DÖNEM : 20 CİLT : 58
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
119 uncu Birleşim
9 . 7 . 1998 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – YOKLAMA
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Millî Savunma Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun sözcü seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1601)
2. —Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/362)
B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.—Adana Milletvekili İ. Ertan Yülek ve 49 arkadaşının, Adana ve çevresinde meydana gelen depremin verdiği zararların tespiti ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/278)
V.—SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1.—Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VI.—KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.—Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili BülentEcevit, Cumhuriyet HalkPartisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)
2.—Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı :338)
3.—Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon MilletvekiliYusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024)(S. Sayısı :553)
4.—Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı :631)
5. —Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 Arkadaşının, Trabzon
Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 Arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın,Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 Arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin,Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626)VII.—ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.—Genel Kurulun 10.7.1998 Cuma günü 14.00 - 19.00 ve 20.00 -24.00 saatleri arasında yapılacak çalışmalarının yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi
I.—GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak dört oturum yaptı.
Rusya Federasyonu Devlet Duması Başkanının, beraberinde bir parlamento heyetiyle ülkemize davet edilmesine,
Karadeni
z Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi TürkGrubunda, Giresun Milletvekili Rasim Zaimoğlu’nun partisinden istifasıyla boşalan üyeliğe, Anavatan Partisi Grup Başkanlığınca Eskişehir Milletvekili Demir Berberoğlu’nun aday gösterildiğine,İlişkin Başkanlık;
Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlğünce 1996 yılında gerçekleştirilen memur sınavıyla ilgili olarak, Çalışma ve SosyalGüvenlik eski Bakanı Necati Çelik hakkında düzenlenen raporu, Adalet Bakanlığının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirmesi üzerine, mezkur Başsavcılıkça, sanığın sıfatı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, dosyanın, Adalet Bakanlığınca Başbakanlığa gönderildiğine; Çalışma ve SosyalGüvenlik eski Bakanı Necati Çelik hakkındaki dosyanın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 100 üncü maddesine göre değerlendirilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine sunulmasının uygun görüldüğüne ilişkin Başbakanlık ve,
Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince, Meclis soruşturmasına ilişkin önergelerin sadece milletvekilleri tarafından en az 55 imzayla verilebileceğine; böyle bir önerge olmadan, TBMM Başkanlığının, söz konusu dosyayla ilgili olarak Meclis soruşturması açılmasına ilişkin bir işlemi resen yürütmesine imkân bulunmadığına; konunun Genel Kurula sunulmasına ve dosyanın, milletvekillerinin tetkik ve takdirlerine açılmasının uygun mütalaa edildiğine ilişkin Başbakanlık,
Tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
18.6.1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş bulunan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Vekili KamerGenç tarafından işleme konulmayarak 24.6.1998 tarihinde ilk imza sahibine iade edilen; önerge sahiplerinin yaptığı itirazların Başkanlıkça incelenmesi ve incelettirilmesi sonucunda işleme konulması gerektiği sonucuna varılan; İstanbul Milletvekili Halit Dumankaya ve 71 arkadaşının, Başbakanlık örtülü ödeneğini, 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 77 nci maddesine aykırı bir şekilde harcamak suretiyle, Hazineyi zarara uğratarak, görevlerini kötüye kullandıkları ve bu eyl
emlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ncı maddesine uyduğu iddiasıyla, eski Başbakan Tansu Çiller ve Maliye eski Bakanı İsmet Attila haklarında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/27) okundu; Meclis soruşturması önergesi için,Anayasanın 100 üncü maddesine göre, en geç bir ay içinde olmak üzere, Danışma Kurulunca tespit edilecek görüşme gününün Genel Kurulun onayına sunulacağı açıklandı.Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 25 arkadaşının, Petrol Ofisi Anonim Şirketinin (POAŞ) özelleştirilmesiyle ilgili iddiaları araştırmak,
İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci ve 31 arkadaşının, Emlakbank’a ait bazı arazilerin satışıyla ilgili iddiaları araştırarak alınması gereken tedbirleri belirlemek,
Amacıyla birer Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergeleri (10/276, 10/277) okundu; önergelerin gündemdeki yerlerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırasında yapılacağı açıklandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul salonunun yenilenmesiyle ilgili olarak ileri sürülen yolsuzluk ve usulsüzlükler hak
kındaki (10/230, 231, 232, 233) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 703 sıra sayılı raporunun, gündemin “Özel Gündemde Yer Alacak İşler” kısmının 3 üncü sırasında yer almasına ve görüşmelerinin 14.7.1998 Salı günkü Birleşimde yapılmasına ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :
2 nci sırasında bulunan 232,
4 üncü sırasında bulunan 553,
5 inci sırasında bulunan 631,
Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,
3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,
Ertelendi.
6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2
/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626) görüşmelerine devam olunarak, 59 uncu maddesine kadar kabul edildi.CHP Grup Başkanvekili Hatay Milletvekili Nihat Matkap, FP Sakarya Milletvekili Nezir Aydın’ın, konuşmasında, Partisine sataştığı iddiasıyla bir konuşma yaptı.
Alınan karar gereğince, 9 Temmuz 1998 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 22.24’te son verildi.
Hasan Korkmazcan
Başkanvekili
Mehmet Korkmaz Ahmet Derin
Kütahya Kütahya
Kâtip Üye Kâtip Üye
II. – GELEN KÂĞITLAR
9.7.1998 PERŞEMBE No. :174
Raporlar
1. — Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Ocak, Şubat ve Mart 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/21) (S. Sayısı : 709) (Dağıtma tarihi : 9.7.1998) (GÜNDEME)
2. — Türkiye Büyük Millet Meclisi Saymanlığının Nisan, Mayıs ve Haziran 1998 Ayları Hesabına Ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonu Raporu (5/22) (S. Sayısı : 710) (Dağıtma tarihi : 9.7.1998) (GÜNDEME)
3. — Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/792) (S. Sayısı : 711) (Dağıtma tarihi : 9.7.1998) (GÜNDEME)
4. — Kimlik Bildirme Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve İçişleri Komisyonu Raporu (1/793) (S. Sayısı : 712) (Dağıt
ma tarihi : 9.7.1998) (GÜNDEME)Yazılı Soru Önergeleri
1. — Diyarbakır Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun, yolsuzluk iddiaları karşısında alınacak önlemlere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5803) (Başkanlığa geliş tarihi : 2.7.1998)
2. — Aydın Milletvekili Sema Pişkinsüt’ün, mahkeme kararlarına ilişkin Adalet Bakanından yazılı soru önergesi (7/5804) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
3. — Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, IMF ile yapılan anlaşmaya ilişkin Devlet Bakanından (Güneş Taner) yazılı soru önergesi (7/5805 ) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
4. — Siirt Milletvekili Ahmet Nurettin Aydın’ın, TEDAŞ Siirt İşletme Başmühendisliğinde çalışan bir işçinin başka bir yere nakline ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5806) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
5. — Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen depremden zarar gören tarihi köprü ve camiye ilişkin Kültür Bakanından yazılı soru önergesi (7/5807) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
6. — Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen depremden zarar gören cami ve minarelere ilişkin Devlet Bakanından (H. Hüsamettin Özkan) yazılı soru önergesi (7/5808) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
7. — Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketinde evleri zarar görenlere konut yardımı yapılıp yapılmayacağına ilişkin Devlet Bakanından (Refaiddin Şahin) yazılı soru önergesi (7/5809) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
8. — Adana Mille
tvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen depremden zarar gören vatandaşlara yapılacak yardımlara ilişkin Devlet Bakanından (Hasan Gemici) yazılı soru önergesi (7/5810) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)9. — Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketinden sonraki hasar tespit çalışmalarına ve geçici afet konutları yapılmasına ilişkin Bayındırlık ve İskan Bakanından yazılı soru önergesi (7/5811) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7
.1998)10. — Adana Milletvekili Yakup Budak’
ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketinde hasar gören fabrikalara ilişkin Sanayi ve Ticaret Bakanından yazılı soru önergesi (7/5812) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)11. — Adana Milletvekili Yakup Budak’ın, Sarıçam Deresi ıslah çalışmaları ve ayrılan ödenek miktarına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5813) (Başkanlığa geliş tarih : 7.7.1998)
12. — İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, günlük bir gazetede çıkan arazi tahsisatı ile ilgili iddialara ilişkin Orman Bakanından yazılı soru önergesi (7/5814) (Başkanlığa geliş tarihi : 7.7.1998)
13. — Manisa Milletvekili Tevfik Diker’in, T.B.M.M. kampusu içerisinde milletvekillerine yasaklanmış yaya kaldırımları olup olmadığına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanından yazılı soru önergesi (7/5815) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)
Meclis Araştırması Önergesi
1. — Adana Milletvekili İbrahim Ertan Yülek ve 49 arkadaşının, Adana ve çevresinde meydana gelen depremin verdiği zararların tespiti ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/278) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.7.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 14.00
9 Temmuz 1998 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili Hasan KORKMAZCAN
KÂTİP ÜYELER : Ahmet DERİN (Kütahya), Mehmet KORKMAZ (Kütahya)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 119 uncu Birleşimini açıyorum.
III. —Y O K L A M A
BAŞKAN – Genel Kurul salonundaki duruma göre, ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN –Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula sunuşları vardır.
Kanun metni ve sunuşlar uzun olduğu için, Divan Üyesi arkadaşımızın yerinden okuması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Millî Savunma Komisyonu Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutuyorum:
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Millî Savunma Komisyonu Başkanlığının, Komisyonun sözcü seçimini yaptığına ilişkin tezkeresi (3/1601)
8. 7.1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Savunma Komisyonu, sözcü seçimini yapmak üzere 8.7.1998 Çarşamba günü saat 10.00'da toplanmış, toplantıya 16 üye katılmış ve kullanılan oy pusulalarının tasnifi sonucunda, aşağıda ad ve soyadı ile seçim çevresi belirtilen üye, hizasında gösterilen oyu olarak sözcü seçilmiştir.
Bilgilerinize arz ederim.
Saygılarımla.
Yıldırım Aktuna
İstanbul
Komisyon Başkanı
Sözcü: Eyyüp Cenap Gülpınar (Şanlıurfa)15 oy.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir Meclis araştırması önergesi vardır, okutuyorum:
B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1.—Adana Milletvekili İ. Ertan Yülek ve 49 arkadaşının, Adana ve çevresinde meydana gelen depremin verdiği zararların tespiti ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/278)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
27 Haziran 1998 günü Adana İli ve çevresinde meydana gelen 6,3 ve devam eden artçı depremler, ayrıca 4 Temmuz 1998 günü meydana gelen 5,1 şiddetindeki deprem, bölge halkına hem maddî hem de manevî açıdan büyük zararlar vermiştir. Adana ve çevresinde meydana gelen depremde yıkılan binaların incelenerek mevzuata uygun yapılıp yapılmadığını ve yıkılma sebeplerini açıklığa kavuşturmak, bu konuda, varsa sorumlularını belirleyerek haklarında gerekli işlemlerin yapılmasını; ayrıca, alınması gereken acil tedbirlerin neticeleri, hasar tespit ve hak sahipliği işlemlerinin yeterliliği ve yapılacak yapıların projelendirilmeleri, Hükümetçe yerleşim yerlerinin yeniden hayatiyete geçirilmesi için alınması gereken tedbirler hakkında Anayasanın 98, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
1. İ. Ertan Yü
lek (Adana)2. Yakup Budak (Adana)
3. Sıtkı Cengil (Adana)
4. Aslan Polat (Erzurum)
5-. Memduh Büyükkılıç (Kayseri)
6. Cafer Güneş (Kırşehir)
7. Fethullah Erbaş (Van)
8. Abdullah Arslan (Tokat)
9. Mehmet Altan Karapaşaoğlu (Bursa)
10. Ömer Faruk Ekinci (Ankara)
11. Mehmet Bedri İncetahtacı (Gaziantep)
12. Kahraman Emmioğlu (Gaziantep)
13. Ali Oğuz (İstanbul)
14. Cemalletin Lafçı (Amasya)
15. Mustafa Köylü (Isparta)
16. Kâzım Arslan (Yozgat)
17. Salih Kapusuz (Kayseri)
18. Musa Uzunkaya (Samsun)
19. İsmail Kahraman (İstanbul)
20. Süleyman Arif Emre (İstanbul)
21. M. Ziyattin Tokar (Ağrı)
22. Saffet Benli (İçel)
23. İsmail Özgün (Balıkesir)
24. Mustafa Ünaldı (Konya)
25. Remzi Çetin (Konya)
26. Nezir Aydın (Sakarya)
27. Rıza Ulucak (Ankara)
28. Zeki Ergezen (Bitlis)
29. Musa Demirci (Sıvas)
30. Nedim İlci (Muş)
31. Latif Öztek (Samsun)
32. Ömer Naimi Barım (Elazığ)
33. Ahmet Karavar (Şanlıurfa)
34. Fethi Acar (Kastamonu)
35. Suat Pamukçu (Bayburt)
36. Abdullah Örnek (Yozgat)
37. Sait Açba (Afyon)
38. Ramazan Yenidede (Denizli)
39. Tevhit Karakaya (Erzincan)
40. Azmi Ateş (İstanbul)
41. Lütfi Doğan (Gümüşhane)
42. Cevat Ayhan (Sakarya)
43. Mehmet Aykaç (Çorum)
44. Zülfükar İzol (Şanlıurfa)
45. Abdulhaluk Mutlu (Bitlis)
46. Mehmet Fuat Fırat (İstanbul)
47. Ahmet Çelik (Adıyaman)
48. Turhan Alçelik (Giresun)
49. Ahmet Demircan (Samsun)
50. Bahri Zengin (İstanbul)
Türkiye'de yaşayan bizler ve en son Adanalı vatandaşlarımız "doğal afet, felaket" kavramlarına yabancı değiliz. Dünyada teknolojik alanda yaşanan onca gelişmeye rağmen, son yıllarda yaşadığımız hiçbir doğal afetten can kaybı olmaksızın çıkamadık, "ucuz atlattık" diyebildiğimiz hiçbir doğal afet yaşamadık. 5 dakika süren yağmurlarda bile birçok vatandaşımızı kaybettik.
