DÖNEM : 20 CİLT : 56
YASAMA YILI : 3
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
108 inci Birleşim
24 . 6 . 1998 Çarşamba
İ Ç İ N D E K İ L E R
I. — GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II. —
GELEN KÂĞITLARIII. — YOKLAMALAR
IV. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1. — Moldova’ya gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMMBaşkanı Hikmet Çetin’in vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezk
eresi (3/1575)B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. —DYPGrubu adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve İçel Milletvekili Turhan Güven’in, siyasal ve ekonomik istikrarı sağlayarak, gelecekteki Meclislerin, ülke meselelerine daha rahat eğilme imkânını sağlama açısından gerekli ve mümkün olan tedbirleri, Seçim ve Siyasî Partiler Yasalarında gerçekleştirmek amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/24)
V.—ÖNERİLER
A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ
1.—(11/16) esas numaralı gensoru önergesinin gündemdeki yeri ve görüşme gününe ilişkin Danışma Kurulu önerisi
VI.—KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1.—Kütahya Milletv
ekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili BülentEcevit, Cumhuriyet HalkPartisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)2.—Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Mille
tvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı :338)3.—Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon MilletvekiliYusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Büt
çe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024)(S. Sayısı :553)4.—Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı :
631)5. —Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının
, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 Arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın,Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 Arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin,Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626)VII.—SORULAR VE CEVAPLAR
A)YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.—İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş’ın, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanına yapılan silahlı saldırı olayına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu’nun yazılı cevabı (7/5109)
2. —Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya’nın, Yunanistan Dışişleri Bakanının geçmişte Türkiye’de ikâmet edip etmediğine ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in yazılı cevabı (7/5113)
3.—Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ın, 54 üncü ve 55 inci hükümetler döneminde yapılan personel atamalarına ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in yazılı cevabı (7/5139)
4.—Konya Milletvekili Hasan Hüseyin Öz’ün, Bilderberg Toplantısına katıldığına dair basında çıkan haberlere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in yazılı cevabı (7/5213)
5.—Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’ın, İşçi Ücretlerinden Ceza Olarak Kesilen Paralar Fonundan toplanan paralara ilişkin Başbakandan sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Nami Çağan’ın yazılı cevabı (7/5239)
I. —GEÇEN TUTA
NAK ÖZETİTBMM Genel Kurulu saat 14.00’te açılarak üç oturum yaptı.
Kadının Statüsünün Araştırılarak Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesinin yaşama geçirilmesi için alınması gereken tedbirleri tespit etmek amacıyla kurulan (10/219) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunun süre uzatımına ilişkin tezkeresi okundu; Komisyonun, daha önce kendisine verilen 3 aylık çalışma süresini doldurması nedeniyle, İçtüzüğün 105 inci maddesine göre, 1 aylık kesin süre verildiği açıklandı.
Doğru Yol Partisi Grubu adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve İçel Milletvekili Turhan Güven’in, hakkında yakalama emri bulunan ve aranan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın saklı bulunduğu y
eri bildiğini açıklamasına rağmen yetkili mercilere haber vermediği iddiasıyla Devlet Bakanı Eyüp Aşık hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergesinin (11/16) gündeme alınmasının, yapılan görüşmelerden sonra, kabul edildiği açıklandı; gensoru önergesinin görüşme gününün Danışma Kurulunca tespit edilerek daha sonra Genel Kurulun onayına sunulacağı bildirildi.Elazığ Milletvekili Mehmet Ağar, Kayseri Milletvekili Ayvaz Gökdemir ve Denizli Milletvekili Mustafa Kemal Aykurt, Devlet Bakanı Eyüp Aşık’ın, konuşması sırasında şahıslarına sataşması nedeniyle birer konuşma yaptılar.
Anavatan Partisi Grubuna düşen ve :
Millî Savunma Komisyonunda boş bulunan bir üyelik için, Bursa Milletvekili Cemal Külahlı,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplarını İnceleme Komisyonunda boş bulunn bir üyelik için, Şanlıurfa Milletvekili Eyyüp Cenap Gülpınar,
Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonunda boş bulunan bir üyelik için, Konya Milletvekili Ahmet Alkan,
(10/23, 36, 103, 173, 183, 198) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunda boş bulunan bir üyelik için, Çankırı Milletvekili Mete Bülgün,
(10/219) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonunda boş bulunan bir üyelik için, Bolu Milletvekili Abbas İnceayan,
Gruplarınca aday gösterilerek seçildiler.
Gündemin “Sözlü Sorular” kısmının :
1
inci sırasında bulunan (6/890),2 nci sırasında bulunan (6/891),
3 üncü sırasında bulunan (6/892),
4 üncü sırasında bulunan (6/893),
5 inci sırasında bulunan (6/894),
6 ncı sırasında bulunan (6/897),
7 nci sırasında bulunan (6/898),
8 inci sırasında bulun
an (6/899),9 uncu sırasında bulunan (6/900),
10 uncu sırasında bulunan (6/901),
11 inci sırasında bulunan (6/902),
12 nci sırasında bulunan (6/903),
13 üncü sırasında bulunan (6/904),
14 üncü sırasında bulunan (6/905),
15 inci sırasında bulunan (6/906),
16 ncı sırasında bulunan (6/907),
17 nci sırasında bulunan (6/908),
18 inci sırasında bulunan (6/909),
19 uncu sırasında bulunan (6/910),
20 nci sırasında bulunan (6/911),
21 inci sırasında bulunan (6/912),
22 nci sırasında bulunan (6/913),
24 üncü sırasın
da bulunan (6/915),25 inci sırasında bulunan (6/916),
26 ncı sırasında bulunan (6/917),
27 nci sırasında bulunan (6/918),
28 inci sırasında bulunan (6/919),
30 uncu sırasında bulunan (6/921),
31 inci sırasında bulunan (6/922),
32 nci sırasında bulunan (6/
923),33 üncü sırasında bulunan (6/924),
34 üncü sırasında bulunan (6/925),
37 nci sırasında bulunan (6/928),
38 inci sırasında bulunan (6/929),
39 uncu sırasında bulunan (6/930),
40 ncı sırasında bulunan (6/931),
41 inci sırasında bulunan (6/932),
42 nci
sırasında bulunan (6/933),43 üncü sırasında bulunan (6/934),
44 üncü sırasında bulunan (6/935),
45 inci sırasında bulunan (6/936),
46 ncı sırasında bulunan (6/937),
47 nci sırasında bulunan (6/938),
49 uncu sırasında bulunan (6/940),
50 inci sırası
nda bulunan (6/941),51 inci sırasında bulunan (6/942),
52 nci sırasında bulunan (6/943),
53 üncü sırasında bulunan (6/944),
55 inci sırasında bulunan (6/946),
56 ncı sırasında bulunan (6/947),
57 nci sırasında bulunan (6/948),
58 inci sırasında bulunan (6
/949),60 ncı sırasında bulunan (6/951),
61 inci sırasında bulunan (6/952),
62 nci sırasında bulunan (6/953),
63 üncü sırasında bulunan (6/954),
64 üncü sırasında bulunan (6/955),
65 inci sırasında bulunan (6/956),
66 ncı sırasında bulunan (6/957),
67 nci
sırasında bulunan (6/958),68 inci sırasında bulunan (6/959),
69 uncu sırasında bulunan (6/960),
71 inci sırasında bulunan (6/962),
72 nci sırasında bulunan (6/964),
73 üncü sırasında bulunan (6/965),
74 üncü sırasında bulunan (6/966),
75 inci sırasında
bulunan (6/967),76 ncı sırasında bulunan (6/968),
77 nci sırasında bulunan (6/969),
78 inci sırasında bulunan (6/970),
79 uncu sırasında bulunan (6/971),
80 inci sırasında bulunan (6/972),
82 nci sırasında bulunan (6/974),
84 üncü sırası
nda bulunan (6/976),85 inci sırasında bulunan (6/977),
86 ncı sırasında bulunan (6/978),
87 nci sırasında bulunan (6/979),
88 inci sırasında bulunan (6/980),
89 uncu sırasında bulunan (6/981),
90 ncı sırasında bulunan (6/982),
91 inci sırasında bulunan (
6/983),92 nci sırasında bulunan (6/984),
93 üncü sırasında bulunan (6/987),
Esas numaralı sözlü sorular, ilgili bakanlar Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından ertelendi.
Devlet Bakanı A. Ahat Andican:
Aydın Milletvekili Ali Rıza Gönül’ün (6/914), (6/927)
,Kütahya Milletvekili Metin Perli’nin (6/920),
Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu’nun (6/926),
Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Öncel’in (6/945), (6/975),
Antalya Milletvekili Arif Ahmet Denizolgun’un (6/950),
Bartın Milletvekili Cafer Tufan Yazıcıoğlu’nun (6/973),
Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın (6/988),
Esas numaralı sorularına,
Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanı Nami Çağan, Zonguldak Milletvekil Necmettin Aydın’ın (6/939),
Millî Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay, Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya’nın (6/961), (6/989),
Esas numaralı sorularına,
Cevap verdi;
Niğde Milletvekili Mehmet Salih Katırcıoğlu, karşı görüşünü açıkladı.
Birleştirilerek öngörüşmelerine devam olunan (10/24) ve (10/57) esas numaralı Meclis araştırması önergelerinin kabul edildiği açıklandı.
Kurulacak komisyonun :
14 üyeden teşekkül etmesi, çalışma süresinin, başkanlık divanının seçimi tarihinden itibaren 3 ay olması,
Gerektiğinde Ankara dışında da çalışması,
Kabul edildi.
Gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan GelenDiğer İşler” kısmının :
2 nci sırasında bulunan 232,
4 üncü sırasında bulunan 553,
5 inci sırasında bulunan 631,
Sıra sayılı kanun tasarıları ve tekliflerinin görüşmeleri, komisyon yetkilileri Genel kurulda hazır bulunmadıkların
dan,3 üncü sırasında bulunan ve Hükümetçe Komisyona geri alınan 338 sıra sayılı kanun teklifinin görüşmeleri de, Komisyon raporu gelmediğinden,
Ertelendi.
6 ncı sırasında bulunan, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının TahsilUsulü Hakkında Kanun, GelirVergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunun, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu, 3505 Sayılı Kanun, Katma Değer Vergis
i Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun, Belediye Gelirleri Kanunu ile 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı : 626) görüşmelerine devam olunarak, 20 nci maddesine kadar kabul edildi.Alınan karar gereğince, 24 Haziran 1998 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşime 00.03’te son verildi.
Uluç Gürkan
Başkanvekili
Ünal Yaşar Hüseyin Yıldız
Gaziantep Mardin
Kâtip Üye Kâtip Üye
II. —GELEN KÂĞITLAR
24.6.1998 ÇARŞAMBA No. :163
Sözlü Soru Önergeleri
1. — Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Kilis’in konut ihtiyacına ilişkin Devlet Bakanından (Refaiddin Şahin) sözlü soru önergesi (6/1126) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.1998)
2.— Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Kilis Sapkanlı Göleti projesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1127) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.1998)
3. — Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Kilis’te bir Eğitim Fakültesi kurulup kurulmayacağına ilişkin Millî Eğitim Bakanından sözlü soru önergesi (7/1128) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.6.1998)
4. — Kilis Milletvekili Mustafa Kemal Ateş’in, Kilis Seve Barajı ihalesinin ne zaman yapılacağına ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanından sözlü soru önergesi (6/1129) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.1998)
Yazılı Soru Önergeleri
1. — Gaziantep Milletvekili Kahraman Emmioğlu’nun, emekli olduktan sonra kamu konutlarından yararlanan kişilere ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/5568) (Başkanlığa geliş tarihi: 22.6.1998)
2. — Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, Bayburt İlindeki belediyelere Acil Destekleme Fonu’ndan yapılan yardımlara ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/5569) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.1998)
3.— Mardin Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın sağlığa zararlı bir ilacın piyasaya sürüldüğü iddiasına ilişkin Sağlık Bakanından yazılı soru önergesi (7/5570) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.1998)
4.— İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın, K.K.T.C.’nin içme suyu sorununa ilişkin Devlet Bakanından (Şükrü Sina Gürel) yazılı soru önergesi (7/5571) (Başkanlığa geliş tarihi : 22.6.1998)
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 14.00
24 Haziran 1998 Çarşamba
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 108 inci Birleşimini açıyorum.
III. —Y O K L A M A
BAŞKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yapılacaktır; sayın milletvekillerinin, salonda bulunduklarını yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Yoklama yapıldı)
BAŞKAN – Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Cumhurbaşkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:
IV. — BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) TEZKERELER VE ÖNERGELER
1
. — Moldova’ya gidecek olan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, dönüşüne kadar, TBMMBaşkanı Hikmet Çetin’in vekâlet edeceğine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi (3/1575)Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Moldova Cumhurbaşkanı Petru Lucınschı'nın davetlisi olarak 25-26 Haziran 1998 tarihlerinde Moldova'ya resmî bir ziyarette bulunacağımdan, dönüşüme kadar, Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 106 ncı maddesi uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Hikmet Çetin vekâlet edecektir
.Bilgilerinize sunarım.
Süleyman Demirel
Cumhurbaşkanı
BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur.
Bir genel görüşme önergesi vardır; okutuyorum:
B) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ
1. —DYPGrubu adına Grup Başkanvekilleri Ankara Milletvekili Saffet Arıkan Bedük, Denizli Milletvekili Mehmet Gözlükaya ve İçel Milletvekili Turhan Güven’in, siyasal ve ekonomik istikrarı sağlayarak, gelecekteki Meclislerin, ülke meselelerine daha rahat eğilme imkânını sağlama açısından gerekli ve mümkün olan tedbirleri, Seçim ve Siyasî Partiler Yasalarında gerçekleştirmek amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi (8/24)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Ülkemizin ve demokrasimizin, bugün, her zaman ve her yerde olduğu gibi, istikrar ihtiyacında olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Siyasî istikrarı sağlayamamış olan bir ülkede, demokrasinin gerçek anlamıyla ve işleviyle sürdürülmesinde, bizde de olduğu gibi, zaman zaman rejim sıkıntılarının yaşanması, maalesef, gündeme ge
lebilmektedir.Ülke, ekonomik istikrarsızlık dolayısıyla uzun yıllardan beri enflasyon kıskacından bir türlü kurtulamamakta, bu da, toplumun arasında büyük gelir dağımılı bozukluklarına sebebiyet vererek, sosyal adaleti ve hatta millî bütünlüğü zedeleyen boyutlara ulaşmaktadır.
Siyasî istikrar olmadan, ekonomik ve sosyal istikrarı sağlamanın imkânı yoktur. Her seçim döneminde üç beş hükümetin değiştiği, her üç beş ayda bir yeni seçimin konuşulduğu ülkemizde, dünya başdöndürücü hızla kalkınırken, altın değerinde yıllar kaybolup gitmektedir. Yıllardan beri sürüp gelen bu çarpıklığın çaresini mutlaka bulmak zorundayız. Aksini sürdürmeye de hakkımız yoktur.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Türkiye gündemine hâkim olması da, kabul etmek lazımdır ki, her şeyden önce, istikrarına bağlıdır. Siyasî istikrarı sağlamanın etkenleri arasında, muhakkak ki, seçim sistemlerinin temel ağırlığı ve çok büyük rolü vardır. Hele, seçim sistemlerinin hükümet ve koalisyon pazarlıklarının konusu yapılması ise son derece yanlış, hat
alı ve hatta, Anayasal sistemimizin ruhuna da aykırıdır.Rejimin hükümetleri belirlemesi, demokratik düzenin ilk ve temel kuralıdır. Oysa bugün, bunun aksine, hükümet pazarlıklarıyla, rejimin temeli olan seçim sistemlerinin belirlendiği yerde, demokrasinin bu ana kuralı tersine çevrilmiş olmaktadır. Seçim ve seçim sistemleri rejimin kalbidir ve hiçbir zaman hükümet ve koalisyon pazarlıklarının konusu yapılamaz, yapılmamalıdır.
Ülkenin, sağlam, müstakar ve siyasî partilerin beklentileri ile çıkarlarına göre değil, evrensel hukuka ve ülkenin mutlak olan istikrar ihtiyacına yardımcı olacak seçim sistemlerine ve siyasî parti düzenlemelerine kesin ihtiyacı vardır.
Bugünkü Meclisimizin, kuruluşunun henüz ikinci ayında yeni seçimi konuşmaya başlamakla, daha o gün istikrarından ve dolayısıyla gücünden çok şeyler kaybettiğini kabul etmek zorundayız.
Hükümetler için geçerli ve haklı olan, önünü görebilme ihtiyacı, hükümetleri çıkaran parlamentolar için fazlasıyla ve daha ağırlıklı olarak geçerlidir.
Çağımızın yaşadığı katılımcı demokrasi sürecinde artık, çoğulcu demokrasinin statik kalmış olan kurumları, bugünün dünyasının süratine ayak uyduramamakta ve sağlıklı bir demokratik ortamı yaşatamamaktadır.
Günümüzün toplum ve devlet yaşamı, bugün, artık, seçim sistemlerine de birtakım çağdaş zorunluluklar getirmektedir.
Seçen vatandaşla seçilen yönetim arasındaki bağların sürekli ve canlı tutulması, yönetimlerin halklarından başkalaşmamaları için en etkin çaredir. Çünkü, yönetimlerin halklarıyla uzlaşamadıkları zaman, rejimlerin çoğu kez sıkıntıya girdiği de tarihî olaylarıyla meydandadır.
Halkın rejimine ve yönetimine sahip çıkması da, o yönetimin halkından başkalaşmamasına bağlıdır.
Siyasî uzlaşının sağlanmasındaki güçlük, ülkeye ve demokrasiye büyük zararlar vermekt
edir.Yasal düzenlemelerle bu uzlaşmayı aramak ve kurumlaştırmak da yasama organı olarak bizlerin sorumluluğundadır. Er veya geç seçime gidilecektir. Bir erken seçim ise, ülkenin gündeminden hemen hemen hiç çıkmamıştır. Seçime gidilirken, seçim yasalarında değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı da geçmiş bütün uygulamalarla hatırlardadır.
Ülkemiz, basını ve kuruluşlarıyla tüm toplum olarak, rejimini ve dolayısıyla geleceğini ilgilendiren seçim sistemlerini en geniş biçimde tartışmalıdır. Buna, kesin ihtiyaç vardır.
Bu bakımdan, gerekli ve mümkün bütün tedbirleri seçim ve siyasî partiler yasalarında gerçekleştirmek ve bizden sonraki Meclislerin huzur ve istikrar içerisinde ülkenin meselelerine daha rahat eğilme imkânını sağlamak için, Anayasanın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 101, 102 ve 103 üncü maddeleri gereğince bir genel görüşme açılmasını Grubumuz adına arz ve teklif ederiz.
Saygılarımızla.
Saffet Arıkan Bedük Mehmet Gözlükaya
Ankara Denizli
DYP Grup Başkanvekili DYP Grup Başkanv
ekiliTurhan Güven
İçel
DYP Grup Başkanvekili
BAŞKAN – Önerge, gündemde yerini alacak ve genel görüşme açılıp açılmaması konusundaki öngörüşme sırasında yapılacaktır.
Danışma Kurulunun bir önerisi vardır, okutup, oylarınıza sunacağım:
V.—ÖNERİLER
A) DANI
ŞMA KURULU ÖNERİLER1.—(11/16) esas numaralı gensoru önergesinin gündemdeki yeri ve görüşme gününe ilişkin Danışma Kurulu önerisi
Danışma Kurulu Önerisi 24.6.1998
Genel Kurulun 23.6.1998 tarihli 107 nci Birleşiminde gündeme alınması kabul edilen Devlet Bakanı Eyüp Aşık hakkındaki (11/16) esas numaralı Gensorunun, Gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının 1 inci sırasında yer almasının ve görüşmelerinin, 29.6.1998 Pazartesi günkü Birleşiminde yapılmasının Genel Kurulun onayına sunulması, Danışma Kurulunca uygun görülmüştür.
Kamer Genç
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı Vekili
Salih Kapusuz Uğur Aksöz
FP Grubu Başkanvekili ANAP Grubu Başkanvekili
Saffet Arıkan Bedük Ali Ilıksoy
DYP Grubu Başkanvekili DSP Grubu Başk
anvekiliÖnder Sav Mahmut Yılbaş
CHP Grubu Başkanvekili DTP Grubu Başkanı
BAŞKAN – Danışma Kurulunun önerisi üzerinde söz talebi?.. Yok.
Öneriyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmiştir.
Sayın milletvekilleri, belirtmek zorundayım ki, biraz önce oyunuza sunduğum Danışma Kurulunda varılan mutabakat, dünkü oylama konusunda Başkanlığın değil; ama, bizim, burada uygulamak zorunda olduğumuz Anayasanın 96 ncı ve İçtüzüğün 146 ncı maddeleri konusunda yeterince bilgi sahi
bi olmadan ve bu konudaki Anayasa Mahkemesi kararlarını sonuçlarıyla birlikte anımsamadan, Başkanlığın uygulamasının hatalı olduğunu beyan etmenin yanlış olduğunu da ortaya koymuştur.Şimdi, gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dİğer İşler" kısmına geçiyoruz.
Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.
VI.—KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1.—Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli, Anavatan Partisi Genel Başkanı Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı İstanbul Milletvekili Tansu Çiller, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı İstanbul Milletvekili BülentEcevit, Cumhuriyet HalkPartisi Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile 292 Milletvekilinin; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83
üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/676) (S. Sayısı :232)BAŞKAN – Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83 üncü Maddesinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifinin ikinci müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Müzakere ertelenmiştir.
2.—Bayburt Milletvekili Ülkü Güney ve Ankara Milletvekili Yücel Seçkiner’in, 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve İçtüzüğün 37 nci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınma Önergesi (2/669) (S. Sayısı :338)
BAŞKAN – 1076 Sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ile 1111 Sayılı Askerlik Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin maddeleri, üzerindeki önergelerle birlikte İçtüzüğün 88 inci maddesine göre komisyona geri verilmişti.
Komisyon, raporunu henüz vermediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.
3.—Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısı ile Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve 39 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Gürcan Dağdaş ve 6 Arkadaşının, Trabzon MilletvekiliYusuf Bahadır ve 9 Arkadaşının, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 7 Arkadaşının Aynı Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 2 Arkadaşının İşçi ve Memur Emeklileri ile Bunların Dul ve Yetimlerinin Sendikalaşmasına İlişkin Kanun Teklifi ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları (1/702, 2/224, 2/929, 2/1000, 2/1023, 2/1024)(S. Sayısı :553)
BAŞKAN – Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Müzakere ertelenmiştir.
4.—Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/689) (S. Sayısı :631)
BAŞKAN – Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısının müzakeresine başlayacağız.
Komisyon?.. Yok.
Müzakere ertelenmiştir.
5. —Vergi U
sul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 Arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın,Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 Arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin,Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626) (1)BAŞKAN – Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile benzer mahiyetteki kanun teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Komisyon?.. Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Sayın milletvekilleri, geçen birleşimde tasarının 19 uncu maddesi kabul edilmişti. Şimdi, 20 nci madde ile maddeye bağlı geçici 19 uncu maddeyi okutuyorum:
MADDE 20. — 213 sayılı Kanuna geçici 18 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
“Geçici Madde
19. — İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler diledikleri takdirde, Vergi Usul Kanununun 180 inci maddesindeki şartlar dikkate alınmaksızın 31/12/2000 tarihine kadar işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam ederler.”BAŞKAN – Madde üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubu adına, Sayın Osman Çilsal; buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)
DYP GRUBU ADINA OSMAN ÇİLSAL (Kayseri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vergi kanununun 20 inci maddesi üzerinde şahsım ve Doğru Yol Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum, Yüce Heyetinizi en derin saygılarımla selamlarım.
Değerli milletvekilleri, çağdaş devletlerin en önemli ve en güvenli gelirlerinden olan vergiler, kamuoyu hizmetlerinin yürütülebilmesi ve devletin ihtiyaç duyduğu kaynakların temini için en başta gelen ihtiyacıdır.
Bildiğiniz üzere, devletler, kamu giderlerini karşılayabilmek için birtakım gelirlere ihtiyaç duyarlar. Bunlar, vergiler başta olmak üzere, harç, resim, şerefiye, para ve vergi cezaları, teşebbüs gelirleri, kamu borçlanmaları, fon gelirleri ve diğer gelirler başlıkları altında toplayabileceğimiz para basımından doğan gelirler, bağışlar, yardımlar, harp tazminatları, ganimetler şeklinde tasnif edebileceğimiz bu gelir türlerinin en başta geleni, hepinizin takdir edeceği gibi v
ergi gelirleridir.Vergiler, genel bir deyişle, devletin kamu hizmetlerini karşılamak için fertlerden aldığı ekonomik değerlerdir ve fertler bakımından karşılığı yoktur. Yani, bir mükellef, ödediği verginin karşılığı olarak bir hizmeti ya da faydayı talep edemez. Bu, devletin kendi programları çerçevesinde yapılacak olan icraatla kendisine sunulacaktır. Zira, vergiler, fertlerin kamu hizmetlerinden faydalanma derecelerine göre bölünemez, ferdileşemez.
“Vergi” adıyla ve yasayla fertlerden alınan bu ekonomik değerlerin bir devlet için taşıdığı önem, bu noktada başlamaktadır. Harcanması, yani kamu yatırımlarının finanse edilmesi yolunda idareye büyük ve geniş bir hareket serbestisi sağlayan bu kamu gelirinin artırılması, optimal seviyelere getirilmesi bütün d
evletlerin temel amacıdır.Değerli milletvekilleri, ekonomiden çekilerek kamusal alanda değerlendirilen ya da değerlendirilemeyen ekonomik faktörlerin rantabl kullanılamamasının, enflasyon gibi ekonomik hastalıklara sebep olacağı açıktır.
Zaman içerisinde,
giderleri ve yükümlülükleri giderek artan sosyal devlet anlayışıyla, fertlerine götürmeyi vaat ettiği hizmetlerde çeşitlilik ve yoğunluk başgösteren devlet mekanizmasının iyi işleyebilmesi için, sağlam ve yeterli gelirlere ihtiyaç olduğu kesindir. Bu itibarla, tüm modern devletler, sistemlerini reorganize etmek için sürekli bir çaba içinde bulunmaktadırlar.Anayasamızda da ifade edildiği üzere, vergi, kamu giderlerinin karşılanması için, herkesin, malî gücüne göre ve ancak kanunlar çerçevesinde yerine getireceği bir yükümlülüktür.
Anayasada bu şekilde tanımı yapılan vergiler, diğer sosyal olaylar gibi, toplumsal ve iktisadî yaşamın, siyasî rejim ve hukuk sistemlerinin gelişmesine göre yeni şekil ve anlamlar kazanmıştır.
Geniş bir zaman dilimi içinde, ilk vergilerin hibe veya yardım şeklinde olduğu ikinci dönemde ise, esas itibariyle, patrimuan (mal varlığı) ve servet üzerinden alınan vergiler, kral imtiyazları, tekel gelirleri ve resimlerin belirlediği ve nihayet son dönemlerde; yani, zamanımızda, günümüz
de, gelir vergileri, gider vergileri ve servet vergilerinin yaygınlaştığı görülmektedir.Çağdaş vergi sistemlerinde verginin nitelikleri şu biçimde sıralanabilir: Vergi parayla ödenir, aynî değildir, belirli bir karşılığı yoktur, yaptırıma dayanan kesin bir ödemedir ve gerçek veya tüzelkişilerden alınır.
Bütün vergi sistemleri, vergileme işinde belli prensiplere uygun hareket etmeye çalışırlar; adalet, genellik, eşitlik gibi amaçlara yaklaşabildikleri ölçüde değer kazanırlar.
Değerli milletvekilleri, belli prensiplere dayanarak vergi tabanını büyütmek ve vergi gelirlerini, dolayısıyla kamu gelirlerini artırmak için yapılan vergi reformlarının, neden tam ve kesin çözüme ulaşamadığı sorusu, önümüzde cevaplanmayı beklemektedir. Türk vergi sisteminde yaşanan s
orunlar nelerdir? Türk vergi sistemi, modern bir sistem midir?Vergi sistemimiz, yasal vergi oranlarının aşırı yüksekliği nedeniyle, gerçek matrahların gizlenmesi sonucunu doğurmaktadır. Hayat standardı esasına göre vergilendirme, geçici vergi, Götürü Vergi gibi, kazanılmayan gelirlerin vergilendirilmesi yoluna gidilmiş, yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle oluşan gelir kayıplarını düzeltecek vergi mekanizmalarına vergi sistemimizde yer verilmemiştir. Bu yüzden, idare, sermayeyi vergilemek zorunda kalmıştır.
Bu da, sermayenin birikmesini ve verimli yatırımların gerçekleşmesini engelleyerek, ekonomik gelişimin sekteye uğramasına sebep olmuştur.Değerli milletvekilleri, yine, son yıllarda hızla gelişen, malî sistemden elde edilen gelirlerin ve devlet iç borçlanma senetlerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi gerçekleştirilememiş ve kazanç-vergi bağlantısı kopmuştur. Ne yazık ki, iktisadî faaliyetler karşısında tarafsız bir vergi sistemine sahip değiliz. Bu durum, tam rekabeti engellemektedir; tam rekabetin tesis edilememesi ise, kaynakların israfına yol açmaktadır. Ekonomik gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkan yeni işletme yapılanmalarının, vergi sistemimizce tanımı yapılamamış, bu oluşumların karşılaştığı vergisel sorunların çözümü sağlanamamıştır.
Vergi sistemimiz, karşılaşılan sorunlara münferit çözümler bulmaya çalışılması nedeniyle, giderek karmaşıklaşmış ve uzmanların bile zor anlayabildiği bir sistem haline gelmiştir.Değerli milletvekilleri, tüm vergi mevzuatımızdaki maddelerin yirmide 1'ini değiştiren bu tasarıyla, vergi sistemimizde var olan zafiyetlerin giderileceği savunulmaktadır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 20 nci maddesine, 18 inci maddeden sonra gelmek üzere eklenen dört geçici maddeyle, bu kanun tasarısının geçiş sürecinin başlatıldığı ifade edilmektedir. Vergi Usul Kanununa eklenen Geçici 20 nci maddede, tasarının 6 ncı maddesiyle değiştirilen 279 uncu maddeye ilişkin geçiş hükümlerine yer verilmektedir.
Yapılan bu düzenlemeyle, 1999 yılı sonura kadar, devlet tarafından ihraç edilen menkul kıymetler alış bedeliyle değerlenecektir; ancak, bu kapsam içine, özel sektör tarafından ihraç edilen benzeri menkul kıymetler alınmamaktadır. Bu durumda, özel sektör tahvili olan işletmelerde, dönem sonu yapılan değerlemede vergilenecek olumlu
bir fark ortaya çıkacaktır. Bu ise, özel sektör ile devlet arasında kaynak dağılımının, zaten var olan dengesizliğini daha da artıracaktır.Diğer taraftan, bir iktisadî kıymete ilişkin olarak geçici vergi açısından ayrı bir değerleme ölçüsü -Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından ayrı değerleme ölçüsü- belirlenmesi gibi bir yola gidildiği görülmektedir. Bu düzenleme, banka sistemini rahatlatacak olması açısından çok yerinde olmakla beraber, son derece önemli olan değerleme ölçüleri üzerinde bu
şekilde oynanması doğru değildir. Aynı amacın, Gelir Vergisi Kanununda geçici vergiye ilişkin hükümlerde yapılacak bir değişiklikle sağlanması daha doğru olurdu.Vergi kanunlarında yapılacak düzenlemelerde, ülkemizin içinde bulunduğu dış dünyayla entegrasyonu çerçevesinde karşılaşacağı, gerek dış yatırımların gerekse ülkemizde yapılacak yabancı yatırımların da, daha detaylı kanunlarla, sorunlarına...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Çilsal, 1 dakika içinde toparlıyoruz.
OSM
AN ÇİLSAL (Devamla) – Toparlıyorum.Teşekkür ederim Sayın Başkan.
...çözümlerin bulunması ve hayırlı olması dileğiyle sözlerimi burada bitirirken; Yüce Heyetinizi, şahsım ve Grubum adına saygılarımla selamlıyorum. (DYP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Nezir Aydın; buyurun efendim.
FP GRUBU ADINA NEZİR AYDIN (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan, 626 sıra sayılı tasarının 20 nci maddesinin geçici 19 uncu maddesi üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa, geçici 18 inci maddeden sonra gelmek üzere, bu 20 nci maddede, 19, 20, 21 ve 22 nci maddeler eklenmiştir. Esasında, Hükümetten gelen tasarıda, burada 3 madde bulunuyordu; sonra, Plan ve Bütçe Komisyonunda 1 geçici madde daha eklenerek, geçici maddelerin sayısı 4'e çıkarılmış oldu. Onu, zamanı gelince konuşacağız. Şu anda, 19 uncu madde üzerinde fikirlerimi ar
z etmeye devam ediyorum.Sayın milletvekilleri, geçici 19 uncu madde "işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, diledikleri takdirde, Vergi Usul Kanununun 180 inci maddesindeki şartlar dikkate alınmaksızın 31.12.2000 tarihine kadar işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam ederler" diyor. Bu maddeyi okuyunca, insanın aklına hemen şu geliyor: Aman ne güzel; mükelleflere ne büyük bir fırsat; 31.12.2000 tarihine kadar, mükellefler, işletme defteri tutanlar birinci sınıfa geçmeyecekler, işletme
defteri tutmaya devam edecekler; ama, işin bir başka boyutu, bir başka noktası var: Bu zaman zarfında, enflasyon devam edeceğine ve esnaf da, enflasyon vergisini -yani kazanmadığı paranın vergisini- ödemeye devam edeceğine göre, ekonomik hayatta herhangi bir canlılık olmayacağına göre... Çünkü, bir yıldır, bu, devamlı geri geri gidiyor. Tabiri caizse, Anadolu esnafında -ben, İstanbul'un esnafının da öyle olduğunu zannediyorum, biraz farklı olabilir; ama, Anadolu'yu iyi biliyorum- yaprak kımıldamıyor. Birçok esnaf, sabah dükkânını açıyor, akşam kapatıyor; o gün içtiği ve dostlarına ikram ettiği çayın parasını dahi kazanamadan akşamı ediyor, dükkânını kapatıyor. Siz olduğunuz müddetçe de, bunun, iyiye gitmesi mümkün değil; mutlaka, daha kötü şekilde devam edecek. Hal böyle olunca, kazanılmayan paradan, olmayan gelirden tutulacak olan defter, işletme defteri olsa ne olur, birinci sınıf bilanço defteri olsa ne olur?!Korkuyorum ki, bu gidiş böyle devam ederse, 31.12.2000 tarihinde, herhalde, “küçük esnaf” denilen, yani işletme defteri tutan esnaf kalmayacak. Bu arada, Sayın Bakanıma, özellikle, şunu araştırmasını tavsiye ediyorum: Türkiye genelinde son altı aydır işi bırakan, ikinci sınıf işletme defteri tutan esnafın adedi, geçmişe oranla nedir? Bu araştırıldığın
da görülecektir ki, bu böyle devam ederse, 31.12.2000 yılında, bu esnafın büyük bir çoğunluğu, zaten, ticarî hayattan ayrılmış olacaktır.Enflasyon yüzde 93!.. Böyle bir ülkede, büyük bir ikramda bulunuyoruz; yani, geliri veya hasılatı, geçmiş seneye göre yüzde 20'yi aşsa dahi, bilanço esasına geçirmiyoruz mükellefi. Burada, herhalde, milletçe sevineceğimiz bir husus var; bu tasarıyla, enflasyon belasından nasıl kurtulacağımızı... Sayın Başbakanın ifadelerini geçen gün söylemiştim: "20 nci maddesine geldik;
bu yasa, şöyle ya da böyle, Meclisimizden çıkar ve enflasyondan da millet olarak kurtuluruz..." Eh, bakalım, enflasyonsuz günler nasıl olacak.Şimdi, enflasyonun önlenmesi için, benim bildiğim -eğer, yeni bir yöntem icat edilmediyse ekonomide- birincisi, üretimin artırılması lazım; ikincisi, taleplerin kısılması lazım. Yani, arz-talep dengesinin, mutlaka bir noktada sağlanması lazım. Şimdi, bu vergi yasa tasarısının, bu arz-talep dengesini nasıl sağlayacağını anlamak da mümkün değil. Enflasyonu önleyecek d
eniliyor; ama, üretimi artıran maddelerini henüz göremedik veya talebi dengeleyen maddelerini göremedik. Talep dengelenmesini, Hükümet herhalde şöyle anlıyor: İşçiye vermezsiniz, memura vermezsiniz, çiftçiye vermezsiniz; vermeyince alım gücü kısılır, parası olmayınca hiçbir şey alamaz, bu şekilde talep kısılmış olur; böylece de enflasyonu önleriz zannediliyor. Ancak, bu mümkün değil; böyle bir yöntemin başarı oranı kesinlikle sıfırdır.Gerçi, Sayın Bakanım beni dinlemiyor; ama, ben şunu da ifade etmek istiyorum: Ben, Sayın Bakanın ağzından, bu tasarının enflasyonu önlemesi noktasında bir ifade duymadım. Tabiî, böyle olunca, herhalde, Başbakanımızı yine birileri bu konuda yanıltıyor demektir.
Değerli milletvekilleri, burada, devamlı bir şey işlenmeye çalışılıyor: Efendim, Fazilet Partisi, yasayı engelliyormuş!.. Yasa çıkarsa, ücretliler rahat edecekmiş, büyük menfaatları olacakmış; ama, işçinin, memurun ücretlerindeki artışı, Fazilet Partisi engelliyormuş. Medya böyle diyor; devamlı bu pompalanıyor.
Şunu, bir kere, tüm ücretli kardeşlerimizin bilmesi lazım ki, vergi dilimlerindeki cüzî indirimlerin uygulama tarihi, yürürlük tarihi, zaten, 1999'dur. Bu sene, kesinlikle, o noktada en ufak bir iyileştirme düşünülmemiştir.
AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) – Hiç okumamışsınız; yanlış söylüyorsunuz.
NEZİR AYDIN (Devamla) – Ben öyle biliyorum... 50 nci maddede uygulanan... 50 nci maddedeki vergi dilimlerinin düşürülmesi... 50 nci maddenin uygulama tarihi de, yürürlük tarihi de 1.1.1999 olarak kitapçıkta beliriyor; ama, her an, bir şey değişiyor; inşallah, bu da değişir de, en azından, bir nispî rahatlama olur.
Değerli milletvekilleri, 55 inci Hükümet, kurulduğu günden beri, çok büyük iddialarla devam ediyor. Enflasyon yüzde 50'ye inecekti, yüzde 100'leri geçti. Ücretliler, çiftçiler, kısaca, geliri Hükümet tarafından tespit edilen toplam yüzde 90'lık kesimin enflasyona ezdirilmeyeceği söyleniyordu; ama, enflasyona ezdiriliyor. Memura ilk altı ayda yüzde 30, ikinci altı ayda yüzde 20; toplam yüzde 50... Yani, yüzde 90, yüzde 100 olan bir enflasyonda yüzde 50 artırmakla nasıl ezdirilmiyor; bunu anlamak mümkün değil. Bunu, bu yasa tasarısını hazırlayan ve bu sözleri ifade edenlerden başka, Türkiye'de anlayan kimse yok; ama, bütün bunların uygulaması tam ters yapıldı.
Bugün, Türkiy
emizde, insanlarımızın büyük bir çoğunluğu ya maaşla geçinmektedir ya da toprağa dayalı geçinmektedir. Maaşla geçinen memurun, emeklinin, dulun, yetimin vesairenin gelirini kim tespit ediyor; hükümetler tespit ediyor. Peki, topraktan geçinen çok büyük bir kesimin gelirini, kazancını, harcayabileceği parayı kim tespit ediyor; başfiyatlar yoluyla, yine, Hükümet tespit ediyor; yani, Hükümetin, gelir düzeyini, satın alım gücünü tespit ettiği nüfusun toplam oranı yüzde 90'ları geçiyor. Peki, o, arada kalan yaklaşık yüzde 10'luk bir kesimin gelirini kim tespit ediyor, harcama kalemlerini kim tespit ediyor; onların da kendileri tespit ediyor; onlara müdahale, kimsenin haddinde değil maalesef.Vergi tasarısı hazırlandı, kamuoyunda tartışılmadan, alelacele, Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edildi. Plan ve Bütçe Komisyonunda da yeteri kadar tartışılmadı. Bunun iki nedeninden bir tanesi, malumunuz, -tekrarında fayda vardır- bazı şeylerin yüce milletimiz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
METİN ŞAHİN (Antalya) – Sayın Nezir Aydın, 100 saat...
BAŞKAN – Tamamlıyoruz, değil mi Sayın Aydın...
NEZİR AYDIN (Devamla) – Tamamlıyorum efendim.
...ve değerli milletimiz tarafından, değerli parlamenterlerimiz tarafından bir kere daha bilinmesinde fayda var ki, Plan ve Bütçe Komisyonunda, bu yasa tasarısının görüşüldüğü günler ve saatler, Refah Partisinin kapatılmasının gerekçeli kararının beklendiği günler ve saatler idi.
Bir diğer nokta; zaten, büyük bir çoğunluğu gece baskınıyla, gece yarısından sonra alelacele geçirilen maddelerdi. Şimdi, geldik Genel Kurula. Genel Kurulda da, her madde üzerinde, en tabiî hakkımız olan 10'ar dakika konuşma ve fikirlerimizi beyan etme hakkımızı kullanmak istiyoruz; katkıda bulunmak istiyoruz; ama, Sayın Bakan ve Sayın Komisyon Başkanımız veya orada oturan Komisyon yetkilisi arkadaşımız; katılmıyoruz, katılamıyoruz... Biri katılamıyoruz diyor, biri katılmıyoruz diyor; katılamadıklarının sebebi nedir, katılmadıklarının sebebi nedir, onu da anlamak mümkün değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tar
afından kapatıldı)BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aydın.
NEZİRAYDIN(Devamla)—Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN—Gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.
Şahısları adına...
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, yerimden, bir hususu açıklığa kavuşturabilir miyim...
BAŞKAN – Sayın Özdemir; buyurun.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Sayın Başkan, burada, Türk maliye tarihinin en kapsamlı düzenlemelerinden birisini, Büyük Millet Meclisi, halkımızın önünde, her boyutuyla tartışıyor. Bazı partilerimize mensup sözcüler, Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan 106 saatlik çalışmayı -ki, bu çalışma, bir kanun tasarısı üzerinde, cumhuriyet tarihinde yapılmış en uzun ve en ayrıntılı çalışmadır- dikkate almaksızın, kamuoyu önünde halkımıza eksik ve yanıltıcı bilgi sunmaktadırlar.
İkincisi; kanun tasarısının tüm maddeleri, ayrı ayrı, alt komisyonda, ayrıca üst komisyonda da 52 saat tartışma mevzuu yapılmıştır ve alt komisyonumuza ve üst komisyonumuza katılan bütün arkadaşlarımıza, konu üzerinde en geniş biçimde tartışma imkânı sağlanmış; sadece sayın milletvekillerimize değil -ki, o zaten bir mecburiyetimizdir- aynı zamanda, ilave bilgi sunma talebiyle, görüş beyan etme talebiyle
sivil toplum örgütlerinin her kesiminden gelenlere de bu fırsat tanınmıştır.Bu itibarla, bu açıklamayı, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı sıfatımla, halkımın önünde yapmak mecburiyetini hissettim.
Teşekkür ederim, saygılar sunarım.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Özdemir.
Şahsı adına, Sayın Mehmet Emin Aydınbaş?.. Yok.
Şahsı adına, Sayın Emin Kul, buyurun.
EMİN KUL (İstanbul) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; madde üzerinde söyleceğim bir şey yok; ancak, kamuoyunu yanıltmak açısından, biraz önce maddenin tümü üzerinde grup adına konuşan arkadaşım yanlış bir husus beyan etti; onu düzeltmek istiyorum. Eğer, tasarının geçici 52 nci maddesini bir kez daha gözden geçirir, okursa, geçici 52 nci maddede, 1998 takvim yılına ait gelirlerin vergi oranlarının,
teklif edildiği şekilde nasıl düşürülmüş olduğunu görecektir. Dolayısıyla, 1999 yılında ücretliler için yürürlüğe girecektir; ücretlilere, çalışanlara, işçilere herhangi bir avantaj sağlamayacaktır veyahut da bir vergi oranı düşmesi sağlamayacaktır beyanı yanlıştır; çünkü, elimizdeki tasarıya aykırı ve uyumsuz bir beyandır. Geçici 52 nci maddede, 1998 takvim yılında da bu oranların uygulanacağı -ki, o maddeye geleceğiz daha sonra- açıkça yer almıştır. Bunu düzeltmek için dikkatinize arz ediyorum.Teşekkür eder, saygılar sunarım. (ANAP ve DSP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kul.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Söz istiyorum Sayın Başkan...
BAŞKAN – Maliye Bakanı Sayın Zekeriya Temizel, buyurun efendim.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vergi tasarısı tartışılırken, özellikle, buradan, kamuoyunu yanıltacak bazı beyanlar yapıldığı takdirde, bunlara müdahaleyi bir görev bildiğimiz için, kısa da olsa, huzurlarınızı işgal ediyoruz.
Değerli milletvekilleri, burada bir madde düzenlemesi var Bu maddeyle deniliyor ki: "İşletme hesabı esasına göre defter tutan vergi yükümlüleri, alış ve satış hadleri 2000 yılının sonuna kadar hangi düzeye çıkarsa çıksın, işletme hesabı esasında defter tutmaya devam ecekler." Madde bu.
Demek ki, 2000 yılının sonuna kadar işletme hesabı esasında defter tutanların, alış ve satış ölçüleri hangi tutarlara çıkarsa çıksın işletme hesabı esasının içinde kalacaklar. Bunu niye getiriyoruz; çünkü, bu düzenlemeyi yaparken dedik ki, şu andaki vergi yükümlülerinin, yükümlülüklerini daha fazla ağırlaştırmadan, vergi yüklerini hafifleterek bu sistemi kurmaya çalışıyoruz. Bir taraftan, hayat standardı esasını -maddesi gelecek - kaldırıyo
ruz, hayat standardı esası kalktı. Vergi oranları düşecek, hayat standardı esasına bağlı peşin vergi uygulaması kalkacak. Burada tek istediğimiz olay da, artık, vergi yükümlülerinin her türlü işlemini defterlerine kaydedebilmesi; ancak, her türlü işlem defterlere kaydedildiği zaman, alış ve satış tutarları yükselecek elbette ki; yükseldiği zaman, işletme hesabı esasından bilanço esasına geçecek.İşte, bu madde, bu vergi yükümlülerinin, özellikle, 2000 yılının sonuna kadar sınıf değiştirmemelerini öngörüyor. Teknik düzenleme bundan ibaret. Bunun üzerinde her şey söylenilebilir; ama, bu teknik düzenlemeyle ilgili herhangi bir açıklama yapmadan ya da bunun kıyısından bile dolaşmadan, burada, gerek vergi tasarısının geneli hakkında gerekse Hükümetin enflasyonla
mücadele programı hakkında her şeyin söylenmemesi gerekir; çünkü, burada, teknik bir düzenleme yapılıyor. Burada yapılan düzenleme, teknik bir düzenlemedir, vergi yükümlülerinin hayrına olan bir düzenlemedir. Eğer, burada atladığımız bir şey varsa, bunu söyleyin. Burada beğenmediğimiz bir olay var mı?..NEZİR AYDIN (Sakarya) – Söylediklerimizi de kabul etmiyorsunuz.
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (Devamla) – Burada beğenmediğimiz bir olay varsa değerli arkadaşlar; yani, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin, alış ve satış tutarı ölçüleri ne olursa olsun, 2000 yılının sonuna kadar aynı sınıfta, aynı ölçüde kalacaklarını burada belirtmenin bir sakıncası varsa, onu söyleyin. Yok; mükellefin hayrına bir olay, getirdiğimiz düzenlemenin uygulanab
ilmesi için zorunlu bir olay. Bu durum karşısında, sadece ve sadece eleştirmek için -tamam, eleştiriye elbette ki açığız- hiç değilse bu maddenin teknik düzenlemesi sırasında bunu yapmayalım. Burada, herkese gerçeği söyleyelim, herkes gerçeği bir görsün, kavrasın olduğu gibi.Şu anda, alış tutarı ölçüsü 7 milyar 200 milyon lirayı geçtiği takdirde bilanço esasına geçmesi gerekiyor. Biz, kayıtdışı ekonomiyi kayıt içine almaya çalıyoruz. Kalkıp da, vergi kaçırmayacağım, her türlü kaydımı yapıyorum dediği andan itibaren sınıf değiştiriyorsa, hatta bırakın sınıf değiştirmeyi, oda değiştirmek zorunda kalıyorsa, insanlar, belirli yerlerde kalmak için kendisini zorunlu hissediyor ve ister istemez de kayıtlarını tutmuyorlar. Getirdiğimiz düzenleme bundan ibaret.
Enfla
syonun düşmesi, enflasyonun düşmemesi, vergi politikalarının enflasyon üzerindeki etkileri... Tamam, bunlar da güzel şeyler, onları da konuşalım; ama, hiç değilse, şu kadar hayırlı bir düzenlemede kamuoyunu aydınlatmak dururken ya da eksiği varsa, bunları söyleyip de düzeltmek dururken, bu genel konularla vakit kaybetmesek, zannediyorum, katkılarınız veya katkılarımızı alma konusundaki işbirliğimiz çok daha yoğun olur.Teşekkür eder, saygılar sunarım. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.
Şahsı adına, Sayın Necdet Tekin; buyurun efendim. (DSP sıralarından alkışlar)
NECDET TEKİN (Kırklareli) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi, en derin saygılarımla selamlarım. Gerek Sayın Kul, gerekse Sayın Bakanım açıklamalar yaptılar; ancak, bilirsiniz ki, bir konuda ne kadar fazla çekiç vurulursa çivi o kadar girer; ben de o nedenle, bir kez daha, bir şeyler söylemek istiyorum.
Bildiğiniz gibi, bu 20 nci madde, 4 geçici maddeyi kapsayan bir madde. Şimdi, bu 20 nci maddeye bağlı geçici 19 uncu maddeyle, değişik bir konu gündeme geliyor. Bu geçici madde, aslında, Türk vergi sistemi için son derece önemli bir yeniliği de mükellefler açısından getirmektedir. Bu da, mükelleflerin, bu enflasyonist ortamda, zorunlu olarak,
birikmiş değerlerinden dolayı bilanço esasına göre defter tutma limitlerine girmeleridir; çünkü, mükellefler, geçmiş yılların enflasyonist ortamında ve onun gereklerinden dolayı, büyük bir oranda, işletme defteri tutma hadlerini aşmamak için, satıldığı halde satış belgesi düzenlememe; yani, bir tür hilei şeriye yoluna gitmek zorunda kalmışlardır. Bu nedenle, işletmelerde miktarlar son derece büyümüş ve bu işletmeler, işletme defterinden bilanço defterine geçme zorunluluğuyla karşı karşıya kalmışlardır. işte, bu 20 nci maddeye bağlı geçici 19 uncu maddeyle -Sayın Bakanım da ifade etti, söyledi- miktarı ne olursa olsun, alış ve satış tutarları ve matrahları ne olursa olsun, bunlar nereye kadar ulaşırsa ulaşsın, şu anda işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerimiz, üç yıl boyunca bu durumlarını koruyacaklardır. Üç yıl sonra, 55 inci Hükümetin açıklamış olduğu temel program esasına göre, Hükümetin uyguladığı antienflasyonist politikalarla zaten mükelleflerin böyle bir sorunu da kalmayacaktır. O nedenle, 55 inci Hükümeti, bu çok yararlı değişikliğinden dolayı kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum. (DSP ve ANAP sıralarından alkışlar)BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tekin.
Madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Madde üzerinde 5 önerge vardır; madde tek fıkra olduğu için, geliş sırasına göre 4 önergeyi okutup, işleme koyacağım.
Önergelerde uzun listeler bulunduğu için, Başkanlık Divanı Üyesi arkadaşımızın oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum_
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Karar yetersayısının aranmasını istiyorum.
BAŞKAN – Karar yetersayısını arayacağım efendim.
Oturarak okumasını kabul edenler_ (ANAP ve DSP sıralarından "ayakta okusun" sesleri) Kabul etmeyenler_ Karar yetersayısı yoktur; arkadaşımız ayakta okuyacaktır efendim. (DSP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, karar alınamadığına göre, bu hususu yeniden oya sunmanız gerekmez mi? Ben, usul açısından söylüyorum_
BAŞKAN – Hayır, bir karar alınamamıştır_ Asıl uygulama ayakta okumaktır.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Peki, oylama ne olacak?
BAŞKAN – Oturmasını temindi; oturmasını temin edemedik efendim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, ret veya_
BAŞKAN – Sayın Esengün, iki durumu birbiriyle karıştırmayalım. Mesela, dünkü gensoru oylamasında, eğer, toplantıda hazır bulunanlar, 211 kabul oyunun iki katından daha fazla olsaydı, örneğin 430 kişi olsaydı, karar yetersayısı oluşmadığı için yeniden bir oylamaya gidecektik; çünkü, bir karar yoktu. Burada, Genel Kurulun, İçtüzükte bir amir hükmü var;
kural, ayakta okumaktır. Bunun değişebilmesi, Genel Kurulun karar vermesiyle mümkün olur. Genel Kurul bu kararı veremediği için_LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Sayın Başkan, bu konuda kabul veya ret şeklinde bir karar oluşmadı_
BAŞKAN – Sayın Esengün, bu iki durumu birbiriyle karıştırmayalım.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Karar oluşmadı.
BAŞKAN – Hayır; değiştirme iradesini ortaya koymadı Genel Kurul.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Hayır.
BAŞKAN – Hayır efendim.
LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Kesinlikle yanlış.
BAŞKAN – Lütfen önergeyi okuyalım efendim_
ALİ OĞUZ (İstanbul) – Olur mu öyle şey Sayın Başkan!
BAŞKAN – Oylamayı, bir karar oluşturmak için yapmıyoruz; bir İçtüzük hükmünde, arkadaşımızın rahatı yönünde bir kolaylık sağlamaya çalışıyoruz; sağlayamadık.
LÜTFÜ ESENGÜN (Er
zurum) –Sizin öneriniz oylanmamıştır.BAŞKAN – Hayır efendim...
Önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
626 sıra sayılı kanun tasarısının 20 nci maddesiyle eklenen geçici 19 uncu maddedeki "31.12.2000 tarihine kadar" ibaresinin "31.12.2001 tarihine kadar" şeklinde değiştirilmesini arz ve talep ederiz.
Nezir Aydın Hüseyin Olgun Akın
Sakarya Ordu
Mehmet Aykaç Maliki Ejder Arvas
Çorum Van
Ahmet Dökülmez Nurettin Ak
taşKahramanmaraş Gaziantep
Yakup Budak İ. Ertan Yülek
Adana Adana
Ahmet Doğan Osman Hazer
Adıyaman Afyon
Cemalettin Lafçı Rıza Ulucak
Amasya Ankara
Muhammet Polat Alaattin Sever Aydın
Aydın Batman
Suat Pamukçu Abdulhaluk Mutlu
Bayburt Bitlis
Mustafa Yünlüoğlu İsmail Coşar
Bolu Çankırı
Zülfikar Gazi Ramazan Yenidede
Çorum Denizli
Ömer Naimi Barım Tevhit Karakaya
Elazığ Erzincan
Lütfü Esengün Sıtkı Cengil
Erzurum Adana
Ahmet Çelik Sait Açba
Adıyaman Afyon
Mehmet Sıddık Altay Murtaza Özkanlı
Ağrı Aksaray
Ömer Faruk Ekinci İsmail özgün
Ankara Balıkesir
Musa Okçu Mehmet Altan Karapaşaoğlu
Batman Bursa
Ömer Vehbi Hatipoğlu Ahmet Cemil Tunç
Diyarbakır Elazığ
Aslan Polat Şinasi Yavuz
Erzurum Erzurum
Nurettin Aktaş Mehmet Bedri İncetahtacı
Gaziantep Gaziantep
Mehmet Sılay Azmi Ateş
Hatay İstanbul
Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu
İstanbul İstanbul
Osman Yumakoğulları Hasan Dikici
İstanbul Kahramanmaraş
Ahmet Dökülmez Zeki Ünal
Kahramanmar
aş KaramanFethi Acar Salih Kapusuz
Kastamonu Kayseri
Mikail Korkmaz Mustafa Kemal Ateş
Kırıkkale Kilis
Osman Pepe Veysel Candan
Kocaeli Konya
Hanifi Demirkol Kahraman Emmioğlu
Eskişehir Gaziantep
Turhan Alçelik Süleyman Metin Kalkan
Giresun Hatay
Mustafa Köylü Saffet Benli
Isparta İçel
Ekrem Erdem İsmail Kahraman
İstanbul İstanbul
Bahri Zengin İsmail Yılmaz
İstanbul İzmir
Abdullah Özbey Zeki Karabayır
Karaman Kars
Memduh Büyükkılıç Nurettin Kaldırımcı
Kayseri Kayseri
Kemal Albayrak Cafer Güneş
Kırıkkale Kırşehir
Hüseyin Arı Hasan Hüseyin Öz
Konya Konya
Metin Perli Yaşar Canbay
Kütahya Malatya
Nedim İlci Hüseyin Olgun Akın
Muş Ordu
Nezir Aydın Ahmet Demircan
Sakarya Samsun
Musa Uzunkaya Ahmet Nurettin
AydınSamsun Siirt
Zülfükar İzol Abdulkadir Öncel
Şanlıurfa Şanlıurfa
Ahmet Feyzi İnceöz İsmail İlhan Sungur
Tokat Trabzon
Şaban Şevli Necmettin Aydın
Van Zonguldak
T. Rıza Güneri Mustafa Ünaldı
Konya Konya
Ahmet Derin Sabahattin Yıldız
Kütahya Muş
M. Salih Katırcıoğlu Latif Öztek
Niğde Samsun
Ahmet Karavar Abdullah Arslan
Şanlıurfa Tokat
Bekir Sobacı Maliki Ejder Arvas
Tokat Van
Fethullah Erbaş İlyas Arslan
Van Yozgat
Abdullah Örnek
Yozgat
ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Sayın Başkan...
BAŞKAN – Buyurun.
ALİ ILIKSOY (Gaziantep) – Efendim, önergede, gerek Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Dökülmez'in gerekse Gaziantep Milletvekili Nurettin Aktaş'ın isimleri mükerrer okundu. Mükerrer isim okunmasının önüne geçilmesini arz ediyorum.
BAŞKAN – Dikkat edeceğiz efendim.
Sayın milletvekilleri, diğer önergelerdeki imzalar geri çekilmiştir. Bu nedenle, şimdi okuduğumuz önergeyi yeniden okutarak işleme koyacağım.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, bir şey sorabilir miyim...
BAŞKAN – Buyu
run.SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – İmzaları çekilen bu önergelerden sonra önerge var mı efendim?
BAŞKAN – Efendim, var; ama, ondan sonraki önergeden de imza çekildi.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Yani, bundan sonra önerge varsa, işleme konulmadan çekemezsiniz Sayın Başkan...
BAŞKAN – Ona dikkat ediyoruz efendim. Aynı imzalar çekildi. Yani, o, sonraki önerge de işleme giremiyor; çünkü, ondan da imza çekilmiş. O konuda son derece dikkatliyiz Sayın Kapusuz, hiçbir endişeniz olmasın.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Peki efen
dim.ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Sayın Başkan, Sayın Kapusuz onun farkında değil. Bu açıklamanızdan sonra, zannediyorum, bundan sonraki önergelerde tekrar müdahale etmez
BAŞKAN – Efendim, lütfen... Sayın Kapusuz, haklı olarak, bir soru sordu...
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Sayın Başkan, ben zatıâlinize sordum; Sayın Grup Başkanvekiline böyle bir sorum yok...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) – Ben de bir açıklama getirdim.
BAŞKAN – Sayın Güney, Sayın Kapusuz haklı olarak bir soru sordu, cevap verdim.
Önergeyi okutuyorum:
Tü
rkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına626 sıra sayılı kanun tasarısının 20 nci maddesiyle eklenen geçici 19 uncu maddedeki "31.12.2000 tarihine kadar" ibaresinin "31.12.2001 tarihine kadar" şeklinde değiştirilmesini arz ve talep ederiz.
Nezir Aydın
(Sakarya)
ve arkadaşları
BAŞKAN – Sayın Komisyon, önergeye katılıyor musunuz?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Hükümet?..
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Aydın, konuşacak mısınız, gerekçe mi okunsun?
NEZİR AYDIN (Sakarya) – Konuşacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN – Buyurun.
NEZİR AYDIN (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Az
önce, madde üzerindeki konuşmamıza cevap babında konuşan Sayın Bakana teşekkür ediyorum; ama, zannediyorum, Sayın Bakanım bir şeyi yanlış anladılar. Ben, neden 31.12.2000 tarihine kadar işletme hesabına göre defter tutanlar, bilanço hesabına göre defter tutmaya geçmiyor demedim. Mutlaka, iyi bir şey; ama, ben, başka bir şeyi vurguladım. Dedim ki, eğer ekonomik konjonktürel göstergeler böyle devam eder ve gerekli tedbirleri almazsanız, küçük defter tutan esnaf, 31.12.2000 yılına kadar, zaten, Anadolu'da piyasada kalmayacak; çünkü, esnaf, sabah dükkânını açıyor, siftah etmeden akşam dükkânını kapatmak mecburiyetinde kalıyor.Bu düzenleme çok güzel. Esnaflarımız, limitleri nereye varırsa varsın, 31.12.2000 yılına kadar birinci sınıf defter tutmaya mecbur olmayacaklar. Peki, bu çok güzel düzenlemeye biraz daha güzellik katalım, 2001 yapalım diye bir teklifle geldik buraya...
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Bu da gerekçe mi!
NEZİR AYDIN (Devamla) – Ama, teklifimize katılmıyorsunuz...
Kusura bakmayın; ama, sizinki biraz -müteakip maddelerde de gelecek- alacağınızda şahin, vereceğinizde serçeye benziyor. Diğer bir atasözüyle de ifade etmemiz gerekirse, tilkinin 100 hesabı vardır, 99'u tavuk hesabıdır, tavuk üzerinedir.
Sayın Bakanım bu kürsüye çıktığı zaman, millet, ondan, şunun açıklanmasını, şunu anlatmamızı veya şunu anlamamızı istiyor, bekliyor, Sayın Bakanım lütfen onu anlatsın. Şimdi, millet adına tekrar soruyorum. Sayın Bakan, tüm ücretlilere, 1998'in ilk altı ayı için yüzde 30 zam verdiniz "ikinci altı ay içi
n yüzde 20 zam vereceğiz ve bunu tavizsiz uygulayacağız, kararımızdan dönmeyiz" diyorsunuz; diğer taraftan da "milleti, 65 milyonu enflasyona ezdirmeyeceğiz" diyorsunuz. Peki, ne olacak, neler gelecek; yani, ne yapacaksınız da bu, yüzde 95'in üzerine çıkacak, yüzde 100 olacak; bunun formülünü söyleyin; bu kürsü bunun için var.MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Vergi tasarısını görüşüyoruz, bütçeyi görüşmüyoruz.
NEZİR AYDIN (Devamla) – Yani, şimdi, Sayın Bakan diyor ki, diyor ki -kusura bakmayın; ama, ben, böyle anlıyorum bunu- ey millet, ben, yol kenarlarına diken ektim, dikenler büyüyecek, koyunlar geçecek, o dikenlere tüyleri takılacak, ben onları toplayacağım, satacağım ve size vereceğim... Nasrettin Hoca'nın hesabı bu. (ANAP ve DSP sıralarında
n gürültüler)BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, lütfen sessiz dinleyelim.
NEZİR AYDIN (Devamla) – Olmaz öyle şey; açık açık söyleyeceksiniz enflasyonun altından nasıl kalkacağınızı. Biz, bunu anlatmaya çalışıyoruz.
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Siz anlayamazsınız.
NEZİR AYDIN (Devamla)– Biz anlayamayız; doğru!.. Öyle diyorsunuz; ama, biz, ücretlilere, ilk geldiğimiz zaman yüzde 50 verirken, ondan sonra 100 alanın maaşını kümülatif olarak 250'ye çıkarırken bu milletin duasını alıyorduk. Siz neyini alıyorsunuz...
DEVLET BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Yavaş konuş, yavaş!
HALİT DUMANKAYA (İstanbul) – Madde üzerinde konuş.
NEZİR AYDIN (Devamla)– Bir saniye efendim... Madem sataştınız, dinleyin şimdi.
55 inci Hükümetin Sayın Başbakanı, biz, ücretlilere yüzde 50'lerin üzerinde zam verirken "isyan etmeyen memurun insanlığından şüphe ederim" diyordu. Şimdi niye konuşmuyorsunuz, şimdi neyinden şüphe edecekler veya bu memurlar sizin için ne diyor acaba?
DEVLET BAKANI BURHAN KARA (Giresun) – Doğruyu söylemiyorsunuz, yanlış söylüyorsunuz!
NEZİR AYDIN (Devamla)– Hayır efendim, aynen öyle diyordunuz.
DEVLET BAKANI BURHAN KARA (Giresun) – Yanlış söylüyorsun!
NEZİR AYDIN (Devamla) – Şimdi, onları bıraktınız, rejime elbise biçmekle meşgulsünüz; şimdi de onları söylüyor
sunuz.AHMET PİRİŞTİNA (İzmir) – Rejimle ne alakası var!
NEZİR AYDIN (Devamla)– Hayır efendim, bu millet, bu kürsüden, sizden açık ve net cevap bekliyor; ne yapacaksınız, hangi hayrınız dokunacak bu millete...
Efendim, söylenecek çok şey var; ama...
DEVLE
T BAKANI MUSTAFA YILMAZ (Gaziantep) – Yavaş konuş, bağırma!REFİK ARAS (İstanbul) – Maddeyle ilgili konuş, maddeyle!
NEZİR AYDIN (Devamla)– Bunların hepsi bu maddeyle ilgili, bir memleketin özüdür vergi. Siz, sadece vergi kanunu yapıyorsunuz, almak için kanun yapıyorsunuz; bir de, millete, bu topladıklarınızı nereye harcayacağınızı da izah etmek mecburiyetindesiniz. Bunu yapmazsanız, bunu eşe dosta vermeye devam ederseniz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Aydın, toparlayınız l
ütfen.NEZİR AYDIN (Devamla)– Bitiriyorum Sayın Başkan.
Siz geldiğinizden beri, Allah aşkına, şu kürsüye çıkın, bir işi eskisinden iyi yaptık deyin. Bunu şu millet çok iyi biliyor.
REFİK ARAS (İstanbul) – Hepsini...
NEZİR AYDIN (Devamla)– Enflasyonu yüzde 70'den aldınız yüzde 100'lere çıkardınız; memura, emekliye, işçiye enflasyondan daha az zam verdiniz; toplumun her şeyini altüst ettiniz; şimdi çıkıyorsunuz, efendim, biz, yol kenarına diken dikeceğiz, tüy toplayacağız da, satacağız... Olmaz... Açık ve
net olun, izahatınızı tam yapın.Saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aydın.
MEHMET BEDRİ İNCETAHTACI (Gaziantep) – Sayın Başkan, karar yetersayısının aranmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Karar yetersayısını arayacağım
efendim.Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir; karar yetersayısı vardır efendim.
Geçici 19 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Geçici 20 nci maddeyi okutuyorum:
“GEÇİCİ MADDE 20.—Bu Kanunun 6 ncı maddesiyle değiştirilen Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesinde geçen “... vadesi iki yıl ve daha uzun...” ibaresi 1999 yılı sonuna kadar “...bir yıl ve daha uzun...” olarak dikkate alınır. 1998 yılı geçici vergi uygulaması bakımından; vadesine bakılmaksızın, Hazine Bonosu, Devlet Tahvilleri ve Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetler alış bedeli ile değerlenir.”
BAŞKAN – Fazilet Partisi Grubu adına, Sayın Cevat Ayhan, buyurun (FP sıralarından alkışlar)
FP GRUBU ADINA CEVAT AYHAN (Sakarya) – Muhterem Başkan, muhterem üyeler; müzakeresi devam eden 626 sıra sayılı vergi kanunlarında değişiklik yapan kanun tasarısının çerçeve 20 nci maddesinde söz almış bulunmaktayım.
Çerçeve 20 nci maddesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 18 inci maddesinden sonra gelmek üzere 19, 20, 21 ve 22 numaralarla 4 tane geçici madde getirmektedir. Bendeniz de, çerçeve 20 nci maddenin geçici 20 nci maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım,.
Geçici 20 nci madde, menkul kıymetlerin değerlendirilmesiyle ilgili bir düzenleme getirmektedir. Hatırlanırsa, daha önce bu tasarının 6 ncı maddesi olarak, menkul kıymetlerin düzenlemesiyle ilgili bir madde daha kabul edilmişti. Şimdi, burada, Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesinde değişiklik yapan tasarının 6 ncı maddesine paralel olarak, 1999 yılı sonuna kadar meri olmak üzere şu değişiklikler getiriliyor: 6 ncı maddedeki, iki yıl ve daha uzun vadeli devlet tahvili, Toplu
Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi, Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetlerin 1999 yılı sonuna kadar bir yıl ve daha uzun vadeli olarak değiştirilmesi hükmü getirilmektedir.Yine, 1998 yılı geçici vergi uygulaması bakımından da, Hazine Bonosu, Devlet Tahvili, Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi, Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetler için, bunların alış bedeliyle değerlendirilmesi esası getirilmektedir.
Burada, tabiî, herhalde, Hükümetin ve Kom
isyonun dikkatinden kaçmamıştır; bu 6 ncı madde, tasarıda geldiği şekilde, Plan ve Bütçe Komisyonundan çıktığı şekilde geçmedi, bir önergeyle tadil edildi ve oradaki 6 ncı maddede "Hisse senetleri ve yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeli ortalama değeri ile" hükmü vardı; bu, önergeyle "alış bedeline" çevrildi ve vadesi iki yıl ve daha uzun olan Devlet Tahvilleri, Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetler, alış bedeliyle değerlendirilirken, bunlar hakkında da "borsa değeriyle değerlendirilmesi" hükmü getirildi.Yine, önergeyle getirilen bir değişikliğin de burada ilavesinde fayda var: "Hisse senetleri ve yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle değerlendirilir" denilirken, yatırım fonu katılma belgelerinde, portföyünde, en az yüzde 51 Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarıyla sınırlı bir uygulama getirildi.
Yine, 6 ncı maddenin son cümlesinde "Ancak borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kâr ve zararına bağlı olarak doğan veya değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler alış bedelinin ortalama değeri ile değerlenir" denilirken, önergeyle "menkul kıymetler alış bedeli ile değerlenir" hükmü getirildi.
Ta
biî, önergeyle yapılan bir değişiklik olduğu için, Genel Kurulun da dikkatinden kaçtığını tahmin ediyorum; bendeniz de, bilahara önergeyi alarak tetkik edince daha mufassal olarak muttali oldum.Tabiî, bu maddede getirilen hükmün, buna paralel olarak değiştirilmesi gerekir; bu değişiklik meyanında bir önerge varsa, bunu dikkate almak gerekir.
Tabiî, burada, Hükümetin getirdiği 6 ncı maddede değişiklik yapılmasıyla, içborçların daha uzun vadeye yayılma imkânı biraz da sınırlandırılmış olmaktadır; zira, biraz evvel ifade ettiğim gibi, Hükümetin getirdiği 6 ncı maddede, iki yıl ve daha uzun vadeli devlet tahvillerinin; yani, buna, kısaca, kamu kâğıtları diyelim; bu kâğıtların iktisabını, alınmasını teşvik eden bir unsurdu vergi bakımından; bu, kaldırılmış bu
lunmaktadır. Bu, tabiî, Hükümeti, iç borçlanma bakımından kolay olmayan bir yola itecektir. Diğer taraftan, iç borçlanmanın da giderek tırmandığını biliyoruz; üzerinde düşünülmesinde fayda var.Bakın, bugün, dikkatinizi çekmiştir, ekonomi basınında bir haber vardı; "İç borçlanmada sürdürülemez noktaya ulaşıldı" deniliyor. Bir de tablo neşredilmiş. Bu tablodaki rakamlara baktığımız zaman -çok gerilere gitmeyeyim- 1993'ten başlarsak, içborç stokunun gayri safî millî hâsıla üzerindeki yükü yahut gayri safî mi
llî hâsılaya oranı 1993'te yüzde 3, 1994'te yüzde 8 -giderek artıyor- ve 1997 sonunda yüzde 5,4'e ulaşmış. Rakam olarak baktığımız zaman da, 1998 yılının mayıs ayında içborç stoku 31 milyar 900 milyon dolara ulaşmış.Anasol-D Hükümeti, içborç stokunu artırmış bulunmaktadır; bunu dikkate arz etmekte fayda görüyorum. Bakın, 1997 yılının haziran ayında devraldığı zaman, iç borç stoku 28 milyar 200 milyon dolarmış. Anasol-D Hükümeti, 1997 yılı sonunda, bunu, altı ayda, 30 milyar 400 milyon dolara yükseltmiş ve
Mayıs 1998'de de 31 milyar 900 milyon dolara yükseltmiş; yani, Anasol-D Hükümeti, onbir aylık dönemde içborcu 3 milyar 700 milyon dolar artırmış bulunmaktadır. İşte, sürdürülememe noktası da budur.Kadirşinas olmak lazım. Bakın, burada, 1996'da 29,1 milyar dolar olan içborç stokunu da Refahyol Hükümeti devrettiği zaman 28,2 milyar dolara düşürmüş bulunmaktadır; yani, Refahyol Hükümeti, kendi iktidarında içborç stokunu düşürmüş, bu Hükümet de içborç stokunu 3,7 milyar dolar artırmış. Türkiye'nin önündeki sı
kıntı bu; tabiî, çok değerli Maliye Bakanımızın ve Hazine mensuplarının önündeki sıkıntı bu. Bu hükümet, o hükümet meselesi değil; ama, Türkiye'nin giderek bir borç batağına battığını görüyoruz. Bu bataktan Türkiye'yi çıkarma meselesi var. Tabiî, Türkiye'yi bu bataktan çıkarmak çok geniş bir tabanda bir mutabakata bağlı, dayanışmaya bağlı. İçsiyaseti bu kadar gererek, temel hak ve hürriyetler üzerinde baskıları artırarak ve dayatmacı birtakım anlayışlarla Hükümet etmeye kalkarak bu engeli aşmak mümkün değil. Onun için, Türkiye'nin önündeki engelleri aşmak, sadece teknik birtakım hesaplar ve zaruretler ortaya koymakla mümkün değildir, bir millî dayanışma anlayışının oturması lazım ve millet üzerindeki birtakım yaptırım ve baskı anlayışlarının da terk edilmesi lazım. Bendeniz daha önceki konuşmamda da ifade ettim, Türkiye'nin önündeki bu borca rağmen, bu malî sıkıntıya rağmen, birinci mesele, demokratikleşme paketini hemen, süratle açmaktır. Bu Hükümet, hükümet olduğu zaman, bir mini paket şeklinde getirdiği tasarılar vardı; bunları, şimdi, kendisi Meclis gündeminde tutmakta ve desteklememektedir.Bakın, bugün, IMF yetkilisinin bir açıklaması var "çok süratle yapısal değişiklikleri yapmalısınız" diyor. Nedir bunlar; sosyal güvenlik reformu. Nedir bunlar; diğer birtakım temel reformlar. Bunları yapacak zemin de, bir millî mutabakat zeminidir. Onun için, bu millî mutabakat zeminini oluşturmadan, hükümetlerin, adaletli, dürüst, amme yararına çalıştırıldığına inandırılmadan, Türkiye'nin bu temel reformları yapması ve
başarıyla uygulaması da mümkün değildir. Zira, bugün, vatandaş şunu sormaktadır: Benim ödediğim vergi nereye gidiyor?(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Ayhan, bitiriyoruz.
CEVAT AYHAN (Devamla) – Evet, bitiriyorum Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Bakınız, bu Hükümet kurulduğu zaman, 1998 yılı bütçesiyle önümüze geldiği zaman demiştik ki, bu Hükümet 6 katrilyon borç ödeyecek, her gün, güneşin doğup batışına 16,5 trilyon faiz ödeyecek. Şimdi beş aylık uygulamalarınıza bakıyoruz -burada rakamlar var, raporlar var- bu, günde 16,5 trilyon faiz ödemesi 18 trilyona çıkmış ve giderek de kabarmaktadır. Yani, vatandaş bunun hesabını soruyor. İhalelerdeki kayırmalar, birtakım yolsuzluklar... Ben isim söylemek istemiyorum; ama, milletin yüz
üne bakamayacak hale gelen bir noktaya doğru gidiyoruz. Onun için, Hükümetin bütün bunların üstesinden gelebilmesi, bir millî mutabakat zeminine oturmasına bağlıdır. Görüyorum ki, Anasol-D Hükümetinin, birtakım boyalı basının boyalı tablolarına rağmen, işte önüne gelen netice budur...(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CEVAT AYHAN (Devamla) – Bitiriyorum, son cümlem.
... ve maalesef, tablonun boyaları dökülmekte ve gerçekler görülmektedir.
Ben, bu maddenin de milletimiz için hayırlı olmasını
diler, hürmetlerimi arz ederim.BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Ayhan.
Doğru Yol Partisi Grubu adına Sayın İsmet Attila; buyurun.
DYP GRUBU ADINA İSMET ATTİLA (Afyon)—Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Doğru Yol Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugü, yine, vergi kanunu tasarısı üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ne var ki, bu kanun tasarısı, burada ifade edildiği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kanunlaştıktan sonra, ileride nasıl uygulanacağı belli olmayan, ne olacağı belli olmayan, bir belirsizlikler kanun tasarısıdır. Hiçbir zaman böyle olmasını temenni etmeyiz. Özellikle de, bu kanun tasarısı tümüyle geçtiği takdirde, yaklaşık 6 milyon vergi mükellefi gerçek kişiler sıkıntıyla karşılaşacaktır.
Burada, milletvekili arka
daşlarımız çok önemli konuları dile getiriyorlar; ama, Sayın Bakan ve Sayın Komisyon Başkanı çıkıyor, konuşmaları, kamunun, kamuoyunun yanıltılması şeklinde alıyor. Gerçekten, Sayın Bakanımızın ağzından bal akıyor, çok güzel anlatıyor, ikna ediyor; ama karşısında dinleyenlerin erbabı olmayanların, -bizim kanunlarımızın tümü, her ne kadar "basit, anlaşılır" şeklinde tanımlansa da- bu kanun tasarısındaki maddeleri ve daha önceki kanunlardaki maddeleri anlaması, yorumlaması gerçekten zordur. Bu kanun tasarısında da -maddelerde, içine gizlenerek, perdelenerek, örtülerek- basitlik bulunmamaktadır ve nereye gideceği belli olmayan, özellikle de, gerçek ve tüzelkişiler ile Maliye teşkilatı arasında sürtüşmelere yol açacak bir kanun tasarısıdır. Ben, Maliye eski Bakanı olarak, bunları, Yüce Meclise söylemek mecburiyetindeyim. İnşallah olmaz; ama, bu tasarı yasalaştıktan sonra, Maliye teşkilatı ile vergi mükellefleri, bazı yerlerde karşı karşıya gelecekler, münakaşalar çıkacak, tartışmalar çıkacak; çünkü, Maliye Bakanlığı, bu kanun tasarısıyla, çok büyük yetkiler alıyor. Bu yetkiler çerçevesinde, bir de, kötü niyetli bir idare varsa, kötü niyetli bir bakan varsa, kişilerin üzerine...REFİK ARAS (İstanbul) – Maliye Bakanlığında...
İSMET ATTİLA (Devamla) – Dinle!.. Dinle hemşerim, dinle... Dinle!..
REFİK ARAS (İstanbul) – Maliye Bakanlığında kötü niyetli kimseler mi var?
İSMET ATTİLA (Devamla) – Efendim, olur, olur...
BAŞKAN – Sayın Aras, lütfen, hatibe müdahale etmeyin.
İSMET ATTİLA (Devamla) – Ben, burada tecrübelerimi naklediyorum. Kaldı ki, siz, İstanbul Ticaret Odasından gelen bir kişi olarak, bu tasarı yasalaştıktan sonra, İstanbul'daki vergi mükelleflerinin "sayın üye, seni oraya gönderdik; sen, orada, uyuyor muydun?" diye serzenişleriyle, inşallah, karşıl
aşmazsınız.REFİK ARAS (İstanbul) – Kimin ne yaptığını herkes biliyor. Siz rahatsız olmayın!
BAŞKAN – Sayın Aras, lütfen müdahale etmeyelim.
İSMET ATTİLA (Devamla) – Efendim, ben rahatsız olmuyorum.
REFİK ARAS (İstanbul) – Biz görevimizi yaptık.
BAŞKAN – Sayın Aras...
İSMET ATTİLA (Devamla) – Benim, bir rahatsızlığım da yok. Benim rahatsızlığım, ülkedeki 6 milyon civarında vergi mükellefine aittir. Bu kanunla gizli servet vergisi getiriliyor; bu kanunla Maliye Bakanlığına, servet vergisi sorgulaması getiriliyor. Ben, bunları, Yüce Meclise söylüyorum. Yüce Meclisteki arkadaşlarımız oy veriyorlar; bunu, bu şekilde değerlendirmek suretiyle oy veriliyorsa, o zaman, söyleyecek bir şeyim yok.
Gelelim maddeye. Madde, önemli bir madde gibi görünüyor; bence gerek
siz; ama, Anasol-D Hükümetinin icraatını, düşüncelerini yansıtıyor.Bugün, burada, hepimiz çıkıyoruz "bugün, sıkıntımız, devletin kamu kesimi borçlanma gereğiyle karşı karşıya kalmasıdır; kamu kesimi borçlanma gereğini ne kadar aşağıya çekersek, borçlanmayı ne kadar az yaparsak, hatta, borçlanmadan, devletin hizmetlerini ne kadar çabuk, kolay görürsek, o zaman ülke düze çıkar" diyoruz; ama, burada görüyoruz ki, borçlanma vadesi kısaltılmak suretiyle, yetki almak suretiyle, bir nevi, borçlanma teşvik edili
yor. Nitekim, rakamlara bakıyoruz -mayıs sonu itibariyle- Anasol-D Hükümetinin yaptığı borçlanma 8 katrilyon. Bir tarafta vergi toplayacağız, öbür tarafta, borçlanma yapmak suretiyle, özellikle de parayı faize yatıracağız.Şimdi, o sebeple de, bu maddeyle, bu Hükümet, bence başarısızlığını tescil etmiş oluyor. 54 üncü Hükümet -Refahyol Hükümeti- iç borçlanmada hayli mesafe almıştı. Nitekim, rakamları gözden geçirdiğimiz takdirde, 1997 yılında, ortalama vade 485 gün; yani, yaklaşık 17 ay... Anasol-D Hükümet
i, vadeyi; yani, 485 gün olan borçlanma vadesini, 214 güne, yani 6,5 aya indirmiş bulunuyor. Bir defa daha söylemek istiyorum, bu tasarıyla, bu Hükümetin başarısızlığı ödüllendirilmiş oluyor; bir yerde de, başarısızlık kanunlaştırılıyor.İki yıl vadeli TÜFE-X'i niye terk ettiniz? Bunu sormak bizim hakkımız. Vadeyi neden 6 aya indirdiniz? Keza, 1997 yılında -54 üncü Hükümet döneminde- ortalama yüzde 96,6 olan faiz oranı, 1998'de -sizin iktidarınız döneminde- yüzde 106'ya çıktı; yani, hem faizi yükselttiniz
hem vadeyi kısalttınız. Dolayısıyla, Doğru Yol Partisi olarak, bu maddenin gereksiz yere getirildiği görüşündeyiz ve bu madde, Hükümetin başarısız olduğunun en yakın örneğidir.Yine, bugün, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Kumbaracıbaşı Beyin basın toplantısına ilişkin Yüce Meclise bilgi sunmak istiyorum. Anadolu Ajansından aldığımız basın toplantısı metninde aynen şöyle deniyor:
"CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Kumbaracıbaşı, Kocaeli'de SEKA'ya ait 2,5 milyon metrekarelik fidanlığın, 500 milyon dolarlık yatırım yapacağını söyleyen Koç-Ford ortaklığına, çıkarılan özel bir kararnameyle, bedelsiz verildiğini bildirerek 'bu, bir rezalettir, devletin malını peşkeş çekmektir' dedi.
Kumbaracıbaşı, CHP Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, sözlerine 'bugün, size, anlaşılması çok kolay; ama gazetelerde ve televizyonlarda yer alması oldukça zor bir konuyla ilgili açıklama yapacağım' diyerek başladı. Konunun, özelde Kocaeli'yi ilgilendirdiğini, ancak, sonucu itibariyle Türkiye'yi ilgilendirdiğini ileri s
üren Kumbaracıbaşı, Bakanlar Kurulu kararıyla, Gölcük'te, 2,5 milyon metrekarelik SEKA'ya ait fidanlığın, bedelsiz olarak Koç-Ford ortaklığına verildiğini söyledi."(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN – Sayın Attila, toparlıyoruz...
İSMET ATTİLA (Devamla) – Bitiriyorum efendim.
"Kumbaracıbaşı 'bedeli 20 trilyon lira olarak tahmin edilen bu arazinin bedava verilmesi, dehşet verici, inanılmaz bir cüret ve gözükaralıktır diye konuştu”.
Sayın CHP'lileri de bu kürsüden, bu hareketi önlemek için gensoruya davet ediyorum. Yeter!.. Hak milletindir; herkes buna uymalıdır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Attila.
Geçici madde üzerinde gruplar adına başka söz talebi?.. Yok.
Şahsı adına, Sayın Mehmet Emin Aydınbaş?.. Yok.
Sayın Emin Kul?..
EMİN KUL (İstanbul) – Konuşmayacağım.
BAŞKAN – Konuşmayacaksınız; peki.
Sayın Necdet Tekin?..
NECDET TEKİN (Kırklareli) – Konuşmayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN – Konuşmayacaksınız.
Sayın Aydın Tü
men?.. Yok.Sayın İsmail Özgün?..
İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – Ben de konuşmayacağım.
BAŞKAN – Sayın Cevat Ayhan?.. Yok.
Sayın Musa Uzunkaya?.. Yok.
Sayın Kahraman Emmioğlu?..
KAHRAMAN EMMİOĞLU (Gaziantep) – Ben de konuşmayacağım.
BAŞKAN – Sayın Aslan P
olat?.. Yok.Sayın milletvekilleri, madde üzerinde 6 önerge var; tek fıkra olduğu için geliş sırasına göre ilk dördünü okutacağım:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
626 sıra sayılı kanun tasarısının 20 nci maddesiyle eklenen geçici 20 nci maddesinde bulunan, “Bu Kanunun 6 ncı maddesiyle değiştirilen Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesinde geçen "...vadesi iki yıl ve daha uzun..." ibaresi 1999 yılı sonuna kadar “...bir yıl ve daha uzun...” olarak dikkate alınır" ifadesinin metinden çıkarılmasını
arz ve talep ederiz.Nezir Aydın Hüseyin Olgun Akın
Sakarya Ordu
Mehmet Aykaç Maliki Ejder Arvas
Çorum Van
Nurettin Aktaş Ahmet Dökülmez
Gaziantep Kahramanmaraş
Yakup Budak İ. Ertan Yülek
Adana Adana
Ahmet Doğan Osman Hazer
Adıyaman Afyo
nCelal Esin Cemalettin Lafçı
Ağrı Amasya
Rıza Ulucak Muhammet Polat
Ankara Aydın
Alaattin Sever Aydın Suat Pamukçu
Batman Bayburt
Abdulhaluk Mutlu Mustafa Yünlüoğlu
Bitlis Bolu
İsmail Coşar Zülfikar Gazi
Çankırı Çorum
Ramazan Yenidede Ömer Naimi Barım
Denizli Elazığ
Tevhit Karakaya Lütfü Esengün
Erzincan Erzurum
Sıtkı Cengil Ahmet Çelik
Adana Adıyaman
Mehmet Sıddık Altay Murtaza Özkanlı
Ağrı Aksaray
Ömer Faruk Ekinci İsmail Özgün
Ankara Balıkesir
Musa Okçu Zeki Ergezen
Batman Bitlis
Feti Görür Altan Karapaşaoğlu
Bolu Bursa
Ömer Vehbi Hatipoğlu Ahmet Cemil Tunç
Diyarbakır Elazığ
Aslan Polat Şinasi Yavuz
Erzurum Erzurum
Nurettin Aktaş Mehmet Sılay
Gaziantep Hatay Mehmet Emin Aydınbaş Azmi Ateş
İçel İstanbul
Mehmet Fuat Fırat Hüseyin Kansu
İstanbul İstanbul
Osman Yumakoğulları Hasan Dikici
İstanbul Kahramanmaraş
Ahmet Dökülmez Zeki Ünal
Kahramanmaraş Karaman
Fethi Acar Salih Kapusuz
Kastamonu Kayseri
Mikail Korkmaz Mustafa Kemal Ateş
Kırıkkale Kilis
Osman Pepe Veysel Candan
Kocaeli Konya
Hanifi Demirkol Kahraman Emmioğlu
Eskişehir Gaziantep
Turhan Alçelik Süleyman Metin Kalkan
Giresun Hatay
Ekrem Erdem Bahri Zengin
İstanbul İstanbul
A
vni Doğan Abdullah ÖzbeyKahramanmaraş Karaman
Zeki Karabayır Memduh Büyükkılıç
Kars Kayseri
Kemal Albayrak Cafer Güneş
Kırıkkale Kırşehir
Hüseyin Arı Abdullah Gencer
Konya Konya
Hasan Hüseyin Öz Metin Perli
Konya Kütahya
Yaşar Canbay Nedim İlci
Malatya Muş
Hüseyin Olgun Akın Nezir Aydın
Ordu Sakarya
Ahmet Demircan Musa Uzunkaya
Samsun Samsun
Ahmet Nurettin Aydın Zülfükar İzol
Siirt Şanlıurfa
Abdülkadir Öncel Ahmet Feyzi İnceöz
Şanlıurfa Tokat
İsmail İhan Sungur Şaban Şevli
Trabzon Van
Kâzım Arslan Teoman Rıza Güneri
Yozgat Konya
Mustafa Ünaldı Ahmet Derin
Konya Kütahya
Sabahattin Yıldız Salih Katırcıoğlu
Muş Niğde
Latif Öztek Ahmet Karavar
Samsun Şanlıurfa
Abdullah Arslan Maliki Ejder Arvas
Tokat Van
Fethullah Erbaş Abdullah Örnek
Van Yozgat
BAŞKAN – İkinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 20 nci maddesiyle Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 20 nci madde hükmünden birinci cümlenin tamamen veya ikinci cümlesinden de "vadesine bakılmaksızın" ibaresinin çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Metin Şahin Çetin Bilgir
Antalya Kars
Halil Çalık İhsan Çabuk
Kocaeli Ordu
Metin Bostancıoğlu
Sinop
BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:
Tü
rkiye Büyük Millet Meclisi BaşkanlığınaGörüşülmekte olan kanun tasarısının 20 nci maddesiyle değişiklik yapılan 213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 20 nci maddesinde yer alan "...bir yıl ve daha uzun..." ibaresinin "...bir yıldan daha uzun..." olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Yusuf Selahattin Beyribey H.Avni Kabaoğlu
Kars Rize
Mustafa Güven Karahan Bülent Akarcalı
Balıkesir İstanbul
Ahmet Kabil
Rize
BAŞKAN – Son önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görü
şülmekte olan kanun tasarısının 20 nci maddesiyle değişiklik yapılan 213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 20 nci maddesinde yer alan "alış bedeli" ibaresinin "maliyet bedeli" olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.Yusuf Selahattin Beyribey
H.Avni KabaoğluKars Rize
Mustafa Güven Karahan Bülent Akarcalı
Balıkesir İstanbul
Ahmet Kabil
Rize
BAŞKAN – Şimdi, önergeleri, aykırılık derecesine göre yeniden okutup, oylarınıza sunacağım:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 20 nci maddesiyle Vergi Usul Kanununa eklenen geçici 20 nci madde hükmünden birinci cümlenin tamamen ve ikinci cümlesinden de "vadesine bakılmaksızın" ibaresinin çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Metin Şahin
(Antalya)
ve arkada
şlarıBAŞKAN – Sayın Komisyon?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI BİLTEKİN ÖZDEMİR (Samsun) – Takdirlerinize sunulur Sayın Başkanım.
BAŞKAN – Sayın Hükümet?
MALİYE BAKANI ZEKERİYA TEMİZEL (İstanbul) – Katılıyoruz efendim; çünkü, 6 ncı maddedeki değişiklikten sonra bu değişikliğin yapılması zorunlu bir hale gelmektedir.
SALİH KAPUSUZ (Kayseri) – Karar yetersayısının aranmasını istiyoruz.
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Hükümet önergeye katılıyor.
Şimdi, önergeyi oylarını
za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...Sayın milletvekilleri, karar yetersayısı yoktur; 16.15'te toplanmak üzere, birleşime ara veriyorum.
Kapanma Saati : 16.08
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 16.15
BAŞKAN : Başkanvekili Uluç GÜRKAN
KÂTİP ÜYELER : Hüseyin YILDIZ (Mardin), Ünal YAŞAR (Gaziantep)
BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 108 inci Birleşiminin İkinci Oturumu açıyorum.
Biraz önce, Metin Şahin ve arkadaşlarının önergesini oyluyorduk, Hükümet önergeye katıldığını beyan etmişti, oylamada karar yetersayısını bulamamıştık.
Çalışmalara kaldığımız yerden devam ediyoruz.
VI.—KANUN TASARI VE TEKLİFLERİYLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
5. —Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun Tasarısı ile Konya Milletvekili Ahmet Alkan’ın, İstanbul Milletvekili Emin Kul’un, Kahramanmaraş Milletvekili Hasan Dikici ve 30 Arkadaşının, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün’ün, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ve 30 Arkadaşının, Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş ve 33 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Necmettin Erbakan ve 30 Arkadaşının, Kütahya Milletvekili Mehmet Korkmaz’ın, Balıkesir Milletvekili İsmail Özgün ve 40 Arkadaşının, Konya Milletvekili Veysel Candan’ın, Balıkesir Milletvekili İ. Önder Kırlı’nın, Adana Milletvekili Arif Sezer’in, Ağrı Milletvekili M. Sıddık Altay’ın, Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu’nun, İstanbul Milletvekili Cefi Kamhi’nin, Samsun Milletvekili Murat Karayalçın’ın, Bursa Milletvekili Turhan Tayan’ın,Erzurum Milletvekili İsmail Köse’nin, İstanbul Milletvekili Ercan Karakaş ve 6 Arkadaşının, Erzincan Milletvekili Naci Terzi’nin,Demokrat Türkiye Partisi Grup Başkanı Van Milletvekili Mahmut Yılbaş, Grup Başkanvekilleri İstanbul Milletvekili Metin Işık, Mardin Milletvekili Muzaffer Arıkan ve 6 Arkadaşının, Benzer Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/708, 2/72, 2/73, 2/75, 2/129, 2/154, 2/166, 2/182, 2/191, 2/194, 2/221, 2/270, 2/287, 2/293, 2/323, 2/369, 2/420, 2/459, 2/493, 2/884, 2/959, 2/960, 2/1015, 2/1019, 2/1070) (S. Sayısı :626) (Devam)BAŞKAN – Hükümet ve Komisyon yerinde.
Önergeyi yeniden oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir, karar yetersayısı vardır.
Sayın milletvekilleri, kabul edilen önerge nedeniyle, Sayın Nezir Aydın ve arkadaşlarının önergesi ile Sayın Selahattin Beyribey ve arkadaşlarının önergelerini işleme koyma şansımız kalmamıştır.
Bu arada, Sayın Beyribey ve arkadaşlarının diğer önergesinde okunan imzalar da geri çekildi. Onun için, bu önergeyi de işlemden kaldırıyoruz.
Maddeyi kabul edilen önerge doğrultusunda oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmiştir.
Geçici 21 inci maddeyi okutuyorum:
“Geçici Madde 21. – Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiillere ilişkin kesilecek ve hükmolunacak cezalar hakkında, bu fiillerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan hükümler ile bu Kanun hükümlerinden hangisi mükellef veya suçu işleyen lehine ise o hüküm uygulanır. Şu kadar ki, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş mahkumiyet kararları hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”
BAŞKAN – Geçici madde üzerinde, Fazilet Partisi Grubu adına Sayın Ali Oğuz. (FP sıralarından alkışlar)
Sayın Oğuz, buyurun efendim.
FP GRUBU ADINA ALİ OĞUZ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; müzakere ettiğimiz 626 sıra sayılı kanun tasarısının, çerçeve 20 nci maddesinin, geçici 21 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Fazilet Partisi Grubu ve şahsım adına Yüce Meclisi, siz değerli üyeleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum efendim.
Değerli arkadaşlarım, bahse konu madde, geçici bir madde olmakla birlikte, bir usul hükmü getiriyor ve bugüne kadar işlenmiş fiillere verilecek cezalar ile kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilecek cezalara, bu kanun hükmünün tatbik edileceğini; ancak, bundan evvel verilmiş olan cezalara ise, bu kanun hükmünün tatbik edilemeyeceğini, sarih bir hüküm olarak ihtiva ediyor.
Bu madde, birinci cümlesiy
le, tabiî ki, bir bakıma, nevanmâ bir af getirmiş gibi bir hüküm ihtiva ediyor; ancak, son cümlede ise, daha evvel verilmiş, karara bağlanmış olan bir cezaya bu kanunun tatbik edilemeyeceğine dair bir açık hükmü de ihtiva ediyor. Eğer, maksadını aşan bir ifade olmazsa, ben, kanaatimi şöyle ifade ediyorum; yani, kırk küsur yılını hukuk hayatında tamamlamış bir arkadaşınız olarak diyorum ki: Bu hüküm, bir bakıma, bir usul hükmüdür; bir maddî hukuk hükmü gibi görünüyorsa da, bir bakıma, bir af hükmü getiriyor; ancak, bir fıkrasında ise, eskiden verilmiş olan bir cezaya bu Kanun hükümlerinin tatbik edilemeyeceği şeklinde bir sarahat ifade ediyor.Değerli arkadaşlarım, eğer, benim ifade ettiğim gibi, bir usul hükmü ise, usul hükümleri makable şamil olur; biz, burada, buna, sarih bir şekilde, geçmişte verilmiş hükümlere sâri değildir şeklinde bir hüküm getirsek bile, tatbikatta, tatbikatçılar tarafından, bir usul hükmü olarak, bu maddenin son cümlesi makable şamil olacak bir hüküm ihtiva ettiğinden, birinci cümle
deki hükümler istikametinde ve paralelinde, geçmişte verilmiş olan cezalara da şamil olacağı sarih ve açık bir şekilde anlaşılır ve öyle tatbik edilir diye düşünüyorum. Bunu, başka türlü anlamak mümkün değildir. Bu, bir adlî atıfettir. Adlî atıfetler, hep geçmişe şamil olur; özel af olsa da, genel af olsa da, hep genellik taşır. Anayasanın eşitlik ilkesi muvacehesinde, bunun geçmişe şamil olmayacağını ve geçmişte verilen cezalara tatbik edilemeyeceğini ifade etmek, bir bakıma, isabetli olmaz diye düşünüyorum.Değerli arkadaşlarım, hepinizin malumu olduğu gibi -malumu ilam kabilinden olmasın; ama- vergi, her şeyden evvel, vatandaşın devlet hizmetlerine pay vermesi şeklinde tarif edilmiştir. Bu payın ise, her zaman varlıklı insanlardan alınmasını savunan fikirler olmuştur. Bunlar, daha ziyade, malî gücü ve imkânları olan insanların bu hizmete katılmalarının uygun olacağını ifade etmişlerdir. Bazı görüş sahipleri ise, mademki bu pay bir hizmettir, öyleyse, vatandaş olan herkesin malî gücüne ve malî durumuna gör
e bu hizmete ve bu paya katılması iktiza eder diye fikir yürütmüşlerdir. Ancak, memleketimizdeki halkımızın durumuna bakarak, değil vergi vermek, ekmeğini temin etmek hususunda bile güçlük çeken vatandaşımızın bugünkü acıklı hali karşısında, bu vergilerin, ağır bir yük olarak vatandaşın omuzlarına bineceğini ve sırtını yakacağını ifade ediyorum ki, vatandaş da, bu çıkardığımız kanunu böyle telakki ediyor.Şu anda içinde bulunduğu şartlar itibariyle, vatandaş, yine, bunun sarf mahallini de takip ediyor. Vatandaşın, çok isabetli, çok gerekli yerlere -ehemmi mühime tercih ederek- ve özellikle sarf mahallinin inancına, ahlakına, manevî ve millî değerlerine uygun olmasını istemesi çok haklıdır. Bunun dışındaki bi
r tatbikatı ise, vatandaş, devamlı olarak bir endişeyle, hatta üzüntüyle, hatta, bazen de, o sarf mahallerini tiksintiyle takip ederek, bunların isabetli olmadığını, kendisi açken, 20 milyon işsizi varken ve özellikle, bugün, esnafı sabah dükkânını açıp, akşam siftah etmeden kapatırken, bunların sarf mahallerini aramasını ve titizlikle bunu takip etmesini haklı görmek iktiza eder diye düşünüyorum.Aziz arkadaşlarım, özellikle, işçi kesiminin, bugün, sokaklarda yürümeye hazırlandığı, işi yavaşlatmaya ve grevlere hazırlandığı bir dönemde, memurun coplanmayı dahi göze alarak, sokaklara düşme hazırlığı içerisinde olduğunu da düşünürsek, bir de -böyle ağır vergiler karşısında sanki onlarla alay eder gibi- yeni ağır yükler getirilmesini normal karşılamak mümkün değildir diye düşünüyorum.
Aç, açık ve gizli işsiz 20 milyon insanımızın, bugün, ekmek parasına muhtaç halde, gerek devlet gerekse özel teşebbüslerin kapısında iş beklediğini, sanki dilenircesine, yalvararak, asgarî ücrete dahi razı olduğunu söyleyerek... 20 milyonluk ailenin bu ıstırabı karşısında, ilgililerimizin yeni yüklerin getirilmesini normal karşılamasını da, yine, doğru bulmuyorum.
Aziz arkadaşlarım, bunun yanında, bu kadar ıstırabı olan milletimizin millî ve manevî değerlerine karşı ilgisiz davranmanın, haksız davranmanın, hatta, onun ıstırabını artıracak davranmalar içerisinde olduğunu ve bunun da bir gerçek olduğunu... 60 milyon halkımızın gözü önünde, onun ıstıraplarını her gün biraz daha artırarak ve onun ıstırabına bigane kalarak bir tatbikatı
n içerisine girilmesini normal karşılamayı da, yine, kabul etmek mümkün değil.Her şeyden evvel, her gün ekranlarda gördüğümüz yüreğimizi kanatan manzaraları, geçmişin, -60 yıl evvelin, belki 70 yıl evvelin- tatbikatlarını aratacak şekildeki tatbikatları da, yine, ibretle, acıyla takip ediyoruz. Bunu da normal karşılamanın mümkün olmadığını düşünüyorum ve diyorum ki, ne pahasına olursa olsun, ilgililerin, bugün, milletimizin içinde bulunduğu şartları, onun yükünü, onun vergi yükünü, onun malî yükünü düşüner
e