DÖNEM : 21                                                                                                  YASAMA YILI : 2

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 39

 

 

122 nci Birleşim

29 . 6 . 2000 Perşembe

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz’un, Göksu Mavi Tünel Projesi ihalesine ilişkin gündemdışı konuşması

2. – Çorum Milletvekili Yasin Hatiboğlu’nun, İkinci Yasama Yılında Genel Kurulun çalışmalarına ilişkin gündemdışı konuşması

3. – Trabzon Milletvekili Nail Çelebi’nin, limanlarımızdan kabotaj dahilinde yapılan yük ve yolcu taşımacılığının ülkemiz ekonomisine etkilerine ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanları Hasan Gemici ve Ramazan Mirzaoğlu’nun cevapları

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Bursa Milletvekili Teoman Özalp ve 23 arkadaşının, memurların ekonomik durumlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/140)

2. – Bursa Milletvekili Teoman Özalp ve 21 arkadaşının, çiftçilerin ekonomik sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/141)

IV. – ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – Türkiye Büyük Millet Meclisi 21 inci Dönem İkinci Yasama Yılı çalışmalarının 21 Temmuz 2000 Cuma gününe kadar uzatılmasına ve öneride belirlenen genel görüşme, Meclis araştırması ve kanun tasarı ve tekliflerinin bu zaman içerisinde görüşülmesine ilişkin FP Grup önerisi

V. – AÇIKLAMALAR VE SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. – FP Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili İsmail Kahraman’ın, FP Grup önerisinin görüşmeleri sırasında, MHP Grup Başkanvekili Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, konuşmasında, Partisine sataşması nedeniyle konuşması

2. – Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz’ün, (9/42) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu Raporunun görüşmeleri sırasında, Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, konuşmasında, şahsına sataşması nedeniyle konuşması

VI. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A) GÖRÜŞMELER

1. – 20 nci Yasama Döneminde Yozgat Milletvekili Yusuf Bacanlı ve 55 Arkadaşı Tarafından Verilen Denizcilik Müsteşarlığına Ait Bazı İşlerin İhalelerinde ve Personel Alımıyla İlgili Konularda Görevini Kötüye Kullanma, İhaleye Fesat Karıştırma ve Evrakta Sahtecilik Suçlarını İşlediği ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240, 339 ve 366 ncı Maddelerine Uyduğu İddiasıyla Devlet Eski Bakanı Burhan Kara Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/29) (S. Sayısı : 501)

2. – 20 nci Yasama Döneminde İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 71 Arkadaşı Tarafından Verilen Başbakanlık Örtülü Ödeneğini 1050 Sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 77 nci Maddesine Aykırı Bir Şekilde Harcamak Suretiyle Hazineyi Zarara Uğratarak Görevini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Tansu Çiller ve Maliye Eski Bakanı İsmet Attila Haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/27) (S. Sayısı : 502)

3. –  20 nci Yasama Döneminde Zonguldak  Milletvekili Ömer Barutçu ve 59 Arkadaşı Tarafından Verilen, İstanbul-Kurtköy Havaalanı İhalesi İçin Hazırlanmış Olan Protokol Hükümlerini Dikkate Almadan İhalenin Nato ENF Dairesi Tarafından Gerçekleştirilmesini Sağlamak Suretiyle Görevini Kötüye Kullandığı  ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/18) (S. Sayısı : 506)

4. – 20 nci Yasama Döneminde Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ve 56 Arkadaşı Tarafından Verilen, Karadeniz Sahil Yolunun Devamı Olan Yolların İhalesinde Usulsüzlük Yaparak Devleti Zarara Uğrattığı ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Bayındırlık ve İskân Eski Bakanı Yaşar Topçu Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/19) (S. Sayısı : 507)

5. – 20 nci Yasama Döneminde Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve 55 Arkadaşı Tarafından Verilen, 6.1.1998 Tarih ve 98/10496 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Mevzuata Aykırı Bir Şekilde İstanbul’da Yeni Turizm Merkezleri İlân Ettiği ve Bu Suretle Partizanlık Yapılmasına Yol Açarak Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/24) (S. Sayısı : 508)

6. – 20 nci Yasama Döneminde Hatay Milletvekili Atila Sav ve 54 Arkadaşı Tarafından Verilen, Suç İşlemek Amacıyla Teşekkül Oluşturduğu ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 313, 296, 240, 31 ve 33 üncü Maddelerine Uyduğu İddiasıyla İçişleri Eski Bakanı Mehmet Ağar Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/38) (S. Sayısı : 509)

7. – 20 nci Yasama Döneminde Konya Milletvekili Veysel Candan ve 61 Arkadaşı Tarafından Verilen,  Telsim ve Turkcell Firmalarıyla İmzalanan Sözleşmelere ve 4046 Numaralı Özelleştirme Kanunu Hükümlerine Aykırı Davranmak Suretiyle Devleti Gelir Kaybına Uğratarak Görevlerini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz ve Ulaştırma Eski Bakanı Necdet Menzir Haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/42) (S. Sayısı : 510)

8. – 20 nci Yasama Döneminde Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız ve 57 Arkadaşı Tarafından Verilen, İzmit Körfez Geçiş Projesi İhalesinde İhale Usul ve Esaslarını İhlal Ederek Rekabet Ortamının Oluşmasını Önlediği, Firma Seçiminde Yanlı Davranarak Devleti Zarara Uğratmak Suretiyle Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Bayındırlık ve İskân Eski Bakanı Yaşar Topçu Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/39) (S. Sayısı : 511)

VII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Trabzon Milletvekili Şeref Malkoç’un ;

Trabzon’da yerel bir gazetede yayınlanan “Bayındırlık ihaleleri MHP’lilerin” başlıklı habere,

– Konya Milletvekili Veysel Candan’ın;

Afet Fonu kapsamına alınan belediyelere;

İlişkin soruları ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın’ın, cevabı (7/2136, 2138)

2. – Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın, Aksaray-Eskil İlçesi ile Tuz Gölü arasındaki arazinin ağaçlandırılmasına ilişkin sorusu ve Orman Bakanı Nami Çağan’ın cevabı (7/2170)

 


I. – GEÇEN TUTANAK  ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak beş oturum yaptı.

Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, 639 uncusu düzenlenen tarihî Kırkpınar yağlı güreşlerine,

Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Güvercinlik ve Etimesgut Havaalanları Mania Planlarına,

Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Kaya, Türkiye, Ortadoğu, Irak ve Kuzey Irak’a,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Kuzeyden Keşif Harekâtının görev süresinin 30.6.2000 tarihinden itibaren altı ay süreyle uzatılmasına,

30 Mart 2000 günü saat 17.00’den geçerli olmak üzere beş ilde dört ay süreyle uzatılan ve TBMM’nin 28.3.2000 tarihli ve 678 sayılı kararı ile onaylanmış bulunan olağanüstü halin, Van İlinden 30 Temmuz 2000 günü saat 17.00’den geçerli olmak üzere kaldırılmasına; Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak ve Tunceli İllerinde 30 Temmuz 2000 günü saat 17.00’den geçerli olmak üzere dört ay süreyle uzatılmasına,

İlişkin Başbakanlık tezkereleri, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildi.

İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in (3/518) (S. Sayısı : 471),

Sivas Milletvekili Mehmet Ceylan’ın (3/519) (S. Sayısı :472),

Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar’ın (3/520) (S. Sayısı :473),

Haklarındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatlarının sona ermesine kadar ertelenmesine ilişkin Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu karma komisyon raporları okundu; 10 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde raporların kesinleşeceği açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 188 inci sırasında bulunan 517 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 3 üncü sırasına, 137 nci sırasında bulunan 387 sıra sayılı kanun tasarısının 4 üncü sırasına, 157 nci sırasında bulunan 414 sıra sayılı kanun tasarısının 5 inci sırasına, 48 inci sırasında bulunan 150 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 185 inci sırasında bulunan 494 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına ve 53 üncü sırasında bulunan 180 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına alınmasına, 28.6.2000 Çarşamba günü, gündemin 5 inci sırasına kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşmelerinin bitimine kadar çalışma süresinin uzatılmasına;

29 Haziran 2000 Perşembe günü, 22 Haziran 2000 tarihinde dağıtılan ve İçtüzüğün 112 nci maddesi gereğince 29 Haziran 2000 Perşembe günkü gündemde yer alacak olan 506, 508, 509 ve 511 sıra sayılı Meclis Soruşturması raporları ile gündemde bulunan ve 29.6.2000 Perşembe gününe kadar görüşmeleri tamamlanamadığı takdirde 501 ve 502 sıra sayılı Meclis Soruşturması Raporlarının görüşmelerin bitimine kadar çalışma süresinin uzatılmasına;

Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının 122 nci sırasında yer alan (10/139) esas numaralı trafik kazalarının önlenmesi konusundaki Meclis Araştırması Önergesinin görüşmelerinin 30.6.2000 Cuma günkü birleşiminde, gündemin “ Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında ve 6 ncı sırasında bulunan (10/14), 107 nci sırasında bulunan (10/126), 113 üncü sırasında bulunan (10/132) ve 114 üncü sırasında bulunan (10/133) esas numaralı Meclis Araştırması Önergesiyle birlikte yapılmasına; görüşmelerin tamamlanmasından sonra Kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesine ve gündemin 6 ncı sırasına kadar olan tasarı ve tekliflerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin DSP, MHP ve ANAP Gruplarının müşterek önerileri, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildi.

Gündemin “Meclis Soruşturması Raporları” kısmının :

1 inci sırasında bulunan, Devlet eski Bakanı Burhan Kara (9/29) (S. Sayısı :501),

2 nci sırasında bulunan, eski Başbakan Tansu Çiller ve Maliye eski Bakanı İsmet Attila (9/27) (S. Sayısı : 502);

Haklarında Meclis Soruşturması açılmasına ilişkin önergeler ve Meclis Soruşturması Komisyonları Raporlarının görüşmeleri, ilgili komisyon yetkilileri GenelKurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

1 inci sırasında bulunan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilât, Görev ve Yetkilerine İlişkin Konularla Kamu Personeli Arasındaki Ücret Dengesizliklerinin Giderilmesi ve Kamu Malî Yönetiminde Disiplin Sağlanması İçin Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanunu Tasarısının (1/710) (S. Sayısı : 518) görüşmeleri tamamlanarak, yapılan açık oylamasından sonra, kabul edildiği ve Kanunlaştığı açıklandı;

2 nci sırasında bulunan, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilâtı Hakkında 189 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye İlişkin Tasarının (1/53) (S. Sayısı : 433) görüşmeleri, ilgili komisyon yetkileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi;

Yükseköğretim Kurumları Teşkilâtı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının (1/650, 1/679) (S. Sayısı : 517) tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı; maddelerine geçilmesi için yapılan oylamalarda karar yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından,

Alınan karar gereğince, soruşturma komisyonları raporları ile Kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 29 Haziran 2000 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşime 01.56’da son verildi.

              Murat Sökmenoğlu

    Başkanvekili

               Vedat Çınaroğlu   Mehmet Elkatmış

            Samsun                  Nevşehir

Kâtip Üye               Kâtip Üye

  Hüseyin Çelik

                  Van

       Kâtip Üye
                  No. :166

II. –  GELEN KÂĞITLAR

29.6.2000 PERŞEMBE

Tasarılar

1. – Ticarî Gemilerde Uyulması Gerekli Asgarî Normlar Hakkında 147 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/713) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.6.2000)

2. – Ekonomik ve Sosyal Konseyin Kuruluşu, Çalışma Esas ve Yöntemleri Hakkında Kanun Tasarısı (1/714) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.6.2000)

Teklifler

1. – Şanlıurfa Milletvekili Mustafa Niyazi Yanmaz’ın; Gözlükçülük Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/570) (Sağlık, Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

2. – Amasya Milletvekili Gönül Saray Alphan’ın; Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/571) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.2000)

Rapor

1. – Devlet İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/564) (S.Sayısı: 522) (Dağıtma tarihi : 28.6.2000) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Bursa Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu’nun, Bursa-Yenişehir Havaalanının ne zaman açılacağına ilişkin Ulaştırma Bakanından sözlü soru önergesi  (6/764) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

2. – Bursa  Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu’nun, Bursa-Yenişehir  otoyolu projesine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi  (6/765) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

3. – Bursa  Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu’nun,  yurt dışından ithal edilen ağaçlara ilişkin Orman Bakanından sözlü soru önergesi  (6/766) (Bakanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

4. – Bursa  Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu’nun,  okullardaki zehirlenme olaylarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi  (6/767) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

5. – Bursa  Milletvekili Ahmet Sünnetçioğlu’nun, Bursa-Yalova’daki okullara dağıtılmak üzere gönderilen kuru incire ilişkin Sağlık Bakanından sözlü soru önergesi  (6/768) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, deprem konutları için yapılan ihalelerin vize işlemlerinin Sayıştay denetimine tâbi olması için bir işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi  (7/2284) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.6.2000)

2. – Adıyaman Milletvekili Mahmut Göksu’nun, DMS’yi kazanamayan adayların atamalarının yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi  (7/2285) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

3. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Nusaybin Gümrük Kapısına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Keçeciler) yazılı soru önergesi  (7/2286) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

4. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun,   Mardin İlindeki nakliyeci esnafın mazot ticaretine ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet  Keçeciler) yazılı soru önergesi  (7/2287) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

5. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin Kalesine ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2288) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

6. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin İlindeki Kesimiye, Şehidiye ve Zinciriye  medreselerinin restorasyonlarına ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2289) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

7. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun,  Mardin İlindeki köy yollarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa  Yılmaz) yazılı soru önergesi  (7/2290) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

8. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin İline bağlı köylerin içme suyu sorunlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi  (7/2291) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

9. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Yukarı Mezopotamya Ovası Sulama Projesi kasamındaki Mardin ana kanal  inşaatlarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi  (7/2292) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

10. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin-Nusaybin İlçesindeki Bakacık Barajı  Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi  (7/2293) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

11. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun,  Ankara-Mardin uçak seferlerine ilişkin Devlet Bakanından (Yüksel Yalova) yazılı soru önergesi  (7/2294) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

12. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin bölgesinde kuraklıktan zarar gören çiftçilere ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2295) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

13. – Mardin Milletvekili Metin Musaoğlu’nun, Mardin-Dargeçit İlçesinde Ziraat Bankası  şubesi açılıp açılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından (Recep Önal) yazılı soru önergesi  (7/2296) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

14. – Çankırı Milletvekili Hüseyin  Karagöz’ün, Çankırı ve civarında meydana gelen deprem sonrası yapılan çalışmalara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2297) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

15. – Diyarbakır Milletvekili Osman Aslan’ın, Bağ-Kur ile Dicle Üniversitesi arasındaki protokolün feshedilmesine ilişkin Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2298) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

16. – Hatay Milletvekili  Mustafa Geçer’in, İskenderun Limanı Konteyner Terminali projesine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2299) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

17. – Afyon Milletvekili Sait Açba’nın, Azerbaycan’da düzenlenen 2000 yılı mezuniyet törenlerine  büyükelçinin katılmamasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2300) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

18. – Sivas Milletvekili Abdullatif Şener’in, Sivas İlindeki tuzlaların  kapatılma nedenine ilişkin Devlet Bakanından (Rüştü Kazım  Yücelen) yazılı soru önergesi  (7/2301) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

19. – Antalya Milletvekili Mehmet Baysarı’nın, SSK Teftiş Kurulu Antalya Grup  Başkanlığının  İzmir’e nakledilmesinin nedenine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2302) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

20. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Samsun  ve Sinop’ta depolanan zehirli varillere ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2303) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)

21. – Diyarbakır Milletvekili Mehmet Salim Ensarioğlu’nun, Diyarbakır eski Valisinin bir gazeteye verdiği demece ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi  (7/2304) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.2000)

Meclis Araştırması Önergeleri

1. – Bursa Milletvekili Teoman Özalp ve 23 arkadaşının, memurların ekonomik durumlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci,  İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/140) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.6.2000)

2. – Bursa Milletvekili Teoman Özalp ve 21 arkadaşının,  çiftçilerin ekonomik sorunlarının araştırılarak  alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi  (10/141) (Başkanlığa geliş tarihi : 28.6.2000)


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.00

29 Haziran 2000 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Murat SÖKMENOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Hüseyin ÇELİK (Van), Vedat ÇINAROĞLU (Samsun)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 122 nci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim efendim.

