DÖNEM : 20
CİLT : 64 YASAMA YILI : 4
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
13 üncü Birleşim
3. 11. 1998 Salı
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1. — Cumhuriyetimizin 75 inci yıldönümü kutlamaları nedeniyle konuşması
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. — Ankara Milletvekili Gökhan Çapoğlu’nun, RTÜK’e ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
2. — Batman Milletvekili Musa Okçu’nun, güneydoğuda bazı köylere rasgele top mermisi düşmesi ve tırmanmakta olduğu iddia edilen faili meçhul olaylara ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın cevabı
3. — Ardahan Milletvekili İsmet Atalay’ın, çiftçilerinZiraat Bankası ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesine ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. — Almanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu’na, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1758)
2. — Fransa’ya gidecek olan Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu’na, dönüşüne kadar, İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1759)
3. — Brezilya, Şili ve Arjantin’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1760)
4. — Bulgaristan’a gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Metin Gürdere’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1761)
5. — Irak’a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı’ya, dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1762)
6. — Küba’ya gidecek olan Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’e, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1763)
7. — Konya Milletvekili Remzi Çetin’in, (6/1166) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/388)
8. — Van Milletvekili Fethullah Erbaş’ın, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/389)
D) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. — Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 arkadaşının, güvenlik güçlerince hakkında düzenlenen operasyonları Alaattin Çakıcı’ya haber vermek suretiyle kaçmasını sağladıkları ve Hükümetin çeteler ve mafya ile mücadelede izlediği politikanın başarıya ulaşmasını engelleyerek görevini kötüye kullandıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 296 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Başbakan A. Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık haklarında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/40)
2. — Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız ve 27 arkadaşının, Gümrük Müsteşarlığında meydana gelen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/297)
IV. — ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. — (9/38) ve (9/39) esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin gündemdeki yeri, görüşme günü ve Genel Kurulun çalışma süresine ilişkin Danışma Kurul önerisi
B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. — Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin CHP Grubu önerisi
2. — Gümdemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek önerisi
V. — GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI
A) GÖRÜŞMELER
1. — İçel Milletvekili Oya Araslı ve İzmirMilletvekili Birgen Keleş ve 18 arkadaşının, Kadının Statüsünün Araştırılarak Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesinin yaşama geçirilmesi için alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/219) üzerine kurulan Meclis araştırması Komisyonu Raporu (S. Sayısı : 752)
VI. — SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1. — Sıvas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, İzmir Milletvekili Birgen Keleş’in partisine sataşması nedeniyle konuşması
VII. — SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, Adana BüyükşehirBelediye Başkanının hafif raylı sistem ihalesinde belediyeyi zarara uğrattığı iddiasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6028)
2. — Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışan geçici işçilere ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı
(7/6030)3. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, konut edindirme fonunda biriken para miktarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Yıldırım Aktuna’nın yazılı cevabı (7/6038)
4. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü çalışmalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/6040)
5. — Bursa Milletvekili Yahya Şimşek’in, Ordu Valisi hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6063
)6. — İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Ordu Valisinin fındık toplamaya gelenlere koyduğu yasaklamaya ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6073)
7. —Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ’un, Adana raylı sistem projesiyle ilgili olarak ileri sürülen yolsuzluk iddialarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6077)
8. — Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Balışeyh Adliye Binası inşaatına ilişkin sorusu ve Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu’nun yazılı cevabı (7/6081)
9. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın;
– Karaman-Merkez Çukurbağ Köyünde orman arazisine yapıldığı iddia edilen evlerin yıkılıp yıkılmayacağına ve
– Karaman-Merkez-Dereköy’de orman çapası yapan işçilerin parasının ödenmediği iddiasına,
Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın;
– Şirketlere tahsis edilen arazilere,
İlişkin soruları ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/6085, 6086, 6143)
10. — Tokat Milletvekili Şahin Ulusoy’un, Erbaa İlçesi Özel İdare Müdürlüğüne vekâleten yapılan atamaya ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6089)
11. — Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın’ın, bir işadamının Siirt Valisinin emriyle gözaltına alındığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6106)
12. — Hatay Milletvekili Süleyman Metin Kalkan’ın, Suriye’den pamuk alınmasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin yazılı cevabı (7/6111)
13. — Bingöl Milletvekili Hüsamettin Korkutat
a’nın, doğu ve güneydoğulu işçilerin Ordu İline sokulmadığı iddialarına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6114)14. — Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Sarıyer’de Koç Üniversitesinin yapımı için tahsis edilen araziye ilişkin Başbakandan sorusu ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun yazılı cevabı (7/6118)
15. — Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Expa-98 fuarına katılanlara ve yapılan harcamaya ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Burhan Kara’nın yazılı cevabı (7/6131)
16. — Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, Hatay’da Suriye ile sınır ticaretine izin verilmemesinin nedenine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Işın Çelebi’nin yazılı cevabı (7/6132)
17. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, Çiller ailesi hakkında bir kitapta ileri sürülen iddialara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in yazılı cevabı (7/6141)
18. — Diyarbakır Milletvekili Seyyit Haşim Haşimi’nin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu İllerinden Ordu İline çalışmaya gelen vatandaşlara izin verilmediği iddialarına ilişkin Başbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/6154)
19. — Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Merkez ve Ayrancı’ya bağlı bazı köylerin içmesuyu sorununa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/6178)
20. — Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, buğday ithalatı ve ihracatına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa R. Taşar’ın yazılı cevabı (7/6212)
21. — Muğla Milletvekili Fikret Uzunhasan’ın, Muğla’ya yeni bir hava meydanı yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un yazılı cevabı (7/6221)
22. — İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Marmara Ereğlisi Belediyesince sit alanı olan bazı parsellerin yapılaşmaya açıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/6227)
23. — Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, Eskişehir İli İnönü İlçesi ile Kandilli Köyü arasındaki yolun ne zaman asfaltlanacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/6229)
24. — Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, İstanbul Gümrük Başmüdürlüğüne atanan bir şahısla ilgili iddialara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu’nun yazılı cevabı (7/6258)
25. — Afyon Milletvekili Osman Hazer’in, Dinar İlçesinde kamulaştırılan yerlerin bedellerinin ne zaman ödeneceğine ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in yazılı cevabı (7/6292)
I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurul saat 15.00’te açıldı.
Balıkesir Milletvekili Ahmet Bilgiç, zeytin ve zeytinyağı üretecilerinin sorunlarına,
Manisa Milletvekili Bülent Arınç, bir kısım medya kuruluşlarında şahsıyla ilgili çıkan haberlere
,ilişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Adana Milletvekili Cevher Cevheri’nin, Adana’da deprem sonrası yaşanan sorunlara ilişkin gündemdışı konuşmasına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu cevap verdi.
Bulgaristan’a gidecek olan Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’e, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’ın,
İspanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Işılay Saygın’a, Devlet Bakanı A. Ahat Andican’ın,
Vekâlet etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri,
TBMM Başkanvekili Hasan Korkmazcan’ın başkanlığında Avrupa Parlamentosunun vaki davetine icabet edecek Parlamento heyetinde yer alacak milletvekillerine ilişkin Başkanlık tezkeresi ve
Cumhurbaşkanlığı 1997 Malî Yılı Kesinhesabı (5/1614) (S. Sayısı : 753) ile
TBMM Başkanlığı ve Sayıştay Başkanlığının 1997 Malî Yılı Kesinhesabına (5/23) (S. Sayısı : 756),
İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu raporları,
Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Niğde Milletvekili Akın Gönen ve 38 arkadaşının, elma üreticilerinin sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi (10/295),
Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz ve 28 arkadaşının, şekerpancarı üreticileri ile şeker sanayiinin sorunlarını araştırmak (10/296),
Amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri okundu; önergelerin gündemde yerlerini alacağı ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmelerinin,
Denizli Milletvekili Hilmi Develi ve 26 arkadaşının, tarımda uygulanan fiyat politikaları konusunda bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/28) okundu; önergenin gündemde yerini alacağı ve öngörüşmesinin,
Sırasında yapılacağı açıklandı.
Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz’un, Kamu İktisadî Teşebbüsleri,
Bingöl Milletvekili Mahmut Sönmez’in, İçişleri,
Komisyonu üyeliklerinden çekildiklerine ilişkin önergeleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız ve 54 arkadaşının, İzmit Körfez Geçiş Projesi ihalesinde ihale usul ve esaslarını ihlal ederek rekabet ortamının oluşmasını önlediği, firma seçiminde yanlı davranarak devleti zarara uğratmak suretiyle görevini kötüye kullandığı ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/39) okundu; Anayasanın 100 üncü maddesine göre, en geç bir ay içinde
olmak üzere, görüşme gününün, Danışma Kurulunca tespit edilerek Genel Kurulun onayına sunulacağı açıklandı.(9/36) ve (9/37) esas numaralı Meclis soruşturması önergeleri, imza sahiplerinden bazılarının imzalarını geri almaları ve İçtüzüğün aradığı sayıda imza kalmaması nedeniyle gündemden çıkarıldığı bildirildi.
Çek Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Dr. Lubomir Zaoralek’in,
Macar Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Dr. Istvan Szent Ivanyi’nin,
Davetlerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir
er Parlamento heyetiyle icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkereleri ile27.10.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve aynı tarihte dağıtılmış bulunan kadının statüsünün araştırılarak, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesinin yaşama geçirilmesi için alınması gereken tedbirler konusundaki (10/219) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 752 sıra sayılı raporunun, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmında yer almasının ve görüşmelerinin 3.11.1998 Salı günkü birleşimde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi;
Kabul edildi.
İçişleri Komisyonunda boş bulunan ve Anavatan Partisine düşen üyeliğe, Kayseri Milletvekili İbrahim Yılmaz,
Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan iki üyelikten, Doğru Yol Partisi Grubuna düşen üyelik için İstanbul Milletvekili Metin Işık, bağımsız milletvekillerine düşen üyelik içinde Zonguldak Milletvekili Mümtaz Soysal,
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda boş bulunan ve bağımsız milletvekillerine düşen üyeliğe de Elazığ Mill
etvekili Hasan Belhan,Seçildiler.
Başkanlıkça, değişen oranlar nedeniyle Plan ve Bütçe Komisyonunda bağımsız üyelere düşen üyelik için aday olmak isteyen bağımsız milletvekillerinin, 3 Kasım 1998 Salı günü saat 18.00’e kadar Başkanlığa müracaat etmelerine ilişkin duyuruda bulunuldu.
Gündemin “Sözlü Sorular” kısmına geçilerek;
1 inci sırasında bulunan, Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın (6/897),
2 nci sırasında bulunan, Niğde Milletvekili MehmetSalih Katırcıoğlu’nun (6/898),
3 üncü sırasında bulunan, Ankara Milletvekili İrfan Köksalan’ın (6/899),
4 üncü sırasında bulunan, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın (6/900),
5 inci sırasında bulunan, Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın (6/902),
Esas numaralı sözlü sorularının, üç birleşim içerisinde cevaplandırılmadıklarından, yazılı soruya çevrildikleri ve gündemden çıkarıldıkları bildirildi;
Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın;
7 nci sırasında bulunan (6/905),
8 inci sırasında bulunan (6/906),
9 uncu sırasında bulunan, Trabzon Milletvekili İlha
n Sungur’un (6/907),11 inci sırasında bulunan, Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün (6/909),
13 üncü sırasında bulunan, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün (6/911),
14 üncü sırasında bulunan, Sıvas Milletvekili Tahsin Irmak’ın (6/912),
Esas numaralı sözlü soruları, ilgili bakanlar, Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi;
6 ncı sırasında bulunan, Yozgat Milletvekili Abdullah Örnek’in (6/904) esas numaralı sözlü sorusuna, Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay,
10 uncu sırasında bulunan, Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün (6/908),
12 nci sırasında bulunan, Hatay Milletvekili Abdulkadir Akgöl’ün (6/910),
16 ncı sırasında bulunan, Ankara Milletvekili Ömer Faruk Ekinci’nin (6/915),
Esas numaralı sözlü sorularına Devlet Bakanı Metin Gürdere,
15 inci sırasında bulunan, MardinMilletvekili Hüseyin Yıldız’ın (6/913) esas numaralı sözlü sorusuna da Devlet Bakanı Mehmet Salih Yıldırım,
Cevap verdiler.
Trabzon Milletvekili Eyüp Aşık’ın, milletvekilliğinden istifa önergesi okundu; elektronik cihazla yapılan yoklama sonucunda, Anayasanın 84 üncü maddesi gereğince, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin düştüğü açıklandı.
Gündemin “Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler” kısmının :
1 inci sırasında bulunan, İstanbul Milletvekili HalitDumankaya ve 12 arkadaşının, TRT ile ilgili usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını araştırmak amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesinin (10/26) görüşmeleri, Hükümet, Genel Kurulda hazır bulunmadığından, bir defaya mahsus olma
k üzere ertelendi.Grupların da mutabakatıyla, alınan karar gereğince, kadının statüsünü araştırarak Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin yaşama geçirilmesi için alınması gereken tedbirler konusundaki Meclis Araştırması Komisyonu Raporunu ve diğer denetim konularını sırasıyla görüşmek için, 3 Kasım 1998 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere, 17.33’te birleşime son verildi.
