avrupa ülkesidir. Hukukun üstünlüğüne ve temel insan hak ve özgürlüklerine inanan demokratik ve laik bir cumhuriyet olarak Türkiye, yüzlerce yıllık bir süreç içinde Avrupa'da kök salmış olan değerleri benimsemiş, bu değerlerin gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Türk dış politikasının temel ereklerinden biri de, Avrupa'nın tüm kuruluşlarında etkin biçimde yer almak, ulusal sistemlerini Avrupa'yla bütünleştirmektir.

Türkiye'nin Avrupa kuruluşlarıyla bütünleşmesinin son aşaması Avrupa Birliğine tam üyelik olacaktır. Geçen yıl aralık ayında yapılan Helsinki Zirvesinde Türkiye'nin Avrupa Birliğine adaylığının kabul edilmesiyle, ülkemizin Avrupa'yla bütünleşmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.

Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılmasının uzun bir süreç olacağının ve bunun önemli görev ve sorumluluklar yüklediğinin bilincindeyiz. Bu bilinçle, tam üyelik için aranan koşulları yerine getirmek üzere gerekli adımları kararlı biçimde atmalıyız.

Türkiye, Kopenhag ölçütlerine uyum konusundaki gerekli çalışmaları ve planlamaları sürdürmektedir. Yüce Meclisimizin bu yönde gösterdiği çabaları takdirle karşılıyorum. Son olarak Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin kurulması ve faaliyete geçmesi, ülkemizin Avrupa Birliğine üyelik konusundaki iradesini ortaya koyan önemli bir gelişme olmuştur. Tüm ilgili makam ve kuruluşlarımızın Avrupa Birliğine uyum çalışmaları için üzerlerine düşen görevleri, ülkeiçi eşgüdümden sorumlu Avrupa Birliği Genel Sekreterliğiyle işbirliği içerisinde yerine getireceklerine inanıyorum.

Kuşkusuz, Avrupa Birliğine adaylığımızla ilgili süreçte tüm görev ve sorumluluklar Türkiye'nin omuzlarında değildir. Avrupa Birliği üyesi dostlarımızın da Türkiye'nin adaylık sürecine önyargısız ve yapıcı biçimde yaklaşmaları, bu süreçte kendi sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğini de hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından hazırlanacak Katılım Ortaklığı Belgesinin bizim yönümüzden kabul edilebilir ögeler içermesini bekliyoruz.

Kendisi de Avrupalı bir güç olan Türkiye, Avrupalıların Avrupa güvenliğinde ve savunmasında daha geniş sorumluluk almalarını başından beri desteklemiştir. Avrupa güvenliğini pekiştirecek tüm çabalara Türkiye olumlu katkıda bulunma kararlılığındadır. Burada önemli olan, harcanan çabalarda tüm bağlaşık ülkelere eşit katılım ve eşit güvenlik sağlanmasına özen gösterilmesi, güvenliğin bölünmezliği ilkesinden, hangi amaçla olursa olsun, ödün verilmemesidir.

Giderek bir güvenlik ve savunma boyutu da kazanmakta olan Avrupa'daki bütünleşme hareketlerinin, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip olan, genel bütçesinin yüzde 10'unu savunmaya ayıran ve bölgesinde önemli bir güvenlik ve istikrar ögesi olan Türkiye'nin tam katılımı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurgulamakta yarar görüyorum.

Amerika Birleşik Devletleri ile aramızdaki ikili ilişkiler, son yıllarda her alanda gelişerek "stratejik ortaklık" olarak adlandırılan bir niteliğe kavuşmuştur. Bu ilişkilerin, karşılıklı çıkarlar temelinde daha da gelişmesini istemekteyiz. Ancak, ne yazık ki, özellikle bu ülkede, seçimlerin yapıldığı yıllarda, Türkiye'ye düşman lobilerin, bu ilişkileri zedeleyecek kimi girişimlere yöneldikleri öteden beri bilinmektedir. Temsilciler Meclisinde sözde Ermeni soykırım karar tasarısı konusunda ortaya çıkan son gelişmeleri de bu bağlamda belirtmek isterim. Bu esef verici gelişmeler, halkımızca büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Gerçekleri saptırmak yoluyla tarihte gerçekleşmemiş bir olayı gerçekleşmiş gibi göstermek ve Türk Ulusunu karalamaya çalışmak, hiçbirimizin kabul edebileceği bir durum değildir. (Alkışlar) Militan Ermeni çevrelerin Amerika Birleşik Devletlerine özgü içpolitika dinamiklerini istismar etme çabalarının boşa çıkmasını ve salt oy kaygısıyla ulusal çıkarlarını gözardı eden Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinin kimi üyelerinin, sonunda sağduyunun gereği olan bir tutum almaya yönelmelerini diliyorum.

Komşumuz Rusya ile ilişkilerimiz beşyüz yıllık uzun bir geçmişe dayanmaktadır. Bu yönden, Türk ve Rus halklarının aynı coğrafyayı paylaşması konusunda küçümsenmeyecek bir deneyime sahip olduklarını söylemek olanaklıdır. İlişkilerimizin gelişmesini engelleyen soğuk savaş ortamını geride bırakalı on yıldan fazla zaman olmuştur. Artık, ilişkilerimizi, ikili düzeyde olduğu gibi, bölgesel ve uluslararası düzeylerde de geliştirmemizin ve yeni boyutlara taşımamızın zamanı geldiğini düşünüyoruz. Rusya ile aramızda var olan potansiyeli karşılıklı saygı ve ortak yarar temelinde, her alanda geliştireceğimize inanıyoruz.

Bununla birlikte, Çeçenistan'daki durum bizi kaygılandırmaya devam etmektedir. Bu soruna, Rusya'nın toprak bütünlüğü ve insan haklarına saygı temelinde diyalog yoluyla barışçı bir siyasal çözüm bulunabileceğine inanıyoruz. Öte yandan, Çeçenistan'da yerlerinden olan sivil halka yardım amacıyla yürütülen uluslararası çabalara da katkıda bulunuyoruz.

Geçen yıl ülkemizdeki deprem felaketlerinin yol açtığı halklar arası dayanışmanın, aralık ayında Helsinki'de düzenlenen Avrupa Birliği Zirvesinin ardından, komşumuz Yunanistan ile aramızdaki ilişkilerde bir yumuşama havasının egemen olması sevindiricidir. Türkiye, öteden beri Yunanistan'a diyalog yolunu önermiştir. Bu kez, Yunan yetkililerinin, Türkiye'nin önerilerine kulak verip, iki ülke arasındaki işbirliğine olanak tanıyacak adımlar atmaya başladıklarını görmek, bizi, ilişkilerimizin geleceği yönünden de ümitlendirmiştir. Yunanistan ile aramızda dokuz işbirliği protokolünün imzalanmış olması ve iki ülke halkları arasında bir anlayış ve dostluk havasının gelişmeye başlaması cesaret vericidir. Biz, ilişkilerimizi olumsuz yönde etkileyen, Ege Denizini ilgilendiren, birbiriyle ilintili temel sorunlara da çözüm bulunabileceğine ve bunun için zamanın geldiğine inanıyoruz.

Türk-Yunan ilişkilerini geçmişin ipoteğinden kurtararak, 21 inci Yüzyılın değerlerine uygun bir düzeye getirmek, her iki ulusun gelecek kuşaklara borcudur. Türkiye'de, aramızdaki sorunların barışçı yollardan çözümü yönünde bir siyasal iradenin varlığı, tüm dostlarımızca bilinmektedir.

Türkiye, Kıbrıs sorununa görüşmeler yoluyla kalıcı bir çözüm bulunmasını istemekte ve bu çerçevede geçen aralık ayında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından başlatılmış olan aracılı görüşmeleri desteklemektedir.

Kıbrıs Türk tarafı, bu görüşmelere başından itibaren yapıcı bir biçimde katılmış ve kapsamlı çözüm önerileri sunmuştur. Kıbrıs'ta varılacak bir çözüm, mutlaka gerçeklere dayandırılmak zorundadır. Bu da, adada iki devletin siyasî eşitliğinin, egemenliğinin kabul edilmesidir. Adada iki toplumun barış ve güvenlik içinde yanyana yaşamalarını sağlayacak en gerçekçi çözüm, iki devletin siyasî eşitliği üzerine kurulacak bir konfederasyon olacaktır.

Türkiye, Sovyetler Birliğinin ardılı olan yeni bağımsız devletlerin herhangi bir baskı altında olmaksızın ulusal kimliklerini özgür iradeleriyle geliştirmelerini ve kendi kaynaklarından bağımsız bir biçimde yararlanarak ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirmelerini ve uluslararası toplumla tam anlamıyla bütünleşmelerini benimsemiştir. Türkiye, bu politikasının bir gereği olarak, yeni bağımsız devletlere olanakları ölçüsünde yardım etmektedir.

Bu çerçevede, dil, kültür ve tarih bağlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunduğumuz dost ve kardeş Azerbaycan ve Orta Asya cumhuriyetleriyle ilişkilerimiz, dışpolitikamız yönünden çok özel bir yere sahiptir. Türkiye, bu ülkelerle ilişkilerini her alanda daha da ileri götürmek, halktan halka sarsılmaz işbirliği dokusunu pekiştirmek istemektedir. Bu amaçla, Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleriyle aramızdaki potansiyelden en iyi şekilde yararlanmalı, 1990 yılından bu yana imzalanmış anlaşmalarla oluşturulmuş bulunan hukuksal temeli ve kurulmuş olan çeşitli düzenekleri daha da sağlamlaştırıp geliştirmeli ve günümüzün koşullarına uygun bir niteliğe kavuşturmalıyız.

Orta Asya ülkelerinin bağımsızlıklarını güçlendirmeleri, uluslararası toplumla bütünleşmeleri ve ekonomik ve demokratik gelişmelerini sağlıklı bir biçimde sürdürmelerini istemekteyiz. Orta Asya ülkeleri, sahip oldukları doğal kaynakları bağımsızca işletip uluslararası piyasalara ihraç edebilmeli ve bu yoldan elde edecekleri zenginliği halklarının kalkınması ve gönenci  için değerlendirebilmelidirler.

Orta Asya ülkelerini tehdit eden terörizm ve köktendincilik tehlikeleriyle savaşımlarını destekliyoruz. Bu alanda, Türkiye, dost ve kardeş Orta Asya cumhuriyetlerine elinden gelen yardımı yapmaya hazırdır.

Türkiye, Güney Kafkasya'da istikrarın güçlendirilmesini, bölgesel işbirliğinin gelişmesini ve ulusların ileri bir gönenç düzeyine ulaşmalarını engelleyen Abhazya ve Yukarı Karabağ uyuşmazlıklarının bir an önce barışçıl bir çözüme kavuşturulmasını istemektedir. Ülkemiz, bu konuda elinden gelen çabayı göstermekte ve tarafları, diyalog ve barışçı çözüme özendirmektedir.

Türkiye, Yukarı Karabağ uyuşmazlığı konusunda Minsk sürecinin çözüm için uygun bir çerçeve oluşturduğunu düşünmekte, ayrıca, Azerbaycan ve Ermenistan liderleri arasındaki doğrudan temasları desteklemektedir. Bununla birlikte, Yukarı Karabağ uyuşmazlığının çözümünün, Ermeni işgali altındaki Azerbaycan topraklarının boşaltılmasını ve Azeri mültecilerin evlerine geri dönmelerini gerektirdiği bir gerçektir. Sırası gelmişken, Türkiye'nin, ancak Azerbaycan halkının kabul edeceği bir çözümü benimseyebileceğini vurgulamak isterim.

Türkiye, Azerbaycan'daki ekonomik ve demokratik reform sürecini desteklemekte, bu ülkede 5 Kasım tarihinde düzenlenecek olan seçimlerin kardeş Azerbaycan halkı için en yararlı sonuçlar vereceğine inanmaktadır. Türkiye, ayrıca, Azerbaycan'ın Avrupa Konseyine adaylığını etkin biçimde desteklemektedir.

Komşumuz Gürcistan'ın toprak bütünlüğünün ve siyasal birliğinin korunmasına da büyük önem veriyoruz. Türkiye, bu ülkenin istikrarını tehdit eden ve kalkınmasını engelleyen Abhazya sorununun barışçı bir çözüme kavuşturulması için elinden gelen yardımı yapmaya hazırdır.

Güney Kafkasya'da barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesi amacıyla bir Kafkasya işbirliği paktı kurulması önerisinde bulunduk ve bu önerinin yaşama geçirilmesini sağlayacak biçimde konuyu izlemekte ve uluslararası toplumun somut ilgisini Güney Kafkasya'ya daha fazla yöneltmesini sağlamaya çalışmaktayız.

Ermenistan'ın yöneticilerine, tarihî gerçekleri çarpıtarak Ermeni toplumunun Türk halkına karşı düşmanlık duygularını körüklemelerinin bir yararı olmayacağını bir kez daha anımsatmak isterim. Ermenilerin soykırım savı tarihte hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Kimi Ermenilerin ve  Ermenistan'ın şimdiki yöneticilerinin düşüncelerinde yaratıp, diğer ulusları da inandırmaya çalıştıkları bu sözde soykırım savının, Ermenistan'ın, komşusu Türkiye ile akılcılığın gereği olan iyi ilişkiler ve işbirliğini geliştirmesine engel oluşturacağı ayırdına, daha fazla gecikmeden varmalarını beklemekteyiz. Ermenistan yöneticilerini, aynı coğrafyada Türkiye ile barış içinde bir arada yaşamalarını olanaklı kılacak ve çıkarlarının da gereği olan sağduyulu bir tutum benimseyip, basiretsiz politikalar izlemekte ısrar etmeleri durumunda sıkıntılar ve sorunlarla karşı karşıya kalacakları yönünde uyarmak isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, Ortadoğu'da adil ve kalıcı bir barışa ulaşılmasının bölgenin istikrar ve gönenci yönünden taşıdığı önemi her zaman dile getirmiş ve Ortadoğu barış sürecini başından bu yana desteklemiştir. Geçen ağustos ayında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Clinton'un girişimiyle İsrail ve Filistin arasında yapılan görüşmelerde somut bir sonuca varılamamış olmakla birlikte, bu görüşmelerin, duyarlı konuların ele alındığı kaydadeğer bir ilerleme oluşturduğunu düşünüyoruz.

Türkiye, İsrail ve Filistin ile ilişkilerinin ulaştığı düzey ve bölgedeki tarihsel birikimi temelinde, Ortadoğu barış sürecine, kendi olanakları ölçüsünde katkıda bulunmaktadır. Son olarak, Sayın Barak ile Sayın Arafat'ın geçen ağustos ayında ülkemize gerçekleştirdikleri ziyaretler, tarafların Türkiye'ye gösterdikleri güvenin bir göstergesidir.

Körfez Savaşından sonra Irak'ın kuzeyinde ortaya çıkmış olan iktidar boşluğu, ne yazık ki, Türkiye'yi birçok yönden olumsuz etkilemiştir. Türkiye, bu iktidar boşluğu nedeniyle kitlesel göç ve terörizm gibi tehdit ögelerine karşı savaşım vermek zorunda kalmıştır.

Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasî birliğinin korunmasına büyük önem vermekte ve gerek bölge ülkelerine gerek müttefiklerimize bu yönde telkinlerde bulunmaktayız. Irak'ın parçalanmasının, bölgedeki tüm dengeleri altüst edebilecek gelişmelere yol açmasından kaygı duymaktayız. Ayrıca, Irak'ın geleceğinin yalnızca Irak tarafından belirlenebileceği, bu ülkeye dışarıdan yapılacak el atmaların istenmeyen sonuçlara yol açabileceği görüşündeyiz.

Bölücü terör örgütü elebaşısının ülkesinden ayrılmasını ve terörle savaşım konusunda Türkiye ile işbirliği başlatmayı kabul eden Suriye'nin yeni dönemde, akılcı ve gerçekçi bir yol izleyerek, Türkiye ile ilişkilerinde dostluk ve işbirliğini gözetecek bir yaklaşımı benimseyeceğini, geçmişte ilişkilerimize gölge düşüren olayların yinelenmesine izin vermeyeceğini umuyoruz. Türkiye ile Suriye, aynı coğrafyayı, tarihi ve kültürü paylaşmaktadır. İki ülke arasında ekonomik ve ticarî işbirliği açısından zengin bir potansiyel bulunmaktadır. Bundan sonra atacağımız karşılıklı adımlarla bu potansiyelden yararlanma olanaklarımızı geliştirmek istiyoruz. Ayrıca, Suriye ile terörizmle savaşım konusunda işbirliğini sürdürmek arzusundayız.

Suriye'nin İsrail ile arasındaki ilişkileri olağanlaştırmasının da, bölgede gerçek bir barış ortamının kurulmasının temel koşulu olduğu inancındayız.

İran, köklü bir uygarlığın temsilcisi, büyük bir komşumuz ve önemli bir bölge gücüdür. İran ile ilişkilerimiz, diğer komşularımızla olduğu gibi, karşılıklı saygı ve içişlerine karışmama temeline dayanmalıdır. Bu temel üzerinde, ekonomik ve ticarî ilişkilerimizi ve bölgesel düzeyde işbirliğimizi geliştirebileceğimiz inancındayız.

Asya ve Pasifik ülkeleriyle olan ilişkilerimizin geliştirilmesine de önem vermekteyiz. Bu ülkelerin, iki yıl önce yaşanan bunalımın etkisinden kurtularak ekonomilerini yeniden canlandırmaya başladıklarını görmek sevindiricidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yurt dışında yaşayan yurttaşlarımızın durumuna da değinmek istiyorum. Bugün, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünyanın çeşitli köşelerinde milyonlarca yurttaşımız yaşamaktadır. Bu çalışkan ve işine bağlı yurttaşlarımız, Türk ekonomisine olduğu gibi, yaşadıkları ülke ekonomilerine de önemli katkılar yapmakta ve bulundukları toplumları etnik ve kültürel açıdan zenginleştirmektedirler.

Türkiye, yurt dışında, artık, kalıcı biçimde yerleşmiş olan yurttaşlarının ve bulundukları ülkelerin uyruğuna geçmiş olan soydaşlarımızın sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için elinden gelen çabayı göstermeyi sürdürecektir. Ayrıca, bu yurttaşlarımızın, öz değerlerimizi yitirmeden, içinde bulundukları toplumlarla bütünleşmelerinin, yeni ülkelerinin siyasal ve toplumsal yaşamına etkin biçimde katılmalarının, genç kuşaklara daha iyi bir gelecek sağlanmasının en uygun yolu olduğunu düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; soğuksavaşın sona ermesiyle, Türkiye'nin içinde bulunduğu güvenlik ortamı değişmiştir. Birçok ülke yönünden geleneksel güvenlik sorunlarının ortadan kalkmasını sağlayan soğuk savaş sonrası düzen, Türkiye'nin çevresinde yeni ve önemli sorunların, sıcak çatışmaların, yeni bunalım odaklarının doğmasına, yüzlerce yıllık düşmanlıkların canlanmasına neden olmuştur. Savunma politikamızı oluştururken bu yeni koşulları dikkate almak zorundayız. Dış politikamız ile savunma politikamızın buna göre donanımlı olması gerekmektedir. Bugüne kadar ülkemizin savunmasını üstün başarıyla yerine getirmiş olan Silahlı Kuvvetlerimizin 21 inci Yüzyılın siyasal, toplumsal ve teknolojik gelişmelerine koşut biçimde esnek ve hareketli duruma getirilmesi yönündeki çabalarımızı sürdürmeliyiz.

Bunların yanı sıra, ülkemiz, uluslararası silahsızlanma çabalarını desteklemekte, küresel ve bölgesel düzeyde barış ve güven ortamının geliştirilmesine katkısı yadsınamayacak olan uluslararası silahsızlanma anlaşmalarına taraf olmaya önem vermektedir. Bu bağlamda Türkiye, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ve bölgemizde balistik füze tehdidinin ortadan kaldırılması amacıyla uluslararası işbirliği ve denetim düzenekleri çerçevesinde üzerine düşeni yerine getirmeyi sürderecektir.

Türkiye, yeni yüzyılda izleyeceği dış politika ereklerini, coğrafyasının, tarihinin ve ulusal çıkarlarının oluşturduğu bir sistem içinde özgür iradesiyle belirlemiştir. Bu ereklere ulaşmak için kararlı adımlar atmalıyız.

Önümüzdeki dönemde ekonomik, siyasal ve toplumsal reformlarını tamamlamış, Avrupa Birliğine tam üyeliğini gerçekleştirmiş, bölgesinde barış, istikrar ve işbirliğinin güvencesi olan bir Türkiye'nin güçlü bir biçimde ortaya çıkışını göreceğiz. Bu süreç içinde Türk dış politikası da Türkiye'nin gelişmesinin, büyümesinin ve yeni uluslararası mimaride küresel bir aktör olarak yerini almasının gerçek bir aracı olarak işlev görecektir.

Yüce Meclisimizin yeni yasama yılındaki çalışmalarıyla bu yönde önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Türkiye, bulunduğu duyarlı coğrafî konum içinde soğuksavaş sonrasında değişen jeopolitik ortamın da etkisiyle, çok yönlü, çok boyutlu ve değişken güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya bulunmaktadır.

