DÖNEM : 21                                            CİLT : 36                                     YASAMA YILI : 2

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

115 inci Birleşim

22 . 6 . 2000 Perşembe

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II. — GELEN KÂĞITLAR

III. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. — Bilecik Milletvekili Hüseyin Arabacı’nın, Osmanlı İmparatorluğunun 700 üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle Söğüt İlçesinde yapılacak kutlama törenlerine ilişkin gündemdışı konuşması

2. —Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak’ın, Meclis soruşturmalarının anayasal durumuna ilişkin gündemdışı konuşması

3. —Şırnak Milletvekili Mehmet Salih Yıldırım’ın, Bakanlar Kurulunun sınır ticaretiyle ilgili son kararının Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yarattığı sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşması

B)TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.—Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun (6/705) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/211)

IV. —KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.—İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/503) (S. Sayısı :462)

2. —İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/504) (S. Sayısı :463)

3. —Giresun Milletvekili Hasan Akgün’ün Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/505) (S. Sayısı :464)

V.—ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. —Genel Kurulun çalışma gün ve saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerileri

VI.—GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A)GÖRÜŞMELER

1.—20 nci Yasama Döneminde Konya Milletvekili Hüseyin Arı ve 56 Arkadaşı Tarafından Verilen Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünce 1996 Yılında Özürlülerin Memurluğa Alınması İçin Açılan Sınavda Mevzuata Aykırı ve Usulsüz İşlemler Yapılmasına Göz Yumarak Görevini İhmal Ettiği ve Kötüye Kullandığı ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı Maddelerine Uyduğu İddiasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Mustafa Kul Hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/34) (S. Sayısı :410)

2. —20 nci Yasama Döneminde Malatya Milletvekili Ayhan Fırat ve 54 Arkadaşı Tarafından Verilen Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğünce 1996 Aralık Ayında Gerçekleştirilen Personel Sınavında Usulsüzlük Yapılmasına Yol Açarak Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eyleminin TürkCeza Kanununun 240 ncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Çalışma ve SosyalGüvenlik Eski Bakanı Necati Çelik Hakkında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir MeclisSoruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/31) (S. Sayısı :442)

3. —20 nci Yasama Döneminde Konya Milletvekili Veysel Candan ve 57 Arkadaşı Tarafından Verilen Petrol Ofisi A. Ş. (POAŞ)’nin Özelleştirilmesinde İhaleye Fesat Karıştırdıkları ve Usulsüzlük Yapmak Suretiyle Görevlerini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 339 ve 240 ıncı Maddelerine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz ve Devlet Eski Bakanı Işın Çelebi Haklarında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/32) (S. Sayısı :481)

4.—20 nci Yasama Döneminde Aydın Milletvekili  Ali Rıza Gönül ve 57 Arkadaşı Tarafından Verilen Türk Ticaret Bankasının Satışı İhalesiyle İlgili Olarak Ortaya Atılan Yolsuzluk İddiaları Konusunda Gerekli Tedbirleri Almayarak Görevlerini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Devlet Eski Bakanı Güneş Taner ve Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz Haklarında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/43) (S. Sayısı :483)

5.—20 nci Yasama  Döneminde Kocaeli Milletvekili İsmail Kalkandelen ve 55 Arkadaşı Tarafından Verilen İzmit’de SEKA’ya Ait Bir Araziyi Ford Otomotiv Sanayi A. Ş.’ne Bedelsiz Vermek Suretiyle Görevlerini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz ve Sanayi ve Ticaret Eski Bakanı Yalım Erez Haklarında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/28) (S. Sayısı :485)

6. —20 nci Yasama Döneminde Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ve 55 Arkadaşı Tarafından Verilen İzmit Körfez Geçiş Projesi İhalesinde Devletin Zarara Uğratılmasına Göz Yumarak Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eyleminin TürkCeza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz Hakkında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergesi ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/33) (S. Sayısı :495)

7.—20 nci Yasama Döneminde Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 Arkadaşı ve Karabük Milletvekili Hayrettin Dilekcan ve 71 Arkadaşı Tarafından Verilen Yasa Dışı Örgütlerle ve Mensuplarıyla Birlikte Hareket Ettikleri, Örgüt Mensuplarının İşledikleri Suçların Ortaya Çıkarılmasını Engelledikleri ve Suçluları Himaye Ettikleri, Devlet İhalelerinde Çetelerle İşbirliği Yaptıkları, Hükümetin Çeteler ve Mafya ile Mücadelede İzlediği Politikanın Başarıya Ulaşmasını Engelleyerek Görevlerini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230, 240, 296 ve 314 üncü Maddelerine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz, Devlet Eski Bakanı Eyüp Aşık ve Bayındırlık ve İskân Eski Bakanı Yaşar Topçu Haklarında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önergeleri ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/40, 41) (S. Sayısı :496)

VII. —SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. —Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’nun, gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilere ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’ın cevabı (7/2010)

2. —Aksaray Milletvekili Murat Akın’ın, Rekabet Kurulu Başkan ve üyelerinin yurt dışı seyahatlerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2019)

3.—Adana Milletvekili Ali Halaman’ın, Adana İli ve ilçelerinde yürütülen proje ve hizmetlere ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu’nun cevabı (7/2044)

4.—İstanbul Milletvekili M. Murat Sökmenoğlu’nun, Türkiye Avrupa Birliği ilişkileri konusunda izlenen politikaya ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in cevabı (7/2119)

5.—Balıkesir Milletvekili İlhan Aytekin’in, kamu kuruluşlarının kamplarında başörtüsü yasağı getiren genelgeye ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin cevabı (7/2121)

6.—Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, İstanbul Metrosu ile ilgili olarak Sayıştay’ca düzenlenen rapora ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Yıldırım Akbulut’un cevabı (7/2129)

I.—GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak üç oturum yaptı.

Eskişehir Milletvekili Mehmet Sadri Yıldırım’ın, ülkemizde tarımın ve çiftçinin durumu ile sorunlarına,

Edirne Milletvekili Evren Bulut’un, Toprak Mahsulleri Ofisinin hububat alımı uygulaması ve prim ödemelerine,

İlişkin gündemdışı konuşmalarına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp;

Ankara Milletvekili Oya Akgönenç Muğisuddin’in, New York’ta yapılan “Kadın 2000” konulu toplantıya ilişkin gündemdışı konuşmasına da, Devlet Bakanı Fikret Ünlü,

Cevap verdiler.

Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt (3/462) (S. Sayısı :452),

İstanbul Milletvekili Mukadder Başeğmez (3/463) (S. Sayısı :453),

İstanbul Milletvekili Sadettin Tantan (3/502) (S. Sayısı :461),

Haklarındaki kovuşturmanın milletvekilliği sıfatlarının sona ermesine kadar ertelenmesine ilişkin Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon raporları okundu; 10 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde raporların kesinleşeceği açıklandı.

