________________________________________________________________________________________________________________________________
________________________________________________________________________________________________________________________________ DÖNEM : 20 CİLT : 57 YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
113 üncü Birleşim
1 . 7 . 1998 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. – GELEN KÂĞITLAR
III. – YOKLAMALAR
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık’ın, Erdemir KAM-3 Projesi kapsamında yapılacak Galvaniz Hattı Projesi ihalesine ilişkin gündemdışı konuşması
2. – Ordu Milletvekili Müjdat Koç’un, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramına ilişkin gündemdışı konuşması
3. – Adana Milletvekili Mehmet Büyükyılmaz’ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketine ilişkin gündemdışı konuşması
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Arnavutluk’a gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’a, dönüşüne kadar,Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezke
resi (3/1584)C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. – Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 24 arkadaşının, Yatırımlarla İlgili Çok Taraflı Antlaşma (MAI) konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/274)
V. – GÜVEN İSTEMİ
1. – Devlet Bakanı Eyüp Aşık Hakkında Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı Maddeleri Uyarınca Verilen Gensorunun, Genel Kurulun 29.6.1998 Tarihli 111 inci Birleşiminde Yapılan Görüşmeleri Sırasında Verilen Güvensizlik Önergesinin Oylanması (11/16, 4/360)
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı : 553)
4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Mi
lletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626)VII. – SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1. – Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın, BalıkesirMilletvekili İlyas Yılmazyıldız’ın şahsına sataşması nedeniyle konuşması
VIII. – SORULAR VE CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1. – İzmir Milletvekili Sabri Ergül’ün, mal ve hizmet alımlarında yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin sorusu ve Türkiye BüyükMilletMeclisi Başkanı Hikmet Çetin’in yazılı cevabı (7/4905)
2. – Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın, İstanbul EmniyetMüdürlüğünce İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneğinde yapılan aramaya ilişkinBaşbakandan sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı
(7/5129)3. – KaramanMilletvekili Zeki Ünal’ın, 54 üncü ve 55 inci Hükümetler döneminde yapılan atamalara ilişkin sorusu ve Millî EğitimBakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/5156)
4. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Sigorta Murakebe Fonunda toplanan paralara ilişkin Başbakandan sorusu ve Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın yazılı cevabı (7/5246)
5. – Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, Yurtdışında Hizmet Veren Kuruluşlar ile İşçileri Destekleme Fonunda toplanan paralara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/5250)
6. – Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, okul yöneticileri ve öğretmenler hakkında açılan soruşturmalara ilişkin sorusu ve Millî EğitimBakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/5277)
7. – BalıkesirMilletvekili İsmail Özgün’ün, okul müdürlüklerine atama yapılmamasının nedenine ilişkin sorusu ve Millî EğitimBakanı Hikmet Uluğbay’ın yazılı cevabı (7/5284)
8. – Erzincan Milletvekili Mustafa Kul’un, gençlerin güvenlik güçleri
tarafından kaçırılıp muhbirliğe zorlandığı iddiasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/5364)
I. – GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak iki oturum yaptı.
Adana Milletvekili Sıtkı Cengil’in, Adana’da meydana gelen depreme ilişkin gündemdışı konuşmasına SağlıkBakanı Halil İbrahim Özsoy;
Erzurum Milletvekili Aslan Polat’ın, Karayolları Genel Müdürlüğünce ihaleye çıkarılan Gaziantep - Şanlıurfa otoyolu ihalesine ilişkin gündemdışı konuşmasına Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu,
Cevap verdiler;
İzmir Milletvekili Suha Tanık, 22 -26 Haziran 1998 tarihleri arasında Strasbourg’da yapılan Avrupa Konseyi GenelKurul toplantısına ilişkin gündemdışı bir konuşma yaptı.
Genel Kurulu ziyaret eden Hindistan Meclis Başkanı G.M.C. Balayogi ve beraberindeki heyete Başkanlıkça “Hoş geldiniz” denildi;
İsteği kabul edilen HindistanMeclis Başkanı G.M.C. Balayogi, Genel Kurula hitaben bir konuşma yaptı.
Portekiz’e gidecek olanDevlet Bakanı Rüştü Kâzım Yücelen’e, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Rüştü Taşar’ın,
Çin HalkCumhuriyeti Hong Kong Özel İdare Bölgesine gidecek olan Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir’e, DevletBakanı RifatSerdaroğlu’nun,
İngiltere’ye gidecek olan Devlet Bakanı Güneş Taner’e, DevletBakanı Eyüp Aşık’ın,
Vekâlet etmelerinin uygun görülmüş olduğuna ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Kocaeli Milletvekili Bekir Yurdagül ve 20 arkadaşının, İzmit Körfezinde SEKA’ya ait ormanlık bir arazinin özel bir otomobil fabrikasına devredilmesiyle ilgili iddiaları araştırmak amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/273) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmesinin, sırasında yapılacağı;
Körfez Savaşı sonrasında alınan Irak ile ilgili BirleşmişMilletler Güvenlik Konseyi kararlarının hedeflerine ve ruhuna uygun olarak ve Irak’ın toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesine özen göstererek, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere hava unsurlarının katılımıyla, Türkiye tarafından belirlenen ilke ve kurallara bağlı olarak ve Türkiye Büyük MilletMeclisinin 25 Aralık 1996 tarihli ve 477 sayılı Kararıyla Hükümete verdiği yetki çerçevesinde yürürlüğe konulan ve sadece keşif ve gerektiğinde önleme uçuşlarıyla sınırlı bir hava harekâtı olan “Kuzeyden Keşif Harekâtı”nın görev süresinin 30 Haziran 1998 tarihinden itibaren altı ay süre ile uzatılmasına; 477 sayılı Kararda belirtilen hususlarda bütün kararları almaya BakanlarKurulu yetkili kılınması için Anayasanın 92 nci maddes
ine göre izin verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresinin, yapılan görüşmelerden sonra,Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve 55 arkadaşının, 6.1.1998 tarih ve 98/10496 sayılı BakanlarKurulu Kararnamesiyle mevzuata aykırı bir şekilde İstanbul’da yeni turizm merkezleri ilan ettiği ve bu suretle partizanlık yapılmasına yol açarak görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla Başbakan A. Mesut Yılmaz hakkında bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesinin (9/24) üzerindeki görüşmeler tamamlanarak Meclis soruşturması açılmasının ve Anayasanın 100 üncü maddesine göre kurulacak komisyonun iki aylık çalışma süresinin başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimi tarihinden itibaren başlamasının,
Kabul edildiği,
Niğde Milletvekili Doğan Baran ve 54 arkadaşının, turizme açılan kamu arazilerinin tahsisinde usulsüzlük ve partizanlık yapmak suretiyle görevini kötüye kullandığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla TurizmBakanı İbrahim Gürdal hakkında bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesinin (9/23) öngörüşmeleri tamamlandı; Meclis soruşturması açılmasının kabul edilmediği,
Açıklandı.
Sakarya Milletvekili Cevat Ayhan, gündemdışı konuşmaya cevap veren Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu’nun, konuşmasında Refahyol döneminde yapılan ihalelerle ilgili yanlış beyanda bulunduğu iddiasıyla,
Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer, TurizmBakanı İbrahim Gürdal hakkındaki Meclis soruşturmasının öngörüşmeleri sırasında, Niğde Milletvekili DoğanBaran’ın, konuşmasında şahsına sataşmada bulunması nedeniyle,
Açıklamada bulundular.
(9/19) esas numaralı Meclis Soruşturma Komisyonunda açık bulunan ve DYP Grubuna düşen bir üyeliğe, gösterilen adaylar arasından ad çekme suretiyle, ZonguldakMilletvekili ÖmerBarutçu’nun seçildiği açıklandı.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmının :
2 nci sırasında bulunan 232,
4 üncü sırasında bulunan 553,
5 inci sırasında bulun
an 631,Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından,
3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,
Ertelendi;
6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede DeğişiklikYapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/
194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) görüşmelerine devam olunarak, 33 üncü maddesine kadar kabul edildi, 34 üncü maddesi üzerinde bir süre görüşüldü.Alınan karar gereğince, 1 Temmuz 1998 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere, birleşime 24.00’de son verildi.
Kamer Genç
Başkanvekili
Levent Mıstıkoğlu Abdulhaluk Mutlu
Hatay Bitlis
Kâtip Üye Kâtip Üye
II. – GELEN KÂĞITLAR No : 168
1 . 7 . 1998 ÇARŞAMBA
Raporlar
1. — Sekiz İlçe ve Üç İl Kurulması ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılması Hakkında 550 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması ve Bu Kararnameye Dört Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasarısı ve İçişleri ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/779) (S. Sayısı: 705) (Dağıtma tarihi: 1.7.1998) (GÜN-
DEME)
2. — Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanuna Ek Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/768) (S. Sayısı: 706) (Dağıtma tarihi: 1.7.1998) (GÜNDEME)
3. — Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci’nin 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun Geçici 41 inci Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Bolu Milletvekili Avni Akyol ve Burdur Milletvekili Yusuf Ekinci’nin, 4.11.1981 Tarih ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (2/1096, 2/234) (S. Sayısı: 707) (Dağıtma tarihi: 1.7.1998) (GÜNDEME)
4. — Terörle Mücadele Kanununun Bir Maddesinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/788) (S. Sayısı: 708) (Dağıtma tarihi: 1.7.1998) (GÜNDEME)
Sözlü Soru Önergeleri
1. — Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, Kayseri Çinko Kurşun Fabrikasına ilişkin Başbakandan sözlü soru önergesi (6/1139) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
2. — Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, Erzurum-Rize yoluna ve Erzurum-Tortum-İspir arası karayolu ihalesinin ne zaman yapılacağına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından sözlü soru önergesi (6/1140) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
3. — Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, Ankara Çankaya Anadolu İmam Hatip Lisesi inşaatına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (6/1141) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1. – Batman Milletvekili Alaattin Sever Aydın’ın, başörtüsü nedeniyle üniversitelere alınmayan öğrencilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5666) (Başkanlığa geliş tarihi: 19.6.1998)
2. – Kırıkkale Milletvekili Mikail Korkmaz’ın, Cumhuriyetin 75. yılı kutlamalarına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5667) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
3. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt-Aydıntepe İlçesinin dispanser ihtiyacına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesi (7/5668) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
4. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt-Aydıntepe İlçesinde tarım ve hayvancılığı geliştirmek için kurulan kooperatife yardım yapılıp yapılmadığına ilişkin Tarım ve Köyişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5669) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
5. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt-Aydıntepe’ye bağlı bazı köylerin sulama suyu sorununa ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından yazılı soru önergesi (7/5670) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
6.– Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt - Aydıntepe İlçesinin çöp aracı
ihtiyacına ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/5671) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
7. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt-Aydıntepe’de askerlik şubesi açılıp açılmayacağına ilişkin Millî Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısından yazılı soru önergesi (7/5672) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
8. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt-Aydıntepe Belediyesinin personel ve ödenek ihtiyacına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5673) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
9. – Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük’ün, Bayburt-Aydıntepe’nin yatılı bölge okulu ihtiyacına ilişkin Millî Eğitim Bakanından yazılı soru önergesi (7/5674) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
10. – Hatay Milletvekili Fuat Çay’ın, siyasî partilere yapılan hazine yardımlarına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/5675) (Başkanlığa geliş tarihi: 29.6.1998)
11 .– Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Özel Çevre Koruma Kurumunca Ankara-Gölbaşı İlçesiyle ilgili olarak yapılan çalışmalara ilişkin Çevre Bakanından yazılı soru önergesi (7/5676) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.6.1998)
12 .– Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Gölbaşı İlçesinin 1. derece turizm bölgesi yapılması için bir çalışma olup olmadığına ilişkin Turizm Bakanından yazılı soru önergesi (7/5677) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.6.1998)
13 .– Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Gölbaşı’ndaki Mogan ve Eğmir Gölünün temizlenmesine ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5678) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.6.1998)
14. – Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay’ın, Ankara-Gölbaşı-İncek ve Hacılar Köylerinin güzergâhında istimlak edilen bir arazinin kullanılmasına ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanından yazılı soru önergesi (7/5679) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.6.1998)
Meclis Araştırması Önergeleri
1. – Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 24 arkadaşının, Yatırımlarla İlgili Çok Taraflı
Antlaşma (MAI) konusunda Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uya-
rınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/274) (Başkanlığa geliş tarihi: 30.6.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 14.00
1 Temmuz 1998 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER : Levent MISTIKOĞLU (Hatay), Abdulhaluk MUTLU (Bitlis)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 113 üncü Birleşimini açıyorum.
