________________________________________________________________________________________________________________________________
________________________________________________________________________________________________________________________________ DÖNEM : 20 CİLT : 57 YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
114 üncü Birleşim
2 . 7 . 1998 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – YOKLAMALAR
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) OTURUM BAŞKANININ KONUŞMALARI
1. – TBMM Başkanvekili Kamer Genç’in, 2 Temmuz Sıvas Olaylarını yaratan zihniyeti kınayan açıklaması
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Tuz Gölündeki kirliliğe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un cevabı
2. – Adana Milletvekili Mehmet Halit Dağlı’nın, Adana’da meydana gelen depreme ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun cevabı
3. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman SSKHastanesinin yapımına ilişkin gündemdışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey’in Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/360)
2. – İçel Milletvekili Saffet Benli’nin (6/1049) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/361)
3. – Başbakan A. Mesut Yılmaz’ın Romanya’ya yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1586)
V. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – (9/25) ve (9/26) esas numaralı Meclis soruşturması önergeleri ile (10/22) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 650 sıra sayılı raporunun gündemdeki yeri ve görüşme günlerine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VI. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
VII. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.—Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili BülentEcevit, Cumhuriyet HalkPartisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)
2.—Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı :338)
3.—Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon MilletvekiliYusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024)(S. Sayısı :553)
4.—Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı :631)
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikâl Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kema
lettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626)VIII. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1. – Hatay Milletvekili Nihat Matkap’ın, Kırıkkale Milletvekili Mikail Korkmaz’ın partisine sataşması nedeniyle konuşması
IX. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, 54 üncü ve 55 inci Hükümetler döneminde yapılan atamalarına ilişkin sorusu ve Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’in yazılı cevabı (7/5170)
2. – Karaman Mille
tvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Ermenek-Elmayurdu Köyünün sağlıkevi inşaatına ilişkin sorusu ve Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy’un yazılı cevabı (7/5190)3. – Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin, Kütahya-Merkez-Andız, Geven, Dolar ve Yalnızsaray köylerinin yollarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5389)
4. – Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, Gaziantep’e yapılacak yatırımlar için ayrılan ödeneğe ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5395)
5. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Burhan Köyünün içme suyu sorununa ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mustafa Yılmaz’ın yazılı cevabı (7/5398)
6. – Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, Toplu Konut İdaresinin projelerine ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in yazılı cevabı (7/5406)
7. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman-Ermenek-Balkusun Köyünde bulunan türbenin restorasyonunun ne zaman yapılacağına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Metin Gürdere’nin yazılı cevabı (7/5414)
8. – Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı personeline ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Refaiddin Şahin’in yazılı cevabı (7/5415)
9. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Antalya-Kemer-Çamyuva Kasabası girişindeki çöplüğe ilişkin sorusu ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un yazılı cevabı (7/5505)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak dört oturum yaptı.
Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray B
aycık, Erdemir KAM -3 Projesi kapsamında yapılacak, Galvaniz Hattı Projesi ihalesine,Ordu Milletvekili Müjdat Koç, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramına,
Adana Milletvekili Mehmet Büyükyılmaz da, Adana’da meydana gelen deprem felâketine,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Arnavutluk’a gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’a, Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in vekâlet etmesinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Erzincan Mill
etvekili Mustafa Kul ve 24 arkadaşının, Yatırımlarla İlgili Çok taraflı Antlaşma (MAI) konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/274) okundu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı açıklandı.Devlet Bakanı Eyüp Aşık hakkında Genel Kurulun 29.6.1998 tarihli 111 inci Birleşiminde yapılan gensoru görüşmeleri sırasında verilen güvensizlik önergesinin, açık oylaması sonucunda, Anayasada belirtilen salt çoğunluk sağlanamadığı için kabul edilmediği açıklandı
.Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :
2 nci sırasında bulunan 232,
4 üncü sırasında bulunan 553,
5 inci sırasında bulunan 631,
Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,
3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,
Ertelendi.
6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikâl Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 S
ayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılaması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626) görüşmelerine devam olunarak, 41 inci maddesine kadar kabul edildi, 41 inci maddesi üzerinde bir süre görüşüldü;Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar, 41 inci madde üzerinde DYP Grubu adına konuşan Balıkesir Milletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın şahsına sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.
Alınan karar gereğince, 2 Temmuz 1998 Perşembe günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşime 00.03’te son verildi.
Kamer Genç
Başkanvekili
Levent Mıstıkoğlu Abdulhaluk Mutlu
Hatay Bitlis
Kâtip Üye Kâtip Üye
Ünal Yaşar Hüseyin Yıldız
Gaziantep Mardin
Kâtip Üye Kâtip Üye
No. : 169
II. – GELEN KAĞITLAR
2.7.1998 Perşembe
Rapor
1. – Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı ve 37 Arkadaşının, Bazı Gazete Kuruluşlarının Amaçları Dışında Fon Kaynaklı Kredi Kullandıkları İddialarını Araştırmak Amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci Maddeleri Uyarınca Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergesi ve (10/22) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Raporu (S.Sayısı : 650) (Dağıtma tarihi : 2.7.1998) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1. – Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz’ın, derslik sayısı artırılan okullara ilişkin Milli Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1142) (Başkanlığa geliş
tarihi : 29.6.1998)2. – Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz’ın, öğretmen açığına ve atamalarına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1143) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.1998)
3. – Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz’ın, sekiz yıllık kesintisiz eğitimin uygulamasına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1144) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.1998)
4. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, Samsun’da açılan Hüsn-ü Hat ve tezhip sanatı kursunun kapatılma nedenine ilişkin Kültür Bakanından sözlü soru önergesi (6/1145) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1. – İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, Muğla Gökova Termik Santraliyle ilgili mahkeme kararının ne zaman uygulanacağına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/5680) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.1998)
2. – Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, Karaman-Merkez-Akşehir Beldesinde TMO alım merkezi kurulup kurulmayacağına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5681) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.1998)
3. – Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, SEKA’ya ait fidanlığın özel bir firmaya bedelsiz olarak tahsis edildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5682) (Başkanlığa geliş tarihi : 29.6.1998)
4. – Kayseri Milletvekili Ayvaz Gökdemir’in, kamuya ait bir akaryakıt tankının bedelsiz olarak kiraya verildiği iddiasına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5683) (Başkanlığa geliş tarihi : 1.7.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 14.00
T
arih : 2 Temmuz 1998 PerşembeBAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER : Abdulhaluk MUTLU (Bitlis), Levent MISTIKOĞLU (Hatay)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 114 üncü Birleşimini açıyorum.
Sayın milletvekilleri, çalışmalarımıza başlıyoruz.
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) OTURUM BAŞKANININ KONUŞMALARI
1. – TBMM Başkanvekili Kamer Genç’in, 2 Temmuz Sıvas Olaylarını yaratan zihniyeti kınayan açıklaması
BAŞKAN – Bugün günlerden 2 Temmuz; bundan bir süre önce 37 vatandaşımız yakılmıştı. Ben, bu olayı şiddetle kınıyorum ve bir daha Türkiye'de böyle olayların olmamasını diliyorum.
Türkiye'de insanlar, artık, birbirlerini yakacak yerde sevmelidirler Türkiye'nin barışa ihtiyacı vardır ve Türkiye'de insanları, birbirini yakacak şekilde eğiten zihniyetteki insanları da kınıyorum.
Gündemdışı söz talepleri vardır, onları yerine getireceğiz.
B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş’in, Tuz Gölündeki kirliliğe ilişkin gündemdışı konuşması ve Çevre Bakanı İmren Aykut’un cevabı
BAŞKAN – İlk gündemdışı sözü, Tuz Gölündeki kirlilik konusunda gündemdışı söz isteyen Ankara Milletvekili Sayın Yılmaz Ateş'e verdim.
Buyurun Sayın Ateş. (CHP ve DSP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakikadır efendim.
YILMAZ ATEŞ (Ankara) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yüce Meclisi saygılarımla selamlarım.
Sayın Başkanın açılıştaki duyarlılığına çok teşekkür ediyorum. Ben de, bundan beş yıl önce, 37 aydınımızı, yurttaşımızı yakan zihniyeti kınıyorum, lanetliyorum; o yangında yaşamını yitirenlere Tanrı'dan rahmet, yakınlarına da tekrar başsağlığı diliyorum. Yalnız, umuyor ve diliyorum ki, orada, o 37 insanımızı ateşe veren zihniyet, "demokratik, laik cumhuriyet burada kurulmuştu, burada yıkılacak" zihniyeti günümüzde de prim görmesin, böyle, çağdışı yaklaşımlarla, yeniden Türkiye'yi acı günlere götürmeyelim.
Bir süre önce, Adana'da, deprem felaketi nedeniyle yaşamını yitiren ve büyük zarara uğrayan Adanalılara da en içten duygularımızı sunuyoruz; ölenlere Tanrı'dan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyoruz.
Sayın milletvekilleri, bir süre önce, Konya il örgütümüzün düzenlediği bir etkinliğe katılmak üzere Tuz Gölüne gittim. Tuz gölü, bildiğiniz gibi, dünyada iki tanedir; birisi Amerika'da, birisi de Türkiye'dedir. Amerika'daki tuz gölü, her yıl verimliliğini artırmasına rağmen, maalesef, ülkemizde, artık dünyada da eşi görülmeyen Tuz Gölümüz, her yıl giderek küçülen ve son otuz yıl kayıtlarına göre de üçte 1 oranında küçülen bir noktaya gelmiş.
Bunun en temel nedenlerin
den biri, 1974 yılında, o bölgeyi sulamak amacıyla açılan 185 kilometre uzunluğundaki su kanalının, şimdi, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bir kanalizasyon olarak kullanılmasıdır.Sayın milletvekilleri, gördüğüm manzara çok çirkin bir manzara, Türkiye'ye yakışmayan bir manzara, gerçekten içimizi karartan bir manzara. O, açıkta akan 185 kilometrelik kanalizasyonda, sevgili arkadaşlar, katı atık maddelerin, hayvan atıkları ve hastane atıklarının, içerisinde çocuk ölülerinin dahi bulunduğu atıkların, 185 kilometre uzunluğunda bir kanaldan akarak Tuz Gölüne verildiğini görüyoruz. Maalesef, 1 milyonu aşan nüfusa sahip Konya'nın Büyükşehir Belediyesi, bu kanalizasyon atıklarını, herhangi bir arıtmadan geçirmeden, herhangi bir arıtma tesisi kurmadan, olduğu gibi, o 185 kilometrelik bölümde, Tuz Gölüne pompalıyor.
Tuz Gölüne, 3 kilometre mesafeye kadar yaklaşılamıyor; hava koşullarından yararlanarak yaklaştığımızda da -Gölyazı Beldesinin sınırları içerisinde göle dökülüyor bu atıklar- sevgili arkadaşlar, görülen manzara çok ürpertici. O katı atıklar, o bölgede tabakalar oluşturmuş, sineklerden kimse yanaşamıyor; o yöre halkı, 40 derece sıcaklıkta, çocuklarını sivrisineklere yem etmemek için kapısını, penceresini açmadan yaşamını sürdürmek durumunda kalıyo
r.Tabiî, bu bölgede, bir çölleşme, bir çoraklaşma da yaşanıyor. O bölgede, ağaç, bitki de yetişmediği için, korkunç bir manzara var.
İl Çevre Müdürlüğü yetkilileri bir brifing verdiler; kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu sorunların tespitinde, Bakanlıkla aynı noktadayız. Sorunlar tespit edilmiş, çok güzel; ama, hiçbir önlem alınmaması içimizi karartıyor.
Sevgili arkadaşlar, bu arkadaşlarımızın verdiği bilgiye göre, 2010 yılında, Tuz Gölü tamamen kuruyacak ve devreden çıkacak ve bunun katili de Konya Büyükşehir Belediyesi olacak.
Çok daha az olanaklara sahip olmasına rağmen, Karaman Belediyesi, arıtma tesisini kurmuş, kanalizasyon sistemini kurmuş, kendi arıtma tesisinde kendi atıklarını temizleme olanağı bulmuş; ama, maalesef, Konya Büyükşehir Belediyesi böyle bir uygulamaya gitmediği için, Tuz Gölü, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Sayın Bakanın, Sayın Hükümetin, zaman geçirmeden bu soruna el atmasını diliyorum; yoksa, ikinci bir Tuz Gölümüz yok, ikinci bir Konya Ovası yok. O yöre halkından oy alıp da, o yöre halkını yönetenlerin, o güvene layık olması lazım; layık olmayanlara o oyların haram olmasını diliyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Ateş.
Çevre Bakanımız Sayın İmren Aykut, gündemdışı konuşmaya cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
ÇEVRE BAKANI İMREN AYKUT (Adana) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Tuz Gölüyle ilgili olarak epeyce mesafe almış durumdayız. Anladığım kadarıyla, Sayın Yılmaz Ateş bu konuları pek yakın takip edememiş.