Yeni bin yılda Türk Silahlı Kuvvetlerinin, yurdumuza yönelik iç ve dış tehditleri caydıracak, güvenle savunacak, ulusal çıkarlarımızın ve 21 inci Yüzyıldaki ana ereklerimizin elde edilmesine katkıda bulunacak ve dış politikamızı destekleyecek güç ve kudretinin ve yüksek hazırlık düzeyinin sürdürülebilmesi, modernize edilmesi ve yeniden yapılandırılması devletimizin ana görevleri arasındadır. Yüce Meclisimizin bu konuda gereken duyarlılığı göstermeye devam edeceğinden eminim.

Türkiye, Büyük Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" temel ilkesinden hareketle, barış ve istikrarın çevresine yayılmasında, Bosna-Hersek ve Kosova harekâtlarında, Balkanlar ve Karadenizde Çok Uluslu Bölgesel Barış Gücü oluşturulması ve Askerî Eğitim İşbirliği ve Barış İçin Ortaklık faaliyetlerinde görüldüğü üzere doğrudan etkin bir rol oynamaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, ulusumuzun gurur ve güvenine layık olarak, verilecek her türlü görevi eksiksiz yerine getirme yeteneğine sahiptir. Her devletin, sınırlarını, halkını ve rejimini koruması bir egemenlik hakkıdır. Büyük Atatürk'ün kurduğu demokratik, laik cumhuriyetin, ulusal güç öğelerinin toptan kullanılmasıyla sonsuza kadar korunacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bir bölgesel güç olarak etkinliğinin artırılması ve uzun dönemde küresel bir güç durumuna gelebilmesi, yüksek teknolojiye dayanan, dinamik ve kendi kendine yeterli bir savunma sanayii ile desteklenmesine bağlıdır. Türk savunma sanayii, bugün gelinen noktada kayda değer bir üretim yeteneğine erişmiş olup, mal ve hizmet alımlarındaki yerli katkı oranının daha da artırılması amaçlanmalıdır. Savunma Sanayii Müsteşarlığınca yürütülen araştırma-geliştirmeye dayalı ortak yatırım girişimlerine, yüksek teknolojinin ülkemize kazandırılmasına ve savunma sistemlerinin edinilmesinde denge uygulamalarıyla döviz kaybının azaltılmasına, savunma sanayii ticaretinde karşılıklılık ilkesinin işletilmesine ve böylece savunmaya ayrılan sınırlı kaynakların ödemeler dengesi üzerindeki olumsuz etkisinin en az düzeye indirilmesine büyük önem verilmektedir. Tasarılara ivedi ve istikrarlı parasal desteği sağlamak üzere, Savunma Sanayii Destekleme Fonunun sağlıklı oluşumuna ve gereksinme duyulan kaynakların kesintisiz akışına çaba harcanmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sonuç olarak, Türkiye'nin çağdaşlaşma ve Batı'ya yönelme ereği cumhuriyetin kurulması ile birlikte başlatılmış olan bir süreçtir. Atatürk, Cumhuriyeti kurarken, çağdaş uygarlık düzeyine erişmeyi ulusumuza erek olarak göstermiştir. 1998 yılında kutladığımız cumhuriyetin 75 inci yıldönümü, çağdaş uygarlığı yakalama yarışında başarılan ve henüz başarılamayan hususların bir değerlendirmesine olanak vermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu 75 yıllık dönemi, tarihin en uzun barış dönemi olmuş ve büyük bir kalkınma gerçekleştirilmiştir. Dünyadaki gelişmeler Türkiye'nin önemini artırmış, ülkemiz için yeni ufuklar ve fırsatlar yaratmıştır. Türk Ulusu ve Devletinin çağdaşlığı benimsediği ve evrensel değerleri ilke edindiği 21 inci Yüzyıla girdiğimiz dönemde, dünyadaki hızlı gelişmelere koşut olarak, Türkiye'ye çağı yakalatacak ulusal ana ereklerin belirlenmesi tarihî bir görevdir.

Türkiye'nin çağdaşlaşma ereğine ulaşması için gerekli karar alma sistemi, toplumun uzun dönemli çıkarlarını koruyup gerçekleştirecek bir yapıya oturtulmalıdır. Bunun için de saydamlığa, doğru ve hızlı bilgi akışının sağlanmasına, hukuksal ve kurumsal altyapının ve reformların en etkin biçimde gerçekleştirilmesine gereksinme bulunmaktadır. Karar alma yöntemine sivil toplum kuruluşlarının da katılması, alınan kararların uygulanmasının sürekli izlenmesi, sonuçların denetlenmesi ve değerlendirilmesi asıl olmalıdır.

Türkiye'nin, Avrupa Birliğine tam üyeliğinin gerçekleştirilmesi, 21 inci Yüzyıl ana ereklerinin başında gelmektedir. Türkiye'nin, Avrupa Birliğine tam üyelik süreci içinde olması, uluslararası kurallara uyma ve bilgi toplumunun gerektirdiği koşulları yerine getirme yönünden önemli bir fırsat yaratmaktadır. Bu çerçevede Avrupa Birliğine tam üyelik, binlerce yıllık tarih ve kültür birikimine sahip olan ülkemizin gerçek potansiyelini ortaya koymasına ve birikimini dünyayla paylaşmasına yardımcı olacaktır.

Önemli bir jeostratejik konuma sahip olan ülkemiz, bulunduğu bölgede politik, ekonomik, sosyal ve kültürel etkileşimi artırarak, bölge ve dünya barışına daha büyük katkılar yapabilecektir. Avrupa Birliğine tam üyelik ereği, Türkiye'nin stratejik vizyonunun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu erek, Atatürk'ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ereğiyle örtüşmektedir.

Ekonomik ve sosyal yapıda gerekli dönüşümlerin gerçekleştirilmesi durumunda, Türkiye'nin önümüzdeki yirmi yıllık dönemde yıllık ortalama yüzde 7 büyüme hızını gerçekleştirmesi, kişi başına gelirini Avrupa Birliği ülkeleri düzeyine yaklaştırması ve bu dönemde 1,9 trilyon dolar civarında bir gayri safî millî hâsıla düzeyine ulaşarak, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesi olanaklıdır.

 Türkiye'nin jeostratejik konumu, kültürel birikimi ve siyasal, ekonomik, toplumsal ve askerî alanlarda gerçekleştireceği gelişmeler sonucu 2010'larda bölgesel bir güç olarak etkinliğini daha da artırması, 2020'lerde ise küresel bir güce dönüşmesi ereklenmelidir.

Cumhuriyetin kültür öğesini bugünlere taşımak, kültürel yükselmenin yollarını açmak zorundayız. Bilimde, sanatta, teknolojide, sporda söz sahibi olmalıyız. Kültür alanımızı genişletmeliyiz.

Temel değerlerimizi ve kimliğimizi koruyarak, bilgi toplumu düzeyine geçişin sağlanması ve toplum yaşamının kalitesinin yükseltilmesi uzun dönemli temel hedeflerimizden biridir. Günümüzde, ancak bilgi çağının gereklerine ayak uydurabilen, bilim ve teknoloji üretme konumuna gelebilen uluslar, 21 inci Yüzyılda daha etkili ve güçlü olabileceklerdir. Bilgi çağında demokrasi ve kalkınma ayrılmaz bir ikili oluşturacaktır. Araştırma-geliştirmeye, eğitime, sağlığa, bilim ve teknoloji yeteneğinin güçlendirilmesine artan bir önem verilmesi gerekmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, 21 inci Yüzyıl jeostratejik ortamının gereksinmelerine yanıt verecek ve müşterek harekât konseptinin gereklerini yerine getirecek biçimde reorganize ve modernize edilmesi, en yüksek caydırıcılık gücüne ve hazırlık düzeyine yükseltilmesi ve etkin bir savunma sanayii ile desteklenmesi asıldır.

21 inci Yüzyılın başı için belirlenen bu ana hedefler, Bakanlar Kurulunca kabul edilmiş bulunan Uzun Vadeli Gelişme Stratejisine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planına ve stratejik askerî planlamalara da uygun bulunmaktadır. Türkiye, söz konusu olan ana hedefleri en geç Cumhuriyetin 100 üncü yıldönümünü kutlayacağı 2023 yılına kadar gerçekleştirmelidir. 2023 yılından sonra da Türk Ulusunun çağın gereklerine uygun yeni dinamik ülküler doğrultusunda ilerlemeyi sürdürmesi gerekmektedir.

Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ve aşma ereği doğrultusunda, Türkiye gelişmesini daha ileri aşamalara ulaştırmakta kararlıdır. Türkiye, 21 inci Yüzyılda, kültür ve uygarlığın en ileri aşamasına ulaşarak dünya standartlarında üreten, gelirini adil paylaşan, insan haklarını güvenceye alan, hukukun üstünlüğünü, katılımcı demokrasiyi, laikliği, din ve vicdan özgürlüğünü en üst düzeyde gerçekleştiren etkili bir dünya devleti olacaktır. Bunun en büyük güvencesi, toplumumuzun dinamizmi ve yaratıcı gücüdür.

Ulusumuza, devletimize ve demokrasimize olan inancımızı koruyarak Yüce Atatürk'ün  kurduğu cumuhuriyetin etrafında topluca durarak, cumhuriyetin dayandığı  temel ilkelere bağlı kalarak ve ulusal birlik ve beraberlik içinde çok çalışarak, 21 inci Yüzyılın ilk çeyreği içinde çağdaş, demokratik, laik, bilgi çağını yakalamış, mutlu, büyük ve güçlü bir Türkiye'yi yaratmamız gelecek kuşaklara karşı tarihî bir sorumluluğumuzdur.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, Yüce Meclisimizin Sayın Başkanını ve değerli üyelerini içten saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Genel Kurulumuzu onurlandırarak, yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum.

Çalışmalarımızda, Sayın Cumhurbaşkanımızın temennilerinden azamî ölçüde faydalanılacağına da inanıyorum.

Sayın milletvekilleri, siyasî parti gruplarının Başkanlığımıza verdikleri müşterek imzalı bir önerge vardır, okuyorum :

I. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) ÇEŞİTLİ İŞLER

1. - Siyasî parti gruplarının, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde görüşülmekte olan sözde Ermeni soykırımı karar tasarısına ilişkin müşterek önergesi (5/8)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde görüşülmekte olan ve halkımızın infialine yol açan sözde Ermeni soykırımına ilişkin karar tasarısı ile ilgili gelişmeleri üzüntü ve dikkatle izlemektedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Büyük Atatürk'ün işaret ettiği "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesine gönülden bağlıdır. Bu ilkeye bağlılığın doğal bir sonucu olarak, dünya milletleri arasında anlayış, barış ve dostluğun hâkim olacağı bir ortamın yaratılarak gelecek nesillere miras bırakılmasına hizmet etmeye çalışmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de, dünyada ve özellikle bulunduğu bölgede barış ve istikrarın tesisini ve sürdürülmesini istemektedir. Bu barış ve istikrarın ilk koşulu da ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüklerine saygı gösterilmesidir.

Ne yazık ki, Ermenistan'ın, komşularının toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstermediğini, bir komşusunun topraklarını işgal altında tutmasından ve bir diğer komşusunun topraklarında gözü olduğunu, anayasasına derçettiği Bağımsızlık Bildirgesinden görmekteyiz. Ayrıca, yöneticilerinin çeşitli vesilelerle yaptıkları konuşmalarda, ülkemizi hedef alan açıklamaları da dikkat çekmektedir. Ermenistan yöneticilerine, seçtikleri bu yanlış yoldan vazgeçerek, Türkiye aleyhine üçüncü ülke kurumlarında sürdürdükleri girişimleri durdurmalarının ve Türkiye ile iyi komşuluk içinde yaşama yollarını aramalarının gerektiğini hatırlatırız. Bu yolu seçtikleri takdirde, hiç kuşkusuz, en başta Ermenistan halkı fayda görecektir.

Tarih, ülkeler ve halklar arasında kin ve nefret duygusunu körüklemek için bir husumet unsuru olarak değil, milletler arasında hoşgörü ve anlayışın yerleştirilmesi ve geliştirilmesi için kullanıldığı takdirde insanlık için faydalıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, küçük siyasî hesaplar için, tarihi çarpıtarak, tek yanlı ve yanlış iddialara dayalı gerekçelerden hareketle, işin gerçek yüzünün tarihçilere bırakılması yerine, siyasî alana çekilerek, bir milleti rencide edecek kararlardan medet uman ve bir yasama organını bu amaçlar için kullanmaya yeltenenlerin, uzun yıllara dayanan Türk-Amerikan dostluğunu tehlikeye düşürecek girişimlerini de kuvvetle kınamaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, dost ve müttefik Amerika Birleşik Devletleri Kongresini, iki ülke arasında her alanda mevcut dünya ve bölge barışı için önem taşıyan, işbirliğine zarar verecek davranışlardan kaçınmaya da davet etmektedir.

Aydın Tümen Ömer İzgi           Bülent Arınç

          (Ankara)                  (Konya)                 (Manisa)

DSP Grup Başkanvekili MHP Grup Başkanvekili FP Grup Başkanvekili

Beyhan Aslan Saffet Arıkan Bedük

          (Denizli)                  (Ankara)

ANAP Grup Başkanvekili    DYP Grup Başkanvekili

(Alkışlar)

BAŞKAN- Okunan ve Türkiye Büyük Millet Meclisince ittifakla benimsenen bu önergenin Başkanlığımızca gereği yerine getirilecektir. (Alkışlar)

Sayın milletvekilleri, gündemin diğer bir maddesine geçiyorum.

Trafik Kazalarının Nedenlerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan (10/139,14,126,132,133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, komisyonun görev süresinin uzatılmasına dair bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. - (10/139, 14, 126, 132, 133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığının, komisyonun görev süresinin bir ay uzatılmasına ilişkin tezkeresi (3/625)

                                 22 Eylül 2000

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Trafik Kazalarının Nedenlerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan (10/139,14,126,132,133) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonumuzun, görev süresi 30.9.2000 tarihinde bitmektedir; ancak, çalışmaların tamamlanıp raporun hazırlanabilmesi için eksüreye ihtiyaç duyulmuş ve 21.9.2000 tarihli toplantıda bu konuda karar alınmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 105 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre Komisyonumuza 30.9.2000 tarihinden itibaren 1 aylık eksüre verilmesini arz ederim.

Saygılarımla.

                                      Ahmet Tan

                                        (İstanbul)

                        Komisyon Başkanı

BAŞKAN- İçtüzüğün 105 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Araştırmasını üç ay içinde bitiremeyen komisyona bir aylık kesin süre verilir" hükmü gereğince, komisyona bir aylık eksüre verilmiştir.

Sayın milletvekilleri, Danışma Kurulunun bir önerisi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım :

IV. - ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçiminin yapılacağı günlere ilişkin Danışma Kurulu önerisi

                                        29.9.2000

Danışma Kurulu Önerisi

Aday bildirme süresi 10 Ekim 2000 Salı günü saat 24.00'te sona erecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçimine 12 Ekim 2000 Perşembe günü başlanarak, aynı gün 1 inci ve 2 nci oylamanın yapılmasının, seçimin bu oylamalarda sonuçlanmaması halinde; 3 üncü oylamanın 17 Ekim 2000 Salı günü yapılmasının, bu oylamada da sonuç alınamaması halinde 4 üncü oylamanın 18 Ekim 2000 Çarşamba günü yapılmasının Genel Kurulun onayına sunulması Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.

           Yıldırım Akbulut

           Türkiye Büyük Millet Meclisi

            Başkanı

Aydın Tümen                Ömer İzgi

DSP Grubu Başkanvekili  MHP Grubu Başkanvekili

Bülent Arınç         Beyhan Aslan

F.P. Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

Saffet Arıkan Bedük

DYP Grubu Başkanvekili

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Danışma Kurulunun önerisi kabul edilmiştir.

II. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

B) ÇEŞİTLİ İŞLER (Devam)

2. - TBMM Başkanlığı için gösterilecek adayların müracaat süresine ilişkin Geçici Başkanlık duyurusu

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bugünkü gündemimizde başkaca bir konu bulunmamaktadır; ancak, şunu açıklamak istiyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının seçimine, alınan karar gereğince, 12 Ekim 2000 Perşembe günü başlanacaktır. Anayasanın 94 üncü maddesi gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı için gösterilecek adaylar, bugünden itibaren 10 gün içinde, yani, 10 Ekim 2000 Salı gününün bitimine, saat 24.00'e kadar Geçici Başkanlık Divanımıza bildirilecektir. Anayasanın 94 üncü ve İçtüzüğümüzün 10 uncu maddesi gereğince, Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden itibaren 10 gün içinde tamamlanacaktır.

Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçimini yapmak için, 12 Ekim 2000 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşimi kapatıyor, yeni ve hayırlı bir yıl dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum.

Kapanma Saati:17. 43

V. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. - Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, 4454 sayılı basın affıyla ilgili kanundan yararlananlara ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/1763)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sayın Adalet Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygı ile arz ederim.

           Mehmet Elkatmış

          Nevşehir

TCK’nun 312 nci maddesinin siyasal amaçlarla ve biraz da zorlanarak sıkça kullanıldığı bir vakıadır. Bu maddeden ve Terörle Mücadele Kanunu ile mahkûm olanlardan bir kısım kişilerin cezasına 4454 sayılı kanun hükümlerine göre af getirilirken bir kısım kişilerin mahkûmiyetleri af kanunu dışında tutulmuştur.

Sorular:

1. 4454 sayılı basın affı hükümlerinden kaç kişi faydalanmıştır?

2. Bu kanun hükümlerinden faydalananların isimleri ve suçları nedir?

3. Bu kanun hükümlerinden faydalananlardan kimler TCK’nun 312 nci maddesinden kimler, Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden mahkûm olmuş veya haklarında dava açılmıştır?

 

               T.C.

             Adalet Bakanlığı   2.8.2000

     Bakan : 971

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İLGİ: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 10/04/2000 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-5089 sayılı yazınız.

b) 17/04/2000 tarihli ve 506 sayılı yazımız.

c) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 22/05/2000 tarihli ve A.0l.0.GNS.0.10.00.02-5670 sayılı yazınız.

d) 29/05/2000 tarihli ve 700 sayılı yazımız.

İlgi (a) yazınız ekinde alınan, Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış tarafından Bakanlığımıza yöneltilen ve yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1763-5011 Esas No.lu soru önergesinde yer alan hususlarla ilgili cevaplarımız ilgi (d) yazımız ekinde bildirilmiştir .

Söz konusu soru önergesine verilen cevabımızda ayrıca bildirileceği belirtilen konulara ilişkin cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk

  Adalet Bakanı

 

 

        Sayın

        Mehmet Elkatmış

        Nevşehir Milletvekili

Bakanlığımıza yönelttiğiniz ve yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/1763-5011 Esas No.lu soru önergesine daha önce verilen cevabımızda, ayrıca bildirileceği belirtilen konuya ilişkin bilgiler aşağıda sunulmuştur:

İlgili Cumhuriyet Başsavcılıklarından alınan yazılarda yer alan bilgi1ere göre 2000 yılı Mayıs ayı itibarıyla düzenlenen, basın yoluyla işlenen suçlardan dolayı haklarında hazırlık soruşturması yapılan ve 4454 sayılı Kanun gereği kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilenlere ait (1) No.lu cetvel, basın yoluyla işledikleri suçlardan dolayı haklarında kamu davası açılan ve 4454 sayılı Kanun gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilenlere ait (2) No.lu cetvel, basın yoluyla işlenen suçlardan mahkûm olan ve cezaları 4454 sayılı Kanun gereğince ertelenenlere ait (3) no.lu cetvel ekte sunulmaktadır.

Bilgilerinize arz ederim.

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk

  Adalet Bakanı


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2. - Muğla Milletvekili Fikret Uzunhasan’ın, Yatağan-Çine Barajının adına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sorusu ve Kültür Bakanı M. İstemihan Talay’ın cevabı (7/1870)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Sayın Cumhur Ersümer tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla.

        18.4.2000

               Fikret Uzunhasan

              Muğla

Yapılmakta olan Yatağan-Çine arasındaki Çine Barajı göl sahasında kalan, arkeolojik ve antik değeri olan “İnce Kemer” köprüsünün üzerinde bulunduğu çay ve alanla birlikte mitolojik hikaye-lerdeki adı “Marsiyas”dır. Yerli ve yabancı pek çok turist tarafından bu isimle ziyaret edilmekte olan bu köprü, baraj tamamlandığında, mitolojik alanla birlikte sular altında kalacaktır.

Soru :

Bu tarihi eseri ve çevresini doğal haliyle başka bir yere taşımamız mümkün olamayacağına göre kurulacak olan barajın adını:

a) “Marsiyas” Barajı?

b) “İnce Kemer” Barajı?

c’ “Marsiyas İnce Kemer” Barajı?

Veya bu üç seçenekten birini koyarak mitolojiyi sürdürmemiz mümkün müdür?

                 T.C.

              Kültür Bakanlığı 26.7.2000

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı

Sayı : B.16.0.APK.0.12.00.01.940-478

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : a)T.B.M.M. Başkanlığı Kan. Kar. Müd.’nün 28 Nisan 2000 gün ve A.01.0.GNS. 0.10.00.02-12460 sayılı yazısı.

b) 15 Mayıs 2000 tarih ve B.16.0.APK.0.12.00.01.940-259 sayılı yazımız.