III. — Y O K L A M A
BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, yoklama sırasında Genel Kurul salonunda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; çalışmalarımıza başlıyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşımıza gündemdışı söz vereceğim.
IV. – BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR
1. – Zonguldak Milletvekili Tahsin Boray Baycık’ın, Erdemir KAM-3 Projesi kapsamında yapılacak Galvaniz Hattı Projesi ihalesine ilişkin gündemdışı konuşması
BAŞKAN – Birinci gündemdışı söz, Erdemir ile ilgili gündemdışı söz isteyen Zonguldak Milletvekili Sayın Tahsin Boray Baycık'a verilmiştir.
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Sayın Başkan, yoklamada olmayanlara da söz vermezsiniz inşallah!
BAŞKAN – Sayın Baycık yoklamada vardı; siz duymadınız galiba.
ABBAS İNCEAYAN (Bolu) – Biraz sonra söz verecekleriniz var.
BAŞKAN –Buyurun Sayın Baycık. (DSP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
TAHSİN BORAY BAYCIK (Zonguldak) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 27 Haziran Cumartesi günü Adana'da meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı'dan rahmet, yakınlarına başsağlığı, zarar gören görmeyen tüm Adanalılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ayrıca, vatandaşlarımızın 1 Temmuz Kabotaj Bayramının kutlu olmasını diliyor
um.Yüce Meclisin değerli üyeleri, GAP'tan sonra Türkiye'nin en büyük yatırımı kabul edilen Erdemir KAM-3 Projesi kapsamında yapılacak Galvaniz Hattı Projesiyle ilgili endişelerimi dile getirmek amacıyla huzurlarınıza gelmiş bulunmaktayım; Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, Erdemirde yapılmak istenilen özelleştirme çalışmalarını dile getirmek amacıyla, 24 Nisan 1996 ve 1 Temmuz 1997 tarihlerinde huzurlarınıza gelmiştim. 28 Şubat 1960 tarihinde 7462 sayılı Yasayla kurulan özel statüde bir anonim şirket olan Erdemirin, geçen süre içinde kârını yatırımlara dönüştürdüğünü ve sürekli büyüyerek, devletten tek kuruş almadan, tersine, önemli ölçüde vergi ödeyerek, devletimizin teşvikleriyle yatırımlarına finansman sağlayarak borçlarını zamanında ödemiş, boyutları itibariyle Türkiye'nin tek ve örnek kuruluşu olduğunu; ayrıca, ülkemizde yassı sac üreten tek fabrika olması nedeniyle stratejik bir kuruluş olduğunu dile getirmiştim.
Sayın milletvekilleri, bu konuşmamı 19.11.1997 tarihinde, Türkiye genelindeki özelleştirmelerin araştırılması için kurulan komisyonun raporu tamamlandıktan sonra yapacaktım; ancak, işin vahameti nedeniyle, gecikmemek veya yapılan yanlıştan dönülür düşüncesiyle, bugün, Yüce Meclise düşüncelerimi sunmak zorunda kaldım.
Değerli arkadaşlar, Erdemir üzerindeki oyunlar bu kez bir başka şekilde karşımıza çıkmaktadır. KAM-3 Projesi kapsamında bulunan Galvaniz Hattı Projesinin ihale süreci, İdare Meclisinin 23 Ocak 1998 tarihli kararıyla başlamıştır. Yerli ve yabancı gazetelere ilanlar verilmiş, Erdemirden bir heyet, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya olmak üzere, konuyla ilgili ülkelerde incelemeler ve görüşmeler yapmıştır. Görüşülen firmaların hepsi ihaleye katılma konusunda çok istekli davranmışlardır. Dünyadaki c
iddî rekabet ortamı göz önüne alındığında, ihaleye çok ucuz fiyat geleceği de tahmin edilmekteydi. Bu proje, inşaat, beyaz eşya ve otomobil sektörlerini hedeflemekte olup, yılda 250 bin ton üretilecek ve ihraç imkânına da sahip olunacaktı. Şu anda ihale devam etmektedir. 11 firma yeterlik almış olup, iki üç ay içinde ihale sonuçlanacaktır; ancak, ihale ve ihale çalışmaları devam ederken Assan ve Borusan firmaları, Erdemir yetkilileriyle görüşerek, bu işin ortak yapılması için bir protokol hazırlamışlardır. Bu ortaklık, Erdemir yüzde 50, Assan yüzde 30, Borusan yüzde 20 şeklinde olacak; ancak, Erdemir yüzde 50 paya sahip olmasına rağmen, protokol metnine göre, kararlar, yüzde 80 çoğunluk ile alınacaktır.Sayın milletvekilleri, açıklık getirilmesi gereken şudur: Assan firması, daha önce, İstanbul civarında kurulmak üzere, yabancı bir firmayla galvanizleme hattının ihalesini yapmış ve bedelini ödemiş midir? Eğer, böyle bir ihale yapılmışsa, Erdemir, neden durup dururken teknolojisi belli olmayan bir yatırıma ortak edilmek istenmektedir. Bu yatırım, Erdemir sahası içinde önceden holü hazırlanmış, altyapısı tamamlanmış olan mekâna yapılacaktır. Erdemir kendi projesini neden yapamıyor da, böyle bir diyaloğa itiliyor.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; netice olarak, Erdemir, yatırımını tek başına yapacak güçtedir. Pazar bulur, ihracat yapar, istihdam sağlar ve kâr eder.
Bu yatırım, KAM-3 projesinin en önemli ve kârlı bölümüdür. Erdemir tarafından ihale edilmezse KAM-3 kesinlikle fizibl çıkmaz ve ihale edilemez. Böyle bir şey olur ise, Erdemir içinde ayrı bir genel müdürlük ve teşkilat olacak ve kargaşa yaratacaktır. Erdemir tarafından galvaniz hattı için hazırlanan altyapı, Erdemir menfaatı aleyhine başka firmalara kullandırılacaktır.
Yönetim kurulu üyeleri muhtemelen mahkemeye düşecek ve siyasî bir skandala meydan verilecektir. Diğer özel yatırımcılar, neden devre dışı kaldıklarını anlayamayacaklar ve haksızlığa uğrayacaklardır.
Bu iş, Erdemirin bazı kişilere peşkeş çekilme planının bir parçasıdır. Bu plan, muhasebe sistemi değişikliğiyle başlamıştır. Yakında huzurlarınıza gelecek olan Özelleştirme İnceleme Komisyonu raporunda, bu konu, daha geniş olarak açıklanacaktır.
Sayın milletvekilleri, ülkemizin gözbebeği bu stratejik kuruluşumuzun, bu tür ihtiras ve emellere alet edilmemesi gerektiği düşünce ve temennilerimle hepinize saygılar sunuyorum. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Baycık.
Gündemdışı konuşmaya cevap vermek üzere Hükümetten bir istek gelmemiştir.
2. – Ordu Milletveki
li Müjdat Koç’un, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramına ilişkin gündemdışı konuşmasıBAŞKAN – İkinci gündemdışı konuşma, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı nedeniyle gündemdışı söz isteyen Ordu Milletvekili Sayın Müjdat Koç'a verilmiştir.
Buyurun Sayın Koç. (DTP sıralarından alkışlar)
Süreniz 5 dakika.
MÜJDAT KOÇ (Ordu) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramını kutlamak ve Türk denizciliğinin sorunlarını dile getirmek amacıyla huzurlarınıza gelmiş bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum.
Denizcilik Bayramı, tüm kıyılarımızda yıllardır coşkuyla kutlanmaktadır. Bu kutlamaların en coşkulusu mahallî ve otantik unsurların da katkısıyla Fatsa İlçesi Yalıköyü Beldesinde yapılmaktadır. Fatsa'da olduğu gibi, Zonguldak, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin İllerimizde ve tüm ilçelerinde, bugün, tüm yöre halkı, coşkuyla, motorlara, teknelere binip, yedi dere ağzı gezip, dilek dilemek yoluyla bir gelenek de yaratmışlardır.
Fr
ansızca bir kelime olan kabotajın anlamı, bir devletin kendi limanları arasında yapılan ticarî amaçlı deniz seferleridir. 1923'te İzmir'de toplanan Türkiye İktisat Kongresinde birçok vesileyle kabotajın önemi üzerinde durulmuş ve kendi limanlarımızda kendi bayrağımızı taşıyan gemilerden başkasının ticaret yapmaması fikri kongrede oybirliğiyle kabul edilmiştir. 1 Temmuz 1926'da, Ulu Önder Atatürk'ün öncülüğünde, kapitülasyonlar, yani, yabancılara verilen ticarî imtiyazlar kaldırılarak, kabotaj hakkı Türk karasularında Türklere geçmiştir. 815 sayılı Kanunla, Türkiye kıyılarının bir noktasından diğerine yük ve yolcu taşımak, kıyılarda, limanlarda ve limanlar arasında römorkaj ve klavuzluk ve her türlü liman hizmetlerini yapma hakkı, ancak Türk Bayrağını taşıyan gemilere tanınmıştır.Büyük Önder Atatürk "en güzel coğrafî vaziyette ve üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye, endüstrisi, ticareti ve sporuyla en ileri denizci millet yetiştirebilmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten yararlanmayı bilmeliyiz. Denizciliği, Türkün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve az zamanda başarmalıyız" derken, her zaman olduğu gibi, bizlere ulaşılması gereken hedefleri göstermiştir. Maalesef, o günden bugüne uzun yıllar geçmesine rağmen, Büyük Önderin gösterdiği hedeflere denizcilik açısından varılamamıştır.
Uygarlık tarihine göz attığımızda, en güçlü medeniyetlerin su kenarında kurulduğunu, suya ve denizlere hâkim olan ulusların çevrelerine egemen olduklarını görüyoruz.
Karadeniz yöresi milletvekili olarak, müteaddit defalar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden, ülkemizde denizcilik bakanlığının olmamasının çok önemli bir eksiklik olduğunun üzerinde ısrarla durmuştum. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramını kutladığımız bugün de, aynı sözlerimi tekrar ediyorum.Komşumuz Yunanistan'ın, millî gelir hesaplarında deniz ticaretinin payı neredeyse yüzde 50 iken, ülkemizde bu payın, yıllara göre, yüzde 5 ilâ yüzde 6 arasında seyretmesi diğer bir üzüntü kaynağıdır.
Güçlü ticarî filolara sahip olan ülkelerde ticaretin en önemli
kaynaklarından birini de, deniz ticareti teşkil etmektedir. Diğer ülkeler bu sektörden önemli bir gelir temin edebilmişlerdir. Dünyanın en yüksek tonajına sahip Liberya, Panama, Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerin filolarının yanında bizim deniz filolarımız, maalesef, çok küçük boyutta kalmaktadır.Denizciliğin teşvik ve desteklenmesine ilişkin son yıllarda yapılan mevzuat düzenlemeleriyle, yurt dışından gemi alım ve satımlarında ve yurt içinde inşa ve tamir edilen gemilerde kullanılacak malzeme ve ekipman ithalinde yeterli finansman ve teşvik unsurları, maalesef, sağlanamamıştır.