YILMAZ ATEŞ (Ankara) – Sayın Bakan, manzara ortada; nesini takip edeceğiz.
ÇEVRE BAKANI İMREN AYKUT (Devamla) – Çünkü, bu konuda, yalnız Tuz Gölüne münhasır olarak, iki defa basın toplantısı yaptım, bir de değil. Tuz Gölüyle ilgili çalışmaları sekiz ay önce başlattım; zaten, ben de bu göreve geleli daha oniki ay oldu. Demek ki, duyarlı şekilde ilk ele aldığımız yer Tuz Gölü olmuştur.
Nitekim, bundan dörtbuçuk ay önce de, bu konu, Bakanlar Kurulundan, bir Bakanlar Kurulu kararına bağlanarak tarafıma tevdi edilmiş, İller Bankası, Tekel Genel Müdürlüğü ve Konya Belediyesiyle birlikte oluşturduğumuz bir koordinasyon kurulu marifetiyle de, bunun ön fizibilite etütleri yaptırılarak, raporları hazırlanmıştır. Şu anda, tamamlanmış olan bu raporların İngilizceye çevirisi yapılmaktadır; çünkü, bu çok büyük bir iştir. Örneğin, 1,6 milyon nüfuslu Konya'nın tüm atıksuları, 2 organize sanayi bölgesinin atıksuları ve 8 küçük sanayi sitesinin atıksularının hepsi Tuz Gölüne akmaktadır.
Bu, son derece büyük ve kapsamlı bir iş olduğu için, bunu Bakanlar Kuruluna kadar getirmiş durumdayım. Bakanlar Kurulu, olayın vahametini yakından görmüştür; onun için, özel bir kararla, Tuz Gölünün kurtarılması hususu, Çevre Bakanlığına tevdi edilmiştir. İşte, bu çerçevede yapılan çalışmada ön fizibilite bitmiştir ve uluslararası piyasada finansman temini için harekete geçmiş durumdayız. Yani, siz, bu konuyu gündeme getirmekte altı ay geç kalmış durumdasınız; onu ifade edeyim.
Tabiî, yalnız Tuz Gölü değil, bunun yanında, İznik Gölü de son derece kıymetli; orada, çok kıymetli bir tarım alanının içinde içmesuyu ve sulamasuyu olarak kullanılan bir göl olduğu için, bu da büyük tehdit altında olduğu için, onbir belediyeye bir belediyeler birliği kurdurarak -Gemlik'i de içine dahil ederek- gölün bütün çevresinden göle akan bütün kirli suların arıtılması, Gemlik'in kirli sularının, kanalizasyon sularının denize akıtılmasını da önlemek üzere bir proje hazırlamış durumdayız.
Diğer taraftan, aynı proje, Manyas Gölü için de hazırlanmıştır. Manyas Gölünün çevresindeki atıksuların arıtılması için -bunların hepsi büyük projelerdir arkadaşlar- diğer taraftan, Uluabat Gölü için aynı çalışma yapılmıştır; çünkü, Uluabat Gölü de içmesuyu tatlı su olduğu için ve şu anda hem bazı kamu fabrikalarının hem birçok özel fabrikanın endüstriyel atıksuları da dahil bu göle bırakıldığı için, göl, belki, birkaç sene içinde kaybedilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Onun için, orayla ilgili çalışmamızda Hollandalılarla ortak bir proje uygulanmaktadır.
Diğer taraftan, Karataş lagünüyle ilgili çalışma başlatılmış durumdadır; çünkü, bu lagün, dünyada en büyük ikinci lagündür ve bütün balık yavrularının ürediği çok önemli ekolojik değere sahip bir lagündür. O konudaki çalışmayı da başlatmış durumdayız.
Diğer taraftan, Gediz Deltası, Kızılırmak Deltası, Uluabat Gölü, Manyas Gölünün tamamı, Burdur Gölünün tamamı ve Akyatan lagünü, bildiğiniz gibi, Ramsar kapsamına alınmıştır; yani, uluslararası korumaya dahil edilmiştir. Daha önce beş yerimiz Ramsar alanıydı; yani, uluslararası korumaya sahipti, 59 bin hektarlık bir alan. Geçtiğimiz nisanda bu dört yeri daha Ramsar alanına alarak 140 bin hektarlık bir alanı ulusalararası koruma kapsamının içine dahil etmiş durumdayız.
Diğer taraftan Seyfe Gölüyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Sultan Sazlığı ile ilgili çalışmalar, projeler başlatıldı, devam ediyor. Foça'nın çöp işleri tamamlatılmış, ihale edilmiştir.
Köyceğiz-Dalyan'ın bütün altyapısı, arıtma tesisleri ve çöp işi ihale edilmiştir.
Diğer taraftan, Foça'nın kanalizasyon sistemiyle ilgili olarak, Bakanlığımız ve belediye arasında işbirliğiyle ihale hazırlığı tamamlanmak üzeredir.
Diğer taraftan, Gediz'deki kirlenme, Büyük Menderes'teki kirlenmeyle ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Bütün Ege havzasını kapsayan, Fransızlarla ortak bir proje başlatılmıştır. Bu da, buradaki su yönetimi ve kirlenmenin önlenmesiyle ilgili bir projedir.
Diğer taraftan, Adana, Mersin katıatık projesi, Japonlarla birlikte başlatılmıştır. Yeni ve bunun özel bir yönetim planında hazırlanması bu kapsamdadır.
Bunun dışında, GAP bölgesinde, Sayın Bakanımızla yaptığımız bir ortak protokol çerçevesinde, 20 proje hazırlatılmıştır; çünkü, GAP, şu anda, fevkalade kıymetli. Bu proje, yıllardan beri, katrilyon harcayarak, ulaşmak istediğimiz bir hedeftir; ama, ne yazık ki, bu projeyi bitirmek için bu kadar gayret sarf ederken, öbür taraftan da Atatürk Barajının içine kanalizasyonları akıtarak kirletmeye başlamış durumdayız. Proje katrilyonlar harcanıp tamamlandığı sırada bir dönüp bakacağız ki, Atatürk Barajı bitmiş. Bu kadar kirlenmiş bir barajın suyuyla, herhalde, sizin, Harran Ovasını sulayacak haliniz yok. Onun için, bu baraj gölünün kurtarılmasıyla ilgili olarak, Sayın Bakanla işbirliği halinde bir proje hazırlığı içindeyiz.
Karakaya Barajının içine Malatya'nın bütün kanalizasyonları akıyor, baraj gölü yine bitmek üzeredir. Orayla ilgili bir hazırlığın içine belediyeyle birlikte girmiş bulunuyoruz.
Diğer taraftan, Birecik Barajı ve o yörede, GAP bölgesinde 20 çok hassas konu tespit edilmiştir ve bunların da proje çalışmaları devam etmektedir.
Bu arada, Ankara için önemli olan Gölbaşı'nda Hacettepe Üniversitesiyle birlikte bir çalışma yapılmış, gölün bütün dip haritası çıkarılmış, dip çamurunun analizleri yapılmış ve bu gölün nasıl kurtarılacağına dair bütün kriterler belirlenmiştir. Gölün çevre düzenlemesiyle ilgili olarak Atatürk Parkının ihalesi de yapılmıştır; ama, diğer taraflarıyla ilgili hedef maket ve çalışmalar tamamlanmak üzeredir; yani, Gölbaşı, Mogan, Eymir ne olacak; önümüzdeki yıllarda, bu, sizin dikkatlerinize sunulmak üzeredir, hazırlığı bitmek üzeredir. Bunu, bütün milletvekillerimize özel bir basın toplantısıyla, bütün basına özel bir basın toplantısıyla, bütün Ankara halkına özel bir basın toplantısıyla tanıtacağız; çünkü
, Gölbaşı'nın, Mogan Gölünün korunması Ankara için hayatî önem taşımaktadır. Bu gölün kuruması ve bitmesi Ankara'nın iklimini dahi etkileyecek kadar olumsuz sonuçlar yaratacaktır. Onun için, bütün bu göllere gereken önem veriliyor ve hepsiyle ilgili çalışmalar tarafımdan başlatılmıştır. Bu konuda son derece müsterih olmanızı istiyorum. Gölbaşı'nda zaten sonuca doğru yaklaşıyoruz. Orada, bu ön fizibiliteyle başvuracağımız, uluslararası piyasadan temin edeceğimiz krediyle bunun derhal yapımına başlanacaktır.Eğirdir Gölü ile ilgili çalışmalarımız vardır.
Beyşehir Gölüyle ilgili olarak, kendim bizzat giderek burada gerekli incelemeleri yaptım ve bu çalışmayı başlattık. Trakya havzasındaki çalışmaları biliyorsunuz. Bugüne kadar 37 işyerini kapattık. Bunların aşağı yukarı 28-29 tanesi arıtma tesislerini yaptı, onların çalışmasına müsaade ettik; diğerleri son aşamaya geldikleri için, ağustosa kadar bir kere daha onlara izin verdik. Şimdi, onları bekliyoz; fakat, bu, tabiî, 37 işyeri meselesi değil, Trakya havzasında daha kapatılacak bir sürü işyeri var. Bunların da hiç tavizsiz çalışmaları sürmektedir.
Organize sanayi bölgeleri tamamen dikkatimizin altındadır; çünkü, 41 tane şu anda faal olan organize sanayi bölgesinden sadece 6-7 tanesinde arıtma tesisi vardır. Diğerleri için de, hem onlara proje yönünden hem teknoloji yönünden hem de finansman sağlama yönünden yardım ediyoruz ve onları teşvik ediyoruz.
Bunları da, bu vesileyle dikkatlerinize sunma fırsatını bana verdiği için Sayın Ateş'e çok teşekkür ediyorum; hepinize saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
YILMAZ ATEŞ (Ankara) – Sayın Başkan, yerimden bir şey arz edebilir miyim...
Şimdi, efendim, ben Sayın Bakandan teşekkür beklerken, bu sorunu gündeme getirdim diye rahatsız oldu. Anlayışla, bu sorunlar...
ÇEVRE BAKANI İMREN AYKUT (Adana) – Niye rahatsız olayım...
BAŞKAN – Efendim, onu kendi aranızda halledin Sayın Bakanla; şimdi, benim halledeceğim bir konu değil.
2. – Adana Milletvekili Me
hmet Halit Dağlı’nın, Adana’da meydana gelen depreme ilişkin gündemdışı konuşması ve Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun cevabıBAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Adana'da meydana gelen deprem, Adanalı kardeşlerimizin, büyük, can ve mal kaybına sebebiyet vermiştir. Bu itibarla, Adanalı kardeşlerimizin bu acılarına Meclisimizin kayıtsız kalmadığını belirtmek için, dört gündür bu konuda gündemdışı söz veriyorum.
Bügün de, aynı konuda gündemdışı söz isteyen Adana Milletvekili Sayın Halit Dağlı'ya gündemdışı söz verilmiştir efendim.
Buyurun Sayın Dağlı.
MEHMET HALİT DAĞLI (Adana) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; öncelikle, 27 Haziran cumartesi günü Adana merkez ve Ceyhan ağırlıklı olmak üzere, ilçe ve köylerinde yaşanan deprem felaketinde vefat eden vatandaşlarımıza Cenabı Haktan rahmet, yakınlarına ve yüce milletimize başsağlığı diliyorum; yaralılara acil şifalar, zarar gören vatandaşlarımıza da geçmiş olsun diyorum.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, devletimizin tüm kurumlarına ve yetkililerine, iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasî partilerimize, meslek ve sivil toplum örgütlerine, yardımsever işadamlarımıza, gösterdikleri ortak duyarlılık için teşekkür etmek istiyorum ve sevgili Adanalıların yaşadığı acının büyüklüğünü göstermesi bakımından deprem felaketiyle ilgili birkaç rakam vermek istiyorum: 144 vefat, 1 000 yaralı; 802 ev yıkılmış, 3 658 ev harabe, oturulamaz vaziyette, 7 147 evde kısmî hasar var, toplam 11 607 ev zarar görmüş; birçok köyümüzde sulama kanalları hasarlı, çalışmıy
or...Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; milletimizin tümünü yasa boğan bu büyük felaketin kısmen de olsa hafifletilmesi, olay günü yaptığınız gibi, bugün de göstereceğiniz duyarlılıkla mümkündür ve Adanalı hemşerilerim, şimdi sıralayacağım önlemlerin derhal alınmasını, Yüce Meclisimizden ve Hükümetimizden beklemektedir.
Peki, nedir bu önlemler: Öncelikle, Adana'nın afet bölgesi olarak ilan edilmesi, bununla ilgili kanunun derhal çıkarılması ve sonuçlarının acilen uygulanmasıdır.