Kamer Genç
BaşkanvekiliLevent Mıstıkoğlu Abdulhaluk Mutlu Hatay Bitlis Kâtip Üye Kâtip Üye
No. : 15
II. — GELEN KÂĞITLAR
2 .11 .1998 PAZARTESİ
Tasarı
1. — Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ukrayna Bakanlar Kabinesi Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı (1/837) (Millî Savunma ve Dışişleri komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.10.1998)
No. : 16
3 .11 .1998 SALI
Raporlar
1. — Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununa İki Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/827) (S. Sayısı : 759) (Dağıtma tarihi : 3.11.1998) (GÜNDEME)
2. — Cezaların İnfazı Hakkında Kanunda ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/826) (S. Sayısı : 760) (Dağıtma tarihi : 3.11.1998) (GÜNDEME)
3. — Türk Ceza Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve AdaletKomisyonu Raporu (1/818) (S. Sayısı : 761) (Dağıtma tarihi : 3.11.1998) (GÜNDEME)
Meclis Soruşturması Önergesi
1. — Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 arkadaşının, güvenlik güçlerince hakkında düzenlenen operasyonları Alaattin Çakıcı’ya haber vermek suretiyle kaçmasını sağladıkları ve Hükümetin çeteler ve mafya ile mücadelede izlediği politikanın başarıya ulaşmasını engelleyerek görevlerini kötüye kullandıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 296 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Başbakan A. Mesut Yılmaz ve Devlet Eski Bakanı Eyüp Aşık haklarında Anayasının 100 üncü ve İçtüzüğün 107 inci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/40) (Başkanlığa geliş tarihi : 26.10.1998) (Dağıtma tarihi : 3.11.1998)
Meclis Araştırması Önergesi
1. — Mardin MilletvekilHüseyin Yıldız ve 27 arkadaşının, Gümrük Müsteşarlığında meydana gelen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını araştırmak amacıyla Anayasının 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/297) (Başkanlığa geliş tarihi : 27.10.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saa
ti : 15.0003 Kasım 1998 Salı
BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER : Abdulhaluk MUTLU (Bitlis), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 13 üncü Birleşimini açıyorum.
Toplantı yetersayımız vardır, çalışmalarımıza başlıyoruz.
III. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1. — Cumhuriyetimizin 75 inci yıldönümü kutlamaları nedeniyle konuşması
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, geçen hafta, çok büyük coşkuyla cumhuriyetimizin 75 inci yıldönümünü kutladık. Cumhuriyetimizin 75 inci yılının tüm ulusumuza, halkımıza kutlu olmasını diliyorum. Nice nice 75'li yıllar diliyorum. Laik Türkiye Cumhuriyetinin yönetim biçimi, halkımızın ve ülkemizin en çağdaş yönetim biçimidir. Bu kutlamalar sırasında, gerçekten coşkulu ve büyük katılımlara rağmen, hiçbir olayın olmaması dolayısıyla, bu konuda ciddî tedbirler alan güvenlik kuvvetlerimizi de tebrik ediyorum.
Ayrıca, bu Cumhuriyet Bayramımızı kana bulamak isteyen birtakım bedbahtların isteklerinin akim kalması da bizi sevindirmiştir.
Çağımızda, artık, insanların barış içinde yaşaması gerekir. Silahla, adam öldürmekle bir yere varılmaz; adam öldürmenin zamanı geçmiştir; dünyanın hiçbir yerinde, silahlı eylemlerle hiçbir olay gerçekleştirilemez; bir rejim devrilemez, değiştirilemez. Artık, herkesin, bundan ders alması gerektiğine inanıyorum.
Değerli milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. — Ankara Milletvekili Gökhan Çapaoğlu’nun, RTÜK’e ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı birinci söz, RTÜK'le ilgili olarak gündemdışı söz isteyen Ankara Milletvekili DEPAR Genel Başkanı Gökhan Çapoğlu'na verilmiştir.
Buyurun Sayın Çapoğlu.
Süreniz 5 dakika efendim.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sizin temennilerinize katılmamak mümkün değil. Hep beraber, cumhuriyetimizi, laik ve demokratik cumhuriyetimizi, Atatürk'ün öngördüğü gibi, 21 inci Yüzyıla, çağdaş bir toplum, ülke ve cumhuriyet olarak taşıyacağız.
Sayın Başkan ve değerli milletvekilleri; iletişim araçlarının gelişmesi, basın ve medyayı, toplumu bilgilendirme konusunda çok etkili bir araç haline getirmiştir. Ancak, bu etkili araç, para kazanmak, reyting sağlamak amacıyla kötüye kullanılabilmekte, ülkenin bütünlüğünü, cumhuriyetin temel niteliklerini, toplumsal değer ve ahlak anlayışını zedeleyen, kişilik haysiyet ve onuruyla oynayan yıkıcı bir silah haline dönüşebilmektedir. Tüm ülkelerde, medyanın yıkıcı silaha dönüşmesini önleyebilmek için düzenleyici kurullar kurulmuş, kurallar konulmuştur. Ülkemizde de düzenleme 1994 tarihinde çıkarılan 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Yasayla yapılmıştır.
Bu yasanın birçok eksiği olduğunu ve RTÜK'ün görevini daha etkili yapması konusunu birçok kez dile getirdik. Örneğin, RTÜK'ün siyasî nitelik taşıyan yapısının değişmesini önerdik; medyada tekelleşmenin önlenmesi, medyanın finans kaynaklarının belirlenmesi konusunda RTÜK'ün görevini yapması gerektiğini vurguladık. Ayrıca, medya çalışanlarının haklarının korunması, özellikle yerel medyayı zor durumda bırakan yüzde 5'lik reklam geliri kesintilerinin kaldırılması konusunu sürekli savunduk, savunmaya devam edeceğiz; ama, bunun yanında çok önemli bir konu, kamusal alan olan frekansların bugüne kadar parasız kullanılmasıdır, özel kişi ve kuruluşlar tarafından parasız olarak kullanılmasıdır.
Biz, frekans tahsisinin bir an önce ya
pılmasını ve frekansların hem düzenli, hem de kamuya gelir sağlayacak şekilde kullanılmasını çok önemli sayıyoruz. Ayrıca, medyanın yıkıcı silah haline dönüşmesini engellemek için, ekran karartma gibi yaptırımın kendisinin antidemokratik bir silah olduğunu ve o silaha dönüştüğünü, en son olarak da 21 Ekimde bu kürsüden belirttik.Hatırlayacağınız gibi, Sayın Başbakan Yılmaz'ın, Başbakan Yardımcısı Sayın Ecevit'in ve bakanlarının imzaladığı yasa tasarısında, 33 üncü maddeyle yapılmak istenen değişiklikle, Radyo Televizyon Üst Kuruluna, ekranları süresiz kapatma yetkisi veriliyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisinin büyük bir sağduyu ve onurla reddettiği bu yasa tasarısında şu görüşleri açık bir şekilde belirttik...
Bu yasa tasarısının getirdiği üçüncü bir değişiklik ise, hükümetin kontrol ettiği ve tamamen siyasal bir organ olan Radyo Televizyon Üst Kuruluna, televizyon yayınlarını süresiz durdurma yetkisi vermekti. Hiçbir yargı kararı olmadan, siyasî bir organa, televizyonları süresiz kapatma yetkisi vermek, ne demokrasi ne hukuk ne de medya özgürlüğüyle bağdaşır. Bu, hukuka değil, hukuksuzluğa bağlılıktır.
Şunu açık olarak belirtmek istiyorum; ülkemizin bütünlüğünü, cumhuriyetin temel niteliklerini, toplumumuzun hoşgörü sınırlarını ve manevî değerlerini ihlal edecek nitelikteki yayınlar, mutlaka, sıkı bir yargı denetimine tabi olmalıdır. Biz, bunları 21 Ekimde belirtmiştik ve bu yasa tasarısı -biraz önce belirttiğim gibi- Meclisin sağduyulu ve onurlu davranışıyla reddedildi; fakat, o gün, toplumun hiçbir kesiminden, sanatçıların hiçbir kesiminden bizlere destek gelmedi bu mücadeleyi verirken.
Bugün ortaya çıkan sanatçılarımız taleplerinde haklılardır; ama, Türk toplumuna şunu da hatırlatmaktadırlar; bize dokunmayan yılan bin yaşasın! Biz, bu anlayışı değiştirmek durumundayız. Toplumsal özgürlüklerin ve hakların herkes için geçerli olduğunu düşünüp, bunu herkes için savunmak durumunda olmalıyız ve özellikle, toplumu yönlendirme konumunda olan bütün etkili kişi ve kuruluşların -başta siyasetçiler, sanatçılar ve basın ve medya kurumları olmak üzere- düzeyli davranmak, ülke bütünlüğüne, cumhuriyetin temel niteliklerine saygılı olmak, toplumun değer ve ahlak anlayışını yükseltici...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Çapoğlu, süreniz bitti efendim.
Size 1 dakika eksüre veriyorum.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
...kişi hak ve haysiyetlerini koruyucu ve örnek olacak şekilde görevlerini yerine getirmesinin önemini bir kez daha burada vurgulamak istiyorum.
H
epinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum.BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Çapoğlu.
Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Mustafa Taşar'a söz veriyorum.
Buyurun Sayın Taşar.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Gökhan Çapoğlu'nun gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere söz aldım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu Meclise bir iki hafta önce bir yasa tasarısı geldi. Bu tasarıyla ekran kapatmaya son veriliyor, RTÜK'e, sadece ekran karartma değil, suçun neviine, eyleminin ağırlığına göre ceza verme yetkisi getiriliyordu. Ne yazık ki, bu tasarı muhalefetin oybirliğiyle reddedildi...
NACİ TERZİ (Erzincan) – Hayır, hayır...
RIZA ULUCAK (Ankara) – Yanlış, yanlış...
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Maalesef, o tasarıya, şimdi burada konuşan milletvekili arkadaşımız Sayın Gökhan Çapoğlu da şiddetle karşı çıkmıştı.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Ankara) – Bilmeden konuşuyorsun...
TARIM
VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – O gün bu yasa tasarısının reddedilmesini alkışlayanlar, bugün ağıt yakıyorlar. Temennimiz, bir daha, böylesine önemli yasa tasarısı veya tekliflerini reddederken, çok düşünerek ve gelecekte neler olabileceğini de hesap ederek oy vermeleridir. Onun için, bu konuda Meclise gelmiş olan RTÜK yasa tasarısını reddedenlerin, bugün, burada konuşmaya hakları olmadığını düşünüyorum ve herşeyden önce, bir şeyi daha hatırlatmak istiyorum: RTÜK kararlarına karşı itiraz yolu, yargı yolu açıktır. Öyle, ölüm orucu falan yaparak bu meseleleri gündeme taşımak yerine, bu kişiler, haklı iseler, yargıya gitme yolunu seçebilirler.Saygılarımla arz ederim. (ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Ankara) – Sayın Başkan, bir bakanın bir kanun tasarısını bilmemesi kadar yanlış bir şey olamaz.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Böyle bir şey olamaz.
BAŞKAN – Sayın Çapoğlu, aslında, geçen gün burada reddedilen RTÜK'le ilgili tasarıda, ekran karartmayı kaldırma diye bir mesele yoktu. Orada, bazı medya gruplarına bazı imkânlar getiriliyordu, Yüce Meclis bunu reddetti. (FP ve DYP sıralarından "Bravo Sayın Başkan" sesleri, alkışlar)
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sen orada yorum yapma!..
BAŞKAN – Bir dakika efendim... Rica ediyorum...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, sen orada yorum yapamazsın.
BAŞKAN – Bir dakika efendim, sözümü bitireyim. Sayın Güney, bir dakika... Rica ediyorum... Yani, biz de biliyoruz bazı şeyleri burada!..
ÜLKÜ GÜNEY (Baybur
t) – Yorum yapma! Yanlış konuşuyor, onu cevapladı; o kadar.BAŞKAN – Bakın, burada doğruyu konuşmak Hükümete düşüyor. Geçen gün, burada reddedilen tasarıda böyle bir şey yoktu.
MEHMET KEÇECİLER (Konya) – Vardı efendim.
BAŞKAN – Tamam... Getirip, burada ...
Ayrıca, ben, bir şeyi de hatırlatmak istiyorum: Sayın Levent Kırca, boşuna kendisini telef etmesin; çünkü, Türkiye Büyük Millet Meclisi şantajlara gelmez. (ANAP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yani, Türkiye Büyük Millet Meclisi, eğer, ihtiyaç duyuyorsa, bir yasayı değiştirir; yani, birisi çıkıp da açlık grevi yaptı diye birisi çıkıp ta bilmem şey etti diye Türkiye Büyük Millet Meclisi yasayı değiştirmez. Boşu boşuna kendisine eziyet etmesin. Gerçekten, kendisi, ülkemizin saygıdeğer bir sanatçısıdır; ama, böyle açlık greviyle kendi enerjisini kaybetmesin; kendisine tavsiye ediyorum.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Ankara) – Sayın Başkan, yasa tasarısındaki değişikle ilgili olarak, 29 uncu madde vardı, 33 üncü maddeyle de RTÜK'e televizyonları süresiz kapa
tma yetkisi veriliyordu.BAŞKAN – Neyse efendim... Anlattık... Sayın Çapoğlu, tamam... Mesele bitmiştir.
2. — Batman Milletvekili Musa Okçu’nun, güneydoğuda bazı köylere rastgele top mermisi düşmesi ve tırmanmakta olduğu iddia edilen faili meçhul olaylara ilişkin gündemdışı konuşması ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın cevabı
BAŞKAN – İkinci gündemdışı söz, güneydoğuda bazı köylere rasgele top mermisi düşmesi ve tırmanmakta olan faili meçhul olaylarla ilgili gündemdışı söz isteyen Batman Milletvekili Sayın Musa Okçu'ya verilmiştir.
Buyurun Sayın Okçu. (FP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika; 5 dakikanın bitiminden sonra, otomatikman cihaz kapanıyor.
MUSA OKÇU (Batman) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Şu anda, cumhuriyetimizin 75 inci kuruluşunu coşkuyla idrak ediyoruz. Ulusumuz ve halkımız için hayırlı olsun.
Türkiye'nin çağdaş bir devlet seviyesine ulaşması için, başarması gerekli büyük ölçekli hedefleri yakalaması lazım. Bu hedefler de, toplumsal o
larak birlik ve beraberlikten geçer.Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 75 inci yılını kutladığımız şu sıralarda, tarihinin en kritik döneminden geçmektedir. Demokratik yönetim ve yaklaşımları egemen kılmak, ülkenin uygar ve çağdaş bir toplum haline gelmesini sağlamak, ancak Türkiye'nin sorunlarına doğru teşhis koymakla mümkündür.
İşte bu çerçevede, bölgemde cereyan eden bazı olayları dile getirmek ve özellikle, Millî Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının bu olaylara dikkatini çekmek istedim.
Sayın milletvekilleri, geçen yıl ve takriben iki ay önce, Batman İlimizin bazı köylerine, gece saat 20.00 ilâ 21.00 sularında top mermisi ve havan mermisinin düştüğüne halkımız tanık oldu. Bu patlamalar 10 insanımızın ölümüne, 30 dan fazla insanımızın da ağır yaralanmasına sebep oldu.