Muğla Milletvekili Sayın Fikret Uzunhasan’ın Çine Barajı’nın adının değiştirilmesi hususundaki önergesi ile ilgili olarak Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığından alınan cevabi yazıda; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü hizmet alanı içerisine giren sulama, enerji, taşkın koruma amaçlı projeler kapsamında inşa edilen tesislerin adını genel olarak bulunduğu çevreden aldığı ve Bütçe Kanunu ile uygulama programlarında da yine bu isimle anıldığı için baraj adının değiştirilmesinin mümkün olamadığı belirtilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        M. İstemihan Talay

                                 Kültür Bakanı

 

 

3. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, belediye başkanlarının eğitim semineri adı altında düzenledikleri yurt dışı gezilere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2070)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Sadettin Tantan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                        10.5.2000

                                        Zeki Ünal

                                          Karaman

Bir kısım yazılı basında, “Skandal üstüne skandal” başlığıyla yapılan bir açıklamada; yüzlerce belediye başkanının eğitim semineri adı altında, Rio, Paris ve Singapur gibi eğlence merkezlerine giderek, tatil yaptıkları, İçişleri Bakanlığınca yapılan denetimler sonucunda tespit edilmiştir.

Ancak daha sonra; ilgili belediyelerin başkanları partileri aracılığı ile bakanlığa baskı yaparak denetlemenin tekrar yapıldığı ve aklandıkları hatta denetim yapan Bilal Uçar’ın görevini kötüye kullanmakla suçlandığı iddia ve ifade edilmektedir.

Sorularım şunlardır:

1. Böyle bir seminer düzenlendi ise, bu seminer nerede ve hangi tarihlerde düzenlenmiştir: Hangi belediye başkanları katılmıştır?

2. Seminere katılan belediye başkanlarına ayrı ayrı ödenen harcırah miktarı ne kadar olmuştur?

                 T.C.

              İçişleri Bakanlığı 10.7.2000

            Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü

Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.002/80769

Konu: Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : a) TBMM Başkanlığının 22.5.2000 tarihli ve Kan.Kar. Md. 01.0.GNS.0.10.00.02-7/2070-5586/5678 sayılı yazısı.

b) 30.5.2000 tarihli ve B050MAH0650002/80601 sayılı yazımız.

İlgi (a) yazı ekinde alınan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal’ın “Belediye başkanlarının eğitim semineri adı altında düzenledikleri yurt dışı gezilere ilişkin” yazılı soru önergesine ilgi (b) yazımızla verilen cevapta, yurt dışında hangi tarihlerde ve nerede seminer düzenlendiği, bunlara hangi belediye başkanlarının katıldığı ve ödenen harcırah miktarına ilişkin bilgiler hakkında daha sonra bilgi verileceği ifade edilmiştir.

18 Nisan 1999 Mahallî İdareler Seçimlerinden sonra seminere katılmak amacıyla yurt dışına giden belediye başkanları ve bunlara ödenen harcırahlara ilişkin bilgiler ekte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

                               Sadettin Tantan

                                 İçişleri Bakanı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Tunçbilek ilave santral projesinde yerli enerji kaynağı kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2113)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sayın Devlet Bakanı Recep Önal tarafındanyazılı olarak cevaplandırılmasının teminini saygılarımla arz ederim.

                                        23.5.2000

                                   Ahmet Derin

                                          Kütahya

1. Enerji Bakanlığına ait 1997 yılı yatırım programında yer alan Tunçbilek TEAŞ’a 300 MW ilave santral projesi ne zaman devreye girecektir?

2. Döviz ödeyerek ithal ettiğimiz enerji kaynakları yerine, yerli kaynaklarımızın öncelikle kullanılması niçin tercih edilmemektedir.

                 T.C.

              Devlet Bakanlığı 11.7.2000

Sayı : B.02.0.0.004/(16)2627

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : a) 29.5.2000 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2113-5734/13775 sayılı yazınız.

b) 30.5.2000 tarihli ve B.02.0.004/(16)2105 sayılı yazımız.

c) 10.7.2000 tarihli ve B.02.0.001/1895 sayılı yazı.

Tunçbilek ilave santral projesinin devreye girme zamanı ve yerli enerji kaynakları ile ilgili olarak Kütahya Milletvekili Ahmet Derin tarafından Bakanlığıma yöneltilen ve ilgisi nedeniyle Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı (DPT) ile Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına intikal ettirildiği ilgi (b) yazımızla Başkanlığınıza bildirilen 7/2113-5734 sayılı yazılı soru önergesi konusunda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığından alınan ilgi (c) yazı ve ekinin suretleri ilişikte gönderilmiştir.

Bilgilerine arz ederim.

                                     Recep Önal

                                 Devlet Bakanı

                 T.C.

Devlet Bakanı ve

         Başbakan Yardımcılığı                10.7.2000

Sayı : B.02.0.001/1395

Devlet Bakanlığına

(Sn. Recep Önal)

İlgi : a) 30.5.2000 gün ve B.02.0.004(16)2105 sayılı yazınız.

b) DPT Müsteşarlığının 29.6.2000 gün ve B.02.1.DPT.08.03.223/2635 sayılı yazısı.

Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in tarafınızdan cevaplandırılması istenilen 7/2113-5734 esas numaralı yazılı soru önergesi ile ilgili olarak Bakanlığım bağlı kuruluşu Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığınca hazırlanan ilgi (b) görüş yazısı ekte gönderilmiştir.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

                          Dr. Devlet Bahçeli

                             Devlet Bakanı ve

                                         Başbakan Yardımcısı

                 T.C.

     Başbakanlık

              Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı

           (İktisadî Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü)                29.6.2000

Sayı : B.02.1.DPT.0.08.03.223/2635

Konu : Soru önergesi

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığına

(Sn. Dr. Devlet Bahçeli)

İlgi : 31 Mayıs 2000 tarih ve 1449 sayılı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı (Sn. Dr. Devlet Bahçeli) evrak akış formu eki 30 Mayıs 2000 tarih ve 2105 sayılı Devlet Bakanlığı (Sn. Recep Önal) yazısı ve eki.

Kütahya Milletvekili Sayıh Ahmet Derin’in Tunçbilek Santralına ait tevsiat ünitelerinin dev-reye giriş tarihi ve yerli enerji kaynaklarının öncelikli kullanımı konu edilen soru önergesiyle ilgili açıklamalarımız aşağıdadır.

Ülke elektrik talebi önümüzdeki dönemlerde de yüksek artış hızını sürdürecek ve yılda ortalama yüzde 8-10 arasında değişen hızlarla 2010 yılına 300 milyar kWh’e yaklaşacaktır. Bu yüksek talep seyrine cevap verebilecek üretim, iletim ve dağıtım yatırımlarının istikrarlı bir şekilde yürütülebilmesi için yerli ve yabancı özel sermayenin sektöre yönlendirilmesi gerekli görülmüştür. Bu doğrultuda son onbeş yıldır sürdürülen özelleştirme çalışmaları çerçevesinde yatırımlarda ağırlık ve öncelik özel şirket yatırımlarına verilmiştir.

Soru önergesinde konu edilen Tunçbilek santralı tevsiat ünitesi, özel kesim yatırımlarında olabilecek aksama ve gecikmelere karşı bir yedek proje paketi oluşturulmak amacıyla, Soma C, Kangal 4 ve Çayırhan 5,6 tevsiat üniteleri ile birlikte Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ)’ın 1997 Yılı Yatırım Programına dahil edilmiştir.

Ancak geçen zaman dilimi içinde, toplam 5830 mw güçte dört adet doğalgaz kombine çevrim ve bir adet ithal kömürlü santral projesinden oluşan beş adet Yap-İşlet Projesinin 2001 yılı ve sonrasında işletmeye girmek üzere anlaşmaya bağlanması üzerine bu projelerin bu dönemde başlatılmasına gerek duyulmamıştır. Söz konusu proje paketi, yeniden yapılandırma çalışmaları ve TEAŞ’ın finansman imkânları paralelinde, önümüzdeki yıllarda ele alınmak üzere hazır tutulmaktadır.

 

T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilâtı

Ülke fosil enerji kaynaklarımız rezerv, maliyet ve ısıl değer açısından kullanıma çok uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle ithal enerji kaynakları kaçınılmaz bir şekilde tüketimde ağırlık kazanmaya devam edecektir. Bununla beraber çalışmalarımızda, ülke enerji kaynaklarının gelişti-rilmesi, mümkün olan en üst düzeyde kullanımı ve enerji alanında dışa bağımlılığın asgari düzeyde tutulması esas alınmaktadır.

Bilgilerinizi ve gereğini arzederim.

                        Dr. Akın İzmirlioğlu

                                         Müsteşar

 

5. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Alanya yat limanı ve balıkçı barınağı inşaatına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün cevabı (7/2132)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

TBMM İç Tüzüğünün 96 ncı Maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Ulaştırma Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                        Mehmet Zeki Okudan

                                           Antalya

- Alanya’da inşaatı devam eden yat limanı ve balıkçı barınağının şu anki durumu nedir?

- Ne zaman bitirilmesi beklenmektedir?

                 T.C.

         Ulaştırma Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı  4.7.2000

Sayı : B.11.0.APK.0.10.01.21/EA/-970-18353

Konu : Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 22.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2132-5778/13927 sayılı yazınız.

Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın 7/2132-5778 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı ekte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Prof. Dr. Enis Öksüz

                            Ulaştırma Bakanı

Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın

7/2132-5778 Sayılı Yazılı Soru Önergesi ve Cevabı

Sorular :

- Alanya’da inşaatı devam eden Yat Limanı ve Balıkçı barınağının şu anki durumu nedir?

- Ne zaman bitirilmesi beklenmektedir?

Cevap :

Ulaştırma Bakanlığı DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü 2000 Yılı Yatırım Programındaki;

- Alanya Yat Limanı İnşaatı, 5 Trilyon 280 Milyar TL. proje bedeli ve 813 Milyar TL. yıl ödeneği ile yer almaktadır. İnşaat çalışmaları devam etmekte olan işin fizikî gerçekleşmesi % 56 olup, 2001 yılında tamamlanması planlanmıştır.

- Alanya Balıkçı Barınağı İnşaatı, 1 Trilyon 336 Milyar TL proje bedeli ve 297 Milyar TL yıl ödeneği ile yer almaktadır. İnşaat çalışmaları devam etmekte olan işin fizikî gerçekleşmesi % 82 olup, 2000 yılı sonunda tamamlanması planlanmıştır.

6. - Antalya Milletvekili Mehmet Zeki Okudan’ın, Alanya-Dim Barajı inşaatına ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mustafa Cumhur Ersümer’in cevabı (7/2133)

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

TBMM İç Tüzüğünün 96 ncı Maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın M. Cumhur Ersümer tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                        Mehmet Zeki Okudan

                                           Antalya

Alanya’da inşaatı devam etmekte olan Dim Barajı’nın şu anki durumu nedir? Ne zaman Bitirilmesi beklenmektedir?

                 T.C.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı  3.7.2000

Sayı : B.15.0.APK.0.23-300-1165.13736

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 5.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2133-5779/13928 sayılı yazısı.

Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın tarafıma tevcih ettiği, 7/2133-5779 esas no.lu yazılı soru önergesi TBMM İç Tüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanarak ekte gönderilmiştir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        M. Cumhur Ersümer

                        Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve

                                         Başbakan Yardımcısı

Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Zeki Okudan’ın

Yazılı Soru Önergesi ve Cevabı (7/2133-5779)

Soru : Alanya’da inşaatı devam etmekte olan Dim Barajının şu anki durumu nedir? Ne zaman bitirilmesi beklenmektedir?

Cevap : Sulama, enerji ve içmesuyu amaçlı Alanya II. Merhale projesi kapsamında Alanya İlçesinin 13 km kuzeydoğusunda Dim Çayı üzerinde inşa edilmekte olan Dim Barajında depolanacak 250 milyon m3 su ile 5312 hektarlık alanın sulanması, 36 mw kurulu güçteki santral vasıtasıyla yılda ortalama 126 milyon kwh, enerji üretilmesi ve Alanya İlçesine yılda 47,3 milyon m3 içmesuyu sağlanması hedef alınmış olup, proje Bakanlığım DSİ Genel Müdürlüğünün yatırım programında sulama ve enerji yönüyle yer almaktadır.

Projenin su kaynağı olan Dim Barajı 26.12.1996 tarihinde ihale edilmiş olup, halen, inşaatı sürdürülen barajda ulaşım yolları ve derivasyon kazısı işlerine devam edilmektedir. Mukavelesine göre de 20.7.2002 tarihinde ikmali öngörülmüşür.

Sulama tesisleri ile baraj daimi teçhizat işleri de baraj inşaatının seyrine göre önümüzdeki yıllarda ele alınabilecek olup, projenin 2004 yılında enerji üretimine geçmesi programlanmıştır.

 

Projeye 2000 yılı için iki sektörden toplam 14,250 trilyon TL. ödenek talep edilmiş ve 10,050 trilyon TL. ödenek verilmiştir.

7. - Tekirdağ Milletvekili Bayram Fırat Dayanıklı’nın, Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu Cam Bölümü mezunlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2135)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın yazılı olarak Millî Eğitim Bakanı tarafından yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

                           B. Fırat Dayanıklı

                                          Tekirdağ

Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulu Cam Bölümü mezunu bir çok gencimiz mevcut olup, bu gençlerimizin hiçbirisi bir çok cam fabrikası olmasına rağmen işe girememiştir. Cam fabrikaları gerekçe olarak da bu okul mezunlarını almadıklarını, bu okulların açılmaması hususunda uyarılarda bulunduklarını belirtmektedirler. Şu anda cam bölümünden mezun birçok gencimiz bu konuya bir çözüm beklemektedirler.

1. Bakanlığınızın, bu gençlerimizin mağduriyetini gidermek için ne gibi bir çalışması mevcuttur?

2. Kamu kuruluşlarında çalışabilmeleri açısından herhangi bir düzenleme yapılmakta mıdır?

                 T.C.

Millî Eğitim Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                17.7.2000

Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1826

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 5.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2135-5792/23968 sayılı yazısı.

Tekirdağ Milletvekili Sayın Bayram Fırat Dayanıklı’nın, “Trakya Üniversitesine bağlı Meslek Yüksekokulu Cam Bölümü mezunlarına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir.

1. Cam fabrikalarının, Meslek Yüksekokulu Cam Bölümü mezunlarını istihdam etmedikleri yolunda, Bakanlığımıza ulaşmış herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Gerek kamu gerekse özel sektörde istihdam, tamamen arz-talep dengesine bağlı olan bir husustur.

2. Ülkemizde, zorunlu hizmet karşılığı yükseköğrenim görenler dışında kalanların, kamuda görevlendirilmelerinin zorunlu olduğu hakkında yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Söz konusu mezunların, kamuda görev almaları, emsalleri için olduğu gibi, yasalarla belirlenmiş olan hükümler çerçevesinde gerçekleşmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Metin Bostancıoğlu

                        Millî Eğitim Bakanı

 

8. - Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik’in, Etimesgut ve Güvercinlik havaalanları Mania Planına ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2143)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

TBMM İçtüzüğünün 96 ncı maddesi uyarınca aşağıdaki sorularımın Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                 M. Zeki Çelik

                                            Ankara

1. Genel Kurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 6048-297-99/UÇS-EMN-Ş, 2123 sayı ve 18.11.1999 sayılı yazısı ve, Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü B.11.0.SHG-00-12-00-6107-7061 sayı ve 24.12.1999 tarihli yazısıyla uygulamaya konan Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanları Mania Planı ile ilgili Bakanlığınızın, belediyelerin ve şehir planlamacıların görüşü alınmış mıdır?

2. Bu uygulamayla 10.848 hektar toplam alanı bulunan Yenimahalle Belediyesinin yüzde 70’ine yapılaşma sınırı getirilmekte ve bu durumda Yenimahalle Belediyesinin tüm imar gelirleri engellenmiş olmuyor mu?

3. Söz konusu mania Planı ile Ankara’nın en önemli kentsel şehirleşme koridorlarında gerçekleştirilmesi planlanmış kamu ve özel sektöre ait tüm rasyonel projeler tamamen durdurulmuş ve şehrin gelişmesi engellenmiş olmuyor mu?

4. Mal sahibinin arsası veya yarım kalmış inşaatı üzerinde kullanım hakkını hiçbir tazminat ödemeden elinden almayı hukuk mantığıyla bağdaştırıyor musunuz?

5. Ankara’nın şehir gelişimini, mekansal ve ekonomik yönden olumsuz etkileyen bu ‘mania planının’ yerel yönetimlerin de görüşlerinin alınacağı bir komite oluşturularak yeniden görüşülmesini düşünüyor musunuz?

6. Eğitim amaçlı uçuşların yapıldığı Güvercinlik ve Etimesgut havaalanlarını şehir dışında bir yere taşımayı düşünüyor musunuz?

                 T.C.

Millî Savunma Bakanlığı 30.6.2000

KAN.KAR. : 2000/7019-GK

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD:A.01.0.GNS.0.10.00.02-

7/2143-5837/14043 sayılı yazısı.

Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik tarafından verilen “Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanları Mania Planına ilişkin” 7/2143 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı Ek’te sunulmuştur.

Arz ederim.

                                       Sabahattin Çakmakoğlu

                        Millî Savunma Bakanı

 

 

Ankara Milletvekili M. Zeki Çelik Tarafından Verilen

7/2143 Sayılı Yazılı Soru Önergesinin Cevabı

1. Soru önergesinde 1999 yılında yürürlüğe konulduğu belirlenen Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanı mania planının her ölçekteki imar planına işaretlenmesi, Millî Savunma Bakanlığınca 28 Eylül 1994 ve 5 Mart 1997 tarihli yazılar ile ilgili belediyelerden talep edilmiştir.

Havaalanı çevresinde yapılaşmanın uçuş güvenliğini etkilemeyecek biçimde gerçekleşme zorunluluğu, bizimde taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde belirtilen standartlara uyma yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır.

2. Yenimahalle Belediyesi sınırları içerisindeki yeni yapılaşma talepleri konusunda uçuş güvenliğini sağlayacak şekilde yönlendirme yapılırken, kesinlikle yasal prosedüre uyulmaktadır.

3. Söz konusu soru önergesinde yer verilen Etimesgut ve Güvercinlik Havaalanları 1940’lı yıllardan beri faaliyete devam etmekte olup, çevresi sonradan sağlıksız kentleşme nedeniyle meskûn mahal haline gelmiştir. Bu nedenle anılan havaalanlarının şehrin gelişmesini etkilediğinden bahsetmek olanaksızdır.

4. Mania planları kapsamında ve mevzuata uygun olarak inşaasına başlanılmış yapılar bakımından, herhangi bir şekilde kazanılmış haklara aykırılık oluşturacak tahdit uygulanmamaktadır.

5. Uçakların yerleşim merkezlerinden etkilenmemesi için, yüksek binaların üstüne ışıklandırma konulmasına çalışılmaktadır. Ayrıca, kişi ve kuruluşların bu planlardan en az şekilde etkilenmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

6. Söz konusu havaalanları çok yüksek maliyette olup, taşınması imkansızdır.

Bilgilerinize sunarım.

                                       Sabahattin Çakmakoğlu

                        Millî Savunma Bakanı

 

9. - Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas’ın, Van SSK Hastanesinin sorunlarına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın cevabı (7/2144)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Yaşar Okuyan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması gereğini arz ederim.

Saygılarımla.                    31.5.2000

                        Maliki Ejder Arvas

                                                  Van

Seçim bölgem olan Van İlindeki SSK Hastanesi bölgesi olup, Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri İl ve ilçelerindeki toplam 227 000 işçiye sağlık hizmeti vermektedir. İnsanlarımız, işçilerimiz en zor şartlarda, terör tehlikesi altında emek sarf etmektedirler. Perişan ve kaderlerine terk edilmiş durumdadırlar.

1. SSK Van Hastanesinde KBB Uzmanı, Beyin Cerrahi, Ortopedi, Ruh ve Sinir Hastalıkları ve buna benzer hayati önem arz eden alanlarda hiç doktor bulunmamaktadır. Bu sorunu ne zaman ve ne şekilde gidermeyi düşünüyorsunuz?

 

2. Aynı sorun SSK Hakkâri Dispanseri için de geçerli Dahiliye Uzmanı, Çocuk Hastalıkları Uzmanı, Genel Cerrahi, Kadın Doğum Uzmanı ve Pratisyen kadrosu bulunmasına rağmen hiçbir alanda doktor mevcut değildir. Buna nasıl bir çözüm getireceksiniz?

3. SSK Erciş Sağlık İstasyonunda 1 adet pratisyen tabip kadrosu mevcut olup, ancak yine tabip bulunmaktadır. En kısa zamanda tabip göndermeniz mümkün olacak mı?

4. Yine SSK Van Hastanesinin teknik personel açığı hemşire yetersizliği ve ihtiyaca cevap veremeyen tıbbî malzemelerin temini için program dahilinde olan bir çalışmanız var mı? Varsa ne zaman gerçekleştirilmesi beklenmektedir?

5. 1990 yılında Van SSK Hastanesi polikliniklerinin en azından dışarıya alınması, prefabrik olması yönünde yetkililerce söz verilmesine rağmen 10 yıldır bu konu hâlâ gerçekleşmemiştir. Bu yönde bir çalışmanız veya verilmiş bir kararınız var mıdır?

                 T.C.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

              Sosyal Güvenlik Kuruluşları Genel Müdürlüğü                10.7.2000

Sayı : B.13.0.SGK.0.13.00.01/5519-017993

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 12.6.2000 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2144-5839/14041 sayılı yazınız.