Fazilet Partisi Genel Başkanı ve Malatya Milletvekili Mehmet Recai Kutan ve 35 arkadaşının, uyguladığı yanlış politikalarla tarım sektörünün olumsuz yönde etkilenmesine neden olduğu iddiasıyla Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesinin (11/2) gündeme alınmasının, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edilmediği açıklandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Mustafa Kul hakkında Meclis Soruşturması açılmasına ilişkin önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporunun (9/34) (S. Sayısı :410) görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurul’da hazır bulunmadıklarından, ertelendi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

1 inci sırasında bulunan, kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilâtı hakkında 189 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Dışişleri Komisyonu Raporunun (1/53) (S. Sayısı :433) görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurul’da hazır bulunmadıklarından, ertelendi;

2 nci sırasında bulunan, Yükseköğretim Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ile Bu Kanuna Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin (2/435, 2/440, 2/460, 2/462, 2/465) (S. Sayısı :434) yapılan görüşmelerden sonra,

3 üncü sırasında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Gürcistan Arasında Petrolün Azerbaycan Cumhuriyeti, Gürcistan ve Türkiye Cumhuriyeti Ülkeleri Üzerinden, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ana İhraç Boru Hattı Yoluyla Taşınmasına İlişkin Anlaşmanın ve Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Gürcistan Toprakları Üzerinden Petrol Taşınmasına Dair Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Gürcistan Arasındaki Anlaşmanın Değiştirilmesine İlişkin Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti ve Gürcistan Arasında Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısının (1/699) (S. Sayısı :488) yapılan açık oylamasından sonra,

Kabul edildikleri ve kanunlaştıkları açıklandı.

Alınan karar gereğince, 22 Haziran 2000 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşime 02.21’de son verildi.

Nejat Arseven

Başkanvekili

            Mehmet Elkatmış        Melda Bayer

          Nevşehir                    Ankara

Kâtip Üye               Kâtip Üye

 

II. —GELEN KÂĞITLAR

                                                    22.6.2000 PERŞEMBE                               No. :160

Tasarı

1. —Kır Bekçileri Hakkında Kanunun Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/711) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.6.2000)

Teklifler

1. —Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, İçel Milletvekili Turhan Güven ve Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan’ın; Türk Ceza Kanununun 455 inci Maddesine İki Fıkra Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/559) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.6.2000)

2. —Mardin Milletvekili Veysi Şahin ve 3 Arkadaşının; Bir İl ve İki İlçe Kurulması Hakkında Kanun Teklifi (2/560) (İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.6.2000)

3. —Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/561) (Millî Savunma ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi: 16.6.2000)

4. —Bursa Milletvekili Ali Arabacı ve 4 Arkadaşının; Türk Ceza Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Teklifi (2/562) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2000)

5. —Bursa Milletvekili Ali Arabacı ve 4 Arkadaşının; Karayolları Trafik Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun Teklifi (2/563) (Adalet ve İçişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.6.2000)

Tezkereler

1. —Bingöl Milletvekili Hüsamettin Korkutata’nın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/606) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.6.2000)

2. —Mehmet Yıldırım Hakkındaki Ölüm Cezasının Yerine Getirilmesine Dair Başbakanlık Tezkeresi (3/607) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.6.2000)

3. —Yozgat Milletvekili Ahmet Erol Ersoy’un Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/608) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.6.2000)

4. —İstanbul Milletvekili Celal Adan’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/609) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.6.2000)

Raporlar

1. —20 nci Yasama Döneminde Zonguldak  Milletvekili Ömer Barutçu ve 59 Arkadaşı Tarafından Verilen, İstanbul-Kurtköy Havaalanı İhalesi İçin Hazırlanmış Olan Protokol Hükümlerini Dikkate Almadan İhalenin Nato ENF Dairesi Tarafından Gerçekleştirilmesini Sağlamak Suretiyle Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz Hakkında Anayasanın 100 üncü  ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/18) (S. Sayısı : 506) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

2. —20 nci Yasama Döneminde Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ve 56 Arkadaşı Tarafından Verilen, Karadeniz Sahil Yolunun Devamı Olan Yolların İhalesinde Usulsüzlük Yaparak Devleti Zarara Uğrattığı ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Bayındırlık ve İskân Eski Bakanı Yaşar Topçu Hakkında Anayasanın 100 üncü  ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/19) (S. Sayısı : 507) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

3. —20 nci Yasama Döneminde Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve 55 Arkadaşı Tarafından Verilen, 6.1.1998 Tarih ve 98/10496 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle Mevzuata Aykırı Bir Şekilde İstanbul’da Yeni Turizm Merkezleri İlan Ettiği ve Bu Suretle Partizanlık Yapılmasına Yol Açarak Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasiyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz Hakkında Anayasanın 100 üncü  ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/24) (S. Sayısı : 508) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

4. —20 nci Yasama Döneminde Hatay  Milletvekili Atila Sav ve 54 Arkadaşı Tarafından Verilen, Suç İşlemek Amacıyla Teşekkül Oluşturduğu ve Bu Eyleminin Türk Ceza Kanununun 313, 296, 240, 31 ve 33 üncü Maddelerine Uyduğu İddiasıyla İçişleri Eski Bakanı Mehmet Ağar Hakkında Anayasanın 100 üncü  ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu  (9/38) (S. Sayısı : 509) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

5. —20 nci Yasama Döneminde Konya Milletvekili Veysel Candan ve 61 Arkadaşı Tarafından Verilen, Telsim ve Türkcell Firmalarıyla İmzalanan Sözleşmelere ve 4046 Numaralı Özelleştirme Kanunu Hükümlerine Aykırı Davranmak Suretiyle Devleti Gelir Kaybına Uğratarak Görevlerini Kötüye Kullandıkları ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Eski Başbakan Ahmet Mesut Yılmaz ve Ulaştırma Eski Bakanı Necdet Menzir Haklarında Anayasanın 100 üncü  ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/42) (S. Sayısı : 510) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

6. —20 nci Yasama  Döneminde Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız ve 57 Arkadaşı Tarafından  Verilen, İzmit Körfez Geçiş Projesi İhalesinde İhale Usul ve Esaslarını İhlal Ederek Rekabet Ortamının Oluşmasını Önlediği, Firma Seçiminde Yanlı Davranarak Devleti Zarara Uğratmak Suretiyle Görevini Kötüye Kullandığı ve Bu Eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine Uyduğu İddiasıyla Bayındırlık ve İskân Eski  Bakanı Yaşar Topçu Hakkında Anayasanın 100 üncü  ve İçtüzüğün 107 nci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Soruşturması Açılmasına İlişkin Önerge ve Meclis Soruşturması Komisyonu Raporu (9/39) (S. Sayısı : 511) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

7. —İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/509) (S. Sayısı : 468) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

8. —Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/510) (S. Sayısı: 469) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

