DÖNEM : 20
CİLT : 64 YASAMA YILI : 4
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
10 uncu Birleşim
21 . 10 . 1998 Çarşamb
a
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – YOKLAMALAR
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1. – Genel Kurul salonunda elektronik sistemle yapılacak oylama ve yoklama işlemlerine ilişkin Başkanlık açıklaması
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, Türkiye’deki toplumsal sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması
2. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, orman köyleri ve ormancılık kooperatiflerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun cevabı
3. – Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, siyasî partilerimizin Mecliste uzlaşmacı bir ortam meydana getirmeleri konusunda alınacak tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Belçika’ya giden Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1748)
2. – Türkmenistan’a gidecek olan Enerji ve
Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1749)3. – Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Makedonya’ya yaptığı resmî ziyarete katılan milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1750)
V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Temmuz, Ağustos ve Eylül 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük MilletMeclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/24) (S. Sayısı : 755)
2. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
3. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
4. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının aynı mahiyetteki kanun teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)
5. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)
6. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)
7. – Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Giresun Milletvekili Turhan Alçelik ve 5 arkadaşının, Erzincan Milletvekilleri Tevhit Karakaya ile Naci Terzi’nin, Erzurum Milletvekili İsmail Köse ile Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu’nun, Elazığ Milletvekili M. Cihan Paçacı’nın, Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Bayburt Milletvekili Ülkü Güney, Demokratik Sol Parti Grup Başkanvekili Gaziantep Milletvekili Ali Ilıksoy, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve Şırnak Milletvekili M. Salih Yıldırım’ın, Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt ile Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Bolu Milletvekili Necmi Hoşver’in, Kastamonu Milletvekilleri Nurhan Tekinel ile Haluk Yıldız’ın, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, Artvin Milletvekili Hasan E
kinci ve 4 arkadaşının, Artvin Milletvekili Hasan Ekinci ve 4 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ali Topuz ve 7 arkadaşının, Aksaray Milletvekili Nevzat Köse’nin, Elazığ Milletvekilleri Ahmet Cemil Tunç, Ömer Naimi Barım ve Hasan Belhan’ın, Sıvas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, Kastamonu Milletvekilleri Hadi Dilekçi ile Fethi Acar’ın, Zonguldak Milletvekili Ömer Barutçu’nun, Tokat Milletvekili Ali Şevki Erek ve 3 arkadaşının, Sakarya Milletvekili Ertuğrul Eryılmaz’ın, Malatya Milletvekili Miraç Akdoğan’ın, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Samsun Milletvekili Nafiz Kurt ile Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Niğde Milletvekili Akın Gönen’in, Niğde Milletvekili Doğan Baran’ın, Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz ve 4 arkadaşının, Samsun Milletvekili Latif Öztek ve 2 arkadaşının, Kütahya Milletvekili İsmail Karakuyu’nun, Çorum Milletvekili Yasin Hatiboğlu’nun, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 17 arkadaşının, Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş ve 13 arkadaşının, Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün ve Çankırı Milletvekili İsmail Coşar’ın; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (2/1038, 2/1044, 2/1046, 2/1054, 2/1056, 2/1077, 2/1081, 2/1082, 2/1083, 2/1084, 2/1085, 2/1086, 2/1087, 2/1091, 2/1092, 2/1093, 2/1094, 2/1097, 2/1099, 2/1100, 2/1101, 2/1102, 2/1103, 2/1105, 2/1106, 2/1108, 2/1109, 2/1117, 2/1127, 2/1130, 2/1146, 2/1147, 2/1165, 2/1168) (S. Sayısı : 663)8. – Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına DairKanun Tasarısı ile Aydın Milletvekili Yüksel Yalova’nın, Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu (1/653, 2/430) (S. Sayısı : 420)
9. – 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun Tasarıları ve Adalet, İçişleri, Tarım, Orman ve Köyişleri, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/674, 1/694, 1/700, 1/705, 1/736, 1/740, 1/742, 1/762) (S. Sayısı : 690)
10. – Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan’ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile İş Kanununun Birer Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Malatya Milletvekili Ayhan Fırat’ın, Aydın Milletvekili M. Fatih Atay’ın, Trabzon Milletvekili Ali Kemal Başaran’ın, Kocaeli Milletvekili Bülent Atasayan’ın, Adıyaman Milletvekili Ahmet Çelik’in, Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (2/1104, 2/133, 2/284, 2/608, 2/837, 2/969, 2/1014, 2/1073) (S. Sayısı : 646)
11. – Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Raporu (1/668) (S. Sayısı : 556)
12. – Polonya Cumhuriyetinin Kuzey Atlantik Antlaşmasına Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma ve Dışişleri komisyonları raporları (1/728) (S. Sayısı : 749)
13. – Çek Cumhuriyetinin Kuzey Atlantik Antlaşmasına Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma ve Dışişleri komisyonları raporları (1/723) (S. Sayısı : 750)
14. – Macaristan Cumhuriyetinin Kuzey Atlantik Antlaşmasına Katılımına İlişkin Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma ve Dışişleri komisyonları raporları (1/727) (S. Sayısı : 751)
VI. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA BOŞ BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim
2. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim
3. – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim
VII. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün;
– Tigem’e bağlı bazı çiftliklerin özelleştirilmesine yönelik çalışmalara,
Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün;
– Çanakkale’deki buğday üreticilerinin sorunlarına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın yazılı cevabı (7/6033, 6049)
2. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün;
– Et ve canlı hayvan ithalatına izin verilip verilmeyeceğine,
Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın;
– Balya İlçesinin haşhaş ekim alanı kapsamına alınmamasının nedeni
ne,Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün;
– TMO’nde yapılan hububat alımlarına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın yazılı cevabı (7/6045, 6046, 6053)
3. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın;
– Atatürk Orman Çiftliğine,
Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın;
– Hayvansal ve zirai aletler kredisi alan çiftçilere,
Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın;
– Karaman’da meydana gelen dolu afetinden sonra Tarım Kredi Kooperatifine borcu ertelenmeyen bir şahsa,
Hatay Mill
etvekili Süleyman Metin Kalkan’ın;– Pamuk taban fiyatlarına,
İlişkin soruları ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın yazılı cevabı (7/6054, 6058, 6087, 6112)
4. – İçel Milletvekili Oya Araslı’nın, Tarsus’a TMO Ajansı açılıp açılmayacağına ilişkin sorusu ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın yazılı cevabı (7/6191)
5. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman Kültür Sitesi ihalesinin ne zaman yapılacağına ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/6200)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açıldı.
İçel Milletvekili Halil Cin, siyaset, sistem ve insan unsuruna ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.
Adana Milletvekili İ.Ertan Yülek'in, Türkiye'de şekerpancarı üretimine ve özel şeker fabrikalarının durumuna,
Manisa Milletvekili Hasan Gülay'ın, Tariş’in Ege Bölgesinde kuruüzüm ve pamuk alımlarına,
İlişkin gündemdışı konuşmalarına Sanayi ve Ticaret Bakanı E.Yalım Erez cevap verdi.
Irak'a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı'ya Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin'in vekâlet etmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı,
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığında TBMM'yi temsil edecek grubu oluşturmak üzere DSP Grup Başkanlığınca Sakarya Milletvekili Teoman Akgür'ün aday gösterildiğine ilişkin Başkanlık,
Tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın ve 39 arkadaşının, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Hamlesi Projesinin somut sonuçlarının bölge halkına yansıtılmamasının nedenleri ile GAP'ın bölge kalkınmasına olan etkisinin (10/292),
Yozgat Milletvekili İlyas Arslan ve 34 arkadaşının, Yozgat İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının (10/293),
Araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi;
Erzincan Milletvekili Naci Terzi ve 20 arkadaşının, mafyanın karıştığı iddia edilen kamu ihalelerini araştırmak (10/294),
Amacıyla birer Meclis araştırması,
Hatay Milletvekili Atilâ Sav ve 54 arkadaşının, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturduğu ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 313, 269, 240, 31 ve 33 üncü maddelerine uyduğu iddiasıyla İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkında bir Meclis soruşturması (9/38);
Açılmasına ilişkin önergeleri okundu. Meclis araştırması önergelerinin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırasında yapılacağı; Meclis soruşturması önergesinin de, Anayasanın 100 üncü maddesine göre, en geç bir ay içinde olmak üzere, Danışma Kurulunca tespit edilecek görüşme gününün Genel Kurulun onayına sunulacağı açıklandı.
Avrupa Parlamentosu Başkanının, Brüksel'de düzenlenecek olan 1. Avrupa-Akdeniz Parlamenter Forumuna TBMM'nin bir heyetle katılmasına dair davetine icabet edilmesine ve
Bazı milletvekillerinin izinli sayılmalarına,
İlişkin Başkanlık tezkereleri ile
Adalet eski Bakanı Mehmet Moğultay hakkındaki (9/36),
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer hakkındaki (9/37),
Esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 ve 2 nci sıralarında yer almasına ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerinin, Genel Kurulun 27.10.1998 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu,
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 276 ncı sırasında bulunan 749 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 11 inci sırasına, 277 nci sırasında bulunan 750 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 278 inci sırasında bulunan 751 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına, 270 inci sırasında bulunan 719 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü sırasına, 251 inci sırasında bulunan 695 sıra sayılı kanun tasarısının 15 inci sırasına alınmasına ve Genel Kurulun, 21.10.1998 tarihinden 1999 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının görüşmelerinin başlamasına kadar, çarşamba ve perşembe günleri 15.00-19.00, 20.00-24.00 saatleri arasında çalışmasına, çarşamba günleri sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek,
Önerileri;
Kabul edildi.
Başkanlıkça, değişen oranlar nedeniyle, Kamu İktisadî Teşebbüsleri ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunda bağımsız milletvekillerine birer üyelik daha düştüğüne ve aday olmak isteyen bağımsız milletvekillerinin Başkanlığa yazılı olarak müracaat etmelerine ilişkin duyurud
a bulunuldu.Gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmına geçilerek:
1 inci sırasında bulunan, Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ve 55 arkadaşının, İzmit Körfez Geçiş Projesi ihalesinde devletin zarara uğratılmasına göz yumarak görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla Başbakan A.Mesut Yılmaz (9/33),
2 nci sırasında bulunan, Konya Milletvekili Hüseyin Arı ve 56 arkadaşının, SSK Genel Müdürlüğünce 1996 yılında özürlülerin memurluğa alınması için açılan sınavda mevzuata aykırı ve usulsüz işlemler yapılmasına göz yumarak görevini ihmal ettiği ve kötüye kullandığı ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Mustafa Ku
l (9/34),Haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca birer Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergeleri üzerindeki görüşmeler tamamlanarak Meclis soruşturmalarının açılması ve Anayasanın 100 üncü maddesine göre, adçekme suretiyle belirlenecek üyelerden kurulacak komisyonların ikişer aylık çalışma sürelerinin, komisyonların başkanlık divanı üyelerinin seçimi tarihinden itibaren başlaması kabul edildi;
3 üncü sırasında bulunan, İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin ve 57 arkadaşının, SSK Genel Müdürlüğünce 1996 Aralık ayında yapılan sınav sonucunda göreve başlatılan personel hakkındaki hukuk dışı işlemlere göz yummak ve yanlı davranmak suretiyle görevini ihmal ettiği ve kötüye kullandığı ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/35) üzerindeki görüşmeler tamamlandı;
Meclis soruşturması açılmasının kabul edilmediği açıklandı.(9/34) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin görüşmeleri sırasında, Kocaeli Milletvekili Necati Çelik, Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül ile Erzincan Milletvekili Mustafa Kul'un konuşmalarında şahsına sataşmaları nedeniyle bir konuşma yaptı.
21 Ekim 1998 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 20.43'te son verildi.
Hasan KORKMAZCAN
Başkanvekili
Ahmet DERİN Ünal YAŞAR
Kütahya Gaziantep
Kâtip Üye Kâtip Üye
No : 12
II. – GELEN KÂĞITLAR
21.10.1998 ÇARŞAMBA
Tasarı
1. – Yüksek Öğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (1/832) (Anayasa ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)
Teklifler
1. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 31 Arkadaşının; Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1293) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)
2. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 31 Arkadaşının; Sosyal Sigortalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1294) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)
3. – Ankara Milletvekili Uluç Gürkan ve 10 Arkadaşının; 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1295) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)
4. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün; Yüksek Öğretim Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1296) (Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)
5. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün; Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun Teklifi (2/1297) (Adalet Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)
6. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün; Kamu Personeline İkramiye Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1298) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)
Raporlar
1. – Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununa Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/807) (S. Sayısı: 757) (Dağıtma tarihi : 21.10.1998) (GÜNDEME)
2. – Cumhurbaşkanlığı 1997 Malî Yılı Kesinhesap Cetvelinin Sunulduğuna İlişkin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Tezkeresi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (3/1614) (S. Sayısı: 753) (Dağıtma tarihi : 21.10.1998) (GÜNDEME)
3. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Sayıştay Başkanlığının 1997 Malî Yılı Kesin Hesabına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/23) (S. Sayısı: 756) (Dağıtma tarihi : 21.10.1998) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergesi
1. – Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt’un, Sinop İlinde sekiz yıllık kesintisiz temel eğitim ile ilgili olarak karşılaşılan bazı sorunlara ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1209) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1. – Bursa Milletvekili Yüksel Aksu’nun, ekmeği korumak amacıyla kullanılan ambalaj malzemesinin insan ve çevre sağlığını tehdit ettiği iddiasına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/6322) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)
2. – Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Giresun-Görele Tekel toptan satıcısının sözleşmesinin uzatılmamasının nedenine ilişkin Devlet Bakanından (Eyüp Aşık) yazılı soru önergesi (7/6323) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
3. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Bursa-Gürsu Millî Eğitim Müdürünün görevden alınmasının nedenine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6324) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
4. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, İstanbul Valisi’nin türban hakkındaki bir açıklamasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6325) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
5. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Meksika’nın başkenti Meksico City’de görevli olan Başkonsolos, Ataşe ve Sözleşmeli Sekreterin özel bir şirket kurdukları iddiasına ilişkin Dışişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6326) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
6. – Diyarbakır Milletvekili Sacit Günbey’in, Olağanüstü Hal Bölgesinde boşaltılan köy ve mezra bulunup bulunmadığına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6327) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
7. – Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük’ün, Türk Ticaret Bankasının özelleştirilmesi ihalesiyle ilgili talimat verilip verilmediğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6328) (Başkanlığa geliş tarihi : 19.10.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
21 Ekim 1998 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN
KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Ahmet DERİN (Kütahya)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 10 uncu Birleşimini açıyorum.
