T.B.M.M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 65

 

14 üncü Birleşim

4 . 11 . 1998 Çarşamba

 

 

 

İÇİNDEKİLER

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Trabzon İli Beşköy beldesinde meydana gelen sel felaketine ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun cevabı

2. – Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay’ın, sağlık sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı

3. – Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın, Ardahan İlindeki bazı projelere ilişkin gündemdışı konuşması ve Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un cevabı

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – İstanbul Milletvekili Azmi Ateş ve 53 arkadaşının, 55 inci Hükümet döneminde yapılan özelleştirme ihalelerine mafya ve çetelerin karıştığı iddialarını araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/298)

V. – ÖNERİLER

A)SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – 747 sıra sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin gündemdeki yerine ilişkin DSP Grubu önerisi

VI. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. – Anayasa Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

2. – Adalet Komisyonunda boş bulunan üyeliklere seçim

3. – Millî Savunma Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

4. – İçişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

5. – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

6. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

7. – Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

8. – Çevre Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

9. – Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

10. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

11. – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

12. – (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

13. – (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

14. – (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

15. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

16. – (9/24) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

B) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

17. – (10/24, 57) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine seçim

VII. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı: 232)

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı: 338)

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plân ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı: 553)

4. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu raporu (1/217) (S. Sayısı: 132)

5. – Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan ve 7 Arkadaşının, Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporu (2/376, 2/1113) (S. Sayısı: 747)

VIII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, kamu bankalarının toplam batık kredi miktarlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/6037)

2. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman’a Merkez Bankası şubesi açılıp açılmayacağına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/6041)

3. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Side Belediye Başkanının mal bildirimlerini zamanında yapıp yapmadığına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6226)

I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00’te açıldı.

Ankara Milletvekili Gökhan Çapoğlu’nun, RTÜK’le,

Ardahan Milletvekili İsmet Atalay’ın, çiftçilerin Ziraat Bankası ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesiyle,

İlgili gündemdışı konuşmalarına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar,

Batman Milletvekili Musa Okçu’nun, güneydoğuda bazı köylere rastgele top mermisi düşmesi ve tırmanmakta olduğu iddia edilen faili meçhul olaylarla ilgili gündemdışı konuşmasına da, İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş,

Cevap verdiler.

Almanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu’na,

Brezilya, Şili ve Arjantin’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e,

Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel’in,

Fransa’ya gidecek olan Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu’na, İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın,

Bulgaristan’a gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e, Devlet Bakanı Metin Gürdere’nin,

Irak’a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı’ya, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in,

Küba’ya gidecek olan Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’e, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun,

Vekillik etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri ile; Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 arkadaşının, güvenlik güçlerince hakkında düzenlenen operasyonları Alaattin Çakıcı’ya haber vermek suretiyle kaçmasını sağladıkları ve Hükümetin çeteler ve mafya ile mücadelede izlediği politikanın başarıya ulaşmasını engelleyerek görevlerini kötüye kullandıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 296 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Başbakan A. Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık haklarında bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/40),

Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız ve 27 arkadaşının, Gümrük Müsteşarlığında meydana gelen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını araştırmak amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/297) ve,

Van Milletvekili Fetullah Erbaş’ın, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi,

Genel Kurulun bilgisine sunuldu; Meclis soruşturması önergesi için, Anayasanın 100 üncü maddesine göre, en geç bir ay içinde olmak üzere, Danışma Kurulunca tespit edilecek görüşme gününün Genel Kurulun onayına sunulacağı, Meclis araştırması önergesinin de gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Konya Milletvekili Remzi Çetin’in, (6/1166) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi okundu; sözlü sorunun geri verildiği bildirildi.

20.10.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun 20.10.1998 tarihli 9 uncu Birleşiminde okunmuş bulunan İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkındaki (9/38);

27.10.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun 27.10.1998 tarihli 12 nci Birleşiminde okunmuş bulunan; Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkındaki (9/39);

Esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 1 inci ve 2 nci sıralarında yer almasına ve görüşmelerinin Genel Kurulun 10.11.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ve görüşmelerinin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi ile,

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 9 uncu sırasında bulunan 719 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 6 ncı sırasına; 10 uncu sırasında bulunan 695 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına, 12 nci sırasında bulunan 302 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına, 246 ncı sırasında bulunan 689 sıra sayılı kanun tasarısının da 9 uncu sırasına alınmasına ilişkin CHP Grubunun önerisi,

Kabul edildi.

(9/38), (9/39) esas numaralı Meclis soruşturması önergeleriyle ilgili söz alma konusunda yapılan kura çekimi sonuçları açıklandı.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri İle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının 272 nci sırasında bulunan 747 sıra sayılı kanun tasarısının 5 inci sırasına, 5 inci sırasında bulunan 663 sıra sayılı kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 9 uncu sırasında bulunan 719 sıra sayılı kanun tasarısının 7 nci sırasına, 10 uncu sırasında bulunan 695 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına, 12 nci sırasında bulunan 302 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu sırasına, 246 ncı sırasında bulanan 689 sıra sayılı kanun tasarısının 10 uncu sırasına, 63 üncü sırasında bulunan 412 sıra sayılı kanun tasarısının 11 inci sırasına, 273 üncü sırasında bulunan 748 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 212 nci sırasında bulunan 602 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına, 244 üncü sırasında bulunan 688 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü sırasına, 65 inci sırasında bulunan 274 sıra sayılı kanun tasarısı ve teklifinin 15 inci sırasına, 81 inci sırasında bulunan 55 sıra sayılı kanun tasarısının 16 ncı sırasına, 82 nci sırasında bulunan 56 sıra sayılı kanun tasarısının 17 nci sırasına alınmasına ilişkin ANAP ve DSP gruplarının ortak önerileri ise yapılan görüşmelerden sonra kabul edilmedi.

İçel Milletvekili Oya Araslı ile İzmir Milletvekili Birgen Keleş ve 18 arkadaşının, Kadının Statüsünün Araştırılarak Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesinin yaşama geçirilmesi için alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi üzerine kurulan Meclis Araştırması Komisyonu raporu (10/219) (S. Sayısı: 752) üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Sıvas Milletvekili Abdüllatif Şener, CHP Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Birgen Keleş’in, partisine sataştığı iddiasıyla bir konuşma yaptı.

4 Kasım 1998 Çarşamba günü saat 15.00’te toplanmak üzere, birleşime 19.15’te son verildi.

Kamer Genç Başkanvekili Abdulhaluk Mutlu Ünal Yaşar Bitlis Gaziantep Kâtip Üye Kâtip Üye

No: 17

II. – GELEN KÂĞITLAR

4.11.1998 ÇARŞAMBA

Sözlü Soru Önergeleri

1.– Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, başörtülü öğrencilerin Uludağ Üniversitesi kampusuna alınmadığı iddialarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1214) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

2.– Kocaeli Milletvekili Osman Pepe’nin, rektör atamalarına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1215) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

3.– Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Öncel’in, Alaattin Çakıcı ile ilgili iş ve menfaat ilişkileri olduğu iddia edilen şahıslar hakkındaki işlemlere ilişkin Adalet Bakanından sözlü soru önergesi (6/1216) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1.– Ankara Milletvekili Mehmet Gölhan’ın, Karadeniz Bölgesinde meydana gelen sel ve heyelandan zarar görenlere yapılacak yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi(7/6410) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

2.– Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, OYAK İnşaat ile SSK arasında yapıldığı iddia edilen bir anlaşmaya ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6411) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

3.– Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, iç borç faizlerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6412) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

4.– Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, başörtüsü nedeniyle işine son verildiği iddia edilen memurlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6413) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

5.– Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanının görevden alınmasının nedenine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6414) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

6.– Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, yasadışı örgütlerle ilişkisi tespit edilen emniyet ve MİT görevlilerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6415) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

7.– Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, hazinenin ödeyeceği iç ve dış borç anapara ve faizlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6416) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

8.– Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, 55. Hükümet döneminde ortaya çıkarılan organize suç örgütlerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6417) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

9.– Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, haftalık bir dergide yeralan bir bakanın rüşvet aldığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6418) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

10.– Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Türkbank’ın özelleştirilme ihalesiyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6419) (Başkanlığa geliş tarihi: 23.10.1998)

11.– Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın’ın, Zonguldak ve Bartın’daki SSK hastanelerine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/6420) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.10.1998)

12.– Zonguldak Milletvekili Necmettin Aydın’ın, Tekel’le ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6421) (Başkanlığa geliş tarihi: 26.10.1998)

13.– Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, işaretle oylamada elektronik oylama sistemine başvurulmasının hukukî dayanağına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/6422) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

14.– Muş Milletvekili Sabahattin Yıldız’ın, Malazgirt-Patnos arasındaki yol çalışmalarına ve Muş-Varto depreminden sonra yapılmayan konutlara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6423) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

15.– Muş Milletvekili Sabahattin Yıldız’ın, ihalesi yapılan ilköğretim okullarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6424) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

16.– Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, İran-Türkmenistan Doğalgaz Projesine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6425) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

17.– Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde başörtülü öğrencilerin muayene edilmediği iddialarına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6426) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

18.– Diyarbakır Milletvekili Sacit Günbey’in, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki işsizlik sorununa ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6427) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

19.– Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, bilgisayar ve sürücü kurslarına başörtüsüyle ilgili yazı gönderildiği iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6428) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

20.– Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, bazı üniversite rektörlerinin istifaya zorlandığı iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6429) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

21.– Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, bir televizyon programında yeralan bir beyanına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6430) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

22.– Gaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş’ın, Nesim Malki cinayetine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6431)( Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

23.– Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, vakıf ve derneklere yapılan para yardımına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6432) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

24.– Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, askerlik görevini yapmakta iken kaza sonucu gözünü kaybeden bir şahsa ilişkin Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/6433) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

25.– Ankara Milletvekili Ali Dinçer’in, Kore’ye giden askerî personele ilişkin Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/6434) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

26.– İçel Milletvekili Oya Araslı’nın, mısır üreticilerinin sorunlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6435) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

27.– Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, bakan, bürokrat ve gazetecilerin bir araya geldiği bir toplantıya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6436) (Başkanlığa geliş tarihi: 27.10.1998)

28.– Sıvas Milletvekili Nevzat Yanmaz’ın, yapı işleri birim fiyat tarifeleri ekinde yeralan plastik malzemeye ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6437) (Başkanlığa geliş tarihi: 28.10.1998)

29.– Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, Konya-Hüyük İlçesi Çamlıca Köyünün içme suyu depolarına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/6438) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

30.– Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, Konya-Hüyük İlçesi Çamlıca Köyünün sulama suyu sorununa ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/6439) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

31.– Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, Balıkesir-Gömeç İlçesinde sel felaketinden zarar görenlere yardım amacıyla gönderilen eşyanın başka amaçlarla kullanıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6440) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

32.– Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Öncel’in, Alaaddin Çakıcı tarafından ileri sürülen iddialarla ilgili olarak yapılan işlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6441) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

33.– Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, bir işadamının bazı bürokratlara değerinin çok altında konut sattığı yolundaki iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6442) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

34.– Diyarbakır Milletvekili Sacit Günbey’in, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki sınır ticaretine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6443) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

Meclis Araştırması Önergesi

1.- İstanbul Milletvekili Azmi Ateş ve 53 arkadaşının, 55 inci Hükümet döneminde yapılan özelleştirme ihalelerine mafya ve çetelerin karıştığı iddialarını araştırmak amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/298) (Başkanlığa geliş tarihi: 2.11.1998)

 

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

4 Kasım 1998 Çarşamba

BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ

KÂTİP ÜYELER : Abdulhaluk MUTLU (Bitlis), Levent MISTIKOĞLU (Hatay)

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 14 üncü Birleşimini açıyorum.

III.–Y O K L A M A

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, yoklama yapılacaktır.

Yoklama için 10 dakikalık süre belirliyorum. Bu süre içerisinde, sayın milletvekilleri, salonda olduklarını, elektronik cihazlara gerekli işlemi yapmak suretiyle belirtebilirler.

ÖNDER SAV (Ankara) – Hükümet partileri yok Sayın Başkan.

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, öncelikle, dışarıdaki elektronik levhalarda, yoklama yapıldığının belirtilmesi gerekir.

BAŞKAN – Tamam efendim, zaten toplantıyı daha yeni açtık, yoklamaya geçeceğiz.

Süreyi başlatıyorum, yoklama işlemi başlamıştır.

Yoklama süresi içinde cihazda herhangi bir problemi olan arkadaşlar bize bildirirlerse, teknik elemanlar kendilerine yardımcı olabilirler.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız yoktur.

Gruplara soruyorum; ne kadar ara verelim?

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – 15 dakika ara verelim Sayın Başkan.

BAŞKAN – Peki efendim.

Birleşime 15 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.13

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.30

BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ

KÂTİP ÜYELER : Abdulhaluk MUTLU (Bitlis), Levent MISTIKOĞLU (Hatay)

 

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 14 üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

III.– Y O K L A M A

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ilk oturumda yapılan yoklamada toplantı yetersayısı bulunamamıştı; şimdi, yeniden yoklama yapacağım.

Yoklama için 10 dakika süre veriyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum; buyurun.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır. 10 dakikalık yoklama süresinin bitmesini beklemeye gerek yok; bundan sonra gelen sayın milletvekilleri yoklama kâğıdını gönderebilirler. Çalışmalarımıza başlıyoruz efendim.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, üç arkadaşımıza gündemdışı söz vereceğim.

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Trabzon İli Beşköy beldesinde meydana gelen sel felaketine ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun cevabı

BAŞKAN – Birinci gündemdışı söz, Trabzon ve çevresinde meydana gelen sel felaketiyle ilgili gündemdışı söz isteyen Trabzon Milletvekili Sayın Kemalettin Göktaş'a verilmiştir.