9. —Bursa Milletvekili Fahrettin Gülener’in, Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/511) (S. Sayısı : 470) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

10. —Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan Arasındaki Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/676) (S. Sayısı : 490) (Dağıtma tarihi: 22.6.2000) (GÜNDEME)

11. —Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Raporu (1/669) (S. Sayısı : 492) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

12. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Belbaşı Tesisinin Kapanması ve Yeni Bir Sismik Araştırma İstasyonunun Faal Hale Getirilmesi ile İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/667) (S. Sayısı : 497) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

13. —Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan ve 41 Arkadaşının, Elbistan Adı ile Bir İl ve Üç İlçe Kurulmasına Dair Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Önergesi (2/428) (S. Sayısı : 499) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

14. —Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uluslararası Çalışma Örgütü Arasında Uluslararası Çalışma Örgütünün Ankara’daki Ofisi İçin Yer Tahsisine İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonları Raporları (1/579) (S. Sayısı: 500) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

15. —Öğretmen ve Eğitim Uzmanı Yetiştiren Yükseköğretim Kurumlarında Parasız Yatılı veya Burslu Öğrenci Okutma ve Bunlara Yapılacak Sosyal Yardımlara İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonları Raporları (1/685) (S. Sayısı : 505) (Dağıtma tarihi : 22.6.2000) (GÜNDEME)

Sözlü  Soru Önergeleri

1. —Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Karavar’ın, İstanbul-Bayrampaşa cezaevi ile diğer cezaevlerinde meydana gelen olaylara ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/742) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

2. —Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Karavar’ın, ceza ve tutukevlerine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/743) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

3. —Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Karavar’ın af tasarısı ve F tipi cezaevi projelerine ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/744) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

4. —Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Karavar’ın, tutuklu ve mahkûmların sorunlarına ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/745) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

Yazılı Soru Önergeleri

1. —Afyon Milletvekili Halil İbrahim Özsoy’un, belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Çevre Bakanından  yazılı soru önergesi (7/2250) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

2. —Afyon Milletvekili Halil İbrahim Özsoy’un, belediyelere proje karşılığı yapılan yardımlara ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/2251) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.6.2000)

3. —Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin , Adapazarı-İzmir-İstanbul güzergâhındaki üst geçit projelerine ilişkin Ulaştırma Bakanından yazılı soru önergesi (7/2252) (Başkanlığa geliş tarihi: 21.6.2000)

4. —Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Avanos-Kalaba  Ziraat Bankasınca çiftçilere verilen kredilerden sigorta primi kesildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2253) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

5. —Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, İller Bankası’nca uygulanan faiz oranlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2254) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

6. —Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Ankara’da serbest bölge kurulup kulmayacağına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2255) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

7. —Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, doğal afetlerden zarar gören çiftçilerle ilgili yayınlanan genelgeye ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/2256) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

8. —Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, M.K.E.’nin Millî Savunma Bakanlığı’na bağlanmasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/2257) (Başkanlığa geliş tarihi : 21.6.2000)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.00

22 Haziran 2000 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Nejat ARSEVEN

KÂTİP ÜYELER : Melda BAYER (Ankara), Mehmet ELKATMIŞ (Nevşehir)

                                                       

                       

BAŞKAN – Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 115 inci Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayımız vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Osmanlı İmparatorluğunun 700 üncü yılı nedeniyle Söğüt İlçesinde yapılacak kutlama törenleri hakkında söz isteyen Bilecik Milletvekili Hüseyin Arabacı’ya aittir.

Buyurun Sayın Arabacı. (MHP sıralarından alkışlar)

III. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A)  GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. — Bilecik Milletvekili Hüseyin Arabacı’nın, Osmanlı İmparatorluğunun 700 üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle Söğüt İlçesinde yapılacak kutlama törenlerine ilişkin gündemdışı konuşması

HÜSEYİN ARABACI (Bilecik) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli milletvekilleri; sözlerimin başında hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu sene, 8-9-10 Eylül günlerinde 719 uncu yıldönümünü kutlayacağımız Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri ve yine, bu kapsamda, geçen yıl 17 Ağustos gününde yaşadığımız Marmara depremi nedeniyle ertelenen Osmanlı Devletinin 700 üncü Kuruluş Yıldönümü Anma Programlarıyla ilgili olarak söz almış bulunuyorum.

Sayın Başkan, değerli üyeler; sadece bir fütuhat ve devlet tecrübesi değil, aynı zamanda, bir büyük kültür ve medeniyet serüveni de olan Osmanlı İmparatorluğu, diğer benzeri imparatorluklar gibi, tarihsel süreçte hayatiyetini kaybetmiş ve ortadan kalkmıştır. Ancak, onun bünyesindeki bütün milletlere mal olmuş olan devlet düsturu, dil, inanç ve hukuk anlayışı, yüksek hoşgörüsü, bugün, hâlâ, dünyanın hayranlığını çekmektedir. Osmanlı, bu vasıflarıyla, tarih boyunca, büyük Türk dünyasının en büyük hasletlerinin timsali olmuştur. Osmanlı hepimizindir. Biz, bu anlamda, yıldönümünü işte bu anlayışla kutluyoruz.

Farklılıklara saygı gösteren büyük bir birlikte yaşama modeli olan Osmanlı İmparatorluğunun tarihinden, geleceğe dönük dersler mutlaka çıkarılmalıdır. Bunu yapabilmek için, öncelikle, tarihi, bizi ayıran değil, birleştiren bir anlayışla yorumlamak gerekir. Mirasçısı olmaktan gurur duyduğumuz bu büyük medeniyetin tarihinin, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaşamış bütün milletlerin ortak tarihi olduğuna ve bu anlayışla araştırılıp yaşatılması ve geliştirilmesi gerektiğine inanıyorum.

İşte, bu amaçla, Bilecik Valiliği, Söğüt Kaymakamlığı ve Söğüt Belediyesinden müteşekkil, Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri Vakfı, 718 yıllık bu geleneği yaşatma ve geliştirmeye çalışmaktadır. Bu sene, 8-9-10 Eylül günlerinde 719 uncusunu yapacağımız kutlamalar, 700 üncü yıl kutlamalarıyla daha geniş bir muhteviyat kazanmıştır.

Türkiye içinden ve dışından 200 000 dolaylarında misafiri ağırladığımız Söğüt’te, bu sene, 300 000 kişi civarında katılım bekliyoruz. Birinci gün, Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen Türkmen boylarının karşılanması; ikinci gün, Osmanlı sempozyumu ve üçüncü gün, devlet törenlerinin yapılacağı kutlamalarda 7 ton bulgur ve 4,5 ton etten yapılan geleneksel pilavın yanında, misafirlerimize, Söğüt bağlarından üzüm ikram edilecektir.

Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Söğüt yaylasının bağrında yatan dedemiz Ertuğrul Gazi’yi, Savcı Beyi, Gündüz Beyi, Akça Koca’yı, Samsa Çavuş’u, Aydoğdu Beyi, Abdurrahman Gazi’yi; Küre Beldemizde, âdeta bir kartal yuvasına benzer türbesinde yatan büyük âlim Dursun Fakıh’ı  ve Osmanlı İmparatorluğunun manevî kurucusu Şeyh Edebali Hazretlerini 8-9-10 Eylül günlerinde ziyaret etmeyi arzuladığınızda, sizlere hizmet etmek, bizim için büyük bir şeref ve onur olacaktır.

Yüce Meclisin değerli üyeleri, Yüce Heyetinizi 8-9-10 Eylül günlerinde kutlamalara davet ederken, konuşmamı Şeyh Edebali Hazretlerinin çağımıza da ışık tutan Osman Beye yaptığı muhteşem vasiyetiyle bitirmek istiyorum:

“Ey Oğul! Beysin...

Bundan sonra öfke bize, uysallık sana...

Güceniklik bize, katlanmak sana...

Acizlik bize, yanılgı bize, hoşgörmek sana...

Geçimsizlikler, çatışmalar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana...

Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlama sana..

Ey Oğul!

Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana..

Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana...

Ey Oğul!

Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz...

Şunu da unutma!

İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın...

Ey Oğul!

Yükün ağır, işin çetin, gücün kıl’a bağlı...

Allah (c.c) yardımcın olsun!..”

Yüce Meclisi, tekrar saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Arabacı.

Gündemdışı ikinci söz, Meclis soruşturmalarının anayasal durumu hakkında söz isteyen, Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak’a aittir.

Buyurun Sayın Kamalak. (Alkışlar)

2. —Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak’ın, Meclis soruşturmalarının anayasal durumuna ilişkin gündemdışı konuşması  

MUSTAFA KAMALAK (Kahramanmaraş) – Değerli Başkanım, kıymetli arkadaşlar; konuşmama başlarken hepinizi hürmetle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, önemli bir gündeyiz. Bugün, hepimizi, başta Yüce Meclisimiz olmak üzere, bütün Türkiye’yi ilgilendiren önemli bir gündür. Zira, soruşturmaların yoğun olduğu bir gündür.

Değerli arkadaşlarım, ancak, benim tespitlerime göre, 1990’lardan bu yana yürütülen Meclis soruşturmaları bütünüyle Anayasaya aykırı olarak yapılmıştır. İki bakımdan dolayı Anayasaya aykırıdır. Bir, kişi yönünden. Eldeki Anayasaya göre, eski başbakan ve eski bakanları Yüce Divana göndermek mümkün değil. Daha doğrusu, bu Anayasaya göre, onlar hakkında Meclis soruşturması yapılması mümkün değildir. Niçin; bakın, anayasal dayanağımız 100 üncü maddedir. 100 üncü madde diyor ki: “Başbakan veya bakanlar hakkında...”

Değerli arkadaşlarım, Başbakan veya bakan kavramı kimleri kapsar? Her ilmin kendine has terimleri vardır. Mesela, muhasebede “bilanço” dediğimizde ne kastedildiği anlaşılır. İktisatta “milli gelir” dediğimizde “millî hâsıla” dediğimizde, iktisatçılar neyi ifade etmek istediğimizi hemen anlar. Hukukçuların da “başbakan veya bakan” kavramından neyin kastedildiğini anlaması lazım.

Değerli arkadaşlarım, Anayasanın her tarafında “başbakan” ifadesi, halihazırdaki, görev başındaki başbakanı ifade etmektedir. Yine “bakanlar” ifadesi de, görev başındaki bakanları kastetmektedir. Nitekim, 113 üncü maddenin üçüncü fıkrası aynen şöyle: “Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.” Eğer “başbakan” ifadesi eskileri de kapsıyorsa, eski bir başbakanın Yüce Divana sevki niçin hükümetin istifasını gerektirsin?

Değerli arkadaşlarım, zamanımın son derece sınırlı olduğunu biliyorum. Tutanaklar da aynı şekildedir, gerekçeler de aynı şekilde. Şu an izaha giremiyorum. Nitekim, 1982 Anayasası yapılırken önerge verilmiş; ama, reddedilmiştir. Arz etmek istiyorum.

İkinci olarak, süre yönünden Anayasaya aykırılık vardır. Anayasamızının 100 üncü maddesine göre “Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar.” Bu süreyi uzatmak mümkün mü; hayır. Niye; çünkü, Anayasadaki bu süre, kamu düzeniyle ilgilidir. Kamu düzeniyle ilgili olmasının iki önemli sonucu vardır; birincisi, soruşturmaya yetkili kişi ve kurumlar bakımından “hak düşürücü”; ikincisi, soruşturmaya muhatap olan, tehdite muhatap olan kişiler bakımından da “koruyucu” süreler olmasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın hocam, açıyorum; lütfen, tamamlayın...

Buyurun.

MUSTAFA KAMALAK (Devamla) – Teşekkür ederim.

Aynen bunun gibi, komisyonlara tanınan süreler de kesindir. Deniliyor ki Anayasanın ikinci fıkrasında “komisyona iki aylık süre verilir. Komisyon bu iki aylık süre içerisinde raporunu tamamlayamaz ise, kendisine, yeni ve kesin iki aylık bir süre daha verilir.” Yeni ve kesin...

Değerli arkadaşlarım, bu sürenin kesin olduğunu ifade etmek için, başka hangi ifadeyi kullanmak lazım? Tekraren arz ediyorum: Komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Kesin... Verildi; ama, bu komisyonlar kurulalı bir yıldan fazla zaman oldu; yani, yetkileri düştü. Dolayısıyla, hazırladıkları raporlar anayasal anlamda geçersizdir; tutanaklar bakımından, Anayasa açısından, kanunlar yönünden, hukuk bakımından.

Hepinize saygılar arz ediyorum efendim. (FP, ANAP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kamalak.

Gündemdışı üçüncü söz, sınır ticaretiyle ilgili son Bakanlar Kurulu kararı hakkında söz isteyen, Şırnak Milletvekili Mehmet Salih Yıldırım’a aittir.

Buyurun Sayın Yıldırım. (ANAP sıralarından alkışlar)

3. —Şırnak Milletvekili Mehmet Salih Yıldırım’ın, Bakanlar Kurulunun sınır ticaretiyle ilgili son kararının Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yarattığı sıkıntılara ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET SALİH YILDIRIM (Şırnak) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; son iki Bakanlar Kurulu kararıyla sınır ticaretinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yarattığı sıkıntıları sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum. Bana bu olanağı veren Değerli Başkana şükranlarımı iletiyor, Yüce Heyete saygılar sunuyorum.

