DÖNEM : 20 CİLT : 58 YASAMA YILI : 3

 

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

120 nci Birleşim

13 . 7 . 1998 Pazartesi

 

 

İ Ç İ N D E K İ L E R

  I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II. – GELEN KÂĞITLAR

III. – YOKLAMALAR

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz’un, Konya Ovası Göksu Mavi Tünel Sulama Projesi uygulamasında ortaya çıkan sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in cevabı

2. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, Cumhuriyetin 75 inci yılında Kütahya’nın Dumlupınar İlçesinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması

3. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Petrol Ofisi A.Ş.’nin özelleştirilmesine ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in cevabı

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Arnavutluk’a gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMM Başkanı HikmetÇetin’in vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1602)

2. – Bulgaristan’a gidecek olan Başbakan A.Mesut Yılmaz’a, dönüşüne kadar, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı BülentEcevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1603)

3. – Bulgaristan’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1604)

4. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Eyüp Aşık’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Burhan Kara’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1605)

5. – Bulgaristan’a gidecek olan Devlet Bakanı IşınÇelebi’ye, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1606)

6. – Bulgaristan’a gidecek olan Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1607)

7. – İstirahatli bulunan Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’e, Anayasanın 113 üncü maddesine göre, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1608)

8. – Zonguldak Milletvekili ÖmerBarutçu’nun (9/9) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/363)

9. – İçelMilletvekili SaffetBenli’nin (6/1050) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/364)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 21 arkadaşının, su kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanılabilmesi ve komşu ülkelerle yaşanan su sorunlarına çözüm bulunması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/279)

V. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. – Kayseri Milletvekili Abdullah Gül’ün, Devlet Bakanı Güneş Taner’in 54 üncü Hükümet dönemiyle ilgili yanlış anlamalara neden olabilecek beyanda bulunduğu iddiasıyla konuşması

2. – Erzurum Milletvekili Lütfü Esengün’ün, İstanbul Milletvekili HalitDumankaya’nın 54 üncü Hükümetin icraatlarıyla ilgili yersiz suçlamalarda bulunduğu ve Grubuna sataşması nedeniyle konuşması

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Ocak, Şubat ve Mart 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/21) (S.Sayısı : 709)

2. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Nisan, Mayıs ve Haziran 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/22) (S.Sayısı : 710)

3. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

4. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

5. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının aynı mahiyetteki kanun teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

6. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

7. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626)

VII. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

VIII. – SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, PTT’de çalışan teknisyenlerin bazı sorunlarına ilişkin Başbakandan sorusu ve Ulaştırma Bakanı NecdetMenzir’in yazılı cevabı (7/5285)

2. – Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, Gaziantep’e yapılacak yatırımlar için ayrılan ödeneğe ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî KaynaklarBakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/5393)

3. – ErzincanMilletvekili Tevhit Karakaya’nın, ErzincanSSKHastanesinin sağlık personeli ihtiyacına ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/5421)

4. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, Başbakanlık Devlet Arşivinin muhafaza ve yönetimi projesine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Yücel Seçkiner’in yazılı cevabı (7/5449)

5. – Erzurum Milletvekili Abdulilah Fırat’ın, Hınıs-Başköy barajı projesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in, yazılı cevabı (7/5464)

6. – TrabzonMilletvekili İsmail İlhan Sungur’un, Emekli Sandığına ilişkin sorusu ve Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in yazılı cevabı (7/5493)

7. – Elazığ Milletvekili Ömer Naimi Barım’ın, Elazığ İlindeki bazı sulama projelerinin durumuna ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/5497)

8. – KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın, bir barajın ihalesine ilişkin sorusu ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’in yazılı cevabı (7/5512)

9. – KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın, olağanüstü hal bölgesinde görev yapan askerlerin ulaşım sorununa ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/5516)

I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak iki oturum yaptı.

Millî Savunma Komisyonu Başkanlığının, Şanlıurfa Milletvekili Eyyüp Cenap Gülpınar’ın Komisyon Sözcülüğüne seçildiğine ilişkin tezkeresi,

Adana Milletvekili İ.Ertan Yülek ve 49 arkadaşının, Adana ve çevresinde meydana gelen depremin verdiği zararların tespiti ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/278),

Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilikin önergesi,

Genel Kurulun bilgisine sunuldu;

Meclis araştırması önergesinin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı açıklandı.

Anayasa Komisyonunda açık bulunan ve FP Grubuna düşen bir üyeliğe, Grubunca aday gösterilen, İstanbul Milletvekili Süleyman Arif Emre seçildi.

Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :

2 nci sırasında bulunan 232,

4 üncü sırasında bulunan 553,

5 inci sırasında bulunan 631,

Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,

3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de Komisyon raporu gelmediğinden,

Ertelendi;

6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu TaşıtlarVergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı GenelKadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) görüşmelerine devam olunarak, 65 inci maddesine kadar kabul edildi.

Genel kurulun 10.7.1998 Cuma günü 14.00-19.00 ve 20.00-24.00 saatleri arasında yapılacak çalışmalarının yapılmamasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.

Alınan karar gereğince, 13 Temmuz 1998 Pazartesi günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşime 20.26’da son verildi.

Hasan Korkmazcan

Başkanvekili

Ahmet Derin Mehmet Korkmaz

Kütahya Kütahya

Kâtip Üye Kâtip Üye

Ünal Yaşar

Gaziantep

Kâtip Üye

No : 175

II. – GELEN KAĞITLAR

10 . 7 . 1998 CUMA

Teklifler

1. – Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır’ın, İmar Kanunu, Gecekondu Kanunu, Kıyı Kanunu, Boğaziçi Kanunu, Millî Parklar Kanunu, Çevre Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Turizmi Teşvik Kanununa Bazı Maddeler Eklenmesi ve Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi (2/1230) (Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Çevre ve Tarım Orman ve Köyişleri ve Adalet komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.7.1998)

2. – Zonguldak Milletvekili Mümtaz Soysal, Tahsin Boray Baycık, Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu ve Karabük Milletvekili Erol Karan’ın; Türkiye Taşkömürü Kurumu Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi (2/1231) (Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji ve Adalet ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.7.1998)

3. – Yozgat Milletvekili Kâzım Arslan’ın; 3958 Sayılı Gözlükçülük Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına DairKanun Teklifi (2/1232) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.6.1998)

4. – Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya’nın, Denizli İli Tavas İlçesine Bağlı Büyükkonak Kasabasının Adının Nikfer Olarak Değiştirilmesine DairKanun Teklifi (2/1233) (İçişleri Komisyonuna) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)

Rapor

1. – Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna DairKanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/777) (S. Sayısı : 713) (Dağıtma tarihi : 10.7.1998) (GÜNDEME)

No : 176

13 . 7 . 1998 PAZARTESİ

Teklifler

1. – İstanbul Milletvekili Cevdet Selvi ve 28 Arkadaşının; Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarrufların Değerlendirilmesine Dair 9.3.1988 Tarih ve 3417 Sayılı Kanunun Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1234) (Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)

2. – Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş ve 10 Arkadaşının; Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Kanunun l. Maddesinin Değiştirilmesi ve Bir Yeni Madde Eklenmesi İle İlgili Kanun Teklifi (2/1235) (Plan ve Bütçe ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor komisyonlarına) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

Sözlü Soru Önergeleri

1. – Afyon Milletvekili Osman Hazer’in, genel nüfus sayımı kesin sonuçlarına ilişkin Devlet Bakanından (Mehmet Batallı) sözlü soru önergesi (6/1148) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

2. – Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun, başörtülü öğrencilerin parasız yatılı ve burslu sınavlara alınmadığı iddiasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1149) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

3. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, ekonomideki durgunluğa ve hal yasasına ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından sözlü soru önergesi (6/1150) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

4. – Çorum Milletvekili Mehmet Aykaç’ın, akaryakıt fiyatlarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1151) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

Yazılı Soru Önergeleri

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, köylerin idari, hukuki ve mali sorunlarına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5816) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

2. – Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın, görevden alınan bürokratlara ve bazı icraatlarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5817) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

3. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, İstanbul Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı hakkındaki bazı iddialara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5818) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

4. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketinde zarar gören çiftçilerin Ziraat Bankasına olan borçlarına ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi (7/5819) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

5. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketinde zarar gören çiftçilerin borçlarına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5820) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

6. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da bulaşıcı hastalıklara karşı alınan tedbirlere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5821) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

7. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen depremden zarar gören vergi mükelleflerine ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5822) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

8. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’nın afet bölgesi olarak ilan edilip edilmeyeceğine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5823) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

9. – Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana-Aladağ İlçesi Eğner Köprüsü’ne ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/5824) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

10. – Antalya Milletvekili Osman Berberoğlu’nun, Kepez Elektrik A.Ş’ye ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5825) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

11. – Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, Balıkesir’de köy okullarının kaç merkezde toplandığına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5826) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)

12. – Afyon Milletvekili İsmet Attila’nın, Afyon’a yapılan sağlık yatırımlarına ve ihalelere ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5827) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

13. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, orman köylerinin sayısına ve kalkındırılması için alınacak tedbirlere ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/5828) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

14. – Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Tanıtma Fonu’ndan yapılan harcamalara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5829) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

15. – Trabzon Milletvekili İsmail İlhan Sungur’un, orman teşkilatında görev yapan bekçilerin maaşlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5830) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

16. – Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, T.D.İ’ye ait feribot ve gemilerin blok satışına ilişkin Devlet Bakanından (Burhan Kara) yazılı soru önergesi (7/5831) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

17. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Hakkari-Şemdinli-Ormancık Köyünde koruculuk yapan 13 şahsın öldürüldüğü iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5832) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

18. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, İzmit Körfez Geçişi ihalesine ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/5833) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

19. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, bakanlıkça yapılan yardımlara ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/5834) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

20. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, Demokrasi ve Barış Partisinin OHAL Bölgesindeki gezilerine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5835) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

21. – Ankara Milletvekili Ali Dinçer’in, Ankara Atatürk Kültür Merkezi alanı projesine ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/5836) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

22. – Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, sekiz yıllık kesintisiz eğitim için toplanan paraya ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5837) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

23. – Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in, kılık-kıyafet genelgesine uymayan personele ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5838) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

24. – Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, TEDAŞ’ta açılan iş ihalelerine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5839) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

25. – Adıyaman Milletvekili Celal Topkan’ın, TEAŞ Genel Müdürlüğü Sağlık Müdürü hakkındaki bazı iddialara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5840) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

26. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Ankara-Adana arasındaki karayoluna ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/5841) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

27. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Ürgüp-Topuzdağı güzergahından geçen yolun durumuna ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/5842) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

28. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir-Kayseri devlet yolu üzerindeki bazı kavşaklara ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/5843) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

29. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, DGM’deki asker üyelere ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/5844) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

30. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, silahlı kuvvetler tarafından yapılan suç duyurularına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/5845) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

31. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir-Kozaklı İlçesi Doyduk Barajı projesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5846) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

32. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir-Kayseri arasında yapılacak barajlara ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5847) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

33. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, Nevşehir Devlet Hastanesi inşaatına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5848) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

34. – Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış’ın, SSK’da bazı personelin yasadışı örgütlerle ilişkisi olduğu iddialarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5849) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

35. – Giresun Milletvekili Turhan Alçelik’in, Giresun Limanı tevzi çalışmalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5850) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

36. – Hatay Milletvekili Mehmet Sılay’ın, Koruma ve Kontrol Genel Müdürü hakkındaki bazı iddialara ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5851) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

Meclis Araştırması Önergesi

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 21 arkadaşının, su kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanılabilmesi ve komşu ülkelerle yaşanan su sorunlarının çözüm yollarının araştırılması amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi. (10/279) (Başkanlığa geliş tarihi : 9.7.1998)

Süresi İçinde Cevaplandırılmayan Yazılı Soru Önergeleri

1. – Kırıkkale Milletvekili Kemal Albayrak’ın, Eskişehir’de kurulan İonialılar Derneği’ne ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5291)

2. – Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, Avni Aker Stadı iyileştirme çalışmalarına ilişkin Devlet Bakanından (Yücel Seçkiner) yazılı soru önergesi (7/5292)

3. – Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır’ın, bir futbolcunun transferiyle ilgili iddialara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi. (7/5293)

4. – Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın, Balıkesir İl, İlçe ve belde belediyelerine yapılan mali yardımlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5294)

5. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Türk Ticaret Bankası’nın sermaye artırımına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5295)

6. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, emeklilerin maaşlarına yapılan zamlara ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5344)

7. – Balıkesir Milletvekili İ.Önder Kırlı’nın, hakkında soruşturma emri verilmeyen kişilere ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5365)

8. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Maliye Bakanlığınca bazı belediyelere yapılan yardımlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5366)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 14.00

13 Temmuz 1998 Pazartesi

BAŞKAN : Başkanvekili Yasin HATİBOĞLU

KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Haluk YILDIZ (Kastamonu)

BAŞKAN – Çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ederek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 120 nci Birleşimini açıyorum.