Van Milletvekili Maliki Ejder Arvas tarafından hazırlanan “Sosyal Sigortalar Kurumu Van Hastanesinin sorunlarına ilişkin” 7/2144-5839 Esas No.lu yazılı soru önergesi ile ilgili olarak Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre;

Van Hastanesinde halen 2 Dahiliye Uzmanı, 1 Hariciye Uzmanı, 2 Göz Hastalıkları Uzmanı, 1 Nisaiye Uzmanı, 1 Cildiye Uzmanı, 1 Çocuk Sağlığı Uzmanı, 1 Üroloji Uzmanı, 3 Tabip ve 2 Diş Tabibi fiilen görev yapmaktadır. Ayrıca, 2 KBB Uzmanının naklen atanmasına ilişkin yazışmalar sürdürülmekte olup, söz konusu hastanede boş bulunan 1 Beyin Cerrahi, 2 Ortopedi, 1 Nöroloji Uzmanı kadrolarına atama yapılması yönündeki çalışmalar devam etmektedir.

Hakkâri Dispanserine naklen atama yapılmak üzere 1 tabibin atamasına yönelik çalışmalar devam etmekte, ayrıca 1 dahiliye, 1 çocuk hastalıkları, 1 genel cerrahi ve 1 kadın doğum uzmanı kadrolarına atama yapılmak üzere çalışmalar da sürdürülmektedir.

Erciş Sağlık İstasyonunun 1 tabip norm kadrosu bulunmakta ve bu kadroda halen Dr. Ali Doğan görev yapmaktadır.

Van Hastanesinin 3 adet teknisyen norm kadrosuna karşılık 2 elektrik, 2 motor, 3 sıhhi tesisat teknisyeni fiilen görev yapmakta, bu durumda adı geçen hastaneye tahsis edilen norm kadro sayısının üzerinde personel istihdam edildiği görülmektedir.

Diğer taraftan; aynı hastanede 80 hemşire, 12 ebe norm kadrosuna karşılık 41 hemşire ve 5 ebe fiilen görev yapmakta olup, boş bulunan diğer kadrolar için Devlet Memurluğu Sınavında başarılı olanlar arasından atama yapılmak üzere durum Devlet Personel Başkanlığına bildirilmiştir.

Ayrıca, Van Hastanesi Baştabibliğinin talebi üzerine hastaneye tahsisi uygun görülen ve temin işlemi devam eden tıbbî malzemelerin listesi ekte sunulmuştur.

Öte yandan; Van Hastanesinde sağlık hizmetinin en iyi şekilde verilmesinin sağlanması bakımından adıgeçen hastanenin bahçesine ek poliklinik binası yapılması konusu kurumun 2001 Yılı Yatırım Programı Teklifi hazırlık çalışmalarında değerlendirilmeye alınacaktır.

Bilgilerinize arz ederim.

                                 Yaşar Okuyan

                        Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı

Tıbbî Malzeme Adı                    Miktarı

Binoküler Mikroskop   1 Adet

Benmari 1 Adet

Otoanalizör (orta tip)      1 Adet

Elektrokoter  1 Adet

KBB Muayene Koltuğu 2 Adet

Diyasemen    2 Adet

KBB Fotöyü 1 Adet

Otoskop        1 Adet

Clar Aynası   1 Adet

Nebulizatör   1 Adet

Eskar Yatağı  1 Adet

Laringaskop Sapı              1 Adet

Laringaskop   2 Adet

Otomatik Film Banyo Cihazı        1 Adet

Kan Sayım Cihazı (18 Parametreli)  1 Adet

10. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Merkez Bankasınca el konulan bankaların off-shore hesaplarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2145)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sayın Devlet Bakanı Recep Önal tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini saygılarımla arz ederim.

                                   Ahmet Derin

                                          Kütahya

1. Merkez Bankası Tasarruf Sigorta ve mevduat fonu tarafından el konan, 5 bankanın herbiri Off-Shore hesaplara ne kadar para toplamıştır?

2. Off-Shore hesaplara toplanan paraları bu bankalar ne yapmıştır? Paralar yurtdışına havale edilmiş midir? Yurtdışına gitmemiş ise nerede kullanılmıştır?

3. Off-Shore hesaplara diğer bankalar tarafından da para toplanmakta mıdır?

4. Off-Shore hesaplara bankalar ne zamandan beri, vekil sıfatı ile para toplamaktadır? Bu para toplama işinden, Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankasının bilgisi var mıdır? Off-Shore hesaplara para toplamak için bir izin gerekiyor mu?

5. Bankalar Yeminli Murakıplarının Off-Shore hesapları konusunda bir raporları mevcut mudur? Murakıpların her banka denetim ve incelemesinde bu konuda bir değerlendirmesi var mıdır?

                 T.C.

     Başbakanlık

             Hazine Müsteşarlığı

Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü 7.7.2000

Sayı : B.02.1.HM.0.BAK.02.02/BG.55667

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2145-5840/14042 sayılı yazınız.

Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in ilgide kayıtla yazınız ekinde yer alan 7/2145-5840 sayılı soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

1. Egebank A.Ş., Sümerbank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Yaşarbank A.Ş. aracılığıyla sırasıyla Egebank Off-Shore Ltd, Efektif Bank Off-Shore Ltd, Yurt Security Off-Shore Ltd. ve Yaşar Foreign Trade Off-Shore Ltd’nde 4296 gerçek kişi tarafından açılan mevduat tutarı toplam 88.159 milyar TL’dir.

2. Egebank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Sümerbank A.Ş.’nin anılan Off-Shore bankalarda doğrudan ve/veya dolaylı hiçbir ortaklık payı olmadığından, söz konusu Off-Shore bankalar nezdindeki mevduatların nerelere aktarıldığı konusunda, Egebank A.Ş., Yurtbank A.Ş. ve Sümerbank A.Ş.’nin hiçbir yükümlülüğü olmadığı gibi, hukukî sorumluluğu da bulunmamaktadır. Yaşarbank A.Ş.’nin ise, Yaşarbank Foreign Trade Off-Shore Ltd’ndeki dolaylı ortaklık payı % 94.93 olup, Yaşarbank A.Ş.’nin Fona devir tarihinden önce adı geçen Off-Shore bankadaki kaynakları, Türkiye’de yerleşik firmalara kredi olarak kullandırılmış, bu kredilerin bir kısmı ödenerek kapatılmıştır. Diğer krediler ise sözleşmede öngörülen çerçevede tasfiye edilmektedir.

3-4. Bilindiği üzere, mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 13 üncü maddesine paralel hükümler içeren mer’i 4389 sayılı Bankalar Kanununun 10/1 inci maddesi “Bu Kanuna göre izin verilen bankalarla özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişi aslen veya fer’an meslek edinerek mevduat kabul edemeyeceği gibi ticaret unvanları ve kamuya yapacakları açıklamalar ile ilan ve reklamlarında mevduat kabul ettikleri izlenimini yaratacak ifade ve de-yimleri kullanamazlar. Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı ye-rine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir” hükmünü amirdir.

Hazine Müsteşarlığının T. Bankalar Birliği vasıtasıyla tüm bankalara gönderdiği 23.11.1995 tarih ve 50703 sayılı genelgesi ile, 3182 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde ülkemizde faaliyet göstermekte olan bankaların yurtdışında kurulu iştirakleri yada başka malî kuruluşlar adına mevduat kabul etmelerinin, yasal olarak yetkili olmayan yabancı kuruluşların mevduat kabul etmelerine ve bu işlemler yoluyla Kanunun 13 üncü maddesi hükmünün bertaraf edilmesine aracılık niteliği taşıdığı ve bu bankalar hakkında Kanunun 80 inci maddesi uyarınca yasal takibata geçilmesini gerektireceği duyurulmuş bulunmaktadır.

Diğer taraftan, söz konusu hükümlere aykırılık teşkil eden uygulamalarla ilgili olarak Hazine Müsteşarlığına, yasal takip yapılmasını gerektiren herhangi bir mevzuat raporu intikal ettiril-memiştir.

5. Bankalar Yeminli Murakıplarının görev ve yetkileri, 4491 sayılı Kanunla değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 5 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, Bankalar Yeminli Murakıpları ve Yardımcıları bu Kanun ile diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasının ve her türlü bankacılık işlemlerinin denetimini, bankaların varlıkları, alacakları, özkaynakları, borçları, kâr ve zarar hesapları arasındaki ilgi ve dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların tespit ve tahlilini yapmakla yetkili oldukları gibi, bankalar ve bankaların iştirak ve kuruluşları ile diğer gerçek ve tüzel kişilerden bu Kanun hükümleri ile ilgili görecekleri bütün bilgileri istemeye, bunların tüm defter, kayıt ve belgelerini incelemeye yetkilidirler. Söz konusu mevzuat hükümleri gözönünde bulundurulduğunda, Bankalar Yeminli Murakıplarının Egebank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Sümerbank A.Ş.’den bağımsız, ayrı tüzel kişiliği haiz ve kurulu olduğu ülkenin mevzuatına tabi olarak faaliyet gösteren off-shore bankalar nezdinde inceleme yapma yet-kisi bulunmamaktadır.

Bilgilerine arz olunur.

                                     Recep Önal

                                 Devlet Bakanı

11. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, terhis edildikten sonra tutuklanan ve askerî cezaevinde ölen bir kişiye ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun ce-vabı (7/2146)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Millî Savunma Bakanı Sayın Sabahattin Çakmakoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                               Bülent Akarcalı

                                           İstanbul

Burak İnci, Çorlu 5 inci Kolordu Komutanlığı Askerî Cezaevinde tutuklu iken ateşli silah yaralanması sonucu ölmüştür. Kendisi tezkere almasından 9 ay sonra fazla izin kullandığı iddiası ile tutuklanmış, Burak İnci, Marmara Ereğlisi kampında bir binbaşının 14-15 yaşındaki kızını denizde boğulmakta iken kurtardığından dolayı “Üstün Başarı Belgesi” almış bir askerdi. Bu ölümle ilgili olarak;

1. Burak İnci’yi kim öldürmüştür?

2. Askerî cezaevine kim, nasıl silah sokabilmiştir?

3. Burak İnci’yi öldüren kurşunun balistik incelemesi ne sonuç vermiştir?

4. Bu konuda ne gibi soruşturma ve kovuşturma başlatılmıştır?

5. Burak İnci, tutuklanmasını takiben mahkemeye çıkarılmış mıydı?

6. Burak İnci’nin cezası belirlenmiş miydi?

7. Askerî Cezaevinde esrar ticareti olduğu iddiaları doğru mudur?

8. Burak İnci’nin bu ticarete bulaşmak istemediği için öldürüldüğü iddiası araştırılmış mıdır?

9. Askerî cezaevlerinde son beş yılda kaç adet ölüm vakası meydana gelmiştir?

10. Mahkemede tespit edilmemiş “fazla izin kullanıldığı” gibi bir gerekçeyle 9 ay sonra tutuklanıp sonra da öldürülen bir gencimizin ailesine bu acı hadise neden çok kaba bir şekilde ve tamamen yetkisiz, rütbesiz biri tarafından bildirilmiştir?

11. Çocuklarını kaybetmek gibi çok acı bir durumun aileye sıcak, yumuşak ve şevkat dolu bir şekilde duyurulma imkânı yok muydu?

                 T.C.

Millî Savunma Bakanlığı 30.6.2000

KAN.KAR. : 2000/7021-GK

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD:A.01.0.GNS.0.10.00.02-

7/2146-5847/14065 sayılı yazısı.

İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı tarafından verilen “Terhis edildikten sonra tutuklanan ve askerî cezaevinde ölen bir kişiye ilişkin” 7/2146 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı Ek’te sunulmuştur.

Arz ederim.

                                       Sabahattin Çakmakoğlu

                        Millî Savunma Bakanı

İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı Tarafından Verilen

7/2146 Sayılı Yazılı Soru Önergesinin Cevabı

1. Soru önergesinde adı geçen Er Burak İnci, askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçnudan 5 inci Kolordu Komutanlığı Askerî Cezaevinde tutuklu iken, 12 Mayıs 2000 tarihinde cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler tarafından çıkarılan isyan sırasında, başına isabet eden bir mermi sebebiyle ölmüştür.

2. Bu olayla ilgili olarak: 5 inci Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı tarafından hazırlık soruşturmasına devam edilmektedir.

3. Ölüm olayı ile ilgili olarak anılan Askerî Savcılıkça yürütülen hazırlık soruşturmasının gizliliği açısından, bahse konu Yazılı Soru Önergesinin 1, 2, 3, 5, 6 ve 8 inci sorularına cevap veri-lememiştir. Askerî Savcılığın soruşturma sonucuna ilişkin kararı, talep edildiği taktirde bilahare gönderilecektir.

4. 5 inci Kolordu Komutanlığı Askerî Cezaevinde esrar ticareti yapıldığına ilişkin yaptırılan soruşturma sonucu, kamu davası açılmasını gerektirecek inandırıcı deliller bulunmamıştır.

5. Söz konusu Soru Önergesinde adı geçen Burak İnci’de dahil olmak üzere, askerî cezaevlerinde son beş yıl içerisinde intihar ve hastalık sonucu on üç ölüm olayı meydana gelmiş ve her olay ile ilgili yasal işlem başlatılmıştır.

Bilgilerinize sunarım.

                                       Sabahattin Çakmakoğlu

                        Millî Savunma Bakanı

12. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Emlak Bankası tarafından bazı müteahhit firmalara fazla ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Faruk Bal’ın cevabı (7/2147)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                               Bülent Akarcalı

                                           İstanbul

Eski Devlet Bakanı Sayın Sadi Somuncuoğlu verdiği bir beyanda, Emlak Bankası tarafından yaptırılan İstanbul Bahçeşehir konutlarının kimi müteahhit firmaların sekiz (8) yıldır kesin hesapları bankaya vermedikleri ve firmalara 40-45 Trilyon fazla ödeme yapıldığını belirtmiştir.

1. Bu beyanların doğruluk dereceleri nelerdir?

2. Beyanlar doğru ise :

a) Kesin hesap vermeyen firmalar ile bu hesapları istemeyen Banka yöneticileri hakkında ne gibi tedbirler almayı düşünmektesiniz?

b) 40-45 Trilyonluk fazla ödeme faiziyle birlikte geri alınacak mıdır?

c) Fazla ödemeyi alanlarla ödemeyenler hakkında ne gibi tedbirler alacaksınız?

                 T.C.

              Devlet Bakanlığı 30.6.2000

Sayı : B.02.0.008/00183

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : Başbakanlığın 15.6.2000 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-266-1/2929 sayılı yazısı.

Başbakanlığın ilgi yazısı eki İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın Sayın Başbakana tevcih ettiği yazılı soru önergesine T. Emlak Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen bilgilerde dikkate alınarak hazırlanan cevap aşağıdadır.

T. Emlak Bankasının toplu konut üretim projelerinden olan Bahçeşehir Projesi, 8 Kasım 1989 tarihinde imzalanan sözleşmelerle iki ayrı müteahhit firmaya, işin tamamının firmalar arasında yarı yarıya paylaştırmak suretiyle ve “Maliyet + Kâr” esasına göre, 6 etap halinde gerçekleştirilmek üzere başlatılmıştır.

I. Etabın geçici kabulleri kısımlar itibariyle 1993, 1995 ve 1996 yıllarında, kesin kabulleri ise 1995, 1996 ve 1997 yıllarında yapılmasına rağmen kesin hesapları sonuçlandırılamamıştır. I. Etap I. Kısım geçici kabulünden itibaren yedi yılı aşkın bir süredir kesin hesapların yapılamadığının tespit edilmesi üzerine, T. Emlak Bankası yönetimince 20 kişilik bir çalışma grubu oluşturularak, müteahhit firmalardan birine ait kesin hesap çalışmaları sonuçlandırılmış ve güncelleştirilmiş fiyatlar ile 9 334 867 566 274.- TL. fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu tespit sonucu, ilgili firmaya 9.5.2000 tarihinde tebliğ edilmiş olup, firmanın itirazı üzerine sözleşme gereği yapılan uzlaşma toplantılarında mutabakata varılamamıştır. Yine sözleşme gereği uyuşmazlık tahkim marifetiyle karara bağlanacaktır.

Diğer müteahhide ait I. Etap kesin hesap çalışmaları devam etmekte olup en kısa zamanda sonuçlandırılacaktır.

Kesin hesap çalışmalarının tamamlandığının tespit edilmesinden sonra, 1993 yılından itibaren Bahçeşehir Projesinin kontrollük hizmetlerini yürütmekte olan T. Emlak Bankası iştiraki Emlak Pazarlama, Proje Yönetimi ve Servis A.Ş.’nin üst düzey yöneticileri görevden alınmıştır. T. Emlak Bankası Müfettişlerince bu konu ile ilgili araştırma ve soruşturmalar devam etmekte ve Bakanlığımızca titizlikle takip edilmektedir.

Elde edilecek delillere göre; kusuru görülen banka mensupları hakkında yasal işleme tevessül edilecektir. Ayrıca banka aleyhine sonuç doğuran işlemlerin sorumluları ile lehine haksız sonuç doğmuş şirketler aleyhine gereken tüm tedbirlere ve hukukî yollara başvurulacaktır.

Bilgilerinize arz ederim.

                                        Faruk Bal

                                 Devlet Bakanı

 

13. - Kütahya Milletvekili Ahmet Derin’in, Türk vatandaşlığından çıkarılanlarla ilgili Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2149)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Sayın Başbakan Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini saygılarımla arz ederim.

                                          1.6.2000

                                   Ahmet Derin

                                          Kütahya

Alman vatandaşlığına geçebilmek için T.C. vatandaşlığından çıkarılma evrakları tekemmül etmiş listelerin, Resmî Gazetede ilan için Bakanlar Kurulu Kararı ne zaman alınacaktır?

 

                 T.C.

              İçişleri Bakanlığı

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü                26.6.2000

Sayı : B050NÜV0080003.226-9830

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 15.6.2000 günlü ve B.02.0.-KKG.0.12/106-266-3/2930 sayılı yazıları.

Kütahya Milletvekili Sayın Ahmet Derin tarafından TBMM Başkanlığına sunulan ve Sayın Başbakanımız Bülent Ecevit’e tevcih ettiği yazılı soru önergesi incelendi.

403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 20 nci maddesi uyarınca, yabancı devlet vatandaşlığına geçmek üzere Türk vatandaşlığından çıkma izin talepleri Bakanlar Kuruluna liste halinde sunulmaktadır. Ülke ayırımı yapılmadan düzenlenen listeler yaklaşık 3000 kişiyi kapsamaktadır. Alman Vatandaşlığına geçmek üzere çıkma izni talepleri de bu listeler içinde değerlendirilmektedir.

En son olarak, 17.5.2000 gün ve 37551 sayılı yazımızla 2998, 15.6.2000 gün ve 43023 sayılı yazımızla 2901, 15.6.2000 gün ve 43024 sayılı yazımızla 2893, olmak üzere oplam 8792 kişinin vatandaşlıktan çıkma kararnameleri Başbakanlığa sunulmuştur.

Arz ederim.

                               Sadettin Tantan

                                 İçişleri Bakanı

14. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in, DMO ürünlerine ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Sümer Oral’ın cevabı (7/2150)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Makina imalatçılarının sorunlarıyla ilgili olarak aşağıdaki sorularımın Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

                                          1.6.2000

                                     Cemil Çiçek

                                            Ankara

Sorular :

1. Kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler, Devlet İhale Yasasının formalitelerinden ötürü DevletMalzeme Ofisinden doğrudan alım yapmayı tercih etmektedir. DevletMalzeme Ofisi’nin malzeme kataloğunun yerli ürünler açısından zenginleştirilmesi ve yerli üreticilerle ilgili sözleşme şartlarının iyileştirilmesi hususlarında ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz?

2. İthal ürünlerin yerli ürünlere karşı haksız rekabetinin önlenmesi amacıyla, özellikle dampinge karşı ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz?

3. Gümrüklerde daha düzgün bir işleyiş ve ithal edilen malların özelliklerinin daha doğru ve daha çabuk tespit edilebilmesi amacıyla “İhtisas Gümrükleri” uygulamasına geçmeyi düşünüyor musunuz?

4. Makina alımı için ihale açan Afrika ülkeleri ihaleye girebilmek için Afrika Kalkınma Bankasına üyelik şartı aramaktadır. Yerli ürünlerin Afrika ülkelerine ihracının sağlanması amacıyla hükümet olarak adı geçen bankaya ortak üye olmayı düşünüyor musunuz?

                 T.C.

             Maliye Bakanlığı

Bütçe ve Malî Kontrol Genel Müdürlüğü 4.8.2000

Sayı : B.07.0.BMK.0.11.600/18199

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünün 12.7.2000 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/106-294-/3427 sayılı yazısı.

Ankara Milletvekili Sayın Cemil Çiçek’in 7/2150 esas no.lu yazılı soru önergesine ait cevaplar aşağıda sunulmuştur.

1. Devlet Malzeme Ofisi, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarını belli standartlarda ve en ekonomik fiyatlarla karşılama amacıyla faaliyetlerini sürdüren bir İktisadî Devlet Teşekkülü’dür.

Kuruluşların ihtiyaçları, Devlet Malzeme Ofisince her yıl yayımlanan malzeme katalogunda iki bölüm halinde gösterilmekte olup, I. Bölümünde yer alan ve esas stokları oluşturan yaklaşık 1100 kalem malzemeden büyük bir kısmını yerli üretim malzemeler oluşturmaktadır. Söz konusu malzemelerin günün teknolojik gelişmeleri ve malzeme yapısında meydana gelen yenilikler dikkate alınarak geniş bir yelpazede yer almasına özen gösterilmektedir.

Ayrıca, Türk standartları ve yerli üretimler dikkate alınarak hazırlanan teknik şartnamelerle, rekabete açık, şeffaf, aleni ve standart normlara dayalı bir ihale sistemi uygulanarak yerli üreticilerin korunması sağlanmaktadır.

