T.B.M.M.

TUTANAK DERGİSİ

 

CİLT : 64

 

9 uncu Birleşim

20 . 10 . 1998 Salı

 

İÇİNDEKİLER

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – İçel Milletvekili Halil Cin’in, siyaset, sistem ve insan unsuruna ilişkin gündemdışı konuşması

2. – Adana Milletvekili İ. Ertan Yülek’in, Türkiye’de şekerpancarı üretimine ve özel şeker fabrikalarının durumuna ilişkin gündemdışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’in cevabı

3. – Manisa Milletvekili Hasan Gülay’ın, Tariş’in Ege Bölgesinde kuru üzüm ve pamuk alımlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’in cevabı

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Irak’a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı’ya, dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1744)

2. – Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığında TBMM’yi temsil edecek grubu oluşturmak üzere aday gösterilen milletvekiline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1745)

3. – TBMM’den bir parlamento heyetinin, Avrupa Parlamentosu Başkanının davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1746)

4. – Bazı milletvekillerine izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1747)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın ve 39 arkadaşının, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Hamlesi Projesinin somut sonuçlarının bölge halkına yansıtılamamasının nedenleri ile GAP’nin bölge kalkınmasına olan etkisinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/292)

2. – Yozgat Milletvekili İlyas Arslan ve 34 arkadaşının, Yozgat İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/293)

3. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi ve 20 arkadaşının, mafyanın karıştığı iddia edilen kamu ihalelerini araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/294)

4. – Hatay Milletvekili Atilâ Sav ve 54 arkadaşının, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturduğu ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 313, 296, 240, 31 ve 33 üncü maddelerine uyduğu iddiasıyla İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/38)

IV. – ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – (9/36) ve (9/37) esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin gündemdeki yeri ve görüşme gününe ilişkin Danışma Kurulu önerisi

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine ve bütçe kanunu tasarısı görüşmelerinin başlamasına kadar çarşamba günleri sözlü soruların görüşülmesine ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek önerisi

V. – GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI

A) GÖRÜŞMELER

1. – Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ve 55 arkadaşının, İzmit Körfez Geçiş Projesi İhalesinde Devletin zarara uğratılmasına göz yumarak görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı Maddesine uyduğu iddiasıyla Başbakan A. Mesut Yılmaz hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/33)

2. – Konya Milletvekili Hüseyin Arı ve 56 arkadaşının, SSK Genel Müdürlüğünce 1996 yılında özürlülerin memurluğa alınması için açılan sınavda mevzuata aykırı ve usulsüz işlemler yapılmasına göz yumarak görevini ihmal ettiği ve kötüye kullandığı ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Mustafa Kul hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/34)

3. – İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin ve 57 arkadaşının, SSK Genel Müdürlüğünce 1996 Aralık ayında yapılan sınav sonucunda göreve başlatılan personel hakkındaki hukuk dışı işlemlere göz yummak ve yanlı davranmak suretiyle görevini ihmal ettiği ve kötüye kullandığı ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/35)

VI. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. – Kocaeli Milletvekili Necati Çelik’in, Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül ile Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un şahsına sataşmaları nedeniyle konuşması

VII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Adana Milletvekili Sıtkı Cengil’in, Adana’da depremden zarar görenlere yapılacak yardımlara ilişkin Başbakandan sorusu ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun yazılı cevabı (7/5874)

2. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı hakkındaki bazı iddialara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş’ın yazılı cevabı (7/5989)

3. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, görev yerleri değiştirilen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu üyelerine ilişkin sorusu ve Kültür Bakanı Mustafa İstemihan Talay’ın yazılı cevabı (7/6074)

4. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara genelinde TRT yayınlarının izlenip izlenmediğine ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Cavit Kavak’ın yazılı cevabı (7/6094)

5. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir’deki belediyelere dağıtılan araçlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/6117)

6. – Kırıkkale Milletvekili Hacı Filiz’in, Kırıkkale - Sulakyurt İlçesine bağlı Güzelyurt Belediyesine yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/6134)

7. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın belediyelere yapılan yardımlara ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/6147)

8. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman -Ayrancı - Böğecik Köyünün imam ihtiyacına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Hasan Hüsamettin Özkan’ın yazılı cevabı (7/6177)

9. – Kastamonu Milletvekili Haluk Yıldız’ın, Karadeniz’de afet bölgesi ilan edilen bazı illerde sigara dağıtıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’in yazılı cevabı (7/6190)

10. – İçel Milletvekili Oya Araslı’nın, TRT Çukurova Radyosu ve Bölge Müdürlüğünün bina ihtiyacına ve haberlerin görüntülü olarak Ankara’ya gönderilmesi için link hattı kurulmasına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Cavit Kavak’ın yazılı cevabı (7/6193)

11. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın;

– Ankara - Konya - Karaman ve Mara yolu üzerinden İçel’e ulaşacak tren yolu hattı projesine,

– Karaman stol tipi havaalanı projesine ve Konya - Karaman arasında yapılacak havaalanına,

İlişkin soruları ve Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un yazılı cevabı (7/6205, 6206)

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.

Kayseri Milletvekili Memduh Büyükkılıç, trafik kazalarında maruz kalınan can ve mal kaybına ve kazalar sırasında oluşan otobüs yangınlarının nedenlerini araştırmak üzere oluşturulan bilirkişi raporunun sonuçlarına,

Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz, yerel radyo ve televizyonların sorunlarına,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar;

Ardahan Milletvekili Saffet Kaya'nın, sınır ticareti yoluyla yapılan mazot ithaline getirilen yasağın Ardahan İlindeki olumsuz etkilerine ve bölge çiftçilerinin Ziraat Bankasına olan kredi borçlarının ertelenmesine ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar cevap verdi.

Tayland Temsilciler Meclisi 1. Başkan Yardımcısı Sobhon Phetsawang ve beraberindeki parlamento heyetinin ülkemize davet edilmelerine ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 23 arkadaşının, TEDAŞ'a bağlı dağıtım müesseselerinin işletme haklarının devredilmesi uygulamasının hukuka uygun olup olmadığının ve personelin durumunun (10/289),

İçel Milletvekili D. Fikri Sağlar ve 26 arkadaşının, tüm özelleştirme ihalelerinin araştırılarak başlangıç ve sonuç aşamaları, ihaleleri kazanan firmaların malî durumları ile ihale koşullarını yerine getirip getirmediklerinin (10/290),

Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül ve 23 arkadaşının, TURBAN'a bağlı bazı işletmelerde yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı iddialarının (10/291),

Araştırılması amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri okundu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Dışişleri Komisyonunda boş bulunan ve DSP Grubuna düşen 1 üyelik için yapılan oylamalarda karar yetersayısı bulunmadığı anlaşıldığından;

20 Ekim 1998 Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 17.54'te son verildi.

Yasin HATİBOĞLU

Başkanvekili

Hüseyin YILDIZ Ali GÜNAYDIN

Mardin Konya

Kâtip Üye Kâtip Üye

No : 9

II. – GELEN KÂĞITLAR

16.10.1998 CUMA

Teklif

1. – İzmir Milletvekilleri Turhan Arınç ve Rıfat Serdaroğlu’nun; Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1285) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

Tezkere

1. – Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar’ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi (3/1743) (Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi

1. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış, başka kurumlardan T.B.M.M.’ye naklen gelen personelin emekliliklerine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesini 15.10.1998 tarihinde geri almıştır.(7/6185)

 

 

No : 10

19.10.1998 PAZARTESİ

Tasarılar

1. – 1999 Mali Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı (1/830) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.10.1998)

2. – Katma Bütçeli İdareler 1999 Mali Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı (1/831) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 17.10.1998)

Raporlar

1. – Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün; 19 Eylül Gününün İçinde Bulunduğu Haftanın Gaziler Haftası İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi ve İçişleri Komisyonu Raporu (2/1256) (S.Sayısı : 754) (Dağıtma tarihi : 19.10.1998) (GÜNDEME)

2. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Temmuz, Ağustos ve Eylül 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/24) (S.Sayısı: 755) (Dağıtma tarihi : 19.10.1998) (GÜNDEME)

Sözlü Soru Önergesi

1.– Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Samsun S.S.K. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Bölge Müfettişliğinin Samsun’dan Trabzon’a nakledileceği iddiasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından sözlü soru önergesi (6/1207) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1.– Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, Eti Holding’in yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6277) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

2.– Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, D-8 konseyine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6278) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

3. – Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, Taşkent, Almaatı, Bakü ve Aşkabat gemilerinin yapımına ilişkin Devlet Bakanından (Burhan Kara) yazılı soru önergesi (7/6279) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

4. – Giresun Milletvekili Ergun Özdemir’in, SEKA Aksu Kâğıt Fabrikasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6280) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.10.1998)

5. – Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, başörtüsüne destek için düzenlenen bir gösteriye yapılan müdahaleye ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6281) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

6. – Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı’nın, Üniversite Kılık Kıyafet Yönetmeliğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6282) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

7. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, İstanbul Üniversitesinde okuyan türbanlı öğrencilere baskı yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6283) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

8. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, pancar taban fiyatlarına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6284)(Başkanlığa geliş tarihi: 14.10.1998)

9. – Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, mafya-çete-siyaset ilişkisi hakkında ileri sürülen iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6285) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.10.1998)

10. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, başörtüsü yasağını protesto eyleminde gözaltına alınan veya tutuklananlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6286) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

11. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Kahramanmaraş-Ekinözü İlçesi Kandil Köyü sağlık ocağının ebe ihtiyacına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/6287) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

12. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Kahramanmaraş-Ekinözü İlçesi Kandil Köyü yolunun asfaltlanmasına ilişkin Devlet Bakanından (Mustafa Yılmaz) yazılı soru önergesi (7/6288) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

13. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Siirt’in Baykan İlçesinde bulunan Veysel Karani Türbesinin bakım ve onarımına ilişkin Devlet Bakanından (Metin Gürdere) yazılı soru önergesi (7/6289) (Başkanlığa geliş tarihi: 14.10.1998)

14. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Kahramanmaraş-Ekinözü İlçesi Kandil Köyü Güllük Mahallesinin su deposu ihtiyacına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/6290) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

15. – İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci’nin, bir organizatöre Türkiye Tanıtma Fonu’ndan katkı yapıldığı iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6291) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

16.– Afyon Milletvekili Osman Hazer’in, Dinar İlçesinde kamulaştırılan yerlerin bedellerinin ne zaman ödeneceğine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/6292) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. – İstanbul Milletvekili Ali Talip Özdemir’in, isteğe bağlı Türkiye’ye gelen Ahıska Türklerine ilişkin Devlet Bakanından (Ahat Andican) yazılı soru önergesi (7/5418)

2. – Siirt Milletvekili Mehmet Emin Aydın’ın, Rize’de yaptığı bir konuşmaya ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5419)

3. – Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun, yolsuzluk iddiaları karşısında alınacak önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5803)

4. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da bulaşıcı hastalıklara karşı alınan tedbirlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5821)

5. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’nın afet bölgesi olarak ilan edilip edilmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5823)

6. – Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Afyon’a yapılan sağlık yatırımlarına ve ihalelere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5827)

7. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir Devlet Hastanesi inşaatına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5848)

8. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, SSK’da bazı personelin yasadışı örgütlerle ilişkisi olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5849)

 

 

20.10.1998 SALI

Teklifler

1. – Diyarbakır Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu’nun; Üç İlçe Kurulmasına İlişkin Kanun Teklifi (2/1286) (İçişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.10.1998)

2. – Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın; Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1287) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.10.1998)

3. – Sıvas Milletvekili Musa Demirci ve 18 Arkadaşının; Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1288) (Tarım, Orman ve Köyişleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 12.10.1998)

4. – İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve 12 Arkadaşının; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Ek Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1289) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.10.1998)

5. – Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu ve 2 Arkadaşının; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Ek Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/1290) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.10.1998)

6. – Aksaray Milletvekili Sadi Somuncuoğlu ve 2 Arkadaşının; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Ek Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi (2/1291) (Plan ve Bütçe Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 13.10.1998)

7. – Fazilet Partisi Grup Başkanvekili Erzurum Milletvekili Lütfü Esengün ve 6 Arkadaşının; Seçimlerle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 21 inci Dönem Milletvekili Genel Seçimleri ve Birlikte Yapılacak Mahallî İdareler Genel Seçimleri Hakkında 31.7.1998 Tarih ve 4381 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/1292) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi: 20.10.1998)

Önergeler

1. – Fazilet Partisi Grup Başkanvekili Erzurum Milletvekili Lütfü Esengün’ün; Seçimlerin Yenilenmesine İlişkin Önergesi (4/378) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 20.10.1998)

2. – Doğru Yol Partisi Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, İçel Milletvekili Turhan Güven, Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın: Seçimlerin Yenilenmesine İlişkin Önergesi (4/379) (Anayasa Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 20.10.1998)

Sözlü Soru Önergesi

1. – Kars Milletvekili Zeki Karabayır’ın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde satılan kömüre sübvansiyon uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1208) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Şereflikoçhisar İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6293) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

2. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Nallıhan İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6294) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

3. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Kazan İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6295) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

4. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Kızılcahamam İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6296) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

5. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Kalecik İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6297) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

6. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Haymana İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6298) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

7. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Güdül İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6299) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

8. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Evren İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6300) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

9. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Elmadağ İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6301) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

10. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Çubuk İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6302) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

11. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Çamlıdere İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6303) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

12. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Beypazarı İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6304) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

13. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Balâ İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6305) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

14. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ayaş İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6306) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

15. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Akyurt İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6307) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

16. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Yenimahalle İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6308) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

17. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Sincan İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6309) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

18. – Ordu Milletvekili Hüseyin Olgun Akın’ın, Sivas-Koyulhisar İlçesine bağlı Çandır Köyü mevkiinde faaliyet gösteren maden üretim tesislerinin çevreyi kirlettiği iddialarına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/6310) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

19. – Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener’in, Sivas Şeker Fabrikası için ayrılan ödeneğe ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/6311) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

20. – Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, Gerede-Gümüşova Otoyolu ve Bolu Dağı Tüneli inşaatına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6312) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

21. – Bolu Milletvekili Feti Görür’ün, Bolu Dağı Tüneline ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/6313) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

22. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Polatlı İlçesinde Kaymakamlık Olur’u ile görev yeri değiştirilen öğretmenlere ve öğretmen açığı olan okullara ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6314) (Başkanlığa geliş tarihi : 15.10.1998)

23. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, Kütahya II. Endüstri Meslek Lisesi’nin öğretime açılmamasının nedenine ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/6315) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

24.-Tekirdağ Milletvekili Nihan İlgün’ün, Tekirdağ’a bağlı ilçe ve beldelerdeki belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6316) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

25.-Aydın Milletvekili Fatih Atay’ın, Kuşadasıspor-Göztepespor maçında bir spor muhabirinin emniyet görevlilerince tartaklandığı iddialarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/6317) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

26. – İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen’in, Türkbank ihalesiyle ilgili bazı iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/6318) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

27. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Başbakanlık Takip Kurulunun raporu doğrultusunda bazı hakim ve savcılar hakkında soruşturma başlatıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6319) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

28. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, Başbakanlık Takip Kurulunun raporu doğrultusunda bazı hakim ve savcılar hakkında soruşturma başlatıldığı iddialarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/6320) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

29. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, başka kurumlardan T.B.M.M.’ne geçiş yaptıktan sonra emekli olan personele ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/6321) (Başkanlığa geliş tarihi : 16.10.1998)

Meclis Soruşturması Önergesi

1. – Hatay Milletvekili Atila Sav ve 54 arkadaşının, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturduğu ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 313, 296, 240, 31 ve 33 üncü maddelerine uyduğu iddiasıyla İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/38) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998) (Dağıtma Tarihi : 20.10.1998)

Meclis Araştırması Önergeleri

1. – Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın ve 39 arkadaşının, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Hamlesi Projesi’nin somut sonuçlarının bölge halkına yansıtılamamasının nedenleri ile GAP’nin bölge kalkınmasına olan etkisinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/292) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

2. – Yozgat Milletvekili İlyas Arslan ve 34 arkadaşının, Yozgat İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/293) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

3. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi ve 20 arkadaşının, mafyanın karıştığı iddia edilen kamu ihalelerini araştırmak amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/294) (Başkanlığa geliş tarihi : 14.10.1998)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

20 Ekim 1998 Salı

BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN

KÂTİP ÜYELER : Ahmet DERİN (Kütahya), Ünal YAŞAR (Gaziantep)

BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 9 uncu Birleşimini açıyorum.

Değerli arkadaşlarım, çalışmalarımıza başlıyoruz.

İSMET ATTİLA (Afyon) – Yoklama yapın Sayın Başkan; çoğunluk yok.

BAŞKAN – Gündeme geçmeden önce, üç milletvekili arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

III. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – İçel Milletvekili Halil Cin’in, siyaset, sistem ve insan unsuruna ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – İlk sırada, İçel Milletvekili Halil Cin, siyaset sistemi ve insan ilişkileri konusuyla ilgili olarak gündemdışı söz istemişlerdir.

Sayın Halil Cin'i kürsüye davet ediyorum.

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

HALİL CİN (İçel) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; siyaset, sistem ve insan konulu konuşmama başlarken, hepinizi saygılarımla selamlarım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki hafta önce, milletimizin çoktan beri özlediği bir millî birlik ve beraberlik tablosu sergiledi. Ondört yıldan beri PKK terörünü destekleyen ve Türkiye'ye gizli bir savaş açmış olan Suriye'ye karşı uygulanacak Hükümet politikasına, bütün siyasî partiler tam destek verdiler. Bu tarihî uzlaşmanın temelinde, vekillerimizin vatan sevgisi ve devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmezliğine sadakati vardır. Demek ki, milletvekilleri ve siyasî partiler, kendilerini aşabildikleri zaman ülkenin temel sorunları üzerinde anlaşabilmektedirler. Siyaseti, bireysel amaçlı mücadele yerine, millî çıkarlara hizmet yarışı yapabilmek için, mutlaka, böyle bir millî tehlike, bir yabancı ülkeyle önemli bir sorun mu yaşamak gerekir... Ülkenin çözüm bekleyen hayatî sorunları da aynı duyarlılığı ister. Halk, siyasette kısır çekişmeler ve kavgalardan bıkmış, siyasete ve siyasetçiye güvenini, demokrasi ve seçimlere ilgisini kaybetmiş, çalışmayan, çalışanı da engelleyen siyasetçiden bıkmıştır.

Milletimizi, dünyanın en müreffeh toplumu yapmak, cumhuriyetin aslî gayesi ve ebedî davasıdır. Siyasetin bu kutsal davanın emrinde olması, milletimizin en büyük arzusudur. Bu amaca ulaşmak için, çoğumuz, çözümü, siyasî sistem değişikliğinde görmekteyiz. Halbuki, sistemi koyan, yaşatan, iyi ve kötü kullanan da insandır. İnsan, sistemden önce, kendi zihniyetini, siyasete bakışını değiştirmelidir. Örneğin, Suriye konusunda, sistem, uzlaşma ve birlik için bir sorun yaratmadı; çünkü, hepimiz, millî çıkarları, siyasal ve bireysel çıkarların önüne aldık, yeminimize sadık kaldık.

Sistem değişmediği halde, bazı milletvekillerinin kendi dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istemeleri, bir bakanın, sorumluluk duygusunun gereğini yaparak bakanlık görevinden ve milletvekilliğinden istifa etmesi, bazı milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması konusunda ortak tavır benimsenmesi, siyasette, insanı, sistemin önüne koyan sevindirici gelişmelerdir.

Türkiye'de, yönetemeyen demokrasiden yöneten demokrasiye geçişin çaresi, sistemi değiştirmek değil; aksine, siyasetçilerin, sistemi uygulamadaki çifte standardı ve siyasî prim kazanma endişelerini terk etmeleridir. "Mevcut sistem değişmezse toplum bunalımdan kurtulamaz" düşüncesi, insanın önemini ihmal eden, sistemi kurtarıcı gibi gören yanlış bir anlayıştır. Tabiî ki, sistemi değiştirme konusunda uzlaşılıyorsa bu yapılmalıdır; ama, olmadığı takdirde, asıl kaynağa, yani, insana dönülmelidir. Hangi sistemde olursa olsun, siyaset, mükemmellik değil, uzlaşma ve çözüm üretme sanatıdır; ancak, her uzlaşmanın da ülkeye yararlı olduğu söylenemez. Örneğin, Parlamentomuz, bir karar ve bir kanunla, seçimlerin yenilenmesini ve mahallî seçimlerle birlikte 18 Nisan 1999 tarihinde birlikte yapılmasını kararlaştırdı. Buna "evet" diyen milletvekillerinin çoğu kerhen oy verdi; çünkü, bireysel endişeleri aşamadılar. Halkın büyük ekseriyeti de bu konuda benzer görüşlere sahiptir. Bu karar, toplumda geleceğe dönük bir karamsarlık ve ümitsizlik yarattı. Öncelikle, düzelme yoluna giren ekonomik göstergeleri bozdu. Bu durumda, mevcut kararı ve kanunu düzeltmek farz olmuştur. Ne var ki, partiler, siyasî hesaplarla bunu yapmaktan çekinmektedirler. Halbuki, ortak millî çıkarlar bu kararın değiştirilmesini gerektirmektedir. Halkın beklentisi şudur: Siyasî partiler, halkın eğilimlerine ve ülkenin gerçeklerine uygun siyasetle puan kazanırlar. Sezgim şudur ki; Parlamentonun bahse konu olan bu kararı, Türkiye'ye daha büyük istikrarsızlık ve kaos getirecektir. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olunacaktır. Bu seçimi kararsızlar partisi kazanacaktır. Ülke, zaman ve kan kaybedecek, belki de demokrasiyi... Demokrasiyi yaşatmak ise, sistemin değil bireylerin görevidir.

Özetle, siyaset, sistem ve insan bir sacayağıdır; ama, bu ayağın dengesini kuran da, bozan da insandır; herşeyin sebebi ve amacı da insandır. Eğitilmiş ve ekonomik düzeyi yükselmiş insan, demokratik rejimin teminatıdır.

Sözlerimi Hacı Bektaş Veli'nin bu gerçeği ifade eden ve bugüne ışık tutan şu hikmetli sözleriyle bitiriyorum:

Dervişlik hırkada, taçta değildir,

Hararet nârdadır, sacta değildir,

Her ne ararsan insanda ara,

Kudüs'te, Mekke'de, Hac da değildir.

Hepinizi saygılarımla selamlarım. (ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Sayın Halil Cin'e teşekkür ediyorum.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Buyurun efendim.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Bir sayın bakan cevap vermiyorsa, ben, Parlamento ve demokrasi adına şunu söylemek isterim ki, yapılan konuşma demokrasi adına talihsizlik taşımaktadır.

Teşekkür ediyorum. (FP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

2. – Adana Milletvekili İ. Ertan Yülek’in, Türkiye’de şekerpancarı üretimine ve özel şeker fabrikalarının durumuna ilişkin gündemdışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’in cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı ikinci konuşmayı, Türkiye'de şekerpancarı üretimi ve özel şeker fabrikalarının durumuyla ilgili olarak söz isteyen, Adana Milletvekili Sayın Ertan Yülek yapacaklar. (FP sıralarından alkışlar)

Buyurun Sayın Yülek.

İ. ERTAN YÜLEK (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye ziraatında çok önemli bir yeri olan pancar ekicileri ve özel şeker fabrikalarının durumu hakkında bilgi vermek ve Hükümetin bu konudaki tutumunu eleştirmek için söz almış bulunuyorum; bana, bu imkânı verdiği için Sayın Başkana teşekkürlerimi sunuyorum.

Şekerpancarı, yazları serin, kışları soğuk geçen orta kuşak ikliminde yetişmekte ve gelişmiş ülkeler dahil, birçok ülkenin ziraatında önemli bir yer tutmaktadır. Mesela, bugün, çok gelişmiş olan Almanya, Fransa, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, hatta Japonya, pancar ziraatına önem ve destek vermektedirler.

Pancarın, bir plato bitkisi olması sebebiyle de, ülkemizde, Orta ve Doğu Anadolu'da hububat kadar yaygın ve hububata bir münavebe bitkisi olarak ekimi yapılmaktadır. Ürün çeşidi az olan bu bölgelerde ekimi ihmal edilemeyecek bir ziraî üründür. Pancardan şeker, çeşitli kimyevî maddeler ihtiva eden melas, küspe elde edilir.

Ayrıca, hava kirliliğine karşı da önemi vardır. 1 dekar pancar tarlasından elde edilen oksijen -çok enteresandır- 7,5 dekar ormandan elde edilen oksijene denktir. Bu özellikleri sebebiyle de, bir Alman bilim adamı "eğer şekerpancarı olmasaydı, icat edilmesi lazım gelen bir bitkidir" diye ifade etmektedir.

Ülkemizde, her yıl, 500 bin civarında -ama münavebeyi de dikkate aldığımızda 1,5 milyon- çiftçi pancar ziraatıyla uğraşmaktadır. Bunların ekim alanı takriben 4,5 milyon dekar olup, 18 ve 20 milyon ton pancar ve bundan da 2-2,5 milyon ton arasında şeker elde edilmektedir.

Türkiye'de pancar ziraatı, çok iyi teşkilatlanmış bir pancar ekicileri kooperatifi Pankobirlik üyeleri tarafından yapılmakta ve kontrollü ve gerçekten de verimli en iyi ekim Türkiye Şeker Fabrikalarının kontrolünde yürütülmektedir. Hükümetlerin bu konudaki politikaları, pancar ekimine ve şeker üretimine birinci derecede etki etmektedir. 1994-1995 yıllarındaki yanlış politikalar yüzünden 330 dolara şeker ihraç eden Türkiye, 460 dolardan 250 milyon dolar vererek şeker ithal etmiştir. 54 üncü Hükümet tarafından, 1996 ve 1997'deki taban fiyatları sebebiyle de, Türkiye, bugün, dünyanın önemli şeker ihraç eden ülkesi haline gelmiştir.

Türkiye'de şeker fabrikası kurulması, âdeta bir kahramanlık destanı gibidir. Millî mücadeleden hemen sonra, daha cumhuriyetin ilanından evvel, Uşaklı, yaşı 60'ın üzerinde Mollazade Nuri Efendi, çok asil bir düşünceyle, şeker fabrikası kurmayı düşünmüş ve tatbik sahasına da koymuştur. "Pancarımız var, fabrikamız yok; neden, gâvura şeker için avuç dolusu para verelim" diyerek yola çıkıyor ve 1922'nin sonu 1923'ün başında şeker şirketini kuruyor; hatta, Gazi Paşa hazretleri ile İsmet Paşayı da 10'ar lirayla ortak ediyor.