Gündemdışı ilk söz, Göksu Mavi Tünel Projesi ihalesi hakkında söz isteyen, Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz'a aittir.

Buyurun Sayın Yavuz. (DYP sıralarından alkışlar)

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz’un, Göksu Mavi Tünel Projesi ihalesine ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET ALİ YAVUZ (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP'tan sonra ülkemizin en önemli projelerinden birisi de Konya Ovası Sulama Projeleridir.

Konya Ovasını sulama fikri, Osmanlı devrinde, 1907 yılında Avlonyalı Ferid Paşanın valiliğinde düşünülmüş, sadrazamlığı döneminde gündeme gelmiş, İstanbul-Bağdat demiryolunu yapan Anadolu Demiryolu Şirketine, 19 milyon 500 bin franka, 48 000 hektar alanın sulanması ihale edilmişti.

Almanlar, 200 kilometre kanal ve sulama şebekeleri yaparak, Beyşehir Gölünün sularını Konya Ovasına akıtmışlardır. Yapılan birçok baraj ve göletin, ovanın sulama ihtiyacını karşılayamaması nedeniyle, Göksu Havzasının sularını Konya Ovasına akıtma çalışmaları başlatılmıştı.

Bu nedenle, 17 kilometre uzunluğundaki Göksu Mavi Tüneliyle, Konya Ovasına, Göksu Nehrinin sularını akıtmak amacıyla proje çalışmaları başlatılmıştı. Bu proje, 1994 yılında, Plan ve Bütçe Komisyonunda, programa, Bağbaşı Barajı, Göksu Mavi Tüneli ve Hidroelektrik Santralı olarak alınmıştı. Bu projeyle, Göksu Havzasının sularından, yılda 450 milyon metreküpü Göksu Mavi Tünel aracılığıyla Konya Ovasına akıtacak, Konya Ovasında sulanmayan 100 000 hektar alanın sulanması sağlanacaktı. Projenin de altı yılda bitirilmesi planlanmış idi.

Proje, ilk olarak, 27 Şubat 1996 tarihinde ihaleye çıkarılmıştı. Hükümet değişikliğinde, ihalelerin durması nedeniyle, ihale iptal edilmiş, ikinci kez, 19 Nisan 1996’da ihaleye çıkarılmış ve ihaleye bir gün kala, o günün Enerji Bakanı tarafından ihalesi durdurulmuştu. Tekrar ihaleye, bir yıllık bir gecikmeyle, 26 Haziran 1997 yılında çıkarılmıştı. Yine, hükümet değişikliği nedeniyle ihalesi iptal edilmiş, Ağustos 1997’de yeniden ilana çıkmış, 3 Ekim 1997 tarihine kadar müteahhit firmaların dosya vermeleri istenmiş idi. 13 Şubat 1998 tarihinde, dördüncü kez ihalesi yapılmış ve sonuçlar 2 Mart 1998’de ilan edilerek, yüzde 49’luk indirimle Ünal Akpınar firmasında kalmış idi. Bu tarihten itibaren bir yıl değerlendirme yapıldı, sonucunda ihale dördüncü kez iptal edildi ve bu büyük projenin o zamanki keşif bedeli 23 trilyon idi. O günden, yani ihalenin iptalinden bugüne dek, yeniden ihaleye çıkması henüz gündeme gelmemiştir. Daha önce, kredili olarak ihale izni alınmış olmasına rağmen, bugün, bu projeye Hazineden kredili ihale izni alınamıyor. Neden farklı düşünülüyor, neden alınamıyor? Ülkemizin en önemli ve en büyük projelerinden birisi olan bu projeye kredili ihale izni verilmeyecek de, acaba, hangi projeye verilecek?..

Ayrıca, 1999 yılında, Plan ve Bütçe Komisyonunda Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının 1999 yılı bütçesi görüşülürken, Sayın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanının, "1999 yılında bu projeyi mutlaka ihale edeceğim" diye söz vermesine rağmen, geçen yıl da bu proje ihale edilemedi.

Değerli milletvekilleri, ayrıca, o gün 1 trilyon 100 milyar TL harcama ödeneği de var idi. 2000 yılı bütçesi görüşülürken, yine, aynı Bakanın, hem komisyonda hem de Genel Kurulda söz vermesine rağmen, proje, hâlâ ihale edilecek ve bugün, bu projenin de 50 milyar TL ödeneği bulunmaktadır.

Şayet, bu proje kredili olarak ihale edilemiyorsa, bütçe imkânlarıyla ihale edilmeli, Konya çiftçisinin, halkının umutları sönmemelidir. Bu proje, bir siyasî partinin veya bir şahsın projesi değildir. Bu proje, Konyalının umutla beklediği, çiftçisine, esnafına, tüccarına, sanayicisine faydalı olacak kapsamlı bir projedir.

Burada bir ihmal vardır. Burada projeyi geciktirme vardır. Bu gecikme kime, ne yarar sağlayacak?.. Sayın Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanının ve Hazineden sorumlu Devlet Bakanının, bu projeye ilgi göstermelerini özellikle bekliyoruz. Bir an önce, bu projenin ihale edilmesi gerekiyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üstelik, 18 Nisan 1999 seçimleri öncesi, Konya'da, meydanlarda, iktidarı oluşturan partiler, bu projeyi en kısa zamanda ihale ettireceklerine söz vermişlerdi. Sözleri nerede kaldı?..

Doğru Yol Partisi olarak, biz, bu projenin sonuna kadar takipçisi olacağımızı belirtir, hepinize saygılar sunarım. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Yavuz, teşekkür ederim efendim.

Cevap verecek Bakan?.. Cevap vermeyecekler...

Gündemdışı ikinci söz, İkinci Yasama Yılında Genel Kurulun çalışmaları konusunda söz isteyen, Çorum Milletvekili Sayın Yasin Hatiboğlu'na aittir.

Buyurun Sayın Hatiboğlu. (FP sıralarından alkışlar)

2. – Çorum Milletvekili Yasin Hatiboğlu’nun, İkinci Yasama Yılında Genel Kurulun çalışmalarına ilişkin gündemdışı konuşması

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Sayın Başkanım, süremi başlatmazsanız, zatıâlinize bir şey sorabilir miyim?

BAŞKAN – Tabiî efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Şimdi, bu genetik çalışmalar, ileride, insan ömrünü 1 200 seneye...

MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Efendim, duyamıyoruz...

BAŞKAN – Zaten, size söylemiyor.

Buyurun efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Genetik çalışmalar, ileride...

İSMAİL KÖSE (Erzurum) – Efendim, mikrofonu açmadınız.

BAŞKAN – Efendim, buyurun; ben mikrofonunuzu açayım...

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Genetik çalışmalar, ileride, insan ömrünün çok uzayacağını, mesela, 1 000-1 200 sene olacağını ifade ediyor. Acaba, lütfeder misiniz, 60 yaşına karşı 5 dakikamı, 1 200 yaşına göre 20 katına çıkarabilir misiniz; onu soracaktım...