2. Ülkemizde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemler ve alınacak önlemler, 14.6.1989 tarih ve 3577 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun” ile düzenlenmiştir.

Ayrıca Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmasından kaynaklanan uluslararası yükümlülüklerimiz çerçevesinde, 21.7.1999 tarih ve 4412 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” yürürlüğe konularak, ilgili mevzuatın anlaşmalara uyumlu hale getirilmesi sağlanmıştır.

Anılan mevzuat ve Dünya Ticaret Örgütü Anti-Damping Anlaşması çerçevesinde dampingli ithalata karşı önlem alınabilmesi, gerekli bilgileri içeren bir başvuru üzerine; damping yapıldığının, yerli üretim dalında zarar oluştuğunun ve dampingli ithalat ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edilmesi ile mümkün olmaktadır.

Dampinge karşı önlemleri etkin bir şekilde kullanan ülkeler arasında yer alan ülkemiz, bugüne kadar dampingli ithalatla ilgili olarak 108 adet soruşturma açmış, bunların 51 tanesi dampinge karşı önlemlerin yürürlüğe konulması ile sonuçlandırılmıştır.

Ayrıca, dampingli ithalattan şikayetçi olan yerli üreticilerimize, Anti-Damping Anlaşmasına uygun başvuru hazırlamaları konusunda gerekli teknik yardım ve hukukî destek sağlanmaktadır.

3. Gümrük idarelerinin daha disiplinli hale getirilmesi, belli eşyanın gümrük işlemlerinin yapılması yönünde uzmanlaşmaya gidilmesi ve özellik arzeden eşyanın bu konuda uzmanlaşmış gümrüklere yönlendirilmesi Gümrük Müsteşarlığının temel politikasını oluşturmakta olup, değişen ekonomik yapı ve teknolojiye bağlı olarak “İhtisas Gümrükleri” kurulmuştur.

Bu çerçevede otomotiv, tekstil, petrokimya ve gıda ürünlerinin ithalatının sadece ihtisas gümrüklerinden yapılması yönünde gerekli düzenlemeler yapılarak, Gebze Petrokimya Ürünleri, Yeşilköy ve Gebze Otomotiv, İstanbul Gıda Ürünleri, Bursa Tekstil ve Halkalı Tekstil İhtisas Gümrük Müdürlükleri faaliyete geçirilmiştir.

4. Türkiye’nin yeni ülkelere, dolayısıyla yeni pazarlara yönelmesi önem arz etmekle birlikte, Afrika Kalkınma Bankasına üye olmamız halinde birtakım malî yükümlülükler altına girilmesi ve bankacılıkla ilgili gerekli alt yapı ihtiyaçlarına çözüm getirilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan bölgesel krizlerin yanısıra 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin yarattığı olumsuz etkilerden kurtulmak amacıyla uygulamaya konulan istikrar programının başarısı ve Afrika’ya açılımın Afrika Kalkınma Bankasına üyelik dışında alt yapı gibi başka etkenlere de bağlı olması nedeniyle, söz konusu üyeliğin yakın bir gelecekte mümkün olmadığı düşünülmektedir.

Bilgilerine arz ederim.

                                Maliye Bakanı

                                      Sümer Oral

 

15. - Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan’ın, T.Z.D.K. Adapazarı Traktör Fabrikasınca üretilen traktörlerin satışına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2151)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki soruların Türkiye Ziraî Donatım A.Ş.’nin ilgili bakanlığı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                   Cevat Ayhan

                                           Sakarya

Sorular :

1. Türkiye Ziraî Donatım A.Ş.’nin Adapazarı traktör fabrikasında imal edilen traktörlerden 2000 yılında satılan miktarlar,

- Aylar itibari ile miktarlar,

- Kuruluşun merkezinden satılan miktarları,

- Kuruluşun bölge ve şubeleri vasıtası ile satılan miktarları,

- Bayiler vasıtası ile satılan miktarları,

- Kuruluşdan doğrudan ve bayiler vasıtası ile satılan miktarların illere ve ilçelere göre dağılım miktarları, ne kadardır?

2. 2000 yılında traktör satış fiyatları ne olmuşdur?

3. Kuruluşun 31 Aralık 1999 tarihli ve 31 Mayıs 2000 tarihleri itibari ile mevcut bayilerin illere göre kimler olduğunun bildirilmesi,

                 T.C.

              Devlet Bakanlığı 18.7.2000

Sayı : B.02.0.006/01-1707

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 30.6.2000 tarih, A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2151-5864/14108 sayılı yazınız.

Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan tarafından tevcih edilen ve tarafımdan cevaplandırılmasını istediği 7/2151-5864 esas sayılı soru önergesi incelenmiştir.

Türkiye Ziraî Donatım A.Ş.’nin Adapazarı Traktör Fabrikasında imal edilen traktörlerden, 1.1.2000 ile 31.5.2000 tarihleri arasında satılan miktarlar aşağıdadır.

Aylar   Traktör Sayısı

Ocak   14 Adet

Şubat 130 Adet

Mart 403 Adet

Nisan 1 350 Adet

Mayıs       944 Adet

                                                         

Toplam 2 841 Adet

Şirketin merkezinde doğrudan satış yapılmamaktadır. Satışlar bayiler ve faaliyette bulunan 5 bölge müdürlüğü vasıtasıyla yapılmaktadır.

Bölgeler vasıtasıyla 2000 yılında 69 adet Başak traktörü satılmıştır. Şubelerin tamamı kapatılmış olduğundan satış faaliyeti bulunmamaktadır.

2000 yılında bayiler vasıtasıyla satılan traktör 2772 adet olmuştur.

Başak 2073 SH traktörün şirket satış fiyatları aşağıdadır.

Aylar       Satış Fiyatı (KDV haric)

Ocak 2000     5 116 000 000.- TL

Şubat 2000                                5 193 000 000.- TL

Mart  2000                                5 297 000 000.- TL

Nisan 2000                                5 403 000 000.- TL

Mayıs 2000                                5 511 060 000.- TL

Şirkete bağlı olarak faaliyet gösteren bayilerin, 1.1.2000 ile 7.6.2000 tarihleri arasındaki ve 31.12.1999 tarihli listesi ile bunlara ilişkin satış miktarı ektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                           Dr. Yüksel Yalova

                                 Devlet Bakanı

Şirketimize Bağlı Olarak Faaliyet Gösteren Bayilerimizin 1.1.2000 Tarihinden

7.6.2000 Tarihine Kadar Satmış Oldukları Traktörlerin Listesidir

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

   1 Adana Merkez İsmail Karakış  36

   2 Adana Ceyhan Çukurova Tarım 73

   3 Adana Yüreğir Hasan Sazan     90

   4 Adana Ceyhan Yıldırımlar Ltd. Şti. 76

   5 Adana Ceyhan             Ali Uzel                 48

   6 Adana Merkez Yıldız oto         86

   7 Afyon Merkez Hilmi Kaçmaz  14

   8 Afyon Merkez Selahattin Aydoğan 56

   9 Amasya Merzifon Türeli Ltd. Şti. 7

10 Ankara             Ş. Koçhisar Nasuhoğulları   6

11 Ankara Polatlı Mustafa Akkaya 112

12 Ankara Merkez Murat Ticaret  11

13 Ankara Polatlı Asyağmur        21

14 Antalya Serik Kuşlar Ltd. Şti. 30

15 Aydın Söke Özserçin           46

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

16 Aydın Nazilli İbrahim Yılmaz 193

17 Aydın Merkez Gezer Galeri     16

18 Balıkesir Gönen Sami Dinkçi      12

19 Balıkesir Gönen              Gön Trak                 14

20 Balıkesir Merkez Mehmet Erden 4

21 Balıkesir Gönen Birlik Ticaret    24

22 Balıkesir Bandırma Babadağlı Ticaret   3

23 Balıkesir Susurluk Aydın Güngör  58

24 Bingöl Merkez Yusuf Demir    13

25 Bolu Merkez Hakkı Helvacıoğlu   4

26 Burdur Tefenni Hüseyin ünlü   11

27 Bursa Karacabey Erdemler Ticaret 47

28 Bursa                M. Kemalpaşa Mehmet Özmen 20

29 Bursa Yenişehir Halil Malkoç    107

30 Çanakkale         Biga Mahmut Tüzgen 48

31 Çanakkale Bayramiç Öztürkler Otomotiv         19

32 Çanakkale         Biga Ali Fahri Eren  2

33 Çorum Merkez Hüseyin Görgülü 29

34 Edirne Keşan Rıfat Eren         11

35 Edirne Uzunköprü Ahmet Yeni      6

36 Erzurum Merkez Musa Efe         28

37 Eskişehir Merkez            A. Kemal Yayla    28

38 Eskişehir Merkez Hüsamettin Sarı 274

39 Eskişehir Merkez Özgür Oto        18

40 Eskişehir Merkez Ünlü Otomotiv 10

41 Eskişehir Çifteler Ahmet Yılmaz  8

42 Gaziantep Nurdağı            H. Mehmet Coşkun   6

43 Hatay Merkez Şağben Mazi    10

44 İstanbul Merkez Nurpar A.Ş.     7

45 İzmir Menemen Akın Uysal      21

46 İzmir Bergama Vedat Tuncan   12

47 İzmir Torbalı İsmail Atak      14

48 İzmir Torbalı Süleyman Fikri Colayır             6

49 Kastamonu Merkez Narin Ticaret    4

50 Kayseri Merkez Gülsoylar         18

51 Kırklareli Merkez Ertürk Otomotiv 10

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

52 Konya Akşehir            K. İbrahim Soğukpınar   6

53 Konya              K. Hanı Büyükyetişler  24

54 Konya              Ilgın Cemal Bacak    11

55 Konya Merkez İlyas Koç         2

56 Konya Merkez Sunko Turizm  9

57 Konya Merkez Ateş Oto          1

58 Malatya Merkez Yeni Enes         4

59 Manisa Kırkağaç Pazılar              30

60 Manisa Akhisar Özhak Tarım    1

61 Manisa Kınık Ferudun Duymaz   9

62 Manisa Kırkağaç Ufuk Erişçi       3

63 Manisa Merkez Harun Uludemir 40

64 Manisa Akhisar Hüseyin Ak     20

65 Manisa Turgutlu İsmail Üstünel  24

66 Manisa Salihli Hüsnü Güngör 8

67 Kahramanmaraş Merkez            Ali Aktaş               11

68 Kahramanmaraş Elbistan Mehmet Erdoğan   6

69 Mardin Kızıltepe Hüseyin Beşer 4

70 Mardin Nüsaybin İlkgöz Tarım    2

71 Muş Bulanık Özdemir Ticaret 10

72 Nevşehir Derinkuyu Mustafa Uçar   -

73 Nevşehir Merkez            H. Ertaş-Ahmet Ünal    -

74 Sakarya Pamukova Turan Kardeşler 10

75 Sakarya Merkez Kırıcı Otomotiv 64

76 Sakarya Akyazı İsmail Yılmaz   6

77 Sakarya Merkez Emek Ticaret    84

78 Sakarya Merkez            Has Otomotiv         110

79 Sakarya Merkez Burak Ticaret   55

80 Sakarya Merkez Mustafa Özkan 10

81 Samsun Çarşamba Salih Galeri       4

82 Samsun Bafra Yalçınlar Otomotiv 36

83 Samsun Bafra Atasoylar         12

84 Samsun Bafra Demirler Otomotiv 50

85 Sivas Merkez Ataman Ticaret   5

86 Tekirdağ Muratlı Osman Büyükyıldız     1

87 Tekirdağ Hayrabolu Nihat Can         2

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

88 Tekirdağ Çorlu Servet Akbaş    10

89 Tekirdağ Merkez Ünal Ticaret     10

90 Tokat               Zile Usta Galeri       41

91 Tokat Turhal              Top Ticaret              34

92 Tokat               Zile Şahin Galeri      38

93                    Van Merkez Mehmet Sünnetcioğlu     8

94 Yozgat Sarıkaya Hüseyin Büyükata 18

95 Yozgat Yerköy Bekir Altuntaş 8

96 Karaman Merkez Yılmazlar Tarım   7

97 Karaman Karapınar Yücel Uğurlu    3

98 Iğdır Merkez Hamit Şek        4

99 Osmaniye Kadirli İrfan Kader Oğlu 33

100 Osmaniye Düziçi Börklüler          6

101 Denizli Güney Yanıklar Ticaret   9

102 Denizli Merkez Albayrak Mot. Taş.                  2

103 Kırklareli Vize Haluk Özalp    10

104 Osmaniye Merkez İbrahim Uluğ    38

105                   T. K. Kooperatifleri                             44

106 TZD.A.Ş. Bölge Satışı                69

                                                                        

                                Genel Toplam 2893

Not : Toplam satışın 52 Adedi Haziran ayında gerçekleşmiştir.

 

31.12.1999 Tarihi İtibariyle Mevcut Bayiler

 

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

   1 Adana Yüreğir Hasan Sazan     90 Adet

   2 Adana Merkez Yıldız Oto        86 Adet

   3 Afyon Merkez Hilmi Kaçmaz  13 Adet

   4 Afyon Merkez Selahattin Aydoğan 56 Adet

   5 Amasya Merzifon Türelli Ltd. Şti. 7 Adet

   6 Ankara Şereflikoçhisar Nusuğoğulları   6 Adet

   7 Ankara Polatlı Mustafa Akkaya 112 Adet

   8 Ankara Polatlı               As Yağmur             21 Adet

   9 Ankara Merkez Murat Ticaret  11 Adet

10 Antalya Serik Kuşlar A.Ş.      30 Adet

11 Aydın Söke                 Öz Serçin               46 Adet

12 Aydın Nazilli İbrahim Yılmaz 193 Adet

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

13 Balıkesir Merkez Mehmet Erden 4 Adet

14 Balıkesir Gönen Sami Dinkçi      12 Adet

15 Balıkesir Gönen Birlik Kol. Şti.  24 Adet

16 Balıkesir Bandırma Babadağlı Ticaret 3 Adet

17 Balıkesir Susurluk Aydın Güngör  58 Adet

18 Bingöl Merkez Yusuf Demir    13 Adet

19 Burdur Tefenni Hüseyin Ünlü  11 Adet

20 Bursa Karacabey Erdemler Ticaret 47 Adet

21 Bursa                M. Kemalpaşa Mehmet Özmen 20 Adet

22 Bursa Yenişehir Malkaçlar Ltd. Şti. 107 Adet

23 Çanakkale         Biga Mahmut Tüzgen 48 Adet

24 Çanakkale Bayramiç Öztürkler Otomotiv         19 Adet

25 Çanakkale         Biga Ali Fahri Eren  2 Adet

26 Çorum Merkez Hüseyin Görgülü 29 Adet

27 Denizli Merkez Albayrak Galeri 2 Adet

28 Denizli Güney Yanıklar Ticaret Ltd. Şti.            9 Adet

29 Edirne Keşan Rifat Eren         11 Adet

30 Edirne Uzunköprü Ahmet Yeni      6 Adet

31 Erzurum Merkez Musa Efe         28 Adet

32 Eskişehir Merkez            Anıl Kemal Yayla    28 Adet

33 Eskişehir Merkez Hüsamettin Sarı 274 Adet

34 Eskişehir Merkez Özgür Oto        18 Adet

35 Eskişehir Merkez Ünlü Otomotiv 10 Adet

36 Eskişehir Çifteler Ahmet Yılmaz  8 Adet

37 Gaziantep Nurdağı Hacı Mehmet Coşkun             6 Adet

38 İstanbul Ümraniye Nurpar A.Ş.     7 Adet

39 İzmir Menemen Akın Uysal      21 Adet

40 İzmir Bergama Vedat Tuncan   12 Adet

41 İzmir Torbalı İsmail Atak      14 Adet

42 İzmir Kınık Feridun Duymaz 9 Adet

43 Kastamonu Merkez Narin Ticaret    4 Adet

44 Kayseri Merkez Gülsoylar Mot. Araç.A.Ş.         18 Adet

45 Kırklareli Merkez Ertürk Otomotiv 10 Adet

46 Kırklareli Vize Haluk Özalp    10 Adet

47 Konya Akşehir            K. İbrahim Soğukpınar 6 Adet

48 Konya Kadınhanı Büyükyetişler Ltd.Şti.             24 Adet

49 Konya              Ilgın Cemal Bacak    11 Adet

50 Konya Merkez İlyas Koç         2 Adet

51 Konya Merkez Sunko Tur. Tic. San.                  9 Adet

S.No                     İli                        İlçesi Bayinin Adı   S. Olduğu Traktör   

52 Konya Merkez Ateş Oto          1 Adet

53 Manisa Kırkağaç İsmail Pazı       30 Adet

54 Manisa Akhisar            Öz-Hak Tarım        1 Adet

55 Manisa Kırkağaç Ufuk Erişçi       3 Adet

56 Manisa Merkez Harun Uludemir 40 Adet

57 Manisa Akhisar Hüseyin Ak     20 Adet

58 Manisa Turgutlu İsmail Üstünel  24 Adet

59 Manisa Salihli Hüsnü Güngör 8 Adet

60 Kahramanmaraş Merkez            Ali Akdaş               11 Adet

61 Kahramanmaraş Elbistan Mehmet Erdoğan 6 Adet

62 Mardin Kızıltepe Hüseyin Beşer 4 Adet

63 Mardin Nusaybin İlkgöztarım       2 Adet

64 Nevşehir Derinkuyu Mustafa Uçar   -

65 Sakarya Pamukova Turan Kardeş.Tic.Ltd.Şti. 10 Adet

66 Sakarya Merkez Kırıcı Otomotiv 64 Adet

67 Sakarya Merkez Emek Ticaret    84 Adet

68 Sakarya Merkez            Has Otomotiv         110 Adet

69 Sakarya Merkez Burak Ticaret   55 Adet

70 Samsun Çarşamba Salih Galeri       4 Adet

71 Samsun Bafra Yalçınlar Otomotiv 36 Adet

72 Samsun Bafra Atasoylar         12 Adet

73 Samsun Bafra Demirler Otomotiv 50 Adet

74 Sivas Merkez Ataman Ticaret 5 Adet

75 Tekirdağ Muratlı Osman Büyükyıldız     1 Adet

76 Tekirdağ Hayrabolu Nihat Can         2 Adet

77 Tekirdağ Çorlu Servet Akbaş    10 Adet

78 Tekirdağ Merkez Ünal Ticaret     10 Adet

79 Tokat               Zile Usta Galeri       41 Adet

80 Tokat Turhal              Top Ticaret              34 Adet

81 Tokat               Zile Şahin Galeri      38 Adet

82                    Van Merkez Mehmet Sünetçioğlu       8 Adet

83 Yozgat Sarıkaya Hüseyin Büyükata 18 Adet

84 Yozgat Yerköy Bekir Altuntaş 8 Adet

85 Karaman Merkez Yılmazlar Tarım 7 Adet

86 Karaman Karapınar Yücel Uğurlu    3 Adet

87 Iğdır Merkez            Şek Ticaret              4 Adet

88 Osmaniye Kadirli İrfan Kederoğlu 33 Adet

16. - Ankara Milletvekili Cemil Çiçek’in, Ankara-Yenimahalle, Batıkent ve Ostim yerleşim alanlarını etkileyen Mania Planına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2153)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Başbakan Sayın Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda gereğinin yapılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

                                     Cemil Çiçek

                                            Ankara

Bilindiği gibi havaalanlarının etkin kullanımı ve uçakların güvenli iniş-kalkışının sağlanması ile ilgili prensip ve teknik standartlar, dünyadaki birçok ülke gibi ülkemizde de “havaalanı hizmetleri kılavuzu” ile belirlenmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, Ulaştırma Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de bu kılavuz doğrultusunda, havaalanları sınırları içinde veya çevresinde yeralan doğal ve insan yapımı engellerin kontrolünü düzenleyen “mania planları” hazırlamış ve Ankara Büyükşehir ve ilçe belediyelerine tebliğ etmiştir.

Söz konusu “mania planları” Yenimahalle Belediye’sinin toplam alanlarının % 70’ini, planlı alanların % 83’ünü etkilemektedir. Yenimahalle ilçesinin planlı alanlarının % 60’ının yapılaşmış olduğu gözönünde bulundurulduğunda, mania planlarının bundan sonraki yapılaşmalarda büyük problemlere yol açacağı açıktır.

İlçe sınırları içerisinde bulunan ve yapılaşmanın % 90’a ulaştığı OSTİM, aynı şekilde % 90 oranında yapılaşmış olan Batıkent toplu konut alanı, doğal mania alanı içerisinde kalmaktadır.

Bundan sonra imar haklarını kullanmak isteyecek olan vatandaşlarla belediyeleri karşı karşıya getirecek olan mezkûr mania planlarının bütün yönleriyle incelenip, yeniden değerlendirilmesi ve uygulanabilir kriterlerle yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Mezkûr mania planlarının yeniden gözden geçirilmesi hususunda hükümet olarak yeni bir çalışma yapılmış mıdır? Yapılmamış ise konuyu ele alıp yeni bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?

                 T.C.

              İçişleri Bakanlığı

            Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü 3.7.2000

Sayı : B.05.0.MAH.0.65.00.002/80742

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : a) Başbakanlığın 15.6.2000 tarihli ve B.02.0.KKG.0.12/106-264-1/2931 sayılı yazısı.

b) TBMM Başkanlığının 12.6.2000 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2153-5872/14181 sayılı yazısı.

