DÖNEM : 20                                        CİLT : 70                                    YASAMA YILI : 4

 

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

 

53 üncü Birleşim

11. 2. 1999 Perşembe

 

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

 

  I . — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 II . — BU BİRLEŞİM TUTANAK ÖZETİ

III . — GELEN KÂĞITLAR

IV. —BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. — Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamblesi Türk Grubunda, Kuzey Atlantik Asamblesi Türk Grubunda ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığında boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubunca belirlenen üyeliklere ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1905)

B) ÇEŞİTLİ İŞLER

1. — TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan’ın, 20 nci Dönem çalışmalarının sona ermesi dolayısıyla konuşması

V. —GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A) GÖRÜŞMELER

1. —İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 13 arkadaşı, Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın ve 19 arkadaşı, Konya Milletvekili Veysel Candan ve 12 arkadaşı, Kocaeli Milletvekili Necati Çelik ve 23 arkadaşı, Kütahya Milletvekili Emin Karaa ve 22 arkadaşı, İzmir Milletvekili Işın Çelebi ve 25 arkadaşı, Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık ve 22 arkadaşı ile HatayMilletvekili Fuat Çay ve 25 arkadaşının, özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı : 743)

VI . — OYLAMASI YAPILACAK İŞLER

1. — Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker’in, milletvekilliğinden istifa etmesi nedeniyle, Anayasanın 84 üncü maddesi gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin düşmesinin oylaması.

VII. — SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. —Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman’a doğalgaz boru hattı verilip verilmeyeceğine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Ziya Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6654)

2. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, Şûra Salonunda sergilenen bir tiyatro oyununa ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun yazılı cevabı (7/6660)

3. — Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, Kredi ve Yurtlar Kurumu Muğla Erkek Öğrenci yurduna ilişkin sorusu ve Millî Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun yazılı cevabı (7/6683)

4. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, üretim ve pazar kapasitesinin arttırılmasına yönelik önlemlere ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Metin Şahin’in yazılı cevabı (7/6700)

5. — Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, RTÜK tarafından iptal edilen yerel televizyonların frekans ihalelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Fikret Ünlü’nün yazılı cevabı (7/6706)

6. —Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun, MKEK’nca kamu personeline tabanca ve av tüfeği satışının taksitle yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Metin Şahin’in yazılı cevabı (7/6714)


I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açılarak üç oturum yaptı.

Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci’nin, pancar ekim alanlarının daraltılmasına ilişkin gündemdışı konuşmasına, Sanayi ve Ticaret Bakanı Metin Şahin cevap verdi.

Adıyaman Milletvekili Ahmet Doğan, Adıyaman İlinin sorunlarına,

Erzurum Milletvekili İsmail Köse de Erzurum ve çevresindeki 17 ilin kalkınma sorunlarına,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Ürdün’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Konya Milletvekili Veysel Candan ve 20 arkadaşının, THY’nin zarar etmesinin nedenlerinin araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/310) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemde yerini alacağı ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmenin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 289 uncu sırasında bulunan 783 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 6 ncı sırasına alınmasına;

Genel Kurulun 10.2.1999 Çarşamba günü 15.00 - 21.00 saatleri arasında çalışmasına; 11.2.1999 Perşembe günü çalışmalarına saat 15.00’te başlayarak, gündemin 7 nci sırasına kadar olan işlerin bitimine kadar çalışmalarına devam etmesine;

TBMM’nin, 18 Nisan 1999 Pazar günü yapılması kararlaştırılan milletvekili genel seçiminin kesin sonuçlarının, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 37 nci ve TBMMİçtüzüğünün 3 üncü maddesine göre, Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye radyo ve televizyonlarından ilânını takip eden 5 inci gün saat 15.00’te toplanmak üzere, 16.2.1999 Salı gününden itibaren tatile girmesine;

İlişkin ANAP Grup Başkanvekili Metin Öney ile DSP Grup Başkanvekili Ali Günay’ın müşterek grup önerileri kabul edildi.

Başbakan A. Mesut Yılmaz hakkında kurulan (9/18),

Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Yaşar Topçu hakkında kurulan (9/19),

Esas numaralı Meclis Soruşturması komisyonları raporlarının, yapılan uyarılara rağmen Başkanlığa sunulmadığına; bu durumun, Anayasanın 100 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile TBMMİçtüzüğünün 110 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğuna ve TBMM İçtüzüğünün 72 nci maddesi uyarınca görüşme açılarak, Başkanlıkça izlenecek yöntemin saptanmasına ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Bugüne kadar görev bölümü yapmamış bulunan :

(9/33) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun, 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 11.00’de,

(9/39) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun, 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 12.00’de,

(9/40, 41) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun, 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 14.00’te,

Ana Bina birinci bodrum kat Genel Evrak karşısındaki 475 numaralı Meclis Soruşturması Komisyonları Toplantı Salonunda;

(9/34) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun, 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 14.00’te,

(9/42) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun, 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 11.00’te,

(9/43) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 12.00’de.

Halkla İlişkiler Binası B-Blok Alt Zemin 6 ncı Banko karşısındaki Meclis Soruşturması Komisyonları Toplantı Salonunda,

Toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimini yapmaları için Başkanlıkça duyuruda bulunuldu.

Özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak, alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla kurulan (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Raporunun görüşmeleri, Komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadığından ertelendi.

Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker’in, milletvekilliğinden istifa etmesi nedeniyle, Anayasanın 84 üncü maddesi gereğince, TBMMüyeliğinin düşmesine ilişkin elektronik cihazla yapılan oylamalar sonucunda karar yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından, özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak, alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla kurulan Meclis araştırması komisyonu raporunu görüşmek; Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker’in Milletvekilliğinden istifa etmesi nedeniyle, TBMM üyeliğinin düşmesine ilişkin oylamayı yapmak ve kanun tasarı ve tekliflerini sırasıyla görüşmek için, 11 Şubat 1999 Perşembe günü saat 15.00’te toplanmak üzere birleşime 19.40’ta son verildi.

 

                                                       Hasan KORKMAZCAN                                                                                           Başkanvekili

 

                      Ahmet DERİN                                                          Kadir BOZKURT                                     Kütahya                  Sinop                                       Kâtip Üye                               Kâtip Üye

 


 

II . — BU BİRLEŞİM TUTANAK ÖZETİ

 

TBMM GenelKurulu saat 15.00’te açılarak dört oturum yaptı.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamlesi Türk Grubunda, Kuzey Atlantik Asamlesi Türk Grubunda ve Türkiye-ABKarma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığında boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubunca belirlenen milletvekilliklerine ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında bulunan, Özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla kurulan (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) (S. Sayısı : 743) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporunun görüşmesi yapıldı.

Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker’in milletvekilliğinden istifa etmesi nedeniyle Anayasanın 84 üncü maddesi gereğince TBMM üyeliğinin düşmesine ilişin elektronik cihazla yapılan oylamalar sonucunda karar yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından;

Alınan karar gereğince, 18 Nisan 1999 Pazar günü yapılması kararlaştırılan milletvekili genel seçiminin kesin sonuçlarının Milletvekili Seçimi Kanununun 37 nci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 3 üncü maddelerine göre, Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye radyo ve televizyonlarından ilanını takip eden beşinci günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 19.13’te son verildi.

 

                                                       Hasan KORKMAZCAN                                                                                           Başkanvekili

 

                      Ahmet DERİN                                                          Kadir BOZKURT                                     Kütahya                  Sinop                                       Kâtip Üye                               Kâtip Üye

 

                     Hüseyin YILDIZ                                                         Ali GÜNAYDIN                                       Mardin                    Konya                                     Kâtip Üye                               Kâtip Üye


 

                                                                                                                                No. : 66

III. — GELEN KAĞITLAR

11.2.1999 PERŞEMBE

Tasarılar

 

1. — Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Litvanya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/874) (Plan ve Bütçe ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa Geliş Tarihi : 9.2.1999)

2. — Türkiye Cumhuriyeti İle Makedonya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/875) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Dışişleri Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

 

Sözlü Soru Önergeleri

1. — Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Türkiye’nin yıllık domuz yağı tüketimine ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından sözlü soru önergesi (6/1258) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

2. — Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci’nin, dışardan lise bitirme diplomaları iptal edilen kişilerin durumuna ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1259) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

 

Yazılı Soru Önergeleri

1. — Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, temeli atılan SSK sağlık tesislerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6808) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.2.1999)

2. — Denizli Milletvekili Hilmi Develi’nin, Denizli’deki elektrik enerjisi kayıplarına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6809) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.2.1999)

3. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, malî krize giren bir bankanın tasarruf mevduat sigorta fonuna devredilmesi nedeniyle Devletin zarara uğradığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6810) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.2.1999)

4. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Burunoba Köyü pancar üreticilerinin kantar ihtiyacına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6811) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.2.1999)

5. — Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, İzmit Büyükşehir Belediye Başkanının bir camide siyasî toplantı düzenlediği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6812) (Başkanlığa geliş tarihi : 5.2.1999)

6. — Kahramanmaraş Milletvekili Esat Bütün’ün, Türkî Cumhuriyetlere kargo seferi yapılıp yapılmayacağına ve A.B.D. bilet fiyatlarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6813) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

7. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, Boğaziçi Tokmak Burnu’nda ruhsatsız olarak yapıldığı iddia edilen bir inşaata ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/6814) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

8. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, İstanbul Valisinin Boğaziçi İmar Kanunuyla ilgili bazı yetkilerini genelgeyle Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna devrettiği iddiasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6815) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

9. — Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, emlak alım satım vergilerinin 1999 yılı artış oranına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6816) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

10. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, Bakanlık desteğiyle yayımlanan broşürde yer alan bir şiire ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/6817) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

11. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, TESK Başkanı hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6818) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

12. — Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Erzurum-Palandöken-Konaklı bölgesinde yapımı durdurulan otellere ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/6819) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

13. — Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, Serinyol Huzurevi ve Çocuk Yuvasında meydana gelen bazı olaylara ilişkin Devlet Bakanından (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/6820) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

14. — Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, Bursa Valisi hakkında bir soruşturma olup olmadığına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6821) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

15. — Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, bir işadamının ülkenin geleceğine yönelik ileri sürdüğü ve basında yer alan iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6822) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

16. — Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, dış hatlar “gidiş” terminallerinde görevli polis memurlarının rüşvet aldıkları iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6823) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

17. — Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, TESK Başkanı hakkında ileri sürülen bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6824) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.2.1999)

18. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, ağırlıklandırılmış ortaöğretim başarı puanı uygulamasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6825) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

19. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, azınlık vakıflarının mülk edinmeleri ile ilgili mevzuata ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6826) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

20. — Manisa  Milletvekili Tevfik Diker’in, İran’da bölücü terör örgütü üyeleri için bir sağlık merkezi kurulduğu iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6827) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

21. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, İran’a düzenlenen hava saldırılarında İncirlik Üssü’nün amaç dışı kullanıldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6828) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

22. — Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, kamuoyunda irtica genelgesi adıyla bilinen belgeye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6829) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

23. — Hatay Milletvekili Mehmet Sılay’ın, evrim teorisinin ders kitaplarından çıkarılıp çıkarılmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6830) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

24. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, MİT Müsteşarının bazı köşe yazarlarına özel bilgiler verdiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6831) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

25. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, “İrtica ve Seçimleri Takip Genelgesine” aykırı hareket edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6832) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

26. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılan işçilere ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6833) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

27. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, Yalçın Küçük’ün Ana.P. Genel Başkanı hakkında basında yer alan iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6834) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

28. — Konya Milletvekili Lütfi Yalman’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde denetim amacıyla bir subay görevlendirildiği iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6835) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

29. — Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, TBMM’nce onaylanan veya TBMM’nin bilgisine sunulan milletlerarası andlaşmalara ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6836) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.2.1999)

 

 


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

11 Şubat 1999 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN

KÂTİP ÜYELER : Ahmet DERİN (Kütahya), Kadir BOZKURT (Sinop)

 

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 53 üncü Birleşimini açıyorum.

Görüşmelere başlıyoruz.

Bugün, programımızın yüklü olması sebebiyle, gündemdışı söz isteminde bulunan arkadaşlarımın istemlerini karşılama imkânı bulamadım.

Görüşmelere, doğrudan doğruya "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmından başlayacağız; ancak, şu anda, Meclis Başkanlığının bir sunuşu Başkanlığımıza intikal etmiş bulunuyor; bunu okutacağım ve bilgilerinize sunacağım.

Buyurun.