BAŞKAN – Efendim, siz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin başkanvekilliğinde bulunmuş, çok deneyimli bir insansınız. Zatıâlilerinizin konuşmasını kesmek bize yakışmaz.

Buyurun efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Efendim, espriyle girelim, tatlı olsun diye... Yani, bu Parlamentoyu, hep, maalesef, kavgacı, dövüşken, birbirine girişken diye tanıttılar ve tanıtmaya çalıştılar. İzin verirseniz, böyle, tatlı başlayalım Sayın Başkan...

BAŞKAN – Tabiî efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Çok haklısınız; çünkü, bugün, basında, çok haksız manşetler var: "Türkiye Büyük Millet Meclisi niye tatile giriyor; trafik yasasını görüşmüyor!.." Ama, içinde de, RTÜK yasası görüşülmediği için konulmuş bir manşet olduğunu da çok net görüyorsunuz... Çok haksızlık bu efendim! (DSP, MHP ve ANAP sıralarından alkışlar)

Çok teşekkür ederim Sayın Hatiboğlu.

Buyurun; sürenizi başlatıyorum.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Sayın Başkanımı, Yüce Heyetin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bir yasama yılını, acı tatlı, birlikte geçirdik. Elbette, çok şey yapmak isterdik; dahasını, dahasını ve hatta, dahasını yapmak isterdik; ama, olan bu. Boş durmadık, çalıştık. Niye çalıştık; çünkü, önce, Allahımıza karşı, vicdanımıza karşı ve halkımıza karşı sorumluluklarımız var; vaatlerimiz oldu. İnanıyoruz ki, mutlaka, bir gün hesaba çekileceğiz. Hesaba çekilmeden önce, kendimizi, nefsimizi hesaba çekmek mecburiyetimiz vardır; biz ne yaptık acaba, neler vaat ettik?.. 18 Nisan öncesini, o toz ve dumana karışmış kampamya ortamını bir düşünelim. Köylerde, kahvehanelerde, kasabalarda, uçsuz bucaksız, hadsiz hesapsız, konjonktürü, dünya ve Türkiye şartlarını belki hesaba katmadan çok büyük vaatlerde bulunduk. Hani eskiden "bizim atımızın nal izleri vardır oralarda" diye söylerler. Şimdi köy kahvehanelerindeki masaların üzerinde, kimimizin "bu işi biz hallederiz, bu işi ben hallederim" diye yumruk izleri var. Bu, bir vaatti. Bir hukukî kuraldır -"el-va'dü keddeyn"- vaat, borçtur. Yerine getirmezseniz ne olur; vaadin yerine getirilmemesinin icra takibi var mıdır?.. Yok. Peki, müeyyidesiz midir?.. Hayır, müeyyidesi vardır. Nedir?.. "Ve izâ vaade ahlefe." Eğer, vaat eder, vaadinden dönerse, onun cezası vardır.

İşte, bütün milletvekilleri, sizler, parti, yaş, kültür, eğitim düzeyi farkı gözetmeksizin arz ve ifade ediyorum ki, hepiniz, bu dürtüyle, bu hesapla, bu korkuyla, bu şevkle çalıştınız, çalıştık, hesabımızı verelim diye. Peki, ne yaptık; çalışmadı mı bu Parlamento?.. Belki, 1920'den bu tarafa, en hızlı, en gayretli çalışan bir yasama yılını geride bıraktık. Çalıştık da ne yaptık?.. Yani, çiftçimizin, işçimizin, memurlarımızın derdini çözebildik mi; öğrencilerimizin ahu eninine çare olabildik mi?.. Diyeceğiz ki "efendim, bir af Kanunu çıkarttık." Çıkardık da ne yaptık?.. 1980'den bu tarafa okuluyla ilişkisi kesilmiş insana imkân tanıdık. Allah sizden razı olsun; bu, çok iyi bir şeydir. Okutmak, eğitmek, öğretmek, sonra yararlanma; bu, çok iyi bir şey; ama, korkuyorum ki, işte, bu, yirmi senenin gerisinde kalmış öğrenci insanlar gelecekler, bazı insanlara yalvarmak zorunda kalacaklar.

Geçen de ifade ettiğim gibi "yemin ediyorum, azmen ve kasten, azmen ve cezmen, kastedip yemin ediyorum ki, söylediğine uyacağım; beni okula kabul et" diye yalvaracaktır. Bu, öğrencinin onur kırılmasıdır. Buna hakkımız yoktu; bunu yaptık.

Offshorezedelere 85 trilyon para ödeyelim diye düşünüyoruz. Ben korkuyorum ki, ödersek, bu niteleme değişecek. Offshorezedeler, offshorezede olmayacak, offshorezade olacak. Peki, offshorezede kim olacak; offshorezede biz olacağız, biz; bu hükümet olacak offshorezede. Niye; çünkü, 250 milyon doları çiftçisine veremeyen bir parlamento hükümeti, elbette bunun hesabını vermekte zorlanacaktır.

Benim endişem şudur: Biz, çok çalıştık; doğrudur. Bakınız, rakam vereyim. 12 Haziran 2000 tarihi itibariyle 194 Kanun tasarısı geçirdik buradan, 35 de Kanun teklifi geçirdik. Hiçbir dönemde, hiçbir yasama yılında bu olmamıştır. Çok çalıştık doğrusu.

BAŞKAN – Efendim, bugün itibariyle 202.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

Ben, 12 Haziran itibariyle dedim, Sayın Başkanımız, bugün itibariyle 202 buyuruyorlar. Dikkat eder misiniz, çok sevindiricidir; ama, düşündürücü bir tarafı var. Niye 202 tasarı da 35 teklif?.. Niye?..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Milletvekilleri teklif vermekten aciz mi?! Milletvekilleri, milletin derdini, ihtiyacını bilmiyor mu?! Neden?! O zaman, bir soruyu cevaplandırmamız lazım.

Bu sistem, parlamento hükümeti sistemi midir, hükümet parlamentosu sistemi midir? Buna cevap bulmamız lazım.

İnsan hakları açısından neyi çözdük?..

Hemen toparlıyorum Sayın Başkanım, hiç müsamahanızı zorlamak istemem, değerli kardeşlerimin müsamahasını da zorlamak istemiyorum; ama, soruyorum, üzülüyorum, düşünüyorum... Yarın, köylerde, bize soracaklar...

Bugün bir toplantıdan geldim, hemen Senato salonundan. Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifiyle bir çalışma yapılıyor. Dinledim; milletvekilleri, Türkiye'de insan hak ve özgürlüklerinin yeterince olmadığından, hatta, Doğu Bloku ülkelerden geri olduğundan ağlayarak, sızlayarak söz ettiler. Kim; milletvekilleri.

Sayın Meclis Başkanımız da aynı ağıda katıldı, evladı katledilmiş bir ailenin ağıdı gibi; Sayın Meclis Başkanı da katıldı. Sayın Cumhurbaşkanı da aynı ağıdı yaktı. Şimdi düşünüyorum; köyde bana sorulacak suale cevap arıyorum...

Sayın milletvekilleri, siz ağlar, çare bulmazsanız; Sayın Meclis Başkanı, bu Meclise, Parlamentonun şahsı manevisine hakaret edilirken siz susarsanız, siz de çıkar, orada "insan hakları yok" diye ağlarsanız; Sayın Cumhurbaşkanımız, Anayasa Mahkemesinden gelen Sayın Cumhurbaşkanımız "hak ve özgürlükler yoktur"  diye siz ağlar sızlarsanız; bunu bize, benim halkıma, fakir bu insana, her şeye razı olan, tepkisiz bu topluma kim verecek?.. Kim verecek bunu?!. Yani, bakınız, ben üzülüyorum, huzurunuzda edepsiz bir laf -Anadolu'da kullanılıyor olsa bile- edep sınırlarını aşan bir söz olur mu diye korkuyorum da diyemiyorum ki, "bunu kimse yutmuyor" diyemiyorum. Keşke diyebilsem!..

DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Dedin, dedin...

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Dedim mi efendim?.. Ben dememeye gayret ettim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Hatiboğlu, toparlar mısınız efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Değerli Başkanım, müsamahanıza teşekkür ediyorum.

Geçen yasama yılını kapatırken, Sayın Burhan Kara'nın hemen sol yanında bir dostumuz oturuyordu -duygulandığımı ifade edeyim- Avni Akyol Bey. Birlikte kapattık, Meclisin yasama yılını birlikte kapattık. Başka kapatma aklımın kenarından geçmez. Başka kapatmayı düşüneceğime gözlerimi ebediyen kapatmayı düşünürüm daha iyidir. Avni Akyol Bey oturuyordu. Bana dedi ki: "Başkanım, bir şiirle bitirir misin..." Ben de bir şiirle bitirdim. Sonra Avni Akyol kardeşimizi 1 Ekimde, Meclis açılışında kapıda uğurladık, rahmeti rahmana.

Dünya, ölümlü dünyadır. Bak, ayrılıyoruz... Birbirimize hak ve hukukumuzu helal etmeliyiz... Etmeliyiz... Ben, ediyorum. Ha, şu: Zorla, dayatılarak, metazoriyle de, hak, helal ettirilmez, edilmez. Biz, birbirimize hak ve hukukumuzu helal edelim ve bilelim ki, bu işin bir başı; ama, bir de hesaplaşma sonu var.

Sayın Başkanım, ben, bir rubaiyle, arz ve takdim edip, huzurunuzdan ayrılacağım; Yüce Heyetinize hayırlı çalışmalar dileyeceğim. Milletime de seslenerek, diyorum ki: Aziz milletim, demokrasinin dışında başka bir şey beklemeyin, aramayın, güvenmeyin; ama, çağdaş, objektif kurallarla, evrensel kaidelerle bir demokrasi.

"Evet, bir başımız bir de sonumuz vardı:

Ruhlarla elest bezmine sözleşmeye geldik,

Bilmem, niye dünyadaki kör çeşmeye geldik?

Gaflet denizinden geçerek, ömrü tükettik;

Mahşer denilen yerdeki yüzleşmeye geldik."

Evet, hepinize saygılar sunuyor, hayırlı günler diliyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Hatiboğlu.

Bendeniz, arzı vedayı yarın yapacaktım; ama, siz, benden önce davrandınız.

Efendim, üçüncü söz, limanlarımızdan kabotaj dahilinde yapılan yük ve yolcu taşımacılığı hakkında söz isteyen, Trabzon Milletvekili Nail Çelebi'ye aittir.

Buyurun Sayın Çelebi. (MHP sıralarından alkışlar)

3. – Trabzon Milletvekili Nail Çelebi’nin, limanlarımızdan kabotaj dahilinde yapılan yük ve yolcu taşımacılığının ülkemiz ekonomisine etkilerine ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanları Hasan Gemici ve Ramazan Mirzaoğlu’nun cevapları

NAİL ÇELEBİ (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; limanlarımızdan kabotaj dahilinde yapılan yük ve yolcu taşımacılığının ülkemiz ekonomisine etkileri hakkında görüşlerimi ifade etmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'nin denizcilik hedefini Büyük Önder Atatürk, 1 Kasım 1937 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisini açış konuşmalarında "Denizciliği, Türkün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve bunu en kısa zamanda başarmalıyız" sözleriyle dile getirmişlerdir. Ne var ki, hedefe rağmen, Türk denizciliği, bugüne kadar, arzu edilen seviyeye ulaşamamıştır. Bu başarısızlığın nedenleri arasında, ekonomik dalgalanmalar, ulusal mevzuattaki yetersizlikler ve uluslararası politikalara uyum süreçlerindeki gecikmeler ve en önemlisi, kalifiye personel istihdamındaki aksaklıkları gösterebiliriz.

Dünyamızdaki bütün teknolojik yenilikler ticarete bağlı olarak gelişmiştir. Anılan gelişmelerde, denizyolu ticaretinin önemi büyüktür. Nitekim, gerek ülkemiz ticaretinin ve gerekse dünya ticaretinin yüzde 90'ı, çeşitli tipte gemilerle gerçekleştirilmektedir. Bu yüzden, ülkeler, denizyolu ticaretini teşvik etmek için çeşitli tedbirler almaktadırlar. Bu amaçla da, özellikle, dahili taşımalar için belirli hatlarda düzenli sefer yapan gemilere primler, yakıt fiyatları  ve liman masraflarında indirimler sağlanmaktadır.

Gelişmiş denizci ülkeler, ticaret filolarının sağlıklı büyümesi, filonun rekabet avantajlarına sahip olması ve sonunda ülkeye daha çok navlun geliri girmesini sağlamak için, denizcilik politikalarını, ulusal yapı ve usullararası gelişmelere paralel olarak sürekli yenilemektedirler.

Gerçekten, ticaret filosundaki gelişmelerin ödemeler dengesine katkıları yanında, gemi inşa sanayiinden limanlara, liman işletmeciliğinden gemi işletmeceliğine, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinden işsizlerin istihdamına kadar, sonuç olarak, liman bölgelerinin gelişmesine ve devlet gelirlerinin artmasına kadar hatırı sayılır yansımaları vardır.

Türkiye'de yıllardan beri ihmal edilmişliğin sonucu olarak geri kalmış denizciliğimizin, en önemli lokomotifi olabilecek, limanlarımız arasında -kabotaj dahilinde- yolcu taşımacılığını başlatmak üzere, yeni teknoloji gemileri özendirmek için, acil tedbirler alınması gerekmektedir; çünkü, şehirlerarası yük ve yolcu taşımalarının, özellikle, yeni teknoloji gemilerle daha kısa zamanda, daha ucuz navlunla ve daha güvenle varış yerine ulaştırılması söz konusudur. Anılan tedbirlerle yük ve yolcu taşımalarında sağlanabilecek bu avantajların bölgelerarası dengesizlikleri ortadan kaldırabilecek etkileri, enflasyonun aşağıya çekilmesine, istihdam ve devlet gelirlerinin daha çok artmasına katkı sağlamış olacaktır. 

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında öngörüldüğü üzere "Türkiye içinde yük ve yolcu taşımacılığının, kabotaj taşımacılığından denizyoluna kaydırılmasını sağlamak amacıyla, kabotaj taşımacılığını yapan yük ve yolcu gemilerine liman hizmetleri ve yakıt konusunda destek verilmesi için gerekli önlemler alınacak" denmektedir. Bu vesileyle de, Yüce Meclise sunulan yasa teklifi sonucu yapacağımız değişiklikle, limanlarımız arasında, mevcut yük ve yolcu taşımalarının kat kat üzerinde ticaretin gerçekleşmesi sağlanmış olacaktır ki, bunun kara nakliyesine de olumlu etkileri olacaktır.

Karayollarımızın aşırı yüklenmesi nedeniyle, gerek asfalt ve gerekse araç, gereç, ekipman kaybıyla devletimizin ve ülkemizin uğradığı büyük zararlar, herkesin büyük malumudur. Esasen, Türkiye'deki zengin denizyolu taşımaları potansiyelini kısa sürede harekete geçirmek için yetişmiş insangücü de vardır. Bugün, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması halinde, Türk deniz ticaret filosunun, dışticaret filosundan aldığı yüzde 30'lar düzeyindeki payı artırmak da, finansal kiralama yoluyla mümkündür.