Ulusal deniz ticaret filomuzun inşa, bakım ve onarım yoluyla desteklenmesiyle, yan sanayilerde yarattığı istihdam nedeniyle ekonomik açıdan önemli bir yeri haiz olan gemi inşa sektörünün diğer ülkelerle rekabet edebilmesi için, maliyet artırıcı unsurların
giderilmesi gerekir.Günden güne değişen ve gelişen denizcilik sektöründe, yüksek tonajlı gemiler yanında eğitilmiş elemana da gereksinim vardır. Kendi ihtiyacımızın yanında, eğitilmiş gemi adamı ihraç etmek suretiyle hem ülke insanımıza yeni iş sahaları açılır hem de bu yolla ülkemize büyük ölçüde döviz girdisi sağlanır.
Ülkemizde denizcilik eğitiminin tesis, araç-gereç, eğitici akademik kadro eksikliği hat safhadadır. Denizciliğimizin ve balıkçılığımızın merkezi durumunda bulunan Fatsa'da deniz bilimleri fakültesi kurulması için vermiş bulunduğumuz yasa teklifi de, Türki
ye Büyük Millet Meclisinde beklemektedir; bu konuda, tüm gruplardan destek bekliyoruz.(Mikrofon otomat
ik cihaz tarafından kapatıldı)BAŞKAN – Efendim, süreniz bitti. 1 dakika eksüre veriyorum, lütfen, konuşmanızı tamamlayın.
MÜJDAT KOÇ (Devamla) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Boğazlarımızın sorunlarına gelince, İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizinde oluşan su yolunun, gereken her türlü güvenlik önlemini alarak deniz trafiğine açık tutulması, ülkemiz için olduğu kadar, diğer ülkeler için de önemlidir.
Türkiye'nin bu bölgesindeki deniz trafiğini, insan hayatı, çevre, mal varlıkları ve buradan istifade eden gemiler açısından güvenli kılabilmek için, 1.7.1994 tarihinde Boğazlar ve Marmara Bölgesi Deniz Trafik Düzeni Hakkında Tüzük yürürlüğe girmiştir.
Anılan tüzük, uluslararası alanda bazı tepkilerle karşılaşsa dahi, düzenlemeler yerindedir.
Hazar petrollerinin dünya pazarlarına ulaştırılmasında seçilecek güzergâh, ülkemiz ve boğazlar trafiği açısından büyük önem taşımaktadır; Bakü-Ceyhan boru hattı en uygun çözümdür.
Petrol taşımacılığının boğazlarda yarattığı tehlikeler bilinirken, bunu çok daha büyük boyutlara çekecek gelişmelere Türkiye duyarsız kalamaz.
Bir kez daha, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramını kutluyor; bu vesileyle, çilekeş ve fedakâr Türk denizcilerine, yollarında esenlikler, vefat edenlerine, denizde yitirdiklerimize ve deniz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, Yüce Meclise saygılarımı sunuyorum. (DTP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Koç.
Gündemdışı konuşmaya cevap verme konusunda Hükümetten bir istek gelmemiştir.
3. –
Adana Milletvekili Mehmet Büyükyılmaz’ın, Adana’da meydana gelen deprem felaketine ilişkin gündemdışı konuşmasıBAŞKAN – Son konuşma, Adana'daki deprem felaketiyle ilgili olarak gündemdışı söz isteyen, Adana Milletvekili Sayın Mehmet Büyükyılmaz'a verilmiştir.
Buyurun Sayın Büyükyılmaz. (DSP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5 dakika.
MEHMET BÜYÜKYILMAZ (Adana) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemiz, son yıllarda sık sık tabiî afetler yaşamaya başlamıştır. Erzincan depremi, arkasından Dinar depremi ve Karadeniz sel felaketiyle ilgili gözyaşı kurumadan Adana'da yaşanan deprem... Bu da şunu
göstermektedir: Artık, bu tür tabiî afetlere karşı her an hazır olmamız gerekmektedir. Dile-
meyiz, istemeyiz; ama, bu felaketler, isteğe bağlı da değil, yarın da benzer olaylar bir başka
yerde olacaktır.
Bu tür olaylara karşı daha profesyonel birliklerin bulundurulmasında; bu birliklerde, bu iş için eğitim görmüş elemanlar bulunmasında yarar vardır kanaatindeyim. Gerçi, devletimle gurur duydum, halkımızla gurur duydum; saat 01.30'da Adana'ya varabildim; hemen, hastaneleri bir bir dolaştım. Yaralılardan ayakta tedavi görebileceklerin tedavisi yapılmış, gönderilmişti; yatacak olanlar yatırılmıştı. Sigorta, devlet, numune, Balcalı hastanelerinde panik yoktu; her şey, normal seyrinde devam ediyordu. Kayıplarımız vardı, yararlılarımız vardı, acımız derindi, içimiz yanıyordu. Ne yaparsın, tabiî afet_ Ama, hiç olmazsa yapay afet, keşmekeş yoktu.
Nöbetçi olmadıkları halde hastanelere koşan doktorları, hemşireleri ve çalışanları gördüm. Emekli olmuş hemşireler, yardımlarımız olabilir mi diye koşup gelmişlerdi. İnsanlarımız, kan vermek için kuyruk olmuşlardı. Onun için, buradan, tüm sağlıkçılara, kan vermek için koşan hemşerilerime sonsuz şükranlarımı arz ediyorum
.Çok kısa sürede kriz masası kurulmuş, Devlet Su İşlerinin, Köy Hizmetlerinin, belediyenin araçları harekete geçirilmişti. Bazı mahallelerde elektriklerin kesik olmasından dolayı, komşu illere ve ilçelere ekmek siparişleri verilmiş, tankerler su dağıtmaya başlamışlardı. Bu karışıklık içerisinde ufak tefek aksamalar olabilir, onu da hoş karşılamak gerekir; ama, organizasyon iyi çalışı-
yordu.
Maddî hasar çok büyük. Köylerimizin bir kısmı tamamen enkaz halinde. Devletimiz büyüktür; bunların hepsi, en kısa zamanda halledilir. Çukurovalının ayranı kabarırsa, tüm o maddî hasarı ve zararı, Çukurovalı kendisi de karşılar. Yalnız, bir isteğimiz var, açgözlülüklerinden, kurnazlıklarından, hata ve kusurlarından dolayı halkımıza acı çektirenler affedilmesin, bunlara tolerans gösterilmesin; cezalarını, ibret için çeksinler.
Acımız sonsuz, kaybımız çok fazla; ne desek az. Ölülerimize Allah'tan rahmet, acılı ailelerimize sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyor, saygılar sunuyorum. (DSP, ANAP ve DTP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Büyükyılmaz.
Biz de, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, yaralılara acil şifa ve ölenlere rahmet duygularını, daha baştan beri, Adana felaketzedelerine bildirmiştik.
Bu gündemdışı konuşmaya da Hükümetten herhangi bir cevap isteği gelmedi.
Gündemdışı konuşmalar bitmiştir; gündeme geçiyoruz.
Cumhurbaşkanlığı tezkeresi vardır; okutuyorum:
B) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. – Arnavutluk’a gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay’a, dönüşüne kadar, Maliye Bakanı Zekeriya Temizel’in vekâlet etmesinin uygun görüldüğüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1584)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşmelerde bulunmak üzere, 30 Haziran 1998 tarihinde Arnavutluk'a gidecek olan Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay'ın dönüşüne kadar; Millî Eğitim Bakanlığına, Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in vekâlet etmesinin, Başbakanın teklifi üzerine, uygun görülmüş olduğunu bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir Meclis araştırması önergesi vardır; okutuyorum:
C) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. – Erzincan Milletvekili Mustafa Kul ve 24 arkadaşının, Yatırımlarla İlgili Çok Taraflı Antlaşma (MAI) konusunda Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/274)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Küreselleşme, yani "Yeni Dünya Düzeni" olgusu, 1980 sonrası yıllarda ortaya çıkmıştır. Küreselleşmenin temel öğretisi, evrensel düzeyde serbest piyasa ekonomisine geçerek, bütün ülkelerin dünya pazarlarında bütünleşmesi ve mal-hizmet-sermaye hareketlerinin tam serbestliğinin sağlanmasıdır.
Finans kaynaklarını, patent haklarını, bilgi ve teknolojiyi, iletişim gücünü elinde tutan ve G-7 olarak bilinen Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, Kanada ve İtalya'nın, sermayenin kâr hadlerini artırmak için geliştirdikleri politikalar, küreselleşme anlayışını siyasallaştırmış ve üçüncü dünya ülkeleriyle olan ilişkilerinde demokratik bir yaklaşım yerine, bu ülkelerin ağır bir borç yükü altına sokularak sermaye için yatırım alanlarına dönüştürülmesine ve neredeyse dünya ekonomisinden dışlanmasına neden olmuşlardır.
Küreselleşme olarak adlandırılan gelişmelerin, dünyadaki sınırları, ulus devletleri ortadan kaldırarak bölgesel ve sınıfsal eşitsizliğe, adaletsizliğe son vereceği savunulurken, dünya ekonomisindeki devinime bakıldığında, üretilen zenginliğin ve kaynakların belli ellerde toplandığı görülmektedir. Dünyada küresel bir eşitlik değil, emperyalist b
ir sömürü ve egemenlik kendisini göstermektedir.Böylesine bir dünyada yapılan neoliberal politikalar, propagandalar ve bu bağlamda sürdürülen özelleştirme-yabancılaştırma, MAI ve MIGA gibi uluslararası hukuk normları olarak pazarlanan dayatmalar, aslında, hâkim sanayi ülkelerde konuşlanmış olan güçlü sermayenin, çevresel ülkeleri denetim altına alma ve böylece, oralardan kaynak aktarma çabalarından başka bir şey değildir.
1990'lı yıllarda ekonomileri durgunluk içerisine giren Batı ülkeleri yeni arayışlar içerisine girmiş, 1993 yılı sonunda tamamlanan Uruguay Round görüşmeleriyle, 117 ülke için uluslararası ticarî ilişkilerin temeli atılmış ve bu ilkelere uyulmasının gözetilmesi ile taraflararası uyuşmazlıklarda yargıçlık yapma görevi de üstlenilmiştir.
1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle, Batılı ülkeler, Uruguay Round görüşmelerinde kararlaştırdıkları liberalizasyon taahhütlerinin tam olarak uygulanması ve çoktaraflı ticaret sisteminin, küreselleşen dünya ekonomisinin taleplerine ayak uydurması konusunda sorunlarla karşılaşmışlardır. Bunun sonucunda, üçüncü dünya ülkelerine karşı sanayi ülkelerinin temsilciliğini yapan örgütlenmelerden biri olan OECD, yatırımları en önemli konu olarak belirlemiş ve yatırımlara ilişkin ort
ak kuralların geliştirilmesini gerekli bularak, üyeler arasında çoktaraflı yatırım anlaşması yapılmasını kararlaştırmıştır. Bu karar çerçevesinde, Eylül 1995'te başlatılan çalışmalar henüz sonuçlandırılamamıştır.Küreselleşme, tekellerin ve sermayenin önündeki bütün engelleri ve sınırları yıkmaya başlayınca, dünya ekonomisinde daha büyük güç, pazar ve söz sahibi olabilmenin yolu da büyük şirket birleşmelerinden geçmeye başlamıştır.
Türkiye'nin temel ekonomik kuruluşları olan ve ulusal bağımsızlığın güvencesini oluşturan kamu kuruluşlarının özelleştirilmesi çabalarına, Dünya Bankası veya IMF istemleri doğrultusunda yeni boyutlar kazandırılmaya çalışılmaktadır. Her ülke için stratejik kuruluşlar olarak nitelendirilen telekomünikasyon, metalurji, madencilik, petrol, tekel, enerji ve savunma sektörlerinde kurulu kamu kuruluşları özelleştirme programına alınarak, çoğu yabancı çokuluslu tekellerle ortaklıklar oluşturmuş bulunan holdinglere satılmak istenmektedir.