 

IV. —BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. — Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenterler Asamlesi Türk Grubunda, Kuzey Atlantik Asamlesi Türk Grubunda ve Türkiye-ABKarma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığında boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubunca belirlenen üyeliklere ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1905)

 

                                                                                                                     11.2.1999

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a) fıkrası uyarınca, boş bulunan üyelikler için Demokratik Sol Parti Grup Başkanlığınca, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi Türk Grubuna Ordu Milletvekili İhsan Çabuk, Kuzey Atlantik Asamblesi Türk Grubuna Bursa Milletvekili Ali Rahmi Beyreli, Parlamentolararası Birlik Türk Grubuna Kocaeli Milletvekili Halil Çalık ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığına Samsun Milletvekili Yalçın Gürtan'ın üyelikleri hususu Genel Kurulun bilgisine sunulur.

 

                                                                                                     Hikmet Çetin                                                             Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

 

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Şimdi, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçiyoruz.

 

V. — GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE
MECLİS ARAŞTIRMASI

A) GÖRÜŞMELER

1. — İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 13 arkadaşı, Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın ve 19 arkadaşı, Konya Milletvekili Veysel Candan ve 12 arkadaşı, Kocaeli Milletvekili Necati Çelik ve 23 arkadaşı, Kütahya Milletvekili Emin Karaa ve 22 arkadaşı, İzmir Milletvekili Işın Çelebi ve 25 arkadaşı, Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık ve 22 arkadaşı ile Hatay Milletvekili Fuat Çay ve 25 arkadaşının, özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) Esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu (S. Sayısı : 743) (1)

BAŞKAN – Genel Kurulun 10.11.1998 tarihli 16 ncı Birleşiminde alınan karar gereğince, bu kısmın 1 inci sırasında yer alan özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca kurulmuş bulunan (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 743 sıra sayılı raporu üzerindeki genel görüşmeye başlıyoruz.

Komisyon?..

Komisyon yerini almadığı için görüşme...

(10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU BAŞKANI AHMET UYANIK (Çankırı) – Komisyon burada...

MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Sayın Başkan, işte, alıyor yerini...

BAŞKAN – Siz, Komisyon Başkanı mısınız efendim?

(10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) ESAS NUMARALI MECLİS ARAŞTIRMASI KOMİSYONU BAŞKANI AHMET UYANIK (Çankırı) – Evet efendim.

BAŞKAN – Hükümet?..

Hükümetin yerini almasını rica ediyorum. Hükümet temsil edilmediği takdirde de -17.11.1998 tarihli 19 uncu Birleşimde de hükümet temsil edilmediği için- görüşmelere devam etme imkânı vardır; onun için, Hükümetten bir arkadaşımızın yerini alması daha uygun olacaktır.

ÖNDER SAV (Ankara) – Almayın isterseniz [!]

BAŞKAN – Efendim, özel gündemin daima önceliği vardır. Bugüne kadar komisyon temsil edilmediği için bu görüşme ertelenmiş; tekrar erteleme imkânımız yok.

Görüşmeler tamamlandıktan sonra "Oylaması Yapılacak İşler" bölümü var ve ondan sonra, sıra, kanun tasarı ve tekliflerinin müzakeresine gelecek.

İçtüzüğümüze göre, Meclis araştırması komisyonunun raporu üzerindeki genel görüşmede ilk söz hakkı önerge sahiplerine aittir. Daha sonra, İçtüzüğümüzün 72 nci maddesine göre, siyasî parti grupları adına birer üyeye, şahısları adına iki üyeye; ayrıca, istemleri halinde komisyona ve hükümete de söz verilecektir. Bu suretle, Meclis araştırması komisyonu raporu üzerindeki genel görüşme tamamlanmış olacaktır.

Konuşma süreleri, komisyon, hükümet ve siyasî parti grupları için 20'şer dakika, önerge sahipleri ve şahıslar için 10'ar dakikadır.

Komisyon raporu, 743 sıra sayısıyla bastırılıp dağıtılmıştır.

Şimdi, rapor üzerinde söz alan sayın milletvekillerinin isimlerini okuyorum:

Önerge sahibi olarak; Konya Milletvekili Veysel Candan, Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık.

Grupları adına; Doğru Yol Partisi Grubu adına Giresun Milletvekili Ergun Özdemir, Demokratik Sol Parti Grubu adına Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık, Fazilet Partisi Grubu adına İçel Milletvekili Saffet Benli.

Şahısları adına; Zonguldak Milletvekili Mümtaz Soysal, Van Milletvekili Mahmut Yılbaş.

OYA ARASLI (İçel) – Sayın Başkan, CHP Grubu adına, Sayın Birgen Keleş konuşacak.

BAŞKAN – Başkanlığa bir yazı göndermenizi rica edeceğim; vaktimiz var efendim.

Şimdi, ilk sözü, önerge sahibi olarak Konya Milletvekili Sayın Veysel Candan'a veriyorum.

Sayın Candan, süreniz 10 dakika; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

VEYSEL CANDAN (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; KİT Komisyonunda görüşmeler devam ederken, özelleştirmeyle ilgili olan uygulamadaki bazı aksaklıkları gündeme getirmek amacıyla, Petlas'ı örnek alarak, bir araştırma önergesi vermiştim. Aradan üç yıl geçtikten sonra, özelleştirmede bugün geldiğimiz nokta bizim haklı olduğumuzu ortaya çıkarmış ve çeşitli partilere mensup milletvekili arkadaşlarımızın verdiği 4 önergeyle, bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyon raporundaki çarpıcı örnekleri "özelleştirmenin neresindeyiz, özelleştirmede karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri" gibi hususları ifade etmeye çalışacağım.

4046 sayılı Özelleştirme Kanunu, 1984 yılında, verimliliği sağlamak, kamu giderlerini azaltmak, rekabete dayalı piyasa ekonomisi oluşturmak, KİT'lerin finans yükünü azaltmak, atıl tasarrufları ekonomiye kazandırmak ve böylece, elde edilen kaynakları altyapıda harcamak üzere hazırlanmıştır.

Özelleştirmenin, ülkemizdeki tarihçesine baktığımız zaman, onbeş yıla yakın bir geçmişi vardır; ancak, maalesef, yasal altyapıya kavuşturulamamıştır. Özelleştirmeyle ilgili 4046 sayılı Yasanın revize edilmesi gerekmektedir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli husus, ülkede yabancı nüfuzuna yol açılmamasıdır. Dış ülkelerdeki özelleştirmeye baktığımız zaman, Fransa'da yüzde 20, Belçika'da yüzde 20-25, İngiltere'de yüzde 10'la sınırlı olduğunu görmekteyiz.

Özelleştirmede, bugüne kadar 166 kuruluş özelleştirme kapsamına alınmıştır; 15'i, daha sonra çıkarılmıştır.

Özelleştirmede takip edilen prosedüre göre, özelleştirilecek kurum, malî ve idarî yönden incelenmektedir; statüsü anonim şirket haline getirilmektedir; İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına arz veya kısmî blok satış şartıyla arz edilmektedir.

Özelleştirmede, danışmanlık hizmetleri satın alınmaktadır; genellikle yabancı firmalar kullanılmaktadır. Bununla ilgili, bugüne kadar alınan kredi miktarı 100 milyon dolardır; yüzde 60'ı da danışman firmalara ödenmiştir.

Türkiye'de özelleştirme neden başarılı olmamıştır sorusunun cevabına baktığımız zaman görmekteyiz ki, mevzuat çiğnenmiştir, usulsüzlük ve yolsuzluk yapılmıştır, altyapı tam hazırlanamamıştır.

Özelleştirmede birkaç kötü örnek vermek gerekirse: ÇİTOSAN özelleştirilmiş; çimento sektörü, ülke çapında iki tekele teslim edilmiştir. 1989'da yapılan bu özelleştirmede -halka arz edilecek şartıyla verildiği halde- bugüne kadar, Özelleştirme İdaresi, halka arzı bu şirket bünyesinde gerçekleştirememiştir. Maalesef, bu da bir medya kuruluşunun patronudur ve bugün, hükümeti destekleyen bu medya kuruluşuyla bu kişinin yakın ilgisi olduğu kamuoyunda bilinmektedir.

Yine, KÜMAŞ AŞ değer tespiti açıklanmamıştır. Danışman firmanın bulduğu değerler 12 milyon dolar aşağıya indirilmiştir. Madenlerin işletme hakkı değerlendirmeye alınmamak suretiyle kötü bir örnek verilmiştir.

Yine, HAVAŞ ihalesinde, yüzde 60'ı Yazeks firmasına satılmıştır; hükümete yakınlığıyla bilinen kişiler devreye girmişlerdir; 10 milyon 780 bin dolarlık taksitler, icrayla ancak tahsil edilebilmiştir.

Yine, Türk Ticaret Bankasının, mafya-çete-siyaset üçgeninde, 600 milyon dolara satıldığı iddia edilmiştir; hükümet devrilmiştir; ancak, Başbakan, şu anda, bir partinin genel başkanıdır; bir diğeri, Korkmaz Yiğit tutuklanmıştır ve bir bakan da görevi iade etmek zorunda kalmıştır.

Yine, Petrol Ofisi ihalesinde, 1 milyar 160 milyon dolarla ihaleyi alan firma yerine üçüncü sıradaki firmaya verilmiş ve sonuçta, ihale iptal edilmiştir.

Ayrıca, Et ve Balık Kurumu, Süt Endüstrisi ve Erdemir de yargıya intikal etmiş özelleştirmeler arasındadır.

Özetle söylemek gerekirse: Özelleştirme, son günlerde, mafya, hükümet ve siyasetçi ilişkisi üçgeninde, çarpık bir yapıya doğru hızla gitmektedir. Özelleştirme idealinden beklenenler; istihdam artırılacak, gelir dağılımı bozukluğu giderilecek, sermaye tabana yayılacak, serbest piyasa gelişecek, üretim artacak, yeni teknoloji gelişecek, rekabet ve kalite artacak, devlet ekonomiden çekilecekti. Şu ana kadar, maalesef, bunların hiçbiri olmamıştır.

Özelleştirmede 123 kuruluş satılmıştır. 106'sı tamamen satılmıştır; ancak, 17'sinde hâlâ kamu hissesi vardır. Bugüne kadar, özelleştirmeden, toplam 3,5 milyar dolar gelir elde edilmiştir; bunun yanında da, 3,9 milyar dolar harcama yapılmıştır; bunun 76 trilyon lirası, kuruluşlara sermaye olarak verilmiştir. Özelleştirmede, gelirlerin yüzde 50'si Hazineye aktarılmıştır. Halbuki, 4046 sayılı Özelleştirme Yasasının 10 uncu maddesine göre, Hazineye ve diğer fonlara özelleştirmeden para aktarmak mümkün değildir. Yasayı aşmak için, Özelleştirme İdaresi dışarıdan kredi almak suretiyle borçlandırılmıştır. Böylece, Özelleştirme İdaresinin bizatihi kendisi, çalışanının çokluğuyla, kredi kullanımıyla ve de beceriksizliğiyle ayrıca bir KİT kuruluşu haline gelmiş, Özelleştirme İdaresinin de özelleştirilme gerçeği ortaya çıkmıştır.

Türkiye'de özelleştirmede karşılaşılan önemli sorunlara baktığımız zaman görmekteyiz ki, yasal düzenleme eksikliği vardır; mülkiyet devrine ağırlık verilmesi, yönetim devri dönemine geçmek lazımdır; özelleştirme yapan hükümetlere güvensizlik vardır; stratejik kurumlara gereği gibi hassasiyet yoktur; kartelleşmeye dikkat edilmemektedir; özelleştirmeyle elde edilen gelirler Hazine açığında kullanılmaktadır; çalışanlarla ilgili ciddî bir çözüm yoktur; özelleştirmede taraf olan esnaf devredışı bırakılmıştır; satışlar, genelde, küçük esnaf yerine, büyük şirket ve holdinglere yapılmıştır.

Özelleştirmede çözüm önerilerimizi şöylece toplamak mümkündür: Özelleştirme, belirli bir destek programıyla birlikte yapılmalıdır; özelleştirme sonrası verimlilik esas alınmalıdır; altyapısı hazır olmayan müesseseler özelleştirilmemelidir; esnaf ve sanatkârlar dikkate alınmalıdır; ayrıca, özelleştirilecek kurumları bizatihi kurumların kendisi özelleştirmeli ve tek tek ele alınmalıdır; ayrıca, doğru satış stratejileri tespit edilmelidir.