Böylece, insanlarımıza sunulan kaliteli hizmet yanında, boş beklemekte olan limanlarımıza gemilerin gelmesi sağlanarak, liman gelirlerimiz artabilecektir; çünkü, kabotaj taşımalarının yılda 5 milyon tona çıkarılması durumunda dahi, devletin, yükleme ve boşaltma işlemlerinden dolayı kazancı en az 16 milyon dolar olacaktır.

Ayrıca, bu çalışmanın sonucu gemilere yönelik şirketler kurulacak veya kurulu olanların gemileri de artacaktır. Bazı yük ve eşyaların, kısa sürede, örneğin İstanbul'dan Trabzon'a ulaştırılması söz konusu olacaktır.

Bunun anlamı, mal ve hizmetlerde bölgelerarası fiyat farklarının azalması, hatta ortadan kalkması demektir. Bu sayede, daha iyi rekabet avantajlarıyla, bilhassa Trabzon'dan Rusya ve Türk cumhuriyetlerine ihracat kat kat artacaktır.

Piyasaya çok sayıda geminin girmesi, şüphesiz, turizm gelirlerinin artmasına, işgücü talebinin artmasına, daha çok işsize iş bulunmasına ve daha yüksek ticaretin sağlanmasına vesile olacaktır.

Bütün bu faaliyetlerden ötürü devletin gelirleri artacak, geri kalmış yöreler kalkınacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

NAİL ÇELEBİ (Devamla) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, kabotaj dahilinde yük ve yolcu taşımalarının sayısız yararlarına karşılık, maalesef, taşımalar çok çok yetersizdir. Özellikle, yolcu taşımaları kârlı olmadığı için, işletmeler bu alana girmemektedirler; fakat, asıl neden, yakıt fiyatlarıdır. Yakıt fiyatları, gemilerin sefer maliyetlerini etkileyen en önemli faktörlerdendir. Uluslararası ticarette görev alan gemiler, gerek yurtta gerekse yurt dışında, yakıtlarını, dünya fiyatları seviyesinden (transit yakıt fiyatlarından) temin etmektedirler. Türkiye limanları arasında çalışan gemilere ise, bu fiyatın yaklaşık 4 katı tutarında yakıt verilmektedir. Bu yüzden, kabotaj taşımaları yetersiz olmakta ve Türk ticaret filosu kapasitesinin ancak yüzde 35 kadarı kabatoj taşımalarında görev almaktadır.

Can ve mal güvenliği yönünden ulusal ve uluslararası mevzuat gereklerini karşılayan yeni teknoloji gemilere transit yakıt verilmesi yolunda gerekli yasal düzenlemelerle, yukarıda anlatılan sayısız zenginliklere kavuşmamızın mümkün olacağını belirtiyor; bu vesileyle, aziz milletimizin kabotaj bayramını kutluyorum.

Sözümü tamamlamadan önce, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuyla ilgili olarak, 26.6.2000 Pazartesi günü Milliyet Gazetesinde çıkan "Gitti Yetimin Hakkı" başlıklı yazıyı çok üzüntüyle okudum ve hepinizin üzüldüğünü de biliyorum. Bu vesileyle, bu yuvaların şefkat yuvası olduğunun bilincinde olarak, Sayın Bakanımın bu konuyla ilgili açıklama yapmasını burada bekliyor, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorm. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çelebi.

DEVLET BAKANI RAMAZAN MİRZAOĞLU (Kırşehir)– Sayın Başkan, cevap vermek istiyorum...

DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Sayın Başkan, ben de, sayın milletvekilimizin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuyla ilgili konuşmasına istinaden kısa bir cevap vermek istiyorum...

BAŞKAN – Peki, buyurun efendim.(DSP sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, konuşmamın başında, Sayın Başkana ve sayın milletvekilimize, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuyla ilgili duyarlılığı için teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, 26.6.2000 Pazartesi günlü Milliyet Gazetesinde, manşetten "Gitti Yetimin Hakkı, Kimsesizlerin Parasını Hortumladılar" başlıklı bir haber yayınlanmıştır. Haberin içeriğinde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun bazı personelinin mallarında ciddî artışlar olduğu ve bu durumun tespit edilerek, cumhuriyet başsavcılığınca duruma elkonulduğu haberi yer almaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gerçekten, çok büyük haksızlıkla ve çok büyük mağduriyetle karşı karşıyayız. Birincisi, olay, yeni bir olay değildir. Soruşturma, 1996 yılında, 54 üncü hükümet tarafından, zamanında başlatılmıştır. Benim göreve gelmemin hemen sonrasında sonuçlanan soruşturma dosyası Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda, 7 nci Asliye Ceza Mahkemesinde dosya görüşülmüş ve 1998 yılında beraatla sonuçlanmıştır.

Bu durumu, pazartesi günü, haberin yayınlandığı aynı gün, bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurmak istedim. Basın toplantısında 14 kamera vardı, çok sayıda gazeteci arkadaşımız vardı; yazılı ve sözlü olarak bu durumla ilgili gerçekleri açıkladım; ancak, basınımızda haberin düzeltilmesi yeterince yer almadı. Haberin yayınlandığı gazetede ise, 15 inci sayfanın sağ alt dip köşesinde bu konuyla ilgili kısa bir düzeltme yayınlandı ve üç gündür ben, Sosyal Hizmetlerden sorumlu Devlet Bakanı olarak, hem milletvekili arkadaşlarıma hem de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuyla ilgili insanlara, bu konuyu izah etmeye, anlatmaya çalıyorum, o insanlar bana, gördükleri yerde, üzüntülerini bildiriyorlar. Gerçekten, büyük haksızlıkla karşı karşıyayız. Bir gazetemiz, kurumumuzla ilgili böyle bir haberi, gerçek olmayan bir haberi yayınlıyor ve ondan sonra aynı şekilde düzeltme ihtiyacını bile duymuyor. Halbuki, benim yaptığım görüşmeler sonucunda da, yaptığım açıklamalar sonucunda da, bu gazetemiz, aynı manşetten veyahut da görünür bir yerde "biz, böyle bir konuda yanıldık" dese, inanıyorum ki, çok daha yücelecekti. Bunun, gazetecilik ilkeleriyle ve basın özgürlüğüyle de bağdaşmadığını düşünmekteyim. Sizlerin ve kamuoyunun takdirine sunmaktayım.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, hepimizin bildiği gibi, ülkemizin, en temel sosyal hizmet kurumu ve son yıllarda kurumda, gerçekten, büyük iyileşmeler yaşıyoruz. Kurumumuzun fizikî standartlarında çok iyileşmeler var; çocuklarımızın okul başarılarında, sosyal, kültürel aktivitelerinde çok büyük başarılar var. Bunu, tabiî ki, sadece devlet olarak yapmıyoruz; biz, bu işleri yaparken, bize gönüllü insanların, gönüllü kuruluşların çok ciddî katkıları var, koruma derneklerinin, vakıfların katkıları var. Çok sayıda hayırsever insanların, bize yaptıkları aynî yardımlar var, bağışlar var. Bu yüzden biz, sürekli bakım hizmeti verdiğimiz 30 000 insanımızla, çalışanlarımızla birlikte, bütün bu koruma derneklerimizi, vakıflarımızı, bize bağışta bulunan insanlarla birlikte, kendimizi çok büyük bir aile olarak tanımlıyoruz. Bu aileyi, bu tür olumsuzluklar ve bu tür olumsuz haberler gerçekten derinden yaralamaktadır. Eğer, bir de, böyle haksız ve hak etmediğimiz bir durumla karşı karşıyaysak, üzüntümüz çok daha artmaktadır.

Biraz önce, genel bütçeden aldığımız kaynakların yanında, aldığımız bağışların da bizim için çok önemli olduğunu söylemiştim. Gerçekten, biz, yıllık ortalama 2 trilyon liradan fazla nakdî bağış almaktayız.