Geçen yıl Sason Yücebağ'dan atıldığı tahmin edilen bir top mermisi, Sason'un Heybeli Köyünde 9 vatandaşımızın ölümüne ve 22 kişinin yaralanmasına neden oldu. Nereden atıldığı belli olmayan bir mermi, Kozluk'un Taşlıdere Köyüne düştü; büyük bir şans eseri olarak zayiat olmadı.
Yine, Acar'dan atıldığı tahmin edilen 2 top mermisi, Kozluk Kaletepe Köyüne düşmüştür. Bu mermilerden birisi, üzerinde 100 den fazla hindi tünemiş olan bir ağaca isabet etmiş, can kaybı olmamış; ancak, hindi parçaları ve tüyleri yağmur gibi köyün üzerine yağmıştır.
Son olarak, 29.8.1998 günü saat 21.00'de Kozluk - Çevrecik Köyüne Acar'dan geldiği tahmin edilen bir mermi düşmüş, 2 - 3 yaşlarında bir çocuk ölmüş, 6 vatandaşımız da ağır yaralanmıştır. Bu köyde inceleme yapmaya gittim ve şu anda elimde gördüğünüz parçalar, o merminin parçalarıdır; bizzat kendim tanık oldum.
Ayrıca, bu son olaydan takriben on gün sonra, Şırnak İli İdil İlçesine bağlı -korucu olan- Aksoy Köyünün 100 metre yakınına, Haberli Karakolundan geldiği söylenen bir top mermisi isabet etmiştir; şans eseri, orada da can kaybı olmamıştır.
Sayın milletvekilleri, temenni ediyoruz ki, bu olaylarda kasıt olmasın; ancak, ihmal de, bu ayıbı örtmeye yetmez ve Millî Savunma Bakanlığı, bu mağdur halkın güvenini kazanmak için hadisenin üzerine gitmeli ve gereğini yapmalıdır.
Sayın milletvekilleri, doğu ve düneydoğu bölgelerimizde faili meçhul cinayetlerin bir müddet durulduğunu biliyoruz. Halkımız, uzun bir zaman rahat bir nefes aldı; ancak, son zamanlarda, faili meçhul cinayetlerin ve kaçırmaların gündemin ortasına yerleştiğini görüyoruz. Bu cinayetlerin, son dönemde sayılarının çoğaldığı ve bunun da, bölgede yaşayan insanımız üzerinde dayanılmaz korku ve endişelere neden olduğu herhalde yadırganamaz. Olayların faillerinin tespitindeki gecikmelerden dolayı, yöre halkının bazı endişelere kapıldığı görülmektedir; bu yüzden de, faillerin bulunması ve takibine ilişkin çalışmalara hız ve önem verilmesi, bu bölge insanımız için bir beklenti haline gelmiş
tir.Sadece Batman'da, son altı ayda, 30 civarında faili meçhul cinayet ve kaçırma olmuştur. Bir işadamımız, 13 - 14 yaşlarındaki oğlu ve bir arkadaşıyla birlikte götürülmüş ve halen akıbetleriyle ilgili en ufak bir bilgi mevcut değildir. Yine, dün, saat 11.30 sıralarında, güpegündüz, 24 yaşlarında Keramet Bingöl isimli genç bir vatandaşımız katledilmiş; katilleri kaybolmuştur.
Geçen hafta, Van Milletvekili Sayın Fethullah Erbaş, Van İli ve çevresindeki faili meçhul cinayet ve kaçırmaları, tek tek ve isimleriyle grup toplantımızda anlattı ve gidişattan duyduğu endişeleri dile getirdi.
Hadisenin enteresan yanı şudur ki, daha önceki dönemlerde faili meçhul cinayetlerin hedefi PKK eğilimlilere karşıyken, bu dönemde Hizbullah eğilimlilere karşı diye söyleni
yor.Sayın milletvekilleri, insanın sahip olduğu en temel hak, yaşama hakkıdır. Bu hak, Anayasamızın 17 nci ve 125 inci maddesinde teminat altına alınmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Okçu, süreniz bitti; size 1 dakika eksüre veriyorum efendim.
MUSA OKÇU (Devamla) – Teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri, sanki, memleketimizde meçhul kumanda merkezleri vardır; bu kumanda merkezleri istediği zaman olaylar tırmanıyor, istemediği zaman da dondurulabiliyor; geçmişte birbirleriyle kan davalı olan kutupları, âdeta, devlete karşı birleşmeye yönlendiriyor.
Devlet, artık, bu kötü gidişe dur demek için kesin tavrını ortaya koymalıdır. Millet olarak, cumhuriyetin 75 inci kuruluş yıldönümünde bu iradeyi bekliyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisinden, Hükümetten, İçişleri Bakanlığından ve Millî Savunma Bakanlığından bu konulara duyarlı olmalarını istiyor, bu vesileyle, Yüce Meclisi, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (RP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın
Okçu.Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere, İçişleri Bakanı Sayın Kutlu Aktaş; buyurun efendim.
İÇİŞLERİ BAKANI KUTLU AKTAŞ – Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı, değerli milletvekilleri; Batman Milletvekili Sayın Musa Okçu'nun gündemdışı yaptığı konuşmaya cevap vermek için huzurlarınızdayım.
Sayın Okçu, iki olay üzerinde görüşlerini ifade ettiler; müsaade ederseniz, bu olayların nasıl cereyan ettiğini ve sonuçlarını arz edeyim.
Birinci olay, Batman-Sason-Heybeli Köyünde 26 Şubat 1994 tarihinde icra edilen operasyonda teröristlerle temas sağlanması sırasında olmuştur. Bu olay, cami yakınına düşen bir havan mermisinin patlaması sonucu 8 vatandaşın öldüğü ve 7 vatandaşın da yaralandığı olaydır. Havan mermisinin, yapılan araştırmalarda ve incelemelerde, teröristlerce Yücebağ Jandarma Karakoluna atıldığı, ancak, örgüte yabancı bir silah olması nedeniyle yanlışlıkla köye düşmüş olabileceği veya dinî vecibelerini yerine getirmekte olan vatandaşlar hedef alınarak doğrudan camiye atılmış olabileceğ
i değerlendirilmiştir. Eylemin, terörist gruplarca, güçlü olduklarını kanıtlamak ve sansasyon yaratmak amacıyla gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.İkinci olay, 28 Ağustos 1998 tarihinde Batman-Kozluk-Çevrecik Mahallesinde vuku bulmuştur. Yapılan yol aramasında, bir minibüsle hastaneye götürülen yaralı 8 vatandaş tespit edilmiş, yaralıların yakınlarınca, bir patlama ve etrafa saçılan parçalardan dolayı yaralanmaların meydana geldiği anlaşılmıştır. Konu hakkında yapılan incelemede, aynı gün saat 23.00 sıralarında, olay esnasında köye 2 kilometre kadar mesafede pusu görevi icra eden güvenlik güçleri ile teröristler arasında temas sağlandığı, çatışmada, teröristlerce atılan bir roketin vatandaşların yatmakta olduğu damın yakınındaki bir ağaca çarparak infilak etmesi sonucu yaralanmaların meydana geldiği tespit edilmiştir.
İçişleri Bakanlığı ve güvenlik güçlerince, hukuk çerçevesi içerisinde, vatandaşlarımızın güvenliklerinin sağlanması için her türlü tedbir alınmakta ve asla, vatandaşlarımıza, yasadışı, hukukdışı herhangi bir faaliyette bulunulmamaktadır.
Yine, PKK terör örgütünü tesirsiz hale getirmek için icra edilmekte olan terörle mücadele harekâtında vatandaşların zarar görmemesi için azamî dikkat ve hassiyet gösterilmekte, buna rağmen olabilecek kazalara karşı da personel ayrıca uyarılmaktadır.
Sayın Başkan, faili meçhul olaylarla ilgili kısaca bilgi arz etmek istiyorum: Ülke genelinde, 1998 Haziran ayına kadar toplam 115 faili meçhul cinayet iddiasında bulunulmuştur. Söz konusu iddialarla ilgili olarak yapılan araştırmalarda, yapılan tahkikatların tarihleri itibariyle, 64 faili meçhul cinayet iddiasının failleri yakalanarak cezaevine konulmuştur; 3 şahsın eceliyle öldüğü tespit edilmiştir; 6 şahsın intihar ettiği, 37 şahsın halen hayatta olduğu, 5 şahsın terör örgütleri tarafından iç hesaplaşma nedeniyle öldürüldüğü, 32 faili meçhul cinayet iddiasının da faillerinin yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü tespit edilmiştir.
Sayın Başkan, İçişleri Bakanlığımızca faili meçhul olayların aydınlatılması için elden gelen bütün gayret gösterilmektedir. Son aylarda meydana gelen olayların faillerinin yakalanması ve adalete tevdi edilmeleri de bunu açıkça göstermektedir.
Arz ediyorum. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
3. — Ardahan Milletvekili İsmet Atalay’ın, çitfçilerin Ziraat Bankası ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesine ilişkin gündemdışı konuşması ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın cevabı
BAŞKAN – Üçüncü gündemdışı söz, çiftçilerin Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesiyle ilgili olarak Ardahan Millletvekili Sayın İsmet Atalay'a verilmiştir.
Konuşma süreniz 5 dakikadır; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
İSMET ATALAY (Ardahan) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle, Sayın Başkana söz verdiği için teşekkür ediyorum; konuşmaya başlamadan önce hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, hepinizin bildiği gibi, 1998 yılı Mayıs ve Haziran aylarında ülkede sel felaketi olmuş, yağmur, dolu nedeniyle özellikle ülkenin büyük bir kısmında hasar meydana gelmiştir; bu arada Ardahan ve Kars İllerinde de büyük zararlar meydana gelmiştir. Bu hasar nedeniyle Bakanlar Kurulumuzun almış olduğu bir dizi karar vardır. Bunlardan birisi 5 Nisan 1998 tarihini ihtiva etmektedir. Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulunun bu kararında, üretici çiftçilerin 1998 ve 1999 yıllarına ait Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan bo
rçları, bir yıl süreyle, faizsiz olarak ertelendiği açıkça belirtilmiştir. Yine, 31 Mayıs 1998 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulunun bir kararıyla da, özellikle, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Sakarya, Bolu, Hatay, Karabük, Edirne, Sinop, Aydın, Balıkesir ve Ardahan, afet bölgesi ilan edilmiş ve bu nedenle, yurttaşların Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçları ertelenmiştir.Bu konuda, Bakanlar Kurulu kararından sonra, Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı ve Hükümet sözcüleri, televizyonlarda ve basın aracılığıyla, tarımla uğraşan tüm yurttaşların Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelendiğini müteaddit defalar demeç olarak bildirmişlerdir. Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın Taşar, bununla da yetinmemiş, yine köy muhtarlıklarına hitaben yazmış olduğu bir yazıda, Bakanlar Kurulunun kararlarından bahisle, çiftçilerin Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelendiğini açıkça belirtmiştir. Buna dayalı olarak, yöre milletve
killerinden bir arkadaşımız tarafından da, Tarım ve Köyişleri Bakanının Bakanlar Kurulunda aldırmış olduğu bu kararla ilgili olarak, tarımda çalışan çiftçilerimizin borçlarının ertelendiği yönünde, köy halkı açıkça bilgilendirilmiştir.Vatandaş, devletine, vatanına, Hükümetine ve Tarım ve Köyişleri Bakanına güvendiği için, vadesi gelen borçlarını vadesinde yatırmamıştır; çünkü, alınan kararlarda ve Ziraat Bankasında yayımlanan tebliğlerde, 2090 sayılı Yasaya ve 5254 sayılı Yasaya göre yapılan hasar tespiti nedeniyle, yüzde 40'ın üzerinde hasar tespiti yapılan çiftçilerin borçlarının erteleneceği belirtilmiştir. Ancak, 5254 sayılı Yasaya göre, tohumluk kullanan çiftçilerin tohumluk borçlarının ertelendiği ve tohum ihtiyaçlarının karşılandığı belirtilmektedir
.Bizim yöremizde, özellikle Ardahan'da ve Kars'ta, çiftçilerimizin, Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine tohumluk borcu yoktur. Orada, yöre halkının ekonomisinin temeli, özellikle hayvancılığa dayanmaktadır. Orada yapılan tarım çalışması, bitkisel üretim ve hayvan besiciliğine dayalı olarak yapılmaktadır. İlimizde, tarlalarda yetiştirilen baklagil, yem bitkileri, arpa ve buğday tamamen hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. O yörede çiftçilik yapan vatandaşların banka ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçaları da hayvancılığa dayalı ziraî kredilerdir.
Bakanlar Kurulunun almış olduğu karara ve Tarım ve Köyişleri Bakanının köy muhtarlarına yazmış olduğu yazılara, verdiği demeçlere inanan köylülerimiz, bankaya olan vadesi gelmiş borçlarını özellikle ödememişlerdir, ödemede gecikmişlerdir; ancak, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünün yayımlamış olduğu bir genelgeye dayalı olarak, Zirat Bankası müdürlerinin, üretici köylüye, köy muhtarlarına yazmış olduğu yazıda, özellikle, 2090 sayılı Kanun kapsamına giren, yani, hayvancılığa dayalı ziraî kredilerin ertelenmediği kendilerine bildirilmiştir. Bundan da, vadesinde ödenmemiş kredi borçlarının takibe alındığı, yani icraya verildiği ve buna göre de, yüzde 100'e varan faiz uygulandığı açıkça anlaşılmaktadır. Burada, Ardahan köylüsü gerçekten mağdur edilmiştir; çünkü, Tarım ve Köyişleri Bakanına güvenip vadesinde borcunu ödemediği için, vadesi geçen borcundan ötürü takibe uğramış; bir taraftan borcunun faizsiz ertelenmesini beklerken, öte taraftan takibe maruz kalarak daha çok mağdur edilmiştir. Ardahan Valiliğinin 16.10.1998 gün ve 34481 sayılı yazısıyla Bakanlığa müracaat edilmiş, Bakanlıktan henüz bir yanıt alınamamıştır.