Ankara Milletvekili Sn. Cemil Çiçek tarafından Sayın Başbakan’a tevcih edilen ve Başbakan adına koordinatörlüğümde cevaplandırılması tensip buyurulan “Havaalanları mania planlarına ilişkin” yazılı soru önergesiyle ilgili olarak yapılan araştırma neticesinde Yenimahalle, Batıkent, Ostim ve Etimesgut yerleşim birimlerini etkileyen havaalanının askerî havaalanı olduğu anlaşılmış olup, konu hakkında Millî Savunma Bakanlığından alınan 26.6.2000 tarihli ve 2000/7022-GK sayılı yazıda;

Askerî Havaalanları Çevresinde Uygulanacak İnşaat ve Her Türlü Mania Sınırlamaları Hakkında Kanun Tasarısı”nın, halen TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunduğu,

Bahse konu Tasarının yasalaşması halinde, askerî havaalanları mania planlarının revize edilebileceği,

İfade edilmektedir.

Bilgilerinize arz ederim.

                               Sadettin Tantan

                                 İçişleri Bakanı

 

17. - Sivas Milletvekili Musa Demirci’nin, açık lise sınavlarında Ankara Ayrancı Lisesinde başörtülü öğrencilerin sınava alınmadığı iddialarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2157)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

TBMM İçtüzüğünün 96 ncı maddesi gereğince aşağıdaki sorularımın yazılı olarak Millî Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                          1.6.2000

                                 Musa Demirci

                                                Sivas

Sorularım :

1. Ankara Ayrancı Lisesinde Açık Lise sınavına giren bir grup başörtülü öğrencinin sınava alınmadıkları doğru mudur?

2. Sınava alınmadılar ise sebepleri nelerdir?

3. Millî Eğitim Bakanlığının ilgili genelgesinin 41 inci maddesine göre kılık-kıyafet yönetmeliğinde böyle bir yasak olmadığı halde keyfi olarak yasağı uygulayanlar hakkında ne gibi bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz?

                 T.C.

Millî Eğitim Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                21.7.2000

Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1902

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMMBaşkanlığının 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-5953-7/2157-5878/14187 sayılı yazısı.

Sivas Milletvekili Sayın Musa Demirci’nin, “Açık lise sınavlarında Ankara Ayrancı Lisesinde başörtülü öğrencilerin sınava alınmadığı iddialarına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Bakanlığımız personelinden görev yetki ve sorumluluklarıyla bağdaşmayan fiilleri bulunan veya buna dair duyum alınanlar hakkında hukuk kuralları çerçevesinde gerekli idarî işlem yapılmaktadır.

1-2. 28 Mayıs 2000 tarihinde söz konusu sınavların sabah oturumunda, Ayrancı Lisesinde kılık kıyafet yönetmeliğine uymayan bazı şahıslar öğleden sonraki oturuma (sınava) katılmıştır.

3. Olay hakkında inceleme başlatılmıştır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Metin Bostancıoğlu

                        Millî Eğitim Bakanı

 

18. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Kırıkkale İzzettin Köyü okulunun ne zaman eğitime açılacağına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2158)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Millî Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                          1.6.2000

                              Kemal Albayrak

                                         Kırıkkale

1. Kırıkkale İzzettin Köyü’nün 50’nin üzerinde öğrencisi ve okul binası olmasına rağmen okul açılmamıştır. Okul ne zaman eğitim ve öğretime açılacaktır?

                 T.C.

Millî Eğitim Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                17.7.2000

Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1827

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-5953-7/2158-5879/14188 sayılı yazısı.

Kırıkkale Milletvekili Sayın Kemal Albayrak’ın, “Kırıkkale-İzzettin Köyü okulunun ne zaman eğitime açılacağına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Valilikçe, Kırıkkale İlinin Balışeyh İlçesine bağlı İzzettin Köyündeki, 2 derslik ve 1 lojmandan oluşan okul binasının onarılarak, 2000-2001 eğitim ve öğretim yılında, 1., 2., 3., 4. ve 5’inci sınıflarda bulunan öğrencilerin bu okulda, 6., 7. ve 8’inci sınıflarda bulunan öğrencilerin de taşınmak suretiyle eğitim ve öğretimlerini sürdürmeleri planlanmıştır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Metin Bostancıoğlu

                        Millî Eğitim Bakanı

 

19.- Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonuna ilişkin sorusu ve Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’nun cevabı (7/2162)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Millî Savunma Bakanı SayınSabahattin Çakmakoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                                          6.3.2000

                                Veysel Candan

                                             Konya

Basına intikal eden bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, M-60 Model ana muharebe tanklarının modernizasyonu için ihaleye çıkılmadan İsrail’in IMİ Firmasına verildiği ve 160 adet tankın modernize edilerek, 2003 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edileceği; adı geçen İsrailli firmaya bu modernizasyon için 170-300 milyon dolar para ödeneceği yazılmaktadır.

Bu sebeple;

1. Savunma Sanayii İcra Komitesince M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonu için İsrail’in IMİ Firmasına ihalesiz olarak verildiği ve 160 adet tank için 170-300 milyon Dolar ödeneceği doğru mudur?

2. Yapılan bu işlem yasal mıdır? İhale Kanunu kapsamı dışında neden yapılmıştır?

3. Yasal değilse, kimler için nasıl bir işlem yapılacaktır?

                 T.C.

Millî Savunma Bakanlığı 30.6.2000

KAN.KAR. : 2000/7020-GK

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD : A.01.0.GNS.0.10.00.02-

7/262-5884/14193 sayılı yazısı.

Konya Milletvekili Veysel Candan tarafından verilen “M-60 model ana muharebe tanklarının modernizasyonuna ilişkin” 7/2162 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı Ek’te sunulmuştur.

Arz ederim.

                                       Sabahattin Çakmakoğlu

                        Millî Savunma Bakanı

Konya Milletvekili Veysel Candan Tarafından Verilen

7/2162 Sayılı Yazılı Soru Önergesinin Cevabı

1. 2 Haziran 2000 tarihinde toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında;

a) Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan 170 Adet M-60 tankının atış gücü, hareket kabiliyeti ve zırh koruma özelliğinin artırılması amacıyla modernizasyonu için, İsrael Military Industries Ltd. firması ile, sistemleri öncelikle prototip üzerinde denenmek ve bilahare seri modernizas-yonuna başlamak şartıyla görüşmelere başlanmasına,

b) Söz konusu modernizasyonda, halen tank bakım-onarım ve yenileştirme konularında altyapısı bulunan askerî fabrikalar ile millî sanayiiden azami ölçüde istifade edilmesine,

c) Anılan firmanın teklif edeceği sistemlerin tümünün ya da bir kısmının, Kara Kuvvetleri Komutanlığının taktik veya teknik isteklerini karşılamaması, sistemlerin tümünün veya alt sistemlerinin fiyat tekliflerinin uygun bulunmaması ya da bu firma ile yapılacak görüşmelerden olumlu sonuç alınamaması halinde söz konusu tankların modernizasyonu için, alt sistemlerin tedarikine veya projenin ihale yoluyla gerçekleştirilmesine,

karar verilmiş olup, işin bahse konu firmaya ihalesiz olarak verildiğine ilişkin iddiaların gerçekle ilgisi bulunmamaktadır.

2. Savunma Sanayii Müsteşarlığı, 3238 sayılı Kanunun 11 inci maddesi gereğince Devlet İhale Kanununa tabi bulunmayıp, İcra Komitesi toplantılarında alınan kararlarda tahdit değerlendirmesi, ihtiyaçlar, teknik özellikler ve belirlenen öncelikler dikkate alınarak sonuca varılmaktadır.

Bilgilerinize sunarım.

                                       Sabahattin Çakmakoğlu

                        Millî Savunma Bakanı

 

20. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, okulların uyguladıkları zam oranlarına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2163)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Millî Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                          5.6.2000

                                        Zeki Ünal

                                          Karaman

Bakanlığınızın, 2000 yılı özel okullara yapılacak ücret artışlarına ilişkin açıklamanızda, artışların % 25 düzeyinde olması şeklindeydi. Ancak bu günlerde yazılı basındaki haberlerde, özel okullara yapılacak zam oranının % 60 - % 70 olduğu belirtilmektedir. Bu gelişmelerden son derece rahatsız olan öğrenci velileri gereken önlemlerin alınmasını istemektedirler.

Sorularım şunlardır :

1. Özel okullara yapılması düşünülen, yüksek ücret artışı nasıl değerlendirilmektedir?

2. On binlere varan ve bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin, ücretleri karşılayamamaları halinde, bakanlığınızca ne tür bir çözüm yolu düşünülmektedir?

                 T.C.

Millî Eğitim Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                20.7.2000

Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1891

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 14.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2163-5885/14194 sayılı yazısı.

Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal’ın, “Özel okulların uyguladıkları zam oranlarına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir.

1. Özel öğretim kurumları öğrenci ücretlerini; Millî Eğitim Bakanlığı Öğretim Kurumları Ücret Tespit ve Tahsil Yönetmeliğinin 6 ncı maddesindeki; “Kurumlar öğrenci ücretlerini, 625 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde ifade edilen hükümlere uygun olarak;

a) Sağladıkları eğitim-öğretim imkânlarına,

b) Gelişmelerine de imkân verecek yatırım ve hizmetlere,

c) Personel ve işletme giderlerine,

ç) Devlet İstatistik Enstitüsünün Nisan ayı itibariyle ilan etmiş olduğu o ildeki yıllık tüketici fiyat endekslerine

göre tespit ve ilan ederler.

Kurumlar yapmış oldukları yatırımlara ilişkin bilgi ve belgelerini en geç Nisan ayının başında valiliğe bildirirler. Yatırımlardan kaynaklanan farklar, Devlet İstatistik Enstitüsünün Nisan ayı itibariyle ilan etmiş olduğu o ildeki yıllık tüketici fiyat endekslerinin en çok % 10’u kadar, öğrencinin bir yıllık eğitim ücretine yansıtılabilir.

Kurumlar, ücretlerini yukarıdaki esaslara göre tespit ve ilan ettikleri yetkili makamlara belgelendirmek zorundadırlar” hükmüne göre belirlemektedirler.

2. Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesindeki; “Kurumlarda ücretsiz okumak için müracaat eden öğrencilerde aşağıdaki şartlar aranır.

a) T.C. vatandaşı olması (T.C. vatandaşı olmayıp Türkiye’de yaşayan soydaşlarımız dahil),

b) Kuruma kayıtlı ve öğrenim görüyor olması,

c) Özel öğretim kurumlarında okuyan kardeşlerden yalnız birisi için müracaat edilmiş olması,

d) Öğrenci ailesinin aylık toplam gelirinin 5 bin memur maaş katsayısından fazla olmaması (Bu miktar Bakanlıkça azaltılıp artırılabilir),

e) Usulüne uygun müracaatta bulunulması,

f) Öğrencinin bir önceki sınıfını doğrudan geçmiş olması (Okullarda ara sınıflar için),

g) Öğrencinin ahlâk notunu kıracak şekilde disiplin cezası almamış olması,

h) (...),

gerekir.

Resmî görevde iken şehit olan veya sakat kalan anne veya babanın özel öğretim kurumlarına devam eden çocuklarının, ailesinin aylık toplam gelirine bakılmaksızın müracaatları kabul edilir.” hükmü gereğince maddî imkânı yetersiz olan öğrencilerin ücretsiz okuma olanağı bulunmaktadır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Metin Bostancıoğlu

                        Millî Eğitim Bakanı

 

21. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın, Aksaray-Helvadere-Ihlara karayoluna ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın cevabı (7/2165)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan Sayın Bülent Ecevit’e yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim.

                                     Murat Akın

                                          Aksaray

Soru :

1. Aksaray İli Hasandağı arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bugüne kadar gerçekleşmemiştir. Hasandağı’nın kayak merkezi olacağını düşünürsek, Hasandağı üzerine yatırım yapmayı düşünen özel teşebbüs yol olmaması sebebiyle yatırıma yönelememektedir. Aksaray-Helvadere ve Ihlara Kasabaları da aynı güzergâhta olması sebebiyle her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı aynı karayolunu kullanmaktadır. Mevcut ulaşımın çok zor şartlar altında gerçekleştiği bir gerçektir.

Gerek yöre halkımız, gerek yerli ve yabancı turist, gerekse Hasandağı bölgesine turizm amaçlı yatırım yapılması açısından ilimizin en büyük ihtiyacı olan, ülkemizin refah düzeyini direkt olarak etkileyecek söz konusu Aksaray-Helvadere-Ihlara karayolu ile ilgili çalışmalarınız hangi safhadadır?

                 T.C.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                16.8.2000

Sayı : B.09.0.APK.0.22.00.00.17/1349

Konu : Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : a) TBMMKAN. KAR. MD. 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02/14204 sayılı yazısı.

b) Başbakanlığın 15.6.2000 tarih ve B.02.0.KKG.0.12/2933 sayılı yazısı.

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın Aksaray İli Hasandağı arasında ulaşımı sağlayacak kara- yolu hakkında Sayın Başbakanımıza yönelttiği Sayın Başbakanımızın da Bakanlığımız koordinatörlüğünde cevaplandırılmasını tensip ettikleri TBMM 7/2165 esas no.lu yazılı soru önergesi incelenmiş olup, cevabı ekte sunulmuştur.

Bilgi ve gereğini arz ederim.

                                  Koray Aydın

                        Bayındırlık ve İskân Bakanı

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın (7/2165-5888)

Esas No.lu Yazılı Soru Önergesinin Soru ve Cevapları

Soru : 1. Aksaray İli Hasandağı arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bugüne kadar gerçekleşmemiştir. Hasandağı’nın kayak merkezi olacağını düşünürsek, Hasandağı üzerine yatırım yapmayı düşünen özel teşebbüs yol olmaması sebebiyle yatırıma yönelememektedir. Aksaray-Helvadere ve Ihlara kasabaları da aynı güzergâhta olması sebebiyle her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı aynı karayolunu kullanmaktadır. Mevcut ulaşımın çok zor şartlar altında gerçekleştiği bir gerçektir.

Gerek yöre halkımız, gerek yerli ve yabancı turist, gerekse Hasandağı bölgesine turizm amaçlı yatırım yapılması açısından ilimizin en büyük ihtiyacı olan, ülkemizin refah düzeyini direkt olarak etkileyecek söz konusu Aksaray-Helvadere-Ihlara karayolu ile ilgili çalışmalarınız hangi safhadadır?

Cevap : 1. Taşpınar-Helvadere-Ihlara Yolu;

31 km. uzunluğundaki Taşpınar-Helvadere-Ihlara köy yolu ve 24 km. uzunluğundaki Aksaray-Helvadere köy yolları Karayolları Genel Müdürlüğünün yol ağında bulunmamaktadır. Ancak, Turizm Bakanlığından verilen ödenekle, Taşpınar-Helvadere yolunun 0+000-20+231 km. leri arasında ihaleli olarak Karayolları 6. Bölge Müdürlüğünce komple projesi yapılmıştır. Helvadere-Ihlara arasındaki 11 km.lik kesimin de yine 6. Bölge Müdürlüğünce emanet olarak komple projesi yapılmış ve onaylanması için Karayolları Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir. Turizm Bakanlığından Turistik Yollar kapsamında temin edilecek ödenekler çerçevesinde gerekli çalışmaların yapılabilmesi için, söz konusu yol 2001 yılı Yatırım Programı Turistik Yollar Yapım ve Onarımı bölümüne teklif edilecektir.

Ayrıca, bahse konu Aksaray-Helvadere arasındaki 24 km. köy yolu için herhangi bir proje çalışması yapılmamıştır.

2. Helvadere-Hasandağı Yolu;

Bu yol, karayolları ağında bulunmamaktadır. Komple projesi Turizm Bakanlığından verilen ödenekler doğrultusunda Karayolları Genel Müdürlüğünün 6. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Helvadere’den 1393 kotlarından çıkarak 0+000-7+000 km.leri arasını kapsayan Hasandağı kayak merkezi yolunda, Aksaray Valiliği Koordinatörlüğünde kısmen sanat yapıları ve toprak işleri tamamlanmış olup, proje 1940 kotlarında son bulmaktadır. Turizm Bakanlığından, Turistik Yollar kapsamında temin edilecek ödenekler çerçevesinde gerekli çalışmaların yapılabilmesi için, söz konusu yol 2001 yılı Yatırım Programı Turistik Yollar Yapım ve Onarım bölümüne teklif edilecektir.

 

22. - Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın;

Kapadokya Bölgesindeki yollara,

Aksaray’ı Kırşehir’e bağlayan ve Kızılırmak üzerine yapımı planlanan köprüye,

Aksaray-Sarıyahşi arasında ulaşımı sağlayacak karayolunun ne zaman yapılacağına,

Aksaray Gülağaç karayoluna,

Aksaray-Gülağaç-Sofular-Bekarlar yan karayoluna,

İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın cevabı (7/2167, 2168, 2169, 2171, 2172)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun yazılı olarak cevaplanmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim.

                                        31.5.2000

                                     Murat Akın

                                          Aksaray

 

Soru : 1. Aksaray İli sınırları içerisinde bulunan Ihlara Kasabası Belisırma Köyü, Gülağaç İlçesi, Güzelyurt İlçesi, Gülpınar Kasabası ile Nevşehir İline kesit olan mahal bilindiği üzere Kapadokya bölgesi içinde olup, Ihlara Vadisini Nevşehir’e bağlayan ören yerleridir. Söz konusu ören yerlerinden Nevşehir’e geçiş 21 km asfalt yol 5 yıldır hiçbir şekilde tamiri ve onarımı yapılmamış, yapılması da mümkün olmayacak şekilde bozulmuştur. Bu nedenle Gülağaç İlçesi-Camili, Ören-Nevşehir kavşağı yolu 2. kaplama olarak en kısa zamanda yapılması gerekmektedir.

Bakanlığınızca (onbinler hatta yüzbin turist ve ülkemiz vatandaşlarının kullandığı) bu kara-yolu ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun yazılı olarak cevaplanmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim.

                                        31.5.2000

                                     Murat Akın

                                          Aksaray

Soru : 1. Aksaray İli Sarıyahşi İlçesine bağlı Bekdik Kasabası ile Kırşehir arasını birbirine bağlaması planlanan Kızılırmak üzerine inşa edilecek olan köprünün yapımına bugüne kadar başlanmamıştır.

Bilindiği üzere İrfanlı Barajının yapımı ile ırmak üzerinden geçişi sağlayan eski köprü de su altında kalmıştır. Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesi ve Kırşehir İlini çok yakından ilgilendiren, yapıldığında yöre halkının ekonomik yönden bilhassa ticaret açısından canlanma sağlayacak olan söz konusu köprünün yapılması için yerinde inceleme yapılmış ayrıca Sayın Bakanımız Koray Aydın Bey de bu projeyi en kısa zamanda gerçekleştireceğine mahallînde söz vermiştir.

Söz konusu köprü yapım çalışması projesi ne aşamadadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim.

                                        31.5.2000

                                     Murat Akın

                                          Aksaray

Soru : 1. Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesi arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bulunmamaktadır.

İlçe ile il bağlantısı çok zor şartlar altında köy yollarından gerçekleşmektedir. Yolların stabilize olması sebebiyle elim trafik kazaları meydana gelmektedir. Dolayısıyla maddî ve manevî zararlar vuku bulmaktadır.

Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesini birbirine bağlayacak, yöremiz halkının ihtiyacını karşılayacak olan karayolu ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim.

                                        31.5.2000

                                     Murat Akın

                                          Aksaray

Soru : 1. Aksaray ile Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan karayolu ulaşıma elverişsiz olduğundan çeşitli kazalara ve maddî hasarlara, ölümlere sebebiyet vermektedir. Mevcut ulaşımı sağlayan karayolunun genişletilmesi ve ıslahı gerekmektedir.

İlçe halkının ve araç sahiplerinin aracıyla yola çıkmaya cesaret edemediği söz konusu Gülağaç İlçesinin Aksaray İli ile ulaşımını sağlayan karayolunun genişletme ve ıslahı ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Koray Aydın’a yöneltilmesi hususunu arz ve talep ederim.

                                        31.5.2000

                                     Murat Akın

                                          Aksaray

Soru : 1. Niğde İlimize bağlı iken Aksaray İlimize bağlanan Aksaray İli Gülağaç İlçesi, Sofular ve Bekarlar Kasabasının Aksaray İli ile Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan mevcut karayolu kaplama yapılmaması sebebiyle tamamen gidilmez bir hale gelmiştir.

Sofular ve Bekarlar Kasasını Gülağaç İlçesi ile Aksaray İline bağlayan karayolunun 2. kaplamasının yapılması için çalışmanız var mıdır?

                 T.C.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                10.7.2000

Sayı : B.09.0.APK.0.22.00.00.17/1006

Konu : Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın yazılı soru önergeleri

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMMGenel Sekreterliğinin 12.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.00.02-5951 sayılı yazısı.

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın, TBMM(7/2167, 2168, 2169, 2171, 2172) Esas No.lu yazılı soru önergesi incelenmiş olup, cevabı ekte sunulmuştur.

Bilgi ve gereğini arz ederim.