Sınır ticaretinin, kara komşularımızla sınır ilişkisi olan iller arasında mal mübadelesi esasına dayanan bir ticaret olduğunu hepimiz biliyoruz ve 1979 yılında başlatılan bu uygulamanın, daha sonraki süreç içerisinde 23 ili kapsayacak şekilde genişlediğini de hepimiz biliyoruz. Daha sonra, 1996 yılında Avrupa Gümrük Birliğine girişimizle birlikte, kıyı ticareti ve komşu il, mücavir il kapsam dışı bırakılınca, sınır ticareti, 13 ilde 14 sınır kapısında yürütülmeye çalışıldı.

Bugün, sınır ticareti normal mecrasında yürüyen bir ticaret sektörü olmaktan çıkmış mıdır? Tabiî ki, evet. Bugün, sınır ticareti, risklerle dolu bir sektör haline gelmiş midir? Tabiî ki, evet ve bunların risklerinin neler olduğunu hepimizin bildiğini zannediyorum.

Bugün, bu konuda devletin vergi kaybı vardır; bu konuda, devlet teknik sıkıntılarla karşı karşıyadır. Bu konuda stratejik tesislerimizin kapanma tehlikesinin gündemde olduğu doğru mudur; tabiî ki doğrudur. Bunun haksız rekabete sebep olduğunu söylemek mümkün müdür; tabiî ki mümkündür. Bu ticaretin, bugünkü haliyle dış komşularımızın lehine gelişen bir sektöre dönüştüğü doğru mudur; buna yok demek, ne yazık ki mümkün değil.

Ancak, bunun bir karşılığı vardır, bunun bir nedeni vardır; devlet, bu kadar sıkıntıyı, riski, sebepsiz yere göğüslememiştir, nedeni de işte şudur: Bakın, bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde sosyo-ekonomik faktörler açısından çok önemli farklılıklar vardır. Bu farklılıkların sadece bir kaç boyutunu huzurunuza taşımak istiyorum. Amacım, kesinlikle his istismarı yapmak da değil; çünkü, bu sorun ve sıkıntılar sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da değil, Türkiye’nin her tarafında. Bugün büyükşehirlerin varoşlarındaki sorunların, sıkıntıların Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinden de kötü olduğunun hepimiz bilincindeyiz; ancak, bölgenin hassasiyeti ve özelliği, bu sorun ve sıkıntıların öncelikle giderilmesini zorunlu kılıyor, bizi de bu konuda yükümlü kılıyor.

Bugün, Türkiye’de, fert başına düşen gayri safî yurtiçi hâsıla 2 878 dolardır. Bu değer, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 1 700 dolar, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 1 497 dolardır. Bu değer, Ağrı’da 874 dolar; bu değer, Muş’ta 654 dolar; benim seçim bölgem olan Şırnak da ise 1 092 dolardır. Bugün, Şırnak’ta, işsiz oranı, yüzde 60’lar civarındadır; Doğu Anadolu Bölgesinde, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, Karadeniz Bölgesinde, Türkiye ortalamasının 2-2,5 katı kadardır ve hepsinden önemlisi, bu işsizliği bu düzeye taşıyan çok olumsuz koşullarla karşı karşıyayız; bu da terör belasıdır ve şunu ifade etmek istiyorum ki, güvenlik güçlerimizin terör karşısında sağladığı mükemmellikten öte, başarısının yanına koyabileceğiniz en büyük kazanım, sınır ticaretinin bölgenin ekonomik ve ticarî yaşamına getirdiği canlılıktır, hareketliliktir, sosyal ve ekonomik yaşama getirdiği anlamlı, insanca düzeydir.

Peki, bölge insanını bu denli sıkıntıya sokan hadise nedir? Bölgede ekonomik yaşamın temelini oluşturan tek önemli öğe tarımdır. Bunun da iki boyutunun olduğunu hepiniz biliyorsunuz; bitkisel üretim ve hayvancılık. Doğu Anadolu Bölgesinde, iktisaden faal nüfusun yüzde 79’u hayvancılıkla uğraşır, tarımla uğraşır. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, bu oran yüzde 63’tür. Sanayi kesiminde çalışan iktisaden faal nüfus yüzde 3,7’dir; Türkiye ortalamasının dörtte 1’i kadardır. Bu bakımdan, bölgede, tarım, bölgenin ekonomisinin can damarını oluşturur; ama, terör, ne yazık ki, tarımı dibe vurur noktaya taşıdı. Bugün, bölge insanı için nafaka olabilecek, aş olabilecek, iş olabilecek bir sektör oluşturmadan bu sektörü ortadan kaldırmanın, çok büyük soruna, sıkıntılara sebep olabileceğini hepimiz biliyoruz; orada yaşayanlar, bunun en önemli ve canlı şahitleridir. Bu sorun, sıkıntı eğitimdedir; bu sorun, sıkıntı sağlıktadır.

Bakın, hiçbirimizin içine sindiremeyeceği bir iki rakam sunmak istiyorum: Bugün, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, okuryazar oranı yüzde 60,4’tür; Doğu Anadolu Bölgesinde bu yüzde 65’tir. 5 yaşın altında olup da nüfusa kayıtlı olmayan insan sayısı, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yüzde 57’dir. 7 ile 13 yaş grubu arasında olup da okuryazar olmayan insan oranı, kızlarda yüzde 61, erkeklerde ise yüzde 40 civarındadır. Bu insanlar bizim insanlarımız, sorunlarına çözüm üretme yükümlülüğü de bizimdir; bu bakımdan, bunları çözeceğiz, aşacağız. Cumhuriyet hükümetleri bu sıkıntıyı aşacak güçtedir; iradeyi doğru yönde kullandıkları takdirde, bu sorun ve sıkıntıların üstesinden gelmemek mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Yıldırım; mikrofonunuzu açıyorum, lütfen, tamamlayın.

MEHMET SALİH YILDIRIM (Devamla) – Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bugün, bu sektörü ayakta tutmanın zorunluluğu ortadadır.

Bu ticaretin bir diğer boyutu da, Habur ve Dilucu’nda uygulanan mutat depo kapsamındaki akaryakıt akışıdır. Bugün, o bölgede, sadece Habur’da 49 000 araç vardır; sadece Habur’da, nafakasını sağlayan 500 000 insan vardır. Bu insanların ekmeğinin, aşının gereğini yerine getirmeden, bunları olumsuzluklara vesile olabilecek şartta yaşam koşullarıyla karşı karşıya bırakmanın vebalini hepimiz paylaşmak zorunda kalırız.

Bu bakımdan, bugüne kadar, pek çok güzelliklere vesile olmuş, sorumluluğu kendisine yakışır şekilde paylaşmış olan 57 nci hükümetin, bu sıkıntıyı da aşma konusunda, hazırladığımız sınır ticareti kararnamesine özenle ilgi göstereceğini ümit ediyorum.