İl merkezi, ilçeler ve köylerimizde hasar tespitleri derhal bitirilmelidir. Geçitli'den Yakapınar'a, Kılıçlı'dan Abdioğlu'na kadar onlarca köyün sulama kanalı ve yolu hasarlıdır; buraların onarımı acilen yapılmalı, köylümüzün, tarlasında yeniden çalışabilir duruma gelmesinin şartları yaratılmalıdır.
Tarihî Misis Köprüsü, kullanılamaz vaziyettedir ve trafiğe kapalıdır. Geçitli ve yöredeki köylerle ulaşım, Ceyhan üzerinden yapılmaktadır ve bu da, o yörede yaşayan vatandaşlarımız için büyük bir sıkıntı kaynağıdır. Orijinal durumuna uygun onarımı yapılana kadar, yerine, acilen bir panel köprü kurulmalıdır.
Çiftçilerimizin kendi öz örgütlerinden olan sulama birliklerinin, kangrene dönüşmüş elektrik borçları, faizsiz ertelenmelidir.
Ayırım gözetmeksizin tüm belediyelerimizle işbirliği yapılmalı ve onlara para aktarılmalıdır.
Evleri az hasarlı vatandaşlarımıza onarım yardımı yapılmalı, oturulamaz durumdaki vatandaşlarımıza tahsis edilmek üzere yapılacak evler kışa kadar mutlaka bitirilmeli, bu süre içinde de evsiz kalmış bu vatandaşlarımızın barınabileceği geçici mekânlar düzenlenmelidir.
Felaketzedelerin, Toplukonut İdaresi, Halk Bankası, Ziraat Bankası, tarım kredi kooperatifleri gibi kurumlara olan borçları faizsiz ertelenmeli ve düşük faizli yeni krediler verilmelidir.
Tarım Bakanlığınca canlı hayvan kayıpları bedelsiz olarak karşılanmalıdır.
Ticaretle iştigal eden kiracı konumundaki işletmelere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu aracılığıyla, proje üzerinden yeni işyeri edindirme yardımı yapılmalı ve kurumlar ve geçici vergi mükelleflerinin vergileri faizsiz ertelenmelidir. Belediyelerin, İller Bankasına olan borçları ertelenmeli ve bu belediyelerin tahrip olan altyapıları, onarımları için, yatırım programına alınmalıdır. Bir salgın hastalık çıkmadan gerekli tıbbî önlemler alınmalıdır.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu saydıklarım, hemen alınması gereken tedbirlerdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Dağlı, süreniz bitti. Size eksüre veriyorum, tamamlayın efendim.
Buyurun.
MEHMET HALİT DAĞLI (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Ama, bu, felaket bir kere daha göstermiştir ki, benzeri sıkıntıları bir kez daha yaşamamak için, önceden alınması gereken tedbirler konusunda yerel yönetimlerin de, merkezî yönetimin de alacağı ve asla taviz vermeyeceği önlemler vardır; bunlar, hepimiz tarafından bilinen şeylerdir. Özellikle, Adana gibi yoğun göç alan illerimizde bu önlemler yaşamsaldır.
Bu itibarla, bugünden tüm ilgililere sesleniyorum, sürekli göç alan güney Adana'nın sosyal, asayiş, sağlık, eğitim ve imar sorunları giderek artmaktadır; yapılacak orta vadeli bir imar ve yerleşim programıyla, burası da çağdaş bir kent merkezine dönüştürülmelidir. Zaten, bir kenti, güneyi şöyle kuzeyi böyle gibi anlamsız ve çirkin bir ifadeyle tarif etmenin ne modern devlet yönetimiyle anlaşılır yanı vardır ne de milletimizin belki de en büyük özelliği olan millî birlik ruhuyla ilgisi vardır. Onun için, kuzeyiyle güneyiyle tek Adana yaratılmasının önemine bir kez daha dikkatleri çekmek
istiyorum.Bugün, Yüce Meclisimizin önünde bir tarihî fırsat vardır. Dün, Karadenizde yaşanan sel felaketi, bugün Adana'da yaşanan deprem felaketi_ Gelin, vatandaşlarımıza, bu Meclisin, gerektiğinde ortak bir refleks, ortak bir duyarlılık içerisinde olabileceğini, sözle değil, uygulamalarımızla gösterelim, Meclisimizin var olan saygınlığını daha da artıralım. Vatandaşlarımızın, tam demokrasinin olmazsa olmaz şartı olan Meclise ve cumhuriyete olan güvenini daha da artıralım. Karadenizden Akdenize büyük Türkiye'yi yeniden kuralım. Başta Adanalı hemşerilerim olmak üzere, bütün Türkiye'nin gözü ve vebali üzerimizdedir.
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün felaketzedelere geçmiş olsun dileklerimle, kaybettiklerimize Tanrı'dan rahmet diliyorum, milletimize ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bir daha böyle felaketler yaşanmamasını Cenabı Hak'tan niyaz ediyor, Meclisimizin ve Hükümetimizin göstereceğine inandığım hassasiyetleri için şimdiden teşekkür ediyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Dağlı.
Bayındırlık ve iskân Bakanı Sayın Yaşar Topçu, gündemdışı konuşmaya cevap verecekler.
Buyurun Sayın Topçu.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; 27 Haziran günü, mahallî saatle 16.55'te, Adana merkez ve yakın çevresinde meydana gelen depremi bir defa daha gündemdışı olarak Parlamentomuzun görüşmesine getiren Adana Milletvekili Değerli Arkadaşımız Halit Dağlı'ya teşekkür ediyorum.
Maalesef, bu depremde 144 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu, bugünkü tarih itibariyle kesin rakamdır; artık, yıkıntıların altında, çıkarılacak, hayatını kaybetmiş herhangi bir vatandaşımız bulunmamaktadır. Sadece, tedavide bulunup da durumu ağır olan 11 vatandaşımız vardır. Allah'tan, bunlara sağlık, afiyet diliyorum. Hükümetimiz adına, hayatını kaybeden bu 144 vatandaşımız için Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum, bütün milletimize başsağlığı diliyorum, sabır diliyorum. Gerçekten, bu tür felaketlerden bütün milletimizi ve insanlığı korumasını Allah'tan niyaz ediyorum.
Deprem, ülkemizde en çok hasara neden olan tabiî afetlerin başında geliyor. Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin yüzde 96'sı deprem kuşağı içerisindedir; Türkiye'nin üzerinde oturduğu deprem kuşağı, Akdeniz-Alp-Himalaya kuşağıdır; sadece yüzde 4'ü deprem dışıdır. Bu yüzde 96'nın yüzde 66'sı da birinci derece deprem kuşağıdır. Adana ve yöresi ikinci derece deprem kuşağı içindedir; en son 1996 yılında yapılan tespit ve haritalara göre, ikinci derece deprem kuşağı konumu değişmemiştir.
Deprem haber alınır alınmaz, önce, İçişleri Bakanımız Adana'ya ulaştı; sonra, bendeniz -depremden iki saat sonra- Değerli Sağlık Bakanımızla beraber Adana'ya ulaştık. Burada zaten kriz masası, Adana'da, Vilayette kurulmuştu. Hiç durup dinlenmeden, gece gündüz demeden, görevli arkadaşlarımız büyük bir fedakârlıkla çalıştılar. Yirmidört saat geçmeden, hemen her yöreye mutlaka ulaşıldı.
Kurtarma faaliyetleri zaten anında başlamıştı. Kurtarma faaliyetleri için, başta yörenin belediyeleri olmak üzere, kamu kurumlarının o yöredeki bölge müdürlükleri, bütün kamu kurumları seferber oldu. Bu yetmedi; Sivil Savunma Genel Müdürlüğünün uzmanlar ekibi ve ayrıca, gönüllü dağcılar ekibi, Adana ve Ceyhan'a derhal akın etti. Gece gündüz demeden, âdeta kendilerini feda edercesine, 27 Hazirandan bu yana geçen beşbuçuk gün içerisinde, arkadaşlarımız, görevliler, canla başla çalıştılar. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, yardımcıları ve bakanlar, hepsi, bölgeyi ziyaret edip yapılanları gördüler. Değerli arkadaşımız Halit Dağlı, Adana Milletvekili olarak, onlara teşekkür etti; bu nezaketinden dolayı, kendisine teşekkür ediyorum.
Hükümet olarak, bu bizim görevimiz; ama, Hükümet dışındakiler, o bölgede çalışan özel sektör; makineleriyle, tanklarıyla -ellerinde ne varsa- işçileriyle, bütün imkânlarıyla, böyle bir felaket için koştular; devletin yanında, kurtarma faaliyetleri için yer aldılar. Gerçekten, bu konuda katkıda bulunan herkese, Hükümet olarak, sorumlu Bakan olarak, ayrıca şükranlarımı ifade ediyorum.
Şu anda, bölgede, 5'i Seyhan Belediyesinin, 11'i Kızılayın olmak üzere 16 tane seyyar mutfak, vatandaşlarımıza sıcak yemek vermektedir.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Başka yok mu Sayın Bakan?
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – 16 seyyar mutfak var; başka neyi kastediyorsunuz, anlamadım...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Başka kuruluşların, kurumların, belediyelerin gönderdiği seyyar mutfak yok mu?
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Söyledim işte... (FP sıralarından "İstanbul ve Ankara Belediyelerini söylemediniz" sesleri)
Ben, bu konuda ayırım yapmıyorum. Benim kafam, sizinki gibi değil. Ben ayırım yapmam. Bakın, arkadaşımız da ayırım yapmadı. Bendeki bilgi bu. Orayla, günde, asgarî beş kere konuşuyorum; her iki saatte bir Adana'yla konuşuyorum, her iki saatte bir Kızılayla konuşuyorum, her iki saatte bir valiyle konuşuyorum, ilgililerle konuşuyorum...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Neresi ayırım bunun?
Sayın Bakan, siz söylerken ayırım olmuyor, biz söyleyince ayırım mı oluyor...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ayırım yok...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Biz, gidip gördük... Halka sor bunu...
Niye söylemiyorsunuz?..
BAŞKAN – Değerli arkadaşlarım, devletin çeşitli kuruluşları var. (FP sıralarından gürültüler)
Müdahale etmeyelim efendim...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ben, buradan tekrar ediyorum: Kızılay'ın 9, Seyhan Belediyesinin de 5 adet olmak üzere 14 seyyar mutfak çalışırken, Kızılay, 2 seyyar mutfak daha gönderdi. 11'i Kızılay'ın, 5'i Seyhan Belediyesinin. Bunlar şahsî tespitim değil, oradaki komitenin tespiti. Bu konuda, orada bulunan arkadaşlarımız, olan bir şeyi benden niye saklasınlar... Niye saklasınlar, olan bir şeyi benden... Yani, böyle bir şeyin istismarı olur mu... (FP sıralarından gürültüler)
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Vatandaş biliyor Sayın Bakan.
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Siz yapıyorsunuz onu.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Hayır, siz yapıyorsunuz da, biz yapmıyoruz... Geçen gün de, bu konuda tartışma çıktı... Rica ediyorum, felaket üzerine siyaset olmaz.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Siz yapıyorsunuz.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Biz, bu konuda siyaset yapmıyoruz...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Yapıyorsun... Yapıyorsun...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Yapmıyorum... Yapmıyorum...
HÜSEYİN ARI (Konya) – Bağırmadan konuş Sayın Bakan.
BAŞKAN – Arkadaşlar, rica ediyorum, müdahale etmeyin...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ne dedim?..(FP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Bir dakika efendim...
Efendim, Sayın Bakan, sizi kastetmiyor, felaket üzerine siyaset yapan siz değilsiniz. Niye üzerinize alıyorsunuz? Efendim, belki havayı kastediyor...
ERDOĞAN TOPRAK (Adana) – Sayın Bakanıma bir şey sorayım: Ankara, İstanbul belediyeleri...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Böyle bir usul var mı Sayın Başkan?
BAŞKAN – Rica ediyorum Sayın Toprak... Olmaz böyle bir şey canım!..
Geçen gün de, anormal hadiseler ol
du, Meclisin bir itibarı var, bunu sarsmayalım efendim.Gündemdışı konuşmaya cevap verin Sayın Bakan, rica ediyorum...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Adana Büyükşehir Belediyesi Doğru Yol Partili; gece gündüz bizimle beraber koşturdu. Seyhan Belediyesi, Mersin Belediyesi Anavatan Partili... Onların yaptıkları özel yardımları söylemedim. Ben burada, belediye, parti peşinde değilim. Bu konuda yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum dedim. Eğer öyle olsa idi, çıkar burada- yine söylemiyorum- Mersin Belediyesinin yaptıklarını söylerdim. O zaman, siz, bana dönüp derdiniz ki "Mersin Belediyesini, Anavatan Partili diye söyledin, niye diğerlerini söylemiyorsunuz?" Onu söylemedim.