Sayın Göktaş, buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakika.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.

Hepinizin bildiği gibi, 7 Ağustos 1998 tarihinde, Trabzon bölgesinde büyük bir sel felaketi meydana gelmiştir. Bu sel felaketi; Sürmene, Çaykara, Of, Dernekpazarı, Hayrat, Arsin, Köprübaşı İlçelerinde büyük maddî hasara sebebiyet vermiş ve buna bağlı olarak da, Köprübaşı İlçemizin Beşköy beldesinde, maddî hasarın yanında, ölümler olmuştur, takriben 44 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu ölen vatandaşlarımızdan 5'inin cesedi bulunmuş, 39 vatandaşımızın cesetleri halen bulunamamıştır. Beşköy belde merkezi de haritadan tamamen silinmiştir.

Değerli arkadaşlar, afet sonrasında, devletimiz, Hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız, siyasilerimiz, genel başkanlarımız bölgeye hemen intikal etmiş, vatandaşlarımızla dertleşmiş, vatandaşlarımızın acı gününde yanında olmuştur.

Tabiî, bölgemiz olması hasebiyle, biz de bölgeye gittik. Tabiî, bu alaka bizleri son derece memnun etmiştir; ama, içimizde bir endişe vardı; bu ilginin, bu alakanın devam etmeyeceği konusunda endişeliydik.

Biz, o zamanlar, bölgeye gittiğimizde, yardımlarda olsun, hasar tespitinde olsun, ceset aramalarında olsun, büyük bir keşmekeşliğin, büyük bir kargaşanın olduğunu müşahede etmiştik; ama, o süre içerisinde, bunların, hemen, dört dörtlük olmayacağını da bildiğimiz için, hiçbir eleştiride bulunmadık, hiçbir uyarıda bulunmadık, felaketin ilk zamalarında bunların olabileceğini düşündük, Hükümetin olay anında göstermiş olduğu hassasiyeti ileride de gösterebileceğini düşündük; ama, gördük ki, aradan takriben dört ay geçti, Hükümet, o ilk günlerdeki hassasiyetini göstermemiştir.

Bakınız, arkadaşlar, burada, 62 konuttan 46'sı tamamen yıkılmış, kaybolmuş, seller altında kalmış; 59 işyeri tamamen yıkılmış, kaybolmuş; 5 resmî bina tamamen yıkılmış ve netice itibariyle de, devletin Bayındırlık Bakanlığına bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğündan 4 jeoloji mühendisi, bu konut sahiplerinin, işyeri sahiplerinin nakli gerekmektedir şeklinde bir rapor da tutmuşlardır.

Yine, aynı şekilde, bu jeoloji mühendisleri, raporlarında, belli bir bölgenin yapı ve ikamete yasaklı bölge olması kararının alınması gerektiğini belirtmişlerdir.

Yine, Hükümet, hakikaten, bu olaydan sonraki duyarsızlığını devam ettirmiştir. Henüz, Beşköy beldesine ait iki mahalleye merkezden ulaşılamamakta, dağ yoluyla ulaşılmaktadır ve önümüz kış olduğu için de, nasıl ulaşacağız diye, oradaki vatandaşların sıkıntısı, endişesi devam etmektedir.

Değerli arkadaşlar, tabiî, olay mahalline gelen yetkililerin belirttikleri gibi, hakikaten, bu vatandaşlarımızın bir başka bölgeye göç ettirilmesi noktasında hemfikirdik; vatandaşlara, yok sizi Şanlıurfa'ya, yok Ceylanpınar'a, Gökçeada'ya veya Samsun'a diye birtakım yerlere göç ettireceğiz, nakledeceğiz diye vaatlerde bulundular, bugün yarın kararname çıktı çıkacak diye vaatlerde bulundular; ama, maalesef, bugüne kadar, bu vaatlerin hiçbiri yerine getirilmemiştir.

Yine, afet anında, Trabzon Valiliğine -bize, Trabzon Valiliğinin verdiği rapora göre; ki, bu rapor elimde vardır- o günkü tarihlerde, afet için 150 milyar lira civarında para gönderiliyor; ama, yine, bize Valiliğin verdiği rapora göre, vatandaşların felaketi için, sıkıntısı için gönderilen bu 150 milyar lira paradan 7,5 milyarı_

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Süreniz bitti, size 1 dakika daha süre veriyorum.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Bitiriyorum Başkanım.

Valiliği gönderilen bu 150 milyar lira para, vatandaşlara daha ulaştırılmamış, bankada bekletilmektedir.

Değerli arkadaşlar, bu para niçin bankada bekletiliyor, niye gönderildi, niye yerine ulaştırılmadı; bunu bir türlü anlamak mümkün değil.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, yine, Beşköy Belediyesi diye bir belediye kalmadı, bir çöp kutusu dahi kalmadı, bütün araçları tahrip oldu, 6 iş makinesi ve aracı seller altında kaldı. Belediyenin bir kalemi dahi kalmamıştır. Bu belediyenin hizmet yapması için prefabrik bina yapılsın diye Bayındırlık Bakanlığına müracaat edilmiş; hiçbir yardım yapılmamıştır. Bir araba alalım, araç alalım diye Çevre Bakanlığına gidilmiş; Çevre Bakanlığına "bize niye araç vermiyorsunuz?" diye sorulduğunda "hangi partidensin?" diye Belediye Başkanımıza sormuşlar ve netice itibariyle, partisi onların partisini tutmadığı için, Anavatan Partisinden olmadığı için, maalesef, Belediye Başkanımıza araç verilmedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Göktaş, lütfen, son cümlenizi söyler misiniz efendim.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Devamla) – Söyleyeyim Sayın Başkanım.

Değerli arkadaşlar, her şeyin bir ölçüye kadar politikası olabilir, biraz da hoşgörüyle karşılanabilir; ama, afete maruz kalmış, felakete maruz kalmış, bu kadar, canıyla uğraşan insanlara böyle politik yaklaşımları, doğrusu, ben, yadırgıyorum ve haklı bulmuyorum, çok yanlış buluyorum. Bu itibarla, bu Beşköy'deki hemşerilerimize ne yapılacağını, Hükümetten özellikle istiyorum, burada çıkıp açıklamalıdır. Devlet adabına yakışır bir şekilde, burada, halka "evet, biz, Beşköy'e, bugüne kadar şunları yaptık; bundan sonra, şu tarihe kadar bunları yapacağız" diye, lütfen, açıklasın; biz, bunu bekliyoruz.

Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Göktaş.

Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Topçu; buyurun.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; ağustos ayının başlarında, Doğu Karadeniz'de meydana gelen sel felaketinde, maalesef, Beşköy denilen ve 5 köyün birleşmesinden belediye haline dönüşmüş bir güzel beldemiz, yöremiz, tamamen heyelan altında kaldı, belde merkezi heyelan altında kaldı. Burada bulunan vatandaşlarımız hayatlarını kaybettiler; kendilerine, Allah'tan tekrar rahmet diliyorum. Maalesef, büyük bir çoğunluğunun cesetleri de çıkarılamadı, bulunamadı.

Bu belde -değerli arkadaşlarımızın anlamaları için söylüyorum- küçük bir çanakta, dar bir çanakta, sadece belediye merkezi oluşturmak üzere, âdeta bir pazaryeri gibi kurulmuş bir beldedir. Bu beş köy dağ yöresindedir. Bu çanağın içerisinde bulunan bütün binalar heyelan altında kaldı ve biraz evvel belirttiğim gibi, maalesef, can kaybı oldu.

Bu yörenin büyük bir kısmı, aslında, iskâna müsait değildir. İskâna müsait değilken, köy şartları içerisinde, burada yaşayan değerli vatandaşlarımız bu yöreye yerleşmişlerdir.

Biz, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı olarak, burada, yıkılmış olan binaların yerine, yıkılan bina kadar afet konutu yapabilirdik, bunu düşündük -ki, yıkılan ve oturulamaz duruma gelen, toplam 79 konut ve 61 işyeridir- bu, işin köklü bir çözümünü ifade etmiyordu. Sonunda, bu Beşköy'de yaşayan vatandaşlarımızın, köy bölümlerinde yaşayan vatandaşlarımızın iskân bölgesinin tümünü incelemeye aldık, jeologları gönderdik ve tümü için "burası heyalan bölgesidir" raporunu aldık, tümünü kaldırmaya karar verdik.

Tabiî, aslında, Afetler Kanunu buna müsait değildir; ama, 7269 sayılı Kanunun 16 ncı maddesini kullanıp, tümü için rapor almak suretiyle, burada yaşayan vatandaşlarımızı, Gökçeada'da daha önce göçmen vatandaşlarımız için yapılmış olan birkısım -150 kadar- konuttan yararlandırmak ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, buraya gelecek göçmen vatandaşlar için ayırdığı, 6 800, takriben 7 000 dönüme yakın araziyi, bu Beşköy'deki vatandaşlarımıza tahsis etmek suretiyle, burada iskânlarına karar verildi.

Şimdi, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğünün elemanları burada çalışmalarını sürdürüyor. Takriben, heyelan bölgesidir diye rapora bağlanan yörelerde oturan vatandaşlarımızı da içerisine alacak şekilde yeni bir hak sahipliği listesi düzenliyoruz; bunların kanunî süreleri var, onların geçmesini bekliyoruz. Bizim hesabımıza göre, Beşköy yöresindeki 1 000'e yakın vatandaşımızın -bu köyleri tamamen boşaltıp oradaki binaları da yıkmak suretiyle tekrar orada oturulmasına müsaade etmeyeceğiz- tümünü Gökçeada'ya taşıyacağız. Buradaki sorun, 7 000 dönüme yakın bu araziyi bu vatandaşlara dağıttığınız zaman, sulu tarım ve kuru tarım bakımından kanunların koyduğu ölçülerin belki tam olarak tutmamasıdır; ama, bu vatandaşlarımızı başka yerlere taşımak için, Türkiye'nin başka yerlerini de gözden geçirdik, Ceylanpınar'dan Kars'a kadar, birçok devlet üretme çiftliğini dahi, acaba oralara nakledebilir miyiz diye gözden geçirdik; sonunda, Gökçeada'ya nakillerinin daha doğru olacağına karar verdik. Böylece, Beşköy mıntıkasının tamamı, mevcut göçmen konutlarından da yararlanmak üzere -noksanları tamamlanarak- Gökçeada'ya nakledilmiş ve orada iskâna tabi tutulmuş olacaktır. Burada, Yüce Meclisin bilgisine şunu sunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin afet haritasına baktığınız zaman, yerleşim birimleri çok sorunludur. Zaten, ufak bir afetde dahi büyük can kayıplarının oluşunun, çok sayıda binanın yıkılışının, hasar meydana gelmesinin sebebi budur. Vatandaşlarımız, maalesef, başta köyler olmak üzere, birçok yörelerimizde, jeolojik etütler yapılmadan yeni köy yerleşim yerleri kurmaktalar. Kasabalar daha önce böyle yerlerde kurulmuş bulunmakta, ırmak, dere, nehir gibi taşkın yatakları işgal edilmiş olmakta veya deprem kuşaklarında, depreme yeterince dayanıklı bina statüsü uygulaması şimdiye kadar tam olarak yapılmamış bulunmaktadır.

Bakanlık olarak bu konuda kesin kararlıyız. Şimdi, Devlet Su İşlerinin katkısıyla da, Türkiye'nin sel ve heyelan bölgelerinin haritalarını çıkarıyoruz. Buraları afet bölgesi ilan edeceğiz, oturulması, iskâna açılması yasak bölgeler ilan edeceğiz, bundan sonra buralarda yapılaşmayı devam ettirmeyeceğiz. Mevcut yapılaşmaya da, zaman içerisinde çözüm yolları aranacak ve bulunacaktır. Böylece, her afetten sonra, Türkiye'yi, büyük yaslara, büyük acılara gark olmaktan, duçar olmaktan zaman içerisinde kurtarma kararındayız. İlk tatbikatlardan birisi olarak Beşköy'de bunu yapmak istiyoruz. Sadece orada evleri yıkılanların değil, orada oturanların tümünü başka yerlere taşıyacağız; çünkü, Karadeniz Bölgesinin dağlık mıntıkalarının birçok yeri heyelan bölgesidir. Aslında, buralara bina yapılıp oturulmuş olmaması lazım; ama, maalesef, bu kontrolsüzlük nedeniyle, herkes, istediği yere, istediği şekilde binasını yapıyor. Zaten, bundan sonra, bilhassa konut yapımında, iskânda, jeolojik etüt mecburiyetini de getiriyoruz. Herkes, binasını yapmadan evvel zeminine -dünyanın bütün medenî ülkelerinde böyledir- bulunduğu yere bakmak durumunda, bakmak zorunda kalacaktır. Bu afetlerin önüne geçmek başka türlü mümkün değil.