                                  Koray Aydın

                        Bayındırlık ve İskân Bakanı

 

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın (7/2167-5890)

Esas No.lu Yazılı Soru Önergesinin Soru ve Cevapları

Soru : 1. Aksaray İli sınırları içerisinde bulunan Ihlara Kasabası, Belisırma Köyü, Gülağaç İlçesi, Güzelyurt İlçesi, Gülpınar Kasabası ile Nevşehir İline kesit olan mahal bilindiği üzere Kapadokya bölgesi içinde olup, Ihlara Vadisini Nevşehir’e bağlayan ören yerleridir. Söz konusu ören yerlerinden Nevşehir’e geçiş 21 km asfalt yol 5 yıldır hiçbir şekilde tamiri ve onarımı yapılmamış, yapılması da mümkün olmayacak şekilde bozulmuştur. Bu nedenle Gülağaç İlçesi-Camili Ören-Nevşehir kavşağı yolu 2. kaplama olarak en kısa zamanda yapılması gerekmektedir.

Bakanlığınızca (onbinler hatta yüzbin turist ve ülkemiz vatandaşlarının kullandığı) bu kara-yolu ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?

Cevap : Kapadokya Bölgesi olarak tarif edilen ve Aksaray ili sınırları içinde kalan (Aksaray-Nevşehir) Ayr.-Selime-Ihlara, Ihlara-Güzelyurt Ayr. ve Ayr.-Gülağaç İl yolları Karayolları Genel Müdürlüğümüzün ağında bulunmakta olup, Gülağaç-Gülpınar-Camiliören-Nevşehir Ayr. yolu ağımızda bulunmamaktadır. Ağımızda bulunan kesimlerde gerek projeli ve gerekse onarım şeklinde kesim kesim olmak üzere yapım onarım çalışmaları yapılmıştır. Ağımızda bulunan söz konusu yolların tamamı asfalt kaplamalıdır. Bununla birlikte 2000 yılı asfalt çalışma programında muhtelif kesimlerde asfalt sathi kaplama çalışmaları devam edecektir.

Ayrıca, Selime-Güzelyurt ve Ayr.-Ihlara yolu Turistik Yollar Yatırım Programımızda Nevşehir-Niğde-Aksaray Turistik Yolları projesi kapsamında yer almakta olup, 50 Milyar 650 milyon TL. ödeneği bulunmaktadır.

Selime-Güzelyurt yolunda 2000 yılı ödeneği ile kesim kesim üstyapı iyileştirilmesi yapılacak olup, Ihlara geçişinde ödenek yetersizliği nedeniyle herhangi bir çalışma yapılamamaktadır. Selime-Ihlara yolu üzerinde bulunan ve yetersiz olan Yaprakhisar Köprüsünde yeni köprü çalışmalarına esas olmak üzere sondaj çalışmaları 2000 yılı içinde yapılacaktır.

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın (7/2168-5891)

Esas No.lu Yazılı Soru Önergesinin Soru ve Cevapları

Soru : 1. Aksaray İli Sarıyahşi İlçesine bağlı Bekdik Kasabası ile Kırşehir arasını birbirine bağlaması planlanan Kızılırmak üzerine inşa edilecek olan köprünün yapımına bugüne kadar başlanmamıştır.

Bilindiği üzere İrfanlı Barajının yapımı ile ırmak üzerinden geçişi sağlayan eski köprüde su altında kalmıştır. Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesi ve Kırşehir İlini çok yakından ilgilendiren, yapıldığında yöre halkının ekonomik yönden bilhassa ticaret açısından canlanma sağlayacak olan söz konusu köprünün yapılması için yerinde inceleme yapılmış ayrıca Sayın Bakanımız Koray Aydın Bey de bu projeyi en kısa zamanda gerçekleştireceğine mahallînde söz vermiştir.

Söz konusu köprü yapım çalışması projesi ne aşamadadır.

Cevap : Aksaray İli Sarıyahşi İlçesine bağlı Bekdik Kasabasını Kızılırmak üzerinden Kırşehir’e bağlantısını sağlayacak yol Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yol ağında bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu köprü için Karayolları Genel Müdürlüğümüzce herhangi bir çalışma yapılmamaktadır.

 

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın (7/2169-5892)

Esas No.lu Yazılı Soru Önergesinin Soru ve Cevapları

Soru : 1. Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesi arasında ulaşımı sağlayacak karayolu bulunmamaktadır.

İlçe ile il bağlantısı çok zor şartlar altında köy yollarından gerçekleşmektedir. Yolların stabilize olması sebebiyle elim trafik kazaları meydana gelmektedir. Dolayısıyla maddî ve manevî zararlar vuku bulmaktadır.

Aksaray İli ile Sarıyahşi İlçesini birbirine bağlayacak, yöremiz halkının ihtiyacını karşılayacak olan karayolu ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?

Cevap : Aksaray İlini Sarıyahşi İlçesine bağlayan iki alternatif il yolu bulunmaktadır. Aksaray-Ortaköy-Ağaçören yolu 105 km. Aksaray-Şereflikoçhisar-Sarıyahşi yolu 125 km. uzunluğunda olup, her iki yolun tamamı asfalt kaplamalıdır.

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın (7/2171-5894)

Esas No.lu Yazılı Soru Önergesinin Soru ve Cevapları

Soru : 1. Aksaray ile Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan karayolu ulaşıma elverişsiz olduğundan çeşitli kazalara ve maddî hasarlara, ölümlere sebebiyet vermektedir. Mevcut ulaşımı sağlayan karayolunun genişletilmesi ve ıslahı gerekmektedir.

İlçe halkının ve araç sahiplerinin aracıyla yola çıkmaya cesaret edemediği söz konusu Gülağaç İlçesinin Aksaray İli ile ulaşımını sağlayan karayolunun genişletme ve ıslahı ile ilgili bir çalışmanız var mıdır?

Cevap : Genişletilmesi istenen Aksaray-Gülağaç yolu toplam 52 km. uzunluğunda olup, tamamı asfalt kaplamalıdır. Söz konusu yol üzerinde Selime-Güzelyurt kesimi Karayolları Genel Müdürlüğümüzün Yatırım Programında bulunmaktadır. Söz konusu yolda yıl içinde üst yapı iyileştirilmesi yapılacaktır.

Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın (7/2172-5895)

Esas No.lu Yazılı Soru Önergesinin Soru ve Cevapları

Soru : 1. Niğde İlimize bağlı iken Aksaray İlimize bağlanan Aksaray İli Gülağaç İlçesi, Sofular ve Bekarlar Kasabasının Aksaray İli ile Gülağaç İlçesinin ulaşımını sağlayan mevcut karayolu kaplama yapılmaması sebebiyle tamamen gidilmez bir hale gelmiştir.

Sofular ve Bekarlar Kasabasını Gülağaç İlçesi ile Aksaray İline bağlayan karayolunun 2. kaplamasının yapılması için bir çalışmanız var mıdır?

Cevap : Asfalt kaplama yapılması istenilen Sofular ve Bekarlar Kasabalarına ait yollar Karayolları Genel Müdürlüğümüzün yol ağı üzerinde bulunmamaktadır. Ancak, Aksaray İli Gülağaç İlçesinin bağlantısını sağlayan il yollarının tamamını trafiğe rahat geçiş sağlayacak şekilde asfalt kaplamalı olup, ayrıca Ayr.-Güzelyurt il yolu ayrımında 2000 yılı içinde asfalt çalışması yapılacaktır.

 

23. - İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Ankara’da akredite edilmiş büyükelçilerin yurt-içinde yaptıkları gezilere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2174)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağadaki sorularımın Dışişleri Bakanı Sayın İsmail Cem tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

                               Bülent Akarcalı

                                           İstanbul

1. Ankara’da akredite edilmiş büyükelçilerin yurtiçinde yaptıkları geziler, hiç olmazsa güvenlik tedbirlerinin alınması açısından belirli usullere tabi midir?

2. Bu elçilere gezdikleri yerlerdeki Mülkî Amirlerin ve özellikle kaymakam ve valilerin İçişleri veya Dışişleri Bakanlığından izin almadan brifingler vermeleri usulden midir?

3. Elçiliklerin ülkemizin çeşitli bölgelerinde yapmak istedikleri ticarî-sınaî temaslar için Odalar Birliğinin yardımını istemeleri gerekmez mi?

4. Dışişleri Bakanlığının belirtilen bu hususlara dair politikaları nelerdir?

5. Bu hususlarda son 5 yıl içinde hangi elçilerin dikkati çekilmiştir?

 

                 T.C.

           Dışişleri Bakanlığı

             Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü                17.7.2000

Sayı : SPGM/418-388

Konu : Yazılı soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 12 Haziran 2000 tarihli ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2174-5902/14235 sayılı yazıları.

İstanbul Milletvekili Sayın Bülent Akarcalı’nın ilgide kayıtlı yazılarına konu soru önergesine verilen yanıt ilişikte sunulmuştur.

Saygılarımla arz ederim.

                                      İsmail Cem

                               Dışişleri Bakanı

İstanbul Milletvekili Sayın Bülent Akarcalı’nın

Sayın Bakanımıza Yönelttiği Yazılı Sorular ve Yanıtları

Soru 1 : Ankara’da akredite edilmiş büyükelçilerin yurtiçinde yaptıkları geziler, hiç olmazsa güvenlik tedbirlerinin alınması açısından belirli usullere tabi midir?

Cevap 1 : Yabancı ülkelerin Ankara’daki büyükelçilikleri mensuplarının ülkemizin çeşitli bölgelerine seyahatlerinde ilke olarak herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Söz konusu seyahatler öncesinde güvenlik önlemi talep edilmesi halinde, mütekabiliyet ilkeleri esas alınmak suretiyle Bakanlığımızca, keyfiyet ilgili makamlarımıza intikal ettirilmekte ve gerekli görülecek tedbirlerin alınması istenmektedir.

Soru 2 : Bu elçiliklere gezdikleri yerlerdeki Mülkî Amirlerin ve özellikle kaymakam ve valilerin İçişleri veya Dışişleri Bakanlığından izin almadan brifingler vermeleri usulden midir?

Cevap 2 : Söz konusu ziyaretler sırasında, ziyaret edilen birimlerin mülkî amirleri ile görüşülmesinin düzenlenmesi münhasıran Bakanlığımızın yetki alanı dahilinde bulunmamaktadır. Bu itibarla, vakî randevu talepleri konuya ilişkin değerlendirmemizle birlikte ilgili makamlarımıza iletilmekte; ancak, talebin karşılanması hususu makamlarımızın takdirine bağlı bulunmaktadır.

Soru 3 : Elçiliklerin ülkemizin çeşitli bölgelerinde yapmak istedikleri ticarî-sınaî temaslar için Odalar Birliğinin yardımını istemeleri gerekmez mi?

Cevap 3 : Yabancı temsilciliklere ticarî-sınaî konularda bilgi alış-verişinde bulunmak üzere, başta TOBB ve DEİK olmak üzere uzman kuruluşlarımızla biraraya gelmeleri tavsiye olunmaktadır. Nitekim, yabancı ülkelerin Ankara’daki büyükelçiliklerinin, ülkemizin çeşitli bölgelerinde ilgilendikleri ticarî ve sınaî konular hakkında kendi ülkelerindeki iş çevrelerine proje bazında veya genel mahiyette bilgi temin etmek için meslek odaları ve uzman kuruluşlar nezdinde temaslarda bulundukları bilinmektedir.

Soru 4 : Dışişleri Bakanlığının belirtilen bu hususlara dair politikaları nelerdir?

Cevap 4 : Ülkemizde yerleşik yabancı temsilciliklerin ülkemizin çeşitli bölgelerinde ticarî-sınaî alanlarda ilgilendikleri projelere dair ya da genel anlamda uzman kuruluşlarımızla bilgi alışverişinde bulunmaları, bu faaliyetlerin “ikili/çok taraflı fayda” ölçütü gözönüne alınarak değerlendirilmektedir. Bunun yanısıra, hayata geçirilecek projelerin incelenerek, yabancı/Türk ortaklı-yabancı firmaların faaliyetlerinin yukarıda sayılan amaçlara hizmet edecek şekilde ve mevzuatımıza uygun olarak çalışmalarda bulunmaları ve denetimleri tabiatıyla ilgili Bakanlık, Müsteşarlık ve kurumlarımızca yürütülmektedir.

Soru 5 : Bu hususlarda son 5 yıl içinde hangi elçilerin dikkati çekilmiştir?

Cevap 5 : Ülkemizdeki yabancı temsilciliklerin iyi niyet ölçüleri içinde ve esasen aralarında temsilcilikler bulunan bütün ülkelerin yaptığı gibi, ülkemizle ticarî ve sınaî işbirliğini geliştirme ve ticaret hacmini artırma çabaları tarafımızdan olumlu karşılanmakta, bu hususta aksaklık ve yanlış anlamaların önlenebilmesi için, bu temsilciliklerin ekonomik işbirliği alanında ülkemizde yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgilendirilmemizin arzettiği önem, düzenli olarak muhataplarımızla olan görüşmelerde vurgulanmaktadır.

 

24. - Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, off-shore hesaplarında batan paraların ödenmesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2175)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                          7.6.2000

                              Kemal Albayrak

                                         Kırıkkale

1. Hükümetin Off-Shorezede’lere ödemek üzere ayırdığı para ne kadardır?

2. Bu paradan yararlanacak kişiler kimlerdir? Toplam sayıları ne kadardır?

3. Bu paradan yararlanmadaki kıstası nedir? Nasıl uygulanacak ve ne miktar alacaktır?

23.6.2000 tarihli 116 ncı birleşim tutanak dergisinde yeralan 7/2175’e ek cevap

                 T.C.

     Başbakanlık

             Hazine Müsteşarlığı

Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü 7.7.2000

Sayı : B.02.1.HM.0.BAK.02.02/BG.55666

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 13.6.2000 tarih ve KAN.KAR.MD.A.01.0.GND.0.10.00.02-7/2175-5905/14273 sayılı yazınız.

Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak Sayın Başbakanımıza tevcih ettiği, ilgide kayıtlı yazınız ekinde yeralan 7/2175-5465 esas no.lu soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

Bakanlar Kurulunun 21.12.1999 tarih ve 99/13765 sayılı Kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen Egebank A.Ş., Sümerbank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve T. Tütüncüler Bankası A.Ş. aracılığıyla sırasıyla Egebank Off-Shore Ltd., Efektifbank Off-Shore Ltd., Yurt Security Off-Shore Ltd. ve Yaşar Foreign Trade Off-Shore Ltd.’de 4296 gerçek kişi tarafından toplam 88.159 milyar TL. tutarında mevduat açılmıştır.

Diğer taraftan, söz konusu mevduat hesapları bakiyesinin 20 milyar TL.’ye kadar olan kısmının aracı bankalar tarafından hak sahiplerine ödenmesine ilişkin Kanun Tasarısı hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur.

Bilgilerine arz olunur.

                                     Recep Önal

                                  DevletBakanı

 

25. - Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun, İstanbul DGM Başsavcısına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün cevabı (7/2176)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Hikmet Sami Türk tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ediyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

                                          8.6.2000

                        Mehmet Bekaroğlu

                                                 Rize

İstanbul DGM Başsavcısı Oktar Çakır’ın, hakkında çeşitli yolsuzluk iddiaları bulunan bir iş adamı ile aynı araçta yolculuk yaparken kaza geçirmesinden sonra, basınyayın organlarında, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldı. Oktar Çakır’ın DGM Başsavcısı olarak ataması yapılmadan önce adı geçen işadamıyla karanlık işler çevirdiğinin bilindiği, bunun bizzat İçişleri Bakanı Sadettin Tantan tarafından, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e adı geçen savcının “karanlık işleri olduğu”nu söylediği, Adalet Bakanının bu bilgiyi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna aktardığı, ancak buna rağmen, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bu atamayı yaptığı iddia edilmektedir.

Bu iddiaların hukukun siyasallaştığının, bazı hâkim ve savcıların bazı işadamları ile birlikte bir yargı çetesi oluşturduğunun iddia edildiği bir ortamda dile getirilmesi, yargıya olan güveni daha da sarsmıştır. İnsanlığın sığınağı son kale olan yargının, bu tür iddialarla gündeme gelmesi halkımızın yaşama azmini kırmakta, gelecekle ilgili ümitsizliğe düşmelerine neden olmaktadır. Bütün bunlar dışarıdaki görünümümüzü de bozduğundan ülkemizin uluslararası ilişkilerini de olumsuz etkilemektedir. Ayrıca bu durum, görevlerini zor şartlarda ve en iyi şekilde yerine getiren hâkim ve savcılarımızı da töhmet altında bıraktığı, olanların çalışma azmini kırdığı gibi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yaptığı bütün atamalardan kuşku duyulmasına neden olmaktadır.

Bu nedenle;

1. Başsavcısı Oktar Çakır’ın iddia edildiği gibi “karanlık işleri olduğu” biliniyor ise, niçin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından ataması yapılmadan önce bu “karanlık işleri” ile ilgili hakkında bir araştırma veya soruşturma açılmamıştır?

2. Trafik kazası meydana gelip, konu basının gündemine girmesinden sonra açılmış herhangi bir soruşturma var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?

3. Savcı Oktar Çakır’ın özellikle İstanbul DGM’de baktığı davalarla ve bu davaların akibetleriyle ilgili olarak herhangi bir araştırma ve soruşturma açılmış mıdır? Açılmış ise hangi aşamadadır? Açılmamış ise açılması düşünülmekte midir?

4. Savcı Oktar Çakır’ın “karanlık işleri olduğu” en yetkili ağızlar tarafından iddia edildiğine göre, bu “karanlık işler nelerdir ve hangi tarihleri kapsamaktadır? Savcı bu “karanlık işlerini” tek başına mı gerçekleştirmiştir? Bu “karanlık işlere” karışan başka herhangi bir yargı mensubu var mıdır? Varsa bunlarla ilgili hangi işlem yapılmıştır?

5. Oktar Çakır olayında olduğu gibi Sayın Adalet Bakanı veya başka bir merci tarafından olumsuz bilgi ulaştırılmasına rağmen atamaları yapılmış, başka hâkim ve savcılar da olmuş mudur?

6. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun daha şeffaf ve kamu yararına uygun çalışabilmesi için başlatılmış herhangi bir çalışma mevcut mudur? Mevcut ise bu çalışma şu an ne durumdadır?

7. Yargı sisteminin en yüksek yerlerinde, para karşılığında adaletin tecellisini saptıran, içlerinde yargıçların ve savcıların olduğu bir yargı mafyasından söz edilmektedir. Bakanlık olarak bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz. Konu ile ilgili Hükümet nezdinde yapmış olduğunuz herhangi bir gi-rişim söz konusu mudur?

                 T.C.

              Adalet Bakanlığı 10.7.2000

     Bakan : 883

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13.6.2000 tarihli ve A.01.0.GNS.0.10.-00.02-7/2176-5906/14274 sayılı yazınız.

b) 22.6.2000 tarihli ve 805 sayılı yazımız.

İlgi (a) yazı ekinde alınan, Rize Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilen ve yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2176-5906 Esas No.lu soru önergesine verilen cevap örneği iki nüsha halinde ilişikte sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Prof. Dr. Hikmet Sami Türk

                                 Adalet Bakanı

Sayın

Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu

Rize Milletvekili

TBMM

Bakanlığımıza yönelttiğiniz ve yazılı olarak cevaplandırılmasını istediğiniz 7/2176-5906 Esas No.lu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur :

Bilindiği üzere, hâkim ve savcılar hakkındaki atama, nakil, terfi gibi özlük işlemlerinin tamamı Anayasanın 159 uncu maddesi uyarınca oluşturulan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yürütülmektedir.

Soru önergesinde adı geçen kişi, Şişli Cumhuriyet Başsavcısı iken, 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi gereğince, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 4.4.2000 tarihli ve 4 sayılı kararıyla İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına atanmış ve 10.4.2000 tarihinde buradaki görevine başlamıştır.

Adı geçen hakkında, Ankara’ya gelişi sırasında, 2.5.2000 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle 3.5.2000 tarihli “Olur”la araştırma ve incelemeye başlanmış, Adalet Başmüfettişliğince düzenlenen 5.5.2000 tarihli ve 21 sayılı ön rapor, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca görüşülerek soruşturma konusu olayın niteliğine göre ilgilinin, soruşturma sonuçlanıncaya kadar 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 77 nci maddesi uyarınca tedbiren görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 5.5.2000 tarihli ve 511 sayılı karar verilmiş olup, soruşturma henüz tamamlanmamıştır.

İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına 10.4.2000 tarihinde atanan savcının, bu mahkemedeki faaliyetleri ile ilgili olarak hakkında herhangi bir araştırma, inceleme ve soruşturma bulunmamaktadır.

Öte yandan, 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca, Kurulda yapılan işlemler ve bunlarla ilgili görüşmeler “gizli” olduğundan başkaca bilgi sunulamamaktadır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Prof. Dr. Hikmet Sami Türk

                                 Adalet Bakanı

26. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Ayasofya Müzesine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Yüksel Yalova’nın cevabı (7/2179)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın DevletBakanı Sayın, Yüksel Yalova tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                          7.6.2000

                                        Zeki Ünal

                                          Karaman

1. Fethin sembolü olan Ayasofya Camii hangi gerekçe ile müze haline getirilmiştir?

2. Müze haline getirilirken bir kanun çıkarılmış mıdır? Çıkarılmış ise kanunun tarihi ve sayısı nedir?

3. Böyle bir kanun yoksa neye dayanılarak, müze yapılmıştır?

4. Ayasofya’yı ibadete açmayı düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız sebebi nedir?

                 T.C.

DevletBakanlığı               30.6.2000

Sayı : B.02.0.006/01-1549

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 13.6.2000 tarih, A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2179-5909/14277 sayılı yazınız.

Karaman Milletvekili Zeki Ünal tarafından tevcih edilen ve tarafımdan cevaplandırılmasını istediği 7/2179-5909 esas sayılı soru önergesi incelenmiştir.