Türkiye'nin çekince koyacağını bildirdiği MAI (Multilateral Agreemenet On Investment) ile yabancı yatırımcıların kârlılıkları hukukî yönden güvenceye alınırken, ulusal egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın çokuluslu şirketler karşısında ne şekilde korunacağının, ülkemizin kalkınması ve ulusal bağımsızlığımızın güvencesini oluşturan kamu kuruluşlarının özelleştirilmesinin yaratacağı etkilerin, çalışanların bu durumdan nasıl etkileneceğinin araştırılması amacıyla, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 üncü ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açı
lmasını arz ederiz.Mustafa Kul Celal Topkan
Erzincan Adıyaman
Orhan Veli Yıldırım Ahmet Küçük
Tunceli Çanakkale
Bekir Kumbul Ahmet Güryüz Ketenci
Antalya İstanbul
Ali Dinçer İrfan Gürpınar
Ankara Kırklareli
Yüksel Aksu Mahmut Işık
Bursa Sıvas
M. Cevdet Selvi İsmet Önder Kırlı
İstanbul Balıkesir
Nezir Büyükcengiz Ali Rıza Bodur
Konya İzmir
Veli Aksoy Bekir Yurdagül
İzmir Kocaeli
Atilâ Sav Ali Şahin
Hatay Kahramanmaraş
Tuncay Karaytuğ Zeki Çakıroğlu
Adana Muğla
Yahya Şimşek Durmuş Fikri Sağlar
Bursa İçel
Ercan Karakaş Ayhan Fırat
İstanbul Malatya
Mustafa Yıldız
Erzincan
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Önerge, gündemde yerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki öngörüşmeler, sırasında yapılacaktır.
Sayın milletvekilleri, şimdi, gündemin "Oylaması Yapılacak İşler" kısmına geçiyoruz.
V. – GÜVEN İSTEMİ
1. – Devlet Bakanı Eyüp Aşık Hakkında Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı Maddeleri Uyarınca Verilen Gensorunun, Genel Kurulun 29.6.1998 Tarihli 111 inci Birleşiminde Yapılan Görüşmeleri Sırasında Verilen Güvensizlik Önergesinin Oylanması (11/16, 4/360)
BAŞKAN – Bu kısımda, Devlet Bakanı Eyüp Aşık hakkında Anayasanın 99 uncu ve İçtüzüğün 106 ncı maddeleri uyarınca verilen (11/16) esas numaralı Gensorunun, Genel Kurulun 29.6.1998 tarihli 111 inci Birleşiminde yapılan görüşmeleri sırasında verilen güvensizlik önergesinin oylamasını yapacağız.
Sayın üyeler, kullanacağınız oyların anlamını açıklıyorum:
Güvensizlik önergesini oylayacağımızdan; kabul oyu, güvensizlik anlamına; ret oyu ise güven anlamına gelecektir. Anayasanın 99 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre, bakanın düşürülebilmesi için, üye tamsayısının salt çoğunluğu, yani 276 veya daha fazla kabul oyu gereklidir. Anayasada öngörülen bu nitelikteki çoğunluğun mevcudiyetini tespit edebilmek için, güvensizlik önergesi açık oya sunulacaktır.
Aslında, Anayasanın 99 uncu maddesi "oylamada sadece güvensizlik oyları sayılır" der. Bugüne kadar yapılan uygulama da, bana göre, aslında, biraz hatalı uygulanmıştır. Sadece güvensizlik izhar eden milletvekillerinin, gelip, burada oy kullanması lazım. Güvensizlik oyu vermeyen bir milletvekilinin, buraya gelip oy kullanmasının bir anlamı yok; zaten Anayasa da " oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır" diyor. Hakikaten, bu önemli bir konu; çünkü, eğer bu şekilde hareket edersek, güvensizlik oyu verenler, güvensizlik oyu vermiş; geriye kalan tüm milletvekilleri güvenoyu vermiş anlamına geliyor. Bence, Meclisin, bu konuda bir karar vermesi gerekir. Eğer gruplar isterlerse, bu konuda bir usul tartışması açılmasını bile düşünüyorum.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Gerek yok.
BAŞKAN – Peki arkadaşlar, o zaman alışılmış usulü tatbik ediyoruz.
Açık oylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.
Açık oylamanın, adı okunan sayın milletvekilinin, kürsüye konulacak oy kutusuna, oy pusulasını atmak suretiyle yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir efendim.
Yani, kupalar kürsüye konulacak, adı okunan üye, oyunu kullanıp geçecek. Aslında, güvenoylaması bu usulle yapılıyordu. Yani, adı okunan sayın üye, yerinden kalkarak "ret" veya "kabul" diyordu veyahut da bu usulü benimsiyorduk.
Sayın arkadaşlar, sayın genel başkanlar, öncelikle oy kullanma hakkına sahiptirler. Önceden mazeretini bildirmeyen hiçbir üyenin, sırası gelmeden oyunu kullanması mümkün değildir.
Daha önce de belirttiğim gibi, güvensizlik önergesini oyluyoruz. Güvensizlik önergesine verilen ret oyu, güvenoyu anlamına gelir; kabul oyu, güvensizlik anlamına gelir.
Sayın milletvekilleri, Divan Üyesi arkadaşlarımız, sayın üyelerin isimlerini işaretleyecekler, sonra oy kullanılacak.
Kupaları kürsüye koyalım.
MEHMET GÖZLÜKAYA (Denizli) – Sayın Başkan, oy şekli...
BAŞKAN – Efendim, burada güvensizlik önergesini oyluyoruz. Kabul oyu, güvensizliği ifade ediyor. Kırmızıyı kullanırsanız ret, beyazı kullanırsanız kabul anlamına geliyor. Beyaz, güvensizlik; kırmızı, güvenoyu anlamına geliyor. Çekimser oy kullanmak isteye
n kullanabilir.Sayın Divan Üyesi arkadaşımızın oturarak okuması hususunu oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Oylamaya Adana İli milletvekillerinden başlıyoruz.
(Oyların toplanmasına başlandı)
Osman Hazer...
Halil İbrahim Özsoy...
BAŞKAN – Sayın Özsoy, Devlet Bakanı Sayın Burhan Kara'nın yerine de oy kullana-
caklar.
Yaman Törüner...
Kubilay Uygun...
(Oyların toplanmasına devam edildi)
Önder Sav...
Yücel Seçkiner...
BAŞKAN – Sayın Seçkiner, Devlet Bakanı Sayın Rifat Serdaroğlu'nun yeri
ne de oy kullanacaklar.Ahmet Tekdal...
İlker Tuncay...
(Oyların toplanmasına devam edildi)
Hikmet Aydın...
Mustafa Cumhur Ersümer...
BAŞKAN – Sayın Ersümer, Devlet Bakanı Sayın Cavit Kavak'ın yerine de oy kullana-
caklar.
Ahmet Küçük...
Nevfel Şahin...
(Oyların toplanmasına devam edildi)
BAŞKAN – Oyunu kullanmayan sayın üye var mı? Yok.
Oy verme işlemi bitmiştir.
Kupalar kaldırılsın.
(Oyların ayırımı yapıldı)
BAŞKAN – Devlet Bakanı Sayın Ahat Andican, Devlet Bakanı Sayın Eyüp Aşık'ın;
Devle
t Bakanı Sayın Işılay Saygın, Devlet Bakanı Sayın Mehmet Batallı'nın;Devlet Bakanı Sayın Mehmet Batallı, Devlet Bakanı Sayın Refaiddin Şahin'in;
Devlet Bakanı Sayın Mehmet Salih Yıldırım, Devlet Bakanı Sayın Güneş Taner'in yerine oy kullanıyorlar.
(Oyların toplanmasına devam edildi)
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Devlet Bakanı Sayın Eyüp Aşık hakkındaki güvensizlik önergesinin açık oylamasına 441 sayın milletvekili katılmıştır; kabul oyu 235, ret oyu 206'dır. Bu suretle, Anayasanın 99 uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen salt çoğunluk sağlanamadığı için, Devlet Bakanı Sayın Eyüp Aşık hakkındaki güvensizlik önergesi kabul edilmemiştir.
Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlıyoruz.
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1. – Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Bülent Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı : 232)
BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız
.Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
2. – Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı : 338)
BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifini, maddeleri üzerindeki önergelerle birlikte, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre Komisyon geri almıştı.
Komisyon raporu henüz gelmediği için, teklifin müzakeresini erteliyoruz.
3. – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Yusuf Bahadır ve 9 arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024) (S. Sayısı
: 553)BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakerelerine devam edeceğiz.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
4. – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı : 631)
BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakerelerine devam edeceğiz.
Komisyon?.. Yok.
Ertelenmiştir.
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Ka
nunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (1)BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Komisyon?.. Burada.
Hükümet?.. Burada.
Komisyon ve Hük
ümet yerlerini aldılar.Sayın milletvekilleri, geçen birleşimde, tasarının 34 üncü maddesi üzerinde şahıslar adına yapılacak son konuşmada kalmıştık.
Söz sırası, Bursa Milletvekili Sayın Beyreli'deydi.
Buyurun Sayın Beyreli.
Süreniz 5 dakikadır efendim.
ALİ RAHMİ BEYRELİ (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlarım.
(1) S. Sayılı Basmayazı 17.6.1998 tarihli 103 üncü BirleşimTutanağına eklidir.
Bu maddeyle, ziraî kazançta vergilendirmeyi yeniden düzenliyoruz.
Ziraî kazançta, mevcut uygulamada, işletme büyüklüğü ölçüsü, yıllık satış tutarı ölçüleri ve bunların aşılıp aşılmaması vergilendirmeye esas olarak kabul edilmekte; buna göre, işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarı ölçüsü şartlarını haiz olan çiftçiler Gelir Vergisinden muaf tutulmakta; bunun da ötesinde, belirli bir haddi aşmayanların kazancı götürü gider esasına göre, aşanların kazançları ise gerçek usulde vergilendirilmekteydi. Bu sistem, çeşitli sakıncaları da beraberinde getirmiştir ve bunu hep birlikte yaşadık. Bu sistem, çiftçilerimizi, müstahsil makbuzu almamaya ya da müstahsil makbuzlarını, hayatta olmayan belli kişilerin üzerine yazmaya, onların adına düzenlemeye ve dolayısıyla, sistem içerisinde belgesiz ve kayıtsız bir alan yaratmaya sevk etmekteydi. Dolayısıyla, mevcut sistemimiz, tarım ürünlerinin, kayıtdışı ekonominin önemli bir kaynağını oluşturmasına yol açmaktaydı.
Bu maddeyle getirilen düzenlemeyle, küçük çiftçi muaflığı ve ziraî kazancın götürü usulde tespiti yöntemi kaldırılmaktadır. Yapılan değişiklikle, ziraî kazançlar ya sadece -bugün olduğu gibi- stopaj yoluyla ya da gerçek usulde vergilendirilecektir. Görüşeceğimiz ve inşallah kabul edeceğimiz bir sonraki maddeye göre de, işletme büyüklükleri esaslarını aşmayan çiftçilerimiz, satış tutarları ne olursa olsun, gerçek usulde vergilendirilmeyecekler, defter tutmayacaklardır.
Ben, Yüce Heyetimizin kabul edeceğine inandığım bu değişikliklerin, bu düzenlemenin, çiftçilerimize ve ulusumuza hayırlı olmasını diliyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Beyreli.
ASLAN POLAT (Erzurum) – Sayın Başkan, Sayın Bakana bir soru sorabilir miyim?
BAŞKAN – Buyurun Sayın Polat.