Bütün bölge için umut olan bir söylemi de burada dile getirmek istiyorum. 57 nci hükümetin Başbakanı Sayın Bülent Ecevit, Diyarbakır’da, yapılan hatadan dönmenin erdem olduğunu söylemiştir. Bu erdemliliğin gereğini yerine getirmek, 57 nci hükümete yakışır.

Yüce Heyete saygılar sunuyorum. (ANAP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Yıldırım.

Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir önerge vardır; okutuyorum:

B)TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.—Tokat Milletvekili Reşat Doğru’nun (6/705) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/211)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin sözlü sorular kısmının 272 nci sırasında yer alan (6/705) esas numaralı sözlü soru önergemi geri alıyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.

    Reşat Doğru

               Tokat

BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Sayın milletvekilleri, sunuşların uzun olması itibariyle, Kâtip Üyenin sunuşları oturarak yapması hususunu değerli oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Gündemin sunuşlar kısmının 1 ilâ 3 üncü sıralarında, Anayasa ve Adalet Komisyonları üyelerinden kurulu karma komisyonun, bazı milletvekillerinin yasama dokunulmazlıklarına ilişkin raporları vardır; ayrı ayrı okutup, bilgilerinize sunacağım:

IV. —KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1.—İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/503) (S. Sayısı :462) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 24.3.2000 tarihinde karma komisyonumuza gönderilen İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 27.4.2000 günlü raporuyla, karşılıksız çek keşide etmek suçu isnat olunan İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest  hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest komisyonumuza gelerek sözlü savunma yapmıştır.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen karma komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek için olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği dikkate alınarak, İstanbul milletvekili Sulhiye Serbest hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygıyla sunulur.

                                            Başkan

                                           Ertuğrul Yalçınbayır

                                               Bursa

                        ve Komisyon üyeleri

Muhalefet gerekçem:

Yasama dokunulmazlığının milletvekilliği sıfatı sona erinceye kadar ertelenmesine dair karma komisyon raporuna aşağıdaki gerekçelerle ilkesel olarak muhalifim. Değerli milletvekillerinin iddia edilen suçları işlemediklerine dair savunmaları esas alınmalı, aklanmalarına olanak tanınmalıdır.

Gerekçelerim iki ana başlıkta toplanmaktadır:

1. Anayasal gerekçe,

2. Belirli objektif kıstasların uygulanamaması.

Anayasal gerekçe:

Anayasamızın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince; seçimden önce veya sonra bir suç işlendiği ileri sürülen milletvekili, Meclis kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz.

Anayasının 83 üncü maddesindeki düzenleme, Anayasamızın 76 ncı maddesindeki düzenlemeyle çelişmekte, çelişkinin de ötesinde 76 ncı maddeyi düzenlemeyi gerekli kılan amacı ortadan kaldırmaktadır.

83 üncü maddedeki bu düzenleme, 76 ncı maddede tanımlanan ve zaten milletvekilliğine seçilme engeli olarak gösterilen zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım-satıma fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma gibi suç isnatları dolayısıyla soruşturma açılmasına ve yargılama yapılmasına engel olmaktadır.

Anayasanın 76 ncı maddesinde belirtilen suçlardan hükmü kesinleşmiş olan kişi milletvekili seçilemezken, milletvekili seçilmeden bir gün önce veya milletvekili seçildikten sonra bu suçları işlediği iddia edilen kişiler milletvekilliğini sürdürdüğü gibi, bu suçlarla ilgili olarak sorgulanamamakta ve yargılanamamaktadır. Böyle bir düzenleme Anayasanın ruhuna, genel hukuk kurallarına aykırıdır.

Anayasanın 76 ncı maddesindeki suç iddialarıyla ilgili olarak kovuşturma yapılmasına izin verilmeli, karma komisyon, yasama dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmayacağına, kovuşturma sonucu oluşacak objektif ölçüler çeçevesinde karar verebilmelidir.

Objektif ölçülerin bulunmamasına ilişkin gerekçe:

Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili Anayasamızın 83 üncü maddesinde belirli objektif ölçüler belirtilmediği gibi, yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki Meclis İçtüzüğünün 131 ilâ 134 üncü maddelerinde de belirli objektif ölçülere yer verilmemiştir.

Birçok Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere; yasama dokunulmazlığının kaldırılması konusunda birtakım belirli, objektif ölçülere uygun davranılması ve bu ölçülerin bir hukuk devletinden beklenen nitelikte bulunması şarttır. Yeterli olmamakla birlikte, eski Cumhuriyet Senatosu İçtzüğünde belirli objektif ölçüler yer almış ve Anayasa Mahkemesi, bu objektif ölçülere uygunluğu gözetmiştir.

Sonuç :

Bir suç isnadı ciddî ise, siyasî ereklere uygun ise yahut üyenin şeref ve haysiyetini koruma yönünden dokunulmazlığın kaldırılması zarurî ise, yasama dokunulmazlığı kaldırılmalıdır.

Dokunulmazlığın amacı, yasama görevini yürütecek milletvekillerinin çeşitli çevrelerden gelebilecek baskı ve kaygılardan korunmuş olarak görevlerini gereği gibi yapmalarını sağlayarak, siyasal nitelikli kovuşturmalar bahanesiyle milletvekillerinin Meclise katılmaktan alıkonmasını, çalışma şevkinin kırılmasını, bu yolla da TBMM’nin istencinin çarpıtılmasını önlemektir. Yoksa, kimilerinin, TBMM’yi yıpratmak için kasıtlı olarak söylediği gibi, milletvekiline, soruşturmadan kaçma, suç işleme ayrıcalığı tanınması değildir.

Hangi suç isnadının ciddî olduğu “Milletvekili seçilme yeterliliği” başlıklı Anayasamızın 76 ncı maddesinde belirtildiği gibi, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasasının “Milletvekili seçilemeyecek olanlar” başlıklı 11 inci maddesinde de belirtilmiştir.

Taksirli suçlar hariç, toplam bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile; zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar, TCK’nın “Devletin Şahsiyetine Karşı Cürümler” başlıklı ikinci kitabının birinci babından yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini alenî olarak tahrik etme suçundan mahkûm olanlar, TCK 312 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı halkı, sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etme suçlarından mahkûm olanlar ve TCK’nın 536 ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı eylemler ile aynı yasanın 537 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasî ve ideolojik amaçlarla işlemekten mahkûm olanlar, milletvekili seçilemezler.