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Amma söylemedin ha!..
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Onu söylemedim, hayır, daha ne yaptığını söylemedim, sadece yardımcı olduğunu söyledim. Oradaki bütün belediyeler, civardaki bütün belediyeler...
AHMET DERİN (Kütahya) – Tabiî, olacaklar...
BAYINDIRLIK VE
İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Gayet tabiî, herkesin görevi. Orada çalışan özel firmaların makineleri, adamları, tankları, efendim işçileri burada çalışacak da, devletin belediyeleri seyirci mi kalacak? Teşekkür edilecekse onlara edilecek. Kırk kişilik gönüllüler grubu orada beş gündür kurtarma yapıyor, enkaz içinden birsürü canlı insan çıkardı çok şükür, hepsine şükran borçluyuz, teşekkür edilecek olan onlardır, gönüllülerdir. Ben "Hükümet olarak bizim görevimiz, kendi kendime teşekkür etmiyorum, diğerlerine ediyorum" dedim. Bana teşekkür gerekmez. Niye; çünkü, benim vazifem, aslî vazifem bakmak.CEMALETTİN LAFÇI (Amasya) – Edebiyat yapma... Edebiyat yapma...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Benim kafam sizinki gibi değil. (FP sıralarından gürültüler)
CEMALETTİN LAFÇI (Amasya) – Hangi kafada olduğunuzu çok iyi biliyoruz...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Sizin kafanızı da, bizim kafamızı da herkes biliyor... Sizin kafanızın menfaata dayalı olduğunu herkes bilir. Beni konuşturmayın... (FP sıralarından gürültüler)
CEMALETTİN LAFÇI (Amasya) – Ne var bizim kafamızda?
ÖMER VEHBİ HATİPOĞLU (Diyarbakır) – Doğru konuş Sayın Bakan.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Beni konuşturmayın... Beni konuşturmayın, sonra yerinizden kalkamazsınız...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Konuş ne konuşacaksın be!.. Ne konuşacaksan konuş... Ne konuşacaksan konuş... Varsa bir şeyin konuş... (Gürültüler)
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Otur yerine!..
B
AŞKAN – Sayın Kapusuz... Sayın Kapusuz... Rica ediyorum, oturun efendim... Rica ediyorum...SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sizinle ilgili soruşturma önergeleri orta yerde, yapılanlar orta yerde... Ne konuşacaksan konuş...
BAŞKAN – Rica ediyorum...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Benim alnım açık... Benim alnım açık, siz kendi hesabınızı verin...
CEMALETTİN LAFÇI (Amasya) – Ne var bizim hesabımızda?..
YAŞAR CANBAY (Malatya) – Bizim verilecek hesabımız yok... Ne hesabı...
BAŞKAN – Arkadaşlar, rica ediyorum... Sayın milletvekilleri, burada herkes bağırırsa olur mu canım...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Ne konuşacaksa konuşsun Sayın Başkan...
BAŞKAN – Efendim, konuşacaksanız, size, sataşmadan söz veririm. Oturun yerinize... Oturun...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Konuşacaksan konuş!..
BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum...
Sayın Bakan, siz de, gündemdışı konuşmaya cevap verin ve sataşma yapmayın, rica ediyorum canım.
ÖMER FARUK EKİNCİ (Ankara) – O Bakanlığa layık olan, eli cebinde dolaşmaz... Kürsüde, elini çıkarsın cebinden...
BAŞKAN – Arkadaşlar, rica ediyorum, lütfen susar mısınız...
ÖMER FARUK EKİNCİ (Ankara) – Çıkar elini cebinden!..
(FP sıralarından "utanın biraz" sesi)
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Sözüne dikkat et... Sözüne dikkat et, utanmayan ben değilim.
BAŞKAN – Sayın Bakan, siz Genel Kurula konuşur musunuz efendim...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Sözünüze dikkat edin, burası kahvehane değil... Sözünüze dikkat edin... Sözünüze dikkat edin... (FP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN – Sayın Bakan, siz, bakansınız, sorumluluk taşıyorsunuz. Burada, sizin, sükuneti sağlayacak şekilde konuşmanız gerekirken, tahrik etmeyin rica ediyorum...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Duymuyor musunuz "Utanmaz" diyor
BAŞKAN – Efendim, duyuyorum; ama, ne yapayım... Siz Genel Kurula hitap edin.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Beni utanmazlıkla itham etmek var mı?
BAŞKAN – Efendim, yok tabiî. Bu, milletvekili seviyesine uymayan bir hitap tarzı.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ben de onu hatırlatıyorum işte.
BAŞKAN – Siz, Genel Kurula hitap edin efendim.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Ben açmadım lafı.
BAŞKAN – Efendim, rica ediyorum siz devam edin, gündemdışı konuşmaya cevap verin. (FP sıralarından gürültüler)
Rica ediyorum arkadaşlar...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Devamla) – Sayın Dağlı, söylediler; zaten, temennilerine de cevap vereceğim. Bölgede şu anda 90 ayrı ekip çalışma yapıyor, 60'tı, takviye ettik, 90'a çıkardık. Ayrıca, bu depremin neden olduğu yıkıntıların sebeplerini araştırmak ve sorumlularını bulmak üzere, bu konuyla ilgili, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesinin profesörleriyle de takviye edilmek suretiyle bölgeye, deprem ölçme araçları ve yapıları kontrol araçlarıyla 40 kişilik bir uzmanlar ekibi, bir seyyar ekip gönderilmiştir. Bu binaların yıkılış sebepleri, Bakanlığımızca kesin olarak tespit edilip, bunlara göre işl
em yapmak üzere bir rapora bağlanacaktır. Birkaç defa söyledim, Yüce Meclisin huzurunda da bir defa daha tekrar etmek istiyorum. Bu olayda sorumluluğu olan kim varsa bunun üzerine gitmeye mutlak kararlıyım. Kanun bana bu imkânı ne kadar veriyorsa, bu imkânı mutlaka kullanacağımdan herkesin emin olmasını istiyorum.Bu arada Adana Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu soruşturma sonunda, Ceyhan'da yıkılan binaları yaptıkları tespit edilen müteahhitlerden 4'ü bugün itibariyle tutuklanmış bulunmaktadır. 2 müteahhit, sorgusundan sonra serbest bırakıldı; soruşturma devam ediyor.
Diğer taraftan, burada, Meclisin huzurunda tekrar ifade edeyim ki, bölgede, kamu tarafından yapılmış binalardaki hasar fevkalade sınırlıdır, âdeta yok denecek derecededir. Bu kadar yüksek, 802 binanın tamamen yıkıldığı bir depremde, 6 köy okulundaki hafif hasarlar dışında, bir kamu binasında hasar yoktur. Ceyhan Vergi Dairesinde, SSK lojmanlarında hasar var; ama, bunlar kamu tarafından yapılmış binalar değildir, özel kişiler tarafından yapılmış binalardır. Bu bakımdan, burada, kamu binaları büyük imtihan vermiştir.
Şimdi, buradan, bir şeyi daha Meclisimizin ve halkımızın bilgisine sunmak istiyorum: Şu anda, Türkiye'de, 170 tanesi, Bakanlığımıza, 42 tanesi Kandilli Rasathanesine ait olmak üzere, 212 ayrı yerde deprem ölçerimiz vardır. Binaenaleyh, her dakika, her an, Türkiye'nin her tarafında depremle ilgili tespit çalışmaları sürdürülmektedir.
Bunun yanı sıra, bu yörede 802 binanın yıkılmasından başka, 3 658 bina oturulamaz duruma gelmiş, 7 147 bina da hafif zarar görmüştür.
Değerli arkadaşlar, 6 700 çadırda barınma vardır. Buradan, değerli Adanalıların, bu depremden etkilenenlerin, evleri oturulamaz duruma gelmiş veya yıkılmış olanların, bir meskene girmiş olmak kaydıyla -çadırda oturma halinde vermeyeceğiz- çadırdan çıkıp bir meskene girmiş olmak kaydıyla, evleri yapılıncaya kadar, depremden önce kiracı olarak oturanlar dahil, buldukları evin kiralarını, biz, devlet olarak, Hükümet olarak karşılayacağız. Bu nedenle, Adana Valiliği emrine, tarafımızdan 1,5 trilyon lira temin edilmiştir 220 milyar liralık ilk yardımın dışında. Bu para, bu kiralar için kullanılacaktır. O yörede, kiraları araştırdık ve o yöredeki kiralara göre, bunlara bir limit koyacağız. Bu limit, yıllık, aşağı yukarı, Adana ve Ceyhan merkezi için 350-400 milyon lira, köyler için de 250-300 milyon lira civarında olacaktır. Evleri yapılıncaya kadar, bunları vatandaşlarımıza ödeyeceğiz. Böylece, kimseyi aç ve açıkta bırakmayacağız.
Bölgenin elektriksiz, susuz hiçbir yeri yoktur.
Değerli arkadaşımızın söylediği birçok konu; mesela, hayvan zayiatı, zaten aynen ödenir, kira ve açıkta kalanlara yardım yapılacağını söyledim. Borç erteleme konusunda ve diğer konularda, eğer altyapıları zarar görmüşse belediyelerine yardım yapılacaktır.
En önemlisi de, Misis Köprüsünün çatlaması. Bu köprü, tarihî bir köprüdür, Adana'daki iki tarihî köprüden biridir. Bu köprünün heba olmasına gönlümüz razı olmuyor. Bu köprü üzerinde inceleme yaptırıyorum ve şimdi, üzerindeki trafiği durdurduk. Bu köprüyü kurtarmak için, trafiğe elverişli olmasa bile, tarihî haliyle kendisini koruyabilmek için elimizden geleni yapacağız.
Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
Sayın Bakan, aslında, bizim Pülümür'de 1992 yılında meydana gelen depremin evleri, para yok diye hâlâ yapılmadı; onu da sizlere hatırlatmak istiyorum. (Alkışlar)
Buyurun Sayın Kapusuz.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkanım, biraz önce konuşan Sayın Bakanı dikkatle dinledim. Bendeniz, pazartesi günü, bir heyet halinde Adana'daydım. Bizzat, yerinde, gidilmeyen köylere, belki, zatıâlilerinin gitmediği köylere kadar gittim.
BAŞKAN – Şimdi, benden ne istiyorsunuz, onu bir söyleyin.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Arz edeceğim efendim.
BAŞKAN – Sayın Kapusuz, böyle bir usulümüz yok; rica ediyorum...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkanım, eğer, isterseniz sataşmadan dolayı söz talep edeyim; yoksa, yerimden birkaç cümle söyleyeyim.
BAŞKAN – Peki; ama, çok uzun olmamak ü
zere iki cümle söyleyin.SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Meramımı anlatacağım Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Peki, anlat.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Değerli Başkan, Sayın Bakan, konuşmalarında, bugün aldığı bir bilgiden bahsetti ve "Seyhan Belediyesinin ve Kızılay'ın aş evleri vatandaşların ihtiyacını karşılıyor" dedi. Kim hizmet ediyorsa teşekkür ederiz, Hükümete de teşekkür ederiz; fakat, bir şey var ki, oradakiler bildirdi veyahut da bildirmedi, fiilen -Adanalılar şayet bizi seyrediyorlarsa- şu anda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının, orada...
HALİL ÇALIK (Kocaeli) – Yazıktır, bunlar söylenecek şey mi; felaket üzerine siyaset yapılmaz.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Bir dinle, niye rahatsız oluyorsun.
Seyhan Belediyesi söylenirken, ayrıcalık olmuyor da, felaket üzerine siyaset olmuyor da, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının göndermiş olduğu 10 tane seyyar araç, günlük 20, 25, 30 bin öğün yemek veren araçların söylenmesi neden ayrıcalık oluyor; niçin felaket üzerine siyaset oluyor? Sayın Bakan, şu anda, eğer, isterlerse, buyursunlar, beraber dışarıya çıkalım, telefon edelim, şu anda hizmet veriyorlar.
Milletimizin bilgisine arz ederim. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Peki efendim, teşekkür ederim.
DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Sayın Başkan, izin verirseniz, yerimdem, çok kısa bir bilgi vermek istiyorum.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonundan, Adana'ya, pazartesi sabahı 220 milyar lira gönderilmiştir. Sayın Bakanım da, konuşmasının içerisinde belirttiler. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Efendim, bir dakika arkadaşlar; Sayın Bakanın konuşmasını bir duyalım.
DEVLET BAKANI HASAN GEMİCİ (Zonguldak) – Sayın Bakanın söylediklerine ilave olarak, şu anda, hasar tespit komisyonları çalışmalarına devam etmektedirler. Belirlenen hasar tespitlerine göre, önümüzdeki hafta içerisinde, yakınları ölenlere 400'er milyon lira, ağır hasarlı konutlar ve işyerleri için 300'er milyon lira, orta hasarlılar için 200 milyon lira, az hasarlılar için 100'er milyon lirayı Adana'ya göndereceğiz. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Peki efendim, teşekkür ederim.