Ayasofya Camii’nin tarihi vaziyeti itibariyle müzeye çevrilmesinin bütün şark alemini sevindireceği ve insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle müzeye çevrilmesi tasvip ve kabul olunmuş ve Bakanlar Kurulunun 24.11.1934 gün ve 2/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrilmesi tasvip ve kabul olunarak müze yapılmıştır.

Bilgilerinize arz ederim.

                           Dr. Yüksel Yalova

                                  DevletBakanı

27. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, batık bankalara ve bu bankalarda bulunan hesaplara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Recep Önal’ın cevabı (7/2180)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Devlet Bakanı Sayın, Recep Önal tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                          7.6.2000

                                        Zeki Ünal

                                          Karaman

1. Şimdiye kadar hangi bankalar batmıştır? Batırılan para miktarı nedir?

2. Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunda halen ne kadar para vardır? Bu para batan bankaların kayıplarını karşılayacak mıdır? Karşılamaz ise; mevduat sahiplerinin parası hangi kaynaktan karşılanacaktır?

3. Off-Shorezedelerin bankalardaki batık paralarının toplam miktarı nedir? Bu bankaların isimleri nedir?

4. Off-Shorezedelerin batık mevduatlarının, zorunlu tasarruf fonundan karşılanacağı doğru mudur? Doğru değil ise, off-shorezedelerin zararları nereden karşılanacaktır?

                 T.C.

     Başbakanlık

             Hazine Müsteşarlığı

Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü 7.7.2000

Sayı : B.02.1.HM.0.BAK.02.02/BG.55664

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 13.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2180-5910/14278 sayılı yazınız.

Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın ilgide kayıtlı yazınız ekinde yeralan 7/2180-5910 sayılı soru önergesinde belirtilen hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

1. Mülga 70 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 ve 67 nci maddeleri gereğince 25.10.1983 tarih ve 7231 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İşçi Kredi Bankası T.A.Ş.’nin, 25.1.1984 tarih ve 7657 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de Türkiye Bağcılar Bankası A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme yetkileri kaldırılmış ve yönetim ve denetimleri için T. İş Bankası A.Ş. ve Vakıflar Bankası T.A.O. görevlendirilmiştir.

Müflis İşçi Kredi Bankası T.A.Ş. mudilerine nezaretçi banka aracılığıyla sigorta limiti kapsamında 1.717 milyon TL tutarında ödemede bulunulmuştur. Söz konusu avansa yürütülen faiz ve sigorta primi borcuyla birlikte 3.033 milyon TL.’ye ulaşan tutar iflas idaresince muhtelif tarihlerde yapılan ödemelerle 1.739 milyon TL.’ye düşmüştür. Adıgeçen bankanın 3.2.1999 tarihi itibariyle iflası mahkeme kararı ile kapanmıştır.

Müflis T. Bağcılar Bankası A.Ş. mudilerine ödenen toplam 3.148 milyon TL. tutarındaki avansa yürütülen faiz ve sigorta primi borcu ile birlikte 6.166 milyon TL.’ye ulaşan tutarın tamamı iflas idaresince yapılan ödemelerle kapanmıştır.

Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 68 inci Maddesi gereğince bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izinleri Bakanlar Kurulunun 11, 20, 23 Nisan 1994 tarih ve sırasıyla 94/5456, 94/5483, 94/5485 sayılı Kararları ile kaldırılan T. Turizm Yatırım ve Dış Ticaret Bankası (TYT Bank) A.Ş., Marmara Bankası A.Ş. ve T. İthalat ve İhracat Bankası (İmpeksbank) A.Ş.’nin gerçek kişi tasarruf mevduatı hesap sahiplerine 92/2707 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 94/5455 no.lu Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 2 nci maddesi kapsamında müflis TYT Bank A.Ş. için 990.545 milyon TL, Marmara Bankası A.Ş. için 1 555 404 milyon TL, Impeksbank A.Ş. için ise 1 275 773 milyon TL olmak üzere toplam 3 821 722 milyon TL ödeme yapılmıştır. Yapılan ödemelerle ilgili olarak nezaretçi bankalar verilen avanslara, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont faiz oranlarına göre faiz yürütülmüştür. Müflis Marmara Bankası A.Ş. ve müflis İmpeksbank A.Ş.’nin avans, faiz ve sigorta primi tutarı İflas İdaresi tarafından tamamen ödenerek kapatılmıştır. Müflis TYT Bank A.Ş.’nin ise 212 417 milyon TL. borcu kalmıştır.

4389 sayılı Bankalar Kanununun geçici 3 üncü maddesi gereğince, tasfiye halindeki müflis TYT Bank A.Ş., Marmara Bank A.Ş. ve İmpeksbank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izinlerinin kaldırıldığı tarihler itibariyle bu bankalar nezdinde hesabı bulunan bir gerçek kişiye ait Türk Lirası cinsinden tasarruf mevduatı ile tasarruf mevduatı niteliğini haiz döviz tevdiat hesaplarının toplamının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Fon) tarafından sigorta kapsamında nakden veya hesaben yapılan ödemeler düşüldükten sonraki bakiyesinin 1 milyar TL.’ye kadar olan kısmı, bankaların bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izinlerinin kaldırıldığı tarihte geçerli T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden ABD Dolarına çevrilerek, söz konusu Kanunun yayımlanma tarihi olan 23.6.1999 tarihinde geçerli T.C. Merkez Bankası ABD Doları döviz alış kuru üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılıkları 12.7.1999 tarihinden itibaren Fon tarafından tasarruf mevduatı hesabı sahiplerine ödenmektedir. 4389 sayılı Bankalar Kanununun geçici 3 üncü maddesi kapsamında Fon tarafından 16.6.2000 tarihi itibariyle Marmara Bankası A.Ş. için 573 mudiye 2 487 291 milyon TL, TYT Bank A.Ş. için 2 674 mudiye 8 053 845 milyon TL, İmpeksbank A.Ş. için ise 3 938 mudiye 17 094 958 milyon TL olmak üzere toplam 27 636 094 milyon TL. ödenmiştir.

2. 15.6.2000 tarihi itibariyle Fon’da toplam 305 trilyon TL likit varlık bulunmaktadır.

4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15 inci Maddesinin 2 nci fıkrasının son paragrafında, “Olağanüstü hallerde, Fon Hazine Müsteşarlığından izin almak kaydıyla borçlanabileceği gibi ihtiyaç hasıl olduğunda Hazine Müsteşarlığınca Fona ikrazen verilmek üzere uzun vadeli özel tertip Devlet İç Borçlanma Senedi ihraç edilebilir”, 5 inci fıkrasının (a) bendinde “Fon mevcudunun ihtiyacı karşılayamaması durumunda bankalardan ileride doğacak prim yükümlülüklerine mahsuben bir önceki yılda ödedikleri sigorta primi toplamına kadar avans alınabilir...”, yine 5 inci fıkrasının (b) bendinde ise, “Olağanüstü hallerde, Fon kaynaklarının ihtiyacı karşılamaması durumunda Kurumun talebi üzerine Merkez Bankasınca Fona avans verilir...” hükümleri yer almaktadır.

3. Egebank A.Ş., Sümerbank A.Ş., Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. ve Yaşarbank A.Ş. aracılığıyla sırasıyla Egebank Off-Shore Ltd, Efektif Bank Off-Shore Ltd, Yurt Security Off-Shore Ltd. ve Yaşar Foreign Trade Off-Shore Ltd.’nde 4296 gerçek kişi tarafından açılan mevduat tutarı toplam 88.159 milyar TL.’dir.

4. Söz konusu mevduat hesapları bakiyesinin 20 milyar TL.’ye kadar olan kısmının aracı bankalar tarafından hak sahiplerine ödenmesine ilişkin Kanun Tasarısı hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur.

Bilgilerine arz ederim.

                                     Recep Önal

                                 Devlet Bakanı

28. - Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Konya-Sarayönü ve Bingöl-Osmaneli kaymakamları tarafından çocuklarını okula göndermeyen velilere para cezası verildiği iddiasına ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun cevabı (7/2182)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorumun Millî Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

                                          7.6.2000

                                        Zeki Ünal

                                          Karaman

Konya’nın Sarayönü İlçesi ile Bingöl’ün Osmaneli İlçesinde 8 yıllık kesintisiz eğitim yasası çıktıktan sonra, çocuklarını okula göndermek istemeyen velilere kaymakamlıklar tarafından para cezası verilmektedir.

Sorum Şudur :

Kaymakamlıkların para cezası verme yetkisi var mıdır? Var ise, hangi yasaya dayanarak vermektedir?

                 T.C.

Millî Eğitim Bakanlığı

       Araştırma, Planlama ve Koordinasyon

             Kurulu Başkanlığı                17.7.2000

Sayı : B.08.0.APK.0.03.05.00-03/1828

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : TBMM Başkanlığının 13.6.2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2182-5912/14280 sa-yılı yazısı.

Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal’ın, “Konya-Sarayönü ve Bingöl-Osmaneli kaymakamları tarafından çocuklarını okula göndermeyen velilere para cezası verildiği iddiasına ilişkin” yazılı soru önergesi incelenmiştir.

222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun, 12.10.1983 tarih ve 2917 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle değişik 56 ncı maddesi; “Muhtarlıkça veya mülkî amirce yapılan duyuruya rağmen, çocuğunu okula göndermeyen veli veya vasi veya aile başkanları”na millî eğitim müdürünün teklifi üzerine, kaymakamlarca para cezası verilmesi işleminin tesisini hükme bağlamıştır.

Bilgilerinize arz ederim.

                        Metin Bostancıoğlu

                        Millî Eğitim Bakanı

29. - Manisa Milletvekili Bülent Arınç’ın, 4207 Sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2184)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Osman Durmuş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasına delaletlerinizi saygılarımla arz ederim.

                                   Bülent Arınç

                                            Manisa

Sorular : 1. Umuma açık alanlarda sigara içilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanunun öngördüğü cezaların uygulanabilmesini öngören yönetmelik yürürlükte midir?

2. Sigara içilmesini yasaklayan alanlarda uygulanan cezalar için, bugüne kadar toplanan para tutarı ne kadardır?

3. Sigara içenlere uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını uygulamaya kim yetkilidir?

4. Sigara içenlere uygulanacak cezalara ilişkin bir yönetmelik yoksa, bir yönetmelik düzenlemeyi düşünüyor musunuz?

5. Sigara içenlere uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını toplama ve kullanma için Yeşilay’a yönetmelikte yer vermeyi düşünüyor musunuz?

                 T.C.

               Sağlık Bakanlığı

Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü 4.7.2000

Sayı : B100TSH0140002.9693

Konu : Soru önergesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

İlgi : 13 Haziran 2000 tarih ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2184-5914/14282 sayılı yazınız.

İlgi yazınızla bildirilen Manisa Milletvekili Bülent Arınç tarafından verilen soru önergesinin cevabı yazımız ekinde yer almaktadır.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

                        Doç. Dr. Osman Durmuş

                                   Sağlık Bakanı

Soru Önergesi Soru ve Cevapları

Soru 1. Umuma açık alanlarda sigara içilmesini yasaklayan 4207 Sayılı Kanunun öngördüğü cezaların uygulanabilmesini öngören yönetmelik yürürlükte midir?

Cevap : Umuma açık alanlarda sigara içilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanunun amacı, kişileri tütün ve tütün mamullerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirler almaktır. Bahsedilen yasada yönetmelik çıkarılması ile ilgili bir husus bulunmamaktadır.

Soru 2 : Sigara içilmesini yasaklayan alanlarda uygulanan cezalar için, bugüne kadar toplanan para tutarı ne kadardır?

Cevap : Sigara içilmesini yasaklayan alanlarda uygulanan cezalar için, bugüne kadar toplanan para tutarı konusu Bakanlığımızın sorumluluğu altında değildir. Zira, Kanunu yürütmekle Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Yasa tüm Türkiye’de uygulanmakta ve uygulanan para cezaları İl Defterdarlıkları tarafından tahsil edilmektedir. 4207 Sayılı Kanunun 5 inci Maddesinde “Tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı ve yasağa ilişkin yazılı uyarıların bulunduğu yerlerde tütün ve tütün mamullerini içenlere, ilgili yerin yetkilisi veya amiri durumundaki kişi tarafından yazılı uyarı gösterilmek suretiyle yasağa uyması, aksi takdirde o yeri terk etmesi gerektiği bildirilir. Bu bildirime rağmen tütün ve tütün mamulleri içenler genel zabıta marifetiyle o yerden uzaklaştırılır.”, 6 ncı Maddesinde “Bu Kanunun 5 inci maddesine göre uyarıda bulunmayan tütün ve tütün mamullerinin içilmesinin yasaklandığı yerin memur olmayan yetkilisi veya amiri hakkında on mil-yon lira para cezası verilir. Uyarıya rağmen tütün ve tütün mamulü içen kişi hakkında da aynı ceza uygulanır” ifadeleri yer almaktadır. Para cezası ancak yazılı ve sözlü uyarılara uymayanlara ve-rilmektedir. Toplanan paralar, Maliye Bakanlığına aktarıldığı için tutarı hakkında ayrıntılı bilgi Bakanlığımızda mevcut değildir.

Soru 3 : Sigara içenlere uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını uygulamaya kim yetkilidir?

Cevap : Sigara içenlere uygulanan cezalara ilişkin 4207 Sayılı Kanunun 6 ncı Maddesindeki para cezaları, aynı Kanunun 8 inci Maddesi gereğince o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir.

Soru 4 : Sigara içenlere uygulanacak cezalara ilişkin bir yönetmelik yoksa, bir yönetmelik hazırlamayı düşünüyor musunuz?

Cevap : Sigara içenlere uygulanacak cezalara ilişkin bir yönetmelik düzenlenmesi çalışmaları Bakanlığımız sorumluluğuna girmemektedir.

Soru 5 : Sigara içenlere uygulanan cezalara ilişkin para cezalarını toplama ve kullanma için Yeşilay’a yönetmelikte yer vermeyi düşünüyor musunuz?

Cevap : Konu hakkında yeni yasal bir düzenleme yapılması halinde konunun Maliye Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

                        Doç. Dr. Osman Durmuş

                                   Sağlık Bakanı

30. - Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, böbrek hastalığı ile organ nakli konusunda alınan tedbirlere ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Osman Durmuş’un cevabı (7/2186)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Sayın Sağlık Bakanı Osman Durmuş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasının teminini saygılarımla arz ederim.

                                          5.6.2000

                        Mustafa Niyazi Yanmaz

                                          Şanlıurfa

Ülkemizde uygulamaya konulan aşılama ve bilinçlendirme kampanyaları ile bir çok hastalığın ve dolayısıyla can kaybının önüne geçilebildiği gerçeğinden hareketle,

1. Hergün birçok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine binlercesininde diyaliz makinalarına mahkûm yaşamalarına neden olan ve çok sinsi bir hastalık olan böbrek hastalığının önlenmesi ve korunma yolları hakkında bir kampanya yapılması düşünülmekte midir?

2. Yine bu hastalığın pençesine düşmüş insanımızın tek kurtuluş yolu olan böbrek nakli için çok büyük çaplı bir organ bağış ve bilinçlendirme kampanyası düşünülmekte midir?

3. Organ nakli konusunda hastaların doku tespiti ve nakil uyuşma bilgileri hakkında hastahenelerin tam bir işbirliği ve bilgi ağı mevcut mudur? Yoksa bu önemli konuda ne gibi çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?

                 T.C.

               Sağlık Bakanlığı

             Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü 6.7.2000

Sayı : B100THG0100003-12337

Konu : Yazılı soru önergesi cevaplandırılması

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreterliği

(Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığına)

İlgi : 27.6.2000 tarih ve 3721 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile gönderilen Şanlıurfa Milletvekilimiz Sayın Mustafa Niyazi Yanmaz’ın, 5.6.2000 tarihinde TBMM Başkanlığına vermiş olduğu ve şahsıma yöneltilen soru önergesinin cevabı ektedir.

Bilgilerinize saygılarımla arz ederim.

                        Doç. Dr. Osman Durmuş

                                   Sağlık Bakanı

Soru 1. Ülkemizde uygulamaya konulan aşılama ve bilinçlendirme kampanyaları ile bir çok hastalığın ve dolayısıyla can kaybının önüne geçilebildiği gerçeğinden hareketle,

Her gün bir çok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine binlercesinin de diyaliz makinelerine mahkûm yaşamalarına neden olan ve çok sinsi bir hastalık olan böbrek hastalığının önlenmesi ve korunma yolları hakkında bir kampanya yapılması düşünülmekte midir?

Cevap 1. Modern tıbbın en karmaşık, ancak özellikle 20 nci yüzyılın ikinci yarısında oldukça popüler alanlardan biri haline gelen doku ve organ transplantasyonları son yıllarda ülkemizde de büyük önem kazanmaktadır.

Modern cerrahinin en karmaşık ve en sorunlu alanlarından biri olan organ transplantasyonu, tarih öncesi çağlardan bu yana güncelliğini korumuş ve tıp bilim adamlarının başlıca odak noktalarından biri olmuştur.

Son yıllarda erişilen toplumsal bilinç düzeyi, organ nakli çalışmalarını hem dünyada hem de ülkemizde daha güncel kılmıştır. Böbrek, göz, kalp, kornea, kemik iliği, deri ve karaciğer nakillerinin artık başarı ile gerçekleşebildiği ülkemizde transplantasyon çalışmalarındaki gelişmeler birçok kronik organ hastasına yeniden yaşam imkânı sağlarken, tüm dünya için geçerliliğini koruyan organ sıkıntısı sorununa her geçen gün yeni alternatif çözümler üretebilmektedir.

Bugünkü anlamıyla 1970’li yıllarda başlatılan doku ve organ transplantasyonları her ne kadar arzu edilen düzeye ulaşamamış ise de, halen yaygın olarak devam eden eğitim, organ bağışı ve kurumlararası koordinasyon oluşturma çalışmaları yakın bir gelecekte semeresini verecek ve birçok kronik organ hastası yeniden yaşama dönme olanağına kavuşacaktır.

Dünyada ve ülkemizde, insan doku ve organ transplantasyonlarına gösterilen ilgi giderek artmaktadır. Kronik böbrek hastalığı başta olmak üzere, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas gibi iyileşme şansı bulunmayan irreversibl hastalıklarda uygulanan transplantasyon sonuçlarının toplumlarda oluşturduğu ümit ve güven, doku organ nakli olayının giderek benimsenmesine neden olmuştur.

Ülkemizde 1975 yılı ile 1999 yılı arasında toplam 4259 böbrek, 215 karaciğer, 47 kalp, 66 kalp kapağı, 4 pankreas, 9155 kornea, 958 kemik iliği transplantasyonu yapılmış, sadece 1999 yılı içinde ise 368 böbrek 47 karaciğer, 13 kalp, 6 kalp kapakçığı, 1471 kornea, 222 kemik iliği nakli yapılmıştır.

Kronik böbrek yetmezliğinin tedavi yöntemlerinden diyaliz, hastanın genel durumunu düzeltmek, su-elektrolit dengesini ve vücutta biriken toksinlerin atımını sağlayarak hayatı kaliteli bir şekil-de devam ettirmek ve transplantasyona hazırlamak için önemlidir.

Günümüzde kronik böbrek yetmezlikli hastaların % 10’nun transplantasyon olma şansı olduğu gözönüne alınırsa, kronik böbrek yetmezlikli hastaların tedavisinde diyalizin önemi anlaşılmış olmaktadır. Hastanın primer hastalığı, diyalize uyum sağlaması, diyaliz ünitesinin tedavi uygulamada yeterliliği, hastanın yaşam süresini belirlemektedir. Şartların iyi olması durumunda hastanın yaşama süresi ortalama on yıl olabilmekte, 25 yıla kadar yaşam süresi olan da bulunmaktadır.

Bugün ülkemizde ortalama milyonda 60 kişinin her yıl kronik böbrek hastası olarak toplumumuza katıldığı, bu hastalığın bir nevi orta yaş hastalığı gibi göründüğü ve hastaların çok geç hekime müracaat ettiği saptanmıştır.

Kronik böbrek yetmezliği her gün birçok vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, binlercesinin de diyaliz makinelerine mahkûm olmalarına neden olan çok sinsi bir hastalıktır.

Bu hastalığın önlenmesinde toplumun bilgi düzeyinin artırılması ve bilinçlendirilmesi çalışmaları büyük önem taşımaktadır.

Sağlık Bakanlığımıza bağlı tüm kuruluşlarımızda, başta sağlık ocaklarımız ve devlet hastanelerimiz olmak üzere, eğitim çalışmalarımız toplumun konuyla ilgili bilinçlendirilmesi adına sürdürülmektedir. Ayrıca erken teşhis ve yeterli tedavinin de önemi yadsınamaz. Bu konuda da tüm sağlık kuruluşlarımız, ellerindeki imkânlar dahilinde çalışmaktadır.

Soru 2. Yine bu hastalığın pençesine düşmüş insanımızın tek kurtuluş yolu olan böbrek nakli için çok büyük çaplı bir organ bağış ve bilinçlendirme kampanyası düşünülmekte midir?

Cevap 2. Organ bağışını artırmak amacı ile, vatandaşlarımızın yazılı, görsel, işitsel iletişim araçları aracılığıyla bilgilendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilmektedir. Bu konuda Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Silahlı Kuvvetler, İçişleri Bakanlığı, Belediyeler, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği çalışmaları sürmektedir.

Soru 3. Organ nakli konusunda hastaların doku tesp