1950'de Demokrat Parti, özel sektör öncelikli politikaları sebebiyle 5 şeker fabrikası kuruyor. Bunlar, Konya, Amasya, Kayseri, Adapazarı ve Kütahya'dır -bugün, ülkemizde 29 şeker fabrikası var- 3'ü özelleşmiş, 2'si devletin elindedir. 3 özel şirketin hissesi, toplamda yüzde 20 civarındadır. 1991 yılına kadar pancar ekicilerinin yüzde 50'sine sahip olan bu 5 fabrika "şekere selam, yönetime devam" demiş, 1991'de kontrollü bir özelleştirme olmuş ve Amasya'dan başlanmış, daha sonra Konya ve Kayseri özelleşmiş, Kütahya ve Adapazarı bağlı ortaklık haline getirilmiştir. Bu fabrikalar, bugün, büyük bir haksız rekabetle karşı karşıyadır. Devleti arkasını alan fabrikalar, yani, devlet fabrikaları üç aya kadar vadeli şeker satmaktadırlar ve DFİF'ten yüzde 40 ile yüzde 50 civarında kredi alabilmektedirler. Oysa özel sektör fabrikaları yüzde 100 ile yüzde 150 civarındaki finans yükünün altında ezilip gitmektedirler. Bu sebeple de, bugün, Amasya fabrikası 9-10 trilyon liralık borç batağına batmış ve kurtarılamaz hale gelmiştir.

Bugün, şeker, dünya piyasalarında 215 dolara ihraç edilmektedir. Türkiye Şeker Fabrikaları dışındaki özel sektör fabrikaları şeker ihraç edememektedirler. Şeker Fabrikaları ihraç edip, 215 dolar ile maliyet arasındaki farkı görev zararı olarak alırken, özel sektör fabrikalarına bunun verilmeyişi büyük bir haksız rekabettir. Bakınız, Türkiye'de tekstil ihracatını Sümerbank başlatmıştır, özel sektör devreye girdiği zaman, devletçe, ihracatta verilen ne kadar sübvansiyon veya vergi iadesi varsa, aynısı, özel sektöre de verilmiştir. Bugün, şeker fabrikalarına da bu desteğin verilmesi, aradaki farkın görev zararı olarak ödenmesi lazımdır.

BAŞKAN – Sayın Yülek, konuşma süreniz tamamlanmıştır efendim.

İ. ERTAN YÜLEK (Devamla) – Bitiriyorum efendim...

Çeşitli avanslarla çiftçiye birtakım imkânlar verilmektedir. Bütün bunların sonucunda şunu ifade etmeye çalışıyorum: Hükümetin bu haksız rekabeti bir an önce önlemesinde zaruret vardır. Ilgın çiftçisi, devletin çiftçisi, Türk çiftçisi de, Konya çiftçisi, devletin çiftçisi değil midir?..

Bu konuda, yıllardan beri bekleyen, bir şeker kanunu tasarısı vardır. Bu şeker kanunu tasarısı eğer Büyük Millet Meclisine sevk edilirse -ben, Sayın Genel Başkanımızla ve grup başkanvekillerimizle konuştum- bu konuda her türlü desteği vereceğimizi arz ediyor; saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Ertan Yülek'e teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşmayı cevaplamak üzere, Sanayi ve Ticaret Bakanımız söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI E.YALIM EREZ (Muğla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemdışı söz alan Sayın Ertan Yülek'in konuşmasını cevaplandırmak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmamın başında, Sayın Yülek'e teşekkür ediyorum; çok önemli bir konuyu, kendisi de eski bir şekerci olması dolayısıyla, çok doğru bir şekilde takdim ettiler. Tabiî, gönül arzu ediyor ki, bu kürsüde, ülkenin böyle temel konuları tartışılsın ve parti farkı gözetilmeden bunlara hep beraber çare arayalım. Bir an evvel, haksız soruşturmaları bir yana bırakıp haklı soruşturmaları yapalım ; ama, ülkenin temel meselelerini şurada bir tartışmaya başlasak, zannediyoruz ki, Türkiye'yi, bugünkü sorunlarının çoğundan arındırırız. Sayın Yülek'in dediği gibi, şeker, dolayısıyla pancar, Türk tarımının önemli bir ürünüdür; ancak, maalesef, Türkiye'nin kalıcı bir şeker üretim politikası olmadığı için, zaman zaman sorunlar yaşanmıştır. Üç yıllık görevde bulunduğum süre zarfında da en çok dikkat ettiğim husus, Türkiye'nin bir şeker üretim politikasını kalıcı olarak oturtabilmek olmuştur. Türkiye'nin şeker üretim politikası uygun standartlarda, yurtiçi talebe yeterli, asgarî maliyetle, azamî katma değer yaratacak şekilde şeker üretmek olmalıdır ki, şeker politikamızın temeli bugün budur. Bu doğrultuda yurtiçi talebi yurtiçi kaynaklardan karşılayacak düzeyde şeker üretimi gerçekleştirilerek ülke şeker üretiminde kendi kendine yeterlilik öngörülmektedir.

Sayın Ertan Yülek'in belirttiği gibi, zaman zaman bu prensiplerin dışına çıkıldığı için, Türkiye, bazen, şeker ihraç eden bir ülke bazen de şeker ithal eden bir ülke durumundadır. Aslında, Türkiye'nin çok fazla pancar üretip bu pancardan elde ettiği şekeri ihraç etmesi de akıllı bir politika değildir; -zannedersem, Sayın Yülek benim bu görüşüme de katılacaktır- çünkü, dünyada şeker, büyük ölçüde şeker kamışından elde edildiği için ihraç fiyatlarıyla rekabet etme imkânımız yoktur ve ancak, Hazineden sübvansiyonla şeker ihracatı yapılmaktadır.

Yine, özel sektörle devlet arasındaki rekabetin giderilmesi için yeni bir şeker kanun taslağı muhakkak hazırlanmalıdır. Zaten bu düşüncede olan Bakanlığımız, Türkiye'de şeker rejimini düzenleyen 22.6.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6747 sayılı Şeker Kanununun bazı maddeleri yeni çıkan yasalarla uygulanamaz hale geldiğinden, günün ihtiyaçlarına da cevap veremediğinden ve ayrıca, mevcut yasanın, özel sektörün etkinliğini ve faaliyetlerini sınırlayıcı hükümleri ihtiva etmesi nedeniyle, yeni bir şeker kanunu tasarısı hazırlamış, Başbakanlığa sunmuştur. Sayın Ertan Yülek'in ifade ettiği, Fazilet Grubunun bu konudaki düşüncesinden son derece memnun oldum; diğer parti grupları da bunu uygun görürlerse, zannedersem, önümüzdeki günlerde bir Danışma Kurulu kararıyla gündeme getirip, bunu, kısa sürede kanunlaştırmak mümkün olacaktır.

Yeni şeker kanunu taslağımızda önemli hususlardan bir tanesi şudur: Şeker üretimi ve arzında istikrarı sağlamak üzere, pazarda kota sistemi öngörülmektedir. Bu kota sisteminde (A) kotası diye adlandırdığımız kota, içtalebi karşılayacak şeker miktarını, (B) kotası ise güvenlik payı olarak üretilecek şeker miktarını belirlemektedir.

Eğer, tasarımız kanunlaşırsa, pancar fiyatları, eskiden olduğu gibi devlet tarafından belirlenmeyecektir; pancar fiyatları, şirketlerle üreticiler arasında, şeker fiyatlarıysa şirketler tarafından serbestçe belirlenecektir.

Ayrıca, bu tasarıyla, ihracat destekleri ile depolama masraflarını karşılamak üzere bir şeker fonunun kurulması öngörülmektedir.

Yine, bu tasarıyla, yasa çerçevesinde her türlü kararı almak ve uygulamak üzere, kamu ve özel sektörden oluşan yedi üyeli bir şeker kurulu oluşturulacaktır. Yeni şeker kanununda da, ithalatta koruma aynen devam ettirilecektir.

Ayrıca, ihracata destek olması için de yalnızca şekeri girdi olarak kullanan ve ihraç eden imalatçılara ve ihracatçılara, ihraç fiyatları üzerinden destekte bulunulması da bu tasarı içerisinde yer almaktadır.

Ben, Sayın Ertan Yülek'e bu önemli konuyu gündeme getirdiği için teşekkür ediyorum. Bu arada, şu bilgiyi de verip, sözlerime son vermek istiyorum: Türkiye'de, 1996 yılında 1 milyon 862 bin ton şeker üretilmiştir; 1997 yılında üretilen şeker 2 milyon 372 bin tondur; 1998 yılı şeker üretimi 2 milyon 575 bin tondur. Ülke şeker talebi de 2 milyon ton civarında olup, her yıl, yüzde 2,5-3 düzeyinde de artmaktadır.

Pancar üretimi, bu yıl 20 milyon tondur. 1998 yılında, Türk Şeker ve bağlı ortaklıklar tarafından 16 milyon ton pancar alınması hesaplanmaktadır. Bu üretime karşılık da 290 trilyon lira bedel ödenmesi tahakkuk edecektir. 1998 yılında ortalama pancar fiyatının 17 767 Türk Lirası/kilogram olarak gerçekleşmesi beklenilmektedir.

16.10.1998 tarihi itibariyle, üreticiye, 49 trilyon 400 milyar liralık aynî ve nakdî avans verilmiştir. Bugüne kadar verilen avansların yüzde 62'si nakden ödenmiştir. Üçüncü avans ödemesi de devam etmekte olup en kısa sürede tamamlanacaktır.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplandıran Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Yalım Erez'e teşekkür ediyorum.

3. – Manisa Milletvekili Hasan Gülay’ın, Tariş’in Ege Bölgesinde kuru üzüm ve pamuk alımlarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Sanayi ve Ticaret Bakanı E. Yalım Erez’in cevabı

BAŞKAN – Gündemdışı son konuşmacı olan, Manisa Milletvekili Sayın Hasan Gülay, Tarişin Ege Bölgesi kuruüzüm ve pamuk alımlarıyla ilgili gündemdışı söz isteminde bulunmuştur.

Buyurun Sayın Gülay. (DSP sıralarından alkışlar)

HASAN GÜLAY (Manisa) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; sözlerime başlamadan önce, Sayın Başkanı ve Yüce Meclisin tüm değerli üyelerini sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu sene, 1998 yılı, Ege Bölgesi ve seçim bölgem Manisa'da, kuruüzüm ve pamuk taban fiyatları, 55 inci Cumhuriyet Hükümeti tarafından, bandırılmış ilaçlı kuruüzümde 265 bin, naturel kuruüzümde 280 bin Türk Lirası olarak açıklanmıştır. Aynı şekilde, pamuk taban fiyatları da 195 bin Türk Lirası ve kilogram başına 10 sent olarak açıklanmıştır. Pamuk ve kuruüzüm, genelde, ana ihraç ürünlerimiz olup, iç tüketimde de yoğun bir şekilde tüketilmektedir.

Değerli milletvekilleri, dünyadaki global ekonomik krize ve bilhassa bu ürünlerin ihraç edildiği ülkelerdeki büyük ekonomik krize rağmen, üstelik 55 inci Cumhuriyet Hükümetinin uyguladığı enflasyon canavarını bu sene yüzde 50'lerin altına çekme ve önümüzdeki sene de yok etme savaşına rağmen, verilen taban fiyatlar genelde üreticiler tarafından olumlu karşılanmıştır; ama, iş burada bitmiyor.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, bu sene, Ege Bölgesinde ve seçim bölgem Manisa'da nisan ve mayıs aylarında aşırı yağışlar olmuştur. Bu yağışlar, pamuk ürününün, iki, üç, hatta dört defa tarlada bozulup tekrar ekilmesine yol açmıştır; bu durum, pamuk üreticisine ek masraf demektir, pamuk üretim maliyeti de o oranda artmıştır, geç ekilmeden dolayı da dekar başına verim de düşmüştür. Aynı şekilde, aynı hava şartları üzümde de üretim kaybına ve maliyet artışına yol açmıştır.

Şimdi hasat zamanıdır. Tariş üzüm ve pamuk birlikleri, tüm Ege Bölgesinde ve seçim bölgem Manisa'da, kuruüzüm ve pamuk alımları yapmaktadır. Açık açık söylüyorum: Alımlar ve ürün bedellerinin ödenmesi istenilen şekilde, üreticinin istediği şekilde yapılamamaktadır. Ekim zamanında maliyetleri artan kuruüzüm ve pamuk üreticileri, Tariş tarafından, hem alımların hem de ödemelerin hızlı yapılmasını arzu etmektedirler; bu, onların da hakkıdır. Bu konuda, Genel Başkanım Sayın Bülent Ecevit'e, Sanayi ve Ticaret Bakanım Sayın Yalım Erez'e yaptığım girişimler sonucu, bu alımlar ve ödemeler, bir nevi hızlanmış durumda idi. Seçim bölgem Manisa'ya tatilde ve hafta sonu yaptığım gezilerde, üreticileri ziyaret ettim, problemleri de yakından gördüm. Manisa'nın Akhisar, Gölmarmara, Saruhanlı, Alaşehir, Turgutlu, Salihli ve diğer ilçeleri, üzüm ve pamuk üreticilerinin en yoğun olduğu yerlerdir. Buradan, Sanayi ve Ticaret Bakanım Sayın Yalım Erez'e, üretici adına çağrı yapıyorum. Tarişin, kuruüzüm ve pamuk alım ödemelerini daha hızlı yapması gerekiyor. Üretici, bunu, Sayın Bakanımdan ve Tarişten de beklemektedir. Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanım Yalım Erez'in bu konudaki duyarlılığını da biliyorum, duyarlı olacağına da inanıyorum.