Geçtiğimiz ay birçok ilde ardı ardına yaşanan sel felaketlerinde, Kırıkkale'de yaşanan cephanelik patlamasında, maden ocaklarında yaşanan patlama ve göçüklerde, Senirkent'te, Dinar'da, Batı Karadeniz başta olmak üzere, yurdumuzun birçok bölgesinde ve en son olarak da Adana İlimiz ve çevresinde meydana gelen depremden sonra vatandaşlarımız, yetkili ağızlardan yapılan başsağlığı, geçmiş olsun dileklerini ve "olan olmuş, takdiri ilahî, yaraları saracağız" türünden açıklamaları dinlediler.
Felaketin acısını yüreklerinde hisseden ve onlarca evladını yitiren, evlerinden ve işyerlerinden olan Adanalı vatandaşlarımız, yapılan bu açıklamalara tepki göstererek, problemlerine acil çözüm bulunmasını istemektedirler.
Büy
ük yıkımlarla sonuçlanan felaketleri önleme yönünde ciddî hiçbir adımın atılmadığı Türkiye'de, halkımız, olası felaketlere teslim edilmiş bir haldedir. Bunun en son örneğini, Adana'da yaşadıklarımız en acı bir şekilde ortaya koymaktadır.Adana'da meydana gelen depremde toplam 145 vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve 1 500'ün üzerinde vatandaşımız da çeşitli şekillerde yaralanmışlardır. 1 197 ev ve 38 işyeri tamamen yıkılmış, şu an 10 422 ev, 314 işyeri oturulamaz, 26 000 ev, 634 işyeri de hasarlı durumdadır. Felaketin maddî boyutu henüz tam olarak hesaplanamamıştır.
Plansız ve yağmacı bir anlayışla kurulan kentlerin altyapılarının eksikliği, kentlerin kurulduğu alanların demografik yapılarının dikkate alınmaması ve bunların yanı sıra, en önemlisi diyebileceğimiz, gelir dağılımı dengesizliği, bu tür felaketlere davetiye çıkaran etmenlerin başında gelmektedir. Bu durumun, değerlerin eksenine insanın konmamasından kaynaklandığını söylemek hiç de zor değildir.
Türkiye gibi aktif deprem kuşağında olan Japonya'da 6,3; hatta 7,8 şiddetindeki bir depremde dahi hiçbir can kaybı olmuyorsa ve Türkiye'deki yetkililer "deprem şartnamemiz, dünyanın en gelişmiş şartnameleriyle boy ölçüşebilecek düzeyde; örneğin, Japonya deprem şartnamesinden hiçbir farkı yok" diyebiliyorlarsa, ülkemizde meydana gelen depremlerde yüzlerle, binlerle ifade edilen can kayıpları olmasının sebebi, denetim eksikliği olarak karşımıza çıkıyor.
Sorunların çözümü için atılacak ilk adım, sorunları tanımlamak ve ortaya koymaktır. Adana İlimiz ve çevresinde meydana gelen depremin bölge halkına verdiği zararların tespiti, alınmış veya alınacak tedbirlerin yeterliliği ve bölgeye yapılan ve yapılması elzem olan yardımların belirlenmesi, Yüce Meclisimiz tarafından araştırılarak ortaya konulması ve uygulamaya geçirilmesi hususu, bölge halkımızı, bir nebze olsun, rahatlatacaktır.
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme, sırasında yapılacaktır.
Komisyondan istifa öner
gesi vardır; okutuyorum:A) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
2.—Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/362)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Üyesi bulunduğum Anayasa Komisyonundan, sağlık nedenlerimden dolayı istifa ediyorum.
Bilgi ve gereğini saygılarımla arz ederim. 8.7.1998
Abdullah Özbey
Karaman
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
V.—SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1.—Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN – Anayasa Komisyonunda boş bulunan ve Fazilet Partisi Grubuna düşen bir üyelik için, İstanbul Milletvekili Süleyman Arif Emre aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Emre'ye Komisyondaki görevinde başarılar diliyorum.
Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlıyoruz.
VI.—KANUN TASA
RI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDANGELEN DİĞER İŞLER
1.—Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili BülentEcevit, Cumhuriyet HalkPartisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?..Yok.
Müzakere ertelenmiştir.
2.—Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı :33
8)BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, üzerindeki önergelerle birlikte, geçen birleşimde İçtüzüğün 88 inci maddesine göre, Komisyona geri verilmişti. Komisyon, raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.
3.—Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon MilletvekiliYusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024)(S. Sayısı :553)
BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine devam edeceğiz.
Komisyon?..Yok.
Müzakere ertelenmiştir.
4.—Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı :631)
BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Müzakere ertelenmiştir.
5. —Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve
30 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 Arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın,Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 Arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin,Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626) (1)BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Komisyon?.. Burada.
Hükümet?.. Burada
Komisyon ve Hükümet yerlerini aldılar.
Geçen birleşimde tasarının 58 inci maddesi kabul edilmişti.
Şimdi, 59 uncu maddeyi okutuyorum:
BEŞİNCİ BÖLÜM
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU
İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
MADDE 59 – 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 3174 sayılı Kanunla değişik İkinci Kısım İkinci Bölüm başlığı ile 13 üncü madde başlığı “Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir.
“d) Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makina ve teçhizat teslimleri (Şu kadar ki, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar). ”
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, madde üzerinde ilk sözü, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Denizli Milletvekili Sayın Hilmi Develi'ye veriyorum.
Buyurun Sayın Develi. (CHP sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA HİLMİ DEVELİ (Denizli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı yasa tasarısının 59 uncu maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; sizleri, Partim ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Bu getirilen maddeyle, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 3174 sayılı Kanunla değişik İkinci Kısım İkinci Bölüm başlığı ile 13 üncü madde başlığı "Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna" şeklinde değiştirilmiş ve maddeye bir bent eklenmiştir.
Eklenen bu bentte ise "Yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri (Şu kadar ki, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar) denilmektedir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; eklenen bu bentle, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflerin, bu kapsamda, sadece makine ve teçhizat alımları vergiden istisna edilmektedir. Teşvik belgesi sahibi yatırımcıların, bu kapsamdaki alımları için yüklendikleri vergilerde indirim yapma olanakları bulunmakta; ancak, yeni yatırımlarda, işletmenin kurulması, imalat, ürün satış süreleri uzun süre almaktadır; bir başka deyimle, katmadeğer yaratılması için uzun zaman gerekmektedir ve bu süre içerisinde işletmelerin vermesi gereken vergilerin fiilen vergi indirimi olanaksızdır.
Ülkemizde, KOBİ'lerin ve yatırım yapan girişimcilerin -gerek finansman gerekse işletme yatırım sürecinde- gereken özkaynakları yetersizlik noktasındadır.
Bu
gün, ülkemizdeki işletmelerin yüzde 99,5'ini oluşturan KOBİ'lerin büyük sıkıntıları bulunmaktadır. Bu sıkıntıları kısaca sıralamak gerekirse; makine ve teçhizat yenilenmesindeki sıkıntılar, hammadde teminindeki sıkıntılar, teknoloji yetersizliği, nitelikli eleman yetersizliği, pazarlama ve özellikle finansman sıkıntılarını söylemek mümkündür.Örneğin, KOBİ'lerin, bugüne kadar almış olduğu teşvik tutarları, hâlâ, yüzde 4 noktasındadır. 55 inci Hükümet, çıkarmış olduğu, gerek yasa gerekse teşvik tedbirlerine karşın, finansman sorununa yeterli çözüm bulamamıştır; çünkü, finansman için yeterli kaynak yaratılamamıştır. Örneğin, dün, KİT Komisyonunda görüşülen Halk Bankasıyla ilgili değerlendirmede, Halk Bankasının görev zararının 800 trilyon liraya ulaştığı ve böyle bir hesapla da, 1998 yılı sonunda görev zararının 1,2 katrilyon liraya ulaşacağı öngörülmektedir; dolayısıyla, kaynakları yeteri kadar oluşmamış teşvik politikalarının hayata geçirilmesi, kesinlikle söz konusu olmamaktadır. Oysa, zaman zaman basınd
a izlediğimiz gibi, büyük holdinglere verilen teşvikleri KOBİ'lere aktardığımızda, çok daha büyük sayıda KOBİ'nin, hem teknoloji yenilemeleri hem makine ve teçhizat yenilemeleri ve hem de işletme sermayesi konusunda sıkıntılarına çözüm bulma şansları olabilirdi.Bu yasa tasarısıyla, teşvik belgeli yatırımlarda önemli bir girdi olan makine ve teçhizatlarının yatırımcılara tesliminin vergiden istisna edilmesi, yatırımcıların, bu anlamda, biraz olsun sıkıntılarını hafifletecektir. Yatırım teşvik belgelerinde, yatırım malları, gruplandırılarak belirtilmiştir. Bugüne kadar, yurt dışından getirilen makine ve teçhizata, teşvikten yararlanma, vergilerinin ertelenme hakkı tanınırken, özellikle, yurt içinde imal edilen yerli makine ve teçhizatın yatırımda kullanılması halinde, bu, KDV'den muafiyetli vergi ertelemesi söz konusu değildi. Bu yasa tasarısıyla, bu getirilen bentle, özellikle, yatırımcılar arasında, Türkiye'de imal edilen makine ve teçhizat üreticileri arasındaki adaletsizlik, belli bir ölçekte giderilmiş
oldu.Bu yasaya bu bent ilavesi, bize göre sınırlı kalmaktadır. Bir yatırımın başlangıcının ve bitiş süresinin uzun zaman alması, özellikle, ülkemizdeki bürokrasinin yoğunluğu, işlemlerin fazlalığı, hatta yatırım başlangıcındaki sözleşme sürecinin uzun olması, bu anlamda, olumsuzluğun getirmiş olduğu somut noktalardır.
Teşvik belgelerindeki, yatırım malları -makine ve teçhizat- tanımı, dar bir tanımdır. Yatırım malları ve bu gruplar yeniden belirlenerek, mevcut kapsam genişletilmelidir; çünkü, bir yatırımı, bir bütünsellik içerisinde değerlendirme zorunluluğu vardır. Madde metnindeki "makine ve teçhizat" ibaresi, vergiye tabi mal ve hizmet üretiminde kullanılan ve sarf niteliğini taşımayan sabit kıymetleri tanımlamaktadır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; madde hükmü, ayrıca, teşvik belgesi kapsamında başlayan yatırımların gerçekleşmemesi halinde uygulanacak cezaları da belirlemekte; teslimin yapıldığı dönem istisna koşullarını taşımakla birlikte, teşvik belgesi sahibi yatırımcıların bu koşulları ihlal etmesi halinde vergi ve cezaların alınmasını öngörmektedir. Bu, yatırımcının yatırımı tamamlaması konusunda zorlayıcı bir hükümdür; bize göre doğrudur. Önemli olan, ülkemizdeki yatırımcıların çeşitli destek politikalarıyla desteklenerek, gerçekten, Türkiye'nin içinde bulunduğu sanayileşme sürecinde, gümrük birliği sürecinde, ülkedeki sanayi ürünlerinin nihaî anlamda pazarlanması konusundaki rekabette haksızlığı ortadan kaldırabilecek, teknoloji yenileme, özellikle, pazarlama konusunda dünyadaki bu son bil
gi teknolojisinden de maksimum yararlanma koşuluyla, ülkemizde, ihracat ortamında rekabet eden firmaların önlerini açmaktır. Hükümetin, bu konuda da, çok daha pratik ve uygulaması olan, bir anlamda kâğıt üzerinde kalmayan gerçek teşvikleri uygulama zorunluluğu vardır. Dolayısıyla, getirilen bu metin, başlığının değiştirilmesinin ötesinde, ülkemizde yatırım yapma aşamasında olan, iç piyasada imalat yapan makine ve teçhizat imalatçıları açısından olumlu bir adımdır.Bu anlamda, tasarıyı destekliyor; ülkemize, ülkemizde yatırım yapan girişimcilere, KOBİ'lere hayırlı olmasını diliyor; sizleri, Partim ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan, Sayın Develi'ye teşekkür ediyorum.