Onun dışında, size son bir örnek vereyim: Ülke içindeki ve ülke dışındaki sivil toplum kuruluşlarından aldığımız katkılarla, sadece deprem bölgesinde 15 yeni kuruluş -çocuk yuvası, özürlülerle ve yaşlılarla ilgili  merkezler- yapıyoruz ve bunların 2000 yılı fiyatlarıyla tutarı 6 trilyon lira. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun, bu seneki yatırım bütçesindeki yatırımlarının tutarı 7,5 trilyon lira civarında. Biz, neredeyse, bize bütçeden ayrılan pay kadar bağışlar alıyoruz.

Ben, bu tür haberler, araştırılmadan yapılan haberler sonucu, bu bağışların da eksileceğini düşünmekteyim. Düşünün; bir insan bu kuruma bir bağış yapmayı düşünüyor; ama, böyle bir haberi okuduğu zaman -bunun doğruluk derecesini de öğrenemeyeceği için- o insan bu bağıştan vazgeçecektir. Belki, asıl haberde verildiği gibi "gitti yetim hakkı" deniliyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Devamla) – ...belki, bana göre asıl yetim hakkı, dolaylı olarak da olsa, böyle yenilmiş oluyor. Araştırmadan yapılan böyle haberlerin, kurumdaki yetimlere ve kurumda yaşayan, duygusal bakımdan örselenmiş diğer insanlara çok büyük zarar verdiğinin bilincinde olmalıyız. Bu yüzden, kurumla ilgili haberlere medyatik beklentilerden uzak bir şekilde yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum ve bunu diliyorum.

Çok değerli milletvekilimiz Sayın Nail Çelebi'ye, bana bu fırsatı verdiği için ve aynı zamanda kurumumuzla böyle yakından ilgilendiği için teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (DSP, MHP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sayın Nail Çelebi'ye cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Mirzaoğlu; buyurun efendim.

DEVLET BAKANI RAMAZAN MİRZAOĞLU (Kırşehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin, coğrafî konumu sebebiyle, denizcilik sektörü, ülke ekonomisi üzerinde artan bir öneme sahiptir. Türkiye'nin, Akdeniz, Karadeniz ve Ege arasındaki eşsiz konumu, ülkenin dış ticaretinin gelişmesini, denizcilik sektörü ve Türk ekonomisinin dünyaya entegrasyonunu hızlandırmaktadır.

Türk denizciliği, yeni gelişmelere paralel olarak, günden güne gelişmektedir. Bugün, dökmeyük taşımacılığı, yolcu taşımacılığı, gemi inşa, denizcilik hizmetleri ve turizm, Türk denizciliğinin ticaret ve hizmete dayalı en önemli bölümlerini oluşturmaktadır.

Türkiye, 894 gemi ve 10 milyon dwt'u aşan taşıma kapasitesiyle, dünya filosu içerisinde 18 inci sırada bulunmaktadır. Denizcilik sektörü, çok farklı aktiviteleri kapsayan ve uluslararası kural ve prosedürlere göre işleyen, en dinamik ve rekabet ortamı yoğun bir sektördür.

Bu nedenle, Türkiye, bu sektörün planlaması ve geliştirici politikalarının yürütülmesinde, uluslararası denizcilik örgütü IMO ve OESD gibi uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla uyum içinde çalışmaktadır.

Diğer taraftan, dünyada küreselleşme olgusunun beraberinde getirdiği rekabet şartları da dikkate alındığında, etkin bir rekabet imkânı sağlayacak olan ve beraberinde, kalite ve verimliliği de getirmesi amaçlanan, filonun, kolay bayrağa kaçışını engelleyici ve ikinci sicil olarak pek çok gelişmiş ülkede benzer uygulamaları bulunan Türk Uluslararası Gemi Sicil Kanunu, 21.12.1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, gündemdışı söz alarak konuşan Trabzon Milletvekilimiz Sayın Nail Çelebi'ye çok teşekkür ediyorum. Deniz ticaret filomuzun gelişmesi bakımından sunduğu teklifi de, getirdiği öneriyi de çok anlamlı buluyorum. Gerçekten, deniz yoluyla 1 liraya malolan bir yük, karayoluyla 7 liraya mal olmakta, havayoluyla 12 liraya mal olmakta, demiryoluyla 4 liraya mal olmaktadır. Buradan da anlaşıldığı gibi, denizyoluyla taşımacılık, en ucuz taşımacılıktır. Esasen, dünya üzerinde seyreden yüklerin de yüzde 90'ı denizyoluyla taşınmaktadır.

Bu açıdan, Türk denizyolları ve deniz ticaret filomuz hakkında -Nail Çelebi'nin getirdiği teklif doğrultusunda- bazı açıklamalar yapmak istiyorum.

Değerli başkan, sayın milletvekilleri; şu anda, Türkiye limanlarında elleşlenen yük miktarı, senede 140 milyon tondur. Biz, bunun, ancak yüzde 35'ini Türk Bayraklı gemilerle taşımaktayız; yüzde 65'i de yabancı bayraklı gemilerle taşınıyor; yüzde 65'in yüzde 80'i de, maalesef, Yunan Bayraklı gemilerle taşınmaktadır. Senede, Türkiyemizin navlun gideri olarak ödediği para 2 milyarla 2,5 milyar dolar arasındadır. Bu, oldukça fazla miktardaki  navlun giderimizi, biz, sırf filomuzun yetersizliği yüzünden ödemekteyiz.

Türk ticaret filosunu geliştirmek için Yüce Parlamentodan çıkan çok önemli bir Kanunu hatırlatmak istiyorum. 21 Aralık 1999 itibariyle, biz, Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunumuzu yürürlüğe koyduk. Buna göre, Türk ticaret filomuza, uluslararası alanda rekabet imkânı ve vergi kolaylıkları, muafiyetler tanımış durumdayız. Ben, şunu, açıklıkla Yüce Parlamento üzerinde söylüyorum: Bu çıkardığımız Kanunla, Türk ticaret filosu, uluslararası alanda büyük bir rekabet gücüne kavuşuyor. Türk ticaret filomuz, birbuçuk yıl içerisinde 2 misline katlanacaktır; yani, 10 milyon dwt'luk filomuz, 20 milyon dwt'a çıkabilecektir. Bu bakımdan, Yüce Parlamentonun bu yasaya verdiği destekten dolayı, her bir üyeye ve gruplara, ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Değerli Başkanım, sayın milletvekilleri; bu arada, yine, otuz yıldır Türkiyemizin gündeminde olan bir önemli projeye, denizcilikten sorumlu bakan olarak da, Yüce Parlamentomuzdan ve hükümetimizden aldığımız destek sayesinde imza atmış durumdayız. Bu, Türk Boğazları Gemi Trafik ve Bilgi Sistemi, kamuoyunda VTS Projesi olarak da bilinmektedir.

Değerli milletvekillerimiz, İstanbul Boğazımız, dünyanın en önemli, en problemli, en zor boğazlarından birisidir. Bu boğaz 31 kilometre uzunluğundadır, çok önemli dönemeçlere sahiptir, 12 önemli, rota değiştirilmesi gereken noktalara sahiptir, yer yer sığlıklar vardır. Yine, İstanbul Boğazımızdan, akıntı sebebiyle geçişler zorlaşmaktadır; yüzeysel akıntı ve dipten akıntı birbirine zıt olarak, saatte 5 mil süratle seyretmektedir; yani, gemi trafiği çok zordur.

İstanbul Boğazımızdan, yılda 50 000 gemi geçmektedir. Bu 50 000 geminin yüzde 10'u tehlikeli yük taşımaktadır; petrol ve türevleri patlayıcı maddeler. Bu yüklerin miktarı 82 milyon tondur.