Bu afetlerin önüne bu şekilde geçilemediği için, yıllar itibariyle, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, bütün gücünü kullanmış olmasına rağmen, halen 40 binin üzerinde vatandaşımıza konut borcu bulunmaktadır. Bunlar tasfiye edilemiyor; maalesef, üzerine yenileri ekleniyor. Dünyada da afet konusunda yasal düzenlemesi olan 4 ülke vardır. Bunlardan biri Japonya'dır, biri Amerika'dır, biri İtalya'dır, biri de Türkiye'dir. Japonya ve Amerika afet sırasında gerekli yardımı yapıyor; afet sonrasında, afete uğrayan vatandaşları için bu tür yatırımlar yapmıyor; kendisine göre bir sistem kurmuş. Bu tür yardımların yapıldığı iki ülke var; birisi Türkiye, birisi İtalya. Onlar da altından kalkamaz hale gelmişler. Zaten, şimdi, Bakanlığımızda -bu vesileyle buradan ilan da etmiş olayım- bir çalışma var, sonuçlandırmak üzereyiz. Bu çalışmayı da Yüce Meclisin takdirine kanun olarak sunacağız. Bu çalışmamıza göre, bundan böyle, bütün resmî yapılar, bütün kooperatif yapıları ve belirli bir büyüklüğün üzerindeki yapıların kontrollüğünü mevcut kontrollük sisteminden çıkaracağız, sigorta sistemine bağlayacağız. Sigorta şirketleri, bu yapıların, özellikle büyük yapıların, kooperatiflerin, özel de olsa, yapımının kontrollüğünü üstlenecek, yapıldıktan sonra da on yıl süreyle bu binalar sigortalı kalacak; ki, bundan sonra Türkiye'de, yapı hatasından dolayı -bu, ister altyapı olsun ister üst yapı ister bina olsun- hem devletin hem de şahısların zarar görmelerinin, can kaybına uğramalarının önüne geçilmiş olacak. Yani, böyle, köklü bir çalışmamız da var. Bunu da kısa bir süre içerisinde, yasalaşmak üzere Yüce Meclisin takdirine sunmuş olacağız.

Arkadaşımız "parti ayırımı yapıldığını" söyledi. Bizim böyle bir davranışımız hiç olmamıştır. Hele, bunlar, benim, şahsen karakterime fevkalade terstir. Biz, orada afete uğrayan belediyelerin veya yörelerin hepsine...

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Araç niye göndermediniz Sayın Bakan?

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hepsine para gönderdik, pul gönderdik, imkân gönderdik. Ben, bizzat görüştüm, aldılar. Beşköy Belediye Başkanının para almakta sıkıntısı oldu; çünkü, binası, her şeyi, defteri, temessükü, nesi varsa, hepsi kaybolmuştu, kendisinden başka belediye teşkilatı olarak kimse yoktu; ki, ona da para gönderdim; bankada duruyor; alamamış; ben gönderdim; ama, formalitesini tamamlayıp...

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Tarabzon) – Afet'ten araç verilmedi...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Belediyelere, Afet'ten araç verilmez; böyle bir metot yok.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Hayır, Çevre Bakanlığından...

BAŞKAN – Rica ediyorum müdahale etmeyelim.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Çünkü, belediye yok ortada. Yani, binasından personeline kadar hepsi dağılmış, ortada bir şey yok. Zaten, kaldırılacak; yani, ortada bir şey olsa ona vereceğiz. Bir masa ile bir sandalye bulsak, vereceğiz; ama, yok bir şey. Olmayan şeye ne verip de ne yapacaksınız?.. İstiyoruz ki, bunu buradan kaldıralım, götürelim. Ben hazırım, bir masa, bir sandalye, her şeyi vermeye hazırım; ama, yok ortada...

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Bina yapın, bina...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Oraya da yapmayacağız... Oraya bina yapamayız; kaldırıyoruz. Onun için, bu tür değerlendirmelerinizi, ben, yine bir siyasî konuşma olarak kabul etmiş olayım, öyle diyelim; muhalefet milletvekili olarak bunları söylemek sizin hakkınızdır; ben de, bunu, alınganlık vesilesi yapmıyorum; ama, söylediğiniz tutum, bize yakışan bir şey değil, hiç kimseye yakışan bir şey değil. Benim yerimde kim oturursa otursun, afet konusunda partizanlık yapıyorsa, evvela, onu, ben kınarım; bu, vicdana sığmaz; afetin partizanlığı olmaz.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) – Sayın Bakan, Çevre Bakanlığından araç istendiğinde, partisini sormuşlar.

BAŞKAN – Sayın Göktaş, siz, konuşmanızı yaptınız, böyle bir usul yok, rica ediyorum...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Efendim, onu soran densiz kimse, o sözü ona sorun, benimle ilgili genel olarak konuşmayınız.

Hepinize saygı sunuyorum; teşekkür ederim. (ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır efendim.

2. – Ağrı Milletvekili Mehmet Sıddık Altay’ın, sağlık sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un cevabı

BAŞKAN – İkinci konuşma, sağlık sorunlarıyla ilgili olarak gündemdışı söz isteyen Ağrı Milletvekili Sayın Mehmet Sıddık Altay'a verilmiştir.

Buyurun Sayın Altay.(FP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Ağrı) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sağlık sorunları hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde sağlık sorunlarının yetersizliği bir gerçektir. Bu gerçeklik, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde had safhadadır. Özellikle seçim bölgem olan Ağrı'da, bu, açık bir şekilde daha çok görülmektedir. Acil çözüm bekleyen sağlık sorunlarını her vesileyle gündeme getirdik; fakat, bugüne kadar somut gelişmeler göremedik.

Bugün, Ağrı İlimizde, merkezde 1, ilçelerimizde -toplam 250 yatak kapasiteli- 5 hastane hizmet vermektedir. İlimizin nüfusu 500 bindir.

Ağrı İlimizde, 1991 yılında 5 hastanenin temeli atılmıştır. Bugüne kadar, yedi yıl geçmesine rağmen, bu hastane inşaatların bir kısmının yüzde 80'ler seviyesinde, bir kısmının da hâlâ yüzde 30'lar seviyesinde olması, gerek Sağlık Bakanlığı bakımından gerekse devlet bakımından utanç verici bir durumdur. Yedi yıldan beri bu hastanelerin bitirilmemiş olması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine, özellikle ilimize verilen kıymeti ve değeri göstermektedir.

Bugün, ilimizde açık olan hastanelerimiz, sağlık evleri, sağlık ocakları, bakımsız, sahipsiz, hemşiresiz, doktorsuz ve ebesizdir.

Sayın milletvekilleri, bugün, ilimizde, toplam 16 uzman hekim vardır. Dikkatinizi çekiyorum; 500 bin nüfusu olan ilimizde 16 uzman hekim bulunmaktadır. Bunun 13'ü il merkezinde, 3'ü de diğer ilçelerimizdedir. Biraz sonra, sizlere rakamlarla ifade edeceğim gibi, batı illerimizdeki Sağlık Bakanlığına bağlı uzman hekimlerin durumlarını gözlerinizin önüne sereceğim.

Bugün, toplam olarak, Türkiye'de 70 bin hekim bulunmaktadır. Bu 70 bin hekimin 30 bini uzmandır. Türkiye'de, 1997 yılında, uzmanlık belgesini 2 700 hekim almıştır. Bu 2 700 hekimden sadece 4'ü Ağrı'ya tayin edilmiştir. Aynı şekilde, 1997 yılında mezun olup da, Sayın Bakanımızın İli olan Afyon'a 39 uzman hekim ataması yapılmıştır. Bir tarafta 4 uzman hekim, bir tarafta 39 uzman hekim. Bugün, Ağrı İlimizde bulunan analarımızın, bacılarımızın, kızlarımızın yüzde 95'i kadın doğum uzmanı görmeden, ebe görmeden, hemşire görmeden doğum yapmaktadır. Doğan çocukların bir kısmı da, üzülerek belirteyim ki, ya sakat doğmakta veyahut başka hastalıklardan dolayı telef olup gitmektedir. Peki, bugün Ağrı'da yaşayan 500 bin insanımız, bu memleketin, bu milletin çocuğu değil midir?! Biz, millî bütçeden, şimdiye kadar, sağlık alanında olduğu gibi, birçok alanda eşit pay alamadık. İşte, size örneğini veriyorum; bugün, Sağlık Bakanımızın İli olan Afyon'da 133 uzman hekim vardır. Ben, bu konuşmamı yapmadan önce, Sayın Sağlık Bakanıma bir soru önergesi verdim, Türkiye'deki sağlık personelinin dağılımını belirttim. Bugün Ağrı'da sadece 16 uzman hekim varken, Afyon'da 133 uzman hekim vardır. Bugün Ağrımızda sadece 51 pratisyen hekim vardır; halbuki, aynı şekilde, Afyon'da pratisyen hekim sayısı 273'tür. Aynı şekilde, Afyon'da 436 hemşire varken, Ağrı'da 228 hemşire; Afyon'da 518 ebe varken, Ağrı'da 115 ebe vardır. Afyon'un nüfusu 800 bindir, Ağrı'nın nüfusu 500 bindir. Diyelim ki, yüzde 50 oranında bu sağlanabilirdi.

İşte sayın milletvekilleri, Ağrı'nın durumu gözler önündedir. Peki, bizler, Ağrılı olarak, bu memlekette, Kurtuluş Savaşında, Sakarya'da, Dumlupınar'da beraber olmadık mı?! Peki, ne zaman bu şartları sağlayacağız?

İşte, elimde, bugünkü bir gazetemiz var...

BAŞKAN – Sayın Altay, süreniz bitti; size, 1 dakika eksüre verdim.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Devamla) – Gazetede deniliyor ki: "Sağlık Bakanının Memleketine Aslan Payı." Peki, bize hangi payı vereceksiniz? İnsanlarımız, doktor yüzü görmeden, hemşire yüzü görmeden ölüp gitmektedir. Zaten, ilimiz, 80 il içerisinde, millî gelir dağılımı bakımından en sonuncu durumdadır; bir de, büyük şehirlere tedavi için geldiklerinde, buna binen yol paralarının, masrafların da, zaten, halkımız altından kalkacak durumda değildir. Zaten, kuyruklarda, yollarda, sıralarda, otellerde beklemektedirler.

Ben, Sayın Sağlık Bakanıma diyorum ki: Eğer, siz, Türkiye Cumhuriyetinin bakanıysanız, Ağrı'nın sağlık sorunlarını mercek altına alın, ilimizin sorunlarını mercek altına alın. Sizi Ağrı'ya davet ediyorum; gelin, ilimizin durumunu görün. Halkımız çok perişan durumdadır. Biz, acil çözüm bekleyen sağlık sorunlarıyla baş başayız. Sayın milletvekilleri, şu anda, Ağrı'da, film çekecek bir uzman hekim yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Altay, süreniz bitti efendim.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Devamla) – Cümlemi bağlayayım.

BAŞKAN – Peki. Size 1 dakika eksüre verdim zaten; ama...

Buyurun.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Devamla) – Sayın milletvekilleri, bugün sadece sağlık sorununu dile getirdiğim gibi, üzülerek söyleyeyim ki, ilimizin diğer konuları da aynıdır. Örnek olarak, bundan yirmi gün önce Gaziantep'e gittim. Bu sene Gaziantep'te yapılan köy yollarının uzunluğu 1 750 kilometredir. Neden; çünkü, Köy Hizmetlerinden sorumlu Devlet Bakanımız Gaziantepli. Bizim Ağrı'da 1 kilometre yol yapılmamıştır.

Durumları Yüce Meclise takdim ediyorum. Umuyorum ki, Bakanımız ve diğer bakanlarımız bundan bir pay çıkarırlar, ilimizi ve doğu ve güneydoğuyu göz önüne alırlar.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Altay.

Sayın Bakan, cevap vereceksiniz...

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Evet.

BAŞKAN – Yalnız, ben buraya gelmeden önce Tunceli Sağlık Müdürüne sordum, bir tek uzman doktor var, kadın doğumcu; onu da söyleyeyim size.

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, 3 tane gönderdim.

BAŞKAN – Daha gidip göreve başlamamışlar; onu takdirlerinize arz ediyorum.

Tunceli silahlı eylemlerin en fazla olduğu ve silahla yaralanmanın fazla olduğu bir ilimiz. Hiçbir uzman doktor yok; onu takdirinize arz ediyorum.

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – 3 tane gönderdim.

BAŞKAN – Daha başlamamışlar.

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Size telefonla da arz ettim.

BAŞKAN – Peki efendim.

DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Sayın Başkanım, arkadaşımız benimle ilgili bir söz kullandı, düzeltme yapmak istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Bakanımız konuşsun, ondan sonra Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Efendim, bir kelimeyle yerimden...

BAŞKAN – Peki.

Sayın Bakan, müsaadenizi rica ediyorum.

Buyurun.

DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Sayın sözcü, Gaziantep'le ilgili bir cümle kullandı. Gaziantep'te hakikaten 1 750 kilometre asfalt yaptırmış olmayı gönül isterdi; ben bundan memnun olurdum; ama, burada yanlış bilgileri getirip bu kürsüden...

BAŞKAN – Kaç kilometre yaptınızsa onu söyleyin canım.

DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Efendim "1 750 kilometre asfalt" demekle, tamamını söylüyor; cumhuriyet tarihi boyunca yapılanı söylüyor. Eğer bütün araştırmaları böyleyse, Allah yardım etsin.

BAŞKAN – Peki, tamam. Yani, bir kilometre söyleseydiniz iyi olurdu; ama, neyse...

MUSTAFA GÜVEN KARAHAN (Balıkesir) – Söyledi ya Sayın Başkanım, bütün cumhuriyet tarihi boyunca 1 750 kilometre...

BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık sorunlarını Yüce Meclisin gündemine getirdiği için Ağrı Milletvekili Sayın Sıddık Altay'a teşekkürle sözlerime başlamak istiyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sağlık sorunu, sadece Sağlık Bakanlığının veya şunun bunun sorunu değil, herkesin sorunudur. Bugün bütün dünyada, gelişmiş ülkelerde de, gelişmekte olan ülkelerde de ve az gelişmiş ülkelerde de sağlık sorunu devam etmekte, her ülke kendi şartları içerisinde sağlık sorunlarını halletme çabasını göstermektedir.