III. – YOKLAMA

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; Genel Kurul salonunda hazır bulunan sayın milletvekillerinin yüksek sesle işaret buyurmalarını rica ediyorum.

(Yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalara başlıyoruz.

Gündeme geçmeden önce, gündemdışı söz talepleri vardır; bu talepleri yerine getireceğim.

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. – Konya Milletvekili Mehmet Ali Yavuz’un, Konya Ovası Göksu Mavi Tünel Sulama Projesi uygulamasında ortaya çıkan sorunlara ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in cevabı

BAŞKAN – Konya ve İç Anadolu sorunlarıyla ilgili olarak görüş ifade etmek üzere gündemdışı söz talebinde bulunan Konya Milletvekili Sayın Mehmet Ali Yavuz; buyurun efendim.

Süreniz 5 dakikadır.

MEHMET ALİ YAVUZ (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Konya Ovaları Sulama Projelerinin, yani KOP'un en önemli halkası sayılan Göksu Mavi Tüneli Projesinin bugüne kadar ihalesinin sonuçlanmaması nedeniyle söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Konya Ovaları Sulama Projeleri, kısa adıyla KOP, ülkemizin can damarı projelerindendir; GAP'tan sonra, Türkiye'nin, önemli ikinci büyük sulama projesidir.

Konya Ovasının sulanmasına, II. Abdülhamit devrinde, Sadrazam Avlonyalı Ferit Paşanın öncülüğünde başlanmıştır. 1907 yılında, Anadolu-Osmanlı Şirketine 19 500 Fransız Frangına, Osmanlı parasına göre de, 850 000 Osmanlı altınına, yüzde 4 indirimle ihale edilmiştir. 55 bin hektar alandan, 35 bin hektar alanın sulanması bitirilmiş, Birinci Dünya Savaşının çıkması nedeniyle, 20 bin hektar alanın sadece drenaj kanalları yapılabilmiştir.

Bu ilk sulama projesi kapsamında, Beyşehir Gölünün suları, 120 kilometrelik BSA adı verilen kanalla Konya Ovasına akıtılmış ve ilk planda 35 bin hektar alanın sulaması yapılmıştır.

Bu, ülkemizin ilk sulama projesidir. Cumhuriyet hükümetleri döneminde de birçok baraj, gölet ve sulama kooperatifleri aracılığıyla, yeraltı suyundan da istifade edilerek, sulama şebekeleri yapılmıştır.

Konya Ovasının büyüklüğü göz önüne alındığında, sulanabilir 1 milyon 704 bin hektar alandan, su kaynaklarının az olması nedeniyle, 537 620 hektar alanın sulanması düşünülmüş ve bugüne kadar da 222 845 hektar alanın sulaması bitirilmiş, yeni sahaların sulanması için çalışmalar devam etmektedir.

DSİ tarafından sürekli yapılan etüt ve proje çalışmaları sonucunda, yeni su kaynakları tespit edilmiş, bunlardan Beyşehir-Derebucak Barajı, Suğla Depolaması, Gembos Derivasyonu, BSA kanalı yenilenmesi gibi önemli projeler, Doğru Yol Partisinin Hükümette bulunduğu dönemlerde yatırım programlarına aldırılarak, bu projelerin ihaleleri yapılmış ve inşaatları da devam etmektedir.

Bu bağlamda, Akdeniz'e boşa akıp giden Göksu nehrinin Konya Ovasına akıtılması gündeme gelmiş, 1994 yılı bütçe görüşmelerinde, Plan ve Bütçe Komisyonunda, tarafımdan verilmiş önergeyle, Konya-Hadim-Bağbaşı Barajı, Göksu Mavi Tüneli HES Projesi yatırım programına alınmış ve gerekli çalışmalar başlamıştır.

Göksu Mavi Tüneli, 17 kilometre uzunluğunda olup, Türkiye'nin, Urfa tünellerinden sonra, ikinci büyük sulama tünelidir; yaklaşım tünelleriyle birlikte 21 830 metrelik bir projedir. Bu, Konya İlinde inşa edilecek olan Taşkent, Afşar, Bozkır, Hadim-Bağbaşı barajlarında depolanacak, yaklaşık 450 milyon metreküplük suyu, Konya Ovasının sulanmasına akıtacak bir tüneldir. Böylece, Konya ovasında sulanamayan 100 bin hektarlık kıraç topraklar sulanacak, ülke ekonomisine, yılda 50 milyon dolarlık katkı sağlayacaktır. Ayrıca, 4 milyon dolar da enerji geliri temin edecektir. İki üç yılda kendini amorti edecek, Konya halkının özlemle beklediği bu dev proje, ülke ekonomisi için son derece yararlı ve fizibl bir projedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Göksu Mavi Tünel Projesinin, DPT'den ve Hazineden gerekli izinleri, bundan önceki hükümetler döneminde alınmıştır.

Bu proje, ilk defa 22.2.1996 tarihinde ihale ilanına çıkarılmış, 53 üncü Hükümetin kuruluş günlerine rastladığı için, bütün ihalelerin durdurulmasıyla bu ihale de durdurulmuştur. İkinci defa, 19.4.1996 tarihinde ihaleye çıkarılmış ve ihaleye bir gün kala, o günün Enerji Bakanı tarafından ihalesi durdurulmuştur.

Tekrar, bürokratik yazışmalarına devam edilerek, üçüncü defa ihaleye çıkarılması için DPT'den ve Hazineden kredili ihale izni alınarak, üçüncü kez, davet usulüyle 27.6.1997 günü Resmî Gazetede ilana çıkarılarak 25.7.1997 gününe kadar firmaların dosya vermeleri istenmişti.

55 inci Hükümetin kurulmasıyla ihale durdurulmuş ve 15.8.1997 tarihli Resmî Gazete ilanıyla, firmaların 3.10.1997 tarihine kadar dosya vermeleri istenmişti.

Göksu Mavi Tünel ihalesinin keşif tutarı da yaklaşık 48 trilyon TL'dir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Lütfen, toparlayın efendim.

MEHMET ALİ YAVUZ (Devamla) – Tamam efendim.

Bu projenin, yüzde 49,59'luk indirimle, Ünal Akpınar firmasında kaldığı öğrenilmişti. ikinci ve üçüncü firmalar da buna yakın indirim yapmışlardı.

Kısaca, 2 Mart 1998 tarihinden beri, bu projenin ihalesinin tasdiki yapılamamıştır; acaba sebebi nedir?

Başbakan Sayın Mesut Yılmaz'dan, iki defa, ihalenin sonucunun ne olduğunu yazılı soru önergemle sormama rağmen, cevap alamadım.

Konya Ovasının kaderi olan bu projenin ihalesi neden sonuçlanmıyor? Konya çiftçisi, esnafı, tüccarı, sanayicisi, dört gözle bu projeyi bekliyor. Davet usulü ihale yapıldığına göre, birinci gelen firmanın şartları uymuyorsa, ikinci ve üçüncü firmalara verilebilir. Hiçbirinin şartı uymuyorsa, bugüne kadar niye beklenildi? Yeniden ihale yapılamaz mıydı? 3 Ekim 1997 tarihinden beri incelemede olan dosyalar, bugüne kadar neden sonuçlanmadı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ALİ YAVUZ (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Rica ediyorum.

Y. FEVZİ ARICI (İçel) – Sayın Başkan, çok önemli bir konu; lütfedin.

BAŞKAN – Sayın Arıcı...

MEHMET ALİ YAVUZ (Devamla) – Yörenin bir milletvekili olarak, üzüntülerimi belirtiyorum.

Yarın, bizim hükümetlerin ihale safhasına getirdiği bu projenin temelini şaşaayla atacaksınız. Yeter ki, iş yapın ve projenin temelini bir an önce atmak için, öncelikle ihalenin tasdikini veya ihalenin yenilenmesini yaparak, bu güzelim projeyi fazla geciktirmeyin.

Bu duygularla Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Yavuz, teşekkür ediyorum.

Devlet Bakanı Sayın Güneş Taner, gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere söz talebinde bulunmuşlardır.

Sayın Bakan, buyurun.

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Mavi Tünel İnşaat Projesi, bütün Konyalılar için olduğu gibi, bu Hükümet için de önem arz eden projelerden bir tanesidir. Proje, kredi getirmek koşuluyla ihale edildiği için, ihale yapıldıktan sonra, açılan dosyalarda, şirketin kredi getirmesi için bir süre beklenmiştir. Daha sonra, şirket krediyi getirmiş, getirilen kredinin koşulları Hazine tarafından incelenmiş ve maalesef, uygun bulunmamıştır. Uygun bulunmayışının sebebi, kredi koşullarının, süre, vade ve faizlerinin, Türkiye'nin almış olduğu kredilerden çok daha farklı, çok daha maliyetli olmasıdır. Bu, firmaya bildirilmiş, finansmanı getirecek olan kuruluşlarla görüşme yapılmaya çalışılmış; fakat, bir neticeye bağlanmamıştır.

Bu şartlar altında, Hazine, 19.3.1998 gün ve 13222 sayılı yazıyla, kredi teklifinin kabul edilebilir olmadığını firmaya bildirmiştir.

Takdir edersiniz ki, yapılan bir ihalenin bir an evvel sonuçlanması, hem yöre halkı tarafından hem de Hükümet tarafından arzu edilen bir durumdur. Kredi koşullarının ilk etapta müspet bulunmamasını fırsat bilip, krediyi iptal edip, tekrar krediyi ihaleye açmak, şüphesiz, kullanılabilecek olan yöntemlerden bir tanesidir; fakat, bu yöntemin çok zaman alacağı ve bu zaman içerisinde de projenin gecikeceği düşünülerek, teklif getiren firmaya eksüre verilmiş ve bu süre içerisinde bu işi yapması koşuluyla, kendisinden cevap beklenilmektedir. Firma, bu işi yapamayacağını bildirdiği takdirde, şüphesiz, gereken yapılacak, ihale iptal edilecek, başkasına verilerek, mutlaka ve mutlaka bu projenin bitirilmesi sağlanacaktır.

Hükümetler, birbirini takip ederler. Devlet anlayışı, memleket için yapılması gereken her işin, hiçbir siyasî çıkar ve beklenti olmaksızın yapılmasını gerektirmektedir. Bu Hükümetin de, geçmişte yapmış olduğu icraata, bir sene içerisindeki icraata yakından bakarsanız, hiçbir şekilde siyasî ayırım yapmadan, siyasî parti farkı gözetmeksizin, elindeki bütün imkânları kullandığını görürsünüz. Nitekim -bu konuda eğer kafalarda, zihinlerde sual varsa diye söylemek istiyorum- bundan bir hafta evvel, İstanbul Belediyesinin almak istediği kredili otobüslere, Ankara Belediyesinin raylı sistem için ithal etmek istediği yine kredili yedek parçalara, Hükümet izin vermiştir. O açıdan, bu meselenin de en kısa zamanda çözüleceğini ümit ediyoruz.

Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum. (ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ediyorum.

Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

2. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, Cumhuriyetin 75 inci yılında Kütahya’nın Dumlupınar İlçesinin sorunlarına ilişkin gündemdışı konuşması

BAŞKAN – Gündemdışı ikinci söz, Kütahya milletvekili Sayın Perli'nin.

Buyurun Sayın Perli. (RP sıralarından alkışlar)

METİN PERLİ (Kütahya) – Sayın Başkan, Yüce Parlamentomuzun değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken, cumhuriyetimizin 75 inci yılında, Kütahyamızın Dumlupınar İlçesinin bu bazda beklentilerini sizlere anlatma fırsatı veren Değerli Başkanımızı ve bu sözleri dinleme fırsatı bulan değerli milletvekili arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, cumhuriyet deyince, cumhuriyetin 75 inci yılına yaklaştığımız bugünlerde, Dumlupınar'ı anmamak, Dumlupınar'ı hatırlamamak mümkün değil. Elbette ki, Dumlupınar, cumhuriyetimizin temelinde büyük bir yer taşır, büyük bir mahlas taşır. Zira, Dumlupınar, Büyük Atatürk'ün "ilk hedefiniz Akdeniz'dir" komutunu verdiği meydan olarak, göğüs göğüse harbin yapıldığı ve gencecik kızların, yağız delikanlıların, canlarını, bu vatan için, bu memleket için feda ettiği, şühedanın (şehitlerimizin) yattığı yer, gözyaşları döktüğü yer.

Elbette ki, cumhuriyetin 75 inci yılını kutlarken, cumhuriyetin temelinde yer alan Dumlupınar'daki şehitleri görmemek mümkün değil ve onu hissetmemek mümkün değil. Herkes bir gerçeği bilmelidir ki, cumhuriyetin temelinde ne şampanyalı kokteyller ne de balolar vardır; cumhuriyetin temelinde şehitlerin gözyaşları vardır; yiğit delikanlıların, yağız Anadolu gençlerinin canları vardır, onların kefensiz yatışları vardır. (FP sıralarından alkışlar) Dolayısıyla, yetmişbeş yıl evvel canlarını verenlerin bulunduğu Dumlupınar’ın, Dumlupınar şehitliğinin, cumhuriyetin 75 inci yılını anarken, bugün, maalesef, üzülerek ifade edeyim ki, ulaşılacak yolu yok.