ASLAN POLAT (Erzurum) – Sayın Bakanım, biliyorsunuz, bu getirilen fonla, köylere ve bilhassa tarım kesimine, yüzde 4 dahi olsa, stopajdan bir vergi getirilmekte. Bu vergilerden de köylere birtakım hizmetler -tabiî, eskiden beri gidiyordu- gidecektir. Yalnız, şimdi, köyler konusunda bir konu var; o da şu: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 28 trilyon 650 milyar lira olan özelleştirmeden gelecek Köy Hizmetlerinin gelirlerinin Maliye Bakanlığınca durdurulduğunu ve şu ana kadar dağıtılmadığını, genelgeyle bütün kuruluşlara bildirmiş vaziyette ve -kısaca okuyorum- özelleştirmeden gelecek payları Maliye Bakanlığı bize aktarmadığı için ve bu konuda bir gelişme olmadığı için, özelleştirme gelirlerini yok kabul edin; geleceği belli değil; şu anda yatırımlarınızı
durdurun; ancak, özelleştirmeden gelirse devam edin diyor. Temmuz ayına geldik; bizim Doğu Anadolu'da, biliyorsunuz, iki üç ay sonra kış mevsimi gelecek...MUSTAFA GÜVEN KARAHAN (Balıkesir) – Soruya gelsin Sayın Başkan!
BAŞKAN – Bir dakika efendim...
ASLAN POLAT (Erzurum) – Eğer, özelleştirme gelirlerini dağıtacaksanız, verecekseniz, öncelikli olarak Doğu Anadolu'dan başlamak üzere bu özelleştirme gelirlerini verecek misiniz diye merak ediyorum; bunu soruyorum Sayın Bakan.
BAŞKAN – Soru, bu maddeyle ilgili değil; Sayın Bakanın bu soruyu cevaplandırmasını istemiyorum.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Ne demek Sayın Başkan!
BAŞKAN – Sayın Esengün, maddeyle ilgisi yok. Bu madde ziraî kazançlarda vergilendirmeyle ilgili. Özelleştirme gelirinin Köy Hizmetlerine intikalinin, oradan kullanılmasının maddeyle ilgisi yok.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Bakan cevap vermek istiyor galiba...
BAŞKAN – Tamam efendim... Takdir benim; öyle yaptım; ama, soruyu da sordurdum.
Sayın Özgün buyurun.
İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – Sayın Bakanım, birinci fıkrada "54 üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca..." deniliyor. Komisyonda, biliyorsunuz, traktör konusunda bir yaş sınırı getirmiştik. Biçerdöver ve bu mahiyetteki bir motorlu araca da bir yaş sınırı getirmek gerekmez mi diye soruyorum.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Bakan.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, biçerdöverle -özellikle belirli bir arazi büyüklüğünün üzerine ulaşmayan işletmeler açısından- başkalarına hizmet verildiği ve belirli bir gelir elde edildiği, Komisyonda ayrıntısıyla tartışıldı. Dolayısıyla, hizmet verebilecek konumda olduğu sürece bir yaş sınırı aranıp aranmaması konusu, zaten, Plan ve Bütçe Komisyonunda getirilen bir düzenlemeydi. Orada, bunun için bir yaş sınırına gerek olmadığı, zaten, çalışabildiği sürece benzer hizmetleri verebildiği konusu gündeme getirildiğinden dolayı herhangi bir yaş sınırı düşünülmedi.
BAŞKAN – Teşekkür
ederim.Şimdi, maddeyle ilgili 33 önerge var, 6 fıkra olduğu için 24 önergeyi geliş sırasına göre okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Vergi kanunlarında değişiklik yapan yasa tasarısının 34 üncü maddesinin son fıkrasına "Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge alma, verme, saklama ve ibraz yükümlülüklerine uymayan"dan sonra gelmek üzere "kazançları gerçek usulde vergilendirilenler" iba
resinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.Sıtkı Cengil Muhammet Polat Aslan Polat
Adana Aydın Erz
urumLütfü Esengün Cafer Güneş Memduh Büyükkılıç
Erzurum Kırşehir Kayseri
Ahmet Çelik Yakup Budak İ. Ertan Yülek
Adıyaman Adana Adana
Ahmet Doğan Osman Hazer Celal Esin
Adıyaman Afyon Ağrı
Cemalettin Lafçı Rıza Ulucak Alaattin Sever Aydın
Amasya Ankara Batman
Suat Pamukçu Abdulhaluk Mutlu Mustafa Yünlüoğlu
Bayburt Bitlis Bolu
İsmail Coşar Zülfikar Gazi Ramazan Yenidede
Çankırı Çorum Denizli
Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya Sıddık Altay
Elazığ Erzincan Ağrı
Murtaza Özkanlı Ömer Faruk Ekinci İsmail Özgün
Aksaray Ankara Balıkesir
Musa Okçu Zeki Ergezen Feti Görür
Batman Bitlis Bolu
Altan Karapaşaoğlu Ömer Vehbi Hatipoğlu Ahmet Cemil Tunç
Bursa Diyarbakır Elazığ
Naci Terzi Şinasi Yavuz Nurettin Aktaş
Erzincan Erzurum Gaziantep
Bedri İncetahtacı Mehmet Sılay Emin Aydınbaş
Gaziantep Hatay İçel
Azmi Ateş Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu
İstanbul İstanbul İstanbul
Osman Yumakoğulları Hasan Dikici Ahmet Dökülmez
İstanbul Kahramanmaraş Kahramanmaraş
Zeki Ünal Fethi Acar Salih Kapusuz
Karaman Kastamonu Kayseri
Mikail Korkmaz Mustafa Kemal Ateş Osman Pepe
Kırıkkale Kilis Kocaeli
Veysel Candan Hanifi Demirkol Kahraman Emmioğlu
Konya Eskişehir Gaziantep
Turhan Alçelik Metin Kalkan Saffet Benli
Giresun Hatay İçel
Ekrem Erdem İsmail Kahraman Bahri Zengin
İstanbul İstanbul İstanbul
Abdullah Özbey Zeki Karabayır Kemal Albayrak
Karaman Kars Kırıkkale
Hüseyin Arı Hasan Hüseyin Öz Metin Perli
Konya Konya Kütahya
Yaşar Canbay Nedim İlci Hüseyin Olgun Akın
Malatya Muş Ordu
Nezir Aydın Ahmet Demircan Musa Uzunkaya
Sakarya Samsun Samsun
Ahmet Nurettin Aydın Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel
Siirt Şanlıurfa Şanlıurfa
Ahmet Feyzi İnceöz Kemalettin Göktaş İsmail İlhan Sungur
Tokat Trabzon Trabzon
Şaban Şevli Kâzım Arslan Rıza Güneri
Van Yozgat Konya
Mustafa Ünaldı Ahmet Derin Sabahattin Yıldız
Konya Kütahya Muş
Salih Katırcıoğlu Latif Öztek Ahmet Karavar
Niğde Samsun Şanlıurfa
Abdullah Arslan Bekir Sobacı Maliki Ejder Arvas
Tokat Tokat Van
Fethullah Erbaş Abdullah Örnek
Van Yozgat
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı vergi kanunları tasarısının 34 üncü maddesi değiştirilerek bu maddeyle yeniden düzenlenen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasından gelmek üzere aşağıdaki altıncı fıkranın eklenmesini arz v
e teklif ederiz.İ. Cevher Cevheri Fevzi Şıhanlıoğlu Hacı Filiz
Adana Şanlıurfa Kırıkkale
Ahmet Uyanık Osman Çilsal Tahsin Irmak
Çankırı Kayseri Sıvas
"Şu kadar ki, yukarıdaki fıkralar uyarınca, ziraî işletme hesabı veya bilanço esasına göre vergilendirilmesi gereken çiftçiler, satış hâsılatlarının tamamı üzerinden tevkif suretiyle Gelir Vergisi alınmış olmak kaydıyla götürü gider usulüne geçebilirler.
Giderlerini götürü gider usulüne göre tespit etmekte olanlar da bu usulden yararlanmaya devam edebilirler."Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa tasarısının 34 üncü maddesiyle düzenlenen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 53 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak" ibaresi yerine "ilgili meslek odalarının ve kuruluşların görüşleri de alınarak" ibaresinin, madde sonuna ise "kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler elde ettikleri bu gelirleri için beyanname vermezler" fıkrasının eklenmesi için gereğini arz ederiz.
Algan Hacaloğlu
İstanbul
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa tasarısının 34 üncü maddesiyle düzenlenen 193 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin" ibaresinin tasarı metninden çıkarılması için gereğini arz ederiz.
Algan Hacaloğlu Mahmut Işık Bekir Yurdagül
İstanbul Sıvas Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Vergi kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısının 34 üncü maddesiyle değişen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkranın altıncı fıkra olarak eklenmesini arz ve teklif ederiz.
Sıtkı Cengil Muhammet Polat Cemalettin Lafçı
Adana Aydın Amasya
Kâzım Arslan M. Salih Katırcıoğlu İsmail Özgün
Yozgat Niğde Balıkesir
Ekrem Erdem Nurettin Aktaş Osman Pepe
İstanbul Gaziantep Kocaeli
"Yukarıdaki fıkralar gereği ikinci ziraî işletme hesabı veya bilanço esasına göre vergilendirilmesi gereken çiftçiler satış hâsılatlarının tamamı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılanlar götürü gider usulünü seçebilirler. Daha önce götürü gider usulüne tabi olanlar buna devam edebilirler."