Efendim, bütün amacımız, depremzedelere, orada en iyi şartları temin etmek; Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin bütün imkânları oraya seferber edilerek, hem orada hem de Türkiye'nin herhangi bir ilinde sıkıntıda olan, depremden, selden, yangın felaketinden zarar gören bütün vatandaşlarımızın sıkıntılarını giderecek bir seferberlik göstermektir; bu, hepimizin görevidir. Bunu yaparken de övünmeyelim. Kimse kendi cebinden para vermiyor; devletin imkânları, belediyenin imkânları kullanılıyor, para veriliyor. (DSP ve FP sıralarından alkışlar)
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Seyhan Belediyesini zikretmemin sebebi, Seyhan, deprem bölgesidir.
BAŞKAN – Efendim, her şeye cevap vermek gerekmiyor.
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Efendim, izin verir misiniz... Konuşmamda, “Büyükşehir Belediye Başkanı Doğru Yol Partili; o da bizimle beraber sabahlara kadar koştu dedim” niye ayırım yapmış olayım...
BAŞKAN – Peki, efendim, anlaşıldı...
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI YAŞAR TOPÇU (Sinop) – Bunun neresi ayırım?!. Allah!.. Allah!..
BAŞKAN – Tamam efendim. Ben de zaten bir şey demedim.
TUNCAY KARAYTUĞ (Adana) – Sayın Başkan, bütün bu konuşmaları Adana'da depreme uğrayan, felakete uğrayan vatandaşlarımız izliyor ve “yaptıkları yardım başlarına çalınsın” diyecek noktaya geliyorlar.
Teşekkür ediyorum.
3. – Karaman Milletvekili Abdullah Özbey’in, Karaman SSKHastanesinin yapımına ilişkin gündemdışı konuşması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın cevabı
BAŞKAN – Son konuşma, Karaman SSK Hastanesi yapımı hakkında gündemdışı söz isteyen Karaman Milletvekili Sayın Abdullah Özbey'in.
Dün, çok hararetle istediniz Sayın Özbey, şartlarımızı zorladık, size de verdik.
MİKAİL KORKMAZ (Kırıkkale) – Bize vermediniz...
BAŞKAN – Her partiye söz veriyoruz. Ne yapalım... Fazilet Partisinden arkadaşlarımız, gündemdışı çok söz istiyor; bu hafta 4'üne söz verdim. Yani, hepsini size verecek değilim ki...
Buyurun.
Süreniz 5 dakikadır.
ABDULLAH ÖZBEY (Karaman) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Karamanımızda yapılacak SSK Hastanesiyle ilgili olarak gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, Karamanımızın toplam nüfusu, yaklaşık 228 bindir; bu nüfusun 15 900'ü özel sektör sigortalısı, 3 700'ü kamu sektörü sigortalısı, 2 000'i emekli, 1 300'ü isteğe bağlı sigortalı, 1 000'i yurtdışı işçisi ve 168'i tarım sigortalısı olmak üzere Karamanımızda toplam sigortalı sayısı 24 068'dir. Bu rakam, sigortalılarımızın bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarıyla beraber yaklaşık 100 bini aşmaktadır. Bunun neticesi, nüfusunun yaklaşık yüzde 45'i Sosyal Sigortalar Kurumundan istifade etmektedir. Buna karşılık, Karamanımızın, 1'i Merkez, 1'i de Ermenek ilçesinde olmak üzere 2 SSK dispanseri bulunma
ktadır. Şu an Ermenek İlçesindeki SSK dispanserinde 1 doktor, merkezdeki dispanserdeyse 1'i uzman olmak üzere 3 doktor bulunmaktadır.Refahyol Hükümeti zamanında bu durum göz önüne alınarak, bir SSK hastanesi yapılması için gerekli girişimlerde bulunulmuş, hastane inşaatı ihaleye çıkarılmıştı ve geçici sıkıntıyı gidermek için de, Sağlık Bakanlığıyla bir protokol imzalanarak, sigortalıların, Karaman Devlet Hastanesinden istifadesi temin edilmişti. Ancak, devlet hastanesinin imkânlarının sınırlı olması ve bunun neticesi, hastalarımızın 110 kilometre uzaklıktaki Konya SSK Hastanesine sevki ortaya çıktı. Bu durum, vatandaşımıza maddî olarak büyük sıkıntılar vermektedir.
Karaman merkezdeki SSK dispanserinden en az 90 bin sigortalı ve yakınının sağlık ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmaktadır. Şu an 2'si pratisyen hekim, 1'i uzman doktor olmak üzere toplam 3 doktoru bulunan bu dispanserde 90 bin kişiye nasıl bir sağlık hizmeti verilebilir; günde yaklaşık 250-300 kişinin müracaat ettiği bir dispanserden nasıl verim alınabilir?!. Bu doktorlar, hastaları muayene etmese de sırf reçete yazsalar yine yetiştiremezler.
Sayın milletvekilleri, Karamanımız hızla kalkınan bir ilimizdir. Sosyal Sigortalar Kurumuna, Karaman'dan, sigorta primi olarak her ay 320 milyar lira tahakkuk etmektedir. 1998 yılı fiyatlarıyla 1 trilyon 200 milyar liraya mal olacak olan bu hastane, Karamanımızın ihtiyacını karşılayacaktır ve bu 1 trilyon 200 milyar lira, Karaman'dan SSK'ya aktarılan üçbuçuk aylık prime denk gelmektedir.
Bu sebeplerle, Re
fahyol döneminde, SSK Hastanesi ihaleye çıkarılmış ve 2 Temmuz 1997 tarihinde, 16 firmanın katılımıyla ihale sonuçlandırılmıştı. Anasol-D Hükümeti kurulur kurulmaz bu olaya siyasî yaklaşılmış ve bu ihale iptal edilmiştir. Halbuki, Anasol-D Hükümeti zamanında, Bakanlık müfettişleri, ihaleyi incelemiş ve ihale hakkında olumlu rapor vermişti. Maalesef, gerekçesi bilinmeyen bir sebeple, SSK Yönetim Kurulu, ihaleyi iptal etme yetkisini kullanarak ihaleyi iptal etmiştir. Ardından, SSK Hastanesi ihalesinin OYAK İnşaata verildiğini, mahallî ve siyasî yetkililer deklare etmişti; ama, ihaleyi alan şirket, bu emrivaki karşısında, fiilî duruma aldırmayarak, bölge idare mahkemesine dava açmış, yürütmeyi durdurma kararı almış ve SSK aleyhine, ihaleyi alan firma lehine karar aldırarak idarenin tasarrufunu bozmuştur. Lakin, olan, yine Karaman halkına olmuştur. Eğer, geçen yıl başlansaydı, şimdi, en az beşinci katı bitecek olan bu hastane inşaatına daha henüz başlanılamamıştır ve ne zaman başlanılacağı da belli değildir.(Mi
krofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)BAŞKAN – Sayın Özbey, süreniz bitti; lütfen, son cümlenizi söyler misiniz efendim.
ABDULLAH ÖZBEY (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkanım.
İktidara gelir gelmez "Refahyol'un rüzgârını keseceğiz; Karaman SSK Hastanesi inşaatı ihalesini de iptal ettik" diyenler, siyasîler, aynı zamanda, Karaman halkımıza gidecek olan bu hizmeti engellemişlerdir.
ÇETİN BİLGİR (Kars) – Söylediklerinize siz inanıyor musunuz?!.
ABDULLAH ÖZBEY (Devamla) – Karaman'ın bir milletvekili olarak, iktidardan isteğim şudur: Geliniz, Refahyol Hükümeti zamanında objektif kıstaslarla ihaleyi kazanan ve Bakanlığınız müfettişleri ve mahkeme kararıyla aklanan firmaya, ihaleyi sırf OYAK inşaata vermek için engel olmayın. Karaman halkını daha fazla oyalamayın ve onlara daha fazla zulmetmeyin. Bırakın, Karamanımıza bu hastaneyi kim yapacaksa yapsın. Halkımız, dispanser kuyruklarında ölmesin.
Sayın Bakanımdan istirhamım şudur: Bu ihalenin OYAK'a verilmesi hususunda ısrar edip, Danıştaya başvurmayın; elbette ki, bu, sizin, hukukî bir hakkınızdır; ancak, Danıştaya başvurduğunuzda, Karamanımıza SSK Hastanesi yapımı, en az bir yıl daha gecikecektir. Bizim, hastaneyi kimin yaptığıyla ilgilendiğimiz yoktur. Biz, bir an evvel, Karamanımıza, bir SSK Hastanesi nasıl yaptırılır, bunun derdindeyiz.
Bu duygularla, Yüce Heyetinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Özbey. (FP sıralarından alkışlar)
Sayın Arkadaşlar, gündemdışı konuşma, milletvekili için 5 dakika, bakan için 20 dakikadır; İçtüzük böyle. Biraz önce, arkadaşlar, bakan konuşması niye bu kadar uzun oluyor diye işaret ettiler. Bakan, 20 dakikalık süreyi kullanabilir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, Gündemdışı konuşmaya cevap vereceklerdir.
Buyurun efendim.
İLYAS ARSLAN (Yozgat) – Sayın Bakan, Yozgat da bekliyor. Yozgat hastanesini de söyleseniz...
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI NAMİ ÇAĞAN (İstanbul) – Onu, gelecek sefer söyleyeyim.
Karaman Milletvekili Sayın Abdullah Özbey'in, Sosyal Sİgortalar Kurumu Karaman Hastanesinin yapımına ilişkin gündemdışı konuşmasını cevaplandırmak üzere, huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum. Hepinizi, saygıyla selamlıyorum.
Sosyal Sigortalar Kurumu Karaman Hastanesinin ihalesi, daha önce "GENTAŞ Limitet Şirketi" isimli bir firmaya verilmiş; ancak, Sosyal Sigortalar Kurumu Teftiş Kurulunun yaptığı inceleme sonucuna göre, yönetim kurulunca, ihale işlemi, 28.10.1998 tarihinde reddedilmiştir. Buna rağmen, söz konusu firma, konuyu yargıya intikal ettirmiş ve dava, kurum aleyhine sonuçlanmıştır. Bunun üzerine, kurum, hukuk müşavirliğinden alınan görüş doğrultusunda, Karaman SSK Hastanesi ihalesinin eski yükleniciye verilmesi konusunda, Sosyal Sigortalar Kurumu Yönetim Kuruluna bir rapor göndermiştir ve rapor, bugün, şu sıralarda, Sosyal Sigortalar Kurumu Yönetim Kurulunda görüşülmektedir; büyük olasılıkla, eski yüklenici tarafından, inşaat yapılmaya başlanacaktır. Bizim, bu konuda hiç ısrarımız yok. Yönetimimizde, yargı kararlarına tam olarak uyulması esastır; bu konuda herhangi bir komple
ksimiz de yok. Yanlış işlem yapmış olabiliriz; bu, yargıdan geri dönerse, yargı kararına uyarız; nitekim de öyle yapıyoruz.Öte yandan, hastane yapımıyla ilgili izin, Devlet Planlama Teşkilatından 30 Haziran 1998 tarihinde -içinde bulunduğumuz hafta- çıkmış olup, yargı kararının daha önce alınmış olması halinde bile ya da hiçbir yargı uyuşmazlığı olmasaydı bile, bu iznin beklenmesi gerekiyordu. Bütün bu durum karşısında, bizden kaynaklanan herhangi bir gecikme söz konusu olmamıştır.
Karaman SSK Hastanesini
n yapımı konusunda, Karaman Milletvekili Sayın Fikret Ünlü, çok büyük bir çaba sarf etmiştir. Gerek Devlet Planlama Teşkilatının izninin alınması gerek diğer işlemlerin yapılması konusunda gösterdiği çaba dolayısıyla, Sayın Fikret Ünlü'ye teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.Ayrıca, sağlık personeli ihtiyacı için, Plan ve Bütçe Komisyonundan geçen Kadro Yasa Tasarısındaki 16 900 kadro içerisinden, Karaman'a da sağlık personeli düşmektedir.
Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım. (DSP sıralarından alkışl
ar)BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bakanım.
Gündemdışı konuşma cevaplandırılmıştır.
Gündeme geçiyoruz.
Komisyondan istifa önergesi vardır; okutuyorum:
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey’in Anayasa Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi (4/360)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Anayasa Komisyonu üyeliğinden istifa ediyorum.
Saygıyla arz ederim.
Yusuf Selahattin Beyribey
Kars
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Sözlü sorunun geri
alınmasına dair bir önerge vardır; okutuyorum:2. – İçel Milletvekili Saffet Benli’nin (6/1049) esas numaralı sözlü sorusunu geri aldığına ilişkin önergesi (4/361)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının 153 üncü sırasında yer alan (6/1049) esas numaralı sözlü soru önergeme Devlet Bakanı Sayın Metin Gürdere tarafından yazılı olarak verilen cevabı yeterli görüyorum ve soru önergemi geri alıyorum.
Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim. 1.7.1998
Saffet Benli
İçel
BAŞKAN – Sözlü soru önergesi geri verilmiştir.
Başbakanlığın, Anayasanın 82 nci maddesine göre verilmiş bir tezkeresi vardır; okutup, oylarınıza sunacağım:
3. – Başbakan A. Mesut Yılmaz’ın Romanya’ya yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1586)
2.7.1998
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere bir heyetle birlikte 18-19 Haziran 1998 tarihlerinde Romanya'ya yaptığım resmî ziyarete, ekli listede adları yazılı milletvekillerinin de iştirak etmesi uygun görülmüş ve bu konudaki Bakanlar Kurulu Kararının sureti ilişikte gönderilmiştir.
Anayasamızın 82 nci maddesine göre gereğini arz ederim.
A. Mesut Yılmaz
Başbakan
Liste:
İ. Turhan Arınç (İzmir)
Ayhan Gürel (Samsun)
BAŞKAN – Tezkereyi... (FP sıralarından "karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz" sesleri)
Peki, karar yetersayısını arayalım.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersayısı yoktur.
Arkadaşlar, biz, Başkanlık olarak, bu Meclisin çalışması için elimizden gelen her türlü çabayı gösteriyoruz. Onun için, sayın milletvekilleri de, özellikle İktidar Partisine ve İktidarı destekleyen partiye mensup milletvekilleri de gelsin, burada kanunları çıkaralım; gelmezlerse, biz, doğru neyse onu yapmak zorundayız.
Kaç dakika ara verelim efendim? (ANAP sıralarından "10 dakika" sesleri)
Birleşime 10 dakika ara veriyorum efendim.
Kapanma Saati: 15.00
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.15
BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER: Abdulhaluk MUTLU (Bitlis), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 114 üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Başbakanlığın bir tezkeresini oylarken, karar yetersayısının aranılması istenmişti; ancak, karar yetersayısı olmadığından, Birleşime 10 dakika ara vermiştim.
Çalışmalarımıza devam ediyoruz.
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI (Devam)
C) TEZKERELER VE ÖNERGELER (Devam)
3. – Başbakan A. Mesut Yılmaz’ın Romanya’ya yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/1586) (Devam)
BAŞKAN – Şimdi, tezkereyi tekrar oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir; karar yetersayısı vardır.
Danışma Kurulunun önerileri vardır; okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım; buyurun.
V. – ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1. – (9/25) ve (9/26) esas numaralı Meclis soruşturması önergeleri ile (10/22) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 650 sıra sayılı raporunun gündemdeki yeri ve görüşme günlerine ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi
No. : 123 2.7.1998
Danışma Kurulunun 2.7.1998 Perşembe günü yaptığı toplantıda aşağıdaki önerilerin Genel Kurulun onayına sunulması uygun görülmüştür.
Hikmet Çetin
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Salih Kapusuz Ülkü Güney
FP Grubu Başkanvekili ANAP Grup Başkanvekili
Turhan Güven Ali Ilıksoy
DYP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başkanvekili
Nihat Matkap Müjdat Koç
CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanvekili
Öneriler:
1. 29.6.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun aynı tarihli 111 inci Birleşiminde okunmuş bulunan, Turizm ve Kültür eski Bakanı, Başbakan Mesut Yılmaz Hakkındaki (9/25) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin 7.7.1998 Salı günkü Birleşimde yapılması önerilmiştir.
2. 2.7.1998 tarih
li gelen kâğıtlarda yayımlanan ve aynı tarihte dağıtılmış bulunan bazı gazete kuruluşlarının amaçları dışında fon kaynaklı kredi kullandıkları hakkındaki (10/22) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 650 sıra sayılı raporunun gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında yer alması ve görüşmelerinin, Genel Kurulun 7.7.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.3. 29.6.1998 tarihli Gelen Kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun aynı tarihli 111 inci Birleşiminde okunmuş bulunan, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal hakkındaki (9/26) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 3 üncü sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin 14.7.1998 Salı günkü birleşimde yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Öneriyi tekrar okutup, ayrı ayrı oylarınıza sunacağım efendim.
Öneriler:
1. 29.6.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun aynı tarihli 111 inci Birleşiminde okunmuş bulunan, Turizm ve Kültür eski Bakanı, Başbakan Mesut Yılmaz hakkındaki (9/25) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin 7.7.1998 Salı günkü birleşimde yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Şimdi, daha önceki uygulamalarımız var, şöyle yapıyorduk; sayın grup başkanvekilleri, kendi gruplarından söz isteyen arkadaşların isimlerini Divana bildirecekler ve biz, burada, kurayla bunu belirliyoruz.
YUSUF NAMOĞLU (İstanbul) – Sayıyı tespit edelim Sayın Başkan.
BAŞKAN – Peki, arkadaşlarımız ayağa kalksın, sayıyı tespit edelim.
Söz almak isteyen sayın milletvekillerini, grupları itibariyle sayıyorum:
Doğru Yol Partisi Grubundan 12 kişi; Fazilet Partisi Grubundan 18 kişi; Anavatan Partisi Grubundan 37 kişi; Demokrat Türkiye Partisi Grubundan 1 kişi.
2 nci öneriyi okutuyorum:
2. 2.7.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve aynı tarihte dağıtılmış bulunan bazı gazete kuruluşlarının amaçları dışında fon kaynaklı kredi kullandıkları hakkındaki (10/22) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun 650 sıra sayılı raporunun, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 2 nci sırasında yer alması ve görüşmelerin Genel Kurulun 7.7.1998 Salı günkü birleşiminde yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
3 üncü öneriyi okutuyorum:
3. 29.6.1998 tarihli gelen kâğıtlarda yayımlanan ve Genel Kurulun aynı tarihli 111 inci Birleşiminde okunmuş bulunan, Turizm Bakanı İbrahim Gürdal hakkındaki (9/26) esas numaralı Meclis soruşturması önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 3 üncü sırasında yer alması ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince soruşturma açılıp açılmaması hususundaki görüşmelerin 14.7.1998 Salı günkü birleşimde yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN – Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Söz almak isteyen sayın milletvekillerini, grupları itibariyle sayıyorum: Fazilet Partisi Grubu 23 kişi; Doğru Yol Partisi Grubu 15 kişi; Anavatan Partisi Grubu 32 kişi; Demokrat Türkiye Partisi 3 kişi.
Bu arkadaşlar bize isimlerini bildirecekler ve burada, kura çekeceğiz.
Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.
VI. – SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARDA AÇIK BULUNAN ÜYELİKLERE SEÇİM
1. – Anayasa Komisyonunda açık bulunan üyeliğe seçim
BAŞKAN - Anayasa Komisyonunda boş bulunan ve Anavatan Partisi Grubuna düşen bir üyelik için, İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı aday gösterilmiştir.
Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, şimdi, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyondan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlıyoruz.
VII. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.—Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel B
aşkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili BülentEcevit, Cumhuriyet HalkPartisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
2.—Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı :338)
BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, önergelerle birlikte, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyona geri verilmişti.
Komisyon, raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.
3.—Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon MilletvekiliYusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024)(S. Sayısı :553)
BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
4.—Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı :631)
BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakerelerine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arka
daşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 arkadaşının, benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (1)BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Komisyon?.. Burada.
Hükümet?.. Burada.
Geçen
birleşimde, 41 inci madde üzerinde, Doğru Yol Partisi ve Fazilet Partisi grupları adına konuşmalar tamamlanmıştı.Gruplar adına başka söz isteyen?.. Yok.
(1) 626 S. Sayılı Basmayazı 17.6.1998 tarihli 103 üncü Birleşim tutanağına eklidir.
Şimdi, şahsı adına Sayın Saffet Benli'ye söz vereceğim.(FP sıralarından alkışlar)
Buyurun efendim.
Sayın Benli, konuşma süreniz 5 dakikadır.
SAFFET BENLİ (İçel) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 626 sıra sayılı vergi kanun tasarısının 41 inci maddesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 80 inci maddesi üzerinde kişisel olarak söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun gerçek kişilerin gelirlerini Gelir Vergisine tabi tutmuştur. Gelirlerin unsurlarını sayarken, ticarî kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iradı ve yeni düzenlemeyle getirilen, kaynağı ne olursa olsun, diğer her türlü kazanç ve iratlar olarak belirlenmiştir.
Değerli milletvekilleri, mevcut duruma bir bakacak olursak; yedinci bölümde, sair kazanç ve iratlar, gelire giren sair kazanç ve iratları tarif etmiştir.
Madde 80 aşağıda yazılı olup, geçen bölümlerin dışında kalan kazançlar ve iratlar, bu bölümdeki hükümlere göre vergiye tabi gelire dahildirler.
“Değer artış kazançları, arızî kazançlar: Değer artış kazançları, mükerrer madde 80'le, aşağıdaki yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazançlarıdır. Borsada kayıtlı olanlar ve ivazsız olarak iktisap edilenler hariç, menkul kıymetlerin iktisap tarihinden başlayarak bir yıl içinde veya iktisaptan evvel elden çıkarılmasından sağlanan kazançların, bir takvim yılındaki tutarının 70 inci maddenin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı hakların -ihtira beratları hariç- elden çıkarılmasından doğan kazançların, telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanunî mirasçıl
arı dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançları, ortaklık haklarının ve hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar, iktisap şekli ne olursa olsun -ivazsız olarak iktisap edilenler hariç- 70 inci maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4 numaralı bentlerinde yazılı mal, gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil ve hakların iktisap tarihinden başlayarak, içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar.Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.
Faaliyetine devam eden ticarî bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticarî işletmeye dahil amortismana tabi iktisadî kıymetlerle, birinci fıkrada yazılı hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticarî kazanç sayılır ve bunlara ticarî kazanç hakkındaki hükümler uygulanır.”
Yukarıda sayılan hususlar, aşağıda açıklandığı şekilde, sadeleştirilerek ve günün şartlarına uydurularak yeniden düzenlenmektedir. Bu düzenlemeyle;
"Madde 41. – 193 sayılı Kanunun yedinci bölüm başlığı ve 80 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
'Diğer Kazanç ve İratlar
Gelire giren diğer kazanç ve iratlar
Madde 80.- Bu Kanunun 2 nci maddesinin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı gelir unsurları ile ilişkilendirilemeyen gelirler, kaynağı ne olursa olsun diğer kazanç ve irat olarak bu bölümde yer alan hükümlere göre vergilendirilir.
Vergiden muaf esnafın bu faaliyetinden elde ettiği gelirin, alış ve gider belgelerinde yer alan tutarın iki katını; kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri gelirin, aldıkları müstahsil makbuzlarında yer alan satış tutarları toplamını aşan kısmı da diğer kazanç ve irat sayılır.
Bu madde hükmüne göre vergi
lendirme yapabilmek için bir takvim yılı içinde elde edilen diğer kazanç ve iratlar kapsamındaki gelirin, 103 üncü maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşması -yani, 1 milyar 125 milyon lirayı aşması- şarttır.Bu madde kapsamındaki kazanç ve iratların elde edildiği yılın tespit edilememesi veya müküllef tarafından ispat edilememesi halinde, harcamanın yapıldığı veya tasarrufun varlığının tespit edildiği yıldan bir önceki yılın geliri sayılır" denilmektedir.
Dolayısıyla, bu, maddeyle sadeleştirilmiş oluyor. Bu konuda herhangi bir itirazımızın olmadığını söylüyor; hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Benli.
Şahsı adına, Sayın Ali Rahmi Beyreli; buyurun.
Süreniz 5 dakika efendim.
ALİ RAHMİ BEYRELİ (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlarım.
İki haftayı aşkın bir süredir gece yarılarına kadar çalışıyoruz, hep birlikte çalışıyoruz ve 75 yıllık cumhuriyet tarihimizin en önemli yasa tasarılarından birini görüşüyoruz.
Halkımızın büyük çoğunluğu bu yasayı bekliyor. İktidarıyla muhalefetiyle bir an önce bu yasayı çıkaralım. Bu yasa, hepimizin onuru olsun, 20 nci Dönem Parlamentosunun gururu olsun; halkımızın beklentisini bir an önce sağlayalım.
Bu görüş ve düşüncelerle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.(DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Beyreli.
Madde üzerindeki konuşmalar bitmiştir.
RÜŞDÜ SARACOĞLU (İzmir) – Sayın Başkan, müsaade ederseniz, Sayın Bakana bir şey sormak istiyorum...
BAŞKAN – Buyurun Sayın Saracoğlu.