55 inci Hükümetin Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanı Kütahya'ya geldiler. Kütahya'ya gelişlerinde, Kütahya halkı, Bayındırlık ve İskân Bakanımızı, gerçekten büyük bir çoşkuyla karşıladılar. Ertesi gün, bu, gazetelere yansıdı ve elimde şu an sizlere gösterdiğim gazetede "55 inci Cumhuriyet Hükümetinin Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu, Başbakan gibi karşılandı" ifadesi yer aldı; "biz, siyaseti dürüst yapıyoruz" cümlesi gazetelerde manşet oldu. Dolayısıyla, Sayın Bakanımızın, Kütahya'nın o yollarını gördükten sonra, Dumlupınar'ın yollarını gördükten sonra, Kütahya-Balıkesir yolunu gördükten sonra Kütahyalıların haline acıyarak "gerçekten ihmal edilmiş, buraya yatırım yapmak lazım, bu yolları yapmak lazım" diye ifade ettiği tarihî konuşmaları var, tarihî vaatleri var. Bu tarihî vaatler, tarihe de geçti gazetelere geçti; ancak, aradan bir yıl geçmesine rağmen, Sayın Bakanımız, maalesef, bu sözlerini unutmuş, bu sözlerini sanki söylememiş gibi, Kütahyamız, maalesef, karayolları bakımından fevkalade üzücü bir durumdadır.

Cumhuriyetin 75 inci yılını kutlayacağımız şu günlerde, Kütahya olarak, bizim 55 inci Hükümetten beklentimiz şudur: Geliniz, 75 yıldır sahip çıkmadığımız, cumhuriyetin kuruluşunda büyük emeği geçen Dumlupınarlıları sevindirelim; geliniz, Hükümet olarak, 75 inci yıl kutlamalarıyla ilgili ayırdığımız ödeneklerden, Kütahya-Dumlupınar-Altıntaş yolunun ihalesini yaparak, bu yolun temelini atalım ve bu insanları da hiç değilse cumhuriyetin 75 inci yılında sevindirelim; şehitleri sevindirelim, o insanların beklentilerini karşılayalım. Eğer, biz, bu halkın beklentilerine cevap veremezsek, bu şühedanın beklentilerine cevap veremezsek, bu 75 inci yıl kutlamaları hiçbir mana taşımaz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafınan kapatıldı)

METİN PERLİ (Devamla) – Belki, büyük tören alanlarında bunları kutlayabiliriz; ancak, bölgede, şehitlerin yattığı yerde, eğer cumhuriyete sahip olan insanlar, cumhuriyetin manasını anlayan insanlar, bundan bir şey görmezlerse, bundan faydalanamazlarsa, bundan bir imkân sağlanamazsa, o zaman bizim yapacağımız kutlamaların, cumhuriyetin hiçbir manası olmaz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, değerli 55 inci Hükümetin saygıdeğer bakanları; bu konuya duyarlılık gösteriniz. Bu kutlamalar vesilesiyle, Dumlupınar-Altıntaş yolunun, bir an önce, ödenek ayırıp ihalesini yaparak, hiç değilse 30 Ağustos gelmeden, temelini atıp, yapımına başlayalım.

Değerli kardeşlerim, Kütahyamızın, mutlaka, karayolları bakımından alaka görmesi lazım. Kütahyamızın, Bursa ile maalesef -yakın, batıda bir il, doğuda değil- ulaşımı yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Perli, lütfen son cümlenizi söyler misiniz efendim.

METİN PERLİ (Devamla) – Bizim, mutlaka, Kütahya'dan Balıkesir'e ulaşmamız lazım, Kütahya'dan Balıkesir'e rahatça gitmemiz lazım. Aksi takdirde, biz, yetmişbeş yıldır olduğu gibi, Bursa'dan dolaşarak Balıkesir'e ulaşmak istemiyoruz. Bir an önce bu yolun bitirilmesini istiyoruz. Bir an önce bu yolun yapılmasını istiyoruz. Şehitlerimizin ihmal edilmemesini istiyoruz. Yollarımızın yapılmasını istiyoruz. Buna duyarlı olacak Hükümete, saygılarımla teşekkür ediyorum. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Perli, teşekkür ediyorum.

Sayın Perli, konuşmanızda "yollar yapılmazsa, cumhuriyetin anlamı olmaz" diye bir ifadede bulundunuz. Zannediyorum, “Yollarımız yapılmazsa, cumhuriyetin anlamı anlaşılmamış olur” demek istiyorsunuz.

METİN PERLİ (Kütahya) – Evet, o manada söyledim.

BAŞKAN – Teşekkür ederim.

Cevap var mı efendim...

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Sayın Yaşar Topçu'yu, ilk defa öven bir konuşma yaptılar, teşekkür ederiz.

3. – Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Petrol Ofisi A.Ş.’nin özelleştirilmesine ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı Güneş Taner’in cevabı

BAŞKAN – Üçüncü sırada söz talebinde bulunan, Petrol Ofisi A.Ş'nin özelleştirilmesiyle ilgili olarak, değerli Veysel Candan; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

Sayın Candan, süreniz 5 dakikadır.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; gündemde olan ve Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından, son kararla satışı yapılan Petrol Ofisiyle ilgili bilgi arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Petrol Ofisi, şu anda, 1 milyar 160 milyon dolara satılmıştır. TL bazında değeri 308 trilyondur. Bedelin yüzde 50'si, yani, 500 milyon doları peşin, yüzde 25'i bir yıl, yüzde 25'i iki yıl vadelidir. Alan firma, dış kredi kullanmaktadır. Rekabet Kurulu, konuyu incelemektedir. Hükümet ve muhalefet, ihalede taraf olma durumundadır. Amacım, ilgilileri uyarmak, yapılan hatayı tashih etmek.

Önce, Petrol Ofisiyle ilgili çok kısa bilgi arz etmek istiyorum. Evvela, bu satışta kanunî prosedür eksiklikleri vardır, belirsizlikler vardır, gizlilik vardır, altyapı eksiklikleri vardır. Özetle, yapılan yanlışları da burada ifade etmeye çalışacağım. Petrol Ofisi, 1940'lı yıllarda kurulmuş olup, petrol ürünleri alım satımı pazarlamaktadır. Yüzde 93, 3'ü kamuya aittir, yüzde 6,7'sinin İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında satışı yapılmıştır. Yüzde 51'i blok satışla yapılacaktır. Çalışan adedi 6 binin üzerindedir. 6 300 bayi vardır. Madeni yağ fabrikaları vardır. Yıllık 170 bin ton kapasiteyle çalışılmaktadır. Birçok gayrimenkulleri vardır. 1996 yılı kârı 20 trilyon, 1997 yılı kârı 42 trilyondur. Askerî NATO tesisleri ikmal birliklerine hizmet vermektedir. TÜPRAŞ üretiminin yüzde 40'ını satmaktadır. 1997'de Türk Silahlı Kuvvetlerine 2 milyon ton akaryakıt vermiştir. Azerbaycan'da madenî yağ fabrikası vardır. Petrol Ofisi, TÜPRAŞ, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ve BOTAŞ ile birlikte bir halka oluşturmaktadır. Akaryakıtta en kârlı dağıtım işi Pertol Ofisin yaptığı iştir.

Bu özelleştirmede yapılan yanlışlar:

Fiyat tespiti sağlıklı yapılmamıştır. Gayrimenkuller iz bedelle, 1 Türk Lirası bedelle yazılmıştır. İstanbul'da, denize sıfır, Balta Limanı Sosyal Tesisleri 1 Türk Lirası bedelle yazılmıştır. Ayrıca, Kızılay'daki sosyal tesisler, yine, 1 Türk Lirası bedelle yazılmıştır.

Önce, tespit edilen fiyat, kamuoyuna 650-700 milyon dolar olarak belirtilmiş; ihalede çıkan rakam da, böylece, çok yüksek gösterilmeye çalışılmıştır.

Rekabet Kuruluna zamanında bilgi verilmemiştir. Pazartesi günü yapılacak satış için, cuma günü, saat 16.30'da Rekabet Kuruluna yazı yazılmıştır. Şu anda da, Rekabet Kurulu neticeyi incelemektedir.

Altyapı tam hazırlanmamıştır.

İşçi ve memurların problemleri ortadadır. Eğer, buradaki memurları devletin diğer kurumlarına aktarmak durumundaysak, yapılan, devleti küçültmek değil, aksine, devlete zarar vermektir. Şu anda, sözleşmeli çalışan personel yargıya müracaat etmiştir.

Ayrıca, askerî NATO tesisleriyle ilgili bakım, Petrol Ofisinde bir daire başkanlığı tarafından yapılıyordu. Bunun, şu anda, Millî Savunma Bakanlığı Müsteşarına bağlanacağı söylenmekte ise de, kanunu, mevzuatı ve yönetmeliği yoktur.

4046 sayılı Özelleştirme Kanununun bazı maddeleri gözardı edilmiştir. Şeffaf ihaleden bahsedilirken, ancak, satışın son bölümü şeffaf hale getirilmiştir. Halbuki, burada, dağıtımda yabancı sermaye tekeli oluşmaktadır.

Anayasanın 127 nci maddesi ihlal edilmiştir. Para, kredi, sermaye, mal, hizmet tekeli konusunda da Anayasaya aykırılık mevcuttur.

Ekonomik açıdan, POAŞ satılmak suretiyle, TÜPRAŞ, BOTAŞ ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının değeri düşürülmüştür.

Avrupa ülkelerine baktığımız zaman, ortalama, dağıtım şirketi sayısı 4'tür; ama, Türkiye'de, bu dağıtım şirketinin de yabancı sermayeye verilmesi suretiyle, bu sayı 15'e ulaşmış durumdadır.

Karadenizde, doğu ve güneydoğuda çok küçük bayiler vardır; bunlarla ilgili sorunlar olacak ve o bölgelerde de birtakım sıkıntılar, bayiler bazında kendiliğinden oluşacaktır.

Ülkemiz petrol ürünlerinde dışa bağımlıdır. Üretilen petrolün tüketime oranı, ancak yüzde 13'tür. Şu anda, Türkiye'de, Fransız, ABD ve İngiliz dağıtım şirketleri yetki sahibidir. Petrol Ofisi, 1996'da 22 trilyon kâr ederken, 1998'de 40 trilyon kâr beklenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VEYSEL CANDAN (Devamla) – Bitiriyorum efendim.

Özetle söylemek gerekirse, Petrol Ofisi, sekiz on yıllık kârı karşılığı satılmıştır. İhale pazarlığının bitiminde, ihaleyi alan grubun Sayın Baykal'la, ikinci sırada olanların da Başbakanla görüşmeleri suretiyle, ihaleye siyasî suiistimal karışmış durumdadır. "Acaba, ne yapılabilir" sorusuna cevap olarak, öncelikle, özerk bir yapıya kavuşturulur, daha fazla kârlı hale getirilir, borsada halka kota edilebilirdi veya ülkemizde yüksek teknolojiye sahip bir rafineri yapma şartıyla satılabilirdi; ama, görüyoruz ki, Hükümetin, IMF'ye verdiği niyet mektubunda, 1998'de 2 milyar dolar, 1999'da 3 milyar dolar, özelleştirmeden dışborç ödeme taahhüdü olduğundan, şöyle veya böyle satmak durumundayız.

Komisyonda genelde karşılaştığımız cevaplar şöyle oluyor, efendim, bizim yaptığımız işlerde hiçbir usul eksikliği yoktur, her şey usulüne uygun yapılmıştır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Candan, efendim, bu ikinci uzatma; buyurun.

VEYSEL CANDAN (Devamla) – Hemen bitiriyorum efendim.

Biraz sonra, Sayın Bakan çıkıp buradan cevap verecek ise, verecekleri cevap içerisinde "efendim, yapılan bu işlerde hiçbir usulsüzlük yoktur, hepsi mevzuata uygundur, ihaleyi alan firma da gelir Başbakanla görüşür, bu gayet tabiîdir" diyebilir; ama, biz, hiç böyle olduğunu görmüyoruz. Cep telefonlarıyla ilgili satış lisans sözleşmesinde olduğu gibi, tüm özelleştirmelerin altında da devlet zararı mevcuttur, burada da mevcuttur.

Sayın Bakanın, bu iş için neden Rekabet Kuruluna zamanında yazıyı yazmadığını, neden iz bedelle bu fiyatların tespit edildiğini, 650 milyon dolar dışarıya tüyo edilip de bugünkü satışın çok yüksek rakamlarda gösterilmeye çalışıldığını buradan cevaplandırmasını diliyor; hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Candan teşekkür ediyorum.

Cevap vermek üzere, Devlet Bakanı Sayın Taner; buyurun.

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; eğer, şeffaflıkla satış yapıldığı zaman da bütün bunlar söylenebiliyorsa, demek ki, Türk siyasetinde, çamur atın izi kalsın prensibi, maalesef, halen sürdürülmeye çalışılmaktadır.

Bizleri, Meclisteki sayın milletvekilleri dışında, televizyonlar vasıtasıyla vatandaşlar da izliyorlar. Şimdi, öyle bir izlenim yaratılıyor ki, sanki, Petrol Ofisinin tümü satılmış... Petrol Ofisinin hisselerinin yüzde 51'i, herkesin görebileceği şekilde, şeffaflık içerisinde ve bir açık artırmayla satılmıştır. Öyle, söylendiği gibi, kimseye tüyo müyo verilmemiştir; rakamları ortadadır, aktifleri bellidir, pasifleri bellidir, borcu bellidir, yaptığı iş bellidir, piyasa payı bellidir. Bütün bu şartlar içerisinde, her şirkette olduğu gibi, şirketin piyasa değeri aşağı yukarı belirlendikten sonra, bu değerin üzerine açık artırmayla ihale yapılmış ve ihalede, üç şirket, hisselerin yüzde 51'i için, tahmin edilen 700 milyon doların çok üstünde bir kıymet vererek, bu işi almaya talip olmuşlardır.

Sorulacak olan sual, madem, bu rakamlar tahminen 700 milyon dolar civarındaydı, peki, bu şirketler neden bu kadar parayı verdiler? Akıllara gelen ve herkes tarafından sorulması icap eden sual de budur. Şimdi, müsaade ederseniz, işte, o sualin cevabını burada sizlere vermeye çalışalım. O sualin cevabı şudur. Devletin, yıllar içerisinde, sanayide ve ticarette bulunması, devletin, bazı işlemleri özel sektör çabukluğunda, özel sektörün hasaplama, özel sektörün rekabet koşulları içerisinde yapmasını engellemiştir. Maalesef, devletin kendi şirketlerindeki ataleti devletin idaresinde olduğu gibi olmuş ve elimizdeki bu şirketler, çok daha büyük atılımlar yapması gerekirken, ellerinde böyle imkânlar varken, bunları yapamamışlardır. O nedenle yapamamışlardır, bu nedenle yapamamışlardır; ama, Türkiye'de, bugün değil, bu Hükümet döneminde değil, bundan yaklaşık on sene evvel, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, özelleştirme yaparak, devleti sanayiden, ticaretten çekerek, devleti idare fonksiyonunda bırakma kararını almışlardır. Geçen bu süre içerisindeki bütün cumhuriyet hükümetleri, zaman içerisindeki imkânları kullanarak, teker teker, bu özelleştirmede, her biri kendi imkânları ve o günün konjonktürü içerisinde çalışmış ve bugünkü noktaya gelinmiştir.

Bugün gelinin nokta nedir diye sorduğunuz zaman; Petrol Ofisini misal alırsak, Petrol Ofisinin hisselerinin yüzde 51'inin satılması, buradan alınan kaynakların Türkiye'de altyapı yatırımlarını desteklemesi, devletin içborçlarının ortadan kaldırılması ve devletin ekonomisinin sağlam temellere oturtulması için, sadece Türkiye için uygulanan, düşünülen değil, tüm dünyada uygulanan bir metot olarak Türkiye'de devam etmektedir. Farklı olarak, mesela, Almanya'da özelleştirme yapılırken, Treuhand'da, şirket yöneticileri doğrudan doğruya pazarlıkla şirketleri sattıkları gibi, sattıkları şirket için ilave kredi, ilave teşvik imkânları vermişlerdir. Allah korusun, Türkiye'de o metodu uygulamaya kalksaydık, bugün televizyonlarda yapılan bir satış için bunu söyleyen arkadaşlarımız, öyle bir idarenin yapacağı satışlarda kim bilir neler söylerlerdi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söylenilen nedir; piyasada yüzde 40 hissesi olan Petrol Ofisinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin akaryakıt ihtiyacına, satıldıktan sonra, yani yüzde 51 hissesi satıldıktan sonra, cevap veremeyeceği iddiasıdır. Oysa, burada haksızlık edilmektedir. Bu konuyla ilgili, aylar evvel, gazetelerde boy boy reklamlar verilerek, bu iddialara cevap verilmiş ve bunun böyle olmadığı söylenmiş; daha sonra, bu Mecliste, yine bunun gibi bir sözlü soruda, ben, geldim, bu işin böyle olmayacağını o zaman da ifade ettim, müsaade ederseniz bir kere daha ifade edeyim.

Bakınız, fiziken, Petrol Ofisi bünyesinden ayrılmasının mümkün olmadığı iddia edilen ve askerî ihtiyaçların karşılanması için Petrol Ofisi bünyesinde oluşturulan ANT (Askerî NATO Teşkilatı) Daire Başkanlığının Millî Savunma Bakanlığıyla yaptığı çalışmalar sonucunda sağlanan mutabakat çerçevesinde, Bakanlık tarafından hazırlanan kanun taslağı Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmiştir.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Çıkmış mıdır; çıkmamıştır... Sevk edilmiştir, çıkmamıştır...

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Yüce Meclisin çalışmaları içerisinde, sevk edilen bu tasarının, herhalde, çıkacağını tahmin ediyorsunuz.

Bu tasarıyla, ANT (Askerî NATO Teşkilatı) Petrol Ofisi bünyesinden ayrılacak, Millî Savunma Bakanlığı bünyesine ve kontrolüne geçecektir.

Şimdi, siz diyorsunuz ki "tasarı sevk edilmiş, çıkmamış." Peki, tasarı çıkmamış da, özelleştirme biter bitmez, Petrol Ofisinin, birdenbire, kendi sınırları içerisinde, askerî mahiyetle sattığı petrolü -şerefli Türk Ordusunun, sınırları beklediği yerde- Türk Ordusuna satmayacağını mı zannediyorsunuz?!. Yani, böyle bir iddiada bulunulabilir mi? Bu düzenlenene kadar eski sistem yürürlükte kalacak tabiî. Yani, böyle bir şeyi düşünmek, böyle bir şeyi hayal etmek, böyle bir şeyi iddia etmek fevkalade yanlış olur.

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) – Sayın Bakan, buna benzer yaşanmış olaylar var tarihte.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Yaşanmış olay var.

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Şimdi, efendim, tarihte yapılan yanlışlar, şüphesiz...

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) – Osmanlı Bankası para basmamış Osmanlı'ya.

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Efendim, Osmanlı dönemine dönüp de, cumhuriyet dönemi ile Osmanlı döneminde yapılan yanlışları burada tartışmaya kalkarsak...

VEYSEL CANDAN (Konya) – Körfez krizi var...

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Bizim vazifemiz tarihle uğraşmak değil...

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) – Tarihten ders alın!..

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Hükümetler olarak bizim vazifemiz, bugünün sorunlarına çözüm getirmek ve icraatları bu şekilde yapmaktır. Onun için, siz merak etmeyiniz efendim...

Silahlı Kuvvetlerin paraya ihtiyacı olup da -Hükümet olarak- sizin kapınıza geldiklerinde -siz hatırlarsınız- kendilerine para vermediğiniz zaman ile bugün arasında ne kadar büyük fark olduğunu, herhalde, siz takdir edersiniz.

ÖMER FARUK EKİNCİ (Ankara) – Ayıp!.. Ayıp!..

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Dolayısıyla, eğer tarihten ders alınması gerekiyorsa, tarihte bu gibi yanlışlığı yapanlar bu gibi yanlışın hesabını verirler; başkalarının da kendileri gibi aynı yanlışlığı yapacağını tahmin etmeleri doğru olmaz. Eğer, bir gün iktidar olursanız, bu gibi sorunlarda, geçmişte yaptığınız yanlışları sizin de tekerrür ettirmemenizi tavsiye ederim.

MUSTAFA ÜNALDI (Konya) – Bu ayıbı yapmanız için söylemedim ben o sözleri. Bu ayıptan vazgeçin...

BAŞKAN – Sayın Ünaldı...

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Efendim, “yabancı sermaye tekeli oluşacaktır..." Nasıl, yabancı sermaye tekeli oluşturulacaktır; ihale belli olmuş, ihale televizyonlarda yapılmış. İhalede, birinci, ikinci, üçüncü sırayı alan şirketlerin hepsinin Türk şirketleri olduğunu gördüğünüz halde, kalkıp da, sırf "bu öyledir, vatandaş böyle sansın" diye, eğer buradan bu lafı söylerseniz, yanlış olur.

"Rekabet Kuruluna gidilmemiş..." Peki, Rekabet Kuruluna gidilmiş; şu anda, Rekabet Kuruluna müracaat edilmiş ve Rekabet Kurulunun görüşü beklenmektedir.

MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Ne zaman gidilmiş?!

VEYSEL CANDAN (Konya) – Satıldıktan sonra mı gidilmiş?!

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Rekabet Kurulunun görüşü alındıktan sonra, Özelleştirme Yüksek Kurulu toplanacak, durumu değerlendirecek ve burada kazanan şirketi belli edecektir. Yani, siz, bir sıralama yapılmıştır, en yüksek çıkana kayıtsız ve şartsız verilecektir zannediyorsanız eğer, yanlış yapıyorsunuz. İhale yapılmıştır, fiyatlar alınmıştır; o fiyatlarla beraber, şirketlerin neler yapacağı, bundan sonra Petrol Ofisini nasıl geliştireceği, bu sistem içerisinde nereden nereye götüreceği detaylı olarak sorulmuştur. Bunlar incelenecektir ve Yüksek Kurul, bununla ilgili kararı verecektir, ondan sonra, hep beraber bunun neticesini göreceğiz.

Efendim, “bayilerde sorun olacak" diye iddia ediliyor. Bayilerde neden sorun olacak? Şu anda, piyasanın yüzde 40'ına sahip olan bir yeri satın alan kuruluşun, bayilerden vazgeçip de piyasa payını aşağıya düşüreceğini mi zannediyorsunuz?! Tam tersine, daha fazla atak yaparak, bayilere daha fazla destek vererek piyasa payını daha da fazla artıracaktır ve bu şekilde, demin sizin söylediğinizin tam tersi olarak, eğer, bugün, piyasada Petrol Ofisinden başka yabancı şirketlerin de bu gibi dağıtım şirketleri varsa, özel sektörün, kuvvetli bir bünye içerisinde, o şirketlerle, eşitlik şartı içerisinde serbestçe yarışıp, piyasalarını büyütmek, daha fazla işlem yapmak, daha fazla kâr kazanmak, kazandığı kârın yarısını, devletin ortak olması vasıtasıyla devlete bırakmak, diğer kalan kısmından da, haklı olarak vergi vermek isteyeceklerdir. Peki, buradaki yanlış nerededir, Allah rızası için söyler misiniz...

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu Hükümet, şeffaflığa özen göstererek, her türlü yanlışa karşı icraat yapmak için huzurlarınıza gelmiştir ve bu maksatla güvenoyu almıştır.

MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Enflasyon ne olacak Sayın Bakan?..

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Bu konuda, gerek televizyonlardan gerek basından izlediğiniz gibi, Türkiye, her geçen gün daha iyiye gidecek, her geçen gün, Türkiye ve Türk insanı için, daha iyi, daha kuvvetli bir gün olacaktır.

MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Yüzde 20 ile mi?..

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Enflasyon meselesine gelince...

Bakın, onu, sizin sormaya hiç hakkınız var mı Allah için; yani, buradan laf atıyorsunuz. 1997 bütçesinde, hani meşhur denk bütçeniz vardı ya, o meşhur denk bütçenizin içerisinde, temmuz ayında memura sıfır zam koyup da, bizim gelip, o zor şartlarda, yüzde 35 zam verdiğimiz bir ortamda, kalkıp bugün "yüzde 20 mi" diye sizin sormaya hakkınız var mı?.. (ANAP sıralarından alkışlar, FP sıralarından gürültüler) Hem yapmayacaksınız, hem hesabı kitabı yanlış yapacaksınız, ondan sonra, çıkanlara diyeceksiniz ki "ne yapıyorsunuz?"

TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Memurlar çıplak ayakla yürüyorlar.

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Bakın ben size söyleyeyim: Siz hiç merak etmeyin, Türkiye, bir sene evvelinden daha iyidir; her konuda daha iyidir. (FP sıralarından "doğrudur!" sesleri)

MÜSTAFA ÜNALDI (Konya) – Memurlar da dinliyor, halk da dinliyor...

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Herkes dinliyor, herkes daha iyi...

Önümüzdeki aylarda, her ay, -altını çizerek söylüyorum- enflasyonun düştüğünü göreceksiniz ve Allah'ın izniyle, biz, bu enflasyon belasından kurtulacağız.

MUSTAFA ÜNALDI (Konya)– İnşallah!..

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Yüce Meclisin, bu konuda, Hükümete destek verdiğini biliyoruz ve bunun için, çok da teşekkür ediyoruz.

TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Kendiniz de inanmıyorsunuz söylediklerinize...

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Hükümet, bu konuda çok kuvvetli destek almaktadır, şükranlarımızı arz ediyoruz.

TAHSİN IRMAK (Sıvas) – Kimden destek alıyor Sayın Bakan?

DEVLET BAKANI GÜNEŞ TANER (Devamla) – Yalnız, bazı kimseler, enflasyon düşmesin, rekabet olmasın da, buradan birileri malı götürsün diye direnmekte, bunun için âdeta yalvarıp yakarmaktadır; onların istekleri boşa çıkacaktır.

Yüce Meclise saygılar sunarım. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Bakan, teşekkür ederim.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Sayın Başkan...

BAŞKAN – Buyrun efendim.

VEYSEL CANDAN (Konya) – Sayın Başkan, Sayın Bakanımızı dikkatle dinledim ve çok üzüldüm. Kendisi, ne Petrol Ofisini tanıyor ne de Petrol Ofisinin özelleştirilmesi hakkında bir bilgi sahibi; en ufak bir bilgisi yoktur. Eğer, ekonomiyi de böyle biliyorsa ülkeyi nereye getirdiği bellidir. Elimdeki bilgiler, devletin resmî arşivlerindendir; anlattığı ve verdiği bilgilerin hepsi gerçekdışıdır ve hilafı hakikattir.

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Candan.

Sayın milletvekilleri, gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.

V. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR

1. – Kayseri Milletvekili Abdullah Gül’ün, Devlet Bakanı Güneş Taner’in 54 üncü Hükümet dönemiyle ilgili yanlış anlamalara neden olabilecek beyanda bulunduğu iddiasıyla konuşması

BAŞKAN – Sayın Gül, bir pusulanız var; bu konuda, yerinizden bir açıklama yapar mısınız efendim.

ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Tabiî efendim.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, konuşurken aslında özelleştirmeyle ilgili bir konuya cevap veriyorlardı; hiç gereği yokken, 54 üncü Hükümet için çok yanlış bir tespitte bulundular "Türk Silahlı Kuvvetleri 54 üncü Hükümetin kapısına geldiğinde onu geri çevirdiniz" dediler. Bu mevzuyu, müsaade ederseniz kürsüden açıklamak istiyorum. Ben, bildiğiniz gibi, 54 üncü Hükümetin bir Üyesiydim ve Sözcüsüydüm. Sadece bu konuya değinmek üzere söz istiyorum

BAŞKAN – Efendim, buyurun.

Sayın Gül, yalnız, sataşmaya, incitmeye mahal bırakmadan, lütfen 2 dakikada 2 cümleyle...

ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşımız Güneş Taner Bey, burada, özelleştirmeyle ilgili bir konuya kendi açılarından açıklık getirirken, hiç gereği olmadan bir mevzuya girdiler "54 üncü Hükümetin kapısına Türk Silahlı Kuvvetleri geldiğinde, para istediğinde, ona hiç vermediniz" dediler. Şimdi, bu, doğru olmayan bir tespitti; tahmin ediyorum ki, kendileri de bunu söylediklerine üzülmüşlerdir; çünkü, bir söz atma arasında bunu zikrettiler.

Aslında olay şudur: 54 üncü Hükümet, bildiğiniz gibi, bütçesi yapılırken, Türk Silahlı Kuvvetlerinin talebini hiçbir hükümetin karşılamadığı şekilde karşılamıştır. (DSP sıralarından "Vay be!.." sesleri)

Doğrudur; “vay be” demeyin.

BAŞKAN – Efendim, siz kendi beyanınıza bakın Sayın Gül.

ABDULLAH GÜL (Devamla) – Yüzde 100 talep ettiklerinde, bütçe yapılırken, bunun yüzde 98'i karşılanmıştır ve bunu da, Türk Silahlı Kuvvetleri, her yerde ve özellikle de bizlerle karşı karşıya oldukları bütün toplantılarda bizlere -müteşekkir olduklarını- söylemişlerdir; rakamlar Sayın Bakanın elindedir.

Bir mevzu vardır, tahmin edersem, Sayın Bakan, zihninde o olduğu için o cümleyi kullandılar. Bildiğiniz gibi, Türkiye, bizce, kasıtlı bir şekilde istikrarsızlık içerisine sokulunca, bazı insanlar, üstüne düşmeyen beyanlar vermeye başladılar ve kurumları siyasallaştırdılar. Bunlardan birisi -o zaman da ilk defa Türkiye'de rastlandı- Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir mensubu o zaman "Hükümet bize para vermiyor" dedi. Halbuki, ondan bir iki gün önce bir helikopter kazası olmuştu, çok kıymetli bazı subaylarımızı kaybetmiştik ve bizim tahminimiz, sanki ondan uzaklaştırmakla ilgiliydi bu açıklamalar ve bildiğiniz gibi -siz, paranızı harcarken, zaman zaman çeşitli kaynaklardan kaynak kaydırmalarda bulunursunuz, kalemler arasında kaydırmalarda bulunursunuz- bunu söylediklerinde, eğer rakamı yanlış hatırlamıyorsam 60 trilyon harcamaya hazır paraları vardı. Dolayısıyla, o çok yanlıştı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden şimdiye kadar öyle bir hata yapılmamıştı. Çünkü, siz de söylediniz, bu ülke yememiştir, içmemiştir kendi silahlı kuvvetlerine parasını vermiştir; tarihte hep böyle olmuştur, bizim Hükümetimizde de böyle olmuştur, başka hükümetler zamanında da böyle olmuştur. O açıklama çok yanlış bir açıklamaydı. Bunu sizin ciddiye alıp, burada söylemeniz bizi üzdü; çünkü, Türk Silahlı Kuvvetleri 54 üncü Hükümetten aldığı parayı hiçbir hükümetten almamıştır; bu bir.

İkincisi, tabiî, ona da girmeye gerek yoktu -enflasyonla ilgili- herkes biliyor -bunu bizim söylememize hiç gerek yok- bizi dinleyen memur da biliyor, bizi dinleyen işçi de biliyor; 54 üncü Hükümet işçisine ve memuruna ne kadar verdi, şimdiki Hükümet ne kadar verdi ve ne kadar verecek; o zamanki enflasyon da belliydi, bugünkü enflasyon da belli.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Gül, saygınızı sunar mısınız efendim.

ABDULLAH GÜL (Devamla) – Hay hay efendim.

Dolayısıyla, biz, yüzde sıfır zam falan vermedik, yüzde 130 verdik ve reel artış sağladık; Türkiye'de bozulan gelir dağılımını belki ilk defa düzeltme gayreti içerisinde olduk.

Saygılar sunarım. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Gül, teşekkür ediyorum.

Sayın milletvekilleri, gündemdışı konuşmalar tamamlanmıştır.

Cumhurbaşkanlığı tezkereleri vardır; yalnız, benim, Genel Kuruldan bir istirhamım var: Bundan sonraki çalışmalarımız uzun metrajlı yazılarla devam edecek; Divan Üyesi arkadaşımızın oturduğu yerden okuması hususunun kabulünü oylarınıza rica ediyorum...

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Karar yetersayısının aranılmasını istiyorum.

BAŞKAN – Dikkate alacağım efendim.

HALİL ÇALIK (Kocaeli) – Oylamaya geçtikten sonra karar yetersayısının aranılmasını istediler.

BAŞKAN – Kabul edenler...

ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Ayakta okusun, efendim...

MUSTAFA GÜVEN KARAHAN (Balıkesir) – Ayakta okusun, oylamaya gerek yok.

BAŞKAN – Efendim, dikkate alacağım, müsaade buyurun.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MUSTAFA RÜŞTÜ TAŞAR (Gaziantep) – Oylamaya gerek yok efendim, ayakta okusun.

HALİL ÇALIK (Kocaeli) – Böyle bir oylamaya gerek yok, ayakta okusun.

BAŞKAN – Efendim, ben, oya sundum; siz, müsaade buyurun...

Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı vardır; oturarak okunması hususu kabul edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığının tezkereleri vardır; sırasıyla okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1. – Arnavutluk’a gidecek olan Cumhurbaşkanı SüleymanDemirel’e, dönüşüne kadar, TBMMBaşkanı Hikmet Çetin’in vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1602)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Arnavutluk Cumhurbaşkanı Recep Meidani'nin davetlisi olarak 14-15 Temmuz 1998 tarihlerinde Arnavutluk'a resmî bir ziyarette bulunacağımdan, dönüşüme kadar Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 106 ncı maddesi uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin vekâlet edecektir.

Bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkereyi okutuyorum:

2. – Bulgaristan’a gidecek olan Başbakan A. MesutYılmaz’a, dönüşüne kadar, Başbakan Yardımcısı ve DevletBakanı BülentEcevit’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1603)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 11 Temmuz 1998 tarihinde Bulgaristan'a gidecek olan Başbakan Mesut Yılmaz'ın dönüşüne kadar; Başbakanlığa, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkere vardır; okutuyorum:

3. – Bulgaristan’a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer’e, dönüşüne kadar, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1604)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 11 Temmuz 1998 tarihinde Bulgaristan'a gidecek olan Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer'in dönüşüne kadar; Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığına, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal'ın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkere var; okutuyorum:

4. – Fransa’ya gidecek olan Devlet Bakanı Eyüp Aşık’a, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı BurhanKara’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1605)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 11 Temmuz 1998 tarihinde Fransa'ya gidecek olan Devlet Bakanı Eyüp Aşık'ın dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Devlet Bakanı Burhan Kara'nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkere var; okutuyorum:

5. – Bulgaristan’a gidecek olan Devlet Bakanı IşınÇelebi’ye, dönüşüne kadar, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1606)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 11 Temmuz 1998 tarihinde Bulgaristan'a gidecek olan Devlet Bakanı Işın Çelebi'nin dönüşüne kadar; Devlet Bakanlığına, Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu'nun vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkere var; okutuyorum:

6. – Bulgaristan’a gidecek olan Başbakan Yardımcısı ve Millî Savunma Bakanı İsmet Sezgin’e, dönüşüne kadar, Devlet Bakanı Mehmet Batallı’nın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1607)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşmelerde bulunmak üzere, 11 Temmuz 1998 tarihinde Bulgaristan'a gidecek olan Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin'in dönüşüne kadar; Millî Savunma Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığına, Devlet Bakanı Mehmet Batallı'nın vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka tezkere daha var; okutuyorum:

7. – İstirahatli bulunan Devlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’e, Anayasanın 113 üncü maddesine göre, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar’ın vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1608)

7 Temmuz 1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Rahatsızlığı sebebiyle istirahatlı bulunan Devlet Bakanı R. Kâzım Yücelen'in göreve başlamasına kadar; Devlet Bakanlığına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar'ın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 113 üncü maddesine göre vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.

Süleyman Demirel

Cumhurbaşkanı

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonunun 2 adet raporu vardır; ayrı ayrı okutup, bilgilerinize arz edeceğim.

VI.– KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. – Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Ocak,Şubat ve Mart 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye BüyükMillet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu raporu (5/21) (S. Sayısı : 709) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Lira_______

Ocak 1998 ayı başında mevcut para: 511 824 875 000

Ocak, Şubat, Mart 1998 aylarında

Ziraat Bankasının aldığı para: 9 554 897 147 000

Toplam 10 066 722 022 000

Ocak, Şubat, Mart 1998 aylarında

Ziraat Bankasının harcadığı para 10 044 208 123 000

Nisan 1998 başında bankada mevcut para 22 513 899 000

Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Ocak, Şubat, Mart 1998 aylarına ait hesapları incelendi;

Ocak 1998'de Ziraat Bankasındaki 511 824 875 000 TL mevcudu ile Ocak, Şubat, Mart 1998 aylarında Hazineden 9 554 897 147 000 TL alınarak bankadaki hesaba yatırılan meblağ ceman 10 066 122 022 000 Türk Lirası olduğu, mevcuttan sarf olunan 10 044 208 123 000 Türk Lirasının tenzil edildikten sonra Nisan 1998 başında kasa mevcudunun 22 513 899 000 Türk Lirasından ibaret olduğu, Saymanlıktaki defterlerle sarf evrakının birbirine uygun bulunduğu görülmüştür.

Genel Kurulun bilgisine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa sunulur.