Yakup Budak İ. Ertan Yülek Ahmet Doğan
Adana Adana Adıyaman
Osman Hazer Celal Esin Rıza Ulucak
Afyon Ağrı Ankara
Alaattin Sever Aydın Abdulhaluk Mutlu Mustafa Yünlüoğlu
Batman Bitlis Bolu
İsmail Coşar Zülfikar Gazi Ramazan Yenidede
Çankırı Çorum Denizli
Ömer Naimi
Barım Tevhit Karakaya Lütfü EsengünElazığ Erzincan Erzurum
Ahmet Çelik Sıddık Altay Murtaza Özkanlı
Adıyaman Ağrı Aksaray
Ömer Faruk Ekinci Musa Okçu Zeki Ergezen
Ankara Batman Bitlis
Feti Görür Altan Karapaşaoğlu Ömer Vehbi Hatipoğlu
Bolu Bursa Diyarbakır
Ahmet Cemil Tunç Aslan Polat Şinasi Yavuz
Elazığ Erzurum Erzurum
Mehmet Sılay Emin Aydınbaş Azmi Ateş
Hatay İçel İstanbul
Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu Osman Yumakoğulları
İstanbul İstanbul İstanbul
Hasan Dikici Fethi Acar Salih Kapusuz
Kahramanmaraş Kastamonu Kayseri
Mikail Korkmaz Mustafa Kemal Ateş Kahraman Emmioğlu
Kırıkkale Kilis Gaziantep
Hanifi Demirkol Turhan Alçelik Metin Kalkan
Eskişehir Giresun Hatay
Mustafa Köylü İsmail Kahraman Abdullah Özbey
Isparta İstanbul Karaman
Zeki Karabayır Memduh Büyükkılıç Kemal Albayrak
Kars Kayseri Kırıkkale
Cafer Güneş Hüseyin Arı Hasan Hüseyin Öz
Kırşehir Konya Konya
Metin Perli Yaşar Canbay Hüseyin Olgun Akın
Kütahya Malatya Ordu
Nezir Aydın Ahmet
Demircan Musa UzunkayaSakarya Samsun Samsun
Ahmet Nurettin Aydın Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel
Siirt Şanlıurfa Şanlıurfa
Ahmet Feyzi İnceöz İsmail İlhan Sungur Şaban Şevli
Tokat Trabzon Van
Rıza Güneri Mustafa Ünaldı Ahmet Derin
Konya Konya Kütahya
Fikret Karabekmez Sabahattin Yıldız Latif Öztek
Malatya Muş Samsun
Ahmet Karavar Abdullah Arslan Bekir Sobacı
Şanlıurfa Tokat Tokat
Maliki Ejder Arvas Fethullah Erbaş Abdullah Örnek
Van Van Yozgat
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "bu gruplar için tespit olunan hadlerin" ifadesinin "bu gruplar için belirlenen ölçülerin" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "hadlerin yarısını aşanlar" ifadesinin "hadlerin yüzde 50'sini aşanlar" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "birkaç tanesi içine giren" ifadesinin "birkaçını kapsayan" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bü
lent Akarcalı Ahmet Kabilİstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını aşanlar" ifadesinin "bu gruplar için tespit olunan hadlerin yarısını aşan çiftçiler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif
ederiz.Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "aile reisi ile birlikte yaşayan eş ve velayet altındaki çocuklara ait işletmeler ile ortaklık halindeki işletmelerde, işletme büyüklüğü" ifadesinin "işletme büyüklüğü, aile reisi ile birlikte yaşayan eş ve velayet altındaki çocuklara ait işletmeler ile ortaklık halindeki işletmelerde" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ortaklığın birden fazla işletmeye taalluk etmesi veya işletmelerin ayrı ayrı mahallerde bulunması durumu değiştirmez" ifadesinin "işletmelerin ayrı ayrı yerlerde bulunması veya ortaklığın birden fazla işletmeyi ilgilendirmesi durumu değiştirmez" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Man
isaMustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "birden fazla ziraî işletmede ayrı ayrı şahıslarla ortaklığı bulunanların işletme büyüklüğü ölçülerinin tespitinde ortaklık payları toplamı esas alınır" ifadesinin "işletme büyüklüğü ölçülerinin tespitinde birden fazla ziraî işletmede ayrı ayrı şahıslarla ortaklığı bulunanların ortaklık payları toplamı esas alınır" şeklinde değiştir
ilmesini arz ve teklif ederiz.Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "birden fazla ziraî işletmede ayrı ayrı şahıslarla ortaklığı bulunanların" ifadesinin "ayrı ayrı şahıslarla birden fazla ziraî işletmede ortaklığı bulunanların" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan
Cihan Yazarİstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan" ifadesinin "beş yaşından büyük ikiden fazla traktöre sahip olan" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Mi
llet Meclisi BaşkanlığınaGörüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "gerçek usulde (ziraî işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak" ifadesinin "gerçek usulde tespit olunarak" şeklinde değiştirilmesini a
rz ve teklif ederiz.Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen" ifadesinin "hâsılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilen" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "gerek şahsî işletmesi gerekse dahil bulunduğu ortaklıklar müstakilen işletme büyüklüğü ölçüsünün altında kaldığı halde, kendisine ait işletmenin ve ortaklıklardaki" ifadesinin "kendi işletmesiyle dahil bulunduğu ortaklıklar bağımsız olarak işletme büyüklüğü ölçüsünün altında kaldığı halde gerek şahsî işletmenin gerekse ortaklıklardaki" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "payları toplamı ölçüleri aşmayan" ifadesinin "ortaklıktaki payların toplamı işletme büyüklüğü ölçülerini aşmayan" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı
İstanbul
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "ortaklıklardaki payların toplamı bu ölçüyü aşan" ifadesinin "ortaklıklardaki payların toplamı işletme büyüklüğü ölçüsünü aşan" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "ortaklıklardaki payların toplamı bu ölçüyü aşan" ifadesinin "ortaklıklardaki payların toplamı işletme büyüklüğü ölçüsünü aşması halinde" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey Avni Kabaoğlu Güven Karahan
Kars Rize Balıkesir
Bülent Akarcalı Ahmet Kabil
İstanbul Rize
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "54 üncü maddede yazılı ölçüleri aşanlar müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren gerçek usulde" ifadesinin "54 üncü maddede yazılı ölçüleri aşanlar takip eden vergilendirme döneminden itibaren gerçek usulde" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "hâsılatları üzerinden" ifadesinin "ziraî mahsullerinin ve hizmetlerinin satış bedeli üzerinden" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa
Karslıoğlu Halil ÇalıkBolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "tarihinden itibaren gerçek usule geçebilirler" ifadesinin "tarihinden başlamak üzere gerçek usule geçebilirler" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "itibaren hâsılatları üzerinden tevkifat" ifadesinin "itibaren ziraî ürünlerinin ve hizmetlerinin satış bedeli üzerinden tevkifat" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Erdoğan Toprak Yalçın Gürtan Cihan Yazar
İstanbul Samsun Manisa
Mustafa Karslıoğlu Halil Çalık
Bolu Kocaeli
BAŞKAN – Önergeleri, önce, geliş sırasına göre okuttuk; şimdi, aykırılık derecesine göre okutup, işleme koyacağım:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa
tasarısının 34 üncü maddesiyle düzenlenen 193 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin" ibaresinin tasarı metninden çıkarılması için gereğini
arz ederiz.
Algan Hacaloğlu İstanbul
ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Komisyon ve Hükümet önergeye katılmıyor.
Önerge sahipleri, gerekçe mi okunsun?
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Gerekçe okunsun.
BAŞKAN – Peki.
Gerekçe:
Tarım sektöründe makineleşme, yaygın ve doğal bir süreçtir. Belirli makinelerin kullanımı,
ziraî kazançta vergilendirmenin kriterini oluşturmamalıdır. Vergilendirmenin bazını, beyan-
name verme koşullarının sınırlarını, çiftçilerin elde ettikleri ziraî kazançların büyüklüğü belirle-
melidir.
Yukarıdaki ibarenin, tarımda makineleşmeyi ve ileri teknoloji kullanımını da caydıracağı dikkate alınarak çıkarılması önerilmektedir.
CEVAT AYHAN (Sakarya) – Sayın Başkan, karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmadı, gerekçeyi okuttuk; yalnız, arkadaşlarımız, karar yetersayısının aranmasını istediler.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler
...Karar yetersayısı yoktur...
MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, burada toplantı yetersayısı da yok; onun için, bir iki saat ara verelim.
BAŞKAN – Canım, bırakın da ona biz karar verelim. Niye bu kadar sıkılıyorsuz çalışmaktan?! Sıkılıyorsanız, buyurun, gidin, biraz gezin; ben size izin veriyorum.
ABDULKADİR ÖNCEL (Şanlıurfa) – Biz, zevkle çalışıyoruz, zevkle...
BAŞKAN – Biz de zevkle çalışıyoruz da... Diyoruz ki, bizim görevimiz çalışmak, gidip de dışarıda gezmek değil. O bakımdan, tabiî, özellikle iktidar partileri ve onları destekleyen gruplardan da rica ediyoruz; gelsinler buraya, biz de süratle görevimizi yapalım.
Sayın grup başkanvekilleri, kaç dakika ara vereyim?
ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Sayın Başkan, 10 dakika ara verelim.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, birleşime 10 dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati : 16.20
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 16.30
BAŞKAN : Başkanvekili Kamer GENÇ
KÂTİP ÜYELER : Ünal YAŞAR (Gaziantep), Abdulhaluk MUTLU (Bitlis)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 113 üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
Sayın milletvekilleri, 626 sıra sayılı yasa tasarısının 34 üncü maddesi üzerinde verilen bir önergeyi oylarken karar yetersayısı istenilmiş ve karar yetersayısı bulunamamıştı, onun için birleşime 10 dakika ara vermiştim
Çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
VI. – KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN
DİĞER İŞLER (Devam)
5. – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, S
amsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın, Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin, Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) (Devam)BAŞKAN – Komisyon ve Hükümet yerinde.
Önergeye Komisyon ve Hükümet katılmamışlardı.
Önergeyi yeniden oylarınıza sunacağım ve karar yetersayısını arayacağım.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Efendim, karar yetersayısı vardır; önerge kabul edilmemiştir.
Diğer önergeyi işleme koyuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 626 sıra sayılı vergi kanunları tasarısının 34 üncü maddesi değiştirilerek, bu maddeyle yeniden düzenlenen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki altıncı fıkranın eklenmesin
i arz ve teklif ederiz."Şu kadar ki; yukarıdaki fıkralar uyarınca, ziraî işletme hesabı veya bilanço esasına göre vergilendirilmesi gereken çiftçiler, satış hâsılatlarının tamamı üzerinden tevkif suretiyle Gelir Vergisi alınmış olmak kaydıyla, götür
ü gider usulüne geçebilirler. Giderlerini götürü gider usulüne göre tespit etmekte olanlar da bu usulden yararlanmaya devam edebilirler."İ. Cevher Cevheri
Adana
ve arkadaşları
BAŞKAN – Sayın Komisyon, Sayın Cevheri ve arkadaşlarının önergesine katılıyor musunuz?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Sayın Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Önergesini izah etmek üzere, Sayın Cevher
Cevheri; buyurun efendim.Sayın Cevheri, süreniz 5 dakika.
İ. CEVHER CEVHERİ (Adana) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; dün 34 üncü madde üzerinde de görüşlerimizi ifade etmeye çalıştığımızda dile getirdiğimiz gibi, Gelir Vergisi Kanununa göre, işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarları esaslarına göre belirlenen ölçülerin altında kalan çiftçiler, küçük çiftçi olarak gelir vergisinden muaf tutulmuştur. Bunun üzerindeki çiftçilerin ise, gerçek kazanç usulüne göre vergilendirilecekleri, yani, defter tutacakları esası getirilmiştir.
Ancak, şu anda yürürlükte olan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunumuzun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasında aynen şöyle denilmektedir: "Şu kadar ki; satış hâsılatlarının tamamı üzerinden tevkif suretiyle Gelir Vergisi alınmış olan çiftçiler, yıllık satış hâsılatları tutarına bakılmaksızın diledikleri takdirde götürü gider usulüne geçebilirler" denilmektedir. Böylece, küçük çiftçi muafiyetinin üstündeki çiftçilere bir imkân getirilmekteydi. Bu, bir ihtiyaçtan doğan düzenlemeydi, tarım sektörünün kendine mahsus şartlarını dikkate alan bir düzenlemeydi ve halen yürürlüktedir bu
fıkra.
Tasarının 53'üncü maddesinde yapılan en önemli değişiklik, bu fıkranın kaldırılması olmuştur. Yeniden düzenlenen 54 üncü maddedeki işletme büyüklüğü ölçülerini aşan her çiftçi, ziraî işletme hesabı veya bilanço esasına göre vergilendirilmek durumunda kalacaktır. 53 üncü maddede bahsedilen bu fıkra bir ihtiyaçtan doğmuştur. Tarım sektöründe, özellikle, işçilik ve hasat giderlerini belgeye bağlamak mümkün değildir. Bu giderler de, toplam giderler içerisinde en büyük payı almaktadır.
Götürü gider esasında da gelirler gerçek usulde tespit edilmektedir. Yani, götürü gider esası, bir götürü vergi uygulaması değildir. Sadece giderler, belgelemekteki imkânsızlıklar sebebiyle, yıllık satış hâsılatının belli bir kısmı olarak götürü şekilde tespit edilmektedir. Tarım sektörünün vergilendirilmesinde ana ilke ürünlerin satışının belgelenmesi ve bu suretle sanayie giren hammaddenin kayıt altına alınması olduğuna göre, götürü gider usulü, bütün satışların belgeli olması sebebiyle zaten bu amaca hizmet etmektedir.
Bu gerekçelerle, kaldırılması düşünülen götürü gider esasının muhafazası için, yukarıdaki fıkranın tasarıya eklenmesinde büyük ihtiyaç vardır.
Keyfiyeti bir kere daha Yüce Meclisin takdirlerine sunar, hepinizi saygılarımla selamlarım. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Cevheri.
Efendim, önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemişti
r.Öteki önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Vergi kanunlarında değişikliklik yapan kanun tasarısının 34 üncü maddesiyle değiştirilen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere, aşağıdaki fıkranın altıncı fıkra olarak eklenmesini arz ve teklif ederiz
."Yukarıdaki fıkralar gereği ziraî işletme hesabı veya bilanço esasına göre vergilendirilmesi gereken çiftçiler, satış hâsılatlarının tamamı üzerinden Gelir Vergisi tevkifatı yapıl
anlar götürü gider usulünü seçebilirler. Daha önce götürü gider usulüne tabi olanlar buna devam edebilirler."Sıtkı Cengil Adana
ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon katılıyor mu önergeye?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükümet ve Komisyon önergeye katılmıyorlar.
Sayın Cengil, konuşacak mısınız?
SITKI CENGİL (Adana) – Evet, konuşacağım.
BAŞKAN – Buyurun efendim. (FP sıralarından alkışlar)
Sayın Cengil, konuşma süreniz 5 dakikadır.
SITKI CENGİL (Adana) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; vermiş olduğumuz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum; sözlerimin başında, hepinizi hürmetle selamlıyorum.
Dün, madde üzerinde görüşürken de, bu konudaki endişelerimizi, taleplerimizi, daha doğrusu, çiftçimizin endişelerini, taleplerini dile getirmiştik ve bu endişeleri giderecek, bu talepleri karşılayacak mahiyette de önerge verdik. Biraz önce konuşan değerli
arkadaşımın da verdiği önerge bu mahiyetteydi; ama, maalesef, Hükümet ve Komisyon katılmadı, iktidar partileri de olumlu oy vermediler.Dün de belirttiğimiz gibi, götürü gider usulü, bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır, bir ihtiyaç gereği sisteme monte edilmiştir ve şu anda da, hakikaten, o ihtiyaç devam etmektedir. İhtiyaç devam ettiğine göre, bu düzenleme yapılırken de bunun sistem içerisinde olması gerekirdi. Neydi o ihtiyaç şuydu: Çiftçinin, giderlerinin büyük bir bölümünü belgelendirme imkânı yoktur işin mahiyeti itibariyle; gerek kendi şahsî olarak bulunduğu katkıyı gerekse dışarıdan işçi almak suretiyle yapmış olduğu giderlerini belgelendirme imkânı yoktur. Dolayısıyla da, bunu telafi edici mahiyette götürü gider usulü getirilmiştir. Zaten götürü gider usulü de, dilerse, götürü gider usulüne geçebilir, bunu kabul eder şeklindeydi. Bizim talebimiz, bizim önergemiz de bu doğrultuda.
Dün de söyledim, bugün yine aynı şeyi söylüyorum. Biz, bu önergeleri, böyle zaman almak için, olayı savsaklamak için kesinlikle vermiş değiliz. Bu bir ihtiyaçtır, ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Ben o önergeyi ilk gün verdim. Eğer, böyle bir niyetim olsaydı, böyle bir düşüncem olsaydı, birer ikişer kelime değiştirir, bütün önergeleri doldurur, verirdim. Böyle değil. Bu bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacın giderilmesi gerekirdi. Gördüğümüz kadarıyla, biraz önceki önergenin görüşülmesinde, önergeye, maalesef, Hükümet de katılmadı, değerli arkadaşlarımız da kabul oyu vermediler; ama, yine de, ben, arkadaşlarımızın bu önergeye kabul oyu vereceklerini düşünüyorum. Önergeye kabul oyu verdiğiniz zaman da, zannediyorum, çiftçimizi memnun edeceksiniz.
Bu düşüncelerle, hepinizi hürmetle selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Cengil.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Öteki önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Vergi kanunlarında değişiklik yapan yasa tasarısının 34 üncü maddesinin son fıkrasında "Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge alma, verme, saklama ve ibraz yükümlülüklerine uymayandan" sonra gelmek üzere "kazançları gerçek usulde vergilendirilenler" ibaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.
Sıtkı Cengil Adana
ve arkadaşları
BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) – Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN – Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Sayın Başkan, bu önerge, yanlış verilmiş bir önergedir; zannediyorum, amaçladığı sonucu da kesin olarak doğurmayacaktır. Biz bunu arkadaşımıza dün izah etmiştik. O nedenle, iyi bir şey yapmaya çalışırken, aslında, binlerce mükellefi çok önemli bir haktan mahrum kılmaktadır. O nedenle katılmıyoruz.
BAŞKAN – Hükümet de önergeye katılmıyor.
Buyurun Sayın Cengil.
Süreniz 5 dakika Sayın Cengil.
SITKI CENGİL (Adana) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tekrar huzurlarınıza çıkmış bulunuyorum; hepinizi hürmetle selamlıyorum.
Sayın Bakanın ifade ettiği gibi, bu önerge, yanlışlıkla verilmiş bir önerge değil, amacı gerçekleştiremeyecek bir önerge de değil; ama, belki, dün birtakım eksiklikleri vardı -kendileri söylediler, ben de onu kabul ettim- redakte edildi, düzeltildi. Zannediyorum, düzeltilmiş şekli, Sayın Bakanın önünde değil, dünkü eksik haline göre bu açıklamayı yaptı. Olabilir; ama, önerge düzeltildi.
Buradaki amacımız şudur: Maddenin son bölümünde, devletin vermiş olduğu sübvansiyon, kredi, prim gibi imkânlardan faydalanabilmek için, çiftçilere, belge alma, verme ve saklama zorunluluğu getiriliyor. İlave olarak, ziraat odalarına, ziraat odaları yoksa tarım il müdürlüklerine, tarım il müdürlükleri yoksa tarım ilçe müdürlüklerine kayıt zorunluluğu getiriliyor.
Tabiî, bu, normal çiftçi için doğrudur. Biz de bunu kabul ediyoruz; yapılması gereken de budur. Belge vermesi de lazım, saklaması da lazım, toplaması da lazım, o ilgili odalara kaydolması da lazım; ama, bunun yanında, bir de küçük çiftçiler var; belge alma konusunda, yine belge almak durumundadırlar, bizim getirdiğimiz önergeye göre almak mecburiyetindedirler. Çok küçük çiftçiler vardır. Dün ifade ettim. İç Anadolu Bölgesinde, Doğu Anadolu Bölgesinde, Karadeniz Bölgesinde, hatta ve hatta, Çukurova yöresinin dağlık ilçelerinde bile bu tür çiftçilerimiz vardır. Bu çiftçiler, ürettikleriyle, ektikleriyle, biçtikleriyle sadece kendi geçimlerini sağlayabilecek durumdadırlar; yani, çok küçük çapta çiftçidirler. Bu insanlar da gübre kullanacak, bu insanlar da kredi kullanacak... Bu insanların da, devletin vermiş olduğu birtakım imkânlardan faydala
nması elzemdir.Ben, aslında, Sayın Bakanı eleştirmek istemiyordum; ama, bu açıklamasından sonra şunu söylemek durumundayım: Ben, sosyal demokrat bir partinin veyahut da demokratik sol düşünceli arkadaşlarımızın, özelikle küçük çiftçi, dargelirli kesim düşünülerek getirilmiş olan böyle bir düzenlemenin niye karşısında olduklarını, niye yanında yer almadıklarını anlamış durumda değilim.
METİN BOSTANCIOĞLU (Sinop) – O senin eksikliğin.
SITKI CENGİL (Devamla) – Bizim amacımız -evet, getirilen düzenleme güzel bir düzenleme olabilir, ama- her kesimi kapsayacak şekilde güzel olmasını sağlamaktır. Biz, bu düşünceyle bu önergeleri veriyoruz. Sayın Bakanın yaptığı çoğu düzenlemelere, getirdiği çoğu güzelliklere katılıyoruz; katıldıklarımızı da burada ifade etmekten hiç çekinmiyoruz. Mesela, satış büyüklüklerinin değiştirilmiş olmasını memnuniyetle karşılıyoruz; ama, bu da ilave edilirse daha da güzel olur. Yani, daha da güzel olmasını istemiyor musunuz? Bizim çabamız budur; bu da küçük çiftçiyi memnun edecektir;
yani, o dargelirli dediğimiz kesimi memnun edecektir. Düşünün, bu madde, bu haliyle geçtiği zaman... Mesela, bu insanlar gübre faturası almış, gübre iadesi almaya gidecek; ama, oradaki insan da diyecek ki: Vergi Kanunundaki düzenlemeye göre sana bu iadeyi yapamam; çünkü, belge almak mecburiyetindesin. Nedir isteyeceği belge?.. Evet, sen bu gübreyi aldın, kullandın da, bundan elde ettiğin hâsılatı nereye sattın, hani müstahsil makbuzu diye sorulduğunda, benim müstahsil makbuzum yok, ben buradan herhangi bir satış yapmadım; orada elde ettiğim ürünle sadece kendi geçimimi temin edebildim diyecek çiftçi; ama, bu düzenlemeye göre, bu çiftçinin geri çevrilme durumu söz konusudur. Biz, bunu düzeltmek için, bunu ortadan kaldırmak için böyle bir önerge verdik. Bu önergenin, özellikle sosyal demokrat partiler tarafından desteklenmesi lazım; hatta ve hatta, eksikleri varsa, Sayın Bakanımın himmetleriyle eksiklerinin de tamamlanarak mükemmel hale getirilmesi lazım.Bu düşünceyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Cengil.
Aslında, önergeniz tam açık değil. Şimdi, siz, burada, sadece "kazançları gerçek usulde tespit edilenler bu ziraat odalarından yararlanmasın" diyorsunuz.
SITKI CENGİL (Adana) – Hayır... Hayır...
BAŞKAN – Hayır, zaten madde böyle. Bakın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belge alma, verme, saklama ve ibraz yükümlülüklerine uymayanlara bir yükümlülük getiriyor.
SITKI CENGİL (Adana) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Hayır, siz bu yükümlülükleri, yalnız kazançları gerçek usulde tespit edilenlere teşmil ediyorsunuz.
SITKI CENGİL (Adana) – Sayın Başkan, uymayan gerçek usulde uymuyorsa, almasın...
BAŞKAN – Tamam, neyse... Açıkladınız siz zaten.
Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.
Öteki önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan" ifadesinin "beş yaşından büyük ikiden fazla traktöre sahip olan" şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Selahattin Beyribey
Kars
ve arkadaşları
YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Kars) – İmzamı geri alıyorum.
BAŞKAN – İmzanızı geri alıyorsunuz.
Diğer önergelerden de mi alıyorsunuz?
YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Kars) – Evet.
BAŞKAN – Peki. Arkadaşlar öteki önergelerdeki imzalarını da geri aldılar.
HALİL ÇALIK (Kocaeli) – Sayın Başkan, diğer önergelerdeki imzalarımı ben de geri alıyorum.
BAŞKAN – Sayın Çalık da imzalarını geri aldılar. Böylece, 19 önerge de, imzalar geri alınmak suretiyle işlemden kaldırılmıştır.
ASLAN POLAT (Erzurum) – Bir de önergeyi geri alanları tenkit edin.
BAŞKAN – Ediyorum... Ediyorum... Tabiî, önerge vermek, ciddî bir şeydir.
Son önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan çeşitli vergi kanunlarında değişikliği öngören 626 sıra sayılı yasa tasarısının 34 üncü maddesiyle düzenlenen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 53 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak" ibaresi yerine, "ilgili meslek odalarının ve kuruluşların görüşleri de alınarak" ibaresinin; madde sonuna ise, "kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler, elde ettikleri bu gelirleri için beyanname vermezler" fıkrasının eklenmesi için gereğini arz ederiz.
Algan Hacaloğlu
İstanbul
ve arkadaşları
BAŞKAN – Sayın Komisyon katılıyor mu bu önergeye?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANVEKİLİ METİN ŞAHİN (Antalya) - Katılmıyoruz efendi
m.BAŞKAN – Hükümet?..
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Gerekçe mi okunsun Sayın Hacaloğlu?
ALGAN HACALOĞLU (İstanbul) – Hayır, imzamı geri alıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Arkadaşımız imzasını geri alıyor.
CEVAT AYHAN (Sakarya) – Karar yetersayısının aranılmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Karar yetersayısını arayacağım.
Maddeyi oylarınıza sunuyorum:
Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir; karar yetersayısı vardır.
35 inci maddeyi okutuyorum:
MADDE 35 - 193 sa
yılı Kanunun 54 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“İşletme büyüklüğü ölçüleri
Madde 54- Zirai kazancın gerçek usulde tespiti bakımından bir takvim yılı içinde dikkate alınacak ölçüler şunlardır;
A) Arazi üzerinde yapılan zirai faaliyetlerde:
1 inci grup: Hububat ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı; taban arazide 600, kıraç arazide 1200 dönüm;
2 nci grup: Bakliyat, afyon, susam, keten, kendir ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 300 dönüm;
3 üncü g
rup: Ayçiçeği ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 600 dönüm;4 üncü grup: Pamuk ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 300 dönüm;
5 inci grup: Çeltik ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönüm;
6 ncı grup: Pancar ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönüm;
7 nci grup: Patates, soğan, sarmısak ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönüm;
8 inci grup: Çay ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 40 dönüm (Mahsul verebilecek hale gelmeyenler hariç);
9 u
ncu grup: Tütün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönüm;10 uncu grup: Sebze ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 200 dönüm;
11 inci grup: Sera ve çiçekçilik ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 8 dönüm;
12 nci grup: Kavun ve karpuz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 300 dönüm;
13 üncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş fındık ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 250 dönüm;
14 üncü grup: Meyve verebilecek hale gelmiş bağ ve incir ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 250 dönüm;
15 inci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş antep fıstığında 1500 ağaç;
16 ncı grup: Meyve verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde 2500 ağaç;
17 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş narenciyede 1250 ağaç;
18 inci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş elmada 1000 ağaç;
19 uncu grup: Muz ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 20 dönüm;
20 nci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş kaysıda 1000 ağaç;
21 inci grup: Meyve verebilecek hale gelmiş armut, kiraz, vişne, şeftalide 1000 ağaç;
22 nci grup: Diğer meyve ve ürün ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 100 dönüm (Meyve ve ürün verebilecek hale gelmeyenler ile palamut hariç);
23 üncü grup: Büyükbaş hayvan sayısı 150 adet (İş hayvanları ile iki yaşından küçük, büyükbaş hayvanlar hariç);
24 üncü grup: Küçükbaş hayvan sayısı 500 adet (Bir yaşından küçük, küçükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları hariç);
B) Arazi üzerinde yapılmayan zirai faaliyetler ile kara ve su avcılığında:
1 inci grup: Deniz ve iç su balıkları yetiştiriciliği;
a) Denizlerdeki sınırları belirlenebilen üretim alanlarında yapılan balık yetiştiriciliğinde (ağ kafes vb.) 500 m2,
b) İç su balıkları yetiştiriciliğinde sınırları belirlenebilen havuz (beton, toprak vb.), göl, gölet ve baraj gölleri gibi üretim alanlarında 600 m2,
2 nci grup: Denizlerde yapılan balık avcılığında toplam tekne boyu 20 metre;
3 üncü grup: Arıcılık ziraatinde kovan sayısı 500 adet;
4 üncü grup: İpek böcekçiliği ziraatinde kutu sayısı 500 adet;
Bakanlar Kurulu, Zirai Kazanç
lar Merkez Komisyonunun teklifi üzerine, bu ölçüleri gerekli gördüğü bölgeler için bir yıl uygulanmış olmak kaydıyla arazi ve ürün türlerine göre beş katına kadar artırmaya veya kanuni hadden az olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir. Bu şekilde tespit olunan ölçüler, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren yürürlüğe girer.Yukarıda (A) bendinde zikredilen meyveli ve meyvesiz ağaçlarda meyve ve ürün verebilecek hale gelme durumu başlangıcı ile (B) bendinde işletme büyüklüğü gösterilmeyen zirai faaliyetlerde işletme büyüklüğü ölçüsü Tarım ve Köyişleri, Orman ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken tespit olunur.”
BAŞKAN – Efendim, madde üzerinde, gruplar adına, Doğru Yol Partisi Grubu adına Sayın Mahmut Nedim Bilgiç, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Algan Hacaloğlu, Fazilet Partisi Grubu adına Sayın Aslan Polat; şahısları adına, Sayın Zeki Ünal, Sayın Emin Kul, Sayın Ali Rahmi Beyreli, Sayın Cafer Tufan Yazıcıoğlu, Sayın İsmail Özgün, Sayın Cevat Ayhan, Sayın Kahraman Emmioğlu, Sayın Latif Öztek söz istemişlerdir.
Sayın Bilgiç, buyurun efendim.
Süreniz 10 dakikadır.
DYP GRUBU ADINA MAHMUT NEDİM BİLGİÇ (Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Doğru Yol Partisi ve şahsım adına Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Tasarının 35 inci maddesi üzerinde görüşlerimi arz etmeye çalışacağım. Vergi sistemi ile devletin temel yapısı arasında parçalanması mümkün olmayan bir ilişki ve bağ vardır. Bu bağın zedelenmemesi için, ekonomik kaynakların yaratılması ve paylaşılması hususunda çok hassas davranmak gerekir. Devlet denilen müessesenin, mutlaka, birtakım giderleri vardır. Bunların da, bizim gibi, yeraltı kaynakları son derece yetersiz olan ülkelerde, mutlaka, vergilerle giderilmesi gerekmektedir; ama, bu alınan vergilerin adil olması lazımdır, kazanandan alınması lazımdır ve ülke insanı, eşit bir şekilde bu yükün altına girmelidir.
Bugün görüştüğümüz 35 inci madde, vatandaşlarımızın önemli bir bölümünü, ülke nüfusunun yüzde 45'ini ilgilendirmektedir. Ülkemizde ziraatla uğraşan bu yüzde 45, maalesef, her türlü uygar yaşamdan uzaktır. Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi bugün de, Türkiye'nin sorunu, köy ve köylü sorunudur. Halen, ülkenin çeşitli yörelerinde -belki batıdaki gelişmiş illerimizin köylerinde altyapı sıkıntısı mevcut değildir ama- Anadolu'nun hemen her köşesinde ve bilhassa Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, köylerimizde altyapıyla ilgili büyük sıkıntılar mevcuttur. Yani, köyde, halen, köylünün insanca yaşaması için gerekli olan asgarî şartlar
hazırlanmış değildir. Bu şartlar içerisinde yaşayan ve ülkenin üretimine büyük katkısı bulunan köylünün, çiftçinin, cidden bu ülkenin meselelerinin altına elini koyduğu gibi, ülkenin diğer kesimlerinin de, diğer kurumlarının da koyması zorunludur.Yalnız, çiftçimiz için getirilen Gelir Vergisindeki bu 35 inci madde, bize göre, gayri adildir; çünkü, hakikaten ülkenin hangi köşesine giderseniz gidiniz, bütün milletvekillerinin kendi illerinde, kendi köylerinde karşılaştıkları şey, çiftçiler tarafından yapılan "Traktörüme motorin, arabama benzin koyamıyorum; gübremi atamadım, çiftimi süremedim" gibi şikâyetleri içeren yoğun baskıdır; bunlarla karşılaşmışsınızdır. Zira, çiftçi, bir yıl çalışır. -bilhassa, kuru ziraatte- yine de, şayet yağmur yeterince yağmamışsa, tabiat şartları uygun geçmemişse, o yılı zararla kapatır.
Ülkemizde çiftçimizin şartları bu kadar zor iken bizim nasıl bir hareket tarzı ortaya koymamız gerektiği konusunda, dünya devletleriyle mukayese yapmak suretiyle asgari müşterekleri bulmamız gerekir diye düşünüyorum.
Amerika Birleşik Devletlerinde tarımda çalışan nüfus yüzde 2,5 olup, bu nüfus, dünya tarımına yön vermektedir. Oysa, bizdeki yüzde 45'lik kesim, ancak, kendi geçimini sağlayabilme çabası içindedir. Onun için, devletin, yüzde 45'lik kesimden daha fazla vergi alma gibi bir yaklaşımı olmamalıdır.
Amerika'da nüfusun yüzde 2,5'i tarımla uğraşmaktadır ve bu nüfus, dünya tarımını yönlendirmektedir, dünya pazarlarındaki arz ve talep meselesini kendi ürettiğiyle tayin etmektedir; çünkü, o çiftçinin arkasında, devletin gücü vardır; devletin, çiftçinin girdileri için yapmış olduğu sübvansiyon son derece yeterlidir, almış olduğu vergi de bu sübvansiyonla orantılıdır. Yani, çiftçi destekleniyor ve çiftçi de, dünyadaki bütün ekonomik dengeleri, pazar payını ayarlamak suretiyle Amerika'nın tarım ürünleri üzerindeki egemenliğini devam ettiriyor.
Bizde ise, maalesef, daha, çiftçimiz, bu tür çağdaş yaklaşım dışında, ilkel bir yaşam içerisinde, kendi hayat şartlarını devam ettirmek zorunluluğunu ve şartlarını aşmaya çalışırken, bir de, bugün, belli kriterler, belli ölçüler, yani, ürün çeşitliliği ve arazi büyüklüğü gibi bir sistem getirilmek suretiyle -ki, vardı- bunda biraz iyileştirme yapmak suretiyle, çiftçiyi, yine, bunun üzerinde kalan dilimler için deftere tutma gibi bir sıkıntının içerisine sokuyoruz.
Çiftçimizin, köylümüzün, yani nüfusun ziraatla iştigal eden yüzde 45'inin, daha doğrusu 27 milyon insanın, öncelikle, altyapıyla beraber hayat standardını yükseltip, modern çiftçilik yapan dünya çiftçileri seviyesine getirmek gerekir; ancak bundan sonra çiftçiden bir şey isteme hakkımız doğabilir.
Avrupa Birliğinin tamamında, yani aşağı yukarı 300 küsur milyon nüfuslu Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde, çiftçilikle uğraşan 21 milyon insan yaşamaktadır; yani, bütün Avrupa devletlerinde 320 milyon içerisinden 21 milyon insan çiftçilikle uğraşırken, ülkemizdeki 63 milyon insanın hemen hemen 27 milyonu çiftçilikle uğraşmaktadır. Avrupa Birliği devletlerinde, bunların millî gelirden aldıkları pay, kişi başına yaklaşık 10 bin dolar civarındadır; ülkemizde ise, nüfusumuzun 27 milyonu direkt çiftçilikle uğraşmakta, amiyane tabirle, işin hamallığını yapmakta, buna karşılık, millî gelirden kişi başına ancak 1 000 dolar alabilmektedir.
Ülkemizde, devletin çiftçiye yaptığı sübvansiyon, kişi başına 240 dolar civarındayken, Avrupa'da bu sübvansiyon, kişi başına 7-8 bin dolar civarındadır. Biz, Avrupalı çiftçinin, modern, gelişmiş devletlerdeki çiftçinin Gelir Vergisindeki katılım payını bi
zim çiftçilerle mukayese etmek gibi bir hataya düşmemeliyiz. Bizim çiftçimize devletin bugüne kadar -bütün hükümetler döneminde diyorum- bakış açısı çok değişik olmuştur; fakat, modern, medenî, uygar devletler, çiftçilik yapanlara, yani nüfuslarının çok küçük kısmına, son derece, öz evlat muamelesi yapmaktadır, onları sübvanse etmektedir, onların birçok girdilerini masraf saymak suretiyle Gelir Vergisi diliminin altına düşürmektedir.Bu şartlar içinde çiftçiyi birtakım muğlak kriterlerle bölerek vergilendirmek, en azından, adil olmayacaktır. Bize göre, bu ülkede altın yumurtlayan, katmadeğer yaratan, sanayileşmenin temelini oluşturan çiftçidir; çünkü, Türkiye'deki sanayinin büyük bir kısmı tarıma dayalı sanayidir. Tarım ürünleri olmadan, hammadde olmadan, insan gücü olmadan bu sanayii geliştirip, istihdam yaratıp, döviz getirip, katmadeğer yaratma imkânına sahip değiliz; onu