III. – YOKLAMA
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, elektronik sistemle yoklama yapılacaktır. Yoklama için 5 dakika süre vereceğim.
Sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını, bu süre içerisinde elektronik oy düğmelerine basarak bildirmelerini rica ediyorum.
Dünkü denemelerimizde olduğu gibi, elektronik sistemle yoklamada bulunduklarını veya oylamaya katıldıklarını tespit edemediğimiz arkadaşların, durumu yazılı olarak Başkanlığa bildirmelerini rica ediyorum; ancak, 5 dakika da Başkanlığa yazıyla bildirme süresi tanıyorum.
Yoklamanın tamamı 10 dakikada tamamlanacaktır. 5 dakika elektronik sistem, o sisteme giremeyen arkadaşlar için 5 dakika da ilave bir süre tanıyorum.
Şimdi, yoklama sistemini çalıştırıyorum.
ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Sayın Başkan, bu oylamada kimin katılıp katılmadığı belli olacak mı?
BAŞKAN – Belli olur tabiî; yazıcıdan da çıkar.
ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Hepsini böyle istiyoruz bundan sonra.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, elektronik sistemle yoklama işlemi bitmiştir. Otomatik olarak sistem kapandı. Bu süre içerisinde yoklamaya yetişemeyen arkadaşlarımın, 5 dakika içerisinde, yazıyla, Başkanlığa durumu bildirmelerini rica ediyorum.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, anlayamadık... İlave bir 5 dakika süre mi verdiniz efendim?
BAŞKAN – Başlangıçta verdim efendim.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Başlangıçta verdiniz!..
BAŞKAN – Evet.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – 5 dakika da doldu herhalde!
BAŞKAN – Hayır... İlk 5 dakikalık sürede elektronik sistemle yoklama yapılacak; bu arada tespit edemediklerimiz, isimlerini, ilave 5 dakika içerisinde bildirecekler. Bu hususu, arkadaşların itirazı üzerine, başlangıçta ifade etmiştim.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Oy kullanmada böyle değil Sayın Başkan. 5 dakika içerisinde ikisi beraber yapılacakken, Sayın Başkan, ilave bir 5 dakika süre daha verdi; olmadı, bir 10 dakika daha verebilir; çünkü, buradaki yönetim anlayışı, artık, keyfî hal almıştır!
BAŞKAN – Sayın Kapusuz, ifadelerinize dikkat edin!
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Evet Sayın Başkanım...
BAŞKAN – Ben, başlangıçta "5 dakika" dedim. Aslında, Başkanlık Divanında, yoklamalar için 10 dakika süre tespit edilmiş; arkadaşlar beni uyardılar. Onun üzerine, ben, 5 dakika içerisinde elektronik sistemin kapanacağını belirtip, yetişemeyen veya dünkü gibi, parmaklarıyla oylamaya katılamayan arkadaşlarımızın, 5 dakikalık ilave sürede de salonda bulunduklarını yazıyla bildirmelerini rica ettim; bu kadar basit. Keyfîlik bunun neresinde?!. Yoklamadan önce bunu söyledim, siz salonda değil miydiniz?!.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Böyle söylemediniz efendim.
BAŞKAN – Siz yoktunuz o zaman...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Dediniz ki, "5 dakika içerisinde hem elektronik oylama yapılacak hem de yoklamaya katılamayanlar pusula verecekler..."
BAŞKAN – Başlangıçta öyle ifade ettim; ama, itirazlar üzerine düzelttim; arkadaşlarımın taleplerini haklı gördüm. Yalnızca sizin talebiniz mi yerine getirilecek?!
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Biz de onu söylüyoruz Başkan. "Sayın Başkan başlangıçta söylediğini değiştirdi" dedik.
BAŞKAN – Keyfîlik yok efendim; 10 dakika...
Bir sistemde ilk defa yoklama yapıyoruz, birtakım aksamalar olacak; bunda keyfîlik aranır mı?! İyi niyetli bakın biraz da...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Efendim, siz, söylediğiniz şeyi değiştirdiniz, biz, onu hatırlattık sadece.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, ikinci 5 dakika için bir süre çalışması yok mu?
BAŞKAN – Ben saati takip ediyorum efendim.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Biz de takip ediyoruz Başkanım; ama, yok; saat yok...
BAŞKAN – Yoklama işlemi bitmiştir.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkanım, isimleri okuyun da, bakalım, arkadaşlar salondalar mı?.. Madem, yeni bir şeye başladık...
BAŞKAN – Sayın Güven, Başkanlığın yapacağı bildirimlere güven esastır. Herhangi bir şüpheli durum olursa, itirazlarınızı bildirme hakkını her zaman sizlere tanıyoruz.
Aslında, şu anda, Genel Kurul salonunda çoğunluğun bulunduğunu biliyorum; ama, bazı arkadaşlarımız yoklama sırasında katılmama iradesi gösterdikleri için, kayıtlara göre, toplantı yetersayısı bulunmuyor. Bu sebeple, birleşime ara vereceğim.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkanım, belirtiğiniz gibi, şu anda, salonda, yeterli sayıda milletvekili mevcut; o nedenle, sizin, gerçek olan duruma itibar etmeniz gerekirdi. Birtakım arkadaşlar elektronik cihazı kullanmadılar ve yoklama sırasında burada olduklarını da söylemediler; oysaki, siz, tespit ettiniz, bura
dalar.O nedenle, Başkanlık Divanının, bu konuyu yeniden karara bağlaması gerekir.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Değerli arkadaşlarım, Genel Kurul toplantı yetersayısı, cihazın tespit ettiği 142 rakamına göre -gönderilen pusulaları da ilave ettiğimiz ahvalde- bulunmamaktadır; tabiatıyla, yoklamaya geçtikten sonra, Başkanın göz kararıyla veya kendi kanaatiyle toplantıyı açma hakkı da ortadan kalkmış oluyor. Başlangıçta, buyurduğunuz gibi, ben, salondaki duruma göre "çoğunluk vardır; çalışmalara başlıyoruz" diye başlayabilirdim; ama, şüphelere ben de katıldığım için yoklamaya başladım. Yoklamanın sonuçları, şu anda, elimizdeki verilere göre toplantı yetersayısının bulunmadığını göstermektedir.
Saat 15.55'te toplanmak üzere, birleşime 30 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 15.18
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.55
BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN
KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Ahmet DERİN (Kütahya)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 10 uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Birinci Oturumda yapılan yoklama sonucunda, toplantı yetersayısının bulunmadığı anlaşılmıştı. Şimdi, tekrar, yoklamayla çalışmalarımıza başlayacağız.
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) ÇEŞİTLİ İŞLER
1. – Genel Kurul salonunda elektronik sist
emle yapılacak oylama ve yoklama işlemlerine ilişkin Başkanlık açıklamasıBAŞKAN – Sayın milletvekilleri, yoklama işlemini elektronik sistemle yapacağız. iki günden beri çalıştırdığımız sistemde, arkadaşlarımız, oylama konusunda yeterli deneyime sahip oldular. Yoklama konusunda bazı aksamalar var. Ben, öncelikle, çalışmalarımıza hiç ara vermeden, özel bir öğrenim ve deneme süreci olmadan, Genel Kurulun bu noktaya gelebilmiş olmasından dolayı duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Ancak, uyguladığımız sistem hakkında, arkadaşlarımızın yeterli bilgisi olmadığı için, bazı itirazlar da söz konusu olabiliyor. Bu sebeple, 5 Ekim 1998 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilleriyle yapılan toplantıda, yeni Genel Kurul salonunda elektronik sistemle yapılacak çalışmalara ilişkin tespit ve mutabakatları, sayın milletvekillerinin bilgisine sunmak istiyorum:
1. İlk haftalarda, açılış yoklaması için 10 dakika, istem üzerine yapılacak yoklamalar için 5 dakika
süre verilecektir.2. Yoklamada, toplantı yetersayısı bulunamaması halinde verilecek ara için mevcut uygulamaya devam edilecek, gruplara da sorarak, 1 saat içinde olmak kaydıyla, Başkanların takdirinde olacak.
3. Oylamalarda 5 dakika süre verilecek.
4. Yoklama süresince ve toplantı yetersayısı bulunamadığı hallerde yoklama pusulası verilmeyecek ve verilen pusulalar kabul edilmeyecektir.
5. Toplantı yetersayısı sağlanıp görüşmelere başlandıktan sonra gelen yoklama pusulaları kabul edilecek. Yani, burada, yoklama, süresi içinde tamamlanacaktır; ancak, daha sonra gelen kişiler, toplantı yetersayısını etkilememek üzere, o günkü Genel Kurul çalışmalarına katıldıklarını belirtmek bakımından pusula gönderebileceklerdir. Bu bakımdan, yoklamalarda, zamanında gelmek önem kazanmaktadır.
6. Oylama işlemi bittikten sonra oy kullanmak isteyen üyelerin oyları kabul edilmeyecek.
7. İstem üzerine kısa aralıkla yoklama yapılıp yapılmama hususu, hakkın suiistimaline mahal vermemek kaydıyla, Başkanların takdirinde o
lacak.8. İşaretle oylama, ihtilaflı ve itirazlı haller ile karar yetersayısının arandığı durumlarda elektronik sistemle, diğer hallerde ise, üyelerin el kaldırması suretiyle yapılacaktır.
9. Yoklama ve açık oylamalarda, süresi içinde sisteme giremediğini, yine süresi içinde ifade eden üyelerin talepleri, mükerrerliği kontrol edilmek kaydıyla dikkate alınacak; kontrolü mümkün olmayan işaret ve gizli oylamalarda dikkate alınmayacak.
10. Karar yetersayısının bulunamaması halinde, en fazla üç defa ve Başkanların takdirinde, makul sürelerle ara verilecek.
11. Karar yetersayısının aranılması istendiğinde, toplantı yetersayısı ne olursa olsun, sadece karar yetersayısına bakılacak.
Bu mutabakatlar çerçevesinde işlemleri yürütüyoruz.
Bir tek hususu tekrar hatırlatmam gerekiyor: Oylama için tanıdığımız süre içinde, elektronik sisteme giremeyen arkadaşlarımız, pusulayı Başkanlığa ulaştırmış olacaklar. Daha sonra verilen pusulaların geçerliliği yoktur.
Ayrıca, bugün de, sistemle ilgili herhangi bir bilgi isteyen arkadaşımıza, kulis kenarlarında bekleyen teknisyenler tarafından bilgi verilecektir ve yardımda bulunulacaktır.
III. – YOKLAMA
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, şimdi yoklamaya geçiyorum.
Yoklamanın süresi, burada da belirlendiği gibi, 10 dakika olacaktır.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, toplantı yetersayısı vardır -gösterge tablosunda da görüldüğü gibi, şu andaki duruma göre 211 katılım olmuştur- çalışmalara başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, Türkiye’deki toplumsal sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, gündemdışı ilk sözü, Konya Milletvekili Sayın Ahmet Alkan'a veriyorum. Sayın Alkan, Türkiye'deki toplumsal sorunlarla ilgili söz istemiştir.
Buyurun Sayın Alkan. (ANAP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakikadır.
AHMET ALKAN (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Toplumsal çürüme ve yozlaşmayla ilgili gelişmeler son günlerde öylesine yoğunlaştı ki, millet olarak, gelişmeleri takip etmekte zorlanır hale geldik. Bir yanda peş peşe yakalanan tinerci çocukların sebep oldukları facianın iki yüzü -birinci yüzünde sokağa terk edilen çocukların dramı, ikinci yüzünde bu çocukların katlettikleri masum insanlar ve toplumda uyanan derin infial- diğer tarafta, gazete sayfalarından, televizyon ekranlarından taşan mafya-işadamı-siyasetçi ilişkileri, kasetler, eroin-kumar-terör üçgeninden beslenip boy veren organize suç örgütleri... Zannedersiniz ki, Türkiye'de her şey kirlenmiş, her şey çürümüş, her şey bozulmuş... Bu doğru mu; elbette ki, hayır. Bu yargı ve yayılmak istenen kanaat, kendi kendimize millet olarak yapabileceğimiz en büyük haksızlık ve kötülük olur.
Türkiye'de organize suç elbette vardır, olmaya da devam edecektir. Büyük boyutlarda vardır. Boyutları nedir; bilemem; ama, en yetkili ağız, Sayın Başbakan
diyor ki...HACI FİLİZ (Kırıkkale) – Anlayamıyoruz Sayın Başkan...
BAŞKAN – Sayın Alkan, bir saniye efendim.
Değerli arkadaşlarım, Genel Kurul salonunda birtakım çalışma usullerimiz değişti; ama, görüşmeleri sükûnetle takip etme konusundaki kural devam ediyor. Arkadaşlarımız, kendi aralarında konuşma yaptıkları takdirde, kürsüdeki hatibi izleme imkânı kalmıyor.
NİHAN İLGÜN (Tekirdağ) – Evvela Sayın Başbakana söyleyin...
BAŞKAN – Bakanlar Kurulu sırasındaki arkadaşlarımın, görüşmelerine dışarıda dev
am etmelerini rica ediyorum.Buyurun Sayın Alkan.
AHMET ALKAN (Devamla) – "Bu ortaya çıkanlar, aysbergin su üzerindeki kısmı bile değil, sadece ucudur" diye, bir başbakan bunu söylüyorsa, olayların boyutları oldukça büyük demektir; ancak, son bir yıl içinde 43 organize suç örgütünün 800'e yakın mensubunun yakalanarak çökertilmesi, gerek bu konuya özel önem veren Sayın Başbakanın gerekse Sayın Hükümetin, organize suç örgütlerinin üzerine gitmekte ne kadar kararlı ve başarılı olduğunun göstergesidir.
Esase
n, bu toplumsal çürümenin boyutlarını ortaya çıkaran hadise de, bu çürümeden beslenen organize suç örgütlerinin üzerine kararlılıkla gidilmesi ve onların yakalanmasıyla ortaya çıkmıştır.Bu konunun kısa vadeli çözüme kavuşabilmesi için, acilen, örgütlü suçlarla mücadele yasasının çıkarılması gereklidir.
Bugün, benim dikkatlerinize sunmak istediğim konu, esasen bu sonuçlar değildir. Yani, bugün, organize suça dahil olmuş birtakım insaların yakalanması problemin asıl kısmı değil, olsa olsa sonucudur.
Bizd
en evvel bu süreci yaşamış toplumların serüvenini izlediğimiz zaman, polisiye tedbirlerle bu konunun nihaî çözüme kavuşturulamadığını, yakalananların yerini hemen yenilerinin, hem de daha çok sayıda aldığını görüyoruz; çünkü, geçiş dönemi toplumlarının temel problemlerinden birini, kırsal toplumdan kentli toplum yapısına geçişte ortaya çıkan toplumsal çözülme ve çürüme oluşturmaktadır.Bu ortamın oluşmasında, ülkenin geldiği kalkınma aşamasının beraberinde yaratacağı hareketlilik ve göçler ile yeni iskân ve yaşama tarzının doğru teşhis edilememesi ve bunlara önceden tedbir alınamaması etkin olmaktadır.
Kırdan kopan ve bir baskın halinde kente gelen büyük göçler sonucu, yeterli iş, konut, altyapı, sağlık, eğitim ve benzeri servislere sahip olmayan şehirlerimizle beraber, ülke yönetimi, bu büyük dönüşüme hazırlıksız yakalanmıştır. Buna, kültürel hazırlıksızlığı da eklediğiniz zaman, kent-kır karşılaşması, bir kapışmaya, giderek toplumsal bir hesaplaşmaya dönme eğilimine girmiştir.
Şimdi, bu süreçte oluşan sağlıksız köhne mekânlar, çöküntü bölgeleri, organize suça hem mekân olan hem de insan kaynağı sunan problem bölgelere dönüşmüşlerdir. Başta İstanbul olmak üzere, büyük şehirlerimizde çözümü zor bölgeler haline gelen bu mekânların sıhhileştirilmesi yanında, hızla büyümekte olan şehirlerimizde benzeri problemlerin yaşanmaması için gerekli tedbirler alınmadıkça, suç ve suçlu adedini, hukuk devletini ve kamu düzenini tehdit etmeyen minimal sınırlara çekmek mümkün olmayacaktır.
Önümüzdeki yirmi yıl boyunca, her yıl 1 milyon civarında insanımız şehirlere göç etmeye devam edecektir. Buna, 1 milyon civarında da yeni nüfus ilave olacaktır.
Nüfusunun yüzde 45'i tarımla beslenen bir ülkenin kalkınmış ülke olması mümkün değildir. O halde, bu yeni göçecek nüfusun hangi noktalarda yoğunlaşabileceği, hangi sektörlerde, nasıl istihdam edilebileceği önceden tahmin edilip, makro ölçekte süreç kontrol edilip yönlendirilemezse, korkarım ki, 55 inci Hükümetin bu başarılı mücadelesinden umduğumuz sonucu uzun vadede elde etme imkânı zorlaşacaktır. Bu başarının kalıcı olmasını istiyorsak, mahalli idareler, hukuk reformu, organize suçlarla mücadele kanun tasarılar gibi Yüce Meclisin gündeminde bekleyen ve hazırlıkları devam eden diğer kanun tasarılarını acilen çıkarmanın yanı sıra, Türkiye'de yeni bir kalkınma modelini tartışmaya açmalıyız.
Bünyesinde, devletin yeniden yapılandırılmasından, teşvik sistemini yeniden ele almaya; özelleştirmeden, Türkiye il sistemini ve onunla birlikte hizmet veren kamu kurumlarının görev, hizmet, anlayış ve sınırlarını yeniden tespite uzanan, şeffaf, katılımcı ve yerinden yönetimi esas alan bir kalkınma modelini hayata geçirmeye mecburuz. Ayrıca, şehirlerimizde yaşanan hızlı değişimin kontrol edilip, sağlıklı kent ve toplum yapısının sürdürülebilmesi için mahalli idareler bakanlığının kurulması, kanaatimce, önemli adımlardan biri olacaktır.
BAŞKAN – Sayın Alkan, konuşma süreniz bitmiştir efendim...
AHMET ALKAN (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkanım.
Sözlerimi, önümüzdeki on yılı kaybetmemek ve bu tedbirleri araştırmak üzere hazırlığını yaptığımız bir önergeye destek vermeniz dileğimi arz ederek ve bu uğurda mücadele veren bütün emniyet kuvvetlerimize minnetlerimi, şükranlarımı sunarak bitiriyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Konya Milletvekili Sayın Ahmet Alkan'a teşekkür ediyorum.
2. – Muğla Milletvekili Zeki Çakıroğlu’nun, orman köyleri ve ormancılık kooperatiflerinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Orman Bakanı Ersin Taranoğlu’nun cevabı
BAŞKAN – Gündemdışı ikinci konuşmacı, Muğla Milletvekili Sayın Zeki Çakıroğlu.
Sayın Çakıroğlu, orman köyleri ve ormancılık kooperatiflerinin sorunlarıyla ilgili olarak gündemdışı söz istemişlerdir.
Sayın Çakıroğlu, buyurun efendim.
ZEKİ ÇAKIROĞLU (Muğla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Meclisin kararıyla oluşturulan, ormanlarımızın, orman köylülerimizin sorunları ve orman yangınlarını araştırma ve önleme Araştırma Komisyonunun üyesi olarak, komisyon üyesi arkadaşlarımız ve Başkanımızla uyum içerisinde belirli çalışmalar ve incelemeler yaptık ve çalışmalarımızın sonuna doğru gelmiş bulunuyoruz. O raporda değerlendirilecek; ancak, önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerine başlanılacak olması, 1999 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılacak çalışmalarına temel teşkil etmesi ve önerilerimizi sunmak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, ormanlarımızın değerini, sorunlarını, orman köylülerimizin sorunlarını hepimiz bilmekteyiz. Bugün, ülkemizde 8,5-9 milyon arasında orman köylüsü yaşamakta. Yıllık gelirleri 300 dolar, kimi bölgelerimizde 60 dolara kadar düşen bu yoksul, cefakâr ve ormanları inatla, sevgiyle koruyan kesim, ne yazık ki, yeterli payı alamamakta ve onurlu bir yaşama kavuşamamaktadır. Bunun nedenleri var. Orman Genel Müdürlüğü, 1987 yılından bu yana, gereksinimlerini döner sermayeyle karşılamakta ve genel bütçeden pay alamamaktadır. Bunun yarattığı sıkıntıları hepi
miz bilmekteyiz. Bu noktada, çözüm önerilerini hemen sunmak istiyorum:1999 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı hazırlanırken, Orman Genel Müdürlüğü bütçesinin gelirler hanesine, mutlaka, genel bütçeden pay ayrılması gerekmektedir.
Yine, Orman Genel Müdürlüğünün yıllık cirosu üzerinden Hazineye yüzde 10 pay aktarılmakta; bunun kaldırılması gerekmektedir.
Yine, yasadan kaynaklanan, genel bütçeden orman köyleri kooperatiflerine ayrılması gereken -binde 1'den az olmamak üzere- payla ilgili olarak, daha önceki senelerde "bu sene uygulanmaz" geçici hükmü, maddesi eklenmekteydi. Bu konuda, mutlaka, binde 1'den az olmamak üzere, bütçeden fasıl ayrılması, kaynak aktarılması gerekmektedir. Değilse, yoksul, bu kadar insanımızın, kesimimizin sorunlarını çözebilmek, onlara ulaşabilmek, ne yazık ki, imkânsız hale gelecektir.
Bildiğiniz gibi, Orman Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürünün maaşı da dahil olmak üzere, yangınla mücadele harcamalarını ve yatırımlarının tamamını döner sermayeden karşılamaktadır. Oysaki, ormanlar, ulusal varlıklarımızdır; sadece ekonomik değil, ekolojik dengeleriyle yaşamın temel altyapısını oluşturması bakımından da ulusal varlıklarımızdır ve mutlaka korunması gerekmektedir.
Bunun ötesinde, 55 inci Cumhuriyet Hükümetinin Değerli Bakanına, bir yanlışlığın düzeltilmesi konusunda öneride bulunmak istiyorum: 55 inci Cumhuriyet Hükümeti döneminde, 98/11303 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla bir kararneme yürürlüğe girmiştir. Bu kararnameyle, tahsisli dikiliden ağaç satımı uygulaması getirilmiştir. Bunun doğruluğu veya yanlışlığını ilerideki süreçte tartışacağız; ancak, bu uygulama sürdürülürse -ki, şu anda görünen odur- burada, orman ürünlerinin yüzde 90'ını işleyen kooperatiflerimiz devredışı bırakılmış olacaktır. Bu düzenlemeyle, orman köyleri tüzelkişiliklerine ve köylü özel kişilere, tahsisli dikili satışı öngörülmüş. Bu durum, zaten zor koşullarda yaşayan kooperatiflerimizi -ki, birlik haline gelmiş ve gelmemiş 1 500 civarında kooperatifimiz vardır- oldukça zora sokmuş, güç durumda bırakmıştır.
Bu kon
uda önerimiz; tahsisli dikili ağaç satışı gerçekleştirilecekse, orman kooperatiflerimizin de bundan yararlanması gerektiğidir. Orman köylülerinin ekonomik durumları ortada; tahsisli dikili ağaç alma imkânları yok, ekipmanları yok. Yani, bu şartlar altında, altyapısı oluşturulmadan getirilen böyle bir uygulama, belirli çıkar gruplarının, orman köylüsünün sırtından, ormandan çıkar sağlamaktan başka bir sonuca ulaştırmaz bizi. O zaman yapılacak iş, orman köylülerine de düşük faizli ya da faizsiz kredi sağlamak, ekipmanla donatmak gerekli. Biz, bunları gerçekleştiremezsek, ülkemizde, her sene, 500 milyon metreküp; yani, Kıbrıs Adası büyüklüğündeki verimli toprak kitlemiz denizlere akmakta ve ülkemiz, her geçen gün, çöl olmaya doğru, hızla o tehlikeye doğru yürümekte. Bunun önüne geçmek gerekiyor.BAŞKAN – Sayın Çakıroğlu, konuşma süreniz bitmiştir efendim.
ZEKİ ÇAKIROĞLU (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkan.
Bu önerilerimin, önümüzdeki süreçte, bütçe çalışmaları sırasında dikkate alınmasını ve tahsisli dikili ağaç satışından kooperatiflerimizin de yararlandırılmasını diliyor, bunların olumlu şekilde sonuçlandırılmasını temenni ediyor; Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan, Muğla Milletvekili Sayın Zeki Çakıroğlu'na teşekkür ediyorum.
Gündemdışı konuşmayı cevaplamak üzere, Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu söz istemiştir.
Buyurun Sayın Bakan. (ANAP sıralarından alkışlar)
ORMAN BAKANI ERSİN TARANOĞLU (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Muğla Milletvekilimiz Sayın Zeki Çakıroğlu'nun, orman köylülerinin sorunları konusundaki konuşmasına cevap vermek için huzurunuzdayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin başında, başta Sayın Çakıroğlu olmak üzere, ormanların ve orman köylülerinin sorunlarını araştırmak maksadıyla kurulmasına Türkiye Büyük Millet Meclisince onay verilen komisyonumuza şükranlarımı ifade ediyorum. En samimî ve içten ifade etmek gerekirse, ormancılık konusunun siyasetüstü, insanlığın ortak bir sorunu olduğunu kabul ediyorum. Yasa çalışmaları açısından da, ormancılıkla ilgili yasa çalışmalarının bir Anayasa değişikliği kadar konsensüs gerektiren ve herkesin katılımıyla çıkması gereken yasalar olduğu şuurunda olduğumu da ifade etmek istiyorum.
Yine, sözlerimin başında, bugün, dünyanın orman varlığının dünya yüzölçümünün yüzde 26'sı olmasına karşın, Türkiye toprak varlığının yüzde 26'sı da hâlâ orman olarak ayakta duruyor ise, her şeyden önce, hepimizin, bu varlığın bugüne kadar gelmesinde, orma
n köylüsünün ormana olan sevgisini inkâr etmememiz ve her vesileyle de orman köylüsüne bu konuda şükranlarımızı ifade etmemiz gerekir. Çünkü, orman köylüsünün gönlü hoş olmadan ormanların gönlünün hoş olması mümkün değildir. Hepimizin ortak sorumlulukları, insanlığın ortak mirası olan bu doğal zenginlikleri gelecek nesil ve asırlara daha güçlendirerek taşıyacak isek; ancak, onun içinde yaşayan orman köylüsünün sorunlarına çare bularak taşıyabiliriz. Meclisimiz, bu komisyonda, siyasî parti tefriki yapmaksızın oluşturduğu ittifaklı çalışmalarıyla, hem ormana olan hem de köylüye olan ilgisini ortaya koymuştur.Sayın Çakıroğlu'nun ifade ettiği sorunlar, bütün partilerimizce kabul edilen, Orman Bakanı olarak benim de kabul ettiğim sorunlardır. Çağ, on sene önceki, yirmi sene önceki çağ değildir. Yapısı itibariyle dönersermayeli bir kuruluş olup, 1990'lı yıllardan sonra, dünyadaki gelişmelerden, duvarların yıkılmasından, Rusya'da sistemin değişmesinden sonra, 1990'lı yıllara kadar monopol olan Orman Genel Müdürlüğü, bugün, çok kuvvetli rakipler karşısında güçsüz bir yapıya kavuşmuştur; bunun neticesi olarak da orman köylüleri birtakım sıkıntılar çekmektedir. Bu, bir gerçektir. Dolayısıyla, bunun düzenlenmesi gerekmektedir. Sayın Çakıroğlu'nun ifade ettiği, yangın masraflarının dönersermaye bütçesinden karşılanıyor olması, yine, Hazineye hisse veriliyor olması, maliyetlerimizi, dolayısıyla ormancılık faaliyetlerimizi sıkıntıya sokmaktadır.
Bunların hepsinin çözüleceğine inanıyorum. Bu inancımı güçlendiren unsur ise, bütün siyasî partilerimizin komisyonda bu konuda ittifak etmeleridir. Bu ittifakları, bütçe ve Meclis çalışmalarına da yansıdığı takdirde, hem orman köylümüzün sorunu çözülmüş olacaktır hem de ormanlarımızla ilgili, geleceğe olan bakışımız çok daha kuvvetlenecektir.
Bu konuda, bugüne kadar gayret gösteren bütün komisyon üyelerine şükranlarımı sunuyorum. Meclis çalışmalarında da, parti tefrik etmeksizin, bu desteğin yanımızda olması gerektiğini ifade ediyor, Türk köylüsü, Türk ormancısı ve Türk ormancıları adına hepinize şükranlarımı sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplandıran Orman Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu'na teşekkür ediyorum.
3. – Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, siyasî partilerimizin Mecliste uzlaşmacı bir ortam meydana getirmeleri konusunda alınacak tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, gündemdışı üçüncü konuşmacı, Erzurum Milletvekili Sayın İsmail Köse.
Sayın Köse, siyasî partilerimizin Mecliste uzlaşmacı bir ortam meydana getirmeleri konusunda alınacak tedbirlerle ilgili gündemdışı söz istemiştir.
Buyurun Sayın Köse. (Alkışlar)
İSMAİL KÖSE (Erzurum) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkemizin, içeride ve dışarıda çok önemli problemlerle karşı karşıya olduğu, hepimizce malumdur. Bu millî meseleleri aşabilmemiz için, Türkiye Büyük Millet Meclisinde birlik ve bütünlüğümüzün sağlanması gerekmektedir. Bu birlik ve
bütünlük, tüm ülkeye bir heyecan getirmelidir. Yüce milletimizin bu millî heyecandan alacağı önemli hissiyat, şu anda, içerideki ve dışarıdaki bu meselelerin çözülmesinde destek olacaktır.Enflasyon, işsizlik, ekonomik durgunluk, malî piyasalardaki istikrarsızlık gün geçtikçe artmaktadır. Sosyal ve ekonomik kaynaklı bu problemler, tabiî olarak, toplumsal sorunları da beraberinde getirmektedir.
Milletimizi ayakta tutan millî ve manevî değerler, her geçen gün erozyona uğramaktadır.
Türk siyaseti çözüm üreten bir müessese olmaktan çıkmış, bizzat kendisi çözüm bekleyen bir sorun haline gelmiştir.
Değerli milletvekilleri, 78 yıllık Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinde, Mecliste, 300 adet gensoru ve soruşturma önergesi görüşülmüştür. Ancak, bu, 1995 yılından sonraki üç yıllık Meclisimizde 40 adet Meclis soruşturması ve gensoru önergesi görüşülmüştür. Bu rakamı gördüğümüzde, son üç yılda meşgul olunan meseleleri ortaya koymak mümkündür. Meclisin en önemli denetim mekanizması olan gensoru ve soruşturma önergeleri, siyasî partilerimiz arasında polemik ve düşmanlık aracı olarak kullanılma noktasına getirilmiştir.
Değerli milletvekilleri, Suriye meselesi, siyasetimizde millî bir mutabakat vesilesi olmalıdır. Kılıçlar kınına konmak suretiyle, daha seviyeli, daha ilkeli ve daha hoşgörülü siyasetin ortaya çıkarılmasına gayret sarf etmeliyiz.
Sağlık, adalet, mahallî idareler ve organize suçlar gibi meseleleri ülkemizin problemi olmaktan çıkaracak kanun tasarıları Meclis gündemine getirilmelidir.
Sağlıktaki olayları görmek için uzağa veya taşraya gitmeye lüzum yoktur; Sosyal Sigortalar Kurumunun Dışkapı'daki hastanesinin acil servisini ve yatakların boşalması için sedyelerde bekleyen hastaların durumunu görmek kâfidir. Yalnız, hastaların sıra bekleme konusundaki bu üzüntü verici durumlarının yanında, hastabakıcı, hemşire, ebe ve doktorlarımızın ücretleri ile hastanelerimizin araç ve gereç sıkıntılarını da göz önünde bulundurmak mecburiyetindeyiz.
Değerli milletvekilleri, adalet reformu kanunu çıkarılmalıdır. Adliye koridorlarındaki kavgaları her gün izliyoruz. Hâkimlerin ve savcıların masaları üzerinde yığılan binlerce dosyaya son verebilmek için, adalet reformunun bir an önce gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, şu günlerde, toprak bütünlüğümüze saldırıda bulunan PKK terör örgütü olaylarının, bizi, Suriye'yle savaş noktasına getirdiği günleri yaşıyoruz. Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulması konusunda, aynı ittifak içerisinde bulunduğumuz ve dostane ilişkiler içerisinde olduğumuz devletlerin Türkiye Cumhuriyeti Devletine nasıl baskılar yaptığı da, yine, hepimizce malumdur. Bir yandan Ortodoks çemberine alınmak istenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesi ve milleti, diğer yandan, toprağımızın ve bayrağımızın düşmanı olan PKK'ya yardım ve yataklık yapan komşulardan, yine, dost bildiğimiz devletlere kadar, ülkemizin ve milletimizin düşmanı olduklarını, bir daha, son olaylar ortaya koymuştur. Ne yapmamız gerekiyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Köse, konuşma süreniz bitmiştir efendim.
İSMAİL KÖSE (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkanım.
Bunu, ancak, birlik ve bütünlüğümüzü ortaya çıkarmamız sonucunda başarıya ulaştıracağız ve Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bizim bir araya geldiğimizi gören milletimiz, sınırlarımızda, Türk Ordusunun 250 bine yakın konuşlandığı bugünlerde, bu moralini, ordumuzun arkasına koyacaktır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem ülke yönetiminde hem krizlerde çare olmalı, başörtüsü gibi bir mukaddesimizin meselesi de Türkiye Büyük Millet Meclisinde halledilmeli (FP sıralarından alkışlar) bu mukaddesimiz, siyasî menfaat aracı olmaktan ve siyasî kavga aracı olmaktan çıkarılmalıdır.
Cumhuriyetimizin 75 inci yıldönümü münasebetiyle idrak edeceğimiz şu mutlu günlerde ve yarın, Müslüman Türk Milletimizin, yine, mutlulukla idrak edeceği, üç ayların başı olan, bir kandil gecesinin, inşallah, ülkemize hayırlara vesile olacağı inancıyla, Yüce Meclisimizin bu idrak içerisinde meselelere bakacağı inancıyla, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Erzurum Milletvekili Sayın İsmail Köse'ye teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekilleri, gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.
Gündeme geçiyoruz.
Cumhurbaşkanlığı tezkereleri vardır; okutuyorum:
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Belçika’ya giden Devlet Bakanı Işın Çelebi’ye, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanılığı tezkeresi (3/1748)
19 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
na"Avrupa Birliği, Genişleme, Çok Taraflı Ticaret Sistemi" konulu konferansa katılmak üzere, 18 Ekim 1998 tarihinde Belçika'ya giden Devlet Bakanı Işın Çelebi'nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu'nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Diğer tezkereyi okutuyorum:
2. – Türkmenistan’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1749)
17 Ekim 1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Hazar Geçişli Türkmenistan-Türkiye-Avrupa Doğalgaz Boru Hattı Projesinin Gerçekleştirilmesi ve Türkmenistan Doğalgazının Türkiye'ye Satışına İlişkin Anlaşmayı imzalamak üzere, 19 Ekim 1998 tarihinde Türkmenistan Cumhuriyetine gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in dönüşüne kadar; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonunun bir raporu vardır, okutuyorum:
V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Temmuz, Ağustos ve Eylül 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük MilletMeclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/24) (S. Sayısı : 755) (1)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Temmuz 1998 ayı başında mevcut para : 365 257 690 000
Temmuz, Ağustos, Eylül 1998 aylarında
Ziraat Bankasının aldığı para :
+ 9 549 182 611 000Toplam : 9 914 440 301 000
Temmuz, Ağustos, Eylül 1998 aylarında
Ziraat Bankasının harcadığı para :
– 9 711 815 811 000Ekim 1998 başında bankada mevcut para : 202 624 490 000
Türkiye Büyük Millet
Meclisi Saymanlığının Temmuz, Ağustos, Eylül 1998 aylarına ait hesapları incelendi:Temmuz 1998'de Ziraat Bankasındaki 365 257 690 000 Türk Lirası mevcudu ile Temmuz, Ağustos, Eylül 1998 aylarında Hazineden 9 549 182 611 000 Türk Lirası alınarak bankadaki hesaba yatırılan meblağın ceman 9 914 440 301 000 Türk Lirası olduğu, mevcuttan sarf olunan 9 711 815 811 000 Türk Lirası tenzil edildikten sonra, Ekim 1998 başında kasa mevcudunun 202 624 490 000 Türk Lirasından ibaret olduğu, Saymanlıktaki defterlerle sarf evrakının birbirine uygun bulunduğu görülmüştür.
Genel Kurulun bilgisine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa sunulur.
Mehmet Moğultay
İstanbul
Komisyon Başkanı ve üyeler
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci maddesine göre verilmiş bir tezkeresi vardır; okutup oylarınıza sunacağım:
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
3. – Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Makedonya’ya yaptığı resmî ziyarete katılan milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1750)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Vaki davete icabetle, 2-3 Ekim 1998 tarihlerinde Makedonya'ya resmî bir ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel'e refakat eden heyete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasamızın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
A. Mesut Yılmaz
Başbakan
Liste:
Yılmaz Karakoyunlu (İs
tanbul)Murat Karayalçın (Samsun)
BAŞKAN – Kabul edenler...
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Karar yetersayısının aranmasını istiyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Oylamaya geçtim efendim.
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Hayır efendim, karar yeter sayısının aranmasını istiyoruz. Yapmayın lütfen...
BAŞKAN – Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Geçmeden evvel istendi.
BAŞKAN – Oylamaya geçmiştim efendim, "kabul edenler" diye söyledim, "kabul edenler" diye oy almaya başlamıştım.
ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Hep böyle yapıyorsunuz Sayın Başkan; her zaman bunu yapıyorsunuz.
BAŞKAN – Şimdi, elektronik sistem dönemine başladık, o nedenle itirazınızı zamanında elektronik olarak yapacaksınız.
M. SALİH KATIRCIOĞLU (Niğde) – Siz de elektronik misiniz?!
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Oylamayı da elektronik yapalım o zaman.
BAŞKAN – Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
VI. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA BOŞ BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Dışişleri Komisyonunda boş bulunan ve Demokratik Sol Parti Grubuna düşen bir üyelik için, Sakarya Milletvekili Teoman Akgür aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum...
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Karar yetersayısının aranmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Şimdi karar yetersayısı arayacağım efendim.
Kabul edenler...
MEHMET EMİN AYDINBAŞ (İçel) – İtiraz otomatik cihazla yapılıyorsa, oylamayı da elektronik cihazla yapalım.
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Süs diye almadık Sayın Başkan, o cihazlara dünyanın parasını yatırdık.
BAŞKAN – Efendim, görüyorum, ben tespit ediyorum şimdi.
Eğer tespit edemezsek elektronik cihazla tekrarlarım, hiç merak etmeyin.
Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2. – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda boş bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düşen bir üyelik için Adana Milletvekili Tuncay Karaytuğ aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
3. – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen bir üyelik için Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Komisyonlarda görev alan değerli milletvekili arkadaşlarıma başarılar diliyorum.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, yerimden bir şey sorabilir miyim?
BAŞKAN – Buyurun.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Biraz önce bir uygulama yaptınız, işaretle oylamayı el kaldırılması suretiyle icra ettirdiniz. Acaba, bundan sonraki oylamalar böyle el kaldırılarak mı olacak, bu cihazla mı yapılacak? Bu konuya da usul olarak bir açıklık getirilirse, herhalde ona göre hareket etmek uygun olur. Yani, biz, oylamaya itiraz etmedik; ama, bundan sonraki usulünüzü bilelim, biz de ona göre hareket edeceğiz Sayın Başkanım. Neye göre yapacaksınız?
BAŞKAN – Oturumun başlangıcında, Sayın Meclis Başkanının başkanlığında yapılan toplantıda kararlaştırılmış olan tespit ve mutabakatları Yüce Meclisin bilgilerine sunmuştum.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – O zaman oylamalarda cihazı kullanacaksınız.
BAŞKAN – Burada "işaretle oylama, ihtilaflı ve itirazlı haller ile karar yetersayısının arandığı durumlarda elektronik sistemle, diğer hallerde ise üyelerin el kaldırması suretiyle yapılacak" yazıyor.
Şimdi, buradaki ihtilaf konusu, üyelerle benim aramdaki ihtilaf değil, Başkan ile kâtip üyeler arasındaki ihtilaflı hallerdir.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Hayır, öyle değil.
BAŞKAN – O sebeple, ben, işaretle oylama yolunu tercih ettim; ama, karar yetersayısı istenilen hallerde, karar yetersayısını uyguluyorsak, elektronik sistemle yapacağız.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Yani, biraz önceki uygulama usulüne uygun olmamıştır; bunu tespit ediyoruz; teşekkür ediyoruz.
BAŞKAN – Efendim, Başkanlık olarak ve Başkanlık Divanı olarak tespitimizi karar yetersayısının olduğu doğrultusunda belirlemiştik; sonuç da onu gösterdi; ama, usulü okudum, genel usulümüzü okuduk efendim.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Cihazla yapacağımız şeyi yapmamış olduk; buradaki karara göre, bundan sonra böyle uygulayacağız yani.
BAŞKAN – Şimdi, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlıyoruz.
V. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
2. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Pa
rtisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yerini almadığı için müzakere ertelenmiştir.
3. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, üzerindeki önergelerle birlikte, geçen birleşimde, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre komisyona geri verilmişti. Komisyon raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresi ertelenmiştir.
4. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının aynı mahiyetteki kanun teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)
BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Komisyon?.. Yerini almadığı için müzakere ertelenmiştir.
5. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631) (1)
BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporunun müzakerelerine başlıyoruz.
Komisyon?.. Yerini aldı. (FP ve DYP sıralarından alkışlar [!])
Hükümet?.. Yerini aldı.
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Komisyon demin yoktu!..
TURHAN GÜVEN (İçel) – İçeride oturup da, komisyon "var" veya "yok" olur mu?!
BAŞKAN – Geçen birleşimde, tasarının tümü üzerinde, Doğru Yol Partisi, Fazilet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi grupları adına konuşmalar yapılmıştı.
Şimdi, tasarının tümü üzerinde şahısları adına söz alan sayın milletvekillerinin isimlerini okuyorum: Ankara Milletvekili Gökhan Çapoğlu, Uşak Milletvekili Yıldırım Aktürk, Adana Milletvekili İ. Ertan Yülek ve Gaziantep Milletvekili Mehmet Bedri İncetahtacı.
İlk söz, Ankara Milletvekili Sayın Gökhan Çapoğlu'nun.
Sayın Çapoğlu, buyurun. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 10 dakikadır.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gönül isterdi ki, olması gerekirdi ki, bugün, bu Yasayı tartışmayalım. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)
Bugün yapacağım konuşmayı, 28 Mayıs için hazırlamıştım. 28 Mayıstan bu yana çok şey değişti ve özellikle son bir ay içerisinde, Türkiye'de, bizim uzun zamandır söylediğimiz, çete, medya, siyaset, ticaret arasındaki ilişkiler apaçık bir şekilde ortaya çıktı (FP ve DYP sıralarından alkışlar) ve böyle bir ortamda, Komisyon Başkanı, beş ay oturmadığı koltuğa bugün oturdu. Zannediyorum, bunu, halka anlatabilecekler; zamanlamayı halka anlatabilecekler. Türkiye, çok vahim bir dönemden, talihsiz bir dönemden geçiyor. Bugün önümüze getirilen yasa tasarısı, aslında, bundan altı yedi ay, hatta bir sene önce, 29 Kasım 1997'de Türkiye Büyük Millet M
eclisine sevk edilmişti. Sevkinin tek bir nedeni vardı; belirli medya, sermaye desteğiyle kurulan bu Hükümetin, o kesime diyet borcunu ödemesiydi. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Talihsiz olan, CHP'nin de o kesime katılarak, bu borcun ödenmesine katkıda bulunması. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)Bakın, tasarıda şu deniliyor... (DSP sıralarından "Senin kime borcun var" sesleri)
Benim kimseye borcum yok. (DSP sıralarından "var, var" sesleri) Benim tek borcum var, halka karşı borcum var. Yedibuçuk ay içerisinde, 55 ilde, hiçbir katkı olmadan, medya desteği olmadan kurulduk, seçimlere katılma hakkı kazandık; altı ay içerisinde, o partiyi kuran halk, onu da iktidara getirecek. (DSP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar [!])
Bakın, şunu belirtmek istiyorum...
YALÇIN GÜRTAN (Samsun) – Cem Boyner'den kötü olacaksın.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Devamla) – Şunu belirtmek istiyorum size; sözde tartışmanın kavramı, üstü şu şekilde örtülüyordu: "Efendim, televizyon sahipleri belli olsun; irtica yönünde yayınlar yapılıyor..." Yasanın gerekçesinde deniliyor: "Nama yazılı olacak hisseler..."
Bakın, ben size, var olan, mevcut yasayı okuyorum; değiştirilmek istenilen 29 uncu maddenin ikinci fıkrası: "Özel radyo ve televizyon kuruluşları anonim şirket olarak kurulurlar. Sermaye Piyasası Kurulu bu anonim şirketler, ortak diğer şirketlerin hamiline yazılı hisselerini nama yazılı hale getirmelerini ister." Zaten, yasada var bu. Yani, öne sürülen gerekçe, tamamen aldatmaca bir gerekçe.
Peki, bu tasarı neden bugün getirildi? Medyada bazı el değiştirmeler olduğu gibi, Danıştayda bazı enerji ihaleleri bekliyor ve bunlar medya kuruluşlarına dağıtılacak. Medya kuruluşlarının bu yasaya göre bu ihaleye girmemeleri gerekirdi; çünkü, yasanın 29 uncu maddesinin onbirinci fıkrası diyor ki: "Türkiye'de gazete çıkaran gerçek ve tüzelkişiler ile basınla ilgili mevzuata göre gazete sahibi olanlar bir arada yüzde 20'den fazla hisse sahibi olamazlar." Onuncu fıkra da şunu söylüyor: "Belirli bir özel radyo televizyon ku
ruluşunda yüzde 10'dan fazla hissesi olanlar Devletten, diğer kamu tüzelkişilerinden ve bunların doğrudan veya dolaylı olarak katıldıkları teşebbüs ve ortaklıklardan herhangi bir taahhüt işini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kabul edemezler ve menkul kıymetler borsalarında muamelede bulunamazlar." İşte, değiştirilmek istenen esas madde budur; 29 uncu maddede, bu fıkra kaldırılarak, enerji ihalelerine giren medya kuruluşlarının önü açılmak istenmektedir ve Türkiye'de, medya, siyaset, ticaret arasındaki ilişki ve son bir ayda da bunlarla çeteler arasındaki ilişki gün ışığı gibi ortaya çıkmıştır.İşte, bugün oylamak durumunda olduğumuz... Ben inanıyorum ki, bu Meclisten, bunu reddedecek, ülkesini seven, dürüst bir çoğunluk çıkacaktır. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Bu yasada getirilen diğer bir değişiklikle, biraz önce okuduğum, yüzde 20'sinden fazlasına sahip olmama koşulu kaldırılıyor; bunun yerine, izlenme oranı gibi, güvenilirliği olmayan, ölçme zorlukları olan bir koşul getiriliyor. Eğer, şimdiki yüzde 20 oranının yeterli olmadığını düşünüyorsanız ve eğer, tekelleşmeye karşıysanız, o zaman, gelin, hem sahiplik hem de izlenme oranları koşullarını birlikte kullanalım; ama, bu yüzde 20 sahiplik koşulunu kaldırmayalım bu yasadan. Tabiî, esas gerekçe, biraz önce belirttiğim gibi, 29 uncu maddenin onuncu fıkrasının kaldırılarak, devletten ihale alma konusundaki kısıtlamanın ortadan kaldırılmasıdır. Türkiye'de, medya sahipleri, âdeta, medya sahibi olmayı kendi ticarî çıkarlarını ilerletm
enin bir koşulu olarak öngörmeye başlamışlardır ve son bir ayda medyadaki el değiştirmeler de bunun çok açık ve Türkiye için çok tehlikeli bir örneğidir.Bu yasa tasarısının getirdiği üçüncü bir değişiklik ise, Hükümetin kontrol ettiği ve tamamen siyasî bir organ olan Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna televizyonları süresiz durdurma yetkisi vermesidir. Hiçbir yargı kararı olmadan, siyasî bir organa televizyonları süresiz kapatma yetkisi vermek, ne demokrasi ne hukuk ne de medya özgürlüğüyle bağdaşır. Bu, hukuka değil, hukuksuzluğa bağlılıktır. Şunu açık olarak belirtmek istiyorum: Ülkemizin bütünlüğünü, cumhuriyetin temel niteliklerini, toplumumuzun hoşgörü sınırlarını ve manevî değerlerini ihlal edecek nitelikteki yayınlar, mutlaka sıkı bir yargı denetimine tabi olmalıdır; burada, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, konuyu yargıya taşıyacak yetkilerle donatılmalıdır. Bu yasa tasarısı, Türk demokrasisinin geleceğine vurulacak en büyük darbedir; yani, bugün yapılmaya çalışılan, alelacele getirilmeye çalışılan, beş ay bekletilip bugün gündeme getirilen olay, aslında, sivil bir darbe niteliğindedir; (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) zaten, gelişmemiş ve kurumsallaşmamış olan demokrasimizin daha da yozlaşmasına ve güdükleşmesine neden olacaktır. Eğer, medyayla ilgili değişiklik yapacaksak, gelin, medyada -zaten var olan- tekelleşmeyi önleyecek, medya çalışanlarının haklarını koruyacak RTÜK'ü siyasî bir organ olmaktan çıkaracak değişiklikler yapalım. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
S
ayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa tasarısı, gaflet ve dalalet içindeki bir Hükümetin, yandaşlarının itelemesiyle (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) demokrasimizi tamamıyla görüntü haline getirme çabasıdır...BAŞKAN – Sayın Çapoğlu, 1 dakikalık süreniz kaldı efendim.
GÖKHAN ÇAPOĞLU (Devamla) – Bir iktidar uğruna, hiçbir hükümetin, hiçbir çoğunluğun, hiçbir siyasî partinin, demokrasiye ihanet etme hakkı yoktur. Biraz sonra yapacağımız tarihî oylama, demokrasimizin geleceği içindi
r, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onuru içindir.Hepinize saygılarımı sunuyorum. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN – Ankara Milletvekili Sayın Gökhan Çapoğlu'na teşekkür ediyorum.
Söz sırası, Uşak Milletvekili Sayın Yıldırım Aktürk'te.
Buyurun Sayın Aktürk. (ANAP sıralarından alkışlar)
YILDIRIM AKTÜRK (Uşak) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Muhterem milletvekilleri, benim için, Parlamentoya dahil olduğumdan beri yaşadığım en üzücü, ama en kritik dakikalar; sizlerle bir şeyleri, beni bildiğiniz gibi, doğruca, şeffafça, berrakça tartışmak istiyorum.
H. UFUK SÖYLEMEZ (İzmir) – Dinle Mesut Bey, dinle!..
YILDIRIM AKTÜRK (Devamla) – RTÜK Yasası, bir sene evvel Meclis Başkanlığa geldi; daha sevkiyatından itibaren, baştan sona bir fiyaskodur ve kitabı yazılacak, örnek olacak, yüzkarası bir tatbikat olayıdır. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Birincisi, Anayasamız, İçtüzüğümüz, Meclise sevk edilen bir yasa tasarısının genel gerekçesinde, saklamadan, gizlemeden, etraflıca, neyin ne olduğunun açık seçik ortaya konulmasına amirdir; fakat, bu genel gerekçeyi okuduğunuzda, bu yasanın hangi amaçla getirildiği konusunda en ufak bir fikriniz olmaz, tamamen çarpıtma, yanlış yönlendirme ve saptırma şahikasıdır ve bu anlamda, Meclis Başkanlığını fevkalade hatalı bir davranışından dolayı kınıyorum. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Meclisimize, Bakanlar Kurulunun bütün üyelerinin, Başbakanımızın da imzasıyla gelen bir belge; maalesef, arkadaşlarımızın çoğunluğu tarafından, bu doküman, her bir sayın bakan, imzası olan bakan tarafından okunmuş, anlaşılmış, vicdan muhasebesi yapılmış, tartılmış ve ondan sonra imzalanmıştır diye bir varsayımla ele alınmak istenmektedir. Halbuki, Türkiye şartlarında, özellikle 39 bakanın olduğu kalabalık bir Bakanlar Kurulunda, Bakanlar Kurulu kararlarının nasıl alınıp Meclisimize sevk edildiğinin çok güzel bir örneğidir. İddia ediyorum, bu yasa tasarısını bihakkın okumuş bir tek bakanımızı bulamadım... (FP ve DYP sıralarından "Brav
o" sesleri, alkışlar)RTÜK Yasası, Anayasa değişikliğini de içerdiği için, Anayasa Komisyonumuzdan çıkmış orijinal bir yasaydı. Onun için, usul gereği deniliyor ki: "Meclis Başkanlığı da yasanın ilk çıktığı yere bunu gönderir." Ben, bu usulü de tartışmaya açmak istiyorum; şöyle ki: Mecliste bir ihtisas komisyonu olan Plan ve Bütçe Komisyonu var ve burada, bu yasada öngörülen ana maddeler üzerinde ihtisas sahibi arkadaşlarımız, çağırdığında dinlediğini anlayabilen ve dolayısıyla, ekonomik boyutları açısından da Meclisimize ışık tutacak teknik çalışmayı yapacak kadrolar var; ama, her nedense, Anayasa Komisyonumuza geldi ve şiddetli talebimize rağmen Plan ve Bütçe Komisyonuna intikal ettirilmedi ve hiçbir şekilde bir uzman görüşü alınmadan aşağıya, Genel Kurula indirildi. Ondan sonra, burada tartışmalara başladık. Burada, tasarının geneli üzerindeki görüşmelerde, aylar önce tartıştığımızda öyle bir hava esti ki, yeterince bir konsensüs yok. Onun üzerine, gönül arzu ederdi ki, yasa tasarısı geriye çekilsin ve
enine boyuna olgunlaştırılıp, eğer ihtiyaç duyuluyorsa tekrar getirilsin. Hayır, öyle olmadı; en fazla konsensüs, uzlaşma aradığımız bir günde, elektronik oylamanın Meclisimize -bir noktada- kazandırıldığı bir günde, maalesef, ilk uygulama olarak, belki -içler acısı- yanlış bir tatbikata sürüklenmek üzereyiz.Sayın Ecevit'e sesleniyorum. Çok açıkyüreklilikle, son olan biteni, medya, mafya ve finans sektörü içindeki henüz anlaşılmaz bir sermaye dalgalanması hareketi olduğunu açıkladılar.
Sizinle ufak bir anımı paylaşmak istiyorum. Üç sene evvel, Londra'da gittiğim çok üst seviyede -dünya üst yöneticilerinin katıldığı- bir toplantıda Henry Kissinger -yıllarca Amerika Dışişleri Bakanlığı yapmış bir zat- bir saatlik konuşmasında, en can alıcı cümle olarak şunu söyledi: "2000'li yıllar iki tane 'M' ile şartlandırılacaktır. Birinci M, medya; ikinci M, mafyadır ve bunların birbiriyle ilintili olmadığı hiçbir zaman söylenemeyecek, iddia edilemeyecektir." (FP ve DYP sıralarından alkışlar)
Şimdi, hadiselerin bu kadar girift olduğu ve bugünlerde de kamuoyumuza bu kadar mal olduğu bir noktada, geliyoruz, değişiklik yapmak istiyoruz. Hangi yönde; tamamen ters yönde. Halbuki, bu yasa ilk çıktığında, anayasa değişikliğinden sonra, dünyada örnekleri neyse, Avrupa Yayın Birliği kuralları neyse, objektif yayıncılık neyse, mümkün olduğu kadar onu gerektiren bir yasa çıkarmaya gayret etmişiz.
Muhterem arkadaşlarım, toplumlarda, bir hâkim müessesesi var; hukuk sisteminde "hâkim teminatı" dediğimiz bir dürüstlük ilkesi var. Bu nedir; bir hâkim kürsüye çıktığında, ettiği yemine göre, karşısına gelen bir davada bütün bilimselliğini kullanarak, elini vicdanına koyarak doğru bildiği bir karar verecektir. Burada, hiçbir şekilde, kendisiyle ilgili bir taraf olma söz konusu olmayacaktır. Buna "hâkim teminatı" diyoruz. Aynı şekilde, malî sektörümüzde de, bankacılıkta da, bir banka kurucusu, hissedarı olmak için, bu derecede kaliteli "integrity" dediğimiz, karekterinde tartışmasız herhangi bir kılcal iz bile olmayan kişilikler aranır. Med
ya da aynı şekildedir; çünkü, medya, medya sahibinin borazanı değildir, eline geçirdiği bir silah değildir, medya sahibinin kullanacağı bir namlu değildir. (FP ve DYP sıralarından alkışlar) Bakın, halbuki, gayet açık şekilde ortaya konulan bir kuralla, bütün dünyada, medya mülkiyeti diğer iş sahalarından kesin bir şekilde ayrılmıştır. Yerine göre, bazı ülkelerde, gazete sahibiyseniz, kesinlikle aynı anda televizyon sahibi olamazsınız. Her ikisine birden sahip olan ülkeler vardır; ama, hiçbir şekilde sanayiin, ticaretin başka bir dalında kesinlikle işlem yapamazlar, sermaye piyasalarında işlemleri yasaktır; çünkü, ellerindeki medya mecmuaları, dergileri ve yayın organları kanalıyla "hissemiz prim yaptı, tavan yaptı" diye toplumu yanlış yönlendirme kabiliyetleri olur. Bu sakıncaları baştan halletmek için de, medya ile sermaye piyasasının ilişkisi kökten çözümlenmiştir. Halbuki, şimdi, yeni yasa tasarısında -işte, belli bir oran dahilinde- izlenme payı yüzde 30 diye getirilmiş. İzlenme payının yüzde 30 olması demek -bu daha evvel de tartışıldı, bilenler bilir- neredeyse bir tek şahsın Türkiye'deki bütün ulusal televizyonları eline geçirmesi demektir.BAŞKAN – Sayın Aktürk, konuşma sürenizin 1 dakikası kaldı efendim.
YILDIRIM AKTÜRK (Devamla) – Hâlâ izlenme payının yüzde 30'u aşmadığı, şu andaki örnekleme metotlarıyla ve izlenme payı ölçümleriyle sabittir. Bu anlamda, neredeyse monopole götüren bir sistem telkin ediliyor. Halbuki, mevcut yasa oldukça iyidir. Aslında, sermaye piyasası yasa tasarısını da Genel Kurula indirdik. Onun içerisine de, özellikle sermaye piyasası ile medya arasındaki ilişkileri düzenleyen güzel bir madde monte etme gayretlerimiz oldu. Plan ve Bütçe Komisyonuna fırsat verilseydi, burada da, bazı eksiklikler olsa bile, bunların düzenlenmesinin nasıl olacağı konusunda Genel Kurulumuzu yönlendirebilirdik; fakat, bu fırsat verilmedi.
Sayın Gökhan Çapoğlu'nun dediği gibi, bugün, tarihi bir gün. Hepimiz, başta Sayın Baykal olmak üzere -çünkü, burada, son günlerdeki kritik oylamalarda karar verici mevkide, mercide bir şahıs ve grup olarak, kendilerini en büyük yükün ağırlığı altında görüyorum- eminim ki, elimizi vicdanımıza koyduğumuzda, bunun bir parti çizgisi değil, partilerüstü bir memleket meselesi olduğunu kabul edeceğiz ve ona göre bir davranış biçimi sergileyip, bu ilk elektronik oylama uygulamamızda memleketimize yararlı ve hepimizin ileride iftihar edeceği ilk adımı atmış olacağız.
Hepinize saygılar sunuyorum. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN – Uşak Milletvekili Sayın Yıldırım Aktürk'e teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Aktürk konuşmasında, söz konusu kanun tasarısının Meclis Başkanlığı tarafından Anayasa Komisyonuna sevk edilmiş olmasını ve madde metni ile gerekçe arasındaki uyumsuzlukları ifade ederek, Meclis Başkanlığının işlemini eleştirdiler. Meclis Başkanlığı, Anayasa ve İçtüzük gereğince, kanun tasarı ve tekliflerine hangi ölçüde müdahale edebilir, bu açıktır. Zaten, bir kanun tasarı veya teklifinin komisyonlarda müzakere edilmesi, komisyon raporlarının Genel Kurulda ele alınması işlemleri, gerekçe ile madde metinleri arasında bir uyumsuzluk varsa, uyumun meydana getirilmesi amacıyla konulmuştur. Bunların inceleme mercileri, komisyonlar ve Genel Kuruldur. Başkanlığın, burada, kınanacak herhangi bir davranışı yoktur.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Şimdi, tasarının maddelerine geçilmesi...
TURHAN GÜVEN (İçel) – Elektronik cihazla sağlanması bakımından, karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz efendim.
BAŞKAN – Tabiî efendim, tasarının tümünden maddelerine geçilmesi hususunu oylarınıza sunacağım; karar yetersayısı aranması istendiği için, elektronik sistemle oylama yapacağım.
Değerli arkadaşlarım, oylama süresi 5 dakikadır.
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Sistemi açtınız mı Sayın Başkan?
BAŞKAN – Henüz, başlama düğmesine basmadım. Önce mutabık kalalım. Bu 5 dakikalık süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen arkadaşlarımın, oylarını yazılı olarak vermelerini rica ediyorum. (FP ve DYP sıralarından gürültüler)
TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Olmaz öyle şey!
BAŞKAN – Ayrıca, vekâletle oy kullanacak Bakanlar Kurulu sayın üyelerinin de yazılı olarak oylarını vermelerini rica ediyorum.
KAMER GENÇ (Tunceli) – Sayın Başkan, bu, işaretle oylama; açık oylama yazmışsınız.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Açık oylama yazılmış efendim orası; işarî oylama olacak.
BAŞKAN – Tamam efendim, işaretle oylamaya dönüştürdük.
Anlaşıldı değil mi efendim, 5 dakika içerisinde oylamayı bitireceğiz.
Oylama başlamıştır efendim.
(Elektronik cihazla oylamaya başlandı)
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, hem oy kullanılır hem de kâğıt gönderilirse, bunun engeli var mı?
BAŞKAN – Efendim, tabiatıyla, işaretle oylamada, bu hatanın olmaması için, teknisyenlerce tespit edilenler dışındaki kâğıtları kabul etmem mümkün değil. Açık oy moduna basmıştım; onu yapsaydık, kim kullandı kim kullanmadı, belli olurdu. Şimdi, mükerrer oyları önlemek bakımından, burada kâğıt kabul edemem; ancak, teknisyenlerce cihazının çalışmadığı tespit edilen arkadaşlarımın pusulasını alacağım.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Tamam, oldu Sayın Başkan.
BAŞKAN – O sebeple, bakın, yardım gönderdim, Sayın Gözlükaya oyunu kullanabildi. Bir de, vekâleten oy kullanacak sayın bakanların oy pusulalarını alacağım. Onun dışında...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, yalnız, bu oylama gizli değil.
BAŞKAN – Gizli değil; ama, işaretle oylamada, kimin oy verdiğini kimin vermediğini buradaki program tespit etmiyor, sadece oylamanın sonucunu veriyor. Program öyle efendim.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sistem çalışamamışsa, çalıştırılamamışsa...
BAŞKAN – Hayır, sistem çalışıyor. Açık oylama yaparsanız, orada, kimin oy verip kimin vermediği açık olarak tespit ediliyor, mükerrer oy kaygımız yok; ama, işaretle oylamada, program böyle ve doğrusu da budur. İşaretle oylamada, kimin oy verdiği belli olm
az, sonuç -kabul ve retler- belli olur.TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, zabıtlara geçmesi açısından bir hususu arz etmek istiyorum.
BAŞKAN – Buyurun.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, şu anda iki bakanlık münhal; yani, Bakanlar Kurulunun şu anda 16 kişiyi geçmemesi lazım. Bakanlar Kurulunu 38 olarak saymamanızı diliyorum.
BAŞKAN – Efendim, isim isim alıyoruz ve ona göre tespit ediyoruz.
TURHAN GÜVEN (İçel) – Hayır...
BAŞKAN – Efendim, tutanaklara geçireceğim, bir yanlışlık varsa, o zaman itiraz edersiniz.
TURHAN GÜVEN (İçel) – 36'dan fazla bakanın olmaması lazım. Onu arz ediyorum.
BAŞKAN – Tabiî efendim...
ZEKİ ERTUGAY(Erzurum) – Sayın Başkan, sistem şifremi geçersiz sayıyor; o nedenle kâğıt gönderiyorum.
BAŞKAN – Sayın Ertugay, kim tespit etti efendim?
Beyanda bulundum...
ZEKİ ERTUGAY (Erzurum) – Sayın Başkan, teknisyen gelirse daha iyi olur.
BAŞKAN – Değerli milletvekilleri, oylama işlemi bitmiştir otomatik olarak.
Kabul oylarına eklenmek üzere, vekâlet vermiş sayın bakanların oylarını tutanağa geçmek üzere ifade edeceğim:
Sayın E. Yalım Erez'e vekâleten Sayın Hasan Denizkurdu, Sayın Arif Ahmet Denizolgun'a vekâleten Sayın İbrahim Gürdal, Sayın Mustafa Yılmaz'a vekâleten Sayın İstemihan Talay, Sayın Zekeriya Temizel'e vekâleten Sayın Hikmet Uluğbay, Sayın Bülent Ecevit'e vekâleten Sayın Hasan Hüsamettin Özkan, Sayın Yücel Seçkiner'e vekâleten Sayın Burhan Kara, Sayın Işın Çelebi'ye vekâleten Sayın Yaşar Topçu, Sayın İsmail Cem'e vekâleten Sayın Şükrü Sina Gürel, Sayın İsmet Sezgin'e vekâleten Sayın Rifat Serdaroğlu, Sayın Mustafa Rüştü Taşar'a vekâleten Sayın Rüştü Kazım Yücelen oy kullanmıştır.
Tasarının maddelerine geçilmesi kabul edilmemiştir.
Bu sonuca göre, kanun tasarısı reddedilmiş olmaktadır. (FP ve DYP sıralarından "Bravo" sesleri; ayakta, sürekli alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, müzakereleri sükûnetle yürütmek durumundayız. Arkadaşlarımın yerlerine oturmalarını rica ediyorum.
6. – Emniyet Teşkilâtı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/217) (S. Sayısı : 132)
BAŞKAN – Emniyet Teşkilatı Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair 490 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve İçişleri Komisyonu raporunun müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
7. – Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Giresun Milletvekili Turhan Alçelik ve 5 arkadaşının, Erzincan Milletvekilleri Tevhit Karakaya ile Naci Terzi’nin, Erzurum Milletvekili İsmail Köse ile Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu’nun, Elazığ Milletvekili M. Cihan Paçacı’nın, Anavatan Partisi Grup Başkanvekili Bayburt Milletvekili Ülkü Güney, Demokratik Sol Parti Grup Başkanvekili Gaziantep Milletvekili Ali Ilıksoy, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve Şırnak Milletvekili M. Salih Yıldırım’ın, Sinop Milletvekili Kadir Bozkurt ile Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Bolu Milletvekili Necmi Hoşver’in, Kastamonu Milletvekilleri Nurhan Tekinel ile Haluk Yıldız’ın, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, Artvin Milletvekili Hasan Ekinci ve 4 arkadaşının, Artvin Milletvekili Hasan Ekinci ve 4 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ali Topuz ve 7 arkadaşının, Aksaray Milletvekili Nevzat Köse’nin, Elazığ Milletvekileri Ahmet Cemil Tunç, Ömer Naimi Barım
ve Hasan Belhan’ın, Sıvas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, Kastamonu Milletvekilleri Hadi Dilekçi ile Fethi Acar’ın, Zonguldak Milletvekili Ömer Barutçu’nun, Tokat Milletvekili Ali Şevki Erek ve 3 arkadaşının, Sakarya Milletvekili Ertuğrul Eryılmaz’ın, Malatya Milletvekili Miraç Akdoğan’ın, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Samsun Milletvekili Nafiz Kurt ile Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, Niğde Milletvekili Akın Gönen’in, Niğde Milletvekili Doğan Baran’ın, Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz ve 4 arkadaşının, Samsun Milletvekili Latif Öztek ve 2 arkadaşının, Kütahya Milletvekili İsmail Karakuyu’nun, Çorum Milletvekili Yasin Hatiboğlu’nun, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ve 17 arkadaşının, Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş ve 13 arkadaşının, Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün ve Çankırı Milletvekili İsmail Coşar’ın; Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (2/1038, 2/1044, 2/1046, 2/1054, 2/1056, 2/1077, 2/1081, 2/1082, 2/1083, 2/1084, 2/1085, 2/1086, 2/1087, 2/1091, 2/1092, 2/1093, 2/1094, 2/1097, 2/1099, 2/1100, 2/1101, 2/1102, 2/1103, 2/1105, 2/1106, 2/1108, 2/1109, 2/1117, 2/1127, 2/1130, 2/1146, 2/1147, 2/1165, 2/1168, (S. Sayısı : 663)BAŞKAN – Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşvik Edilmesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tekliflerinin görüşmelerine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
ALİ ŞEVKİ EREK (Tokat) – Sayın Başkanım, yerimden, kanun teklifimin ertelenmesi konusunda iki cümle söyleyebilir miyim efendim?
BAŞKAN – Hayır efendim, öyle bir usulümüz yok; komisyon yerini alsaydı, söz hakkınız doğacaktı.
ALİ ŞEVKİ EREK (Tokat) – Sayın Başkanım, yalnız, yasa teklifi, benim teklifim...
BAŞKAN – Efendim, sizin, İçtüzükten doğan bir hakkınız var: Teklif, eğer Genel Kurul gündemine alınmasaydı, komisyon görüşmeseydi, burada, doğrudan gündeme alınması konusunda bir istemde bulunabilirdiniz. Gündemde olan bir konuyla ilgili teklif sahibinin
herhangi bir sözü, maalesef, mümkün olmuyor.ALİ ŞEVKİ EREK (Tokat) – Sayın Başkanım, KOBİ'ler hakkındaki bu yasa teklifime komisyonun iştirak etmemesi dolayısıyla, Hükümetin tutumunu protesto ediyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Efendim, protesto edilecek bir konu olduğunu zannetmiyorum; Meclisimizdeki görüşme usulleri belli.
8. – Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına DairKanun Tasarısı ile Aydın Milletvekili Yüksel Yalova’nın, aynı mahiyetteki Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu raporu (1/653, 2/430) (S. Sayısı : 420)
BAŞKAN – Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
9. – 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına DairKanun Tasarıları ve Adalet, İçişleri, Tarım, Orman ve Köyişleri, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/674, 1/694, 1/700, 1/705, 1/736, 1/740, 1/742, 1/762) (S. Sayısı : 690)
BAŞKAN – 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarılarının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmişti
r.10. – Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan’ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile İş Kanununun Birer Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Malatya Milletvekili Ayhan Fırat’ın, Aydın Milletvekili M. Fatih Atay’ın, Trabzon Milletvekili Ali Kemal Başaran’ın, Kocaeli Milletvekili Bülent Atasayan’ın, Adıyaman Milletvekili Ahmet Çelik’in, Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül’ün, Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporu (2/1104, 2/133, 2/284, 2/608, 2/837, 2/969, 2/1014, 2/1073) (S. Sayısı : 646) (1)
BAŞKAN – Balıkesir Milletvekili Mustafa Güven Karahan'ın, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile İş Kanununun Birer Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile Malatya Milletvekili Ayhan Fırat'ın, Aydın Milletvekili M. Fatih Atay'ın, Trabzon Milletvekili Ali Kemal Başaran'ın, Kocaeli Milletvekili Bülent Atasayan'ın, Adıyaman Milletvekili Ahmet Çelik'in, Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül'ün, Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu'nun aynı mahiyetteki kanun teklifleri ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu raporunun müzakeresine başlıyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerlerini almışlardır.
Komisyon raporunun okunup okunmaması hususunu oylarınıza sunuyorum: Raporun okunmasını kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunması kabul edilmemiştir.
Tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Malatya Milletvekili Sayın Ayhan Fırat söz istemişlerdir.
Sayın Fırat, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Fırat, konuşma süreniz 20 dakika.
CHP GRUBU ADINA AYHAN FIRAT (Malatya) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; sözlerime başlarken, hepinizi, en derin saygılarımla selamlıyorum.
Ben inanıyorum ki, 20 nci Dönemde çıkacak yasalar içerisinde, şimdi, toplumu ilgilendiren en mühim yasalardan birini konuşmaya başlıyoruz. Bu yasa teklifi, Türkiye'de, sakatlara iş imkânı veren 1475 sayılı Yasanın 25 inci maddesinde değişikliği öngörmektedir.
Ülkemizde, nüfusumuzun takriben yüzde 10-12'si özürlü vatandaşlardan teşekkül etmektedir. Ben, 17 nci Dönemde, özürlü vatandaşlarımıza daha fazla iş imkânı bulabilmek için böyle bir yasa teklifini hazırlamış ve o zamanki Yüce Meclise sunmuştum; ama -kısmet- 20 nci Dönemde, yine, bu teklifin benim tarafımdan da verilmesiyle, bugün, Yüce Meclisin huzuruna gelmiş oldu. Türkiye'de 8-9 milyon özürlü vatandaşı ve bunların ailelerini memnun edecek bir teklifi şu anda görüşmeye başlamış bulunuyoruz.
Anayasamızın 61 inci maddesinin ikinci bendi "Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır" hükmünü getirmekte ve toplumumuzun önemli bir parçasını oluşturan sakatları -yani, özürlü vatandaşlarımızı- korumayı ve hayatlarını insanlık onuruyla bağdaşan bir düzeyde sürdürmelerini sağlamayı, devlete, görev olarak vermektedir. Ayrıca, Anayasamızın "Cumhuriyetin nitelikleri" kenar başlığını taşıyan 2 nci maddesinde, devletin, toplumun huzurunu, millî dayanışmayı önplanda tutan sosyal bir hukuk devleti olduğu da özellikle belirtilmiştir.
Son yıllarda, ülkemizdeki taşıt kazalarının büyük miktarlara vardığı ve yılda, 5-6 bin civarında vatandaşımızın öldüğü, 100 binin üzerindeki vatandaşımızın da yaralandığı hepimizce malumdur. Bu insanların büyük bir kısmı sakat kalmakta ve toplumda iş bulamayarak, kendi emekleriyle geçimlerini şereflice temin etme olanağını, maalesef, bulamamakta ve bu imkânı sağlayamamaktaydı. Ayrıca, sanayileşmenin de verdiği iş kazalarının artışı nedeniyle, sakat miktarında, ülkemizde büyük artışlar olmuştur. Son yıllarda, terörle mücadelede, yine, sakat kalan binlerce vatandaşımız, bu özürlüler ordusuna eklenmiştir.
İş Kanununun 25 inci maddesi, işverenlere, çalıştırdıkları işçi sayısına göre, yüzde 2 oranında sakat çalıştırma mecburiyeti getirmiştir. İşte, ben, 17 nci Dönemde verdiğim kanun teklifinde de, bu oranın çok düşük olduğunu düşünmüştüm ve bunun yüzde 3'e çıkarılmasını istemiştim; o zaman, Türkiye'de en az 10 bin sakat vatandaşımıza daha iş imkânı yaratılabilecekti.
Ayrıca, eski İş Kanununda, sakat çalıştırmayan işverenlere karşı bir maddî ceza öngörülmüştü; bu maddî ceza da 500 bin Türk Lirası civarındaydı. Dolayısıyla, bazı işverenler, mecbur oldukları halde sakat çalıştırmıyorlar ve aylık 500 bin liralık cezayı ödemeyi yeğ tutuyorlardı; işte bu da, sakatların iş bulma olanağını büyük ölçüde azaltmıştı. Yeni yasa teklifi, buna da bir çare getirmiştir. Yeni yasa teklifi, işverenlere, mecbur oldukları miktarda sakat çalıştırmamaları halinde, takriben 70 milyon lira civarında bir ceza getirmektedir ve bunu eşelmobil sisteme bağlayarak, ileriki yıllarda o oranda artmasını sağlamaktadır; bu da, işverenler açısından caydırıcı bir unsur olur düşüncesindeyiz.
Ben, getirdiğim kanun teklifinde, 35 ve daha fazla sayıda işçi çalıştırılan yerlerde yüzde 3 oranında sakat çalıştırılmasını öngörmüştüm; ancak bu, diğer yasa teklifleriyle birleştirilerek, 35 sayısı yine 50 olarak bırakılmış, oran ise yüzde 3 olarak değiştirilmiştir.
Ayrıca, benim verdiğim kanun teklifinde, 6 sakattan birinin de âmâ olması zorunluluğu getirilmişti; çünkü, âmâlar, yüzde 100 sakat sayılırlar. Halbuki, işverenlerin büyük bir bölümü, yüzde 40-45 oranındaki sakatları tercih ederek, büyük oranda sakatlıkları mevcut olan vatandaşlarımıza maalesef iş vermiyorlardı. Âmâların durumu, benim verdiğim yasa teklifinde olduğu halde, bu önünüze gelen yasa teklifinde yer almamıştır; inşallah, bundan sonra, ileride verilecek olan bir kanun teklifinde, bu çalışanların 6 kişiden birinin de âmâ olması özelliğine yer verilirse, onlar adına da çok mutlu olacağımı söylemek istiyorum.
Alınacak cezalar, sakatların rehabilitasyonu için harcanacaktır ve tümüyle, Türkiye'de sakatları rehabilite edip onlara iş olanakları sağlamak ve çalıştıkları işlerde daha verimli olmalarını sağlamak için kullanılacaktır; çok hayırlı bir netice elde edeceğimizi zannediyorum.
Yüce Meclisi, bu yasa teklifine vereceği destekten dolayı şimdiden kutluyorum. Tüm özürlüler adına, 20 nci Dönem Yüce Meclise saygılar sunuyor, Cumhuriyet Halk Partisi olarak da bu yasa teklifini bütün gücümüzle destekleyeceğimizi belirtiyor, en derin saygılarımı sunuyorum.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Sayın Ayhan Fırat'a teşekkür ediyorum.
Şimdi söz sırası, Fazilet Partisi Grubu adına, Adıyaman Milletvekili Sayın Ahmet Çelik'te.
Buyurun Sayın Çelik. (FP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 20 dakikadır.
FP GRUBU ADINA AHMET ÇELİK (Adıyaman) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hayırlı bir yasa teklifini görüşüyoruz. Görüşülmekte olan özürlüler hakkındaki 646 sayılı yasa teklifinin tümü üzerinde Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye nüfusunun yüzde 10-12'sinin özürlü olduğu kabul edilmektedir. Bu konuda Türkiye genelinde gerçekten ilmin öngördüğü şekilde bir tarama yapılmış olmamasına rağmen, halen Türkiye'de 7 milyon özürlü olduğu kabul edilmektedir.
Her gün caddelerde yürüdüğümüzde, etrafımızda onlarca özürlü görüyoruz. Bunların sorunlarıyla ilgilenmek, bu kesimin ve ailelerin dertleriyle ilgilenmek, elbette, medenî bir topluluk için vazgeçilmez bir görevdir.
Milletvekili olduğum günden beri, özürlülerin sorunlarıyla yakından ilgilendim; Fazilet Partisi Grubumuz da, çok değerli bu kesime hizmet vermeyi âdeta kendisine görev edinmiştir.
Bu düşüncelerle, özürlülerin istihdamı, bir iş ve aş sahibi olmaları için, Grubumuzun da tasvibiyle, 25.8.1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (a) bendinde değişiklik yapılmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına tarafımdan yasa teklifi verilmiştir. Aynı konuda, Balıkesir Milletvekili Sayın Mustafa Güven Karahan, Malatya Milletvekili Sayın Ayhan Fırat, Aydın Milletvekili Sayın Mehmet Fatih Atay, Trabzon Milletvekili Sayın Ali Kemal Başaran, Kocaeli Milletvekili Sayın Bülent Atasayan, Kocaeli Milletvekili Sayın Bekir Yurdagül, Bartın Milletvekili Sayın Cafer Tufan Yazıcıoğlu tarafından da yasa teklifleri verilmiştir. Kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 54 üncü Hükümet, bugüne kadar başarılmayan bir işi başarmış, 3 Aralık 1996 günü, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının kurulması için Türkiye Büyük Millet Meclisinden kanun kuvvetinde kararname çıkarma yetkisi almıştır.
54 üncü Hükümetin bu yetkiyi Haziran 1997 tarihi itibariyle kullanmasıyla, özürlü vatandaşlarımızın sorunlarıyla yakından ilgilenmek, özürlülere bölük pörçük verilen hizmetleri tek elde toplayıp tek elde sevk ve idare etmek, bu konuda ilmî çalışmalar yapmak gayesiyle, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı kurulmuştur. Bu durum, özürlü vatandaşlarımıza yönelik çok önemli bir çalışma ve çok önemli bir aşamadır. Bu konuda, 54 üncü Hükümetin Sayın Başbakanını, üyelerini ve ilgili bakanını, huzurlarınızda kutlarım.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 646 sıra sayılı yasa teklifinin bu şekle getirilmesinde, Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonunda üye olan tüm partilerin değerli milletvekilleri büyük bir gayret göstermişler, yasanın olgunlaşması ve özürlülerin lehine yasa nasıl çıkarsa yararlı olur düşüncesiyle çalışmalarda bulunmuşlardır. Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı arkadaşımız tarafından, önce, yasa tekliflerini veren milletvekilleriyle bir toplantı yapılmış; değerli milletvekili arkadaşlarımız, kendi düşünce ve fikirlerini söyleyerek birlikte bir mutabakat metni oluşturmuşlar ve bu yasa teklifi metni üzeri
nde ittifak edilmiştir. İttifak edilen yasa teklifi metnine, Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonunda görüşülerek son şekil verilmiştir. Bu yasa teklifi üzerinde, tüm partilerin mutabakatı vardır; bu yasa teklifi, oybirliğiyle, Yüce Meclise gelmiştir.Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; herkesin bildiği gibi, bedensel özürlü ve zihinsel özürlü grupları vardır. Bedensel özürlüler de, ortopedik özürlü, görme özürlü, işitme özürlü gibi alt gruplara ayrılır. 30 Kasım 1997'de yapılmış olan nüfus tespitiyle
, bu konuda bilgi sahibi olmanın imkânı yoktur. Türkiye'de, özürlülerin ne kadarının bedensel ve ne kadarının zihinsel özürlü oldukları, bedensel özürlülerin de ne kadarının ortopedik, görme veya işitme özürlü oldukları, tarafımızdan bilinmemektedir; bunun çalışmasını yapmak ve hangi grupta ne kadar özürlü olduğunu tespit etmek gerekir ki, bu konuda daha isabetli çalışmalar yapılsın. Bunun için, ileride yapılacak nüfus sayımında buna yer verilmesi gerekir kanaatindeyiz.Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; özürlülere yönelik 646 sıra sayılı yasa teklifi, ne gibi yenilikler getiriyor:
30.5.1997 tarih ve 572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinde geçen "1.1.2001" ibaresi, bu yasa teklifiyle "1.1.1999" olarak değiştirilmiştir. Bu ne demektir; halen, özel kesimde ve kamu kesiminde, çalışan personelin yüzde 2'sine isabet eden sayıda özürlü işe alınıyordu. Bu yüzde 2 oranı, Türkiye'nin bugünkü şartlarında düşük görülmüş ve yüzde 2 oranının yüzde 3'e çıkarılması öngörülmüştür. Yüzde 3 oranında özürlü alınması, ilgili kararnamede 1.1.2001 yılı olarak öngörülmüştü; bu, iki yıl öne alınarak, 1.1.1999 tarihine alınmıştır; yani, kamu kesiminde ve özel işyerlerinde yüzde 3 oranı, iki yıl önce tatbik edilecektir.
Değerli arkadaşlar, 1997 yılında, kamu kesiminde 841 özürlü, özel kesimde 5 342 özürlü işe alınmıştır. 1998 yılında, kamu kesiminde 930 özürlü, özel kesimde de 3 238 özürlü işe alınmıştır. Ağustos 1998 tarihi itibariyle, kamuda 894, özel sektörde 6 972 öz
ürlü açık kadrosu mevcuttur. Bu yasa teklifiyle, yüzde 1 artış sağlandığı takdirde, 12 bin özürlünün işe girme imkânı ortaya çıkacaktır. Halen iş bekleyen özürlü sayısı da 53 759 kişidir; bunlar, İş ve İşçi Bulma Kurumu müdürlüklerinde sıra beklemektedir. İşte, Hükümetin, bu 53 759 kişinin de iş ve aş sahibi olması için gerekli çalışmalarda bulunması gerektiği kanaatindeyim.Değerli arkadaşlar, eski yasada, istenilen oranda özürlü istihdam etmeyen bir kamu kurum ve kuruluşuna veya özel işyerine, 500 bin lira gibi çok düşük bir ceza öngörülmüştü. Bu teklifin 2 nci maddesiyle, ilk yıl, sakat ve eski hükümlü çalıştırmadığı her ay için 70 milyon lira ceza öngörülmüştür; diğer yıllar için de, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun yeniden değerleme oranında artırılacağı öngörülmüştür. Yüzde 3 oranında özürlü istihdam edemeyen kuruluşlardan alınan para cezaları, İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel tertibine gelir kaydedilecektir.
Yasanın ek 1 inci maddesinin, 25.8.1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanununun 98 inci maddesinin 3.11.1998 tarihli ve 3493 sayılı Kanunla değişik (c) bendinde "sakatların istihdam edilmesi nedeniyle işveren ve işveren vekillerinden tahsil edilen ceza paraları, Başbakanlık Özürlüler Dairesi Başkanlığı Özürlüler Yüksek Kurulunca karara bağlanan ve özürlülerin meslekî eğitimi, meslekî rehabilitasyonu ve istihdamına yönelik projeler için kullanılır" denilmektedir. Bu da isabetli bir karardır. Ayrıca, bu ek maddede, özürlülerin istihdamı konusunda
bir yönetmelik çıkarılması öngörülmüştür. Yönetmelik çıkarıldığında, muhakkak, özürlülerle ilgili kuruluşların da fikirleri alınması gerekir kanaatindeyiz.Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ayrıca, özürlülerin meslekî eğitimleri için gerekli ve yeterli okullar açılmalıdır.
Hükümetler tarafından, özürlülerin kullandığı yazı yazan araçlar ve diğer araç gereç ve protezlerin Türkiye'de kolay ve ucuz temin edilebilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Milletvekili genel seçimi ve mahallî seçimlerde, özü
rlülerin rahat oy verebilecekleri kolaylıklar sağlanmalıdır.Kaldırım ve konutlarda, özürlülerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çalışmalar yapılmalıdır.
Özürlülerin rehabilitasyonu için, Ankara ve İstanbul dışında -Türkiye'nin bölgesel durumu göz önüne alınarak- birçok ilde bölge rehabilitasyon merkezleri kurulmalıdır. Kurulacak bu meslekî ve tıbbî rehabilitasyon merkezleri, özürlülerin eğitimi ve tıbbî rehabilitasyonu konusunda özürlünün ihtiyacını karşılayacak şekilde olmalıdır.
Özürlü vatandaşlarımızın ekserisinin maddî ve parasal sıkıntı içerisinde oldukları herkesçe bilinmektedir.
Yukarıda izah ettiğim gibi, özürlü vatandaşlarımıza yönelik gerçek bir nüfus sayımı yapılmalı ve parasal durumu iyi olmayan özürlü vatandaşlarımıza veya ailelerine, istihdam olanağı sağlanıncaya kadar -işsizlik sigortası gibi- devlet tarafından parasal yardımda bulunulmalıdır.
Değerli arkadaşlar, biz, Fazilet Partisi olarak, bu yasa teklifinin isabetli olduğunu ve teklifi desteklediğimizi tüm vatandaşlara ve sizlere a
rz ediyoruz.Konuşmama burada son verirken, bu teklifin, tüm özürlülere hayırlı ve uğurlu olmasını diler, hepinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)
BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına konuşan Sayın Ahmet Çelik'e teşekkür ediyorum.
Söz sırası, Demokratik Sol Parti Grubu adına, Sayın Metin Bostancıoğlu'nda.
Buyurun Sayın Bostancıoğlu. (DSP sıralarından alkışlar)
DSP GRUBU ADINA METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; nüfusumuzun yüzde 10-12'sinin özürlü olduğu, yani yaklaşık 7 milyon özürlü insanımızın yaşadığı ülkemizde, özürlüler, yeterli eğitim, sağlık, istihdam olanaklarına sahip olmadıkları için çok zor koşullarda yaşam savaşı vermektedirler.
Özürlü yurttaşlarımız da, diğer yurttaşlarımız gibi, toplumsal ve ekonomik yaşama aktif bir biçimde katılmak, yaşamın tüm nimetlerinden yararlanmak istiyorlar.
Özürlü hakları sorunu bir temel insan hakkı sorunudur. Özürlü yurttaşlarımızın en temel sorunu ise istihdamdır. Özürlü yurttaşlarımız, bir iş, meslek sahibi olarak çalışmak, başkalarına muhtaç olmadan yaşamak istiyorlar; ancak bu, çok kolay değil. Anayasanın 61 inci maddesi, devletin, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirler almasını emretmektedir. İşte bu nedenle, Genel Başkanım Sayın Bülent Ecevit'in Çalışma Bakanlığı sırasında çıkarılmış İş Kanununun 25 inci maddesiyle, işyerlerinde sakat işçi çalıştırılması zorunluluğu getirilmiştir.
Görüşmekte olduğumuz bu yasa değişiklik teklifiyle, kamuda ve özel sektörde 50 kişiden fazla personel istihdam eden işyerlerinde yüzde 2 olan özürlü çalıştırma zorunluluğu, yüzde 3 olarak değiştirilmek isteniyor. Ayrıca, bu yasal zorunluluğa uymamanın cezası ise, hiç de caydırıcı olmayan aylık 500 bin Türk Lirasından 70 milyon Türk Lirasına çıkarılıyor. Bu yolla alınan cezalar, geçmişte Hazineye gelir kaydedilirken, yeni düzenlemeyle bir fonda toplanacaktır. Bu fon, İş ve İşçi Bulma Kurumunca, özürlülerin istihdamı ve meslekî rehabilitasyonu için kullanılacaktır.
Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, 55 inci Hükümet özürlülere büyük önem vermektedir. Bu dönemde, özürlü yurttaşlarımız ve özürlü ailelerine Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sosyal devlet olma niteliği hissettirilmiş, özürlülerin yaşamlarının iyileştirilmesi, sorunlarının çözümü yolunda önemli adımlar atılmıştır. Bu dönemde, özürlülere, özürlü olduklarını ve özür derecelerini kanıtlayabilecekleri bir kimlik kartı verilmesini öngören "özürlü kimlik kartı yönetmeliği" çıkarılmıştır. Özürlü yurttaşlarımız, bu kimlik kartlarıyla, kamuda ve toplumda özü
rlülere sağlanan ve sağlanacak kolaylıklardan, hizmetlerden yararlanacaklardır.Daha önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi çalışan kişilerin yararlandıkları eğitim yardımlarından, 506 sayılı Kanuna tabi çalışanlar da yararlandırılmaya başlanmıştır.
Yeni çıkan vergi yasasında ise, serbest meslek sahibi özürlülere, kendi işinde çalışan ve basit usulde vergilendirilen esnafa ve aile bireyleri arasında özürlü olan çalışanlara, vergi indirimleri sağlanmıştır. Vergi yasasında yapılan bu değişikliklerle, özürlülerle ilgili, cumhuriyet tarihinin en önemli yasal düzenlemesi yapılmıştır. Bu değişiklik, özürlüleri kendi başına iş yapmaya özendirmektedir.
Ayrıca, mevcut uygulamada, çalışanlarımız, ancak kendileri özürlü ise vergi indiriminden yararlanıyorlardı. Oysa, biliyoruz ki, bir ailede özürlü olması, o ailenin masraflarını önemli ölçüde artırmaktadır. Bu değişiklikle, sosyal devlet, özürlü serbest çalışanları ve özürlü üyesi olan aileleri ekonomik anlamda desteklemiş; bu olanaktan, ülkemizde 400 binden fazla ailenin yararlanması sağlanmıştır.
571 ve 572 sayılı Kararnamelerle kurulan Özürlüler İdaresi Başkanlığının yapılanması tamamlanmıştır; bu kuruluş, kamuda ve toplumda özürlülerle ilgili her türlü çalışmayı izlemekte, koordine etmekte ve çözümler üretmektedir.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan, yoksulluk içindeki özürlülerin her türlü araç ve gereci, sosyal yardım ihtiyaçları karşılanmaktadır.
Bu konuda yapılan çalışmaların en önemli sonucu, özürlüler konusunda kamuda ve toplumda geniş bir duyarlılık yaratılmış olmasıdır. Özürlü yurttaşlarımızın insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürmesini sağlayacak önlemleri almak, çağdaş, sosyal devletin ve çağdaş toplumun en başta gelen ödevidir.
Sayın milletvekilleri, bu yasa değişikliği, benden önceki konuşmacıların da belirttiği gibi, sadece özürlülerin istihdamına -yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarma gibi- bir kolaylık getirmektedir. Ancak, bilindiği gibi, 1475 sayılı Yasanın 25 inci maddesi, sadece özürlülerin istihdamını değil, aynı zamanda hükümlülerin istihdamını da düzenlemektedir. 1475 sayılı Yasanın 25 inci maddesinin (a) fıkrasında düzenlenen özürlülerin istihdamının yüzde 2'den yüzde 3'e çıkarılmasını yeterli görmüyoruz. Bununla birlikte, eski hükümlülerin de hayata intibak etmelerini sağlamak, onlara iş imkânı sağlayabilmek için, eski hükümlülerin yüzde 2 olan istihdam oranının yüzde 3'e çıkarılması için bir önerge hazırlamış bulunuyoruz; Anavatan Partili arkadaşlarımızın, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın ve Fazilet Partili arka
daşlarımızın da katıldıkları bu önerge biraz sonra oylarınıza sunulacak ve umut ediyorum ki, özürlülerle birlikte eski hükümlülerin de istihdamına kolaylık getiren bu önerge kabul edilecektir.Oy birliğiyle kabul edileceğini umduğum bu yasa teklifinin ve 1 inci maddenin ardından oylanacak olan önergenin, özürlü ve eski hükümlü yurttaşlarımız ve aileleri için hayırlı olmasını diliyor, duyarlılıklarından dolayı bütün milletvekillerine teşekkür ediyor, şahsım ve Demokratik Sol Parti Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Demokratik Sol Parti Grubu adına konuşan Sinop Milletvekili Sayın Metin Bostancıoğlu'na teşekkür ediyorum.
Doğru Yol Partisi Grubu adına, Bartın Milletvekili Sayın Köksal Toptan; buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA KÖKSAL TOPTAN (Bartın) – Sayın Başkanım, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; Parlamento, zannediyorum çok güzel bir şey yapıyor; hem çok önemli bir kanun teklifini görüşüyor -muhtemelen de kabul edecek- ve hem de toplumu ilgilendiren önemli konularda Parlamentonun nasıl işbirliği yapabileceği konusunda da güzel bir örnek veriyor. Hemen buradan hareketle, elimizdeki gündemde yer alan pek çok kanun tasarısı ve teklifinin böyle geniş bir uzlaşmayla Parlamentodan çıkabileceğini düşünmesi gereken Hükümetin önünde çok önemli bir avantajın, imkânın olduğu sonucuna varıyoruz. Diliyorum ki, gruplarımızın ve Hükümetin mutabık kalacağı, buna benzer, toplumun büyük kesimlerini ilgilendiren kanun tasarı ve teklifleri bu Parlamentodan çok çabuk çı
kar ve bu Parlamentoyla ilgili dışarıda yapılan olumsuzluklar, yaratılmak istenilen kötü hava da bir anlamda dağıtılmış olur.Teklifi veren değerli arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Hiç kuşku yok ki, özürlülerimizin sorunları, bu kanun tekliflerinin kabul edilmesiyle sona ermiş değil; ancak, son yıllarda, bizim, 1992 yılında eğitim boyutundan başlattığımız, daha sonra özellikle 54 üncü Refahyol Hükümeti zamanında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle pekiştirilen ve bu kanun teklifleriyle de biraz daha ivme kazanan, toplumun özürlülere verdiği önemi daha öne çıkaran teklifleri bir bütün halinde değerlendirdiğimizde, geldiğimiz noktayı, yeterli değil, ama güzel, olarak değerlendirmek mümkün. Parlamento, devlet -arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi- 7 bin engellinin sorununa eğiliyor. Bu mesaj, gerek eğitim gerek istihdam alanında Parlamentodan, devletten çok şey bekleyen engelli vatandaşlarımız için çok önemli bir aşamadır. Çağdaş bir devletin temel görevlerinden olan, sosyal bir devletin temel görevler
inden olan bu görevi devlet yapmazsa, bunu, Anadolumuzun çeşitli yerlerine dağılmış dernek ve vakıflarla yürütmeye çalışan hayırsever vatandaşlarımızın sırtına yıkarak çözemeyiz. Buradan, onlara da teşekkür etmek istiyorum; ilçelerimizde, illerimizde bir avuç insanımız, bir araya gelmek suretiyle, bu sorunu, devletin önüne getirmeye, toplumun önüne getirmeye çalışmaktadırlar.Teklif, çok önemli bir eksikliği gidermektedir. Arkadaşlarımız söylediler, buna ilave -Sayın Bakanla yaptığımız konuşmadan anladığımız kadarıyla- önergelerle yeni iyileştirmeler getirilecektir; bunlardan bir tanesi, yüzde 2 oranının yüzde 3'e çıkarılmasıdır.
Bilmiyorum katılınır mı; teklif, özürlü çalıştırmayan, hükümlü çalıştırmayan işverenlere verilen cezanın miktarını artırmaktadır; oysa, bununla yetinilmemeli; böyle işçi çalıştıran, yani özürlü ve hükümlü işçi çalıştıran işverenleri teşvik edecek yeni bir mekanizma da kurulmalıdır. Sayın Bakanın bu konudaki yaklaşımının olumlu olduğunu gördüm. Umarım, bu konuyla ilgili de bir önerge gelir ve istihdamla ilgili bu kanun teklifi, en azından, Türkiye'nin şimdiki şartlarında çok önemli bir eksikliği ve boşluğu doldurmuş olur. Buradan şu görülüyor değerli arkadaşlarım: Parlamentomuz, bu gibi konularda hassas, bu gibi konularda çözüm üretmek için elbirliği yapıyor. Zannediyorum, ilgili bakan arkadaşlarımız, Devlet Bakanımız Sayın Gemici, Millî Eğitim Bakanımız, Sağlık Bakanımız şunu çok rahatlıkla görüyorlardır ki, bu temel, toplumsal konuyla ilgili bu Parlamentoya ne gelirse, bu Parlament
o, elbirliği yapmak suretiyle, bu gibi gayretlerin arkasında mutlaka duracaktır.Doğru Yol Partisi olarak, bu kanun teklifini sevinçle desteklediğimizi, geçen Hükümet döneminde çıkan kanun hükmünde kararnamelerin bir devamı olarak da yürekten alkışladığımızı ifade ediyor ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Doğru Yol Partisi Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Sayın Köksal Toptan'a teşekkür e