Ayrıca, pamuktaki prim sistemine de değinmek istiyorum. Üretici, prim sisteminden çok memnundur. Prim sistemini de getirdiği için, Hükümetimize ve Sayın Erez'e, buradan açık açık teşekkür ediyorum. Yalnız, üretici, 10 sentlik prim ödemelerinin de pamuk bedelleriyle beraber yapılmasını arzu etmektedir. Eğer, ödemeler bu şekilde yapılırsa, inanın, üretici çok memnun olacaktır. Bu memnuniyetten, Sayın Bakanımın da memnun olacağını biliyorum.

BAŞKAN – Sayın Gülay, konuşma süreniz tamamlanmıştır efendim.

HASAN GÜLAY (Devamla) – Bitiriyorum efendim.

Şu anda, seçim bölgem Manisa'da yağışlar vardır. Alımların ve ödemelerin istenilen şekilde yapılması için, Hazine tarafından Tarişe DFİF destekleme kredisi açılması gerekir; açıldıysa da Sayın Bakanıma yine teşekkür etmeyi görev biliyorum.

Bazı muhalefet milletvekillerimiz -iyiniyetli de olsa- benim, bu kürsüden, hep pamuk, üzüm, tütün ve zeytin üreticilerinin sorunlarını gündeme getirdiğimi söylemektedirler. Ben, Manisa milletvekiliyim; bu sorunları gündeme getirmek de, benim birinci görevimdir.

Sözlerime son verirken, PKK terör örgütünün baş destekçisi ülkerden biri olan Suriye ile problemlerinde, bazı siyasal partilerimiz ve onların sayın liderlerinin, konuyu siyasal amaçları için istismar etmemelerini, 55 inci Cumhuriyet Hükümetine destek vermelerini, bazı partilerimizin, onların sayın liderlerinin ve değerli yöneticilerinin de, siyaset yapıyorum derken seviyeli olmalarını diliyorum ve halkımızın da bizden bunu beklediğini belirtir, Yüce Meclise saygılar, sevgiler sunarım. (DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Gündemdışı konuşan Manisa Milletvekili Sayın Hasan Gülay'a teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşmayı cevaplamak üzere, Sanayi ve Ticaret Bakanı tekrar söz istemişlerdir.

Buyurun Sayın Bakan.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI E. YALIM EREZ (Muğla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Gündemdışı konuşan Sayın Hasan Gülay'ın konuşmasını cevaplandırmak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, çekirdeksiz kuruüzümle ilgili görüşlerimi ifade ettikten sonra pamuk konusunda da bilgi vermek istiyorum.

Sayın Gülay'ın da bahsettiği gibi, Türkiye, önemli ölçüde üzüm üreten ve ihraç eden bir ülke. Çekirdeksiz kuruüzüm üretimi ve ekim alanları da yıldan yıla artmaktadır. 1996 yılı üzüm rekoltesi 220 bin ton, 1997 yılı üzüm rekoltesi 230 bin ton; içinde bulunduğumuz yılın üzüm rekoltesi ise 250 bin ton civarında olacağı tahmin edilmektedir.

Tabiî üretim miktarı, içtüketim ve ihracat miktarlarımızın üzerinde olduğundan stok devri olmakta ve bu da sorun yaratmaktadır. 19.10.1997 tarihi itibariyle 63 bin ton üzüm alımı gerçekleştirilmişken, bu yıl aynı tarih itibariyle 74 376 ton alım yapılmış durumdadır; yani, artan rekolteye karşı üreticinin mağdur olmaması konusunda da her tedbir alınmıştır. Ayrıca, üzüm fiyatları da, geçen sene ve evvelki seneki dolar bazındaki fiyatını aynen muhafaza etmiştir; yani, 1991 yılında 0,77; 1992 yılında 0,85; 1993 yılında 0,80; 1994 yılında 0,59; 1995 yılında 0,84 olan üzüm fiyatları, 1997 ve 1998 yılında 0,95 olarak ilan edilmiş ve üreticinin enflasyona karşı mağduriyeti de önlenmiştir. Kuruüzümle ilgili ödemelerimiz süratle devam etmektedir. Aslında, şu an üretime 1 aylık bir periyotla devam edilmektedir ki, tabiî geçen seneye göre bunu mukayese ederseniz; yani, geçen seneki, 55 inci Hükümetin ödemeleriyle mukayese ederseniz bir geri kalmışlık söz konusudur; ancak, ondan evvelki yıllarla mukayese ederseniz... Aslında, bu yıl geçmiş yıllardan daha önde de ödeme yapıyoruz; ama, halkımız tabiî, en yakın tarihi hatırlıyor; yani, bizim iktidarda bulunduğumuz geçen yılı hatırladığı için sorun biraz da oradan kaynaklanmaktadır. Yoksa, geçmiş yıllarda, dört beş ay sonra bu paranın ödendiği, hem üzüm üreticisi tarafından hem de o bölgenin milletvekilleri tarafından gayet iyi bilinmektedir.

Yine, pamukla ilgili, geçtiğimiz günlerde Meclis gündemine bu konu geldiğinde ifade ettim. Sayın Gülay'ın da belirttiği gibi, sorun, Hükümetimizin uyguladığı politikadan kaynaklanmamaktadır; sorun, dünyada pamuk fiyatlarının düşmesinden kaynaklanmaktadır. Bizim pamuk fiyatlarını ilan ettiğimiz gün 171 sent olan pamuk fiyatları bugün 154 sente düşmüştür; Ege pamuğu için diyorum. Yine, bizim 140 sentten ilan ettiğimiz pamuk fiyatları -Çukurova pamuğu için- bugün 106 sente düşmüş durumdadır. Aslında, 195 bin lira ve artı 10 sent prime baktığınızda, verilen fiyatların yüzde 63'e tekabül ettiği; yani, beklenen yıl içi enflasyonun üstünde bir fiyat olduğu, üreticinin enflasyona karşı korunduğu apaçık ortadadır ve bu fiyattan da tarım satış birliklerimiz pamuk almaktadır. Ancak, daha evvel belirttiğim gibi, 1994 yılı itibariyle pamukta ve bilhassa tarım satış birliklerinin iştigal konularına giren bütün ürünlerinde destekleme kaldırılmıştır, destekleme yoktur; ama, biz, buna rağmen içinde bulunduğumuz yıl itibariyle dünya pamuk fiyatlarındaki bu düşmeyi de hesaplayarak, ilk defa prim uygulamasına geçtik. Tabiî, bütçenin elverdiği şartlar doğrultusunda da 10 sentlik bir prim uygulamasıyla devreye girdik. Yalnız, geçen gün Yüksek Planlama Kurulunda da konuşuldu, Sayın Başbakanın da bu konuda talimatı var. Primin artırılması konusunda ilgili bakanlıklar gerekli çalışmaları yapmaktadırlar.

Ege Bölgesinde pamukta gecikmemiz bugün itibariyle 15 gündür ve aldığımız pamuk miktarı da, geçmiş yılların üzerindedir. Dün de Hazine tarafından, pamuk alımı için, tarım satış birliklerine 5 trilyon ödeme yapılmıştır ve Sayın Başbakanın geçen gün Yüksek Planlamada ve Bakanlar Kurulunda kesin talimatıyla, aralık sonuna kadar tüm tarım satış birliklerine aldıkları ürünün paralarını ödemek üzere, 250 trilyon lira bir ödeme yapılması emri verilmiştir. İnanıyorum ki, bu yıl da, geçen yılki gibi, üreticinin mağdur edilmeyeceği bir fiyat politikasının ve üreticinin mağdur edilmeyeceği bir ödeme politikasının aynen devam edeceğidir.

Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Gündemdışı konuşmayı cevaplayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Yalım Erez'e teşekkür ediyorum.

Böylece gündemdışı konuşmalar bölümündeki çalışmalarımız tamamlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır. "Sunuşlar" bölümündeki metinler uzun olduğu için Divan Üyesi arkadaşımızın, okuma görevini oturduğu yerden yerine getirmesi hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Irak’a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı’ya, dönüşüne kadar, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1744)

BAŞKAN – Cumhurbaşkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 15 Ekim 1998 tarihinde Irak'a gidecek olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı'nın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

2. – Türkiye - AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığında TBMM’ni temsil edecek grubu oluşturmak üzere aday gösterilen milletvekiline ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1745)

15 Ekim 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında 3620 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre, "Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanlığı"nda Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil edecek Grubumuzu oluşturmak üzere Demokratik Sol Parti Grup Başkanlığınca aday gösterilen Sakarya Milletvekili Teoman Akgür'ün ismi Genel Kurulun bilgisine sunulur.

Hasan Korkmazcan

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanvekili

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Üç adet Meclis araştırması önergesi bulunmaktadır; bunlardan birinci önerge 500 kelimeden fazla olduğu için özetini okutuyorum:

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın ve 39 arkadaşının, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Kalkınma Hamlesi Projesinin somut sonuçlarının bölge halkına yansıtılmamasının nedenleri ile GAP’nin bölge kalkınmasına olan etkisinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/292) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Özet gerekçe: 75 inci yılına ulaştığımız cumhuriyetimiz boyunca ülke kalkınması adına cumhuriyet hükümetleri önemli başarılar kazanmışlarsa da alınan bütün önlemlere rağmen bölgelerimiz arası gelişmişlik farkının artması önlenememiştir. Kişi başına GSYİH Türkiye ortalamasının 300 bin dolara yaklaştığı göz önüne alınırsa, Güneydoğu Bölgemizdeki 1 000 dolarlık ortalama bu gerçeği açıklamaktadır.

Son onbeş yılda hükümetlerimiz bu farkın azaltılması amacıyla sayıları dokuza varan bölgesel kalkınma paketleri hazırlamışlardır. 54 üncü Hükümet tarafından hazırlanan 600 maddelik ve 200 trilyonluk paket de, 30 Mart 1997 tarihinde MGK'da görüşülüp karara bağlanmasına rağmen, realize edilememiştir.

Kamu yatırımlarının öncelik etmediği ve nakit desteğini ihtiva etmeyen bu paketler, bölgedeki yatırımcılar için bir anlam ifade etmemektedir. Van Ticaret Odasının bir araştırması bölgeye son onbeş yılda alınan teşvik paketlerinin başarı ortalamasının sadece yüzde 5 seviyesinde kaldığını göstermektedir. Paketlerin ve verilen sözlerin yerine getirilememesi, bölge halkının devletine olan güvenini zedelemektedir. Vahim olan da burasıdır.

Kalkınma Bankasına göre, bölgede teşvik bekleyen 516 atıl durumda işletme ve tesis bulunmaktadır. Devlet İstatistik Enstitüsünün verilerine göre, bölgenin ulusal gelirden aldığı pay itibari ile, bölgede nüfusun yarısının açlık sınırında yaşadıkları görülmektedir. Bu verilere göre, şimdiye kadar hiçbir teşvik paketinin başarıya ulaşamadığı görülmektedir.

Yatırımlarda kamunun öncülüğü de gerçekleşememektedir. 1998 bütçesinden güneydoğudaki bütün organize sanayi bölgelere, özelleştirmeden gelecek gelirler hariç, sadece 122 milyar TL ayrılması, bunun en güzel örneğini teşkil etmektedir. Siirt Organize Sanayi Bölgesine ayrılan 10 milyar TL ile inşaata başlanabilmesi bir yana, cari harcamaları bile karşılamak mümkün değildir.

Karayolu yatırımları da çok yavaş ilerlemektedir. Örneğin, 2000 yılında tamamlanması planlanan 7 trilyon proje bedelli Siirt-Eruh-Şırnak karayoluna 1998 yılı için ayrılan ödenek 50 milyar TL'dir. Bu trendle bu yolun 20 yılda bitirilmesi mümkün değildir.

GAP'ın, tarım sektöründe yüzde 11,6'sı, enerjide yüzde 74,8'i gerçekleştirildiği iddia edilmesine rağmen, bölgenin gayri safî yurtiçi hâsıladan aldığı payın artmasını sağlayamadığı görülmektedir. Siirt'e katkı sağlaması amaçlanan GAP'ın Ilısu Barajı için henüz ihale aşamasına bile gelinememiştir. Temelinin ise 2000 yılından önce atılması zor görünmektedir.

2005 yılında realize edilecek şekilde programlanmasına rağmen, bizzat ilgili Devlet Bakanı tarafından açıklanan Master Planı Gerçekleşmeleri ve Tamamlanma Süreleri Tablosuna göre, 1994-1998 trendi ile, GAP'ın tarım sektöründeki sürecinin 90 yılda tamamlanabileceği görülmektedir. Global tamamlanma süresi ise 72 yıldır.

Başta finansman sorunu ve koordinasyonsuzluk olmak üzere, gecikmeyi sağlayan sorunların ortadan kaldırılması ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, Anayasanın 98 inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.

Saygılarımızla.

1. Ahmet Nurettin Aydın (Siirt)

2. Hüsamettin Korkutata (Bingöl)

3. Zeki Ergezen (Bitlis)

4. Ahmet Karavar (Şanlıurfa)

5. Ali Coşkun (İstanbul)

6. Sabahattin Yıldız (Muş)

7. Mustafa Bayram (Van)

8. Ahmet Feyzi İnceöz (Tokat)

9. Mehmet Emin Aydın (Siirt)

10. Yaşar Canbay (Malatya)

11. Sacit Günbey (Diyarbakır)

12. Mehmet Altan Karapaşaoğlu (Bursa)

13. Fethullah Erbaş (Van)

14. Sait Açba (Afyon)

15. İsmail Coşar (Çankırı)

16. Şaban Şevli (Van)

17. Ali Oğuz (İstanbul)

18. Şinasi Yavuz (Erzurum)

19. Ahmet Doğan (Adıyaman)

20. Mustafa Kemal Ateş (Kilis)

21. Abdullah Arslan (Tokat)

22. Bekir Sobacı (Tokat)

23. Latif Öztek (Samsun)

24. Mustafa Hasan Öz (Ordu)

25. Kemal Albayrak (Kırıkkale)

26. Abdullah Örnek (Yozgat)

27. Mikail Korkmaz (Kırıkkale)

28. Tevhit Karakaya (Erzincan)

29. Cafer Güneş (Kırşehir)

30. Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)

31. Mustafa Kamalak (Kahramanmaraş)

32. Osman Hazer (Afyon)

33. Memduh Büyükkılıç (Kayseri)

34. Mehmet Salih Katırcıoğlu (Niğde)

35. Hüseyin Arı (Konya)

36. Hüseyin Olgun Akın (Ordu)

37. Mehmet Sıddık Altay (Ağrı)

38. Maliki Ejder Arvas (Van)

39. Musa Uzunkaya (Samsun)

40. Musa Demirci (Sıvas)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Özeti okunan bu önergenin tam metni, ayrıca, tutanağa eklenecektir.

Önerge gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.

İkinci Meclis araştırması önergesini okutuyorum:

2. – Yozgat Milletvekili İlyas Arslan ve 34 arkadaşının, Yozgat İlinin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunlarının araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/293)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yozgat İlimizin ekonomik, sosyal, kültürel ve kentsel sorunları ile özellikle Yozgat'ın kamu yatırımları ve özel sektörü teşvik edici tedbirler ile kamu hizmetleri yönünden ihmal edilmesinin ortaya çıkardığı sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ederiz. 12.10.1998

1. İlyas Arslan (Yozgat)

2. Cemil Çiçek (Ankara)

3. Kâzım Arslan (Yozgat)

4. Hasan Dikici (Kahramanmaraş)

5. Abdullah Örnek (Yozgat)

6. Mustafa Köylü (Isparta)

7. Süleyman Metin Kalkan (Hatay)

8. Ahmet Feyzi İnceöz (Tokat)

9. Ahmet Demircan (Samsun)

10. Azmi Ateş (İstanbul)

11. Mukadder Başeğmez (İstanbul)

12. Abdullatif Şener (Sıvas)

13. Seyyit Haşim Haşimi (Diyarbakır)

14. Hayrettin Dilekcan (Karabük)

15. Zeki Karabayır (Kars)

16. Abdullah Özbey (Karaman)

17. Hüseyin Olgun Akın (Ordu)

18. Ömer Naimi Barım (Elazığ)

19. Abdullah Gül (Kayseri)

20. Kemalettin Göktaş (Trabzon)

21. Celal Esin (Ağrı)

22. Nurettin Aktaş (Gaziantep)

23. Mikail Korkmaz (Kırıkkale)

24. Ramazan Yenidede (Denizli)

25. Saffet Benli (İçel)

26. Fikret Karabekmez (Malatya)

27. Ahmet Dökülmez (Kahramanmaraş)

28. Necati Çelik (Kocaeli)

29. Osman Pepe (Kocaeli)

30. Mehmet Emin Aydınbaş (İçel)

31. Ömer Özyılmaz (Erzurum)

32. Latif Öztek (Samsun)

33. Hüsamettin Korkutata (Bingöl)

34. Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)

35. Osman Yumakoğulları (İstanbul)

Gerekçe :

Yozgat, coğrafî konumuyla ülkemizin tam ortasında yer almaktadır. Tarihimizde önemli bir yere sahip olan İlimiz, genç cumhuriyetimizle büyüyen ve gelişen sanayi merkezleri olarak bilinen Ankara, Kırıkkale, Çorum, Sıvas ve Kayseri İllerimizle çevrilidir. İlimizin yıllar itibariyle nüfusuna baktığımızda, sürekli göç veren bir konuma sahiptir. Nüfusumuzdaki küçük artışlar ise doğumlardan kaynaklanmaktadır. İl nüfusumuzun yüzde 75'i köylerde ve henüz alt ve üstyapısını tamamlayamamış küçük ilçelerimizde yaşamaktadır.

Cumhuriyet tarihimizde, Yozgatımıza, orta büyüklükte bira fabrikasıyla son yıllarda yapılan şeker fabrikasının dışında hiçbir devlet yatırımı yapılmamıştır.

İlimizin tarihî ve coğrafî konumu İlimize ayrı bir cazibe ve önem katmaktadır. İl halkının geçim kaynaklarının ticarî olmayan tarım ve hayvancılığa dayalı olması nedeniyle, gerek iş bulabilmek gerekse eğitim ve öğretim için Yozgat dışına hızlı göç olmuştur. Ankara'da ve İstanbul'da büyük çoğunluğu olmak üzere tüm Türkiye'de ve Avrupa'da yerleşen nüfusumuzun 2,5 milyon olduğu tahmin edilmektedir.

Her türlü altyapısı hazır olan müstakil Yozgat Üniversitesinin kurulmuş olmaması, sanayisiyle, tarımıyla ve hayvancılığıyla tamamen yetersiz olan geçim kaynaklarıyla, Yozgatlıyı, ister istemez okumak mecburiyetine sevk etmiştir. Yozgat dışına gitmek zorunda kalan öğrencilerimizin okul ve barınma masrafları da, ailelerine, ayrı bir altından kalkılmaz bir yük getirmiştir.

Taşımacılıkta önemli bir yere sahip olan havayolu ağı kapsamına birçok ilçeler bile alınırken, Yozgatımız, alan yeri bile hazır olan havaalanına kavuşturulamamıştır.

Demiryollarımız, Sıvas ve doğu illerimize Yozgat üzerinden daha kısa sürede ulaşma imkânına sahipken, Kayseri üzeri dolaştırılmış; bugün bile, Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü, bu hatasını anlayarak, ilimizi bu demiryolu ağına dahil etmemiştir.

Akarsuları bakımından zengin olan ilimizde ihtiyaç duyulan baraj, sulama göletleri ve sulama kanallarına gerekli önem verilmemiş ve konu üzerine yeterince eğilinmemiştir.

Doğu ve güneydoğu illerimizin birçoğundan daha geri kalmış olan ilimiz, son yıllarda, birinci derecede kalkınmada öncelikli iller arasına alınmış, olağanüstü hal kapsamındaki yatırımların teşvik edilmesiyle ilgili kanunun uygulama alanına sokulmuştur.

Ekonomik ve sosyal nedenler, birçok problemi olan Yozgatımızın gelişip büyümesine engel olmakta, mevcut nüfusun da büyük kentlere umut yolculuğuna çıkmasına sebep olmaktadır.

Bütün vatandaşlarımızın en temel hakkı olan sağlık, eğitim konularında da ilimiz ihmal edilmiştir.

Fert başına gayri safî yurtiçi hâsıla miktarı 1 500 ABD Dolarından az olan ilimiz, sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi de 0,5'ten düşük olan iller arasında yer almaktadır.

Yozgat'ın içinde bulunduğu sorunlardan bir an önce kurtulması için, sorunlar ve çözümlerinin yerinde tespitiyle ilgili bir Meclis araştırma komisyonunun kurulması, Yozgatımız, bölgemiz ve Türkiye için faydalı olacağı kanaatindeyiz.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.

Şimdi, 3 üncü Meclis araştırması önergesini okutuyorum:

3. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi ve 20 arkadaşının, mafyanın karıştığı iddia edilen kamu ihalelerini araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/294)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Kamu ihalelerini mafyanın yönlendirdiği konusunda yaygın spekülasyonlar yapılmaktadır. Hatta, iddialara bakılacak olursa, mafyanın, kendisini Özelleştirme İdaresi yerine koyarak, hangi kamu ihalesinin kimde kalacağına ilişkin son sözü söylediği belirtilmektedir. Mafya bunu yaparken; tehdit, şantaj, adam öldürme ve yaralama, hatta bürokrat tayin ve azilleri dahil her bir yolu denemektedir.

Kamu ihalelerinin mafyanın insafına terk edilmesi, öncelikle tüyü bitmemiş yetimin hakkı bulunan millî servetin çarçur edilmesi bakımından önemlidir. Ancak, konunun en az bunun kadar önemli bir başka boyutu daha vardır. Görünüşe göre, kamu ihaleleri devlet-çete bağlantısının püf noktasını oluşturmaktadır. Kamu ihalelerinde ipin ucunu yakalarsak, bu bizi kirli ilişkilerin göbeğine götürecektir.

Ekli gerekçelerle, mafyanın karıştığı kuşkusu bulunan kamu ihaleleri üzerine, Anayasanın ve İçtüzüğün ilgili maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1. Naci Terzi (Erzincan)

2. Bekir Sobacı (Tokat)

3. Ömer Faruk Ekinci (Ankara)

4. Musa Okçu (Batman)

5. Ahmet Feyzi İnceöz (Tokat)

6. Mehmet Sılay (Hatay)

7. Mehmet Emin Aydınbaş (İçel)

8. Süleyman Metin Kalkan (Hatay)

9. Nurettin Aktaş (Gaziantep)

10. Abdulhaluk Mutlu (Bitlis)

11. Ömer Özyılmaz (Erzurum)

12. Yakup Budak (Adana)

13. Lütfi Yalman (Konya)

14. Abdullah Özbey (Karaman)

15. Ramazan Yenidede (Denizli)

16. Memduh Büyükkılıç (Kayseri)

17. Cemalettin Lafçı (Amasya)

18. Avni Doğan (Kahramanmaraş)

19. Mikail Korkmaz (Kırıkkale)

20. Hasan Hüseyin Öz (Konya)

21. Sabahattin Yıldız (Muş)

Gerekçe: Susurluk'ta meydana gelen trafik kazası, devlet-çete ilişkilerinin daha fazla görmezden gelinemeyeceğini ortaya koymuştur.

Devletin, kanunen defolu sayılabilecek kişilerle geliştirdiği ilişkiler, bilahara çeteleşmeyi doğurmuş ve bu durum, devletin de hesap etmediği biçimde vahim bir hal almıştır. Bu ilişki devleti yozlaştırırken, çeteleri devletleştirmiştir. Üstelik, devletleşen çetelerin, devleti muhasarası her geçen gün artmıştır.

Devlet-çete ilişkileri, boşanmanın imkânsız olduğu Katolik nikâhına benzemektedir. Çeteyle ilişkiye girenler, bir noktada bu ilişkiyi kesememişler, istemeye istemeye de olsa devam ettirmek zorunda kalmışlardır. Bu ilişkinin semeresi, Frankensteinların doğuşu olmuştur.

Frankenstein'ın, sahiplerine yönelmesinin önü, ancak iyi yemlenmesiyle alınmıştır.

Kolları bir ahtapot gibi her yana uzanan bu Frankensteinlar, kaçakçılıkla, çek-senet tahsilatçılığıyla, devlet ihaleleriyle beslenmektedir.

Bu durum, Başbakan Mesut Yılmaz'ın, 2.10.1998 tarihli gazetelerde yer alan açıklamalarında da yer almıştır. Söz konusu açıklamalarında Başbakan "adam çıkmış, kendisinde, devletteki atamaları yaptıracak güç buluyor; bir bankanın sahibini arayıp 'avantamı ver' diyor. Bu adamdan 5 milyon dolar aldığı tespit ediliyor. Devlete iltisak etmiş. Bunların hepsini ortaya çıkaracağız" demektedir.

Devlet güvenliğinin ihale edildiği bu çetelere, daha sonraları devlet ihalelerinin güvenliği de ihale edilir olmuştur. Öyle ki, hiçbir devlet ihalesi, çetelerin dahli olmaksızın yapılamamaktadır. Bir benzetme yapmak gerekirse, mafya, Özelleştirme İdaresi gibi çalışmış, hangi ihalenin kimde kalacağına karar vermiştir. Herkesin bildiği gibi; ama, hiç kimsenin söylemeye cesaret edemediği bu gerçekleri, ünlü bir işadamımız bütün açıkkalpliliğiyle dile getirmiştir. Hatta, gazetelerde yazılanlara bakılacak olursa, işadamlarımız da bu durumu kabullenmişlerdir. İşadamlarının karınca kararınca katkılarıyla oluşturulan bir "Çakıcı Fonu" bile bulunmaktadır.

Anlaşılan odur ki, kamu ihaleleri, devlet-mafya ilişkilerinde çok önemli bir bağlantı noktasıdır. Mafya, devlet ihalelerinin kime verileceğine karar vermekte, bunun için, tehdit, şantaj, yaralama, hatta, bürokrat tayin ve azilleri dahil ne gerekiyorsa yapmaktadır. Devlet ihalelerinde, mafyanın istediği şekilde al gülüm ver gülüm gerçekleşirse, vatan-millet edebiyatı çerçevesinde, mafya-siyasetçi arasında pürüzsüz bir ilişki devam etmekte, aksi halde, vatan-millet unutulmakta, kıyasıya bir savaş başlamaktadır.

Alaattin Çakıcı'nın olay kasetlerdeki konuşmalarıyla, bu ilişkiler üzerindeki esrar perdesi kalkmıştır. Kasetlerdeki iddialara bakıldığında, ilginç ilişkiler ağı oluştuğu görülmektedir. Çakıcı, Türkbank'ın, işadamı Erol Evcil'e verilmesini istemiş; dönemin iktidar partisi, bankanın, işadamı Evcil'e satılmasından komisyon istemiştir. Bunun üzerine, Çakıcı, adı geçenlere karşı savaş başlatmış, Flash TV'ye çıkarak konuyla ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Dönemin muhalefet lideri Mesut Yılmaz da, Çakıcı'dan gelen bilgi ve istek doğrultusunda grup konuşması yapmıştır.

Mafya babası Sedat Peker'in açıklamalarına göre, Türkbank'ın özelleştirme serüveni daha sonra şöyle gelişmiştir: "Ben Türkbank ihalesinde Hayyam Garipoğlu'nu desteklemeyi düşünüyordum; ama, Çakıcı beni arayıp, kendisinin arkadaşı olan Korkmaz Yiğit'in ihaleye gireceğini söyleyince bundan vazgeçtim."

Bilindiği gibi, Türkbank ihalesi, Korkmaz Yiğit'te kalmıştır. Korkmaz Yiğit, Türkbank'tan sonra hızını alamayarak medyaya yönelmiş ve çok sayıda, kuşkulu gazete, televizyon alımı gerçekleştirmiştir.

Yine, bu kasetlerde Alaattin Çakıcı "bana banka teklif edildi; kabul etmedim" demektedir.

Devlet ihalelerine mafyanın bulaştığı konusunda artık hiçbir kuşku bulunmamaktadır. Bu konu, yalnızca kamu varlıklarının yok pahasına peşkeş çekilmesi bakımından önemli değildir. İşin bu boyutu da önemlidir elbette; ancak, bunun yanı sıra, en az bunun kadar önemli olan bir başka boyutu daha vardır meselenin; o da şudur: Devlet ihaleleri, devlet-mafya ilişkisinin püf noktasını oluşturmaktadır. En azından, kuşkulu devlet ihalelerini projektör altına alırsak, çok girift gibi gözüken devlet-mafya ilişkilerinin künhüne vakıf olabiliriz.

Görüldüğü kadarıyla, devlet ihaleleri meselesi, Susurluk hadisesinin doğal uzantısını oluşturmaktadır. Devlet ihalelerinde ipin ucunu yakaladığımızda, belki, bu ipuçları, bizi, Susurluk hadisesinin ta içine götürecektir.

Bu gerekçelerle, mafyanın karıştığı kuşkusu bulunan devlet ihaleleri hakkında Meclis araştırması açılması önergemizi, Yüce Meclisin takdirlerine sunuyoruz.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırasında yapılacaktır.

Değerli milletvekilleri, bir Meclis soruşturması önergesi vardır. Önerge, bastırılıp sayın üyelere dağıtılmıştır. Meclis soruşturması önergesini okutuyorum:

4. – Hatay Milletvekili Atilâ Sav ve 54 arkadaşının, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturduğu ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 313, 296, 240, 31 ve 33 üncü maddelerine uyduğu iddiasıyla İçişleri eski Bakanı Mehmet Ağar hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/38)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

3 Kasım 1996 tarihinde, Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'a ait 06 AL 600 plakalı Mercedes marka otomobil, Susurluk İlçesi yakınlarında, Hüseyin Kocadağ'ın yönetiminde seyrederken, uçak yolu mevkiindeki bir benzin istasyonundan çıkmakta olan Hasan Gökçe'nin kullandığı 20 RC 721 plakalı kamyonla çarpışmıştır. Kuşadası'ndan İstanbul'a gitmekte olan otomobilde bulunan dört yolcudan üçü -Hüseyin Kocadağ ile Mehmet Özbay sahte kimlikli Abdullah Çatlı ve Gonca Us- kaza anında ölmüşler, ön sağ koltukta oturmakta olan Sedat Edip Bucak ise, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır.

Bu kaza sırasında aynı otomobilde bulunan bu dört kişi arasındaki birliktelik, bir dizi karmaşık ilişkiler yumağını ortaya çıkarmıştır.

Bu kişilerden asıl adı Abdullah Çatlı olan Mehmet Özbay'ın, gerek yurt içinde gerek yurt dışında birkaç yabancı ülkede, çeşitli suçlardan aranan bir kişi olduğu saptanmıştır. Bu arada, Mehmet Özbay'a verilen resmî hizmet pasaportu ile sürücü belgesinin, ticaret odası üyelik kartı ve silah taşıma ruhsatının sahte olmadığı; ancak, sahte kimlikli bir kişi adına düzenlenmiş olması üzerine, soruşturma, bu doğrultuda da derinleştirilmiştir.

Ayrıca, Abdullah Çatlı'nın fotoğrafı bulunan, Mehmet Özbay adına düzenlenen ve dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar'ın imzasını taşıyan belgede adı geçenin, Emniyet Genel Müdürlüğünde uzman olarak çalıştığı belirtilerek, silah taşıma izni verilmesinin talep edildiği saptanmıştır.

Bu kişilerle ilgili olarak soruşturmayı derinleştiren İstanbul DGM Başsavcılığınca hazırlanan fezlekede, sonuç olarak, birkısım kumarhane işletmecileri ile polisce aranan kişilerin, kimi güvenlik görevlileri ve birkısım yönetici ve politikacılarla cürüm işlemek için teşekkül oluşturdukları kanısına varıldığı belirtilmektedir.

Yine fezlekede, TCK'nın 313 üncü maddesinde düzenlenen ve yaptırıma bağlanan çetecilik suçunun bir tehlike suçu olduğu ve toplum yararına olarak hazırlık hareketlerinin de cezalandırılması gerektiği belirtilmektedir. Suçun oluşması için, teşekkülün bir eylemi işlemiş ve tamamlamış olması gerekmeyip, hazırlık hareketlerinin varlığının dahi suçun varlığını belli ettiği anlatılmaktadır. Ayrıca, teşekkül üyelerinin hepsinin aynı derecede görev almalarının da gerekmediği; birkısım üyelerin koruma, kollama, birkısmının ikmal, planlama ve talimat verme, birkısmının ise icracı olarak teşekküle katılmalarının, bazılarının ise suçtan menfaat elde etmiş olmalarının dahi yeterli olduğu açıklanmaktadır.

Bu suretle, İstanbul DGM Başsavcılığının, çeşitli eylemlerden dolayı kamu davası açma hazırlıklarını yürüttüğü; ancak, TBMM üyesi oldukları için dokunulmazlığı bulunan Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal Ağar ile Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak hakkında işlem yapamadığı belirtilerek, bu kişilerin dokunulmazlıkları hakkında karar verilmesi için düzenlenen hazırlık 1997/221 sayılı 30 Ocak 1997 günlü fezleke, TBMM Başkanlığına sunulması amacıyla Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Fezlekede, Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal Ağar'ın, çeşitli tarihlerde suç işlemek için teşekkül oluşturan kişilerle ilintili koruyucu eylemleri bulunduğunun saptandığı belirtilmektedir.

Bunlar:

Türkiye'de katliam sanığı olarak hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan Abdullah Çatlı'nın gerçek kimliği bilenerek saklanmasına, çeşitli görevlerde çalışmasına, pasaport, silah taşıma ruhsatı gibi belgeleri sahte isimle almasına yardım edilmesi,

Aynı teşekkülde bulunan ve kumarhaneler kralı olarak tanınan Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesi olayının sanıklarının (A. Çarkın, E. Ersoy, O. Yorulmaz) korunması, bunların gözaltında bulundukları İstanbul Emniyet Müdürlüğünden Ankara Emniyet Müdürlüğüne özel talimatla getirilmesi ve basit bir ifade alma işleminden sonra salıverilmesi,

Çeşitli suçlardan aranan Yaşar Öz'ün, gerek kendi adına gerekse çeşitli sahte kimliklerle hizmet pasaportu, sürücü belgesi ve silah taşıma izni belgesi gibi belgeler sağlanmasıdır.

İstanbul DGM Başsavclığının başvurusu üzerine dosyayı incleyen Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon, Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal Ağar ile Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın dokunulmazlıklarının kaldırılması yolunda karar vererek, raporunu Başbakanlığa sunmuştur. Bu raporu değerlendiren Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu da, 11 Aralık 1997 günlü 527 no'lu kararı ile her iki milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına karar vermiştir.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasından sonra DGM Başsavcılığınca her iki milletvekili hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılmıştır. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinde görülmekte olan davada, 4 Mayıs 1998 günlü oturumda, mahkeme, Mehmet Kemal Ağar'a yöneltilen eylemlerin 1993-1996 yıllarında işlendiğini, bu süre içinde, Mehmet Ağar'ın, önce Emniyet Genel Müdürü, sonra da İçişleri Bakanı olarak görev yaptığını; eylemlerden bazılarının Bakan olduğu döneme rastladığını belirtmiştir. Mahkeme, Vali statüsünde Emniyet Genel Müdürü olarak yapılan eylemlerin, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine İlişkin Kanun, CMUK hükümleri doğrultusunda milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması ile son soruşturma aşamasına geçilebileceğini; ancak, İçişleri Bakanı olarak işlenen eylemlerden ötürü yargılama yetkisi ve görevinin, Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesine ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir.

Bu durumda, İstanbul DGM Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturma iddiasıyla, hakkında kamu davası açılan Mehmet Kemal Ağar'ın bu eylemlerinin bir bölümünün İçişleri Bakanı bulunduğu dönemde işlendiği anlaşılmaktadır.

Suç işlemek için teşekkül oluşturmak eylemi, toplumu yakından ilgilendiren ve tehdit eden bir suçtur. Bu tür suçlara kamu görevlilerinin ve politikacıların da katılması, halkımızın "temiz toplum, temiz siyaset" istem ve beklentilerine aykırı düşmektedir. Bir dönem, bakanlık görev ve sorumluluğunu da üstlenmiş olan bir milletvekilinin bu tür kuşkular altında kalması sakıncalıdır. Bu hususu aydınlatacak olan yol ise Meclis soruşturmasıdır.

Sonuç: Belirtilen nedenlerle, eski İçişleri Bakanı Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal Ağar hakkında, suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturulması olarak nitelenen ve TCK 313/2-3, 296, 240, 31 ve 33 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması öngörülen eylemlere karışıp karışmadığının soruşturulması amacıyla, Anayasanın 100 üncü maddesi ve İçtüzüğün 107 ve sonraki maddeleri uyarınca Meclis soruşturması açılmasını arz ederiz.

1. Atilâ Sav (Hatay)

2. Birgen Keleş (İzmir)

3. Erdoğan Yetenç (Manisa)

4. Ahmet Güryüz Ketenci (İstanbul)

5. Celal Topkan (Adıyaman)

6. Nihat Matkap (Hatay)

7. Fikri Sağlar (İçel)

8. Mustafa Kul (Erzincan)

9. Oya Araslı (İçel)

10. Ali Şahin (Kahramanmaraş)

11. Yahya Şimşek (Bursa)

12. Nezir Büyükcengiz (Konya)

13. Metin Arifağaoğlu (Artvin)

14. Ali Rıza Bodur (İzmir)

15. Mustafa Yıldız (Erzincan)

16. Ayhan Fırat (Malatya)

17.Bekir Yurdagül (Kocaeli)

18. Algan Hacaloğlu (İstanbul)

19. Mehmet Moğultay (İstanbul)

20. Yılmaz Ateş (Ankara)

21. Haydar Oymak (Amasya)

22. Bülent Tanla (İstanbul)

23. Orhan Veli Yıldırım (Tunceli)

24. İsmet Atalay (Ardahan)

25. Fatih Atay (Aydın)

26. Eşref Erdem (Ankara)

27. Ali Dinçer (Ankara)

28. Bekir Kumbul (Antalya)

29. Mehmet Cevdet Selvi (İstanbul)

30. Onur Kumbaracıbaşı (Kocaeli)

31. Altan Öymen (İstanbul)

32. Hilmi Develi (Denizli)

33. Aydın Güven Gürkan (İzmir)

34. Ercan Karakaş (İstanbul)

35. Şahin Ulusoy (Tokat)

36. Mahmut Işık (Sıvas)

37. Murat Karayalçın (Samsun)

38. Erol Çevikçe (Adana)

39. Zeki Çakıroğlu (Muğla)

40.Yusuf Öztop (Antalya)

41. Ahmet Küçük (Çanakkale)

42. Sabri Ergül (İzmir)

43. Veli Aksoy (İzmir)

44. Fuat Çay (Hatay)

45. Tuncay Karaytuğ (Adana)

46. İ.Önder Kırlı (Balıkesir)

47. Yüksel Aksu (Bursa)

48. Mehmet Sevigen (İstanbul)

49. İrfan Gürpınar (Kırklareli)

50. M.Seyfi Oktay (Ankara)

51. Önder Sav (Ankara)

52. Ali Haydar Şahin (Çorum)

53. Ali Topuz (İstanbul)

54. Adnan Keskin (Denizli)

55. Erdal Kesebir (Edirne)

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Anayasanın 100 üncü maddesinde ifade olunan "Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar" hükmü uyarınca, soruşturma önergesinin görüşülme gününe dair Danışma Kurulu önerisi daha sonra Genel Kurulun onayına sunulacaktır.

Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi daha vardır, okutup oylarınıza sunacağım.

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

3. – TBMM’nden bir parlamento heyetinin, Avrupa Parlamentosu Başkanının davetine icabet etmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1746)

16 Ekim 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Dışişleri Bakanlığından alınan 5 Ekim 1998 tarih ve ABGM/ABGY-760.533-26053-1060-693 sayılı yazıda, 27-28 Ekim 1998 tarihlerinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ve Barselona sürecine taraf Akdeniz Ülkelerinin parlamenterlerinin katılımıyla Brüksel'de düzenlenecek olan 1. Avrupa-Akdeniz Parlamenter Forumu'na Avrupa Parlamentosu Başkanının TBMM'yi de bir heyetle katılmaya davet ettiği bildirilmektedir.

Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dışilişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 9 uncu Maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

Hasan Korkmazcan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Vekili

BAŞKAN – Kabul edenler...Kabul etmeyenler...Kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bazı sayın milletvekillerinin izinli sayılmalarına ilişkin bir tezkeresi vardır, okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

4. – Bazı milletvekillerine izin verilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/1747)

19 Ekim 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Aşağıda adları yazılı sayın milletvekillerinin, hizalarında gösterilen süre ve nedenlerle izinli sayılmaları, Başkanlık Divanının 12.10.1998 tarihli toplantısında uygun görülmüştür.

Genel Kurulun onayına sunulur.

Hasan Korkmazcan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Vekili

"Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, hastalığı nedeniyle 22.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker, hastalığı nedeniyle 5.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Diyarbakır Milletvekili M.Salim Ensarioğlu, hastalığı nedeniyle 14.6.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 14 gün, 27.6.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 37 gün, toplam 51 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Edirne Milletvekili Ümran Akkan, hastalığı nedeniyle 15.6.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"İstanbul Milletvekili Altan Öymen, mazereti nedeniyle 20.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Karabük Milletvekili Şinası Altıner, hastalığı nedeniyle 17.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 13 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak, hastalığı nedeniyle 5.10.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Tekirdağ Milletvekili Nihan İlgün, hastalığı nedeniyle 10.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 18 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

"Trabzon Milletvekili Hikmet Sami Türk, hastalığı nedeniyle 30.6.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 22 gün"

BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Danışma Kurulunun önerileri vardır; okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım:

IV. – ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1. – (9/36) ve (9/37) esas numaralı Meclis soruşturması önergelerinin gündemdeki yeri ve görüşme gününe ilişkin Danışma Kurulu önerisi

Danışma Kurulu önerisi

No: 134 29.9.1998

Danışma Kurulunca aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.

Hikmet Çetin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı

Salih Kapusuz Ülkü Güney

FP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili

Mehmet Gözlükaya Metin Bostancıoğlu

DYP Grubu Başkanvekili DSP Gubu Başkanvekili

Nihat Matkap Mahmut Yılbaş

CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanı

Öneriler:

1. 28.7.1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Adalet eski Bakanı Mehmet Moğultay hakkındaki (9/36) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin, Genel Kurulun 27.10.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – DTP gruptan düştü Sayın Başkan.

BAŞKAN – Efendim, bu tezkerenin yazıldığı tarihte grup vardı; o tarihli önergeyi olduğu gibi okutuyoruz.

KADİR BOZKURT (Sinop) – İşleme koyuyorsunuz Sayın Başkan; bu şekilde nasıl işleme koyarsınız?!

BAŞKAN – İkinci öneriyi okutuyorum:

2- 30.7.1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı M. Cumhur Ersümer hakkındaki (9/37) esas numaralı Meclis soruşturma önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin, Genel Kurulun 27.10.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Danışma Kurulu önerilerini ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım; şimdi, birinci öneriyi okutuyorum:

1- 28.7.1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Adalet eski Bakanı Mehmet Moğultay hakkındaki (9/36) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin, Genel Kurulun 27.10.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Diğer öneriyi okutuyorum:

2– 30.7.1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı M. Cumhur Ersümer hakkındaki (9/37) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin Genel Kurulun 27.10.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN – Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu görüşmelerle ilgili söz almak isteyen milletvekili arkadaşlarımın, saat 17.00'ye kadar, mensubu bulundukları grup başkanlıklarına müracaat etmelerini rica ediyorum.

Daha önce kabul ettiğimiz bir usul gereğince, başvurular arasında kura çekmek suretiyle sözcülerin sırasını belirleyeceğiz. Bildiğiniz gibi, gruplara başvuru en fazla 10'ar kişi olabiliyor.

Sayın milletvekilleri, Anavatan Partisi ve Demokratik Sol Parti Gruplarının, İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre verilmiş müşterek bir grup önerisi bulunmaktadır; okutup, oylarınıza sunacağım.

Buyurun:

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1. – Gündemdeki sıralamanın yeniden yapılması ile Genel Kurulun çalışma gün ve saatlerinin yeniden düzenlenmesine ve bütçe kanunu tasarısı görüşmelerinin başlamasına kadar çarşamba günleri sözlü soruların görüşülmemesine ilişkin ANAP ve DSP Gruplarının müşterek önerisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Danışma Kurulunun 20 Ekim 1998 Salı günü (bugün) yaptığı toplantıda siyasî parti grupları arasında anlaşma sağlanamadığından, aşağıdaki önerilerimizin Genel Kurulun onayına sunulmasını arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Uğur Aksöz Ali Ilıksoy

ANAP Grup Başkanvekili DSP Grup Başkanvekili

Öneriler:

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 276 ncı sırasında bulunan 749 sıra sayılı kanun tasarısının bu kısmın 11 inci sırasına, 277 nci sırasında bulunan 750 sıra sayılı kanun tasarısının 12 nci sırasına, 278 inci sırasında bulunan 751 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü sırasına, 270 inci sırasında bulunan 719 sıra sayılı kanun tasarısının 14 üncü sırasına, 251 inci sırasında bulunan 695 sıra sayılı kanun tasarısının 15 inci sırasına alınması ve Genel Kurulun 21.10.1998 tarihinden 1999 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının görüşmelerinin başlamasına kadar, çarşamba ve perşembe günleri 15.00-19.00, 20.00-24.00 saatleri arasında çalışması, çarşamba günleri sözlü soruların görüşülmemesi önerilmiştir.

BAŞKAN – Öneri üzerinde söz isteyen?..

TURHAN GÜVEN (İçel)– Sayın Başkan, aleyhte söz istiyorum.

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Aleyhte söz istiyorum.

BAŞKAN – Sayın Turhan Güven ve Sayın Salih Kapusuz öneri üzerinde aleyhte söz istemiş bulunmaktadırlar.

Sayın Güven; buyurun.

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

1 Ekim 1998 tarihinde, Millet Meclisi, çalışmalarına bu salonda başlamış bulunmaktadır; tabiî, salonda hatibin bulunduğu yerin, konuşma yerinin biçimsizliği bir tarafa, ileride, inşallah umut ediyorum ki, Başkanlığa sunduğumuz dilekçe itibar görür, iltifat görür ve bu salonda, bu kürsü yerine, çok daha anlamlı ve gerçekten bu Meclisin, Türkiye Büyük Millet Meclisinin vakar ve haysiyetine yakışır bir durumda bir kürsüye sahip oluruz; ama, bunu bir tarafa bırakıyorum.

İktidar Partilerinin, daha doğrusu Hükümetin büyük ortağıyla diğer ortağının talebi üzerine Danışma Kurulu bugün toplandı. Bu toplantıda, Büyük Millet Meclisinde bütçe görüşmeleri başlayıncaya kadar, ancak 11 veya 12 birleşim yapılabileceği ve bu birleşimlerde bazı kanun tasarılarının görüşülmesinin uygun olacağı dile getirildi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündem önünüzde, gündemin ilk sıralarında yer alan bazı kanun tasarılarının görüşmelerine bu Meclisin eski salonunda zaten başlanmıştı. Bunları bir tarafa atıp, üzerinde hiç görüşme yapılmayan bazı tasarıların, öncelik ve ivedilikle -hangi konuya ve hangi amaca matuf olduğunu bilemeden- görüşülmesini sağlamak, bizce, yanlış bir düşünceden kaynaklanmaktadır.

Bakınız, gündemin en ön sıralarında yer alan kamu sendikalarına ilişkin bir kanun tasarısı, yine, Hükümetiniz tarafından sevk edilmiştir. Daha evvel bu tasarının 24 maddesi görüşüldü. Peki, bunu bitirmek daha uygun değil mi? Eğer, maksat sadece gündemi doldurmak, sadece Büyük Millet Meclisinin çalıştığını göstermekse, bırakın bu çalışmaları yapalım, birlikte yapalım. Hani "efendim, Meclis çalışmıyor" denilmesini ortadan kaldıracak bir mekanizmayı getirmek istiyorsanız, bırakın, Meclisin çalışması, yarım kalan işleri tamamlama şeklinde olsun; bu birincisi.

İkincisi; biliyorsunuz, 488 milletvekilinin oyuyla, 18 Nisan 1999 Pazar günü, erken genel seçimle mahallî idareler seçimlerinin birlikte yapılması için Yüce Meclis bir karar aldı; fakat, bazı gelişmeler oldu. Bu gelişmeler içinde, Hükümet ortağı olan DSP'nin Sayın Genel Başkanı, aynı Hükümetle, Aralık 1998 içinde bir seçim yapılmasının, bu siyasî tıkanıklık karşısında en son çare olduğunu dile getirdi, çok veciz ifadelerde bulundu. Daha bunlar vuzuha kavuşmamışken; yani, seçim tarihinin öne alınması keyfiyeti bizatihî Hükümetin bir ortağı tarafından dile getirilmişken, gündemde yapacağınız bir değişikliğin ne derece uygun olacağını takdirlerinize sunmak istiyorum.

Bu hafta bütün partilerin grup toplantıları yapılıyor, yarın da Demokratik Sol Parti grup toplantısını yapacak. Evvela, Sayın Ecevit'i bir dinleyelim; çok ciddî gördüğümüz bir tarih ortaya koymuştur. Ekonomik kriz ve siyasî kriz nedeniyle, Meclisin herhangi bir şekilde çalışmasının artık mümkün olmadığı dile getirilmiştir. Bu değerli partinin Genel Başkanının söylemleri, eğer bu yoldaysa, devam edecekse, o zaman bu tarihte; yani, aralık ayı içinde bir seçim kaçınılmaz olacaktır.

Böyle olduğuna göre, siz gündemde neyi değiştirmek istiyorsunuz? Bırakın, elimizdeki, yarım kalmış olan işleri -hiç değilse- bitirelim, ondan sonra da sizin uygun gördüğünüz şeyleri görüşelim. Eğer, bu mümkün olmazsa; yani, tekrar, seçimlerin 18 Nisan 1999 Pazar günü yapılması eğilimi olursa, o zaman bu gündemi getirirsiniz, öncelik verdiğiniz işleri Danışma Kurulunda tartışırız ve ona göre de işlem yaparız.

Aslında, getirilen kanun tasarılarının veya anlaşmaların özüne bir itirazımız söz konusu değildir; yani, NATO genişlemesini sağlayacak olan ve 3 devletin NATO hudutları çerçevesi içine alınmasına ilişkin olan konuda bir itirazımız söz konusu değildir; ancak, bakınız, Türkiye, NATO'nun en sağlam ve bütün NATO çalışmalarına en büyük katkısı olan bir ülkedir; ama, NATO'nun diğer ülkelerinin, Avrupa Birliğine girişte, terörle mücadelede yaptığımız çalışmalardaki davranışlarının, bir NATO ülkesine karşı olan davranışlarının uygun olduğunu ifade edebilir misiniz?! İşte, burada, ortaya bir tepki koymak lazım . Biz, bunu, Doğru Yol Partisi olarak, NATO genişlemesinde, alınacak olan devletler bazında değil; ama, bir tepki koymanın gerekliliğine olan inancımız içinde yapıyoruz.

Bu anlaşmaların çok öncelikle, ivedilikle 11, 12 ve 13 üncü sıralara alınmasına bu nedenle karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Diğer kanun tasarılarına gelince: Mahalli İdareler Kanun Tasarısının da belki özüne karşı değiliz; ama, diğer partilerden bazılarının, özellikle mahalli idareler seçimlerinde, iki turlu seçime karşı itirazları var. Bunu, bir bağlamda ortaya koymadan, çözmeden, gerekliliğine inanmadan -Vergi Kanununda olduğu gibi- önümüze getirirseniz, maddeler üzerinde o anda yapılacak bir çalışmayla kanunu tedvin ederseniz, daha sonra yanılgıya düştüğünüzü anlarsınız. Bakın, o kanun çıktı, reform diye çıktı; ama, ilk defa delen yine bizatihi Hükümetin kendisi oldu.

O nedenle, bu tip kanunlar geldiği zaman, müsaade ederseniz, daha rahat bir çalışma, daha uygun bir çalışma içinde olalım. Eğer, seçimlerin yapılma tarihi 18 nisana doğru götürülürse, umut ediyorum ki, o zaman bu gerekli görüşmeler yapılır.

Sayın Başkan, bir başka olay da, Meclis, geçen hafta perşembe günü biliyorsunuz, toplanma imkânına sahip olamadı. Bir kere seçim lafı telaffuz edildikten sonra, bu Meclisin müstemirr, gayretli bir çalışma yapacağına olan inancımız da maalesef yok. Yapılan yoklamalarda çoğunluk sağlanamadığı için, geçen hafta perşembe günü, Meclis Genel Kurulu toplanmadan dağıldı. Peki, bu dağılma yanında siz ne istiyorsunuz; normal bir toplantı yapamazken, yani 15.00 ile 19.00 saatleri arasında bile toplanamazken, siz, bir de gece çalışması talebinde bulunuyorsunuz. Siz, evvela, normal toplantınızı sağlayın, gelin burada birlikte o toplantıyı yapın da ondan sonra gece çalışması talebinde bulunun...

Hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Grupların ortak önerisi aleyhinde konuşan Sayın Turhan Güven'e teşekkür ediyorum.

Yine aleyhte olmak üzere, Sayın Salih Kapusuz; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Anavatan Partisi ve Demokratik Sol Parti Gruplarının vermiş olduğu grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, elbette, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma programı, öncelik olarak, iktidarın talepleriyle belirlenmektedir; bu doğaldır; ancak, bir azınlık hükümeti olan, Parlamento desteği bulunmayan bu Hükümetin, Parlamento çalışmalarında, mutlaka uzlaşmayı, konsensüsü ve mutabakatı temin etmesi lazım.

Biz, Anamuhalefet Partisi olarak, yapıcı bir anlayışla, Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim kararını da göz önünde bulundurarak, çalışmaların tanziminde katkı sağlamak istedik. İktidara mensup grup başkanvekili arkadaşlarımızla müteaddit görüşmeler yaptık. Kendi aranızda bir mutabakat sağlayabilirseniz, o mutabakatınızı, muhalefetle bir araya gelerek, özel bir ortamda değerlendirelim; bu değerlendirme doğrultusunda bir mutabakat temin edelim; Parlamentonun seçimlere kadarki dönemde, en verimli, en hızlı halde çalışması nasıl temin edilebilirse bunu tesis edelim diye, teklifi, değerli arkadaşlarımızla müteaddit defalar görüştük; ancak, kendi aralarındaki görüşmeyi, resmî bir toplantı olarak, Danışma Kurulunu toplantıya davet ederek, bugün, hangi konuları öne getirdiklerini, çalışma konusunda ne düşündüklerini, ancak Danışma Kurulunda görebildik.

Önerilerinde de gözüktüğü gibi, birtakım uluslararası anlaşmaları, bazı kanun tasarılarını öne çekmek, bir de çalışma saatlerini yeniden düzenlemek istiyorlar. Elbette, biz, buna mutabakat sağlayabileceğimizi söyledik ve şayet, siz, bizimle bir arayışla, bir uzlaşmayla gelmiş olsaydınız, buna, anamuhalefet partisi olarak destek verecektik; fakat, bunu temin etmeden getirdiğiniz için, bu konuyu bir kez daha düşünün, müzakere edin; mümkünse, bunda beraberce karar vermenin yollarını arayalım dedik; fakat, bu gerçekleşmedi.

Değerli milletvekilleri, Parlamento seçim kararı aldı; 18 Nisan 1999 tarihindeki seçim kararı, bugün, Başbakan Yardımcısının, Hükümete mensup siyasî partilerin, muhalefet partilerinin, iş dünyasının, Türkiye'nin geldiği nokta itibariyle umumî kanaati ve beklentisiyken ve bu seçimlerin, 1999 yılını da kaybetmemek için, en geç aralık ayında yapılması Türkiye'nin gündeminde ve bir numaralı meselesiyken, buna öncelik vermek, buna katkı sağlamak, bu hususta belirsizliği sona erdirmek için, biz, Fazilet Partisi olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisine, bu Meclis kararının 18 Nisandan 27 Aralıka alınması için bir teklifte bulunduk, aynı şekilde, ihtiyaç duyulan kanunî düzenleme için de bir kanun teklifi verdik.

Değerli arkadaşlar, şu anda bir diğer siyasî partimiz olan Doğru Yol Partisinin de teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisine intikal etti. Yüksek Seçim Kurulu, özellikle bu seçimleri, bu sene yapma kararı, Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkma ihtimalini göz önünde bulundurarak çalışmalarını hızlandırdı, temposunu yükseltti ve ihtiyaç duyduğu şeyin de, öncelikle zaman olduğunu ve 1999'a sarkmayacak bir takvimde seçimlerin yapılması kararı verilecek olursa, bir an önce, bu kararın, Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkarılması konusunda, Yüksek Seçim Kurulunun kamuoyuna ve medyaya çıkan beyanları oldu.

O halde, şu anda Sayın Başbakanın, Sayın Baykal'la görüşmesiyle ilgili, kamuoyuna farklı fikirler intikal etti. Bir rivayete, göre randevu alınmadı; bir diğer rivayete göre, cuma günü belki (muhtemelen) bir araya geleceklermiş. Bir yerde, hem seçimi telaffuz edeceksiniz; değilse, bu görüşmeleri zaman olarak tehir etmekle neyi elde edeceğinizi doğrusu anlamış değiliz. Kamuoyunun bu Parlamentodan beklemiş olduğu öncelik, bu belirsizliğe son vermektir.

Evet, mademki, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlar bu öncelikli konuyu karar altına almayı gerekli kılıyorken, herhalde Danışma Kurulunda konuşulacak öncelikli hususun bu olması ve özellikle iktidar partileri tarafından, bu hususun netleştirilmesi beklenirken, maalesef, gelen arkadaşlarımızın, bu konuyla ilgili görüşleri net değildi. Belirsizlikler devam ediyor ve bir kararlarının olup olmadığını da maalesef göremedik.

O halde, bütçe, belirli bir takvim içerisinde çıkarılacaksa, çalışma günlerimize, yıl sonu itibariyle, bu hükümetin, diyelim ki, seçimler 18 inde yapılacak olsa, seçim takviminden önce kalan süreye şöyle bir bakarsak, denetim konuları için onbir gün, tasarı ve tekliflerin görüşülmesi için yirmi gün kaldı; yani, yaklaşık bir aylık bir çalışma süremiz ancak var. Bu süre içerisinde de, bütçe gibi, önemli bir kanun tasarısını çıkarma zorunluluğu var.

O halde, geriye kalan süreyi en verimli şekilde geçirmek için, bu konuyu, mutlaka, birlikte karar altına alabilirsek, burada, verimli ve seri bir çalışma yapabiliriz. Aksi takdirde, böyle bir çalışma sürecini başlatamazsak... 1 Ekimde açılan Parlamentoda, bugüne kadar, hepimizin bildiği gibi, bir tek kanun teklifi ve tasarısı görüşülmeyip, sadece denetim çalışmaları yapıldığı göz önünde bulundurulacak olursa, ihtiyaç duyulan şey, bu konsensüsün, bu uzlaşmanın mutlaka temin edilmesidir.

Üzülerek söyleyelim ki, biz, bu kadar yapıcı yaklaşımımıza rağmen, istediğimiz sonucu, maalesef, yakalayamadık.

METİN ÖNEY (İzmir) – Yapma!..

SALİH KAPUSUZ (Devamla) – Arkadaşlarım elleriyle işaret ediyorlar; şayet, bu konuda yapabilecek bir şeyleri varsa, buyursunlar, burada ifade etsinler veyahut da buradan çıkınca, bir araya gelelim, oturup bu konuyu bir kez daha müzakere edelim.

Bakınız, biz, prensip olarak, Hükümete göre öncelikli kabul edilen uluslararası anlaşmaları destekleyebiliriz, mahallî idareler tasarısını da destekleriz, ki, bir siyasî partimizin bu konuda çekincesi var, o konuyla ilgili uzlaşmayı temin etmenin yolunu da mutlaka bulmalıyız; çünkü, seçimlerin çift kademeli yapılmasının yeri Mahallî İdareler Kanunu değil, Seçim Kanunudur. Bu kanun tasarısı komisyonda görüşülürken -orada da ifade ettik- bunu buradan çıkaralım, Seçim Kanunu müzakerelerinde görüşelim dedik; ama, maalesef, o tasarının içerisinde tutulmaya devam edildi. Bu konuya, Cumhuriyet Halk Partisi sıcak bakmıyor. Ben, bunun, şimdiden, gruplar arasında bir konsensüs meydana getirilerek bir önerge verilmesiyle düzeltilmesinin mümkün olduğunu bildiğim için, bu tasarı da çıkabilir diyorum.

Bu arada, biz, muhalefet olarak, elbette, bütün kesimlerle, toplumumuzun bütün katmanlarıyla sık ilişkiler içerisinde bulunduğumuzdan dolayıdır ki, sizin de muhatap olduğunuz bazı talepleri biz de yaşıyoruz.

Bunların başında, emeklilerimizin intibakıyla ilgili yasa tasarısı var. Şu anda komisyon seviyesinde olanlar bulunduğu gibi, gündemde olanlar da mevcuttur; bu konulara öncelik verebiliriz.

Dışişleri Bakanlığının öncelikle istediği hususlardan biri olan, gündemin 63 üncü sırasında bir tasarı var; D-8'lerle ilgili uluslararası ihtiyaçtan bahsediyorlar, bunu karşılamamız lazım.

Aynı şekilde, Sayın Adalet Bakanı, bütün siyasî partileri dolaştılar, bazı tasarıların öncelikle çıkarılmasını talep ettiler. Belki bunun tamamını karşılayamayabiliriz; ama, bunlar içerisinde öncelik ve ivedilikle görüşülmesi gerekli olanlar varsa, onları destekleyeceğimizi, bunları burada beraberce tespit edeceğimizi de kamuoyunun huzurunda ifade etmek istiyorum.

Bu arada, yine gündemin 11 inci sırasında bulunan Türk Ceza Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve Terörle Mücadele Kanunu ile ilgili, Hükümetin getirmiş olduğu bir tasarı var; bu tasarı da öne çekilmiş, öncelikle görüşülmesi istenmiş olmasına rağmen, maalesef, şu anda bu düzenlemeyle geriye doğru itilmek isteniliyor ki, bunu da biz doğru bulmuyoruz.

Aynı şekilde, özelleştirme konusunda son dönemde meydana gelen ve peşpeşe okunan soruşturma ve araştırma önergelerini de göz önünde bulunduracak olursak...

BAŞKAN – Sayın Kapusuz, konuşma süreniz bitti efendim.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) – Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

Bildiğiniz gibi, İzmit-SEKA'da -işçilerin eylemleri devam ediyor- bir özelleştirme uygulaması var. Bunu düzeltmek için, öncelikli bir kanun teklifi verdik, Danışma Kurulunda da önerdik; öncelikle görüşülmesi konusunda iktidar partilerinden destek istedik; ancak, üzülerek söylüyorum ki, bunu da gündemimize alamadık.

Son olarak, özellikle elma üreticisinin 2,5 milyon ton elması ağaçta beklemektedir. Bu konuda, Parlamento olarak, Hükümete de katkı sağlamak için, bu problemin çözümü için, gündemin "Genel Görüşme ve Meclis Araştırması Yapılmasına Dair Öngörüşmeler" kısmının 204 üncü sırasında Isparta Milletvekili Mustafa Köylü ve arkadaşlarının verdiği Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi var; bunu da gündemin uygun bir yerine -bir denetim gününe- koyalım dedik. Bu öneri de, maalesef, bu da yer almadı.

Biz, yapıcı olmak, katkı sağlamak, buradaki çalışmaları verimli kılmak için bütün çaba ve gayretlerimizi bugüne kadar gösterdik, bundan sonra da göstereceğiz; ama, bunu temin noktasında, arkadaşlarımızın bu önerilerini tekrar gözden geçirmelerinde fayda mülahaza ediyoruz. Bu düzenlemeyi şimdilik tehir etsinler. Daha sonra, bir Meclis konsensüsü meydana getirerek bir düzenleme yapacak olursak, çalışmaların da veriminin artacağını hatırlatıyor; hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Müşterek grup önerisi aleyhinde konuşan Sayın Salih Kapusuz'a teşekkür ediyorum.

Lehte söz isteyen?.. Yok.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, öneriyi tekrar okutup, oylarınıza sunacağım:

Öneriler:

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının 276 ncı sırasında bulunan 749 sıra sayılı kanun tasarısının, bu kısmın 11 inci sırasına; 277 nci sırasında bulunan 750 sıra sayılı kanun tasarısının, 12 nci sırasına; 278 inci sırasında bulunan 751 sıra sayılı kanun tasarısının, 13 üncü sırasına; 270 inci sırasında bulunan 719 sıra sayılı kanun tasarısının, 14 üncü sırasına; 251 inci sırasında bulunan 695 sıra sayılı kanun tasarısının, 15 inci sırasına alınması ve Genel Kurulun 21.10.1998 tarihinden 1999 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının görüşmelerinin başlamasına kadar, çarşamba ve perşembe günleri 15.00-19.00, 20.00-24.00 saatleri arasında çalışması, çarşamba günleri sözlü soruların görüşülmemesi önerilmiştir.

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, önerinin oylamasına geçiyoruz. Bu aşamada, kısa bir açıklama yapma ihtiyacı duyuyorum. Şu anda yapacağımız işaretle oylamayı, elektronik sistemle yapacağız ve bu, Genel Kurul salonumuzun açılışından sonraki ilk uygulama olacak.

Ben, oylamayla ilgili sistemi çalıştırdıktan sonra, sizin önünüzde bulunan, oturduğunuz koltukların önünde bulunan ekranda oylamayla ilgili sistem ortaya çıkacak. Önce, şifrelerinizi girip, parmak işaretiyle sisteme girdiğinizin teyidini alacaksınız; o sırada, oy seçenekleri de çıkacak; kabul-red şeklinde -işaretle oylama olduğu için- bunlardan herhangi birisine basacaksınız.

Oylama süresi, daha önce, Başkanlık Divanında yapılan görüşme gereğince 5 dakika olacaktır. 5 dakika içerisinde, arkadaşlarımız oylarını tamamlamış olacaklardır; tamamlayamayanlar oylamaya katılmamış sayılacaktır. Oylamanın tekrarlanma imkânı yok. Bu arada, eğer yanlış bir moda basılmışsa, arkadaşlarımız, oylarının rengini son ana kadar değiştirebilirler; yani, 5 dakikalık sürenin bitimine kadar, en son hangi kelimeye basılmışsa -evet veya hayır- o, geçerli olacaktır.

Bazı arkadaşlarımızın parmak işaretlerinin, sistem tarafından tespit edilemediği söylenmektedir. Eğer böyle bir durum çıkarsa, o arkadaşlarımızın oylarını, öz