Ardahan'da çiftçilik yapan köylünün, özellikle tarladaki bitkisi hayvan yemi olarak
kullanılmaktadır. Hayvan yemi olan çayır ve meralarda yüzde 80'e varan hasar tespitleri yapılmış olmasına rağmen, bu borçların ertelenmesi mümkün olmamıştır, takibe uğramışlardır. Bizim, Tarım ve Köyişleri Bakanından, özellikle, hayvancılık yapan ve yüzde 80'e varan hasar tespitlerinde mağdur olan hayvan yemi üreticilerinin bu zararının giderilebilmesi için, bunların da bu kapsamda düşünülerek, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan ziraî borçlarının ertelenmesini talep ediyoruz. Bu yapılmadığı takdirde, vatandaşın, Tarım ve Köyişleri Bakanı ile Hükümete güveni kalmayacaktır. Vatandaş, Tarım ve Köyişleri Bakanının açıklamalarına...MUHAMMET POLAT (Aydın) – Sayın Başkan, kaç dakika oldu!
BAŞKAN – Sayın Atalay, size 2 dakika eksüre verdim; süreniz bitti efendim; lütfen, son cümlenizi söyleyin.
İSMET ATALAY (Devamla) – Söylüyorum efendim.
Tarım ve Köyişleri Bakanından ricamız, özellikle, Ardahan ve Kars yöresinde çiftçilik yapan, hayvancılıkla uğraşan ve yem bitkisi ekilen tarla ve çayırlarından dolayı yüzde 40'ın üzerinde hasar gören köylülerin borçlarının ertelenmesi; bu olmadığı takdirde, kendi kusurları olmadan, yüzde 100 faizle takibe konu olan borçlarının...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Süreniz bitti efendim... Rica ediyorum...
İSMET ATALAY (Devamla) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Tarım ve Köyişleri Bakanı, gündemdışı konuşmaya cevap vereceklerdir.
Buyurun efendim.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; CHP Ardahan Milletvekili Sayın İsmet Atalay'ın, çiftçilerin Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ile tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının ertelenmesi hakkındaki gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere huzurlarınızda bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Üreticilerimizin yanında olmayı prensip edinen 55 inci Hükümet, 1997 yılında olduğu gibi, 1998 yılında da, tabiî afetlerden zarar gören çiftçilerin mağduriyetini gidermek için çalışmalarını yoğun olarak sürdürmüştür.
Nitekim, 1998 yılı kasım ayına kadar, 31 Mart 1998 tarih ve 98/10833 sayılı, 27 Mayıs 1998 tarih ve 98/11130 sayılı, 27 Mayıs 1998 tarih ve 98/11128 sayılı ve 18 Ağustos 1998 tarih ve 98/11563 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarını yürürlüğe koymak suretiyle, ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tarımsal işletmeleri, menkul ve gayrimenkul malları ve işyerleri, kuraklık, don, dolu, sel, taşkın, hastalık, zararlı ve herhangi bir tabiî afet nedeniyle yüzde 40 ve daha fazla zarar gördüğü il hasar tespit komisyonlarınca tespit edilen gerçek ve tüzelkişilerin, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasına, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ve tarım kredik kooperatiflerine olan kredi borçlarının, belli bir süre için, anapara ve faiz ödemesiz olmak üzere ertelenmesi, taksitle ödenmesi ve bu kişilere yeni krediler açılmasını sağlamak suretiyle üreticilerimizin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmeleri imkânı getirilmiştir.
1998 yılında meydana gelen muhtelif afetlerden dolayı çayırları ve yem bitkileri ekilişleri zarar gören çiftçilerin hayvan varlıkları da önemli ölçüde zarar görmüş olup, bu konuda Bakanlığımıza yoğun dilekçe ve talep ulaşmıştır. 1997 yılında, yine, Kars ve Ardahan yöresinde vuku bulan afetlerden dolayı yem bitkileri zarara uğrayan ve il hasar tespit komisyonlarınca yüzde 40'tan fazla zarara uğradığı tespit edilen çiftçilerimizin, zararlarını gidermek amacıyla, bir yıl süreyle, faizsiz olarak borçlarının ertelenmesi yapılmış idi.
An
laşılıyor ki, Sayın Atalay, konuşmalarımı yakinen takip etmişler. Yüzde 40 ve daha fazla zarar görme ilkesini ve özellikle il hasar tespit komisyonunun tespiti hadisesini gözden kaçırmamış olmaları gerekir. Bu konuda, benim, Tarım Bakanı olarak, hasar olan, yerlerde, afet olan yerlerdeki çiftçilerimize gönderdiğim mektuplar, sadece, onların uğramış oldukları afetten dolayı geçmiş olsun mektuplarıdır. Geçmiş olsun mektupları, o meseleyi çözmeye kâfi gelecek bir hadise değildir; bu, sadece bir nezakettir.A
sıl önemli olan hadise benim mektubum değil, il hasar tespit komisyonunun hazırlayıp, yüzde 40 ve daha fazla zarar görmüş olan çiftçilerin zararını Ankara'ya bildirmiş olması hadisesidir.Kars ve Ardahan yöresinde yoğunlukla görülen yem bitkilerinin hasar görmesi hadisesi, Değerli Kars Milletvekilimiz Selahattin Beyribey tarafından yakinen takip edilmektedir. Çayır ve mera hayvancılığı yapan ve tabiî afetlerden zarar gören çiftçilerimizin yem kredisi borçlarının faizsiz olarak bir yıl süreyle ertelenmesiyle ilgili Bakanlar Kurulu kararı çıkarılmak üzere, kararname taslağı, bizzat tarafımdan imzalanarak Bakanlar Kuruluna gönderilmiştir. Tahmin ediyorum...
ÇETİN BİLGİR (Kars) – Sayın Bakan, kararname iki aydır bekliyor.
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Devamla) – Efendim, olabilir; Bakanlar Kurulunun çıkaracağı tek kararname bu değil.
Şu anda, Bakanlar Kurulundan, bunun, bir iki gün içerisinde imzasının tekemmül ettirilerek Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasına sunulması beklenilmektedir. Yalnız, burada, şu hususu tekrar vurgulamak istiyorum: Geçen yıl hasara uğramamış olan çiftçiler var. Onların da borçları var; ama, borçları olan o çiftçiler, hasara uğramadıkları halde, borçlarını ödememiş durumda olabilirler. Bu sene, aynı çiftçi, hasara uğramışsa, bir afete maruz kalmışsa, geçen seneki borcunu da beraber erteletmek istiyor. Halbuki, o borç ayrı bir borç, hasardan dolayı ertelenecek borç ayrı bir borç. Bu durumu açıklığa kavuşturmak gerekiyor.
İkinci husus şu: Biz, afete uğramış kişiye geçmiş olsun mektubu göndermişsek bile, kanunda, bu ertelemenin yapılabilmesi için "yüzde 40 ve daha fazla hasara uğramış ve bu, il hasar tespit komisyonlarınca tespit edilmiş ise böyle bir erteleme yapılır" deniliyor.
Biraz önce Sayın İsmet Atalay, diğer konularda, tohumluk konusunda ve diğer hasarlarla ilgili kararnamelerin çıktığını, yaraların sarıldığını da ifade ettiler. İnşallah, birkaç gün içerisinde, Kars ve Ardahan yörelerindeki değerli çiftçi kardeşlerimizin de uğramış oldukları afetlerin yaralarını sarmış olacağız.
Bu konuyu tekrar gündeme getirdiği için Sayın İsmet Atalay'a da huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Saygılar sunuyorum. (ANAP, DSP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
Sayın milletvekilleri, sunuşlar uzun olduğundan, Divan Üyesi arkadaşımızın oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı tezkereleri vardır; okut
uyorum:C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. — Almanya’ya gidecek olan Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu’na, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1758)
26 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Cumhuriyetimizin 75 inci Kuruluş Yıldönümü kutlamalarına katılmak üzere, 28 Ekim 1998 tarihinde Almanya'ya gidecek olan Devlet Bakanı Rıfat Serdaroğlu'nun dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü S. Gürel'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2. — Fransa’ya gidecek olan Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu’na, dönüşüne kadar, İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1759)
27 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin açılış törenine katılmak üzere, 1 Kasım 1998 tarihinde Fransa'ya gidecek olan Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu'nun dönüşüne kadar; Adalet Bakanlığına, İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
3. — Brezilya, Şili ve Arjantin’e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1760)
27 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 2 Kasım 1998 tarihinden itibaren Brezilya, Şili ve Arjantin'e gidecek olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in dönüşüne kadar; Dışişleri Bakanlığına, Devlet Bakanı Prof. Dr. Şükrü S. Gürel'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer
tezkereyi okutuyorum :4. — Bulgaristan’a gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Metin Gürdere’nin vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1761)
27 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Bulgaristan Olimpiyat Komitesinin 75 inci Yıldönümü ve Uluslararası Olimpiyat Komitesinin (IOC) X uncu Kongresinin de 25 inci Yıldönümü kutlamalarına katılmak üzere, 28 Ekim 1998 tarihinde Bulgaristan'a gidecek olan Devlet Bakanı Yücel Seçkiner'in dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Metin Gürdere'nin vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
5. — Irak’a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı’ya, dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1762)
28 Ekim 1998
Türki
ye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına31 inci Uluslararası Bağdat Fuarının açılışına katılmak üzere, 30 Ekim 1998 tarihinde Irak'a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı'nın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin'nin vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
6. — Küba’ya gidecek olan Sanayi ve Tica
ret Bakanı E. Yalım Erez’e, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1763)28 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
16 ncı Havana Uluslararası Ticaret Fuarına katılmak üzere, 30 Ekim 1998 tarihinde Küba'ya gidecek olan Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'in dönüşüne kadar; Sanayi ve Ticaret Bakanlığına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu'nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir Meclis soruşturma önergesi vardır; okutuyorum:
D) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. — Şırnak Milletvekili Bayar Ökten ve 57 arkadaşının, güvenlik güçlerince hakkında düzenlenen operasyonları Alaattin Çakıcı’ya haber vermek suretiyle kaçmasını sağladıkları ve Hükümetin çeteler ve mafya ile mücadelede izlediği politikanın başarıya ulaşmasını engelleyerek görevini kötüye kullandıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 296 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Başbakan A. Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık haklarında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/40)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
3 Kasım 1996'da meydana gelen Susurluk olayının bütün boyutlarıyla çözülebilmesi için dönemin iktidarı tarafından her türlü tasarrufta bulunulmuş, devletin mülkiye müfettişleri, Başbakanlık müfettişleri, cumhuriyet savcıları harekete geçirilmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu konuda komisyonlar kurulmuş olmasına rağmen, o dönemde muhalefette bulunan Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, siyasî emellerine kavuşabilmek için her türlü tahrik ve iftiraya başvurmuş, hatta, devletin güvenlik güçlerini çete ilan etmiştir. Bununla da kalmayarak, ellerinde bilgi ve belge olduğunu iddia etmiş, bu olayı çözmezlerse Başbakanlık koltuğunun kendisine haram olacağını söylemiştir.
Ancak, ellerinde bilgi ve belge olduğunu iddia edenler, bu olayı çözmezlerse Başbakanlık koltuğunun kendisine haram olacağını söyleyenler, birbuçuk yıldan beri iktidarda oldukları halde, ellerinde olduğunu iddia ettikleri belge ve bilgilerin gereğini yapmamışlardır; hatta, olayı çözmek yerine, olayın üzerini kapatmak için çalışılmıştır.
Esasen, 55 inci Hükümetin anlayışıyla çete-mafya olaylarının çözüme kavuşturulması mümkün değildir; zira, çeteyle temas halinde olan bugünkü iktidarın başıdır, bakanıdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde, mafyayla mücadelenin yöntemi bu şekilde değildir.
Özellikle son birkaç aydan beri ülke gündemini meşgul eden kasetlerden, iktidarın mafyayla ne kadar iç içe olduğu, karşılıklı menfaat ilişkileri içerisinde bulunduğu, mafya liderlerinin talepleri doğrultusunda politikalar oluşturulduğu açıkça görülmüştür.
İktidar, dün Susurluk çeteleri diye adlandırdığı kişileri bugün siyasî amaçları doğrultusunda kullanma yolunu seçmiştir.
Başbakan Mesut Yılmaz'ın Budapeşte'de maruz kaldığı darp olayının gerçek nedeni bugüne kadar açıklanamamış, sadece yakıt ikmali için Budapeşte'ye gitmek zorunda kalındığı ifade edilmiştir. Asıl düşündürücü olan ise, uzun bir süreden beri hem Türk emniyeti hem de Macaristan emniyeti tarafından aranan ve bulunamayan sanık Veysel Özerdem'i nasıl oluyor da ANAP milletvekilleri bulup görüşebiliyor?.. Sayın Mesut Yılmaz, sanık Veysel Özerdem'i niçin ve hangi gerekçeyle affetmiştir? Öyle anlaşılıyor ki, ANAP, Pişmanlık Yasasını pazarlık konusu yapmıştır.
Yine, Yeşil kod adıyla bilinen ve birçok olaya ismi karışan Mahmut Yıldırım'ın emniyet güçlerince arandığı bir sırada, Devlet Bakanı Eyüp Aşık, bir TV programına çıkarak, Yeşil'in yerini bildiğini ve kontrolleri altında olduğunu açıklamıştır. Sayın Başbakan Mesut Yılmaz ise, yine aynı konuda, önce Yeşil'in öldüğünü, daha sonra da, Akın Birdal'ın Yeşil'in direktifleriyle vurulduğunu açıklamış ve bir süre sonra da "beni yanlış bilgilendirmişler" demek suretiyle, olay örtbas edilmeye çalışılmıştır.
Çete mensuplarının çeşitli pazarlıklar sonucunda özel uçaklarla gelip teslim olmaları, yine, bu İktidar döneminde görülmüştür.
Son olarak 22.9.1998 günü, kamuoyu, çete-mafya olaylarını ve olaylarla ilgisi olan bakanı ibretle ve üzülerek izlemiştir. Kanal D'de yayınlanan kasette Alaattin Çakıcı ile Eyüp Aşık arasındaki konuşmalardan açıkça anlaşılmaktadır ki, çete ve mafya liderleri ile Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık işbirliği yapmışlar ve suçüstü yakalanmışlardır.
Kısa bir süre önce Alaattin Çakıcı ile bir kez görüştüğünü, Çakıcı'nın kendisini aradığını, telefon numarasını herkesin bildiğini söyleyen Eyüp Aşık, 22.9.1998 günü, 65 milyon insanın önünde Alaattin Çakıcı ile defalarca görüştüğünü itiraf etmiştir.
Alaattin Çakıcı, emniyet güçleri tarafından yıllardır aranan birisidir. Yakalanabilmesi için 54 üncü Hükümet döneminde çeşitli operasyonlar yapılmış, yeri tespit edilmiş ve ABD'ye özel ekip gönderilmiştir. Tam bu sırada hükümet değişmiş ve 55 inci Hükümet göreve başlamıştır. Bu Hükümette Mesut Yılmaz Başbakan, Eyüp Aşık da Devlet Bakanıdı
r.55 inci Hükümetin göreve başlamasıyla birlikte, Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık, sanık olarak aranan Alaattin Çakıcı ile defalarca gizlice görüşmüş ve Başbakan Mesut Yılmaz'dan aldığı bilgiler doğrultusunda, hakkında düzenlenen operasyonları Alaattin Çakıcı'ya bildirmiş ve kaçması sağlanmıştır.
Nitekim, kasette yer alan konuşmalarda, Alaattin Çakıcı, Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık'a "kendisine kaç diye haber yollatanın Başbakan Mesut Yılmaz" olduğunu teyit ettirmiştir.
Bilindiği gibi, Türk Ceza Kanununun 296 ncı maddesinde "...bir kimsenin o cürümden istifadesini temine veya hükümetçe icra olunacak tahkikatı yanlış yola sevk etmeye yahut hükümetin araştırmalarına veya hükmün icrasına karşı faili gizlemeye yardım eder yahut hakkında yakalama veya tevkif müzekkeresi çıkarılmış olan bir kimsenin saklı bulunduğu yeri bildiği halde, yetkili mercilere derhal haber vermezse veya her kim bu cezaları istilzam eder bir cürmün eser ve delillerini yok eder yahut bunları değiştirir veya bozarsa... cezasına mahkûm ol
ur" hükmü yer almaktadır.Sanık olarak aranan, yeri tespit edilen ve yakalanması için ABD'ye ekip gönderilen Alaattin Çakıcı'nın yakalanmasını engelleyen, yerini değiştirmesi için ona haber verdiren ve veren Başbakan Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık, TCK'nın 296 ncı maddesine mümas bir suç işlemiştir.
Hükümetin yaptığı özelleştirmeler şaibe altındadır.
Alaattin Çakıcı'nın hangi işadamlarıyla temas halinde olduğu, hangi kamu görevlileriyle işbirliği içerisinde bulunduğu ve en önemlisi, hangi siyasilerle nasıl bir ilişki içerisinde olduğu, kasetlerden anlaşılmaktadır.
Alaattin Çakıcı'ya kırmızı pasaport hangi hesaplar yapılarak verilmiştir?
Çetelerle mücadele, Bakanlar Kurulunun öncelikli görevleri arasında bulunmasına rağmen, bu konuda gerekli önlemleri almayarak ve hakkında tutuklama müzekkeresi bulunan kişilerin kaçmasına yardım ederek hükümetin çetelerle ve mafyayla mücadelede izlediği genel siyasetin başarıya ulaşmasını önlemek suretiyle görevlerini kötüye kullanmışlardır.
Bu olumsuz gel
işmeler sonucunda hükümetle birlikte devlete olan güven sarsılmaya başlamıştır.Yukarıda açıklanan ve Türk Ceza Kanununun 240 ve 296 ncı maddelerine uyan eylemlerinden dolayı Başbakan Mesut Yılmaz ile Devlet eski Bakanı Eyüp Aşık hakklarında Anayasanın 100 üncü, TBMM İçtüzüğünün 107 nci maddelerince Meclis soruşturması açılması için gereğini arz ederiz.
Saygılarımızla.
1. Bayar Ökten (Şırnak)
2. Mehmet Fevzi Şıhanlıoğlu (Şanlıurfa)
3. Mehmet Selim Ensarioğlu (Diyarbakır)
4. Faris Özdemir (Batman)
5. Hayri Doğan (Antalya)
6. İlyas Yılmazyıldız (Balıkesir)
7. Cevdet Aydın (Yalova)
8. Veli Andaç Durak (Adana)
9. Halil Yıldız (Isparta)
10. Abdullah Aykon Doğan (Isparta)
11. İrfettin Akar (Muğla)
12. Mustafa Dedeoğlu (Muğla)
13. Haluk Yıldız (Kastamonu)
14. Ergun Özdemir (Giresun)
15. Saffet Arıkan Bedük (Ankara)
16. Fevzi Arıcı (İçel)
17. Nevfel Şahin (Çanakkale)
18. Tahsin Irmak (Sıvas)
19. Mustafa Çiloğlu (Burdur)
20. Saffet Kaya (Ardahan)
21. Mehmet Gözlükaya (Denizli)
22. Ayf
er Yılmaz (İçel)23. Ümran Akkan (Edirne)
24. Nihan İlgün (Tekirdağ)
25. İsmet Attila (Afyon)
26. Zeki Ertugay (Erzurum)
27. Doğan Baran (Niğde)
28. Mehmet Sağlam (Kahramanmaraş)
29. Mahmut Nedim Bilgiç (Adıyaman)
30. Mustafa Cihan Paçacı (Elazığ)
31. Ali Şevki Erek (Tokat)
32. Nahit Menteşe (Aydın)
33. Rıza Akçalı (Manisa)
34. Tayyar Altıkulaç (İstanbul)
35. Necmettin Dede (Muş)
36. Esat Kıratlıoğlu (Nevşehir)
37. Ünal Erkan (Ankara)
38. Ömer Bilgin (Isparta)
39. Mehmet Gölhan (Ankara)
40. Yusuf Bacanlı (Yozgat)
41. Kadir Bozkurt (Sinop)
42. Hayri Kozakçıoğlu (İstanbul)
43. Turhan Tayan (Bursa)
44. Salih Sümer (Diyarbakır)
45. Ergun Özkan (Niğde)
46. İ. Cevher Cevheri (Adana)
47. Abdülbaki Ataç (Balıkesir)
48. Ahmet Sezal Özbek (Kırklareli)
49. Meral Akşener (İstanbul)
50. Bekir Aksoy (Çorum)
51. İsmail Karakuyu (Kütahya)
52. Nurhan Tekinel (Kastamonu)
53. Mehmet Halit Dağlı (Adana)
54. Hacı Filiz (Kırıkkale)
55. Osman Çilsal (Kayseri)
56. O
sman Berberoğlu (Antalya)57. Ahmet Bilgiç (Balıkesir)
58. Turhan Güven (İçel)
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Anayasanın 100 üncü maddesinde ifade olunan "Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karar bağlar" hükmü uyarınca, soruşturma önergesinin görüşme gününe dair Danışma Kurulu önerisi, daha sonra Genel Kurulun onayına sunulacaktır.
Bir Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum...
2. — Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız ve 27 arkadaşının, Gümrük Müsteşarlığında meydana gelen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/297)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gümrük Müsteşarlığında birtakım usulsüzlüklerin söz konusu olduğu, gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanı Sayın Rifat Serdaroğlu'nun kanunlara aykırı atama yaptığı, gümrüklerdeki talan ve vurguna engel olmadığı ve gerekli denetimleri yapmadığı yolunda kamuoyunda yaygın kanaat oluşmuştur. Bu iddiaların araştırılması amacıyla, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.
Saygılarımızla. 21.10.1998
1. Hüseyin Yıldız (Mardin)
2. M. Ziyattin Tokar (Ağrı)
3. Ömer Özyılmaz (Erzurum)
4. Yaşar Canbay (Malatya)
5. Yakup Hatipoğlu (Diyarbakır)
6. Ahmet Karavar (Şanlıurfa)
7. Mehmet Sıddık Altay (Ağrı)
8. Maliki Ejder Arvas (Van)
9. Mehmet Bedri İncetahtacı (Gaziantep)
10. Fethullah Erbaş (Van)
11. Feti Görür (Bolu)
12. Osman Pepe (Kocaeli)
13. Mustafa Ünaldı (Konya)
14. Kemal Albayrak (Kırıkkale)
15. Saffet Benli (İçel)
16. Sait Açba (Afyon)
17. İsmail İlhan Sungur (Trabzon)
18. Mehmet Emin Aydınbaş (İçel)
19. Temel Karamollaoğlu (Sıvas)
20. İ. Ertan Yülek (Adana)
21. Musa Okçu (Batman)
22. Ahmet Derin (Kütahya)
23. Mustafa Baş (İstanbul)
24. Azmi Ateş (İstanbul)
25. Cemil Çiçek (Ankara)
26. Necati Çelik (Kocaeli)
27. Şeref Malkoç (Trabzon)
28. Abdullah Gencer (Konya)
Gerekçe :
Gümrük Müsteşarlığının Teşkilatı ve Görevleri hakkında 485 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde Gümrük Müsteşarlığının görevleri şu şekilde sıralanmıştır:
"Madde 2.- Gümrük Müsteşarlığının görevleri şunlardır:
a) Gümrük vergileri ile gümrüklere alınan diğer gelirlerin ve fonların tarhı, tahakkuk ve tahsilini sağlamak ve kontrol etmek,
b) Gümrük kontrolüne tabi kişi ve araçların muayene ve kontrolünü yapmak,
c) Gümrük denetimine tabi kişi, eşya ve araçların muhafazasını sağlamak,
d) Kara hudutlarındaki gümrük kapıları ile pasavan kapılarında ....... gümrük muhafaza görevleri ile kaçakçılığın men, takip ve tahkik görevlerini yerine getirmek" şeklinde devam etmektedir.
Ama, Gümrük Müsteşarlığı, yukarıda sayılan görevlerini hiçe sayarak birtakım usulsüz işlemlerin içine girmiştir.
Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri yaptıkları bir soruşturmada, 10.10.1990-31.12.1994 tarihleri arasında turistik kolaylıklardan yararlanarak ülkemize geçici olarak girmiş; ama, çıkışları yapılmamış 59 251 aracın akıbetlerinin meçhul olmasından Gümrükler eski Genel Müdürü Ramazan Uludağ'ın sorumlu olduğunu tespit etmişler. Gümrükler Başmüfettişliğince düzenlenen 2.5.1997 tarih ve 7 sayılı soruşturma raporu sonucu; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/1-c maddesi gereği aylıktan kesme cezası istendiği ve bu cezanın Gümrük Müsteşarlığınca uygun görülüp Devlet Bakanlığı makamının 22.5.1997 günlü ve 2502 sayılı onayıyla kesinleşmiştir.
657 sayılı Kanunun 132 nci maddesi gereğince "kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme ve kademe ilerlemesi cezası verilenler; valilik, büyükelçilik, müsteşar, müsteşar yardımcısı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı görevine atanamazlar" hükmüne rağmen, Sayın Ramazan Uludağ, Genel Müdürlükten alınması gerekirken, kanunlara aykırı bir şekilde Gümrük Müsteşarlığı görevine atanmıştır.
Ramazan Uludağ'ın, kendisine verilen aylıktan kesme cezasının kaldırılması için Devlet Bakanlığına yaptığı müracaatı üzerine, Devlet Bakanı Sayın Rifat Serdaroğlu tarafından, 3.7.1997 tarihli onayıyla, 11.7.1997 gün ve 600 sayılı yazıyla aylıktan kesme cezası kaldırılmıştır. Bakanlık makamı, 657 sayılı Yasa gereği itiraz mercii olmamasına rağmen, Bakan, bu cezayı neye dayanarak kaldırmıştır?
Diğer bir şaibeli atama da, hakkında, hayalî ihracattan rüşvete kadar pek çok iddiada bulunulan, sicili parlak olmayan İzmir Gümrük Muhafaza Başmüdürü Muharrem Karaduman'ın, Bakanlıkça, ihracatın yüzde 85'inin gerçekleştiği İstanbul Gümrük Başmüdürlüğüne atanmasıdır. Adı geçen şahıs yerine onun ardından İzmir Muhafaza Başmüdürlüğüne tayin olan Mehmet Yıldırım tarafından, önceki dönemde (Muharrem Karaduman döneminde) bazı şirketlerin, ihracatçı kredisi kullanabilmek için, tekstil mamulü ihraç ediyoruz diye boş kutu göndermeye teşebbüs ettiği (yani, hayalî ihracat yaptığı) ortaya çıkarıldı. Mehmet Yıldırım, Bakanlığa gönderdiği yazıda, hayalî ihracatı organize edenin Muharrem Karaduman olduğunu; ancak, suçun, profesyonel suç üstlenici Ayşe Balcı'nın üzerine yıkıldığını iddia etmişti. Mehmet Yıldırım'ın, daha sonra şaibeli bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi çok ilginçtir. Olay, üzerine gidilerek aydınlatılmaya muhtaçtır.
Gümrük Müsteşarlığı ve ona bağlı gümrük kapılarında oluşturulan gümrük çeteleriyle büyük vurgunların yapıldığı, birtakım idarecilerin görevlerini suiistimal ettiği ve gümrük kapıları, eş dost için bir iş kapısı olmaktan çok, saltanatını sürdürebileceği bir yer halini almış. 150 milyon maaş alan İpsala Gümrük Müdürünün, kızının düğünü için 5 milyar lira harcaması ve dolarların havada uçuşması, gümrük kapılarının kimlerin elinde olduğunun açık kanıtıdır.
Gümrük teftiş kurullarının, İzmir ve İstanbul'da bulunan birimlerinin Ankara'ya taşınacağı, Müsteşar Ramazan Uludağ imzalı genelgeyle bildiriliyor. Türkiye ithalat ve ihracatının yüzde 80'inin yapıldığı İstanbul ve İzmir'de teftiş kurulunun lağvedilmesiyle kaçakçılığın artacağına, denetimin zorlaşacağına dikkat çekmeye gerek var mı? Üstelik, teftiş kurulunun İstanbul'daki tarihi, Osmanlı İmparatorluğuna kadar gidiyor. İstanbul ve İzmir gümrüklerindeki denetimlerin sıklaştırılıp rüşvet olaylarının önlenmesi için çalışılacağı yerde, buraların tamamıyla denetimsiz bırakılması, ne amaçla olursa olsun, Devlet Hazinesine büyük zarar verecektir.
Ortaasya Türkî cumhuriyetlerinden Türkiye'ye okumaya gelen soydaşlarımıza, kanunla, bir hak olarak "Çeyiz Permisi" adıyla bedelsiz araba getirmelerine izin verilmiş. Bakanlığın, kanunla verilen bu hakkın yerinde kullanılıp kullanılmadığını araştırması ve
kötü niyetlilerin bu yolu suiistimal etmesini önlemesi, tabiî ki görevidir; ama, ilgili Bakanlığın bu araştırması, hakkın verilmesinden önceki aşamada yapılması gereken bir araştırmadır; fakat, Bakanlık, bu araştırmayı, hakkın verilmesinden önceki aşamayla sınırlandırmayıp, aynı zamanda, kanunlara aykırı bir şekilde yapmaktadır. Ailenin mahremiyeti ilkesi ihlal edilerek, Anayasanın, ailenin korunması ve özel hayatın gizliliği esasları ayaklar altına alınmaktadır. Çiftlerin evlerine girilmekte, birlikte yaşayıp yaşamadıkları çevreden araştırılmakta, balayılarını nerede geçirdikleri sorulmakta... ve çiftler, bu şekil sorularla taciz edilmektedir. Kanunla verilen bir hakkın kullanılması suçmuş gibi değerlendirmelerine neden olmaktadır. Bakanlık teşkilatının bu tür kanunsuz tavırlar içerisinde olmasına ilgili bakan seyirci kalmaktadır.İTKİB (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyoncular İhracatçılar Birliği) ile gümrük müdürlerinin müşterek çalıştıkları; gümrük müdürlüğünce İTKİB'e birim fiyat sorulduğunda, gerçeğe uygun değil de, istenen şekilde rapor verildiği örneklerle sabittir. İstendiğinde, bunlar da beyan edilecektir. Bu kurumun rüşvetle çalıştığı daha önce defalarca basına da yansımıştır.
Kamuoyunda yaygın şüpheler uyandıran yukarıdaki iddiaların araştırılması için Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması komisyonu kurulması gerekmektedir.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Meclis araştırma önergesi gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler sırasında bu husus karara bağlanacaktır.
Sözlü soru önergesinin geri verilmesine dair bir önerge vardır; okutuyorum :
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER (DEVAM)
7. — Konya Milletvekili Remzi Çetin’in, (6/1166) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/388)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 233 üncü sırasında yer alan (6/1166) esas numaralı soru önergeme yazılı cevap aldığımdan soru önergemi geri alıyorum.
Gereğini saygı ile arz ederim.
Remzi Çetin Konya
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.
Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:
8. — Van Milletvekili Fethullah Erbaş’ın, Adalet Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/389)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görevli bulunduğum Adalet Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Gereğini arz ederim. 2.11.1998
Fethullah Erbaş Van
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Danışma Kurulunun önerileri vardır; okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım:
IV. — ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. — (9/38) ve (9/39) esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin gündemdeki yeri, görüşme günü ve Genel Kurulun çalışma süresine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No: 140 Tarihi: 2.11.1998
Danışma Kurulunca aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.
Hikmet Çetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
FP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili Lütfü Esengün Uğur Aksöz
DYP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili Saffet Arıkan Bedük Metin Bostancıoğlu
CHP Grubu Başkanvekili Önder Sav
Öneriler:
1- 20.10.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun 20.10.1998 tarihli 9 uncu Birleşiminde okunmuş bulunan İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkındaki (9/38) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer alması ve görüşmelerinin Genel Kurulun 10.11.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.
2- 27.10.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun 27.10.1998 tarihli 12 nci Birleşiminde okunmuş bulunan Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkındaki (9/39) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında yer alması ve görüşmelerinin Genel Kurulun 10.11.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Öneriler üzerinde söz?.. Yok.
Yeniden ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım:
Öneriler:
1. 20.10.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun 20.10.1998 tarihli 9 uncu Birleşiminde okunmuş bulunan İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkındaki (9/38) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer alması ve görüşmelerinin Genel Kurulun 10.11.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir. (DYP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)
Buyurun efendim.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Sayın Başkan, söz istiyorum.
BAŞKAN – Söz isteyen arkadaşlarımızı tespit edelim efendim. Sayın Bedük, Sayın...
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Liste veriyoruz ya!..
BAŞKAN – Hepsinde liste... Siz de kalkmadınız ki!..
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Kalkmayacağız zaten.
Sayın Başkan, yöntem belirledik, liste veriliyor.
BAŞKAN – Efendim, o listeyi şöyle belirliyorduk: O anda birçok gruptan birçok milletvekili ayağa kalkarsa, o zaman bunları tespit etmek sıkıntı doğuruyor; o zaman, her gruptan en fazla 10 kişi bildirilsin dedik.
Baktım, Doğru Yol Partisi Grubundaki arkadaşların dışında kimse ayağa kalkmadı.
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Bu tarafa baktınız mı?!
BAŞKAN – Ayağa kalkmadınız.
Neyse efendim, daha bir şey geçmedi; bağırmanın da bir anlamı yok. Söz istiyorsanız isteyin efendim.
Sayın Başkan, söz istiyor musunuz?
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Hayır...
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Söz isteyenler ayağa kalksın efendim... Söz isteyenler elini kaldırsın.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, prensip kararı vardır; partiler arasında bir mutabakat vardır; ona uyuyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Güven, o zaman, böyle bir şeyde...
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, Sayın Güven'i dinler misiniz...
BAŞKAN – Efendim, ben dinledim Sayın Güven'i de...
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Hayır, söylemedi ki, neresini dinlediniz!..
BAŞKAN – Efendim, anladım da... Yani, şimdi, belki, bazı gruplar söz istemez. Ha, biz Başkanlık olarak görelim, eğer, her gruptan söz...
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Liste vereceğiz, öyle anlaştık...
BAŞKAN – Efendim?..
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Anlaşma var, anlaşma, daha önce...
BAŞKAN – Efendim anlaşma da... Yani, çok talep olursa, öyle anlaşma olur. Bakarsınız, bir soruşturma önergesi üzerinde söz isteyen... ("Yok, yok" sesleri)
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Hayır, hayır; öyle bir şey yok.
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Gruplarla mutabıkız Sayın Başkan.
BAŞKAN – Peki, efendim...
TUR
HAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, daha evvel bir anlaşma yaptık; liste veriliyor...BAŞKAN – Peki, Sayın Güven, anladım; ben, zaten o uygulamayı yapacağım; ama, bu arkadaşlardan söz isteyen çıkmadı.
Bu soruşturma önergesi üzerinde söz isteyen milletvekillerinin, her gruptan en fazla 10 kişi olmak üzere, saat 17.00'ye kadar Divana bildirilmelerini rica ediyorum.
İkinci öneriyi okutuyorum:
2. 27.10 1998 tarihli "gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun 27.10.1998 tarihli 12 nci Birleşiminde okunmuş bulunan Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu hakkındaki (9/39) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında yer alması ve görüşmelerinin, Genel Kurulun 10.11.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması ve görüşmelerin tamamlanmasına kadar çalışma süresinin uzatılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bu önergeye de aynı şeyi uyguluyoruz: Grupların, bu soruşturma önergesi üzerinde söz isteyen milletvekillerinin adlarını, 10 kişiyi geçmemek üzere, saat 17.00'ye kadar Başkanlığa bildirmelerini rica ediyorum.
Şimdi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır; önce okutacak, sonra işleme alacak ve sonra da oylarınıza sunacağım.
B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ
1. — Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin CHP Grubu önerisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulunun 2.11.1998 Pazartesi günü yapılan toplantısında siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, Grubumuzun aşağıdaki önerisinin, İçtüzüğün 19 uncu maddesi uyarınca, Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ederim.
Saygılarımla.
Önder Sav Grup Başkanvekili
Öneri: Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 9 uncu sırasında bulunan 719 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 6 ncı sırasına; 10 uncu sırasında bulunan 695 sıra sayılı kanun tasarısının, 7 nci sırasına; 12 nci sırasında bulunan 302 sıra sayılı kanun tasarısının 8 inci sırasına; 246 ncı sırasında bulunan 689 sıra sayılı kanun tasarısının da 9 uncu sırasına alınması önerilmiştir.
BAŞKAN – Öneri üzerinde söz isteyen?..Yok.
Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Anavatan Partisi ve Demokratik Sol Parti Gruplarınca, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş müşterek bir öneri vardır, onu okutacağım; yalnız, Cumhuriyet Halk Partisinin kabul edilen önerisine göre, gündemin 6, 7, 8 ve 9 uncu sıraları belirlenmiştir.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, sadece 5 inci sıra için bir öneri var.
BAŞKAN – Hayır efendim, sizin önerinizde, 5 inci sıra üzerindeki önerinizin dışında da var.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Evet.
BAŞKAN – O zaman, gündemin...
M. NECATİ ÇETİNKAYA(Konya) – Sayın Başkan, kabul edilmiş bir öneriyi tekrar...
BAŞKAN – Hayır efendim, bu, o öneri dışında; yani, kabul edilmiş öneriyi zaten yeniden işleme almıyorum. Anavatan Partisi ile Demokratik Sol Partinin verdiği öneriler içinde bu konulara yönelik olarak öne sürülen önerileri okutmuyorum, onun dışında kalanları okutup oylarınıza sunacağım.
Öneriyi okutuyorum :
2. — Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılmasına ilişkin ANAP VE DSP Gruplarının müşterek önerisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulunun 2 Kasım 1998 Pazartesi günü yaptığı toplantıda, siyasî parti grupları arasında oybirliği sağlanamadığından, gruplarımızın ekteki müşterek önerilerinin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz
ederiz.Saygılarımızla.
Uğur Aksöz Metin Bostancıoğlu ANAP Grup Başkanvekili DSP Grup Başkanvekili
Öneri:
Gündemin...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, bir defa, böyle bir uygulama yok.
BAŞKAN – Efendim?..
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Genel Kurul bir düzenlemeyi kabul etmiş...
BAŞKAN – Etti de...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Müsaade eder misiniz efendim.
BAŞKAN – Evet.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Farklı bir öneri getirdik.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Aynı konuları ihtiva eden, diğer tasarı ve tekl
ifleri de...BAŞKAN – Aynı konular dışında konular var.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Olmaz efendim...
BAŞKAN – Olur canım, niye olmasın...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Böyle olmaz Sayın Başkan...
Genel Kurulun iradesi orta yere çıkmıştır efendim.
BAŞKAN – Sayın Kapusuz, Cumhuriyet Halk Partisinin getirdiği öneride, 4 teklifin veya tasarının sırası belirlenmiş...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Tamam...
BAŞKAN – ... Ama, Anavatan Partisi ve Demokratik Sol Partinin getirdiği öneride de 10 tasarının sırası belirlenmiş. Biraz önceki oylamayla, o 4'ü sabitleşti; biz, şimdi, onların dışındakileri oya sunacağız.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Efendim, olur mu Sayın Kapusuz!.. Yani, şimdi, burada artık itiraz etmeyin...
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Sayın Başkan, Meclisin iradesi ortaya çıktı.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, bakınız, sizin bu yapmış olduğunuz, o bütünü parçalamak olur. O Grubun önerilerini, sizin, orada yeniden düzenleyip, bundan sonrası için böyledir diye bir yaklaşım kuramazsınız.
BAŞKAN – Sayın Kapusuz, Başkanlık olarak, biz, mesela, bir kanun tasarısı üzerinde gelen çeşitli önergeleri işleme koyarken, eğer, bir önerge içinde başka bir önergenin de belli kısımları kabul edilmişse, onu tekrar oya sunmuyoruz. Bu, bugün yaptığımız bir uygulama değil ki canım!..
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Böyle bir uygulama yok Başkanım.
BAŞKAN – Efendim?..
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Böyle bir uygulama yapamazsınız, İçtüzükte de yok.
BAŞKAN – Nasıl yok?!
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Grup önerisi bütün olarak okunur, kabul veyahut da reddedilir. Siz, bir grup önerisini parçalayarak "efendim, bunlar daha önce kabul edildi, bunlar kabul edilmedi" gibi bir uygulama yapamazsınız.
BAŞKAN – Nasıl yapamam canım?!
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Evet efendim... İçtüzükte böyle bir hüküm yok...
BAŞKAN – Efendim, olmaz şimdi...
TURHAN GÜVEN (İçel) – Kanun tasarı veya teklifinin maddesi değil ki...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Yok böyle bir şey, yok böyle bir uygulama...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Önerinin içe
riğini bilmedikleri için itiraz ediyorlar.BAŞKAN – Efendim?..
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Bizim vermiş olduğumuz öneri, o öneriden farklıdır; ondan farklı ilave edilen kanunlar vardır.
BAŞKAN – Tabiî, farklı ilaveler var; o bakımdan, zaten, farklı taraflarını oya sunacağım.
Sayın Kapusuz, burada bir hata yok.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, temel bir hukuk kuralı var: Teklifler tecezzi edilemez efendim, bölünemez; siz, bölme hakkına sahip değilsiniz.
BAŞKAN – Bu teklif değil ki; bu bir öneri...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Şu saatte, arkadaşlarımızın bir grup önerisi verme durumları da söz konusu değil. Önünüze verilmiş olan iki öneri var; biri kabul edilmiştir, bir başkasını uygulamaya koyamazsınız.
BAŞKAN – Sayın Kapusuz, bakın, öteki grupların verdiği öneride Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 272 nci sırasında bulunan 747 sıra sayılı kanun tasarısının 5 inci sırasına..." deniliyor; CHP'nin önerisinde bu yok; bunu, elbetteki işleme koyacağız.
ÜLKÜ
GÜNEY (Bayburt) – Doğru.BAŞKAN – Bu arada, CHP'nin önerisiyle paralellik arz eden önerileri geçtikten sonra, yine "63 üncü sırasında bulunan 412 sıra sayılı kanun tasarısının, 11 inci sırasına; 273 üncü sırasında bulunan 748 sıra sayılı kanun tasarısının, 12 nci sırasına; 212 nci sırasında bulunan 602 sıra sayılı kanun tasarısının, 13 üncü sırasına; 244 üncü sırasında bulunan 688 sıra sayılı kanun tasarısının, 14 üncü sırasına; 65 inci sırasında bulunan 274 sıra sayılı kanun tasarısı ve teklifinin, 15 inci sırasına; 81 inci sırasında bulunan 55 sıra sayılı kanun tasarısının, 16 ncı sırasına; 82 nci sırasında bulunan 56 sıra sayılı kanun tasarısının, 17 nci sırasına alınması önerilmiştir" deniliyor. Yani, burada, demin, 6, 7, 8, 9 uncu sıraları sabitleştirdik, bu öneri kabul edilirse, o sıralar sabit; ama, gündem buna göre düzenlenecek.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, müsaade eder misiniz... Bir söz verin de anlatalım.
BAŞKAN – Efendim, isterseniz okutalım; söz verelim arkadaşlarımız çıksın konuşsun.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, isterseniz usul yönünden bir müzakere açalım efendim.
BAŞKAN – Efendim, evvela bir öneriyi okutalım.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, varsayalım ki bu kanun tasarılarından birinin yeri değiştirilmiş olsaydı bu teklifte, kabul mu edecektiniz?
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Müzakere açın efendim, müzakere...
TURHAN GÜVEN (İçel) – Müzakere açın da söyleyelim...
BAŞKAN – O zaman, öneriyi okutalım da, lehte ve aleyhte konuşun.
Öneri:
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 272 nci sırasında bulunan 747 sıra sayılı kanun tasarısının, 5 inci sırasına; 63 üncü sırasında bulunan 412 sıra sayılı kanun tasarısının, 11 inci sırasına; 273 üncü sırasında bulunan 748 sıra sayılı kanun tasarısının, 12 nci sırasına; 212 nci sırasında bulunan 602 sıra sayılı kanun tasarısının, 13 üncü sırasına; 244 üncü sırasında bulunan 688 sıra sayılı kanun tasarısının, 14 üncü sırasına; 65 inci sırasında bulunan 274 sıra sayılı kanun tasarısı ve tekli
finin, 15 inci sırasına; 81 inci sırasında bulunan 55 sıra sayılı kanun tasarısının 16 ncı sırasına, 82 nci sırasında bulunan 56 sıra sayılı kanun tasarısının, 17 nci sırasına alınması önerilmiştir.BAŞKAN – Öneri üzerinde söz isteyen?..
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, aleyhte...
TURHAN GÜVEN (İçel) – Aleyhte...
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Lehte...
BAŞKAN – Sayın Esengün, buyurun efendim.
Süreniz 10 dakika.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Anavatan Partisi ve Demokratik Sol Parti Gruplarının önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum.
Öncelikle, Sayın Başkanın usule ilişkin yanlış tavrını, tutumunu veya uygulamasını dile getirmek istiyorum. Hepsi bir tarafa, bütün tartışmalar bir tarafa, ANAP ve DSP'nin şu önerisi kabul edildiği takdirde, gündemin 6 ncı sırasında, biraz önce kabul edilen CHP önerisindeki tasarı mı yer alacak, yoksa -biraz sonra oylanıp da kabul edildiği takdirde- bu önerideki tasarı mı yer alacak? Gündemin 5 inci, 6 ncı, 7 nci sıraları nasıl tanzim edilecek ben anlayamadım; zannederim anlayan milletvekili arkadaşımız da yok. Bunu, sadece Sayın Başkanın yanlış bir uygulaması olarak görüyoruz.
Geçen yasama yılında -aynen yaşadığımız bir olay olarak arz ediyorum- Fazilet Partisi Grubu olarak verdiğimiz bir öneri, diğer grupların önerisi Genel Kurul tarafından, oylanıp, kabul edildiği için, işleme konmamıştı ve doğru olan, usulüne uygun olan uygulama da o idi; ama, biraz önce CHP'nin teklifi kabul edildi, ona göre bir sıralama yapıldı; şimdi, aynı sıralamayı değiştiren, aynı sıraya yeni teklif veya tasarı getiren bir başka öneri görüşülüyor, oylanıyor; kanaatimce bunun oylanmaması, işleme konmaması gerekir idi; ama, bu yanlış uygulama da olsa, bazı düşüncelerimizi dile getirmek için söz aldım.
Muhterem arkadaşlar, yeni yasama yılına başladığımızdan bu yana bir ayı aşkın bir zaman geçti. İktidar partilerinin her zaman muhalefete karşı bir suçlaması var: "Muhalefet engelleme yapıyor, muhalefet Meclisi çalıştırmıyor." Oysa, gerçek şu ki, Meclisi asıl çalıştırmayan iktidar partileridir. Özellikle, yasamayla ilgili çalışmalar, bilindiği üzere, teamül haline geldiği üzere, her zaman Hükümetin isteği doğrultusunda ele alınır, Hükümetin istediği tasarılar görüşülür ve Hükümet ne isterse, Meclisten o çıkar.
Geçen ay boyunca, bir günde, sadece 3 tane uluslararası ikili anlaşma görüşüldü; özürlülerle ilgili -bizim de destek verdiğimiz- tek maddeden ibaret bir tasarı görüşüldü, onun dışında hiçbir yasama faaliyeti olmadı, hiçbir kanun tasarı ve teklifi görüşülm
edi. Bildiğiniz üzere, sadece RTÜK'le ilgili tasarı görüşüldü, onda da Meclisimiz güzel bir sınav verdi; bazı medya patronlarının isteği doğrultusunda dayatılmak istenen RTÜK tasarısı Meclisimizde milletvekillerimizin oylarıyla reddedildi.Şunu da hemen ifade edeyim: O, geçen hafta reddedilen RTÜK tasarısı içerisinde, ekran karartmanın yasaklandığına, sona erdiğine dair bir hüküm olması bir tarafa; televizyonların, ekranların temelli kapatılmasına dair hüküm vardı. Eğer, o tasarı geçen hafta yasalaşsaydı, işte asıl o zaman ekranların, televizyonların başına neler gelecekti, görecektik; ama, Meclisimizin, Yüce Heyetimizin basireti, o yanlış teklifin yasalaşmasına engel oldu.
Saygıdeğer arkadaşlar, Meclis gündeminde neler var; özellikle bilgilerinize arz etmek ve televizyonları başında bizleri izleyen halkımızın da bilgilenmesi için biraz temas etmek mecburiyetindeyim. Bakınız, gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" bölümünde tam 241 tane konu var; birbirinden önemli, Hükümetin denetimiyle ilgili, ülkemizde yaşanan birçok sıkıntının araştırılması, Mecliste genel görüşme şeklinde ele alınmasıyla ilgili verilmiş önergeler; ama, maalesef, Hükümet, özellikle İktidar partileri, bunların görüşülmesine yanaşmıyor.
Bunların içerisinde neler var; çok enteresan teklifler, öneriler var. Mesela, birisini arz edeyim: Her gün uğraştığımız, bütün kamuoyunun, medyanın, siyasî partilerin, Meclisin uğraştığı güncel bir konu. Erzincan Milletvekili Naci Terzi ve arkadaşlarının, mafyanın karıştığı iddia edilen kamu ihalelerini araştırmak amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi, gündemin 238 inci sırasında bekliyor.
Gündemin 197 nci sırasında bir başka önerge var. İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem ve 86 arkadaşının, Şişli Belediyesinde eski Başkan Gülay Aslıtürk döneminde yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı iddialarını araştırmak için kurulmasını istediği araştırma komisyonuna dair önerge; aylardan beri, bütün Danışma Kurulu toplantılarında, ısrarımıza rağmen -Şişli Belediyesiyle ilgili araştırma önergesinin görüşülmesi konusu- bir türlü kabul görmedi. Aynı konuda CHP'nin de bir teklifi var; o da 201 inci sırada bekliyor.
Sonra, sözlü sorular var. Bakınız, bugün itibariyle sözlü sorulardan 64 tanesi, Mecliste, bir defaya mahsus olmak üzere okunmuş; ama, hiçbir bakan tarafından cevaplandırılmamış; 5 tanesi de iki defa okunmuş olmasına rağmen, yine, cevaplandırılmamış ve şu anda, Meclis gündeminde 274 tane sözlü soru cevaplandırılmak üzere bekliyor.
Geçen ay sözlü soruları ne kadar görüştük; sadece bir gün de bir saat görüştük. Meclisin denetimle ilgili fonksiyonu, maalesef, bu kadar aza indirgenmiş durumda. Sözlü sorulara dahi ya zaman ayrılmıyor veya sayın bakanlar sözlü sorulara cevap vermek zahmetinde bulunmuyorlar.
Sonra ne var; 277 tane kanun teklif ve tasarısı var. Bakınız, dün, Danışma Kurulunda, bazı kanun teklif ve tasarılarının öncelikle görüşülmesi hususu ele alındı. Genelde itiraz edilmeyen; yani, hem CHP'nin hem DSP'nin hem ANAP'ın getirdiği teklifler genel
de itiraz edilmemesi belki icap eden teklifler; ama, geçmişten beri şunu gördük: Özellikle iktidar partileri, sürekli olarak gündemi değiştirdiler, sürekli olarak arka sıralarda olan teklifleri, tasarıları öne taşıdılar; ama, sonuçta, sahip çıkmadılar. Bunlardan hangileri var; işte bir örnek: Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve arkadaşlarının, geçmişte, askerliğini yapmamış olanların polis memurluğuna alınması şeklinde yapılan bir uygulamanın getirdiği bir sıkıntıyı gidermek için verdiği kanun teklifi var. 35 bin tane polis memuru askerliğini yapmamış; bunlar, görevi başında askerliğini yapsın diye, iktidar partilerinin getirdiği teklif, maalesef, şu anda, gündemin 3 üncü sırasında, yarım kalmış işler arasında yatıyor; gelin, şunu görüşelim; ama, yanaşmıyorsunuz. Siz, kendi getirdiğiniz teklife de sahip çıkacak durumda değilsiniz; çünkü, sizi yönetenler, idare edenler var.UĞUR AKSÖZ (Adana) – Komisyondan gelmedi.
LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – Sonra, kamu sendikaları var. Bakınız, geçen yasama yılında, şu memur sendikaları yasa tasarısını çıkaralım diye, gece 12.00'lere kadar, onbeş gün süreyle çalıştık; ama, yine, gelen baskılar, o tasarıyı da Mecliste yasalaştırma imkânını bizlere vermedi.
Şimdi, yeri gelmişken, memurların feryadı yükseliyor; haklı olarak, bu ay içerisinde sokaklara dökülecekler; çünkü, kış geldi, aç, susuz, çaresiz, yakacağını alamayan memurlar, hükümete seslerini demokratik yollarla duyuramadıkları için, şimdi, eyleme başlıyorlar.
Bakınız, çeşitli memur sendikalarından -bütün milletvekillerine geldi muhakkak- şu cumhuriyetin 75 inci yıldönümü dolayısıyla, şu memurlara birer maaş ikramiye verilsin diye teklifler geldi. Gerçekten güzel bir jest olurdu; ama, faize günde 28 trilyon lira bulan Maliyemiz, Hazinemiz, maalesef, şu memurlara, şu cumhuriyetin 75 inci yıldönümü dolayısıyla birer maaş ikramiye verme cesaretini veya inceliğini gösteremedi. Niye; para yok. Paralar nerede; paralar faize gidiyor, rantiyecilere gidiyor da onun için.
Sonra, yine, şu 75 inci yıl münasebetiyle bütün memurlara birer derece verilsin dendi, hiç kimse oralı olmadı. Disiplin affı dendi, yine oralı olunmadı. Sonuç itibariyle memurlarla ilgili sendika yasası şu anda gündemin 4 üncü sırasında bekliyor; şu yasayı, gelin, el ele verip bugün çıkaralım hem de, yarına da bırakmayalım; ama bunu çıkaracak iktidar yok.
Sonra, 5 inci sırada teşvikle ilgili teklif var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Esengün, size 1 dakika fazla verdim, 11 dakika verdim efendim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – Çeşitli illerin teşvik yasasından yararlanmasına dair teklif var ve belki bizim için en önemlisi de, yine Hükümet tarafından getirilmiş olmasına rağmen, yine sahip çıkılmayan, Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesindeki tadilatla ilgili tasarı. Bu, sizin tasarınız. Bir zamanlar Eşber Yağmurdereli için, Yaşar Kemal için getirdiniz; ama sonradan vazgeçtiniz. Niye; ola ki, bundan Kayseri Belediye Başkanı, İstanbul Belediye Başkanı istifade eder diye.
Sayın milletvekilleri, Türkiye demokratikleşecektir. Türkiye bu 312 nci madde engelini muhakkak aşacaktır; ama, gelin el ele verelim, bu şeref, bu 20 nci Dönem milletvekillerine, Millet Meclisine ait olsun. (FP sıralarından alkışlar)
Ağzını açana ceza veren, düşüncesini açıklayanı hapislerde süründüren, İstanbul gibi 10 milyonluk bir metropolde en büyük başarıyı göstermiş bir belediye başkanını haksız yere hapislere götüren bu 312 nci maddeyi...
BAŞKAN – Süreniz bitti efendim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – ... düzeltmediğimiz takdirde, yürürlükten kaldırmadığımız takdirde, o haksızlıkların, o yanlışlıkların, o zulümlerin maalesef ortağı oluruz; elimizde imkân var...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Süreniz bitti artık. 11 dakika verdim size, başka süre vermeyeceğim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – Sayın Başkan, 12 olsun, bitireyim.
BAŞKAN – Hayır, rica ediyorum... 11 dakika konuştunuz zaten.
LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – 12 olsun, bitireyim.
BAŞKAN – Efendim, zaten 11 dakika konuştunuz.
Teşekkür ederim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Devamla) – Gelin, el ele verelim Türkiye'nin
menfaatına olan tasarıları Meclisten geçirelim.Hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Esengün.
Şimdi, sayın milletvekilleri, aslında, bizim, Başkan olarak yaptığımız hatalı bir uygulama yok.
Sayın Esengün diyor ki, 6 ncı sıraya hangi kanun gelecek? 6 ncı sıraya Cumhuriyet Halk Partisinin önerisinde kabul edilen, 9 uncu sırada bulunan, 719 sıra sayılı yasa tasarısı gelecek.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Ama, burada kabul edilirse.
BAŞKAN – Efendim, onu çıkardık, o kısmı çıkardık. Yani Cumhuriyet Halk Partisi...
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sizin çıkarma hakkınız yok Sayın Başkan.
BAŞKAN – Efendim, lütfen oturur musunuz Sayın Esengün.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sizin hakkınız yok Sayın Başkan. Bu tutumunuza itiraz için söylüyorum. Sizin, bu grup önerisinde, istediğiniz maddeleri çıkarıp, yerine yenilerini koymaya hakkınız yok.
BAŞKAN – Hayır, hayır... Çıkarma hakkım yok da, Genel Kurulun kabul ettiği bir bölüm var, o bölümü ANAP-DSP önerisinin içinden çıkarı
yoruz.LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Hayır Sayın Başkan, İçtüzüğe uygun değil, bugüne kadar uygulamada da örneği yok.
BAŞKAN – Şimdi Sayın Esengün, bunu yalnız bugün yapmıyoruz ki... Bakın, Cumhuriyet Halk Partisinin getirdiği öneride 4 tane kanun tasarısının gündemdeki sırası belirlenmiş; ANAP ile DSP Gruplarının getirdiği öneride de, farz edelim, 10 tane kanun tasarı veya teklifinin sırası belirlenmiş. O 4 tanesi belirlenmiş; geriye kalan 6 tanesinin de sırasını, yerini belirliyoruz. Yani, bunda aykırılık y
ok. Rica ediyorum...Sayın Metin Bostancıoğlu, buyurun efendim. (DSP sıralarından alkışlar)
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; dün, Meclisimizin Danışma Kurulu bir toplantı yaptı. Bu toplantıya, Cumhuriyet Halk Partili Grup Başkanvekili arkadaşım, gündemin 9 uncu sırasındaki kanun tasarısının 6 ncı sırasına, 10 uncu sırasındaki kanun tasarısının 7 nci sırasına, 12 nci sırasındaki kanun tasarısının 8 inci sırasına ve Şanlıurfa'nın büyükşehir olmasıyla ilgili kanun teklifinin 9 uncu sırasına getirilmesini önerdi.
Bugüne kadar, Hükümette ve Danışma Kurullarında daima uyumlu olmaya çalışan ve bunda başarılı olan Demokratik Sol Partiyi temsilen ben de, halkımızın, 10,5 milyon köylünün, kendi nam ve hesabına tarımda çalışan köylü vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak bir maddelik bir kanun teklifinin 5 inci sıraya alınmasını önerdim. Bu önerime, Anavatan Partisini temsilen Grup Başkanvekili Sayın Uğur Aksöz katıldılar, Fazilet Partisini temsilen Grup Başkanvekili arkadaşım katıldı; Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili arkadaşım da, bu öneriye hem katıldılar hem de biraz önce geri çektikleri bir grup önerileri vardı, onun görüşülmesini istiyorlardı.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Öneri bizim ama.
METİN BOSTANCIOĞLU (Devamla) – Ne var ki, Anavatan Partisi Grup Başkanvekili arkadaşım, Cumhuriyet Halk Partisinin istediği tasarı ve teklifler sıraya konulduktan sonra, bunların ardına da, biraz önce okunan kanun tasarılarının sıralanmasını teklif etti.
Arkadaşlar, eğer bu Meclis çalışacaksa, siyasî nedenlerle...(CHP sıralarından gürültüler)
Sevgili milletvekilleri, bu millet bize verdiği görevin sonucunu bekliyor. İki parti oturmuş, hiçbir zaman tasvip etmediğim bir protokol yapmış, o sizi bağlar; ama, milletin bizden beklediği, halkın bizden beklediği kanunlar var. (CHP sıralarından gürültüler) Hem "sosyal demokratım" diyeceksin hem sosyal devlet olmanın gereği olan köylülere sağlık yardımı verilmesini gerçekleştirecek tek maddelik bir tasarıya "hayır" diyeceksin. Bu nasıl mümkün olur?!
Sevgili milletvekilleri, biraz önce bir tartışma açıldı "gündemin 6, 7, 8 ve 9 uncu maddeleri sıralandı, şimdi tekrar sıralama yapamazsınız" denildi. 6, 7, 8 ve 9'un sıralanmasına hiç kimse itiraz etmiyor, benim de itirazım yok; ancak, 5 inci sıraya, tarımda kendi nam ve hesabına çalışan köylülerimizin, 10,5 milyon köylünün sağlık yardımından yararlanmasını sağlayacak bir maddelik kanun teklifinin girmesini istiyorum, bunu teklif ediyorum. Bu, sosyal devlet olmanın amacıdır, gereğidir.
Türkiye Cumhuriyeti, bir sosyal devlettir. Sosyal devlet, yurttaşların sosyal durumlarıyla, refahlarıyla ilgilenen, onlara asgarî bir yaşam düzeyi sağlamayı ödev bilen bir devlettir. Sosyal devlet ilkesinin gerçekleşmesi, iktisadî ve sosyal yapıda gerekli değişiklikleri yapmakla mümkündür. Sosyal devlet olmak, sosyal demokrat nutuklarıyla mümkün olmaz, bu kanunlar çıkarak mümkün olur. (DSP sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
Anayasanın 56 ncı maddesinde ifadesini bulan, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içerisinde sürdürmesini, bu amaçla sağlık hizmetlerini planlayıp hizmet vermesini sağlamak da devletin görevidir. Devlet, bu görevini, kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak ya da onları denetleyerek ye
rine getirebilir.Sayın milletvekilleri, ülkemizde, çalışan insanlardan memurların ve memur emeklilerinin sağlık yardımından yararlanmaları kanunla düzenlenmiştir; işçilerin, işçi statüsünde olanların ve emeklilerinin sağlık yardımından yararlanması kanunla düzenlenmiştir; esnaf ve sanatkârların, kendi nam ve hesabına çalışan Bağ-Kurluların sağlık sisteminden yararlanmaları, imkân dahilinde, kanunla düzenlenmiştir.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Lehinde söz istiyorum.
METİN BOSTANCIOĞLU (Devamla) – Şimdi, tarımda kendi adına ve hesabına çalışan köylülerimizin sağlık yardımından yararlanması için, bu önerimizin kabul edilmesini, başta Doğru Yol Partili milletvekili arkadaşlarımdan -ki, kendi önerileridir- ve Fazilet Partili arkadaşlarımdan önemle istirham edi
yorum.TURHAN GÜVEN (İçel) – Altındakileri çekin, tamam.
METİN BOSTANCIOĞLU (Devamla) – Bu, sadece benim dileğim değil, vatandaşlarımızın dileğidir.
Sosyal devlet olmak için, işçi emeklilerinin tek göstergeden yararlanması, aynı işi yapan, aynı sürede çalışmış, aynı tavandan ücret ödemiş, 5 farklı statüden maaş alan işçi emeklilerinin maaşlarının düzeltilmesi gerekir. Bu bir yaradır.
İSMET ATTİLA (Afyon) – Getirin o zaman.
METİN BOSTANCIOĞLU (Devamla) – Sırada bu da var, bunu da getireceğiz.
Ba
şka... İş Kanununun ve Deniz İş Kanununun uygulanmaz hale gelen, komik hale gelen müeyyidelerinin, 98 ve devamı maddelerinin düzeltilmesi gerekiyor. Bunlar da gelecek. Tarım ve satış kooperatiflerinin sosyal yardım zammından kurtulması gerekiyor. Bunlar da gelecek. İşte, sosyal devlet anlayışımız, bu hizmetleri, bu kanunları getirmemizi gerektiriyor.Sizden, halkımız adına, bu, 5 inci sıraya gelmesini istediğim, sonra da Cumhuriyet Halk Partisinin teklif ettiği sıranın arkasına gelecek olan tasarılara olumlu oy vermenizi diliyor, saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bostancıoğlu.
Sayın Bostancıoğlu, önerinizin öteki kısımlarını geri mi çekiyorsunuz?
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Hayır efendim.
BAŞKAN – Peki.
Buyurun Sayın Güven.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bostancıoğlu'nu dinleme zevkine erince, zannettim ki, Türkiye'deki bütün meseleler çözümlendi. Yani, siz, gündemi, sekiz on maddeyle değiştireceksiniz; Türkiye'nin dağlar kadar büyüyen ve gün geçtikçe de büyümesi devam eden meselelerini, bu sekiz on tasarıyla çözeceksiniz.
Sayın milletvekilleri, bakınız, biz, burada, söylemekten usandık; ama, İktidar Partisi ve onun yanındaki diğer partiler, her hafta gündemi değiştirmekten usanmadılar.
Şimdi, evvela, Sayın Başkan, sizden başlamak istiyorum. Gündemdeki bazı kanun tasarı ve tekliflerinin sıralamasını değiştiren Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu öneri kabul edildi ve siz, bir tecezzide bulunuyorsunuz. Bir öneriyi tecezzi ettirmeniz mümkün değildir. Bir kanun tasarı ve teklifini görüştürmüyorsunuz. Siz, öbür partinin teklif ettiği grup önerisi üzerindeki maddeleri cımbızla alıp çıkarıyorsunuz, geride kalanları işleme koymaya çalışıyorsunuz. Bunun, hukukta, hakta, İçtüzükte yeri yoktur bir kere.
Bir başka olay daha... Şimdi, müşterek öneride, 5 inci maddeye -doğrudur- tarım işçilerinin, serbest çalışan işçilerin kanun tasarısı veya teklifi geliyor. Peki, 5 inci madde ne oluyor; siz, 5 inci maddeyi ne yapıyorsunuz?! Yani, evvela, prensibini koyalım ortaya.
Sayın Başkan, siz, bu öneriyi işleme koyamazsınız. Bugüne kadar yapılan tüm işlemlerde, bu öneri ile daha evvelki öneri arasında benzerlik de olsa, birtakım maddeleri ayrıcalık da kabul edilse, bu öneriyi işleme koymanız, İçtüzüğümüze göre mümkün değildir
; bu bir.İkincisi: Biraz evvel, bu Yüce Meclis iradesini ortaya koydu, irade tecelli etti; gündemi, bu konuda, tespit ve tayin etti. Sizin, bunu, bir kere daha değiştirmeye hakkınız yoktur. Neden; gündem tamamdır. Eğer, buraya, tek tek gelseydi, şu kanun tasarı veya teklifleri ayrı ayrı öneriler halinde gelseydi, belki işleme koymanız mümkün olabilirdi. Siz, dokuz on tane kanun tasarı ve teklifini, bir bütün olarak, bir çırpıda -biraz evvel kabul edilen öneriye karşı- tekrar işleme koymakla -belki yanlışlıkla veya bilemiyorum, samimi olduğunuza inanıyorum; bunu kabul buyurun- hata içindesiniz.
Gazete haberlerine göre söylüyorum. Sayın Başbakan "eğer 5 tane kanun tasarı ve teklifi bütçe görüşmelerine kadar çıkmazsa, altına imza attığım mutabakat zaptını yok sayacağım" diyor; yani, çok önem verdikleri 5 tane kanun tasarı ve teklifinin çıkmasını evvela Cumhuriyet Halk Partisinden istiyor, daha doğrusu, onları bir nevi tehdit içerisine sokmaya çalışıyor ve diyor ki: Bunu aybaşına kadar çıkarın; yoksa, attığım imzayı kabul etmiyorum.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Öyle bir şey demiyoruz.
TU
RHAN GÜVEN (Devamla) – Peki, Cumhuriyet Halk Partisi ne yapıyor; o kanun tasarılarını önümüze blok olarak getiriyor ve diyor ki: İşte getiriyorum; tamam mı... Hani, buna oy vermiyorsunuz?!. Anlaşmanız var, mutabakatınız var; gelin, şuna siz de oy verin de, size göre çok önemli, bize göre pek fazla önemli olmayan bazı tasarıları görüşme isteğinden vazgeçin. Siz, bunu da yapmıyorsunuz.Bakınız, şu gündemde, o kadar çok, değerli kanun tasarı ve teklifi var ki... Ehemmi mühimme tercih etmiyorsunuz. Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesiyle ilgili bir kanun teklifi verdim. Siz, çetelere karşı kavga mı vereceksiniz? Anlattım orada, kanun tekl
ifimde dedim ki: Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesindeki bu fıkra 1991 yılında düzenlenmiştir. Orada, bakın, dört beş tane suç işleyen bir çete üyesine en ağır cezayı veriyorsunuz o düzenlemeyle; halbuki, bir Türk vatandaşı, aynı kanunla, dört beş tane suç işlediği zaman her birinden ayrı ayrı mahkûm ediliyor. Yani, siz, çete kurmayı, çete üyesi olmayı teşvik mi ediyorsunuz bu kanunla, yoksa, engelliyor musunuz? Eğer, sizin, gerçekten çetelerle mücadele etme niyetiniz, kararlılığınız varsa, evvela, bu kadar önemli olan bir kanun değişikliğini getirin hemen, onu çıkaralım; gelin, herkesi çete üyesi yapmaya teşvik eden bu maddeden yararlanan insanları ortadan kaldırın.Bir başka olay: Geçen ayın altısında veya yedisinde, Yargıtay Başkanı çok önemli beyanlarda bulundu, yargının dertlerini tek tek dile getirdi. Hemen sarıldınız "doğrudur" dediniz. Hani yargıyla ilgili tek bir kanun teklifi burada; hani, onların sosyal ve diğer ilişkilerini yürürlüğe koyacak iyileştirmeler nerede? Bu konuda da bir kanun teklifi verdik; kartelci medyada, birkısım medyada, bu kanun teklifimiz tek satır olarak çıkmadı. Şimdi, siz bunları önemsemiyor musunuz? Bunları önemsiyorsunuz; ama, işinize gelmediği için mi yapmıyorsunuz, onu bilemiyorum.
Onun için, bakın, siz bu yükten kurtulmak mı istiyorsunuz; Hükümet istifa eder kuzu kuzu, o zaman bu meseleler kendiliğinden çözümlenir. Siz başka bir şey yapmayın. (DYP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, bu sosyal hakların iyileştirilmesi konusunda, Sayın Bostancıoğlu'na bir noktada katılıyorum. Kaldı ki, bu teklif, doğrudan doğruya, Doğru Yol Partisi tarafından gündeme getirilmiştir, çok değerli