Anayasamızın 76 ncı maddesine göre affedilmiş olsalar dahi, belirtilen suçlardan mahkûm olanlar milletvekili seçilemediği halde, Anayasadaki düzenleme biçimine göre yasama dokunulmazlığı, bu suçlarla ilgili ciddî iddialar bakımından, milletvekilleri hakkında soruşturma yapılmasına olanak bile vermemektedir. Kamu vicdanını rahatsız eden bu duruma son vermek ve milletvekillerini gereksiz koruma zırhına büründürmemek için, Anayasanın 76 ncı maddesinde zaten milletvekilliğine seçilme engeli olarak gösterilen bu gibi suç iddiaları dolayısıyla soruşturma açılması ve yargılama yapılmasının yasama dokunulmazlığı dışına çıkarılması uygun olacaktır. Anayasada böyle bir değişiklik, asılsız suçlamalarla töhmet altında kalan milletvekillerinin yargı önünde aklanmasına fırsat verilmesi ve genel olarak milletvekili saygınlığının yükseltilmesi bakımından da yarar sağlayacaktır. Anayasada yapılması gereken bu değişikliğe kadar da karma komisyonların, bu ilke ve ölçüler içerisinde kişi ve parti ayırımı yapmaksızın milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karar vermesi uygun olacaktır.

Kimi suç iddiaları vardır ki, ciddî olmamakla birlikte siyasî ereklere aykırıdır. Öte yandan, öyle asılsız suç iddiaları vardır ki, üye istemese dahi soruşturmanın ertelenmesine karar verilmektedir. İşte bu suç iddialarıyla ilgili olarak da yasama dokunulmazlığı kaldırılmalı, milletvekillerinin aklanmalarına olanak tanınmalıdır. Ancak, uygulamada, üye istemese dahi dokunulmazlığının kaldırılması ertelenmekte, üyeler töhmet altında bırakılarak, siyaseten yıpratılmaktadır.

Anayasamızın 83 üncü maddesinde tanımlanan yasama dokunulmazlığının kaldırılması işlemi, bir yargı işlemi niteliğinde olmayıp, yasama işlemi niteliğindedir. İşlem dosyaları tam olarak oluşmuş olsa dahi, kurulun yapısı ve çalışma esasları gereği, işlem dosyalarını tam bir tarafsızlıkla inceleyebilmesi, suçun maddî ve manevî unsurlarını saptayabilmesi ve değerlendirebilmesi olanaksızdır. Bu niteliği gereği, dokunulmazlığın kaldırılması işlemi, ceza kovuşturmasının açılması veya ceza verilmesi niteliğinde olmayan, sadece yasama meclisi üyelerini, kimi istisnaî durumlarda üyelik teminatından sıyırarak, adalet karşısında öteki yurttaşlarla bir düzeye getirmekten ibarettir.

Anayasamızın 85 inci maddesi, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurul kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde, ilgili milletvekilinin veya bir diğer milletvekilinin, kararın Anayasaya, yasaya veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla, iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabileceğini düzenlemektedir.

Bu düzenlemeyle, yasama içindeki iktidar-muhalefet dengesi nedeniyle alındığı iddia edilen haksız yasama işleminin yargıyla dengelenmesi, objektif kıstaslara uygunluğunun saptanması sağlanmaktadır.

Yukarıda belirtilen ilkelere uygun davranılması gerektiğini ve değerli üyelerin aklanmalarına olanak sağlanılması gerektiğini düşündüğümden, ilkesel olarak, yasama dokunulmazlığının üyelik sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine dair çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Saygılarımla.                   24.5.2000

                        Hüseyin Tayfun İçli

                                            Ankara

Karşı oy gerekçemdir :

Karma Komisyon Başkanlığına

Milletvekillerinin herhangi bir baskı ve tehdit altında olmadan, görevlerini serbestçe yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla dokunulmazlıklar düzenlenmiştir.

Tarihî bakımdan, milletvekili dokunulmazlığı ilk defa 1688 tarihinde İngiltere’de düzenlenmiştir. Bu düzenleme “parlamentoda konuşma özgürlüğü, tartışmalar, yargılamalar, hiçbir mahkemede veya parlamento dışında sorumluluk sebebi olamaz” şeklindedir. Buna paralel olarak, 1789 tarihli Fransız Kanunu ile bunlardan esinlenen 1876 Türk Anayasasında ve halen yürürlükte bulunan Hindistan, Mısır, Meksika, Bulgaristan, İtalya ve bunun gibi ülkelerde tarihî anlayışa uygun olarak yasama dokunulmazlığı, Mecliste ileri sürülen düşünceler ile kullanılan oyların suç sayılamayacağıyla sınırlıdır.

Ülkemizde ise, 1982 Anayasasının 83 üncü maddesine göre yasama dokunulmazlığı “TBMM üyelerinin Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden sorumlu tutulamaması” ile “seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen bir milletvekilinin, Meclis kararı olmadıkça tutulamaması, sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamaması”dır.

Böylesi bir dokunulmazlık düzenlemesi yerli ve yabancı ceza yasalarında düzenlenen ve “kanunsuz suç olmaz, suç ve suçlular da cezasız bırakılamaz” şeklinde özetlenebilecek temel prensiplere ve Anayasanın 2 nci maddesine dayalı hukuk devleti ilkesi ile 10 uncu maddesine dayalı eşitlik ilkesine gölge düşürmektedir.

Bu nedenle, yasama dokunulmazlığının “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, ileri sürdükleri düşüncelerinden sorumlu tutulamamak ve kişisel özgürlüğü kısıtlanamamak” şeklinde düzenlenmesi, tarihî gelişmeye ve gerekçeye uygun olacaktır.

Fransa’da 1995 yılında bu yönde yapılan düzenlemeyle, adlî soruşturma ve yargılama dokunulmazlık kapsamı dışına çıkarılmış, sadece tutuklama ve kişi özgürlüğünün kaldırılması, Meclisin kararına bırakılmıştır. Yine, yasama dokunulmazlığının anavatanı olan İngiltere’de, dokunulmazlık zırhı, ceza kovuşturmalarına karşı değil, hukuk davalarına karşı koruyucu bir işleve indirgenmiştir.

Gündemdeki ertelenme kararı verilen dosyalar kapsamındaki iddialar, vatandaşlarımızın günlük yaşamında karşılaştıkları ve mevzuata göre gereğinin yapıldığı hukukî olaylar ve iddialardır. Bir yurttaş bu gibi hallerde hangi hukuk kurallarına tabi tutuluyorsa, onun vekili ve aynı zamanda bir vatandaş olan milletvekillerinin ve diğer kamu görevlilerinin de aynı kurallara tabi olması kadar doğal bir şey olamaz. Böyle bir anlayış ve uygulayış, eşitliğin gereği olduğu gibi, hukuk devleti olmanın da temel gereğidir.

Yukarıda belirttiğim gerekçelerle, öncelikle, yasal düzenlemeler yapılarak sorgulanma ve yargılanma dokunulmazlık kapsamı dışına çıkarılmalı, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması dokunulmazlık kapsamında olmalıdır. Ceza hükümlerinin infazı ise, milletvekili sıfatının sona ermesine bırakılmalıdır. Böyle bir düzenlemeyle, bir taraftan yargısal denetim işlerlik kazanacak, diğer taraftan milletvekillerinin Meclis çalışmalarına katılımı da sağlanmış olacaktır.