Geçenlerde, üç dört ay kadar önce, Florya açıklarında, Rus bandıralı bir geminin lodos dolayısıyla parçalandığı hepinizin malumlarıdır. Sayın milletvekilleri, bu gemi, 4 200 tonluktu, sadece 800 ton hampetrol, Atatürkümüzün dinlendiği Florya Köşkü önlerine döküldü ve denizi ne hale getirdiği, ne denli çevre tahribatı yaptığı hepinizin yüksek malumlarıdır. Düşünün, İstanbul Boğazından 50 000, 100 000, hatta 300 000 tona varan gemiler, petrolle yüklü olarak geçmektedir. Taşınan petrol miktarı 82 milyon tondur. Böyle bir gemi kazası İstanbul Boğazında vuku bulsaydı, Allah göstermesin, İstanbul ne hale gelirdi...

Biz, her seferinde, kazaları ucuz atlattık diyoruz; daha ne kadar ucuz atlatacağız, daha ne kadar şansımıza veya kaderimize güveneceğiz. Onun için, tedbir almak durumundayız. Otuz yıldır Türkiye'nin bir özlemini, 57 nci cumhuriyet hükümeti gerçekleştirmiş durumdadır; gemi trafik ve bilgi sistemi ihalesini yapmış durumdayız. 120 milyon dolar muhammen bedeli olan ihaleyi, biz 19 milyon dolara verdik ve ayrıca, inşaat bedeliyle beraber, bu ihale, toplam olarak 25 veyahut da 26 milyon dolara mal olacaktır. Bu ihale için, ben, yine, 57 nci cumhuriyet hükümetine çok teşekkür ediyorum, onlardan aldığımız güçle, Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun muhalefetini önlemek için, bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardık. Bir de, yine, dünkü Resmî Gazetenin mükerrer sayısında yürürlüğe giren Kanun kuvvetinde kararname çıkardık. Böylesine güçlü engelleri aşarak, bu ihaleyi gerçekleştirdik. Yeni sene bu zamanlara İstanbul ve Çanakkale Boğazlarımızın gemi trafik ve bilgi sistemi devreye girmiş olacaktır.

Bununla birlikte, 8 radar sistemini İstanbul Boğazına, 5 radar sistemini de Çanakkale Boğazına koyacağız. Bu suretle, kazaları en aza indirme, hatta sıfıra yaklaştırma gayreti içerisinde olacağız.

Değerli milletvekillerimiz, Değerli Başkanım; bu arada, müsaade ederseniz, yine İstanbul Boğazımızla ve denizciliğimizle alakalı olarak bir iki hususu daha açıklamak istiyorum. Maalesef, bizim kıyılarımızda can ve mal güvenliğini önleyici tedbirlere, zamanında, altyapı yatırımı olarak önem verilmemiş durumdadır. Şu anda, İngiltere kıyıları bizden kısa olduğu halde, 235 can kurtarma istasyonu vardır -SAR istasyonu olarak da bilinir- Fransa'da 245. Türkiye kıyılarında, İstanbul Boğazındaki tahlisiye istasyonları hariç, maalesef, bir tane SAR istasyonu yoktur. Yine, 57 nci cumhuriyet hükümetinin verdiği destekle, biz, bu sene 13 SAR istasyonunu kıyılarımıza kurmayı planladık, gerekli girişimlerde bulunduk. Bunlardan 4 tanesi Karadenizde (Hopa, Trabzon, Samsun ve Zonguldak) 2 tanesi İstanbul Boğazında, 2 tanesi de Çanakkale Boğazında olacaktır. Yine, 3 tanesi de Akdenizde (Antalya, Mersin ve İskenderun) olacaktır; yine, 2 tanesi de Ege Denizinde olacaktır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

DEVLET BAKANI RAMAZAN MİRZAOĞLU (Devamla) – Müsaade ederseniz, birkaç dakika daha rica edeceğim.

Bu suretle, turizmimizin gelişmesi çok önemli bir merhale katedecektir; çünkü, yat turizminin, bilhassa Akdenizdeki yat turizminin, can güvenliğiyle, kıyı emniyetiyle çok yakından alakası vardır. İnanıyorum ki, SAR istasyonları devreye girdiği takdirde, Türk turizmi, özellikle, yat turizmi, deniz turizmi büyük ivme kazanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu cümleden olarak, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Genel Müdürlüğümüz, çok büyük atılımlar yapmıştır. Atılımlar neticesinde de yeni personele ihtiyacı olmuştur. Bu dönemde, bizim aldığımız personel sayısını da açıklamak istiyorum. Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Genel Müdürlüğümüz, bildiğiniz gibi, 1997'de TDİ'den ayrılmıştır. O zaman, 1997'de, biz, 391 personelle devralmışız. 55 inci cumhuriyet hükümeti zamanında, ihtiyaca binaen, 668 personel alınmış; toplam personel sayısı 1059'a ulaşmıştır. 57 nci cumhuriyet hükümeti zamanında ise, şunlar alındı: Kanunen alınması gerekli eski hükümlü, özürlü 23 kişi, Kanunen alınması gerekli koruma-güvenlik görevlisi 13 kişi, TDİ'nin ve başka kurumların  özelleştirilmesi yoluyla kapsam dışı personelden geçen 25 kişi, geçici işçi ise toplam 43 kişidir. Bizim zamanımızda, özürlü, hükümlü, koruma-güvenlik görevlisi ve özelleştirme yoluyla geçenlerin toplam sayısı 104'tür; ama, haliyle, artan SAR istasyonları dolayısıyla, kıyı emniyeti müdürlüklerinin kurulması dolayısıyla, daha fazla personele ihtiyacımız vardır. Hükümetimiz destek verirse, daha çok personelle daha büyük hizmet yapmak amacındayız.

Yüce Parlamentomuzun Sayın Başkanına, değerli milletvekillerine, Parlamentomuza saygılarımı sunuyor; teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

2 adet Meclis araştırması önergesi vardır, okutacağım; ancak, okuma işlemi uzun olduğundan, Kâtip Üyenin oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir efendim.

İlk önergeyi okutuyorum :

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Bursa Milletvekili Teoman Özalp ve 23 arkadaşının, memurların ekonomik durumlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/140)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemizde, ekonomik yönden iyice yoksullaşan ve aldıkları ücretle yoksulluk sınırının altında hayatlarını idame ettiren, ev kiralarını ödemekte zorlanan memurların durumlarının araştırılarak çözüm bulunması amacıyla, Anayasanın 98 inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

Saygılarımızla.

1. – Teoman Özalp                                (Bursa)

2. – Turhan Güven                                (İçel)

3. – İlyas Yılmazyıldız                                 (Balıkesir)

4. – Murat Akın                                (Aksaray)

5. – Mehmet Sadri Yıldırım                                (Eskişehir)

6. – Bekir Aksoy                                (Çorum)

7. – Yıldırım Ulupınar                                (İzmir)

8. – Saffet Arıkan Bedük                                (Ankara)

9. – Mehmet Fevzi Şıhanlıoğlu                                (Şanlıurfa)

10. – Kemal Kabataş                                (Samsun)

11. – Yener Yıldırım                                (Ordu)

12. – Nevzat Ercan                                (Sakarya)

13. – Musa Konyar                                (Ağrı)

14. – Burhan İsen                                (Batman)

15. – Mümtaz Yavuz                                (Muş)

16. – Nihan İlgün                                (Tekirdağ)

17. – Mehmet Halit Dağlı                                (Adana)

18. – Mehmet Necati Çetinkaya                                (Manisa)

19. – Ahmet İyimaya                                (Amasya)

20. – Necmettin Cevheri                                (Şanlıurfa)

21. – Mehmet Gölhan                                (Konya)

22. – İbrahim Yazıcı                                (Muğla)

23. – İbrahim Konukoğlu                                (Gaziantep)

24. – Mehmet Baysarı                                (Antalya)