Sayın Altay, özellikle benim seçim bölgem ile kendi seçim bölgesini kıyaslayarak bazı rakamlar verdiler. Yakınmakta haklı olabilirler; ama, Afyon'da 18 ilçenin olduğunu, her ilçesinde bir devlet hastanesi bulunduğunu, en küçük devlet hastanesinin de 100 yataklı olduğunu; uzmanların ise ancak yataklı tedavi kurumlarına tayin edildiklerini de bilmelerini ifade etmek isterim. Ayrıca, muhalefet partisi mensubu bir Afyon milletvekili de buraya çıksaydı, belki Ağrı kadar yakınmayacaktı; ama, Afyon'daki sağlık sorunlarını o da acı bir dille ifade etmeye çalışacaktı. Demek ki, Afyon'da da sağlık sorunları var, Ağrı'da da var. Ağrı ile Afyon'u ayırt etmemiz mümkün değildir; ancak, sağlıkta yaptığımız iyileştirmeler, halk tarafından günlük olay olarak kabul edilmekle beraber, sağlıktaki olumsuzluklar sansasyon yaratmaktadır. Bu da, ülkenin ve halkın, sağlığa olan hassasiyetini göstermektedir.

Sayın Sıddık Altay bazı hastanelerin yapımından bahsetti; doğrudur; sadece 1998 yılı içerisinde, Ağrı'daki Taşlıçay ve Patnos hastanelerinin devamı için Sağlık Bakanlığından gönderilen para 400 milyar liradır.

Ayrıca, Sayın Altay'a bazı rakamlar yanlış verilmiş herhalde. Bunlar, tamamdır demek istemiyorum, eksiktir, katılıyorum, gerekçelerini de biraz sonra arz edeceğim. Şu anda, Ağrı İlimizde, 20 uzman hekim vardır.

MEHMET SIDDIK ALTAY (Ağrı) – Hayır, 3 tane...

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Devamla) – Bunların 16'sı merkezde 4'ü ilçelerdedir. 89 pratisyen hekim, 139 ebe, 210 hemşire, 135 sağlık memuru vardır. Sadece 1998 senesi içerisinde, 8 uzman hekim ve 19 uzman hekim de rotasyonla gönderilmiş, 30 pratisyen hekim, kurayla, Ağrı İlini çekmiştir.

Ayrıca, sadece 23 ilimizde görevlendirilmek üzere, Maliye Bakanlığından aldığımız 5 270 kadroya karşılık, Ağrı'nın nüfusuna göre gönderdiğimiz ebe sayısı 41, hemşire sayısı 48, sağlık memuru sayısı 13'tür; Köy Hizmetlerinden imtihanla bize intikal eden 44 personel de, sağlık hizmetlerinde görevlendirilmiştir. Ayrıca, 112'lerde kullanılmak üzere 4 ambulans ve 1 binek arabası da Ağrılıların hizmetine sunulmuştur.

Bunlar yeterli midir; değildir. Türkiye'de sağlıktaki olumsuzlukların başlıca nedenlerinden birisi, fiziksel yetersizlik, ikincisi, teknolojide geri kalınma, üçüncüsü de, yetişmiş elemandaki eksikliktir. İşte, göreve geldiğimiz günden beri, gerek Maliye Bakanlığında gerekse Bakanlar Kurulunda ve gerekse kamuoyunda verdiğimiz mücadelenin neticesi olarak, Yüce Meclisin takdirlerine ve desteklerine sunduğumuz 35 614 yardımcı sağlık personeli, hekim, psikolog, diyetisyen, uzman hekim kadroları gündemde beklemektedir; eğer, Yüce Meclis destek verir, bunlar bu dönem çıkarılırsa, Ağrı'daki personel eksikliği de ortadan kalkacak, Ağrı milletvekillerinin kürsüye çıkıp bu sızlanmaları da sona erecektir.

Ayrıca, şunu ifade edeyim: Türkiye'de, 1995'e kadar hekimlere uygulanan bir devlet yükümlülük yasası vardı. 1995'te, önce pratisyenlerden, daha sonra da uzman hekimlerden, bu, kaldırıldı. Kaldırılınca, 1995'ten sonra, 1997'nin 1 Temmuzuna kadar, doğu ve güneydoğu illerinden, batıya, bir hekim ve uzman hekim göçü başladı. Biz göreve geldiğimiz zaman, sağlık evlerini, sağlık ocaklarını, hastaneleri boş bulduk. Dolayısıyla, batıdan, özellikle güneydoğuda ve doğuda çalışmamış, hekim ve uzmanları, oraya gönderme gayreti içine girdik; bu konuda, iki defa da tasarı hazırladık; oraları özendirici hale getirmeye çalıştık; fakat, her ikisi de Maliye Bakanlığının bütçe nedenleriyle geri çevrildi.

Türkiye'deki sağlık sorunlarını topyekûn görmek lazım; il il görmenin bir faydası yoktur.

Ağrı ihmal edilmemiştir. Ağrı, bizim gözbebeğimizdir; her türlü imkânla Ağrı'nın hizmetinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Yine de, Sayın Altay'a, bu hatırlatmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Bütün Bakanlığın, Ağrı'da eksik olan her türlü ihtiyacı karşılamak için seferber olacağını ifade eder, hepinize sevgi ve saygılar sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Aslında, bu gündemdışı sözü, gerçekten, benim ilimle de çok yakından ilgili olduğu için verdim. Bakın, Tunceli'de, silahlı operasyonlar yapılıyor ve Tunceli'de bir tek uzman doktor var; o da, kadın doğumcu; yani, bunu söylemek bile insana çok büyük acı veriyor. Bunun bir çaresini bulmak lazım. Bu Meclis bunun çaresini bulmazsa, Sağlık Bakanlığı bunun çaresini bulmazsa... O insanlar silahlı eylemlerde yaralanıyor ve orada doktor yok; 150 kilometre uzaklıktaki Elazığ'a götürülünceye kadar, bu genç insanlar ölüyor. Bunun günahı kime ait oluyor? Yani rica ediyorum... Sayın Bakanım, ben, sizi tenkit etmek için demiyorum.

SAĞLIK BAKANI HALİL İBRAHİM ÖZSOY (Afyon) – Sağ olun.

BAŞKAN – Bir fiilî gerçeği söylemek istiyorum; rica ediyorum, bu sıkıntımızı gidermenizi istiyorum efendim.

DEVLET BAKANI BURHAN KARA (Giresun) – Oradaki eylemi kimler yapıyor?

BAŞKAN – Efendim, dağdaki adam yapıyor. Buyurun, siz gidin dağdaki adamı indirin. Sizin memleketinize gelmiyor mu?

DEVLET BAKANI BURHAN KARA (Giresun) – Geliyor.

BAŞKAN – Daha ne?!

Orada güvenlik görevi yapan arkadaşlarımız da işte ihmalkârlıktan şehit oluyor. O insanlara tıbbî müdahale edilse, kan verilse, yolda ölmezler; bu hepimizin görevi.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır efendim.

3. – Ardahan Milletvekili Saffet Kaya’nın, Ardahan İlindeki bazı projelere ilişkin gündemdışı konuşması ve Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un cevabı

BAŞKAN – Üçüncü gündemdışı söz, Ardahan İlimizin kalkınması için çok önemli olan büyük organize sanayii, havalimanı, Kuraneyri Projesinde olan barajları, Kars, Çıldır ve Tiflis hattı olan demiryolu projeleri hakkında gündemdışı söz isteyen Ardahan Milletvekili Sayın Saffet Kaya'ya verilmiştir efendim.

Buyurun Sayın Kaya.

Süreniz 5 dakika efendim.

SAFFET KAYA (Ardahan) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; konuşmama başlamadan önce, Yüce Parlamentoyu saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, mazot ithaliyle ilgili olarak iki kez gündemdışı söz aldım ve mazot ithali konusunda, çok Değerli Bakanım Salih Yıldırım'a da, mazot ithalimizin Ardahan İlindeki sorunlarını samimî olarak gündeme getirmesinden dolayı burada kendisine şükranlarımı ifade etmeyi de bir borç biliyorum. Bana, kendisinin bir hafta önceki, Ardahan'daki, doğu ve güneydoğudaki mazot ithaline ilişkin sorunun çözülebileceğine dair sözü de, kendisinin bu konudaki hassasiyetini ortaya koymasının bir işaretidir.

Ardahan İlimizin, tabiî, doğumuzun en kuzey ili olması nedeniyle çok büyük problemlerinin olduğu aşikârdır. Ardahan İlimizde uzun yıllardan beri bekleyen, Çıldırımızın, Ardahanımızın ve Karsımızın umut kapısı olan Aktaş Sınır Kapısının açılmasıyla ilgili olarak, Dışişleri Bakanımıza, şifahen, sözlü önergeyle de defalarca "Aktaş Sınır Kapımız açılsın" diye ifadede bulunduğum halde, maalesef, bugün Aktaş Sınır Kapısının açılmasıyla ilgili herhangi bir çalışma söz konusu değildir.

Ardahanımızın kaderini etkileyecek, Ardahanımızı Kafkasya'ya bağlayacak, Ortaasya'ya bağlayacak olan Türközü Sınır Kapımızın bir an önce, açılması konusunda 55 inci Hükümetimizin, duyarlı davranarak, ciddî adımlar atmak, somut gerçekler ortaya koymak zorunluluğu vardır.

55 inci Hükümetle ilgili, bölgemizdeki yatırımlarda eleştireceğim çok şeyler var, bunları müteaddid defalar dile getirdim. Ardahanımızda, yine bizim dönemimizde, 54 üncü Hükümet döneminde gerçekleştirilmiş olan, Plan ve Bütçe Komisyonundan da yine kendi verdiğim önergeyle ve yasama emriyle kabul edilen stol tarzı havalimanımızın, bugün tüm projeleri bitmekle birlikte, halen, daha ödeneğinin konulmadığı; ancak, 1999 yılında konulabileceği Sayın Bakanımız tarafından söylenmiştir; Ardahan halkına, buradan bunu da müjdelemek istiyorum; çünkü, Ardahanımızın, stol tarzı havalimanına, bölgenin kalkınması açısından çok ciddî ihtiyacı vardır ve Sayın Bakana, bu konuda hassasiyet gösterebileceğini umarak, burada teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Yine, Ardahanımızda, göç, en başlarda gelen unsurdur ve en çok göç veren illerden birisidir Ardahan İlimiz. Bugün Ardahan İlimizde göçün durdurulması için, istihdam ve üretim sahalarının açılması mecburîdir.

Yine, organize sanayi sitemizin, bu sene, proje safhasının bitirildikten sonra ödenek konularak mutlaka başlatılması gerekmektedir. Organize sanayi sitesi, 54 üncü Hükümet döneminde, Plan ve Bütçe Komisyonunda bizzat önerge vererek hayatiyete geçirmeye çalıştığım bir projedir; 55 inci Hükümetten bu konuda destek bekliyoruz.

55 inci Hükümet, şüphesiz, birbuçuk yıllık iktidarı döneminde benim bölgeme bir çivi çakmadı; benim bölgeme hizmet gitmedi; benim bölgem, maalesef, üzülerek söylüyorum, 55 inci Hükümetten hiçbir hizmet almadı; eğer, bu hizmetin gittiğini söyleyen bir bakan, bir yetkili varsa, burada, Parlamentonun karşısına çıksın, biz 55 inci Hükümet olarak birbuçuk yıllık iktidarımız döneminde şunu yaptık diyebilsin. Üzülerek söylüyorum, burada muhalefet anlayışıyla hareket ettiğim için bunları seslendirmiyorum; gerçekten, 55 inci Hükümet -burada samimiyetlerinden dolayı iki bakanıma da teşekkür ettim- samimî olarak memleketime bir çivi çaksaydı, onları burada alkışlayacaktım ve kutlayacaktım; maalesef bu yapılmadı.

Benim Ardahanımda yıllardan beri bekleyen, 1977'den beri bekleyen, afakî tarzda kalan -eski adı "Sevimli Barajı" olan- Kuraneyri Projem var: dört tane sulama barajımız, bir elektrik barajımız, yine bizim dönemimizde -bakın, altını çiziyorum, yine bizim dönemimizde- Plan ve Bütçe Komisyonundan gönderdiğimiz ödenekle, yasamanın emri ve Yüksek Planlamanın kabulüyle Ardahan İline nasip ettiğimiz Kuraneyri projemiz, maalesef, daha sonuç alınacak ölçüde değildir.

Değerli bakanıma, bu konuda özellikle seslenmek istiyorum: Kuraneyri Projesi, Ardahan'ın kalkınması için en önemli hizmetlerden biri olacak, en önemli projelerden biri olacak; çünkü, bölgenin coğrafyası gereği, yüzde 65'i hayvancılıkla iştigal eden halkımızın, hem tarım uğraşısına faydası olacaktır hem de hayvancılığına faydası olacaktır. Bu noktada, 55 inci Hükümetin dikkatini çekmek istiyorum, sayın bakanlarımın dikkatini çekmek istiyorum; benim 55 inci Hükümetim, bölgenin makûs talihini yenmek zorundadır. Zorundadır; çünkü, bölge, işsizlik içindedir, göç halindedir, eğitimde en sonlardadır. Eğer, bu Hükümet, yalnızca birkaç ilin değil, tüm Türkiye'nin hükümetiyse, Ardahanımın sorunlarına mutlaka ciddî bir şekilde parmak basmak zorundadır. Ardahan İlimiz, artık, makûs talihini bu projelerle yenecektir.

Bu projeler, 55 inci Hükümet döneminde gerçekleşen projeler değil, bizatihi 54 üncü Hükümet döneminde bizim ortaya koyduğumuz projelerdir; ama, biz, 55 inci Hükümete, yeniden proje ihdas edin demiyoruz; 55 inci Hükümete söylediğimiz, gerçekleştirmiş olduğumuz bu projeleri lütfen hayata geçirin; lütfen, o bölgenin sorununu kendi sorunu diye kabul etmeyin, Türkiye'nin meselesi olarak kabul edin ve Ardahanımıza gerçekten şefkatli elinizi uzatın; birbuçuk yıldan beri uzatılmadı; bugün, benim Ardahanımda, doğumda, güneydoğumda çiftçim perişandır, esnafım perişandır.

Kredi faizlerini -geçenlerde burada seslendim- yüzde 40'lardan yüzde 80'lere çıkaran 55 inci Hükümettir. Bu, IMF'ye hesap vermek için yapılan bir uygulamadır; yanlıştır. Oradaki benim insanlarım perişandır. Hayvancılıkla uğraşan insanlarımız, bugün, maalesef, besicilik kredisinden yararlanamıyor. Geçen günlerde, burada, Tarım Bakanımıza seslendim, yine bir milletvekili arkadaşımız da gündeme getirdi; Bakanımızın, orada hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın Ziraat Bankasından aldıkları kredi faizlerinin erteleneceğine dair, çiftçilerimize, muhtarlaramıza gönderdiği bir yazısı var. Bu yazıda, borçlarınız ertelendi deniliyordu; fakat, maalesef, muhtarımız bankaya gittiği zaman "Bakanın böyle bir yazısı var, böyle bir mesajı var; ne diyorsunuz, benim borcumu ertelemek durumundasınız" dediğinde, maalesef, bankadan olumsuz bir cevap alıyor.

BAŞKAN – Sayın Kaya, size 1 dakika eksüre verdim ve yine, süreniz bitmek üzere.

SAFFET KAYA (Devamla) – Bu, halka rağmen, çiftçimizle alay etmektir. Eğer, siz, bu uygulamayı gerçekleştirmemişseniz, eğer, bu Bakanlar Kurulu kararını almamış iseniz, böyle bir mesajı çekemezsiniz; çekerseniz, halkla alay etmiş olursunuz. Devlet adamlığı ciddiyet ister, devlet adamlığı halka hizmet ister, devlet adamlığı 65 milyonun sorunlarının kendi imkânları içinde çözümünü gerektirir. Maalesef, bu sıkıntıların giderilmesi lazım.

Ardahan İlimizde, bu yıl yine yapılması beklenen çok programlı lisemiz, yatılı bölge okullarımız var. Bunları, yine, 54 üncü Hükümet döneminde -Sayın Bakanım buradaysa, çok iyi biliyordur- 40'a yakın okulumuzu gönderdik. Belki, Türkiye'de en şanslı il Ardahan oldu 54 üncü Hükümet döneminde; ama, bu yıl bir tane okul yapılmadı Ardahanımda, bir tane hastane projesi gündeme girmedi. Az önce de söyledim ve buradan haykırdım 55 inci Hükümete, özellikle sesleniyorum ve diyorum ki, birbuçuk yıllık iktidar döneminizde, bana, lütfen, söylesin bir bakanınız, desin ki: "Ardahan İline şu hizmeti, şu ödeneği koyduk." Bundan dolayı, kesinlikle, 55 inci Hükümeti eleştiriyorum; çünkü, benim bölgeme üvey evlat muamelesi göstermiştir ve bu üvey evlat muamelesi onlara, mutlaka, sandıkta çok ciddî şekilde yansıyacaktır.

Ardahan'ın hakkını soracağız. Ardahan'ın hakkını 55 inci Hükümetten soruyorum. Ardahan'da bu bahsettiğim projeleri bir an önce hayatiyete geçirsin ve Ardahanımızın kalkınmasında...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Kaya, bitti süreniz efendim.

SAFFET KAYA (Devamla) – Kalkınmada öncelikli iller arasında olan Ardahan'a lütfen, şefkat elinizi uzatın.

BAŞKAN – 2 dakika eksüre verdim size...

SAFFET KAYA (Devamla) –. Sözlerimi tamamlıyorum.

BAŞKAN – 2 dakika eksüre verdim; yeter efendim.

SAFFET KAYA (Devamla) - Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum, saygılar sunuyorum.

Sağ olun. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Kaya.

Gündemdışı konuşmayı Sayın Ulaştırma Bakanımız cevaplandıracak.

Buyurun efendim.

ULAŞTIRMA BAKANI ARİF AHMET DENİZOLGUN (Antalya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle, Ardahan Milletvekili Sayın Saffet Kaya'ya, bazı konularda bize cevap hakkı veyahut da yaptığımız icraatı anlatma konusunda fırsat verdiği için teşekkür ediyorum.

Öncelikle, değerli arkadaşım, yanlış bilgilendirmeler dolayısıyla, Ulaştırma Bakanlığını ilgilendiren, bazı konuları gündeme getirdi; o konuları düzeltmek istiyorum.

Ardahan Havaalanıyla ilgili yapmış olduğu değerlendirmelerde, zannediyorum, kendisinin bazı bilgi eksiklikleri var. Burada bir ödenek yetersizliğinden söz ettiler. Bir havaalanının gerçekleştirilmesi için teknik bazda yapılan çalışmalar konusunda açıklama yapmak istiyorum. Zira, kendisini, tüm Türkiye'yi, tüm bölgeyi, Ardahan'ı ilgilendirdiği için, bu teknik açıklamaları yapmak zorundayım.

Ardahan Valiliğinin talebi üzerine, Ulaştırma Bakanlığı olarak, kendisinin de bahsettiği gibi, buradaki hava ulaşım ihtiyacını karşılamak ve tabiî ki, Ardahan'ın diğer bölgelerle, dünyayla bağlantısını sağlayabilmek için burada bir çalışma başlatılmış ve RC-100 tipi uçakların inmesine gerekli şartları sağlayabilmek için, il merkezine 4 kilometre mesafede Sulakyurt Köyü sınırları içerisindeki bu mevki -çeşitli ekiplerin, değişik birimlerin yapmış olduğu değerlendirmeler sonucu- belirlenmiştir. Bu bölgedeki arazinin çoğunluğu hazine arazisidir ve buradaki kamulaştırma işleri Valilikçe yerine getirilecektir. Yörenin topografik yapısı ve rakımı dikkate alınarak -özellikle bunu belirmek istiyorum- pist boyu küçük gövdeli uçakların iniş ve kalkışına uygun olarak stol boyutlarda hesaplanmıştır; eğer, başka iklim ve coğrafî şartlarda olmuş olsaydı, aynı havaalanının konvansiyonel boyutlarda olması söz konusu olabilecekti; ama, bölgenin coğrafî şartları dikkate alındığı zaman, yani, 3 bin metreye 30 metrelik pist, aslında konvansiyonele uygun olmasına rağmen, bölgenin teknik, bölgesel şartlarından dolayı stol havaalanı uygun görülmüştür; ama, yine de RC-100 uçaklarının bölgeye inmesini temin edecek şekilde teknik çalışma yapılmıştır. Yine, diğer bir özelliği, 125'e 18 metrelik taksirut belirlenmiştir, yine, 80'e 50 metrelik apronluk bir alan, proje çalışmalarıyla, tüm altyapısıyla, bu ünitelerle birlikte hizmete verilmek üzere, gerekli değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Yine, buradaki arazi ve zemin etütleri yapılmış, proje çalışmaları tamamlanmıştır ve yapılan bu çalışmalar önümüzdeki günlerde -tüm değerlendirmelerle birlikte- Ardahan Valiliğine gönderilecektir.

Bundan sonra, burayla ilgili, havaalanı ÇED (çevre etki değerlendirme) ve fizibilite etüdü Ardahan Valiliği tarafından yapılacaktır. Tabiî, bu yıl içerisinde bitirilmesi gerekiyor, valiliğin bu konuda hassasiyetle çalışarak, en kısa sürede bunu tamamlaması gerekiyor; bildiğiniz gibi, biz, Bakanlık olarak, bunları 1999 yılı ocak ayı içerisinde teklif ediyoruz. Bu teklifimizin değerlendirilmesi neticesinde, programımıza alarak, bu havaalanımızı, teknik imkânların elverdiği en kısa süre içerisinde hizmete açma, Ardahan'ın ve Türkiye'nin hizmetine açma çalışmalarını tamamladık. Burada bahsedildiği gibi, ödenekle ilgili bir problem yoktur; sadece belli teknik süreçlerden geçmesi zorunluluğu vardır. Biz, bu konuda kendi üzerimize düşeni yaptık ve en kısa sürede bu gerçekleşecektir; sayın milletvekilimin ve diğer milletvekili arkadaşlarımın da bu konuda bir endişeleri olmasın; 55 inci Hükümetin, Ulaştırma Bakanlığının, istediklerinden daha hızlı bir şekilde gerçekleştirmek üzere çok yoğun çalışmaları vardır. Bunu burada arz etmek istiyorum.

Sayın milletvekilimin, Kuraneyri Projesiyle ilgili yapmış olduğu değerlendirmeler hakkında -Enerji Bakanlığı adına- birkaç kelimeyle de olsa, kendisine bilgi vermek istiyorum. Tabiî ki, buradaki iş çok önemli bir iştir. Bu projenin önemli olması dolayısıyla, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce söz konusu olan çalışmanın daha kısa sürede yapılmasını temin etmek maksadıyla, master planın ihale yoluyla hazırlanmasına karar verilmiş ve "Kuraneyri Projesi master plan mühendislik hizmetleri işi" adı altında 137 milyar lira bedelle ihale edilmiştir ve 20 Mayıs 1998 tarihinde başlanan çalışmalara, şu anda, tüm hızıyla devam edilmektedir. Yine, ihale sözleşmesine göre, 2001 yılı şubat ayında tamamlanması öngörülmüş bulunmaktadır ve bu süre içerisinde de tamamlanacaktır; kimsenin de bundan şüphesi olmasın.

Yine, Doğu Anadolu'da, aynı projeyle ilgili olarak yer alan konuların, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilerek, öninceleme çalışmaları tamamlanmıştır. Ben, birkaç teknik bilgi vermek istiyorum: Bu kapsamda, 4 adet depolama tesisiyle, Durançan Barajından Göle Ovasında 24 800 hektarlık, yine, Beşikkaya Barajından Ardahan Ovasında 21 724 hektarlık ve Burmadere Barajından Hanak Ovasında 4 146 hektarlık saha olmak üzere, yörede 50 670 hektarlık sahanın sulanması için, buradaki Beşikkaya Barajından Çoruh havzasına derive edilecek, kanalize edilecek sularla, Köroğlu Barajıyla birlikte, hidroelektrik enerji üretilmesi, gereken ihtiyacı sağlamak bakımından öngörülmüş bulunmaktadır.

Yine, projenin öninceleme çalışmalarında, bu formülasyon gözönünde bulundurulduğu zaman, bu 4 adet depolama tesisi, biraz önce bahsetmiş olduğum yerlerde, gerekli büyüklükte, ihtiyaca cevap verecek şekilde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce, bu master plan çerçevesinde değerlendirilecektir.

Değerli arkadaşım, tabiî, bazı saptamalarda bulundu; ama, ben, onun aydınlatılması bakımından, Ardahan'ın, tüm bölgenin aydınlatılması bakımından, konuyla ilgili gerekli bilgileri kendilerine vermek istedim. Dolayısıyla, bir kere daha, bana, konuyla ilgili açıklama fırsatı verdikleri için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (ANAP, DSP ve DTP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

Şimdi, gündeme geçiyoruz.

Bir Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:

B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – İstanbul Milletvekili Azmi Ateş ve 53 arkadaşının, 55 inci Hükümet döneminde yapılan özelleştirme ihalelerine mafya ve çetelerin karıştığı iddialarını araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/298)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Bugün ülkemizde, on milyon civarında insanımız açlık sınırında yaşamakta, bölgeler arasındaki gelir dağılımı dengesizliği her geçen gün daha da artmakta olup, korkunç boyutlara ulaşmaktadır.

Aslında, ülke kaynaklarımız, 65 milyon insanımızın insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yeter de artar bile. Yeterki bu kaynaklar insanımızın emrine tahsis edilsin, hizmetinde kullanılsın.

Oysa, 55 inci Mesut Yılmaz Hükümeti döneminde, ülke kaynaklarımız, özelleştirme adı altında mafya ve çetelere peşkeş çekilmekte, tüyü bitmemiş yetim hakkı gasp edildiği iddia edilmektedir.

Birkısım yöneticiler ise, bu soyguncuların, vurguncuların, yağmacıların bir parçası gibi hareket ederek, milletimizi katrilyonlarca lira zarara uğrattıkları, kamuoyunda yaygın haberler arasında yer almaktadır.

Uzun zamandan beri kamu vicdanını derinden yaralayan soygun, vurgun ve yağmalama olayları, siyaset, medya, mafya, çeteler, bazı işadamları, bazı sivil, resmî ve emekli bürokratlar arasındaki karanlık menfaat ilişkileri hakkındaki iddialar, son kaset savaşlarıyla da ayyuka çıkmıştır.

Bu pisliğin içindekilerden birisi olan Kürşat Yılmaz, "şu anda söylediklerimiz sadece hafif bir esinti; eğer rüzgarı estirirsek buna kimse dayanamaz. Kalkacak toz bulutu her yeri kasıp kavurur" demektedir.

Bundan dolayı, 55 nci Mesut Yılmaz Hükümeti döneminde yapılmış olan tüm özelleştirme ihalelerinin bütün boyutlarıyla araştırılması gerekmektedir.

Bu vesileyle, Anayasanın ve İçtüzüğün ilgili maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 2.11.1998

1 - Azmi Ateş (İstanbul)

2 - Salih Kapusuz (Kayseri)

3 - Abdüllatif Şener (Sıvas)

4 - Mustafa Ünaldı (Konya)

5 - Lütfü Esengün (Erzurum)

6 - Feti Görür (Bolu)

7 - Musa Uzunkaya (Samsun)

8 - Hayrettin Dilekcan (Karabük)

9 - Ömer Özyılmaz (Erzurum)

10 - Cafer Güneş (Kırşehir)

11 - Sıtkı Cengil (Adana)

12 - Naci Terzi (Erzincan)

13 - Hasan Hüseyin Öz (Konya)

14 - Fikret Karabekmez (Malatya)

15 - Ahmet Dökülmez (Kahramanmaraş)

16 - Yakup Hatipoğlu (Diyarbakır)

17 - Fethullah Erbaş (Van)

18 - Fethi Acar (Kastamonu)

19 - İsmail İlhan Sungur (Trabzon)

20 - Saffet Benli (İçel)

21 - Kemal Albayrak (Kırıkkale)

22 - Osman Pepe (Kocaeli)

23 - Ramazan Yenidede (Denizli)

24 - Maliki Ejder Arvas (Van)

25 - Mehmet Sıddık Altay (Ağrı)

26 - Mehmet Bedri İncetahtacı (Gaziantep)

27 - Latif Öztek (Samsun)

28- Mikail Korkmaz (Kırıkkale)

29- Murtaza Özkanlı (Aksaray)

30- Mehmet Ali Şahin (İstanbul)

31- Memduh Büyükkılıç (Kayseri)

32- Mehmet Salih Katırcıoğlu (Niğde)

33- Remzi Çetin (Konya)

34- Abdullah Özbey (Karaman)

35- Nezir Aydın (Sakarya)

36- Ömer Faruk Ekinci (Ankara)

37- Ahmet Derin (Kütahya)

38- Şaban Şevli (Van)

39- Mustafa Baş (İstanbul)

40- Cemil Çiçek (Ankara)

41- Necati Çelik (Kocaeli)

42- Ahmet Karavar (Şanlıurfa)

43- Bekir Sobacı (Tokat)

44- Turhan Alçelik (Giresun)

45- Ahmet Doğan (Adıyaman)

46- Musa Demirci (Sıvas)

47- Abdullah Gül (Kayseri)

48- Celal Esin (Ağrı)

49- Şeref Malkoç (Trabzon)

50- Hüseyin Yıldız (Mardin)

51- Ekrem Erdem (İstanbul)

52- İsmail Özgün (Balıkesir)

53- Zeki Ünal (Karaman)

54- Mustafa Kamalak (Kahramanmaraş)

Gerekçe:

Son zamanlarda gelişen kaset savaşlarıyla müşahhas olarak ortaya çıkan mafya ve çete olayları, devlet imkânlarının nasıl yağmalanarak halkımızın sefil hale getirildiğini apaçık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Devlete ait olan, başta Etibank ve Türkbank olmak üzere, enerji santralları, Millî Eğitim Bakanlığındaki ihaleler, diğer kurum ve müesseselerin, vesayet altında kurdurulan bu azınlık hükümeti tarafından, diyet borcu ödemek üzere mafya ve çetelere peşkeş çekildiği söylenmektedir.

Ayrıca, milletimizin malı olan bu kurum ve müesseselerin, mafya ve çeteler tarafından, yurt içindeki ve dışındaki İşbankası, Emlak Bankası gibi devlet bankalarından hileli yollarla temin edilen kredilerle, özelleştirme adına satın alındığı kamuoyunda yaygın bir kanaat haline gelmiştir.

Bu mafya ve çeteler, özelleştirmenin gerçekleştirilmesi karşılığında, yaptıkları ödemenin usulsüz olarak temin edilen kredilerden arta kalan kısmı için, bir taraftan karaparalarını aklamakta olup, diğer taraftan da insanımızın, özellikle de gençlerimizin uyuşturucu bataklığına sürüklenmesine sebep olmakta, böylece de, ülkemizin geleceğini karartmaktadırlar.

Bundan dolayı, bu ihalelere katılanların para kaynaklarının, servetlerinin, kullandıkları araçların, bu işe karışanların devlete verdikleri vergilerin ekonomiye müspet veya menfi katkılarının araştırılmasında fayda mülahaza ediyoruz.

Bu mafya ve çetelerle olan münasebetleri dolayısıyla, Sayın Eyüp Aşık, Bakanlık ve milletvekilliğinden istifa etmek zorunda kaldı. Aynı zamanda, Sayın Başbakanın da bu mafya ve çetelerle konuştuğu, hatta karanlık ilişkiler yumağının içerisinde olduğu, diğer bazı bakanların da isminin geçtiği, kamuoyunda yaygın iddialar arasında yer almaktadır.

Ayrıca, Sayın Başbakanın Budapeşte'ye gidişini, otel rezervasyonunu, orada yumruk yemesi olayını, Macar polisine haber vermeden alelacele oteli terk etmesini, kendisini yumruklayan kişinin izahsız affetmesini, bütün yönleriyle aydınlatmak gerekmektedir.

Görünen odur ki, bu karanlık güçler, ellerindeki her türlü vasıta ve imkânları kullanarak milletimize dayatmayı, özgürlükleri kısıtlamayı, her zaman olduğu gibi irtica yaygaralarıyla gündemi değiştirmeyi, hatta demokrasiyi rafa kaldırmayı, soygunlarına, vurgunlarına ve yağmalamalarına kılıf yapmaktadırlar. Böylece de, bunlar, cumhuriyetimiz ve demokrasimiz için en büyük tehlikeyi oluşturmaktadırlar.

Bütün bu olup bitenler ise, ülkemizde toplumsal barışı zedelemekte, insanlarımızı güven bunalımına sürüklemekte, içte huzurun bozulmasına, dışta ülkemizin itibar kaybetmesine sebep olmaktadır.

Çağdaş demokratik bir ülke olabilmenin önşartı şeffaflıktan geçmektedir. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'in de dediği gibi, açık rejimde hiçbir şeyin üstü örtülemez, hiçbir şey de gizli kalamaz, kalmamalıdır da.

Bu amaçla, ülkemizde temiz yönetim ve siyasetin önünün açılmasına vesile olacak böyle bir araştırma önergemizi Genel Kurulun takdirlerine arz ediyoruz.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması hususundaki öngörüşmeler sırasında bu konu karara bağlanacaktır.

Demokratik Sol Parti Grubunun, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır; okutup işleme koyacağım:

V. – ÖNERİLER

A) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – 747 Sıra Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin gündemdeki yerine ilişkin DSP Grubu önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulu bir siyasî parti grubunun toplantıya katılmaması nedeniyle toplanamadığından, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin İçtüzüğün 19 uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

Metin Bostancıoğlu

DSP Grubu Başkanvekili

Öneri:

Gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler kısmının 272 nci sırasında yer alan 747 sıra sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin, bu kısmın 5 inci sırasına alınması önerilmiştir.

BAŞKAN –  Öneri üzerinde söz isteyen var mı efendim?

ÖNDER SAV (Ankara) – Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN – 5 inci sıraya alınması isteniyor.

Öneri üzerinde söz isteyen yok.

Oylarınıza...

TURHAN GÜVEN (İçel) – Ortaya bakarsanız... Sayın Önder Sav söz istiyor efendim.

BAŞKAN – Efendim, zaten, dün bunun müzakeresini yaptık. Yani, bütün gruplar da...

ÖNDER SAV (Ankara) – Bakmadınız bile efendim.

BAŞKAN – Söz mü istiyorsunuz?

ÖNDER SAV (Ankara) – Evet efendim.

BAŞKAN – Lehte mi aleyhte mi Sayın Sav?

ÖNDER SAV (Ankara) – Önerinin hem lehinde hem aleyhinde, üzerinde...

BAŞKAN – Efendim, üzerinde yok; ya lehte ya aleyhte...

ÖNDER SAV (Ankara) – Lehte söz istiyorum.

METİN ŞAHİN (Antalya) – Sayın Başkan, lehinde söz istiyorum.

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Sayın Başkan, lehinde söz istiyorum.

BAŞKAN – Lehinde... Bir dakika Sayın Sav.

Sayın Metin Şahin de lehinde...

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Sayın Başkan, 5 inci sıradaki kanun teklifi nereye gidiyor?

BAŞKAN – Neyse... Bu öneri kabul edilsin, ondan sonra...

Sayın Sav, süreniz 10 dakika.

Buyurun efendim.

ÖNDER SAV (Ankara) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; dün, Anavatan Partisi ve Demokratik Sol Parti Gruplarının öneri demeti içerisinde gelen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından ön sıraya alınması, gündemde değişiklik yapılması reddedilen bir kanun teklifinin tekrar gündemin ön sıralarına çekilmesi isteğini taşıyan bir öneriyi konuşuyoruz.

Dün, burada, Fazilet Partisi Grubu adına konuşan Sayın Grup Başkanvekili "diğerlerini çekiniz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerileriyle birlikte bunu da benimseyelim, 5 inci sıraya alalım" diye bir öneri getirdi; fakat, her nedense, öneri getiren iki siyasî parti grubu, bu önerinin de, o öneri demeti içerisinde arkalara kaymasına, arkalarda kalmasına neden olacak bir eylemde bulunarak, buradan, bu önerilerinin de gündemin ilk sıralarına alınmaması sonucunu yaratacak bir tavır takındılar. Bir defa, bunu, bir tespit edelim.

İkincisi, öneride öne alınması istenilen teklif, halen gündemin 272 nci sırasında bulunan bir kanun teklifidir. Dün, burada, öneri sahibi olarak, önerinin lehinde konuşan Demokratik Sol Parti Grubunun değerli grup başkanvekili, bu teklifin, sosyal devlet ilkesine uygun bir teklif olduğunu; devletin, kendi hesabına tarımda çalışanların sağlık sigortasını, sosyal devlet konsepti içerisinde, anlayışı içerisinde düşünmesi gerektiğini, bu teklifin de buna olanak tanıdığını anlattı.

Kuşkusuz, sosyal demokrat bir parti olarak, Anayasanın 2 nci maddesinde sayılan, devletin sosyal niteliğini tanımlayan, cumhuriyetin niteliklerini tanımlayan maddesine sadık kalan bir parti olarak, biz, elbette, sosyal devlet ilkesi doğrultusunda getirilen hiçbir şeye "hayır" demeyiz. Biz, devletin, güçlüler karşısında, güçsüzlerin yanında yer tutmasını isteyen bir partiyiz, programında bu şekilde yazılmış olan bir partiyiz. Burada, bir tereddütümüz yok.

Tarımda kendi hesabına çalışanların sağlık sigortası kapsamına alınmasını isteyen bu teklifi için, iktidar partileri, dün bu kürsüde başlayan, bugün, maalesef, kimi görüntülü yayın organlarında dile getirilen, sanki bir Hükümet tasarısı biçiminde getirilmiş de, burada, diğer gruplar buna karşı çıkmış gibi sunulmaya çalışılan kimi değerlendirmeler yaptılar. İşin, iktidar partileri açısından üzücü, hüzün verici tablosu budur. Bir defa, bu resmi bir çekelim.

Bu teklif, 1 Ekim 1998 tarihinde dağıtılan metinler arasında yer alan bir tekliftir. O kadar içtenlikli idiyseniz, o kadar sosyal devlete aşık idiyseniz, niye Hükümet tasarısı olarak getirmediniz de, şimdi bunun edebiyatını yapıyorsunuz?! Hiç kimse bunları yutmaz, seçmen bunları yutmaz; seçmen, kimin nerede durduğunu, kimin kendi lehine çalıştığını çok iyi biliyor. Ucuz sosyal devlet edebiyatı yaparak, grubu olan kimi siyasî partileri bir köşeye sıkıştıracağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz, yanılıyorsunuz. Bir defa, bu dili de, lütfen, bir değiştirelim.

Bir diğer konu: Konunun önemi anlatılmaya çalışılıyor. Bence, bu kanun teklifinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, o Millet Meclisine niyabeten görev yapan komisyonlar olarak ciddî bir yanlışlık yapılmıştır. Dikkat edecek olursanız, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun raporunun başlangıcında "Başkanlığınızca, esas komisyon olarak komisyonumuza havale edilen" ifadesi yer alıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, maalesef, her zaman düzgün havaleler yapmıyor; komisyonlarda, bu havaleler, düzgün komisyona, düzgün adrese gönderiliyor. Bu komisyon adresi düzgün değil. Bunu inceleyecek olan esas komisyon, Plan ve Bütçe Komisyonudur. Demin, burada, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanımız Sayın Biltekin Özdemir'le görüştüm -bilmiyorum, şu anda salonda mı; göremiyorum- "çok haklısınız Sayın Başkan, 100 üzerinden 100'den fazla haklısınız; bu konunun görüşüleceği komisyon Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu değil, Plan ve Bütçe Komisyonu olması lazımdı" dedi. Neden Plan ve Bütçe Komisyonu olması lazım; Anayasanın 166 ncı maddesi çok açık: "Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızlı gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak devletin görevidir."

MUSTAFA İLİMEN (Edirne) – Ne alakası var?!

ÖNDER SAV (Devamla) – Ne alakası olduğunu anlayamadıysanız, ben size anlatamam; kusura bakmayın. Anayasayı, İçtüzüğü açın, biraz okuyun.

MUSTAFA İLİMEN (Edirne) – Sonuçta karşı çıkacak mısınız?

ÖNDER SAV (Devamla) – Sonuçta karşı olup olmayacağımızı, konuşmanın sonunda dinlersiniz. Oturduğunuz yerden laf atmak kolaydır; gelir, burada düşüncenizi söylersiniz, dağarcığınızda bir şey varsa.

BAŞKAN – Efendim, müdahale etmeyin. Rica ediyorum...

ÖNDER SAV (Devamla) – Şimdi, devletin bu görevini, Mecliste, komisyon olarak üstlenecek olan kimdir; Plan ve Bütçe Komisyonu. Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüyor, kamuya trilyonlarca yük getiren bir teklif -tasarı da değil- bence, esas komisyon olmayan bir komisyonda görüşülüyor, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmeden de, 1 Ekim 1998 tarihinde, dağıtılan kâğıtlar arasında bizlere dağıtılıyor. Ondan sonra, birdenbire ne oluyor; Hükümet partileri bu teklife sarılıyorlar. Ne zaman; 18 Nisanda seçim yapılacağı belli olduğu zaman akıllarına geliyor, seçmene bir selam gönderme gerektiği zaman akıllarına geliyor. Bu lokmayı kimse yutmaz, bu ucuz edebiyatı kimse taşımaz; seçmen de bunları anlar, anlayışla da değerlendirir.

Şimdi, bu teklif, buraya gelse, 5 inci sıraya girse, yine Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi, devletin kaynaklarının çok düzgün bir şekilde yönlendirilmesi için ele alınıp ona göre düzenlenmesi gereken bir tekliftir. Önerinizi kabul etsek, bu öneri kabul edilse, doğu ve güneydoğudaki yatırımları teşvikle ilgili olan 5 inci sıradaki tasarının önüne geçse, konulsa dahi, bu teklifin karşılaşacağı sıkıntı budur. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, önüne gelen yanlışlığı düzeltmekle yükümlüdür. Bir yanlışlıkla yüz yüzeyiz. Bunları, değerli arkadaşlarımıza bir türlü anlatamadık; ama, sanıyorum ki, bu öneri gerçekleşir de teklifin gündemdeki sırası 272'den 5'e gelirse, bunların tartışılmasına olanak tanınabilir.

Bütün bu yanlışlıklarına karşın, sizlerin, televizyon televizyon dolaşarak, gazete gazete dolaşarak, bu kürsülerde ucuz seçim edebiyatı yapmanıza fırsat vermeyeceğiz, önerinize katılacağız.

Saygılar, sevgiler... (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Sav.

Sayın Sav, aslında, İçtüzüğümüzün 73 üncü maddesi açık; deniliyor ki: Başkanlıkça komisyonlara havale edilen kanun tasarı ve tekliflerinde eğer bir yanlışlık varsa, herhangi bir milletvekili, bir orturumda söz alıp bunu dile getirebilir. Ama, milletvekilleri, o zaman görevlerini ihmal etmişlerdi. Yani, burada, Başkanlık, eğer bir yanlış işlem yapmışsa, sizler de kabul etmişsiniz. Kaldı ki, bu Tutanak Dergisine de ekleniyor ve ilan tahtasına da asılıyor. Her grubun da bu olayları yakından takip etmesi lazım; çünkü, önemli bir olay.

Sayın Metin Şahin ile Sayın Cevat Ayhan da lehte söz istemişlerdir.

Sayın Ayhan, siz mi konuşacaksınız?

CEVAT AYHAN (Sakarya) – Sayın Şahin, konuşsun.

BAŞKAN – Sayın Şahin sizden önce söz istemişlerdir.

Sayın Şahin, buyurun.

Süreniz 10 dakika Sayın Şahin.

METİN ŞAHİN (Antalya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Ayrıca, Sayın Ayhan'a da teşekkür ediyorum. Benim söylemek istediklerime kendilerinin de katılacağını düşünüyorum; çünkü, bu konu, biraz önce konuşan arkadaşımızın ifade ettiği gibi, politik malzeme yapılma ihtiyacından buraya gelmiş değildir. Ben, bütün parlamenter arkadaşlarımızın bu düşüncede olduğunu düşünüyorum. Neden; çünkü, bu teklif, komisyon metni herkeste var; içinde, görüşen 21 arkadaşımızın da isimleri var; 21 arkadaşımız, oybirliğiyle bu metni kaleme almışlar, sonuçlandırmışlar. Burada, herhangi bir politik çıkar meselesi söz konusu değil; çünkü, komisyonda, sorumluluk alan tüm gruplarımızın temsilcileri var. Ben, parti isimleri saymadım; tüm parti gruplarımızın komisyonlarda görev yapan temsilci arkadaşları bu komisyonda da var. Dolayısıyla, ne şekil olarak ne usul olarak ne de içerik olarak herhangi bir itirazla karşılaşılmamış, oybirliğiyle geçmiş. Ayrıca, içine bir not da düşülmüş; Genel Kurulda da bunun olabildiğince erken sonuçlandırılması dileği metinde yer almış. Dolayısıyla, bunun, politik malzeme olarak yapılacağı düşüncesinin doğru olmadığı kanısındayım. Biz yapmıyoruz; hiç kimse için de böyle bir iddiamız yok, böyle bir değerlendirmemiz kesinlikle yok.

Değerli arkadaşlar, şimdi, bu konuyu niçin bu kadar erken ele alalım, bir an evvel görüşelim istiyoruz? Sanıyorum, buna, bu komisyonda görev yapan arkadaşlarımız en başta sarılacaklardır.

Bildiğiniz gibi, dün kabul edilen gündemdeki değişikliklerle ön sıralara, aslında, yine önde olan, ama, birer ikişer sıra atlatılarak öne getirilen ve yakında üzerinde tartışmasını yapacağımız kanun tasarıları, önemli olarak üç konuda yoğunlaşıyor. Bir tanesi, bu teşviklerle ilgili, olağanüstü hal bölgesi ve kalkınmada öncelikli yörelerle ilgili; bir diğeri, mahallî idarelerimizle ilgili; bir diğeri de, sermaye piyasasının düzenlenmesiyle ilgili tasarılar. Bunlar, çok kaba hatlarıyla, toplam 100 madde dolayında. Takdir edersiniz ki, bu üç tasarı da, Meclisimizin Genel Kurulunda hassasiyetle üzerinde durulacak, belki komisyondan gelen metin üzerinde değişiklik arzuları ortaya konulacak, yoğun tartışmalara yol açabilecek tasarılardır. Yaklaşık 100 maddeyi tartışmanın olabildiğince çok zaman alabileceğini hepinizin takdir edeceğini sanıyorum.

Şimdi, böyle bir değerlendirmeden yola çıkarsak, yaklaşık 100 maddeyi tartışmanın, Parlamentomuzda, 1999 yılı bütçe çalışmalarına kadar bitirilmesinin çok zor olacağını düşünüyorum; ama, bitirilmesi için, tabiî, çok çaba harcayacağız, beraber çaba harcayacağız. Halbuki, bu tasarı, hepinizin bildiği gibi, tek maddelik bir tasarı; yani, bu, bugün, şimdi, sizin oybirliğinizle, tasvibinizle gündeme alınması halinde, yine oybirliğiyle çıkarılabilecek, üzerinde ittifak da edilmiş bir tasarı. Dolayısıyla, yaklaşık 10 milyon dolayındaki üreticimiz, tarımda çalışanlarımız, hepinizin bildiği gibi, Bağ-Kurlu olsalar bile, sağlık sigortası haklarından yararlanamıyorlar. Bugün, Türkiye'de, diğer bütün kesimlerin yararlandığını düşünürsek; yani, işçilerimizin, kamu görevlilerimizin, esnaf ve sanatkârlarımızın, tümünün bu sağlık sigortasından yararlandığını düşünürsek, üreticilerimize önemli bir haksızlık yapmış olacağız diye düşünüyorum. Bunu gidermek hepimize düşüyor.

Bütün partili arkadaşlarımızın bu konuya çok olumlu yaklaşacaklarını düşünüyorum. Hiçbir siyasî amaç söz konusu değildir ve nitekim, benden önce konuşan arkadaş da bunu dile getirmiştir. Kendileri de siyaseten bakmadığına göre, lütfen, kabul buyursunlar. Biz, zaten, siyaseten bakmıyoruz. Bütün gruplarımızın desteğini alacağı ve olabildiğince erken, hemen sonuçlandırılacağı, hatta bugün sonuçlandırılacağı umuduyla, bunun Genel Kurulda tasvip göreceğini düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Şahin.

Sayın milletvekilleri, öneri üzerinde lehte iki tane konuşma yapılmıştır; aleyhte söz isteyen yok.

Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmiştir.

Bu teklif 5 inci sıraya gelmiştir; 6, 7, 8 ve 9 uncu sıra da dün belirlenmiştir. Gündem o şekilde gidecektir efendim.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Sayın Başkan, bir şey öğrenebilir miyim?

Efendim, 5 inci sıradaki...

BAŞKAN – O, 10 uncu sıraya gidecek efendim.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan) – Sayın Başkan, 6 ncı sıraya gitmesi lazım.

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, dünkü düzenleme kesinleşti. Bu 5 inci sıraya geldiğine göre, diğerleri 6, 7, 8, 9 ve 10 oluyor.

BAŞKAN – İyi; ama, o zaman, dün bu kadar tartışmaya ne gerek vardı?

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Maalesef, öyle oldu efendim.

BAŞKAN – Fazilet, Doğru Yol ve ANAP ile DSP grupları arasındaki durum, bugünkü hali gerektirdi; ama, olmaz ki...

Bakın, dün o kadar saat münakaşa ettik; 7, 8, 9 ve 10 uncu sıra bugünkü hale geldi. O zaman, dün niye o kadar itiraz ettiniz?

METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Dünkü kesinleşmiştir efendim.

BAŞKAN – Peki, o zaman 6 ncı sıraya gelsin.

Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.

VI. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. – Anayasa Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Anayasa Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için Bartın Milletvekili Köksal Toptan aday gösterilmiştir.

Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

2. – Adalet Komisyonunda boş bulunan üyeliklere seçim

BAŞKAN – Adalet Komisyonunda boş bulunan ve Fazilet Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Ankara Milletvekili Rıza Ulucak, Doğru Yol Partisi Gurubuna düşen 1 üyelik için, Denizli Milletvekili M. Kemal Aykurt aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

3. – Millî Savunma Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Millî Savunma Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

4. – İçişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – İçişleri Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Hakkâri Milletvekili Mustafa Zeydan aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

5. – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, İzmir Milletvekili Ufuk Söylemez aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

6. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Millî Eğitim, Kültür, Gençik ve Spor Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

7. – Bayındırlık, imar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

8. – Çevre Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Çevre Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Bursa Milletvekili İbrahim Yazıcı aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

9. – Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

10. – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Yalova Milletvekili Cevdet Aydın aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

11. – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için, Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül aday gösterilmiştir. Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

12. – (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Kanuna ve genel ahlaka aykırı şekilde mal edinmek suretiyle görevini kötüye kullandığı iddasıyla Devlet eski Bakanı, Dışişleri eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı ve eski Başbakan Tansu Çiller hakkında kurulan (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Bu üyelik, Anayasanın 100 üncü maddesine göre, ilgili siyasî parti tarafından üye sayısının 3 katı olarak gösterilen adaylar arasından adçekme suretiyle tespit edilecektir.

Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisinden 1 üyelik için üye sayısının 3 katı olarak gösterdiği adayları okuyorum:

Eşref Erdem (Ankara)

Önder Kırlı (Balıkesir)

Ahmet Küçük (Çanakkale)

Şimdi, açekme suretiyle üyeyi belirleyeceğiz.

Balıkesir Milletvekili Sayın Önder Kırlı bu komisyona üye olarak seçilmiştir.

Böylece, (9/16) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun üye seçimi tamamlanmıştır.

13. – (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Kanuna ve genel ahlaka aykırı şekilde mal edinmek suretiyle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla, Turizm eski Bakanı ve Başbakan Mesut Yılmaz hakkında kurulan (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Cumhuriyet Halk Partisinin 1 üyelik için, 3 katı olarak gösterdiği adayların isimlerini okuyorum:

Metin Arifağaoğlu (Artvin)

Yahya Şimşek (Bursa)

Orhan Veli Yıldırım (Tunceli)

Adçekme işlemi sonucu, Sayın Yahya Şimşek, bu komisyona üye olarak seçilmiştir.

Böylece, (9/17) esas numaralı Meclis Soruşturma Komisyonunun üye seçimi de bu şekilde tamamlanmıştır.

14. – (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – İstanbul Kurtköy Havaalanı ihalesi için hazırlanmış olan protokol hükümlerini dikkate almadan, ihalenin NATO ENF Dairesi tarafından gerçekleştirilmesini sağlamak suretiyle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla Başbakan Mesut Yılmaz hakkında kurulan (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Cumhuriyet Halk Partisi, bu üyelik için, Anayasa göre, 3 katı aday göstermiştir; adayların isimlerini okuyorum:

İsmet Atalay (Ardahan)

Ayhan Fırat (Malatya)

Erdoğan Yetenç (Manisa)

Adçekme işlemi sonucu, Sayın Erdoğan Yetenç'in ismi çıkmıştır.

Böylece, (9/18) esas numaralı Meclis Soruşturma Komisyonuna Sayın Erdoğan Yetenç üye seçilmek suretiyle, bu komisyonun üye sayısı tamamlanmıştır.

15. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Karadeniz sahil yolunun devamı olan yolların ihalesinde usulsüzlük yaparak devleti zarara uğrattı iddiasıyla, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında kurulan (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisine düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Cumhuriyet Halk Partisinin 1 üyelik için, 3 katı olarak aday gösterdiği milletvekillerinin isimlerini okuyorum:

Ali Dinçer (Ankara)

Fuat Çay (Hatay)

Nezir Büyükcengiz (Konya)

Adçekme işlemi sonucunda, Konya Milletvekili Sayın Nezir Büyükcengiz bu komisyona seçilmiştir.

Böylece, (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun üye seçimi de tamamlanmıştır.

16.– (9/24) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyeliklere seçim

BAŞKAN – Mevzuata aykırı bir şekilde İstanbul'da yeni turizm merkezleri ilan ettiği ve bu suretle partizanlık yapılmasına yol açarak görevini kötüye kullandığı iddiasıyla Başbakan Mesut Yılmaz hakkında kurulan (9/24) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan ve Anavatan Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi Gruplarına düşen 1'er üyelik için seçim yapacağız.

Anavatan Partisinin ve Cumhuriyet Halk Partisinin 1'er üyelik için 3 katı olarak gösterdikleri adayların isimlerini okuyorum:

Anavatan Partisi:

Bülent Akarcalı (İstanbul)

Refik Aras (İstanbul)

Halit Dumankaya (İstanbul)

Anavatan Partisine ait üyenin ismini çekiyorum: Sayın Halit Dumankaya bu komisyona seçilmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi:

Fatih Atay (Aydın)

İrfan Gürpınar (Kırklareli)

Şahin Ulusoy (Tokat)

Cumhuriyet Halk Partisine ait üyenin ismini çekiyorum: Sayın Fatih Atay bu komisyona seçilmiştir.

Böylece, (9/24) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunun üye seçimi tamamlanmıştır.

B) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

1. – (10/24, 57) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine seçim

BAŞKAN – İç ve dış borçlar ile alınan kredilerin nerelerde kullanıldığının tespiti amacıyla Genel Kurulun 23.6.1998 tarihli ve 107 nci Birleşiminde kurulan (10/24,57) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun üyeliklerine siyasî parti gruplarınca gösterilen adayların listesi bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır.

Şimdi, listeyi okutup oylarınıza sunacağım:

İç ve Dış Borçlar ile Alınan Kredilerin Nerelerde Kullanıldığının Tespiti Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(10/24,57):

(13)

Adı, Soyadı Seçim Çevresi

FP (4)

Saffet Benli (İçel)

Azmi Ateş (İstanbul)

Sabri Tekir (izmir)

Bekir Sobacı (Tokat)

ANAP (4)

Refik Aras (İstanbul)

Yaman Törüner (Afyon)

Ekrem Pakdemirli (Manisa)

Yıldırım Aktürk (Uşak)

DYP (2)

Ayfer Yılmaz (İçel)

Ufuk Söylemez (İzmir)

DSP (2)

Osman Kılıç (İstanbul)

Teoman Akgür (Sakarya)

CHP (1)

Haydar Oymak (Amasya)

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Araştırma komisyonuna seçilmiş bulunan sayın üyelerin, 5.11.1998 Perşembe günü saat 13.30'da, baştabipliğin bulunduğu personel binası 4 üncü kat 403 numaralı Meclis araştırma komisyonu toplantı salonunda toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçmelerini rica ediyorum.

Komisyonun toplantı yer ve saati ayrıca ilan tahtalarına da asılacaktır.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.

VII. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı: 232)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı: 338)

BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, üzerindeki önergelerle birlikte, geçen birleşimde, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre komisyona geri verilmişti. Komisyon raporunu henüz vermediğinden teklifin müzakeresini erteliyoruz.

3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plân ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı: 553)

BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

4. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu raporu (1/217) (S. Sayısı: 132)

BAŞKAN – Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin kanun tasarısının müzakeresine başlayacağız

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

5. – Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan ve 7 Arkadaşının, Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporu (2/376, 2/1113) (S. Sayısı: 747) (1)

BAŞKAN – Biraz önce kabul edilen grup önerisi üzerine gündemin 5 inci sırasına geçen, Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan ve 7 arkadaşının, Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve Kütahya Milletvekilli Mehmet Korkmaz'ın Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.

Komisyon?.. Yerinde.

Hükümet?.. Yerinde.

Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

Raporun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunacağım.

Raporun okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunması kabul edilmemiştir.

Kanun teklifinin tümü üzerinde söz isteyenler, lütfen, isimlerini yazdırsınlar efendim.

Şu ana kadar, şahısları adına, Sayın Cevat Ayhan ve Sayın Sıtkı Cengil söz istemişlerdir.

Grupları adına söz isteyen var mı?

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Necati Çelik konuşacaklar Sayın Başkan.

BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Necati Çelik; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın Çelik, size, 21 dakika konuşma süresi veriyorum; zaten süreniz 20 dakika, 1 dakika da fazla süre veriyorum ki, zamanınızı bir daha uzatmayayım.

Buyurun.

FP GRUBU ADINA NECATİ ÇELİK (Kocaeli) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Tarımda Kendi Nam ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, yürürlüğe girdiği 1983 yılından bu yana, tarımda kendi nam ve hesabına çalışan sigortalılarla ilgili 2926 sayılı Kanunda, ne yazık ki, ciddî bir değişiklik yapılamamıştır. Konuya, ilk defa Bakanlığım sırasında el atılmış, kanun tasarısı taslağı hazırlanmış ve 8 Ekim 1996 tarihinde Başbakanlığa sunulmuştur; ne var ki, hem hükümetin ömrü hem de o günkü siyasî istikrarsızlık, bu kanun tasarısının Meclise gelmesini ve yasalaşmasını mümkün kılmamıştır. Öncelikle bu hususu Muhterem Heyetinizin bilgilerine sunmak istedim.

Değerli arkadaşlarım, önemle bilgilerinize sunmak istediğim ikinci husus şudur: Böylesi önemli bir konunun bir teklif olarak değil, Hükümet tasarısı olarak Meclise gelmesi gerekirken, Hükümet partileri, ne yazık ki, çok erken seçim yarışına girmişler ve neredeyse arkadan dolanarak puan almaya çalışmaktadırlar.

Bir üçüncü husus da, bu teklif, çok alelacele, çok ayaküstü hazırlanmıştır; teklif eksiktir.

Değerli arkadaşlarım, burada, bu kanun teklifini getirenlerin tribünlere oynadığını, üzülerek, sözlerimin yine başında ifade etmek istiyorum. Şayet Demokratik Sol Partinin tarımda çalışan sigortalılara bir hassasiyeti olsa idi, bu hassasiyetini emekli maaşlarında da gösterirdi.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bakınız, 54 üncü Hükümet döneminde, benim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğum dönemde tarımda kendi hesabına çalışan sigortalılara, sigortalı emeklilere yapılan 11 aylık maaş artışı yüzde 213'tür; 11 aylık tüketici endeksine göre enflasyon yüzde 73,1'dir; tarım sigortalılarına yapılan maaş artışı ise yüzde 213'tür -zabıtlara geçmesi bakımından ifade ediyorum- aynı şekilde, Bağ-Kur emeklilerine yapılan maaş artışı yüzde 211'dir, işçi emeklilerinde yüzde 123'tür, memur emeklilerinde yüzde 110'dur ve memurlarda da yüzde 122'dir.

Şimdi, bu teklifi hazırlayan arkadaşlarıma ve DSP'li değerli arkadaşlarıma şunu söylüyorum; içtenlikli olsaydınız, hem tarım sigortalısına hem Bağ-Kur sigortalısına hem işçi sigortalısına ve emeklisine enflasyonun yarısı kadar maaş artışı öngörmezdiniz. Burada seçimin yaklaştığını görerek ve Hükümet ortaklarınızı da aşarak, yok farz ederek bir kanun teklifini Meclise getirdiniz ve görüşülmesini hep birlikte sağladık, bu sözün altını çiziyorum. Bu kanun teklifinin görüşülmesini Mecliste bulunan tüm milletvekili arkadaşlarımızın katkılarıyla sağladığımızı da altını çizerek ifade etmek istiyorum; çünkü, benim de kanaatim odur ki, gecikilerek bu husus Yüce Mecliste görüşülmektedir; bugüne kadar bu konu görüşülmeliydi ve tarımda kendi nam ve hesabına çalışan 10 milyon insan sağlık sigortasından yararlandırılmalıydı; ne yazık ki, bugüne değin bu sağlanamamıştır.

Değerli arkadaşlarım, sözlerimin başında, Fazilet Partisi olarak bu kanun teklifini desteklediğimizi, yine ifade etmek istiyorum; ancak, bu teklifin alelacele hazırlandığını, eksik hazırlandığını da ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla, burada, bir yerde, Hükümeti ve bu teklifi hazırlayanları da vereceğimiz önergelerle sınamış olacağımızı da ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu teklifin yasalaşmasıyla, Fazilet Partisi olarak kanaatimiz odur ki, hem mağduriyet ortadan kaldırılacak hem de 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu emeklileriyle ve 1479 sayılı Bağ-Kur sigortalısı emeklileriyle uyum sağlanacaktır; uyum açısından, çıkarılmasında zaruret vardır.

Değerli arkadaşlarım, yine, esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanlara tanınmış olan sağlık sigortası, basamak yükseltme -ki, teklifte yoktur- sosyal yardım zammı -diğer emeklilerde vardır, burada yoktur- askerlik borçlanması gibi hakların da, tarımda kendi nam ve hesabına çalışanlara da tanınarak norm ve standart birliği sağlanmalıdır ve bu teklif, vereceğimiz önergelerle desteklenerek, geliştirilerek, behemahal, hiç vakit kaybedilmeden çıkarılmalıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu teklifin, vereceğimiz önergelerle geliştirilerek yasalaştırılması halinde, hem kesimlerarası eşitsizlik ortadan kaldırılmış olacak ve hem de çiftçilerimizin gerek Bağ–Kura kaydolmalarını ve gerekse primlerini düzenli olarak ödemelerini sağlayacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun teklifleriyle, mutlaka, çiftçilerimize maaş bağlama üst sınırı yüzde 90'dan yüzde 100'e çıkarılmalı; ayrıca, tarım sigortasında 25 yıldan az prim ödenen her tam yıl için aylık bağlama oranında yüzde 2 yerine yüzde 1 indirim yapılmalıdır. Yine, otomatik olarak basamak yükseltme sınırı 6'dan 13'e çıkarılmalı; dolayısıyla, sigortalıya daha yüksek basamaklardan emekli olabilme imkânı sağlanmalıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, madem tarımda kendi nam ve hesabına çalışan yaklaşık 3 milyon sigortalı -eş ve çocuklarıyla 10 milyon- insana bir hak tanınacak, geliniz, yeniden kanun yapma zorluğunu da dikkate alarak, ifade ettiğim eksiklikleri önergelerle gidererek, bu önergeleri müşterek hazırlayarak bu kanun teklifini geliştirelim ve bu kanun teklifinin çıkmasını bekleyen insanları daha geniş anlamda rahatlatalım.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, yine, aynen otomatik basamak yükseltme gibi, isteğe bağlı basamak yükseltme sistemlerinde de, altı aydan fazla prim borcu olmama şartı, bu vesileyle kanundan çıkarılmalıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Fazilet Partisi olarak kanun teklifini desteklediğimizi, ancak, bu eksikliklerinin giderilmesinin de gerekliliğini bilgilerinize sunmak istiyorum.

Bir başka eksik gördüğümüz husus, askerlik borçlanmasıyla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasıdır. Madem bir kanun teklifi görüşüyoruz, bu kanun teklifini, geliniz, bir oldubittiyle alelacele geçirmek yerine, ifade ettiğim bu eksiklikleri gidererek geçirelim. Nedir bu eksiklikler; izin verirseniz, tekrar saymakta fayda görüyorum -bu eksikliklerle ilgili önergelerimiz hazırdır ve sizlerle birlikte vermeye de hazır olduğumuzu ifade ediyoruz- sağlık sigortası yanında, basamak yükseltme hakkı getirelim, sosyal yardım zammı getirelim, askerlik borçlanması hakkı getirelim ki, diğer emeklilerle bir eşitlik de sağlanmış olsun diyorum. Bu eksiklikleri giderme yönünde vereceğimiz önergeleri de destekleyeceğinize yürekten inanıyorum.

Bu eksiklikleri tamamlayarak, sağlanacak bütünlük içerisinde, bu kanun teklifinin Yüce Meclisin onayından geçerek kanunlaşmasının sağlanmasına Fazilet Partili milletvekilleri olarak destek vereceğimizi ifade ediyor, bu duygu ve düşüncelerle hepinizi yeniden saygıyla selamlıyorum.(Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çelik.

Yalnız, önergeleri verirken, lütfen, İçtüzüğün 87 nci maddesindeki durumları dikkate alın da, bizi Başkanlık olarak zora sokmayın; çünkü, önergelerin işleme konulabilecek nitelikte olması lazım, bunu genel olarak söylüyorum. Zaman zaman, belli bir grubun veya belli bir kitlenin menfaatına verilen, ama, Anayasaya ve içtüzüğe aykırı olan önergeler Başkanlık tarafından işleme konulmayınca, bu defa sorumlu Başkanlık oluyor. Burada önerge verirken -artık, dördüncü yasama yılına girdik- İçtüzüğe uygun önerge verilmesini özellikle rica ediyorum efendim.

Efendim, ikinci söz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Antalya Milletvekili Sayın Bekir Kumbul'un.

Buyurun efendim.(CHP sıralarından alkışlar)