Söz sırası, Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Kahraman Emmioğlu’nda.
Buyurun Sayın Emmioğlu. (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi, Fazilet Partisi Grubu ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Görüşülmekte olan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 59 uncu maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum.
Sizlerin sabrını biraz istismar ettim..
.ALİ RIZA BODUR (İzmir) – Her zaman olduğu gibi...
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Devamla) – Neden; kanunların tek tek adını saydım. Eh, Türkiye'de bu kadar çok kanun olursa, vatandaşın da vay haline!..
ALİ RIZA BODUR (İzmir) – Bir tek şeriat kanunu yeter, değil mi?..
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Devamla) – Yani, bir kanunun, daha doğrusu bir vergi kanununun -bana göre- reform olabilmesi için, kanun sayısının azaltılması lazım. Daha doğrusu, eğer, bütün kanunlar iki veya üç kanunla ifade edilebiliyorsa, o zaman bu vergi kanununa ben reform derim. Yoksa, bu kadar çok, kırkambar kanunundan her birinde azar azar değişiklikler yapmaya, ancak "tashihler kanunu" denir. Yoksa, bir reform kanunu olmaktan çok uzaktır.
Türkiye'nin, bir reform kanununa gerçekten ihtiyacı vardır. Kanunların sayısı, hakikaten azaltılmalı, vatandaş, her bir kanun için ayrı ayrı mükellef olarak gitme durumundan kurtarılmalıdır. Bunun için, ne yapıp yapıp, bugün için bütün dünyanın yolunda olduğu ve özellikle, gelişmesini tamamlamış birçok ülkenin yaptığı gibi, kanun adetlerini hızla azaltmamız gerekir. Evvela bu hususu vurgulamak istedim.
Gelelim tasarının 59 uncu maddesine... Ne diyor 59 uncu madde: "25.10.1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 3174 sayılı Kanunla değişik İkinci Kısım İkinci Bölüm başlığı ile 13 üncü madde başlığı 'Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna' şeklinde değiştirilmiş..."
Arkadaşlar, burada da bir Türkçe hatası var. Bunu, Bakanımıza ve Komisyonumuza bildirmek istiyorum. Başlıktaki "Araçlar" kelimesinin "Araçlarda" olması lazım; yani, "Araçlarda, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda" demek lazım. Eğer, yalnız "Araçlar" ve "Teşvik Belgeli Yatırımlar" ifadeleri olsaydı, belki "da" ekine lüzum yoktu; ama, burada "Araçlarda, Petrol Aramalarında ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna" şeklinde ifade edilmesi lazım. Bu şekilde, bir Türkçe hatası var, bunun da düzeltilmesi gerektiğini ifade edeyim.
Evet, KDV istisnasıyla ilgili olan bu kanun değişikliğinde, araçlarda, petrol aramalarında ve teşvik belgeli yatırımlarda istisnanın tanınması, bizce de gayet uygun olmuştur. Bunu, mutlaka yapmak lazımdı. Bununla, bu kanun, tashih edilmiş oluyor, düzeltilmiş oluyor; biz de bunu destekliyoruz.
İkincisine gelince : Maddede "Yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere, belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri (Şu kadar ki, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi, alıcıdan, vergi zıyaı cezası uygulanarak, gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zaman-aşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar)" deniliyor.
Bu hükmün ilk kısmına itirazımız var; yani "yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflere, belge kapsamındaki makine ve teçhizat..." deniliyor. Burada, "makine ve teçhizat" çok dar anlamlıdır; "yatırım malları" deyimi çok daha uygun olurdu.
Ayrıca, şunu da ifade edeyim: Geçici madde 13'te, Gelir Vergisi Kanununa eklenmesi öngörülen geçici 48 inci maddeye göre beyan edilecek makine, teçhizat, demirbaşlar ve emtiaya ilişkin düzenlemelerden bahsedilirken, (d) bendinde, belge kapsamındaki makine ve teçhizattan bahsedilmektedir. (d) bendi, yatırım teşviki belgesinde "yatırım" ifadesinin yalnızca bir kısmını almış ve böylece 13 üncü maddeden daha geri bir duruma düşmüştür. İstisnanın, hiç değilse, "makine, teçhizat ve demirbaşlar" şeklinde olması gerekiyordu; biz böyle düşünüyoruz.
Burad
a getirilen KDV istisnası, anladığım kadarıyla, bugüne kadar, uygulamada, ithal malları için erteleniyordu. Şimdi ise, makine ve teçhizat olarak yurt içinden temin edildiğinde -halen uygulanmakta olduğu gibi- KDV ödemeleri olmayacak, bunlarda erteleme olacaktır. Yani, yerli malı kullanma lehine bir düzenleme oluyor ve bunu da, biz, uygun mütalaa ediyoruz; ancak, biz, bu istisnanın -demin de ifade ettiğim gibi- biraz daha genişletilerek "yatırım malları" şekline getirilmesini arzu ediyoruz. Bununla ilgili olarak da bir önergemiz mevcuttur. Eğer, önergemiz, iktidar partilerinden bir kanadın verdiği, maalesef, sırf oyalama veyahut da meseleyi hızla gerçekleştirme maksadına matuf olarak...METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Oyalamama...
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Devamla) – Ben, ikisini de söylüyorum...
Eğer, onlar, bizim önergemizin önüne set çekmez ve bu önerge değerli üyeler tarafından kabul edilirse, bu maddenin kapsamı genişletilmiş olur; "yatırım malları" veyahut en azından "demirbaşlar" ifadesini koyarak, bu maddeyi biraz daha genişletmiş oluruz. Bunun da tasvibini Yüce Meclise arz ediyorum.
Yatırım malları deyince, aklımıza hep yatırımın önemi geliyor. Yatırımın Türkiye için ne manaya geldiğine, yeri geldikçe, Sayın Bakanımız işaret buyuruyorlar. Zamanımızda yatırım yapmak -kendi ismimi kullanarak söyleyeyim- kahramanlıktır; ancak, Türkiye'de yapılan yatırımları, yeşil, kırmızı, sarı veyahut Hıristiyan, Musevi veya Müslüman sermayesi şeklinde ayırmak garipliğine de garabetine de düşmememiz gerekir; ama, ne yazık ki, son günlerde, böylesi bir garabetin içine Türkiye'yi itmek istiyorlar. Ben, biliyorum ki, çok değerli üyelerin hiçbirisi bunu kabul etmiyordur.
Bir de, yatırım yapmayı, artık, yalnız İstanbul'dan bekleyemeyiz. Anadolu da artık, yatırımlara istekli görünüyor ve fevkalade güzel yatırım merkezleri teşekkül etti. Bu merkezlerden bir tanesi de, iftiharla ifade etmek istiyorum ki, Gaziantep'tir. Gaziantep, bugün, Anadolu'da yatırım merkezi olmuştur ve Anadolu aslanlarının yatağı olmuştur; ama, gelin görün ki, Anadolu aslanlarına ilişiliyor; çünkü, onlar, diğer birtakım kişilerin yaptıkları yolsuzluklara veyahut da devleti sömürmelerine artık mani oluyor. Diyorum ki, Türkiyemizin istikbali Anadolu aslanlarıdır, onlara ilişmeyin.
İstanbul'daki büyük sermaye sahiplerinin tahtı sallanmasın diye, bir sigorta şirketi kurdular diye, gecenin 4'ünde teröristlere layık görülen; hatta, kendisi bulunmadığı için hanımını tutuklayarak, bir nevi alıkoyarak, hukukî olmayan tacizlerde bulunmak doğru değildir.
Hepinize teşe
kkür ediyorum.Sağ olun. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Emmioğlu'na teşekkür ediyorum.
Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Necati Çetinkaya; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA M. NECATİ ÇETİNKAYA (Konya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün görüşülmekte olan tasarının 59 uncu maddesi üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubunun görüşlerini, burada belirtmek üzere huzurunuza gelmiş bulunuyorum; Konuşmama başlamadan önce, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 59 uncu maddeyle, Katma Değer Vergisi Kanununun 3174 sayılı Kanunla değişik İkinci Kısım, İkinci Bölüm başlığı ile 13 üncü madde başlığı "Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna" şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca, Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinde, yatırım konusu mal alışlarına ilişkin olarak eklenen (d) bendi altında yeni bir düzenleme yapılmıştır. Tabiî, bunları belirtirken, Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesini ıttılaınıza arz etmek istiyorum. Ne deniliyordu 13 üncü maddede: "Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaı ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler." Bu hizmetler hangileri; 4008 sayılı Kanunun 31 inc
i maddesiyle değişmeden önceki şekliyle, yukarıda okuduğum gibi. Değişen fıkrada ise "Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması ve çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler..." 13 üncü maddenin (b) bendinde ise "Deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler." Yine, 13 üncü maddenin (c) bendi "6326 sayılı Petrol Kanunu hükümleri gereğince petrol arama faaliyetlerine münhasır olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan hizmetler ile mal teslimleri." Bunları da, daha önce, 3297 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen bentte “Mükelleflere işletmelerinde kullanacakları deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların teslimleri ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan teslim ve hizmetler."Değerli arkadaşlar, yeni getirilen değişiklikle, işte, 13 üncü maddede yatırım konusu mal alışlarına ilişkin olarak eklenen (d) bendi altında yeni bir düzenleme yapılmıştır. Bölüm ve madde başlıkları yerindedir. Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi, biraz önce okuduğum (d) bendi altında eklenen, yeni şekli ise "Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri (Şu kadar ki, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan -yani, mükelleften- vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir..." Bu, 13 üncü maddesine (d) bendi altında eklenen yeni bir kısımdır. "...Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını ve cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar)" hükmü ise Katma Değer Kanununda yerli üretilen yatırım malları aleyhinde bir durumu düzeltmiştir. Eskiden bu durum yokt
u ve dolayısıyla, yerli üretilen yatırım malları aleyhinde bir durum mevcuttu. Bence, isabet kaydedilmiştir ve yapılan bu yenilikle, ülke içindeki yatırım malları aleyhindeki durum düzeltilmiş oluyor.Teşvik belgesi sahibi mükellefler tarafından ithal edilen yatırım mallarının makine ve teçhizat Katma Değer Vergisi -ithal sırasında yatırım gerçekleşip ve mahsubu- yapılabilecek bir üretim ve buna bağlı bir satış gerçekleşinceye kadar ertelenmekteydi; eski durum bu şekildeydi. Teşvik sahibi mükellef, söz konusu yatırım malını, makine ve teçhizatı iç piyasadan satın alınca vergiyi peşin ödüyordu; yatırım, üretime geçtikten sonra vergi mahsubu yapılıyordu. Yeni getirilen (d) bendi hükmüyle yatırım teşvik belgesi sahibi bir mükellefe belge kapsamındaki makine ve teçhizat satışı ve bu yatırım mallarının teslimi, Katma Değer Vergisinden istisna edilmektedir. Bu da, yatırımı teşvik babında getirilen yeni bir hükümdür, yeni bir imkândır. (D) işaretli bendin parantez içi hükmü, vergiyi güvence altına alacak bir müeyy
ide getirmektedir; şöyle ki: Yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, teşvik belgesi sahibi yatırımcıdan cezası ve gecikme faiziyle birlikte alınacaktır. Bu şekilde kayıplar da önlenmiş olacak ve böylelikle, gecikme dolayısıyla değer vergisinden istisna da getirilmesi yerinde bir düzenleme olacaktır.İnanıyorum ki, bu uygulama, en büyük temennimiz, dahili üretimi destekleyecek ve böylelikle, katma değer dışı tutulan yerli üretim, (d) bendinde getirilen yeniliklerle birlikte, bir canlılık kazanacaktır.