Yasal düzenlemeler yapılıncaya kadar “yasama sorumsuzluğu” kapsamı dışındaki suç iddialarını içeren dosyalar için, dokunulmazlıklar kaldırılmalıdır. Böylelikle, asil ve vekili arasında eşitlik sağlanacağı gibi, milletvekillerine de bir an önce aklanma olanağı yolu açılacaktır.

Bu nedenle “yasama sorumsuzluğu” kapsamı dışında gördüğüm bu dosya için, dokunulmazlığın kaldırılmasının yerinde olacağı kanaatinde olduğumdan, erteleme kararına katılmıyorum. 29.5.2000

                                    Osman Kılıç

                                           İstanbul

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Diğer raporu okutuyorum :

2. —İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/504) (S. Sayısı :463) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 24.3.2000 tarihinde karma komisyonumuza gönderilen İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest’in yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 27.4.2000 günlü raporuyla, karşılıksız çek keşide etmek suçu isnat olunan İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest, komisyonumuza gelerek sözlü savunma yapmıştır.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen karma komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek için olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini gözönüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği dikkate alınarak, İstanbul Milletvekili Sulhiye Serbest hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

                                            Başkan

                                           Ertuğrul Yalçınbayır

                                               Bursa

                        ve Komisyon üyeleri

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Ankara Milletvekili Tayfun İçli ve İstanbul Milletvekili Osman Kılıç, bu rapora da muhaliftirler. Gerekçeleri aynı olduğundan, ayrıca okutmuyorum.

Diğer raporu okutuyorum :

3. —Giresun Milletvekili Hasan Akgün’ün Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporu (3/505) (S. Sayısı :464) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Başkanlıkça, 24.3.2000 tarihinde karma komisyonumuza gönderilen Giresun Milletvekili Hasan Akgün’ün yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Başbakanlık tezkeresi, İçtüzüğün 132 nci maddesine göre kurulan hazırlık komisyonuna incelenmek üzere verilmiştir.

Hazırlık komisyonu, inceleme sonucunu özetleyen 27.4.2000 günlü raporuyla, 1567 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçu isnat olunan Giresun Milletvekili Hasan Akgün hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar vermiştir.

Dosyada bulunan belge ve bilgiler ile hazırlık komisyonu raporunu inceleyen karma komisyonumuz, bütün demokratik ülkelerde yasama meclisleri üyelerine, yasama görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla bazı bağışıklıkların (dokunulmazlıkların) tanındığını; ancak, böyle farklı bir statünün onları ayrıcalıklı ve hukukun dışında bir grup haline getirmek için olmadığını; tersine, yasama görevinin kamu yararına uygun biçimde yapılabilmesi için Meclis çalışmalarına engel olunmaması ve bağımsızlıklarının bir başka yönden de güvence altına alınması amacına yöneldiğini göz önüne almıştır. Anayasanın 83 üncü maddesinin de bu anlayışa dayandığı ve bu amacı taşıdığı açıktır. Bu nedenlerle ve isnat olunan eylemin niteliği dikkate alınarak, Giresun  Milletvekili Hasan Akgün hakkındaki kovuşturmanın, milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Raporumuz Genel Kurulun bilgilerine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile sunulur.

                                            Başkan

                                           Ertuğrul Yalçınbayır

                                               Bursa

                        ve Komisyon üyeleri

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, keza, Ankara Milletvekili Tayfun İçli ve İstanbul Miletvekili Osman Kılıç, bu rapora da muhaliftirler; gerekçeleri aynı olduğu için, ayrıca okutmuyorum.

Raporlar bilgilerinize sunulmuştur.

Sayın milletvekilleri, bu raporların tümü, kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine dairdir. 10 gün içerisinde itiraz olunmadığı takdirde, bu raporlar kesinleşmiş olacaktır.

Danışma Kurulunun önerileri vardır; önce tümünü okutup, işleme alacağım; sonra, ayrı ayrı okutup, değerli oylarınıza sunacağım.

V.—ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. —Genel Kurulun çalışma gün ve saatleri ile gündemdeki sıralamanın yeniden düzenlenmesine ilişkin Danışma Kurulu önerileri

Danışma Kurulu Önerisi

No : 49 Tarihi : 22. 6. 2000

Danışma Kurulunca aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

                                 Nejat Arseven

                        Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                 Başkanı Vekili

Aydın Tümen                Ömer İzgi

DSP Grubu Başkanvekili  MHP Grubu Başkanvekili

               İsmail Kahraman        Zeki Çakan

FP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

Turhan Güven

DYP Grubu Başkanvekili

Öneriler :

1. a) Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri 22.6.2000 Perşembe günü tamamlanacak olan Sekizinci Beş Yıllık (2001-2005) Kalkınma Planının ve Komisyon raporunun, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer alması,

b) Sekizinci Beş Yıllık (2001-2005) Kalkınma Planının Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmelerine, 30.10.1984 tarih ve 3067 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince, 24.6.2000 Cumartesi günü başlanması; I.,II., III., IV., V. ve VI. bölümlerinin görüşmelerinin bitimine kadar çalışma süresinin uzatılması, bu bölümler üzerinde siyasî parti gruplarının toplam konuşma sürelerinin 2’şer saat, Hükümet ve Komisyonun toplam süresinin 2 saat (Hükümetin sunuş konuşması dahil) kişisel konuşmaların 10’ar dakika olması, siyasî parti gruplarının sürelerinin en fazla 4’er konuşmacı tarafından kullanılması,

c) Sekizinci Beş Yıllık (2001-2005) Kalkınma Planının VII., VIII., IX. ve X. bölümleri üzerindeki görüşmelerin 25.6.2000 Pazar günü yapılması, bu bölümler üzerinde siyasî parti gruplarına toplam 2’şer saat süreyle söz verilmesi, Hükümet ve Komisyonun toplam süresinin 2 saat, kişisel konuşmaların 10’ar dakika olması ve bu bölümlerin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması, gruplar adına yapılacak konuşmaların en çok 4 konuşmacı tarafından kullanılması önerilmiştir.

2. Planın Hükümete geri verilmesine ilişkin gerekçeli önergelerin, Başkanlığa, Planın bölümleri üzerindeki görüşmelerin bitimine kadar 2’şer nüsha olarak verilmesi, önergeler üzerinde Komisyon, Hükümet ve önerge sahibi tarafından yapılacak konuşmaların 5’er dakika olması önerilmiştir.

BAŞKAN – Öneri üzerinde söz talebi var mı efendim? Yok.

Şimdi, önerileri, tekrar, teker teker okutacağım ve oylarınıza sunacağım:

1. a) Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeleri 22.6.2000 Perşembe günü tamamlanacak olan Sekizinci Beş Yıllık (2001-2005) Kalkınma Planının ve Komisyon raporunun, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer alması,