RÜŞDÜ SARACOĞLU (İzmir) – Görüşülen maddenin dördüncü bendi, esas itibariyle, Vergi Usul Kanununun sorgulamayla ilgili bir hükmünü ihtiva etmekte; yani, harcamanın yapıldığı yılın gelirine konulurken; şu andaki maddeyle, bir önceki yılın gelirine koyuyorsunuz. Böyle olunca, harcamanın tespiti yoluyla bulunan vergilerin hepsi, mükellefi kaçakçı durumuna düşürmeyecek mi? Amaçlanan bu mu? Amacımız vergi toplamak mı, yoksa mükellefi kaçakçı konumuna düşürüp hapse atmak mı? Bunu, tespit edildiği yılın geliri olarak değiştirmeyi düşünmüyor musunuz?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Saracoğlu, öncelikle, bu madde uyarınca herhangi bir ceza uygulamamız, kaçakçılık veya hapis cezası diye bir müeyyidemiz yok; yani, bu maddenin uygulanmasından dolayı vergileme söz konusu olduğu zaman, ayrıca, belirttiğiniz gibi, bir müeyyidesi söz konusu değil. Eğer, harcamanın yapıldığı tarih belliyse ve ilişkilendirildiği geliri yakalıyorsak, zaten ilgili döneminkine koyuyoruz; "bu gelir, şöyle bir faaliyetten elde edilmiş ve şurada ortaya çıkmıştır" denildiği anda, direkt olarak onunla ilişkilendiriliyor. Eğer, faaliyetle ilişkilendirilemiyorsa, bir önceki yılın geliri sayılmak suretiyle, içinde bulunulan yılda vergilendirilmiş oluyor böylece. Bu, birikimli olarak gelmiş olan vergiden kaçırılmış veya vergiden kaçmış olan unsurları, böylece, yakalandığı yıl içerisinde veya ortaya çıktığı yıl
içerisinde vergilendirmeyi amaçlıyor. Cezası yok; ancak, malî idare, ilişkilendirip de hangi faaliyetle ilgili olduğunu ortaya koyuyorsa, kesin olarak o dönemin kazancı sayacak ve orada vergilendirecek.CEVAT AYHAN (Sakarya) – Sayın Başkan, bir soru sormak istiyorum.
BAŞKAN – Buyurun efendim.
CEVAT AYHAN (Sakarya) – Tespit edildiği zaman, bir önceki yıl geliri addedilip de vergilendirmeye geçtiğimiz zaman, vergi ziyaı cezası uygulanacak mı?
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Biraz önce belirttim efendim, uygulanmayacak; bununla ilgili herhangi bir müeyyide uygulamamız yok.
BAŞKAN – Soru sorma işlemi bitmiştir.
Sayın Bakan, yalnız, benim bir tereddütüm var; üçüncü fıkrada "103 üncü maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimi toplamının yarısını aşması şarttır" deniliyor. Şimdi, farz edelim 3,5 milyar elde edilen sair kazanç ve iradı vergilendirmeyeceksiniz; ama, 3,5 milyarı 10 lira geçince, tamamını mı, aşan kısmını mı?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (istanbul) – Bu, mutlak bir istisnadır, aşan kısmını vergilendiriyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Tamam o zaman; bu fıkra, biraz, öyle anlaşılmıyor; o bakımdan, eğer, uygun görürseniz, redaksiyonda onu düzeltelim...
Neyse, soru cevaplandırıldığına göre, o amaçla olduğu anlaşıldı efendim.
Maddeyle ilgili 20 önerge var; madde dört fıkra olduğu için 16 önergeyi okutup işleme koyacağım; ancak, daha önce, Divan Üyesi arkadaşımızın önergeleri oturarak okuması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmişti
r.Önergeleri okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "kaynağı ne olursa olsun" ifadesinin "kazancının kaynağı ne olursa olsun" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ilişkilendirilemeyen gelirler" ifadesinin "bağdaşmayan kazançlar" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "bu bölümde" ifadesinin "bu kısımda" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İst
anbul Samsun ManisaMustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "gelir unsurları" ifadesinin "kazanç nevileri" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "iki katını" ifadesinin "beş katını" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "iki katını" ifadesinin "dört katını" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun
ManisaMustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "iki katını" ifadesinin "üç katını" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "faaliyetinden elde ettiği gelirin" ifadesinin "işinden elde ettiği kazancın" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "yarısını aşması" ifadesinin "bir katını aşması” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Güven Karahan Selahattin Beyribey
Balıkesir Kars
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "kısmındaki gelirin" ifadesinin "içindeki kazancın" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Güven Karahan Selahattin Beyribey
Balıkesir Kars
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "vergilendirme yapabilmek için" ifadesinin "vergilendirme kapsamına alınabilmek için" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Güven Karahan Selahattin Beyribey
Balıkesir Kars
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "aşması şarttır" ifadesinin "geçmesi gerekir" şeklinde değiştir
ilmesini arz ve teklif ederiz.Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Güven Karahan Selahattin Beyribey
Balıkesir Kars
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "tasarrufun varlığının" ifadesinin "elde bulunan kazancın varlığının" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "ispat edilememesi halinde" ifadesinin "ibraz edilememesi durumunda" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "tespit edilememesi" ifadesinin "idarece tespit edilememesi" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "ispat" ifadesinin "İbraz" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
BAŞKAN – Şimdi, önergeleri aykırılık derecesine göre tekrar okutup işleme koyuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 41 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "kaynağı ne olursa olsun" ifadesinin "kazancının kaynağı ne olursa olsun" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak
İstanbul
ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkanım, katılmıyoruz.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Komisyon ve Hükümet önergeye katılmıyorlar.
ERDOĞAN TOPRAK (İstanbul) – Sayın Başkan, önergelerdeki imzalarımızı geri çekiyoruz.
M.CİHAN YAZAR (Manisa) – İmzalarımızı geri çekiyoruz Sayın Başkan.
MUSTAFA GÜVEN KARAHAN (Balıkesir) – Önergelerdeki imzalarımızı geri çekiyoruz efendim.
BAŞKAN – Bütün önergelerdeki imzalar geri çekilmiştir.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
42 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 42. – 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Vergilendirilmeyecek diğer kazanç ve iratlar
Madde 81. – Aşağıdaki yazılı hallerde diğer kazanç ve iratlar vergilendirilmez:
1. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanuni mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (Bilanço esasına göre defter tutuluyorsa bilançonun aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devir alınması;
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması (Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır);
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin 2 numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde nevi değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi (Kollektif ve adi komandit şirketlerin şekil değiştirerek anonim şirket haline dönüşmesi halinde şekil değiştiren kollektif ve adi komandit şirketlerin ortaklarının anonim şirketteki ortaklık paylarını gösteren hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır),
4. Veraset veya ivazsız intikal yoluyla elde edilen gelirler;
5. Bir yıldan fazla elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar.”
BAŞKAN – Madde üzerinde gruplar adına söz isteyen?..
SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Grubumuz adına Sayın Sabri Güner konuşacaklar efendim.
BAŞKAN – Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Sabri Güner; buyurun efendim.
Diğer gruplar adına konuşacaklar Divana müracaatlarını yapsınlar efendim.
Sayın Güner, süreniz 10 dakikadır.
DYP GRUBU ADINA M. SABRİ GÜNER (Kars) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının 42 nci maddesi üzerinde görüş arz ederken, Doğru Yol Partisi Grubu ve şahsım adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, 1996-2000 yıllarını kapsayan Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, küreselleşmeyi başlıca itici güç olarak algılamış, büyümeyi teknolojik gelişme eksenine oturtmuş, devleti piyasalardan çeken, eğitim ve sağlığı ticarî meta haline getiren, sosyal güvenliği ticarileştiren, “kullanan, öder” ilkesini toplumun her hücresine yayan bir büyüme modelini hedeflemiştir.
Bu model
, ister istemez, yoğun toplumsal tepkileri de beraberinde getirecektir; ancak, kamu vicdanını rahatsız edici boyutta tepkilerin doğmamasına özen göstermek gerekir. Ne var ki, bugün gelinen nokta, toplumu o derece tepkisiz hale getirmiş ki, toplum, ödeyeceği vergiyle bile ilgilenmemektedir. Elbette, Türk vergi sisteminin köklü bir değişikliğe ihtiyacı vardır; ancak, bu değişiklik, salt bütçe geliri amacıyla hazırlanmış izlenimini vermemelidir. Böyle bir amaç, çağdaş vergileme işlevine de uygun düşmez.Görü
şmekte olduğumuz yasa tasarısının 42 nci maddesiyle, bir yıldan kısa süreli hisse senedi alım-satım işlemlerinden doğacak kazançların vergilendirilmesi amaçlanmaktadır. Burada, bir hususu gözden uzak tutmamak gerekir. Ülkemizde, sermaye piyasası yeni yeni gelişmekte olup, halen, yatırımlara kaynak teşkil etme hususunda, özlenen seviyeye ulaşabilmiş bir piyasa değildir; üstelik, vergi kanunlarındaki düzenlemelere de son derece hassastır. Nitekim, daha, borsanın vergilendirilecek olması yolundaki ilk duyumlarla birlikte, menkul kıymetler borsası inişe geçmiştir. Hisse senetlerinin alım-satımından doğan kazançların vergilendirilmesiyle birlikte menkul kıymetler borsasındaki düşüş eğiliminin hızlanması, işlem hacminin ve likiditenin azalmasına sebep olur. Bunun sonucu, alternatif durumda bulunan dövizin yükselme eğilimine girmesidir. Eğer, amaç, yatırım enstrümanlarının tamamının vergilendirilmesi ise, hisse senedi alım ve satım bedelleri üzerinden alınacak çok küçük oranlı bir işlem vergisi daha uygun olur; üstelik, böyle bir vergileme, daha kolay yönetilebilir, daha basit ve daha verimli olurdu.Aslında, bu hususun, Sermaye Piyasası Kanunuyla irtibatlandırılması gerekir; çünkü, bu madde, daha çok, sermaye piyasasını ilgilendirmektedir.
Diğer taraftan, ülkemizde, borsanın çok yeni ve genç olması sebebiyle gösterilmesi gereken özenin yanında, Anadolu kaplanları diye adlandırdığımız KOBİ'leri, sermaye piyasasına karşı psikolojik bir çekingenliğe itmemek gerekir. Finansal liberalizm programlarının gelişmekte olan ülkelerdeki uygulamalarına baktığımızda, sermaye piyasalarına çok büyük önem verildiğini görürüz.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planının temel hedefleri ve kalkınma stratejisi bölümünde "kamu gelirlerine, gelişen ekonomik faaliyetleri kavrayacak bir esneklik kazandırılacaktır" denilmektedir. Bu esnekliği, kamu gelirlerinin esasını teşkil eden vergilere ilişkin mevzuatla sağlamak mümkündür. Hazırlanmış bulunan, üzerinde tartıştığımız yasa tasarısının bir reform niteliği taşıması gerekirdi; oysa, bu yasa tasarısı, küçük revizyonlardan oluşan bir mevzuat değişikliğinden öte gidememiştir. Bu yasa tasarısıyla umulan, bulunmayacaktır. Bu tasarının içerisinde, bazı maddelerde gizlenmiş servet vergisi niteliğindeki hükümler, özel girişimcileri ürkütmektedir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 21 inci Yüzyıla girerken, her konuda olduğu gibi, vergilemede de ana amaç, ekonomik ve sosyal kalkınmayı başlatmak ve hızlandırmak olmalıdır. Aksi halde, 19 uncu Yüzyıldan önce de vergi sistemleri vardı; bu sistemde, köylüler vergi verirdi, sadece bazı kesimler beslensin diye.
Vergilemede ana amaç olan ekonomik ve sosyal kalkınmayı başlatmak ve hızlandırmak için, ekonomiye uygulanan matematikte, varsayımlarda yanlışlık yapılmamalıdır. Bana öyle geliyor ki, bu maddeyle, henüz özlenen seviyeye ulaşamamış hisse senedi alım-satımlarından doğacak kazançlara, biraz önce sözünü ettiğim işlem vergisi yerine, kazanç vergisinin uygulanması, bir matematiksel yanlıştır. Nedene göre vergi tespiti, yanlış neticeler doğurur.
Bu hususla ilgili olarak, yanılmıyorsam, Kasım 1996'da yayımlanmış olan Ekonomik Trend'den bir iki örnek sunmak istiyorum: Çin'de, geniş bir alanın nüfusu 28 milyon olarak tespit edilmiş. Aynı yerin nüfusu, beş yıl sonra, 105 milyon olarak tespit edilmiştir. Çünkü, birinci sayım, vergileme ve askerlik içindi, ikinci sayım ise, gıda dağıtımı içindi.