Mehmet Moğultay

İstanbul

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir başka rapor vardır; okutuyorum:

2. – Türkiye BüyükMillet Meclisi Saymanlığının Nisan, Mayıs ve Haziran 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye BüyükMilletMeclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu raporu (5/22) (S. Sayısı : 710) (1)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Lira____________

Nisan 1998 ayı başında mevcut para : 22 513 899 000

Nisan, Mayıs, Haziran 1998 aylarında

Ziraat Bankasının aldığı para : 9 540 935 430 000

Toplam : 9 563 449 329 000

Nisan, Mayıs, Haziran 1998 aylarında

Ziraat Bankasının harcadığı para : 9 198 191 639 000

Temmuz 1998 başında bankada mevcut para : 365 257 690 000

Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Nisan, Mayıs, Haziran 1998 aylarına hesapları incelendi:

Nisan 1998'de Ziraat Bankasındaki 22 513 899 000 Türk Lirası mevcudu ile Nisan, Mayıs, Haziran 1998 aylarında Hazineden 9 540 935 430 000 Türk Lirası alınarak bankadaki hesaba yatırılan meblağ ceman 9 563 449 329 000 Türk Lirası olduğu, mevcuttan sarf olunan 9 198 191 639 000 Türk Lirası tenzil edildikten sonra, Temmuz 1998 başında kasa mevcudunun 365 257 690 000 Türk Lirasından ibaret olduğu, Saymanlıktaki defterler ile sarf evrakının birbirine uygun bulunduğu görülmüştür.

Genel Kurulun bilgisine arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa sunulur.

Mehmet Moğultay

İstanbul

Komisyon Başkanı ve üyeler

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Bir Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum :

IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)

C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal ve 21 arkadaşının, su kaynaklarının daha etkin bir şeklide kullanılabilmesi ve komşu ülkelerle yaşanan su sorunlarına çözüm bulunması amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/279)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ülkemiz, yeraltı ve yerüstü su kaynakları itibariyle zengin denilebilecek bir ülke olmasına rağmen bu kaynaklardan yeterince istifade edilebildiğini söylemek mümkün değildir. Ayrıca, ülkemizdeki bazı akarsularımızın, suyu kıt komşu ülkelerden geçmiş olması, zaman zaman önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan, gerek komşu ülkelerle olan sorunlara köklü çözüm bulmak gerekse mevcut yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımızın daha etkin bir şekilde kullanımını sağlamak amacıyla, Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 üncü maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.

Saygılarımızla. 8.7.1998

1- Zeki Ünal (Karaman)

2- Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)

3- Aslan Polat (Erzurum)

4- Ömer Naimi Barım (Elazığ)

5- Fikret Karabekmez (Malatya)

6- Yaşar Canbay (Malatya)

7- Cafer Güneş (Kırşehir)

8- Ömer Faruk Ekinci (Ankara)

9- Şaban Şevli (Van)

10- Şinasi Yavuz (Erzurum)

11- Ali Oğuz (İstanbul)

12- Ömer Özyılmaz (Erzurum)

13- Ramazan Yenidede (Denizli)

14- Zeki Karabayır (Kars)

15- Necati Çelik (Kocaeli)

16- Saffet Benli (İçel)

17- Hayrettin Dilekcan (Karabük)

18- Veysel Candan (Konya)

19- Murtaza Özkanlı (Aksaray)

20- İsmail Kahraman (İstanbul)

21- Mehmet Aykaç (Çorum)

22- Fethullah Erbaş (Van)

Gerekçe:

Bilindiği gibi, ülkemizin ekonomisi tarıma dayalıdır. Nüfusumuzun yaklaşık yarısı tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Bu sektör, yılda yaklaşık yüzde 2 artan nüfusla 63 milyon insanın karnını doyurduğu gibi, gelişme çabası içinde olan sanayie de hammadde sağlamak gibi önemli bir görevi üstlenmiş bulunmaktadır.

İhracatımızın direkt ve dolaylı olarak yaklaşık yüzde 60'ını karşılayan bu sektörümüzün ana girdilerinden olan sulama suyunun yeterince tarımın hizmetine verildiğini söylemek mümkün değildir.

Şu anda, 28 milyon hektar araziden 12,5 milyon hektarı ekonomik olarak sulanabilecek durumdadır. Bugünkü teknik imkânlarla ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı 8,5 milyon hektardır. Bunun, yaklaşık 4,5 milyon hektarı sulanabilmektedir.

Halbuki, halihazırda, 98 milyar metreküp/yılı yerüstü, 12 milyar metreküp/yılı da yeraltı suyu olmak üzere, toplam 110 milyar metreküp/yıl su potansiyelimiz mevcuttur. Bugüne kadar yapılan tesislerle, potansiyel su kaynağından 25 milyar metreküp/yıl yerüstü 5,4 milyar metreküp/yıl yeraltı suyu olmak üzere, yaklaşık 30 milyar metreküp/yıl, yani, yüzde 27'si tüketilmektedir. Geri kalan 80 metreküp/yıl, yani, yüzde 73'ü kullanılamamaktadır.

Bu cümleden olarak, 1998 yılı içerisinde bitirilmesi düşünülen, 120 milyon dolara mal olacak olan, 250 bin metreküpü ham su, 250 bin metreküpü arıtılmış su olmak üzere, günlük 500 bin metreküp kullanılabilir kapasiteli Manavgat Projesinin, ülke menfaatlarına en uygun ve kârlı bir şekilde değerlendirilmesi önem kazanmaktadır.

Bu kaynakların süratle tarıma kazandırılması ve hizmete sunulması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

GAP, bu çalışmaların bir bölümünü oluşturmaktadır; ancak, GAP'ın omurgasını teşkil eden ve üzerlerinde 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralı inşaatının öngörüldüğü Fırat ve Dicle Nehirleri, Irak ve Suriye'den de geçtiği için, zaman zaman ülkeler arasında anlaşmazlığa sebep olmaktadır. Ortadoğu'daki çıkarlarının devamını, Ortadoğu'daki halkı Müslüman olan ülkelerin ihtilaflarına bağlayan bazı ülkeler, özellikle Türkiye'yi İslam dünyasından tecrit etmek için, sinsi politikalar izlemekte, kendilerinin hiçbir rolü yokmuşcasına, terör bahanesiyle, bu ülkeleri birbirlerine düşürmek istemekte ve bu yüzden, su ihtilaflarını körüklemektedirler.

Hiçbir dış güce gerek kalmadan, bu üç ülke bir araya gelerek çözüm üretebilirler. Nitekim, 1998’de yapılan bir protokole göre, Türkiye, Suriye'ye, yılda ortalama 500 metreküp/saniye su bırakmayı taahhüt etmiştir. O günkü şartlarda neye göre tespit edildiği belli olmayan bu su, mevsim şartlarına göre değişiklik gösterdiği için, yine de, ihtilafa kesin bir çözüm getirmiş değildir. Çözüm getirilmediği takdirde, Suriye'nin de Fırat'a karşı Asi'yi kullanması söz konusudur. Nitekim, Suriye'nin, Amik Ovasının 1 milyon 193 bin dekarlık bereketli topraklarını sudan mahrum etmek için Asi Nehri üzerine bir baraj yapmak eğilimde olduğu belirtilmektedir.

Irak ve Suriye'nin ortak istekleri, suyun tahsisi değil taksimidir. Bir orta yol bulunarak, soruna sürekli bir çözüm getirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

20 nci Yüzyılın ekonomik, siyasî ve askerî alandaki en büyük belirleyici faktörü petrol olmuştur. Ancak, politik gözlemcilerin ve bilim adamlarının kanaatine göre, 21 inci Yüzyılın en önemli stratejik maddesi su olacaktır. Bu yüzden, suyun bir savaş nedeni olabileceği, yine, aynı çevrelerce ifade edilmektedir.

Bugün, önemsiz veya ayrıntı gibi görünen bazı konuların, yarın, gerek ülkemiz için gerek ülkeler arasındaki ilişkileri etkileyen, siyasî dengeleri altüst eden önemli bir sorun olmayacağını kimse bilemez.

Onun için, şimdiden, ciddî ve kapsamlı bazı çalışmalar yaparak, gerekli tedbirlerin alınması dilek ve temennisiyle, bu araştırma önergesini takdim etmiş bulunuyoruz.

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırasında yapılacaktır.

Değerli milletvekilleri, komisyondan istifa tezkeresi vardır, okutuyorum:

B) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)

8. – Zonguldak Milletvekili Ömer Barutçu’nun (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/363)

10.07.1998

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

(9/19) esas numaralı Soruşturma Komisyonu üyeliğinden, diğer komisyonlardaki çalışmam nedeniyle katılma imkânım tahditli olacağından istifa ediyorum.

Saygılarımla.

Ömer Barutçu

Zonguldak

BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.

Sözlü soru önergesinin geri alınmasına dair bir tezkere vardır, okutuyorum:

9. – İçel Milletvekili SaffetBenli’nin (6/1050) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/364)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 141 inci sırasında yer alan (6/1050) esas numaralı soru önergeme verilen yazılı cevap üzerine, soru önergemizi geri alıyorum.

Gereğini arz ederim.

Saffet Benli

İçel

BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.

VII. – SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM

1. – (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim

BAŞKAN – Karadeniz sahil yolunun devamı olan yolların ihalesinde usulsüzlük yaparak devleti zarara uğrattığı iddiasıyla, Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Yaşar Topçu hakkında kurulan (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan ve Doğru Yol Partisi Grubuna düşen 1 üyelik için seçim yapacağız.

Doğru Yol Partisinin, 1 üyelik için 3 kat olarak gösterdiği adayların adlarını okutuyorum:

Ertuğrul Eryılmaz (Sakarya)

Nafiz Kurt (Samsun)

Sabri Güner (Kars)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, mevzuat ve uygulamamız gereği, seçilecek 1 üyenin 3 katı isim bildirildi; 1 üyeyi kurayla belirleyeceğim: Kars Milletvekili Sayın Sabri Güner...

Böylece, (9/19) esas numaralı Meclis Soruşturması Komisyonunda boş bulunan üyelik için, Kars Milletvekili Sayın Sabri Güner seçilmiştir; hayırlı olsun.

Seçim işlemi bu suretle tamamlanmış oldu.

Sayın milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.

VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER (Devam)

3. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)

BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Hazır değil.

Müzakeresi ertelenmiştir.

4. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)

BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, üzerindeki önergelerle birlikte, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmişti.

Komisyon raporunu henüz vermediğinden, bahse konu teklifin müzakeresini erteliyoruz.

5. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının aynı mahiyetteki kanun teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)

BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Hazır değil.

Müzakeresi ertelenmiştir.

6. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)

BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.

Komisyon?.. Hazır değil.

Müzakere ertelendi.

7. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (1)

BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile benzer mahiyetteki kanun tekliflerinin müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Komisyon hazır mı? Hazır.

Sayın Hükümet?.. Hazır.

Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.

Sayın milletvekilleri, geçen birleşimde, tasarının 64 üncü maddesi kabul edilmişti; şimdi, tasarının Yedinci Bölümüne geçmeden önce, tasarıya 65 inci madde olarak yeni bir madde eklenmesine dair bir önerge vardır; tasarının 65 inci maddesini okutmadan önce, bu önergeyle ilgili işlemi ikmal etmemiz gerekmektedir. Önerge, görüşmekte olduğumuz tasarı metninde yer almayan bir maddenin eklenmesiyle ilgili olduğundan, öncelikle, Komisyonun salt çoğunluğunun salonda mevcut olup olmadığını aramak durumundayız.

Sayın Komisyon, salt çoğunluğunuz var mı efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, çoğunluğumuz bulunmamaktadır.

BAŞKAN – Komisyonun çoğunluğu bulunmadığından, önergeyi işleme koyma imkânımız yoktur.

Tabiî, önergenin kimlere ait olduğunu ifade edelim de... Yeni bir maddenin ilave edilmesiyle ilgili bu önerge, İçel Milletvekili Sayın Saffet Benli, Çankırı Milletvekili Sayın İsmail Coşar, Sakarya Milletvekili Sayın Cevat Ayhan, Karaman Milletvekili Sayın Zeki Ünal, Trabzon Milletvekili Sayın İsmail İlhan Sungur'a ait bir önergedir.

Komisyonun çoğunluğu olmadığı için...

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, önergenin mahiyetini de Genel Kurula okursanız....

BAŞKAN – Efendim, işleme koymayacağımız bir önergeyi okutmanın...

REFİK ARAS (İstanbul) – Nasıl olsa, İşleme konulmayacak; niye okutsun?

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Neden korkuyorsunuz?..

BAŞKAN – Efendim, müsaade buyurun da, bu işi biz yapalım.

65 inci maddeyi okutuyorum :

MADDE 65 – 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Madde 8- Bina vergisinin oranı binde ikidir. Meskenlerde bu oran binde bir olarak uygulanır. Bakanlar Kurulu bu oranları, yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.

Bakanlar Kurulu, Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup bu meskenlerinde bizzat oturanlardan, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların veya bunlardan kendileri üzerine kayıtlı meskeni olmayanların anılan kurumlardan aylık almayan ve herhangi bir geliri de bulunmayan eşlerinin aynı nitelikteki meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin bizzat oturmaları şartıyla tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.

Yeni inşa edilen bina veya binaların vergisi, arsasının (veya arsa payının) vergisinden az olamaz.”

BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz taleplerini rica ediyorum. Kişisel söz taleplerine geçince, gruplara söz verme imkânımız olmaz; bu uyarıyı bir kere daha yapmış olayım.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Mustafa Yıldız'ı davet ediyorum; buyurun.(CHP sıralarından alkışlar)

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA YILDIZ (Erzincan) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan çeşitli vergi yasalarında düzenleme öngören yasa tasarısının 65 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce, Grubum ve şahsım adına Yüce Meclise saygılar sunuyorum.

Sayın milletvekilleri, maddenin ikinci fıkrasında "Bakanlar Kurulu, Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup bu meskenlerinde bizzat oturanlardan, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların veya bunlardan kendileri üzerine kayıtlı meskeni olmayanların anılan kurumlardan aylık almayan ve herhangi bir geliri de bulunmayan eşlerinin aynı nitelikteki meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin bizzat oturmaları şartıyla tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz" denilmektedir.

Şimdi, bu maddenin ikinci fıkrasını üç bölüm halinde değerlendirdiğimizde, karşımıza şu sonuç çıkmaktadır:

Birincisi; Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup, geliri, münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret olanların, bu meskenine ait vergi oranlarının sıfıra indirilmesidir.

İkincisi; çalışmayan eşlerine ait aynı koşulları taşıyan meskenlerin vergi oranlarının, yine sıfıra kadar indirilmesidir; ki, bu her iki koşul da, yerinde ve özellikle olumlu bir yaklaşımdır.

Ancak, üçüncü bölümü toplumca benimsemek durumunda değiliz. Şöyle ki: Sosyal devlet olma anlayışı esas alındığında ve ülkenin bir bölgesinde devam etmekte olan terör nedeniyle, bulundukları il ve ilçelerini terk ederek, batıdaki il merkezlerine, metropollere göç eden aileler, herhalde, zevk için veya isteyerek bu göç kervanına katılmamaktadırlar.

Ekim 1997'de yapılan nüfus tespiti sonuçlarına baktığımızda -istemeyerek- batıya ne kadar göçün olduğunu ve göç oranının ne olduğunu kesinlikle tümümüz öğrenmiş olacağız; bunlar, hem görsel yayında hem de yazılı basında aylarca karşımıza çıkmıştır.

Batıdaki illere istemeyerek göç eden aileler, terk edip geride bıraktıkları konutlarını ya boş bırakmaktalar ya da o yörede bulunan yakınlarına vermekteler veya bir üçüncü koşul olarak kiraya vermektedirler; buna karşın, gitmiş oldukları batı illerimizde de, kendileri kirada oturmaktadırlar. İl ve ilçelerini istemeyerek terk ederek göç eden bu ailelerin kendi meskenlerinde bizzat oturmaları zaten mümkün değil; dolayısıyla, bu madde metninden yararlanamayacaklardır.

Öte yandan, ulusumuzun şehit ve gazilerinin dul ve yetimlerine ne derece saygılı olduğumuz, ancak şu anda görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı ve benzeri yasa tasarılarıyla kendilerine getirdiğimiz yarar ve destekten anlaşılmaktadır. Bu nedenle, kendilerine saygı duyduğumuz gazi ve şehitlerimizin geride bıraktıklarıyla, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizden, elinde olmayarak, iradelerinin dışında batıya göç edenlerin, geride bırakmış oldukları bu konutlarının içinde bizzat oturma şartının kaldırılması, özellikle şu anda, toplumumuzun bir beklentisidir; dolayısıyla, Hükümetimizin bu konudaki yaklaşımını talep ediyoruz.

Madde metninde bulunan “bu meskenlerinde bizzat oturmaları” kaydı çıkarılmalıdır. Buna ilaveten, şehit ve gazilerimizin geride bıraktıkları dul ve yetimlerinin ve gazilerimizin fiilen içinde oturdukları tek meskenleri için değerlendirilmesi ve uygulanması yerinde olacaktır; bu konuda bir önerge vermiş bulunuyoruz, önergemizin, Yüce Meclisin onayından geçmesi halinde, şöyle düşünüyorum ki, toplumun şu anda kanayan yaralarını, Yüce Meclis olarak kısmen de olsa sarmış olacağız.

Tümünüze saygı ve sevgiler sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Yıldız, teşekkür ediyorum.

Gruplar adına başka söz talebi var mı efendim?

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Doğru Yol Partisi Grubu adına, Çankırı Milletvekili Sayın Ahmet Uyanık konuşacaktır efendim.

BAŞKAN – Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Uyanık; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)

DYP GRUBU ADINA AHMET UYANIK (Çankırı) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 65 inci maddesi üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Kanun tasarısının 65 inci maddesi, tasarının yedinci bölümünde yer alan Emlak Vergisiyle ilgili değişikliklere yer vermiştir. Bu çerçevede, 65 inci maddeyle, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesindeki bina vergisi oranlarında değişiklik yapılmakta ve vergi oranları, işyerleri için binde 5'ten binde 2'ye, konutlar için ise binde 4'ten binde 1'e indirilmektedir.

Vergi oranlarının indirilmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte, Bakanlar Kuruluna, bu oranları yarısına kadar indirme veya 3 katına kadar artırma yetkisi verilmektedir.

Bakanlar Kuruluna tanınan bu yetkiyle, vergi oranlarının hangi ölçülere göre 3 katına kadar artırılabileceği belli değildir. Anlaşılan, bu yetki, vergi oranlarının, Türkiye genelinde seyyanen 3 katına kadar artırılması yönünde olmaktadır; yani, Bakanlar Kurulu, hiçbir kritere bakmaksızın, ülkenin her yerindeki binaların vergi oranlarını, bir çırpıda, 3 katına kadar artırabilecektir. Böyle bir esneklik, vergi adaletiyle bağdaşmaz.

Ülkemizde, coğrafî, sosyal ve ekonomik yönden farklılık gösteren yöreler vardır ve bu yöreler itibariyle, binaların değerleri, bina sahiplerinin gelirleri, oturanların farklı seviyeleri ve birçok etken değişik gelişmeler göstermektedir. Bu bakımdan, Bakanlar Kurulunun, vergi oranlarını artırırken, büyükşehir belediyeleri, küçükşehir belediyeleri, özellikle, belde belediyeleri, kalkınmada öncelikli yöreler, turistik yerler gibi kriterleri göz önünde bulundurarak, farklı oranlarda artırım yapması gerekmektedir ve Grubumuzun bu konudaki görüşü, biraz önce bahsettiğim hususların bu 65 inci madde içerisinde genişletilerek yer alması yönündedir. Vergi oranlarının artırılmasıyla ilgili yetkinin herhangi bir esasa bağlı olmaksızın verilmesinin, hakkaniyete uygun olmayacağı kanaatinde olduğumuzu da ifade etmek isterim.

Yine, Bakanlar Kurulu, icabında, vergi oranını artırmak isterse, büyükşehirlerdeki, kalkınmada öncelikli yörelerdeki, turistik yerlerdeki binalar ile bina sayısı veya vergi değerlerine göre farklı oranlarda artış yapabilmelidir ve buna bir esneklik de getirilmelidir. Konu, biraz önce bahsetmiş olduğumuz hususlarla ilgili olarak değerlendirilirse, bu büyükşehirlerdeki, kalkınmada öncelikli yörelerdeki, turistik yerlerdeki binalar ile bina sayısı veya vergi değerlerine göre farklı oranlarda artış yapabilme kabiliyeti, mutlaka verilmelidir; böyle bir yetki kullanımı daha adil olur diye düşünmekteyiz.

Tek bir evi olup da, o evinde oturanların Emlak Vergisinde indirim yapılması hususunda, öteden beri, Bakanlar Kurulumuza yetki tanınmıştır. Bu yetki, Emlak Vergisi Kanununun mükerrer 8 inci maddesinde yer almaktayken, bu defa, tasarıyla, bu maddeye aktarılmaktadır ve buna mukabil, mükerrer 8 inci madde de yürürlükten kaldırılmaktadır. Ayrıca, madde düzenlenmesinde, Bakanlar Kuruluna, Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup da, bizzat bunda oturan ve gelirleri, münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların veya bunlardan kendileri üzerine kayıtlı meskeni olmayanların, anılan kurumlardan aylık almayan ve herhangi bir geliri de bulunmayan eşlerinin aynı nitelikteki meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetki verilmektedir. Buna göre, 3239 sayılı Kanunla getirilen mükerrer ek 8 inci madde hükmü uzun süredir uygulana gelmektedir. Bu maddenin yeni şekliyle düzenlenmesi yerinde olmakla birlikte, toplumumuzda yaşanan sosyal ve ekonomik değişimler, kapsamın genişletilmesinin gerektiği kanaatinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan ve tek meskeninde bizzat oturan, tek işyeri olan özürlüler ile gelirinin sadece asgarî ücret düzeyinde olduğunu belgeleyen tüm vatandaşlarımızın bu madde kapsamına alınmamasının yerinde olacağı kanaatinde olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Zira, tasarının 46 ncı maddesinin müzakeresinde Yüce Meclisimiz geniş bir uzlaşmayla özürlü yurttaşlarımıza özel vergi indirimi hükmünü madde kapsamına almıştır. Dileğimiz, bu madde üzerinde de belirtilen uzlaşmanın sağlanmasıdır.. İfade edilen doğrultuda madde kapsamının genişletilmesiyle doğacak gelir kaybı, birinci fıkrada yer alan oranların birden fazla konut ve işyerleri için farklı uygulanmasıyla telafi edilebileceği kanaatinde olduğumuzu belirtiyor; bu vesileyle, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DYP ve ANAP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Uyanık, teşekkür ediyorum.

Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Candan : buyurun.(FP sıralarından alkışlar)

FP GRUBU ADINA VEYSEL CANDAN (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; konuşmama başlamadan önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce, Fazilet Partili milletvekili arkadaşlarımız tarafından verilen bir önergeyle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinden önce gelmek ve 4 üncü maddeye eklenmek üzere bir bent ilavesi talebinde bulunulmuştu; ama, maalesef, Komisyonun çoğunluğu olmadığı için görüşmeye alınamamıştı. Oradaki talebimiz -kanunun duyulması bakımından faydalı olacağı inancındayım- şuydu: Devletten muhtaç aylığı alanlar için, emlak vergilerinin kaldırılmasıydı. Maalesef, Hükümet ve Komisyon merhametsiz davrandı ve böylece, bu madde de eklenmemiş oldu.

Görüşmekte olduğumuz 626 sıra sayılı kanun tasarısının Yedinci Bölümü, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunundaki değişiklikleri içermektedir. Yedinci Bölüm 65 inci maddeden 70 inci maddeye kadar devam etmekte ve 6 maddeden oluşmaktadır. Bu 6 maddeyi genel anlamıyla incelediğimiz zaman ortaya çıkan manzara şudur:

1– Emlak vergilerinin oranları yüksek olduğu için, herkes Emlak Vergisi beyannamesi vermemektedir. Dolayısıyla, oranlar düşürüldüğü zaman, herkesin Emlak Vergisi beyannamesi vermesi sağlanmış olacaktır.

2– Asgarî beyan usulü kaldırılarak, rayiç beyan usulü getirilmektedir; yani, günün şartlarına göre, emlak vergileri yeniden değerlendirilecektir.

3– Beyanname verme ve tahakkuk süreleri yıl içine alınmaktadır. Bilindiği gibi, daha önce, tespit edilen ve tahakkuk eden rakamlar, daha sonraki yıllarda -4 yıl boyunca- her yıl için taksitler halinde ödenmekteydi.

Bu 3 temel esasa baktığımız zaman, mükellef, asgarî ortalamada, mevcut -bugünkü- ödediği vergi değerini hesapladığımız zaman, "asgarî" diyorum, 10 kat fazla Emlak Vergisi ödeyecektir.

Konuyu, mükellefler ve belediyeler açısından bir değerlendirmeye tabi tuttuğumuzda, indirim gibi görünen kısmın arkasındaki rayiç bedel tespiti, çok önemli bir unsurdur. Ayrıca, her yıl değerlendirerek yeniden vergilendirmek, ikinci önemli husustur. Çok önemli ve mahzurlu gördüğümüz, Meclisin de yetkisine giren bir diğer husus, Bakanlar Kuruluna 1/2 oranına kadar indirme, 3 katına kadar artırma yetkisinin verilmesidir. Eğer, 1/2 oranına, yani yarısına kadar indirme yetkisi veriyorsanız, yarısına kadar da artırma yetkisi verin. 3 katına kadar artırılması yetkisini vermek demek, emlak vergilerinin, en kısa zamanda, yeni bir Bakanlar Kurulu kararıyla 3 kat artırılacağı anlamına gelir ki, bu da, kanaatimce maddenin olumsuz tarafıdır.

Şimdi, özellikle, birinci konu olarak ifade etmek istediğim, rayiç bedel tespitlerinde ihtilaflar çıkacağıdır. Enflasyon oranına göre belediye gelirleri korunmuş olmakla birlikte, burada, önümüzdeki üç yıl içerisinde bir gayrimenkul sahibi olan insanın, bir yıl gibi bir zaman içerisinde, mevcut ödediği verginin on katını ödemesinin çok yüksek bir bedel olduğu kanaatindeyim.

Daha önce, beyan esasına dayalı tespitler şöyler yapılıyordu: Belediye başkanlığında mal müdürü, ticaret odası temsilcisi ve muhtarın oluşturduğu bir ekip, bir heyet, arazilerin, arsaların ve Bayındırlık’tan gelen birim fiyatlarına göre binaların fiyatlarını tespit ediyordu. Tespit edilen bu fiyatlar belediyede asılıyor, bu fiyatlar, belirli bir itiraz süresi içinde tekrar değerlendiriliyor ve bunların, il defterdarlıklarına bildirilmek suretiyle belediyelerde tahakkukları kesiliyor ve bu tahakkuklar, gelecek yıldan itibaren ödenmeye başlanıyordu. Burada, Hükümet, bunu, çok öne almakla birlikte; yani, bu uygulamanın, birtakım gelirlerin tespiti, bu gelirlerin yüksek olması ve belediyeye kaynak aktarılması bakımından olumlu yönleri olmakla birlikte, birtakım ihtilaflara ve itirazlara sebep olması noktasından da fevkalade mahzurlu yönleri vardır.

Şimdi, böylece, Emlak Vergisi Kanunundaki değişikliklerle ilgili Yedinci Bölüm hakkındaki genel görüşlerimi ifade ettikten sonra, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci; yani, mevcut tasarıdaki 65 inci madde ne getiriyor, ne götürüyor; ona bakmak istiyorum.

Şimdi, ben, eski ve yeni maddeleri mukayese etmek suretiyle, maddeyi daha kolay anlaşılır hale getirmek istiyorum. Mevcut yasada bina vergisi oranı binde 5 iken, tasarıda binde 2; mevcut yasada meskenlerde binde 4 iken, tasarıda binde 1'dir. Mevcut yasaya göre, meskeninde bizzat oturan ve sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklarının dışında başka geliri olmayan kişilerin ödedikleri vergiler, Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 50'ye indirilebilirken, bizim verdiğimiz ek madde teklifinde "devletten muhtaç yardımı alan insanların bir tek konutu varsa, Emlak Vergisi ödemez" diyorduk. Gayet tabiî, buna yok demenin, bunu yok farz etmenin veya bunu, muhalefetten geldi anlayışıyla reddetmenin mantığını anlamak mümkün değil. Siz, bir insana, muhtaç yardımı vereceksiniz; fakat, verdiğiniz parayı da, ay sonunda, tekrar, Emlak Vergisi olarak elinden alacaksınız... O zaman, bu yardımı yapmayın.

Şimdi, madde ne getiriyor: Kişinin tek meskeni var ve bizzat oturuyor; sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan başka geliri de yok veya kendinin meskeni yok -burada, eşi de ilave edilmiş, aslında, olumlu bir adımdır- başka geliri de bulunmayan eşlerinin aynı nitelikteki meskenlerine ait vergi oranlarını, Bakanlar Kurulu sıfıra kadar indirilebiliyor. Bu maddeyle, binaların ve meskenlerin Emlak Vergisi oranları indirilmekle birlikte -ki, olumlu bir adımdır- sadece tek geliri olan insanların bir meskeni için indirim de, aslında, Bakanlar Kurulunun merhametine bırakılıyor. Mademki Bakanlar Kurulu yapacak bunu; gelin, Meclis yapsın. Diyelim ki, bunu, bu Meclis indirdi; cümleyi geçmiş zaman kullanalım; yarınki tarihten itibaren de, malullük aylığı alan biri varsa, tek evi olan biri varsa, böylece, yararlanmış olsun. Yani, bunu, siyasî istismar olarak kullanmayalım; böyle bir kanunu toplum lehine çıkardığımızı, bütün siyasî partiler olarak, kamu nezdinde takdim edelim. Yani, ben, burada, siyaseti değil, toplumu düşünme durumundayım.

Şimdi, bu maddeyle ilgili olarak, verginin olumlu ve olumsuz yanlarını ifade edeceğim. Bir kere, olumlu tarafı vergi oranlarının indirilmesi. Şimdi, ben bunları anlatırken, Hükümete bakıyorum, tebessüm ediyorlar; yani "bak, olumlu konuşuyor" falan diye; bu, gayet doğal; ama, biraz sonra söyleceklerimi de, akıl süzgeçinden geçirdikten sonra, olumlu karşılamanız lazım.

Şimdi, vergi limitlerinin aşağıya çekilmesi iyidir; bir konutu olan ve sosyal güvenlik kurumlarından aylık alanlar için iyidir; maluller için, menfidir. Olumsuz yönü de, Bakanlar Kuruluna, çok fazla (üç katına kadar) artırma yetkisi vermesidir. Kanaatimce, o zaman, bu kanun, kanun olmuyor, Bakanlar Kuruluna bir yetki devri oluyor. O zaman da, kanaatimce, bu Meclis, ciddî bir kanun çıkarmış olmuyor.

Netice itibariyle, özetle, 65 inci maddede, bina ve meskenlerdeki Emlak Vergisi oranı indirilirken, tercihte ve tahakkukta yapılacak -diğer maddelerde de görüleceği üzere- enflasyon oranında, belediye gelirlerini artırmayı olumlu buluyorum. Ümit ederiz ki, belediyeler, bu Emlak Vergisiyle artırdıkları miktarları değerli yerlerde kullanırlar, toplumsal yerlerde kullanırlar; yani, bazı belediyelerin yaptığı gibi, 3 milyara, 5 milyara, iki türkü, iki şarkı söyleyen insanlara aktarmazlar...

Değerli arkadaşlarım, Emlak Vergileri dolayısıyla belediyelerle muhatap olan şahısların birçoklarıyla da yakından karşılaşma imkânımız oldu. Bazı mükellefler, Emlak Vergisini ödemek için belediyeye gelecek dolmuş parasını bile bazen bulamaz. Yani, bu kanun tasarısını ortaya koyarken çok dikkatli hareket etmek, vatandaşımızın ödeme kabiliyetini çok iyi tespit etmek lazım. Tasarıda indirim gibi görünen maddelerde -çok net ifade ediyorum; en kısa zamanda; yani, -altı ay içerisinde- yaptığım hesaplarda, mevcuda göre 8 - 10 misli artış olacak. Yani, bir kanun tasarısı getirilirken, konuya tamamen siyasî bakıp, tamamen belediyeye gelir getirmek değil, belirli bir seviyenin, geri ödemede nasıl bir tutum içinde olacağı veya gücünün ne olacağına da iyi dikkat etmek lazım gelir diye düşünüyorum.

Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum efendim. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Candan, teşekkür ediyorum.

Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.

Kişisel söz talebinde bulunan arkadaşlarımı okuyorum: Sayın Ziyattin Tokar, Sayın Emin Kul, Sayın Çetin Bilgir, Sayın Hadi Dilekçi, Sayın İsmail Özgün, Sayın Cevat Ayhan, Sayın Abdullah Örnek, Sayın Musa Uzunkaya.

Kişisel görüşlerinizi ifade etmek üzere, Sayın Tokar; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)

M.ZİYATTİN TOKAR (Ağrı) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 626 sayılı çeşitli vergi kanunlarında değişiklik yapan vergi tasarısının 65 inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu maddeyle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi değiştirilmektedir. Bilindiği gibi, Emlak Vergisi matrahı beyana göre yapılıp, şu anda, alım-satım işlemlerinde matrah çok düşük bir seviyede gösterilmekte ve belediyelerimiz, gerçek değer üzerinden değil de, beyan üzerinden, çok düşük bir tutarda vergi almaktadırlar.

Burada, mevcut kanunda, binalarda binde 5 ve meskenlerde binde 4 olan oran, bina vergisinde binde 2'ye düşürülmekte, meskenlerde ise binde 1'e düşürülmektedir; ancak, biz, arzu ediyoruz ki, bu uygulamada gerçek matrah temin edilebilsin ve vergi mükellefleri, gerçek değer üzerinden vergilerini verebilsinler.

Burada, bir başka olay da, sivil toplum örgütlerinin, derneklerin ve vakıfların elinde bulunan binaların vergi oranlarının, Bakanlar Kurulu kararıyla sıfıra düşürülmesi gerektiğidir; çünkü, sivil toplum kuruluşlarına ülkemizin ihtiyacı vardır ve bu kuruluşlar, eğer bir mülk edinmişlerse, bunların vergiden muaf tutulması yerinde olacaktır.

Aynı şekilde, ülkemizin çeşitli bölgeleri veya büyük şehirlerin çeşitli mahalleleri kıymetlidir ve orada oturanlar, vergilerini yüksek meblağ üzerinden verebilirler; ama, doğu, güneydoğu düşünüldüğünde, orada oturanlar göz önüne alındığında -belki, büyük şehirlerin bir mahallesindeki bir binanın değeriyle, siz, doğuda veya güneydoğuda bir mahalle satın alabilirsiniz- oradaki insanları koruyabilmek için, vergi matrahının, bilhassa doğu ve güneydoğuya münhasıran bir teşvik kapsamı dahiline alınıp, düşürülmesinde yarar vardır.

Ben de, benden önceki konuşan arkadaşlar gibi, şehit dul ve yetim aylığı alan, muhtaç ve malullük aylığı alan kişilerin kendilerine ait oturdukları meskenlerin vergi oranlarının tamamen sıfırlanmasının uygun olacağını düşünüyorum. Ayrıca, bu konuda, göç veren yerlerde, göçün durdurulması amacıyla, bir çalışmanın yapılmasının da faydalı olacağı kanaatini taşıyorum.

Bilindiği gibi, Emlak Vergisini toplayan kurum, belediyelerdir; ama, siz, eğer, belediyelerin toplayacağı verginin miktarını, nispetini Bakanlar Kurulu kararıyla tespit ederseniz; bu, hakkaniyet ölçüsü dahilinde olmaz. Bu yetkilerin yerel yönetimlere verilmesinde fayda olacaktır. Bakanlar Kurulunun, bu yetkisini, yakında önümüze gelecek olan mahallî idareler yasa tasarısıyla, yerel yönetimlere, mahallî idarelere devretmesi yerinde olacaktır. Ayrıca, ülkemizin çeşitli yerlerindeki millî hâsılaya bakarak, düşük millî hâsılası olan yerlerde vergi nispetlerinin düşük tutulması, o bölge insanına biraz daha güvence getirecektir.

Bu düşüncelerimi Yüce Heyetinize arz ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Tokar, teşekkür ediyorum efendim.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) –Sayın Başkan, izin verirseniz, Hükümet adına konuşmak istiyorum...

BAŞKAN – Hükümet adına, Sayın Maliye Bakanı; buyurun efendim.

MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplumumuzun çok geniş bir kesimini, yaklaşık 14 milyon insanımızı ilgilendiren Emlak Vergisiyle ilgili düzenlemeler konusunda bazı açıklamaların yapılmasını zorunlu bulduğumuz için söz almış bulunuyoruz.

Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor: Bu düzenlemelerle ne yapılıyor, şu andaki uygulama ne, getirilen düzenlemelerden sonra uygulama ne olacak; Emlak Vergisi yükümlülerinin kazancı ne olacak veya yararlanacakları yeni avantajlar ne olacak?..

Şu andaki uygulamanın en göze çarpan unsuru, Emlak Vergisi oranlarının yüksek olması. Emlak Vergisi oranlarının yüksekliği ne şekilde telafi ediliyor; Emlak Vergisi matrahlarının düşük beyan edilmesiyle telafi ediliyor. Hatta, hukukumuzda, çok net bir şekilde, çok daha yüksek değerlerle alınıp satıldığını bile bile, belediyeler tarafından, ilgili komisyonlar tarafından takdir edilmiş olan asgarî beyan değerleri esas alınmak suretiyle, onun üzerinden, konutlarda binde 4, işyerlerinde binde 5 Emlak Vergisi alınıyor. Doğal olarak, hemen etrafımızda bulunan evlerin hepsinin bedellerinin 10 milyar dolayında olduğunu, hepimiz, aşağı yukarı tahmin edebiliyoruz; ancak, Emlak Vergisi değerine baktığımızda, bunların 2,5-3 milyar dolayında olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, 3 milyarlık bir matraha binde 4 oranı uygulanmak suretiyle bulunan vergi, elbette ki, 10 milyar liraya binde 4 oranının uygulanmasıyla bulunacak vergiyle kıyaslanmayacak kadar farklı olacaktır. Dolayısıyla, ödeme gücü açısından da çok büyük sorunlar meydana çıkacaktır. 10 milyar lira değeri olan bir gayrimenkulün, şu andaki oranların uygulanması suretiyle bulunacak vergisi, aşağı yukarı 40 milyon dolayında olacaktır -ki, bu bir ağır vergidir- ancak, yapılan işlemlerin 10 milyar üzerinden yapıldığını da varsayarsanız, çok büyük ölçüde, bu r işlemlerin kayıt dışında kaldığını göreceksiniz. Olayın çözümü, Emlak Vergisi oranlarını