Doğru Yol Partisi olarak görüşümüzü belirtmiş bulunuyorum ve beni dinlemek lütfunda bulunduğunuz için de hepinize en derin saygılarımı arz ediyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Doğru Yol Partisi Grubu adına konuşan Sayın Necati Çetinkaya'ya teşekkür ediyorum.
Şimdi, Kırıkkale Milletvekili Sayın Mikail Korkmaz'ı kürsüye davet ediyorum. (FP sıralarından alkışlar)
MİKAİL KORKMAZ (Kırıkkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı yasa tasarısının "Katma Değer Vergisi Kanunu İle İlgili Değişiklikler" başlığı altında yapılan yeni düzenlemelerle ilgili bölümündeki 59 uncu maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi hürmetle selamlarken, dün Meclise çok disiplinli şekilde gelen, vatandaşın vermiş olduğu oyu kendi partisinde bir namus borcu olarak değerlendiren Fazilet Partisini de -Başkanımın müsaadesiyle- hürmetle selamlıyorum.
BEKİR YURDAGÜL (Kocaeli) – Ne alakası var...
MİKAİL KORKMAZ (Devamla) – Çünkü, bu partinin milletvekilleri, bütün zorlamalara rağmen, üzerindeki maddî ve manevî baskılara rağmen, hiçbir yere tenezzül etmeden, kendi mesajları doğrultusunda, sıralarında, Meclis çalışmalarına devam etmektedirler, istedikleri anda 140 kişi buraya
getirmektedirler; onun için de kendilerini kutluyorum.METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, meydan mitingi yapıyor!..
BAŞKAN – Hayır, Meclis çalışmalarıyla ilgili konuşuyor efendim. Yani, Meclisin çoğunlukla çalışması gerektiği konusunda kendi grubunun tutumunu ifade ediyor; konuşmanın girişinde, bunu sadet dışı saymıyorum.
Buyurun Sayın Korkmaz.
MİKAİL KORKMAZ (Devamla) – Biz, güzellikleri kabul ederiz, çirkinlikleri reddederiz.
Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin başlığı, yalnız "Araçlar ve petrol aramalarında istisna" iken, buna "teşvik belgeli yatırımlar" da eklenmek suretiyle istisna kapsamı genişletilmiş; daha kapsamlı ve cesaret verir hale getirilmiştir. Yatırım yapan teşvik belgeli mükelleflere, teşvik kapsamı dahilinde yapılan makine ve teçhizat teslimlerinde de KDV istisnası getirilmiştir ve olumludur. Genellikle yatırımların uzun sürmesi ve ödenen KDV'lerin geri alınmaması, yatırımcının sırtına bir finansman yükü getiriyor. Bu yasa maddesi, finansman konusunda da yatırımcıya, bir nispette, rahatlık temin etmektedir. Bu konuda da bu maddeleri destekliyoruz; fakat, son zamanlarda, devletimizin vermiş olduğu imkânlar Anadolu'ya yayılmaktadır. Türkiye yeniden bir süreci yaşamaktadır. Asıl mesele, yatırımları yapmakla birlikte, yatırımı yapan insanlara rahat çalışma ortamını hazırlamaktır. Yoksa, onların başında Demokles'in kılıcı gibi, sanki bu vatanın üvey evlatları gibi muamele yapmak, Anadolu sermayesinin önünü kesmektir.
Biz, sekiz yıllık eğitimde gördük; köy çocukları köye mahkûm olmuştur, okuma yazma bilmeden merkeze geleceklerdir. Hatadan dönmek bir fazilettir. İnşallah, bu maddelerle de, yapılan teşviklerle de, verilen imkânlarla da Anadolu insanına bir darbe vurulmaz. Anadolu'daki KOBİ'ler ve organize sanayi bölgeleri -Anadolu insanının üzerinde hiçbir kuşku duyulmaksızın- yatırımcıları beklemektedir; Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesi de -zamanında yapanlara teşekkür ediyoruz- Türkiye'deki tüm işadamlarını beklemektedir. Onlar Kırıkkale'ye geldikleri zaman, Anadolu insanının yufkayürekliliğiyle, kadife yürekliliğiyle bağrımıza basacağız, onlara, Kırıkkale milletvekilleri olarak, elimizden gelen yardımı yapacağız; bekliyoruz, gelsinler, güzel ilgi göreceklerdir.
Hepinize teşekkür ediyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BA
ŞKAN – Sayın Korkmaz'a teşekkür ediyorum.Şimdi, söz sırası Sayın Emin Kul'un.
Sayın Kul?.. Yok.
Sayın Beyreli, buyurun efendim.
ALİ RAHMİ BEYRELİ (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce hepinizi saygılarımla selamlarım.
Vergi tasarısının görüşmekte olduğumuz 59 uncu maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanunuyla ilgili değişikliklere başlamış bulunuyoruz. Şu anki uygulamaya göre, teşvik belgeli yatırım mallarının ithalinde KDV ertelemesi yapılırken, aynı malların yurt içinden alımı KDV'ye tabi tutulmaktadır. Her ne kadar yatırımcıların teşvik belgeli malları yurt içinden alırken ödediği KDV, destekleme primi olarak yatırımcılara iade edilse de, bu iadelerin uzun bir zaman alması, yatırım malını ithal etmeyi, yurt içinden satın almaktan daha cazip bir duruma sokmaktadır. Diğer taraftan, yurt içinden alınan mallar için destekleme primi ödemesi uygulaması, zaman zaman, GATT anlaşmaları çerçevesinde bir aykırılık teşkil etmekte ve bu da, dış dünyada bizi zora sokmak
tadır.Burada, Katma Değer Vergisi Kanununun 13 ncü maddesine yapılan bir bent ilavesiyle, yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflerin bu kapsamdaki makine ve teçhizat alımları için vergi istisnası getirilmektedir.
Madde hükmüyle, ayrıca, teşvik kapsamında başlayan yatırımların gerçekleştirilmemesi halinde uygulanacak müeyyideler de belirlenmektedir. Böylece, devletin kaynaklarının heba edilmesinin, istismar edilmesinin önüne geçilebilecektir. Hepimizin bildiği gibi, yıllardır verilen teşviklerin önemli bir kısmı, doğru, yerinde kullanılmamıştır. Bu suiistimalin önüne geçilmesi de Türkiye'nin çıkarına olacaktır.
Hepinize saygılarımı sunarım. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Beyreli'ye teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddeyle ilgili 5 önerge bulunmaktadır; bunlardan geliş sırasına göre 4'ünü okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı vergi kanununun 59 uncu maddesine bağlı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) bendinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Kahraman Emmioğlu Abdulkadir Öncel
Gaziantep Şanlıurfa
Nurettin Aktaş Alaattin Sever Aydın
Gaziantep Batman
Ömer Özyılmaz Hüseyin Arı
Erzurum Konya
Ahmet Aydın Ertan Yülek
Siirt Adana
Ali Oğuz
İstanbul
"d) Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki yatırım mallarının teslimleri (Şu kadar ki, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını ve cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar)"
Yakup Budak Ahmet Doğan
Adana Adıyaman
Osman Hazer Celal Esin
Afyon Ağrı
Cemalettin Lafçı Rıza Ulucak
Amasya Ankara
Muhammet Polat Suat Pamukçu
Aydın Bayburt
Abdulhal
uk Mutlu Mustafa YünlüoğluBitlis Bolu
İsmail Coşar Zülfikar Gazi
Çankırı Çorum
Ramazan Yenidede Ömer Naimi Barım
Denizli Elazığ
Tevhit Karakaya Lütfü Esengün
Erzincan Erzurum
Sıtkı Cengil Ahmet Çelik
Adana Adıyaman
M. Sıddık Altay Murtaza Özkanlı
Ağrı Aksaray
Ömer Faruk Ekinci Musa Okçu
Ankara Batman
Feti Görür Altan Karapaşaoğlu
Bolu Bursa
Ömer Vehbi Hatipoğlu Ahmet Cemil Tunç
Diyarbakır Elazığ
Aslan Polat Şinasi Yavuz
Erzurum Erzurum
Lütfi D
oğan Mehmet Emin AydınbaşGümüşhane İçel
Azmi Ateş Mehmet Fuat Fırat
İstanbul İstanbul
Hüseyin Kansu Osman Yumakoğulları
İstanbul İstanbul
Hasan Dikici Fethi Acar
Kahramanmaraş Kastamonu
Salih Kapusuz Mikail Korkmaz
Kayseri Kırıkkale
Mustafa Kemal Ateş Osman Pepe
Kilis Kocaeli
Veysel Candan Hanifi Demirkol
Konya Eskişehir
Turhan Alçelik Metin Kalkan
Giresun Hatay
Mustafa Köylü Ekrem Erdem
Isparta İstanbul
İsmail Kahraman Abdullah Özbey
İstanbul Kar
amanZeki Karabayır Memduh Büyükkılıç
Kars Kayseri
Kemal Albayrak Cafer Güneş
Kırıkkale Kırşehir
Abdullah Gencer Metin Perli
Konya Kütahya
Yaşar Canbay Hüseyin Olgun Akın
Malatya Ordu
Nezir Aydın Ahmet Demircan
Sakarya Samsun
Zülfükar İzol Ahmet Feyzi İnceöz
Şanlıurfa Tokat
Kemalettin Göktaş İsmail İlhan Sungur
Trabzon Trabzon
Şaban Şevli Kâzım Arslan
Van Yozgat
Rıza Güneri Mustafa Ünaldı
Konya Konya
Ahmet Derin Sabahattin Yıldız
Kütahya Muş
Salih Katırcıoğlu Cevat Ayhan
Niğde Sakarya
Latif Öztek Ahmet Karavar
Samsun Şanlıurfa
Abdullah Arslan Bekir Sobacı
Tokat Tokat
Maliki Ejder Arvas Fethullah Erbaş
Van Van
Abdullah Örnek
Yozgat
BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 59 uncu maddesiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine eklenmesi öngörülen (d) bendi hükmünde yer alan "belge kapsamındaki makine ve teçhizat" ifadesinin "belge kapsamındaki sadece makine ve teçhizat" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Fevzi Aytekin Mustafa İlimen
Tekirdağ Edirne
İhsan Çabuk Adil Aşırım
Ordu Iğdır
Metin Bostancıoğlu
Sinop
BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 59 uncu maddesiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine eklenmesi öngörülen (d) bendi hükmünde yer alan "takip eden" ifadesinin "izleyen" şeklinde değiştirilmesini arz
ve teklif ederiz.Fevzi Aytekin Mustafa İlimen
Tekirdağ Edirne
İhsan Çabuk Adil Aşırım
Ordu Iğdır
Metin Bostancıoğlu
Sinop
BAŞKAN – Son önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 59 uncu maddesiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesine eklenmesi öngörülen (d) bendi hükmünde yer alan "gerektiren durumun meydana geldiği tarihi" ifadesinin "gerektiren durumun tespiti, tarihini" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif
ederiz.Fevzi Aytekin Mustafa İlimen
Tekirdağ Edirne
İhsan Çabuk Adil Aşırım
Ordu Iğdır
Metin Bostancıoğlu
Sinop
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, okunan önergelerden, Komisyon raporuna en aykırı olan önergeyi tekrar okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı vergi kanununun 59 uncu maddesine bağlı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) bendinin aşağıdaki gibi değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Kahraman Emmioğlu
(Gaziantep)
ve arkadaşları
d) Yatırım Teşvik Belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki yatırım mallarının teslimleri (Şu kadar ki, yatırımın teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, zamanında alınmayan vergi alıcıdan, vergi zıyaı cezası uygulanarak gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir. Zamanında alınmayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar)
BAŞKAN – Önergeye Komisyon katılıyor mu efendim?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, tüm konuşmacıların da belirttiği gibi, bu düzenlemeyle, Türkiye'de, kendi ürettiği ürünleri cezalandıran, ithal ettiği yatırım mallarını ödüllendiren bir sistemde, Türk ürünlerine de teşvik verilmek suretiyle, yıllardan beri süren bir haksızlık ortadan kaldırılıyor. Ancak, bunun, makine ve teçhizatla sınırlı bulundurulması, özellikle diğer mallarda Katma Değer Vergisinin yığılmasının yaratacağı sakıncalardan ötürü genişletilme olanağı bulunmamaktadır. Şu anda, Türkiye'de üretilen makine ve teçhizatın teşviki açısından, Türkiye'nin de, artık, makine ve teçhizat üreten bir ülke olduğunun kabulü anlamında uygun bir düzenlemedir; bu nedenle, katılamıyoruz efendim.
BAŞKAN – Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmamaktadır.
Önerge sahipleri?...
CEVAT AYHAN (Sakarya) – Söz istiyoruz Sayın Başka
n.BAŞKAN – Önerge sahipleri adına, Sayın Cevat Ayhan; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)
CEVAT AYHAN (Sakarya) – Muhterem Başkan, muhterem üyeler; 626 sıra sayılı vergi kanunu tasarısının 59 uncu maddesi üzerinde vermiş olduğumuz bir önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum.
Bu madde, isabetli bir maddedir. Teşvik mevzuatında, bildiğiniz gibi, yıllardan beri -aşağı yukarı otuz yıldan beri, hatta 1965-1966 yıllarından beri- uygulamalarda, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine, teçhizat ve demirbaşların ithalatında Katma Değer Vergisi ertelenir, bilahara, kurumun ödediği katma değerler ertelenen miktara baliğ olunca vergi daireleri tarafından terkin edilir; ancak, yatırımcılar, yerli makine ve teçhizat alımlarında Katma Değer Vergisi ödemeye mecbur kalırdı. Teşvik düzenimizdeki bu haksız rekabeti bertaraf etmek için, yatırım yapanların aldıkları yerli makine ve teçhizata, KDV kadar, fondan iade yapılırdı; ama, makineyi alacaksınız, parayı ödeyeceksiniz, bilahara gideceksiniz "ben bunu ödedim,
faturam budur, iade yapın" diyeceksiniz, fonda da para varsa -o da ayrı bir mesele, arkadaşımız yok diye işaret ediyor- iade yapılacak; yoksa, aylarca, yıllarca bekleyeceksiniz; bu, büyük bir haksızlıktı. Maliye Bakanına teşekkür ederim, isabetli bir noktayı getirmiş, Komisyonumuzdan da böylece geçmiş gelmiş.Burada, işaret etmek istediğim sadece bir iki husus var; düzeltme imkânı olursa, Maliye Bakanımız lütfederse. Burada, asıl hedef, ithal makine ile yerli makine arasındaki rekabet eşitsizliğini gidermektir, kendileri de ifade ettiler; doğrudur. Onun için, makine ve teçhizat diye bunu sınırlarsak, yatırım teşvik belgesi kapsamına giren başka demirbaşlar da oluyor; mesela, ciddî bir otomotiv sanayiinde, kalıplar, makine teçhizat kadar pahalıdır, demirbaş unsurlardır; makine değildir, teçhizat değildir; ama, kalıptır veya hizmet sektörü yatırımlarında makine teçhizat olmayan başka ithal malları vardır. Onun için bunu "yatırım teşvik belgesi kapsamında bulunan teslimat" diye ifade edersek, ithalatla... Ta
biî, bütün teslimatı içerisine alırsak çimento, demir de girer mi diyecek hemen maliyeci arkadaşlarımız. Bunu daha uygun bir ifadeye kavuşturabiliriz; yani, “makine, teçhizat, kalıp, hizmet ve imalatla ilgili diğer unsurlar” dersek... Yatırım teşvik belgesini verirken, Hazinedeki uzman arkadaşlar, zaten, ekspertiz ediyorlar; projeye bu girer, bu girmez diye iğneden ipliğe inceliyorlar bunu. Böyle bir genel hüküm getirirsek iyi olur; bu düzenlemeyi yapmış olmamız gerekir.Şunu da ifade etmek istiyorum: Tabiî, gelmiş geçmiş hükümetler, Türkiye'de hep sanayileşmeyi hedef aldılar, cumhuriyet de sanayileşmeyi hedef aldı, hatta hatta Tanzimat Dönemine kadar giderseniz, Osmanlı Devletinin batış sebebi, iktisadî ve sınaî sahada gelişememesi olduğu bilindiği için, ta Tanzimat döneminde sanayileşme hareketleri vardır. Defterdar Çuha Fabrikası o dönemde, 1840'lı, 1830'lu yıllarda kurulmuştur; ama, Türkiye, teknolojiye uzanan makine teçhizat imalatına yönelemediği için de, bir türlü kendi kendini yenileyebilen, kendi k
endini inşa edebilen teknolojiyi kendine mal edememiş ve geliştirememiştir. İşte, o nedenle, makine teçhizat imalatını teşvikte fevkalade cömert olmak lazım. Büyük firmalar, holdingler (bulk) kitle halinde imalata yönelirler. Yani, bir buzdolabı fabrikası, beyaz eşya fabrikası kurabilirsiniz, burada yüzbinlerce imalatta bulunabilirsiniz; ama, bunun makine teçhizatını ithal edersiniz. Makine teçhizat imalatı bir hobidir, bir aşktır, bir hevestir; arkasında çok ciddî bir ustalık, mühendislik, gayret ve şevk olması lazım; onun için bu sahaya yönelenler genellikle küçük ve orta sanayidir, KOBİ'lerdir. Bu sahayı ne kadar teşvik edersek, Türkiye o kadar istikrarlı bir şekilde sanayileşmede, kalkınmada sağlam temeller üzerine oturur diye bunları burada ifade etmek istiyorum. Yani, bu sahada teşviklerden çekinmemek lazım.Hepinizi hürmetle selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Ayhan'a teşekkür ediyorum.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, müsaade eder misiniz?
BAŞKAN – Hükümetin bir açıklaması mı var efendim?
Buyurun.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, izin verirseniz, kısa bir açıklamada bulunmak isterim.
Sayın Ayhan, haklıdırlar. Yani, makine ve teçhizat, gerçi, burada, yalın anlamıyla makine ve teçhizat olarak kullanılmayacaktır. Uygulamada “teşvik belgesi kapsamındaki" derken, teşvik belgesi kapsamında nelerin makine ve teçhizat grubu içerisinde sayılacağı belgede ayrı ayrı belirtilecek; dolayısıyla, kalıplar veya diğer şeyler de aynı kapsam içerisinde mütalaa edilerek bundan yararlandırılacaktır. Bunun, tutanaklara geçmesini istedim.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi okutuyorum:
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Sayın Başkan, önergelerden imzalarımızı geri alıyoruz.
BAŞKAN – Üç önergeden de mi?..
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – Evet efendim.
BAŞKAN – Önergeler işlemden kaldırılmıştır.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
60 ıncı maddeyi okutuyorum:
MADDE 60 - 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasının (g) bendine, “Külçe altın, _” ibaresinden sonra gelmek üzere “_külçe gümüş, _” ibaresi ile fıkranın sonuna aşağıdaki (k) bendi eklenmiştir.
“k) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri.”
BAŞKAN – Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Hilmi Develi; buyu
run efendim.CHP GRUBU ADINA HİLMİ DEVELİ (Denizli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı yasa tasarısının 60 ıncı maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi, Partim ve şahsım adına, saygıyla selamlıyorum.
Görüşülmekte olan yasa tasarısına kısaca bakarsak, 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasının (g) bendine "külçe altın" ibaresinden sonra gelmek üzere "külçe gümüş" ibaresiyle, fıkranın sonuna (k) bendi eklenmekte; (k) bendinde ise, organize sanayi bölgeleri ile, küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadî işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den muaf olduğuna dair hüküm getirilmektedir.
(g) bendinin gerekçesinde, özellikle, İstanbul Altın Borsası bünyesinde oluşturulması düşünülen gümüş borsasında Katma Değer Vergisi uygulamasının borsa tekniği açısından ortaya çıkaracağı teknik sıkıntıların önüne geçilmesi amacıyla, külçe gümüş teslimle
rinin vergiden istisna edilmektedir. Gümüşün uluslararası işleyişe sahip bir borsada fiyatının belirlenmesi sağlıklı fiyat oluşumu yaratacığından, yıllık, yaklaşık 60 tona ulaştığı tahmin edilen gayri resmî gümüş girişinin ve aynı şekilde, kayıtsız hurda gümüş girişinin dönüşümünün kayıt altına alınması amaçlanmaktadır.Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; (k) bendi, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, doğrudur; ancak, izninizle, ülkemizde yaşanan KDV uygulamasındaki bazı çifte standartlardan bahsetmek istiyorum. Katma Değer Vergisi oranlarının belirli mallar itibariyle değiştirilmesi, bir listeden diğer listeye alınması Bakanlar Kurulu yetkisindedir. Ülkemizdeki KDV uygulamalarına bakıldığında, ilginç çelişkileri görmek mümkün.
Dünyamız bilgi çağına girerken, ülkemizin de çağı yakalama zorunluluğu vardır. Bilgi çağını yakalamanın, bilgi toplumu olmanın olmazsa olmaz koşulu eğitimdir. Ülkemizde eğitimin, bilginin kaynağı kitaptır, dergidir, kültürel enstrümanlardır. Dünyada, bilgisayar ortamı, hızla gelişerek yaygınlaşmaktadır. Yine, ülkemizin, bu bilgisayar ortamından bilgi iletişim sistemlerine, araç ve gereçlerine sahip olma zorunluluğu bulunmaktadır. Gelin görün ki, bütün bunlara karşın, kitapta, dergide, bilgisayarda, yazılımlarda ve iletişim gereçlerinde uygulanan KDV gerçekt
en yüksektir.İletişimin, haberleşmenin önemli enstrümanlarından biri de gazetedir. Gazetenin önemli girdilerinden biri olan gazete kâğıdına uygulanan KDV'nin yüksekliğini, bir kez daha, burada vurgulamak istiyorum.
Şimdi, buradan, Hükümete, bu sıraladığımız bilgi, enformasyon çağının gereği olan bu unsurlara bu KDV uygulamasının ne zamana kadar devam edeceğini özellikle sormak istiyorum. En iyi yatırım, insana yapılan yatırım olduğuna göre, bu yatırımın önündeki engeller ne zaman kaldırılacak? Eğitilmiş, bilgiyle donanmış bir insan yaratma konusundaki bu olumsuzluklar ne zaman kaldırılacak? Şimdi, bu nitelikte yetişmiş bir insan, elbette, külçe gümüşten daha değerlidir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; izninizle, ikinci bent konusunda da görüşlerimizi sunmak isterim. Bu yeni bentle, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi siteleri konusunda getirilen ilgili düzenleme, doğru ve gecikmiş bir düzenlemedir. 1960'lı yıllarda başlatılan planlı kalkınmanın temel amaçlarından biri de, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin gelişmesini sağlamaktır. Bugün, ülkemizde, 40 civarında organize sanayi bölgesi ile 280 civarında küçük sanayi sitesi tamamlanmış ve buralarda üretim yapılmaktadır. Yine, 1997-1998 dönemlerini kapsayan yaklaşık 50 civarında da organize sanayi bölgesinin inşaatı devam etmektedir. Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planında da, yaklaşık 50 civarında organize sanayi bölgesinin yapımı hedeflenmektedir. Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri, ülkemizin sanayii ve küçük işletmeleri açısından son derece önemlidir. Bu organize sanayilerinin, ülkemizde, yapım süresi, yaklaşık 8 ilâ 10 yıldır. Küçük sanayi sitelerinin inşaat süresi ise, bu organize sanayi bölgesi inşaatlarından biraz daha fazla zaman almaktadır. Organize sanay
i bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinin bu kadar geç süre içerisinde yapılması, ülkemiz adına büyük kayıptır. Yıllardır bekleyen bu inşaatlara bütçeden ayrılan pay, son derece yetersizdir. 55 inci Hükümetin, 1998 yılı bütçesinden organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinin kamulaştırma, altyapı ve üstyapı inşaatları için ayırdığı miktar 9 trilyon lira civarındadır. Bakanlık, bunun dışında, özelleştirmeden gelecek miktarla, bunun, yaklaşık 16-17 trilyon lirayı bulacağını ifade etmişti. Oysa, Hükümetin, IMF'ye vermiş olduğu mektupta da, özelleştirmeden gelen paraların yatırıma aktarılamayacağı sözü var. Dolayısıyla, organize sanayi bölgelerinin, bu ayrılan miktarla bitmesi kesinlikle söz konusu olmayacaktır.Bugün, organize sanayi bölgeleri, birtakım eksiklerle çalışmaktadır. Bazı organize sanayi bölgelerimizde arıtma sistemleri bulunmamaktadır. Kaldı ki, organize sanayi bölgelerinde, özellikle arıtma sistemleri olan organize sanayi bölgelerinde, bu bölgeler dışındaki yerleşik sanayi kuruluşlarıyla, organize sanayi bölgelerinde yer alan kuruluşlar aleyhine bir haksız rekabet vardır; çünkü, organize sanayi bölgelerinde yer alan kurum ve kuruluşların, işletmelerin, özellikle arıtmaya sahip olan bu kurumların, kuruluşların genel giderlere katkısı -su, atıksu, enerji gibi ve bu arıtmada kullanılan kimyasal hammaddelerin maliyetleri- bu organize sanayi bölgelerinde ürün üretmekte olan işletmelerin maliyetlerini belirli bir noktaya çekiyor. Oysa, organize sanayi bölgeleri dışında yer alan kurum ve kuruluşların böyle bir genel giderleri olmadığı için, bu, bir haksızlığın, bir haksız rekabetin; ülkemizdeki çarpık sanayileşmenin, özellikle çevreyi kirleten kuruluşların çevreye getirmiş olduğu olumsuzlukların yanı sıra, üretimdeki, pazarlamadaki haksız rekabetin de bir sonucu, bir ifadesi diye düşünüyorum.
Bugün, organize sanayi bölgeleri yasası hâlâ çıkmamıştır. İlginçtir, organize sanayi bölgelerinde, özellikle araştırma-geliştirme, teknoloji desteği veren teknopark sistemleri ve bu sistemlere ilişkin yasalar da, maalesef, hâlâ, Parlamento gündeminde yer almamaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Develi'ye teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Halit Dağlı; buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA MEHMET HALİT DAĞLI (Adana) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı bazı vergi kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısı üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, öncelikle ifade etmeliyim ki, bu vergi reformunun ruhunu oluşturan gerekçe, ülkedeki tüm iktisadî faaliyetlerin kayıt altına alınması ve vergilendirmede adil olunmasıdır. Teorik olarak, bu söylenen doğrudur ve bizim bu anlayışa karşı çıkmamız söz konusu değildir. Zaten, ülkemizin her taşında emeği olan ve bunun getirdiği sorumluluk anlayışıyla atılacak her olumlu adımı desteklemek, ülkemiz için doğru olan partimiz için de doğrudur anlayışı, Doğru Yol Partisinin geleneksel siyaset anlayışıdır. Dün olduğu gibi bugün de Doğru Yol Partisini milletimizin umudu yapan ve kısaca pozitif siyaset diye tarif edilen, bu siyaset anlayışıdır.
Sayın milletvekilleri, konuya böyle bir giriş yaptıktan sonra, 60 ıncı maddeyle getirilen değişikliklere bu ruh içerisinde değinmek istiyorum. Maddeyle getirilmek istenen düzenlemeyle, İstanbul Altın Borsası bünyesinde aynı altın borsası gibi bir gümüş borsası da oluşacak ve gayri resmî gümüş girişi ile kayıtsız hurda gümüş girişi kayıt altına alınacaktır ve yine, gümüş ve gümüşten mamul eşyaların vergilendirilmesi, altın ve altından mamul ziynet eşyalarının vergilendirilmesi gibi olacak ve bu şekliyle, bir eşitlik de sağlanmış olacaktır; kanaatimizce, olumlu bir düşüncedir.
Yine, maddeyle getirilen diğer düzenleme, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadî işletmelerin arsa ve işyeri teslimlerinin KDV'den istisna edilmesi, doğru bir yaklaşımdır. Bu suretle, bir yandan küçük ve orta boy sanayi işletmelerinin işyeri edinebilmesi kolaylaştırılacak, diğer yandan inşaat sektörümüz de tıkanmamış olacaktır. Zaten, kısaca, KOBİ'ler olarak tarif ettiğimiz ve ülkemiz ekonomisinin belkemiğini oluşturan küçük ve orta boy işletmelerin desteklenmesi Doğru Yol Partisinin temel ekonomik politikalarından biridir.
Sayın milletvekilleri, değinmek istediğim ikinci bir husus da, bizler ne kadar iyi detaylandırılmış yasalar çıkarırsak çıkaralım, eğer hükümetler bunun uygulanmasında doğabilecek zorluklara doğru ve zamanında çözüm üretemezlerse, en iyi yasaların bile bir işe yaramayacağıdır. Bununla söylemek istediğim şey, ülkemiz ekonomisindeki faaliyetlerin tümü kayıt altında değilken, bir başka ifadeyle, bir kısmı kayıtlıyken vergi toplamada zorlanan vergi dairelerinin, yarın artacak iş yükleri karşısında zorlanmamaları için, bilgi ve eğitimden teçhizata kadar hazırlanmalarıdır. Üzülerek ifade etmeyelim ki, Hükümetin bu yönde kayda değer hiçbir çalışması yoktur ve ayrıca,
Türkiyemizin boşa geçirilecek zamanı da yoktur.Pozitif siyaset anlayışının gereği olarak, Hükümetin, attığı her olumlu adımın destekleyicisi olacağımızı bir kere daha ifade ediyor, vergi dairelerimizde ileride kaos yaratmayacak pratik tedbirleri de bir an evvel almaya başlamasını bekliyor ve Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Dağlı'ya teşekkür ediyorum.
Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Kahraman Emmioğlu; buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan vergi yasa tasarısının 60 ıncı maddesiyle ilgili olarak Fazilet Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere huzurunuzdayım; bu vesileyle, hazırunu saygıyla selamlıyorum.
Bu madde de, 59 uncu madde gibi, KDV istisnasıyla ilgilidir. 3065 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasının (g) bendine, "külçe gümüş" ibaresi ekleniyor. Herhalde, söz konusu kanun çıkarılırken, bir zuhul eseri olarak ifade edilmeyen külçe gümüş, şimdi eklenmiş ve bir eksiklik giderilmiş oluyor.
Borsada işlem gören başka kıymetli metaller de var. Bunların da, aynı şekilde -külçe halinde- olmaları halinde, katma değeri olmadan satılmaları söz konusudur. Aslında, bize göre, bu maddeye "borsa metaı kıymetli külçe metallerin alım satımı" gibi bir ifadenin konulması doğru olurdu; çünkü, bugün, platin gibi veyahut yarın, başka kıymetli metallerin, borsada, külçe halinde ve herhangi bir katma değer ifade etmeden alım satımı söz konusu olduğunda, tekrar, bu kanuna yeni bir madde ilavesi gibi bir durum söz konusu olacaktır. Bunu önlemek için, biz, bir önerge verdik. Bu önergemizin de, yine, Yüce Meclis tarafından kabulünü ümit ediyorum. Mamafih, bu durumuyla dahi -külçe gümüşle- kısmen bir eksiklik giderilmiş o
luyor.Hemen şunu da söyleyeyim: Dikkat ederseniz, müspet bir konuşmanın içerisindeyiz ve konuşmalarımızı, muhalefet yapmış olmak için de yapmıyoruz; ne için yapıyoruz; desteklediğimizi açıkça belirtmek, desteklemediğimizde de niçin desteklemediğimizi belirtmek için yapıyoruz. Şimdiye kadarki konuşmalarımızda bu hususa da dikkat ettiğimizi ıttılaınıza arz ediyorum.
Bir de, aynı maddeye, paralel olarak, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri eklenmiştir. Gerçekten, büyük bir sıkıntı yaratan bu hususun, köklü olarak olmasa bile, en azından, organize sanayi ve küçük sanayi siteleriyle ilgili bir kısmının halledilişi de müspettir.
Ağrı Milletvekili Sıddık Altay arkadaşımızın, organize sanayi ve küçük sanayi sitelerine, vergi, resim ve harç istisna ve muafiyeti tanınması hakkında bir kanun teklifi olmuştur. Bu kanun teklifinin önemli bir kısmının bu kanun tasarısına derç edildiğini görmek, bize, elbette, mutluluk vermiştir. Gönül arzu ederdi ki, Sıddık Altay arkadaşımızın teklifi, bütünüyle bu kanun tasarısında yer alsaydı veyahut organize sanayi ve küçük sanayi siteleriyle ilgili ayrı bir kanun tasarısı halinde getirilebilseydi. Ümit ediyorum ki, yakın zamanda, böyle bir k
anun tasarısı da getirilir ve biz de, bu kanun tasarısına, zevkle desteğimizi veririz.Burada, organize sanayi bölgelerinin, ülkemiz sanayiinin gelişmesinde ne denli faydalı olduğunu belirtmek istiyorum. Altyapıları tamamlanmış, teşviklerle takviye edilmiş bir organize sanayi bölgesi, gerçekten, yatırımcılarımız için, fevkalade önemlidir ve yatırımcılarımızın da rağbetine, elbette, mazhar olmuştur.
Seçim bölgem olan Gaziantep, bugün, organize sanayi bölgeleri yönünden fevkalade şanslı olmuştur; birinci, ikinci, üçüncü organize sanayi bölgeleri, hemen hemen tamamlanmış ve ihtiyaca cevap verecek duruma getirilmiştir. İnşallah, önümüzdeki günlerde dördüncü organize sanayi bölgesini de devreye alacağımızı ümit ediyorum.
1962 yılından 1997 yılı sonuna kadar 9 407 hektar büyüklüğünde 41 adet organize sanayi bölgesi hizmete sunulmuş ve bunlardan, maalesef ve maalesef, ancak, 6 adedinin atıksu arıtma tesisleri mevcuttur. Burada, içim sızlayarak söylüyorum ki, Gaziantepimizin de, atıksu konusunda sıkıntısı vardır; buradan atılan sular, maalesef ve maalesef, bir çok köyün gelirine ziyan vermektedir. Buna mani olmak için, hızla, atıksu tesislerinin kurulması lazım; bütün ülkede, organize sanayi bölgesi olan her yerde, bu atıksuların tasfiye edilmesi için, mutlaka ve mutlaka, tesislerin yapılması lazım.
Organize sanayi bölgeleri için, 1998 yılı fiyatlarıyla, takriben 90 trilyon lira kredi kullandırılmış. 1998 yılı yatırım programında, 33 752 hektar büyüklüğünde 113 adet devam eden, 4 240 hektar büyüklüğünde 24 adet kamulaştırılmış, 59 adet de etüt ve projede yerini almış organize sanayi bölgesi vardır. Bunların hepsi gerçekleştiği zaman, toplam196 adet organize sanayi bölgesine sahip olacağız. Bütün bunların proje tutarı, 1998 fiyatlarıyla 132 trilyon liradır. Peki, 1998'de Sanayi ve Ticaret Bakanlığının tahsisi ne kadar; bakıyoruz ki, 950 milyar Türk Lirası. Özelleştirme gelirlerinden vesaireden toplanıyor ve toplam olarak 13,5 trilyon ödenek ayrılabiliyor. Yani, bu gidişle, biz, bu 196 organize sanayi bölgesine, a
ncak on yılda sahip olacağız. Bu çok uzun bir süredir ve ekonominin, şimdiki gibi değil, gerçek manada düzelmesi halinde, buraya tahsislerin daha fazla olması kaçınılmazdır.Küçük sanayi sitelerine gelince:Bunlar, hakikaten, küçük sanatkâr ve orta boy sanayicinin nefes aldığı, modern işyerlerine kavuşmasını sağlayan yerlerdir. Bu yerlerde, bu sanayicilerimizin verimlilikleri artıyor ve orada daha rahat bir çalışma zeminine kavuşuyorlar. Bu maksatla, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, küçük sanayi siteleri yapı kooperatiflerine, ilgili fondan, düşük faizli, uzun vadeli krediler vermekte. Bu kredilerin yetersiz kalması sebebiyle, bunların inşaat süreleri de çok uzuyor. Genellikle, küçük sanayi siteleri kooperatif üyelerinin imkânları dardır; bundan dolayı da, devletin yardımını devamlı şekilde beklemektedirler.
Bu küçük sanayi siteleri uygulamalarına 1965 yılında başlanılmış, 1997 yılı sonuna kadar 291 adet küçük sanayi sitesi hizmete konulmuştur; 193 adedi halen devam etmekte, yeni proje halinde olan 32 adedi de işe başlamayı beklemektedir. 1998 yılı programında, bunlara ayrılan ödenek tutarı 7 trilyon liradır; ancak, mevcut projeler için gereken para ise, 149 trilyon liradır. Bu hesaba göre, projelerin gerçekleşmesi için yirmi yıla ihtiyaç vardır. Tabiî, yine, Türkiyemizin içborç stokunun yüksekliğini, daha doğrusu, uzun vadeli olmamasından kaynaklanan faiz baskısının menfi tesirlerini burada da görmekteyiz. Türkiye gerçek manada faiz baskısını duymaz haline geldiğinde, belki, organize sanayi bölgelerinden daha ön
celikli olarak -çünkü, bunların tamamlanması için yirmi yıla, organize sanayi bölgelerinin tamamlanması için on yıla ihtiyaç vardı- küçük sanayi sitelerine daha çok yardımda bulunmamız gerekmektedir. O nedenle de, çok önem vermemiz gerektiği inancındayım.Tasarının bu maddesiyle de bir sıkıntının kaldırılışını görüyoruz ve memun oluyoruz.
Bu bakımdan, bu maddeleri de desteklediğimizi ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Emmioğlu'na teşekkür ediyor
um.Söz sırası, İçel Milletvekili Sayın Saffet Benli'de.
Buyurun Sayın Benli. (FP sıralarından alkışlar)
SAFFET BENLİ (İçel) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı vergi kanunları hakkında değişiklikleri öngören kanun tasarısının 60 ıncı maddesi, Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesi üzerinde kişisel olarak söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ağrı Milletvekilimiz Sayın Sıddık Altay'ın konuyla ilgili olarak verdiği kanun teklifinin de Komisyonda dikkate alınmasından dolayı, komisyon üyelerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İlgili maddenin 4 numaralı fıkrasının (g) bendinde yapılan teknik bir değişikle, bir eksiklik giderilerek külçe gümüşün de KDV'den istisna tutulması sağlanmakta; yine, 4 numaralı fıkraya (k) bendinin eklenmesiyle, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadî işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri KDV kapsamı dışına çıkarılmaktadır. Maddeyle getirilecek yeni durum, olumlu bir gelişme olarak kabul edilebilirse de -(g) bendinde “külçe altın” ibaresinden sonra konan “külçe gümüş” ibaresi için- aynı kanunun 23 üncü maddesinde sözü edilen "Özel matrah şekilleri" başlığı altındaki (e) bendinde "altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altınların teslim ve ithalinde matrah, külçe altın bedelleri düşüldükten sonra kalan matrahtır" denilmekteyken, külçe gümüş için böyle bir düzenleme mevcut değildir. Bakanlığın, burada, gümüş için matrah belirleme esaslarını da tespit etmesi gerekir diye düşünüyorum. Ziynet eşyasına dönüştürülen gümüşte KDV matrahının da, tıpkı külçe altında olduğu gibi açıklığa kavuşturulması gerekmektedir
4 numaralı fıkraya eklenen (k) bendinde ise, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadî işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri de KDV'den istisna hale getirilmektedir.
Değerli milletvekilleri, kendimizi belirli kalıplar içinde sınırlamaya, tasnif etmeye o kadar alışmışız ki... Birtakım insanlar, bir araya gelmiş, güçlerini, varlıklarını birleştirmiş, Mersin Hurdacılar Sanayi Sitesi diye bir yer yapmışlar; her şey tamam, bir tek elektriğe ihtiyaçları var. Bunun için, devlete müracaat ediyorlar; gelen cevaba bakın: "Söz konusu sitenin enerji ihtiyacı, anılan sitenin küçük sanayi sitesi olmaması nedeniyle, kendileri tarafından karşılanması gerekmektedir. İmza, Cumhur Ersümer." Evet, arkadaşlar, kendi kendimizin etrafına sınırlar, tel örgüler germekte son derece ustayız. Nedir yani,
küçük sanayi, büyük sanayi, orta sanayi, organize sanayi; her neyse... Şundan KDV alalım, bundan almayalım; şuna elektrik trafosu verelim, buna vermeyelim... Sanayiin ebadı, çapı ne olursa olsun, elbette, devlet, elinden gelen katkıyı yapmalıdır, kolaylığı göstermelidir; adı sanı ne olursa olsun, sanayi yatırımlarına gerekli ilgi ve alaka mutlaka gösterilmelidir; yani, demek istediğim, en az, koçlar kadar, kuzucukların da korunmaya, himaye görmeye hakları vardır. Bu konuda yapılabilecek değişikliklerin kısa sürede yapılarak, her türlü sanayi yatırımına -KDV muafiyeti de dahil- eşit muamele sağlanması gerekir.Bu madde üzerinde yapılan değişiklik ve yeni ilaveyi olumlu buluyorum. Hayırlı olması dileklerimle; hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Benli'ye teşekkür ediyorum.
Sayın Kul?..
EMİN KUL (İstanbul) – Vazgeçtim Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Beyreli; buyurun.
ALİ RAHMİ BEYRELİ (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlarım.
Görüşülmekte olan tasarının 60 ncı maddesiyle, Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinde değişiklik yapılmakta ve İstanbul Altın Borsası bünyesinde oluşturulması planlanan gümüş borsasında Katma Değer Vergisi uygulamasında, külçe gümüş teslimleri için vergi istisnası getirilmesi planlanmaktadır. Dolayısıyla, borsa tekniği açısından doğabilecek sıkıntıların şimdiden önüne geçme yolunda bir adım atılmıştır.
Madde hükmüyle, ayrıca, beş yıllık kalkınma planları ile icra programları çerçevesinde oluşturulan organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerinde hazırlanan arsalar ve inşa edilen işyerlerinin, kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile gerçek ve tüzelkişilerce oluşturulan iktisadî işletmelerce tesliminin Katma Değer Vergisinden istisna olunması sağlanmaktadır.
Bu düzenlemelerin ulusumuza hayırlı olmasını diliyorum.
Beni dinlediğiniz için teşekkür eder; hepinizi saygılarımla selamlarım. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Beyreli'ye teşekkür ediyorum.
Madde üzeri
ndeki görüşmeler tamamlanmıştır.Maddeyle ilgili 8 önerge vardır; geliş sırasına göre ilk dördünü okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan, çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa tasarısının 60 ıncı maddesi ile düzenlenen 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki (l) bendinin ilavesi için gereğini arz ederiz.
Algan Hacaloğlu
İstanbul
Değişiklik metni:
"l – (i) Her türlü kitap, dergi,
ansiklopedi, bülten ve gazete ile eğitim, kültür ve sanatı geliştirme ve yayma amaçlı her türlü yayın,(ii) Eğitim ile kültürel ve sanat etkinlikleri amacıyla kullanılan, gazete kâğıdı dahil, her türlü defter ve kâğıt teslimleri,
BAŞKAN – Sıradaki diğer önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddenin "Diğer İstisnalar" başlıklı dördüncü fıkrasına (l) bendi olarak;
"(l) Konut yapı kooperatiflerinin ortaklarına konutlarının teslimi" şeklinde bir bent eklenmesini arz ve teklif ederiz.
Naci Terzi Yakup Budak
Erzincan Adana
Ahmet Doğan Celal Esin
Adıyaman Ağrı
Rıza Ulucak Muhammet Polat
Ankara Aydın
Mustafa Yünlüoğlu İsmail Coşar
Bolu Çankırı
Zülfikar Gazi Ömer Naimi Barım
Çorum Elazığ
Tevhit Karakaya Sıtkı Cengil
Erzincan Adana
Ahmet Çelik M. Sıddık Altay
Adıyaman Ağrı
Ziyattin Tokar Ömer Faruk Ekinci
Ağrı Ankara
Ersönmez Yarbay Musa Okçu
Ankara Batman
Feti Görür Altan Kar
apaşaoğluBolu Bursa
Mehmet Aykaç Ömer Vehbi Hatipoğlu
Çorum Diyarbakır
Aslan Polat Şinasi Yavuz
Erzurum Erzurum
Bedri İncetahtacı Azmi Ateş
Gaziantep İstanbul
Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu
İstanbul İstanbul
Osman Yumakoğulları Hayrettin Dilekcan
İstanbul Karabük
Mustafa Kemal Ateş Osman Pepe
Kilis Kocaeli
Hanifi Demirkol Kahraman Emmioğlu
Eskişehir Gaziantep
Turhan Alçelik Saffet Benli
Giresun İçel
Zeki Karabayır Memduh Büyükkılıç
Kars Kayseri
Kemal Albayr
ak Hüseyin ArıKırıkkale Konya
Veysel Candan Metin Perli
Konya Kütahya
Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın
Ordu Sakarya
Ahmet Nurettin Aydın Abdulkadir Öncel
Siirt Şanlıurfa
Ahmet Feyzi İnceöz Kemalettin Göktaş
Tokat Trabzon
İsmail İlhan Sungur Şaban Şevli
Trabzon Van
Remzi Çetin Rıza Güneri
Konya Konya
Ahmet Derin Fikret Karabekmez
Kütahya Malatya
Sabahattin Yıldız Cevat Ayhan
Muş Sakarya
Latif Öztek Musa Demirci
Samsun Sıvas
Abdullah Arslan Bekir Sobacı
Tokat Tokat
Maliki Ejder Arvas Fethullah Erbaş
Van Van
İlyas Arslan Abdullah Örnek
Yozgat Yozgat
BAŞKAN – Sıradaki önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı tasarının 58 inci maddesi ile, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin eklenen (k) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Mahmut Yılbaş
Van
"k) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadî işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri ile konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri."
BAŞKAN – Son önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı kanun tasarının 60 ıncı maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 4 numaralı fıkrasına eklenen (k) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (l) bendinin eklenmesini ve çerçeve maddesinin buna g
öre düzenlenmesini arz ve teklif ederiz.l) Konut yapı kooperatifler
inin üyelerine konut teslimleri.Metin Bostancıoğlu Metin Şahin
Sinop Antalya
Nihat Matkap Emin Kul
Hatay İstanbul
Mustafa İlimen Hilmi Develi
Edirne Denizli
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi, okunan önergeleri aykırılık derecesine göre işleme alacağım.
En aykırı önergeyi tekrar okutuyorum :
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı tasarının 58 inci maddesi ile 3605 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin eklenen (k) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Mahmut Yılbaş Van
“k) Organize sanayi bölgeleri ile, küçük sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadî işletmelerin arsa ve işyeri teslimleri ile, konut yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri.”
BAŞKAN – Önergeye Komisyon katılıyor mu efendim?..
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Çoğunluğumuz yok; yalnız, uygun görüşle takdire sunuyoruz.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Önergeye Hükümet katılmaktadır, Komisyon takdire bırakmaktadır.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bu önerge kabul edildiği için, Sayın Metin Bostancıoğlu ve arkadaşlarının önergesi ile, Sayın Naci Terzi ve arkadaşlarının önergesi aynı hükmü ihtiva ettiğinden ve önergelerdeki istek de kabulle karşılanmış bulunduğundan, her iki önergeyi işlemden kaldırıyorum.
Son önergeyi tekrar okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet
Meclisi BaşkanlığınaGörüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa tasarısının 60 ncı maddesiyle düzenlenen 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna aşağıdaki (l) bendinin ilavesi için gereğ
ini arz ederiz.Algan Hacaloğlu İstanbul
Değişiklik metni:
I - (i) Her türlü kitap, dergi, ansiklopedi, bülten ve gazete ile eğitim, kültür ve sanatı geliştirme ve yayma amaçlı her türlü yayın,
(ii) Eğitim ile kültürel ve sanat etkinlikleri amacıyla kullanılan, gazete kâğıdı dahil, her türlü defter ve kâğıt teslimleri,
BAŞKAN – Önergeye Komisyon katılıyor mu efendim?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
NİHAT MATKAP (Hatay) – Sayın Başkan, gerekçe okunsun.
BAŞKAN – Önergenin gerekçesini okutuyorum:
Gerekçe:
Eğitim, sanat ve kültürel faaliyetlerin toplumun bilgilenmesinin en önemli girdisini oluşturan kitap, dergi, ansiklopedi, bülten, gazete ve diğer ilgili yayınlar, bu amaçla kullanılan her türlü kâğıt ve defter teslimlerinin Katma Değer Vergisi kapsamı dışına çıkarılarak, bilgi çağına girilirken bu temel kesimin desteklenmesi Türkiye'nin kitap okuyan bir topluma dönüşmesine katkıda bulunulması amacıyla bu değişiklik önerilmiştir.
BAŞKAN – Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmamıştı.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Maddeyi, kabul edilen önerge doğrultusundaki değişik şekliyle oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın Mahmut Yılbaş ve arkadaşlarının, 61 inci madde olarak yeni bir madde ilavesine dair önergeleri vardır.
Komisyon bu önergeye salt çoğunlukla katılabiliyor mu efendim?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Komisyon katılamadığı için, bu önergeyi işleme koyamıyorum.
61 inci maddeyi okutuyorum:
MADDE
61. – 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin 3297 sayılı Kanunla değişik 2 numaralı fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir."Şu kadar ki, 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup yılı içerisinde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi iade olunur. Maliye Bakanlığı bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir."
BAŞKAN – Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Mustafa Çiloğlu; buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA MUSTAFA ÇİLOĞLU (Burdur) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan vergi kanunu tasarısının 61 inci maddesi üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubunun görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi, şahsım ve Doğru Yol Partisi Grubu adına saygıyla selamlarım.
Tasarıdaki bu madde de, önemli değişiklikler getiren bir maddedir. Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrasının ikinci cümlesi şu şekilde değiştirilmektedir: "Şu kadar ki 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen teslim ve hizmetlerle ilgili olup yılı içerisinde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi iade olunur. Maliye Bakanlığı bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir."
Evrensel vergileme teorisi ve pratiğindeki gelişmeler, tüketim vergileri alanında, tek oranlı, tek oran olamıyorsa az oranlı sistemler geliştirme yönündedir. Katma Değer Vergisi sistemi, tek veya 2 veyahut 3 oran üzerine kurulu bir tüketim vergisi sistemidir. Verginin tek oranlı olması, uygulama ve denetim kolaylığı yanında, sistemde basitlik ve açıklığı da sağlamaktadır.
Katma Değer Vergisi sistemimiz, genel oran ve temel gıda maddeleri için indirimli oran olmak üzere, başlangıçta 2 oranlı bir sistem olarak uygulamaya konulmuştur. Maalesef, bu noktada kalınamamıştır; dünyadaki gidişin aksine, bu alanda da -daha çok, polit
ik sebeplerle- tersine gelişmeler yaşandı. Şu anda, Katma Değer Vergisinde, ihraç kabiliyeti olan tarımsal ürünler ile 150 metrekareyi aşmayan konut teslimlerinde yüzde 1, temel gıda maddelerinde yüzde 8, genel oran yüzde 15, lüks mal ve hizmetler için yüzde 23, motor silindir hacmi 2 001 ve daha yukarı olan otomobiller için yüzde 40 oranları uygulanmaktadır.Görüldüğü üzere, sistemimizde genel oran yüzde 15'tir. Doğru olan, yüzde 15 genel oranı ile temel gıda maddeleri için kabul edilen yüzde 8 oranını muhafaza etmektir; diğer 3 oranın iptali yoluna gidilmelidir.
Tasarıda, açıklamalarımızın aksine, çok tehlikeli, Katma Değer Vergisi ilkeleriyle bağdaşmayan, hatta, Anayasaya uygunluğunun tartışılması gereken bir düzenleme getirilmektedir. Uygulanmakta olan mevcut yasanın 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrasının ikinci cümlesi "Şu kadar ki 28 inci madde uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından vergi nispeti indirilen sadece temel gıda maddeleri ile ilgili olup indirilemeyen vergi iade olunur" şeklindedir. Kanun, ancak temel gıda maddelerini tasrihen belirtmiş ve bunlara indirimli oran uygulanması halinde, indirilemeyen verginin iadesini kabul etmiştir.
Halbuki, tasarıyla getirilen yeni düzenlemeye göre, Bakanlar Kurulunca vergi oranı indirilen bütün mal ve hizmetler için, Bakanlar Kurulu, indirilemeyen verginin iadesine karar verebilecektir. Bu yetki devri, mal ve hizmetler için verginin kaldırılması yetkisinin, genel bir tarzda, Bakanlar Kuruluna devri niteliğindedir. Zira, Bakanlar Kurulu, herhangi bir mal ve hizmetin vergi oranını indirmek suretiyle, bu mal ve hizmetin üretiminden başlayarak, tüketim safhasına kadar geçen devrelerde oluşan ve malın, hizmetin bünyesine giren tüm verginin iadesine karar verebilecektir. Bu yetki devri, Parlamentonun vergi koyma veya kaldırma hakkının icra organına devri anlamındadır. Böyle bir genel düzenlemenin, genel yetki devrinin Anayasaya uygun olmadığı kanaatini taşıyoruz.
Kanun, halen, bu konuda yetki devrini, sadece temel gıda maddeleri için öngörmüştür. Hükümet, temel gıda maddelerinin dışında hangi mal ve hizmetler için vergiyi kaldırma yetkisi istediğini açıkça ortaya koymalıdır. Parlementonun bunu istemesi ve bilmesi, vazgeçemeyeceği bir haktır ve aynı zamanda görevidir.
Hükümete tanınan genel bir yetki devrinin iki büyük sakıncası olacaktır.
Birincisi, mal ve hizmet üretenler, bu mal ve hizmetlere vergi iadesi tanınarak bunların vergi dışına çıkması konusunda Hükümeti baskı altına alacaklardır; bu, kaçınılmaz bir şeydir. Böyle bir imkân, bundan faydalanma talep ve baskılarını beraberinde getirecektir.
İkinci önemli husus, Hükümetin, kendilerine tanınan genel bir vergi iadesi ve bu yolla vergiyi kaldırma hakkını, hangi mal ve hizmetler için kullanacağıdır. Halen uygulanmakta olan yasada, bu imkânın sadece temel gıda maddeleri için tanınmış olması ve bunun yasada açıkça belirtilmesinin bir gerekçesi ve sebebi vardır; bu malların, temel gıda maddesi niteliğine sahip oluşudur, kanun bunu açıkça belirtmiştir; genel bir yetki devrini kabul etmemiştir.
Şimdi, genel bir yetki devrini Hükümetin ne şekilde kullanacağı sorusuna hep birlikte cevap aramalıyız. Hükümet, bu yetkiyi, her çeşit mal ve hizmet için kullanabilecektir. Bütün mal ve hizmetler için genel bir tarzda kullanıldığını varsayarsak, Katma Değer Vergisi, bir anlamda uygulamadan kalkmış olur. Bu, çok ileri bir yorum olsa da, böyle bir yetkiyi, yasama organı, icraya kayıtsız şartsız devredebilir mi?
Öte yandan, Hükümet, bu yetkisini, şu sektör, bu baskı grubu, (A) malı, (B) hizmeti için kullanırsa, buna kim engel olacaktır? Mesela, lüks bir mal için, zaman zaman görüldüğü üzere, vizon kürk tesliminde uygulanan oranı lüks otomobil sahibi için kullanırsa, buna kim ne diyebilecektir? Bunların cevabı verilmeden, tasarıda mal ve hizmet açıkça belirtilmeden, Parlamento, vergi koyma veya kaldırma niteliğindeki bir yetkiyi devretmemelidir.
Şimdi şu soruyu soralım: Hükümet, böyle bir yetkiyi niçin istiyor? Bazı mal ve hizmet grupları için gerekli olabilir; ama, bu, açıkça ortaya konulmalıdır; bu, tasarıda belirtilmelidir. Acaba bunu belirtmenin ne sakıncası vardır ki, Hükümet, genel bir yetki devri talebiyle Parlamentoya gelmiştir?
Evrensel vergi teorisine, vergileme alanındaki evrensel değişmelere ters olan 3065 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin 2 nolu fıkrasının ikinci cümlesine ilişkin değişiklikler, tasarıdan çıkarılmalıdır. Böyle bir yetki devrini kabul etmek, Parlamento için pek iyi olmasa gerek; Hükümet için de şeffaflıktan ve açıklıktan kaçıştır; biraz da utanç vericidir. Böyle bir yetki, vergi oranı indirimi taleplerini de yoğun bir şekilde gündeme getirir ki, sonuçta, vergi kayıpları ortaya çıkar. Bu durumdaysa, gelir idaresi, gelir bütçesiyle ilgili isabetli gelir tahmini yapamaz.
Anayasamızdaki alt ve üst sınırları yasada belirtilmek suretiyle Bakanlar Kuruluna tanınmış olan indirim hakkı, âdeta, genel, sınırsız ve belirsiz hale getirilmiş olmaktadır. Kaldı ki, böyle bir sınırsız düzenleme, Katma Değer Vergisindeki indirim ve hâsılat ile Katma Değer Vergisi ilişkisini de bozar. Doğru olanı, hangi mal ve hizmetler için iade hakkı tanınacağının, halen olduğu gibi, kanunda açıkça belli edilmesidir.
Bu nedenle, bir kez daha, tasarının bu maddesindeki genişlik ve belirsizlik giderilmeli ve düzeltilmelidir diyor; Doğru Yol Partisi Grubu ve şahsım adına, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Sayın Çiloğlu'na teşekkür ediyorum.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Fazilet Partisi Grubu adına Abdüllatif Şener konuşacak.
BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Abdüllatif Şener; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Fazilet Partisi Grubu adına hepinize saygılar sunuyorum.
Görüşmekte olduğumuz tasarının 61 inci maddesiyle, Katma Değer Vergisi iadelerinde yeni bir düzenleme yapılmaktadır. Bildiğiniz gibi, mükellefler, bir aylık dönem içerisinde aldıkları mal ve hizmetlere yaptıkları harcamalar için ödedikleri Katma Değer Vergisini, sattıkları mal ve hizmetler için tahsil ettikleri Katma Değer Vergisinden indirmek suretiyle, aradaki farkı, ertesi ayın 25'ine kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine beyan etmektedirler ve ödenecek Katma Değer Vergisi de bu esaslar dahilinde tespit edilmekte, aradaki farkı vergi dairesine ödemektedirler; ancak, bu uygulama, yani, ödedikleri Katma Değer Vergisinin, tahsil ettikleri Katma Değer Vergisinden indirilerek aradaki farkın ödenmesiyle ilgili düzenleme, değişik maddelerde istisna ve farklı uygulamalarla karşılaşmaktadır. Örneğin, eğer mükellefler, Katma Değer Vergisi istisnasına tabi i
seler, ödedikleri Katma Değer Vergisini tahsil etmektedirler; yani, kendilerine iade edilmektedir. İhracatta Katma Değer Vergisi uygulaması, bu esasa göre yapılmaktadır. Mükellefler, eğer bir malı ihraç etmişlerse, o malın bünyesinde bulunan, daha önce ödemiş oldukları Katma Değer Vergisini, iade olarak almaktadırlar.Bir de, Katma Değer Vergisi oranı Bakanlar Kurulu kararıyla düşük tutulan mallarla ilgili olarak, Maliye Bakanlığınca, indirilemeyen Katma Değer Vergisinin maliyete ilave edilmesini kararlaştırmak mümkündür. Örneğin, gazetelerin satışlarında Katma Değer Vergisi oranı yüzde 1 olarak belirlenmiştir; gazeteler, satın aldıkları mal ve hizmetler için yüzde 15 ilâ yüzde 23 arasında Katma Değer Vergisi öderler ve kendileri, gazeteyle birlikte yüzde 1 Katma Değer Vergisi tahsil ederler. Böylesi durumlarda ise, yani, ödedikleri Katma Değer Vergisinin, tahsil ettikleri Katma Değer Vergisinden düşük bulunduğu hallerde ise, bu fark gider olarak yazılmaktadır.
Bu uygulama, 1995 yılındaki 50 sıra numaralı Katma Değer Vergisi Tebliğiyle, bu tebliğe istinaden, gazetelerin, televizyon, buzdolabı ve değişik malları promosyon olarak vermelerinde de uygulanagelmiştir. Ancak, yapılan bu düzenleme, haksız Katma Değer Vergisi ödemelerini ortaya çıkarabilecek bir düz
enlemedir.Aslına bakarsanız, bu tasarının her bir maddesi, bir çıkar grubu tarafından takip edilmektedir ve izlenmektedir. Her maddenin peşine bir çıkar grubu takılmıştır; bu 61 inci maddenin peşine de, maalesef, çanak çömlek vesaire dağıtan, promosyon uygulaması yapan gazete ve medya patronları takılmış bulunmaktadır. Çünkü, eğer bu madde kabul edilirse, bununla birlikte, bu medya kuruluşlarının promosyon olarak dağıtmış oldukları ve gazete satışlarında uyguladıkları yüzde 1 tahsil edilen KDV ile ödedikleri KDV arasındaki farklar kendilerine iade olunacaktır ve açıkçası, bu maddeyle birlikte, milyarlarca, hatta trilyonlarca liralık bir iade hakkı doğacaktır. Yani, özet olarak belirtmek gerekirse, 61 inci madde, bu düzenleniş biçimiyle, medya patronlarına
, promosyon vesilesiyle, milyarlarca, trilyonlarca liranın iadesini sağlayabilecek bir uygulamadır.Maalesef, bütünü içerisinde değerlendirildiği takdirde açıkça görülmektedir ki, bu tasarının birinci niteliği, dayatmacı, tehditçi ve suçlayıcı devlet anlayışını ortaya çıkarmaktır. Bugün, Türkiye'de vergi reformu yapılacaksa, yapılacak vergi reformundaki temel hedef, temel anlayış şu olmalıdır: Bugün, devlet, Maliye, bütün vatandaşları vergi sorumluluğu sebebiyle incelediği takdirde, vergi farkı yakalayabilecek konumdadır. Bundan dolayıdır ki, Türkiy