Sonuç olarak; özelleştirme önündeki engel, siyasî irade eksikliğidir; özelleştirmede, bazı çalışanlar tarafından baskı yapılmaktadır -bu haklıdır, değerlendirilmelidir- özelleştirme, gelir getirmek amacıyla yapılmamalıdır; çalışanlar mağdur edilmemelidir, üretim şartı konmalıdır ve mutlaka üretim devam etmelidir; yolsuzluk ve usulsüzlüğe meydan verilmemelidir. Ayrıca, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası ve Rekabet Kurulu Kanununda değişiklik yapılmalıdır.

Petrol Ofisle ilgili Rekabet Kurulunun verdiği kararın tamamen siyasî olduğu anlaşılmaktadır. Bugün, Rekabet Kurulu Başkanı bir partiden milletvekili adayı olmuştur ve bu adaylığı karşılığı da bir rapor hazırlanmıştır.

Netice itibariyle, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, DPT ve Hazine arasında uyum sağlanmalıdır. Yani, bütün bunlara baktığımız zaman, özelleştirme yeniden masaya yatırılmalıdır.

Ben, özelleştirmeyle ilgili iki konuyu ifade etmek istiyorum. Bir tanesi, önümüzde bekleyen GSM 1800 cep telefonları; yani, Türk Telekomun, bir noktada, özelleştirilmesidir. Burada çok dikkatli davranılmalıdır. Daha önce, GSM 900'lerde büyük devlet kaybı söz konusuydu. Burada da, büyük bir holdingin, Türkiye'de söz sahibi büyük bir holdingin, ısrarla, GSM 1800'lerde talebi vardır. Bunu, gayet tüccarca, iyi değerlendirmek mecburiyetindeyiz.

Ayrıca, TEAŞ ve TEDAŞ'ta, enerji santralları özelleştirilmesinde şu anda devir sözleşmesi aşamasına gelinmiştir ve burada -Sayın Başbakanımıza da rapor halinde ifade ettim- enerji tarifelerinin yapılmasında makul temettü ve diğer gelirlerle ilgili iki madde var ki -şu anda 2,4 milyar dolar, enerjiden beklenen özelleştirme- aslında, bu iki maddeyle, devletin 3 milyar dolar zararı söz konusudur.

BAŞKAN – Sayın Candan, 1 dakika süreniz kaldı.

VEYSEL CANDAN (Devamla) – Bitiriyorum.

Dolayısıyla, yukarıdan aşağı verdiğimiz, gerek ulaştırmada gerek enerjide gerek diğer sanayi kuruluşlarında yapılan özelleştirme, âdeta, özelleştirme değil, özel işler cümlesine girmiş bulunmaktadır.

Bu itibarla, şimdi, biraz sonra görüşülecek olan bankalar yasası da, belki de... Devlet bankalarının süratle özelleştirilmesi lazım geldiği kanaatindeyim. Özellikle, Halk Bankasının KOBİ'lere, Emlak Bankasının inşaat kooperatiflerine, Ziraat Bankasının çiftçilere özelleştirilerek, devleti kaynak olmaktan çıkarmak lazım gelir diye düşünüyorum.

Aslında, dört milletvekili arkadaşımızın ayrı ayrı verdikleri bu araştırma önergesi, bundan sonra kurulacak hükümetin özelleştirmede takip edeceği yol hakkında ciddî ipuçları vermektedir. Ümit ediyoruz ki, yeni gelecek hükümet, süratle, bu rapordan istifade ederek, Türkiye'de özelleştirme sefaletinin, rezaletinin, yolsuzluğun ve hırsızlığın önüne geçecektir diye düşünüyorum.

Ayrıca, tekrar ifade ediyorum, TEAŞ özelleştirmesinde, şu anda, Bakanlar Kurulu, Danıştay kararları çıkmış bulunmaktadır; ancak, Başbakanın,  yetki devri, devirlerin yapılmasını durdurma yetkisi vardır, mevzuat bunu amirdir; Danıştayda altı üye bu oylamaya katılmamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VEYSEL CANDAN (Devamla) – Bunun yeniden incelenerek karara bağlanmasının faydalı olacağı kanaatindeyim.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Önerge sahibi olarak konuşan Konya Milletvekili Sayın Veysel Candan'a teşekkür ediyorum.

Şimdi, Sayın Tahsin Boray Baycık'ın söz istemi var. Sayın Baycık, aynı zamanda grup adına da söz talebinde bulunmuş.

Hangi konuşmayı tercih ediyorsunuz efendim?

TAHSİN BORAY BAYCIK (Zonguldak) – Şahsım adına, önerge sahibi olarak konuşacağım.

BAŞKAN– Önerge sahibi olarak konuşacaksınız.

Buyurun Sayın Baycık.

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

TAHSİN BORAY BAYCIK (Zonguldak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'deki özelleştirme kapsamında bulunan ve özelleştirilen kurumlarla ilgili yolsuzlukları araştırma konusunda verilen önergelerden birinin sahibi olarak, komisyonda yapılan çalışmaları çok takdirle karşılıyorum ve bu çalışmalara katkıda bulunan milletvekillerimize ve bürokratlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

Benim, şahsım olarak, özelleştirme konusunda, Ereğli Demir-Çelik fabrikalarının özelleştirilmesiyle ilgili bir araştırma önergem vardı; bu konu üzerinde size bilgi aktarmak istiyorum.

Henüz daha özelleştirilemeyen Erdemir, yassı mamul üreten tek kuruluştur, özel yasayla kurulmuş bir anonim şirkettir ve özerk bir yapısı vardır; ancak, özelleştirme kapsamına alınmasının ardından özerkliğini kaybetmiş, kuruluşta siyasî iktidarın baskıları hissedilmeye başlanmıştır. Daha önce hisselerinin blok olarak satılmasıyla iki defa ihaleye çıkarılan Erdemir'in satılması için açılan ikinci ihale, Zonguldak Milletvekilleri olarak Sayın Mümtaz Soysal, Sayın Hasan Gemici ve benim açtığımız dava sonucu iptal edilmiştir.

Eski Genel Müdür Işık Eyüboğlu, özelleştirmeden yana olduğunu beyan etmesine rağmen, Erdemir'in devletin sırtında bir yük olmadığını; aksine, vergisini verdiğini, Türkiye ekonomisine katkıda bulunduğunu, zarar etmediğini ve stratejik bir kuruluş olduğunu, bölgede istihdam unsuru olduğunu beyan ederek "özelleştirme mutlaka yapılacaksa, en son Erdemir özelleştirilmelidir" demiştir.

Üretim kapasitesi 3 milyon ton/yıl olan Erdemir, Karadeniz'in en büyük limanı, kok fabrikası, oksijen fabrikası, yüksek fırın, çelikhane, sıcak ve soğuk haddehaneleriyle, cüruf değerlendirme tesislerinden oluşan dev bir kuruluştur. Türkiye pazarının yüzde 60'ına sahip ve sanayie hammadde sağlama gibi temel görevi yürüten, ülkemizin tek yassı ürün üreticisidir. Muhasebe sisteminin değişmesine ve Asya krizine karşın Türkiye'nin kârlı şirketlerinden de biridir.

Erdemir'in yeni Genel Müdürü Sayın Tanju Argun ile yaptığım görüşmede ise, Erdemir'in artık dünya piyasalarına girmesi gerektiğini, bu nedenle özelleştirilecek olan İsdemir'e talip olduklarını, eğer bu başarılırsa İsdemir'i yassı mamul üretimine geçireceklerini ifade etmişlerdir.

Bu konuda, komisyon çalışmaları esnasında, Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı Sayın Nazime Gürkan da, İsdemir'in yassı mamul üretimine geçilerek Erdemir'e satılmasının uygun olacağını, KAM-3'e harcanacak meblağın, üçte 1'iyle İsdemir'in yassı mamul üretimine geçebileceğini ifade etmişlerdir.

Sayın Genel Müdür, diğer bir alternatif olarak da, Bulgaristan'da özelleştirilen bir fabrikaya teklif verdiklerini, bu fabrikaya sahip olabilirlerse, fabrikaya ait müşteri tabanına da sahip olacaklarını ve 2 milyon ton/yıl üretim artışı elde edecekleri gibi, Avrupa'ya entegre olmalarının söz konusu olduğunu ifade ederek, şu anda, bu iki işlemle KAM-3'e harcanacak meblağın yarı fiyatına Erdemir'in kapasitesinin yükseleceğini ifade etmişlerdir.

Sayın milletvekilleri, Erdemir'in kamunun elinde bulunan yüzde 51,66 oranındaki hissesinden, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı uhdesinde bulunan yüzde 20 hissenin İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına satılacağını öğrenmiş bulunuyorum.

Hepimiz biliyoruz ki, Erdemir, Türkiye için stratejik bir kuruluştur. Bu nedenle, devletin, mutlaka, kuruluşta söz sahibi olacak kadar hisseye sahip olması gerekmektedir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında satılacak olan bu yüzde 20'lik hissenin öncelikle Erdemir çalışanlarına, daha sonra yöre halkına satılması, geriye kalan hisselerin ise, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında ve uluslararası borsalarda satılması uygun olacaktır. Bilhassa, Erdemir çalışanlarına ödeme kolaylığı getirilmelidir.

Erdemir, artık, demir - çelik sektöründe, dünya çapındaki fabrikalarla rekabet edebilmelidir. Bu nedenle, Erdemir, siyasî iktidarın güdümünden çıkarılmalı ve tam özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır. Partizanca uygulamalara son verilip, adama göre iş değil, işe uygun adam prensibi hayata geçirilmeli ve insanın üretici gücü en verimli biçimde değerlendirilmelidir. Erdemir Yönetim Kurulu da, demir - çelik sektörünü bilen, ağırlıklı olarak Erdemir'in kendi bünyesinden yetişmiş, deneyimli ve birikimli elemanlardan oluşturulmalıdır.

Benim, kendi önergemle ilgili belirteceğim hususlar bunlardır.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Önerge sahibi olarak söz alan Zonguldak Milletvekili Sayın Tahsin Boray Baycık'a teşekkür ediyorum.

Gruplar adına ilk söz, Doğru Yol Partisi Grubu adına, Giresun Milletvekili Sayın Ergun Özdemir'in.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Arkadaşımız henüz gelmedi; konuşmasını bilahara yapmak üzere, diğer gruba geçebilirsiniz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Demokratik Sol Parti Grubu adına, Sayın Tahsin Boray Baycık?..

TAHSİN BORAY BAYCIK (Zonguldak) – Konuşmayacağım Sayın Başkan.

BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Saffet Benli; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 20 dakikadır.

FP GRUBU ADINA SAFFET BENLİ (İçel) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 13 arkadaşı, Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın ve 19 arkadaşı, Konya Milletvekili Veysel Candan ve 12 arkadaşı, Kocaeli Milletvekili Necati Çelik ve 23 arkadaşı, Kütahya Milletvekili Emin Karaa ve 22 arkadaşı, İzmir Milletvekili Işın Çelebi ve 25 arkadaşı, Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık ve 22 arkadaşı ile Hatay Milletvekili Fuat Çay ve 25 arkadaşının, özelleştirme uygulamalarıyla ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırarak alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri ve (10/19, 29, 40, 88, 98, 127, 150, 166) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu raporu üzerinde Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Komisyon, çalışmalarına 19.11.1997 tarihinde başladı ve dört ay sürdü; 24.3.1998 tarihinde raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu. 17 kez toplandı. Komisyon, Özelleştirme İdaresi Başkan ve yetkilileri, uzmanları, Kamu İşletmeciliği Geliştirme Merkezi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Hak-İş, Türk-İş, DİSK, Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği temsilcilerinin bilgisine başvurdu.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin en büyük sorunlarından bir tanesi, özelleştirme ve uygulamalarıdır. Özelleştirmenin amaç ve ilkeleri nedir; devlet iktisadî işletmelerini satıp kurtulmak mı? Satılan işletmelerden ne beklenmektedir? Bugüne kadar ne kadar gelir elde edildi, ne kadar harcama yapıldı; ne kadar kuruluş özelleşti, daha ne kadar var; umulan fayda temin edilmiş midir? Bugüne kadar yapılan uygulamalardan ve görülen aksaklıklardan alınacak dersler nelerdir; bundan sonra ne yapılmalıdır; çetelerin ve mafyanın etkisi nedir? Özelleştirme, bir kaynak sağlama aracı olmuş mudur; özelleştirme, karapara aklama yeri midir?

Değerli milletvekilleri, "Özelleştirmenin temel amacı, nihaî olarak ekonomide verimlilik sağlamak ve kamu giderlerini azaltmaktır. Özelleştirmeyle rekabete dayalı piyasa ekonomisinin oluşturulması, devlet bütçesi üzerindeki KİT finansman yükünün azaltılması, sermaye piyasasının geliştirilmesi ve atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılması, bu yolla elde edilecek kaynakların altyapı yatırımlarına kanalize edilebilmesi amaçlanmaktadır" denilmektedir.

Değerli milletvekilleri, 1985 yılından itibaren 166 kuruluş özelleştirme kapsamına alınmış, bu kuruluşların -çeşitli nedenlerle- daha sonra 15 adedi özelleştirme kapsamından çıkarılmıştır. 1989 yılından itibaren, tamamı kamuya ait veya kamu iştiraki olan kuruluşlardaki kamu paylarının özelleştirilmesi çerçevesinde, 1997 yılı sonuna kadar 123 kuruluşun hisse senedi veya varlık satış/devir işlemi yapılmış, bu kuruluşlardan 106'sı tamamen özelleştirilmiştir; kalan çok önemli 45 kuruluş özelleştirme yolundadır.

1997 yılı itibariyle özelleştirme gelirleri 4 milyar 824 milyon dolar, harcamaları 4 milyar 470 milyon dolar olmuştur; bunun sadece Hazineye aktarılan kısmı 1 milyar 375 milyon dolardır; 3 milyar 105 milyon dolarlık kısmı özelleştirme harcamalarında kullanılmıştır.

Türkiye'de özelleştirme, istihdamı artıracaktı, gelir dağılımını düzenleyecekti, çalışanlar işini kaybetmeyecekti, serbest rekabeti geliştirecekti, üretimi artıracaktı; çağdaş teknoloji gelecekti ve gelişecekti, kalite artacaktı, verim yükselecekti, demokratikleşme artacaktı, devlet gelir elde edecekti, sermaye tabana yayılacaktı, ucuz mal ve hizmet sunulacaktı, ihracat artacaktı. Arzu edilen özelleştirmenin getirisi bunlar olacaktı.

Geldiğimiz noktada, yapılan özelleştirme uygulamalarını sorgulayacak olursak, maalesef, yukarıda sayılanların hiçbirisinin tam olarak gerçekleştiğini söylemek mümkün değildir.

Ayrıca, karşılaşılan sorunlar; Özelleştirme İdaresinin hukukî altyapısının olmayışı, kamuoyunun yeteri kadar bilgilendirilememesi, teşvik sistemindeki eksiklikler, şeffaflık tanımındaki karışıklıklar, özelleştirmede fiyat ve ödeme koşulları, istihdam ve eğitime yönelik şartlar, planlamada var olan, fakat yapılmayan yatırımcı türü, muhtemel ortaklık yapısı, çalışanın ortak olması, kamu deneticilerinin denetleyebilmesidir.

Değerli milletvekilleri, özelleştirme uygulamasını yerine getiren bir kurum olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığının sorunları:

a) Ülkemizde sermaye birikiminin yetersiz olması, küçük kuruluşlar dışındaki özelleştirme uygulamalarına katılımı etkilemesi,

b) Enflasyonist bir ortamda yatırım yapmanın cazibesi olmaması,

c) Özelleştirme dışında her yeni yatırıma çeşitli teşvikler verilirken, özelleştirme uygulamalarına hiçbir teşvikin verilmemesi,

d) Siyasî istikrarsızlık,

e) Özelleştirme uygulamalarından doğrudan etkilenecek çalışanlar, sendikalar, bu kuruluşlarla menfaat ilişkisi içinde bulunanlar tarafından oluşturulan özelleştirme karşıtı baskılar,

f) Özelleştirme uygulamalarıyla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkide bulunan kuruluşlarda yeterli desteğin verilmemesi,

g) Siyasetçilerin yöresel bazda gelen eleştirilerden etkilenmesi,

h) KİT teknolojilerinin eski ve yetersiz olmasının, satış tutarlarının düşüklüğüne yol açması ve bunun da oraya devlet tarafından aktarılan veya aktarılacak tutarların gözardı edilerek yalnızca satış tutarının düşüklüğü nedeniyle haksız eleştirilerle karşılaşılması,

ı) Bu haksız eleştirilerin özelleştirme karşıtı menfaat grupları tarafından medyanın yanlış yönlendirmesiyle kamuoyuna yansıtılması.

Özelleştirmeden beklenen hedeflerin aksine;

a) Özelleştirmenin sadece gelir sağlamak amacıyla yapılmasının yanlış olduğu,

b) Özelleştirme sonucunda, özelleştirilen alanların hiçbirinde üretimin artmamış aksine azalmış, çimento gibi alanlarda bölgesel tekeller doğmuş olduğu,

c) İşçilerin çoğunlukla mağdur olduğu,

d) Özelleştirilen yerlerin tamamına yakınında sendikasızlaşma yaşandığı,

e) Özelleştirme İdaresinin, satış sözleşmelerine üç yıl üretim şartı koymasına karşın, üretim oranını belirtmediği üretim yapmamanın cezası olarak sözleşmenin feshini getirmiş olduğu,

f) KÜMAŞ gibi özelleştirme uygulamalarında yargıya intikal eden usulsüzlük ve yolsuzlukların yaşandığı,

g) Özelleştirme İdaresi Başkanlığının çalışanlarının da yeteri kadar deneyiminin oluşmadığı görülmüştür.

İlgili komisyon raporunda, özelleştirme kapsamına ve programına alınan kuruluşların özelleştirilmesinin çok gecikmesi durumunun kuruluşlarda olumsuz etkiler yarattığı; özelleştirme kapsamı ve programına alınan kuruluş için idarî, teknik, malî ve ticarî yönden alınabilecek tüm önlemlerin askıya alındığı; kuruluşların işletmecilik özelliğini kaybettiği görülmüştür.

Yatırımların yapılmaması, teknolojik olarak işletmenin geri kalması, işçilerin ve yöre halkının motivasyonunu kaybetmesi gibi olumsuz etkenlerden kurtulmak için, özelleştirme kapsamındaki kuruluşların bu statüde kalmaya devam etmelerinin doğru olup olmadığının incelenmesi ve 1999'u müteakip yıllar içinde özelleştirilmeyecek kuruluşların bu kapsamdan çıkarılması; özelleştirilecek tüm kuruluşların satış anına kadar bağlı bulunduğu müessesenin bünyesinde kalarak özelleştirmeye hazırlanmasının, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ihale aşamasında devredilmesinin ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının işlevinin özelleştirme işlemiyle sınırlı tutulmasının daha yararlı olduğu; özelleştirilecek kuruluşların değer tespit ve ihale komisyonlarında o kuruluşun en yetkililerinin de bulundurulmasının daha yararlı olacağı ve bu uzman personelin, danışman firmalardan daha işlevsel olacağı kanaatine varılmıştır. Bu konuda yasadan kaynaklanan bazı engellerin uygulamada aşılmasının da mümkün olduğu düşünülmüştür.

Özelleştirme kapsamına alınacak kuruluşlar hakkında karar verilmeden önce, belirli kriterlerin oluşturulması ve çok ciddî bir çalışmanın yapılmasına ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirme uygulamalarının sonuçlarını izlemek üzere kurulan Özelleştirme Sonrası Takip Grup Başkanlığının daha işlevsel hale getirilmesi; özelleştirme uygulamaları hakkındaki iddiaları ve spekülasyon, arsa rantı ve benzeri gibi amaçlarla özelleştirmeye talip olunmasını önlemek için, satış sözleşmelerine para cezası yerine, doğrudan sözleşmenin feshi gibi yaptırımlar konulması zorunludur; arsalar ile tesislerin ayrılarak satılması daha doğru olacaktır.

Özelleştirme uygulamalarında yöre halkına ve çalışanlara öncelik verilmesi doğru bir uygulama olacaktır.

Rekabet Kurulu Başkanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında özelleştirilmelerden doğacak sorunların çözümlenebilmesi için, her iki kuruluşun kanunlarında gerekli değişiklikler yapılmalıdır.

Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlarda yıllık yatırımların ve yeni teknoloji takibinin yapılması hususlarında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Hazine Müsteşarlığı arasında uyumsuzluk görülmekte olup, bu sebeple kuruluşlar uzun süre özelleştirme kapsamında kalmaktadır. Kuruluşlar, çeşitli nedenlerle yatırım ve yeni teknoloji yapma özelliklerini kaybetmektedir. Bu kurumlar arasındaki uyumsuzlukların giderilmesine yönelik tedbirler alınmalıdır. Tespit edilen bu hususlara ilaveten aşağıdaki belirteceğim hususlara da dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların yönetimi Özelleştirme İdaresi Başkanlığına geçiyor. Oradaki uzmanlar yönetim kurulu üyesi oluyor; ücret almasalar bile, yönetimde büyük boşluklar doğuyor; kuruluş, uzaktan kumanda edilir hale geliyor. Özelleştirme kapsamına alınıp, yıllar geçmesine rağmen özelleştirilemeyen kuruluşlar sahipsiz kalıyor; teknolojinin çok hızlı gelişip değiştiği günümüzde, kuruluş, rekabet şansını tamamen kaybediyor, batışa terk ediliyor, ki, 1987'den bu yana özelleştirilmeyi bekleyen, sipariş alamayan birçok kuruluş vardır.

Özelleştirme, bir ideoloji değil, bir vasıtadır. Bazı iktidar ve partiler, bu işi sanki bir ideoloji haline getirmiştir; ille satılmalıdır... Bu mantık yanlıştır. Özelleştirme, bir icra memuru veya müflis tüccar mantığıyla yapılmamalıdır. Her kuruluşun özelleştirme yöntemleri farklı olmalıdır. Bazı kuruluşların tüm mülkiyeti satılabilir; ancak, bazı kuruluşların da sadece yönetiminin ve işletmeciliğinin özelleştirilmesi gerekebilir. Ayrıca, bazı kuruluşlar da blok satış yapılabildiği gibi, bazıları da hisseler şekliyle özelleştirilmelidir. Yine bazı stratejik kuruluşlar vardır ki, devletin bu yükü her hal ve şartta taşıması gerekir. Bazı kuruluşlarda ise, altın hisse bırakılarak bir bölümünün özelleştirilmesi gerekebilir.

Özelleştirmeden gelen veya elde edilen paralar, yeni istihdam sağlayıcı, yeni üretim sağlayacak yatırımlara, teşviklere değil de, kamu borçlarına yatırılırsa, çok kısa bir sürede, Meksika ve Brezilya örneklerinde olduğu gibi, ekonomik krizlere duçar olabiliriz.

Özelleştirme sonucunu, beş on yıl takip edilmesi gerekir.

Yapılacak özelleştirmede kamu desteği alınmalı, çalışanların güvencesi sağlanmalı ve müşteri hedefi olarak yöre halkı ve çalışanlarına öncelik verilmelidir.

Bazı özelleştirmelerdeki şaibeler, meydana çıkan gizli pazarlık ve pazarlamalar, özelleştirmeye bakışı etkilemiştir. Bu bakışı haklı kılan örnekler oldukça çoktur.

Fiyat ve şartları ihale öncesi silahlı çeteler ile komisyoncu çeteler eliyle tespit edilen bir satışa özelleştirme demek mümkün olmadığı gibi, özelleştirmeye yapılan en büyük kötülük ve siyasete vurulmuş en büyük kara lekedir. Hele bu durum, 55 inci hükümet döneminde her ihalede ayyuka çıkmıştır; şaibesiz tek bir satış ve ihale mevcut değildir; çünkü, şaibeler Meclisçe de tespit edilmiş, her ihale ve satış hakkında bu hükümet soruşturma ve gensoruya muhatap olmuştur. O açıdan, onsekiz aydır yapılan tüm satışlar ve ihaleler iptal edilmelidir.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bügün en büyük KİT olmuştur; önce bu kuruluş yeniden yapılandırılmalıdır, özelleştirilmelidir.

1998 bütçesinde 1 katrilyon yatırım planlanmıştı. Bu meblağın büyük bir bölümünün özelleştirme gelirlerinden aktarılması öngörülürken, hiç aktarılmadığı görülmektedir. Bu da, özelleştirme mantığına ters bir özellik arz etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu Komisyon raporunun yetkililer ve gelecek hükümetler tarafından gözardı edilmeden dikkate alınması ve bundan sonraki özelleştirme uygulamalarında derc edilen hususlara dikkat edilmesini diler; raporun hazırlanmasında katkısı bulunan milletvekili arkadaşlarıma, kamu ve özel kuruluşlara teşekkür eder; hepinize saygılarımı sunarım. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına konuşan İçel Milletvekili Sayın Saffet Benli'ye teşekkür ediyorum.