Yine, John Hopkins Üniversitesine kız öğrenci alınmaya başlandığında, karışık öğrenime karşı çıkanlar, kız öğrencilerin yüzde 33,3'ünün öğretim üyeleriyle evlendiklerini yazdılar. Bu oran doğruydu; ama, tüm üniversitede 3 kız öğrenci ve öğretim üyesiyle evlenen de 1 kız öğrenci vardı.
Bakınız, bir yıldan beri, bu Hükümetin ekonomiye uyguladığı matematik sonuçlar, eğer, yüzde yüz doğruysa, bunların siyasal ve sosyal sonuçları yanlıştır; çünkü, aylık 200 dolara yaklaşık gelir ve aylık yüzde 10'a yakın enflasyonla dört nüfuslu bir ailenin yaşamını sürdürmesini izah etmek mümkün değildir. Eğer, bu tür hesaplar, vergisel bilgi ve belgelerden kaynaklanıyorsa, bu bilgi ve belgelere esas teşkil eden verileri yeniden gözden geçirmeniz gerekir. Aksi takdirde, eğer, ekonomiye uyguladığınız matematiksel sonuçları yanlış olarak uygulamaya devam ederseniz, çok yakın gelecekte, krizden de öte bir felakete büyük ölçüde yol açarsınız.
Bu maddenin tekrar gözden geçirilmesi gerektiği kanaatini taşıyor; saygılar sunuyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Güner.
Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Bekir Sobacı; buyurun. (FP sıralarından alkışlar)
Süreniz 10 dakikadır.
FP GRUBU ADINA BEKİR SOBACI (Tokat) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve vergiyle ilgili bir grup kanunda değişiklik yapan 626 sıra sayılı kanun tasarısının 42 nci maddesi üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
42 nci madde, aslında, hâlâ, meri kanunda başlık olarak "vergilendirilmeyecek değer artışı kazançları" olarak düzenlenmişti, mükerrer maddesiyle beraber. Bu yeni düzenlemede "vergilendirilmeyecek diğer kazanç ve iratlar" başlığı altında ifade edilmiş, tertiplenmiş durumda. "Aşağıdaki yazılı hallerde diğer kazanç ve iratlar vergilendirilmez" diyerek, ferdî bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî mirasçıları tarafından, aktif ve pasifiyle, bütün değerleriyle, kayıtlı değerleriyle aynen devralınması sonucunda doğacak geliri, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde 6 numaralı bende kadar düzenlenen maddeler, gelirin kaynağı maddelerinin de dışında mütalaa ede
rek, değer artışı olarak kabul etmeden, bunu, vergi dışı bırakıyor ve ikinci amacı da, burada, çifte vergilendirmeyi sona erdiren bir husustur, Veraset ve İntikal Vergisi dışındaki vergilendirmeyi önleyen bir benttir.2 numaralı bendinde, kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdî bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle, bütün halinde devrolunması ve devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdî işletmenin sahip veya sahiplerinin, şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan özsermayesi tutarında ortaklık payı alması, hisse senetlerinin de nama yazılı olması gibi bir şart getirilmiş. Tabiî, burada, sermaye şirketlerinin ayırımı yapılmamış, haklı olarak; çünkü, aslında, bütün gerçek ve tüzelkişiler, kanunlar karşısında, muhatabiyet bakımından, eşitlik ilkesine tabidir, Anayasa gereği; ama, biz, bu vergi kanunu tasarısında, amme alacaklarının tahsili hususundaki düzenlemede, sermaye şirketleri arasında bir ayırım yaptık ve burada, bu ayırımı dile getire
n arkadaşımız konuşurken, Mecliste, birleşimi yöneten Başkanvekilimiz ve Sayın Bakanımız tepki gösterdi. Orada, sermaye şirketi olan limitet şirketleri ayırarak, ortaklarını, amme alacakları karşısında sınırsız sorumlu hale getiriyoruz. Şimdi, ben, şunu merak ediyorum; Sayın Maliye Bakanımız ve bürokratları, acaba, Türkiye'de, bu sermaye şirketleri arasında bir ayırım yaparak, Anadolu'daki binlerce limitet şirket ortağını ve o tüzelkişilikleri, âdeta, bir vergi kaçakçısı konumuna düşürmemişler midir? Şunu ifade etmek istiyorum ki, Anadolu'da, KOBİ'lerin büyük çoğunluğu (yüzde 95'i) limitet şirket statüsündedir. Aslında, biz, o insanları rencide ediyoruz. Bir potansiyel suçlu olarak görmenin işaretidir o düzenleme ve arkadaşlarımızla beraber ve belki de bütün bu kanun maddesine muhatap olan insanlar, bu maddenin Anayasa Mahkemesinde iptali için dava açacaktır, biz de açacağız; çünkü, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu memlekette, vergi vermeyen, kredileri batıran, yurt dışına kaçan, Horzum’ların, Edes’lerin limitet şirketleri yoktu, holdingleri vardı. Niye anonim şirket ve holdingleri de sınırsız sorumlu kapsamına sokmuyorsunuz?! (FP sıralarından alkışlar) Binlerce limitet şirketin defter kontrollerinde acaba kaç trilyonluk vergi kaybı, zıyaı çıktı da bu hükmü getiriyorsunuz? Burada, KOBİ düşmanlığı yapıyorsunuz; bunu açıkça ilan ediyorum! Bu, Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırıdır. Sermaye şirketleri, tüzelkişilikler de gerçek kişiler de kanunlar karşısında eşittir.Değerli arkadaşlar, maddenin 3 numaralı bendi, "kolektif ve adi komandit şirketlerin, bu maddenin -yani gelir kaynağını, geliri tarif eden maddenin- 2 numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde nevi değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi" başlığı altında düzenleniyor ve yine, burada da, hisse senetlerinin nama yazılı olması şartı getiriliyor. Bu da, aslında, şirketleşmenin kolaylaştırılması anlayışıyla ifade edilebilir; yararlıdır.
4 numaralı bentte ise, veraset veya ivazsız intikal yoluyla elde edilen gelirler ifade ediliyor. Bu da yerinde. Zaten, Veraset ve İntikal Vergisinde düzenleme yaparak bu gelirler vergilendiriliyor. İvazsız intikal yoluyla da, yine, hibe ve diğer intikal şekliyle elde edilen gelirler ifade ediliyor.
5 numaralı bentte, bir yıldan fazla elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar ifade ediliyor. Aslında, halen, meri kanunda bu son dört bent yok. 5 numaralı bentte düzenlenen bu husus da yararlı bir husustur; çünkü, bugün -evet, borsalar, Türkiye'de yeni gelişiyor; ama, şunu ifade etmek, zannediyorum gerçekçilik olur- Türkiye'de borsalar, maalesef, büyük spekülasyonlara konu olan bir durumdadırlar. Onun için, burada, hisse senetlerinin bir yıldan fazla elde tutulmasını teşvik etmek yararlıdır ve borsalardaki bu spekülatif amaçlı oyunlara da, belki, bir nebze mâni olacak bir düzenlemedir. Ayrıca, borsaları ve sermaye piyasasını da daha stabil, daha istikrarlı bir hale getirecektir. Çok büyük kaymalar ve spekülasyonları da, belki, önleyici yönde çok cüzi bir faydası olur.
Yalnız, bu maddenin düzenlenmesi zımnında şunu ifade etmek istiyorum: Burada, bir yıldan fazla elde tutulan hisse senetlerinin satışıyla, yani elden çıkarılmasıyla doğan kazançları vergilendirmiyoruz. Çok yerinde bir anlayıştır; fakat, bunu genişletmemiz lazım; Türkiye'de sermaye piyasasını, eğer, genişletmek ve finans sektörünü daha kuvvetli hale getirmek istiyorsak. Bugün, maalesef, yapılan çalışmalarda ve sık sık dile getirilen, belli çevrelerde dile getirilen ifadelerle, özel finans kurumlarını, yani, katılma paylarıy
la, kâr-zarar sistemiyle çalışan özel finans kurumlarını da suçlayıcı ve onları da, âdeta, Türkiye'de belirli yanlışlara sürükleyici kanunî düzenlemenin yapıldığını ve komisyonlardan da geçtiğini biliyoruz.Şimdi, burada, aslında, bir yıldan fazla elde tutulan hisse senedinin satışından doğan kazanç vergilendirilmiyor; güzel. Burada, bir hususu daha getirebilirdik: Bir yıldan fazla zamanı kapsayan katılma hesaplarının, kâr-zarar hesaplarından doğacak kazançların da, aslında, vergilendirilmemesi lazım. Bunu da getirdiğimiz zaman, inanın, Türkiye'de sermaye piyasasında ve finans sektörü piyasalarında istikrarlı, kalıcı ve sıhhatli bir gelişmeyi de sağlamış olacağız; para, çok kısa müddetler içerisinde oynamayacaktır. Gerçekten, bu özel finans kurumlarının, kâr-zarar ve katılma hesaplarının da bir yılı aşan müddetle teşvik edilmesinden Türkiye'de finans sektörü fayda görecektir diye inanıyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Sobacı.
Demin bahsettiğiniz Başkanvekili ben değildim değil mi?
BEKİR SOBACI (Tokat) – Değildiniz...
BAŞKAN – Tamam, peki...
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Değerli arkadaşım, merakını gidermek için, bahsettiği konularla ilgili daha önceki maddelerdeki açıklamaları zabıtlardan okusunlar efendim.
BAŞKAN – Peki efendim, okurlar onlar; zabıtları zaten herkes okuyor.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, Sayın Tuncay Karaytuğ; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Süreniz 10 dakika efendim.
CHP GR
UBU ADINA TUNCAY KARAYTUĞ (Adana) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan yasanın 42 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ilk altı bendinde yer alan gelir unsurlarının ortak özelliği, bunların kaynağı itibariyle devamlılık özelliği taşımaları, yedinci bentte yer alan "kaynağı ne olursa olsun, diğer her türlü kazanç ve
iratlar" grubuna giren gelir unsurlarının özelliği ise, arızî nitelikte oluşudur. Bu grupta yer alan gelir unsurlarına ilişkin düzenlemeler, Gelir Vergisi Kanununun yedinci bölümünde yapılmıştır. Mevcut uygulamada Gelir Vergisi Kanununun "Sair Kazanç ve İratlar" bölüm başlığı ve "Gelire giren sair kazanç ve iratlar" madde başlığı altında düzenlenen 80 inci maddesinde gelire giren sair kazanç ve iratlar, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin ilk altı bendi dışında “değer artışı kazançları” ve “arızî kazançlar” olarak belirtilmiştir. Değer artışı kazançlarının nelerden ibaret olduğu, mükerrer 80 inci maddede "Değer artışı kazançları" başlığıyla tadadî olarak sayılmış, değer artışında safî kazancın nasıl bulunacağı ise "Safi değer artışı" başlığıyla mükerrer 81 inci maddede düzenlenmiştir. Arızî kazançlar ise, Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinde "Arızî kazançlar" başlığı altında yine tadadî olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin bir ilâ altı bentlerine girmeyen bir gelir unsuru, mükerrer 80 ve 82 nci maddelerde de yer almıyorsa vergilendirilmemektedir. Tasarının kanunlaşması halinde ise, bir gelir unsuru, 2 nci maddenin bir-altı bentlerinde belirtilen kazanç ve iratların hiçbiriyle ilişkilendirilmiyorsa, yedinci bentte yer alan "kaynağı ne olursa olsun, diğer her türlü kazanç ve iratlar" kapsamında vergilendirilecektir.Mevcut düzenlemeye göre, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen kazanç ve iratların yedi bent halinde sayılması, gelire giren kazanç ve iratları tadadî olarak belirtmektedir. Tasarıya göre, Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde gelire giren kazanç ve iratların yedi bent halinde sayılması, gelire giren kazanç ve iratları sınırlandırıcı bir nitelik taşımamakta, bu, gelirlerin vergilendirme rejimi açısından önem taşımaktadır.
NEZİR AYDIN (Sakarya) – Sayın Başkan, kaçıncı maddeyi konuşuyor?
BAŞKAN – 42 nci maddedeyiz...
TUNCAY KARAYTUĞ (Devamla) – Yedinci bölüm başlığı ve 80 inci maddesi, başlığıyla birlikte; 81 inci maddesi, başlığıyla birlikte; 82 nci maddesi, başlığıyla birlikte değiştirilmekte; mükerrer 80 ve mükerrer 81 inci maddeleri ise yürürlükten kaldırılmaktadır.
Tasarının, 42 nci maddesiyle değiştirilmesi öngörülen Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde "vergilendirilmeyecek diğer kazanç ve iratlar" beş bent halinde sayılmıştır; bunlar:
1. Ferdî bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadî kıymetlerin kayıtlı değerleriyle aynen devir alınması;
2. Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdî bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devralan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdî işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması;
3. Kollektif ve adi komandit şirketlerin bu maddenin 2 numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde nevi değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşme